İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye’deki ekonomik ve toplumsal sorunların birbirinden kopuk olmadığını savundu. Krizlerin temelinde, kendi değerlendirmesine göre, tek adam yönetiminden kaynaklanan bir yönetim sorunu bulunduğunu belirten Dervişoğlu; ekonomi, akademi, yargı, spor ve toplumsal yaşamın bu durumdan etkilendiğini söyledi.

Deprem Konutlarına Yüzde 74 İndirim: Son Tarih Açıklandı
Deprem Konutlarına Yüzde 74 İndirim: Son Tarih Açıklandı
İçeriği Görüntüle

Dervişoğlu, ekonomik sıkıntılarla sosyal çözülmeyi, spordaki sorunlarla fon tartışmalarını ve beyin göçüyle adaletsizlik duygusunu aynı tablonun parçaları olarak nitelendirdi. İYİ Parti’nin siyasi varlığını 2017’deki başkanlık referandumuna yönelik itirazıyla ilişkilendiren genel başkan, partisinin tek adam yönetimine ve devletin bir kişiyle özdeşleştirilmesine karşı çıktığını kaydetti.

Dervişoğlu’ndan yönetim ve denetim eleştirisi

Konuşmasında partisinin temel hedefinin mevcut yönetim biçimini sona erdirmek olduğunu dile getiren Dervişoğlu, bu konunun pazarlığa açık olmadığını ifade etti. İktidar içindeki grupların hesaplaşmalarına taraf olmayacaklarını belirterek, siyasi tartışmalarda kendilerine sunulan haberlerin arka planını sorguladıklarını söyledi.

Son fon tartışmasına da değinen Dervişoğlu, olayın üzerinden neredeyse iki ay geçtiğini belirtti ve sorumluluğu bulunduğunu öne sürdüğü kamu görevlileri, siyasetçiler ve medya mensuplarının kamuya hesap vermesi gerektiğini savundu. Bu dosyayla bağlantılı olduğu iddia edilen 50-60 milletvekili, vali, hâkim ve üst düzey bürokrat bulunduğuna ilişkin sözleri aktararak, listelerin yetkililerin elinde olması hâlinde kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu. Bu iddiaları konuşmasında gündeme getiren Dervişoğlu, iktidara yakın kişilerin hesap vermekten muaf tutulduğu yönünde eleştiriler yöneltti.

Türkiye’de yönetimin bürokrasiye dayandığını ileri süren İYİ Parti lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yolculuğunu çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemleri üzerinden değerlendirdi. Erdoğan’ın önce bürokratik oligarşiye karşı çıktığını, daha sonra kendi bürokratik yapısını oluşturduğunu ve bugün bu yapının etkisi altında kaldığını iddia etti. Dervişoğlu ayrıca muhalefetin olası cumhurbaşkanı adaylarının baskı gördüğünü, medya, iş dünyası ve sivil toplum üzerindeki baskının arttığını savundu.

Demokratik düzende siyasetçilerin millete, kamu görevlilerinin ise hukuka ve kamu yararına karşı sorumlu olması gerektiğini söyleyen Dervişoğlu, mevcut sistemde makamların korunmasının karşılıklı iktidar desteğine bağlandığını öne sürdü. Bu durumu, millet iradesinin yerine belirli grupların etkisinin geçmesi ve vesayetin güçlenmesi olarak tanımladı.

Mekke Anlaşması ve yaklaşan miting gündeminde

Dervişoğlu, İmralı süreci ve PKK ile ilgili politikaları da eleştirdi. İktidarın devamı için savaş ve barış tercihleri arasında tutarsızlık gösterildiğini ileri sürdü; şehitlerin ve vatan toprağının siyasi hesaplara konu edilmemesi gerektiğini belirtti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na karşı olduklarını söyleyen Dervişoğlu, Türk askerinin Suudi Arabistan’ın çıkarları için kullanılmasına yönelik kaygılarını dile getirdi.

Konuşmasında, “Çerçeve Yasa” olarak nitelendirdiği düzenlemeye de karşı çıkan Dervişoğlu, siyasi tutumların ve geçmişte savunulan değerlerin iktidar hesapları doğrultusunda değiştirilmesine itiraz etti. İYİ Parti’nin Cumhuriyet’in kanunlarını, millet iradesini ve insan haysiyetini savunacağını belirterek, bu mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi. İktidarın 25 yıllık dönemin sonunda kendi seçmenini, bürokratlarını ve ülkeyi yıprattığını da öne sürdü.

1950’de tek parti iktidarının yönetimi sandık yoluyla devretmesini hatırlatan Dervişoğlu, iktidar sıralarındaki milletvekillerine ve kamu görevlilerine sorumluluk alma çağrısı yaptı. Fon tartışmasında rolü bulunanların Meclis’te ortaya çıkarılması gerektiğini savundu. Konuşmasının sonunda Orhun’dan aktardığı ifadelerle Türk milletinin töresinin ve devlet egemenliğinin korunması gerektiğini vurguladı.

Dervişoğlu, 7 Kasım Cumartesi günü Trabzon’da düzenlenecek mitinge vatandaşları davet etti. Ayrıca BM kapsamında bu yıl Antalya’da ele alınacak COP31 Zirvesi sırasında, İYİ Parti’nin iklim değişikliğine hazırlık yaklaşımını bir manifesto ile açıklayacağını bildirdi. Partisinin iklim değişikliği dâhil Türkiye’nin meselelerine yönelik politikalarla ülkeyi yönetmeye hazır olduğunu söyledi.

Kaynak: ANKA