<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 23 Jun 2026 13:39:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP'ten gözaltılara tepki: ' Bu onursuzluk Türkiye'ye yakışmıyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tipten-gozaltilara-tepki-bu-onursuzluk-turkiyeye-yakismiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tipten-gozaltilara-tepki-bu-onursuzluk-turkiyeye-yakismiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TİP, Ankara'da NATO zirvesi öncesi yapılan gözaltılara tepki göstererek, 'Bu onursuzluğu kabul etmiyoruz. Gözaltılar derhal serbest bırakılmalıdır. Bu onursuzluk Türkiye'ye yakışmıyor' çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> TİP, Ankara'da NATO zirvesi öncesi yapılan gözaltılara tepki göstererek, 'Bu onursuzluğu kabul etmiyoruz. Gözaltılar derhal serbest bırakılmalıdır. Bu onursuzluk Türkiye'ye yakışmıyor' çağrısında bulundu.</p> <p>Türkiye İşçi Partisi'nin (TİP), sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Ankara'da NATO Zirvesi öncesinde yapılan gözaltılara tepki gösterildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi.</p> <p><strong>'OLAĞANÜSTÜ HAL' YASAKLARININ İPTALİ İÇİN DAVA AÇIYORUZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Saray rejimi, ev sahipliği yapmaya hazırlandığı NATO Zirvesi öncesinde, kanlı müttefiklerini korumak için Ankara'da saldırılara başladı. Kapıları kırılarak evlerine baskın yapılan yüzlerce yurttaşımız gözaltına alındı. Soykırımcı İsrail'le ticaret yapan, ABD'nin Orta Doğu planlarına destek olan Erdoğan, Trump'la dostluğuna yakışır icraatlarına devam ediyor. Bu onursuzluğu kabul etmiyoruz. Gözaltılar derhal serbest bırakılmalıdır. Bu onursuzluk Türkiye'ye yakışmıyor. Halkımız, Trump'ı ve kanlı ortaklarını bu topraklarda istemiyor.</p> <p>Ankara'da NATO Zirvesi günlerini içine alan 13 günlük hukuksuz 'olağanüstü hal' yasaklarının iptali için dava açıyoruz. Ve bir kez daha, dünyayı kana bulayan katillere karşı susmayacağımızı ilan ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tipten-gozaltilara-tepki-bu-onursuzluk-turkiyeye-yakismiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:33:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tipten-gozaltilara-tepki-bu-onursuzluk-turkiyeye-yakismiyor.png" type="image/jpeg" length="18421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tepebaşı Belediyesi Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinleri Bozüyük'ü gezdi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tepebasi-belediyesi-metin-ozogut-yasam-merkezi-sakinleri-bozuyuku-gezdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tepebasi-belediyesi-metin-ozogut-yasam-merkezi-sakinleri-bozuyuku-gezdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tepebaşı Belediyesi Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinleri, Bozüyük gezisinde kentin tarihi ve kültürel değerlerini yakından tanıdı. Keyifli anların yaşandığı gezide deneyimli vatandaşlar hem yeni yerler keşfetti hem de sosyalleşmenin mutluluğunu yaşadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR)</strong> - Tepebaşı Belediyesi Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinleri, Bozüyük gezisinde kentin tarihi ve kültürel değerlerini yakından tanıdı. Keyifli anların yaşandığı gezide deneyimli vatandaşlar hem yeni yerler keşfetti hem de sosyalleşmenin mutluluğunu yaşadı.</p> <p>Tepebaşı Belediyesi, deneyimli vatandaşların sağlıklı, aktif ve sosyal bir yaşam sürdürebilmesi amacıyla gerçekleştirdiği çalışmalara devam ediyor. Bu kapsamda Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinleri için Bozüyük'e kültürel gezi düzenlendi. Deneyimli vatandaşlar, gezi boyunca Bozüyük'ün tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret ederek bölgeye ilişkin bilgi aldı.</p> <p>Vatandaşlar, doğayla ve kent yaşamıyla iç içe keyifli bir gün geçirdi. Birlikte gezip sohbet eden deneyimli vatandaşlar, hem eğlendi hem de sosyal bağlarını güçlendirdi.</p> <p>Belediye Başkanı Ahmet Ataç, deneyimli vatandaşların yalnızca bakım ve sağlık hizmetlerine değil, sosyal ve kültürel etkinliklere de ihtiyaç duyduğunu belirterek, şunları söyledi:</p> <p>'Deneyimli vatandaşlarımızın kendilerini güvende, değerli ve yaşamın içinde hissetmelerini çok önemsiyoruz. Metin Özöğüt Yaşam Merkezimizde sağlık ve bakım hizmetlerinin yanında sosyal ve kültürel etkinliklere de geniş yer veriyoruz. Düzenlediğimiz geziler sayesinde vatandaşlarımız yeni yerler görüyor, birlikte güzel anılar biriktiriyor ve sosyal yaşamdan kopmuyor. Onların yüzündeki mutluluk, bizim için en büyük kazanımdır.'</p> <p><strong>GÜVENLİ, SAĞLIKLI VE SOSYAL YAŞAM</strong></p> <p>Zincirlikuyu Mahallesi'nde bulunan ve Aralık 2021'den bu yana hizmet veren Metin Özöğüt Yaşam Merkezi, 60 yaş üzerindeki vatandaşlara günlük yaşamları boyunca gözetim, bakım ve destek sağlıyor. Halen 55 kişinin konakladığı merkezden bugüne kadar toplam 170 vatandaş yararlandı. İki kişilik odalardan oluşan ve 72 kişilik yatak kapasitesine sahip merkezde, 33 metrekarelik özel bakım odası da bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Merkezde sağlık ve bakım hizmetlerinin yanı sıra düzenlenen sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle deneyimli vatandaşların aktif, üretken ve huzurlu bir yaşam sürdürmeleri destekleniyor.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tepebasi-belediyesi-metin-ozogut-yasam-merkezi-sakinleri-bozuyuku-gezdi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:27:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tepebasi-belediyesi-metin-ozogut-yasam-merkezi-sakinleri-bozuyuku-gezdi.JPG" type="image/jpeg" length="18347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkari'de kanal talepleri karşılanmayan köylüler derenin yönünü değiştirerek toprağını suluyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hakkaride-kanal-talepleri-karsilanmayan-koyluler-derenin-yonunu-degistirerek-topragini-suluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hakkaride-kanal-talepleri-karsilanmayan-koyluler-derenin-yonunu-degistirerek-topragini-suluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Çukurca Köyü'ndeki çiftçiler, kum ve taş doldurdukları torbalarla suyun yönünü değiştirerek tarım arazilerini suluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Viyan ORHAN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(HAKKARİ) -</strong> Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Çukurca Köyü'ndeki çiftçiler, kum ve taş doldurdukları torbalarla suyun yönünü değiştirerek tarım arazilerini suluyor.</p> <p>Yüksekova ilçesindeki 120 haneli ve yaklaşık bin kişinin yaşadığı Çukurca Köyü'nde sulama kanallarının eski olması ve bazı bölümlerinin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle çiftçiler, tarım arazilerinin susuz kalmaması için dere içerisinde çalışarak geçici bentler oluşturuyor.</p> <p>Her yıl bu yöneteme başvurduklarını anlatan Çukurca Köyü Muhtarı Bahattin Örtaş, bu yıl kar yağışının fazla olması nedeniyle suyun debisinin yükseldiğini ve oluşturdukları bentlerin zarar gördüğünü ifade ederek, 'Bu sulama kanalımız dedelerimiz tarafından 60 yıl önce yapılmış, küreklerle çıkartılmış. 2026 yılında olmamıza rağmen biz ilkel yöntemlerle, insan gücüyle, bu torbaları kumla ve taşla doldurarak bendimizi tutmaya çalışıyoruz. Fakat bu insan gücüyle olacak bir şey değil' dedi.</p> <p>Sulama kanalı için defalarca talepte bulunduklarını ancak taleplerinin yerine getirilmediğini anlatan Örtaş, 'Millet bağ bahçeleri için köyde her şeyi ekiyor. Bunların kurumaması için mecburen bu işleri insan gücüyle yapıyoruz. Gençlerimiz artık bıkmış durumda. Bir günde değil, on günde bile 4-5 kişi 1000 metre kanalı kürekle nasıl temizleyebilir? Çok mağduruz' diye konuştu. </p> <p><strong>'BÖLGEMİZDE YETERLİ HİZMET GÖRMEDİK'</strong></p> <p>Köylerinde sulama kanalının yapılması için yetkililere çağrıda bulunan Örtaş, şunları söyledi:</p> <p>'Devletimiz bize yardımcı olsa, sulama kanallarımızda betonlama yapılsa, biz böyle zorluklar içinde olmayız. Çiftçilikle uğraşıyoruz, hayvancılıkla uğraşıyoruz. Çukurca Köyü 120 haneli ve yaklaşık bin nüfusa sahip. Coğrafi olarak da hem tarım hem de diğer alanlarda geniş bir yerleşim alanımız var. Muhtarlık yaptığım iki yıl içerisinde müdürlerle en az 20 kez görüştüm ve yüzden fazla dilekçe verdim. Hem sulama, hem içme suyu hem de yollarla ilgili taleplerimizi ilettik. Bölgemizde yeterli hizmet görmedik.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Hakkari</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hakkaride-kanal-talepleri-karsilanmayan-koyluler-derenin-yonunu-degistirerek-topragini-suluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:25:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/hakkaride-kanal-talepleri-karsilanmayan-koyluler-derenin-yonunu-degistirerek-topragini-suluyor.jpg" type="image/jpeg" length="40098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tepebaşı genelinde ilaçlama çalışmaları sürüyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tepebasi-genelinde-ilaclama-calismalari-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tepebasi-genelinde-ilaclama-calismalari-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tepebaşı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, ilçe genelinde sivrisinek, karasinek ve diğer uçkun zararlılara karşı ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR) </strong>- Tepebaşı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, ilçe genelinde sivrisinek, karasinek ve diğer uçkun zararlılara karşı ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor.</p> <p>Esentepe Mahallesi'nde de çalışan Tepebaşı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri; parklar, açık alanlar, ağaçlık bölgeler ve ortak kullanım alanlarında kontrollü biçimde uygulama gerçekleştirdi. Çalışmaların, çevre ve insan sağlığı gözetilerek belirlenen saatlerde ve planlı şekilde yürütüldüğü belirtildi.</p> <p>Çalışmalar yalnızca bir bölge ile sınırlı kalmazken, program dahilinde Tepebaşı genelinde farklı noktalarda da ilaçlama faaliyetleri sürüyor. Özellikle yaz aylarında artış gösteren uçkun zararlıların kontrol altına alınması amacıyla yapılan çalışmaların düzenli periyotlarla devam ettiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Öte yandan kırsal mahallelerde de sivrisineklerin üreme kaynaklarına yönelik larvasit uygulamaları gerçekleştiriliyor. Durgun su birikintileri, dere yatakları ve benzeri alanlarda yapılan bu çalışmalarla, zararlı popülasyonunun daha oluşmadan engellenmesi hedefleniyor.</p> <p>Yetkililer, yürütülen tüm faaliyetlerde vatandaşların sağlığı ve yaşam konforunun ön planda tutulduğunu vurgulayarak, çevresel dengeyi koruyan yöntemlerle mücadele çalışmalarının sürdürüldüğünü belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tepebasi-genelinde-ilaclama-calismalari-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:20:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tepebasi-genelinde-ilaclama-calismalari-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="52832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş de gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankara-universitesi-ogretim-uyesi-doc-dr-emel-memis-de-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankara-universitesi-ogretim-uyesi-doc-dr-emel-memis-de-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlarda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş'in de gözaltına alındığı öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Ankara'da NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlarda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş'in de gözaltına alındığı öğrenildi.</p> <p>Ankara'da NATO Zirvesi öncesinde kent genelinde ilan edilen eylem yasağının ardından düzenlenen operasyonlarda 209 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş'in de bulunduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, çeşitli soruşturmalar kapsamında toplam 241 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, bu kişilerden 209'unun gözaltına alındığı bildirildi. Gözaltına alınanlar hakkında 24 saat süreyle avukat görüş kısıtlaması kararı uygulandığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankara-universitesi-ogretim-uyesi-doc-dr-emel-memis-de-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:20:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ankara-universitesi-ogretim-uyesi-doc-dr-emel-memis-de-gozaltina-alindi.jfif" type="image/jpeg" length="37909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KESK: Toplu gözaltı ve baskılar anayasal hakların askıya alınmasıdır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kesk-toplu-gozalti-ve-baskilar-anayasal-haklarin-askiya-alinmasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kesk-toplu-gozalti-ve-baskilar-anayasal-haklarin-askiya-alinmasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KESK tarafından Ankara'da yapılan operasyona ilişkin açıklamada, 'Sıkıyönetim dönemlerinden aşina olduğumuz toplu gözaltı ve baskılar anayasal hakların askıya alınmasıdır. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalı, hukuksuz uygulamalar, baskılar sona erdirilmelidir' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>KESK tarafından Ankara'da yapılan operasyona ilişkin açıklamada, 'Sıkıyönetim dönemlerinden aşina olduğumuz toplu gözaltı ve baskılar anayasal hakların askıya alınmasıdır. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalı, hukuksuz uygulamalar, baskılar sona erdirilmelidir' denildi.</p> <p>KESK tarafından Ankara'da sabah saatlerinde yapılan polis operasyonuna ilişkin açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Fiili OHAL. AKP iktidarı 10 yılı aşkındır sürdürdüğü fiili OHAL uygulamalarını savaş örgütü NATO'nun yapacağı zirve öncesi Ankara başta olmak üzere ülkenin dört bir yanında yasaklamaların, gözaltıların dozunu iyice artırarak bir korku dalgası yaratmayı amaçlamaktadır. Ankara'da son bir haftadır fiilen sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Bu sabah itibariyle aralarında üyelerimizin de olduğu yüzlerce muhalif aktivist, kadın örgütleri üyeleri, siyasi parti temsilcisi ve üyesi, avukat, akademisyen, insan hakları temsilcileri, LGBTİ+ bireyleri gözaltına alınmıştır. Sıkıyönetim dönemlerinden aşina olduğumuz toplu gözaltı ve baskılar anayasal hakların askıya alınmasıdır. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalı, hukuksuz uygulamalar, baskılar sona erdirilmelidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kesk-toplu-gozalti-ve-baskilar-anayasal-haklarin-askiya-alinmasidir</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:17:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/kesk-toplu-gozalti-ve-baskilar-anayasal-haklarin-askiya-alinmasidir.jfif" type="image/jpeg" length="92299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tuncer Bakırhan: NATO'yu eleştirmek, demokratik hakları kullanmak suç değildir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tuncer-bakirhan-natoyu-elestirmek-demokratik-haklari-kullanmak-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tuncer-bakirhan-natoyu-elestirmek-demokratik-haklari-kullanmak-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 'NATO Zirvesi gerekçe edilerek siyasetçilerin, demokratik kitle örgütü temsilcilerinin ve sosyalistlerin gözaltına alınması kabul edilemez. NATO'yu eleştirmek, savaş politikalarına karşı çıkmak, demokratik hakları kullanmak suç değildir' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 'NATO Zirvesi gerekçe edilerek siyasetçilerin, demokratik kitle örgütü temsilcilerinin ve sosyalistlerin gözaltına alınması kabul edilemez. NATO'yu eleştirmek, savaş politikalarına karşı çıkmak, demokratik hakları kullanmak suç değildir' ifadesini kullandı.</p> <p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ankara'da yapılan polis operasyonuna tepki göstererek, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'NATO Zirvesi gerekçe edilerek siyasetçilerin, demokratik kitle örgütü temsilcilerinin ve sosyalistlerin gözaltına alınması kabul edilemez. NATO'yu eleştirmek, savaş politikalarına karşı çıkmak, demokratik hakları kullanmak suç değildir. Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren başta olmak üzere gözaltına alınan tüm arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tuncer-bakirhan-natoyu-elestirmek-demokratik-haklari-kullanmak-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:14:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tuncer-bakirhan-natoyu-elestirmek-demokratik-haklari-kullanmak-suc-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="61795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı: Siber suçlara yönelik operasyonlarda 193 şüpheli yakalandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/icisleri-bakanligi-siber-suclara-yonelik-operasyonlarda-193-supheli-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/icisleri-bakanligi-siber-suclara-yonelik-operasyonlarda-193-supheli-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında 5 günde 20 il merkezli operasyonlarda 193 şüphelinin yakalandığını, 78'inin tutuklanığını, 30'u hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığını, diğerleri hakkındaki işlemlerin devam ettiğini duyurdu. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında 5 günde 20 il merkezli operasyonlarda 193 şüphelinin yakalandığını, 78'inin tutuklanığını, 30'u hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığını, diğerleri hakkındaki işlemlerin devam ettiğini duyurdu. </p> <p>İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 193 şüpheli yakalandı. 20 il merkezli 'yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi, nitelikli dolandırıcılık' suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin, 78'i tutuklandı, 30'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.</p> <p>Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; 20 il merkezli düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, POS tefeciliği yaptıkları, sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden 'yatırım ve ürün satış dolandırıcılığı' temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları tespit edildi.</p> <p>Devletimizin gücü, güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle; suç ve suçlularla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/icisleri-bakanligi-siber-suclara-yonelik-operasyonlarda-193-supheli-yakalandi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:11:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/icisleri-bakanligi-siber-suclara-yonelik-operasyonlarda-193-supheli-yakalandi.jpg" type="image/jpeg" length="84153"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ceyhan Belediyesi'nden merkez ve kırsal mahallelerde asfalt seferberliği]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ceyhan-belediyesinden-merkez-ve-kirsal-mahallelerde-asfalt-seferberligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ceyhan-belediyesinden-merkez-ve-kirsal-mahallelerde-asfalt-seferberligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ceyhan Belediyesi, ilçe genelinde ulaşım konforunu artırmak ve vatandaşların daha güvenli yollarda seyahat etmesini sağlamak amacıyla sıcak asfalt ve asfalt onarım çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ADANA)</strong> - Ceyhan Belediyesi, ilçe genelinde ulaşım konforunu artırmak ve vatandaşların daha güvenli yollarda seyahat etmesini sağlamak amacıyla sıcak asfalt ve asfalt onarım çalışmalarını sürdürüyor.</p> <p>Ceyhan Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında merkez mahallelerden Cumhuriyet Mahallesi'nde bulunan 112, 115 ve 118 sokaklarda sıcak asfalt çalışmaları tamamlandı. Kırsal mahallelerde de çalışmalarını sürdüren ekipler, Büyükmangıt Mahallesi 3469 Sokak ile Mustafabeyli Mahallesi 4041 Sokak'ta sıcak asfalt uygulamalarını tamamlayarak yolları modern ve güvenli hale getirdi.</p> <p>Öte yandan ekipler, merkez mahallelerden Belediye Evleri Mahallesi'nde sıcak asfalt ve asfalt yama çalışmalarına yoğun şekilde devam ediyor. Yol bakım ve onarım faaliyetleriyle bozulan zeminler yenilenirken, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıracak ulaşım altyapısı güçlendiriliyor.</p> <p><strong>'DAHA KONFORLU VE GÜVENLİ YOLLAR İÇİN ÇALIŞIYORUZ'</strong></p> <p>Belediye Başkan Vekili Sevil Aydar Yıldız, ilçenin dört bir yanında hizmet üretmeye devam ettiklerini belirterek, 'Merkez ve kırsal mahalle ayrımı yapmadan ilçemizin ihtiyaç duyduğu noktalarda asfalt çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın daha konforlu ve güvenli ulaşım imkanlarına kavuşması için ekiplerimiz sahada yoğun mesai harcıyor. Planlamalarımız doğrultusunda yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz' dedi.</p> <p>Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin program dahilinde ilçenin farklı noktalarında asfalt ve üstyapı çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Adana</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ceyhan-belediyesinden-merkez-ve-kirsal-mahallelerde-asfalt-seferberligi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:08:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ceyhan-belediyesinden-merkez-ve-kirsal-mahallelerde-asfalt-seferberligi.jpeg" type="image/jpeg" length="12813"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adıyaman Belediyesi'nden İmamağa Mahallesi'ne çok amaçlı taziye evi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/adiyaman-belediyesinden-imamaga-mahallesine-cok-amacli-taziye-evi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/adiyaman-belediyesinden-imamaga-mahallesine-cok-amacli-taziye-evi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman Belediyesi tarafından İmamağa Mahallesi'ne kazandırılan çok amaçlı yaşam alanı ve taziye evi hizmete açıldı. Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, 'Varlık, Cumhuriyet, Altınşehir ve Kayalık mahallelerimizde inşaatı devam eden merkezlerimizi de kısa süre içerisinde tamamlayacağız. Böylece Adıyaman'da bu alandaki eksiklikleri büyük ölçüde gidermiş olacağız' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ADIYAMAN)-</strong> Adıyaman Belediyesi tarafından İmamağa Mahallesi'ne kazandırılan çok amaçlı yaşam alanı ve taziye evi hizmete açıldı. Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, 'Varlık, Cumhuriyet, Altınşehir ve Kayalık mahallelerimizde inşaatı devam eden merkezlerimizi de kısa süre içerisinde tamamlayacağız. Böylece Adıyaman'da bu alandaki eksiklikleri büyük ölçüde gidermiş olacağız' dedi. </p> <p>Adıyaman Belediyesi, İmamağa Mahallesi'nde yaşam alanı ve taziye evini hizmete açtı. Açılış programına siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, belediye başkanları, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda vatandaş katıldı. Adıyaman Belediyesi'nin tamamen kendi bütçesiyle inşa ettiği tesis; modern yemekhanesi, kadın ve erkekler için ayrı ayrı tasarlanan geniş kullanım alanları, otoparkı ve çevre düzenlemesiyle dikkat çekiyor. Toplam 700 metrekare açık alan ve 600 metrekare kapalı alana sahip olan tesis, mahalle sakinlerinin bir araya gelebileceği sosyal merkez olarak hizmet verecek.</p> <p><strong>'İHTİYAÇLARI TEK TEK GİDERİYORUZ'</strong></p> <p>Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, merkezin fonksiyonel yapısına dikkat çekerek, 'Bugün burada sadece bir taziye evinin değil, mahallemize değer katacak çok amaçlı salonların ve sosyal donatıların yer aldığı büyük bir eserin açılışı için bir aradayız. Adıyaman Belediyesi olarak kentimizin yeniden inşa sürecinde büyük bir gayret içerisindeyiz. Bir taraftan altyapıyı yenilerken, diğer taraftan mahallelerimizin sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayacak yaşam alanlarını şehrimize kazandırıyoruz' diye konuştu. Taziye kültürünün Adıyaman'daki dayanışma ruhu açısından büyük önem taşıdığını belirten Tutdere, kent genelinde bu alandaki ihtiyaçları tek tek gidermeye devam ettiklerini vurguladı.</p> <p>Başkan Tutdere, 'Göreve geldiğimiz günden bu yana İmamağa ile birlikte Boynukara, Ömer Turan, Yeşilyurt ve Yeni Mahalle'deki merkezlerimizi tamamlamış olduk. Varlık, Cumhuriyet, Altınşehir ve Kayalık mahallelerimizde inşaatı devam eden merkezlerimizi de kısa süre içerisinde tamamlayacağız. Böylece Adıyaman'da bu alandaki eksiklikleri büyük ölçüde gidermiş olacağız. Biz buralarda sadece acılarımızı paylaşmıyor, dayanışmamızı ve birliğimizi büyütüyoruz' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>'MERKEZDE NE VARSA ÇEVRE MAHALLELERDE DE O OLACAK'</strong></p> <p>İmamağa Mahallesi'nin uzun yıllardır bu tür sosyal alanlara ihtiyaç duyduğunu ifade eden Başkan Tutdere, belediyecilik anlayışlarında ayrımcılığa yer olmadığının altını çizerek şöyle devam etti: </p> <p>'Söz vermiştik; kentin merkez mahalleleri ile çevre mahalleleri arasında asla ayrım olmayacak demiştik. İmamağa Mahallesi sakinlerinin acılı günlerinde ya da sosyal etkinliklerinde bir araya gelebileceği nitelikli bir mekân bugüne kadar oluşturulmamıştı. Muhtarımızla birlikte göreve gelir gelmez yer tespitini yaptık ve bugün Adıyaman'ın en güzel kalıcı eserlerinden birini buraya kazandırdık. Adıyaman Belediyesi artık halkın belediyesidir. Popülizmden uzak; akıl, bilim ve şeffaflıkla çalışıyoruz.'</p> <p><strong>BAŞKAN TUTDERE'YE TEŞEKKÜR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İmamağa Mahallesi Muhtarı Abdurrahman Güngör ise mahallelerine kazandırılan modern yaşam alanı ve çok amaçlı tesis için Başkan Tutdere'ye ve belediye ekiplerine mahalle sakinleri adına teşekkür etti. Konuşmaların ardından çok amaçlı taziye evi ve yaşam alanının açılış kurdelesi dualar eşliğinde kesilerek halkın hizmetine sunuldu.</p> <p><strong>TUTDERE, İMAMAĞA MAHALLESİ SAKİNLERİNİ DİNLEDİ</strong></p> <p>Tutdere, İmamağa Mahallesi Taziye Evi açılışının ardından mahalle sakinleriyle bir araya gelerek vatandaşların sorun, talep ve önerilerini dinledi. Programda mahalleye park ve kütüphane kazandırılacağını açıklayan Tutdere, uzun süredir çözüm bekleyen sağlık ocağı için yer tahsisi sorununun da çözüme kavuştuğunu duyurdu.</p> <p>Kent genelinde tüm mahallelere eşit ve adil hizmet götürme anlayışıyla çalıştıklarını vurgulayan Tutdere, İmamağa Mahallesi'ne yeni bir park kazandırılacağını, park alanı içerisinde çocukların da faydalanabileceği bir kütüphane oluşturulmasının planlandığını söyledi. Tutdere açıklamasında, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Bizim farkımız bu. Herkese eşit ve adil hizmet götürmek için büyük bir gayret gösteriyoruz. Arkadaşlarımızla birlikte mahallemize bir park kazandırma sözü verdik. Bunun yanında, park alanı içerisinde tatil dönemlerinde çocuklarımızın da faydalanabileceği bir kütüphane oluşturmayı planlıyoruz. Böylece hem park hem de kütüphane ihtiyacını aynı anda karşılamış olacağız. Bu yöndeki çalışmaları bugünden itibaren başlattık. İnşallah kısa süre içerisinde tamamlayarak mahallemizin hizmetine sunacağız.'</p> <p><strong>SAĞLIK OCAĞI İÇİN YER TAHSİSİ SORUNU ÇÖZÜLDÜ</strong></p> <p>Programda mahalle muhtarının ve vatandaşların sağlık ocağı talebine de değinen Başkan Tutdere, bu konuda yürütülen çalışmalar sonucunda önemli bir aşama kaydedildiğini belirtti. Sağlık ocağı için uygun yer konusunda yaşanan sorunun, belediyenin ilgili birimleri, İl Sağlık Müdürlüğü ve mahalle muhtarının girişimleriyle çözüme kavuşturulduğunu ifade eden Tutdere, mahalle sakinlerine ikinci müjdeyi de verdi.</p> <p>Tutdere, sağlık ocağı sürecine ilişkin ise şunları kaydetti:</p> <p>'Sağlık ocağı konusunda da aslında gerekli çalışmaları yapmıştık. Arsa konusunda birtakım sıkıntılarımız vardı. Bu sıkıntıları aşmak için hem İl Sağlık Müdürlüğümüzle hem de kendi Planlama ve İmar Müdürlüğümüzle koordineli şekilde çalışıyorduk. Bugün güzel bir haber geldi; bu sorun da çözüme kavuştu. Hem Planlama ve İmar Müdürlüğümüzün hem de muhtarımızın çabasıyla sağlık ocağı için gerekli yer konusu çözüldü. İnşallah süreci yakından takip ederek kısa süre içerisinde mahallemizin bu önemli ihtiyacının da karşılanmasını sağlayacağız. Hayırlı uğurlu olsun.'</p> <p>Tutdere, Adıyaman'ın tüm mahallelerinde yaşam kalitesini artıracak hizmetleri hayata geçirmeye devam edeceklerini belirtti.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Adıyaman</category>
      <guid>https://www.haber500.com/adiyaman-belediyesinden-imamaga-mahallesine-cok-amacli-taziye-evi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:00:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/adiyaman-belediyesinden-imamaga-mahallesine-cok-amacli-taziye-evi.jpg" type="image/jpeg" length="18283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Keçiören'de Stratejik Plan Odaklı Proje Geliştirme eğitimi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/keciorende-stratejik-plan-odakli-proje-gelistirme-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/keciorende-stratejik-plan-odakli-proje-gelistirme-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Keçiören Belediyesi ile Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğinde belediye personeline yönelik 'Stratejik Plan Odaklı Proje Geliştirme' eğitimi düzenlendi. Keçiören Belediyesi Meclis Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen eğitimde, belediyelerde stratejik hedeflerle uyumlu proje üretme süreçleri, proje geliştirme yöntemleri ve etkin proje yönetimi konuları ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Keçiören Belediyesi ile Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğinde belediye personeline yönelik 'Stratejik Plan Odaklı Proje Geliştirme' eğitimi düzenlendi. Keçiören Belediyesi Meclis Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen eğitimde, belediyelerde stratejik hedeflerle uyumlu proje üretme süreçleri, proje geliştirme yöntemleri ve etkin proje yönetimi konuları ele alındı.</p> <p>Eğitimi, Türkiye Belediyeler Birliği eğitmenlerinden Prof. Dr. Muhittin Acar gerçekleştirdi. Eğitim programında belediyecilik hizmetlerinde stratejik düşünme, planlama ve proje geliştirme süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgiler paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>STRATEJ</strong><strong>İ</strong><strong>K DÜŞÜNME VE PROJE GEL</strong><strong>İ</strong><strong>ŞT</strong><strong>İ</strong><strong>RME SÜREÇLER</strong><strong>İ</strong><strong> ELE AL</strong><strong>I</strong><strong>ND</strong><strong>I</strong></p> <p>Kurumsal kapasiteyi artırmak ve etkin belediyecilik hedefiyle düzenlenen eğitim kapsamında, proje kavramının belediyeler açısından anlamı ve önemi, proje odaklı çalışma anlayışının etkin ve katılımcı belediyeciliğin gelişimindeki rolü ile proje geliştirme süreçleri farklı teorik ve uygulamalı yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirildi.</p> <p>Ayrıca belediyelerde stratejik plan odaklı proje geliştirme çalışmalarında karşılaşılan sorunlar, bu sorunların nedenleri ve çözüm önerileri üzerinde duruldu. Katılımcıların sorularının da yanıtlandığı eğitim, belediye personelinin stratejik planlama ve proje geliştirme kapasitesinin artırılmasına katkı sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/keciorende-stratejik-plan-odakli-proje-gelistirme-egitimi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:57:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/keciorende-stratejik-plan-odakli-proje-gelistirme-egitimi.JPG" type="image/jpeg" length="96515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Kaya: 'Türkiye'nin temel sorunu gençlerin geleceğe olan inancının her geçen gün zayıflatılmasıdır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-kaya-turkiyenin-temel-sorunu-genclerin-gelecege-olan-inancinin-her-gecen-gun-zayiflatilmasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-kaya-turkiyenin-temel-sorunu-genclerin-gelecege-olan-inancinin-her-gecen-gun-zayiflatilmasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, YKS'ye ilişkin yaptığı açıklamada, 'Bugün gençlerimiz sınavın zor ya da kolay olmasını değil; üniversiteyi bitirdiklerinde iş bulup bulamayacaklarını, emeklerinin karşılığını alıp alamayacaklarını ve nasıl bir ülkede yaşayacaklarını düşünmektedir. Türkiye'nin temel sorunu YKS sorularının zorluğu değil, gençlerin geleceğe olan inancının her geçen gün zayıflatılmasıdır' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, YKS'ye ilişkin yaptığı açıklamada, 'Bugün gençlerimiz sınavın zor ya da kolay olmasını değil; üniversiteyi bitirdiklerinde iş bulup bulamayacaklarını, emeklerinin karşılığını alıp alamayacaklarını ve nasıl bir ülkede yaşayacaklarını düşünmektedir. Türkiye'nin temel sorunu YKS sorularının zorluğu değil, gençlerin geleceğe olan inancının her geçen gün zayıflatılmasıdır' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile ilgili açıklama yaptı. Kamuoyunda sınavın kolay mı zor mu olduğunun tartışıldığını ama asıl temel sorunun milyonlarca öğrenciyi eşitsiz koşullarda yarıştıran eğitim sistemi olduğunu söyleyen Kaya, 'YKS'nin ardından her yıl olduğu gibi bu yıl da soru zorlukları, net hesapları ve sıralama tahminleri konuşulmaktadır. Ancak sınav sonuçları açıklanmadan yapılacak değerlendirmelerin önemli bir kısmı spekülasyondan öteye geçmeyecektir. Asıl üzerinde durulması gereken konu ise eğitim sisteminin gençlerimize nasıl bir gelecek sunduğudur' dedi.</p> <p>Yükseköğretim sisteminin son yıllarda ciddi bir değer kaybı yaşadığını belirten Kaya, 'Geçtiğimiz yıl çok sayıda vakıf üniversitesinin kontenjanları boş kalmış, birçok devlet üniversitesinde kontenjan azaltımına gidilmiş, bazı bölümler ise öğrenci yetersizliği nedeniyle kapanma noktasına gelmiştir. Bu tablo, yükseköğretimde plansızlığın ve eğitim politikalarındaki yanlış tercihlerin bir sonucudur' diye konuştu.</p> <p><strong>'ÜNİVERSİTE İŞSİZLİĞİ BİRKAÇ YIL ERTELEYEN BİR SÜREÇ OLARAK GÖRÜLÜYOR'</strong></p> <p>Üniversite diplomasının artık güçlü bir gelecek güvencesi olmaktan çıktığını, üniversite mezunlarının işsiz kaldığını vurgulayan Kaya, 'Kamuya girişte mülakat, torpil ve liyakatsizlik uygulamaları emek veren gençlerin umutlarını kırmaktadır. Gençler artık sınavdan çok, mezun olduklarında hak ettikleri işe ulaşabilecek olup olmadıklarını düşünmektedir. Bugün birçok genç üniversiteyi bir kariyer basamağı olarak değil, işsizliği birkaç yıl erteleyen bir süreç olarak görmektedir. Bu durum yalnızca eğitim sisteminin değil, ülkenin istihdam ve gelecek politikalarının da iflas ettiğini göstermektedir' dedi.</p> <p>Sınava giren gençler arasında eşitsizlik olduğunu ekonomik durumu kötü olan ailelerinin çocuklarının sistem nedeniyle diğer öğrencilere göre geride kaldığını kaydeden Kaya, 'Bu nedenle mesele yalnızca öğrencilerin performansı değil, eğitime hangi koşullarda erişebildikleridir. Yüz binlerce aile ağır ekonomik koşullar altında çocuklarını okutmaya çalışırken, Milli Eğitim Bakanlığı eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak yerine eğitimi piyasalaştıran uygulamaları sürdürmektedir. Çocuklarımızın başarılarını yalnızca sınav sonuçlarıyla ölçen anlayış, eğitimdeki derin eşitsizlikleri görmezden gelmektedir. Bugün gençlerimiz sınavın zor ya da kolay olmasını değil; üniversiteyi bitirdiklerinde iş bulup bulamayacaklarını, emeklerinin karşılığını alıp alamayacaklarını ve nasıl bir ülkede yaşayacaklarını düşünmektedir. Türkiye'nin temel sorunu YKS sorularının zorluğu değil, gençlerin geleceğe olan inancının her geçen gün zayıflatılmasıdır' ifadelerini kaydetti.</p> <p><strong>CHP'Lİ KAYA GENÇLERE SESLENDİ</strong></p> <p>CHP olarak nitelikli ve erişilebilir eğitim için mücadele ettiklerini söyleyen Kaya, sınava giren öğrencilere seslenerek; 'Sınav sonuçları ne olursa olsun, sizler bu ülkenin umudu ve geleceğisiniz. Bir sınav sonucu sizin değerinizi belirlemez. Başarınızı yalnızca puanlarla ölçen anlayışa teslim olmayın. Bizler, her çocuğun ve her gencin nitelikli eğitime erişebildiği, üniversite diplomasının değer gördüğü, liyakatin esas alındığı bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz. Gençler umudunuzu karartmayın. Geleceğiniz aydınlık yarınlardadır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-kaya-turkiyenin-temel-sorunu-genclerin-gelecege-olan-inancinin-her-gecen-gun-zayiflatilmasidir</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:56:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/chpli-kaya-turkiyenin-temel-sorunu-genclerin-gelecege-olan-inancinin-her-gecen-gun-zayiflatilmasidir.jpg" type="image/jpeg" length="59902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantep Şizofreni Yakınları Dayanışma Derneği: Gaziantep Üniversitesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi bir an önce açılsın]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gaziantep-sizofreni-yakinlari-dayanisma-dernegi-gaziantep-universitesi-toplum-ruh-sagligi-merkezi-bir-an-once-acilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gaziantep-sizofreni-yakinlari-dayanisma-dernegi-gaziantep-universitesi-toplum-ruh-sagligi-merkezi-bir-an-once-acilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Şizofreni Yakınları Dayanışma Derneği Şube Başkanı Serpil Acıoğlu, 19 Ocak'ta kapatılan Gaziantep Üniversitesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nin (TRSM) yeniden açılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Jiyan ERKILIÇ </strong></p> <p><strong>(GAZİANTEP) - </strong>Gaziantep Şizofreni Yakınları Dayanışma Derneği Şube Başkanı Serpil Acıoğlu, 19 Ocak'ta kapatılan Gaziantep Üniversitesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nin (TRSM) yeniden açılmasını istedi.</p> <p>Acıoğlu, dernek üyeleriyle birlikte Yeşilsu Parkı'nda yaptığı basın açıklamasında, 'Gaziantep Üniversitesi'nin 19 Ocak'ta TRSM'yi hukuka ve kamu etiğine aykırı olarak kapattığını' söyledi.</p> <p>Engelliler Hakkında Kanun'da ifade edilen ruhsal engellilerin şizofreni ve bipolar hastaları olduğunu bildiren Acıoğlu, şöyle konuştu:</p> <p>'TRSM'ler ruhsal engellilerin kanunda tanımlanan rehabilitasyon ve habilitasyon hizmetlerinden yararlandığı kuruluşlardır. Yani poliklinik değil, eğitim ve rehabilitasyon merkezleridir. TRSM'lerin hizmetlerini yürütmeleri açısından bölge ve kapasite sınırı vardır. Bu nedenle ilgili yönergede hizmet sonlanma şartı kişi temelli ifade edilmiştir. Mevcut hastalar açısından hizmet sonlanma şartı tamamlanmadan Sağlık Bakanlığı ruhsatnamesi aktifken hizmet durdurulmuş, süreçle ilgili bakanlığa yanıltıcı bilgiler verilmiştir.'</p> <p>Konuyla ilgili birçok yetkiliyle yaptıkları görüşmelere ilişkin bilgi veren Acıoğlu, merkezin kapatılmasına ilişkin YÖK'ün incelemelerinin sürdüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Acıoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p> <p>'TRSM meselesindeki hukuk ihlalleri ile ilgili üniversitelerin idari özerkliği gerekçe gösterilmekte ve 'Devlet üniversiteye karışmaz' denilmektedir. Devlet, tüzel kişiliği Anayasasında ifade edilen yasama, yürütme ve yargı organları ile bir bütündür. Gaziantep Üniversitesi devlet üniversitesidir ve hizmet alanlar da devletin vatandaşıdır. İdari özerklik, devletin egemenlik hakkının, kişilerin Anayasa'da güvence altına alınan haklarının, vatandaşlığının ve hukukun aleyhine yorumlanamaz. Bu nedenle tüm hukuk ihlalleri ve mağduriyetler açısından ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduk.</p> <p>Gaziantep, bu aşamada gelinen noktada ruhsal engellisi üniversitesinden kovulan bir şehirdir. Tarafımız, ruhsal engelliler ve yakınlarının onuru, hukuku, devletimizin tüzel kişiliğinin şahsiyeti, ülkemizin uluslararası itibarı, hukuk ve kamu yararıdır. Bu nedenle bizlere destek olan tüm değerli sivil toplum kuruluşlarımız ve siyasi partilerimiz adına Gaziantep Üniversitesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi bir an önce yeniden açılmalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gaziantep-sizofreni-yakinlari-dayanisma-dernegi-gaziantep-universitesi-toplum-ruh-sagligi-merkezi-bir-an-once-acilsin</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:54:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/gaziantep-sizofreni-yakinlari-dayanisma-dernegi-gaziantep-universitesi-toplum-ruh-sagligi-merkezi-bir-an-once-acilsin.jpg" type="image/jpeg" length="46787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin'de coğrafi işaretler için üretici odaklı yol haritası]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mersinde-cografi-isaretler-icin-uretici-odakli-yol-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mersinde-cografi-isaretler-icin-uretici-odakli-yol-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen 'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor' programının ardından yayımlanan bildirgede, coğrafi işaretlerde üretici odaklı yeni bir dönemin başlaması, etkin denetim mekanizmalarının kurulması ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MERSİN)</strong> - Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen 'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor' programının ardından yayımlanan bildirgede, coğrafi işaretlerde üretici odaklı yeni bir dönemin başlaması, etkin denetim mekanizmalarının kurulması ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi çağrısı yapıldı.</p> <p>Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA), Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi, AciMER, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi, Mersinden Kadın Kooperatifi ve Slow Food Türkiye paydaşlığında 'Akdeniz'in Mirası, Toprağın Kimliği' mottosuyla düzenlenen 'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor' programı; Mersin'in coğrafi işaretli ve yerel ürünlerinin korunması, tanıtılması ve sürdürülebilir kalkınma aracı olarak değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. Program kapsamında üretici ve uzman görüşü buluşmaları sayesinde coğrafi işaretlerin geleceğine ışık tutacak temel kararlar ve sonuçlar alındı.</p> <p>Program sonrası yayımlanan basın bildirgesinde; 'Üretici Odaklı Yeni Bir Dönem', 'Kırsal Kalkınmanın Motoru: Kadın Kooperatifleri ve Aile Çiftçiliği', 'Yönetişim ve 360° Denetim Mekanizması Şarttır', 'Gastro-Turizm ve Kültürel Mirasın Korunması', 'Geleceğe Güçlü Bir Yol Haritası' konu başlıklarında alınan karar ve sonuçlar yer alıyor.</p> <p><strong>BASIN BİLDİRGESİ</strong></p> <p>'Türkiye coğrafi işaretler tarihinde bir dönüm noktası olan buluşmada; bugüne kadar genellikle teorik veya hukuki boyutuyla ele alınan coğrafi işaretler ekosisteminde, ilk kez işin asıl emektarı ve 'gerçek sahibi' olan üreticiler doğrudan kürsüye çıktı ve söz sahibi oldu. Sahadan yükselen seslerin, uzman görüşlerinin ve ortak aklın buluştuğu oturumlar sonucunda, coğrafi işaretlerin geleceğine ışık tutacak şu temel kararlar ve sonuçlar kamuoyunun takdirine sunuldu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>1. ÜRETİCİ ODAKLI YENİ BİR DÖNEM BAŞLAMIŞTIR</strong></p> <p>Coğrafi işaret sisteminin sürdürülebilirliği, ancak sistemin gerçek sahibi olan üreticilerin sürecin merkezine alınmasıyla mümkündür. Sahada karşılaşılan bürokratik ve operasyonel tıkanıklıkların aşılması için üreticilerin ilk ağızdan sunduğu çözüm önerileri, Türkiye'nin coğrafi işaret yol haritasında temel yapı taşı olarak kabul edilmiştir.</p> <p><strong>2. KIRSAL KALKINMANIN MOTORU: KADIN KOOPERATİFLERİ VE AİLE ÇİFTÇİLİĞİ</strong></p> <p>Coğrafi işaretler sadece ticari birer tescil etiketinden ibaret değildir. Mersin Kan Portakalı, Tarsus Sarıulak Zeytini ve Osmaniye Yer Fıstığı gibi örneklerde açıkça görüldüğü üzere; aile çiftçiliği ve kadın kooperatifleri desteklendiğinde coğrafi işaretler; kırsal dönüşümün, yerel istihdamın ve bölgesel kalkınmanın en dinamik motoru haline gelmektedir. Kadın emeğinin ve kooperatifleşmenin ekosistemdeki payı artırılmalıdır.</p> <p><strong>3. YÖNETİŞİM VE 360 DERECE DENETİM MEKANİZMASI ŞARTTIR</strong></p> <p>Bir coğrafi işaretin tescil edilmesi tek başına yeterli değildir; hukuki gücün pazara yansıması ve tüketici güveninin tam anlamıyla tesis edilmesi gerekmektedir. Bunun için, uluslararası standartlara (özellikle AB normlarına) uygun, etkin ve tavizsiz işleyen denetim mekanizmalarının kurulması ve tüm paydaşların yer aldığı bir 'ortak akıl/yönetişim' modelinin uygulanması zorunludur.</p> <p><strong>4. GASTRO-TURİZM VE KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI</strong></p> <p>Topraktan tabağa uzanan süreçte yerel gastronomi, turizmin en güçlü ve sürdürülebilir bileşenidir. Mersin Cezeryesi, Mersin Kerebici, Mersin Tantunisi, Tarsus Humusu, Tarsus Fındık Lahmacunu, Silifke Çileği ve Anamur Muzu gibi kentin kimliğini oluşturan efsane lezzetlerin doğuş hikayeleri ve özgünlükleri korunarak küresel gastronomi pazarına (Gastro-Turizm) entegre edilmesi; hem kültürel mirasın geleceğe aktarılmasını sağlayacak, hem de bölgesel ekonomiye büyük bir katma değer sunacaktır.</p> <p><strong>5. GELECEĞE GÜÇLÜ BİR YOL HARİTASI</strong></p> <p>Toprağın kimliğini korumak, sadece geçmişe sahip çıkmak değil, geleceği inşa etmektir. Bu etkinlikte ortaya konan 'Sürdürülebilir Tarım', 'Güvenilir Gıda' ve 'Adil Ticaret' vizyonu, üreticinin sesini daha gür çıkararak geleceğe güçlü bir yol haritası bırakmıştır. Etkinliğin ikinci gününde yapılan saha gezisiyle de tescilli ürünlerin yerinde keşfi sağlanarak, teoriden pratiğe güçlü bir köprü kurulmuştur.</p> <p>Sonuç olarak; Mersin'den yakılan bu meşale, Türkiye coğrafi işaretlerinin dünyada hak ettiği değeri bulması ve yerel üreticimizin refahının artırılması yolunda tarihi bir adımdır. Emeği geçen tüm üreticilerimize, paydaş kurumlarımıza ve bilimi sahaya taşıyan tüm uzmanlarımıza teşekkür ederiz. Toprağın kimliği, Akdeniz'in mirası ve üreticimizin emeği, geleceğimizin en büyük güvencesidir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Mersin</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mersinde-cografi-isaretler-icin-uretici-odakli-yol-haritasi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:47:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/mersinde-cografi-isaretler-icin-uretici-odakli-yol-haritasi.jpg" type="image/jpeg" length="87500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP Grup Toplantısı.... Bahçeli'dan AP'nin Türkiye Raporu'na tepki: 'Türkiye'nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahcelidan-apnin-turkiye-raporuna-tepki-turkiyenin-yargi-erkine-uzatilmis-arsiz-sapkin-ve-umarsiz-dalalet-dili-siradan-bir-elestiri-kapsaminda-yorumlanamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahcelidan-apnin-turkiye-raporuna-tepki-turkiyenin-yargi-erkine-uzatilmis-arsiz-sapkin-ve-umarsiz-dalalet-dili-siradan-bir-elestiri-kapsaminda-yorumlanamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu'na ilişkin, 'Türkiye'nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir, tahakküm arzusudur. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti; dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı'ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecek. Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti'nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -</strong> MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu'na ilişkin, 'Türkiye'nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir, tahakküm arzusudur. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti; dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı'ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecek. Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti'nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir' dedi.</p> <p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fransa'da gerçekleştirilen G7 Zirvesi'ne ilişkin konuşan Bahçeli, şunları söyledi:</p> <p>'Zirvenin gündem başlıkları kağıt üzerinde hayli kabarıktır. Küresel ekonominin atılan bombalar ile imzalanan mutabakatlar arasında sıkışmış kırılgan seyri, Ukrayna savaşının Avrupa güvenliğinde açtığı ve derinleşen gedik, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji yolları ile dünya ticaret hayatının seyir güzergahı üzerine çöken belirsizlik, siyasi ve ekonomik gelişmelere bağlı olan düzensiz göç endişeleri aynı fotoğraf karesine sıkışmıştır. Fakat bütün bu ağır gündemlerin üstüne, ABD Başkanı Trump'ın çalışma toplantısına girerken söylediği 'patron benim' sözü damga vurmuştur. Bu söz, gelişigüzel söylenmiş bir cümle değil, G7 masasındaki güç dengesini, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın omzuna çöken ve tüm bu ışıltılı Batı güzellemelerinin saklayamadığı güvenlik bağımlılığını ve transatlantik ilişkilerin gerçek mahiyetini gösteren ibretlik bir itiraftır. Bu söz, 'ortak değerler' perdesinin arkasındaki çarpık gerçeği, hakikat aynasından gözlerimizin önüne serilen güç gösterisini işaret etmektedir.'</p> <p><strong>'TÜRK MİLLETİNE BİÇİM VERECEK TERZİ DAHA ANASININ KARNINDAN DOĞMAMIŞTIR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Avrupa'nın yıllardır stratejik özerklikten bahsettiğini fakat aynı Avrupa'nın, kendi savunma, siyasi ve iktisadi mimarisini hala Washington'un gölgesinden çıkaramadığını ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:</p> <p>'NATO Genel Sekreteri'nin açıklamaları ortadadır. Aynı Avrupa, ABD'nin Avrupa'daki askeri katkılarını azaltacağını açıkladığı bir dönemde kendi güvenlik boşluğunu nasıl dolduracağını kara kara düşünmektedir. Ne çarpıcı bir tezattır ki Avrupa, yıllardır Türkiye'ye demokrasi, hukuk, güvenlik ve dış politika dersi vermeye kalkmakta, rapor kılıfına sokulmuş ithamları, yaptırım imalarıyla süslenmiş tehditleri, Türk ve Türkiye karşıtı mahfillerin bayatlamış ezberlerini ısrarla tedavüle sürmektedir. Yani Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş fakat hala Türkiye'nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir. Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliğiyle tazyik nakışı işlemeye, çifte standart söküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar ne hakkaniyet çıkar ne de Türkiye'ye istikamet çizecek bir irade çıkar. Gaflet uykusunda hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin. Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır. Atalarımız boşuna 'El atına binen tez iner' dememiştir. </p> <p><strong>'AVRUPA HANGİ YÜZLE TÜRKİYE'YE DERS VERMEYE KALKIŞACAK?'</strong></p> <p>Yıllarca kendi güvenliğini ve idaresini başkasının atına bindirenler, şimdi o atın dizginlerinin kendi ellerinde olmadığını anlamaya başlamıştır. Böyle bir Avrupa hangi yüzle Türkiye'ye ders vermeye kalkışacak? Hangi akılla Türk devletine aklı sıra ayar çekecek? Hangi cüretle aziz milletimizin kıymetlerine, devletimizin makamlarına dil uzatacaktır? Kendi güvenlik açıklarını kapatmakta zorlananlar, müttefiklik masalarında bekletilirken Türk devletinin güvenlik politikalarını sorgulamaya nasıl yeltenebilirler? Avrupa başkentlerinde yıllarca Türk askerine namlusunu doğrultan hain terör örgütlerinin paçavralarını dalgalandırdılar. Türk milletinin canına kasteden FETÖ artıklarına seve seve kucak açtılar. Eğitim almaya gidip geri dönecek yavrularımızın önlerinde sur olurken, Türkiye'de kurduğu işini Avrupa'da büyütmek isteyen girişimcilerimizin gidecekleri günü sayarken Türk ve Türkiye karşıtı söylenecek en ufak söze kulak kabarttılar, fitne şebekelerine yuva oldular, yurt oldular. Türk düşmanlığının zehirli diline göz yumanların, Türk milliyetçiliği hakkında hüküm cümlesi kurmaya yüzü var mıdır? Kendi kıtasında göç baskısı karşısında bocalayanların, milyonlarca mazluma yıllardır kapısını açmış Türkiye'ye insanlık dersi vermeye hakkı var mıdır? Kendi güvenliğini ABD'nin kararlarına bağlamış olanların, Mavi Vatan ülkümüze ve Doğu Akdeniz'de kabak gibi ortada olan deniz yetki alanlarımıza itiraz edecek sözü var mıdır? İşte karşımızdaki bu sefil tablo, artık yorum kaldırmayacak şekilde ortadadır.</p> <p><strong>'TÜRK MİLLETİNE KAFA TUTMAYA ÇALIŞANLARIN KAFALARINA VURA VURA KİM OLDUĞUMUZU GÖSTERİRİZ'</strong></p> <p>Bugün bu tablonun bir tarafında Türkiye'nin NATO içindeki ağırlığını, savunma sanayindeki yükselişini, göç yönetimindeki rolünü, enerji yollarındaki yerini, Karadeniz'den Kafkasya'ya, Doğu Akdeniz'den Orta Doğu'ya uzanan jeopolitik değerini kabul etmek zorunda kalan Avrupa vardır. Diğer tarafında Türk yargısını hedef alan, gözümüzün nuru Ülkü Ocakları'mıza kara çalan, Mavi Vatan davamızı hor gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğini, Kıbrıs Türklüğünün varlığını yok sayan Avrupa vardır. Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karışlarız; Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz.' </p> <p><strong>'TÜRKİYE'NİN ADAY ÜLKE STATÜSÜ ÇOĞU ZAMAN KAĞIT ÜSTÜNDE KALMIŞTIR'</strong></p> <p>Türkiye-Avrupa ilişkilerinin tarihininde bu çelişkilerle dolu olduğunu kaydeden Bahçeli, Türkiye'nin Avrupa ile münasebetinin dün başlamadığına işaret etti. 1959 yılında başlayan müracaat sürecinin, 1963 tarihli Ankara Anlaşması'yla hukuki zemine kavuştuğunu hatırlatan Bahçeli, 1970 tarihli Katma Protokolü, 1995 tarihli Gümrük Birliği, 1999 tarihli Helsinki Zirvesi'nde adaylık statüsünün kabulü ve 2005 yılında müzakerelerin başlamasının bu uzun yolunun kilometre taşları olduğunu söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti:</p> <p>'Ancak Avrupa Birliği, Türkiye'ye verdiği sözlerin gereğini hakkıyla yerine getirmek yerine, süreci kimi üyelerin dar hesaplarına, Rum-Yunan vetolarına, siyasi önyargılara ve pas tutmuş ideolojik şablonlara teslim etmiştir. Vize serbestisi yıllardır bekletilmiştir. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi bir kaplumbağa yavaşlığında ağırdan alınmıştır. Müzakere başlıkları siyasi gerekçelerle bloke edilmiştir. Türkiye'nin aday ülke statüsü çoğu zaman kâğıt üzerinde bırakılmıştır. 2018'den itibaren müzakereler fiilen durma noktasına gelmiştir. Şimdi aynı Avrupa Parlamentosu, kalkıp Türkiye'ye reform, hukuk ve iyi komşuluk dersi vermektedir. Bu nasıl bir körlük, bu nasıl bir hukuksuzluktur? Camilerimize saldırı olduğunda susanlara, yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'e yönelik alçak provokasyonları ifade özgürlüğü adı altında pazarlayanlara, başörtülü kadınlarımızın inancını yaşama mücadelesini görmezden gelen gafillere, Avrupa şehirlerinde yükselen İslam düşmanlığını keyifle seyreden bozgunculara nasıl anlatacağız sözün namus olduğunu? Kıbrıs'ta Rum tarafını bütün Ada'nın temsilcisi gibi Avrupa Birliği'ne alanlar nereden anlayacaktır hakka hürmeti? Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.'</p> <p><strong>'YÜCE TÜRK YARGI ERKİNE UZATILMIŞ ARSIZ DİLİ SIRADAN ELEŞTİRİ KAPSAMINDA YORUMLANAMAZ'</strong></p> <p>Avrupa Parlamentosu'nun 2025 yılı Türkiye Raporu'na tepki gösteren Bahçeli, 'Avrupa Parlamentosu'nun 2025 yılı Türkiye Raporu da işte bu eğri cetvelle çizilmiş bir metindir. Bu rapor bağlayıcı olmayabilir. Fakat taşıdığı siyasi niyet bakımından üzerinde dikkatle durulması gereken bir belgedir. Raporun en vahim bölümlerinden biri de yargı gücümüzü abluka altına alma teşebbüsüdür. Türkiye'nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir, tahakküm arzusudur. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti, dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı'ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecek. Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti'nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir' diye konuştu. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: </p> <p><strong>'ÜLKÜ OCAKLARI, AVRUPA KAMUOYUNDA HEDEF TAHTASINA KOYULMAK İSTENMEKTEDİR'</strong></p> <p>'Avrupa Parlamentosu Raporu'nda hepimizin yetiştiği o kutlu ocağa, göz aydınlığımız, gönül ferahlığımız olan Ülkü Ocaklarımıza yönelen ifadeler de eski bir husumetin yeni kılığa sokulmuş halidir. Bu mesele yeni değildir. Dün Washington'da Ülkü Ocakları aleyhine dosya açmaya çalışanlar vardı. Bugün Brüksel'de aynı karalama faaliyetini rapor satırlarına iliştirenler vardır. Dün ABD Temsilciler Meclisi'nde, 2022 tarihli Ulusal Savunma Yetki Yasası'nın içine Ülkü Ocakları'nın terör örgütü olup olmadığının araştırılmasını öngören izansız bir madde sıkıştırılmak istenmiştir. O gün Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığımız da bu girişimi esefle karşılamış, bunun asılsız ithamlarla örülmüş, köklü müttefiklik hukukuna yakışmayan, Türkiye karşıtı lobilerin Avrupa'da da sahnelediği yanlı bir teşebbüs olduğunu açıkça ilan etmiştir. O gün de hedef aynıydı, bugün de hedef aynıdır. Sözün çıktığı kürsülerin başkentleri değişse de niyet değişmemiştir. Türk milliyetçiliğini kriminalize etme, Türk gençliğini milli ve manevi değerlerinden kopartıp köksüzleştirme gayretlerinin farkındayız. Avrupa Parlamentosu'nun işi ortadadır. Dillerinde özgürlük ve demokrasi yalanı, satırlarında hukuk kılıfına sokulmuş dayatma, işin esasında ise Türk ve Türkiye karşıtlığı vardır. Bu yalan pazarının kepengi er ya da geç, indirilecektir.</p> <p><strong>'TÜRK MİLLETİ KENDİ HAKLARINI BAŞKALARININ DUDAĞINA BIRAKACAK TIĞNIYETTE DEĞİLDİR'</strong></p> <p>Avrupa Parlamentosu Raporu'nun Kıbrıs ve Mavi Vatan başlıklarında takındığı tavır ise eski bir hesabın denizlere uzanan yeni perdesidir. Bugün hala Bizans'ın küllenmiş ihtiraslarını avuçlarında kor gibi saklayanlar, hala Megali İdea'nın tarihin çöplüğüne atılmış haritalarında kendilerine gelecek arayanlar, hala Rum-Yunan yayılmacılığının yıpranmış defterlerinden yeni husumet başlıkları çıkarmaya çalışanlar vardır. Bunların zihninde İstanbul'un fethi kapanmamış bir yara, Kıbrıs Türkü'nün egemen eşitliği inkara mahkûm edilmiş bir hakikat, Adalar Denizi, Türkiye'yi köşeye sıkıştıracak diplomatik bir pusu, Doğu Akdeniz ise ucuz tezvirat sarmallarıyla donatılmış jeopolitik bir bilmecedir. Mavi Vatan'ı 'saldırganlık', Türkiye-Libya mutabakatını 'hukuksuzluk', Kıbrıs Türkü'nün egemenlik talebini 'ayrılıkçılık' gibi göstermeye çalışan bu zihniyet, Türk milletinin denizlerdeki iradesini Antalya Körfezi'ne hapsetme rüyasını hala diri tutmaktadır. Fakat ne tarih onların istediği gibi yazılmıştır ne coğrafya onların heveslerine göre çizilmiştir ne de Türk milleti kendi hakkını başkalarının iki dudağı arasından süzülecek söze bırakacak tıynettedir.</p> <p><strong>'KIBRIS TÜRKLERİ YILLARCA KUŞATMA ALTINDA YAŞAMIŞTIR'</strong></p> <p>Kıbrıs davasının kökleri derindedir. 1950'lerden itibaren Enosis hayali Ada'nın üzerine kara bir gölge gibi çökmüştür. EOKA terörü, Kıbrıs Türkü'nün canına, malına, varlığına ve istikbaline kastetmiştir. 1960 ortaklık devleti, Rum tarafının Türkleri eşit kurucu ortak olarak görmek istememesi nedeniyle kısa sürede işlemez hale getirilmiştir. Akritas Planı'yla Kıbrıs Türkü'nün siyasi eşitliği yok edilmek istenmiş, 1963'ün Kanlı Noel karanlığı Ada'da Türk varlığına yönelen soykırım siyasetinin en acı sayfalarından biri olmuştur. Kıbrıs Türkü yıllarca kuşatma altında yaşamıştır. Köyler yakılmış, ocaklar söndürülmüş, çocuklar yetim, analar gözü yaşlı bırakılmıştır. 1974'e gelindiğinde bıçak kemiğe dayanmış, 'Ayşe tatile çıkmıştır'. Türkiye, garantörlük hukukundan doğan hakkını kullanmış; Kıbrıs Barış Harekatı'yla Ada'da yalnız Türk'ün değil, barışın ve dengenin de teminatı olmuştur. Bugün hala bu tarihi yok sayarak Türkiye'ye Kıbrıs dersi vermeye kalkışanlar, hakikatin üstünü örtemezler. Kıbrıs'ta Enosis hayalini 'self determinasyon' kılıfında pazarlayanlar, terör örgütü EOKA'yı bağımsızlık mücadelesi makyajıyla aklamaya çalışanlar, Akritas Planı'nın kanlı hesabını teferruat gibi göstermeye yeltenenler, Kıbrıs Türkü'nün 1963'ten 1974'e uzanan direnişini görmezden gelenler bugün bize insanlık dersi veremezler. </p> <p>Hiç kimse bizden Kıbrıs Türkü'nün davasını müzakere masalarında aşındırılmış formüllere, uzatılmış oyalamalara, Rum tarafının bitmeyen oyunlarına teslim etmemizi istemesin. Kıbrıs'ta hakikatin adı iki millettir, iki devlettir, iki ayrı egemen iradedir. Bu uğurda çektiğimiz çileleri, 1963'ün karanlık gecelerini, 1974'te Romalıların deyimiyle 'Rubikon'un nasıl geçildiğini' tarih bütün detaylarıyla yazmıştır. Türkiye'nin hukuk temelinde tartışmaya açık olmayan etkin ve fiili garantörlüğünü tartışmaya açmaya çalışanlar; bu topraklardaki varoluş kavgalarımızı ya unutmuş ya da unutturmak istemektedir. Biz unutmadık, size de unutturmayacağız.</p> <p><strong>'TÜRKİYE KENDİ KIYILARINDA BEKÇİ KULÜBESİNE HAPSEDİLECEK DEVLET DEĞİLDİR'</strong></p> <p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, büyük Türk milletinin deniz jeopolitiğinde ileri karakolu, milli güvenliğimizin güney cephesindeki kilit taşı, Mavi Vatan ufkumuzun ayrılmaz parçasıdır. Türkiye kendi denizlerinde seyirci değildir. Türkiye kendi kıyılarında bekçi kulübesine hapsedilecek bir devlet değildir. Adalar Denizi, egemenlik, güvenlik ve milli haysiyet sahasıdır. Doğu Akdeniz, Anadolu'nun mavi kapısı, Kıbrıs Türkü'nün hayat alanı, enerji denklemlerinin merkez üssü, deniz yetki alanlarımızın nirengi noktasıdır. Mavi Vatan; denizlerdeki Misakımilli şuurudur. Rum-Yunan ikilisinin tarih boyunca değişmeyen hatası, Türk sabrını yanlış okumak olmuştur. Onlar Türk'ün sessizliğini çekingenlik, diplomasi arayışını zayıflık, barış arzusunu geri adım sanmışlardır. Her defasında yanılmışlardır. Bugün de yanılmaktadırlar. G7 masasındaki Hürmüz gündemi ve ABD-İran mutabakatı da bu büyük tabloyu tamamlamaktadır. ABD ile İran arasında varılan 14 maddelik mutabakat; Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, deniz ablukasının kaldırılması, İran'ın nükleer stoklarına ilişkin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde yürütülecek seyreltme ve bertaraf süreci, dondurulmuş fonlar, Lübnan dahil cephelerde askeri operasyonların durdurulması ve nihai anlaşma için takvim belirlenmesi gibi başlıkları kapsamaktadır. Ancak ABD Kongresi'nde bu mutabakata yönelen itirazlar da göstermektedir ki, ABD siyasetinin kendi içinde bile netleşmemiş, çalkantılı ve hesaplı bir zemini vardır.</p> <p><strong>'AVRUPA'NIN KİBİR SARHOŞLUĞUNDAN DÜŞTÜĞÜ FERESET YOKSUNLUĞU GÜN GİBİ ORTADADIR'</strong></p> <p>Biz dünyaya Ankara'dan bakar; dünyayı Türkçe okur, yarınımızı dünün ışığında Türkçe tayin ederiz. Ukrayna savaşında İstanbul görüşmelerine ev sahipliği yapan, Karadeniz'de dengeleri gözeten, Montrö rejiminin hassasiyetini koruyan, Ukrayna'nın savunma kapasitesine katkı sunarken bölgesel savaşın yayılmaması için diplomatik kanalları açık tutan Türkiye'dir. Suriye'de sınır güvenliğini sağlamak, terör koridorunu parçalamak, milyonlarca sığınmacının geri dönüşünü mümkün kılacak zemini oluşturmak için sahada bedel ödeyen Türkiye'dir. Turan Koridoru'ndan hayat bulacak Avrupa-Asya bağlantısına kadar yeni jeopolitik sayfayı okuyan Türkiye'dir. Doğu Akdeniz'de enerji denklemlerinin dışında bırakılmak istenen, fakat sahada ve masada varlığını kabul ettiren Türkiye'dir. Son sözü söylemeden ne Adalar Denizi'nde ne de Doğu Akdeniz'de kalem oynatılamayan ülke Türkiye'dir. Bütün bunları görmeden Türkiye'ye rapor yazanlar, haritaya bakıyor ama bizi göremiyorlar. Bizi tanımıyorlar, sonraki adımımızı kestiremiyorlar, ufkumuzu kavrayamıyorlar. Avrupa'nın kibir sarhoşluğundan mütevellit içine düştüğü feraset yoksunluğu gün gibi ortadadır. Türkiye Cumhuriyeti devletine, MHP ve Ülkü Ocaklarına, Mavi Vatan davamıza ve yavru vatanımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerindeki politikalarımıza çamur atmaya kalkıp Ankara'dan stratejik iş birliği bekleme devri çoktan kapanmıştır. </p> <p><strong>'TÜRK'E PUSU KURANLAR AVA GİDERKEN AVLANACAKLARINI İYİ BİLMELİDİR'</strong></p> <p>Brüksel istediği kadar kalem oynatsın; Ankara'dan duyulan sadece izansızlığın yankısıdır. Kurt puslu havayı sever ama her pusu kuran da kendini avcı bellememelidir. Türk'e pusu kuranlar ava giderken avlanacaklarını da iyi bilmelidir. Türkiye kendi yolunda, kendi aklıyla, kendi iradesiyle ve Cenabıallah'ın inayetiyle yürümeye devam edecektir. Rüzgarımız arkamızda, yelkenimiz fora, pusulamız belli, niyetimiz ciddi, yeminimiz istikbaldir: Gök kubbenin altında, ebedi Türk yurdu Anadolu'da, Kıbrıs Türkü'nün haklı davasında ve Mavi Vatan'ın her damlasında ilelebet var olacağız.'</p> <p><strong>'600'DEN FAZLA KAYNAKTAN İSTİFADE EDİLDİ'</strong></p> <p>MHP tarafından hazırlanan 'İstikrar, Ahlak ve Refah Temelli Kalkınma Vizyon Belgesi' adını taşıyan kitabı tanıtan Bahçeli, kitaba ilişkin şunları söyledi: </p> <p>'Bu belgenin omurgasını oluşturan üç temel esas vardır: İstikrar, ahlak ve refah. Bu üç esas, Türkiye'nin kalkınma iradesini ayakta tutacak üç ana direktir. İstikrar; devletimizin karar alma, uygulama ve sürdürebilme kudreti, ekonomide güven ve üretimde sürekliliktir. İstikrar; buhranlı zamanları kendi siyasi iştahlarına azık edenlerin, kaostan ikbal devşirenlerin, IMF kapılarında reçete bekleyen eski Türkiye'yi hortlatmak isteyenlerin karşısında Cumhur İttifakı'nın ülkemize kazandırdığı yürütme ve idare kudretidir. Ahlak ise bu kalkınma irademizin ruhudur. Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey'in Dokuz Işık öğretisinde de yer alan Ahlakçılık ilkesi; diğer ilkelerle birlikte kalkınma yürüyüşümüzün fikrî kandilleridir. Ahlakçılık, kazancın helal dairede kalmasıdır. Ahlakçılık, nimette ve külfette gözetilen adalettir. Refah ise istikrar ve ahlak zemininde yükselecek olan adil bölüşüm düzenidir. Refah; toprağını terk edip şehre göç etmeyen çiftçimiz, 'Ya Nasip' diyerek ümitle kepengini her sabah huzurla açan esnafımız, fabrikalarda ter döken işçimiz, başı dik yaşayan emeklimiz, eğitimini de ekmeğini de öz vatanında arayan gençlerimizdir. Devletin bekası, milletin huzuruyla kaimdir. Milletin huzuru ise refahın haneye, sofraya, çarşıya, pazara ve gönüllere yansımasıyla mümkündür. İşte bu nedenle 'İstikrar, Ahlak ve Refah Temelli Kalkınma Vizyon Belgesi' milli kaynak, imkân ve kabiliyetlerimizi harekete geçireceğimiz seferberlik çağrısıdır. Bu çağrı, 'Gelen Türk Asrı, Geleceğin Gücü Türkiye' ülküsünün iktisadi ve sosyal alanda şahdamarıdır. Bu çağrı, 2053'te Lider Ülke ve Süper Güç Türkiye hedefine giden yolda stratejik bir kaldıraçtır.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahcelidan-apnin-turkiye-raporuna-tepki-turkiyenin-yargi-erkine-uzatilmis-arsiz-sapkin-ve-umarsiz-dalalet-dili-siradan-bir-elestiri-kapsaminda-yorumlanamaz</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:44:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/mhp-grup-toplantisi-bahcelidan-apnin-turkiye-raporuna-tepki-turkiyenin-yargi-erkine-uzatilmis-arsiz-sapkin-ve-umarsiz-dalalet-dili-siradan-bir-elestiri-kapsaminda-yorumlanamaz.jpg" type="image/jpeg" length="45621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsmail Hakkı Tonguç, mezarı başında anıldı: Suat Özçağdaş: İsmail Hakkı Tonguç ne ise Yusuf Tekin tam tersi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ismail-hakki-tonguc-mezari-basinda-anildi-suat-ozcagdas-ismail-hakki-tonguc-ne-ise-yusuf-tekin-tam-tersi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ismail-hakki-tonguc-mezari-basinda-anildi-suat-ozcagdas-ismail-hakki-tonguc-ne-ise-yusuf-tekin-tam-tersi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Köy Enstitüleri'nin mimarı İsmail Hakkı Tonguç,  66. ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıldı. CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, 'İsmail Hakkı onguç ne ise Yusuf Tekin tam tersi. Bugün öğretmenlerimiz, 100 yıl sonra bambaşka sorunlarla mücadele ediyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Köy Enstitüleri'nin mimarı İsmail Hakkı Tonguç,  66. ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıldı. CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, 'İsmail Hakkı Tonguç ne ise Yusuf Tekin tam tersi. Bugün öğretmenlerimiz, 100 yıl sonra bambaşka sorunlarla mücadele ediyor' dedi.</p> <p>Köy Enstitüleri'nin mimarı İsmail Hakkı Tonguç, 66. ölüm yıl dönümünde Cebeci Asri Mezarlığı'nda CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, CHP ilçe teşkilatları, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Eğitim-İş Genel Mali Sekreteri Doğan Dağdelen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MYK Üyesi Rabia Aybaş'ın da katıldığı törenle mezarı başında anıldı. </p> <p>Dağdelen, şunları söyledi:</p> <p>'Bugün hâlâ onların bizlere miras bıraktığı değerleri anıyor, arıyor ve günümüze baktığımız zaman çocukların sofrasından bir lokma ekmeğini çalan; özel sektörde çalışan öğretmenlerin, Cumhuriyet döneminden beri verilmiş haklarını ellerinden alan ya da almaya çalışan; okulları birer hapishaneye çeviren; okulların ne güvenliğini, ne temizliğini ne de eğitim ortamını düzgünce sağlayabilen bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olmanın acısını yaşıyoruz.</p> <p>Tonguç Baba, 'iş için, iş içinde, iş vasıtasıyla eğitim' anlayışıyla toplumun aydınlanması ve yükselmesi için mücadeleyi örmüş; yeri geldiğinde Köy Enstitülerinin çatısına çıkıp bir tamirata ortak olmuş, yeri geldiğinde çocuklarımızla birlikte bir okulun inşaatını yürütmüş kıymetli bir değerimizdir. Eğitim-İş Sendikası olarak onların bize miras bıraktığı o yüce değerleri taşımaya, onları geleceğe aktarmaya yemin ettik. Cumhuriyetçi eğitimi gelecek nesillere aktarmaya yemin ettik. Bu emanetlere sahip çıkabilmek için Tonguç Baba'nın huzurunda bir kez daha Eğitim-İş Sendikası adına söz veriyorum.'</p> <p><strong>'TONGUÇ'UN IŞIĞINDA MÜCADELEMİZE DEVAM EDİYORUZ'</strong></p> <p>Aybaş ise özel sektör öğretmenlerinin son günlerdeki direnişine dikkat çekerek, şunları söyledi:</p> <p>'Biz 10 gündür bir direniş sergiliyoruz Ankara'da. 9 gündür açlık grevindeyiz. Açken buraya gelmiş bulunuyoruz. Elimizde suyumuzla gelmiş bulunuyoruz. İsmail Hakkı Tonguç'un geçmişte eğitime dair verdiği bütün mücadelelerin bize örnek olduğunu biliyoruz. Bugüne ışık oldu. Biz de onun ışığında mücadelemize devam ediyoruz. Bugün burada olsaydı hepimizin bu mücadelesiyle gurur duyardı. Bundan çok eminiz.</p> <p>Onun verdiği geleceğin ışığıyla mücadelemize büyük bir güvenle, büyük bir bağlılıkla ve dayanışmayla devam ediyoruz. Onlar olmasaydı bugün bu mücadeleyi sergiliyor olmazdık. Onların ışığı bize ışık oldu, yolumuzu aydınlattı. O yüzden bizim için çok değerli. Köy Enstitüleri'nin kurucusu. O yüzden bizim için çok değerli; onu saygıyla anıyoruz. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası olarak her zaman onu dilimizden düşürmeyeceğimize, tarihsel açıdan yaptıklarının bizim mücadelemize ışık olacağına buradan söz veriyoruz.'</p> <p><strong>'TONGUÇ, TÜRK AYDINLANMASININ ÇOK ÖNEMLİ BİR DEĞERİDİR'</strong></p> <p>Genç ise Tonguç'u saygıyla anarak, şunları kaydetti:</p> <p>'Sayın Tonguç, Köy Enstitüleri'nin babasıdır. Türk aydınlanmasının, Cumhuriyet aydınlanmasının çok önemli bir değeridir. Ben Pazarören köyünün kurucusu olması vesilesiyle bugün gelip kendisinin mezarı başında anmaktan son derece mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. 12 Nisan 1936 tarihinde Sayın Tonguç bir trenle Kayseri'ye geliyor. O gün Kayseri merkezde konaklıyor. Ertesi gün de İl Millî Eğitim Müdürü ile Kayseri'de incelemeye çıkıyor. Yaklaşık 20 köyü gezdikten sonra Pazarören'e geliyor. O kadar beğeniyor ki Pazarören'i: Ve orada Pazarören Köy Enstitüsü'nü kurmaya karar veriyor. Uzun yıllar Pazarören Köy Enstitüsü Kayseri ve Orta Anadolu bölgesine büyük hizmetler vermiştir. Çok değerli öğretmenler, millî eğitimciler yetiştirmiştir. Ben onların şahsında Sayın Tonguç'a tekrar Allah'tan rahmet diliyorum.'</p> <p>Özçağdaş ise İsmail Hakkı Tonguç'un önemine dikkat çekerek, şunları söyledi:</p> <p>'İsmail Hakkı Tonguç, Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük evlatlarından biri. Türkiye Cumhuriyeti'ni bugün var eden, ona bu şeklini veren ve coğrafyasındaki bütün olumsuzluklara rağmen dimdik ayakta kalmasını sağlayan önemli isimlerden birisi aynı zamanda. Bir köy çocuğu İsmail Hakkı Tonguç. Hayatı boyunca araştırmaktan, öğrenmekten vazgeçmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'HASAN ALİ YÜCEL VE İSMAİL HAKKI TONGUÇ İKİLİSİYLE BÜYÜK GURUR DUYUYORUZ'</strong></p> <p>İsmail Hakkı Tonguç, eğitimin yaşamın doğal bir parçası olduğunu benimsemiş birisi. Yaşamdan kopuk, sadece bilgi transferine dayalı bir eğitimi benimsemiyor. Bütün görevlerini yenilikçi bir bakış açısıyla yürütüyor. Hepimizin bildiği, Türkiye'nin yüzyılına katkı yapmış olan Köy Enstitüleri süreci var. Biz Köy Enstitüleri'ni Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç ikilisiyle büyük bir gururla anıyoruz.'</p> <p>İktidarın eğitim politikalarını eleştiren Özçağdaş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Bugün öğretmenine değer vermeyen, onu kamuda yoksulluk sınırının altında maaşlara; özel sektörde açlık sınırının altında maaşlara mahkûm eden bir anlayış vardır. Bugün özel sektör öğretmenleri, 1965'te elde ettikleri hakkı 2014'te bir gece yarısı operasyonuyla ellerinden alanlara karşı taban maaş haklarını savunmaktadır. Bir özel sektör öğretmeni 9 ay maaş almaktadır. Belirli süreli sözleşmeli olduğundan bir sonraki yıl ne olacağı belli değildir. Her türlü mobbinge ve angaryaya itiraz etme şansı bulamamaktadır. Asgari ücretle ya da onun altında maaşlarla çalışmak zorunda kalmaktadır. Bu zulüm son 10 günde öğretmenleri otellerinden çıkarmayacak, sendikalarından 20 metre ileri götürmeyecek kadar bir zorbalık düzeyine ulaşmıştır. Gazlamak, zarar vermek noktasına gelmiş bir şiddet döngüsü vardır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Tüm muhalefet partileri olarak Meclis komisyonunu toplamaya çalıştık. Maalesef AK Partili komisyon başkanına ulaşmak bile mümkün olmadı.</p> <p><strong>'İKTİDAR OLDUĞUMUZDA KÖY OKULLARINI YENİDEN AÇACAĞIZ'</strong></p> <p>İsmail Hakkı Tonguç ne ise Yusuf Tekin tam tersi. Bugün öğretmenlerimiz, 100 yıl sonra bambaşka sorunlarla mücadele ediyor. İktidar olduğumuzda köy okullarını yeniden açacağız. Öğretmenlerimiz orada çocuklarıyla buluşacak. Ama kentte de yapacaklarımız var. Bir tür kent enstitüleriyle öğretmenlerimize haklarını vererek yapacak çok işimiz var. Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte milletvekillerimiz, il ve ilçe başkanlarımız, uzmanlarımız ve hocalarımız hep beraber çalışmaya devam edeceğiz. İsmail Hakkı Tonguç'un ruhu şad olsun. Vatan ona minnettardır. Bir vatan evladı bir ülkeye nasıl hizmet edecekse, o da ülkesine öyle hizmet etmiştir. Ölümünün altmış altıncı yılında kendisini rahmetle ve minnetle anıyorum. Ruhu şad olsun.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ismail-hakki-tonguc-mezari-basinda-anildi-suat-ozcagdas-ismail-hakki-tonguc-ne-ise-yusuf-tekin-tam-tersi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:40:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ismail-hakki-tonguc-mezari-basinda-anildi-suat-ozcagdas-ismail-hakki-tonguc-ne-ise-yusuf-tekin-tam-tersi.jpg" type="image/jpeg" length="84290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arhavi Pilarget Havzası'ndaki DSİ'nin ıslah çalışmasına yöre halkından tepki: 'Derede yüzlerce balık telef oldu']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/arhavi-pilarget-havzasindaki-dsinin-islah-calismasina-yore-halkindan-tepki-derede-yuzlerce-balik-telef-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/arhavi-pilarget-havzasindaki-dsinin-islah-calismasina-yore-halkindan-tepki-derede-yuzlerce-balik-telef-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in Arhavi ilçesine bağlı Balıklı ve Ulukent köylerinin yer aldığı Pilarget Havzası'nda Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen dere ıslahı çalışmaları tartışma yarattı. Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği Sekreteri Fazlı Zoraloğlu, çalışmanın ekosisteme zarar verdiğini belirterek, 'Bu bir dere ıslahı değil, bir ekolojik sistemin katledilmesidir. Derenin içindeki bütün taşlar kaldırılıyor, çift yönlü duvar çalışması yapılıyor. Ağaçlar yok edildikten sonra suyun nereye gideceği bellidir. Bu bölge özel doğal sit alanıdır ve tüm uyarılara rağmen yapılan bu müdahale kabul edilemez' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Uğur İSTANBULLU</strong></p> <p><strong>(ARTVİN) -</strong> Artvin'in Arhavi ilçesine bağlı Balıklı ve Ulukent köylerinin yer aldığı Pilarget Havzası'nda Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen dere ıslahı çalışmaları tartışma yarattı. Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği Sekreteri Fazlı Zoraloğlu, çalışmanın ekosisteme zarar verdiğini belirterek, 'Bu bir dere ıslahı değil, bir ekolojik sistemin katledilmesidir. Derenin içindeki bütün taşlar kaldırılıyor, çift yönlü duvar çalışması yapılıyor. Ağaçlar yok edildikten sonra suyun nereye gideceği bellidir. Bu bölge özel doğal sit alanıdır ve tüm uyarılara rağmen yapılan bu müdahale kabul edilemez' dedi.</p> <p>Arhavi'deki Balıklı Köyü ve Pilarget Havzası, Osmanlı-Rus Harbi ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinde çatışmalara sahne olmuş tarihi bir bölge olarak öne çıkıyor. Bölge Koruma Kurulu tarafından 1. derece sit alanı olarak tescillenmiş ve Danıştay kararıyla da bu statüsü kesinleşmiş olmasına rağmen, bölgede yürütülen maden ve dere ıslah çalışmaları tepkilere neden oldu. DSİ tarafından yürütülen çalışmada bölgedeki doğal kayaların parçalanması ve beton çalışmaları sırasında çimentonun suya karışması sonucu balıkların öldüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği Genel Sekreteri Fazlı Zoraloğlu, DSİ'nin dere ıslah çalışmasının ekosistemi katlettiğini söyleyerek, 'Derenin içindeki bütün taşlar kaldırılıyor, sökülüyor ve çift yönlü bir duvar çalışması gerçekleştiriliyor. Aslında bu bir dere ıslah çalışması değil, bir ekolojik sistemin katledilmesidir' dedi.</p> <p><strong>'VATANDAŞ NE OLDUĞUNU ANLAMAKTA ZORLANIYOR'</strong></p> <p>DSİ'nin yöre sakinlerini bilgilendermeden çalışma başlatmasını eleştiren Zoraloğlu, 'Yaklaşık 15-20 yıldır Arhavi'de Balıklı ormanlarında kesilmedik ağaç kalmadı. Dolayısıyla daha önce gerçekleşmeyen sel felaketleri, şimdi 2-3 yılda bir gündeme gelmektedir. Ormanı talan ettikten, ağaçları yok ettikten sonra suyun nereye akacağı bellidir, vadiye inecektir. DSİ bu tecrübeye ve bilgiye sahip değil mi? Bu durumu yalnızca küresel ısınmaya bağlamak bilimsel değil. Önce oradaki ağaç katliamının durdurulması gerekir. Daha sonra ormanın içine yol yapılması konusu gündeme gelmiştir. Bu yol kime hizmet etmektedir, niçin yapılmaktadır, köylünün görüşü alınmış mıdır? Hiçbir bilgilendirme yapılmamıştır. Vatandaş ne olduğunu anlamakta zorlanmaktadır. Ancak sonuçlarını Arhavi halkı yaşamaktadır' diye konuştu.</p> <p><strong>'BÖLGE ÖZEL DOĞAL SİT ALANI NİTELİĞİNDE'</strong></p> <p>Dere ıslahı için öncelikle havzanın etüt çalışmasının yapılması gerektiğini bildiren Zoraloğlu, şunları kaydetti:</p> <p>'Bu bölge endemik ve doğal yaşam açısından çok zengin. Trabzon Tabiat Koruma Kurulu'nun kararları vardır, Artvin Valiliği'nde ve ilgili kurumlarda da bu belgeler mevcut. Bölge özel doğal sit alanı niteliğinde. Buna rağmen nasıl böyle bir uygulama yapılmaktadır? Bu dere, köyün ve Arhavi merkezinin içme suyu ihtiyacı için kullanılıyor. Bu nedenle mutlak koruma altında olması gerekir. Devlet Su İşleri'nin bundan haberi yok mu? Bu uygulama nasıl yaptırılmaktadır? Belgeler elimizdedir. Bir müteahhidin insafına bırakılarak böyle bir çalışma yapılamaz. Çeşitli mahkeme kararları ve Danıştay onayı bulunan bir süreçte, bölgenin hassas ekosistemi nedeniyle yapılacak her türlü müdahalenin telafisi imkânsız zararlar vereceği belirtilmiştir. Bu faaliyetlerin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı yönünde karar vardır. Buna rağmen bu çalışmaların devam etmesi kabul edilemez ve derhal durdurulmalıdır.'</p> <p>Balıklı Köyü'nde yaşayan bir vatandaş ise balık ölümlerini cep telefonu ile kaydederek, 'Artvin Arhavi Balıklı Köyü'nde dereden balık topladık. Yaklaşık otuz metre duvar yapılmıştı ve dereye çimentolu su bırakıldı. Bütün balıklar telef oldu. Görmüş olduğunuz 21 tane balık var, ancak yüzlercesi burada telef oldu. Bu değerli alabalıklar zehirlendi ve hepsi öldü' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Artvin</category>
      <guid>https://www.haber500.com/arhavi-pilarget-havzasindaki-dsinin-islah-calismasina-yore-halkindan-tepki-derede-yuzlerce-balik-telef-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:35:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/arhavi-pilarget-havzasindaki-dsinin-islah-calismasina-yore-halkindan-tepki-derede-yuzlerce-balik-telef-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="36367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk modasının öncü ismi Zühal Yorgancıoğlu'nun adı Eskişehir'de yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/turk-modasinin-oncu-ismi-zuhal-yorgancioglunun-adi-eskisehirde-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/turk-modasinin-oncu-ismi-zuhal-yorgancioglunun-adi-eskisehirde-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk moda dünyasının öncü isimlerinden, uluslararası camiada 'Madam Z' olarak tanınan moda tasarımcısı Zühal Yorgancıoğlu, yaşlılığa bağlı sağlık sorunları nedeniyle 100 yaşında hayatını kaybetti. Türk sanat ve kültürünü dünyanın birçok ülkesinde başarıyla temsil eden Yorgancıoğlu'nun vefatı, sanat ve moda çevrelerinde büyük üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR)</strong> - Türk moda dünyasının öncü isimlerinden, uluslararası camiada 'Madam Z' olarak tanınan moda tasarımcısı Zühal Yorgancıoğlu, yaşlılığa bağlı sağlık sorunları nedeniyle 100 yaşında hayatını kaybetti. Türk sanat ve kültürünü dünyanın birçok ülkesinde başarıyla temsil eden Yorgancıoğlu'nun vefatı, sanat ve moda çevrelerinde büyük üzüntü yarattı.</p> <p>Zühal Yorgancıoğlu'nun anısı, adına Eskişehir'de kurulan müzede yaşamaya devam edecek. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından 23 Haziran 2023 tarihinde açılışı gerçekleştirilen Zühal Yorgancıoğlu Moda Tasarım Müzesi, sanatçının yaklaşık üç çeyrek asırlık çalışmalarını ziyaretçilerle buluşturuyor.</p> <p>Avlu Eskişehir Sanat Kompleksi'nin geniş alt galerisinde yer alan müze, Türkiye'nin ilk Moda Tasarım Müzesi olma özelliğini taşıyor. Müzede, Cumhuriyet kadını kimliğiyle Anadolu kültüründen ilham alarak tasarladığı 52 kıyafetin yanı sıra, Yorgancıoğlu'na ait 42 özgün eskiz çalışması da açıklamalarıyla birlikte sergileniyor.</p> <p>Bugüne kadar özellikle yurt dışındaki defileleri ve kültürel tanıtım etkinlikleriyle tanınan Zühal Yorgancıoğlu, Eskişehir'de açılan müzesi sayesinde yerli ve yabancı ziyaretçilere tanıtılmaya devam ediyor. İngiltere, Fransa ve Almanya başta olmak üzere birçok ülkeden ziyaretçiyi ağırlayan müze, açıldığı tarihten 2024 yılı başına kadar yaklaşık 3 bin kişiyi konuk etti.</p> <p>Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, yayımladığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi:</p> <p>'Eserleriyle Zühal Yorgancıoğlu Moda Tasarım Müzemizde iz bırakan, Türk modasının öncü isimlerinden Zühal Yorgancıoğlu'nun vefatı bizleri derinden üzdü. Sanata, tasarıma ve kültürel mirasımızın tanıtımına sunduğu kıymetli katkıları daima hatırlayacağız. Zühal Yorgancıoğlu'na Allah'tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve sanat dünyasına başsağlığı diliyorum.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türk moda tarihine önemli eserler kazandıran Zühal Yorgancıoğlu'nun mirası, Eskişehir'deki müzesi aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarılmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/turk-modasinin-oncu-ismi-zuhal-yorgancioglunun-adi-eskisehirde-yasiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:35:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/turk-modasinin-oncu-ismi-zuhal-yorgancioglunun-adi-eskisehirde-yasiyor.jpeg" type="image/jpeg" length="73125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vahap Seçer, Londra'da Yeşil Şehirler Belediye Başkanları Toplantısı'na katıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/vahap-secer-londrada-yesil-sehirler-belediye-baskanlari-toplantisina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/vahap-secer-londrada-yesil-sehirler-belediye-baskanlari-toplantisina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) yürüttüğü Yeşil Şehirler Programı'nın 10'uncu yılı kapsamında Londra'da düzenlenen Yeşil Şehirler Belediye Başkanları Toplantısı'na katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MERSİN)</strong> - Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) yürüttüğü Yeşil Şehirler Programı'nın 10'uncu yılı kapsamında Londra'da düzenlenen Yeşil Şehirler Belediye Başkanları Toplantısı'na katıldı.</p> <p>EBRD Yeşil Şehirler ağına üye belediye başkanlarını, uluslararası kuruluşları, özel sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve gençlik örgütlerini bir araya getiren, 'Yarına Yatırım: Herkes İçin Yeşil ve Dirençli Şehirler İnşa Etmek' temasıyla düzenlenen Yeşil Şehirler Belediye Başkanları Toplantısı; son 10 yılda Yeşil Şehirler Programı kapsamında elde edilen kazanımların değerlendirilmesi ile gelecekteki iş birliği alanlarının belirlenmesi amacıyla Londra'da düzenlendi.</p> <p><strong>YEŞİL ŞEHİRLER PROGRAMI'NIN 10 YILLIK KAZANIMLARI MASAYA YATIRILDI</strong></p> <p>Birçok oturumun gerçekleştirildiği toplantıda; kentlerin temiz enerjiye geçişi, ulaşım, konut ve ısınma sistemlerinin elektrifikasyonu, düşük karbonlu ve iklim dirençli konut politikaları, atık su ve su yönetimi altyapısının güçlendirilmesi, döngüsel ekonomi uygulamaları, sel ve sıcak hava dalgalarına karşı dirençlilik, iklim krizine uyum süreçlerinde yapay zeka kullanımı gibi konular ele alındı.</p> <p>Program kapsamında Yeşil Şehir Görevlileri Ağı Toplantısı'na katılan Seçer, Bir On Yıllık Etki: EBRD Yeşil Şehirlerinin Başarılarının Kutlanması Paneli'nde ise kentlerin deneyim paylaşımlarını takip etti. Panelde programa dahil olan kentlerin yeşil dönüşüm uygulamaları, finansman deneyimleri, kent yaşamına etkileri ve gelecek vizyonları belediye başkanlarının katılımıyla ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Başkan Seçer'in yer aldığı 'Sistem Yaklaşımından Yatırıma: Su Yönetiminin Önemi' başlıklı oturumda kente yapılacak bir yatırımın kentin su güvenliğine, iklim direncine, deniz ekosistemine, enerji tüketimine ve ekonomik gelişimine nasıl katkı sağlayacağı tartışıldı. Mersin ile birlikte Fas'ın Kazablanka ve Kırgızistan'ın Oş kentlerindeki uygulamaların da ele alındığı oturumda Seçer'in yanı sıra Kazablanka-Settat Bölgesi Konseyi Başkanı Abdellatif Mâzouz, Oş Belediye Başkanı Zhanarbek Akaev, Su Sistemleri Entegrasyonu Profesörü Prof. Dr. Ana Mijic ve Altyapı Çözümleri İş Grubu İş Geliştirme Direktörü Silvia Kuo konuşmacı olarak yer alırken, oturumun moderatörlüğünü ise EBRD Avrasya Altyapı Bölüm Başkanı Ekaterina Miroshnik yürüttü.</p> <p><strong>'MERSİN'DE SU YÖNETİMİNDE SİSTEM YAKLAŞIMINI BENİMSİYORUZ'</strong></p> <p>'Sistem Yaklaşımından Yatırıma: Su Yönetiminin Önemi' başlıklı oturumda konuşan Seçer, Yeşil Şehirler Programı kapsamında düzenlenen toplantının kentler arasında deneyim paylaşımını güçlendirdiğini vurgulayarak, gerçekleştirilen oturumun küresel sorunlara en iyi cevap olacağını belirtti.</p> <p>Mersin hakkında genel bilgileri katılımcılarla paylaşan Seçer, Mersin'in iklim değişikliğinin etkilerini yoğun biçimde hissettiğinin altını çizdi. Mersin Büyükşehir olarak su yönetimini yalnızca teknik bir altyapı meselesi olarak görmediklerini belirten Seçer, 'Bizim için su; çevreyi, enerjiyi, ekonomiyi, halk sağlığını, afet yönetimini ve iklim direncini bir araya getiren stratejik bir konudur. Tam da bu nedenle Mersin'de su yönetiminde sistem yaklaşımını benimsiyoruz. Su sistemleri birbirine bağlıdır ve bir noktada alınan karar tüm sistemi etkiler. Bu yaklaşım doğrultusunda bir yatırımın kentin su güvenliğine, enerji verimliliğine, iklim direncine, deniz ekosistemlerine ve ekonomik gelişimine nasıl katkı sunduğuna bakıyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p>Çalışmaların sistem yaklaşımı ile ilerletildiğini dile getiren Seçer, söz konusu sistemin 4 temel başlıkta sürdürüldüğünü belirtti.</p> <p><strong>'GELECEĞİN RİSKLERİNİ DİKKATE ALARAK UZUN VADELİ BİR SU ALTYAPISI İNŞA EDİYORUZ'</strong></p> <p>Mersin'in su yönetiminde birinci önceliklerinin güçlü ve dayanıklı altyapı yatırımları olduğunu kaydeden Seçer, kentte hayata geçirilen projeleri aktardı. Mersin Büyükşehir Belediyesi, EBRD ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) iş birliğinde yürütülen 'Mersin Atıksu Yönetimi ve Ekolojik Denge Projesi'nin su yönetimindeki yaklaşımlarının en önemli örneklerinden biri olduğunu ifade eden Seçer, 'Yaklaşık 84 milyon Euro tutarındaki yatırım kapsamında Mersin genelinde atıksu arıtma tesislerinin kapasite artırımlarını gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda yeni arıtma tesisleri ile derin deniz deşarj sistemlerini hayata geçiriyoruz. Bu yatırımlar sayesinde yalnızca mevcut ihtiyaçları karşılamıyoruz. Gelecekteki nüfus artışını, iklim değişikliğinin etkilerini ve çevresel riskleri de dikkate alarak uzun vadeli bir su altyapısı inşa ediyoruz' dedi.</p> <p>Avrupa Birliği destekli FRIT-II programı kapsamında yürütülen çalışmalara da değinen Seçer, Mersin'in içme suyu ve kanalizasyon yatırımlarıyla büyüdüğünü, aynı zamanda altyapı kapasitesinin güçlendirildiğini dile getirdi.</p> <p><strong>'SCADA İLE SU YÖNETİMİNİN TÜM SÜREÇLERİNİ 7 GÜN 24 SAAT İZLEYEBİLİYORUZ'</strong></p> <p>Su yönetimine ilişkin yaklaşımda dijitalleşmenin ve veri analizinin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Seçer, Büyükşehir bünyesinde ileri teknolojinin kullanımına değindi. Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MESKİ) bünyesinde oluşturulan İleri Teknoloji İzleme ve Kontrol Merkezi'nin (SCADA) çalışmalarını aktaran Seçer, 'SCADA sayesinde suyun kaynaktan alınmasından atık suyun alıcı ortama bırakılmasına kadar tüm süreçleri 7 gün 24 saat izleyebiliyoruz. İçme suyu depoları, pompa istasyonları, enerji tüketimi, debi değişimleri, izole alt bölgeler, sayaç sistemleri ve yağmur suyu altyapıları gerçek zamanlı olarak kontrol ediliyor. Bu yaklaşım su kayıplarını azaltıyor, enerji tüketimini düşürüyor ve hizmet sürekliliğini artırıyor. Aynı zamanda iklim değişikliğinin getirdiği belirsizlikler karşısında kentimizin dayanıklılığını güçlendiriyor' diye konuştu.</p> <p>Kaynakların verimli kullanılmasını ve su yönetiminde döngüselliği esas aldıklarını sözlerine ekleyen Seçer, atık suyu atık olarak değil yeniden kullanılabilecek bir kaynak olarak gördüklerini belirtti. Karaduvar ve Kızkalesi atıksu arıtma tesisleri aracılığıyla suyun yeniden kullanımına yönelik alanlar oluşturulduğunu kaydeden Seçer, 'Birçok tesisimiz için yeniden kullanım izinlerini tamamladık. Ayrıca güneş enerji santralleri ve biyogaz uygulamalarıyla su altyapımızın enerji ihtiyacını daha sürdürülebilir kaynaklardan karşılıyoruz. Bu sayede hem karbon emisyonlarını azaltıyor hem de işletme maliyetlerini düşürüyoruz' dedi.</p> <p><strong>'ELEKTRONIK GEMİ DENETLEME SİSTEMİMİZ İLE KIYILARIMIZI 7 GÜN 24 SAAT İZLİYORUZ'</strong></p> <p>Mersin Büyükşehir'in ekosistemlerin korunması adına yürüttüğü çalışmalara değinen Seçer, denizleri su sisteminin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini ifade etti. Mersin'in, Türkiye'de deniz kirliliği denetimi yapma yetkisine sahip 2 büyükşehir belediyesinden biri olduğunu söyleyen Seçer, 'Elektronik Gemi Denetleme Sistemimiz sayesinde kıyılarımızı 7 gün 24 saat izliyoruz. Denetim tekneleri, hava ve su altı dronları kullanarak olası kirlilik kaynaklarını erken aşamada tespit ediyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu yana çevreyi kirlettiği tespit edilen 102 gemiye yaklaşık 390 milyon Türk Lirası idari yaptırım uygulandı' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>'KENTLERİN DAYANIKLILIĞI, TEMEL HİZMETLERİ VE KENT İŞLEVSELLİĞİNİ KESİNTİSİZ SÜRDÜREBİLME KAPASİTESİ İLE ÖLÇÜLÜR'</strong></p> <p>Su yönetiminde sistem yaklaşımının riskleri anlayabilmeyi gerektirdiğini belirten Seçer, 2023 yılında yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası deneyimlerin bunu kanıtladığını dile getirdi. Altyapı ve kurumsal kapasite yatırımlarının etkin işlemesinin önemini deprem döneminde gördüklerini kaydeden Seçer, 'Kentlerin dayanıklılığı, temel hizmetleri ve kent işlevselliğini kesintisiz sürdürebilme kapasitesiyle ölçülür. Deprem sonrasında Mersin'in aldığı göç neticesinde, su tüketimindeki ve evsel katı atık miktarındaki yüzde 15'in üzerindeki artışa rağmen hizmetlerimizi sürdürebildik' dedi.</p> <p>Büyükşehir olarak uluslararası iş birliklerini çok değerli gördüklerini ifade eden Seçer, 'Global Covenant of Mayors, ICLEI, Med Cities, Blue Mission Med Türkiye Ağı, Ocean Rise and Coastal Resilience Coalition ve Avrupa Birliği'nin Okyanuslar ve Sular Misyonu gibi platformlarda aktif rol üstleniyoruz. Bu ağlar sayesinde finansmana, teknik bilgiye ve yenilikçi çözümlere erişim sağlıyor; deneyimlerimizi diğer şehirlerle paylaşıyoruz' diye konuştu.</p> <p><strong>'HEDEFİMİZ; GELECEK NESİLLER İÇİN GÜVENLİ, DİRENÇLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SU SİSTEMİ OLUŞTURMAK'</strong></p> <p>Su yönetiminde başarının birçok faktörü aynı sistemde değerlendirebilmekle bağlantılı olduğunu söyleyen Seçer, geleceğin dirençli şehirlerinin; suyu koruyan, yeniden kullanan, veriyle yöneten ve ekosistemleri gözeten şehirler olacağının altını çizdi. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak hedefin gelecek nesiller için güvenli, dirençli ve sürdürülebilir bir su sistemi oluşturmak olduğunu dile getiren Seçer, 'Bu dönüşüm yolculuğunda EBRD Yeşil Şehirler Programı bizim için önemli bir ortaklık platformu olmaya devam ediyor. Deneyimlerimizi paylaşmayı, birlikte öğrenmeyi ve daha dirençli şehirler inşa etmek için uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi sürdüreceğiz' ifadelerini kullandı.</p> <p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Bülent Halisdemir'in de EBRD tarafından Mersin Yeşil Şehir Eylem Planı Yöneticisi olarak görevlendirildiği Yeşil Şehirler Belediye Başkanları Toplantısı'nın ilk günü, oturumların tamamlanması, günün değerlendirmesi ve kapanış ile sona erdi.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Mersin</category>
      <guid>https://www.haber500.com/vahap-secer-londrada-yesil-sehirler-belediye-baskanlari-toplantisina-katildi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:33:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/vahap-secer-londrada-yesil-sehirler-belediye-baskanlari-toplantisina-katildi.png" type="image/jpeg" length="69086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da vektörle mücadele 19 ilçede yoğun bir şekilde sürdürülüyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/antalyada-vektorle-mucadele-19-ilcede-yogun-bir-sekilde-surduruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/antalyada-vektorle-mucadele-19-ilcede-yogun-bir-sekilde-surduruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde yürüttüğü vektörle mücadele çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Büyükşehir ekipleri, şehir merkezinin yanı sıra 19 ilçede gerçekleştirdiği çalışmalar ile larva ve uçkun oluşumuna neden olabilecek alanları düzenli olarak ilaçlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANTALYA) </strong>- Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde yürüttüğü vektörle mücadele çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Büyükşehir ekipleri, şehir merkezinin yanı sıra 19 ilçede gerçekleştirdiği çalışmalar ile larva ve uçkun oluşumuna neden olabilecek alanları düzenli olarak ilaçlıyor.</p> <p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü ekipleri, bin 700 personelle 19 ilçede vektörle mücadele çalışmalarını yıl boyunca kesintisiz olarak yürütüyor. Bilimsel yöntemlerle gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında, vektörlerin üreme alanları düzenli olarak ilaçlanıyor. Özellikle yaz aylarında artan sıcaklık değerleriyle birlikte çalışmalar yoğunlaştırılırken, halk sağlığının korunması ve vatandaşların yaşam konforunun artırılması hedefleniyor.</p> <p><strong>EKİPLER 19 İLÇEDE İLAÇLAMA YAPIYOR </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Antalya merkezin yanı sıra ilçelerde de dere yatakları, sulak alanlar, yağmur suyu kanalları, rögarlar, foseptikler ve diğer riskli bölgelerde düzenli olarak ilaçlanıyor. Ekipler, Manavgat'ta yürüttüğü çalışmalar kapsamında Side Antik Kenti ve turizm alanlarında da ilaçlama gerçekleştiriyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, yılın 365 günü sahada görev yapan ekipleriyle çevre ve insan sağlığını önceleyen bir anlayışla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Antalya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/antalyada-vektorle-mucadele-19-ilcede-yogun-bir-sekilde-surduruluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:26:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/antalyada-vektorle-mucadele-19-ilcede-yogun-bir-sekilde-surduruluyor.JPG" type="image/jpeg" length="91203"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
