Haber: Beril KALELİ/Kamera: Mehmet ÇALPAR
(İSTANBUL) Bakırköy'de İsmail Hakkı Tonguç Gençlik Merkezi açılışına katılan CHP Milli Eğitim Politikaları Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, 'Cumhuriyetçiler yokluk, yoksulluk, hastalık, kıtlık zamanlarında bir ülke kurdular. Bu gençlik merkezleri de, çocuk merkezleri de İstanbul'da 25 yıllık kara bir düzenden sonra kurulmuş yapılar. Kreşler, gençlik merkezleri... 25 yıl bunu yapmayanlar şimdi onlara saldırmakla uğraşıyorlar. Kreşlere saldırıyorlar, genelge gönderiyorlar, gençlik merkezlerine saldırıyorlar, kütüphanelere saldırıyorlar. Dolayısıyla büyük bir kötülükle karşı karşıyayız' dedi.
Bakırköy Belediyesi tarafından hayata geçirilen İsmail Hakkı Tonguç Gençlik Merkezi bugün düzenlenen törenle açıldı. Törene, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, İstanbu Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Milli Eğitim Politikaları Kurulu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, CHP İstanbul Milletvekili Doğan Demir, CHP Ankara Millletvekili Aliye Timisi Ersever, CHP Parti Meclisi Üyesi Baran Seyhan, İBB ve Bakırköy Belediye Üyeleri, muhtarlar ve Bakırköylü vatandaşlar katıldı.CHP Milli Eğitim Politikaları Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş açılış töreninde konuşma gerçekleştirdi.
Özçağdaş konuşmasında, 'Cumhuriyetçiler yokluk, yoksulluk, hastalık, kıtlık zamanlarında bir ülke kurdular. Bu gençlik merkezleri de, çocuk merkezleri de İstanbul'da 25 yıllık kara bir düzenden sonra kurulmuş yapılar' ifadelerini kullandı. 'Cumhuriyet büyük bir fikir inkılabıdır. Cumhuriyet her şeyden önce bir eğitim ve kültür devrimidir' diyen Özçağdaş, 'Bugün burada bir gençlik merkezi açıyoruz. Gençlik merkezleri Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir vizyonu. Çünkü şöyle söylemişti Gazi; 'Ey yükselen yeni nesil, Cumhuriyeti biz kurduk onu yükseltecek ve sürdürülmesini sağlayacak olanlar sizlersiniz' demişti. Cumhuriyetin ilkesi budur, Cumhuriyetçilik budur. 1920'lerin başında yanmış yıkılmış bir ülkede Kurtuluş Savaşı'nda eğitim kongresi toplayanlar, 1924'te Anayasa'ya eğitim hakkını koyanlar karma eğitimi verenler o gün de bugün de bu konularda çok zorlandılar... Hala, kızları okutmak istemeyen, kızlarla erkekleri ayrı ayrı okutmak isteyen Yusuf Tekinler'le uğraşıyoruz' şeklinde konuştu.
'Köy Enstitüleri 9 yaşında bir çocuğun, kendilerini ziyaret eden Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye farklı bir menü çıktığında 'Biz bu yemeği neden yemiyoruz? Cumhurbaşkanına neden farklı yemek veriliyor?' diye sorabildiği okullardı'
Özçağdaş konuşmasına merkeze adı verilen, Köy Enstitüleri'nin fikri mimarı İsmail Hakkı Tonguç'un sözlerine ve düşüncelerine geniş yer verdi. Tonguç'un köy enstitülerine ilşikin 'Pedagoji alemine yeni değerler katan, çocuğu modern pedagojinin ilkelerine uyarak eğiten, haklarına kavuşturarak onu çocukluk ve gençlik çağının özelliklerine göre yaşamayı sağlayan, onu etkin duruma sokan ve bu bakımdan pedagojinin gelişmesine hizmet eden kurumlardır' ifadelerini aktaran Özçağdaş şöyle devam etti.
'Köy Enstitüleri 9 yaşında bir çocuğun, kendilerini ziyaret eden Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye farklı bir menü çıktığında 'Biz bu yemeği neden yemiyoruz? Cumhurbaşkanına neden farklı yemek veriliyor?' diye sorabildiği okullardı. Cevabı vardı; İsmet Paşa'nın bir hastalığı var, yaşı var, o nedenle başka bir diyeti vardı. Ama asıl mesele, bir köy çocuğuna cumhurbaşkanının yediği yemek neden farklı diye sordurabilecek özgüvendir; kendisini orada rahat hissettiren bir ortamdır. Köy Enstitüleri budur. Köy Enstitüleri'nden mezun olan 18 bin vatan evladı her türlü ayrımcılığa, her türlü baskıya, her türlü sürgüne, yıldırmaya rağmen bu ülkenin aydınlık geleceği için müthiş işler yapmışlardır'
Özgür Özel'in mesajını iletti
Konuşmasında gençlik merkezi projesi için Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu'na teşekkür eden Özçağdaş sözlerini Marmara Cezaevi'nde görülmeye başlanan İBB Davası'nı takip etmek üzere Silivri'de bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, 'Her şeye rağmen, tüm zorluklara rağmen Ekrem Başkanımız ve arkadaşlarımız Silivri'de, biz Türkiye'nin dört bir yanında, Gökan (Zeybek) başkan her belediyemizde bu mücadeleyi sürdürecek. Asla teslim olmayacağız. Çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk demişti ki, 'Cumhuriyet, mesut muvaffak ve muzaffer olacaktır' şeklindeki mesajını ileterek sonlandırdı.
Özçağdaş'ın konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
'Kreşlere saldırıyorlar, genelge gönderiyorlar, gençlik merkezlerine saldırıyorlar, kütüphanelere saldırıyorlar'
'Cumhuriyetçiler yokluk, yoksulluk, hastalık, kıtlık zamanlarında bir ülke kurdular. Bu gençlik merkezleri de, çocuk merkezleri de İstanbul'da 25 yıllık kara bir düzenden sonra kurulmuş yapılar. Kreşler, gençlik merkezleri... 25 yıl bunu yapmayanlar şimdi onlara saldırmakla uğraşıyorlar. Kreşlere saldırıyorlar, genelge gönderiyorlar, gençlik merkezlerine saldırıyorlar, kütüphanelere saldırıyorlar. Dolayısıyla büyük bir kötülükle karşı karşıyayız. Ama biliyor musunuz İsmail Hakkı Tonguç bunu çok önceden söylemişti. Tonguç diyor ki, 'Bir ülkeye en büyük zarar yarı aydınlardan olur'. 'Çünkü yarı aydınlar her şeye çıkarları üzerinden bakarlar. Menfi insanlardır ve sürekli olumsuz propaganda yaparlar' diyor. 'Her dönem şekil değiştirirler, başka bir kıyafet giyerler. Asıl mücadelenin bunlarla yapılması gerekir' diyor.
İsmail Hakkı Tonguç diyor ki 'ilköğretim meselesinde sıra yoksul ve toplumun en ağır yükünü taşıyan halkın çocuklarını okula kavuşturmaya gelmiştir. Bunun icap ettireceği her türlü fedakarlığı göze almaya mecburuz'. Ve göze aldılar. 17 Nisan 1940'ta kuruldu Köy Enstitüleri ve 6 yıl içerisinde Cumhuriyet'in gelecek 3 çeyreğine etkileyecek olan büyük bir destan yarattılar. 1940'la 1946 arasında görev yaptı İsmail Hakkı Tonguç Köy Enstitüleri'nde. Büyük bir saldırıyla karşı karşıya kaldılar. Hasan Ali Yücel, Meclis'te ve Ankara'da mücadele etti. İsmail Hakkı Tonguç köy köy dolaşarak mücadele etti.
'Köy Enstitüleri, yaparak, yaşayarak, deneyerek öğrenmenin alanları oldular'
Diyordu ki İsmail Hakkı Tonguç, 'Toplumu dönüştürmenin yolu sadece bireyi değiştirmekten geçmez. Toplumsal koşullar değişmezse bireylerin değişimi, dönüşümü buna yetmez'. Son derece toplumcu ve gerçekçi bir pedagoji anlayışına sahipti. 'Bir şey yapabiliyorsak biliyoruz' demişti kendisi. O yüzden Köy Enstitüleri, yaparak, yaşayarak, deneyerek öğrenmenin alanları oldular. Bir masal gibi, bir fısıltı gibi 10 yıllardır anlatılıyor olmasının nedeni budur.
Köy Enstitüleri 9 yaşında bir çocuğun, kendilerini ziyaret eden Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye farklı bir menü çıktığında 'Biz bu yemeği neden yemiyoruz? Cumhurbaşkanına neden farklı yemek veriliyor?' diye sorabildiği okullardı. Cevabı vardı; İsmet Paşa'nın bir hastalığı var, yaşı var, o nedenle başka bir diyeti vardı. Ama asıl mesele, bir köy çocuğuna cumhurbaşkanının yediği yemek neden farklı diye sordurabilecek özgüvendir; kendisini orada rahat hissettiren bir ortamdır. Köy Enstitüleri budur. Köy Enstitüleri'nden mezun olan 18 bin vatan evladı her türlü ayrımcılığa, her türlü baskıya, her türlü sürgüne, yıldırmaya rağmen bu ülkenin aydınlık geleceği için müthiş işler yapmışlardır.
Köy Enstitülerini şöyle ifade etmiş İsmail Hakkı Tonguç, 'Pedagoji alemine yeni değerler katan, çocuğu modern pedagojinin ilkelerine uyarak eğiten, haklarına kavuşturarak onu çocukluk ve gençlik çağının özelliklerine göre yaşamayı sağlayan, onu etkin duruma sokan ve bu bakımdan pedagojinin gelişmesine hizmet eden kurumlardır'. Yani sadece kendi ülkesine değil, dünyaya da örnek olan bir model'





