<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 19:39:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den Kadir İnanır için başsağlığı mesajı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-kadir-inanir-icin-bassagligi-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-kadir-inanir-icin-bassagligi-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır'ın vefatı dolayısıyla başsağlığı mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır'ın vefatı dolayısıyla başsağlığı mesajı yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Yeşilçam'ın büyük ustası Kadir İnanır'ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Halktan, emekten yana duruşuyla, sanatına kattığı değerle gönüllerimizde silinmeyecek bir iz bıraktı. Kendisine Allah'tan rahmet; ailesine, sevenlerine, sanat camiamıza ve tüm ülkemize başsağlığı diliyorum.' ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-kadir-inanir-icin-bassagligi-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 19:25:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ozgur-ozelden-kadir-inanir-icin-bassagligi-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="46905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel Diyarbakır'da: Özel: Bize butlan yapanlar eğer niyetleri okuduğumuz gibiyse barış umutlarını da butlan edecekler]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-diyarbakirda-ozel-bize-butlan-yapanlar-eger-niyetleri-okudugumuz-gibiyse-baris-umutlarini-da-butlan-edecekler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozel-diyarbakirda-ozel-bize-butlan-yapanlar-eger-niyetleri-okudugumuz-gibiyse-baris-umutlarini-da-butlan-edecekler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır'da sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle yaptığı toplantıda, 'Bir yandan da bizim başımıza bir butlan geldi. Bu bize butlan yapanlar eğer niyetleri okuduğumuz gibiyse barış umutlarını da butlan edecekler. Barışa butlan gelmesin diye de irade koymaya geldik. Barışa butlan gelmesin diye de bir mücadeleyi de ortaklaşmak üzerine geldik. Bunu ifade etmek isterim. Hepimiz zor dönemlerden geçiyoruz. Bir dönüm noktasındayız veya çok amiyane, çok klasik, çok kullanılan şeyle tarihin kırılma noktalarından bir tanesindeyiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gülara SUBAŞI / Kamera: Dursun ALKAYA - İsmet MİKAİLOĞULLARI</strong></p> <p><strong>(DİYARBAKIR) - </strong>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır'da sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle yaptığı toplantıda, 'Bir yandan da bizim başımıza bir butlan geldi. Bu bize butlan yapanlar eğer niyetleri okuduğumuz gibiyse barış umutlarını da butlan edecekler. Barışa butlan gelmesin diye de irade koymaya geldik. Barışa butlan gelmesin diye de bir mücadeleyi de ortaklaşmak üzerine geldik. Bunu ifade etmek isterim. Hepimiz zor dönemlerden geçiyoruz. Bir dönüm noktasındayız veya çok amiyane, çok klasik, çok kullanılan şeyle tarihin kırılma noktalarından bir tanesindeyiz' dedi.</p> <p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır'daki temasları kapsamında sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.</p> <p>Toplantıda konuşan Özel, gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Diyarbakır'a son olarak 2024 yılının ekim ayında geldiğini hatırlatan Özel, TUSAŞ saldırısını nedeniyle programını ertelemek durumunda kaldığını belirtti.</p> <p>Ekim 2024 gerçekten Türkiye'de Kürt sorunuyla ilgili olan herkesin yeniden umutlandığı, barış isteyen herkesin yeniden umutlandığı ve herkesin tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya kaldığı bir dönem olduğunu aktaran Özel, 'O dönemde önceden planlanmış 6 günlük, ilk iki günü Diyarbakır'da olan, ardından Mardin'den başlayarak Hakkari'ye kadar devam edecek olan bir programın ilk gününde birlikteydik. Ekimin başında Meclis'te alışılmadık, olması gereken ama yapılmayan bir selamlaşmanın yapılması, ardından grup toplantılarındaki birtakım ifadelerden birkaç gün sonra buradaydık. Ne hazindir ki o programımız TUSAŞ saldırısı sonrasında yarıda kesilmek zorunda kaldı. O günden sonra da, Diyarbakır'a ilk kez, bugün gelebiliyoruz. Bir özel program dışında ilk kez bugün bir siyasi program için ancak bugün gelebiliyoruz' diye konuştu.</p> <p><strong>'PARTİMİZ TARİHİN BELKİ DE EN ZOR GÜNLERİNDEN GEÇİYOR'</strong></p> <p>'Ülkemiz, demokrasimiz, partimiz tarihin belki de en zor günlerinden geçiyor' diyen Özel, şöyle devam etti:</p> <p>'Hiç yaşanmadık şeyler yaşanıyor. Bir bütün olarak baktığınızda da 'Bu yaşananların kime ne faydası var? Bu yaşananların sonucunda kim bu işten bir fayda görecek?' sorusuna aklıselim bir cevap bulmak zor. Toplantının, bir sonraki bölümünde sizlerin soruları, sizlerin değerlendirmeleri, önerileri, eleştirileri, katkıları da çok kıymetli olacak. Gerçekten, hani 'Buraya Diyarbakır'a bugün niye geldin?' diye sorarsanız. Bugün şakayla karışık yolda yolumu kesen candan bir Diyarbakırlının hem üzüntülerini hem desteklerini iletirken dedi işte 'Yürü arkandayız' falan. 'Valla' dedim 'Zaten çıktık, binaları arkada bıraktık, yürüyoruz. Diyarbakır'da ne tarafa yürüyelim? Bir yol sormaya geldim sana.' dedi. Zira yol bilene sorulur.'</p> <p><strong>'YOL CÜMLEDEN ULUDUR, YOL YOLCUDAN DA ULUDUR'</strong></p> <p>Kayyum uygulamalarından en çok zararı gören bir kentte oldukların dile getiren Özel, 'Söylediğim şu. Yol cümleden uludur, yol yolcudan da uludur. Önemli olan yolda olmaktır. Bu yolun bu evresinde Diyarbakır'ın sokaklarında, köylerinde, kırsal mahallelerinde esnafıyla konuştuktan sonra bu çok kıymet ve değer verdiğim salondaki kanaat önderlerinin, salondaki sivil toplum örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, meslek örgütlerinin, çeşitli derneklerin, kuruluşların temsilcilerinin yönlendirmeleri, uyarıları, eleştirileri ve önerileri de bir o kadar kıymetli olacak. İstanbul nasıl bir merkezse, Ankara nasıl bir merkezse Diyarbakır da onlardan geri kalmayan bir merkez. Hem siyaset için hem sosyal hayat için hem tarihiyle, kültürüyle hem de yarına dair umutları yaşatmak veya geliştirmek adına Diyarbakır önemli. Bazı kentlerin sokağı mühim. Sokak önde gider, salonları zayıf olur. Bazı kentlerde sokaklar zayıftır ama salonlar kıymetlidir. Kanaatler salonlarda oluşur. Sokağa kendiliğinden sonradan yayılır. Diyarbakır'da ne salon geride, ne sokak geride. Sokak da her zaman çok dinamik. Ama salon özellikle sivil örgütlerin bulunduğu bu salonlarda çok önemli. O açıdan, bu toplantıyı, tüm yönleriyle çok kıymetli bulduğumu, çok, değer atfettiğimi bu toplantıya ifade etmek isterim' ifadelerini kullandı.</p> <p>Partisinde yaşanan sorunlara da değinen Özel, yaşanan mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi olmadığını belirterek, şunları aktardı:</p> <p>'Birileri Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir iç mesele yaşanıyor, bir tartışma yaşanıyor gibi göstermek istese de aslında mesele otokratlarla demokratlar arasında bir mesele. Mesele rejimin evrildiği nokta ve bu rejim değişimine direnç ya da rejimin değişimine sessiz kalma veya onunla birlikte hareket etmeyi planlayanların karşı karşıya oldukları bir mesele. Türkiye değil, dünya demokrasi tarihinde ki demokrasi sandıkla oluyor. Sandık dediğimizin güvencesi seçim hukuku. Seçim hukuku da itirazlara, sürelere ve kesinleşmeye bağlayan bir hukuk. Bu sayede de seçim sonucu kesinleştikten sonra bir sonraki seçime kadar, yeni bir sandık kurulana kadar artık o tartışmalar bitmiş ve bu demokratik bir güvence olarak seçilenlerin önünde ve seçenlerin gözünün önünde gerçekleşen bir durum. Şimdi Türkiye'de işin teknik boyutlarına girmeyeceğim ama böyle deli saçması bir iş denendi ve seçim hukuku bir tarafa bırakılarak bu konudaki yetkili ilçe seçim kurulları, il seçim kurulları, Yüksek Seçim Kurulu ve Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki tüm istikrarlı kararları, yani 'YSK kararı kesindir ve bu iş YSK'nin işidir.'</p> <p><strong>'BİRİNCİ PARTİ OLMAYA NAMZET PARTİYİ FELÇ EDEN BİR KAYYUM ATAMADAN BAHSEDİLİYOR'</strong></p> <p>Medeni Hukuk Kanunu'nda olan bir butlan uygulaması ve bir tedbir uygulaması bir siyasi partiye uygulandığını anlatan Özel, 'Öyle olunca üzerinden dört kurultay geçmiş olmasına rağmen ki sonuncu kurultayda aday olmayabilirdim. Yarışmış ve Mehmet Kaya'ya kaybetmiş olabilirdim. Dört kurultay önceki bir itirazın sonucunda son başkanın gidip dört kurultay önceki başkanın gelmesinin izah edilebilir hiçbir tarafı yok. Bütün seçilmişler açısından, hatta bu karardan memnuniyet duyduğunu söyleyen birtakım kişilerin destekledikleri parti açısından da siyasi partiler, meslek örgütleri, sivil toplum örgütleri en küçük derneğe kadar artık bir asliye hukuk mahkemesini bulan ya da bir bölge asliye mahkemesi, istinaf mahkemesini  ikna eden birisinin her seçimi iptal etmesi, her seçilmişi alaşağı etmesi ve esas o seçilmişin veya o seçilmişlerin yaptıkları iş neyse onları bozması, berbat etmesi, onların meşru edindikleri gücü elinden alması, işte iktidar yürüyüşünü kesmesi.  Çünkü son seçimlerin birinci partisi, Türkiye'de 65 beş nüfusu yöneten belediyeleri kazanan parti, tüm anketlerde birinci parti. Bugün seçim olsa o seçimlerdeki birinci parti olmaya namzet partiyi bir anda paralize eden, felç eden, yönetimini ortadan kaldıran, yerine seçilmemiş birisini getiren, bir kayyum atamadan bahsediliyor' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'SEÇİMİ KAYBETMİŞ BİRİSİ YILLAR SONRA GELİP 'HER ŞEYİ YAPABİLİRİM AMA SEÇİM YAPAMAM' DİYOR'</strong></p> <p>'Keşke kayyum olsa anladığımız anlamda. Beş kişilik bir heyet gelir, kırk gün içinde seçimle yükümlüdür. Maaşlar dışında ödeme yapamaz, mal alamaz, mal satamaz kayyum dediğin' ifadesini kullanan Özel, 'Bizim burada seçilmemiş, hatta seçimi kaybetmiş birisi yıllar sonra gelip 'Her şeyi yapabilirim ama seçim yapamam. Biraz ben yöneteceğim, sonra benim istediğim düzlemde bir seçim olacak.' diyerek bir yürüyüş kesiliyor, bir iktidar yürüyüşü kesiliyor. Bu insanların iktidarı değiştirmesine karşı değiştirme umudu temelden örselenmiş oluyor. Açıkçası savunduğumuz şey, yani bizi destekleyen kim varsa aslında demokratik siyaseti destekliyor ve cumhuriyetin en önemli kazanımının, birlikte yaşamının da en önemli taahhüdünü destekliyor' dedi.  </p> <p><strong>'SİLAHLARIN SUSMASINI ÇOK ÖNEMSİYORUZ</strong><strong>,</strong><strong> EN ÇOK DA BU KENT ÖNEMSİYOR'</strong></p> <p>Devletin geçmişte yaptığı hataları yapmayacağına dile getiren Özel, şöyle devam etti:</p> <p>'Doğruları, iyileri alacağız, getireceğiz, hep birlikte tartışacağız, yapacağız ve bir sorunu çözeceğiz. Bunun sonunda da bir birlikte yaşama iradesi koyacağız. Birbirine eşit yurttaşlar olarak. Bu birlikte yaşamda kim yönetecekse, e sonuçta kim seçimleri kazanır ya da seçim sonuçlarına göre kim birlikte uzlaşırsa o yönetecek. Yoksa artık seçime kimin girip kimin giremeyeceğine, rakibin kimin olup kimin olamayacağına ülkeyi yönetenlerin karar verdiği bir düzlemde demokrasi konuşulamayacağı gibi barış da konuşulamaz. Daha doğrusu hepimizin bilmesi gereken bir şey var. Barış silahlar susmadan olmaz ve silahların susmasını çok önemsiyoruz. En çok da bu kent önemsiyor. Evet, ama demokratikleşme olmadan barış olmaz. Özgürlük olmadan barış olmaz. Kalkınma ve refah olmadan barış olmaz. Bunların hiçbirisi de sandık olmadan olmaz. Çünkü sandık, seçilmişin yönetmesi ve bir kurala uyarak yönetmesi demek. Kanunlar evet, ama esas bir anayasaya uyarak yönetmesi demek. Bir toplum sözleşmesi demek. Üzerinde mutabakata varılmış, herkesin hiç olmazsa, herkesin her şeyde değilse de herkesin bir şeylerde, bir noktada uzlaştığı, birleştiği bir mutabakatla yönetmek demek. Ama kim seçilirse seçilsin bu mutabakatlara uymasını taahhüt etmesi ve denetleniyor olması demek. Sandık gitti mi hepsi birden bitiyor.'</p> <p><strong>'AMA YOLDAN SAPMADIK VE BİR YERDE DURDUK VE DEVAM ETTİK'</strong></p> <p>Gençlere hep yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa vadettiğini söyleyen CHP Grup Başkanı Özel, 'Avrupa Birliği'ne tam üyeliği çok önemli bir çıta olarak gördüğümüz için, engin bir özgürlük anlayışı, sınırsız olabilecek en geniş bir özgürlük anlayışı, bu konuda ciddi bir cesaret, bunun için de çok önemli demokratikleşme adımlarının atılması gerekiyor. Tabii bugün ülkeyi yönetenler, onlarla birlikte bir masa da kurduk. Bütün zorluklara rağmen, yani bizim olmamamız için her şeyin yapılmasına rağmen orada bulunduk. Bizi kaldırmak için her şeyi yaptılar. Kalkmadık, tarihin doğru tarafında olacağız dedik. Bazı zorlu dönemlerde özgün tariflerle işte tümsekleri, hatta tümsekten geçemesek de yanından geçtik. Ama yoldan sapmadık ve bir yerde durduk ve devam ettik' dedi.</p> <p><strong>'BARIŞA İNANMAKTAN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK'</strong></p> <p>Bir kötücül aklın Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden, Terörsüz Türkiye ama demokratik bir Türkiye umuduyla altını imza attıkları raporun gereği yapılmasın diye elinden geleni yaptığını anlatan Özel, şunları söyledi:</p> <p>'En basitinden şöyle düşünmek lazım. Yani biz bulunduğumuz yerden ileriye doğru, hep şöyle söylüyordum. Bir kere bu tip işler bu kadar. Allah rahmet eylesin. İlk bu meseleyi bana açtığında Sırrı Süreyya Önder'e dedim. 'Abi bu işte bir terslik yok mu?' Dedi ki 'Senden de hiçbir şey kaçmıyor.' böyle onun meşhur üslubuyla. Sonra da güldü. 'Yav' dedi, 'Anladım da' dedi, 'Geçen sefer önce çözüm, sonra barıştı.  Bu sefer önce barış, sonra çözüm.' dedi. İnanacağız dedim. İnanmaktan başka şansımız yok. Barış demiş birileri, biz buna inanacağız dedi. Dedim ki tamam ama bunun bir yolu, yöntemi var. Ve dünya nasıl yapıyorsa öyle yapmak lazım. Onları sıralarken mesela hep konuşulur. Bir yerden sonra önceden kararlaştırılmış ama toplumla paylaşılmamış güven artırıcı adımlar atılır. Tarafların birbirinin haberdar olduğu jestler, hatta süreç öyle bir yere gelir ki birbirinin haberdar olmadığı jestler yapılır süreci güçlendirmek için.'</p> <p><strong>'BU ARTIK JEST FALAN DA DEĞİL, OLMASI GEREKEN BİR ŞEY'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması gerektiğini hatırlatan Özel, şöyle devam etti:</p> <p>'Şimdi bu noktada mesela altına kalın kalın imza attık hepimiz. AYM kararlarına uyulacak, AYM kararlarına uyulacak. Selahattin Demirtaş 10 içeride duracak. Gezi tutukluları, işte, Kavala 11 yıldır, diğer arkadaşlar altı yıldır, dört yıldır içeride duracaklar. Biz AYM kararlarına uyacağız diyeceğiz. Yani komisyonun altını, dışarıda kalan neredeyse kimse yok. Komisyona devam eden herkes imza atmış altına. Bu artık jest falan da değil, olması gereken bir şey. Bunlar kimsenin aklının ucundan geçmediği gibi mevcut kayyumları, hani 'iki Ahmet' diye sembolize ediyor devlet ve hiç olmazsa birer adım yani engel var. Sürdürülmesine çok engel var. Yani böyle bir şeyin altına imza atıyorsanız kimsenin aklının ucundan bunlar geçmiyor. Bir de üstüne hem bu aşamada hem de belki acaba temmuz ayında bir şeyler olabilecek mi konuşulduğu sırada ülkenin ana muhalefet partisine de kayyum atanıyor ve büyük bir belirsizliğe, kaosa işte efendim bölünecekler mi, ayrışacaklar mı, dövüşecekler mi? </p> <p><strong>'BİZ TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURDUĞUMUZU, DURACAĞIMIZI BİR KEZ DAHA TEYİT ETMEME GEREK YOK'</strong></p> <p>Böyle bir şeyin içine sokuluyor ve sokulan kim? Mesela bu duruma sokulan bu tip süreçlerde zaten iktidar bir irade koyarsa bu iş ilerleyebiliyor. Ama iktidarın iradesi kadar ana muhalefetin namı çarende. Yani bu işlerde iktidar bir şey derse zaten dönülür bakılır. Nereye bakılır? Muhalefete bakılır. Ana muhalefetin de gözünün içine bakılır. Biraz önce başkan geçmişe yönelik haklı bir eleştiride bulundu. Yani üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmedi o süreçte dedi. Bu süreçte o konuda bir kararlılık, o konuda bir samimiyet, bir sürü de testten geçirilmişlik var bu mevzu ile ilgili. Temmuz ayı başlamadan önce ülkenin ana muhalefet partisine bunun yapılıyor olması. Biz tabii hani bunu yapanı analizi edilmesi açısından söylüyorum. Biz tarihin doğru tarafında durduğumuzu, duracağımızı bir kez daha teyit etmeme gerek yok. Ama bir kötücül aklın devrede olduğunu görmek lazım.'</p> <p><strong>'ÜLKENİN 80'İ AFRİKA KOŞULLARINDA, YÜZDE 20'Sİ LÜKSEMBURG KOŞULLARINDA YAŞARKEN BU OLMAZ'</strong></p> <p>'Yani işte güvenlik, silah falan ama kalkınma kalkınma. Yani ülkenin 80'i Afrika koşullarında, yüzde 20'si Lüksemburg koşullarında yaşarken bu olmaz' diyen Özel, şöyle konuştu:</p> <p>'Bir kere buna bir temelden itirazı somutlaştırıp bir müdahale gerekiyor. Ve bu yapılacaksa buranın bu işin böyle İstanbul'da, Kocaeli'de, Bursa'da, Manisa'da, Denizli'de değil, tam da bu bölgede Diyarbakır'dan başlayarak bu kalkınmayı yapmak, burada Orta Doğu'daki fırsatları görmek, Orta Doğu'ya barış gelmesine katkı sağlamak ve onu bir fırsata çevirmek.  Sınırın ya iki yanındaki akrabaların güçlerini, imkanlarını, umutlarını potansiyelize ederek kazan kazanı tam olarak orada yaşamak. Sadece Türkiye için değil, Suriye için de barış istemek ama demokratik bir barış istemek, demokratik bir yönetim istemek. Irak için demokrasi istemek ve Irak'taki Türkler, Türkmenlerle Kürtlerin ve herkesin barışını savunmak. İran için aynı şeyi görmek.  Artık böyle Kürtleri bulundukları ülkede rejimle rejime karşı kullanılacak unsurlar değil de bulundukları ülkenin kurucu unsurları olarak görmek, sahiplenmek. Bir de artık Diyarbakır'dan, bölgeden başlayacak bir büyük kalkınma hamlesiyle birlikte hem yarım kalanları bitirerek bugün köylerdeydik işte bu sulama meseleleri üzerine falan da çok konuştuk.'</p> <p><strong>'ARTIK KONUŞMAYI BIRAKIP BUNU SOMUTLAŞTIRMASI VE HAYATA GEÇİRMESİ LAZIM'</strong></p> <p>Yepyeni bir hikayeyi hep beraber yazmak gerektiğini sözlerine ekleyen Özel, 'Ama bunu yapmak için de bizim biraz önce ifade edildiği Mehmet Kaya'yla sarsılmaz bir dostluğumuz var. Çünkü birbirimizi seviyoruz ve güveniyoruz. Çünkü biz birbirimizi geçmişte kandırmadık. Yürüdüğümüz yolda birbirimize hiç kazık atmadık. Bu güvenin tesis edilmesi lazım. Bu kişi aslında Türkiye'de dünya kadar Kürt'ün ve Türk'ün deneyimlediği ve başardığı bir işken, Türkler adına konuşanlarla Kürtler adına konuşanların artık bu konuşmayı bırakıp bunu somutlaştırması ve hayata geçirmesi lazım. Bu da birlikte başararak olur, birlikte kazanarak olur. Aslında bir yandan da Türklerle Kürtlerin sorunlarını çözdükleri ve birlikte başarmanın tadına vardıkları ve bu deneyimi Türkiye'ye yaşattıkları süreçte Türkiye Cumhuriyet tarihi boyunca yakalayamadığı bir kaldıracı yakalamış olacak. Bu işleri bozmak isteyen kimse bu yüzden bozmak istiyor zaten. Yani ben bir yapıcı iradenin, kurucu bir iradenin varlığına bir şey diyemem' açıklamalarında bulundu.</p> <p><strong>'TÜM TARAFLARIN KENDİ ÜSTÜNE DÜŞENİ YAPIYOR OLMASI LAZIM'</strong></p> <p>Çözüm sürecinde tarafların üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiği çağrısında bulunan Özel, şunları kaydetti:</p> <p>'Hiçbir şey yoktan var olmayacağına göre bu sorunun çözülmesinde memlekette yarar gören bir irade var. Ben de o iradeyi paylaşıyorum. O iradenin ilk baştaki belli süreçlerinde kurucusu, haberdarı falan değilim. Ama bir yere geldi demek ki birileri ve doğru bir karar verildi. Oradayız. Ama bir de bu sürecin başarıya ulaşmasından endişe eden bir yıkıcı irade var. Buna karşı tüm tarafların kendi üstüne düşeni yapıyor olması lazım. Bizim üstümüze düşen yılmadan doğru tarafta yer almak. Çünkü bizi yıldırmaya çalışıyorlar. ama tüm paydaşların üzerine düşen de bir yok etme, ortadan kaldırma, karıştırma meselesine karşı sözüm meclisten dışarı dayanışma sözlerinin ötesinde bir sahiplenme, kendi meselesi olarak görme, ortak mesele görme, onu da çözme, sonra hep birlikte her şeyi çözme noktasında bir iradeye ihtiyaç var diye düşünüyorum.'</p> <p><strong>'BİZE BUTLAN YAPANLAR EĞER NİYETLERİ OKUDUĞUMUZ GİBİYSE BARIŞ UMUTLARINI DA BUTLAN EDECEKLER'</strong></p> <p>'Daha önce barış için çok umutlandık. Sonra o umutlar boşa çıktı ve dünya deneyimlerinde olduğu gibi çok kötülerini yaşadık daha sonra' diyen Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p> <p>'İşte bugün hani Toledo olacak Sur'un önünden geçerken o geçmiş sefer barış başarılsaydı hangi kayıplar verilecekti? Başta can kayıpları olmak üzere boşu boşuna bu kadar yıl, bu kadar kayıp ve bugün tekrar aynı yerdeyiz. Onun- onu son derece önemsiyorum. Bir yandan da bizim başımıza bir butlan geldi. Bu bize butlan yapanlar eğer niyetleri okuduğumuz gibiyse barış umutlarını da butlan edecekler. Barışa butlan gelmesin diye de irade koymaya geldik. Barışa butlan gelmesin diye de bir mücadeleyi de ortaklaşmak üzerine geldik. Bunu ifade etmek isterim. Hepimiz zor dönemlerden geçiyoruz. Bir dönüm noktasındayız veya çok amiyane, çok klasik, çok kullanılan şeyle tarihin kırılma noktalarından bir tanesindeyiz. Türkiye siyaseti için de öyle. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi siyaseti için de öyle. Gideceğimiz istikameti o yüzden Ankara'dan ve biz bize belirlemek istemedik. Belirleyemezdik zaten. Bunun için de böyle pusula halktır, halklardır, millettir ve sokaklardır, meydanlardır, Anadolu'dur, Trakya'dır dedik.  Onun için de hani böyle sadece söylemeye değil, daha çok dinlemeye, önermeye değil, önerileri almaya, duygumuzu anlatmaktan çok duyguları duymaya ve o konuda bir yol bulmaya ya da yollar kapalıysa acaba yeni bir yol açmaya mı veya ne yapmaya karar vermek lazım?'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-diyarbakirda-ozel-bize-butlan-yapanlar-eger-niyetleri-okudugumuz-gibiyse-baris-umutlarini-da-butlan-edecekler</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 19:24:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ozgur-ozel-diyarbakirda-ozel-bize-butlan-yapanlar-eger-niyetleri-okudugumuz-gibiyse-baris-umutlarini-da-butlan-edecekler.jpg" type="image/jpeg" length="53421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arzu Çerkezoğlu: Ülkemizin başkentinde zirvesi yapılacak olan ve yeni savaş politikalarının konuşulacağı NATO'ya hayır diyoruz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/arzu-cerkezoglu-ulkemizin-baskentinde-zirvesi-yapilacak-olan-ve-yeni-savas-politikalarinin-konusulacagi-natoya-hayir-diyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/arzu-cerkezoglu-ulkemizin-baskentinde-zirvesi-yapilacak-olan-ve-yeni-savas-politikalarinin-konusulacagi-natoya-hayir-diyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 'İşçiler olarak sesleniyoruz: Ülkemizin kaynakları, ürettiğimiz tüm değerler savaşa değil, silaha değil ölüme değil, barışa, insana, yaşama ayrılsın. Ve bu ülkede, bu topraklarda ülkemizin başkentinde zirvesi yapılacak olan ve yeni savaş politikalarının konuşulacağı NATO'ya hayır diyoruz. Emperyalist politikalara hayır diyoruz. Savaşa değil emekçiye bütçe. Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın halkların kardeşliği' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 'İşçiler olarak sesleniyoruz: Ülkemizin kaynakları, ürettiğimiz tüm değerler savaşa değil, silaha değil ölüme değil, barışa, insana, yaşama ayrılsın. Ve bu ülkede, bu topraklarda ülkemizin başkentinde zirvesi yapılacak olan ve yeni savaş politikalarının konuşulacağı NATO'ya hayır diyoruz. Emperyalist politikalara hayır diyoruz. Savaşa değil emekçiye bütçe. Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın halkların kardeşliği' dedi.</p> <p>DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, konfederasyona bağlı sendikaların genel başkan ve üyeleri ile birlikte Ulus'ta Atatürk heykeli önünde 'NATO'ya değil işçiye bütçe' sloganıyla 'NOTA'ya hayır' açıklamasında bulundu. Çerkezoğlu, 'Antiemperyalist mücadeleyi varlığının temel dayanaklarından birisi olarak gören konfederasyonumuz DİSK'in, NATO zirvesine ilişkin değerlendirmelerini, görüşlerini ve çağrılarını sizlerle ve tüm kamuoyuyla paylaşmak için bir aradayız' diyerek şunları kaydetti:</p> <p>'Dünyanın dört bir yanında savaşların, çatışmaların, silahlanma yarışının ve militarist politikaların ağır bedelini her zaman emekçiler ve halklar ödemektedir. Aynı zamanda hızla artan savaş harcamaları, savunma harcamaları, sosyal koruma sistemlerinin nitelikli kamu hizmetlerinin, eğitimin, sağlığın, eşitsizlikleri azaltmaya yönelik politikaların geleceği hakkında bizde derin kaygılar yaratmaktadır. Savaşlar her zaman ölüm, yıkım, göç, yoksulluk ve sömürü demektir. Bu nedenle bizler barışı, demokrasiyi ve halkların kardeşliğini savunuyoruz. Savaş değil emekçiye bütçe savaşa değil bugün de dünya yeni silahlanma programlarının artan asgari askeri harcamaların ve gerilim politikalarının gölgesindedir.</p> <p><strong>'DAHA FAZLA ASKERİ HARCAMA DEĞİL HASTANE İSTİYORUZ'</strong></p> <p>Biz ise DİSK olarak bir emek örgütü olarak daha fazla silahlanmaya değil, daha fazla barışa ihtiyaç olduğunu söylüyoruz. Ankara'da yapılacak zirvede asgari harcamaların artırılması, yeni güvenlik stratejisi ve silahlanma politikaları konuşulurken emperyalistlerin bu savaş politikaları karşısında biz işçiler ve emekçiler olarak başka bir dünyanın mümkün olduğunu haykırıyoruz. Biz dünyamızda kutuplaşmayı, savaşı değil bir arada olmayı, halkların dayanışmasını savunuyoruz. Biz daha fazla silah değil, daha fazla iş istiyoruz, aş istiyoruz. Biz daha fazla füze değil, daha fazla okul istiyoruz. Daha fazla askeri harcama değil, daha fazla hastane istiyoruz. Halka yönelik koruyucu sağlık hizmetlerini istiyoruz. Biz daha fazla savaş bütçesi değil, insanca yaşamamıza yetecek ücretler, nitelikli sosyal güvenlik ve kamusal hizmetler istiyoruz. Savaşların bedelini her zaman işçiler, emekçiler, emekliler, kadınlar, gençler, çocuklarımız öder. Savaşlarda yoksullar ölür, silah şirketleri ve savaş tüccarları bir avuç zengin kazanır. Silahlanmaya ayrılan her kaynak, her kuruş işçinin ücretinden, emeklinin aylığından, öğrencinin eğitim hakkından, halkın sağlık hizmetlerinden eksilmektedir. </p> <p><strong>'BİZLER EMEĞİ VE DEMOKRASİYİ SAVUNUYORUZ'</strong></p> <p>Bugün dünyanın her yönünde yanı başımızda Filistin'de Lübnan'da milyonlarca insan savaşlar çatışmalar ve yoksulluk nedeniyle yerinden yurdundan olmakta göç yollarında yaşam mücadelesi vermektedir. Halkları karşı karşıya getiren politikalar yerine halkların eşitliği ve kardeşliği temelinde bir gelecek kurulmalıdır ve bu geleceğin kurulması için için mücadele veriyoruz. Biz emek örgütleri olarak biliyoruz ki dünyanın neresinde olursa olsun savaşın kaybedeni işçiler, kazananı ise savaşlardan beslenen güç odaklarıdır. Savaşlar milyonlarca işçiyi, emekçiyi düşük ücretlere, güvencesiz çalışmaya, yoksulluğa mahkum etmektedir. O nedenle bizim topraklarımızda yapılacak NATO zirvesine yalnızca bir dış politika meselesi olarak değil aynı zamanda bir emek meselesi, demokrasi ve insanca yaşam meselesi olarak bakıyoruz. Bugün bütün dünyada otoriter rejimler desteklenirken savaşlar körüklelenirken uluslararası hukuk yok sayılırken bizler emeği, barışı, kardeşliği ve demokrasiyi savunuyoruz.</p> <p><strong>'HAKSIZ GÖZALTILAR KABUL EDİLEMEZ'</strong></p> <p>DİSK açısından esas olan; işçilerin haklarının, tüm demokratik hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu, eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, barışın ve kardeşliğin egemen olduğu, emeğin Türkiye'sini ve emeğin dünyasını kurma mücadelemizdir. DİSK, açısından esas olan yaşanan tüm bu saldırılar karşısında demokrasiye ve cumhuriyete sahip çıkmaktır. NATO zirvesi gerekçe gösterilerek Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkemizin başkenti Ankara'da ilan edilen yasaklar, kısıtlamalar, haksız ve hukuksuz gözaltılar, yüzlerce insanın gözaltına alınması, onlarca yoldaşımızın tutuklanması hiçbir şekilde kabul edilemez. Demokratik özgürlüklerin ve sendikal hakların eksiksiz biçimde korunmasının önemini ve biz işçiler, emekçiler açısından yaşamsal öneminin altını bir kez daha çiziyoruz. Örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı ve sosyal diyalog güvenlik gerekçesiyle asla kısıtlanamaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'YENİ SAVAŞ POLİTİKALARININ KONUŞULACAĞI NATO'YA HAYIR DİYORUZ'</strong></p> <p>Ulus Meydanı'ndan tüm Türkiye'ye sesleniyoruz, bütün dünyaya sesleniyoruz. Yan yana omuz omuza mücadele verdiğimiz tüm sınıf kardeşlerimize sesleniyoruz: Biz barışı savunuyoruz. Demokrasiyi savunuyoruz. Emeği savunuyoruz. Halkların kardeşliğini savunuyoruz. Kaynakları silahlara değil, insanlara ayrıldığı bir ülke, bir dünya istiyoruz. Türkiye'de, bölgemizde ve dünyada savaş politikalarının değil, barışın, dayanışmanın ve ortak yaşamın egemen olmasını istiyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz. İşçiler olarak sesleniyoruz: Ülkemizin kaynakları, ürettiğimiz tüm değerler savaşa değil, silaha değil ölüme değil, barışa, insana, yaşama ayrılsın. Ve bu ülkede, bu topraklarda ülkemizin başkentinde zirvesi yapılacak olan ve yeni savaş politikalarının konuşulacağı NATO'ya hayır diyoruz. Emperyalist politikalara hayır diyoruz. Savaşa değil emekçiye bütçe. Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın halkların kardeşliği.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/arzu-cerkezoglu-ulkemizin-baskentinde-zirvesi-yapilacak-olan-ve-yeni-savas-politikalarinin-konusulacagi-natoya-hayir-diyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/arzu-cerkezoglu-ulkemizin-baskentinde-zirvesi-yapilacak-olan-ve-yeni-savas-politikalarinin-konusulacagi-natoya-hayir-diyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="51123"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Başkan Vekili Nuri Aslan: Bütün baskılara rağmen hiçbir hizmeti aksatmadan hizmetlerimize devam ediyoruz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-baskan-vekili-nuri-aslan-butun-baskilara-ragmen-hicbir-hizmeti-aksatmadan-hizmetlerimize-devam-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-baskan-vekili-nuri-aslan-butun-baskilara-ragmen-hicbir-hizmeti-aksatmadan-hizmetlerimize-devam-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, Uzunçayır Kavşağı Yaya Üstgeçidi ve Çevre Düzenlemesi açılış töreninde, 'Uzunçayır da ulaşım açısından çok kritik bir konumda yer alıyor. D-100 karayolu üzerinde Kadıköy ve Üsküdar ilçelerimizin kesişim noktasında bulunuyor. Burası yaya ve araç trafiğinin çok yoğun olduğu bir bölge. Anadolu Yakası'nın en önemli ulaşım aksları burada buluşuyor. Metro, metrobüs, İETT ulaşım bağlantısı var. Biz İstanbul'a yaptığımız hizmetleri tek tek anlatacağız. Hiçbir aldığımız karardan pişman değiliz.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Gencer KETEN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) </strong>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, Uzunçayır Kavşağı Yaya Üstgeçidi ve Çevre Düzenlemesi açılış töreninde, 'Uzunçayır da ulaşım açısından çok kritik bir konumda yer alıyor. D-100 karayolu üzerinde Kadıköy ve Üsküdar ilçelerimizin kesişim noktasında bulunuyor. Burası yaya ve araç trafiğinin çok yoğun olduğu bir bölge. Anadolu Yakası'nın en önemli ulaşım aksları burada buluşuyor. Metro, metrobüs, İETT ulaşım bağlantısı var. Biz İstanbul'a yaptığımız hizmetleri tek tek anlatacağız. Hiçbir aldığımız karardan pişman değiliz.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İBB, Anadolu Yakası'nın en yoğun ulaşım noktalarından biri olan Uzunçayır Kavşağı'nda gerçekleştirdiği yaya üst geçidi ve çevre düzenleme çalışmalarını tamamlayarak hizmete açtı. Uzunçayır Kavşağı'ndaki metro, metrobüs ve İETT bağlantılarını sağlayan yaya üst geçidi yenilendi, otopark kapasitesini artırarak bölge modernize edildi. Uzunçayır Kavşağı Yaya Üst Geçidi ve Çevre Düzenlemesi açılış törenine İBB Başkanvekili Nuri Aslan katıldı. Aslan'a Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, İBB Bürokratları ve çok sayıda vatandaş eşlik etti. Programda sırasıyla Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan, sırasıyla birer konuşma yaptı.</p> <p>Sözlerine İstanbul'un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun sevgi ve selamlarını ileterek başlayan Aslan, şunları söyledi:</p> <p><strong>'BÜTÜN BASKILARA RAĞMEN HİÇBİR HİZMETİ AKSATMADAN HİZMETLERİMİZE DEVAM EDİYORUZ'</strong></p> <p>'2 gün sonra Aşure Günü'nü birlikte idrak edeceğiz. Aşure Günü ve içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayı bize, hiçbir haksızlığın karşısında boyun eğmemeyi öğütlüyor; Hüseyin'in duruşunu bize öğütlüyor. Bugün de bin türlü haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı mücadele ediyoruz ve karşı karşıyayız. Daha üç gün önce Adalar Belediye Başkanımız Ali Ercan Akpolat, meclis üyelerimiz, Adalar Belediyemizin bürokratları tutuklandı. Yol arkadaşlarımız aylardır hukuksuz biçimde tutuklu. Bugün Şile Belediyesi'ne yeni bir operasyon düzenlenmiş; birçok arkadaşımız, çalışma arkadaşımız gözaltındalar. Bizler bir gün adliyedeyiz, bir gün emniyet önündeyiz ve tüm bu mücadelenin içinde hizmetlerimize devam ediyoruz. Bütün baskılara ve durdurmalara rağmen hiçbir hizmeti aksatmadan hizmetlerimize devam ediyoruz. Çünkü biz, hizmeti ibadet sayanlardanız. Çünkü bizler Cumhuriyet'in evlatlarıyız. Bizim milletimiz bu Cumhuriyet bugüne gelene kadar çok badireler atlattı, yine atlatacak; yine bu karanlıktan çıkacağız. Hep birlikte, birliğimiz ve beraberliğimizle bu süreçleri atlatacağız. Bizim milletimize olan inancımız ve güvencimiz tamdır. Asla ama asla ne kendimizden ne birbirimizden ne de ülkemizden umudumuzu kesmeyeceğiz.Buradan tekrar söylüyoruz: Biz Cumhuriyet'in çocukları olarak bu Cumhuriyet'e sahip çıkacağız ve asla bu ülkeden umudumuzu kesmeyeceğiz. Karanlık öyle veya böyle, içimizdeki aydınlıkla aydınlanacak. Kendini karanlığa teslim edenler ya aydınlanacak ya da yolumuzun önünden çekilecek</p> <p><strong>'BU MİLLETİN YOKSULLUĞUNU BİZ BİTİRECEĞİZ'</strong></p> <p>İstanbul bugün 16 milyon yurttaşımızın yaşadığı, dünyanın en büyük metropollerinden birisi. Açıkça söylemek gerekir ki İstanbul'a bu kadar nüfusu biz getirmedik. Biraz önce Mesut Kösedağı Başkanımızın söylediği Fikirtepe'yi biz ortaya atmadık, biz yapmadık. Düzensiz göç ve kayıt dışı nüfusa biz yol açmadık. 50-100 katlı kulelere, imarları biz vermedik. Koca koca AVM'leri; trafiği, ulaştırmayı düşünmeden bu şehrin kalbine biz dikmedik. Kentin en ücra alanlarını; altyapıyı, ulaşımı hesaba katmadan imara biz açmadık. Ama bu sorunların karşısında da 'Biz yapmadık' diyerek kenara çekilecek de değiliz. Yurttaşımızın problemi, halkımızın problemi, İstanbul'umuzun problemi ve ülkemizin problemi tam da bizim problemimizdir ve bu problemleri çözmek bizim boynumuzun borcudur. Biz Ahmet'i suçlayarak, Mehmet'e iftira atarak kenara çekilenlerden değiliz. Cumhuriyet'in eksiği varsa bizimdir, bu milletin yoksulluğu varsa bizimdir. Biz kimseye, 'Bu ülkeyi 25 yıl siz yönettiniz, dolayısıyla bu yoksulluğun müsebbibi sizsiniz' demiyoruz. Bizim söylediğimiz, 'Bu milletin yoksulluğunu biz bitireceğiz' diyoruz. 'Kimse kendisini bu ülkede yalnız hissetmesin.'diyoruz. 'Bu ülkede Cumhuriyet var, Cumhuriyet'in çocukları var, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği yolda yürüyen evlatları var' diyoruz.</p> <p><strong>'BİZİM OLDUĞUMUZ YERDE ADALETSİZLİK OLMAZ'</strong></p> <p>2019'dan sonra Ekrem Başkanımız öncülüğünde elimizi taşın altına koyduk. Trafiği rahatlatmak adına çok önemli adımlar attık. Raylı sistemlerde rekorlar kırdık. İstanbul, dünyada aynı anda en çok metro inşaat eden kent oldu. Kaç tane aynı anda metro inşaatı yapıyordu İstanbul? 10. 2019'da kaç tane yapıyordu? İnşaatı devam eden metro inşaatı sıfır. Çünkü 2017'de Kadir Topbaş Bey, Kadir abi istifa ettirildikten sonra gelen belediye başkanı, yazıyla bütün projeleri durdurmuştu. Kim devam ettirdi? Kim İstanbul'un trafiğine nefes aldırmak için, İstanbulluya nefes aldırmak için mücadele etti? İstanbullunun helal oylarıyla seçilmiş tabii ki de Ekrem İmamoğlu. Ve üç kez Ekrem İmamoğlu'nu halkın helal oylarıyla seçen bu millete şükranlarımı buradan tekrar ifade etmek istiyorum. Elhamdülillah bizim evimize, sandığımıza haram oy, haram lokma girmez. Biz alnı açık, başı dik insanlarız. Verilemeyecek hiçbir hesabımız yok. Bizim olduğumuz yerde adaletsizlik olmaz, bizim olduğumuz yerde eş dost ahbap kayrılmaz, bizim olduğumuz yerde yoldaş yolda yalnız bırakılmaz, bizim olduğumuz yerde emanet, ehli gelene kadar sahip çıkılır. 2019 öncesinde sadece İstanbul'da 160 metro istasyonu varken, yani 30 yılda 160 metro istasyonu yapılmışken; Ekrem İmamoğlu, yol arkadaşları ve bizler tam 7 yılda 80 tane daha metro istasyonu yapıp istasyon sayımızı 240'a çıkardık.</p> <p><strong>'İSTANBUL'U AFETE HAZIRLAMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ'</strong></p> <p>Deniz ulaşımının payını artırdık, yeni hatlar ve seferler açtık. 11 yeni hat açarak hat sayısını 32'ye çıkardık. Meydan düzenlemelerimizle, otopark yatırımlarımızla, üst geçit, kavşak ve köprü inşaatlarımızla gerek duyulan bölgelerde trafiği rahatlattık. 2019'dan bugüne dek 47 adet yol ve kavşak yapımını tamamladık. Köprü güçlendirmelerinde 19, yaya ve üst geçit güçlendirmelerinde 84, heyelan önlemede 71 projeyi hayata geçirdik. Soru çok basit: Bugün bizim çocuklarımız -Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün geleceğini emanet ettiği Cumhuriyet'in çocukları- karne aldılar. Hayal kurun; çocuğunuz okula gidiyor ve Allah göstermesin deprem oldu ve okul çöktü. Ve üst geçitler yıkılmış, köprüler yıkılmış, arama kurtarma ekipleri ulaşılamıyor ve sizin çocuğunuzu kurtaramıyor. İşte Ekrem İmamoğlu, yol arkadaşları ve bizler asla buna müsaade etmeyeceğiz. Şu an trafik sıkışıklığı yaşıyor olabilirsiniz; ne yapalım? 60 yıl önce yapılmış olsa da o köprülerin güçlendirmesini de yapacağız, afete dayanıklı hale de getireceğiz. Ne kadar trafik yoğunluğundan dolayı millet bize kızsa da yarın afet anında o yolları açık tutmak için her türlü şikayeti gönlümüzde kabul edeceğiz ama asla hizmetten vazgeçmeyeceğiz. Asla köprülerin güçlendirilmesinden, İstanbul'u afete hazırlamaktan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü biz hizmeti ibadet sayıyoruz. İbadetten bizi kimse alıkoyamaz. Elhamdülillah bu ülkeye de İslam'a da Kur'ana da İslam'ın sancağına da Ehlibeyt'e de hizmet etmek bizim birinci görevimizdir. İslam'ın korunacağı yer Türkiye'dir, İstanbul'udur. İstanbul'dur asıl olan. İstanbul'a sahip çıkmak her Türkiye yurttaşının birinci görevidir.</p> <p><strong>'İSTANBUL'DA CUMHURİYET'İN ÇOCUKLARI GÖREV BAŞINDA; BİR KISMI SİLİVRİ'DE, BİR KISMI BURADA'</strong></p> <p>İşte biz de bu inançla, Ekrem İmamoğlu'nun arkadaşları olarak onun vizyonuna sahip çıkıyor, onun projelerini tek tek hayata geçiriyoruz. Uzunçayır da ulaşım açısından çok kritik bir konumda yer alıyor. D-100 karayolu üzerinde Kadıköy ve Üsküdar ilçelerimizin kesişim noktasında bulunuyor. Burası yaya ve araç trafiğinin çok yoğun olduğu bir bölge. Anadolu Yakası'nın en önemli ulaşım aksları burada buluşuyor. Metro, metrobüs, İETT ulaşım bağlantısı var. Biz İstanbul'a yaptığımız hizmetleri tek tek anlatacağız. Hiçbir aldığımız karardan pişman değiliz. İstanbul için ne yapsak azdır. Bu açıdan her gün çok sayıda hemşerimizin faydalandığı bu alanı da düzenlemek çok büyük önem taşıyordu. Allah'a bin şükür olsun ki yaptık. Uzunçayır Kavşağı üzerinde metro, metrobüs ve İETT ulaşım bağlantısı sağlayan mevcut yaya üst geçidi, engelli ulaşımına uygun hale getirildi. İstanbul'da Cumhuriyet'in çocukları görev başında; bir kısmı Silivri'de, bir kısmı burada. Öyle veya böyle, İstanbul'u erişilebilir hale getireceğiz. Her yurttaş İstanbul'da eşit yaşayacak, eşit hizmet alacak. İşte engelli yurttaşlarımız, yani toplumumuzun %8'i de aynen engelsiz yurttaşlarımız gibi eşit hizmet alacak. Yani neymiş? Erişilebilir İstanbul kelimesini biz çıkardık, herkes kullanıyor. Yaşam Vadisi'ni biz ortaya attık, Millet Bahçesi olarak herkes kullanıyor. Kent Lokantası'nı milletin hizmetine biz sunduk, Şehir Lokantaları diye herkes açıyor.</p> <p><strong>'BU ÜLKEDEKİ BÜTÜN SORUNLARI ÇÖZECEK AKIL DA KADRO DA VİZYON DA VİCDAN DA AHLAK DA BİZDE VAR'</strong></p> <p>Şimdi; 240 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde, iki tane asansörü bulunan, engelli erişimine uygun bir yaya üst geçidi yaparak buradaki sorunu çözdüysek, bu ülkedeki bütün sorunları çözecek akıl da kadro da vizyon da vicdan da ahlak da bizde var. Biz aynaya baktığımızda, baktığımız surattan utanmayanlarız. Herkes kendine baksın. Yan yollarda yaptığımız düzenlemeler ile İETT araçlarımız için peron alanları oluşturduk. Kadıköy Meydanı'nda bulunan İETT otobüslerinin bu alana gelmesiyle Kadıköy Meydanı'ndaki yoğunluğun da önüne geçmiş bulunuyoruz. Kamera sistemleri ve aydınlatma altyapısıyla bu alanı daha güvenilir ve daha konforlu bir hale getirdik.. Kim İstanbul'a hizmet etmişse; Bedrettin Dalan'ından Ahmet İsvan'ına, Nurettin Sözen'ine, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan Ekrem İmamoğlu'na, Ali Müfit Gürtuna'sına; o genel sekreterden bu genel sekretere, o daire başkanından bu müdüre kimin emeği varsa Cenab-ı Allah ondan razı olsun.</p> <p><strong>'UZUNÇAYIR DÜZENLEMESİNİN TÜM </strong><strong>HEMŞEHRİLERİMİZİN</strong><strong> HAYATINI KOLAYLAŞTIRMASINI DİLİYORUM'</strong></p> <p>Aktarma merkezi olarak kullanılan bu bölgedeki mevcut otoparkın kapasitesini de 175'ten 228'e çıkardık, %30 kapasite artışı sağladık. Şuraya bakar mısınız ya? Şu Türklerin, Türkiye'deki mühendislerin yaptığına bakar mısınız? Ben gurur duymayacağım da bir Cumhuriyet çocuğu olarak bu Cumhuriyet'in mühendisleriyle kim duyacak? Ben bir yurttaş olarak hem üniversitelerimize hem de bu çocukları doğuran analara çok teşekkür ediyorum. O annelerin ellerinden öpüyorum, saygıyla ve hürmetle onları tebrik ediyorum. Bu güzel eserin hayata geçmesinde emeği olan tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü tabii ki bugün yaşayan İstanbul'un en büyük muhafızı Ekrem İmamoğlu'na, diğer İstanbul muhafızlarına; Arif Gürkan Alpay'ına, Gürkan Akgün'üne, diğer bütün içeride adını sayamadığım onlarca arkadaşımıza; daha önceki Genel Sekreterimiz Can Akın Çağlar'a, bugünkü Genel Sekreterimiz Volkan Demir Bey'e ve de tabii ki Genel Sekreter Yardımcılarımıza, Daire Başkanlarımıza, Üsküdar Belediye Başkanımıza, Kadıköy Belediye Başkanımıza... Fikir veren, akıl veren, destekleyen, katkıda bulunan herkese minnetlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Uzunçayır düzenlemesinin tüm hemşerilerimizin hayatını kolaylaştırmasını diliyorum.'</p> <p>Protokol konuşmalarının ardından kurdele kesilerek alanın açılışı yapıldı. Daha sonra graffiti alanına geçen Aslan ve beraberindekiler, İBB'de sanat yönetmeni olarak çalışan Orkun Burak Çatalkaya'nın İstanbul temalı 'Umut burada' graffitisini tamamladı.</p> <p>Kadıköy ilçesinde 240 metre uzunluğunda 8 metre genişliğinde yaya üstgeçidi, çevre düzenlemesi, İSPARK ve İETT otobüs alanları düzenleme inşaatı gerçekleştirildi. Anadolu Yakasında, D-100 Karayolu üzerinde Kadıköy ve Üsküdar İlçelerinin kesişim noktasında yaya ve araç trafiğinin çok yoğun olduğu bir bölge olan Uzunçayır Kavşağı İstanbul Anadolu Yakasının en önemli ulaşım akslarının (Metro, Metrobüs, Avrasya Tüneli Bağlantı Yolu) kesişim noktası. Bölgedeki çalışmalar kapsamanda; 240 m uzunluğunda 8 metre genişliğinde 2 adet asansörden oluşan, engelli erişimine uygun yaya üst geçit imalatı yapıldı. Halihazırda bölgede bulunan, metro-metrobüs ve İETT ulaşım bağlantısını sağlayan mevcut yaya üst geçidin bu yoğunluğu karşılayamaması ve engelli İSPARK erişimine uygun olmaması sebebiyle kesintisiz, konforlu ulaşım sağlayacak, engelli erişimine uygun olan yeni yaya üst geçit çalışmaları tamamlandı.</p> <p>Kuzey ve güney yan yollarda yapılan düzenlemeler ile İETT için peron alanları oluşturulmuş, peronlarda imalatları tamamlanan kamera sistemleri ve aydınlatma altyapısı ile bölge daha güvenli ve konforlu hale getirildi. Kadıköy Meydanda bulunan İETT otobüslerinin bu alana gelmesi ile Kadıköy Meydandaki yoğunluğunda önüne geçilmiş olacak. Aktarma merkezi olarak kullanılan bölgedeki mevcut otopark kapasitesi 175'ten 228'e çıkartılarak yüzde 30'luk bir kapasite artışı sağlandı.</p> <p><strong>YEŞİL ALANLAR VE SOSYAL DONATILAR YENİLENDİ</strong></p> <p>Çevre düzenleme çalışmaları kapsamında 7 bin 500 metrekare çim alan ve 2 bin metrekare bitki alanı olmak üzere toplam 9 bin 500 metrekarelik peyzaj düzenlemesi gerçekleştirildi. Vatandaşlar tarafından yoğun olarak kullanılan mescit de yenilenerek daha modern ve kullanışlı hale getirildi. Böylece Uzunçayır Kavşağı yalnızca ulaşım altyapısıyla değil, çevresel düzenlemeleriyle de çağdaş bir görünüme kavuştu. </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-baskan-vekili-nuri-aslan-butun-baskilara-ragmen-hicbir-hizmeti-aksatmadan-hizmetlerimize-devam-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:55:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ibb-baskan-vekili-nuri-aslan-butun-baskilara-ragmen-hicbir-hizmeti-aksatmadan-hizmetlerimize-devam-ediyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="80820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama: 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/nigdede-havai-fisek-fabrikasinda-patlama-1-kisi-hayatini-kaybetti-1-kisi-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/nigdede-havai-fisek-fabrikasinda-patlama-1-kisi-hayatini-kaybetti-1-kisi-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Niğde'nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesindeki Yertaş Havai Fişek Fabrikası'nda meydana gelen patlamada 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Olayla ilgili adli soruşturma ve idari inceleme başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(NİĞDE)</strong> - Niğde'nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesindeki Yertaş Havai Fişek Fabrikası'nda meydana gelen patlamada 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Olayla ilgili adli soruşturma ve idari inceleme başlatıldı.</p> <p>Niğde'nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesinde bulunan Yertaş Havai Fişek Fabrikası'nda patlama meydana geldi.</p> <p>Niğde Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, patlama 26 Haziran 2026 tarihinde saat 16.00 sıralarında yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İhbar üzerine olay yerine jandarma, 112 Acil Sağlık, itfaiye, AFAD ve MEDAŞ ekipleri sevk edildi. Patlamanın ardından çıkan yangın, ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındı.</p> <p>Olayda 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Yaralı kişinin, Bor Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahalenin ardından ileri tetkik ve tedavi amacıyla il dışındaki bir sağlık kuruluşuna sevk edildiği bildirildi.</p> <p>Valilik, olayla ilgili adli soruşturma ve idari inceleme başlatıldığını duyurdu.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Niğde</category>
      <guid>https://www.haber500.com/nigdede-havai-fisek-fabrikasinda-patlama-1-kisi-hayatini-kaybetti-1-kisi-yaralandi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:46:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/nigdede-havai-fisek-fabrikasinda-patlama-1-kisi-hayatini-kaybetti-1-kisi-yaralandi.jpg" type="image/jpeg" length="62156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/usta-oyuncu-kadir-inanir-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/usta-oyuncu-kadir-inanir-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk sinemasının usta isimlerinden Kadir İnanır, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Türk sinemasının usta isimlerinden Kadir İnanır, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.</p> <p>Usta oyuncu Kadir İnanır, bir süredir sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi görüyordu. 77 yaşındaki usta sanatçı tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.</p> <p>İnanır'ın vefatı sanat camiasını ve sevenlerini yasa boğdu.</p> <p><strong>KADİR İNANIR KİMDİR?</strong></p> <p>Kadir İnanır, 15 Nisan 1949'da Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini Fatsa'da tamamlayan İnanır, İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nin ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon Bölümü'nden mezun oldu.</p> <p>1967 yılında Ses dergisinin düzenlediği 'Sinema Artisti Yarışması'nda finale kalan İnanır, 1968'de Saklambaç gazetesinin 'Fotoroman Artisti Yarışması'nda birinci oldu. Aynı yıl 'Yedi Adım Sonra' filmiyle sinemaya adım atan İnanır, 1970 yapımı 'Kara Gözlüm' filminde Türkân Şoray ile başrolü paylaşarak geniş kitlelerce tanındı.</p> <p>Türk sinemasının unutulmaz erkek yıldızları arasında yer alan İnanır, 'Selvi Boylum Al Yazmalım', 'Utanç', 'Bir Yudum Sevgi', 'Yılanların Öcü', 'Tatar Ramazan' ve 'Tatar Ramazan Sürgünde' gibi çok sayıda önemli yapımda rol aldı.</p> <p>Kadir İnanır, kariyeri boyunca Altın Koza, Altın Portakal ve Ankara Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine layık görüldü. Sinema filmlerinin yanı sıra televizyon dizilerinde de rol alan İnanır, Türk sinemasında güçlü, onurlu ve unutulmaz karakterlerle hafızalarda yer edindi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/usta-oyuncu-kadir-inanir-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:45:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/usta-oyuncu-kadir-inanir-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" length="39390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi öncesi gözaltına alınan 86 kişi daha tutukluluğa sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/nato-zirvesi-oncesi-gozaltina-alinan-86-kisi-daha-tutukluluga-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/nato-zirvesi-oncesi-gozaltina-alinan-86-kisi-daha-tutukluluga-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Zirvesi öncesi gözaltına alınan 90 kişiden 86'sı tutukluluğa sevk edilirken 4 kişi kolluk ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>NATO Zirvesi öncesi gözaltına alınan 90 kişiden 86'sı tutukluluğa sevk edilirken 4 kişi de kolluk ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>NATO Zirvesi öncesi gözaltına alınan 225 kişiden dün 103 kişi tutuklanmış, 26 kişi ev hapsi koşuluyla, 6 kişi ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılmıştı.</p> <p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve emniyetteki işlemleri 90 kişiden 86'sı bugün adliyeye sevk edilirken 4'ü de emniyet ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. 86 kişinin tamamı savcılık ifadelerinin ardından tutukluluğa sevk edildi.</p> <p>Tutukluluğa sevk edilenlerin 27'sinin IŞİD üyesi olduğu öğrenildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/nato-zirvesi-oncesi-gozaltina-alinan-86-kisi-daha-tutukluluga-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:25:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/nato-zirvesi-oncesi-gozaltina-alinan-86-kisi-daha-tutukluluga-sevk-edildi.jpeg" type="image/jpeg" length="66367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen İzmir 1 No'lu Şube'den 2025-2026 eğitim öğretim yılı değerlendirmesi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/egitim-sen-izmir-1-nolu-subeden-2025-2026-egitim-ogretim-yili-degerlendirmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/egitim-sen-izmir-1-nolu-subeden-2025-2026-egitim-ogretim-yili-degerlendirmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen İzmir 1 No'lu Şube üyeleri, 2025-2026 eğitim öğretim yılını değerlendirmek amacıyla şube binasında basın açıklaması düzenledi. Şube Başkanı Hamdi Çalık, okullarda yaşanan hijyen, altyapı ve eğitim politikalarına ilişkin kamu otoritelerine çözüm çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Eğitim Sen İzmir 1 No'lu Şube üyeleri, 2025-2026 eğitim öğretim yılını değerlendirmek amacıyla şube binasında basın açıklaması düzenledi. Şube Başkanı Hamdi Çalık, okullarda yaşanan hijyen, altyapı ve eğitim politikalarına ilişkin kamu otoritelerine çözüm çağrısında bulundu.</p> <p>Eğitim Sen İzmir 1 No'lu Şube üyeleri, 2025-2026 eğitim öğretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere şube binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Şube Başkanı Hamdi Çalık, eğitim kurumlarında uzun süredir devam eden altyapı, hijyen ve donanım eksikliklerinin eğitim sürecini olumsuz etkilediğini belirterek, kamu otoritelerinin bu sorunlara kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini ifade etti.</p> <p><strong>OKULLARDAKİ KLİMA SORUNU</strong><strong> </strong></p> <p>Çalık, 'İzmir'de okul kantinlerinde hem sağlıksız hem de piyasadan daha pahalı ürünleri çocuklarımız satın alarak gününü tamamlamak zorunda kalıyorlar. Bakın, yaz aylarındayız. Şu anda bulunduğumuz binada üç tane klima çalışıyor ve yine de terliyorsunuz, terliyoruz. Ama İzmir'de bulunan okullarımızın yarısından fazlasında dersliklerde klima yok. Çok merkezi okulların birkaç tanesinde klima var ve bu sıcak hava koşulları nisan ayından itibaren geçerli biliyorsunuz. Nisan ayından itibaren öğrencilerimiz sınıflarda terleyerek derslerini takip etmeye çalışıyorlar. Malum bu koşullarda Bakanımız bu koşulları yok sayarak öğretmenlere diyor ki, 'Siz gelişim formları doldurun.' Çocuklara diyor ki, 'Siz Maarif Müfredatı'na göre şu kazanımları edinin.'' dedi.</p> <p><strong>'AKILLI TAHTALARIN ÖMRÜ KALMADI'</strong></p> <p>'Millî Eğitim Bakanlığından da beklentilerimizi söylüyoruz ancak bu beklentilere kulaklarını tıkamışlar' ifadesini kullanan Çalık, '2010 yılında FATİH Projesi diye bir projeyle başladılar. Biliyorsunuz, okullara, sınıflara akıllı tahtalar astılar. Şimdi bu akıllı tahtaların 16 yıl geçtikten sonra yüzde 80'i çalışmıyor arkadaşlar. Okullarda, dijital çağda bir ekran hurdası asılı duruyor. Yüzde 90'ı çalışmıyor. FATİH Projesi uygulamasından da vazgeçildiği için bunların bakım ve onarımları da yapılmıyor. Bilgisayar öğretmenleri, bilişim teknolojileri öğretmenleri ne yapabildiyse onu yapıyor. Onlar bir teknisyen değil. Onlar bir bilgisayar teknisyeni değil ama o makineleri hayata döndürmeye çalışıyorlar. Akıllı tahtaların zaten ömrü kalmadı. Fiziken de son nefeslerini uzatmaya çalışıyor bilgisayar öğretmenlerimiz. Böyle bir eğitim ortamındayız' diye konuştu.</p> <p><strong>MAARİF MODELİ DEĞERLENDİRMESİ</strong></p> <p>Okuldaki eksikliklere değinen Çalık şunları söyledi:</p> <p>'Bizzat benim çalıştığım okulda bir tane sınıfta perde var. Derslerine girdiğim sınıflardan bir tanesinde perde var ve bu perde de yırtık, dökük. Bu perde de çoğu yerinden sarkmış. Peki yaptırsınlar, kim yapsın? Ödenek yok. Kim onu taksın? Hizmetli yok. Böyle koşullarda eğitim öğretimi tamamlıyoruz. Okullarımızın hemen hemen yüzde 90'ında, değerli arkadaşlar, öğrenci tuvaletlerinde temizlik ürünleri yok. Kâğıt havlu yok, peçete yok. Sabun yok. Musluklarda çocukların ellerini yıkamaları için sabun yok. Ve böyle koşullarda biz 2025-2026 eğitim öğretim yılını çocuklarımızla birlikte bu koşullarda tamamladık. Şimdi Maarif Modeli kapsamında pek çok sorun var ama bu sene yaşadığımız en önemli sorunlardan birisi de Maarif Modeli kapsamında Millî Eğitim Bakanlığının yayımladığı Ramazan Ayı Genelgesi oldu. Bu genelge kapsamında okul öncesinden başlayarak Ramazan ayı boyunca bir dizi faaliyet programladılar. Bu faaliyetler için de dediler ki, 'Sınıflarda sergileyin, resimler çekin, görüntüler alın, bunları Millî Eğitim Bakanlığına gönderin' Şimdi bu ne demek? Bu, yapanla yapmayanı takip ediyorum demek. Böyle etkinlikleri yapanla yapmayanı takip ediyorum demek. Bakanın ya da Bakanlığın bürokrasisinin gözüne girmek açısından bu işi aşırıya kaçıran, bu işi ifrata vardıran uygulamalara tanık olduk. Bazı okullarımızda örneğin, 'Cennetin bir kapısı var. Bu kapıdan oruç tutanlar geçebilir. Reyyan Kapısı'ndan ancak oruç tutanlar geçerek cennete girebilir.' şeklinde yazılar asıldı. Bu, 2025-2026 eğitim öğretim yılında yaşadığımız en büyük problemlerden birisi de buydu.' </p> <p><strong>MESEM UYGULAMASI ELEŞTİRİSİ</strong></p> <p>Çalık, konuşmasına şu şekilde devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bugüne kadar farklı kimliklerden, farklı inançlardan, farklı mezheplerden yurttaşlarımız aynı okullarda birbirini ötekileştirmeden yan yana yaşarken, Millî Eğitim Bakanlığı bizzat kendi eliyle bu eğitim öğretim yılında okullara ayrımcılığı soktu. Pansiyonlu okullarımızda ciddi sorunlar var. Merkezî İzmir'de 60 civarında pansiyon var. MESEM bir mesleki eğitim değildir. Bunu ifade etmek istiyoruz. Biz Eğitim Sen eğitimcileri olarak mesleki eğitime karşı değiliz. Ancak MESEM uygulaması, Bakanın bizzat kendi açıklamalarında belirttiği şekliyle piyasanın beklediği bir şeydir. Yani mesleki eğitimin gerekleri değildir. Bu çocuklar piyasada, piyasanın kaderine terk edilmiş durumdadır. Söz konusu olan eğitim değildir. Piyasanın ucuz iş gücü ihtiyacının karşılanması amacıyla bu uygulamalar yaygınlaştırılmaktadır. Ancak buralara giden çocukların, bunu vurgulamak isteriz, hiçbiri üst gelir grubu ailelerin çocukları değil, arkadaşlar. Buralara giden çocukların hemen hemen tamamı alt gelir gruplarındaki ailelerin çocuklarıdır. Bakanın çocuğu özel eğitim okullarına gidiyor, koleje gidiyor. Bakana soruluyor: 'Sizin çocuğunuz özel eğitim kurumlarında her türlü imkâna sahipken, bu çocukların MESEM'e yönlendirilmesini, yani güvensiz bir şekilde, çoğu zaman hayatlarını kaybettikleri bu kurumlara gönderilmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?' denildiğinde, 'Bu da bir özgürlüktür.' diyor. Ama onlara özgürlük olan şey, bizim çocuklarımız için hayatlarını kaybedecekleri, kölece çalışma koşulları anlamına geliyor.</p> <p><strong>'OKULLARIN TAMAMEN YENİLENMESİNİ TALEP EDİYORUZ'</strong></p> <p>Biz, en kısa sürede bir plan ve program çerçevesinde okulların fiziki yapısının yenilenmesini istiyoruz. Yani 40 yıl, 50 yıl önce dört duvar şeklinde inşa edilmiş, o günün gerçeklerine uyan ama bugünün ihtiyaçlarını karşılamayan okullarımızın fiziki yapılarının tamamen yenilenmesini talep ediyoruz. Eğitim kamusal bir haktır. Bu nedenle müfredat, ideolojik yönelimlere göre değil; demokratik, laik, bilimsel ve ana dilinde eğitim hakkının gereklerine göre yeniden yapılandırılmalıdır, diyoruz. Herkes eğitim hakkına sahipse, o hakkı belli ideolojik kriterlere göre değil; bilimsel ölçütlere göre ve ana dilinde eğitim hakkının gereklerini yerine getirerek kullanabilmelidir, diyoruz. Okullarda, çoğu okulda çocuklarımızın yeterli bahçesi yok. Biz bu nedenle sadece bahçelerin yeterli olmasından da bahsetmiyoruz. Diyoruz ki fiziki altyapı tamamlanmalı; eğitim ortamının gerektirdiği spor salonlarından yüzme alanlarına kadar çocuklarımızın ruhsal ve bedensel gelişimlerini sağlayacak ortamlar oluşturulmalıdır. Eğitim kurumları arasındaki eşitsizlik ortadan kaldırılmalıdır. Ne demek nitelikli okul? Ne demek niteliksiz okul? Ne demek uzman öğretmen, başöğretmen, sözleşmeli öğretmen ayrımları? Okulları kategorileştirmek, eğitimcileri kategorileştirmek ve 'Şu toplumsal kesimlerin çocukları şu okula gidecek.' anlayışını kabul etmiyoruz.</p> <p>Burası Hindistan'daki kast sistemi gibi bir eğitim sistemiyle yönetilemez. Derhal bu okullar arasındaki eşitsizliklerin giderilebilmesi noktasında bir adım atılmasını talep ediyoruz. Eğitim kurumlarına yönetici atamaları sadakate göre değil, liyakat esas alınarak, demokratik usullerle yapılmalıdır, diyoruz. İhtiyaç bulunan tüm alanlara kadrolu ve güvenceli atama yapılmalıdır. Keyfî uygulamalar, mobbing, resen atamalar ve sürgün uygulamaları son zamanlarda çok yaygınlaştı. Çünkü sırtını iktidara yaslayan idareciler, eğitimcilerin ulaşamayacakları yer değişikliklerini kolayca yapabiliyorlar. Sürgün uygulamalarına son verilmelidir, diyoruz. Son söz olarak tekrar söylüyoruz: Eğitim kamusal bir haktır. Bizler eğitim emekçileri olarak; parasız, bilimsel, laik, ana dilinde ve cinsiyet eşitlikçi eğitim hakkı için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/egitim-sen-izmir-1-nolu-subeden-2025-2026-egitim-ogretim-yili-degerlendirmesi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:15:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/egitim-sen-izmir-1-nolu-subeden-2025-2026-egitim-ogretim-yili-degerlendirmesi.jpg" type="image/jpeg" length="25893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nurhayat Altaca Kayışoğlu duyurdu: Fransa'daki miting aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle iptal edilmiştir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/nurhayat-altaca-kayisoglu-duyurdu-fransadaki-miting-asiri-sicak-hava-dalgasi-nedeniyle-iptal-edilmistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/nurhayat-altaca-kayisoglu-duyurdu-fransadaki-miting-asiri-sicak-hava-dalgasi-nedeniyle-iptal-edilmistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, yarın Fransa'nın Strazburg kentinde gerçekleştirilecek Demokrasi Yürüyüşü ve Dayanışma mitinginin sıcak hava dalgası nedeniyle iptal edildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, yarın Fransa'nın Strazburg kentinde gerçekleştirilecek Demokrasi Yürüyüşü ve Dayanışma Mitingi'nin sıcak hava dalgası nedeniyle iptal edildiğini açıkladı.</p> <p>CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, sosyal medya hesabından yarın Fransa'nın Strazburg kentinde gerçekleştirilecek Demokrasi Yürüyüşü ve Dayanışma Mitingi'nin sıcak hava dalgası nedeniyle iptal edildiğini duyurdu. Altaca Kayışoğlu şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'27 Haziran Cumartesi günü (yarın) gerçekleştirilmesi planlanan 'Demokrasi Yürüyüşü ve Dayanışma Mitingi', Avrupa genelinde etkisini sürdüren ve 'Ejderha sıcaklıkları' olarak adlandırılan aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle iptal edilmiştir. Fransa'da 25 Haziran tarihi itibarıyla çeşitli valilikler tarafından açık hava etkinliklerinin süresiz olarak yasaklanmasına yönelik kararlar alınmıştır. Strazburg Valiliği ve ilgili makamlarla yapılan görüşmeler sonucunda, insan sağlığını her şeyin üzerinde tutarak etkinliğimizi gerçekleştirmeme kararı almak zorunda kaldık. Valilik tarafından yapılan bilgilendirme de ekte paylaşılmaktadır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/nurhayat-altaca-kayisoglu-duyurdu-fransadaki-miting-asiri-sicak-hava-dalgasi-nedeniyle-iptal-edilmistir</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:09:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/nurhayat-altaca-kayisoglu-duyurdu-fransadaki-miting-asiri-sicak-hava-dalgasi-nedeniyle-iptal-edilmistir.jpeg" type="image/jpeg" length="51228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, Gülistan Doku'nun ailesini ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-gulistan-dokunun-ailesini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozel-gulistan-dokunun-ailesini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır'da Gülistan Doku'nun ailesini ziyaret etti. Ziyarette Abla Aygül Doku, 'Gülistan artık sadece bizim meselemiz değil. Türkiye'deki bütün evlatlarımızın güvende yaşayabilmesi için kızımızın en azından bir mezar taşı olması gerekiyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Dursun ALKAYA & İsmet MİKAİLOĞULLARI</strong></p> <p><strong>(DİYARBAKIR) -</strong> CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır'da Gülistan Doku'nun ailesini ziyaret etti. Ziyarette Abla Aygül Doku, 'Gülistan artık sadece bizim meselemiz değil. Türkiye'deki bütün evlatlarımızın güvende yaşayabilmesi için kızımızın en azından bir mezar taşı olması gerekiyor' dedi.<strong><br /></strong></p> <p class='p1'>CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in Diyarbakır programı devam ediyor. Özel, yaklaşık altı yıl önce Tunceli'de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun Diyarbakır'da yaşayan ailesini evlerinde ziyaret etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p1'>Ziyarette Özel'e; milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Asu Kaya ve Türkan Elçi eşlik etti. Ziyarette abla Aygül Doku ve anne Bedriye Doku, Özel'e soruşturmada gelinen son noktaya ilişkin bilgi verdi.  </p> <p class='p1'>Özel, yeni atanan savcıyla soruşturmanın sonuçlanması noktasında umutlandıklarını belirterek, iyi haberler beklediklerini söyledi.</p> <p class='p1'>Abla Aygül Doku, Özel'e ziyaretleri ve Ankara'daki ağırlamaları için ve Adalet Bakanlığı ile görüşmedeki aracılığı için teşekkür etti ve 'Gülistan artık sadece bizim meselemiz değil. Türkiye'deki bütün evlatlarımızın güvende yaşayabilmesi için kızımızın en azından bir mezar taşı olması gerekiyor. Çok üzülerek belirtiyorum; kızımızın can güvenliğinden sorumlu bir validen altı yıldır kızımızın cansız bedeni istiyoruz 'dedi.</p> <p class='p1'>Anne Bedriye Doku, gözyaşlarını tutamadı ve kızını bulmak istediğini belirtti. Anne Doku, adalete güvendiğini belirterek, 'Başka anneler ağlamasın diye en ağır cezaları alsınlar' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-gulistan-dokunun-ailesini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:03:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ozgur-ozel-gulistan-dokunun-ailesini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="72209"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar, Bulgar mevkidaşı Petrova ile bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-bulgar-mevkidasi-petrova-ile-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-bulgar-mevkidasi-petrova-ile-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bulgaristan Enerji Bakanı Iva Petrova ile bir araya geldi. Görüşmede, ülkeler arası doğal gaz ticareti, elektrik ve doğal gaz enterkonneksiyonların güçlendirilmesi ile Karadeniz bölgesindeki potansiyel iş birliği imkanları ele alındı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bulgaristan Enerji Bakanı Iva Petrova ile bir araya geldi. Görüşmede, ülkeler arası doğal gaz ticareti, elektrik ve doğal gaz enterkonneksiyonların güçlendirilmesi ile Karadeniz bölgesindeki potansiyel iş birliği imkanları ele alındı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul'da Bulgaristan Enerji Bakanı Iva Petrova ile görüştüklerini kaydetti. </p> <p>Bayraktar görüşmeye ilişkin, 'Ülkelerimiz arasındaki doğal gaz ticareti, elektrik ve doğal gaz enterkonneksiyonlarımızın daha da güçlendirilmesi ile Karadeniz bölgesindeki potansiyel iş birliği imkanlarını ele aldık. Sadece ülkelerimiz için değil, Güneydoğu Avrupa'nın da arz güvenliğine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu stratejik enerji ortaklığını derinleştirerek köklü bağlarımızı çok daha ileri bir noktaya taşımayı amaçlıyoruz' ifadelerine yer verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-bulgar-mevkidasi-petrova-ile-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:48:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/bakan-bayraktar-bulgar-mevkidasi-petrova-ile-bir-araya-geldi.png" type="image/jpeg" length="37052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sencer Solakoğlu: 'Bakanlık personeli 14 kişi ile çiftliğime baskın yaptılar']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sencer-solakoglu-bakanlik-personeli-14-kisi-ile-ciftligime-baskin-yaptilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sencer-solakoglu-bakanlik-personeli-14-kisi-ile-ciftligime-baskin-yaptilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Sencer Solakoğlu, 'İki gündür bakanlık personeli 14 kişi ile çiftliğime baskın yaptılar ve tüm hayvanlarından kan alıyorlar. Tek gayeleri baskı yaparak eleştirilerimden vazgeçmemi sağlamak. İlk seçimde gelip o bakanlıkta Türkiye'nin gıda egemenliğini yeniden sağlayacağım ve bunu durduramayacaksınız bunu bilin' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -  </strong>CHP'li Sencer Solakoğlu, 'İki gündür bakanlık personeli 14 kişi ile çiftliğime baskın yaptılar ve tüm hayvanlarından kan alıyorlar. Tek gayeleri baskı yaparak eleştirilerimden vazgeçmemi sağlamak. İlk seçimde gelip o bakanlıkta Türkiye'nin gıda egemenliğini yeniden sağlayacağım ve bunu durduramayacaksınız bunu bilin' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP'li Sencer Solakoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p> <p>'Bugün bu hayvan benim işletmemde bakanlık personeli tarafından ezilerek ölmesine sebep verildi. Ben CHP'nin seçilmiş başkanının ekibinin Gölge Tarım Bakanıyım. 20 yıla yakındır İşim çiftçilik ve hiç böyle bir olay olmadı. Değil ezilmesine sebep olmak bizim işletmede hayvana bağırmak yasak! İki gündür bakanlık personeli 14 kişi ile çiftliğime baskın yaptılar ve tüm hayvanlarından kan alıyorlar. Zaten her yıl yapılan bir şey ama iki personel ve bizim ekip ile. Tek gayeleri baskı yaparak eleştirilerimden vazgeçmemi sağlamak. İlk seçimde gelip o bakanlıkta Türkiye'nin gıda egemenliğini yeniden sağlayacağım ve bunu durduramayacaksınız bunu bilin!'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sencer-solakoglu-bakanlik-personeli-14-kisi-ile-ciftligime-baskin-yaptilar</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:47:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/sencer-solakoglu-bakanlik-personeli-14-kisi-ile-ciftligime-baskin-yaptilar.jpg" type="image/jpeg" length="94732"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arhavi'de DSİ'nin dere ıslahı projesiyle ilgili halkı bilgilendirme toplantısında gerginlik yaşandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/arhavide-dsinin-dere-islahi-projesiyle-ilgili-halki-bilgilendirme-toplantisinda-gerginlik-yasandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/arhavide-dsinin-dere-islahi-projesiyle-ilgili-halki-bilgilendirme-toplantisinda-gerginlik-yasandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in Arhavi ilçesinde, su taşkınlarını önleme kapsamında DSİ tarafından Arhavi derelerinde yürütülen ve planlanan dere ıslahı çalışmalarına ilişkin proje tanıtım toplantısında gerginlik yaşandı. DSİ yetkilileri, yaşanan gerginlik üzerine salondan ayrıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Uğur İSTANBULLU</strong></p> <p><strong>(ARTVİN) -</strong> Artvin'in Arhavi ilçesinde, su taşkınlarını önleme kapsamında DSİ tarafından Arhavi derelerinde yürütülen ve planlanan dere ıslahı çalışmalarına ilişkin proje tanıtım toplantısında gerginlik yaşandı. DSİ yetkilileri, yaşanan gerginlik üzerine salondan ayrıldı.</p> <p>Arhavi ilçesinde su taşkınlarını önleme kapsamında Devlet Su İşleri Artvin İl Müdürlüğü tarafından Arhavi derelerinde yürütülen ve yapılması planlanan dere ıslahı çalışmaları çerçevesinde Halk Eğitim Merkezi'nde halkı bilgilendirme toplantısı yapıldı.</p> <p>Zaman zaman gergin anların yaşandığı toplantıda, yöre halkının projeye ilişkin bilgilendirilmedikleri ifade etmeleri üzere DSİ yetkilisi, 'En başta söyleyeyim, tek tek dolaştım, muhtarlarımız ve vatandaşlarımızla, arazi sahipleriyle istişare ettik' dedi.</p> <p><strong>'BU UYGULAMALAR BİRÇOK EKOSİSTEMİ YOK EDER'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Toplantıda konuşan Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ise söz konusu projenin ekolojik açıdan tahribata yol açacağını ifade ederek, 'Çevresel ve sosyal yönetim planında sosyal ve çevresel unsurlara dair neredeyse hiçbir somut içerik yok. Bu tür düzenlemeler, dere ıslahı adı altında doğanın beton kanallara hapsedilmesidir. Bu, ekolojik açıdan ciddi bir tahribattır. Beton kanallara alınan derelerde suyun akış hızı artar ve taşkın riski başka noktalara taşınır. Dere ıslahı, aslında bozulmuş derelerin doğal haline getirilmesi işlemidir. Burada ise tam tersi yapılmaktadır. Bu uygulamalar birçok ekosistemi yok eder. Riperyan alanlar, yani dere kenarı yaşam alanları tamamen ortadan kalkmaktadır. Bu sadece mühendislik değil, aynı zamanda ekolojik bir sorundur' dedi.</p> <p>Toplantıda yaşanan gerginliğin ardından DSİ ekipleri salonu erken terk edince, vatandaşların soruları yanıtsız kaldı.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Artvin</category>
      <guid>https://www.haber500.com/arhavide-dsinin-dere-islahi-projesiyle-ilgili-halki-bilgilendirme-toplantisinda-gerginlik-yasandi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:44:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/arhavide-dsinin-dere-islahi-projesiyle-ilgili-halki-bilgilendirme-toplantisinda-gerginlik-yasandi.jpg" type="image/jpeg" length="36560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim-İş İzmir'den 'Güvenli okul, sağlıklı eğitim' talebi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/egitim-is-izmirden-guvenli-okul-saglikli-egitim-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/egitim-is-izmirden-guvenli-okul-saglikli-egitim-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim-İş İzmir Şubeleri, eğitim öğretim yılının sona ermesi nedeniyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Eğitim sisteminin ekonomik, ideolojik ve yapısal sorunlarla derin bir kriz içinde olduğu belirtilen açıklamada, öğretmen ölümleri, okul şiddeti, MESEM uygulamaları ve laik eğitim tartışmalarına dikkat çekilerek güvenli, bilimsel ve kamusal eğitim için acil adım atılması çağrısında bulunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Eğitim-İş İzmir Şubeleri, eğitim öğretim yılının sona ermesi nedeniyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Eğitim sisteminin ekonomik, ideolojik ve yapısal sorunlarla derin bir kriz içinde olduğu belirtilen açıklamada, öğretmen ölümleri, okul şiddeti, MESEM uygulamaları ve laik eğitim tartışmalarına dikkat çekilerek güvenli, bilimsel ve kamusal eğitim için acil adım atılması çağrısında bulunuldu.</p> <p>Eğitim-İş İzmir Şubeleri, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaptı.  Eğitim-İş İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Özgür Şen, eğitim sisteminin ekonomik, ideolojik ve kurumsal açıdan ciddi bir kuşatma altında olduğunu savunarak, eğitimde yaşanan sorunların münferit olmadığını, siyasi tercihler sonucu ortaya çıkan sistematik bir dönüşümün ürünü olduğunu söyledi.</p> <p>Eğitim-İş'in hazırladığı 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Dönem Sonu Değerlendirme Raporu hakkında bilgi veren Şen, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e seslenerek son dönemde yaşanan öğretmen ölümleri ve okullardaki şiddet olaylarını hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>EĞİTİM-İŞ'TEN GÜVENLİ OKUL TALEBİ</strong></p> <p>Şen, 'Sayın Bakan, siz başarı hikâyeleri anlatırken biz son dört ayda öğretmenlerimizi toprağa verdik. İstanbul'da Fatma Nur Çelik'i, Kahramanmaraş'ta Ayla Kara'yı kaybettik. Ağrı'da Irmak Koparan öğretmenimiz yaşamdan koparıldı. Onlarca öğretmen ve öğrenci okulda yaşanan şiddet olaylarının mağduru oldu. Bununla da sınırlı değil. Bakanlığınız döneminde MESEM kapsamında çalıştırılan en az 19 çocuk yaşamını yitirdi, çok sayıda çocuk yaralandı. Siz başarı tabloları açıklıyorsunuz; biz ise eğitim kurumlarında can güvenliğinin dahi sağlanamadığı bir gerçekle karşı karşıyayız. Yaşananlar münferit değildir; yıllardır sürdürülen yanlış politikaların, ihmallerin ve eğitimin kamusal niteliğini aşındıran tercihlerin sonucudur. Eğitim-İş olarak bu karanlık tablo karşısında yalnızca uyarıda bulunmadık. Öğretmenlerimizin, velilerimizin ve yurttaşlarımızın desteğiyle yürüttüğümüz 'Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim' kampanyasında toplanan imzaları bugün Milli Eğitim Bakanlığı'na teslim ediyoruz. Bu imzalar, görmezden gelinen sorunlara karşı yükselen toplumsal itirazın ve güvenli okul talebinin ifadesidir' diye konuştu.</p> <p><strong>'5 ÖĞRENCİDEN BİRİ YOKSULLUK VE AÇLIK RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA'</strong></p> <p>İktidarın eğitim politikalarını eleştiren Şen, eğitimde yaşanan sorunları şöyle sıraladı:</p> <p>'Ekonomik şiddet: parasız eğitim tasfiye ediliyor. Devlet, anayasal bir yükümlülük olan parasız eğitim ilkesinden her geçen gün daha fazla uzaklaşmaktadır. Eğitim harcamalarının yükü ailelerin omuzlarına bırakılmıştır. Bugün birçok devlet okulunda velilerden 'bağış', 'aidat' ya da 'kayıt parası' adı altında 10 bin lira ile 100 bin lira arasında değişen ödemeler talep edilmektedir. Okulların en temel ihtiyaçları dahi velilerin katkılarıyla karşılanmaya çalışılmaktadır. Çocuklarını okula hazırlamaya çalışan aileler, 65 bin liraya varan eğitim maliyetleriyle karşı karşıya bırakılmıştır. Giyim ve kırtasiye masrafları tek başına neredeyse bir asgari ücrete karşılık gelmektedir. OECD ve PISA verileri, Türkiye'de her beş öğrenciden birinin yoksulluk ve açlık riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır. Buna rağmen çocuklara bir öğün ücretsiz okul yemeği ve temiz içme suyu sağlanması yönündeki talepler karşılıksız bırakılmıştır. 2002 yılında toplam okullar içinde özel okul oranı yüzde 2 iken bugün yaklaşık yüzde 20'ye ulaşmıştır. Artık her 5 okuldan biri özel okuldur. Veliler özel okul ücretlerinin 2 milyon lirayı aştığı bir tabloda çocuklarını okutmaya çalışırken, Yusuf Tekin'in verdiği yanıt '600 bin liranın altında okullar da var' olmuştur. Kamusal eğitimi güçlendirmek yerine özel okulları seçenek olarak sunan bu anlayış, eğitimin ticarileştirilmesinin açık itirafıdır.</p> <p>İdeolojik şiddet: Laik eğitim kuşatma altında. Eğitim sistemi, bilimsel ve laik temellerden uzaklaştırılarak siyasi iktidarın ideolojik hedeflerinin aracı haline getirilmektedir. Bilimsel dayanağı bulunmayan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eleştirel düşünceyi ve bilimsel eğitimi geri plana iten bir anlayış dayatılmaktadır. Amaç; sorgulayan, düşünen, özgür yurttaşlar değil, itaat eden bireyler yetiştirmektir. ÇEDES ve benzeri projelerle okullar, pedagojik formasyona sahip olmayan din görevlilerinin ve kamuoyunun tarikat ve cemaatlerle ilişkili olduğunu bildiği yapıların faaliyet alanına dönüştürülmektedir.</p> <p><strong>'MESLEK İÇİ EŞİTLİK ZEDELENMİŞTİR'</strong></p> <p>Çocuklar bilimsel ve pedagojik eğitim yerine ideolojik yönlendirmelere maruz bırakılmakta; devlet okulları iktidar destekçisi dernek ve vakıflarla yapılan protokoller aracılığıyla kamusal ve laik niteliğinden uzaklaştırılmaktadır. Bu uygulamalar laik eğitim ilkesine ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu'na açıkça aykırıdır.</p> <p>Kurumsal ve yapısal şiddet: Çocuklar ve öğretmenler bedel ödüyor MEB'in kendi verileri bile ilkokulda her 100 çocuktan 5'inin, ortaokulda 9'unun, lisede ise 12'sinin eğitim hakkından yararlanamadığını göstermektedir. Açık öğretim ve MESEM kapsamındaki öğrencilerle birlikte zorunlu eğitim çağında olması gerekirken örgün eğitim dışında kalan çocuk sayısı 1,5 milyona yaklaşmıştır. MESEM uygulaması çocukları eğitimden uzaklaştıran, ucuz iş gücü haline getiren ve çocuk emeği sömürüsünü yaygınlaştıran bir yapıya dönüşmüştür. Çocukların yeri işyerleri değil okullardır. Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenler unvanlar ve ücretler üzerinden ayrıştırılmış, meslek içi eşitlik zedelenmiştir. Akademi uygulaması öğretmen yetiştirme sürecini yeni sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır. Mülakat mağdurlarının hakları gasbedilmiş, özel okul öğretmenleri düşük ücret ve güvencesizliğe mahkûm edilmiş, öğretmenler artan idari baskılarla karşı karşıya bırakılmıştır. Hak arayan öğretmenlere çözüm yerine baskı ve polis müdahalesi gösterilmiştir. Bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Eğitim politikaları, öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin ve onların örgütlü temsilcileri olan sendikaların görüşleri dikkate alınarak oluşturulmalıdır.'</p> <p><strong>EĞİTİM-İŞ TALEPLERİNİ DİLE GETİRDİ</strong></p> <p>Şen, taleplerini şu şekilde dile getirdi:</p> <p>''Eğitimde Şiddeti Önleme Kanunu', eğitim emekçilerinin ve sendikalarının görüşleri doğrultusunda derhal çıkarılmalıdır. Okullara kadrolu güvenlik ve temizlik personeli atanmalıdır. Her öğrenciye ücretsiz okul yemeği sağlanmalıdır. MESEM uygulamaları sona erdirilmeli, çocuk işçiliğiyle etkin mücadele edilmelidir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli geri çekilmeli, tarikat ve cemaatlerle yapılan protokoller iptal edilmelidir. Mülakat kaldırılmalı, akademi uygulaması geri çekilmeli, Öğretmenlik Meslek Kanunu ile yaratılan unvan ve ücret ayrımlarına son verilmelidir. </p> <p>Özel okul öğretmenlerine taban ücret güvencesi sağlanmalıdır. Bugün ortaya koyduğumuz tablo, yalnızca eğitim sisteminin değil; çocukların geleceğinin, öğretmenlik mesleğinin ve Cumhuriyet'in eğitim anlayışının karşı karşıya bırakıldığı tehditleri göstermektedir. Ancak bilinmelidir ki bu ülkenin çocukları yoksulluğa, öğretmenleri güvencesizliğe, okulları şiddete ve gericiliğe mahkûm değildir. Bizler; çocukların aç kalmadığı, öğretmenlerin değersizleştirilmediği, okulların tarikatlara ve piyasanın insafına terk edilmediği bir eğitim sistemi mümkündür demeye devam edeceğiz. Laik, bilimsel, kamusal ve nitelikli eğitim hakkı için çocuklarımızın geleceği, öğretmenlerimizin onuru ve Cumhuriyetimizin aydınlık yarınları için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet'e, laik eğitime, bilimsel düşünceye ve aydınlanma değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Yaşasın laik, bilimsel, çağdaş ve kamusal eğitim mücadelemiz. Yaşasın Eğitim-İş.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/egitim-is-izmirden-guvenli-okul-saglikli-egitim-talebi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:34:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/egitim-is-izmirden-guvenli-okul-saglikli-egitim-talebi.jpg" type="image/jpeg" length="53201"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[50 yaşında yeniden liseli oldu, çocuğu yaşındaki öğrencilerle kep attı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/50-yasinda-yeniden-liseli-oldu-cocugu-yasindaki-ogrencilerle-kep-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/50-yasinda-yeniden-liseli-oldu-cocugu-yasindaki-ogrencilerle-kep-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale'den çalışmak için Marmaris'e gelen 50 yaşındaki Serkan Bodur, Marmaris İhsan Mermerci Teknik Anadolu Lisesi Elektrik-Elektronik Bölümü'nden açık öğretim kapsamında mezun olarak çocuğu yaşındaki lise öğrencileriyle birlikte cübbe giydi, kep attı. Bodur, 'Şimdi sıradaki hedefim üniversiteyi kazanmak. İnsan isterse hiçbir hayal için geç kalmaz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Vural EFECİK</strong></p> <p><strong>(MUĞLA) -</strong> Kırıkkale'den çalışmak için Marmaris'e gelen 50 yaşındaki Serkan Bodur, Marmaris İhsan Mermerci Teknik Anadolu Lisesi Elektrik-Elektronik Bölümü'nden açık öğretim kapsamında mezun olarak çocuğu yaşındaki lise öğrencileriyle birlikte cübbe giydi, kep attı. Bodur, 'Şimdi sıradaki hedefim üniversiteyi kazanmak. İnsan isterse hiçbir hayal için geç kalmaz' dedi.</p> <p>Kırıkkale'de yaşayan eşi ve üç çocuğunu geride bırakarak çalışmak için Marmaris'e gelen düz lise mezunu 50 yaşındaki Serkan Bodur, üniversite hayali gerçek olmayınca 'Öğrenmenin yaşı yok' diyerek eğitim hayatına döndü.</p> <p>Serkan Bodur, Marmaris İhsan Mermerci Teknik Anadolu Lisesi Elektrik-Elektronik Bölümü'ne açık öğretim kapsamında kayıt yaptırdı. Gündüz restoranlarda servis yapıp ailesinin geçimini sağlayan Bodur, dört yıl boyunca okulun uygulamalı derslerine düzenli olarak katıldı. İşten arta kalan zamanını derslerine ayıran Bodur, zorlu eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak diplomasını aldı.</p> <p>Mezuniyet töreninde kendisinden onlarca yaş küçük öğrencilerle aynı heyecanı yaşayan Bodur, diploma töreninde kepini gökyüzüne fırlatırken salondakiler tarafından uzun süre alkışlandı. Serkan Bodur, yıllardır içinde taşıdığı eğitim özlemini şu sözlerle anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Okumayı, üniversiteye gitmeyi çok istiyordum. Ancak hayat şartları beni çalışma hayatına yönlendirdi. Üniversite sınavına hazırlandım ama başarılı olamadım. Yıllar sonra 'Öğrenmenin yaşı yok' dedim ve emekli olduktan sonra çok sevdiğim elektrik-elektronik alanında kendi iş yerimi açabilmek için meslek lisesine başladım. Bugün evladım yaşındaki öğrencilerle birlikte diploma almanın mutluluğunu yaşadım. Şimdi sıradaki hedefim üniversiteyi kazanmak. İnsan isterse hiçbir hayal için geç kalmaz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/50-yasinda-yeniden-liseli-oldu-cocugu-yasindaki-ogrencilerle-kep-atti</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:25:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/50-yasinda-yeniden-liseli-oldu-cocugu-yasindaki-ogrencilerle-kep-atti.jfif" type="image/jpeg" length="86022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi sporcusu, Siirt'ten şampiyonlukla döndü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mugla-buyuksehir-belediyesi-sporcusu-siirtten-sampiyonlukla-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mugla-buyuksehir-belediyesi-sporcusu-siirtten-sampiyonlukla-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü sporcusu Samet Bulut, Siirt'te düzenlenen Türkiye Yol Bisiklet Şampiyonası'nda Türkiye Şampiyonu oldu. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA)-</strong> Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü sporcusu Samet Bulut, Siirt'te düzenlenen Türkiye Yol Bisiklet Şampiyonası'nda Türkiye Şampiyonu oldu. </p> <p>Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından Siirt'te düzenlenen Türkiye Yol Bisiklet Şampiyonası, ülkenin dört bir yanından gelen sporcuların mücadelesine sahne oldu. Şampiyonaya 77 takımdan toplam 242 sporcu katıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü sporcusu Samet Bulut, zamana karşı yarışta gösterdiği performansla tüm rakiplerini geride bırakarak Türkiye Şampiyonu oldu. </p> <p><strong>BÜYÜKŞEHİR SPORCULARINDAN ART ARDA BAŞARILAR</strong></p> <p>Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, son yıllarda bisiklet branşında elde ettiği ulusal ve uluslararası başarılarla dikkat çekiyor. Kulübün Uluslararası Kıta Bisiklet Takımı, 26 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda da önemli performans sergilemişti. Takımın başarılı sporcusu Rudolf Remki, organizasyonda hem sprint klasmanında hem de tırmanış klasmanında birinciliği elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştı. </p> <p><strong>'MUĞLA BİSİKLETTE ZİRVEYE PEDAL ÇEVİRİYOR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sporcu Samet Bulut'u tebrik eden Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, şöyle konuştu:</p> <p>'Siirt'te düzenlenen Türkiye Yol Bisiklet Şampiyonası'nda zamana karşı yarışta Türkiye Şampiyonu olarak bizlere büyük bir gurur yaşatan sporcumuz Samet Bulut'u yürekten kutluyorum. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak spora ve sporcularımıza yaptığımız yatırımların meyvelerini ulusal ve uluslararası arenada almaya devam ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda elde ettiğimiz önemli derecelerin ardından gelen Türkiye Şampiyonluğu, kulübümüzün bisiklet branşındaki istikrarlı yükselişini bir kez daha ortaya koymuştur. Başta Türkiye Şampiyonu sporcumuz Samet Bulut olmak üzere, bu başarıda emeği bulunan antrenörlerimizi, teknik ekibimizi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ailemizi gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mugla-buyuksehir-belediyesi-sporcusu-siirtten-sampiyonlukla-dondu</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/mugla-buyuksehir-belediyesi-sporcusu-siirtten-sampiyonlukla-dondu.jpg" type="image/jpeg" length="43625"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ortahisar Belediyesi'nden Özbirlik Camii'nde çevre düzenleme çalışması]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ortahisar-belediyesinden-ozbirlik-camiinde-cevre-duzenleme-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ortahisar-belediyesinden-ozbirlik-camiinde-cevre-duzenleme-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Özbirlik Camii'nde yapılan bakım, onarım ve çevre düzenleme çalışmalarının tamamlanması dolasıyla düzenlenen programa katıldı. 'Camilerimize hizmet etmek öncelikli görevlerimizden biridir' diyen Başkan Kaya, yapılan çalışmaların hayırlı olmasını diledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TRABZON)</strong> - Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Özbirlik Camii'nde yapılan bakım, onarım ve çevre düzenleme çalışmalarının tamamlanması dolasıyla düzenlenen programa katıldı. 'Camilerimize hizmet etmek öncelikli görevlerimizden biridir' diyen Başkan Kaya, yapılan çalışmaların hayırlı olmasını diledi.</p> <p>Ortahisar Belediyesi, ibadethanelerin bakım, onarım ve çevre düzenlemelerine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda, Özbirlik Mahallesi'nde bulunan Özbirlik Camii'nde yol genişletme, duvar ve beton çalışmaları gerçekleştirildi. Ortahisar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar, Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin de katkılarıyla tamamlandı. Cami çevresindeki yolda yapılan düzenlemelerle ulaşım daha güvenli hale getirilirken, beton ve duvar imalatlarıyla ibadethanenin çevresi daha düzenli bir görünüme kavuştu.</p> <p>Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, çalışmaların tamamlanması dolayısıyla Özbirlik Camii'nde düzenlenen programa katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Cuma namazı öncesinde düzenlenen programa, Başkan Kaya'nın yanı sıra Belediye Başkan Yardımcıları Celal Akaç ve Murat Özçilingir, Ortahisar İlçe Müftüsü Özcan Yılmaz, Özbirlik Mahalle Muhtarı İsmet Yaşar Düğdü, belediye birim müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Başkan Kaya, cuma namazının ardından yapılan çalışmaları inceleyerek Fen İşleri Müdürü Fatma Hamzaçebioğlu'ndan bilgi aldı.</p> <p><strong>'BU CENNET VATANDA BİR VE BERABER OLDUĞUMUZ MÜDDETÇE, BAŞARAMAYACAĞIMIZ ŞEY YOK'</strong></p> <p>Mahalle halkıyla aynı sofrada bir araya gelen Başkan Kaya, 'Bu mübarek cuma gününde hem soframızı paylaştık, ekmeğimizi bölüştük hem de mübarek cuma namazını hep birlikte kıldık. Allah kabul eylesin. Bu cennet vatanda Allah'ım birliğimizi, beraberliğimizi hiç bozmasın inşaAllah. Biz millet olarak bir ve beraber olduğumuz zaman başaramayacağımız, yapamayacağımız hiçbir şey yok. Bunun da güzel bir örneğini bugün Özbirlik Mahallemizde yaşıyoruz. Başta kıymetli muhtarım olmak üzere bütün köy halkına, bu güzel organizasyonu tertip eden, katkı veren herkese şükranlarımı sunuyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'YAPTIĞI ÇALIŞMALAR İÇİN ÖZBİRLİK MUHTARIMIZA MİNNETTARIM' </strong></p> <p>Özbirlik Mahalle Muhtarı İsmet Yaşar Düğdü'nün mahallesine çok değerli katkılar sunduğunu dile getiren Başkan Kaya, Çağlayan Şelale Projesi'nin yapım çalışmaları için önemli katkılar sağladığını hatırlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü:</p> <p>'Çok değerli, çok çalışkan bir muhtarımız var. Bütün muhtarlarımız da çok gayret ediyor, taş da üstüne koymaya, mahallelerine, köylerine hizmet etmeye çalışıyor ama Özbirlik muhtarımız tuttuğunu koparıyor. Şelale konusunda adım atmamıza da vesile oldu. Bu anlamda kendisine minnetlerimi sunuyorum. Orada yıllardır gürül gürül akan bir şelale var. O güzelliği bütün Trabzonumuza tanıtmak, şehrimize gelen bütün misafirlerimizin görebilmesi adına bir inisiyatif aldık, hızlı bir çalışma başlattık. Orayı inşaAllah seneye hazırlayıp, turizmine kazandırmış olacağız. Bu değerli hizmeti de bölgemize, yöremize kazandırmış olacağız. Hem köyümüzün ekonomisine, hem şehrimizin ekonomisine hem turizmine de çok önemli bir katkı vereceğiz.'</p> <p>Özbirlik Mahallesi'ne yaptıkları ziyarette, caminin önündeki yolla ilgili sıkıntıların kendisine iletildiğini belirten Başkan Kaya, 'Cenazelerde, cuma ve bayram namazlarında burada ciddi bir yoğunluk yaşandığını, araçların dönmekte zorlandığını öğrendik. Hemen talimat verdik, Fen İşleri Müdürlüğümüz ve ilgili Başkan Yardımcımız gerekli çalışmaları başlattı, Trabzon Büyükşehir Belediyemiz de duvar çalışmasını gerçekleştirdi. Hep birlikte bir çözüm üretmiş olduk. Emeği geçen, katkı sunan herkesten Allah razı olsun' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'CAMİLERİMİZDEN, OKUL</strong><strong>L</strong><strong>ARIMIZDAN GELEN TALEPLERİ KARŞILAMAK İÇİN SEFERBER OLUYORUZ'</strong></p> <p>Camilere hizmet etmenin öncelikli görevlerinden olduğunun altını çizen Başkan Kaya, 'Camilerimiz bizim mabetlerimiz, yüce Allah'ın evleridir. İnsanlarımızın huzur bulduğu, ibadetlerini yerine getirdiği kutsal mekânlardır. Bu değerli eserlere hizmet etmek bizim öncelikli görevlerimizdendir. Kıt imkânlarla çalışıyor olsak da bir camimizden, bir okulumuzdan, bir mahallemizin yolundan ya da ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızdan gelen taleplere asla 'yok' demiyoruz. Bütün imkânlarımızı seferber ederek çalışmalarımızı sürdürüyoruz' diye konuştu.</p> <p><strong>MUHTAR DÜĞDÜ, BAŞKAN KAYA'YA TEŞEKKÜR ETTİ</strong></p> <p>Özbirlik Mahalle Muhtarı İsmet Yaşar Düğdü ise camide gerçekleştirilen çalışmaların çok önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirterek, mahalle halkı adına Ortahisar Belediyesi'ne, Başkan Kaya'ya ve katkı sağlayan hayırseverlere teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Trabzon</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ortahisar-belediyesinden-ozbirlik-camiinde-cevre-duzenleme-calismasi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:22:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ortahisar-belediyesinden-ozbirlik-camiinde-cevre-duzenleme-calismasi.jpeg" type="image/jpeg" length="62221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP'li gençlerin MESEM protestosu davası... Tanık özel güvenlik görevlisi: Bana saldırı olmadı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tipli-genclerin-mesem-protestosu-davasi-tanik-ozel-guvenlik-gorevlisi-bana-saldiri-olmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tipli-genclerin-mesem-protestosu-davasi-tanik-ozel-guvenlik-gorevlisi-bana-saldiri-olmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TİP'li gençlerin MESEM protestosu davasının ilk duruşması Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi görüldü. Dosyada mağdur olarak yer alan bir güvenlik görevlisi de beyanında 'Bana bir saldırı olmadı. Amirimiz arkadaşları dışarı çıkarın dedi. Müdahale ettik. Karşılıklı itişme oldu. 3-4 dakika uğraştık, sonra çıktılar' şeklinde konuştu. Beyanların iddia edilen suçların gerçekleşmediğini gösterdiğini belirten sanık avukatları da, özel güvenlik görevlilerinin anayasal bir hak olan protestoya müdahale etme yetkilerinin de bulunmadığına dikkat çekerek, 'Buradaki sanıklar şikayetçi olsa özel güvenliklerin yargılanması gerekiyor. Ama bu gençlerin emekçilerle bir derdi yok' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Beril KALELİ</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> TİP'li gençlerin MESEM protestosu davasının ilk duruşması Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi görüldü. Dosyada mağdur olarak yer alan bir güvenlik görevlisi de beyanında 'Bana bir saldırı olmadı. Amirimiz arkadaşları dışarı çıkarın dedi. Müdahale ettik. Karşılıklı itişme oldu. 3-4 dakika uğraştık, sonra çıktılar' şeklinde konuştu. Beyanların iddia edilen suçların gerçekleşmediğini gösterdiğini belirten sanık avukatları da, özel güvenlik görevlilerinin anayasal bir hak olan protestoya müdahale etme yetkilerinin de bulunmadığına dikkat çekerek, 'Buradaki sanıklar şikayetçi olsa özel güvenliklerin yargılanması gerekiyor. Ama bu gençlerin emekçilerle bir derdi yok' dedi.</p> <p>Türkiye İşçi Partili 17 gencin sanık olarak yer aldığı MESEM protestosu davasının ilk duruşması Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görüldü. Saat 10.00 sıralarında başlayan duruşmada ilk olarak sanıklar dinlendi. Mahkeme başkanı sanıklara olayın oluş biçimine ilişkin sorular yöneltti. Sanıklar olaya ilişkin, eyleme başlamadan önce iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların kanını temsilen üzerlerine kırmızı boya sürdüklerini, ardından otele girerek protesto eylemine başladıkları sırada sivil giyimli kişilerin saldırısına uğradıklarını, müdahale sonucu arbede yaşandığını, ardından ise otelden çıkarak dışarıda basın açıklaması gerçekleştirdiklerini aktardı.</p> <p><strong>'BİZ EYLEMİ ÇOCUKLARIN İSİMLERİ UNUTULMASIN DİYE, MİLLİ EĞİTİM BAKANININ YÜZÜ BİRAZ KIZARIR DİYE YAPTIK'</strong></p> <p>Savunmasında MESEM'lerde yaşamını yitiren çocukların isimlerini sayan gençlerden Atakan Özsan,  'Biz bu eylemi bu çocukların isimleri unutulmasın diye, belki Milli Eğitim Bakanının biraz yüzü kızarır diye yaptık. Biz gözaltındayken ve tutukluyken 3 çocuk daha iş cinayetinde katledildi. Bugün burada biz yargılanıyoruz. Hiç bir aile 14 yaşında bir çocuğun cebinden gelecek 5 bin liraya muhtaç kalmasın diye bu eylemi gerçekleştirdik. Bu insanları buna mecbur bırakanlar değil biz yargılanıyoruz' dedi. İfadeleri üzerine Özsan'ın savunmasına müdahale eden mahkeme başkanı 'ideolojik yaklaşımla savunma yapma' uyarısında bulunarak olayın oluşunu anlatmasını istedi.</p> <p><strong>'BURADA YARGILANANLAR BU ÜLKEDE ÇOCUKLARIN HAYATINA SAHİP ÇIKAN ABİLER, ABLALARDIR'</strong></p> <p>TİP Parti Meclisi ve Öğrenci Komitesi Üyesi Merve Akyel de savunmasında, 'Burada yargılananlar bu ülkede çocukların hayatına sahip çıkan abilerdir, ablalardır. Sadece 1 yıl içinde yüze yakın çocuk, ihmaller, denetimsizlikler ve bu düzenin acımasızlığı sonucunda hayattan koparıldı. Bu çocuklar birer sayı, Bakanlık açıklamalarında üzeri örtülecek birer münferit olay hiç değil. Her birinin bir adı, bir yüzü, bir hayali ve bekleyen bir ailesi vardı... Çocukların ölümü sayıya çevrildikçe sorumlulukarın yükü hafifletiliyor. İsimler unutuldukça ihmaller aklanıyor' dedi.</p> <p>TİP Parti Meclisi ve TİP'li Öğrenciler Sözcüsü Ilgaz Özer ise şöyle konuştu:</p> <p>'16 arkadaşımızla birlikte, yalnızca bir grup patronun ve onların siyasi temsilcilerinin keyfini kaçırdığımız için, halıya boya döküldüğü, masanın devrildiği gibi uydurma sebeplerle tutuklanmamızın üzerinden 7 ay geçti. Bugün yargılanıyoruz. Bu yargılama benim açımdan 3 kuruş para için hayatta koparılan tüm kardeşlerinize karşı boynumuzun borcudur'</p> <p><strong>'BAKANLIK ÇOCUK ÖLÜMLERİNİ DURDURMAKTANSA SES ÇIKARANLARA DAVA AÇMAYI DAHA KOLAY BULUYOR'</strong></p> <p>Bir diğer genç de savunmasında 'Anlaşılan (Milli) Eğitim Bakanlığı çocuk ölümlerini durdurmaktansa ses çıkaranlara dava açmayı daha kolay buluyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>Savunmalar sırasında salonda bulunan bir polisin, savunma yapmak üzere bekleyen sanıkların cep telefonlarıyla ilgilenmelerine sık sık müdahalede bulunmasına avukatlar tepki gösterdi.</p> <p>Polis ise, ses kaydı alıyor olabilecekleri düşüncesiyle müdahale ettiğini söyledi. Sanıkların savunmalarına çalışıyor olabileceğini de belirten avukatlar polisin böyle bir müdahalede bulunma görevinin olmadığını, bunun mübaşirin görevi olduğunu belirtti. Avukatların itirazını haklı bulduğunu ifade eden mahkeme başkanı da, 'Ben uyarıyı yapıyorum şimdi o zaman herkes telefonlarını cebinde tutsun' dedi. Kısa süreli tartışmanın ardından kürsüdeki sanığın savunmasına devam edildi.</p> <p><strong>GÜVENLİK GÖREVLİSİ: BANA SALDIRI OLMADI</strong></p> <p>Sanık savunmalarının ardından mağdur olarak dosyada yer alan, preotestoya müdahale edenler arasında yer alan özel güvenlik görevlisi  C.B dinlendi. C.B'nin, 'Olaylar yaşandı biz müdahale etmeye çalıştık' ifadesi üzerine mahkeme başkanı olayın ne olduğunu ve neler yaşandığını anlatmasını istedi. Bunun üzerine güvenlik amirinin yönlendirmesiyle gençlerin bulunduğu lobiye gittiğini aktaran C.B, 'Bize telsizden anons geçildi, çağrı üzerine gittim. Bana bir saldırı olmadı. Amirimiz arkadaşları dışarı çıkarın dedi. Müdahale ettik. Amirimiz arkadaşları dışarı çıkarın dedi. Direnmeler oldu, çıkmayacağız dediler. Biz de biraz güç kullandık. Karşılıklı itişme oldu. 3-4 dakika uğraştık, sonra çıktılar.' şeklinde konuştu.</p> <p>Mahkeme başkanının, güvenlikçilerin yaralanmasına ilişkin dosyaya sunulan raporları hatırlatması üzerine, 'Biz sonradan geldiğimiz için bilmiyorum' şeklinde yanıt verdi. C.B, bir süre sonra baygınlık geçirmesi üzerine dinlenmesine son verildi. Salondakilerin müdahelesiyle kendine gelen C.B. salonda yapılan sağlık kontrolünün ardından salondan ayrıldı.</p> <p>Mağdurun ardından ise sanık avukatları savunmalarını gerçekleştirdi. Beyanların iddia edilen suçların gerçekleşmediğini gösterdiğini belirten sanık avukatları, özel güvenlik görevlilerinin kamu görevlisi olmamakla birlikte anayasal bir hak olan protestoya müdahale etme yetkilerinin bulunmadığına dikkat çekerek sanıkların adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını ve beraatlerini talep etti. Ayrıca gençlere müdahale eden kişilerin özel güvenlik belgelerinin olup olmadığına ilişkin İstanbul Valiliği'nden belge talep edildi.</p> <p><strong>ÖZGÜR URFA: 16 GENÇ İNSAN 23 GÜN BOYUNCA CEZAEVİNDE KALDI</strong></p> <p>Dosya avukatlarından olan Türkiye İşçi Partisi MYK üyesi Özgür Urfa şöyle konuştu:</p> <p>'Yargılamanın dayanağı olan iddianameye göre olaylar şu şekilde gelişmiş; 2 Aralık 2025 sabahı 17 sanık uyanıyorlar ve durduk yere, ortada hiçbir neden yokken akıllarına hep beraber İstanbul'un ücra yerindeki Pullman Otel'e gitme fikri geliyor. Otele geldiklerinde bir anda içeri girip nedensiz yere pankart açıp bağırıyorlar, otelin güvenlik görevlileri de bu nedensiz hareketlere anlam veremeyerek kendilerini durdurmaya çalışıyor ve bir süre itiş kakış yaşanırken bir miktar boya dökülüyor ve sonra da birtakım tatsızlıklar içeren bu olay kendiliğinden sona eriyor. Önünüzdeki dosyada böyle bir iddianame anlatımı nedeniyle 16 tane genç insan 23 gün boyunca cezaevinde kaldılar.</p> <p>Kolluk tarafından hazırlanan fezlekede dahi somut gerçekler açıkça yazılı olmasına rağmen ve olayın nerede, nasıl ve neden gerçekleştiği anlatılmış olmasına karşın cumhuriyet savcılığının iddianamede olayları bu şekilde yansıtması kabul edilemez niteliktedir.</p> <p><strong>'AMAÇ ÇOCUK ÖLÜMLERİNE DİKKAT ÇEKMEKTİR'</strong></p> <p>Bakan (Yusuf Tekin) bir toplantı gerçekleştiriyor ve MESEM'leri anlatıyor. Türkiye İşçi Partisi üyesi gençler de durumun bakanın anlattıkları gibi olmadığını bildikleri için doğruları anlatmak için protesto eylemi gerçekleştirmek istediler. Eylem zirvenin yapıldığı otelde yapılmıştır çünkü herhangi bir yerde yapılsaydı en fazla birkaç haberde yer alır ama bu kadar gündem olmazdı ve yaşamını yitiren çocuklar birer rakamdan ibaret kalmaya devam ederdi.</p> <p>Protestonun amacı farkındalık yaratmaktır. Bu protesto da farkındalık yaratmak amacıyla yapılmış ve etkili de olmuştur. Bu nedenle bu eylem ifade özgürlüğü kapsamındadır. Meşru amaç da çocuk ölümlerine dikkat çekmektir. Ve bu meşru amaca uygun bir eylem yapılarak sonlandırılmıştır. MESEM'lerde çalıştırılan çocukların ölümlerinde gösterilmeyen yargısal hassasiyet ne yazık ki özel güvenlik görevlilerinin üzerine boya bulaşmasında gösteriliyor yargılanması gereken failler değil, onları protesto eden gençler yargılanıyor. Adaletten ve vicdandan bahsedilecekse huzurdaki gençlerin derhal beraatine karar verilmesi gerekmektedir.'</p> <p><strong>'ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN BU ŞEKİLDE MÜDAHALE YETKİSİ YOK'</strong></p> <p>Bir diğer avukat da, özel güvenlik görevlilerinin anayasal bir hak olan protesto eylemine müdahale etme yetkisinin olmadığına dikkat çekerek, 'Buradaki sanıklar şikayetçi olsa özel güvenliklerin yargılanması gerekiyor. Ama bu gençlerin emekçilerle bir derdi yok.' dedi. Avukat şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Suç olmadığı durumda özel güvenlik görevlilerinin müdahale etme yetkisi yok. Toplantı, gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet kapsamında bir suç olduğu durumda da özel güvenliğin yetkisi yok. Beyanlarda direnme de olmadığı görülüyor. Zaten basın açıklamasını dışarıda yapıyorlar, direnseler neden basın açıklamasını dışarıda yapsınlar. Karşımızdakilerin özel güvenlik olup olmadığını da bilmiyoruz ama olduklarını varsaysak bile özel güvenlik barışçıl protestoya müdahale edemez. Bu kişiler anayasal haklarını kullanıyor. Barışçıl bir protestoya kolluğun bile müdahalesi sınırlanmışken özel güvenliklerin müdahalesi kabul edilemez.'</p> <p>Sanık avukatlarının savunmalarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sınav ve askerlik sebepleriyle duruşmaya katılamayan 2 sanığın savunmalarının dinlenememesi gerekçesiyle avukatların sanıkların yurt dışı yasaklarının kaldırılması yönündeki talepleri reddederek adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Duruşma 6 Kasım'a ertelendi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tipli-genclerin-mesem-protestosu-davasi-tanik-ozel-guvenlik-gorevlisi-bana-saldiri-olmadi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:20:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tipli-genclerin-mesem-protestosu-davasi-tanik-ozel-guvenlik-gorevlisi-bana-saldiri-olmadi.jpg" type="image/jpeg" length="13872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kartal Belediyesi kreşlerinde karne heyecanı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kartal-belediyesi-kreslerinde-karne-heyecani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kartal-belediyesi-kreslerinde-karne-heyecani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kartal Belediyesi'ne bağlı 14 kreşte eğitimlerini başarıyla tamamlayan minik öğrenciler karne heyecanı yaşadı. Belediye Başkanı Gökhan Yüksel de çocukların heyecanına ortak olarak, bu özel günde onları yalnız bırakmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)-</strong> Kartal Belediyesi'ne bağlı 14 kreşte eğitimlerini başarıyla tamamlayan minik öğrenciler karne heyecanı yaşadı. Belediye Başkanı Gökhan Yüksel de çocukların heyecanına ortak olarak, bu özel günde onları yalnız bırakmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kartal Belediyesi, okul öncesi eğitimde sunduğu hizmetlerle çocukların gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. Eğitim-öğretim yılının ikinci dönemini geride bırakan minikler için belediyeye bağlı 14 kreşin tamamında eş zamanlı karne töreni ve şenlikler düzenlendi. Kartal Belediyesi Merkez Kreşi'ni oğlu Eymen Ali ile birlikte ziyaret eden Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, minik öğrencilerin karne sevincini paylaştı. Başkan Yüksel'e ziyaretinde Başkan Yardımcısı Dilek Kars ve kreş müdürü Hilal Kıraç da eşlik etti.</p> <p><strong>'HEPSİNE BAŞARILAR DİLİYORUM'</strong></p> <p>Çocuklara karnelerin takdim eden Başkan Yüksel, 'Bugün kreşlerimizden mezun olarak ilkokul yolculuğuna ilk adımlarını atan çocuklarımızın heyecanına ortak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Onların gözlerindeki bu ışığı ve merak duygusunu görmek, bizleri Kartal'ın yarınları adına daha da umutlandırıyor. Tüm miniklerimizi ve onları geleceğe en güzel şekilde hazırlayan kıymetli öğretmenlerimizi yürekten kutluyor, hepsine başarılarla dolu bir eğitim hayatı diliyorum' diye konuştu. </p> <p><strong>TÜM KREŞLERDE EŞ ZAMANLI COŞKU</strong></p> <p>ilçedeki 14 kreşin tamamında düzenlenen törenlere belediye yönetimi de tam kadro katılım sağladı. Belediyesi Başkan Vekili Olcay Özgön ile Başkan Yardımcıları Dilek Kars, Mustafa Ağdaş, Ali Apaydın ve meclis üyeleri kreşleri ziyaret ederek öğrencilere ilk karnelerini teslim etti. Çamlık Parkı ve Gümüşpınar Parkı'nda düzenlenen şenliklerde, karnelerini alan çocuklar, yaz tatiline 'merhaba' dedi. Gün boyu süren etkinliklerde; yüz boyama atölyelerinden ip çekme yarışmalarına, şişme oyun parkurlarından langırt ve retro video oyun konsollarına kadar pek çok eğlence istasyonu çocukların ilgisine sunuldu. Çocuklar, kendileri için özel olarak hazırlanan alanlarda gün boyu keyifli vakit geçirdi. Kartal Belediyesi etkinlik boyunca ücretsiz olarak pamuk şeker ve patlamış mısır dağıttı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kartal-belediyesi-kreslerinde-karne-heyecani</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:20:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/kartal-belediyesi-kreslerinde-karne-heyecani.jpg" type="image/jpeg" length="84539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu, KKTC'li bakan ve yetkililerle bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-uraloglu-kktcli-bakan-ve-yetkililerle-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-uraloglu-kktcli-bakan-ve-yetkililerle-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ile bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) </strong><strong>-</strong> Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ile bir araya geldi.</p> <p>Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, KKTC Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu'nu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nda ağırladığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Uraloğlu, paylaşımında, 'Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz bağlarımızı daha da güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-uraloglu-kktcli-bakan-ve-yetkililerle-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:17:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/bakan-uraloglu-kktcli-bakan-ve-yetkililerle-bir-araya-geldi.png" type="image/jpeg" length="68144"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
