Haber: Gökdeniz CAN
(ISPARTA) - Türkiye'nin kiraz üretiminde önemli merkezlerinden biri olan Isparta'nın Uluborlu ilçesinde üreticilik yapan Murat Çerçilli, 'Para kazandırmayan bir ürünü üretmenin anlamı kalmıyor. Böyle giderse ağaçlarımızı köklemek zorunda kalacağız' dedi.
Türkiye'nin kiraz üretiminde önemli merkezlerinden biri olan Isparta'nın Uluborlu ilçesinde üreticiler yeni hasat sezonuna umut yerine kaygıyla başladı. Artan gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri karşısında açıklanan alım fiyatlarının yetersiz kaldığını belirten üreticiler, mevcut şartların devam etmesi halinde kiraz üretiminin sürdürülebilir olmaktan çıkacağını ifade ediyor.
Yaklaşık 30 yıldır kiraz üreticiliği yapan Murat Çerçilli, geçmiş yıllarda kirazdan para kazanabildiklerini ancak son dönemde maliyetlerin kontrol edilemez seviyelere ulaştığını söyledi. Üreticilerin en büyük sorununun alım fiyatları olduğunu belirten Çerçilli, ihracatçı firmaların bölgeye geldiklerinde fiyatları ciddi şekilde düşürdüğünü savundu.
Çerçilli, 'İlk yıllarda para kazanıyorduk ama son zamanlarda maalesef para kazanamaz olduk. İlaç ve gübre fiyatları çok yükseldi. Alıcı firmalar kendi aralarında anlaşıyor. Kemalpaşa'da 300-400 liraya aldıkları kirazı, Uluborlu'ya geldiklerinde 60-70 liraya kadar düşürüyorlar. Bu durum bizi ciddi şekilde mağdur ediyor' dedi.
Mevcut fiyatlarla üretimin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Çerçilli, birçok üreticinin kirazını toplamamayı ya da ağaçlarını sökmeyi düşündüğünü söyledi. 'Bu şartlarda ya kirazı toplamayacağız ya da birkaç gün topladıktan sonra bırakacağız' diyen Çerçilli, 'Para kazandırmayan bir ürünü üretmenin anlamı kalmıyor. Böyle giderse ağaçlarımızı köklemek zorunda kalacağız' ifadelerini kullandı.
Uluborlu kirazının kalite açısından Türkiye'nin en önemli ürünlerinden biri olduğunu belirten Çerçilli, ihracatçı firmaların yüksek kalite beklentisi nedeniyle üreticilerin büyük emek harcadığını ancak karşılığını alamadığını dile getirdi. Bu yıl yaklaşık 18 dekarlık bahçesinden 6 ila 7 ton arasında ürün beklediğini söyleyen Çerçilli, sezon boyunca yaptığı masrafın 150 ila 200 bin liraya ulaştığını belirterek, '60-70 liralık fiyatlarla bu maliyetleri çıkarabilir miyiz onu bile bilmiyoruz. Kara kara düşünüyoruz' diye konuştu.
'İNSANLARIN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ, ÜRETİCİNİN MORALİ BOZUK'
Kiraz ticaretiyle uzun yıllar uğraşan Hüseyin Yetkin de üreticilerin ve işçilerin sezona moralsiz başladığını söyledi. Ekonomik koşulların üreticiyi zorladığını belirten Yetkin, işçilik ücretleri ile ürün fiyatları arasındaki dengenin bozulduğunu ifade etti. Yetkin, 'İnsanların alım gücü düştü, üreticinin morali bozuk. Kiraz fiyatları düşük, işçi ücretleri yüksek. Bu yüzden sezona moraller bozuk giriyoruz' dedi.
Uluborlu Belediyesi tarafından günlük işçi ücretinin bin 250 lira olarak açıklandığını hatırlatan Yetkin, işçilerin ise en az bin 500 lira talep ettiğini söyledi. İşçilik maliyetlerinin üreticiyi zorladığını belirten Yetkin, 'Bir işçi günde 50-60 kilo kiraz toplarsa elde edilen gelirin yarısı işçiye gidiyor. Geri kalan kısım da üreticinin masraflarını karşılamaya yetmiyor. Eğer kiraz fiyatları 40-50 lira seviyelerine düşerse üreticinin eline hiçbir şey kalmaz' ifadelerini kullandı.
Geçen yıl yaşanan don nedeniyle kiraz üretiminin düşük olduğunu, bu yıl ise ürün miktarının arttığını kaydeden Yetkin, bunun da fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Kirazın önemli bir bölümünün ihracata gönderildiğini ancak ihracatçıların yüksek kalite standartları istediğini belirten Yetkin, küçük veya doludan zarar görmüş ürünlerin iç piyasaya yönlendirildiğini ifade etti.
Üreticilerin bu sezon kirazdan elde edecekleri gelirle borçlarını kapatmayı planladığını ancak açıklanan fiyatların beklentilerin çok altında kaldığını söyleyen Yetkin, 'Kiraz iyi tuttu, üreticinin umudu yüksekti. Borçlarımızı öderiz diye düşünüyorduk. Ancak fiyatların konuşulmaya başlamasıyla ciddi bir hayal kırıklığı oluştu. Eğer fiyatlar yükselmezse birçok üretici zarar edecek' dedi.
Uluborlu'da üreticiler, artan maliyetler karşısında kiraz alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesini isterken, sektör temsilcileri ise hem üreticiyi hem de işçiyi mağdur etmeyecek sürdürülebilir bir fiyat politikası oluşturulması gerektiğini ifade ediyor.




