Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) - CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davasının dördüncü haftasında 12'inci duruşma günü, tutuklu yargılanan halk otobüsü sahibi Ebubekir Akın ve eski iSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş da savunmalarını gerçekleştirdi. Karataş'a soru sormak üzere söz alan İmamoğlu, 'Bilirkişi Davası'ndaki savunmasının ardından hakkında açılan soruşturmaya tepki göstererek, 'Duruşmadan çıktıktan yaklaşık 10 dakika sonra arkadaşlarım bana 'hakkınızda dava açıldı' dediler. Ben bunu anlayamadım. TRT'den canlı yayınlıyor da bizim mi haberimiz yok' dedi.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası dördüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor. Duruşmada, Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın avukatlarının çapraz sorgusu ve avukatlarının savunması tamamlandı ve duruşmaya ikince kez bir saatlik ara verildi.

Duruşmaya verilen aranın ardından tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık tekrar duruşma salonuna getirildi.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi. Duruşmayı, sanık yakınları ve ailelerinin yanı sıra CHP'li isimler de takip ediyor.

'Ben, kendi hak edişlerini dahi zamanında alamayan biriyim. Hatta bu nedenle geçmişte kontak kapatma eylemine katıldım'

İkinci aranın ardından ilk olarak tutuklu halk otobüsü sahibi Ebubekir Akın, savunmasını gerçekleştirdi. Akın, savunmasında şunları söyledi:

'Sayın Başkanım, 44 yaşında, iki çocuk babasıyım. 30 yılı aşkın süredir aynı adreste yaşayan, emeğiyle geçinen ve bugüne kadar hiçbir suça karışmamış biriyim. Adli sicil kaydım temizdir.

Ailemle birlikte işlettiğimiz halk otobüsleri İBB bünyesinde çalışmaktadır. Hak edişlerimiz düzenli olarak Esenyurt Güzelyurt'taki şirkete yatırılır ve ben de bu süreçleri takip etmek için sürekli bu bölgeye gidip gelirim.

Yaklaşık bir yıldır tutukluyum ve uzun süre neden tutuklu olduğumu dahi bilmedim. Hakkımdaki temel iddia, HTS kayıtlarına dayanarak rüşvete aracılık ettiğim yönündedir. Ancak ben, kendi hak edişlerini dahi zamanında alamayan biriyim. Hatta bu nedenle geçmişte kontak kapatma eylemine katıldım. Kendi alacağını alamayan birinin başkası için rüşvete aracılık etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.

Dosyada geçen baz kayıtları, benim yıllardır ticaret yaptığım ve sürekli bulunduğum bölgelerle ilgilidir. Özellikle Esenyurt Hoşdere bölgesinde 2015'ten beri akaryakıt anlaşmam bulunmaktadır ve düzenli olarak bu bölgeye gitmekteyim. Söz konusu istasyonla iddia edilen yerin sadece birkaç yüz metre mesafede olması da bu durumu açıklamaktadır.

Aynı şekilde Kadıköy, Şişli, Büyükçekmece ve Karaağaç gibi bölgeler ya günlük yaşamımın ya da ikametimin bulunduğu yerlerdir. Örneğin Büyükçekmece'de oturuyorum; bazı baz kayıtlarının evimin çevresinde çıkması son derece doğaldır. Güzelyurt ise doğrudan iş yerimin bulunduğu yerdir ve ayın büyük kısmını burada geçiririm.

Adı geçen kişilerle hiçbir ticari ilişkim, görüşmem ya da temasım olmamıştır. HTS kayıtlarında görülen yakınlıklar tamamen tesadüfî ve hayatın olağan akışı içerisindedir.

Sonuç olarak; hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum.'

'Üç gün boyunca hiç uyumadan ve hiçbir şey yemeden, sadece su içerek Vatan Emniyet'te nezarette kaldım'

Ardından savunma yapan eski İSFALT Genel Müdür yardımcısı Mehmet Karataş, hem İBB hem de Aziz İhsan Aktaş davasında yargılanıyor. Aktaş hakkında, Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşmasında tahliye kararı verilmişti. Karataş, savunmasında şöyle konuştu:

'İnşaat sektöründe 30 yıllık meslek hayatımın tamamı özel sektörde, son 7 yılı ise kamuda geçmiştir. Birçok projede yöneticilik yaptım. Altyapı inşaatlarında, yol inşaatlarında ve deniz yapılarında deneyime sahibim.

Çalışma hayatım boyunca iki şeye özellikle dikkat ettim: Meslek etiğinden hiçbir zaman taviz vermedim, ödün vermedim. Ayrıca her zaman kamu yararını ön planda tuttum, asla kişisel menfaat düşünmedim. Hiçbir zaman kirli ve meslek açısından gayri ahlaki ilişkiler içerisinde bulunmadım. Bu tarz ilişkilerin tarafı da olmadım.

Bu davaların öncesine kadar mahkeme kapısından geçmişim dahi yoktur. 37 yıllık çalışma hayatımın sonunda bütün edinimim; 3+1 mütevazı bir daire ve 2 yıl önce sattığım bir otomobilden ibarettir. Ev alırken, otomobil alırken ve ihtiyaç duyduğum zamanlarda bankalardan birçok kez kredi çekmişliğim vardır. Banka hesaplarım incelendiğinde bu durum açıkça görülecektir.

Kendi adıma bu kadar hassas davranırken, ikinci ya da üçüncü şahısların haksız ve hukuksuz kazanç sağlamalarına neden aracı olayım? Bu söz konusu dahi olamaz.

07.08.2025 tarihinde Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında gözaltına alındım. Üç gün boyunca hiç uyumadan ve hiçbir şey yemeden, sadece su içerek Vatan Emniyet'te nezarette kaldım. Dördüncü günün sabahı polis tarafından sorgulandım.

Ertesi gün savcılık sorgusu yapıldı. Tutuklanma talebiyle sevk edildiğimiz mahkeme tarafından 01.08.2025 tarihinde tutuklandık.

Söz konusu davada dört ayrı eylemle 'ihaleye fesat karıştırma' suçlamasıyla yargılanmaktayım. 27.02.2026 tarihindeki duruşmada ise hakkımda tahliye kararı verilmiştir.'

Ekrem İmamoğlu ile tanışma sürecini anlattı

Ekrem Başkan benim İSFALT'ta göreve başladığımı AKOM'daki bir toplantı sırasında öğrendi. Kış şartlarıyla mücadele kapsamında yapılan bir toplantıda karşılaştık. Burada İSFALT'ta genel müdür yardımcısı olarak çalıştığımı söylemem üzerine, göreve başladıktan yaklaşık iki ay sonra öğrenmiş oldu.

Sırası gelmişken Ekrem Başkan ile tanışma sürecimi de aktarmak isterim:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gürpınar Balıkçı Barınağı Projesi'nde proje müdürü olarak görev yapıyordum. 2015 yılı Nisan ayında Ekrem Başkan teknik ekibiyle birlikte şantiye ziyaretine geldi. Projenin Beylikdüzü ilçe sınırları içerisinde olması nedeniyle kendisine bir sunum yaptım. Ekrem Başkan ile ilk tanışmam bu şekilde, 2015 yılında gerçekleşti.

İSFALT'taki ihale süreçleri ve görevlendirmeler konusunda da kısaca bahsetmek isterim:

İSFALT'ta, bizden önceki dönemlerde olduğu gibi bizim dönemimizde de ihale komisyonları oluşturulmuştur ve aynı süreçler yürütülmüştür.

'Mustafa Mutlu bana '8 ay önce doğan çocuğumu hâlâ görmedim. Ben yandıysam elimden geldiğince herkesi yakacağım' dedi'

İskender Bayhan, Mimar Kemal Ortaokulu'nun kapatılacağı iddialarını TBMM gündemine taşıdı
İskender Bayhan, Mimar Kemal Ortaokulu'nun kapatılacağı iddialarını TBMM gündemine taşıdı
İçeriği Görüntüle

Sayın Başkanım, dava sürecinin nasıl başladığından da bahsetmek isterim:

18.09.2025 tarihinde gece saat 00.00'da infaz memuru koğuşuma gelerek sabah 06.00'da hazır olmam gerektiğini, Çağlayan Adliyesi'ne götürüleceğimi söyledi. Cezaevlerinde telefonlar 21.00 ile 06.00 arasında kapalı olduğu için avukatıma haber verme imkanım olmadı.

Sabah ring aracıyla Çağlayan Adliyesi'ne götürülürken Mustafa Mutlu da yanımdaydı. Araçta bana '8 ay önce doğan çocuğumu hâlâ görmedim. Ben yandıysam elimden geldiğince herkesi yakacağım' dedi.

Aynı gün, benden önce ifade veren Mustafa Mutlu'nun savcı önünde verdiği beyanlar neticesinde, yaklaşık 45 dakika süren sorgulama sonrası örgüt üyesi olarak tutuklandım.

'Sulh ceza hâkimi ile görüşmem yaklaşık 10 dakika sürdü ve tutuklandım'

Tekrar belirtmek isterim ki ne savcılık sorgusunda ne de hâkimliğe çıkma sürecinde avukatıma haber verme imkanım olmadı.

Sulh ceza hâkimi ile görüşmem yaklaşık 10 dakika sürdü. Duruşma salonu önünde bulunan bir avukat, kolluk kuvvetlerinin ricası üzerine duruşmaya katıldı. Görüşme öncesi kendisiyle sadece 5 dakika konuşabildim.

Sayın Mahkeme Başkanı bana iki soru sordu:
'Size ne kadar para verdi?'

Soruyu anlamadım ve cevap veremedim. Ardından 'Ali Bey size ne kadar para verdi?' diye sordu. Ben de hangi paradan bahsettiğini anlamadığımı söyledim.

Tüm diyaloğumuz bundan ibaretti. Kısa bir aranın ardından tekrar salona alındık ve tutuklama kararı verildi.

Sözde örgüt üyesi olarak Ertan Yıldız'ın altında bir yapı içerisine yerleştirildim. Ancak bu yapı içerisinde benimle ilgili tek bir somut delil bulunmamaktadır.

Sonuç olarak; dosya kapsamındaki iddiaların somut, kesin ve inandırıcı delillerle desteklenmediği, hakkımdaki isnatların varsayım, yorum ve çelişkili beyanlardan ibaret olduğu açıktır. Görev tanımım, toplumsal işleyiş, bilirkişi tespitleri ve dosyadaki objektif veriler birlikte değerlendirildiğinde, üzerime atılı suçları işlediğime dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir kanaate varılması hukuken mümkün değildir.

Uzun tutukluluk süresince maruz kaldığım ağır koşullar ile yaşım ve sağlık durumum da dikkate alınarak; öncelikle tahliyeme, yargılama sonunda ise üzerime atılı tüm suçlardan ayrı ayrı beraatıma karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.'

İmamoğlu: 'TRT'den canlı yayınlıyor da bizim mi haberimiz yok'

Daha sonra, Karataş'a soru sormak üzere İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, sorusu sırasında, sabah saatlerinde bir alt kattaki salonda görülen 'Bilirkişi Davası'ndaki savunmasının ardından hakkında açılan soruşturmaya tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

'Sayın Hakim, bir soru sormak istiyorum. Bu salondaki güvenlik açısından bir soru. Daha önce başka bir salonda yaşadığım bir durum nedeniyle soruyorum.

Bir duruşmadan çıkarken, avukatımla 5-10 dakika konuştuktan sonra, hakkımda hakaret ve tehdit davası açıldığını söylediler.

Şunu sormak istiyorum: Ben burada konuşurken, burası naklen izleniyor mu? Böyle bir durumda, konuşmalarımız tutanağa geçmeden savcılık tarafından izlenip dava konusu yapılabilir mi?

Yani savcılık burayı izleyebiliyor mu? Gerçekten bilmek istiyorum.

Çünkü daha önce, duruşmadan çıktıktan yaklaşık 10 dakika sonra arkadaşlarım bana 'hakkınızda dava açıldı' dediler. Ben bunu anlayamadım. TRT'den canlı yayınlıyor da bizim mi haberimiz yok.

Kusura bakmayın Mehmet Bey, gerçekten saygın bir meslek insanısınız. Bu konuları burada hatırlattığınız için de teşekkür ederim. Ancak içinde bulunduğunuz duruma gerçekten üzüldüğümü ifade etmek isterim.'

Kaynak: ANKA