(TBMM) - DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, PKK'nın çatı yapılanması Kürdistan Topluluklar Birliği'nin (KCK) açıklamasına tepki göstererek, milletvekillerine çağrı yaptı. Aksakal, 'Sizler böyle bir sonuca razı mısınız? Evinize gittiğinizde çocuklarınızın yüzüne bakabilecek misiniz? Buradan açık ve net olarak söylüyorum. Teröristlerin teslim olmaları için her türlü yasal düzenleme mevcut hukuk sistemimizde mevcuttur. Dolayısıyla ilave bir yasaya da gerek yoktur' dedi.
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında NATO Zirvesi ve terörle mücadele süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. NATO adı altındaki paktın günümüzde kuruluş gerekçelerini kaybetmiş olduğunu ve sadece ABD'nin çıkar ve hedeflerine hizmet eder noktaya evrildiğini düşündüklerini belirten Aksakal, hukuki realite karşısında devletin güçlü görünmesi konusunda milli duruşlarını her zaman ortaya koyacaklarını ifade etti. Türkiye'nin bu zirve süresince milli politikaları konusunda tavizkar bir yaklaşım içerisinde olmayacağına inandıklarını dile getiren Aksakal, küresel emperyalizmin bölge üzerindeki niyetlerinin canlılığını koruduğunu söyledi.
Terör örgütü PKK ile ilişkilerin asla kesilmediğine dikkati çeken Aksakal, Amerika'nın örgütü terör listesine almasına bakılmaması gerektiğini, örgüte değişik isimler vererek meşrulaştırma gayreti içine girdiklerini ancak kadim Türk devletinin bu numaralara karnının tok olduğunu ifade etti.
Suriye'de yaşanan yönetim ve rejim değişikliği sırasında Türkiye'nin bölgedeki hakimiyetini görenlerin yeni bir oyunun peşinde olduğunu savunan Aksakal, bunun adının PKK ve türevi terör yapılanmalarının yönetici kadroları ile militanlarını hiçbir bedel ödemeden toplumsal yaşama entegre etme projesi olduğunu ileri sürdü. Türkiye'nin bu sürecin samimi gerçekleşebilmesi için her türlü riski göze alarak büyük bir fedakarlık örneği sergilediğini aktaran Aksakal, TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu oluşturularak toplumun bütün kesimlerinin dinlendiğini ve nihai bir raporun oy birliğiyle yayımlandığını hatırlattı. Aksakal, şöyle devam etti:
'Terörist her zaman teröristtir. Bunların derdi ülkede birlik ve beraberlik değil, tetikçiliğini yaptıkları küresel emperyalist devletlerin emir eri olmaya devam etmektir. Bunlar güya silahları yakmıştı, değil mi? Sözde bir kurultay toplayıp PKK'yı feshettiklerini söylemişlerdi. Türkiye'de ve Meclis çatısı altında da çok değişik girişimlerle karşı karşıyayız. Çok tehlikeli bir süreçteyiz. Bunu kullanan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, bu yüce Meclisi buna alet etmeye çalışan bir kesim ve bir çaba var. Bunun mutlak surette önemsenmesi gerekiyor. 'Yaşasın Apo, yaşasın PKK' sloganlarıyla yapılan bir kurultayda bir örgüt nasıl feshedilir? Bunu sizlerin ve milletimizin takdirine bırakıyoruz. Bütün bu süreç boyunca terörist başının serbest bir yaşama kavuşturulmasını, tüm teröristlerin sorgusuz sualsiz sosyal yaşama katılmalarını istediler ve istemeye de devam ediyorlar.'
'TERÖR ÖGRGÜTÜ KENDİSİNİ TÜRKİYE'YLE EŞİT DÜZEYDE TUTMA KÜSTAHLIĞINA ERMİŞ'
PKK'nın çatı yapılanması Kürdistan Topluluklar Birliği'nin (KCK) dün yaptığı açılamaya tepki gösteren Aksakal, kendilerinin PKK'nın yanı sıra SDG, YPG, KCK ve Avrupa'daki diasporası dahil tüm yapıların tasfiye edilmesi gerektiğini söylediklerini aktardı. Örgütün 4 sayfalık bir açıklama yaparak Türkiye'ye ayar çekmeye çalıştığını ifade eden Aksakal, açıklamada yer alan 'Önderlikle görüşüp tartışmadan, hareketimizin görüşü alınmadan şöyle bir yasa çıkacak, içeriğinde şu olacak demek bir oyun, dayatma, hatta bir komplo olarak değerlendirilir' ifadelerine dikkati çekti. Aksakal, şu ifadeleri kullandı:
'Bakar mısınız? Yani terör örgütü kendisini Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yle ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu iradesiyle eşit düzeyde tutma küstahlığına ermiş durumda. Burada nitekim Numan Kurtulmuş, Meclis Başkanımız için söylüyor bunu: 'Gelen gelir, gelmeyen olursa onlara karşı da gereken yapılır biçiminde bir açıklamada bulundu' diyor. Sayın Numan Kurtulmuş'a da ayar çekiyorlar burada. 'Bu örgütle ilgili bir karar bütünlüklü alınır ve bütünlüklü uygulanır' diyor. 'Özgürlük hareketimiz ancak bütünlüklü yasaları ve adımları dikkate alır', yani 'Sizin çıkaracağınız yasalar falan bizi ilgilendirmez' diyor. 'Yoksa bir kısım gelir, bir kısım gelmez gibi bir durum olmaz.' Biraz önce belirttiğim gibi topyekün bir genel af bekliyorlar. Hiçbir bedel de ödemek istemiyorlar. Sorun, onlar söylüyor bunu: 'Sorun sadece savaşçıların silah bırakması değildir. Tabii ki bu hareketin savaşçısına ve yönetimine karşı tutum da tek olur' diyor. Bana göre asıl sabotaj bu açıklamayla beraber gerçekleşmiştir. Bu süreç artık ağır yara almıştır. Bunu daha fazla süründürmenin de hiç kimseye de, devlete de bir faydası yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti'nin yüce Meclis'i yapacağı kanunu önce bu terör örgütüne gönderecekmiş. Onlar da İmralı'daki bebek katiliyle bunu istişare edecekler. Onların olur vermeleri sonrasında bu tekrar genel kurula gelecekmiş. Buradaki milletvekilleri de saf ya. Hepsi el kaldıracakmış, kabul edecekmiş. Tek kelimeyle pes diyoruz. Terör örgütünün Meclis'teki uzantıları da her fırsatta bunu gündemde tutmaya devam ediyorlar. Onlar bu tekerlemelerine devam edebilirler. Onda bir sıkıntı yok. Buradan yüce meclisin vatanını, milletini, devletini seven onbinlerce şehidimizin acısını, yüreğinin derinliklerinde hisseden saygın milletvekillerine de seslenmek istiyorum. Sizler böyle bir sonuca razı mısınız? Evinize gittiğinizde çocuklarınızın yüzüne bakabilecek misiniz? Buradan açık ve net olarak söylüyorum. Teröristlerin teslim olmaları için her türlü yasal düzenleme mevcut hukuk sistemimizde mevcuttur. Dolayısıyla ilave bir yasaya da gerek yoktur.'