Haber: Beril KALELİ/Kamera: Gencer KETEN
(İSTANBUL) İstanbul Tabip Odası'nın (İTO) 19 Nisan'da gerçekleşecek seçim öncesi Demokratik Katılım Grubu'nun başkan adayı Prof. Dr. Talat Kırış ve yönetim kurulu üye adayları tanıtım toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda yapılan açıklamada, 'Seçim önemli bir eşik olacaktır. İTO'yu toplumdan yana, bağımsız bir meslek örgütü olarak geleceğe taşımak için 19 Nisan'da yapılacak İstanbul Tabip Odası seçimlerinde Demokratik Katılım Grubu'nu desteklemeye davet ediyoruz' denildi. Programlarında yer alan projeler hakkında ANKA'ya konuşan Kırış da, 'Önceliğimiz daha fazla hekimle kucaklaşmak olacak. Ne kadar güçlü bir tabip odası olursa sesi o kadar fazla duyulur. İstanbul'da çalışan her hekimin bu odada yeri vardır. Bu odanın kapısı her hekime açık olacaktır' dedi.
Demokratik Katılım Grubu'nun İstanbul Tabip Odası'nın 19 Nisan'da gerçekleşecek seçimler için belirlediği başkan ve yönetim kurulu üye adayları tanıtım toplantısı gerçekleşti. Yeni dönem için Başkan adayı olarak Prof. Dr. Talat Kırış'ı belirleyen Demokratik Katılım Grubu'nun, Yönetim Kurulu üyeliği için adayları ise Dr. Benan Koyuncu, Dr. Ceren Kineşci, Dr. Emrah Kırımlı, Dr. Fikret Aydın, Dr. Irmak Saraç ve Dr. Nadir Kalfazade'yi oldu.
Türk Oftalmoloji Derneği'nin toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantı İTO'nun mevcut başkanı Osman Küçükosmanoğlu'nun açılış konuşmasıyla başladı. Osmanoğlu'nun ardından Kırış ve yönetim kurulu üye adayları konuşmalar gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından ise Demokratik Katılım Grubu'nun basın açıklaması okundu.
Talat Kırış tarafından okunan açıklamada, 19 Nisan'daki seçim için 'önemli bir eşik' değerlendirmesi yapılarak, '19 Nisan günü yapılacak seçim, İstanbul Tabip Odası'nın hekimliğin değerlerini, Cumhuriyet'in aydınlanmacı birikimini, laikliği, demokrasiyi, barışı ve toplumdan yana hekimlik anlayışını savunan bağımsız bir meslek örgütü olarak yoluna devam edip etmeyeceğini belirleyecektir. Sizleri, dayanışmayı büyütmek, hekimliğin değersizleştirilmesine karşı sözümüzü güçlendirmek ve İstanbul Tabip Odası'nı toplumdan yana, bağımsız bir meslek örgütü olarak geleceğe taşımak için 19 Nisan'da yapılacak İstanbul Tabip Odası seçimlerinde Demokratik Katılım Grubu'nu desteklemeye davet ediyoruz' denildi.
ANKA'ya da açıklama yapan Kırış, yeni dönem için hazırladıkları programlarda, İstanbul Tabip Odası ev sahipliğinde alanında yetkin hocalarla asistan ve genç hekimleri bir araya getirecek eğitimler düzenlenmesi, hastalar için düzenlenecek bilgilendirme toplantıları, toplumsal meselelerin ilgili kurum ve yetkililerle tartışılmasına yönelik toplantılar ve İTO temsilcileriyle hekimlerin bir araya geleceği forumlar düzenlemek şeklinde projeler olduğunu belirtti. Bunun dışında kurslar ve gezilerin yer aldığı sosyal projelerin de programlarında yer aldığını belirtti.
Prof. Dr. Talat Kırış: 'Amacımız daha fazla hekimle kucaklaşmak'
'Amacımız daha fazla hekimi meselelerimizle uğraşmaya katmak hem de belli bir sosyalleşme çerçevesinde bir arada olmak' diyen Kırış yönetim olarak önceliklerinin 'Daha fazla hekimle kucaklaşmak' olacağını söyledi. Kırış şöyle konuştu:
'Aslında birinci önceliğimiz daha fazla hekimle kucaklaşmak olacak. Ne kadar güçlü bir tabip odası olursa sesi o kadar fazla duyulur. Herkese kucak açıyoruz. Bir ayrım gütmüyoruz, insanları herhangi bir şekilde kategorize etmiyoruz. İstanbul'da çalışan her hekimin bu odada yeri vardır. Bu odanın kapısı her hekime açık olacaktır'
Toplantıda gerçekleştirilen basın açıklamasının tamamı ise şöyle:
'Bu düzenden ne hekimler, ne sağlık çalışanları, ne de hastalar memnundur'
'Hekimlik bilimsel bilgiye, etik ilkelere ve toplum yararına dayanan bir meslektir. Piyasa baskılarıyla, performans ölçütleriyle ve günübirlik sağlık politikalarıyla değersizleştirilemez. Bugün sağlık ortamında yaşanan çok yönlü yıkımın sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. Muayene sürelerinin 5 dakikaya indiği, yüzlerce hastanın değerlendirilmeye çalışıldığı poliklinikler, randevu bulamayıp acil servise yığılan hastalar, niteliği değil sayıyı esas alan çalışma rejimi, güvencesiz istihdam biçimleri, emeklilikte insanca yaşamaya yetmeyen ücretler, eğitimde yaşanan nitelik kaybı ve sağlıkta şiddetin olağanlaşması hem hekimliği hem de halkın sağlık hakkını tehdit etmektedir.
Uzun yıllardır sürdürülen Sağlıkta Dönüşüm Programı, sağlık hizmetini kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırmış, hekim emeğini verimlilik, memnuniyet ve performans göstergelerine sıkıştırmıştır. Gelinen noktada bu düzenden ne hekimler, ne sağlık çalışanları, ne de hastalar memnundur. Genç meslektaşlarımız mesleki gelecek kaygısı taşımakta, asistan hekimler ağır çalışma koşulları altında tükenmekte, farklı alanlarda çalışan hekimler ise mesleki bağımsızlıklarını korumakta giderek daha fazla zorlanmaktadır.
Tam da bu nedenle meslek örgütleri bugün her zamankinden daha önemli bir yerde durmaktadır. İstanbul Tabip Odası, hekimlerin özlük haklarını savunurken aynı zamanda hekimliğin bilimsel, etik ve kamusal niteliğini, halkın nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını savunan köklü bir mücadele geleneğine sahiptir. Bu birikimi korumak, geliştirmek ve daha geniş bir hekim kitlesiyle buluşturmak tarihsel sorumluluğumuzdur.
Demokratik Katılım Grubu olarak bizler, hekimliğin itibarsızlaştırılmasına, emeğimizin değersizleştirilmesine, mesleki bağımsızlığımızın aşındırılmasına ve sağlık hizmetinin piyasalaştırılmasına karşı mücadele ettik, bu mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız. Bizim için İstanbul Tabip Odası şeffaflıkla, katılımla, ortak akılla ve dayanışmayla yürütülmesi gereken kolektif bir emektir. Bu nedenle daha fazla hekime ulaşan, daha fazla hekimin söz ve karar süreçlerine katıldığı bir örgütlülüğü büyütmek istiyoruz.
19 Nisan günü yapılacak seçim, İstanbul Tabip Odası'nın hekimliğin değerlerini, Cumhuriyet'in aydınlanmacı birikimini, laikliği, demokrasiyi, barışı ve toplumdan yana hekimlik anlayışını savunan bağımsız bir meslek örgütü olarak yoluna devam edip etmeyeceğini belirleyecektir.
'Katılımcı, üretken ve dayanışmacı çizgiyi yeni dönemde daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz'
Demokratik Katılım Grubu olarak bizler hekimlik onurunu, hekim emeğini, nitelikli tıp ve uzmanlık eğitimini, şiddetsiz, güvenli ve güvenceli çalışma ortamını, emekliliğe yansıyan insanca ücreti, yeterli muayene süresini, eşit, ücretsiz, ulaşılabilir ve kamusal sağlık hizmetini savunuyoruz.
Bugüne kadar İstanbul Tabip Odası'nda savunduğumuz katılımcı, üretken ve dayanışmacı çizgiyi yeni dönemde daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Odamızın yalnızca seçim dönemlerinde değil, hekimlerin gündelik yaşamında, mesleki gelişiminde ve toplumsal sorumluluk alanlarında daha etkili, daha görünür ve daha kapsayıcı bir örgütlülük haline gelmesi için çalışacağız. Asistan ve genç uzmanlara yönelik eğitimlerden halkla buluşmalara, toplumsal sorunlara dair ortak söz üretiminden hekimlerin doğrudan katılımını güçlendirecek forumlara kadar İstanbul Tabip Odası'nın birikimini daha ileriye taşıyacak adımları birlikte büyüteceğiz.
Değerli meslektaşlarımız, İstanbul Tabip Odası'na sahip çıkmak hekimliğin değerlerine, meslek onuruna, bilimsel akla ve halkın sağlık hakkına sahip çıkmaktır. 19 Nisan'da yapılacak seçim bu değerlere, bu birikime ve bu mücadele hattına sahip çıkma iradesinin ortaya konacağı önemli bir eşik olacaktır. Bu nedenle sizleri, dayanışmayı büyütmek, hekimliğin değersizleştirilmesine karşı sözümüzü güçlendirmek ve İstanbul Tabip Odası'nı toplumdan yana, bağımsız bir meslek örgütü olarak geleceğe taşımak için 19 Nisan'da yapılacak İstanbul Tabip Odası seçimlerinde Demokratik Katılım Grubu'nu desteklemeye davet ediyoruz'