Yapay zeka belgeseli 'Gerçek Ötesi'ne İtalya'dan büyük ödül
Yapay zeka belgeseli 'Gerçek Ötesi'ne İtalya'dan büyük ödül
İçeriği Görüntüle

Haber: Kemal BATUR

(MUŞ) - Uluslararası Ekokırım Farkındalık Günleri kapsamında Muş'ta düzenlenen konferansta, çevre örgütleri, bilim insanları ve hukukçular, madencilik ve enerji projelerinin yarattığı ekolojik tahribata dikkat çekerek, doğanın korunması için ulusal ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Uluslararası Ekokırım Farkındalık Günleri kapsamında Muş'ta çevre örgütleri, bilim insanları, hukukçular ve ekoloji aktivistleri bir araya geldi. Türkiye'nin farklı kentlerinden çevre ve ekoloji örgütlerinin temsilcileri ile uzmanların katıldığı toplantıda Irak ve Güney Amerika'dan gelen konuklar da yer aldı. Konferansta, doğanın korunması için ulusal ve uluslararası dayanışma ağlarının güçlendirilmesi, ekokırım kavramının dünya kamuoyunda daha görünür hale getirilmesi ve çevre mücadelelerinin ortaklaştırılması konuları ele alındı.

Katılımcılar, özellikle altın madenciliği, jeotermal projeler ve ekosistemler üzerindeki tahribata dikkat çekerek ekolojik yıkıma karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.

Türkiye Çevre Platformu Koordinatörü Abidin Özkaymak konferansta yaptığı konuşmada, 'Dayanışmayı büyütelim, ortak hedeflerde buluşalım ve yaşamı birlikte örelim' derken, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey ise 'Türkiye'de ilk durdurulması gereken altın madeni çalışması Ağrı Diyadin'deki projedir' dedi.

ÖZKAYMAK: 'FAALİYETLERDEN ANCAK 10 YIL SONRA HABERDAR OLABİLDİK'

Özkaymak bölgede yürütülen madencilik projelerine dikkat çekerek, '2015 yılında başlayan Diyadin'deki altın madeni faaliyetlerinden ancak 2025 yılında haberdar olabildik. Bu durum çevre mücadelelerinde dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Dayanışmayı büyütelim, ortak hedeflerde buluşalım ve yaşamı birlikte örelim' ifadelerini kullandı.

Muş Meşe Derneği Başkanı İhsan Aytemiş ise, çevre mücadelesinin yerelden evrensele uzanan bir dayanışma zemini oluşturduğunu belirterek, toplantıya katılan tüm kurum ve temsilcilere teşekkür etti. Aytemiş, ekolojik yıkımın sınır tanımayan bir sorun olduğuna işaret ederek, doğayı savunan tüm kesimlerle ortak mücadeleyi büyütmenin önemine vurgu yaptı.

ATABEY: 'SİYANÜRLÜ ALTIN MADENCİLİĞİ İSTEMİYORUZ'

Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey de çevre sorunlarının temelinde bilimsel verilerin dikkate alınmaması, rant odaklı politikalar ve liyakat eksikliği bulunduğunu vurguladı. Altın madenciliğinin çevresel etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atabey, 'Bir ton kaya öğütülerek yalnızca 0,80 gram altın elde ediliyor. Siyanür kanser yapmaz ama öldürür. Bu nedenle siyanürlü altın madenciliğini istemiyoruz. Altın madenciliğinin yasaklanmasını talep ediyoruz' dedi.

'ADALET YALNIZCA İNSANLAR İÇİN DEĞİL, DOĞADAKİ TÜM YAŞAM İÇİN DE GEÇERLİDİR'

Konferansa Venezuela'dan katılan çevre aktivisti Dayanna Almar Uraina ise dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çevresel yıkımlara değinerek, doğa haklarının insan haklarından ayrı düşünülemeyeceğini dile getirdi. Uraina, 'İnsanlar, su, hayvanlar, rüzgarlar ve gelecek kuşaklar birbirine bağlıdır. Adalet yalnızca insanlar için değil, doğadaki tüm yaşam için de geçerlidir' ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA