(İZMİR) - İzmir'de 30 Ekim 2020'de meydana gelen ve 117 kişinin yaşamını yitirdiği depremin 6'ncı yılında, Bayraklı'daki 30 Ekim Deprem Anıtı önünde anma töreni düzenlendi. Hayatını kaybedenlerin yakınları, saat 14.51'de anıta karanfil bırakarak sevdiklerini andı. Törende konuşan İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, depremzedeler için hak takip masası kurulmasını isterken; DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'Önce insan deyin, önce adalet deyin' çağrısında bulundu.
İzmir'de 30 Ekim 2020'de Seferihisar açıklarında saat 14.51'de, meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem, kentte derin izler bıraktı. Depremde 117 kişi hayatını kaybederken, 1034 kişi yaralandı. Çok sayıda bina yıkıldı veya hasar gördü. Sarsıntının ardından Seferihisar'ın Sığacık Mahallesi'nde tsunami yaşanırken, en büyük yıkım merkez üssünden yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki Bayraklı ve Bornova ilçelerinde meydana geldi.
Depremin 6'ncı yılında İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) öncülüğünde, Bayraklı ilçesindeki Hasan Ali Yücel Parkı'nda bulunan 30 Ekim Deprem Anıtı önünde anma töreni düzenlendi. Törene DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, depremde yaşamını yitirenlerin aileleri ve yakınları, depremzedeler ile vatandaşlar katıldı.
SAAT 14.51'DE KARANFİLLER ANITA BIRAKILDI
Depremin meydana geldiği saat olan 14.51'de, yaşamını yitiren 117 kişi anısına 30 Ekim Deprem Anıtı'na karanfiller bırakıldı. Hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu ve dualar edildi. Anma programında Rıza Bey Apartmanı'nda bulunan diş polikliniğinde depreme yakalanan ve 27 yaşında yaşamını yitiren Zarife Doğan'ın babası Kamil Doğan, kızının anıttaki ismini öptü. Doğan, 'Kızımı öpemiyorum, ismini öpeceğim. Bu acıyı yaşatanlar duysun sesimizi, onların ensesinde nefesimiz' diyerek adalet talebini dile getirdi. Acılı baba, 'Evlatlarınızı bugün bizim için gözlerinden öpün' sözleriyle seslendi.
ÖZKAN: 'O GÜN YALNIZCA BİNALAR YIKILMADI'
Anma töreninde konuşan İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, depremin üzerinden altı yıl geçmesine rağmen kayıpların acısının dinmediğini belirterek şunları söyledi:
'6 yıl önce bugün birkaç saniye içinde hayatlarımız değişti. Evlerimiz yıkıldı, aileler parçalandı, anneler evlatsız, evlatlar annesiz ve babasız kaldı. Kimi sevdiklerine ulaşabilmek için enkaz başında saatlerce bekledi. Kimi bir daha hiç kavuşamayacağı yakınlarının haberini bekledi. O gün yalnızca binalar yıkılmadı. Hayaller, hatıralar, ailelerin gelecek planları da enkaz altında kaldı. Bugün burada bıraktığımız her karanfil, kaybettiğimiz bir canımızın hatırasıdır. Her birinin yarım kalan bir hikâyesi, geride bıraktığı bir ailesi, sevenleri ve özlemi var. Aradan 6 yıl geçse de onların yokluğuna alışılmıyor. Takvimler ilerliyor ama acı insanın içinde aynı yerde duruyor. Onları yalnızca bugün değil, her gün hatırlıyoruz.'
'EVLERİNE KAVUŞMAYI BEKLERKEN HAYATLARINI KAYBETTİLER'
Bazı depremzedelerin yeni konutlarına kavuşamadan hayatlarını kaybettiğine dikkat çeken Özkan, şöyle devam etti:
'Bugün bir başka acıyı dile getirmek istiyoruz. Depremde evlerini kaybeden bazı vatandaşlarımız, yeniden yapılacak evlerine kavuşmayı beklerken hayatlarını kaybetti. Bir gün yuvalarına döneceklerini, yeniden mahallelerinde yaşayacaklarını umut ettiler fakat o günleri göremediler. Bugün onların da adını, hatırasını ve yarım kalan umutlarını unutmamalıyız. 6 yıldır mahallesine, evine, okuluna kavuşmayı bekleyen ailelerimiz var. Çocuklar büyüdü, hayatlar değişti. İnsanlar yalnızca evlerini değil, komşularını, sokaklarını, alıştıkları yaşamı kaybetti. Üstelik bu bekleyişin ekonomik yükü de her geçen gün ağırlaşıyor. Yükselen kiralar, yetersiz kalan kira yardımları ve geçim sıkıntısı depremzedelerimizi eziyor. İnsanlar bir yandan evlerine kavuşmayı beklerken diğer yandan hayatlarını sürdürebilmek için mücadele ediyor.'
'BİLİMSEL PLANLAMA VE ETKİN DENETİMLE FELAKETLER ÖNLENEBİLİR
Deprem gerçeğine karşı bilimsel planlama, güvenli yapılaşma ve etkin denetimin önemini vurgulayan Özkan, 'Biz bugün yalnızca acılarımızı anlatmak için değil, bu acıların bir daha yaşanmaması ve geride kalanların daha fazla mağdur edilmemesi için konuşuyoruz. Depremi engelleyemeyiz. Ancak bilimsel planlama, güvenli yapılaşma, etkin denetim ve hazırlıkla yıkımın felakete dönüşmesini önleyebiliriz. Marmara'dan Van'a, Elazığ'dan İzmir'e ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerine kadar yaşadığımız her felaket bize bunu gösterdi' ifadelerini kullandı.
DEPREMZEDELER İÇİN HAK TAKİP MASASI TALEBİ
İzmir'de depremin ardından başlatılan yeniden yapılanma sürecinde sorunların devam ettiğini ifade eden Özkan, sözlerini şu şekilde tamamladı:
'İzmir'de hâlâ başlamayan inşaatlar, sözleşmelerine rağmen ek ücret talepleri, yarım kalan projeler ve iskân sorunları var. Vatandaşlarımız haklarını ararken uzun süren hukuki mücadelelerin endişesini yaşıyor. Bu nedenle depremzedelerin hukuki ve teknik destek alabileceği, ilgili kurumlara ulaşabileceği ve başvuruların sonuçlarını takip edebileceği bir depremzede hak takip masası kurulmasını talep ediyoruz. Konutların tamamlanması için çeşitli taleplerimiz var. Bunlar ayrıcalık değil, 6 yıldır bekleyen insanların hayatlarını yeniden kurabilmeleri için gerekli adımlardır. Buradan bütün yetkililere çağrımızdır: Kaybettiğimiz canları anmak kadar geride kalanların sorunlarını çözmekle de sorumluyuz. Depremzedeleri yalnızca yıl dönümlerinde hatırlamayın. Bekleyen konutları tamamlayın, ekonomik yüklerini hafifletin ve haklarını koruyacak mekanizmaları hayata geçirin.'
BABACAN: 'HÂLÂ ADALET YERİNİ BULMUŞ DEĞİL'
Anma törenine katılan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da depremde yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek, altı yıl geçmesine rağmen sorunların çözülememiş olmasını eleştirdi. Babacan, yaşanan acıların bir daha tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
'Altı yıl sonra burada hâlâ bazı problemlerin devam ediyor olması, hâlâ bazı sıkıntıların çözülmemiş olması gerçekten bizi çok üzdü. Kaybettiğimiz canlarımızı yerine getirmek maalesef mümkün değil. Allah hepsine gani gani rahmet eylesin. Hepsinin mekânları cennet olsun inşallah. Ateş düştüğü yeri yakıyor, kolay değil. O acıyı ailede yaşamayınca anlatmak da kolay değil, anlamak da kolay değil. Ancak bütün bu olanlar, bu altı yıl önce yaşadığımız deprem ders olsa, ileriye doğru gerçekten sağlam tedbirler alınsa, güzel işler olsa belki bir nebze de olsa acılar hafifleyecek. 'Biz evladımızı, bacımızı, anamızı, babamızı kaybettik ama tedbirler alındı, artık böylesine büyük acılar inşallah yaşanmaz bu ülkede' diye hepimizin içi rahat olsa belki gerçekten daha farklı bir ortamda olacaktık bugün. Ama öyle anlıyoruz ki üzerinden altı yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ mahkemeler devam ediyor. Hâlâ hak yerini bulmuş değil, hâlâ adalet yerini bulmuş değil. Meselenin aslında özüne bakarsak şunu görüyoruz: Adalet, adalet, adalet.'
'DEPREM ÖLDÜRMÜYOR, TEDBİRSİZLİK ÖLDÜRÜYOR'
Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Babacan, şöyle devam etti:
'Önce insan demeden, önce adalet demeden bu sorunların çözülmesi de mümkün olmuyor. Canlarını kaybedenlerimiz için adalet arayışını bugün gördüm. Adalet feryadını, arzusunu burada tekrar gördüm. Oturduğu evi, iş yaptığı dükkânını kaybedenler için hâlâ bir adalet feryadı olduğunu, hâlâ bir adalet arayışı olduğunu burada tekrar gördüm, bizzat yaşayanlardan dinledim. Gerçekten bir devletin varlık sebebi varsa bunun en önemli sebebi, en önemli gerekçesi adaleti yerine getirmek. Deprem demek sadece yıkılan binaları yeniden inşa etme çabası demek değil. Deprem demek aynı zamanda bu acılar bir daha yaşanmasın diye bugün adalet tecelli etsin, hak yerini bulsun, suçu olan cezasını çeksin ki bundan sonra bu acılar bir daha yaşanmasın demek. Ülkemiz deprem ülkesi. Türkiye'nin pek çok ili her an büyük depremlerle karşı karşıya kalabilecek bir ülke. Çok hızlı davranmak gerekiyor. Çünkü deprem öldürmüyor, tedbirsizlik öldürüyor. Usulüne, yönetmeliğe uygun yapılmayan binalar öldürüyor. Kaza geliyorum demiyor ama deprem geliyorum diyor. Onun için bugünden tezi yok, yapılması gerekenlerin artık ertelenmemesi lazım. Adaletin hızlı işlemesi lazım. Adaletin acele etmesi lazım. İhtilaflar hak sahipleriyle müteahhitler arasında olabilir. İhtilaflar belediyeyle ya da devlet kurumlarıyla vatandaşlarımız arasında olabilir ama geciken adalet, adalet değil.'
'ŞU RANT GÖZLÜKLERİNİZİ ATIN BİR KENARA'
Deprem sonrası yeniden yapılanma süreçlerinin yalnızca inşaat ve ekonomik kazanç üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Babacan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
'Mesele depremse bunu bir binadan ibaret görenler, sadece beton, demirden ibaret görenler, deprem olunca o rant gözlüğünü takanlar var ya, buradan İzmir'den onlara tekrar sesleniyorum: Şu rant gözlüklerinizi atın bir kenara. Önce insan deyin, önce adalet deyin, gerisi olur. Gerisi hem telafi edilir hem de hızlı bir şekilde kayıpların telafisi için adımlar atılır, yapılacaklar yapılır. Acı büyük, acıyı bizzat hanesinde, evinde yaşayanların ne hissettiğini anlamamız, en azından o acıyı yaşamayanlar için mümkün değil. Kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımıza Allah'tan gani gani rahmet diliyorum. Kederli, acılı ailelere tekrar tekrar başsağlığı diliyorum. Allah sabır versin inşallah. Ama buradaki feryadın şöyle biraz olsun dinmesi, biraz olsun insanlarımızın yüreğine su serpilmesi için de yine önce adalet, önce adalet, önce adalet diye sözlerime son vermek istiyorum. Allah bir daha böyle büyük acıları memleketimize göstermesin. Böyle büyük acıları İzmir'e göstermesin. Allah beterinden korusun diyorum.'
BABACAN DEPREMZEDE AİLELERLE GÖRÜŞTÜ
Babacan, anma töreninde depremde yakınlarını kaybeden aileler ve depremzedelerle de bir araya geldi. Ailelerle görüşen Babacan, yaşadıkları sorunları ve taleplerini dinledi.




