Gündem

Meslek Fabrikası direnişi devam ediyor: Aziz Kocaoğlu: 'Belediyenin hakkını gasp etmek için siyaset yapılmaz'

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlatılan direniş devam ediyor. Meslek Fabrikası'nı hayata geçiren eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu, 'Hangi partiden olursan ol. Niye belediye başkanlığı yapıyorsun? İzmirli hemşerilerine hizmet etmek için yapıyorsun. Bunun için siyaset yapılır. Belediyenin malına el koymak için siyaset yapılmaz. Belediyenin hakkını gasp etmek için siyaset yapılmaz. Böyle bir şey olmaz. Bu yanlış bir iştir. Bu yanlış gidiş giderek artıyor' dedi. 

(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlatılan direniş devam ediyor. Meslek Fabrikası'nı hayata geçiren eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu, 'Hangi partiden olursan ol. Niye belediye başkanlığı yapıyorsun? İzmirli hemşerilerine hizmet etmek için yapıyorsun. Bunun için siyaset yapılır. Belediyenin malına el koymak için siyaset yapılmaz. Belediyenin hakkını gasp etmek için siyaset yapılmaz. Böyle bir şey olmaz. Bu yanlış bir iştir. Bu yanlış gidiş giderek artıyor' dedi. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlatılan direniş ikinci gününde devam ediyor. Direnişin başlamasından itibaren alanda olan ve binanın Meslek Fabrikası olarak hayata geçirilmesini sağlayan eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu, yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Meslek Fabrikası'nın çok bileşenli toplumun ihtiyaçlarına göre hizmet üreten bir kurum olduğunu ifade eden Kocaoğlu, şunları söyledi:

'Bu ne ilk ne son olacak. İzmir, 1980'den beri merkezi hükümetler tarafından oy vermediği için cezalandırılan bir kenttir. Bu, günümüzde AKP iktidarı döneminde artarak devam etmiştir. Burası yaklaşık 100 senedir İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin tapulu mülküdür. Sonra burada bir 'kâr payından kar ederse belediye şuralara buralara verecek' diye bir madde vardı. Dönemimizde biz burayı Türkiye Elektrik Kurumu'ndan ve Seçim Kurulu'nun sandık deposu olmaktan alıp, burayı Meslek Fabrikası yapmaya ve restore etmeye karar verdiğimiz zaman toptan ödeme yaparak o şerhi de kaldırdık ve burası restore edilerek Meslek Fabrikası yapıldı. Bu Meslek Fabrikası'nda sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi yoktur. Halk Eğitim buradadır; Sanayi Odası, Ticaret Odası buradadır. Belli başlı sanayicilerin meslek müdürleri, yetkilileri burada ders verirler. Çocuklarla sanayicileri buluşturup nereden ne talep gelirse burada eğitimini yapıyoruz. Burada onların, o işlerin yapılabilmesi için her türlü makine, ekipman alındı, yerleştirildi. Hem pratik yapıyoruz hem teorik yapıyoruz ve memlekete, gençlerimize meslek edindirerek faydalı olmaya çalışıyoruz.

'Belediyenin hakkını gasp etmek için siyaset yapılmaz'

Belediyenin malı vardır, devlet kurumlarına tahsis edilir. Bu ne mantıktır ne iştir? Benim aklım ermiyor. Siyasette, insan ilişkilerinde, kentte adap vardır. Önce edepli olacaksın. Ve eleştirirsin. Ama bunun bir usulü vardır. Niye milletvekilliği yapıyorsun? İzmir'e katkıda bulunmak için. Hangi partiden olursan ol. Niye belediye başkanlığı yapıyorsun? İzmirli hemşerilerine hizmet etmek için yapıyorsun. Bunun için siyaset yapılır. Belediyenin malına el koymak için siyaset yapılmaz. Belediyenin hakkını gasp etmek için siyaset yapılmaz. Böyle bir şey olmaz. Bu yanlış bir iştir. Bu yanlış gidiş giderek artıyor. Keskin sirke küpüne zarar verir. Bu sirke artık giderek keskinleşmiştir. Bunun kimseye faydası yok. Siyaset geçim kaynağı, geçim mesleği değildir. Siyaset hizmet mesleğidir, inanmışlık mesleğidir, özverili meslektir.'

'İzmirliler imece usulü para vererek yaptı'

Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetine geçirdiği diğer yapılar hakkında da konuşan Kocaoğlu, Meslek Fabrikası direnişinin diğer binaların tahliyesinde geri adım attırmayacağına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

'Namazgah Hamamı Hamamda dört duvar yoktu. Biz restore ettik. Egemenlik Binası'nı, İzmir Belediyesi kurulduğu zaman yeri yok, binası yok belediyenin. İzmir'in ileri gelenleri toplanıyorlar, imece usulü herkes para vererek önce arsayı alıyorlar, sonra o Egemenlik Binası dediğimiz binayı, İzmir'in ilk belediye binasını yapıyorlar. Onu İzmirliler yaptı. Onu devlet de yapmadı, belediye de yapmadı. İzmirliler imece usulü para vererek yaptı. O binaya nasıl el koyuyorsun?

'Yatırım yapılmayıp da ayakta duran başka bir kent yok'

Benim siyasi öngörümde bu işten dönmezler. Çünkü gemiyi azıya aldılar. Dönmezler. İzmir'i cezalandıra cezalandıra... İzmirlilere olan 'sümüklü çocuk' dediler, 'faşist İzmir' dediler, 'çelikli' dediler, 'Gavur İzmir' dediler. İzmir ayakta. İzmir Atatürk'ten yana, laiklikten yana, Cumhuriyet'ten yana dimdik ayakta duruyor. İzmir'e kimsenin kurşunu işlemez. Onu böyle bilsin. Bu böyle bir kenttir burası. Kendi göbeğini kendi kesebilen bir kent. Tarımı var, çok çeşitli sanayi var. Oradan vuruyorsunuz, buradan çıkıyor; oradan vuruyorsunuz, bu taraftan çıkıyor. İnsanıyla, eğitimiyle, devletine, milletine bağlılığıyla böyle bir kent. Türkiye'nin en ileri kenti. 81 vilayet içerisinde 80'den bu tarafa tam 45 senedir dayak yiyip de merkezi yönetimden taraf hor görülüp, yatırım yapılmayıp da ayakta duran başka bir kent yok. Bu kenti böyle bilsinler. Bu kente yapılan kötülük bu kentte kalmaz; kötülük yapanların başından geçer.'