Haber: Mehmet OFLAZ

(İSTANBUL) - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, hafriyat dökümünden yargılanan kantar sorumlusu Volkan Ateş, 9 Temmuz'da bilgisine başvurulmak üzere adliyeye çağrıldığını belirterek, 'Savcı, 'Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey yapmamışsın, bizi kandırdın' diye bağırdı. Bir anda kelepçe takıldı ve nezarete gönderildim. Hakimlik adli kontrolle serbest bıraktı. Sonraki süreçte kızım arayıp 'Baba, geldiler' dedi. Gözaltına alındım, tutuklandım' diye konuştu. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinden, 'Cebeci Maden Sahası'na hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu' iddiasıyla tutuklu yargılanan Volkan Ateş, 9 Temmuz'da bilgisine başvurulmak üzere adliyeye çağrıldığını, ilk görüşmeye girdiğinde avukatının yanında olduğunu, içeri girdikten bir dakika sonra dışarı çıkarıldığını, başka bir savcıya yönlendirildiğini, o saatten sonra avukatının olmadığını aktardı.

Avukatı Oğuzcan Bahar'ın, 'Yani ifadeniz savcı huzurunda alınırken yanınızda avukat yoktu' sorusuna Ateş, 'Yok. Ya ben zaten ifade olarak gitmedim, ben bilgime başvurulacak diye arandım gittim. İfade şeklimiz de zaten sohbet gibi oldu ama son anda, en son noktada değişti. Şöyle; Sayın Savcım beni dışarı çıkardı, 'tamam' dedi, 'bir iki dakika bekle dedi, kağıdını imzalatıp göndereceğim' dedi. Ben de kapının önüne çıktım. Sonra bir dakika geçmedi kapı açıldı, bağırmaya başladı, 'Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey yapmamışsın, bizi kandırdın' dedi. Bir anda kelepçe takıldı ve nezarete gönderildim. Sonra hakim karşısına çıktım. Hakim adli kontrolle serbest bıraktı. 29 Eylül'de de tutuklandım' diye yanıt verdi.

Ateş, yaşadığı süreci ise şöyle anlattı:

'Evime operasyon yapılmıştı, ben evde yoktum. Kızım aradı, 'Baba dedi eve geldiler' dedi. 'Tamam' dedim, 'nereden geldiklerini söylediler mi?' dedim, 'yok' dediler. Ben de imzaya gittiğim karakolu aradım. Büyük ihtimalle Vatan'dan gelmişlerdir dedi. 'Seni ya iş yerinden gelip alırlar ya da' dedi 'ararlar'. Ömerli bölgesine gittim bekledim ve aradılar. Ondan sonra, 'Burada İstanbul'da olup olmadığımı' sordular. Ben de 'buradayım' dedim. 'Gelebilir misin?' dediler, 'gelirim' dedim. Kalktım gittim Vatan'a. Önce gözaltına aldılar ama sonra gözaltı olmadığını söyleyip savcılığa yönlendirdiler beni. Oraya da gittim bağırdılar, işte tutuklandım.'

Ergenekon, Balyoz, Şike operasyonları hatırlatması...

Ateş'in avukatı Oğuzcan Bahar, 2007 itibarıyla başlayan Ergenekon, Balyoz, Şike gibi operasyonların, Cumhuriyet'in koruyucusu TSK'ya yönelik bir saha açma çabası için düzenlendiğini, bugün de ana muhalefet partisi ve Ekrem İmamoğlu'na yönelik aynı şeyin yapıldığını ifade etti. Bahar, 'Ergenekon'da 22 dosya birleşmişti burada da birleşmeye başladı. Burası bir çatı davası olacak sanırım. Orada bir Osmanım vardı, Alpaslan Arslan'ın azmettiricisi. Kendisi hem gizli tanık hem sanık. Bizde de hem itirafçı hem sanıklar var. Benzer şekilde Osmanımlar devam edecek gibi duruyor' dedi.

'Müvekkilimin evine haciz geldi'

Nizamettin Kabaiş, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüşmek için Ankara'ya geldi
Nizamettin Kabaiş, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüşmek için Ankara'ya geldi
İçeriği Görüntüle

Müvekkilinin kantarların başında durduğunu, maaşlı çalışan olduğunu ancak 110 milyar liradan sorumlu tutulduğunu ifade eden Bahar, 'Ağzında dişi yok, çocuklarının eğitimi yarıda kaldı. Evine haciz geldi. Böyle bir parayla muhatap olan bir kişinin bu ekonomik düzeyde mi olması lazım' dedi. Alanın MAPEG tarafından ruhsatlandırıldığını, dökümün de bu ruhsattan alınan izne tabi olduğunu söyleyen Bahar, 'Madem burası ruhsatsızdı, 5 yıl boyunca nasıl döküm yapılmasına izin verildi?' diye konuştu. Avukat Bahar, müvekkilinin çalıştığı yerde işçi ve işveren ilişkisi olduğunu söyleyerek, tutukluluk halinin sonlanmasını talep etti. 

Kaynak: ANKA