(TBMM) - Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin ABD ve İsrail'i sert sözlerle eleştirerek, 'Bugün İran'a yapılan saldırılar, evvelemirde uluslararası hukukun katledilmesi, her türlü insan hakkının ayaklar altına alınması, insanlık tarihinde eşi ve emsali görülmemiş bir kalleşliğin vücut bulmasıdır. Bu bir savaş değildir. İran devletinin kendi halkını ve topraklarını işgalci ve soykırımcı emperyalist katillere karşı korumaya çalışması, İsrail'in topraklarına ve Amerika'nın Arap yarımadasındaki bazı ülkelerin topraklarında bulunan üslerine yönelik karşılık vermesi kelimenin tam anlamıyla meşru müdafaadır' dedi. 

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlayarak konuşmasına başlayan Aksakal, şunları söyledi:

'Üzülerek ifade etmeliyim ki böyle bir günün arifesinde iki kadının daha ölüm haberini konuşuyor ve tartışıyor olmaktan utanç duyuyoruz. Fatma Nur Çelik Biyoloji Öğretmeniydi, henüz yaşamının baharında, bir eğitim emekçisi olarak, şizofren bir sapkın tarafından bıçaklanarak katledildi. Katil ifadesinde gayet soğukkanlı bir şekilde yanında sürekli olarak bıçak taşıdığını, olaya dair sadece koridorda koştuğu anları hatırladığını, zarar verdiği insanlarla bir sorunu olmadığını, yaralı kalanlardan da özür dilediğini anlattı. Demek ki artık bu ülkede hayat bu kadar ucuzladı. Burada suçu ve eksikliği sadece yanında sürekli bıçak taşıma ihtiyacı duyan ve kendisine şizofren teşhisi konulan bu katilde değil aynı zamanda ve öncelikle böyle sağlıksız, tehlikeli bir vatandaşın devlet denetiminden uzak toplumsal yaşam içerisine başıboş bırakılmış olmasında aramamız gerekiyor. Kısacası son günlerde sıkça konuşulan 'suça sürüklenen çocuklar' kategorisini, potansiyel suç işleyebilecek çocuklar noktasına taşıma mecburiyeti karşımızda duruyor.

'Bu cinayeti işleyen katil ya da katiller bir an önce yargı önüne çıkarılmalı'

İkinci Fatmanur olayı ise birincisinden daha kötü. Daha çocuk yaştayken, adı Kuran'a Hizmet olan bir Vakfın yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edilen ve daha sonra ar belasına bu sapık faille evlendirilen Fatmanur, ne garip tecellidir ki sözde kocası olan sapıktan müşterek evlatları, öz kızı Hifa İkra'yı da yıllarca istismar ettiği için boşanmak istemesi sürecinde böyle bir akıbeti yaşıyor ve kızı ile birlikte Zeytinburnu sahilinde ölü olarak bulunuyorlar. 'Başıma bir şey gelirse intihar demeyin' demiş Fatmanur Çelik. Peki, bu feryadı duymayan, duymazdan gelen bir devlet yapısı olabilir mi? Bunu içimize sindirmemizi kimse beklememelidir. Fatmanur ve biricik evladı Hifa İkra'nın ölüm sebebi mutlaka en kısa zamanda ortaya çıkarılmalı, gerçekten intihar etmediyse bu cinayeti işleyen katil ya da katiller bir an önce yargı önüne çıkarılmalı ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Kendisini din kisvesi altında saklayıp her türlü sapıklığı perdeleme gayretinde olanlara, öncelikle manevi değerleri ilkesel yaşam biçimi olarak benimsemiş yöneticilerin karşı çıkması, bunları tespit edip toplumdan izole etmesi gerekir.'

'Bayramlar artık eskisi kadar özlenen, beklenen günler olma özelliğini hızla yitiriyor'

Aksakal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Bayramlar artık eskisi kadar özlenen, beklenen günler olma özelliğini hızla yitiriyor. Zira eskiden 'bayram' denildiğinde İslam aleminin topyekûn huzur ve mutluluk içinde komşularıyla, yakın aile fertleriyle bir araya gelmesi, dolu dolu sofralar hazırlanması, tepsi tepsi baklavalar, mendiller arasında harçlıklar, çocukların başucunda gece birlikte yattıkları yeni giysi ve ayakkabıları gelirdi. Bir taraftan yaşanan küresel pandemi sürecinin ve ülkemize özgü meydana gelen asrın felaketinin yarattığı zorlu ekonomik koşullarda bu duyguların da bugün tam olarak yaşanamadığını biliyoruz. Emekliklerimize bayramlarda verilen ikramiyenin bu yıl artırılmayacağına dair yapılan birtakım açıklamalar zaten zor şartlarda yaşamaya çalışan emeklilerimizi derinden çaresizliğe sürüklemektedir. Demokratik Sol Parti olarak mübarek oruç ibadeti ayında bir sofra katkısı olarak 5 bin lira, bayram için de 10 bin lira verilmesi önerimizi ısrarla tekrarlıyoruz. Bu önerimizin dikkate alınması, emeklilerimizin bir nebze nefes almalarına katkı sağlayacaktır. Çevremizde yaratılan ateş çemberinin her an bizi de etkileyebilme ihtimali, gelenekselleşmiş bir uygulama olan bayram ikramiyesinin artırılmaması için bir gerekçe olmamalıdır. Türkiye devleti güçlüdür.'

'Kürtlerin adıyla Amerika'ya, İsrail'e aparat olmaya devam edeceklerdir'

Aksakal, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin ise şunları söyledi:

'ABD ve İsrail'in İran'a karşı ortaklaşa yürüttükleri bu senaryoda görünen o ki, sadece Orta Doğu ve Mezapotamya değil, tüm Arap yarımadası ve güney Asya hedef alınmıştır. İran saldırısının hemen önünden Pakistan-Afganistan savaşının patlak vermesi bir tesadüf olarak değerlendirilemez. Demokratik Sol Parti olarak bölgemizde yeni devletler ve mevcut devletlere yeni sınırlar çizme planlarının hız kesmeden devam ettiğini söyleyegeldik. Yaklaşık elli yıldır CIA güdümünde ülkemize yönelik terör faaliyeti gösteren, on binlerce canımıza, trilyonlarca lira maddi kaybımıza sebep olan PKK'nın manidar bir zamanlamayla faaliyetlerine son verdiğinin açıklattırılması da esasen ayrıca üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biridir. Bugün Amerika ve İsrail'in, İran'ın egemenliğine yönelik başlattığı saldırılar düpedüz bir devlet terörüdür ve bu devletler kendilerine vekil güç olarak da KCK şemsiyesi altındaki yapıları görevlendirmişlerdir.

İspanya, Güney Kıbrıs'ın hava savunmasına destek için fırkateyn gönderiyor
İspanya, Güney Kıbrıs'ın hava savunmasına destek için fırkateyn gönderiyor
İçeriği Görüntüle

Düne kadar Türkiye'ye karşı PKK'yı kullanan ABD şimdi de İran'da PJAK'ı iç karışıklık yaratması için yeniden devreye sokma gayretindedir ve paylaşılan son haberler de Kandil'deki PKK'lı teröristlerin bırakmaya söz verdikleri silahlarıyla beraber İran'a geçtikleri yönündedir. Unutmayalım ki PKK'nın sözde silah bırakma gösterisi ve İmralı canisine yaptırılan açıklamalar doğrudan doğruya Amerika'nın oyalama taktikleridir. Zira PKK ve YPG/SDG'ye verdikleri silahları güya bıraktılar diyerek aslında İran'daki şubeleri olan PJAK militanlarına aktardılar ve her zaman olduğu gibi yine Kürtleri kullanarak emperyalist emellerini gerçekleştirme gayretindedirler. Bu bölücü örgütün karar mekanizmasında yer alan ve emperyalist yapının kullanışlı aktörleri olan İmralı'daki, Suriye'deki, Kandil'deki teröristler de çoğunluğu Kürt olmadıkları halde Kürtlerin adıyla Amerika'ya, İsrail'e aparat olmaya devam edeceklerdir.

'İran'a yapılan saldırılar, evvelemirde uluslararası hukukun katledilmesidir'

Bugün İran'a yapılan saldırılar, evvelemirde uluslararası hukukun katledilmesi, her türlü insan hakkının ayaklar altına alınması, insanlık tarihinde eşi ve emsali görülmemiş bir kalleşliğin vücut bulmasıdır. Bu bir savaş değildir. İran devletinin kendi halkını ve topraklarını işgalci ve soykırımcı emperyalist katillere karşı korumaya çalışması, İsrail'in topraklarına ve Amerika'nın Arap yarımadasındaki bazı ülkelerin topraklarında bulunan üslerine yönelik karşılık vermesi kelimenin tam anlamıyla meşru müdafaadır. Bunu diğer ülkelerin egemenliklerine yönelik bir saldırı ya da savaşı bölgeye yayma gayreti olarak görmeye çalışmak olsa olsa emperyalist işgalcilerin ve soykırımcıların işini kolaylaştırmak olur.'

 

Kaynak: ANKA