(ESKİŞEHİR) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Biz bugün toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için ne yaparsak 100 yıl önce başlamış bir devrimin gecikmiş adımlarını tamamlama telaşıyla yapıyoruz. CHP olarak eşit temsile inanıyoruz. Kadın kotası, CHP'de yüzde 20'den yüzde 33'e çıkmıştı. Tüzüğümüze bunu her yaptığımız kurultayda bir adım ileri giderek üç kurultay sonra yüzde 50 eşit temsili sağlamayı koyduk ve oy birliğiyle geçirdik. 2019'da kadın belediye başkan sayımızı 3,5 kat arttırdık. Türkiye'de bu, yarı yarıya temsiliyet yakalanmadığı sürece eksiktir' dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Eskişehir'de Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen '8 Mart Kadınlar Günü' Paneli'ne katıldı. Özel, panelde yaptığı konuşmada şunları söyledi:
'Bu ülkenin emeğini omuzlarında taşıyan, bu ülkenin umudunu büyüten ve yan yana durduğu, birlikte yol yürüdüğü, birlikte hak mücadelesi verdiği kadınlarla birlikte hepimizin geleceğe dair umutlarını büyüten, Türkiye'deki tüm kadınları, kadın örgütlerini ve ayrı ayrı tüm kadınları saygıyla selamlıyorum. Sizler en karanlık zamanlarda bile mücadelenizle umudu ayakta tutanlarsınız. Tarlada, fabrikada, ofiste üreten, alın teri döken, aynı zamanda evinde görülmeyen emeğiyle yarınları kuranlarsınız. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınları Günü'nü hem kendi adıma hem de CHP Genel Başkanı olarak kutluyorum. İyi ki varsınız.
Kadın Kolları Genel Başkanımız bu günü Eskişehir'de geçirmeyi önermişti. Bundan 2 yıl önce de seçim takvimi sırasında günde 3-5 miting yaptığımız günlerde 8 Mart'ta mitingimizi Eskişehir'de yapmıştık. O gün şöyle demiştim: 'Zor bir göreve talip olan birisi var çünkü Yılmaz Büyükerşen gibi efsane bir belediye başkanından sonra bu göreve Eskişehir'de bir kadın talip. O çok zor bir göreve talip ama biz ona çok güveniyoruz, onu size emanet ediyoruz' demiştim. Eskişehir sevgili Ayşe Ünlüce'ye destek verdi o günden sonra da Eskişehir'de bu zor yükü omuzladı. Hem Eskişehir'de hem Türkiye'de hem Avrupa'da verdiğimiz görevlerle kendisine olan inancı hiç boşa çıkartmadı. Güçlü bir kadın olarak hepimizi gururlandırdı. Ben onun şahsında Eskişehir'e teşekkür ediyorum.
'Türkiye'de yarı yarıya temsiliyet yakalanmalı'
1857'de 129 kadın işçinin yaşamını yitirmesi, o günden sonra bu günün Dünya Emekçi Kadınları Günü olarak kutlanmasına sebebiyet verdi ve kutlanıyor. Dünyadaki kadın hakları mücadelesi büyük badirelerden geçti. Ülkemiz ise Cumhuriyet ile birlikte bu alanda bir devrim yaptı. Yaptığımız her şey ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyetidir. 100 yıl sonra 2026 yılında kadınlara önem vermek, kotaları uygulamak, kadın belediye başkanı sayısını 3,5 kat arttırmak elbette kıymetlidir ama 100 yıl önce dünyanın en gelişmiş ülkeleri bu hakları tanımamışken 1930'da yerel yönetimlerde, 1935'te TBMM'de seçme ve seçilme hakkını tanıyıp 1935'te 18 kadın milletvekilinin TBMM'de temsilini sağlamak dünyanın en devrimci işidir. Dünyanın en büyük devrimcisinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.
Biz bugün toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için ne yaparsak 100 yıl önce başlamış bir devrimin gecikmiş adımlarını tamamlama telaşıyla yapıyoruz. CHP olarak eşit temsile inanıyoruz. Kadın kotası, CHP'de yüzde 20'den yüzde 33'e çıkmıştı. Tüzüğümüze bunu her yaptığımız kurultayda bir adım ileri giderek üç kurultay sonra yüzde 50 eşit temsili sağlamayı koyduk ve oy birliğiyle geçirdik. 2019'da kadın belediye başkan sayımzı 3,5 kat arttırdık. Türkiye'de bu, yarı yarıya temsiliyet yakalanmadığı sürece eksiktir.
'İftiracılar içinde bir tane kadın yok'
Burada bir gerçeğin altını çizmek lazım: Yarından itibaren İBB davası görülecek. Bu davada suçlanan kişinin suçu, Erdoğan'ı ve partisini her girdiği seçimde yenmiş olmak ve ona hiç yenilmemiş olmak. CHP'nin suçu da yapılacak ilk seçimlerde iktidara gelmek üzere emin adımlarla yürüyor olmak. Bunu durdurmak isteyen anlayış, bir siyasetçiyi istanbula 'yargı kolları başkanı' olarak yolladı. Sonra da onu tekrar siyasete çağırdı. O kişi gitti orada hukuku katletti.
Şöyle bir yol izlediler, herkesi topladılar. Özellikle de Ekrem Başkan'a yakın çalışanları. Özellikle de zulmederek Ekrem Başkan'a karşı ifade vermeleri için insanları aldılar evlatları ve aileleriyle tehdit ettiler. Ekrem Başkan'ın dost ve liyakatli bildiklerinden 'Buradan yıllarca çıkamazsın ama Ekrem Başkan'a iftira atarsan çıkarsın' deyip imzalara atıp çıkanlar oldu. Şimdi iddianamede bu iftiraların kanıtları yok. Bu iftiracılar hem hukuk önünde hem de diğer dünyada bu iftiraların cezasını çekecekler. Bugün bir tanesi iktidara yakın bir gazetede bir sayfa röportaj vermiş. Yazın ilk tutuklandığında 'Bu yaz denize girecek miyiz?' deyip sonra iftira atıp o savcının izniyle yazlığında Bodrum'da ev hapsinde duranlar oldu. 450 kişi yargılanıyor ya en ağır baskıları da kadınlara çocukları üzerinden yaptılar. İftiracılar içinde bir tane kadın yok.'
(SÜRECEK)




