Haber: Mustafa USTA
(SİNOP) - İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2026 yılı Mart ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve yıllık bazda enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Konukman, 'Sokaktaki insan için iyi bir haber değil bu. Satın alma gücünde ciddi bir daralma bekliyoruz. Tüketim mallarına zamlar geldiği zaman ne olacaktır? Vergiler buradan çünkü KDV, ÖTV ödeniyor ve havuz dolacak. Vatandaşı mutsuz, devleti mutlu olan bir ülke olmaz. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Yeni bir torba yasada bir madde geçti. Maalesef pırlanta, inci gibi çok lüks tüketim mallarının ÖTV'sine bir ayarlama yapılmadı. Hükümet zenginden yana bir tavır alıyor ama yoksulları ise yok sayıyor.' dedi.
Türkiye İstatistik Kurumu, 2026 yılı Mart ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan resmi verilere göre, Mart ayında TÜFE bir önceki aya göre yüzde 1,94 oranında artış gösterdi. Yıllık bazda ise enflasyon yüzde 30,87 seviyesinde gerçekleşti.
İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, TÜİK verilerini değerlendirerek, şöyle konuştu:
'TÜFE'den başlayalım. Yıllık TÜFE artışı yüzde 30,87. Bizim orta vadeli programda 2026 için yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 16. Bu şu an itibariyle 30,87. İleride daha da artabilecek. Hürmüz Boğazı'yla başlayan tartışmaları hatırlayalım. Petrol fiyatları ciddi bir şekilde arttı. O da zaten pompa fiyatlarına yansıdı. Tarımsal üretimde kullanılan bazı tarımsal girdiler İran'dan ithal ediliyordu. Onlar da Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Onların da fiyatlarında ciddi artışlar var. Bütün bunları gördüğümüz zaman önümüzdeki dönemde iğneden ipliğe zamlar kapıda. Ortalama enflasyon ortalama bir gelirde olan bir vatandaşı ilgilendir. Sokaktaki insanın geliri ortalama gelire eşit değil. Gıda yüzde 32,36. Ortalama neydi, yüzde 30,87. Enflasyon yüzde 30,87 ama gıdada yüzde 32,87. Konutta yüzde 42, ulaştırmada yüzde 35 eğitimde yüzde 51. Şimdi bir yaşlının sepetinden gitsek bunların hiçbir anlamı yok değil mi? Demek ki düşük gelir gruplarının çok derinden hissedeceği bir enflasyon.'
'Gelir dağılımına göre ve sınıfsal temelli enflasyonu yayınlayın'
TÜİK'e seslenen Konukman, 'Lütfen gelir dağılımına göre ve sınıfsal temelli enflasyonu yayınlayın. Ne demek sınıfsal? Örneğin emekçilerin enflasyonu ne? Emekçilerin sepeti ne? Burada düşük gelirinin sepetinden bahsettim. Mesela, gelir dağılımından en yüksek pay olan yüzde 20'lik zengin kesiminin enflasyonu ne? En dar gelir alan yüzde 20'lik en düşük gelir kesimindeki bir tüketicinin enflasyonu kaç? TÜİK'in Ne yapması lazım? sadece ortalama enflasyon değil, demin söylediğim rakamları da yayınlamamız lazım ama TÜİK uzun süredir bu çağrılarımıza cevap vermiyor. Kira zammı ne olacak? 12 aylık ortalamaya göre belirleniyor. O da belli oldu. 32,82. Yeni kiralık bir ev arayan bir insanı düşünün. 32,82 kira zammını ödeyecek ama bu arada gıda da 32 küsur, ulaştırma 34, eğitim masrafları 51 ama ne asgari ücret değişmiş ne de maaşına herhangi bir zam gelmiş. Bu da şunu gösteriyor. Sıradan bir vatandaşımız ciddi anlamda bir satın alma gücü kaybıyla karşı karşıya kalacak' ifadelerini kullandı.
'Hükümet zenginden yana bir tavır alıyor, yoksulları ise yok sayıyor'
Konukman şunları kaydetti:
'Rafine petrol fiyatları, kök ve rafine petrol fiyatları şu anki durumda yüzde 79,17 yıllık. Metal cevherleri bir sürü sektörde kullanılıyor 90,08. Daha bunlar iğneden ipliğe zam gelmeden önceki fiyatlar bir de iğneden ipliğe zam geldiği zaman bu fiyatların nasıl yükseleceğini hep birlikte göreceğiz. Sonuç sokaktaki insan için iyi bir haber değil bu. Satın alma gücünde ciddi bir daralma bekliyoruz. Tüketim mallarına zamlar geldiği zaman ne olacaktır? Vergiler buradan çünkü KDV, ÖTV ödeniyor ve havuz dolacak. Vatandaşı mutsuz, devleti mutlu olan bir ülke olmaz. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Yeni bir torba yasada bir madde geçti. Maalesef pırlanta, inci gibi çok lüks tüketim mallarının ÖTV'sine bir ayarlama yapılmadı. Ama diğer malların ÖTV'sine bir artış düzenlendi. Bu da hükümetin sınıfsal tercihini çok net gösteriyor. Hükümet zenginden yana bir tavır alıyor ama yoksulları ise yok sayıyor.'




