Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Cemal Berk AYTEKİN

(BARSELONA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak'ın (PA) İspanya'nın Barselona kentinde düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik programında ANKA Haber Ajansı'nın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Özel, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu'ndaki açıklamalarına ilişkin olarak, 'Atatürk'ün 'dünyanın en güzel şehri' dediği Antalya'da, bir monarşiden sonra, Türkiye'yi Kurtuluş Savaşı'ndan sonra monarşiyi reddedip demokrasiyi getirmiş olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu ülkede, gelip de demokrasiyi eleştirip monarşiyi övmek tam bir hadsizliktir. Bu vakitten sonra Türkiye demokrasisi açısından Tom Barrack istenmeyen adamdır, istenmeyen insandır, 'persona non grata'dır. Ve bu vakitten sonra biz Tom Barrack'ı, Türkiye Cumhuriyeti'nde istenmeyen insan ilan ediyoruz. Bu sözleri geri almadıkça, Türkiye Cumhuriyeti'nden ve bu ülkede yaşayan herkesten özür dilemedikçe artık Tom Barrack'ın bu topraklarda bir dakika daha bu görevi yapmaması gerekir' ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı ve Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Özgür Özel, Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak'ın (PA) ortak düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik'in (Global Progressive Mobilisation) iki gün sürecek toplantısı öncesinde ANKA Haber Ajansı'nın Barselona'daki toplantı ve gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. 

Özel, dünyanın farklı ülkelerinden 4 bini aşkın ilerici lider, aktivist, akademisyen, sendikacı ve siyasi parti temsilcisinin katıldığı toplantıya ilişkin şunları kaydetti:

'Bu toplantı aslında bir-bir buçuk yıldır planladığımız, ilk fikrinin Sevgili Pedro Sanchez ile bana ait olduğu ve bizim Sosyalist Enternasyonal ile Almanlar Sosyalist Enternasyonel'den geçmişte ayrılmışlardı biliyorsunuz ve bazı ülkeler; onların etkin olduğu İlerici İttifak'ın (Progressive Alliance) ve Avrupa Birliği'ndeki tüm sosyal demokrat, sol partilerinin çatı örgütü PES'in aynı etkinlikte bir araya gelmesi. Ama bu sadece bir toplantı değil. Bu bir başlangıç. Bugün seferberlik ilan ediyoruz. Küresel İlerici İttifak'ın seferberliğini ilan ediyoruz. Dünyadaki bütün otoriterlere karşı; dünyadaki sol, sosyal demokrat ve demokrat bütün yapıları bir araya getiren ve harekete geçiren bir çağrı yapıyoruz buradan. Yarın üçer dakika süreyle altı kıtadan solun bütün liderleri çıkıp bir miting havasında ki bu bize hiç uzak bir şey değil. Türkiye'deki mitinglerimiz bütün dünyadaki siyasi akrabalarımızda heyecan uyandırıyordu. Bu salondan bir miting havasında üçer dakikalık kısa net mesajlarla dayanışma ve bütün ilerici güçleri dünyada seferberliğe çağıran, ayağa kalkmaya çağıran bir adım atıyoruz. Nasıl CHP, Türkiye'nin bütün demokratlarını, Türkiye İttifakı adı altında ayağa kalkmaya davet ediyorsa yine sahibi olduğumuz bir fikri Pedro Sanchez ile ortaklaştırarak bütün dünyadaki sol, sosyal demokrat yapıları bir arada olmaya, ayağa kalkmaya ve otoriterleşmeye ve demokrasiyi, kurumları ve kuralları yıpratanlara karşı; demokrasiyi, kurumları kuralları ve özgürlükleri savunmaya çağırıyoruz. Hep birlikte global olarak, küresel olarak buradan hep birlikte ayağa kalkıyoruz.'

'Özür dilemek yerine bizim nasıl muhalefet yapacağımızı tarif ediyorlar'

Özel, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta düzenlenen ve 10 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırılarına ilişkin iktidarın 'Muhalefet acı üzerinden siyaset yapıyor' eleştirilerine ilişkin şunları söyledi:

'Türkiye yasların ülkesi oldu. Gencecik, küçücük çocukların iş kazalarında hayatlarını kaybetmesiyle burası 'tuhaf ölümler ülkesi' oldu. Türkiye'de her türlü acıyı yaşıyorduk ve Türkiye'de daha önce yaşanmayan bir acı okulda silahlı saldırı, Amerika'da izleyip de uzaktan tüylerimizi ürperten bir şey Türkiye'de de yaşanmaya başladı. Bu konuda daha önceden okul güvenliği konusunda en çok konuşan, en yapıcı önerilerde bulunan ve bir kaygıyı en çok dile getiren parti olarak bir kez daha haklı çıktık maalesef. Bunun büyük üzüntüsü içindeyiz. Okul güvenliği konusundaki zafiyet böyle sonuçlar doğurduğu için. Birileri bu konudaki sorumluluğunu üstlenmek, öz eleştiri yapmak, bu milletin gözünün içine bakıp bir özür dilemek, 'Biz duymadık, dinlemedik. CHP bu konuda yapıcı önerilerde bulundu. Hatta insan kaynağını da tarif etti. Yedi yıllık uzman çavuşların belediyelerde zabıta dışında bir memuriyete devam imkanı yok. Bu konuda yetişmiş, 65 bin kişilik okullarımıza güvenlik görevlisi olarak koyalım' diye söylediler. Biz bu öneriyi dikkate almadık, kulak asmadık, yanlış yaptık' demek yerine; bizim nasıl muhalefet yapacağımızı tarif ediyorlar.

'Nasıl muhalefet edeceğimizi de iktidara geldiğimizde bu sorunları nasıl çözeceğimizi de gayet iyi biliyoruz'

Muhalefet iktidarın nasıl iktidar olması gerektiğini, tarif edildiği yerdir ve meşru bir zemindir. İktidarın muhalefete nasıl muhalefet olacağını tarif etmek gibi bir hakkı yoktur. İktidarın şu anda yapması gereken iş öz eleştiridir. Biz ilk andan itibaren son derece sorumlu bir dil kullanmaya dikkat ettik, buna da devam ediyoruz. Kendi kusurunu örtmek için kimse bizim ne diyeceğimize, ne yapacağımıza bakmasın. Biz nasıl muhalefet edeceğimizi de iktidara geldiğimizde bu sorunları nasıl çözeceğimizi de gayet iyi biliyoruz. Esas olarak kendi sorumluluklarını alsınlar ve bu milletten özür dilesinler.'

'Yusuf Tekin'in bir gün daha Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunu işgal etme hakkı yoktur'

Özel, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelik istifa çağrıları ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinin iptaline ilişkin yürüyen tartışma hakkında ise şöyle konuştu:

İzmir'de sağlıkta şiddete protesto
İzmir'de sağlıkta şiddete protesto
İçeriği Görüntüle

'Yusuf Tekin'in bir gün daha Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunu işgal etme hakkı yoktur. Geçmişte yaptıklarıyla da zaten bu çoktan gerekli olmuştu, hele hele bu yaşananlardan sonra bir gün daha bakanlığa devam etmemelidir. 23 Nisan çok önemli bir bayram. Hem milli egemenlik, Meclis'in kuruluşunun yıl dönümü hem de kurucumuzun çocuklara hediye ettiği bir bayram. Hiç şüphe yok ki 23 Nisan kutlanmalıdır. Ancak elbette ki bu şartlar altında 23 Nisan'ı büyük bir coşkuyla, müzikle, eğlenceyle değil; yas ortamına da uygun olarak ama asla ve asla hiçbir töreni iptal etmeden ama elbette ki konserlerle, eğlencelerle değil, günün gerektirdiği şekilde ama mutlaka kutlanmalıdır. Birilerinin okullarda yaşanan bu olaylar yüzünden 23 Nisan'ın kutlanmamasını savunmasını doğru bulmayız. Ancak burada Sayın Davutoğlu'nun yapmış olduğu açıklamaları ve çağrıyı son derece yerinde buluyorum. Bugünün şartlarına uygun şekilde kutlanmalıdır.'

'Tom Barrack'ı istenmeyen insan ilan ediyoruz'

Özel, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu'nda söylediği, 'Orta Doğu'da işe yarayan tek şey, güçlü liderlik rejimleri oldu: Ya merhametli monarşiler ya da meşruti monarşi türü yapılar. Demokrasi pelerini giyen, insan hakları adına üzerine gittiğimiz ülkeler başarısız oldu' ifadelerine ilişkin şunları söyledi:

'En kestirmeden şunu söyleyeceğim: Atatürk'ün 'dünyanın en güzel şehri' dediği Antalya'da, bir monarşiden sonra, Türkiye'yi Kurtuluş Savaşı'ndan sonra monarşiyi reddedip demokrasiyi getirmiş olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu ülkede, gelip de demokrasiyi eleştirip monarşiyi övmek tam bir hadsizliktir. Bu vakitten sonra Türkiye demokrasisi açısından Tom Barrack istenmeyen adamdır, istenmeyen insandır, 'persona non grata'dır. Ve bu vakitten sonra biz Tom Barrack'ı, Türkiye Cumhuriyeti'nde istenmeyen insan ilan ediyoruz. Bir dakika daha burada ne ABD'yi temsil edebilir ne de Antalya'da gelip 'Bu topraklarda demokrasi çok. Bu bölgede monarşi işliyor. Güçlü liderlik lazım. Monarşileri eleştirmemeliyiz. Hatta güçlü liderlik için demokrasiden fedakarlık etmeliyiz' sözlerini tam bir hadsizlik olarak görüyorum. Ve bu sözleri geri almadıkça, Türkiye Cumhuriyeti'nden ve bu ülkede yaşayan herkesten özür dilemedikçe artık Tom Barrack'ın bu topraklarda bir dakika daha bu görevi yapmaması gerekir.'

Kaynak: ANKA