Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davasının 15. günü, kalan isimlerin avukatlarının tahliye talebi ile devam ediyor. Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, Medya A.Ş. bünyesindeki tutuklu kadın çalışanlar tahliye edilmeden önce tahliye talebinde bulunmak istemedi.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması dördüncü hafta da, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. 

Duruşma, kalan isimlerin avukatlarının tahliye talebi ile devam ediyor.

İmamoğlu'nun 'geçmiş olsun' telefonu iddianamede, örgüt iddiası olarak yer aldı

İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten'in avukatı Enes Hikmet Ermaner, tahliye talebi için söz aldığında şu ifadeleri kullandı:

'Sayın Heyet, iddianamede müvekkilim Ramazan Gülten, Fatih Keleş hiyerarşisinde gösteriliyor ve buna ilişkin HTS ile baz kayıtları öne sürülüyor. Ancak iddianameyi veya raporları açtığınızda göreceksiniz ki; müvekkilimin Fatih Keleş, yani örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen kişi ile ne bir HTS kaydı ne de bir baz kaydı vardır. Bir insanın örgüt içerisinde kendi yöneticisiyle bir kere bile görüşmemesi, ortak bir konuşma yapmaması mümkün mü? Bu akıl tutulmasını anlamak mümkün değil. Dahası, müvekkilimin örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ile yalnızca bir görüşmesi var. O da müvekkilim, Üsküdar sahilinde yıkım kararı aldığı kaçak yapıları yıkmak üzere gittiğinde darp edildikten sonra gerçekleşen bir 'geçmiş olsun' telefonudur. Ve inanır mısınız, bu telefon dahi iddianamede örgüt iddiası olarak gösterilmiş. Bu kabul edilemez.

Herkes burada mağduriyetinden bahsetti; haklı olarak, çocuğu olanlar bunu paylaştı. Ancak benim müvekkilimin durumu çok daha somut bir mağduriyet içeriyor: Cezaevindeyken çocuğu doğdu ve onu kendi kucağına alamadı. Şu anda çocuğu 8 aylık ve her hafta cezaevine geliyor. Müvekkilim, çocuğu için elinden geleni yapmaya çalışıyor; çünkü annesi, Pınar Hanım, tek başına çocuğa bakıyor ve durumunun ne kadar zor olduğunu biliyor. Müvekkilim cezaevinde haksız yere kalıyor, ancak yapabildiği tek şey Sayın Hakim, masal kitabı yazmak oldu. Masal kitabı yazan bir kişi suç örgütü üyesi olabilir mi, Allah aşkına? Bu tamamen kabul edilemez bir durumdur. Savunmamı, müvekkilimin kitabına yazdırdığı şu cümleyle bitirmek istiyorum: 'Bir müjdeyi taşımak için büyük kanatlar değil, güçlü bir yürek gerekir.''

'Müvekkilim Medya AŞ bünyesindeki tutuklu kadın çalışanlar tahliye edilmeden önce tahliye talebinde bulunmak istemiyor'

DEVA Partili Şahin'den Türkiye Varlık Fonu tepkisi: Ekonomik egemenlik aşındırılıyor
DEVA Partili Şahin'den Türkiye Varlık Fonu tepkisi: Ekonomik egemenlik aşındırılıyor
İçeriği Görüntüle

Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş ise şu beyanda bulundu:

'Müvekkilim Murat Ongun'un tahliye konusundaki esas arzusunu da bilgilerinize sunmak isterim. Müvekkilim, haksız yere çocuklarından ve ailesinden uzak bırakılmıştır. Ancak kendisi, Medya AŞ bünyesindeki tutuklu kadın çalışanlar tahliye edilmeden önce tahliye talebinde bulunmak istemediğini tarafıma açıkça ifade etmiştir. Bu beyanı doğrultusunda, yalnızca müvekkilim Murat Ongun yönünden bir tahliye talebinde bulunmam şu aşamada mümkün değildir. Başta Medya AŞ'nin tutuklu kadın çalışanları olmak üzere, müvekkilim Murat Ongun ve meslektaşımız Mehmet Pehlivan hakkında tahliye kararı verilmesini saygıyla talep ederim.'

'Dün duruşma salonunda beyaz kameraların altına siyah kameralar yerleştirildi. Bilgisayarlarımızı görebiliyor. Baskı altına alındığımızı düşünüyoruz'

İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya ise tahliye talebinde, 'Dün duruşma salonunda beyaz kameraların altına siyah kameralar yerleştirildi. Bilgisayarlarımızı görebiliyor. Kim izliyor? Savunma olarak baskı altına alındığımızı düşünüyoruz. Baskı altına alındığımızda kime gideceğiz? Size gideceğiz. Savunmanın savunmasını istiyorsanız, baskı altına alınma girişimlerini durdurmanız gerekir' dedi. Mahkeme başkanı ise 'güvenlik tedbiridir' diye yanıtladı.

'Savcı 'Evet, benim dosyam boş. Sadece beyanlardan oluşuyor' dedi'

Kaya, Mahkeme Başkanı'na, 'Keleş tutuklanmadan önce savcıyla aramızdaki diyaloğa hakim misiniz?' diye sordu. Mahkeme Başkanı da 'Nereye varmaya çalışıyorsunuz? Hayır, bilmiyorum' dedi. Kaya ise 'Sulh Ceza'nın tutuklama kararını okusaydınız bilirdiniz, çünkü orada yazıyor. Savcı 'Evet, benim dosyam boş. Sadece beyanlardan oluşuyor' dedi. Bunlar tutanakta var' diye konuştu.

Kaya, 'Dosyada hakkında en fazla kuvvetli suç şüphesi olan kişi Ertan Yıldız. Tüm eylemleri kendi beyanına dayanıyor. Biz reddediyoruz. Bugün dışarıda. Bir sene boyunca tutukluluk incelemesi yapılıyor, bir kişi bırakılmıyor. Böyle bir yargılama yok. Burada kimseye HTS baz kayıtlarıyla ilgili bir şey sormadınız. Demek ki siz de bunu delil olarak kabul etmiyorsunuz' dedi. 

Kaynak: ANKA