Haber: Olcay AYDİLEK
(ANKARA) - Ekonomist Prof. Dr. Yaşar Uysal, Türkiye'de 4 kişilik bir ailenin hayallerini süsleyen bir yaşam için gerekli ekonomik koşulları ortaya koyan çarpıcı bir çalışma yaptı. Uysal, enflasyonun yüzde 5, faizin yüzde 6-7'ye düşürülmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Vergide, radikal bazı adımların atılmasının önemine işaret eden Uysal, 'Özel Tüketim Vergisi'nin bazı ürünlerde kaldırılması gerekir, başta üst gelir gruplarından alınacak ilave vergiler olmak üzere sağlam kaynaklardan 'sosyal dengeleme kaynak havuzu' oluşturulmalı, bu havuz alt ve orta gelir gruplarının konut ve eğitim ihtiyaçları için kullanılmalıdır' dedi.
Türkiye'de 4 kişilik bir ailenin; konut ve otomobil sahibi olabilmesi, bir otelde yılda 7 gün tatil yapabilmesi, ayda 2 kez dışarıda yemek yiyebilmesi, ayda bir tiyatro ve sinema gibi kültürel etkinliklerde bulunabilmesi için gerekli ekonomik koşullar nedir? Bu koşular nasıl sağlanır?
Ekonomist Prof. Dr. Uysal, ANKA'nın sorusu üzerine, 4 kişilik bir aile için bir çalışma yaptı. 4 kişilik bir aile için harcama kalemleri şöyle:
- 2+1 ev, şehre/semte göre değişmekle birlikte en az 5-6 milyon TL,
- Ortalama bir otomobil, 1,5-2 milyon TL,
- Bir otelde, yılda 7 gün tatil 150-200 bin TL,
- 4 kişilik bir aile, ayda iki kez bir lokantada yemek 15-20 bin TL,
- Hafta sonları ayda dört kez kısa bir aile gezintisi en az 8 bin TL.
- Ayda bir tiyatro, konser ve sinema, 8-10 bin TL.
Enflasyon yüzde 5, faiz yüzde 6
Uysal, ailelerin söz konusu mal ve hizmetlere rahatça erişimi için atılması gereken adımları da tek tek belirledi. Uysal'a göre öncelikle enflasyonun ve faizin düşürülmesi gerekiyor.
Enflasyonun, en adaletsiz vergi olduğunu vurgulayan Uysal, 'Reel yatırımları da engellemektedir. Enflasyon, mutlaka yüzde 5 ve altına çekilmelidir. Böyle olduğunda konut, işyeri ve otomobil için kredi faizleri de yüzde 6-7 düzeyinde oluşacaktır. Başta üst gelir gruplarından alınacak ilave vergiler olmak üzere sağlam kaynaklardan 'sosyal dengeleme kaynak havuzu' oluşturulmalı, bu havuz alt ve orta gelir gruplarının konut ve eğitim ihtiyaçları için kullanılmalıdır' dedi.
Sosyal dengeleme vergisi
Uysal, sosyal dengeleme kaynak havuzunun, yeterli sayıda sosyal konutun inşa edilmesinde kullanılması ile konutun yatırım aracı olmaktan çıkarılabileceğini, böylece tasarrufların üretken yatırımlara yönlendirilebileceğini söyledi. Uysal, 'az kazanandan az, çok kazanandan çok' ilkesi uyarınca vergide adaletin sağlanmasının gerekliliğine de işaret ederek, bu amaçla üst gelir gruplarında vergi oranlarının artırılmasını, 'sosyal dengeleme vergisi' adı altında ek vergi tahsilatının önünün açılmasını önerdi.
Uysal, vatandaşın nefes alabileceği sürdürülebilir bir ekonomi için 'Nereden buldun?' yasasının da önemli olduğunu vurgulayarak, 'Bu yasa çerçevesinde kaynağı açıklanamayan mal-mülk ve paranın da 'sosyal dengeleme kaynak havuzu'na aktarılması gerekir. Temiz bir toplum inşası için de bu adım çok önemli' görüşünü dile getirdi.
On binlerce konut boş
Uysal, dolaylı vergilerin ağırlıkta olduğu, adil olmayan bir vergi sistemiyle toplanan kaynaklarla altyapısı hazırlanmış (su, kanalizasyon, elektrik gibi) ama kentlerde boş tutulan konutlara dikkati çekerek, 'Bu konutlardan, her yıl olası kiralanma durumunda alınacak düzeyde vergi toplanarak 'sosyal dengeleme kaynak havuzu'na aktarılmalıdır' dedi.
Uysal, kola, enerji içecekleri gibi bazı ürünlerden hem halk sağlığını korumak hem de havuza koymak üzere sosyal dengeleme vergisi alınabileceğini ifade etti.
ÖTV kaldırılmalı
Uysal, sosyal adalet ve dengeleme için emekliler, ücretli çalışanlar ve küçük esnafa yönelik yeni ve özel düzenlemeler yapılmasının önemine dikkat çekerek, 'Orta ve alt gelir grubundaki vatandaşların konut, küçük esnafın işyeri kirasından kurtarılması lazım. Bu da Türkiye'de vergi alanında önemli ve radikal bazı düzenlemelerin yapılmasını gerektiriyor. Otomobillerde, Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) makul bir motor büyüklüğüne kadar kaldırılması gerekir. Bu, çok önemli bir aşamayı oluşturur' diye konuştu.
Kayıt dışı ile mücadele
Uysal, kayıt dışı ile mücadele için nakit para kullanımının yerine yerli/milli nitelikte geliştirilecek kartlı ödeme sistemine geçilmesini de önerdi.
Uysal, şöyle devam etti:
'Bu şekilde tamamen kayıtlı hale gelecek ekonomide ayrıca hem vergi oranlarının düşürülmesi hem de vergi tahsilatının artması mümkün olabilecektir. Böylece kamunun gelirleri artacak, borçlanma ihtiyacı düşecek, faize giden tutar gerileyerek sosyal harcamalara ayrılabilecek kaynak artacaktır.'
Uysal, harcamalar yönünde özellikle kamuda, devlet dairelerinde, yerel yönetimlerde etkin, saydam ve sonuçları net olarak ölçülebilen tasarrufun önemli olduğunu söyledi. Uysal, 'Bu ülkenin temel sorunu kaynak yetersizliği değil, ahlak yetersizliği ile adaletsiz bölüşümdür' dedi.




