<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 12 Sep 2026 15:57:08 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gürsel Tekin’den kademeli emeklilik çağrısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gursel-tekinden-kademeli-emeklilik-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gursel-tekinden-kademeli-emeklilik-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gürsel Tekin, 8 ve 9 Eylül 1999 arasında oluşan emeklilik farkına dikkat çekerek kademeli geçiş düzenlemesi yapılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürsel Tekin, emeklilik sisteminde <strong>8 Eylül 1999 ile 9 Eylül 1999 arasındaki bir günlük sigorta başlangıç farkının</strong> yol açtığı sonuçlara dikkat çekerek kademeli emeklilik çağrısında bulundu.</p>

<p>Mevcut düzenlemede <strong>8 Eylül 1999 ve öncesinde sigorta girişi bulunanlar EYT kapsamında yaş şartı aranmadan</strong>, gerekli prim ve sigortalılık süresi koşullarını tamamlayarak emekli olabiliyor. 9 Eylül 1999 ve sonrasında sigortalı olanlar ise farklı yaş ve prim şartlarına tabi tutuluyor.</p>

<p><strong>“Arada sadece bir gün var”</strong></p>

<p>Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yaşanan farkı şu sözlerle gündeme taşıdı:<br />
“Sadece 1 gün…<br />
8 Eylül 1999’da sigortalı olan emekli olabiliyor;<br />
9 Eylül 1999’da sigortalı olan ise yıllarca daha beklemek zorunda kalıyor.”<br />
 </p>

<p>Aynı çalışma hayatı içinde bulunan vatandaşlar arasında yalnızca sigorta başlangıç tarihi nedeniyle büyük emeklilik farkları ortaya çıktığını savunan Tekin, sistemin yeniden ele alınmasını istedi.</p>

<p><strong>“Herkes için yaş şartı kaldırılsın demiyoruz”</strong></p>

<p>Tekin, talebinin tüm çalışanlar için yaş şartının tamamen kaldırılması olmadığını özellikle vurguladı.<br />
“Aynı ülkenin insanları, aynı çalışma hayatı, aynı prim mücadelesi… Ama arada sadece bir gün var. Biz herkes için yaş şartı kaldırılsın demiyoruz. Adalet istiyoruz. Kademeli geçiş istiyoruz.”<br />
 </p>

<p><strong>2000, 2005 ve 2008 girişlilere dikkat çekti</strong></p>

<p>Emeklilik şartlarının sigorta başlangıç tarihine göre daha kademeli biçimde belirlenmesi gerektiğini savunan Tekin, farklı yıllarda çalışma hayatına başlayanların aynı koşullara tabi tutulmasına karşı çıktı.<br />
“2000, 2005 ve 2008 girişliler aynı kefeye konulmasın.”</p>

<p>Türkiye’de emeklilik koşulları 8 Eylül 1999 öncesi, 8 Eylül 1999-30 Nisan 2008 dönemi ve 1 Mayıs 2008 sonrası için farklı kurallara tabi bulunuyor.</p>

<p><strong>“Bir günlük fark yıllarca emeklilik farkı olmamalı”</strong></p>

<p>Gürsel Tekin açıklamasını kademeli emeklilik düzenlemesi çağrısıyla tamamladı:<br />
“Bir gün, bir insanın emeğinden yıllarını almamalı. 1 günlük fark, yıllarca emeklilik farkı olmamalı!”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kademeli emeklilik konusunda şu ana kadar yürürlüğe girmiş yeni bir yasal düzenleme bulunmuyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gursel-tekinden-kademeli-emeklilik-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/i-m-g-0524.jpg" type="image/jpeg" length="35340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Siirt Havalimanı, yeniden uçuş trafiğine açıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/siirt-havalimani-yeniden-ucus-trafigine-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/siirt-havalimani-yeniden-ucus-trafigine-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 'Siirt Havalimanı'mız, bugün gerçekleşen İstanbul Havalimanı-Siirt seferiyle yeniden uçuş trafiğine açıldı' ifadelerini kullandı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 'Siirt Havalimanı'mız, bugün gerçekleşen İstanbul Havalimanı-Siirt seferiyle yeniden uçuş trafiğine açıldı' ifadelerini kullandı. </p> <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Siirt Havalimanı'mız, bugün gerçekleşen İstanbul Havalimanı-Siirt seferiyle yeniden uçuş trafiğine açıldı. 3 bin 135 metrekare büyüklüğündeki yeni terminal binamızın yanı sıra nizamiye, kule, apron bariyer ve teknik merkez binalarımızı yeniledik. Elektronik ve seyrüsefer sistemlerinin test, kontrol ve kalibrasyonlarını tamamlayarak gerçekleştirdiğimiz ilk uçuş, su takı töreniyle karşılandı. Yenilenen havalimanımız Siirt'imize ve tüm vatandaşlarımıza hayırlı olsun.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/siirt-havalimani-yeniden-ucus-trafigine-acildi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:46:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/siirt-havalimani-yeniden-ucus-trafigine-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="31478"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi'nden il genelindeki muhtarlara ilk yardım çantası]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesinden-il-genelindeki-muhtarlara-ilk-yardim-cantasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesinden-il-genelindeki-muhtarlara-ilk-yardim-cantasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi, Dünya İlk Yardım Günü kapsamında il genelindeki mahalle muhtarlarına ilk yardım çantası dağıttı. İlk yardımın önemine dikkati çekmek ve toplumda farkındalığı artırmak amacıyla gerçekleştirilen çalışma kapsamında, Manisa'nın 17 ilçesindeki bin 89 mahalle muhtarına çantalar ulaştırıldı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MANİSA)-</strong> Manisa Büyükşehir Belediyesi, Dünya İlk Yardım Günü kapsamında il genelindeki mahalle muhtarlarına ilk yardım çantası dağıttı. İlk yardımın önemine dikkati çekmek ve toplumda farkındalığı artırmak amacıyla gerçekleştirilen çalışma kapsamında, Manisa'nın 17 ilçesindeki bin 89 mahalle muhtarına çantalar ulaştırıldı. </p> <p>Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışma ile Manisa genelindeki tüm mahalle muhtarlarına ilk yardım çantaları ulaştırıldı. Projenin amacı ve ilk yardım bilincinin yaygınlaştırılması konusunda bilgi vermek amacıyla Koordinatör Derya Hüner ve Sağlık Hizmetleri Şube Müdürü Ahmet Müştak Aydın tarafından saha ziyaretleri gerçekleştirildi.</p> <p>Bu çerçevede 50. Yıl Mahalle Muhtarı Erol Akar, Hafsa Sultan Mahalle Muhtarı Zuhal Güneş, Laleli Mahalle Muhtarı Yadigar Şahin, İbrahim Çelebi Mahalle Muhtarı Meliz Mısıroğlu, Kazım Karabekir Mahalle Muhtarı Tekin Aydın ve Adnan Menderes Mahalle Muhtarı Halil Özkan ziyaret edildi. Ziyaretlerin devamında Ahmet Bedevi Mahalle Muhtarı Turan Şahin, Turgut Özal Mahalle Muhtarı İsmet Bakşi ve Bayındırlık Mahalle Muhtarı Bedirhan Çiçek ile bir araya gelinerek ilk yardım çantalarının içeriği ve kullanımı hakkında bilgilendirme yapıldı.</p> <p><strong>'MUHTARLARIMIZIN İLK YARDIM KONUSUNDA DESTEKLENMESİNİ ÖNEMSİYORUZ'</strong></p> <p>Koordinatör Derya Hüner, muhtarların vatandaşlara ulaşma noktasındaki önemine dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p> <p>'Dünya İlk Yardım Günü kapsamında Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak il genelindeki tüm muhtarlarımıza ilk yardım çantalarını ulaştırdık. Amacımız, olası acil durumlarda sağlık ekipleri ulaşana kadar doğru ve hızlı müdahaleye katkı sağlamak. Mahallelerimizin sesi ve vatandaşlarımızın en yakın iletişim noktası olan muhtarlarımızın ilk yardım konusunda desteklenmesini önemsiyoruz. Unutmayalım; bilinçli yapılan ilk yardım bir hayat kurtarabilir. Bu vesileyle herkesi temel ilk yardım eğitimi almaya davet ediyor, bilinçli ve hazırlıklı bir toplumun hayat kurtaracağına inanıyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak koruyucu sağlık hizmetleri ve toplumun ilk yardım konusunda bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.' </p> <p>Sağlık Hizmetleri Şube Müdürü Ahmet Müştak Aydın ise 'Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak halk sağlığının korunması ve desteklenmesine yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dünya İlk Yardım Günü kapsamında 17 ilçemizde bulunan bin 89 mahalle muhtarımıza ilk yardım çantası ulaştırarak ilk yardım konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladık' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>MUHTARLARDAN PROJEYE TEŞEKKÜR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin ilk yardım konusunda hayata geçirdiği çalışma, mahalle muhtarları tarafından da memnuniyetle karşılandı. Muhtarlar, ilk yardım çantalarının olası acil durumlarda önemli bir destek sağlayacağını belirterek, ilk yardım bilincinin mahallelerde yaygınlaştırılmasına yönelik bu çalışmadan dolayı Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Manisa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesinden-il-genelindeki-muhtarlara-ilk-yardim-cantasi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:46:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/manisa-buyuksehir-belediyesinden-il-genelindeki-muhtarlara-ilk-yardim-cantasi.jpeg" type="image/jpeg" length="89540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa'da Milli Mücadele döneminde yaşananlar ele alındı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/manisada-milli-mucadele-doneminde-yasananlar-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/manisada-milli-mucadele-doneminde-yasananlar-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 'Öncesi ve Sonrasıyla Millî Mücadele'de Manisa (1908-1938)' sempozyumu, akademisyenleri ve araştırmacıları bir araya getirdi. Sempozyumda, Milli Mücadele yıllarında Manisa ve ilçelerinde yaşanan gelişmelerin yanı sıra işgal, direniş, 1922 Manisa yangını ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki dönüşüm farklı yönleriyle ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MANİSA)-</strong> Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 'Öncesi ve Sonrasıyla Millî Mücadele'de Manisa (1908-1938)' sempozyumu, akademisyenleri ve araştırmacıları bir araya getirdi. Sempozyumda, Milli Mücadele yıllarında Manisa ve ilçelerinde yaşanan gelişmelerin yanı sıra işgal, direniş, 1922 Manisa yangını ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki dönüşüm farklı yönleriyle ele alındı. </p> <p>Manisa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104'üncü yılı dolayısıyla 'Öncesi ve Sonrasıyla Milli Mücadele'de Manisa (1908-1938)' sempozyumu düzenlendi. Büyük Saruhan Otel'de düzenlenen sempozyuma; Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Mesut Doğan, Emine Özge Arslan, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Büyükşehir Belediyesi Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanı Gencay Genç, daire başkanları, akademisyenler ve araştırmacılar katıldı. Başkan Besim Dutlulu, 8 Eylül 1922'de Manisa'nın kurtuluşu sırasında Manisa'ya ilk giren 30 süvari arasında yer alan Gazi Nazif Bakar'ın anısına Muhammed Hasan Dedebakar'a teşekkür belgesi takdim etti.</p> <p><strong>MANİSA'NIN 30 YILLIK DÖNEMİ BİLİMSEL AÇIDAN DEĞERLENDİRİLDİ</strong></p> <p>3 gün süren sempozyumda, kentin yakın tarihine ışık tutan çok sayıda bildiri sunuldu. Ulusal nitelikte düzenlenen sempozyum kapsamında, 1908 yılında 2. Meşrutiyet'in ilanıyla başlayan süreçten Milli Mücadele yıllarına, Manisa'nın kurtuluşundan Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar uzanan 30 yıllık dönem bilimsel açıdan değerlendirildi. Sempozyum oturumlarında; Milli Mücadele döneminde Manisa'nın işgali ve Batı Anadolu'daki diğer işgallerle karşılaştırılması, 1922 Manisa yangını, işgal yıllarında kentte asayiş ve kamu düzeni, Cumhuriyet'in ilk yıllarında kurtuluş günü kutlamaları gibi başlıklar ele alındı.</p> <p><strong>'BU SEMPOZYUM BU ŞEHİR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ'</strong></p> <p>Başkan Besim Dutlulu, programda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Manisa'mızın kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümünde, şehrimizin Milli Mücadele tarihine ışık tutan çok değerli bir çalışmanın parçası olduk. 'Öncesi ve Sonrasıyla Milli Mücadele'de Manisa (1908-1938) Sempozyumu' 63 bildiri ve 66 akademisyen ve araştırmacının katkısıyla Manisa'nın yakın tarihini tüm yönleriyle ele alıyor. Bu çalışmaların 2 bin 150 sayfalık, 4 ciltlik bir eser olarak kalıcı hale gelmesi, kentimizin tarihine bırakılmış önemli bir miras. Katkı sunan tüm akademisyenlerimize, araştırmacılarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Manisa'mızın kurtuluşunun 104. yıl dönümü kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları vatan yapan tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.'</p> <p><strong>İŞGALDEN CUMHURİYET'E MANİSA</strong></p> <p>Sempozyumun devam eden oturumlarında Manisa'nın siyasi, sosyal ve ekonomik dönüşümü de farklı başlıklarla değerlendiriliyor. Vasıf Çınar'ın toplumsal ve eğitimsel çalışmaları, Refik Şevket İnce'nin Manisa'daki etkisi, İlhan Berk ve Manisa, Manisa Bimarhanesi, Soma Cephesi ve Milne Hattı süreci, Rusça kaynaklarda Manisa ve 1922 Manisa Yangını'nın Fransız basını ile diplomatik belgelerdeki yansımaları ele alınan konular arasında yer aldı. Oturumlarda ayrıca; Cumhuriyet'in ilk yıllarında Manisa'nın siyasal ve toplumsal yapısı, Alaşehir'de Sarıkız Maden Suyu, Manisa'da bağ hastalıklarıyla mücadele, Saruhan Sancağı'nın Balkan Savaşları dönemindeki durumu, 1927 nüfus sayımına göre Manisa'nın demografik yapısı, Manisa'daki Kuvâ-yı Milliye faaliyetleri, Manisa'da kurulan Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri, Manisa ve ilçelerinin bağış uçakları, Demirci, Gördes ve Borlu'dan işgal dönemi ile ilgili anlatımlar, Manisa'nın kimlik inşasında lale sembolünün rolü gibi başlıklar da bilim insanları tarafından değerlendirildi.</p> <p><strong>MANİSA'NIN 30 YILLIK TARİHİNE IŞIK TUTULDU</strong></p> <p>Sempozyum ile Milli Mücadele'yi hazırlayan koşulların ve zafer sonrasında Cumhuriyet'in kuruluş süreci de bütüncül biçimde ele alındı. Sempozyum kapsamında Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan işgal süreci, Kuva-yı Milliye'nin bölgedeki faaliyetleri, Manisa ve ilçelerinin işgalden kurtuluşu ile Cumhuriyet döneminde kentin yeniden yapılanma süreci farklı disiplinlerden akademisyenlerin çalışmalarıyla ortaya kondu. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından 8-10 Eylül günleri arasında gerçekleştirilen sempozyum kapsamında Müftü Alim Efendi Belgesel Sergisi ile Öncesiyle ve Sonrasıyla Milli Mücadele'de Manisa sempozyumu sergisi de Manisa Kurtuluş Müzesi'nde ziyaretçileriyle buluştu.  </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Manisa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/manisada-milli-mucadele-doneminde-yasananlar-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:45:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/manisada-milli-mucadele-doneminde-yasananlar-ele-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="55482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46'ncı yılı... TKP: 12 Eylül'ü sürdürenler yeni anayasa yapamaz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-tkp-12-eylulu-surdurenler-yeni-anayasa-yapamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-tkp-12-eylulu-surdurenler-yeni-anayasa-yapamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Komünist Partisi'nden (TKP), 12 Eylül askeri darbesinin 46. yılı nedeniyle yapılan açıklamada, 'İktidarlar değişmiş ama düzen korunmuş ve güçlendirilmiştir. AKP ise 12 Eylül'le hesaplaşmamış, onun açtığı yoldan yürümüştür. Türkiye'nin ihtiyacı, 12 Eylül düzenine yeni bir anayasa makyajı yapılması değildir. 12 Eylül'ü sürdürenler yeni anayasa yapamaz' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Türkiye Komünist Partisi'nden (TKP), 12 Eylül askeri darbesinin 46. yılı nedeniyle yapılan açıklamada, 'İktidarlar değişmiş ama düzen korunmuş ve güçlendirilmiştir. AKP ise 12 Eylül'le hesaplaşmamış, onun açtığı yoldan yürümüştür. Türkiye'nin ihtiyacı, 12 Eylül düzenine yeni bir anayasa makyajı yapılması değildir. 12 Eylül'ü sürdürenler yeni anayasa yapamaz' dedi. </p> <p>TKP, 12 Eylül askeri darbesinin 46'ncı yılında '12 Eylül'ü Sürdürenler Yeni Anayasa Yapamaz' başlıklı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, darbenin asıl hedefinin, halkın ülkenin geleceğine el koyma iradesini kırmak ve sermaye sınıfının egemenliğini güvence altına almak olduğu savunuldu. </p> <p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'12 Eylül'ü sürdürenler yeni anayasa yapamaz. Türkiye'nin ihtiyacı makyaj değil, eşitlikçi bir düzendir. 12 Eylül 1980'de gerçekleştirilen faşist darbenin üzerinden 46 yıl geçti. Darbe, işçi sınıfının örgütlülüğünü dağıtmak, devrimcileri ve yurtseverleri ezmek, Türkiye'yi uluslararası tekellerin ve patronların sınırsız yağmasına açmak için harekete geçti. Darbenin asıl hedefi, emekçi halkın ülkenin geleceğine el koyma iradesini kırmak ve sermaye sınıfının egemenliğini güvence altına almaktı. Bugün işçilerin sendikasız, güvencesiz ve düşük ücretlerle çalıştırılmasında; kamu işletmelerinin ve ülkenin kaynaklarının patronlara devredilmesinde; eğitimin dinselleştirilmesinde; tarikatların devletin bütün kurumlarına yerleşmesinde; gençliğin geleceksizliğe mahkum edilmesinde 12 Eylül'ün izi vardır.</p> <p>12 Eylül düzeni sona ermemiştir. İktidarlar değişmiş ama düzen korunmuş ve güçlendirilmiştir. AKP ise 12 Eylül'le hesaplaşmamış, onun açtığı yoldan yürümüştür. Darbenin piyasacı ve gerici programını daha ileri taşımış; işçilerin haklarını gasp etmiş, laikliği tasfiye etmiş, ülkemizi emperyalizme ve sermayeye daha bağımlı hâle getirmiştir. Şimdi aynı iktidar, bir kez daha yeni anayasadan söz ediyor. Anayasayı ve yasaları tanımayanların, mahkeme kararlarını uygulamayanların, seçme ve seçilme hakkını gasp edenlerin, muhalifleri hapse atanların halkımıza özgürlükçü ve demokratik bir anayasaya imza atabileceğinin inandırıcı bir tarafı bulunmamaktadır.</p> <p>AKP 'Türkiye darbe anayasasından kurtulmalıdır' kılıfına sığınarak yeni Osmanlıcı çözüm süreciyle ülkemizi emperyalizm için dikensiz gül bahçesine çevirmeye çalışıyor. AKP'nin yeni anayasa yapma hakkı da ehliyeti de meşruiyeti de yoktur. Kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelerin, içeriği halktan saklanan pazarlıkların ve neyi tartışacağı dahi açıklanmayan komisyonların Türkiye'nin sorunlarını çözeceği söyleniyor. Oysa emekçilerin geleceği holdinglerin, tarikatların ve emperyalist merkezlerin çıkarlarına göre şekillendirilen pazarlıklara bırakılamaz. Türkiye'nin ihtiyacı, 12 Eylül düzenine yeni bir anayasa makyajı yapılması değildir. Türkiye'nin ihtiyacı; işçilerin örgütlenme, siyaset yapma ve hak arama özgürlüğünün güvence altına alındığı, laikliğin tartışmasız biçimde egemen olduğu, ülkenin kaynaklarının toplum yararına kullanıldığı, bağımsızlık ve egemenliğin esas olduğu eşitlikçi bir düzendir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-tkp-12-eylulu-surdurenler-yeni-anayasa-yapamaz</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:44:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-tkp-12-eylulu-surdurenler-yeni-anayasa-yapamaz.png" type="image/jpeg" length="53178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'daki STK'lar, Hakan Fidan'ın ziyaretini değerlendirdi: 'Yoğun ilginin nedeni Kürt olması ve çözüm sürecini derinlikli yürüten bir aktör olmasıdır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/diyarbakirdaki-stklar-hakan-fidanin-ziyaretini-degerlendirdi-yogun-ilginin-nedeni-kurt-olmasi-ve-cozum-surecini-derinlikli-yuruten-bir-aktor-olmasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/diyarbakirdaki-stklar-hakan-fidanin-ziyaretini-degerlendirdi-yogun-ilginin-nedeni-kurt-olmasi-ve-cozum-surecini-derinlikli-yuruten-bir-aktor-olmasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın dün Diyarbakır'a yaptığı ziyareti değerlendirin sivil toplum kuruluşu temsilcileri ziyareti tarihi bir gelişme olarak yorumladı. DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Hakan Fidan'ın çözüm süreçlerindeki önemi ve Kürt kimliği nedeniyle bölgede önem verilen bir isim olduğunu ifade ederek, 'Milli İstihbarat Teşkilatı'nın en üstünde görev yapmış, Dışişleri Bakanlığı yapan bir kişi olması münasebeti ayrı, bir de Kürt olması ayrı bir şey. Bu anlamda bölgede önemli bir ilgi vardı' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='font-weight: 400;'><strong>Haber: Ahmet ÜN - Kamera: Serhat YETÜT</strong></p> <p style='font-weight: 400;'><strong>(DİYARBAKIR) - </strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Diyarbakır'a dün yaptığı ziyareti değerlendirin sivil toplum kuruluşu temsilcileri ziyareti 'tarihi bir gelişme olarak' yorumladı. DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Hakan Fidan'ın çözüm süreçlerindeki önemi ve Kürt kimliği nedeniyle bölgede önem verilen bir isim olduğunu ifade ederek, 'Milli İstihbarat Teşkilatı'nın en üstünde görev yapmış, Dışişleri Bakanlığı yapan bir kişi olması münasebeti ayrı, bir de Kürt olması ayrı bir şey. Bu anlamda bölgede önemli bir ilgi vardı' dedi.</p> <p style='font-weight: 400;'>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere dün Diyarbakır'a gelen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ziyareti gündemdeki yerini koruyor. 'Terörsüz Türkiye' sürecinde Hakan Fidan'ın Diyarbakır'a ziyareti ilgiyle takip edildi.</p> <p style='font-weight: 400;'>Müslümanlar tarafından 5. Harem-i Şerif olarak bilinen Ulu Camii'nde Cuma namazını kılan Bakan Fidan'a gösterilen ilgi dikkat çekti. Namaz çıkışında yurttaşlarla çay içen Fidan, daha sonra Gazi caddesindeki esnafı ziyaret etti. AK Parti'de basın toplantısı düzenleyen Fidan, daha sonra kentteki sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.</p> <p style='font-weight: 400;'>Bakan Fidan'ın toplantısına katılan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Diyarbakır Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu ve Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Felat Bozarslan, ANKA Haber Ajansı'na Hakan Fidan'ın Diyarbakır ziyaretini ve toplantıda konuşulan konuları değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='font-weight: 400;'><strong>'HAKAN FİDAN 2005'TEN BERİ BU SÜRECİN İÇİNDE OLAN EN ÖNEMLİ HAFIZA'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Fidan'ın ziyaretinin çok önemli olduğunu söyleyen DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Hakan Fidan'ın çözüm süreçlerdeki önemli bir aktör olduğunu dile getirerek, 'Bence oldukça önemli bir ziyaretti. Yani kendi Hakan Fidan'ın şahsında, Dışişleri Bakanı olarak, bu ziyareti başlı başına önem arz eden bir konu. Çünkü şöyle dönüp baktığınızda aslında tam da Kürt sorununun bugün PKK'nın silahsızlandırılmasında, yalnız bugün değil, 2005'ten beri bu sürecin içinde olan en önemli hafıza. İşte dönüp baktığınızda basına yansıyan Oslo süreçlerinden tutun da 2013-15 çözüm süreçlerinde Hakan Fidan bu işin arka planında çalışan en önemli aktördü. Tabii en önemli aktör olması münasebetiyle bir de şöyle bakmak lazım, kapalı görüşmelerin tamamına yakınını yöneten bir aktör. Bu da çok önemli' dedi.</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'BÖLGEDEKİ KÜRT SORUNUNU DERİNLİKLİ YAŞAMIŞ BİR İNSAN OLARAK BU SÜRECİN İÇERİSİNDE'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>'Hakan Fidan'ın çözüm süreçlerindeki önemi ve Kürt kimliği nedeniyle bölgede önem verilen bir isim olduğunu' ifade eden Kaya, şunları söyledi:</p> <p style='font-weight: 400;'>'Bizim bu süreçlerde evet, bir sürecin görünen yönü vardır Bir de gerçekten önemli görünmeyen yönleri vardır. Buradaki müzakereler, buradaki görüşmeler, özellikle silahsızlandırma süreçlerinde çok çok önemlidir. Tabii Hakan Fidan'ın şahsında bir de kendisi bir Kürt, yani sonuçta Ercişli. Kürt bir insan. Bu da bu bölgedeki Kürt sorununu derinlikli yaşamış bir insan olarak bu sürecin içerisinde. Evet, bugün devletin, işte Milli İstihbarat Teşkilatı'nın en üstünde görev yapmış, Dışişleri Bakanlığı yapan bir kişi olması münasebeti ayrı, bir de Kürt olması ayrı bir şey. Şimdi burada, bu anlamda bölgede önemli bir ilgi vardı. Yani gelişine ve kendisiyle bu konuların konuşulması, kendisiyle bu konuların tartışılmasının önemini herkes biliyordu. Aslında kendisi de bu ziyarete ifadelerinde önem verdiğini kendisi de ifade etti. Çünkü öyle görünüyor ki bu süreçte daha henüz işin başındayız. Yani henüz silah bırakma aşamasındayız. Bunun süreç içerisinde entegrasyonundan tutun da normalleşme gibi süreçlerin de yönetimi bunun bir parçasıdır.'</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'SİLAH BIRAKMA BOYUTUYLA TEK BAŞINA BİR TOPLUMSAL DESTEK OLUŞTURMA ŞANSI OLMAZ'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>'Çözüm sürecinde henüz yolun başında olunduğunu' aktaran Kaya, yasal adımların atılması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p style='font-weight: 400;'>'Bunun bir parçası olması münasebetiyle insanlar da şunu istiyor. Evet, 20 aydır bu bölgede tek bir insan ölmedi. Bu çok önemli. Ama tabii ki bu sadece insanların ölmemesi ve örgütün silah bırakarak bir yasal düzenlemeyle entegrasyonu başlı başına daha işin başı. Yani işin devamı var. İşin daha devamında bu adımların da atılması gerekiyor. Artı örgütle ilgili süreçle birlikte bu süreci güçlendirecek, güven katacak, güven artırıcı ve demokratikleşme ile ilgili adımların da atılması gerekiyor. Şimdi burada bu adımların atılmadığı takdirde, bu tür düzenlemeler yapılmadığı takdirde süreç sadece silah bırakma boyutuyla tek başına bir toplumsal destek oluşturma şansı olmaz. Yani 50 yıllık bir çatışmalı süreç, 100 yıllık bir Kürt sorunundan bahsediyoruz. Onun için gelişi oldukça önemliydi ve toplumda da memnuniyetle karşılandı. Kendisinin yaptığı temaslarda da bunu gözlemleyebiliyoruz. Aslında halkın da tam ilgi göstermesinin altında yatmasının nedeni Kürt olması ve bu süreci derinlikli yürüten bir aktör olmasını birleştirdiği zaman insanlar bu sürecin en önemli aktörüyle görüştüklerinin farkındaydılar. O yüzden de önem atfettiler.</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'BİR DIŞİŞLERİ BAKANI BÖLGE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIYLA İLK DEFA BİR ARAYA GELDİ'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Yaklaşık dört saati aşan bir toplantıyı birlikte yaptık. Benim gördüğüm ilk defa Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bir sivil toplum kuruluşlarıyla, özellikle bölge sivil toplum kuruluşlarıyla ilk defa bir araya geldiği bir toplantı. Bizler için de çok önemliydi. Evet, hem Dışişleri Bakanı olması münasebeti hem çözüm sürecinin, bu sürecin önemli aktörlerinden biri olması ve bölgeyi bilmesi bizler için birçok sorunu ifade etmemiz anlamında önemliydi. Nedir bunlar? Bugün Kürt sorunu sadece Türkiye'nin kendi iç sorunu dışında kendisinin de ifade ettiği, yani 'Terörsüz Türkiye' diye ifade etmekle birlikte aynı zamanda ikinci etabı terörsüz bölge adı altında bir süreç yürüttüklerini kendisi de ifade etti. Yani terörsüz bölge dediğiniz zaman da bu işin İran, Irak, Suriye ekseninde de çalışan bir yapıdan bahsediyoruz. Evet, bu ülkeler bizler için önemli. Bölgedeki, Irak'taki Kürdistan bölgesi, Suriye Rojava bölgesindeki Kürtlerin statüsü, Kürtlerin durumu da buradaki insanları yakından ilgilendiren sorun. Bu bir boyutu. Ve orada Kürtlerin o yaşadıkları ülkelerdeki temel statüleriyle ilgili sorun aynı zamanda Kürtlerin de sorunu. Bunu görmek lazım.</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'DEMOKRATİKLEŞME İLE EKONOMİK ADIMLARIN DA BİRLİKTE ATILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİK'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Bakan Fidan'a birçok soru yönettiklerini dile getiren Kaya, şunları kaydetti:</p> <p style='font-weight: 400;'>'Yapılan toplantıda kendisine ifade edilen talepler, atılması gereken adımlar, dil, yöntem, sürecin bir an önce hızlandırılması ve sonuçlandırılması. Doğrusu özellikle sivil toplum kuruluşları tarafından halen Batı'daki sürece olan güvensizliğin bölgede yarattığı rahatsızlık ifade edildi. Yani evet, biz burada şunu net görebiliyoruz ki bu örgüt silah bırakma konusunda çok net ve güvenilir adımlar atıyor. Biz bunun burada gördüğümüzü kendisine ifade ettik. Ama halen kendisinin, hükümetin veya muhalefetin bu konuda ikircikli yaklaşımları bölgede rahatsızlık yaratıyor. Şimdi örgüt bu adımları atmışken kesinlikle hükümetin özellikle bu süreci hızlandıracak ve demokratikleşme ile ekonomik adımları da birlikte atması gerektiğiyle ilgili açıklamalar yaptık. Tabii ki kendi açıklamalarıyla ilgili birçok önemli şeyler söyledi ama kapanışta söylediği özellikle bu kimlik siyasetinin ülkeyi tamamını kapsayacak şekilde bunla ilgili önemli mesafeler kat edildiğini, edileceğini, bu sürecin sadece silah bırakma değil, devam adımlarının da atılacağıyla ilgili önemli mesajlar verdi ve bu toplantıdan da çok önemli görüşler aldığını, bunların hepsini gerek talepler, işte bizim hem Irak'la ilgili yaşanan vize talepleri, hem sınır kapısı taleplerimizi net olarak en kısa sürede değerlendireceğiyle ilgili mesajları da bizlere verdi.'</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'TARİHİ BİR TOPLANTIYDI' </strong></p> <p style='font-weight: 400;'>TESK Genel Başkan Vekili Alican Ebedinoğlu, Bakan Fidan ile yaptıkları toplantının tarihi bir toplantı olduğunu söyledi. Hakan Fidan'ın çözüm süreçlerindeki önemine de değinen Ebedinoğlu, '50 yıldır bölgemizde yaşanan çatışmalı süreç, huzur ve güven ortamı hepimizin özlemi ve hasreti idi ve hala öyle devam ediyor. Tabii ki atılan adımlar, Dışişleri Bakanının Diyarbakır'a gelişi ve atılan adımlarla birlikte sürecin bu noktaya evrilmesi, bu noktalara gelmesi Hakan Fidan gibi bir ismin başrolde olduğu ve birinci aktör olduğunu hepimiz biliyoruz. Yani Oslo sürecinden tutun 2013'teki çözüm sürecinden bugünlere kadar sürecin başında ve dediğim gibi lokomotif isimlerinden bir tanesi. Dün Sayın Dışişleri Bakanıyla birlikte sivil toplum kuruluşları ile birlikte toplantı yaptık. Bu toplantı gerçekten bize göre tarihi bir toplantıydı' diye konuştu.</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'SÜRECİN ARTIK GERİYE DÖNÜŞÜNÜN OLMAYACAĞINA BİZLERİ İKNA ETTİ'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Hakan Fidan'ın basında ve kamuoyunda açıklamadığı birçok konuyu toplantıda dile getirdiğini söyleyen Ebedinoğlu, şunları söyledi:</p> <p style='font-weight: 400;'>'Biz sürecin tabii ki sancılı olduğunu her zaman ifade ettik. İfade ediyoruz hala. Bu sürecin baltalanması için, akamete uğraması için birçok güç devrede biliyorsunuz. Ama bizler, Türkiye'deki birçok duyarlı kesim bu sürecin akamete uğramaması için, bu sürecin nihayete ermesi için büyük bir çaba içerisinde. Tabii ki dediğim gibi başrolde oynayan isimlerden bir tanesi de Hakan Fidan. Hakan Fidan'ın dünkü açıklamaları bizi rahatlattı. Gerçekten sürecin artık, geriye dönüşünün olmadığını bizleri ikna etti. Biz de zaten böyle bir şey bekliyorduk. Çünkü atılan adımlar gerçekten Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde belki yüz yıllık yaşanan bölgemizdeki sorunların çözümü noktasında ciddi adımların atılacağını ifade ettiler. Çünkü gerek yasal düzenlemeler gerek anayasayla ilgili yapılacak düzenlemeler, bu artık bölgemizde yani kan ve gözyaşının olmayacağı kanaatine bizi vardırdı.</p> <p style='font-weight: 400;'>İnşallah umuyoruz ve diliyoruz ki bu sürece her kesimin sahip çıkması, sadece Dışişleri Bakanı'nın değil, bütün siyasi partilerimizin sahip çıkması gerekiyor. Tabii ki bu sürecin daha da uğuru bozulması için kimi siyasi partiler de maalesef şu anda hem mecliste hem de zaman zaman milliyetçi duygularla ayrıştırmak adına da birçok isimde halen devrede. Bunlarla ilgili mutlaka halkımızın duyarlı olması gerekiyor. Biz dünkü toplantıdan sonra ben daha çok inandım gerçekten biraz altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bundan sonra geri adım atılacak bir durumda değiliz. Onun için barışın ve kardeşliğin tesisi, teminatı konusunda aktörlerimiz gerçekten herkes rolünü oynuyor.</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'BİR KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ KURULDU'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Gerek siyasi partiler, gerek İmralı, gerekse Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Devlet Bahçeli'nin almış olduğu risk gerçekten takdire şayandır. Bunu her zaman ifade ediyoruz. Belki de hiçbir liderin bugüne kadar cesaret edip de adım atamadığı adımları bu süreçte bu insanlar attılar. Bizler de siyaset adına değil siyasi partilerimiz her zaman söylüyorum, mutlaka bu tür süreçlerden siyasi bir çıkar düşünmemesi gerekiyor. Çünkü 50 bin canına mal olan, yüz binlerce insanın zindanlarda çürümesine mal olan, bu coğrafyada yaşayıp bedel vermeyen hiç kimsenin olmadığını, düşüncelerini bir kenara bırakmadan herkesin çünkü bedel verdiğini biz biliyoruz. Türkiye'nin önünü açacak bir adım atıldı. Türkiye artık gerçekten kendi coğrafyasında bu Orta Doğu'da süper güç olacak. Onun için biz burada artık burada Kürdü, Türkü veya Lazı, Çerkezi olarak, Arap olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Bir kardeşlik köprüsü kuruldu. Kurulmaya çalışıyor. Bu köprüde herkesin emeği olması gerekiyor. Herkes bir taş koyması gerekiyor.</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'ÇÖZÜM SÜRECİN SADECE SOSYAL, KÜLTÜREL VEYA SİYASİ BOYUTU YOK'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Kafamızdaki birçok soru işaretine cevap verdi. Çözüm sürecin sadece sosyal veya kültürel ve siyasi boyutu yok. Burada yıllardır yaşanan olaylardan dolayı bölge ekonomik olarak kalkınmadı. Özellikle ben bunu ifade ettim Sayın Dışişleri Bakanımıza. Burada, eee, atılacak adımlarla birlikte, çıkacak yasal düzenlemelerle birlikte bölgeler arasındaki ekonomik dengesizliğin de ortadan kaldırılması gerekiyor. Çünkü yasal, yeni yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor bölgenin kalkınması için. Yıllarca onlarca teşvik paketi açıldı bölge için, bölgenin kalkınması için, bölge sanayisinin gelişmesi için. Ama huzur ve güvenin olmadığı bir yerde sermaye gelmez.'</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'DİYARBAKIR ZİYARETİ HEM TOPLUMDA HEM DE TÜRKİYE'DE BİR HEYECAN, BİR DİNAMİK YARATTI'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>GGC Başkanı Felat Bozarslan ise, Hakan Fidan'ın geçmişteki süreçlerdeki rolüne değindi. Fidan'ın ziyareti sadece Diyarbakır'da değil, Türkiye'de heyecan yaşattığını söyleyen Bozarslan, şunları kaydetti:</p> <p style='font-weight: 400;'>'Oslo sürecinden tutun 2013'teki çözüm sürecine, kadar, o günden bugüne kadarki süreçlerin içinde yer alan, bizzat gören, bilen, daha doğrusu bu meseleyi de en iyi tanıyan, bilen isimlerden biri. Dolayısıyla Diyarbakır ziyareti hem toplumda hem de Türkiye'de bir heyecan, bir dinamik yarattı. Burada tabii Hakan Fidan'ın verdiği mesajlar da önemliydi. Bu süreçle ilgili on üç yıl zaman kaybedildiğini ve bunun sebeplerini kendilerine göre sebeplerini anlatmış oldu. Tabii burada toplumun beklentisi barış yönünde, çözüm yönünde ciddi bir şekilde artmış durumda. Bunun Hakan Fidan'ın gelişiyle çok bir alakası yok tabii ki. Ancak gidişat, çerçeve yasanın çıkarılması, örgütün kendini feshedip silah bırakma kararı toplumda bir çözüm iradesinin gerçekten de hayata geçirileceğine dair, geçirildiğine dair ciddi bir beklenti oluşturdu. Bu Hakan Fidan değil de başka bir isim olsaydı bana göre yine aynı heyecanla karşılanırdı.'</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'FİDAN COĞRAFYAYI KOKLAMAK, SOKAĞI KOKLAMAK İÇİN GELDİ'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Hakan Fidan'ın geçmişten beri bu sürecin içinde olduğunu bölge halkınca iyi bilindiğini kaydeden Bozarslan, şöyle devam etti:</p> <p style='font-weight: 400;'>'Ondan dolayı da yakın bir gözlem ve temas durumu söz konusu oldu. Benim kanaatim Hakan Fidan'ın ziyaretini süreç açısından kritik bir aşama ya da kritik bir eşikte görmemek gerekiyor. Ancak çok da önemsiz değerlendirmemek gerekiyor. Niye? Çünkü sürecin burada devlet tarafından yürütüldüğünü artık hepimiz biliyoruz. Yapılan açıklamalar, hükümetin Cumhur İttifakı'nın sürece desteği, DEM Parti'nin burada yanında durması, diğer partilerin çerçeve yasa, konusundaki tavırları zaten bu önemin, bu değerin devlet ve hükümet tarafından, gösterildiğini görüyor.  Benim kanaatim Hakan Fidan burada biraz daha coğrafyayı koklamak, sokağı koklamak, buradaki sivil toplumun bakış açısını ölçmek ve bunu dünyaya anlatmak üzere bu ziyareti gerçekleştirdi. Tabii ki önemli bir ziyaretti.</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'BÖLGEDEKİ İSTİKRARLA BERABER İNSANLARIN EKONOMİK BEKLENTİLERİ VAR'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Tabii ki süreç açısından olumlu bir adımdır, insanlar nezdinde de olumlu bir adımdır. Çünkü dediğiniz gibi sokakta ciddi bir heyecan yarattı. İnsanlar ona dair ciddi bir ilgisi oluştu. Sokağın, Hakan Fidan'a dolayısıyla hükümete, iktidara belli başlı kalemler, belli başlı, maddeler üzerinde beklenti, çağrısı var.  Nedir bunlar? Birincisi demokratik haklar, anadil, ile ilgili haklar, çatışmasızlık sürecinin devam etmesi ve bunun bir daha asla hiçbir şekilde yeniden gündeme gelmemesi. En sonunda tabii ki burada ekonomik beklentiler var. Sürecin başlaması ve bölgedeki istikrarla beraber insanların ekonomik beklentileri var. Şimdi, birincisi siyaseten de ekonomik olarak da bir şeylerin normalleşmesi için normal bir hale geri dönülmesi için silahların susmuş olması önemli. Çünkü silahların konuşulduğu yerde ekonomi de konuşulmaz, siyaset de konuşulmaz.'</p> <p style='font-weight: 400;'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/diyarbakirdaki-stklar-hakan-fidanin-ziyaretini-degerlendirdi-yogun-ilginin-nedeni-kurt-olmasi-ve-cozum-surecini-derinlikli-yuruten-bir-aktor-olmasidir</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:42:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/diyarbakirdaki-stklar-hakan-fidanin-ziyaretini-degerlendirdi-yogun-ilginin-nedeni-kurt-olmasi-ve-cozum-surecini-derinlikli-yuruten-bir-aktor-olmasidir.jpg" type="image/jpeg" length="62194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oyuncular Sendikası: 'Oyuncuların uzun, yoğun ve güvencesiz çalışma koşulları altında çalışması sektör gerçeği olmamalıdır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/oyuncular-sendikasi-oyuncularin-uzun-yogun-ve-guvencesiz-calisma-kosullari-altinda-calismasi-sektor-gercegi-olmamalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/oyuncular-sendikasi-oyuncularin-uzun-yogun-ve-guvencesiz-calisma-kosullari-altinda-calismasi-sektor-gercegi-olmamalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oyuncular Sendikası'ndan, oyuncu Serhat Kılıç'ın vefatının ardından yapılan açıklamada, 'Setlerde ve sahnelerde, oyuncuların uzun, yoğun ve çoğu zaman güvencesiz çalışma koşulları altında çalışması artık kanıksanmış bir sektör gerçeği olmamalıdır' açıklaması yapıldı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Oyuncular Sendikası'ndan, oyuncu Serhat Kılıç'ın vefatının ardından yapılan açıklamada, 'Setlerde ve sahnelerde, oyuncuların uzun, yoğun ve çoğu zaman güvencesiz çalışma koşulları altında çalışması artık kanıksanmış bir sektör gerçeği olmamalıdır' açıklaması yapıldı. </p> <p>Oyuncular Sendikası'ndan yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Serhat Kılıç'ın vefatı hepimizi derinden sarsarken, yaşanan bu acı kaybın ardından meslektaşımızın sağlık durumu ve çalışma sürecine ilişkin gündeme gelen tartışmalar, bizi oyunculuk mesleğinin çalışma koşullarını ve bu koşulların insan hayatı üzerindeki etkisini bir kez daha düşünmek zorunda bırakıyor. Setlerde ve sahnelerde, oyuncuların uzun, yoğun ve çoğu zaman güvencesiz çalışma koşulları altında çalışması artık kanıksanmış bir sektör gerçeği olmamalıdır. Dinlenme hakkı, sağlık ve güvenlik koşulları, oyuncunun bedenini, ruhunu ve sağlığını doğrudan ilgilendiren temel çalışma haklarıdır.</p> <p>Bir oyuncunun sağlık durumunu gösteren sağlık raporunun, herhangi bir biçimde geçersiz sayılabileceği ya da çalışma zorunluluğunun bu raporun önüne geçirilebileceği bir sistem kabul edilemez. Oyuncunun sağlığı, prodüksiyonun takviminden, bütçesinden ya da yetişmesi gereken işten daha az önemli olamaz. Hiçbir oyuncu ekmeği ile sağlığı arasında seçim yapmak zorunda bırakılamaz. Ancak bugün, oyuncuların çalışma koşullarına ilişkin en temel meselelerde dahi ciddi bir değersizleştirme ile karşı karşıyayız.</p> <p>Oyuncunun emeği; bedeni, sağlığı ve mesleki itibarı kolaylıkla tartışmaya açılabiliyor. Yaşanan ciddi olaylar ise çoğu zaman çalışma yaşamının gerçekleri ve zorlukları konu edilerek değil, magazinleştirilerek ele alınıyor. Doğruluğu kanıtlanmamış bilgilerin dolaşıma sokulması, bir insanın ve meslektaşımızın ölümünün çeşitli iddialar üzerinden tartışma konusu yapılması kabul edilemez. Böylesine ağır bir olay karşısında, oyuncuların çalışma koşullarının belirleyicisi olan işverenlerin ve yapımcıların sessizliği de ayrıca düşündürücüdür. Çünkü bu mesele yalnızca bireysel sorumluluklarla açıklanabilecek bir mesele değildir.</p> <p>Oyuncuların tek tek kendi haklarını savunmak zorunda kalmadığı, çalışma sürelerinin, dinlenme haklarının, sağlık ve güvenlik koşullarının, ücretlerin ve mesleki güvencelerin toplu olarak güvence altına alındığı bir çalışma düzeni yaratmak zorundayız. Oyunculuk bir 'iş' değilmiş gibi davranılamaz. Tekrar belirtiyoruz, oyuncu yalnızca görünür olduğu, kamera karşısına geçtiği ya da sahneye çıktığı anda değil, hazırlığından provaya, çekimden sahne arkasına kadar bütün çalışma süreci boyunca işçidir ve hak sahibidir. Daha güvenceli, daha sağlıklı ve daha saygın bir çalışma hayatı istiyorsak, tüm meslektaşlarımızın dayanışma içinde olmasıyla daha da güçlünecek bir sendikaya ihtiyacımız var. Çünkü mesleğimizin en iyi çalışma şartlarına ulaşabilmesini ancak birlikte, örgütlenerek sağlayabiliriz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/oyuncular-sendikasi-oyuncularin-uzun-yogun-ve-guvencesiz-calisma-kosullari-altinda-calismasi-sektor-gercegi-olmamalidir</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:34:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/oyuncular-sendikasi-oyuncularin-uzun-yogun-ve-guvencesiz-calisma-kosullari-altinda-calismasi-sektor-gercegi-olmamalidir.png" type="image/jpeg" length="41417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Kılıç: 'Basmane Çukuru'nda İzmir'in hakkı masada bırakılamaz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-grup-baskanvekili-kilic-basmane-cukurunda-izmirin-hakki-masada-birakilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-grup-baskanvekili-kilic-basmane-cukurunda-izmirin-hakki-masada-birakilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, Basmane Çukuru'na ilişkin yapılan protokolü eleştirerek, 'Basmane Çukuru'nda İzmir'in hakkı masada bırakılamaz. Basmane Çukuru sıradan bir arsa değildir. İzmir'in tam kalbinde, 40 yıldır çözülemeyen; kentin hafızasına, hukukuna ve kamu vicdanına mal olmuş bir meseledir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, Basmane Çukuru'na ilişkin yapılan protokolü eleştirerek, 'Basmane Çukuru'nda İzmir'in hakkı masada bırakılamaz. Basmane Çukuru sıradan bir arsa değildir. İzmir'in tam kalbinde, 40 yıldır çözülemeyen; kentin hafızasına, hukukuna ve kamu vicdanına mal olmuş bir meseledir' dedi.</p> <p>CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, Basmane Çukuru'na ilişkin yapılan protokolle ilgili sosyal medya hesabından yazılı açıklamada yaptı.</p> <p>Basmane Çukuru'nun sıradan bir arsa olmadığını belirten, konunun İzmir'in kent hafızası, hukuku ve kamu vicdanıyla ilişkili olduğunu kaydeden Kılıç, 'Basmane Çukuru'nda İzmir'in hakkı masada bırakılamaz. Basmane Çukuru sıradan bir arsa değildir. İzmir'in tam kalbinde, 40 yıldır çözülemeyen; kentin hafızasına, hukukuna ve kamu vicdanına mal olmuş bir meseledir' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2021 yılında 'Burası İzmirlinindir ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin mülküdür' diyerek arsanın tamamının mülkiyetini almak için hukuk mücadelesi başlattığını hatırlatan Kılıç, dava devam ederken bilirkişi görüşlerinin belediyenin lehine olduğunu ve hukuki sürecin İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin elini güçlendirdiğini belirtti.</p> <p>Kılıç, bu süreçte neden daha dar bir hukuki pozisyonun kabul edildiğini sorgulayarak, 'Önceki dönemde İzmir'in hakkını almak için açılan dava neden sonuçlanması beklenmeden başka bir zemine taşındı? 2021'de taşınmazın tamamının belediyeye ait olduğu savunulurken, bugün neden yüzde 30'luk bir hak üzerinden uzlaşma yoluna gidiliyor? Aradan geçen sürede İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin aleyhine ne değişti?' sorularını yöneltti.</p> <p><strong>'İZMİR'İN HAKKI NEDEN DARALTILDI?'</strong></p> <p>Bilirkişi raporlarının belediyenin elini güçlendirdiğini belirten Kılıç, geri adımın gerekçesinin açıklanması gerektiğini vurgulayarak, 'Ve en önemlisi: İzmir bu protokolle ne verdi, karşılığında ne aldı, İzmir'in hakkı neden daraltıldı?' diye sordu.</p> <p>Kılıç, Basmane Çukuru'nun çözülmesi gerektiğini belirterek, 'Elbette Basmane Çukuru çözülsün. İzmir'in merkezindeki bu utanç görüntüsü ortadan kalksın. Ancak çözüm, İzmir'in hakkından eksilterek üretilemez' ifadelerini kullandı. Kılıç, şunları kaydetti:</p> <p>'Dün İzmir Büyükşehir Belediyesi adına hukuk mücadelesi verenlerin savunduğu hak bugün neden daha dar bir çerçeveye sıkıştırılıyor? Eğer belediyenin elindeki hukuki ve ekonomik haklardan vazgeçildiyse, bunun gerekçesi de hesabı da İzmirliye açıkça anlatılmalıdır. Çünkü mesele bir arsa, bir bina ya da bir proje değildir. Mesele İzmir'in malına, hukukuna ve geleceğine sahip çıkıp çıkmadığınızdır. Bugün atılan yanlış bir imza, yarın telafisi mümkün olmayan bir hak kaybına dönüşebilir. Ve unutulmamalıdır: İzmir'in hakkından vazgeçmenin siyasi sorumluluğu da ağırdır, tarihi sorumluluğu da. İzmir kamuoyu bunun cevabını hak ediyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-grup-baskanvekili-kilic-basmane-cukurunda-izmirin-hakki-masada-birakilamaz</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:29:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/chp-grup-baskanvekili-kilic-basmane-cukurunda-izmirin-hakki-masada-birakilamaz.png" type="image/jpeg" length="64387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar, 10 üniversitenin rektörüyle Pakistan'a gidecek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yuksekogretim-kurulu-baskani-ozvar-10-universitenin-rektoruyle-pakistana-gidecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yuksekogretim-kurulu-baskani-ozvar-10-universitenin-rektoruyle-pakistana-gidecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, 10 üniversitenin rektörüyle Pakistan'a gidecek. Türkiye-Pakistan Üniversiteler Forumu'nun da düzenleneceği ziyarette öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak diploma programları, ortak araştırma ve yayınlar ile staj ve yaz programları gibi başlıklar ele alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, 10 üniversitenin rektörüyle Pakistan'a gidecek. Türkiye-Pakistan Üniversiteler Forumu'nun da düzenleneceği ziyarette öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak diploma programları, ortak araştırma ve yayınlar ile staj ve yaz programları gibi başlıklar ele alınacak.</p> <p>Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, beraberinde üniversite rektörlerinden oluşan heyetle, Türkiye ile Pakistan arasındaki yükseköğretim iş birliğini geliştirmek amacıyla 13-16 Eylül 2026 tarihlerinde Pakistan'ı ziyaret edecek.</p> <p>Heyette Boğaziçi Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi olmak üzere 10 üniversitenin rektörü yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Özvar, ziyaretinin ilk gününde Pakistan Yükseköğretim Komisyonu (HEC) Başkanı Niaz Ahmad Akhtar ile görüşecek.</p> <p>Ziyaret kapsamında 14 Eylül'de, Türkiye-Pakistan Üniversiteler Forumu düzenlenecek.</p> <p>İki ülke üniversitelerinin yöneticilerinin bir araya geleceği forumda, yükseköğretim alanındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik başlıklar ele alınacak. Görüşmelerde öğrenci ve akademisyen değişim programlarının düzenlenmesi, müfredat incelemeleri ve ortak derslerin belirlenmesi, öğrenci staj programlarının oluşturulması ile öğrenci ve akademisyenlere yönelik yaz programları düzenlenmesi değerlendirilecek.</p> <p>Taraflar ayrıca ortak diploma programlarının oluşturulması, ortak araştırma ve yayınların yapılması, ortak çalıştay ve konferansların düzenlenmesi gibi alanlarda iş birliği imkanlarını görüşecek.</p> <p>Özvar ziyaretinde, Pakistan Federal Eğitim ve Mesleki Eğitim Bakanı Halid Makbul Siddiqui ile de bir araya gelecek.</p> <p>Özvar ve beraberindeki heyet Pakistan'daki bazı üniversiteleri de ziyaret edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yuksekogretim-kurulu-baskani-ozvar-10-universitenin-rektoruyle-pakistana-gidecek</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:24:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/yuksekogretim-kurulu-baskani-ozvar-10-universitenin-rektoruyle-pakistana-gidecek.jpeg" type="image/jpeg" length="75195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46'ncı yılı... Sezgin Tanrıkulu: 'Partilerin yönetimi yargı eliyle değiştirilmek isteniyorsa, bu da darbedir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-sezgin-tanrikulu-partilerin-yonetimi-yargi-eliyle-degistirilmek-isteniyorsa-bu-da-darbedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-sezgin-tanrikulu-partilerin-yonetimi-yargi-eliyle-degistirilmek-isteniyorsa-bu-da-darbedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 12 Eylül darbesinin 46'ncı yılı nedeniyle yayımladığı mesajında, 'Mesele sadece 12 Eylül'le sınırlı değil. Darbeler sadece tankla, topla yapılmaz. Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıp kayyum atanıyorsa, partilerin yönetimi yargı eliyle değiştirilmek isteniyorsa bu da darbedir. Bugün iktidar eliyle yürütülen bu uygulamalar, 12 Eylül zihniyetinin devamıdır' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 12 Eylül darbesinin 46'ncı yılı nedeniyle yayımladığı mesajında, 'Mesele sadece 12 Eylül'le sınırlı değil. Darbeler sadece tankla, topla yapılmaz. Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıp kayyum atanıyorsa, partilerin yönetimi yargı eliyle değiştirilmek isteniyorsa bu da darbedir. Bugün iktidar eliyle yürütülen bu uygulamalar, 12 Eylül zihniyetinin devamıdır' ifadelerini kullandı.</p> <p>YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 12 Eylül darbesinin 46'ncı yılı nedeniyle sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında, şunları kaydetti:</p> <p>'Bugün 12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti... 12 Eylül darbecileri gitti ama anayasası, kurumları ve yarattığı siyasal düzen ortadan kaldırılmadı. Geriye hafızalarda Diyarbakır Cezaevi'nde, Mamak'ta, Metris'te yaşanan vahşet, işkenceler, kayıplar, faili meçhuller ve gözaltında yaşanan ağır hak ihlalleri kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mesele sadece 12 Eylül'le sınırlı değil. Darbeler sadece tankla, topla yapılmaz. Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıp kayyum atanıyorsa, partilerin yönetimi yargı eliyle değiştirilmek isteniyorsa, bu da darbedir. Bugün iktidar eliyle yürütülen bu uygulamalar, 12 Eylül zihniyetinin devamıdır. Sendikalar açık ama grevler yasak. Meclis açık ama belediyeler abluka altında. Cezaevlerinde hâlâ insanlık dışı koşullar var. Sandık var, seçim var ama seçilmişlerin güvencesi yok. Gözaltılar, baskılar, tehditler aracılığıyla serbest seçimli yerel demokrasi, yargı eliyle seçim garantili otokrasiye dönüştürüldü. Her dönemde darbeye karşı çıktık. 12 Eylül darbesinden, 15 Temmuz darbe girişimine her türlü darbe girişimine karşıyız ve karşı koymaya devam edeceğiz. Unutmadık, unutmayacağız. 12 Eylülcülerden toptan hesap soracağımız gün gelecek, bu zihniyeti Türkiye'den söküp atacağız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-sezgin-tanrikulu-partilerin-yonetimi-yargi-eliyle-degistirilmek-isteniyorsa-bu-da-darbedir</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:22:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-sezgin-tanrikulu-partilerin-yonetimi-yargi-eliyle-degistirilmek-isteniyorsa-bu-da-darbedir.png" type="image/jpeg" length="49634"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46'ncı yılı... TÜRK-İŞ: Demokrasisi, özgürlükleri ve toplumsal dayanışmasıyla güçlenen bir Türkiye'den yanayız]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-turk-is-demokrasisi-ozgurlukleri-ve-toplumsal-dayanismasiyla-guclenen-bir-turkiyeden-yanayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-turk-is-demokrasisi-ozgurlukleri-ve-toplumsal-dayanismasiyla-guclenen-bir-turkiyeden-yanayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu'ndan 12 Eylül askeri darbesinin 46'ncı yılı nedeniyle yapılan açıklamada, 'Darbelerle ve darbe girişimleriyle anılan değil; demokrasisi, özgürlükleri ve toplumsal dayanışmasıyla güçlenen bir Türkiye'den yanayız' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu'ndan 12 Eylül askeri darbesinin 46'ncı yılı nedeniyle yapılan açıklamada, 'Darbelerle ve darbe girişimleriyle anılan değil; demokrasisi, özgürlükleri ve toplumsal dayanışmasıyla güçlenen bir Türkiye'den yanayız' denildi.</p> <p>TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu'ndan 12 Eylül askeri darbesinin 46'ncı yılı nedeniyle yapılan açıklamada, şu görüşlere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Darbeler; halkın iradesinin, halkın tercihlerinin ve demokrasinin yok sayılmasıdır. Darbeler, hukukun ve temel hak ve özgürlüklerin ağır biçimde ihlal edildiği dönemlerdir. Çeşitli gerekçeler öne sürülerek meşrulaştırılmaya çalışılan darbeler; demokratik yönetim anlayışına, hukuk devletine ve toplumsal iradeye ağır zarar vermektedir.</p> <p>İşkencedir, insan onurunun zedelenmesidir, mağduriyettir, ayrıştırmadır, bölmedir ve toplumsal huzurun bozulmasıdır darbeler. Karanlığa açılan kapılardır darbeler. Emeğin ve alın terinin değersizleştirilmesi, çalışanların hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılmasıdır darbeler. Baskıdır, yasaklamadır, özgürlüklerin kısıtlanmasıdır darbeler. Bugün, 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirilen darbeyi bu yönleriyle hatırlıyor ve bir kez daha kınıyoruz. Emekçiler olarak, gerekçesi ne olursa olsun her türlü darbeye ve darbe girişimine karşı olduğumuzu; demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, temel hak ve özgürlüklerin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Darbelerle ve darbe girişimleriyle anılan değil; demokrasisi, özgürlükleri ve toplumsal dayanışmasıyla güçlenen bir Türkiye'den yanayız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-turk-is-demokrasisi-ozgurlukleri-ve-toplumsal-dayanismasiyla-guclenen-bir-turkiyeden-yanayiz</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:19:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-turk-is-demokrasisi-ozgurlukleri-ve-toplumsal-dayanismasiyla-guclenen-bir-turkiyeden-yanayiz.jfif" type="image/jpeg" length="70779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van'da İranlı turist hareketliliği: Yılın 8 ayında 580 bin ziyaretçi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/vanda-iranli-turist-hareketliligi-yilin-8-ayinda-580-bin-ziyaretci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/vanda-iranli-turist-hareketliligi-yilin-8-ayinda-580-bin-ziyaretci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van ile İran arasındaki geçiş noktası olan Kapıköy Sınır Kapısı'nda yaşanan hareketlilik, başta konaklama, yeme-içme, restoran ve giyim olmak üzere kentin ekonomisine katkı sağlıyor. Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Fevzi Çeliktaş, 2025 yılının ilk 8 ayında 427 bin İranlının Van'ı ziyaret ettiğini, 2026'nın ilk 8 ayında ise bu sayının 580 bine yükseldiğini belirterek, 152 bin kişilik artış yaşandığını söyledi. Çeliktaş, Van'ın farklı ülkelerden turist çekmek için de çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İshak KARA</strong></p> <p><strong>(VAN) -</strong> Van ile İran arasındaki geçiş noktası olan Kapıköy Sınır Kapısı'nda yaşanan hareketlilik, başta konaklama, yeme-içme, restoran ve giyim olmak üzere kentin ekonomisine katkı sağlıyor. Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Fevzi Çeliktaş, 2025 yılının 8 ayında 427 bin İranlının Van'ı ziyaret ettiğini, 2026'nın 8 ayında ise bu sayının 580 bine yükseldiğini belirterek, 152 bin kişilik artış yaşandığını söyledi. Çeliktaş, Van'ın farklı ülkelerden turist çekmek için de çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.</p> <p>Van ile İran arasındaki geçiş noktası olan Kapıköy Sınır Kapısı'nda son dönemde yoğunluk yaşanırken, İranlı turistlerin Van'a ilgisi de artarak devam ediyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren sınır kapısından kente gelen turist kafileleri, kent merkezindeki alışveriş noktaları, restoranlar, eğlence merkezleri ve turistik alanlara yöneliyor.</p> <p>Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Fevzi Çeliktaş, İran pazarının Van ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek, 2025 yılında yaklaşık 777 bin İranlı ziyaretçinin Kapıköy üzerinden Van'a geldiğini hatırlattı.</p> <p>Çeliktaş, bu yılın başında yaşanan gelişmeler nedeniyle İran pazarında düşüş yaşanmasından endişe ettiklerini belirterek, 'İranlılar, son iki yıl içerisindeki süreçte bizi yakından ilgilendiren bir konu. Bu yıl mart ayında başlayan savaş bizi tedirgin etmişti. 2025 yılında 777 bin İranlı Kapıköy'den ilimize gelmişti. Biz bu sene biraz tedirgindik. Hedefimiz 1 milyondu' diye konuştu.</p> <p><strong>8 AYDA 152 BİN KİŞİLİK ARTIŞ</strong></p> <p>2025 ve 2026 yıllarının 8 aylık verilerini karşılaştıran Çeliktaş, İranlı turist sayısındaki artışın beklentilerin üzerinde olduğunu söyledi. Çeliktaş, 'Biz verilere baktığımızda, 2025'in 8 ayı ile 2026'nın 8 ayı arasında ciddi bir fark var. 2025 yılının 8 ayında 427 bin İranlı ilimizi ziyaret etmiş. 2026'nın 8 ayında ise 580 bin İranlı ilimizi ziyaret etmiş. Yani 152 bin kişilik bir artışımız var. Bu da gerçekten sevindiricidir' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'EKONOMİMİZİN YÜZDE 63'Ü HİZMET SEKTÖRÜNE BAĞLI'</strong></p> <p>İranlı ziyaretçilerin Van ekonomisindeki etkisinin yalnızca turizm sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Çeliktaş, kentte çok sayıda sektörün turist hareketliliğinden doğrudan veya dolaylı olarak faydalandığını söyledi. Çeliktaş, 'Bizim ilimizin ekonomisi yüzde 63 hizmet sektörüne bağlı. İran'a bağlı, turizme bağlı. Bizim genelde konaklama sektörlerimiz, yeme-içme, kafe, restoran ve giyim sektörü buna bağlı. Çarpan etkisi çok büyük' dedi.</p> <p>Kapıköy Sınır Kapısı'nın Van ekonomisi açısından önemine de değinen Çeliktaş, 'Sınır kapısı kapalı olduğu zaman veya çalışmadığı zaman bizim için Van çıkmaz bir sokak oluyor' diye konuştu.</p> <p><strong>VAN YENİ PAZARLARA YÖNELİYOR</strong></p> <p>Van'ın yalnızca İran pazarına bağlı kalmaması gerektiğini belirten Çeliktaş, farklı ülkelerden turist çekmek amacıyla yeni pazar arayışlarının sürdüğünü söyledi. Bu kapsamda Ermenistan'a yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Çeliktaş, 'Dolayısıyla biz bunu bu sene de Ermenistan'a giderek bir pazar çeşidi oluşturduk. Sadece bir ülkeye bağlı kalmıyoruz. Geçen yıl da Kuzey Kürdistan bölgesini ziyaret ettik' dedi.</p> <p>Irak'tan Van'a gelen ziyaretçi sayısında da artış yaşandığını belirten Çeliktaş, geçen yıl Üzümcü Gümrük Kapısı üzerinden yaklaşık 37 bin Iraklı ziyaretçinin kente geldiğini, bu yıl ise bu rakama yaklaşık 9 bin 500 kişinin daha eklendiğini söyledi.</p> <p>Çeliktaş, 'Caddelere baktığınızda Iraklı otomobil plakaları görüyorsunuz. Iraklı konukları, turistleri görüyorsunuz. Biz turist gözüyle bakmıyoruz turistlere. Biz onlara misafir gözüyle bakıyoruz. Baş tacı ediyoruz. Giden mutlu gidiyor, mutlu getiriyor. Getirisi iyi oluyor. Dolayısıyla bu da bizim önemli çalışmalarımızdan biridir' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>İRANLILAR VAN'DA ALIŞVERİŞ VE EĞLENCEYİ TERCİH EDİYOR</strong></p> <p>Van'a gelen İranlı turistler ise kentte alışveriş yapmanın yanı sıra düzenlenen çeşitli etkinliklere katılıyor. Özellikle Tebriz'den gelen kafileler, eğlence merkezleri ve festivallerin yanı sıra Van'ın tarihi ve turistik noktalarını da ziyaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İranlı tur firması yetkilisi Mirza, Tebriz'den Van'a düzenli olarak turist kafileleri getirdiklerini belirterek, bazı etkinliklerde kafile sayısının 500-700 kişiye ulaştığını söyledi.</p> <p>Mirza, İranlıların Van'a alışveriş yapmak, eğlenmek ve kentin tarihi yerlerini görmek amacıyla geldiklerini belirterek, Van'daki hizmetlerden memnun olduklarını ifade etti.</p> <p><strong>'VAN'I ÇOK SEVİYORUZ'</strong></p> <p>Tebriz'den eşiyle birlikte Van'a gelen Deniz Porez de düzenlenen etkinliklerden memnun kaldığını belirterek, 'Eşimle birlikte Tebriz'den geldik. Şimdi boya ve köpük festivalindeyiz. Çok eğleniyoruz. Hepinizi Van'a bekliyoruz. Alışveriş merkezleri harika' dedi.</p> <p>Ayla Maniy ise ailesiyle birlikte Van'a geldiğini ifade ederek, 'Ailemle Tebriz'den geldik. Alışveriş yapıyoruz, eğlence merkezlerine gidiyoruz. Renk partisine geldik. Müziklerle dans yapıyoruz. Van'ı çok seviyoruz. Umarım onlar da bizi seviyordur' diye konuştu.</p> <p>Rıza Asilzade de İran'dan Van'a turist kafileleri getirdiklerini belirterek, 'Burada turistler alışveriş yapıyorlar. Sasa Festivali için 150 kişiyle Van'a geldik. Van'da turistleri gezdiriyoruz, alışveriş yapıyorlar' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'DOLULUK ORANI YÜZDE 90'IN ÜZERİNDE'</strong></p> <p>Van'da turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeci Musa Gögercin de İranlı turistlerin kent için önemli bir potansiyel oluşturduğunu belirtti.</p> <p>Yaklaşık 25 yıldır turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini söyleyen Gögercin, İranlı turistlere yönelik düzenlenen etkinliklerin ziyaretçi sayısının artmasına katkı sağladığını ifade etti.</p> <p>Gögercin, 2014 yılından bu yana köpük, boya ve farklı eğlence etkinlikleri düzenlediklerini belirterek, bu organizasyonların sosyal medya ve haber kanalları aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştığını söyledi.</p> <p>İranlı turistlerin Van'da tekne turlarına katıldığını, denize girdiğini, alışveriş yaptığını ve tarihi alanları ziyaret ettiğini belirten Gögercin, Akdamar Kilisesi, Van Kalesi ve kedi evinin de ziyaretçilerin ilgisini çektiğini kaydetti.</p> <p>Gögercin, bu yıl konaklama sektöründeki doluluk oranlarının yüksek olduğunu belirterek, 'Mayıs ayından 15 Eylül'e kadar şu anda yüzde 90 ile gidiyoruz. Ortalamamız yüzde 90'ın üzerinde. Bu da bizi çok mutlu ediyor' dedi.</p> <p>Van'a yalnızca İran'dan değil, Türkiye'nin farklı kentlerinden de ziyaretçilerin geldiğini ifade eden Gögercin, Erzurum, Iğdır, Ağrı, Diyarbakır, Şırnak, Cizre ve Batman'dan ciddi sayıda yerli turist ağırladıklarını söyledi.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Van</category>
      <guid>https://www.haber500.com/vanda-iranli-turist-hareketliligi-yilin-8-ayinda-580-bin-ziyaretci</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:15:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/vanda-iranli-turist-hareketliligi-yilin-8-ayinda-580-bin-ziyaretci.jpg" type="image/jpeg" length="37534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46'ncı yılı... Destici: Gerçek hesaplaşma, yeni sivil bir anayasa yapmaktır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-destici-gercek-hesaplasma-yeni-sivil-bir-anayasa-yapmaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-destici-gercek-hesaplasma-yeni-sivil-bir-anayasa-yapmaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, 12 Eylül darbesinin 46'ncı yılı nedeniyle yayımladığı mesajında, '12 Eylül'le gerçek anlamda hesaplaşmak, darbecileri kınamakla sınırlı değildir. Gerçek hesaplaşma; millet iradesini üstün kılmak ve vesayetçi zihniyetten bütünüyle arınmış yeni sivil bir anayasa yapmaktır' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, 12 Eylül darbesinin 46'ncı yılı nedeniyle yayımladığı mesajında, '12 Eylül'le gerçek anlamda hesaplaşmak, darbecileri kınamakla sınırlı değildir. Gerçek hesaplaşma; millet iradesini üstün kılmak ve vesayetçi zihniyetten bütünüyle arınmış yeni sivil bir anayasa yapmaktır' ifadesini kullandı.</p> <p>Mustafa Destici, 12 Eylül darbesinin 46'ncı yılı nedeniyle sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'12 Eylül'le gerçek anlamda hesaplaşmak, darbecileri kınamakla sınırlı değildir. Gerçek hesaplaşma; millet iradesini üstün kılmak ve vesayetçi zihniyetten bütünüyle arınmış yeni sivil bir anayasa yapmaktır. Darbenin sağcısı, solcusu; iyisi veya meşru olanı yoktur. Darbecilik, hangi gerekçenin arkasına saklanırsa saklansın, millete ait egemenlik hakkının gasbedilmesidir. Büyük Birlik Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de darbelerin, muhtıraların ve her türlü vesayetin karşısındayız. Devletin sahibi millettir; milletin iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur.</p> <p>Tankların açtığı yol demokrasiye değil, daima karanlığa çıkar. Hiçbir darbe, milletin hür iradesinden daha güçlü değildir. 12 Eylül Darbesinin yıl dönümünde, kızıl kurşunlara hedef olarak şehit olan, idam sehpalarında can veren ülküdaşlarımızı, hayatını kaybeden ve zulme uğrayan vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Başta şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere, zindanlarda inancını, şahsiyetini ve vatan sevgisini koruyan bütün dava adamlarını saygı ve minnetle yâd ediyorum. Mekanları cennet, makamları âli olsun.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-destici-gercek-hesaplasma-yeni-sivil-bir-anayasa-yapmaktir</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:13:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-destici-gercek-hesaplasma-yeni-sivil-bir-anayasa-yapmaktir.jpg" type="image/jpeg" length="20202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46'ncı yılı... TMMOB: 12 Eylül'ün tüm mirası ortadan kaldırılmalıdır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-tmmob-12-eylulun-tum-mirasi-ortadan-kaldirilmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-tmmob-12-eylulun-tum-mirasi-ortadan-kaldirilmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 'Eşit, özgür, demokratik, laik ve sömürüsüz bir ülkenin kurulması; 12 Eylül'ün siyasal, ekonomik ve toplumsal alandaki tüm mirasının ortadan kaldırılması, hukukun üstünlüğünün, halk egemenliğinin ve demokratik hak ve özgürlüklerin yeniden tesis edilmesiyle mümkündür' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 'Eşit, özgür, demokratik, laik ve sömürüsüz bir ülkenin kurulması; 12 Eylül'ün siyasal, ekonomik ve toplumsal alandaki tüm mirasının ortadan kaldırılması, hukukun üstünlüğünün, halk egemenliğinin ve demokratik hak ve özgürlüklerin yeniden tesis edilmesiyle mümkündür' dedi.</p> <p>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 12 Eylül askeri darbesinin 46'ncı yılı nedeniyle sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Çakar, şunları kaydetti:</p> <p>'Bu ülke topraklarında büyük trajedilere yol açan, tarihimize kara bir leke olarak geçen 12 Eylül Askeri Darbesi'ni 46. yılında bir kez daha lanetliyoruz. 12 Eylül Darbesi, toplumun büyük bir şiddete maruz bırakıldığı, insan onurunun ayaklar altına alındığı bir darbe olduğu kadar; demokratik hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı, emekçilerin örgütlü gücünün hedef alındığı, toplumsal muhalefetin baskı ve zor yoluyla susturulmaya çalışıldığı bir rejimin de temellerini atmıştır.</p> <p>12 Eylül Darbesi, ülke tarihimizin yalnızca belirli bir dönemiyle sınırlı kalmamış; ideolojisi, kurumları ve uygulamalarıyla etkisini bugüne kadar sürdürmüştür. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken ülkemiz, ilerleme ve demokratikleşme yönünde bir adım atmak yerine, birikmiş tüm kazanımların aşındırıldığı, kamusal yapının zayıflatıldığı ve toplumsal yaşamın her alanda geriye itildiği bir sürecin içine çekilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bugün yaşadığımız tek adam rejimi; yönetim anlayışından ekonomi politikalarına, toplumsal yaşamdan baskıcı uygulamalarına kadar pek çok alanda 12 Eylül Darbesi'nin yarattığı siyasal ve toplumsal düzenin devamı niteliğindedir.</p> <p><strong>'TEK ADAM REJİMİ DAHA DA DERİNLEŞTİ'</strong></p> <p>Ülkemizin içinde bulunduğu derin ekonomik ve toplumsal krizin temelinde, 12 Eylül Darbesi sonrasında hayata geçirilen neoliberal politikalar bulunmaktadır. 46 yıldır farklı iktidarlar tarafından sürdürülen özelleştirme, piyasalaştırma ve güvencesizleştirme uygulamaları; kamusal varlıkların tasfiyesine, emekçilerin hak kayıplarına ve ülkemizin bitmek bilmeyen bir kriz döngüsüne sürüklenmesine neden olmuştur.</p> <p>12 Eylül'de temelleri atılan ekonomide neoliberal, toplumsal yaşamda muhafazakâr, siyasette otoriter yönetim anlayışı; tek adam rejimi altında daha da derinleşmiş, kurumsal ve anayasal bir nitelik kazanmıştır. Bugün 12 Eylül'ün baskı ve zor anlayışı, siyasal iktidarın hukuku araçsallaştırdığı yeni biçimler altında sürdürülmektedir. Özellikle 19 Mart'tan bu yana giderek ağırlaşan hukuksuzluklar; seçilmiş belediye başkanlarının görevlerinden uzaklaştırılması, halkın iradesinin yargı ve idari kararlarla etkisizleştirilmeye çalışılması, siyasetçilerin, belediye başkanlarının, bürokratların, gazetecilerin, öğrencilerin ve toplumsal muhalefetin farklı kesimlerinin gözaltı ve tutuklamalarla baskı altına alınması 12 Eylül'den bugüne taşınan yönetim anlayışının güncel yansımalarıdır. Gerici ve faşizan politikalar altında sömürü, açlık ve yoksulluk yaşamlarımızın olağan koşulu haline getirilmiştir.</p> <p><strong>'TÜM GÜCÜMÜZLE MÜCADELE EDECEĞİZ'</strong></p> <p>Halkın seçimlerde ortaya koyduğu iradeyi tanımayan, demokratik temsil mekanizmalarını işlevsizleştiren bu anlayış, kendi varlığını sürdürmek uğruna seçim sonuçlarını kabul etmemeyi dahi tahayyül eder hale gelmiştir. Bu durum yalnızca demokrasi açısından değil, ülkemizin geleceği açısından da büyük bir tehlikedir. Ancak milyonlarca yurttaşın demokrasi, hukuk ve adalet talepleri göstermektedir ki ülkemizin içine sürüklendiği bu krizlerden çıkışın yolu halkın ortak mücadelesinde ve demokratikleşmededir.</p> <p>Bir kez daha altını çiziyoruz: Eşit, özgür, demokratik, laik ve sömürüsüz bir ülkenin kurulması; 12 Eylül'ün siyasal, ekonomik ve toplumsal alandaki tüm mirasının ortadan kaldırılması, hukukun üstünlüğünün, halk egemenliğinin ve demokratik hak ve özgürlüklerin yeniden tesis edilmesiyle mümkündür. TMMOB olarak 46 yıldır ülkemizin üzerine çöken bu karanlığın dağıtılması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Gelecek nesillerimizin 12 Eylül Darbesi'nin gölgesinde değil; eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, laikliğin ve adaletin hakim olduğu bir ülkede yaşaması için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-tmmob-12-eylulun-tum-mirasi-ortadan-kaldirilmalidir</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:12:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/12-eylul-1980-askeri-darbesinin-46nci-yili-tmmob-12-eylulun-tum-mirasi-ortadan-kaldirilmalidir.png" type="image/jpeg" length="16718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gürsel Tekin, EMADDER üyeleri ile toplantı düzenledi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gursel-tekin-emadder-uyeleri-ile-toplanti-duzenledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gursel-tekin-emadder-uyeleri-ile-toplanti-duzenledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Başkanı Mihriban Uğurlu ile basın toplantısı düzenleyerek desteklerini iletti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Başkanı Mihriban Uğurlu ile basın toplantısı düzenleyerek desteklerini iletti.</p> <p>CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda düzenlenen toplantıda konuşan Gürsel Tekin, 12 Eylül 1980 darbesinin 46'ncı yılı olduğunu hatırlatarak, 'Türkiye'nin kurucu iradesi CHP'nin 1919 yılından itibaren biriktirmiş olduğu arşivleri yakıldı, yıkıldı ve bir tarih yok edildi. Maalesef çok büyük acılarla ülkemiz karşı karşıya kaldı ve büyük bedeller ödedik. Yaşasın özgürlük, yaşasın demokrasi diyoruz' değerlendirmesini yaptı.</p> <p>Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili verilen mücadelede büyük sonuç alındığını belirten Tekin, şunları söyledi:</p> <p>'Bu sonuçta da CHP Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'nun çok büyük katkılarının olduğunu da ifade etmek istiyorum. Bağkurlularla ilgili, staj ve çıraklık meselesi ile ilgili, emeklilerle ilgili... Emeklilerin bugün gerçekten bir sefalet ücretiyle karşı karşıya olduklarını hepimiz biliyoruz, çalışma yaşamı ile ilgili CHP Genel Merkezi'nde önemli çalışmalar var. 5 milyon vatandaşımız mağduriyeti varsa bu mağduriyeti çözecek mekanizma siyasi mekanizmalardır. Bunun için 5 milyon olmanıza gerek yok; bin kişi bile olsa, bir kişi bile olsa, bir mağduriyet varsa, bir haksızlık, bir hukuksuzluk varsa bunun mutlaka çözüme kavuşması lazım. Çözüme kavuşması konusunda sonuna kadar yanınızda olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Tabii ki biz siyasi partiler olarak bu haklı eyleminizde yanınızda olacağız ama 5 milyon mağduriyetin olduğu yerde de sesinizin gür çıkması lazım. Hiçbir şeyden korkmayın. Haklı olduğunuz yerde asla korkunuz olmayacak. Şu olur da böyle olur da hakkımızda dava açılır da... Açılsın. Hangi davayı açarlarsa açsınlar, yeter ki siz hakkınıza, hukukunuza sahip çıkın.'</p> <p><strong>'KADEME İSTİYORUZ'</strong></p> <p>EMADDER Başkanı Mihriban Uğurlu da şunları dile getirdi:</p> <p>'EYT mücadelesini ve çözümünü takdir ediyoruz ancak EYT'nin hemen arkasından milyonlarca insan için yeni bir adaletsizlik oluşmuştur. 8 Eylül 1999 ile 9 Eylül 1999 arasındaki yalnızca bir günlük fark bugün 17-20 yıla kadar uzamıştır. Biz EYT'lilerle aynı koşullarda emekli olmak istemiyoruz. Biz erken emekli de olmak istemiyoruz. Biz sadece 8 Eylül'den sonra işe girenlerin adil, adaletli, makul, ölçülü bir kademe ile sisteme dahil edilmesini istiyoruz. Bugün ülkemizde gelinen noktada 8 Eylül 1999 öncesi işe girişlilerde kadınlarda 38, erkeklerde 43 yaş emekliliğe hak kazandı ama bir gün sonra işe girdiğinizde kadın için 58, erkek için 60 yaş emekliliğine mahkûm ediliyorsunuz, yani tabiri caizse mezarda emekliliğe. Sabah vardiyasında işe giren 43 yaşında, akşam vardiyasında işe giren 60 yaşında emekli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İMTİYAZ İSTEMİYORUZ'</strong></p> <p>Bu ülkede 50-54 yaşında torun sahibi kadınlar daha 10 sene çalışacakken 43 yaşındaki erkeklerin emekli olması kabul edilemez. Dün EYT için 'loading' denildiyse bugün de kademeli emeklilik için 'loading' denilmesini istiyoruz. CHP, yıllarca EYT mücadelesinin en güçlü siyasi savunucularından biri oldu. Bugün de aynı siyasi iradeden kademeli emeklilik için 'loading' demesini istiyoruz. Açıkçası bizler ayrıcalık istemiyoruz. Sosyal yardım, sadaka, lütuf istemiyoruz. Bizler devletimize, hükümetimize prim ödemiş, 27 senedir bilfiil çalışan, alın teriyle çalışan emekçileriz. Biz siyasi bir imtiyaz istemiyoruz. Bu mesele tüm ülkenin meselesidir. Bu mesele adalet meselesidir ve siyaset üstüdür.'</p> <p>Konuşmaların ardından Gürsel Tekin, CHP'ye yeni katılanlara rozetlerini takdim etti.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gursel-tekin-emadder-uyeleri-ile-toplanti-duzenledi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:09:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/gursel-tekin-emadder-uyeleri-ile-toplanti-duzenledi.jpg" type="image/jpeg" length="33882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 14-20 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 39. Ahilik Haftası Kutlamaları'nın detaylarını duyurdu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ticaret-bakanligi-14-20-eylul-2026-tarihleri-arasinda-duzenlenecek-39-ahilik-haftasi-kutlamalarinin-detaylarini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ticaret-bakanligi-14-20-eylul-2026-tarihleri-arasinda-duzenlenecek-39-ahilik-haftasi-kutlamalarinin-detaylarini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 14-20 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 39. Ahilik Haftası Kutlamaları'nın detaylarını duyurdu. Kırşehir'de gerçekleştirilecek etkinliklerde Ticaret Bakanı Ömer Bolat da yer alacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Ticaret Bakanlığı, 14-20 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 39. Ahilik Haftası Kutlamaları'nın detaylarını duyurdu. Kırşehir'de gerçekleştirilecek etkinliklerde Ticaret Bakanı Ömer Bolat da yer alacak.</p> <p>Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p> <p data-path-to-node='0'>'Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilecek 39. Ahilik Haftası Kutlamaları, 14 Eylül 2026 Pazartesi günü Ahiliğin başkenti Kırşehir'de düzenlenecek törenle başlayacak. 14-20 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinliklerle; emeği, alın terini, dürüstlüğü, dayanışmayı ve meslek ahlakını esas alan kadim Ahilik geleneğinin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor. 39. Ahilik Haftası Kutlamalarının ilk günü, 14 Eylül Pazartesi günü saat 05.45'te Ahi Evran-ı Veli Külliyesi'nde gerçekleştirilecek geleneksel sabah esnaf kahvaltısı, türbe ziyareti ve dua programıyla başlayacak. Saat 09.00'da Kırşehir Kalesi'nden gerçekleştirilecek top atışının ardından, saat 09.15'te Cacabey Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk bırakılacak. Saat 10.30'da Ahi Evran-ı Veli Külliyesi'nde gerçekleştirilecek ikinci türbe ziyareti ve duanın ardından, saat 11.00'de kentin ana caddelerinde geniş katılımlı kortej geçişi düzenlenecek.</p> <p data-path-to-node='2'>Esnafın mesleki flamaları, vatandaşların Türk bayraklarıyla yerini alacağı korteje, Ticaret Bakanı Ömer Bolat da katılım sağlayacak. Kortejin ardından saat 11.30'da Cacabey Meydanı'nda 39. Ahilik Haftası Kutlamalarının resmi açılış programı gerçekleştirilecek. Programda konuşma yapacak olan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ahilik kültürünün iktisadi ve ahlaki değerlerine dikkat çekerek, esnaf ve sanatkârlara yönelik Ticaret Bakanlığı tarafından sağlanan destekler ile 'Ahi Esnaf Beratı' uygulamasına ilişkin detayları kamuoyuyla paylaşacak. Açılış programının ardından saat 12.30'da İş Bankası önünde vatandaşlara geleneksel Ahi pilavı, helvası ve şerbeti ikram edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-path-to-node='5'>Öğleden sonraki program kapsamında saat 14.00'te Ahi Külliyesi'nde Okçuluk Turnuvası, saat 15.00'te Kırşehir Valiliği makam ziyareti gerçekleştirilecek. Aynı saatte Müftülük Konferans Salonu'nda 'Ahilik Kültürü ve Girişimcilik' kitabı eğitiminin açılışı yapılacak. Şehir merkezindeki iş yeri ziyaretlerinin ardından ilk gün programı, saat 20.00'de Cacabey Meydanı'nda gerçekleştirilecek TRT Müzik canlı yayını ile tamamlanacak.14-20 Eylül 2026 tarihleri arasında Kırşehir genelinde gerçekleştirilecek etkinliklerle Ahilik kültürünün farklı yönleriyle ele alınması ve toplumun farklı kesimleriyle buluşturulması hedefleniyor. 39. Ahilik Haftası Kutlamalarının resmi ödül töreni, 19 Eylül Cumartesi günü saat 18.00'den itibaren Cacabey Meydanı'nda gerçekleştirilecek. Helikopter gösterisi, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Bölüğü ve Bando Takımı konserlerinin yer alacağı törende; Yılın Çırağı, Yılın Kalfası ve Yılın Ahisi ödülleri ile Ahilik Hizmet ve Onur Ödülleri sahiplerine takdim edilecek. Ahilik Haftası, 20 Eylül Pazar günü gerçekleştirilecek kapanış etkinlikleriyle sona erecek.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ticaret-bakanligi-14-20-eylul-2026-tarihleri-arasinda-duzenlenecek-39-ahilik-haftasi-kutlamalarinin-detaylarini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:07:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/ticaret-bakanligi-14-20-eylul-2026-tarihleri-arasinda-duzenlenecek-39-ahilik-haftasi-kutlamalarinin-detaylarini-duyurdu.png" type="image/jpeg" length="62027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ezgi Apartmanı kararına Adalet Bakanlığı önünde tepki devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ezgi-apartmani-kararina-adalet-bakanligi-onunde-tepki-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ezgi-apartmani-kararina-adalet-bakanligi-onunde-tepki-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Peşinde Aileleri Platformu Sözcüsü Döne Kaya, Ezgi Apartmanı davasında 'olası kastla öldürme' suçundan yargılanan sanıklara verilen 8'er yıllık hapis ve tahliye kararını Adalet Bakanlığı önünde protesto etmeye devam ediyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın karara itiraz ettiğini belirten Kaya, itirazın Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini ve dosyanın Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde incelendiğini belirterek, 'Bunun hesabını kamu olarak sormak zorundayız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>Adalet Peşinde Aileleri Platformu Sözcüsü Döne Kaya, Ezgi Apartmanı davasında 'olası kastla öldürme' suçundan yargılanan sanıklara verilen 8'er yıllık hapis ve tahliye kararını Adalet Bakanlığı önünde protesto etmeye devam ediyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın karara itiraz ettiğini belirten Kaya, itirazın Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini ve dosyanın Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde incelendiğini belirterek, 'Bunun hesabını kamu olarak sormak zorundayız' dedi.</p> <p>Adalet Peşinde Aileleri Platformu Sözcüsü Döne Kaya, Ezgi Apartmanı davasında çıkan kararı Adalet Bakanlığı önünde protesto etmeye devam ediyor.</p> <p>Ezgi Apartmanı'nda bulunan ve tadilat yapılan pastanenin sahiplerinin iktidar temsilcileriyle fotoğraflarını gösteren Kaya,'Akın Gürlek, Ezgi Apartmanı kararını gördün mü?, Ezgi Apartmanı 6 Şubat'ın adalet rezaletine sadece bir örnek, haberin var mı? 6 Şubat'ta adalet böyle mi sağlanıyor, bunun hesabını kim verecek' yazılı döviz taşıyor.</p> <p>Döne Kaya'nın oturma eyleminin ikinci gününde, Kartalkaya Otel'de yakınlarını kaybedenler ile depremde annesini kaybeden Kübra Özyurt da destek verdi.</p> <p><strong>CUMHURİYET SAVCISI'NIN İTİRAZININ BİR KISMINI OKUDU</strong></p> <p>ANKA Haber Ajansı'na konuşan Kaya, Ezgi Apartmanı davasında savcılığın 'olası kastla' hapis cezası çekmesi gerektiğini söylediği sanıklara mahkeme heyetinin 8 yıl ceza verdiğini ve savcının karara itiraz ettiğini bildirdi.</p> <p>Döne Kaya, Cumhuriyet Savcısı'nın, 'Her ne kadar Mahkemece sanıkların eylemleri taksir kapsamında değerlendirilerek hüküm kurulmuş ise de, verilen hüküm henüz kesinleşmemiş olup kanun yolu incelemesi neticesinde sanıkların eylemlerinin olası kast olarak değerlendirilip aleyhlerine değişme olasılığı bulunmaktadır. Tüm bunlarla beraber dosya kapsamında mevcut deliller dikkate alındığında CMK 100 ve devamı maddeleri uyarınca kuvvetli suç şüphesi halen devam etmektedir. Özellikle sanıkların asli kusurlu olduğuna dair teknik raporların varlığı, Prof. Dr. Can Balkaya tarafından hazırlanan 15.06.2025 tarihli raporu, 22.04.2026 tarihli Pamukkale Üniversitesi heyet raporu ve 15.06.2026 tarihli ek raporda sanıklar pastane tadilatları için 'asli kusurlu' olarak nitelendirmesi ve sanıkların tahkikat süreci boyunca yaklaşık 2 seneyi firari geçirmiş olmaları adli kontrol tedbirleri ile yetinilmesinin bu aşamada sanığın yargılandığı kanun maddeleri uyarınca alabileceği ceza düşünüldüğünde kaçma riski sebebiyle yetersiz kalacağı açıktır' şeklindeki itirazını okudu.</p> <p><strong>'BUNUN HESABINI KAMU OLARAK SORMAK ZORUNDAYIZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kaya, 'Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti kararı kabul etmedi, itirazı reddetti. Bu iki gün neden önemli? 4. Ağır'ın üst mahkemesi, 5. Ağır Ceza, itirazı şu an inceliyor. Vereceği karar kamuoyu için önemli. Çünkü 6 Şubat depreminde sadece Ezgi Apartmanı yıkılmadı. Binlerce bina yıkıldı, davaları sürüyor. Ve en az 53 bin insan öldü. Bunun hesabını kamu olarak sormak zorundayız. Aksi takdirde tıpkı 1999'dan 24 yıl sonra 6 Şubat'ta öldüğümüz gibi, 20 yıl sonra da bu defa kurban bizim sevdiklerimiz değil, sizin sevdikleriniz olacak. Unutmayın' diye konuştu.</p> <p>Adalet Bakanlığı önündeki nöbetine devam ettiğini belirten Kaya, 'Bu kararı hukuki, vicdani, bilimsel olarak kabul etmiyorum. Etmeyen herkesi de Bakanlık önüne bekliyorum. Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu kararın gerekçesini bu topluma açıklamak zorunda' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Kahramanmaraş</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ezgi-apartmani-kararina-adalet-bakanligi-onunde-tepki-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:06:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/ezgi-apartmani-kararina-adalet-bakanligi-onunde-tepki-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="51923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Kent Konseyi Başkanlığı'na Halil İbrahim Yılmaz yeniden seçildi... Yılmaz: 'Bu kilimin içerisinde her birimiz birer ilmek olduk']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankara-kent-konseyi-baskanligina-halil-ibrahim-yilmaz-yeniden-secildi-yilmaz-bu-kilimin-icerisinde-her-birimiz-birer-ilmek-olduk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankara-kent-konseyi-baskanligina-halil-ibrahim-yilmaz-yeniden-secildi-yilmaz-bu-kilimin-icerisinde-her-birimiz-birer-ilmek-olduk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kent Konseyi'nin 7'nci Olağan Genel Kurulu'nda Halil İbrahim Yılmaz yeniden Kent Konseyi Başkanı seçildi. Yılmaz, 'Bu örnek hayatın her alanda devam etmesi bizim borcumuzun borcu olsun. Hepimiz bu seyirde kaptan olduk. Bu kilimin içerisinde her birimiz birer ilmek olduk' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'>(ANKARA) -</span></span></strong><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'> Ankara Kent Konseyi'nin 7'nci Olağan Genel Kurulu'nda Halil İbrahim Yılmaz yeniden Kent Konseyi Başkanı seçildi. Yılmaz, 'Bu örnek hayatın her alanda devam etmesi bizim borcumuzun borcu olsun. Hepimiz bu seyirde kaptan olduk. Bu kilimin içerisinde her birimiz birer ilmek olduk' dedi.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'>Ankara Kent Konseyi'nin 7'nci Olağan Genel Kurulu, kent konseyi başkanı ve ilgili kurulların seçimi gündemiyle Kocatepe Kültür Merkezi'nde yapıldı. Genel kurulda Mehmet Peker ve Halil İbrahim Yılmaz, genel başkanlığa aday oldu. N</span></span><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'>itelik oy çokluğuyla Halil İbrahim Yılmaz Kent Konseyi Başkanı seçildi. Yılmaz, yaptığı teşekkür konuşmasında, şunları söyledi:</span></span></p> <p><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'>'</span></span><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'>12 Eylül'ün 46'ncı yılında insanların özgürlüklerinin kısıtlandığı günün 46'ncı yılında bugün ülkelerdeki toplumların bütün kesimleri çocukların dövüşmesi ve kavga etmesin diye bir araya geldik. Babalarının birbirlerini gırtlaklayanların çocuklarının kent müştereğiyim diye buraya geldi. Farklılıklarımızdan değil, müştereklerimizden beslendik. </span></span><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'>Bizi birbirimize düşürmeye çalışanların tamamına çok</span></span><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'> ağır bir cevap verdik. Dolayısıyla farklılıklarımızı zenginlik olarak kabul ettik.</span></span></p> <p><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'>Toplumun içindeki bütün disiplinler olarak biz Cumhuriyet'in meşalesi, menbaı, mabedi </span></span><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'>dediğimiz Ankara üzerinden yeniden bu yurdun bütün insanını, 86 milyonu kardeşlik yapacak meşaleyi ayağa kaldırmak için iyi bir örnek sergiledik. Bu örnek hayatın her alanda devam etmesi bizim borcumuzun borcu olsun. Hepimiz bu seyirde kaptan olduk. </span></span><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'>Bu kilimin içerisinde her birimiz birer ilmek </span></span><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'><span dir='auto' style='vertical-align: inherit;'>olduk. Hepinize minnettarız.'</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankara-kent-konseyi-baskanligina-halil-ibrahim-yilmaz-yeniden-secildi-yilmaz-bu-kilimin-icerisinde-her-birimiz-birer-ilmek-olduk</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:02:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/ankara-kent-konseyi-baskanligina-halil-ibrahim-yilmaz-yeniden-secildi-yilmaz-bu-kilimin-icerisinde-her-birimiz-birer-ilmek-olduk.jpg" type="image/jpeg" length="57558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı Sönmez'den 'söyleşi' açıklaması]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kilicdaroglunun-basin-danismani-sonmezden-soylesi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kilicdaroglunun-basin-danismani-sonmezden-soylesi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, bazı medya organlarında haberleştirilen Kılıçdaroğlu'nun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na ilişkin sözlerinin güncel olmadığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, bazı medya organlarında haberleştirilen Kılıçdaroğlu'nun Ankara Büyükşehir belediey Başkaın Mansur Yavaş ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na ilişkin sözlerinin güncel olmadığını açıkladı.</p> <p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla bazı medya organlarında haberleştirilen Kılıçdaroğlu'nun Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu'na ilişkin sözlerin güncel olmadığını belirtti. Sönmez, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bülent Gürsoy'un yazdığı 'Mutlak Butlan - Yüzleşme' kitabı Ağustos 2026 tarihinde basılmış olup hazırlıklarının haziran ve temmuz aylarında yapıldığı, yazarı tarafından ifade edilmiştir. Dolayısıyla, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun söyleşisi de o süreçte yapılmış bir söyleşidir.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kilicdaroglunun-basin-danismani-sonmezden-soylesi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 14:59:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/kilicdaroglunun-basin-danismani-sonmezden-soylesi-aciklamasi.png" type="image/jpeg" length="51323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sinop'un altyapı dönüşümü için ilk kazma vuruldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sinopun-altyapi-donusumu-icin-ilk-kazma-vuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sinopun-altyapi-donusumu-icin-ilk-kazma-vuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinop'un altyapısını güçlendirmek ve kentte yaşam kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirilecek Sinop (Merkez) Kısmi Kanalizasyon Şebeke İnşaatı Projesi için temel atma töreni düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mustafa USTA<br /></strong><br /><strong>(SİNOP) - </strong>Sinop'un altyapısını güçlendirmek ve kentte yaşam kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirilecek Sinop (Merkez) Kısmi Kanalizasyon Şebeke İnşaatı Projesi için temel atma töreni düzenlendi.<br /> <br /> Sinop'un altyapısına yönelik önemli projelerden biri için ilk adım atıldı. Sinop (Merkez) Kısmi Kanalizasyon Şebeke İnşaatı Projesi kapsamında Uğur Mumcu Meydanı'nda temel atma töreni gerçekleştirildi.</p> <p>Törene Sinop Valisi Mustafa Özarslan, YENİ Parti Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay, Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz, Sinop Cumhuriyet Başsavcısı Olcay Aksoy, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, il protokolü, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p> <p>Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.</p> <p><strong>'BU PROJENİN NİHAİ HEDEFİ YAKLAŞIK 100 MİLYON AVROLUK YATIRIM'</strong></p> <p>Törende konuşan Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz, projenin devlet ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle hayata geçirildiğini söyledi.</p> <p>Projenin geçmişine ilişkin bilgi veren Gürbüz, çalışmaların 19 Kasım 2024 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un ziyaretiyle ivme kazandığını belirtti.</p> <p>Gürbüz, söz konusu görüşmelerde Sinop'un içme suyu ve kanalizasyon sorunlarının yanı sıra biyolojik arıtma tesisi konusunda da önemli kararlar alındığını ifade etti.</p> <p>Gelincik ve Korucuk mahallelerinde düşük basınçtan kaynaklanan içme suyu sorunlarının çözümü için kredi tahsis edilmesi yönünde talimat verildiğini aktaran Gürbüz, uzun yıllardır gündemde olan kısmi kanalizasyon hattı projesinin hayata geçirilmesi için de 400 milyon liralık kredi tahsis edildiğini söyledi.</p> <p>Biyolojik arıtma tesisinin de projenin önemli bir ayağını oluşturduğunu belirten Gürbüz, tesisin dış finansmanla yapılmasının planlandığını ve proje ihalesinin gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Gürbüz, biyolojik arıtma tesisinin projesinin önümüzdeki aylarda tamamlanarak belediyeye teslim edileceğini belirterek, 'Bu projenin nihai hedefi yaklaşık 100 milyon avroluk bir projenin başlangıcı' dedi.</p> <p><strong>'SEÇİMİN ERTESİ GÜNÜ BİTER, HİZMET BAŞLAR'</strong></p> <p>YENİ Parti Sinop Milletvekili Barış Karadeniz de projenin Sinop açısından önemli bir gün olduğunu ifade etti.</p> <p>Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz'ün göreve başladığı ilk günlerde dahi kanalizasyon şebeke hattı projesiyle ilgilendiğini anlatan Karadeniz, projenin bugün temel atma aşamasına gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p> <p>Karadeniz, konuşmasında siyasi partiler arasındaki rekabetin seçim dönemleriyle sınırlı kalması gerektiğini belirterek, 'Seçimden bir hafta önce olur, 10 gün önce olur. Seçimin ertesi günü biter. Hizmet başlar' ifadelerini kullandı.</p> <p>Sinop ve ilçelerinin söz konusu olduğu durumlarda siyasi farklılıkların bir kenara bırakılması gerektiğini vurgulayan Karadeniz, vatandaşlara hizmet için herkesin bir araya gelmesi gerektiğini söyledi.</p> <p><strong>'BÖYLE HİZMETLER BİZLERİ BİR ARAYA GETİRİR'</strong></p> <p>Sinop Valisi Mustafa Özarslan ise projenin başlangıcının kent için anlamlı ve önemli olduğunu söyledi.</p> <p>Bu tür yatırımların toplumun farklı kesimlerini ortak bir amaç etrafında buluşturduğunu ifade eden Özarslan, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.</p> <p>Özarslan, 'Böyle hizmetler bizleri birleştirir, bir araya getirir' diyerek, Sinop için gerçekleştirilen hizmetlerin kentte yaşayan herkes açısından ortak bir mutluluk kaynağı olduğunu belirtti.</p> <p>Vali Özarslan, vatandaşların acı ve üzüntülerde olduğu gibi mutluluklarda, sevinçlerde ve başarılarda da aynı duyguları paylaşmasının kentlilik bilincinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.</p> <p>Konuşmaların ardından Sinop'un altyapısının güçlendirilmesini hedefleyen projenin temel atma töreni gerçekleştirildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Sinop</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sinopun-altyapi-donusumu-icin-ilk-kazma-vuruldu</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 14:57:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/sinopun-altyapi-donusumu-icin-ilk-kazma-vuruldu.jpg" type="image/jpeg" length="82658"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
