(AYDIN) - Tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Silivri Cezaevi'nden gönderdiği mesajında, 'Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu, alım gücünün son beş yılda altı kat azaldığı, gençlerimizin yüzde 72'sinin iş aradığı, emeklilerin hayatta kalma mücadelesi verdiği bir dönemde yaşıyoruz. Oysa biz Kuşadası'nda çocuklarımıza sütü, beslenme çantasını ulaştırdık. İkinci Bahar evleriyle emeklilerin insanca yaşamasına katkı koyduk. Gençlerimizin yanında olduk. Gıda destekleriyle evde bakım hizmetleriyle hiçbir hemşehrimizi namerde muhtaç etmedik. Kuşadası'nı daha yaşanabilir bir kent yapmaya çalışan ben ve arkadaşlarım, emek verdiğimiz tek bir günden bile pişman değiliz' ifadesini kullandı.
Tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Silivri Cezaevi'nden gönderdiği ve eşi Duygu Günel tarafından İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı'nda Başkan Günel'e destek olmak amacıyla kurulan 'Adalet ve Dayanışma' çadırının önünde okunan mektubunda, şunları kaydetti:
'Burada hem Kuşadası'nı, hem Aydın'ı hem de Türkiye ve dünyayı sınırlı da olsa takip ediyorum. Gazeteleri düzenli olarak okuyorum. Avukatlarımdan, milletvekillerimizden detaylı bilgi alıyorum. Yani tüm olup bitenlerden ve süreçlerden haberdarım. Dünyanın ve Türkiye'nin zaman zaman aklımızın almakta zorlandığı, aktörlerinin akıllı mı deli mi olduğunu anlayamadığımız olağan dışı bir süreçten geçtiğine tanıklık ediyoruz.
Ama iliklerimize kadar hissettiğimiz yoksulluk ve adalet yoksunluğunu kavrıyoruz. Her duyumuzla hissediyoruz. Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu, alım gücünün son beş yılda altı kat azaldığı, en büyük banknotumuz 200 TL ile; 2021'de dört kilogram et alırken bugün yarım kilo, 40 litre süt alırken bugün yedi litre alabildiğimiz, her geçen gün emekli maaşlarıyla hayatta kalma mücadelesi verdiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Gençlerimizin yüzde 72'si iş arıyor. Yüzde 54'ü henüz hayata başlarken bankalara borçlu. Bugün Ortadoğu ile birlikte tüm dünyayı ateş sarmışken, diplomasiyle barış turu atan muktedirlerimiz, iç cephede CHP'lilere, kendinden olmayanlara her gün savaş ilan ediyor.
'Aydın'daki kötü kişi, kötülüklerine devam ediyor'
Aydın'daki kötü kişi de bu iklimden faydalanıp kötülüklerine devam ediyor. Ben söyleyeyim de burada kalsın; Şımarık geline daha fazla alan açarsanız, ev sahibi, kaynana, kayınpeder, çoluk çocuk kim varsa evden kovar. Neye uğradığınızı şaşırırsınız. Ey kendini ev sahibi sanıp da yalakalıkta sınır tanımayanlar size söylüyorum. Gerçek her zaman yürür ve yürüyen gerçeği kimse durduramaz. Benim ve hiç kabahati olmayan masum insanları burada tutsak edenler, bugün kendilerini iyi hissedenler, bugünleri fırsat bilen sözüm ona dost bildiklerimiz elbet gerçeklerle yüzleşecekler. Sabır ve inanç her zaman kazanır. 20-25 yıl yapılmayanları beş yıla sığdırarak yapan, çocuklarımıza sütü, beslenme çantasını ulaştıran, ikinci bahar evleriyle emeklisinin insanca yaşamasına katkı koyan, merkez ve spor tesisleriyle gençlerin yanında olan, gıda destekleriyle evde bakım hizmetleriyle hiçbir hemşerisini namerde muhtaç etmeyen, AdalıKart uygulamaları ile her bir hemşerisinin yanında olan, Kuşadası'nı hemşerileri için ayrıcalıklı bir yer haline getiren, ücretsiz akşam yemekleriyle üniversite öğrencilerine destek veren, kilometrelerce yol, kaldırım yaparak Kuşadası'nı daha yaşanabilir bir kent yapmaya çalışan ben ve arkadaşlarım, emek verdiğimiz tek bir günden bile pişman değiliz.
Beni Silivri zindanlarına tıktırarak hizmetlerin engelleneceğini düşünen Aydın'daki kötü ve onun tetikçilerine en iyi cevabı, hizmet gemisinin dümenine geçip bu zorlu süreci hep birlikte atlatacağız. Sevgili Tahsin Demirtaş, meclis üyelerimiz, başkan yardımcılarımız ve fedakar mesai arkadaşlarımız ve siz yol arkadaşlarımız verecektir. Tıkır tıkır işleyen hizmetleri, tek tek yapılan çalışmaları buradan izledikçe, burada gülümseyeceğimden emin olabilirsiniz. Sizlere güveniyor ve inanıyorum. Özgür günlerde yine yeniden emekte buluşmak üzere.'




