<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 23:14:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Valiliği'nden zirai don uyarısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankara-valiliginden-zirai-don-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankara-valiliginden-zirai-don-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Valiliği, Ankara genelinde çarşamba gecesinden itibaren hafif zirai don beklendiğini duyurarak, üretici ve vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Ankara Valiliği, Ankara genelinde çarşamba gecesinden itibaren hafif zirai don beklendiğini duyurarak, üretici ve vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.</p> <p>Ankara Valiliği, il genelinde beklenen zirai don riskine ilişkin meteorolojik uyarı yayımladı. Açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi verilerine göre, kuzey ve iç bölgelerde etkili olan soğumaya bağlı olarak Ankara'da zirai don beklendiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Valilikten yapılan açıklamada, çarşambayı perşembeye bağlayan geceden itibaren il genelinde hafif zirai don riskinin başlayacağı ve bu durumun cumartesi gününe kadar devam etmesinin öngörüldüğü belirtildi.</p> <p>Yetkililer, özellikle tarımsal faaliyetlerle uğraşan üretici ve çiftçiler başta olmak üzere tüm vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini vurguladı. Zirai donun tarım ürünlerine zarar verebileceğine işaret edilen açıklamada, gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankara-valiliginden-zirai-don-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 23:06:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ankara-valiliginden-zirai-don-uyarisi.jpeg" type="image/jpeg" length="52753"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Emre'den 'ara seçim' açıklaması: 'Ara seçim yok' diyerek vatandaşın yarasına merhem olamazsınız, millet sandık istiyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-emreden-ara-secim-aciklamasi-ara-secim-yok-diyerek-vatandasin-yarasina-merhem-olamazsiniz-millet-sandik-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-sozcusu-emreden-ara-secim-aciklamasi-ara-secim-yok-diyerek-vatandasin-yarasina-merhem-olamazsiniz-millet-sandik-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Zeynel Emre, ara seçim tartışmalarına ilişkin, 'Sayın Genel Başkanımızın TBMM'deki boşalan vekilliklerle alakalı, ara seçim gerçeğini millete duyurması sonrası AK Parti yetkililerini telaş sarmıştır. Gerçek şu ki; 'Ara seçim yok' diyerek vatandaşın yarasına merhem olamazsınız. Millet sandık istiyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - CHP Sözcüsü Zeynel Emre, ara seçim tartışmalarına ilişkin, 'Sayın Genel Başkanımızın TBMM'deki boşalan vekilliklerle alakalı, ara seçim gerçeğini millete duyurması sonrası AK Parti yetkililerini telaş sarmıştır. Gerçek şu ki; 'Ara seçim yok' diyerek vatandaşın yarasına merhem olamazsınız. Millet sandık istiyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Emre, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Sayın Genel Başkanımızın TBMM'deki boşalan vekilliklerle alakalı, ara seçim gerçeğini millete duyurması sonrası AK Parti yetkililerini telaş sarmıştır. Gerçek şu ki; 'Ara seçim yok' diyerek vatandaşın yarasına merhem olamazsınız. Millet sandık istiyor. Ara seçim, Anayasa'nın 78. maddesinde ve Seçim Kanunu'nda açıkça düzenlenmiştir: 'Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması hâlinde ara seçime gidilir.' Cesaretiniz varsa boşalan vekilliklerin yanı sıra, CHP'li belediyelerimizin icraat ve hizmetlerini yargı darbesiyle engellediğiniz iller de dahil olmak üzere gelin, seçim yapalım. Kim iyi yönetiyor, kim yönetemiyor; kararı milletimiz versin.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-emreden-ara-secim-aciklamasi-ara-secim-yok-diyerek-vatandasin-yarasina-merhem-olamazsiniz-millet-sandik-istiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 23:05:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-sozcusu-emreden-ara-secim-aciklamasi-ara-secim-yok-diyerek-vatandasin-yarasina-merhem-olamazsiniz-millet-sandik-istiyor.jpg" type="image/jpeg" length="43824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meslek Fabrikası nöbeti: İZBB Başkanı Tugay: Bu şehrin sabrını zorlarsanız eğer hiç tahmin etmediğiniz bir cevap alabilirsiniz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-nobeti-izbb-baskani-tugay-bu-sehrin-sabrini-zorlarsaniz-eger-hic-tahmin-etmediginiz-bir-cevap-alabilirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-nobeti-izbb-baskani-tugay-bu-sehrin-sabrini-zorlarsaniz-eger-hic-tahmin-etmediginiz-bir-cevap-alabilirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sabah saatlerinde polis ablukasına alınan Meslek Fabrikası'nın önündeki basın açıklamasında yaşananlara tepki gösterdi. Tugay, 'İzmir bir cumhuriyet şehridir. Hiçbir zaman baskıya boyun eğmemiş bir şehirdir. Bu şehrin sabrını zorlarsanız eğer hiç tahmin etmediğiniz bir cevap alabilirsiniz. Bu kanunsuz düzeninizden bıktık. Ben sizden korkmayacağım' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sabah saatlerinde polis ablukasına alınan Meslek Fabrikası'nın önündeki basın açıklamasında yaşananlara tepki gösterdi. Tugay, 'İzmir bir cumhuriyet şehridir. Hiçbir zaman baskıya boyun eğmemiş bir şehirdir. Bu şehrin sabrını zorlarsanız eğer hiç tahmin etmediğiniz bir cevap alabilirsiniz. Bu kanunsuz düzeninizden bıktık. Ben sizden korkmayacağım' dedi.</p> <p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine ilişkin yargı süreci devam eden ancak sabah saatlerinde polis tarafından ablukaya alınan Meslek Fabrikası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.</p> <p>Meslek Fabrikası'na gelen Tugay, ilk olarak emniyet amiri ile görüşerek binanın içine girmek istedi ancak Tugay'ın talebi yanıtsız kaldı. Tugay, müzakerenin ardından alanda basın açıklaması gerçekleştirdi.</p> <p><strong>'İzmir adına utanç günü diyebiliriz'</strong></p> <p>Tugay, Meslek Fabrikası İZBB'ye devredilene kadar alandan ayrılmayacağını belirterek şunları söyledi:</p> <p>'Çok kötü ve şanssız bir gün yaşıyoruz. İzmir adına utanç günü diyebiliriz. Çünkü bir belediye binasını normalde hukuki ve idari süreçlerle götürülmesi gereken süreçler varken onun yerine sabahın beşinde yüzlerde polis arkadaşımızı buraya yığarak bir tür tecride tabi tuttular. Ben sabah yurt dışındaydım bir toplantı içi. Gitmeden hukukçu arkadaşlarımızla konuşarak böyle bir olay olur mu diye sormuştum. 'Olmaz. Bir yerde tahliye olacaksa tebligat çekilerek süre verilir' dediler Ama ne yazık ki başından beri bütün kamusal binaları almak için ellerinden geleni yaptılar. Herhangi bir bina vakıflar tarafından yapılmışsa ve tapuda şerh varsa o binayı vakıflar alabilir diyor. Buna dayanarak Meslek Fabrikamızı almaya çalışıyorlar. Ama yanlış olan çok şey var. Kanun, bina vakıf tarafınca yapıldıysa diyor. Bu binanın yapımı İzmirli iki vatandaş tarafındandır. Hiçbir vakıf buranın yapımında ne para ne emek harcamıştır ne de ufacık hakkı vardır.</p> <p><strong>'Tarih ve belgeler unutmaz'</strong></p> <p>Hikayesine baktığınızda 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhurbaşkanı olduğu dönemde bir heyet bu binayı ve bazı binaları parasını vererek. Bizim egemenlik binasına da aynı şekilde el koydular. Henüz orası için bir şey yapmadılar ama oraya da girişeceklerini biliyoruz. Egemenlik Evini İzmir halkı kendisi yapmış. Bu binalar, kamulaştırıldıktan sonra Mustafa Kemal Atatürk imzasıyla İzmir yerel yönetimine verilmiş. 1937 yılında burada halk ekmek fabrikası yapılmış. Tarih ve belgeler unutmaz. Bunların belgesi ve ispatı var. Bize Ekim 2025'te bu binaların Vakıflar mülkiyetine geçtiği söylenince arkadaşlarımız bu belgeleri çıkardılar. 2007 yılında o gün başkan olan Aziz Kocaoğlu zamanında buranın tapusunda bir şerh görüyorlar. O zaman da 1 milyon 600 bin liralık bir bedelle o şerh de kaldırılmış. İmalatında vakıfların olmadığı, tapusunda Vakıflar'ın şerhinin olmadığı bir bina burası.</p> <p><strong>'Darbeciler bile bu binanın mülkiyetini vakıflara geçirelim dememişler'</strong></p> <p>Burası 2007 yılında dökük bir bina halindeyken İZBB ve İZZSU çalışanlarımız o dönemin parasıyla 40 milyon lira harcayarak 10 yıl gibi bir sürede burayı restore ediyorlar. Burayı DGM kullandı. Ama DGM'yi oraya getiren belediye ya da İzmir halkı değil. Kim yapmış DGM'yi? 12 Eylül 1980'de askeri darbeyi yapanlar kendilerini askeri mahkeme kurmak zorunda hissettiler. O günkü belediye başkanını görevden alıp atanmış asker belediye başkanını atadıktan sonra o binayı DGM'ye vermişler. Ama o darbeciler bile bu binanın mülkiyetini vakıflara geçirelim dememişler. Onlar bile yapmamışlar.</p> <p><strong>'İzmir halkının malına çökmektir'</strong></p> <p>Sonrasında İZBB para ve emek harcayarak bu bina 2017'de Meslek Fabrikası olarak kullanıma açıldı. O tarihten bu yana Meslek Fabrikası olarak İzmir halkına hizmet ediliyor. İnsanlar iş sahibi olsun diye kadınlara eğitim veriliyor. Böyle tarihi olan bir yapının ahlaki, hukuki ve hiçbir temeli olmadan İZBB'ye haber vermeden tapu dairesinden Vakıflar'ın mülkiyetine geçirilmesi kabul edilemez, büyük bir hukuksuzluktur. İzmir halkının malına çökmektir.</p> <p><strong>'Bu binanın vakıflarla alakası yok'</strong></p> <p>'Mahkemeyi kaybettiniz' diyorlar. Ne kadar yalancısınız siz ne kadar sahtekarsınız! Yalan söylüyorsunuz. O mahkemeler devam ediyor. Ocak ayında öğrendik durumu ve hemen dava açıldı. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Ama bugünün Türkiye'sinde ne olduysa jet hızıyla yürütmeyi durdurma kararını kaldırdılar. Ama mahkemeler devam ediyor. Mahkemeden ret aldınız denilen şey mahkemeden aldıkları yürütmeyi durdurma kadarı iptali. Bu binanın vakıflarla alakası yok.</p> <p><strong>'Kimsenin emir kulu değiliz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bunun hukuksuz olduğu, o mahkemeler adaletli davrandığında İZBB lehine karar vereceği çok açık. Biz zaman istiyoruz. Mahkeme sonucunu bekleyin bizi buradan çıkarmayın diyoruz. Ama güç gösterisi yapma meraklısı olanlar var. O insanlar güya İzmir milletvekili ama gördüğüm kadarıyla Vakıfların milletvekilleri. Madem Vakıflar'a çalışacaktınız gidip orada göre yapsaydınız. Utanmadınız mı oylarını aldığınız İzmir halkının hakkını bu şekilde harcatmaya! İtiraz ediyoruz. Herkes burada herkesin itirazı var. Bu, başlangıç. Ben buradayım. Polis arkadaşlarımız görevli. Onları buraya getirenlere görüşmek istiyorum dedim. Görüşmeye gelmeyenlere, onlara emir verenlere, telefonlara çıkmayan valiye ve kaymakama şunu hatırlatmak isterim: Cemil Tugay İzmir halkının temsilcisidir. Kimsenin emir kulu değiliz. Sizden korkmamızı beklemeyin.</p> <p><strong>'Hiçbir zaman baskıya boyun eğmemiş bir şehirdir'</strong></p> <p>Bu kadar belediye başkanını hapse tıktınız. Bana da yapabilirsiniz Ama CHP var, aslanlar gibi kardeşlerimiz var. İzmir bir cumhuriyet şehridir. Hiçbir zaman baskıya boyun eğmemiş bir şehirdir. Bu şehrin sabrını zorlarsanız eğer hiç tahmin etmediğiniz bir cevap alabilirsiniz.</p> <p><strong>'Diğer borcu olan kurumları da açıklayın'</strong></p> <p>Göreve başladığımızdan beri kaynaklarımızı kısmak, elimizi kolumuzu tutmak için yapmadıkları kalmadı. Bakanlarla görüşüyoruz bize makul cevaplar veriyorlar, dönüyoruz çalışıyoruz onların gösterdiği yolu izleyerek. Bekleyen kararlarımız, bekleyen kredilerimiz onaylansın istiyoruz. Kendi yarattıkları enflasyon ve faiz yüzünden birikmiş borçlar var. Bunları yapılandırsınlar istiyoruz. Biz sürekli faiz ödüyoruz. Hani sizin NAS? Hep CHP'li belediyelerin borcu var diyorsunuz. Diğer borcu olan kurumları da açıklayın. Yok yapmıyorsanız bu ülkede artık kanun geçmiyor mu? Niye o borçları açıklamıyorsunuz?</p> <p><strong>'Ben sizden kor</strong><strong>k</strong><strong>mayacağım'</strong></p> <p>Bu kanunsuz düzeninizden bıktık. Ben sizden kormayacağım. Bugüne kadar edebimle durdum. Bugüne kadar Cemil Tugay birilerinin ayağına gittiyse sorunları yapıcı bir şekilde çözmeye çalıştıysa bunu hizmet götürmek için yaptı. Bugün burada olmayanlar şunu bilsin: buradaki insanlar gaz yediler, itildiler, kakıldılar. Siz oturduğunuz evlerinde bilin ki bu insanlar tertemiz halkını seven insanlar. Eğer korkuyorsanız bilin ki o korku sizi kurtarmayacak. Bu ülkede padişahlar zamanında insanlar evlerinde otursaydı belki burada yunan bayrakları asılıydı. Cesur insanlar bir kere ölür, korkaklar bin kere öldür.</p> <p><strong>'Kimsenin önünde eğilmeyin, umutsuzluğa kapılmayın'</strong></p> <p>Ülkemizde çok fazla yolsuzluk, hırsızlık, hukuksuzluk var. Adalet artık tecelli etmiyor. Bu düzen nereye gidecek! Artık anladım ki susarsak, boyun eğersek buradan kuyruğumuzu kıstırıp gidersek bu işler bitmeyecek. Sürüler şeklinde aldıkları darı öküzlerin yanına başka insanları da koyacaklar. Eğer yanlışsan diyorsanız istifa edeyim. Ama unutmayın eğer halkın sesi olan siyasetçiler olmazsa halkın hakkını ve hukukunu savunan kimse de olmayacak. Başınızı kuma gömmeyin, hakkınızı arayın. Kimsenin önünde eğilmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Burası İzmir, başka şehre benzemez. İzmir, Mustafa Kemal Atatürk'ün şehridir.</p> <p><strong>'Ben bundan sonra 24 saat buradayım'</strong></p> <p>Polis kardeşlerimiz var, amirleriyle görüşmek istediğimi söyledim. Bir şey söyleyemediler. Avukat arkadaşlarımız çağırdılar amiri. Binanın içinde arkadaşlarımızın olduğunu söyledim. İçeride yaptıklarınızı bilmiyorum görmek istiyorum dedim. Amir gidip görüşeyim dedi. Gitti ve gelmedi. Birilerinin güç gösterisinin parçası mı oluyorsunuz? Allah bizi bu zalimlerden kurtarsın. Çünkü artık dayanılmaz hale geldi. Siz bir daha ki yerel seçimi göremeyeceksiniz. Bunların yalanlarını bütün İzmir'e anlatacağım. Bu milletin her kesiminden insan kenetlenecek ve bu iktidarı gönderecek. Ben bundan sonra 24 saat buradayım. Birilerinin aklını başına toplamasını bekleyeceğim. Cemil Tugay, bu bina İzmir halkına verilene kadar buradadır.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-nobeti-izbb-baskani-tugay-bu-sehrin-sabrini-zorlarsaniz-eger-hic-tahmin-etmediginiz-bir-cevap-alabilirsiniz</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 23:01:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/meslek-fabrikasi-nobeti-izbb-baskani-tugay-bu-sehrin-sabrini-zorlarsaniz-eger-hic-tahmin-etmediginiz-bir-cevap-alabilirsiniz.jpg" type="image/jpeg" length="35744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' açıklaması: Süreçle ilgili çalışmaların ivme kazanmasında fayda olduğu kanaatindeyiz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogandan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-surecle-ilgili-calismalarin-ivme-kazanmasinda-fayda-oldugu-kanaatindeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogandan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-surecle-ilgili-calismalarin-ivme-kazanmasinda-fayda-oldugu-kanaatindeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Gerek dünyanın gidişatı gerekse bölgemizdeki gelişmeler, ülkemizde iç cephemizi tahkim etmek, huzur, güvenlik ve kardeşliği güçlendirmek amacıyla başlattığımız terörsüz Türkiye süreci önemini göstermiştir. Başarısı için üzerine titrediğimiz süreç 17 aylık zaman diliminde hamdolsun birçok kritik eşiği aşmış, direnç testlerinden güçlenerek çıkmıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz uzlaşı ruhuyla kaleme aldığı ve onayladığı nihai raporuyla sürece yön çizmiştir. Her ne kadar bölgemizdeki çatışma atmosferi ülkenin, milletin ve siyasetin gündemini kaplıyor olsa da raporun çizdiği perspektif çerçevesinde süreçle ilgili çalışmaların ivme kazanmasında fayda olduğu kanaatindeyiz. Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına yeni duvarlar örülmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hale getirebiliriz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Gerek dünyanın gidişatı gerekse bölgemizdeki gelişmeler, ülkemizde iç cephemizi tahkim etmek, huzur, güvenlik ve kardeşliği güçlendirmek amacıyla başlattığımız terörsüz Türkiye süreci önemini göstermiştir. Başarısı için üzerine titrediğimiz süreç 17 aylık zaman diliminde hamdolsun birçok kritik eşiği aşmış, direnç testlerinden güçlenerek çıkmıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz uzlaşı ruhuyla kaleme aldığı ve onayladığı nihai raporuyla sürece yön çizmiştir. Her ne kadar bölgemizdeki çatışma atmosferi ülkenin, milletin ve siyasetin gündemini kaplıyor olsa da raporun çizdiği perspektif çerçevesinde süreçle ilgili çalışmaların ivme kazanmasında fayda olduğu kanaatindeyiz. Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına yeni duvarlar örülmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hale getirebiliriz' dedi.</p> <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşen Kabine Toplantısının ardından açıklamada bulundu. Bölgesel gelişmelerin Türkiye ve dünyaya etkilerini değerlendiren Erdoğan, şunları söyledi:</p> <p><strong>'Yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığı...'</strong></p> <p>'Aile, dış politika, ekonomi, enerji ve diğer başlıklar kapsamında kapsamlı istişareler yaptığımız bir kabine toplantımızı daha tamamlamış bulunuyoruz. Öncelikle aldığımız kararların ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini Cenabıallah'tan niyaz ediyorum. Birileri bu vatan için meydanlarda nutuk atarken kimileri de yolsuzluklarını perdelemek için nutuk önünde poz verirken Cumhurbaşkanı ve Kabinesi olarak Türkiye Yüzyılı'nı inşa mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. Türkiye, ana muhalefetin beyhude bir çabayla köpürtmeye çalıştığı yapay gündemlere takılmadan hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor. Açık ve net ifade etmek isterim ki hükümetimiz gündemine hakimdir. Bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse Türkiye'nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz, enfekte edemez.</p> <p>Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum. Bölgemizde krizler, çatışmalar, büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek bir gündemimiz vardır. O da ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir. Bunun dışındaki her tartışmayı havanda su dövmek olarak görüyoruz. Biz havanda su dövme değil iş yapma, hizmet üretme, milletimize hizmet etme peşindeyiz. Biz yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız. Biz ülkemizin itibarını hem ulusal ölçekte hem uluslararası ölçekte daha da artırmanın mücadelesini veriyoruz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz. Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle küresel oyuncu haline getirmeye bakıyoruz.</p> <p>Nitekim son toplantımızdan bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonumuzu sürdürdük. 27 Mart Cuma günü İstanbul'da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Dünya Ekonomik Forumu ülke stratejisi toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini ağırladık. Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda iş dünyası temsilcilerine Türkiye'nin yatırım iklimi, küresel değer zincirlerindeki konumu, sunduğu yatırım fırsatları ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdi. Muhalefetin israf diyerek, ne gerek var diyerek kötülediği yatırımlarımız bugün görüyoruz ki Türkiye'yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor. Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası olarak, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tabii burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum.</p> <p>İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Hürmüz sıradan bir geçiş olmanın ötesinde dünyadaki petrolün %20'sinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Yani Hürmüz'ün kapanması yalnızca bir sektörü değil, enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor.</p> <p><strong>'Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok'</strong></p> <p>Mesela Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğal gaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti. Dünyaya şöyle bir göz attığımızda tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok. Türkiye'nin Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedariki bulunmuyor. Yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatımız buradan gelmesine karşın bunlar bizim kolayca yönetebileceğimiz oranlardır. Muhalefetin yıllardır bizi eleştirdiği enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikamızın değeri işte bugünlerde anlaşılmaktadır. Gübre ve ham madde tedariklerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde daha gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız. Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Yine sivil havacılık, denizcilik ve kara yolu tarafında da önlemlerimizi aldık.</p> <p><strong>'50 milyar lirayı bulan ek maliyet eşelmobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu'</strong></p> <p>Aziz milletim, hini hacette kullanmak amacıyla biriktirdiğimiz rezervlerimiz aynı şekilde yeterli ve güçlüdür. Dış borcumuzun ve toplam dış finansman ihtiyacımızın millî gelire oranı tarihsel ortalamaların altındadır. Dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörümüze kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktadayız. Bunlara ilaveten krizin ekonomiye ve piyasaya menfi etkilerini proaktif bir yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ediyoruz. Savaşın başlamasından sadece 5 gün sonra eşelmobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet eşelmobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu. Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz.</p> <p>Ancak biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi güçlü desteklerle koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz. Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzla paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını devreye aldık. Bu kredinin toplam büyüklüğü 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum. Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir. Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın. İş dünyamız müsterih olsun. Türkiye stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkezi'yle ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzettir.</p> <p>Dünyanın önde gelen şirketleriyle gerçekleştirdiğimiz toplantımızda bunun emarelerini bizzat gördük. Yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladık. Ülkemize düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye'nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazılıyor. Enerji nakil hatlarında daha güvenli alternatifler konuşulmaya başlandı. Talimatlarımız doğrultusunda ekonomi kurmay ekibimiz şu an Türkiye'yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü bir şekilde konumlandırmak, transit ticarette küresel cazibe merkezine dönüştürmek, İstanbul Finans Merkezini dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri hâline getirmek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bu küresel krizin de ülkemizin önünde yeni kapılar açacağına biz yürekten inanıyoruz.</p> <p><strong>'Türkiye'nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattık'</strong></p> <p>Aziz milletim, değerli basın mensupları, Türkiye nisan ayına 5G teknolojisi ile buluşmanın gururuyla girdi. Hatırlarsınız 5G'nin hazırlıklarını bundan 10 yıl önce 2016'da başlatmış, 2018'de ilk testlerimizi yapmıştık. 2019'dan sonra Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarda pilot uygulama olarak kullanıma açmıştık. 10 yıllık dönemde yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye'nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattık. 1 Nisan itibarıyla 81 il merkezimizde hizmete aldığımız 5G'yi inşallah iki sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız. Ülkemizin önünde iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime birçok alanda yeni fırsat pencereleri açacak 5G teknolojisinin tekrar hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Geçen hafta hizmete açma kıvancını yaşadığımız bir diğer alan sulama yatırımlarıydı. 54'ü baraj ve gölet, 109'u sulama tesisi, 18'i içme suyu tesisi olmak üzere toplam 563 yeni tesisimizi ekonomimize kazandırdık. Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiş, 1 milyon 190.000 dekar araziyi sulamaya açmış olduk. Senelik 212 milyon metreküp içme suyu sağlamanın yanı sıra içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301.000 metreküp daha artırdık. Tamamladığımız tesisler güncel rakamlarla ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacaktır. Hizmete sunduğumuz 563 eserin bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserlerin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen tüm kurumlarımızı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına kendilerine teşekkür ediyorum.</p> <p><strong>'Türkiye olarak barış için sesimizi yükseltmeyi sürdüreceğiz'</strong></p> <p>Kıymetli vatandaşlar, 28 Şubat'ta başlayan savaş diplomatik çabalara rağmen maalesef can almaya, can yakmaya devam ediyor. İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya dönük her türlü girişimi baltalamayı sürdürüyor. Bunun yanında İsrail, Mescid-i Aksa'yı kapalı tutarak, Filistinli mahkûmlara yönelik idam cezası getirerek, Lübnan'daki işgalini genişleterek, komşusu Suriye'yi sürekli taciz ederek gerilimden beslenen bir ülke olduğunu kendi eylemleriyle tescil ve teyit ediyor. Şunu bir defa çok açık söylemek durumundayım. Biz tarih boyunca olduğu gibi bugün de çatışmanın, şiddetin ve zulmün değil hakkın, hukukun, sulh ve istikrarın tarafındayız. Hemen yanı başımızdaki bir ülkede ateş varken, çatışma ve yıkım varken, siviller ve sivil altyapı hedef alınırken biz buna asla kayıtsız kalamayız. 14 asırdır aynı kıbleye yöneldiğimiz kardeşlerimiz sıkıntı içindeyken biz kendimizi rahat hissedemeyiz. Türkiye olarak İran'ı ve Körfez'i bu savaşın ilk gününden beri kardeşlik hukukumuzun gereklerini en güzel şekilde yerine getirdik. Kim yaparsa yapsın doğruya doğru yanlışa yanlış demekten çekinmedik.</p> <p>Savaş uzadıkça yangının başka ülkelere de sirayet edebileceğine dikkat çektik. Çatışmaların 38. günü geride kalırken bölgemiz adına aynı endişeleri taşımaya maalesef devam ediyoruz. Artan riskler karşısında Cumhurbaşkanı olarak şahsım bir taraftan, bakan arkadaşlarımız diğer taraftan diplomatik temaslarımızı hızlandırdık. Silahların susması ve müzakereye alan açılması için eğer iğne ucu kadar şans varsa bunu değerlendirmenin samimi gayreti içindeyiz. Temennimiz bu hukuksuz, anlamsız, gayrimeşru ve tüm insanlık için son derece maliyetli savaşın bir an evvel sona ermesidir. Dünyada barışın sesini yükseltmenin her zamankinden daha önemli hâle geldiği kritik günlerden geçiyoruz. Türkiye olarak barış için sesimizi yükseltmeyi sürdüreceğiz. Burada şunu da hatırlatmak istiyorum. Atalarımızın ifadesi ile gün olur devran döner. Sırf siyasi ömürlerini uzatmak uğruna bugün barışı dinamitleyenler yarın kendilerinin de barışa, adalete, hukuka ihtiyaç duyacaklarını akıllarından çıkarmasın. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur. İşte en son Hitler bir türlü dizginleyemediği ihtiraslarının kurbanı olmuş, hem kendine hem halkına hem de dünyaya büyük acılar yaşatmıştır. Bugün Hitler'in izinden gidenler sadece insanlığa karşı değil kendi vatandaşlarına karşı da Hitler rolünü oynamaktadır. Uluslararası toplumun artık bu gidişe bir dur demesinin vakti gelmiştir. Biz kendi insanımızla ve kardeşlerimizle bölgedeki tüm halklar için barış istemeye, barış için çabalamaya inşallah devam edeceğiz.</p> <p><strong>'Süreçle ilgili çalışmaların ivme kazanmasında fayda olduğu kanaatindeyiz'</strong></p> <p>Değerli basın mensupları, gerek dünyanın gidişatı gerekse bölgemizdeki gelişmeler, ülkemizde iç cephemizi tahkim etmek, huzur, güvenlik ve kardeşliği güçlendirmek amacıyla başlattığımız terörsüz Türkiye süreci önemini göstermiştir. Başarısı için üzerine titrediğimiz süreç 17 aylık zaman diliminde hamdolsun birçok kritik eşiği aşmış, direnç testlerinden güçlenerek çıkmıştır. Millî dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonumuz uzlaşı ruhuyla kaleme aldığı ve onayladığı nihai raporuyla sürece yön çizmiştir. Siyaset kurumunda sürecin sağduyuyla ve uzlaşı temelinde yürütülmesi noktasında genel bir mutabakat oluşmuştur. Bu anlayış birliğini sürecin müteakip aşamalarının sağlıklı bir zeminde ilerletilmesi bakımından çok kıymetli buluyoruz. Her ne kadar bölgemizdeki çatışma atmosferi ülkenin, milletin ve siyasetin gündemini kaplıyor olsa da raporun çizdiği perspektif çerçevesinde süreçle ilgili çalışmaların ivme kazanmasında fayda olduğu kanaatindeyiz. Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına yeni duvarlar örülmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hâle getirebiliriz.</p> <p>Siyasi parti gruplarının da meseleye bu zaviyeden yaklaşmaları, küçük hesapların peşine takılmak yerine ülkeye ve millete karşı sorumluluk bilinciyle davranmaları en samimi temennimizdir. Bu hassas günlerde söz söyleyen herkes dikkatli olması gerektiğinin, bu ülkede kardeşliği perçinleyen, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, sürecin yükünü azaltan, yapıcı bir üslupla hareket etmesi gerektiğinin altını tekrar önemle çizmek istiyorum. İktidar ve ittifak olarak biz omuzlarımızdaki sorumluluğun idraki içinde büyük devlet vizyonumuza yakışır biçimde süreci titizlikle yürütüyoruz. Şunu hiçbir vatandaşımız unutmamalıdır. Bizler Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla, Alevi'si ve Sünni'siyle 86 milyon olarak hep beraber büyük bir aileyiz. Hepimiz tarihin en zor zamanlarında acıları birlikte göğüslemiş, birlikte beka mücadelesi vermiş, kanları birbirine karışmış bir milletin evlatlarıyız. Bilhassa içinde bulunduğumuz günlerde birlik ve beraberliğimizi ne kadar sağlam tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Ama iç kalemizin duvarlarında bir gedik açılmasına müsaade edersek başka ülkelerin yaşadığı sıkıntılarla Allah korusun biz de karşılaşırız. Rabbim milletçe dayanışmamızı muhafaza eylesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü fitneden korusun diyorum. Diliyor ve umuyoruz ki sürecin sonunda kazanan tüm Türkiye olsun, barut kokusuna boğulmuş bölgemiz olsun, tüm kardeş halklar olsun.</p> <p><strong>'7 milyon 700 bin vatandaşımıza ücretsiz kanser taraması yapıldı'</strong></p> <p>Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden önce 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle erken teşhisin önemine dikkat çekmek istiyorum. Biliyorsunuz dünyada pek az örneği olan bir uygulamayla ülkemizde kanser taramalarını tamamen ücretsiz gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda son bir yılda 7 milyon 700 bin vatandaşımıza ücretsiz kanser taraması yapıldı. Erken evrede kanser teşhisi konulan vatandaşlarımızın tedavilerine vakit kaybetmeksizin başlandı. Erken tanı sayesinde 28 bin vatandaşımız cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadan hamdolsun sağlığına tekrar kavuştu. Özellikle risk grubundaki vatandaşlarımızdan kanser taraması yaptırmayı ihmal etmemelerini kendilerinden rica ediyoruz. Toplantımızın ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyor, Allah'a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogandan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-surecle-ilgili-calismalarin-ivme-kazanmasinda-fayda-oldugu-kanaatindeyiz</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 22:28:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cumhurbaskani-erdogandan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-surecle-ilgili-calismalarin-ivme-kazanmasinda-fayda-oldugu-kanaatindeyiz.jpg" type="image/jpeg" length="87125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇGD'nin düzenlediği '2025 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödülleri' sahiplerini buldu.... Bakırhan: Demokrasinin tam işlemediği ülkelerde gazetecilik yapmak en büyük devrimciliktir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cgdnin-duzenledigi-2025-yili-basarili-gazeteciler-odulleri-sahiplerini-buldu-bakirhan-demokrasinin-tam-islemedigi-ulkelerde-gazetecilik-yapmak-en-buyuk-devrimciliktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cgdnin-duzenledigi-2025-yili-basarili-gazeteciler-odulleri-sahiplerini-buldu-bakirhan-demokrasinin-tam-islemedigi-ulkelerde-gazetecilik-yapmak-en-buyuk-devrimciliktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), 2025 yılı 'Yılın Başarılı Gazetecileri' ödülleri, sahiplerini bulurken, törende konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 'Bence demokrasinin tam işlemediği ülkelerde gazetecilik yapmak en büyük devrimciliktir. Gazetecilik suç değil, büyük bir onurdur' diyerek, mesleğin baskılara rağmen sürdürüleceğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), 2025 yılı 'Yılın Başarılı Gazetecileri' ödülleri, sahiplerini bulurken, törende konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 'Bence demokrasinin tam işlemediği ülkelerde gazetecilik yapmak en büyük devrimciliktir. Gazetecilik suç değil, büyük bir onurdur' diyerek, mesleğin baskılara rağmen sürdürüleceğini vurguladı.</p> <p>Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), 2025 yılı 'Yılın Başarılı Gazetecileri' ödüllerini sahiplerine verdi. Ödül töreni, Ankara'da Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde düzenlendi. Tören, ÇGD Başkanı Kıvanç El'in açılış konuşmasıyla başladı. El, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü'ne ve cezaevinde tutuklu bulunan 17 gazeteciye dikkat çekerek, 'Gazetecilik suç değildir' dedi. Basın özgürlüğünün önemine vurgu yapan El, gazetecilerin tüm baskılara rağmen görevlerini sürdürdüğünü ifade etti.</p> <p><strong>Behzat Miser Haber Ödülü ANKA ekibine</strong></p> <p>ANKA Haber Ajansı muhabirleri Melis Yıldırım ve Batuhan Dükel ile kameramanları Eylem Ladin Değer ve Cemal Berk Aytekin, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında askerlerin isim listesi üzerinden tek tek kontrol edilerek alana girişlerin sağlandığını ortaya koyan haberleriyle Behzat Miser Haber Ödülü'ne layık görüldü. ANKA ekibi ödülünü, İYİ Parti Milletvekili Selcan Taşçı'nın elinden aldı.</p> <p>ANKA adına konuşan Batuhan Dükel, ödülün yalnızca bireysel değil kurumsal bir başarı olduğunu belirterek, 'Bir ülke ancak gazetecisi kadar özgürdür' dedi. Melis Yıldırım ise gazeteciliği 'uzun bir maraton' olarak nitelendirerek, tüm zorluklara rağmen haberin peşinden gitmeye devam edeceklerini ifade etti. Kameraman Eylem Ladin Değer, mesleğin zorluklarına rağmen değerinin her geçen gün daha iyi anlaşıldığını söylerken, Cemal Berk Aytekin de 'Gerçeği kaydetmeye devam ettiğimiz sürece bu ülke var olmaya devam edecek' diye konuştu.</p> <p><strong>Dayanışma ve özgürlük vurgusu</strong></p> <p>Törende Dayanışma Ödülü TELE1'e verildi. Tören boyunca yapılan konuşmalarda, gazeteciliğin baskılara rağmen sürdürüleceği mesajı öne çıktı.</p> <p>Sayfa Tasarımı Ödülü'nü BirGün gazetesinden Kardelen Tatar Sinecan adına BirGün yazarı Havva Gümüşkaya aldı. Gümüşkaya'ya ödül, Kıvanç El tarafından verilirken, Sadık Güleç ve Osman Çaklı ödüllerini Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu'ndan aldı. Yerel Haber Ödülü'nü alan Hülya Çetinkaya ve Burak Necip Başar'a ödülleri, Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım tarafından takdim edildi.</p> <p><strong>Tutuklu gazeteci İsmail Arı: Tek suçum gazetecilik yapmak</strong></p> <p>Röportaj Ödülü'nü alan Furkan Karabay'ın ödülünü BirGün gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Gökdemir teslim alırken, İsmail Arı'nın mesajı törende okundu. Arı, '15 gündür cezaevindeyim, tek suçum gazetecilik yapmak. Ne yaparlarsa yapsınlar, yüzümde bir kez bile korkuyu ve pişmanlığı göremeyecekler. Ben her koşulda gazetecilik yapmaya devam edeceğim. Herkese kucak dolusu sevgiler. Sincan Cezaevi İsmail Arı'</p> <p>Rafet Genç Haber Ödülü'nün alan Oğulcan Özgenç'e ödülü, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu verirken, İzzet Kezer Fotoğraf Ödülü'nün alan Ümit Bektaş adına ödülü Efekan Akyüz aldı. Muzir.org adına Aslı Alpar'a ödül DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu tarafından verildi. TV Haber Ödülü'nü Cengiz Karagöz ise ödülünü Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'den aldı. Mustafa Ekmekçi Haber Ödülü'nü de Can Öztürk ve Fundanur Öztürk aldı.</p> <p><strong>Tuncer Bakırhan: Gazetecilik en büyük devrimciliktir</strong></p> <p>Mahmut Tali Öngören Belgesel Ödülü'nü alan Murat Baykara ve Tunca Öğreten'e ödülleri DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan tarafından verildi. Bakırhan konuşmasında, şunları söyledi:</p> <p>'Bence demokrasinin tam işlemediği ülkelerde gazetecilik yapmak, en büyük devrimciliktir. Çok önemli bir iş yapıyorsunuz. Bugün öldürülen gazeteciler günü... Sizin can arkadaşlarınız, büyükleriniz, abileriniz bu ülkede katledildi. Bu vesile ile Uğur Mumcu, Aklipehçi, Rant Tinki, Musa Anteri, Gurbetli Ersözü ve onların şahsında katledilen bütün gazetecileri saygı ve minnetle anıyorum. Bu ülkeyi yönetenler çok iyi bilsinler ki Musa Anter katledildikten sonra Musa Anter'in öğrencileri çoğaldı, binlere ulaştı. Sabahattin Ali ve Hrant Dink'lerin de yol arkadaşları onurlu bir şekilde bütün baskılara rağmen bu yolda yürümeye devam edecektir. 'Gazetecilik suç değil' demek bile çok ayıp bir şey.</p> <p>Suç, dere yatağına iktidarın olanaklarını kullanarak villa yapmaktır, bina yapmaktır. Yoksul fakir çocukların okuduğu yurtlarda onları taciz etmektir. Suç, yolsuzluğu gizlemektir, yolsuzluğa ortak olmaktır. Olsa olsa gazetecilik büyük bir onurdur, onur olmaya da devam edecektir. Sizi tebrik ediyorum, kutluyorum. Önemli işler yapıyorsunuz. Umudum yüksek. Yani böylesine nitelikli, direngen bir gazeteciler ordusu olduğu müddetçe arkamızda emekçiler, kadınlar, gençler olduğu müddetçe bu ülkede gazetecilerin katledilmediği, tutuklanmadığı, haklarında dava açılmadığı günleri de göreceğimize inanıyorum.</p> <p>Biraz da Tunca Öğreten ve Murat Baykara arkadaşlarımızın yaptığı belgeselle ilgili konuşmak istiyorum. İzledim, mükemmeldi. İzlemenizi öneririm. 19-20 dakikalık bir belgesel: Bence uluslararası belgesel yarışmalarında da ödül alabilecek bir nitelikte ve kalitede. Tabii ki sizinle birlikte avukat arkadaşımız Tuba Torlu'yu da tebrik ediyorum. Çok muazzam bir iş yapmışlar.</p> <p>2011'de ben de Vatan Emniyet'te kaldım 4 gün KCK operasyonlarında. Tabii işkence falan zaten var. Yani o duvarlar o hücrelerdeki o demir çürük ranzalar konuşsa oralarda ne hikayeler çıkardı. Biliyorum orayı: Zaten oraya girmek başlı başına bir işkencedir ama siz gerçekten çok iyi bir iş yaparak, Eren'in maruz kaldığı işkenceyi açığa çıkardınız. Emeğinize sağlık. Eren'in annesini burada gördünüz ama belgeseli izlerseniz daha iyi anlayacaksınız. Belki dediklerimi gün annenin o gözyaşlarında bu zulmü uygulayanlar umarım bir gün.'</p> <p>Uluslararası kategoride Burcu Karakaş ile birlikte Anna Babinets ve Yanina Korniienko da ödül alan isimler arasında yer aldı. Haber Ödülü dalında Mine Şenocaklı, Abdullah Tepeli ve Efekan Akyüz'e ödülleri CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından takdim edildi.</p> <p>Törenin sonunda ödül alan ve veren isimler sahneye davet edildi. Program, geleneksel toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.</p> <p><strong>Ödül listesi</strong></p> <p>ÇGD'nin 2025 yılı ödülleri şöyle:</p> <p>Haber Ödülü: Mine Şenocaklı, Oksijen</p> <p>Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü: Burcu Karakaş, Anna Babinets, Yanina Korniienko, Agos</p> <p>Mustafa Ekmekçi Haber Ödülü: Can Öztürk, T24, Fundanur Öztürk, BBC Türkçe</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Rafet Genç Haber Ödülü: Oğulcan Özgenç, kaosgl.org</p> <p>Behzat Miser Haber Ödülü: Melis Yıldırım - Batuhan Dükel / Kamera: Eylem Ladin Değer, Cemal Berk Aytekin ANKA Haber Ajansı</p> <p>TV Haber Ödülü: Cengiz Karagöz, Halk TV</p> <p>Röportaj Ödülü: Furkan Karabay, BirGün</p> <p>Yerel Haber Ödülü: Burak Necip Başar, gundemfethiye.com</p> <p>İnceleme Araştırma Ödülü: Sadık Güleç - Osman Çaklı</p> <p>Mahmut Tali Öngören Belgesel Ödülü: Tunca Öğreten, Murat Baykara, VOYS Medya</p> <p>İzzet Kezer Fotoğraf Ödülü: Ümit Bektaş, Reuters</p> <p>Sayfa Tasarımı Ödülü: Kardelen Tatar Sinecan, BirGün</p> <p>Karikatür Ödülü: Muzır Neşriyat, muzir.org</p> <p>Dayanışma Ödülü: Tele1 ve Tele1 çalışanları</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cgdnin-duzenledigi-2025-yili-basarili-gazeteciler-odulleri-sahiplerini-buldu-bakirhan-demokrasinin-tam-islemedigi-ulkelerde-gazetecilik-yapmak-en-buyuk-devrimciliktir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 22:10:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cgdnin-duzenledigi-2025-yili-basarili-gazeteciler-odulleri-sahiplerini-buldu-bakirhan-demokrasinin-tam-islemedigi-ulkelerde-gazetecilik-yapmak-en-buyuk-devrimciliktir.jpg" type="image/jpeg" length="40853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nürnberg'de eğitime katkı için dayanışma kahvaltısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/nurnbergde-egitime-katki-icin-dayanisma-kahvaltisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/nurnbergde-egitime-katki-icin-dayanisma-kahvaltisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Nürnberg kentinde yaşayan Sevim Şahin, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremde yıkılan okulların yeniden inşasına katkı sağlamak amacıyla dayanışma kahvaltısı düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haber: İlhan Baba<br /> <br /> (NÜRNBERG) - Almanya'nın Nürnberg kentinde yaşayan Sevim Şahin, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremde yıkılan okulların yeniden inşasına katkı sağlamak amacıyla dayanışma kahvaltısı düzenledi.<br /> <br /> Etkinliğe Almanya Yeşiller Partisi'nden Nürnberg Belediye Meclis Üyesi Cengiz Şahin, Nürnberg Alevi Kültür Merkezi (NAKM) Cem Evi Başkanı İbrahim Altınkaymak ve Başkan Yardımcısı İlhan Keten katıldı ve birer konuşma yaptı.<br /> <br /> Belediye Meclis Üyesi Cengiz Şahin, dayanışma kahvaltısının gençlere destek amacı taşıdığını belirterek, 'Buradaki amaç, gelecek nesillere fırsat olduğunu göstermek ve birilerinin arkasında durduğunu hissettirebilmektir. Dayanışma ve sosyalleşme, geleceği kurtaran unsurlardan biridir' dedi.<br /> <br /> NAKM Cem Evi Başkanı İbrahim Altınkaymak, cem evlerinin ibadet yeri olduğunu hatırlatarak, 'Depremde yıkılan okullar, çocuklarımızın eğitim aldığı yerlerdir. Sevim Şahin teyzemiz, kahvaltı gelirinin bu okulların yapımına katkı sağlamasını önerdi. Dayanışma projeleriyle gençlerimizin eğitimine destek olabiliyorsak ne mutlu bize' diye konuştu.<br /> <br /> Etkinliği düzenleyen Sevim Şahin, dayanışma kahvaltısının 7 yıl önce ebediyete intikal eden oğulları Engin Şahin'in anısına yapıldığını ifade ederek, 'Birlikten kuvvet doğar. Elde edilen gelir, Hatay ve Malatya'daki deprem bölgelerinde yıkılan ve okulların yeniden yapımına katkı sağlayacak' dedi.<br /> <br /> NAKM Cem Evi Başkan Yardımcısı İlhan Keten, 'Bugün burada, Şahin ailesinin eğitime verdiği önemi göstermek ve Engin Şahin'i anmak için bir aradayız. Kahvaltılardan elde edilen gelir, deprem bölgesindeki yapımı devam eden okullara destek oluyorsa, cem evi olarak mutlu oluruz' ifadelerini kullandı.<br /> <br /> NAKM Cem Evi üyelerinden Sevcan Keten ise dayanışmanın önemine vurgu yaparak, 'Birlik ve beraberlik çok değerli. Bu dayanışma kahvaltılarına katılımı herkese tavsiye ediyoruz. Menfaat gözetmeden destek verdiğimizde güçlüyüz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/nurnbergde-egitime-katki-icin-dayanisma-kahvaltisi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 21:42:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/nurnbergde-egitime-katki-icin-dayanisma-kahvaltisi.jpg" type="image/jpeg" length="19698"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇGD 2025 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödülleri: Özgür Özel: AK Parti yargı kolları, AK Parti aleyhinde rahatsızlık yaratan tüm gazetecileri susturmaya çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cgd-2025-yili-basarili-gazeteciler-odulleri-ozgur-ozel-ak-parti-yargi-kollari-ak-parti-aleyhinde-rahatsizlik-yaratan-tum-gazetecileri-susturmaya-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cgd-2025-yili-basarili-gazeteciler-odulleri-ozgur-ozel-ak-parti-yargi-kollari-ak-parti-aleyhinde-rahatsizlik-yaratan-tum-gazetecileri-susturmaya-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ÇGD 2025 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, 17 gazetecinin halen cezaevlerinde tutuklu bulunduğunu vurgulayarak 'Yargı, basın özgürlüğü üzerinde de bir siyasi sopaya dönüşmüş durumda. Dezenformasyonla mücadele düzenlemesi çıkarken gazetecilik meslek örgütleri, basın emek örgütleri itiraz ettiler, bütün muhalefet partileri buna itiraz ettiler. Cumhur İttifakı'nın sözcüleri tutanak altında söyledi bunları: 'Hiçbir gazeteci buradan sorgulanmayacak ve yargılanmayacak' dediler. Üç buçuk yılda, 70 gazeteciye bu yasaya dayandırarak soruşturma açtılar, 15'ini gözaltına aldılar, dört gazeteci tamamen bu ithamla tutuklu bulunuyor. Yasanın yarattığı olanakla AK Parti yargı kolları, AK Parti aleyhinde rahatsızlık yaratan tüm gazetecileri susturmaya çalışıyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ÇGD 2025 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, 17 gazetecinin halen cezaevlerinde tutuklu bulunduğunu vurgulayarak 'Yargı, basın özgürlüğü üzerinde de bir siyasi sopaya dönüşmüş durumda. Dezenformasyonla mücadele düzenlemesi çıkarken gazetecilik meslek örgütleri, basın emek örgütleri itiraz ettiler, bütün muhalefet partileri buna itiraz ettiler. Cumhur İttifakı'nın sözcüleri tutanak altında söyledi bunları: 'Hiçbir gazeteci buradan sorgulanmayacak ve yargılanmayacak' dediler. Üç buçuk yılda, 70 gazeteciye bu yasaya dayandırarak soruşturma açtılar, 15'ini gözaltına aldılar, dört gazeteci tamamen bu ithamla tutuklu bulunuyor. Yasanın yarattığı olanakla AK Parti yargı kolları, AK Parti aleyhinde rahatsızlık yaratan tüm gazetecileri susturmaya çalışıyor' dedi.</p> <p>Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) '2025 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödülleri' bugün Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Özel'e Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ile milletvekilleri; Aliye Timisi Ersever, Okan Konuralp, Utku Çakırözer, Rahmi Aşkın Türeli ve Ümit Özlale eşlik etti.</p> <p>Özel, salona girerken ÇGD Başkanı Kıvanç El tarafından yakasına, 'Gazetecilik suç değildir' yazılı rozet takıldı.</p> <p>Törende 2025 Haber Ödülü'nü, Oksijen'in 'Emeklilerin evi artık ucuz otel odaları' başlıklı haberi ile gazeteci Mine Şenocaklı ve fotomuhabirleri Abdullah Tepeli ile Efekan Akyüz'e veren Özel, ödülü takdiminin ardından şunları söyledi:</p> <p>'Tüm baskılara, tüm zorluklara rağmen mesleğini sürdüren çok değerli gazetecileri saygıyla selamlıyorum. Bugün Türkiye'nin '2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 159'uncu sıraya gerilemiş olması, zaten bütün meseleyi baştan aşağıya özetliyor. Özellikle biraz önce dikkat çekildiği gibi, artık gazeteciliğin suç olmadığını bir slogan gibi sürekli söylemeye devam ediyoruz. Bu iktidarın 10 yıl kadar öncesinde yine gazeteciler içeriye atılıyordu. O sırada 'Onlar gazeteci oldukları için içeride değiller' diye bir savunuları vardı. Bal gibi gazeteci oldukları için içeri atılıyorlardı. Ama başka suçlarla ilişkilendirip, zaten en kolay yolundan 'terör, terör destekçiliği', gibi şeyler söyleyip devam ediyorlardı. Ama artık bugün öyle bir savunuya bile ihtiyaç duymuyorlar. Ben Pınar Gayıp hariç ki o benim büyük bir eksiğim olmuş, Bakırköy Kadın Cezaevi'nde herhalde, en kısa sürede kendisini de ziyaret edeceğim. Alican Uludağ'ı, İsmail Arı'yı, Merdan Yanardağ'ı cezaevinde ziyaret ettim. Çok sayıda gazeteci arkadaşımızı geçmişte cezaevlerinde ziyaret ettik. Biraz önce ödül alan Furkan Karabay, yedi ay tutuklu kaldı. Fatih Altaylı, altı ay Silivri'de tutuklu kaldı. Suat Toktaş'ı 34 günlük hapisliğinde yine ziyaret ettim. Enver Aysever'i ziyaret ettim, 91 gün Silivri'de tutuklu kaldı. İsmail Saymaz iki ay evinde hapis kaldı. Bu, son bir yıl içinde yaşadıklarımız.</p> <p><strong>'AK Parti yargı kolları, AK Parti aleyhinde rahatsızlık yaratan tüm gazetecileri susturmaya çalışıyor'</strong></p> <p>17 gazeteci arkadaşın halen daha cezaevlerinde tutuklu olduğunu altını çizmek boynumuzun borcu. Maalesef burada şunu düşünmek, konuşmak durumundayız: Yargı, basın özgürlüğü üzerinde de bir siyasi sopaya dönüşmüş durumda. Dezenformasyonla mücadele düzenlemesi çıkarken gazetecilik meslek örgütleri, basın emek örgütleri itiraz ettiler, bizler itiraz ettik, bütün muhalefet partileri buna itiraz ettiler. Oradaki itirazları, 'Bunun haberle haberciyle ilgisi yok.' Cumhur İttifakı'nın sözcüleri tutanak altında söyledi bunları: 'Hiçbir gazeteci buradan sorgulanmayacak ve yargılanmayacak' dediler. Üç buçuk yılda, 70 gazeteciye bu yasaya dayandırarak soruşturma açtılar, 15'ini gözaltına aldılar, dört gazeteci tamamen bu ithamla tutuklu bulunuyor. Bir özeleştiri yapmak veya o gün tutanak altında verdikleri teminatların gereğini yapıp yasayla ilgili hızla bir düzenleme yapmak ya da yasayı tamamen ortadan kaldırmak gibi bir erdemi göstermek yerine, sessizce takip ediyorlar ve yasanın yarattığı olanakla AK Parti yargı kolları, AK Parti aleyhinde rahatsızlık yaratan tüm gazetecileri susturmaya çalışıyor.</p> <p><strong>'Rejim, gazetecilerle uğraştığı gibi siyasi rakiplerine de yargı sopasını kullanıyor'</strong></p> <p>Partimize yönelik saldırıları burada dile getirecek değilim ama hep birlikte siyasetin nasıl yargı eliyle dizayn edilmeye çalışıldığını görüyoruz. Bir yandan ödül alan haberler içinde vardı ki bütün ödül alanları kutluyorum ki bu kadar iyi bir ödül seçkisi için de seçicileri kutluyorum. ÇGD, yine rahmetli Ekmekçi'nin döneminden beri ortaya koyduğu çok önemli bir işi burada bir kez daha yerine getirmiş durumda. Bir yandan rejim, gazetecilerle uğraştığı gibi siyasi rakiplerine de yargı sopasını kullanıyor. Hatırlatmak durumundayım, DEM Parti'nin önceki Eş Genel Başkanları mesela şu anda hapiste. Zafer Partisi'nin Genel Başkanı Silivri'de kaldı, çıktı. Hatay'ın seçilmiş Milletvekili Can Atalay hapiste. 19 Mart darbesiyle cumhurbaşkanı adayımız ve belediye başkanlarımız bir yıldan fazladır hapiste. Sendikacılar ve çevreciler hapiste. Bu hapiste olanların hepsinin ortak özelliği AK Parti'nin şimdi Adalet Bakanlığı ile ödüllendirilmiş yargı kolları başkanının elinin değdiği davalar bunların hepsi. Ya doğrudan içeri atmış ya onun başsavcılığı döneminde olmuş ya da Anayasa Mahkemesi (AYM) kararının uygulanmasına o direnmiş. Şu anda da adaletin başında ve adalet dağıtmak üzere güya burada bir görev üstlenmiş durumda. İşin en kötüsü de kötü yargılamalar yapanların terfi almaması, uyarılması ya da artık birinci sınıftan, hakimlikten gitmeleri gibi durumlarda görev alan HSK'nın başına da kendisi gelmiş durumda. Adalet Bakanı olarak HSK'ya da başkanlık yapıyor. Bu da korkunç bir durum.</p> <p><strong>'103 eylemde emeklilere söylediklerimin toplamından daha etkili bir haber'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bugün, Hayatını Kaybeden Gazeteciler Günü. Musa Anter, Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Hrant Dink ve adını sayamadığım bütün gazetecileri rahmetle ve minnetle anıyorum. Bir kez daha ailelerinin ve basın camiasının acısını paylaşıyorum. Genel Başkan olduğum günden dört-beş ay sonra, bir yerel yönetim seçimi sathı mahallindeydik. O yerel yönetime yönelik 105 tane miting yaptım. O 105 mitingin 105'inde hep emeklilerden ve onların yaşam zorluklarından bahsettim ki siyasetçi olarak bunu hemen okursunuz ve üzerinde durmanız gerektiğini hissedersiniz. 105 mitingde emeklilerle konuştum ve emeklilere ellerini kaldırttım, bir şeyler söyledim. 19 Mart darbesinden sonra, yedisi Saraçhane'deki miting hariç bugüne kadar 103 eylem yaptık. O yedisini çıkarıp 96 eylemde Maltepe'den itibaren hep yine en çok emekliler tepkiliydi. Ben o 96 eylemde de hep emeklilerle konuştum, konuşmaya da devam ediyorum. Ana muhalefet lideri olarak partisi adına söz kuran ve seçim meydanlarında da protesto alanlarında, eylemlerinde de en yoğun ve en tepkili kesimin emekliler olduğunu gören birisi olarak ben kim bilir kaç saat bu konuyu konuştum, her grup toplantısında konuştum. Ama Sayın Şenocaklı'nın, Abdullah Tepeli ve Efekan Akyüz'ün Türkiye'ye gösterdiği bu somut haber kadar etkili bir söz kurduğumu, hatta toplamının etkili olduğunu iddia edemem. Buradaki bütün ödül alan haberler gerçekten bir gazetecilik faaliyetini de aşan ve çok önemli bir toplumsal sorumluluğu yerine getiren, konuşulmayanı konuşturan, duyulmayanı duyuran, görünmeyeni gösterirken hepimizin vicdanına dokunan bu inanılmaz ve etkisi de çok büyük olmuş haber için kendilerini ve bütün ödül alanları kutluyorum.</p> <p><strong>'Bu ülkede iktidar değişecek ve her şey değişecek'</strong></p> <p>Ümit ediyorum, bu salonun gitgide kalabalıklaşıyor olması, bu dayanışmanın sonuç almasının yaklaşıyor olmasını da müjdeliyordur. Bundan sonra gazetecilerin öldürülmediği, gazetecilerin hapsedilmediği, gazetecilerin acı çekmediği ve maalesef emeklerinin bu kadar yoğun sömürülmediği bir Türkiye'ye ihtiyaç var. Bugün sabah Tuncer Başkan ile karşılıklı partilerimizin hemen en iyimser birer figürü olarak birbirimizle sohbet ettik ve gülüştük. Burada bir arkadaşımız 'Söylüyor, söylüyoruz ama bir şey değişmiyor' demişti. Ümit ediyoruz ki bir şey değişecek ve her şey değişecek. Bu ülkede iktidar değişecek, ondan sonra her şey değişecek.'</p> <p>Özel konuşmasının ardından salon dışında bulunan alanda, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile birlikte tutuklu gazeteciler için dayanışma kartı imzaladı. Özel karta, gazeteci Alican Uludağ için 'Sevgili Alican, özgürlükte görüşeceğiz. Seni çok seviyoruz' yazdı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cgd-2025-yili-basarili-gazeteciler-odulleri-ozgur-ozel-ak-parti-yargi-kollari-ak-parti-aleyhinde-rahatsizlik-yaratan-tum-gazetecileri-susturmaya-calisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 21:39:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cgd-2025-yili-basarili-gazeteciler-odulleri-ozgur-ozel-ak-parti-yargi-kollari-ak-parti-aleyhinde-rahatsizlik-yaratan-tum-gazetecileri-susturmaya-calisiyor.jpg" type="image/jpeg" length="54611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['İBB Davası'nda 16. gün sona erdi... Ekrem İmamoğlu: 'İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-16-gun-sona-erdi-ekrem-imamoglu-iddia-makami-bu-dosyadaki-tek-suc-orgutudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-16-gun-sona-erdi-ekrem-imamoglu-iddia-makami-bu-dosyadaki-tek-suc-orgutudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası'nın 16. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam etti. Bugün savunması dinlenen üçüncü isim, İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel, 'Çocuklarım izliyor beni. 6 aydır maaş alamıyorum, çocuklarımın geçimini sağlamaktan aciz bir babayım. Gözaltına alındığımda kızım uyandı, oğlumu öptüm. Akşam eve geleceğimden o kadar emindim ki karıma sarılmadım bile. Tutuklanacağımı bilseydim o evden farklı bir şekilde çıkardım. İdil, Naci, ben babanız olarak sizin başınızı yere eğdirecek bir şey yapmadım' dedi. İmamoğlu ise salondan ayrılırken 'Bu dosya niye çöktü biliyor musunuz? Bu kadar vicdansız bir iddia makamı var ki... İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür' diye seslendi. Duruşma, yarın devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası'nın 16. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam etti. Bugün savunması dinlenen üçüncü isim, İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel, 'Çocuklarım izliyor beni. 6 aydır maaş alamıyorum, çocuklarımın geçimini sağlamaktan aciz bir babayım. Gözaltına alındığımda kızım uyandı, oğlumu öptüm. Akşam eve geleceğimden o kadar emindim ki karıma sarılmadım bile. Tutuklanacağımı bilseydim o evden farklı bir şekilde çıkardım. İdil, Naci, ben babanız olarak sizin başınızı yere eğdirecek bir şey yapmadım' dedi. İmamoğlu ise salondan ayrılırken 'Bu dosya niye çöktü biliyor musunuz? Bu kadar vicdansız bir iddia makamı var ki... İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür' diye seslendi. Duruşma, yarın devam edecek.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 89'u tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması 16. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda bugün de devam etti.</p> <p>Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 89 tutuklu sanık katıldı.</p> <p>Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. </p> <p><strong>'Benim burada olmam, kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır'</strong></p> <p><br />Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel'in ardından İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in ağabeyi Zafer Keleş'in savunması dinlendi. Keleş savunmasında, şunları söyledi:</p> <p>'11 aydır cezaevinde tutuluyorum. Yani benim burada olmam, kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır. Fatih Keleş'in de olayı, Ekrem İmamoğlu ile beraber bir yol arkadaşı olmasıdır. Bizim çocuklarımız da nihayet burada.</p> <p>Ben tutuklanırken hakkımda sadece bir beyan verilmiştir. Bir kişi bir beyan vermiş. O beyan ne? 'Bakırköy Belediye binasında, Florya'da kardeşine para taşırmış!'</p> <p>Ya böyle bir şey olabilir mi? Bakırköy Belediye binasının olduğu yerde, 100 bin kişinin olduğu bir yerde adam mı yoktu da Zafer Keleş gidip oradan para taşıyacak? Böyle bir isnat olur mu?</p> <p>Ben 65 yaşındayım. Bankadan 1 milyon lira para çeksem, 3 tane adam çağırıyorum yanıma. 'Gelin de şu parayı şuraya bırakalım' diyorum. 3 milyonla, 5 milyonla, 20 milyonla İstanbul içinde vırt atacağım, gezeceğim, para taşıyacağım...</p> <p>Ben otobüste giderken otobüs şoförünü kolluyorum sabaha kadar, bir yere vurmasın diye. Ha, bu aralar uçakta pilotu da kollamaya başladım. Ben pimpirikli adamım; ne işim var benim burada? Benim ne işim var para taşımakla, bilmem neyle?</p> <p><strong>''Suç örgütü' denilen bir yapının varlığına beni kesseniz inandıramazsınız'</strong></p> <p>Sayın Başkan; bana isnat edilen ne bu eylemleri ne de bu örgüt meselesini asla kabul etmiyorum. Burada 11 aydır, yaklaşık 1 yıldır tutukluyuz. Bir aileden 4 kişi burada adeta bir 'dikdörtgen' oluşturmuş durumdayız; kardeşim, oğlum, yeğenim ve ben. Ne yaptık biz?</p> <p>Ama ben her şeyden önce şunu söyleyeyim: Ben adalete sonuna kadar inanan bir adamım. Burada da adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Arkanızdan da hep söylüyorum, yüzünüze de söyleyeyim: Adalet yerini bulacaktır.</p> <p>Burada anlattıklarıma lütfen bir bakın. Benim gözümle bu, belki 1 saatte anlatılacak bir şey; ama siz bunu 10 dakikada da çözebilirsiniz, Sayın Başkan.</p> <p>Ben bu suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum. Tutuklama gerekçem iddianamede yok; zaten örgüt üyeliğinden tutuklanmadım. 3 ay sonra geldiler, 'Sen örgütten de dahil edildin' dediler. Önce bir korktum; 'Bu ne örgütü, bizi neyin içine soktular?' diye düşündüm. İçeride perişanız, bekliyoruz.</p> <p>Ayrıca 'suç örgütü' denilen bir yapının varlığına da beni kesseniz inandıramazsınız. Nasıl kardeşim Fatih'e güveniyorsam, aynı şekilde Ekrem Başkan'a ve burada tanıdığım arkadaşlara da güvenen biriyim.</p> <p>Kiminle konuştuysam o kişiyle konuşmuşumdur; gizlim saklım yok. Neysem oyum. Avukatlarıma da söyledim: 'Her şeyi ben yazdım' Yaşadığım budur. Ben size sadece yaşadıklarımı anlatıyorum.'</p> <p><strong>'İddia makamı, anlatılan kurguya uygun bir baz kaydı bulamadığı için yanlış tarihli ya da yanlış lokasyonlu bir kayıt dahi koyamamış'</strong></p> <p>Keleş'in avukatı Yağmur Kavak ise savunmasında baz kayıtlarındaki eksik ve hatalara dikkat çekerek şunları söyledi:</p> <p>'Şimdi burada savcılığın, yanlış bilgi içeren ifadeleri nasıl daha da yanlış değerlendirdiğini anlatacağım. Selim Özderya'nın dosya kapsamında 3 tane ifadesi var: Biri tanık sıfatıyla verdiği ifade, ikincisi bu eyleme konu olan ifadesi, bir diğeri ise dosyadan adeta gizlenen 23 Ekim 2025 tarihli ifadesi.</p> <p>Bu son ifadede Selim Özderya, Zafer Keleş'ten bahsederken aynen şöyle diyor: 'Şantiyeye geldiğinde sadece bir keresinde sohbet etmek amaçlı gelmişti.' Buyurun, buradan yakın!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Müvekkil hakkında yanlış beyanda bulunan Selim Özderya bile, müvekkilin kendi şantiyesine yalnızca 1 kere ve sadece sohbet amaçlı geldiğini kabul ediyor. Savcılık ise müvekkilin lehine olan bu beyanı eyleme koymuyor.</p> <p>Gördüğünüz gibi iğneyle kuyu kazıyoruz; ama saklanmaya çalışılsa da müvekkilin lehine olan hususlar sürekli ortaya çıkıyor.</p> <p>Bu senaryoda müvekkil 2 kere para aldıysa, bir de sohbet etmeye gittiği zamanı eklediğinizde, müvekkilin en az 3 kere Kayabaşı'ndan baz vermesi gerekirdi. Ama ortada sadece 1 tane baz kaydı var.</p> <p>O tek baz kaydıyla ilgili de tek doğru beyan şudur: Zafer Keleş oraya sadece sohbet etmeye gitmiştir.</p> <p>Selim Özderya ifadesinde '4-5 kere gelmiştir, daha fazla da gelmiştir' dese de bu iddiayı destekleyen hiçbir baz kaydı yoktur; çünkü beyanı gerçeği yansıtmamaktadır.</p> <p>Sabahtan beri size HTS ve baz kayıtlarındaki yanlışlıkları anlatıyorum. Gördüğünüz gibi eylemlere konulan hiçbir baz kaydı iddiayı doğrulamıyor.</p> <p>İddia makamı, anlatılan kurguya uygun bir baz kaydı bulamadığı için yanlış tarihli ya da yanlış lokasyonlu bir kayıt dahi koyamamış. Diğer eylemlerde, yalan yanlış da olsa bir şeyler iliştirmişlerdi; demek ki müvekkil Zafer Keleş Kayabaşı'na hiç gitmedi ki oraya ilişkin bir baz kaydı da yok.</p> <p><strong>'Dakikalardır bir boşlukla savaşıyorum. Bu mağduriyetin acilen giderilmesi gerektiğini düşünüyorum'</strong></p> <p>Sonuç olarak gördüğünüz gibi Zafer Keleş, 5 eylemden şu an itibarıyla 0 eyleme düşmüştür. Bu etkin pişmanlık ifadelerinin alenen tutarsız, hatta uydurma olduğunu görüyoruz. Baz kayıtlarının, eylemlerdeki hiçbir iddiayla uyuşmadığını da ortaya koyduk.</p> <p>1,5 saattir konuşuyorum; hakikaten dakikalardır bir boşlukla savaşıyorum. Bu mağduriyetin acilen giderilmesi gerektiğini düşünüyorum.</p> <p>Bahsettiğim eylemlerde ne rüşvete aracılık ne de rüşvet suçu oluşmuştur. Bu 5 eylemde, bırakın Zafer Keleş'i, Fatih Keleş'in dahi cezalandırılmaması gerekir; çünkü iddia edilen hiçbir rüşvet parası ya da yardım kartı adrese ulaşmamıştır. Çünkü ortada böyle bir şey yoktur.</p> <p>Eylemlerle ilgili beyanlarım bitti. Çok kısa örgüt üyeliğine değineceğim. Meslektaşım bu konuda detaylı açıklama yapacak; ancak bir noktaya parmak basmak isterim: Müvekkil Zafer Keleş ve Murat Keleş hakkındaki örgüt üyeliği kısımları 'falanın kardeşi', 'filanın yeğeni' diye başlıyor. Hatta Mustafa Keleş için 'Fatih Keleş'in oğlu' deniyor.</p> <p>Bunların hepsi, davanın başından beri ifade ettiğimiz 'akrabalık ilişkisi üzerinden suç isnat etme' safsatasının birer göstergesidir.</p> <p>İrtibat kayıtlarına girmiyorum; müvekkilim zaten bu hususu detaylıca anlattı.'</p> <p><strong>Mahkeme Başkanı, 'Eylem 13'ü anlamadık' dedi, İmamoğlu 'Bir tek savcı anlamış, o da yanlış anlamış' diye yanıtladı</strong></p> <p>Bir diğer tutuklu sanık İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel'in savunmasına geçildi. Yüksel, 27 tutukluyla davada en çok insanın tutuklu olduğu, 'İBB Hanem' ve 'İstanbul Senin' ile ilgili olan 13. eylemdeki ilk savunmayı yaptı.</p> <p>Mahkeme Başkanı, 'iddianamedeki sıraya göre savunma yapacağını' söyleyen Yüksel'in savunması sırasında araya girerek '13. eylemi tane tane anlat. En anlamadığımız eylem. Zaten sıralamayı ona göre yaptık' dedi.</p> <p>Ekrem İmamoğlu ise 'Bir tek savcı anlamış, o da yanlış anlamış' dedi.</p> <p>Yüksel ise Mahkeme Başkanı'na, 'Heyecanımı dağıttığınız için teşekkür ederim' diye karşılık verdi. Salonda gülüşmeler oldu.</p> <p><strong>Emrah Yüksel, çocuklarına seslendi: 'İdil, Naci, ben babanız olarak sizin başınızı yere eğdirecek bir şey yapmadım'</strong></p> <p>'18 yıldır belediyelerde çalışıyorum. Size yokluğumu anlatacağım. İstanbul Senin uygulamasında ne fikir, ne geliştirme, ne ihale sürecinde varım. USOME raporu 20 Mayıs'ta başlamış, hiçbir toplantıya davet edilmedim temmuz ayına kadar. İddianamedeki yöneticilerimden biri de 'Emrah bu tabloyu da, akış şemasını da sen çiz' dememiş. Ben İstanbul Senin'de yokum. USOME yetkilileri Emrah Yüksel'i görmemiş. Yokum çünkü.</p> <p>4 gün emniyette kaldık. Savcıya log kayıtlarının tespit edilmesinin mümkün olduğunu anlattım. Bize iletilen analitik kodları web sitelerine yükleriz, İstanbul Senin'e yüklemeyiz, erişimimiz yok. Aynı akşam gazeteler ABD'ye veri çıkışı olduğunu itiraf etti denildi. Aileme, topluma gizliliği olan dosyada yanlış anlatıldım. İstanbul Senin uygulaması kapsamında ne yetkim ne de görevim bulunmaktadır. Log kayıtları İBB'ye yazılacak müzekkere ile temin edilebilir.</p> <p>İBB Hanem projesi İPA'dan geldi. İBB'den hizmet alan vatandaşların kurum içinde sorgulanması, yani Emrah Yüksel askıda faturadan mı faydalanmış, İSMEK diploması mı var. İBB'nin resmi talep sistemleri üzerinden yapılmıştır. İBB Hanem vatandaş kullanımına açık değildir. Test aşamasında kaldı, hiçbir zaman faaliyete geçmedi.</p> <p>Test kullanıcısıyım sayın başkanım. İddianame genelinde kendimi idare yönetici sandım. Allah aşkına şifrem 1-2-3, 1-2-3 mü olacak? Iraz isimli arkadaşımın anneannesinin ismi bile var orada. Birden fazla gözle kontrol ederek test etmek isteriz. Sunucuda bulunduğu iddia edilen sandık verilerinin gönderildiği iddiasını iddianamede okudum.</p> <p>20 Mayıs'tan temmuza kadar kurumdan resmi izin almıştım, yurt dışına çıkmıştım. Avukatımdan yıllık izin belgemi, yurt dışı başvurularımı istedim, savcıya ilettim. Lehime olan hiçbir delilin değerlendirilmediğini gördüm. İBB Hanem'de vatandaş yok, erişim yok, konum verisi yok. Konum olması için vatandaş olması lazım. Uygulama kapalı. Konum erişimi olmayan bir uygulamanın konum suçlaması yapılmış.</p> <p>Sandık verilerinin İBB Hanem içine işlenmesi denmiş ama İstanbul Senin'i kast ediyor, İBB Hanem yazmış. Uygulamaları karıştırmışlar. Burada kul hakkı var, gözyaşı var. Bu iddianameyi yazanlar bize çok büyük kötülük yaptılar. Test aşamasında kalmıştır, sandık verileri yoktur. İstanbul Senin ile elde ettiği verileri uygulamaya işlediğimi söylüyor, benim erişimim yok. Bizim iddianameyi çözümlememiz mi gerekiyor? Delil nerede? Ben bunları nasıl yüklemişim? Çıkar amaçlı suç örgütü üyesi nedir başkanım? Ben 6 aydır maaş alamıyorum. Suç örgütü üyeliği nedir?</p> <p>Çocuklarım izliyor beni. 6 aydır maaş alamıyorum, çocuklarımın geçimini sağlamaktan aciz bir babayım. Sabah gözaltına alındığımda kızım uyandı, oğlumu öptüm. Akşam eve geleceğimden o kadar emindim ki karıma sarılmadım bile. Bilseydim tutuklanacağımı o evden farklı bir şekilde çıkardım. İdil, Naci, ben babanız olarak sizin başınızı yere eğdirecek bir şey yapmadım. Muhtemeldir ki kavuşacağımız bir bahar akşamı, ellerimizin kavuşacak.'</p> <p><strong>İmamoğlu: 'İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür'</strong></p> <p>İmamoğlu ise salondan ayrılırken 'Bu dosya niye çöktü biliyor musunuz? Bu kadar vicdansız bir iddia makamı var ki... İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür' dedi.</p> <p>Duruşma yarın devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-16-gun-sona-erdi-ekrem-imamoglu-iddia-makami-bu-dosyadaki-tek-suc-orgutudur</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 21:01:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-16-gun-sona-erdi-ekrem-imamoglu-iddia-makami-bu-dosyadaki-tek-suc-orgutudur.jpg" type="image/jpeg" length="75247"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, CAO toplantısına başkanlık etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-cao-toplantisina-baskanlik-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozel-cao-toplantisina-baskanlik-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu toplantısına başkanlık etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu toplantısına başkanlık etti.</p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün CAO Yürütme Kurulu toplantısına başkanlık etti. Saat 15.00 itibarıyla başlayan toplantı, yaklaşık üç saat sürdü. Ofisten yapılan bilgilendirmeye göre, toplantıda Türkiye'nin ekonomik, toplumsal ve siyasi sorunlarına ilişkin başlıklar ve dış politikadaki gelişmeler gündeme geldi.</p> <p>İçişleri Politika Başkanlığı koordinasyonunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ve Adalet Politika Kurulları ile Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kuruluşlar tarafından oluşturulan Kamu Yönetimi Reform Grubunun çalışmaları hakkında Murat Bakan tarafından sunum yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ekonomi ve dış politika alanlarında düzenlenmesi planlanan konferanslara ilişkin görüşmelerin gerçekleştirildiği toplantıda, mayıs ayı içerisinde Kalkınma Konferansı düzenlenmesine, haziran ayında ise NATO Zirvesi öncesinde Dış Politika ve Küresel Güvenlik Konferansı yapılmasına karar verildi.</p> <p>İlki 31 Mart'ta Hazine ve Maliye Politika Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen Politika Kurullarının basınla buluşma programları ele alındı ve diğer politika kurullarının da bu buluşmalara devam etmesi kararlaştırıldı.  </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-cao-toplantisina-baskanlik-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:50:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ozgur-ozel-cao-toplantisina-baskanlik-etti.jpg" type="image/jpeg" length="49839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da başarılı Türk doktoru iki hastaya yapılan triküspit kapağı ile bir ilke imza attı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/almanyada-basarili-turk-doktoru-iki-hastaya-yapilan-trikuspit-kapagi-ile-bir-ilke-imza-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/almanyada-basarili-turk-doktoru-iki-hastaya-yapilan-trikuspit-kapagi-ile-bir-ilke-imza-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da bir Türk kardiyolog, kalp kapağı hastalıklarının tedavisinde öncü bir uygulamayla iki hastaya, göğüs açılmadan yeni nesil yapay triküspit kalp kapağı takıldı. Söz konusu sistem, Almanya'da ilk kez hastalarda uygulanmış oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haber: İlhan Baba<br /><br />(BERLİN) - Almanya'da bir Türk kardiyolog, kalp kapağı hastalıklarının tedavisinde öncü bir uygulamayla iki hastaya, göğüs açılmadan yeni nesil yapay triküspit kalp kapağı takıldı. Söz konusu sistem, Almanya'da ilk kez hastalarda uygulanmış oldu. <br /><br />Vivantes Klinikum Am Urban ve Vivantes Klinikum Neukölln'de gerçekleştirilen operasyonlar, Rostock Üniversitesi Tıp Merkezi Kardiyoloji Kliniği Direktörü Prof. Dr. Hüseyin İnce liderliğinde Berlin ve Rostock ekiplerinin ortak çalışmasıyla yapıldı. 'Early Feasibility Study (EFS)' kapsamında VDyne sistemi ile yapılan bu girişimler, sağ kalp kapağı hastalıkları için önemli bir alternatif sunuyor.</p> <p>Yeni yöntemde yapay kapak, kasık bölgesinden kateterle kalbe ulaştırılıyor; göğüs kafesi açılmadan ve kalp çalışmaya devam ederken işlem tamamlanıyor. Önceden hastaların kalp anatomisi üç boyutlu modellerle planlanıyor. Operasyonlar yaklaşık iki saat sürerken, kapak hassas şekilde yerleştiriliyor, gerekirse yeniden konumlandırılabiliyor.<br /><br />Prof. Dr. İnce, 'Almanya'da ilk kez hastalara bu tedavi konseptini sunabildik. Bu yenilik, sınırlı tedavi seçeneği olan hastalar için yeni umutlar yaratıyor' dedi. Her iki hastanın genel durumunun iyi olduğu ve yaşam kalitesinde belirgin artış beklendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/almanyada-basarili-turk-doktoru-iki-hastaya-yapilan-trikuspit-kapagi-ile-bir-ilke-imza-atti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:46:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/almanyada-basarili-turk-doktoru-iki-hastaya-yapilan-trikuspit-kapagi-ile-bir-ilke-imza-atti.jpg" type="image/jpeg" length="83917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ertan Yıldız'ın Bakırköy Belediye Meclis Üyeliği düşürüldü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ertan-yildizin-bakirkoy-belediye-meclis-uyeligi-dusuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ertan-yildizin-bakirkoy-belediye-meclis-uyeligi-dusuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Belediye Meclisi'nin bağımsız üyesi Ertan Yıldız'ın meclis üyeliği düşürüldü. Yıldız'ın, mazeretsiz ve izinsiz olarak meclis toplantılarına katılmadığı gerekçesi ile üyelikten düşürülme kararı CHP ve AK Partili üyelerin oy birliği ile alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>Bakırköy Belediye Meclisi'nin bağımsız üyesi Ertan Yıldız'ın meclis üyeliği düşürüldü. Yıldız'ın, mazeretsiz ve izinsiz olarak meclis toplantılarına katılmadığı gerekçesi ile üyelikten düşürülme kararı CHP ve AK Partili üyelerin oy birliği ile alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bakırköy Belediyesi Nisan ayı Meclis oturumunun ilk görüşmeleri Bakırköy Belediyesi Meclis Salonu'nda gerçekleşti. Meclisin gündemin birinci maddesi ise özürsüz ya da izinsiz olarak arka arkaya 3 birleşim Bakırköy Belediye Meclisi'ne katılmayan Ertan Yıldız oldu. </p> <p>Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Ertan Yıldız'a savunma yapması için tebligat gönderildiğini ancak verilen süre içerisinde tebligata yanıt vermediğini belirten Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, gündem maddesini oylamaya sundu. Bakırköy Belediye Meclisi CHP ve AK Partili üyelerin oy birliği ile Ertan Yıldız'ın meclis üyeliğini düşürdü.</p> <p>Ekrem İmamoğlu'nun danışmanlığını yapan Yıldız, İBB'ye yönelik soruşturmada tutuklanmış, 'etkin pişmanlık'tan yararlanarak itirafçı olmuş ve ardından tahliye edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ertan-yildizin-bakirkoy-belediye-meclis-uyeligi-dusuruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:41:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ertan-yildizin-bakirkoy-belediye-meclis-uyeligi-dusuruldu.jpg" type="image/jpeg" length="38264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ortahisar Belediyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu kabul edildi: Başkan Kaya: 'Bir çakıl taşının bile hesabını yaparak belediyecilik yapmaya çalışıyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ortahisar-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi-baskan-kaya-bir-cakil-tasinin-bile-hesabini-yaparak-belediyecilik-yapmaya-calisiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ortahisar-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi-baskan-kaya-bir-cakil-tasinin-bile-hesabini-yaparak-belediyecilik-yapmaya-calisiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortahisar Belediyesi'nin 2025 Yılı Faaliyet Raporu oy birliğiyle kabul edildi. Belediye Başkanı Ahmet Kaya, 'Bir çakıl taşının bile hesabını yaparak, kaynaklarımızı verimli kullanarak, vatandaş memnuniyetine dayalı, şeffaf, kamucu, halkçı ve hesap verebilir bir anlayışla belediyecilik yapmaya çalışıyoruz' dedi. Belediye Başkan Yardımcısı Celal Akaç ise 'Ya bin 700 personelimizin maaşını ödeyecektik ya da SGK ve vergi borcumuzu. Biz bin 700 personelimize maaş ödemeyi tercih ettik' diye konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TRABZON)</strong> - Ortahisar Belediyesi'nin 2025 Yılı Faaliyet Raporu oy birliğiyle kabul edildi. Belediye Başkanı Ahmet Kaya, 'Bir çakıl taşının bile hesabını yaparak, kaynaklarımızı verimli kullanarak, vatandaş memnuniyetine dayalı, şeffaf, kamucu, halkçı ve hesap verebilir bir anlayışla belediyecilik yapmaya çalışıyoruz' dedi. Belediye Başkan Yardımcısı Celal Akaç ise 'Ya bin 700 personelimizin maaşını ödeyecektik ya da SGK ve vergi borcumuzu. Biz bin 700 personelimize maaş ödemeyi tercih ettik' diye konuştu.</p> <p>Ortahisar Belediye Meclisi nisan ayı toplantılarının bugün yapılan son oturumunda, 2025 Yılı Faaliyet Raporu görüşüldü. Başkan Vekili Zorlu yönetiminde yapılan görüşmelerde, Faaliyet Raporu'nun sunumu gerçekleştirildi; meclis üyelerinin çeşitli konulardaki soruları, ilgili birim müdürleri tarafından cevaplandırıldı.</p> <p>Başkan Kaya da 2025 yılında yapılan çalışmalar için mesai arkadaşlarına, müdürlüklere ve meclis üyelerine teşekkür etti.</p> <p>Oldukça zor şartlar altında belediyecilik yaptıklarını vurgulayan Kaya, bu mazeretlere sığınmadan en güzel hizmetleri yapmaya çalıştıklarının altını çizerek, şunları dile getirdi:</p> <p><strong>'Çok sıkıntılı, stresli ve baskı altında bir dönemde belediyecilik yapıyoruz'</strong></p> <p>'Milletimiz, Trabzon halkı bizlere güvenerek çok önemli bir emaneti teslim ettiler. Bizler de bu bilinçle birlikte, bir çakıl taşının bile hesabını yaparak, kaynaklarımızı verimli kullanarak, vatandaş memnuniyetine dayalı, şeffaf, kamucu, halkçı ve hesap verebilir bir anlayışla belediyecilik yapmaya çalışıyoruz. Gönül isterdi ki rahat bir dönem olsun, huzurlu bir belediyecilik yapabilelim ama gerçekten çok sıkıntılı, stresli ve baskı altında bir dönemde belediyecilik yapıyoruz. Ülkede yaşanan adaletsizlik ve haksızlıkları herkes yakinen biliyor. Böyle bir ortamda, hiç bahane üretmeden, bize verilen bu değerli emanetin kıymetini bilen bir anlayışla, meclis üyelerimiz ve çalışma arkadaşlarımla birlikte, halkımıza en güzel şekilde hizmet etmeye çalışıyoruz. Bu hizmetleri gerçekleştirmemizde büyük emekleri olan bütün müdürlüklerimize, mesai arkadaşlarıma, meclis üyelerimize çok teşekkür ediyorum. Umuyorum ki bundan sonrası düne göre daha iyi olacak, bizim anlayışımız bu. Faaliyet Raporumuzun ilçemize hayırlı olmasını diliyorum.'</p> <p>CHP Grubu adına konuşan Akaç da Faaliyet Raporu görüşmelerinde yaşanan nitelikli tartışmalar için teşekkür etti, yapılan eleştiri ve değerlendirmelerin dikkate alınarak gereğinin yapılacağını söyledi.</p> <p>Gelir-gider dengesinin bozulmasıyla ilgili eleştirilere cevap veren ve yaşanan sıkıntıların AK Parti iktidarının CHP'li belediyelere yönelik tutumundan kaynaklandığını öne süren Ataç, şöyle konuştu:</p> <p><strong>'Biz bin 700 personelimize maaşını ödemeyi tercih ettik'</strong></p> <p>'Bütçe döneminde gelir-gider dengesinin bozulmasının bir takım nedenleri vardır. Bu sadece Ortahisar Belediyesi'nin yaşadığı bir problem değildir. Ülke genelinde tüm CHP'li belediyelerin gelir-gider dengelerini bozan mevcut Hükümetin bir takım uygulamaları vardır. Bütün işleyişin, programın aksamasına neden olan konu, sistematik olarak yerel idarelerdeki gücümüzü, performansımızı kırmaya yönelik AK Parti iktidarının yürüttüğü süreçtir. Bunu açıklıkla söylemek istiyoruz. Biz 2024'ten bugüne, azami ölçüde tasarrufu esas alan bir yönetim anlayışı sergiliyoruz. Sadece kamuya olan yükümlülüklerimizi yerine getirmekte sıkıntı yaşıyoruz, yoksa piyasaya, vatandaşlarımıza ödemelerimizde hiçbir sıkıntı yoktur. Sadece SGK ve vergi ödemeleriyle ilgili süreci yönetmede önemli bir sıkıntı yaşıyoruz. Bunun nedenini sizler de biliyorsunuz. Bir borç ödenebilir olmaktan çıkmışsa bir tercih yapmanız gerekiyor, biz de Sayın Başkanımızın öncülüğünde şu tercihi yaptık ya bin 700 personelimizin maaşını ya da SGK ve Vergi Dairesine borcumuzu ödeyecektik. 'Biz bin 700 personelimize maaş ödeyeceğiz' dedik. 'Personelimizin insanca yaşamalarını sağlayacak bir ücret politikasıyla hareket edeceğiz' dedik ve bunu tercih ettik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Geçmişteki borçlar planlı bir şekilde ödenmiş olsaydı, bu sıkıntıları yaşamayacaktık'</strong></p> <p>Ben belediyenin şirketlerini yönetiyordum, şu anda Celal Akaç'ın e-Devlet'inde, ORBEL'den 1 milyar 100 milyonluk haciz var. Göreve geldiğimizde bu yükü göğüslemek durumunda kaldık. Takdir edersiniz ki, geçmişten gelen borcun planlı bir şekilde ödemesi yapılsaydı biz bu yükü kaldırabilecek bir boyuttaydık. Göreve geldiğimizde her ay 20-25 milyon TL civarında SGK borcunu ödeme yükümlülüğü olan bir planlama yapmak durumundaydık. Bugün bu rakam 40 milyon TL'yi bulmuştur. Biz her ay SGK'ya 40 milyon TL ödeyecek gelir durumu olan bir belediye değiliz. Bu nedenle bir tercih yaptık. Tercihimiz kamu çalışanlarının evine ekmek götürmesine yönelik bir tercihtir. SGK ve Vergi Dairesi'ne olan borcumuzu inkar etmiyoruz. Biz emekçilerimizin, çalışanlarımızın parasını ödeyeceğiz, Devlete olan yükümlülüğümüzü ikinci plana koyarak bir faaliyet planlaması yaptık. Hükümetten de uygun bir ödeme planı çıkarması veya faizlerin sıfırlanarak sadece anaparaların ödenmesine yönelik bir düzenleme yapmasını bekliyoruz.</p> <p><strong>'Yeni dönemde de sosyo-ekonomik alana ve kültür-sanat alanında projelerimizi artırarak devam edeceğiz'</strong></p> <p>2025 yılında çok ciddi bir afet sıkıntısı yaşadık, bunlarla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptık. Meclis üyelerimiz de bu gerçeğin farkında olarak müdürlüklerimize teşekkür ettiler, kendilerine şükranlarımızı sunuyorum. Bütün eforumuzu bu kentin insanının talep ve beklentilerinin altını dolduracak çalışmalara addettik, kamusal yatırımlara ciddi bir ağırlık verdik. Yeni dönemde de sosyo-ekonomik alana ve kültür-sanat alanında projelerimizi artırarak devam edeceğiz. Eksiklerimiz olabilir, buradan ifade edilen konuları değerlendirmeye alıyoruz, her birinin gereğini yapacağımızı ifade etmek istiyorum.'</p> <p>MHP Grup Başkan Vekili Abdurrahman Kınalı, meclis üyelerinin Ortahisar'da yapılacak faaliyetlere katkı sağlamak için görüş ve düşüncelerini dile getirdiğini belirterek 2025 Yılı Faaliyet Raporu'nun hayırlı olmasını temennisinde bulundu.</p> <p>AK Parti Grup Başkan Vekili Yavuz Şanver ise 2025 Yılı Faaliyet Raporu'nda yer alan rakam ve hususlarla ilgili değerlendirme ve tespitlerde bulundu, ardından önerilerini dile getirdi. 2026 yılında yapılacak hizmetlerin Trabzon halkı için hayırlı olmasını temenni eden Şanver, 'AK Parti Grubumuz adına sizlere ve kıymetli ekibinize başarılar diliyorum' dedi.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Trabzon</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ortahisar-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi-baskan-kaya-bir-cakil-tasinin-bile-hesabini-yaparak-belediyecilik-yapmaya-calisiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:23:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ortahisar-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi-baskan-kaya-bir-cakil-tasinin-bile-hesabini-yaparak-belediyecilik-yapmaya-calisiyoruz.jpeg" type="image/jpeg" length="51744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meslek Fabrikası'nda nöbet devam ediyor: İYİ Parti İzmir İl Başkanı Doğan: Biber gazlı, coplu olayların yaşanması İzmir için çok utanç verici']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasinda-nobet-devam-ediyor-iyi-parti-izmir-il-baskani-dogan-biber-gazli-coplu-olaylarin-yasanmasi-izmir-icin-cok-utanc-verici</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/meslek-fabrikasinda-nobet-devam-ediyor-iyi-parti-izmir-il-baskani-dogan-biber-gazli-coplu-olaylarin-yasanmasi-izmir-icin-cok-utanc-verici" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Meslek Fabrikası'nda sabah saatlerinde başlayan polis ablukasına karşı başlatılan nöbet devam ederken, destek için gelen İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, 'Polisle yani İçişleri Bakanlığıyla, devletin kolluk kuvvetleriyle belediye başkanlığının arasında, belediye başkanları arasında böyle biber gazlı, coplu olayların yaşanması İzmir için çok utanç verici' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Meslek Fabrikası'nda sabah saatlerinde başlayan polis ablukasına karşı başlatılan nöbet devam ederken, destek için gelen İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, 'Polisle yani İçişleri Bakanlığıyla, devletin kolluk kuvvetleriyle belediye başkanlığının arasında, belediye başkanları arasında böyle biber gazlı, coplu olayların yaşanması İzmir için çok utanç verici' dedi.</p> <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen ve hakkında yasal sürecin devam ettiği Meslek Fabrikası'nın tahliyesi için verilen iki haftalık süre bugün sona ermesinin ardından, fabrikanın giriş çıkışları bu sabah saatlerinde kapatılmıştı. Bunun üzerine Meslek Fabrikası önünde belediye bürokratları ve kurum çalışanlarının başlattığı nöbet devam ediyor. Nöbete, İYİ Parti'den de destek geldi.</p> <p>İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan nöbet alanına gelerek durum hakkında bilgi aldıktan sonra basın açıklaması yaptı. Devlet kurumları arasında dayanışma çağrısı yapan Doğan, sürecin polis müdahalesi noktasına gelmesini eleştirdi.</p> <p><strong>'Yargıdaki hız anlamında biraz garip geldi'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Doğan yaptığı açıklamada, 'Merkezi idareyle yerel idare arasında uzun bir zamandır İzmir üzerinden bir gerginlik hüküm sürüyordu ve bugün de Meslek Fabrikası üzerinden ne yazık ki hoş olmayan, İzmir'e yakışmayan bir manzarayla güne uyandık' diyerek, şunları söyledi:</p> <p>'Bu bir yargı süreci elbette. Yargı sürecine ilişkin bizim bir değerlendirmede bulunmamız doğru değil ama bu yargı sürecinin uygulanış şekliyle ilgili birkaç şey belirtmek gerek. Öncelikle bu süreç 8 Ekim 2025 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tesciliyle başladı Meslek Fabrikası'nın ve açıkçası altıncı ayda tahliye edilmesi de yani yargıdaki bu hız da bir hukukçu olarak beni bile şaşırttı. Yani çok basit bir alacak davasında dahi ilk duruşmasına giremiyorsunuz altı ayda. Bunu bir hukukçu olarak söylüyorum. Altı ayda bu kadar kapsamlı, Osmanlı tapularının, arşiv kayıtlarının çıkartılması gereken bir davada altı ayda tahliye kararı verilip bunun işleme konması da yargıdaki hız anlamında biraz garip geldi.'</p> <p><strong>'Tarafları sağduyulu davranmaya davet ediyoruz'</strong></p> <p>Sağduyu çağrısı yapan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Birlikte çalışması ve İzmir için hizmet üretmesi beklenen iki devlet kurum arasında bu süregelen gerginlik, şu yaşanan tablo düşündürücü. Ben bir İzmirli olarak bundan öncelikle hicap duyuyorum. Tarafları sağduyulu davranmaya davet ediyoruz bir kez daha. Devlet aklı çözüm üretir. Bunun bir tartışması olamaz. Polisle yani İçişleri Bakanlığıyla, devletin kolluk kuvvetleriyle belediye başkanlığının arasında, belediye başkanları arasında böyle biber gazlı, coplu olayların yaşanması İzmir için çok utanç verici. Aynı masa etrafında buluşup çözüm üretmesi gerektiğini hatırlatıyorum ben bu sürecin tüm paydaşlarına.</p> <p><strong>'Meslek Fabrikası İzmir'in bir değeridir'</strong></p> <p>Bir tahliye süreci var, o tahliye sürecinin bu şekliyle mi uygulanması gerekir? Burası neticede bir Meslek Fabrikası. Burada gençler, kadınlar meslek ediniyorlar, istihdam ediliyorlar. Burası bir ticari rant alanı değil, kimse buradan para kazanmıyor, kimsenin buradan bir herhangi ticari derdi yok. Kamu hizmetine vakfedilmiş bir yer, kamu hizmeti görüyor. Kimin malını kimden koruyoruz, kimin malını kime veriyoruz? Burası İzmirlinin malı. İzmirlinin hakkını koruması gereken iki kurumun da birbirine böyle, böyle bir manzaraya sebebiyet vermesi de çok acı. Eğer amacımız İzmir ise, eğer ortak menfaatimiz, üst çıkarımız İzmir ve İzmirlinin menfaatleriyse bu güzel Meslek Fabrikası'nı koruyup kollamamız gerekir. Meslek Fabrikası İzmir'in bir değeridir. Çok uzun yıllardır amacına uygun bir şekliyle hizmet ediyor, hizmetine devam etsin istiyoruz. Burasının üzerinden, yani kamu mülkiyetinin bu tarz tartışmalara kurban edilmemesini istiyoruz. Oradan umudu olan gençlerin, kadınların hizmet almaya devam etmesini istiyoruz. İYİ Parti olarak hem bu sürecin takipçisiyiz hem de İzmirlinin malının korunması adına gücümüzün son zerresine kadar da mücadele edeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasinda-nobet-devam-ediyor-iyi-parti-izmir-il-baskani-dogan-biber-gazli-coplu-olaylarin-yasanmasi-izmir-icin-cok-utanc-verici</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:17:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/meslek-fabrikasinda-nobet-devam-ediyor-iyi-parti-izmir-il-baskani-dogan-biber-gazli-coplu-olaylarin-yasanmasi-izmir-icin-cok-utanc-verici.jpg" type="image/jpeg" length="25571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuşadası Belediyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuşadası Belediye Meclisi nisan ayı olağan toplantısı, Pera Düğün, Organizasyon ve Kültür Merkezi'nde yapıldı. Müdürlüklerden gelen ve komisyonlara havale edilen gündem maddelerinin ele alındığı toplantıda, 2025 Yılı Faaliyet Raporu da oylanarak kabul edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN)</strong> - Kuşadası Belediye Meclisi nisan ayı olağan toplantısı, Pera Düğün, Organizasyon ve Kültür Merkezi'nde yapıldı. Müdürlüklerden gelen ve komisyonlara havale edilen gündem maddelerinin ele alındığı toplantıda, 2025 Yılı Faaliyet Raporu da oylanarak kabul edildi.</p> <p>Kuşadası Belediye Meclisi'nin nisan ayı olağan toplantısı, Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş yönetiminde gerçekleşti. Toplantıda encümen ve ihtisas komisyonları ile birliklere üye seçimi yapıldı. Mecliste ayrıca 2025 yılı Denetim Komisyon Raporu ve Faaliyet Raporu da kabul edildi.</p> <p>Raporun oylanmasının ardından söz alan Belediye Başkan Yardımcısı Seyfi Seyhan Suvari, şunları söyledi:</p> <p><strong>'Kuşadası ve Davutlar Mahallesi arasındaki yolun yapım sorumluluğunun da kimde olduğunu hatırlatmak istiyoruz'</strong></p> <p>'Görüşülen Faaliyet Raporu, yalnızca yapılan işlerin bir listesi değil, aynı zamanda bu kente duyulan sorumluluğun, emeğin ve vizyonun bir yansımasıdır. Bu kentin yaşanılabilir bir kent olması için yapılması gereken konularda sorumluluk sadece Kuşadası Belediyesi'ne ait değil. Kuşadası'na gelen her turistin ve vatandaşın gezip, gördüğü bir sahilimiz var. Sahil düzenlemesi ile 25 metreyi geçen yolların sorumluluğunun da kimde olduğunu, hemşehrilerimize hatırlatmak istiyorum. 2026 yılında olmamıza rağmen hala altyapısı olmayan bir Güzelçamlı ve Bayraklıdede mahallesinden söz etmek bile istemiyoruz. Otellerin yoğun olarak bulunduğu Kuştur mevkiinde hala foseptik altyapısının olmamasını konuşmak bizim için utanç tablosudur. Özellikle Kuşadası ve Davutlar Mahallesi arasındaki yolun yapım sorumluluğunun da kimde olduğunu hatırlatmak istiyoruz.'</p> <p>Kent merkezinden geçen Damlacık deresinin sorumluluğunu da hiçbir kurumun almadığına dikkati çeken Suvari sözlerini, şöyle sürdürdü:</p> <p><strong>'Derenin sahibini bulamadık'</strong></p> <p>'Ne DSİ ne de Aydın Büyükşehir Belediyesi dereyi kabul etti. Biz derenin sahibini bulamadık. 2014 yılında çıkan yasada sorumluluğun nereye ait olduğu açık bir şekilde yazılmış olmasına rağmen en son dereyi temizleme ve bakımını yapma görevini Kuşadası Belediyesi üstlendi. Kuşadası'nın resmi nüfusu 135 bin. Ancak bizim Temizlik İşleri Müdürlüğü'nün topladığı çöp miktarına göre hesapladığımızda yaklaşık 250 ile 300 bin kişinin Kuşadası'nda yaşadığı sonucuna varıyoruz. Yazın artan nüfusun 1 milyonu aştığı Kuşadası'nda bayındırlık, temizlik, sağlık ve düzen gibi işlerle kentin sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi ciddi bir planlama ve özveri istemektedir. Yıllardan beri özellikle merkezi hükümetten Kuşadası gibi turizm kentlerine ek destek sağlanmasın ve ayrı bir statüye kavuşturulmasını talep etmekteyiz. Ancak şimdiye kadar bir sonuç elde edemedik.'</p> <p>Kuşadası Belediyesi 2025 yılı Faaliyet Raporu'nun kendileri için çok önemli olduğuna da değinen Suvari sözlerini, şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Belediyeciliğin sadece yol yapmak olmadığını herkese gösterdiğimiz için de gurur duyuyoruz'</strong></p> <p>'Bu faaliyet raporuna baktığımızda kentin temizliği ve düzeni konusunda gösterilen hassasiyeti, sosyal destek projeleriyle ihtiyaç sahibi hemşehrilerimize uzanan eli, kültür, sanat ve turizm alanında Kuşadası'nın marka değerini yükseltme çalışmalarını görmekteyiz. Bizler, Aydın Büyükşehir Belediyesi'nin de turizm tanıtma faaliyetlerine katılmasını istiyoruz. Yine bu faaliyet raporunda Kuşadası Belediyesi'nin sokak hayvanları için yaptığı çalışmalara da ayrıca dikkat çekmek işitiyorum. Maalesef sivri biberin, patlıcanın markette 200 lira olduğu, kıymanın kasapta bin lira olduğu, patates ve soğanın 25 liradan aşağıya düşmediği bir enflasyon ortamını yaşıyoruz. Kuşadası Belediyesi, bu ortamda sosyal yardımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Çocuklar, gençler, emekliler için projeler üretiyor. Belediyeciliğin sadece yol yapmak olmadığını herkese gösterdiğimiz için de gurur duyuyoruz. Bu faaliyet raporunun oluşmasında emeği geçen başta Silivri'de tutuklu olan Başkan Ömer Günel olmak üzere tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ederim.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:09:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/kusadasi-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="82904"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TGC, TGS, TÜRKYAYBİR, TYS, PEN Türkiye, DİSK Basın-İş ve ÇGD: Tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalıdır; halkın haber alma hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tgc-tgs-turkyaybir-tys-pen-turkiye-disk-basin-is-ve-cgd-tutuklu-gazeteciler-serbest-birakilmalidir-halkin-haber-alma-hakki-onundeki-engeller-kaldirilmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tgc-tgs-turkyaybir-tys-pen-turkiye-disk-basin-is-ve-cgd-tutuklu-gazeteciler-serbest-birakilmalidir-halkin-haber-alma-hakki-onundeki-engeller-kaldirilmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TGC, TGS, TÜRKYAYBİR, TYS, PEN Türkiye, DİSK Basın-İş ve ÇGD, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. 7 basın-yayın-yazar meslek örgütünün temsilcilerinin konuşmalar yaptığı toplantıda öldürülen gazeteciler anılırken, aralarında İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Bilal Özcan ve Alican Uludağ'ın da yer aldığı 15 tutuklu gazetecinin serbest bırakılması için çağrıda bulunuldu. TGC Genel Başkanı Vahap Munyar, 'Basın özgürlüğü gazetecinin şahsına tanınmış bir imtiyaz değildir. Gazeteciye tanınan güvence, halkın haber alma hakkının güvencesidir. Ancak ülkemizde gazetecilere yönelik haksız gözaltı ve tutukluluk uygulamaları gazetecilik mesleğini yapılamaz hale getirmektedir. Bu tür uygulamaların son bulmasını istiyoruz, TCK'nın 217/A maddesinin iptal edilmesini bekliyoruz' diye konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Beril KALELİ/Kamera: Hakan KAYA</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> TGC, TGS, TÜRKYAYBİR, TYS, PEN Türkiye, DİSK Basın-İş ve ÇGD, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. 7 basın-yayın-yazar meslek örgütünün temsilcilerinin konuşmalar yaptığı toplantıda öldürülen gazeteciler anılırken, aralarında İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Bilal Özcan ve Alican Uludağ'ın da yer aldığı 15 tutuklu gazetecinin serbest bırakılması için çağrıda bulunuldu. TGC Genel Başkanı Vahap Munyar, 'Basın özgürlüğü gazetecinin şahsına tanınmış bir imtiyaz değildir. Gazeteciye tanınan güvence, halkın haber alma hakkının güvencesidir. Ancak ülkemizde gazetecilere yönelik haksız gözaltı ve tutukluluk uygulamaları gazetecilik mesleğini yapılamaz hale getirmektedir. Bu tür uygulamaların son bulmasını istiyoruz, TCK'nın 217/A maddesinin iptal edilmesini bekliyoruz' diye konuştu.</p> <p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Yayıncılar Birliği (TÜRKYAYBİR), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), PEN Yazarlar Derneği, DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Konferans Salonu'nda TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş'in açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda TGC Genel Başkanı Vahap Munyar, TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Başkanı Kenan Kocatürk, TYS 2. Başkanı Mustafa Köz, PEN Yazarlar Derneği 2. Başkanı Hakkı Zariç, ÇGD Danışma Kurulu Üyesi Tevfik Kızgınkaya, DİSK Basın-İş Genel Başkanı Tuğrul Dedeoğlu görüşlerini dile getirdi.</p> <p>Gazetecilerin, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme, araştırma ve kamuoyuna duyurma hakkı ve görevi vurgulandığı toplantıda gazetecilere yönelik baskı ve engellemelere tepki gösterilerek, İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Bilal Özcan ve Alican Uludağ'ın da yer aldığı 15 tutuklu gazetecinin serbest bırakılması için çağrıda bulunuldu. </p> <p><strong>Munyar: Gazeteciye tanınan güvence, halkın haber alma hakkının güvencesidir</strong></p> <p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Vahap Munyar, konuşmasında demokratik toplum düzeninin temel dayanaklarından birinin basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü olduğunu anımsattı. Munyar şunları söyledi:</p> <p>'Yalnızca hoş karşılanan değil, rahatsız edici olabilecek haber ve görüşlerin de ifade özgürlüğü kapsamında korunması gerekir. Aksi halde demokratik toplum düzeni ciddi zarar görür. Basın özgürlüğü gazetecinin şahsına tanınmış bir imtiyaz değildir. Gazeteciye tanınan güvence, halkın haber alma hakkının güvencesidir. Gazeteci kamunun bekçisi konumundadır. Olayları izleyecek, araştırma yapacak, değerlendirmede bulunacak ve elbette ki tüm bunları halkla paylaşacaktır. Bu aynı zamanda gazetecinin sorumluluğudur. Meslektaşlarımızın görevlerini yapmasına engel olunmasının hiçbir makul ve haklı sebebi de bulunmamaktadır.</p> <p><strong>'Ülkemizde gazetecilere yönelik haksız gözaltı ve tutukluluk uygulamaları gazetecilik mesleğini yapılamaz hale getirmekte, halkın haber alma hakkını engellemektedir'</strong></p> <p>Anayasamızda insan onurunun korunması esastır. Meslektaşlarımız gazetecilik yaparken kamu görevlilerin haksız ve kötü muamelesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Tekrar hatırlatalım ki gazetecilere yapılan kötü muamelelerin tümü aynı zamanda Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifade özgürlüğünün ve 28. maddesinde korunan basın özgürlüğünün ihlalidir. Demokratik bir ülke olabilmemiz için haberin serbest dolaşımı şarttır. Ancak ülkemizde gazetecilere yönelik haksız gözaltı ve tutukluluk uygulamaları gazetecilik mesleğini yapılamaz hale getirmekte, halkın haber alma hakkını engellemektedir.</p> <p>Bildiğiniz gibi son dönemde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyeleri Birgün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, magazin habercisi Bilal Özcan'ın, Alican Uludağ'ın Türk Ceza Kanunu'nun 'Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçunu' düzenleyen 217/A maddesi kapsamında tutuklanması, basın ve ifade özgürlüğü açısından son derece kaygı verici bir gelişmedir. Cemiyetimiz 2022 yılının Mayıs ayında yaptığı açıklamada, 'Bu düzenleme bir cezalandırma aracına dönüşmemelidir; kötüye kullanılabileceği yönündeki endişeler göz ardı edilmemelidir' değerlendirmesinde bulunmuştu. Gelinen noktada bu kaygıların doğrulanması ve meslektaşlarımızın özgürlüklerinin bu tartışmanın konusu haline gelmesi, demokratik hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi bir endişe kaynağıdır.</p> <p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak; demokrasiye ve hukukun üstünlüğü ilkesine zarar veren bu tür uygulamaların son bulmasını istiyoruz. Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinin yeniden değerlendirilmesini, iptal edilmesini bekliyoruz. İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Bilal Özcan ve Alican Uludağ başta olmak üzere tutuklu 15 gazetecinin serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Öldürülen Gazeteciler Günü'nde başta Hasan Fehmi Bey olmak üzere öldürülen 67 meslektaşımızı sevgi ve saygıyla anıyoruz.'</p> <p><strong>Durmuş: Gazeteciliği ayakta tutmak aynı zamanda haber alma hakkını savunması gereken toplumun da görevi</strong></p> <p>Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden günümüze kadarki süreçte gazetecilere ve gazeteciliğe yönelik baskı ve engellemelere ilişkin aktarımda bulundu. 'Bu topraklar maalesef basın ve ifade özgürlüğü açısından hiçbir zaman saygı duyulmayan ve hep engellerle dolu oldu maalesef' diyen Durmuş, gazetecilerin 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla tutuklanmasına ilişkin, 'Hukukun bağımsızlığını yitirdiği bir ülkede, hangi hakimin, hangi savcının hangi haberi halkı yanıltıcı bilgiyi yayma olarak değerlendireceğini kestirmek mümkün değil. Bunun bir örneği, İsmail Arı'nın beraat ettiği bir haber nedeniyle 'halkı yanıltıcı bilgiyi yayma' suçundan tutuklanması. Bir hakim bu haberde hiçbir şey yok deyip, sonra başka bir hakimin sen burada halkı yanıltıyorsun diyerek tutuklaması örneğinde gördüğümüz gibi' dedi. Durmuş şöyle devam etti:</p> <p>'15 meslektaşımız habercilik faaliyetleri nedeniyle tutuklu. Tarihimize baktığımızda da hep şunu gördük. Her baskı döneminin bir sonu var. Ama önemli olan bu sonu ne kadar hızlı getirebildiğimiz. Gazeteciler içerisinde dayanışmayı, güç birlikteliğini kurarark gazeteciliği ayakta tutmamız gerekiyor. Bu, aynı zamanda haber alma hakkını savuması gereken toplumun da görevi. Toplumun da, basın meslek örgütleriyle birlikte güçlü bir dayanışma içerisinde olması ve gazeteciliğe sahip çıkması gerekiyor. Ancak bu koşullarda gazeteciliği ayakta tutabiliriz'</p> <p><strong>Kocatürk: Yazmanın, haber yapmanın ve yayınlamanın önündeki engeller tüm yurttaşların okuma ve haber alma hakkının önünde engel oluşturuyor</strong></p> <p>Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Başkanı Kenan Kocatürk şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Bugün burada olmak ve sessiz kalmamanın bir tercih değil, sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz. Gazetecilere, yazarlara ve yayıncılara yapılan baskı, tehdit ve şiddet eylemlerinin yalnızca susturulmak istenen seslere değil tüm topluma zarar verdiğini hepimiz biliyoruz. Yazmanın, haber yapmanın ve yayınlamanın önündeki tüm engeller aynı zamanda tüm yurttaşların okuma ve haber alma hakkının önünde engel oluşturuyor.</p> <p>Yayıncılık 2 temel üzerinde yükseliyor; bir tanesi fikirlerin ifade edilmesinin yayılması ve dağıtılması, ikincisi de telif hakları. Onun için bütün yayıncıların vazgeçilmez olan en önemli şeylerinden biri ifade özgürlüğü, yazma ve yayınlama özgürlüğü... Bugün bir kez daha ortak ve kararlı bir sesle sesleniyoruz. Tutuklu gazetecilerimiz serbest bırakılmalıdır; halkın haber alma hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır. Türkiye Yayıncılar Birliği olarak bu mücadelede her zaman üzerimize düşeni yapmaya, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik her türlü şiddet ve baskıya karşı durmaya, gazetecilerin ve yazarların işlerini özgürce yapabilmelerini savunmaya devam edeceğiz.'</p> <p><strong>Köz: Özgürlük, baskıyla ve ölümle yok edilemez</strong></p> <p>Türkiye Yazarlar Sendikası 2. Başkanı Mustafa Köz, 'Saint de Exupery'in Hintli Kulübesi'nde isimli kitabında bir inciden söz edilir. Kitapta 'Gerçek, eşi az bulunur bir incidir. Kötü kişi, kulakları olmadığı için bu inciyi takamayan timsaha benzer. İnciyi timsaha attınız mı süsleneceği yerde, yemeye kalkar. Dişlerine takılan inci, dişlerini kırar. Dişleri kırılınca da kızıp üstünüze saldırır' diyor. Yanımız yöremiz bir bataklık ve timsahlarla dolu. Aranan, iyilik ve güzellik değil. İnsanın yüzünü, ruhunu süslesin diye 'Exupery'nin incisi'' gibi sunduğumuz iyilik, kötülerin elinde zehirli çiçeklere dönüyor. Hele güçleri de varsa, her şey ellerinin altındaysa insanın ağrısı dinmiyor. Kötülük, öfkeyle saldırıyor gerçek olan her şeye. Yakıp yıkmayı buyruk vermeyi güçlerinin sınayıcısı belleyenlerin, kötü olmayı bir iktidar gereği sayanların ellerindeki zehirli çiçek, ruhlarını da zehirliyor' ifadelerini kullandı. Köz şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Ülke yarı açık cezaevi gibi'</strong></p> <p>'Oysa insanlar arasında buyruklar, uyruklar değil insanı eşitleyen iyilikler ve insanın özgürlüğü değerlidir. Özgürlüğünden yoksun bırakılan halk, nicedir bu insanlık değerlerinden uzaklaştırıldı. Güce tapmanın doğal olduğuna inandırıldı. Oysa asıl olan hayat ve özgürlüktür. Biz gerçeğin savunucusu yazarlar, gazeteciler hayatı onarmak, özgürlükleri yaşatmak, düşünce ve ifade özgürlüğüne, basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına yönelik saldırıları kırmak için savaşımımızı sürdürüyoruz. Son yıllarda ise 'Büyük gözaltı ülkesi'ne dönüştük. Ölümler, tutsaklıklar sürüyor. Ülke yarı açık cezaevi gibi. Gerçekleri ve hakikat savaşımımı sürdürenler yine tutsak. Ancak bu karanlık elbet kırılacak. Bunun için direniyoruz. Türkiye Yazarlar Sendikası da 51 yıldır bu özgürlük savaşımının önemli bir değeridir. Ülkenin bu karanlığından asla hoşnut olmadık. Düşünce ve söz söyleme özgürlüğünü korumak, savunmak için yarım yüzyıl önce yola çıktık, bu direnç ve eylemliliğimizden asla vazgeçmeyeceğiz.'</p> <p><strong>Zariç: Hasan Fehmi beyi öldürenlerle Metin Göktepe'yi öldürenler aynı kişiler</strong></p> <p>Yazarlar ve basın meslek örgütleri temsilcilerinin açıklamaları şöyle:</p> <p>PEN Yazarlar Derneği 2. Başkanı Hakkı Zariç: 'TGC'deki bu toplantıya Hasan Fehmi'nin vurulduğu yerden Galata Köprüsü'nden geçerek geldik hepimiz. Onu vuranların aslında bir askeri üniformayla suikastı işlediklerini, ittihatçıların bunu göstere göstere yaptıklarını artık tarih kitapları gayet açık bir şekilde yazabiliyor, biz de bu gerçeği öğreniyoruz. Faili meçhulle başlayan gazeteci cinayetleri faili meçhulle devam ediyor. Bu faili meçhul cinayetlerin arkasında kimlerin çıktığını elbette ki biliyoruz. Ama oradan bir tuğla çekildiğinde memleketin bütün duvarlarının yıkılacağını iddia eden insanların suçsuzlukla ya da ödül gibi cezalarla hayatına devam ettiklerine de tanığız. Metin Göktepe'yi 'duvardan düştü' diyerek işkenceyle öldüren insanlarla, Hasan Fehmi'nin katillerinin aynı olduğunu biliyoruz. Fakat ne yazık ki bu suçsuzluk, gelen iktidarlar boyunca kendisini var etti ve hukuk herkes için aynı düzeyde ve yaşanır olarak işletilmedi. Diğer taraftan bugün tutuklu bulunan gazeteciler en başta İsmail Arı'yla Alican Uludağ hemen aklımıza gelen gazeteciler. Merdan Yanardağ ve Bilal Özcan da öyle halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak suçundan dolayı yargılanıyorlar. Birisi için ödül olan ceza sistemi, hukuk sistemi bir başkası için ceza olabiliyor. Aslına bakarsanız ceza olmakla beraber burada cezalandırmanın biçimi öç alma biçimine döndü. Evet gazeteciler artık sokak ortasında öldürülmüyor. Fakat bir nedenle haber alma hakkımız engellenerek bir nedenle hapsediliyor. Bu hapis cezasıyla gazetecilerin bir biçimde ıslah edilmesi ve haber yazma haklarından mahrum edilmesi gerektiği düşünülüyor. Aynı zamanda gazetecilerle birlikte okurlar da cezalandırılmış oluyor. Tutuklu gazetecilerin en kısa sürede serbest bırakılmasını talep ediyoruz.'</p> <p><strong>Dedeoğlu: Gerçeğin peşinde olan meslektaşlarımıza toplum olarak sahip çıkmak zorundayız</strong></p> <p>DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu: 'Mart ayında beş gazeteci gözaltına alınmış. İki gazeteci tutuklanmış. Bunlardan biri 15 Mart'ta Bilal Özcan, diğeri 21 Mart'ta İsmail Ari ve hemen arkasından da Semih Palancı. Yani toplamda üç gazeteci tutuklanmış oluyor. Biliyorsunuz Silivri'de gazeteciler dava takip ediyorlar fakat bu davaları takip etmeleri bilerek ve isteyerek beş kez engellenmiş durumda. Bu da artık bir istisna olmaktan çıkıyor. Süreklilik arz etmeye başladı. Toplamda 53 hesaba ve 75 içeriğe mart ayında erişim engeli getirilmiş. Yeni Yaşam, Jin News, Ajans Velat, hesapların X hesaplarına ve Mezopotamya Ajansı'nın da sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmiş. Mart ayında geçtiğimiz ay üç gazeteci hakkında yeni soruşturma başlatılmış. Beş gazetecinin dosyası davaya dönüşmüş. Üç gazeteciye toplam 9 yıl bir ay hapis cezası verilmiş. Hakan Tosun, Musa Anter, Metin Göktepe, Uğur Mumcu, Hrant Dink, Nazım Daştan, Cihan Bilgin öldürülen meslektaşlarımızdan bazıları. Kimin öldürdüğünü ve neden öldürüldüklerini çok iyi biliyoruz. Ama bunu söyleyemiyoruz ve yazamıyoruz. Ne yazık ki bu ülkede ne ifade özgürlüğü, ne de basın özgürlüğü var. Her ikisi de olmuş olsaydı şimdi bu saydığım isimlerin en az 6 tanesinin katillerin ismini buradan rahatlıkla söyleyip yazabilecektik. Baktığımız zaman tutuklananların çoğunluğu sosyalist gazeteciler, Kürt gazeteciler ve bu siyasi iktidara muhalif gazeteciler. Bu gerçeğin, haberinin peşinde koşan ve haberi için ölümü, tutuklanmayı göze alan gazetecilere toplum olarak sahip çıkmak zorundayız.'</p> <p><strong>Kızgınkaya: Bu dayanışmayı göstermek zorundayız ki gazeteciler öldürülmesinler, tutuklanmasınlar, işsiz kalmasınlar</strong></p> <p>Çağdaş Gazeteciler Derneği Danışma Kurulu Üyesi Tevfik Kızgınkaya: '5N1K hepimiz için gazeteciliğin temel ilkelerinden. Birinci sorum 'gazeteciler neden öldürülür, tutuklanır, susturulur?' ikincisi 'gazeteler neden kapatılır?' Bunu kim yapıyor? Şöyle sonuna kadar baktığımız zaman gördüğümüz bunların siyasi iktidarların sorumluluğu olduğudur. Yani yasaları uygulamakla yükümlü, görevli ve sorumlu olanlar. Dün öldürülen gazetecilerimiz vardı. Bugün de tutuklanarak susturulan gazeteciler var. Baskı altına alınan basın yayın organlarımız var. Kapatılan, karartılan ekranlar var. Ceza üstüne ceza yiyen basın yayın organlarımız var. Neden? Çünkü demokratik ve hukuk devletine yakışmayan, olmaması gereken uygulamaları yani gerçekleri halka haber verdikleri için. Bir ülkede gazetecilik bağımsız ve özgür değilse demokrasi var mıdır? Yoktur. O zaman biz başka bir mücadelenin de içindeyiz. Aynı zamanda halkın gerçek ve doğru haber alma özgürlüğünü savunma sorumluluğumuz var. Demokratik hukuk devletinin mücadelesini de veriyoruz bir anlamda. Hem kendimiz için hem halkımız için. Bu mücadelede bu dayanışma çok değerli. Gazeteci meslek örgütleri çok değerli. Niye? İşte sendikalar var, cemiyetler var, dernekler var. Bu dayanışmayı göstermek zorundayız ki gazeteciler öldürülmesinler, tutuklanmasınlar, işsiz kalmasınlar. Dayanışmayı büyütmek zorundayız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tgc-tgs-turkyaybir-tys-pen-turkiye-disk-basin-is-ve-cgd-tutuklu-gazeteciler-serbest-birakilmalidir-halkin-haber-alma-hakki-onundeki-engeller-kaldirilmalidir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:08:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tgc-tgs-turkyaybir-tys-pen-turkiye-disk-basin-is-ve-cgd-tutuklu-gazeteciler-serbest-birakilmalidir-halkin-haber-alma-hakki-onundeki-engeller-kaldirilmalidir.jpg" type="image/jpeg" length="24563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi, ELoGE markasının kullanım hakkını elde etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesi-eloge-markasinin-kullanim-hakkini-elde-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesi-eloge-markasinin-kullanim-hakkini-elde-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi, yerel yönetimlerde şeffaflığı ve kaliteyi temsil eden uluslararası ELoGE markasının kullanım hakkını elde etti. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MANİSA)</strong> - Manisa Büyükşehir Belediyesi, yerel yönetimlerde şeffaflığı ve kaliteyi temsil eden uluslararası ELoGE markasının kullanım hakkını elde etti. </p> <p>Yerel yönetimlerde şeffaflığı ve kaliteyi temsil eden uluslararası ELoGe markasının kullanım hakkı için başvuruda bulunan Manisa Büyükşehir Belediyesi, markanın kullanım hakkını almaya hak kazandı.</p> <p>Avrupa Konseyi tarafından geliştirilen ve 12 temel yönetim ilkesine dayanan değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan Büyükşehir Belediyesi, aldığı marka kullanma hakkıyla birlikte Türkiye'deki yerel yönetimlere örnek oldu.</p> <p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu'yu tebrik ederek, ödülü teslim etti. Arslan, Manisa'nın yönetişim kültürünü kurumsallaştırmasının diğer belediyeler için de önemli bir model teşkil ettiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>Büyükşehir, Avrupa'da tanınan 'Yönetişim Markası' logosu taşıyacak</strong></p> <p>2024 yılında yenilenen kriterlere göre etik değerlerden hukukun üstünlüğüne, verimlilikten yenilikçiliğe kadar birçok alanda tam not alan Manisa Büyükşehir Belediyesi, Avrupa çapında tanınan 'Yönetişim Markası' logosunu taşıyacak.</p> <p>Dutlulu ödülün, Manisalı vatandaşlara verdikleri şeffaf ve adil yönetim sözünün nişanesi olduğunu söyledi.</p> <p>Mali verilerin kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması, ihalelerin canlı yayınlanması ve vatandaş odaklı çözüm süreçleri ile 12 zorlu ilkeyi başarıyla tamamlayan Büyükşehir Belediyesi, bu ödülle birlikte sürdürülebilir belediyecilik vizyonunu perçinlemiş oldu.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Manisa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesi-eloge-markasinin-kullanim-hakkini-elde-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:03:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/manisa-buyuksehir-belediyesi-eloge-markasinin-kullanim-hakkini-elde-etti.jpeg" type="image/jpeg" length="23189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Aykut Erdoğdu'nun iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligindan-aykut-erdogdunun-iddialarinin-gercegi-yansitmadigini-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligindan-aykut-erdogdunun-iddialarinin-gercegi-yansitmadigini-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB Davası kapsamında tutuklu bulunan Aykut Erdoğdu'nun Marmara Ceza İnfaz Kurumu'ndaki duruşma salonlarında tutuklulara yemek ve su verilmediği, nezarethanelerin hijyenik olmadığı ve kötü muamelede bulunulduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB Davası kapsamında tutuklu bulunan Aykut Erdoğdu'nun Marmara Ceza İnfaz Kurumu'ndaki duruşma salonlarında tutuklulara yemek ve su verilmediği, nezarethanelerin hijyenik olmadığı ve kötü muamelede bulunulduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.</p> <p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB Davası'nda tutuklu bulunan Aykut Erdoğdu'nun 'Aşağıda işkence başladı, ekmeğin arasında incecik kaşar peyniri koyuyorlardı, onu da artık vermiyorlar. Aşağıda yemek yok, aşağıda etrafımız pislik içinde' sözleri üzerine açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Başsavcılık açıklaması şu şekilde:</p> <p>'Cumhuriyet Başsavcılığımızın görev ve sorumluluk alanı içerisinde yer alan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde bulunan duruşma salonları, taraf sayısı fazla olan ve güvenlik riski taşıyan dava dosyalarının duruşmalarında yoğun şekilde kullanılmaktadır. Duruşma salonlarının bulunduğu binada, 1208 metrekare alanda, 3 adet erkek, 3 adet bayan olmak üzere toplam 6 adet, toplam 300 kişi kapasiteli nezarethane bulunmaktadır. Bu alanda daimi olarak 2 İnfaz Koruma Memuru ve duruşmaya katılacak tutuklu sayısına göre 10 ile 200 arası Jandarma personeli görev yapmaktadır.</p> <p>Alanın temizliği cezaevi idaresince düzenli olarak yapılmakta olup, duruşmaya katılacak tutuklu sayısına göre günlük kumanya ve su temin edilmektedir. Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan değerlendirme neticesinde duruşma saatlerine bağlı olarak, tutukluların akşam öğününün kampüs genel yemekhanesinden temin edilen sıcak yemek ile verilmesi uygulamasına başlanılmıştır. Öte taraftan birden fazla mahkemenin Marmara Ceza İnfaz Kurumlarındaki salonlarda yürüttüğü yargılamalarda, çakışan duruşma tarihlerine, sanık sayılarına ve mahkemece verilecek öğle arası sürelerine bağlı olarak, öğle öğününde de hazır kumanya yerine sıcak yemek verilmesi planlanmıştır.'</p> <p> </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligindan-aykut-erdogdunun-iddialarinin-gercegi-yansitmadigini-bildirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:59:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligindan-aykut-erdogdunun-iddialarinin-gercegi-yansitmadigini-bildirdi.jpeg" type="image/jpeg" length="54246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nazilli'de 5 Nisan Avukatlar Günü'nde töreni: 'Güçlü savunma olmadan adalet olmaz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/nazillide-5-nisan-avukatlar-gununde-toreni-guclu-savunma-olmadan-adalet-olmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/nazillide-5-nisan-avukatlar-gununde-toreni-guclu-savunma-olmadan-adalet-olmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Nazilli ilçesinde 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı'nda tören düzenlendi. Aydın Barosu Nazilli Temsilcisi Emel Şahin, 'Hukukun üstün olduğu, yargı bağımsızlığının tam anlamıyla tesis edildiği ve avukatların mesleki onurlarına yaraşır koşullarda çalıştığı bir gelecek temenni ediyoruz. Hayatını kaybeden meslektaşlarımızı rahmetle anıyor, adaletin tesisi için fedakârca çalışan tüm meslektaşlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü'nü kutluyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-start='384' data-end='670'><strong>Haber: Osman BEKAR</strong></p> <p data-start='384' data-end='670'><strong>(AYDIN) - </strong>Aydın'ın Nazilli ilçesinde 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı'nda tören düzenlendi. Aydın Barosu Nazilli Temsilcisi Emel Şahin, 'Hukukun üstün olduğu, yargı bağımsızlığının tam anlamıyla tesis edildiği ve avukatların mesleki onurlarına yaraşır koşullarda çalıştığı bir gelecek temenni ediyoruz. Hayatını kaybeden meslektaşlarımızı rahmetle anıyor, adaletin tesisi için fedakârca çalışan tüm meslektaşlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü'nü kutluyoruz' dedi.</p> <p data-start='384' data-end='670'>Nazilli'de görev yapan avukatların katıldığı programda, Aydın Barosu adına Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu. Daha sonra saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.</p> <p data-start='672' data-end='875'>Aydın Barosu Nazilli Temsilcisi Emel Şahin, burada yaptığı açıklamada, avukatların yargının kurucu unsurlarından biri olduğunu belirterek, 'Hukuku ve adaleti cesaretle savunan tüm avukat meslektaşlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü'nü kutluyorum. Avukatlar, adalet arayışının rehberi, hak ve özgürlüklerin sözcüsü ve hukukun üstünlüğü mücadelesinin öncüsüdür. Güçlü bir savunma olmadan adil yargılanma hakkından söz edilemez' dedi.</p> <p data-start='877' data-end='1323'><strong>Hukuk fakültelerindeki artışa eleştiri </strong></p> <p data-start='1372' data-end='1645'>Son yıllarda hukuk fakültelerinin plansız şekilde açılması ve kontenjanların kontrolsüz artırılmasının hukuk mesleğinin niteliğini olumsuz etkilediğini anlatan Şahin, bu durumun mesleğe girişten çalışma koşullarına kadar pek çok alanda sorunlara yol açtığını ifade etti.</p> <p data-start='1647' data-end='1975'>Şahin, hukuk eğitiminde kalite standartlarının yükseltilmesi gerektiğini belirterek, 'Hukuk fakültelerinde kontenjanların azaltılması, başarı sıralamasının yükseltilmesi ve akreditasyon sistemine geçilmesi gerekmektedir. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı doğru bir uygulama olmakla birlikte geç kalınmış bir adımdır' diye konuştu.</p> <p data-start='1647' data-end='1975'><strong>Avukatlara yönelik şiddet artıyor</strong></p> <p data-start='2016' data-end='2191'>Avukatlara yönelik şiddet olaylarının giderek arttığına dikkat çeken Şahin, meslektaşlarının görevlerini yerine getirirken ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldığını söyledi.</p> <p data-start='2193' data-end='2464'>Şahin, '7 Ocak 2026'da meslektaşımız avukat Zekeriya Polat, yalnızca görevini yaptığı için silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Avukata yönelik saldırılar yalnızca avukatlara değil, yurttaşların adalete erişim hakkına yönelik bir tehdittir' ifadelerini kullandı.</p> <p data-start='2498' data-end='2688'>Yargı sisteminde yaşanan bazı uygulamaların hukuka olan güveni zedelediğini ifade eden Şahin, özellikle tutuklama tedbirlerinin ölçüsüz uygulanmasının ciddi sorunlara yol açtığını söyledi.</p> <p data-start='2690' data-end='2950'>Şahin, 'Gelinen noktada tutuklamaların cezalandırma aracına dönüştüğü görülmektedir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmaması hukuk devleti anlayışına zarar vermektedir' dedi.</p> <p data-start='2690' data-end='2950'><strong>'Nazilli Adliyesi yetersiz kalıyor'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='2993' data-end='3161'>Konuşmasında Nazilli'deki adliye binasının yetersizliğine de dikkat çeken Şahin, mevcut fiziki koşulların sağlıklı bir yargılama sürecine uygun olmadığını ifade etti.</p> <p data-start='3163' data-end='3350'>Nazilli'de bazı mahkemelerin Vergi Dairesi binasında hizmet verdiğini belirten Şahin, avukatların duruşmalar arasında yetişmekte zorlandığını ve park yeri sıkıntısı yaşandığını ve yeni adliye ihtiyaç bulunduğunu söyledi.</p> <p data-start='3876' data-end='3929'>Şahin, konuşmasını şöyle tamamladı:</p> <p data-start='3931' data-end='4251'>'Hukukun üstün olduğu, yargı bağımsızlığının tam anlamıyla tesis edildiği ve avukatların mesleki onurlarına yaraşır koşullarda çalıştığı bir gelecek temenni ediyoruz. Hayatını kaybeden meslektaşlarımızı rahmetle anıyor, adaletin tesisi için fedakârca çalışan tüm meslektaşlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü'nü kutluyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/nazillide-5-nisan-avukatlar-gununde-toreni-guclu-savunma-olmadan-adalet-olmaz</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:55:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/nazillide-5-nisan-avukatlar-gununde-toreni-guclu-savunma-olmadan-adalet-olmaz.jpg" type="image/jpeg" length="47248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi başkanlığında valilerle 'Güvenlik Toplantısı' yapıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-baskanliginda-valilerle-guvenlik-toplantisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-baskanliginda-valilerle-guvenlik-toplantisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi başkanlığında valilerin katılımıyla video konferans sistemi üzerinden 'Güvenlik Toplantısı' gerçekleştirildi. Toplantıda, asayiş ve kamu düzeninin sağlanmasına yönelik yürütülen çalışmalar tüm yönleriyle ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section class='text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&:has([data-writing-block])>*]:pointer-events-auto scroll-mt-(--header-height)' dir='auto' data-turn-id='82090574-d741-4997-ba02-00d8b49dc9eb' data-testid='conversation-turn-1' data-scroll-anchor='false' data-turn='user'></section> <section class='text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&:has([data-writing-block])>*]:pointer-events-auto scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]' dir='auto' data-turn-id='request-WEB:064e5e1e-bfa0-4f58-bdeb-c4b9304ea947-13' data-testid='conversation-turn-2' data-scroll-anchor='true' data-turn='assistant'> <div class='text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)'> <div class='[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn'> <div class='flex max-w-full flex-col gap-4 grow'> <div class='min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&]:mt-1' dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='68435e27-25e7-46f8-a0b4-d75c42b4f572' data-message-model-slug='gpt-5-3' data-turn-start-message='true'> <div class='flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden'> <div class='markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word light markdown-new-styling'> <p data-start='0' data-end='262'><strong>(ANKARA) -</strong> İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi başkanlığında valilerin katılımıyla video konferans sistemi üzerinden 'Güvenlik Toplantısı' gerçekleştirildi. Toplantıda, asayiş ve kamu düzeninin sağlanmasına yönelik yürütülen çalışmalar tüm yönleriyle ele alındı.</p> <p data-start='264' data-end='422'>İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şöyle denildi:</p> <p>'İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi başkanlığında, Valilerimizle Video Konferans Sistemi (VKS) üzerinden 'Güvenlik Toplantısı' gerçekleştirildi. Toplantıda asayiş ve kamu düzeninin sağlanmasına yönelik yürütülen çalışmalar tüm yönleriyle ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Milletimizin huzur ve güvenliği için yürütülen çalışmaları titizlikle takip ediyor; sahadaki etkinliği her geçen gün daha da artırıyoruz. Suç ve suçlularla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.'</p> </div> </div> </div> </div> </div> </div> </section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-baskanliginda-valilerle-guvenlik-toplantisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:55:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/icisleri-bakani-ciftci-baskanliginda-valilerle-guvenlik-toplantisi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="29801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Eczacıları Birliği Başkanı Demirci: SGK'nin her ay sonunda yaptığı kan ürünü ve katılım payı ödemeleri eczanelerin hesabına geçmedi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/turk-eczacilari-birligi-baskani-demirci-sgknin-her-ay-sonunda-yaptigi-kan-urunu-ve-katilim-payi-odemeleri-eczanelerin-hesabina-gecmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/turk-eczacilari-birligi-baskani-demirci-sgknin-her-ay-sonunda-yaptigi-kan-urunu-ve-katilim-payi-odemeleri-eczanelerin-hesabina-gecmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Eczacıları Birliği Başkanı Mehmet İrfan Demirci, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından her ay sonunda düzenli olarak yapılan kan ürünü ve katılım payı ödemelerinin eczanelerin hesabına 31 Mart'ta geçmediğini bildirerek, 'SGK tarafından yapılan açıklamaya rağmen ödemelerin ve tahsilatların yapılamamasının nedeni olan teknik sıkıntı giderilememiş, eczanelerimizin bir bölümü ödemelerini 3 gün gecikmeli olarak almışken, 6 gün geçmiş olmasına rağmen tüm Türkiye genelindeki eczanelerin 1/3'ünün ödemesi şu an itibarıyla tamamlanamamıştır. Böylesine önemli bir ödeme kaleminde gecikme yaşanması tüm eczacı kamuoyu tarafından endişe ile karşılanmıştır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Türk Eczacıları Birliği Başkanı Mehmet İrfan Demirci, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından her ay sonunda düzenli olarak yapılan kan ürünü ve katılım payı ödemelerinin eczanelerin hesabına 31 Mart'ta geçmediğini bildirerek, 'SGK tarafından yapılan açıklamaya rağmen ödemelerin ve tahsilatların yapılamamasının nedeni olan teknik sıkıntı giderilememiş, eczanelerimizin bir bölümü ödemelerini 3 gün gecikmeli olarak almışken, 6 gün geçmiş olmasına rağmen tüm Türkiye genelindeki eczanelerin 1/3'ünün ödemesi şu an itibarıyla tamamlanamamıştır. Böylesine önemli bir ödeme kaleminde gecikme yaşanması tüm eczacı kamuoyu tarafından endişe ile karşılanmıştır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türk Eczacıları Birliği Başkanı Mehmet İrfan Demirci, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</p> <p>'Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından her ay sonunda düzenli olarak yapılan kan ürünü ve katılım payı ödemeleri eczanelerimizin hesabına 31 Mart 2026 tarihinde geçmemiştir. SGK tarafından yapılan açıklamaya rağmen ödemelerin ve tahsilatların yapılamamasının nedeni olan teknik sıkıntı giderilememiş, eczanelerimizin bir bölümü ödemelerini 3 gün gecikmeli olarak almışken, 6 gün geçmiş olmasına rağmen tüm Türkiye genelindeki eczanelerin 1/3'ünün ödemesi şu an itibariyle tamamlanamamıştır. Böylesine önemli bir ödeme kaleminde gecikme yaşanması tüm eczacı kamuoyu tarafından endişe ile karşılanmıştır.</p> <p>Kurum ile sürdürdüğümüz görüşmelerde, 31 Mart 2026 tarihinde yapılması gereken ödemelerin tamamlanmamış olmasının yanı sıra 15 Nisan 2026 tarihinde yapılacak ödemede de bir gecikme yaşanması ihtimali gündeme getirilmiş ve olabilirliğinin yaratacağı muhtemel kriz Kurumla paylaşılmıştır.</p> <p>Konuya ilişkin Kurumla sürdürülen yoğun görüşmelerde endişelerimiz paylaşılmış olup ayrıca, her ayın 15'inde gerçekleştirilen Kurum ödemesinin, tek gelir kaynağı bu olan eczanelerimiz için yaşamsal boyutta olduğu, bu ödemede herhangi bir gecikme yaşanmasının kabul edilemez olduğu, eczacıların, kendilerine yapılmayan ödemelerden kaynaklı olarak ortaya çıkacak krizi kendi kendilerine sübvanse etmelerinin mümkün olmadığı, eczanelere yapılmayan bu ödemelerin eczacıların ticari itibarını çok ciddi oranda zora sokacağı, ortaya çıkan bu kriz durumunun silsile yoluyla tüm ilaç tedarik zincirinin çökmesine neden olacağı, dağıtım kanallarından üretici/ithalatçı firmalara kadar tüm piyasa aktörlerinin bu durumdan etkilenmesinin kaçınılmaz olacağı ifade edilmiştir.</p> <p>Sonuç olarak, ödemesinde gecikme yaşanan kan ürünü reçete bedellerinin ve katılım payı ödemelerinin bir an önce tamamlanması ve 15 Nisan 2026 tarihinde yapılması gereken ödemelerde herhangi bir sıkıntı yaşanmaması için Kurumun önlem alması yönündeki taleplerimiz Kurum Başkanlığına iletilmiştir. Ödemelerin en kısa sürede yapılacağı ve gecikme yaşanmaması için gereken çalışmaların yapıldığı bilgisi Birliğimizle paylaşılmış olup, herhangi bir aksaklık yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınacağı tarafımıza iletilmiştir.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/turk-eczacilari-birligi-baskani-demirci-sgknin-her-ay-sonunda-yaptigi-kan-urunu-ve-katilim-payi-odemeleri-eczanelerin-hesabina-gecmedi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:53:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/turk-eczacilari-birligi-baskani-demirci-sgknin-her-ay-sonunda-yaptigi-kan-urunu-ve-katilim-payi-odemeleri-eczanelerin-hesabina-gecmedi.jpg" type="image/jpeg" length="92465"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
