Haber: ZUHAL ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - İBB Davası'nın 52'nci gününde savunma yapan Kültür A.Ş. Etkinlik ve Organizasyon Şefi Metin Bal, 'Hayatımda ilk kez şafak operasyonuyla gözaltına alındım. İlk kez parmak izi verdim, ilk kez cezaevine girdim. İlk kez kelepçeyle tanıştım. 50 yaşındayım. Sekiz saat kelepçeli şekilde cezaevi nakil aracında yolculuk yaptım. Bu süreçte yaşamadığım tek ilk tahliye olmak kaldı. İnşallah onu da sizin kararınızla yaşayacağım' dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 68'i tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 52'inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor.
Duruşma bugün, tutuklu İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce'nin avukatı Aynur Tuncel Yazgan'ın savunmasıyla başladı. Yazgan'ın savunmasının ardından Kültür A.Ş. Etkinlik ve Organizasyon Şefi Metin Bal'ın savunmasına geçildi.
'419 GÜNDÜR TUTUKLUYUM, İLK KEZ KENDİMİ SAVUNUYORUM'
Bal, 419 gündür tutuklu bulunduğunu belirterek, '419. günün sonunda ilk kez kendimi savunma fırsatı buluyorum. Dosyada benimle ilgili somut bir belge, somut veri yok. Varsa huzurunuzda cevaplamak isterim' dedi.
'İHALE YETKİLİSİ DEĞİLDİM, İMZA YETKİM DAHİ YOKTU'
Kültür A.Ş.'de Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'nde görev yaptığını anlatan Bal, karar verici pozisyonda olmadığını vurgulayarak, 'İhale yetkilisi olmadım, yaklaşık maliyet belirlemedim, firmaları davet etmedim, ihale komisyonu oluşturmadım, sözleşme yapmadım, ödeme kararı vermedim. Benim imza yetkim dahi yoktu. Görevim organizasyonel ve teknik süreçlerle sınırlıydı' diye konuştu.
'GENEL MÜDÜR TUTUKSUZ, EN ALT POZİSYONDAKİ BEN TUTUKLUYUM'
Kültür A.Ş.'de tutuklu yargılananlar arasında yetki bakımından en alt seviyedeki kişi olduğunu söyleyen Bal, 'Şirketin en üst yöneticisi ve nihai onay makamı olan genel müdür tutuksuz yargılanırken, ben tutuklu olarak savunma yapmaya çalışıyorum. Yargılanmaktan kaçmıyorum, sadece tutuksuz yargılanmak istiyorum' dedi.
'SAYIŞTAY DENETİMLERİNDE HİÇBİR OLUMSUZLUK BULUNMADI'
Yaptıkları işlerin Sayıştay tarafından yerinde denetlendiğini anlatan Bal, Zincirlikuyu'daki bir denetimi örnek göstererek, 'Sayıştay Başdenetçisi ölçümleri yaptı, herhangi bir olumsuzluk olmadığını söyleyerek teşekkür etti. Ancak dosyada lehimize olan Sayıştay raporlarını göremedim, onun yerine bilirkişi raporları var' ifadelerini kullandı.
'BENİ REKLAM ŞEFİ DEĞİL, ETKİNLİK VE ORGANİZASYON ŞEFİ OLARAK DEĞERLENDİRİN'
İddianamede 'reklam şefi' olarak yer almasının yanlış değerlendirmelere neden olduğunu savunan Bal, açık hava reklam mecralarına ilişkin hiçbir ihalede görev almadığını belirterek, 'Bu firmaların yetkililerini tanımam, onlar da beni tanımaz. Eğer bir unvan kullanılacaksa yaptığım iş gereği 'Etkinlik ve Organizasyon Şefi' olarak değerlendirilmem daha doğru olur' dedi.
'3G İHALE DEĞİL, SATIN ALMA YÖNTEMİ'
Sorumlu tutulduğu 3G kapsamındaki işlemlere ilişkin de konuşan Bal, 'Bu süreçte uzman üye olarak görev aldım. Sonradan öğrendim ki 3G bir ihale değil, Kamu İhale Kanunu'nun istisna hükümleri kapsamında bir satın alma yöntemi. Teknik görüş bildiren uzman üyeydim, süreçleri yöneten ya da onaylayan kişi değildim' diye konuştu.
'DENİZ DÖRTYOL'UN İDDİALARI YALAN'
Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Deniz Dörtyol'un beyanlarını reddeden Bal, 'Hakkımda söylediği iddiaları destekleyen tek bir belge, yazışma ya da kayıt yok. Beş HTS kaydı dışında hiçbir veri bulunmuyor. İhale dosyası, ödeme listesi, artan para gibi ifadeler kullanıyor ama neyi kastettiği belli değil. Bu iddialar doğru değildir' dedi.
'MURAT ONGUN'LA HTS KAYDIM BİLE YOK'
Örgüt üyeliği suçlamasını da reddeden Bal, 'Murat Ongun'u Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak bilirim. Aramızda HTS kaydı dahi yoktur. Hiçbir toplantısında bulunmadım, kendisinden talimat almadım. Kurumsal iş ilişkileri örgüt üyeliği olarak değerlendirilemez' ifadelerini kullandı.
'ZARAR YOKSA DOLANDIRICILIK DA YOKTUR'
Hakkında yöneltilen kamu zararına dolandırıcılık suçlamasına ilişkin ise Bal, 'Bilirkişi raporlarında kamu zararı ortaya konulmamış. Zarar yoksa dolandırıcılık da yoktur. Ben karar veren değil, uygulayan bir çalışanım. Hileli bir davranışım ya da kamu zararına yol açan bir faaliyetim bulunmamaktadır' dedi.
'50 YAŞINDA İLK KEZ KELEPÇEYLE TANIŞTIM'
Tutukluluk sürecinde yaşadıklarını anlatan Bal, duygusal anlar yaşayarak şunları söyledi:
'Hayatımda ilk kez şafak operasyonuyla gözaltına alındım. İlk kez parmak izi verdim, ilk kez cezaevine girdim. İlk kez kelepçeyle tanıştım. 50 yaşındayım. Sekiz saat kelepçeli şekilde cezaevi nakil aracında yolculuk yaptım. Bu süreçte yaşamadığım tek ilk tahliye olmak kaldı. İnşallah onu da sizin kararınızla yaşayacağım.'
'RÜŞVET ALMADIM, SUÇ GELİRİ AKLAMADIM'
Hakkındaki rüşvet ve suç gelirlerini aklama suçlamalarını da reddeden Bal, '35 yıldır alın teriyle yaşayan bir insanım. Üzerime isnat edilebilecek bir para transferi, banka hareketi ya da zenginleşme unsuru yok. Aksine kredi ve borçlarım nedeniyle cezaevinde icra yazıları aldım. Rüşvet almadım, suç gelirlerini aklamadım' dedi.
'419 GÜN SONRA TAHLİYE OLMAK İSTİYORUM'
30 yıldır aynı telefon numarasını kullandığını, doğup büyüdüğü evde yaşadığını ve hiç yurt dışına çıkmadığını belirten Bal, kaçma şüphesi bulunmadığını savundu.
Bal savunmasını, 'Tutuklama benim için fiili cezaya dönüştü. Tüm deliller toplanmıştır. Delil karartma ihtimali yoktur. Öncelikle tahliyeme, yargılama sonunda ise beraatime karar verilmesini talep ediyorum' sözleriyle tamamladı.