Haber: ÇAĞATAN AKYOL
(İSTANBUL) - Aziz İhsan Aktaş davasında esas hakkındaki mütalaaya karşı Silivri'de savunma yapan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, 'Her türlü engellenmeye karşı çığ gibi büyüyen bir destekle toplumun her kesiminden insan hayatın her alanındaki eşitsizliklere, haksızlıklara itiraz ediyor. 'Yol cümleden uludur. Bu yolda can baş feda' diyerek kendini milletine teslim eden, bir tek kişiyi bile geride bırakmadan mücadelesini sürdüren Genel Başkanımız Özgür Özel, bu itirazın lideri olmuştur. Tüm yollar kapatılınca yeni bir yol açmıştır. Bu yolda yürüyen tüm dostlara selam olsun' dedi.
İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen 'çıkar amaçlı suç örgütü' ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek, ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7'si tutuklu 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açılan dava devam ediyor.
Aralarında, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin olmak üzere 7 belediye başkanının yargılandığı davada, sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunması alınıyor.
Savunmasına devam eden Rıza Akpolat, seçilmiş bir kamu görevlisi ve sorumlu bir siyasetçi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
'Ben siyasete başladığım günden itibaren gençlik kolları yöneticisiyken de ilçe yöneticisiyken de ilçe başkanıyken de il başkanvekiliyken de belediye başkanıyken de millet ne diyorsa ben hep onu yaptım. Bizi oylarıyla o koltuklara oturtan milletimize karşı sorumlu davrandım. En büyük vefayı da onlardan gördüm, en büyük vefayı da onlara gösterdim. İkinci büyük sorumluluğumuzu da partimize hissettik. Parti içinde görev yaptığımız süre içerisinde ideolojimize uygun olarak aynı sorumlulukları hissettiğimiz, aynı ideali taşıdığımız arkadaşlarımızla yol yürüdük. Çatısı altında olduğumuz ülkemizin kurucu partisinin ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerini, ilkelerini kendimize rehber edindik. Geldiğimiz noktada bugün karşı karşıya kaldığımız tüm haksız uygulamaların sebebini aslında ilk savunmamda belirttiğim üzere altını çizerek tekrarlamak istiyorum. Öncelikle 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partimin bana verdiği tüm sorumlulukları yerine getirerek 20'den fazla ilde çalışma yaptım. O günlerde partinin genel başkanının en gözde, en çalışkan belediye başkanlarından biriydim.
'DEĞİŞİMİ GERÇEKLEŞTİRDİK'
Sonra seçim kaybedildi. Bunun üzerine toplumda bir değişim talebi oluştu. Tüm uzlaştırma çabalarımız sonuçsuz kalınca yine milletin dediği yerde durduk ve değişimi gerçekleştirdik. CHP tarihinde ilk defa mevcut genel başkan kurultayla değişti. Bu değişim sonucunu verdi ve partimiz Türkiye'nin birinci partisi oldu. Bu şevkle herkes hızlıca işe koyuldu. Örnek projelerle Türkiye genelinde memnuniyetimiz yüzde 65'lerin üzerine çıktı. Tam da bu noktada ağır bir kuşatma başladı. Örgütlü bir siyasetçi olmam nedeniyle bu ağır kuşatma içinde hem iktidar hem de kurultayı kaybedenler tarafından hedef haline getirildim. Sonra peşi sıra operasyonlar başlandı. En sonunda partimizin kurumsal kimliği hedef alındı. Burada da hem İstanbul İl Kongresi hem de kurultay ceza davalarının şüphelileri, sanıkları arasına girdim. Bu değişim içinde öncü rol alarak, sorumlu bir siyasetçi olarak da milletimizin yanında durduk ve başardık. Seçilmiş bir kamu yöneticisi olarak da sorumlu bir siyasetçi olarak da bana güvenen insanların, oy veren insanların, partililerimizin, bize umut bağlayanlarının başını hiçbir şekilde iki konuda da yere eğdirmedik.
'MİLLET YENİ BİR YOL AÇTI'
Bu uzun bir yol. Hem belediye başkanı olarak hem de siyasetçi olarak bu yaşananlardan aldığım en büyük ders, eğer aldığın her kararda halkın tercihlerini kendine istikamet yaparsan o yolda başının kesinlikle öne eğilmeyeceğidir. Çünkü siyaset halk için, milletin menfaatleri için yapılır. Bunun üstünde hiçbir duygu yoktur. Şimdi millet yeni bir yol açtı. Her türlü engellenmeye karşı çığ gibi büyüyen bir destekle toplumun her kesiminden insan hayatın her alanındaki eşitsizliklere, haksızlıklara itiraz ediyor. 'Yol cümleden uludur. Bu yolda can baş feda' diyerek kendini milletine teslim eden, bir tek kişiyi bile geride bırakmadan mücadelesini sürdüren Genel Başkanımız Özgür Özel, bu itirazın lideri olmuştur. Tüm yollar kapatılınca yeni bir yol açmıştır. Bu yolda yürüyen tüm dostlara selam olsun. Pir Sultan Abdal'ın dediği gibi 'Ne mutlu eğri zamanda doğru yerde durana', yani tarihin doğru tarafında duranlara.
'PARTİMİN YÖNETİMİNE ADETA ÇÖKÜLMÜŞTÜR'
Beni seven birçok kişi bu sözlerimden sonra eminim tedirgin oldular. Çünkü karar celsesindeyiz. 'Sen de bir yerlere selam çak. Ortalama konuş. Doğruyu söyleme. Hakkı söyleme ve buradan çık'. Onlara tek sözüm var. Bugün burada olup yargılanmayı, belki de bu sözlerim dolayısıyla ceza almayı, milletin gönlünde, gelecekte çocuklarımızın gözünde, tarih huzurunda yargılanmaya tercih ediyorum. Evet, üzgünüm. Eşimden, çocuklarımdan, ailemden ayrıyım. Onları çok özlüyorum. Her hafta görüşte onların gözyaşlarını nasıl içlerine akıttıklarını görüyorum. Kızgınım. Çocukluğumdan beri neferi olduğum partimin il başkanlığına, genel merkezimize polis marifetiyle girilmiş, yerle yeksan ederek yönetimine adeta çökülmüştür. Yol arkadaşlarımın, kardeşlerimin üzerine plastik mermiler atılmış, biber gazları sıkılmış, o binaları terk ederken gözyaşlarını orada bırakmışlardır. Kimse benden kendimi kurtarmak için ailemin gözyaşları görüşme kabininde dururken, yoldaşlarımın gözyaşları genel merkez bahçesinde dururken farklı bir şey yapmamı beklemesin.
'KİMSE KENDİMİ İNKAR ETMEMİ BEKLEMESİN'
Bizimki öyle bir bağ ki bunu yaşamayan bilmez. Gözyaşları içinde 13 metrekare koğuşumda olanı biteni izlerken 'Avukat geldi' dediler. Çıktım ve avukat bana 'Rıza Başkanım merak etme, herkes iyi' dedi. Yani genel merkezdeki dostlar o hengame içinde benim üzüleceğimi düşünüp bana avukat yollamışlar. İşte tam da bu yüzden kimse benim kendimi inkar etmemi beklemesin. Ekip halinde bir iktidar idealiyle emin adımlarla yürürken karşımıza çıkan ilk engelde kiminin itirafçı olduğu, kiminin korkudan sindiği, kiminin kendi kahramanlık hikayesini yazmaya çalıştığı bir dönemi, her gün yeni bir şey daha görerek izliyorum. Tarih önünde ihanet edenler, bugünü düşünenler mutlaka hesap verecektir. Korkudan ölü taklidi yapan, bizleri, ailelerimizi yalnız bırakan, kırk kapıda kurtuluş arayan, kendilerini o koltukta oturtan insanlara ihanet eden, halkına ihanet eden herkese en iyi dersi yine halkımız verecektir.'
'SUÇ İŞLEMEDİM VE İSPATLADIM'
Akpolat, savunmasını 'Bugünler geçer. Bugünler mutlaka tarih önünde değerlendirilecektir. Benim vicdanım, içim rahat. Suç işlemedim ve bunu ispatladım. İddianamenin ve mütalaanın tamamında benim, çalışma arkadaşlarımın ve aile bireylerimin tüm eylemler yönünden suç işlediğine dair tek bir somut delil yoktur. Dolayısıyla çalışma arkadaşlarımın, aile bireylerimin ve kendimin tüm suçlamaları yönünden beraatını talep ediyorum' sözleriyle tamamladı.
'GENEL BAŞKANDAN HABER BEKLİYORUM'
Akpolat'ın savunmasının ardından izleyici sıralarından 'Beşiktaş'ın Başkanı Rıza Akpolat' sloganı atıldı. Mahkeme Başkanı, bunun üzerine izleyicilerin salondan çıkartılması talimatını verdi, öğleden sonra izleyici alınmayacağını bildirdi. Daha sonra ise yalnızca sanıkların aile üyelerinin alınacağını belirtti. Rıza Akpolat, salondan çıkarken gazetecilerin, CHP'den istifa edip etmeyeceğine ilişkin sorusuna, 'Genel başkandan haber bekliyorum' yanıtını verdi.





