Haber-Kamera: Hakan KAYA
(İSTANBUL)-Tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliklerine sevk edilen Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat dahil 35 ismin sorgusu sürüyor. Konuyla ilgili Kartal'da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi önünde açıklama yapan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 'Bu insanlara kelimenin tam anlamıyla 4 gündür bir psikolojik işkence yapılıyor. Halen arkadaşların sorgu süreçleri devam ediyor. Böyle bir zulüm olmaz, olamaz. 21'inci yüzyılda yaşıyoruz. Ortaçağ karanlığındaki mahkemelerdeki psikolojik işkenceleri getirmişler 2026 Türkiye'sinde insanlara yaşatıyorlar.' dedi.
CHP'li belediyelere yönelik son operasyonda 19 Haziran sabahı gözaltına alınan Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da arasında bulunduğu 39 kişi dün sabah Vatan Caddesi'ndeki emniyet müdürlüğü binasından Kartal'da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi. Akpolat ve diğer isimlerin savcılık işlemleri akşam saatlerinde tamamlandı. Savcılık Akpolat'ın da arasında bulunduğu 35 ismi tutuklama, 4 ismi ise adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimliklerine sevk etti. 35 kişinin hakimlikteki işlemleri sürerken, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik konuyla ilgili açıklamada bulundu.
'UYUŞTURUCU KOKULARININ İÇERİSİNDE KÖTÜ BİR ORTAMDA BEKLETİLDİLER'
4 gün önce Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, başkan yardımcıları, belediye çalışanları ve Adalar esnafının bir bölümünün sabahın 05.30'unda bir şafak operasyonuyla gözaltına alındığını hatırlatan Çelik şöyle devam etti:
'4 gündür tam anlamıyla bir psikolojik işkence durumuyla karşı karşıyayız. 3 gün boyunca Vatan Emniyet Müdürlüğü'nün bodrum katında uyuşturucu kokularının içerisinde çok kötü koşullarda doğru düzgün beslenme ihtiyaçlarını karşılayamadıkları bir ortamda bekletildiler. İfade süreçleri başladı.
'HİÇ UYKU UYUMADAN, DİNLENMEDEN BİR SÜREÇ BAŞLATILDI'
Vatan Emniyet Müdürlüğü'nde Ercan Akpolat'ın ifadesi pazar günü saat 13.00'da başladı, pazartesi sabah 05.00'e kadar Vatan Emniyet Müdürlüğü'nde ifade verdi. Oradan sağlık kontrolüne götürüldü. Oradan direkt Kartal Anadolu Adliyesi'ne getirildi. Hiç uyku uyumadan, dinlenmeden bir süreç başlatıldı. Savcılık sorgusu, şu anda da hakimlik sorgusu için bekleniyor.
Aradan 40 saat zaman geçmesine rağmen bir sandalyenin üzerinde zaman zaman ayakta bekleyerek bir yargılama süreci henüz sonuçlanabilmiş değil. Savcılıktan 35 kişinin hakimliğe tutuklama talebiyle sevk yazısı yazıldı. Bu 35 kişi içerisinden az sayıda insan hakim karşısında savunma gerçekleştirdi. Tahmin ediyoruz bu hızla giderse sabahın 06.00'sına kadar sürecek bir süreçle karşı karşıyayız.
'KAHVALTI TESLİM EVRAKI İMZALATTIRILDI AMA KAHVALTI VERİLMEDİ'
Bu sabah arkadaşlarımız adliyeye getirildiğinde kendilerine bir kahvaltı teslim evrakı imzalattırıldı ama kahvaltı verilmedi. Avukatlar günün ortasında ancak kendilerine yiyecek bir şey getirebildiler. Dünyanın en büyük adliyesinden biri olarak övündükleri Kartal Anadolu Adliyesi'nde adaletin zerresi kalmamış durumda. İnsanlar 30-40 saat uykusuz vaziyette burada bekletiliyorlar sonra da hakimlerin karşısına çıkıp savunma yapmaları bekleniyor. Bu insanlar yorgun, uykusuz, sabahlara kadar süren ifade süreçleri gerçekleştirilmiş. Halen belli sayıda insanın hakimlik sorgusu devam ediyor'
'BU İNSANLARA KELİMENİN TAM ANLAMIYLA 4 GÜNDÜR PSİKOLOJİK İŞKENCE YAPILIYOR'
Adalar'In toplam nüfusu 16 bin kişi olmasına rağmen hafta sonları gelenlerle birlikte 200 bin kişiye belediye hizmeti verildiğine vurgu yapan Çelik, 'Toplam memur sayısı 72. Bakanlığa düzenli olarak yazı yazıyorlar, 'buranın en az 170 memurla çalışması gerekir' diyorlar talepleri karşılık bulmuyor. Belediye başkanı, başkan yardımcıları, meclis üyeleri, vatandaşlar çıkıyor, ormanı, sokağı, denizin içindeki balık ağını temizliyorlar. Dayanışma yoluyla orada yurttaşa hizmet etmeye çalışıyorlar. Bu insanlara kelimenin tam anlamıyla 4 gündür bir psikolojik işkence yapılıyor. Halen arkadaşların sorgu süreçleri devam ediyor. Böyle bir zulüm olmaz, olamaz. 21'inci yüzyılda yaşıyoruz. Ortaçağ karanlığındaki mahkemelerdeki psikolojik işkenceleri getirmişler 2026 Türkiye'sinde insanlara yaşatıyorlar.' dedi.
'BU İNSANLARA BU ZULÜM YAPILIR MI?'
Çelik, adliye dışında bekleyen ailelere de dikkat çekerek şöyle devam etti:
'Burada yüzlerce aile, içerideki yakınlarının onlarla ilgili verilecek kararları bekliyor. Bu insanlar günlerdir Vatan Emniyet Müdürlüğü'nün önünde bekliyorlar. Bu insanlar sabahın saat 06.00'sından beri gelmişler Kartal Adliyesi'nin önünde bekliyorlar. Bu insanlara bu zulüm yapılır mı? Bu insanlara yapılan şey zulümdür. Biz bu zulmün sebeplerini biliyoruz. Biz iki yıldır bu meseleleri yaşıyoruz. Aileler bu zulmü yaşıyor.
Şu anda cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu, belediye başkanlarımız tutsak vaziyette. Haykırıyoruz, yargılamalar tutuksuz yapılsın diyoruz. Yargılamalar TRT'den canlı yayınlansın diyoruz. İnsanlar gerçekleri görsün diyoruz. Ankara'da bir takım siyasetçiler, 'yargılamalar TRT'den canlı yapılmalı' diyor ama sadece ortaya söylenmiş sözler orada orta yerde kalıyor. Şu anda Silivri'de yapılan yargılamalarda bütün kumpas davaları çöküyor. Etkin pişmanlık ifadesi dedikleri iftiracı ifadeleriyle insanlar gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. O etkin pişmanlıktan faydalananlar, Silivri'nin kumpas davalarında geri dönüp arkadaşlarımızdan helallik istiyorlar. '
'YARGI ELİYLE SİYASETİ DİZAYN ETMEK İSTİYORLAR'
Belediyelere yapılan operasyonlarla Türkiye'nin gerçek gündemlerinin üzerini örtmek istendiğinin altını çizen Çelik konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:
'Yargı eliyle siyaseti dizayn etmek istiyorlar. Bu işe de aileleri, 70-80 yaşındaki insanları alet ediyorlar. Şurada 70-80 yaşındaki insanlar çocuklarının akıbetini bekliyorlar. Bu zulüm unutulmaz. Kadim Anadolu toprakları tarihin her döneminde büyük zulümler görmüştür. Ama o zulümleri yapanlar, bu ailelere bu zulümleri yapanlar....Geçmişte de böyle zulümlere tanıklık ettik. O zalimlerin hepsi tarihin karanlığında yok olup gittiler. Ama demokrasinin, adaletin mücadelesini verenler her dönemde tarihe altın harflerle yazıldılar. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Bu zulümler bitecek, bu zulümleri birbirimize kenetlenerek aşacağız. Bu zalimliği bu topraklardan söküp atacağız.'




