Haber: Esra TOKAT
İSTANBUL - İBB Davası'nın 63'üncü gününde savunmasını sürdüren İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, çapraz sorguda hakkında yöneltilen para transferleri, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasına ilişkin para sayma görüntüleri, Murat Gülibrahimoğlu ile ticari ilişkileri ve 'gizli ortaklık' iddialarını reddetti. Etkin pişmanlıktan yararlananların beyanlarını 'iftira' olarak nitelendiren Keleş, Cebeci maden sahasındaki faaliyetlerinin ticari olduğunu savunarak, 'Sayın Vali'nin amcasının taşeron firması da Murat Gülibrahimoğlu ile ticaret yapıyordu' dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam edildi.
Duruşma, 'örgüt yöneticiliği' ile suçlanan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in çapraz sorgusuyla devam etti.
'BU KADAR KİŞİNİN AYNI İFADEYİ VERMESİ TESADÜF MÜ?'
Mahkeme Başkanı, etkin pişmanlıktan yararlanan çok sayıda kişinin ifadelerinde Keleş'in 'Ekrem İmamoğlu'nun kasası' olduğu yönünde beyanlarda bulunduğunu hatırlatarak, 'Bu kadar kişinin benzer ifade vermesi tesadüf mü' diye sordu.
Keleş ise iddiaların CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasına ilişkin görüntüler sonrasında ortaya çıktığını belirterek, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
Mahkeme Başkanı, dosyada geçen Ömer Savaş isimli kişiyle ilgili mesajları da sordu. Keleş, belediye meclis üyeliği yaptığı dönemde binlerce özgeçmiş geldiğini belirterek, söz konusu kişinin de iş arayan bir mühendis olduğunu düşündüğünü, yalnızca uygun gördüğü bir firmaya yönlendirdiğini söyledi.
'BİR ANDA ORTAYA ÇIKIYORUM'
Mahkeme Başkanı, Ertan Yıldız'ın dolar dolu çantalara ilişkin anlatımlarını da gündeme getirdi. Keleş, bu anlatımları 'iftira' olarak nitelendirerek, 'Anlatılan toplantıda hiç bulunmadım. Hikayede herkes konuşuyor, sonra bir anda ben ortaya çıkıyorum. Böyle bir toplantının içinde olmadım' dedi.
Duruşma savcısı, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasına ilişkin para sayma görüntülerini sordu. Savcı, bazı beyanlarda, Keleş'in para transferi ve teslim sürecinde telefonla 'Başkan' diye hitap ettiği bir kişiyle görüştüğü, bu kişinin Ekrem İmamoğlu olduğu yönünde tahminde bulunulduğunu söylediğini aktardı. Keleş ise bu iddiaları reddederek, 'Benim 'Başkan' diye görüştüğüm kişi İlçe Başkanım Turan Taşkın Özer'dir. Çantaları ondan aldım ve İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas'ın gönderdiği adrese teslim ettim' dedi. Para sayma görüntülerinde yer alan işlemlerin CHP'nin 'Bir Tuğla da Sen Koy' kampanyası kapsamında toplandığını bildiğini söyleyen Keleş, paranın kimlerden toplandığını ve nasıl toplandığını bilmediğini ifade etti.
Savcının, 'Paranın neden elden götürüldüğü' sorusuna ise Keleş, gayrimenkul alım-satımlarında zaman zaman nakit işlemler yapılabildiğini, konuya hukuki denetim boyutundan bakmadığını söyledi.
'SAYIN VALİNİN AMCASININ TAŞERON FİRMASI DA GÜLİBRAHİMOĞLU İLE TİCARET YAPIYORDU'
125 milyon TL'lik para transferiyle ilgili olarak ise Keleş, bunun Kuzey İstanbul Gayrimenkul şirketine ortaklık görüşmeleri kapsamında yapılan bir ön ödeme olduğunu, ancak ortaklık gerçekleşmeyince sürecin sonuçsuz kaldığını söyleDİ.
'VALİ'NİN HUZURUNDAKİ TOPLANTILARDA TANIDIM'
Savcı sorgusunda Murat Gülibrahimoğlu ile ilişkisi de sorulan Fatih Keleş, Gülibrahimoğlu'nu ilk kez Eyüp Çiftalan'daki saha incelemesinde Ertan Yıldız ile birlikte tanıdığını söyledi. Daha sonra MAPEG'de ve İstanbul Valiliği'nde yapılan toplantılarda bir araya geldiklerini belirten Keleş, 'MAPEG toplantılarında ve Sayın Vali'nin huzurunda yapılan toplantılarda kendisini daha iyi tanıdım. Orada kendisine gösterilen itibarı ve söylediklerine verilen önemi gördüm' dedi.
Cebeci maden sahasına ilişkin ticari faaliyetlerini anlatan Keleş, Murat Gülibrahimoğlu ile yaptığı taşeronluk işinin gerçek bir ticari faaliyet olduğunu savundu. Keleş, 'Ben ne kadar gerçek bir ticaret yaptıysam, Sayın Vali'nin amcasının taşeron firması da Murat Gülibrahimoğlu ile ticaret yapıyordu. Bunu sadece yaptığımız işin olağan bir ticari ilişki olduğunu anlatmak için söylüyorum' ifadelerini kullandı.
Keleş, Cebeci bölgesindeki izin ve denetim yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde olmadığını da belirterek, 'Oradaki izin ve denetim yetkisi tamamen MAPEG ile İstanbul Valiliği başkanlığında kurulan komisyondadır. İzin verme ya da faaliyeti durdurma yetkisi de bu kurumlardadır' dedi.
KARDEŞİNİN HESAP HAREKETLERİ SORULDU
Savcı, Keleş'in ağabeyi Zafer Keleş'in hesap hareketleriyle ilgili sorular yöneltti. Dosyada, Zafer Keleş'in hesabına belirli tarihlerde yüksek miktarda para girişleri olduğu iddiaları hatırlatıldı. Fatih Keleş, 'Ağabeyimin hesabında ne girip çıktığını bilmiyorum. Böyle bir para taşıma sürecine şahit olmadım. Bu soruların Zafer Keleş'e sorulması gerekir' dedi.
Savcı, Keleş'in Dörtel Mermer Ticaret Limited Şirketi ile Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketleri arasındaki para hareketlerini de sordu. MASAK raporunda, 2024 yılında şirketin 368 milyon TL satış yaptığı, aynı dönemde Murat Gülibrahimoğlu'na ait şirketlerden para girişleri ve çıkışları olduğu belirtildi. Keleş, bu işlemlerin gerçek ticari faaliyetlerden kaynaklandığını savundu. 2024 yılında Murat Gülibrahimoğlu ile taşeronluk sözleşmesi yaptıklarını, Çiftalan'daki sahada kum çıkarma, taşıma, eleme ve teslim işleri yürüttüklerini anlattı.
GİZLİ ORTAKLIK SORUSU: 'GİZLİ ORTAK OLSAYDIM NEDEN AYRICA ORTAK OLMAYA ÇALIŞAYIM'
Savcı, mali müşavir Cem Çelik'in beyanlarında yer alan 'Fatih Keleş'in Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketine gizli ortak olduğu' iddiasını da sordu. Keleş, bu iddiaları reddederek, 'Ben gizli ortak olsaydım neden ayrıca ortak olmaya çalışayım? Ortak olamadım. Cem Çelik'in beyanları tahliye olabilmek için verilmiş yanlış ve eksik bilgilerdir' dedi.
Savcı sorgusu boyunca Fatih Keleş, dosyada yer alan para transferleri, CHP il binası görüntüleri, Cebeci maden sahası ve Murat Gülibrahimoğlu ile ticari ilişkilerine dair iddiaları kabul etmediğini yineledi. Keleş, avukatlarının ticari faaliyetlere ilişkin sözleşme, fatura, vergi beyannamesi ve muhasebe kayıtlarını dosyaya sunacağını belirtti.
SUÇ VASFI DEĞİŞTİRİLDİ
Çapraz sorgunun tamamlanmasının ardından Mahkeme Başkanı, Fatih Keleş'e yöneltilen suçlamanın vasfına ilişkin değerlendirmede bulunarak, 'doğrudan rüşvet alma' isnadının 'rüşvete aracılık' şeklinde değiştirilmesine karar verdi. Suç isnatının değişmesi üzerine Keleş'in avukatları ek süre talep etti.
Duruşma, Keleş'in avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.