Gündem

İBB Davası'nda 27. gün: İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu: Bu dava siyasal bir davadır

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası'nda Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın yargılanmasına dair konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, 'Bu dava aslında siyasal bir davadır. Tabii siyasal davadır diyoruz ama sıradan bir siyasal dava değil. 'Acaba demokratik siyaseti sonlandırmak amacıyla yürütülen bir dava mıdır' biçiminde her seferinde ben bu soruyu soruyorum ve bugünkü duruşmada da buna tanıklık etmiş bulunuyorum' dedi.

(İSTANBUL) - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası'nda Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın yargılanmasına dair konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, 'Bu dava aslında siyasal bir davadır. Tabii siyasal davadır diyoruz ama sıradan bir siyasal dava değil. 'Acaba demokratik siyaseti sonlandırmak amacıyla yürütülen bir dava mıdır' biçiminde her seferinde ben bu soruyu soruyorum ve bugünkü duruşmada da buna tanıklık etmiş bulunuyorum' dedi.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 27. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.

Duruşmada, İmamoğlu'nun tutuklu yargılanan avukatı Mehmet Pehlivan, geçen hafta çarşamba günü başladığı savunmasını tamamladı.

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, Pehlivan'ın yargılanması hakkında şunları söyledi:

'Tabii bu dava aslında siyasal bir davadır. Tabii siyasal davadır diyoruz ama sıradan bir siyasal dava değil. 'Acaba demokratik siyaseti sonlandırmak amacıyla yürütülen bir dava mıdır' biçiminde her seferinde ben bu soruyu soruyorum ve bugünkü duruşmada da buna tanıklık etmiş bulunuyorum. Bu sorunun yanıtının ne yazık ki olumlu olduğunu ve bu nedenle bu davayı hukuk zeminine çekmek için çok çaba göstermemiz gerektiğini sürekli vurgulamaya çalışıyorum.

Aslında Mehmet Pehlivan da olarak, avukatlık mesleğini yani savunma mesleğini yaptığı sırada kendisi hakkında soruşturma açılması ve kendisinden tutuklanması bu davanın vahametini göstermektedir. Çünkü gerçekten savcılık bu davada yargılanan Ekrem İmamoğlu ve heyetinin suçlu olduğu konusunda güçlü kanıtlara sahipse, birincisi o zaman bunları tutuksuz yargılaması gerekirdi, ikincisi onları savunan avukatı tutuklamaması gerekirdi. Bu bakımdan bugün de bir kez daha görüldü ki bu dava siyasal bir davadır.

'Cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlanan bir belediye başkanının eşit ve özgür yarışma olanağına son verme amacı güdüyor'

Cumhurbaşkanı da dağdaki çoban da. Hukuk devletinde, hukuk önünde herkes eşittir, yargılanabilir. İmamoğlu da yargılanabilir fakat o yargılama tutuksuz olur, görevi devam eder öyle yargılanır. Fakat onun için çok istisnai önlemler alınmıştır, hukuk dışı önlemler alınmıştır. Bunlarla da yetinmeksizin avukatı da yargılanmaya başlanmış önce soruşturmaya tabi tutulmuş, tutuklanmış ve şimdi yargılanıyor. İşte bu aslında yalnızca Avukatlık Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu, Anayasa ve Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ihlali anlamına gelmiyor: Biz davanın siyasal nitelik taşıdığını ve öyle bir siyasal nitelik ki aslında bir tür cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlanan bir belediye başkanının özgürlüğünden alıkonulmak suretiyle demokratik, eşit ve özgür yarışma kuralına, yarışma olanağına son verme amacını güttüğü her duruşmada gözlenebiliyor.

Son olarak belirtmem gerekir ki, her ay rutin olarak tutukluluğa itiraz duruşması yapılır. Bu kez 'yapmayacağım' demiş heyet. Biz de buna karşı çıktık. 'hayır tutukluluğa itiraz ve bunun anayasal çerçevede görüşülmesi adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Bunu yapın. Yapmazsanız şaibe artar. Yaparsanız adil yargılanma konusunda gösterdiğiniz özen ortaya çıkar' dedik. İşte bu önerimi 27 Nisan günü yapmış oluyorum, 30 Nisan günü umuyorum ve diliyorum ki itiraz duruşmasını yapar ve tutukluluğa son verilme nedenlerini beyan edecek olan sanıklar ve avukatlarına söz verir.'

Adem Soytekin'in savunmasının öne çekilmesi: Yargı heyetinin tarafsızlığına gölge düşürür

İtirafçı Adem Soytekin'in savunma sırasının öne çekilmesi hakkında da konuşan Kabaoğlu 'Bu bile, bu sıralamanın tanığın talebi ile öne çekilmesi ama buna karşılık sözüm ona tırnak içinde 'terör örgütü liderinin' en sona bırakılması ve onun talebinin reddedilmesi ama itirafçının talebinin karşılanması, itirafçı olmak bir tür ahlaksız olmak demektir, yargı heyetinin tarafsızlığına, adil yargılanma gereklerine gölge düşürür. Umuyorum ve diliyorum ki heyet bu kararından vazgeçecektir.'