<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 22:19:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması kapsamında Tuncay Sonel gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasi-kapsaminda-tuncay-sonel-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasi-kapsaminda-tuncay-sonel-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli'de kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin olarak dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TUNCELİ)</strong>-Tunceli'de kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin olarak dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Altı yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında 'delil karartma' iddialarıyla hakkında soruşturma başlatılan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in Elazığ'da gözaltına alındığı öğrenildi.</p> <p>İçişleri Bakanlığı tarafından hakkında inceleme başlatılan ve görevden uzaklaştırılan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından Sonel'in, Erzurum Savcılığının yakalama kararı sonucu Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındığı öğrenildi. Sonel'in Emniyette resmi işlemlerinin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Elazığ</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasi-kapsaminda-tuncay-sonel-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 22:12:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/gulistan-doku-sorusturmasi-kapsaminda-tuncay-sonel-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="45393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Okuyan: Okul saldırı ve katliamlarının güvenlik alanına sıkıştırılması aldatmacadır, çözüm değildir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tkp-genel-sekreteri-okuyan-okul-saldiri-ve-katliamlarinin-guvenlik-alanina-sikistirilmasi-aldatmacadir-cozum-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tkp-genel-sekreteri-okuyan-okul-saldiri-ve-katliamlarinin-guvenlik-alanina-sikistirilmasi-aldatmacadir-cozum-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, 'Okul saldırı ve katliamlarının eğitsel, ekonomik, ideolojik, kültürel nedenleri varken konunun dar anlamıyla 'güvenlik' alanına sıkıştırılması tam anlamıyla bir aldatmacadır, çözüm değildir, halkımıza 'güvenliğiniz karşılığında özgürlüğünüzü daha da kısıtlayacağız' demektir. Bu eğilime ana muhalefet lideri Özgür Özel'in de açık ve keskin bir biçimde destek verdiğini görüyoruz. Özel'in her okula 65 bin uzman çavuş yollanmasının sorunu çözeceğini düşünmesi gerçekten ilginçtir' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, 'Okul saldırı ve katliamlarının eğitsel, ekonomik, ideolojik, kültürel nedenleri varken konunun dar anlamıyla 'güvenlik' alanına sıkıştırılması tam anlamıyla bir aldatmacadır, çözüm değildir, halkımıza 'güvenliğiniz karşılığında özgürlüğünüzü daha da kısıtlayacağız' demektir. Bu eğilime ana muhalefet lideri Özgür Özel'in de açık ve keskin bir biçimde destek verdiğini görüyoruz. Özel'in her okula 65 bin uzman çavuş yollanmasının sorunu çözeceğini düşünmesi gerçekten ilginçtir' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Güvenlik sorunları asla yalnızca 'güvenlik' sorunu değildir. Kapitalist ülkeler ve de onlardan biri olarak bizim ülkemiz polis sayısını artırıp bir de üstüne olağanüstü yetkilerle donattılar emniyet güçlerini. Temel hak ve özgürlükler kısıtlandı. Her tarafa kamera yerleştirdiler. Sonuç ne oldu? Küçük bazı 'iyileşmeler'den söz edilebilir ama toplamda değişen bir şey yok. Yeni şiddet ya da suç türleri ortaya çıkmaya başladı' dedi.</p> <p>Okuyan, şunları kaydetti:</p> <p>'Cinayet, tecavüz, çocuk istismarı gibi suçlar yaygınlığını koruyor, uyuşturucu ve silah ticareti yürüten ya da fuhuş ağını kontrol eden suç örgütlerinin sayısında ve kontrol ettikleri paralarda büyük bir artış var. Ve en önemlisi, bütün kapitalist devletler için öncelik sömürü düzeninin sürmesi olduğu için, en demokratik gözükeninden en baskıcısına, hepsinin güvenlik konseptinde toplumun uyanışının engellenmesi merkezi bir yere sahip. Bir fabrikadaki grev, kadınların tecavüz edilip öldürülmesinden çok daha öncelikli bir güvenlik sorunu olarak görülür örneğin.</p> <p>Kaldı ki yoksulluğun, adaletsizliğin, geleceksizliğin hüküm sürdüğü ülkelerde suçun toplumsal koşulları hazırda beklemektedir. Bize de sıçrayan okul saldırı ve katliamlarının eğitsel, ekonomik, ideolojik, kültürel nedenleri varken konunun dar anlamıyla 'güvenlik' alanına sıkıştırılması tam anlamıyla bir aldatmacadır, çözüm değildir, halkımıza 'güvenliğiniz karşılığında özgürlüğünüzü daha da kısıtlayacağız' demektir. Bu eğilime ana muhalefet lideri Özgür Özel'in de açık ve keskin bir biçimde destek verdiğini görüyoruz. Özel'in her okula 65 bin uzman çavuş yollanmasının sorunu çözeceğini düşünmesi gerçekten ilginçtir. Kadın cinayetlerini engellemek için de her evin, her sokağın başına ve giderek her kadının tepesine bir 'güvenlik' dikmek midir önereceğiniz çözüm?</p> <p>Şiddeti ve kuralsızlığı öven diziler serbest, en küçük bir eleştiri yasak. Oyun adı altında çocuklara kurulan tuzaklar her taraftan fışkırıyor, muhbir vatandaşlar CİMER'e muhalifleri şikayet etmekle meşgul. Birileri üçer beşer silah alıyor, açıkça tehdit edilen kadınlar sahipsiz. Adı sanı belli tipler ellerinde otomatik silahlarla poz veriyor, işçinin hakkının peşindeki sendikacı tutuklanıyor. Küçücük çocukların atış poligonlarına gidip talim yapması 'tehdit' olmuyor, bir protesto yürüyüşüne katılan liseliler için valilikler seferber oluyor. Okullarımızda öğrencilerimizin temizliği için görevli yok, atanamayan yüz binlerce öğretmenimiz mevcut, eğitim kurumlarına 13-14 yaşındaki öğrencileri arkadaşlarından korumak için silahlı birimler kurmayı tartışıyoruz. Vay be! Kapitalizm, gerçekten güvenlik sorunudur insanlık için.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tkp-genel-sekreteri-okuyan-okul-saldiri-ve-katliamlarinin-guvenlik-alanina-sikistirilmasi-aldatmacadir-cozum-degildir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:50:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tkp-genel-sekreteri-okuyan-okul-saldiri-ve-katliamlarinin-guvenlik-alanina-sikistirilmasi-aldatmacadir-cozum-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="56921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Özbekistan Senatosu Başkanı Narbaeva ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-baskani-kurtulmus-ozbekistan-senatosu-baskani-narbaeva-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-baskani-kurtulmus-ozbekistan-senatosu-baskani-narbaeva-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Özbekistan Senatosu Başkanı Tanzila Narbaeva ile İstanbul'da görüştü. Görüşmede TBMM ile Özbekistan Ali Meclisi arasında '2026-2027 Yılları için İşbirliğine Yönelik Yol Haritası' imzalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Özbekistan Senatosu Başkanı Tanzila Narbaeva ile İstanbul'da görüştü. Görüşmede TBMM ile Özbekistan Ali Meclisi arasında '2026-2027 Yılları için İşbirliğine Yönelik Yol Haritası' imzalandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul'da devam eden Parlamentolarar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu kapsamında Özbekistan Senatosu Başkanı Tanzila Narbaeva ile görüştüğünü bildirdi.</p> <p>Kurtulmuş, 'Parlamentolarımız arasındaki ilişkilerde ulaşılan ileri seviyeden duyduğumuz memnuniyeti karşılıklı olarak ifade ettiğimiz görüşmede, TBMM ile Özbekistan Ali Meclisi arasındaki '2026-2027 Yılları için İşbirliğine Yönelik Yol Haritası'nı imzaladık. Ülkelerimiz için hayırlı olsun' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-baskani-kurtulmus-ozbekistan-senatosu-baskani-narbaeva-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:43:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tbmm-baskani-kurtulmus-ozbekistan-senatosu-baskani-narbaeva-ile-gorustu.jfif" type="image/jpeg" length="34251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü: Suriye'nin kuzeydoğusundaki entegrasyon sürecinin suhuletle neticelenmesi bölgenin faydasına]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu-suriyenin-kuzeydogusundaki-entegrasyon-surecinin-suhuletle-neticelenmesi-bolgenin-faydasina</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu-suriyenin-kuzeydogusundaki-entegrasyon-surecinin-suhuletle-neticelenmesi-bolgenin-faydasina" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için Türkiye'de bulunan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüştü. Görüşmede Erdoğan'ın 'Suriye'nin kuzeydoğusundaki entegrasyon sürecinin kesintiye uğramadan suhuletle neticelenmesinin bölgenin faydasına olacağı' görüşünü ifade ettiği kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için Türkiye'de bulunan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüştü. Görüşmede Erdoğan'ın 'Suriye'nin kuzeydoğusundaki entegrasyon sürecinin kesintiye uğramadan suhuletle neticelenmesinin bölgenin faydasına olacağı' görüşünü ifade ettiği kaydedildi.</p> <p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya'da Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü. Görüşmede, ikili ilişkiler ile Suriye'deki son durum ve bölgesel konuların ele alındığı belirtildi.</p> <p>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin birlik ve beraberliğini güçlendirme, yeniden inşa ve kalkınma konularında kararlı adımlar attığını, Türkiye'nin bu süreçte Suriye'nin yanında olmaya devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, Suriye'nin bölgemizdeki çatışmaların uzağında kalmasının gerektiğini ifade ederken, Türkiye ile Suriye arasında savunma, güvenlik, ticaret, enerji ve ulaştırma başta olmak üzere her alanda iş birliğinin artırılmasının, Suriye'nin yeniden ayağa kalkma çalışmaları bakımından önemli olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Suriye'nin kuzeydoğusundaki entegrasyon sürecinin kesintiye uğramadan suhuletle neticelenmesinin, tüm bölgenin faydasına olacağını ifade etti.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Antalya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu-suriyenin-kuzeydogusundaki-entegrasyon-surecinin-suhuletle-neticelenmesi-bolgenin-faydasina</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:41:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cumhurbaskani-erdogan-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu-suriyenin-kuzeydogusundaki-entegrasyon-surecinin-suhuletle-neticelenmesi-bolgenin-faydasina.jfif" type="image/jpeg" length="51008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB 2025 yılı faaliyet Raporu'nu Başkan Vekili Nuri Aslan açıkladı (1)]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-2025-yili-faaliyet-raporunu-baskan-vekili-nuri-aslan-acikladi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-2025-yili-faaliyet-raporunu-baskan-vekili-nuri-aslan-acikladi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2025 yılı Faaliyet Raporu toplantısında, kentin tarihi ve manevi mirasına vurgu yapılarak önemli mesajlar verildi. Toplantıda, İstanbul'un bir 'sevda kalesi' olduğu belirtilirken, engellemelere rağmen hizmetlerin aksamadan devam edeceği ifade edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Gencer KETEN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(İSTANBUL) </strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2025 yılı Faaliyet Raporu toplantısında, kentin tarihi ve manevi mirasına vurgu yapılarak önemli mesajlar verildi. Toplantıda, İstanbul'un bir 'sevda kalesi' olduğu belirtilirken, engellemelere rağmen hizmetlerin aksamadan devam edeceği ifade edildi.</p> <p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin gelecek vizyonunu ve geçtiğimiz dönemin icraatlarını içeren 2025 Yılı Faaliyet Raporu'nu İBB Başkan Vekili Nuri Aslan kamuoyuyla paylaştı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırılarda hayatını kaybedenlerin anılmasıyla başlayan toplantıda, belediye yönetiminin, ekonomik kriz ve siyasi baskılara rağmen sosyal belediyecilikten ödün vermediği vurgulandı. Kentin tarihi mirasına sahip çıkma sözünün yinelendiği açıklamada, demokrasi ve adalet mesajları aktarıldı.</p> <p>İBB Başkan Vekili Aslan 3 saat süren konuşmasında şunları söyledi:</p> <p><strong>'Halkımızın yüzünü güldürmek için mücadele ediyoruz'</strong></p> <p>'İstanbul Büyükşehir Belediyemizin 2025 yılı Faaliyet Raporunu değerlendireceğimiz toplantımıza hoş geldiniz. Konuşmama başlamadan önce Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarımızı, çocuklarımızı, öğretmenlerimizi hedef alan korkunç saldırılarda hayatını kaybeden yurttaşları rahmetle anıyor, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu ülke bizim, ülkemizi kötülükten korumak zorundayız. Allah bir daha bizlere böylesi acılar yaşatmasın. Burası herhangi bir şehir değil. Burası İstanbul: O İstanbul ki, fethi Hacı Bayram Veli tarafından henüz yeni doğmuş olan Fatih Sultan Mehmet'e müjdelenen şehir. O İstanbul ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Milli Mücadele'nin başlatıldığı şehir. O İstanbul ki, dört bir yanı manevi bekçilerle çevrili bir sevda kalesi. Boğaz'ın Avrupa Yakası'nda Yahya Efendi ve Telli Baba nöbet tutar; Anadolu yakası Aziz Mahmud Hüdayi ile yankılanırken, Hz. Yuşa ile huzura erer ve tüm bu ruhu, yaşı yetmişi aşmışken at sırtında yollara düşen, menzili aşk olan Eyüp Sultan'ın o bitmeyen bereketi ayakta tutar. İstanbul alimlerin, İstanbul mücadelecilerin, İstanbul bizlerin kentidir. İstanbul'un muhafızları bitmez, İstanbul'un muhafızları yorulmaz, İstanbul'un muhafızları vazgeçmez! Bizim en büyük görevimiz, İstanbul'a sahip çıkmaktır. Bu görev, Fatih Sultan Mehmet Han'a borcumuzdur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e sözümüzdür. Bu kadim şehri devredeceğimiz gençlerimize mirasımızdır. İstanbul göz bebeğimizdir. İşte bu yüzden Ekrem Başkanımız, 'Bizler İstanbul'un muhafızıyız' dedi. Buradan selam olsun. Ekrem Başkanımız başta olmak üzere, gecesini gündüzüne katarak İstanbul için çalışan ve bir yıldan fazladır zindanlarda tutulan tüm yol arkadaşlarımıza. Hiç kimse merak etmesin, hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Biz buradayız, umut burada. Ve İstanbul'un muhafızları görev başında! Bu kürsüden anlatacaklarımız; sadece rakamların, projelerin ya da yatırımların özeti değildir. Aynı zamanda geçim derdiyle mücadele eden insanların, geleceğe umutla bakmak isteyen gençlerin, hayatını onuruyla sürdürmeye çalışan milyonların hikâyesidir. Hani gülmek devrimci bir eylemdir diyorlar ya, tüm baskılara, zorluklara, hukuksuzluklara karşı bizler halkımızın yüzünü güldürmek için mücadele ediyoruz.</p> <p><strong>İstanbul'un muhafızları vazgeçmez'</strong></p> <p>İstanbul için nasıl çalıştığımızı, hangi zorluklara rağmen nasıl üretmeye devam ettiğimizi tüm açıklığıyla anlatacağım. Ancak öncesinde; içinden geçtiğimiz dönemin ruhundan ve bizlere bıraktığı büyük sorumluluktan bahsedeceğim. Bugün, bu kürsüde olması gereken kişi İstanbul'da güçlü iradesiyle girdiği her seçimde milletimizin takdirini kazanan Ekrem İmamoğlu'dur! Bu kürsünün asıl sahibi, 18 Mart akşamı anasının ak sütü gibi helal olan diploması iptal edilen, 19 Mart sabaha karşı hukuksuz biçimde gözaltına alınan, bir yıldan fazladır haksız biçimde Silivri'de tutsak tutulan Ekrem İmamoğlu'dur! Burada, İstanbul'u anlatması gerekirken mahkeme salonlarında, 'Arkadaşlarımı evine gönderin, bu sistemin derdi benimle' diyebilecek cesareti olan Ekrem İmamoğlu'dur. Kendisi ve liyakatli arkadaşlarımız, 12 metrekarelik hücrelerinde de her türlü güçlüğe rağmen İstanbul için, Türkiye için çalışmaya devam etmektedir. Bizim sorumluluğumuz bu açıdan da çok büyük. 19 Mart'tan sonra, İstanbul Büyükşehir Belediyesi artık iş yapamaz, hizmet üretemez diyenlere yanıtı da gece gündüz hiç durmadan çalışarak veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Çünkü Cumhuriyet'in evladı, İstanbul'un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu liyakatli kadroların büyük bir bölümü haksız yere tutuklu. Ancak liyakatli kadrolarının diğer bölümü de burada, bu salonda. Milyonlarca Ekrem İmamoğlu her yerde! Bakın, bugün hapsedilmek istenen milletimizin iradesidir. Hapsedilmek istenen sandıktan çıkan sonuçtur. Ancak unutmamak gerekir ki: 'Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir.' Bugün size 2019'dan sonra İstanbul'da ilk kez uygulanan hizmetleri anlatacağım. İşte hapsedilmek istenen o hizmetlerdir! Anne Kartlar, Yuvamız İstanbul'lar, Öğrenci Yurtları, Kent Lokantaları, Yaşam Vadileri, Halk Sütler, Bölgesel İstihdam Ofisleri, Mahalle Evleri, Yaşam Evleri, Sağlıklı Yaşam Merkezleri, TECH İstanbul'lar, Yenidoğan Desteği, Okul Beslenme Desteği, Genç Üniversiteli Desteği, Emekli Pazar Desteği, Tarımsal Desteklerdir. Hapsedilmek istenen milletimizin hak ettiği hizmetlerdir. Biz tüm bunlara rağmen çetin bir mücadelenin içindeyiz.</p> <p><strong>'Cumhuriyeti ilelebet koruyacağız'</strong></p> <p>Olsun be, bugünleri de aşarız. Cumhuriyet kolay kurulmadı. 102 yıllık bir çınar! Biz de o çınarın gölgesinde yaşayan Cumhuriyet'in evlatları olarak asla pes etmeyeceğiz. Cumhuriyet'i ilelebet koruyacağız. Engellensek de baskı görsek de, çok çalışmaya devam edeceğiz. Özgür, eşit ve adil yarınlara hep birlikte kavuşacağız. Halkımız gülecek, biz güleceğiz! Bizim rotamız bellidir. Bilime inanırız. Akla güveniriz. Ancak şunu da çok iyi biliriz; içine gönül konulmayan, ruhu olmayan hiçbir işin devamı gelmez. İşte bugün sizlere sunacağımız tüm bu devasa çalışmaların arkasında, gece gündüz demeden çalışan, bu şehre yüreğini koyan, alın teri akıtan, pırlanta gibi liyakatli güçlü bir kadro var. Bu başarının ardında sarsılmaz bir inanç ve vatan sevgisi var. 2019'dan bugüne kadar emek veren; Meclis Üyelerimize, Genel Sekreterlerimize, Genel Sekreter Yardımcılarımıza, Daire Başkanlarımıza, Genel Müdürlerimize; dişini tırnağına takarak sahada, masada, gece gündüz çalışan tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Tam yol ileri yürümekten, Umut burada demekten asla vazgeçmeyeceğiz. İçinden geçtiğimiz süreç kolay değil. 2019 yılında Ekrem Başkanımız göreve geldiğinde ağır bir borç yükü, parçalanmış bir mali yapı, metroları, şantiyeleri durmuş, hizmetleri aksayan bir belediye vardı. Yolculuğumuzun hemen başında tüm dünyayı sarsan bir pandemiyle sınandık. Gelirlerin azaldığı ihtiyaçların ise çığ gibi büyüdüğü o günlerde asla geri adım atmadık. Ardından derinleşen ekonomik kriz, artan kurlar ve katlanan maliyetler vatandaşımızın omuzlarına ağır bir yük bindirdi. Ekrem Başkanımız önderliğinde çok çalıştık. Ulaşımda adaleti sağladık. Sosyal desteklerde kimseyi geride bırakmadık. Temel hizmetlerde sorumluluktan kaçmadık. Yaptığımız hizmetleri dikensiz gül bahçesinde değil, ekonomik darboğazın tam ortasında, ağır maliyet baskısı altında, kısıtlı kaynaklara rağmen ve her türlü engellemeye karşı başardık. 2025 yılına geldiğimizde ise demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçen o günü yaşadık. Milyonların hür iradesiyle seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, özgürlüğünden mahrum bırakıldı.</p> <p><strong>'Milyonlarca Ekrem İmamoğlu var'</strong></p> <p>Sandılar ki Ekrem Başkanımızı tutuklarlarsa hizmetler aksar. Ama ne oldu? Bilmiyorlardı ki milyonlarca Ekrem İmamoğlu var! Ekrem Başkanımızın vizyonuyla ve kurduğu liyakatli kadrolarla belediyemiz hız kesmeden çalışmaya, üretmeye devam ediyor. Bu yolculukta bizi güçlü kılan en önemli husus, İstanbul'un kendisi oldu. Biz bu yolculukta hiç yalnız kalmadık. Bizim yanımızda milletimiz var. İstanbul'un muhafızları var. İradesine sahip çıkan gençliğimiz, milletin evi Saraçhane'den günlerce ayrılmayan vatandaşlarımız, hayır dualarını esirgemeyen ana-babalarımız var. Bizim yolumuzun kaynağı; 'Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir' diyen Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin, 'Nerede gönlü kırık görsen koş ona merhem ol' diyen Hoca Ahmed Yesevi'nin, 'İlim kendin bilmektir' diyen Yunus Emre'nin, 'Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol' diyen Mevlana'nın yoludur. Herkes bilsin ki biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Ekrem Başkanımızın yediemini olarak konuşuyorum: Milletin olanı millete vermeye devam edeceğiz. Ekonomik zorlukların derinleştiği, küresel krizlerin etkisini artırdığı, belirsizliklerin çoğaldığı bir dönemden geçiyoruz. Ülkemiz de bugüne kadar birçok badire atlattı. Ancak bölgemizi etkileyen ve elbet ülkemize yansımaları olan savaşlar hala devam ediyor. Böylesi bir iklimde benim bildiğim tek kurtuluş: Birbirimize kenetlenmektir. Aile olmaktır. Birbirine kenetlenmek ise hangi görüşten olduğu fark etmeksizin doğruyu söyleyebilmek, haklının yanında olmaktır. Vicdanlı olmaktır. Merhametli olmaktır. Adil olmaktır. Vicdanlıyız, merhametliyiz ve gönül rahatlığıyla söylüyorum ki: Adiliz. Bu yüzden gözümüzü yoksulluğa kapatmıyoruz. Komşumuz açken tok yatmıyoruz. Nereden gelmiş olursa olsun, kim olursa olsun, hangi ilçede, hangi mahallede yaşarsa yaşasın 'sen kime oy verdin?' demeden herkesin yanında oluyoruz. Elbet bu yaptığımız bir lütuf değil. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak devletin bir kurumuyuz. Devlet kurumları halka karşı sorumludur, yurttaşını ayırmaz. Eşit ve adil hizmet götürür. Bu sorumlulukla ilerliyoruz. Adaletle halkımıza hizmet ediyoruz. Şunu bilmenizi isterim ki: Kim, hangi hukuksuzluğu, hangi kötülüğü yaparsa yapsın, biz her yıl karşınıza yine iyilikle, icraatle, hizmetle, yatırım dolu faaliyet raporlarıyla geleceğiz. 2025 yılı faaliyet raporumuzu işte bu inançla, kararlılıkla ve halkımızın oyları ile seçilmiş Ekrem Başkanımızın vekili olarak sizlerle paylaşacağım.</p> <p><strong>'Biz milletin parasını millete dağıtıyoruz'</strong></p> <p>Bu faaliyet raporunda şunu göreceksiniz: Üretmeyi, gayreti, çalışkanlığı, adaleti. Sizlere karşılaştığımız engellemeleri anlatmayacağım. Çünkü siz, yaşananların en yakın şahidisiniz. Tarihin içinden tarih yazarak geçiyoruz. Ben sizlere tüm bu zorluklara rağmen neler yaptığımızı anlatacağım. Belediyemizin elbette birçok görevi var. Metro yapmak, şehrimize yeşil alanlar kazandırmak, afete karşı kentimizi dirençli hale getirmek gibi: Ama en önemli görevimiz; İstanbul'da tek bir vatandaşımızın dahi kendisini yalnız hissetmemesini sağlamaktır. Ne yazık ki bugün, hepimizin canını yakan bir gerçekle karşı karşıyayız: Mutfaklarda büyük bir yangın var. Esnafın dükkânındaki sessizlik, emeklinin evindeki hüzün, bir annenin, çocuklarının beslenme çantasına koyacağı bir lokmanın kaygısı: İşte bunların tamamı bizim en büyük derdimiz. Ve biz bu derdi uzaktan izleyemeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçı belediyecilik anlayışı; memleket yangın yerine dönmüşken, kenara çekilip seyretmeyi değil; o yangının içine girip mücadele etmeyi gerektirir. Çünkü Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Biz Cumhuriyet'e olan borcumuzu, bir vatandaşımızı bile geride bırakmayarak ödemeye çalışıyoruz. Biz, milletin parasını millete dağıtıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bugün; bir annenin omzunda destek, bir çocuğun içtiği sütte bereket, bir gencin hayalinde dayanak olarak var. Ve var olmaya devam edecek.</p> <p><strong>'Rakamların ötesinde insan hikâyeleri'</strong></p> <p>Bakın biz sadece rakamlarla konuşmuyoruz. O rakamların dokunduğu hayatları biliyoruz, tanıyoruz, görüyoruz, içinden geliyoruz ve yaşıyoruz. Gelin şimdi sizlere bir annenin, bir çocuğun hayatını anlatayım. Yıl 2019. Sultanbeyli'de yaşayan Zehra ve Orhan çifti, dünyaya gelecek çocuklarının heyecanını yaşarken aynı zamanda büyük bir geçim derdiyle mücadele ediyor. Baba Orhan, 2 bin 87 TL asgari ücret alıyor. İnanmayacaksınız ama gerçekten asgari ücret bu kadarmış: Dönelim hikâyemize; evin annesi Zehra çalışmıyor. Aile ciddi bir maddi sıkıntı altında eziliyor. Bir yandan da doğacak bebekleri Mustafa için gün sayıyor. Ancak, tek maaşla geçinen bu aile için bir bebeğin gelişi, mutluluk kadar endişe demek. İşte tam o günlerde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni kazanan Ekrem İmamoğlu vizyonu devreye girdi. Biraz da geç girdi. Çünkü 31 Mart'ta iptal edilen seçim 23 Haziran'da bir kez daha kazanıldı. 3 ay geç başladık, ama başladık! Ekrem Başkanımız göreve gelir gelmez Yenidoğan Paketini ve 'Süt her çocuğun hakkıdır' diyerek Halk Süt projesini hayata geçirdi. İstanbul tarihinde daha önce görülmemiş bu destekleri duyan Zehra Hanım, belediyemize başvurarak tüm bu imkânlardan faydalandı. 2020 yılında hayata geçen Anne Kart projesi sayesinde Zehra Hanım çocuğuyla birlikte İstanbul'da özgürce hareket etme imkânı buldu. Yol parasını dert etmekten kurtuldu.</p> <p><strong>'Sosyal adalet ve ekonomik dayanışma'</strong></p> <p>2019'dan bu yana yaklaşık 300 bin kişiyi istihdama kazandırdık. Enstitü İstanbul İSMEK ile 870 binden fazla vatandaşımıza eğitim verdik. Çünkü biz sadece destek olmuyoruz; hayatları değiştiriyoruz. Umudu büyütüyoruz. Bütün bunlara ek olarak; 2025 yılında, sosyal incelemesi yapılmış, ihtiyaç sahibi yaklaşık 259 bin haneye 2 milyon 170 bin kez, toplamda 3,5 milyar TL'ye yakın İstanbulkart desteği sağladık. 2019'dan bugüne ise 450 bin haneye, 16,5 milyon kez destek ulaştırdık; toplamda 9,3 milyar liralık bir dayanışmayı büyüttük. Afet ve kriz anlarında da vatandaşımızın yanındayız. Bu kapsamda, 2025 yılında 104 bin 628 haneye 250 milyon TL'yi aşan destek sağladık. Bu desteği başlattığımız günden bu yana, 514 bin 305 haneye toplam 1 milyar 741 milyon 651 bin 347 TL katkı sunduk. Şunu bir kez daha açıkça söylemek istiyorum: Biz yardım edilen yoksullar istemiyoruz. Biz yoksulluğu ortadan kaldırmak istiyoruz. Bunu başaracağız. Ve o güne kadar kimseyi yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz Cumhuriyet'in çocuklarıyız; kimsesizlerin kimsesiyiz.</p> <p><strong>'Halkçı belediyecilikte kent lokantaları dönemi'</strong></p> <p>Sosyal dayanışmayı sadece nakdi destekle sınırlamadık. Kent Lokantaları ile milyonlara dokunduk. 4'ü 2025 yılında hizmete giren toplam 19 Kent Lokantası'nda, yıl içinde 3,5 milyondan fazla vatandaşımıza hizmet verdik. 20'nci lokantamızı da Çekmeköy'de açtık. 2022'den bu yana 9 milyon kişiyi sağlıklı ve uygun fiyatlı yemekle buluşturduk. Böylece 2 milyar TL'nin vatandaşımızın cebinde kalmasını sağladık. Kent Lokantaları; eşitliğin, dayanışmanın ve sosyal belediyeciliğin en somut örneğidir. Ve bu vizyonun sahibi, İstanbul'un seçilmiş belediye başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu'dur. Bu kararlılığı en temel ihtiyaç olan gıdada da gösterdik. İstanbul Halk Ekmek Fabrikalarımızda, 2025 yılında 219 milyon adet ekmek ürettik. Sağlıklı ekmeği uygun fiyatla halkımızla buluşturmaya devam ettik. 2025 yılında ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen 43 bin hanemize 22 milyonu aşan Halk Ekmek desteği sağladık; 2019'dan bugüne dek yaklaşık 95 bin hanemize 128 milyon adet halk ekmek desteği sunduk. Yine bugünkü fiyatlarla 1,3 milyar TL'ye yakın bir tutarın vatandaşlarımızın cebinde kalmasını sağladık.'</p> <p><strong>(Devam edecek)</strong></p> <p> </p> <p> </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-2025-yili-faaliyet-raporunu-baskan-vekili-nuri-aslan-acikladi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:38:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-2025-yili-faaliyet-raporunu-baskan-vekili-nuri-aslan-acikladi-1.jpg" type="image/jpeg" length="75866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında dört kişi hakkında tahliye kararı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasinda-dort-kisi-hakkinda-tahliye-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasinda-dort-kisi-hakkinda-tahliye-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında ara karar verildi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi. Muhammed ve Adnan Kaplan başka dosyadan tutuklu olduğu için serbest kalmayacaklar. Öte yandan Mahkeme Heyeti, Ayhan Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in tutukluluğuna devam kararı verdi. Duruşma 1 Haziran'a bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında ara karar verildi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi. Muhammed ve Adnan Kaplan başka dosyadan tutuklu olduğu için serbest kalmayacaklar. Öte yandan Mahkeme Heyeti, Ayhan Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in tutukluluğuna devam kararı verdi. Duruşma 1 Haziran'a bırakıldı.</p> <p>Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi Kampüsü'nde görülen duruşmada, beyanların ardından Cumhuriyet Savcısı, mütalaasını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Savcılık, Sabah Gazetesi müdürü Halit Turan'ın dinlenmesinin dosyanın esasına katkıda bulunmayacağı gerekçesiyle reddini, Serdar Sertçelik'in Macaristan'da kaldığı süreçte cezaevinde internete erişim durumunun olup olmadığı, varsa da ne şekilde olduğunun ivedi şekilde ilgili kurumlara müzekkere yazılarak dosyaya kazandırılmasını, yargı görevlileri Ahmet Yıkılmaz, Veysel Kaçmaz ve Yüksel Kocaman'ın dinlenmesinin esasa katkı sağlamayacağı gerekçesiyle talebin reddini, Serdar Sertçelik'in baskı, tehdit ve kötü muameleye maruz kalıp kalmadığına yönelik yeniden incelemeler yapılıp ek rapor hazırlanmasını, duruşmada bazı sanıklarca ismi geçirilen ve 'Yavuz müdür' diye anılan kişinin kimliğinin tespitine ve tanık olarak dinlenmesi için hazır edilmesine karar verilmesini talep etti. Savcı ayrıca buluntu telefon yönünden yeniden incelenme yapılması talebinin avukat Duran Göçer'in sunduğu bilirkişi raporunun incelenmesi sonrasında karar verilmesini istedi.</p> <p>Öte yandan tanıklar üzerinde baskı yapmalarına ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutuklu sanıklar Ayhan Bora Kaplan, Serdar Sertçelik, Önder Polat ve Muhammed Kaplan'ın tutukluluğunun devamını, tutuksuz sanıkların ise adli kontrol tedbirlerinin devamını istedi.</p> <p>Mahkeme Heyeti, talepleri değerlendirmek için duruşmaya bir saat ara verdi.</p> <p>Mahkeme Başkanı duruşmaya verilen aranın ardından kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Sanık Tarık Teoman'ın imza yükümlülüğünün kaldırılmasına, yurt dışına çıkış yasağının ise devamına hükmedildi. Sabah Gazetesi'nden Halit Turan'ın tanık olarak dinlenmesi talebi reddedilirken, Serdar Sertçelik'in cezaevinde ve göçmen kampında bulunduğu süreçte internet bağlantısı ve WhatsApp kullanma imkanının bulunup bulunmadığının Macaristan makamlarına sorulması talebi kabul edildi.</p> <p><strong>Ahmet Yıkılmaz, Veysel Kaçmaz ve Yüksel Kocaman'ın dinlenmesi talebi reddedildi</strong></p> <p>Ramazan Tufan'ın hazır edilmesi halinde dinlenmesine karar veren mahkeme, Emniyet mensupları hakkında veri paylaşımı yapan 'Marcus' isimli X hesabının araştırılması talebini dosyanın esasına katkı sağlamayacağı gerekçesiyle reddetti. 'Yavuz' olarak belirtilen emniyet müdürünün tanık olarak dinlenmesi talebi kabul edilirken, buluntu telefonla ilgili olarak Jandarma ve Emniyet Kriminal birimlerince ek rapor hazırlanmasına hükmedildi. Ayrıca yargı görevlileri Ahmet Yıkılmaz, Veysel Kaçmaz ve Yüksel Kocaman'ın dinlenmesi talebinin esasa katkı sağlamayacağı gerekçesiyle reddine karar verildi.</p> <p><strong>Ayhan Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in tutukluluğuna devam kararı</strong></p> <p>Tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verildi. Muhammed ve Adnan Kaplan başka dosyadan tutuklu olduğu için serbest kalmayacaklar. Polat ve Bakioğlu hakkında yurtdışına çıkış yasağı uygulanacak Öte yandan Mahkeme Heyeti, Ayhan Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in de tutukluluğuna devam kararı verdi.</p> <p>Mahkeme sonraki duruşmayı 1 Haziran'a bıraktı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasinda-dort-kisi-hakkinda-tahliye-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:27:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasinda-dort-kisi-hakkinda-tahliye-karari.jpeg" type="image/jpeg" length="75930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif'i kabul etti: İran'da barışa ulaşana kadar ateşkesin uzatılması için çalışacağız]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-pakistan-basbakani-serifi-kabul-etti-iranda-barisa-ulasana-kadar-ateskesin-uzatilmasi-icin-calisacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-pakistan-basbakani-serifi-kabul-etti-iranda-barisa-ulasana-kadar-ateskesin-uzatilmasi-icin-calisacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için Türkiye'de bulunan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'i kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görüşmede, İran'da barışa ulaşana kadar ateşkesin uzatılması için çalışacağını belirttiği kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için Türkiye'de bulunan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'i kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görüşmede, İran'da barışa ulaşana kadar ateşkesin uzatılması için çalışacağını belirttiği kaydedildi.</p> <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'i kabul etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan görüşmeye ilişkin olarak yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p> <p>'Liderler, Türkiye-Pakistan ikili ilişkileri başta olmak üzere, İran'daki ateşkes süreci, bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanımız kabulde, iki ülke arasındaki iş birliğini enerji, ticaret, savunma başta olmak üzere birçok alanda daha ileriye taşımak için adımlar atmayı sürdüreceklerini ifade etti.</p> <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin İran'a yönelik saldırılarla başlayan çatışma sürecinde ilk günden bu yana barışın tarafında olmaya devam ettiğini, Pakistan'ın ateşkesin sağlanmasındaki gayretlerinin ve başarısının tüm dünyanın takdirini kazandığını, İran'da barışa ulaşana kadar ateşkesin uzatılması için çalışacağımızı söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Cumhurbaşkanımız, yaşanan krizin sağlam temellere dayanan yeni bir bölgesel güvenlik mimarisine duyulan ihtiyacı ortaya koyduğunu, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan Dışişleri Bakanlarının yakın mesaisinin Antalya Diplomasi Forumu'nda da sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti. Cumhurbaşkanımız, Gazze'de sağlanan ateşkesin güçlendirilmesinin önemli olduğunu, bölgemizde yaşanan kaosun, Filistin'in özgürleştirilmesi ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi konusunu ertelememesi gerektiğini ifade etti.<br /><br />Cumhurbaşkanımız, Pakistan'ın huzur ve refahının Türkiye için önem arz ettiğini, Pakistan'ın komşularıyla sorunlarını diyalog yoluyla çözme konusunda Türkiye'nin desteğinin her zaman süreceğini belirtti.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Antalya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-pakistan-basbakani-serifi-kabul-etti-iranda-barisa-ulasana-kadar-ateskesin-uzatilmasi-icin-calisacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:18:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cumhurbaskani-erdogan-pakistan-basbakani-serifi-kabul-etti-iranda-barisa-ulasana-kadar-ateskesin-uzatilmasi-icin-calisacagiz.jfif" type="image/jpeg" length="15156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlhan Uzgel Barselona'da: Avrupa, Gazze'deki soykırıma karşı tutarlı olmalıdır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ilhan-uzgel-barselonada-avrupa-gazzedeki-soykirima-karsi-tutarli-olmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ilhan-uzgel-barselonada-avrupa-gazzedeki-soykirima-karsi-tutarli-olmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Dış Politika Koordinatörü İlhan Uzgel, Barselona'da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik toplantısının 'Küresel Dönüşüm Çağında Vizyon ve Pragmatizm' başlıklı oturumunda Avrupa'nın Gazze'deki soykırıma ilişkin tutarlı olması gerektiğini vurgulayarak, 'Diğer ülkeleri ve aday ülkeleri insan haklarına saygı duymadıkları gerekçesiyle eleştirirken, diğer yandan İsrail'i destekleyemezsiniz' dedi. Uzgel, askeri ittifaklara değil, demokrasi ittifaklarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Cemal Berk AYTEKİN</strong></p> <p><strong>(BARSELONA) -</strong> CHP Dış Politika Koordinatörü İlhan Uzgel, Barselona'da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik toplantısının 'Küresel Dönüşüm Çağında Vizyon ve Pragmatizm' başlıklı oturumunda Avrupa'nın Gazze'deki soykırıma ilişkin tutarlı olması gerektiğini vurgulayarak, 'Diğer ülkeleri ve aday ülkeleri insan haklarına saygı duymadıkları gerekçesiyle eleştirirken, diğer yandan İsrail'i destekleyemezsiniz' dedi. Uzgel, askeri ittifaklara değil, demokrasi ittifaklarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.</p> <p>Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak'ın (PA) ortak düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik'in (Global Progressive Mobilisation) iki gün sürecek toplantısı bugün, İspanya'nın Barselona kentinde başladı. Toplantının 'Küresel Dönüşüm Çağında Vizyon ve Pragmatizm' başlıklı oturumunda Türkiye'den CHP Dış Politika Koordinatörü İlhan Uzgel konuşmacı olarak yer aldı. Uzgel, şunları söyledi:</p> <p>'Öncelikle 'Avrupa nedir' sorusunu kendimize sormamız gerekiyor. Avrupa, yüzyıllar boyunca somutlaşmış ve kabul görmüş bir fikirdir. Avrupa, kendi değerlerini terk ettiği, inkar ettiği anda sona erer. Demokrasisi olmayan bir Avrupa'yı düşünün. AB'nin demokrasisi yok. Burada Avrupa'nın kendi değerlerini savunması gerektiği konusunda güçlü ve eleştirel bir görüş var. Şu anda en az üç noktada tehlikede. Avrupa'nın Gazze'deki soykırıma ilişkin tutumu. Avrupa bu konuda tutarlı olmalıdır. Diğer ülkeleri ve aday ülkeleri insan haklarına saygı duymadıkları gerekçesiyle eleştirirken, diğer yandan İsrail'i destekleyemezsiniz. Tutarlılık sorunu büyük bir problem. İkinci olarak, Avrupa'da aşırı sağın yükselişi. Onlarla mücadele etmelisiniz. Pragmatizmin siyasette yeri olduğunu söylemeliyiz, ancak ne kadar pragmatik olmalıyız? Pragmatizmde daha ileri giderseniz, değerlerinizi geride bırakırsınız. Aralarında bir denge kurmalısınız.</p> <p>Türkiye'den bakıldığında, Avrupa hâlâ stratejik bir küresel oyuncu olarak mı hareket ediyor? Ülkemizde her zaman jeopolitik ve stratejiden bahsediyoruz. Askeri ittifaklara değil, demokrasi ittifaklarına ihtiyacımız var. Demokratik bir Avrupa, demokratik bir Balkanlar, demokratik bir Türkiye, demokratik bir Kafkasya düşünün. Bu, askeri ittifaklar kadar önemli olan demokratik bir kuşak yaratır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye, bölgedeki en güçlü ordulardan birine, NATO'daki ikinci en büyük orduya sahiptir. Sorun şu ki, Türkiye daha demokratik bir ülke haline geldiğinde Avrupa'nın refahına ve gücüne daha fazla katkıda bulunacaktır. Türkiye'nin Avrupa için askeri katkısını her zaman isteyebilirsiniz. Ancak odağı Türkiye'deki demokratikleşmeye kaydırmaktır; aksi takdirde Türkiye'yi Avrupa'ya güvenlik ve askeri güç sağlayan bir ülke olarak görmek, Türkiye'deki demokrasiyi baltalamak anlamına gelir. Odak noktamız güvenlik ve stratejik meselelerden, Türkiye'nin Avrupa ilişkilerinde daha fazla demokratikleşmeye kaymak zorundadır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ilhan-uzgel-barselonada-avrupa-gazzedeki-soykirima-karsi-tutarli-olmalidir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:13:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ilhan-uzgel-barselonada-avrupa-gazzedeki-soykirima-karsi-tutarli-olmalidir.jpg" type="image/jpeg" length="40853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, Barselona'da Junya Ogawa, Elly Schlein ve Jesse Klaver ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-barselonada-junya-ogawa-elly-schlein-ve-jesse-klaver-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozel-barselonada-junya-ogawa-elly-schlein-ve-jesse-klaver-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İlerici Küresel Seferberlik (GPM) toplantısına katılmak üzere geldiği Barselona'da, Japonya Temsilciler Üyesi Junya Ogawa, İtalya Demokrat Parti Sekreteri Elly Schlein ve Hollanda İşçi Partisi Yeşil Sol İttifakı Lideri Jesse Klaver ile görüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER: GÜLARA SUBAŞI / KAMERA: CEMAL BERK AYTEKİN</strong></p> <p><strong>(BARSELONA) -  </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İlerici Küresel Seferberlik (GPM) toplantısına katılmak üzere geldiği Barselona'da, Japonya Temsilciler Üyesi Junya Ogawa, İtalya Demokrat Parti Sekreteri Elly Schlein ve Hollanda İşçi Partisi Yeşil Sol İttifakı Lideri Jesse Klaver ile görüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Genel Başkanı ve Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Özgür Özel, Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak'ın (PA) ortak düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik'in (Global Progressive Mobilisation) iki gün sürecek toplantısına katılmak üzere dün İspanya'nın Barselona kentine gitti.</p> <p>Dünyanın farklı ülkelerinden 4 bini aşkın ilerici lider, aktivist, akademisyen, sendikacı ve siyasi parti temsilcisinin katıldığı toplantı kapsamında, CHP Lideri Özel, yarın katılımcılara hitap edecek.</p> <p>Bugün toplantının düzenlendiği Gran Via Fuar'na giden Özel ve beraberindeki CHP heyeti, burada ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Özel, sırasıyla Japonya Temsilciler Üyesi Junya Ogawa, İtalya Demokrat Parti (PD) Sekreteri Elly Schlein ve Hollanda İşçi Partisi Yeşil Sol İttifakı Lideri Jesse Klaver ile bir araya geldi.</p> <p>Görüşmelerde Özel'e, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, Dış Politika Koordinatörü İlhan Uzgel ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Şule Bucak Erten eşlik etti.</p> <p>Görüşme sonunda Özel, tüm liderlere Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta sulh cihanda sulh' sözlerinin ve portresinin yer aldığı madalyon hediye etti.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-barselonada-junya-ogawa-elly-schlein-ve-jesse-klaver-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:10:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ozgur-ozel-barselonada-junya-ogawa-elly-schlein-ve-jesse-klaver-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="88037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim emekçileri Kadıköy'den seslendi: Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzenin kendisidir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/egitim-emekcileri-kadikoyden-seslendi-asil-sorun-siddeti-siradanlastiran-cezasizligi-yayginlastiran-esitsizligi-derinlestiren-ve-gencleri-geleceksizlige-mahkum-eden-bu-duzenin-kendisidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/egitim-emekcileri-kadikoyden-seslendi-asil-sorun-siddeti-siradanlastiran-cezasizligi-yayginlastiran-esitsizligi-derinlestiren-ve-gencleri-geleceksizlige-mahkum-eden-bu-duzenin-kendisidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okullarda art arda yaşanan şiddet olayları, işlenen cinayetlerle ilgili Kadıköy İskele'de bir açıklama yapan eğitim emekçileri, sendika ve meslek örgütü temsilcileri, iktidarın eğitim politikaları üzerinden toplumda derin bir çürüme zemini yarattığı vurguladı. Eylemde yapılan açıklamada, 'Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça süreklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır: Tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur... Ekonomik kriz derinleştikçe işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır' görüşüne yer verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamera: Belçim KILIÇKIRAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> Okullarda art arda yaşanan şiddet olayları, işlenen cinayetlerle ilgili Kadıköy İskele'de bir açıklama yapan eğitim emekçileri, sendika ve meslek örgütü temsilcileri, iktidarın eğitim politikaları üzerinden toplumda derin bir çürüme zemini yarattığı vurguladı. Eylemde yapılan açıklamada, 'Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça süreklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır: Tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur... Ekonomik kriz derinleştikçe işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır' görüşüne yer verildi.</p> <p>Okullarda gerçekleşen saldırılarda can veren öğrenci ve öğretmenlerin yasını tutan eğitim emekçileri, sendika ve meslek örgütü temsilcileri Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve diğer sorumluların istifasını istedi. <span class='css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3'>DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, KESK İstanbul Şubeler Platformu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu ve İstanbul Tabip Odası'nın çağrısıyla </span><span class='css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3 r-b88u0q'>Kadıköy</span><span class='css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3'> İskele Meydanı'nda toplanan emekçiler 'Katledilen Öğrenci ve Öğretmenleri Unutmayacağız' pankartı açtı. Kahramanmaraş saldırısında yaşamını yitiren öğretmen ve öğrencilerin isimlerinin bulunduğu dövizin de taşındığı eylemde DİSK İstanbul B</span>ölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, İstanbul Tabip Odası temsilcisi Osman Küçükosmanoğlu, TMMOB <span class='css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3'>İstanbul İl Koordinasyon Kurulu temsilcisi </span>Aydan Adanır Usta ve KESK İstanbul Şubeler Platformu Sözcüsü Hüseyin Tosu'nun da aralarında bulunduğu isimler birer konuşma yaptı.</p> <p>Anmada yapılan konuşmalarda geleceğin emanet edileceği gençlerin bu noktaya nasıl sürüklendiği sorusunun muhatabının çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidar olduğu görüşü savunuldu. Açıklamalarda, 'Okullarda yaşanan şiddet eğitimden, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır sürdürülen yanlış politikaların doğrudan sonucudur. Bu tabloyu yalnızca bir 'güvenlik zaafiyeti, münferit bir mesele olarak görmek ya da sunmak, gerçeği örtmekten başka bir işe yaramamaktadır' denildi.</p> <p>Okullarda ciddi bir güvenlik sorununun var olduğunun, ülkede kadınlar, çocuklar, öğretmenler, emekçiler başta olmak üzere hemen hemen herkesin yaşam hakkının tehlikede olduğunun altının çizildiği açıklamalarda özetle şu görüşler dile getirildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İktidar eğitim politikaları üzerinden de toplumda derin bir çürümenin zeminini yaratmıştır'</strong></p> <p>'Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça süreklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır: Tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur... Ekonomik kriz derinleştikçe işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır.</p> <p>Bu tablonun sorumlusu açıktır. Devletin tüm olanaklarını ve yargı gücünü muhalefeti bastırmaya göre konumlandıran, toplumsal yaşamı kendi ideolojik önceliklerine göre şekillendirmeye çalışan iktidar eğitim politikaları üzerinden de toplumda derin bir çürümenin zeminini yaratmıştır... Göreve geldiği günden beri eğitimin gerçek sorunlarına sırtını dönen, eğitimi, piyasaya, tarikatlara açan, ÇEDES-MESEM gibi projelerle infial yaratan uygulama ve açıklamalara imza atan mevcut Milli Eğitim Bakanı'nın, bunca can kaybına rağmen hala görevde kalması kabul edilemez, derhal istifa etmelidir. Çocuklarımızın, öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin hayatı bu kadar değersiz değildir. Eğitim; şiddetin değil, yaşamın, eşitliğin ve umudun alanı olmak zorundadır. Artık sözün bittiği yerdeyiz'</p> <p> </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/egitim-emekcileri-kadikoyden-seslendi-asil-sorun-siddeti-siradanlastiran-cezasizligi-yayginlastiran-esitsizligi-derinlestiren-ve-gencleri-geleceksizlige-mahkum-eden-bu-duzenin-kendisidir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:52:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/egitim-emekcileri-kadikoyden-seslendi-asil-sorun-siddeti-siradanlastiran-cezasizligi-yayginlastiran-esitsizligi-derinlestiren-ve-gencleri-geleceksizlige-mahkum-eden-bu-duzenin-kendisidir.jpg" type="image/jpeg" length="63206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meslek Fabrikası için düzenlenen nöbet sona erdi... CHP İzmir İl Başkanı Güç: Mücadelemiz sokakta devam edecek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-icin-duzenlenen-nobet-sona-erdi-chp-izmir-il-baskani-guc-mucadelemiz-sokakta-devam-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-icin-duzenlenen-nobet-sona-erdi-chp-izmir-il-baskani-guc-mucadelemiz-sokakta-devam-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınmasına karşı 12 gündür süren nöbetin son gününde açıklama yaptı. Güç, 'Biz bu eylemi sonlandırmıyoruz. Biz bu eylemi büyütüyoruz. Biz bu eylemi dönüştürüyoruz. Artık bu mücadeleyi sadece bu alanda değil, İzmir'in her sokağında sürdüreceğiz. Sokakta, pazarda, çarşıda, otobüste, vapurda, ilçede, mahallede tüm halkımızı bilgilendireceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınmasına karşı 12 gündür süren nöbetin son gününde açıklama yaptı. Güç, 'Biz bu eylemi sonlandırmıyoruz. Biz bu eylemi büyütüyoruz. Biz bu eylemi dönüştürüyoruz. Artık bu mücadeleyi sadece bu alanda değil, İzmir'in her sokağında sürdüreceğiz. Sokakta, pazarda, çarşıda, otobüste, vapurda, ilçede, mahallede tüm halkımızı bilgilendireceğiz' dedi.</p> <p>İzmir'de Meslek Fabrikası'nın mülkiyetine ilişkin tartışmalar sürerken, CHP İzmir İl Örgütü'nün başlattığı nöbet eylemi 12. gününde geniş katılımla tamamlandı. Sivil toplum kuruluşları, ilçe örgütleri ve milletvekillerinin de destek verdiği son gün programında basın açıklaması yapıldı.</p> <p>Basın açıklamasına CHP İzmir milletvekilleri Rahmi Aşkın Türeli, Ednan Arslan, Ümit Özlale, Deniz Yücel, Mehmet Salih Uzun, Yüksel Taşkın ve Seda Kaya Ösen'in yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileri de katıldı.</p> <p>CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Meslek Fabrikası önünde düzenlenen basın açıklamasında, 12 gün boyunca sürdürülen nöbet eylemine destek veren İzmirlilere teşekkür etti. Güç, eylem süresince kentte güçlü bir dayanışma örneği sergilendiğini belirtti.</p> <p><strong>'Bu yapılan İzmir'in iradesine müdahaledir'</strong></p> <p>'Bu direnişi 24 saat aralıksız nöbetlerle canlı tutan, geceyi burada geçiren, sabahı burada karşılayan, bu kentin onuruna sahip çıkan tüm İzmirlilere yürekten teşekkür ediyoruz' diyen Güç, konuşmasına şu şekilde devam etti:</p> <p>'12 gündür buradayız. Bir irade ortaya koyuyoruz. Bir vicdan ortaya koyuyoruz. Bir duruş ortaya koyuyoruz. Ve buradan tüm Türkiye'ye şunu söylüyoruz: Meslek fabrikası İzmir halkının. AKP bu gerçeği kabul etmek yerine, özür dilemek yerine, yanlıştan dönmek yerine İzmir'le inatlaştı. İzmirlilere kafa tuttu. Hukuksuzluğu savundu. Ne istediğiniz bu kentten, ne istediğiniz gençlerin geleceğinden, ne istediğiniz kadınların emeğinden, ne istediğiniz meslek fabrikamızdan? Bu yapılan sadece bir idari işlem değildir. Bu yapılan açık bir hukuksuzluktur. Bu yapılan İzmir'in iradesine müdahaledir. Evet, bizler şaşırmadık. Çünkü bu iktidarın bir tercihidir. Halktan yana olmak yerine, hukuktan yana olmak yerine, adaletten yana olmak yerine yanlıştan yana olmayı seçtiler. İşte bunların hepsini bir tercih olarak yaptılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İzmir'in her sokağında sürdüreceğiz'</strong></p> <p>Ama İzmir bu tercihe teslim olmayacak. Çünkü İzmir zalime boyun eğmeyenlerin kentidir. Kötüye teslim olmayanların kentidir. Meslek fabrikası mücadelesi topla tüfekle değil, sözle, fikirle; taşla, sopayla değil, bayrakla, marşla; bu mücadeleye boyun eğerek değil, iradeyle, cesaretle veriliyor. 12 gündür bu alanda güçlü bir irade ortaya koyduk. Bugün de tüm sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya tekrar geldik. Biz bu eylemi sonlandırmıyoruz. Biz bu eylemi büyütüyoruz. Biz bu eylemi dönüştürüyoruz. Artık bu mücadeleyi sadece bu alanda değil, İzmir'in her sokağında sürdüreceğiz. Sokakta, pazarda, çarşıda, otobüste, vapurda, ilçede, mahallede tüm halkımızı bilgilendireceğiz. Bugün burada birlikte olduğumuz tüm emek örgütlerine, meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü de aileniz Cumhuriyet Halk Partisi'nin emekçi ve fedakâr örgütüne ediyorum. Bu mücadele artık sadece bir kurumun değil, İzmir halkının mücadelesidir. Direndik, direniyoruz, direneceğiz. Bu mücadele hak yerini bulana kadar, Atatürk'ün emaneti bu halka teslim edilene kadar, İzmir kazanana kadar sürecek. İnanın dostlar, eninde sonunda kötüler kaybedecek. İzmir kazanacak. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Teşekkür ederim. Emeğinize sağlık. Sağ olun, var olun. İnancımız, mücadelemiz, kavgamız devam edecek' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-icin-duzenlenen-nobet-sona-erdi-chp-izmir-il-baskani-guc-mucadelemiz-sokakta-devam-edecek</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:49:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/meslek-fabrikasi-icin-duzenlenen-nobet-sona-erdi-chp-izmir-il-baskani-guc-mucadelemiz-sokakta-devam-edecek.jpg" type="image/jpeg" length="79244"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cevdet Yılmaz, KKTC Başbakanı ile görüştü: Adada barış içinde yaşayabilmenin yolu Kıbrıslı Türklerin haklarının güvence altına alınmasıdır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-kktc-basbakani-ile-gorustu-adada-baris-icinde-yasayabilmenin-yolu-kibrisli-turklerin-haklarinin-guvence-altina-alinmasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-kktc-basbakani-ile-gorustu-adada-baris-icinde-yasayabilmenin-yolu-kibrisli-turklerin-haklarinin-guvence-altina-alinmasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya'da KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi. Yılmaz, 'Adada barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu; Kıbrıslı Türklerin meşru ve özden gelen haklarının tüm taraflarca kabulü ve güvence altına alınmasıdır' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya'da KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi. Yılmaz, 'Adada barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu; Kıbrıslı Türklerin meşru ve özden gelen haklarının tüm taraflarca kabulü ve güvence altına alınmasıdır' ifadesini kullandı.</p> <p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Antalya Diplomasi Forumu marjında KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve beraberindeki heyet ile bir araya geldiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yılmaz, şunları kaydetti:</p> <p>'Türkiye olarak milli davamız Kıbrıs meselesinde, Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle omuz omuza adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Doğu Akdeniz'de artan gerilimler ve Rum Yönetimi'nin İsrail yanlısı politikaları nedeniyle Ada'daki herkesi riske attığı bu dönemde, gerekli önlemleri alıyoruz. Adada barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu; Kıbrıslı Türklerin meşru ve özden gelen haklarının tüm taraflarca kabulü ve güvence altına alınmasıdır. Anavatan ve Garantör Türkiye ile KKTC arasındaki sarsılmaz iş birliği bu mücadelenin en güçlü dayanağıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-kktc-basbakani-ile-gorustu-adada-baris-icinde-yasayabilmenin-yolu-kibrisli-turklerin-haklarinin-guvence-altina-alinmasidir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:39:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cevdet-yilmaz-kktc-basbakani-ile-gorustu-adada-baris-icinde-yasayabilmenin-yolu-kibrisli-turklerin-haklarinin-guvence-altina-alinmasidir.jfif" type="image/jpeg" length="70415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tülay Hatimoğulları, Barselona'da ANKA Haber Ajansı'na konuştu: 'Frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tulay-hatimogullari-barselonada-anka-haber-ajansina-konustu-frene-basmak-degil-gaza-basmamiz-gereken-bir-evreden-geciyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tulay-hatimogullari-barselonada-anka-haber-ajansina-konustu-frene-basmak-degil-gaza-basmamiz-gereken-bir-evreden-geciyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Barselona'da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik (GPM) toplantısında, ANKA Haber Ajansı'nın sorularını yanıtladı. Hatimoğulları, Kürt sorununun çözümüne ilişkin olarak komisyon çalışmalarının ardından artık yasa yapma sürecine geçilmesi gerektiğini, atılacak somut adımların toplumun sürece ilişkin güvenini artıracağını vurgulayarak, 'Barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması, sadece Kürtler için iyi olmayacak. Bütün Türkiye halkları için ve Türkiye için acil, elzemdir. Bölgedeki gelişmelere baktığımızda frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz. Yürütülen istişareler, bir buçuk yıla yakındır devam eden diyalogla ümit ediyoruz ki bir karşılıklı bir sonucu birlikte elde ederiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Cemal Berk AYTEKİN</strong></p> <p><strong>(BARSELONA) - </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Barselona'da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik (GPM) toplantısında, ANKA Haber Ajansı'nın sorularını yanıtladı. Hatimoğulları, Kürt sorununun çözümüne ilişkin olarak komisyon çalışmalarının ardından artık yasa yapma sürecine geçilmesi gerektiğini, atılacak somut adımların toplumun sürece ilişkin güvenini artıracağını vurgulayarak, 'Barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması, sadece Kürtler için iyi olmayacak. Bütün Türkiye halkları için ve Türkiye için acil, elzemdir. Bölgedeki gelişmelere baktığımızda frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz. Yürütülen istişareler, bir buçuk yıla yakındır devam eden diyalogla ümit ediyoruz ki bir karşılıklı bir sonucu birlikte elde ederiz' dedi.</p> <p class='p1'>Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak'ın (PA) ortak düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik'in (Global Progressive Mobilisation) iki gün sürecek toplantısı bugün, İspanya'nın Barcelona kentinde başladı. Toplantıya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da katıldı. ANKA Haber Ajansı'nın sorularını yanıtlayan Hatimouğlları, dünyanın farklı ülkelerinden 4 bini aşkın ilerici lider, aktivist, akademisyen, sendikacı ve siyasi parti temsilcisinin katıldığı toplantıya ilişkin şunları söyledi:</p> <p class='p1'>'Bugünkü toplantı son derece önemli. Bugünkü toplantıda PES ve PA ile birlikte aslında çok daha geniş kapsamlı bir toplantı çağrısı gerçekleşmiş ve Küresel İlerlemeci Hareket ismiyle bir arada bulunuyor. Dünyada özellikle sistem gerçekten ciddi bir çatırdama yaşıyor. Bir kuralsızlık hakim oldu şu an bütün dünyada. Bugüne kadar burjuva demokrasisinin çok önemli kazanımları vardı ve bu kazanımlar gittikçe aşağıya düşüyor. En son gelinen noktada, özellikle Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM), BM Güvenlik Konseyi gibi oluşumların ciddi anlamda yetkilerinin ve etkilerinin azaldığı bir dönem. Özellikle dünyada savaşların ve çatışmaların arttığı bir evre. Dünya bir savaş tehdidi altında. İran'daki savaşın bütün dünyaya maddi, manevi etkileri çok büyük oldu. Bunun yanı sıra kadına yönelik şiddet, bu kuralsızlık döneminde çok arttı. Kapitalist sistemin en büyük çıkmazlarından biri ekolojik yıkım. Sermaye çok ciddi biçimde bir doğa talanı içinde. Bütün bunların hepsini düşündüğümüzde savaşa karşı barışı savunmak için, kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmak, kadın özgürlüğü ve eşitliği için, derinleşmiş olan ve artan işsizlik ve yoksulluğa karşı dünyanın bütün açlarının, yoksullarının birleşeceği bir siyasi hareketin oluşma olasılıkları doğuyor. Kapitalizmin yaşadığı bu kadar büyük krizlerden güçlü bir çıkışı, halklar, ezilenler, sömürülenler lehine, yoksullar, işçi sınıfları lehine çıkarabilmenin yolu gerçekten 1968 ruhunun doğması... 1968 ruhunu çağırıyor bu koşullar. Bugünkü toplantıyı bu minvalde okuyabilir miyiz, bunu söylemek için çok erken. Ama dünyanın dört bir yanından sol, sosyalist, sosyal demokrat siyasi parti ve oluşumlar bugün bir aradayız. Bu akşam liderler zirvesi gerçekleşecek. Biz esas siyasi mesajımızı ve konuşmamızı yarın gerçekleştirmiş olacağız. Bugün çok sayıda kesimlerle yani birçok kıtadan siyasi parti temsilcileriyle bir arada olup biraz önce konuştuğumuz bu konuları istişare etme şansımız oldu. Ümit ediyorum ki bu toplantı dünyada solun ve sosyalistlerin daha güçlü şekilde bir araya gelip barış için, kadın için, eşitlik ve adalet için daha güçlü bir sesi ortaya koyabilecekleri bir çalışmayı tetikler. Ona vesile olur diye ümit ediyorum.'</p> <p class='p1'><strong>'Gülistan Doku'nun akıbeti ucu nereye varırsa varsın açığa çıkmalı'</strong></p> <p class='p1'>Hatimoğulları, yeniden başlatılan Gülistan Doku soruşturması ve soruşturma kapsamında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in açığa alınmasına ilişkin şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p1'>'Tabii 'Gülistan Doku nerede' diye Türkiye'de kadın hareketi çok güçlü bir haykırış içinde oldu. Ailesi gerçekten inanılmaz düzeyde bir emek ve kararlılıkla bunu savundular. 'Gülistan Doku nerede' sorusunun yanıtını bulabilme ihtimallerimiz doğdu şimdi. Bu soruşturmanın başlatılmış olması, karartılmış delillerin en azından şimdilik bir kısmının geriye getirilebilmiş olması bizi umutlandırdı. Gülistan Doku, Türkiye'de birçok kadın gibi erkek şiddetine maruz kalarak yaşamını kaybetti ve gerçekten akıbeti, ne oldu, nasıl oldu bütün bunlar bilinmiyor. Türkiye'deki kadın hareketi çok güçlü bir sahiplenmeyle 'Gülistan Doku nerede' dediği gibi, Rojin Kabaiş için 'adalet' dedi. Bütün bunların aydınlanması bakımından çok önemli bir adım atıldı. Ümit ediyoruz ki adım, gerçekten olumlu olarak nihayetlenir. Ucu nereye varırsa varsın; dönemin Dersim Valisi, onun oğlunun olduğu söyleniyor, birçok polis memurunun bu işin içinde olduğu söyleniyor. Bunun daha üstünde kim varsa hepsine bu soruşturmanın ulaşması ve neticelenmesi gerekiyor. Şöyle bir sonuç toplumu tatmin etmez, duyguları, düşünceleri tatmin etmez: Belli başlı bir-iki kişiyi yakalayıp bir-iki kişiye ceza verip olayın üstünü kapatmak, kolluk kuvvetinden olanları, vali ya da başka bürokratik görevlerde olanların bu soruşturmanın ucu oraya değmeyebilir, üstü örtülebilir, kapatılabilir. Bu toplumun vicdanını rahatlatmaz. Biz de asla kabul etmeyiz. Gülistan Doku'nun akıbetinin ciddi anlamda açığa çıkması toplum vicdanını, kadınları rahatlatacaktır. Belki biz Gülistan'ı geri getiremeyeceğiz ama yeni Gülistan vakalarının yaşanmasını engellemenin yolu, adaletin hakiki şekilde tecelli etmesi. Buradan çağrımızı yapmak isteriz: Ucu nereye varırsa varsın; vali, valinin üstü, kimse bunun sorumluları, cinayeti işleyen, bunu bilip saklayan, delilleri karartan, olayların üstünü örten, karanlıkta kalması için çabalayan her kim varsa hepsinin açığa çıkarılması ve yargılanması gerekiyor.'</p> <p class='p1'><strong>'PKK'nin silahsızlandırılmasıyla ilgili çerçeve yasanın zaman kaybetmeksizin çıkmasını önemsiyoruz'</strong></p> <p class='p1'>Hatimoğulları, 'Komisyonda rapor yazım aşaması tamamlandı. DEM Parti tarafından sürecin işleyişine ilişkin, 'Süreç yürüyor ama yavaş' eleştirisi yapılıyor. Sizin buradan çağrınız ne olur, bu noktadan sonra süreci ne hızlandırır' sorusuna şu yanıtı verdi:</p> <p class='p1'>'Bakın, bugün dünyanın birçok ülkesinden, kıtasından sosyalistler, solcular, sosyal demokratlar bir arada. Biraz önce bahsini ettiğimiz dünyanın kötü gidişatının önüne geçmek için bir toplumsal ve siyasal sorumlulukla hareket etmek üzere hepimiz buradayız. Ve bize ne görev düşer, neyi nasıl örgütleyip, neyi nasıl başarabileceğimizi konuşmak için buradayız. Bugün İran Savaşı bir kez daha şunu gösterdi bize: Dünya nükleer tehdit altında. Dolayısıyla bölgenin kaynayan kazan olduğu bir yerde, Orta Doğu'da savaşın ateşinin her yeri sardığı ve daha güçlü sarma ihtimali olan bir yerde Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemle çözülmesi, Türkiye için en hayırlı olacak olan şeydir ve en acil ve en elzem adımlardan biridir. Bu konunun altını çok sıklıkla çizdik. Burada bir kez daha çizmiş olmak isterim. Evet, bir komisyon oluştu. Bir komisyonun oluşmasını memnuniyetle karşılamıştık. Komisyon raporunu parlamentoya sundu. Ve şimdi beklenti parlamentonun artık yasa yapım sürecine geçmesi. Özellikle PKK'nin silahsızlandırılmasıyla ilgili, bunu geliştirecek, arttıracak, sonuçlandıracak olan çok temel bir yasa var. Bir çerçeve yasadan bahsediyoruz, bir özel yasa. Bu yasanın en geniş şekilde, en kapsamlı şekilde bir an önce çıkması, bunu biz önemsiyoruz. Bunun yanı sıra Sayın Öcalan'ın bir baş aktör ve baş müzakereci olarak hala konumu tanımlanmış değil yasal ve hukuki olarak. Bunun tanımlanması önemli ve elzemdir.</p> <p class='p1'><strong>'Frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz'</strong></p> <p class='p1'>Bunun yanı sıra tabii ki her ifade ettiğimiz ve gerçekleşene kadar da dilimizde tüy bitse de tekrarlamaya devam edeceğimiz birkaç husus var. Bunlardan birisi kayyum meselesi. Türkiye'de biz bu süreci görüşürken başta Kürt halkı, muhalif kesim olmak üzere onların bu sürece ikna olması için somut adımlar atılmalı. Bu adımlar yasa yapmayı gerektiren adımlar değil. Mesela kayyumun geri çekilmesi ve seçilmiş belediye başkanları ve eş başkanların görevlerine iadesi. Bunun yanı sıra Ekrem İmamoğlu ve diğer seçilmiş belediye başkanlarının şayet yargılanacaklarsa, tutuksuz yargılanması toplumu rahatlatacak ve gerçekten bir barış ve demokratik sürecinden bahsettiğimizde toplumdaki inandırıcılığımız o zaman daha çok artar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) çok önemli bir kararı var. Birisi Kobani Davası ile ilgili Sayın Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve arkadaşları için; bir diğer karar da Osman Kavala ve arkadaşları Can Atalay'ı ve bütün Gezi tutuklularını kapsayan AİHM kararı. Bu iki kararın hayata geçmesi, toplumun vicdanını da rahatlatacak ve bu sürece olan inancı ve bağlılığı daha fazla arttıracaktır. Bu bakımdan biz bu somut adımların atılmasını her fırsatta bıkmadan, usanmadan dile getireceğiz. Çünkü biz bu sürecin başarıya ulaşmasını istiyoruz. Barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması, sadece Kürtler için iyi olmayacak. Bütün Türkiye halkları için ve Türkiye için acil, elzemdir. Bölgedeki gelişmelere baktığımızda frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz. Ümit ediyoruz ki bu konuda verdiğimiz bu mücadele ve bu kararlılık bir karşılık bulur. Yürütülen istişareler, bugüne kadar bir buçuk yıla yakındır devam eden diyalog ümit ediyoruz ki karşılıklı bir sonucu birlikte elde ederiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tulay-hatimogullari-barselonada-anka-haber-ajansina-konustu-frene-basmak-degil-gaza-basmamiz-gereken-bir-evreden-geciyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:58:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tulay-hatimogullari-barselonada-anka-haber-ajansina-konustu-frene-basmak-degil-gaza-basmamiz-gereken-bir-evreden-geciyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="40717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cevdet Yılmaz, Hürmüz Boğazı'na ilişkin uluslararası bir toplantıya katıldı: Türkiye olarak kalıcı barış için çaba göstermeye devam edeceğiz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-hurmuz-bogazina-iliskin-uluslararasi-bir-toplantiya-katildi-turkiye-olarak-kalici-baris-icin-caba-gostermeye-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-hurmuz-bogazina-iliskin-uluslararasi-bir-toplantiya-katildi-turkiye-olarak-kalici-baris-icin-caba-gostermeye-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hürmüz Boğazı'na ilişkin Fransa ve Birleşik Krallık'ın ev sahipliğindeki bir çevrim içi toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen katıldığını belirterek, 'Bölgemizde benzer krizlerin, çatışmaların ve deniz ulaşımını aksatacak gelişmelerin tekrar yaşanmaması ancak diyalog, itidal ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesiyle mümkündür. Türkiye olarak biz de kalıcı bir barış için tüm diplomatik çabaları göstermeye devam edeceğiz' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hürmüz Boğazı'na ilişkin Fransa ve Birleşik Krallık'ın ev sahipliğindeki bir çevrim içi toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen katıldığını belirterek, 'Bölgemizde benzer krizlerin, çatışmaların ve deniz ulaşımını aksatacak gelişmelerin tekrar yaşanmaması ancak diyalog, itidal ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesiyle mümkündür. Türkiye olarak biz de kalıcı bir barış için tüm diplomatik çabaları göstermeye devam edeceğiz' ifadesini kullandı.</p> <p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Fransa ve Birleşik Krallık'ın ev sahipliğinde düzenlenen Hürmüz Boğazı'na ilişkin çevrim içi bir toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen katıldığını bildirdi. Yılmaz, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bu süreçte ateşkesin korunması, İslamabad'da başlayan müzakere sürecinin kesintisiz devam etmesi ve diplomasinin yeniden hakim kılınması, kalıcı barışın tesisi açısından hayati önem taşımaktadır. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler; enerji arz güvenliğinden tedarik zincirlerine, gübre piyasalarından küresel gıda güvenliğine kadar çok boyutlu riskler doğurmaktadır.</p> <p>Bu çerçevede deniz seyrüsefer güvenliğinin uluslararası hukuk temelinde yeniden tesis edilmesi, bölgesel istikrarın korunması açısından kritik önemdedir. Toplantı saatlerinde İran tarafından Hürmüz Boğaz'ının ateşkes süresi sonuna kadar tüm gemilere yeniden açıldığının duyurulması, gerilimin azaltılması yönünde atılmış önemli bir adım olarak görüyor memnuniyetle karşılıyoruz.</p> <p>Bölgemizde benzer krizlerin, çatışmaların ve deniz ulaşımını aksatacak gelişmelerin tekrar yaşanmaması ancak diyalog, itidal ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesiyle mümkündür. Türkiye olarak biz de kalıcı bir barış için tüm diplomatik çabaları göstermeye devam edeceğiz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-hurmuz-bogazina-iliskin-uluslararasi-bir-toplantiya-katildi-turkiye-olarak-kalici-baris-icin-caba-gostermeye-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:56:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cevdet-yilmaz-hurmuz-bogazina-iliskin-uluslararasi-bir-toplantiya-katildi-turkiye-olarak-kalici-baris-icin-caba-gostermeye-devam-edecegiz.jfif" type="image/jpeg" length="93170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erkan Baş'tan Tom Barrack'a tepki: Türkiye, Erdoğan'dan ibaret değildir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/erkan-bastan-tom-barracka-tepki-turkiye-erdogandan-ibaret-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/erkan-bastan-tom-barracka-tepki-turkiye-erdogandan-ibaret-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya'daki açıklamalarına tepki göstererek, 'İşte Trump-Erdoğan dostluğunun gerçekte ne anlama geldiğinin en kısa özeti bu. Tom Barrack şunu iyi bilsin: Türkiye Erdoğan'dan ibaret değildir, ülkemiz asla sizin kirli ittifakınızın parçası olmayacak' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya'daki açıklamalarına tepki göstererek, 'İşte Trump-Erdoğan dostluğunun gerçekte ne anlama geldiğinin en kısa özeti bu. Tom Barrack şunu iyi bilsin: Türkiye Erdoğan'dan ibaret değildir, ülkemiz asla sizin kirli ittifakınızın parçası olmayacak' ifadesini kullandı.</p> <p>Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, sosyal medya hesabından ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya'daki açıklamalarına tepki gösterdi. Baş, Barrack'ın, 'Eğer bölgeyi incelerseniz, işe yarayan tek şeyin, güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edersiniz' dediğini belirterek, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'İşte Trump-Erdoğan dostluğunun gerçekte ne anlama geldiğinin en kısa özeti bu. Amerika'nın kirli emelleri uğruna Türkiye'yi otoriterliğe teslim ediyor, hatta bu otoriterliği kutsayıp alkışlıyorlar. 'Belki de eleştirileceğim' diyerek söze başlayan Tom Barrack şunu iyi bilsin: Türkiye Erdoğan'dan ibaret değildir, ülkemiz asla sizin kirli ittifakınızın parçası olmayacak! Seni de eleştirmekle kalmayacağız, bir daha dönmemek üzere ülkemizden kovacağız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/erkan-bastan-tom-barracka-tepki-turkiye-erdogandan-ibaret-degildir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:52:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/erkan-bastan-tom-barracka-tepki-turkiye-erdogandan-ibaret-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="28741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji Bakanı Bayraktar, IRENA Genel Direktörü ve Slovenya Enerji Bakanı ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/enerji-bakani-bayraktar-irena-genel-direktoru-ve-slovenya-enerji-bakani-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/enerji-bakani-bayraktar-irena-genel-direktoru-ve-slovenya-enerji-bakani-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Antalya Diplomasi Forumu'nda Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera ve Slovenya Çevre, İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer ile ayrı ayrı biraraya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Antalya Diplomasi Forumu'nda Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera ve Slovenya Çevre, İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer ile ayrı ayrı biraraya geldi.</p> <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Antalya Diplomasi Forumu'nda IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera ile bir araya gelerek yenilenebilir enerji alanındaki küresel gelişmeleri ve Türkiye'nin enerji dönüşüm hedeflerini ele aldık. Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde, enerji dönüşümümüzde uluslararası ortaklıkları derinleştirecek iş birliği alanlarını da değerlendirdik' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bayraktar ayrıca Slovenya Çevre, İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer ile de bir araya geldiğini belirterek, 'Türkiye ile Slovenya arasında enerji alanındaki diyaloğu derinleştirmeye ve ortak projelerle somut iş birlikleri geliştirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/enerji-bakani-bayraktar-irena-genel-direktoru-ve-slovenya-enerji-bakani-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:33:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/enerji-bakani-bayraktar-irena-genel-direktoru-ve-slovenya-enerji-bakani-ile-gorustu.jfif" type="image/jpeg" length="29900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Numan Kurtulmuş, Turgut Özal'ı andı... 'Türkiye'nin ekonomik kalkınma sürecinde kalıcı izler bıraktı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/numan-kurtulmus-turgut-ozali-andi-turkiyenin-ekonomik-kalkinma-surecinde-kalici-izler-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/numan-kurtulmus-turgut-ozali-andi-turkiyenin-ekonomik-kalkinma-surecinde-kalici-izler-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefat yıldönümünde yayımladığı mesajında, Özal'ın Türkiye'nin demokratikleşme ve ekonomik kalkınma sürecinde kalıcı izler bıraktığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefat yıldönümünde yayımladığı mesajında, Özal'ın Türkiye'nin demokratikleşme ve ekonomik kalkınma sürecinde kalıcı izler bıraktığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefat yıldönümünde sosyal medya hesabından yayımladığı anma mesajında, 'Ülkemizin demokratikleşme ve ekonomik kalkınma sürecinde kalıcı izler bırakmış; hayata geçirdiği politikalarla milletimizin hafızasında güzide bir yer edinmiş 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ı, vefatının sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyorum. Ruhu şâd olsun' ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/numan-kurtulmus-turgut-ozali-andi-turkiyenin-ekonomik-kalkinma-surecinde-kalici-izler-birakti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:32:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/numan-kurtulmus-turgut-ozali-andi-turkiyenin-ekonomik-kalkinma-surecinde-kalici-izler-birakti.jpg" type="image/jpeg" length="30212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası: Tanık polis memuru Mustafa Süvari'den 'Cengiz Haliç, Halil Falyalı, Ahmet Yıkılmaz ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı' iddiası]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-tanik-polis-memuru-mustafa-suvariden-cengiz-halic-halil-falyali-ahmet-yikilmaz-ve-rusvet-ile-ilgili-seyler-anlatti-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-tanik-polis-memuru-mustafa-suvariden-cengiz-halic-halil-falyali-ahmet-yikilmaz-ve-rusvet-ile-ilgili-seyler-anlatti-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında tanık olarak dinlenen polis memuru Mustafa Süvari, 'Murat Çelik Müdür, Cengiz Haliç'in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı, Ahmet Yıkılmaz ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı. Bu görüşme Ayhan Bora Kaplan operasyonundan yaklaşık bir hafta, 10 gün sonra gerçekleşti' beyanında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında tanık olarak dinlenen polis memuru Mustafa Süvari, 'Murat Çelik Müdür, Cengiz Haliç'in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı. Bu görüşme Ayhan Bora Kaplan operasyonundan yaklaşık bir hafta, 10 gün sonra gerçekleşti' beyanında bulundu.</p> <p>Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17'si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan'ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik'in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının dokuzuncu celsesi görülüyor.</p> <p>Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi Kampüsü'nde görülen duruşmada, Ayhan Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar hazır edildi.</p> <p>Sanık Muhammed Kaplan'ın avukatı Volkan Şener, 'Müvekkilimin iri yarı diye bahsettiği polis memurunun Yılmaz Öztürk olduğunu tespit ettik. Murat Çelik'in (eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı) en yakınındakilerden biridir. O dönem Çelik'in şoförlüğünü yapmaktadır. Biz tanık olarak dinlenmesini istiyoruz' dedi.</p> <p><strong>'Serdar Sertçelik Macaristan'da kamp sürecinde Instagram kullanıyordu'</strong></p> <p>Duruşmada tanıklar dinlendi. İlk olarak sanık Serdar Sertçelik'in abisi Selçuk Sertçelik, 'Macaristan'da cezaevine 2024 yılının Nisan ya da Mayıs ayında girmiş olması lazım. En son Türkiye'ye gelmeden önce görüştük Ocak ayında. Macaristan'da kamp süreci de vardı. O süreçte Instagram kullanıyordu çok kısa süre. Nurullah Özgür Kopuk, bir defa beni arayıp 'Nerdesin konuşmamız lazım. Konum at geleceğiz' dedi' ifadelerini kullandı. Savcının 'Kötü muameleden bahsetti mi? Vücudunda şiddet izi var mıydı?' sorusuna Sertçelik, 'Biz iz yoktu. Ama tedirgindi. Baskı gördüğünden bahsetmişti' yanıtını verdi.</p> <p><strong>Savcılıkta</strong><strong> kabul edilen mesajlaşma mahkemede </strong><strong>kabul </strong><strong>edilmedi</strong></p> <p>Selçuk Sertçelik'e sanık Serdar Sertçelik'e ait olduğu iddia edilen ve Şevket Demircan'ın avukatı Recep Öksüz'ün bürosunun kapısına bırakıldığı öne sürülen telefondaki mesajları gösterildi. Sertçelik, mesajların kendisine ait olmadığını söyledi. Mahkeme Başkanı'nın, savcılık ifadesinde bunları kabul ettiğini söylemesi üzerine Sertçelik, savcının mesajları göstermediğini, soru-cevap şeklinde ifade aldığını belirtti.<br />Tanık olarak dinlenen Serdar Sertçelik'in babası Erdoğan Sertçelik de 'En son oğlumla vurulduğu zaman görüştüm. Evde kalıyordu o zaman. Oğlum yurt dışındayken düzenli bir görüşmemiz olmadı. Macaristan'da tutukluyken telefondan görüşüyorduk.Sürekli evimiz basılıyordu. Çocuğumu odaya alıyorlardı, kapatıyorlardı 4-5-6 saat sorgu oluyordu' diye konuştu.</p> <p><strong>'İki farklı telefonu yan yana koyuyorduk o şekilde görüşmüşlerdi'</strong></p> <p>Tanık olarak dinlenen Serdar Sertçelik'in annesi Ayşenur Bozoğlu, 'O dönem bizim evimiz sanki Emniyet gibiydi. İçeri gelip oturuyorlardı' dedi. Mahkeme Başkanı'nın 'Serdar yurt dışındayken hiç senin aracılığın ile başkası ile görüştü mü?' diye sorması üzerine anne Bozoğlu, Şevket Demircan ile görüştüğünü söyledi ve 'İki farklı telefonu yan yana koyuyorduk o şekilde görüşmüşlerdi. Biz durmuyorduk içerde çıkıyorduk odadan' dedi.</p> <p><strong>Tanık polis memuru Süvari: Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı</strong></p> <p>Tanık olarak dinlenen o dönem Murat Çelik'in kalemi olarak çalışan ve operasyona katılan polis memuru Mustafa Süvari, şunları öne sürdü:</p> <p>'Evet bir görüşme gerçekleştirdik Murat Müdürüm ve Cengiz Haliç ile. Murat Müdür, Haliç'in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı, Ahmet Yıkılmaz ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı. Bu görüşme Ayhan Bora Kaplan operasyonundan yaklaşık bir hafta, 10 gün sonra gerçekleşti.</p> <p><strong>'Mesleki tecrübelerimden dolayı bu görüşmeyi kayıt altına aldım'</strong></p> <p>Mesleki tecrübelerimden dolayı bu görüşmeyi kayıt altına aldım. Daha önce yapmadığım şeyleri yapmış gibi gösterilmiştim, o yüzden kendimi güvence altına almak için kaydettim. Görüşme boyunca bir belge vermedi Haliç. Bu görüşmeyi kayıt altına aldığımdan o sırada Çelik'in haberi yoktu. Çok sonradan öğrendi. Serdar Sertçelik, Türkiye'ye geldikten sonra Cengiz Haliç'in ismi dosyada geçince ve önemli bir isim olduğunu da anlayınca Murat Müdürüm ile görüştüm. Görüşmeyi kayıt altına aldığımı söyledim ve bunu Savcılığa vermeye de hazır olduğumu söyledim. Murat Müdürüm de 'iyi olur, savcılığa verelim' dedi.'</p> <p><strong>Görüşme kaydı okundu</strong><strong>;</strong><strong> </strong><strong>'</strong><strong>Barış'ı 10 gün sonra hazır et, 1 milyon dolara:</strong><strong>'</strong></p> <p>Mahkeme Başkanı sunulan kayıttaki görüşmeleri okudu. Mahkeme Başkanı, konuşmalarda birinci erkek şahıs ve olayı anlatan ikinci erkek şahıs olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Duruşmada okunan görüşmenin bir kısmı şöyle:</p> <p>'Olayı anlatan erkek şahıs: Sur Balık'ta oturdular. Ahmet Akça Bey ve Ahmet Yıkılmaz ile sürekli iş yapan bir iş adamı ama adını söylemedi. Onunla bir iş daha yapacak herhalde. 'Barış'ı 10 gün sonra hazır et, 1 milyon dolara:' dedi'</p> <p><strong>Kaplan'ın avukatları: Biz bu konuşmaların burada okunmasını istemiyoruz</strong><strong> </strong></p> <p>Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı Rıdvan Şahin, konuşma metni okunurken araya girdi ve 'İki kişi arasındaki konuşmalar hukuka aykırı olarak kayıt altına alınmıştır. Burada içeriği okunamaz. Delil niteliği yoktur. Cengiz Haliç'in de suç duyurusu vardır konu hakkında. Biz bu konuşmaların burada okunmasını istemiyoruz. Zaten dava konusu ile alakası yoktur' dedi. Mahkeme Başkanı da 'Bunun takdiri bana ait' dedi.</p> <p>Tanık Süvari, 'Arada sorular soran Murat Çelik ve ben. Olayı anlatan ise Cengiz Haliç'tir. Ayrıca burada üç kişinin arasındaki konuşmaları kayıt altına alıyorum ve konuşanlardan biri de benim. Ben bu ses kaydındaki konuşmaları göz ardı mı etseydim. Bir vatandaş olarak görevimi yaptım' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Cengiz Haliç gibi bir isim Emniyet'e gelince herhalde çay içmeye gelmiyordur'</strong></p> <p>Avukat Şahin, 'Neden bu ses kaydını aldınız?' diye sorması üzerine Süvari, 'Cengiz Haliç gibi bir isim Emniyet'e gelince herhalde çay içmeye gelmiyordur. Bir şey anlatmak için gelmiştir. Olası bir suç konuşması olursa ve bu konuşma sonrasında inkar edilir ve ben zarar görürüm diye aldım bu görüşmeyi' yanıtını verdi.</p> <p>Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı Umut Köroğlu'nun 'Yere yatmış adamın kafasına neden silah dayadın?' şeklindeki soruya 'Konu görünenin aksine silahı dayamak değil. Şevket Müdürümün elindeki ağzında mermi olan silahı almak. bu mesleki içgüdü ve ne olur ne olmaz silah patlar diye almak istedim' yanıtını verdi.</p> <p><strong>'Murat Çelik mi bu ses kaydını aldırt</strong><strong>t</strong><strong>ı</strong><strong>r</strong><strong>mış ve kendisine göndert</strong><strong>t</strong><strong>irmiştir?'</strong></p> <p>Söz alan Ayhan Bora Kaplan, 'Kayıtta kendisinin sesi uzaktan, Murat Çelik'in sesi daha yakından geliyor. Murat Çelik mi bu ses kaydını aldırttırmış ve kendisine gönderttirmiştir?' diye sordu. Süvari de 'Bana göre de benim sesim daha yakından geliyor' yanıtını verdi. Kaplan ise 'Başkanım bu ses kaydının incelenmesini ve rapor yazılmasını istiyorum' talebinde bulundu.</p> <p><strong>Avukat Göçer, telefon getirerek sunum yaptı: Bir WhatsApp mesajlaşmasının üstüne konuşmalar sonradan eklenebilir ya da çıkartılabilir</strong><strong> </strong></p> <p>Emekli polis memuru sanık Önder Polat'ın avukatı Duran Göçer, mahkeme huzuruna üç telefon getirdi ve WhatsApp üzerinden sıralı bir mesajlaşmayı okudu. İki kişi arasındaki örnek bu WhatsApp mesajlaşmasının farklı telefonlar ile manipüle edilebileceği iddiasında bulundu. Göçer bu telefonları da mahkemeye sunarak öncelikle Jandarma tarafından incelenmesi talebinde bulundu. Göçer, 'Yani demek istediğimiz şu; manipülasyon iddiasının kanıtlanması çok zor. Ancak bir WhatsApp mesajlaşmasının üstüne konuşmalar sonradan eklenebilir ya da çıkartılabilir. Öte yandan mesajlaşmalar başka bir telefona yüklenip de değiştirilebilir. Buluntu telefon dosyası için öncelikle adaletin sağlanmasını istiyoruz. Mahkeme Başkanı ve duruşma savcısının sorularından bu telefon ile ilgili şüphelerin olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden buluntu telefona ilişkin en uzman bir bilirkişi bulunarak inceletmesi ve bilirkişinin de kimliğinin gizli tutulmasını talep ediyoruz' dedi.</p> <p>Duruşmaya 1 saat ara verildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-tanik-polis-memuru-mustafa-suvariden-cengiz-halic-halil-falyali-ahmet-yikilmaz-ve-rusvet-ile-ilgili-seyler-anlatti-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:31:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-tanik-polis-memuru-mustafa-suvariden-cengiz-halic-halil-falyali-ahmet-yikilmaz-ve-rusvet-ile-ilgili-seyler-anlatti-iddiasi.jpeg" type="image/jpeg" length="31176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremde yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı kamu görevlileri davasında bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-hasan-alpargun-apartmani-kamu-gorevlileri-davasinda-bilirkisi-raporu-hazirlanmasina-karar-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/depremde-yikilan-hasan-alpargun-apartmani-kamu-gorevlileri-davasinda-bilirkisi-raporu-hazirlanmasina-karar-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da 6 Şubat depremlerinde Hasan Alpargün Apartmanı'nın yıkılması sonucunda 96 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davada, dönemin 7 kamu görevlisinin yargılanmasına devam edildi. Mahkeme heyeti, sanıkların kusur durumlarına ilişkin Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden bilirkişi raporu istenilmesine ve tüm sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Adana'da 6 Şubat depremlerinde Hasan Alpargün Apartmanı'nın yıkılması sonucunda 96 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davada, dönemin 7 kamu görevlisinin yargılanmasına devam edildi. Mahkeme heyeti, sanıkların kusur durumlarına ilişkin Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden bilirkişi raporu istenilmesine ve tüm sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.</p> <p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde, Adana'nın Çukurova ilçesinde bulunan Hasan Alpargün Apartmanı'nın yıkılması sonucu 96 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.</p> <p>Binanın yıkımında sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle Seyhan Belediyesi'nde görevli eski imar müdürü Alim Erdoğan, imar müdür yardımcısı Sitare Koçoğlu, belediyede görevli harita şube şefi Gökalp Çubukçu, inşaat mühendisi Ferhat Yağ, mimar Sevda Canpolat, makine mühendisi İmran Arısoy ve iskan komisyonu üyesi Can Mustafa Eren hakkında, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi.</p> <p>Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, depremde yakınlarını kaybedenler, tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.</p> <p><strong>Duruşma 9 Ekim'e ertelendi...</strong></p> <p>Sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini talep ederken; depremde yakınlarını kaybedenler, sanıkların denetim görevini yerine getirmediğini öne sürerek 'olası kast' suçundan cezalandırılmalarını talep etti.</p> <p>Mahkeme heyeti, sanıkların kusur durumlarına ilişkin Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden bilirkişi raporu istenilmesine ve tüm sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar vererek duruşmayı 9 Ekim'e erteledi.</p> <p><strong>'Kamu görevlileri de 96 canın hayatını kaybetmesinde sorumludur'</strong></p> <p>Duruşmaların ardından aileler, Adana Adalet Sarayı önünde açıklama yaptı. Müşteki avukatlarından Y. Sergen Nisanoğlu, mahkemenin depremde hayatını kaybeden kişilerin kardeşlerinin, mirasçı olmadıkları gerekçesiyle davaya katılma taleplerini reddettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Nisanoğlu, 'Yargılamaları ekonomik bir mesele gibi görmelerinin bir sonucudur. Burası hukuk mahkemeleri değil, ceza mahkemeleridir. Ceza mahkemelerinde mirasçılık belgesi aranmaz. Sırf mirasçılık belgesi yok denilerek kardeşini kaybeden insanların duruşmaya katılma taleplerinin reddedildiği bir kararla yargılama süreci devam etmektedir' ifadelerini kullandı.</p> <p>Dosyaya yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek duruşmanın ertelendiğini belirten Nisanoğlu, şöyle konuştu:</p> <p>'Bu binada yalnızca müteahhit değil, aynı zamanda proje hataları, birbirine uygun olmayan uygulamalar ve kötü imalat söz konusudur. Bir binanın yalnızca müteahhidi değil; insanlara 'burası düzgün yapılmış, burada yaşayabilirsiniz, hayatınızı güven içinde sürdürebilirsiniz' diyen kamu görevlileri de bu 96 canın hayatını kaybetmesinde sorumludur. Adana'da devam eden davalarda kamu görevlileri, en üst hadden hiçbir indirim uygulanmaksızın 22,5 yıl hapis cezasına varan cezalarla karşı karşıya kalmışlardır. Bu hapis cezaları uygulanmıştır. Kişiler hakkında kaçma şüphesi bulunduğunu söyledik. Daha önce hakkında 22,5 yıl hapis cezası verilen bir kamu görevlisinin, bir mimarın, cezanın verildiği gün kaçtığını ve huzurdaki sanıkların da alması muhtemel cezalar göz önüne alındığında daha ağır adli kontrol kararlarına tabi tutulması gerektiğini ifade ettik. Ancak yalnızca yurt dışı çıkış yasağı uygulanmıştır. Daha önce de bu tür yasaklar, kişilerin kaçmasını engelleyememiştir. Bu kararların, yarın öbür gün sorumlu kişilerin cezalandırılması halinde gerçek bir cezaya dönüşebilmesi için; sorumlulukları açık, aleyhlerine somut ve kuvvetli şüphe bulunan kişilerin daha etkin adli kontrol tedbirlerine tabi tutulması gerekmektedir.'<br /> <br /><strong>'Pazartesi günü gerçekleşecek istinaf duruşmasına tüm kamuoyunu davet ediyoruz'</strong></p> <p>Avukat Nisanoğlu, 20 Nisan'da Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nde sanık müteahhit Hasan Alpargün'ün 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasına (olası kast) ilişkin yargılamasının görüleceğini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Buradan alınan 'olası kast' kararı Türkiye tarihinde ilk olup, bir deprem dosyasında tek örnektir. Bu karara sahip çıkıyoruz. Buradaki herkesin iradesi, kamu görevlilerinin gerçek cezalara ulaşması ve gerçek yaptırımlara tabi tutulması yönündedir. Aynı şekilde Hasan Alpargün'ün ve deprem sırasında hayatını kaybeden tüm canların faili olan sanıkların da 'olası kast'tan yargılanması talebini sürdürüyoruz. 'Olası kast', hem doğru bir muhakeme biçimi hem de adil bir cezanın temel koşuludur. Türkiye'deki yargı bu aşamada buna direnmektedir. Ancak biz bu karara ve bu talebe sahip çıkmaya devam ediyoruz. Pazartesi günü gerçekleşecek istinaf duruşmasına tüm kamuoyunu davet ediyoruz.' </p> <p>Hasan Alpargün Apartmanı'nda kardeşini ve babasını kaybeden Gizem Çetin ise yarın saat 13.00'te Duygu Cafe önünde açıklama yapacaklarını, pazar günü de Adalet Peşinde Aileleri Platformu ile birlikte saat 14.00'te Aksagaz önünden Duygu Cafe'ye yürüyüş düzenleyeceklerini ve ardından açıklama yapacaklarını belirterek Adana halkını desteğe çağırdı. Çetin, pazartesi günkü istinaf duruşmasında 'olası kast' kararına sahip çıkacaklarını vurguladı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Adana</category>
      <guid>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-hasan-alpargun-apartmani-kamu-gorevlileri-davasinda-bilirkisi-raporu-hazirlanmasina-karar-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:06:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/depremde-yikilan-hasan-alpargun-apartmani-kamu-gorevlileri-davasinda-bilirkisi-raporu-hazirlanmasina-karar-verildi.jpg" type="image/jpeg" length="90702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yerebatan Sarnıcı, Türk vatandaşlarına 1 TL. Nuri Aslan: 'Tüm hemşehrilerimiz gelsin, tarihimize nasıl sahip çıktığımızı görsün']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yerebatan-sarnici-turk-vatandaslarina-1-tl-nuri-aslan-tum-hemsehrilerimiz-gelsin-tarihimize-nasil-sahip-ciktigimizi-gorsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yerebatan-sarnici-turk-vatandaslarina-1-tl-nuri-aslan-tum-hemsehrilerimiz-gelsin-tarihimize-nasil-sahip-ciktigimizi-gorsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Meclisi'nde yaptığı faaliyet raporu sunumunda; İBB Miras ile gerçekleştirilen restorasyon devrimini rakamlarla anlatırken, Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine tepki gösterdi. Aslan, 'Biz onardık, biz sahip çıktık. Şimdi 15 günde boşaltın diyorlar. Bu hukuksuzluğa karşı bugünden itibaren Türk vatandaşlarına Yerebatan Sarnıcı ziyaretini sadece 1 TL yapıyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) </strong>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Meclisi'nde yaptığı faaliyet raporu sunumunda; İBB Miras ile gerçekleştirilen restorasyon devrimini rakamlarla anlatırken, Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine tepki gösterdi. Aslan, 'Biz onardık, biz sahip çıktık. Şimdi 15 günde boşaltın diyorlar. Bu hukuksuzluğa karşı bugünden itibaren Türk vatandaşlarına Yerebatan Sarnıcı ziyaretini sadece 1 TL yapıyoruz' dedi.</p> <p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'nin faaliyet raporu sunumunda kürsüye çıkan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İstanbul'un tarihi mirasını koruma yolunda atılan dev adımları ve son günlerde kamuoyunda tartışılan mülkiyet devirlerini gündeme taşıdı. Aslan, Ekrem İmamoğlu döneminde kurulan İBB Miras'ın başarılarını vurgularken, Yerebatan Sarnıcı üzerinden verilen 'boşaltma' talimatına meclis kürsüsünden tepki gösterdi. İstanbul'un tarihi dokusuna sahip çıkmak için devasa bütçeler ayırdıklarını belirten Aslan, İBB Miras'ın çalışmalarını şu sözlerle özetledi:</p> <p><strong>'İBB Miras ile bir devrim gerçekleştirdik'</strong></p> <p>'Ekrem Başkanımızın göreve gelmesinin ardından kurulan İBB Miras ile tabiri caizse bir devrim gerçekleştirdik. Ecdadımızın mirasına sahip çıktık. Bugün sayıları 19'u bulan tarihi türbeyi, 640 tarihi mezar ve hazireyi, 240 tarihi çeşmeyi hak ettiği hürmetle onardık. O çeşmeler ki ecdadımızın en zarif imzası. Haliç Tersanesi'ni, Hasanpaşa, Yedikule ve Dolmabahçe Gazhanelerini, Bakırköy Baruthanesi'ni ve Çubuklu Siloları'nı ayağa kaldırdık.</p> <p><strong>'Vakıfların sorumluluğundaki camilerin temizliğini biz yapıyoruz'</strong></p> <p>Tarihi selatin camilerin temizlik, bakım ve güvenlik hizmetlerine 6 yılda bugünkü rakamlarla yaklaşık 2 milyar TL bütçe ayırmışız. Vakıfların hazirelerine 2019-2025 yılları arasında yaklaşık 450 milyon TL'lik hizmet ve desteklerimiz oldu. Yani vakıfların sorumluluğundaki camilerin temizliğini, hazirelerin düzenlemesini biz yapıyoruz! Vakıflar Genel Müdürlüğü değil.  Restorasyon uygulamalarına 6 yıl içinde yaklaşık 8 milyar TL ayırdık. Ecdat yadigarımıza sahip çıktık.</p> <p><strong>'Şimdi 'boşaltın' diyorlar'</strong></p> <p>Bugün pek çok İstanbullunun sosyal medyasında paylaştığı öncesi sonrası fotoğraflarında da görebileceğiniz gibi: Bir Ekrem İmamoğlu'ndan öncesi var bir de sonrası: Bunun en büyük örneği de Yerebatan Sarnıcı. Restore ettiğimiz 2023 yılından bu yana ziyaretçi sayısı 10 milyonu aştı. Ne güzel değil mi? Biz yaptığımız işlerle gurur duyuyoruz. Ancak bugün bizleri çok üzen bir kararla karşı karşıyayız. 1 Nisan günü şaka gibi: Yerebatan Sarnıcı, Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil ettirildi. Bir diğer deyişle mülkiyet Vakıflara geçti: Ama ne yaptılar biliyor musunuz? Bize gelen yazıda, 15 gün içinde sarnıcı boşaltmamız gerektiği söyleniyor. Tüm Türkiye vatandaşlarına soruyorum. Bu hak mı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Galata Kulesi vakıf eseri değildir, belgesi nerede?'</strong></p> <p>Vakıflar Genel Müdürlüğü 'Vakıf malları ait olduğu yere dönüyor' diyor. Soruyorum: Yerebatan Sarnıcı'nın vakfı kim? Belgesi nerede? Galata Kulesi'nde de aynı süreci yaşadık. Galata Kulesi de bir vakıf eseri değildir. MS 500'lü yıllarda deniz feneri olarak yapılmış, 1348'de Cenevizliler kuleye dönüştürmüştür. Ne Fatih Sultan Mehmet tarafından vakfedilmiştir ne de bir vakfiye kaydı vardır. Bu işlem hiçbir hukuki zemine dayanmamaktadır'</p> <p><strong>İstanbullulara tarihi çağrı: 'Ziyaret sadece 1 TL'</strong></p> <p>Nuri Aslan, konuşmasında tüm Türk vatandaşlarını sarnıca davet etti ve şunları söyledi:</p> <p>'Cumhuriyet döneminde de bu miras,  İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne devredilmiştir. Yani bu kule, tarih boyunca kamunun olmuştur. Halkın olmuştur. Bugün 'vakıf malıdır' denilerek yapılan bu işlem, hiçbir hukuki zemine dayanmamaktadır. Ve biz tam da bu yüzden soruyoruz: Eğer ortada bir vakıf varsa: Belgesi nerede? Bugün Yerebatan Sarnıcı'nda da aynı yaklaşımı görüyoruz. Bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değil. Bu memleket bizim, İstanbul bizim. Tarih hepimizin. Bu memleket bizim, İstanbul bizim. Tarih hepimizin. Bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değil. Buradan duyuruyorum: Bugünden itibaren Türk vatandaşlarına, Yerebatan Sarnıcı'nı ziyaret etmek sadece 1 TL! Tüm hemşehrilerimiz gelsinler hem tarihimizi hem de Yerebatan Sarnıcı'na nasıl sahip çıktığımızı görsünler! Kolay vazgeçmeyeceğimizi mi sandımız, asla pes etmeyeceğiz tüm yasal haklarımızı kullanacağız. Yok öyle mala çökmek. Yok öyle yönetime çökmek. Yok öyle Milletin iradesine çökmek. Asla geri durmayacağız. Biz bu restorasyonları sizin paranızla yaptık. Gelin paranızla neyin yapıldığını görün.'</p> <p>Aslan'ın meclis faaliyet sunumu devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yerebatan-sarnici-turk-vatandaslarina-1-tl-nuri-aslan-tum-hemsehrilerimiz-gelsin-tarihimize-nasil-sahip-ciktigimizi-gorsun</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:06:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yerebatan-sarnici-turk-vatandaslarina-1-tl-nuri-aslan-tum-hemsehrilerimiz-gelsin-tarihimize-nasil-sahip-ciktigimizi-gorsun.jpg" type="image/jpeg" length="56742"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
