<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 29 Apr 2026 21:59:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu... İYİ Partili Kavuncu: Meclis'i baypas eden, Meclis'in itibarını yerle bir eden bir anlayışla ülkeyi perişan ediyorsunuz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-iyi-partili-kavuncu-meclisi-baypas-eden-meclisin-itibarini-yerle-bir-eden-bir-anlayisla-ulkeyi-perisan-ediyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-iyi-partili-kavuncu-meclisi-baypas-eden-meclisin-itibarini-yerle-bir-eden-bir-anlayisla-ulkeyi-perisan-ediyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, 'Teklifte belediyelerin şirket kurma veya ortak olma yetkilerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını görüyoruz. Ya, hiç uğraşmayalım; bak, ne yapalım biliyor musunuz? Getirin Kuzey Kore modelini, hiç bunlarla uğraştırmayın bizi ya, hiç uğraştırmayın; Kuzey Kore modelini getirin, uygulayın. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Vatandaş perişan, aç, bizim uğraştığımız şeylere bak, yetki verilen yere bak! Her gün burada, bu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Meclis'i baypas eden, Meclis'in itibarını yerle bir eden bir anlayışla ülkeyi perişan ediyorsunuz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, 'Teklifte belediyelerin şirket kurma veya ortak olma yetkilerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını görüyoruz. Ya, hiç uğraşmayalım; bak, ne yapalım biliyor musunuz? Getirin Kuzey Kore modelini, hiç bunlarla uğraştırmayın bizi ya, hiç uğraştırmayın; Kuzey Kore modelini getirin, uygulayın. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Vatandaş perişan, aç, bizim uğraştığımız şeylere bak, yetki verilen yere bak. Her gün burada, bu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Meclis'i baypas eden, Meclis'in itibarını yerle bir eden bir anlayışla ülkeyi perişan ediyorsunuz' dedi.</p> <p>TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda, Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi. İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, kanun teklifinin birinci bölümü üzerine İYİ Parti adına konuştu. Kavuncu şunları söyledi:</p> <p><strong>'Torba kanun sürekli uygulanacak bir araç değildir'</strong></p> <p>'Bugün burada sadece bir kanun teklifini değil, aynı zamanda nasıl kanun yaptığımızı yani yasama anlayışımızı tartışıyoruz çünkü önümüzdeki metin klasik bir düzenleme değil, yine her zamanki olduğu gibi tam anlamıyla bir torba kanun örneğidir. Geçen haftalarda da aynısını konuştuk. Bakın, geçen hafta öyle bir kanun teklifi getirdiniz ki içinde dijital oyunlar, sosyal medya, doğum izni gibi birbiriyle hiç alakası olmayan, tamamen birbiriyle zıt konuları bize burada iki günlük süre içerisinde tartıştırmaya kalktınız. Bir ülkenin kanun yapma mantığını ne hâle getirdiniz, hakikaten utanılacak bir durumdur. </p> <p>Arkadaşlar, torba kanun sürekli uygulanacak bir araç değildir. Yasama kalitesini düşüren, denetimi zayıflatan ve şeffaflığı ortadan kaldıran bir yöntem haline getirildi bu torba kanun sizin iktidarınız tarafından. Birbiriyle ilgisiz çok sayıda düzenlemenin tek bir metne sıkıştırılması Meclis'in asli fonksiyonu olan müzakereyi de fiilen ortadan kaldırdı. Bugün önümüzde duran teklif de tam olarak bunu yapıyor. 14 farklı kanunda değişiklik öngören, mülkiyet hakkından çevre düzenlemelerine, yerel yönetimlerden idari yaptırımlara kadar uzanan geniş bir alan tek bir metin içine sıkıştırılmış durumda. Milletvekilleri getirdiğiniz kanun teklifini Komisyona gelmeden sadece altı gün önce görebildi, böyle kanun çıkarıyorsunuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni baypas eden bir akla, bir zihniyete sahipsiniz. Bu ne anlama geliyor biliyor musunuz? Hiçbir konuda tartışmayacağız, hiçbir maddeyi bütüncül olarak değerlendirmeyeceğiz, Meclis denetim görevini yerine getirmeyecek. Burada sizlerin atladığı şöyle bir husus var: Bir kanunun meşruiyeti sadece içeriğinden değil nasıl yapıldığından da gelir. Eğer bir kanun, etki analizi yapılmıyorsa, söylediğiniz tali komisyonlara gönderilmiyorsa, milletvekillerine son anda sunuluyorsa artık orada sadece teknik bir eksiklik değil demokratik bir sorundan söz ederiz ve bugün de bu kanunda, bu görüşmelerde biz tam olarak bunu yaşıyoruz.</p> <p><strong>'Hele ki iktidarda AK Parti gibi bir parti varsa bu keyfîliğin karşısında ne hukuk ne de kanunlar durabilir'</strong><br /><br />Usule ilişkin bu temel sorunun ötesinde, teklifin içeriğine baktığımızda da çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Burada, bu kanun metninin ruhu şu: İdarenin yetkisini genişletmek, vatandaşın güvencesini daraltmak yani devletin takdir alanı büyürken hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik zayıflatılıyor. Hukuk devletinin temel ilkelerine tamamen darbe vuran bir anlayış bu. 'Hukuk devleti' ne demek? İlgilenmiyorsunuz ama gene de biz size anlatalım. Hukuk devleti, sadece kuralların olduğu değil, o kuralların öngörülebilir, denetlenebilir ve sınırlı olduğu bir sistem demek. Oysa bu teklif, tam tersine, belirsiz kavramlarla idareye geniş bir hareket alanı tanıyor. Somutlaştıralım, mesela, teklifte getirmişsiniz 'atıl taşınmaz' yani kullanılmayan mülk gibi ifadelere yer vermişsiniz. Peki, bu kavramın sınırı nedir? Kim belirleyecek bir taşınmazın atıl olup olmadığını? Hangi ölçütlere göre, hangi denetim mekanizmasına göre? Bu soruların hiçbirinin net bir cevabı yok. İşte, sorun da tam olarak burada başlıyor. Belirsiz kavramlar hukukta sadece teknik bir eksiklik değil, aynı zamanda keyfîliğin kapısını aralayan bir mekanizmadır. Hele ki iktidarda AK Parti gibi bir parti varsa bu keyfîliğin karşısında ne hukuk ne de kanunlar durabilir. Bu iktidar öyle bir iktidardır ki Anayasa Mahkemesi'ni tanımamaktadır, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamamaktadır. Öyle bir keyfî dünya yarattınız ki bir kaymakam, utanmadan, kamuya açık sosyal medyada bir milletvekiline 'Kes lan' diyebiliyor. Öyle bir keyfî Türkiye yarattınız ki 'nas ekonomisi' dediniz; sonra da o ekonomi, nas ekonomisinden iflas ekonomisine döndü, sanayici perişan durumda. Öyle bir keyfîlik yarattınız ki icra takibine konu kredi kartlarının miktarı yüzde 88 artmış arkadaşlar. Bu ne demek, biliyor musunuz? Toplu iflas demek. Her alanda keyfîlik yaşatıyorsunuz bu ülkeye. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Getirin Kuzey Kore modelini...'</strong></p> <p>Bu teklifte bir diğer önemli başlık da yerel yönetimler. Teklifte belediyelerin şirket kurma veya ortak olma yetkilerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını görüyoruz. Ya, hiç uğraşmayalım; bak, ne yapalım biliyor musunuz? Getirin Kuzey Kore modelini, hiç bunlarla uğraştırmayın bizi ya, hiç uğraştırmayın; Kuzey Kore modelini getirin, uygulayın. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Vatandaş perişan, aç, bizim uğraştığımız şeylere bak, yetki verilen yere bak. Her gün burada, bu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Meclis'i baypas eden, Meclis'in itibarını yerle bir eden bir anlayışla ülkeyi perişan ediyorsunuz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-iyi-partili-kavuncu-meclisi-baypas-eden-meclisin-itibarini-yerle-bir-eden-bir-anlayisla-ulkeyi-perisan-ediyorsunuz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 21:40:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tbmm-genel-kurulu-iyi-partili-kavuncu-meclisi-baypas-eden-meclisin-itibarini-yerle-bir-eden-bir-anlayisla-ulkeyi-perisan-ediyorsunuz.jpg" type="image/jpeg" length="57871"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yerine kayyum atanan Hakkari Belediye Eş Başkanı Akış'a 19 yıl 6 ay hapis cezası verildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yerine-kayyum-atanan-hakkari-belediye-es-baskani-akisa-19-yil-6-ay-hapis-cezasi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yerine-kayyum-atanan-hakkari-belediye-es-baskani-akisa-19-yil-6-ay-hapis-cezasi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yerine kayyum atanan Hakkari Belediye Eş Başkanı Sıddık Akış, hakkında açılan 'terör örgütü yöneticiliği' suçlamasında yargılandığı davada 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarpıtıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(HAKKARİ) -</strong> Yerine kayyum atanan Hakkari Belediye Eş Başkanı Sıddık Akış, hakkında açılan 'terör örgütü yöneticiliği' suçlamasında yargılandığı davada 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarpıtıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İçişleri Bakanlığı tarafından 3 Haziran 2024'te hakkındaki terör soruşturma nedeniyle yerine kayyum atanan Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış'ın istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden yargılandığı davanın karar duruşması görüldü.</p> <p>Hakkari 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Akış, tutuklu  bulunduğu  Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Duruşmaya, Akış'ın avukatlarının yanı sıra ailesi ve DEM Parti Hakkari Milletvekili Vezir Coşkun Parlak katıldı.</p> <p>Kimlik tespitiyle başlayan duruşma, Akış'ın savunma yapmasıyla devam etti.</p> <p>Akış'ın savunması ardından avukatları önceki duruşmada mahkemeye sundukları savunmalarını yenileyerek Akış'ın beraat etmesi ve tahliye talebinde bulundu.  </p> <p>Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Akış'a daha önce 'Terör örgütü yöneticiliği' suçundan verilen 19 yıl 6 ay hapis cezasını onadı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Hakkari</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yerine-kayyum-atanan-hakkari-belediye-es-baskani-akisa-19-yil-6-ay-hapis-cezasi-verildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 21:12:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yerine-kayyum-atanan-hakkari-belediye-es-baskani-akisa-19-yil-6-ay-hapis-cezasi-verildi.jpeg" type="image/jpeg" length="76986"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 3 kişinin yaşamını yitirdiği Bornova'daki zincirleme kazaya ilişkin soruşturma başlattı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-cumhuriyet-bassavciligi-3-kisinin-yasamini-yitirdigi-bornovadaki-zincirleme-kazaya-iliskin-sorusturma-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-cumhuriyet-bassavciligi-3-kisinin-yasamini-yitirdigi-bornovadaki-zincirleme-kazaya-iliskin-sorusturma-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Bornova ilçesinde kontrolden çıkarak karşı şeride geçen tırın neden olduğu zincirleme trafik kazasında bir polis memuru şehit oldu, 2 kişi hayatını kaybettiği olaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılarak 1 Cumhuriyet Başsavcıvekili ve 2 Cumhuriyet Savcısı olay yerinde incelemelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir'in Bornova ilçesinde kontrolden çıkarak karşı şeride geçen tırın neden olduğu zincirleme trafik kazasında bir polis memuru şehit oldu, 2 kişi hayatını kaybettiği olaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılarak 1 Cumhuriyet Başsavcıvekili ve 2 Cumhuriyet Savcısı olay yerinde incelemelerde bulundu.</p> <p>İzmir'in Bornova ilçesi Evka-3 sapağında, 57. Topçu Tugayı önünde meydana gelen zincirleme trafik kazasında, kontrolden çıkan tır, karşı şeride geçerek aralarında polis ekip aracının da bulunduğu araçlara çarptı. Kazada ekip aracında görevli bir polis şehit olurken, aynı araçta bulunan bir polis de ağır yaralandı. Kazada bir motosiklet sürücüsü ile tırın sürücüsü de yaşamını yitirdi.</p> <p>Kazaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'29.04.2026 günü saat 16.30 sıralarında, ilimiz Bornova ilçesi Evka-3 sapağı, 57. Topçu Tugayı önünde çok araçlı, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Yapılan tespitlere göre; 45 KB 8376 plakalı tırın kontrolden çıkarak karşı şeride geçtiği, karşı şeritte seyir halinde olan bir polis ekip aracı olmak üzere 10 aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza esnasında; ekip aracında görevli 1 polis memurumuz şehit olmuş, aynı araçta bulunan polis memurumuz ise ağır yaralanmıştır. Kazaya karışan tırın sürücüsü ile motosiklet sürücüsü hayatını kaybetmiştir. Kazada toplam 3 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 4 vatandaşımız yaralanmış olup, yaralılardan birinin hayati tehlikesi bulunmakta, yaralılarımızın tedavilerine devam edilmektedir. Olayla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından derhal soruşturma başlatılmış olup; soruşturma kapsamında görevlendirilen 1 Cumhuriyet Başsavcıvekili ve 2 Cumhuriyet Savcısı olay yerinde incelemelerde bulunmuştur. Olay yeri inceleme çalışmaları tamamlanmış olup, trafik ve makine mühendislerinden oluşturulan bilirkişi heyetinin hem olay yerinde hem de kazaya karışan araçlar üzerinde teknik incelemeleri devam etmektedir. Ayrıca kazaya sebebiyet veren tırın taşıdığı yükün aşırı tonajına ilişkin gerekli araştırma ve incelemeler başlatılmıştır. Meydana gelen kazaya ilişkin tahkikat çok yönlü olarak sürdürülmektedir. Kamuoyuna duyurulur.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-cumhuriyet-bassavciligi-3-kisinin-yasamini-yitirdigi-bornovadaki-zincirleme-kazaya-iliskin-sorusturma-baslatti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:59:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/izmir-cumhuriyet-bassavciligi-3-kisinin-yasamini-yitirdigi-bornovadaki-zincirleme-kazaya-iliskin-sorusturma-baslatti.jpeg" type="image/jpeg" length="38178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi'den Bornova'da meydana gelen trafik kazasında şehit olan polis memuru için başsağlığı mesajı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-ciftciden-bornovada-meydana-gelen-trafik-kazasinda-sehit-olan-polis-memuru-icin-bassagligi-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-ciftciden-bornovada-meydana-gelen-trafik-kazasinda-sehit-olan-polis-memuru-icin-bassagligi-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İzmir Bornova'da meydana gelen trafik kazasında yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Polis Memuru Serkan Hızlı için başsağlığı mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İzmir Bornova'da meydana gelen trafik kazasında yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Polis Memuru Serkan Hızlı için başsağlığı mesajı yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çiftçi, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Milletimizin başı sağ olsun. İzmir Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli Polis Memuru Serkan Hızlı, Bornova'da meydana gelen trafik kazasında yaralanmış kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Şehidimize Allah'tan rahmet; kederli ailesine, Kahraman Emniyet Teşkilatımıza ve Milletimize başsağlığı diliyorum. Şehidimizin makamı âli olsun.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-ciftciden-bornovada-meydana-gelen-trafik-kazasinda-sehit-olan-polis-memuru-icin-bassagligi-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:56:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-ciftciden-bornovada-meydana-gelen-trafik-kazasinda-sehit-olan-polis-memuru-icin-bassagligi-mesaji.jpeg" type="image/jpeg" length="37701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu... CHP'li Başarır: 86 milyon çalışsın, dizlerini dövsün, üç beş tane şirkete yerin altındaki ve üstündeki tüm varlıklar rezerve edilsin]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-chpli-basarir-86-milyon-calissin-dizlerini-dovsun-uc-bes-tane-sirkete-yerin-altindaki-ve-ustundeki-tum-varliklar-rezerve-edilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-chpli-basarir-86-milyon-calissin-dizlerini-dovsun-uc-bes-tane-sirkete-yerin-altindaki-ve-ustundeki-tum-varliklar-rezerve-edilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grupbaşkanvekili Ali Mahir Başarır, '86 milyon çalışsın, dizlerini dövsün, üç beş tane şirkete yerin altındaki ve üstündeki tüm varlıklar rezerve edilsin. Adalet, ahlaki üstünlük Cengiz İnşaat'a verilen arsalar kadar bu ülkede. Ahlaki üstünlük emekliye, işçiye verilen zam kadar bu ülkede. Gerçekten ben 86 milyonun takdirine sunuyorum bunları. Türkiye'deki işsizlik rakamları, enflasyon, her şey ortada; kimse bunları çözmeden ahlaki üstünlükten bahsetmesin' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>CHP Grupbaşkanvekili Ali Mahir Başarır, '86 milyon çalışsın, dizlerini dövsün, üç beş tane şirkete yerin altındaki ve üstündeki tüm varlıklar rezerve edilsin. Adalet, ahlaki üstünlük Cengiz İnşaat'a verilen arsalar kadar bu ülkede. Ahlaki üstünlük emekliye, işçiye verilen zam kadar bu ülkede. Gerçekten ben 86 milyonun takdirine sunuyorum bunları. Türkiye'deki işsizlik rakamları, enflasyon, her şey ortada; kimse bunları çözmeden ahlaki üstünlükten bahsetmesin' dedi.</p> <p>TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda, Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçilmeden önce konuşan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <section class='text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&:has([data-writing-block])>*]:pointer-events-auto [content-visibility:auto] supports-[content-visibility:auto]:[contain-intrinsic-size:auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]' dir='auto' data-turn-id='request-WEB:ceafe4b3-bec2-48ce-be99-9cd5da130c36-1' data-testid='conversation-turn-4' data-scroll-anchor='false' data-turn='assistant'> <div class='text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)'> <div class='[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn'> <div class='flex max-w-full flex-col gap-4 grow'> <div class='min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&]:mt-1' dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='e71ac083-73ad-4b62-b25c-88b7bb5a5fc1' data-message-model-slug='gpt-5-3-mini' data-turn-start-message='true'> <div class='flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden'> <div class='markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word light markdown-new-styling'> <p data-start='0' data-end='343' data-is-last-node='' data-is-only-node=''>Başarır, TOKİ kuralarında yaşanan tartışmalar, sınav güvenliği ve LGS ile Polis Koleji sınavlarına ilişkin iddialar, işsizlik ve ekonomik göstergeler, asgari ücret ve emekli gelirleri, basın özgürlüğü ve gazetecilerin durumu ile kamu kaynaklarının kullanımı ve adalet sistemi üzerine eleştirilerini sıraladı. CHP'li Başarır, şöyle konuştu:</p> <p data-start='0' data-end='343' data-is-last-node='' data-is-only-node=''>'TOKİ'de bir kura rezaleti tuhaflığı var. Bugün de bir tartışma var, siyasette ahlaki üstünlük. Siyasette ahlaki üstünlük nasıl kazanılır? Bana göre toplumsal güvenle, toplumun bir siyasi partiye ya da iktidara duyduğu güvenle anlaşılabilir. Şimdi, toplum ne kadar güveniyor? Bakın, LGS sınavı oluyor, milyonlarca çocuk sınava giriyor ama ne acı ki sınav devam ederken soruları biri paylaşıyor. Yazık değil mi o çocuklara? İsyan ediyoruz, hiç ses yok. Polis Koleji sınavları; aynı şey, iptal ediliyor. Şimdi, TOKİ'de toplam 1 milyon 72 bin 660 kişi kuraya giriyor, başvuru yapıyor ama 955 bin 67'den sonra kimseye kura çıkmıyor yani 117 bin 593 kişi kurada yok. Şimdi, bunun saray İletişim Başkanlığı ile Dezenformasyonla Mücadele Merkezi açıklama yapıyor: 'Bir algı.' diyor. Matematikte bunun gerçekleşebilmesi için iki bin 281 tane sıfır, sıfır, sıfır koyup önüne 1 koymamız lazım. İmkansız; şimdi durum bu. Ama siyasette itibar nasıl kazanılacak? TOKİ'deki kuralarda maalesef ki insanlar 'Hile yapıldı.' deniliyor. Polis okulu sınavlarında 'Hile yapıldı.' deniliyor. LGS sınavlarında aynı rezalet yaşanıyor, milyonlarca çocuk mağdur oluyor.</p> </div> </div> </div> </div> </div> </div> </section> <p data-start='0' data-end='638'><strong>'Ne yazık ki ülkede adalet diye bir şey yok, utanç verici manzaralarla karşı karşıyayız'</strong></p> <p data-start='1214' data-end='1850'>TOKİ'de de teknik hata, LGS'de de teknik hata; teknik hata, teknik hata, teknik hata, her şey teknik hatadan geliyor başımıza. Ne yazık ki ülkede adalet diye bir şey yok, utanç verici manzaralarla karşı karşıyayız. Bakın, değerli arkadaşlar, eğer ki bir toplum bir ülkede yapılan sınavlara, çekilen kuralara itibar etmiyorsa, LGS sınavlarında hile yapılıyorsa, Polis Koleji sınavlarında hile yapılıyorsa ne yazıktır ki Adıyaman'da TOKİ konutları, 3 artı 1 konutlar Menzil tarikatının yakınlarına çıkıyorsa, bu ülkede yapılan atamalarda sınav sonuçları hiçe sayılıyorsa bu olmaz, bu rezalettir; birisi çıkıp bunu açıklamalı. Burada ne yapacaksınız? Şimdi, niye sosyal konut yapıyorsunuz? Oy almak için ama görüyoruz ki bir rezalet var 'hata, teknik bir hata.' diyor sizin gibi. Yaklaşık olarak 150 bin kişiye yakın insan kuraya giremiyor ve bu kuraya giremedikleri için de hak kaybı. Şimdi, ya bu insanlara evlerini vereceksiniz ya da 'Kurayı yenileyeceğiz.' diyeceksiniz. Burada yapmanız gereken şey, burada başvuran herkese bu hakkı vermelisiniz. Böyle bir rezalet olmaz; bu, utanç verici bir durumdur.</p> <p data-start='1214' data-end='1850'><strong>'Türkiye'de çalışabilir yaştaki nüfus 553 bin artarken istihdam 382 bin kişi azalıyor ve ortada bir felaket var'</strong></p> <p data-start='1214' data-end='1850'>TÜİK işsizlik rakamlarını açıkladı, 2 milyon 873 bin kişi işsiz durumda. Bakın, gerçek işsizlik 13 milyona dayanmış ama büyüyen bir ekonomiden bahsediyoruz. Değerli arkadaşlar, ekonomi kâğıtta büyümez, kalemle büyümez ne yazık ki ülkede azalan bir istihdam var. Büyüyen bir ekonomide nasıl istihdam azalıyor? Türkiye'de çalışabilir yaştaki nüfus 553 bin artarken istihdam 382 bin kişi azalıyor ve ortada bir felaket var, bunu konuşmuyoruz, Meclisteki telefonlar kilitlenmiş, cep telefonlarımız kilitlenmiş... Herkes iş arıyor, gerçek anlamda bir işsizlik var, büyük fabrikalar, işletmeler iflas ediyor, konkordato ilan ediyor ama maalesef ki pembe tablo çiziliyor. Siyasi itibar ya da ahlaki üstünlük; işsizlik buysa, sefalet bu noktadaysa bir iktidarın ahlaki üstünlüğü yoktur, olamaz, ahlaki siyasi üstünlüğü kaybetmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='1214' data-end='1850'><strong>'Cumhurbaşkanı yine 'Türkiye artık çok sesliliğe kavuşmuştur' dedi grup toplantısında. Cezaevinden mi kavuştu?'</strong></p> <p data-start='3234' data-end='4633'>Asgari ücret 28 bin 75 lira oldu, üç ayda iki bin 819 lirası gitti. Neyi konuşuyoruz biz? Emekli aynı şekilde, yüzde 15'i, 20'si emekli zammının ortadan kalktı, kayboldu. Şimdi Kurban Bayramı geliyor, Bakan açıklama yapıyor 'Bayram ikramiyesi 4 bin lira olacak.' yani 4 kilo kıyma alamayacak insanlar. Biz bunu mu konuşuyoruz? Bakın, iki ay sonra Meclis kapanacak, milletvekilleri tatile gidecek. Ara zam yapılacak mı, yapılmayacak mı? Yazı o insanlar emekli, işçi Ekim'e kadar nasıl geçirecek? Bunu konuşmak zorundayız, bu Meclis'in konuşması lazım, bu Meclis'te tartışılması lazım. Bakın, Ekim ayına kadar Meclis tatil olacak ama Bakan da iktidar da 'Emekliye, asgari ücretliye, memura ek zam yok.' diyor; enflasyon ortada, sefalet durumu ortada. İnsanların bu durumunu görmeden tatile çıkmak hiçbir milletvekiline, partiye, gruba yakışmaz; bunu mutlaka ki bu iki aylık süreçte çözmeliyiz. Bizim görevimiz saraydan gelen sipariş yasalara el kaldırıp indirmek değil milletin gerçek sorunlarını burada konuşmak, bunu tartışmak. Bugün Cumhurbaşkanı yine 'Türkiye artık çok sesliliğe kavuşmuştur.' dedi grup toplantısında. Cezaevinden mi kavuştu? İsmail Arı gerçek haberleri yaptığı için bugün cezaevinde, otuz sekiz gündür. Alican Uludağ gerçek haberleri yaptığı için cezaevinde. Çok sesliliğe kavuştuğumuz için mi Fatih Altaylı tutuklandı, Merdan Yanardağ cezaevinde? Çok sesliliğe kavuştuğumuz için mi, basın özgürlüğü olduğu için mi iddianame yazılmadan, Merdan Yanardağ'ın savunması alınmadan kanalı satışa çıkarıldı? Ama çok sesliliğe kavuştuk ya, Adnan Hoca binlerce yıl ceza aldı, hala malı satışa çıkarılmadı Adnan Hocanın; arabaları, evleri, villaları. Böyle bir adalet olabilir mi? Cumhurbaşkanı iki şeyden bahsetti: Ahlaki üstünlük, ekonomik veriler. TOKİ kuraları, LGS sınavları, atamalar... Bu ülkedeki işsizlik ortada. Bir de 'çok seslilik' dedi, aslında doğrusunu söyledi, çok sessizlik var bu ülkede, fazlasıyla sessizlik var bu ülkede. Baskı var, kelepçe var, zulüm var bu ülkede. Cezaevlerinde gazeteciler var bu ülkede, çok seslilik falan yok. O yüzden, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak tüm gazetecilerin yanındayız, arkasındayız ve sonuna kadar onları savunacağız. Adalet diyoruz, bakın, adalet diyoruz, adalet. Cengiz İnşaat'a yine teşvik verilmiş, Seydişehir Eti Alüminyum tesislerinin bulunduğu 2 bin 650 dönümlük alan özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmiş, beyefendiye verilmiş. Ne kadar güzel bir adalet. 86 milyon çalışsın, dizlerini dövsün, üç beş tane şirkete yerin altındaki ve üstündeki tüm varlıklar rezerve edilsin. Adalet, ahlaki üstünlük Cengiz İnşaat'a verilen arsalar kadar bu ülkede. Ahlaki üstünlük emekliye, işçiye verilen zam kadar bu ülkede. Gerçekten ben 86 milyonun takdirine sunuyorum bunları. Türkiye'deki işsizlik rakamları, enflasyon, her şey ortada; kimse bunları çözmeden ahlaki üstünlükten bahsetmesin.'</p> <p> </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-chpli-basarir-86-milyon-calissin-dizlerini-dovsun-uc-bes-tane-sirkete-yerin-altindaki-ve-ustundeki-tum-varliklar-rezerve-edilsin</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:55:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tbmm-genel-kurulu-chpli-basarir-86-milyon-calissin-dizlerini-dovsun-uc-bes-tane-sirkete-yerin-altindaki-ve-ustundeki-tum-varliklar-rezerve-edilsin.jpg" type="image/jpeg" length="58828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hava Kuvvetleri Komutanı Kadıoğlu, Mısır Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim Daire Başkanı Tümgeneral Saleh'ı makamında kabul etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hava-kuvvetleri-komutani-kadioglu-misir-hava-kuvvetleri-komutanligi-egitim-daire-baskani-tumgeneral-salehi-makaminda-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hava-kuvvetleri-komutani-kadioglu-misir-hava-kuvvetleri-komutanligi-egitim-daire-baskani-tumgeneral-salehi-makaminda-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Mısır Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim Daire Başkanı Tümgeneral Mohammed Ahmed Mostafa Mohammed Saleh ile beraberindeki heyeti makamında kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Mısır Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim Daire Başkanı Tümgeneral Mohammed Ahmed Mostafa Mohammed Saleh ile beraberindeki heyeti makamında kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, 27-30 Nisan tarihleri arasında Türkiye-Mısır Hava Kuvvetleri 3'üncü Karargâh Görüşmeleri kapsamında Türkiye'de bulunan Mısır Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim Daire Başkanı Tümgeneral Mohammed Ahmed Mostafa Mohammed Saleh ile beraberindeki heyeti makamında kabul etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hava-kuvvetleri-komutani-kadioglu-misir-hava-kuvvetleri-komutanligi-egitim-daire-baskani-tumgeneral-salehi-makaminda-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:37:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/hava-kuvvetleri-komutani-kadioglu-misir-hava-kuvvetleri-komutanligi-egitim-daire-baskani-tumgeneral-salehi-makaminda-kabul-etti.jpeg" type="image/jpeg" length="39738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker tarafından kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-hakan-fidan-avusturya-sansolyesi-christian-stocker-tarafindan-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakani-hakan-fidan-avusturya-sansolyesi-christian-stocker-tarafindan-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avusturya Şansölyesi Christian Stocker, Avusturya'ya resmi ziyarette bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Avusturya Şansölyesi Christian Stocker, Avusturya'ya resmi ziyarette bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Edilinen bilgiye göre, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker, Avusturya'ya resmi ziyarette bulunan Fidan'la biraraya geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-hakan-fidan-avusturya-sansolyesi-christian-stocker-tarafindan-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:35:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/disisleri-bakani-hakan-fidan-avusturya-sansolyesi-christian-stocker-tarafindan-kabul-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="57139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'da 29. gün sona erdi... Tutuklu Adem Başer: Bakanlık'tan plaket bekliyordum ancak şu an bu işlerden yargılanıyorum]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasida-29-gun-sona-erdi-tutuklu-adem-baser-bakanliktan-plaket-bekliyordum-ancak-su-an-bu-islerden-yargilaniyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasida-29-gun-sona-erdi-tutuklu-adem-baser-bakanliktan-plaket-bekliyordum-ancak-su-an-bu-islerden-yargilaniyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 29. gününde, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin'in ve avukatlarının savunması tamamlandı. Ardından Murat Gülibrahimoğlu'nun sahibi olduğu Güney Cebeci Şirketinin Genel Müdür Yardımcısı, tutuklu sanık Adem Başer'in savunmasına geçildi. Başer, 'Benim 5 bin TL ödeme yapma yetkim bile yokken, milyonlarca liralık sahte fatura organizasyonu kurmam mümkün değildir. Bu firmaları tanımıyorum, bu faturaları organize etmedim. Ayrıca Cebeci maden bölgesinde yaptığımız işlerden dolayı, bunu şaka olarak söylemiyorum; Bakanlık'tan, Valilik'ten ya da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden bir teşekkür yazısı ya da bir plaket almayı umuyordum. Fakat şu anda burada bu işlerden yargılanıyorum' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 29. gününde, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin'in ve avukatlarının savunması tamamlandı. Ardından Murat Gülibrahimoğlu'nun sahibi olduğu Güney Cebeci Şirketinin Genel Müdür Yardımcısı, tutuklu sanık Adem Başer'in savunmasına geçildi. Başer, 'Benim 5 bin TL ödeme yapma yetkim bile yokken, milyonlarca liralık sahte fatura organizasyonu kurmam mümkün değildir. Bu firmaları tanımıyorum, bu faturaları organize etmedim. Ayrıca Cebeci maden bölgesinde yaptığımız işlerden dolayı, bunu şaka olarak söylemiyorum; Bakanlık'tan, Valilik'ten ya da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden bir teşekkür yazısı ya da bir plaket almayı umuyordum. Fakat şu anda burada bu işlerden yargılanıyorum' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 29. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</p> <p>Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin'in ve avukatlarının savunması tamamlandı. Avukatları Soytekin için tahliye ve ardından da beraat talep etti.</p> <p>Sonrasında duruşmada, 2020-2025 yılları arasında Cebeci Maden Sahası bölgesinde 185 milyon ton kaçak hafriyat dökümü yapıldığı ve bu yolla kamu zararı oluşturulduğu iddiasını içeren 'Eylem 59' kapsamındaki suçlamalara geçildi.</p> <p>Soruşturmada, 560 milyar TL olarak ifade edilen toplam kamu zararı iddiasının daha sonra 160 milyar TL revize edilmişti. Bu tutarın yaklaşık 111 milyar TL'lik kısmı ise Cebeci Maden Sahası ve çevresinde yapıldığı öne sürülen kaçak hafriyat dökümünden kaynaklandığı ileri sürülüyor.</p> <p>Eylem 59 kapsamında ise ilk savunmayı, dosyada firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun sahibi olduğu Güney Cebeci Şirketinin Genel Müdür Yardımcısı Adem Başer yaptı.</p> <p><strong>'Şirketlerde tüm kararlar tek başına Murat Gülibrahimoğlu tarafından alınırdı. Ben sadece verilen görevleri yerine getiren bir çalışanım'</strong></p> <p>Başer, savunmasında şunları söyledi:</p> <p>'Yaklaşık 7,5 aydır tutukluyum. Cebeci maden sahasındaki faaliyetlere ilişkin yöneltilen suçlamaları kabul etmiyorum. Benim görevim şirketlerde yalnızca finansla sınırlıydı; döküm faaliyetleri, izin süreçleri ve saha yönetimiyle ilgili hiçbir yetkim ve sorumluluğum bulunmamaktadır.</p> <p>Cebeci bölgesindeki faaliyetler, devletin bilgisi ve onayı dahilinde yürütülen projelerdir. Şirketlerde tüm kararlar tek başına Murat Gülibrahimoğlu tarafından alınırdı. Ben sadece verilen görevleri yerine getiren bir çalışanım.</p> <p>Kaçak döküm ve kamu zararı iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Döküm sistemi barkod ve ön ödeme esasına dayanır. Bu sistemde fişsiz ya da kayıtsız işlem yapılması teknik olarak mümkün değildir.</p> <p><strong>'Cebeci maden bölgesindeki faaliyetlerin kaçak döküm olarak nitelendirilmesini kabul etmiyorum. Burası bir devlet projesidir'</strong></p> <p>Sayın Başkanım, Cebeci maden bölgesindeki faaliyetlerin kaçak döküm olarak nitelendirilmesini kabul etmiyorum. Burası bir devlet projesidir. Maden bölgesinin komisyon başkanı İstanbul Valisi'dir; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni ve şirketleri temsilen üyeler bulunmaktadır. MAPEG, Orman Müdürlüğü, İSTAÇ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ilçe belediyesi, İSFALT ve emniyet güçleri sahada denetim yapmaktadır. Bu kadar kamu kurumunun denetiminde olan bir alanda kaçak döküm yapılabileceğini düşünmüyorum. Eğer izinsiz bir döküm varsa, bundan tutanak tutmayan, işlem yapmayan kurumlar ile bu görüşmeleri birebir yürüten Murat Gülibrahimoğlu ve İbrahim Bülbüllü sorumlu olmalıdır. Ben yalnızca finans çalışanıyım; izinleri, kamu ilişkilerini veya sahadaki döküm faaliyetlerini takip eden kişi değilim.</p> <p>Döküm sahasını yöneten kişi proje müdürü Orhan Akyıldız'dır. Benim kendisine görev verme yetkim yoktur; kendisi benim üstüm konumundadır. Sahada yapılan işlerin projeye uygun olup olmadığını denetleyecek teknik uzmanlığım da bulunmamaktadır. İddianamede fazla döküm yapıldığına ilişkin ölçümlerden söz edilmektedir; ancak sahada maden yolları, yol projeleri, tepe kaldırma, pasa malzemenin sahaya serilmesi gibi işlemler yapılmıştır. Eski madencilerin geçmişte yaptığı kaçak dökümlerin bu hesaplamalara dahil edilip edilmediğini de bilmiyorum. Bilirkişi raporlarını teknik olarak analiz edebilecek uzmanlığım yoktur.</p> <p><strong>'MAPEG izin verdiği ve işlem yapmadığı için burada kamu zararı oluştuğu iddiasını kabul etmiyorum'</strong></p> <p>Yaklaşık 80 milyar TL kamu zararı iddiası yönünden de suçlamayı kabul etmiyorum. Trafo merkezinin yanındaki maden çukurunun doldurulması TEİAŞ'ın talebi ve MAPEG'in onayıyla yapılmıştır. Bu alan maden projesinde rezervi alınmış, madeni kalmamış alan olarak gösterilmektedir. MAPEG, maden sahalarında denetim yapan yetkili kurumdur ve üç ayda bir sahaya gelir. Eğer burada rezerv kapatılmış ya da hukuka aykırı bir işlem yapılmış olsaydı MAPEG'in tutanak tutması ve işlem başlatması gerekirdi. MAPEG izin verdiği ve işlem yapmadığı için burada kamu zararı oluştuğu iddiasını kabul etmiyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Eğer bu kamu zararıysa, TMSF neden aynı uygulamaya devam etmiştir?'</strong></p> <p>İSTAÇ'a pay verilmemesi nedeniyle 30 milyar TL kamu zararı oluştuğu iddiası da doğru değildir. İSTAÇ ile Çiftalan, Şile ve Bolluca gibi hafriyat sahalarında hasılat paylaşımı sözleşmelerimiz vardır. Ancak Cebeci maden bölgesi İSTAÇ'a tahsis edilmiş bir hafriyat sahası değil, maden bölgesidir. Bu nedenle İSTAÇ'ın burada hasılat payı bulunmamaktadır. Buna rağmen İSTAÇ ile müşavirlik sözleşmesi yapılmış ve hatırladığım kadarıyla aylık yaklaşık 400 bin TL ödeme yapılmıştır. Kayyum döneminde de Cebeci'de döküm faaliyeti 3,5 ay devam etmiş, ancak kayyum da İSTAÇ'a hasılat paylaşımı kapsamında ödeme yapmamıştır. Eğer bu kamu zararıysa, TMSF neden aynı uygulamaya devam etmiştir?</p> <p>Sahte fatura suçlamasını da kabul etmiyorum. Şirkette satın alma süreçleri Murat Gülibrahimoğlu'nun onayıyla yürürdü. Faturalar önce muhasebeye girer, cari hesap oluşur, finans biriminin görevi bundan sonra başlardı. Benim görevim, patronun onayladığı cari borçların ödemesini yapmaktı. Her ay şirkete yaklaşık 1500'den fazla fatura gelirdi. Hangi malın gerçekten gelip gelmediğini, hangi faturanın karşılığının olup olmadığını bilmem mümkün değildir. Ben sahada değil, Bahçelievler'deki ofiste çalışıyordum.</p> <p>Kayyum döneminde bazı faturaların karşılığında mal gelip gelmediğini araştırmamız istendi. Ben de sahayı ve taşeronu aradım; kantarlardan böyle bir mal girişinin olmadığını öğrendim. Bunu ikinci ifademde savcıyla paylaştım. Ancak ifade tutanağında sanki bu bilgiyi en baştan beri biliyormuşum gibi bir algı oluşmuştur. Bu doğru değildir. Ben bu bilgiyi kayyumla çalıştığım dört aylık süreçte öğrendim.</p> <p><strong>'Benim 5 bin TL ödeme yapma yetkim bile yokken, milyonlarca liralık sahte fatura organizasyonu kurmam mümkün değildir'</strong></p> <p>Ahmet Güllü'nün çeklerle ilgili ifadesi doğrudur; ancak konu yanlış bağlanmıştır. Ona verdiğimiz çekler naylon faturalarla ilgili değildir. Bunlar Murat Gülibrahimoğlu'nun şahsi hesabından borç olarak gönderdiği paralar karşılığında aldığı şahsi çeklerdir. Vadesi geldiğinde bankadan tahsil edilir, Murat Bey'in talimatına göre işlem yapılırdı. Bahsedilen firmalara verilen çekler değildir. BDDK raporlarından da bunun görülebileceğini düşünüyorum.</p> <p>Benim 5 bin TL ödeme yapma yetkim bile yokken, milyonlarca liralık sahte fatura organizasyonu kurmam mümkün değildir. Bu firmaları tanımıyorum, bu faturaları organize etmedim. Şirketin mali kayıtlarından sorumlu kişi yeminli mali müşavir ve yönetim kurulu üyesi Cem Çelik'tir. Ben sadece finans çalışanıyım.</p> <p><strong>'Zafer Keleş'in adını soruşturma kapsamında televizyondan duydum, Murat Keleş'in adını ise iddianamede okudum. Kendilerini tanımıyorum'</strong></p> <p>İddianamede Murat Gülibrahimoğlu'nun hesabından çekilen yaklaşık 2 milyon doların örgüte nakit akışı sağlamak amacıyla Murat Keleş ve Zafer Keleş'e elden teslim edildiği ileri sürülmektedir. Bu iddiayı kesinlikle reddediyorum. Zafer Keleş'in adını soruşturma kapsamında televizyondan duydum, Murat Keleş'in adını ise iddianamede okudum. Kendilerini tanımıyorum.</p> <p>26 Haziran 2024'te Murat Gülibrahimoğlu'nun talimatıyla 1,5 milyon dolar çektim. Parayı Cevizli'deki ofise götürdüm. Orada Murat Gülibrahimoğlu, İbrahim Aköz ve Sultangazi Belediyesi'nden bir yetkili vardı. Cebeci sahası içindeki kaçak yapı ve iş yerlerinin tahliyesi için bazı kişilere ödeme yapılacaktı. Bu kişiler numaratajlarını iptal ettirmiş, evlerini boşaltmaları karşılığında ödeme almışlardı. Murat Bey'in talimatıyla bu kişilere ödeme yaptım ve tutanak tuttum. Tutanaklar avukatlarım tarafından mahkemeye sunulacaktır.</p> <p>İfademde geçen 'Murat Gülibrahimoğlu'nun söylediği kişilere teslim ettim' ifadesi, örgüt adına para götürdüğüm şeklinde yorumlanmıştır. Oysa ben Zafer Keleş'e ya da Murat Keleş'e hiçbir para teslim etmedim. Böyle bir anlatımım da yoktur. Kalan paranın bir kısmı İbrahim Akbertürk'e olan 300 bin dolarlık ödeme için verilmiş, yaklaşık 100 bin dolar da Murat Gülibrahimoğlu tarafından alınmıştır. Ben hiçbir koşulda örgüt kapsamında bir kişiye para teslim etmedim.</p> <p><strong>'Benim örgüt üyeliğiyle ilişkilendirilmemin temelinde, Zafer Keleş ve Murat Keleş'e para teslim ettiğim yönündeki hatalı değerlendirme ile Semih Bilgin'in ifadesi olduğunu düşünüyorum'</strong></p> <p>Murat Gülibrahimoğlu ile 'müşterek fail' olduğum iddiasını da kabul etmiyorum. Onun görüştüğü bakan, milletvekili, vali, genel müdür veya belediye başkanı varsa, ben bu kişilerin hiçbirini tanımıyorum. İSTAÇ ile yıllardır çalışmamıza rağmen İSTAÇ'ın genel müdürünü bile tanımam. Kendime ait makamım, özel odam, ayrıcalıklı maaşım yoktur. Ağaçlı'daki ofiste diğer finans çalışanlarıyla birlikte çalışırdım. Murat Gülibrahimoğlu'nun sosyal çevresini tanımadan, maddi ya da manevi bir çıkar sağlamadan onunla nasıl müşterek fail olabileceğimi anlayamıyorum.</p> <p>Örgüt üyeliği suçlaması da benim için çok ağırdır. 59. eylemde üst tarafta Murat Gülibrahimoğlu ve onunla ilgili tanımadığım kişilerin ifadeleri, alt tarafta ise şirket çalışanlarının Cebeci'de yapılan işleri anlatan ifadeleri vardır. Bu iki dünya birbirinden ayrıdır. Şirket çalışanları, Murat Gülibrahimoğlu'nun yaptığı iddia edilen görüşmelere katılmamış, bunlardan haberdar olmamıştır. Benim örgüt üyeliğiyle ilişkilendirilmemin temelinde, Zafer Keleş ve Murat Keleş'e para teslim ettiğim yönündeki hatalı değerlendirme ile Semih Bilgin'in ifadesi olduğunu düşünüyorum.</p> <p>Kayyum atanmadan önce Murat Gülibrahimoğlu şirketin yasal temsilcisiydi. Bu nedenle çalışanların kendisiyle görüşmesi doğal ve yasaldı. Kayyum atandıktan sonra ise bazı konularda kayyum benden Murat Gülibrahimoğlu'ndan bilgi almamı istedi. Ben de kayyumun talebi üzerine kendisini arayıp bilgi aldım ve kayyuma ilettim. Bu, talimat almak değil, kayyumun istediği bilgiyi temin etmektir.</p> <p>Semih Bilgin'in güvenlik kulübesinde gizli görüşme yapıldığı yönündeki iddiasını da reddediyorum. Burası şirket girişinde, kayyum ekibinin her gün geçtiği ve kamera kaydı altında olan bir yerdir. Kamera kayıtları incelenirse gerçek ortaya çıkar. Semih Bilgin'in cezaevi şartlarında zorlandığını, sürekli ağladığını eşinden duydum. Bu koşullar altında bana iftira atmış olabilir.</p> <p>Sonuç olarak; ben kaçak döküm sistemi kurmadım, yönetmedim, kamu zararına yol açmadım, sahte fatura organizasyonu yapmadım, örgüt adına kimseye para teslim etmedim. Ben yalnızca finans biriminde çalışan, patronun talimatıyla ödeme süreçlerini yürüten bir çalışandım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum.</p> <p><strong>'Oğlumu çok özledim, tahliyemi talep ediyorum'</strong></p> <p>Buradaki sahada çalışan personelin ve yeni yapılan tesisin, tesiste çalışan personellerin iş güvenliğiyle alakalı ekstradan önlemler aldım. Bunun sebebini de açıklayacağım. Burada Murat Bey ile konuşarak, Murat Gülibrahimoğlu ile konuşarak ekstra iş güvenliği uzmanı talep ettik ve sahada görevlendirdik. Sahadaki personeller genelde yatılıdır, yatakhane ve yemekhane mevcuttur. Özellikle buraları gezdim, personelin temiz ve rahat kalabilmesi için ne gerekiyorsa yaptım. Buradaki arkadaşların her zaman ihtiyaçlarını sorduk, yardımcı olduk. Buradaki taş ocağında çalışan kişilerle bu kadar ilgilenmemin sebebi, 4 yaşındayken babamı bir taş ocağında iş kazasında kaybetmiş olmak. Bu sebeple çalıştığım süre boyunca dürüst, kimseyi kırmadan, yalan söylemeden ve tırnaklarımla kazıyarak geldim. Zira 12 senedir finans elemanı olarak başladığım şirketten genel müdür yardımcısı olarak kovuldum. Ayrıca Cebeci maden bölgesinde yaptığımız işlerden dolayı, bunu şaka olarak söylemiyorum; Bakanlık'tan, Valilik'ten ya da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden bir teşekkür yazısı ya da bir plaket almayı umuyordum. Fakat şu anda burada bu işlerden yargılanıyorum.Öncelikle ben bir maaşlı çalışanım ve görevimi yerine getirdim. Herhangi bir suç örgütüne üye değilim. Oğlumu çok özledim, tahliyemi talep ediyorum.'</p> <p>Başer'in savunması tamamlandı. Duruşma, bugünlük sona erdi. Yarın, Başer'in avukatlarının savunması alınacak.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasida-29-gun-sona-erdi-tutuklu-adem-baser-bakanliktan-plaket-bekliyordum-ancak-su-an-bu-islerden-yargilaniyorum</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:35:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasida-29-gun-sona-erdi-tutuklu-adem-baser-bakanliktan-plaket-bekliyordum-ancak-su-an-bu-islerden-yargilaniyorum.jpeg" type="image/jpeg" length="50170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bornova'daki zincirleme kazada ağır yaralanan polis memuru şehit oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bornovadaki-zincirleme-kazada-agir-yaralanan-polis-memuru-sehit-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bornovadaki-zincirleme-kazada-agir-yaralanan-polis-memuru-sehit-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Bornova ilçesinde freni arızalandığı değerlendirilen tırın karşı şeride geçerek aralarında görevli polis aracının da bulunduğu 10 araca çarpması sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında 1 polis memuru şehit oldu, 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir'in Bornova ilçesinde freni arızalandığı değerlendirilen tırın karşı şeride geçerek aralarında görevli polis aracının da bulunduğu 10 araca çarpması sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında 1 polis memuru şehit oldu, 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.</p> <p>Kaza, bugün saat 16.26 sıralarında Bornova ilçesi İstanbul Caddesi Topçu Tugayı Lojmanları mevkisinde meydana geldi. Manisa'dan İzmir istikametine seyir halinde olan ve ilk belirlemelere göre fren arızası yaşadığı değerlendirilen tır, kontrolden çıkarak karşı şeride geçti. Tırın, aralarında görevli polis aracının da bulunduğu 10 araca çarpması sonucu zincirleme trafik kazası meydana geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kazada, tır şoförü ile bir vatandaş olay yerinde hayatını kaybetti. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan polis memurlarından biri ise yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.</p> <p>Kazada biri polis memuru olmak üzere toplam 5 kişinin yaralandığı, yaralıların çeşitli hastanelerde tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.</p> <p>Kazayla ilgili idari ve adli tahkikat başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bornovadaki-zincirleme-kazada-agir-yaralanan-polis-memuru-sehit-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:33:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bornovadaki-zincirleme-kazada-agir-yaralanan-polis-memuru-sehit-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="70077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Demir: Öğrenci affının çıkması için kanun teklifini Meclis'e sunduk]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-demir-ogrenci-affinin-cikmasi-icin-kanun-teklifini-meclise-sunduk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-demir-ogrenci-affinin-cikmasi-icin-kanun-teklifini-meclise-sunduk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, öğrenci affı konusunda kanun teklifini Meclis'e sunduklarını açıklayarak, 'Dar gelirli ailelerin çocukları okumak mı yoksa karnını doyurmak mı sorusu arasında sıkışıp kalmıştır. Birçok öğrencimiz geçim derdi yüzünden okuluyla bağı kopmuştur. Biz öğrenci affının çıkması için bir kanun teklifi hazırladık ve Meclis'e sunduk. Hazırladığımız kanun teklifi ve savunduğumuz düzenleme sadece ön lisans ve lisans öğrencilerini değil, aynı zamanda yüksek lisans ve doktora öğrencilerini de mutlaka kapsayacak bir düzenlemedir. Ülkemizin yetişmiş insan kaynağına ihtiyacı var' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, öğrenci affı konusunda kanun teklifini Meclis'e sunduklarını açıklayarak, 'Dar gelirli ailelerin çocukları okumak mı yoksa karnını doyurmak mı sorusu arasında sıkışıp kalmıştır. Birçok öğrencimiz geçim derdi yüzünden okuluyla bağı kopmuştur. Biz öğrenci affının çıkması için bir kanun teklifi hazırladık ve Meclis'e sunduk. Hazırladığımız kanun teklifi ve savunduğumuz düzenleme sadece ön lisans ve lisans öğrencilerini değil, aynı zamanda yüksek lisans ve doktora öğrencilerini de mutlaka kapsayacak bir düzenlemedir. Ülkemizin yetişmiş insan kaynağına ihtiyacı var' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı açıklamayla öğrenci affına ilişkin kanun teklifini Meclis'e sunduklarını açıkladı. Ekonomik kriz nedeniyle birçok gencin eğitimine devam edemediğini belirten Demir, şunları kaydetti:</p> <p>'Öğrenci affı meselesi sadece soğuk bir kanun maddesi, basit bir mevzuat veya teknik bir af düzenlemesi değildir. Bu mesele kanayan bir yarayı sarmak, bozulan ekonominin ve yoksulluğun kalemini elinden aldığı o gençleri kurtarma meselesidir. O gençler bizden bir lütuf, bir ayrıcalık veya merhamet beklemiyorlar. Onlar yanlış ekonomi politikalarının ve adaletsiz sistemin onlardan çaldığı en temel insan haklarını, eğitim haklarını geri istiyorlar. Anayasamızın 42. maddesi çok açıktır. Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.</p> <p>Ancak bugün geldiğimiz noktada yükseköğretim sistemindeki yapısal sorunlar ve katı idare uygulamaları bu maddeyi kağıt üzerinde bırakmıştır. Azami süre uygulamaları, kayıt yenileme veya disiplin cezaları gibi nedenlerle üniversitelerle ilişiği kesilen yüz binlerce gencimiz var. Şimdi kendimize sormamız gerekiyor. Bu gençler neden okullarını bıraktı? Cevabı hepimiz biliyoruz. Derinleşen ekonomik kriz, mutfaklardaki yangın ve barınma krizi. Bugün Ankara'da, İstanbul'da veya Anadolu'da herhangi bir şehirde bir öğrencinin sadece kira ve yemek masrafını karşılaması imkansız hale gelmiştir.</p> <p><strong>'Teklifimizle öğrencilerin yarım kalan üniversite hayallerini tamamlaması hedeflenmektedir'</strong></p> <p>Dar gelirli ailelerin çocukları okumak mı yoksa karnını doyurmak mı sorusu arasında sıkışıp kalmıştır. Birçok öğrencimiz geçim derdi yüzünden okulunu dondurmak, inşaatlarda, kuryelik işlerinde çalışmak zorunda kalmış, sonunda da okuluyla bağı kopmuştur. Biz öğrenci affının çıkması için bir kanun teklifi hazırladık ve Meclis'e sunduk. Hazırladığımız kanun teklifi ve savunduğumuz düzenleme sadece ön lisans ve lisans öğrencilerini değil, aynı zamanda yüksek lisans ve doktora öğrencilerini de mutlaka kapsayacak bir düzenlemedir. Ülkemizin yetişmiş insan kaynağına ihtiyacı var. Doktora aşamasında olan, tezini bitirmek üzereyken azami süreye takılan veya ekonomik nedenlerle araştırmasına ara veren bir akademisyen adayının sistem dışına itilmesi Türkiye'nin geleceğine vurulan bir darbedir. Akademik çalışmalar birer maratondur. Bu maratonda yorulanı saf dışı bırakmak değil, elinden tutup bitiş çizgisine taşımak devletin görevidir. Bilim insanı yetiştirmek kolay değildir. Bu kaybı göze alamayız, almamalıyız. Bizim teklifimiz ayrım gözetmeksizin tüm yükseköğretim kurumlarını kapsayan geniş ve kalıcı bir çözümdür. Bu sadece bir af değildir. Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirme adımıdır. Sosyal adaleti yeniden tesis etme çabasıdır. Gençlerimizi üretkenliğe, iş gücüne ve ekonomiye yeniden kazandırma hamlesidir.</p> <p>Teklifimizle kaydı silinen veya eğitimine ara verilen öğrencilerin yarım kalan üniversite hayallerini tamamlaması hedeflenmektedir. Terör, kasten öldürme, cinsel istismar gibi suçlardan hüküm giyenler af kapsamı dışında tutulmalıdır. Kanun teklifi bir an önce Meclis gündemine alınmalı ve yeni eğitim öğretim yılına yetiştirilmelidir. Eğitim hakkına verilen ikinci bir şans Türkiye'nin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Gençlerin umudunu kırmayın, hayallerini bürokrasiye kurban etmeyin. Meclis çatısı altında tüm partilere sesleniyorum: Gelin bu kanun teklifine destek verin. Gençlerimizin önündeki barikatları hep birlikte kaldıralım.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-demir-ogrenci-affinin-cikmasi-icin-kanun-teklifini-meclise-sunduk</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:21:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-demir-ogrenci-affinin-cikmasi-icin-kanun-teklifini-meclise-sunduk.jpg" type="image/jpeg" length="68339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİSK-AR: Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 31,5 oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disk-ar-genis-tanimli-issizlik-orani-yuzde-315-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disk-ar-genis-tanimli-issizlik-orani-yuzde-315-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi'nin (DİSK-AR) Nisan 2026 İşsizliğin Görünümü Raporu'na göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 850 bine çıkarak yüzde 31,5 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi'nin (DİSK-AR) Nisan 2026 İşsizliğin Görünümü Raporu'na göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 850 bine çıkarak yüzde 31,5 oldu.</p> <p>Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi'nin (DİSK-AR) Nisan 2026 İşsizliğin Görünümü Raporu yayımlandı. Geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 850 bine çıkarak yüzde 31,5 oldu. Geniş tanımlı kadın işsizliği ise yüzde 40,3. Yine rapora göre, dar ve geniş tanımlı işsizlik oranı arasındaki puan farkı 23,4'e çıkarken, 4 buçuk milyon kişi haftalık 40 saatten az çalışıyor ve daha fazla çalışmak istiyor. 5,4 milyon kişi ise çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İşsizlerin yüzde 81,7'sinin işsizlik ödeneği alamıyor'</strong></p> <p>Her 10 işsizden 8'i işsizlik ödeneğinden yararlanamadığını belirten DİSK-AR, raporda, 'TÜİK'in resmi dar tanımlı işsizlerin ezici çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor. İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor. Mart 2026'da TÜİK toplam dar tanımlı işsiz sayısını 2 milyon 873 bin kişi olarak açıkladı. İŞKUR'un Mart 2026 İşsizlik Sigortası Bültenleri verilerine göre ise bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 526 bin 826'dır. Böylece Mart 2026'da resmi işsizlerin sadece yüzde 18,3'ü işsizlik ödeneği alabildi. 2,3 milyon işsiz, işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı. Bu da işsizlerin yüzde 81,7'sinin işsizlik ödeneği alamadığı anlamına geliyor' ifadelerine yer verdi.</p> <p><strong>DİSK'ten işsizlikle mücadele önerileri</strong><strong> </strong></p> <p>DİSK-AR raporda işsizlikle mücadele önerilerini de sıraladı. DİSK-AR'ın önerileri şöyle:</p> <p>'- 'Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması' ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.<br />- Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 'insana yaraşır iş' yaklaşımı temelinde herkese<br />güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.<br />- İş Yasasının 25/II. Maddesi yeniden düzenlenmeli ve keyfi işten çıkarmalar sona ermelidir.<br />- İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşulları ve ödenek miktarı iyileştirilmelidir.<br />- İşsizlik Sigortası Fonu'nun amaç dışı kullanımına son verilmelidir. Fon'dan işverenlere dönük<br />teşvik ve destekler sona erdirilmelidir.<br />- Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu<br />ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve<br />hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.<br />- İşbaşında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu<br />olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.<br />- Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.<br />- Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı,<br />herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.<br />- Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi<br />uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz<br />bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disk-ar-genis-tanimli-issizlik-orani-yuzde-315-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:18:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/disk-ar-genis-tanimli-issizlik-orani-yuzde-315-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="25912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da Başbakan Friedrich Merz'in açıklamaları tartışma yarattı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/almanyada-basbakan-friedrich-merzin-aciklamalari-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/almanyada-basbakan-friedrich-merzin-aciklamalari-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Başbakan Friedrich Merz'in sosyal medya eleştirilerine ilişkin sözleri Almanya'da tartışma başlattı. Siyaset ve medyadan gelen tepkiler büyürken Merz iletişim hatalarını kabul etti. Hristiyan Demokrat Birlik Parti (CDU)-Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyonu oy kaybederken, aşırı sağcı Alternative für Deutschland (AfD) anketlerde yükselişini sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haber: İlhan Baba<br /> <br /> (BERLİN)-Almanya Başbakan Friedrich Merz'in sosyal medya eleştirilerine ilişkin sözleri Almanya'da tartışma başlattı. Siyaset ve medyadan gelen tepkiler büyürken Merz iletişim hatalarını kabul etti. Hristiyan Demokrat Birlik Parti (CDU)-Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyonu oy kaybederken, aşırı sağcı Alternative für Deutschland (AfD) anketlerde yükselişini sürdürüyor.<br /><br />Başbakan Friedrich Merz'in Der Spiegel dergisine verdiği röportajda sosyal medyada kendisine yönelik eleştirilerle ilgili sözleri, siyaset ve medyada geniş yankı buldu. Merz, sosyal medyada hakkında yapılan paylaşımlarda yoğun şekilde hedef alındığını belirterek, 'Benden önce hiçbir başbakan bu kadar ağır saldırılara maruz kalmadı' dedi. Bu ifadeler siyaset ve medya çevrelerinde eleştirilere neden oldu.<br /> <br /> Hür Demokrat Parti'den (FDP) siyasetçi Wolfgang Kubicki, Merz'in açıklamalarını 'kişisel bir yanlış değerlendirme' olarak nitelendirdi. Eski Hristiyan Demokrat Birlik Parti (CDU) milletvekili Maximilian Mörseburg ise, bu söylemin partinin imajına zarar verebileceğini belirterek, 'Bu tür bir mağduriyet dili Hrisiyan Demokat Birlik Partisi (CDU)'ya yakışmıyor' dedi.<br /> <br /> Medya cephesinden de eleştiriler geldi. Bir gazetenin üst düzey yöneticisi, Merz'in sözlerini 'şaşırtıcı bir iletişim tarzı' olarak değerlendirirken, bu açıklamaların ne amaç taşıdığını sorguladı. Sosyal medya platformu X'te ise Merz'e yönelik eleştirel bir etiket kısa sürede gündem oldu.<br /> <br /> Öte yandan Merz, röportajında iletişim konusunda eksikleri olduğunu kabul etti. Daha fazla açıklama yapması gerektiğini vurgulayan Başbakan, demokratik sistemde halkı bilgilendirmenin önemine dikkat çekti.<br /> <br /> Merz ayrıca zaman zaman tartışma yaratan bazı açıklamalarına da değindi. Açık sözlü bir siyasetçi olduğunu belirten Merz, eleştirileri göze alarak görüşlerini dile getirmeye devam edeceğini ifade etti. Ancak kamuoyunun giderek daha hassas hale geldiğini de kabul etti.<br /> <br /> Almanya'da Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU)  ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyon hükümeti önümüzdeki hafta bir yılını dolduracak. Son anketlerde hükümet partilerinin oy oranlarında düşüş gözlenirken, aşırı sağcı Alternative für Deutschland  Parti (AfD) bazı anketlerde birinci sıraya yükselmiş durumda.</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/almanyada-basbakan-friedrich-merzin-aciklamalari-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:14:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/almanyada-basbakan-friedrich-merzin-aciklamalari-tartisma-yaratti.jpg" type="image/jpeg" length="61422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: Avrupa Birliği'nde siyasi irade yok]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-fidan-avrupa-birliginde-siyasi-irade-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-fidan-avrupa-birliginde-siyasi-irade-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine ilişkin, 'Bir yere girecekseniz bunun şartları vardır. Bu şartlar önünüze konur ve siz bu şartlara uyduğunuz zaman buraya girersiniz. Fakat sorun şurada. AB'de 'Türkiye'nin şartlar sağlandığı zaman biz AB üyesi olmasını kabul ediyoruz' diye bir siyasi irade yok. Dolayısıyla bu siyasi irade maalesef 2007 yılında Sayın Sarkozy tarafından öldürüldü. Sayın Schröder ve Sayın Chirac tarafından daha önce ortaya konan Avrupa siyasi iradesi Sayın Sarkozy ile beraber ortadan kaldırıldı. Yani bizim değerlendirme aşamalarına geçmemiz için AB'de bir siyasi iradenin deklare edilmesi gerekiyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine ilişkin, 'Bir yere girecekseniz bunun şartları vardır. Bu şartlar önünüze konur ve siz bu şartlara uyduğunuz zaman buraya girersiniz. Fakat sorun şurada. AB'de 'Türkiye'nin şartlar sağlandığı zaman biz AB üyesi olmasını kabul ediyoruz' diye bir siyasi irade yok. Dolayısıyla bu siyasi irade maalesef 2007 yılında Sayın Sarkozy tarafından öldürüldü. Sayın Schröder ve Sayın Chirac tarafından daha önce ortaya konan Avrupa siyasi iradesi Sayın Sarkozy ile beraber ortadan kaldırıldı. Yani bizim değerlendirme aşamalarına geçmemiz için AB'de bir siyasi iradenin deklare edilmesi gerekiyor' dedi.</p> <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Viyana'da Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile bir araya geldi. İki Bakan görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Meinl-Reisinger, düzenli görüşmelerin ve yoğun temasların yakın ve sağlam Avusturya-Türkiye ilişkilerinin bir göstergesi olduğunu söyledi. Meinl-Reisinger, 'Amacımız ortak çıkarlarımızın bulunduğu alanlarda ortaklığı derinleştirmektir. Türkiye ile iş birliğimiz Avrupa'da güvenlik, istikrar ve refah açısından belirleyici öneme sahip. Özellikle ikili ekonomik ilişkilerimiz çok önemli. Bu da ortak gücümüzün kaldıraç noktasıdır. Türkiye önemli ortaklıdır' ifadelerini kullandı. </p> <p>Türkiye'nin sadece büyük bir pazar değil aynı zamanda stratejik açıdan önemli bir bölgeye açılan ekonomik bir merkez olduğuna dikkat çeken Meinl-Reisinger, 'Özellikle Güney Kafkasya'ya, Orta Asya'ya ve tabii ki Orta Doğu'da' dedi. </p> <p><strong>'Göç, geçiş ülkeleriyle iş birliği yaptığımız zaman iyi yönetilebilir'</strong></p> <p>Düzensiz göçle ortak mücadelenin iki ülke arasındaki konulardan biri olduğuna değinen Meinl-Reisinger, 'Bu coğrafi konum Türkiye'yi bizim için aynı zamanda göç yönetiminde, insan kaçakçılığı, organize suçlar ve terörle mücadelede kilit bir ortak haline getirmektedir. Bu alanlarda, özellikle Dışişleri ve İçişleri Bakanlıklarımız ile Türk makamları arasında uzun süredir çok iyi bir iş birliği bulunmaktadır. Göç, geçiş ülkeleriyle iş birliği yaptığımız zaman iyi yönetilebilir' şeklinde konuştu. Meinl-Reisinger, sözlerine şöyle devam etti:</p> <p><strong>'Türkiye, bizim için vazgeçilmez bir ortak'</strong></p> <p>'Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüşü konusunda iş birliğimizi daha da derinleştirmek istiyoruz. Ortak önceliğimiz, Suriye'de sivil nüfus için perspektiflerin oluşturulmasıdır. Böylece mültecilerin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönüşlerini sağlamamız mümkün olur. </p> <p>Güvenlik politikası açısından, Türkiye, bizim için vazgeçilmez bir ortaktır. Haritaya kısa bir bakış bile yeterlidir. Türkiye Suriye ve Irak gibi çatışma bölgeleriyle uzun bir sınıra sahiptir. Ukrayna konusunda olduğu gibi, Karadeniz'e de kıyısı vardır. Türkiye, bu coğrafi konumundan kaynaklanan jeopolitik sorumluluğu üstlenmektedir. ABD'nin Gazze için öngördüğü Barış Planı'nın uygulanmasında Türkiye, merkezi bir rol oynamakta.</p> <p>Türkiye düzenli olarak arabulucu ve kolaylaştırıcı rolünü üstleniyor, bunun farkındayız. Özellikle Gazze'deki insanların hayat perspektiflerini göz önünde bulundurarak bu adımları atmalıyız. Mevcut gergin ortamda bu angajman son derece değerlidir. Bunun farkındayız.'</p> <p><strong>'Savaşın en kısa sürede sona ermesi gerek'</strong></p> <p>Meinl-Reisinger, görüşmelerinde İran'daki durum ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler hakkında yoğun görüş alışverişinde bulunduklarını kaydederek, 'Bu savaşın Avrupa üzerinde ciddi etkileri var, bunu gizleyemeyiz. Bu savaşın en kısa sürede sona ermesi gerekiyor hem sizin hem bizim açımızdan. Bu nedenle iletişim kanallarının kesinlikle açık tutulması önemlidir. Ancak açık iletişim kanalları olduğu takdirde diplomatik çözümler bulunabilir' dedi.</p> <p><strong>'Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesi elzem'</strong></p> <p>AB-Türkiye ilişkilerine değinen Meinl-Reisinger şöyle konuştu:</p> <p>'Bunun geliştirilmesi elzemdir. Avusturya-Türkiye ilişkileri için geçerli olan hususlar AB'nin Türkiye ile ilişkileri için de daha güçlü bir şekilde geçerlidir. Bu konuyu da ele aldık. Daha güçlü iş birliğinin gerektiği kanaatine vardık. Özellikle hepimizin fayda sağladığı alanlarda, bizim açımızdan çok önemli bir unsur olduğu kanaatine vardık. Özellikle ekonomik ve ticari ilişkilerin derinleştirilmesi önem taşımaktadır. AB, Türkiye için açık ara önemli ticaret ortağıdır ve Türkiye de AB'nin en büyük beş ticaret ortağı arasında yer almaktadır. Ortak komşuluk bölgemizde barış ve güvenliği sağlanması yönelik çabalar kapsamında, göç yönetimi alanında, ortak kurallara dayalı uluslararası düzeni savunulması bağlamında bu ikili düzeyde ve Avrupa düzeyinde sağlanmalıdır.'</p> <p><strong>'Suriyeli göçmenlerin durumu, Suriye'nin yeniden istikrara kavuşmasıyla yakından ilgili'</strong></p> <p>Ardından söz alan Fidan, Avusturyalı mevkidaşıyla yaptığı görüşmede ticaret, yatırım, düzensiz göç ve terörizmle mücadele ile konsolosluklarla ilgili bazı sorunların ele alındığını söyledi. </p> <p>Düzensiz göçle mücadele konusunda iki ülke arasında güzel bir iş birliği olduğunu belirten Fidan, 'Türkiye esas itibariyle bu göç konusunda gerçekten büyük bir tecrübe kazanmış durumda. Hem mültecilerle ve göçmenlerle ilgilenme hem de göçmen sorunu nasıl yönetebiliriz, o konuda beraber karşılıklı çalışıyoruz. Özellikle Suriyeli göçmenlerin durumu, biliyorsunuz, Suriye'nin şu anda yeniden istikrara kavuşmasıyla da yakından ilgili. Suriye'nin mevcut istikrarıyla da ilgili bu bağlamda kendileriyle fikir alışverişinde bulunduk. Özellikle şu anda Suriye'nin son bir yıldır ortaya koymuş olduğu istikrarlı yönetim politikalarının hem düzensiz göçle mücadelede hem de bölgesel barışı sağlamadaki öneminin altını çizdik' dedi.</p> <p><strong>'Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisinin sağlanması konularını çözmeye çalışıyoruz'</strong></p> <p>Fidan, Türkiye-Avusturya ilişkilerinin en canlı ve kıymetli unsurlarından birinin Avusturya'da bulunan Türk toplumu olduğunu söyledi. AB konusunu da ele aldıklarını dile getiren Fidan, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Türkiye-AB ilişkileri gerçekten önemli. Hükümetimizin bu konudaki duruşunu biliyorsunuz. Cumhurbaşkanımız özellikle AB üyeliği konusundaki ülkemizin öteden beri, AK Parti hükümetlerinde ortaya koymuş olduğu resmi politikada bir değişiklik olmadığını defaatle, altını kuvvetli bir şekilde çizerek ifade etmekte. Fakat hem Avrupa'nın içinde bulunduğu şartlar hem bölgesel gelişmeler bu üyelik sürecinde birtakım sorunların, yapısal sorunların olduğunu da yadsınamaz bir şekilde ortaya çıkartmakta. Bununla beraber, atılması gereken adımlar var. Özellikle Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisinin sağlanması konularında bunları çözmeye çalışıyoruz.</p> <p>AB'nin rekabetçiliğini güçlendirmeyi amaçlayan Made in EU ve benzeri girişimleri ülkemizin dahil edilmesi, Avrupa'da tedarik zincirlerinin etkinliği açısından son derece önemli. Bu iki konuda da Avusturya'nın güçlü desteğini biz açıkçası bekliyoruz. Diğer taraftan, bağlantısallık konusunda Avusturya ile gerçekten çok yapacak işimiz olduğunu da bu tartışmalarda gördük. Özellikle Hazar geçişli Orta Koridor ve dün biz Üç Deniz Girişimi inisiyatifine katılmıştık. Üç Deniz Girişimi'nin özellikle bağlantısallıkla ilgili önemli noktalarının altını da çizdik. Avusturya ve Türkiye olarak Avrupa'nın, Asya'nın hangi bağlantısallık projeleri ile birbiri ile daha etkin nasıl bağlanabileceği, enerji güvenliği konusunda, koridor açma konusunda neler yapılabilir bu konuda da iyi bir görüş alışverişinde bulunduk.'</p> <p><strong>'İsrail'in daha nitelikli bir uluslararası baskı altına alınması gerekiyor'</strong></p> <p>Bölgesel konularda, Gazze'deki Barış Planı'nın nasıl gittiği konusunda fikir teatisinde bulunduklarını kaydeden Fidan, Gazze Barış Planı'nın, kağıda yansıtıldığı şartlara uygun ilerlemesinin önemli olduğunu vurguladı. Fidan, şöyle devam etti:</p> <p>'Tarafların bu konudaki ortaya koyacağı çaba önemli. Özellikle İsrail'in isteksizliğinin baskı altına alınması, ihlallerinin önlenmesi Gazze'de ikinci aşamaya geçiş için fevkalade önemli. Bu konuda hem uluslararası toplumu hem arabulucuların hem de Barış Kurulu'nda olan bütün aktörleri gereken tedbirleri alma konusunda da açıkçası uyarıyoruz. Bölgedeki İsrail yayılmacılığının bir uzantısı olan Gazze ve Batı Şeria'daki şartlar, bölgeye de hizmet etmiyor, Avrupa'ya da hizmet etmiyor. Daha fazla istikrarsızlık, daha fazla enerji güvenliği açısından sorun, daha fazla düzensiz göç ortaya çıkartıyor. En son Lübnan'da biliyorsunuz bir milyon insan İsrail işgali sonucu yerlerinden edilmiş oldu. Bunun yaygınlaşması sonucunda daha fazla göç ortaya çıkabilir. Onun için İsrail'in bu konuda daha nitelikli bir uluslararası baskı altına alınması gerekiyor.'</p> <p><strong>'İran ve ABD müzakerelerinin neticeye kavuşması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz'</strong></p> <p>Bakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşı konusunda da görüş alışverişinde bulunduklarını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öteden beri bu savaşın durması konusunda elinden geleni yaptığını dile getirdi. İran ve ABD arasındaki savaşa değinen Fidan, şunları söyledi:</p> <p>'İran ve Amerika arasında devam eden müzakerelerin bir an önce neticeye kavuşması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Özellikle bu krizin bir an önce sona vermesi ve bu krizden kaynaklanan Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın bir an önce aşılıp normal hayata dönülmesi gerekiyor. Enerji fiyatları, enerji tedariği özellikle bölge ülkelerine yönelik de gıda ve diğer ürün tedariğinde çok ciddi sıkıntılar var.</p> <p>Aslında Hürmüz Boğazı şunu da gösteriyor. Bizim Sayın mevkidaşımla da tartıştığım gibi, alternatif bağlantısallığın önemini bir kez daha vurgulamış oldu. İslamabad'da başlayan müzakereler inşallah başarıyla sonuçlanır. Bu konuda taraflarla temas halindeyiz. Elimizden gelen bütün desteği taraflara, İran ihtilafının da çözülmesi için vermeye gayret ediyoruz. Bu konuda da yoğun bir mesaimiz var.'</p> <p><strong>'İlave uzatmalara ihtiyacımız olabilir. Tarafların bu konuda istekli olduğunu gördüm'</strong></p> <p>Ortak açıklamanın ardından iki Bakan gazetecilerin sorularını yanıtladı. Orta Doğu ile ilgili bir diplomatik çözümün mümkün olup olmadığına ilişkin bir soruyu Fidan şu ifadelerle yanıtladı:</p> <p>'Devam eden müzakereleri konuşmamda da ifade etmeye çalıştım, biz destekliyoruz, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu önemli bir konu. Şu anda ateşkesin uzatılması önemli bir husus. Siz tekrar bir blockade'in gündeme geldiğini ifade ettiniz ama bizim için önemli olan tabii tekrar savaşa dönülmemesi. Şimdi ateşkes ilk ilan edildiğinde 15 günlüğüne biz o zaman da ifade etmiştik. Anlaşmaya varılması gereken maddeler çok önemli ve çok fazla. Bunların iki hafta içerisinde çözülmesi mümkün olmayabilir. Bizim ilave uzatmalara ihtiyacımız olabilir. Ben tarafların da bu konuda açıkçası istekli olduğunu gördüm. Çünkü uluslararası toplumun baskısı açıkçası bunu da biraz gerekli kılıyor.</p> <p>Ben bundan sonraki süreçte önümüzdeki birkaç günün çok kritik olduğunu düşünüyorum. Özellikle tarafların şu anda belli pozisyonları netleştirmesi itibariyle bu birkaç gün çok önemli. İki tarafın da özellikle bir ateşkese ve barışa daimi olarak ulaşma niyetiyle ve Hürmüz Boğazı'nı açma niyetiyle hareket etmeleri fevkalade önemli. Burada halledilmesi gereken bazı detaylı konular var. Burada da ben açıkçası Pakistanlı kardeşlerimizin maharetine güveniyorum. Bizim de desteğimiz devam edecek.'</p> <p><strong>'Türkiye ile iş birliği yapma zorunluluğundayız zaten'</strong></p> <p>Meinl-Reisinger, güvenlik alanında Türkiye ile iş birliğine dair bir soruyu şöyle yanıtladı:</p> <p>'Türkiye'nin jeopolitik rolü, her halükarda güvenlik konusunda ve istikrar ve refah açısından belirleyici bir önem taşımaktadır. Bunu konuşmamda zaten birkaç kez ifade etmiştim. Aynı zamanda önümüzdeki NATO Zirvesi de Türkiye'de gerçekleştirileceği için burada Avrupa'nın güvenliği tabii ki Türkiye'nin kararlarının da elinde. Fakat örneğin Karadeniz'i ele aldığımız takdirde oradaki güvenliği sağlama amacıyla Türkiye ile iş birliği yapma zorunluluğundayız zaten. Gerek siyasi açıdan gerek bölgesel ve coğrafi alanda.</p> <p>Burada güvenlik politikasına değindiğimiz takdirde her halükarda göç konusunun da güvenlik ve refah sağlama konusunun da istikrar gerektirdiğini gizlemek durumunda değiliz. Ciddi ve gerçekçi bir ilerleme arzu ediyoruz. Son senelerde gördüğümüz AB'nin Türkiye'ye üye ülkesi olması için gerekli olan adımlarında hala bir bekleme açısında olduğumuzu fark ediyoruz ve bu her halükarda Türkiye'nin rolü kapsamında ileriye dönük AB'nin şekillendirilmesinde önem taşımaktadır.'</p> <p><strong>'Türkiye bize doğru yaklaşımını göstererek güvenimizi daha sağlam edebilir'</strong></p> <p>Avusturya'nın Türkiye'nin jeopolitik rolünün gerçekten farkında olup olmadığı ve AB'nin Türkiye'ye yönelik rezervleri ile neden hala frenlemelerin söz konusu oluduğu sorusu üzerine Meinl-Reisinger, şu değerlendirmeyi yaptı: </p> <p>'Avusturya olarak bizim için Türkiye ile iş birliğimiz sadece iyi bir ve olumlu bir ilişki ve görüşme değildir. Aynı zamanda çok yakın bir ilişki gerekmektedir. Türkiye ve Avusturya arasında çok paradoks bir durum söz konusu, farkındayım. Ben çok daha taze bir Dışişleri Bakanım. Fakat tabii ki 2018'den beri ilerleyen AB ile ilgili olan görüşmelerin ne yazık ki bir şekilde takılmaya vardığının kanaatine vardık. Bu takılmanın olumlu bir şey olduğunu düşünmüyorum. Neden bu frenlemenin söz konusu olduğunun cevabını yüzde 100 ben şahsen veremem. Fakat mevcut durumu ben ancak olabildiğince doğru bir yöne taşıyabilirim.</p> <p>Ortak ilgi alanlarımız mevcut. Her halükarda belki mevcut olan bazı sözlerin yerine getirilmesinin daha belirgin şekilde ortaya dökülmesi, genellikle AB'nin daha kabullenici bir bakış açısını sağlayabilir. Türkiye'nin anlamının kesinlikle hem Avusturya olarak hem AB olarak farkındayız. Bu ortaklığı gerçekleştirmenin yeni adımlarla ve yeni tutumlar üzerine kurularak daha hızlı bir ilerleme gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum. Tabii ki Türkiye'nin de kendisi bize doğru yaklaşımını göstererek, yaptığı değişimleri bize daha net bir şekilde göstererek bizim güvenimizi daha sağlam edebilir.'</p> <p><strong>'Değerlendirme aşamalarına geçmemiz için AB'de bir siyasi iradenin deklare edilmesi gerekiyor'</strong></p> <p>Fidan bir gazetecinin sorusunu şöyle yanıtladı:</p> <p>'Her hikayenin bir iki tarafı var. Avrupalı meslektaşım verdi. Burada şu önemli. Biz hiçbir zaman için üyelik koşullarının gerçekleşmemesi ve gerçekleşmeden girilmesi gibi bir talep içerisinde olmadık. Tabii ki bir yere girecekseniz bunun şartları vardır. Bu şartlar önünüze konur ve siz bu şartlara uyduğunuz zaman buraya girersiniz. Fakat sorun şurada. AB'de 'Türkiye'nin şartlar sağlandığı zaman biz AB üyesi olmasını kabul ediyoruz' diye bir siyasi irade yok. Dolayısıyla bu siyasi irade maalesef 2007 yılında Sayın Sarkozy tarafından öldürüldü. Sayın Schröder ve Sayın Chirac tarafından daha önce ortaya konan Avrupa siyasi iradesi Sayın Sarkozy ile beraber ortadan kaldırıldı. Yani bizim değerlendirme aşamalarına geçmemiz için AB'de bir siyasi iradenin deklare edilmesi gerekiyor. Daha sonra hangi chapter nasıl açılır, hangi şart nasıl açılır, kapanır ona bakarız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Diğer taraftan jeostratejik olaylar öylesine gelişiyor ki bizim AB ile ilişkilerimizin doğasının ne olduğuna bakmaksızın bizi beraber çalışmaya mecbur ediyor. Yani Rusya-Ukrayna krizi bir kriz, Orta Doğu'da olan kriz, Hürmüz Boğazı, bölgemizde olan gelişmeler, Balkanlardaki istikrarın devam etmesi, aramızdaki ticaret hacmi, ortak ticaret direnci, savunma tabanının oluşturulması gibi çok fazla konu var. NATO'da hep beraber ne yapacağız? Yeni Avrupa güvenlik mimarisini nasıl oluşturacağız? Rekabet şartlarını nasıl geliştireceğiz? O kadar çok konu var ki yani, Avrupa ile Türkiye'yi bir araya getirdiğiniz zaman 500 milyon bir nüfustan bahsediyoruz.</p> <p>Ama maalesef AB'nin içerisinde de birtakım tabii kurallardan dayalı bazı açmazlar var. 27 ülkenin 26'sı diyelim 400 milyon insan bir şey isteyebilir ama bir milyondan az insanın tercihi onu yetersiz hale getirebilir, başka bir bir milyon nüfusu olmayan bir ülkenin. Dolayısıyla Türkiye AB 500 milyon bir ülke tarafından kaderi esir alınabilir. Yani mevcut sistem bunu mümkün kılıyor.</p> <p>Sadece bu üyelikle ilgili değil. İlişkide atılacak pragmatik adımlarla da alakalı. Avrupa güvenliğiyle ilgili adımlar var. Avrupa'nın kritik altyapı sorunlarıyla ilgili konular var. Avrupa'nın daha fazla ticari olarak rekabet edilebilirliğiyle ilgili alan var. Avrupa'daki dijital alanın genişletilmesi ile ilgili alanlar var. Bütün bu alanların hepsinde 500 milyonluk ortak yapı bir şey elde edebilecekken, bir milyondan az bir ülke çok fazla buna engel olur ve hiç kimse de buna bir şey diyemez.</p> <p><strong>'Bu Avrupa'nın kendi içerisinde çözmesi gereken bir sorun'</strong></p> <p>Böyle bir taktik sorunun büyük bir stratejik menfaati önlüyor oluşu ve buna bir çözüm getirilememesi de ayrıca bir çıkmaz alan. Bu tabii Avrupa'nın kendi içerisinde çözmesi gereken bir sorun. Ama bizim realist olarak izlediğimiz politika şu: Türkiye ile Avrupa'nın ilişkilerinin her zaman için iyi olması gerekiyor. İki taraf, ticaret hacmi, Sayın Bakan da ifade etti, gerçekten 250 milyon Dolara yaklaşan bir ticaret hacmi var. Bu, altın oranda neredeyse. Yüzde 50-yüzde 50, ticaret açığı iki tarafta da yok. Gümrük Birliği anlaşması güncellense bu 250 milyar doların hemen 500 milyar dolara çıkma ihtimali de var, bütün yapılan hesaplamalara göre. Her iki taraf da bunu yapmak istiyor ama bir türlü adım atamıyorlar.</p> <p><strong>'Umarım var olan ilişkilerimizi daha iyi ileri seviyeye taşırız'</strong></p> <p>Burada AB tarafında irade ortaya koyma konusunda sıkıntılar var. Üyelik konusunda demiyoruz. Mevcut aramızdaki anlaşma, Gümrük Birliği anlaşması. Hadi gelin bunu bir güncelleyelim, bu her iki tarafın da menfaatine. Bunu AB bürokratları da bize söylüyor ama bir yerde bir irade tıkanması var. Umarım bu aşılır. Ama dediğim gibi, Cumhurbaşkanımızın bu konuda Türk milleti adına aldığı irade, kullandığı irade belli. Bizim bu konuda bir sıkıntımız yok. Umarım var olan ilişkilerimizi daha iyi ileri seviyeye taşırız.'</p> <p> </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-fidan-avrupa-birliginde-siyasi-irade-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 20:00:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-fidan-avrupa-birliginde-siyasi-irade-yok.jpg" type="image/jpeg" length="25790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASKİ Spor şampiyonlarından Mansur Yavaş'a ziyaret: Amacımız olimpiyatlara katılır hale gelmek ve bayrağımızı göndere çekmek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aski-spor-sampiyonlarindan-mansur-yavasa-ziyaret-amacimiz-olimpiyatlara-katilir-hale-gelmek-ve-bayragimizi-gondere-cekmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aski-spor-sampiyonlarindan-mansur-yavasa-ziyaret-amacimiz-olimpiyatlara-katilir-hale-gelmek-ve-bayragimizi-gondere-cekmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar başkanlığında, Avrupa Güreş Şampiyonası ve Avrupa Halter Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden sporcularla bir araya geldi. Yavaş, sporcuları tebrik ederek 'Biz altyapıya çok önem veriyoruz. Yine altyapıya önem vermeye devam edeceğiz. Elimizden gelen desteği vermeye hazırız. Özellikle kuvvetli olduğumuz, iddialı branşları hepimiz biliyoruz. Ama önümüzde zaman var. O zamana kadar da yetiştirip kotalarımızı alıp olimpiyatlara katılır hale gelmek amacımız ve bayrağımızı göndere çekelim. Dünyada çünkü olimpiyatlar diğerlerinden de daha çok izleniyor orada İstiklal Marşı'mızı da mutlaka göğsümüzü gere gere söyletmek istiyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar başkanlığında, Avrupa Güreş Şampiyonası ve Avrupa Halter Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden sporcularla bir araya geldi. Yavaş, sporcuları tebrik ederek 'Biz altyapıya çok önem veriyoruz. Yine altyapıya önem vermeye devam edeceğiz. Elimizden gelen desteği vermeye hazırız. Özellikle kuvvetli olduğumuz, iddialı branşları hepimiz biliyoruz. Ama önümüzde zaman var. O zamana kadar da yetiştirip kotalarımızı alıp olimpiyatlara katılır hale gelmek amacımız ve bayrağımızı göndere çekelim. Dünyada çünkü olimpiyatlar diğerlerinden de daha çok izleniyor orada İstiklal Marşı'mızı da mutlaka göğsümüzü gere gere söyletmek istiyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar başkanlığında, Avrupa Güreş Şampiyonası ve Avrupa Halter Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden sporcular ABB Başkanı Mansur Yavaş'ı ziyaret etti. Ziyarette Arnavutluk'un başkenti Tiran'da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası'nda grekoromen stil 130 kiloda mindere çıkan ve finalde Macar rakibi Darius Attila Vitek'i 7-1 mağlup ederek 13. altın madalyasını kazanan Rıza Kayaalp, milli güreşçiler Murat Fırat, Evin Demirhan ile Hakan Büyükçıngıl, milli halterciler Furkan Özbek, Yusuf Fehmi Genç, Kaan Kahriman, Gamze Altun ve Hakan Şükrü Kurnaz yer aldı.</p> <p>Yavaş, ziyaretleri ve başarıları dolayısıyla sporcuları tebrik ederek şöyle konuştu:</p> <p>'ASKİ Spor olarak Türkiye sporuna damga vurdunuz. Vurmaya da devam ediyorsunuz. Bundan sonra olimpiyatları hedef almak suretiyle ki tahmin ediyorum EGO'da da paralimik sporcular var, bu hedefleri antrenörlerle beraber belirleyip onun üzerinde ağırlık vererek çalışalım. Çünkü geçen Paris'te gördük olimpiyatlarda heyecanlanma son anda stres çünkü onun da olimpiyatlarında kendine göre bir havası var. En azından o zamana kadar kendine daha güvenilir bir şekilde inşallah kendimize hazırlayalım. Elimizden gelen desteği vermeye hazırız. Özellikle kuvvetli olduğumuz, iddialı branşları hepimiz biliyoruz. Ama önümüzde zaman var. O zamana kadar da yetiştirip kotalarımızı alıp olimpiyatlara katılır hale gelmek amacımız ve bayrağımızı göndere çekelim. Dünyada çünkü olimpiyatlar diğerlerinden de daha çok izleniyor orada İstiklal Marşı'mızı da mutlaka göğsümüz gere gere söyletmek istiyoruz.</p> <p><strong>'Altyapıya çok önem veriyoruz, önem vermeye de devam edeceğiz'</strong></p> <p>Rol model olacaksınız gençlere. Biz altyapıya çok önem veriyoruz. Yine altyapıya önem vermeye devam edeceğiz. Dolayısıyla bunun başka bir çaresi yok. Özellikle ASKİ güneşte altyapıya çok önem veriyordu. Şimdi orada görüştük. Bazı projeler hazırladık. Sosyal destek alan ailelerin çocuklarını getirme, götürme dahil onları da spora alıştıracak şekilde erken yaşta spora başlatıp, sizlerin nezaretinde çalışmalarını sağlayacağız. İnanıyoruz ki oradan da çok sayıda sporcular çıkacak. Başarılarınızın devamını diliyorum. Güreşleri izliyoruz. Basit bir hata yüzünden çok önemli madalyalar gidiyor. Onun için antrenörlere de emeklerine sağlık diyorum. Başarı diliyorum. İnşallah olimpiyatlarda hem Türkiye adına hem de ASKİ adına güzel sonuçlar hepinizden bekliyoruz. Yine aynı şekilde en heyecanlı Orada Rıza'ydı. Rıza'ydı özellikle tekrar tebrik ediyorum. Furkan 'Heyecanlandım' demişti olimpiyatlarda ama heyecanı atmış artık. Sürekli olarak şampiyonluklar geliyor. İnşallah olimpiyatlara kadar da bu şekilde hepinizinki devam eder.'</p> <p><strong>Rıza Kayaalp: 'Belediyeler sayesinde amatör sporlar ayakta'</strong></p> <p>Kayaalp de 'Belediyeler sayesinde amatör sporlar ayakta. Ve bunların arasında da en büyük desteği Ankara Büyükşehir Belediyesi veriyor. 21 yıldır ASKİ Spor Kulübü'ndeyim. Allah'a şükürler olsun kulübümüz her zaman daha da iyiye gitti. Şimdi daha da iyi yerlerde. Ve bunun sonucunda da birçok kardeşimiz orada hem evini geçindiriyor hem de sporunu yapıyor hem ülkesinde madalya kazandırıyor. Önemli olan da bu hizmetlerin sonunda da ülkemize madalya kazandırmak, bayrağımızı temsil etmek. Allah razı olsun bütün arkadaşlarım adına. Tekrar teşekkür ediyorum. Bizler de bunun karşılığında gerekeni tüm kardeşlerim olarak minderde, başka alanlarda yapmak için gayetimizi gösteriyoruz ve sonuçları da güzel bir şekilde alıyoruz. Tabii ki güzel bir rekor kırdım. Tabii yılların vermiş olduğu emek vardı, Allah'a şükürler olsun 15'inci kez final yaparak ülkeme kulübüme bu başarıyı kazandırdım. Şükürler olsun' diye konuştu.</p> <p>Milli halterci Furkan Özbek de 'Benim sporcu olarak gördüğüm hocalarımızın ve diğer şehirdeki hocalarımızın da altyapıya oldukça önem verdiğine dikkat ettim.  İnşallah halterde eski parlak günleri bizlerle birlikte tekrardan gelecek. Buna inanıyoruz. Bunun öncülüğünü yapmaya çalışıyoruz' ifadelerini kullandı. </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aski-spor-sampiyonlarindan-mansur-yavasa-ziyaret-amacimiz-olimpiyatlara-katilir-hale-gelmek-ve-bayragimizi-gondere-cekmek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 19:46:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/aski-spor-sampiyonlarindan-mansur-yavasa-ziyaret-amacimiz-olimpiyatlara-katilir-hale-gelmek-ve-bayragimizi-gondere-cekmek.jpg" type="image/jpeg" length="50471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Tartıcı Apartmanı davasında 'onama' talebi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-tartici-apartmani-davasinda-onama-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-tartici-apartmani-davasinda-onama-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Hatay'da 6 Şubat depremlerinde en az 71 kişinin hayatını kaybettiği Tartıcı Apartmanı davasına ilişkin tebliğnamede, müteahhit Mehmet Tartıcı ve statik proje müellifi Cihat Mazmanoğlu hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan verilen 17 yıl 6'şar ay hapis cezasının onanmasını istedi. Son kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Hatay'da 6 Şubat depremlerinde en az 71 kişinin hayatını kaybettiği Tartıcı Apartmanı davasına ilişkin tebliğnamede, müteahhit Mehmet Tartıcı ve statik proje müellifi Cihat Mazmanoğlu hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan verilen 17 yıl 6'şar ay hapis cezasının onanmasını istedi. Son kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek.</p> <p>Hatay'ın Antakya ilçesi Akevler Mahallesi'ndeki Tartıcı Apartmanı'nın 1 ve 2 Blokları'nın yıkılması sonucu en az 71 kişi hayatını kaybetti, enkazda 5 kişinin cenazesine ulaşılamadı. </p> <p>Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi, müteahhit Mehmet Tartıcı ve statik proje müellifi Cihat Mazmanoğlu hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 17 yıl 6'şar ay hapis cezası verdi.</p> <p>Depremde yakınlarını kaybedenler ile sanık avukatlarının kararı istinafa taşıması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi yerel mahkemenin verdiği kararları hukuka uygun buldu; hüküm temyiz edildi.</p> <p><strong>Başsavcılık, cezaların onanmasını talep etti</strong></p> <p>ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgilere göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamede iki sanık hakkında verilen 17 yıl 6'şar aylık hapis cezasının onanmasını talep etti.</p> <p>Tebliğnamede, 'Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye, eylemlerin nitelendirilmesine göre; sanık müdafilerinin kusur durumuna, delillerin takdirinde hata yapıldığına, eksik kovuşturmaya, bilirkişi raporlarına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca esastan reddi ile hükmün onanması talep olunur' denildi.</p> <p><strong>'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bilimsel gerçekleri görmezden gelmesi kabul edilemez'</strong></p> <p>Sanık avukatı Levent Mazılıgüney, müvekkili Cihat Mazmanoğlu hakkında verilen kararı 'haksız ve hukuka aykırı' bulduğunu belirtti. Çok sayıda üniversite ve akademisyenden teknik ve hukuki mütalaa aldıklarını hatırlatarak, 'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bilimsel gerçekleri görmezden gelerek, itirazlarımızı sadece iki cümlelik matbu bir tebliğname ile geçiştirmesi ve cezanın onanmasını talep etmesi kabul edilemez' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Binaya sonradan yapılan müdahaleler nedeniyle yıkım ile müvekkili arasında nedensellik bağının koptuğunu' ileri süren Mazılıgüney, 'Yargıtay'ın deprem dosyalarına bakan ilgili ceza dairesinden en büyük beklentimiz, derece mahkemelerinin ve bu 'toptancı' ve gerekçesiz yaklaşımına itibar etmemesidir. Yargıtay dosyaya sunulan bilimsel raporları titizlikle incelemeli, 'yargısal anakronizmden' kaçınarak olayı yapım yılındaki mevzuat ve şartlarla değerlendirmeli ve taşıyıcı sisteme yapılan sonradan müdahalelerin hukuki sorumluluğunu doğru tespit etmelidir. Bizler, acıları dindirmek bahanesiyle günah keçileri yaratılmasını değil; bir daha aynı acıları yaşamamızı engelleyecek, çelişmeli yargılamaya dayanan, gerçek ve emsal niteliğinde bir adalet bekliyoruz. Yargıtay'ın vereceği karar, sadece bu dosyanın değil, Türk hukuk sisteminin bilime ve adalete olan saygısının bir sınavı olacaktır' diye konuştu.</p> <section class='text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&:has([data-writing-block])>*]:pointer-events-auto [content-visibility:auto] supports-[content-visibility:auto]:[contain-intrinsic-size:auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]' dir='auto' data-turn-id='request-WEB:4f9c108d-ecb6-4c67-822a-c14b36d99127-1' data-testid='conversation-turn-4' data-scroll-anchor='false' data-turn='assistant'></section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Hatay</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-tartici-apartmani-davasinda-onama-talebi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 19:36:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-tartici-apartmani-davasinda-onama-talebi.jpeg" type="image/jpeg" length="17485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB davasına yönelik paylaşımları nedeniyle 'kediotti' kullanıcı isimli Meltem G. gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasina-yonelik-paylasimlari-nedeniyle-kediotti-kullanici-isimli-meltem-g-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasina-yonelik-paylasimlari-nedeniyle-kediotti-kullanici-isimli-meltem-g-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davasına ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle Meltem G. hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu. 'kediotti' kullanıcı isimli Meltem G., 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla gözaltına alındı. Silivri'de gözaltına alındığını 'yandaş' basından öğrendiğini belirten Meltem G, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımda 'İyiyim, dün bahsetmiş olduğum tüm beyanlar gerçektir ve konuyla ilgili şahitlerim de vardır. Vicdanen rahatım, gerisinin önemi yok' dedi. Gözaltı işlemine Silivri'de duruşmaları yakından takip eden CHP'li avukat İsmail Emre Telci tepki gösterdi. Telci 'Açık bir şey söylemek gerekiyor: Herkesin ortasında söylenmiş olan sözler var, o şahitleri gösteren kameralar var' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davasına ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle Meltem G. hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu. 'kediotti' kullanıcı isimli Meltem G., 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla gözaltına alındı. Silivri'de gözaltına alındığını 'yandaş' basından öğrendiğini belirten Meltem G, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımda 'İyiyim, dün bahsetmiş olduğum tüm beyanlar gerçektir ve konuyla ilgili şahitlerim de vardır. Vicdanen rahatım, gerisinin önemi yok' dedi. Gözaltı işlemine Silivri'de duruşmaları yakından takip eden CHP'li avukat İsmail Emre Telci tepki gösterdi. Telci 'Açık bir şey söylemek gerekiyor: Herkesin ortasında söylenmiş olan sözler var, o şahitleri gösteren kameralar var' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 'İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2025/318 Esas sayılı dosyasının, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde bulunan duruşma salonunda devam eden yargılamasına dair, sosyal medya hesabında halkı yanıltıcı ve gerçeğe aykırı paylaşımda bulunduğu tespit edilen şüpheli M.G. hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla, TCK'nın 217/A maddesi kapsamında soruşturma başlatılarak, adı geçen şüpheli gözaltına alınmıştır.' denildi.</p> <p>Meltem G, dün yaptığı bir paylaşımda, İBB Davası'nın dünkü oturumunda dinlenen Adem Soytekin'in babasının duruşma çıkışında 'Düşme oğlum dedim, düşme düşme bunlara bu savcılara düşme dedim. İmamoğlu inşallah Cumhurbaşkanı olacak' dediğini yazmıştı. Eleştiriler üzerine bugün de 'Oğlunun yarın tahliye edileceği umuduyla konuşan bir babaya yönelik herhangi bir eleştiri yöneltmem söz konusu olamaz. Bana yakışmaz. Ancak günlerdir İBB davasına ilişkin tek bir adım atmayan, kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmeyen; buna karşın yalnızca EP Adem'in babasından röportaj alabilmek için çaba sarf edenlerin, kendisini gazeteci olarak tanımlasa da bu sıfatın gerekliliklerini yerine getirmeyenlerin söz konusu yaklaşımı kabul edilemez niteliktedir' paylaşımını yaptı.</p> <p><strong>'Bahsetmiş olduğum tüm beyanlar gerçektir ve konuyla ilgili şahitlerim de vardır'</strong></p> <p>Silivri'de gözaltına alındığını 'yandaş' basından öğrendiğini belirten Meltem G, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımda 'İyiyim, dün bahsetmiş olduğum tüm beyanlar gerçektir ve konuyla ilgili şahitlerim de vardır. Vicdanen rahatım, gerisinin önemi yok' dedi.</p> <p><strong>Telci'den tepki: Herkesin ortasında söylenmiş olan sözler var, o şahitleri gösteren kameralar var</strong></p> <p>Gözaltı işlemine Silivri'de duruşmaları yakından takip eden CHP'li avukat İsmail Emre Telci tepki gösterdi. Telci 'Açık bir şey söylemek gerekiyor: Herkesin ortasında söylenmiş olan sözler var, o şahitleri gösteren kameralar var ve bu olay artık 'Bu dişi deve Şamlınındır' hikayesine dönüşmüştür! TCK m. 217/A dediğimiz Halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak suçlaması, halkı yanıltıcı bilgiyi yayanlar hakkında uygulanır; gerçekler için uygulanamaz! Bu nasıl iştir ki halkı neyin yanıltıp yanıltmadığına salt Savcılık karar veriyor / verecek?!? Açık bir sansür / otosansür uygulamasına dönüşmüş olan bu uygulamayı her yerde ifşa edeceğiz!' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasina-yonelik-paylasimlari-nedeniyle-kediotti-kullanici-isimli-meltem-g-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 19:36:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasina-yonelik-paylasimlari-nedeniyle-kediotti-kullanici-isimli-meltem-g-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="72142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savunma Sanayii Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/savunma-sanayii-degerlendirme-toplantisi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/savunma-sanayii-degerlendirme-toplantisi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in başkanlığında, Savunma Sanayii Değerlendirme Toplantısı Ankara'da gerçekleştirildi. Toplantıya Genelkurmay Başkanı, Savunma Sanayii Başkanı ve Kuvvet Komutanları da katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in başkanlığında, Savunma Sanayii Değerlendirme Toplantısı Ankara'da gerçekleştirildi. Toplantıya Genelkurmay Başkanı, Savunma Sanayii Başkanı ve Kuvvet Komutanları da katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Savunma Sanayii Değerlendirme Toplantısı Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in başkanlığında Ankara'da gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:</p> <p>'Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in başkanlığında, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Kuvvet Komutanları ve Savunma Sanayii Şirketlerimizin Genel Müdürlerinin katılımıyla Milli Savunma Bakanlığında 'Savunma Sanayii Değerlendirme Toplantısı' gerçekleştirildi.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/savunma-sanayii-degerlendirme-toplantisi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 19:28:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/savunma-sanayii-degerlendirme-toplantisi-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="97639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya Savunma Bakanlığı'ndan Aksaz Deniz Üs Komutanlığı'na İDA ziyareti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/almanya-savunma-bakanligindan-aksaz-deniz-us-komutanligina-ida-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/almanya-savunma-bakanligindan-aksaz-deniz-us-komutanligina-ida-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Savunma Bakanlığı'na bağlı 7 kişilik heyet, Türk Deniz Kuvvetleri'nin İnsansız Deniz Araçlarının (İDA) yeteneklerini yerinde incelemek amacıyla Muğla'da bulunan Aksaz Deniz Üs Komutanlığını ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Almanya Savunma Bakanlığına bağlı 7 kişilik heyet, Türk Deniz Kuvvetleri'nin İnsansız Deniz Araçlarının (İDA) yeteneklerini yerinde incelemek amacıyla Muğla'da bulunan Aksaz Deniz Üs Komutanlığını ziyaret etti.</p> <p>Almanya Savunma Bakanlığı'na bağlı bir heyet Muğla Marmaris'te bulunan Aksaz Deniz Üs Komutanlığını ziyaret ederek, Türk Deniz Kuvvetleri'nin İnsansız Deniz Araçlarının (İDA) yeteneklerini yerinde inceledi. Ziyarete ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Almanya Savunma Bakanlığına bağlı 7 kişilik heyet, Deniz Kuvvetlerimizin İnsansız Deniz Araçlarının (İDA) yeteneklerini yerinde incelemek amacıyla Aksaz Deniz Üs Komutanlığımızı ziyaret etti. İnsansız Deniz Sistemleri üzerine bilgi ve tecrübe paylaşımı yaptığımız Almanya Savunma Bakanlığı heyeti, envanterimizdeki İDA'ları yerinde inceledi. Ziyarette İDA'larla saha denemeleri de gerçekleştirildi.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/almanya-savunma-bakanligindan-aksaz-deniz-us-komutanligina-ida-ziyareti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 19:27:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/almanya-savunma-bakanligindan-aksaz-deniz-us-komutanligina-ida-ziyareti.jpg" type="image/jpeg" length="40620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çiğli'de Yılmaz Aksoy Parkı hizmete açıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ciglide-yilmaz-aksoy-parki-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ciglide-yilmaz-aksoy-parki-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çiğli Belediyesi tarafından Atatürk Mahallesi'nde yapımı tamamlanan Yılmaz Aksoy Parkı, düzenlenen törenle hizmete açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Çiğli Belediyesi tarafından Atatürk Mahallesi'nde yapımı tamamlanan Yılmaz Aksoy Parkı, düzenlenen törenle hizmete açıldı.</p> <p>Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılış törenine CHP Genel Başkan Yardımcıları Bihlun Tamaylıgil ve Güldem Atabay, CHP CAO Kültür ve Turizm Politikaları Başkanı Seda Ösen Kaya, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, ilçe belediye başkanları, muhtarlar, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.</p> <p>Törende konuşan Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, ''Yokluk ve zorluk çalışmayanların bahanesi, çalışanların sınavıdır' denilir. Biz son iki yıl boyunca halka hizmet ederken çok büyük sınavlar verdik. İmkânların sınırlı olduğu, çok büyük ihtiyaçların bulunduğu bu dönemde hiçbir zaman kulaklarımızı kapamadık. Her zaman sizlerin ve halkın yanında nefer olmayı, mevcut sorunları çözüp kalıcı eserler bırakmak için ben ve ekip arkadaşlarım canla başla mücadele etmeye devam ettik. Çiğli'de iki yıl sonunda mali ve kurumsal disiplini sağlayarak emeği öncelik hâline getirdik. Hemen hemen her mahallemizde eşit ve kalıcı eserler bırakmak için büyük bir gayret içerisindeyiz. Ama bir kere daha bilinmesini isterim ki en çok gurur duyduğumuz iş, Çiğli'de 'Bugün dönüşüm, yarın hayat' adı altında dirençli ve yaşanabilir bir kent bırakmak için çok kısa sürede ve rekor seviyede çok büyük planlı alanlar çalışması yaptık. Bunlarla birlikte iki yıl içerisinde oldukça kentsel ve kültürel projeleri hayata geçirdik. Bugün Yılmaz Aksoy Parkı'nı kazandırmak üzere bir aradayız. Bu tesisler, bu eserler bu mahallelere yeter mi? Elbette ki yetmez. Daha fazlasını, daha güzelini icra etmek için her türlü mücadeleyi ben, meclis üyesi arkadaşlarım ve tüm çalışma arkadaşlarım süratle yapmaya devam edeceğiz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yıldız, sözlerinin devamında ise 'Ben ve tüm kadrolarımız, emin olunuz, sokakta halkın çıkarları doğrultusunda; masa başında veya dört duvar arasında değil, sokağın sesini dinleyerek siyaset yapıyoruz. Hiç kimseyi karşımıza renginden, dilinden, bize oy verip vermemesinden dolayı hakir görmüyoruz. Mümkün olan bütün sorunları yerinde çözmek için de büyük bir azim ve kararlılıkla mücadele ediyoruz. Ama şunu görüyoruz: Sokağa çıktığımızda çok büyük bir isyan var. 'Geçinemiyoruz, yetemiyoruz, yetişemiyoruz. Mutlu değiliz, korkuluyuz, tedirginiz. Bizi bu anlayıştan kurtarın' sesine de kulak kapatmıyoruz. Ve şunu söylüyoruz: Mücadelemiz kararlıdır. Çiğli ve İzmir'de demokrasiyi, adil düzeni, fırsat eşitliğini kalıcı hâle getirmek için üstümüze ne düşüyorsa, sizlere söz, canla başla, cumhuriyet neferleri olarak devam edeceğimizi bir kere daha bilmenizi istiyoruz' diye konuştu.</p> <p><strong>Güç: Halkımız için kavga etmeye devam edeceğiz</strong></p> <p>CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ise 'İki yıldır ciddi bir mücadele içerisindeyiz. AKP hükümetinin bizim 2024'te birinci parti olmamızdan kaynaklı baskılarının ve partiye yapılan zulümlerin karşılığında biz halka hizmet etmeye devam ediyoruz. Biz mücadelemizi tamamen halkın çıkarları uğruna, halkın çıkarları için yapmaya devam edeceğiz. Bu kadar mali ve siyasi baskıya rağmen kıymetli belediye başkanlarımız, sadece kamu kurumu olarak vatandaşa dokunan belediye başkanı arkadaşlarımız kaldı. O yüzden bizler, Cumhuriyet Halk Partili temsilciler olarak; ahlaklı, vatandaşına dokunan, her zaman onun yanında olan siyasetçiler olarak yolumuza devam edeceğiz. Onlar için mücadele etmeye, halkımız için kavga etmeye devam edeceğiz. Bizler açılış yapmaya, vatandaşların sorununu çözmeye, yolları yapmaya, sağlık sorunuyla ilgili halkın yanında olmaya, çocukların okullarını boya badanasını yapmaya kadar tüm sorunları çözmeye devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>Atabay: Parkın güçlüklere rağmen gerçekleştirilmiş olması çok değerli</strong></p> <p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay da Yılmaz Aksoy Parkı'nın Çiğli'ye hayırlı olmasını dileyerek, 'Hem parkınız hayırlı olsun hem çok değerli başkanımız Onur Emrah Bey'in yaptığı bu çok güzel projenin bütün bu güçlüklere rağmen gerçekleştirilmiş olması çok değerli' dedi.</p> <p><strong>Tamaylıgil: Belediye başkanlarımızla gurur duyuyoruz</strong></p> <p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil ise Yılmaz Aksoy Parkı'nın Atatürk Mahallesi'ne yakışan güzellikte olduğunu belirterek, 'Park demek aslında demokrasi demek. Hani bir yerlerde kapalı kalıp bir araya gelmekten dili, dini, rengi, inancı ne olursa olsun doğanın güzelliğinde, ailenin birliğinde, dostluğun, komşuluğun getirmiş olduğu o dayanışmanın kaynağı parktır, meydandır. Halkçı belediye, Cumhuriyet Halk Partisi de her zaman parkları, meydanları yapmaya devam edecektir. Çünkü halkın sesi farklı çıkar, meydanda çıkar, demokraside çıkar. Halkçı belediyeciliği büyük bir başarıyla yerine getiren belediye başkanlarımızla gurur duyuyoruz. Birileri 2024'te kazandık diye rahatsız oldu ama kusura bakmasınlar, onları daha da rahatsız edeceğiz. Çünkü en yakın zamanda Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıyla İzmir'de ve Türkiye'de buluşmuş olacağız' diye konuştu.<br /><br />Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle parkın açılışı gerçekleştirildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ciglide-yilmaz-aksoy-parki-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 19:24:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ciglide-yilmaz-aksoy-parki-hizmete-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="81644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda muhalefet partilerinin çocuk sağlığından KDV'ye, iş cinayetlerinden özelleştirmeye ilişkin önerileri reddedildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-muhalefet-partilerinin-cocuk-sagligindan-kdvye-is-cinayetlerinden-ozellestirmeye-iliskin-onerileri-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-muhalefet-partilerinin-cocuk-sagligindan-kdvye-is-cinayetlerinden-ozellestirmeye-iliskin-onerileri-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda çocuk sağlığından KDV iade sorunlarına, iş cinayetlerinden özelleştirme tartışmalarına kadar uzanan başlıklarda muhalefetin verdiği grup önerileri iktidar oylarıyla reddedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>TBMM Genel Kurulu'nda çocuk sağlığından KDV iade sorunlarına, iş cinayetlerinden özelleştirme tartışmalarına kadar uzanan başlıklarda muhalefetin verdiği grup önerileri iktidar oylarıyla reddedildi.</p> <p>TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda, Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçilmeden önce siyasi partilerin grup önerileri görüşüldü.</p> <p>Yeni Yol Partisi; çocukların beslenmesi. İYİ Parti; Katma Değer Vergisi. DEM Parti; Anayasa'nın sosyal devlet ilkesi ve çalışma hakkı. CHP ise özelleştirmelere ilişkin öneri verdi. Muhalefet partilerinin önerileri AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.</p> <p>Yeni Yol Partisi'nin önerisini açıklayan İstanbul Milletvekili Elif Esen, 'Bir çocuk okula gidiyor, sıraya oturuyor, tahtaya bakıyor ama öğrenemiyor, konsantre olamıyor; neden? Cevap çoğu kez şu oluyor: Tembel ya da ailesi ilgilenmiyor. Peki, kimse şunu sormuyor mu: Bu çocuk neyle besleniyor, kanına ne karışıyor? Önümüze gelen çok değerli bir raporun kanıtladığı üzere çocuklarımızın kanına kurşun kimyasalı yoğun bir şekilde karışıyor. Değerli vekiller, kurşun bir kimyasal dolayısıyla görünmüyor, rengi yok, kokusu yok. Mutfak kabında, duvardaki boyada, musluk suyunda bizleri bekliyor bu tehlike. Çocuğun kabına giriyor, tabağına giriyor, kanına karışıyor, beynine ulaşıyor ve orada kalıcı bir iz bırakıyor. Bilimsel literatür açık, kurşuna maruz kalmanın güvenli bir seviyesi yok. En düşük dozlarda bile IQ kaybına, dikkat bozukluğuna, öğrenme güçlüğüne yol açıyor ne yazık ki. Oysa bu durum önlenebilir. Dünyada birçok ülkenin de yaşadığı ve çözdüğü bir sorun bu kurşun kimyasalı meselesi. Ancak 21'inci yüzyılda görmezden gelinen bir halk sağlığı sorunu olarak ne yazık ki bizim ülkemizde halen devam ediyor bu sorun' diye konuştu.</p> <p><strong>'Türkiye'de çocuklara yönelik düzenli bir </strong><strong>'</strong><strong>Kan Kurşun Kimyasalı Düzeyi İzleme Programı</strong><strong>'</strong><strong> hala bulunmuyor'</strong></p> <p>UNICEF ve Pure Earth'ün 2024'te yürüttüğü araştırmaya göre Türkiye'de metal gıda kaplarının yüzde 67'sinde, seramik kapların yüzde 53'ünde, duvar boyalarının ise yüzde 70'inde, oyuncakların yüzde 29'unda referans düzeyin üzerinde kurşun kimyasalının tespit edilmiş durumda olduğunu söyleyen Esen, şöyle devam etti:</p> <p>'Bu oyuncaklar çocukların elleri, bu kaplar onların tabakları, bu boya onların odaları, evlerinin içi. Sonuç olarak, Türkiye'de çocuklara yönelik düzenli bir 'Kan Kurşun Kimyasalı Düzeyi İzleme Programı' hala bulunmuyor. Lancet Planetary Health'in tahminleri 6 milyon çocuktan söz ediyor, daha muhafazakar modeller 650 bin çocuktan bahsediyor; her iki rakam da acil harekete geçmek için aslında yeterli. Dediğim gibi, dünyanın da bir sorunu kurşun kimyasalı ve küresel tablo çok çarpıcı. 5 yaşın altındaki çocuklar 2019'da kurşun kimyasalı maruziyeti nedeniyle yalnızca o yıl içinde 765 milyon IQ puanı kaybetmiş. Dünya Bankası kurşunun neden olduğu öğrenme kaybının yoksul ülkeler ile zengin ülkeler arasında eğitim uçurumunun beşte birinden fazlasından sorumlu olduğunu kanıtlıyor bizlere ama ben burada sizi rakamlarla değil, bir mantıkla ikna etmek istiyorum. Bu sorun eşitsizliklerin üstüne inşa ediliyor. Yoksul mahalleler, eski binalar, kurşunlu tesisatlar, kirletici tesislere yakınlık, bunlar çocukları rastgele bulmuyorlar, yoksul çocukların daha çok maruz kaldığı etkenler bunlar. Zaten dezavantajlı olan yoksul çocukları buluyorlar ve o çocuklarda demir eksikliği, kalsiyum eksikliği daha yaygın hale geliyor.'</p> <p><strong>'Sayın Şimşek'in rasyonel programının başlamasından bugüne kadar Türkiye istihdam kaybetti'</strong></p> <p>İYİ Parti'nin Katma Değer Vergisi sisteminin uygulamasında ortaya çıkan iade sorunlarının işletmeler üzerindeki ekonomik etkilerinin incelenmesi ile iade mekanizmasının işleyişindeki aksaklıkların tespit edilmesi ve bu alanda kalıcı çözümlerin geliştirilmesi amacıyla verdiği önerisi açıklamak üzere İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, kürsüye çıktı. Dalgın, şöyle konuştu:</p> <p>'Bu hafta hükümet 'Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı' isimli bir teşvik programı açıkladı. Bu teşvikler genel olarak iyi şeylerdir de birazcık bizim durumumuz size borcu olan bir kişinin borcunu ödemek yerine 'Gel sana bir yemek ısmarlayayım.' demesine benziyor. Birazcık açalım, çünkü Balıkesir'deki, Konya'daki, Ordu'daki, Antalya'daki Erzurum'daki KOBİ'miz, esnafımız diyor ki: 'Arkadaş, devlet teşvik vermeden önce bana olan borcunu bir ödesin.' Devletin işletmelerimize çok ciddi bir KDV borcu var. Bunun trilyon lirayı aştığına dair rakamlar var ama gerçek rakamlar henüz şu anda izah edilmiş değil. Nasıl oluyor bu? Siz bir ürünü aldığınızdaki KDV oranıyla sattığınızdaki KDV oranı farklıysa devletten bir alacağınız oluşuyor, sonra devlet size bu alacağı üç ay, beş ay ödemiyor. Siz bunu, bu alacağınızı finanse etmek zorundasınız, hele de mevcut faizlerle her ay yüzde 4'lük bir finansman maliyetine katlanmak zorundasınız çünkü bu nakit sizde değil, siz bedavaya Hazineyi finanse eder hâldesiniz. O bakımdan, Hazine 'Teşvik vereceğim, vergi almayacağım.' gibi şeyler söyleyene kadar önce KOBİ'ye, sanayiciye olan borcunu ödesin, hem piyasaya bir para girmiş olur, hem ilave maliyet yaratmadan ciddi bir teşvik programı yapmış olursunuz. Ama tabii bu cilalı laflara gelecek bir şey değil, bu gerçek bir iş yapmak. İlk adımı böyle atmasını tavsiye ediyorum. Yetmez, bir adım daha var en azından, esnafın ve KOBİ'nin çok ciddi bir SGK ve vergi borcu oluşmuş durumda. Bunlar keyfiyetten değil ekonominin halinden. Sadece istihdam verilerine bakarsanız ekonominin hâlini zaten görürsünüz. Sayın Şimşek'in rasyonel programının başlamasından bugüne kadar Türkiye istihdam kaybetti. Bakın, işsizlere iş bulmadı, iş aramaktan vazgeçen vatandaşa iş bulmadı, yeni iş hayatına giren vatandaşa iş bulmadı, mevcut istihdamı geriye doğru kaybetti. Yapılması gereken açıktır, makul faiz oranlarıyla ve makul bir ödeme programı çerçevesinde esnafa ve KOBİ'ye SGK ve vergi borcunu ödeme imkanının sunulması gerekir. Ha, bunu yaparken bugüne kadar bu primlerini ve vergilerini tam ve zamanında ödeyenlere de bir 'bonus' verilmesi icap eder, bir teşvik verilmesi icap eder. Böylelikle hem hakkaniyeti sağlamış oluruz hem reel sektörü korumuş oluruz. Yani böyle bir bol keseden, aftan değil gerçek bir yapılandırmadan ve bugüne kadar yükümlülüklerini yerine getiren vatandaşlarımıza bir ödül verilmesinden bahsediyoruz.'</p> <p><strong>'380 milyarlık tutarla da esnaf desteklenebilir'</strong></p> <p>İYİ Parti'nin önerisi üzerine söz alan CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, '2026 yılı bütçesinde 13,6 trilyonluk bir vergi geliri hedefleniyor, aşağı yukarı da 4 trilyon 42 milyarlık da bir KDV tahsilatı öngörülüyor yani yüzde 29'u. Dahilde alınan KDV'nin yüzde 43'ü de iadeye tabi hususlar. Uygulamada haksız KDV iadelerini görüyoruz değişik sektörlerde. Bu konuyla ilgili de muhtelif operasyonlar yapılıyor demir çelik sektöründe, akaryakıt sektöründe; buradan yüzde 25 tasarruf sağlasak 380 milyarlık bir tutar yapıyor değerli milletvekilleri, bu 380 milyarlık tutarla da esnaf desteklenebilir; önümüz bayram, Kurban Bayramı, her bir emekliye 23 bin TL ikramiye ödenebilir. Bununla ilgili de bu araştırmada, İYİ Parti'nin önergesinde bu hususların da mutlaka araştırılmasında fayda var diye düşünüyorum.' ifadesini kullandı.</p> <p><strong>'Ölen işçilerin yüzde 98'i sendikasız'</strong></p> <p>DEM Parti'nin iş sağlığı ve güvenliğinin önündeki engellerin ve çözüm yollarının araştırılmasına yönelik önerisine ilişkin konuşan DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, 2026 yılının ilk üç ayında 432 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini söyledi. Tanhan, şu tespitlerde bulundu:</p> <p>'Bu, sermayeyi insan hayatının önüne koyan bir anlayışın faturasıdır aslında. Yine, iş cinayetlerinde cezasızlık örnekleri en önemli sorunların başında gelmektedir. Gayrettepe'de 29 işçimizi kaybettiğimiz o gününün, o büyük acının üzerinden iki yıl geçti ancak ailelerin adalet arayışı hâlen karşılık bulamamış. Yine, İliç'te olduğu gibi, bilirkişi raporlarıyla gerçek sorumlular gizlenmeye çalışılıyor, korunmaya devam ediyor. Daha da acısı, bu sömürü düzeninin dişlileri arasına çocuklar atılıyor. Siyasi iktidar... MESEM uygulamaları çocukların ucuz ekmek depolarına dönüştürülmüştür. Yine, 2013'ten bugüne 852 işçi çalışırken hayatını kaybetmiştir. Sadece Haziran 2023'ten bu yana 218 çocuk hayatını kaybetmiş. Aynı şekilde göçmen işçiler için de bu düzenin en güvensiz halkasını oluşturuyor. Kayıt dışı ağır ve tehlikeli işlerde sömürülen göçmen emeği mart ayında en az 15 can aldı. Antalya'da bir konteyner yangınında hamile bir kadın ve 5 çocuğunun ölümü bu sömürünün en utanç verici belgesidir aslında. Peki, işçiler bu gidişata 'dur' demek için ne yapıyor? Böyle bir istekle geldiklerinde neyle karşılaşıyorlar? Baskıyla, tabii ki, gözyaşıyla, gözaltıyla, tutuklamayla karşılaşıyorlar ve bu ölenlerin yüzde 98'i sendikasız; bu da önemli bir tespit çünkü iktidar sendikalaşmanın önünde bir engel.'</p> <p><strong>'Belirlediğiniz çerçevenin yetmediği durumlar olabiliyor'</strong></p> <p>DEM Parti'nin önerisi üzerine konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, 'Hayatın bazı alanları var ki her ne yaparsanız yapın, ne kadar önlem alırsanız alın arzu ettiğiniz hedefe ulaşmakta zorlandığınız, tek başına, aldığınız önlemlerin, koyduğunuz kuralların, belirlediğiniz çerçevenin yetmediği durumlar olabiliyor, trafik kazalarındaki kayıplarımız gibi' dedi. Yegin, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Bu da biraz belki o kadar olmasa da o alana biraz benziyor. En nihayetinde hepimizin arzu ettiği seviyelere ulaşmakta zorlandığımız, her birimizin de belki baktığımız pencereden, çerçeveden, yerden kuracağımız cümlelerde haklılık paylarımızın olacağı hususlarla karşı karşıya kalıyoruz, tıpkı bu konuda olduğu gibi ama şunu söylemek isterim: Bugün dünyada, çalışma hayatında 3 milyarın üzerinde insan var ve yaklaşık her yıl 2,5 milyonun üzerinde insan ölümlü iş kazalarında hayatını kaybetmekte ve dünyanın da üzerinde çok çalıştığı ve arzu ettiği seviyeye gelemediği bir durum. Belki biz bu dünya örnekleriyle kıyaslandığımızda dünya ortalamasını, gelişmiş ülkelerin yakaladığı seviyeyi henüz yakalayamamış olabiliriz ama özellikle 2012 yılından itibaren çıkarılan kanunla beraber özellikle işverene bu anlamda çok ciddi bir şekilde önlemler alması ve bu süreçlerde kendi sorumluluğunun netleştirilmesi yönünde çok ciddi düzenlemeler yaptık. Burada, herkes kendi baktığı pencereden biraz haklı olabiliyor dedim ama cezasızlık kültürü yakıştırması yapıldı. Bunun doğru olduğunu söylemek mümkün değil.'</p> <p><strong>'32 ildeki 71 taşınmaz özelleştirme kapsamına alınarak satılığa çıkarılıyor'</strong></p> <p>CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala ise partisinin 'mülkiyeti hazineye, kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan toplam 126 taşınmazın satışının sağlık hizmetleri üzerindeki olumsuz etkileriyle rant odaklı yaklaşımların önlenmesi' amacıyla verdiği öneri üzerine konuştu. Pala, 17 Mart tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararıyla 27 ildeki 55 taşınmazın özelleştirme kapsamına alınarak satılığa çıkarıldığını hatırlattı. Pala, 'Biz buna Cumhuriyet Halk Partisi olarak itiraz ettik ve Danıştayda bir dava açtık. Biz, bu karardan geri dönülmesini beklerken, maalesef 24 Nisan günü Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararı daha yayınlandı. Burada da 32 ildeki 71 taşınmaz özelleştirme kapsamına alınarak satılığa çıkarılıyor. Toplam 43 ilde 126 taşınmaz satılıyor. Bunlar arasında nereler var birazdan söyleyeceğim ama şunu söylemek isterim: 'Biz bunlar satılmasın, bunlar yanlıştır.' derken bazı iktidar milletvekilleri 'Yok böyle bir şey, nereden çıkarıyorsunuz?' falan diyorlar. Bakın, herhalde Sayın Cumhurbaşkanının imzası olan kararı okumamışlar. Biz, bu karardaki yerleri belirtilmiş arsa, bina ve benzeri yapılar üzerinden bunların satılığa çıkarıldığını söylüyoruz; okumamış olan varsa. Buradan Sayın Bakana sesleniyorum, o da bir daha okusun çünkü Sayın Bakan buraların atıl yerler olduğunu iddia ediyor.' diye konuştu.</p> <p>Özelleştirme kapsamına alınan yerler arasında hastanelerin de bulunduğunu söyleyen Pala, 'Zaten Türkiye'de sağlık hizmetlerine erişim açısından ciddi sorunlar varken hem şu anda hizmet sunan yerleri hem de gelecekte hizmet sunma ihtimali olan yerleri satmak ne anlama geliyor?' diye sordu.</p> <p><strong>'Gelirler, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülecek yenileme yatırımları ile sağlık tesislerinin finansmanında kullanılacak'</strong></p> <p>CHP'nin önerisi üzerine söz alan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, 'Bu kararların en kritik yönü söz konusu taşınmazların değerlendirilmesinden elde edilecek gelirlerin kullanım amacının açık bir şekilde belirlenmiş olmasıdır. Kararlar uyarınca elde edilecek gelirler, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülecek yenileme yatırımları ile sağlık tesislerinin finansmanında kullanılacaktır. Bu giderler başka herhangi bir alana yönlendirmeyecek, özel bir hesapta izlenecek ve doğrudan sağlık yatırımlarına tahsis edilecektir. Böylelikle özellikle yarım kalmış sağlık yatırımlarının tamamlanması ve yeni projelerin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Söz konusu taşınmazların programa alınmasının arkasında güçlü teknik ve kamu yararı temelli gerekçeler bulunmaktadır. Deprem güvenliği başta olmak üzere mevcut yapıların fonksiyonelliğini yitirmesi, hizmet ağındaki değişimler, mali sürdürülebilirlik ihtiyacı ve kamu hizmetinin etkin sunumu bu sürecin temel motivasyonlarını oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, taşınmazların bulunduğu çevreyle uyumlu fonksiyon kararları ve yapılaşma şartlarını içeren imar planı çalışmaları yürütülmektedir. Önümüzdeki süreçte söz konusu taşınmazlara ilişkin detaylı teknik incelemeler yapılacak, imar planları hazırlanacak, halen kamu hizmetinde kullanılmaya devam edilecek olan taşınmazlar bu kapsamdan ayrıştırılacaktır' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Muhalefet partilerinin önerileri AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.</p> <p> </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-muhalefet-partilerinin-cocuk-sagligindan-kdvye-is-cinayetlerinden-ozellestirmeye-iliskin-onerileri-reddedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 19:09:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tbmm-genel-kurulunda-muhalefet-partilerinin-cocuk-sagligindan-kdvye-is-cinayetlerinden-ozellestirmeye-iliskin-onerileri-reddedildi.png" type="image/jpeg" length="14152"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
