<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 25 Apr 2026 15:31:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahmut Arıkan: 'Sinan Ateş cinayetinin de önümüzdeki dönemde açılması gerekiyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mahmut-arikan-sinan-ates-cinayetinin-de-onumuzdeki-donemde-acilmasi-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mahmut-arikan-sinan-ates-cinayetinin-de-onumuzdeki-donemde-acilmasi-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Gülistan Doku soruşturmasında gösterilen hassasiyetten memnuniyet duyduklarını ancak aynı duyarlılığın Sinan Ateş cinayeti davası için de gösterilmesi gerektiğini söyledi. Arıkan, 'Zor olan dosyalar gözden kaçırılacak olursa burada adaletin samimi olmadığı görülür. Sinan Ateş cinayetinin de önümüzdeki dönemde açılması gerekiyor' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Gülistan Doku soruşturmasında gösterilen hassasiyetten memnuniyet duyduklarını ancak aynı duyarlılığın Sinan Ateş cinayeti davası için de gösterilmesi gerektiğini söyledi. Arıkan, 'Zor olan dosyalar gözden kaçırılacak olursa burada adaletin samimi olmadığı görülür. Sinan Ateş cinayetinin de önümüzdeki dönemde açılması gerekiyor' ifadesini kullandı.</p> <p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İstanbul Kağıthane ilçe teşkilatı tarafından düzenlenen etkinlikte gündeme dair açıklamalarda bulundu. Arıkan, iktidara Sinan Ateş cinayeti dosyasının yeniden açılması için çağrıda bulundu.</p> <p>Gülistan Doku davasında gösterilen hassasiyetten memnuniyet duyduklarını ancak aynı duyarlılığın Sinan Ateş cinayeti davası için de gösterilmesi gerektiğini dile getirdi. Arıkan, 'Zor olan dosyalar gözden kaçırılacak olursa burada adaletin samimi olmadığı görülür. Sinan Ateş cinayetinin de önümüzdeki dönemde açılması gerekiyor' dedi.</p> <p><strong>'Yolsuzlukları önlemek adına özel bir denetim mekanizması inşa edeceğiz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İktidara gelmeleri durumunda devlet yönetiminde köklü değişiklikler yapacaklarını belirten Arıkan, 'partizanca kadrolaşmanın' önüne geçeceklerini ve son 7-8 yıl içerisinde yapılan tüm büyük ihaleleri yeniden gözden geçireceklerini söyledi. Yolsuzlukları önlemek adına özel bir denetim mekanizması inşa edeceklerini kaydeden Arıkan, yolsuzlukla mücadele için 'müstakil bir bakanlık' kuracaklarını ve RTÜK'ü yeniden yapılandıracaklarını açıkladı.</p> <p>Ekonomik verilere de değinen Arıkan, TÜİK istatistiklerini hazırlayan personelin her hafta pazara gidip alışveriş yapma mecburiyeti getireceklerini ifade ederek, hayat pahalılığına vurgu yaptı.</p> <p>Bölgesel barış ve küresel güç dengeleri için 'Beyaz Kuşak Projesi'ni hayata geçirmeyi hedeflediklerini açıklayan Arıkan; Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve İran'ın yer alacağı bir saldırmazlık anlaşmasının ABD ve İsrail'in bölgedeki oyunlarını çökerteceğini iddia etti. Arıkan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın bölge hakkındaki açıklamalarına da tepki göstererek, iktidarı sessiz kalmakla eleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mahmut-arikan-sinan-ates-cinayetinin-de-onumuzdeki-donemde-acilmasi-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 15:28:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/mahmut-arikan-sinan-ates-cinayetinin-de-onumuzdeki-donemde-acilmasi-gerekiyor.jpg" type="image/jpeg" length="33630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Silivri Belediyesi ve Kent Konseyi iş birliğiyle 'Çocuk Meclisi']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/silivri-belediyesi-ve-kent-konseyi-is-birligiyle-cocuk-meclisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/silivri-belediyesi-ve-kent-konseyi-is-birligiyle-cocuk-meclisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri Belediyesi ve Silivri Kent Konseyi iş birliğiyle, çocukların fikirlerini özgürce ifade edebilmesi amacıyla 'Çocuk Meclisi' gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)-</strong> Silivri Belediyesi ve Silivri Kent Konseyi iş birliğiyle, çocukların fikirlerini özgürce ifade edebilmesi amacıyla 'Çocuk Meclisi' gerçekleştirildi.</p> <p>Çocuk Meclisi, Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun ve Kent Konseyi Başkanı Nursel Erel'in katılımıyla yapıldı. Çocuk Meclisi'nin öneminden söz eden Balcıoğlu, 'Bir şehri birlikte düşünmenin, birlikte konuşmanın ve birlikte karar almanın değerini hep beraber hissediyoruz. Birazdan içinizde söz alacak 'Eğer ben belediye başkanı, meclis üyesi ya da bakan olsaydım, kısacası eğer ben yetki sahibi olsaydım Silivri için şunları yapardım' diyerek hayallerini anlatacak. Onları can kulağıyla dinleyeceğim. Çünkü biz yetişkinler bazen gündelik işlerin detaylarında boğulurken, dünyanın en saf ve en berrak bakış açısını, yani sizin bakış açınızı kaçırabiliyoruz. Şunu sakın unutmayın, burada bulunmanız sadece bir 'ziyaret' değil. Bu bir dahiliyet sürecidir' diye konuştu. </p> <p>Çocukların, Silivri'nin karar alma mekanizmalarına dahil olmasının öneminden bahseden Balcıoğlu, demokrasinin sadece istemek değil, aynı zamanda katkı sunmak olduğunu söyledi. Çocukların küçük yaşlarda farklı fikirlere saygılı olmayı öğrenmesi gerektiğini dile getiren Başkan Balcıoğlu, 'Çünkü hayat boyunca hepimiz farklı insanlarla karşılaşacağız. Farklı düşünen, farklı yaşayan, farklı hayaller kuran insanlarla bir arada olacağız. İşte gerçek demokrasi de tam burada başlar. 'Benim fikrim var' derken, 'senin fikrin de kıymetli' diyebilmekte başlar. Birbirimizi anlamaya çalışmakta, birbirimizi dışlamadan yan yana durabilmekte başlar. Demokrasiye katkı sunmak için büyümeyi beklemek gerekmez. Tam tersine, demokrasi kültürü küçük yaşlarda öğrenilir, küçük yaşlarda gelişir' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>'Silivri, sizlerin içindeki o büyük enerjidir'</strong></p> <p>Demokrasinin bazı sorumlulukları da birlikte getirdiğini açıklayan Başkan Balcıoğlu, şöyle devam etti:</p> <p>'Temiz bir Silivri istemek hakkınız, ama sokağa çöp atmamak sorumluluğunuzdur. Güvenli oyun alanları istemek hakkınız, ama o alanları korumak sorumluluğunuzdur. Gelecekte bu şehri yönetmek hakkınız, ama bugünden kendinizi en iyi şekilde eğitmek, okumak ve dünyayı anlamaya çalışmak sorumluluğunuzdur. Kendimizin farkında olmak kadar çevremizin farkında olmak da önemlidir. Bilinçli, duyarlı ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmek hem kendimiz hem ülkemiz hem de yaşadığımız kent için çok değerlidir. Bugün burada konuşacak olan arkadaşlarımızın vizyonları, bizim projelerimize ışık tutacak. Sizlerin hayal ettiği Silivri; daha yeşil, daha teknolojik, sanata ve spora daha yakın bir kenttir, buna eminim.'</p> <p><strong>'Silivri, sizlerin içindeki o büyük enerjidir' </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çocukların 'Yetki bende olsaydım yapardım' dediği her bir maddenin 'Belediye olarak nasıl hayata geçirebiliriz?' düşüncesiyle not alınacağına dikkat çeken Balcıoğlu, 'Sizlerden tek bir ricam var. Hayal kurmaktan ve bu kenti sevmekten asla vazgeçmeyin. Silivri sadece denizden, topraktan ve binalardan ibaret değildir; Silivri, sizlerin içindeki o büyük enerjidir' dedi. </p> <p>Kent Konseyi Başkanı Nursel Erel ise Çocuk Meclisi'nin öneminden söz etti. Çocuklarla olmaktan mutluluk duyduğunu ve heyecanlandığını aktaran Erel, Çocuk Meclisi'nde yetişmiş ve emek veren Hilal Demirdağ'a teşekkürlerini iletti. Çocuklarla gerçekleşen toplantılarda beklemediği kadar iyi fikirler ortaya çıktığını ifade eden Erel, Çocuk Meclisi'ndeki çocukların, velilerin ve öğretmenlerin emeğine dikkat çekti.</p> <p><strong>Temsili bakanlar belirlendi</strong></p> <p>Çocuk Meclisi'nde temsili Belediye Başkanı Doruk Berat Harmancı, Kent Konseyi Başkanı Nursel Erel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duru Ebicinoğlu, Adalet Bakanı Asya Nil Pamuk, İçişleri Bakanı Demiray Cesur Erinci, Sağlık Bakanı Elif Özkurt, Dışişleri Bakanı Yiğit Gürsel Orhan, Çevre Ve Şehircilik Bakanı Alvina Tanem Çelik, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanı Tuna Onat Gaval, Milli Eğitim Bakanı Ada Beren Ağal, Kültür Ve Turizm Bakanı Kerem Mirza Sakallı, Muhtar ise Mina Eylül Orhan oldu.</p> <p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duru Ebicinoğlu, oyun alanlarının arttığı bir çevre istediklerini belirtti. Çocukların kendilerini rahat ifade edebilmesi için uygun iletişim araçlarına ihtiyaç olduğunu kaydeden Ebicinoğlu, çocukların geleceğin aktif bireyleri olduğunu söyledi.<br /><br />Çevre ve Şehircilik Bakanı Alvina Tanem Çelik ise tarım arazilerinin ekilip biçilmesi gerektiğini belirtti. Başkan Balcıoğlu'nun bu konuda hassasiyet gösterdiğini ifade eden Çelik, tarım arazilerinin imara açılmamasını istediğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/silivri-belediyesi-ve-kent-konseyi-is-birligiyle-cocuk-meclisi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 15:27:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/silivri-belediyesi-ve-kent-konseyi-is-birligiyle-cocuk-meclisi.jpg" type="image/jpeg" length="13822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da MHP'ye katılım]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/diyarbakirda-mhpye-katilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/diyarbakirda-mhpye-katilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Diyarbakır İl Başkanı Miktat Arslan, Diyarbakır'da yaklaşık 500 kişinin partilerine katıldığını  söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN</strong></p> <p><strong>(DİYARBAKIR) -</strong>  MHP Diyarbakır İl Başkanı Miktat Arslan, Diyarbakır'da yaklaşık 500 kişinin partilerine katıldığını söyledi.</p> <p>MHP'ye katılımlar dolayısıyla MHP Diyarbakır İl Başkanlığı'nda rozet takma töreni düzenlendi. Törende konuşan MHP Diyarbakır İl Başkanı Miktat Arslan, şunları söyledi:</p> <p>'Partimize diğer siyasi partilerden katılım olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi Diyarbakır'da 17 ilçe teşkilatıyla faal durumdadır değerli arkadaşlarım. Milliyetçi Hareket Partisi Diyarbakır'da vatandaşa yönelik siyasetini geliştirmiş ve Diyarbakır'da 50 yıldır 3. 4. 5. katlarda siyaset yapan, vatandaşın uğrayamadığı bir teşkilat yapımız vardı. Ekibimle birlikte Milliyetçi Hareket Partisi şu anda gördüğünüz gibi vatandaşın rahatlıkla uğrayabileceği bir mekan haline, bir teşkilat haline getirip ve Diyarbakır'da var olduğumuzu hissettirdik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2028 genel seçimlerinde inşallah daha da bu çalışmalarımızı sıklaştırarak inşallah ilimizde bir vekil hedefimiz var. Diyarbakır'da Allah'ın izniyle bir vekil hedefimiz, 'Kızıl Elma Diyarbakır' hedefimizi gerçekleştireceğiz Allah'ın izniyle.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/diyarbakirda-mhpye-katilim</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 15:18:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/diyarbakirda-mhpye-katilim.jpg" type="image/jpeg" length="39654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü milli okçularından Antalya'da altın madalya]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mugla-buyuksehir-belediyesi-spor-kulubu-milli-okcularindan-antalyada-altin-madalya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mugla-buyuksehir-belediyesi-spor-kulubu-milli-okcularindan-antalyada-altin-madalya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü milli okçuları Hazal Burun ve Emircan Haney'den oluşan karışık takım, Antalya'da düzenlenen Avrupa Grand Prix 1. Ayak Yarışması'nda altın madalya kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA)-</strong> Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü milli okçuları Hazal Burun ve Emircan Haney'den oluşan karışık takım, Antalya'da düzenlenen Avrupa Grand Prix 1. Ayak Yarışması'nda altın madalya kazandı.</p> <p>Avrupa okçuluğunun önemli organizasyonları arasında yer alan Antalya Avrupa Grand Prix 1. Ayak Yarışması, 20-26 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya'da düzenleniyor. 36 ülkeden 237 sporcunun katıldığı organizasyon, farklı ülkelerden sporcuların mücadele ettiği uluslararası düzeyde rekabetin yaşandığı bir müsabaka programına ev sahipliği yapıyor. Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü milli okçuları turnuvada önemli başarılara imza attı. Bu kapsamda Hazal Burun ve Emircan Haney'den oluşan karışık takım, rakiplerini geride bırakarak altın madalya kazandı.</p> <p><strong>Takım kategorilerinde çifte başarı</strong></p> <p>Sporcular, yarışmalarda bireysel ve takım kategorilerinde de önemli dereceler elde etti. Hazal Burun'un yer aldığı makaralı yay kadın takımı da altın madalyanın sahibi olurken, Emircan Haney'in yer aldığı makaralı yay erkek takımı ise gümüş madalya elde etti. Milli sporcu Hazal Burun, yarın gerçekleştirilecek bireysel karşılaşmalarda madalya mücadelesi verecek.</p> <p><strong>'Sporun ve sporcunun her zaman yanında olmaya devam edeceğiz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 'Antalya'da düzenlenen Avrupa Grand Prix 1. Ayak Yarışması'nda ülkemizi ve Muğla'mızı başarıyla temsil eden milli sporcularımız Hazal Burun ve Emircan Haney'i yürekten kutluyorum. Elde ettikleri altın ve gümüş madalyalar, disiplinli çalışmanın ve inancın bir sonucudur. Bu gurur tablosunda emeği geçen tüm sporcularımızı tebrik ediyor, antrenörümüz Dr. Ejder Sözen'e özverili çalışmaları için teşekkür ediyorum. Sporun ve sporcunun her zaman yanında olmaya, genç yeteneklerimizi desteklemeye ve Muğla'yı ulusal ve uluslararası arenada daha güçlü şekilde temsil etmeye devam edeceğiz' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mugla-buyuksehir-belediyesi-spor-kulubu-milli-okcularindan-antalyada-altin-madalya</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:59:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/mugla-buyuksehir-belediyesi-spor-kulubu-milli-okcularindan-antalyada-altin-madalya.jpg" type="image/jpeg" length="17357"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rize'de 'Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi' kuruldu: 'Sadaka değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/rizede-findikli-cay-ureticileri-meclisi-kuruldu-sadaka-degil-emegimizin-karsiligini-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rizede-findikli-cay-ureticileri-meclisi-kuruldu-sadaka-degil-emegimizin-karsiligini-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize'nin Fındıklı ilçesinde çay üreticileri, 'düşük fiyatlar ve kota baskısına' karşı 'Fındıklı Çay Üreticisi Meclisi'ni kurdu. Meclis, Fındıklı'nın 32 köy ve mahallesinin 22'sinde doğrudan üreticilerin katılımıyla kuruldu. Meclis üyesi Kamil Kadıoğlu, 'Bizler sadaka değil emeğimizin karşılığını istiyoruz. Fındıklı'dan yaktığımız bu çoban ateşinin tüm Karadeniz'de umut olacağına inanıyoruz. Toprağımız, paramız, kararımız bizim' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gençağa KARAFAZLI</strong></p> <p><strong>(RİZE) -</strong> Rize'nin Fındıklı ilçesinde çay üreticileri, 'düşük fiyatlar ve kota baskısına' karşı 'Fındıklı Çay Üreticisi Meclisi'ni kurdu. Meclis, Fındıklı'nın 32 köy ve mahallesinin 22'sinde doğrudan üreticilerin katılımıyla kuruldu. Meclis üyesi Kamil Kadıoğlu, 'Bizler sadaka değil emeğimizin karşılığını istiyoruz. Fındıklı'dan yaktığımız bu çoban ateşinin tüm Karadeniz'de umut olacağına inanıyoruz. Toprağımız, paramız, kararımız bizim' dedi. </p> <p>Rize'nin Fındıklı ilçesinde çay üreticileri artan gübre fiyatları, enflasyon ve kota ve kontenjan uygulamalarına karşı bir araya gelerek Fındıklı Çay Üreticileri Meclisini kurduklarını ilan etti. Meclis ana koordinasyon grubu üyesi Kâmil Kadıoğlu Çay,  konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şunları ifade etti:</p> <p>'Yıllardır Karadeniz'in sarp yamaçlarında alın teri döken biz çay üreticilerinin kaderi tarlaya hiç girmeyenlerin masa başında aldığı kararlara terk edilmiştir. Artan gübre fiyatları, enflasyon karşısında eriyen gelirimiz, gasp edilen destekleme primleri ve kotalar bahane edilerek özel sektörün dayattığı taban fiyatın altındaki sömürü alımları karşısında üretici savunmasız bırakılmıştır. Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi, bıçağın kemiğe dayandığı bu düzene dur demek için üreticinin kurtarıcı beklemeden kendi hakkını bizzat savunmak zorunluluğundan doğmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Temel amacımız hakça fiyat ve özel sektöre karşı mücadeledir'</strong></p> <p>Bizler gücümüzü kapalı orta kapılar ardında değil, doğrudan topraktan alıyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana Fındıklı ilçemizin 32 köy ve mahallesinin 22'sinde bizzat üreticilerimizin katılımıyla geniş çaplı halk toplantıları gerçekleştirdik. Her köy ve mahallede kendi yerel meclislerimizi kurduk. Bu toplantılarda hür irade ile seçilen 100 kişilik öncü temsilci heyetimizle ana koordinasyon grubumuzu oluşturduk ve sahada sarsılmaz bir sivil inisiyatif inşa ettik. Temel amacımız hakça fiyat ve özel sektöre karşı mücadeledir. Fiyatların gerçek saha maliyetleri üzerinden belirlenmesini sağlamak. Üreticiyi tüccarın insafına terk eden taban fiyatın altındaki özel sektör dayatmalarını reddetmek, kırmak.  Hasat dönemindeki yığılmaları kota sorununu ve çaydaki kalite kaybını önlemek amacıyla bölgesel ve bilimsel bir tarım takvimi oluşturarak planlı kademeli geçişi sağlamak tarıma. </p> <p>Fahiş çay toplama ücretlerine bir standart getirerek üreticinin maliyet yükünü hafifletmek. Atalarımızdan miras kalan Meci kültürünü yeniden canlandırarak tarlalara omuz omuza büyük bir dayanışma ruhuyla girmek. 2025'te sıfırlanan devlet destekleme priminin geri getirilmesi ve bankalardan promosyon hakkımızın yasal yollarla söke söke alınması. Çay Kanunu başta olmak üzere üreticiyi ilgilendiren tüm sözleşme ve yasal süreçlerde söz, yetki ve kararın doğrudan üreticide olmasını sağlamak. Bizler sadaka değil emeğimizin karşılığını istiyoruz. Fındıklı'dan yaktığımız bu çoban ateşinin tüm Karadeniz'de umut olacağına inanıyoruz. Topraımız, paramız, kararımız bizim.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Rize</category>
      <guid>https://www.haber500.com/rizede-findikli-cay-ureticileri-meclisi-kuruldu-sadaka-degil-emegimizin-karsiligini-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:51:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/rizede-findikli-cay-ureticileri-meclisi-kuruldu-sadaka-degil-emegimizin-karsiligini-istiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="80324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: 'Atatürk konusunda taviz vermeyen bütün siyasi partileri, bir arada olmaya davet ediyorum']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-ataturk-konusunda-taviz-vermeyen-butun-siyasi-partileri-bir-arada-olmaya-davet-ediyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-ataturk-konusunda-taviz-vermeyen-butun-siyasi-partileri-bir-arada-olmaya-davet-ediyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 'Atatürk konusunda taviz vermeyen bütün siyasi partileri, Cumhuriyet'in kuruluşu konusunda taviz vermeyen bütün siyasi partileri ben aslında bir arada olmaya davet ediyorum ki Türkiye normalleşsin, hukuk devleti kurulsun ve bu çöküş dönemi, bu çürüme dönemi sona ersin' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Berfin BAYSAN - Kamera: Akın KÜÇÜKKURT</strong></p> <p><strong>(İZMİR) -</strong> Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 'Atatürk konusunda taviz vermeyen bütün siyasi partileri, Cumhuriyet'in kuruluşu konusunda taviz vermeyen bütün siyasi partileri ben aslında bir arada olmaya davet ediyorum ki Türkiye normalleşsin, hukuk devleti kurulsun ve bu çöküş dönemi, bu çürüme dönemi sona ersin' ifadelerini kullandı.</p> <p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İzmir'in Buca ilçesinde partisinin ilçe başkanlığı binasının açılışına katıldı. Açılışın ardından ANKA Haber Ajansı'na konuşan Özdağ, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p> <p>Maden işçilerinin Ankara'da devam eden eylemine değinen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 'Maden işçileri ücretlerini istiyorlar. Emeklerinin karşılığını istiyorlar. Aylardır çalışıyorlar ve ücret alamıyorlar. Bu onların en doğal hakkı. Kim olsa bunu yapar. Yani başka çareleri kalmamış ki insanların gelip Ankara'nın ortasında yetişkin insanlar protesto amacıyla toplanıyorlar ve protesto amacıyla üstlerindeki gömlekleri, atletleri çıkartıp oraya yazı yazıyorlar. Yani bu ne kadar çaresiz olduklarının göstergesi. Birbirine sarılıp ağlayan baba ve çocuk sahnesi... Erdoğan, Türkiye'nin ekonomik gücünün 1,6 trilyon dolara çıktığını ifade ediyor. Buradan da açlık fotoğrafları geliyor. Evet, Türkiye'de küçük, yüzde 10 civarında gittikçe zenginleşen bir azınlık var ama bir de yüzde 90 fakirleşme süreci içerisinde olan çok geniş bir kitle var. Özetle, ekonomiden manzara dediğiniz zaman esas göz önünde olan durum bu vaziyette' dedi.</p> <p><strong>'Devletin görevi yurttaşları korumaktır'</strong></p> <p>Gülistan Doku soruşturması kapsamında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in tutukluluğu hakkında konuşan Özdağ, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Devletin görevi yurttaşları korumaktır. Onların mal ve can güvenliğini sağlamaktır. Devletin en yüksek temsilcisi validir. Vali, hükümetin değil, devletin temsilcisidir. Tunceli'de devleti temsil eden vali, temsil etmesi gereken vali, vatandaşın canını, malını, namusunu koruması gereken vali, adaletin önündeki en büyük engele dönüşmüştür. Oğlunun işlemiş olduğu cinayeti örtmek için devletin imkanlarını kullanmıştır, devletin memurlarını kullanmıştır. Ancak bu bireysel bir suç değildir. Birçok devlet görevlisinin bu suça ortak olduğunu görüyoruz. Bu devlet görevlilerinden hiçbirisi çıkıp ortaya, 'Ya bu bir suç, bu bir cinayet. Bu suçun örtülmesine, kapatılmasına, delillerin yok edilmesine yardımcı olmak da suça iştiraktır. Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir memuruyum. Benim sadakatim buradaki valiye veya valinin katil olduğu iddia edilen kişiye karşı değil; benim sadakatim öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, anayasaya ve yasalara, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına karşıdır; onların hakkını korumalıyım.' dememiştir. Bazıları anlaşılan menfaat karşılığında, bazıları olayı gönüllü olarak örtbas etmek için valinin yanında yer almışlardır. Bu, devletin çürümesi sürecidir ve inanılır gibi değil. Yani Cumhuriyet tarihinde bir benzeri olmayan hadise. Ve bu hadisenin ortaya çıkartılması da yine devlet kurumunun gerçekleştirdiği bir hamle ile oluyor. Bir vali olayı kapatıyor ama bir başka vali, Tunceli Valisi ve bir başka başsavcı, olayın ortaya çıkmasını ve suçluların adalete teslim edilmesini sağlıyor. Demek ki devlet varlığını sürdürüyor, bütün bozulmalara ve çürümelere rağmen. Bu da işin olumlu yanı.</p> <p>Dilerim bir an önce bütün bu süreç sonuçlanır. O gün orada olup, görevde olup bugün değişik yerlerde görev yapan ve olayı bilip, duyup, göz yumanlar da yargı önüne çıkarlar ve onlar da hesap verirler. Çünkü böyle küçücük bir yerde böyle delillerin karartılması sürecinin duyulmaması mümkün değildir. Nitekim, soruşturmanın tekrar başlaması da duyanlardan birisinin yapmış olduğu açıklamalar sonucunda gerçekleşiyor. Devlet adına üzüntü verici ama devletin geleceği adına da umutlandırıcı bir hadise.' </p> <p><strong>'Atatürk konusunda taviz vermeyen bütün siyasi partileri, bir arada olmaya davet ediyorum'</strong></p> <p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun dün İzmir'de 'Zafer Partisi ile ittifak düşünür müsünüz önümüzdeki günlerde?' sorusuna verdiği 'Biz milletle ittifak yapmayı düşünüyoruz.' yanıtını değerlendiren Özdağ, şunları söyledi:</p> <p>'Millet Türk milleti ise hiçbir sorun yok. Biz de Türk milletiyle ittifak yapıyoruz. Demek ki İYİ Parti ile ittifak ortağımız aynı. O da bizi birlikte adım atma doğrultusunda, Türk milletiyle ittifak doğrultusunda bir araya getirecek demektir. Tabii şaka bir yana, siyasal sistem, seçim sistemi ittifakları zorunlu hâle getiriyor ki yüzde 51'i aşalım. Ben İYİ Parti'nin de baraj sıkıntısı olduğunu düşünmüyorum. Zafer Partisi'nin de baraj sıkıntısı olduğunu düşünmüyorum. Düşünmüyorum derken, yani anketleri görüyorum, biz de anket yaptırıyoruz ve bu anketlerin neticeleri daha bugünden sonucun her iki parti için ayrı ayrı, bir seçimde de girseler kötü olmayacağını gösteriyor ama mesele Türkiye için iyi olması ve daha iyi olması. Tabii bu sadece İYİ Parti, Zafer Partisi değil, başka partiler de dâhil. Atatürk konusunda taviz vermeyen bütün siyasi partileri, Cumhuriyet'in kuruluşu konusunda taviz vermeyen bütün siyasi partileri ben aslında bir arada olmaya davet ediyorum ki Türkiye normalleşsin, hukuk devleti kurulsun ve bu çöküş dönemi, bu çürüme dönemi sona ersin. Artık yorulmuş Türkiye'ye bir şey verme ihtimali kalmamış olan AK Parti iktidarının sonlanması hem onlar için de iyi olacak, biliyor musunuz? AK Partililer için de, siyasi katılım için de iyi olacak.'</p> <p><strong>'PKK silah bırakmadı, silah bırakmamış bir örgütle niye görüşüyorsunuz?'</strong></p> <p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un 'Terörsüz Türkiye sürecinde, terör örgütü PKK'nın silah bırakma takvimine riayet etmediğine' yönelik sözlerine ilişkin de Özdağ, 'Numan Kurtulmuş'u son yıllarda şaşkınlıkla izliyoruz. Kendisi Türk üniversitesi camiasının seçkin bir üyesidir. İyi bir bilim insanıdır. Bu şekilde açıklamalar yapması bizim şaşkınlığımızı artırıyor. Bu süreç başladığından beri sanki sürecin PKK ile olan görüşmelerinin önemli isimlerinden birisi olmaya soyundu. Önce 'Biz Kürtlerle barışmazsak, Amerika Birleşik Devletleri diğer bölge ülkelerini böldüğü gibi bizi de böler.' diye bir açıklamayı 20 Mayıs 2025'te Doğu Anadolu'da bir ziyaret sırasında açıkladı. Hayretle karşıladık. Bu açıklamayı daha sonra parlamentoda gayet resmi bir zemine taşıyarak bir komisyon oluşturdu. Yani o komisyonun da aslında hukuki bir temeli yok. Ve bu oluşturulan komisyonun ilginç tarafı, daha 1998'de 'Türkiye'de Kürt Sorunu' adlı Graham Fuller ve Henri Barkey tarafından yazılmış ve ön sözünü de başka bir ismin yazdığı kitabın gündeme getirildiğini bu yolda hatırlatıyor. Peki PKK silah bırakmadıysa siz bunlara niye başladınız? Demediniz mi PKK silah bıraktıktan sonra bu süreci başlatacağız diye? Demek ki PKK silah bırakmadı. Evet, şimdi siz de ifade ediyorsunuz. O zaman niye bu noktadayız? Silah bırakmamış bir örgütle niye görüşüyorsunuz? Biz de bu soruları soruyoruz ve soracağız' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-ataturk-konusunda-taviz-vermeyen-butun-siyasi-partileri-bir-arada-olmaya-davet-ediyorum</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:51:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-ataturk-konusunda-taviz-vermeyen-butun-siyasi-partileri-bir-arada-olmaya-davet-ediyorum.jpg" type="image/jpeg" length="71364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fuat Oktay: Bölgesel fırsatlar Hicaz demiryolunu canlandırmayı zorunlu kılıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/fuat-oktay-bolgesel-firsatlar-hicaz-demiryolunu-canlandirmayi-zorunlu-kiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/fuat-oktay-bolgesel-firsatlar-hicaz-demiryolunu-canlandirmayi-zorunlu-kiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay Amman'da, 'Bölgesel fırsatlar Hicaz Demiryolu'nu canlandırmayı zorunlu kılıyor' dedi. Oktay, 'Tekrardan o yolun canlandırılması ile ilgili zaten bakanlıklar nezdinde yürütülen görüşmelere biz, parlamento boyutunda da nasıl katkı vereceğimizle ilgili görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Bugün yeniden canlandırmaya çalıştığımız, Osmanlı döneminde geliştirilen bir proje; şu andaki bölgesel fırsatlar bunu canlandırmayı neredeyse zorunlu kılıyor' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, 'Bölgesel fırsatlar Hicaz Demiryolu'nu canlandırmayı zorunlu kılıyor. Tekrardan o yolun canlandırılması ile ilgili zaten bakanlıklar nezdinde yürütülen görüşmelere biz, parlamento boyutunda da nasıl katkı vereceğimizle ilgili görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Bugün yeniden canlandırmaya çalıştığımız, Osmanlı döneminde geliştirilen bir proje; şu andaki bölgesel fırsatlar bunu canlandırmayı neredeyse zorunlu kılıyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay'ın başkanlığındaki Komisyon heyeti Ürdün Parlamentosu'nun resmi daveti üzerine Ürdün'ün başkenti Amman'ı ziyaret etti. Heyette AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akca Cupolo ve İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun yer aldı.</p> <p>Heyet, Ürdün Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Haitham Al Zayadeen tarafından Kraliçe Aliye Havalimanı'nda karşılandı. Oktay, X hesabından yaptığı paylaşımda, 'TBMM Dışişleri Komisyonu Heyeti olarak, Ürdün Parlamentosu'nun resmi davetlisi olarak, ülkelerimiz arasında parlamenter ilişkileri geliştirmek amacıyla Amman'dayız. Ürdün Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Sayın Haitham Al Zayadeen tarafından havalimanında karşılandık. Sayın Al Zayadeen'e, davetleri ve bu nazik karşılamalarından dolayı teşekkür ediyoruz' dedi.</p> <p>Oktay ve heyet, ardından Türkiye'nin Amman Büyükelçiliği'ni ziyaret etti. Oktay ziyarete ilişkin, 'TBMM Dışişleri Komisyonu Heyeti olarak resmi temaslarda bulunmak üzere geldiğimiz Ürdün'de, Amman Büyükelçiliğimizdeki davete katılarak; Büyükelçimiz Sayın Yakup Caymazoğlu ve Büyükelçiliğimiz personeli tarafından yapılan sunumları ve değerlendirmeleri dinleme fırsatı bulduk. Büyükelçimiz Sayın Caymazoğlu ve Büyükelçiliğimiz mensuplarına teşekkür ederiz' ifadelerini kullandı.</p> <p>Amman Büyükelçiliği'ndeki davet sonrasında konuşan Oktay, Hicaz Demiryolu projesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oktay, 'Bölgesel fırsatlar Hicaz Demiryolu'nu canlandırmayı zorunlu kılıyor. Hicaz Demiryolu yalnız Türkiye'ye değil, aynı zamanda Ürdün, Suriye ve Suudi Arabistan'a da Osmanlı'dan kalan bir miras. Tekrardan o yolun canlandırılması ile ilgili zaten bakanlıklar nezdinde yürütülen görüşmelere biz, parlamento boyutunda da nasıl katkı vereceğimizle ilgili görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Bugün yeniden canlandırmaya çalıştığımız, Osmanlı döneminde geliştirilen bir proje; şu andaki bölgesel fırsatlar bunu canlandırmayı neredeyse zorunlu kılıyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>Projenin ABD ve İsrail'in İran ile savaşından bağımsız olarak bir an önce bitmesi gerektiğini vurgulayan Fuat Oktay, 'Projelendirme konusu hızlı bir şekilde şu anda gündemde ve üzerinde çalışılıyor. Alternatif güzergahların anlamı hem bölgede hem de küresel boyutta çok daha net anlaşılmış durumda. Savaşın sonunu beklemeye gerek yok. Bunun için hiç zaman kaybetmeden projenin tamamlanması ve uygulamaya girmemiz gerekir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/fuat-oktay-bolgesel-firsatlar-hicaz-demiryolunu-canlandirmayi-zorunlu-kiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:48:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/fuat-oktay-bolgesel-firsatlar-hicaz-demiryolunu-canlandirmayi-zorunlu-kiliyor.png" type="image/jpeg" length="95027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Veteriner hekimler Taksim'den seslendi: Gıda konusunda tüm devletler ciddi önlemler alırken, binlerce yıllık üretim geleneğimize sahip çıkılamadığı için giderek daha fazla dışa bağımlı hale gelinmektedir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/veteriner-hekimler-taksimden-seslendi-gida-konusunda-tum-devletler-ciddi-onlemler-alirken-binlerce-yillik-uretim-gelenegimize-sahip-cikilamadigi-icin-giderek-daha-fazla-disa-bagimli-hale-gelinmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/veteriner-hekimler-taksimden-seslendi-gida-konusunda-tum-devletler-ciddi-onlemler-alirken-binlerce-yillik-uretim-gelenegimize-sahip-cikilamadigi-icin-giderek-daha-fazla-disa-bagimli-hale-gelinmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Veteriner Hekimler Günü nedeniyle Taksim Atatürk Anıtı'nda düzenlenen törenin ardından yapılan açıklamada 'Küresel bir sorun olan gıda konusunda tüm devletler ciddi önlemler alırken, binlerce yıllık üretim geleneğimize sahip çıkılamadığı için giderek daha fazla dışa bağımlı hale gelinmektedir... İthal et ve canlı hayvan politikasındaki yanlış ısrarlar, yüksek girdi maliyetleri, yetersiz ve etkisiz destekler nedeniyle hayvancılık krize girmiş, küçük aile işletmeleri ve kırsal yaşam tükenişe sürüklenmiştir. Hayvancılıkta yaşanan kriz veteriner hekimleri şehirlere yöneltmekte ve ev hayvanı alanında büyük bir yığılmaya neden olmaktadır' denildi. Açıklamada, dünyanın en zorlu eğitiminden geçerek yıllarca ülkesine hizmet etmiş olan; kamu, SSK ve BAĞ-KUR emeklisi veteriner hekimlerin açlık sınırında yaşam mücadelesi vermekte olduğuna dikkat çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamera: Belçim KILIÇKIRAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> Dünya Veteriner Hekimler Günü nedeniyle Taksim Atatürk Anıtı'nda düzenlenen törenin ardından yapılan açıklamada 'Küresel bir sorun olan gıda konusunda tüm devletler ciddi önlemler alırken, binlerce yıllık üretim geleneğimize sahip çıkılamadığı için giderek daha fazla dışa bağımlı hale gelinmektedir... İthal et ve canlı hayvan politikasındaki yanlış ısrarlar, yüksek girdi maliyetleri, yetersiz ve etkisiz destekler nedeniyle hayvancılık krize girmiş, küçük aile işletmeleri ve kırsal yaşam tükenişe sürüklenmiştir. Hayvancılıkta yaşanan kriz veteriner hekimleri şehirlere yöneltmekte ve ev hayvanı alanında büyük bir yığılmaya neden olmaktadır' denildi. Açıklamada, dünyanın en zorlu eğitiminden geçerek yıllarca ülkesine hizmet etmiş olan; kamu, SSK ve BAĞ-KUR emeklisi veteriner hekimlerin açlık sınırında yaşam mücadelesi vermekte olduğuna dikkat çekildi.</p> <p>Tüm dünyada her yıl Nisan ayının son cumartesi kutlanan Dünya Veteriner Hekimler Günü nedeniyle Taksim Atatürk Anıtı'nda bir tören düzenlendi. Atatürk Anıtı'na çelenk bırakılmasıyla başlayan törenden sonra İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada 'Dünya Veteriner Hekimler Birliği (WVA) tarafından Dünya Veteriner Hekimler Günü'nün 2026 teması, 'Veteriner Hekimler: Gıda ve Sağlığın Koruyucuları' olarak belirlenmiştir. Veteriner hekimliği mesleği; insan, hayvan ve çevre sağlığı ekseninde sürdürülebilir sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez unsurudur. Veteriner hekimler, bu bütüncül anlayışın sahadaki en güçlü uygulayıcıları olarak, sağlıklı bir gelecek için vazgeçilmez bir sorumluluk üstlenmektedir' denildi. Açıklama şöyle devam etti:</p> <p>'Veteriner hekimler klinik faaliyetleri dışında et, süt, yumurta ve bal gibi tüm hayvansal gıdaların üretiminden son tüketim noktası olan sofralarımıza gelinceye kadarki süreçte, güvenilir gıdanın teminatı ve sigortasıdırlar. Hayvansal gıdaların hijyenik, sağlıklı ve besleyici bir şekilde üretilmesi, denetlenmesi ve topluma sunulmasında üstlendikleri görev kritik önemdedir. Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme; yalnızca temel bir hak değil, aynı zamanda daha az hastalık ve sağlık harcaması, daha sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi demektir.</p> <p><strong>'Veteriner hekimliği, yalnızca bir meslek değil, toplum ve çevre sağlığının korunmasında vazgeçilmez bir kamu hizmetidir'</strong></p> <p>Sağlıklı bireyler, toplum huzuru ve refahının temelini oluşturduğu gibi ekonomik kalkınmanın da güvencesidir. Aynı zamanda hayvanlardan insanlara geçen zoonotik hastalıkların önlenmesi, erken teşhisi ve kontrolü, antimikrobiyal direnç ve gıda zehirlenmeleri, vektörel mücadele, yaban hayatı, acil ve afet durumlarında, milli güvenlik ve biyoterör alanlarında yürütülen çalışmalar, sürdürülebilir yaşam için kritik bir rol oynamaktadır. Bu yönüyle veteriner hekimliği, yalnızca bir meslek değil, toplum ve çevre sağlığının korunmasında vazgeçilmez bir kamu hizmetidir.</p> <p><strong>'Binlerce yıllık üretim geleneğimize sahip çıkılamadığı için giderek daha fazla dışa bağımlı hale gelinmektedir'</strong></p> <p>Gıda üretim ve tedarik süreçlerinde; iklim değişikliği ve merkezi idarenin hatalı politikalarının yarattığı baskılar ve ekonomik dalgalanmaların etkisiyle giderek daha fazla sıkıntılar yaşanmaktadır. Küresel bir sorun olan gıda konusunda tüm devletler ciddi önlemler alırken, binlerce yıllık üretim geleneğimize sahip çıkılamadığı için giderek daha fazla dışa bağımlı hale gelinmektedir. İthalatla kamu kaynaklarının heba edilmesi, tarımı sürdürmede karşılaşılan büyük zorluklar, hayvan varlığımızı hızla kaybediyor oluşumuz ve halkın geceden 'ucuz' ithal et kuyruklarında oluşturduğu kahredici manzara bizleri derin endişe ve üzüntüye sevk etmektedir. Doğası gereği kamusal ve koruyucu nitelik taşıyan veteriner hekimliği hizmetlerinin, sağlığın ve gıda güvenliğinin sağlanmasındaki merkezi rolü dikkate alındığında, kurumsal ve işlevsel olarak güçlendirilmesi zorunludur.</p> <p>Bu nedenle, geçmişte reorganizasyon adı altında kapatılan özerk veteriner hekimliği teşkilatlanmasının yeniden oluşturulması gerekmektedir. Bu adım, veteriner hekimliğin kamu sağlığı, gıda güvenliği ve 'Tek Sağlık' yaklaşımı içindeki belirleyici rolünü güçlendirecektir. Bugün Veteriner Hekimliği, kurumsal yapılanma ve temsiliyet başta olmak üzere çok önemli sorunlarla kıskaca alınmış durumdadır. Veteriner Fakültelerine girişte başarı sırası önemli ölçüde gerilemiş ve eğitimin niteliği ikinci plana atılmıştır. Son 30 yılda ülke gerçekleri, bilimsel yeterlilik şartları ve liyakat göz ardı edilerek, çoğunlukla siyasilerin talepleri doğrultusunda açılmış olan ve gelinen noktada AB ülkelerindeki toplam sayıya ulaşan fakülte bulunmaktadır. Birçok fakültede, yeterli akademik kadro ve bilimsel uygulama imkânından yoksun bir şekilde eğitim verilmesi, eğitimin niteliğini doğrudan zedelemektedir.</p> <p><strong>'İthal et ve canlı hayvan politikasındaki yanlış ısrarlar, yüksek girdi maliyetleri, yetersiz ve etkisiz destekler nedeniyle hayvancılık krize girmiş, küçük aile işletmeleri ve kırsal yaşam tükenişe sürüklenmiştir'</strong></p> <p>Her yıl 3 bine yakın veteriner hekim mezun olmakta, kamudaki büyük açığa rağmen alım yapılmadığı için çareyi yurtdışına gitmekte aramaktadır. İthal et ve canlı hayvan politikasındaki yanlış ısrarlar, yüksek girdi maliyetleri, yetersiz ve etkisiz destekler nedeniyle hayvancılık krize girmiş, küçük aile işletmeleri ve kırsal yaşam tükenişe sürüklenmiştir. Hayvancılıkta yaşanan kriz veteriner hekimleri şehirlere yöneltmekte ve ev hayvanı alanında büyük bir yığılmaya neden olmaktadır'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Planlama ve politika hatalarına bağlı sorunlar her geçen gün derinleştiğinin vurgulandığı açıklama şöyle devam etti:</p> <p><strong>'Meslektaşlarımız; merkezi idarenin sahipsiz hayvanlar konusundaki hatalı politikaları ve bilimsellikten uzak mevzuat düzenlemeleri nedeniyle çok yönlü baskı altında, haksız yargı süreçlerine maruz kalmaktadırlar'</strong></p> <p>'Hiçbir devlet desteği almadan kendi imkanlarıyla ayakta kalmaya çalışan, istihdam yaratan ve vergisini ödeyen serbest veteriner hekimler; uygulanması mümkün olmayan E-Reçete gibi mevzuatlardan kaynaklanan ağır idari para cezaları, harçlar ve ek vergilerle çalışamaz hale getirilmişlerdir. İnternetten ilaç satışı engellenememiş, bakanlık ruhsatı ile çalışan muayenehane, poliklinik ve hastanelerimiz diğer sağlık mesleklerinde olmayan bir uygulama ile ayrıca belediye ruhsatı almaya mecbur bırakılmışlardır. Yerel yönetimlerde görev yapan, sahipsiz hayvan sağlığı ve refahı, halk sağlığı ve vektör mücadelesi dahil çevre sağlığını koruma görevi yürüten meslektaşlarımız; merkezi idarenin sahipsiz hayvanlar konusundaki hatalı politikaları ve bilimsellikten uzak mevzuat düzenlemeleri nedeniyle çok yönlü baskı altında, haksız yargı süreçlerine maruz kalmaktadırlar.</p> <p>Gıda firmalarında çalışarak esasen bir kamu sağlığı hizmeti veren veteriner hekimler; işverenin kâr hırsı karşısında, ek işler yüklenerek ve iş güvencesinden yoksun olarak çalışmaktadırlar. Gıda güvenliğinde önemli sorunların yaşandığı ülkemizde toplum sağlığını korumak için bağımsız karar almaya çalışırken şiddete uğramaktadırlar. Denetim eksikliği nedeniyle düşük ücretli ve diploma kiralayarak hekim çalıştırmanın yarattığı boşluğun önüne geçilememektedir. Bunun sonucu olarak; taklit, tağşiş, kaçak at, eşek ve domuz eti, sağlığa uygun olmayan et, süt ve yumurta tüketime sunulmaktadır. Bu tür haberler birkaç gün gündemde kalmakta, sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine üstü örtülerek unutturulmaktadır.</p> <p>Mezbahaların durumu, kesilen hayvanların kayıt, kontrol ve izinlerinde yaşanan problemler gıda güvenliğinin kanayan yarasıdır. Bu noktada, ölüm yıldönümünde bir meslektaşımızı özellikle anmak isteriz; halk sağlığını ve gıda güvenliğini koruma görevini yerine getirirken, 25 Nisan 2022 tarihinde Yozgat'ın Sorgun ilçesinde mezbahada görev başındayken, kesilen hayvanın et muayenesini yaparak 'halk sağlığı açısından riskli ve tüketime uygun olmadığı' yönünde karar verdiği için saldırıya uğrayarak katledilen meslektaşımız Volkan Lale'yi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.</p> <p><strong>'Dünyanın en zorlu eğitiminden geçerek yıllarca ülkesine hizmet etmiş olan; kamu, SSK ve BAĞ-KUR emeklisi veteriner hekimler açlık sınırında yaşam mücadelesi vermektedirler'</strong></p> <p>Veteriner hekimliği, 1985 yılından bu yana sürekli olarak hak kaybına uğratılan, üvey evlat muamelesi yapılarak görmezden gelinen, diğer sağlık mesleklerine tanınan haklar söz konusu olduğunda negatif ayrımcılığa tabi tutularak tüm iyileştirmelerin dışında bırakılan ve yalnızca cezai düzenlemeler gündeme geldiğinde hatırlanan bir meslek olarak görülmektedir. Veteriner hekimliği, unvanında 'hekim' tanımı olmasına rağmen, Sağlıkta Şiddet Yasası ve özlük haklar açısından sağlık sınıfı kapsamı dışında tutulan tek meslek konumundadır. Bu nedenle yüksek lisans ve yıpranma payı gibi temel özlük haklarımız tanınmadığı için büyük mağduriyetler yaşanmaktadır. Dünyanın en zorlu eğitiminden geçerek yıllarca ülkesine hizmet etmiş olan; kamu, SSK ve BAĞ-KUR emeklisi veteriner hekimler açlık sınırında yaşam mücadelesi vermektedirler.</p> <p>Tüm bu zor koşullara rağmen, kamu hizmeti sorumluluğu ve gelecek güzel günlere olan inancımızla; toplum sağlığı, ülke ekonomisi, yetiştiricilerimiz ve halkımız için büyük bir azimle çalışmaya devam edeceğiz. Ancak aynı sorumlulukla, gıda güvencesi, toplum sağlığı ve sağlıklı nesiller için veteriner hekimliği mesleğinin stratejik önemine uygun olarak yeniden yapılandırılması gerektiğine kamuoyunun dikkatini bir kez daha çekmek istiyoruz. Unutmayalım: halk sağlığının korunması, sağlık mesleklerinin bütüncül çalışmasıyla mümkündür; veteriner hekimliği bu yapının temel ve ayrılmaz bir parçasıdır'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/veteriner-hekimler-taksimden-seslendi-gida-konusunda-tum-devletler-ciddi-onlemler-alirken-binlerce-yillik-uretim-gelenegimize-sahip-cikilamadigi-icin-giderek-daha-fazla-disa-bagimli-hale-gelinmektedir</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:34:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/veteriner-hekimler-taksimden-seslendi-gida-konusunda-tum-devletler-ciddi-onlemler-alirken-binlerce-yillik-uretim-gelenegimize-sahip-cikilamadigi-icin-giderek-daha-fazla-disa-bagimli-hale-gelinmektedir.jpg" type="image/jpeg" length="62224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ünlüce, yaş almış vatandaşlar ile bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluce-yas-almis-vatandaslar-ile-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluce-yas-almis-vatandaslar-ile-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Emek Kafe ve ESMEK bünyesindeki 'Sağlıklı Yaş Alma Atölyesi'ni ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR)- </strong>Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Emek Kafe ve ESMEK bünyesindeki 'Sağlıklı Yaş Alma Atölyesi'ni ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Emek Kafe'yi ziyaret ederek vatandaşlar ile bir araya geldi. Vatandaşlarla sohbet eden Başkan Ünlüce, tavla oynadı, talep ve önerileri dinledi. Ziyaret kapsamında ESMEK bünyesinde düzenlenen 'Sağlıklı Yaş Alma Atölyesi'ne de katılan Ünlüce, bağlama kursunda vatandaşlara eşlik etti.</p> <p>Başkan Ünlüce, 'Emek Kafe'de tavlayı değil ama gönülleri kazandık. Özellikle emeklilerimizin büyük ilgi gösterdiği Emek Kafe'yi ve Sağlıklı Yaş Alma Atölyemizi ziyaret ettim. Yaşamın her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve birlikte vakit geçirmenin ne kadar kıymetli olduğunu bizlere hissettiren tüm deneyimli vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum' diye konuştu. </p> <p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin hayata geçirdiği sosyal projelerle dayanışma ve birlik duygusunun güçlendirilmesi hedefleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluce-yas-almis-vatandaslar-ile-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:20:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluce-yas-almis-vatandaslar-ile-bir-araya-geldi.jpeg" type="image/jpeg" length="97508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de 'Kadın Yönetmenler Film Festivali' başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmirde-kadin-yonetmenler-film-festivali-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmirde-kadin-yonetmenler-film-festivali-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali, 88 ülkeden 675 başvuruyla başladı. Kadın sinemacıların görünürlüğü ve üretim koşulları açılışın ana gündemiydi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='font-weight: 400;'><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir 9. Uluslararası Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali, 88 ülkeden 675 başvuruyla başladı. Kadın sinemacıların görünürlüğü ve üretim koşulları açılışın ana gündemiydi.</p> <p style='font-weight: 400;'>İzmir'de bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı. Sıla Topçam'ın sunduğu gecede Voices Of İzmir grubu, Prof. Berrak Taranç'ın bestelerinden oluşan dört parçalık bir konser verdi. Açılışta ayrıca yönetmen Dilek Çolak'a festivale katkılarından dolayı emek ödülü sunuldu.</p> <p style='font-weight: 400;' data-start='645' data-end='894'>Festival, kısa, belgesel ve uzun metrajlı filmlerin yer aldığı uluslararası seçkisiyle kadın yönetmenlerin üretimlerine alan açmayı sürdürüyor. Açılış gecesinde seçkide yer alan filmlerin fragmanları izleyiciyle buluşurken jüri de tanıtıldı. Festival direktörü Gülten Taranç ile festival danışmanı Sema Pekdaş yaptıkları konuşmalarda kadın sinemacıların üretim süreçlerine dikkat çekti. Taranç, 'Bu festival yalnızca bir gösterim alanı değil, aynı zamanda kadınların sinemada var olma mücadelesinin bir parçası' diyerek etkinliğin sürdürülebilirliğine vurgu yaptı. Pekdaş ise kadınların sinemada kalıcı olabilmesi için fon ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, mevcut desteklerin çoğu zaman yetersiz ve gecikmeli olduğuna dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='font-weight: 400;' data-start='1470' data-end='1896'>Bu yıl festivale 88 ülkeden toplam 675 film başvurusu yapıldı. Seçilen yapımlar; uzun metraj, belgesel, kısa film, animasyon ve deneysel kategorilerde izleyiciyle buluşacak. Programın dikkati çeken yeniliklerinden biri ise bu yıl ilk kez hayata geçirilen 'Feminist Bakış Açısı' bölümü oldu. Bu bölüm, kadınların hikâyelerini yalnızca temsil düzeyinde değil, anlatı dili ve bakış açısı üzerinden de tartışmaya açmayı hedefliyor.</p> <p style='font-weight: 400;' data-start='1898' data-end='2505'>Festival, uluslararası konuklarıyla da öne çıkıyor. Houda Benyamina, Divines ile Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanmasının ardından İzmir'de bir ustalık sınıfı gerçekleştirecek. Almanya'dan Irene von Alberti ve Sarah Anna Gross, İtalya'dan Antonio Palumbo Terzo, Sırbistan'dan Darja Bajić ve Orta Asya'dan Farzaniya Galikhanova festival kapsamında jürilik, gösterimler ve ustalık sınıflarıyla izleyiciyle buluşacak.</p> <p style='font-weight: 400;' data-start='2507' data-end='2687'>Geçtiğimiz yıl festivalde en iyi belgesel ödülünü kazanan Sarah Anna Gross'un bu yıl da bir ustalık sınıfı düzenleyecek olması, festivalin süreklilik kuran yapısını güçlendiriyor. Kadın yönetmenlerin üretimlerinin çoğu zaman sınırlı imkânlarla hayata geçtiği bir ortamda festival, yalnızca filmleri görünür kılmakla kalmıyor; aynı zamanda dayanışma, tartışma ve ortak üretim zemini oluşturuyor. İzmir'de başlayan festival, bu yönüyle Türkiye'de kadın sinemasının en önemli buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor.</p> <p style='font-weight: 400;'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmirde-kadin-yonetmenler-film-festivali-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:19:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/izmirde-kadin-yonetmenler-film-festivali-basladi.JPG" type="image/jpeg" length="73468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçileri, açlık grevinin altıncı gününde... Maden işçisi Satı Kaynak: 'Yedi yaşındaki oğlum Ayaş'a yürüdüğümde, 'oyuncağımı satayım, gel' dedi']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscileri-aclik-grevinin-altinci-gununde-maden-iscisi-sati-kaynak-yedi-yasindaki-oglum-ayasa-yurudugumde-oyuncagimi-satayim-gel-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscileri-aclik-grevinin-altinci-gununde-maden-iscisi-sati-kaynak-yedi-yasindaki-oglum-ayasa-yurudugumde-oyuncagimi-satayim-gel-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakları ve ödenmeyen maaşlarını almak için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı'ndaki açlık grevine altıncı gününde devam ediyor. Maden işçisi Satı Kaynak, epilepsi hastası olan özel bir çocuğu olduğunu belirterek, 'Dün akşam hastanede nöbet geçirmiş. Eşim de hasta. Eşimde panik atak var. O da bitkin bir durumda. Görün, ben iki hastayı burada bırakıp geldim. Oğlum, epilepsi hastası olduğu için de zeka geriliği yaşıyor, konuşamıyor. Yedi yaşında bu çocuk ve bu çocuğun aklı şuna çalıştı. Ben yürüyerek Ayaş'a geldiğimde 'Baba oyuncağımı satayım, gel' dedi. 'Para yap' dedi. Benim çocuğumun buna aklı çalışıyor da bu şirketin bana maaş vermeye aklı yetmiyor mu' diye tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Berfin BAYIR - Kamera: Hakan KARADUMAN</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Hakları ve ödenmeyen maaşlarını almak için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen <span dir='auto'>Doruk Madencilik işçileri, </span><span dir='auto'>Kurtuluş Parkı'ndaki açlık grevine altıncı gününde devam ediyor. Maden işçisi Satı Kaynak, epilepsi hastası olan özel bir çocuğu olduğunu belirterek, 'Dün akşam hastanede nöbet geçirmiş. Eşim de hasta. Eşimde panik atak var. O da bitkin bir durumda. Görün, ben iki hastayı burada bırakıp geldim. Oğlum, epilepsi hastası olduğu için de zeka geriliği yaşıyor, konuşamıyor. Yedi yaşında bu çocuk ve bu çocuğun aklı şuna çalıştı. Ben yürüyerek Ayaş'a geldiğimde 'Baba oyuncağımı satayım, gel' dedi. 'Para yap' dedi. Benim çocuğumun buna aklı çalışıyor da bu şirketin bana maaş vermeye aklı yetmiyor mu' diye tepki gösterdi.</span></p> <p>Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e ait Doruk Madencilik'te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, hakları ve ödenmeyen maaşlarını alabilmek için başlattıkları açlık grevine altıncı gününde Ankara'da Kurtuluş Parkı'nda devam ediyor. Madencilere destek olmak için dün açlık grevine başlayan Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş da madencilerle birlikte açlık grevini sürdürüyor.</p> <p>ANKA Haber Ajansı'na konuşan maden işçisi Satı Kaynak, içerideki bütün haklarının, TMSF'den kalan sendikalı haklar, özlü haklar, kriz teminatları ve geriye kalan bütün maaşları alabilmek için böyle bir yürüyüş başlattıklarını hatırlatarak, 'Bizi şirket çalıştıracaksa şayet bu saatten sonra sıfırdan çalıştırsın çünkü gücümüz yok, takatimiz yok. Kendimden örnek vereyim. Ev sahibine var 80 bin lira kira borcum. Yakınımdaki markete var 70 bin lira kira borcum, bunlar benim en temel gerçeğim. Doğal gazı saymıyorum' dedi.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='26.48' data-segment-label='00:26' data-rt-id='b7WBA3' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Doğal gaz ve elektrik faturasının parasının başkalarından borç alarak ödediğini söyleyen Kaynak, 'Su da bu arada eşimin adına ona da haciz geldi. Onu da söyleyebilirim. Böyle bir yaşantının içerisindeyiz. Maalesef sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. İnşallah daha da duyulacak, inşallah çözülecek diye umuyorum' diye konuştu.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='26.48' data-segment-label='00:26' data-rt-id='b7WBA3' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Epilepsi hastası olan oğlum dün akşam hastane nöbet geçirdi'</strong></p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='26.48' data-segment-label='00:26' data-rt-id='b7WBA3' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Kaynak, epilepsi hastası olan özel bir çocuğu olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='26.48' data-segment-label='00:26' data-rt-id='b7WBA3' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Onun için buradayım. Dün akşam hastanede nöbet geçirmiş. Eşim de hasta. Eşimde panik atak var. O da bitkin bir durumda. Görün, ben iki hastayı burada bırakıp geldim. Niye geleyim? Niye? Her ay ben maaşımı alsam düzenli böyle bir sıkıntılarımız olmasa işimize gelip gitsek daha iyi değil mi? İyi. Benim hafta tatilim yok. Niye? Maaş alamadığım için bana devletin sağlamış olduğu yeraltı personeli olduğum için 2 gün hafta tatili var. Devletin sağlamış olduğu o hafta tatilim dışarıda ek işlere gidiyorum. Beypazarı, tarımsal bir bölge olduğu için havucuyla, yeşilliğiyle, marulluyla, soğanıyla meşhur. Ya tarım zamanında tarlaya giderim ya hayvan yemi dağıtmaya giderim, yemcilik yaparım ya da bir restoranda garsonluk yaparım. Bir günümü çocuğumla geçiremem. Bir dinlencem yok. Ben bunların son bulunması için, bütün haklarımızı alabilmek için hepimiz buradayız.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='113.96' data-segment-label='01:53' data-rt-id='b7WBA6' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Türkiye Cumhuriyeti Devleti'mizin yöneten liderlerden, Sayın Enerji Bakanımızdan, Çalışma Bakanımızdan ivedilikle bu konuyu çözmesini talep ediyoruz. Başka bir arzumuz yok. Bu konu çözülsün. Hepimiz yolumuza dönelim. Çoluğumuz, çocuğumuz var. Fotoğrafını gösterdim. Belki benim gibi göstermeyen ama böyle hastası olan birçok arkadaşımız var. Benimki kritik. Epilepsi hastası olduğu için de zeka geriliği yaşıyor. Konuşamıyor ve 7 yaşında bu çocuk ve bu çocuğun aklı şuna çalıştı. Ben yürüyerek Ayaş'a geldiğimde 'Baba oyuncağımı satayım, gel' dedi. 'Para yap' dedi. Benim çocuğumun buna aklı çalışıyor da bu şirketin bana maaş vermeye aklı yetmiyor mu? Bunu soruyorum Türkiye'ye.'</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='113.96' data-segment-label='01:53' data-rt-id='b7WBA6' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Şirket, benden kızımın nafakasını kesiyor ödemiyor'</strong></p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='158.2' data-segment-label='02:38' data-rt-id='b7WBA8' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın dün yaptığı yazılı açıklamanın ardından Doruk Madenciliğin çalışan personele yarım maaş yatırdığına dikkati çeken Kaynak, 'Herhalde bizi grevi bitirelim diye yaptılar. İki maaş alanımız var, dört maaş alanımız var, altı maaş alanımız var. Altı maaş alanına üç maaş yatırmış. Üç maaş alanına iki maaş yatırmış. Öyle bir problem var. Ben de 1.5 maaş aldım. Bu TMSF zamanında maaşlar aksandığı için benim yuvam dağıldı. Dışarıda bir kızım var. Benden kızımın nafakasını kesiyor, ödemiyor. Benim yetimimin nafakasını bile ödemiyor. İcralı arkadaşlarımızın icra kısmı kesiyor ama karşı tarafa ödemiyor. Bunu muhasebeden birine sordum. Bana 'Senden kestiği icra büyük meblağ olunca bunun cezası küçük, cezayı ödüyor. Öyle bir bu işten sıyrılıyor' dedi. Yani onlarca avukatla çalışıyor ve hukukun her ayrıntısını kullanıyor. Devleti de kandırıyor. Bu yüzden bütün bakanlarımıza, üç bakanımıza, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza ve TMSF'ye sesleniyorum. Lütfen bu şirkete bir dur deyin. Lütfen bizim haklarımızı gasp ettirmeyin' diye konuştu.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='212.4' data-segment-label='03:32' data-rt-id='b7WBAa' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Haklarımızı alana kadar dönmeyeceğiz'</strong></p> <p data-type='Segment' data-start='212.4' data-segment-label='03:32' data-rt-id='b7WBAa' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Maden işçisi Coşkun Gençoğlu da haklarının tümünü alana kadar ayrılmayacaklarını ve açlık grevinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, 'Ben maden emeklisiyim. Bu şirketten emekli oldum,yaklaşık 3,5 yıl oldu. Ben tazminatımı alamadım. Tazminatımı ve bütün haklarımı almadan kesinlikle buradan gitmek istemiyorum' dedi. Şirketle olan dava sürecinin sonuçlanmasına rağmen hakkı olanı alamadığına dikkati çeken Gençoğlu, 'En sonunda böyle bir eylem yapmaya karar verdik' diye ekledi.</p> <p data-type='Segment' data-start='212.4' data-segment-label='03:32' data-rt-id='b7WBAa' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Bakanlık açıklamasından sonra çalışan işçilere yaklaşık 2-3 aylık maaş yattığını kaydeden Gençoğlu, 'Daha tazminatlarımız yatmadı. Özlük haklarımız yatmadı. Şirket açıklama yapmış galiba 36 milyon falan yatırdım diye ama hepsi yalan. Doğru değil, kesinlikle doğru değil. Yani arkadaşlara yatan o para üçte biri bile değil. Bundan sonra biz haklarımızı alana kadar bütün haklarımızı almadan dönmeyeceğiz yani kararlıyız. Bütün arkadaşlar olarak bütün haklarımızın verilmesini istiyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p data-type='Segment' data-start='212.4' data-segment-label='03:32' data-rt-id='b7WBAa' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Daha önce Doruk Madencilik şirketinde çalışıp yaşamını yitiren bazı maden işçilerinin ailelerinin de tazminatını alamamasına ilişkin Gençoğlu, 'Şehit olan arkadaşım benim kendi öz akrabam Uğur Erikoğlu. Ona buradan hiç tazminat, özlük hakları hiçbiri verilmedi, ödenmedi. Onun da alacağı vardı' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-type='Segment' data-start='212.4' data-segment-label='03:32' data-rt-id='b7WBAa' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscileri-aclik-grevinin-altinci-gununde-maden-iscisi-sati-kaynak-yedi-yasindaki-oglum-ayasa-yurudugumde-oyuncagimi-satayim-gel-dedi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:17:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/doruk-madencilik-iscileri-aclik-grevinin-altinci-gununde-maden-iscisi-sati-kaynak-yedi-yasindaki-oglum-ayasa-yurudugumde-oyuncagimi-satayim-gel-dedi.jpg" type="image/jpeg" length="51452"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Ölü Köpekler Isırmaz' çöplükten yükselen bir sistem eleştirisi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/olu-kopekler-isirmaz-coplukten-yukselen-bir-sistem-elestirisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/olu-kopekler-isirmaz-coplukten-yukselen-bir-sistem-elestirisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Film Festivali'nde Altın Lale Yarışması'nda yer alan 'Ölü Köpekler Isırmaz', festivalin en çok konuşulan yapımlarından biri oldu. En iyi erkek oyuncu ödülünü kazanan filmin yönetmeni Nuri Cihan Özdoğan, sınırları aşan ve kapitalist sistemde görünmeyen atık ekonomisini odağına alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='font-weight: 400;'><strong>Haber: Hilal SOLMAZ </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='font-weight: 400;'><strong>(İSTANBUL) - </strong>İstanbul Film Festivali'nde Altın Lale Yarışması'nda yer alan 'Ölü Köpekler Isırmaz', festivalin en çok konuşulan yapımlarından biri oldu. En iyi erkek oyuncu ödülünü kazanan filmin yönetmeni Nuri Cihan Özdoğan, sınırları aşan ve kapitalist sistemde görünmeyen atık ekonomisini odağına alıyor.</p> <p style='font-weight: 400;'>Nuri Cihan Özdoğan'ın senaryosunu yazıp yönettiği 'Ölü Köpekler Isırmaz' filmi, sınırları aşan ve kapitalist çarkta görünmeyen atık ekonomisini odağına aldı. Filmde İsmet karakterine hayat veren Kemal Burak Alper, performansıyla dikkati çekerek en iyi erkek oyuncu ödülüne layık görüldü. 'Ölü Köpekler Isırmaz', yalnızca bir suç hikâyesi kurmakla kalmıyor; doğanın kirlenmesiyle birlikte insanın da nasıl değersizleştirildiğini sert bir dille anlatıyor.</p> <p style='font-weight: 400;'>Filmde İsmet (Kemal Burak Alper), arkadaşı Dogo'ya (Burak Can Doğan) göre daha silik bir karakterdir. Çöp ticaretinin uluslararası boyutu, arka plandaki seslerle görünür hale gelirken bu alanı ele geçirmeye çalışan grupların savaşa hazırlığı, iki arkadaşın da sistem içinde yükselme çabasını tetikler. Bir yandan doğa atıklarla kirlenirken, diğer yandan bu mücadelede yer kapmaya çalışan insanların dünyası da giderek karanlıklaşır. Bu düzende insanlar, yaptıkları işin maddesinden bile daha değersiz hâle gelir.</p> <p style='font-weight: 400;'>Yönetmen Nuri Cihan Özdoğan, 'Ölü Köpekler Isırmaz'ın filminin hikayesinin nasıl ortaya çıktığı ve sinemaya yönelme sürecine ilişkin yöneltilen soruyu, şöyle yanıtladı:</p> <p class='Gvde'>'Ben Adana<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>da yaşıyorum, orada büyüdüm. Aslında makine mühendisiyim ve 2023 yılına kadar bu alanda çalışıyordum. Bu süreçte kısa filmler çekiyordum. Kısa filmlerimin uluslararası festivallere davet edilmesi, ilgi g<span lang='SV'>ö</span>rmesi <span lang='EN-US'>ve </span><span lang='SV'>ö</span>düller alması sinema alanında ilerlemem için bana cesaret verdi. Lise yıllarında hikâyeler yazıyordum. Hayalim bir gün bu hikâyelerin filme d<span lang='SV'>ö</span>nüşmesiydi. Ancak y<span lang='SV'>ö</span>netmenliğin mesleğim olabileceğini düşünmemiştim, ben de Fen Lisesi çıkışlı biri olarak mühendisliği seçtim. Ama aklım ve kalbim hep sinemadaydı. Çektiğim kısa filmler profesyoneller tarafından beğenilip festivallerde karşılık bulunca sinemaya y<span lang='SV'>ö</span>nelme fikri güçlendi.</p> <p class='Gvde'>Bu süreçte Adana<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>da yaşadığımız 2023 depremi de etkili oldu. Bunu 'hayatı<span lang='DE'>n de</span>ğerini anladım' gibi bir yerden s<span lang='SV'>ö</span>ylemiyorum. Bu tür s<span lang='SV'>ö</span>ylemler artık bir pazarlama dili haline geldi. Şunu fark ettim, insan her şeye adapte olabiliyor. O süreçte aylarca evimize giremedik. Konteynerde yaşamayı düşündük. İnsan her şeye alışabiliyorsa, hayallerimiz için konfor alanından çıkıp hayatın getirdiklerine de adapte olabiliriz. Eşim Elif Hanım<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>la birlikte bu kararı değerlendirdik. Kendisi diş hekimi, aynı zamanda liseden sınıf arkadaşım. Onun desteğiyle işimden istifa ettim ve uzun metraj filmime yoğunlaştım.'</p> <p class='Gvde'>'Film yalnızca bir suç <span lang='NL'>hik</span>âyesi değ<span lang='PT'>il; at</span>ık meselesinden çocuk emeğine, şiddetten doğa tahribatına kadar birçok katman içeriyor. Senaryo bu çok katmanlı yapıya nasıl ulaştı<span lang='ZH-TW'>?' sorusunu yanıtlayan Özdoğan, şunları söyledi: </span></p> <p class='Gvde'>'Hikâye ilk olarak İsmet ve Dogo karakterleri üzerinden şekillendi. İsmet<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>i, daha <span lang='SV'>ö</span><span lang='EN-US'>nce '</span>Sirayet' kısa filmimde de birlikte çalıştığım Kemal Burak Alper üzerine yazıyordum. İsmet ve Dogo<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>nun arkadaşlık dinamikleri ve psikolojileri üzerine Klinik Psikolog Mine Ağaç'la çalışarak <span lang='SV'>ö</span>nce karakterleri derinleştirdik. Ardından bu iki karakteri, birebir tanık olduğum yasa dışı atık ithalatı evreninin içine yerleştirmeye karar verdim. Bu tercihin, anlatmak istediğim toplumsal çürüme hikâyesini daha somut ve etkili kılacağını düşündüm. Doğanın kirletilmesiyle insanın kirlenmesi, aynı sistemin ü<span lang='IT'>retti</span>ği ve birbirini besleyen iki süreç olarak anlatının merkezinde birleş<span lang='IT'>ti. B</span><span lang='SV'>ö</span>ylece film, yalnızca bir suç <span lang='NL'>hik</span>âyesi olmaktan çıkıp, bu çürümenin hem fiziksel hem de insani boyutlarını birlikte taşıyan çok katmanlı bir yapıya d<span lang='SV'>ö</span>nüştü. Ülkemize geri d<span lang='SV'>ö</span>nüşüme uygun olmayan atıkların getirilip, bertaraf maliyetlerinden kaçınmak iç<span lang='NL'>in do</span>ğaya bırakıldığı bir gerçeklikten s<span lang='SV'>ö</span>z ediyoruz. <span lang='DE'>Ü</span>stelik bu süreçte çocukların ve gençlerin kullanılıyor olması, meselenin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda derin bir toplumsal yara olduğunu g<span lang='SV'>ö</span>steriyor. Bu katmanları daha doğru kurabilmek için Prof. Dr. Sedat Gü<span lang='IT'>ndo</span>ğdu ve Dr. Selahattin Menteş'le çalıştım, saha g<span lang='SV'>ö</span>zlemleri yaptım. Adana<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>da büyümüş biri olarak, tanıklık ettiğim bu gerçekliğ<span lang='DA'>i filme ta</span>şımak benim için yalnızca bir tercih değil, aynı zamanda bir sorumluluktu.'</p> <p class='Gvde'>'Ölü k<span lang='SV'>ö</span>pekler ısı<span lang='IT'>rmaz ismi </span>nereden geliyor?' sorusu üzerine Özdoğan, 'Filmin ismini y<span lang='SV'>ö</span>netmen dostum, yol arkadaşım Tunahan Kurt önerdi. Anlamı şu: Sistem, kendisi için tehdit oluşturabilecek unsurları ortadan kaldırır. Değersizleştirilen insanlar yok sayılır. Bu ifade tam olarak bu düzeni anlatıyor' dedi </p> <p class='Gvde'><span lang='DA'>Özdoğan kendisine yöneltilen, 'Film b</span>üyük <span lang='SV'>ö</span>lçüde bir çöplü<span lang='NL'>kte ge</span>çiyor, bu mekânlar gerçek miydi?' sorusuna, 'Evet, çekimleri gerçek mekânlarda gerçekleştirdik. Bu işin yasadışı ayağından muzdarip olan, işini düzgün yapan geri d<span lang='SV'>ö</span>nüşüm firmaları bize destek oldu. Geri dönüşüm sektöründeki desteklerden faydalanmak isteyen yasadışı yapılanmalar buradan haksız kazanç elde ederken, 'hammadde' adı altında çoğunluğu Avrupa'dan olmak üzere atıkları ülkemize getiriyorlar. Bu sistem hem halk sağlığı hem de gençler üzerinde geri dönüşü olmayan bir tahribat yaratıyor.' karşılığını verdi. </p> <p class='Gvde'>'Filmin yerel bir meseleden yola çıkmasına rağmen uluslararası festivallerden nasıl karşılık bulduğu' sorusunu yanıtlayan Özdoğan, şöyle konuştu:</p> <p class='Gvde'>'Hikâyenin merkezinde yer alan insan-doğa ilişkisini, yerel bir meseleden çok daha geniş, evrensel ve sistemsel bir mesele olarak g<span lang='SV'>ö</span>rüyorum. İnsanı<span lang='NL'>n do</span>ğa ile kurduğu ilişki, onu d<span lang='SV'>ö</span>nüştürme ve üzerinde tahakküm kurma arzusu, aslında çok eski bir mesele. Mezopotamya<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>nın ilk yazılı edebî metinlerinden biri olan Gı<span lang='PT'>lgam</span>ış <span lang='PT'>Destan</span>ı'nda bile insanın hem doğayla hem de birbiriyle kurduğu bağın kopuşu, trajik ve kaçınılmaz bir süreç olarak anlatılır. Bu nedenle film, çıkış noktasını yerel bir gerçeklikten alsa da, zamandan ve coğrafyadan bağımsız bir meseleye temas ediyor. Ayrıca hikâyenin merkezinde, sınırları aşan uluslararası bir atık ticareti var; bu da anlatının yalnızca yerel değil, küresel bir sistemle doğrudan ilişkili olduğunu hatırlatıyor. Anlatıyı kurmaca öğelerle beslerken bu evrensel damarı korumaya çalıştım. Filmi tasarlarken şiddeti ve suçu romantize etmemeye <span lang='SV'>ö</span>zellikle dikkat ettim. Bu bir yükseliş <span lang='NL'>hik</span>âyesi değil, bir kirleniş <span lang='NL'>hik</span>âyesi. Doğanın kirlenmesiyle birlikte insanın da nasıl d<span lang='SV'>ö</span>nüştüğünü, nasıl kirletildiğini anlatmak istedim. '</p> <p class='Gvde'>'Filmin üretim koşulları da en az hikâyesi kadar dikkati çekici. Süreç nasıl ilerledi?' sorusuna Özdoğan, şu yanıtı verdi: </p> <p class='Gvde'>'Sete girerken herhangi bir fonumuz yoktu. Bize cesaret veren şey, Adana<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span><span lang='IT'>da film </span>çekecek olmamızdı<span lang='NL'>. Abim Kaan </span>Özdoğan bana inandı ve filmin yapımcılığını benimle birlikte üstlendi. Yapım şirketimiz Remz Film filmin ana yapımcısı oldu, Hok Film ise ortak yapımcı olarak filmimize dahil oldu ve kısıtlı bir bütçeyle filmin çekimlerini gerçekleştirdik. Set bittikten sonra K<span lang='SV'>ö</span>prüde Buluşmalar<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>a seçildik ve ana <span lang='SV'>ö</span>dül olan Anadolu Efes <span lang='SV'>ö</span>dülünü kazandık. Ardından İstanbul Film Festivali ve Baş<span lang='IT'>ka Sinema i</span>şbirliğinde gerçekleş<span lang='EN-US'>tirilen Goes to Cannes program</span>ı kapsamında filmimizi Cannes Film Festivali<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>nde sunduk. Kısa bir süre <span lang='SV'>ö</span><span lang='EN-US'>nce </span>çöplü<span lang='DA'>kte film </span>çekerken, birkaç ay sonra Cannes<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>da sunum yapmak benim için oldukça çarpıcı bir deneyimdi. Ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü'<span lang='DE'>nden </span>çekim sonrası <span lang='PT'>deste</span>ği alarak filmimizi tamamladık.'</p> <p class='Gvde'>Özdoğan, 'Sizi etkileyen y<span lang='SV'>ö</span>netmenler kimler? Bu filmde nasıl bir sinema dili kurmaya çalıştını<span lang='ZH-TW'>z?' ve '</span><span lang='IT'>Festival s</span>üreci nasıl ilerliyor? Film ne zaman izleyiciyle buluşacak?' sorularını ise şöyle yanıtladı: </p> <p class='Gvde'>'Hikâyenin gerçeklerden besleniyor olması nedeniyle olabildiğince gerçekçi bir sinema dili kurmaya çalıştım. Yer yer kurmaca ile belgesel arasındaki sınırlarda dolaşan bir anlatı kurmak istedim. 'Ölü K<span lang='SV'>ö</span>pekler Isı<span lang='IT'>rmaz'</span>ın stilini tasarlarken, hayranlık duyduğ<span lang='PT'>um </span>İtalyan sinemacı <span lang='IT'>Matteo Garrone</span><span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>nin filmlerini analiz ettim. Garrone gibi birçok sinemacıya ilham olan Martin Scorsese, hem üretim enerjisi hem de sinema tutkusuyla beni en çok etkileyen y<span lang='SV'>ö</span>netmenlerin başında geliyor. Türkiye<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>den ise Metin Erksan, Serdar Akar ve <span lang='SV'>ö</span>zellikle benim için ayrı bir yerde duran, Yavuz Turgul ufkumu açan sinemacılar.</p> <p class='Gvde'>Filmimiz dünya pr<span lang='SV'>ö</span>miyerini,<span lang='NL'> Rotterdam</span> Film Festivali<span dir='RTL' lang='AR-SA'>'</span>nin özgün anlatım dili ve cesur sinemasal yaklaşımlarıyla öne çıkan yeni kuşak sinemacıları keşfeden Bright Future bölümünde gerçekleştirdi. İstanbul Film Festivali'nin Altın Lale bölümünde olmak oldukça heyecan vericiydi. <span lang='IT'>Festival s</span>ü<span lang='ES-TRAD'>reci</span>miz devam ediyor. Vizyon için ise yıl sonu ya da 2027 başı planlanıyor. Son olarak şunu s<span lang='SV'>ö</span>yleyebilirim: Film yapım süreci, insanın sürekli öğrenmeye devam ettiği, zaman zaman zorlayan ama aynı zamanda çok besleyen bir yolculuk. 'Ölü K<span lang='SV'>ö</span>pekler Isırmaz', ele aldığı konu itibariyle karanlık bir hikâye anlatıyor olabilir; ama ben ülkemize ve insanlara dair umudumu asla kaybetmedim. Umudum olmasa zaten bu filmi yapmazdım.'</p> <p style='font-weight: 400;'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/olu-kopekler-isirmaz-coplukten-yukselen-bir-sistem-elestirisi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:17:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/olu-kopekler-isirmaz-coplukten-yukselen-bir-sistem-elestirisi.jpg" type="image/jpeg" length="76016"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Çocuk, Gençlik ve Kukla Tiyatroları Festivali için geri sayım başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/eskisehir-cocuk-genclik-ve-kukla-tiyatrolari-festivali-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/eskisehir-cocuk-genclik-ve-kukla-tiyatrolari-festivali-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Şehir Tiyatroları tarafından düzenlenen 17. Uluslararası Eskişehir Çocuk, Gençlik ve Kukla Tiyatroları Festivali, 16-20 Mayıs günleri arasında gerçekleştirilecek. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR)-</strong> Eskişehir Şehir Tiyatroları tarafından düzenlenen 17. Uluslararası Eskişehir Çocuk, Gençlik ve Kukla Tiyatroları Festivali, 16-20 Mayıs günleri arasında gerçekleştirilecek. </p> <p>Uluslararası Eskişehir Çocuk, Gençlik ve Kukla Tiyatroları Festivali, bu yıl 16-20 Mayıs günleri arasında, Şehir Tiyatroları sahneleri ile açıkhava alanlarında gerçekleştirilecek. Yerli tiyatro topluluklarının yanı sıra İtalya, Slovenya, Bulgaristan, Hollanda, Romanya, Fransa ve İsveç'ten katılan toplulukların oyunları da minik izleyicilerle buluşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Festival boyunca, Eskişehir'de farklı yaş grupları için çocuk oyunları, kukla oyunları ve gençlik oyunları dışında atölye ve sergiler gerçekleşecek. Ayrıca 32 farklı etkinlik yapılacak. Eskişehir Şehir Tiyatroları, festivalin 17 yıldır aralıksız sürdürüldüğünü ve uluslararası tiyatro topluluklarını Eskişehirli izleyicilerle buluşturmaya devam ettiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/eskisehir-cocuk-genclik-ve-kukla-tiyatrolari-festivali-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:08:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/eskisehir-cocuk-genclik-ve-kukla-tiyatrolari-festivali-icin-geri-sayim-basladi.jpeg" type="image/jpeg" length="22193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Babacan: 'Siyasette 'asla' dememek lazım ama Erdoğan'da değişimin zerresini görmüyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ali-babacan-siyasette-asla-dememek-lazim-ama-erdoganda-degisimin-zerresini-gormuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ali-babacan-siyasette-asla-dememek-lazim-ama-erdoganda-degisimin-zerresini-gormuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'Ayrılık sebeplerimiz orada dururken bizim herhangi bir şekilde yeniden Sayın Erdoğan'la, AK Parti ile bir iş birliği yapmamız söz konusu olmaz.  Ama kimseye de, kimseye de kapıları da kapatmıyoruz. Siyasette 'asla' dememek lazım ama Erdoğan'da değişimin zerresini görmüyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'Ayrılık sebeplerimiz orada dururken bizim herhangi bir şekilde yeniden Sayın Erdoğan'la, AK Parti ile bir iş birliği yapmamız söz konusu olmaz.  Ama kimseye de, kimseye de kapıları da kapatmıyoruz. Siyasette 'asla' dememek lazım ama Erdoğan'da değişimin zerresini görmüyoruz' dedi.</p> <p>Antalya'da gazetecilerle buluşan Ali Babacan, AK Parti ile bir araya gelme ve ittifak söylentilerine ilişkin soruları da yanıtladı. AK Parti'den ayrılış gerekçelerinin değişmediğinin altını çizen Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ancak 'keskin bir U dönüşü yapması durumunda' bir araya gelebilecekleri mesajını verdi. Ali Babacan, AK Parti ya da CHP ile seçim ittifakı konusunda soruların sorulara şu cevabı verdi:</p> <p>'Hukuksuzluklar, adaletsizlikler, yolsuzlukla mücadelede gerekli iradenin ortaya koyulmaması, ehil ve dürüst insanların yerine yanlış insanların devlet yönetimine getirilmesi, kararların istişare edilmeden alınması... Bütün bunlar bizim zaten ayrılık sebebimiz. Şimdi ayrılık sebeplerimiz orada dururken bizim herhangi bir şekilde yeniden Sayın Erdoğan'la, AK Parti ile bir iş birliği yapmamız söz konusu olmaz. Günün birinde çok sert bir U dönüşü yaparlar mı? 'Yanlış yaptık. Bunların hepsini düzeltelim. Tekrar hukuka, adalete dönelim. Yargıya müdahale etmeyelim, talimat vermeyelim yargıya. Yolsuzluk işini bitirelim memleketten, silelim atalım. Gerçekten ehil, dürüst, çalmayan, çaldırmayan insanları iş başına getirelim. İstişareyle karar alalım. Öyle tek kişinin dediği olmasın memlekette.' Bunu günün birinde derler mi? Çok zor ihtimal. Çok çok zor. Dolayısıyla bunlar olursa bilemiyorum. Ama ihtimal çok zayıf olduğu için biz o zayıf ihtimal üzerinden hareket etmiyoruz şu an. Ama kimseye de, kimseye de kapıları da kapatmıyoruz. Siyasette 'asla' dememek lazım ama Erdoğan'da değişimin zerresini görmüyoruz.</p> <p><strong>'Enerjimizi yeni bir alternatif inşasına toplamış durumdayız'</strong></p> <p>Bizim hiç kimseyle kişisel sorunumuz yok. Hiç kimseyle şahsi problemimiz yok. Biz ilkeler ve değerler üzerinden siyaset yapıyoruz. Ama aynı zamanda reel bir zeminde ve olabilecekler üzerinden siyaset yapıyoruz. Dolayısıyla bugün itibarıyla, AK Parti'de de Sayın Erdoğan'da böyle kuvvetli bir değişim iradesi görmüyoruz. Hatta değişim iradesinin zerresini görmüyoruz. Dolayısıyla böyle bir ortamda yani yeniden bir araya gelelim, yeniden konuşalım açıkçası zor. Ama seçime daha var. CHP ile 2023'te aynı masaya oturduk. Ama o gün CHP ne diyordu? Helalleşme diyordu. 'Yanlış yaptık. Gelin barışalım, gelin helalleşelim' diyordu. Daha farklı bir tonda ve çizgide 2023 seçimlerine girdiler. Sonra yönetim değişikliği oldu. Şu anda başka bir tablo görüyoruz orada. Onun için bunlar önümüzde gördüğümüz gerçekler. Dolayısıyla zayıf ihtimaller üzerinde değil de gördüğümüz gerçekler üzerinden hareket etmek daha faydalı olur, enerjimizi boşa harcamayız diye düşünüyorum. Şu an bizim bütün odağımızı, enerjimizi yeni bir alternatif inşasına toplamış durumdayız.'</p> <p><strong> 'Yeni Yol grubunun önümüzdeki süreçte bir ittifak yapısına dönüşmesi mümkün'</strong></p> <p>Ali Babacan, seçimlere yeni bir model ile gidilmesi için çalışma yaptıklarını söylerken bu model içerisinde DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi dışında partiler ve bazı bağımsız siyasetçilerin de olabileceğini açıkladı. Babacan, şöyle devam etti:</p> <p>'Yeni Yol grubunun önümüzdeki süreçte bir ittifak yapısına dönüşmesi mümkün ve muhtemel görüyoruz. Aynı zamanda bizlerle ittifak içerisinde olabileceğini düşündüğümüz siyasi partiler var. Ya da bizim çalışmalarımıza katılacağını beklediğimiz, düşündüğümüz müstakil, siyasetçiler var. Önümüzdeki haftalarda ve aylarda bizim gayretimiz, işte seçimlere doğru giderken bir yeni alternatif, yeni alternatif inşası. Bu konuda bir yeni bir ittifak yapısı kurmak ve vatandaşlarımızı iki kutuplu siyasete mahkum etmemek. Böyle siyah beyaz bir kutba hapsedip, çoraklaştırmamak. Bizim şu andaki hedefimiz ve niyetimiz bu. Ve bununla ilgili talep var. Bununla ilgili güçlü bir beklenti var.'</p> <p><strong>'CHP büyük saldırı altında'</strong></p> <p>Belediyelere yapılan operasyonlara ilişkin soruyu da cevaplandıran Ali Babacan, 'Bir yıl geçti. CHP çok ciddi bir saldırı altında. özellikle belediyelere yapılan bu siyasi operasyonlar Türkiye'deki demokrasiye, halkın iradesine, halkın oyuna, sandığa yapılmış büyük bir darbe' dedi.  </p> <p>Operasyonlara usul açısından ilk günden bu tarafa tepki gösterdiğini hatırlatan Babacan, şunları söyledi:</p> <p>'Dosyaların esasında her bir belediyede, her bir dosyada ne olduğunu bilmemiz de mümkün değil. Madem yargıya güvenmiyoruz, madem yargı siyasi baskı altında, madem 'iddianamelerin bir kısmı boş' diyoruz, bir kısmında 'bir şeyler var ama bilemiyoruz' diyoruz. Burada yapılması gereken şu: Her bir siyasi partinin kendi içinde öncelikle bir denetim mekanizması kurması lazım. Bu zor bir şey değil.  Partilerin kendi belediye başkanlarıyla ilgili iddialar ne var ne yoksa kendi sistemlerinde, kendi içlerinde işletmeleri gerekir. Sıkıntısı olan belediye başkanı varsa hemen partiden ihraç edersin. Ama işini sapasağlam, dürüst yapan belediye başkanını da kendi denetimimizden geçirip raporu çıkarsınız. 'Arkadaşlar ben buna yüzde yüz güveniyorum. Arkasından kefilim' dersiniz. Belediye başkanları içerisinde gerçekten işini çok düzgün yapma gayretinde olanlar var. Ama öte yandan da büyük yanlışlar içine düşenler de var. Doğru, inanın parti fark etmiyor. Diyeceksiniz ki 'Her yerde oluyor bu işler' diyebileceğiniz bana göre yanlış bir iş. Belediye başkanı seçildiği anda bütün partilere eşit mesafede olması lazım. Bütün mahallelere, bütün semtlere, büyükşehirse bütün ilçelere aynı samimiyetle hizmet götürmesi lazım. Normali bu. Seçilinceye kadarsınız, tamam. Ama seçildikten sonra eşitlik, adalet. Fakat maalesef mevzuat buna izin verdiği için hemen belediye başkanlarını yoldan çıkarmak için mekanizmalar çalışmaya başlıyor ve onlara hata yaptırıyorlar'</p> <p><strong>'Belediyecilik, siyaset, devlet yönetimi şahsının zenginleştirme yöntemi değildir'</strong></p> <p>'Belediyeler için hem sağlam yasal çerçeve hem de belediye başkanları için bir etik kurallar silsilesi' diyen Babacan, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Burada geçmişe doğru dediğim gibi sağlam bir muhakeme sistemi ama ileriye doğru da bizim burada var. Belediye başkanıysan uymak zorunda olduğun etik kurallar var. Bunları bileceksin, imzayı atacaksın. Uygun başkanlık yapacaksın. Biz bunların tamamını hazırlamış durumdayız. Burada binlerce sayfada hepsi hazır. Çünkü daha önceki dönemlerde de bunun çok mücadelesini verdiniz. Ve dedim ya arkadaşlarımızın, bizim AK Parti'den ayrılma sebeplerimizden birisi de bu yolsuzlukla mücadele konusunda gerekenin yapılmaması. Bunların nasıl çözüleceğinin de hepsi hazır. Ama o iradenin olması gerekir. Yani öncelikle ülkeyi yönetenlerin, belediyeleri yönetenlerin, yani siyaset, devlet yönetimi bir para kazanma alanı değildir, millete hizmet alanıdır. Belediyecilik, siyaset, devlet yönetimi şahsının zenginleştirme yöntemi değildir. Şahsın kendilerini zenginleştirdiği alanlar değildir.</p> <p>Millete, şehre, ilçeye hizmet alanıdır. Öncelikle bunu insanların kafasına kodlaması lazım ve o karakterdeki, o düşüncedeki insanların bu işe talip olması lazım. Bunu da yasal çerçevede  etik çerçevede yapmak mümkün. Bu Birleşmiş Milletler'in, Avrupa Konseyi'nin, Avrupa Birliği'nin, Türkiye'nin de taraf olduğu pek çok anlaşmayla da aslında bu kurallar belli. Türkiye de altına imza atmış bu kuralların. Ama ne yapmış Türkiye? Bunu kendi iç mevzuatına aktarırken farklı bir şekilde aktarmış ya da mevzuat yapılmış, arkadan darmadağın edilmiş. Benim zamanında 2003'te çıkardığım Kamu İhale Yasası şu anda delik deşik. İstisna maddeleri de harf bitti. İstisna A, B, C bakıyorsunuz kanuna Z'ye gelmiş, harf bitmiş, tekrar başa dönmüş. O istisna, bu istisna. En sonunda kurtuldular. Dediler ki 'Her şey açık, her şey istisna.' En büyük işler şu anda, ihalesiz veriliyor, geçiliyor. Eğer gerçekten belediyecilik diyorsanız, gerçekten tasarruf diyorsanız Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin ihale mevzuatını hemen içine taşıması lazım.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Antalya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ali-babacan-siyasette-asla-dememek-lazim-ama-erdoganda-degisimin-zerresini-gormuyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:03:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ali-babacan-siyasette-asla-dememek-lazim-ama-erdoganda-degisimin-zerresini-gormuyoruz.png" type="image/jpeg" length="77847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTP Genel Başkanı Baş: ' Türkiye'deki asıl mesele adaletsiz gelir dağılımıdır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/btp-genel-baskani-bas-turkiyedeki-asil-mesele-adaletsiz-gelir-dagilimidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/btp-genel-baskani-bas-turkiyedeki-asil-mesele-adaletsiz-gelir-dagilimidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Türkiye'de temel sorunun 'adaletsiz gelir dağılımı' olduğunu belirterek, TÜİK'in açıkladığı 'kişi başı milli gelir' verisini eleştirdi. Baş, 'Bir ülkede üretim ne kadar artarsa artsın, ortaya çıkan değer toplumun geneline hakkaniyetli şekilde yansımıyorsa gerçek bir refahtan söz edilemez' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Türkiye'de temel sorunun 'adaletsiz gelir dağılımı' olduğunu belirterek, TÜİK'in açıkladığı 'kişi başı milli gelir' verisini eleştirdi. Baş, 'Bir ülkede üretim ne kadar artarsa artsın, ortaya çıkan değer toplumun geneline hakkaniyetli şekilde yansımıyorsa gerçek bir refahtan söz edilemez' dedi. </p> <p>BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, TÜİK'in 'kişi başı milli gelir 18 bin dolar' verisini hatırlatarak bunun mevcut kurla kişi başına aylık yaklaşık 67 bin TL'ye karşılık geldiğine işaret etti. Bu hesap üzerinden gelir dağılımına dikkati çeken Baş, 'Nerede bu para?' sorusunu yöneltti.</p> <p>Baş, açıklamasında, şunları kaydetti: </p> <p>'TÜİK verilerine göre kişi başı milli gelir 18 bin dolara ulaştı. Bu, bugünün kuruyla her bir vatandaşımızın cebine ayda yaklaşık 67 bin TL girmesi demektir. Şimdi bu matematiği dört kişilik bir haneye uyarlayalım; TÜİK'e göre: 4 kişilik bir ailenin evine her ay 268 bin TL girmeli. Gerçeğe göre en yüksek maaşı alan devlet memuru karı-kocanın evine giren para bile bu rakamın yanına yaklaşamıyor. Emekliye göre devletin kendi rakamıyla 'hakkın' dediği para 67 bin TL, ama emeklinin cebine koyduğu sadece 20 bin TL. Peki, nerede bu aradaki fark?</p> <p><strong>'Mesele fiyatlar değil, vatandaşın o fiyatlara karşı sahip olduğu alım gücü'</strong></p> <p>Eğer 80 milyon insanın her birinden her ay on binlerce lira eksiliyorsa bu devasa para buharlaşmıyor; sadece el değiştiriyor. 86 milyonluk nüfusta, 80 milyona 200 bin lira verilse, kalan 6 milyon insanın yılda 130 milyar dolar gelir elde ettiği bir tablo ortaya çıkıyor. Bu matematik bize şunu gösteriyor: Milli gelir birilerinin kasasına akarken halkın yüzde 90'ı bu sefalete mahkum ediliyor. Türkiye'deki asıl mesele adaletsiz gelir dağılımıdır. Türkiye'deki asıl mesele pahalılık değil, vatandaşın satın alma gücünün elinden alınmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Parti programımızın temel kaynağı olan Milli Ekonomi Modeli'nin en temel hedeflerinin başında ise gelir dağılımında adaleti sağlamak gelmektedir. Çünkü bir ülkede üretim ne kadar artarsa artsın, ortaya çıkan değer toplumun geneline hakkaniyetli şekilde yansımıyorsa gerçek bir refahtan söz edilemez. Amaç; insanların sadece hayatta kalmaya çalıştığı değil, insanca yaşadığı, geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye'yi mümkün kılmaktır. Gelirde adalet sağlandığında, bugün 'pahalılık' olarak görülen pek çok sorun kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Çünkü mesele fiyatlar değil, vatandaşın o fiyatlara karşı sahip olduğu alım gücüdür. Milli Ekonomi Modeli tam da bu noktada devreye girer: milletin olanı millete veren, refahı tabana yayan ve ekonomik adaleti tesis eden bir anlayışla Türkiye'yi gerçek anlamda kalkındırmak.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/btp-genel-baskani-bas-turkiyedeki-asil-mesele-adaletsiz-gelir-dagilimidir</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:00:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/btp-genel-baskani-bas-turkiyedeki-asil-mesele-adaletsiz-gelir-dagilimidir.png" type="image/jpeg" length="45551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkezefendi 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/merkezefendi-2-uluslararasi-cocuk-ve-genclik-tiyatrolari-festivali-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/merkezefendi-2-uluslararasi-cocuk-ve-genclik-tiyatrolari-festivali-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkezefendi Belediyesi tarafından ikinci kez düzenlenen Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, kortej yürüyüşü ile başladı. Belediye Başkanı Şeniz Doğan, 'Festival boyunca kentin farklı noktalarında sahnelenecek oyunlarla bayram sevincini sanatla harmanlayacağız. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi paylaşmaya davet ediyorum' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(DENİZLİ)-</strong> Merkezefendi Belediyesi tarafından ikinci kez düzenlenen Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, kortej yürüyüşü ile başladı. Belediye Başkanı Şeniz Doğan, 'Festival boyunca kentin farklı noktalarında sahnelenecek oyunlarla bayram sevincini sanatla harmanlayacağız. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi paylaşmaya davet ediyorum' dedi.</p> <p>Merkezefendi Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali başladı. 30 Nisan'a kadar devam edecek festival, yerli ve yabancı tiyatro ekiplerinin performanslarıyla kente kültür ve sanat şöleni yaşatmayı hedefliyor. Festival kapsamında 5 yabancı ve 9 yerli tiyatro ekibi, Merkezefendi'nin ve Denizli'nin çeşitli mekanlarında birbirinden farklı oyunlar sergileyecek. Kortej yürüyüşü ile başlayan festivale Belediye Başkanı Şeniz Doğan da katıldı. Doğan, Çınar Meydanı'nda İtalya'dan gelen Luigi Ciotta'nın oynadığı 'Everything in a case' isimli oyununu izledi. </p> <p>İspanya'dan gelen El Cruce ekibi 'Punto y coma', Özbekistan'dan gelen Kashkadarya R.S.Puppet Theater ekibi 'Merhaba Gölgem', Uludağ Üniversitesi GSF ekibi ise 'Hamlet' oyununu, İtalya'dan gelen Silence Teatro isimli ekip 'White Signs' oyununu ve İtalya'dan gelen Luigi Ciotta isimli tiyatro ekibi 'Everyting in a case' oyununu ilçenin farklı noktalarında sahneledi. </p> <p><strong>'Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi paylaşmaya davet ediyorum'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>23 Nisan'ın Merkezefendi'de sanatla iç içe kutlandığını vurgulayan Belediye Başkanı Şeniz Doğan, '30 Nisan'a kadar gerçekleştireceğimiz 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali'nde ülkemizin farklı şehirlerinden ve İtalya, İspanya, Ukrayna, Özbekistan ile Bulgaristan'dan gelen tiyatro topluluklarını ağırlayacağız. Festival boyunca kentin farklı noktalarında sahnelenecek oyunlarla bayram sevincini sanatla harmanlayacağız. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi paylaşmaya davet ediyorum' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Denizli</category>
      <guid>https://www.haber500.com/merkezefendi-2-uluslararasi-cocuk-ve-genclik-tiyatrolari-festivali-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:59:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/merkezefendi-2-uluslararasi-cocuk-ve-genclik-tiyatrolari-festivali-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="57741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Tanrıkulu'dan Bakan Çiftçi'ye : Soruşturma izni verilen dosyaların kaçı sonuçlanmış, kaçı halen devam etmektedir?]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-tanrikuludan-bakan-ciftciye-sorusturma-izni-verilen-dosyalarin-kaci-sonuclanmis-kaci-halen-devam-etmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-tanrikuludan-bakan-ciftciye-sorusturma-izni-verilen-dosyalarin-kaci-sonuclanmis-kaci-halen-devam-etmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, İçişleri Bakanlığı'nın 31 Mart 2024-17 Nisan 2026 tarihleri arasında belediyeler hakkında verdiği soruşturma izinlerine ilişkin TBMM Başkanlığına soru önergesi sundu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yanıtlaması istemiyle önerge hazırlayan Tanrıkulu, 'Muhalefete ait yerel yönetimlere yönelik artan inceleme ve soruşturmalar, kamuoyunda 'hukuki denetim' sınırlarını aşan bir siyasi müdahale olarak değerlendirilmektedir. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer büyükşehir belediyeleri üzerinden yürütülen süreçler, yalnızca idari denetim değil, aynı zamanda yerel demokrasiye yönelik sistematik bir baskı aracı olarak yorumlanmaktadır' ifadelerine yer verdi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, İçişleri Bakanlığı'nın 31 Mart 2024-17 Nisan 2026 tarihleri arasında belediyeler hakkında verdiği soruşturma izinlerine ilişkin TBMM Başkanlığına soru önergesi sundu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yanıtlaması istemiyle önerge hazırlayan Tanrıkulu, 'Muhalefete ait yerel yönetimlere yönelik artan inceleme ve soruşturmalar, kamuoyunda 'hukuki denetim' sınırlarını aşan bir siyasi müdahale olarak değerlendirilmektedir. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer büyükşehir belediyeleri üzerinden yürütülen süreçler, yalnızca idari denetim değil, aynı zamanda yerel demokrasiye yönelik sistematik bir baskı aracı olarak yorumlanmaktadır' ifadelerine yer verdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İçişleri Bakanlığı, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden 17 Nisan 2026'ya kadar belediyelere yönelik 3 bin 309 inceleme ve araştırma yapıldığını, bunların bin 535'i hakkında soruşturma izni verildiğini açıkladı.</p> <p>Süreçte denetimlerin şeffaflığı tartışma konusu olurken CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, açıklanan veriler üzerinden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM'ye soru önergesi verdi. Tanrıkulu, soru önergesine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: </p> <p>'Belediyelere yönelik soruşturmalar, hukuki denetim mi, siyasi operasyon mu? İçişleri Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan veriler, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden 17 Nisan 2026 tarihine kadar geçen sürede belediyelere yönelik toplam 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldüğünü, bunların bin 535'i hakkında soruşturma izni verildiğini ortaya koymaktadır. Açıklanan rakamlar yalnızca sayısal bir tabloyu değil, aynı zamanda Türkiye'de yerel yönetimlere yönelik denetim süreçlerinin niteliği, tarafsızlığı ve hukuki zemini konusunda ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirmektedir. Özellikle soruşturma izinlerinin siyasi partilere göre dağılımı incelendiğinde; iktidar ve muhalefet belediyeleri arasında dikkat çekici farklılıklar bulunduğu görülmektedir. Bu durum, denetim mekanizmalarının eşitlik ilkesine uygun işletilip işletilmediği sorusunu gündeme taşımaktadır.</p> <p>Son dönemde başta Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri olmak üzere muhalefete ait yerel yönetimlere yönelik artan inceleme ve soruşturmalar, kamuoyunda 'hukuki denetim' sınırlarını aşan bir siyasi müdahale olarak değerlendirilmektedir. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer büyükşehir belediyeleri üzerinden yürütülen süreçler, yalnızca idari denetim değil, aynı zamanda yerel demokrasiye yönelik sistematik bir baskı aracı olarak yorumlanmaktadır. Seçilmiş belediye başkanları ve yerel yöneticiler hakkında sıkça başlatılan soruşturmalar, görevden uzaklaştırma uygulamaları ve kamuoyuna servis edilen iddialar; yerel yönetimlerin çalışma kapasitesini zayıflatmakta, halkın iradesiyle seçilmiş yöneticileri itibarsızlaştırmakta, demokratik temsil ilkesini fiilen aşındırmaktadır.</p> <p><strong>'Denetim mekanizmalarının tüm belediyelere eşit uygulanması zorunludur'</strong></p> <p>Demokratik bir hukuk devletinde idari denetim mekanizmaları elbette gereklidir. Ancak bu mekanizmaların; objektif kriterlere dayanması, siyasi etkiden uzak olması, tüm belediyelere eşit uygulanması zorunludur. Aksi halde denetim süreçleri, hukuki olmaktan çıkarak siyasi bir araç haline gelir. İçişleri Bakanlığı'nın açıkladığı verilerde hangi kriterlerle inceleme başlatıldığı, soruşturma izinlerinin hangi somut delillere dayandığı, resen başlatılan işlemlerin oranı, soruşturmaların sonuçları gibi temel hususların şeffaf biçimde ortaya konulmaması, bu sürece ilişkin kuşkuları daha da derinleştirmektedir. Çağrımızi belediyelere yönelik tüm inceleme ve soruşturma süreçleri şeffaflaştırılmalıdır. Denetim mekanizmaları bağımsız ve tarafsız hale getirilmelidir. Soruşturma süreçleri hiçbir şekilde siyasi baskı aracına dönüştürülmemelidir. Yerel yönetimlerin demokratik işleyişine zarar veren uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir. Unutulmamalıdır ki yerel yönetimler, halkın doğrudan iradesinin yansıdığı kurumlardır. Bu kurumlara yönelik her türlü siyasi müdahale, yalnızca belediyeleri değil, demokrasinin kendisini hedef almaktadır.'</p> <p><strong>'AK Parti'ye mensup belediyeler hakkında verilen 677 soruşturma izni hangi iddialar veya suç isnatları kapsamında?'</strong></p> <p>Tanrıkulu, Bakan Çiftçi'nin şu soruları yanıtlamasını talep etti: </p> <p>'31 Mart 2024 - 17 Nisan 2026 tarihleri arasında yürütülen 3 bin 309 araştırma ve inceleme hangi kriterlere göre başlatılmıştır? Soruşturma izni verilen bin 535 dosyada esas alınan hukuki ve idari ölçütler nelerdir? Soruşturma izni verilen belediyelerin siyasi parti dağılımında ortaya çıkan farklılıklar hangi somut gerekçelere dayanmaktadır?</p> <p>AK Parti'ye mensup belediyeler hakkında verilen 677 soruşturma izni hangi tür iddialar veya suç isnatları kapsamında yoğunlaşmaktadır? CHP, MHP, DEM Parti ve İYİ Parti'ye mensup belediyeler hakkında verilen soruşturma izinlerinin konu başlıklarına göre dağılımı nedir?</p> <p>Soruşturma izni verilen dosyaların kaçı sonuçlanmış, kaçı halen devam etmektedir? Sonuçlanan soruşturmalardan kaçı hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş, kaçı hakkında kamu davası açılmıştır? Belediye başkanları veya belediye yöneticileri hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmış mıdır? Uygulandıysa partilere göre dağılımı nedir? </p> <p>İçişleri Bakanlığı tarafından belediyelere yönelik denetim ve soruşturma süreçlerinde siyasi tarafsızlığın sağlanması adına hangi mekanizmalar işletilmektedir?Aynı dönemde herhangi bir ihbar veya şikâyet olmaksızın resen başlatılan inceleme ve soruşturma sayısı kaçtır?'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-tanrikuludan-bakan-ciftciye-sorusturma-izni-verilen-dosyalarin-kaci-sonuclanmis-kaci-halen-devam-etmektedir</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-tanrikuludan-bakan-ciftciye-sorusturma-izni-verilen-dosyalarin-kaci-sonuclanmis-kaci-halen-devam-etmektedir.png" type="image/jpeg" length="85134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremde yıkılan MCG Tower'a ilişkin bilirkişi raporu: Belediye görevlileri dahil tüm sanıklar 'asli kusurlu']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-mcg-towera-iliskin-bilirkisi-raporu-belediye-gorevlileri-dahil-tum-saniklar-asli-kusurlu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/depremde-yikilan-mcg-towera-iliskin-bilirkisi-raporu-belediye-gorevlileri-dahil-tum-saniklar-asli-kusurlu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan MCG Tower'a ilişkin 6 üniversiteden 9 akademisyen tarafından hazırlanan üçüncü bilirkişi raporunda, müteahhitten şantiye şefine, yapı denetim firması yetkililerinden belediye görevlilerine kadar tüm sorumluların 'asli kusurlu' bulunduğu belirtildi. Depremde anne ve babasını kaybeden Selin Sümbültepe, 'Bu dosyada, 'olası kastla öldürmeden' müebbet hapis cezası verilmesini istiyoruz. 29 Nisan'da saat 14.00'te İskenderun Adliyesi'ndeyiz. Sevdiklerimiz için, adalet için orada olacağız. Sesimize ses olmak isteyen herkesi yanımızda görmek istiyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan MCG Tower'a ilişkin 6 üniversiteden 9 akademisyen tarafından hazırlanan üçüncü bilirkişi raporunda, müteahhitten şantiye şefine, yapı denetim firması yetkililerinden belediye görevlilerine kadar tüm sorumluların 'asli kusurlu' bulunduğu belirtildi. Depremde anne ve babasını kaybeden Selin Sümbültepe, 'Bu dosyada, 'olası kastla öldürmeden' müebbet hapis cezası verilmesini istiyoruz. 29 Nisan'da saat 14.00'te İskenderun Adliyesi'ndeyiz. Sevdiklerimiz için, adalet için orada olacağız. Sesimize ses olmak isteyen herkesi yanımızda görmek istiyoruz' dedi.</p> <p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Hatay'ın İskenderun ilçesinde bulunan MCG Tower'ın yıkılması sonucu 14 kişi yaşamını yitirdi. Binanın yıkılmasına ilişkin 14 kişi hakkında, 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.</p> <p>MCG Tower'ın yıkımına ilişkin mahkemenin talep ettiği üçüncü bilirkişi raporu, 9 ay sonra dosyaya eklendi. Bursa Teknik Üniversitesi, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Batman Üniversitesi, Hakkari Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden 9 akademisyenin hazırladığı 66 sayfalık rapor dosyaya sunuldu.</p> <p>ANKA Haber Ajansı muhabirinin ulaştığı bilirkişi raporunda, müteahhit, şantiye şefi, statik/betonarme proje müellifi, zemin iyileştirme projesi müellifi, zemin iyileştirme uygulama müellifi firma, yapı denetim firması, statik/betonarme proje ve uygulama denetçisi ile yapı denetim firmasının diğer yetkilileri, kontrol elemanı ve ilgili belediye görevlilerinin 'asli kusurlu' bulunduğu belirtildi. </p> <p><strong>İmalat hataları ve taşıyıcı sistemde kritik kusur tespitleri</strong></p> <p>Müteahhit Muhammet Coşkun Gökkan'ın temelden kaba inşaata kadar süreçte ortaya çıkan imalat hataları, eksiklikler ve kusurlardan sorumlu olduğu vurgulanan raporda, şu ifadelere yer verildi:</p> <p>'Binanın oturduğu alanda, zemin iyileştirme projesinde belirtilen iyileştirmenin projeye uygun yapılmadığı görülmüştür. Yapının taşıyıcı sistem planında, merdiven ve asansör boşluklarının bulunduğu bölgelerde taşıyıcı sistem sürekliliğinin zayıf olduğu, bazı akslarda çerçeve sürekliliğinin sağlanamadığı ve tali kiriş ağırlıklı bir taşıyıcı düzenin bulunduğu tespit edilmiştir.  Bu durum, deprem etkileri altında yük aktarım yollarının düzensizleşmesine neden olabilecek niteliktedir. Binanın bazı katlarının yapımında kullanılan beton kalitesinin, projede belirtilen beton sınıfı ile uyumlu olmadığı; standart değeri sağlamayan bir beton kullanıldığı görülmüştür.'</p> <p>Şantiye şefi inşaat mühendisi Şule Genç'in temelden kaba inşaatın tamamlanmasına kadar olan süreçte kalıp, beton dökümü, demir işçiliği ve kalıp işçiliği sırasında ortaya çıkan hata, eksik ve kusurlardan; ayrıca yapının projeye uygun şekilde inşa edilmesi ile mevzuata uygunluğunun kontrolünden sorumlu olduğu belirtilen raporda, 'Binanın oturduğu alanda zemin iyileştirme projesinde belirtilen zemin iyileştirmesinin projeye uygun yapılmadığı görülmüştür. Yapının bazı akslarında çerçeve sürekliliğinin yeterli şekilde oluşturulamadığı ve taşıyıcı sistem düzeninde süreksizlikler bulunduğu görülmüştür. Bu tür taşıyıcı sistem düzensizliklerinin sahada imalat sürecinde kontrol edilmesi ve projeye uygunluğunun sağlanması şantiye şefinin sorumluluğundadır. Binanın bazı katlarının yapımında kullanılan beton kalitesi projede belirtilen beton sınıfı ile uyumlu değildir, standart değeri sağlamayan bir beton kullanıldığı görülmüştür' denildi. </p> <p><strong>'Zeminde etkili bir iyileştirme bulunmuyor'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Jeofizik Mühendisi Mehmet İnce, Jeoloji Mühendisi Sefa Apak ve Geoteknik Etüt Müellifi Yıldıray Şengül'ün 'asli kusurlu' olduğunun aktarıldığı raporda, 17 katlı yapının ağırlığı ve zemindeki sıvılaşma riski nedeniyle tercih edilen jetgrout yönteminin uygun bulunmadığı ifade edildi. Bilirkişi raporunda, zemin iyileştirme uygulama müellifi firmanın da sorumluluğuna işaret edilerek, binanın oturduğu alanda yapılan zemin iyileştirme çalışmalarının projeye uygun şekilde gerçekleştirilmediği tespitine yer verildi.</p> <p>Bilirkişi raporunda, belediye görevlileri için, 'Binanın bazı bölümlerinde proje dayanımına uygun olmayan beton kullanıldığı, yapı denetim raporları kapsamında yapılan testler sonucunda anlaşılmaktadır. Ancak yapı denetim firması bu durumu rapor etmediği gibi, belediyenin ilgili birimleri de bu durum ile ilgili herhangi bir işlem yapmamıştır' değerlendirmesinde bulunuldu.</p> <p><strong>'Bu dosyada, 'olası kastla öldürmeden' müebbet hapis cezası verilmesini istiyoruz'</strong></p> <p>MCG Tower'da anne Cehide ve babası Rafi Sümbültepe'yi kaybeden Selin Sümbültepe, aylarca bekledikleri bilirkişi raporunun sonunda geldiğini belirterek, şöyle konuştu:</p> <p>'Raporda sorumluların 'asli kusurlu' olduğu açıkça yazıyor. Bu bizim için önemli ama yetmiyor. Çünkü biz sevdiklerimizi her duruşmada, her ertelemede, her bekleyişte yeniden kaybettik. MCG Tower depremin ilk saniyelerinde yıkıldı. Bunun adalet sisteminde bir karşılığı olmak zorunda. Biz en başından beri aynı şeyi söylüyoruz. Bu dosyada, 'olası kastla öldürmeden' müebbet hapis cezası verilmesini istiyoruz. Şimdi yine itirazlarla, sürelerle, prosedürlerle dosyayı uzatmak isteyecekler. Belki unuturuz sanıyorlar, belki yoruluruz sanıyorlar ama biz unutmadık, affetmedik, vazgeçmedik. 29 Nisan'da saat 14.00'te İskenderun Adliyesi'ndeyiz. Sevdiklerimiz için, adalet için orada olacağız. Sesimize ses olmak isteyen herkesi yanımızda görmek istiyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Hatay</category>
      <guid>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-mcg-towera-iliskin-bilirkisi-raporu-belediye-gorevlileri-dahil-tum-saniklar-asli-kusurlu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:35:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/depremde-yikilan-mcg-towera-iliskin-bilirkisi-raporu-belediye-gorevlileri-dahil-tum-saniklar-asli-kusurlu.jpg" type="image/jpeg" length="84282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genç sanatçılar için 'Fragmanlar' projesine başvurular devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/genc-sanatcilar-icin-fragmanlar-projesine-basvurular-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/genc-sanatcilar-icin-fragmanlar-projesine-basvurular-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İVA Sanat ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen 'Fragmanlar' projesi, farklı disiplinlerden öğrencileri tek bir sanat eserinin izinden yola çıkarak yeni üretimler yapmaya davet ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>(İSTANBUL) - İVA Sanat ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen 'Fragmanlar' projesi, farklı disiplinlerden öğrencileri tek bir sanat eserinin izinden yola çıkarak yeni üretimler yapmaya davet ediyor.</p> <p data-start='294' data-end='603'>İVA Sanat tarafından, <span class='hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline'><span class='whitespace-normal'>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi</span></span> ev sahipliğinde gerçekleştirilen 'Fragmanlar' projesi için başvurular 18 Nisan'da başladı. Sanat üretimine farklı bir perspektiften yaklaşmayı hedefleyen proje, genç sanatçı adaylarını kolektif bir üretim sürecine dahil etmeyi amaçlıyor.</p> <p data-start='605' data-end='853'>Duayen bir sanatçının eserinden seçilen küçük bir fragmanın, bütünden bağımsız olarak yeni anlamlar üretme potansiyeline odaklanan proje kapsamında başvurular 5 Mayıs saat 18.00'e kadar devam edecek. Seçilen eserler ise 7 Mayıs'ta açıklanacak. Türkiye genelindeki üniversitelerin resim, heykel, seramik ve cam, geleneksel Türk sanatları, tekstil ve moda tasarımı, sahne tasarımı, endüstri ürünleri tasarımı, grafik ve görsel iletişim tasarımı, fotoğraf, dijital sanat, mimarlık ve restorasyon gibi bölümlerinde öğrenim gören lisans ve yüksek lisans öğrencilerine açık olan projede değerlendirmeler, üniversite ve İVA Sanat temsilcilerinden oluşan jüri tarafından yapılacak.</p> <p data-start='1286' data-end='1421'>Seçilen çalışmalar, 20-24 Mayıs tarihleri arasında <span class='hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline'><span class='whitespace-normal'>Tophane-i Amire</span></span>'de düzenlenecek sergide izleyiciyle buluşacak. Proje, tek bir kaynaktan çıkan bir detayın farklı öğrencilerin algı ve üretim süreçlerinde nasıl çeşitlendiğini görünür kılmayı hedefliyor. 'Fragman' kavramını bir alıntı ya da kopya olarak değil, yaratıcı süreci başlatan bir eşik olarak ele alan çalışma, katılımcılara kendi ifade biçimlerini geliştirebilecekleri özgün bir alan açıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='1762' data-end='1901' data-is-last-node='' data-is-only-node=''>'Fragmanlar', genç sanatçılar için hem görünürlük kazanma hem de profesyonel bir üretim ve sergileme sürecinin parçası olma imkanı sunmayı amaçlıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/genc-sanatcilar-icin-fragmanlar-projesine-basvurular-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:30:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/genc-sanatcilar-icin-fragmanlar-projesine-basvurular-devam-ediyor.jpeg" type="image/jpeg" length="14927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Hürmüz Boğazı'nda mayınların temizlenmesine bir anlaşma sonrası sıcak bakabiliriz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-hakan-fidan-hurmuz-bogazinda-mayinlarin-temizlenmesine-bir-anlasma-sonrasi-sicak-bakabiliriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakani-hakan-fidan-hurmuz-bogazinda-mayinlarin-temizlenmesine-bir-anlasma-sonrasi-sicak-bakabiliriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlılar ve Amerikalıların olası bir anlaşmaya varmaları durumunda Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi konusuna ilişkin, 'Şu anda ana odak noktası biraz daha mayınların temizlenmesi. Mayınların temizlenmesi temel, insani, bütün herkesin hizmetine olan, savaşlarda bir taraf tutmayla alakalı bir konu olmayacağı için, bir anlaşma sonrası bu türden bir şeye biz sıcak bakabiliriz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlılar ve Amerikalıların olası bir anlaşmaya varmaları durumunda Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesine ilişkin, 'Şu anda ana odak noktası biraz daha mayınların temizlenmesi. Mayınların temizlenmesi temel, insani, bütün herkesin hizmetine olan, savaşlarda bir taraf tutmayla alakalı bir konu olmayacağı için, bir anlaşma sonrası bu türden bir şeye biz sıcak bakabiliriz' dedi.</p> <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Londra'da Birleşik Krallık ziyaretinin ardından gazetecilere değerlendirmelerde bulundu. Ziyaretinin verimli geçtiğini dile getiren Fidan, iki ülke arasındaki stratejik diyalog alanlarında iş birliğinin giderek arttığını kaydetti. Türkiye-Birleşik Krallık Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi'ni imzaladıklarını söyleyen Fidan, şöyle konuştu:</p> <p>'Bu, iki ülke arasındaki ilişkilerin geldiği nokta itibarıyla gerçekten önemli bir aşama. İngiltere ve Türkiye, ikisi de NATO üyesi ama Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan, nüfusları, ekonomik güçleri, kapasiteleri, sanayileriyle gerçekten birbirlerini tamamlamada çok fazla rol oynayacak iki büyük ülke. Bu iki büyük ülke hem ekonomide hem teknolojide hem ticarette hem savunma sanayinde hem Avrupa güvenliğinde, hem NATO'daki ilişkilerde, bu stratejik diyalog inanılmaz yapıcı bir rol oynuyor. Bir de son dönemlerde ortaya çıkan yeni stratejik yönelimde, orta güçlerin giderek daha söz sahibi olmaya başladığı bir politik çerçeveye çıkıyor. Bu noktada da aslında Türkiye ve İngiltere'nin konuşacağı çok şeyler var.</p> <p>Diğer taraftan Dışişleri Bakanı'yla ve ekibiyle yapılan yoğun görüşme Sonra Avam Kamarası'ndan milletvekilleri ile bir araya geldik. Lordlar Kamarası'ndan görüşmek isteyenler oldu, onlarla bir araya geldik, bir grup Lordlar Kamarası üyesi ile. Özellikle iki ülke arasındaki siyasi ilişkiler İran savaşı başta olmak üzere yürüyen müzakereler, Rusya Ukrayna, Avrupa güvenliği ve iki ülke arasındaki stratejik alanlardaki iş birliği konularını onlarla da görüştük uzun uzun. Daha sonra basın mensuplarıyla da bir araya geldik. Financial Times editorial board'uyla uzun bir görüşmemiz oldu.'</p> <p><strong>'Taraflarla hemen hemen her gün görüşüyoruz'</strong></p> <p>İran ile ABD arasındaki savaşta son durumun ne olduğu, kalıcı barışın mümkün olup olmadığı ve taraflarla ne sıklıkla görüştüğü sorulan Fidan, 'Taraflarla hemen hemen her gün görüşüyoruz. Şu anda geldiğimiz noktada, biliyorsunuz en başta söylemiştik, iki haftalık ateşkesi gerçekten memnuniyetle karşılamıştık ama bir nihai anlaşmaya gitmek için yeterli olmayacağını o zaman da ifade etmiştik. Nihai anlaşma için gerçekten daha fazla süreye ihtiyaç vardı' dedi.</p> <p>Ateşkesin uzatıldığını hatırlatan Fidan, 'Yarın tekrar başlayacak olan görüşmelerle ben, özellikle nükleer dosyalarda tıkanmış olan bir iki konu var, bunun aşılabileceğine düşünüyorum. Bu konuda da taraflara elimizden geldiğince olumlu katkıyı, telkini vermeye çalışıyoruz. Bu olursa tabii ki Hürmüz Boğazı ile ilgili sıkıntının da ortadan kalkması mümkün olacak' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Bizim hassasiyetlerimiz var'</strong></p> <p>Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı ile ilgili toplantılara katıldığı anımsatılarak, Türkiye'nin kendisini arabulucu olarak görüp görmediği sorusunu şöyle yanıtladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Hürmüz Boğazı ile ilgili, bizim gördüğümüz iki tane hareket tarzı var. Birincisi, anlaşma yoluyla eski statükoya dönülmesi, Boğaz'ın açılması ve serbest ticaretinin tekrar başlaması, kimseye bir geçiş ücreti falan olmadan. Bu, şu anda yürüyen müzakerelerle halledilmesi gereken bir yol. Bir ikinci grup da bu müzakereler olmazsa, savaş devam ederse veya daha başka türden sıkıntılar ortaya çıkarsa Hürmüz Boğazı'ndaki problemli alanları nasıl çözeceğiz?</p> <p>Hürmüz Boğazı'ndaki problemli alanı tanımlama değişik bir konsept. Bizim dış politikamıza oturan tarafı var, oturmayan tarafı var. Bu konuda cumhurbaşkanımız net. Ha şudur: şimdi İran'la Amerikalılar kendi aralarında bir anlaşmaya vardılar, barış oldu, olacak koalisyon gidip orada teknik iş yapacak, mayınları temizleyecek. Bunda bir sıkıntı yok. Bu konuda Milli Savunma Bakanlığımızı Cumhurbaşkanımız da talimatlandırmış durumda. Ama olacak bir koalisyon, yürütülen Allah korusun tekrar başlaması mümkün bir savaşta, tekrar bir tarafmış gibi bir ortaya çıkma söz konusu olursa burada tabii bizim hassasiyetlerimiz var. Orada başka bir pozisyondayız. Şimdi bunu bizim ortaklarımız da çok iyi anlıyorlar. Şu anda ana odak noktası biraz daha mayınların temizlenmesi. Mayınların temizlenmesi temel, insani, bütün herkesin hizmetine olan, savaşlarda bir taraf tutmayla alakalı bir konu olmayacağı için, bir anlaşma sonrası bu türden bir şeye biz sıcak bakabiliriz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-hakan-fidan-hurmuz-bogazinda-mayinlarin-temizlenmesine-bir-anlasma-sonrasi-sicak-bakabiliriz</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:30:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/disisleri-bakani-hakan-fidan-hurmuz-bogazinda-mayinlarin-temizlenmesine-bir-anlasma-sonrasi-sicak-bakabiliriz.jpg" type="image/jpeg" length="61772"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
