Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve tasarruf finansman sektöründe geçmişte şirket sahibi olarak faaliyet gösteren Mehmet Pamuk, Katılımevim ve fonlara ilişkin son gelişmelerin ardından 2021 yılında tasarruf finansman sektöründe alınan kararların yeniden incelenmesi çağrısında bulundu.

Pamuk, bugün yaşanan sorunların yalnızca güncel şirket yönetimleri veya mevcut soruşturmalar üzerinden değerlendirilmesinin eksik olacağını savundu. 2020-2021 döneminde şirketlerin hangi kriterlerle tasfiye edildiğinin, hangi firmaların faaliyetlerine devam ettiğinin ve müşteri sözleşmelerinin hangi şartlarda devredildiğinin araştırılması gerektiğini belirtti.

Sürecin kökünün 2021’e uzandığını söyledi

Pamuk, 2021 yılında tasarruf finansman sektörüne yönelik yapılan düzenlemelerin bugünkü yapının oluşmasında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

BDDK kayıtlarına göre, 1 Temmuz 2021 tarihli ve 9647 sayılı Kurul Kararı ile tasarruf finansman faaliyeti yürüten 21 şirketin tasfiyesine karar verildi. BDDK ayrıca söz konusu şirketlerin tasfiye işlemlerinin Kurum ve TMSF tarafından bildirilen üyelerden oluşan tasfiye komisyonları tarafından yürütüldüğünü açıkladı.

Pamuk ise sektörün o dönemde çok kısa sürede daraldığını savunarak, “Şirketlerin hangi kriterlerle değerlendirildiği, kimlerin neden devam ettiği, kimlerin neden tasfiye edildiği ve bu kararların ekonomik sonuçlarının ne olduğu bugün bütün açıklığıyla ortaya konulmalıdır” dedi.

Mehmet Muş’a yönelttiği soruyu anlattı

Pamuk, Gaziantep Ticaret Odası’nda gerçekleştirildiğini belirttiği bir toplantıda dönemin Ticaret Bakanı Mehmet Muş’a tasarruf finansman şirketlerinin sayısının azaltılacağı yönündeki söylentileri sorduğunu ifade etti.

Pamuk’un anlatımına göre kendisine, şartları sağlayan şirketlerin faaliyetlerine devam edeceği yönünde yanıt verildi. Pamuk, sonrasında yaşanan gelişmelerin bu sürecin bugün yeniden değerlendirilmesini gerekli kıldığını savundu.

Bu toplantının içeriğine ve aktarılan diyaloğa ilişkin ifadeler Mehmet Pamuk’un anlatımına dayanıyor.

Pamuk Evim sürecini anlattı

Mehmet Pamuk, sahibi olduğu Pamuk Evim’in de düzenleme sürecinden etkilendiğini belirterek, şirkete faaliyetlerini sonlandırmasının söylendiğini öne sürdü.

Pamuk, şirketinin müşterilerine karşı yerine getirilmemiş bir borcu bulunmadığını savunurken, o dönemde BDDK yetkilileri tarafından şirketlerin güç birliği yapmasının da tavsiye edildiğini ifade etti. Bu açıklamalar Pamuk’un kendi değerlendirmeleri olup bağımsız olarak doğrulanmış bir yargı kararı niteliği taşımıyor.

TMSF süreci için inceleme çağrısı

Pamuk, tasfiye sürecinin yalnızca şirketlerin kapatılması açısından değil, müşterilerin sonuçta ne kadar süre beklediği ve ne ölçüde mağduriyet yaşadığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

YENİ Partili Yavuzyılmaz'dan 'fon soruşturması' tepkisi: 'Çözüm AKP'nin iktidardan gitmesidir'
YENİ Partili Yavuzyılmaz'dan 'fon soruşturması' tepkisi: 'Çözüm AKP'nin iktidardan gitmesidir'
İçeriği Görüntüle

BDDK ve TMSF, 2021 yılında tasfiye halindeki 21 şirketten 6’sının sözleşmelerinin Katılım Evim ve İmece Evim’e devredileceğini açıklamıştı. Kurumlar bu yöntemin tasarruf sahiplerinin mağduriyetini azaltmayı amaçladığını belirtmişti.

Pamuk ise yıllara yayılan tasfiye süreçlerinin mali ve sosyal sonuçlarının da ortaya konulmasını istedi.

Katılımevim dosyasına dikkat çekti

Pamuk, Katılımevim’e ilişkin yürütülen güncel soruşturmanın hukuki sonucuna ilişkin peşin hüküm kurulamayacağını vurguladı.

“Bugünkü soruşturmanın hukuki sonucunu peşinen ilan etmiyorum. Bunu yargı belirleyecektir” diyen Pamuk, buna karşın geçmişteki tasfiye ve sözleşme devirleriyle bugünkü gelişmeler arasındaki sürecin bütün yönleriyle incelenmesi gerektiğini savundu.

“Bugünü değil, sistemi sorguluyorum”

Mehmet Pamuk, açıklamalarının kişiler hakkında suçlama amacı taşımadığını belirterek, asıl tartışılması gereken konunun düzenleyici sistem olduğunu ifade etti.

Pamuk, şirketlerin hangi kriterlerle tasfiye edildiği, kimlere ek süre verildiği, sözleşmelerin hangi firmalara devredildiği ve müşterilerin haklarının nasıl korunduğunun belgeler üzerinden açıklanması gerektiğini söyledi.

Sözlerini, “Bugünkü mağduriyetleri yalnızca bugünün meselesi olarak görmeyin. 2021’de atılan adımları, alınan kararları ve oluşturulan sistemi de masaya yatırın” çağrısıyla tamamladı.