(BURDUR) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, 'Bu millet, bu zor günlerde bizimle beraberdir. Bu millet, bu zor günlerden bizimle çıkacaktır. Sokaktaki coşku, meydandaki heyecan hep bu kurtuluş ümidindendir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidara yürüyüş yoluna engel olmak, engel çıkarmak kimsenin hakkı değildir. Yolu açın. Hep beraber iktidara yürüyeceğiz' dedi.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Burdur'daki temasları kapsamında planlanan esnaf ziyaretini kalabalığın yoğun ilgisi nedeniyle yapamadı. Özel bankın üzerine çıkarak esnaf ve vatandaşa hitap etti. Özel, şunları söyledi:
'Biliyorsunuz, partimiz tarihte görülmemiş bir saldırı altında. Buna karşı uzun süredir direniyor, mücadele ediyoruz. Ancak bir yandan da partimizin iktidar yürüyüşü engellenmek istendiği için, mücadelemizi binalarla ve halka seslenmemizi otobüslerle sınırlı görmediğimiz için, binada oturmakla iktidar olunmayacağını, iktidarın sokaktan geldiğini bildiğimiz için yollardayız. Özellikle şunu söylemek istiyorum: Çok kişi üzülüyor, çok kişi; annelerim ağlıyorlar, dua ediyorlar. Ama herkes şunu bilsin ki, bina yok, otobüs yok, imkân yok. Ama millet var, siz varsınız. Binayla iktidar olunmuyor. Olunsaydı bugüne kadar olunurdu. Yürekle olunuyor. Yolda yürüyerek olunuyor. Sizin gibi yolu birlikte yürüyecek yoldaşlarla oluyor.
Yıllarca kaybetmeye itiraz ettik. En sonunda 4-5 Kasım'da 'değişim' dedik. 'CHP değişirse, Türkiye değişecek' dedik. O gün söz verdik. Dedik ki: Ecevit gibi, girdiği ikisi yerel, ikisi genel dört seçimden de partiyi birinci çıkaran bir anlayışla yürüyeceğiz.' Dedim ki: 'Kurultaydan önce Burdur'a geldiğimde, İl Başkanlığı'nın balkonundan konuşurken de söyledim; bütün Türkiye'ye de söyledim. Genel başkan olursam, girdiğim herhangi bir seçimden mağlup çıkarsam ertesi gün genel başkanlığı bırakırım.' Bunu, 13 kez üst üste kazanmış Erdoğan'a karşı açıkça meydan okuyarak söyledim. Ve 31 Mart seçimlerinde siz, Burdur'da bir kez daha kardeşim Ali Orkun'a yetki verirken, siz Burdur'un dört önemli belediyesini CHP'ye verdiniz.'
'ÖZGÜR ÖZEL, VE ONUNLA BİRLİKTE YÜRÜYENLER BU YOLDAN DÖNMEYECEKLER'
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Biz Erdoğan rejimini, saray rejimini değiştireceğimiz için; birilerinin uykularını kaçırdığımız için bize saldırılar başladı. İzliyorsunuz; 19 Mart 2025'ten beri Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı, bir sonraki Cumhurbaşkanımız; partinin kendisi, partinin genel başkanı ve çok sayıda belediye başkanı hedef alınmıştır. Saldırılar, iktidar yürüyüşümüzü durdurmak içindir. Asla vazgeçmeyeceğimiz, teslim olmayacağımız, sizlerin sorunlarını çözmek üzere çıktığımız iktidar yolundan dönmeyeceğimiz için saldırı altındayız. Herkes şunu iyi bilsin ki; Özgür Özel, onun ekibi ve onunla birlikte yol yürüyenler asla bu yoldan dönmeyecekler. Çünkü yolumuz; en düşük emekli maaşı olan 20 bin liranın emeklilere bir sefalet maaşı olduğunu kabul eden, buna itiraz eden ve emekliye hakkını vermek için iktidar olmak isteyenlerin yoludur. Bizim yolumuz; 28 bin liralık asgari ücretle geçinilemeyeceğini, çocuk okutulamayacağını bilenlerin ve buna itiraz edenlerin yoludur. Bizim yolumuz; 'Çiftçi milletin efendisidir' diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yoludur.'
İktidarın politikalarını eleştiren Özel, şunları söyledi:
'Onlar köprülere, otoyollara, tünellere geçiş garantisi verirken; havaalanlarını yapan zenginlere uçuş garantisi verirken; hastaneleri yaptırdıklarına hasta garantisi verirken, bizim yolumuz süt üreticisine parite garantisi verenlerin yoludur. Onlar, ton maliyeti 21 lira olan buğdaya 16 lira fiyat verirken; bizim yolumuz, buğday üreticisinin daha ekmeden kaça satacağını, nereye vereceğini, ne kadar kazanacağını bildiği; zenginin değil, çiftçinin gelirinin garanti edildiği yoldur. Bir tarafta yandaşlarının ödemesi gereken vergileri silenler dururken, biz adil bir vergi düzeni getireceğiz. 100 liralık verginin 65 lirasının dolaylı vergilerden; yani hepimizden, elektrikten, sudan, telefondan, giyimden, eşyadan ve yakıttan alınmasına itiraz edenlerin yoludur bu yol. Sadece zenginlerin verginin yüzde 11'ini vermesine itiraz edenlerin; vergide adalet, sosyal adalet, mahkemede adalet ve gelirde adalet isteyenlerin yoludur. Yani artık Türkiye'de yoksulların, orta direğin, güçlükle geçinenlerin hakkını alacağı; herkesin hakkına kavuşacağı bir yolda yürüyoruz biz. Yolumuz bunun yoludur.'
'PARTİMİZİ ELİMİZDEN ALMAYA ÇALIŞTILAR'
Özel, istinafın 'mutlak butlan' kararına ilişkin ise şu eleştirilerde bulundu:
'Partimizi elimizden almaya çalıştılar. Üst üste kazandığımız kongreleri yok saymaya, mazbatalarımızı geçersiz kılmaya çalıştılar. Altı yıl önceki bir seçimin sonucuna, pandemi dönemindeki maskeli seçimlerin sonucuna dönüp; partiyi, seçilmişleri ve seçimleri kazanmışları yok saymak istediler. Biz ise şunu söylüyoruz: Buna itirazımız var.'
Seçim çağrısında bulunan Özel, '15 gün sonra sandığı koyun. Bir pazar günü, 2 milyon üyeyle genel başkan seçelim. 2 milyon üyenin önüne sandığı koyun. O sandıkta genel başkanlık için kim adaysa yarışalım. Üyenin seçtiği genel başkanı kurultayımızda başımızın üstünde taşıyalım. Sonra da bu partiyi iktidara taşıyalım' dedi.
'Sandıktan kaçılmaz' diyen Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
'Buradan, AK Parti yargısının tarihte ilk kez verdiği ve dünyanın şaşırdığı bir kararla 'Butlan yönetimine her şeyi yaparız. Partinin en bilindik milletvekillerini, genel başkan yardımcılarını, grup başkanvekillerini gerekirse partiden atarız. Parti Meclisi'ni dağıtırız. Her işi yaparız ama bir tek kurultay yapmayız' diyenlere sesleniyorum: Neden yapmıyorsunuz? Bütün hocalar, bütün profesörler 'Yapılabilir' diyor. 'Ne için yapmıyorsun' deyince, 'Bilmiyorum' diyorlar. Benim bildiğim bir şey var: Atatürk'ün partisi, sandığı getiren, demokrasiyi getiren partidir. Seçimden kaçılmaz. Sandıktan kaçılmaz.
'BU MİLLET BU ZOR GÜNLERDEN BİZİMLE ÇIKACAKTIR'
Şunu söylüyorum ki: Bu millet, bu zor günlerde bizimle beraberdir. Bu millet, bu zor günlerden bizimle çıkacaktır. Sokaktaki coşku, meydandaki heyecan hep bu kurtuluş ümidindendir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidara yürüyüş yoluna engel olmak, engel çıkarmak kimsenin hakkı değildir. Yolu açın. Hep beraber iktidara yürüyeceğiz.'




