(İSTANBUL) - Psikolog Büşra Filiz, sanal kumarın geleneksel kumardan çok daha hızlı ve tehlikeli bir bağımlılık döngüsü yarattığına dikkati çekerek, aileleri 'Loot Box' (ganimet kutuları) ve 'alarm sinyalleri' konusunda uyardı. Filiz, 'İçinden değerli bir eşya çıkma ihtimaliyle sürekli tetiklenen bu sistem, gençleri gerçek kumara bağımlılığına giden yolda sinsi bir geçiş kapısına sürüklüyor ve bağımlılık döngüsünü daha çocukluktan itibaren zihne kazıyor' dedi.
Türkiye'de 2025-2026 dönemini kapsayan veriler, sanal kumarın bir 'halk sağlığı krizi'ne dönüştüğünü gösteriyor. Sanal kumarın sunduğu anonimlik ve hız sayesinde gençler, kimliklerini belli etmeden saniyeler içinde kumar oynayabilirken; bu durum bağımlılık yaşının 15'e kadar gerilemesine neden oluyor.
Klinik veriler ışığında açıklamalarda bulunan Psikolog Büşra Filiz, sanal kumarın geleneksel kumardan çok daha hızlı ve tehlikeli bir bağımlılık döngüsü yarattığına dikkati çekerek, ailelere uyarılarda bulundu.
Filiz, konunun tıbbi boyutuna dikkati çekti
Sanal kumarın beynin ödül sistemini doğrudan manipüle ettiği gerçeği, bugünün en büyük dijital tehditlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bağımlılığın nörobiyolojik temellerine vurgu yapan Filiz, 'Bu bir irade meselesi değil, profesyonel müdahale gerektiren kronik bir beyin hastalığıdır' diyerek, konunun tıbbi boyutuna dikkati çekti.
Ergenlik döneminde beynin karar verme ve riskleri değerlendirme merkezi olan prefrontal korteksin henüz tam olgunlaşmadığını hatırlatan Filiz, gençlerin biyolojik olarak 'dur' deme mekanizmalarının zayıf olduğunu ve bu nedenle risk almaya çok daha yatkın hale geldiklerini belirtti.
'Loot Box': Kumar bağımlılığına giden geçiş kapısı
Özellikle video oyunlarındaki gizli tehlikeye ilişkin uyarılarda bulunan Filiz, 'Loot Box' sistemini, şu sözlerle açıkladı:
'Çocukların ve gençlerin oynadığı masum görünümlü pek çok video oyununda, parayla satılan ve içinden ne çıkacağı önceden bilinmeyen 'ganimet kutuları' bulunuyor. Bu mekanizma, tam olarak kumarın 'rastgele ödül' mantığıyla çalışıyor. Genç beyinler, belirsiz bir ödülü beklemenin yarattığı yoğun dopamin salgısına henüz çocuk yaşta alıştırılıyor. İçinden değerli bir eşya çıkma ihtimaliyle sürekli tetiklenen bu sistem, gençleri gerçek kumara bağımlılığına giden yolda sinsi bir geçiş kapısına sürüklüyor ve bağımlılık döngüsünü daha çocukluktan itibaren zihne kazıyor.'
Ailelerin çocukları üzerindeki dikkatli gözlemleri, bu sessiz krizin erken teşhis edilmesinde hayati bir bariyer görevi görüyor. Günlük rutinlerdeki ani değişimlerin görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan Filiz, ebeveynlerin hangi noktada 'kırmızı alarm' vermesi gerektiğini de şu sözlerle detaylandırdı:
'Aileler; çocuklarının eskisinden çok daha fazla ekran başında vakit geçirmesini, kaynağı belli olmayan ani kazançlar elde etmesini ya da açıklanamayan borçlar altına girmesini en ciddi uyarı sinyalleri olarak kabul etmelidir. Gençlerin sosyal çevresinden, ailesinden ve daha önce büyük keyif aldığı aktivitelerden hızla uzaklaşması, bunlara eşlik eden ani ve sert duygu durum değişimleri, profesyonel bir desteğe başvurulması gerektiğini açıkça gösterir.'
Durumun sadece maddi bir kayıp değil, bir yaşam mücadelesi olduğunu belirten Filiz, uzman desteğinin hayati bir zorunluluk olduğunun altını çizerek, 'Kumar bağımlılarının yüzde 50'den fazlasının hayatlarının bir noktasında intiharı düşündüğünü unutmamalıyız; bu noktada uzman desteğine başvurmak bir tercih değil, doğrudan bir hayat kurtarma müdahalesidir' ifadelerini kullandı.





