(ANKARA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara'nın Haymana ilçesinde çiftçilerle yaptığı iftar programında, 'Biz sadece zirai kredilerin değil, çiftçinin ziraat için kullandığı bütün kredilerin geldiğimizde faizlerini bir kereye mahsus tamamen sileceğiz. Ana parayı da beşe böleceğiz ve çiftçilerin hepsine bir nefes alma imkanı yaratacağız. Mazottan ÖTV'yi kaldıracağız ve nasıl AK Parti iktidarı denizdeki gemilere, yatlara, kotralara ÖTV'siz mazot veriyorsa, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında da mazot pompada bugün olduğu gibi 65 lira değil, mazot çiftçiler için 31-32 lira olacak. Tarımda alım garantili üretim modelini getireceğiz. Sezon başlarken çiftçi ne ekeceğini, ne destekleme alacağını, kaç paraya satacağını ve kime satacağını bilecek' dedi.

CHP lideri Özel, Haymana Belediyesi Çiftçiler Buluşması İftar Programı'na katıldı. Burada konuşan Özel, 'Sevgili Levent Koç, girdiğimiz seçimlerde yüzde 2, yüzde 6 oy aldığımız, yüzde 20 oy aldığımız Haymana'da iki kişiden birinin oyunu alarak seçildi. Genç yaşında büyük bir heyecan yaşıyor ve önemli işler yapmak istiyor.' dedi.

Özel, konuşmasında şunları söyledi:

'Biz de şunun sözünü veriyoruz; inşallah iktidar olacağız ve Haymana'yı sanayisi, yatırımları olan; gençlerin kaçıp gitmediği aksine mühendislerin, mimarların, çalışmak isteyenlerin buraya geldikleri; kaliteli, verimli göç aldığı, büyüdüğü ve herkesin birden zenginleştiği bir kent haline getireceğiz. Borçları önemli miktarda azaltmış, bunun üzerine ilçeye bir kent meydanı yapmış. Kent sofrası yapmış. Kapalı ve açık düğün salonlarını yapmış. Kadınlar lokali yapmış. Kapalı çarşı yapmış. Otopark yapmış. Gençler için LGS ve YKS kursları açmış. Ücretsiz otobüs taşımacılığı başlatmış. Çiftçiler için Selektör Tesisi'ni kurmuş. Çamur Banyosu, Medrese Kaplıcası, Et ve Süt Entegre Tesisi için de başlamış, neredeyse bitirmek üzereymiş. Vallahi billahi hepiniz adına da partim adına da Levent Başkan'ı alnından öpüyorum. 

CHP'li Tanrıkulu iktidara seslendi: Emeklilere en az 17 bin 500 - 20 bin lira seviyesinde bir ikramiye verelim
CHP'li Tanrıkulu iktidara seslendi: Emeklilere en az 17 bin 500 - 20 bin lira seviyesinde bir ikramiye verelim
İçeriği Görüntüle

'Tarımda alım garantili üretim modelini getireceğiz'

Türkiye'de ortalama çiftçi geliri 19 bin 700 lira. Yani çiftçilerdeki bütün parayı, bir yıllık kazanılan parayı Türkiye'deki çiftçi sayısına bölünce 19 bin 700 lira ediyor. Yani diyoruz ya '20 bin lira en düşük emekli maaşı ve bununla geçinilmez', ondan daha düşüğünü de çiftçi kazanıyor Türkiye'de. Aylık 19 bin 700 lira kazanıyor. Niye böyle oluyor? Çünkü çiftçiye hakkı verilmiyor. Kanun diyor ki 'Gayri safi milli hasılanın yüzde 1'i çiftçilere destekleme primi olarak dağıtılır.' AK Parti hükümetleri kanunda yazmasına rağmen yüzde 1 vermiyor, binde 2 veriyor. Yani yüzde 1'in beşte birini veriyor. Haymanalı çiftçiler beş destekleme hak ediyor, kanuna göre. Ama bir destekleme alıyorlar. Yani 772 milyar lira destekleme alacakken çiftçi bu ülkede bu sene bütçeye 168 milyar lira koydu. Gelecek sene de durum geçen senekinden farklı olmayacak demektir bu. Bu kadar net. Peki biz ne yapacağız? Biz şunu yapacağız. Bir kere çiftçinin borcu var mı? Var. Ama bu borç zirai kredi borcu değil çoğunlukla. Niye? Gidiyorsun Ziraat Bankası'na, zirai krediyi günde iki - üç kişiye ya kullandırıyor ya kullandırmıyor. Ama para lazım. Mecburen gidiyorsun özel bankalara ya da devlet bankalarına, zirai kredi değil de tüketici kredisi, ıvır zıvır kredisine yönlendiriyorlar. Biz sadece zirai kredilerin değil, çiftçinin ziraat için kullandığı bütün kredilerin geldiğimizde faizlerini bir kereye mahsus tamamen sileceğiz. Ana parayı da beşe böleceğiz ve çiftçilerin hepsine bir nefes alma imkanı yaratacağız. Mazotta yüzde 40 sadece KDV var, üstüne bir de ÖTV var. Biz mazottan ÖTV'yi kaldıracağız ve nasıl AK Parti iktidarı denizdeki gemilere, yatlara, kotralara ÖTV'siz mazot veriyorsa, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında da mazot pompada bugün olduğu gibi 65 lira değil, mazot çiftçiler için 31-32 lira olacak. Tarımda alım garantili üretim modelini getireceğiz. Sezon başlarken çiftçi ne ekeceğini, ne destekleme alacağını, kaç paraya satacağını ve kime satacağını bilecek. Devlet tarımdaki büyük bir planlama hamlesiyle; doğru çiftçiyi, doğru zamanda, doğru ürüne yönlendirip öngördüğü parayı kazanacak bir düzeni kuracak. Böyle olunca domates, patates, soğan yollara dökülmeyecek.

'Biz sütçüye alım garantisi veriyoruz'

Maalesef Türkiye'de doğru bir süt yem paritesi uygulanmadığı için, sütler bir bakıyorsunuz Haymana'da Ziraat Bankası'nın önüne dökülüyor, bir bakıyorsunuz başka bir yerde başka bir protesto oluyor. Ama görünmeyen yerde daha başka bir şey oluyor. Bu süt - yem paritesi 1,5'in altına düşmeye başlayınca işin tadı kaçar. 1,1'in altına düştüğünde hayvan kesime gider. Neden? Bir hayvan 30 ay bakılmadan verimli süt vermez. 30 ay boyunca beş günde bir çuval yem yer bu hayvan. Oradan geliyorum ben, oradan. Ondan bundan duyduğumu değil, yaşadığımı anlatıyorum. Beş günde bir çuval yem yer mi amcam? Yer. Beş günde bir çuval yem yer, ayda altı çuval yem yer. Yılda 75 çuval yem yer. Bu hayvan tava gelene kadar 180 çuval yem yer. Ondan sonra yemden 1'e 1,6 pariteyle süt satarsan bu iş para kazandırır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında yem - süt paritesi 1,6 olarak uygulanacak, bunun altında süt satılmayacak. Fiyat altına düşerse, hani bunlar köprüye geçiş garantisi veriyor ya. Biz sütçüye alım garantisi veriyoruz. Aradaki farkımız bu. İşe bak ya. Adam gidiyor İngiltere'den parayı buluyor. Geliyor Osmangazi Köprüsü'nü ya da otoyolu ya da Yavuz Sultan Köprüsü'nü yapıyor. 'Kaç paraya geçilecek?' '1000 liraya geçilecek.' 'Kaç kişi geçecek?' 'Günde şu kadar kişi geçecek.' 'Geçmezse farkını devlet olarak ben vereceğim.' Taahhüde bak. Adamın ihaleyi almış, zengin müteahhidin İngiltere'den bulduğu kredisinin bile garantisi hepimiziz. Ama ben hayvanı alacağım, evladım gibi 30 ay bakacağım. 30 ay sonra süt alıcısı bir numara çekecek. Hayvan yediği fiyat kadar süt bile vermeyecek. Sonra o hayvan kesime gidecek, ben batacağım. Hayvan ölecek. Memleket de dışarıya muhtaç kalacak. Yola, köprüye, havaalanına, hastaneye, hasta, uçuş, geçiş, kaçış garantisi verildiği gibi süt üreticisine de pariteyi tutturma garantisini devlet verecek.

'Haymana gibi bütün Türkiye'nin yüzü gülsün istiyoruz'

Bakın bütün sorunları biliyoruz, çözümünü de biliyoruz. Dikkat edin son bir ayda neler oldu mesela? Bir ayda? Mesela bir ayda çiftçiye kredi vermek için 'borcu yoktur' kağıdı istiyorlardı. Üst üste 10 gün - 15 gün bunları anlattık. Dediler ki '400 milyona kadar borcu olanlardan biz bu parayı almayacağız.' Ne yapıyorlardı? Deprem bölgesinde faize niyetleniyorlardı. Söyledik, kaldırdılar. 'Boş senet yapmayın' dedik. Döndüler dediler ki 'Yarı fiyatına vereceğiz, siz hiç merak etmeyin.' Yine bir yandan maalesef İran'da bir savaş çıktı, İran Hürmüz Boğazı'nı kapattı, petrol fiyatları fırlamaya başladı. İki gece önce yüzde 7 zam gelecekti, 'Durun yapmayın' dedik. Dün akşam yüzde 13,7 zam gelecekti dedik ki 'Sakın ha bunu yapmayın.' Bunu yapmaya kalktıklarında ne olacaktı biliyor musunuz? Ne olacaktı? Yüzde 13 zammı sen mazota yap iğneden ipliğe her şey yüzde 13 zamlanır. Neden? Mazot arttı mı taşıma maliyeti artar, birisi kendini korumak için zam yapar, herkes kendini korumak için zam yapar. Kartopu gibi büyür. Yüzde 13 sen mazota zam yap, gör bakalım bir ay sonra her türlü hizmet ve emtia kaç paraya çıkıyor. Dedik ki 'Bu ülkeyi seviyorsanız, birazcık aklınız varsa, enflasyonla mücadelede samimiyseniz bu zammı yapmayın. Ne yapın? Mazotta yüzde 40 ÖTV alıyorsunuz. Bunu ÖTV'den karşılayın.

Eşel mobil sistemi denen sistemi uygulayın, yüzde 40 alma, 30 al. Pompaya yansıtma, ürünlere zam gelmesin. Savaş bitip mazot düşünce, hiç olmazsa bir tek aldığın vergiyi kaybedersin. Ama hayat pahalılığı ile bu milleti perişan etmezsin.' İki gece önce millet kuyrukta, biz yalvarıyoruz. Zammı uygulamadılar. Dün düşündüler ve sonunda söylediğimizi aynen uygulayacaklar. Daha bundan dört yıl önce bununla ilgili kanun teklifimiz var. Bundan 1,5 yıl önce genel başkan yardımcımız bu konuyu Meclis'te anlatmış. Şimdi dediğimizi uyguladılar. Mazota zammın dörtte birini, yani 3,5 lirasını verdiler. O da çok, ama hiç olmazsa 10 lira daha aşağıda mazot. Böylece hayat pahalılığı olmayacak. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kadroları; bütün sorunları bilen, toprağı bilen, çiftçiliği bilen, ekonomiyi bilen ve en iyi çözümleri üretecek kadrolardır. Biz o yüzden artık 'İktidar şunu yapsın, bunu yapsın' demekten ziyade, bıraksınlar ve Mansur Başkan gibi ya da belediye başkanımız Levent gibi, yetenekli yöneticiler ülkenin de başına gelsin Haymana gibi bütün Türkiye'nin yüzü gülsün istiyoruz.

'İlk milletvekilleri kampı, Haymana'da yapılacak'

Bu güzel akşamı bizimle paylaştığınız için, bize sofrasını açan belediye başkanımızın hep beraber misafir olduğumuz için Haymanalı bütün çiftçi büyüklerime, abilerime, ablalarıma, kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bundan sonra sözümüz söz olsun, ilk milletvekilleri kampı, birkaç ay içinde olur. Haymana'da yapılacak, bütün basın kampı Haymana'dan takip edecek. Belediye başkanları toplantılarımız oluyor, İç Anadolu bölgesi belediye başkanları toplantısını, genel başkan yardımcım burada, Mayıs ayının başında ya da Nisan sonunda Haymana'da yapacak ve bütün belediye başkanları buraya gelecek. Ben de Ramazan'dan sonra Mansur Başkanımız, Ankara'nın bütün belediye başkanları, ilçe başkanlarımız ve Ankara milletvekillerimizle birlikte Haymana'ya geleceğim, bir hafta sonumu Haymana'da sizlerle geçireceğim. Hepinize teşekkür ediyorum. İyi ki böyle güzel insanlar var, Alnı açık, başı dik, namuslu, çalışkan tüm çiftçilerle Haymana'da birlikteyiz. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun.'

 

Kaynak: ANKA