Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası, 14. gününde, tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri alınıyor. İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin, 'Mehmet Pehlivan yönünden yöneltilen suçlamanın fiili ve gerçek nedeni, Sayın Ekrem İmamoğlu'nun avukatlığını üstlenmiş olmasıdır. Açıkça ifade edilmese de isnadın temelinde bu avukatlık faaliyeti bulunmaktadır' dedi.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması dördüncü hafta da, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı. 

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.

Duruşma, perşembe gününe kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri ile devam edecek. Duruşmada bugün de savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri alınıyor. 

'Adnan Oktar'ın kullandığı malikanenin yıkımının bizzat başında durdu'

Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun avukatı Nevzat Kaan Karcılıoğlu, Karaoğlu'nun Vaniköy'de, bir dönem suç örgütü lideri Adnan Oktar'ın kullandığı daha sonra bir Rus oligarka geçen malikanenin yıkımının bizzat başında durduğunu söyledi. Avukat Karcıoğlu, 'Hani menfaat var diyorlardı ya. Para cezası kestirmiş' dedi. Tutuklandığı eyleme ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın müvekkilini suçsuz bulan raporu olduğunu da aktaran  Karcılıoğlu, müvekkili hakkında lehe olan hiçbir delilin iddianamede yer almadığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Fidan, Ürdünlü mevkidaşıyla görüştü
Dışişleri Bakanı Fidan, Ürdünlü mevkidaşıyla görüştü
İçeriği Görüntüle

Avukat Pehlivan için 76 baro başkanından tutukluluğa itiraz dilekçesi

Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin, müvekkilinin tahliyesine ilişkin taleplerini dile getirdi. Pekin, şunları söyledi:

'Ne ben ne de dosyada Mehmet Pehlivan hakkında söz alan diğer meslektaşlarımız, kendisi için herhangi bir ayrıcalık talep ediyoruz. İtirazımız, avukatlığın suç olarak görülmesine, avukatlık meslek faaliyetinin suçlama ve tutuklama nedeni sayılmasına yöneliktir. Bu durum yalnızca avukatları değil, avukata ihtiyaç duyan tüm yurttaşları ilgilendirmektedir. Dolayısıyla doğrudan bireylerin haklarıyla ilgili olduğu gibi, aynı zamanda kamu düzenini de ilgilendiren bir meseledir. Mehmet Pehlivan yönünden yöneltilen suçlamanın fiili ve gerçek nedeni, Sayın Ekrem İmamoğlu'nun avukatlığını üstlenmiş olmasıdır. Açıkça ifade edilmese de isnadın temelinde bu avukatlık faaliyeti bulunmaktadır. Meslektaşlarımız açısından durum son derece açıktır. 76 baro, Türkiye Barolar Birliği ve uluslararası hukuk kurumları, bu tutuklamaya ve suçlamaya itiraz etmektedir. Baro başkanlarının tutukluluğa itiraz dilekçesine imza atmaları ve dün de görüldüğü üzere avukatların Mehmet Pehlivan ile dayanışma içinde olması 'Pehlivan özelinde avukatlık suç değildir' yönündeki ortak kanaatin açık göstergesidir. Bu nedenle, söz konusu itirazların mahkemenizce mutlaka dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.'

Soruşturma ve kovuşturmayı temelden sakatlayan ciddi bir usul eksikliği

Avukatlık faaliyetinin, kanunla güvence altına alınmış bir meslek olduğunu, Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca, Mehmet Pehlivan hakkında soruşturma izni alınmasının zorunluluğuna işaret eden Pekin, 'Ancak bu izin alınmaksızın soruşturma yürütülmüş ve iddianame düzenlenmiştir. İlerleyen aşamada daha ayrıntılı açıklayacağımız üzere, savcılığın isnat edilen suçun niteliğini gerekçe göstererek bu itirazı reddetmesinin hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır. Soruşturma izninin alınmamış olması, Mehmet Pehlivan yönünden yürütülen soruşturma ve kovuşturmayı temelden sakatlayan ciddi bir usul eksikliğidir. Bu hususun da mahkemenizce değerlendirilmesini talep ediyoruz' dedi.

Avukat Mehmet Pehlivan'ın tutuklanmasının sebebinin, Adem Soytekin ve Servet Yıldırım'ın itirafçı sıfatıyla verdikleri ifadeler olduğunu belirten Tora Pekin, şöyle devam etti:

'Mehmet Pehlivan'ın tutuklanmasının yegane dayanağı, bu iki kişinin beyanlarıdır. Elinizdeki belgelerin tarihleri incelendiğinde, iddiaların gerçek dışı olduğu açıkça görülecektir. Nitekim Adem Soytekin'in, Mehmet Pehlivan'ın tutuklanmasına neden olacak şekilde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu hususu, Temmuz ayı itibarıyla da ortaya çıkmıştır. Bununla da sınırlı kalmamıştır. Adem Soytekin'in beyanlarının gerçek dışı ve güvenilmez olduğuna ilişkin bir diğer gelişme daha yaşanmıştır. Bilindiği üzere, Adem Soytekin şu anda tutukludur. Zira başsavcılık, Soytekin'in beyanlarının tutarsız ve gerçeğe aykırı olduğunu, kendi lehine beyanda bulunduğunu ileri sürerek yeniden tutuklanmasını talep etmiş ve bu talep kabul edilmiştir. Bu durumda ortaya çıkan tablo şudur, Savcılığın işine yaradığı sürece bu beyanlar geçerli sayılmakta, bu beyanlarla insanlar tutuklanmakta ancak savcılığın işine yaramadığı noktada ise aynı beyanlar güvenilmez ilan edilerek bu kez beyan sahibi tutuklanmaktadır. Bu yaklaşımın hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşması mümkün değildir.'

'Avukatlık suç değildir'

Mehmet Pehlivan'ın tutuklama gerekçesi olarak ileri sürülen hususların, 'soruşturma sürecini takip etmek, savunma için planlama yapmak, avukatlar arasında koordinasyon sağlamak, şüphelilerin ifadelerine ulaşmaya çalışmak' olduğunu belirten avukat Pekin, şunları kaydetti:

'Oysa bu sayılanların tamamı, avukatlık mesleğinin doğrudan ve zorunlu faaliyetleridir. 19 Mart'tan önce kamuoyunda bu soruşturmaya ilişkin haberler yayımlanmaya başlanmış, operasyonun yapılacağı herkes tarafından öngörülebilir hale gelmiştir. Böyle bir durumda, yaklaşan yargısal sürece karşı hukuki savunma hazırlığı yapmak, bir avukatın en temel görevidir. Bu kapsamda avukatların birbirleriyle görüşmesi, dosya hakkında değerlendirme yapması nasıl suç veya tutuklama nedeni olarak kabul edilebilir? Daha sonra dosya hakkında kısıtlama kararı alınmış; müdafiler olarak bizler dosyaya erişemezken, aynı dosya çeşitli medya organlarına servis edilmiştir. Bu çelişki dahi tek başına sürecin nasıl yürütüldüğünü göstermektedir. Savcılığın kendi koyduğu kurallara uymaması herhangi bir yaptırıma konu edilmezken; bir avukatın meslektaşlarıyla konuşması, dosyaya erişmeye çalışması suç olarak değerlendirilmektedir. Başına 'örgüt' ibaresi eklenmesi, bu faaliyetleri avukatlık mesleğinin dışına çıkarmaz. Bir kez daha açıkça ifade ediyoruz, avukatlık suç değildir.

Bir ceza mahkemesi yargıcı için bir insanın özgürlüğünü elinden almaktan daha önemli hiçbir şey olamaz. Bunu milyon kere söylesem de sıkılmam çünkü bu gerçekten kavrandığı gün, bu ülkenin yargıçları böyle düşünmeye başladığı gün, toplumsal barışın ve toplumsal adaletin önündeki en büyük engellerden biri kalkmış olacaktır. Aksini düşünüyorsanız konuşalım. Hatta yalnızca burada değil, dünyadaki tüm ceza mahkemesi yargıçlarına soralım, bir insanın özgürlüğü hakkında karar vermekten daha önemli bir görevleri var mı? Varsa söylesinler; biz de yanlış biliyormuşuz diyelim, ceza hukukunun tarihini baştan yazalım.'

'Dört aydır yapılan tutukluluk incelemelerinde bir kişiyi bile bırakmadınız'

Avukat Tora Pekin, bu davada dört aydır yapılan tutukluluk incelemelerinde mahkemenin bir kişiyi bile bırakmadığına işaret ederek, 'Dört karar verdiniz. Hiçbirinde gerçek bir gerekçe yok, hiçbir bireyselleştirme yok, tutukluluğun devamı nedenleri somut değil, olgusal dayanak yok. Müvekkillerim dışında kimse adına konuşamam, konuşmayacağım. Ancak bir tahmin olarak, hem de güçlü bir tahmin olarak şunu söyleyebilirim: Bu salonda verdiğiniz kararlar nedeniyle, heyetiniz hakkında bir tek kişinin bile 'Bu yargıçlar, bir insanın özgürlüğünü elinden almaktan daha önemli hiçbir şey olmadığına gerçekten inanıyor' diye düşündüğünü sanmıyorum' diye konuştu. 

Tutukluluğun devamı kararlarının adeta 'kopyala yapıştır' yöntemiyle yapıldığını belirten Pekin, 'Ctrl+C, Ctrl+V ile yalnızca karar vermiyorsunuz, adeta CV'nizi, yani özgeçmişinizi de bu kararlarla yazıyorsunuz. Üstelik o kadar ki, ilk kararda 'sanıklar' yazmışsınız, ikinci kararda yine 'sanıklar', üçüncü kararda yine 'sanıklar'. 107 kişi için tek bir kelime kullanıyorsunuz onu da yanlış yazıyorsunuz. Bize sorarsanız, gelin özgeçmişinizi böyle yazmayın. Gelin, insanlar bu ülkenin kendisine saygısı olan, işini düzgün yapan yurttaşları olarak sizinle ilgili şunu söyleyebilsin, 'Bu yargıçlar için insan özgürlüğünden daha önemli bir şey yoktur.' Bu nedenle, dosyadaki haksız tutukluluk halinin derhal sonlandırılmasını talep ediyoruz' şeklinde konuştu. 

Kaynak: ANKA