(İSTANBUL) - İBB Davası'nda savunma yapmaya başlayan tutuklu sanıklardan İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce'nin eşi Filiz Kahveci Gökce, 'İlkokul çocuğuna anlatır gibi anlattı neler yaşadığımızı. Rüşvetten tutukladığınız bir insanı, 8,5 ayın sonundaki iddianamede, 'ya biz rüşvet bulamadık. Alnınız ak, başınız dik. O yüzden biz başka suçlamalar bulacağız size' deyip ihaleye fesattan suçluyorsunuz ama o ihalelerin de dört tanesinde Buğra İstanbul'da çalışmıyor. 'Gözünün üzerinde kaşın var' gibi bir mantıkla zaten suçlu ilan ediliyorsun. Artık büyük bir komedinin ortaya çıktığını düşünüyorum ve hemen tahliye bekliyorum' dedi. 

Tabip Odaları İnisiyatifi, TTB seçimleri için adaylarını açıkladı
Tabip Odaları İnisiyatifi, TTB seçimleri için adaylarını açıkladı
İçeriği Görüntüle

Filiz Kahveci Gökce, tutuklu İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı eşi Buğra Gökce'nin 451 gün sonra savunmasını gerçekleştirmesine ilişkin ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.

'Bir insanın 15 ay dile kolay bir yıl, 3 ay sonra hakim karşısına ilk defa çıkıp kendini savunabilmesi içler acısı bir durum' diyen Gökce, 'Bunun adaletle, hukukla, hakkaniyetle açıklanabilecek bir tarafı yok. Çünkü şöyle düşünün; bir gün bile hasta olduğunuzda, yatakta kaldığınızda, o gün elinizden gittiğinde ne kadar kötü hissediyorsunuz. Ama benim eşim 15 aydır, bir yıldan fazla süredir bir hücreye hapsedilmiş durumda ve kendimizi savunma hakkımız bu kadar süre sonunda ilk defa geldi' dedi. 

Filiz Kahveci Gökce, Buğra Gökce'nin 'çok güzel' savunma yaptığını belirterek, savunmasına ilişkin şunları söyledi:

'İlkokul çocuğuna anlatır gibi anlattı neler yaşadığımızı, bu süreçlerde başımıza neler geldiğini. Rüşvetten tutukladığınız bir insanı, 8,5 ayın sonundaki iddianamede, 'ya biz rüşvet bulamadık. Alnınız ak, başınız dik. O yüzden biz başka suçlamalar bulacağız size' deyip ihalelerden, ihaleye fesattan suçluyorsunuz. Ama o ihalelerin de dört tanesinde Buğra İstanbul'da çalışmıyor. İki tanesinde, 2020 yılına ait ihalelerde İzmir'de Genel Sekreterlik yapıyor. İki tanesinde de İzmir Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olduğu için yine kamu görevi yapmıyor. İstifa etti ve İzmir'de çalışıyor. Dolayısıyla dört tane ihalede imzası yok. İmza atıyorsun, prosedürel olarak suçlusun. İmza atmıyorsun, İstanbul'da yaşamıyorsun, İstanbul'da görev yapmıyorsun; yine suçlusun. Tatile gittin, yine suçlusun. 'Gözünün üzerinde kaşın var' gibi bir mantıkla zaten suçlu ilan ediliyorsun. Artık büyük bir komedinin ortaya çıktığını düşünüyorum ve hemen tahliye bekliyorum.'

'EMNİYET TEŞKİLATIMIZIN BUNA ALET EDİLMESİNİ ESEFLE VE ÜZÜNTÜYLE KARŞILIYORUM'

Filiz Kahveci Gökce, 'Buğra Gökçe savunmasında çok kritik şeylerden bahsetti. Özellikle soruşturma sürecinde ilk emniyete kendisinin kendi ayağıyla teslim olmaya gittiğini ama yakalama görüntüsü verilmesi için üç kere polis eşliğinde yürütüldüğünü ve fotoğraflarının çekildiğini söyledi. Bu konu hakkında ne söylemek istersiniz' sorusuna şu yanıtı verdi: 

'Baskın günü benim evime baskın yapıldı, ben evde değildim. Dolayısıyla telefonumda cevapsız çağrıları gördüğümde burayla konuştuk. Yani Ekrem Başkan'ın alındığı bir operasyon olduğunu, kendisinin de listede adının geçtiğini söyledi. Oysa ki kendisi zaten resmi olarak kendi lojmanında ikamet ediyordu o gece. Daha sonra da biz, 'Adaletten kaçmayacağız. Zaten hiçbir suçumuzun olmadığını biliyoruz' diyerek Buğra ile el ele Vatan Emniyet'e gittik. Maalesef orada bir tiyatro oynanmış. Sonradan bazı yandaş medyada gördüğümüz görüntülerden; 'Buğra Gökçe yakalandı', 'Firari Buğra Gökçe' gibi haberler gördüğümüzde, üç kere girip çıkıp; yandan çekelim, üstten çekelim, yatay çekelim, dikey çekelim senaryosunun neden yapıldığını anladık. Bu, bir devlet için, bir emniyet için içler acısı bir durum. Ben bu kadar onurlu, gururlu polislerimizin, emniyet teşkilatımızın buna alet edilmesini esefle ve üzüntüyle karşılıyorum.'

''GÖZÜNÜZÜN ÜZERİNDE KAŞ VAR' O DA SUÇ OLDU'

''AK Partili iseniz İller Bankası Genel Müdürü oluyorsunuz ama Cumhuriyet Halk Partili iseniz Silivri'de yatan oluyorsunuz, sevdiğinize uzaktan bakan oluyorsunuz.' Bunu sizin için söyledi Buğra Bey, ne söylemek istersiniz' şeklindeki sözler üzerine Filiz Kahveci Gökce, şunları kaydetti:

'Biz Buğra'yla cezaevinde evlendik. Fotoğraflarımızı bile vermiyorlar. Bir tane bile fotoğrafımızı vermediler. Evet, biz sevmeyi, direnmeyi, birbirimize tutunmayı seçtik ama bir yandan da 15 aylık hayatımızı çaldılar. Esas hırsızlığın bu olduğunu düşünüyorum. Ne desem bilmiyorum. Benim için de çok zor bir gün geçiyor, işin doğrusu. Şöyle söyleyeyim, Buğra'nın imza attığı, yani işlemler gerçekleşsin diye prosedürel olarak imza attığı ihalelerdeki kararların altında AK Partili üyelerin de imzaları var. Bakın, onlar yargılanmıyor ama bizimkiler yargılanıyor. Bizler ihale yapsak suç oldu, yapmasak suç oldu. 'Gözünüzün üzerinde kaş var' o da suç oldu. 'İzmir'de çalışıyorsunuz, niye o zaman İstanbul'da çalışmıyorsunuz kardeşim? Buraya imza atmadınız' diye bu da suç oldu.

'TEKNOLOJİK YATIRIMLAR YAPILMASI GEREKEN PARALAR ADALET SARAYLARINA YATIRILIYOR'

Diyecek çok şey var ama ben tek bir şey söylemek istiyorum: Adalet bugün bize, yarın size, yarın başkalarına lazım. Adalet hiçbir zaman bir insanın, bir kişinin, bir çıkarın, bir siyasi düşüncenin hizmet ettiği bir araç olmamalı. O zaman bütün ülkeyi karanlığa mahkûm edersiniz. Gençleri mutsuzluğa, umutsuzluğa mahkûm edersiniz. Bugün maalesef Türkiye'nin geldiği nokta böyle bir çürümeye doğru gidiyor. Ama ben hep söylüyorum; hem bu bir sabır sınavı, gerçekten kendi içimizde de dışımızda da iyinin, kötünün; karanlığın, aydınlığın ortaya çıktığı bir sınav. Hem ülkemizin bir adalet sınavı hem de bu ülke, iyi ve vicdanlı insanların yüzü suyu hürmetine ayakta kalıyor. Ben, bizlerin kazanacağına; çarpışarak da bedel ödeyerek de olsa kazanacağımıza inanıyorum. Bugün parklar yapılması gereken, teknolojik yatırımlar yapılması gereken paralar maalesef adalet saraylarına yatırılıyor. Silivri bir dönemde yapıldı, biliyorsunuz. Sonra bu haksızlığı yapanlar buralarda yargılandı. Biz de inşallah bu kötülüklerin karşılıksız kalmadığını, bu yatırdıkları paraların boşa gitmediğini göreceğiz.'

 

Kaynak: ANKA