Gündem

Mustafa Bozbey'in gözaltına alınması... KESK: Seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırmaya yönelik siyasi operasyonları kınıyor, reddediyoruz

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Yürütme Kurulu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına ilişkin yaptığı açıklamada, operasyonları 'siyasi darbe' olarak nitelendirerek, 'Seçme ve seçilme hakkını fiilen ortadan kaldırmaya yönelik bu tür siyasi operasyonları kınıyor, reddediyoruz' ifadelerini kullandı.

(ANKARA) - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Yürütme Kurulu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı operasyonları 'siyasi darbe' olarak nitelendirerek, 'Seçme ve seçilme hakkını fiilen ortadan kaldırmaya yönelik bu tür siyasi operasyonları kınıyor, reddediyoruz' açıklamasını yaptı.

KESK Yürütme Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey ve beraberindeki kişilerin gözaltına alınmasının uzun süredir devam eden sürecin parçası olduğu belirtildi.

Operasyonların yargı eliyle yürütülen siyasal bir hamle olduğu kaydedilen açıklamada, 'Tek merkezden organize edilen ve araçsallaştırılan yargı eliyle yürütülen siyasal operasyonların devamı' denildi.

'İktidarın halkın iradesine yönelik bu girişimleri kaygı vericidir ve kabul edilemez'

Açıklamada, operasyonun 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin yıl dönümünde düzenlendiğine işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi:

'Bu tarih, mevcut iktidarın halk desteğini kaybettiğinin resmileştiği ve ilan edildiği bir tarihtir. İktidarın halkın iradesine yönelik bu girişimleri kaygı vericidir ve kabul edilemez. Açık ki, bu tür operasyonlarla, demokratik siyaset alanı daraltılarak önümüzdeki seçimlerde iktidarın yeniden seçilebilmesinin koşulları yaratılmak istenmektedir.

19 Mart 2025'te düğmesine basılan siyasi darbe niteliğindeki operasyonlar yalnızca seçilmişlere değil, milyonlarca yurttaşın demokratik haklarına yönelmiş bir saldırıdır. Seçme ve seçilme hakkını fiilen ortadan kaldırmaya yönelik bu tür siyasi operasyonları kınıyor, reddediyoruz.
Biliyoruz ki bu saldırılar aynı zamanda emeğe, demokrasiye ve toplumsal barışa yöneliktir. Bu nedenle yanıtımız da ortak, güçlü ve birleşik olmak zorundadır. İktidarın bu pervasız saldırılarını durduracak olan emek ve demokrasi güçlerinin birlikte mücadele etmesidir.'