(TBMM) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 'Ülkemizde pamuk üretimi ile ilgili tehlike çanları çalıyor. Pamuk üretiminin yarısını ithalatla karşılar duruma geldik. Farklı dönemlerde pamuğa sağlanan desteklerle pamuk üretimi artmıştı. Son dönemlerde alım fiyatlarının düşük olması ve su ile ilgili oluşan sorunlar nedeniyle yine pamukta sıkıntılar yaşanmaya başladı' dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında pamuk üreticilerinin sorunlarına değindi. Bazı bölgelerde pamuk hasadının başladığını belirten Gürer, şunları söyledi:
'Ülkemizde pamuk üretimi ile ilgili tehlike çanları çalıyor. Pamuk üretiminin yarısını ithalatla karşılar duruma geldik. Farklı dönemlerde pamuğa sağlanan desteklerle pamuk üretimi artmıştı. Son dönemlerde alım fiyatlarının düşük olması ve su ile ilgili oluşan sorunlar nedeniyle yine pamukta sıkıntılar yaşanmaya başladı. Pamuk, ülke ekonomisinde de önemli bir yer tutmaktadır. Tarım ve sanayi arasında bağ oluşturan pamuk, tekstil ve hazır giyim endüstrisinin ham maddesi olmasından öte çok yönlü kullanım alanları da vardır. İktidarın sürekli ve düzenli bir tarım politikasının olmaması, son yıllarda pamuk üretiminde değişkenliklerin yaşanmasına yol açtı. Oluşan sorunlar pamuk üretimini tehdit eder boyutlara ulaştı. Bu dönemde üreticinin pamuk ekmekte isteksiz olduğu görülüyor. Görüştüğüm çiftçiler, geçen yıl üretimden kazanamadıklarını bu nedenle ürünlerini değiştirmek zorunda kaldıklarını ve bu yıl ekim yapmayı düşünmediklerini söylediler.
'Pamuk üretimindeki yetersizlik ve düşüş için çiftçiye destek şarttır'
Geçtiğimiz yıl 22- 25 lira arasında fiyatlanan pamuğun girdi maliyetleri ile çiftçinin zarar ettiğini belirttiler. Bu bağlamda özellikle Çukurova'da artık pamuğun önemli bir ekim alanı kalmadı. Pamuk verimliliği son on yılda ortalama bin 713 kilogram olarak gerçekleşirken 2025- 2026 dönemi için hektarda bin 654 kilograma gerilemesi öngörülüyor. Küresel iklim değişikliği yanında su sorunu ve girdi maliyetlerindeki ciddi artış ve düşük alım fiyatı ile tüccara bırakılan piyasaya kooperatiflerin de işlevlerinin daraltılmasının çiftçiye olumsuz biçimde yansıdığını bir kez daha ifade ediyoruz. Ülkemizde 2021-2025 yılları arasında ortalama 460 bin hektarda pamuk ekimi gerçekleştiriliyordu. 2022 yılında ekim alanının artmasının yanında önemli ölçüde sağlanan desteklerle de üretim de artmıştı. Ancak bu politikadan vazgeçildi. 2025 yılında lifli pamuk üretiminin 810 bin ton civarında gerçekleştiği tahmin ediliyor. Bu yıl da üretimin daha da düşeceği öngörülüyor. Kot kumaşı, kadife ve havlu gibi birçok tekstil ürününde yaygın kullanılan pamuk, aynı zamanda tekstil sektörünün geleceği açısından da önem arz eden bir üründür.
Pamuk üretimindeki yetersizlik ve düşüş için çiftçiye destek şarttır. Yerine göre de bu destekler bölgesel olarak arttırılmalıdır. Şu anda ekim başladığı için çiftçiye bu anlamda yeni desteklerin açıklanması ihtiyaçtır. Ayrıca ithalatın bu bağlamda artması, Türkiye'nin dışa bağımlılığını da arttırmaktadır. 2024 yılında 762 bin 269 ton pamuk ithal edilirken 1 milyon 548 bin dolar yurtdışına dövizimiz gitmiştir. Üretimdeki düşmeyle artan bir ithalat söz konusudur.
'Pamuk, sanayisinin devamı için de doğru planlanması gereken bir üründür'
Çiftçilerin pamuk yerine alternatif ürünlere yönelmesiyle pamuk ekim alanlarında yüzde 18'lik bir azalma olacağı tahmin edilmektedir. Hazır giyimde küresel siparişlerin azalması, iplik fabrikalarının kapasite kullanım oranlarının daralması, iç talepteki durgunluk ve Mısır, Suriye gibi ülkelerde tekstil sektörüne yönelik yatırımlar sorunlara yol açmıştır. İktidarın önlemler getirmesi ihtiyaçtır. Girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve pamukta kamu destekleri arttırılarak kooperatiflerin güçlendirilmesi sağlanmalıdır. Pamuk, sanayisinin devamı için de doğru planlanması gereken bir üründür. Sürdürülebilir pamuk üretimi girdi maliyet artışının dengelenmesinin yanında alım fiyatlarının maliyete uygun oluşması, su yönetiminin özellikle öne alınarak planlanmasıyla aşılabilir. Pamuk üreticisi, ürettiği üründe girdi maliyetleri ve makul kar elde edecek, alım fiyatlarının oluşumuyla üretimi yeniden arttırması olasıdır.'





