Anayasa Mahkemesi (AYM), geçmiş yıllarda eksik ödenen maaşlarını ve faiz alacaklarını tahsil etmek isteyen memurların başlattığı hukuki süreçle ilgili kararını açıkladı. Yüksek Mahkeme, icra takiplerinin yasal düzenleme nedeniyle düşmesinin ardından açılan davaların süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesini hak ihlali olarak değerlendirdi.

Resmî Gazete’de yayımlanan karar, Ankara’nın Haymana ilçesinde bulunan ve daha sonra tüzel kişiliği kaldırılan Çalış Belediyesinde görev yapan memurların maaş alacaklarına ilişkin başvuruları kapsıyor. AYM, idare mahkemelerinin dava açma sürelerini değerlendirirken benimsediği yaklaşımın, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetti.

12 yıllık maaş alacakları için hukuki süreç başladı

Davanın geçmişi, 2002 ile 2014 yılları arasında Çalış Belediyesinde görev yapan bazı memurların eksik ödenen maaşlarına dayanıyor.

Memurlar, farklı aylara ilişkin ödenmeyen maaş tutarları ile bu alacaklara ait faizlerin tahsil edilmesi amacıyla 2014 yılında belediye hakkında ilamsız icra takibi başlattı.

İcra işlemleri devam ederken Çalış Belediyesinin tüzel kişiliği kaldırıldı. Belediyeye ait taşınır ve taşınmaz mallar, alacaklar ve borçlar Haymana Belediye Başkanlığına devredildi.

Devir işleminin ardından Haymana İcra Müdürlüğü, Haymana Belediyesini dosyaya borçlu olarak kaydetti ve ilgili borçların ödenmesi gerektiğini bildirdi.

Yeni düzenlemeyle icra takipleri düşürüldü

Memurların başlattığı icra takipleri devam ederken yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK), hukuki sürecin seyrini değiştirdi.

Haymana Belediyesinin itirazı üzerine icra müdürlüğü, söz konusu düzenleme kapsamında memurların başlattığı icra takiplerinin düşmesine karar verdi.

Bunun üzerine maaş ve faiz alacaklarını tahsil etmek isteyen memurlar, taleplerini idari yargıya taşıdı.

Ancak idare mahkemeleri, davaların açılma sürelerini değerlendirirken icra takiplerinin başlatıldığı tarihleri esas aldı.

Mahkemeler bazı alacakları süre aşımı nedeniyle reddetti

İdare mahkemeleri, memurların icra takibi başlattıkları tarihleri idareye başvuru tarihi olarak kabul etti.

Bu hesaplamaya göre yasal süresi içerisinde talep edildiği belirlenen alacakların ödenmesine karar verilirken süresinde olmadığı değerlendirilen diğer alacaklara ilişkin davalar reddedildi.

Mahkemelerin süre aşımı gerekçesiyle verdiği kararların kesinleşmesinin ardından memurlar, haklarının ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Başvurucular, daha önce hukuken başvurulabilen icra yolunu kullandıklarını ancak sonradan yürürlüğe giren düzenleme nedeniyle alacaklarını tahsil edemediklerini ileri sürdü.

Anayasa Mahkemesi süre hesabını hukuka aykırı buldu

Bireysel başvuruları inceleyen Anayasa Mahkemesi, idare mahkemelerinin dava açma sürelerine ilişkin değerlendirmelerini ele aldı.

Yüksek Mahkeme, memurların maaş alacaklarını tahsil etmek amacıyla başvurdukları ilamsız icra yolunun, işlemlerin başlatıldığı dönemde kullanılabildiğine işaret etti.

Ayrıca ilk icra takiplerinde borca itiraz edilmemesi nedeniyle işlemlerin kesinleştiği ve haciz aşamasına kadar ilerlediği belirtildi.

AYM, idare mahkemelerinin süre hesabı yaparken bu koşulları yeterince dikkate almadığını tespit etti.

Memurların mahkemeye erişim hakkı ihlal edildi

Anayasa Mahkemesi, idare mahkemelerinin dava açma süresinin başlangıcına ilişkin yorumunun öngörülebilir olmadığı sonucuna ulaştı.

Kararda, daha önce başlatılan icra takiplerinin sonradan yürürlüğe giren düzenleme nedeniyle düşmesinin ardından açılan davalarda uygulanan süre hesabının başvurucular üzerinde ağır bir yük oluşturduğu belirtildi.

Yüksek Mahkeme, bu yaklaşımın mahkemeye erişim hakkına yönelik ölçüsüz bir müdahale olduğuna karar verdi.

Bu gerekçelerle memurların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine hükmedildi.

Karar eksik maaşların doğrudan ödenmesi anlamına gelmiyor

Anayasa Mahkemesinin verdiği karar, başvurucuların maaş alacaklarının tamamının doğrudan ödenmesine yönelik bir hüküm niteliği taşımıyor.

TÜRK-İŞ: Ekim ayında yoksulluk sınırı 123 bin 856 liraya, açlık sınırı 38 bin 24 liraya yükseldi
TÜRK-İŞ: Ekim ayında yoksulluk sınırı 123 bin 856 liraya, açlık sınırı 38 bin 24 liraya yükseldi
İçeriği Görüntüle

Yüksek Mahkemenin değerlendirmesi, idare mahkemelerinin süre aşımı nedeniyle verdiği kararların başvurucuların mahkemeye erişim hakkını ihlal edip etmediğine odaklanıyor.

Bu nedenle karar, bütün memurlara yeni bir maaş ödemesi yapılacağı veya geçmiş dönem alacaklarının kendiliğinden hesaplara yatırılacağı anlamına gelmiyor.

Yıllar süren davada hak ihlali kararı açıklandı

Çalış Belediyesinde 2002-2014 yılları arasında görev yapan memurların maaş alacakları nedeniyle başlayan ve 2014 yılında icra takibine dönüşen hukuki süreç, Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararıyla yeni bir aşamaya ulaştı.

Resmî Gazete’de yayımlanan kararda, sonradan yürürlüğe giren yasal düzenlemelerin ardından dava açma sürelerinin değerlendirilmesinde başvurucuların daha önce kullandıkları hukuki yolların dikkate alınması gerektiği ortaya konuldu.

AYM, somut olayda uygulanan süre aşımı yorumunun ölçüsüz olduğuna ve memurların mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi.