İsrail yönetimi, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümünde yayımladığı mesajla Türkiye’yi hedef aldı. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne destek verirken Türk askerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki varlığına yönelik tepki çeken ifadeler kullandı.
Sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamada İsrail’in, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğin sürdüğü belirtildi. Türkiye’nin adanın kuzeyindeki askeri varlığının kabul edilemez olduğu öne sürülürken Ankara’nın mevcut statüyü değiştirmeye çalıştığı savunuldu.
İsrail Dışişleri Bakanlığı ayrıca Kıbrıs meselesinde müzakerelerin yeniden başlaması gerektiğini belirterek “adil, uygulanabilir ve kalıcı” bir çözüm çağrısında bulundu.
DOĞU AKDENİZ’DE GERİLİM YENİDEN YÜKSELDİ
İsrail’in 20 Temmuz’da yayımladığı açıklama, Türkiye ile İsrail arasında Kıbrıs ve Doğu Akdeniz üzerinden devam eden diplomatik gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Ankara, İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan ile geliştirdiği siyasi, askeri ve enerji odaklı iş birliklerine uzun süredir tepki gösteriyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da daha önce yaptığı açıklamada İsrail’in Rum yönetimiyle yakınlaşmasını eleştirmiş, bölgede Müslüman ülkelere karşı yeni bir ittifak oluşturulmaya çalışıldığını ifade etmişti.
KKTC’DEN İSRAİL-GKRY YAKINLAŞMASINA TEPKİ
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yönetimi de İsrail ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki ilişkileri yakından takip ediyor. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Rum yönetiminin İsrail ile kurduğu ortaklığın Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemenliğini yok saydığını belirterek sert tepki göstermişti.
İsrail ise Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yürüttüğü üçlü iş birliğini stratejik bir ortaklık olarak tanımlamayı sürdürüyor. Son açıklama, Doğu Akdeniz’de enerji, güvenlik ve diplomasi alanlarında şekillenen yeni dengeleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye, Kıbrıs sorununda iki devletli çözüm modelini savunurken Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.




