<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2026 20:49:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuşadası'nda kredi kefalet kooperatifine operasyon: 3 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kusadasinda-kredi-kefalet-kooperatifine-operasyon-3-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kusadasinda-kredi-kefalet-kooperatifine-operasyon-3-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda, kooperatif başkanı Hüsnü Öten ile 2 kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN) -</strong> Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda, kooperatif başkanı Hüsnü Öten ile 2 kişi gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Kuşadası Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi'nde operasyon gerçekleştirildi.</p> <p>Operasyonda, Kooperatif Başkanı Hüsnü Öten ile eski kooperatif müdürü S.V. ve eski sekreter M.A. gözaltına alındı.</p> <p>Soruşturmanın, kooperatifte belgesiz ve makbuzsuz ekspertiz ücreti alındığı ve görevin kişisel çıkar amacıyla kullanıldığı iddiaları üzerine başlatıldığı öğrenildi.</p> <p>Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin yaptığı incelemelerde kooperatifteki bilgisayar ve bazı dosyalara el konuldu.</p> <p>Şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kusadasinda-kredi-kefalet-kooperatifine-operasyon-3-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 20:39:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/kusadasinda-kredi-kefalet-kooperatifine-operasyon-3-gozalti.jpg" type="image/jpeg" length="76118"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 59'uncu gün sona erdi... Murat Ongun: Ne MASAK raporu var, ne para trafiği, ne belge. Buna rağmen insanlar cezaevinde. Bu mu hak ve adalet?]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-sona-erdi-murat-ongun-ne-masak-raporu-var-ne-para-trafigi-ne-belge-buna-ragmen-insanlar-cezaevinde-bu-mu-hak-ve-adalet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-sona-erdi-murat-ongun-ne-masak-raporu-var-ne-para-trafigi-ne-belge-buna-ragmen-insanlar-cezaevinde-bu-mu-hak-ve-adalet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 59'uncu gününde savunma yapan Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, kendisiyle ilişkilendirilen şirketlere dair somut delil bulunmadığını belirtti. Ongun, 'Ne MASAK raporu var, ne para trafiği, ne belge. Buna rağmen insanlar cezaevinde. Bu mu hak ve adalet?' diyerek iddianameyi eleştirdi. Ongun, dosyada çifte standart uygulandığını savunarak, '4 ana örgüt firması denilen şirketler 5 yılda toplam 1 milyar liralık iş aldı. Serdar Haydanlı'nın 4.5G şirketi ise 5 ayda yaklaşık 600 milyon liralık ihale aldı ama hakkında tek bir suçlama yok' dedi. Ongun, savunmasına yarın devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> İBB Davası'nın 59'uncu gününde savunma yapan Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, kendisiyle ilişkilendirilen şirketlere dair somut delil bulunmadığını belirtti. Ongun, 'Ne MASAK raporu var, ne para trafiği, ne belge. Buna rağmen insanlar cezaevinde. Bu mu hak ve adalet?' diyerek iddianameyi eleştirdi. Ongun, dosyada çifte standart uygulandığını savunarak, '4 ana örgüt firması denilen şirketler 5 yılda toplam 1 milyar liralık iş aldı. Serdar Haydanlı'nın 4.5G şirketi ise 5 ayda yaklaşık 600 milyon liralık ihale aldı ama hakkında tek bir suçlama yok' dedi. Ongun, savunmasına yarın devam edecek.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 59'uncu gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam etti.</p> <p>Bugün,  tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yapıyor. Ongun, savunmasının devamında alt taşeron ve etkinlik ihalelerine ilişkin suçlamaları hedef aldı.</p> <p>Vedat Şahin ve Duygu Fikirli'nin ifadelerine değinen Ongun, her iki ismin de organizasyon işlerinin fiilen yapıldığını anlattığını söyledi.</p> <p>Vedat Şahin'in, 'Malzeme temininden sahne yapımına kadar tüm işleri eksiksiz yaptım. Güldem Şık'ın söylediği firmalara faturaları kestim' dediğini aktaran Ongun, bunun alt taşeron sisteminin doğal işleyişini gösterdiğini savundu.</p> <p>Duygu Fikirli'nin de 2022-2024 arasında birçok organizasyonda hizmet verdiklerini, keşif yaptıklarını ve işi tamamladıktan sonra yönlendirilen firmalara fatura kestiklerini söylediğini belirten Ongun, 'Ortada yapılmamış iş yok. Herkes işin yapıldığını anlatıyor' dedi.</p> <p>Ongun, savcılığın dosyada sıkça yer verdiği 'yüzde 500-600 farkla fatura kesildiği' iddiasına ilişkin ise somut hiçbir örnek bulunmadığını savundu. 'Tek bir örnek fatura bile yok' diyen Ongun, savcılığın bu iddiayı doğrulayacak belge aramamasını da eleştirdi.</p> <p><strong>'KAHRAMAN YEŞİLYURT'U BENİM KASAM İLAN ETMİŞLER'</strong></p> <p>Savcılığın bazı şirketleri 'örgüt firması' ilan ettiğini söyleyen Ongun, En Direct, Kreatif ve Antre şirketlerinin yalnızca bazı itirafçı ifadelerinde isimleri geçtiği için bu kategoriye alındığını savundu.</p> <p>Antre firmasının sahibi Kahraman Yeşilyurt'un 'örgüt kasası' ilan edildiğini belirten Ongun, savcılığın ayrıca kendisini de bu şirketin gizli sahibi gibi gösterdiğini söyledi.</p> <p>Ongun, '6 yılda yalnızca bir kez telefonla konuşmuşuz. O da babam vefat ettiğinde taziye için aramış. Görüşme yok, buluşma yok, MASAK raporu yok, para trafiği yok' dedi.</p> <p>Kendisiyle Kahraman Yeşilyurt arasında hiçbir somut bağ bulunmadığını söyleyen Ongun, buna rağmen itirafçı Kabil Taşçı'nın beyanıyla suçlama üretildiğini ifade etti.</p> <p><strong>'DOLANDIRICININ SÖZÜ BENDEN DAHA MI İTİBARLI?'</strong></p> <p>Kabil Taşçı'nın sahte fatura nedeniyle mahkûm olmuş bir isim olduğunu belirten Ongun, bu kişinin beyanlarının çok sayıda eylemde delil olarak kullanıldığını söyledi.</p> <p>Ongun, 'Hayatında beni görmemiş bir dolandırıcının sözüne inanılıyor, bana inanılmıyor. Bu kişi neden benden daha itibarlı kabul ediliyor?' diye sordu.</p> <p>Savcılığın 21 farklı eylemde Taşçı'nın ifadelerini delil olarak kullandığını söyleyen Ongun, bunun iddianamenin güvenilirliğini zedelediğini savundu.</p> <p><strong>'ÖRGÜT FİRMASI DEĞİL DENİLENLER YÜZLERCE MİLYONLUK İŞ ALMIŞ'</strong></p> <p>Eylem 83 kapsamında bazı şirketlerin büyük montanlı ihaleler almasına rağmen örgüt firması olarak gösterilmediğini söyleyen Ongun, rakamlarla örnek verdi.</p> <p>Bysel Elektronik'in yalnızca bu eylemde 18.8 milyon liralık, toplamda yaklaşık 50 milyon liralık iş aldığını belirtti.</p> <p>3-2-1 firmasının bu eylemde 27.9 milyon liralık, toplamda 305 milyon liralık iş aldığını söyledi.</p> <p>KNK Grup'un 220 milyon liradan fazla, Nokta CTB'nin yaklaşık 70 milyon liralık iş aldığını belirten Ongun, BBM Büyük Baskı Merkezi'nin de 150 milyon liradan fazla ihale kazandığını ifade etti.</p> <p>Ongun, 'Bunlar yüz milyonlarca liralık iş alıyor ama örgüt firması sayılmıyor. Antre ya da Kreatif ise örgüt firması ilan ediliyor. Kriter ne?' diye sordu.</p> <p><strong>'173 MİLYONUN SADECE 18.7 MİLYONU ÖRGÜT FİRMALARINA GİTMİŞ'</strong></p> <p>Eylem 84'te savcılığın önce 45.5 milyon lira kamu zararı iddiası yazdığını, değerlendirme bölümünde ise bu rakamın 18.7 milyon liraya düştüğünü söyleyen Ongun, bu farkın açıklanmadığını ifade etti.</p> <p>Ongun, 'Defalarca okudum, bu rakam neden değişmiş anlayamadım' dedi.</p> <p>Aynı eylemde Kültür A.Ş.'nin toplam 173 milyon liralık alt ihale yaptığını belirten Ongun, savcılığın örgüt firmalarına gittiğini iddia ettiği kısmın yalnızca 18.7 milyon lira olduğunu söyledi.</p> <p>'Eğer amaç örgüte para aktarmaksa neden 173 milyonun tamamını değil de sadece yüzde 11'ini aktarmış olalım?' diyen Ongun, iddianamenin kendi içinde çelişkili olduğunu savundu.</p> <p><strong>'SÖZDE ÖRGÜTÜMDEKİ BİRÇOK KİŞİYLE TELEFON GÖRÜŞMEM BİLE YOK'</strong></p> <p>Ongun, kendisine atfedilen örgüt yapılanmasına ilişkin suçlamaların da somut delilden yoksun olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Adı örgüt üyesi olarak geçen birçok kişiyle telefon irtibatı dahi bulunmadığını belirten Ongun, 35 kişinin 18'inin İBB ya da iştirak şirketlerinde çalışan mesai arkadaşları olduğunu söyledi.</p> <p>Bu 18 kişinin 8'iyle telefon görüşmesi bile yapmadığını savunan Ongun, dışarıdaki 17 kişiden yalnızca 3'ünün sosyal çevresinden isimler olduğunu anlattı.</p> <p>'Bazı kişilerle 5-6 yılda 5-6 kez konuşmuşuz. Bayram, kandil, ölüm, kalım olur insanlar arar. Bu normal telefon trafiği suç delili gibi gösteriliyor' dedi.</p> <p><strong>'FİKRİ MURAT DEMİR'İ HAYATIMDA HİÇ GÖRMEDİM'</strong></p> <p>HTS kayıtlarında adı geçen bazı kişilerle hiçbir bağlantısı olmadığını da söyleyen Ongun, iş insanı Fikri Murat Demir'i hayatında hiç görmediğini savundu.</p> <p>'Bir kez bile telefonla konuşmadım. İrtibat var diyen hangi gün, kaç dakika konuştuğumu ortaya koysun' diyen Ongun, Taner Çetin'in asistanı Arzu Can için de benzer durumun söz konusu olduğunu söyledi.</p> <p><strong>'ASIL BAKILMASI GEREKEN 4.5G'</strong></p> <p>Savunmasının devamında Serdar Haydanlı ve 4.5G şirketine ilişkin dikkat çekici veriler paylaşan Ongun, bu örneğin dosyanın en kritik başlıklarından biri olduğunu söyledi.</p> <p>Haydanlı'nın ifadesinde 2001'de bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından Ankara'ya döndüğünü, tıbbi malzeme sektöründe çalıştığını ve 2011-2017 arasında hiçbir iş yapmadığını anlattığını aktardı.</p> <p>Ongun, '2017'de birden 4.5G adlı etkinlik şirketi kuruyor. Bir yıl sonra da milyonluk ihaleler almaya başlıyor' dedi.</p> <p><strong>'5 AYDA 600 MİLYONLUK İHALE'</strong></p> <p>4.5G şirketinin 2018'in sonu ile 2019 başı arasında çok kısa sürede çok sayıda ihale aldığını belirten Ongun, rakamların dikkat çekici olduğunu söyledi.</p> <p>Toplam 50 firma arasında 20'sinin hiç ihale kazanamadığını, 30 firmanın ise toplam 64 ihale aldığını anlatan Ongun, firma başına ortalama 2 ihale düştüğünü ifade etti.</p> <p>Buna karşın 4.5G'nin davet edildiği 6 ihalenin 5'ini kazandığını söyledi.</p> <p>Ongun, '1 yıllık şirket, 5 ayda bugünün parasıyla yaklaşık 600 milyon liralık ihale almış. Bu da mı normal?' diye sordu.</p> <p>Şirketin yalnızca 26 Ekim'de 2 ihale ve 3 iş artışı aldığını belirten Ongun, 'Bir günde bu kadar iş artışı ve ihale alan şirket var. Buna rağmen örgüt firması denilenler biz oluyoruz' dedi.</p> <p>Savunmasının bu bölümünü, 4.5G ile iddianamede örgüt firması olarak gösterilen şirketleri kıyaslayacağını belirterek tamamladı.</p> <p>Ongun, savunmasının devamında iddianamede 'örgütün ana firmaları' olarak gösterilen şirketlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>İddianamede reklam ve etkinlik alanında toplam sekiz şirketin 'ana örgüt firması' olarak tanımlandığını belirten Ongun, etkinlik ve organizasyon alanındaki dört ana şirketin Antre, OMR, Edge Rate ve İmagine olduğunu söyledi.</p> <p>Ongun, 'İddianamede açıkça 'örgütün ana firmaları bunlardır' deniliyor. Şimdi bu firmaların rakamlarına bakalım' dedi.</p> <p><strong>'İKİ FİRMANIN 5 YILDA ALDIĞI TOPLAM İŞ 712 MİLYON LİRA'</strong></p> <p>Antre firmasının son 5 yılda İBB'den toplam 481 milyon liralık iş aldığını belirten Ongun, OMR firmasının ise aynı dönemde 231 milyon liralık iş aldığını söyledi.</p> <p>Bu iki şirketin toplamda 712 milyon liralık iş hacmine ulaştığını ifade eden Ongun, 'Savcılık bu iki firmayı örgütün ana firmaları arasında sayıyor' dedi.</p> <p>Edge Rate firmasının 5 yılda 333 milyon lira, İmagine firmasının ise 45 milyon lira iş aldığını aktaran Ongun, dört şirketin toplam iş hacminin yaklaşık 1 milyar liraya ulaştığını söyledi.</p> <p><strong>'4 ÖRGÜT FİRMASI 5 YILDA 1 MİLYAR, 4.5G 5 AYDA 600 MİLYON'</strong></p> <p>Ongun, bu rakamları Serdar Haydanlı'nın 4.5G şirketiyle karşılaştırdı.</p> <p>4.5G'nin yalnızca 5 ay içinde yaklaşık 600 milyon liralık ihale aldığını hatırlatan Ongun, bu şirketin iddianamede herhangi bir suçlama konusu yapılmadığını vurguladı.</p> <p>'Dört ana örgüt firması denilen şirket 5 yılda toplam 1 milyar liralık iş almış. Tıbbi cihaz satıcısının kurduğu şirket ise 5 ayda 600 milyon liralık ihale almış. Ama o örgüt firması değil' dedi.</p> <p>Ongun, 'O namuslu, dürüst, özgür ve çocuklarıyla birlikte. Buradaki insanlar ise çocuklarından, eşlerinden, annelerinden, babalarından ayrı şekilde cezaevinde tutuluyor' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'BU MU HAK VE ADALET?'</strong></p> <p>Savunmasında mahkeme heyetine doğrudan seslenen Ongun, 'Bu mu hak ve adalet?' diye sordu.</p> <p>Sunduğu tüm rakamların BDDK raporlarından alındığını belirten Ongun, 'Ben bu rakamları uydurmuyorum. Hepsi resmi verilerden alınmış rakamlar' dedi.</p> <p>Ongun, 'Yazıktır, günahtır. Gerçekten yazıktır, günahtır' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'BANA YA DA EKREM BAŞKAN'A AİT TEK BİR FİRMA TESPİT ETMİŞLER Mİ?'</strong></p> <p>İddianamenin 86'ncı sayfasına dikkat çeken Ongun, savcılığın 'Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'un bazı şirketlerin fiili ortağı veya sahibi olduğu tespit edilmiştir' dediğini aktardı.</p> <p>Ancak bu tespiti destekleyen somut hiçbir delil ortaya konulmadığını savundu.</p> <p>'Bu dört aydır burada anlatılıyor. Savcı tek bir şirket için 'şu belgeyle Murat Ongun'a ait olduğunu tespit ettim' diyebiliyor mu?' diye sordu.</p> <p>Ongun, dosyada böyle bir belge bulunmadığını belirterek savcılığın yalnızca soyut iddialarla hareket ettiğini söyledi.</p> <p><strong>'1 MİLYAR LİRA HAKSIZ KAZANÇ DİYORLAR, 600 MİLYONLUK FİRMAYA TEK KELİME YOK'</strong></p> <p>Savcılığın örgüt firmaları için 'hayatın olağan akışına aykırı şekilde yüksek miktarda haksız kazanç elde ettiler' değerlendirmesi yaptığını belirten Ongun, aynı mantığın 4.5G için işletilmediğini söyledi.</p> <p>'Dört firmaya 5 yılda 1 milyar lira ödenmiş, buna haksız kazanç deniyor. Bir firmaya 5 ayda 600 milyon lira ödenmiş, ona tek kelime edilmiyor' dedi.</p> <p><strong>'TECRÜBESİZ ŞİRKET BİZİMKİLER DEĞİL, 4.5G'</strong></p> <p>Savcılığın örgüt firmaları için 'tecrübe yetersizliği' eleştirisi getirdiğini belirten Ongun, bu tanımın asıl 4.5G'ye uyduğunu savundu.</p> <p>OMR, Antre ve diğer şirketlerin uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiğini ve büyük ölçekli projeler yaptığını hatırlatan Ongun, buna rağmen hedef haline getirildiklerini söyledi.</p> <p>'Asıl tecrübesiz şirket 4.5G. 2017'de kuruluyor, 2018'de dev ihaleler alıyor' dedi.</p> <p><strong>'300 BİN SERMAYEYLE 300 MİLYON İHALE OLMAZ DİYORLAR'</strong></p> <p>Savcılığın bir başka iddiasının da örgüt firmalarının sermaye yapısına ilişkin olduğunu belirten Ongun, iddianamede '300 bin lira sermayeli şirket 300 milyon liralık ihale alabilir mi?' sorusunun yöneltildiğini söyledi.</p> <p>Ongun, bu sorunun 4.5G örneğinde daha da çarpıcı hale geldiğini savundu.</p> <p><strong>'4.5G 10 BİN LİRA SERMAYEYLE KURULMUŞ'</strong></p> <p>Ticaret Sicil kayıtlarını incelediğini belirten Ongun, 4.5G'nin kuruluş sermayesinin yalnızca 10 bin lira olduğunu söyledi.</p> <p>Şirketin 2017'de kurulduğunu, o tarihte dolar kurunun 3,05 lira olduğunu ifade eden Ongun, bu sermayenin bugünkü değerle yaklaşık 120 bin liraya denk geldiğini belirtti.</p> <p>Ongun, '100 bin lira sermayeli şirket 5 ayda 600 milyon liralık ihale almış. Bu gerçek, belgeli ve nettir' dedi.</p> <p><strong>'O ZAMAN MEVLÜT UYSAL DÖNEMİNİ DE Mİ YARGILAYACAĞIZ?'</strong></p> <p>Savunmasının bu bölümünde geçmiş dönem yönetimine de işaret eden Ongun, aynı mantıkla Mevlüt Uysal dönemi yöneticilerinin de yargılanması gerektiğini söyledi.</p> <p>'Kendileri bizim 5 yılda beceremediğimizi 5 ayda fersah fersah geçmişler' diyen Ongun, savcılığın bu döneme ilişkin hiçbir değerlendirme yapmadığını savundu.</p> <p><strong>'GÜÇ ZEHİRLENMESİ DİYORLAR AMA BU CÜMLELER BİZE YAZILMIŞ'</strong></p> <p>Savcılığın iddianamede kullandığı 'usulsüzlükler aleni ve korkusuzca gerçekleştirilmiş, bu da güç zehirlenmesini ortaya koymaktadır' ifadesine de tepki gösteren Ongun, bu değerlendirmelerin yanlış kişilere yöneltildiğini söyledi.</p> <p>'İnanır mısınız, bu cümleleri AK Partili yıllara değil bize yazmışlar' dedi.</p> <p><strong>'SERDAR HAYDANLI SONRA UÇUYOR'</strong></p> <p>Serdar Haydanlı'nın yükselişine dikkat çeken Ongun, 4.5G ile başlayan sürecin burada da bitmediğini söyledi.</p> <p>Haydanlı'nın sonraki yıllarda Türkiye'nin en büyük sahne ve ses sistemleri şirketlerinden biri olan Staras'ın sahibi haline geldiğini belirten Ongun, bu hızlı büyümenin dikkat çekici olduğunu ifade etti.</p> <p>'Bir yılda şirket kuruyor, yüz milyonluk ihaleler alıyor, ardından Türkiye'nin en büyük ses ve sahne şirketlerinden birini satın alıyor. Ama usulsüzlük bizde aranıyor' dedi.</p> <p><strong>SAVUNMASI YARIN DEVAM EDECEK</strong></p> <p>Ongun, yorulduğunu söyleyerek savunmasına yarın devam etmek istedi. Duruşma, yarın Ongun'un savunmasıyla devam edecek.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-sona-erdi-murat-ongun-ne-masak-raporu-var-ne-para-trafigi-ne-belge-buna-ragmen-insanlar-cezaevinde-bu-mu-hak-ve-adalet</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 20:37:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ibb-davasinda-59uncu-gun-sona-erdi-murat-ongun-ne-masak-raporu-var-ne-para-trafigi-ne-belge-buna-ragmen-insanlar-cezaevinde-bu-mu-hak-ve-adalet.jfif" type="image/jpeg" length="13472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM'de Muharrem ayı dolayısıyla aşure lokması dağıtıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmmde-muharrem-ayi-dolayisiyla-asure-lokmasi-dagitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmmde-muharrem-ayi-dolayisiyla-asure-lokmasi-dagitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Muharrem ayı dolayısıyla TBMM'de bin 500 kişilik aşure lokması dağıttı. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Türkiye genelinde 41 bin kişiye aşure, 2 bini aşkın koli ulaştırdıklarını belirterek, birlik ve beraberlik mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -</strong> Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Muharrem ayı dolayısıyla TBMM'de bin 500 kişilik aşure lokması dağıttı. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Türkiye genelinde 41 bin kişiye aşure, 2 bini aşkın koli ulaştırdıklarını belirterek, birlik ve beraberlik mesajı verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Muharrem ayı dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) aşure lokması dağıttı. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin başkanlığındaki heyet, Meclis çalışanları, milletvekilleri ve parlamento muhabirlerine aşure ikramında bulundu.</p> <p data-path-to-node='1'>Muharrem ayı vesilesiyle TBMM'de gerçekleştirilen program kapsamında, Hz. Hüseyin'in Kerbela'da hak, adalet ve insanlık uğruna verdiği mücadelenin aziz hatırasını yaşatmak amacıyla bin 500 kişilik aşure lokması hazırlandı. Muharrem mateminin ardından pay edilen aşure lokmasının Ehl-i Beyt'e bağlılığın, Kerbela'nın unutulmayan hakikatinin, lokmayı paylaşmanın ve rızalığın önemli bir nişanesi olduğu belirtilirken, bu anlamlı buluşmanın canlar arasında birlik, muhabbet ve dayanışmanın güçlenmesine vesile olması temenni edildi.</p> <p data-path-to-node='2'><strong>'TÜRKİYE GENELİNDE 41 BİN KİŞİLİK AŞURE DAĞITTIK'</strong></p> <p data-path-to-node='2'>Meclis'teki etkinlikte açıklamalarda bulunan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, yürütülen çalışmalar ve programın amacına ilişkin detayları paylaştı.</p> <p data-path-to-node='4'>Aşure dağıtım faaliyetlerinin kapsamına değinen Ersin, Türkiye'nin genelinde 41 bin kişiye aşure dağıttıklarını ayrıca 2 bini aşkın da koli dağıttıklarını söyledi.</p> <p data-path-to-node='6'>Evleri kapı kapı, haneleri dolaşarak sahada aktif bir çalışma yürüttüklerini belirten Ersin, bugün Meclis'te, yarın ise Kızılay'ın göbeğinde ve İstanbul gibi çeşitli yerlerde sahada tüm halka aşurelik ve aşure dağıtımlarının devam edeceğini ifade etti.</p> <p data-path-to-node='8'>Meclis'te bulunma gerekçelerini Yunus Emre'nin felsefesi üzerinden açıklayan Ersin,'Mecliste bulmamızın temel amacı da şu. Bizler Yunus'un yolundan gidiyoruz. Tanış olmak için varız. Birliğimizi, beraberliğimizi korumak için varız. Bugün de birlik beraberlik mesajı vermek için, birliğimizi, beraberliğimizi korumak için buradayız. Lokmalarımızı paylaştık. Allah kabul etsin' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmmde-muharrem-ayi-dolayisiyla-asure-lokmasi-dagitildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 20:12:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tbmmde-muharrem-ayi-dolayisiyla-asure-lokmasi-dagitildi.jpg" type="image/jpeg" length="29353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 59'uncu gün... Murat Ongun: 2011'de normal olan 2021'de suç oldu. Biz neden yasalar önünde eşit değiliz?]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-2011de-normal-olan-2021de-suc-oldu-biz-neden-yasalar-onunde-esit-degiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-2011de-normal-olan-2021de-suc-oldu-biz-neden-yasalar-onunde-esit-degiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 59'uncu gününde savunma yapan Murat Ongun, reklam ihaleleri ve sahte fatura iddialarına ilişkin suçlamaları reddederek dosyada çifte standart uygulandığını öne sürdü. Ongun, '2011'de normal olan 2021'de suç oldu. Biz yapınca suç, onlar yapınca değil. Anayasa'nın 10'uncu maddesi bu dosyada ihlal edildi. Bu ülkeye beyazların üstünlüğü gitti de akların üstünlüğü mü geldi? Biz neden yasalar önünde eşit değiliz? Ali'ye suç olan Ayşe'ye neden suç değil? Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve bunun cevabını istiyorum' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> İBB Davası'nın 59'uncu duruşma gününde savunma yapan Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, reklam ihaleleri ve sahte fatura iddialarına ilişkin suçlamaları reddederek, dosyada çifte standart uygulandığını ifade etti. Ongun, '2011'de normal olan 2021'de suç oldu. Biz yapınca suç, onlar yapınca değil. Anayasa'nın 10'uncu maddesi bu dosyada ihlal edildi. Bu ülkeye beyazların üstünlüğü gitti de 'ak'ların üstünlüğü mü geldi? Biz neden yasalar önünde eşit değiliz? Ali'ye suç olan Ayşe'ye neden suç değil? Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve bunun cevabını istiyorum' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 59'uncu gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor.</p> <p>Bugün,  tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yapıyor.</p> <p><strong>'AMAÇ BENİ DEĞİL, MAHKEME HEYETİNİ BASKI ALTINA ALMAK'</strong></p> <p>İBB Davası'nda savunmasını sürdüren tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, hakkında yöneltilen çok sayıdaki suçlamanın hukuki değil psikolojik ve siyasi amaç taşıdığını savundu.</p> <p>Ongun, hakkında 64 ayrı eylem üzerinden suçlama yöneltildiğini hatırlatarak, bunun bilinçli bir strateji olduğunu söyledi.</p> <p>'Benim işim iletişim. Ahmet Hakan bile ben cezaevindeyken yazısında benim iletişim çalışmalarımı İletişim Başkanlığı'nın propaganda faaliyetleriyle kıyasladı ve hakkımı teslim etti. Yani karşı mahallenin bile takdiri vardı. Ama burada öyle bir suç bataklığı yaratılıyor ki, beni ortasına atıyorlar.'</p> <p>Ongun, bu yöntemin mahkeme heyetini baskı altına almak amacı taşıdığını savunarak şöyle konuştu:</p> <p>'Lütfen kendinizi benim yerime koyun Sayın Başkan. Şuradan elimi kolumu sallayarak çıksam, hakkımda olumlu bir karar verseniz —ki vermezsiniz ama varsayalım— size dönüp 'Adama 64 suçlama yazdık, hiçbirinden ceza bulamadınız mı?' diyecekler. Amaç bu. Aşırı suçlama bombardımanıyla mahkeme heyetini baskı altına almak. Uğraştırmak, sinirlendirmek, yıpratmak, aile düzenini bozmak, toplumun gözünden düşürmek.'</p> <p><strong>'BEN İBB ENCÜMENİNE NASIL TALİMAT VEREBİLİRİM?'</strong></p> <p>Savunmasının bu bölümünde reklam ihaleleri üzerinden yöneltilen suçlamalara geçen Ongun, iddianamenin kendisini İBB reklam ihalelerindeki usulsüzlüğün merkezi gibi gösterdiğini söyledi.</p> <p>İhalelerin İBB encümeni tarafından gerçekleştirildiğini hatırlatan Ongun, burada mantık dışı bir kurgu bulunduğunu belirtti.</p> <p>'İddianame diyor ki, 'İBB reklam ana ihalelerini dostlar alışverişte görsün diye Kültür ve Medya A.Ş.'ye adresledi. Bunun başında da Murat Ongun var.' Peki bu mümkün mü? Ben İBB encümenini nasıl manipüle edeceğim?'</p> <p>Encümende görev alan isimlere dikkat çeken Ongun, şöyle devam etti:</p> <p>'Reklam ihaleleriyle ilgili suçlandığımız eylemlerde encümen heyeti toplam 31 kişiden oluşuyor. Bu 31 kişinin içinde benimle örgütsel bağı kurulan sadece Kağan Sürmegöz. Genel sekreterler var, genel sekreter yardımcıları var, daire başkanları var. Çoğu benden yaşça büyük insanlar. Ben bu insanlara nasıl emir ve talimat verebilirim? Kağan Sürmegöz'le beraber oturup 31 kişiyi mi yönlendirdik? Ayrıca bunlar açık ihaleler.'</p> <p><strong>'USULSÜZLÜK YAPACAK OLSAM İHALELERİ DEVRETMEM'</strong></p> <p>Ongun, reklam ihaleleri konusunda en dikkat çekici savunmasını, geçmişten devredilen büyük ihaleler üzerinden yaptı. Göreve geldikten sonra büyük reklam ihalelerini Medya A.Ş.'de tutmak yerine farklı iştiraklere devrettiklerini anlatan Ongun, bunun iddianamedeki kurgu ile çeliştiğini söyledi.</p> <p>'Ben göreve geldim ve reklam ihalelerini devrettim. Şimdi soruyorum: Eğer burada yolsuzluk yapacak olsam, neden bunu yapayım?' diye soran Ongun, 2011 ve 2018 yıllarında yapılan büyük ihaleleri örnek göstererek, şunları söyledi:</p> <p>'Billboard ihalesi AK Parti döneminde yapılmış ve Medya A.Ş.'ye geçmiş. Metro alanlarındaki 16.500 metrekarelik reklam ihalesi Medya A.Ş.'deydi. İSPARK reklam alanları yine Medya A.Ş.'deydi. Bunlar devasa ihaleler. Eğer usulsüzlük yapacak biri olsam bu ihaleleri elimde tutarım. Ama ben bunları devretmişim. O halde nasıl oluyor da reklam ihalelerinin merkezi ben oluyorum?'</p> <p><strong>'AK PARTİ DÖNEMİNDE ÇALIŞAN BÜROKRATLARLA SUÇ ÖRGÜTÜ KURDUĞUM SÖYLENİYOR'</strong></p> <p>Ongun, kendisiyle birlikte suçlanan bazı bürokratların AK Parti döneminden beri belediyede görev yaptığını hatırlatarak örgüt iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu.</p> <p>'Ben 1 Temmuz 2019'da İBB'de çalışmaya başladım. CHP üyesiyim. Kağan Sürmegöz ve Adem Tuncay 2006'da, Hakan Karaköse 2007'de belediyede işe girmiş. Yani 12-13 yıl AK Parti belediyeciliğinde çalışmış insanlar.'</p> <p>Bu tabloyla suç örgütü kurgusunun bağdaşmadığını vurgulayan Ongun şöyle dedi:</p> <p>'Türkiye gibi siyasi kutuplaşmanın zirvede olduğu bir ülkede, aklı başında bir CHP'li yöneticinin daha önce hiç tanımadığı, AK Parti döneminde uzun yıllar çalışmış insanlarla gizli yapı kurması hayatın olağan akışına aykırıdır. Eğer gerçekten iddia edildiği gibi örgüt yöneticisi olsam, bu insanları başka dairelere sevk ettirir, yerlerine kendi tanıdığım insanları getirirdim.'</p> <p><strong>'ORTADA SAHTE FATURA YOK, SADECE SAVCININ CÜMLESİ VAR'</strong></p> <p>İddianamede, Kültür ve Medya A.Ş.'nin özel reklam alanlarında dahi fatura keserek haksız gelir sağladığı ve bu paranın örgüte aktarıldığının ileri sürüldüğünü belirten Ongun, bu iddiayı sert sözlerle reddetti. 'İddianamede şöyle deniyor: 'Böylece Kültür ve Medya A.Ş.'ye sağlanan milyonlarca lira kaynak, sahte iş sözleşmeleri ve naylon faturalarla suç örgütüne aktarılmıştır.''</p> <p>Ongun bu iddianın hiçbir somut dayanağı olmadığını belirterek şöyle konuştu:</p> <p>'Değerli Başkanım, bunu ortaya koyan hiçbir şey yok. Sadece savcı bir cümle yazmış. 'Paralar örgüte aktarıldı' diyor. Ne oldu? Öyle olmuş. Sadece yazmış.'</p> <p><strong>'BU PARALAR ÖRGÜTE DEĞİL, BELEDİYE ŞİRKETLERİNİN KASASINA GİRDİ'</strong></p> <p>Söz konusu paraların kişilere değil kamu şirketlerine girdiğini vurgulayan Ongun, iddianamedeki örgüt finansmanı tezinin çöktüğünü savundu.</p> <p>'Milyonlarca lira dedikleri para 5 yılda 24 milyon lira. Bu para da kimsenin cebine girmiyor. Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.'nin kasasına giriyor.'</p> <p>Ongun, bu şirketlerin devlet denetiminde olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:</p> <p>'Bu kurumlar devlet tarafından denetleniyor. Bu kurumların kasasından 1 lirayı bile öyle alabilir misiniz? Böyle bir şey olabilir mi?'</p> <p>Savcılığın sahte fatura iddiasını somutlaştırmadığını belirten Ongun, 'Madem sahte fatura var, bir tane göstersinler. Bir tane. Biz de görelim' dedi.</p> <p><strong>'MÜFETTİŞ RAPORU BİLE SUÇLAMAYI ÇÜRÜTÜYOR'</strong></p> <p>Ongun, kendilerini suçlayan müfettiş raporunun dahi sahte iş yapılmadığını ortaya koyduğunu söyledi.</p> <p>Tevdi raporundan alıntı yapan Ongun şöyle dedi:</p> <p>'Müfettiş raporu açıkça diyor ki; Medya A.Ş. tarafından hak edişe konu reklam uygulama fotoğraflarının tamamı ibraz edilmiş. Kültür A.Ş. tarafından da büyük kısmı ibraz edilmiş. Yani yapılmamış iş, kesilmiş sahte fatura diye bir şey yok.'</p> <p>'Ben demiyorum, bizi suçlayan müfettiş söylüyor.'</p> <p><strong>'KİMSE CEBİNDEN PARA ALINMASINA SESSİZ KALMAZ'</strong></p> <p>Reklamcıların baskı nedeniyle şikâyetçi olamadığı iddiasını da reddeden Ongun, bunun gerçeklikle bağdaşmadığını söyledi.</p> <p>'Kimse cebinden zorla para alınmasına sessiz kalmaz. Böyle bir uygulama olsa herkes yasal haklarını sonuna kadar kullanır.'</p> <p>Bu konuda somut örnek de veren Ongun şöyle konuştu:</p> <p>'Sedat Kapıdağ örneği ortada. Her yere bizi şikâyet etmiş. Haksız ve yalan konuşuyor ama şikâyet ediyor. Bugün de hayatta, iş yapıyor. Hatta oğluna İBB zabıtasını bastırıyor. Hangi korku? Hangi baskı?'</p> <p><strong>'ÖZEL ŞİRKETTEN BELEDİYE ŞİRKETİNE GİDEN PARA NASIL KAMU ZARARI OLUYOR?'</strong></p> <p>Ongun, suçlamaların mantıksal tutarsızlığına dikkat çekti.</p> <p>'82 firma incelenmiş. Bunların sadece 18'i hem İBB'ye hem iştirak şirketlerine ödeme yapmış. 38 firma ise Kültür ve Medya A.Ş. ile hiç çalışmamış bile. Eğer sistematik baskı olsaydı hepsi aynı muameleye maruz kalırdı.'</p> <p>Ongun sözlerini şu soruyla tamamladı:</p> <p>'İddia makamı bu faturalarla milyonlarca liralık kaynağın örgüte aktığını söylüyor. Hayır. Bunlar belediye şirketlerinin kasasına giren paralar. Ben gerçekten merak ediyorum Sayın Başkan: Özel şirketlerin cebinden çıkıp belediye şirketinin kasasına giren para neden kamu zararı olsun?'</p> <p><strong>'DELİL Mİ ARIYORUZ, HİS Mİ?'</strong></p> <p>Murat Ongun, ayrıca savunmasında reklam gelirleri üzerinden oluşturulan suçlamaların mantıksal temelini sorguladı. Ongun, sahte fatura iddiaları ve reklam ihalelerine ilişkin suçlamalara karşı bilirkişi raporunu hedef aldı. Ongun, İBB ve iştirak şirketlerine kesilmiş tek bir sahte faturanın bulunmadığını belirterek, 'İBB'yi ya da iştirak şirketlerini ilgilendiren, bizi kapsayan bir sahte fatura yok' dedi.</p> <p>Savunmasında Yunus Emre Enstitüsü soruşturmasındaki iddianameyi örnek gösteren Ongun, sahte fatura suçlamalarının somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini söyledi. Ongun, 'Savcı, kişinin ifadesini koymuş, sahte olduğu iddia edilen faturayı göstermiş, Vergi Kurulu raporunu eklemiş. En güçlü kanıt olarak da fatura tarihleriyle aynı dönemde şirket hesaplarından yöneticilerin hesaplarına para transferlerini koymuş. Dört başı mamur bir sahte fatura iddianamesi böyle olur' ifadelerini kullandı.</p> <p>Kendi dosyasında ise böyle bir delil standardı bulunmadığını savunan Ongun, Elif Güven'in sorgusunda savcılığın 'hissetmiş' ifadesini kullandığını belirterek, 'Delil mi arıyoruz, his mi arıyoruz?' diye sordu.</p> <p><strong>'SAHTE FATURACI DOSYANIN İTİRAFÇISI OLDU'</strong></p> <p>Ongun, dosyada itirafçı konumunda bulunan Ahmet Çiçek'in geçmişte sahte fatura nedeniyle yargılandığını ve kendi ifadesinde de sahte fatura kestiğini kabul ettiğini söyledi. Ongun, 'Gizemli Çetin'i Murat Kapki'ye getiren Ahmet Çiçek bizim dosyada sanık ve itirafçı. Hakkında sahte fatura kesmekten mahkeme kararı var. Kendi ifadesinde de bunu kabul ediyor' dedi.</p> <p>Ahmet Çiçek'in nişanlısı Meral Çadır'ın da savcılığa sahte fatura işi yaptıklarını söylediğini aktaran Ongun, buna rağmen bu kişilerin dosyada itirafçı olarak yer aldığını ifade etti.</p> <p><strong>'4 AYDA 1,5 MİLYON ŞAPKA FATURASI KESİLMİŞ'</strong></p> <p>Ongun, mahkeme heyetine bazı faturaları da göstererek, 2015 yılına ait yedi faturada promosyon, grafik tasarım, film yapımı, stant kurulumu, catering, konaklama, otobüs temini, tişört ve şapka üretimi gibi kalemlerin yer aldığını söyledi.</p> <p>Toplam tutarın 14 milyon 432 bin TL olduğunu belirten Ongun, o dönemin döviz kuru üzerinden yaklaşık 6 milyon dolarlık iş hacmine karşılık geldiğini kaydetti.</p> <p>Faturalardaki üretim rakamlarına dikkat çeken Ongun, 'Sadece 4 ayda 621 bin 750 tişört ve 1 milyon 525 bin şapka üretilmiş görünüyor. İstanbul nüfusu o yıl 14 milyon 657 bin. Eğer bu faturalar gerçekse, İstanbul'da neredeyse her 3 kişiden birinde İBB şapkası görmemiz gerekirdi' dedi.</p> <p>Kendi dönemleriyle karşılaştırma yapan Ongun, 'Onlar 4 ayda 1 milyon 525 bin şapka yaptırmış. Biz 5 yılda 1 milyon şapka yaptırmışız' ifadelerini kullandı.</p> <p>Başka bir şirkete kesilen faturalarda ise 10 milyon adet anket formu, milyonlarca broşür ve katalog basımı yer aldığını belirten Ongun, '14 milyon İstanbulluya 10 milyon anket formu bastıramazsınız' dedi.</p> <p><strong>'ELİNİZDEKİ FATURALARIN HEPSİNİN SAHTE OLDUĞUNU İDDİA EDİYORUM'</strong></p> <p>Bu veriler doğrultusunda konuşan Ongun, 'İspat edemiyorum ama elinizdeki faturaların hepsinin sahte olduğunu iddia ediyorum. Değilse de başka işlerde kullanılmış faturalar' diye konuştu.</p> <p><strong>'2011'DE NORMAL OLAN 2021'DE SUÇ OLDU'</strong></p> <p>Savunmasının devamında reklam ihalelerine ilişkin bilirkişi raporunu eleştiren Ongun, billboard ihalelerinin 2011 ve 2021 yıllarında aynı yöntemle yapıldığını söyledi.</p> <p>İBB reklam alanlarının kiralanmasında iki yasal yöntem bulunduğunu belirten Ongun, kendi dönemlerinde davet usulü yöntem kullanıldığını ifade etti.</p> <p>Ongun, '2011'de de aynı yöntem kullanılmış. 2021'de de. 2011'deki ihaleyi de İlbaklar kazanmış, 2021'deki ihaleyi de İlbaklar kazanmış. 10 yıl arayla hayat tıpatıp aynı işlemiş' dedi.</p> <p>Bilirkişi raporunda yalnızca 2021 ihalesinin sorunlu gösterildiğini söyleyen Ongun, 'Aynı işlem onlar yapınca normal, biz yapınca suç oluyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>Bilirkişi raporuna göre 2021 ihalesinde 1 milyar 40 milyon liralık zarar hesaplandığını belirten Ongun, buna rağmen ana ihaleyi yapanlara ilişkin iddianamede somut suç isnadı bulunmadığını söyledi.</p> <p><strong>'291 MİLYON LİRALIK ZARAR İDDİASINDA TUTUKLULAR VAR, 1 MİLYAR 40 MİLYONLUK İHALEDE SUÇLAMA YOK'</strong></p> <p>Ongun, bilirkişi raporunda yer alan bazı reklam ihalelerine ilişkin zarar hesaplamalarını mahkeme heyetine anlattı. Eylem 62'de 27 milyon lira, Eylem 63'te 61.4 milyon lira, Eylem 66'da 2.5 milyon lira ve Eylem 69'da 201 milyon lira zarar hesaplandığını belirten Ongun, toplam zararın 291.9 milyon liraya ulaştığını söyledi.</p> <p>Bu eylemler nedeniyle birçok sanığın tutuklu bulunduğunu belirten Ongun, 'Kültür A.Ş., Medya A.Ş., Murat Kapki, Hüseyin Köksal, Nihat Sütlaş gibi isimler burada 1.5 yıldır tutuklu. Ama aynı bilirkişi raporunda 1 milyar 40 milyon liralık zarar tespit edilen ihale suçlama konusu bile yapılmıyor' dedi.</p> <p>Ongun, '291 milyon liralık zarar iddiasında insanlar tutuklu, 1 milyar 40 milyonluk zarar iddiasında ise kimseye suçlama yok. Bu farkın izah edilmesi gerekiyor' diye konuştu.</p> <p><strong>'ANAYASA'NIN 10'UNCU MADDESİ BU DOSYADA İHLAL EDİLDİ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ongun, dosyada anayasal eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini savunarak, 'Nihat Sütlaş hırsız ama Murat İlbak namuslu iş insanı. Hüseyin Köksal hırsız ama Yusuf İlbak namuslu. Murat Kapki suçlu ama başkaları değil. Bu olmaz. Anayasa'nın 10'uncu maddesi açık; hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Bizim dosyamızda bu imtiyaz tanınmıştır' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'AK PARTİ DÖNEMİNDE YAPILAN AYNI İHALELER SUÇ SAYILMADI'</strong></p> <p>Savunmasında 2019 öncesi dönemde yapılan bir reklam ihalesini örnek gösteren Ongun, söz konusu ihalenin 6 Şubat 2019'da İBB Encümeni tarafından gerçekleştirildiğini anlattı.</p> <p>Bu ihalenin de bilirkişi incelemesine girdiğini belirten Ongun, bilirkişinin burada da işin niteliğinin net belirtilmemesi, muhammen bedelin düşük tutulması ve katılımı kısıtlayıcı hükümler gibi üç ihlal tespit ettiğini söyledi.</p> <p>Ongun, bu ihalede dönemin üst düzey İBB yöneticileri arasında Hayri Baraçlı, Muzaffer Hacımustafaoğlu ve Eyüp Karahan gibi isimlerin bulunduğunu hatırlatarak, 'Bilirkişi burada da aynı ihlalleri tespit ediyor ama bu kişiler hakkında hiçbir suçlama yapılmıyor. Biz yapınca suç oluyor, onlar yapınca olmuyor' dedi.</p> <p><strong>'YÜZDE 78 DAHA FAZLA GELİR SAĞLAYAN TUTUKLU'</strong></p> <p>Ongun, Serdal Taşkın döneminde yapılan alt ihalede belediyeye yüzde 78 daha fazla gelir sağlandığını belirterek, 'Bilirkişinin mantığına göre AK Parti döneminde ihale çok ucuza verilmiş. Bizim dönemde ise daha yüksek bedelle üçüncü kişiye ihale edilmiş. Belediyeye daha fazla gelir sağlayan kişi bugün tutuklu, ihaleyi düşük bedelle yapanlar ise serbest' diye konuştu.</p> <p><strong>'BU DOSYA SİYASİ DEĞİLSE NEDEN HEP AYNI İSİMLER DIŞARIDA?'</strong></p> <p>Ongun, savunmasında iş insanı Rıdvan Dilmen üzerinden de dosyadaki çifte standardı gündeme getirdi.</p> <p>Alper Aydın'ın savcılığa sunduğu dilekçede, 2024 sonuna kadar Rıdvan Dilmen ile ortaklığını gizlediğini anlattığını aktaran Ongun, buna rağmen Dilmen'in ifadeye dahi çağrılmadığını söyledi.</p> <p>Vergi inceleme raporlarında Alper Aydın'ın şirketinden Rıdvan Dilmen ve yakınlarına para transferleri bulunduğunu öne süren Ongun, 'Alper Aydın tutuklanıyor ama Rıdvan Dilmen'e hiçbir şey olmuyor. Bu dosya siyasi değilse Hayri Baraçlılar, İlbaklar, Rıdvan Dilmenler neden hep dışarıda?' diye sordu.</p> <p><strong>'REKLAM İSTANBUL'UN SAHİBİ OLDUĞUMA DAİR TEK DELİL YOK'</strong></p> <p>Ongun, Reklam İstanbul firmasının gerçek sahibinin kendisi olduğu yönündeki iddiaları da reddetti.</p> <p>Bu yöndeki suçlamaların yalnızca gizli tanık ve itirafçı beyanlarına dayandığını belirten Ongun, 'Ne bir belge var, ne para transferi, ne banka havalesi, ne yazışma. Hiçbir somut delil yok. Sadece aynı tonda tekrar edilen ifadeler var' dedi.</p> <p>Mahkemede bu beyan sistematiğinin ne kadar sorunlu olduğunu göstermek için örnekler verdiğini belirten Ongun, 'Sadece benzer beyanlar üzerinden hüküm kurulamaz. Bu subjektif değerlendirmelerle insanların hayatı karartılamaz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'BİZ NEDEN YASALAR ÖNÜNDE EŞİT DEĞİLİZ?'</strong></p> <p>Eşitlik vurgusunu yineleyen Ongun, 'Bu ülkeye beyazların üstünlüğü gitti de 'ak'ların üstünlüğü mü geldi? Biz neden yasalar önünde eşit değiliz? Ali'ye suç olan Ayşe'ye neden suç değil? Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve bunun cevabını istiyorum' dedi.</p> <p><strong>(SÜRECEK)</strong><strong> </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-2011de-normal-olan-2021de-suc-oldu-biz-neden-yasalar-onunde-esit-degiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 20:04:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-2011de-normal-olan-2021de-suc-oldu-biz-neden-yasalar-onunde-esit-degiliz.jfif" type="image/jpeg" length="77446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya SPD milletvekili Macit Karaahmetoğlu: İslamofobi'yle mücadele, insan onurunu ve demokrasiyi korur]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/almanya-spd-milletvekili-macit-karaahmetoglu-islamofobiyle-mucadele-insan-onurunu-ve-demokrasiyi-korur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/almanya-spd-milletvekili-macit-karaahmetoglu-islamofobiyle-mucadele-insan-onurunu-ve-demokrasiyi-korur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, 1 Temmuz İslamofobi'yle Mücadele ve Müslüman Nefreti Karşıtı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, İslamofobi'yle mücadelenin insan onurunu, demokratik hukuk devletini ve toplumsal barışı koruma mücadelesi olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haber: İlhan Baba<br /> <br /> (BERLİN)-Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, 1 Temmuz İslamofobi'yle Mücadele ve Müslüman Nefreti Karşıtı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, İslamofobi'yle mücadelenin insan onurunu, demokratik hukuk devletini ve toplumsal barışı koruma mücadelesi olduğunu belirtti.</p> <p>Avrupa'da ve dünyanın birçok bölgesinde Müslümanlara yönelik nefret söylemi ve ayrımcılığın toplumsal barışı tehdit ettiğini ifade eden Karaahmetoğlu, din ve inanç özgürlüğünün demokratik toplumların temel değerlerinden biri olduğunu vurguladı. 'Bir insanın inancı nedeniyle ayrımcılığa uğraması ya da nefret suçlarının hedefi haline gelmesi hiçbir koşulda kabul edilemez' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Medyanın haber diline de dikkat çeken Karaahmetoğlu, suç haberlerinde Müslümanların dini kimliklerinin öne çıkarılmasının İslamofobi'yi beslediğini belirterek, 'Suç bireyseldir. Hiçbir din veya inanç, bir kişinin işlediği suçla özdeşleştirilemez' ifadelerini kullandı.</p> <p>İslamofobiyle mücadelenin yalnızca Müslümanların değil, hukuka, demokrasiye ve insan haklarına inanan herkesin ortak sorumluluğu olduğunu kaydeden Karaahmetoğlu, basının da ayrımcılığı körükleyen haber dilinden kaçınması gerektiğini söyledi. <br /> <br /> Farklı inanç ve kimliklerin eşit haklarla bir arada yaşayabildiği, nefret yerine dayanışmayı, önyargı yerine diyaloğu, ayrımcılık yerine eşitliği savunmaya devam edeceklerini ifade eden Karaahmetoğlu, İslamofobi'ye ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini kaydetti.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/almanya-spd-milletvekili-macit-karaahmetoglu-islamofobiyle-mucadele-insan-onurunu-ve-demokrasiyi-korur</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 19:12:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/almanya-spd-milletvekili-macit-karaahmetoglu-islamofobiyle-mucadele-insan-onurunu-ve-demokrasiyi-korur.jpg" type="image/jpeg" length="97471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müsavat Dervişoğlu: Milyonlarca emeklimiz açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediliyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/musavat-dervisoglu-milyonlarca-emeklimiz-aclik-sinirinin-altinda-yasamaya-mahkum-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/musavat-dervisoglu-milyonlarca-emeklimiz-aclik-sinirinin-altinda-yasamaya-mahkum-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 30 Haziran Dünya Emekliler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 'Ne yazık ki milyonlarca emeklimiz, yılların emeğinin karşılığını alamıyor, açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediliyor' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)-</strong> İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 30 Haziran Dünya Emekliler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 'Ne yazık ki milyonlarca emeklimiz, yılların emeğinin karşılığını alamıyor, açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediliyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 30 Haziran Dünya Emekliler Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bugün, ömrünü bu ülkeye emek vererek geçirenlerin günü: Ne yazık ki milyonlarca emeklimiz, yılların emeğinin karşılığını alamıyor, açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediliyor. Emekli kardeşlerimin hak ettiği refahı ve itibarı yeniden tesis etmek, bu ülkeyi yönetenlerin en temel vefa borcudur. Tüm emeklilerimizin Dünya Emekliler Günü'nü kutluyor, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir ömür diliyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/musavat-dervisoglu-milyonlarca-emeklimiz-aclik-sinirinin-altinda-yasamaya-mahkum-ediliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 19:02:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/musavat-dervisoglu-milyonlarca-emeklimiz-aclik-sinirinin-altinda-yasamaya-mahkum-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="96017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balıkesir'de su indirimi teklifi yeterli sayısı sağlanamadığı için görüşülemedi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/balikesirde-su-indirimi-teklifi-yeterli-sayisi-saglanamadigi-icin-gorusulemedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/balikesirde-su-indirimi-teklifi-yeterli-sayisi-saglanamadigi-icin-gorusulemedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Kurulu'nda su tarifelerinde indirim yapılmasına yönelik teklif, toplantı yeter sayısı sağlanamadığı için görüşülemedi. Genel kurula AK Parti grubunun katılmaması nedeniyle ertelenen teklif hakkında Büyükşehir Belediye Başkanı Akın, 'İndirim yapacağız diyoruz, toplantıya gelmiyorsunuz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BALIKESİR) -</strong> Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Kurulu'nda su tarifelerinde indirim yapılmasına yönelik teklif, toplantı yeter sayısı sağlanamadığı için görüşülemedi. Genel kurula AK Parti grubunun katılmaması nedeniyle ertelenen teklif hakkında Büyükşehir Belediye Başkanı Akın, 'İndirim yapacağız diyoruz, toplantıya gelmiyorsunuz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Kurulu, su tarifeleri ile kademe uygulamalarında indirim yapılmasına yönelik gündem maddelerini görüşmek üzere toplandı. Ancak AK Parti grubunun genel kurula katılmaması nedeniyle toplantı yeter sayısı sağlanamadı ve indirim teklifi görüşülemedi.</p> <p>Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın'ın talimatıyla hazırlanan su tarifeleri ve kademe uygulamalarına ilişkin indirim teklifi, BASKİ Genel Kurulu'nun gündemine alındı. Ancak genel kurulda toplantı yeter sayısına ulaşılamaması nedeniyle gündem maddeleri görüşülemedi. Genel kurula AK Parti grubundan yalnızca Meclis Üyesi Mehmet Birol Şahin katılırken, diğer grup üyeleri toplantıda yer almadı. Bu nedenle genel kurul ertelendi ve su indirimi teklifi karara bağlanamadı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, su tarifelerinde indirim yapılmasını hedeflediklerini belirterek, genel kurulun yeterli katılım sağlanamadığı için gerçekleştirilemediğini söyledi. Akın, toplantıda şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'İndirim yapacağız diyoruz, toplantıya gelmiyorsunuz. Bugün biz bu kadar zor şartlar altında, bu kadar sıkıntılar içerisindeyken berbat altyapıdan belli bir noktaya getirdik. Bir kademe de olsa indirim yapmak istedik. Ama AK Parti grubu aramızda değil. Ben çok üzgünüm.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/balikesirde-su-indirimi-teklifi-yeterli-sayisi-saglanamadigi-icin-gorusulemedi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 19:01:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/balikesirde-su-indirimi-teklifi-yeterli-sayisi-saglanamadigi-icin-gorusulemedi.jpg" type="image/jpeg" length="35577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Muğla İl Başkanlığı'ndan alınan Kızıl: 'Köyde, kentte çalışmalara devam edeceğiz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-mugla-il-baskanligindan-alinan-kizil-koyde-kentte-calismalara-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-mugla-il-baskanligindan-alinan-kizil-koyde-kentte-calismalara-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Merkez Yönetim Kurulu tarafından Muğla İl Başkanlığı görevinden alınması ve disipline sevki kararlaştırılan Nail Kızıl, 'Bizim seçilmiş bir tane genel başkanımız var; o da Özgür Özel'dir. Onun doğrultusunda sahada, meydanda, köyde, kentte çalışmalarımıza devam edeceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esma TURAN</strong></p> <p><strong>(MUĞLA) - </strong>CHP Merkez Yönetim Kurulu tarafından Muğla İl Başkanlığı görevinden alınması ve disipline sevki kararlaştırılan Nail Kızıl, 'Bizim seçilmiş bir tane genel başkanımız var; o da Özgür Özel'dir. Onun doğrultusunda sahada, meydanda, köyde, kentte çalışmalarımıza devam edeceğiz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kızıl, kararı öğrenmesinin ardından il yöneticileriyle birlikte partisinin Muğla İl Başkanlığı'nda yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p> <p>'Mutlak butlan sürecini tanımadığımızı söylemiştik. Yine tanımıyoruz. Bizim seçilmiş bir tane genel başkanımız var. O da Özgür Özel'dir. Onun doğrultusunda sahada, meydanda, köyde, kentte çalışmalarımıza devam edeceğiz. Atamayla ilgili gelen isimler vardı. Basına da yansımıştı zaten. Atama da yapmadılar. Bu onların sorunu, biz kendi çalışmalarımıza devam ediyoruz. Atanacak kimseyi de tanımadığımızı buradan belirtmek istiyorum. İl binamızdayız, çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bizim için koltuk, makam önemli değil. Genel Başkanımız Özgür Özel'in dediği gibi biz bankta da sandalyede de sokakta da meydanda da çalışmalarımıza devam edeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-mugla-il-baskanligindan-alinan-kizil-koyde-kentte-calismalara-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 19:01:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/chp-mugla-il-baskanligindan-alinan-kizil-koyde-kentte-calismalara-devam-edecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="86489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu... Psikiyatr Candansayar: 2023 depremi sonrasında derin toplumsal yarılmanın, Maraş'taki şiddet saldırısı ile ilişkisini görmemiz gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-sanliurfa-ve-kahramanmaras-okul-olaylarini-arastirma-komisyonu-psikiyatr-candansayar-2023-depremi-sonrasinda-derin-toplumsal-yarilmanin-marastaki-siddet-saldirisi-ile-iliskisini-gormemiz-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-sanliurfa-ve-kahramanmaras-okul-olaylarini-arastirma-komisyonu-psikiyatr-candansayar-2023-depremi-sonrasinda-derin-toplumsal-yarilmanin-marastaki-siddet-saldirisi-ile-iliskisini-gormemiz-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar  komisyonda yaptığı konuşmada, 'Ruh Sağlığı Yasası' önerisinde bulundu. Sayar, 'Kahramanmaraş'a baktığımızda, 2023 depremi sonrası bir travma var, toplu yas var, yerinden edilme var, konteyner kentlerde sürdürülen hayat var, afet sonrası hayatın bir türlü olağanlaşamaması var. Bu derin toplumsal yarılmanın Maraş'taki şiddet saldırısına etkisi, ilişkisini görmemiz gerekiyor. Türkiye'nin en yüksek çocuk yoksulluğu oranı Şanlıurfa'da, ruh sağlığı uzmanına erişim son derece kısıtlı, kamusal hizmetler yetersiz ve şiddet tek geçerli çatışma, çözme dili haline gelmiş' diye konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar  komisyonda yaptığı konuşmada, 'Ruh Sağlığı Yasası' önerisinde bulundu. Sayar, 'Kahramanmaraş'a baktığımızda, 2023 depremi sonrası bir travma var, toplu yas var, yerinden edilme var, konteyner kentlerde sürdürülen hayat var, afet sonrası hayatın bir türlü olağanlaşamaması var. Bu derin toplumsal yarılmanın Maraş'taki şiddet saldırısına etkisi, ilişkisini görmemiz gerekiyor. Türkiye'nin en yüksek çocuk yoksulluğu oranı Şanlıurfa'da, ruh sağlığı uzmanına erişim son derece kısıtlı, kamusal hizmetler yetersiz ve şiddet tek geçerli çatışma, çözme dili haline gelmiş' diye konuştu.</p> <p>TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.</p> <p>Beyazıt, komisyon üyelerinin 25 Haziran Perşembe günü İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nı ziyaret ederek ilgili heyetten dünyada ve Türkiye'de dijital görünüm, Türkiye'nin dijital görünürlüğü ve risk yönetimi, çocukların dijital dünyası, dijital çağda güvenli toplum, dijital platformların çocuk ve gençler üzerindeki etkileri, oyunlar ve suça sürüklenme riskleri, sosyal medya platformlarında çocukları korumaya yönelik önlemler, ülkemizde yaşayan aşırıcılık faaliyetleri, dijital bağımlılık ve siber zorbalık, siber âlemde karşılaşılan tehditler, erişim engelleme kapsamında yapılan çalışmalar, medya okuryazarlığı ve dijital okuryazarlık, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırı sonrası yapılan çalışmalar ile kurumun çalışmaları, koordinasyon ve süreç yönetimiyle ilgili konular üzerinde yapılan sunumları dinleyerek istişarelerde ve değerlendirmelerde bulunduğu kaydetti.</p> <p>Ayrıca, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından özellikle çocuk ve gençler üzerinde teknoloji bağımlılığı ve siber zorbalığı önlemek, güvenli ve bilinçli internet kullanımı sağlamak amacıyla kurulan SİBERAY Programı kapsamında yapılan çalışmaları bilinçlendirme faaliyetleri ve hedeflediği çalışmalar hakkında bilgi alındığı belirtildi.</p> <p>Sekizinci toplantısında Sosyoloji Derneği Başkan Yardımcısı ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilay Kaya, Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Akademi Direktörü Hakan Çetin, Hukuki Araştırmalar Derneği adına Konya Şube Başkan Yardımcısı Avukat Fatih Ruşen ve İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık sunum yaptı.</p> <p><strong>KAYA: OLAYLARIN BİÇİMİ MÜNFERİT GÖRÜLEBİLİR ANCAK OLAYLARIN ORTAYA ÇIKTIĞI ZEMİN YAPISALDIR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sosyoloji Derneği Başkan Yardımcısı ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilay Kaya, Türkiye'de okul şiddetindeki artışı yalnızca bireysel öfke, psikolojik kırılganlık ya da tekil güvenlik zaaflarıyla açıklamanın artık yeterli olmadığını belirterek 'Karşı karşıya olduğumuz olgu, okul, aile, mahalle, akran gurupları, dijital platformlar ve toplumsal eşitsizliklerin kesişiminde şekillenen, çok katmanlı bir sosyal risk alanıdır karşımızdaki olay. UNESCO'nun da yaptığı çalışmalar, okul şiddeti ve zorbalığın tek tek öğrencilerin dijital davranışları olmadığını, tek tek bu okul şiddeti, öğrencilerin davranışlarından ibaret olmadığı; okul ortamı, kurumsal normlar, toplumsal güç ilişkileri ve dijital etkileşimlerle birlikte ele alınması gerektiğini de vurgulamaktadır' dedi.</p> <p>'Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan olaylar münferit midir yoksa yapısal bir dönüşümün işareti midir?' sorusunun sorulması gerektiğine dikkati çeken Prof. Dr. Kaya, 'Burada dikkatli bir ayrımı yapmak gerekir ki her olayın kendine özgü koşulları olabilir. Dolayısıyla, olayların biçimi münferit görülebilir ancak bu olayların ortaya çıkmasına imkan veren zemin büyük ölçüde yapısaldır. Çünkü bugün çocukların çatışma deneyimi artık sadece okul koridorlarında yaşanmamakta, dijital mecralarda başlamış bir dışlanma, aşağılanma ya da tehdit okulda fiziksel gerilime dönüşebilmekte hatta okulda yaşanan bir olay ise birkaç dakika içinde sosyal medya ve mesajlaşma grupları aracıyla büyütülmekte ve yeniden yeniden üretilmektedir' diye konuştu.</p> <p>Prof. Dr. Kaya, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) yaptığı araştırmalarda da yaklaşık her altı okul çağındaki çocuktan birinin siber zorbalığa maruz kaldığını belirterek 'Siber zorbalık oranları da önceki dönemlere göre giderek artış göstermektedir. Sosyolojik bağlamda, sosyal eşitsizliklerin ve dışlanmanın okul dışı ilişkilere de yansımasıdır. Yine UNESCO'nun bir yaklaşımı, bize zorbalığın yalnızca kişilerarası değil, güç dengesizliğine dayanan sosyal bir süreç olduğunu da vurgulamaktadır. Yoksulluk, yerel dışlanma, etnik ya da kültürel damgalanma, başarısızlık korkusu, okuldan kopuş riski ve aile içi gerilimler çocukları hem mağduriyet hem de faillik açısından daha da kırılgan hale getirmektedir' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>CANDANSAYAR: YAKIN ARKADAŞI OLMAYAN ERGENLERİN ORANI 1990'DA YÜZDE 7 İKEN BUGÜN 19</strong></p> <p>Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Candansayar, okulların güvenli alan olmaktan çıkıp çocuğun her an başına bir şey gelebileceği bir şiddet riski olan yere döndüğünü söyleyerek 'Burada en belirleyici etken makro kültürel yapısal katman. Ne bunlar? Yoksulluk, yoksunluk, geleceksizlik hissi şiddeti bazen tek çözüm gibi algılatıyor. Sosyal dışlanma, akran zorbalığı en önemli risk etkenleri. Kamu hizmetleri azalırsa şiddet normalleşiyor, cezasızlık kültürü de yapısal bir zemin hazırlıyor, ceza almazsa devam ediyor. Bu yüzden de bireyi tedavi etmek, okul saldırısı ve şiddetini engellemede çok bir işe yaramıyor. Çocuğun içinde yaşadığı toplumsal bağlamı değiştirmek çok önemli' dedi.</p> <p>Türkiye'de yakın arkadaşı olmayan ergen oranının 1990'da yüzde 7 iken bugün yüzde 19 olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Candansayar, 'Her beş ergenden birine sorduğunuzda 'Benim hiç yakın arkadaşım yok' diyor. Bu kadar büyük bir yalnızlaşma olduğunu gösteriyor. Dijital platform şirketleri bu krizin yapısal üreticileri, bile isteye yapıyorlar. Hepimizin bildiği sonsuz kaydırma hareketi beynimizde sürekli dopamin salgılatır ve kaydırmadan duramayız, uykumuz kaçar, saatlerce bu hareketi yapmak zorunda hissederiz kendimizi çünkü gördüğümüz görüntü değil, parmağımızdaki hareket aslında beynimizi uyarır. Mutlaka okullarda medya okuryazarlığı dersleri yeniden müfredatla entegre edilmeli, nefret söylemi ve şiddet içeriği için çocuk hakları odaklı yaş filtreleme zorunlu hale gelmeli, çocuklar nefret söylemiyle medyada ve sosyal medyada karşılaşamamalılar bile' diye konuştu.</p> <p>Prof. Dr. Candansayar, Türkiye'de üzerine komisyon kurulmasına sebep olan iki olaya bakılması gerektiğini belirterek 'Kahramanmaraş'a baktığımızda, 2023 depremi sonrası bir travma var, toplu yas var, yerinden edilme var, konteyner kentlerde sürdürülen hayat var, afet sonrası hayatın bir türlü olağanlaşamaması var. Bu derin toplumsal yarılmanın Maraş'taki şiddet saldırısına etkisi, ilişkisini görmemiz gerekiyor. Belki kolektif yaz süreçlerini, onarıcı kamusal politikaları uygulamak gerekiyor. Sadece güvenlik önlemi hiçbir işe yaramıyor' dedi.</p> <p><strong>'TÜİK VERİLERİNE GÖRE, GÜVENLİK BİRİMLERİNE 2024 YILINDA 202 BİN SUÇA SÜRÜKLENMİŞ ÇOCUK GELDİ'</strong></p> <p>Şanlıurfa'nın ise Türkiye'nin en yüksek çocuk yoksulluğu oranına sahip olduğunu söyleyen Prof. Dr. Candansayar, şu ifadelere yer verdi:</p> <p>'Şanlıurfa yine kendine özgü bir şehir. Türkiye'nin en yüksek çocuk yoksulluğu oranı Şanlıurfa'da, ruh sağlığı uzmanına erişim son derece kısıtlı, kamusal hizmetler yetersiz ve şiddet tek geçerli çatışma, çözme dili hâline gelmiş. Yapısal yoksunluğu gidermek gerekiyor yoksa 'Urfalılar şöyledir' gibi kültürel, ahlaki açıklamalar bu problemin gerçek kaynağını görmemizi engelliyor. Türkiye İstatistik Kurumunun 2024 verisinde 2024 yılında Türkiye'de güvenlik birimlerine 612 bin çocuk geliyor ve bunlardan 202 bini suça sürüklenmiş çocuk. Bu rakamlar çok büyük rakamlar ve bir önceki yıla göre yüzde 10'a yakın bir artış olmuş durumda. Nedir problemlerimiz? Yapısal kırılganlıkları var ülkemizin. Bir, uzman sayımız çok az, disiplinler arası yapı çözülmüş durumda, psikiyatrist, klinik psikolog, sosyal hizmet uzmanından oluşan ekip anlayışı kamuda büyük ölçüde ortadan kalkmış durumda, kamu hastanelerinde ve kamu kurumlarında bu üç disiplin bir arada çalışamıyor. Türkiye'de hâlâ daha coğrafi ve sınıfsal eşitsizlik var, uzmanlar büyük şehirlerde ve özel sektörlerde yoğunlaşmış durumdalar; dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların hizmete erişimi fiilen neredeyse sıfır. Psikolojik danışma ve rehberlik servislerinin işlevi kaybolmuş durumda, idari görevlerle uğraşıyorlar, klinik müdahale kapasiteleri son derece sınırlı.'</p> <p>Prof. Dr. Candansayar, politika ve mevzuat önerilerini paylaşarak 'Ruh Sağlığı Yasası' önerisinde bulundu. Yasa önerisine göre Sayar, er okula tam zamanlı psikolojik danışma rehberlik uzmanı, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, çocuk psikiyatristlerinin düzenli süpervizyonu, ücretsiz psikoterapi hakkı verilmesi gerektiğini kaydederek 'Dijital denetim mutlaka düzenlenmeli, entegre erken uyarı sistemlerinde eğitim, sağlık, sosyal hizmetler arasında bir bağ kurulmalı, sorumlu medya standartları mutlaka getirilmeli, onarıcı adalet çerçevesi olmalı, akran zorbalığında cezalandırıcı değil, onarıcı, topluluk bağlarını, dayanışmayı, aidiyet hissini geliştirici programlar yürütülmeli. Mutlaka insan kaynağına yatırım yapılması, dezavantajlı ve afet bölgelerine uzman istihdamı, telepsikiyatri altyapısının mutlaka güçlendirilmesi, Çocuk Koruma Kanunu'nun da işlevselleştirilmesi gerekiyor; bürokratik gecikmeler var. Sosyal hizmet uzmanları okul ekiplerine sistematik olarak entegre edilmelidir' dedi.</p> <p><strong>ÇETİN: ''DİJİTAL BAĞIMLILIKLAR DİREKT ŞİDDETE NEDEN OLUR' BAĞLANTISI ÇOK DOĞRU BİR BAĞLANTI DEĞİL'</strong></p> <p>Türkiye Yeşilay Cemiyeti Akademi Direktörü Hakan Çetin, 'dijital bağımlılıklar okul içi şiddete neden oluyor' söyleminin doğru olmadığını söyleyerek 'Dijital bağımlılıklarla ilgili ve şiddet olaylarıyla ilgili aslında algoritmayı şöyle kurmak doğru olur. 'Dijital bağımlılıklar okul içi şiddete neden oluyor' dan ziyade 'Dijital bağımlılıklar kişilerin duygu düzenleme becerilerini, öz denetimlerini, empati becerilerini düşürüyor; bununla birlikte öfkeyi, saldırganlık davranışlarını arttırıyor ve bu da beraberinde okul içi şiddete neden oluyor' diye bir kurguyla ilerlersek daha iyi bir nedensellik ilişkisi kurmuş oluruz diye düşünüyorum' dedi.</p> <p>Bu konuda nedenselliğin doğru kurulması gerektiğini belirten Çetin, ''Dijital bağımlılıklar okul içi şiddete neden oluyor' bağlamını kurmadan önce arada bazı değişkenleri de atlamadan bağlantıyı kurmanın önemli olduğundan bahsettim yani doğru bir yere kurmak lazım çünkü kişilerin zaten halihazırda bazı ailevi ve yapısal kendi problemleri varsa bireysel problemleri varsa dijital bağımlılıklar sadece bunu tetikleyen noktada olabiliyor ama 'Dijital bağımlılıklar direkt şiddete neden olur' bağlantısı literatürde çok doğru bir bağlantı değil' diye kaydetti.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-sanliurfa-ve-kahramanmaras-okul-olaylarini-arastirma-komisyonu-psikiyatr-candansayar-2023-depremi-sonrasinda-derin-toplumsal-yarilmanin-marastaki-siddet-saldirisi-ile-iliskisini-gormemiz-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:53:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tbmm-sanliurfa-ve-kahramanmaras-okul-olaylarini-arastirma-komisyonu-psikiyatr-candansayar-2023-depremi-sonrasinda-derin-toplumsal-yarilmanin-marastaki-siddet-saldirisi-ile-iliskisini-gormemiz-gerekiyor.jpg" type="image/jpeg" length="54294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı: 26 il başkanı görevden alındı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-sari-26-il-baskani-gorevden-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-sozcusu-sari-26-il-baskani-gorevden-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada, 26 il başkanının görevden alındığını ifade ederek, '26 ilimizde bir görevden alma durumu söz konusudur. Bunlardan 7'sinde il başkanlarının disipline sevki söz konusudur. 6 ilimizde de yani bu 26 ilin 6'sında, yeni görevlendirme yapılmıştır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Sözcüsü Müslim Sarı, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada, 26 il başkanının görevden alındığını ifade ederek, '26 ilimizde bir görevden alma durumu söz konusudur. Bunlardan 7'sinde il başkanlarının disipline sevki söz konusudur. 6 ilimizde de yani bu 26 ilin 6'sında, yeni görevlendirme yapılmıştır' dedi.</p> <p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, bugün yapılan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Sarı, MYK toplantısında ülke gündemi ve parti içi meselelere ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğunu kaydederek, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin şunları söyledi:</p> <p>'NATO Zirvesi çerçevesinde uygulanan olağanüstü güvenlik önlemleri, tutuklamalar, neredeyse parlamentonun bile o hafta kapalı hâle getirilmesi, kamu kurumlarının kapatılması, memurların zorunlu izne tabi tutulması gibi uygulamalar ile akreditasyon uygulamalarına ilişkin ciddi eleştirilerimiz oldu. Bunları kabul etmediğimizi belirtmek isterim.</p> <p><strong>'YENİ BİR ÜCRET DÜZENLEMESİNE İHTİYACIMIZ VAR'</strong></p> <p>TÜİK'in açıkladığı enflasyon hedefleri üzerinden asgari ücretliye, sabit gelirliye, dar gelirliye ya da emekliye ücret belirleme paradigmasını geçersiz kıldığını vurgulayan Sarı, şöyle devam etti:</p> <p>'Türkiye artık farklı bir yerde. Dolayısıyla açıklanan enflasyon oranı ne olursa olsun, öyle bir zeminde ve öyle bir yerdeyiz ki bunların hiçbirisinin bir önemi ve anlamı yok. Yani enflasyon oranı yüzde 18 çıktı, 19 çıktı, 20 çıktı ya da 15 çıktı: Buna göre dönüp 'Geçmiş altı ayda ne kadar zam vermiştik, bunun üzerine ne kadar koyabiliriz' gibi tartışmaların anlamsız olduğu bir yerdeyiz. Bizim yeni bir ücret düzenlemesine ve yeni koşullara uygun yeni bir paradigma inşasına ihtiyacımız var.</p> <p>Bunun iki nedeni var: Birincisi, biraz önce söylediğim bu yeni durum; insanların yaşam koşulları ve geçmişten gelen birikimler. İkincisi ise enflasyon hedeflerinin ne kadar gerçekçi ve doğru olduğuna ilişkin tartışmalar. Hepimiz biliyoruz ki enflasyon açıklamalarıyla, dar gelirli kesimlerin hissettiği enflasyon arasında dağlar kadar fark var. Dolayısıyla bu rakamlara bakarak bunun üzerinden değerlendirme yapmanın yetersiz ve anlamsız olduğunu belirtmek isteriz.</p> <p>Peki o zaman ne yapmak gerekir? Asgari ücretin mevcut seviyesinin mutlaka revize edilerek daha üst bir noktaya taşınması bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Bildiğiniz üzere Türkiye, Avrupa Birliği'ne aday bir ülke. Özellikle Avrupa Birliği'ndeki asgari ücret rakamlarına baktığımız zaman Türkiye ile arasında dağlar kadar fark olduğunu görüyoruz. Bir kriter oluşturmak gerekirse, şöyle bir kriterin doğru ve nesnel olduğunu kabul ediyoruz: Avrupa Birliği'nin en büyük dört ekonomisi olan Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya'daki asgari ücret ortalamasının en az yüzde 50'si kadar bir asgari ücretin Türkiye'de ne işverenin işini zora sokacak bir seviye olacağını ne de işçi açısından kabul edilemez bir seviye olacağını değerlendiriyoruz.</p> <p><strong>'ASGARİ ÜCRET 45 BİN TL OLMALI'</strong></p> <p>Şunu demek istiyorum: Bu dört ülkenin asgari ücret ortalamasına baktığımız zaman bunun bin 725 euro olduğunu görüyoruz. Bunun yüzde 50'sini aldığımız zaman Türkiye'de asgari ücretin en az 862 euro olması gerektiğini ve bunun da yaklaşık 45 bin lira civarında bir asgari ücrete denk geldiğini görüyoruz. Mevcut seviyelerle karşılaştırma yaptığımızda asgari ücretin en az yüzde 60 artırılması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu seviye temmuz ayı için geçerli olmalıdır ve asgari ücrete en az yüzde 60 zam yapılmalıdır.</p> <p>Türkiye'de kamunun belirleyici olduğu başka ücretler de var. Bunlar memur ücretleri, işçi emeklileri ve memur emeklileri ücretleridir. Dolayısıyla işçi ve memur emeklilerinin ücretlerinin de bu paralelde artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak talebimiz budur.' </p> <p>En düşük emekli maaşının ise 32 bin lira olması gerektiğini belirten Sarı, 'Öte yandan en alt seviyede gelir elde eden kesimler, yani en düşük emekli maaşı alanlar açısından, özellikle sosyal devlet uygulaması çerçevesinde hazinenin destekleriyle belirli bir seviyeye getirilen bir ücret söz konusu. Bu ücret biliyorsunuz 20 bin lira civarında. Türkiye'de 45 bin lira olarak belirlediğimiz asgari ücretin en az yüzde 70'ine denk gelecek şekilde, bütün ücretlerin bu yüzde 70 seviyesinin üzerine çıkarılmasını politik bir öneri olarak sunuyoruz. Bu demektir ki Türkiye'de en düşük emekli maaşının da en az yüzde 60 oranında artırılarak 32 bin lira seviyesine çıkarılmasını zorunlu görüyoruz' diye konuştu.</p> <p><strong>'ÇÖZÜM SÜRECİ NEDEN BU KADAR UZADI?'</strong></p> <p>Sarı, MYK toplantısında 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunulduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:</p> <p>'Bilindiği üzere yaklaşık bir yıl dokuz aydır Türkiye'nin gündemini meşgul eden bir süreçle karşı karşıyayız. Bu sürecin sonucunda, bildiğimiz üzere 5 Kasım 2025'te bir komisyon kuruldu. Bu komisyonda yaklaşık yedi aylık çalışma sonucunda 18 Şubat'ta bir rapor kamuoyuna sunuldu. Bu raporun kamuoyuna ve parlamentoya sunulmasının üzerinden yaklaşık dört aylık bir süre geçmiş olmasına rağmen, raporda neredeyse Türkiye'de oydaşma sağlanmış olmasına karşın, bu raporun gereklerinin yerine getirilmesi konusunda hiçbir ilerleme kaydedilmediğini görüyoruz. Dolayısıyla bu dört aylık süre içerisinde neden bir patinaj yapılıyor? Bu süreç neden bu kadar uzadı? Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak, ülkenin birliği, beraberliği ve kardeşliği konusunda her türlü katkıyı vermeye hazır bir parti olarak bunu soruyoruz. Bu süreç neden yavaş ilerliyor? Neden bu konuda patinaj yapılıyor? Bilmediğimiz bazı süreçler mi var? Varsa nelerdir? Bizler bu sürecin şeffaf şekilde sürdürülmesini istiyoruz.</p> <p><strong>'BU ŞARTTAN VAZ MI GEÇİLDİ?'</strong></p> <p>Sayın Bahçeli'nin açıklamalarıyla Sayın Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları ve AK Parti Sözcüsü Sayın Ömer Çelik'in açıklamaları arasında bir fark, bir tezat olduğunu da görüyoruz. Dolayısıyla buradan şunu da sormak isterim: Bu şarttan vaz mı geçilmiştir? Yani komisyon raporundaki tavsiyelere uygun olarak ve baştan beri kurgulanan sisteme uygun biçimde, PKK'nın tüm unsurlarıyla birlikte silah bıraktığının teyit edildiği bir mekanizma kurulup bunun sonuçları alındıktan sonra mı bir çerçeve yasa parlamentonun gündemine getirilecektir? Yoksa bu teyit edilmeden parlamentonun gündemine bir çerçeve yasa getirilip, daha sonra kamu organları tarafından silah bırakılıp bırakılmadığının denetlendiği bir durumla mı karşı karşıyayız? Dolayısıyla bu çelişkinin, bu farklı tutumun kamuoyu nezdinde tartışılması ve kamuoyuna açıklanmasının son derece önemli olduğunu düşünüyoruz.'</p> <p>Sarı, MYK'nın 26 il başkanının görevden alınmasına karar verildiğini açıklayarak, sözlerine şöyle devam etti:</p> <p>'Cumhuriyet Halk Partisi'nin il örgütleri, ilçe örgütleri, kadın kolları ve gençlik kollarının gelişen durum karşısındaki tutumlarına ilişkin genel bir değerlendirme yaptık ve bazı kararlar aldık. Bu kararları sizlerle paylaşmak isterim. Cumhuriyet Halk Partisi'nde bazı illerimizin il başkanlarının, il yöneticilerinin, yüksek disiplin kurulunun ve il disiplin kurulunun görevden alınmasına ilişkin kararlar alındı.</p> <p>Bu illeri sizlerle şimdi sırayla paylaşacağım: Ağrı ili ve aynı zamanda merkez ilçesi, Aksaray ili aynı şekilde, Amasya yine kapsam içindeki illerimizden biri, Batman, Bilecik, Bolu, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Düzce; aynı zamanda Akçakoca ilçesi ile birlikte, Eskişehir, Hakkâri, Iğdır, Kars, Kırıkkale, Manisa, Mardin, Muğla, Muş, Niğde ve merkez ilçesi ile birlikte; Nevşehir, yine Osmaniye ve merkez ilçesi ile birlikte; Samsun, Sivas ve Tunceli, aynı zamanda Sinop ilinde de sadece il başkanının görevden alınmasına ilişkin bir tasarrufta bulunulmuş oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'7 İL BAŞKANI HAKKINDA TEDBİRLİ VE KESİN ÇIKARMA UYGULAMASINA KARAR VERİLDİ'</strong></p> <p>Böylece 26 ilimizde böyle bir değerlendirme yapılmış oldu. Bunun dışında ilçelerimizde de birkaç karar var ancak bunlar çok ayrıntılı olduğu için sizinle paylaşmayacağım.</p> <p>Bunun dışında 7 il başkanımız hakkında tedbirli ve kesin çıkarma yönünde disiplin sürecinin uygulanmasına karar verilmiştir. Bu il başkanlarımız; Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzun, Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, Eskişehir İl Başkanı Talat Yıldız, Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya, Düzce İl Başkanı Özcan Dağıstanlı, Kars İl Başkanı Onur Ulaşdemir ve Tunceli İl Başkanı Berkay Gündoğan'dır.</p> <p>Bunlara ek olarak, 6 ilimizde de il başkanlarımıza yeni görevler verdik. Bugün itibarıyla atamaları tamamlanmış oldu. Bunlar; Batman ili için Yılmaz Özkanat, Çanakkale ili için Koray Akkılıç, Mardin ili için Mahmut Duyan, Osmaniye ili için Rıza Tekerek, Niğde ili için Tevfik Caymaz ve Tunceli ili için Kemal Özcan'dır.</p> <p>Özetle, 26 ilimizde bir görevden alma durumu söz konusudur. Bunlardan 7 tanesinde il başkanlarının disipline sevki söz konusudur. 6 ilimizde de, yani bu 26 ilin 6'sında, yeni görevlendirme yapılmıştır.'</p> <p><span style='font-weight: 400;'>Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı, '26 il dediniz. Bazı merkez ilçeleri de saydınız. Orada bir karışıklık mı var' sorusuna, '26 il, bazılarında merkez ilçeler. 26 ilin içinde bazı illerde hem il hem merkez ilçesi var. Partinin kurumsal kimliğine uygun olmayan iş, eylem ve davranışlar çerçevesinde bir değerlendirme yapıldı' yanıtını verdi.</span></p> <p><strong>'BUNLAR TÜRK SİYASETİNE UYGUN OLMAYAN TAKTİKLER'</strong></p> <p><span style='font-weight: 400;'>'Kemal Kılıçdaroğlu, sanatçı Kadir İnanır'ın cenaze törenine katılmıştı. Orada yuhalandığına dair iddialar ortaya atıldı. Tabii buna ilişkin açıklamalar da yapıldı, yalanlandı ama bunu nasıl değerlendirdiniz' sorusu üzerine Sarı, 'Bu tür montaj süreçlerini biliyorsunuz, 2023 seçimlerinden önce de yaşamıştık. Sayın Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili süreçte de kampanya süreci içinde de bunlara şahit olduk. Bunlar Türk siyasetinde uygun olmayan taktikler, doğru değil, bunu kınıyoruz. Gerçekler ile algılar arasında bir ilişki vardır. Elbette algı gerçektir ama desteklenmemiş algıların yaldızları bir müddet sonra dökülür. Gerçekler eninde sonunda ortaya çıkar. Dolayısıyla bu da böyle bir süreç. Bunu hep beraber yaşadık, gördük, yaşayacağız önümüzdeki günlerde de' diye konuştu. </span></p> <p><strong>'İKİ BAŞLILIĞI KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL'</strong></p> <p><span style='font-weight: 400;'>'İhraç ettiğiniz bazı il başkanlarının ofis kurmasına ilişkin ne düşünüyorsunuz' sorusuna Sarı,  'Hiçbir kurum iki başlı biçimde yönetilemez. Sadece siyasi parti için söyleyemiyoruz bütün kurumlar için böyledir. İki başlılık mümkün olmayan bir şeydir. CHP'de de asla kabul edilecek bir şey değildir. Cumhuriyet Halk Partisi'nde bazı arkadaşlarımızın farklı siyasal yolculukları olabilir. Bununla ilgili ipuçlarını görüyoruz. Paralel il binaları, paralel ilçe binaları, paralel başka örgütlenmeler gibi... Bunların farklı bir siyasete, farklı bir siyasal yolculuğa altyapı oluşturmak üzere yapılmış işlemler olduğunu değerlendiriyoruz. Ama iki başlılığı kabul etmemiz mümkün değil. Paralel bir yapıyı da kabul etmemiz mümkün değil. Önümüzdeki günlerde tarafımızdan yapılacak değerlendirmeler de olacak' yanıtını verdi.</span></p> <p><span style='font-weight: 400;'>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin bir soru üzerine,  'Komisyon raporuda var. Komisyon raporunu bağlıyız. Orada bir şart var. Şartta diyor ki 'terör örgütünün tüm unsurlarıyla beraber silah bıraktığının ve tasfiye edildiğinin teyidiyle' diyor. Bunun da yetkili makamlar tarafından yapılacağı açık Türkiye'de. Ondan sonra da bir yasal çerçeveden bahsediliyor. Münferit, tek ve bir çerçevesi olan bir yasal düzenlemeden bahsediliyor. Bir çerçeve yasa gibi sadece bu konuya özgü bir yasa gibi. Dolayısıyla biz bu sıralamaya uygun bir biçimde hareket edilmesini öneriyoruz, düşüncemiz de bu. Son dönemde bu konuda bir kafa karışıklığı olduğunu görüyoruz. Yetkili makamların bu teyit işlemini gerçekleştirdikten sonra bir sonraki aşamaya geçmenin daha sağlıklı, doğru ve uygunabilir olduğunu düşünüyoruz' dedi.</span></p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-sari-26-il-baskani-gorevden-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:44:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/chp-sozcusu-sari-26-il-baskani-gorevden-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="95461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den şehit olan Çavuş Abdurrahman Hilal için taziye mesajı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-sehit-olan-cavus-abdurrahman-hilal-icin-taziye-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-sehit-olan-cavus-abdurrahman-hilal-icin-taziye-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel,  Pençe-Kilit Operasyon Bölgesi'nde meydana gelen kazada şehit olan Çavuş Abdurrahman Hilal'in ailesine başsağlığı diledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Grup Başkanı Özgür Özel,  Pençe-Kilit Operasyon Bölgesi'nde meydana gelen kazada şehit olan Çavuş Abdurrahman Hilal'in ailesine başsağlığı diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Pençe Kilit Harekatı bölgesinde meydana gelen kazada yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede şehit olan kahraman askerimiz Abdurrahman Hilal'e Allah'tan rahmet; ailesine, silah arkadaşlarına ve milletimize başsağlığı ve sabır diliyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-sehit-olan-cavus-abdurrahman-hilal-icin-taziye-mesaji</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:34:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ozgur-ozelden-sehit-olan-cavus-abdurrahman-hilal-icin-taziye-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="42597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan iktidara NATO Zirvesi tepkisi: Ankara'da ortaya çıkan tablo, iktidarın kendi halkına duyduğu güvensizliği bir kez daha ortaya koydu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/imamoglundan-iktidara-nato-zirvesi-tepkisi-ankarada-ortaya-cikan-tablo-iktidarin-kendi-halkina-duydugu-guvensizligi-bir-kez-daha-ortaya-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/imamoglundan-iktidara-nato-zirvesi-tepkisi-ankarada-ortaya-cikan-tablo-iktidarin-kendi-halkina-duydugu-guvensizligi-bir-kez-daha-ortaya-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, Ankara'da düzenlenecek olan NATO Zirvesi öncesi alınan tedbirler nedeniyle iktidara tepki göstererek, 'NATO Zirvesi öncesinde Ankara'da ortaya çıkan tablo, iktidarın kendi halkına duyduğu güvensizliği bir kez daha ortaya koydu' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)-</strong> Tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, Ankara'da düzenlenecek olan NATO Zirvesi öncesi alınan tedbirler nedeniyle iktidara tepki göstererek, 'NATO Zirvesi öncesinde Ankara'da ortaya çıkan tablo, iktidarın kendi halkına duyduğu güvensizliği bir kez daha ortaya koydu' dedi. </p> <p>Tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleşecek NATO Zirvesi öncesinde alınan tedbirler nedeniyle iktidara tepki gösterdi. İmamoğlu, 'Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi' isimli sosyal medya hesabından yaptığı konuya ilişkin açıklamada şu ifadeleri kullandı: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'NATO Zirvesi öncesinde Ankara'da ortaya çıkan tablo, iktidarın kendi halkına duyduğu güvensizliği bir kez daha ortaya koydu.<br /> <br />Kendine güvenen bir hükümet, ülkesini ve halkını misafirlerinden saklamaya çalışmaz. Gazeteciden ve ifade özgürlüğünden çekinmez. Vatandaşından utanmaz. Yurttaşını tehdit gibi görmez. Şehrin olağan hayatını askıya alarak itibar kazanacağını aklından bile geçirmez. <br /> <br />Zirve öncesinde gözünün üstünde kaşın var denilerek gözaltına alınan yüzlerce kişi, akreditasyonu engellenen gazeteciler, olağanüstü güvenlik önlemleriyle günlük hayatından koparılan bir başkent: Erdoğan'ın ülkemize reva gördüğü tablo budur.<br /> <br />Türkiye'nin panellerin veya kapalı yolların arkasında gizlenecek, utanılacak bir görüntüsü yoktur. Asıl utanılacak olan iktidarın yok ettiği kurumlar, bitirmeye ant içtiği demokratik birikim, yurttaşlara reva görülen antidemokratik uygulamalar ve artık arşa varan hukuksuzluklardır. Bunları da panellerle kapatamazsınız. İtibar demokratik ve özgür bir toplumla kazanılır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/imamoglundan-iktidara-nato-zirvesi-tepkisi-ankarada-ortaya-cikan-tablo-iktidarin-kendi-halkina-duydugu-guvensizligi-bir-kez-daha-ortaya-koydu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:31:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/imamoglundan-iktidara-nato-zirvesi-tepkisi-ankarada-ortaya-cikan-tablo-iktidarin-kendi-halkina-duydugu-guvensizligi-bir-kez-daha-ortaya-koydu.png" type="image/jpeg" length="55666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çiğli Belediyesinden iddialara yanıt: Arkasında duramayacağımız tek adımımız yoktur]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cigli-belediyesinden-iddialara-yanit-arkasinda-duramayacagimiz-tek-adimimiz-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cigli-belediyesinden-iddialara-yanit-arkasinda-duramayacagimiz-tek-adimimiz-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çiğli Belediyesi, kooperatif süreci ve Kaklıç Mahallesi'ndeki depo ruhsatına ilişkin iddialara yönelik yaptığı yazılı açıklamada, tüm işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek, kamu zararının tahsili için hukuki sürecin devam ettiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Çiğli Belediyesi, kooperatif süreci ve Kaklıç Mahallesi'ndeki depo ruhsatına ilişkin iddialara yönelik yaptığı yazılı açıklamada, tüm işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek, kamu zararının tahsili için hukuki sürecin devam ettiğini bildirdi.</p> <p>Çiğli Belediyesi, bazı basın organlarında yer alan kooperatif süreci ve Kaklıç Mahallesi'ndeki depo ruhsatına ilişkin haberlere yönelik yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, yıllardır devam eden kooperatif sorununa kamu yararı gözetilerek çözüm odaklı yaklaşıldığı, kamu zararının giderilmesi amacıyla yargıya başvurulduğu, depo ruhsatına ilişkin işlemlerin ise ilgili yasa ve yönetmelikler doğrultusunda yürütüldüğü ifade edildi.</p> <p>'Arkasında duramayacağımız tek adımımız yoktur' başlıklı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bazı basın organlarında çıkan 'Kooperatif ve Depo Ruhsatı' konulu haberlere ilişkin bir açıklama yapma ihtiyacı doğmuştur. Onlarca yıldır kooperatif davası olarak anılan ve biz göreve geldikten sonra köklü çözüm bulmak üzere büyük mücadele verdiğimiz mesele; 1992 yılından bugüne uzanmaktadır ve bir kangren haline gelmiştir. Bugün, haberlere konu olan iddialar, herkes bilmelidir ki yeni ortaya çıkan gelişmelerden kaynaklı değildir. Tüm iddiaların aksine; göreve geldiğimizden bu yana, kambur haline gelen bu konuya ilişkin olarak; kamu yararı gözetilerek, meclis kararları, idari ve teknik süreçler dâhil olmak üzere çözüm odaklı bir süreç işletilmektedir.</p> <p>Mücadelemiz; 34 yıllık sorunu çözmek için: Haberlerde yer verilen soruşturma izni ise, önceki süreçten farklı olarak; kamu zararının tahsil edilmemesine ilişkin iddiaları içermektedir. Ancak; vurgulamak ve altını çizmek gerekir ki; soruşturma süreci öncesinde, Belediyemiz tarafından gerekli hukuki süreç başlatılmış ve kamu zararının giderilmesine yönelik yargıya başvurulmuştur. Öte yandan; 1998 yılında Belediyemiz ile kooperatif arasında imzalanan sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle, tazminat başta olmak üzere; mahrum kalınan kira gelirleri ve diğer tüm zararların tazmini istemiyle idaremiz tarafından dava açılmıştır ve süreç devam etmektedir.</p> <p>Hiçbir usulsüzlüğe geçit vermedik, vermeyeceğiz. Kaklıç Mahallemizde bulunan; 185 parseldeki yapı için verilen depo ruhsatı ile ilgili işlemler ise tümüyle ilgili yasa ve yönetmeliklere dayanmaktadır. Söz konusu işyeri, yapı ruhsatını geçtiğimiz dönem, 23.11.2022 tarihinde almıştır. Yine 02.08.2022 tarihinde alınan İl Tarım Müdürlüğü görüşü de deponun tarım arazisi üzerine yapılabileceğini desteklemiştir. Bizim dönemimizde ise, söz konusu işyeri, ruhsat başvurusu yapmış; ilgili yönetmeliğe dayanarak kendilerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmiştir. Ardından; süresi içinde yapılan inceleme ve denetimlerimizde eksikler tespit edilmiş ve ruhsatları iptal edilmiştir.</p> <p>İşletme, idari cezanın yanı sıra; 24 Milyon TL para cezası ile birlikte mühür işlemi uygulanarak, faaliyetten men edilmiştir ve 1,5 yıldır kapalıdır. Tüm iş ve işlemler, kamu yararı ile yasalar temelli ilerletilmiştir. 31 Mart 2024 tarihinden bu yana; ilçemizin yerel yönetimini üstlendiğimiz ilk andan itibaren; dönemi, sorumlusu ve kaynağı kim ve ne olursa olsun; çözüm odaklı yaklaşımımız devam etmiştir. Kamuoyu bilmelidir ki; Çiğli Belediyesi olarak; tüm hizmet ve uygulamalarımız tartışmasız biçimde yasalar çerçevesindedir, halkın yararınadır ve veremeyeceğimiz hiçbir hesap yoktur. Çiğli Belediyesi olarak kamu kaynaklarının korunması, belediyemizin hak ve menfaatlerinin eksiksiz şekilde savunulması ve oluşan kamu zararının tahsili amacıyla gerekli tüm hukuki süreçler kararlılıkla yürütülmektedir.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cigli-belediyesinden-iddialara-yanit-arkasinda-duramayacagimiz-tek-adimimiz-yoktur</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:23:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/cigli-belediyesinden-iddialara-yanit-arkasinda-duramayacagimiz-tek-adimimiz-yoktur.jpg" type="image/jpeg" length="88667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu... CHP'li Günaydın'dan iktidara NATO eleştirisi: Parayı yoksulluğu gizlemek için değil, yoksulluğu bitirmek için harcayın]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-chpli-gunaydindan-iktidara-nato-elestirisi-parayi-yoksullugu-gizlemek-icin-degil-yoksullugu-bitirmek-icin-harcayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-chpli-gunaydindan-iktidara-nato-elestirisi-parayi-yoksullugu-gizlemek-icin-degil-yoksullugu-bitirmek-icin-harcayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde alınan önlemleri eleştirerek, 'Parayı yoksulluğu gizlemek için değil, yoksulluğu bitirmek için harcayın' dedi. NATO Zirvesi nedeniyle TBMM'nin çalışmalarına ara verilmesini eleştiren Günaydın, yoksul mahallelerin açık hava panolarıyla kapatılmasına harcanan kaynağın yurttaşların yaşam koşullarını iyileştirmek için kullanılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde alınan önlemleri eleştirerek, 'Parayı yoksulluğu gizlemek için değil, yoksulluğu bitirmek için harcayın' dedi. NATO Zirvesi nedeniyle TBMM'nin çalışmalarına ara verilmesini eleştiren Günaydın, yoksul mahallelerin açık hava panolarıyla kapatılmasına harcanan kaynağın yurttaşların yaşam koşullarını iyileştirmek için kullanılması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Bingöl, siyasi partilerin grup başkanvekillerinin söz taleplerini yerine getirdi.</p> <p>CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, NATO Zirvesi öncesinde Ankara'da alınan güvenlik tedbirlerinin olağan sınırları aştığını savundu. Zirve nedeniyle başkentte yaşamın durma noktasına getirildiğini öne süren Günaydın, 'Meclis kapalı. NATO toplantısıyla Meclis'in ne sorunu var ki? Meclis çalışmaya, yasama ve denetim faaliyetini yürütmeye niye devam edemiyor?' diye sordu.</p> <p>Zirve hazırlıkları kapsamında yoksul mahallelerin açık hava panolarıyla kapatıldığını ve bu uygulama için 12 milyar lira harcandığını savunan Günaydın, 'Keşke bu harcadığınız parayı yoksulluğu gizlemek için değil de o mahalleleri yoksulluktan kurtarmak için harcasaydınız' dedi. Bazı medya kuruluşlarının zirveyi takip edemeyeceğini belirterek buna da tepki gösteren Günaydın, 'Bu basın organlarıyla derdiniz ne?' ifadelerini kullandı.</p> <p>Günaydın, NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaları da eleştirerek, TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer ile akademisyen Emel Memiş'in tutuklanmasına tepki gösterdi. Tutuklamaların olası protestoları engellemeye yönelik olduğunu savunan Günaydın, 'Önleyici kolluk tedbiri diye açıklamaya çalışıyorsunuz. Oysa hürriyeti bağlayıcı cezayı önleyici kolluk tedbiri olarak açıklamaya yelteniyorsunuz' diye konuştu.</p> <p>Türkiye'nin savunma kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Günaydın, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine uzun süredir yeni savaş uçağı girmediğini, F-35 programından çıkıldığını ve Eurofighter tedarikinin gerçekleşmediğini belirtti. Ulusal güvenliğin hamasetle değil akılcı planlama ve doğru kaynak kullanımıyla sağlanacağını ifade eden Günaydın, 'Türk Silahlı Kuvvetleri elbette ulusal güvenliğimiz açısından onurumuzdur. Kuvvetli bir orduya bu coğrafyada herkesin ihtiyacı vardır ancak ulusal güvenlik hamasetle değil, akılcı planlamalarla olur' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-chpli-gunaydindan-iktidara-nato-elestirisi-parayi-yoksullugu-gizlemek-icin-degil-yoksullugu-bitirmek-icin-harcayin</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:18:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tbmm-genel-kurulu-chpli-gunaydindan-iktidara-nato-elestirisi-parayi-yoksullugu-gizlemek-icin-degil-yoksullugu-bitirmek-icin-harcayin.png" type="image/jpeg" length="72471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir, uluslararası eğitim zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-uluslararasi-egitim-zirvesine-ev-sahipligi-yapmaya-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-uluslararasi-egitim-zirvesine-ev-sahipligi-yapmaya-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde 2-5 Temmuz'da Tarihi Havagazı Fabrikası'nda 14'üncü Uluslararası Eleştirel Eğitim Konferansı (ICCE 2026) düzenlenecek. 'Otoriter Zamanlarda Sınıfı Yeniden Kurgulamak' temasıyla gerçekleştirilecek konferans, dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenleri, eğitimcileri ve araştırmacıları İzmir'de buluşturacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) - </strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde 2-5 Temmuz'da Tarihi Havagazı Fabrikası'nda 14'üncü Uluslararası Eleştirel Eğitim Konferansı (ICCE 2026) düzenlenecek. 'Otoriter Zamanlarda Sınıfı Yeniden Kurgulamak' temasıyla gerçekleştirilecek konferans, dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenleri, eğitimcileri ve araştırmacıları İzmir'de buluşturacak.</p> <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası Sanat Kafe'de 2-5 Temmuz'da 14'üncü Uluslararası Eleştirel Eğitim Konferansı (ICCE 2026) düzenlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Otoriter Zamanlarda Sınıfı Yeniden Kurgulamak' temalı konferansa yurt içi ve yurt dışından çok sayıda konuk katılacak. Uluslararası bir ağ olan International Conference on Critical Education (ICCE) tarafından gerçekleştirilen konferansta akademisyenler, eğitimciler, araştırmacılar, sendika temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bir araya gelecek. Alanında uzman isimler, eğitim alanında yaşanan güncel sorunları eleştirel bir bakış açısıyla ele alacak.</p> <p>Konferans programı her gün 10.00-20.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıntılı programa https://icce2026izmir.com adresinden ulaşılabilir.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-uluslararasi-egitim-zirvesine-ev-sahipligi-yapmaya-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:17:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/izmir-uluslararasi-egitim-zirvesine-ev-sahipligi-yapmaya-hazirlaniyor.png" type="image/jpeg" length="15439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremde yıkılan Bad-ı Saba Konutları davasında yeniden bilirkişi raporu alınacak]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-bad-i-saba-konutlari-davasinda-yeniden-bilirkisi-raporu-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/depremde-yikilan-bad-i-saba-konutlari-davasinda-yeniden-bilirkisi-raporu-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde 42 kişinin yaşamını yitirdiği Bad-ı Saba Konutları davasında, kamu görevlisi sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Depremde ailesini kaybeden Nuri Gülçin, 'Sadece bu kamu görevlileri değil, binayı 15 kata çıkaranlar, özellikle belediye başkanlarının davaya dahil edilmesini ve yargılanmasını talep ediyorum' dedi. Mahkeme heyeti, tüm sanıklar yönünden yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesine hükmederek duruşmayı 1 Ekim'e erteledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde 42 kişinin yaşamını yitirdiği Bad-ı Saba Konutları davasında, kamu görevlisi sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Depremde ailesini kaybeden Nuri Gülçin, 'Sadece bu kamu görevlileri değil, binayı 15 kata çıkaranlar, özellikle belediye başkanlarının davaya dahil edilmesini ve yargılanmasını talep ediyorum' dedi. Mahkeme heyeti, tüm sanıklar yönünden yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesine hükmederek duruşmayı 1 Ekim'e erteledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesi Güneşevler Mahallesi'nde bulunan Bad-ı Saba Konutları A Blok'unun 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 42 kişi hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı.</p> <p>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasına ilişkin önce müteahhit, statik proje müellifi ve şantiye şefi Şahin Avşaroğlu ile ortağı İsmail Avşaroğlu, mimari proje müellifi Hülya Kaptanoğlu, şantiye şefleri Ömer Faruk Tatarlı ve Ali Enes Çakallıoğlu, zemin etüt raporu müellifi Lutfi Varol, yapı denetim firması yetkilisi Ahmet Fatih Tekerek, statik proje uygulama ve denetçisi Hamit Kocabaş, mimari proje ve uygulama denetçileri Hasan Tümer ile Alper Ömer Doğan hakkında; ardından Dulkadiroğlu Belediyesi'nde İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Arzu Özaydın ile İmar ve Şehircilik Müdür Yardımcısı Serap Binici hakkında 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. İki dosyanın birleştirilmesine karar verildi.</p> <p>Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, depremde yakınlarını kaybedenler, tutuklu sanık Şahin Avşaroğlu, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.</p> <p><strong>'RUHSAT İŞLEMLERİ YÜRÜRLÜKTEKİ MEVZUATA GÖRE YAPILDI'</strong></p> <p>Mahkeme Başkanı, haklarında dava açılan 2 kamu görevlisine ilişkin dosyanın ana dava dosyasıyla birleştirildiğini belirterek, sanıklara savunma yapmaları için söz verdi. Sanık Arzu Özaydın, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek imar mevzuatı kapsamında rutin işlemleri yerine getirdiklerini, ruhsat işlemlerinin yürürlükteki mevzuata göre yapıldığını savundu ve beraatini talep etti.</p> <p><strong>'KAT ARTIŞIYLA İLGİLİ HERHANGİ BİR İMZAM YOK'</strong></p> <p>Sanık Serap Binici ise Dulkadiroğlu Belediyesinde idareci olarak görev yaptığını, zemin etüt raporunda idareci sıfatıyla imzasının bulunduğunu ifade etti. Kat artışıyla ilgili herhangi bir imzasının bulunmadığını öne süren Binici, bina yıkımıyla ilgili sorumluluğunun olmadığını savunarak, beraatini istedi.</p> <p><strong>'BİNAYI 15 KATA ÇIKARMAYA İZİN VERENLER DAVAYA DAHİL EDİLMELİ'</strong></p> <p>Depremde 3 çocuğu ile annesini kaybeden Nuri Gülçin, 'Sadece bu kamu görevlileri değil, binayı 15 kata çıkaranlar, özellikle belediye başkanlarının davaya dahil edilmesini ve yargılanmasını talep ediyorum' dedi.</p> <p>Diğer müştekiler de sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Bir müşteki, 'Kamu görevlisi sanıklar sadece idari anlamda imza attıklarını söylediler. Ben öğretmenim; okul müdürünün bizim üzerimizdeki sorumluluğundan kaçması gibi bir durum söz konusudur' diye konuştu.</p> <p><strong>YENİDEN BİLİRKİŞİ RAPORU ALINACAK</strong></p> <p>Tutuklu sanık Şahin Avşaroğlu da önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek, binaya ilişkin daha uzman kişilerden rapor alınmasını talep etti, diğer sanıklar da önceki savunmalarını tekrar ettiklerini beyan etti.</p> <p>Mahkeme heyeti, tüm sanıklar yönünden yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesine, tutuksuz sanıklar ile tutuklu sanık Avşaroğlu'nun mevcut durumlarının devamına karar vererek, duruşmayı 1 Ekim'e erteledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Kahramanmaraş</category>
      <guid>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-bad-i-saba-konutlari-davasinda-yeniden-bilirkisi-raporu-alinacak</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:16:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/depremde-yikilan-bad-i-saba-konutlari-davasinda-yeniden-bilirkisi-raporu-alinacak.jpg" type="image/jpeg" length="48017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu... DEM Parti ve İYİ Parti arasında miting tartışması]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-dem-parti-ve-iyi-parti-arasinda-miting-tartismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-dem-parti-ve-iyi-parti-arasinda-miting-tartismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda, NATO Zirvesi, 'Terörsüz Türkiye' süreci ve emekli aylıkları tartışıldı. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ile İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz arasında 'Öcalan'a özgürlük' mitingi nedeniyle tartışma yaşandı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>TBMM Genel Kurulu'nda, NATO Zirvesi, 'Terörsüz Türkiye' süreci ve emekli aylıkları tartışıldı. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ile İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz arasında 'Öcalan'a özgürlük' mitingi nedeniyle tartışma yaşandı. </p> <p>TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Bingöl, siyasi partilerin grup başkan vekillerinin söz taleplerini yerine getirdi.</p> <p>Yeni Yol Partisi adına söz isteyen Grup Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, siyaset kurumunun her geçen gün etkisiz hale getirilmeye çalışıldığı bir süreçten geçtiğini belirterek, 'TBMM'nin, yasama organının, milletvekillerinin de her geçen gün karar süreçlerinin dışına çıkarılarak sadece şeklen burada yasama faaliyeti yapmalarını temin etmeye dönük bir kısım düzenlemelerle karşı karşıyayız' dedi.</p> <p><strong>'BİRİLERİ EMREDECEK, TBMM YAPACAK'</strong></p> <p>NATO Zirvesi'ne ilişkin eleştirilerini sıralayan Kaya, 'TBMM olarak biz, bu kadar önemli bir NATO zirvesinin olduğu hafta burada çalışmamayı tercih ettik, onu bir tarafa bırakıyorum. 'Bu NATO toplantısında neler konuşulacak, Türkiye olarak yaklaşımlarımız nedir?' şeklinde TBMM'yi bilgilendirmekten bile imtina eden bir yürütme organına bütün her şeyi teslim etmeyi, yine bir yasama faaliyeti olarak görüyoruz. Nerede denetim görevi? Savaşa dahi karar verecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu kadar kritik konularda NATO'yla ilgili kritik kararların alındığı bir süreçte bu işin neresinde TBMM? Bunu da soramadan geçemiyorum doğrusu. TBMM bugün neyi konuşmalıydı? Emeklilerin en düşük emekli aylığı ne kadar olacak, zam oranı ne kadar olacak şeklinde muhtemelen bir düzenleme yapılacak. Neyi bekliyor iktidar? 5 Temmuz'da enflasyon açıklanacak, ondan sonra otomat gibi TÜİK'in açıkladığı oranda en düşük emekli maaşını belirlemek üzere bir oran TBMM'ye tebliğ edilecek; biz de noktasına virgülüne dokunmadan, 1 lira dahi artırıp eksiltmeden o belirlenen en düşük emekli maaşını burada kabul etmiş olacağız ve kim bu yasayı yapmış olacak? Milletvekilleri. Birileri emredecek, TBMM yapacak hatta emretmeyi bırakın, birileri otomatiğe bağlayacak, Meclis de kendisine otomatik olarak belirlenen o oranın üzerine çıkacak bir iradeyi dahi ortaya koyamayacak; bunu kabul etmek mümkün değil' diye konuştu.</p> <p><strong>'TERÖR HÜKÜMLÜSÜNE ÖZGÜRLÜK MİTİNGİ NASIL YAPILABİLİR?'</strong></p> <p>İYİ Parti Grup Başkan Vekili ve Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, partisinin haftasonu Ankara'da yaptığı mitinge katılan yurttaşlara teşekür etti.  DEM Parti tarafından yapılan mitinge yönelik eleştirilerini sıralayan Poyraz, şöyle konuştu:</p> <p>'Tarih 25 Aralık 1991, yer Bakırköy İstanbul; size resimler okumak istiyorum. İnsan hafızasının en büyük kusuru unutkanlığı olduğu için bu isimleri hatırlatıyorum ve rahmetle anıyorum: Ahmet Çetinkaya, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucularından Sayın Necati Çetinkaya'nın yeğen, Hasan Dervişoğlu, Merve Gül Bakkal, 2 yaşındaki bir evladımız Sezer Bakkal, Merve Gül'ün annesi Hatice Çelik, Habibe Çelik, Zübeyde Nadir, Şadiye Nadir, Rezzan Seda Kızılkırmızı, Süheyla Kızılkırmızı, Yaver Ağabeyli, Şengül Aras. Bu saydığım isimlerin nereli oldukları, Türk mü, Kürt mü oldukları; Alevi mi, Sünni mi oldukları yani ne oldukları gözetilmeden hepsi katledildi. Bu katliamın sorumlusu PKK terör örgütü yöneticisi Çetin Arkaş geçtiğimiz sene, 2 Temmuz'da tahliye edildi. Önceki açılım sürecinde şu anki hâlâ devam eden terör hükümlüsü Abdullah Öcalan'ın sekretaryasında da görev aldı; bakın, her şey dejavu gibi. Ağır hasta olduğu iddiasıyla tahliyesine dair çağrılar yapılan Çetin Arkaş isimli cani hafta sonu yapılan Öcalan'a özgürlük mitinginde sahneye çıkıp konuştu: 'Dönüp dolaşıp pişmanlık yasasına gelecekseniz dönüp bize bakın, meydanındaki on binlere bakın, bizde pişman olmuş bir hal var mı?' dedi. 'Bu meydanda evladım pişman olarak gelsin, pişman olsun; onu evlat olarak kabul eden var mı?' diye sordu.</p> <p>Şimdi, burası parlamento ve ben büyük Türk milletinin oylarıyla seçilmiş bir milletvekiliyim; buradan bu ülkenin seçilmiş Sayın Cumhurbaşkanı'na, Meclis Başkanı'na, İçişleri Bakanı'na soruyorum; Adalet Bakanı'na, Millî Savunma Bakanı'na, bu Meclis'teki Adalet Komisyonu, Millî Savunma Komisyonu, İçişleri Komisyonu Başkanlarına soruyorum; hadi bunlar siyasi, geçtim, kafalarını kuma gömebilirler; göreve başlarken ettikleri yemin aşkına Türk milleti adına, şehit silah arkadaşlarının aziz hatıraları adına Emniyet Genel Müdürü'ne soruyorum, Emniyet Genel Müdür Yardımcılarına soruyorum; İstihbarat, Terör, Özel Harekat İstihbarat Başkanlarına soruyorum; Genelkurmay Başkanı'na soruyorum, Kuvvet Komutanlarına soruyorum, kahraman polis teşkilatına, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne soruyorum; her halta, belki bu konuşmama bile soruşturma açacak savcılara soruyorum, bir insan evladı çıkıp da cevap versin bana: Şehit kanıyla sulanmış bu aziz vatanda, bu topraklarda Türkiye Cumhuriyeti devletini ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak için kurulmuş PKK terör örgütünü kuran, yöneten, hala yöneten ve infaz emirleri vermiş terör hükümlüsüne özgürlük mitingi nasıl yapılabilir? Birinci sorum bu. İki, bir katil, bir cani terör örgütü yöneticisi bu cümleleri nasıl sarf edebilir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'ATIN ÜZERİNİZDEKİ ÖLÜ TOPRAĞINI'</strong></p> <p>Şimdi buradan sesleniyorum, milletvekilliğinin ardına sığınmadan, lafı eğip bükmeden, uzatmadan muhtaç olduğu kudret damarlarındaki asil kanda olan bir cumhuriyet yurttaşı sorumluluğuyla soruyorum ve sesleniyorum, isminin önünde Türkiye Cumhuriyeti devletinin cumhuriyet savcısı olan her bir meslektaşıma sesleniyorum: Atın üzerinizdeki ölü topraklarını. Peygamber postunda oturan Türk hakimlerine sesleniyorum: Mahkemeler kadıya mülk değil, ettikleri yeminlere sadık kalsınlar. Hepinizin mi yerini değiştirebilecekler, hepinizle mi ilgili soruşturma açacaklar? Sanki yer ve yetki teminatınız varmış gibi kafanızı kuma gömmeyin, bunun gereğini yapın; ettiğiniz yeminden ve vicdanlarınızdan başka hiç kimseden talimat almayın. Bu terörsüz Türkiye falan değil, bu bir devlet projesi falan da değil; bu ihanet, bu cüret ve bu gaflettir. Kürtleri kalkan yapmaktan utanmayan, Kürt'e değil teröriste hak talep edilen bu hainlere, bu haysiyetsiz, arsız katillere ya sizler oturduğunuz koltukların, kuşandığınız yetkilerin gereğini yapacaksınız ya da büyük Türk milleti meşru müdafaa hakkını kullanacaktır. Bu artık kontrolden çıkmış bir delilik hâlidir; devlete, millete zarar vermektedir ve cumhuriyetimizi ateşe atmaktadır'</p> <p><strong>'EMPERYALİSTLERİN JANDARMASI NATO ANKARA'YA GELİYOR'</strong></p> <p>DEM Parti Grup Başkan Vekili ve Muş Milletvekili Sezai Temelli de NATO Zirvesi kapsamında Ankara'da alınan önlemler ve tutuklamalar hakkında konuştu. Temelli, şunları kaydetti:</p> <p>'İsrail'in Gazze saldırısından bu senenin başına kadar, hatta birkaç ay öncesine kadar bu Meclis'te en çok kullanılan sözcüklerden biri tutanaklara bakıldığında görülebilir, 'emperyalizm' sözcüsüydü. Antiemperyalist bir Meclis havamız vardı, neredeyse herkes emperyalizme karşı söz alıp konuşuyordu ve biz o kadar çok emperyalizme karşı söz kurmuşuz ki kapitalist sistemin, emperyalistlerin jandarması NATO Ankara'ya geliyor. Hem de ne gelmek, öyle böyle gelmiyor. Dolayısıyla da NATO geliyor, Meclis kapanıyor; NATO geliyor, neredeyse Ankara kapanıyor. NATO geliyor diye 12 milyar lira çevre düzenlemesine para aktarılıyor. NATO geliyor diye yollar yapılıyor, her şeye hazırlık, parklar kapanıyor ama 'Bu 12 milyar lirayı emekliye verelim' deseniz, burada 'Bütçe yok' diye sabah akşam ağlayanlar NATO'nun gözünü boyamak için adeta Şimşek'e yoksulluğun fotoğrafını çizdiriyorlar. Ne yapıyor Şimşek? 12 milyar lirayı harcıyor, yoksul mahallelerinin önünü kapatıp önüne manzaralar yerleştiriyor. Halkın kaynağını, parasını işte böyle harcıyorsunuz. Hem de kim için? Emperyalistler için, onun jandarma örgütü için harcıyorsunuz. Ne oldu, bir anda NATO'ya bu güzellemeler başladı. NATO bir manevra mı yaptı? Bir savaş örgütü olmaktan vaz mı geçti? Orta Doğu'ya barış getirmek için mi geliyor? NATO ne için geliyor? NATO yeni roller vermek için geliyor. Oysa kimsenin bize rol vermesine gerek yok. Biz kendi barışımızı, geleceğimizi hep birlikte burada var etmeliyiz ama biz bundan o kadar uzağız ki... On beş aydır bir süreç yürüyor, bu sürece kimsenin gerçek anlamda, samimi anlamda destek vermediğini görüyoruz; bırakın destek vermeyi, âdeta süreç yürümesin diye bir hamasetin, bir dilin, bir şiddet dilinin burada hâkim olduğunu görüyoruz. Oysa esas şiddet işte gelendedir, esas şiddet Orta Doğu'da halkları birbirine kırdırandadır, esas şiddet bu ülkeye bunu dayatandadır.</p> <p><strong>'BUGÜN BARIŞA KAVUŞMA GÜNÜDÜR'</strong></p> <p>Oysa biz hala geçmişin bilançolarıyla, geçmişin vakalarıyla bu siyaseti burada var etmeye çalışıyoruz. Hayır, biz barışmalıyız, barışa ihtiyacımız var. Biz barışamadığımız için NATO geliyor, biz barışamadığımız için bize bu gömleği biçiyorlar. Biz bu barışı var etmeye çalışıyoruz. O yüzden, Sayın Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te atmış olduğu adım çok kıymetli bir adımdır, emperyalizme karşı bir adımdır, halkların barışı için atılmış bir adımdır, bir hukuk devletini var edelim diye, demokrasiyi var edelim diye atılmış bir adımdır. Hep birlikte yapalım diye ortak vatanda bir demokratik cumhuriyetin arayışıdır. Şimdi, siz buna karşı çıkacaksınız, şimdi hala geçmişin acıları üzerinden siyaseti var etmeye çalışacaksınız, sonra da hukukçu olarak hakimlere, savcılara talimat vereceksiniz; yok öyle bir şey. Hukukçuysanız hukuk devletini savunursunuz, hukukçuysanız barışı savunursunuz. Gereğini işte tam da siyaset olarak burada yaparsınız, müzakereyle yaparsınız. Müzakereyi ortadan kaldırarak, insanları suçlayarak, geçmişin acılarını yeniden yeniden kanırtarak hiçbir yere varamayız. Bugün, gerçekten barışa kavuşma ve barışma günüdür, gereğini yapma günüdür çünkü burası hepimizin ortak vatanıdır ve burada o huzuru, barışı hep birlikte inşa etmeliyiz.'</p> <p><strong>TEMELLİ VE POYRAZ ARASINDA GERGİNLİK</strong></p> <p>Temelli'nin konuşmasının ardından söz alan İYİ Partili Poyraz, 'Hemen konuşmasının içerisinde de emperyalizme olan duruşunu ifade etti. Şimdi, 'emperyalizme olan duruş' deyince aklıma benim şey geliyor, yani yanlışsam beni düzeltsinler. PKK terör örgütü, PYD, YPG, SDG neyse; bu 3 harfli bütün terör örgütlerinin silahını, ekipmanını temin eden Amerika Birleşik Devletleri. Sanıyorum onların da kutsadıkları, her konuşmalarında referans aldıkları, İmralı'da şu an terör hükümlüsü olan Abdullah Öcalan'ın kurduğu örgüt PKK dolayısıyla bunun alt kolları bu diğerleri; bunların silahını, parasını, her şeyini tedarik eden bu emperyal güçler. Şimdi, bu emperyal güçler bunların, bu terör örgütlerinin silahını, parasını, lojistiğini sağlayacaklar; bu terör örgütlerine terör değil, 'özgürlük savaşçısı' deme cüretini gösteren, bu örgütü kuran, yöneten, infaz emri veren caniyi de o terör hükümlüsünü de referans verenler kalkacaklar, burada emperyalizme laf edecekler. Şimdi, bu çelişki bir. İkincisi, ben zaten bu süreçlerin hepsine bir hukukçu olarak bakıyorum. Bu beyanların tamamı Türk Ceza Kanunu 301'e göre Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti devletini aşağılama suçudur, bir meydan okumadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti de Türk milleti de bunun karşılığını yapmak mecburiyetindedir' ifadesini kullandı.</p> <p>Temelli ise Poyraz'a, 'Buna odaklanmamız gerekirken burada hala kalkıp kısır polemikler içinden siyaset yapma çabalarını da anlıyoruz. Bu çünkü siyasetin sefaletinden başka bir şey değildir' diye yanıt verdi.</p> <p>DEM Parti ve İYİ Parti milletvekilleri arasında karşılıklı atışmanın sürmesi üzerine Bingöl, birleşime 10 dakika ara verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-dem-parti-ve-iyi-parti-arasinda-miting-tartismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:09:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tbmm-genel-kurulu-dem-parti-ve-iyi-parti-arasinda-miting-tartismasi.png" type="image/jpeg" length="59609"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayşe Tokyaz davasında sanık eski polisin kadınlara şiddet uygularken çekilmiş fotoğraf ve görüntü sunuldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ayse-tokyaz-davasinda-sanik-eski-polisin-kadinlara-siddet-uygularken-cekilmis-fotograf-ve-goruntu-sunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ayse-tokyaz-davasinda-sanik-eski-polisin-kadinlara-siddet-uygularken-cekilmis-fotograf-ve-goruntu-sunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülerek bavul içinde yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetinin 11 sanıklı davasının üçüncü duruşması Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Perşembe günü devam edecek duruşmada, Ayşe Tokyaz'ın ikizi Esra Tokyaz, sanığın daha önce başka kadınlara da şiddet uyguladığını belirterek elde ettiği fotoğraf ve görüntüyü mahkeme heyetine sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Beril KALELİ</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> Eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülerek bavul içinde yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetinin 11 sanıklı davasının üçüncü duruşması Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Perşembe günü devam edecek duruşmada, Ayşe Tokyaz'ın ikizi Esra Tokyaz, sanığın daha önce başka kadınlara da şiddet uyguladığını belirterek elde ettiği fotoğraf ve görüntüyü mahkeme heyetine sundu.</p> <p>Eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülerek bavul içinde yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetinin 11 sanıklı davasının üçüncü duruşması Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.</p> <p>Siirt'te 17 Ekim 2024 tarihinden bu yana kayıp olan ve Mekiye Akyel'in (28) ablası Halime Pilğir da Esra Tokyaz'a destek olmak üzere adliyeye geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>ESRA TOKYAZ ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİNİ DELİL OLARAK SUNDU</strong></p> <p>Sabah 11.00 sıralarında başlayan ve 2 Temmuz tarihinde devam edilmek üzere ertelenen duruşmaya katılan Ayşe Tokyaz'ın ikizi Esra Tokyaz, sanık Cemil Koç'un daha önce Ejegül Övezova ile bir başka kadına şiddet uyguladığı anlarda çekilmiş olduğunu belirttiği fotoğraf ve görüntüleri mahkeme heyetine sundu. Belgeler arasında sanığın başka bir kadına yönelik şiddetinden sonra alınmış raporlar da yer aldı.</p> <p><strong>ŞİDDETİN TANIĞI OLANLARI ANLATTI: 'EJE ÇOK KORKUYORDU, BENİ ÖLDÜRÜR DİYORDU'</strong></p> <p>Duruşmada ayrıca sanığın Ejegül Övezova'yı darp ederken görüntüleri çeken bir kadın da tanık olarak dinlendi. Tanık kadın, Ejegül'e, çektiği görüntülerle Cemil Koç hakkında şikayetçi olabileceğini söylediğini ancak korkudan şikayetçi olmadığını aktardı. 'Eje çok korkuyordu. 'Beni öldürür' diyordu' diyen tanık söz konusu görüntülerdeki olaya ilişkin 'Ejegül gitmek istediğini söyledi, (bunun üzerine) bağlayıp darp etti. Ejegül o gün eve ses kaydı açarak gelmişti. Bir şey yapar korkusuyla' dedi.</p> <p><strong>'MADDE KULLANIYORDU'</strong></p> <p>Tanık, Cemil Koç'un 2022 yılında kendisine uyguladığı şiddeti ise şöyle anlattı:</p> <p>'Evde sürekli birilerinin kendisini kaydettiğini düşünüyordu. Madde kullanıyordu. Benden şifrelerinin fotoğrafını çekip ona hatırlatmamı istemişti. Sonra da 'Sen beni mi kaydediyorsun?' dedi. Beni darp etti. Bana silah göstermişti. Kendisini şikayet etmeyeceğini söyleyerek evden çıktım. Daha sonra kendisinden şikayetçi olacağımı söyledim.</p> <p><strong>'KARAKOLA GİTTİĞİMDE İFADEMİ ALMADILAR'</strong></p> <p>Ben karakola ilk gittiğimde ifademi almadılar. O da 'Bu çevrede öyle bir şey yapamazsın' dedi. Ben de hastaneye gidip darp raporu aldım, şikayetçi oldum. Beni arayıp 'Bana karşı koruma kararı aldırmışsın ama bak ben tatile gidiyorum' dedi.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ayse-tokyaz-davasinda-sanik-eski-polisin-kadinlara-siddet-uygularken-cekilmis-fotograf-ve-goruntu-sunuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:06:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ayse-tokyaz-davasinda-sanik-eski-polisin-kadinlara-siddet-uygularken-cekilmis-fotograf-ve-goruntu-sunuldu.jpg" type="image/jpeg" length="32648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Iğdır'daki IŞİD operasyonunda 36 kişi gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/igdirdaki-isid-operasyonunda-36-kisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/igdirdaki-isid-operasyonunda-36-kisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütü IŞİD'e yönelik operasyonda 36 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Serdar ÜNSAL </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(IĞDIR) -</strong> Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, terör örgütü IŞİD'e yönelik operasyonda 36 şüpheli gözaltına alındı.</p> <p>Iğdır'da, terör örgütü IŞİD'e yönelik operasyon düzenlendi. Güvenlik güçlerinin çok sayıda adrese eş zamanlı gerçekleştirdiği operasyonda 36 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon adreslerde yapılan aramalarda çeşitli dijital materyaller ve delil niteliği taşıyan malzemelere el konuldu.</p> <p>Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından emniyete götürülürken, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki sorgularının sürdüğü öğrenildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Iğdır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/igdirdaki-isid-operasyonunda-36-kisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:03:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/igdirdaki-isid-operasyonunda-36-kisi-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="13331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik: 'Özgür Özel'in AK Gençliği hedef alması, gençlerin dünyasından ne kadar kopuk olduğunun göstergesidir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ak-parti-sozcusu-celik-ozgur-ozelin-ak-gencligi-hedef-almasi-genclerin-dunyasindan-ne-kadar-kopuk-oldugunun-gostergesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ak-parti-sozcusu-celik-ozgur-ozelin-ak-gencligi-hedef-almasi-genclerin-dunyasindan-ne-kadar-kopuk-oldugunun-gostergesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Özgür Özel'in sık sık AK Gençliği hedef alması, gençlerin dünyasından ne kadar kopuk olduğunun bir göstergesidir. Özel ve ekibinin AK Gençliği hedef almak yerine, AK Gençlikten 'siyaset öğrenmesi' daha sağlıklı bir yaklaşım olur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Özgür Özel'in sık sık AK Gençliği hedef alması, gençlerin dünyasından ne kadar kopuk olduğunun bir göstergesidir. Özel ve ekibinin AK Gençliği hedef almak yerine, AK Gençlikten 'siyaset öğrenmesi' daha sağlıklı bir yaklaşım olur' dedi.<strong><br /></strong></p> <p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'AK Gençlik, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımızın siyaset okulunda yetişmiştir. Bu siyasi çizgiyi çok yüksek bir enerjiyle her gün daha ileriye taşımaktadır. Bu anlamda AK Gençlik, dünya gençlik hareketleri içinde özgün bir siyasi ekoldür. Sayın Özgür Özel ve ekibinin siyasi sicili ortada. Bu sicil, AK Gençliği eleştirecek kabiliyete ve kapasiteye sahip değildir. Sayın Özgür Özel'in sık sık AK Gençliği hedef alması, gençlerin dünyasından ne kadar kopuk olduğunun bir göstergesidir. AK Gençlik Cumhurbaşkanımızın siyasi çizgisinde ülkemizi ve dünyayı kucaklayan adımlar atmaya devam ediyor. Özgür Özel ve ekibinin AK Gençliği hedef almak yerine, AK Gençlikten 'siyaset öğrenmesi' daha sağlıklı bir yaklaşım olur.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ak-parti-sozcusu-celik-ozgur-ozelin-ak-gencligi-hedef-almasi-genclerin-dunyasindan-ne-kadar-kopuk-oldugunun-gostergesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:51:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ak-parti-sozcusu-celik-ozgur-ozelin-ak-gencligi-hedef-almasi-genclerin-dunyasindan-ne-kadar-kopuk-oldugunun-gostergesidir.jpeg" type="image/jpeg" length="22181"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
