Gündem

Ömer Fethi Gürer: '2002'de bir stadyumu dolduramayan borçlu yaşlı sayısı, bugün koca bir şehrin nüfusuna erişti'

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, '23 yılın sonunda AK Parti'nin Türkiye'ye vadettiği refah, yaşlılarımızı banka kapılarında borç almaya, ardından borç ödemede zorlanan bir noktaya taşıdı. Yaşlı ve de borçlu bir nüfusumuz var artık. AKP döneminde borçlu yaşlı sayısı 64 kat arttı. 2002'de bir stadyumu dolduramayan borçlu yaşlı sayısı, bugün koca bir şehrin nüfusuna erişti. 56 yaş üstü vatandaşların günde ortalama 826 milyon lira borçlandığı bir ülkeyiz. 2002'de sadece 45 bin olan borçlu yaşlı sayısı, bugün 3 milyona dayandı. Nüfus yüzde 32 artarken borçlu yaşlı sayısı da yüzde 6 bin 300 fırladı' dedi.

(ANKARA) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, '23 yılın sonunda AK Parti'nin Türkiye'ye vadettiği refah, yaşlılarımızı banka kapılarında borç almaya, ardından borç ödemede zorlanan bir noktaya taşıdı. Yaşlı ve de borçlu bir nüfusumuz var artık. AKP döneminde borçlu yaşlı sayısı 64 kat arttı. 2002'de bir stadyumu dolduramayan borçlu yaşlı sayısı, bugün koca bir şehrin nüfusuna erişti. 56 yaş üstü vatandaşların günde ortalama 826 milyon lira borçlandığı bir ülkeyiz. 2002'de sadece 45 bin olan borçlu yaşlı sayısı, bugün 3 milyona dayandı. Nüfus yüzde 32 artarken borçlu yaşlı sayısı da yüzde 6 bin 300 fırladı' dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaş gruplarına göre kredi kullanımı verilerine ilişkin açıklama yaptı. Gürer, şunları söyledi:

'AK Parti'nin 24 yıllık iktidarının sonunda yaşlı ve de borçlu, mutsuz bir nüfusumuz oluştu. 23 yılın sonunda AK Parti'nin Türkiye'ye vaat ettiği refah, yaşlılarımızı banka kapılarında borç almaya, ardından borç ödemede zorlanan bir noktaya taşıdı. İcra korkusuyla yaşar hale geldiler. Yaşlı ve de borçlu bir nüfusumuz var artık. AKP döneminde borçlu yaşlı sayısı 64 kat arttı. 2002'de bir stadyumu dolduramayan borçlu yaşlı sayısı, bugün koca bir şehrin nüfusuna erişti. 56 yaş üstü vatandaşların günde ortalama 826 milyon lira borçlandığı bir ülkeyiz. 2002'de sadece 45 bin olan borçlu yaşlı sayısı, bugün 3 milyona dayandı. Nüfus yüzde 32 artarken borçlu yaşlı sayısı da yüzde 6 bin 300 fırladı.

'2002 yılında nüfus 65 milyonken 56 yaş ve üzerinde kredi kullanan kişi sayısı yalnızca 45 bindi'

2002 yılı Türkiye nüfusu 65 milyonken 56 yaş ve üzerinde kredi kullanan toplam kişi sayısı yalnızca 45 bin 159'du. Yaşlılar bankaya gitme ihtiyacı duymadan yaşamlarını sürdürüyordu. 2024 yılında bu sayı 2 milyon 911 bin 714 kişiye yükseldi. 2025 yılının ilk dokuz ayında borçlu sayısı 2 milyon 555 bin 351 olarak kayıtlara geçti. 2002 yılında her bin 440 kişiden sadece biri 56 yaş üstü borçluyken bugün her 30 kişiden biri bu yaş grubunda borçlu hale getirildi. Emekli için rahat ve huzurlu bir yaşam değil, borçlu bir yaşam AKP iktidarlarının yanlış ekonomik uygulamalarıyla yaratıldı. Savaşın yarattığı sorunlarla bu yıl, emekli ve yaşlı nüfus için daha da zor bir yıl olacak. 56 yaşından sonra bir insanın bankadan kredi çekmek zorunda kalması; mutfaktaki yangının, eczanedeki ilaç farkının ve ödenemeyen faturaların sonucudur. Emekli artık bankanın faiz ve icra kıskacındadır. AK Parti'nin ekonomi politikalarının bedelini emekli, asgari ücretli, da gelirli, gençler, kadınlar, yaşlılar ödemektedir.

'56 yaş üstü vatandaşlarımız her gün 826 milyon lira borçlanıyor'

Yaş gruplarına göre kredi kullanımında 56-65 yaş grubu; 2002 yılında bu grupta sadece 34 bin 864 kişi kredi kullanırken 2024'te sayı 2 milyon 183 bin 409 kişiye, 2025 yılının ilk dokuz ayında ise 1 milyon 930 bin 724 kişiye erişmiştir. 66 yaş grubunda 2002'de sadece 10 bin 295 yaşlı kredi kullanırken 2025 yılının ilk dokuz ayında bu sayı 624 bin 627 kişiye fırlamıştır. Borç miktarı ise dokuz ayda 48 milyar 456 milyon daha artış göstermiştir. 2025 yılının ilk dokuz ayında yaşlılarımız toplam 223 milyar lira kredi kullanmış, bu 56 yaş üstü vatandaşlarımızın her gün ortalama 826 milyon lira borçlandığı anlamına gelmektedir. Yaş almış nüfusun 2025'in ilk dokuz ayında toplam 223 milyar 61 milyon lira kredi kullandığı; bu para lüks tüketim için değil ekmek için, aş için, ısınmak için, yaşamını idame ettirmek için çektiği anlaşılıyor. İktidar 'uçuyoruz' diyor ama emekli borçla yaşama tutunmaya çalışıyor. Uçan fiyatlar oluyor.

'AKP ülkeyi 22 yılda, bir stadyum dolusu borçlu yaşlıdan koca bir şehir dolusu borçluya taşımıştır'

2002 yılında Türkiye'de kredi kullanan 56 yaş ve üzeri toplam vatandaş sayısı, 45 bin 159 iken bir şehrin nüfusuna ermesi ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sorunların somut göstergesidir. Yaşlı olan nüfusun sayısı 2024 sonu itibarıyla 2 milyon 911 bin 714'e ulaşması, Türkiye'de nüfusun önemli bölümünün borçlanması, özellikle de yaşlı kesiminin içine düştüğü durum dikkat çekicidir. Ankara nüfusunun yarısı, Antalya'nın ise toplam nüfusundan fazlaya bu borçlu sayısı yaşlılarda denk gelmektedir. AKP, 22 yılda bir stadyum dolusu borçlu yaşlıdan koca bir şehir dolusu borçluya ülkeyi taşımıştır. İşçi, memur, çiftçi, esnaf, emekli, engelli, sanayici, genç, kadın ekonomik sorunlar altında ezilmektedir. Evlenmek ve bir yuva kurmak zorlaşmış, boşanmalar artmıştır. Aile içi şiddet, ekonomik sorunlarla artarak sürmektedir. Gençlerin harçlıkları daralmış, il dışında okumak öğrenci için zorlaşmıştır. Giysiden sosyal yaşama ve aile giderleri daha sıkı noktaya taşınmıştır.

'Pazara geç saatte giden emeklilerin durumu ücretlerin artırılmasını zorunlu kılmaktadır'

Süreç, yaşlı nüfus için de eziyete dönüşmüştür. Kısarak yaşadıkları yaşamlarında borçla ayakta kalmaya çalışmaktadırlar. Pazardan eli boş dönen yaşlıların durumunu anlatacak ifade bulmak zordur. Emekli maaşları açlık sınırının altındadır, yaşlılık maaşları açlık sınırı altındadır. Ücretli olanların da geliri açlık sınırı altında kalmayacak düzenleme sağlanmalıdır. AKP iktidarlarının yarattığı sıkı para politikası çözüm değil, toplumun tüm kesimlerini sıkıntıya sokmuştur. Borçlu yaşam olağanlaşmıştır. Emekli kredi kartına takla attırarak yaşamını sürdürmektedir. Pazara geç saatte giden emeklilerin içine düştüğü durum, mutlaka ücretlerin artırılmasını zorunlu kılmaktadır.'