Yurt

Kadın ve erkekler arasındaki ücret eşitsizliği vitrinle görünür kılındı

İstanbul'da bir alışveriş merkezinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında hazırlanan vitrin düzenlemesi, kadın ve erkek çalışanlar arasındaki ücret farkını görünür kılmayı amaçlıyor. Aynı kıyafetleri giyen iki mankenin maaş etiketlerinde yüzde 22'lik fark gösterilerek 'eşit işe eşit ücret' talebine dikkat çekiliyor.

(İSTANBUL) - İstanbul'da bir alışveriş merkezinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında hazırlanan vitrin düzenlemesi, kadın ve erkek çalışanlar arasındaki ücret farkını görünür kılmayı amaçlıyor. Aynı kıyafetleri giyen iki mankenin maaş etiketlerinde kadınlar aleyhine yüzde 22'lik fark gösterilerek 'eşit işe eşit ücret' talebine dikkat çekiliyor.

İstanbul'da bir alışveriş merkezi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında cinsiyet temelli ücret eşitsizliğine dikkat çeken bir farkındalık çalışması hazırladı. AVM'deki kurulan özel vitrin düzenlemesiyle kadın ve erkek çalışanlar arasındaki maaş farkının somut bir kurgu üzerinden görünür kılınması amaçlanıyor. 

Hazırlanan vitrinde üzerindeki kıyafetler aynı olan kadın ve erkek iki manken yan yana yer alıyor. Ancak vitrinde, mankenlerin yanında yer alan 'maaş etiketi' dikkati çekiyor. Kıyafetlerin fiyatı aynıyken, maaş bölümünde kadın ve erkek arasında yüzde 22'lik fark gösteriliyor. Böylece eşit koşullarda çalışan kadınların daha düşük ücret aldığı gerçeği sembolik anlatımla ziyaretçilere gösteriliyor.

Dünya genelinde yapılan araştırmalar, özel sektörde aynı pozisyonda çalışan kadınların erkeklere kıyasla ortalama yüzde 22 daha az ücret aldığını ortaya koyuyor. Türkiye'de de kadınların iş gücüne katılım oranının düşük olması, kayıt dışı çalışma ve cam tavan gibi yapısal sorunlar ücret eşitsizliğini derinleştiren başlıca faktörler arasında gösteriliyor.

8 Mart kapsamında hazırlanan vitrin uygulamasıyla, alışveriş merkezini ziyaret edenlerin dikkatinin 'eşit işe eşit ücret' talebine çekilmesi amaçlanıyor. Çalışma, ücret eşitsizliğinin gündelik hayatın içinde ne kadar görünmez ama yaygın bir sorun olduğunu hatırlatmayı hedefliyor.

Uzmanlar ise ücret eşitsizliğinin yalnızca bireysel tercih ya da performans farklarıyla açıklanamayacağını, bunun daha çok toplumsal cinsiyet rolleri, bakım emeğinin kadınların üzerine yüklenmesi ve iş yaşamındaki ayrımcı pratikler ile bağlantılı yapısal bir sorun olduğunu vurguluyor. Kadın örgütleri ise yıllardır eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma ve şiddetsiz bir yaşam taleplerini dile getiriyor.

8 Mart öncesinde hazırlanan bu tür sembolik çalışmaların, kadınların iş yaşamındaki eşitsizliklerine dikkat çekmesi açısından önemli olduğu belirtilirken, kalıcı çözümün ise yasal düzenlemeler, şeffaf ücret politikaları ve ayrımcılıkla mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesi ile mümkün olabileceği ifade ediliyor.