(ANKARA) - İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Gülistan Doku ve Dorukan Büyükışık dosyaları üzerinden devlet kurumlarının işleyişine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Çömez, 'Bir sistem kalmamış. Kontrol edecek, denetleyecek. 'Bir dakika burada hata yapıyorsunuz', diyecek bir sistem kalmamış. Ve Gülistan Doku üzerinden biz bugün 23 yıldır bu ülkeyi yönetenleri bir kez daha anlıyoruz ki, sistemi de devleti de çürütmüşler, kokuşturmuşlar ve demokrasi, insan hakları, özgürlükler, hukukun üstünlüğü, şeffaf devlet anlayışı ayaklar altına alınmış.' dedi.
Çömez, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Gülistan Doku dosyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çömez, Doku'nun yalnızca bir örnek olduğunu belirterek, Türkiye'de benzer çok sayıda olayın aydınlatılamadığını belirtti. Çömez, şunları söyledi:
'Aslına bakarsanız Gülistan sadece bir örnek. Kim bilir ne kadar Gülistanlar var bu ülkede bilemediğimiz. Çünkü devlet aygıtı kalmadı orta yerde. Devletin kurumları çöktü. İşte birkaç gün önce ortaya çıkan bir başka belge. Dorukan Büyükışık. Dorukan bir inşaatta cesedi bulundu. Babası da bir komutandı. Bir generaldi. İzmir Narlıdere'de bir inşaatta cesedi bulundu. Hemen polisler geldiler. Bu bir intihardır dediler. Rapor tuttular. Ardından Adli Tıp hemen bir rapor hazırlandı. İntihardır. Acılı baba aynen Gülistan'ın ailesi gibi olayın peşine düştü. Olayın olduğu tarih 13 Mayıs 2018 ve bütün bu sahte belgelerle takipsizlik kararı verilmiş olan o olayın üzerinden tam 6 yıl geçtikten sonra baba adalet savaşı kazanıyor ve bütün bunların bir kurgu olduğunu devlet içerisine çöreklenmiş bir çete ve İzmir'deki devleti arkasına almış iş dünyasıyla beraber bir iş adamı ile beraber kurumları nasıl çökerttiğini belgeliyor. Şu anda polisler içeride. Adli Tıp Kurumu ile ilgili de soruşturma yapılıyor.
Devlet kurumları yönetilmiyor değerli arkadaşlar. Devlet kurumları savruluyor ve maalesef devlet kurumlarının içerisine girmiş virüsler bütün kurumları tek tek enfekte etmiş ve çürütmüş. Ve ne yazık ki bu tek adam rejimi ülkeyi Ankara'dan idare ederken ülkenin farklı yerlerinde tek adamcıklar türetmiş. O tek adamcıklar aynen bir tek adam rejimi gibi kendilerini tek yetkili kabul etmişler ve devlet kurumlarını istedikleri gibi yönetmeye başlamışlar.
Burada asıl vahim olan şu; sistem çökmüş. Bir ülkede vali haksızlık yaparsa sistemin ilk halkasında yakalanır ve gereği yapılır. Zaten yapamaz da velev ki tevessül etti diyelim. Fakat burada bütün halkalar kokuşmuş. Emniyeti, istihbaratı, hastanesi, başhekimi, valiliği, koruma polisleri hepsi... Çünkü bir sistem kalmamış. Kontrol edecek, denetleyecek. Bir dakika burada hata yapıyorsunuz diyecek bir sistem kalmamış. Ve Gülistan Doku üzerinden biz bugün 23 yıldır bu ülkeyi yönetenleri bir kez daha anlıyoruz ki sistemi de devleti de çürütmüşler, kokuşturmuşlar ve demokrasi, insan hakları, özgürlükler, hukukun üstünlüğü, şeffaf devlet anlayışı ayaklar altına alınmış.
Hepimize düşen tarihi bir bir sorumluluk var. Sadece biz siyasetçilere değil, aynı zamanda aydınlara, aynı zamanda bu ülke için mücadele eden herkese, aynı zamanda bütün Türkiye'ye, AKP'ye oy vermiş, diğer partilere oy vermiş herkese düşen tarihi bir sorumluluk var. Gelin bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıralım. Bu ceberrut düzenden, bu kokuşmuş, bu çürümüş düzenden bu ülkeyi gelin hep beraber kurtaralım. Bakın biz bunu bugün yapmazsak bu çürümüş düzenin altında hepimiz kalacağız. Güristan göçtü gitti. Güristan acılarıyla beraber arkasında pek çok soru işaretleri bıraktı. Ailesi gözyaşlı, annesi, ablası gözyaşlı. Bize düşen Güristan'ın hatırasına sahip çıkmak, adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun diyebilmek ve devlet kurumlarını yeniden ayağa kaldırabilmek. İşte biz İyi Parti ailesi olarak başta genel başkanımız Sayın Dervişoğlu olmak üzere bütün kadrolar devleti restore etmek, devleti yeniden ayağa kaldırmak, bu ülkede bütün toplum kesimlerini kucaklaştırmak, barıştırmak, ülkeyi olması gerektiği gibi yönetmek, demokrasinin kurum ve kurallarını işletmek, hukukun üstünlüğünü tesis etmek, devlet kurumlarını şeffaf ve denetlenebilir hale getirebilmek ve ülkeyi topyekün, refah, güven ve huzur ülkesi halinde getirebilmek için çalışıyoruz ve gayretlerimiz bundan sonra da devam edecek.'