(İSTANBUL) - Ozan Çoban, akustik ve elektronik öğeleri bir araya getirdiği müzik diliyle yeni albümünden üç şarkıyı paylaştı. Çalışma, çağın dayattığı mutluluk halini sorgulayan şiirsel bir yaklaşım ortaya koyuyor.
Müzisyen Ozan Çoban, uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni solo albümü 'Mutlu İnsanlar Gibi'den üç şarkıyı dinleyiciyle buluşturdu. 24 Nisan'da yayımlanan parçalar, sanatçının müzikal yolculuğunda yeni bir döneme işaret ederken; albüm, modern yaşamın 'mış gibi' mutluluk haline karşı eleştirel bir hat kuruyor.
Albümün çıkış şarkısı olan 'Mutlu İnsanlar Gibi', şair Neslihan Altun'un dizeleri ile Ozan Çoban'ın bestesini bir araya getiriyor. Parça, bireyin kendi duygularından uzaklaşarak kurduğu sahte iyilik halini sorgularken, şiirle müziğin iç içe geçtiği bir anlatı kuruyor.
'Mış gibi' yaşama itiraz
Çoban, albümün merkezindeki fikri şu sözlerle özetliyor: 'Yaşadığımız dönem açısından kendimi böyle tarif edebiliyorum; mutlu insanlarmışız gibi yapıyoruz çoklukla. Bu albüm, 'mış gibi' yaşamaya bir itiraz.'
Albümde yer alan bir diğer parça 'Arkadaşlar Dağılmıyoruz' da yine Neslihan Altun'un şiirinden beslenirken, söz ve müziği sanatçıya ait olan 'Yangın' içsel bir hesaplaşma duygusunu öne çıkarıyor. Bu parçada Ozan Çoban'a Elçin Elçi eşlik ediyor.
Geleneksel ile elektronik arasında bir ses arayışı
Albümün müzikal dili, akustik ve elektronik öğelerin bir araya geldiği bir yapı üzerine kurulu. Ozan Çoban ve Poyraz Kılıç imzalı düzenlemelerde İstanbul lavtası, bağlama, keman ve akustik gitar gibi enstrümanlar elektronik dokularla birleşiyor. Davulda ise sanatçının uzun süredir birlikte çalıştığı İlke Kızmaz yer alıyor. Bu yaklaşım, albümün hem geçmiş müzikal birikimle bağ kurmasını hem de yeni bir ifade alanı açmasını sağlıyor.
Miks ve mastering'i Poyraz Kılıç tarafından yapılan çalışma, Çoban'ın şiirsel anlatımıyla çocukluk anılarından bugününe uzanan albüm, bireysel hikâyeler üzerinden daha geniş bir duygusal alana hâ temas ediyor. 'Mutlu İnsanlar Gibi', yalnızca bir albüm değil; çağın dayattığı yüzeysel mutluluk anlatısına karşı kurulan bir söz olarak dinleyiciyle buluşuyor.





