(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası önündeki nöbeti beşinci gününde de sürerken, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç alana gelerek destek verdi. Tugay, '3 bin 500 tane mülkü var, gayrimenkulü var vakıfların elinde. 3 bin 501'inciye ihtiyaçları yok. Ellerindeki 3 bin 500'ü önce düzgün kullanmayı öğrensinler. Önce o gasp ettikleri binaların pek çoğunda bugün bomboş atıl durumda olan o binalarda hizmet üretsinler. Yani gerçekten İzmir'e hizmet etmek isteyenler, önce bir şey yapsın, kullanıma açsın ya da kiraya verip de parayı almadıkları, para almayı başaramadıkları yerlerden bir kira almayı başarsınlar. Ondan sonra gelip de İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin mülklerine çökmeye çalışsınlar. Bunu kabul etmeyeceğiz' dedi.

İzmir'de Meslek Fabrikası önünde devam eden nöbetin beşinci gününde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, tesisin hâlâ polis barikatlarıyla kapalı olduğunu belirterek yaşanan duruma tepki gösterdi. Tugay, içeride belediyeye ait yüksek değerli malzemelerin yanı sıra çalışanların ve kursiyerlerin kişisel eşyalarının bulunduğunu ifade etti.

Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile birlikte Buca Şirinyer'de vatandaşlarla bir araya geldiğini ve çok sayıda kişinin yaşanan durumdan rahatsızlık duyduğunu dile getirdiğini aktardı. Vatandaşların belediyeye destek verdiğini söyleyen Tugay, 'İnsanlar bu olayın ne kadar yanlış olduğunun farkında ve belediyenin yanında olduklarını ifade ediyorlar' dedi.

Meslek Fabrikası'nda eğitim alan kursiyerlerin mağduriyet yaşadığını vurgulayan Tugay, bazı vatandaşların içeride kalan malzemelerini alamadıklarını söylediğini belirtti. Bir kamu kurumunun başka bir kamu kurumuna bu şekilde müdahale etmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren Tugay, bunun hem idari hem de hukuki açıdan yanlış bir uygulama olduğunu savundu.

Mahkeme heyetiyle birlikte binada tespit çalışması yaptıklarını aktaran Tugay, geçmiş yıllarda belediye tarafından yapılan yatırımların kayıt altına alındığını ve olası zararların önüne geçilmek istendiğini söyledi. Tugay ayrıca, hem maddi hem de manevi haklarını korumaya devam edeceklerini ifade etti.

Olayın insani boyutuna da dikkat çeken Tugay, çalışanların özel eşyaları ile kursiyerlerin eğitim materyallerinin içeride kaldığını belirterek, 'Bu durum İzmir'in tarihine bir utanç olayı olarak geçmiştir' dedi.

'2017'den beri 9 yıldır burası meslek fabrikası olarak kullanılıyor'

Tugay konuşmasına şu şekilde devam etti:

İçişleri Bakanı Çiftçi, 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan'ı ziyaret etti
İçişleri Bakanı Çiftçi, 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan'ı ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

'Ne yazık ki Türkiye'de ilk defa oldu ama ne yazık ki Türkiye'de hiç olmaması gereken bir şehirde, İzmir'de bu olay gerçekleşti. Türkiye'nin başka yerlerinde de vakıflar kamu mallarına el koyuyorlar ama bunların hiçbirisi bu kadar manevi değeri yüksek yerler değil. Biz buradan herhangi bir para kazanmıyorduk biliyorsunuz. Tamamen ücretsiz bir kamusal hizmet görülüyordu. Ama mesela Yerebatan Sarnıcı'nda, İstanbul'da yani çok ciddi bir gelir elde ediyordu belediye, ondan da ettiler. Tabii Galata Kulesi'nin, Gezi Parkı'nın falan buraları maalesef yani bizce haksız gerekçelerle el koydular buralara da. Ama burada bu binaları yapan vakıflar değil. Bu binaların bu hâle gelmesinde vakıfların hiçbir katkısı yok. Bütün yatırım İzmir Belediyesi tarafından yapılmış.

Ara ara burası DGM mahkemesi falan diyorlar. O DGM mahkemesi olarak kullandığı zamanda da İzmir Büyükşehir'in malıydı burası ve mülkü verilmedi aslında. Sadece geçici olarak tahsis edilmiş ve tahsis eden kişi de on iki Eylül darbesinin getirip belediye başkanı yaptığı kişidir. Normal demokratik yolla seçilmiş bir belediye başkanı, halkın iradesini temsil eden bir belediye başkanı burayı DGM yapmadı. Buranın DGM olması İzmir adına bir utançtır. O asla belediyeye mal edilemez. Bu, o dönemin askeri cunta yönetiminin neslidir. Burası DGM mahkemesi deyip de insanların kafalarını karıştırmaya çalışmasınlar. Askeri cuntanın kararı ve geçici olarak kullanılmış bir şeydir. DGM olduğu dönemde de burada pek çok insanın hayatına acı yüklemiş bir bina hâline getirilmiştir. Ama DGM'nin çıkmasından sonra burasını bir de harap hâle getirdiler. Ondan sonra belediye çok ciddi paralar harcayarak burayı restore etti ve tertemiz bir iş için kullanmaya başladı. İnsanların iş sahibi olması, meslek öğrenmesi, onların eğitimi için kullanılan bir tesise dönüştü. 2017'den beri 9 yıldır burası meslek fabrikası olarak kullanılıyor.

'Halkın sesinin duyulmasını, duygusunun anlaşılmasını bekliyoruz'

Başka hiç kimse hiçbir amaçla kullanmadı. Biz hiçbir zaman bir başkasına vermeyi ya da başka bir amaçla kullanmayı düşünmedik. Yani sadece İzmir'de değil, Türkiye'de de bu anlamda en değerli hizmet veren yerlerden biriydi. Başladığımız noktada olduğumuzu söyledim. Hukuken yaptığımız girişimlerin bir sonuç vermesini umuyoruz ama açıkçası bugüne kadar yapılmış müdahalelere bakınca kısa vadede olumlu bir sonuç alamayacağız gibi görünüyor. Ama tepkimizi göstermeye devam edeceğiz. Bu esnada bizi ziyarete gelen pek çok kişiden birisi de Ahmet Ataç başkanımız, Tepebaşı'ndan geldi sağ olsun. Eskişehir ve İzmir kültürel açıdan, dünyaya bakış açısından, eğitim açısından pek çok açıdan kardeş şehirlerdir. Biz de Eskişehir'de ne zaman olsak kendimizi evimizde hissettik. Onlar da ne zaman gelse bir kardeşimizi, akrabamızı görmüş gibi yakın hissettik. Yürekten teşekkür ediyorum bugün burada olduğu için. Bu insanların, halkın sesinin duyulmasını, duygusunun anlaşılmasını bekliyoruz.

'Bunu kabul etmeyeceğiz'

 O duyarsız, duvar gibi olan, yani devleti yönetmekten ne yazık ki adaletle yönetmekten aciz diyebileceğim insanlar bu yanlışı derhâl durdurmalılar. Ve tekrar burada en azından mahkeme sonuçlanana kadar, devam eden bir mahkeme var, mülkiyete dair açtığımız dava var, o dava sonuçlanana kadar burada hizmetin verilmesine engel olmamalılar. Bu ayıbı temizlemek zorundalar. Bu ayıbı devam ettirmeye çalıştıkları süre boyunca büyüyen bir tepkiyi görmeye devam edecekler. Bunu fark etmelerini diliyorum. 3 bin 500 tane mülkü var, gayrimenkulü var vakıfların elinde. 3 bin 501'inciye ihtiyaçları yok. Ellerindeki 3 bin 500'ü önce düzgün kullanmayı öğrensinler. Önce o gasp ettikleri binaların pek çoğunda bugün bomboş atıl durumda olan o binalarda hizmet üretsinler. Yani gerçekten İzmir'e hizmet etmek isteyenler, önce bir şey yapsın, kullanıma açsın ya da kiraya verip de parayı almadıkları, para almayı başaramadıkları yerlerden bir kira almayı başarsınlar. Ondan sonra gelip de İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin mülklerine çökmeye çalışsınlar. Bunu kabul etmeyeceğiz.

Buna itirazımız bütün kuvvetiyle devam edecek. Burada gerçekten edebimizle, devlete olan saygımızla demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Bundan sonra bu çizgide devam edecek. Belediye hizmetlerimizde hiçbir aksama olmayacak. Bugün ben bütün gün belediyedeydim. Bütün gün Buca'da belediyemizin yaptığı çalışmaları beraberce değerlendirdik. Çok güzel işler yapıyor arkadaşlarımız. Hepimiz gerçekten bu şehre aşığız, çok seviyoruz. Ama burada hiç kimsenin İzmir'in hakkını yemesini kabullenmiyoruz, kabullenmeyeceğiz. Onun için bu şehrin evlatları olarak, bırakın belediye başkanlarını, bu şehrin evlatları olarak bu dik duruşumuz sonuna kadar devam edecek. Diliyorum ve hayal ediyorum, inanıyorum; halkımızın talebini daha da yüksek sesle dile getirmesiyle birlikte bu insanlar da akıllarını başlarına toplayacaklar ve bu yanlışı durduracaklar.'

'Bütün İzmir halkının yanındayız'

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a destek vermek amacıyla İzmir'e geldiğini dile getiren Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 'Eskişehir'le İzmir ikiz kardeş gibidir. Sizin acınız bizim acımızdır. Sizin neşeniz bizim neşemizdir. Ama bu günler tabii ki geçecek. İnsanın ömründe sonsuz olan hiçbir şey yok. Her şey bir zamanı geldi mi bitiyor. Maalesef bu hükümetin ve genel başkanlarının tek derdi var. Ne bu bina, ne İzmir, ne Türkiye, ne halk; sadece Atatürk'le dertleri var. Bu aynı dert, biliyorsunuz, Türkiye'deki bütün statların değişmesine neden oldu. Yani milyarlarca lira para harcanmışsın Atatürk'e. Neyden? Atatürk ismini silebilmek için. En son Eskişehir'deki stadı da ona benzer bir işte halletmeye çalışıyorlar. Ama buradaki konu o kadar önemli ki, bildiğim kadarıyla 9 Eylül'de iki tane askerin şehit olduğu bir nokta burası. Ve hem tarihi değeri, hem Atatürk'ün mirası olması, hem de o gün dökülen kanlardan dolayı çok değerli bir yer. Ben bu davanızda başta başkanımız, Cemil Başkanımız olmak üzere bütün İzmir halkının yanındayız. Sonuna kadar hukuki mücadeleler sürecek. Günün birinde doğru kararlar çıkacağına inanıyorum' dedi.

'Bu bir hukuksuzluktur'

'Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmirlilere miras bıraktığı bu tarihi yapı, bir anda böyle vakıflara devredilmesi kabul edilemez' diyen Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, 'Bu bir hukuksuzluktur. Burada yüz binlerce vatandaşımız, gencimiz, kadınımız burada meslek sahibi oldular ve ailelerine ekonomik olarak katkı sağladılar, kendi geleceklerini şekillendirdiler. Bugün de Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte Buca'da üretici kadın pazarını gezerken birçok kadının burada meslek fabrikasından meslek sahibi olup orada ürettikleri ürünleri satmalarının sebebinin kaynağı, buradaki meslek fabrikasında almış oldukları eğitimden kaynaklı. Yüz binlerce insanın hayatına dokunan, böylesine kıymetli bir yapı, bir anda gelinip de burada vakıflara devredilmesi gerçekten İzmirliler için kabul edilebilir durum değil. Biz umarız bunun en yakın zamanda tekrardan İzmirlilere, İzmirli gençlere ve İzmirli kadınlara ve hayatlarını tekrardan burada bir meslek sahibi edilmeleri şeklinde geri dönmesi noktasında olmasını umuyoruz' şeklinde konuştu.

Nöbete destek için gelen yurttaşlarla da bir araya gelen Tugay, vatandaşlarla tek tek konuştu. Ekonomik sıkıntılarını dile getiren Elveda Ok, Tugay'a pes etmemesi çağrısında bulunarak, 'Allah yolunuz açık etsin, başarılar versin hepinize de yavrularım. El ele verdik mi başaracağız' dedi.

Tugay ise vatandaşların tepkilerine dikkat çekerek, 'Şimdi Buca'da o kadar çok insan bu konuyla ilgili bize ne kadar rahatsız olduğunu, üzüldüğünü söylüyor ki vazgeçmeyin, direnmeye devam edin diyorlar. Biz de yalnız değiliz diyorlar' ifadelerini kullandı.

Tugay ayrıca, sokaktan gelen tepkilerin artmasıyla birlikte daha geniş bir çağrı yapabileceğini belirterek, 'Bir süre sonra sokakta insanları çağıracağım. Kimin itirazı varsa gelsin, burada hep beraber olsun. Buna sebep olan o AKP'li vekiller var ya, onları yuhlasınlar, kınasınlar diye herkese çağrıda bulunacağım. Bulundukları yerden protesto etsinler' dedi.

 

Kaynak: ANKA