(ANKARA) - CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, 'Sayın Ekrem İmamoğlu gibi siyasi figürler susturulmaya çalışıldığında, toplum sessizleşmez; aksine vicdanı daha gür bir şekilde konuşmaya başlar. Onun hukuka aykırı tutukluluğu, kazanımlarının iptali ve ailesinin geçim kaynaklarına el konulması, mücadelenin kaybedildiğinin değil; daha kararlı bir evreye girdiğinin göstergesidir' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun siyasi demokratik haklarından mahrum bırakıdığını söyledi. Tan, şunları kaydetti:

Tayfun Kahraman, Silivri Cezaevi'nden yapay zeka ile seslendi: 'Haklı ve masum olmanın vicdan rahatlığı ile adaleti bekliyorum'
Tayfun Kahraman, Silivri Cezaevi'nden yapay zeka ile seslendi: 'Haklı ve masum olmanın vicdan rahatlığı ile adaleti bekliyorum'
İçeriği Görüntüle

'Bugün adil ve müreffeh bir toplumun özünde yer alan değerler yani özgürlüki demokrasi ve insan hakları hakkında bu üçü uğruna verilen mücadelenin somut bir örneğini temsil eden Sayın Ekrem İmamoğlu hakkında konuşmak istiyorum. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hikayesi yalnızca seçim kazanmakla ilgili değildir. Aynı zamanda halkın gücünü yeniden teyit etmekle ilgilidir. İBB Başkanlığı seçimlerinde bir değil üç kez elde ettiği tarihi zafer, yurttaşların tehdit altında kaldıklarında demokratik iradelerini savunacaklarını açıkça göstermiştir. Kendisi, demokrasinin yaşayan bir süreç olduğunu halkın cesareti ve liderlerin bütünüyle ayakta kaldığını bizlere hatırlatmıştır. Ne var ki bugün Sayın Ekrem İmamoğlu cezaevindedir. Hukuka aykırı biçimde tutuklanmış olup gerçek bir suçtan dolayı değil, halka olan sarsılmaz bağlılığı nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Bu durum yalnızca bir bireye yönelik bir darbe değil, adalete ve sandığa inanan her turttaşa verilmiş bir mesajdır. Onu daha da itibarsızlaştırmak için diploması keyfi olarak iptal edilmiş, ailesine ait şirkete ise haksız yere el konulmuştur. Bu uygulamalar güç göstergesi değil, aksine demokrasiden, hesap verebilirlikten ve halkın sesinden duyulan korkunun tezahürleridir. 

Sayın Ekrem İmamoğlu gibi siyasi figürler susturulmaya çalışıldığında, toplum sessizleşmez; aksine vicdanı daha gür bir şekilde konuşmaya başlar. Onun hukuka aykırı tutukluluğu, kazanımlarının iptali ve ailesinin geçim kaynaklarına el konulması, mücadelenin kaybedildiğinin değil; daha kararlı bir evreye girdiğinin göstergesidir.'

Kaynak: ANKA