Gündem

İBB Davası'nda dördüncü gün: Serkan Özcan: 'Kendinize, 'Bizi 28 Şubat'ın zalimlerinden daha zalim hale getiren şey ne' diye bir sorun'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, 'İmamoğlu Cumhurbaşkanı olamasın diye hazırlanmış bir iddianamenin toplumda yaratacağı infialı önlemek için hiçbir sözünün dahi duyulmasını istemeyen iktidarla, akılla, siyasetle karşı karşıyayız. 28 Şubat'ın acılarını çok iyi bilen, yaşamış bir insan olarak söylüyorum, ondan daha kötü duruma düştük. Kendinize dönün ve 'Bizi 28 Şubat'ın vesayetçilerinden, zalimlerinden daha zalim hale getiren şey ne' diye bir sorun. Hırslarınıza, mübarek günde biraz sahip çıkın, kontrol edin'

Haber: Mehmet OFLAZ - Kamera: Yasin KABADAYI

(İSTANBUL) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, 'İmamoğlu Cumhurbaşkanı olamasın diye hazırlanmış bir iddianamenin toplumda yaratacağı infialı önlemek için hiçbir sözünün dahi duyulmasını istemeyen iktidarla, akılla, siyasetle karşı karşıyayız. 28 Şubat'ın acılarını çok iyi bilen, yaşamış bir insan olarak söylüyorum, ondan daha kötü duruma düştük. Kendinize dönün ve 'Bizi 28 Şubat'ın vesayetçilerinden, zalimlerinden daha zalim hale getiren şey ne' diye bir sorun. Hırslarınıza, mübarek günde biraz sahip çıkın, kontrol edin' dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşmasının öncesinde Silivri'de ANKA Haber Ajansı'na şunları söyledi:

'Bugün yaşananlara bakınca özellikle daha fazla aklımıza gelen şu oluyor, bu dava, bu süreç, bu iddianameyi ortaya koyanlar tarafından, sadece hukuk adamlarından bahsetmiyorum, ülkenin iktidarı tarafından açık seçik, çok büyük umutlarla ortaya koydukları bir iddianame. Bir noktada biz de bu iddianamelerin altının bomboş olduğunu bildiğimiz için sürekli bir şeyi gündeme getirdik. Maksimum şeffaflık olsun. Herkes bu iddianameyi de ne olduğunu bilsin. Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük şehrinin seçilmiş belediye başkanına, cumhurbaşkanı adayına hangi sebeplerle, gerekçelerle görevinden alınıp şu zindana kapatıldığını görsün istedik.

'Hangi hakkaniyet ölçüsüyle açıklıyorsunuz bunu?'

Nasıl talebimizi yerine getirdik? Nasıl söyledik bunu? Nasıl anlatmaya çalıştık? 'Bu duruşmanın tamamını baştan sona TRT'den gösterin' dedik. İktidar ortaklarından da, 'olabilir, tabii ki neden olmasın' gibi duygular oluşmuştu. Bugün geldiğimiz noktada vaziyet ne? Şu anda içerideki 20 tane gazetecinin duruşmanın yapıldığı yere daha fazla yakın olmasından bile rahatsız olan bir heyet var. Nasıl açıklayacağız bu durumu? 'TRT'de bu dava yayınlansın' diye talep ettiğimizde 'tabii olmalı' diyen Sayın Bahçeli'nin açıklamasından sonra 'tabii Meclis'imiz değerlendirir. Sayın Bahçeli ne demişse doğru demiştir' diyen Sayın Cumhurbaşkanı buradan sizlere sesleniyorum, istirham ediyorum. TRT'den yayınlamayı düşündüğünüz bir mahkemede içeride 15-20 gazetecinin olmasına tahammül edemeyecek hale gelmenizi siz nasıl açıklıyorsunuz? Benim bir cevabım var da siz ne ile açıklıyorsunuz? Hangi hakkaniyet ölçüsüyle açıklıyorsunuz bunu? Hangi mantıkla açıklıyorsunuz? Madem bu kadar içi boş zırva bir iddianame olacaktı, madem bunun toplum tarafından görülmesine zerre kadar tahammül edemeyecektiniz niye memleketin en büyük şehrinin belediye başkanını görevden aldınız? Eliniz bu kadar boşken bu yumruğu niye atmaya kalktınız? Sizin bu milletin seçme hakkından, ekmeğinden, refahından, huzurundan istediğiniz nedir? 4. gün itibarıyla hissettiğim şey budur.

'Bu ülke ne AK Parti geldiğinde böyleydi, ne ondan önce böyleydi'

Ben iddianameyi biraz okumuş, anlamaya çalışmış, hukukçularla bu konuda istişare etmiş bir arkadaşınız olarak söylüyorum. Bomboş bir iddianamenin, tamamıyla siyasi saiklerle hazırlanmış bir iddianamenin ve İmamoğlu cumhurbaşkanı olamasın diye hazırlanmış bir iddianamenin toplumda yaratacağı infialı önlemek için hiçbir sözünün dahi duyulmasını istemeyen bir iktidarla, bir akılla, bir siyasetle karşı karşıyayız, yazık... Bu ülke ne AK Parti geldiğinde böyleydi, ne ondan önce böyleydi. 28 Şubat'ın acılarını çok iyi bilen, yaşamış bir insan olarak söylüyorum, ondan daha kötü duruma düştük. Kendinize dönün ve sorun, 'Bizi 28 Şubat'ın vesayetçilerinden, zalimlerinden daha zalim hale getiren şey ne' diye bir sorun. Hırslarınıza, mübarek günde biraz sahip çıkın, kontrol edin. Yazıktır, günahtır...'