(İSTANBUL) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152'nci Genel Kurulu'nun kapanış oturumunda yaptığı konuşmada, 'Amacımız yeni bir yol, yeni bir anlayış, yeni bir istikamet tayin edecek sözleri geliştirmek, çoğaltmak olmalıdır. Bunun için dünyanın yeni bir küresel mimariye ihtiyacı olduğu açıktır. Hem siyasal alanda hem de ekonomik alanda yeni bir küresel mimariyi bu parlamentolar arası diyaloglarımız vasıtasıyla, uluslararası kurumlarda bir araya gelişimiz vasıtasıyla inşallah gerçekleştireceğiz' dedi.
Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Kongre Merkezi'nde 'Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek' temasıyla gerçekleştirilen PAB 152'nci Genel Kurulu sona erdi.
PAB 152'nci Genel Kurulu'nun kapanış oturumuna başkanlık eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş yaptığı konuşmada, Genel Kurulun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Kurtulmuş görevini tamamlayan Genel Sekreter Martin Chungong ile yeni Genel Sekreter Anda Filip'e başarılar diledi.
Kurtulmuş, şunları söyledi:
'Bütün bu konuşmaların özetini bir noktada toparlamak mümkündür. Fevkalade zor, fevkalade türbülanslı bir dönemden geçiyoruz. Yerkürenin hemen her yerinde her ülkeyi, her milleti kapsayan çok derin gerilimleri yaşıyoruz. Çatışmaların, iç çatışmaların, vekalet savaşlarının, ticaret savaşlarının olduğu, dünyada bu anlamda gerilimlerin ve çatışmaların hemen hemen dünyanın her yerine yayıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ayrıca yaşanmış olan birçok olumsuzlukların doğal bir sonucu olarak fakirliğin, kıtlığın, yoksulluğun dünyanın birçok bölgesi için neredeyse sıradan bir hal aldığını görüyoruz. Aynı şekilde bu olayların hepsinin ortak vektörü olarak ortaya çıkan fevkalade ciddi bir göçmen meselesi ve uluslararası yer değiştirmelerin olduğuna şahit oluyoruz. Ülkeler arasında gerilimlerin yanı sıra ülkelerin içinde de toplumsal gerilimlerin önemli bir fay hatları olarak ortaya çıktığına şahit oluyoruz. Aynı şekilde insanlık tarihinin hiç yaşamadığı kadar ağır bir çevre krizine, iklim krizine ve çevrenin tarumar edilmesine şahit oluyoruz. Sabaha kadar sayabileceğimiz birçok olumsuzlukları yaşıyoruz.
Dolayısıyla insanlığın şöyle bir sarsılıp kendine gelmesi, kendi eliyle oluşturduğu bu felaketleri, bu insani soykırımdan tutun göçe kadar, açlıktan tutun savaşa kadar bu insani felaketleri çözmek için yine insanoğlunun devreye girmesinin şart olduğu açıktır. Bu problemleri yaratan insandır. Ortaya koyan insandır. Çözüm de insanoğlunun zihninde, insanoğlunun gönlünde olmalıdır.
'Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır'
Bu dünya böyle gitmez. Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır. Bunun için temelinde hakkaniyet ve adalet olan, temelinde insan onuruna saygı olan ve bütün insanları da yaratılışta eşit olarak gören bir anlayışı büyütmek, beslemek ve çoğaltmak durumundayız. Bu anlayış olmadan dünyanın hangi kurumu olursa olsun o kurumların işleyişi mutlaka eksik ve faydasız olacaktır. Onun için diyorum ki amacımız yeni bir yol, yeni bir anlayış, yeni bir istikamet tayin edecek sözleri geliştirmek, çoğaltmak olmalıdır. Bunun için dünyanın yeni bir küresel mimariye ihtiyacı olduğu açıktır. Hem siyasal alanda hem de ekonomik alanda yeni bir küresel mimariyi bu parlamentolar arası diyaloglarımız vasıtasıyla, uluslararası kurumlarda bir araya gelişimiz vasıtasıyla inşallah gerçekleştireceğiz.
Bu da dünyada sadece sesi çok çıkan hakimlerin çizdiği, üstünlerin, galiplerin çizdiği yoldan gitmek değil, 8 milyar insanın ortak anlayışı, ortak faydası ve ortak geleceği için hakkı hukuku, adaleti esas alan bir yolda ilerlemekten geçmektedir. İstanbul Deklarasyonu'nun konsensüse çıkmış olması her türlü takdirin üstündedir ve bu konuda görüşlerini ifade eden bütün delegasyona teşekkürlerimizi ifade ediyorum. Aynı şekilde acil gündem maddesinin de konsensüsle çıkmış olması bu toplantının başarısını gösteren, bu genel kurulun başarısını gösteren önemli bir sonuçtur. Bu çabanız, bu desteğiniz dolayısıyla hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum.'