(TBMM) - CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, NATO Zirvesi için bazı medya kuruluşlarına akreditasyon verilmediğini belirterek 'Biz o sansürü yapanların, akreditasyonu yapmayanların saray olduğunu çok iyi biliyoruz. Yoksa NATO sizden görüş almadan, sizden bilgi almadan böyle bir ayrımcılığa, böyle bir sansürcülüğe niye başvursun? Bu sansür, bu kapama, bu OHAL, bu sıkıyönetim nereye kadar sürecek' diye sordu.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'deki basın toplantısında, CHP'li belediyelere yapılan operasyon, NATO Zirvesi önlemleri ve bazı basın organlarına akreditasyon verilmemesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emir, muharrem ayının 10. gününe ilişkin değerlendirmesinde, 'Canlarımızın dağıttıkları lokmaların, kaynattıkları aşurelerin Hak katında kabul olmasını diliyoruz ve muharrem ayının tüm insanlığa barış, sevgi, kardeşlik ve adalet getirmesini yürekten diliyoruz' dedi.

EMİR'DEN YARGIYA ÇAĞRI: 'BU DÜŞMAN HUKUKUNDAN VAZGEÇİN'

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösteren Emir, 'Yine alışılageldik bir şekilde bu sabah da yine Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yapılan bir operasyonla uyandık. Alışmayacağız diyoruz. Kabul etmiyoruz diyoruz. Usulsüzdür diyoruz. Sonunda haksız olduğu da ortaya çıkıyor. Hukuksuz olduğu da ortaya çıkıyor. Ama bu uygulamalardan vazgeçmiyorlar. Bütün Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin peşinen suçlu olduğu, Cumhuriyet Halk Partili kadroların peşinen hırsızlık yapabildiği ama hiçbir AKP'linin, hiçbir AKP'li belediye başkanının yargılanmadığı, pürüpak olduğu, süt kadar temiz olduğu iddiasına kim inanır? Böyle bir şey nasıl olabilir' diye sordu.

Emir, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve 24 kişinin gözaltına alındığını belirterek, 'Yine sabahın bir vakti. İddialar, onlara sorulan sorulara baktığınızda para transferi yapmak, adaylığı için menfaat temin etmek. Takvime bakıyorsunuz. Ocak ayında adaylaşmışlar. Varsa, dosyanın ayrıntılarını bilemiyoruz ama iddia edildiği kadarıyla mart ayında bir para iddiasından bahsediliyor' dedi.

TMO hububat alımlarında ilk ödemeler üreticilerin hesaplarına aktarıldı
TMO hububat alımlarında ilk ödemeler üreticilerin hesaplarına aktarıldı
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının nasıl aday gösterildiğinin ve seçildiğinin kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğunu ifade eden Emir, 'Aylar sonrasında 'sen şu menfaati temin ettin de adaylaştın' demek için gerçekten düşman hukuku uygulamak ve bir gözü dönmüşlük gerektirir. Türk yargısına buradan sesleniyoruz. Bu düşman hukukundan, bu gözü dönmüşlükten, bu önünüze geleni tutuklamaktan, önünüze gelene şantaj, tehdit yapmaktan vazgeçin' diye konuştu.

Emir, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in diyaliz hastası olduğunu ve kronik böbrek yetmezliği bulunduğunu belirterek 'Gözaltına alındı. Orada kötü muamele yapılmamasını ve tutuklama olmaması gerektiğini altını çizerek ifade ediyoruz' dedi.

'ŞU ANDA ANKARA HAYALET ŞEHİR OLMA YOLUNDA'

NATO Liderler Zirvesi nedeniyle alınan tedbirleri de eleştiren Emir, şu ifadeleri kullandı:

'NATO toplantısının liderler zirvesinin 36'ncısı yapılacak. Bugüne kadar 36 kez yapılmış. Bir kez de İstanbul'da yapılmış. Yani Türkiye'de ikincisi yapılacak. Dünya başkentlerinde, New York'ta, Londra'da, Roma'da, Madrid'de, Paris'te defalarca yapıldı ve o ülkelerde demokrasi oldukları için o ülkenin vatandaşları, aktivistleri NATO'ya karşı eylemlerde bulundular. Görüşlerini ifade ettiler. Gösteri yürüyüşleri yaptılar ama hiçbiri tartaklanmadı. Hiçbiri gözaltına alınmadı. O şehirler insansızlaştırılmadı. Yollar kapatılmadı. 13 gün idari izin verilerek o şehirler boşaltılmadı. Şu anda Ankara hayalet şehir olma yolunda. Yollar kapatılıyor. İş yerleri kapatılıyor. Hastanelere randevular sınırlanıyor. Memurlar izne gönderiliyor. Parklar kapatılıyor ve yaşam felç ediliyor. Bir OHAL dönemi. Bir sıkıyönetim.'

Emir, liderlerin kentteki görüntülerden etkilenmemesi için çeşitli uygulamalara başvurulduğunu savunarak, 'Havaalanında başlıyor saklama. Uçaktan iniyor, biniyor aracına. Kötü görüntüler görmesin diye brandalar. Arka taraftaki yoksulluk fark edilmesin diye yollara makyajlama çabaları. Yolların kapatılması, vatandaşların o güzergâhların yanından bile geçememesi' dedi.

'DAHA İKİ GÜN ÖNCE SABAHIN BİR VAKTİ 209  VATANDAŞIMIZI GÖZALTINA ALDILAR'

NATO Zirvesi öncesinde yapılan gözaltıları da eleştiren Emir, şunları kaydetti:

'Çok daha önemlisi, bir sıkıyönetim anlayışıyla potansiyel suçlu gördüklerini peşinen suç işleyebilirler diye veya protesto yapabilirler diye gözaltına alıyorlar. Daha iki gün önce sabahın bir vakti 209 vatandaşımızı gözaltına aldılar. İçinde Emel Memiş gibi akademisyenler var. Yıldırım gibi gazeteciler var. Aktivistler var. Düşünce insanları var. Gençler var. Örgütlü yapılar var. Potansiyel suçlu diyorlar. Muhtemel suçlu diyorlar. Gözaltına alıyorlar. Bugün 52'sinin adliyeye sevk edileceğini öğrendik. Takip ediyoruz. Ama bunların hiçbiri hiçbir demokraside olmadı. NATO dediğiniz, demokrasi olma iddiası olan ülkelerin oluşturduğu bir birlikteliktir. Neden korkuyorsunuz? Kime yaranmaya çalışıyorsunuz? Ankaralıyı, Türk insanını Trump'tan niye saklıyorsunuz? Türkiye'yi böylesine çağ dışı bir rejim olduğunu bir kez de NATO ülkeleri nezdinde, liderler nezdinde ispatlamaya mı çalışıyorsunuz?'

'MACRON KOŞACAK DİYE PARKLAR KAPATILIYOR'

Güvenlik önlemlerini elişkin eleştirilerini sürdüren Emir, 'Macron koşacak diye parklar kapatılıyor. Oysa parklara emekliler gidecek, yaşlılar gidecek, yürüyüşler yapacaklar. Macron'un güvenliğini almak başka türlü mümkün değil miydi? Ankara'nın orta yerindeki parkları, yeşil alanları kapatıyorlar. Macron beyefendi oradan koşar diye, rahat etsin diye' dedi.

İktidarın kendi vatandaşlarının haklarını ikinci plana attığını öne süren Emir, 'Kendi vatandaşını hiç sayan, onun haklarını önemsemeyen, protesto yapabileceğini düşündüklerini tutuklayan, gözaltına alan ama söz konusu olan Macron'un koşusu olunca bütün hak ve özgürlükleri geri plana bırakan, parkları bile kapatan bir yaranma ihtiyacı içerisindeler' ifadelerini kullandı.

'TEMA VAKFI GÖNÜLLÜLERİNDEN TERÖRİST ÇIKARTAN BİR GÖZÜ KARARMIŞLIKLA KARŞI KARŞIYAYIZ'

Tema Vakfı gönüllülerinin gözaltına alınmasına da değinen Emir, 'Tema Vakfı gönüllülerinin içerisinde 42 vatandaşımız, yaşlarının ortalaması 70; 69 yaşında var, 70 yaşında var, 79 yaşında kanser tedavisi gören var. Bunları dün sabah potansiyel terörist diye gözaltına aldılar' dedi.

Gözaltına alınan kişilere yöneltilen sorulara ilişkin konuşan Emir, 'TKP-ML terör örgütü ile ilişkiniz nedir? Onlarla birlikte neler yaptınız? Hatta 70 yaşındaki amcalara 'Silah eğitimi aldınız mı?' diye sordular. Türkiye böyle bir ülke. Aziz Nesin yaşasaydı bunu çok güzel hikâyeleştirirdi. Ama bizim yüreğimizin acısından gülecek hâlimiz kalmadı. Tema Vakfı gönüllülerinden terörist çıkartan, TKP-ML üyesi çıkartan bir gözü kararmışlıkla karşı karşıyayız' diye konuştu.

'AMAÇ, HER ŞEYİ SAKLAYALIM EN UFAK BİR TEPKİ OLMASIN'

Bazı medya kuruluşlarına NATO Zirvesi kapsamında akreditasyon verilmediğini belirten Emir, şunları söyledi:

'Bütün bunlar görülmesin, bilinmesin, duyulmasın diye NATO bizim kimi medya kuruluşlarımıza akreditasyon vermedi. Kim bunlar? Bildiğimiz, habercilik yapmaya çalışan Cumhuriyet, BirGün, Sözcü, Halk TV, Tele1, KRT. Hiçbirine akreditasyon vermedi. Deniz Zeyrek gibi gazeteciler de var. Hayatı diplomaside geçmiş. Amaç, her şeyi saklayalım. Trump, Macron her şeyi güllük gülistanlık görsün. En ufak bir tepki olmasın. Onları yolcu edelim. Ondan sonra biz zaten burada ne yapacağımızı biliriz diyorlar.'

Emir, akreditasyon kararının arkasında iktidarın bulunduğunu öne sürerek 'Biz o sansürü yapanların, akreditasyonu yapmayanların saray olduğunu çok iyi biliyoruz. Yoksa NATO sizden görüş almadan, sizden bilgi almadan böyle bir ayrımcılığa, böyle bir sansürcülüğe niye başvursun? Bu sansür, bu kapama, bu OHAL, bu sıkıyönetim nereye kadar sürecek? İlk sandıkta bunları göndereceğiz. Sandığa kadar her türlü otoriterliği, her türlü demokrasi dışı davranışı, hukuku her türlü katletmeyi görüyoruz, yaşıyoruz ve elbette ki öngörüyoruz. Ama o sandık bir gün gelecek ve o sandıkta milletimiz bu antidemokratik uygulamaların, anayasa ihlallerinin, yolsuzluğun, yalanın, talanın hesabını elbette soracak' diye konuştu.

Kaynak: ANKA