<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Jul 2026 19:26:08 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de Vize Kuralları Değişti! Kimleri Etkileyecek?]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/abdde-vize-kurallari-degisti-kimleri-etkileyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/abdde-vize-kurallari-degisti-kimleri-etkileyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump yönetimi, öğrenci, değişim programı katılımcısı ve gazetecilere verilen vizelerde süre sınırı getirdi. Yeni düzenleme 60 gün içinde yürürlüğe girecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de Donald Trump yönetimi, göç politikalarında yeni bir düzenlemeye daha imza attı. İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni kurala göre, yabancı öğrenciler, değişim programı katılımcıları ve gazetecilere verilen vizeler artık belirli sürelerle sınırlandırılacak.</p>

<h2><strong>Öğrenci vizelerine 4 yıl sınırı</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte F ve J tipi öğrenci ile değişim programı vizeleri en fazla dört yıl geçerli olacak. Daha önce program süresi boyunca geçerliliğini koruyan bu vizeler için ilk kez sabit süre uygulamasına geçiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazetecilere verilen I tipi vizelerde ise süre 240 gün olarak belirlendi. Çin vatandaşları için bu süre 90 günle sınırlandırıldı.</p>

<h2><strong>Uzatma için yeniden başvuru gerekecek</strong></h2>

<p>Belirlenen sürenin ardından ABD'de kalmaya devam etmek isteyen vize sahiplerinin İç Güvenlik Bakanlığı'na uzatma başvurusu yapması veya ülke dışına çıkıp yeniden giriş işlemlerini tamamlaması gerekecek.</p>

<p>Düzenlemenin, Kongre inceleme sürecinin ardından Federal Resmi Gazete'de yayımlanmasını takip eden 60 gün içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>Gerekçe: Artan başvurular ve denetim yükü</strong></h2>

<p>ABD İç Güvenlik Bakanlığı, kararın gerekçesi olarak son yıllarda hızla artan vize başvurularını gösterdi. Bakanlık verilerine göre 2024 yılında 1,8 milyondan fazla öğrenci vizesi başvurusu yapıldı. Aynı mali yılda 500 binden fazla değişim programı katılımcısına ve 37 binden fazla yabancı basın mensubuna vize verildi.</p>

<p>Yetkililer, artan başvuru sayısının denetim süreçlerini zorlaştırdığını ve bazı kişilerin vizelerini uzun yıllar boyunca ülkede kalmak için kullandığını belirtti.</p>

<h2><strong>Trump yönetiminin göç politikalarında yeni adım</strong></h2>

<p>Göreve geldiği günden bu yana göç politikalarını sıkılaştıran Trump yönetimi, daha önce de uluslararası öğrenciler ve yabancı uyruklulara yönelik çeşitli düzenlemeleri hayata geçirmişti.</p>

<p>Yeni vize uygulamasının özellikle uluslararası öğrenciler, akademik değişim programlarına katılanlar ve yabancı medya temsilcileri üzerinde önemli etkiler oluşturması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/abdde-vize-kurallari-degisti-kimleri-etkileyecek</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/i-m-g-8392.jpg" type="image/jpeg" length="71585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEVA Partili Şahin'den Bakan Uraloğlu'na Esenboğa metrosu tepkisi: Ankaralı artık yeni bir müjde duymayı değil icraat bekliyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/deva-partili-sahinden-bakan-uralogluna-esenboga-metrosu-tepkisi-ankarali-artik-yeni-bir-mujde-duymayi-degil-icraat-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/deva-partili-sahinden-bakan-uralogluna-esenboga-metrosu-tepkisi-ankarali-artik-yeni-bir-mujde-duymayi-degil-icraat-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Esenboğa Metrosu ihalesinin açıklanan tarihlerde gerçekleştirilememesi üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na, 'Ankaralı artık yeni bir müjde duymayı değil icraat bekliyor' diyerek tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Esenboğa Metrosu ihalesinin açıklanan tarihlerde gerçekleştirilememesi üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na, 'Ankaralı artık yeni bir müjde duymayı değil icraat bekliyor' diyerek tepki gösterdi.</p> <p>Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ankara'nın geçtiğimiz hafta NATO Zirvesi kapsamında 32 ülke liderini ağırladığını hatırlatarak, buna rağmen başkentte havalimanına metro ile ulaşılamadığını belirtti.</p> <p>'Ankaralı artık yeni bir müjde duymayı değil, icraat bekliyor' diyen Şahin, zirve sürecinde protokol geçişleri için yolların kapatıldığını ve her türlü hazırlığın yapıldığını, ancak Ankaralıların Esenboğa'ya yine otobüsle ya da özel araçlarıyla gitmek zorunda kaldığını ifade etti.</p> <p>Şahin, Esenboğa Metrosu için daha önce açıklanan takvimlerin sürekli değiştiğini belirterek, '2023'te metronun 2026'da tamamlanacağını söylediniz. 2024'te bitiş tarihini 2028'e taşıdınız. 2025'in sonunda bu kez '2026'da inşaata başlayacağız' dediniz. 22 Mayıs'ta ihale için 30 Haziran gününü verdiniz. O gün gelmeden ihaleyi iptal ettiniz' dedi.</p> <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na seslenen Şahin, bugün itibarıyla ortada ne yeni bir ihale tarihi ne de inşaat takvimi bulunduğunu söyledi.</p> <p>İptal edilen ihalede yapım süresinin 1.800 gün olarak belirlendiğini hatırlatan Şahin, 'Bu durumda 2028 hedefi nasıl gerçekleşecek? '2026'da ilk kazma' sözünüz hâlâ geçerli mi?' diye sordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/deva-partili-sahinden-bakan-uralogluna-esenboga-metrosu-tepkisi-ankarali-artik-yeni-bir-mujde-duymayi-degil-icraat-bekliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 19:18:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/deva-partili-sahinden-bakan-uralogluna-esenboga-metrosu-tepkisi-ankarali-artik-yeni-bir-mujde-duymayi-degil-icraat-bekliyor.jpg" type="image/jpeg" length="79922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlerden 12'si adliyeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/unlulere-yonelik-uyusturucu-sorusturmasi-kapsaminda-gozaltina-alinan-isimlerden-12si-adliyeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/unlulere-yonelik-uyusturucu-sorusturmasi-kapsaminda-gozaltina-alinan-isimlerden-12si-adliyeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında haklarında gözaltı kararı bulunan 25 isimden 19'u gözaltına alınırken, bunlardan 12'si Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi. Yapımcı Mehmet Fatih Aksoy ve Eylem İpek Şafak ise Adli Tıp işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında haklarında gözaltı kararı bulunan 25 isimden 19'u gözaltına alınırken, bunlardan 12'si Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi. Yapımcı Mehmet Fatih Aksoy ve Eylem İpek Şafak ise Adli Tıp işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.</p> <p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, sabah saatlerinde bir açıklama yaparak ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 25 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini ve ilk aşamadı 8 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı. Gözaltına alınanların sayısı gün içinde 19'a ulaşırken, Adli Tıp Kurumu'na tahlil için örnek veren isimlerden 12'si Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi. Yapımcı Mehmet Fatih Aksoy ve Eylem İpek Şafak ise serbest bırakıldı.</p> <p>İstanbul Jandarma Komutanlığı'nda işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilen isimler şunlar:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İlyas Yalçıntaş, Ateş İnce, Öner Faruk Işık, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Albere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Sıla Gençoğlu, Orhan Yıldız, Gökhan Şafak, Buğra Balkaya ve Asude Mercan.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/unlulere-yonelik-uyusturucu-sorusturmasi-kapsaminda-gozaltina-alinan-isimlerden-12si-adliyeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 19:15:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/unlulere-yonelik-uyusturucu-sorusturmasi-kapsaminda-gozaltina-alinan-isimlerden-12si-adliyeye-sevk-edildi.jpeg" type="image/jpeg" length="96723"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TikTok, Meta ve X temsilcileri TBMM'de... Çocukların korunmasına yönelik tedbirler gündeme geldi ]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tiktok-meta-ve-x-temsilcileri-tbmmde-cocuklarin-korunmasina-yonelik-tedbirler-gundeme-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tiktok-meta-ve-x-temsilcileri-tbmmde-cocuklarin-korunmasina-yonelik-tedbirler-gundeme-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu'nda TikTok, Meta ve X temsilcileri sunum yaptı. TikTok temsilcisi, 2026'nın ilk yarısında Türkiye'de 13 yaş altındaki 428 bin 713 hesabın kapatıldığını ve 7,1 milyon içeriğin kaldırıldığını açıkladı. Meta ve X temsilcileri Zoom bağlantısıyla toplantıya katıldığı için tüm soruları yanıtlayamadı, bunun üzerine milletvekillerinin sorularına yazılı olarak cevap verilmesi istendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -</strong> TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu'nda TikTok, Meta ve X temsilcileri sunum yaptı. TikTok temsilcisi, 2026'nın ilk yarısında Türkiye'de 13 yaş altındaki 428 bin 713 hesabın kapatıldığını ve 7,1 milyon içeriğin kaldırıldığını açıkladı. Meta ve X temsilcileri Zoom bağlantısıyla toplantıya katıldığı için tüm soruları yanıtlayamadı, milletvekillerinin sorularına yazılı olarak cevap verilmesi istendi.</p> <p>TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Beyazıt, İstanbul Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik için çalışma ziyareti gerçekleştirileceğini bildirdi. Beyazıt, çalışma ziyaretinin 18 Temmuz Cuma ve 19 Temmuz Cumartesi günü yapılacağını söyledi.</p> <p>Komisyonun gelecek hafta da çalışmalarını sürdüreceğini belirten Beyazıt, Komisyonu'nun Adalet, Sağlık, Ulaştırma, Gençlik ve Spor, Aile ve Sosyal Hizmetleri Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığını dinleyeceğini duyurdu. Beyazıt ayrıca, Meclis'in gelecek hafta tatile girme ihtimaline karşı çalışmaların üç gün boyunca devam edeceğini bildirdi. </p> <p><strong>X, META VE TİKTOK TEMSİLCİLERİ KOMİSYONDA SUNUM YAPTI</strong></p> <p>Komisyonda bugün, X Anonim Şirketi, Meta temsilcisi ve Tiktok temsilcisi sunum yaptı. TikTok Temsilcisi Avukat Ahmet Buğra Aydın, yaş kısıtlamalarına ilişkin bilgi vererek, topluluk kurallarında yaş kısıtlamaları kapsamına giren bir içerik tespit edilmesi halinde bu içeriğin yalnızca yetişkinler tarafından görülebilir hale getirildiğini söyledi.</p> <p>Aydın, 'TikTok hali hazırda 13 yaş ve üstü kullanıcılara yönelik bir uygulamadır' diyerek, uygulamanın App Store ve Google Play Store'da 12 yaş üzeri olarak tanımlandığını belirten ve bu sayede ebeveynlerin cihaz tabanlı denetimler aracılığıyla uygulamanın kullanımını engelleyebildiğini veya sınırlandırabildiğini ifade etti. Bu uygulamanın yalnızca teorik bir düzenleme olmadığını dile getiten Aydın, '2026'nın ilk yarısında Türkiye'de 13 yaşın altındaki kullanıcılara ait tam 428 bin 713 hesap bu kapsamda yasaklanmıştır' bilgisini paylaştı.</p> <p>Aydın, çocuk kullanıcılar için geliştirilen 'aile eşleşmesi' özelliğine de değinerek, bu sistemin ebeveynlerin çocuklarının TikTok etkinliklerini denetleyebilmesine ve sınırlandırabilmesine imkan tanıdığını ve bu özelliğin çocukların platform kullanımına yönelik denetim mekanizması sunduğunu kaydetti. </p> <p><strong>2026'NIN İLK YARISINDA 7,1 MİLYON İÇERİK KALDIRILDI</strong></p> <p>İçerik moderasyonu verilerini de paylaşan Aydın, 2026 Ocak-Haziran döneminde Türkiye'de platformdan kaldırılan toplam içerik sayısının 7 milyon 192 bin 608 olduğunu açıkladı. Aydın, kaldırılan içeriklerin yüzde 99,4'ünün yayımlanmadan önce kaldırıldığını, içeriklerin yüzde 99,5'inin ise 24 saat içerisinde silindiğini aktardı.  Sunumunda ayrıca aynı dönemde Türkiye'de 527 bin 465 hesabın yasaklandığını ve 11 milyon 856 bin 944 yorumun silindiğini dile getirdi. </p> <p><strong>META TEMSİLCİSİ YEŞİL: OKUL SALDIRILARI İHLAL EDEN TANIMLANMIŞ ŞİDDET OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR</strong></p> <p>Zoom bağlantısı ile komisyona katılan ve sunum yapan Meta Türkiye ve Azerbaycan Politikaları Direktörü Sezen Yeşil,  Meta platformlarında şiddet içeriklerine yönelik uygulanan politikaları anlattı. Yeşil, 'Bizim platformlarımızda bireyler arasındaki silah ya da mühimmat alım satımına ilişkin içerikler veya silah ve patlayıcı nasıl yapılır talimatları anlatan içerikler kesinlikle yasaktır ve kaldırılır' ifadesini kullandı. Bazı ülkelerde bu tür içeriklerin yerel mevzuata göre yasak olmayabileceğini ifade eden Yeşil, buna rağmen Meta'nın yerel düzenlemelerin ötesine geçerek bu içerikleri tespit ettiği anda kaldırdığını söyledi.</p> <p>Yeşil, silah taşımaya yönelik çağrılar ile bir mekana zorla girme tehdidi içeren paylaşımların da kaldırıldığını kaydederek, 'Eğitim kurumları, ibadethane veya seçim zamanı oy kullanma yerleri gibi bir yüksek riskli alanlar olabiliyor ve bunlara ilişkin ölüm, yaralama veya silahla dükkanlara girme gibi tehditler çok daha hassas bir şekilde ele alınıyor' dedi. </p> <p>Meta'nın tehlikeli örgütler ve kişiler için de ayrı bir politika uyguladığını dile getiren Yeşil, 'Terör örgütleri gibi tanımlanmış tehlikeli kuruluşların şiddet eylemlerini meşrulaştırılan, yücelten içerikler kesinlikle yasak' dedi. Yeşil, Meta'nın kayıtlarında 'tanımlanmış olay' olarak yer alan saldırılarla ilgili belirsiz referanslara da izin verilmediğini belirterek, haber amacıyla yapılan paylaşımların ise haber özgürlüğü kapsamında değerlendirildiğini söyledi.</p> <p>Okul saldırılarının Meta açısından özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yeşil, bu olayların 'ihlal eden tanımlanmış şiddet olayı' kapsamında değerlendirildiğini belirterek, 'Bildiğiniz gibi Amerika Birleşik Devletleri'nde okullarda silahlı saldırılar ne yazık ki çok yaygın. Ayrıca Meta'da ABD merkezli bir şirket olarak bunlara müdahale konusunda oldukça tecrübeli ve etkin müdahalelerini zamanla geliştirilmiş bir şirket' diye konuştu. </p> <p><strong>X TEMSİLCİSİ SADEK: ÇOCUKLARIN KORUNMASI PLATFORMUN ÖNCELİKLERİ ARASINDA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>X Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türkiye Kamu İlişkileri Direktörü Reem Sadek, komisyona Zoom bağlantısıyla katılarak, milletvekillerine sunum yaptı. İngilizce sunum yapan Sadek'in konuşmasını bir çevirmen de Türkçe olarak aktardı. </p> <p>Sadek, toplantıya katılma amaçlarının okul saldırıları öncesinde ve sonrasında platform tarafından alınan tedbirleri paylaşmak olduğunu belirterek, Kullanıcılarımızı ve çocuklarımızı, Türkiye'deki çocuklarımızı korumak üzere pek çok ürün geliştirdik ve tedbir aldık. Tabii ki bu bizim en önemli platform önceliklerimizden de bir tanesi çocukların korunması' dedi. Çevrim içi güvenlik konusunda ulusal bir diyalog yürütülmesinin önemine işaret eden Sadek, platformlar, düzenleyiciler ve toplumun birlikte hareket etmesi halinde çocukların daha etkili korunabileceğini ifade etti.</p> <p>X'in bu konuda küresel bir sorumluluğu bulunduğunu dile getiren Sadek, özellikle kritik dönemlerde kamunun doğru bilgiye eş zamanlı ulaşmasını sağlamayı amaçladıklarını söyledi. Şiddet olaylarının ardından kullanıcıların saldırıları kınamak ve ailelere taziyelerini iletmek istediğini belirten Sadek, 'Ama bunu yaparken elbette insanların hem güvenli hem de özgür bir şekilde fikir alışverişine katılabilmelerini sağlamak bizim görevimiz. Bunu yaparken de bazı kural ve politikalar geliştirdik. Platformda, bazı hususlara da izin verilmemekte. Bu kurallar her ülkede, dünya çapında her yerde eşit olarak uygulanmakta ve kişisel güvenliği korumaya hizmet etmektedir. Eşit ve tutarlı bir şekilde nereden istek giriyor olursa olsunlar tüm kullanıcılarına aynı uygulamalar ve kurallar uygulanıyor' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'X'TE ŞİDDET İÇERİKLERİ ALGORİTMALARLA DAHA AZ GÖRÜNÜR HALE GETİRİLİYOR'</strong></p> <p>Platform politikalarına ilişkin bilgi veren Sadek, 'Özellikle nefret, istismar, taciz veya saldırıya yönelik tüm söylemler yasaklanmakta. Bunu yaparken meselenin farklı boyutlarının anlaşılmasını sağlamaya çalışıyoruz. İnsanların açık ama güvenli bir şekilde fikirlerini dile getirebilmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Özellikle de bizim kurallarımıza uymayan, kurallarımızı ihlal eden içeriklerden kullanıcılarımızı korumaya odaklanıyoruz' diye konuştu. </p> <p>Sadek, X'in algoritmalarının şiddet olaylarının ardından ortaya çıkan zararlı grafik içeriklerin yayılmasını önleyecek şekilde tasarlandığını söyledi. Bu kapsamda erişimi sınırlandıran araçlar, içerik sınıflandırma sistemleri ve olaya özel protokoller uygulandığını kaydeden Sadek, 'Böylelikle de şiddet içeren içeriklerin algoritma açısından daha fazla ön plana çıkarılmamasını sağlıyoruz. Daha az görünür olmasını sağlıyoruz' diye konuştu.</p> <p><strong>'İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ, ULAŞMA ÖZGÜRLÜĞÜ ANLAMINA GELMİYOR'</strong></p> <p>İfade özgürlüğünün ulaşma özgürlüğü anlamına gelmediğini savunan Sadek, zararın düzeyiyle orantılı biçimde çeşitli önlemler uygulandığını söyledi. Sadek, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p> <p>'Özellikle de postların görünürlüğünün sınırlandırılması X platformunda sınırlandırılması, sonrasında tüm bu içeriklerin ortadan kaldırılması, özellikle de kullanıcının bu postları belli bir süre tekrar paylaşamaması, yine post ortadan silinene kadar kamuya erişiminin engellenmesi, eğer hassas bir içerik var ise 18 yaş altına gösterilmemesi ve yine X kurallarını ihlal eden kullanıcının hesabının askıya alınması ve platformdan kaldırılması. Bu bağlamda çok taraflı bir içerik moderasyon sistemini hayata geçiriyoruz. Amacımız, çocukları korumak için mümkün mertebe şiddet içeren içeriklerin tespit edilmesi, incelenmesi ve ortadan kaldırılmasıdır.'</p> <p>Sosyal medya platform temsilcilerinin sunum yapmalarının ardından komisyonda bulunan milletvekilleri temsilcilere sorularını yöneltti. Meta ve X platform temsilcilerinin komisyon toplantısına Zoom bağlantısıyla katılması ve toplantı akışı içinde tüm sorulara yanıt vermelerinin mümkün olmaması nedeniyle cevapların yazılı olarak iletilmesi talep edildi.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tiktok-meta-ve-x-temsilcileri-tbmmde-cocuklarin-korunmasina-yonelik-tedbirler-gundeme-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 19:13:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/tiktok-meta-ve-x-temsilcileri-tbmmde-cocuklarin-korunmasina-yonelik-tedbirler-gundeme-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="83783"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Remzi Çayır'dan BBP'ye Muhsin Yazıcıoğlu tepkisi: Zaten bizim dışımızda mahkemeye giden yok...Utanmazlar, arlanmazlar]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/remzi-cayirdan-bbpye-muhsin-yazicioglu-tepkisi-zaten-bizim-disimizda-mahkemeye-giden-yokutanmazlar-arlanmazlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/remzi-cayirdan-bbpye-muhsin-yazicioglu-tepkisi-zaten-bizim-disimizda-mahkemeye-giden-yokutanmazlar-arlanmazlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin, 'Gerçek olan şu ki ilk kez 17 yıl sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na getirilen dosya ve açılan yeni soruşturmada o alçak uçuşları sağlayan üç pilot gözaltında. Bununla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğimizi hepinizin bilmesi lazım. Zaten bizim dışımızda da mahkemeye giden yok. Anlatıyorlar... Masal anlatıyor, utanmazlar, arlanmazlar. Mirası yiyorsunuz. Partiyi ticarete çevirmişsiniz. Hepiniz zengin olmuşsunuz. Utanmazlar, arlanmazlar' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin, 'Gerçek olan şu ki ilk kez 17 yıl sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na getirilen dosya ve açılan yeni soruşturmada o alçak uçuşları sağlayan üç pilot gözaltında. Bununla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğimizi hepinizin bilmesi lazım. Zaten bizim dışımızda da mahkemeye giden yok. Anlatıyorlar... Masal anlatıyor. Utanmazlar, arlanmazlar. Mirası yiyorsunuz. Partiyi ticarete çevirmişsiniz. Hepiniz zengin olmuşsunuz. Utanmazlar, arlanmazlar' dedi.</p> <p>Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, partisinin genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çayır, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Muhsin Yazıcıoğlu davasına birkaç söz söylemek isterim; bütün o olup bitenin başından sonuna kadar, incesinden kalınına kadar bilmekteyiz. Gördüğümüz şu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilen ana dosyada ilk kez yeni bir şey yapıldı. Ne yapıldı? Şu anda 3-4 kişi dışında yeniden gözaltına alınanlar zaten mevcut hırsızlık davasından veya ihmal davasından yargılanmışlar ve yargılananlar. Kimisi eski asker, kimisi emekli, kimisi normal vatandaş. Şimdi ilk kez bir yere dokunuldu. Bunu çok önemsiyoruz. İlk kez Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı dokunulmamış bir yere dokundu. Neresidir o? Aynı anda helikopter, Çağlayan Cerit'ten Göksün'e doğru giderken yani kızın Kızılözköy'de Sisne mahalinde üzerinden jetlerin uçtuğuna dair görüntüler vardı. Onlar iddia diyor da bu bir maddi gerçeklik. Birileri iddia diyor hala. Aynı anda alçak uçuş yapan görgü tanıklarının da söylediği gibi bu saatte, bu anda ve bu coğrafyada orada Kızılözköy ve Sisne'nin üzerinde yani helikopterin üzerinden alçak uçuşla helikopterin düşürülmesine yol açan bu jetlerin pilotları şu an göz altında. En önemli gelişme bu. Buradan devam edilirse bir sonuç elde edilebilir.</p> <p><strong>'NEDEN HELİKOPTERİ DÜŞÜRECEK ŞEKİLDE HAREKET ETTİN'</strong></p> <p>Sen niye o saatte, o dakikada bu coğrafyayı seçtin? Neydi görevin? Neden alçak uçuş yaptın? Neden helikopterin üzerinden helikopteri düşürecek şekilde hareket etti. Soru bu. Eğer bu soruya cevap verilirse elbette ki davanın aydınlatılması anlamında büyük bir yol açabiliriz. Birileri diyor ki helikopteri kim tuttu? Helikopteri kimin tuttuğunu dosyada avukatlara sorsunlar herkes söyler. O dönemin Mali İşlerine bakan arkadaşı görevlendirildi. O kendi şirketiyle helikopterin tutulmasına vesile oldu. Suçlu olamaz. Başka bir parti de olabilir, eski kurduğumuz partinin başında da olabilir. Ama bu onun suçlu olduğunu göstermez. Böyle bir şeyi asla ve asla adalet anlayışımızla inancımızla bağdaştırmayız. Birileri tutacaktı. O tutmazsa başka biri tutacaktı. Görev verildi. O şekilde tutuldu. Sonrasında bu düşürülme ve cinayet şehit edilme hadisesi vuku bulduktan sonra parası geri iade edilmiş. Sonrasındaki birtakım işlemleri tam bilmemekteyim. Onunla ilgili de ilgisi, yetkilisi çıkar bir şey söylerse onu da burada söyleriz. </p> <p><strong>'DAVALARA GELMEYENLER MASAL ANLATIYOR'</strong></p> <p>Gerçek olan şu ki ilk kez 17 yıl sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na getirilen dosya ve açılan yeni soruşturmada o alçak uçuşları sağlayan üç pilot gözaltında. Bununla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğimizi ve yakından ilgilendiğimizi, bu işin peşinde olduğumuzu hepinizin bilmesi lazım. Zaten bizim dışımızda da mahkemeye giden yok. Anlatıyorlar. Masal anlatıyor. Utanmazlar, arlanmazlar. Mirası yiyorsunuz. Partiyi ticarete çevirmişsiniz. Hepiniz zengin olmuşsunuz. Utanmazlar, arlanmazlar. Sonra da dönüp diyorlar ki biz takip ediyoruz. Hadi sahtekarlar sizi. Hiçbir yerinde yoksunuz. Parsayı topluyorsunuz, ismini kullanıyorsunuz, partiyi kullanıyorsunuz, geçmişinizi kullanıyorsunuz, kendinizi zengin ediyorsunuz, makamlar elde ediyorsunuz, ondan sonra da caka satıyorsunuz. Hadi oradan sahtekârlar sizi. Sahtekârlar. Onun için biz kimin samimi, kimin samimiyetsiz olduğunu bilmekteyiz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/remzi-cayirdan-bbpye-muhsin-yazicioglu-tepkisi-zaten-bizim-disimizda-mahkemeye-giden-yokutanmazlar-arlanmazlar</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 19:01:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/remzi-cayirdan-bbpye-muhsin-yazicioglu-tepkisi-zaten-bizim-disimizda-mahkemeye-giden-yokutanmazlar-arlanmazlar.jpg" type="image/jpeg" length="75502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Adalet Komisyonu'nda Çocuk Koruma Kanunu teklifi görüşmeleri usul tartışmasıyla başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-adalet-komisyonunda-cocuk-koruma-kanunu-teklifi-gorusmeleri-usul-tartismasiyla-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-adalet-komisyonunda-cocuk-koruma-kanunu-teklifi-gorusmeleri-usul-tartismasiyla-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Adalet Komisyonu'nda 'Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri, usul tartışmalarıyla başladı. Muhalefet milletvekilleri teklifin komisyona getiriliş sürecine ve görüşme takvimine tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Berfin BAYIR</strong></p> <p><strong>(TBMM)</strong> -  TBMM Adalet Komisyonu'nda 'Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri, usul tartışmalarıyla başladı. Muhalefet milletvekilleri teklifin komisyona getiriliş sürecine ve görüşme takvimine tepki gösterdi.</p> <p>TBMM Adalet Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında 'Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere toplandı. Kanun teklifinin görüşmelerine geçilmeden önce Komisyon Başkanı Yüksel açılış konuşması yaptı. </p> <p><strong>YÜKSEL: ASIL OLAN ÇOCUĞU SUÇ İŞLEDİKTEN SONRA CEZALANDIRMAK DEĞİLDİR</strong></p> <p>Komisyon Başkanı Yüksel, çocuk adalet sisteminin yalnızca çocukların işledikleri fiillere hangi yaptırımın uygulanacağını belirleyen bir mekanizma olmadığını belirterek 'Asıl olan çocuğu suç işledikten sonra cezalandırmak değil, suçla karşı karşıya kalmadan önce koruyabilmektir. Çünkü her çocuk doğru zamanda bir elin, verilen bir imkanın ve gösterilen bir ilginin geleceğe açılan en güçlü kapısıdır. Bu yönüyle çocuk adalet sistemi çocuğun içinde bulunduğu sosyal ve bireysel şartları gözeten, gelişimini ve üstün yararını esas alan, korumayı ve önlemeyi merkeze koyan, suça sürüklenmesi halinde ise onu yeniden topluma kazandırmayı hedefleyen bütüncül bir anlayışı ifade etmektedir' dedi.</p> <p>Çocuk adalet sistemine ilişkin düzenlemelerde koruma, önleme, erken müdahale, etkin soruşturma ve kovuşturma, rehabilitasyon ile topluma yeniden kazandırma süreçlerinin birbirinden bağımsız olmadığına dikkati çeken Yüksel, 'Birbirini tamamlayan halkalar olarak ele alınması büyük önem taşımaktadır. Tüm dünyada suçun doğası değişmekte, şiddet sarmalı ne yazık ki yaş tanımamakta Ve suça karışma yaşı giderek düşmektedir. Daha da endişe verici olan ise örgütlü suç yapılarının çocuklara sağlanan hukuki koruma mekanizmalarını kötüye kullanarak onları suçun bir faili değil adeta bir aracı haline getirmeye çalışmalarıdır' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>USUL TARTIŞMASI</strong><strong>... ŞAHİN: USUL KONUŞULMADAN ESASA GEÇİLMEZ </strong></p> <p>Komisyon Başkanı Yüksel, konuşmasının ardından teklifin ilk imza sahiplerine söz vereceğini belirtmesi üzerine DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, karşı çıkarak 'Yaptığınız yanlış, usul konuşulmadan esasa dair söz verilemez. Yangından mal mı kaçırıyorsunuz, ne yapıyorsunuz siz? Usul konuşulmadan esasa geçilmez, önce usulü olarak bir söz vermesi lazım Başkanın, böyle uygulama olmaz, ilk defa konuşulmuyor' diyerek usul tartışması yapılması gerektiğini söyledi ancak Yüksel, teklifin ilk imzacılarının teklifle ilgili açıklama yapmasının ardından söz talebi vereceğini söyleyerek bu talebi reddetti.</p> <p>DEVA Partili Şahin, olması gerekenin bu olmadığını ifade ederek Yüksel'e tepki gösterdi. </p> <p><strong>DURGUT: BİN 306 MESLEK ELEMANININ KATILDIĞI SAHA ARAŞTIRMASI YÜRÜTÜLDÜ</strong></p> <p>Teklifin ilk imzacısı AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, TBMM komisyonundaki görüşmelerde teklif hakkında milletvekillerine bilgi verdi. Durgut, teklifin yalnızca ceza hukuku perspektifiyle hazırlanmadığını belirterek, çocukların suçla temasına ilişkin çok yönlü bir yaklaşım benimsendiğini söyledi.</p> <p>Durgut, teklifin koruyucu ve önleyici hizmetler, sosyal inceleme, aile sorumluluğu, bağımlılıkla mücadele, dijital riskler, infaz ve rehabilitasyon ile kurumlar arası koordinasyonu birlikte ele aldığını ifade ederek, 'Görüşmekte olduğumuz Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi çocukların suçla temasını sadece ceza hukuku çerçevesinde ele almakla yetinen bir düzenleme değildir. Teklif, koruyucu ve önleyici hizmetler, sosyal inceleme, aile sorumluluğu, bağımlılıkla mücadele, dijital riskler, infaz ve rehabilitasyon ile kurumlar arası koordinasyon başlıklarını birlikte değerlendiren çok yönlü bir yaklaşım benimsemektedir' diye kaydetti.</p> <p>Komisyon çalışmaları kapsamında yürütülen saha araştırmalarına ilişkin bilgi veren Durgut, 20 toplantı ve sekiz çalışma ziyareti gerçekleştirildiğini, farklı disiplinlerden uzmanlar, yargı mensupları, kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, aileler ve uygulayıcıların görüşlerinin alındığını söyledi.</p> <p>Durgut, Adalet Bakanlığına bağlı çocuk ceza infaz kurumları ve çocuk eğitimevlerinde bulunan çocuklar arasından tabakalı rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 610 çocukla birebir görüşmeler yapıldığını belirterek, 'Yine, Komisyon çalışmalarımız dahilinde 765 çocuk hakimi ve cumhuriyet savcısını kapsayan bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, bin 306 meslek elemanının katıldığı saha araştırması yürütülmüş, ailelerle odak grup görüşmeleri, öğrenciler, rehber öğretmen ve okul yöneticileriyle birebir görüşmeler de gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmalardan elde ettiğimiz veriler hem Komisyon raporumuzda yer verdiğimiz politika ve uygulama önerilerinde hem de bugün görüştüğümüz kanun teklifinde bilimsel dayanak oluşturmuştur' dedi. </p> <p><strong>'KATILIMCILARIN YALNIZCA YÜZDE 4,8'İ MEVCUT MEVZUATI YETERLİ BULDU'</strong></p> <p>Komisyon çalışmaları kapsamında 765 çocuk savcısı ve çocuk hâkiminin görüşüne başvurulduğunu belirten Durgut, araştırmada katılımcıların yalnızca yüzde 4,8'inin mevcut mevzuatın çocukları suçtan koruma ve yeniden suç işlemelerini önleme bakımından yeterli olduğu değerlendirmesinde bulunduğunu söyledi.</p> <p>Durgut, 'Katılımcıların önemli bir kısmı özellikle ağır suçlar ve tekrar eden suç davranışları bakımından yaşa bağlı indirimlerin daha kademeli biçimde düzenlenmesini, belirli hâllerde hâkime daha geniş bir değerlendirme alanı tanınmasını ve infaz sisteminin daha etkili hâle gelmesini önermiştir' diye konuştu.</p> <p><strong>'TEKERRÜR DÜZENLEMESİ TEKRAR SUÇ İŞLEME RİSKİNE YÖNELİKTİR'</strong></p> <p>15 yaşını doldurmuş çocukların işlediği suçların tekerrüre esas alınmasına ilişkin değişikliğe de değinen Durgut, ilk kez adli sürece temas eden çocukla sürekli suç işleyen çocuğun aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Durgut, 'Tekerrür çocuğun daha ağır biçimde cezalandırılması için kullanılan otomatik bir mekanizma olarak görülmemelidir. Esas amaç, tekrar suç işleme riskinin değerlendirilmesi, infaz ve denetim programlarının çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre planlanması ve suç çevrelerinin çocukları araç olarak kullanmasının önlenmesidir' dedi.</p> <p>Araştırma Komisyonu Başkanı olduktan sonra çok sayıda mektup aldığını anlatan Durgut, çocuk yaşta suça sürüklenen bir kişinin mektubundan şu bölümü paylaştı:</p> <p>'O zaman saldıklarında çok mutlu oluyordum, keşke salmasalarmış. 150 veya 160'ncı suçumda, 16 yaşında cezaevine girdim, hafta sonu yakalanıp nöbetçi savcıya çıktım ve tutuklandım. İlk kez cezaevine girdim. Bu cezasızlık algısı, bizim yapıp da nasıl olsa yanımıza kar kalıyor duygusunu bizde o kadar pekiştirdi ki sonuçta daha ağır cezalarla karşılaştık ve bu şekilde gençliğimiz yandı. Keşke bizim yaşımıza ya da işlediğimiz suça uygun insani, vicdani bir yaptırım olsaydı da biz bu hale gelmeseydik.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>ŞAHİN: NE BU ACELE?</strong></p> <p>Durgut'un konuşmasının ardından Komisyon Başkanı Yüksel, DEVA Partili Şahin'e söz verdi. Şahin, Yüksel'in hukuk profesörü olduğunu hatırlatarak 'Kendisi de gayet iyi bilir ki usul esasa mukaddemdir. Ne zamandan bu yana? Mecelle'den bu yana. Bunları İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin 1. sınıfındaki çocuklara öğretirler. Öğrencilere öğretirler. Hepimizin bağlı olduğu yegane şey mevcut Anayasamız ve içtüzüktür. Arkadaşlar birbirimizi yormayalım. Yazılı mevzuat neyi emrediyorsa, usul neyi emrediyorsa biz ona göre hareket edelim istiyoruz. Usulün dışında, anayasanın dışında şahsi bir talebimiz söz konusu değil' dedi.</p> <p>Usul tartışması talep etmesinin nedenine de değinen Şahin, suça sürüklenen çocuklarla ilişkin araştırma komisyon raporunun sonuç bölümünün alelacele hazırlandığı ve STK'lardan görüş alınmadığını belirterek 'Anayasa gereği 1 Ekim'e kadar bu Meclis 1 Temmuz'da tatile girer ama olağanüstü durumlar olabilir. Acil bekleyen işler olabilir. Bu işleri devam ettirmek iktidarın uhdesindedir. Meclisi bu süre içerisinde de çalıştırabilir bekleyen işler açısından. Bizim de buna saygımız var. Genel Kurul'da çünkü Temmuz'da çalışacağız dediniz. Gerekirse Ağustos'ta çalışalım. Hiç itirazımız yok ama bu Temmuz ve Ağustos'ta çalışacağımız konular ülkenin gerçek sorunları olmalıdır. Bu araştırma komisyonunun raporu çok rahatlıkla farklı bir takvim içerisinde de değerlendirilebilir. Gerekirse bu maddeleri de biz 12. Yargı Paketi'ne madde ihdasıyla gerçekleştirelim dedik. Ama 14 Temmuz saat 10.15'te kamuoyuyla paylaşılan kanun teklifini biz bugün ayın 16'sında saat 14.30'da konuşuyoruz. Ne bu acele?' diye sordu.</p> <p><strong>UYSAL: KOMİSYON, YASA TEKLİFİNİ YÜZEYSEL VE GÖRÜNTÜDE TARTIŞIP GEÇEBİLECEK BİR MEKANİZME DEĞİL</strong></p> <p>DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal, Şahin'in konuşmasına atıfta bulunarak 'Biraz önceki ortaya çıkan tablonun sadece İdris Şahin şahsında değil. Aslında bir bütünden buradaki komisyon işleyişi açısından dikkat alınması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü biz bu itirazlarımızı sözlü olarak dün değil diğer görüşmelerde de söyledik. Bu paket çok önemli. Belli bir evveliyatı var. Bir araştırma komisyonunun çalışması sonrasında getirilmiş. Orada tartışılan, dinlenilen, tüketilen kimi kısımlar var. Burası onları tekrar tartışmayacak, tüketmeyecek. Sadece oradan çıkan teklifi ve yasayı buradan sadece usulü olarak yüzeysel ve görüntüde tartışıp geçirilebilecek bir mekanizma ve bir komisyon değil' dedi.</p> <p><strong>BÜLBÜL: BU YASA TEKLİFİNİN GELECEK HAFTA GENEL KURUL'A GELEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</strong></p> <p>CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, bu durumun açıkça Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi'nin yasamayı getirdiği durum olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:</p> <p>'Nasıl? Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle bu işi yapıyoruz. '600 tane vekil var. Otursunlar. Zaten ne yaparlarsa yapsınlar yasama komisyonmuş, hak getire' diye düşünülüyor. Bu doğru değil. O yüzden usulen bu teklifin şu anda görüşme fiziki koşulları hem üyelerimiz açısından hem de rafta bulunan Anayasa ve rafta bulunan içtüzük gereği usulen mümkün değildir. Bu nedenle usul itirazını yapıyoruz. Bu teklifin geri çekilmesini istiyoruz. Çünkü aldığımız bilgilere göre Adalet Komisyonu toplandı ve bugün 7 saat çalışacağız, 10 saat çalışacağız. Yarına kalacak, çalışacağız. Ondan sonra bir bakacağız. Gelecek hafta geleceğini düşünüyor musunuz bu yasa teklifinin? Gelemeyecek. Neden gelemeyecek? Çünkü gelecek hafta işimiz çok.'</p> <p><strong>YÜKSEL: BEN USULE UYDUM</strong></p> <p>Usulü uyguladığını belirten Komisyon Başkan Yüksel, 'Uyguladım çünkü ben esasa girmediğimizi ve teklifin tümü üzerinde henüz konuşulmadığını bilerek bunu uyguladım. Usul hukukun güvencesi olduğunu gayet iyi biliyorum. Ancak usul tabii ki esası görüşmeyi engelleyen de bir araç olmamalıdır. 'Usul esasa mukaddemdir' sözü usul kurallarına titizlikle uyulmasını ifade ediyor. Yoksa usule ilişkin her itirazı özellikle Meclisimizin veyahut komisyonumuzun çalışmalarını durduracağı anlamına da gelmez. Her isteyen milletvekilimiz kafasına göre 'ben burada usul tartışması açıyorum' diyerek çalışmaları da engelleyecek bir tutum içerisine giremez' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-adalet-komisyonunda-cocuk-koruma-kanunu-teklifi-gorusmeleri-usul-tartismasiyla-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 18:46:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/tbmm-adalet-komisyonunda-cocuk-koruma-kanunu-teklifi-gorusmeleri-usul-tartismasiyla-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="38108"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı'dan Özgür Özel'e çağrı: 'Madem arkanızda halk desteği var, gelin kongrelere katılın']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-saridan-ozgur-ozele-cagri-madem-arkanizda-halk-destegi-var-gelin-kongrelere-katilin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-sozcusu-saridan-ozgur-ozele-cagri-madem-arkanizda-halk-destegi-var-gelin-kongrelere-katilin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'e, 'Madem bu kadar arkanızda halk desteği var, madem üyelerle yapılacak bir kurultayda yüzde 90'ın altında oy aldığınızda kendinizi yenik sayacağınızı söylüyorsunuz, buyurun arkadaşlar, kongrelerimiz başlıyor. Arkanızdaki halk desteğiyle beraber gelin kongrelere katılın. Gelin siyasal mücadele yapalım. Aynı partinin içinde kalarak, yan yana, omuz omuza siyasal mücadelemizi verelim. Siyasal görüşlerimiz farklı olabilir, bakış açılarımız farklı olabilir. Gelin Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde kalın. Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde siyasal mücadele yapalım ve burada devam edelim' çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'e, 'Madem bu kadar arkanızda halk desteği var, madem üyelerle yapılacak bir kurultayda yüzde 90'ın altında oy aldığınızda kendinizi yenik sayacağınızı söylüyorsunuz, buyurun arkadaşlar, kongrelerimiz başlıyor. Arkanızdaki halk desteğiyle beraber gelin kongrelere katılın. Gelin siyasal mücadele yapalım. Aynı partinin içinde kalarak, yan yana, omuz omuza siyasal mücadelemizi verelim. Siyasal görüşlerimiz farklı olabilir, bakış açılarımız farklı olabilir. Gelin Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde kalın. Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde siyasal mücadele yapalım ve burada devam edelim' çağrısında bulundu.</p> <p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Sarı, yaklaşık iki saat süren MYK toplantısında, ülke gündemi, ekonomi, İran'da yaşanan gelişmeler ve parti içi meselelere ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğunu söyledi.</p> <p>15 Temmuz'da şehit olanların yakınlarına başsağlığı dileyen Müslim Sarı, '15 Temmuz haftası, hain darbe girişiminin 10. yılı. Sayın Genel Başkanımızın, darbenin ardından Yenikapı'da yapılan mitingde gündeme getirdiği bir manifesto vardı. Bu 12 maddelik manifestoyu yeniden dikkatlerinize sunmak istiyorum. Tartışmalar içerisinde bu manifesto biraz gündemde yeterince yer alamadı. Bu nedenle üzerinde tartışma fırsatı bulamamıştık. Bugün MYK'mızda bu manifestonun içeriğiyle ilgili değerlendirmeler yapma şansımız oldu' dedi.</p> <p><strong>'12 MADDENİN İÇİNDE BUGÜNE IŞIK TUTAN İPUÇLARI VAR'</strong></p> <p>Bu 12 maddenin içinde, bugüne ışık tutan çok önemli bazı ipuçları bulunduğunu söyleyen ve manifestoyu okuyan Müslim Sarı, şöyle devam etti: </p> <p>'Kışlaya, ibadethanelere ve adliyeye siyaset yasağı getirilmelidir. Devletin en hassas kalelerine siyaset sokulmamalıdır. Bugün de bu çok acil bir ihtiyaçtır. Bağımsız ve tarafsız yargı tesis edilmelidir. Adalet mülkün temelidir. Yargı sadece vicdana ve hukuka bağlı kalmalıdır. Üniter ve laik devlet korunmalıdır. Din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi olan laiklik, toplumsal barışın çimentosudur. Devlette liyakat tesis edilmelidir. İşi ehline teslim etmek, 'bizden-sizden' ayrımını bitirmek çağdaş devletin ilk şartıdır. Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkılmalıdır. Fırsat eşitliğinin ve birliğimizin teminatı Cumhuriyet ilkeleridir. Devletin ve milletin geleceği adına siyasi uzlaşı ve kardeşlik tesis edilmelidir. Kavgaya değil, soylu ve millî uzlaşmaya ihtiyaç vardır. Güçlü parlamenter sistem demokrasimizin teminatıdır. Gazi Meclis'in iradesi ve saygınlığı her şeyin üzerindedir. Demokrasinin nefes borusu olan bağımsız ve özgür medyanın sesi kısılmamalıdır.</p> <p>Sorgulayan eğitim inşa edilmelidir. Aklını kiraya vermeyen, fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmeliyiz. Özeleştiri yapabilmek erdemdir. Geçmişin hatalarından dersler çıkararak tarihin tekerrür etmesini önlemeliyiz. Kumpas mağduriyetleri giderilmelidir. Geçmişte haksızlığa uğrayanların hakları ve itibarları iade edilmelidir. Hukuk zemininden ayrılmamalıdır. Darbeciler ve suçlularla mücadele ederken adaletten ve hukuktan sapılmamalıdır.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Müslim Sarı, 10 yıl önce kaleme alınmış bu maddelerin bugün bile geçerliliğini koruduğunu belirterek, 'O gün söylenenlerin ne kadar önemli olduğu, aradan geçen 10 yılın ardından bir kez daha önümüzde durmaktadır. Bu vesileyle 15 Temmuz'da şehit olan bütün şehitlerimize rahmet diliyorum. Ailelerine başsağlığı diliyorum. Gazilerimizin emeklerine ve içinde bulundukları duruma bir kez daha dikkat çekmek istiyorum. Aradan 10 yıl geçmiş olmasına rağmen, 15 Temmuz'dan sonra FETÖ terör örgütüne yönelik operasyonların hala devam ediyor olması, yapılan bunca mücadeleye rağmen bu meselenin tam anlamıyla çözülemediğini de bize göstermektedir' şeklinde konuştu. </p> <p><strong>'SAVAŞIN TEKRAR BAŞLAMASININ TÜRKİYE'YE CİDDİ MALİYETLERİ OLABİLİR'</strong></p> <p>Sarı, MYK'da, İran'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğunu bildirdi. İran'daki gelişmelerin Türkiye'yi çok yakından ilgilendirdiğini söyleyen Sarı, 'Bildiğiniz üzere ateşkes sürecinin devam ettiği bir dönemde müzakere masasından ve ateşkes masasından resmî çekilmelerin yaşandığı bir süreçle karşı karşıya kaldık. Dolayısıyla burada elde edilmiş bütün kazanımların heba edilmesi ihtimalinin bulunduğu bir durum söz konusu. Bunun bölgenin istikrarı açısından son derece sakıncalı olduğunu değerlendiriyoruz. Bu savaşın yeniden başlamasının önümüzdeki dönemde Türkiye'ye ciddi maliyetleri olabilir. Türkiye gibi itibarlı bir devletin, Pakistan'dan çok daha fazla rol üstlenebilecek potansiyele sahip bir ülke olarak burada daha aktif olması, bölgenin ihtiyaç duyduğu istikrarın sağlanmasına katkı sunması açısından yeniden elini taşın altına koyması ve tarihî, konjonktürel ve siyasi görevini yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz' dedi.</p> <p><strong>'EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI AÇLIK SINIRI DÜZEYİNDE OLMALIYDI'</strong></p> <p>CHP Sözcüsü Sarı, en düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya çıkarıldığını, bu rakamın 35 bin lira olan açlık sınırının çok altında kaldığını ifade etti. Sarı, şunları kaydetti:</p> <p>'Biz öneri olarak en düşük emekli aylığının 23 bin lira gibi bir sefalet ücreti seviyesinde değil, en az açlık sınırı düzeyine çıkarılmasını önermiştik. Dolayısıyla 35 bin liranın altındaki bir en düşük emekli aylığının kabul edilmesinin mümkün olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz. Yine aynı şekilde memur aylıklarına yalnızca enflasyon oranında, hatta onun da altında kalan yaklaşık yüzde 13'lük bir zammın kabul edilemeyeceğini belirtiyoruz. Mutlaka asgari ücrete bir ara zam yapılması gerektiğini, bu ara zammın da önerilerimize göre en az yüzde 60 oranında olması ve 1 Temmuz itibarıyla asgari ücretin 45 bin liraya çıkarılması gerektiğini, bunun elzem ve zorunlu olduğunu ifade ediyoruz.'</p> <p><strong>'SÜREÇ 21 MAYIS'A KADAR KÖTÜ YÖNETİLDİ'</strong></p> <p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, yaklaşık iki yıldır CHP'de, kamuoyunu meşgul eden bir hukuk süreci yaşandığını, bu hukuk sürecinin, 21 Mayıs'ta tedbirli olarak verilen ve adına 'mutlak butlan' denilen kararla sonuçlandığını hatırlattı.</p> <p>Bu sürecin yönetimiyle ilgili değerlendirmeler, tartışmalar yapıldığını, bu konuyla ilgili farklı düşüncelerin dile getirildiğini aktaran Sarı, şöyle konuştu:</p> <p>'Öncelikle şunu söylemek isterim: Sürecin başlangıcından 21 Mayıs'a kadar olan dönem son derece kötü yönetilmiştir. Bakın, süreç kendilerini 'değişimci' olarak ifade eden arkadaşların birbirlerini şikayet etmesiyle başlamıştır. Yani para aldığını söyleyenler, para verdiğini söyleyenler, şikayet edenler, 2023 yılının kasım ayında yaptığımız kurultayı kazanan ve kendilerini 'değişimci' olarak ilan eden arkadaşlarımızın ekibi içindeki kişiler olmuştur. Dolayısıyla sürecin başlangıcı budur. Süreç başladı, devam etti, şikayetler oldu ve bu şikayetlerin sonucunda soruşturma başladı. Soruşturmanın her aşamasında o dönem partiyi yöneten arkadaşlarımız bunu yok saydılar. Böyle bir şey yokmuş gibi davrandılar. Hatta biliyorsunuz, o zaman Sayın Özgür Özel, 'Bu süreç sonuç odaklı değil, süreç odaklıdır. Eğer mutlak butlan kararı çıkarsa ben bileklerimi keserim' demiştir. Dolayısıyla bu konu önemsenmemiştir, yok sayılmıştır. 'Bu tartışma nedir, siz ne diyorsunuz?' diye insanlarla konuşulmamış, görüşülmemiştir.</p> <p><strong>'PARTİNİN BAŞINA BUNU BELA EDENLER BUTLANCI'</strong></p> <p>Şimdi süreci yok saymak, sonucu ortadan kaldırmıyor. Buna karşın arkadaşlarımız, olası bir mutlak butlan kararına karşı refleks geliştirerek olağanüstü kurultay girişiminde bulunmuştur. Geçmişte bunların hepsini yaşadık. İki defa olağanüstü kurultay, bir defa da olağan kurultay yaptık. Peki ne oldu? 21 Mayıs'a kadar geçen sürede önce yok sayma, daha sonra da kurultayla buna karşılık verme girişiminin sonucu ne oldu? Sonuç, mutlak butlan kararı oldu. </p> <p>Şimdi ben buradan sormak istiyorum, kim butlancı? Mutlak butlan kararıyla zorunlu bir biçimde Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine gelen ve partiyi içinde bulunduğu bu cendereden çıkarmakla yükümlü olan bizler mi butlancıyız? Yoksa yaptıkları iş ve eylemlerle buna neden olan, bunu yok sayan ve süreci kötü yöneten arkadaşlar mı butlancı? Çok açık bir biçimde, partinin başına bunu bela eden arkadaşlarımız butlancıdır. Bizler butlancı değiliz. Biz, bu hukuk sürecinin zorunlu sonucu olarak göreve gelmiş ve partiyi içine düştüğü bu durumdan çıkarmak üzere sorumluluk üstlenmiş insanlarız. Bunu bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunmak isteriz.</p> <p>İkincisi arkadaşlar, kim kayyumcu? Biz mi kayyumcuyuz? 21 Mayıs'ta mahkeme bir karar verdi. Dedi ki: Bu kurultayda şaibe var. Ben eski yönetimi göreve davet ediyorum. Karar kesinleşinceye kadar da tedbir koyuyorum. 21 Mayıs'ta geldiğimiz nokta buydu. Peki bu karar karşısında arkadaşlarımızın tutumu ne oldu? Karardan önceki tutumlarıyla benzer bir tutum sergilediler. Birincisi, 'Biz bu kararı tanımıyoruz, yok sayıyoruz.' dediler. Ancak kararı tanımıyor olmak ya da yok sayıyor olmak, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmıyor. İkincisi, 'hemen olağanüstü kurultay toplayalım' dediler. Tıpkı önceki süreçte olduğu gibi aynı refleksi gösterdiler. Oysa mevcut mahkeme kararı karşısında olağanüstü kurultay toplanmasının hukuken mümkün olmadığını bildikleri halde, bunu siyaset malzemesi yaparak kendi siyasi yolculuklarına zemin oluşturmak amacıyla 'Bir an önce olağanüstü kurultay yapalım' söylemiyle hareket ettiler.</p> <p>Arkadaşlar, iki defa olağanüstü kurultay yaptık. Ne oldu? 21 Mayıs'tan önce de yaptık. Sonuç değişti mi? Hukuki bir sonuç doğdu mu? Varsayalım ki bugün yine bir olağanüstü kurultay süreci başlatalım. Yapmamız mümkün olmasa bile bunun hukuki bir sonuç doğurması imkansızdır. Bunu geçmişte yaşadık. İstanbul İl Kongresi sürecinde de yaşadık. Peki arkadaşlar bunu bilmiyorlar mı? Elbette biliyorlar. Bunun mümkün olmayacağını tabii ki biliyorlar. Ama zihinlerinin arkasında başka bir siyasi yolculuk olduğu, kendilerine göre bir mağduriyet hikayesi üretmek istedikleri için bunu kullanıyor, kamuoyunu yanıltıyorlar. Sonuçta ne oldu? Arkadaşlar gidip partiye kayyum atanması için dilekçe verdiler ve 'Cumhuriyet Halk Partisi'ne kayyum gelsin' dediler. Bunu parlamento kürsüsünde söylediler. Şimdi soruyorum, kim kayyumcu? Biz mi? Yoksa içinde olmadığımız bir durumdan partiyi çıkarmak için çaba sarf eden, zorunlu olarak görev üstlenmiş bizler mi? Peki biz ne yaptık? Biz de dedik ki, 'mevcut hukuki sistem içinde ve mevcut karar karşısında bir kurultay toplayamıyorsak, partimizin tabanı da bir kurultay beklentisi içinde olduğuna göre ve partiyi bu cendereden çıkaracak olan ancak ve ancak Cumhuriyet Halk Partisi'nin örgütü olduğuna göre, elimiz kolumuz bağlı bir biçimde Yargıtay'ın vereceği kararı bekleyeceğimize, gelin hiç olmazsa kongreleri başlatalım' dedik.</p> <p><strong>'PARTİDE PARALEL BİR YAPILANMA SÖZ KONUSUDUR'</strong></p> <p>Buyurun, eylül ayının başından itibaren kongre süreçlerini başlatalım. Gelin yarışalım. Gelin, bu siyasal süreçte hep beraber bu kongrelerde yarışalım. Kongreleri yapalım. Bu arada da Yargıtay karar verdiğinde kurultay yapılabilir hale gelsin. Ondan sonra da kurultayı yapalım, partiyi içinde bulunduğu bu cendereden çıkaralım. Şimdi bizim tutumumuz ve yaklaşımımız bu iken arkadaşlar, mahkemeye başvurarak Cumhuriyet Halk Partisi'ne kayyum atanmasını talep etmeyi daha uygun görüyorlar. Dolayısıyla butlancı olan bu arkadaşlarımız aynı zamanda kayyumcudur. Bu da yetmez, bu arkadaşlar aynı zamanda bölücüdür. Partide bu tavır bir çift başlılık yaratmıştır. Partide paralel bir yapılanma söz konusudur.'</p> <p><strong>'GELİN SİYASAL MÜCADELE YAPALIM'</strong></p> <p>Sarı, Özgür Özel'in, Kılıçdaroğlu'na, genel başkanlık için tüm parti üyelerinin katılacağı bir yarış önerisinde bulunmasına ve böyle bir yarışta yüzde 90'ın altında oy alması halinde siyaseti bırakacağını söylemesine ilişkin de konuştu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun daha önce bir televizyon programında yaptığı çağrıyı yenilemek istediğini dile getiren Müslim Sarı, şunları kaydetti:</p> <p>'MYK'mız olarak da bu çağrıyı yeniliyoruz. Madem bu kadar arkanızda halk desteği var, madem üyelerle yapılacak bir kurultayda yüzde 90'ın altında oy aldığınızda kendinizi yenik sayacağınızı söylüyorsunuz, buyurun arkadaşlar, kongrelerimiz başlıyor. Arkanızdaki halk desteğiyle beraber gelin kongrelere katılın. Gelin siyasal mücadele yapalım. Aynı partinin içinde kalarak, yan yana, omuz omuza siyasal mücadelemizi verelim. Siyasal görüşlerimiz farklı olabilir, bakış açılarımız farklı olabilir. Gelin Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde kalın. Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde siyasal mücadele yapalım ve burada devam edelim.</p> <p><strong>'CHP'Yİ BÖLMEK SADECE AK PARTİ'YE HİZMET EDER'</strong></p> <p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin dışına çıkmak, partiyi bölmek, sadece ve sadece AK Parti'ye hizmet eder. Böyle bir dönemde, böyle bir siyasal konjonktürde ben arkadaşlarımın bu siyasal sorumluluğu alacaklarına inanmak istemiyorum. Ama bunu yaparlarsa çok açık bir biçimde partiyi bölmüş olurlar. Yani kayyumcu olan arkadaşlarımız, butlancı olan arkadaşlarımız aynı zamanda bölücü konumuna da düşerler. Bunu kendilerine önermem, kendilerine tavsiye etmem. Böyle bir yola tevessül edilmesin. Partide kalınsın. Partide mücadele edilsin. Cumhuriyet Halk Partisi'nde bu ikili durum sürdürülebilir değildir arkadaşlar. Bu devam ettirilebilir değildir. Dolayısıyla arkadaşlarımızın kendi durumlarını bir kez daha gözden geçirmelerini kendilerine tavsiye ediyoruz.</p> <p>Bu çerçevede MYK'mızın gündeminde aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliği de vardı. Biraz önce anlattığım çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleceği ve Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki bu ikili yapının ortadan kaldırılarak yeknesak bir Cumhuriyet Halk Partisi oluşturulabilmesini teminen daha önce yapmış olduğumuz değerlendirmelerin benzerlerini yine bu MYK'da ele aldık.'</p> <p><strong>'8 İLİMİZDE İL BAŞKANLARIMIZ, YÖNETİMLERİ VE DİSİPLİN KURULLARIYLA BİRLİKTE GÖREVDEN ALINDI'</strong></p> <p>MYK'da örgütle ilgili alınan kararları da açıklayan Sarı, şu bilgileri verdi:</p> <p>'8 ilimizde il başkanlarımız; yönetimleri ve disiplin kurullarıyla birlikte görevden alınmıştır. Bu illerimiz; Edirne (merkez ilçe ile birlikte), Isparta (merkez ilçe ile birlikte), Kastamonu (merkez ilçe ile birlikte), Konya, Tokat (merkez ilçe ile birlikte), Zonguldak (merkez ilçe ile birlikte), Yalova (merkez ilçe ile birlikte) ve Rize'dir (merkez ilçe ile birlikte). Dolayısıyla 8 ilde bu arkadaşlarımızla yollarımızı ayırmış bulunuyoruz. </p> <p>Bunun dışında 7 ile de atama yaptık. Bildiğiniz üzere daha önce görevden aldığımız il başkanlarımızın bulunduğu iller vardı. Bu illerde boş bulunan görevlere ve bugün görevden alınan illerden bazılarına da atamalar gerçekleştirdik. Atamalarımız şu şekildedir: Düzce İl Başkanlığı'na Kenan Akın, Edirne İl Başkanlığı'na Özlem Becan, Hakkari İl Başkanlığı'na Nazım Demir, Isparta İl Başkanlığı'na Ahmet Tunç Pek, Konya İl Başkanlığı'na Refik Serttaş, Samsun İl Başkanlığı'na Mehmet Pank, Yalova İl Başkanlığı'na Mesut Tutu arkadaşlarımızı atamış ve görevlendirmiş bulunuyoruz. İki il başkanımızla ilgili de az önce açıkladığım değerlendirmeler çerçevesinde, kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmeleri yönünde karar almış bulunuyoruz. Bunlar Konya İl Başkanımız Nejat Türktaş ile Tokat İl Başkanımız Çağdaş Kurtgöz'dür.'</p> <p><strong>(SÜRECEK) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-saridan-ozgur-ozele-cagri-madem-arkanizda-halk-destegi-var-gelin-kongrelere-katilin</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 18:30:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/chp-sozcusu-saridan-ozgur-ozele-cagri-madem-arkanizda-halk-destegi-var-gelin-kongrelere-katilin.jpg" type="image/jpeg" length="90621"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu'nda Suriye ile sağlık protokolü ve Uluslararası Zeytinyağı Anlaşması kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-disisleri-komisyonunda-suriye-ile-saglik-protokolu-ve-uluslararasi-zeytinyagi-anlasmasi-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-disisleri-komisyonunda-suriye-ile-saglik-protokolu-ve-uluslararasi-zeytinyagi-anlasmasi-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu, Suriye'deki Şam Kalp Hastanesi ile Halep Onkoloji Hastanesi'nin işletilmesine ilişkin protokolün onaylanmasını öngören kanun teklifini kabul etti. Komisyonda ayrıca, Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması'nın 36'ncı maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi de kabul edildi. Görüşmelerde Suriye'ye ayrılan 80 milyon dolarlık kaynağın denetimi, Türkiye'deki sağlık hizmetleri ve zeytinyağı ihracatındaki pazar kaybı tartışıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>TBMM Dışişleri Komisyonu, Suriye'deki Şam Kalp Hastanesi ile Halep Onkoloji Hastanesi'nin işletilmesine ilişkin protokolün onaylanmasını öngören kanun teklifini kabul etti. Komisyonda ayrıca, Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması'nın 36'ncı maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi de kabul edildi. Görüşmelerde Suriye'ye ayrılan 80 milyon dolarlık kaynağın denetimi, Türkiye'deki sağlık hizmetleri ve zeytinyağı ihracatındaki pazar kaybı tartışıldı.</p> <p>TBMM Dışişleri Komisyonu, Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Komisyonda, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Şam Kalp Hastanesi ve Halep Onkoloji Hastanesi İşletme Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ile 2015 Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşmasının 36'ncı Maddesinin Değiştirilmesine İlişkin Olarak Uluslararası Zeytin Konseyi Üyeler Konseyi Tarafından 25 Haziran 2024 Tarihinde Kabul Edilen DEC-11/119-V1/2024 sayılı Kararın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi görüşüldü. </p> <p><strong>SAĞLIK BAKANLIĞI: AMAÇ, SURİYE'NİN SAĞLIK SİSTEMİNİ YENİDEN AYAĞA KALDIRMAK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye ile Suriye arasında imzalanan Şam Kalp Hastanesi ve Halep Onkoloji Hastanesi İşletme Protokolü'nün onaylanmasına ilişkin kanun teklifi hakkında Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammet Emin Demirkol sunum yaptı. Demirkol sunumunda, Aralık 2024'te Suriye'de önceki rejimin devrilmesinin ardından ülkenin yeniden yapılanma sürecine destek verildiğini belirterek, sağlık sektörünün normalleşme sürecindeki öncelikli alanlardan biri olduğunu söyledi.</p> <p>Demirkol, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 13 milyon Suriyelinin sağlık hizmetlerine erişimde sorun yaşadığını ifade ederek, Türkiye'nin hedefinin Suriye'nin kendi sağlık sistemini sürdürülebilir hale getirmesi ve sağlık altyapısıyla insan kaynağını güçlendirmesi olduğunu kaydetti.</p> <p>18 Haziran 2025'te Ankara'da imzalanan işletme protokolü kapsamında Şam Kalp Hastanesi'nin 24 Ağustos 2025'te hasta kabulüne başladığını aktaran Demirkol, bugüne kadar yaklaşık 2 bin anjiyo ile 350'nin üzerinde açık kalp ameliyatı gerçekleştirildiğini, Halep Onkoloji Hastanesi'nin faaliyete geçirilmesine yönelik hazırlıkların ise sürdüğünü söyledi.</p> <p><strong>İYİ PARTİLİ ERGUN: 80 MİLYON DOLARLIK BÜTÇE NASIL DENETLENECEK</strong></p> <p>İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, Türkiye'nin Suriye halkının sağlık hizmetlerine erişimine katkı sunmasını desteklediklerini ancak protokolün yalnızca sağlık iş birliği anlaşması olmadığını söyledi.</p> <p>Ergun, protokol kapsamında personel ve işletme giderlerinin büyük ölçüde Türkiye tarafından karşılanacağını, Suriye tarafının ise bina tahsisi ve idari kolaylık dışında mali katkı sağlamadığını savunarak şu soruları yöneltti:</p> <p>'80 milyon dolarlık bütçenin yıllara göre dağılımı nasıl olacak? Kaynak hangi bütçe kalemlerinden karşılanacak? TBMM bu harcamaları hangi mekanizmalarla denetleyecek? Hastanelerin işletme giderlerinin neredeyse tamamını Türkiye'nin üstlenmesinin gerekçesi nedir? Suriye tarafının neden mali katkısı bulunmuyor? Düzenli raporlama ve performans değerlendirmesi yapılacak mı? Protokolün beş yıl sonunda otomatik uzaması halinde Türkiye'nin üstleneceği ilave mali yük ne olacak?'</p> <p>Ergun, Türkiye'nin daha önce bölgede yaptığı benzer yatırımların kamu maliyesi üzerinde zamanla önemli yük oluşturduğunu da dile getirdi.</p> <p><strong>DEM PARTİ: DENETİM VE İNSAN HAKLARI GÜVENCELERİ GÜÇLENDİRİLMELİ</strong></p> <p>DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp ise protokolün savaş nedeniyle zarar gören Suriye sağlık altyapısının yeniden işler hale getirilmesi açısından önemli olduğunu belirterek, bazı düzenlemelerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p> <p>Gökalp, Türkiye tarafından tahsis edilecek 80 milyon dolarlık kaynağın denetimine ilişkin hükümlerin yeterince açık olmadığını belirterek, TBMM'nin denetim rolü, bağımsız mali denetim, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve uluslararası denetim mekanizmalarına ilişkin düzenlemelerin protokolde yer almadığını ifade etti.</p> <p>Gökalp ayrıca, sağlık hizmetlerinden ayrım gözetilmeksizin yararlanılmasının güvence altına alınması, hasta hakları ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin açık düzenlemeler yapılması, yerel sağlık otoriteleri ile sivil toplumun karar alma süreçlerine katılımının sağlanması ve uluslararası insan hakları standartlarına atıf yapılması gerektiğini söyledi. Sağlık hizmetlerinin hangi dillerde sunulacağını da sordu.</p> <p><strong>SAĞLIK BAKANLIĞI: YEREL DİLLERDE TERCÜMAN DESTEĞİ SAĞLANIYOR</strong></p> <p>Soruları yanıtlayan Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammet Emin Demirkol, Şam Kalp Hastanesi'nin Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından işletildiğini ve tüm Suriye'den hastalara hizmet verdiğini söyledi.</p> <p>Hastanede Türkiye'deki sistemle benzer dijital hastane bilgi yönetim sistemi kurulduğunu belirten Demirkol, laboratuvardan ameliyata kadar tüm süreçlerin elektronik ortamda takip edildiğini ifade etti.</p> <p>Demirkol, 2026 yılının ilk beş ayında acil serviste 12 binin üzerinde hastaya hizmet verildiğini, yaklaşık 20 bin poliklinik başvurusu ile 2 bine yakın yatan hasta bulunduğunu belirterek, 'Yerel diller açısından hizmet verecek tercümanlar görev yapıyor. Türkiye'den gönderdiğimiz ekipte de yerel dili bilen personelin görevlendirilmesine dikkat ediyoruz' dedi.</p> <p>Hasta hakları ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin uygulamalarda da Türkiye'deki mevzuatın esas alındığını kaydeden Demirkol, kişisel verilerin korunmasına yönelik sistemlerin etkin şekilde işletildiğini söyledi.</p> <p><strong>CHP'Lİ ÇAKIRÖZER: SURİYE'YE DESTEK VERİRİZ, TÜRKİYE'DEKİ SORUNLAR DA ÇÖZÜLMELİ</strong></p> <p>CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, CHP'nin Suriye'nin yeniden yapılanmasına ve sağlık altyapısının güçlendirilmesine katkıya karşı olmadığını belirterek, Türkiye'de de çözülmesi gereken önemli sağlık sorunları bulunduğunu söyledi. Eskişehir'deki hava hastanesinin özelleştirme kapsamına alınmasını eleştiren Çakırözer, 43 ilde 126 sağlık tesisine yönelik özelleştirme kararlarının yeniden değerlendirilmesini istedi.</p> <p>Vatandaşların hastane randevusu, MR ve uzman hekim hizmetlerine erişimde sıkıntılar yaşadığını belirten Çakırözer, 'Bir taraftan Suriye'de sağlık altyapısına katkı sunuyoruz, buna itirazımız yok. Ancak kendi vatandaşımızın sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştıracak özelleştirme kararlarına da karşıyız. Dışarıda cömert olurken içeride de vatandaşımızın sağlık sorunlarına aynı duyarlılıkla yaklaşmamız gerekiyor' dedi.</p> <p>Çakırözer ayrıca, Türkiye'nin Suriye'nin yeniden yapılanmasına verdiği desteğin karşılığında Şam yönetiminin Ankara'nın öncelik verdiği konularda nasıl bir tutum benimsediğinin açıklanmasını istedi.</p> <p><strong>DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI KULAKLIKAYA: SAĞLIK YATIRIMLARI HEM İNSANİ HEM STRATEJİK</strong></p> <p>Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya da komşu ülkelerle iyi ilişkilerin önemine dikkat çekerek, sağlık alanındaki iş birliklerinin hem insani hem de stratejik değer taşıdığını söyledi. Savaşın ağır sonuçlarını yaşayan Suriye'de sağlık altyapısının yeniden ayağa kaldırılmasına katkı sunmanın gelecekte bölgesel ilişkileri güçlendireceğini ifade eden Kulaklıkaya, sağlık alanındaki yatırımların mali yönüne ilişkin soruların doğal olduğunu, bu konudaki ayrıntılı açıklamaların ilgili bakanlık tarafından yapılacağını belirtti.</p> <p>Türkiye'nin sağlık altyapısının dünya ölçeğinde güçlü bir seviyeye ulaştığını savunan Kulaklıkaya, zaman zaman sorunlar yaşansa da sağlık sisteminin genel işleyişine yönelik olumsuz değerlendirmelerin haksızlık olduğunu ifade etti.</p> <p>Türkiye ile Suriye arasında imzalanan Şam Kalp Hastanesi ve Halep Onkoloji Hastanesi İşletme Protokolü'nün onaylanmasına ilişkin 3 maddelik kanun teklifi, Komisyon'da kabul edildi.</p> <p><strong>ULUSLARARASI ZEYTİNYAĞI ANLAŞMASI'NDA DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ ELE ALINDI</strong></p> <p>Daha sonra Komisyon'da 2015 Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşmasının 36'ncı Maddesinin Değiştirilmesine İlişkin Olarak Uluslararası Zeytin Konseyi Üyeler Konseyi Tarafından 25 Haziran 2024 Tarihinde Kabul Edilen DEC-11/119-V1/2024 sayılı Kararın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi görüşüldü. </p> <p>TBMM Dışişleri Komisyonu'nda görüşülen kanun teklifine ilişkin sunum yapan Musa Kulaklıkaya, teklifin Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması'nın 36'ncı maddesinde yapılan değişikliğin onaylanmasını içerdiğini söyledi.</p> <p><strong>KULAKLIKAYA: ULUSLARARASI ZEYTİN KONSEYİ'NİN KARAR ALMA SÜREÇLERİ, ETKİN VE HIZLI HALE GETİRİLMESİ AMAÇLANMAKTADIR</strong></p> <p>Kulaklıkaya, söz konusu değişiklikle anlaşmanın idari ve mali işleyişine ilişkin hükümlerin güncellendiğini belirterek, 'Uluslararası Zeytin Konseyi'nin karar alma süreçlerinin daha etkin, hızlı ve günümüz koşullarına uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır' dedi. Türkiye'nin sofralık zeytin üretiminde dünyada birinci, zeytinyağı üretiminde ise ikinci sırada bulunduğunu vurgulayan Kulaklıkaya, 'Bu güçlü üretim kapasitesi ve sektördeki stratejik konumumuz dikkate alındığında uluslararası standartların belirlenmesinde ve sektör politikalarının şekillendirilmesinde aktif rol almamız büyük önem taşımaktadır' ifadelerini kullandı.</p> <p>Değişiklikle birlikte anlaşmanın belirli aralıklarla yeniden müzakere edilmesini gerektiren bürokratik süreçlerin azaltılmasının hedeflendiğini kaydeden Kulaklıkaya, bunun hem Türkiye'nin konsey çalışmalarına daha etkin katılım sağlamasına hem de yenileme süreçlerinden kaynaklanan idari ve mali yüklerin azaltılmasına katkı sunacağını söyledi.</p> <p><strong>ERGUN:</strong><strong> </strong><strong>PAZAR PAYININ GENİŞLETİLMESİ İÇİN ÇALIŞMA VAR MI</strong></p> <p>İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun ise zeytinyağı ihracatına yönelik daha önce uygulanan düzenlemeleri hatırlatarak, ihracat kısıtlamasının tamamen kaldırılıp kaldırılmadığını sordu. Ergun, 'Benim bölgem zeytin bölgesi. Bir dönem zeytinyağı ihracatına yönelik bir kısıtlama uygulanmıştı. Tamamen mi kaldırıldı, yoksa belli bir kotaya göre mi devam ediyor, bunu öğrenmek istiyorum' dedi.</p> <p>Söz konusu uygulamanın sektörde ciddi pazar kaybına yol açtığını savunan Ergun, artan maliyetler nedeniyle özellikle yağlık zeytin üreticilerinin ürünlerini toplamamaya başladığını belirtti. Ergun, 'Bu süreç içerisinde ciddi bir pazar kaybı yaşandı. Maliyetler de çok arttığı için özellikle yağlık zeytin üreticileri artık büyük oranda hasat yapmaz oldu. Çünkü zeytinyağı fiyatları maliyetleri karşılamıyor. Bu pazar payının yeniden genişletilmesine yönelik bir çalışma var mı, esas öğrenmek istediğim konu bu' diye konuştu.</p> <p><strong>TİCARET BAKANLIĞI: DÜZENLEME GEÇİCİYDİ, TAMAMEN KALDIRILDI</strong></p> <p>Soruları yanıtlayan Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Cenkeş, zeytinyağı ihracatına ilişkin uygulamanın yaklaşık iki yıl önce hayata geçirilen geçici bir düzenleme olduğunu söyledi. Cenkeş, 'Biz buna kısıtlama veya kota demiyoruz, düzenleme diyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte yapılan değerlendirmeler sonucunda, ülkenin rekolte durumu ve fiyat istikrarını gözeterek alınmış geçici bir karardı' dedi.</p> <p>Söz konusu düzenlemenin kısa süreli olduğunu vurgulayan Cenkeş, 'Tamamen kaldırıldı. Şu anda böyle bir uygulama yok' ifadelerini kullandı. Cenkeş, düzenlemenin aynı zamanda zeytinyağı ihracatında dökme yerine ambalajlı ve katma değerli ihracatı teşvik etmeyi amaçladığını da belirtti.</p> <p>TBMM Dışişleri Komisyonu'nda, Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması'nın 36'ncı maddesinde yapılan değişikliğin onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin 3 maddesi de sunuldu ve kanun teklifi, Komisyon'da kabul edildi.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-disisleri-komisyonunda-suriye-ile-saglik-protokolu-ve-uluslararasi-zeytinyagi-anlasmasi-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 18:27:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/tbmm-disisleri-komisyonunda-suriye-ile-saglik-protokolu-ve-uluslararasi-zeytinyagi-anlasmasi-kabul-edildi.jpeg" type="image/jpeg" length="23402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti'nden 'çerçeve yasa' görüşmelerine ilişkin açıklama: 'Abdullah Öcalan'la en kısa zamanda görüşmeyi hedefliyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dem-parti-imrali-heyetinden-cerceve-yasa-gorusmelerine-iliskin-aciklama-abdullah-ocalanla-en-kisa-zamanda-gorusmeyi-hedefliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dem-parti-imrali-heyetinden-cerceve-yasa-gorusmelerine-iliskin-aciklama-abdullah-ocalanla-en-kisa-zamanda-gorusmeyi-hedefliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti'nden yapılan açıklamada, AK Parti heyeti ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci' kapsamında görüşmeler yapıldığı belirtilerek görüşmelerde sürecin mevcut aşaması ile yasal çerçevenin bir an önce hayata geçirilmesinin ele alındığı kaydedildi. Açıklamada, heyetin İmralı Adası'nda terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'la en kısa zamanda görüşme gerçekleştirmeyi hedeflediği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - DEM Parti İmralı Heyeti'nden yapılan açıklamada, AK Parti heyeti ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci' kapsamında görüşmeler yapıldığı belirtilerek, görüşmelerde sürecin mevcut aşaması ile yasal çerçevenin bir an önce hayata geçirilmesinin ele alındığı kaydedildi. Açıklamada, heyetin İmralı Adası'nda terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'la en kısa zamanda görüşme gerçekleştirmeyi hedeflediği bildirildi.</p> <p>DEM Parti İmralı Heyeti, AK Parti heyeti ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>AK Parti heyetiyle dün, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün yapılan görüşmelerde, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin gündemde yer alan konuların değerlendirildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: </p> <p data-start='1105' data-end='1360'>'Görüşmelerde, sürecin mevcut aşaması, yasal çerçevenin bir an önce hayata geçirilmesi ve bunun ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte olması hususlarında fikir alışverişinde bulunduk. Bu doğrultudaki istişarelerimiz devam edecektir. Temaslarımızın ardından, İmralı'da Sayın Abdullah Öcalan'la en kısa zamanda bir görüşme gerçekleştirmeyi hedeflemekteyiz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dem-parti-imrali-heyetinden-cerceve-yasa-gorusmelerine-iliskin-aciklama-abdullah-ocalanla-en-kisa-zamanda-gorusmeyi-hedefliyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 18:10:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/dem-parti-imrali-heyetinden-cerceve-yasa-gorusmelerine-iliskin-aciklama-abdullah-ocalanla-en-kisa-zamanda-gorusmeyi-hedefliyoruz.png" type="image/jpeg" length="30767"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Elazığ İl Başkanı Karakuş: 'Elazığ'ın girişi çöplüğe döndü']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yeniden-refah-partisi-elazig-il-baskani-karakus-elazigin-girisi-copluge-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yeniden-refah-partisi-elazig-il-baskani-karakus-elazigin-girisi-copluge-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Elazığ İl Başkanı Erhun Karakuş, Elazığ Organize Sanayi Bölgesi Kavşağı, Küçük Sanayi Sitesi Kavşağı ve Kekliktepe Kavşağı'nda incelemelerde bulunarak, bölgedeki trafik yoğunluğu ve bakımsızlığa tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>(ELAZIĞ) -</strong> Yeniden Refah Partisi Elazığ İl Başkanı Erhun Karakuş, Elazığ Organize Sanayi Bölgesi Kavşağı, Küçük Sanayi Sitesi Kavşağı ve Kekliktepe Kavşağı'nda incelemelerde bulunarak, bölgedeki trafik yoğunluğu ve bakımsızlığa tepki gösterdi.</p> <p style='text-align: left;'>Elazığ'da il teşkilatıyla birlikte buralarda incelemelerde bulunan Karakuş, Elazığ'ın Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya açılan en önemli ulaşım noktalarının kaderine terk edildiğini belirtti, mevcut tablonun şehre yakışmadığını söyledi. </p> <p style='text-align: left;'>Kekliktepe Kavşağı başta olmak üzere güzergâh boyunca refüjlerde çöp, ot ve bakımsızlığın hâkim olduğunu ifade eden Karakuş, 'Şu anda bulunduğumuz yer Elazığ'dan Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine açılan bir giriş kapısı mahiyetinde önemli bir noktada. Ancak gezdiğimiz güzergahlarda Kekliktepe kavşağındaki köprünün dibinde, özellikle de orta ve refüjlerdeki çöpler, bakımsızlıklar bir memleketin giriş kapısına; diğer illerden gelip başka illere veya memleketimize gelen insanların göreceği manzara Elazığ'a ve Elazığlılara yakışmıyor' dedi.</p> <p style='text-align: left;'>Karakuş, özellikle Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitesi'nde sabah işe gidiş ve akşam mesai çıkış saatlerinde kilometrelerce araç kuyruğu oluştuğunu belirterek, trafik sorununun artık kronik hale geldiğini söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'>Açıklamasında Elazığ'ın yıllardır çözüm bekleyen birçok sorununa da değinen Karakuş, yerinde dönüşüm, kırsal bölgelerde yaşanan sulama ve içme suyu problemleri, TOKİ konutları ile köy evlerinde altyapı eksiklikleri gibi meselelerin hâlâ çözülemediğini belirtti.</p> <p style='text-align: left;'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yurt, Elazığ</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yeniden-refah-partisi-elazig-il-baskani-karakus-elazigin-girisi-copluge-dondu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 18:10:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/yeniden-refah-partisi-elazig-il-baskani-karakus-elazigin-girisi-copluge-dondu.jpg" type="image/jpeg" length="34358"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üsküdarlı Halvetî şeyhi Nalçacı Halil Efendi'ye ilâhîler gün yüzüne çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/uskudarli-halveti-seyhi-nalcaci-halil-efendiye-ilahiler-gun-yuzune-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/uskudarli-halveti-seyhi-nalcaci-halil-efendiye-ilahiler-gun-yuzune-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Munzur Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, Üsküdarlı Halvetî şeyhi Nalçacı Halil Efendi'ye ait olduğu belirlenen yedi ilâhîyi gün yüzüne çıkardı. Bugüne kadar yalnızca iki beyti bilinen mutasavvıf şairin şiirleri ilk kez toplu olarak ilim dünyasına kazandırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class='qMYqUG_convSearchResultHighlightRoot'> <div class='' data-turn-id-container='request-WEB:b78780fa-4548-4882-bcda-463c84467001-2' data-is-intersecting='true'> <section class='text-token-text-primary w-full focus:outline-none has-data-writing-block:pointer-events-none [&:has([data-writing-block])>*]:pointer-events-auto R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]' dir='auto' data-turn-id='request-WEB:b78780fa-4548-4882-bcda-463c84467001-2' data-turn-id-container='request-WEB:b78780fa-4548-4882-bcda-463c84467001-2' data-testid='conversation-turn-4' data-turn='assistant'> <div class='text-base my-auto mx-auto pb-15 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)'> <div class='[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn' data-conversation-screenshot-content=''> <div class='flex max-w-full flex-col gap-4 grow'> <div class='min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&]:mt-1' dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='c3c70f2a-8622-42a9-af57-5610f0636f19' data-message-model-slug='gpt-5-5' data-turn-start-message='true'> <div class='flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden'> <div class='markdown prose dark:prose-invert wrap-break-word w-full light markdown-new-styling'> <p class='PDq2pG_selectionAnchorContainer' style='text-align: left;' data-start='391' data-end='918'><strong>(TUNCELİ) - </strong>Munzur Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, Üsküdarlı Halvetî şeyhi Nalçacı Halil Efendi'ye ait olduğu belirlenen yedi ilâhîyi gün yüzüne çıkardı. Bugüne kadar yalnızca iki beyti bilinen mutasavvıf şairin şiirleri ilk kez toplu olarak ilim dünyasına kazandırıldı.</p> <p class='PDq2pG_selectionAnchorContainer' style='text-align: left;' data-start='391' data-end='918'>Osmanlı tasavvuf ve edebiyat tarihi açısından önemli bir keşfe imza atıldı. Munzur Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, Üsküdarlı Halvetî şeyhi Nalçacı Halil Efendi'ye ait olduğu belirlenen yedi ilâhîyi tespit ederek bilim dünyasına kazandırdı. Bugüne kadar yalnızca biyografik kaynaklarda şiir söyleyen bir mutasavvıf olarak anılan ve eserlerinden sadece iki beyti bilinen Nalçacı Halil Efendi'nin şiirleri ilk kez toplu şekilde ortaya çıkarıldı.</p> <p style='text-align: left;' data-start='920' data-end='1268'>Keşif, Doç. Dr. İlyas Kayaokay'ın şahsî kütüphanesinde bulunan ve bir sahaftan temin ettiği tarihî bir ilâhiyyât mecmuası üzerinde yaptığı incelemeler sırasında gerçekleştirildi. Halvetî geleneğine mensup mutasavvıf şairlerin eserlerini içeren mecmuada yer alan 130 şiir arasında bulunan yedi ilâhînin Nalçacı Halil Efendi'ye ait olduğu belirlendi.</p> <p style='text-align: left;' data-start='2111' data-end='2676'>Doç. Dr. Kayaokay'ın tespit ettiği yazma mecmuada 'Halîlî' mahlasıyla kayıtlı bulunan yedi ilâhînin, kaynaklarda yer alan iki beyitle karşılaştırıldığı ve aynı şaire ait olduğunun ortaya konulduğu kaydedildi. Böylece daha önce yalnızca iki beyti bilinen mutasavvıf şairin edebî mirası ilk kez kapsamlı biçimde gün yüzüne çıkarılmış oldu.</p> <p style='text-align: left;' data-start='2678' data-end='3017'>Çalışmada dikkat çeken bir diğer unsur ise şiirlerin resmî bir arşiv ya da kütüphanede değil, araştırmacının şahsî kütüphanesinde bulunan tarihî bir yazma eser içerisinde tespit edilmesi oldu. Harap durumda olduğu belirtilen ilâhiyyât mecmuasının, Halvetî geleneğine mensup 19 mutasavvıf şaire ait toplam 130 manzumeyi içerdiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;' data-start='3019' data-end='3527'>Yeni tespit edilen şiirler, Doç. Dr. İlyas Kayaokay tarafından hazırlanan 'Üsküdar'da Bir Halvetî Şeyhi: Nalçacı Halîl Efendi ve Yeni Bulunan İlâhîleri' başlıklı makaleyle Osmanlı Mirası Araştırmaları Dergisi'nde yayımlandı. Makalede Nalçacı Halil Efendi'nin hayatı tarihî kaynaklar ışığında yeniden değerlendirilirken, yazma mecmuanın özellikleri tanıtıldı, şiirlerin vezin ve muhteva incelemeleri yapıldı, metinler Latin harflerine aktarıldı ve yazmanın tıpkıbasımları araştırmacıların erişimine sunuldu.</p> </div> </div> </div> </div> <div class='mt-3 w-full empty:hidden' style='text-align: left;'> </div> </div> </div> </section> </div> </div> <div class='pointer-events-none -mt-px h-px translate-y-(--scroll-root-safe-area-inset-bottom)' style='text-align: left;' aria-hidden='true'> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Tunceli</category>
      <guid>https://www.haber500.com/uskudarli-halveti-seyhi-nalcaci-halil-efendiye-ilahiler-gun-yuzune-cikarildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:56:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/uskudarli-halveti-seyhi-nalcaci-halil-efendiye-ilahiler-gun-yuzune-cikarildi.jpeg" type="image/jpeg" length="22118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara Tabip Odası: E-sevk sistemi aile hekimlerine bir angarya daha yükleyecek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankara-tabip-odasi-e-sevk-sistemi-aile-hekimlerine-bir-angarya-daha-yukleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankara-tabip-odasi-e-sevk-sistemi-aile-hekimlerine-bir-angarya-daha-yukleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Tabip Odası Aile Hekimliği ve Pratisyen Hekimler Komisyonu, sağlık hizmetlerinin sunulduğu basamaklar arasında entegrasyon sağlanmadan, ASM'lerde yeterli sekreterya ve personel sayısı tamamlanmadan, birim başına düşen kayıtlı nüfus uygun sayıya çekilmeden e-sevk sistemine geçilmesinin, aile hekimlerine bir angarya daha yükleyeceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) </strong>- Ankara Tabip Odası Aile Hekimliği ve Pratisyen Hekimler Komisyonu, sağlık hizmetlerinin sunulduğu basamaklar arasında entegrasyon sağlanmadan, ASM'lerde yeterli sekreterya ve personel sayısı tamamlanmadan, birim başına düşen kayıtlı nüfus uygun sayıya çekilmeden e-sevk sistemine geçilmesinin, aile hekimlerine bir angarya daha yükleyeceği belirtti.</p> <p>Ankara Tabip Odası Aile Hekimliği ve Pratisyen Hekimler Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, Sağlık Bakanlığı'nın her yeni uygulamasıyla Aile Sağlığı Merkezlerinin ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin asli işlevi olan koruyucu sağlık hizmetlerinin ötelendiği, yapılan her göreve ve işleme performans anlayışıyla yaklaşıldığı belirtildi.</p> <p>Sağlık Bakanlığı'nın, başta aile hekimleri olmak üzere bu hizmetleri yürüten tüm sağlık çalışanlarının gücünü zayıflatan uygulamalarına, e-sevk uygulaması ile bir yenisinin daha eklendiği ifade edilen açıklamada, e-sevk uygulamasının, birinci basamak sağlık hizmetlerinin sorunlarını derinleştireceği savunuldu. </p> <p>Açıklamada, e-sevk sistemi ile sağlık hizmetlerinin sunulduğu basamaklar arasında entegrasyon sağlanmadan, ASM'lerde yeterli sekreterya ve personel sayısı tamamlanmadan, birim başına düşen kayıtlı nüfus uygun sayıya çekilmeden ve aile hekiminin uygun görmesi halinde sevk edebileceği vurgusu ön plana çıkarılmadan sevk sistemine geçilmesinin, aile hekimlerine bir angarya daha yükleyecek, hastanede görev yapan hekimler açısından ise hasta sayılarını plansız artıracak bir uygulamaya dönüşeceği ifade edildi.</p> <p>Sağlık Bakanlığı'nın, halkın sağlığını öncelemeyen, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının angaryasını artıran, mesleki bağımsızlığı tehdit eden uygulamalardan vazgeçmesi istenen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Sağlık alanında yapılması düşünülen değişiklikler ve yönetmelikler planlanırken Türk Tabipleri Birliği başta olmak üzere sağlık meslek örgütleriyle istişare edilmelidir. Birinci basamak sağlık hizmetleriyle vatandaşlar arasındaki parasal ilişki sonlandırılmalıdır. Aile Sağlığı Merkezlerinin temel işlevi olan koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirecek adımlar atılmalıdır.</p> <p>Hekimlerin görevleri arasına, mesleki disiplinleri kapsamında olmayan hiçbir angarya dâhil edilmemeli; birinci basamak sağlık hizmetlerinin uygulanması için gerekli olan asgari personel sağlanmalıdır. Aile Sağlığı Merkezleri ve işleyişi tamamen kamusal bir yaklaşımla ele alınmalı, temel işlevlere yönelik ödül-ceza esasına dayalı performans kriterleri kaldırılmalıdır. Aile Sağlığı Merkezleri kamu binalarında ve uygun koşullarda yapılandırılmalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankara-tabip-odasi-e-sevk-sistemi-aile-hekimlerine-bir-angarya-daha-yukleyecek</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:52:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/ankara-tabip-odasi-e-sevk-sistemi-aile-hekimlerine-bir-angarya-daha-yukleyecek.png" type="image/jpeg" length="95629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği'nden Deniz Göktaş'a ters kelepçe uygulanması ve görüntülerinin servis edilmesine ilişkin suç duyurusu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/turkiye-barolar-birliginden-deniz-goktasa-ters-kelepce-uygulanmasi-ve-goruntulerinin-servis-edilmesine-iliskin-suc-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/turkiye-barolar-birliginden-deniz-goktasa-ters-kelepce-uygulanmasi-ve-goruntulerinin-servis-edilmesine-iliskin-suc-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBB, kendi isteğiyle yurda dönüşü sırasında havalimanında gözaltına alınan Deniz Göktaş'a ters kelepçe uygulanması ve bu görüntülerin kamuoyuyla paylaşılması nedeniyle sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. TBB, ayrıca İçişleri Bakanlığı'ndan da idari soruşturma açılmasını talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> TBB, kendi isteğiyle yurda dönüşü sırasında havalimanında gözaltına alınan Deniz Göktaş'a ters kelepçe uygulanması ve bu görüntülerin kamuoyuyla paylaşılması nedeniyle sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. TBB, ayrıca İçişleri Bakanlığı'ndan da idari soruşturma açılmasını talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye Barolar Birliği (TBB), kendi isteğiyle Türkiye'ye dönüşü sırasında havalimanında gözaltına alınan Deniz Göktaş'a ters kelepçe uygulanması ve gözaltı görüntülerinin kamuoyuyla paylaşılması nedeniyle sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.</p> <p>TBB'den yapılan açıklamada, kaçma şüphesi bulunmayan veya kendisine ya da başkasına zarar verme ihtimali olmayan kişilere kelepçe uygulanmasının yasal dayanağının bulunmadığı belirtildi.</p> <p><strong>'MASUMİYET KARİNESİ VE LEKELENMEME HAKKI İHLAL EDİLDİ'</strong></p> <p>Deniz Göktaş'a ters kelepçe uygulanmasının yanı sıra bu görüntülerin kamuoyuyla paylaşılmasının, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkına aykırı olduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p> <p>'Bu uygulamanın masumiyet karinesine ve lekelenmeme hakkına aykırı şekilde soruşturmanın gizliliğini de ihlal ederek insan onurunu aşağılamaya dönük şekilde teşhir edilmesi; eylemleri gerçekleştirenlerin ve bu fiilleri engellemekle görevli olduğu halde engellemeyenlerin cezai ve idari sorumluluğunu gerektirmektedir. Bu çerçevede talebimiz, sorumluların tespit edilerek şüpheliler hakkında kamu davası açılmasına ilişkindir.</p> <p>Öte yandan aynı konuda İçişleri Bakanlığı'na yapılan başvuru ile de ters kelepçe uygulamasına ve bu görüntülerin teşhir edilmesine sebebiyet veren eylemlerin kolluk görevlileri bakımından görev ve yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle zor kullanma yetkisi sınırının aşılması ve soruşturmanın gizliliğini ihlal suçunu oluşturması nedeniyle gerekli idari soruşturmanın yapılarak ilgili kamu görevlileri hakkında disiplin işlemlerinin yapılması talep edilmektedir.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/turkiye-barolar-birliginden-deniz-goktasa-ters-kelepce-uygulanmasi-ve-goruntulerinin-servis-edilmesine-iliskin-suc-duyurusu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:52:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/turkiye-barolar-birliginden-deniz-goktasa-ters-kelepce-uygulanmasi-ve-goruntulerinin-servis-edilmesine-iliskin-suc-duyurusu.PNG" type="image/jpeg" length="91077"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda 'FETÖ'nün siyasi ayağı' tartışması... CHP'li Günaydın: 'Anadolu'da sıvacı, boyacı FETÖ'cü çıktı da hiç milletvekili, bakan yok mu?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-fetonun-siyasi-ayagi-tartismasi-chpli-gunaydin-anadoluda-sivaci-boyaci-fetocu-cikti-da-hic-milletvekili-bakan-yok-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-fetonun-siyasi-ayagi-tartismasi-chpli-gunaydin-anadoluda-sivaci-boyaci-fetocu-cikti-da-hic-milletvekili-bakan-yok-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda 15 Temmuz'un 10'uncu yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan muhalefet grup başkanvekilleri, 15 Temmuz araştırma Komisyonu raporunun açıklanmaması, komisyon çalışmaları ve darbe girişiminin siyasi ayağına ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 'En önemli soru, darbenin siyasi ayağı kimdir? Anadolu'da sıvacı, boyacı FETÖ'cü çıktı da hiç milletvekili, bakan yok mu, bunun bir siyasi ayağı yok mu? Bir tanesini bile ortaya çıkartıp koyabildiniz mi?' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-start='122' data-end='416'><strong>(TBMM) -</strong> TBMM Genel Kurulu'nda 15 Temmuz'un 10'uncu yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan muhalefet grup başkanvekilleri, 15 Temmuz araştırma komisyonu raporunun açıklanmaması, komisyon çalışmaları ve darbe girişiminin siyasi ayağına ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 'En önemli soru, darbenin siyasi ayağı kimdir? Anadolu'da sıvacı, boyacı FETÖ'cü çıktı da hiç milletvekili, bakan yok mu, bunun bir siyasi ayağı yok mu? Bir tanesini bile ortaya çıkartıp koyabildiniz mi?' dedi.</p> <p>TBMM Başkanvekili Pervin Buldan Başkanlığı'nda toplanan Genel Kurul'da, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.</p> <p class='isSelectedEnd'>YENİ YOL Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılı dolayısıyla yaptığı konuşmada, darbelerin demokrasiyi, hukuk devletini ve özgürlükleri güçlendirecek dersler çıkarılması gereken olaylar olduğunu söyledi. Özdağ, 'Kime, hangi amaçla yapılırsa yapılsın darbe, millet iradesine yapılmış demektir. Hiç kimse darbelerden de medet ummamalıdır. Bu darbeler demokrasimize, adaletin yerleşmesine, hukuk devletine, ekonomimize ve milletleşmemize yapılmıştır' ifadesini kullandı.</p> <p class='isSelectedEnd'><strong>ÖZDAĞ: 'DARBELERE KARŞI OLMANIN EN GÜÇLÜ YANI ADALETİ GÜÇLENDİRMEKTİR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='isSelectedEnd'>Özdağ, 'Darbeler demokrasiyi güçlendirmenin vesilesi olmalıdır, hukuk üstünlüğümüzün ve şeffaflığın vesilesi olmalıdır. Kimse kişisel iktidarını güçlendirmek için kullanmamalıdır. Darbe korkusu ve tehdidi üzerinden antidemokratik yasalar çıkarmaya kimse teşebbüs etmemelidir. Darbelere karşı olmanın en güçlü yanı demokrasiyi, adaleti güçlendirmektir, özgürlüğün alanını genişletmektir'diye konuştu.</p> <p class='isSelectedEnd'>Darbenin üzerinden 10 yıl geçtiğine işaret eden Özdağ, devletin cemaatler, dernekler, vakıflar, mezhepler veya etnik gruplar arasında paylaştırılamayacağını belirterek, 'Bugün, yine devletin bazı kurumlarında iktidarda kalmak ve oy almak uğruna bazı grupların, bazı dernek ve vakıfların etkili hale getirildiğini görüyoruz. 15 Temmuzdan ders almak bu mudur? Kamu gücüyle büyütülen her yapı sonunda gücünü devleti ele<br />geçirmek için kullanmaktadır, ülkeyi yönetenlerin buna dikkat etmesi gerekmektedir' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd'>15 Temmuz'un 'siyasetin dizayn edilmesinde bir araç haline getirildiğini' öne süren Özdağ, 'Darbeyi bir asansör olarak kullanmak yanlıştır. Darbe bir hukuksuzluktur, onu kullanarak başka türlü hukuksuzluk yapılmamalıdır. Darbeye karşı olmak, her türlü hukuksuzluğa cevaz verme hakkını vermez. Hukuksuzluk karşı hukuksuzluğu doğurur' değerlendirmesinde bulundu.</p> <p class='isSelectedEnd'><strong>POYRAZ: '15 TEMMUZ'UN FAİLLERİ BELLİ ANCAK BUNU GÖRMEYEN SİYASİ İRADE TAM KARŞIMIZDA'</strong></p> <p class='isSelectedEnd'>İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, 15 Temmuz darbe girişiminin faillerinin belli olduğunu ifade ederek, '15 Temmuz kalkışmasının nasıl bir ihanet olduğu konusunda hemfikiriz. Bu kalkışmanın failleri de belli ancak failler bir terör örgütü haline gelirken, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ederken, kamuda, orduda, Emniyette organize olurken bunu göremeyen, anlatıldığında anlamayan, anlasa da umursamayan siyasi irade tam karşımızda, kadrolarıyla birlikte, Meclis'te oturmaktadır' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd'>15 Temmuz araştırma komisyonunun çalışmalarına değinen Poyraz, 'Terörsüz Türkiye komisyonuna koşa koşa gelen yetkililer 15 Temmuz araştırma komisyonuna neden gelmemiştir? Terörsüz Türkiye komisyonundaki her parti grubunun raporu ve sonuç raporu açıklanmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi kayıtlarında iken 15 Temmuz raporu nerededir?' diye sordu.</p> <p class='isSelectedEnd'>Poyraz, FETÖ ve PKK'nın ikisinin de terör örgütü olduğunu belirterek, 'FETÖ de PKK da bu aziz milletin yurttaşlarını şehit etmemiş midir? 'Türk milletine bir gece ateş açanları affetmiyoruz ama kırk yıl ateş edenleri mi affediyoruz' diyorsunuz' ifadelerini kullandı.</p> <p class='isSelectedEnd'><strong>'15 TEMMUZ'UN SİYASİ AYAĞININ ARAŞTIRILMASI İÇİN ÖNERGE VERECEĞİM'</strong></p> <p class='isSelectedEnd'>'FETÖ terör örgütüne karşı bu kararlı ve istikrarlı mücadeleye karşın kırk yıllık PKK terör örgütü üyelerine, yöneticilerine ve destekçilerine gösterilen bu ayrıcalığı nasıl anlamalıyız?' diye soran Poyraz, şöyle devam etti:</p> <p class='isSelectedEnd'>'On yıldır bu Gazi Meclis'in içerisinde kurulmuş bir komisyonun oluşturduğu rapor kayıtlarda yok. Kayıtlarda olmadığı gibi buna hükümsüzlük atfediliyor. Bununla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi'nin tam 4 tane önergesi var, 4 önergesi var; 2022, 23, 24, 26. Bu 4 önerge de burada reddediliyor. Şimdi, ben bununla ilgili bir araştırma önergesi hazırladım, bugün Meclis Başkanlığı'na sunacağım. Sayın Başkan, sizin nöbetiniz olduğu için de önemsiyorum. Bu 15 Temmuz'u lanetleyenlerle, bu işin hamasetini yapanlar ile bu işi gerçekten araştırmaya çalışanlar, bu işin kavgasını verenler ve bir daha bu memleketin başına böyle bir şey gelmemesi için öyle elini, ayağını, serçe parmağını değil, gövdesini bu taşın altına koymaya niyet etmiş herkesin samimiyet testidir bu önerge. 15 Temmuzla ilgili bu işin siyasi ayağının araştırılması için vereceğimiz önergeye ben bugün burada grubu bulunan bütün partilerin, gerek arkada danışma kurulunda gerek sosyal hayatta yüz yüze baktığım bütün grup başkanvekillerinin şahsında ve Sayın Başkan, sizin şahsınızda, bu önergeye koşulsuz şartsız destek bekliyorum. Bu önergeyi AK Parti ve iş birliği içerisinde olduğu diğer parti gruplarının reddetmesi durumunda da Türk milleti nezdinde asla bitmeyecek ve asla tükenmeyecek bir soru işaretinin muhatabı olacaklardır. Gelin, bu parlamento olarak, 28'inci Dönem milletvekilleri olarak bu işi araştıralım'</p> <p class='isSelectedEnd'><strong>GÜNAYDIN: 'SÖYLENMEDİK SÖZ KALMADI ANCAK YAPILMAMIŞ İŞLER VAR'</strong></p> <p class='isSelectedEnd'>CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılına ilişkin konuşmasında, 15 Temmuz araştırma komisyonunun çalışmalarına yönelik eleştirilerde bulundu. Günaydın, '15 Temmuz hakkında bu gökyüzü altında ve bu parlamentonun atmosferi içerisinde söylenmedik hiçbir söz kalmadı ancak yapılmamış işler var' diyerek, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan'ın 15 Temmuz Araştırma Komisyonu'na neden çağrılmadığını sordu.</p> <p class='isSelectedEnd'><strong>'RAPORU AÇIKLAYAMAMAKTAN UTANMIYOR MUSUNUZ?'</strong></p> <p class='isSelectedEnd'>Araştırma komisyonunun başkanına da değinen Günaydın, '15 Temmuz darbesini araştırma komisyonu kuruyorsunuz, Komisyonun başkanı FETÖ'cü oluyor' ifadelerini kullandı. Komisyon raporunun kamuoyuna açıklanmadığını kaydeden Günaydın, 'Üzerinden on yıl geçti, o komisyon bir rapor tuttu. O raporu açıklayamamaktan utanmıyor musunuz? Cumhuriyet Halk Partisi'nin dört ayrı araştırma önergesi var, her yıl tekrar ediyoruz bunu' dedi. Günaydın, 'En önemli soru, darbenin siyasi ayağı kimdir? Anadolu'da sıvacı, boyacı FETÖ'cü çıktı da hiç milletvekili, bakan yok mu, bunun bir siyasi ayağı yok mu? Bir tanesini bile ortaya çıkartıp koyabildiniz mi?' sorularını yöneltti.</p> <p>Günaydın, 'Bunları yapamadan gerçek bir 15 Temmuz'la yüzleşmenin söz konusu dahi olamayacağını ifade edelim. En azından o raporu açıklayabilme cesaretiniz olsun'  dedi.</p> <p><strong>AKBAŞOĞLU: 'BU SİNSİ ŞEBEKEYLE MÜCADELEDE REHAVETE KAPILMA LÜKSÜNE SAHİP DEĞİLİZ'</strong></p> <p>AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise 'Her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ'nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ'yle mücadele de devam edecektir. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ'yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ'nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz. Nitekim, Emniyet ve yargımız, aynı şekilde istihbarat birimlerimiz tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ediyorlar. Bu süreçte suçlu ve suçsuz aralarındaki ayrıma azami dikkat gösteriliyor. Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerimiz devam ediyor' diye konuştu.</p> <p class='isSelectedEnd'>Grup başkanvekillerinin konuşmalarının ardından Genel Kurul'da 15 Temmuz darbe girişimi ve TBMM 15 Temmuz araştırma komisyonu raporu üzerinden tartışmalar devam etti. İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, 15 Temmuz araştırma komisyonunun hazırladığı raporun TBMM kayıtlarında bulunmadığını belirterek, raporun açıklanmasını istedi. Darbe girişiminin siyasi ayağının ortaya çıkarılması gerektiğini savunan Poyraz, 'Bu iş neyse ortaya çıksın, bir komisyon kurulsun, her şey ortaya çıksın' ifadelerini kullandı.</p> <p class='isSelectedEnd'>AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise 15 Temmuz sonrasında Türkiye'nin özellikle savunma sanayisinde önemli kazanımlar elde ettiğini belirterek, 'Terör hangi isim altında olursa olsun insanlığın ortak düşmanıdır' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd'>CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, AK Parti'nin 15 Temmuz'la gerçek anlamda yüzleşmediğini savunarak, Araştırma Komisyonu raporunun açıklanmamasına yönelik eleştirilerini sürdürdü. Günaydın, 'Bir tane daha komisyon kur, 15 Temmuz'da kim o vatan hainleriyle beraber iş tutmuş hep beraber araştıralım' diye konuştu.</p> <p class='isSelectedEnd'><strong>'YALAN SENİN ADIN SOYADIN'</strong></p> <p>Genel Kurul'unda Paris İstinaf Mahkemesi'nin, Irak-Türkiye petrol taşımacılığı ve Powertrans şirketiyle bağlantılı tahkim davasında Türkiye'nin itirazını reddetmesine ilişkin karar da tartışma konusu oldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, CHP'nin, Paris İstinaf Mahkemesi'nin kararını Türkiye aleyhine siyasi malzeme yaptığını savundu. Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Akbaşoğlu'nun iddialarına tepki göstererek 'Yalan senin adın soyadın Akbaşoğlu' dedi. Akbaşoğlu ise 'Yalan dolanı, hırsızlığı, arsızlığı CHP kendi içinde arasın' karşılığını verdi.</p> <p>Tartışmanın sürmesi üzerine Meclis Başkanvekili Buldan, birleşime 10 dakika ara verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-fetonun-siyasi-ayagi-tartismasi-chpli-gunaydin-anadoluda-sivaci-boyaci-fetocu-cikti-da-hic-milletvekili-bakan-yok-mu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:44:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/tbmm-genel-kurulunda-fetonun-siyasi-ayagi-tartismasi-chpli-gunaydin-anadoluda-sivaci-boyaci-fetocu-cikti-da-hic-milletvekili-bakan-yok-mu.png" type="image/jpeg" length="48044"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gözaltındaki Nasuh Mahruki'nin emniyet ifadesinden: 'Asıl eleştirdiğim ABD ve geciken devlet birimleridir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gozaltindaki-nasuh-mahrukinin-emniyet-ifadesinden-asil-elestirdigim-abd-ve-geciken-devlet-birimleridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gozaltindaki-nasuh-mahrukinin-emniyet-ifadesinden-asil-elestirdigim-abd-ve-geciken-devlet-birimleridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gözaltına alınan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, 15 Temmuz paylaşımına ilişkin emniyetteki ifadesinde, 'Asıl eleştirdiğim ABD'dir ve Gülen cemaatinin darbeye kalkışacağını önceden bildiği hâlde bunca acının yaşanmasına sebep olan gecikerek müdahale eden ilgili devlet birimleridir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Gözaltına alınan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, 15 Temmuz paylaşımına ilişkin emniyetteki ifadesinde, 'Asıl eleştirdiğim ABD'dir ve Gülen cemaatinin darbeye kalkışacağını önceden bildiği hâlde bunca acının yaşanmasına sebep olan gecikerek müdahale eden ilgili devlet birimleridir' dedi.</p> <p>Eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümünde yaptığı '15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir. Baş planlayıcısı ABD'dir, Fil'i feda etmiş, Vezir'i almıştır, Erdoğan'ı Şah yapmış, Türk milletini Mat etmiştir' şeklindeki sosyal medya paylaşımı nedeniyle İstanbul'da gözaltına alındı.</p> <p>'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' iddiasıyla Güvenlik Şube Müdürlüğü, Kamu Güvenliği Büro Amirliği'nde ifadesi alınan Mahruki'nin paylaşımın kendisine ait olduğunu belirterek şunları anlattığı öğrenildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bu paylaşımda 15 Temmuz'un daha önceden fark edilmiş olduğu devletin resmi kayıtlarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen bir soruşturmada o zamanki adıyla Gülen cemaatinin ordu içerisinde bir hazırlık içinde olduğuna dair bilgiler geçiyordu, bir binbaşının girişimden 40 gün önce bu yönde hazırlık yapıldığı ihbarı vardı. Aynı zamanda Rus istihbaratının da bu konu hakkında uyardığı bilinmektedir. Daha yakın zamanda dönemin MİT Müşteşarı Hakan Fidan'ın kendisini dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın bizzat uyardığı yönünde beyanı vardır. Orduyu içerde tutmasıyla alakalı dolayısıyla devletin ilgili birimleri, Gülen cemaatinin YAŞ kararları öncesinde tasfiye edileceğini bildiği için böyle bir kalkışmayı öne almak zorunda kaldılar. Nitekim onların da elleri ayaklarına dolandı bu süreçten. Sayın Cumhurbaşkanı bu kalkışmayı olay başladıktan sonra eniştesinden öğrendiğini söyledi, dolayısıyla devletin ilgili birimleri bu kalkışmadan birden fazla kaynaktan haberdar oldukları hâlde gecikerek müdahale edilmiştir. Bu yüzden 251 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Polis Özel Harekat Başkanlığı uçaklarla bombalanarak çok sayıda şehit vermiştir. Bu gecikmenin çok ağır bedeli her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi benim de canımı çok yakmıştır. En önce eleştirdiğim konu budur.</p> <p><strong>'İŞİN PLANLAYICISI ABD'DİR'</strong></p> <p>Bu gecikme neden yaşandı? Eğer zamanında müdahale edilseydi 251 şehidi vermezdik. Bu işin planlayıcısı ABD'dir. Ben burada satranç oyunundaki taşlara benzetme yapmaya çalıştım. Fil, ABD'nin beslediği herkesçe bilinen Gülen cemaatidir. Vezir, parlamenter sisteme dayanan kuvvetler ayrılığı ilkesinin bulunduğu cumhuriyetimizdir. Şah dediğim, cumhurbaşkanının yetkilerinin yeni dönemde kuvvetler birliğine dönüşmesidir. Mat dediğim ise Türk Milletinin parlamenter sistemi kuvvetler ayrılığı ilkesini kaybetmesidir. Paylaşım hakkında üzerime atılı olan halkı kin, nefret ve düşmanlığa sürükleme veya aşağılama suçunu işlemedim. Bu üzerime atılı olan suçlamayı bu paylaşımdan nasıl çıkarıldığını anlamadım. Böyle bir niyetle bu paylaşımı yapmadım. Asıl eleştirdiğim ABD'dir ve Gülen cemaatinin darbeye kalkışacağını önceden bildiği hâlde bunca acının yaşanmasına sebep olan gecikerek müdahale eden ilgili devlet birimleridir. Bu darbenin kazananı ABD'dir. Üzerime atılı olan suçlamayı işlemediğim için serbest bırakılmayı talep ediyorum.'</p> <p>Mahruki, gözaltına alınmadan önce, uçakta ailesiyle birlikte paylaştığı fotoğrafa, 'Güney Afrika'dan sabaha karşı geldik. Şimdi de polis arkadaşlarla Vatan Emniyet'e gidiyoruz' notunu düştü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gozaltindaki-nasuh-mahrukinin-emniyet-ifadesinden-asil-elestirdigim-abd-ve-geciken-devlet-birimleridir</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:33:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/gozaltindaki-nasuh-mahrukinin-emniyet-ifadesinden-asil-elestirdigim-abd-ve-geciken-devlet-birimleridir.png" type="image/jpeg" length="80897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bornova'da Homeros Vadisi yangını kontrol altına alındı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bornovada-homeros-vadisi-yangini-kontrol-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bornovada-homeros-vadisi-yangini-kontrol-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bornova'nın simge doğal alanlarından Homeros Vadisi çevresindeki ormanlık alanda çıkan yangın, ilgili kamu kurumlarının koordineli çalışması ve Bornova Belediyesi ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yangının ilk ihbarının ardından Bornova Belediyesi, iş makineleri, Yangın Olaylarına Müdahale Araçları (YOMA) ve saha ekiplerini bölgeye sevk ederek söndürme çalışmalarına destek verdi. Yangının kontrol altına alınmasının ardından bölgede soğutma çalışmaları sürdürülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Bornova'nın simge doğal alanlarından Homeros Vadisi çevresindeki ormanlık alanda çıkan yangın, ilgili kamu kurumlarının koordineli çalışması ve Bornova Belediyesi ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yangının ilk ihbarının ardından Bornova Belediyesi, iş makineleri, Yangın Olaylarına Müdahale Araçları (YOMA) ve saha ekiplerini bölgeye sevk ederek söndürme çalışmalarına destek verdi. Yangının kontrol altına alınmasının ardından bölgede soğutma çalışmaları sürdürülüyor.</p> <p>Yangına, Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda 2 yangın söndürme uçağı, 4 helikopter, 16 arazöz, 6 su ikmal aracı ve 1 dozer ile havadan ve karadan müdahale edilirken, Bornova Belediyesi de iş makineleri, YOMA araçları ve personeliyle söndürme çalışmalarına destek verdi. Belediye ekipleri, ulaşımın sağlanması, yangın hatlarının desteklenmesi ve sahadaki çalışmalara lojistik katkı sunulması için yoğun mesai harcadı.</p> <p><strong>BAŞKAN EŞKİ: 'İLK ANDAN İTİBAREN TÜM KURUMLARLA OMUZ OMUZA ÇALIŞTIK' </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, yangının ilk anından itibaren belediye ekiplerinin sahada görev yaptığını belirterek, şu açıklamayı yaptı: 'Bornova Homeros Vadisi çevresindeki ormanlık alanda meydana gelen yangına, tüm ilgili kamu kurumları ve belediyemiz ekiplerince ilk andan itibaren koordineli bir şekilde müdahale edilmiştir. Yangın kontrol altına alınarak söndürülmüş olup, bölgedeki soğutma çalışmaları titizlikle devam etmektedir. Doğamızı korumak adına sahada canla başla görev yapan tüm ekiplere teşekkür ederiz. Geçmiş olsun Bornova.'</p> <p>Başkan Eşki, Bornova Belediyesi'nin afet ve acil durumlarda tüm imkanlarıyla sahada olmaya devam edeceğini vurgulayarak, doğal alanların korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.</p> <p>Yangının tamamen kontrol altına alınmasının ardından bölgede yeniden alevlenme riskine karşı ekiplerin soğutma çalışmalarının aralıksız devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bornovada-homeros-vadisi-yangini-kontrol-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:28:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/bornovada-homeros-vadisi-yangini-kontrol-altina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="63134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[15 Temmuz'un 10. yılında KESK üyesi KHK'lılardan 'adalet' çağrısı: Hala bir umut ve beklenti içindeyiz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/15-temmuzun-10-yilinda-kesk-uyesi-khklilardan-adalet-cagrisi-hala-bir-umut-ve-beklenti-icindeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/15-temmuzun-10-yilinda-kesk-uyesi-khklilardan-adalet-cagrisi-hala-bir-umut-ve-beklenti-icindeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişiminin ardından Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamudan ihraç edilen 125 bin kişi arasında yer alan 2 bin 180 KESK üyesi adalet taleplerini bir kez daha dile getirdi. Bu kişiler arasında bulunan Nihat Kılınçalp, '10 yılın ardından hâlâ bir umut ve beklenti içindeyiz. Bu yanlışlıktan geri dönülmesini bekliyoruz. İnsanların mesleklerine dönmesini, hayatın içine yeniden girmesinin bir şekilde sağlanmasını, en azından yeniden bir değerlendirme yapılmasını bekliyoruz' dedi. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Kadir DEVİR / Kamera: Dursun ALKAYA</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>15 Temmuz darbe girişiminin ardından Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamudan ihraç edilen 125 bin kişi arasında yer alan 2 bin 180 KESK üyesi adalet taleplerini bir kez daha dile getirdi. Bu kişiler arasında bulunan Nihat Kılınçalp, '10 yılın ardından hâlâ bir umut ve beklenti içindeyiz. Bu yanlışlıktan geri dönülmesini bekliyoruz. İnsanların mesleklerine dönmesini, hayatın içine yeniden girmesinin bir şekilde sağlanmasını, en azından yeniden bir değerlendirme yapılmasını bekliyoruz' dedi. </p> <p>15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından çıkarılan KHK'larla kamu görevinden ihraç edilen binlerce kamu emekçisi arasında Nihat Kılınçalp, Deniz Topkan, Evrim Özdemir ve Ahmet Karagöz de bulunuyordu. </p> <p>İhraç edilen KESK üyeleri, FETÖ ile herhangi bir bağlantılarının bulunmadığını belirterek, görevlerine iade edilmeyi ve adaletin sağlanmasını beklediklerini dile getirdi.</p> <p><strong>'BİR GÜNDE HER ŞEY ALINDI'</strong> </p> <p>Öğretmenlikten ihraç edilen Nihat Kılınçalp, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, 29 Ekim 2016'da yayımlanan 675 sayılı KHK ile ihraç edildiğini Cumhuriyet Bayramı sırasında öğrendiğini söyledi. Kararın ardından arkadaşlarıyla durumu değerlendirdiklerini, ailesine ise haberi hemen veremediğini belirten Kılınçalp, sürecin değişeceğine dair beklentileri olduğunu anlattı.</p> <p>Kılınçalp, sendikacılık yaptıklarını ve kararnameyle birçok arkadaşının ihraç edildiğini söyledi. Görevde oldukları süreçte FETÖ/PDY mensuplarının kendileri hakkında, FETÖ yapılanmasına karşı eylem, etkinlik ve söylemler geliştirdikleri için soruşturmalar açtıklarını aktaran Kılınçalp, 'Fethullahçıların devlet içinde örgütlendiğini, bunun devlete zarar vereceğini, yapılan çalışmaların tehlikeli olduğunu her mecrada dile getirdik. Bundan dolayı idareciler tarafından bize soruşturmalar açılmıştı. Ama bunun bir ihraç gerekçesi olabileceğini beklemiyorduk' dedi.</p> <p>Ailesine ihraç edildiğini bildirdikten sonra, eşinin ve kızının gözlerinin dolduğunu dile getiren Kılıçalp, 'Benim güçlü duruşum onlara biraz moral oldu ama ben de güçlü durmaya çalışıyordum. Çünkü 20 yıllık bir emek vardı. Bir günde her şey böyle elinden alındı. Sosyal hayatın, iş hayatın, çevrem öğretmendi. Büyük bir boşlukta kendimi hissettim.' dedi. </p> <p><strong>'BU YANLIŞLIKTAN GERİ DÖNÜLMESİNİ BEKLİYORUZ'</strong></p> <p>Kılınçalp, görevden alınmasının ardından yaşadığı zorlukları anlattı. Eşyalarını almak için gittiği okulda bazı meslektaşlarının kendisini görünce korkarak sınıflara kaçtığını belirten Kılınçalp, özel sektörde iş bulma imkanlarının da kaybolduğunu söyledi.</p> <p>İhraç sürecinin birçok kişi için ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden Kılınçalp, hastalık, yaşamını yitirenler ve yurt dışına çıkmak zorunda kalanlarla birlikte bunun toplumsal bir yıkıma dönüştüğünü dile getirdi. Mesleğinden 10 yıldır uzak kaldığını belirten Kılınçalp, öğrencilerinden gelen mesajların kendisi için önemli bir umut kaynağı olduğunu söyledi.</p> <p>Kılınçalp, ihraç edilenlerin mesleklerine dönmesi ve itibarlarının yeniden sağlanması için yeniden değerlendirme yapılmasını isteyerek, şunları söyledi:</p> <p>'Bu 10 yılın ardından hâlâ bir umut ve beklenti içindeyiz. Bu yanlışlıktan geri dönülmesini bekliyoruz. İnsanların mesleklerine dönmesini, hayatın içine yeniden girmesinin bir şekilde sağlanmasını, en azından yeniden bir değerlendirme yapılmasını bekliyoruz. Hiçbir şey için geç kalınmış değil. Bundan sonraki süreçte bizlerin mesleğimize tekrar dönmemiz, itibarımızın tekrar verilmesi gerekiyor. Çünkü bir itibarsızlaştırma süreci yaşadık.'</p> <p><strong>'KENDİNDEN OLMAYAN HERKESİN İŞTEN ATILDIĞI BİR SÜRECİ BİRLİKTE YAŞADIK'</strong></p> <p>Eski sağlık memuru Deniz Topkan da Temmuz 2017'de 24 yıl 4 aydır görev yaptığı memuriyetten ihraç edildiğini belirtti. İhraç haberinin yeğeninin düğününde öğrendiğini aktaran Topkan, '15 Temmuz sonrası, 'FETÖ ile mücadele ediyoruz' cümlesi ile toplumun tüm kesimlerine yönelik baskı ve kendinden olmayan herkesin işten atıldığı bir süreci birlikte yaşadık' dedi.</p> <p>Yıllarca verdikleri mücadelenin birilerinin keyfi isteğiyle son bulduğunu söyleyen Topkan, ekonomik zorluklar çektiğini ve 25 yıl görev yaptığı kuruma 'misafir' gibi gitmenin burukluğa yol açtığını aktardı. </p> <p>KHK'lıların yaşadıkları sorunlarla ortaklaşa baş etmek durumunda kaldıklarını ifade eden Topkan, 'Öldükten sonra görevine iade edilen onlarca arkadaşımız var. Burada en büyük sıkıntı, mahkemelerin hâlâ bir cevap vermemiş olması ya da neden işten atıldıklarıyla ilgili bir beyanda bulunmamış olmaları. 9 yıldır bekliyorum. Davam Danıştay'da. 'Bizde oluşan kanaat üzerinden seni işten attık' diyorlar. Hakkınızda herhangi bir hüküm olmasa da, açıklanmış bir mahkeme kararı bulunmasa da 'kanaatimiz bu yöndedir' deyip bu süreci devam ettiriyorlar' diye konuştu.</p> <p><strong>'KESK'LİLER MUHALİF KİMLİKLERİ NEDENİYLE MAĞDUR EDİLDİ'</strong></p> <p>Topkan, verilen mücadelenin temelinde maddi talepler değil, yaşanan haksızlıkların giderilmesi ve adaletin sağlanması olduğunu söyledi. İhraç süreçlerini eleştiren Topkan, ihraç edilen KESK'lilerin FETÖ ile bağlantısı olmadığını ve muhalif kimlikleri nedeniyle mağdur edildiklerini belirtti.</p> <p>Hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan, herhangi bir suça veya darbe girişimine dahil olmayan tüm kamu çalışanlarının görevlerine iade edilmesi gerektiğini ifade eden Topkan, devletin hukuk kuralları çerçevesinde hareket etmesi ve mağduriyet yaşayan kamu emekçilerinin geçmişe dönük haklarıyla birlikte görevlerine döndürülmesi çağrısında bulundu.</p> <p>Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube Kadın Sekreteriliği sırasında 675 sayılı KHK ile ihraç edilen Evrim Özdemir de 10 yılı aşkın süredir devam eden sürecin hâlâ hukuki aşamalarda sürdüğünü belirtti.</p> <p>Özdemir, özellikle ihraç edilen kadınların iş bulma ve ekonomik bağımsızlık konusunda zorluk yaşadığını ifade ederek, Eğitim Sen ve KESK dayanışmasının mücadelelerinde önemli bir güç olduğunu söyledi.</p> <p><strong>'2 BİN 180 KESK'Lİ HALA İHRAÇ DURUMUNDA'</strong></p> <p>Kendisi de KHK ile ihraç edilen KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, ihraç sürecinin kendisi ve ailesi üzerindeki etkilerini anlattı.</p> <p>İhraç kararını 29 Ekim 2016'da öğrendiğini belirten Karagöz, ailesinin yaşadığı zorluklara rağmen sendikal dayanışmanın kendilerini ayakta tuttuğunu söyledi.</p> <p>EğitimSen ve KESK'in ihraç edilenlere hukuki, maddi ve manevi destek sunduğunu vurgulayan Karagöz, ihraç edilen kişi sayısının resmi rakamların üzerinde olduğunu ifade etti.</p> <p>KESK'e bağlı sendikalardan 4 bin 259 kişinin ihraç edildiğini, hukuki mücadele sonucunda 2 bin 79 kişinin görevine döndüğünü, 2 bin 180 KESK'linin ise hâlâ ihraç durumda olduğunu bildiren Karagöz, ihraçların örgütlü mücadele nedeniyle gerçekleştiğini vurgulayarak, göreve iadeler için mücadeleye devam edeceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Öte yandan KESK, KHK ile ihraç edilen üyelerinin görevlerine iadesi için yarın ve 18 Temmuz Cumartesi, Güvenpark'ta 'İşimizi Geri İstiyoruz' eylemi düzenleyecek.    </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/15-temmuzun-10-yilinda-kesk-uyesi-khklilardan-adalet-cagrisi-hala-bir-umut-ve-beklenti-icindeyiz</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:27:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/15-temmuzun-10-yilinda-kesk-uyesi-khklilardan-adalet-cagrisi-hala-bir-umut-ve-beklenti-icindeyiz.jpg" type="image/jpeg" length="90088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay Seferihisar'da çalışmaları yerinde inceledi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-seferihisarda-calismalari-yerinde-inceledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-seferihisarda-calismalari-yerinde-inceledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Seferihisar'da yürütülen belediye çalışmalarını yerinde incelemek üzere ilçeyi ziyaret etti. Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, belediye meclis üyeleriyle Tugay'a eşlik ederek çalışmalar hakkında bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div style='text-align: left;'><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Seferihisar'da yürütülen belediye çalışmalarını yerinde incelemek üzere ilçeyi ziyaret etti. Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, belediye meclis üyeleriyle Tugay'a eşlik ederek çalışmalar hakkında bilgi verdi.</div> <div style='text-align: left;'> </div> <div style='text-align: left;'>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yürütülen belediye hizmetlerini yerinde incelemek ve ilçenin ihtiyaçlarına yönelik değerlendirmelerde bulunmak üzere Seferihisar'ı ziyaret etti. Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş ve belediye meclis üyelerinin eşlik ettiği ziyarette, devam eden projeler ele alınırken vatandaşların talepleri de doğrudan dinlendi.</div> <div style='text-align: left;'>İlçenin farklı noktalarında gerçekleştirilen incelemelerde, altyapıdan üstyapıya, kamusal alan düzenlemelerinden sosyal belediyecilik hizmetlerine kadar birçok çalışma değerlendirildi. Mahallelerde vatandaşlarla da bir araya gelen Başkan Tugay ve Başkan Vekili Gümüş, esnafı ziyaret ederek talepleri dinledi, Seferihisarlılarla sohbet etti.</div> <div style='text-align: left;'>Ziyaret boyunca Büyükşehir Belediyesi ile Seferihisar Belediyesi arasında yürütülecek ortak çalışmalar ve ilçenin öncelikli ihtiyaçları üzerine değerlendirmelerde bulunulurken, belediye meclis üyeleri de saha ziyaretlerine katılarak mahallelerdeki mevcut durum ve vatandaşların beklentilerini yerinde dinledi.</div> <div style='text-align: left;'> </div> <div style='text-align: left;'><strong>'İLÇELERİMİZLE OMUZ OMUZA ÇALIŞMAYI ÖNEMSİYORUZ' </strong></div> <div style='text-align: left;'> </div> <div style='text-align: left;'>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yerel yönetimlerin vatandaşla iç içe olduğu sürece güçlü hizmet üretebileceğini belirterek, şunları söyledi:</div> <div> </div> <div>'Seferihisar, İzmir'in en değerli ilçelerinden biri. Büyükşehir Belediyesi olarak ilçelerimizle omuz omuza çalışmayı önemsiyoruz. Vatandaşlarımızın taleplerini sahada dinleyerek çözüm üretmek en doğru yönetim anlayışıdır. Seferihisar'ın ihtiyaç duyduğu her konuda iş birliği içinde olmaya, ilçeye değer katacak projeleri birlikte hayata geçirmeye devam edeceğiz.'</div> <div> </div> <div>Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş de İzmir Büyükşehir Belediyesi ile kurulan güçlü dayanışmanın ilçeye önemli katkılar sunduğunu belirterek, 'Seferihisar'ın ihtiyaçlarını yerinde görmek, vatandaşlarımızın sesini birlikte dinlemek ve çözümü ortak akılla üretmek bizim için çok kıymetli. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay'ın ilçemize gösterdiği ilgi ve destek, hizmetlerimizi daha da güçlendiriyor. Bizler de meclis üyelerimizle birlikte mahalle mahalle dolaşmaya, hemşehrilerimizin taleplerini dinlemeye ve Seferihisar için durmadan çalışmaya devam edeceğiz' şeklinde konuştu.</div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-seferihisarda-calismalari-yerinde-inceledi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:25:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tugay-seferihisarda-calismalari-yerinde-inceledi.jpg" type="image/jpeg" length="65822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saç klonlaması: Saç tedavisinde yeni bir çağın kapısı aralanıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sac-klonlamasi-sac-tedavisinde-yeni-bir-cagin-kapisi-aralaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sac-klonlamasi-sac-tedavisinde-yeni-bir-cagin-kapisi-aralaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saç ekimi alanında yıllardır çözüm bekleyen donör alanı yetersizliği problemi, bilim dünyasının son dönemdeki çalışmalarıyla tarihe karışmaya hazırlanıyor. Dr. Muhammet Emrah Çinik, saç klonlaması teknolojisinin saç ekimiyle ilgili tüm bilinen doğruları değiştireceğini belirterek, bu yenilikçi tedavinin detaylarını aktardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Saç ekimi alanında yıllardır çözüm bekleyen donör alanı yetersizliği problemi, bilim dünyasının son dönemdeki çalışmalarıyla tarihe karışmaya hazırlanıyor. Dr. Muhammet Emrah Çinik, saç klonlaması teknolojisinin saç ekimiyle ilgili tüm bilinen doğruları değiştireceğini belirterek, bu yenilikçi tedavinin detaylarını aktardı.</p> <p>Dr. Muhammet Emrah Çinik, çok uzun yıllardır saç ekimi doktorlarının karşılaştığı en büyük problemin, saç ekimi yapılacak kişideki donör alanındaki saç kökü sayısının yetersizliği olduğunu ifade etti.</p> <p>Günümüzde FUE, DHI ve Long Hair FUE yöntemleri ile hem doğal hem de çok başarılı sonuçlar almak mümkün ancak çok büyük kelliği olanlar ya da saç ekimi için yeterli miktarda donör alanı olmayanlar için bu operasyonlar yeterli olmuyor. Donörü yetersiz olan hastalarda maksimum bir veya iki operasyon yapılabilirken, klonlama sonrası ise defalarca saç ekimi gerçekleştirilebilecek.</p> <p>Bu noktada bilim dünyasının çok uzun süredir üzerinde çalıştığı ve herkesi mutlu edebilecek yeni bir teknoloji olan 'saç klonlaması' gündeme geliyor. Dr. Çinik, saç klonlamasının temel mantığının, hastada yeterli sayıda olmayan donör saçlarını laboratuvar ortamında çoğaltmak olduğunu kaydetti. Böylece saç ekim operasyonunda kullanılmak üzere binlerce saç grefti donör olarak elde edilebilecek.</p> <p>Bu sayede:</p> <p>-On binlerce saç grefti elde edilebilecek.</p> <p>-İleri derecede kel olan, özellikle Norwood 7 hastalar için saç ekimi yapılabilecek.</p> <p>-Daha önceden birkaç saç ekimi geçirmiş ve donör alanı artık kullanamayacak düzeyde olan hastalar tekrar saç ekimi olabilecek.</p> <p>-Özellikle saç ekimine uygun olmayan ama peruk kullanan hastalar rahatlıkla saç ekimi olabilecek.</p> <p>-Saç ekiminden sonra finasteride ve minoksidil gibi hormon benzeri ilaçları içme zorunluluğu ortadan kalkacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>BİLİM DÜNYASI UMUTLU</strong></p> <p>Son 5-6 yılda saç genetik çalışmaları önemli bir ilerleme kaydetti. Bilim insanları saç yapısını elektron mikroskobu boyutunda inceleyip, saç folikülünü oluşturan her yapının birbiriyle iletişimini, kan damarlarının, sinir yapısının ve hormonal bağlantıların nasıl çalıştığını üç boyutlu bir harita gibi görmeye başladı. Bu hakimiyet tedavi ve yeni teknoloji için ışık oldu. Artık hangi kök hücrenin veya hangi hormonun saç foliküllerinde etkili olacağı biliniyor.</p> <p>Detaylı bakıldığında saç folikül hücreleri, kök hücre fizyolojisi, üç boyutlu laboratuvar hücre kültürleri, genetik doku mühendisliği ve genetik haritalama alanındaki gelişmeler, saç klonlamasına hizmet etmeye başladı.</p> <p>'Eskiden saç folikülü çoğaltılabilir mi' diye soran bilim insanları artık bu soruyu sormuyor. Çalışmalar; klonlanarak üretilen saç foliküllerinin ne kadar uzun süre yaşayacağı, seri üretim ve herkese klonlama işleminin ne zaman başlayacağı, uzun dönemde bu tedavinin yan etkilerinin ne olabileceği ve bu işlemi yapacak doktorların nasıl eğitileceği gibi sorulara odaklanıyor.</p> <p><strong>SAÇ KLONLAMASI HANGİ AŞAMADA</strong></p> <p>Dr. Çinik, son aşamaları anlatırken, birçok bilim insanının önümüzdeki süreçte laboratuvar denemelerinin klinik olarak onaylanmasını beklediğini belirtti. Laboratuvarda çoğaltılan saçların insanlar üzerinde başarılı olması için önce hayvan deneylerinin sonuçlarının netleşmesi ve bilimsel otoritelerce onaylanması gerektiğini vurguladı. Dr. Çinik, bugün için saç klonlamasının henüz saç ekim doktorlarının rutin olarak tedavide kullanacakları bir tedavi olmadığını, hala laboratuvar ortamlarındaki çalışmaların güvenlik testleri bitmeden uygulamaya geçilmediğini kaydetti.</p> <p>Ancak saç klonlaması artık bir hayal değil. Son yıllardaki genetik bilimi, kök hücre çalışmaları ve rejeneratif tıptaki gelişmeler, saç klonlama teknolojisini fazlasıyla yakınlaştırdı. Net tarih verilmese bile artık klonlama tedavisi kapıda... Dr. Çinik, 'Özellikle ülkemizin saç ekimi alanındaki dünya lideri pozisyonunu düşünürsek, saç ekim kliniklerimizin bu tedaviyi kullanacaklarından hiç şüphemiz yoktur' dedi.</p> <p><strong>MEVCUT TEDAVİLER</strong></p> <p>Özellikle saç ekiminde doğal sonuçlar alınıyor. FUE, DHI ve Long Hair FUE yöntemleri mevcut yapılan ve hala en güncel operasyon teknikleri olarak öne çıkıyor. Saç ekimine uygun olmayan hastalar için ameliyatsız tedavilerde çok başarılı sonuçlar alınıyor. Exosome, mezoterapi, PRP ve stem cell gibi invazif tedaviler bu kapsamda değerlendiriliyor.</p> <p>Saç ekimi yaptırmak istemeyen veya bir klinikte tedavi olmak istemeyen hastalar için ise ilaç tedavileri uzun dönemde saç dökülme tedavilerinde güvenle kullanılabiliyor. Finasteride, minoksidil, dutasteride ve saw palmetto gibi ilaç tedavileri bu alanda tercih edilen seçenekler arasında yer alıyor.</p> <p><strong>ADVERTORIAL YAYIN </strong></p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şirket haberleri, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sac-klonlamasi-sac-tedavisinde-yeni-bir-cagin-kapisi-aralaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:25:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/sac-klonlamasi-sac-tedavisinde-yeni-bir-cagin-kapisi-aralaniyor.jpeg" type="image/jpeg" length="76787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bozüyük Belediyesi'nin araç ve makine parkı, yeni araçlarla güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bozuyuk-belediyesinin-arac-ve-makine-parki-yeni-araclarla-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bozuyuk-belediyesinin-arac-ve-makine-parki-yeni-araclarla-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bozüyük Belediyesi, ilçe genelinde daha hızlı, etkin ve kaliteli hizmet sunabilmek amacıyla araç ve makine parkını yeni araç ve iş makineleriyle güçlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(BİLECİK) -</strong> Bozüyük Belediyesi, ilçe genelinde daha hızlı, etkin ve kaliteli hizmet sunabilmek amacıyla araç ve makine parkını yeni araç ve iş makineleriyle güçlendirdi.</p> <p>İlçenin gelişmesi ve büyümesiyle birlikte belediye hizmetlerinin kapsamı, çeşitliliği ve hizmet alanlarının da her geçen gün genişlediğini belirten Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, vatandaşlara sunulan hizmetlerin daha etkin yürütülebilmesi için araç filosunu sürekli yenilediklerini ve güçlendirdiklerini söyledi.</p> <p>Bu çerçevede belediye bünyesine personel ve malzeme naklinde kullanılmak üzere 2 adet kasalı kamyonet, saha kontrol ve denetim hizmetlerinde kullanılacak 2 adet camlı panelvan, dar sokaklarda gerçekleştirilecek altyapı çalışmalarında görev yapacak 1 adet mini ekskavatör ile sulama ve temizlik hizmetlerinde kullanılacak 1 adet arazöz kazandırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bakkalcıoğlu, konuya ilişkin, 'Hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunabilmek için belediyemiz bütçe imkanları doğrultusunda yaptığımız satın alma ile araç ve makine parkımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. İlçemizin ihtiyaçlarına cevap verecek yatırımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Yeni araç ve iş makinelerimizin belediyemize, ilçemize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bülten, Bilecik</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bozuyuk-belediyesinin-arac-ve-makine-parki-yeni-araclarla-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:24:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/bozuyuk-belediyesinin-arac-ve-makine-parki-yeni-araclarla-gucleniyor.jpeg" type="image/jpeg" length="65806"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
