Gündem

Mahir Çayan ve arkadaşları anıldı... Tuncer Bakırhan: 'Bir gün mutlaka Türkiye'de yaşayan bütün halkların ve inançların özgür olduğu, eşit olduğu, demokratik bir sistemi inşa edeceğiz'

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 30 Mart 1972'de Kızıldere'de öldürülen Mahir Çayan ve arkadaşlarını anmak için Karşıyaka Mezarlığı'nda düzenlenen törene katıldı. Bakırhan, 'Mahir yoldaş, çizgin, dayanışma örneğin, devrimci mücadelen bizim de önümüzü aydınlatacaktır. Bizim de mücadele çizgimiz olacaktır. Sizi unutmayacağız, unutturmayacağız ve bir gün mutlaka Türkiye'de yaşayan bütün halkların ve inançların özgür olduğu, eşit olduğu, demokratik bir sistemi inşa edeceğimizin sözünü veriyoruz' dedi.

(ANKARA) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 30 Mart 1972'de Kızıldere'de öldürülen Mahir Çayan ve arkadaşlarını anmak için Karşıyaka Mezarlığı'nda düzenlenen törene katıldı. Bakırhan, 'Mahir yoldaş, çizgin, dayanışma örneğin, devrimci mücadelen bizim de önümüzü aydınlatacaktır. Bizim de mücadele çizgimiz olacaktır. Sizi unutmayacağız, unutturmayacağız ve bir gün mutlaka Türkiye'de yaşayan bütün halkların ve inançların özgür olduğu, eşit olduğu, demokratik bir sistemi inşa edeceğimizin sözünü veriyoruz' dedi.

30 Mart 1972'de Kızıldere'de öldürülen Mahir Çayan ve arkadaşları için, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan Karşıyaka Mezarlığı'nda, Mahir Çayan'ın mezarı başında anma töreni düzenlendi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, anma töreninde yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

'Diyarbakır'da Kürt ne yaşadıysa, Mamak'ta devrimci onu yaşadı. Mazlum nasıl katledildiyse, Mahirler, Denizler de öyle katledildi. İbrahimler de öyle katledildi. Acımız bir, yaramız bir; kurtuluşumuz da bir olacak ve bir olmalıdır. Biz bir olmadığımız müddetçe, birlikte mücadele etmediğimiz müddetçe Mahirlerin ve On'ların bize bırakmış oldukları mirasa doğru sahip çıkmıyoruz demektir. 54 yıl önce Denizleri, Hüseyinleri ve Yusuf'ları idam sehpasından indirmek için Kızıldere'ye gittiler. Kızıldere sadece bir direniş değil, sadece bir mücadele değil; uğruna yaşamını verecekleri kadar onurlu bir dayanışmadır da. Düşünün; Mahir ve On'lar dayanışmayı o kadar önemsiyorlar ki, aynı partide olmasa bile devrimci yoldaşlarını idam sephasından indirmek için yaşamlarını ortaya koyuyorlar.

Kızıldere bir dayanışma mirasıdır. Devrimciler zaten direnir, mücadele eder; ama en iyi dayanışma örneği nerededir derseniz, devrimci mücadele tarihinde Kızıldere'dedir. Onun için bu sorumluluğa layık olmalıyız. Bize verilen bu görevi layıkıyla yerine getirmeliyiz. Mahirlerde devrimci dayanışma soyut bir ilke değil, somut bir pratiktir. Soyuttan somuta, devrimci hareketler ve Kürt özgürlük hareketi birlikte, bir arada yürümek ve mücadele etmek zorundadır.

Bakın, Sayın Öcalan benim de olduğum bir salonda, HDP kongresine bir mesaj yollamıştı. Aynen şöyle diyor: 'Çayan'ın çizgisinin kavgasını yürütüyorum. Çayan'ın çizgisi bana bir emanettir. Benim de HDP'lilere emanetimdir.' Çayan'ın, İbrahimlerin, Mazlumların, Denizlerin çizgisi bugün DEM Parti'de hayat buluyor ve bulmaya devam edecektir. Yine Sayın Öcalan çok önemli bir şey söylemişti: 'Türkiye'de devrimci hareketle Kürt özgürlük hareketi birlikte mücadele etmediği müddetçe başarma şansımız zor.' Dolayısıyla hem Denizlerin hem İbrahimlerin hem Mazlumların mücadelesine sahip çıkmanın yolu, birlikte mücadele etmek ve dayanışmaktan geçiyor.

Bizler dün olduğu gibi bugün de kapımızı dayanışmaya, ortak mücadeleye açıktır. Çünkü bu, Mahirlerin bize bir vasiyetidir. İdam sephasında 'Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği' diyen Denizlerin bize bir vasiyetidir. Ser verip sır vermeyen İbrahim'in bize vasiyetidir. Şimdi kendisine devrimciyim diyen, karanlıkları aydınlatmak isteyen herkes bu vasiyete sahip çıkmalıdır. Bu vasiyete sahip çıkacağımızın sözünü, Mahir yoldaşın mezarı başında bir kez daha yeniliyoruz. Mahir yoldaş, çizgin, dayanışma örneğin, devrimci mücadelen bizim de önümüzü aydınlatacaktır. Bizim de mücadele çizgimiz olacaktır. Sizi unutmayacağız, unutturmayacağız ve bir gün mutlaka Türkiye'de yaşayan bütün halkların ve inançların özgür olduğu, eşit olduğu, demokratik bir sistemi inşa edeceğimizin sözünü veriyoruz.'