(İZMİR) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, köprü ve otoyolların vatandaşa ücretsiz olması gerektiğini belirterek, 'Allah izin versin, geldiğimizde iktidara, Almanya'da, Avrupa'da nasılsa, bir şehrin otobanının dışarıdan gelene, geçene transit geçişe paralı olmasını bilmem, o şehrin kahrını çekene otoban bedava. Bizim balyozumuz otobanların gişelerini kırmak için kalkacak inşallah. Gelince balyoz operasyonu yapacağım otoban gişelerine' dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir'de Bornova Belediyesi, Doğanlar Kent Bostanı ve Dijital İkiz Tabanlı Akıllı Şehir Operasyon Merkezi Açılış Töreni'ne katıldı. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin ev sahipliğinde gerçekleşen törene, Özel'in yanı sıra, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Genel Başkan Yardımcıları, CAO Politika Kurulu Başkanları, PM Üyeleri, Milletvekilleri, Ferdi Zeyrek Vakfı Başkanı Nurcan Zeyrek, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

'BİZİM İZMİR'DEN İZMİR'İN BİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİNİ GÖSTERDİK'

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimini muhalefetin kaybetmesinin ardından toplumda bir umutsuzluk dalgasının yayıldığını anlatan Özel, CHP'nin o dönemde içinden geçtiği değişimi şöyle anlattı:

'O günlerde düştüğümüz yerden kalkmaz isek, birbirimize sarılmaz, tutunmaz, moral vermez ve bu ülkeye umut olmaz isek yaklaşan yerel seçimlerin felaket getirdiğini ve zaten yönettikleri yerlerde kentlere karşı suç işleyen, kentleri talan eden ve kenti o kentin gerçek yerleşimcileri yerine ranta teslim eden bir anlayışın yerel seçimlerde büyük bir zafer elde etmesinin endişesi içindeydik. Bunun için dedik ki 'Partide bir öz eleştiriye ihtiyaç var. Bunun için de değişime ihtiyaç var.' Değişim için yola çıktığımızda yolda hemen yanımızda bulduğumuz iki kişiden birinin sağında, birinin solunda oturuyordum biraz önce; ikisinin arasında. Bunlardan biri tabii ki o gün de bugün de İlçe Başkanımız olan Ertürk ağabey olduğu gibi Bornova Belediye Başkanımız Ömer Eşki kardeşimdi. Bir diğeri de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımızdı. O yürüyüşte yola çıktık ve gitgide çoğaldık. İmkansız görünen bir değişimi; sokağın sesini salona, tribünlerin sesini delegelerimize ulaştıran sizler bir değişimi istediniz, gerçekleştirdiniz ve o değişimle, o değişimin kadrolarıyla, o değişimin anlayışıyla birlikte.

O yerel seçimlerde, o büyük mağlubiyet daha üzerinden 10 ay geçmişken Cumhuriyet Halk Partisi söz verdiğimiz gibi 47 yıl sonra yeniden Türkiye'nin birinci partisi oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden itibaren ilk yenilgisini aldı. İzmir'de 31 belediye başkanı adayı gösterdik, 29'u seçildi. Bir büyük zafer elde ettik. 'Bu gidişle siz İzmir'i de kaybedeceksiniz, kalelerinizi de kaybedeceksiniz' diyenlere bizim İzmir'den, İzmir'in bizden vazgeçmeyeceğini; ayrıca kale siyasetinin peşinde olmadığımızı; İzmir'in olsa olsa milletin, demokratların, Atatürkçülerin kalesi olduğunu herkese gösterdik.'

CHP'li belediyelerin hizmetlerini anlatan Özel, 'Cumhuriyet Halk Partili belediyeler ihtiyaç neyse, toplumsal talep neyse; cami ise cami, okulsa okul, cemevi ise cemevi, halı saha ise halı saha ama ihtiyaç neyse o ihtiyacı gören, bilen, ona göre işler yapan yerel yöneticilere sahip' dedi.

'SİLİVRİ'DEKİ ARKADAŞLARIMIZA SELAM YOLLUYORUZ'

Özel, şunları kaydetti:

'Önce bir köyde cami açılışını yaptık. Şimdi kentin içinde bir bostanın hemen yanı başındayız. Orada bu bostandan yararlanan hanımefendiler, değerli kadınlar, başlarında hasır şapkalarıyla sabırsızlıkla el sallıyorlar. Biz de onları selamlıyoruz. Bugün 24 metrekarelik parçalara bölünmüş, burada tarım yapmak isteyen kentin kadınları arasında öncelik kurası çekilmiş. Kendilerine alanlar tahsis edilmiş. Fideler verilmiş, sulamalarına destek olunmuş. Buradaki ürünleri üretiyorlar. Kendi evlerinin ekonomilerine, mutfaklarına katkı sağlamak üzere götürüyorlar. Bu sadece bir mini tarım uygulaması. Aile bütçesine katkının ötesinde kadınların hem birbirleriyle sosyalleştikleri hem kendilerine verilen imkan dahilinde üretimin bir parçası oldukları, hem de bu sosyalleşme ve birliktelik üzerinden hem artık kentin oluşan bir kanaatini evde dinleyen değil; kanaat oluşturan, kenti yaşayan ve yaşatan, o kentin gündemini belirleyen ana öğeler olarak, kent yaşamının ta içinde yerlerini aldıkları, hem de doğa ile iç içe sağlıklarını korudukları bir önemli yaklaşım kent bostanları. Buradan hem burada olan ve olmayan hem de partimize yapılan tarihin en büyük siyasi saldırılarına Silivri'deki 12 metrekarelik hücrelerinden dimdik ayakta durarak direnen arkadaşlarımıza selam yolluyoruz.

Çağ, artık şehirlerin belli oranlarda dijital ikizlerinin yaratılması, dijital ortama taşınmasıyla kentin yönetiminin, trafiğinin yönetiminin, krizlerin yönetiminin, Allah vermesin afetlerinin yönetiminin yapıldığı, kolaylaştığı, hatasız yapıldığı, iyi planlandığı dijital ikizlerin üretilmesi dönemi. Biraz önce Ömer bahsetti, Türkiye'de bazı alanlarda dünyada bir ilkin gerçekleştiği, ilçenin tam bir sanal modelinin oluşturulduğu bir projeyle, Dijital İkiz Tabanlı Akıllı Şehir Operasyon Merkezi'ni açıyoruz. Bunun üzerinden ilçe yönetimi ve acil durum müdahaleleri simüle edilerek gerekli önlemler daha yaşanmadan alınıyor. Kentlerin günümüze yakışır şekilde yönetilmesi ve teknolojinin de ihmal edilmemesi, toprağın, yeşilin de ihmal edilmemesi, biraz önce konuştuğumuz gibi vatandaşın her türlü talebinin de karşılanması Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, halkçı belediyeciliğin olmazsa olmazıdır.'

'İŞLERİ, GÜÇLERİ YIKMAK, ELE GEÇİRMEK'

Emekliler Kadıköy'den seslendi: Aylıklara derhal 20 bin lira seyyanen zam yapılmalı, ikramiye asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır
Emekliler Kadıköy'den seslendi: Aylıklara derhal 20 bin lira seyyanen zam yapılmalı, ikramiye asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır
İçeriği Görüntüle

AK Partili siyasetçilerin seçim döneminde söyledikleriyle seçimden sonra yaptıkları arasında fark olduğunu söyleyen Özel, 'İzmir'de Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Gençlik Kollarından gelen bir yöneticisi, İzmir belediye başkanları ne yapmak isterse çelme çakma peşinde. Ya da İzmirli bir belediye başkanı neyi iyi yaptıysa, sanki kendisinin o işe emeği varmış gibi sahiplenmenin peşinde. O günlerde diyorlar ki 'İzmir'i biz alacağız. Kaleyi yıkacağız, bilmem ne yapacağız.' Zaten işleri ve güçleri yıkmak, ele geçirmek. Yani sevgiye dair değil de kavgaya dair cümlelerle İzmir'de siyaset yapan bir anlayış ile karşı karşıyayız' ifadelerini kullandı.

'YA SEN HADDİNİ BİLDİR, YA İZMİR ONA HADDİNİ BİLDİRECEK'

Meslek Fabrikası'nın devrine karşı açtıkları davayı kazandıklarını ancak AK Partili bir siyasetçinin müdahale ettiğini belirten Özel, sözlerine şöyle devam etti:

'Hukuka aykırı şekilde el koydular. Mahkemeyi kazandık. O söylediğim kişi gitti, müdahale etti. Devletin polisini Meslek Fabrikası'nın üstüne saldı. Değerli siyasetçilerimiz, İzmirlilerle birlikte sahip çıktılar. Şimdi içeride 300 milyon liralık makina ve yatırım boş duruyor. Kapıda polis duruyor. Oradan eğitim alacak İzmirlililer de evlerinde boş boş oturuyorlar. Niye? AK Parti'nin hasetliğinden ve kıskançlığından. Bunu İzmir'e şikayet ediyorum. Erdoğan'a söylüyorum. İzmirli belediye başkanları, Ankara'da ne yapsa, bürokratların odasını gidip basan, 'Benden habersiz yapmayacaksınız, İzmir'i seçtiler, günlerini görecekler' diyen gençlik kollarından gelen senin milletvekilin var. Saygısız, ağzı bozuk, İzmir düşmanı bir milletvekilinin artık ya sen haddini bildir, ya İzmir ona haddini bildirecek. O çirkin üslubuyla, gencecik belediye başkanlarımızla, kadın belediye başkanlarımızla, İzmir'in seçtiği Büyükşehir Belediye Başkanımızla polemik yapmaya, kavga etmeye çalışmasın. Gölge etmesin, başka ihsan istemiyoruz. Biz İzmir'e hizmet etmek istiyoruz. Senden aldığı güçle, Cumhurbaşkanından aldığı güçle İzmir'e çelme çakıyor. Ben 2011'den beri milletvekiliyim. Manisa'dan muhtar gelir, partisini sormam. Soru bir, gelene, 'Yoldan geldin, aç mısın, tok musun?' Soru iki, 'Ne içersin, çay mı içersin, kahve mi içersin?' Soru üç, 'Ne işin var? Gel gidelim birlikte halledelim.' AK Partili milletvekili, MHP'li milletvekili bir şey yapacak olur, ya da bizim belediyemizin onların bölgesinde yapacağı birşey olur, kendi partiminkinden farksız ikiletmeyiz. Çünkü biz biliriz ki siyaset insana hizmet etmek için yapılır. Bir şehre, bir kente hizmet etmek için yapılır. O kente düşmanlık etmek için, o kente hizmet edenlere çelme çakmak için onlara gelecek parayı, krediyi kısmakla siyaset olmaz. Bizi 'silkeleyenlere' engel olanlara söylüyoruz: Durduramazsınız. Çalışıyoruz. Çalışıyoruz. Hep birlikte de iktidara yürüyoruz.'

ÖZELLEŞTİRME İDDİALARINA TEPKİ

Köprü ve otoyolların özelleştirileceği iddialarına değinen Özel, seçime kadar hukuk yoluyla mücadele edeceklerini belirterek, şunları kaydetti:

'İzmirlilerle birlikte gerekirse hayatı durduracağız ama bu işe sonuna kadar karşı çıkacağız. Sen gelince ne yapacaksın? Ben gelince hani Tayyip Bey gelince işe iktidarının belirli bir süresinden sonra işe girişmişti ya ne yapmıştı? Balyoz Operasyonu yapmıştır, Balyoz. Milli ordunun namuslu subaylarına saldırmıştı. Allah izin versin, geldiğimizde iktidara, Almanya'da, Avrupa'da nasılsa, bir şehrin otobanının dışarıdan gelene, geçene transit geçişe paralı olmasını bilmem, o şehrin kahrını çekene otoban bedava. Bizim balyozumuz otobanların gişelerini kırmak için kalkacak inşallah. Gelince balyoz operasyonu yapacağım otoban gişelerine. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi'nin sancak gemisisiniz. O sancak sizlere emanettir. Cumhuriyet'e sahip çıkmaya, Cumhuriyet Halk Partisi'ne sahip çıkmaya devam edin. Çok yakında iktidar olacağız, İzmir'e yapılan her şeyi, her haksızlığı biz telafi edeceğiz.'

Kaynak: ANKA