<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 21:11:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Veli Ağbaba: Bir taraftan dolu, bir taraftan AK Parti tarımı vurmaya devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/veli-agbaba-bir-taraftan-dolu-bir-taraftan-ak-parti-tarimi-vurmaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/veli-agbaba-bir-taraftan-dolu-bir-taraftan-ak-parti-tarimi-vurmaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya'da yaşanan doludan yedi ilçe ve 52 mahalledeki yaklaşık 20 bin dekarlık alanda kayısı, badem ve hububatın etkilendiğini belirterek, 'Bir taraftan dolu, bir taraftan don, bir taraftan da AK Parti tarımı vurmaya devam ediyor' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya'da yaşanan doludan yedi ilçe ve 52 mahalledeki yaklaşık 20 bin dekarlık alanda kayısı, badem ve hububatın etkilendiğini belirterek, 'Bir taraftan dolu, bir taraftan don, bir taraftan da AK Parti tarımı vurmaya devam ediyor' ifadesini kullandı.</p> <p>CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alarak, Malatya'da yaşanan dolu ve don felaketiyle ilgili konuştu. Ağbaba, şunları kaydetti:</p> <p>'Dünyanın en güzel kayısılarının üretildiği kentin milletvekiliyim ve maalesef 6 Şubat'ta yok olan bir kentin milletvekiliyim. 6 Şubat felaketinden sonra maalesef, geçtiğimiz yıl 12 Nisan'da tüm kabuklu ürünlerin yüzde 100 yandığı bir ilin milletvekiliyim. Bugün yine Malatya'nın geçtiğimiz pazar yaşamış olduğu büyük mağduriyeti hem Meclisimizin dikkatine hem kamuoyunun dikkatine sunmak için huzurunuzda bulunuyorum.</p> <p>Kayısı bizim memleketimizin her şeyi; memlekette hem üreticiyi hem esnafı etkileyen, kamyoncusundan lokantacısına kadar en önemli ürün. Tabii ki bu ürün Türkiye'nin en stratejik ürünlerinden biri. Maalesef, geçtiğimiz yıl don felaketinden sonra Türki Cumhuriyetlerden Türkiye'ye kayısı gelmeye başladı ve serbest bölgelerde işleniyor. Buna devletin bir önlem alması lazım. Eğer buna önlem alınamaz ise Avrupa'da, Rusya'da, Amerika'da maalesef Malatya kayısısı satılamayacak. Sadece Malatya'yı ilgilendirmiyor bu, tüm Türkiye'yi ilgilendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Geçtiğimiz pazar günü Malatya'nın bazı ilçelerinde etkili olan dolu maalesef herkesin heyecanla, bereketle beklediği kayısılarımızı, çağlalarımızı âdeta yerle bir etti. Tarım İl Müdürlüğünün açıklamasında 7 ilçe, 52 mahallede yaklaşık 20 bin dekarda yağan dolunun etkisiyle zarar görüldüğü ifade ediliyor. Dolu yağışının yalnızca kayısıyı değil bademi, hububatı da yerle bir ettiğini söyleyebiliriz. Malatya'da çiftçi açısından tablo ağır, diğer illerden daha ağır çünkü hem dolu hem don felaketini yaşamış bir kentiz. Geçen yaşadığımız dondan dolayı kayısıda verimlilik en az yüzde 50 azalmış durumda. Çiftçinin bankalara borcu var, faiz işlemeye devam ediyor. Yaşananlar afet değil sadece; don, dolu ve bir de faiz afeti var. 'Ben üretmek istiyorum ama devlet önümde yok' diyorlar. </p> <p><strong>'Çiftçimizin Tarım Kredi'ye ve Ziraat Bankası'na olan borcu faizsiz ertelensin'</strong></p> <p>Çiftçilerin bankaya borcu 2021 Şubat ayında 134 milyar iken beş yılda yüzde 881 artmış. Çiftçi borcu 1 trilyon 188 milyar liraya ulaşmış. 2026 yılında çiftçilerin bankalar tarafından takibe alınan borcu 19 milyar 371 milyon lira, cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamıyla karşı karşıyayız. Bir taraftan dolu, bir taraftan don, bir taraftan da AK Parti tarımı vurmaya devam ediyor. Bakın, eskiden kayısı çekirdeğini satarak insanlar işçi ücretlerini öderdi. Şimdi işçi ücretleri neredeyse kayısının yarısına gelmiş durumda. Tedbir alan yok, izlemekle yetiniyorlar. 2020'de tüm dünya gördü; tarımı olmayan insanlar, ülkeler aç kalıyor. Lütfen faize ayırdığınız bütçeyi tarıma ayırın. Anayasa gereği tarıma verilmesi gereken para da verilmiyor, bunun mutlaka verilmesi lazım. Çiftçi, üretmekten korkar hâle gelmiş durumda. Mazot almış başını gidiyor; ilaçlar öyle, gübre öyle, işçilik öyle ama çiftçinin ürünü maalesef sabit, yerinde sayıyor.</p> <p>Sadece kayısımız değil kirazımız, bademimiz, cevizimiz maalesef yerlerde sürünüyor. Eskiden hasat zamanı, temmuzda, ağustosta Malatya âdeta bayram yeriydi; maalesef, şimdi insanlar kara kara düşünüyor. 'Biz borcumuzu nasıl ödeyeceğiz?' diye düşünüyorlar. Kayısı ağaçları sökülüyor, kayısı ağaçları kesiliyor ama bununla ilgili maalesef duyan da yok, gören de yok. Lütfen çiftçimizin Tarım Kredi'ye, Ziraat Bankası'na olan borçları faizsiz ertelensin.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/veli-agbaba-bir-taraftan-dolu-bir-taraftan-ak-parti-tarimi-vurmaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 21:10:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/veli-agbaba-bir-taraftan-dolu-bir-taraftan-ak-parti-tarimi-vurmaya-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="49743"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda AK Partili Yıldırım ile CHP'li Başarır arasında 'Boş konuşuyorsun' tartışması]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-ak-partili-yildirim-ile-chpli-basarir-arasinda-bos-konusuyorsun-tartismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-ak-partili-yildirim-ile-chpli-basarir-arasinda-bos-konusuyorsun-tartismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu, Kahramanmaraş'taki okul saldırısı sonrasındaki bazı siyasetçilerin konuyla ilgili yanlış bilgilerin yaydığını söyledi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Karatutlu'nun sözleri üzerine konuşurken AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım'ın yerinden, 'Boş konuştun' demesiyle tartışma yaşandı. Başarır, Yıldırım'a tepki göstererek 'Boş konuşan sensin, terbiyesiz. Kime 'Boş konuşuyorsun' diyorsun sen.' dedi. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, her iki milletvekilini de uyararak Yıldırım'a 'Ben onu da uyarıyorum, ben onu da uyarıyorum; ben sizi de uyarıyorum. Karşılıklı saygıyla konuşalım. Lütfen, siz de laf atmayın' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu, Kahramanmaraş'taki okul saldırısı sonrasındaki bazı siyasetçilerin konuyla ilgili yanlış bilgilerin yaydığını söyledi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Karatutlu'nun sözleri üzerine konuşurken AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım'ın yerinden, 'Boş konuştun' demesiyle tartışma yaşandı. Başarır, Yıldırım'a tepki göstererek 'Boş konuşan sensin, terbiyesiz. Kime 'Boş konuşuyorsun' diyorsun sen. Oturmuşsun, orada sürekli laf atıyorsun. Ne terbiyesiz insansın sen ya! Böyle bir şey olur mu ya? Yeter. Senin görevin orada provokasyon değil' dedi. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, her iki milletvekilini de uyararak Yıldırım'a 'Ben onu da uyarıyorum, ben onu da uyarıyorum; ben sizi de uyarıyorum. Karşılıklı saygıyla konuşalım. Lütfen, siz de laf atmayın' dedi.</p> <p>TBMM Genel Kurulu, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanılması için Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. </p> <p><strong>Bozdağ:</strong> <strong>Yüksek sesle konuşma ihtiyacımız varsa kulislerimiz müsait</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Gündem dışı söz alan DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Adalet Bakanlığı bünyesi Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Birimi'nin açılmasına ilişkin konuşma yaparken Genel Kurul salonundaki uğultu sebebiyle TBMM Başkanvekili Bozdağ, araya girerek salondaki milletvekillerini uyardı. Bozdağ, 'Genel Kurulu saygıyla Sayın Hatip'i dinlemeye davet ediyorum. Gerçekten sayımız az ama gürültümüz sayımızın misli misli üstünde. Lütfen hatibin sözleri Genel Kurul'da da anlaşılacak şekilde kısık sesle konuşalım. Yok yüksek sesle konuşma ihtiyacımız varsa kulislerimiz müsait. Ben kulislere onları davet ediyorum. Ya konuşmaya izin ya da kulis davet ediyorum. İkisinden biri dışında bir tercih hakkımız yoktur. Genel Kurulu, Genel Kurul mabetine uygun bir şekilde yönetmemize hatibin meramını anlatmasına lütfen izin verin' diye konuştu.</p> <p><strong>'Lütfen içtüzüğe ve Anayasa'ya uygun davranın'</strong></p> <p>Bozdağ, konuşması bölündüğü gerekçesiyle bir dakikalık ek süre isteyen Sırrı Sakık'a usul gereğince ek süre veremeyeceğini söyledi. DEM Partili Sakık ise duruma, 'Başkan başa alırsanız çok mutlu olurum. Sayın Başkan konsantrasyonumuzu bozmayın. Bir dakikayı bu kadar uzatmaya gerek yok ki. Vallahi ne diyeceğimi şaşırıyorum. Allah adına ya bir dakika için bunlar yapılmaz ki. Ben gerçekten üzülüyorum' diye tepki gösterdi.</p> <p>Bunun üzerine Bozdağ, 'Biz burada Meclis'in uygun çalışması için uyarıyoruz. Sizin lehinize bir tasarrufta bulunuyoruz ama siz elinize yapılan tasarrufa saygı duymuyorsunuz. Sizi de Genel Kurul'a, aziz Türk milletine bu tutumunuzu emanet ediyorum. Ben Genel Kurulu içtüzüğe, Anayasa'ya uygun yönetiyorum. Siz de lütfen içtüzüğe ve Anayasa'ya uygun davranın. Ben görevimi yapıyorum. Ben sizinle tartışmıyorum. Siz benimle tartışıyorsunuz' dedi.</p> <p><strong>Sakık: Kürt coğrafyasında faili meçhul cinayet yok, faili meşhur cinayetler var</strong></p> <p>Konuşmasına devam eden Sakık, gelinen noktada faillerin ortaya çıkmasının herkesi sevindireceğini belirterek 'Adalet Bakanı'nın açıklamaları bizi umutlandırmıştır. Şimdi buradan Adalet Bakanı'na çağrımızdır. Benim görev yaptığım Ağrı'da 2015 yılında iki tane masum Kürt çocuğu katledildi. Fırında öldürüldü. Yüzlerce kurşun sıkıldı ve sonrası döndüler, 'faili meçhul' dediler. Oysa Kürt coğrafyasında faili meçhul cinayet yok. Faili meşhur cinayetler var. Kürtler böyle der... Şimdi Adalet Bakanlığı'na çağrımdır. Bu 2015 yılında Diyarbakır'da katledilen çocukların dosyasını yeniden açın. Eğer geçmişle yüzleşecekseniz yeniden Vedat Aydın İl Başkanımızdı. Diyarbakır'ın ortasında katledildi. Bunun dosyasını yeniden açın. Mehmet Sincar bu parlamentonun üyesi Batman'ın göbeğinde öldürüldü. Gündüz vakti devletin bundan haberi vardı. Bu dosyayı yeniden açın. Abdülsemet Sakık Antep'in göbeğinde Karagöl Caddesi'nde öldürüldü. Devletin haberi vardı. Şimdi bu failleri bulmak bu devletin görevidir' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>Karatutlu: Bazı siyasilerin, bazı medya mensuplarının konu hakkında tam bilgi almadan konuyu başka yerlere çekti</strong></p> <p>AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu, Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırısına ilişkin söz alarak 'Maalesef olay sonrası bazı siyasilerin, bazı medya mensuplarının konu hakkında tam bilgi almadan konuyu başka yerlere çeken, acıları istismara kadar giden açıklamaları tüm Kahramanmaraş'ı ve ülkemizi üzmüştür. Allah aşkına, bugün sosyal medyadan daha fasık, daha güvenilmez bir ortam var mıdır? Soruyorum size, siyasetçisiniz; hadi bize sormadınız, valiye sorsaydınız ya; Maraş'ta hiç mi arkadaşınız yoktu, hiç mi tanıdığınız yoktu?' diye tepki gösterdi. </p> <p><strong>''Maraş katliamı' diye açıklama yaptınız, hala kırk elli yıl önceki acıları tazelemeye çalışıyorsunuz'</strong></p> <p>Saldırının ilk saatlerinde sosyal medyada yanlış bilgilerin yayılmaya başladığını belirten Karatutlu, şöyle konuştu:</p> <p>'Yok efendim 'Üç okula baskın var' yok '40-50 ölü var' yok 'Teröristler okul bastılar' diye. Akabinde Genel Başkan düzeyinde, Genel Başkan Yardımcısı düzeyinde, Grup Başkan Vekili düzeyinde, milletvekili düzeyinde, basın mensubu düzeyinde başlayan kamuoyuna yanlış bilgiler devam etti. İddia 1, okuldan beş öğretmen daha önceden görevden alındı. Niye alındı? Kendi çocuklarının notlarını bilgisayar üzerinde yükselttikleri için, olay için değil. İddia 2, Yusuf kardeşimizin ismi yazılmadı çünkü -ben doktorum- saat 08.20'de Sağlık Müdürlüğünden aldığım bilgide Yusuf yaralı gözüküyor, tabii ki listeye yazılmayacak.  Saat 10.30; Sağlık Müdürlüğünden gelen ikinci haber Yusuf'un tespitinin yanlış yapıldığı ve vefat ettiği, listede var mı? Var tabii ki ve büyük harfle yazılmış. Sağlık Müdürlüğünden alınan resmi bilgiler bunlar, sosyal medya ortamından alınan bilgiler değil Sağlık Bakanlığı antetli. Akabinde, ailelerle görüşülüyor. Ne görüşülüyor? 'Cenaze için hassasiyetleriniz var mı?' Yusuf'un babasıyla ben daha önceden de görüşen biriyim. 'KHK'li olduğu için bunu yaptı, şunu yaptı' diye iddia ediyorsunuz. Söylenen nedir? 'Karmaşa olmasın, polisler, basın mensupları olmasın' dendi. </p> <p>Biz de bunu ne anladık? Kalabalık bir ortam olmasın diye düşündük. Ne yaptık? İki milletvekilimiz -1'i kadın, 1 erkek- Büyükşehir Belediye Başkanımız -başka- İl Başkanımızla birlikte cenazedeydik, gittik bunlara. Peki, ne oldu? Bakan gelmedi, Bakan gelmedi ama hassasiyetimiz ve ailelerin hassasiyeti hiçbir zaman düşünülmedi. Biz her zaman oradaydık. Başka ne yapıldı biliyor musunuz, başka ne yapıldı? 'Maraş katliamı' diye açıklama yaptınız. Yazıklar olsun size. Hala kırk elli yıl önceki acıları tazelemeye çalışıyorsunuz. 'Maraş okul saldırısı'dır bunun adı, 'Maraş okul saldırısı'dır. Bunu anlayacaksınız, hala istismar peşindesiniz. 'Okul saldırısı' bile diyemiyorsunuz.'</p> <p><strong>Tanhan: 10 can yaşamını yitirdi, buradan gelip bir de söylediğinize bakın</strong></p> <p>DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, Karatutlu'nun konuşması sırasında yerinden tepki göstererek 'Sorumluluk hissedip istifa eden oldu mu, ondan haber ver. Sayın Karatutlu, sorumluluk hissedip istifa eden oldu mu? Bir istifa eden oldu mu insaniyet için? Bir sorumlu istifa etmedi, bir kişi. İstifa eden olmadı, biliyoruz. Utanması gereken biri varsa o da sizsiniz. 10 can yaşamını yitirdi, buradan gelip bir de söylediğinize bakın. İstifa aldınız mı, birini görevden aldınız mı? Hayır. Burada gelip bir de edebiyat yapıyorsunuz, bize laf atıyorsunuz. Utanın be utanın' dedi.</p> <p><strong>Yıldırım'dan Başarır'a: Boş konuştun</strong></p> <p>CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Karatutlu'nun sözleri üzerine söz alarak 'Kahramanmaraş'ta meydana gelen bu acı olayla ilgili gündem dışı konuştuğu zaman farklı şeyleri konuşacağını düşündüm Sayın Karatutlu'nun. Bakın, biz muhalefet partisi milletvekilleri olarak bu olay üzerine çok konuştuk. Özellikle bu Meclis'te...' diye konuşurken AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım'ın yerinden, 'Boş konuştun' diyerek sözlü sataşmasıyla bölündü. </p> <p>CHP'li Başarır, Yıldırım'a tepki göstererek 'Boş konuşan sensin, terbiyesiz. Kime 'Boş konuşuyorsun' diyorsun sen. Oturmuşsun, orada sürekli laf atıyorsun. Ne terbiyesiz insansın sen ya! Böyle bir şey olur mu ya? Yeter. Senin görevin orada provokasyon değil' diye cevap verdi.</p> <p><strong>Bozdağ'dan Yıldırım'a uyarı: Sizin konuşmacınız konuştu, şimdi o konuşacak siz de sabırla dinleyeceksiniz, saygılı bir dil kullanacaksınız</strong></p> <p>TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, her iki milletvekilini de uyararak Yıldırım'a 'Ben onu da uyarıyorum, ben onu da uyarıyorum; ben sizi de uyarıyorum. Karşılıklı saygıyla konuşalım. Lütfen, siz de laf atmayın' dedi. AK Partili Yıldırım, Bozdağ'a, 'Onlar her şeyi konuşsun, biz susacağız. Var mı böyle bir dünya ya? Başkanım, 'lütfen' diyorsunuz da bizim konuşmacımız buradayken laf atılıyor, ona 'lütfen' demiyorsunuz' diye cevap verdi. </p> <p>Bozdağ, AK Partili Yıldırım'ın tepkisi üzerine 'Sizin konuşmacınız konuştu, şimdi o konuşacak; siz de sabırla dinleyeceksiniz, saygılı bir dil kullanacaksınız' diye yanıtladı.</p> <p><strong>Başarır: Biz, bu Bakan ne işe yarıyor, neden muhalefeti dinlemiyorsunuz dediğimiz zaman suçlu mu oluyoruz?</strong></p> <p>Konuşmasına kaldığı yerden devam eden CHP'li Başarır, şu ifadelere yer verdi:</p> <p>'Tutanaklar orada; muhalefet ölen çocuklarımız için, öldürülen çocuklarımız için konuştu diyorum, 'Boş konuştu' diyor; bu olacak şey mi ya? Ben size söylüyorum Sayın Başkan, yakışmıyor Meclis'e. Ciddiyet... Biz muhalefet olarak bu konuda çok yorum yaptık, çok açıklama yaptık. Okul güvenliği, okulların güvenlik sorunu, okul önleriyle ilgili defalarca araştırma önergesi verdik; niye reddettiniz? Kanun teklifi verdik 65 bin uzman çavuşun okullarda görevlendirilmesi için İç Tüzük 37'ye göre, neden reddettiniz? Yahu, ciddiyet... Biz bunları söyledik, bunları; bu bir algı değil Sayın Vekilimiz ve normal bir ülkede, bir parça demokrasi olan  bir ülkede Bakan istifa eder ya! 2'nci olay, 3'üncü olay... Öğretmen öldürülür, Çekmeköy'de, yakın bir zamanda, Fatma Nur Öğretmen öldürüldü.</p> <p>Okul müdürü öldürülür, müdür yardımcısı darbedilir, öğrenciler öldürülür. Biz, bu Bakan ne işe yarıyor, neden muhalefeti dinlemiyorsunuz dediğimiz zaman suçlu mu oluyoruz? Boş mu konuşuyoruz? Biz boş konuştuğumuz için mi o çocuklar öldü? Bakın, birden fazla, 30'a yakın araştırma önergesi verilmiş okul önündeki güvenlik için, hijyen için, temizlik için, öğretmen ölümleri için. Reddetmişsiniz. Niye reddettiniz? Peki, bu kadar reddettiniz, daha sonra bu komisyon niye kuruldu Sayın Başkanım, neden kurduk bu komisyonu? Dokuz evladımızın, çocuğumuzun, bir öğretmenimizin ölümünü mü bekleyecektik ya bu komisyonun kurulması için? Biz bunu söyledik. Muhalefet bunu söyledi. Keşke olmasaydı, hiç konuşmasaydık. O öğretmen, o çocuklar bugün sınıflarında olsaydı keşke! Ama yapmayın! Ben sizden böyle bir konuşma beklemiyordum.</p> <p><strong>Kaya: Hiçbir şey olmamış gibi Sayın Karatutlu'nun burada 'Bakanın katılmaması normal' açıklamasını doğrusu yadırgadım</strong></p> <p>AK Partili Karatutlu'nun bakanlarla ilgili konuşmasına ilişkin söz alan Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, şöyle konuştu:</p> <p>'Net bir bilgi var; sekiz yavrumuzun cenazesine Bakan düzeyinde katılım var, 9'uncusuna Bakan düzeyinde katılım yok. İfadelerin bir kısmı şu, AK Partili arkadaşlardan gelen ifadeyi söylüyorum: 'Aile 'bürokratlar gelmese iyi olur.' dediler' diyor, Bakanların gelmemesine dair ailenin bir talebinin olmadığını söylüyorlar. Bir başka AK Partili yetkili bizzat bana 'Ya cenazelerde bir çakışma oldu yoksa bilerek gitmeme olayı, ailenin de 'Gelmesin' diye bir talebi olmadı' diye bir beyanatta bulundu. Şunu ifade etmeye çalışıyorum: Acılı bir baba, evladını kaybetmiş bir baba, o acılı gününde iktidar partisine dönüp 'Benim cenazeme bürokratlar veya Ankara'dan gelenler gelmesin' diyorsa bu, çok ciddi bir duygusal kopuştur. Hani Anadolu'da bir söz vardır 'Ne ölüme ne dirime' diye yani insan bunun karşısında titrer, 'Acaba ben bu insanlara ne yaptım ki bu insanlar 11 yaşındaki çocuğun cenazesinde bile benim gelmemem hususunda bir hassasiyet gösteriyor?' Bu bile gerçekten üzerinde konuşulması gereken bir şeyken sanki hiçbir şey olmamış gibi Sayın Karatutlu'nun burada 'Bakanın katılmaması normal' açıklamasını doğrusu yadırgadım.'</p> <p><strong>Temelli'den Karatutlu'ya: Maraş hala yas tutuyor siz Maraş vekilisiniz gelmişsiniz, bu acı üzerinden burada siyaset yapıyorsunuz</strong></p> <p>DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, AK PartiliKaratutlu'ya seslenerek 'Sizin burada ne işiniz var, siz neden Maraş'ta değilsiniz? Maraş hala yas tutuyor, acı içinde; siz Maraş Vekilisiniz gelmişsiniz, bu acı üzerinden burada siyaset yapıyorsunuz. Sizin burada ne işiniz var? Maraş'ın yasını, acısını duyumsamamışsınız bile siz. 9 çocuk, bir öğretmen öldü. Bu münferit bir olay değil; burada cenazeye o katıldı, bu katıldı hesabı değil; Maraş'a ölüm çöktü, bir okula ölüm çöktü, mahallelere ölüm çöktü. Siz bunu duyumsayacağınıza kalkmışsınız, bunun mücadelesini veren, şiddetsiz toplum, güvenli okul mücadelesi veren arkadaşlarımıza bir de 'Yazıklar olsun' diye bağırıyorsunuz. Bence bu zihniyete yazıklar olsun, size yazıklar olsun' diye tepki gösterdi.</p> <p><strong>Çömez: TBMM çatısı altında provokatif konuşmalar yapmak, birilerini suçlamak son derece yanlış</strong></p> <p>İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez de Türkiye'nin Kahramanmaraş'ta büyük bir acı yaşadığını belirterek 'Böyle bir olayda, herkesin başını iki elinin arasına alıp düşünmesi gereken bir atmosferde, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında provokatif konuşmalar yapmak, birilerini suçlamak son derece yanlış. Biz muhalefet olarak hesap soracağız. Niye hesap soracağız? Ben o gün oradaydım, bütün ailelerle görüştüm, okulla görüştüm, hastaneye gittim, yaralı çocuklarımızı gördüm; burada konuşmaya uygun görmediğim birçok şeye de tanık oldum ama bizim muhalefet olarak size hesap sorma sorumluluğumuz var. Burada sizin bunlara cevap vermek gerekirken millete parmak sallamaya, muhalefete parmak sallamaya hakkınız yok' diye tepki gösterdi.  </p> <p><strong>AK Partili Yıldırım ile Bozdağ arasında sözlü tartışma...</strong></p> <p>Bir dakikalık söz hakkında konuşan AK Partili Adem Yıldırım, TBMM Başkanvekili Bozdağ'a ithafen, 'Aslında ben başka bir konuşma yapacaktım ama biraz önce bana söz vermemeniz üzerine CHP Grup Başkan Vekilinin bana hitaben hakaret ederek konuşması ve diğer parti gruplarına herhangi bir sataşma olmadığı hâlde onlara söz vermeniz, bana söz vermemeniz Meclis İç Tüzük'ü açısından da kabul edilebilir bir durum değil Başkanım. Oysa, söz vermiş olsaydınız benim her lafa verecek bir cevabım var ancak önce bir lafa bakarım laf mı diye sonra bir de söyleyene bakarım adam mı diye diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum' diye konuştu.</p> <p>TBMM Başkanvekli Bozdağ, Yıldırım'a şöyle cevap verdi:</p> <p>'Sayın Yıldırım, burada Sayın İrfan Karatutlu Maraş'ta yaşanan elim hadiseyle ilgili meramını anlattı, sonra da Sayın Grup Başkan Vekilleri söz talebinde bulundular. Buranın gelenekleri gereği Sayın Grup Başkan Vekilleri söz talebinde bulunduğu zaman, yanlış anlaşılma varsa, bununla ilgili söz verilir. Ben İç Tüzük'e uydum, sözü verdim. Sizinle ilgili burada konuşulan hiçbir şey yoktu ama siz yerinizden laf attınız. Sayın Başarır da size cevap verdi, sonra siz ona cevap verdiniz. Onun size söylediği sözün aynılarını siz de ona tekrar ettiniz dolayısıyla burada karşılıklı bir olay oldu. Kaldı ki Genel Kurulda eğer biz karşılıklı guruplar içerisindeki milletvekillerinin sataşma, karşıdan karşıya laf atmalarına eğer burada tekrar söz hakkı tanımış olsak biz burayı çalıştıramayız. Onun için Grup Başkan Vekilleri var, herkes şey yapmadığı için, bir düzen kurmak için var. Ben o yüzden bu tartışmayı burada sonlandırıyorum.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-ak-partili-yildirim-ile-chpli-basarir-arasinda-bos-konusuyorsun-tartismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 21:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tbmm-genel-kurulunda-ak-partili-yildirim-ile-chpli-basarir-arasinda-bos-konusuyorsun-tartismasi.jpg" type="image/jpeg" length="50515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 28. gün sona erdi... İtirafçı Adem Soytekin'in etkin pişmanlık ifadesinin imzasız ve barkodsuz olduğu ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-28-gun-sona-erdi-itirafci-adem-soytekinin-etkin-pismanlik-ifadesinin-imzasiz-ve-barkodsuz-oldugu-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-28-gun-sona-erdi-itirafci-adem-soytekinin-etkin-pismanlik-ifadesinin-imzasiz-ve-barkodsuz-oldugu-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı davanın 28. günü sona erdi. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu Adem Soytekin'in savunması tamamlandı. Fatih Keleş'in avukatı Nergiz İnce, 'Adem Soytekin'in 16 Haziran'da başlayıp 17 Haziran'da biten 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesi imzasız ve barkodsuzdur. Ben aylardır imzalı halini bulamıyorum. Usulen bu ifade geçersizdir' dedi. İfadeyi kontrol eden Mahkeme Başkanı, 'Önümdeki ifade de imzasız ve barkodsuz. Savcılıktan talep ederiz' diye konuştu. Adem Soytekin, 'İfadeye imza attınız mı hatırlıyor musunuz?' sorusuna, 'Olabilir' yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken, 'Hepinizi çok seviyorum. Sadece şunu söyleyeyim, çöktü, çöktü!' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı davanın 28. günü sona erdi. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu Adem Soytekin'in savunması tamamlandı. Fatih Keleş'in avukatı Nergiz İnce, 'Adem Soytekin'in 16 Haziran'da başlayıp 17 Haziran'da biten 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesi imzasız ve barkodsuzdur. Ben aylardır imzalı halini bulamıyorum. Usulen bu ifade geçersizdir' dedi. İfadeyi kontrol eden Mahkeme Başkanı, 'Önümdeki ifade de imzasız ve barkodsuz. Savcılıktan talep ederiz' diye konuştu. Adem Soytekin, 'İfadeye imza attınız mı hatırlıyor musunuz?' sorusuna, 'Olabilir' yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken, 'Hepinizi çok seviyorum. Sadece şunu söyleyeyim, çöktü, çöktü!' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı davanın duruşmasının 28. günü, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda yapıldı. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin'in savunmasını tamamladığı duruşmada, Soytekin'in çapraz sorgusuna geçildi.</p> <p>Ali Kurt'un avukatı Avukat Şeref Dede, itirafçı Adem Soytekin'e sorular yöneltti. Dede, ilk olarak Soytekin'in mahkeme huzurunda verdiği ifadenin özgür iradesine dayanıp dayanmadığını sordu. Soytekin ise Dede'nin hiçbir sorusuna cevap vermeyeceğini belirterek, susma hakkını kullanacağını söyledi.</p> <p>Soytekin, bu tutumuna gerekçe olarak cezaevi girişinde yaşandığını öne sürdüğü bir konuşmayı gösterdi. Soytekin, Dede'nin kendisi hakkında 'Adem Soysuz' ifadesini kullandığını iddia ederek, 'Kendisini kınıyorum ve hiçbir sorusuna cevap vermeyeceğim' dedi. Bunun üzerine Dede, söz konusu konuşmanın Soytekin'in anlattığı gibi olmadığını savundu. Dede, 'Ben orada 'Soytekin yerine dilim sürçse ve Soysuz desem bu hakaret olur mu?' dedim. Tam cümle budur. Allah'tan dilim sürçmüyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>Mahkeme Başkanı, tartışmanın uzaması üzerine Dede'den sorularına geçmesini istedi. Dede, Soytekin'e soruşturma aşamasında kaç kez ifade verdiğini, ifadeye kendisinin mi gittiğini yoksa savcının mı çağırdığını ve ifade süreçlerinde kendisine yemek ısmarlanıp ısmarlanmadığını sordu. Soytekin, bu soruların tamamına cevap vermeyeceğini söyledi.</p> <p>Dede, Soytekin'in mahkemede 'rüşvet organizasyonu içinde olmadığını, suç örgütü mensubu olmadığını, kimseye rüşvet vermediğini, kimseye rüşvet verilmesine aracılık etmediğini' söylediğini hatırlatarak, bu beyanların kendisine ait olup olmadığını sordu. Mahkeme Başkanı, sorunun yönlendirici biçimde sorulmaması gerektiğini belirtti. Soytekin ise Dede'nin hiçbir sorusuna cevap vermeyeceğini yineledi.</p> <p>Avukat Dede, daha sonra dosyada geçen 500 bin dolar iddiasına ilişkin ayrıntılı sorular yöneltti. Dede, paranın hangi yıl verildiğini, yurt dışındaki şirket ortağının kim olduğunu, 400 bin doların kimden kime ve nerede teslim edildiğini sordu. Soytekin bu sorulara da cevap vermedi.</p> <p>Dede, Soytekin'in ortağı olduğu belirtilen Erdal Tokmakçı üzerinden para akışına ilişkin sorularını sürdürdü. 'Erdal Tokmakçı'nın verdiği iddia edilen 400 bin dolar kime, nerede verildi?' diye soran Dede, Soytekin'in susma hakkını kullanması üzerine, bu hususları belgeleriyle mahkemeye sunacaklarını söyledi.</p> <p>Avukat Dede, Soytekin'e KİPTAŞ ile yapılan sözleşmelere ilişkin de sorular yöneltti. Sözleşmenin Soytekin'in şirketi ile KİPTAŞ arasında imzalanıp imzalanmadığını, tarafların yükümlülüklerinin düzenlenip düzenlenmediğini, hak ediş düzenlenmeden ödeme yapılmasının mümkün olup olmadığını sordu. Soytekin, önce cevap vermeyeceğini söyledi; ardından 'Şirketiniz adına sözleşme yapıldığı tarihte o şirket benim değil' dedi. Dede'nin 'Sonradan bu sözleşmeyi biliyor muydunuz?' sorusuna ise Soytekin, 'Şirket devralmadım' yanıtını verdi.</p> <p>Adem Soytekin, Ali Kurt'un iddia edilen suç örgütü içindeki konumuna ilişkin, 'Ali Kurt size bağlı olarak mı çalışıyor?', 'Ali Kurt KİPTAŞ'ın yönetim kurulu başkanı mı?', 'Ali Kurt kendine mi çalışıyor, sisteme mi çalışıyor?' sorularını da yanıtsız bıraktı.</p> <p>Dede, Soytekin'in mahkemede, 'kimseye rüşvet vermediği ve rüşvete aracılık etmediği' yönündeki beyanı ile daha sonra kullandığı 'bu rüşvet' ifadesi arasında çelişki bulunduğunu savunarak, 'Eğer bu rüşvetse kim, kime, ne zaman, ne için rüşvet verdi; kim, kimden, ne zaman, ne için rüşvet aldı?' diye sordu. Soytekin yine cevap vermeyeceğini söyledi.</p> <p>Soytekin'in, 'Pendik Arkatlı Evleri projesine ilişkin de kamu zararı oluşup oluşmadığı', '70 dairenin ekspertiz değerinin altında satılıp satılmadığı', 'Bu projede neden rüşvet verildiğinin iddia edildiği' şeklindeki sorularını da yanıtlamaması üzerine Dede, sorularına cevap alamadığını belirterek, Nevzat Çelik'in 'Şafak Türküsü' şiirinden dizeler okumaya başladı. Mahkeme Başkanı, 'Avukat Bey, hiç şiir modunda değiliz. Siz bize yazılı gönderin, biz okuyalım' diyerek araya girdi. Dede, şiiri okumayı sürdürünce Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi.</p> <p><strong>Soytekin: 'Ortada bir suç örgütü olup olmadığını bilmiyorum'</strong></p> <p>Aranın ardından devan eden duruşmada, Ali Kurt'un avukatlarından Mustafa Bağarkası, Adem Soytekin'in itirafçı olduğunu, çelişkiye düşmemek için savunmasını okuduğunu söyledi. Bağarkası, Soytekin'in, Avukat Şeref Dede'nin sorularına yanıt vermemesine değinerek, 'İhbarcının sorulara yanıt vermeme gibi bir durumu yok' dedi. Bunun üzerine Adem Soytekin'in avukatları 'ihbarcı' ifadesine itiraz etti. Avukat Bağarkası, 'İfadenizde, 'Örgütsel yapı içinde olduğum iddialarını reddediyorum' dediniz. Ortada çıkar amaçlı bir suç örgütü olup olmadığını biliyor musunuz?' diye sordu, Soytekin ise 'Hayır, bilmiyorum' dedi.</p> <p>Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Pehllivan'ın avukatı Hasan Fehmi Demir, Adem Soytekin'in soruşturma sürecinde verdiği ifadelerin sayısı, süresi ve hangi koşullarda alındığına ilişkin sorular yöneltti.</p> <p>Demir, Soytekin'in toplam 9 kez ifade verdiğini, ilk ifadesinin 21 Mart 2025'te emniyette alındığını ve yaklaşık 5 saat sürdüğünü söyledi. Soytekin'in 17 Haziran 2025'te savcılıkta verdiği ifadenin ise tutanağa göre 14 saat sürdüğünü belirten Demir, emniyet ifadesinin 65-67 sayfa olmasına karşın savcılık ifadesinin 15 sayfa olduğunu hatırlatarak, bu sürenin neden bu kadar uzadığını sordu.</p> <p>Adem Soytekin, emniyet ifadesindeki sayfa sayısının büyük ölçüde fotoğraflardan kaynaklandığını belirterek, 'Emniyette söylediklerim toplansa 3-4 sayfa, en fazla 10 sayfa olur' dedi. Savcılıktaki ifadesinin ise 16 Haziran'da başlayıp 17 Haziran'da bittiğini söyleyen Soytekin, 'Nasıl o kadar sürdü bilmiyorum. Zamanın nasıl geçtiği konusunda çok bir şey diyemem' ifadelerini kullandı.</p> <p>Avukat Hasan Fehmi Demir, savcılık ifadesinde, 'soruldu' ibaresi yer almasına rağmen soruların tutanağa geçirilmediğini belirterek, 'Önce savcıyla konuşup sonra mı ifade verdiniz, yoksa somut sorular soruldu da tutanağa mı geçirilmedi?' diye sordu. Soytekin, 'Bir olay sorulduğunda o olay anlatılıyordu, sonra kayda, tutanağa geçiyordu' yanıtını verdi. Demir'in, '14 saat savcının odasında mı bulundunuz?' sorusuna da Soytekin 'Evet' dedi.</p> <p>Demir, Soytekin'in tutuklu ve tutuksuz olduğu dönemlerde verdiği ifadelerin nasıl alındığını da sordu. Soytekin, 16 Haziran 2025 tarihli ifadeyi kendisinin talep ettiğini, devamındaki iki ifadenin avukatları aracılığıyla savcılık üzerinden gerçekleştiğini, ancak kendi bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Adem Soytekin, ev hapsindeyken verdiği ifadelerin belge ve evrak sunumuna ilişkin olduğunu, son ifadenin de yine kendi talebiyle alındığını belirtti.</p> <p>Bu süreçte bir yakınının tutuklanıp tutuklanmadığı sorusu üzerine Soytekin, kardeşinin 26 Mayıs 2025'te tutuklandığını, yaklaşık iki ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiğini söyledi. 21 Ekim 2025'te yeniden ifade vermeye gittiğinde tutuklandığını belirten Soytekin, bu kez savcılığa kendi isteğiyle değil, gözaltına alınarak götürüldüğünü belirtti. Tutuklanma sebebinin kendisine açıklandığını söyleyen Soytekin, bazı eylemlerin kendisine yeniden sorulduğunu anlattı. Soytekin, özellikle Dursun Keleş'in beyanına ilişkin sorular yöneltildiğini, Keleş'in kendisinin Ekrem İmamoğlu adına Silivri'ye gittiği, telefon hoparlöründen İmamoğlu'nu aradığı yönündeki ifadesini reddettiğini söyledi. Soytekin, 'Ben bu ifadenin kurgu olduğunu söyledim. Olmayan bir şeyi kabul edemezdim' diye konuştu.</p> <p>Soytekin ayrıca, savcılık aşamasında kendisine HTS baz kayıtlarından söz edildiğini, ancak dosya açıldığında bu kayıtları göremediğini ve bunu tutukluluk inceleme dilekçesinde mahkemeye bildirdiğini söyledi.</p> <p>Demir, sorgunun sonunda Soytekin'e iddia edilen suç örgütünde yönetici olup olmadığını sordu. Soytekin, 'Kesinlikle değilim, reddediyorum, kabul etmiyorum' yanıtını verdi. Herhangi bir çıkar amaçlı örgüte üyeliği olup olmadığı sorusuna ise 'Trabzonspor hariç hiçbir yerde hiçbir şeye üyeliğim yoktur' dedi.</p> <p>Soytekin, örgüt adına yardım ya da dış bağlantı kurduğu iddiasını da reddederek, 'Benim yaptığım iş inşaattır. Bu örgüt faaliyeti midir? Bence değildir' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>Soytekin, 'İmamoğlu'nun parasının büyük bir kısmının Murat Gülibrahimoğlu'nda olduğu' iddiasına, 'görmedim, duydum' dedi</strong></p> <p>Dosyadaki firari Murat Gülibrahimoğlu'nun avukatı Abdullah Kaya, Adem Soytekin'e, İstanbul il binasının satın alma süreci ve Murat Gülibrahimoğlu ile ilgili beyanları üzerine sorular yöneltti.</p> <p>Kaya, savcılık makamının daha önce sorduğu bir soruya atıf yaparak, Gülibrahimoğlu'nun söz konusu toplantıyı organize edip etmediğine ilişkin Soytekin'in beyanlarını hatırlattı. Soytekin, Murat Gülibrahimoğlu'nu tanıdığını ancak kendisiyle herhangi bir toplantıya katılmadığını söyledi. Daha önceki ifadesinin yanlış anlaşılmış olabileceğini belirten Soytekin, 'Murat Gülibrahimoğlu'nu tanıyorum, fakat böyle bir organizasyonda yer almadım' ifadesini kullandı. </p> <p>Abdullah Kaya, Soytekin'in ifadesinde, Murat Gülibrahimoğlu'na atfen 'Ekrem İmamoğlu'nun prensi' ibaresinin yer aldığını hatırlatarak, bunun gerekçesini sordu. Soytekin, bu ifadeyi kullandığını doğrulayarak, bunun kendi değerlendirmesi değil, hafriyat sektöründe kullanılan bir tabir olduğunu söyledi. Kaya, Soytekin'in ifadesinde yer alan, 'İmamoğlu'nun parasının büyük bir kısmının Murat Gülibrahimoğlu'nda olduğu ve bu paraların Londra ile İspanya'ya kaçırıldığı' yönündeki beyanını hatırlatarak, bunun neye dayandığını sordu. Soytekin, bu ifadenin görgüye değil, duyuma dayalı olduğunu belirterek, 'Görmedim, duydum' dedi.</p> <p><strong>Mahkeme Başkanı'nın firari Gülibrahimoğlu 'Nerede?'sorusuna avukattan 'Zamanı geldiğinde gelecektir' yanıtı</strong></p> <p>Dosyadaki firari Murat Gülibrahimoğlu'nun avukatı Abdullah Kaya, müvekkilinin pasaport kayıtlarına göre Londra'ya yalnızca 2015 ve 2019 yıllarında kısa süreli giriş-çıkış yaptığını belirterek, Soytekin'in 'Londra'ya para kaçırıldığı' iddiasının nasıl mümkün olabileceğini sordu. Mahkeme Başkanı'nın, 'Biz de size soralım, şu an nerede?' demesi üzerine Kaya, 'Zamanı geldiğinde gelecektir' yanıtını verdi.</p> <p>Avukat Kaya, Soytekin'in ifadesinde yer alan, Gülibrahimoğlu'nun, 'dik durun, her türlü hazırlık var, kazanacağız' şeklinde mesajlar ilettiği ve avukat gönderdiği yönündeki iddiasını gündeme getirdi. Adem Soytekin, 'Murat Gülibrahimoğlu adına bana doğrudan avukat gelmedi, ancak gönderdiği avukatlar üzerinden 'dik durun' şeklinde mesajlar iletildiğini biliyorum' dedi. Kaya'nın 'Bu avukatlar size mi geldi?' sorusuna Soytekin, kendisine doğrudan böyle bir ziyaret gerçekleşmediğini yineledi.</p> <p><strong>'Soytekin'in bir gün süren etkin pişmanlık ifadesi imzasız ve barkodsuz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Fatih Keleş'in avukatı Nergiz İnce de duruşmada söz alarak, 'Adem Soytekin'in 16 Haziran 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesi imzasız ve barkodsuzdur. Sayın Başkan, lütfen önünüzdeki ifadeyi kontrol eder misiniz? Ben aylardır imzalı halini bulamıyorum. Usulen bu ifade geçersizdir' dedi.</p> <p>Önündeki ifadeyi kontrol eden Mahkeme Başkanı, 'Önümdeki ifade de imzasız ve barkodsuz. Savcılıktan talep ederiz' diye konuştu.</p> <p>Adem Soytekin ise 'İfadeye imza attınız mı hatırlıyor musunuz?' sorusuna, 'Olabilir' yanıtını verdi.</p> <p>Duruşma, yarın Soytekin'in avukatlarının savunmasıyla devam edecek. </p> <p>Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken 'Hepinizi çok seviyorum. Sadece şunu söyleyeyim; çöktü, çöktü!' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-28-gun-sona-erdi-itirafci-adem-soytekinin-etkin-pismanlik-ifadesinin-imzasiz-ve-barkodsuz-oldugu-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:53:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-28-gun-sona-erdi-itirafci-adem-soytekinin-etkin-pismanlik-ifadesinin-imzasiz-ve-barkodsuz-oldugu-ortaya-cikti.jpeg" type="image/jpeg" length="44108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump: Amerikalıların İngilizlerden daha yakın dostu yok]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/abd-baskani-trump-amerikalilarin-ingilizlerden-daha-yakin-dostu-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/abd-baskani-trump-amerikalilarin-ingilizlerden-daha-yakin-dostu-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Birleşik Krallık Kralı 3. Charles ile eşi Kraliçe Camilla için Beyaz Saray'da düzenlenen karşılama töreninde, 'Bağımsızlığımızı kazandığımızdan bu yana geçen yüzyıllar boyunca, Amerikalıların İngilizlerden daha yakın dostları olmadı. Aynı dili konuşuyoruz, aynı değerleri paylaşıyoruz ve askerlerimiz, kırmızı, beyaz ve mavi renklerden oluşan ikiz bayraklar altında aynı olağanüstü medeniyeti birlikte savunmuşlardır' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>ABD Başkanı Donald Trump, Birleşik Krallık Kralı 3. Charles ile eşi Kraliçe Camilla için Beyaz Saray'da düzenlenen karşılama töreninde, 'Bağımsızlığımızı kazandığımızdan bu yana geçen yüzyıllar boyunca, Amerikalıların İngilizlerden daha yakın dostları olmadı. Aynı dili konuşuyoruz, aynı değerleri paylaşıyoruz ve askerlerimiz, kırmızı, beyaz ve mavi renklerden oluşan ikiz bayraklar altında aynı olağanüstü medeniyeti birlikte savunmuşlardır' ifadelerini kullandı.</p> <p>ABD Başkanı Trump'ın daveti üzerine ziyarette bulunan Birleşik Krallık Kralı 3. Charles ile eşi Kraliçe Camilla, Beyaz Saray'da Trump ve eşi Melania Trump tarafından geniş katılımlı bir törenle karşılandı. Trump ile Kral Charles, tören alanındaki askeri birlikleri selamladıktan sonra iki ülkenin ulusal marşları çalındı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Karşılama töreninde konuşan Trump, 'Bağımsızlığımızı kazandığımızdan bu yana geçen yüzyıllar boyunca, Amerikalıların İngilizlerden daha yakın dostları olmadı. Aynı dili konuşuyoruz, aynı değerleri paylaşıyoruz ve askerlerimiz, kırmızı, beyaz ve mavi renklerden oluşan ikiz bayraklar altında aynı olağanüstü medeniyeti birlikte savunmuşlardır' dedi. </p> <p>Winston Churchill ile Franklin Roosevelt arasında 1941 yılında yapılan Atlantik Şartı toplantısına atıfta bulunan Trump, 'Ulusumuzun tarihteki benzersiz bağı ve rolüne dair bu anlayış, özel ilişkimizin özüdür ve bunun daima böyle kalmasını umuyoruz' ifadelerini kullandı. </p> <p>Karşılama töreninin ardından Trump ve Kral 3.Charles'ın programlarının basına kapalı olması bekleniyor. Kral Charles, bugün ABD Kongresi'nde hitap edecek. Bu konuşma, bir İngiliz hükümdarının 1991'de Kraliçe 2. Elizabeth'in ardından Kongre'ye ikinci hitabı özelliğini taşıyor. Kral 3.Charles ve Kraliçe Camilla, Trump'ın daveti üzerine ABD'ye yaptıkları üç günlük ziyaret, ABD'nin Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazanmasının 250'nci yıl dönümüne kısa bir süre kala yapılıyor. Ayrıca söz konusu ziyaret, 3.Charles'ın Kral olarak yaptığı ilk devlet ziyareti özelliğini taşıyor.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/abd-baskani-trump-amerikalilarin-ingilizlerden-daha-yakin-dostu-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:43:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/abd-baskani-trump-amerikalilarin-ingilizlerden-daha-yakin-dostu-yok.png" type="image/jpeg" length="38730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: Emeğin hakkını korumak hepimizin ortak sorumluluğu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-ciftci-emegin-hakkini-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-ciftci-emegin-hakkini-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Doruk Madencilik işçilerinin 16 gündür sürdürdükleri eylemlerini sonlandırmasına ilişkin, 'Emekçilerimizin eylemi polislere çiçek vererek sonlandırması; milletimizin özünde taşıdığı saygı, vakar ve birlik ruhunun en güzel tezahürlerinden biri olmuştur. 'İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz' anlayışıyla; emeğin hakkını korumak, sosyal adaleti güçlendirmek ve her vatandaşımızın onurlu bir yaşam sürmesini teminat altına almak, hepimizin ortak sorumluluğudur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Doruk Madencilik işçilerinin 16 gündür sürdürdükleri eylemlerini sonlandırmasına ilişkin, 'Emekçilerimizin eylemi polislere çiçek vererek sonlandırması; milletimizin özünde taşıdığı saygı, vakar ve birlik ruhunun en güzel tezahürlerinden biri olmuştur. 'İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz' anlayışıyla; emeğin hakkını korumak, sosyal adaleti güçlendirmek ve her vatandaşımızın onurlu bir yaşam sürmesini teminat altına almak, hepimizin ortak sorumluluğudur' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Doruk Madencilik İşçilerinin, tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle Ankara'da Kurtuluş Parkı'nda sürdürdükleri açlık grevi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı garantörlüğünde uzlaşma sağlanmasıyla sonlandırıldı. İşçiler zaman zaman polisin biber gazlı sert müdahaleleri ve gözaltılar yaşamıştı. </p> <p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</p> <p>'Ankara'da günlerdir devam eden madenci eyleminin sağduyu ve nezaket içinde sona ermesi, hepimiz adına anlamlı bir tablo ortaya koymuştur. Emekçilerimizin eylemi polislere çiçek vererek sonlandırması; milletimizin özünde taşıdığı saygı, vakar ve birlik ruhunun en güzel tezahürlerinden biri olmuştur. 'İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz' anlayışıyla; emeğin hakkını korumak, sosyal adaleti güçlendirmek ve her vatandaşımızın onurlu bir yaşam sürmesini teminat altına almak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Sağduyunun hakim olduğu bu sürece katkı sunan tüm taraflara teşekkür ediyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-ciftci-emegin-hakkini-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:37:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-ciftci-emegin-hakkini-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugu.png" type="image/jpeg" length="71821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in tutukluluğunun devamına karar verildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/beykoz-belediye-baskani-alaattin-koselerin-tutuklulugunun-devamina-karar-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/beykoz-belediye-baskani-alaattin-koselerin-tutuklulugunun-devamina-karar-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de arasında bulunduğu 4'ü tutuklu 26 sanıklı Beykoz davasının görülmesine İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Köseler savunmasında, 'Tahliye verdiğiniz gün 24 saat arasında ne değişti? 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne soruyorum. Benim aleyhime tek bir delil mi var? Ben bugün iktidarın belediye başkanı olsam o 18 bu tutuklama nedenlerini yazamaz. Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar çıkıp yarışalım. Mert olan sahaya çıkar, orada mücadelesini verir. Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. 425 gündür, delilsiz ispatsız bir şekilde yatmam kimin işine geliyor?' diye sordu. Tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme duruşmayı erteledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Beril KALELİ</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de arasında bulunduğu 4'ü tutuklu 26 sanıklı Beykoz davasının görülmesine İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Köseler savunmasında, 'Tahliye verdiğiniz gün 24 saat arasında ne değişti? 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne soruyorum. Benim aleyhime tek bir delil mi var? Ben bugün iktidarın belediye başkanı olsam o 18 bu tutuklama nedenlerini yazamaz. Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar çıkıp yarışalım. Mert olan sahaya çıkar, orada mücadelesini verir. Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. 425 gündür, delilsiz ispatsız bir şekilde yatmam kimin işine geliyor?' diye sordu. Tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme duruşmayı erteledi.</p> <p>CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de arasında bulunduğu 4'ü tutuklu, biri firari tutuklu, 26 sanıklı Beykoz davasının görülmesine İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile diğer tutuklu sanıkların yanı sıra bazı sanıkların, avukatlarının hazır bulunduğu duruşma cezaevi aracının gecikmesi nedeniyle yaklaşık 1,5 saat gecikmeyle 11.30 sıralarında başladı.</p> <p>Duruşmayı sanık yakınlarının yanı sıra CHP Gençlik ve Spor Politika Kurulu Başkanı Sevgi Kılıç, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcıları Zeynep Rabia Yılmazer Aka, Ceylan Mercan, Haydar Karasu, CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün, Beykoz Belediye Meclis Üyeleri  ile Beykozlu vatandaşlar da izledi.</p> <p><strong>Köseler alkışla karşılandı, 'Beykoz seninle gurur duyuyor' sloganı atıldı</strong></p> <p>Alaatin Köseler duruşmanın sonlanmasının ardından salondan çıkmadan önce izleyicilere dönerek, 'Buraya gelen herkese teşekkür ediyorum'dedi. İzleyiciler Köseler'e alkışla ve 'Beykoz seninle gurur duyuyor' sloganıyla yanıt verdi.</p> <p><strong>'Bu iddianamenin kabul edilmemesi gerekirdi'</strong></p> <p>Sanık avukatları beyanlarında Beykoz Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanmış olan iddianamenin kovuşturma yürütülmesi için yeterli olmadığına dikkat çekti. Bir sanık avukatı duruşmadaki beyanında, 'Bu iddianamenin kabul edilmemesi gerekirdi diye düşünüyorum. 16 aydır rakamlar netleşmiş değil. Bu rakamlar tamamlandıktan sonra da kovuşturma yürütülebilirdi' değerlendirmesinde bulundu.</p> <p><strong>'Suçun şahsiliği nerede kaldı?'</strong></p> <p>Tutuklu sanıklardan Havva Dindar'ın avukatı da, 'Bir kamu zararından bahsediliyor. Şu ana kadar kamu zararının belirlenemesinin bedelini müvekkil ödeyemez: Kimin ne yaptığına dair savcılığın bir değerlendirme yaptığını görmedik. Yıldız Güneş'in 'Önceden böyle işler yapılıyordu' beyanı dikkate alınmadı. İddanamedeye göre ihaleyi fesada uğratanların tutuksuz yargılandığını görüyoruz. Bir de çok abes bir şey görüyoruz. Dosyadaki sanıklardan birinin firari olmasından dolayı diğer sanıkların da kaçabileceği değerlendirmesinde bulunmuş savcı bey. Suçun şahsiliği nerede kaldı? Müvekkilim kendi gelip teslim oldu. Kendi ayaklarıyla teslim olmuş biri, bir kişi kaçtı diye kaçma şüphesiyle tutuklu. O zaman müvekkilimin kaçmamasına bakarak diğer sanıkların da kaçmayacağı değerlendirmesi de yapılabilirdi' şeklinde konuştu.</p> <p>Geçtimiz Eylül ayında gerçekleşen ve toplamda 3 gün süren ilk duruşmada savcı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamını, diğer tutukluların tahliyelerini, tutuksuz sanık Yıldız Güneş'in ise tutuklanmasını talep etmişti. Ara kararını açıklayan mahkeme Köseler'in de aralarında bulunduğu 13 tutuklu sanığın tamamının tahliyesine hükmetmiş, savcılık karara itirazda bulunmuştu. Davanın görüldüğü 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararın değiştirilmesine yer olmadığına hükmetmiş ancak Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı kabul ederek Alaattin Köseler ile Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ve Uğur İnci hakkında yeniden tutuklanmasına karar vermişti. Köseler, Gümüş ve Dindar tahliye olduktan 1 gün sonra yeniden tutuklanmış, Karahan ve İnci hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Devleti zarara uğratmadım... Valiliklerin, vergi dairelerinin, Çağlayan Adliyesi'nin işlerini de yapıyorum. Yaptığım suçsa...'</strong></p> <p>Yeniden tutuklama kararının çıkmasının ardından firari olan İnci, önceki duruşmaya gelmiş ve duruşmanın ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İnci bugünkü duruşmadaki savunmasında, 'Devleti zarara uğratmadım... Valiliklerin, vergi dairelerinin, Çağlayan Adliyesi'nin işlerini de yapıyorum. Yaptığım suçsa...' ifadelerini kullandı.</p> <p>Havva Dindar ise, 'Devleti zarara uğratacak bir şey yapmadım. Kendim teslim oldum. 14 aydır tutukluyum. Cezaevinin nasıl bir yer olduğunu anlatmama gerek yok. Tahliyemi istiyorum.' şeklinde konuştu.</p> <p>Önceki duruşmada mahkeme tarafından verilen tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına yönelik karara ilişkin, 'Daha önceki delil durumundan bugüne hiçbir şey değişmemişken sadece 18 Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla bir tutukluluk kararı görmek bizi yaralıyor' diyen Dindar'ın avukatı bilirkişi raporunun hazır olmamasına, 'Bilirkişi raporunun şu ana kadar alınmamasının sorumlusu biz değiliz. Biz zararın hesaplanmasını tutuklu olarak bekliyoruz. Yaklaşık 1.5 yıl geçti, zarar durumu ortada yok. Zarar durumunun ispatlanamamasının nedeni zararın olmaması olarabilir mi?' şeklinde tepki gösterdi.</p> <p><strong>'İftira atanların hepsi dışarda...'</strong></p> <p>Veli Gümüş savunmasında, 'Yıldız Güneş, Abbas Gürdal, sayın Alaattin Köseler tarafından görevden alınmıştır. Ben de en yakını olarak hedefe konuldum. Dosyaya konu olan ihalelerde görev ve yetkisi olan Fidan Gül ve Yıldız Güneş tutuklu değilken, ben 422 gündür tutukluyum. Hiçbir imzam yok neden? Yazışma yapan Tamer Çapraz neden tutuklu değil de ben tutukluyum? Duran Bülbül, beni firmalarla görüştüğü suçlarken kendisinin firmalarla görüştüğü ortaya çıktı. İftira atanların hepsi dışarda, masumiyetimi zedeleyenler hala ispatta bulunamadılar. Olmayan bir şeyi kanıtlamaları mümkün değil. Yargılanmaktan korkmuyorum. Serzenişim sadece tutukluluğadır' şeklinde konuştu. Gümüş'ün avukatı ise şöyle konuştu:</p> <p><strong>'SEGBİS'le bağlanıyor 'ben bilmiyorum, görmedim'...'</strong></p> <p>'Eleştirim öncekikle mütalaaya karşı. Mütalaasını veren iddia makamı bir önceki celsedeki mütalaasını kopyala yapıştır yapmış. Sanıkların kaçma şüphesi, isnat edilen suçun mahiyeti... Bir mütalaa verilirken bir gerekçesi olması gerekit ama iddia makamı böyle bir mütalaada kaçma süphesini koyamaz. Önceki duruşmada da izah ettik. Müvekkilim kendisi gitti teslim oldu... Soruşturma aşamasında hukuksuzluklar var. Bunda bir amaç var. Neden ilk ifadeye Turan Bülbül gidiyor? Ve Ekim'de gidiyor, sonra ikinci kez gidiyor. Demek ki birileri çağırıyor. Soruşturma aşamasındaki ifadesinde müvekkilim için örgütün kasası diyor. Sonra SEGBİS'le bağlanıyor 'ben bilmiyorum, görmedim'...</p> <p>Yıldız Güneş destek hizmetleri nüdür vekili olarak görev yapıyor. İhaleleri yapıyor, yetkisi var. Yıldız Güneş hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Ne oldu? 18 Ağır Ceza'da tahliye oldu. Komisyon başkanlığı yapan kişi nasıl tanık olur? Buradaki amaç; Beykoz Belediyesi yönetimini değiştirecekler ya... Bu kumpas yüzünden benim müvekkilim, belediye başkanı aylardır tutuklu. Somut delil olanlar serbest, hiçbir somut delil olmayan başkan ve müvekkilim tutuklu. Bu sorunun cevabını ben bulamıyorum... Fidan Gül soruşturmada bazı iddialarda bulundu. Tutuklamaya sevk edildiğinde bu ihalelerde yönlendirmede bulunan Veli Gümüş diyor. Tutuklama olunca suç atılmalar başlıyor. Müvekkilimin Whatsapp yazışmalarında bir şey yok, hesap hareketlerinde tespit edilen bir şey yok, somut hiçbir şey yok ama 14 aydır tutuklu. Tutukluluk bir istisnadır... Örgütün olmadığını hepimiz biliyoruz. Resmi evrakta sahtecilik konusunda kimse resmi evrakı ortaya koyamıyor.</p> <p>İlk bilirkişi raporundaki durum inşallah başımıza gelmez. Daha da uzamaz. İlk bilirkişiler adliye aracının tamamı kadar dosya var demişlerdi, ek süre verildi. Duruşmadan 1 gün önce öyle bir rapor... Bu dosyanın uzatılması için bir kısım kişiler ellerinden geleni yapıyor'</p> <p><strong>Köseler: Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar çıkıp yarışalım</strong></p> <p>Daha sonra savunmasına başlayan Alaattin Köseler ise şöyle konuştu:</p> <p>'425 gündür Silivri'deyim. 10 bin 200 saattir tek kişilik hücredeyim. Tahliyelere karar verdiğiniz 3 günlük duruşmada vermiş olduğunuz kararı herkes gibi ben de takdir ettim. 1 gün sonra Paşabahçe'de halk beni karşıladı. O karşılamadan sonra siyasi konjonktür değişti ve 18. Ağır Ceza tutuklama kararı verdi. Kartal Adliyesi'nin karanlık koridorlarında...</p> <p>Tahliye verdiğiniz gün 24 saat arasında ne değişti? 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne soruyorum. Benim aleyhime tek bir delil mi var? Ben bugün iktidarın belediye başkanı olsam o 18 (Ağır Ceza Mahkemesi) bu tutuklama nedenlerini yazamaz. Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar çıkıp yarışalım. Mert olan sahaya çıkar, orada mücadelesini verir. Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. Vicdanları yaralamayan hakkaniyetli bir karar çıkmasını yüce heyetinizden bekliyorum. 425 gündür, delilsiz ispatsız bir şekilde yatmam kimin işine geliyor?</p> <p>İçişleri serbest kalan başkanları da görevine iade etmiyor. Tutukluluk bir tedbir. Bunun dışında da tedbirler var. Ben evimde halının üzerinde uyumak istiyorum.</p> <p><strong>'Aleyhime ifade veren Abbas Gürdal, Murat Gedik de var, 17-18 kişilik yönetim, başka maaşlar da alıyorlardı. Görev değişimi yaptım kestim. Ondan sonra konuşmaya başladılar'</strong></p> <p>Ben verdiğim sözleri tutabilmek için çabalıyordum. İş yapmayıp oturan adam gördüğümde de görevden alıyordum... Aleyhime ifade veren Abbas Gürdal, Murat Gedik de var, 17-18 kişilik yönetim, başka maaşlar da alıyorlardı. Görev değişimi yaptım kestim. Ondan sonra konuşmaya başladılar.</p> <p>250 bin kişilik ilçeyi yönetiyorsunuz. Burada konuştuğunuz kelimelerin kıymeti olmuyor o çok kötü bir duygu. Bütçeyi her zaman halk için kullanma çabasında oldum. Halkın aleyhinde bir işin içinde olmam. Onların hakkını her zaman koruyacağım. Beni evrakta sahtecilikle suçluyorlar. Hani nerde o evrak? Dosyaları sürekli inceliyorum, görmüyorum.  Üst yönetici sıfatıyla harcama yetkilisi değiliz. Eskiden vardı. Sayın Cumhurbaşkanımız bizi bundan kurtardı. Dosya başlarken, savcılıktaki hareketler ülke gündemine düştü. Yok e imza yok, ıslak imza... Özel kalem müdürünün onay tarihi itibarıyla eklemeler yapılmıştır. </p> <p><strong>'Savcı 4483 sayılı yasadan dolayı arkadan dolanarak örgüt yaratmaya çalışıyor...'</strong></p> <p>Bu davada 78 eylem var. Bunun 64 tanesi doğrudan temin. Beykoz Savcısı 59 gün sonra, 4483 sayılı kanun kapsamında araştırılması için izin istiyor İçişleri Bakanlığından. 78 eylemden 64'ü için izin isteyip dosyaya sokuyorsun kalabalık görünsün diye. Yani 4483 sayılı yasadan dolayı arkadan dolanarak örgüt yaratmaya çalışıyor... Örgüt yapısı içinde de özel kalem müdürünün atandığı günü yazıyorsun. Ben başta örgüt kurucusu falan değildim. Bir baktım ki örgüt olmuşuz.</p> <p>Güneş göreve geldiğimde önceki döneme ikişkin bana anlattıklarını neden İçişleri müfettişlerine anlatmıyor. İçişleri müfettişi neden sadece seçimden sonrakileri istiyor? Öncekilere neden bakmıyor. Dosya başlarken savcılıktaki hamleler ülke gündemine düştü. Yok e imza, yok ıslak imza...</p> <p><strong>'10 bin 200 saattir uğramadığımız iftira, algı operayonu kalmadı'</strong></p> <p>İddianamenin aceleyle hazırlandığının herhalde siz de farkındasınızdır. 47 kişiyi dinlediniz. Bunlardan 24'ü belediyeden, şirketlerden de 22 kişi.<br />Ben devre dışı bırakıldım. Yani Beykoz halkının iradesine çöküldü... 2014'te bir parti lideri 'en büyük yolsuzluk milli irada yolsuzluğudur' diyordu.<br />10 bin 200 saattir uğramadığımız iftira, algı operayonu kalmadı. Ben Beykoz'da doğmuşum büyümüşüm, ayıptır.</p> <p><strong>'425 gündür Beykoz'da neler olduğunu biliyorum. Beykoz halkının zararına çok şey oluyor. Ben çok merak ediyorum'</strong></p> <p>En zor olan şey iyi bir isim yaptıysanız insanlar arasında o ismi koruyabilmektir. İddianameyi yazanlar beni sanık olarak yazabilirler. Ama sizin özgür iradenizle vermiş pldığunuz karardan sonra Paşabahçe'de ben aklandım. Görüntü kaydı yok, tape kaydı yok, para hareketi yok. Araştırmalar yapılmış yok oğlu yok. Birilerinin acelesi vardı. 425 gündür Beykoz'da neler olduğunu biliyorum. Beykoz halkının zararına çok şey oluyor. Ben çok merak ediyorum. Bilirkişi inşallah bir an evvel çıkar.</p> <p><strong>Tutukluluğun devamına karar verildi</strong></p> <p>Savunmaların ve taleplerin alınmasının ardından mahkeme heyeti Köseler dahil tüm tutuklu sanıkların tutukluluğunun, tutuksuz sanıkların adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının devamına karar verdi ve duruşmayı 5 Haziran 2025 tarihine erteledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/beykoz-belediye-baskani-alaattin-koselerin-tutuklulugunun-devamina-karar-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:33:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/beykoz-belediye-baskani-alaattin-koselerin-tutuklulugunun-devamina-karar-verildi.jpeg" type="image/jpeg" length="66281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar, Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Badawi ile bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-misir-petrol-ve-maden-kaynaklari-bakani-badawi-ile-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-misir-petrol-ve-maden-kaynaklari-bakani-badawi-ile-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul'da Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Karim Badawi ile görüştü. Bayraktar, 'Hidrokarbonlar ve madencilik başta olmak üzere enerji alanındaki ilişkilerimizin mevcut seyrini ve önümüzdeki döneme ilişkin perspektifleri ele aldık' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul'da Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Karim Badawi ile görüştü. Bayraktar, 'Hidrokarbonlar ve madencilik başta olmak üzere enerji alanındaki ilişkilerimizin mevcut seyrini ve önümüzdeki döneme ilişkin perspektifleri ele aldık' dedi.</p> <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'İstanbul'da Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Sayın Karim Badawi ile bir görüşme gerçekleştirdik. Hidrokarbonlar ve madencilik başta olmak üzere enerji alanındaki ilişkilerimizin mevcut seyrini ve önümüzdeki döneme ilişkin perspektifleri ele aldık. Türkiye ile Mısır arasında enerji alanında gelişen bu yapıcı diyaloğun, önümüzdeki dönemde daha güçlü ve çok boyutlu bir zeminde ilerleyeceğine inanıyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-misir-petrol-ve-maden-kaynaklari-bakani-badawi-ile-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:26:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-bayraktar-misir-petrol-ve-maden-kaynaklari-bakani-badawi-ile-bir-araya-geldi.png" type="image/jpeg" length="27358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu... İYİ Partili Çömez: Eski siyasi yol arkadaşınıza Türkiye'yi peşkeş çekmişsiniz ve adam sömürmekle kalmamış işçilerin hakkını, hukukunu ayaklar altına alıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-iyi-partili-comez-eski-siyasi-yol-arkadasiniza-turkiyeyi-peskes-cekmissiniz-ve-adam-somurmekle-kalmamis-iscilerin-hakkini-hukukunu-ayaklar-altina-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-iyi-partili-comez-eski-siyasi-yol-arkadasiniza-turkiyeyi-peskes-cekmissiniz-ve-adam-somurmekle-kalmamis-iscilerin-hakkini-hukukunu-ayaklar-altina-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 'Doruk Madencilik bir zamanlar sizinle aynı saflarda, aynı sıralarda siyaset yapan bir arkadaşınızın. Açıp bir telefon 'Sen ne yapıyorsun Allah aşkına?' demiyor musunuz buna, bir konuşmuyor musunuz kendisiyle? Yıldızlar SSS Holding, 2 bin 364 maden ruhsatına sahipmiş. Türkiye'nin yarısını adama vermişsiniz. Bin 433 tanesi arama, 577 tanesi de işletme ruhsatı ve toplam alan 29 bin 694 kilometrekare, Ankara'dan büyük ya... Türkiye'yi peşkeş çekmişsiniz eski siyasi yol arkadaşınıza ve adam sömürmekle kalmamış, işçilerin hakkını, hukukunu ayaklar altına alıyor. İşçiler orada perişan, kan ağlıyorlar' diye konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - TBMM Genel Kurulu'nda konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 'Doruk Madencilik bir zamanlar sizinle aynı saflarda, aynı sıralarda siyaset yapan bir arkadaşınızın. Açıp bir telefon 'Sen ne yapıyorsun Allah aşkına?' demiyor musunuz buna, bir konuşmuyor musunuz kendisiyle? Yıldızlar SSS Holding, 2 bin 364 maden ruhsatına sahipmiş. Türkiye'nin yarısını adama vermişsiniz. Bin 433 tanesi arama, 577 tanesi de işletme ruhsatı ve toplam alan 29 bin 694 kilometrekare, Ankara'dan büyük ya... Türkiye'yi peşkeş çekmişsiniz eski siyasi yol arkadaşınıza ve adam sömürmekle kalmamış, işçilerin hakkını, hukukunu ayaklar altına alıyor. İşçiler orada perişan, kan ağlıyorlar' diye konuştu.</p> <p>TBMM Genel Kurulu, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanılması için Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. </p> <p>Görüşmeler öncesinde siyasi partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p><strong>Özdağ: Bir şirket Türkiye'de işçinin alın terini sömürüyor ve sizler de burada hükumet olarak maalesef sessiz kalıyorsunuz</strong></p> <p>Yeni Yol Grubu adına Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, maaşlarını ve haklarını alamayan Doruk Madencilik işçilerine ilişkin şöyle konuştu:</p> <p>'Ankara'ya geldiler, Enerji Bakanlığı önünde oturma eylemi yapmak istediler. Bakın, polisin gerekçesine bak... Türkiye bir polis devleti mi arkadaşlar? Polis diyor ki: 'Siz burada yaşam alanı oluşturmak istiyorsunuz' Anayasa ne diyor? 'Sizin toplantı yapma, gösteri ve yürüyüş yapma hakkınız vardır' diyor. Bu insanlar oturacaklar orada ve siz... Maaşlarının ödenmesi lazım ve Çalışma Bakanlığının, Enerji Bakanlığının, Cumhurbaşkanı Yardımcısının devreye girmesi lazım. Bu şirket kimdir? Bu şirket Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu üzerinden bu madenleri almış. Nasıl aldığı da belli değil, onunla ilgili olarak da arkadaşlarımız mutlaka ki konuşacak, biz de burada grup önerileri getireceğiz. Bu işçiler günlerdir burada parkta, Kurtuluş Parkı'nda, Vedat Dalokay  Parkı'nda eylem yapıyorlar, bir ablukaya alınmış vaziyetteler. 'Yürüyüş yapacağız' diyorlar, 'Yok' diyorlar. Milletvekilleri orada, gaz sıkıyorlar. Ya, bu insanlarla ilgili birileri devreye girmeli, hemen bu insanların paraları ödenmeli. Birileri yanlış yaptığı zaman nasıl onları alıyorsunuz hemen; 'Ya, bir hakaret var, seni aldım gözaltına.' Bir şirket Türkiye'de işçinin alın terini sömürüyor ve sizler de burada Hükûmet olarak maalesef sessiz kalıyorsunuz. O nedenle, bir an önce, bu işçilerin alnının teri kurumadan emeklerinin hakkı verilmeli.'</p> <p><strong>Çömez: Türkiye'yi peşkeş çekmişsiniz eski siyasi yol arkadaşınıza</strong></p> <p>İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, AK Parti'nin iktidara gelirken 'Kimsesizlerin kimsesi olacağız, sessiz yığınların sesi olacağız. Biz işçinin alın teri kurumadan onun emeğinin karşılığının verilmesi gereken, bunu söyleyen bir kültürden, bir inançtan geliyoruz' dediğini hatırlatarak 'Aylardır oradaki işçilerimizin hakkı, hukuku ödenmemiş, perişanlar orada. Rica ediyorum AK Partili milletvekillerine, gidin bir konuşun kendileriyle, bir dertleşin, bir dinleyin, bakın ne söyleyecekler. Doruk Madencilik bir zamanlar sizinle aynı saflarda, aynı sıralarda siyaset yapan bir arkadaşınızın. Açıp bir telefon 'Sen ne yapıyorsun Allah aşkına?' demiyor musunuz buna, bir konuşmuyor musunuz kendisiyle?' diye sordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yıldızlar SSS Holding'in 2 bin 364 maden ruhsatına sahip olduğuna dikkat çeken Çömez, 'Türkiye'nin yarısını adama vermişsiniz. Bin 433 tanesi arama, 577 tanesi de işletme ruhsatı ve toplam alan 29 bin 694 kilometrekare, Ankara'dan büyük ya... Türkiye'yi peşkeş çekmişsiniz eski siyasi yol arkadaşınıza ve adam sömürmekle kalmamış, işçilerin hakkını, hukukunu ayaklar altına alıyor. İşçiler orada perişan, kan ağlıyorlar' dedi.</p> <p>İktidar sayesinde madenin başındaki patronun semirdikçe semirdiğini söyleyerek 'Cebine şişirdikçe şişirmiş. 185 bin dolara Abdülhamit'in köstekli saatini almış beyefendi. Ya, sat o saati de işçinin hakkını, hukukunu öde. Malikaneleri var Ankara'da, kıyamet gibi, bir tanesinin bahçesini satsa bu işçinin hakkını, hukukunu ödeyecek durumda. Ya, Allah aşkına, konuşmuyor musunuz bu eski arkadaşlarınızla?' dedi.</p> <p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Çömez'in sözlerine yerinden 'AK Parti milletvekili değil, yanlış; isim benzerliği' diye cevapladı. Çömez de 'Sizinle siyaset yaptı' dedim, 'milletvekili' demedim. Buna itiraz etmeyin 'milletvekili' lafı çıkmadı ağzımdan. Sizin zamanınızda, çıkarın, hangi yıllarda, nereleri almış? Bu verdiğim rakamlar yanlış mı Sayın Gül? Sizin zamanınızda oldu, siz verdiniz bunlara, siz verdiniz, alnının teriyle almadı. TMSF birilerinden -haklı haksız girmiyorum o konuya- almış olduğu işletmeleri Doruk Madenciliğe iki para üç kuruşa vermiş. Siz verdiniz, ben mi verdim? Eski arkadaşınız işte' diye konuştu.</p> <p><strong>Temelli: Ne zaman 1 Mayıs yaklaşsa şafak operasyonları da başlıyor</strong></p> <p>DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, bu sabah şafak operasyonuyla uyandıklarını söyleyerek '1 Mayıs'a giderken bileşenimiz olan Ezilenlerin Sosyalist Partisine, SODAP'a, SYKP'ye, Öğrenci Dayanışmasına, Öğrenci İnisiyatifine, Partizana ve Sosyalist Meclisler Federasyonundan yoldaşlarımıza yönelik bir şafak operasyonu gerçekleşti. Neden? Çünkü 1 Mayısa gidiliyor. Ne zaman 1 Mayıs yaklaşsa şafak operasyonları da başlıyor. Neden? Çünkü 1 Mayısta işçinin, sosyalistlerin ve devrimcilerin sesi kısılmak isteniyor, çünkü bugün dönüp baktığımızda bu ülkede emekçinin, işçinin yaşadığı durumun adı cehennemdir. İşçiye, emekçiye cehennemi yaşatanlar bu dile gelmesin diye şafak operasyonlarına devam ediyorlar. Bu operasyonlar aslında bu ülkenin adalet arayışına bir darbeden başka bir şey değildir' dedi.</p> <p>Bu ülkenin ihtiyaç duyduğu şeyin adalet, insan hakları, ifade özgürlü olduğunu belirten Temelli, 'Bu konularda adım atmak yerine şafak operasyonlarına devam ediliyor. Bakın, bundan daha birkaç ay önce, şubat ayında, yine bileşenimiz olan Ezilenlerin Sosyalist Partisine yönelik bir operasyon gerçekleşti. Geçmiş dönem vekillerimizden Murat Çepni arkadaşımızın da içinde olduğu 85 yoldaşımız gözaltına alındı, tutuklandı. Neden? Kimse bir yanıt veremiyor. Ortada bir suç yok, ortada bir delil yok, sadece bu operasyonel akıl çalışmaya devam ediyor ve bunlar devam ettikçe de bu ülke toplumsal barıştan uzaklaşıyor, bu ülke hukuk devletinden, adaletten yoksun kalmaya devam ediyor' diye konuştu.</p> <p><strong>Başarır: Hakimlere, savcılara soruyorum, Esra Işık'ın suçu ne ki tutukladınız, hadi tutukladınız dün niye serbest bırakmadınız?</strong></p> <p>CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Akbelen'deki Esra Işık'ın tutukluluğunun devamına karar verilmesine ilişkin şunları kaydetti:</p> <p>'Gerçek bir çevreci; doğasına, ağacına, zeytinine  sahip çıktığı için tutuklandı. Dün tutukluluk inceleme duruşması vardı, mahkemeye çıktı, hakim karşısına çıktı. Bakın, o hakimin karşısına zeytin dalıyla çıktı. Ege'nin, Akdeniz insanının söylemleriyle, zeytin dalıyla çıktı. 'Zeytinime, çevireme, doğama dokunmayın' dedi. Ki onu da çok yakın Cengiz İnşaat'a verdiniz, bu ülkeyi talan eden 3-5 şirketten biri ama köylü 'zeytin' dedikçe, bu dalla gezdikçe siz onlara bu kelepçeyle geliyorsunuz. İşte, 86 milyona en büyük vaadiniz bu kelepçeler. Oysa bu insanlar zeytin dalıyla geliyor 'Çevreme, doğma dokunma' diyor. Ben o hakimlere, savcılara soruyorum, Esra Işık'ın suçu ne ki tutukladınız, hadi tutukladınız dün niye serbest bırakmadınız? Bu milleti rehin mi aldınız, bu insanları rehin mi aldınız, bu halkı rehin mi aldınız; bunu soruyorum. Ne demiş: 'Zeytinime dokunma' demiş. Bu suç mu? Bu suçu hepimiz işliyoruz, zeytinime, insanıma, halkıma artık dokunma.' </p> <p><strong>Gül: İşçi kardeşlerimizin haklarını alıncaya kadar, sonuna kadar yanlarında olduğumuzu ifade etmek isterim</strong></p> <p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Doruk Madencilik işçilerinin açlık eylemine ilişkin, 'İşçilerimizin haklı talepleri dile getirildi. Bu hususla alakalı biz işçilerimizin ve bu anlamda, hakkını arayan ve haksızlığa uğrayan işçilerin yanındayız. Bunun hiçbir şekilde kabul edilir bir tarafı yok. İçişleri, Enerji, Çalışma Bakanlarımız, Bakan Yardımcılarımız sürekli olarak da muhataplarıyla, işçi temsilcileriyle de yakından görüşüyorlar; şu anda da o temaslar devam ediyor. Mevzuat çerçevesinde, hukuk çerçevesinde yapılabilecek her türlü teması yakından takip ediyorlar. Bizler de takipçisiyiz ve hak edenin her zaman yanında olmaya, burada hiçbir şekilde mağduru yalnız bırakmamaya devam edeceğiz. İşçi kardeşlerimizin haklarını alıncaya kadar, sonuna kadar yanlarında olduğumuzu ifade etmek isterim' diye konuştu. </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-iyi-partili-comez-eski-siyasi-yol-arkadasiniza-turkiyeyi-peskes-cekmissiniz-ve-adam-somurmekle-kalmamis-iscilerin-hakkini-hukukunu-ayaklar-altina-aliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:25:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tbmm-genel-kurulu-iyi-partili-comez-eski-siyasi-yol-arkadasiniza-turkiyeyi-peskes-cekmissiniz-ve-adam-somurmekle-kalmamis-iscilerin-hakkini-hukukunu-ayaklar-altina-aliyor.jpg" type="image/jpeg" length="95717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[505 gündür grevde olan Temel Conta işçileri Doruk Madencilik işçilerini ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/505-gundur-grevde-olan-temel-conta-iscileri-doruk-madencilik-iscilerini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/505-gundur-grevde-olan-temel-conta-iscileri-doruk-madencilik-iscilerini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Petrol-İş üyesi Temel Conta fabrikasında sendikal hakları için 505 gündür grevlerine devam eden işçiler, Doruk Madencilik işçilerini ziyaret ederek, desteklerini iletti. Petrol-İş iş yeri temsilcisi Sinem Kaya, 'Bizler hakkımızı istiyoruz. Bu işin kadını, erkeği yok, alın terinin cinsiyeti yok. Orada anneler ağlıyor, burada babalar ağlıyor. Kişinin sükunetini ve huzurunu bozuyormuşuz. Savcılıkta okuduk, düdük çalmışız, düdük sesimizden rahatsız olmuş. Baret sesinden rahatsız olanlar, düdük sesinden rahatsız olanlar, huzurunuz kaçıyorsa çok güzel. Bundan sonra sizin huzurunuz daha da çok kaçacak. Çünkü ne maden işçileri ne Temel Conta işçileri, haklarını alana kadar durmayacak. Ankara'da maden işçileri, İzmir'de Temel Conta işçileri asla vazgeçmeyeceğiz' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Petrol-İş üyesi Temel Conta fabrikasında sendikal hakları için 505 gündür grevlerine devam eden işçiler, Doruk Madencilik işçilerini ziyaret ederek, desteklerini iletti. Petrol-İş iş yeri temsilcisi Sinem Kaya, 'Bizler hakkımızı istiyoruz. Bu işin kadını, erkeği yok, alın terinin cinsiyeti yok. Orada anneler ağlıyor, burada babalar ağlıyor. Kişinin sükunetini ve huzurunu bozuyormuşuz. Savcılıkta okuduk, düdük çalmışız, düdük sesimizden rahatsız olmuş. Baret sesinden rahatsız olanlar, düdük sesinden rahatsız olanlar, huzurunuz kaçıyorsa çok güzel. Bundan sonra sizin huzurunuz daha da çok kaçacak. Çünkü ne maden işçileri ne Temel Conta işçileri, haklarını alana kadar durmayacak. Ankara'da maden işçileri, İzmir'de Temel Conta işçileri asla vazgeçmeyeceğiz' dedi. </p> <p>İzmir'de Petrol-İş üyesi Temel Conta fabrikasında sendikal hakları için 505 gündür grevlerine devam eden işçiler, Kurtuluş Parkı'ndaki Doruk Madencilik işçilerini ziyaret etti. Petrol-İş üyesi işçilere, CHP Genel Başkan Başkan Yardımcısı Asu Kaya da eşlik etti. </p> <p>Ziyaretin ardından yapılan açıklamada konuşan Petrol-İş iş yeri temsilcisi Sinem Kaya, geçmişte patronun işçilere yönelik 'Buradan siz ekmek yiyorsunuz, yarın da çocuklarınız yiyecek, ona göre kafanızı eğin' şeklindeki söylemlerine tepki göstererek sendikalı olduklarını ifade etti. Kaya, süreci ilişkin, 'Bizler 'Allah korusun' dedik o zaman. Bunlar bizim çocuklarımızın geleceğine bile göz koymuş. O gün sendikaya üye olduk. O günden beridir de sendikaya üye olduğumuz için o kapının önünde cezalandırılıyoruz. 505 gün oldu. İki kışı geçirdik. Madenci çocukları 23 Nisan'da buraya geldi, evlerimizde ağladık. Çünkü o duygunun ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz. Burada babaların evlatları gözyaşı döküyor, İzmir'de annelerin çocukları gözyaşlarını döküyor' dedi. </p> <p><strong>'İşçinin, emekçinin artık hiçbir değeri kalmamış'</strong></p> <p>Suç işlemediklerini ve Türk adaletine güvendiklerini dile getiren Kaya, geçen süre zarfında işçinin değerinin kalmadığını gördüklerini savunarak, 'Bizler artık bunun mücadelesinde bile değiliz, biz artık insan gibi yaşamak için mücadele ediyoruz. 'Biz de bu memleketin insanlarıyız' diyoruz, 'Bizim de evlatlarımız var' diyoruz. Aslında tek mücadelemiz bu' ifadelerini kullandı.</p> <p>İzmir'de Temel Conta işçileri ile Ankara'da direnen maden işçilerinin yaşadığı zulmün ortak olduğunu belirten Sinem Kaya, patronların servetlerine dikkati çekerek şunları söyledi:</p> <p>'Bu kadar zulüm neden ya? Bizler bir lokma ekmeği paylaşabiliyorken yatları, villaları, zırhlı araçları alan patronlar bize bir bütün ekmeği vermeyi mi çok görüyor? Bizler çok bir şey istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Maden işçileri de haklarını istiyor, Temel Conta işçileri de haklarını istiyor. O yüzden ne olursa olsun bu işin kadını, erkeği yok, alın terinin cinsiyeti yok. Orada anneler ağlıyor, burada babalar ağlıyor. Bizim birleşmekten başka şansımız da yok.</p> <p>Bizler çok bir şey istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Maden işçileri de haklarını istiyor, Temel Conta işçileri de haklarını istiyor. O yüzden ne olursa olsun bu işin kadını, erkeği yok, alın terinin cinsiyeti yok. Orada anneler ağlıyor, burada babalar ağlıyor. Bizim birleşmekten başka şansımız da yok. Gece jandarma evimize baskın yaptı, evlatlarımızın yanından alındık. Sabah polis baskın yaptı. Gerekçesi ne biliyor musunuz? Kişinin sükûnetini ve huzurunu bozuyormuşuz. Savcılıkta okuduk; düdük çalmışız, düdük sesimizden rahatsız olmuş. Baret sesinden rahatsız olanlar, düdük sesinden rahatsız olanlar, huzurunuz kaçıyorsa çok güzel. Bundan sonra sizin huzurunuz daha da çok kaçacak. Çünkü ne maden işçileri ne Temel Conta işçileri, haklarını alana kadar durmayacak. Ankara'da maden işçileri, İzmir'de Temel Conta işçileri asla vazgeçmeyeceğiz.'</p> <p><strong>Asu Kaya'dan Bakan Göktaş'a çağrı: Tarihe iyi bir insan olarak geçme fırsatı</strong></p> <p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Asu Kaya, 505 gündür toplu iş sözleşmesi masasına oturmayan işverenin, hak arayan kadın işçilere ve ailelerine yönelik tutumuna tepki gösterdi. İşverenin bu süreçteki söylemlerini aktaran Kaya, '505 gündür toplu iş sözleşmesine oturmak için patronu bekleyen Temel Conta'nın işçileri, bu kadın emekçilerin duyduğu söz şu oldu: 'Ben bir avuç çapulcuya boyun eğmeyeceğim.' Evet, patron ne dedi? Bu kadınlara, bu kadın emekçilere, bu çocuğa, çocuklara, o çadırda büyüyen bu çocuklara 'Bir avuç çapulcu' dedi. 'Ben bu bir avuç çapulcuya boyun eğmeyeceğim' dedi. 'Bende onlara verecek para yok' dedi. Bu insanların, bu emekçilerin parasını gasp etti' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Konuşmasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a seslenen Kaya, bakanın kadınların ve çocukların refahından sorumlu olduğunu hatırlattı. Göktaş'a sürece müdahil olma ve aracı olma çağrısı yapan Kaya, şunları söyledi:</p> <p>'Buradan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş'a sesleniyorum: Gel, bakanlığın boyunca iyi bir iş yapmış ol. Tarihe iyi bir insan olarak geçme fırsatını yakalamış ol, biz de sana teşekkür edelim. Bu kadınların emeğinin karşılığının verilmesine, haklarının verilmesine aracı ol. İyi bir iş yap. Sen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanısın. Bu kadınlardan, bu çocuklardan sorumlusun sen. Bu kadınların, bu çocukların refahından sorumlusun.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/505-gundur-grevde-olan-temel-conta-iscileri-doruk-madencilik-iscilerini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:15:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/505-gundur-grevde-olan-temel-conta-iscileri-doruk-madencilik-iscilerini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="14902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Parti Manisa Milletvekili Yenişehirlioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a mesir macunu hediye etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ak-parti-manisa-milletvekili-yenisehirlioglu-cumhurbaskani-erdogana-mesir-macunu-hediye-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ak-parti-manisa-milletvekili-yenisehirlioglu-cumhurbaskani-erdogana-mesir-macunu-hediye-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Manisa'nın mesir macununu hediye etti. Yenişehirlioğlu, 'Memleketimizin en önemli kültürel miraslarından biri olan mesir macunumuz, Osmanlı'dan günümüze uzanan tarihiyle şifa ve bereketin sembolü; birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışma ruhunun da en güzel temsilidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Manisa'nın mesir macununu hediye etti. Yenişehirlioğlu, 'Memleketimizin en önemli kültürel miraslarından biri olan mesir macunumuz, Osmanlı'dan günümüze uzanan tarihiyle şifa ve bereketin sembolü; birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışma ruhunun da en güzel temsilidir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</p> <p>'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, asırlardır köklü bir geleneğin simgesi olan Manisamızın mesir macununu takdim ettik. Memleketimizin en önemli kültürel miraslarından biri olan mesir macunumuz, Osmanlı'dan günümüze uzanan tarihiyle şifa ve bereketin sembolü; birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışma ruhunun da en güzel temsilidir. Bu vesileyle Manisamıza ve kıymetli hemşehrilerimize selamlarını ileten Sayın Cumhurbaşkanımıza hüsnükabullerinden dolayı şükranlarımı arz ediyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ak-parti-manisa-milletvekili-yenisehirlioglu-cumhurbaskani-erdogana-mesir-macunu-hediye-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ak-parti-manisa-milletvekili-yenisehirlioglu-cumhurbaskani-erdogana-mesir-macunu-hediye-etti.png" type="image/jpeg" length="58879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çalışma Bakanlığı'ndan Doruk Madencilik açıklaması: 60 milyon TL ödeme işçilerin hesaplarına yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/calisma-bakanligindan-doruk-madencilik-aciklamasi-60-milyon-tl-odeme-iscilerin-hesaplarina-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/calisma-bakanligindan-doruk-madencilik-aciklamasi-60-milyon-tl-odeme-iscilerin-hesaplarina-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Doruk Madencilik İşçilerinin, tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle başlattıkları açlık grevini sonlandıran uzlaşmaya yönelik, 'Söz konusu süreçte şirket yetkilileri tarafından işçi alacaklarının ödenmesine yönelik verilen taahhütler Bakanlığımızca yakından izlenmiş olup, daha önce gerçekleştirilen 36 Milyon Türk Lirası ödemeye ilave olarak bugün de eylemlere konu olan alacaklara ilişkin 60 Milyon Türk Lirası ödeme firma tarafından işçilerin hesaplarına aktarılmıştır' açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Doruk Madencilik İşçilerinin, tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle başlattıkları açlık grevini sonlandıran uzlaşmaya yönelik, 'Söz konusu süreçte şirket yetkilileri tarafından işçi alacaklarının ödenmesine yönelik verilen taahhütler Bakanlığımızca yakından izlenmiş olup, daha önce gerçekleştirilen 36 Milyon Türk Lirası ödemeye ilave olarak bugün de eylemlere konu olan alacaklara ilişkin 60 Milyon Türk Lirası ödeme firma tarafından işçilerin hesaplarına aktarılmıştır' açıklamasını yaptı.</p> <p>Doruk Madencilik İşçilerinin, tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle Ankara'da Kurtuluş Parkı'nda sürdürdükleri açlık grevi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı garantörlüğünde uzlaşma sağlanmasıyla sonlandırıldı.</p> <p>İçişleri Bakanlığı'nda yapılan görüşmenin ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işçilerin alacaklarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklama şu şekilde:</p> <p>'24 Nisan 2026 Cuma Günü Bakanlığımız Tarafından Yapılan Basın Açıklamasına istinaden; Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş. işyerine ilişkin işçilerin alacaklarının ödenmesine yönelik süreç, en başından itibaren Bakanlığımız ilgili birimlerince değerlendirilmiş; hem işveren hem de işçi tarafı ile gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiştir.</p> <p>Söz konusu süreçte şirket yetkilileri tarafından işçi alacaklarının ödenmesine yönelik verilen taahhütler Bakanlığımızca yakından izlenmiş olup, daha önce gerçekleştirilen 36 Milyon Türk Lirası ödemeye ilave olarak bugün de eylemlere konu olan alacaklara ilişkin 60 Milyon Türk Lirası ödeme firma tarafından işçilerin hesaplarına aktarılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Aynı zamanda hassasiyetle yürütülen süreç kapsamında Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkililerinin koordinasyonunda gerçekleştirilen görüşme sonrasında taraflar arasında uzlaşma sağlanmış ve işçi tarafı devam eden eylemleri noktalama kararı almıştır. Her zaman olduğu gibi bundan sonraki süreçte de işçilerin haklarının korunmasına yönelik denetim ve takip faaliyetleri kararlılıkla sürdürülecektir.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/calisma-bakanligindan-doruk-madencilik-aciklamasi-60-milyon-tl-odeme-iscilerin-hesaplarina-yatirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:09:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/calisma-bakanligindan-doruk-madencilik-aciklamasi-60-milyon-tl-odeme-iscilerin-hesaplarina-yatirildi.png" type="image/jpeg" length="77300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum, Kosta Rika'nın eski Cumhurbaşkanı Quesada ile bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-kurum-kosta-rikanin-eski-cumhurbaskani-quesada-ile-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-kurum-kosta-rikanin-eski-cumhurbaskani-quesada-ile-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kosta Rika'nın eski Cumhurbaşkanı Carlos Alvarado Quesada ile bir araya geldiklerini belirterek, 'Clim-EAT'in Başkanlığını yürüten Sayın Quesada ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede; COP31 sürecimize yönelik ortak vizyonumuz ile iklim değişikliğine uyum ve gıda sistemlerinin dönüşümü konularını ele aldık, küresel iklim mücadelesindeki iş birliklerinin önemine bir kez daha vurgu yaptık' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kosta Rika'nın eski Cumhurbaşkanı Carlos Alvarado Quesada ile bir araya geldiklerini belirterek, 'Clim-EAT'in Başkanlığını yürüten Sayın Quesada ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede; COP31 sürecimize yönelik ortak vizyonumuz ile iklim değişikliğine uyum ve gıda sistemlerinin dönüşümü konularını ele aldık, küresel iklim mücadelesindeki iş birliklerinin önemine bir kez daha vurgu yaptık' dedi.</p> <p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Eski Kosta Rika Cumhurbaşkanı Sayın Carlos Alvarado Quesada ile bir araya geldik. Sürdürülebilir gıda sistemleri ile iklim dostu dönüşüm çalışmaları yürüten Clim-EAT'in Başkanlığını yürüten Sayın Quesada ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede; COP31 sürecimize yönelik ortak vizyonumuz ile iklim değişikliğine uyum ve gıda sistemlerinin dönüşümü konularını ele aldık, küresel iklim mücadelesindeki iş birliklerinin önemine bir kez daha vurgu yaptık. Sayın Quesada'ya bu değerli görüşme için teşekkür ediyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-kurum-kosta-rikanin-eski-cumhurbaskani-quesada-ile-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:59:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-kurum-kosta-rikanin-eski-cumhurbaskani-quesada-ile-bir-araya-geldi.png" type="image/jpeg" length="17860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TUSAŞ yapımı Hürjet'in İspanya'ya ihracatına ilişkin sözleşmenin imza töreni yapıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tusas-yapimi-hurjetin-ispanyaya-ihracatina-iliskin-sozlesmenin-imza-toreni-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tusas-yapimi-hurjetin-ispanyaya-ihracatina-iliskin-sozlesmenin-imza-toreni-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından üretilen jet eğitim uçağı Hürjet'in İspanya'ya ihracına ilişkin imza töreni Madrid'de yapıldı. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, 'Bu anlaşma, Türkiye'nin tarihinde ilk kez insanlı ve jet motorlu bir hava aracını ihraç etmesi bakımından son derece önemli bir dönüm noktasıdır. TUSAŞ'ın ana yükleniciliğinde onlarca şirketimizin ortak emeği ile üretilen Hürjetlerimiz, Airbus İspanya ve TUSAŞ tarafından İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri'nin ihtiyaçları doğrultusunda konfigüre edilerek Avrupa semalarında Türk mühendisliğinin gücünü temsil edecektir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından üretilen jet eğitim uçağı Hürjet'in İspanya'ya ihracına ilişkin imza töreni Madrid'de yapıldı. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, 'Bu anlaşma, Türkiye'nin tarihinde ilk kez insanlı ve jet motorlu bir hava aracını ihraç etmesi bakımından son derece önemli bir dönüm noktasıdır. TUSAŞ'ın ana yükleniciliğinde onlarca şirketimizin ortak emeği ile üretilen Hürjetlerimiz, Airbus İspanya ve TUSAŞ tarafından İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri'nin ihtiyaçları doğrultusunda konfigüre edilerek Avrupa semalarında Türk mühendisliğinin gücünü temsil edecektir' dedi.</p> <p>Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</p> <p>'Yerli ve milli imkanlarımızla geliştirilen Hürjet ileri jet eğitim uçağının İspanya'ya ihracatına ilişkin sözleşmenin imza törenini gerçekleştirdik. Bu anlaşma, Türkiye'nin tarihinde ilk kez insanlı ve jet motorlu bir hava aracını ihraç etmesi bakımından son derece önemli bir dönüm noktasıdır. TUSAŞ'ın ana yükleniciliğinde onlarca şirketimizin ortak emeği ile üretilen Hürjetlerimiz, Airbus İspanya ve TUSAŞ tarafından İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri'nin ihtiyaçları doğrultusunda konfigüre edilerek Avrupa semalarında Türk mühendisliğinin gücünü temsil edecektir.</p> <p>Bu proje, NATO çatısı altında pekişen Türk-İspanyol dostluğunun savunma sanayiindeki yansımasıdır. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde yürüttüğü milli savunma sanayi seferberliği neticesinde; uluslararası savunma harcamalarının arttığı ve tedarik güvenliğinin sınandığı bir dönemde NATO ve Avrupa ülkeleri dahil olmak üzere birçok dost ve müttefik ülkenin çözüm ortağı haline gelmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Emekleri ile bu anlaşmanın hayata geçirilmesine imkan sağlayan başta TUSAŞ'ımız olmak üzere; İspanya Savunma Bakan Yardımcısı Sayın Maria Amparo Valcarce'ye, İspanya Milli Silahlanma Direktörü Korgeneral Miguel Ivorra Ruiz'e, İspanya Savunma Bakanlığı Silahlanma ve Malzeme Genel Müdürü Koramiral Aniceto Rosique Nieto'ya, İspanya Krallığı nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci'ye ve İspanya Krallığı'nın Türkiye Cumhuriyeti nezdindeki Büyükelçisi Sayın Cristina Latorre Sancho'ya şükranlarımı sunuyorum.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tusas-yapimi-hurjetin-ispanyaya-ihracatina-iliskin-sozlesmenin-imza-toreni-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:51:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tusas-yapimi-hurjetin-ispanyaya-ihracatina-iliskin-sozlesmenin-imza-toreni-yapildi.png" type="image/jpeg" length="58554"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da kaybolan 3 yaşındaki çocuk tarlada uyurken bulundu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/diyarbakirda-kaybolan-3-yasindaki-cocuk-tarlada-uyurken-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/diyarbakirda-kaybolan-3-yasindaki-cocuk-tarlada-uyurken-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde kayıp ihbarı yapılan 3 yaşındaki Yazgül Kaya, evinden yaklaşık 1 kilometre uzakta tarlada amcası tarafından bulundu. Küçük kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(DİYARBAKIR) -</strong> Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde kayıp ihbarı yapılan 3 yaşındaki Yazgül Kaya, evinden yaklaşık 1 kilometre uzakta tarlada amcası tarafından bulundu. Küçük kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p> <p>Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Tokluca köyünde kaybolan 3 yaşındaki Yazgül Kaya için arama çalışması başlatıldı. Ailenin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, güvenlik, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ekipler ve aile çevrede arama yaparken, küçük çocuk evine yaklaşık 1 kilometre mesafedeki bir tarlada uyur halde amcası tarafından bulundu.</p> <p>Bulunmasının ardından ambulansta kontrol edilen Yazgül'ün sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/diyarbakirda-kaybolan-3-yasindaki-cocuk-tarlada-uyurken-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:21:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/diyarbakirda-kaybolan-3-yasindaki-cocuk-tarlada-uyurken-bulundu.jpg" type="image/jpeg" length="14888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ömer Çelik: Fransa, Türkiye'ye karşı aşırı söylemler kullanmada gereksiz bir cömertlik ve cüretkarlık içerisinde]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/omer-celik-fransa-turkiyeye-karsi-asiri-soylemler-kullanmada-gereksiz-bir-comertlik-ve-curetkarlik-icerisinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/omer-celik-fransa-turkiyeye-karsi-asiri-soylemler-kullanmada-gereksiz-bir-comertlik-ve-curetkarlik-icerisinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, 'Fransa'nın açıklamalarını yakından takip ediyoruz. Doğrusu rasyonel bir zemine oturmuyor. Fransa ile NATO içerisinde müttefiklik ilişkimiz varken, ima yollu olsa bile başka NATO müttefikleriyle ittifak kurduğunu ifade ederken Türkiye'yi karşısına alan söylemler üretmesi son derece yanlıştır. Şunu unutmamak gerekir ki, çok yakın zamanda hatırlıyorsunuz, Sayın Macron 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti' demişti. Daha sonra bu görüşünden geri adım attı. Bugün aslında Türkiye'ye karşı birtakım aşırı söylemler kullanmada gereksiz bir cömertlik ve cüretkarlık içerisinde olduğunu görüyoruz Fransa'nın. Bu doğru bir tavır değil' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, 'Fransa'nın açıklamalarını yakından takip ediyoruz. Doğrusu rasyonel bir zemine oturmuyor. Fransa ile NATO içerisinde müttefiklik ilişkimiz varken, ima yollu olsa bile başka NATO müttefikleriyle ittifak kurduğunu ifade ederken Türkiye'yi karşısına alan söylemler üretmesi son derece yanlıştır. Şunu unutmamak gerekir ki, çok yakın zamanda hatırlıyorsunuz, Sayın Macron 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti' demişti. Daha sonra bu görüşünden geri adım attı. Bugün aslında Türkiye'ye karşı birtakım aşırı söylemler kullanmada gereksiz bir cömertlik ve cüretkarlık içerisinde olduğunu görüyoruz Fransa'nın. Bu doğru bir tavır değil' dedi.</p> <p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Genel Merkez'de toplanan MYK Toplantısı'na ilişkin basın toplantısı düzenledi. Çelik, dış politikadaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini dile getiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Avrupa Birliği (AB) Komisyon Başkanı Von der Leyen'in çok talihsiz bir açıklaması oldu. Türkiye'yi de içine katarak bazı ülkeleri zikrederek bunların Avrupa'ya nüfuz etmesinin engellenmesi gerektiğini ifade etti ve Avrupa bütünleşmesinin bu şekilde sağlanması gerektiğini ifade etti.</p> <p>Bu AB'nin şu anda niye bu halde olduğunu gösteren çok temel bir açıklama. Türkiye gibi AB'ye aday bir ülkeyi, karşıt konumda değerlendirmek, göç konusunda ve güvenlik konusunda sürekli kapımızı çalanların kafasının arkasındakini göstermesi bakımından çok önemli. Tabii bu bir sır değildi. Ama gerek fasılların müzakere edilmesine dönük fanatik uygulamalar, kurala dayanmayan uygulamalar, gerek diğer konulardaki ilerlemelere dönük tıkanmalar aslında bir aydınlanma Avrupası yaklaşımını değil, bir Hristiyan kulübü Avrupasını gösteriyordu bize her zaman. Biz de bu konuda uyarılarımızı yapıyorduk.</p> <p>Bunun sonuçlarıyla sadece Türk-AB ilişkileri karşı karşıya gelmiyor. AB bunu Rusya-Ukrayna savaşında yaşıyor, kendi çelişkilerinin doğurduğu sonuçları. Gazze konusundaki savrulmalarını görüyoruz. İran savaşı konusundaki etkisizliklerini ve işlevsizliklerini görüyoruz. Tabii burada sorulması gereken şey Von der Leyen'e, bir AB Komisyon Başkanı olarak, bir aday ülkeye dönük bu çifte standardınızın ideolojik temelleri nedir diye sormak gerekir.</p> <p>İkincisi de her zaman söylenir, AB bir ekonomik güç oldu ama bir siyasi güç olamadı hiçbir zaman, bir stratejik güç haline gelemedi. Bugün de mesela görüldüğü gibi NATO meselesinde de kendi güvenliği bir de kendisi sağlayamayan bir birlik durumunda. Bütün bunlar tartışılırken Von der Leyen'in aday ülke olan Türkiye'nin etkisini engellemeye dönük bir tutum içine girmesi AB'nin bugün neden bu halde olduğunu iyi gösteren bir şey.</p> <p><strong>'Madem Türkiye büyük bir güç, normal bir siyasi akıl Türkiye ile iş birliği yapmayı gerektirir'</strong></p> <p>Bir diğer konu da şu tabii. Madem Türkiye bütün Balkanları ve Avrupa'yı domine edecek kadar büyük bir güç, normal bir siyasi akıl Türkiye ile iş birliği yapmayı gerektirir. Bu kadar büyük bir güç olduğunu aslında Von der Leyen söylediklerinin alt yazısında itiraf ediyor, değil mi? Bu itirafıyla da aslında bir büyüyen Avrupa değil, ilkelere dayanan Avrupa değil, küçülen ve kendi bürokrasisine gömülmüş bir Avrupa'yı söylüyor. Türkiye'nin, zikrettiği diğer ülkelerden farkı, Türkiye bir aday ülke, AB'ye aday ülke, onu bu kadar güçlü görüyorsanız, Balkanlar'ı domine edecek kadar, o zaman doğrusu bu aday ülke ile iş birliği yapmaktır. Bu vizyondan çok uzaklar ama bu vizyona ulaşmalarını temenni ediyoruz.'</p> <p><strong>'Kesinlikle tekrar savaşa dönülmemeli'</strong></p> <p>İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun fanatizminin sadece Müslümanlarla sınırlı olmadığını, insanlığın tüm unsurlarına karşı bunu gerçekleştirdiklerini daha önce belirttiklerini anımsatan Çelik, Lübnan'da İsrail askerinin Hz. İsa'ya ait bir heykeli parçalamasının Hristiyan aleminin dikkatini çektiğini söyledi. Çelik, şöyle konuştu:</p> <p>'Tamamen ideolojik bir motivasyonla, tamamen fanatik bir dini yaklaşımla hareket eden bir şebekeyle, bir yapıyla karşı karşıyayız ve bunların Müslümanların değerlerine de Hristiyanların değerlerine de hiçbir saygıları yok. Onun için biz insanlık ittifakı diyoruz, insanlık ittifakının topyekün bu fanatizmi durdurması gerektiğinden bahsediyoruz. Bu arada tabii Papa'nın savaş karşıtı ifadelerinin son derece dikkat çekici olduğunu belirtmek isterim. </p> <p>İran savaşıyla ortaya çıkan tabloyu, ABD'nin ve İsrail'in haksız ve hukuksuz bir şekilde İran'a yaptığı saldırıdan sonra ortaya çıkan tabloyu, yakından takip ediyoruz. Ateşkes sağlandı ama İslamabad'daki müzakereler istenilen şekilde ilerlemiyor henüz. Biz İslamabad'daki müzakerelerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi gerektiğini ve ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Kesinlikle tekrar savaşa dönülmemelidir. Bu savaş haksız ve hukuksuzdur. Hiçbir şekilde daha büyük insani trajedilere yol açılmamalıdır. Uluslararası toplum da ateşkesin tamamen barışa dönüşmesine güçlü bir destek vermelidir.</p> <p>Burada tabii ki birçok konu var. Zenginleştirilmiş uranyum meselesi var. Hürmüz konusu var. İran'ın talep ettiği tazminatlar var. Bu savaşın, haksız saldırganlığın sona ermesi için yapılması gereken, atılması gereken adımlar var. Güvenlik garantileri söz konusu. İsrail saldırganlığının bundan sonra devam etmeyeceğinin nasıl sağlanacağına dair garantilerin nasıl oluşturulacağı çok önemli ama tüm bunlar masada çözülebilir konulardır. Onun için İslamabad'daki müzakerelerin devam etmesi, tekrar savaşa dönüşmemesi, ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için uluslararası toplumun tam bir destek vermesi gerekmektedir bütün bu tabloya.'</p> <p><strong>'Gazze'de ikinci aşamaya geçilmesi gerekirdi'</strong></p> <p>Çelik, tüm bu gündemler içerisinde asla unutulmaması gereken gündemin Gazze olduğunu söyleyerek, İsrail'in Lübnan'a saldırarak, başka yerlerde kriz çıkarak, İran'a saldırarak Gazze'yi unutturmaya çalıştığını dile getirdi. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'İsrail'in Lübnan'a saldırısının yakın takip edilmesi gerekiyor. Litani Nehri'ne kadar olan bölgede bir milyondan fazla kişi yerinden edildi. Bu bölgeyi hem hava hem kara harekatlarıyla işgal ediyor İsrail, işgalciliğine devam ediyor ve Lübnan'ın insanlarını öldürdüğü gibi tarihi değerlerini de tahrip ediyor ve savaşın daha da büyümesi için her türlü kışkırtıcılığı yapıyor. Burada insani felaket giderek büyüyor. Ateşkes çağrılarına rağmen, bir masa zeminine rağmen İsrail hiç bunları dinlemeden saldırganlığını aynen devam ettiriyor. Lübnan konusunda uluslararası toplumun yine yüksek bir hassasiyet ortaya koyması gerekiyor.</p> <p>Gazze'deki durumu yakından takip ediyoruz. Aslında Gazze'de ikinci aşamaya geçilmesi gerekirdi. Ama İsrail ilk aşamadaki yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmiyor ve ilk aşamayı da tahrip etmek için elinden geleni yapıyor. Bu çerçevede tek taraflı birtakım dayatmalarda ve şartlarda bulunuyor. İsrail'in Gazze'de suikastlere ve kadın ve çocuk dahil insan öldürmeye bir son vermesi lazım. İlk aşamanın en azından var olması için gereken en temel insani zemin. İlk aşama için mutabık kalınmış olan yardımların Gazze'ye tam olarak ulaşması, Refah Kapısı'nın açılması gibi ilkelerin yerine gelmesi lazım. Ama İsrail bunlardan da uzak duruyor. O yüzden ikinci aşamaya geçilmesini engelleyen güç şu anda İsrail'dir. Yine Batı Şeria'ya saldırmaya devam ediyor ve Batı Şeria'yı Gazzeleştirmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. Bunun da muhakkak surette önlenmesi gerekiyor.</p> <p>Dış politika gündeminde Sayın Cumhurbaşkanımızın mesaisi en yoğun bir şekilde barışın sağlanması ve diplomasi masalarının güçlendirilmesi ekseninde devam etmektedir. Bütün bunları değerlendiriyoruz, takip ediyoruz. Ülkemizin herhangi bir yerde kurulacak barış masası için en güvenilir liman olması, net bir şekilde kendisini tüm dünyanın gözü önünde gösteriyor. Bu zamanlar insanlık ittifakı adına doğru ittifaklar kurmanın, doğru ilkeleri çalıştırmanın, kurala dayalı uluslararası düzeni daha çalışır hale getirmenin zamanlarıdır. Bunun zıddına hareket edenler ya da bunun dışında hareket edenler daha büyük sıkıntılarla kendi kendilerini karşı karşıya bırakacaklardır.'</p> <p><strong>'Bu tip tavırların Fransa'ya ne faydası var'</strong></p> <p>Çelik açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Türkiye ile ilgili açıklamalarına ilişkin soru üzerine Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:</p> <p>'Fransa'nın açıklamalarını yakından takip ediyoruz. Doğrusu rasyonel bir zemine oturmuyor. Fransa ile NATO içerisinde müttefiklik ilişkimiz varken, ima yollu olsa bile başka NATO müttefikleriyle ittifak kurduğunu ifade ederken Türkiye'yi karşısına alan söylemler üretmesi son derece yanlıştır. Şunu unutmamak gerekir ki, çok yakın zamanda hatırlıyorsunuz, Sayın Macron 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti' demişti. Daha sonra bu görüşünden geri adım attı. Bugün aslında Türkiye'ye karşı birtakım aşırı söylemler kullanmada gereksiz bir cömertlik ve cüretkarlık içerisinde olduğunu görüyoruz Fransa'nın. Bu doğru bir tavır değil.</p> <p>Akdeniz'deki istikrarsızlıkla ilgilenmesi gerekir Fransa'nın. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bir an evvel sona erdirilmesiyle ilgilenmesi gerekir. Suriye'de birtakım farklı grupları desteklemek yerine, Suriye'nin istikrarına katkı sağlayacak bir siyasi teşvik içerisinde olması gerekir. Fransa'nın, ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı karşısında daha net konuşması gerekir. Karadeniz'deki tabloyu iyi değerlendirmesi gerekir. Ama bunun yerine ne zaman bir tartışma çıksa, Rum kesiminin etrafında bir bayrak göstermekten, gemi göndermekten bahsediyor, Yunanistan ile ittifak kurmaktan bahsediyor. Burada şunu sormak gerekir. Bu tip tavırların Fransa'ya ne faydası var? Bu tip tavırların Yunanistan'a ne faydası var? Bu tip tavırların Akdeniz'in güvenliğine ne farkı var? Bu tip tavırların NATO müttefikliğine ne katkısı var? Bütün bu soruların cevabı olumsuzdur.</p> <p><strong>'Otobandan ayrılmamak lazım'</strong></p> <p>Günün sonunda herkes gidiyor, biz kalıyoruz, baş başa. Dolayısıyla Yunanistan'ın Türkiye ile sorunlarını masada çözme imkanı varken sürekli olarak, başta İsrail'den başkalarına kadar birtakım ittifaklar peşinde koşup, Türkiye karşıtlığı söylemini sürekli yükseltip bundan elde edeceği nedir? Biz Yunanistan'a üçüncü ülkeler, taraflar araya girmesin, Türkiye ve Yunanistan müzakereler yoluyla kendi sorunlarını çözebilecek kapasiteyi üretsin diyoruz. Ama onun yerine sürekli olarak bu tip yan yollara başvuruyorlar. Otobandan ayrılmamak lazım. Otobandan ayrıldığı zaman çoğu kez şarampole düşürdüğü görülmüştür. Tekrar aynı hatayı yapmaya gerek yok. </p> <p>Rum kesiminin İsrail ile kurduğu ittifak utanç verici bir ittifaktır. Bu kadar katliam gerçekleştirilmiş bir Siyonist şebekeyle yan yana durmak onların kendilerinin bileceği bir iştir. Ama bugün uluslararası sorunlarda, Türkiye ile ilişkilerde yanlış yerde durdukları gibi, uluslararası sorunlarda da tarihi doğru tarafında durmuyorlar.</p> <p>Fransa'nın Sahel bölgesinden Akdeniz'e kadar olan tüm bu bölgede değerlendirmelerinin ve attığı adımların ne kadar yanlış olduğu son birkaç yıldır üst üste görülüyor. Fransa'nın bunlardan vazgeçmesinde Türkiye ile olan müttefiklik ilişkisini gerçekçi bir zeminde ve doğru bir yaklaşımla ele alması herkesin faydasındadır.'</p> <p><strong>'Alevi vatandaşlarımızı ve Alevi canlarımızı inciten ifadeden biz de inciniriz'</strong></p> <p>Köşe yazarı Mine Kırıkkanat'ın CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik açıklamalarına ilişkin soruyu Çelik şöyle yanıtladı:</p> <p>'Biz CHP ya da başka parti ya da bazı köşe yazarları bu tartışmalar bizi ilgilendiren tartışmalar değil. Ama kullanılan o ifade bütün Alevi canlarımızı, bütün Alevi vatandaşlarımızı inciten bir ifadedir. Alevi vatandaşlarımızı ve Alevi canlarımızı inciten ifadeden biz de inciniriz. Bunu kendimize yapılmış sayarız. O ifade bir nefret söylemidir. O ifade doğrudan bir nefret söylemi olarak kodlanmalıdır ve tümüyle kategorik olarak reddedilmelidir.</p> <p>Alevi kardeşlerimize, vatandaşlarımıza, canlarımıza dönük bu şekildeki çirkin ifadeler kullanılmasını en güçlü şekilde lanetliyoruz ve reddediyoruz bunu ve bunu kendimize yapılmış sayıyoruz. Esasında bu nefret söylemlerinin hem ahlaki olarak mahkum edilmesi lazım hem de bunlarla ilgili hassasiyetler konusunda daha güçlü sesler çıkarmak lazım. Dolayısıyla Alevi canlarımıza, Alevi vatandaşlarımıza dönük bu çirkin ifadeleri insanlığımıza yapılmış bir çirkinlik olarak görüyoruz, lanetliyoruz ve hep beraber reddediyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/omer-celik-fransa-turkiyeye-karsi-asiri-soylemler-kullanmada-gereksiz-bir-comertlik-ve-curetkarlik-icerisinde</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:20:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/omer-celik-fransa-turkiyeye-karsi-asiri-soylemler-kullanmada-gereksiz-bir-comertlik-ve-curetkarlik-icerisinde.png" type="image/jpeg" length="79896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süreçle ilgili yasal düzenleme beklentileri: DEM Partili yetkililer: 'Yasal düzenlemeler silah bırakma ile eş zamanlı olmalı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/surecle-ilgili-yasal-duzenleme-beklentileri-dem-partili-yetkililer-yasal-duzenlemeler-silah-birakma-ile-es-zamanli-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/surecle-ilgili-yasal-duzenleme-beklentileri-dem-partili-yetkililer-yasal-duzenlemeler-silah-birakma-ile-es-zamanli-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın geçen hafta 'Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir' sözleriyle seslendiği Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan'ın, Meclis'te çözüm süreci için yasal düzenleme mesajı verip vermeyeceği merak konusu. Yarınki AK Parti grup toplantısı beklenirken, DEM Parti'li yetkililer, 'silah bırakmanın tespit ve teyidi' konusundaki kaygılar hatırlatıldığında 'Mesele sadece silah bırakma değil yasaya ihtiyaç var, orada bir eş zamanlılık olması gerekiyor' görüşünü dile getirdi. DEM Parti yetkilileri, 'Yasa da çıkar, silah bırakmaya da devam edilir. Bunları birbirinin karşısına koyup öncelik, sonralık ilişkisi kurmak problemli' değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class='p1'><strong>Haber: Emine DALFİDAN</strong></p> <p class='p1'><strong>(TBMM) - </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın geçen hafta 'Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir' sözleriyle seslendiği Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan'ın, Meclis'te çözüm süreci için yasal düzenleme mesajı verip vermeyeceği merak konusu. Yarınki AK Parti grup toplantısı beklenirken, DEM Parti'li yetkililer, 'silah bırakmanın tespit ve teyidi' konusundaki kaygılar hatırlatıldığında 'Mesele sadece silah bırakma değil yasaya ihtiyaç var, orada bir eş zamanlılık olması gerekiyor' görüşünü dile getirdi. DEM Parti yetkilileri, 'Yasa da çıkar, silah bırakmaya da devam edilir. Bunları birbirinin karşısına koyup öncelik, sonralık ilişkisi kurmak problemli' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p1'>Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarını şubat ayında tamamlayarak ortak rapor yayımlamasının ardından, raporda öngörülen yasal düzenlemelerin ne zaman başlayacağı tartışmaları sürüyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve diğer yetkililerin, 20-22 Mart tarihlerinde kutlanan Ramazan Bayramı'ndan sonra yasal düzenleme çalışmalarına başlanacağını açıklamasına karşın, henüz bu konuda adım atılmadı. AK Partili yetkililer, ortak raporda 'kritik eşik' olarak vurgulanan 'silahların bırakıldığının teyit ve tespiti'nin gerçekleşmediğine işaret ederek, bu eşiğin beklendiğinin altını çiziyor. AK Parti ayrıca, hazırlanacak yasalarla ilgili diğer partilerin önerileri varsa bunu kamuoyuyla paylaşmalarını da istiyor.</p> <p class='p2'>TBMM Genel Kurulu'nda 23 Nisan ile ilgili özel oturumda ve ardından düzenlenen resepsiyonda verilen mesajlar, 'aksadığı ve yavaşladığı' yorumları yapılan süreçle ilgili yeni beklentiler yarattı.</p> <p class='p2'>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın 23 Nisan'da TBMM Genel Kurulu'nda özel oturumda yaptığı konuşmada 'Sayın Cumhurbaşkanı, barış, şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Anaların barış duası sizinledir. Millet hazırdır, Türkiye hazırdır, tarih hazırdır. Şimdi barışın tam zamanıdır'' ifadeleri ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın TBMM'de katıldığı resepsiyonda gazetecilerin 'Yasal düzenlemeler olacak mı' soruları üzerine 'Durmak yok yola devam' açıklamalarının ardından, DEM Partililer Erdoğan'ın yarın grup toplantısında bu konuda mesaj verip vermeyeceğine odaklandı.</p> <p class='p2'>Erdoğan'ın TBMM'deki 23 Nisan resepsiyonunda DEM Partililerle tokalaşırken, 'Masa sağlam mı' esprisi ve 'Durmak yok yola devam' açıklamalarını değerlendiren DEM Partililer, 'Süreç tıkandı mı, ilerleyecek mi ilerlemeyecek mi tartışmaları içerisinde Cumhurbaşkanı'nın resepsiyondaki ifadeleri kıymetli. Sonuçta hükümet en üst düzeyde irade ortaya koymuş oluyor' diye konuştu.</p> <p class='p1'><strong>'Bu takvimi seçime sarkıtmanın hiçbir mantığı yok'</strong></p> <p class='p1'>DEM Partililer, süreci 'seçim takvimine endekslemenin' de doğru olmayacağını vurgulayarak, şu değerlendirmeyi yaptı:</p> <p class='p1'>'Bu süreci seçim takvimine göre planlamak iktidarın kendisi için zorlayıcı olur. Seçim sürecine bırakmak iktidar açısından da handikaplı;<span class='Apple-converted-space'>  </span>herkes açısından, CHP için de destek veren diğer partiler açısından da handikaplı bir mesele. Bu takvimi seçime sarkıtmanın hiçbir mantığı yok. Eğer iknaysak bu barışa, bu barışı istiyorsak niye bekliyoruz ki? Herkes 'Bu, seçim hesaplarından, iktidar olmaktan azade bir süreç, bu bütün Türkiye'nin süreci' diye açıklamalar yaptı. Bütün Türkiye'nin süreciyse niye biz seçim dönemini bekleyelim? Aksine süreci sıkıştıran bir şeye döner. Biz şu ana kadar, bunun seçime dair olduğuyla ilgili bir havayı hiç edinmedik.'</p> <p class='p1'><strong>'Mesele sadece silah bırakma değil yasaya ihtiyaç var, eş zamanlılık olması gerekiyor'</strong></p> <p class='p1'>Bugün gelinen durumun nasıl aşılacağı konusunda DEM Partililer şunları kaydetti:</p> <p class='p1'>'Kimse silahların bırakıldığının teyit ve tespiti olmasın demiyor. Sonuçta, komisyonun raporu da teyit ve tespite atıf yapıyor. Biz teyit ve tespitle ilgili de bunun daha demokratik, daha kapsayıcı, baroların dahil olabileceği bir şekilde olabileceğini de düşünüyoruz ama hadi varsayalım güvenlik bürokrasisi yaptı. Sonuçta 'Bütün silahlar bırakılsın, biz yasayı öyle çıkarırız' demenin bir mantığı yok. Yasa çıkarılır, silah bırakma devam eder. Zaten başlamış bir süreç var. O süreç devam edecek. Şu anda silah bırakma hiç başlamamış ve biz yasayı konuşuyor değiliz. Silah bırakma başlamış ve biz devam etsin diye yasayı konuşuyoruz. Devam etmesi için de yasaya ihtiyaç var. Bu bir realite. Bu realiteyi yadsıyarak aşabileceğimiz birşey değil. Ortada bir gerçek var: Yasaya ihtiyaç var mı, var. Niçin? Silah bırakmanın devam etmesi için, sonuç olması için, kalıcı olması için, sürecin devam etmesi için. Silah bırakma bir aşama sadece. Mesele sadece silah bırakma değil yasaya ihtiyaç var, orada bir eş zamanlılık olması gerekiyor. Yasa da çıkar, silah bırakmaya da devam edilir. Bunları birbirinin karşısına koyup öncelik, sonralık ilişkisi kurmak problemli.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/surecle-ilgili-yasal-duzenleme-beklentileri-dem-partili-yetkililer-yasal-duzenlemeler-silah-birakma-ile-es-zamanli-olmali</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:10:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/surecle-ilgili-yasal-duzenleme-beklentileri-dem-partili-yetkililer-yasal-duzenlemeler-silah-birakma-ile-es-zamanli-olmali.jpeg" type="image/jpeg" length="64380"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Tabip Odası'ndan 1 Mayıs açıklaması: Her gün yayımlanan yeni yönetmeliklerle haklarımız tırpanlanıyor, hasta-hekim ilişkisi olumsuz etkileniyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/istanbul-tabip-odasindan-1-mayis-aciklamasi-her-gun-yayimlanan-yeni-yonetmeliklerle-haklarimiz-tirpanlaniyor-hasta-hekim-iliskisi-olumsuz-etkileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/istanbul-tabip-odasindan-1-mayis-aciklamasi-her-gun-yayimlanan-yeni-yonetmeliklerle-haklarimiz-tirpanlaniyor-hasta-hekim-iliskisi-olumsuz-etkileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu, 1 Mayıs öncesi yaptığı açıklamada işçi ölümleri ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına dikkat çekti. Açıklamada, Türkiye'de günde ortalama 6 işçinin iş cinayetleri nedeniyle hayatını kaybettiği, yılda ise 681 bin 401 kişinin iş kazaları sonucu sağlığını yitirdiği belirtildi, 'Yan yana gelmenin bile zor olduğu ortamlarda emeğimizin karşılığı yok. Her gün yayımlanan yeni yönetmeliklerle haklarımız tırpanlanıyor, hasta-hekim ilişkisi olumsuz etkileniyor' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br /><strong>(İSTANBUL) </strong>İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu, 1 Mayıs öncesi yaptığı açıklamada işçi ölümleri ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına dikkat çekti. Açıklamada, Türkiye'de günde ortalama 6 işçinin iş cinayetleri nedeniyle hayatını kaybettiği, yılda ise 681 bin 401 kişinin iş kazaları sonucu sağlığını yitirdiği belirtildi, 'Yan yana gelmenin bile zor olduğu ortamlarda emeğimizin karşılığı yok. Her gün yayımlanan yeni yönetmeliklerle haklarımız tırpanlanıyor, hasta-hekim ilişkisi olumsuz etkileniyor' denildi.</p> <p>İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu, 1 Mayıs öncesi sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Açıklamada işçi ölümleri ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına dikkat çekildi, Türkiye'de günde ortalama 6 işçinin iş cinayetleri nedeniyle hayatını kaybettiği, yılda ise 681 bin 401 kişinin iş kazaları sonucu sağlığını yitirdiği belirtildi. Geçtiğimiz yıl 94 çocuk işçinin yaşamını yitirmesinin 'son nokta' olarak nitelendirildiği açıklamada, bu tablonun hekimler açısından da ağır sonuçlar doğurduğu ifade edildi. Sağlıkta şiddet, yoğun çalışma temposu, mobbing ve uykusuz nöbetlerin hekimlerin sağlığını tehdit ettiği vurgulandı.</p> <p><strong>Ağırlaşan çalışma koşulları</strong></p> <p>Açıklamada, çalışma koşullarının giderek ağırlaştığına dikkat çekilerek, 'Yan yana gelmenin bile zor olduğu ortamlarda emeğimizin karşılığı yok. Her gün yayımlanan yeni yönetmeliklerle haklarımız tırpanlanıyor, hasta-hekim ilişkisi olumsuz etkileniyor' denildi.</p> <p><strong>Hekim emeği üzerindeki baskı artıyor</strong></p> <p>Özellikle 5 dakikaya indirilen muayene süreleri, artan iş yükü ve tatil günlerinde yazılan ek mesailerin hekim emeği sömürüsünü artırdığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>1 Mayıs'a umutla giriyoruz</strong></p> <p>İstanbul Tabip Odası, tüm bu sorunlara rağmen çözümün mümkün olduğuna dikkat çekerek, 'Bugüne kadar verdiğimiz mücadele ve kazandığımız haklar bunun en güçlü teminatıdır. 2026 1 Mayıs'ına bu umutla giriyoruz' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/istanbul-tabip-odasindan-1-mayis-aciklamasi-her-gun-yayimlanan-yeni-yonetmeliklerle-haklarimiz-tirpanlaniyor-hasta-hekim-iliskisi-olumsuz-etkileniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:02:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/istanbul-tabip-odasindan-1-mayis-aciklamasi-her-gun-yayimlanan-yeni-yonetmeliklerle-haklarimiz-tirpanlaniyor-hasta-hekim-iliskisi-olumsuz-etkileniyor.jpeg" type="image/jpeg" length="72931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ODTÜ'lü öğrenciler: Fail Yunus Emre Öztürk'ün cezalandırılmasını talep ediyoruz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/odtulu-ogrenciler-fail-yunus-emre-ozturkun-cezalandirilmasini-talep-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/odtulu-ogrenciler-fail-yunus-emre-ozturkun-cezalandirilmasini-talep-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ'lü öğrenciler, üniversitelerin yelken topluluklarının Muğla'da düzenlediği ortak etkinlik sırasında yaşanan cinsel saldırı davasından beraat eden ODTÜ öğrencisi Yunus Emre Öztürk'e tepki göstererek, 'Fail Yunus Emre Öztürk'ün cezalandırılmasını talep ediyoruz. Bu davanın peşini bırakmayacağız kız kardeşimiz yalnız değildir. Burada olduğumuz sürece onun sesine ses, nefesine nefes olmaya devam edeceğiz' denildi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>ODTÜ'lü öğrenciler, üniversitelerin yelken topluluklarının Muğla'da düzenlediği ortak etkinlik sırasında yaşanan cinsel saldırı davasından beraat eden ODTÜ öğrencisi Yunus Emre Öztürk'e tepki göstererek, 'Fail Yunus Emre Öztürk'ün cezalandırılmasını talep ediyoruz. Bu davanın peşini bırakmayacağız kız kardeşimiz yalnız değildir. Burada olduğumuz sürece onun sesine ses, nefesine nefes olmaya devam edeceğiz' denildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Üniversitelerin yelken topluluklarının 8 Eylül 2024'te Muğla'da düzenlediği ortak etkinlik sırasında yaşandığı iddia edilen cinsel saldırı davasında, Yunus Emre Öztürk beraat etmişti.</p> <p>ODTÜ'lü öğrenciler, ODTÜ Elektrik Elektronik Bölümü öğrencisi Yunus Emre Öztürk'ün okuduğu fakültenin önünde toplanarak kampüste yürüyüş düzenledi. </p> <p>'Fail Yunus Emre Öztürk cezalandırılsın' yazılı pankartın ardında yürüyen öğrenciler,  'Koruma aklama failleri yargıla', 'Erkek devlet hesap verecek', 'Erkek adalet değil gerçek adalet', 'Erkek şiddeti son bulsun bağır herkes duysun' ve 'Kadın, yaşam, özgürlük' diye slogan attı.</p> <p><strong>'Bu sözler, cezasızlığın yarattığı güvenin bir sonucudur'</strong></p> <p>ODTÜ öğrencileri adına yapılan basın açıklamasında, iddialar üzerine açılan davada sanığın beraat ettiği kararın İstinaf Mahkemesi'nden de geçtiği hatırlatılarak, şu ifadeler kaydedildi:</p> <p>'Soruyoruz: Yargılama süreci henüz tamamlanmamışken, fail nasıl ve hangi güvenle çevresine 'dava bitti' açıklamaları yapabilmiştir? Bu güveni kimden almıştır? Henüz adli süreç devam ederken ve nihai karar kesinleşmemişken, bu kadar kesin bir dil nasıl kurulabilmiştir? Bizler biliyoruz ki bu sözler tesadüf değildir. Bu sözler, cezasızlığın yarattığı güvenin bir sonucudur. Ve tam da bu yüzden soruyoruz 'bu cesareti faillere veren kimdir?' Bizler biliyoruz ki Yunus Emre Öztürk münferit bir örnek değil, erkek yargının cezasızlığının bir yansımasıdır. Dahası, davadaki bunca somut delile, bunca hukuksuzluğa rağmen Yargıtay'ın beraat kararını onamasının ne anlama gelebileceğini de görüyoruz. Eğer ki hukuka aykırı bu karardan geri dönülmezse, Yunus Emre Öztürk'ün ve yaptıklarının diğer dosyalara emsal niteliğinde olabileceğinin farkındayız. Bu durum açıkça tecavüzün suç olmaktan çıkarılması, artık cezalandırılmaması demektir.</p> <p>Bugün susmuyoruz, korkmuyoruz ve cezasızlık düzenine karşı birlikte haykırıyoruz. Kız kardeşimizin davasını sahipleniyor ve bu hukuksuz beraat kararını kabul etmiyoruz. Fail Yunus Emre Öztürk'ün cezalandırılmasını talep ediyoruz. Bu davanın peşini bırakmayacağız kız kardeşimiz yalnız değildir. Burada olduğumuz sürece onun sesine ses, nefesine nefes olmaya devam edeceğiz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/odtulu-ogrenciler-fail-yunus-emre-ozturkun-cezalandirilmasini-talep-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:02:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/odtulu-ogrenciler-fail-yunus-emre-ozturkun-cezalandirilmasini-talep-ediyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="69920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı sürerken yaşam hakkı savunucularından protesto]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/il-koordinasyon-kurulu-toplantisi-surerken-yasam-hakki-savunucularindan-protesto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/il-koordinasyon-kurulu-toplantisi-surerken-yasam-hakki-savunucularindan-protesto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliği İl Koordinasyon Kurulu 2026 Yılı 1. Dönem Toplantısı Fatih Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde yapıldı. Toplantı sürerken dışarıda yaşam hakkı savunucuları ve hukukçular, üniversite kampüslerindeki köpeklerin toplatılması ve bakımevindeki hayvanlara ötanazi uygulanmasının gündeme alınması olasılığına karşı protesto gösterisi yaptı. 'AKP yasanı al başına çal', 'Üretimi durdur ticareti yasakla' sloganlarının atıldığı eylemde, 'Eğer bu ülkede bir kısırlaştırma sorunu varsa, eğer sokakta hayvan varsa bunun sorumlusu sizsiniz. Bütçe ayırmadınız, kamucu politikaları terk ettiniz, insanları pansiyonlara, bakım evlerine mahkum ettiniz, devlet olarak bir kuruş ayırmadınız... O hayvanları, ölüme terk ettiğiniz, açlıkla birbirini yedirdiğiniz barınaklara teslim etmeyeceğiz' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Hakan KAYA-Kamera: Umut Emre GÖKBULUT</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> İstanbul Valiliği İl Koordinasyon Kurulu 2026 Yılı 1. Dönem Toplantısı Fatih Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde yapıldı. Toplantı sürerken dışarıda yaşam hakkı savunucuları ve hukukçular, üniversite kampüslerindeki köpeklerin toplatılması ve bakımevindeki hayvanlara ötanazi uygulanmasının gündeme alınması olasılığına karşı protesto gösterisi yaptı. 'AKP yasanı al başına çal', 'Üretimi durdur ticareti yasakla' sloganlarının atıldığı eylemde, 'Eğer bu ülkede bir kısırlaştırma sorunu varsa, eğer sokakta hayvan varsa bunun sorumlusu sizsiniz. Bütçe ayırmadınız, kamucu politikaları terk ettiniz, insanları pansiyonlara, bakım evlerine mahkum ettiniz, devlet olarak bir kuruş ayırmadınız... O hayvanları, ölüme terk ettiğiniz, açlıkla birbirini yedirdiğiniz barınaklara teslim etmeyeceğiz' denildi.</p> <p>İstanbul Vali Yardımcısı Yücel Gemici başkanlığında İl Koordinasyon Kurulu 2026 Yılı 1. Dönem Toplantısı yapıldı. Fatih'te Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde gerçekleşen toplantıya, yatırımcı bölge ve il müdürleri, kaymakamlar, belediye başkanları, meslek kuruluşları temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.  </p> <p>Toplantıda, İstanbul'da yürütülmekte olan yatırım projeleri ele alındı, yatırımcı kuruluş temsilcileri 2026 yılı birinci dönem yatırımlarıyla ilgili olarak sunumlar gerçekleştirildi. </p> <p>İstanbul Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdür Vekili Coşkun Sarıyıldız, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, kentte 2026 yılının ilk üç ayında 'Öğrenerek İyileşiyoruz' projesi kapsamında Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Ek Hizmet Binası'nda hastane sınıfı ile Cansu Safi Onkoloji Ünitesi'nin açılışının gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>Yaşam hakkı savunucuları dışarıda eylem yaptı</strong></p> <p>Toplantının sonunda öneri ve talepler dinlendi. Toplantı devam ederken, dışarıda yaşam hakkı savunucuları ve hukukçular, üniversite kampüslerindeki köpeklerin toplatılması ve bakımevindeki hayvanlara ötanazi uygulanmasının gündeme alınması olasılığına karşı protesto gösterisi yaptı.</p> <p>'İnsana, hayvana, yeryüzüne özgürlük', 'Kan kokuyor, barınaklarınız kan kokuyor', 'AKP yasanı al başına çal', 'Üretimi durdur ticareti yasakla' sloganları atan yaşam hakkı savunucuları 'Sokak hayvanlarını beton zeminlere, hapishanelerinize öldürmeniz için teslim etmeyeceğiz' pankartı açtı. Alanda toplanan yaşam hakkı savunucuları adına basın açıklamasını İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Üyesi Avukat Ezgi Koç Ceylan yaptı.</p> <p><strong>'O hayvanları barınaklara teslim etmeyeceğiz'</strong></p> <p>Ceylan, açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Bugün İl Hayvanları Koruma Kurulu adına Baro temsilcisi olarak ben katılacaktım. Bu toplantı daveti bize 10 gün önce gönderildi. Dün bir mesajla toplantının iptal edildiğini öğrendik. Elimize resmi bir yazı gelmedi. Bir sonraki toplantının tarihi henüz belli değil. Tüm bilgiler kulaktan dolma. Bu toplantı gündeminde iki önemli madde var. Biri üniversite kampüslerindeki köpeklerin toplatılması. Bu köpekler insana alışık, aşılı ve yıllarca bizimle birlikte yaşıyorlar. Üniversitedeki genç arkadaşlarımız köpeklerle ilgileniyor. O hayvanları, ölüme terk ettiğiniz, açlıkla birbirini yedirdiğiniz barınaklara teslim etmeyeceğiz.  </p> <p><strong>'Siz yönetmeliğe dayanarak  hayvanları öldüremezsiniz'</strong></p> <p>İkinci mesele köpeklerin öldürülmesini 'ötanazi' adı altında önümüze getiriyorsunuz. Bu kanun hazırlanırken, 'siz köpekleri öldürmek istiyorsunuz' dedik. Onlar 'hayır biz güvenli sokaklar istiyoruz. Biz köpeklere iyi bakacağız' dediniz. Her belediye başkanı köpekleri severken fotoğraf verdi. Bizden oy aldınız, oy istediniz. Şimdi önümüze getirdiğiniz bu ötanazi maddesiyle kanuna aykırı olarak ve kendi yaptığınız kanun. Bütün ısrarlarlarımıza, karşı çıkışlarımıza rağmen bizi dinlemeden, zorla tepemize dayattığınız kanun işte böyle elinizde çürür. Çünkü sizin kanununuz çelişiyor. İki kanun maddesi birbirine aykırı. Hayvanları Koruma Kanunu'nun maddesiyle Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'ndaki madde birbiriyle çelişiyor. Siz yönetmeliğe dayanarak hayvanları öldüremezsiniz.</p> <p><strong>'Suç duyurusunda bulunacağız'</strong></p> <p>İster kabul edin, ister inkar edin bu ülkede halen bir anayasa var. Yönetmelik  kanuna aykırıysa  yönetmelik maddesi geçersizdir. Bize tepeden madde dayatamazsınız. Kanun dayatamazsınız. Biz bununla ilgili Danıştay'da yönetmeliğin iptali için dava açtık. Bu kararı veren, işlemi uygulayan her bir belediye başkanı için, her bir belediye başkan yardımcısı için, her bir veteriner işleri müdürü için görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunacağız.</p> <p><strong>'Eğer bu ülkede bir kısırlaştırma sorunu varsa, eğer sokakta hayvan varsa bunun sorumlusu sizsiniz'</strong></p> <p>Bu kanun 2004 yılında çıktı. Yani 22 yıldır zaten ülkeyi siz yönettiniz. Eğer bu ülkede bir kısırlaştırma sorunu varsa, eğer sokakta hayvan varsa bunun sorumlusu sizsiniz. Bütçe ayırmadınız, kamucu politikaları terk ettiniz, insanları pansiyonlara, bakım evlerine mahkum ettiniz, devlet olarak bir kuruş ayırmadınız. Ondan sorna gelmişsiniz, 'orada köpek var, burada köpek var' diyorsunuz. Biz satmadık, biz üretmedik. Yaşanan hiçbir olayın sorumluluğunu biz üstlenmiyoruz. Sorumlusu bakanlıktır, sorumlusu yönetenlerdir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/il-koordinasyon-kurulu-toplantisi-surerken-yasam-hakki-savunucularindan-protesto</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:49:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/il-koordinasyon-kurulu-toplantisi-surerken-yasam-hakki-savunucularindan-protesto.jpg" type="image/jpeg" length="80637"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pankart asma davasında SOL Parti üyesi 6 kişi hakkındaki ev hapsi adli kontrolü kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/pankart-asma-davasinda-sol-parti-uyesi-6-kisi-hakkindaki-ev-hapsi-adli-kontrolu-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/pankart-asma-davasinda-sol-parti-uyesi-6-kisi-hakkindaki-ev-hapsi-adli-kontrolu-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Şeriata, faşizme, karanlığa karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet' pankartı nedeniyle yaklaşık 3 aydır ev hapsinde olan 6 SOL Parti üyesi hakkında Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesi, ilk duruşmada ev hapsi adli kontrolünü kaldırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: ÇAĞATAN AKYOL</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - 'Şeriata, faşizme, karanlığa karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet' pankartı nedeniyle yaklaşık 3 aydır ev hapsinde olan 6 SOL Parti üyesi hakkında Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesi, ilk duruşmada ev hapsi adli kontrolünü kaldırdı.</p> <p>Yaklaşık 3 ay önce Küçükçekmece'deki bir duvara 'Şeriata, faşizme, karanlığa karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet' pankartı asan SOL Parti üyesi 6 kişi, gözaltına alındıktan sonra ev hapsi cezasına çarptırılmıştı. Haklarında 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan 6 kişi için ilk duruşma Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapıldı.</p> <p>Sanık avukatlarının SEGBİS kaydı açılması ve derhal beraat talebi reddedildi. Sanık Enis Çiçek, savunmasında, 'Laikliği savunmaktan dolayı burada olduğum için utanç duyuyorum. İddianamenin hiçbir yerinde konuşulacak, savunulacak bir şey yok. Yukarıdan gelen bir emirle yargılanıyorum. Eşim böbrek hastası, Bursa'ya tek başına hastaneye gidiyor. Laikliği, adaleti savunmayacaksak biz niye yurttaşız? 12 Eylül'de ben yargılanırken mahkeme, tanıkları dinledi. Bugün tanık bile yok. 16 yaşımdan beri ben sol düşünceliyim' dedi.</p> <p><strong>'Vicdan özgürlüğüdür laiklik'</strong></p> <p>Menevşe Alptekin, 'Laikliği savunan bir kadın olarak burada olduğum için çok üzgünüm. Laikliği savunmamdan daha doğal bir şey olamaz. Vicdan özgürlüğüdür laik. Laiklik, bir arada yaşamayı savunmaktır' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Anayasayı savunduğumuz için yargılanıyoruz'</strong></p> <p>Şükrü Çetin, 'Bu dava, pankart asma davasının ötesine geçerek bir siyasi davaya dönüşmüştür. 15 yaşından beri sosyalistim ve devrimciyim. Şu anda biz anayasayı savunduğumuz için yargılanıyoruz. Siz bizi değil, anayasayı yargılıyorsunuz. Şeriata da faşizme de karşıyız' beyanlarında bulundu.</p> <p><strong>'Suç işlemedik'</strong></p> <p>Aleyna Aksoy, 'Herhangi bir delil olmamasına rağmen 83 gündür ev hapsindeyim. Anayasadaki laiklik ilkesini savunduğumuz için bir suç işlemedik. Öğrenciyim. Eğitimim devam etmektedir. Adli kontrolümün kaldırılmasını beraatımı talep ediyorum' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Sınavlarıma hazırlanamadım'</strong></p> <p>Hüseyin Aktaş, 'Laikliği savunmak suç değildir. Laiklik, gençlerin, kadınların, emekçilerin, toplumdaki herkesin temel güvencesidir. İddianamedeki iddiaları kabul etmiyorum. Yaklaşık 3 aydır ev hapsindeyiz. Aynı zamanda hem işçiyim hem öğrenciyim. İşime gidemedim. Ev hapsi nedeniyle psikolojik sorundan dolayı da sınavlarıma hazırlanamadım. Okula gidemedim. Annem ev hanımı, babam emekli. İşlemediğim suçun üzerime atılması nedeniyle beraatımı talep ediyorum' diye savunma yaptı.</p> <p><strong>'Dedemin cenazesine gidemedim'</strong></p> <p>Çınar Aydın, 'Biz buraya 83 günlük bir ev hapsiyle geldik. Bizler alelacele ev hapsine alınırken bu süreçte SOL Parti İstanbul ve Keçiören il binalarına saldırılarda bulunuyor. Yargı denilen unsurun bizler için bu kadar hızlı işlediği ancak konu bizim haklarımızı savunmak olunca bu kadar ağır işlemesi zorbalık olarak adlandırılabileceğinin kanıtıdır. Ev hapsi gerekçesi olarak delil karartma gösteriliyor. Ortada herhangi bir delil yok. Karartılabilecek delil de yoktur. Ev hapsi nedeniyle dedemin cenazesine gidemedim' dedi.</p> <p><strong>27 Ekim'e ertelendi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mütalaasını açıklayan savcı, adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etti. Hakim, 6 kişi hakkında ev hapsi şeklindeki adli kontrolü kaldırarak duruşmayı 27 Ekim tarihine erteledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/pankart-asma-davasinda-sol-parti-uyesi-6-kisi-hakkindaki-ev-hapsi-adli-kontrolu-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:32:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/pankart-asma-davasinda-sol-parti-uyesi-6-kisi-hakkindaki-ev-hapsi-adli-kontrolu-kaldirildi.jpg" type="image/jpeg" length="83880"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
