<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 21:30:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur Sen Genel Başkanı Yalçın, SGK Başkanı Elitaş'ı ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/memur-sen-genel-baskani-yalcin-sgk-baskani-elitasi-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/memur-sen-genel-baskani-yalcin-sgk-baskani-elitasi-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, SGK Başkanı Yunus Elitaş'ı ziyaret ettiğini belirterek, 'Kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin gündeminde sosyal güvenlikle ilgili önemli hususları görüştük. Seyyanen ödeme başta olmak üzere bütün gelirlerin 5434 ve 5510 sayılı Kanunlara göre prim matrahlarına/emekli keseneklerine dahil edilmesi gerektiğini, seyyanen ödemenin memur emeklilerimizin emekli aylığına yansıtılmaması nedeniyle emeklilerin yaşadığı mağduriyeti konuştuk' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, SGK Başkanı Yunus Elitaş'ı ziyaret ettiğini belirterek, 'Kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin gündeminde sosyal güvenlikle ilgili önemli hususları görüştük. Seyyanen ödeme başta olmak üzere bütün gelirlerin 5434 ve 5510 sayılı Kanunlara göre prim matrahlarına/emekli keseneklerine dahil edilmesi gerektiğini, seyyanen ödemenin memur emeklilerimizin emekli aylığına yansıtılmaması nedeniyle emeklilerin yaşadığı mağduriyeti konuştuk' ifadesini kullandı.</p> <p>Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, SGK Başkanı Yunus Elitaş'ı ziyaret ettiğini belirterek, 'Yeni görevi vesilesiyle Sn.Elitaş'a hayırlı olsun dileklerimizi iletirken aynı zamanda Kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin gündeminde sosyal güvenlikle ilgili önemli hususları görüştük. Seyyanen ödeme başta olmak üzere bütün gelirlerin 5434 ve 5510 sayılı Kanunlara göre prim matrahlarına/emekli keseneklerine dahil edilmesi gerektiğini, seyyanen ödemenin memur emeklilerimizin emekli aylığına yansıtılmaması nedeniyle emeklilerin yaşadığı mağduriyeti konuştuk' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yalçın şöyle dedi:</p> <p>'SGK'nın mevcut yapısı incelendiğinde sosyal güvenlik sistemi; gelir-gider dengesi noktasında sorunlu alanlarından kurtulmuş, kurumsal kapasitesini artırmış ve kurumun gelirleri yükselmiştir. Kamu görevlilerimizin çalışırken alın terinden ve emeğinden verdiği primlerin karşılığını emeklilik döneminde insan onuruna yakışacak şekilde alması gerekmektedir.</p> <p>SGK personelimizin görev ve çalışma koşullarına ilişkin taleplerine, özlük ve mali hakların geliştirilmesine yönelik beklentileri ve kariyer sisteminin kamu için hayatiyetine değindik.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/memur-sen-genel-baskani-yalcin-sgk-baskani-elitasi-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 21:16:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/memur-sen-genel-baskani-yalcin-sgk-baskani-elitasi-ziyaret-etti.jfif" type="image/jpeg" length="47919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meslek Fabrikası nöbeti 5'inci gününde... İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: Vakıfların 3 bin 500 tane mülkü var önce o binalarda hizmet üretsin]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-nobeti-5inci-gununde-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-vakiflarin-3-bin-500-tane-mulku-var-once-o-binalarda-hizmet-uretsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-nobeti-5inci-gununde-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-vakiflarin-3-bin-500-tane-mulku-var-once-o-binalarda-hizmet-uretsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası önündeki nöbeti beşinci gününde de sürerken, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç alana gelerek destek verdi. Tugay, '3 bin 500 tane mülkü var, gayrimenkulü var vakıfların elinde. 3 bin 501'inciye ihtiyaçları yok. Ellerindeki 3 bin 500'ü önce düzgün kullanmayı öğrensinler. Önce o gasp ettikleri binaların pek çoğunda bugün bomboş atıl durumda olan o binalarda hizmet üretsinler. Yani gerçekten İzmir'e hizmet etmek isteyenler, önce bir şey yapsın, kullanıma açsın ya da kiraya verip de parayı almadıkları, para almayı başaramadıkları yerlerden bir kira almayı başarsınlar. Ondan sonra gelip de İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin mülklerine çökmeye çalışsınlar. Bunu kabul etmeyeceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası önündeki nöbeti beşinci gününde de sürerken, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç alana gelerek destek verdi. Tugay, '3 bin 500 tane mülkü var, gayrimenkulü var vakıfların elinde. 3 bin 501'inciye ihtiyaçları yok. Ellerindeki 3 bin 500'ü önce düzgün kullanmayı öğrensinler. Önce o gasp ettikleri binaların pek çoğunda bugün bomboş atıl durumda olan o binalarda hizmet üretsinler. Yani gerçekten İzmir'e hizmet etmek isteyenler, önce bir şey yapsın, kullanıma açsın ya da kiraya verip de parayı almadıkları, para almayı başaramadıkları yerlerden bir kira almayı başarsınlar. Ondan sonra gelip de İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin mülklerine çökmeye çalışsınlar. Bunu kabul etmeyeceğiz' dedi.</p> <p>İzmir'de Meslek Fabrikası önünde devam eden nöbetin beşinci gününde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, tesisin hâlâ polis barikatlarıyla kapalı olduğunu belirterek yaşanan duruma tepki gösterdi. Tugay, içeride belediyeye ait yüksek değerli malzemelerin yanı sıra çalışanların ve kursiyerlerin kişisel eşyalarının bulunduğunu ifade etti.</p> <p>Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile birlikte Buca Şirinyer'de vatandaşlarla bir araya geldiğini ve çok sayıda kişinin yaşanan durumdan rahatsızlık duyduğunu dile getirdiğini aktardı. Vatandaşların belediyeye destek verdiğini söyleyen Tugay, 'İnsanlar bu olayın ne kadar yanlış olduğunun farkında ve belediyenin yanında olduklarını ifade ediyorlar' dedi.</p> <p>Meslek Fabrikası'nda eğitim alan kursiyerlerin mağduriyet yaşadığını vurgulayan Tugay, bazı vatandaşların içeride kalan malzemelerini alamadıklarını söylediğini belirtti. Bir kamu kurumunun başka bir kamu kurumuna bu şekilde müdahale etmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren Tugay, bunun hem idari hem de hukuki açıdan yanlış bir uygulama olduğunu savundu.</p> <p>Mahkeme heyetiyle birlikte binada tespit çalışması yaptıklarını aktaran Tugay, geçmiş yıllarda belediye tarafından yapılan yatırımların kayıt altına alındığını ve olası zararların önüne geçilmek istendiğini söyledi. Tugay ayrıca, hem maddi hem de manevi haklarını korumaya devam edeceklerini ifade etti.</p> <p>Olayın insani boyutuna da dikkat çeken Tugay, çalışanların özel eşyaları ile kursiyerlerin eğitim materyallerinin içeride kaldığını belirterek, 'Bu durum İzmir'in tarihine bir utanç olayı olarak geçmiştir' dedi.</p> <p><strong>'2017'den beri 9 yıldır burası meslek fabrikası olarak kullanılıyor'</strong></p> <p>Tugay konuşmasına şu şekilde devam etti:</p> <p>'Ne yazık ki Türkiye'de ilk defa oldu ama ne yazık ki Türkiye'de hiç olmaması gereken bir şehirde, İzmir'de bu olay gerçekleşti. Türkiye'nin başka yerlerinde de vakıflar kamu mallarına el koyuyorlar ama bunların hiçbirisi bu kadar manevi değeri yüksek yerler değil. Biz buradan herhangi bir para kazanmıyorduk biliyorsunuz. Tamamen ücretsiz bir kamusal hizmet görülüyordu. Ama mesela Yerebatan Sarnıcı'nda, İstanbul'da yani çok ciddi bir gelir elde ediyordu belediye, ondan da ettiler. Tabii Galata Kulesi'nin, Gezi Parkı'nın falan buraları maalesef yani bizce haksız gerekçelerle el koydular buralara da. Ama burada bu binaları yapan vakıflar değil. Bu binaların bu hâle gelmesinde vakıfların hiçbir katkısı yok. Bütün yatırım İzmir Belediyesi tarafından yapılmış.</p> <p>Ara ara burası DGM mahkemesi falan diyorlar. O DGM mahkemesi olarak kullandığı zamanda da İzmir Büyükşehir'in malıydı burası ve mülkü verilmedi aslında. Sadece geçici olarak tahsis edilmiş ve tahsis eden kişi de on iki Eylül darbesinin getirip belediye başkanı yaptığı kişidir. Normal demokratik yolla seçilmiş bir belediye başkanı, halkın iradesini temsil eden bir belediye başkanı burayı DGM yapmadı. Buranın DGM olması İzmir adına bir utançtır. O asla belediyeye mal edilemez. Bu, o dönemin askeri cunta yönetiminin neslidir. Burası DGM mahkemesi deyip de insanların kafalarını karıştırmaya çalışmasınlar. Askeri cuntanın kararı ve geçici olarak kullanılmış bir şeydir. DGM olduğu dönemde de burada pek çok insanın hayatına acı yüklemiş bir bina hâline getirilmiştir. Ama DGM'nin çıkmasından sonra burasını bir de harap hâle getirdiler. Ondan sonra belediye çok ciddi paralar harcayarak burayı restore etti ve tertemiz bir iş için kullanmaya başladı. İnsanların iş sahibi olması, meslek öğrenmesi, onların eğitimi için kullanılan bir tesise dönüştü. 2017'den beri 9 yıldır burası meslek fabrikası olarak kullanılıyor.</p> <p><strong>'Halkın sesinin duyulmasını, duygusunun anlaşılmasını bekliyoruz'</strong></p> <p>Başka hiç kimse hiçbir amaçla kullanmadı. Biz hiçbir zaman bir başkasına vermeyi ya da başka bir amaçla kullanmayı düşünmedik. Yani sadece İzmir'de değil, Türkiye'de de bu anlamda en değerli hizmet veren yerlerden biriydi. Başladığımız noktada olduğumuzu söyledim. Hukuken yaptığımız girişimlerin bir sonuç vermesini umuyoruz ama açıkçası bugüne kadar yapılmış müdahalelere bakınca kısa vadede olumlu bir sonuç alamayacağız gibi görünüyor. Ama tepkimizi göstermeye devam edeceğiz. Bu esnada bizi ziyarete gelen pek çok kişiden birisi de Ahmet Ataç başkanımız, Tepebaşı'ndan geldi sağ olsun. Eskişehir ve İzmir kültürel açıdan, dünyaya bakış açısından, eğitim açısından pek çok açıdan kardeş şehirlerdir. Biz de Eskişehir'de ne zaman olsak kendimizi evimizde hissettik. Onlar da ne zaman gelse bir kardeşimizi, akrabamızı görmüş gibi yakın hissettik. Yürekten teşekkür ediyorum bugün burada olduğu için. Bu insanların, halkın sesinin duyulmasını, duygusunun anlaşılmasını bekliyoruz.</p> <p><strong>'Bunu kabul etmeyeceğiz'</strong></p> <p> O duyarsız, duvar gibi olan, yani devleti yönetmekten ne yazık ki adaletle yönetmekten aciz diyebileceğim insanlar bu yanlışı derhâl durdurmalılar. Ve tekrar burada en azından mahkeme sonuçlanana kadar, devam eden bir mahkeme var, mülkiyete dair açtığımız dava var, o dava sonuçlanana kadar burada hizmetin verilmesine engel olmamalılar. Bu ayıbı temizlemek zorundalar. Bu ayıbı devam ettirmeye çalıştıkları süre boyunca büyüyen bir tepkiyi görmeye devam edecekler. Bunu fark etmelerini diliyorum. 3 bin 500 tane mülkü var, gayrimenkulü var vakıfların elinde. 3 bin 501'inciye ihtiyaçları yok. Ellerindeki 3 bin 500'ü önce düzgün kullanmayı öğrensinler. Önce o gasp ettikleri binaların pek çoğunda bugün bomboş atıl durumda olan o binalarda hizmet üretsinler. Yani gerçekten İzmir'e hizmet etmek isteyenler, önce bir şey yapsın, kullanıma açsın ya da kiraya verip de parayı almadıkları, para almayı başaramadıkları yerlerden bir kira almayı başarsınlar. Ondan sonra gelip de İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin mülklerine çökmeye çalışsınlar. Bunu kabul etmeyeceğiz.</p> <p>Buna itirazımız bütün kuvvetiyle devam edecek. Burada gerçekten edebimizle, devlete olan saygımızla demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Bundan sonra bu çizgide devam edecek. Belediye hizmetlerimizde hiçbir aksama olmayacak. Bugün ben bütün gün belediyedeydim. Bütün gün Buca'da belediyemizin yaptığı çalışmaları beraberce değerlendirdik. Çok güzel işler yapıyor arkadaşlarımız. Hepimiz gerçekten bu şehre aşığız, çok seviyoruz. Ama burada hiç kimsenin İzmir'in hakkını yemesini kabullenmiyoruz, kabullenmeyeceğiz. Onun için bu şehrin evlatları olarak, bırakın belediye başkanlarını, bu şehrin evlatları olarak bu dik duruşumuz sonuna kadar devam edecek. Diliyorum ve hayal ediyorum, inanıyorum; halkımızın talebini daha da yüksek sesle dile getirmesiyle birlikte bu insanlar da akıllarını başlarına toplayacaklar ve bu yanlışı durduracaklar.'</p> <p><strong>'Bütün İzmir halkının yanındayız'</strong></p> <p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a destek vermek amacıyla İzmir'e geldiğini dile getiren Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 'Eskişehir'le İzmir ikiz kardeş gibidir. Sizin acınız bizim acımızdır. Sizin neşeniz bizim neşemizdir. Ama bu günler tabii ki geçecek. İnsanın ömründe sonsuz olan hiçbir şey yok. Her şey bir zamanı geldi mi bitiyor. Maalesef bu hükümetin ve genel başkanlarının tek derdi var. Ne bu bina, ne İzmir, ne Türkiye, ne halk; sadece Atatürk'le dertleri var. Bu aynı dert, biliyorsunuz, Türkiye'deki bütün statların değişmesine neden oldu. Yani milyarlarca lira para harcanmışsın Atatürk'e. Neyden? Atatürk ismini silebilmek için. En son Eskişehir'deki stadı da ona benzer bir işte halletmeye çalışıyorlar. Ama buradaki konu o kadar önemli ki, bildiğim kadarıyla 9 Eylül'de iki tane askerin şehit olduğu bir nokta burası. Ve hem tarihi değeri, hem Atatürk'ün mirası olması, hem de o gün dökülen kanlardan dolayı çok değerli bir yer. Ben bu davanızda başta başkanımız, Cemil Başkanımız olmak üzere bütün İzmir halkının yanındayız. Sonuna kadar hukuki mücadeleler sürecek. Günün birinde doğru kararlar çıkacağına inanıyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Bu bir hukuksuzluktur'</strong></p> <p>'Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmirlilere miras bıraktığı bu tarihi yapı, bir anda böyle vakıflara devredilmesi kabul edilemez' diyen Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, 'Bu bir hukuksuzluktur. Burada yüz binlerce vatandaşımız, gencimiz, kadınımız burada meslek sahibi oldular ve ailelerine ekonomik olarak katkı sağladılar, kendi geleceklerini şekillendirdiler. Bugün de Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte Buca'da üretici kadın pazarını gezerken birçok kadının burada meslek fabrikasından meslek sahibi olup orada ürettikleri ürünleri satmalarının sebebinin kaynağı, buradaki meslek fabrikasında almış oldukları eğitimden kaynaklı. Yüz binlerce insanın hayatına dokunan, böylesine kıymetli bir yapı, bir anda gelinip de burada vakıflara devredilmesi gerçekten İzmirliler için kabul edilebilir durum değil. Biz umarız bunun en yakın zamanda tekrardan İzmirlilere, İzmirli gençlere ve İzmirli kadınlara ve hayatlarını tekrardan burada bir meslek sahibi edilmeleri şeklinde geri dönmesi noktasında olmasını umuyoruz' şeklinde konuştu.</p> <p>Nöbete destek için gelen yurttaşlarla da bir araya gelen Tugay, vatandaşlarla tek tek konuştu. Ekonomik sıkıntılarını dile getiren Elveda Ok, Tugay'a pes etmemesi çağrısında bulunarak, 'Allah yolunuz açık etsin, başarılar versin hepinize de yavrularım. El ele verdik mi başaracağız' dedi.</p> <p>Tugay ise vatandaşların tepkilerine dikkat çekerek, 'Şimdi Buca'da o kadar çok insan bu konuyla ilgili bize ne kadar rahatsız olduğunu, üzüldüğünü söylüyor ki vazgeçmeyin, direnmeye devam edin diyorlar. Biz de yalnız değiliz diyorlar' ifadelerini kullandı.</p> <p>Tugay ayrıca, sokaktan gelen tepkilerin artmasıyla birlikte daha geniş bir çağrı yapabileceğini belirterek, 'Bir süre sonra sokakta insanları çağıracağım. Kimin itirazı varsa gelsin, burada hep beraber olsun. Buna sebep olan o AKP'li vekiller var ya, onları yuhlasınlar, kınasınlar diye herkese çağrıda bulunacağım. Bulundukları yerden protesto etsinler' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-nobeti-5inci-gununde-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-vakiflarin-3-bin-500-tane-mulku-var-once-o-binalarda-hizmet-uretsin</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 21:14:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/meslek-fabrikasi-nobeti-5inci-gununde-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-vakiflarin-3-bin-500-tane-mulku-var-once-o-binalarda-hizmet-uretsin.jpg" type="image/jpeg" length="47884"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi, 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan'ı ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-15-temmuz-gazisi-turgut-aslani-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-15-temmuz-gazisi-turgut-aslani-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 10 Nisan Polis Haftası nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan'ı ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 10 Nisan Polis Haftası nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan'ı ziyaret etti.</p> <p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 10 Nisan Polis Haftası ve Emniyet Teşkilatının kuruluşunun 181'inci yıl dönümü nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan'ı ziyaret ettiğini bildirdi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'15 Temmuz gecesi vatanı, bayrağı ve millet iradesini canı pahasına savunan Sayın Turgut Aslan'ın şahsında; milletimizin huzuru, devletimizin güvenliği ve demokrasimizin muhafazası uğruna fedakârca görev yapan kahraman polislerimize bir kez daha şükranlarımızı ifade ettik. Türk Polis Teşkilatımızın 181 yıllık onurlu birikimini, görev aşkını ve milletimize adanmışlığını saygıyla selamlıyor; emniyet mensuplarımızın her zaman yanında olmayı sürdürüyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-15-temmuz-gazisi-turgut-aslani-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 20:31:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/icisleri-bakani-ciftci-15-temmuz-gazisi-turgut-aslani-ziyaret-etti.jfif" type="image/jpeg" length="55325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı: 61 suçlunun Türkiye'ye iadesi sağlandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/icisleri-bakanligi-61-suclunun-turkiyeye-iadesi-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/icisleri-bakanligi-61-suclunun-turkiyeye-iadesi-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 45 olmak üzere toplam 61 suçlunun yurtdışından Türkiye'ye iadelerinin sağlandığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 45 olmak üzere toplam 61 suçlunun yurtdışından Türkiye'ye iadelerinin sağlandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 45 suçlu olmak üzere toplam 61 suçlunun Gürcistan, Almanya, Yunanistan, Polonya, Portekiz, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bulgaristan'dan Türkiye'ye iadelerinin sağlandığı belirtildi.</p> <p>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p> <p>'EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak işbirliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz. Daire Başkanlıklarımızı, Başkanlıklarımızı ve Kahraman Polislerimizi tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/icisleri-bakanligi-61-suclunun-turkiyeye-iadesi-saglandi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 20:24:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/icisleri-bakanligi-61-suclunun-turkiyeye-iadesi-saglandi.jpg" type="image/jpeg" length="67065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nacho Sanchez Amor'dan Tuba Ulu'ya destek: Bir ülkenin komedyenleri gözaltına alması derin bir şekilde ürkütücü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/nacho-sanchez-amordan-tuba-uluya-destek-bir-ulkenin-komedyenleri-gozaltina-almasi-derin-bir-sekilde-urkutucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/nacho-sanchez-amordan-tuba-uluya-destek-bir-ulkenin-komedyenleri-gozaltina-almasi-derin-bir-sekilde-urkutucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, bir gösterisinde yaptığı bir şaka nedeniyle gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan komedyen Tuba Ulu'ya destek vererek, 'Bir ülkenin zararsız şakalar yüzünden komedyenleri gözaltına alması derin bir şekilde ürkütücü' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, bir gösterisinde yaptığı bir şaka nedeniyle gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan komedyen Tuba Ulu'ya destek vererek, 'Bir ülkenin zararsız şakalar yüzünden komedyenleri gözaltına alması derin bir şekilde ürkütücü' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bir gösterisinde yaptığı bir şaka nedeniyle gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan komedyen Tuba Ulu'ya ilişkin olarak şunları kaydetti:</p> <p>'Bu bir anekdot gibi görünüyor, ama bir ülkenin zararsız şakalar yüzünden komedyenleri gözaltına alması derin bir şekilde ürkütücü. Türkiye'de gördüğümüz ifade özgürlüğü üzerindeki baskı neredeyse distopik. Bu, sadece herkesin aklından geçenleri söyleme isteğini dondurmakla ilgili. Kontrollü, susturulmuş ve artık da sıkıcı bir toplum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/nacho-sanchez-amordan-tuba-uluya-destek-bir-ulkenin-komedyenleri-gozaltina-almasi-derin-bir-sekilde-urkutucu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 20:20:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/nacho-sanchez-amordan-tuba-uluya-destek-bir-ulkenin-komedyenleri-gozaltina-almasi-derin-bir-sekilde-urkutucu.jpg" type="image/jpeg" length="66834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran Meclis Başkanı Kalibaf: Lübnan'da ateşkes sağlanmadan ve İran'a ait dondurulmuş varlıklar serbest bırakılmadan görüşmelere geçilmesi mümkün değil]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iran-meclis-baskani-kalibaf-lubnanda-ateskes-saglanmadan-ve-irana-ait-dondurulmus-varliklar-serbest-birakilmadan-gorusmelere-gecilmesi-mumkun-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iran-meclis-baskani-kalibaf-lubnanda-ateskes-saglanmadan-ve-irana-ait-dondurulmus-varliklar-serbest-birakilmadan-gorusmelere-gecilmesi-mumkun-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran İslam Cumhuriyeti Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD tarafından kabul edilen Lübnan'da ateşkesin sağlanması ve İran'a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması koşullarının henüz sağlanmadığını aktardı. Kalibaf, söz konusu koşulların sağlanmadan görüşmelere geçilmesinin mümkün olmadığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İran İslam Cumhuriyeti Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD tarafından kabul edilen Lübnan'da ateşkesin sağlanması ve İran'a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması koşullarının henüz sağlanmadığını aktardı. Kalibaf, söz konusu koşulların sağlanmadan görüşmelere geçilmesinin mümkün olmadığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan ve savaşta 8 Nisan'da sağlanan geçici ateşkesin ardından, İran'ın ateşkeş koşullarının henüz yerine getirilmediğini bildiren İran İslam Cumhuriyeti Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf söz konusu koşulların sağlanmadığı takdirde görüşmelere geçilmeyeceğini bildirdi. </p> <p>Kalibaf yaptığı açıklamada şunları kaydetti: </p> <p>'Taraflar arasında karşılıklı olarak üzerinde mutabakata varılan iki husus henüz uygulanmamıştır: Lübnan'da ateşkesin sağlanması ve İran'ın dondurulmuş (bloke edilmiş) varlıklarının, müzakerelere başlanmadan önce serbest bırakılması. Bu iki meselenin, müzakereler başlamadan önce yerine getirilmesi gerekmektedir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iran-meclis-baskani-kalibaf-lubnanda-ateskes-saglanmadan-ve-irana-ait-dondurulmus-varliklar-serbest-birakilmadan-gorusmelere-gecilmesi-mumkun-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 20:18:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/iran-meclis-baskani-kalibaf-lubnanda-ateskes-saglanmadan-ve-irana-ait-dondurulmus-varliklar-serbest-birakilmadan-gorusmelere-gecilmesi-mumkun-degil.jpeg" type="image/jpeg" length="86657"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Komünist Hareketi'nden 'NATO'ya hayır' kampanyası]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/turkiye-komunist-hareketinden-natoya-hayir-kampanyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/turkiye-komunist-hareketinden-natoya-hayir-kampanyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Komünist Hareketi'nden 'NATO'ya hayır' çağrısıyla yapılan imza kampanyasına davet açıklamasında, Türkiye'nin temmuz ayında NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaması talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Türkiye Komünist Hareketi'nden 'NATO'ya hayır' çağrısıyla yapılan imza kampanyasına davet açıklamasında, Türkiye'nin temmuz ayında NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaması talep edildi.</p> <p>Türkiye Komünist Hareketi'nden 'NATO'ya hayır' çağrısıyla yapılan imza kampanyasına ilişkin olarak yapılan açıklamada, '2026 yılında NATO zirvesine ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara'da yapılması planlanan NATO zirvesi Türkiye'nin emperyalizmin çıkarları doğrultusunda yeni görevler üstlenmesinden başka bir anlama gelmeyecektir. NATO, yeni savaş kararları almak ve yeni planlar yapmak için bu kez ülkemizde toplanacaktır' denildi.</p> <p>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Ortadoğu'da büyük bir saldırganlık dalgası başlatan ABD emperyalizmi ve patronluğunu yaptığı NATO ülkemizin güvenliği açısından büyük bir tehdittir. Adana'da kurulacağı ortaya çıkan yeni NATO Kolordusu, İstanbul Boğazı'nda NATO'nun dahil olacağı gündeme gelen yeni komutanlık, Malatya ve İncirlik'e yerleştirilen Patriot füzeleri de düşünüldüğünde Türkiye'nin kendisini Orta Asya'dan Karadeniz'e, Kafkaslar'dan Orta Doğu'ya kadar olası savaşların içerisinde bulması an meselesidir.</p> <p>Tüm bunlar hesaba katıldığında Türkiye'nin çıkarlarının NATO'dan çıkmaktan, ülkemizdeki emperyalist askeri varlıkların sonlandırılmasından ve emperyalizmle askeri, siyasi bağımlılık ilişkilerinin kaldırılmasından geçtiği açıktır. Türkiye'nin aydınlık geleceğinin NATO'suz, bağımsız bir yoldan geçtiğini biliyor ve Temmuz ayında NATO zirvesinin ülkemizde toplanmasına hayır diyoruz. NATO zirvesi için emperyalist ABD'nin başkanı Trump'ın ülkemize gelmesini istemiyoruz. Tüm emekçileri, yurtseverleri, ilericileri imza vermeye ve güçlü bir ses çıkarmaya davet ediyoruz. 2026 yılında NATO zirvesine ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyorum diyenleri NATO'ya hayır imza kampanyasına katılmaya çağırıyoruz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/turkiye-komunist-hareketinden-natoya-hayir-kampanyasi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 20:14:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/turkiye-komunist-hareketinden-natoya-hayir-kampanyasi.jpeg" type="image/jpeg" length="86357"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Türkoğlu'ndan doğum izni düzenlemesine tepki: İş yerlerinde ücretsiz kreşler açılmalı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dem-partili-turkoglundan-dogum-izni-duzenlemesine-tepki-is-yerlerinde-ucretsiz-kresler-acilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dem-partili-turkoglundan-dogum-izni-duzenlemesine-tepki-is-yerlerinde-ucretsiz-kresler-acilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemede babaların bakım sürecindeki rolünün 'yardım' olarak nitelendirilmesini cinsiyet eşitsizliğinin göstergesi olarak niteleyerek, 'Babalık izni sembolik değil zorunluluk olmalıdır. Aksi her durum kadınları kamusal alanın dışına itmektir. Kadın işsizliğinin ve yoksulluğunun derinleşmesidir. Tüm bu sorunların üstesinden gelmenin yolu, bakım emeğini kadınların omuzundan kaldırmak ve iş yerlerinde ücretsiz kreşler açmaktır. Bizlerin kadınlar adına talebi de budur' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemede babaların bakım sürecindeki rolünün 'yardım' olarak nitelendirilmesini cinsiyet eşitsizliğinin göstergesi olarak niteleyerek, 'Babalık izni sembolik değil zorunluluk olmalıdır. Aksi her durum kadınları kamusal alanın dışına itmektir. Kadın işsizliğinin ve yoksulluğunun derinleşmesidir. Tüm bu sorunların üstesinden gelmenin yolu, bakım emeğini kadınların omuzundan kaldırmak ve iş yerlerinde ücretsiz kreşler açmaktır. Bizlerin kadınlar adına talebi de budur' ifadesini kullandı.</p> <p>DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, partisinin Kadın Meclisi toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, 'ABD-İsrail-İran savaşı bir ayını geride bırakırken taraflar arasında iki haftalık ateşkes kararı alındığı duyuruldu. 40 günlük süreçte en büyük yıkımı yine kadınlar ve çocuklar yaşamıştır. Sadece İran'la sınırlı olmayan saldırılar Lübnan ve Yemen'de de aynı tabloyu gözler önüne sermektedir. Hak örgütlerinin sunduğu verilere göre İran'da 701 sivil insan yaşamını yitirmiştir. Bunlardan 261'i kadın, 254'ü çocuktur. Yine Lübnan'da 130 çocuk saldırılarda yaşamını yitirmiştir. İranlı kadınlar hem dış saldırıların hem iç baskıların hedefi olmaktadır. 40 gün süren savaşta ateşkes ilan edilse de İranlı kadınların yaşamları ve hayatları Molla Rejimi tarafından tehdit altındadır. Rejim bir yandan dış güçlerle savaşırken, içeride de kendi tahkimini sağlamak için muhalifleri, özellikle de muhalif kadınları sindirmek üzere her türlü suçu işlemeye devam etmektedir' dedi.</p> <p>Türkoğlu, şunları kaydetti:</p> <p>'Sayın Öcalan'ın 27 Şubat çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, bu taleplerin yerine getirilmesinin zeminini ortaya koymuştur. Kürt sorununda demokratik çözümün sağlanması ve haksızlıkların, hukuksuzlukların, adaletsizliklerin son bulması için tüm kesimlerin daha güçlü ve kararlı şekilde sorumluluk alması elzemdir. Sayın Öcalan'ın çağrısıyla birlikte halklarda, kadınlarda büyüyen barış umudunu kimsenin gölgelemesine izin vermeyiz.</p> <p>Bir yandan sürecin ilerleyebilmesi için somut adımların atılması gerektiği konuşulurken, diğer yandan gözaltı ve tutuklamalar yapılmasını, keyfi uygulamaların devam etmesini kabul etmiyoruz. Yakılan her ateşte, çekilen her halayda barış talebi dile getirilmiştir. Newroz'a giden kadınların ve gençlerin ulusal kıyafetleri, şallarının renkleri bu ülkenin renkliliğidir. O alanlarda sadece Kürt kadınlar yoktu; demokrasi, eşitlik ve özgürlük isteyen sosyalist kadınlar, feminist kadınlar, farklı inançlardan, kimliklerden ve siyasetlerden kadınlar, genç kadınlar vardı. Yani bu ülkenin renkleri vardı. Boynumuza taktığımız şallar değil, o renklere tahammülsüzlük bir güvenlik sorunudur. Bu uygulamalarla barışa gölge düşürmek isteyen zihniyet bir güvenlik sorunudur.</p> <p><strong>'Psikologlara açılan soruşturmalar geri çekilmeli'</strong></p> <p>Barışa gölge düşüren bir diğer yaklaşım Antalya'da yaşanmıştır. Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevinde çıplak aramayı raporlaştıran psikologlar hakkında soruşturma açılmıştır. Bu uygulamaları asla kabul etmiyoruz. Bir hak ihlalini tespit etmek suç değildir. Asıl suç, bu ihlali tespit edenleri hedef almaktır; şiddetin, işkencenin üzerini örtmektir. Barışa gölge düşüren bu yaklaşımlar derhal sonlandırılmalıdır. Psikologlara açılan soruşturmaların geri çekilmesi, gerçek suçluların açığa çıkarılması ve yargılanması zorunluluktur. Bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağımızı belirtiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İş yerlerinde ücretsiz kreşler açılmalı'</strong></p> <p>16 haftadan 24 haftaya çıkarılan doğum izinleri düzenlemesi, ilk bakışta olumlu görülse de, düzenlemede babaların bakım sürecindeki rolünün yardım olarak tanınması cinsiyet eşitsizliğinin göstergesidir. Babalık izni sembolik değil zorunluluk olmalıdır. Aksi her durum kadınları kamusal alanın dışına itmektir. Kadın işsizliğinin ve yoksulluğunun derinleşmesidir. Tüm bu sorunların üstesinden gelmenin yolu, bakım emeğini kadınların omuzundan kaldırmak ve iş yerlerinde ücretsiz kreşler açmaktır. Bizlerin kadınlar adına talebi de budur.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dem-partili-turkoglundan-dogum-izni-duzenlemesine-tepki-is-yerlerinde-ucretsiz-kresler-acilmali</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 20:09:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/dem-partili-turkoglundan-dogum-izni-duzenlemesine-tepki-is-yerlerinde-ucretsiz-kresler-acilmali.jpg" type="image/jpeg" length="61871"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erhan Adem: Tarım Kredi Kooperatifleri, bir avuç yöneticinin değil milyonlarca çiftçinin kurumudur]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/erhan-adem-tarim-kredi-kooperatifleri-bir-avuc-yoneticinin-degil-milyonlarca-ciftcinin-kurumudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/erhan-adem-tarim-kredi-kooperatifleri-bir-avuc-yoneticinin-degil-milyonlarca-ciftcinin-kurumudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Parti Meclisi üyesi Erhan Adem, Tarım Kredi Kooperatifleri'ne yapılan atama iddialarına, 'Özellikle son iki dönemde, Tarım Kredi Kooperatifleri ve bağlı iştiraklerine yapılan atamalarda liyakat yerine siyasi sadakatin esas alındığı; eski milletvekilleri ve bürokratların yönetim kademelerine getirildiği yönündeki iddialar son derece kaygı vericidir. Bu durum yalnızca kurumsal kapasiteyi zayıflatmakla kalmamış, aynı zamanda çiftçimizin kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını da engellemiştir.' sözleriyle tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Parti Meclisi üyesi Erhan Adem, Tarım Kredi Kooperatifleri'ne yapılan atama iddialarına, 'Özellikle son iki dönemde, Tarım Kredi Kooperatifleri ve bağlı iştiraklerine yapılan atamalarda liyakat yerine siyasi sadakatin esas alındığı; eski milletvekilleri ve bürokratların yönetim kademelerine getirildiği yönündeki iddialar son derece kaygı vericidir. Bu durum yalnızca kurumsal kapasiteyi zayıflatmakla kalmamış, aynı zamanda çiftçimizin kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını da engellemiştir.' sözleriyle tepki gösterdi.</p> <p>Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Hüseyin Aydın'ın aylık geliriyle ilgili iddialara bir tepki de CHP Parti Meclisi üyesi Erhan Adem'den geldi. Adem yaptığı yazılı açıklamada, Tarım Kredi Kooperatifleri'nin amacının çiftçiyi ve üretimini desteklemek, maliyetleri düşürmek ve gıda arz güvenliğini sağlamak olduğunu belirterek şunları kaydetti:</p> <p>'Son yıllarda bu yapının asli amacından uzaklaştırıldığı, siyasi müdahalelerle işlevsiz hale getirildiği ve çiftçimizin alın terinin farklı amaçlarla kullanıldığına dair çok ciddi bulgular ve iddialar bulunmaktadır. Özellikle son iki dönemde, Tarım Kredi Kooperatifleri ve bağlı iştiraklerine yapılan atamalarda liyakat yerine siyasi sadakatin esas alındığı; eski milletvekilleri ve bürokratların yönetim kademelerine getirildiği yönündeki iddialar son derece kaygı vericidir. Bu durum yalnızca kurumsal kapasiteyi zayıflatmakla kalmamış, aynı zamanda çiftçimizin kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını da engellemiştir. Kamuoyuna yansıyan bilgiler, üst düzey yöneticilerin birden fazla yerden maaş, huzur hakkı ve çeşitli adlar altında yüksek ödemeler aldığı yönündedir. Çiftçimizin zor koşullarda üretim yapmaya çalıştığı, girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığı bir dönemde, yöneticilere sağlanan bu ayrıcalıkların vicdani ve ahlaki olarak kabul edilebilir olmadığı açıktır. Tarım Kredi Kooperatifleri'nin asli görevi; çiftçiye uygun maliyetli girdi sağlamak, üretimi planlamak, piyasa dengesini gözetmek ve tüketicinin uygun fiyatla sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamaktır. Ancak bugün gelinen noktada çiftçilerimizin krediye ve tarımsal girdilere erişimde ciddi zorluklar yaşadığı görülmektedir.</p> <p><strong>'Ortaya atılan iddialar kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını işaret etmektedir'</strong></p> <p>Bunun yanında, bağlı şirketlerde ortaya çıkan zararlar, yönetim zafiyetleri ve denetim eksiklikleri de kamuoyunda derin bir endişe yaratmaktadır. Stratejik öneme sahip iştiraklerin zarar ettiği, özkaynakların eridiği ve bazı yatırımların ekonomik rasyonalite yerine farklı saiklerle gerçekleştirildiği yönündeki iddialar mutlaka şeffaf biçimde araştırılmalıdır. Özellikle bazı şirketlerde stok yönetimi, satın alma süreçleri ve fason üretim ilişkileriyle ilgili ortaya atılan iddialar; kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığına ve ciddi denetim zaafları bulunduğuna işaret etmektedir. Bu tür iddialar, yalnızca kurumsal değil aynı zamanda hukuki sorumluluk doğurabilecek niteliktedir. Diğer yandan, Tarım Kredi'ye bağlı şirketler aracılığıyla yapılan ticari işlemlerde, piyasa koşullarına aykırı fiyatlandırmalar ve kamu zararına yol açabilecek uygulamalar olduğu yönündeki iddialar da son derece ciddidir. Bu iddialar doğruysa, bu durum çiftçimizin sermayesinin bilinçli şekilde zarara uğratılması anlamına gelir. Buradan açıkça ifade etmek isterim ki; çiftçimizin alın teri üzerinden hiç kimse kişisel menfaat sağlayamaz. Kamu gücü ve kamuya ait kaynaklar, belirli kişi ya da grupların değil, milletin tamamının yararına kullanılmak zorundadır.</p> <p><strong>'Kamu zararına yol açan hiçbir işlem cezasız kalmamalıdır'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; Tarım Kredi Kooperatifleri ve tüm iştiraklerinin bağımsız denetime açılmasını, Tüm mali tabloların şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını, Yönetim kadrolarında liyakat esasının yeniden tesis edilmesini, Çiftçimizin sermayesinin amacı dışında kullanılmasının önüne geçilmesini, İddialarla ilgili gerekli idari ve adli soruşturmaların ivedilikle başlatılmasını talep ediyoruz. Ayrıca, bu süreçte sorumluluğu bulunan herkesin, görev ve unvanı ne olursa olsun hesap vermesi gerektiğini vurguluyoruz. Hukukun üstünlüğü ilkesi gereği, kamu zararına yol açan hiçbir işlem cezasız kalmamalıdır. Unutulmamalıdır ki Tarım Kredi Kooperatifleri, bir avuç yöneticinin değil, milyonlarca çiftçinin kurumudur. Bu kurumun asli sahibinin çiftçiler olduğu gerçeği hiçbir zaman göz ardı edilemez. Çiftçimizin emeğini, alın terini ve geleceğini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler bu sorumluluğun bilinciyle sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.' </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/erhan-adem-tarim-kredi-kooperatifleri-bir-avuc-yoneticinin-degil-milyonlarca-ciftcinin-kurumudur</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:56:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/erhan-adem-tarim-kredi-kooperatifleri-bir-avuc-yoneticinin-degil-milyonlarca-ciftcinin-kurumudur.jpeg" type="image/jpeg" length="35266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aydın'da Efeler Belediyesi mülkiyetindeki tarihi binanın tapusu vakfa devredildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aydinda-efeler-belediyesi-mulkiyetindeki-tarihi-binanin-tapusu-vakfa-devredildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aydinda-efeler-belediyesi-mulkiyetindeki-tarihi-binanin-tapusu-vakfa-devredildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Efeler ilçesinde Nevzat Biçer Parkı içerisinde yer alan ve mülkiyeti ilçe belediyesine ait tarihi binanın tapusu Ayşe Hanım Binti Mehmed Paşa Bin Derviş Vakfı'na devredildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN) -</strong> Aydın'ın Efeler ilçesinde Nevzat Biçer Parkı içerisinde yer alan ve mülkiyeti ilçe belediyesine ait tarihi binanın tapusu Ayşe Hanım Binti Mehmed Paşa Bin Derviş Vakfı'na devredildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Edinilen bilgiye göre, Aydın Belediyesi döneminde Tariş arazisi üzerinde restore edilerek kültür alanına dönüştürülen ve uzun yıllardır nikah, panel, konferans gibi etkinliklere ev sahipliği yapan yapı, Efeler ilçesinde konferans salonu olarak kullanılıyordu.</p> <p>2018 yılında mülkiyeti Aydın Büyükşehir Belediyesi'nden Efeler Belediyesi'ne devredilen taşınmazın tapusunun Ayşe Hanım Binti Mehmed Paşa Bin Derviş Vakfı'na devredildiği öğrenildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aydinda-efeler-belediyesi-mulkiyetindeki-tarihi-binanin-tapusu-vakfa-devredildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:51:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/aydinda-efeler-belediyesi-mulkiyetindeki-tarihi-binanin-tapusu-vakfa-devredildi.png" type="image/jpeg" length="43589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yavuz Ağıralioğlu: Tayyip Bey 2002'de 'faiz, enflasyon, işsizlik, satın alma gücü' demiş, şimdi aynı şeyleri ben söylüyorum]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yavuz-agiralioglu-tayyip-bey-2002de-faiz-enflasyon-issizlik-satin-alma-gucu-demis-simdi-ayni-seyleri-ben-soyluyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yavuz-agiralioglu-tayyip-bey-2002de-faiz-enflasyon-issizlik-satin-alma-gucu-demis-simdi-ayni-seyleri-ben-soyluyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu Antalya'da yaptığı açıklamada, 'Tayyip Bey 2002'de 'faiz, enflasyon, işsizlik, satın alma gücü' demiş, şimdi aynı şeyleri ben söylüyorum. 2026'dayız, simit diyorum. 24 yıldır aynı şeyi konuşuyor olmamamız lazım. Ben adalet, kalkınma diyorum. O, partisinin adını Adalet ve Kalkınma koymuş; ben de adalet ve kalkınma için parti kurdum. İsmi farklı olan, sorumluluğu aynı olan bir parti kurmuş olduk. 'Bu kadar parti varken siz niye kuruldunuz?' diyorlar. Bu kadar çok parti olmasından gocunmayalım, memnun olalım. Asıl korku, teslimiyete konu olacak şekilde hiç parti kurulmamasıdır. Milletin evlatları 'daha iyisini yaparız' diye toplanıyorsa, bu millet için kıymetli bir alternatif, kıymetli bir faaliyettir.' şeklinde konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu Antalya'da yaptığı açıklamada, 'Tayyip Bey 2002'de 'faiz, enflasyon, işsizlik, satın alma gücü' demiş, şimdi aynı şeyleri ben söylüyorum. 2026'dayız, simit diyorum. 24 yıldır aynı şeyi konuşuyor olmamamız lazım. Ben adalet, kalkınma diyorum. O, partisinin adını Adalet ve Kalkınma koymuş; ben de adalet ve kalkınma için parti kurdum. İsmi farklı olan, sorumluluğu aynı olan bir parti kurmuş olduk. 'Bu kadar parti varken siz niye kuruldunuz?' diyorlar. Bu kadar çok parti olmasından gocunmayalım, memnun olalım. Asıl korku, teslimiyete konu olacak şekilde hiç parti kurulmamasıdır. Milletin evlatları 'daha iyisini yaparız' diye toplanıyorsa, bu millet için kıymetli bir alternatif, kıymetli bir faaliyettir.' şeklinde konuştu.</p> <p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Antalya Gazeteciler Cemiyeti ziyaretinde gazetecilerle bir araya geldi. Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş ve cemiyet yönetiminin ev sahipliğindeki programa, Anahtar Parti Antalya İl Başkanı Mustafa Güneş ile il teşkilatı da katıldı. </p> <p>Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, şunları kaydetti:</p> <p><strong>'Tayyip Bey 2002'de 'faiz, enflasyon, işsizlik, satın alma gücü' demiş, şimdi aynı şeyleri ben söylüyorum'</strong></p> <p>'Yeni bir parti, bildiğiniz hikâyesiyle teşkilatlanacak. Programını yapacak, programını yürütüp millete sunacak. 'Daha iyisi mümkündür' diyerek yola çıkan bir partiyiz. Bu kısmı rutin. Ne ilk kurulan ne de son kurulan partiyiz. Devamlı aynı şeyi yapmaktan mahcubuz. Çok uzun zamandır maruz kaldığımız sorunların, partiler değişse bile hayatımızın içinde olmasından mahcubiyet duyuyoruz. Özal da Demirel de Erdoğan da enflasyondan dolayı parti kurmuş. E hâlâ enflasyon hayatımızın ortasında. Bu kadar senedir enflasyon, faiz, işsizlik, planlama sorunları var. Bu sorunların sürekli siyasetin planlamasında, ağzımızda olması mahcubiyettir bizim için. Devamlı aynı şeyleri konuşmak Türk milleti için ayıptır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türk; üreten, bilen, çalışabilendir. Türk'ün mütemmimi diye bir şey saymaya başlarsanız, ilk sıralarda bunların olması gerekir. Ancak siyasetin işini doğru yapamamasından dolayı aynı sorunları konuşuyoruz. Tayyip Bey 2002'de 'faiz, enflasyon, işsizlik, satın alma gücü' demiş. Şimdi aynı şeyleri ben söylüyorum. 2026'dayız, simit diyorum. 24 yıldır aynı şeyi konuşuyor olmamamız lazım. Ben adalet, kalkınma diyorum. O, partisinin adını Adalet ve Kalkınma koymuş; ben de adalet ve kalkınma için parti kurdum. İsmi farklı olan, sorumluluğu aynı olan bir parti kurmuş olduk.</p> <p>'Bu kadar parti varken siz niye kuruldunuz?' diyorlar. Bu kadar çok parti olmasından gocunmayalım, memnun olalım. Asıl korku, teslimiyete konu olacak şekilde hiç parti kurulmamasıdır. Milletin evlatları 'daha iyisini yaparız' diye toplanıyorsa, bu millet için kıymetli bir alternatif, kıymetli bir faaliyettir.</p> <p>Siyasi alışkanlıklar basındaki görünürlüğü etkiliyor. 50+1 sistemi kutuplaşmayı mecbur ediyor. Kimin tarafındaysanız, onun imkânlarıyla hemhâl oluyorsunuz. Siyaset kurumunun bize yaptığı en kötü şey bu. Adalet bozuk değil, siyaset bozuyor.</p> <p>Basında da öyle; basın bozuk değil, siyasetin basına 'siz vazifenizi iyi yapın, biz sizin şartlarınızı iyileştirelim' demeyip, 'siz bizden olun, biz Basın İlan Kurumu'nu da ayarlarız' demesiyle bozuluyor. Aslında her şeyi siyaset bozuyor.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yavuz-agiralioglu-tayyip-bey-2002de-faiz-enflasyon-issizlik-satin-alma-gucu-demis-simdi-ayni-seyleri-ben-soyluyorum</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:50:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yavuz-agiralioglu-tayyip-bey-2002de-faiz-enflasyon-issizlik-satin-alma-gucu-demis-simdi-ayni-seyleri-ben-soyluyorum.jpg" type="image/jpeg" length="99429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve diğer 3 isme yurt dışı çıkış yasağı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bornova-belediye-baskani-omer-eski-ve-diger-3-isme-yurt-disi-cikis-yasagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bornova-belediye-baskani-omer-eski-ve-diger-3-isme-yurt-disi-cikis-yasagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve beraberindeki üç kişinin serbest bırakılmasına itirazı değerlendiren İzmir 7'nci Sulh Ceza Hakimliği tutuklama talebini reddederken, yurt dışı çıkış yasağı getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong>  İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve beraberindeki üç kişinin serbest bırakılmasına itirazı değerlendiren İzmir 7'nci Sulh Ceza Hakimliği tutuklama talebini reddederken, yurt dışı çıkış yasağı getirdi.</p> <p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile birlikte üç kişinin serbest bırakılmasına itiraz ederek, haklarında tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenmesini talep etti.</p> <p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında dün gözaltına alınan ve aralarında Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin de bulunduğu 4 şüpheli, savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p> <p>Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, Ömer Eşki ile Bornova Belediyesi Personel A.Ş İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdür Vekili İ.A'yı herhangi bir adli kontrol uygulamadan serbest bırakırken, Bornova Belediyesi'nde çağrı merkezi müşteri temsilcisi olarak görev yaptığı belirtilen A.A.'nın ise yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakılmasına karar verdi.</p> <p>Başsavcılık, bugün karara itiraz ederek, 'delilleri karartma ve soruşturmayı etkileme ihtimali bulunduğu, uygulanan adli kontrol tedbirinin yetersiz kaldığı' değerlendirmesinde bulundu. Bu kapsamda serbest bırakılma kararlarının kaldırılması ve tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenmesini talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İtirazı değerlendiren İzmir 7'nci Sulh Ceza Hakimliği, tutuklamaya yönelik talebi reddetti ve yurt dışı çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bornova-belediye-baskani-omer-eski-ve-diger-3-isme-yurt-disi-cikis-yasagi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:39:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bornova-belediye-baskani-omer-eski-ve-diger-3-isme-yurt-disi-cikis-yasagi.jpg" type="image/jpeg" length="95463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan DEM Parti'ye: Devlete rol biçme ödev yükleme üslubundan çıkıp biz ne yapmalıyız sorusunu kendilerine biraz sormalarında büyük fayda var]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-dem-partiye-devlete-rol-bicme-odev-yukleme-uslubundan-cikip-biz-ne-yapmaliyiz-sorusunu-kendilerine-biraz-sormalarinda-buyuk-fayda-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-dem-partiye-devlete-rol-bicme-odev-yukleme-uslubundan-cikip-biz-ne-yapmaliyiz-sorusunu-kendilerine-biraz-sormalarinda-buyuk-fayda-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır'da katıldığı programda 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin DEM Parti'ye seslendi ve 'Demokratik standartlarının gelişmesini hepimiz arzu ediyoruz. Bunu da hiç tereddüt yok. Ama demokratik standartları silahı bırakmanın ön koşulu gibi ortaya koymanın da hiçbir sağlıklı tarafının olmadığını ifade etmek isterim. Hele hele demokrasi, siyaset yapma iddiasında olan partilerin DEM Parti dahil olmak üzere bu konuda çok net bir tavır sergilemeleri gerektiğine inanıyorum. Yani şunu da çok açık ifade edeyim; sürekli bir şekilde kamu kurumlarına, devlete rol biçme ödev yükleme üslubundan çıkıp biz ne yapmalıyız sorusunu kendilerine biraz sormalarında büyük fayda olduğunu da samimiyetle ifade etmek istiyorum. Demokrasi gelişecekse hepimizin katkısıyla gelişecek' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Ahmet ÜN - Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(DİYARBAKIR) -</strong> Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır'da katıldığı programda 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin DEM Parti'ye seslendi ve 'Demokratik standartlarının gelişmesini hepimiz arzu ediyoruz. Bunu da hiç tereddüt yok. Ama demokratik standartları silahı bırakmanın ön koşulu gibi ortaya koymanın da hiçbir sağlıklı tarafının olmadığını ifade etmek isterim. Hele hele demokrasi, siyaset yapma iddiasında olan partilerin DEM Parti dahil olmak üzere bu konuda çok net bir tavır sergilemeleri gerektiğine inanıyorum. Yani şunu da çok açık ifade edeyim; sürekli bir şekilde kamu kurumlarına, devlete rol biçme ödev yükleme üslubundan çıkıp biz ne yapmalıyız sorusunu kendilerine biraz sormalarında büyük fayda olduğunu da samimiyetle ifade etmek istiyorum. Demokrasi gelişecekse hepimizin katkısıyla gelişecek' dedi.</p> <p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Diyarbakır'da iş dünyasıyla bir araya geldi. Bir otelde düzenlene Diyarbakır İş Dünyası Buluşmasında konuşan Yılmaz, gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.</p> <p>Dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini dile getiren Yılmaz, 'Dünyayı anlamadan Türkiye'yi ve içinde bulunduğumuz bölgeyi tartışmak eksik kalacaktır. Eski kurumların, kuralların zayıfladığı, aşındığı, yer yer ortadan kalktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu, ekonomide böyle olduğu gibi siyasette de böyle. Ekonomik tarafına baktığınız zaman tarife savaşlarının tartışıldığı, korumacılık eğilimlerinin yükseldiği, ticaretteki, ekonomideki eski koşulların dönüştüğü bir dönemdeyiz. Siyasi olarak baktığımızda da yine aynı tabloyla karşı karşıyayız. Güç siyasetinin ön plana çıktığı, hukukun, insan haklarının, demokratik kavramların zayıfladığı, adalet ve merhamet gibi kavramların neredeyse hiç akla gelmediği bir dönemden geçiyoruz. 'Ben güçlüysem her şeyi yapabilirim, her istediğimi yapabilirim' gibi bir anlayışın hakim hale geldiğini görüyoruz maalesef. Bu tür dönemler çok riskli dönemlerdir ama aynı zamanda böyle dönemlerde sağlam duruş sergileyenler orta ve uzun vadede mutlaka kazançlı çıkacaklardır. Ben şuna yürekten inanıyorum, bu yaşanan süreç bir gün sona erecek. İnsanlık diye bir kavram var. Bir dip dalga mutlaka gelecektir. Yeni bir küresel, bölgesel düzen mutlaka oluşacaktır. Bu süreç içinde bizim ülke, toplum ve millet olarak sağlam, sağlıklı bir duruş gerçekleştirmemiz son derece kıymetlidir' diye konuştu.</p> <p><strong>'Son dönemlerde ticaretteki büyüme ekonomik büyümenin de altına düşmeye başladı'</strong></p> <p>Küresel ekonomide yaşanan sorunlara da değinen Yılmaz, Orta Doğu'daki savaşı nedeniyle ekonomik büyümede sorunlar yaşanacağını dile getirerek, şunları kaydetti:</p> <p>'Bir taraftan gerçeklerin farkında olacağız, ayaklarımız yere basacak, gözümüzü gerçeklere kapatmayacağız. Ama bir taraftan da orta ve uzun vadede gitmek istediğimiz yeri de hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz. Bu ikisini aynı anda yapmamız gereken bir dönemdeyiz. Bu dönemin ekonomik yansımasına bakacak olursanız, dünyada büyümenin ve ticaretin tarihi ortalamaların altında seyrettiği bir dönemdeyiz. O eski yüksek büyümeler, büyümeyi aşan liberal, küresel düzen ortada yok. Geçen yıl işte yüzde 3 civarında büyüdü dünya ekonomisi. Bu yıl da aşağı yukarı aynı oranda büyümesi bekleniyordu. Muhtemelen bu yaşadığımız savaş, bunun etkileriyle daha aşağıda bile gelme ihtimali var. Ticaret eskiden büyümenin hep önünde giderdi. Büyüme 3 ise ticaret 4-5 olurdu, büyüme hızı olarak söylüyorum. Son dönemlerde ticaretteki büyüme ekonomik büyümenin de altına düşmeye başladı. Çünkü ülkeler kapanıyorlar, korumacılık ön plana çıkıyor, tarife savaşları yaşanıyor. Bu, liberal ekonomik düzenin dönüştüğünü gösteren en önemli göstergelerden biri de bu. Ticaretin büyümenin altında kalması. Ticaretteki büyümenin. Böyle bir ortamdayız. Bir taraftan salgınlar yaşadı dünyamız, pandemi diye bir hadise yaşadık. Son yıllara yine damgasını vuran bir hadise oldu. Savaşlar yaşıyoruz. Bölgesel, jeopolitik gerilimler yaşıyoruz. Bunların her biri ekonomik yapıyı da dönüştürücü etki yapıyor. Bu hadiseler yaşanırken siyasette, ekonomide yeni bir tabiri caizse güç dağılımı ve mücadelesi yaşanırken dünya ölçeğinde, Çin ve Uzakdoğu'nun yükselişinin tetiklediği bir güç mücadelesi yaşanırken bir taraftan da teknoloji dönüşüyor. Teknolojide de çok ciddi dönüşümlerin olduğu bir dönemdeyiz. Dijitalleşme dediğimiz hadise, yapay zeka, yeni üretim biçimleri ortaya çıkarıyor. Bazı mesleklerin artık tamamen ortadan kalkacağı söyleniyor. Kalkmasa bile mesleklerin icra ediliş biçiminin değişeceği ifade ediliyor. Dolayısıyla bir taraftan da büyük bir teknolojik dönüşüm yaşıyoruz.'</p> <p><strong>'Makro finansal istikrar dediğimiz istikrarı sağlamaya, enflasyonu daha aşağı seviyelere çekmeye gayret ediyoruz'</strong></p> <p>'Sadece ekonomiyi değil, sosyal hayatı, eğitimi, tarımı, hangi alan aklınıza gelirse gelsin, her tarafı değiştiren dijital ve yeşil dönüşüm dediğimiz bir süreç var' diyen Yılmaz, ' İklim tartışmalarıyla da birlikte karbon salınımı azalmış, enerjiyi çok daha verimli kullanan, dijital imkanları değerlendiren, yapay zekayla bütün işlemleri farklı bir hızla, farklı bir nitelikle gerçekleştiren yeni bir dünyadan bahsediyoruz. Bu ikisi yan yana gidiyor. Bir taraftan çekişmeler, savaşlar bir taraftan teknolojik dönüşümler. İşte bunun için de kendimize bir yol çizmek durumundayız. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu süreçleri iyi yönettiğimize inanıyoruz. Pandemiyle 2025 dönemi alacak olursak yani 2020-2025 dönemi, 6 yıl. Bu altı yılda dünya ekonomisi sadece 100'ken 118'e gelebilmiş. Yani birikimli büyüme, kümülatif büyümesi pandeminin olduğu yıl 100 kabul edin öncesini. Geçen yıl sonu itibariyle dünyanın ekonomisinin geldiği yer 118. Türkiye ekonomisi aynı dönemde 100'ken 135 olmuş. Yani reel tarafta dünyanın neredeyse iki katı kadar bir büyüme gerçekleştirmişiz. Bunu yaparken finansal dengelerimizde bazı sorunlar, sıkıntılar ortaya çıkmış. Dolayısıyla şimdi de bu finansal dengelere yoğunlaşmış durumdayız. Makro finansal istikrar dediğimiz istikrarı sağlamaya, enflasyonu daha aşağı seviyelere çekmeye gayret ediyoruz. Bunu yaparken bir taraftan da bu büyümüş, kapasitesi artmış ekonomimizi olabildiğince korumaya ve geliştirmeye de gayret ediyoruz. Bu çerçevede dengeli büyüme dediğimiz bir kavram var. Yani sadece tüketim üzerinden büyümeyen, yatırımla, üretimle, ihracatla büyüyebilen, sadece iç taleple büyümeyen, dış taleple de büyüyen bir anlayış içinde gidiyoruz. Çünkü, böyle bir büyümeyle enflasyonu daha aşağıya çekeceğimize inanıyoruz. Bunlar kolay sorunlar değil gerçekten. Enflasyonu düşürürken büyümeyi belli bir seviyede tutabilmek belli bir çaba gerektiriyor. Kolay bir iş değil ama biz son 3 yıldır bunu başarıyoruz. Belli düzeyde ve dünya ortalamasının üstünde bir büyümeyi devam ettirirken, yatırımlarımızı, ihracatımızı arttırırken, işsizliğimizi tek haneli seviyelerde tutarken bir taraftan da enflasyon oranını düşürüyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Savaş ne kadar uzarsa maliyeti de o kadar artacak ve derinleşecek'</strong></p> <p>Yaşanan savaş insani maliyetler üretmenin yanı sıra çevresel maliyetler üretmenin bölge ve dünya ekonomisini de etkilemeye başlandığına dikkat çeken Yılmaz, şöyle devam etti:</p> <p>'Dünya piyasalarında petrol fiyatlarını hep birlikte takip ediyoruz. Yapılan günlük açıklamalara göre piyasaların hareket ettiği maalesef günler yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu savaşta savaş çıkmasın diye öncelikle çok büyük gayret ettik. Sayın Cumhurbaşkanımız liderler düzeyinde, Dışişleri Bakanımız, bütün kurumlarımız savaş başlamasın diye çok büyük gayretler ortaya koydu, çaba sarf edildi. Ama maalesef İsrail'in kışkırtmasıyla ABD, İsrail, İran saldırılarıyla birlikte savaş başladı ve bugünlere gelindi. İran'la bu arada komşu ülkelere saldırılar yaptı ve iyice karmaşıklaşan bir tam boyuyla karşı karşıya kaldık. Şimdi de tüm gücümüzle bu savaş bir an önce sona ersin diye gayret ediyoruz. Bütün diplomatik imkanlarımızı bu çerçevede kullanıyoruz. Savaş ne kadar uzarsa maliyeti de o kadar artacak ve derinleşecek.'</p> <p><strong>'Bölgedeki insanları kışkırtmaya birbirine düşürmeye çalışan güçler olduğunu da görüyoruz'</strong></p> <p>Bu savaşta bölgedeki etnik ve mezhebi kimlikler üzerinden savaşı kışkırtmaya çalışan güçler olduğuna vurgu yapan Yılmaz, 'Gerek İran'da gerek diğer birtakım çevrelerde özellikle İsrail'e karşı olmak üzere etnik kimlik üzerinden mezhepler üzerinden bölgedeki insanları kışkırtmaya birbirine düşürmeye çalışan güçler olduğunu da görüyoruz. Bizim bu noktada da tavrımız çok net. Biz İran'ın toprak bütünlüğünden, egemenliğinden ve İran'ı oluşturan tüm etnik yapılarına, mezheplerle sağlam bir şekilde bilinci gösteren bölgede yaşayan tüm halklara, tüm inanç gruplarına da şükranlarımızı sunuyoruz. Bu süreçte çok daha uyanık davrandığını gördük. Çeşitli kimliklerin, toplulukların. Bu da gerçekten takdire şayan epey bir tecrübe yaşamış bir bölgedeyiz bu anlamda. Emperyal birtakım güçlerin belli kavramlar üzerinden insanları kullandıkları, toplulukları kullandıkları, sonra da çıkarları değiştirilen hemen politika değiştirebildiği bir bölgedeyiz. Bunu da defalarca görmüş, tecrübe etmiş bir bölgeyiz. Ama bu sebep çok şükür bu tuzaklara düşünmediğini görüyoruz ve bundan dolayı da takdir ediyoruz gerçekten' diye konuştu.</p> <p><strong>'Terörsüz Türkiye süreci İyi ki belli bir aşamaya gelmiş'</strong></p> <p>Konuşmasında 'Terörsüz Türkiye' sürecine de değinen Yılmaz, Terörsüz Türkiye'nin ne kadar kıymetli bir süreç olduğunun, bu yaşanılan ortamda daha iyi anlaşıldığını söyledi. 'İyi ki Terörsüz Türkiye süreci başladı' diyen Yılmaz, şöyle devam etti:</p> <p>'İyi ki bu süreç belli bir aşamaya gelmiş. Bölgemizde yaşananlar sürecin ne kadar anlamlı ve öngörülü bir süreç olduğunu inanıyorum ki hepimize göstermiştir. Terörsüz Türkiye demişken o konuda da birkaç şey söylemek isterim. Türkiye Cumhuriyeti olarak cumhuriyetin artık ikinci yüzyılındayız. Sayın Cumhurbaşkanımız bu ikinci yüzyılı Türkiye yüzyılı vizyonuyla anlamlandırıyor. Böyle çerçeve ortaya koyduk. Bu Türkiye yüzyılı vizyonunun en önemli unsurlarından biri de bu yüzyılın huzuru kardeşliğin yüzyılı olacağı mesajdı. Ve bu çerçevede Sayın Devlet Bahçeli'nin tabiri caizse ezber bozan çıkışları ve aldığı çok cesur inisiyatifler yine terör örgütü kurucusunun kurduğu örgüte dönük ortaya koyduğu mesajlarla bu süreç gelişmeye başladı. Geldiğimiz noktada Meclis'te oluşturulan komisyon bu komisyona bütün partilerin bir grup hadisi olmak üzere destek vermesi ve orada gerçekten takdir edilecek bir durum. Keşke birçok konuda daha bunu yapabilse partilerimiz partilerin katkısıyla oluşan bir komisyon raporumuz var şu anda. Orada çizilen bir genel çerçeve ve yol haritası var. Bu kapsamda yeni bir aşamaya geldiğimizi rahatlıkla ifade edebilirim.'</p> <p><strong>'Terörsüz Türkiye süreci daha hızlı bir şekilde, etkili bir şekilde hayata geçecektir'</strong></p> <p>Suriye'de yaşanan gelişmeler ve İran'da oluşacak barış ikliminde sonra bu sürecin çok daha hızlı bir şekilde ilerleyeceğine işaret eden Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Önce başka tartışmalara konu olabiliyordu mesele ama Suriye'deki meselelerin daha ne diyelim? Suhuletle bir çözüme gitmesi, İran'da da tahriklere gelinmeyen bir ortamda inanıyorum ki Terörsüz Türkiye süreci daha hızlı bir şekilde, etkili bir şekilde hayata geçecektir. Burada iki unsur var. Bu unsurlar arasındaki ilişkiyi de tabii ki yiyip kurgulamak, görmek durumundayız. Bir taraftan örgütün sahada kendini feshetme silahları bırakma sürecinin gerçekçi bir şekilde işlediğinin görülmesi, izlenmesi, raporlanması, bu mekanizmaların sağlıklı bir şekilde yansıtılması meselesi var. Diğer taraftan da tabii bu sürecin gerektirdiği düzenlemelerin yine sağlıklı, sonuç odaklı bir şekilde gerçekleştirilmesi meselesi var. Bu meseleyi de aşacak tecrübe birikimine anlayışa Türkiye Cumhuriyeti'nin sahip olduğuna ben yürekten inanıyorum. Ancak bu süreçte sabote etmeye çalışan, bozmaya çalışan, provoke etmeye çalışan çeşitli dezenformasyonlarla zehirlemeye çalışan veya bu kesinden insanlar olabilir, çevreler, güç odakları olabilir. Bunlara karşı da herkesin çok uyanık olması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Herkesin diline, üslubuna, yaklaşımına çok dikkat etmesi gereken bir süreçten geçtiğimizi de ifade etmek istiyorum. Terörsüz Türkiye dediğimiz sürecin en önemli boyutlarından biri de süresiz. Bu süreçle birlikte hem demokrasi hem de kalkınma açısından yeni bir ortam atmosferin oluşması şeklinde düşünülmelidir. Yeni dönemde güvenlik endişelerinin kalıcı bir şekilde ortadan kalktığı bir ortamda hem Türkiye'nin genel kalkınma süreci hızlanacaktır. Hem de Doğu ve Güneydoğu'nun özellikle uzun yıllardır kullanılmamış potansiyeli çok daha hızlı bir şekilde harekete geçmiş olacaktır. Önümüzdeki dönem Doğu Güneydoğu'nun Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme, ticaret ve gelişim perspektifi ortaya koyduğuna yürekten inanıyorum.'</p> <p><strong>'DEM Parti dahil olmak üzere bu konuda çok net bir tavır sergilemeleri gerektiğine inanıyorum'</strong></p> <p>Terörün olmadığı, güvenlik tartışmalarının olmadığı bir ortamda demokratik standartların yükseltilmesinin, demokrasiyi daha ileriye taşımak bakımından da çok daha elverişli bir ortamda çok daha uygun bir zemin oluşturacağını söyleyen Yılmaz, 'Yalnız burada bir şeyin altını da çizmek isterim. Demokratik standartlarının gelişmesini hepimiz arzu ediyoruz. Bunu da hiç tereddüt yok. Ama demokratik standartları silahı bırakmanın ön koşulu gibi ortaya koymanın da hiçbir sağlıklı tarafının olmadığını ifade etmek isterim. Hele hele demokrasi, siyasi, siyaset yapma iddiasında olan partilerin DEM Parti dahil olmak üzere bu konuda çok net bir tavır sergilemeleri gerektiğine inanıyorum. Yani şunu da çok açık ifade edeyim. Sürekli bir şekilde kamu kurumlarına, devlete rol biçme ödev yükleme üslubundan çıkıp biz ne yapmalıyız sorusunu kendilerine biraz sormalarında büyük fayda olduğunu da samimiyetle ifade etmek istiyorum. Demokrasi gelişecekse hepimizin katkısıyla gelişecek. Vesayetlerden hepimizin kurtulması, uzaklaşması gerekiyor. Nasıl ki Türkiye bir dönem vesayetçi bir yapıdan daha normal bir demokratik yapıya geçtiyse partilerin de vesayet odaklarından uzaklaşıp demokratik siyaseti gerçek anlamda yapmalarının da çok önemli olduğunu buradan ifade etmek istiyorum' şeklinde konuştu.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-dem-partiye-devlete-rol-bicme-odev-yukleme-uslubundan-cikip-biz-ne-yapmaliyiz-sorusunu-kendilerine-biraz-sormalarinda-buyuk-fayda-var</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:34:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-dem-partiye-devlete-rol-bicme-odev-yukleme-uslubundan-cikip-biz-ne-yapmaliyiz-sorusunu-kendilerine-biraz-sormalarinda-buyuk-fayda-var.jpg" type="image/jpeg" length="73122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, Türk Hareket Partisi Genel Başkanı Enes İbrahim ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-turk-hareket-partisi-genel-baskani-enes-ibrahim-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozel-turk-hareket-partisi-genel-baskani-enes-ibrahim-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kuzey Makedonya Türk Hareket Partisi Genel Başkanı Enes İbrahim ve beraberindeki heyet ile CHP Genel Merkezi'nde bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kuzey Makedonya Türk Hareket Partisi Genel Başkanı Enes İbrahim ve beraberindeki heyet ile CHP Genel Merkezi'nde bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <div> <section dir='auto' data-turn-id='request-WEB:0e1a4a1d-3b7e-4410-abbc-44cd06dc56c9-0' data-testid='conversation-turn-2' data-scroll-anchor='true' data-turn='assistant'> <div> <div> <div> <div dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='abb4bff7-3838-47b1-a782-87332f35da87' data-message-model-slug='gpt-5-3-mini' data-turn-start-message='true'> <div> <div> <p data-start='0' data-end='168' data-is-last-node='' data-is-only-node=''>Kuzey Makedonya Türk Hareket Partisi Genel Başkanı Enes İbrahim ve beraberindeki heyet, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel'i CHP Genel Merkezi'nde ziyaret etti.</p> </div> </div> </div> </div> <div>THP lideri İbrahim, CHP lideri Özel'e babaannesinin doğum belgesini hediye etti.</div> </div> </div> </section> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-turk-hareket-partisi-genel-baskani-enes-ibrahim-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:05:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ozgur-ozel-turk-hareket-partisi-genel-baskani-enes-ibrahim-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="47709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı'ndan yağış uyarısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/icisleri-bakanligindan-yagis-uyarisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/icisleri-bakanligindan-yagis-uyarisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, hafta sonu Osmaniye, Hatay ve Doğu Anadolu'nun birçok ilinde kuvvetli sağanak ve yüksek kesimlerde kar yağışı beklendiğini duyurdu. Yurttaşların sel, heyelan, buzlanma ve çığ riskine karşı dikkatli ve tedbirli olması istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İçişleri Bakanlığı, hafta sonu Osmaniye, Hatay ve Doğu Anadolu'nun birçok ilinde kuvvetli sağanak ve yüksek kesimlerde kar yağışı beklendiğini duyurdu. Yurttaşların sel, heyelan, buzlanma ve çığ riskine karşı dikkatli ve tedbirli olması istendi.</p> <p>İçişleri Bakanlığı hafta sonu beklenen yağışlara ilişkin vatandaşlara uyarı yaptı. Bakanlığın X hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: </p> <p>'Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan son bilgilere göre; 11 Nisan 2026 Cumartesi günü; Osmaniye ve Hatay çevrelerinde aralıklı ve yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Erzincan, Bayburt ve Gümüşhane'nin güney çevrelerinde, Cumartesi ve Pazar günleri, Bingöl'ün doğusu, Erzurum, Muş, Bitlis, Diyarbakır'ın kuzeyi, Siirt, Batman'ın kuzeyi, Van'ın batısı ve Şırnak'ta aralıklı ve yerel olmak üzere kuvvetli yağış bekleniyor. Yağışların 1600 metre rakım üzeri yüksekler ile Cumartesi akşam saatlerinden sonra Erzurum, Bitlis ve Ardahan'da kuvvetli kar yağışı şeklinde olacağı tahmin ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Vatandaşlarımızın ulaşımda aksamalar, sel, su baskını, heyelan, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar, yükseklerde buzlanma ve don, tipi ve yüksek kar örtüsüne sahip eğimli yerlerde çığ gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmasını; yetkili mercilerin uyarılarını dikkate almalarını önemle hatırlatıyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/icisleri-bakanligindan-yagis-uyarisi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:04:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/icisleri-bakanligindan-yagis-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="33089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Finlandiya İçişleri Bakanı Mari Rantanen ile Ankara'da görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-mustafa-ciftci-finlandiya-icisleri-bakani-mari-rantanen-ile-ankarada-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/icisleri-bakani-mustafa-ciftci-finlandiya-icisleri-bakani-mari-rantanen-ile-ankarada-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Finlandiya İçişleri Bakanı Mari Rantanen ile Ankara'da görüştü. Bakanlıktan yapılan açıklamada 'Görüşmede özellikle yakın coğrafyada yaşanan krizlerin küresel ölçekte güvenlik ve göç riskleri doğurduğuna dikkat çekilerek, uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yapıldı.' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Finlandiya İçişleri Bakanı Mari Rantanen ile Ankara'da görüştü. Bakanlıktan yapılan açıklamada 'Görüşmede özellikle yakın coğrafyada yaşanan krizlerin küresel ölçekte güvenlik ve göç riskleri doğurduğuna dikkat çekilerek, uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yapıldı.' denildi.</p> <p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Finlandiya İçişleri Bakanı Mari Rantanen ile Ankara'da bir araya geldi. Görüşmede; iki ülke arasındaki iş birliğinin son yıllarda kazandığı ivme ve Finlandiya'nın NATO üyeliğiyle birlikte ilişkilerin müttefiklik boyutuna taşınmasının önemi vurgulandı. Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: </p> <p>'İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, Finlandiya İçişleri Bakanı Sayın Mari Rantanen ile Ankara'da bir araya geldi. Görüşmede; iki ülke arasındaki iş birliğinin son yıllarda kazandığı ivme ve Finlandiya'nın NATO üyeliğiyle birlikte ilişkilerin müttefiklik boyutuna taşınmasının önemi vurgulandı. Terörle mücadeleden düzensiz göç yönetimine, siber güvenlikten afet yönetimine kadar pek çok başlıktaki iş birliğinin son yıllarda kazandığı ivmeden büyük bir memnuniyet duyulduğu ifade edildi.</p> <p>Sayın Bakanımız, Türkiye'nin tüm terör örgütlerine karşı kararlılıkla mücadele ettiğini belirterek; terörün finansmanı, propaganda gibi faaliyetlere karşı uluslararası işbirliğinin hayati önem taşıdığını vurguladı. FETÖ'nün yasadışı faaliyetlerini gizlilik içinde yürüten sinsi bir örgüt olduğuna dikkati çeken sayın Bakanımız, FETÖ örgüt mensuplarının Finlandiya'da faaliyet yürütüp, ülkedeki tanınmış siyasetçileri manüple etmeye yönelik girişimlerde bulunduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Düzensiz göçle mücadelede Türkiye'nin insan onurunu esas alan, hukuk temelli ve etkin bir model ortaya koyduğunu ifade eden Sayın Bakanımız; bu mücadelenin sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın güvenliği açısından da kritik olduğunu dile getirdi. Bölgesel gelişmelerin de ele alındığı görüşmede; özellikle yakın coğrafyamızdaki krizlerin küresel ölçekte güvenlik ve göç riskleri doğurduğuna dikkat çekilerek, uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yapıldı. Sayın Bakanımız, Türkiye ile Finlandiya arasındaki iş birliğinin karşılıklı güven ve ortak hedefler doğrultusunda daha da güçlenerek devam edeceğini ifade etti.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-mustafa-ciftci-finlandiya-icisleri-bakani-mari-rantanen-ile-ankarada-gorustu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:02:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/icisleri-bakani-mustafa-ciftci-finlandiya-icisleri-bakani-mari-rantanen-ile-ankarada-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="75548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marmaris Belediyesi'nden Armutalan seyir tepesinde temizlik çalışması]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/marmaris-belediyesinden-armutalan-seyir-tepesinde-temizlik-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/marmaris-belediyesinden-armutalan-seyir-tepesinde-temizlik-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmaris Belediyesi ekipleri insan sirkülasyonunun en yoğun olduğu yerlerden biri olan Armutalan seyir tepesinde kapsamlı temizlik yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA) -</strong> Marmaris Belediyesi ekipleri insan sirkülasyonunun en yoğun olduğu yerlerden biri olan Armutalan seyir tepesinde kapsamlı temizlik yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Marmaris Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, belediyenin sorumluluk alanı dışında kalmasına rağmen yoğun ziyaretçi trafiği yaşanan bölgelerde temizlik faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Armutalan seyir tepesinde geniş kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirildi.</p> <p>Seyir tepesinde yapılan çalışmada cam ve pet şişeler başta olmak üzere plastik, poşet, strafor kutular, karton, kağıt ve gazete parçaları toplandı.</p> <p>Çalışmalarla ilgili değerlendirmede bulunan Belediye Başkanı Acar Ünlü, 'İlçemizin her noktasına ulaşmak ve Marmaris'i temiz tutmak için büyük gayret gösteriyoruz. Vatandaşlarımızdan da çevreye karşı hassas ve duyarlı olmalarını önemle rica ediyoruz. Atıkların çevreye gelişi güzel atılmaması büyük önem taşıyor. Unutmayalım, başka bir dünya yok ve onu korumak hepimizin sorumluluğu' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/marmaris-belediyesinden-armutalan-seyir-tepesinde-temizlik-calismasi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 18:02:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/marmaris-belediyesinden-armutalan-seyir-tepesinde-temizlik-calismasi.jpg" type="image/jpeg" length="13199"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa'nın sokakları sanatla renkleniyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/manisanin-sokaklari-sanatla-renkleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/manisanin-sokaklari-sanatla-renkleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi, kent estetiğini artırmak amacıyla başlattığı mural ve görsel düzenleme çalışmalarıyla cadde ve sokakları sanat alanlarına dönüştürüyor. 486'ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali öncesinde hız kazanan çalışmalar kapsamında tarihi Sultan Camii çevresindeki yapılar ve elektrik trafoları kültürel temalarla yeniden tasarlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MANİSA)-</strong> Manisa Büyükşehir Belediyesi, kent estetiğini artırmak amacıyla başlattığı mural ve görsel düzenleme çalışmalarıyla cadde ve sokakları sanat alanlarına dönüştürüyor. 486'ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali öncesinde hız kazanan çalışmalar kapsamında tarihi Sultan Camii çevresindeki yapılar ve elektrik trafoları kültürel temalarla yeniden tasarlandı.</p> <p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, kent estetiğini artırmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Sultan Camii'nin karşısındaki binanın dış cephesi özel bir çalışmayla yeniden tasarlandı. Mesir macunu saçımı geleneğinin sembol ismi Hafsa Sultan'ın tasvir edildiği mural çalışmanın bölgeye sanatsal değer katması hedeflendi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sadece binalar değil, şehrin dört bir yanındaki elektrik trafoları da Manisa'nın kültürel dokusuna uygun şekilde yeniden tasarlandı. Osmanlı tarihinin önemli figürlerinden Fatih Sultan Mehmet'in resimlerinin de yer aldığı çalışmalarla gri duvarlar canlı renklerle boyandı. Kent genelinde bayraklama ve süsleme çalışmaları devam ederken, 12 farklı ülkeden gelecek yabancı konuklar ve yerli turistler için estetik bir şehir kimliği oluşturuldu.</p> <p><strong>'Şehrimizi güzelleştirme çalışmalarımıza devam edeceğiz'</strong></p> <p>Yürütülen çalışmaları değerlendiren Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, 'Sokaklarımıza sanatla renk katıyoruz. Manisa'mızın çehresini değiştirecek estetik dokunuşlara başladık. Şehrimizin duvarlarını ve trafolarını mural çalışmalarıyla süsleyerek, sokaklarımıza modern ve sanatsal bir kimlik kazandırıyoruz. Bu güzel hazırlıklar, 21-26 Nisan günlerinde kutlayacağımız 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali coşkusuyla birleşince Manisa'mız bambaşka bir havaya büründü. Şehrimizi güzelleştirme çalışmalarımıza devam edeceğiz' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Manisa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/manisanin-sokaklari-sanatla-renkleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:51:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/manisanin-sokaklari-sanatla-renkleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="50275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP-DEVA Partisi görüşmesi: Ali Babacan: 'Ara seçim Anayasa'nın açık hükmüdür. Anayasa hükmü neyse bunların uygulanması lazım']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-deva-partisi-gorusmesi-ali-babacan-ara-secim-anayasanin-acik-hukmudur-anayasa-hukmu-neyse-bunlarin-uygulanmasi-lazim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-deva-partisi-gorusmesi-ali-babacan-ara-secim-anayasanin-acik-hukmudur-anayasa-hukmu-neyse-bunlarin-uygulanmasi-lazim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı ziyaret etti. Babacan, 'Ara seçim Anayasa'nın açık hükmüdür. Dolayısıyla Anayasa hükmü neyse bunların uygulanması lazım. Bunları uygulamayla ilgili sorumlu kurum mevcut sistemde TBMM'dir. Eğer Anayasa hepimizi bağlayan bir metinse, bir hukuk normuysa bunun gereğini yerine getirmesi gerekir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı ziyaret etti. Babacan, 'Ara seçim Anayasa'nın açık hükmüdür. Dolayısıyla Anayasa hükmü neyse bunların uygulanması lazım. Bunları uygulamayla ilgili sorumlu kurum mevcut sistemde TBMM'dir. Eğer Anayasa hepimizi bağlayan bir metinse, bir hukuk normuysa bunun gereğini yerine getirmesi gerekir' dedi.</p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle çıktığı siyasi parti turu kapsamında DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Demokrat Parti'nin ardından DEVA Partisi Genel Merkezi'ni ziyaret ederek Genel Başkan Ali Babacan ile görüştü. Ziyarette Özel'e; CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Kurumsal İlişkiler ve Siyasi Partilerle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, Adalet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen'den oluşan CHP heyeti eşlik etti.</p> <p>Babacan, Özel ve beraberindeki heyeti kapıda karşıladı. Görüşmede Babacan'a Genel Başkan Yardımcıları; Sadullah Ergin, İbrahim Çanakçı ve Yakup Engin eşlik etti. Saat 14.30 itibarıyla başlayan görüşme, bir saat 15 dakika sürdü. İki lider görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi. Babacan, şöyle konuştu:</p> <p>'Hem bölgemizde gündemin oldukça yoğun olduğu, Türkiye'nin iç gündeminin hem yoğun hem de pek çok zor başlığı içeride bir dönemde bu ziyaretleri gerçekten zamanlıydı ve önemliydi. Pek çok konuyu konuştuk. Ama bu konuların başında hemen komşumuz İran'a yönelik başlatılan savaş vardı, ilk gündem maddemiz buydu. Bu savaş uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler şartına aykırıdır. Hatta Amerika Birleşik Devletleri'nin kendi iç hukukuna da aykırıdır. Uluslararası düzenin yok sayıldığı 50 milyon kişinin öldüğü ikinci dünya savaşından sonra kurulan uluslararası hukuk sisteminin adeta çöpe atıldığı ve insanlık suçu, savaş suçu olarak da aklınıza ne kadar suç nevi varsa hepsinin de işlendiği bir savaş yanı başımıza cereyan ediyor maalesef. Birkaç gündür bir geçici de olsa ateşkes sağlandı. Ancak bu ateşkes Lübnan'ı kapsamıyor. Ve Lübnan'da çatışmalar devam ettiği sürece Pakistan'da başlatılması düşünülen müzakereler diplomasi masasının rahat çalışması sonuç alması da mümkün olmayacak. Onun için bizim çağrımız bir an önce Lübnan dahil tüm sahada silahların susması, diploması için bir fırsat olması, masada müzakereyle önce bu geçici ateşkesin kalıcı ateşkes haline gelmesi, arkasından da barış görüşmelerinin başlayacağı bir zemin üzerinde mutabık alınmasın. Bizim arzumuz ve beklentimiz bu yönde. Umarız ki aklıselim galip gelir. Umarız ki Türkiye'yi de etkileyen çok geniş bir coğrafyayı etkileyen bu savaş kalıcı olarak biter. Tabii burada baktığımızda İsrail'de Netanyahu hükümeti değişmedikten sonra bölgemize huzur gelmeyeceğini de çok açık bir şekilde görüyoruz. Her türlü aklın her türlü insanlık değerinin uluslararası ilkelerin yok sayıldığı bir çılgınlıkla şu andaki İsrail hükümeti bölgede hareket ediyor. 70 bin Filistinli kardeşimizi öldüren soykırımı işleyen bir hükümet şimdi de bakıyorsunuz İran'ı Lübnan'ı ve körfezdeki pek çok ülkeyi saran bir ateşi yakmış durumda.</p> <p><strong>'Bundan sonraki süreçte iletişim halinde olacağız'</strong></p> <p>Bugün bir başka önemli gündem maddemiz, şu anda pek çok devlet kurumunu ilgilendiren ve Türkiye'de bir an önce adım atılması gereken temiz yönetim adımları. Yani yolsuzlukla mücadele, devlet yönetiminde ve belediye yönetiminde etik kurallar ve bunların nasıl mecliste yasa haline getirileceği ve Türkiye'de artık şeffaflık olsun, Türkiye'ye yolsuzluk endeksinde hak ettiği daha düzgün daha güzel bir yere gelsin, bunlar nasıl sağlanacak bunla ilgili de çok kıymetli görüş alışverişinde bulunduk. Ve bizim zaten DEVA Partisi olarak yapmış olduğumuz çalışmalar çoktan hazır ama CHP'nin de hem daha önce Meclis'e sunduğu yasa teklifiyle hem de bu çalışmayı güncellemesiyle alakalı gayretlerini çalışmalarını da çok kıymetli bulduk. Bu konuda da partilerimiz arasındaki diyalog süreci inşallah önümüzdeki dönemde devam edecek. Türkiye'de en önemli sorun alanı halkımıza sorduğumuzda ekonomi, geçim, hayat pahalılığı, enflasyon ama bu savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine baktığımızda herhalde ilk sırada yine enflasyon var. CHP'nin savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini hem ölçümü hem de nasıl yönetilmesi gerektiğiyle ilgili bir çalışması var. Bu çalışmayı değerli Genel Başkan bizlerle paylaştı. Biz de hem kendi çalışmalarımızla karşılaştırarak hem de ilave geliştirebileceğimiz önerilerle yine bundan sonraki süreçte inşallah iletişim halinde olacağız.</p> <p><strong>'Mülakat devam ediyor, ayrımcılık devam ediyor, torpil devam ediyor'</strong></p> <p>Bugünkü son gündem maddemiz de ara seçim. Ve erken genel seçimdi. Biliyorsunuz 2023 seçimlerinden bu yana üç yıl geçti. Seçimlerden önce şu anda ülkeyi yönetenlerin taahhütleri vardı, sözleri vardı. Sayın Erdoğan ne diyordu 2023 seçimlerine giderken, 'Faizi yüzde ondan yüzde sekiz buçuğa düşürdüm, daha da düşecek' diyordu. Seçimlerden hemen sonra yüzde 50'ye çıkarttılar. Ve o gün bugündür, özellikle sanayicimiz, ihracatçımız, KOBİ'lerimiz ve borcu olan herkes yüksek faiz uygulaması altında eziliyor. Biz diyorduk ki 'Mülakatı kaldıracağız. Devlet işe alırken artık objektif kriterler söz konusu olacak.' Seçim kampanyasında bu çok etkili olunca baktılar kaçamadılar. Yine Sayın Erdoğan çıktı 'Mülakatı kaldıracağız' dedi.  Aradan üç yıl geçti. Mülakat devam ediyor. Ayrımcılık devam ediyor. Torpil devam ediyor. Dediler ki 'O dönemde enflasyon patladı ama biz enflasyonu tek haneye indireceğiz.' Aradan üç yıl geçti. Enflasyon hala yüzde 30'un üzerinde.</p> <p><strong>'Söz verdiler, yapmadılar. Hedef gösterdiler, ulaşamadılar'</strong></p> <p>Söz verdiler, yapmadılar. Hedef gösterdiler, ulaşamadılar. Orta vadeli programlar açıklıyorlar. Orta vadeli programlarda ortaya koydukları reform taahhütlerinin hiçbirisini yapmadılar, yapmıyorlar. Ne dediler? Orta vadeli programda, Avrupa Birliği standartlarında bir kamu ihale yasası getireceğiz. Adını anan bile yok şu anda. Halbuki enflasyonla mücadele aynı zamanda tasarruf demektir. Devlete tasarruf edilecek en önemli adım da kamu ihale yasamızın mevzuatımızı Avrupa Birliği standartlarına getirmek. Şu anda 27 ülke artı İngiltere'nin uyguladığı mevzuat neyse birebir aynen Türkiye'de uygulamak. Uygulayalım, görün tasarruf nasıl sağlanıyo, enflasyon nasıl düşüyor asıl o zaman hep beraber yaşayacağız. Yapmadılar, yapmıyorlar. Bunları şunun için söylüyorum. Her seçim aslında seçilene açılmış bir kredidir.</p> <p><strong>'Ufukta bir seçim görülmektedir ve bu seçimin de mutlaka erken genel seçim olmasıdır'</strong></p> <p>Her seçim iş başına gelene vatandaşlarımızın 'Bak sana destek verdim. Görelim bakalım ne yapacağını' demesidir. Eğer aradan üç yıl geçtiyse ve hiçbir konuda başarı üretilemiyorsa her alanda sorunlar büyüyorsa ve bu sorunların çözülmesiyle de ilgili ortada hiçbir plan program yoksa artık bu sıkıntıyı bu ızdırabı bu millete yaşatmaya devam etmenin bir amaç, bir amacı yoktur, anlamı yoktur. Üç yılda beceremediği hangi konuyu geri kalan iki yılda becerecek ki hükümet? Yapamadıkları hHangi adımı elde edemedikleri hangi başarıyı 'Üç yıldır yapamadık ama bakın iki yılda yapacağız diye söylüyorlar ya da nasıl çözecekleriyle ilgili ne koyuyorlar ortaya? Koca bir hiç, koca bir sıfır. Onun için bu üç yıllık karneye baktığımızda artık bu işin daha fazla sürmesi iki yıl daha seçime kadar beklenmesi çok yanlıştır. Türkiye'de artık seçim konuşmaya başlanmıştır. Ufukta bir seçim görülmektedir ve bu seçimin de mutlaka ve mutlaka mümkün olan en kısa zamanda bir erken genel seçim olmasıdır.</p> <p>Öte yandan, ara seçimlerle ilgili de anayasamızın hükümleri açıktır. Ve herkes için de bağlayıcıdır. Bunun da başta meclis yönetimi ve iktidar partileri olmak üzere herkesin farkında olması gerekir. Ve anayasaya rağmen başka bir fikirleri varsa onu da ortaya koymaları ona göre o zeminde bir tartışmanın olması lazımdır. Bunu da tabii önümüzdeki haftalarda göreceğiz ve önümüzdeki haftalarda bu seçim gündemiyle alakalı da başta CHP olmak üzere diğer siyasi partilerle de istişare görüşmelerimize devam edeceğiz.'</p> <p><strong>'Artık bu ızdıraba, bu sıkıntılı döneme devam etmenin bir anlamı yok'</strong></p> <p>Ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Babacan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıklamalarının sorulması üzerine şöyle konuştu:</p> <p>'Program şimdiye kadar hangi hedefinizi tutturdu ki şimdi savaşı ya da petrol fiyatlarını bahane edip hedefleri ulaşamayacağız diyorlar? Yani daha önceki yıllarda açıkladıkları programların hangi hedeflerini tutturdular? Ve bu bahaneyle şimdi programın şu şu hedeflerinden sapacağını söylüyorlar. Petrol fiyatlarındaki artış yaklaşık biliyorsunuz yüzde 50. Yani 60 dolarlardan, 90 dolarlara çıktı şu anda. 2002 yılından 2007'ye kadar petrol fiyatlarındaki artış yüzde 650 olmuştur. Yani petrol fiyatları yediye katlamıştır. Petrol fiyatlarının yediye katladığı bir dönemde enflasyon tek haneye inmiştir ve 10 yıl boyunca tek hanede kalmıştır. Bu savaşı ve petrol fiyatlarını bahane edip de zaten yönetemediklerini zaten ulaşamayacakları enflasyon hedeflerini güncellemek beyhudedir. Yapılacak iş bir an önce ama bir an önce Türkiye'ye yepyeni bir ekonomik programla ve dürüst ehil kadrolarla sahip çıkmaktır. Onun için erken genel seçim. Başka çaresi yoktur. Enflasyonu düşürmenin de Türkiye'nin ekonomik sorunlarını çözmenin de yolu budur. Çünkü adalet olmayınca, hukuk olmayınca ekonomi düzelmez. Ağızlarıyla kuş tutsalar Türkiye'nin ekonomisini düzeltemezler. Bizzat iktidar tarafından her Allah'ın günü bu katliamı yapılıyor bu ülkede. Şu belediyelerle ilgili yapılanlara bakın. Hiç kimse önünü göremiyor. Memlekette hukuki güvenlik yok. Hukuki güvenliğin olmadığı bir ülkede ne yaparsanız yapın ekonomi düzelmez. Çünkü güven oluşturamazsınız. Ekonominin temeli güvendir. Güven olmayınca olmaz. Güveni sağlamanın da artık bu saatten sonraki tek yolu bir an önce ülkenin ehil ve teknolojik kadrolar tarafından yönetilmesidir. Ülkenin istişareyle yönetilmesidir. Ülkenin adalete yönetilmesidir. Mevcut iktidar üç yıldır yapmadı, yapamıyor. Artık bu ızdıraba, bu sıkıntılı döneme devam etmenin bir anlamı yok. Kesin çözüm değişimde.</p> <p>Bundan önceki mazeret neydi? Pandemiydi. Sayın Erdoğan her konuşmasında ne diyordu? 'Gıda enflasyonu yükseldi. Çünkü pandemi oldu. Pandemi bütün dünyada enflasyonu arttırdı. Bizde de artırdı.' Şimdi hesap ortada. Pandemiden bu yana dünyada ortalama gıda enflasyonu, kümülatif yani o günden bugüne beş yılın toplamı yüzde 42. Türkiye'de ne kadar? Yüzde 822. Şimdi yüzde 42'lik kısmı hadi anladık pandemiden peki Türkiye'de niye yüzde 822? Pandemi deyip bunu geçiştiremezsiniz. O aradaki fark kötü yönetim. Aradaki fark beceriksizlik. Bu kadar açık.'</p> <p><strong>'30 sandalye boşalırsa Meclis'te o zaman artık takvimli bir şekilde Anayasa seçimi zorluyor'</strong></p> <p>Babacan 'Ara seçim bir zorunluluk mudur, ara seçim hakkındaki düşünceleriniz nedir' sorusunu da şöyle yanıtladı:</p> <p>'Ara seçim Anayasa'nın açık hükmüdür. Biliyorsunuz 2002'de Sayın Erdoğan yasaklıydı. Dolayısıyla milletvekili seçilemedi, başbakan olamadı. Ama o dönem yapılan bir anayasa değişikliği, 78. maddeye eklenen bir fıkra ama belki daha da farklı bir metot olarak oradaki seçim bölgesinin boşalmış olması bir milletvekilinin ayrılması sonucunda seçim tekrar edildi. Siirt'te  Sayın Erdoğan seçildi. Nasıl orada bir Anayasa hükmü varsa milletvekillerinin sayısı düştüğü zaman ara seçim olması Anayasa hükmüdür, yani iki buçuk yıllıktan sonra yani 30 aydan sonra bir pencere açılır, seçime bir yıllık alana kadar o 18 aylık pencerede de ara seçim yapılır diyor, Anayasa çok açık. Bunun yapılması da Meclis'in kararına tabii ki bağlanıyor nihayetinde. Meclis'in karar alması gerekiyor. Zaten 1986'dan bu yana o haliyle o madde çalıştırılmadıysa Meclis'in o kararı almaması, tarih belirlememesi sebebiyle çalıştırılmamış. Bir de bir üçüncü ayrı fıkra var o da yüzde 5'lik mesele yani eğer 30 sandalye boşalırsa Meclis'te o zaman artık takvimli bir şekilde Anayasa seçimi zorluyor. 'Üç ay içerisinde seçim yapılır' diyor. Bunlar açık Anayasa hükmü. Dolayısıyla bu Anayasa hükmü neyse bunların uygulanması lazım. Bunları uygulamayla ilgili sorumlu kurum mevcut sistemde TBMM'dir. Eğer Anayasa hepimizi bağlayan bir metinse, bir hukuk normuysa bunun gereğini yerine getirmesi gerekir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Refahın Türkiye'de topyekun artması için öncelikle Türkiye'de adalet olması lazım'</strong></p> <p>Ali Babacan, 'Sayın Özel İzmir'de 'Türkiye'de büyük bir yoksulluk yaşanıyor. Herkesin çocuğu kendisinden güzel, kendisinden yakışıklı ama maalesef kendisinden fakir' demişti. Siz de Ekonomi Bakanlığı gibi önemli bir görevde bulundunuz. Bugün gençlerin durumunu, sizin o süreçtekiyle karşılaştırdığınızda acilen yapılması gerekenin ve Sayın Özel'in bu tespitini nasıl değerlendiriyorsunuz' sorusuna da şu yanıtı verdi:</p> <p>'Aslında Sayın Özel'in bu tespiti çok yerinde. Türkiye'de şu anda ilk defa bir nesil kendinden sonraki neslin yarınlarından endişeli. Çünkü Türkiye'de her nesil bir sonraki neslin daha iyi şartlarda yaşadığını gördü. Evlerde bir dönem buzdolabı yoktu, bir nesil sonra buzdolabı geldi evlere değil mi? Daha sonra çamaşır makinesi geldi. Sonra bulaşık makinesi nesli başladı. Mesela 2000'li yıllardan itibaren artık her eve bir bulaşık makinası girdi. Yani bunlar tabii basit örnekler belki ama yani refah hep nesilden nesile arta arta gitti ama ilk defa son 10 yıldır Türkiye'de bir nesil kendinden sonraki neslin daha yoksul, daha zor şartlarda yaşadığını görüyor ve böyle de olacağını düşünüyor. Aslında doğurganlık hızının Türkiye'de düşmesi yüzde 1 buçuklara inmesi yani nüfusunun sadece kendini yenileyebilmesi için gereken 2.1'den 1 buçuğa düşmesi de tam da bu endişeyle. Çünkü insanlar korkuyor. Diyor ki 'Benim çocuğum olursa diyor bu çocuk diyor benden daha zor şartlarda yaşayacağım' diyor. 'Ben böyle bir Türkiye'de bu çocuğu dünyaya getireceğim' diyor. Aile Yılı ilan ettiler ya yetmedi baktılar bir yılda olmuyor aile 10 yılı dediler. 10 yılda belki toparlar diye ama bu kafayla giderlerse 10 yılda da toparlamaz, mümkün değil. Çünkü refahın Türkiye'de topyekun artması için öncelikle Türkiye'de adalet olması lazım, hukukun olması lazım. İnsanların yarınlara güvenmesi lazım. Şöyle bir bakın Türkiye'deki doğurganlık hızına yıl yıl ekonominin hızlı büyüdüğü ve insanların geleceğe güvenle baktığı yıllarda yükselmiştir, insanların tedirgin olduğu, korktuğu dönemlerde doğurganlık hızı düşmüştür. Belki de en önemli gösterge insanlar yarınlara güveniyor mu, güvenmiyor mu en önemli göstergelerden birisi budur. Bir diğeri de evlilik sayısıdır.</p> <p><strong>'Değişimin zamanı çoktan geldi, geçiyor'</strong></p> <p>Gençler üniversiteyi bitiriyor hemen torpil aramaya başlıyorlar çünkü biliyorlar ki torpil olmayınca iş yok. Bu torpil olmayınca mülakatta kazanıp da devlete girmek mümkün değil. Bunun topyekun değişmesi lazım. Topyekun değişiklik de ancak iktidarın topyekun değişikliğiyle mümkün. Başka çıkışı yok. Çünkü denenmişi bir daha bir daha denemenin anlamı yok. Diyorum her seçim bir kredi açmaktır. Vatandaşın 'Hadi bakalım yetkiyi verdik. Görelim ne yapacaksın' demesidir. Vatandaş o yetkiyi vermiştir. Üç yıldır şu anda bu hükümet vatandaşın verdiği yetkiyi elinde yüzüne bulaştırmışt, becerememiştir. Daha fazla ısrarın inadında anlamı yoktur. Hani şunu duysak, 'Kusura bakmayın tamam üç yıl böyle oldu, çuvalladık, beceremedik ama son iki yıl şunları şunları yapacağız ve düzelteceğiz.' Böyle bir plan program da yok ortada. Hiçbir şey yok yani. Onun için artık değişimin zamanı çoktan geldi, geçiyor. Özellikle gençlerimizin yeniden bu ülkeye güvenmesi için, gençlerimizin 'Bu ülkede ben yarınlarımı kurmak istiyorum' demesi için köklü bir değişim şart.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-deva-partisi-gorusmesi-ali-babacan-ara-secim-anayasanin-acik-hukmudur-anayasa-hukmu-neyse-bunlarin-uygulanmasi-lazim</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:48:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-deva-partisi-gorusmesi-ali-babacan-ara-secim-anayasanin-acik-hukmudur-anayasa-hukmu-neyse-bunlarin-uygulanmasi-lazim.jpg" type="image/jpeg" length="46198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim-İş Genel Eğitim Sekreteri Şimşek'den 'Gençlerden Atatürk'e Mektup Yarışması'na ilişkin açıklama: Tüm engelleme çabaları nafiledir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/egitim-is-genel-egitim-sekreteri-simsekden-genclerden-ataturke-mektup-yarismasina-iliskin-aciklama-tum-engelleme-cabalari-nafiledir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/egitim-is-genel-egitim-sekreteri-simsekden-genclerden-ataturke-mektup-yarismasina-iliskin-aciklama-tum-engelleme-cabalari-nafiledir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim-İş Genel Eğitim Sekreteri Veli Fırat Şimşek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) okullarda duyurulmasına izin vermediği 'Gençlerden Atatürk'e Mektup Yarışması'na ilişkin, 'Tüm bu engelleme çabaları nafiledir. Gençlerimizin Atatürk'e olan sevgisi ne yönergelere ne de yasakçı zihniyetin onayına tabidir. Ayrıca sadece liselerde gerçekleştirdiğimiz 'Gençlerden Atatürk'e Mektup Yarışması'nın yanı sıra ilkokul öğrencilerimiz için 'Çocuk Gözüyle Atatürk Resim Yarışması' ve ortaokul öğrencilerimiz için 'Çocuklardan Atatürk'e Şiir Yarışması' düzenliyoruz. Üç yarışmamızın da şartnamesine sendikamızın web sitesinden ulaşılabilir. Eğitim-İş olarak bu ideolojik kararı tanımıyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Eğitim-İş Genel Eğitim Sekreteri Veli Fırat Şimşek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) okullarda duyurulmasına izin vermediği 'Gençlerden Atatürk'e Mektup Yarışması'na ilişkin, 'Tüm bu engelleme çabaları nafiledir. Gençlerimizin Atatürk'e olan sevgisi ne yönergelere ne de yasakçı zihniyetin onayına tabidir. Ayrıca sadece liselerde gerçekleştirdiğimiz 'Gençlerden Atatürk'e Mektup Yarışması'nın yanı sıra ilkokul öğrencilerimiz için 'Çocuk Gözüyle Atatürk Resim Yarışması' ve ortaokul öğrencilerimiz için 'Çocuklardan Atatürk'e Şiir Yarışması' düzenliyoruz. Üç yarışmamızın da şartnamesine sendikamızın web sitesinden ulaşılabilir. Eğitim-İş olarak bu ideolojik kararı tanımıyoruz' dedi.</p> <p>Eğitim-İş Genel Eğitim Sekreteri Veli Fırat Şimşek, sendika genel merkezinde yaptığı açıklamada, MEB tarafından 'şartnamenin yönergeye uygun olmadığı' gerekçesiyle reddedilen 'Gençlerden Atatürk'e Mektup' yarışmasının detaylarını paylaştı. </p> <p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 'Gerekli belgeler tarafımıza ulaşmadı' sözlerine ilişkin sendikanın teslim ettiği evrakları paylaşan Şimşek, şunları söyledi:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='0.2' data-segment-label='00:00' data-rt-id='bHJKE1' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Eğitim-İş olarak Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü anmak, onun ilke ve devrimlerini genç kuşaklara aktarmak amacıyla yıllardır düzenlediğimiz 'Gençlerden Atatürk'e Mektup Yarışması'nın Millî Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda duyurulmasına izin verilmemiştir. Bakanlık, şartnamenin uygun olmadığı gerekçesiyle yarışmamızı reddetmiş ancak tarafımıza bildirme gereği duymamıştır. Biz arayıp konu hakkında bir bilgi almak istediğimizi söyledikten sonra reddedildiğine dair yazı bize gönderilmiştir. Biliyoruz ki sorun teknik değil, çözüm üretme niyetinin olmamasıdır. Çünkü Bakanlık aynı şartnameyle yarışmanın duyurulmasına 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2022 yıllarında onay vermiştir. Televizyona çıkıp Bakanlığın sendikamıza şartnamede eksik bildirdiğini söyleyen Yusuf Tekin kamuoyunu açıkça yanıltmaktadır. Bakın, Bakanlığa gönderdiğimiz yazılar ve Bakanlığın onay belgeleri burada. 2017 yılındaki onay belgesi, 2018 yılındaki onay belgesi, 2019 yılındaki onay belgesi, 2022 yılındaki onay belgesi sendikamız kayıtlarında mevcuttur. Bakan Tekin, şartnamede ücretli mi yoksa ücretsiz mi olacağına dair bir şey olmadığını söylüyor. Şartnamemizde ücretli olduğuna dair hiçbir ifade yoktur. Bu da bize gösteriyor ki sendikaların bu tür etkinlikleri paralı düzenleyemeyeceğinden haberi olmayan bir bakanımız var.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='0.2' data-segment-label='00:00' data-rt-id='bHJKE1' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Yarışmamızın duyurusu da, hayata geçirilmesi de hiçbir makamın keyfi tutumuna bağlı değildir'</strong></p> <div class='relative basis-auto flex-col -mb-(--composer-overlap-px) pb-(--composer-overlap-px) [--composer-overlap-px:28px] grow flex'> <div class='flex flex-col text-sm pb-25'> <section class='text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&:has([data-writing-block])>*]:pointer-events-auto scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]' dir='auto' data-turn-id='request-WEB:90a61552-751b-438e-8231-3a77da72ac89-12' data-testid='conversation-turn-26' data-scroll-anchor='true' data-turn='assistant'> <div class='text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)'> <div class='[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn'> <div class='flex max-w-full flex-col gap-4 grow'> <div class='min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&]:mt-1' dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='529b155c-64af-4b20-9454-c5c99bc47482' data-message-model-slug='gpt-5-3-mini' data-turn-start-message='true'> <div class='flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden'> <div class='markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word light markdown-new-styling'> <p data-start='1334' data-end='1702'>Yine kendisinin olmadığını iddia ettiği veli izin belgesi ve aydınlatma metni gibi evraklarımız burada. Sendikamız tarafından hazırlanan işimiz, yine sendikamız tarafından hazırlanan şartnamemiz, Bakanlık tarafından verilen ön onay belgesi, taahhütname, veli izin belgesi, açık rıza onayı belgesi ve aydınlatma metni. Şartnamemizdeki eklerden haberdar değil sanırım. Açıkça vurguluyoruz ki yarışmamızın duyurusu da, hayata geçirilmesi de hiçbir makamın keyfi tutumuna bağlı değildir. Gerekli olan duyuruları öz imkanlarımızla yapacak, bu süreci kararlılıkla sürdüreceğiz. Okulların kapılarını yandaş sendikalara sonuna kadar açan, gerici vakıf ve derneklerle gün aşırı protokoller imzalayan Bakanlık, bu yapıların faaliyetleri söz konusu olduğunda yönergeleri esnetebildiğini defalarca göstermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='1334' data-end='1702'><strong>'Yarışmayı kazanan öğrencilerimizin aileleriyle birlikte Anıtkabir'de Atası'nın huzuruna çıkacak olmasından mı rahatsızsınız?'</strong></p> <p data-start='2143' data-end='2545'>Tekrar vurguluyoruz: 'Gençlerden Atatürk'e Mektup Yarışması'nın şartnamesi son derece açık, net ve şeffaftır. Yarışmanın amacı, kapsamı, katılım koşulları, değerlendirme ölçütleri ve ödüllendirme süreci ayrıntılı biçimde tanımlanmıştır. Değerlendirme süreci gazetecilerden, edebiyatçılardan ve eğitimcilerden oluşan, alanında yetkin ve kamuoyunda saygınlığı olan bir kurul tarafından yürütülmektedir. Tüm bunlar göstermektedir ki mesele yönerge, mevzuat ya da teknik eksiklik değildir. Atatürk'ü anmaya, Cumhuriyet değerlerini yaşatmaya gelince yasakçı tutum sergilenip bahaneler üretilirken, tarikat ve cemaatler söz konusu olduğunda kurallar esnetilmekte, hatta yok sayılmaktadır. Soruyoruz: Yarışmayı kazanan öğrencilerimizin aileleriyle birlikte Anıtkabir'de Atası'nın huzuruna çıkacak olmasından mı rahatsızsınız? Türkiye'nin aydınlanmadan, Cumhuriyet'ten ve emekten yana en büyük sendikası olan Eğitim-İş'in yarışmasına yasak getirilirken, Cumhuriyet'e narkoz benzetmesi yapan yandaş sendikalarınızla birlikte düzenlediğiniz etkinliklerin duyurularında Bakanlığınızın logosunun yan yana yer aldığını hepimiz biliyoruz.</p> <p data-start='2143' data-end='2545'><strong>'Atatürk'ün emanetine sahip çıkmak bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluktur'</strong></p> <p data-start='2143' data-end='2545'>Çok iyi bilinmelidir ki tüm bu engelleme çabaları nafiledir. Gençlerimizin Atatürk'e olan sevgisi ne yönergelere ne de yasakçı zihniyetin onayına tabidir. Ayrıca sadece liselerde gerçekleştirdiğimiz 'Gençlerden Atatürk'e Mektup Yarışması'nın yanı sıra ilkokul öğrencilerimiz için 'Çocuk Gözüyle Atatürk Resim Yarışması' ve ortaokul öğrencilerimiz için 'Çocuklardan Atatürk'e Şiir Yarışması' düzenliyoruz. Üç yarışmamızın da şartnamesine sendikamızın web sitesinden ulaşılabilir. Eğitim-İş olarak bu ideolojik kararı tanımıyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin Atatürk'e olan sevgi ve düşüncelerini ifade edebilmeleri için tüm öğrencilerimizi bu etkinliklere katılmaya davet ediyoruz. Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine sahip çıkmak bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun gereğini dün olduğu gibi bugün de, yarın da yerine getirmeye devam edeceğiz.'</p> </div> </div> </div> </div> </div> </div> </section> </div> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/egitim-is-genel-egitim-sekreteri-simsekden-genclerden-ataturke-mektup-yarismasina-iliskin-aciklama-tum-engelleme-cabalari-nafiledir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:44:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/egitim-is-genel-egitim-sekreteri-simsekden-genclerden-ataturke-mektup-yarismasina-iliskin-aciklama-tum-engelleme-cabalari-nafiledir.jpg" type="image/jpeg" length="68085"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
