<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 23:27:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEVA Partili Şahin'den 12. Yargı Paketi tepkisi: Toplum ağır bir adalet krizi yaşarken siz sadece takvimi yönetme derdindesiniz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/deva-partili-sahinden-12-yargi-paketi-tepkisi-toplum-agir-bir-adalet-krizi-yasarken-siz-sadece-takvimi-yonetme-derdindesiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/deva-partili-sahinden-12-yargi-paketi-tepkisi-toplum-agir-bir-adalet-krizi-yasarken-siz-sadece-takvimi-yonetme-derdindesiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 12.Yargı Paketi'ne ilişkin, ' Toplum ağır bir adalet krizi yaşarken siz sadece takvimi yönetme derdindesiniz. Komisyondaki görüşmelerde de bizzat itirazlarımızı dile getirdim. Bu teklifin önemli bir kısmı siyasi bir reform iradesinin değil, aslında Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının bir sonucudur. Ortada planlı bir yasama faaliyeti yok, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği maddelerden doğan hukuki boşlukları son dakikada mecburen doldurma telaşı var. Dolayısıyla bu teklife 'reform' demek hukuki gerçekle bağdaşmaz. Bu, yapılmak zorunda kalınan gecikmiş bir usul düzenlemesidir.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 12.Yargı Paketi'ne ilişkin, ' Toplum ağır bir adalet krizi yaşarken siz sadece takvimi yönetme derdindesiniz. Komisyondaki görüşmelerde de bizzat itirazlarımızı dile getirdim. Bu teklifin önemli bir kısmı siyasi bir reform iradesinin değil, aslında Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının bir sonucudur. Ortada planlı bir yasama faaliyeti yok, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği maddelerden doğan hukuki boşlukları son dakikada mecburen doldurma telaşı var. Dolayısıyla bu teklife 'reform' demek hukuki gerçekle bağdaşmaz. Bu, yapılmak zorunda kalınan gecikmiş bir usul düzenlemesidir.' dedi.</p> <p>DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, TBMM Genel Kurulunda görüşülen kamuoyunda 12.Yargı Paketi olarak bilenen 'Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' üzerine değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>Şahin, kanun teklifinin bazı maddelerine katıldıklarını ve komisyon sürecinde teklif sahiplerinin konuya çalıştığını gördüklerini belirterek, buna rağmen düzenlemenin yargıdaki yapısal sorunları çözmekten uzak olduğunu ifade etti.</p> <p>Teklifin adının güzel olduğunu ancak içeriğinin beklentileri karşılamadığını söyleyen Şahin, 'Paketin kapağını açıyoruz, içi yine hüsran, yine vatandaşa cefa, yine güçlüye sefa' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'MİLLET DAVALARIN ACELEYE GETİRİLMESİNİ DEĞİL, ADİL KARARLAR VERİLMESİNİ İSTİYOR'</strong></p> <p>Yargıya güven oranlarındaki düşüşe dikkat çeken Şahin, resmi verilere göre yargıya güvenmeyenlerin oranının bir yılda yüzde 62,4'ten yüzde 71,6'ya çıktığını, mahkemelere güvenin ise yüzde 41'lerden yüzde 34,1'e gerilediğini söyledi.</p> <p>Gençlerin yüzde 75,6'sının adalete olan inancını yitirdiğini belirten Şahin, 'Bu millet sizden davaları aceleye getirmenizi değil, adil kararlar vermenizi istiyor' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'BU REFORM DEĞİL, GECİKMİŞ BİR USUL DÜZENLEMESİDİR'</strong></p> <p>Şahin, teklifin önemli bir kısmının siyasi bir reform iradesinden değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları sonrası doğan hukuki boşlukların doldurulması ihtiyacından kaynaklandığını belirtti. Şahin, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>Siz ise yapısal sorunları çözmek yerine meseleyi duruşma aralıklarına, tek hâkimli formüllere, üç aylık sürelere sıkıştırıyorsunuz. Toplum ağır bir adalet krizi yaşarken siz sadece takvimi yönetme derdindesiniz. Komisyondaki görüşmelerde de bizzat itirazlarımızı dile getirdim. Bu teklifin önemli bir kısmı siyasi bir reform iradesinin değil, aslında Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının bir sonucudur. Ortada planlı bir yasama faaliyeti yok, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği maddelerden doğan hukuki boşlukları son dakikada mecburen doldurma telaşı var. Dolayısıyla bu teklife 'reform' demek hukuki gerçekle bağdaşmaz. Bu, yapılmak zorunda kalınan gecikmiş bir usul düzenlemesidir.</p> <p>Kanun yapma yönteminiz de usul açısından ciddi sakıncalar barındırıyor. 13 ayrı kanunda değişiklik öngörüyorsunuz ama önümüzde tek bir etki analizi raporu maalesef yok. Bunu Komisyonda da sorduk, sizler de olmadığını ifade ettiniz. Komisyonu işlevsizleştiren, maddeleri alelacele geçirmeye çalışan bu dağınıklık yargıda etkinliği sağlamaz değerli milletvekilleri, aksine, yeni belirsizliklere yol açar. Birbiriyle doğrudan ilişkisi bulunmayan bu kadar düzenlemeyi 30 maddelik tek bir teklife sıkıştırarak nitelikli bir yasama çalışması yapılamaz. Anayasa Mahkemesi 'Mülkiyet hakkını ihlal ettiniz.' diyor, siz, Anayasa Mahkemesi kararının şeklen arkasından dolanıyorsunuz ve özünde hak korunmasını hayata geçirmeye yetmiyor 'mış gibi' düzenleme yapıyorsunuz.'</p> <p><strong>'ADALET, İŞ YÜKÜ HESAPLARINA KURBAN EDİLEMEZ'</strong></p> <p>Teklifte idare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davaların parasal sınırının 25 bin liradan 486 bin liraya çıkarıldığını hatırlatan Şahin, bazı davaların tek hâkimle karara bağlanmasının ciddi hak kayıplarına yol açabileceğini söyledi.</p> <p>Özellikle sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan yabancılar ve uluslararası koruma statüsü arayan kişiler açısından bu düzenlemenin risk taşıdığını belirten Şahin, 'Bir insanın hayatını hiçbir üst mahkeme denetimi olmaksızın tek bir hâkimin kararına bağlamak, geri dönüşü olmayan insani felaketlere yol açar. Bu bir iş yükü meselesi değildir, doğrudan doğruya bir yaşam hakkı ve vicdan meselesidir' dedi.</p> <p>Şahin, 'Adalet, iş yükü hesaplarına kurban edilemeyecek kadar hayati bir değerdir' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>IBAN MAĞDURLARI AÇIKLAMASI: 'GETİRİLEN DÜZENLEME SADRA ŞİFA BİR DÜZENLEME DEĞİL'</strong></p> <p>Kamuoyunda 'IBAN mağdurları' olarak bilinen ve gençleri hedef alan dolandırıcılık dosyalarına da değinen Şahin, TCK 158 kapsamında getirilen düzenlemenin sorunu çözmeye yetmediğini söyledi.</p> <p>Meclis'in yanındaki parkta mağdurlarla görüştüğünü belirten Şahin, mağdurların komisyon tarafından doğrudan dinlenmek istediğini aktardı.</p> <p>Şahin, 'Getirilen düzenleme sadra şifa bir düzenleme değil. TCK 158 mağdurları da bu düzenlemeyi kabul etmiyor. Bu maddeye gelinceye kadar uzlaşma sınırlarının genişletilmesi noktasında etkin adım atılması gerekiyor' dedi.</p> <p><strong>'EKONOMİK SUÇA HAPİS CEZASI OLMAZ'</strong></p> <p>Ekonomik suça ekonomik ceza verilmesi gerektiğini söyleyen Şahin, çek nedeniyle hapis cezasının yeniden gündeme gelmesinin esnafı daha da zor durumda bıraktığını ifade etti. Şahin, şunları söyledi:</p> <p>'Şimdi, bu kanunda olanları konuşuyoruz, ayrı, kanunda olanlar için teşekkür ettiğimizi ifade ettik ama olmayanlar açısından konuşmamız lazım. Ekonomik suça ekonomik ceza. AK PARTİ iktidarının reform üstüne reform yaptığı yıllarda biz buna 'Avrupa Birliği uyum süreci içerisinde çeke karşı hapis cezası olmaz.' dedik. Ekonomik suçun cezası ekonomik ceza olur, bunu kaldırdık biz 2014'te ama siz 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında 2017'de tekrar getirdiniz ekonomik suça hürriyeti bağlayıcı ceza. Esnaf diyor ki: 'Ben perişanım. Depremden dolayı mağduriyet yaşadım. Borcumu ödemek istiyorum, bana fırsat verilsin.' Siz diyorsunuz ki: 'Olmaz.' Siz içeride hapis cezasıyla bunu ödemeye zorluyorsunuz ki bu mümkün değil arkadaşlar.</p> <p>O yüzden şu çek mağdurlarının sesine, feryadına da bir kulak verin. Sadece onlar mı? Bakın, 31 Temmuz Covid yasasında ısrarla bu kürsülerden ifade ettik. 'Suçun işlendiği tarihi baz alın.' dedik. Sizden kaynaklı olarak gecikmelerden dolayı siz infaza başlananlarda süreyi başlattınız ve onlar bundan faydalandı. Anayasa'nın 10'uncu maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı hareket edildi, Anayasa Mahkemesinden de geçerek bu kesinleşti. Şimdi, o mağduriyet henüz çözülmedi. Burada bu isimlerin feryadına kulak vermek durumundasınız. Yine, hepimiz biliyoruz ki İnfaz Yasası yamalı bohçaya döndü.'</p> <p><strong>'BİR İKTİDAR BU KADAR MI ÖNGÖRÜSÜZ OLABİLİR?'</strong></p> <p>Cezaevi izleme kurulları, denetimli serbestlik ve şartlı salıverme uygulamalarındaki sorunlara da dikkat çeken Şahin, cezaevlerinde 309 bin kişilik kapasiteye karşı 426 bin hükümlü ve tutuklu bulunduğunu belirtti.</p> <p>Şahin, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Yine, cezaevi izleme idari kurullarının yanlış, hatalı uygulamalar nedeniyle onlarca insan mağdur. Denetimli serbestliğin yanlış uygulanması, şartlı salıverme hükümlerinin eksik uygulanması nedeniyle onlarca, binlerce insanımız mağdur. Gelin, bunlara el atalım diyoruz. Yine, cezaevlerinde -biraz önce de ifade edildi- 309 bin kapasitede 426 bin kişi hükümlü ve tutuklu var. Araştırma önergelerinden birinde buradaki arkadaşlarımız öyle bir tablo çiziyor ki sanki bu cezaevlerindekilerle biz hiç temasta değiliz. Yapmayın arkadaşlar, kafanızı kuma gömerek sorunları çözdüğünüze inanmayın. Cezaevlerinde çok büyük sıkıntı var ve oradaki feryat artık arşıâlâya çıkıyor. Dolayısıyla, oranın psikolojisini yönetmek de sizin boynunuzun borcu ve İnfaz Yasası'nda mutlaka ve mutlaka adım atmak durumundasınız ve bunu behemehâl bu Meclise getirmekle yükümlüsünüz.</p> <p>Oysa siz Meclisin asıl çalışması gereken konularda, kanun çıkarması gereken konularda kulağınızın üstüne yattınız ve vatandaşı dinlemediniz, kendinize göre öncelikler koydunuz ve bu Parlamentoyu hakkıyla çalıştıramadınız. Biz şimdi size buradan bir kez daha salık veriyoruz: Bakın, on ikinci yargı paketi diye aylardır beklettiğiniz bu paketin henüz Meclis Genel Kurulunda geneli görüşülmeden perşembe günü Komisyonu bir daha çağırıyorsunuz. Niçin çağırıyorsunuz? Suça sürüklenen çocuklarla alakalı yasal düzenleme. Yani bir iktidar bu kadar mı öngörüsüz olabilir ya? On ikinci yargı paketi şu anda Meclis Genel Kurulunda görüşülüyor, siz perşembe günü aynı saatlerde belki bu kanun bu Meclisten çıkmayacak, siz Komisyonda suça sürüklenen çocuklarla alakalı kanunu görüştüreceksiniz; yapmayın arkadaşlar, bu kadar keyfiyet fazla. Bir kez daha ifade ediyorum: Millet sizden samimi bir şekilde sorunların çözümüne dair adım atmanızı bekliyor.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/deva-partili-sahinden-12-yargi-paketi-tepkisi-toplum-agir-bir-adalet-krizi-yasarken-siz-sadece-takvimi-yonetme-derdindesiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 23:22:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/deva-partili-sahinden-12-yargi-paketi-tepkisi-toplum-agir-bir-adalet-krizi-yasarken-siz-sadece-takvimi-yonetme-derdindesiniz.jpg" type="image/jpeg" length="42424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski Şoförden Haluk Levent Hakkında Çarpıcı İddialar]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/eski-soforden-haluk-levent-hakkinda-carpici-iddialar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/eski-soforden-haluk-levent-hakkinda-carpici-iddialar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AHBAP soruşturmasında eski şoför İlker Çetin'in ifadesi dosyaya girdi. Çetin, Haluk Levent hakkında banka hesapları ve para transferlerine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AHBAP Derneği'ne yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent'in eski şoförü <strong>İlker Çetin'in emniyette verdiği ifade</strong> dosyaya girdi. Çetin, ifadesinde Haluk Levent'in banka hesabı bulunmadığını öne sürerek, para transferleri ve kumarhane ziyaretlerine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu.</p>

<h2><strong>"Banka Hesabı Yerine Bizim Hesaplarımızı Kullanıyordu" İddiası</strong></h2>

<p>İlker Çetin, Haluk Levent ile 2021 yılında tanıştığını ve daha sonra resmi şoförü olarak çalıştığını belirtti. AHBAP Derneği ile herhangi bir bağı olmadığını söyleyen Çetin, Haluk Levent'in bankalarla yaşadığı sorunlar nedeniyle kendi adına banka hesabı kullanamadığını, bu nedenle çalışanlarının hesaplarını kullandığını iddia etti.</p>

<p>Çetin, kendi banka hesabı üzerinden üçüncü kişilere para transferleri yapıldığını, bu işlemlere ilişkin talimatların WhatsApp üzerinden kendisine iletildiğini ve mesajları delil olması amacıyla sakladığını öne sürdü.</p>

<h2><strong>Kumarhane ve Milyonluk Jeton İddiası</strong></h2>

<p>İfadesinde Kuzey Kıbrıs'taki konser organizasyonlarına da değinen Çetin, Haluk Levent'in kumarhaneye gittiğini ancak kendisinin oyun oynadığına doğrudan tanıklık etmediğini söyledi.</p>

<p>Buna rağmen, kendi banka hesabı kullanılarak <strong>1 ila 2 milyon lira arasında değişen tutarlarda kumar jetonu alındığını </strong>iddia eden Çetin, bu işlemlerin Haluk Levent'in talimatıyla gerçekleştirildiğini öne sürdü.</p>

<h2><strong>Yeliz Kaya'ya Yapılan Para Transferleri</strong></h2>

<p>İlker Çetin, Ankara'da aldığı yüklü miktardaki nakit parayı VakıfBank şubesinden Haluk Levent'in asistanı olduğu belirtilen <strong>Yeliz Kaya'nın hesabına yatırdığını</strong> iddia etti. Paranın kaynağını bilmediğini ifade eden Çetin, yalnızca işvereninin talimatlarını yerine getirdiğini savundu.</p>

<p>Dosyada yer alan MASAK incelemelerinde de Çetin'in hesabından Yeliz Kaya'nın hesabına çok sayıda para transferi bulunduğu yönündeki tespitlerin kendisine sorulduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"İşimi Kaybetmekten Korktum"</strong></h2>

<p>Çetin, hesabı üzerinden gerçekleştirilen yüksek tutarlı para hareketlerinden rahatsız olduğunu ancak işsiz kalma endişesi nedeniyle durumu sorgulamadığını öne sürdü.</p>

<p>Soruşturma kapsamında yer alan bu beyanlar adli dosyaya girerken, <strong>iddialar yargı sürecinde değerlendirilmeye devam ediyor</strong>. Haluk Levent veya avukatları tarafından söz konusu iddialara ilişkin yapılacak açıklamalar ve yargı makamlarının değerlendirmeleri soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/eski-soforden-haluk-levent-hakkinda-carpici-iddialar</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 23:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/images-7.jpeg" type="image/jpeg" length="98602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Çelik: CHP'liyim diyen hiç kimsenin bu işe çanak tutmaması gerekiyordu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-celik-chpliyim-diyen-hic-kimsenin-bu-ise-canak-tutmamasi-gerekiyordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-celik-chpliyim-diyen-hic-kimsenin-bu-ise-canak-tutmamasi-gerekiyordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkeme kararıyla görevden alınan eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik Ümraniye'de esnaf ve pazar ziyareti yaptı. Çelik 'Biz 2024'de Türkiye'nin birinci partisi olduk. Bütün anketlerde Özgür Özel'in liderliğinde ki CHP birinci parti olarak görülüyor. Bir iktidar umudu ortaya çıktı. Sokakta bir değişim talebi var. CHP 'de bu değişim talebini diğer partilerle birlikte göğüsledi. Ondan sonra yapılan bu uygulamalar tabii iktidar kendisi gitmemek içinde bu uygulamaları yapıyor ama kendine CHP'liyim diyen hiç kimsenin bu işe çanak tutmaması gerekiyordu. Takdir kamuoyunundur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Umut Emre GÖKBULUT</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) </strong>Mahkeme kararıyla görevden alınan eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik Ümraniye'de esnaf ve pazar ziyareti yaptı. Çelik 'Biz 2024'de Türkiye'nin birinci partisi olduk. Bütün anketlerde Özgür Özel'in liderliğinde ki CHP birinci parti olarak görülüyor. Bir iktidar umudu ortaya çıktı. Sokakta bir değişim talebi var. CHP 'de bu değişim talebini diğer partilerle birlikte göğüsledi. Ondan sonra yapılan bu uygulamalar tabii iktidar kendisi gitmemek içinde bu uygulamaları yapıyor ama kendine CHP'liyim diyen hiç kimsenin bu işe çanak tutmaması gerekiyordu. Takdir kamuoyunundur' dedi.</p> <p>Mahkeme kararıyla görevden alınan eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, partisinin Ümraniye İlçe Başkanlığı'nı ziyaret etti. İlçe Başkanı Metin Demirbilek ve partililerin katıldığı ziyaret sonrası Çelik önce esnafı ardından semt pazarını ziyaret etti.  </p> <p>Çelik, 'Biz 2024'de Türkiye'nin birinci partisi olduk. Bütün anketlerde Özgür Özel'in liderliğinde ki CHP birinci parti olarak görülüyor. Bir iktidar umudu ortaya çıktı. Sokakta bir değişim talebi var. CHP 'de bu değişim talebini diğer partilerle birlikte göğüsledi. Bir iktidar umudu ortaya çıktı. Ondan sonra yapılan bu uygulamalar tabii iktidar kendisi gitmemek içinde bu uygulamaları yapıyor ama kendine CHP'liyim diyen hiç kimsenin bu işe çanak tutmaması gerekiyordu. Takdir kamuoyunundur.' dedi. Çelik'in sözlerine bir esnaf 'Bende Kılıçdaroğlu'nu CHP'li saymıyorum. Benim hemşerim ama hiçte affetmeyeceğiz' karşılığını verdi.</p> <p>Pazarcı esnafı 'İşler olursa iyi olacağız. İşler olmazsa böyle biraz zor olacağız. Durumlar bozuk. Yani çok büyük sıkıntı var. Masraf çıkmıyor. Ekmek çıkmıyor. Nasıl olacak?' ifadeleriyle dert yandı. Çelik'in 'İşte seçime ihtiyaç var mı bu ülkede?' demesi üzerine esnaf 'Seçime ihtiyaç var ama yani icraat yok' dedi. Çelik'in 'Bir seçim sandığını getireceğiz' demesi üzerine de esnaf 'Getirdik onu da elinden alınıyor. Nasıl olacak o iş öyle' yanıtını verdi. Çelik de mücadeleye devam edeceklerini söyledi.</p> <p>Çelik, Pazar ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p> <p><strong>'İKTİDAR DEĞİŞİMİ GERÇEKLEŞMEDEN TÜRKİYE'NİN SORUNLARI ÇÖZÜLEMEZ'</strong></p> <p>'Bugün Ümraniye'de sahadayız. İlk önce parti binamızı ziyaret ettik. Ardından Bakkallar Odası'nı ziyaret ettik. Sonrasında bir esnaf ziyareti gerçekleştirdik. Şu anda da Ümraniye İnkılap Mahallesi'nde pazardayız. Pazarı ziyaret ettik birlikte. Ümraniye İnkılap Mahallesi Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim oy oranımızın en düşük olduğu mahallelerden bir tanesi. Bu neden önemli? Pazarın içerisinde belli konuları konuşacağız ama bir değişim talebi var. Birkaç duygu pazarda öne çıkıyor. Pazarda vatandaş hangi siyasi partiden olursa olsun şunu söylüyor. Diyor ki, artık bir değişime ihtiyaç var. Bir Türkiye'de seçim olmadan bir iktidar değişimi gerçekleşmeden Türkiye'nin sorunları çözülemez diyor. Vatandaş birincisi bu duyguyu yansıtıyor. İkincisi de sıklıkla şunu dile getiriyorlar: Siz pazara geliyorsunuz bizim içimizde dolaşıyorsunuz ama iktidar partisinin yöneticileri, milletvekilleri pazara çıkamıyor. Bunu da sıklıkla dile getiren yurttaşlar var.</p> <p><strong>'TÜRKİYE'NİN BİR AN ÖNCE SEÇİME İHTİYACI VARDIR'</strong></p> <p>Pazarda şu anda daha çok emekliler var. Emekliler pazardaki fiyatlardan dolayı şikayetçiler. Çünkü şunu çok açık ve net olarak söylüyorlar. 20.000 lira, 23.000 lira emekli maaşı alıyoruz. Evimizin kirası 30.000 lira, 40.000 lira ve mutfak masraflarımızı bile karşılayamıyoruz. İşçiler, emekliler, emekçiler ağır enflasyon koşullarından şikayetçiler ve erken seçimi dile getiriyorlar. Bir an önce seçim sandığının yurttaşın önüne gelmesi lazım. Bir an önce bir değişime ihtiyaç var. Pazarda bizim gördüğümüz mesele budur. Tabii ki yurttaşlarımızın, sizlerin de az önce tanıklık ettiğiniz gibi yaşanan son süreçlere yönelik de değerlendirmeleri var. Mesela biliyorsunuz çok yakın zamanda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi ile ilgili bir butlan kararı verildi. İstanbul İl Başkanlığı ile ilgili ve Türkiye'nin dört bir yanında il başkanlıkları ile ilgili birtakım hukuksuz yargı kararları konuşuluyor. Biz söylüyoruz ama vatandaş pazarda şunu söylüyor. Biz yargı eliyle siyasetin bu şekilde dizayn edilmesine karşıyız. İnsanlar parti içi seçimleri olabilir, yerel seçimler olabilir, ülke seçimleri olabilir. Seçimle gelen her seçimle gitmelidir. Bu şekilde yargı eliyle siyaset dizayn edilmez diyor. Vatandaşın duygusu budur. Ben vatandaşın duygusunu size aktardım. Türkiye'nin bir an önce seçime ihtiyacı vardır. Türkiye'nin bir an önce erken seçime ihtiyacı vardır. Şunu çok açık ve net olarak söylüyoruz. Yarın Türkiye'de seçim kararı alınsın, piyasalarda rahatlama olur. Yarın Türkiye'de seçime gidilsin, bir değişim gerçekleşsin. Bu ülke bir bayram havasında ayağa kalkar.</p> <p><strong>'TÜRKİYE'Yİ YÖNETENLER NE YAZIK Kİ TÜRKİYE'Yİ YÖNETME BECERİSİNİ KAYBETTİLER'</strong></p> <p>Türkiye zengin bir ülkedir. Türkiye 86 milyon yurttaşıyla, kaynaklarıyla içerisinde bulunduğu konumuyla, bölgesel konumuyla Türkiye zengin bir ülkedir. Sadece burada şöyle bir durum var. Türkiye'yi yönetenler ne yazık ki Türkiye'yi yönetme becerisini kaybettiler. Ama bu ağır koşullarda yurttaşlarımıza da şunu ifade ediyoruz. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Biz genel başkanımız Sayın Özgür Özel'le, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'yla, bütün muhalefet partileriyle, hep birlikte 86 milyon yurttaşımızla kararlılıkla mücadelemizi sürdür, sürdüreceğiz. Bu karanlığı hep birlikte aşacağız. Bolluk, bereket içerisinde, barış içerisinde, refah içerisinde demokratik bir Türkiye'yi hep beraber inşa edeceğiz'</p> <p>Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe'nin tutukluluğunun devam edilmesi kararına ilişkin Çelik şunları söyledi:</p> <p><strong>'CEZAEVİNDEN KURTULABİLMEK İÇİN ÇOK SAYIDA İNSAN HAKKINDA İFTİRALAR ATMIŞ BİRİNİN İFADELERİYLE TUTUKLANDI'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'</strong>Dün Hakan Bahçetepe'nin savunmasını, Baki Ay Döner'in savunmasını, Erdal Celal Aksoy'un savunmasını ve oradaki bir bölüm arkadaşımızın savunmasını birebir mahkeme duruşma salonunda dinledim. Bir hukuksuzlukla karşı karşıyayız. Hakan Bahçetepe bir operasyon kapsamında tutuklandı. Bir yıl cezaevinde kaldı. İddianame çok geç yazıldı. Onlarca, yüzlerce eylemden sorumlu tutulan arkadaşlarımızın iddianamesi onlar da geç yazıldı. 8 ayda, 10 ayda, 1 yılda. Ama Hakan Bahçetepe sadece iki eylemden suçlanıyor ve bu iki eylemin iddianamesinin yazılması 1 yıl sürdü. Sabırlı bir şekilde yargılanacağı günü bekledi. Hakimin karşısına çıktı. İki eylem var. Bir tanesi alınmış, cezaevine koyulmuş, sadece cezaevinden kurtulabilmek için çok sayıda insan hakkında birtakım iftiralar atmış birinin ifadeleriyle tutuklandı. O kişi dün oraya geldi. O iftiraları atan, Türkiye kamuoyunun yakından ismini bildiği kişi dün o mahkeme salonuna geldi.</p> <p><strong>'BÖYLE BİR YARGILAMA DÜZENİ OLUR MU'</strong></p> <p>Birinci eylem şu; Cezaevine girmiş, çıkmak için iftira atmış, yalan söylemiş birisi diyor ki Hakan Bahçetepe'ye şu kişi diyor şunun aracılığıyla para verdi. 300.000 dolar para verdi diyor. Şu kişi şunun aracılığıyla para verdi, şu kişi de bunu biliyor diyor. Şimdi para verdi dediği Gürkan Dönekli dün hakimin karşısında dedi ki ben kesinlikle Hakan Bahçetepe'ye para vermedim. Özer Ayık diye birisinin bu duruma aracılık ettiği söyleniyor. Hakim karşısında Özer Ayık hayır ben kesinlikle para vermedim diyor. Bir başka kişinin bu süreçlere tanıklık ettiği söyleniyor. O kişi hayır ben böyle bir şeye asla tanıklık etmedim diyor. Birinci eylem bu. Şimdi birisi diyor ki şu kişi bu kişiye bunun aracılığıyla para verdi diyor Hakan Bahçetepe'ye. Verdi diyen kişi ben vermedim diyor. Aracılık ettim diyen kişi ben aracılık etmedim diyor. Tanıklık ettim diyen kişi ben tanıklık etmedim diyor. Böyle bir yargılama düzeni olur mu? Bu eylemden Hakan Bahçetepe'nin tutukluluğunun devamına karar verildi. Nasıl olacak şimdi? Ben şimdi söyleyeyim. Ben diyeyim ki Oktay Bey, Metin Bey'e şu kadar para vermiştir. Ne olacak şimdi ikinizi alıp tutuklayacaklar mı? Sen vermedin diyorsun, o almadım diyor. Aracılık ettim diyen ben aracılık etmedim diyor. Israrla arkadaşların tutukluluğunun devamına karar verildi.</p> <p><strong>'ORADAKİ BELEDİYEYE ÇÖKTÜLER'</strong></p> <p>İkinci mesele de şu; Hakan Bahçetepe'nin kayınpederi zaten ekonomik gelir seviyesi yüksek bir insan. Ticaretle uğraşan, para kazanan, kendisinin arabaları olan, daireleri olan, gayrimenkulleri olan bir insan. Kendisine bir araba satın almış. Hakan Bahçetepe'nin eşi de o arabayı kullanmış. Vay efendim sen babanın arabasını kullandıysan demek ki bu arabayı Hakan Bahçetepe sana aldı. Böyle bir şey olabilir mi? İşte ne bileyim yazlığına giderken kullanmış, ihtiyacı olmuş kullanmış, kendisinin arabası bozulmuş kullanmış. Vay efendim Hakan Bahçetepe bu arabayı aldı kayınpederin adına üzerinden bir yargılama. Şimdi böyle bir yargı düzeni olamaz. Ve Hakan Bahçetepe'nin kayınpederi o arabayı düzenli olarak kullanıyor. Zaten birtakım HGS kayıtlarını, şunları, bunları hepsini mahkemeye sundular. Şimdi Hakan Bahçetepe'nin, Baki Ay Döner'in tutukluluğuna devam kararı verildi. Bu olmaz. Böyle bir yargı düzeni olamaz. Gerekçe ne? Gerekçe şu. E işte ben Boğaziçi Elektrik Dağıtım'dan, İSKİ'den bir kaza meselesi üzerinden evrak isteyeceğim. Bir senedir niye istemediniz? Bu iddianame yazıldı, aylar oldu arkadaşlar mahkeme bekliyor niye istemediniz? Kaldı ki bunlar devlet kurumları. Bunlar şimdi Hakan Bahçetepe dışarıya çıktığında İSKİ'nin kararını mı etkileyecek? Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin kararını mı etkileyecek? Dolayısıyla Hakan Bahçetepe'nin şu anda tutsak olmasının tek bir tane sebebi vardır. Hiçbir zaman AK Parti'nin kaybetmez dediği Gaziosmanpaşa'da 60 binlik oy farkını indirmiş ve orayı kazanmıştır. Ve meclis çoğunlukları var. Oradaki belediyeye çöktüler. Bu yüzden Hakan Bahçetepe'nin iddianamesini geç yazdılar. Bu yüzden Hakan Bahçetepe'yi tutsak ediyorlar. Tamamen hukuksuz bir uygulamadır. Bu hukuksuzlukların bir an önce sona ermesi gerekir.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-celik-chpliyim-diyen-hic-kimsenin-bu-ise-canak-tutmamasi-gerekiyordu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 23:07:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/ozgur-celik-chpliyim-diyen-hic-kimsenin-bu-ise-canak-tutmamasi-gerekiyordu.jpg" type="image/jpeg" length="92465"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya yükselten düzenleme komisyondan geçti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/en-dusuk-emekli-ayligini-23-bin-552-liraya-yukselten-duzenleme-komisyondan-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/en-dusuk-emekli-ayligini-23-bin-552-liraya-yukselten-duzenleme-komisyondan-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen kanun teklifiyle, en düşük emekli aylığı 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren TÜİK'in Ocak-Haziran dönemi TÜFE artış oranı doğrultusunda 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen kanun teklifiyle, en düşük emekli aylığı 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren TÜİK'in Ocak-Haziran dönemi TÜFE artış oranı doğrultusunda 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltilecek. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesini de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.</p> <p>Teklifle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapılarak yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alan emekliler ile hak sahiplerine dosya bazında ödenen en düşük aylık tutarı artırılacak. Buna göre, halen 20 bin lira olarak uygulanan taban ödeme, 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren, TÜİK tarafından açıklanan Ocak-Haziran dönemi tüketici fiyatları genel endeksindeki (TÜFE) değişim oranı kadar artırılarak 23 bin 552 liraya yükseltilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/en-dusuk-emekli-ayligini-23-bin-552-liraya-yukselten-duzenleme-komisyondan-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:39:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/en-dusuk-emekli-ayligini-23-bin-552-liraya-yukselten-duzenleme-komisyondan-gecti.png" type="image/jpeg" length="97718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM'de Türkiye - Irak petrol hattı tartışması... Muhalefetin araştırma önerisi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmmde-turkiye-irak-petrol-hatti-tartismasi-muhalefetin-arastirma-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmmde-turkiye-irak-petrol-hatti-tartismasi-muhalefetin-arastirma-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda CHP ve İYİ Parti'nin, Türkiye-Irak ham petrol boru hattı tahkim davası ve 1,47 milyar dolarlık tazminat kararının araştırılması amacıyla verdiği Meclis Araştırması önerileri AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi. Muhalefet, Paris İstinaf Mahkemesi'nin Türkiye'nin itirazını reddettiğini ve kamu zararının araştırılması gerektiğini savunurken, AK Parti ise tahkim sürecinin henüz tamamlanmadığını, kesinleşmiş bir tazminat kararının bulunmadığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - TBMM Genel Kurulu'nda CHP ve İYİ Parti'nin, Türkiye-Irak ham petrol boru hattı tahkim davası ve 1,47 milyar dolarlık tazminat kararının araştırılması amacıyla verdiği Meclis Araştırması önerileri AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi. Muhalefet, Paris İstinaf Mahkemesi'nin Türkiye'nin itirazını reddettiğini ve kamu zararının araştırılması gerektiğini savunurken, AK Parti ise tahkim sürecinin henüz tamamlanmadığını, kesinleşmiş bir tazminat kararının bulunmadığını belirtti.</p> <p>TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul, kamuoyunda 12.Yargı Paketi olarak adlandırılan Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşülmesi bekleniyor. </p> <p>Teklifin görüşmelerine geçilmeden önce CHP ve İYİ Parti'nin ayrı ayrı grup önerisi verdi. Türkiye - Irak petrol boru hatlarına ilişkin davayı kaybeden Türkiye'nin 1,47 milyar dolarlık tazminat ödemesi kararının araştırılması amacıyla verilen Meclis Araştırması önerileri AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.</p> <p><strong>OLGUN: TÜRKİYE, BÖYLESİNE AĞIR BİR KARARLA KARŞI KARŞIYA KALIRKEN BU SÜREÇTEN KİMLER KAZANÇ SAĞLADI?</strong></p> <p>İYİ Parti'nin verdiği önerinin gerekçesini açıklamak üzere Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, son günlerde medyada Türkiye'nin Irak-Türkiye ham petrol boru hattı anlaşmaları kapsamında yürütülen tahkim sürecine ilişkin haberlerin yer aldığını belirterek, 'Türkiye Cumhuriyeti aleyhine verilen tahkim kararında Türkiye'nin itirazı üzerine, Paris İstinaf Mahkemesinin 10 Mart 2026 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verdiği haberleri yer almaktadır. 1,47 milyar dolarlık tazminatın, faizi ve diğer mali yüklerle birlikte 3 ila 3,5 milyar dolara ulaşabilecek devasa bir kamu yüküne dönüştüğü iddia edilmektedir. Peki, bu faturayı kim ödeyecek? Bu doğru ise bu kararlara imza atanlar mı ödeyecek, bu süreçten kazanç sağlayanlar mı ödeyecek?' dedi. </p> <p>Söz konusu bedeli yine emekli, işçi, çiftçi, esnaf ve 86 milyon vatandaşın ödeyeceğine dikkati çeken Olgun, 'Ancak mesele yalnızca ödenecek tazminat değildir. Asıl soru şudur: Türkiye Cumhuriyeti böylesine ağır bir kararla karşı karşıya kalırken bu süreçten kimler kazanç sağlamıştır? 2011 yılında 'Powertrans' adlı şirkete ihalesiz şekilde tanınan ayrıcalığın hukuki gerekçesi nedir? Neden ihale yapılmamıştır? Neden rekabet işletilmemiştir? Neden Türkiye açısından stratejik önemdeki bu faaliyet tek bir şirkete bırakılmıştır?' diye sordu.</p> <p>Olgun, 'Powertrans gerçekte kimin şirketidir? Kamuoyuna yıllardır yansıyan iddialara göre şirketin kuruluşunda Singapur merkezli fon şirketleri, Kuzey Irak bağlantılı ortaklık yapıları ve 'off shore' organizasyonlar bulunmaktadır. Şirket yönetiminin daha önce belirli holdinglerde görev yapmış isimlerin ve eski üst düzey kamu görevlileriyle bağlantılı kişilerin etkili olduğu ileri sürülmektedir. Biz burada bu iddiaların resmî kayıtlarla araştırılmasını istiyoruz; eğer doğru değillerse milletin önünde çürütülsün, doğruysalar da sorumlular önünde hesap versin' dedi.</p> <p>Merkez Bankası'nın bilançosuna da değinen Olgun, 'Irak'tan yaklaşık 1,6 milyar dolarlık alacağımızı kırk yıldır tahsil edememişken... 3 Temmuz 2026 tarihli bilançoda bu alacak 75,4 milyar Türk lirası olarak görünmektedir' diye konuştu.</p> <p><strong>BOZAN: GÜN GELECEK YURTTAŞIN CEBİNDEN ÇIKACAK MİLYARLAR BU KARARDA İMZASI OLAN KİŞİLERDEN RÜCU EDİLECEK</strong></p> <p>DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, dönemin Bakanlar Kurulu tarafından 18 Temmuz 2011'de bir karar alındığını ve bu karar uyarınca Türkiye'nin tazminata mahkum edileceğini söyleyerek 'Bugün Tahkim Mahkemesinden çıkan kararın dayanağı 2011 tarihli Bakanlar Kurulu kararıdır ve sorumlular da bu karara imza atan bakanlardır. Bugün 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre dahi bir kamu görevlisi kamunun herhangi bir şekilde zararına sebebiyet verdiğinde ne oluyor? Yasaya göre devlet gidiyor rücu ediyor. O zaman, biz de diyoruz ki: Hiç araştırmaya gerek yok arkadaşlar. Enerji Bakanı açıklama yaptı, dedi ki: 'Ya, biz helalleşeceğiz, bizim de onlardan alacağımız var.' Alacağımız var ama alacak bu memleketin alacağı, 86 milyon yurttaşın alacağı. Siz orada mahsuplaşma yaparken 86 milyon yurttaşın alacağından vazgeçeceksiniz ve netice itibarıyla bu ülkede yaşayan 86 milyon yurttaşın cebinden çıkacak olan milyar dolarlar bir gün gelecek bu kararda imzası olan kişilerden rücu edilecek' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>YÜKSEL: BUGÜN İTİBARİYLE KESİNLEŞMİŞ BİR KARAR YOK</strong></p> <p>AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel ise İYİ Parti'nin araştırma önergesine karşı yaptığı konuşmada, önergenin Türkiye ile Irak arasında uzun yıllara dayanan hukuki uyuşmazlığın siyasi malzemeye dönüştürüldüğünü savundu. Yüksel, 'Bugün önümüze getirilen araştırma önergesi Türkiye ile Irak arasında yaklaşık yarım asırlık geçmişi bulunan bir enerji antlaşmasından kaynaklanan hukuki uyuşmazlığı bağlamından kopararak AK Parti iktidarlarına yönelik siyasi bir itham dosyasına dönüştürme çabasından ibarettir' dedi.</p> <p>Tahkim davasının tarafına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yüksel, 'Burada konu olan şey bir tahkim davası. O tahkim davasına konu olan petrol taşıma işini yapan şirket BOTAŞ. Irak-Türkiye Boru Hattı'nı BOTAŞ işletiyor, zaten bu amaçla kurulmuş bir şirket. Irak'tan gelen petrolü Ceyhan'a kadar taşıyor, oradan da Irak tarafınca satılan petrolü yine Irak'ın belirlediği gemilere yüklüyor. BOTAŞ'ın ne petrol satışıyla ne burada bahsedilen özel şirketlerle bir alakası var, sadece bir taşımacılık işi yapıyor. Burada bahsedilen şirket ile tahkim davasının hiçbir alakası yok. Zaten 'Gizli bilgilere eriştik.' diye anlattıkları ama her yerde bulunan kamuya açık bu tahkim kararına bir baksalar bunu görecekler' diye konuştu.</p> <p>Tahkim sürecinin henüz sonuçlanmadığını savunan Yüksel, 'Tahkim davasında iki ülkenin de birbirine tazminat ödemesine karar verildi. Türkiye'nin alacakları 90'lı yıllara kadar gittiği için bunlara faiz de uygulanacak ve tabii ki bizim alacağımız çok daha yüksek yerlere çıkacak. Bunun kararı da mahkemede tenfiz aşamasında verilecek. Kimin kime ne kadar borçlu olduğu o mahkeme sonucunda netleşecek. Bugün itibarıyla bu manada kesinleşmiş bir karar yok. Türkiye'nin iddialarını seslendirmek yerine Irak'ın bile talep etmediği şeyleri söylüyorsunuz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>YAVUZYILMAZ: AKP, PARİS DAVASINI KAYBETTİ</strong></p> <p>CHP'nin verdiği önerinin gerekçesini açıklamak üzere söz alan Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz da, AK Parti'nin Paris davasını kaybettiğini vurgulayarak 'Dört aydır Türkiye'de kamuoyundan gizlenen bu dava sonucuna ulaştık. AKP'nin Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle tahkimin Türkiye'ye verdiği 1 milyar 471 milyon dolarlık cezanın iptali için Paris İstinaf Mahkemesinde açılan bu davanın kaybedildiğini belgesiyle ortaya çıkardık. Artık maalesef 1 milyar 471 milyon dolarlık cezanın geri ödemesi için geri sayım başladı. Buradan uyarıyorum: Bu ceza tutarı 86 milyon vatandaştan değil, mutlaka Tayyip Erdoğan'ın ve ilgili AKP'li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir' ifadelerini kullandı.</p> <p>Tahkim kararına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Yavuzyılmaz, 'Nihai tahkim kararına göre bu cezanın 673 milyon dolarlık kısmı usulsüz taşınan 233 milyon varil petrolün varil başına 5 dolar 77 sent daha ucuza satılmasından kaynaklanıyor. Peki, bu kaçak ve kelepir petrolü kimler satın aldı? Irak Enerji Enstitüsünün raporuna göre bu petrolü tabii ki İsrail satın aldı, Yunanistan satın aldı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve birkaç ülke daha satın aldı' dedi.</p> <p>Yavuzyılmaz, 'Irak 1 milyar 471 milyon dolarlık ceza tutarını tahsil etmek için Amerika'da bir nevi icra davası açtı. Bu davada AKP kendi döneminde yarattığı bu ceza tutarını kendi döneminden önceki, 1990 yılında doğan Türkiye'nin Irak'tan olan alacaklarına ve faizine saydırmaya çalışıyor' diye konuştu.</p> <p><strong>MERTOĞLU:</strong><strong> </strong><strong>KESİNLEŞMİŞ BİR TAZMİNAT KARARI BULUNMAMAKTADIR</strong></p> <p>AK Parti Grubu adına konuşan Rize Milletvekili Harun Mertoğlu ise CHP verdiği önergenin gerekçesindeki iddialarını reddederek, 'CHP Grubu tarafından verilen, Türkiye ile Irak arasında yaşanan tahkim davasına ilişkin çeşitli iddialarda bulunan grup önerisi kelimenin tam anlamıyla olayları birbirine karıştıran, usul süreçlerini çarpıtan, çoğu yalan ve iftira, gerçek dışı ifadelerle algı oluşturmaktadır. Özellikle, öncelikle de ortada gizli saklı hiçbir belge yoktur. Paylaşılan mahkeme evrakları ABD'de görülen tenfiz dosyasına sunulmuş, kamuya açık belgelerdir. İsteyen herkes, ilgili sistemler üzerinden bu belgelere erişebilir' dedi.</p> <p>Mertoğlu, 'Tahkim heyeti, Irak'ın 5 iddiasından 4'ünü reddetmiş, yalnızca 1'ini kabul etmiştir. Türkiye'nin karşı dava kapsamındaki taleplerinin önemli bölümü ise kabul edilmiştir. Tarafların nihai alacak ve borç dengesi ABD'de devam eden tenfiz süreci sonunda netleşecektir. Dolayısıyla iddia edildiği gibi kesinleşmiş bir tazminat kararı bulunmamaktadır. Bu iddia defalarca tekzip edilmiş olsa da kendi gündemlerini değiştirmek amacıyla temcit pilavı gibi tekrar tekrar önümüze getirilmektedir' ifadelerini kullandı.</p> <p>Mertoğlu ayrıca, 'Son açıklamalar Sayın Bakanımız Alparslan Bayraktar'ın Irak'ta yeni enerji projelerini ve tahkim sürecinin sulh yoluyla çözümünü görüştüğü kritik bir dönemde yapılmıştır... Rize'de, memleketimde, Çayeli açıklarında da yakında petrol aramasına başlayacağız' dedi.</p> <p><strong>GÜNAYDIN: HANGİSİ YALAN, HANGİSİ İFTİRA?</strong></p> <p>CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise AK Partililerin açıklamalarına yanıt vererek, 'Yalan ve iftirada bulunduğumuzu nasıl anlatmaya çalıştı, şimdi onu söyleyeyim. 'Yalan ve iftira atıyorsunuz.' diyen diyor ki: 'Bunu biz yeni kaybetmedik, Mart 2023'te kaybettik.' Onu da yanlış söylüyor, 13 Şubat 2023'te kaybettin. Ne kadar kaybettin? 1 milyar 421 milyon dolar. Sonra diyor ki: 'Biz bunu temyize götürdük Fransa'ya. Fransa'da Irak'ın dört iddiası reddedildi, birisi kabul edildi.' Allah'tan öyle olmuş, tamamı olsa kim bilir ne kadar olacaktı? Peki, bunun çerçevesinde nihai alacak verecek ne kadarmış? 70 milyar lira memlekete ceza kesilmiş' dedi.</p> <p>Günaydın, 'Sonra da diyor ki: 'Biz de bunu Amerika'ya tenfize götürdük.' Hangisi yalan bizim söylediğimizin, hangisi iftira bizim söylediğimizin? Çıkıp da orada üç dakika boyunca gerçekleri örtmek için söyleyebileceğin bir tek laf yok' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>AKBAŞOĞLU: 1,47 MİLYAR DOLARLIK TAZMİNAT SÖZ KONUSU DEĞİL</strong></p> <p>AK Parti Grup Başkanvekili ve Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da, 'İddia edildiği gibi 1,47 milyar dolarlık bir tazminat asla ve kata söz konusu değil; bu apaçık bir yalan. Aynı yalan daha önce de tekrarlandı, defalarca tekzip edildi. Uluslararası hukukun bir gereği olarak şu anda mahkeme süreci uluslararası hukukun kuralları çerçevesinde Amerika'daki tenfiz süreci devam ediyor. Biz milli savunma sanayisiyle, yüzde 80'lerin üzerine çıkardığımız milli savunma sanayisiyle, aynı şekilde milli enerji hamlemizde de Allah'ın izniyle yerli ve milli enerji üretimi noktasında herkesin gıptayla baktığı bir ülke haline geliyoruz... İsteseniz de istemeseniz de enerjide de tam bağımsız Türkiye'yi mutlaka gerçekleştireceğiz' diye konuştu.</p> <p><strong>POYRAZ: TEKNİK BİR KİŞİ GELSİN, BU KONUYU ANLATSIN</strong></p> <p>İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Antalya Milletvekili Uğur Poyraz ise, ortada bir yargılama sürecinin olduğunu belirterek 'Bu yargılama sürecinde Türkiye'nin aleyhine verilmiş bir karar var. Bununla ilgili de hatibimiz Sayın Türkkan endişelerini ifade etti. 'Şimdi, dünü bırakalım, yarın öbür gün bu yargılama süreci Türkiye'nin aleyhine biterse bunun Türkiye için altından kalkamayacağımız sonuçları olur. Bunları nasıl çözeriz? En azından bunlara bir cevap verilsin.' dedi. Bize yine Gabar, yine bu sefer bir de Çayeli çıktı gaz konusunda' dedi.</p> <p>Poyraz şunları söyledi:</p> <p>'Bir teknik kişi gelsin -bilgi notuyla değil- bu konuyla ilgili nasıl tedbirler almalıyız, ne yapmalıyız? Bunu konuşalım. Bununla ilgili tedbir medbir konuşulmuyor. Biz diyoruz ki bu konuyla ilgili endişemiz var, bunu nasıl yapacağız? 'Efendim, endişe etmeyin, biz hallederiz.' diyor. Ee, halledememişsiniz. 'Bundan sonrasını getirin, bari Parlamentoda ortak akılla halledelim.' dedi sayın hatibimiz; ona da bir cevap yok.'  </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmmde-turkiye-irak-petrol-hatti-tartismasi-muhalefetin-arastirma-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:36:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/tbmmde-turkiye-irak-petrol-hatti-tartismasi-muhalefetin-arastirma-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi.jpeg" type="image/jpeg" length="72994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran Düğmeye Bastı! Körfezde Alarm Verildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iran-dugmeye-basti-korfezde-alarm-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iran-dugmeye-basti-korfezde-alarm-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları, ABD saldırılarına misilleme olarak Bahreyn ve Kuveyt'teki hedefleri vurduklarını açıkladı. Bölgedeki gerilim büyüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orta Doğu'da tansiyon yeniden yükseldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına karşılık olarak <strong>Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD bağlantılı askeri hedeflere operasyon düzenlediklerini</strong> açıkladı.</p>

<h2><strong>İHA'larla Askeri Noktalar Hedef Alındı</strong></h2>

<p>Devrim Muhafızları tarafından yayımlanan açıklamada, Bahreyn'deki <strong>Şeyh İsa Hava Üssü</strong> içerisinde bulunan uçak parçaları ve silah depolarının, Kuveyt'teki <strong>Ali Al-Salem Hava Üssü'nde</strong> yer alan <strong>MQ-9 insansız hava aracı (İHA) rampalarının</strong> insansız hava araçlarıyla vurulduğu öne sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu operasyonların <strong>ABD'nin İran kıyılarına yönelik saldırılarına misilleme</strong> niteliği taşıdığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Petrol ve Doğalgaz İhracatı İçin Tehdit</strong></h2>

<p>İran Devrim Muhafızları, ABD'nin saldırılarının sürmesi halinde bölgeden gerçekleştirilen <strong>petrol ve doğalgaz ihracatına izin vermeyeceklerini</strong> de duyurdu. Açıklama, Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h2><strong>Bölgede Gerilim Tırmanıyor</strong></h2>

<p>İran ile ABD arasında art arda gelen açıklamalar ve askeri hamleler, Körfez'de tansiyonu daha da yükseltirken, uluslararası kamuoyu gelişmeleri yakından izliyor. Bölgedeki son gelişmelerin enerji piyasaları ve küresel ticaret üzerindeki etkisinin de dikkatle takip edildiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iran-dugmeye-basti-korfezde-alarm-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/i-m-g-7959.jpg" type="image/jpeg" length="44376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar'dan Şırnak Üniversitesi rektörü açıklaması: Siyasal tartışmalar olur da bir de insanların hakları var, şüpheniz varsa YÖK'e bekliyorum]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yok-baskani-ozvardan-sirnak-universitesi-rektoru-aciklamasi-siyasal-tartismalar-olur-da-bir-de-insanlarin-haklari-var-supheniz-varsa-yoke-bekliyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yok-baskani-ozvardan-sirnak-universitesi-rektoru-aciklamasi-siyasal-tartismalar-olur-da-bir-de-insanlarin-haklari-var-supheniz-varsa-yoke-bekliyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşülen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Türkiye'nin yükseköğretimde kapasite ihtiyacını 2020'li yıllarda büyük ölçüde tamamladığını sıranın niteliğe geldiğini belirtti. Türkiye'nin, Avrupa'da İngiltere'den sonra dünyada ilk binde en fazla üniversite temsil eden ülke olduğunu hatırlatan Özvar, 'İlk 500'de tarihimizde ilk kez 6 üniversitemiz sıralamaya girmiş vaziyette' dedi. Şırnak Üniversitesi rektörü hakkındaki iddialara değinen Özvar, 'Siyasal tartışmalar olur da bir de insanların hakları var. Varsa bir şüpheniz YÖK'e bekliyorum. İlk soruşturmayı açacağım ve ilk cezayı vereceğim, şüpheniz olmasın' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşülen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Türkiye'nin yükseköğretimde kapasite ihtiyacını 2020'li yıllarda büyük ölçüde tamamladığını sıranın niteliğe geldiğini belirtti. Türkiye'nin, Avrupa'da İngiltere'den sonra dünyada ilk binde en fazla üniversite temsil eden ülke olduğunu hatırlatan Özvar, 'İlk 500'de tarihimizde ilk kez 6 üniversitemiz sıralamaya girmiş vaziyette.' dedi. Şırnak Üniversitesi rektörü hakkındaki iddialara değinen Özvar, 'Siyasal tartışmalar olur da bir de insanların hakları var. Varsa bir şüpheniz YÖK'e bekliyorum. İlk soruşturmayı açacağım ve ilk cezayı vereceğim, şüpheniz olmasın' ifadesini kullandı.</p> <p>YÖK Başkanı Erol Özvar, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, Yükseköğretim Kanunu teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından söz aldı. </p> <p><strong>'KAPASİTE İHTİYACI 2020'LERDE TAMAMLANDI, SIRA NİTELİKTE'</strong></p> <p>Türkiye'de üniversite sayısının 208'i bulduğunu ve Türkiye'nin 2000'li yıllardan sonraki büyük kapasite artışına vaktinde cevap veren ülkelerden biri olduğunu ifade eden Özvar, kalite tartışmalarına değindi. Özvar, 'Elbette bütün dünyada üniversite kapasitesi genişledikçe kalite ve nicelik tartışmaları beraberinde geldi. Türkiye yükseköğretimde kapasite ihtiyacını büyük ölçüde 2020'li yıllarda tamamlamış vaziyettedir. Bundan sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, Mecliste bütün partilerimizin dile getirdiği gibi üniversitelerimizin niteliğine yönelik çalışmaların hız ve ağırlık kazanması gerekmektedir' diye konuştu.</p> <p><strong>ÜNİVERSİTELERİN DÜNYA SIRALAMASI</strong></p> <p>Üniversitelerin kurumsal kimliklerine zarar verilmemesi gerektiğini vurgulayan Özvar, üniversitelerin uluslararası bağımsız kuruluşların yayınladığı listelerde daha görünür hale geldiğini aktaran Özvar, ''Üniversitelerimizin efendim dünya sıralamaları düştü.' Artık yani biz bunu düzelte düzelte emin ol yoğunlukta yani. Sürekli yayınlıyoruz. Kendi listelerimiz değil. Uluslararası listeleri yayınlıyoruz' dedi.</p> <p>Bugün Türkiye'nin, Avrupa'da İngiltere'den sonra dünyada ilk binde en fazla üniversite temsil eden ülke olduğunu hatırlatan Özvar, 'Hepimizin bununla gurur duyması lazım. İlk 500'de tarihimizde ilk kez 6 üniversitemiz sıralamaya girmiş vaziyette. Bunlar üniversitemizin değil ülkemizin milletimizin başarısıdır. Ama biz bunların yeterli olduğunu kesinlikle ifade etmiyoruz. Elbette sorunlarımız var. Üzerine gitmemiz gereken meseleler var' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'YURT DIŞINDAN GRUP GELSE, 'SEN NİYE BURADA EĞİTİM VEREBİLİYORSUN' DİYEMİYOR İDİK'</strong></p> <p>Komisyona getirilen teklifin monolitik bir reform tasarısı olmadığını, yükseköğretim kurumlarını işleyişteki sorunlara karşı güçlendirmeyi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının getirdiği zaruretleri gidermeyi amaçladığını aktaran Özvar, Sağlık Bakanlığı ile afiliye olan devlet üniversitelerinin döner sermayeden aldıkları payla ilgili düzenlemenin, köklü devlet üniversitelerinin araştırma bütçelerine ciddi kaynak teşkil edeceğini belirtti. İntörnlük aşamasına gelmiş öğrencilerin durumuna da değinen Özvar, bu öğrencilerin uygulamalar kısmını azami süre sınırına takılmadan bitirebilmelerinin önünün açıldığını ifade etti.</p> <p>Yurt dışı menşeli kurumlara yönelik düzenlemeyi de değerlendiren Özvar, 'Şu madde gelene kadar Türkiye'de yurt dışında özel bir grup gelse üniversite eğitimi verse, biz buna 'Sen buna niye burada eğitim verebiliyorsun' diyemiyor idik. İlk defa şimdi bu sizlerin katkısıyla 'Bir dakika diyeceğiz. Durun. Siz bunu yapamazsınız' diyeceğiz' dedi.</p> <p>Yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencileri aracı kuruluşlara karşı uyaran YÖK Başkanı Özvar, Yükseköğretim Kurulunun ilanlarına rağmen öğrencilerin tanınmayan veya denkliği kabul edilmeyen üniversitelere götürüldüğünü belirterek, 'Bu çocuklar sonra maalesef orada eğer tanınmıyor ve denkliği kabul edilmiyor bir üniversiteden buraya geldiğinde ciddi sıkıntılarla karşı karşıya geliyor' dedi. Özvar, e-Devlet üzerinden devletin tanıdığı üniversitelerin teyit edilebileceğini hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>YÖK BAŞKANI ÖZVAR'DAN ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ</strong><strong> REKTÖRÜ</strong><strong> AÇIKLAMASI</strong><strong> </strong></p> <p>Şırnak Üniversitesi Rektörü  Prof. Dr. Abdurrahim Alkış hakkındaki iddialara tepki gösteren ve rektörün defaatle basına açıklama yapıp 4 kez savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirten Özvar, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Ben kendi adına kul hakkına hayatım boyunca dikkat etmeye çalışmış bir insan olmak istiyorum. Diyor ki (Rektör), 'Üç tane akrabam Şırnak'ta... Ben rektör değilken memur, ben yokken üniversiteye girmiş.' Benden sonra ise iki tane akraba becayiş usulüyle üniversiteye gelmiş vaziyette. Bunu açıkça kamuoyunda deklare ediyor.</p> <p>O gazeteci diyor ki 'Facebook'unda bunlar yazılı.' Ya 5 bin tane takipçisi var. Beş bin kişi göremiyor da bir adam mı görüyor Facebook'ta? Yazıktır günahtır. Yani şu kul hakkı meselesine dikkat etmek lazım. Bu arkadaşımız 50-55 yaşlarında, çocuğu olan, ailesi olan, karısı olan bir insan. Siyasal tartışmalar olur da bir de insanların hakları var. Varsa bir şüpheniz YÖK'e bekliyorum. Varsa söyleyin bana. İlk soruşturmayı açacağım ve ilk cezayı vereceğim, şüpheniz olmasın.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yok-baskani-ozvardan-sirnak-universitesi-rektoru-aciklamasi-siyasal-tartismalar-olur-da-bir-de-insanlarin-haklari-var-supheniz-varsa-yoke-bekliyorum</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:14:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/yok-baskani-ozvardan-sirnak-universitesi-rektoru-aciklamasi-siyasal-tartismalar-olur-da-bir-de-insanlarin-haklari-var-supheniz-varsa-yoke-bekliyorum.png" type="image/jpeg" length="42572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM'de DEM Parti'nin ''kuyu tipi cezaevlerinin yol açtığı ihlallere'' ilişkin verdiği Meclis Araştırması önerisi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmmde-dem-partinin-kuyu-tipi-cezaevlerinin-yol-actigi-ihlallere-iliskin-verdigi-meclis-arastirmasi-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmmde-dem-partinin-kuyu-tipi-cezaevlerinin-yol-actigi-ihlallere-iliskin-verdigi-meclis-arastirmasi-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti'nin  ''kuyu tipi cezaevlerinin yol açtığı ihlallerin araştırılması' amacıyla verdiği Meclis Araştırması önerisi görüşmelerinde, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, cezaevlerindeki bazı münferit iddiaların tüm sistemi töhmet altında bıraktığını söyledi. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise 'Bizim önergemize 'münferit iddia' diyor. Hayır efendim, münferit değil sistemin özünü oluşturuyor S ve Y Tipleri... İzolasyon, tecrit, yalnızlaştırma, psikolojik işkence ve hatta süngerli odada işkence yapılıyor mahpuslara, bunlardan haberi var mı sayın vekilin?' diye yanıt verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti'nin  ''kuyu tipi cezaevlerinin yol açtığı ihlallerin araştırılması' amacıyla verdiği Meclis Araştırması önerisi görüşmelerinde, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, cezaevlerindeki bazı münferit iddiaların tüm sistemi töhmet altında bıraktığını söyledi. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise 'Bizim önergemize 'münferit iddia' diyor. Hayır efendim, münferit değil sistemin özünü oluşturuyor S ve Y Tipleri... İzolasyon, tecrit, yalnızlaştırma, psikolojik işkence ve hatta süngerli odada işkence yapılıyor mahpuslara, bunlardan haberi var mı sayın vekilin?' diye yanıt verdi.</p> <p>TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul, kamuoyunda 12.Yargı Paketi olarak adlandırılan Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşülmesi bekleniyor. </p> <p>Teklifin görüşmelerine geçilmeden önce DEM Parti'nin kuyu tipi cezaevlerinin yol açtığı ihlallerinin araştırılması amacıyla verilen Meclis Araştırması önerisi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.</p> <p><strong>ÇALIŞKAN: CEZAEVLERİNDE İNSANLAR NÖBETLEŞE SIRAYLA UYUYOR</strong></p> <p>DEM Parti'nin önerisi üzerine Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, 'İslamcı kökene sahip bir iktidarın olduğu bir dönemde adaletten söz edeceğimiz yerde kuyu tipi cezaevlerine, tecride, açlık grevinde ölüme, sırf yakınlarına eziyet olsun diye -binlerce kilometre, bin kilometre uzağa- karı koca insanların iki ayrı cezaevine atıldığına; kanser hastalarının, yaşlı hastaların tedavisine izin verilmediğine; göz göre göre şu açlık grevinden bir insanın öldüğü bir güne şahit oluyoruz. İnanın ki bizler, burada halkın temsilcileri olarak şu açlıktan ölüme seyirci kalan hepimiz azmettirici olarak bunun katliamından -katiliz demeye dilim varmıyor ama- sorumluyuz, özellikle de iktidar mensupları' dedi.</p> <p>Bugün cezaevlerindeki insanların nöbetleşe, sırayla yattıklarını söyleyen Çalışkan, 'Yüzde 125, yüzde 140 civarında doluluk oranı var. Bugün cezaevleri insanları ıslah etmiyor, yeni yeni suçlular ortaya çıkarıyor. Allah'ın verdiği hakkı siz alamazsınız, cezaevindeki bir mahkûmun havasından ne istiyorsunuz Allah aşkına? Yeni yeni... Yani memleketin bütün sorunları bitti, kuyu tipi cezaevi... Bunlar şeytanın bile herhalde aklına gelmez. Onun için de bu cezaevlerindeki engelliler, hasta mahkumlar, yaşlılar... Herkese karşı hepimizin sorumluluğu var. Onun için de bu vebalden kurtulmak istiyorsanız gelin bir defa olsun doğru yapın, tek bir defa doğru yapın, bu önergeye 'evet' deyin, gerçekler ortaya çıksın, bizler de sorumluluktan kurtulalım' diye konuştu.</p> <p><strong>ARSLAN: GÜVENLİK DEVLETİN GÖREVİDİR ANCAK GÜVENLİK İLE İNSAN ONURU BİRBİRİNİN ALTERNATİFİ DEĞİL</strong></p> <p>İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan, Türkiye'de ceza infaz kurumlarının kapasitesinin yaklaşık 305 bin kişi olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:</p> <p>'Buna karşılık, bugün cezaevlerinde 421 bini aşkın insan bulunmaktadır. Bu veriler, cezaevlerimizin uzun süredir kapasitesinin çok üzerinde bir yük taşıdığını göstermektedir. Böyle bir ortamda uyuşturucu suçundan hüküm giyen de, hırsızlıktan yatan da, adam öldüren de, taksirli bir trafik kazası nedeniyle cezaevinde bulunan da aynı koğuşta, aynı şartlarda yaşamaya mahkûm ediliyor. Kısacası, koğuşlarda suçun niteliği, kişinin ihtiyaçları ve ıslah süreci yeterince gözetilmiyor. Oysa cezaevleri yalnızca cezalandırma yeri değildir, insanı yeniden topluma kazandırma kurumlarıdır. Bunun yolu da eğitimden, meslek edindirmeden, psikolojik destekten ve insana umut verebilen bir infaz anlayışından geçmektedir. Ne yazık ki bugün birçok ceza infaz kurumunda aşırı doluluk, yetersiz fiziki şartlar ve sınırlı sosyal imkânlar nedeniyle bu hedeflerden her geçen gün daha da uzaklaşılmıştır.</p> <p>Kıymetli milletvekilleri, bütün bu genel sorunların yanında son yıllarda kamuoyunda kuyu tipi cezaevleri olarak bilinen yüksek güvenlikli, Y tipi ve S tipi ceza infaz kurumlarına ilişkin iddialar ise daha da ağır bir tartışmayı beraberinde getirmektedir. Bu kurumlara ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialar arasında uzun süre tek kişilik hücre uygulamaları, doğal ışık ve temiz hava erişiminden yaşanan sıkıntılar, sağlık hizmetlerine ulaşımdaki gecikmeler, aile ve avukat görüşmelerindeki sorunlar ile mahremiyetin zedelenmesine yönelik iddialar bulunmaktadır. Elbette güvenlik devletin görevidir ancak güvenlik ile insan onuru birbirinin alternatifi değildir.'</p> <p><strong>YURDUNUSEVEN: KUYU TİPİ CEZAEVİ ŞEKLİNDE BİR CEZA İNFAZ KURUMU TANIMI BULUNMAMAKTADIR</strong></p> <p>AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, cezaevlerindeki bazı münferit iddiaların tüm sistemi töhmet altında bıraktığını söyleyerek 'Bence doğru değil. Şunu da özellikle üstüne basarak söylemek istiyorum. Bireysel de olsa tüm iddialar titizlikle incelenmekte ve gerekli yaptırımlar da yerine getirilmektedir. Türkiye son yıllarda ceza infaz sistemi hizmetlerinde çok önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. Fiziksel altyapı önemli ölçüde yenilenmiş, eski ve yetersiz kurumlar yerine çağdaş standartlara uygun kurumlar inşa edilmiş, personel sayısının niteliği artırılmış, insan haklarıyla ve diğer bir sürü konuda kapsamlı eğitim programları uygulanmıştır. Bunun dışında, dijital dönüşüm çalışmaları ile görüntülü aile görüşmeleri, e-avukat sistemi ve Bakanlık iletişim sistemi gibi uygulamalar da hayata geçirilmiştir' dedi.</p> <p>Önergede yer alan 'kuyu tipi cezaevleri' ibaresinin doğru olmadığını söyleyen Yundunuseven, 'Kuyu tipi cezaevi şeklinde bir ceza infaz kurumu tanımı bulunmamaktadır. Söz konusu kurumlar 5275 sayılı Kanun'un 9'uncu maddesinde belirtilen yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarıdır. Bu kurumlarda uygulanacak infaz rejimi ve hangi hükümlülerin bu kurumlarda kalacağı doğrudan kanun tarafından belirlenmektedir. Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumları, firara karşı gerekli teknik, mekanik, elektronik ve fiziki güvenlik tedbirleriyle donatılmış, güvenlik ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmış kurumlardır. Bu kurumlar, yalnızca tek kişilik odalardan oluşmamakta, bir ve üç kişilik odalardan oluşan yerleşim yapısına sahiptir. Hükümlülerin hangi odalarda kalacağı mevzuat hükümleri ile idare ve gözlem kurullarının değerlendirmesi doğrultusunda belirlenmektedir. Önergede ileri sürülenin aksine, bu kurumlarda uygulanan infaz rejimi, hükümlülerin mutlak bir izolasyon altında tutulmasına dayanmamaktadır.' diye konuştu.</p> <p><strong>'İŞKENCEYE SIFIR TOLERANS VE HAYATIN KORUNMASI ESASTIR'</strong></p> <p>AK Partili Yurdunuseven, hükümlülerin birçok alanda güvence altına alınan hakları olduğunu belirterek 'Hükümlülerin eğitim faaliyetlerinden yararlanması, bireysel ve grup halinde iyileştirme programına katılması, sosyal ve kültürel etkinliklere iştirak etmeleri, spor faaliyetleri, açık havaya çıkmaları, aileleri ve avukatlarla görüşmeleri, telefonla haberleşmeleri, mektup ve diğer haberleşme alanları da kanunla güvence altına alınmıştır. Ceza infaz sistemimizin temel amacı yalnızca güvenliği sağlamak değildir tabii ki, aynı zamanda hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasını da hedefleyen eğitim, iyileştirme ve rehabilitasyon faaliyetlerini etkin bir biçimde yürütmektedir' dedi.</p> <p>Açlık grevlerine de değinen Yurdunuseven, '5275 sayılı Kanun'un 82'nci maddesi kapsamında ceza infaz kurumlarında açlık grevine başlayan hükümlü ve tutuklular hakkında uygulanacak usuller ayrı ayrı belirtilmiştir. Bu kapsamda açlık grevine giren kişilerin sağlık durumları düzenli olarak takip edilmekte, doktor kontrolünde gerekli muayene ve tetkikler yapılmakta, hatta B kompleks vitaminler başta olmak üzere ihtiyaç duyulan tüm vitamin destekleri de sağlanmaktadır. Devletimizin bu konudaki temel yaklaşımı açıktır. İşkenceye sıfır tolerans ve hayatın korunması esastır. Sağlık hizmetlerinin sürekli sağlanması ve yaşam hakkının güvence altına alınması konusunda da hiçbir tereddüde yer verilmemektedir' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'BENİ TEHDİT EDİYORSUNUZ'</strong></p> <p>CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, AK Partili Yurdunuseven'in konuşmasına yerinden tepki göstererek 'Allah size de nasip etsin o kadar konforlu bir ortamı' demesi üzerine, Yurdunuseven tehdit edildiğini öne sürerek 'Çok saygısızca bir cümle o, tehditvari, çok ayıp! Beni tehdit ediyorsunuz' dedi.</p> <p>Altaca Kayışoğlu ise Yurdunuseven'e 'Allah nasip etsin diyorum, konforunu görün, ben memnun değilim yani. O kadar güzel anlattın ki dua ettim işte' diye yanıt verdi.</p> <p><strong>KOÇYİĞİT: SÜNGERLİ ODADA İŞKENCE YAPILIYOR MAHPUSLARA, BUNLARDAN HABERİ VAR MI SAYIN VEKİLİN?</strong></p> <p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, AK Partili Yurdunuseven'in konuşması üzerine söz talep ederek şöyle konuştu:</p> <p>'Sayın Hatibi dinleyince insan gerçekten kuyu tipi S ve Y tipi cezaevlerinden değil de sanki Antalya'da beş yıldızlı otelden bahsediyor gibi düşünüyor doğal olarak. Gerçekten hatibi dinlediğimizde -tekrar etmek istiyorum- S ve Y tipi, 'kuyu tipi' olarak nitelendirilen, önergemizde de yazdığımız hapishanelerden değil Antalya'da beş yıldızlı bir otelden bahsettiğini düşünüyoruz ve hepimizde şöyle bir duyu gelişti: Ya, bizde mi gitsek, orada kalsak, o kadar güzel anlattı ki. Sağlığa erişim var, spor hakkı var, sosyal aktivite var, her türlü işler yapılıyor; muazzam bir cezaevi tablosu çizdi. Peki, gerçek ne Sayın Başkan? Bakın, Antalya S Tipinde Gürkan Türkoğlu, kuyu tipi cezaevine karşı, oradan sevk edilmek ve kuyu tipi cezaevlerini protesto etmek için bedenini açlığa yatırdı ve yaşamını yitirdi. Milletvekiliyiz biz ya, bu Mecliste yaşıyoruz. Bir insan, insanlık onuruyla bağdaşmayan cezaevi koşulları için açlık grevi yapıp yaşamını yitirmiş, vekil gelmiş burada bize masal anlatıyor.</p> <p>117 bin fazla mahpus var cezaevinde, insanlar yerde yatıyor. Sırayla yemek yiyor, sırayla tuvalete gidiyor, sırayla banyo yapıyor, günlerce banyo yapamıyor, insanlar sağlığa erişemiyorlar, ilaçlarını alamıyorlar, revire çıkarılmıyorlar, revire çıkarıldığında, sevk edildiğinde hastaneye götürülemiyorlar. O çok bahsettiği, güzelleme yaptığı idari gözlem kurulları otuz üç yıllık mahpusların infazını yakıyor. Şimdi, bütün bunlar orta yerde dururken gelmiş bizim önergemize 'münferit iddia' diyor, hayır efendim, münferit değil sistemin özünü oluşturuyor S ve Y Tipleri. İzolasyon, tecrit, yalnızlaştırma, psikolojik işkence ve hatta süngerli odada işkence yapılıyor mahpuslara, bunlardan haberi var mı sayın vekilin? Buradaki  İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna ne kadar başvuru geliyor haberi var mı sayın vekilin? Dönüp bir baksın bütün bu raporlara. Gelen mektuplar var, her gün yüzlerce mektup alıyoruz ya. Mektupları okumak için Komisyon kurdu grubumuz biliyor mu sayın vekil? Cezaevindeki sorunlara yetişmek için.' </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmmde-dem-partinin-kuyu-tipi-cezaevlerinin-yol-actigi-ihlallere-iliskin-verdigi-meclis-arastirmasi-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:00:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/tbmmde-dem-partinin-kuyu-tipi-cezaevlerinin-yol-actigi-ihlallere-iliskin-verdigi-meclis-arastirmasi-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi.jpeg" type="image/jpeg" length="72066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şamil Tayyar AK Parti’yi Neden Uyardı?]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/samil-tayyar-ak-partiyi-neden-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/samil-tayyar-ak-partiyi-neden-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti eski Milletvekili Şamil Tayyar, emekli maaşlarına ilişkin politikaların sürmesi halinde bunun "emekliye savaş" anlamına geleceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti eski Gaziantep Milletvekili <strong>Şamil Tayyar</strong>, en düşük emekli aylığının <strong>23 bin 552 TL’ye çıkarılmasına</strong> ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, emeklilere yönelik ekonomi politikaları konusunda dikkat çeken açıklamalar yaptı. Tayyar, mevcut yaklaşımın gelecek yıl da devam etmesi halinde bunun milyonlarca emekliyi olumsuz etkileyeceğini savundu.</p>

<h2><strong>"Emekliye Savaş Açılması Anlamına Gelir"</strong></h2>

<p>Sosyal medya platformu X üzerinden paylaşım yapan Tayyar, en düşük emekli aylığının artırılmasını, 2023 yılından bu yana uygulanan sıkı ekonomi programının bir sonucu olarak değerlendirdi.</p>

<p>Tayyar, aynı yaklaşımın 2027 yılında da sürdürülmesi halinde bunun <strong>17 milyondan fazla emekliye karşı yanlış bir politika olacağını</strong> belirterek, şu ifadeleri kullandı:<br />
"Eğer yeni yılda emekli maaşları aynı anlayışla belirlenecek olursa 17 milyonu aşkın 'emekliye savaş' açılması anlamına gelir. Böyle bir savaşı hiçbir siyasi parti kazanamaz."<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>2028 Seçim Takvimine Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Paylaşımında ekonomi politikalarının önümüzdeki dönemde değişebileceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tayyar, sıkı para politikasının 2027'den itibaren kademeli olarak gevşetilebileceğini öne sürdü.</p>

<p>Toplumun farklı kesimlerini rahatlatacak adımların yeni yılda hayata geçirilmesini beklediğini ifade eden Tayyar, olası seçim takvimine ilişkin de <strong>2028 Nisan</strong> ayını işaret etti.</p>

<h2><strong>Emekli Maaşları Tartışması Sürüyor</strong></h2>

<p>En düşük emekli aylığının <strong>23 bin 552 TL'ye çıkarılmasını</strong> öngören düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilirken, emekli maaşlarına ilişkin değerlendirmeler siyaset gündemindeki yerini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/samil-tayyar-ak-partiyi-neden-uyardi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/i-m-g-7952.jpg" type="image/jpeg" length="48199"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Dakika! Kahramanmaraş'ta Deprem Oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/son-dakika-kahramanmarasta-deprem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/son-dakika-kahramanmarasta-deprem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AFAD, Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı. İlk belirlemelere göre olumsuz bir durum bildirilmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ta akşam saatlerinde meydana gelen deprem, çevre ilçelerde de hissedildi. <strong>AFAD</strong>, depremin merkez üssünün <strong>Pazarcık</strong> ilçesi olduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>AFAD Verileri Paylaştı</strong></h2>

<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgilere göre deprem, <strong>14 Temmuz 2026 saat 21.27'de</strong> meydana geldi.</p>

<p>AFAD'ın paylaştığı verilere göre depremin büyüklüğü <strong>4.2 (Mw)</strong> olarak ölçülürken, yerin <strong>8,53 kilometre</strong> derinliğinde gerçekleştiği bildirildi.</p>

<h2><strong>Kısa Süreli Panik Yaşandı</strong></h2>

<p>Sarsıntı, Pazarcık başta olmak üzere çevre bölgelerde de hissedilirken, bazı vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı. Depremin ardından sosyal medyada çok sayıda kullanıcı sarsıntıyı hissettiklerini belirten paylaşımlar yaptı.</p>

<h2><strong>Olumsuz Bir Durum Bildirilmedi</strong></h2>

<p>AFAD tarafından şu ana kadar deprem nedeniyle <strong>can veya mal kaybına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı</strong>. Bölgede gelişmeler yakından takip edilirken, yetkililerden gelecek yeni açıklamalar bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/son-dakika-kahramanmarasta-deprem-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 21:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/i-m-g-7948.jpg" type="image/jpeg" length="10013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı Güner'e savcılıkta 'gizli tanık' soruldu: 'Üzerimize iftira atılmaktadır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-gunere-savcilikta-gizli-tanik-soruldu-uzerimize-iftira-atilmaktadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-gunere-savcilikta-gizli-tanik-soruldu-uzerimize-iftira-atilmaktadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında alınan savcılık ifadesinde, 'gizli tanık' beyanları soruldu. Gizli tanık iddialarını reddeden Güner, bu beyanları 'herhangi bir dayanaktan yoksun, soyut nitelikte ve mesnetsiz' olarak değerlendirdi. Başkan Güner, 'Üzerimize iftira atılmaktadır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında alınan savcılık ifadesinde, 'gizli tanık' beyanları soruldu. Gizli tanık iddialarını reddeden Güner, bu beyanları 'herhangi bir dayanaktan yoksun, soyut nitelikte ve mesnetsiz' olarak değerlendirdi. Başkan Güner, 'Üzerimize iftira atılmaktadır' dedi.</p> <p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunan 31 kişi tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p> <p>Güner, savcılık sorgusunda, belediyedeki ihale süreçlerinin kendi sorumluluğunda olmadığını belirterek, şunları söyledi:</p> <p>'Ben Çankaya Belediye Başkanı olarak görev yapmaktayım. Bundan önce serbest avukatlık yapıyordum. 2024 yılı yerel seçimlerinde Çankaya Belediye Başkanı olarak seçilmem üzere avukatlık yapmayı bıraktım. Benim belediyedeki işlerle ilgili olarak özellikle ihale konularıyla tek tek ilgilenmem mümkün değildir. Ne görev tanımımda böyle bir şey vardır ne de ihalelerle ilgili sorumluluğum vardır. İlgili müdürlükler hazırlıkları yaparak ihale konularıyla ilgili mali hizmetler müdürlüğünden talepte bulunur, mali hizmetler müdürlüğü merkezi satım alım bürosu da ihaleleri gerçekleştirir.'</p> <p><strong>'KAMU ZARARI YOK, AKSİNE KAMU YARARI VARDIR'</strong></p> <p>Müşteki firmanın şikayetçi olduğu ihalelere ve süreçteki gecikmelere ilişkin iddialara değinen Güner, kamu sağlığını korumak adına acil hareket edildiğini ve belediyenin zarara uğratılmadığını belirtti. Güner, savunmasında şunları anlattı:</p> <p>'Açık ihale usulüyle düzenlenen ihalede, Çevre Şehircilik Bakanlığının şantiye tahsis işlemlerini devam etmesi ve bu konunun belirsizlik yaratması ayrıca benden önce planlanması yapılan konteyner alım sürecinde yine aynı şekilde ihale sürecinin devam etmesi sebebiyle gecikme yaşanmış ve bu sebeple çöp toplama işlerinin aksamaması için pazarlık usulüyle ihale 2 ay süreyle sınırlı olmak üzere gerçekleştirilmiştir.</p> <p><strong>'ÇÖP TOPLAMA İŞİNDE GECİKME DÜŞÜNÜLEMEZDİ'</strong></p> <p>Çöp toplama işi halk sağlığını etkileyen önemli bir iş olduğundan gecikme durumu düşünülemezdi. İptal edilen ihaleden 2 ay önce gerçekleştirilen ihalenin aylık 22.000.000 TL bedelle sonuçlandığı, iptal edilen ihalenin yaklaşık maliyeti aylık 26.500.000 TL olup ihale sonuç bedeli 26.383.000 TL olduğundan yani kırım oranı yüzde 0.71 olup rekabetin sağlanamaması konusunda makul bir gerekçe bulunduğundan iptal edildiği, iptal edilen bu ihaleden sonra yapılan ihalede bedelin 21.950.000 TL olduğu ondan sonraki ihalede ise 23.805.000 TL bedelle sonuçlandığı yani tüm bu süreçte müşteki firmanın kazandığı ve iptal edilen ihalenin açıkça yüksek bedelle olduğu, bu gerekçenin idari yargı ve Danıştay tarafından kabul edildiği görüldü. Sonraki tüm ihalelerin bu bedelden 4-5 milyon TL aylık daha düşük sonuç ile neticelendiği, dolayısıyla bir kamu zararı olmadığı gibi kamu yararının söz konusu olduğu görülmektedir.'</p> <p><strong>'YAVUZ İRS'İN BEYANLARINI VE GİZLİ TANIK İDDİALARINI KABUL ETMİYORUM'</strong></p> <p>Sorguda belediye görevlisi Yavuz İrs'in iptal edilen ihaleye ilişkin iddiaları ve dosyadaki gizli tanık beyanları da Güner'e soruldu. İddiaların iftira olduğunu söyleyen Güner, şunları kaydetti:</p> <p>'Yavuz İrs isimli şahsın beyanında geçen aleyhe hususları kabul etmiyorum. Ben kesinlikle bu ihalenin iptal edilmesi konusunda kimseye talimat vermedim. İhale süreçleride prensip olarak hiç kimseyle görüşmem. Kaldı ki bu ihale kurulu tarafından iptal edildiğinden ihale yetkilisinin de iptal işleminin etkisi kalmamıştır. Yine incelediğimde hem iptal edilen ihaleden 2 ay önce gerçekleştirilen ihalenin hem de iptal edilen ihaleden sonra gerçekleştirilen ihalenin daha düşük rakamla gerçekleştiği ortadadır. Herhangi bir kamu zararı bulunmamaktadır. Tam aksine kamu yararı vardır. Yavuz İrs isimli şahıs da dahil olmak üzere o süreçte hiçbir ihale görevlisini tanımam.'</p> <p>Dosya kapsamında alınan gizli tanık beyanı sorulan Güner, 'Çankaya Belediyesi Meclis Üyesi Emre Doğan isimli şahıs partiden arkadaşımdır. Kendisiyle uzun yıllardır tanışırız. Çankaya Belediyesinde Meclis Üyesi olarak görev yapmaktadır. Emre Doğan bahsedildiği üzere belediyemizde bir görevi ve yetkisi bulunmamaktadır. Gizli tanık beyanlarını kesinlikle kabul etmiyorum. Herhangi bir dayanaktan yoksun ve soyut niteliktedir. Üzerimize iftira atılmaktadır' diye konuştu.</p> <p><strong>'MÜVEKKİLE ÖRGÜT VE RÜŞVETLE İLGİLİ HİÇBİR SORU SORULMAMIŞTIR'</strong></p> <p>Başkan Güner'in avukatları da sürecin yürütülme şekline ve delil toplanmadan gözaltı yapılmasına tepki gösterdi. Avukatlar, şu beyanlarda bulundu:</p> <p>'Savcılık makamı soruşturmayı usulüne uygun yürütmemiştir. İfade alınması süreciyle beraber savcılık makamının henüz hiçbir delil toplamadığı, gözaltı işlemi yapıldıktan sonra delil toplama sürecine gireceği anlaşılmaktadır. Bu uygulama adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Savcılık makamı lehe olan hiçbir delil toplamadan sadece bir gizli tanığın soyut beyanları üzerinden soruşturma yürütmesi kabul edilemez. Yargılanması için izin alınması gerektiği halde soruşturmanın başına örgüt ve rüşvet iddiası koyup adeta soruşturma izni alınmaktan kaçınılmıştır. Müvekkile örgüt ve rüşvet ile ilgili hiçbir soru sorulmamış ve iddia yöneltilmemiştir. Aylık belediyenin 4.500.000 TL karla ihaleye çıktığı süreçte müvekkilin suçlanılmasını anlamak mümkün değildir. Suç kasıtla işlenir. Ortada zarar olmayan bir durumda suçu teşkil eden bir eylemde olmadığı malumdur. Kanuni olarak oluşmayan bir suçtan müvekkilin serbest bırakılmasını tekrardan arz ve talep ediyoruz.' </p> <p><strong>(BİTTİ) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-gunere-savcilikta-gizli-tanik-soruldu-uzerimize-iftira-atilmaktadir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 21:42:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/cankaya-belediye-baskani-gunere-savcilikta-gizli-tanik-soruldu-uzerimize-iftira-atilmaktadir.png" type="image/jpeg" length="80802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı'dan kurultay açıklaması: Arınıp gelenlerle tertemiz bir kurultay yapacağız]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-saridan-kurultay-aciklamasi-arinip-gelenlerle-tertemiz-bir-kurultay-yapacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-sozcusu-saridan-kurultay-aciklamasi-arinip-gelenlerle-tertemiz-bir-kurultay-yapacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kurultay tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, 'Arınıp gelenlerle tertemiz bir kurultay yapacağız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kurultay tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, 'Arınıp gelenlerle tertemiz bir kurultay yapacağız' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kurultaya ilişkin çağrı yapanları eleştirdi.</p> <p>Sarı, 'Öyle bir dünyadayız ki edepsiz edepliyi bastırır, haksız haklıyı astırır. Kurultaya şaibe bulaştıranlar kurultay için çağrı yapar: Arınıp gelenlerle tertemiz bir kurultay yapacağız.'  ifadesini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-saridan-kurultay-aciklamasi-arinip-gelenlerle-tertemiz-bir-kurultay-yapacagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 21:38:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/chp-sozcusu-saridan-kurultay-aciklamasi-arinip-gelenlerle-tertemiz-bir-kurultay-yapacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="44152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Partili Hülagü'den üniversite hastaneleri uyarısı: Şehir hastaneleriyle yarışamaz hale geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ak-partili-hulaguden-universite-hastaneleri-uyarisi-sehir-hastaneleriyle-yarisamaz-hale-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ak-partili-hulaguden-universite-hastaneleri-uyarisi-sehir-hastaneleriyle-yarisamaz-hale-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski rektör AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, 'Üniversite hastaneleri binaları eskidi, cihazları eskidi. Şehir hastaneleri mükemmel bir otel konseptinde, cihazlar son teknolojik cihazlar. Üniversiteler onlarla yarışamaz hale geldi. Öğretim üyesi maaşlarının, gerçekten tıp dışındakilerinki çok zor durumda olduğunu biliyorum. Yine tıpçılar 4'ten sonra özel hasta bakabiliyor, farklı paylı işlemler yapabiliyor, bir miktar gelir getirici işlemler oluşturabiliyor ama tıp dışındaki o arkadaşların, akademisyenlerin zorluklar içerisinde olduklarını biliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -  </strong>Eski rektör AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, 'Üniversite hastaneleri binaları eskidi, cihazları eskidi. Şehir hastaneleri mükemmel bir otel konseptinde, cihazlar son teknolojik cihazlar. Üniversiteler onlarla yarışamaz hale geldi. Öğretim üyesi maaşlarının, gerçekten tıp dışındakilerinki çok zor durumda olduğunu biliyorum. Yine tıpçılar 4'ten sonra özel hasta bakabiliyor, farklı paylı işlemler yapabiliyor, bir miktar gelir getirici işlemler oluşturabiliyor ama tıp dışındaki o arkadaşların, akademisyenlerin zorluklar içerisinde olduklarını biliyoruz' dedi.</p> <p>Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan başkanlığında toplandı. Komisyonda Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam ediliyor. Komisyonda, kanun teklifinin tümü üzerine görüşmeler tamamlandı.</p> <p>Kanun teklifinin ilk imzacılarından AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından söz aldı. Muhalefet milletvekillerinin eleştirilerine yanıt veren Hülagü, 'Bence konuşabiliyoruz. Eskilerin bir sözü var, 'Lisan-ı ayn ile insan.' Çok yüksek sesle konuşmak her zaman haklılık göstergesi olmuyor. Hafif sesle de söylenecek, kulaklarımızdaki reseptörler duyuyor. Yani duyuyoruz sizi' dedi.</p> <p>Yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerine ilişkin eleştirilerin dikkate alındığını belirten Hülagü, 'Mesela yabancı asistanlarla ilgili öğrencilerin alt kısmındaki eksiklikleri duyduk. Bununla ilgili muhtemelen gerekli girişimler yapılacaktır' diye konuştu.</p> <p><strong>'TIPTA HOCALAR 45-50 YAŞINI GEÇTİKTEN SONRA DAHA TECRÜBELİ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Akademisyenlerin yaş sınırına ilişkin düzenlemeyi değerlendiren Hülagü, tıp alanında akademisyen yetiştirmenin uzun bir süreç olduğunu belirterek, 'Tıpta temininde zor meslekler var. Bunlardan bir tanesi doktor akademisyenler. Okulu bitiriyor, mecburiyet; uzmanlık yapıyor, mecburiyet; yan dalı bitiriyor, mecburiyet. Uzun süreçli bir görevlendirmeden geçen insanlar kolay yetişmiyor. Tıpta özellikle 45-50'yi geçtikten sonra hocalar daha tecrübeli. Buradaki hocanın pratik genç uzmanlar gibi girsin, her ameliyatı yapsın değil; mentörlük yapması çok önemli' ifadelerini kullandı.</p> <p>Emekli olan akademisyenlerin tecrübelerini gençlere aktarmasının önemine dikkati çeken Hülagü, 'Bizde çok kıymetli hocalarımız var. Öyle ayrılmış olan hocalarımızın hiç olmazsa kanun çıktıktan sonra sağlık durumları müsait olanlar gelsin, hiç olmazsa yeni teknikleri, tecrübeleri genç arkadaşlara aktarsınlar istiyoruz. Tabii bunlara mutlaka kriterler getirilecek. İlk başta o üniversitenin ihtiyacının olması çok önemli' dedi.</p> <p><strong>'17 GÜN YURT DIŞINDA OLUP DENKLİK ALMAYA ÇALIŞANLAR VARDI'</strong></p> <p>Yurt dışında doktora yapanların denklik süreçlerine ilişkin geçmişte yaşanan sorunlara değinen Hülagü, şunları söyledi:</p> <p>'Yurt dışı doktorasını yapanların 230 gün, 250 gün yurt dışında çalışması gerekiyor. Adam üniversiteden, Maryland Üniversitesi'nden diploma getirmiş. 'Aldım' diyor. Soruyorsunuz, 'Evet, diploma bizim' diyor. Ama yasaya uymuyor. Biz dedik ki, 'O zaman Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yazı yazalım. Kişilerin pasaportundan bu yurt dışına kaç kere gitmiş.' İnanın 17 gün var. 23 gün olup da denklik almaya çalışan arkadaşlar vardı. Bunların hepsini iptal ettik. Hiçbir şekilde de bir kavga gürültü çıkmadı.'</p> <p><strong>'8 SENE BOYUNCA BEN HİÇBİR İTİRAZLA KARŞILAŞMADIM'</strong></p> <p>Araştırma görevlilerinin işe alım süreçlerine de değinen Hülagü, rektörlük yaptığı dönemde mülakat uygulanmadığını belirterek, 'Benim rektörlük dönemimde de mülakat diye bir şey yapmıyorduk. Araştırma görevlisi kadrosu ilan ettiğimiz zaman ALES'in yüzde 60'ı, İngilizcenin yüzde 40'ı... Bir kadroya 10 kişi çağırılmak şarttı. Bir sıralama yapılıyordu. İkinci elemede de öğrencinin okulu bitirme not ortalamasının yüzde 30'u, ALES'in yüzde 40'ı, İngilizce yüzde 15, yanlış hatırlamıyorsam yüzde 15 mülakat kısmı... Orada yazılı. Hatta yazılı yaparken isimleri kapalı. Değerlendirme yapılıp tutanak altına alınarak, 8 sene boyunca ben hiçbir itirazla karşılaşmadım' diye konuştu.</p> <p><strong>'ÜNİVERSİTE HASTANELERİ ŞEHİR HASTANELERİYLE YARIŞAMAZ HALE GELDİ'</strong></p> <p>Üniversite hastanelerinin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hülagü, 'Bizim üniversitelerdeki en önemli sorunlarından bir tanesi; üniversite hastaneleri binaları eskidi, cihazları eskidi. Şehir hastaneleri mükemmel bir otel konseptinde, cihazlar son teknolojik cihazlar. Üniversiteler onlarla yarışamaz hale geldi. Mutlaka bunların sistemin bir tarafından entegre edilmesi gerektiği konusu...' ifadelerini kullandı.</p> <p>Üniversite hastaneleri ile şehir hastanelerindeki akademisyen ve asistan dağılımına dikkati çeken Hülagü, 'Üniversitelerde hoca çok, asistan yok. Şehir hastanesinde görevlendirilmiş, alınan hocalar az, asistan çok. Asistan nihayetinde bizim ülkemizin değerleri bunlar. Hiçbir kimsenin malı değil. Ülkemize ait değerler. Ülke sisteminin birbiriyle entegre edilmesi' dedi.</p> <p><strong>'TIP DIŞINDAKİ AKADEMİSYENLERİN ZORLUKLAR İÇERİSİNDE OLDUKLARINI BİLİYORUZ'</strong></p> <p>Akademisyenlerin ekonomik koşullarına ilişkin de konuşan Hülagü, 'Öğretim üyesi maaşlarının, gerçekten tıp dışındakilerinki çok zor durumda olduğunu biliyorum. Yine tıpçılar 4'ten sonra özel hasta bakabiliyor, farklı paylı işlemler yapabiliyor, bir miktar gelir getirici işlemler oluşturabiliyor ama tıp dışındaki o arkadaşların, akademisyenlerin zorluklar içerisinde olduklarını biliyoruz. Bunlarla ilgili de inşallah önümüzdeki günlerde bir hazırlık yapılacağı kanaatindeyim. En azından konuşmamızda öyle izlenimler aldığımı vurgulamak isterim' diye konuştu.</p> <p>Hülagü, kanun teklifindeki eksikliklerin görüşmeler yoluyla giderilebileceğini belirterek, 'Genelinde hazırlanmış olan bu yasada eğer eksik şeyler varsa bunu konuşarak, vekillerimiz de belirtti, ortak bir konsensüsle çözülebilecek sorunlar' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ak-partili-hulaguden-universite-hastaneleri-uyarisi-sehir-hastaneleriyle-yarisamaz-hale-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 21:36:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/ak-partili-hulaguden-universite-hastaneleri-uyarisi-sehir-hastaneleriyle-yarisamaz-hale-geldi.png" type="image/jpeg" length="31249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'un 10'uncu yıl dönümü: AK Partili Ensarioğlu: Bu ülke 15 Temmuz'dan sonra bağımsızlığını elde etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/15-temmuzun-10uncu-yil-donumu-ak-partili-ensarioglu-bu-ulke-15-temmuzdan-sonra-bagimsizligini-elde-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/15-temmuzun-10uncu-yil-donumu-ak-partili-ensarioglu-bu-ulke-15-temmuzdan-sonra-bagimsizligini-elde-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında şehit yakınları ve gaziler için verilen yemek programında konuşan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, '10 yıl önce Kurtuluş Savaşı'ndan sonra en büyük mücadeleyi verdik. Kurtuluş Savaşı'nda biz bu ülkeyi kurduk, kurtardık ama bu ülke 15 Temmuz'dan sonra bağımsızlığını elde etti. Asıl bağımsızlığını 15 Temmuz'dan sonra elde etti' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Serhat YETÜT</strong></p> <p><strong>(DİYARBAKIR) -</strong> Diyarbakır'da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında şehit yakınları ve gaziler için verilen yemek programında konuşan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, '10 yıl önce Kurtuluş Savaşı'ndan sonra en büyük mücadeleyi verdik. Kurtuluş Savaşı'nda biz bu ülkeyi kurduk, kurtardık ama bu ülke 15 Temmuz'dan sonra bağımsızlığını elde etti. Asıl bağımsızlığını 15 Temmuz'dan sonra elde etti' dedi.</p> <p>Diyarbakır Valiliği'nce 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümü dolayısıyla şehit yakınları ve gazilerin onuruna yemek programı düzenlendi. Orduevi'nde düzenlenen programa Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Kuruçay, 8. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Burak Özan, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile şehit ve gazi aileleri katıldı.</p> <p>Programda konuşan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, 15 Temmuz darbe girişimine yönelik verilen mücadeleyi anlattı.</p> <p>Türkiye, bağımsızlığını 15 Temmuz'dan sonra elde ettiğini söyleyen Ensarioğlu, '10 önce Kurtuluş Savaşı'ndan sonra en büyük mücadeleyi verdik. Kurtuluş Savaşı'nda biz bu ülkeyi kurduk, kurtardık ama bu ülke 15 Temmuz'dan sonra bağımsızlığını elde etti. Asıl bağımsızlığını 15 Temmuz'dan sonra elde etti. Bu vatanda, bu vatanın ekmeğini yemiş, bu vatanın kendine sağladığı imkanlarla vatanını emperyalistlere peşkeş çekmiş ihanet çetelerini 15 Temmuz'da göğsünü siper ederek vatanı kurtarmış ve 15 Temmuz'dan sonra aslında bütün ihanet odaklarını, bu ülkenin, bu devletin her köşesine gizlenmiş bu hainleri söküp atabildiğimiz bir aslında fırsatı da ayağımıza sermiştir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ensarioğlu, darbe girişiminin ardından Türkiye'nin bambaşka bir yere evrildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:</p> <p>'O günkü darbe girişimi aslında bu kadar şehit verdik, bu kadar bedel ödedik, büyük bir tehlike yaşadık ama bağımsızlığımızı elde etmemiz için bizim için büyük bir fırsat olmuştur. O yüzden minnettarız. Ve 10 yıldan bugüne Türkiye'deki gelişmeleri hep beraber bütün dünyanın izlediği gibi izliyoruz. Türkiye bambaşka bir yere doğru evrildi. Ne zaman ki bu hainleri içimizden söküp atabildik, ne zaman ki bağımsız olduk, dünyada söz sahibi ülke olduk. Yine küllerinden Türkiye yeniden doğdu. Yine bu coğrafyada bin yıl önceki gibi, 500 yıl önceki gibi Kafkaslar'dan Balkanlar'a, Afrika'dan Orta Doğu'ya kadar büyük bir hakimiyet alanı inşa ettik.  Adalet üzerine, barış üzerine inşa ettik. Ve Türkiye artık sadece bu ülkede yaşayanların umudu değil, bütün bu coğrafyanın, bütün mazlum devletlerin ve milletlerin umudu haline geldi. Ve inşallah bundan sonra Türkiye için terörsüz Türkiye sürecini de başardıktan sonra kendi içimizi tahkim ettikten sonra bambaşka bir yere doğru evrilecektir. Bu sizin gibi bu ülke için, bu vatan için şehit olanlar, gazi olanlar sayesinde olmuştur.'</p> <p><strong>'O GECE MİLLETİMİZİN TÜM FERTLERİ FARKLILIKLARINI BİR KENARA BIRAKARAK AYNI İDEAL ETRAFINDA KENETLENDİ'</strong></p> <p>Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ise, 15 Temmuz gecesi milletin tüm fertleri farklılıklarını bir kenara bırakarak darbecilere karşı mücadele ettiğini dile getirerek, 'Aziz milletimizin en önemli hasletlerinden bir tanesi, zor zamanlarda ortaya koyduğu birlik, beraberlik ve yüksek dayanışma ruhu ve anlayışıdır. 15 Temmuz, bu mümtaz karakterin en somut örneklerinden birisidir. O gece milletimizin tüm fertleri farklılıklarını bir kenara bırakarak aynı ideal etrafında kenetlenmiş, bu aşağılık oyunu bozmuş, devletine, demokrasisine ve kendi seçtiği yöneticilerine uzanmak isteyen kirli elleri kırmış ve milli iradenin üzerinde hiçbir gücün olamayacağını tüm dünyaya göstermiştir' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'15 TEMMUZ, 86 MİLYONUN HEP BİRLİKTE VERDİĞİ ŞANLI DİRENİŞ VE KUTLU MÜCADELENİN ADIDIR'</strong></p> <p>'15 Temmuz, tarihimizin hiç kuşku yok, en sinsi ve alçak darbe girişimi' ifadelerini kullanan Vali Zorluoğlu, şunları söyledi:</p> <p>'15 Temmuz sadece benim ya da sadece sizin veya sadece belli bir kesimin hikayesi değildir. 15 Temmuz bilhassa her dünya görüşünden, her mezhepten, her meşrepten, her inançtan ve her etnik kökenden aziz milletimizin ortak kıyamı, ortak başarısıdır. 15 Temmuz, 86 milyonun hep birlikte verdiği şanlı direniş ve kutlu mücadelenin adıdır. 15 Temmuz sadece bir darbe girişimlerinin engellendiği bir tarihi ifade etmez. Aynı zamanda milletimizin ortak vicdanının, dayanışmasının ve demokrasiye olan bağlılığının da altın harflerle tarihe yazıldığı bir tarihi ifade eder. Aradan geçen on yıl bizlere birlik ve beraberliğimizin, yardımlaşma ve dayanışma azmimizin millet olarak en büyük gücümüz olduğunu bir kez daha göstermiştir.'</p> <p><strong>'40 YILA AŞKIN BİR SÜREDİR DEVAM EDEN TERÖR EYLEMLERİNDEN KİM FAYDALANDI, EN ÇOK KİM KAZANDI, BU SORUYU SORMAK LAZIM'</strong></p> <p>Konuşmasında 'Terörsüz Türkiye' sürecine de değinen Vali Zorluoğlu, 'Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetimizin uygulamaya koyduğu Terörsüz Türkiye süreci var olan bu kardeşlik hukukumuzu tahkim edecek, ülkemizdeki iç barışı ve huzuru güçlendirecek, insan kaynağımız başta olmak üzere kaynaklarımızı kalkınmaya, büyümeye ve milletimizin refahına aktarmamıza zemin hazırlayacaktır. 40 yıla aşkın bir süredir devam eden terör eylemlerinden kim faydalandı, en çok kim kazandı? Bu soruyu sormak lazım. Terör baronları, terör sektörü, kandan beslenenler kazandı. Türkiye'nin gelişmesini, kalkınmasını, büyümesini, bölgesinde ve dünyada güçlü bir devlet olarak var olmasını engellemek isteyenler kazandı. Artık bu küresel oyunu, ülkemize karşı ortaya konulan bu kirli tezgahı ve aramıza ekilmeye çalışılan nifak tohumlarını söküp atmanın tam zamanıdır. Bugün bizlere düşen görev, 15 Temmuz ruhunu yaşatmak, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak, gazilerimizin fedakarlıklarını daima minnetle hatırlamak ve ülkemizin huzuru, güvenliği ve aydınlık yarınları için hep birlikte, el ele, gönül gönülle çalışmaktır' şeklinde konuştu.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/15-temmuzun-10uncu-yil-donumu-ak-partili-ensarioglu-bu-ulke-15-temmuzdan-sonra-bagimsizligini-elde-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 21:19:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/15-temmuzun-10uncu-yil-donumu-ak-partili-ensarioglu-bu-ulke-15-temmuzdan-sonra-bagimsizligini-elde-etti.jpg" type="image/jpeg" length="52914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu... Sinema Genel Müdürü Güven: Sinema şu an yoğun bakımda]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-plan-ve-butce-komisyonu-sinema-genel-muduru-guven-sinema-su-an-yogun-bakimda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-plan-ve-butce-komisyonu-sinema-genel-muduru-guven-sinema-su-an-yogun-bakimda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, dijital platformlardan Türk sinemasına aktarılacak yüzde 2'lik desteğin yalnızca 'beyaz perde sinemacılığı' için kullanılacağını belirterek, pandemi öncesinde 77 milyon olan sinema bileti satışının 2025'te 29,7 milyona gerilediğini söyledi. Sinema sektörüne ilginin azaldığına dikkati çeken Güven, 'Bu destek eğer genel bütçeye yazılırsa biz bu parayı ancak 2028 yılında kullanabiliyoruz, DÖSİMM'e gelirse 2027 yılında kullanabiliyoruz. 2028'de gelirse bu para, sinemanın o kadar zamanı olduğunu düşünmüyorum, gerçekten sinema şu an yoğun bakımda' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Erva GÜN</strong></p> <p><strong>(TBMM) - </strong>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, dijital platformlardan Türk sinemasına aktarılacak yüzde 2'lik desteğin yalnızca 'beyaz perde sinemacılığı' için kullanılacağını belirterek, pandemi öncesinde 77 milyon olan sinema bileti satışının 2025'te 29,7 milyona gerilediğini söyledi. Sinema sektörüne ilginin azaldığına dikkati çeken Güven, 'Bu destek eğer genel bütçeye yazılırsa biz bu parayı ancak 2028 yılında kullanabiliyoruz, DÖSİMM'e gelirse 2027 yılında kullanabiliyoruz. 2028'de gelirse bu para, sinemanın o kadar zamanı olduğunu düşünmüyorum, gerçekten sinema şu an yoğun bakımda' dedi.</p> <p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, dijital platformlardan Türk sinemasına yüzde 2 oranında destek aktarılmasını öngören ve ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>Sinema ile dijital platformlarda üretilen içeriklerin birbirinden farklı değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Güven, 'Şimdi sinema gerçek değildir, bir kurmacadır ama sinemada yaratılan bütün duygular gerçektir. Bu duyguların yaşanabilmesi için dört tane şartımız var: Bir tanesi büyük beyaz perde, bir tanesi yüksek ses tasarımı, karanlık bir ortam ve birlikte seyretmek. Biz ancak bu şartlar altında sinema sanatından bahsedebiliriz. Biz sinemayı desteklemek, sinemayı korumak derken sadece beyaz perde sinemacılığını kastediyoruz, böyle bir terim yoktur sadece açıklayıcı olmak için söylüyorum, beyaz perdedeki seyrettiklerimizle dijital ortamdakilerini birbiriyle gerçekten yarıştırmamak gerekir. İkisi de birbirinden çok farklı şeyler' diye konuştu.</p> <p><strong>'PANDEMİ ÖNCESİNDE 77 MİLYON BİLET SATILIRKEN 2025'TE BU 29,7 MİLYONA DÜŞTÜ'</strong></p> <p>Türkiye'nin sinema kültürüne sahip bir ülke olduğunu ifade eden Güven, son yıllarda sinema salonlarına ilginin önemli ölçüde azaldığını söyledi.</p> <p>Güven, 'Türkiye bir sinema ülkesi, bilet alıp sinemaya gitmek bizim genetiğimizde var, bizim kültürümüzde var ama maalesef biz bunu kaybediyoruz. Pandemi öncesinde 77 milyon bilet satılan bir ülkeydik. 2025 yılında bu sayı 29,7 milyona düştü. 2026'da çok kötü öngörülerimiz var. Sinema gerçekten çok zor durumda, çok kötüye gidiyor' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'FRANSA'NIN SİNEMA DESTEĞİ 720 MİLYON</strong><strong> </strong><strong>EURO, TÜRKİYE'NİN 5 MİLYON EURO'</strong></p> <p>Sinemaya ayrılan kamu kaynaklarını da karşılaştıran Güven, Fransa'nın sinema desteklerine ayırdığı bütçenin 2023 yılında 720 milyon euro olduğunu, söz konusu dönemde Türkiye'nin sinema desteklerine ayırdığı bütçenin 5 milyon euro olduğuna dikkati çekti.</p> <p>Yapımcıların ve sinema sektöründeki oyuncuların beyaz perdeden uzaklaştığını belirten Güven, 'Yapımcılar, sinemacılar, sinemanın starları beyaz perdeden kaçıyorlar çünkü maliyetler çok yüksek, paranın geri gelmeme ihtimali var. O yüzden sinema filmleri üretilmiyor, iyi filmler üretemediğimiz için bilet satamıyoruz' diye konuştu.</p> <p><strong>'YERLİ FİLMLERİN BİLET SATIŞLARINDAKİ PAYI YÜZDE 60'TAN YÜZDE 40'A DÜŞTÜ'</strong></p> <p>Sinema bilet fiyatlarına ilişkin de bilgi veren Güven, Türkiye'de ortalama bilet fiyatının yabancı filmlerde 250 lira, yerli filmlerde ise 212 lira olduğunu belirtti. Güven, 'Çarşamba günleri sinema günüdür, 140 lira oluyor çarşamba günleri. Tabii ki çok pahalı bilet satan sinemalar olduğunu biliyoruz ama ortalamamız 212 lira yerli filmlerde' dedi.</p> <p>Türkiye'nin geçmişte yerli filmlerin gişe payı bakımından öne çıkan ülkelerden biri olduğunun altını çizen Güven, 'Türkiye, Amerikan sinemasını yenen birkaç ülkeden bir tanesiydi. Yani genellikle bilet satışlarında yüzde 60 oranında Türk filmlerine gidiyordu seyircimiz. Bunu da kaybettik, şu anda bu oran yüzde 40'a düştü' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'KAYNAK DÖSİMM'E AKTARILIRSA 2027'DE KULLANILABİLECEK'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcıları ile internet üzerinden dizi veya sinema filmlerini yayınlayan işletmecilerin yıllık net satışlarının yüzde 2'sinin Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) üzerinden aktarılmasının gerekçesini de açıklayan Güven, 'Bu istenen desteğin DÖSİMM'e gelmesinin en önemli nedeni şu: Eğer genel bütçeye yazılırsa bu gelir biz bu parayı ancak 2028 yılında kullanabiliyoruz, DÖSİMM'e gelirse 2027 yılında kullanabiliyoruz ve bu para sadece beyaz perde sinemacılığında kullanılacaktır. 2028'de gelirse bu para, sinemanın o kadar zamanı olduğunu düşünmüyorum, gerçekten sinema şu an yoğun bakımda' değerlendirmesinde bulundu.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-plan-ve-butce-komisyonu-sinema-genel-muduru-guven-sinema-su-an-yogun-bakimda</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 21:04:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/tbmm-plan-ve-butce-komisyonu-sinema-genel-muduru-guven-sinema-su-an-yogun-bakimda.png" type="image/jpeg" length="66235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı İçin Tutuklama Talebi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-icin-tutuklama-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-icin-tutuklama-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasında gözaltındaki Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ile 30 kişi tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan <strong>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner</strong> ile birlikte toplam <strong>31 kişi</strong>, tutuklanmaları talebiyle nöbetçi <strong>Sulh Ceza Hakimliği'ne</strong> sevk edildi.</p>

<h2><strong>Savcılık İşlemleri Tamamlandı</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi'ne getirildi. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerle ilgili değerlendirme tamamlandı.</p>

<p>Cumhuriyet savcılığı, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu <strong>31 kişinin tutuklanması talebiyle</strong> dosyayı nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hakimliğin Kararı Bekleniyor</strong></h2>

<p>Sulh Ceza Hakimliği'nin, savcılığın tutuklama talebine ilişkin değerlendirmesini tamamlamasının ardından şüpheliler hakkında karar vermesi bekleniyor.</p>

<p>Soruşturmaya ilişkin adli süreç devam ederken, hakimliğin vereceği karar kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-icin-tutuklama-talebi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-hakkinda-tutuklama-talebi.png" type="image/jpeg" length="42581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner hakkında tutuklama talebi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-hakkinda-tutuklama-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-hakkinda-tutuklama-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner dahil 31 kişi, tutuklanmaları talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner dahil 31 kişi, tutuklanmaları talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.</p> <p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve emniyet işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi'ne sevk edilen Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner dahil 31 kişinin savcılık işlemleri tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Savcılık, Hüseyin Can Güner dahil 31 kişinin tutuklanması talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevkine karar verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-hakkinda-tutuklama-talebi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 20:59:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-hakkinda-tutuklama-talebi.png" type="image/jpeg" length="75766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in savcılık sorgusunda 'gizli tanık' beyanları soruldu: Güner: 'Usulsüzlük değil, kamu yararı var']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-gunerin-savcilik-sorgusunda-gizli-tanik-beyanlari-soruldu-guner-usulsuzluk-degil-kamu-yarari-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-gunerin-savcilik-sorgusunda-gizli-tanik-beyanlari-soruldu-guner-usulsuzluk-degil-kamu-yarari-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'e, savcılık ifadesinde, gizli tanık ifadeleri soruldu. Güner, suçlamaları reddetti. İhale süreçleriyle doğrudan bir ilgisi olmadığını belirten Güner, iptal edilen ihalelerin ardından yapılan yeni süreçlerde belediyenin milyonlarca liralık kamu yararı elde ettiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>Gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'e, savcılık ifadesinde, gizli tanık ifadeleri soruldu. Güner, suçlamaları reddetti. İhale süreçleriyle doğrudan bir ilgisi olmadığını belirten Güner, iptal edilen ihalelerin ardından yapılan yeni süreçlerde belediyenin milyonlarca liralık kamu yararı elde ettiğini ifade etti.</p> <p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in savcılık ifadesi tamamlandı. </p> <p>Ankara Adliyesi'ndek savcılık sorgusunda Güner'e, belediyenin temizlik ihalelerindeki gecikmeler, iptal kararları, şirket yetkilileriyle ilişkiler, HTS kayıtları ve gizli tanık beyanları soruldu.</p> <p>Müşteki şirketin ihalelerdeki usulsüzlük iddialarına yanıt veren Güner, 2024/1152731 ihale kayıt numaralı açık ihalede yaşanan gecikmenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın şantiye tahsis işlemleri ile kendisinden önce planlanan konteyner alım sürecinden kaynaklandığını belirtti.</p> <p>Çöp toplama işlerinin aksamaması için mecburen pazarlık usulüyle 2 aylık geçici ihaleler yapıldığını anlatan Güner, ihalelerin iptali ve maliyet tablosuna dair şu bilgileri verdi:</p> <p>'İptal edilen ihaleden 2 ay önce gerçekleştirilen ihale aylık 22.000.000 TL bedelle sonuçlanmıştır. İptal edilen ihalenin yaklaşık maliyeti aylık 26.500.000 TL, sonuç bedeli ise 26.383.000 TL olmuştur. Kırım oranı yüzde 0.71 olduğu için rekabet sağlanamamış ve ihale makul gerekçeyle iptal edilmiştir. İptal kararının ardından yapılan ihalede bedel 21.950.000 TL'ye, bir sonraki ihalede ise 23.805.000 TL'ye gerilemiştir. Sonraki tüm ihaleler bu iptal edilen bedelden aylık 4-5 milyon TL daha düşük sonuçla neticelenmiştir. Dolayısıyla bir kamu zararı bulunmamakta, aksine kamu yararı vardır.'</p> <p><strong>GİZLİ TANIK VE EMRE DOĞAN AÇIKLAMASI: 'İFTİRA ATILMAKTA'</strong></p> <p>Dosyadaki gizli tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve soyut nitelikte olduğunu belirten Güner, 'Çankaya Belediyesi Meclis Üyesi Emre Doğan isimli şahıs partiden arkadaşımdır. Kendisiyle uzun yıllardır tanışırız. Çankaya Belediyesinde Meclis Üyesi olarak görev yapmaktadır... Emre Doğan bahsedildiği üzere belediyemizde bir görevi ve yetkisi bulunmamaktadır. Üzerimize iftira atılmaktadır' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>AVUKAT DENİZ AKSOY: 'ORGANİZE VE RÜŞVET İDDİASIYLA SORUŞTURMA İZNİNDEN KAÇINILDI'</strong></p> <p>Güner'in müdafi Avukat Deniz Aksoy, savcılık makamının henüz hiçbir maddi delil toplamadan sadece soyut gizli tanık ifadesiyle gözaltı işlemi yaptığını savundu. Aksoy, 'Müvekkilin de belirttiği üzere ihalenin yapılışı sürecinde ve iptali sürecinde hiçbir yetkisi bulunmamaktadır. Yargılanması için izin alınması gerektiği halde soruşturmanın başına örgüt ve rüşvet iddiası koyup adeta soruşturma izni alınmaktan kaçınılmıştır. Müvekkile örgüt ve rüşvet ile ilgili hiçbir soru sorulmamış ve iddia yöneltilmemiştir' dedi.</p> <p><strong>(SÜRECEK) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-gunerin-savcilik-sorgusunda-gizli-tanik-beyanlari-soruldu-guner-usulsuzluk-degil-kamu-yarari-var</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 20:52:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-gunerin-savcilik-sorgusunda-gizli-tanik-beyanlari-soruldu-guner-usulsuzluk-degil-kamu-yarari-var.png" type="image/jpeg" length="33190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’li Özçağdaş’tan YÖK Başkanı Özvar’a Diploma Tepkisi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-ozcagdastan-yok-baskani-ozvara-diploma-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-ozcagdastan-yok-baskani-ozvara-diploma-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li Suat Özçağdaş, TBMM Komisyonu’nda YÖK Başkanı Erol Özvar’a Ekrem İmamoğlu’nun diploma süreci üzerinden sert eleştiriler yöneltti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda görüşülen <strong>Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi</strong> sırasında, CHP İstanbul Milletvekili <strong>Suat Özçağdaş</strong> ile YÖK Başkanı <strong>Erol Özvar</strong> arasında dikkat çeken bir tartışma yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Komisyon toplantısında söz alan Özçağdaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı <strong>Ekrem İmamoğlu’nun diploma sürecine</strong> ilişkin değerlendirmelerde bulunarak YÖK yönetimine eleştiriler yöneltti.</p>

<h2><strong>"32 Yıllık Diplomayı İptal Ettiniz"</strong></h2>

<p>Suat Özçağdaş, konuşmasında Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına ilişkin süreci eleştirerek, iptal kararının yalnızca İmamoğlu’nu değil, başka kişileri de etkilediğini savundu.</p>

<p>Özçağdaş, söz konusu işlemin siyasi gerekçelerle yapıldığını ileri sürerek, bunun yükseköğretim sistemine zarar verdiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>İstanbul Üniversitesi Yönetimini Eleştirdi</strong></h2>

<p>CHP’li milletvekili, diploma iptal sürecinde İstanbul Üniversitesi yönetiminin yetki sınırlarını aştığını öne sürdü. Rektörlüğün aldığı kararın hukuki dayanağını sorgulayan Özçağdaş, YÖK’ün bu süreçte neden müdahalede bulunmadığını sordu.</p>

<p>Komisyondaki konuşmasında, diploma işlemlerinin ilgili fakülte tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Özçağdaş, üniversite yönetiminin karar alma yetkisine ilişkin eleştirilerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Üniversitelerin Bağımsızlığı Korunmalı"</strong></h2>

<p>Konuşmasının devamında yükseköğretim sistemine ilişkin değerlendirmeler yapan Özçağdaş, üniversitelerin daha özgür ve bağımsız bir yapıya kavuşması gerektiğini savundu.</p>

<p>Eğitim sisteminin erken çocukluk döneminden üniversiteye kadar kapsamlı bir reform anlayışıyla yeniden ele alınması gerektiğini dile getiren Özçağdaş, gençlerin yükseköğretime bakışının da bu süreçten etkilendiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-ozcagdastan-yok-baskani-ozvara-diploma-tepkisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 20:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/i-m-g-7938.jpg" type="image/jpeg" length="19505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla'da 3 ilçede orman yangını: Ekiplerin müdahalesi sürüyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/muglada-3-ilcede-orman-yangini-ekiplerin-mudahalesi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/muglada-3-ilcede-orman-yangini-ekiplerin-mudahalesi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Kavaklıdere, Milas ve Ortaca ilçelerinde çıkan orman yangınlarına ekiplerin müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esma TURAN</strong></p> <p class='p2'><strong>(MUĞLA) - </strong>Muğla'nın Kavaklıdere, Milas ve Ortaca ilçelerinde çıkan orman yangınlarına ekiplerin müdahalesi sürüyor.</p> <p data-start='191' data-end='399'>Kavaklıdere ilçesi Kurucova Mahallesi'ndeki ormanlık alanda saat 16.00 sıralarında çıkan yangını söndürme çalışmaları devam ederken, saat 17.00 sıralarında Milas ve Ortaca ilçelerinden de yangın ihbarı geldi.</p> <p data-start='401' data-end='534'>Milas ilçesi Gürçamlar Mahallesi Kazıklı-Bozbük mevkisindeki ormanlık alanda çıkan yangının, rüzgarın etkisiyle yayıldığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='536' data-end='683'>Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, Milas'taki yangına 8 uçak, 10 helikopter, 45 arazöz, 2 iş makinesi ve 293 personelle müdahale edildiğini açıkladı.</p> <p data-start='685' data-end='767'>Aynı saatlerde Ortaca ilçesi Gölbaşı mevkisindeki ormanlık alanda da yangın çıktı.</p> <p data-start='769' data-end='917' data-is-last-node='' data-is-only-node=''>Muğla Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde ekiplerin, üç ayrı noktadaki yangınları kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahaleleri sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/muglada-3-ilcede-orman-yangini-ekiplerin-mudahalesi-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 20:14:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/muglada-3-ilcede-orman-yangini-ekiplerin-mudahalesi-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="12904"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
