İstanbul Barosu, Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve İstanbul Barosu üyesi Avukat Hülya Yalçın hakkında uygulanan gözaltı işlemine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yayımladı.
Baro tarafından yapılan açıklamada, Hülya Yalçın’ın bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek CİMER şikâyeti üzerine “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla gece saatlerinde evinden gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada, uygulanan gözaltı tedbirinin hem kişi özgürlüğü hem de ifade özgürlüğü açısından ciddi hukuki tartışmalar doğurduğu ifade edildi.
İstanbul Barosu açıklamasında, ceza muhakemesi tedbirlerinin yalnızca zorunlu durumlarda başvurulabilecek istisnai uygulamalar olduğuna dikkat çekildi. Kişi özgürlüğünü sınırlayan işlemlerin yalnızca şekli değil, aynı zamanda anayasal açıdan da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunun son yıllarda ifade özgürlüğü tartışmalarının merkezinde yer aldığı belirtildi. Somut olayda gözaltı tedbirinin maddi koşullarının oluşmadığı savunulurken, herhangi bir somut olgu ortaya konulmadan özgürlüğü kısıtlayıcı işlemlere başvurulmasının hukuk güvenliği ilkesiyle bağdaşmadığı kaydedildi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da atıfta bulunan İstanbul Barosu, devlet başkanlarına yönelik eleştirilerin cezai yaptırımlarla bastırılmasının ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki yaratabileceğini belirtti. Açıklamada, demokratik toplumlarda siyasetçilere yönelik eleştirilerin daha geniş koruma altında olması gerektiği görüşüne yer verildi.
Baro, savunma makamını temsil eden avukatların düşünce açıklamaları nedeniyle ceza muhakemesi tedbirlerine maruz bırakılmasının yalnızca bireysel bir müdahale olmadığını, aynı zamanda savunma hakkı ve hukuk devleti ilkesi bakımından yapısal sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Hayvan hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Avukat Hülya Yalçın hakkında başlatılan süreç kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, İstanbul Barosu açıklamasının sonunda “meslektaşımız derhal serbest bırakılmalıdır” çağrısında bulundu.