(İZMİR) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, 'Hukuk mücadelesi veriyoruz, sonuna kadar sürdüreceğiz. Siyasi mücadele veriyoruz, sonuna kadar sürdüreceğiz. Fiziki mücadele veriyoruz; il il, belde belde, köy köy geziyoruz ve bunu sürdüreceğiz. İktidar olmak için ya partimizi geri alacağız, ya da iktidara giden yeni bir yol açacağız. Size söz veriyorum' dedi.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir programı kapsamında Beydağ ilçesini ziyaret etti. Özel'e ziyaretinde İzmir milletvekilleri ve ilçe belediye başkanları eşlik etti.
Özel, Beydağ ilçesinde atlı vatandaşlar tarafından ve üzerinde 'İzmir'in Efeleri burada seni bekliyor', 'Beydağ'ın gençleri iktidar yoluna hazır', 'Bizim oğlan umudumuz sensin Beydağ'a hoşgeldin' ve 'Daha adil Özgür ve Özel yarınlara' yazılı pankartlarla karşılandı. Özel, esnaf ve vatandaşları selamlarken sık sık alkışlarla destek gördü ve birçok vatandaş kendisiyle fotoğraf çektirmek istedi. Ziyaret sırasında vatandaşlar tarafından 'Özgür gelecek, özgür Türkiye' ve 'Özgür Başkan' sloganları atıldı.
Özel, vatandaşların kendisi için hazırladığı yöresel yemek olan keşkek yemeğinin hazırlık aşamasına katılarak keşkek dövdü. Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran'ın kızı Şeval Asya Başaran, Özel ile daha önce çekildiği fotoğrafı göstererek, 'Özgür amca, en son bu fotoğrafı seninle çekildiğimizde belediyeleri kazandık. Şimdi bir fotoğraf daha çekilelim, bu sefer önümüzdeki seçimleri kazanalım, söz mü?' diye sordu. Özel ise çocuğa 'Söz' yanıtını vererek birlikte fotoğraf çektirdi.
Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran da, 'Sayın Genel Başkanım, Beydağ efeleri sizi karşıladı. Efe, direniş demektir; efe, özgürlük demektir; efe, asla pes etmemektir. Beydağ ilçesi olarak sizi karşıladık, hoş geldiniz Sayın Genel Başkanım. Bu portreyi size veriyoruz, inşallah iktidar olduğunuzda da duvarınızda olacak' sözleriyle, üzerinde Özel'in efe kıyafetleriyle çizildiği çerçeveli portresini hediye etti.
Türk Bayrağı ve Atatürk portresinin önünde köy kahvesinde bir taburenin üzerine çıkarak Beydağlılara hitap eden Özel, konuşmasında şunları kaydetti:
'Bugün İzmir'deyiz ve İzmir'de daha önce gidemediğimiz ilçelerimizde programlar var. Sabahleyin ilk önce bir çiçek serasında kahvaltıyla başladık, Bayındır'daki kadın işçilerimizle birlikte. Kimi ilçede kahvaltı, kimi ilçede esnaf ziyareti, kimi ilçede daha önce söz verip de hiç Genel Başkan gitmeyen ilçelere ziyaret derken; Başkanım dedi ki, başkanlarım dedi ki; 'Beydağ'a daha önce hiç Genel Başkan gelmedi. Keşkek döveceğiz, size keşkek ikram edeceğiz. Öğle yemeğini de keşkekle Beydağ'da yiyeceksiniz.' Biz onun için geldik. Ama gör ki Beydağ ayağa kalkmış, nüfusuna göre bakarsan hani büyükşehre göre milyonluk miting yapsan büyükşehirde neredeyse bu. Bütün Beydağ ayağa kalkmış, sokağa taşmış, gelmiş, bizi karşılamış. Hatta hep Türkiye'nin her bir tarafında yürüyoruz, arkamızdan sizler yürüyorsunuz ya; şimdi birazdan inşallah konuşmayı yaptıktan sonra böyle buradan aşağı yürüyeceğiz, siz de bizimle birlikte yürürseniz bir 'Yürüyelim arkadaşlar' yapacağız. Beydağ'daki o tarihi fotoğrafı göstereceğiz, bütün Beydağ'ı arkamıza alacağız. Var mısınız?
'SÖZ VERİYORUZ, DÜZELTECEĞİZ'
Burası bizim için çok önemli bir ilçe. Burası biraz önce dediğim gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, onun partisinin peşinden yürüyen bir ilçe. Bu ilçe tabii tarımla uğraşıyor. Bir gözümüz kestanede, bakıyoruz biraz oradan para kazanın diye. Ama bir gözümüz mazot fiyatlarında, bir gözümüz gübre fiyatlarında, bir gözümüz diğer ürünlerdeki rekolte, pazar kayıplarında. Maalesef bugün Türkiye'de bu iktidar önüne gelene garanti veriyor. Yeter ki zengin olsun. Yol yapana yoldan araba geçiş garantisi, köprü yapana köprüden geçiş garantisi, tünel yapana tünelden geçiş garantisi: Havaalanı yaptırıyor, havaalanından uçuş garantisi. Hastane yaptırıyor, hasta garantisi. Ama millet çiftçilikle, hayvancılıkla uğraşıyor. Onlara 'Hiçbir şeyin yok garantisi.' Varsa yoksa mazota zammın garantisi, gübreye zammın garantisi. Ama çiftçiye geçim garantisi yok. Bunu yapacak olan çiftçinin partisidir, bunu yapacak olan biziz, söz veriyorum size.
'SULAMA SORUNU ÇÖZÜLMEDİKÇE TARIM DÜZELMEZ'
Buradan emeklilerimizi 20 bin liraya, maaşlarının önemli bir kısmını kiraya verdikleri, kira öderse geçinemedikleri, karnını doyurursa kirayı ödeyemedikleri bir hale getirdiler. 20 bin lirayla geçim olmuyor, olmadı, olmayacak. Ve burada herkesin derdi birbirinin üstüne biniyor. Yani çiftçinin sıkıntıları, emeklinin sıkıntıları dönüyor esnafın sırtına biniyor. Bunun yanında bir yanda yollarınızdaki heyelan tehlikeleri dururken, bir yanda hepimizi kızdıran yeni maden ruhsatları var. Beşli çeteler burada maden işletiyor, antimuan madeni işletiyor. Köylünün, çiftçinin hem ürününü tehdit ediyor hem havayı, suyu kirletiyor hem de yeni yeni hastalıklar için milleti korkutuyor. Bunun için Beydağ gibi bir ilçeye ayrıca ilgi gerekir. Beydağ gibi bir ilçeye, hem tarımına hem en büyük sorun olan sulamasına. Çünkü sulama sorunu çözülmediği müddetçe tarımda kalıcı bir iyileşmenin olması mümkün değil. Hem sulama sorununa hem ulaşıma dair sorunlara, köylerin eski köy şimdi yeni kırsal mahallelerin sorunlarına, orta direğin sorununa, emeklinin, emekçinin sorununa eğilecek, bu sorunları kendi derdi bilecek, vatandaşın derdiyle dertlenecek bir iktidara ihtiyaç var.
'MESELE, ERDOĞAN İLE MİLLET ARASINDADIR'
İşte biz bunun için yola çıktık. Genç bir ekip ve 'Partide değişim olursa, CHP değişirse Türkiye değişir' dedik. Yola çıktık, partide iktidarı değiştirdik. Söz verdiğimiz gibi beş ay sonra yapılan seçimlerde, ilk girdiğimiz seçimlerde birinci parti olduk. Demiştik ki 'Eğer seçimi kazanamazsak partinin başında durmayacağız.' Girdik, yerel seçimlerde 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi'ni birinci parti yaptık. AK Parti'yi 23 yıl sonra yendik. Hepinizin şunu bilmesini isterim ki bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne butlan atayanlar, bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş başkanını, seçilmiş yönetimini yargı kararıyla değiştirmeye çalışanlar, son dört kongreyi kazanan dört mazbatalı Genel Başkanı götürüp, dört mazbatalı Parti Meclisi'ni götürüp yerine mazbatasızları getirmeye çalışanların derdi; Cumhuriyet Halk Partisi içinde kavga gibi gösterip, esas CHP'nin iktidara yürüyüşünü durdurmaktır. Mesele, Özgür Özel'le Kemal Bey arasında değildir, CHP'nin arasında değildir. Mesele, Tayyip Erdoğan'la millet arasındadır. Tayyip Erdoğan yıllar önce geldiği sandıkla gideceğini anlamış, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarı değiştireceğini anlamış, Özgür Özel'in bu partinin Cumhurbaşkanı adayını, bu partinin bütün üyeleri ile, milletle birlikte belirlemesiyle iktidarı değiştireceğini anlamış ve buna karşı kendisini bizimle rekabet edecek durumda görmediği için yeni bir oyuna girişmiştir. Beydağ'dan söylüyorum. Dün kaybettik, toprağa verdik. Allah gani gani rahmet eylesin Kadir İnanır'a. Kadir İnanır'ın dediği gibi diyorum; 'Benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım.' Biz bu oyunu bozacağız.
'MÜCADELEYİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ'
Hukuk mücadelesi veriyoruz, sonuna kadar sürdüreceğiz. Siyasi mücadele veriyoruz, sonuna kadar sürdüreceğiz. Fiziki mücadele veriyoruz; il il, belde belde, köy köy geziyoruz ve bunu sürdüreceğiz. İktidar olmak için ya partimizi geri alacağız, ya da iktidara giden yeni bir yol açacağız. Size söz veriyorum. Biraz önce bu kalabalık olunca, keşkeğin başından buraya gelince oradan bir tane bank kaldırıp getirdiler. Niye? Türkiye'nin bir başında bir bankın üzerine çıktık, dün bir başka yerde çıktık. Bank alıp getirdiler. Bizim meselemiz şu; bize bina lazım değil, bize araba lazım değil, bize o gün bank olur, bugün burada köy kahvesinin tahta sandalyesi olur. Neyi buluyorsak üzerine çıkarız. Önemli olan bizim partinin imkanlarıyla birlikte olmamız değil, önemli olan bizim milletin gönlünde olmamızdır. Onun için demin Kiraz'da belediyenin önünde yeşil bir bankın üstündeydik, şimdi burada bu kahvede bu köy kahvesinin sandalyesinin üstündeyim. İlçe Başkanıma söylüyorum; bu sandalyeyi alın, bir kenara koyun. Gün gelecek, Beydağ'a yine geleceğim, bu sandalyenin üstüne yine çıkacağım. Ama o gün görün ki Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar yapmış olacağım. Size söz veriyorum. İktidara inanıyor musunuz? Bu yolun sonunda başaracağımıza inanıyor musunuz? Benimle birlikte sonuna kadar yürümeye var mısınız? O zaman Beydağlılar, haydi bakalım yürüyelim arkadaşlar.'
İMAMOĞLU VE ÖZEL'E HEDİYELER
Özel'in konuşması sık sık 'İktidar' sloganı ile sık sık kesildi. Meydan Kadın Kooperatifi tarafından Özel'e ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na ipek mendil hediye edildi.
Yaşlı bir kadın ise Özel'e, İmamoğlu'na iletilmek üzere kiraz verdi, Özel de cezaevine almayacaklarını bunları İmamoğlu'nun ailesine ileteceğini söyledi. Bir başka yaşlı kadın da, 'Her gün seni dinliyorum, ölene kadar arkandayım' dedi. Özel, gençler ve yaşlı vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşırken, arkasında oluşan kalabalık eşliğinde vatandaşlarla fotoğraf çektirerek yürüyüşünü sürdürdü.