Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

(İSTANBUL) - 1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle Mecidiyeköy'den Taksim'e yürümek isteyenlere polis müdahale etti. Biber gazı ve TOMA'dan su sıkılan grup ablukaya alındı. Ablukada konuşan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, 'İşçi sınıfı birleştiğinde, emekçiler güçlerini birleştirdiğinde bizim karşımızda durabilecek hiçbir iktidar, hiçbir yasak, hiçbir barikat yoktur. Bütün engellemelere rağmen burada toplanan sizler aracılığıyla tüm Türkiye işçi sınıfını, bu patronlara teslim olmayan iradeniz nedeniyle bir kez daha yürekten kutluyorum' dedi. Grubun kademeli olarak alandan çıkmasına izin verildi. Çağdaş Hukukçular Derneği'nin yaptığı açıklamaya göre de, saat 14.00 itibarıyla İstanbul'da en az 370 kişi gözaltına alındı.

1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle TİP'in de arasında olduğu birçok siyasi parti ile örgütün Mecidiyeköy'de bir araya gelerek Taksim'e gideceğini duyurmasının ardından kentin çeşitli noktalarında yoğun güvenlik önlemi alındı. Mecidiyeköy'de sabahın erken saatlerinden itibaren barikatlar kuruldu. Ara sokaklardan çıkarak Mecidiyeköy'e ulaşan gruplara polis müdahale etti. Çağdaş Hukukçular Derneği'nin yaptığı açıklamaya göre, saat 14.00 itibarıyla İstanbul'da en az 370 kişi gözaltına alındı.

Öncü Keçeli: Sumud Filosu'nda alıkonulan vatandaşlarımız ve diğer katılımcılar Girit'te karaya çıktı
Öncü Keçeli: Sumud Filosu'nda alıkonulan vatandaşlarımız ve diğer katılımcılar Girit'te karaya çıktı
İçeriği Görüntüle

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, barikatı aşarak Mecidiyeköy'de bir süre ilerledi. Daha sonra grup ablukaya alındı. Burada sıkılan biber gazından ve TOMA'daki sudan Erkan Baş ile milletvekilleri de etkilendi. Burada bekleyen grup adına açıklama yapan Baş, şunları söyledi:

'24 yıldır iktidardalar. Medyayı, emniyeti, yargıyı, bürokrasiyi, devletin tüm aygıtlarını tekellerine aldılar ama bu ülkeyi, halkımızı, işçileri teslim alamadılar, alamayacaklar. Gönlü bizimle birlikte olmasına rağmen bugün bu abluka nedeniyle İstanbul'un dört bir yanında yolları kapatarak, fiilen sokağa çıkma yasağı yaratarak, ulaşım araçlarını engelleyerek, durakları kapatarak bir araya gelmemizi engellemeye çalışanların engellerini aşamadığı için şimdi burada olmayan ama yürekleri bizimle olan tüm Türkiye işçi sınıfına, emekçi halkımıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Biz hem onlar adına buradayız hem onların sayesinde buradayız. Bütün Türkiye'nin 1 Mayıs'ı kutlu olsun. Bugün bir kez daha haksız, hukuksuz; anayasaya, mahkeme kararlarına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına, yasalara aykırı bir biçimde hukuksuzca, yasa dışı yollarla 1 Mayıs'ı kutlamamızı engellemeye çalıştılar. Bugün burada toplanan irade sadece '1 Mayıs yasaklarını tanımıyoruz' demedi. Aynı zamanda bizler bu ülkenin emekçileri, bu ülkenin devrimcileri bu ülkeyi bu kara düzene, bu para babalarının iktidarına, bu patron iktidarına, bu holdinglerin iktidarına teslim etmeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

'Bu memleket bizim'

Buradan herkese ilan ediyoruz. Bu memleket bizim. Bu memleket işçilerin, emekçilerin, alın teri dökenlerin. Bu memleket özgürlük için, eşitlik için, demokrasi için, barış için, adalet için mücadele eden bizlere ait. Bir avuç para babası ve onların iktidarı memleket düzeyinde şu anda kendilerini çok güçlü görebiliyorlar. Biliyoruz ki bizler bu ülkeyi emeğiyle, alın teriyle, onuruyla var eden emekçiler, bizler bir araya geldiğimizde, kol kola girdiğimizde, alın terimizi birleştirdiğimizde bunların bütün yasakları, bütün engellemeleri bizim karşımızda yok hükmündedir. Bugün bu ülkede patronlara hizmet etmek, patronlara daha fazla para kazandırmak dışında hiçbir derdi olmayan bir iktidar tarafından yönetiliyoruz. Daha önce de Türkiye'de böyle iktidarlar olmuştu. Daha önce de Türkiye'de patronlardan aldığı güçle emekçi halka diz çöktürebileceğini, bizi teslim alabileceğini düşünen iktidarlar olmuştu. Biz bu topraklarda 100 yılı aşkın süredir dünyanın değişik yerlerindeki sınıf kardeşlerimizle beraber 1 Mayısları en güçlü, en kararlı, en inatçı hâlimizle tüm yasaklamaları yerle bir eden irademizle kutlamaya devam ediyoruz.

'İş cinayetlerinin hesabını soracağız'

Ben bundan 50 yıl önce Türkiye işçi sınıfını tek vücut hâline getiren, Türkiye'de işçi sınıfının gücünü yüz binlerce emekçiyi bir arada Taksim Meydanı'na toplayarak dosta düşmana ilan eden bizden önceki sınıf kardeşlerimizin, annelerimizin, babalarımızın, dedelerimizin, ninelerimizin bu mücadelede 1977'de, bu mücadele 1996'da kaybettiğimiz tüm işçileri sevgiyle, saygıyla bir kez daha anıyorum. Biz onların yolundan yürüyoruz. Biz onların açtığı yoldan yürüyoruz. Bugün ülkede iktidarı ele geçirenler bizi yurttaş olarak görmüyor. Bugün ülkede iktidarı ele geçirenler; bizi yalnız, çaresiz, köleler olarak görmek istiyor. Bize bu muameleyi yapmak istiyor. İşte Dilovası'ndaki kadın işçiler gibi patronlar 3 kuruş daha fazla para kazansın diye bu ülkede gencecik kadınlar, gencecik delikanlılar patronların önlem almadığı cinayetlerde hayatlarını kaybetsin istiyorlar. İş cinayetlerinde kaybettiğimiz, patronların kâr hırsına kurban ettikleri bütün işçi kardeşlerimizi saygıyla, sevgiyle anıyorum. Mutlaka hesaplarını soracağız.

'Karanlık düzeni mutlaka yıkacağız'

Patronlar çok para kazanıyor. Bizlerin açlığa, yoksulluğa, sefalete doğru sürüklendiği bu ülkede bir avuç asalak sınırsız biçimde para kazanıyor. Biz çocuklarımızı okula aç göndermek zorunda kalıyoruz. Bu ülkede çocuklar, okullarda bütün gün yemek yemiyor, bazı okullarda içecek su bulamıyor. Bizim evlatlarımız adına MESEM denilen cinayet projesinde hayatlarını kaybediyor ama bunların karşılığında bir harami, bir avuç para babası servetlerine servet katıyor. Para babalarının bu karanlık düzenini mutlaka yıkacağız demeye geldik. Bugün buradan bir kere daha ilan ediyoruz. İşçi sınıfı birleştiğinde, emekçiler güçlerini birleştirdiğinde bizim karşımızda durabilecek hiçbir iktidar, hiçbir yasak, hiçbir barikat yoktur. Bütün engellemelere rağmen burada toplanan sizler aracılığıyla tüm Türkiye işçi sınıfını, bu patronlara teslim olmayan iradeniz nedeniyle bir kez daha yürekten kutluyorum. Bizi yasaklarla, bizi hukuksuz uygulamalarla engellemeye çalışıyorlar. Bu ülkenin emekçilerini susturmaya çalışıyorlar. Bu ülkenin emekçilerini baskıyla, zorla teslim almaya çalışıyorlar.

'Maden işçilerine selamlarımızı iletiyoruz'

Buradan sadece Türkiye'ye değil, tüm dünyaya seslenmek istiyorum. Dünyanın üzerinde oluşan o kara ittifak var ya Trumpların, Netanyahuların, Filistin'de bebekleri, çocukları katleden katillerin, İran'da halkın üzerine bomba yağdıran katillerin, Venezuela'da devlet başkanını kaçıran o haydutların Türkiye işçi sınıfının sesini duymasını istiyorum. Bu ülkede sizinle iş birliği içinde olan bir iktidar var. Bu ülkenin kaynaklarını size peşkeş çeken bir iktidar var. Bu ülkede parasını verdiğinizde sizin için her şeyi yapabilecek bir iktidar var ama bu ülkede bu ülkeye sahip çıkacak, bu ülkeyi size teslim etmeyecek emekçiler de var, devrimciler de var. Geride kalan 17 gün boyunca tüm Türkiye'ye umut veren, tüm Türkiye'ye haklı olanın, birleşenin hakkı olanı eninde sonunda alacağını gösteren ve bugün bizim buradaki irademizin bir parçası olan maden işçisi arkadaşlara da İstanbul'dan selamlarımızı, sevgilerimizi, dayanışma duygularımızı iletiyoruz.'

Açıklamanın ardından ablukadaki grubun kademeli olarak alandan ayrılmasına izin verildi. Şişhane-Mecidiyeköy metro istasyonu da bütün girişleriyle işletmeye açıldı.

Kaynak: ANKA