Haber: Hakan KAYA
(İSTANBUL) İSO Meclisi mayıs ayı olağan toplantısında konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, mayıs ortası itibariyle İran ile ABD, İsrail savaşının küresel ekonomi üzerinde stagflasyonist etkilerin başladığına işaret ettiğini söyledi. Bahçıvan savaşın Türk ekonomisine etkisini ise 'Savaş ile birlikte Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerine dönük aşağı yönlü riskler artmış durumda. Hizmet aktivitesi belli bir direnci korusa da savaş sanayi sektörümüz için halihazırda zorlayıcı olan koşulları maalesef daha da ağırlaştırıyor.' sözleriyle anlattı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi mayıs ayı olağan toplantısı, 'Dünyadan ve Türkiye'den Ekonomik Görünüm, Sanayimizin ve Üretim Hayatımızın Rekabet Gücünü Koruyacak Öneriler' ana gündemi ile Beyoğlu'nda bulunan İSO merkez binasında toplandı.
'MAYIS ORTASI İTİBARİYLE GÖSTERGELER, SAVAŞIN KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ STAGFLASYONİST ETKİLERİN BAŞLADIĞINA İŞARET EDİYOR'
Açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, küresel ekonominin stagflasyonun yeni dalgasıyla karşı karşıya olduğunun altını çizerek, 'İran ile ABD, İsrail arasındaki savaşın başlamasının üzerinden hemen hemen 3 ay geçti. Mayıs ortası itibariyle göstergeler, savaşın küresel ekonomi üzerindeki stagflasyonist etkilerin başladığına işaret ediyor. Her ne kadar maliyet baskıları ve tedarik endişelerinin satın alma faaliyetlerini öne çekmesi, nisan ayı PMI'larına geçici bir olumlu etkide bulunsa da küresel büyüme üzerindeki aşağı yöndeki baskılar artıyor. Bunu önde gelen uluslararası kurumların tahminlerinde yaptıkları aşağı yönlü revizyonlarda da görüyoruz.' dedi.
'PETROL FİYATLARINDA GELİNEN YÜKSEK SEVİYELER GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE ÖDEMELER DENGESİ SORUNLARINI GİDEREK ARTTIRIYOR'
Dünya çapında tüketici enflasyonlarının maliyet şokunun ilk etkileriyle yükselmeye başladığını, buna hem mal, hem de hizmetler tarafındaki ikincil etkilerin de yakın zamanda eşlik etmeye başlayacağını ifade eden Bahçıvan, 'Petrol fiyatlarında gelinen yüksek seviyeler, özellikle net enerji ithalatçısı olan gelişmekte olan ülkelerde ödemeler dengesi sorunlarını giderek arttırıyor. Bu noktada makro finansal istikrar ve güçlü tamponlardan yoksun ülkelerin sıkıntıları daha fazla artıyor.' tespitinde bulundu.
'ATEŞKES İYİMSERLİK YARATMIŞ OLSA DA BUGÜN HALEN TARAFLAR TAM BİR BARIŞ ANLAŞMASI SAĞLAMAKTAN UZAK'
İran ile ABD, İsrail arasındaki savaşla birlikte büyümenin daha yavaş, enflasyon ve dış dengesizliklerin daha yüksek olduğu bir küresel ekonominin söz konusu olduğunu söyleyen Bahçıvan, 'Diğer yandan muazzam bir belirsizlik de sürmekte. 8 Nisan'da başlayan ateşkes iyimserlik yaratmış olsa da bugün halen taraflar tam bir barış anlaşması sağlamaktan uzak. Hürmüz Boğazı'ndan geçişler de anlaşmazlığın merkezine oturmuş durumda.' diye konuştu.
'KÜRESEL PİYASALAR SAVAŞIN İLK ŞOKUNU ATLATTI'
Küresel piyasaların savaşın ilk şoku atlatığını vurgulayan Bahçıvan, genel olarak ABD'nin kongre seçimleri öncesinde ekonomik faturası ağır ve çok yüksek uzun bir savaşı göze alamayacağı, İran'ın ise mevcut ABD ablukasının uzaması karşısında ekonomik olarak ayakta kalamayacağı, dolayısıyla tarafların uzakta olmayacak bir gelecekte anlaşma sağlayacağı beklentisinden beslenen bir iyimserliğin söz konusu olduğunun altını çizdi.
Bahçıvan, 'Ancak küresel ekonominin adeta bıçak sırtından geçtiği günlerdeyiz. Tarafların vereceği kararlar, hem makro ekonomik görünüm, hem de varlık fiyatlarında her iki yönde de olumlu veya olumsuz tabloyu çok hızlı bir şekilde değiştirme potansiyeline sahip.' şeklinde konuştu.
'SAVAŞ İLE BiRLİKTE OVP HEDEFLERİNE DÖNÜK AŞAĞI YÖNLÜ RİSKLER ARTMIŞ DURUMDA'
Bahçıvan, iran ile ABD, İsrail savaşının Türkiye'ye yönelik etkilerini ise şu sözlerle anlattı:
'Dünyanın geri kalanı gibi biz de savaşın stagflasyonist etkiler yarattığı ancak bu etkilerin boyutuna dönük belirsizliklerin yüksek olduğu bir tablo söz konusu. Diğer yandan biz bu iklimi dünyadan oldukça olumsuz ayrışan bir enflasyon ve dolayısıyla sıkılık düzeyi yüksek bir para politikasıyla maalesef yakalanmış olduk. Savaş ile birlikte Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerine dönük aşağı yönlü riskler artmış durumda. Hizmet aktivitesi belli bir direnci korusa da savaş sanayi sektörümüz için halihazırda zorlayıcı olan koşulları maalesef daha da ağırlaştırıyor.
Mart ayında ihracatımızda savaş bölgesi ve Avrupa öncülüğünde çok sert bir gerileme gördük. Nisan'da da güçlü bir toparlanma söz konusu olsa da bunun öne çekilen talep kaynaklı tek bir gelişme olup olmadığını henüz tam bilemiyoruz. Ek olarak göstergeler iç talepteki yavaşlamanın da belirginleştiğini işaret ediyor. Dış ve iç talepte eş anlamlı bir yavaşlamaya karşılık maliyet baskıları çok hızlı bir şekilde artıyor ve tüm bunlara bağlı olarak üretim zayıflıyor. Nitekim, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI mart ayında 1.4, nisanda ise 2.2 puan azalarak eylül 2024'ten sonraki en düşük değerini aldı.'
Açılış konuşmasının ardından Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ moderatörlüğünde panel düzenlendi. Panelde, İSO Danışmanı ve Quanta Danışmanlık Kurucu Ortağı Prof. Dr. İbrahim M. Turhan, Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu gündeme ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.




