<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 21:15:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlhan Uzgel Barselona'da: Avrupa, Gazze'deki soykırıma karşı tutarlı olmalıdır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ilhan-uzgel-barselonada-avrupa-gazzedeki-soykirima-karsi-tutarli-olmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ilhan-uzgel-barselonada-avrupa-gazzedeki-soykirima-karsi-tutarli-olmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Dış Politika Koordinatörü İlhan Uzgel, Barselona'da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik toplantısının 'Küresel Dönüşüm Çağında Vizyon ve Pragmatizm' başlıklı oturumunda Avrupa'nın Gazze'deki soykırıma ilişkin tutarlı olması gerektiğini vurgulayarak, 'Diğer ülkeleri ve aday ülkeleri insan haklarına saygı duymadıkları gerekçesiyle eleştirirken, diğer yandan İsrail'i destekleyemezsiniz' dedi. Uzgel, askeri ittifaklara değil, demokrasi ittifaklarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Cemal Berk AYTEKİN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(BARSELONA) -</strong> CHP Dış Politika Koordinatörü İlhan Uzgel, Barselona'da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik toplantısının 'Küresel Dönüşüm Çağında Vizyon ve Pragmatizm' başlıklı oturumunda Avrupa'nın Gazze'deki soykırıma ilişkin tutarlı olması gerektiğini vurgulayarak, 'Diğer ülkeleri ve aday ülkeleri insan haklarına saygı duymadıkları gerekçesiyle eleştirirken, diğer yandan İsrail'i destekleyemezsiniz' dedi. Uzgel, askeri ittifaklara değil, demokrasi ittifaklarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.</p> <p>Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak'ın (PA) ortak düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik'in (Global Progressive Mobilisation) iki gün sürecek toplantısı bugün, İspanya'nın Barselona kentinde başladı. Toplantının 'Küresel Dönüşüm Çağında Vizyon ve Pragmatizm' başlıklı oturumunda Türkiye'den CHP Dış Politika Koordinatörü İlhan Uzgel konuşmacı olarak yer aldı. Uzgel, şunları söyledi:</p> <p>'Öncelikle 'Avrupa nedir' sorusunu kendimize sormamız gerekiyor. Avrupa, yüzyıllar boyunca somutlaşmış ve kabul görmüş bir fikirdir. Avrupa, kendi değerlerini terk ettiği, inkar ettiği anda sona erer. Demokrasisi olmayan bir Avrupa'yı düşünün. AB'nin demokrasisi yok. Burada Avrupa'nın kendi değerlerini savunması gerektiği konusunda güçlü ve eleştirel bir görüş var. Şu anda en az üç noktada tehlikede. Avrupa'nın Gazze'deki soykırıma ilişkin tutumu. Avrupa bu konuda tutarlı olmalıdır. Diğer ülkeleri ve aday ülkeleri insan haklarına saygı duymadıkları gerekçesiyle eleştirirken, diğer yandan İsrail'i destekleyemezsiniz. Tutarlılık sorunu büyük bir problem. İkinci olarak, Avrupa'da aşırı sağın yükselişi. Onlarla mücadele etmelisiniz. Pragmatizmin siyasette yeri olduğunu söylemeliyiz, ancak ne kadar pragmatik olmalıyız? Pragmatizmde daha ileri giderseniz, değerlerinizi geride bırakırsınız. Aralarında bir denge kurmalısınız.</p> <p>Türkiye'den bakıldığında, Avrupa hâlâ stratejik bir küresel oyuncu olarak mı hareket ediyor? Ülkemizde her zaman jeopolitik ve stratejiden bahsediyoruz. Askeri ittifaklara değil, demokrasi ittifaklarına ihtiyacımız var. Demokratik bir Avrupa, demokratik bir Balkanlar, demokratik bir Türkiye, demokratik bir Kafkasya düşünün. Bu, askeri ittifaklar kadar önemli olan demokratik bir kuşak yaratır.</p> <p>Türkiye, bölgedeki en güçlü ordulardan birine, NATO'daki ikinci en büyük orduya sahiptir. Sorun şu ki, Türkiye daha demokratik bir ülke haline geldiğinde Avrupa'nın refahına ve gücüne daha fazla katkıda bulunacaktır. Türkiye'nin Avrupa için askeri katkısını her zaman isteyebilirsiniz. Ancak odağı Türkiye'deki demokratikleşmeye kaydırmaktır; aksi takdirde Türkiye'yi Avrupa'ya güvenlik ve askeri güç sağlayan bir ülke olarak görmek, Türkiye'deki demokrasiyi baltalamak anlamına gelir. Odak noktamız güvenlik ve stratejik meselelerden, Türkiye'nin Avrupa ilişkilerinde daha fazla demokratikleşmeye kaymak zorundadır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ilhan-uzgel-barselonada-avrupa-gazzedeki-soykirima-karsi-tutarli-olmalidir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 21:13:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ilhan-uzgel-barselonada-avrupa-gazzedeki-soykirima-karsi-tutarli-olmalidir.jpg" type="image/jpeg" length="33053"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim emekçileri Kadıköy'den seslendi: Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzenin kendisidir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/egitim-emekcileri-kadikoyden-seslendi-asil-sorun-siddeti-siradanlastiran-cezasizligi-yayginlastiran-esitsizligi-derinlestiren-ve-gencleri-geleceksizlige-mahkum-eden-bu-duzenin-kendisidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/egitim-emekcileri-kadikoyden-seslendi-asil-sorun-siddeti-siradanlastiran-cezasizligi-yayginlastiran-esitsizligi-derinlestiren-ve-gencleri-geleceksizlige-mahkum-eden-bu-duzenin-kendisidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okullarda art arda yaşanan şiddet olayları, işlenen cinayetlerle ilgili Kadıköy İskele'de bir açıklama yapan eğitim emekçileri, sendika ve meslek örgütü temsilcileri, iktidarın eğitim politikaları üzerinden toplumda derin bir çürüme zemini yarattığı vurguladı. Eylemde yapılan açıklamada, 'Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça süreklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır: Tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur... Ekonomik kriz derinleştikçe işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır' görüşüne yer verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamera: Belçim KILIÇKIRAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> Okullarda art arda yaşanan şiddet olayları, işlenen cinayetlerle ilgili Kadıköy İskele'de bir açıklama yapan eğitim emekçileri, sendika ve meslek örgütü temsilcileri, iktidarın eğitim politikaları üzerinden toplumda derin bir çürüme zemini yarattığı vurguladı. Eylemde yapılan açıklamada, 'Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça süreklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır: Tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur... Ekonomik kriz derinleştikçe işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır' görüşüne yer verildi.</p> <p>Okullarda gerçekleşen saldırılarda can veren öğrenci ve öğretmenlerin yasını tutan eğitim emekçileri, sendika ve meslek örgütü temsilcileri Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve diğer sorumluların istifasını istedi. <span class='css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3'>DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, KESK İstanbul Şubeler Platformu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu ve İstanbul Tabip Odası'nın çağrısıyla </span><span class='css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3 r-b88u0q'>Kadıköy</span><span class='css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3'> İskele Meydanı'nda toplanan emekçiler 'Katledilen Öğrenci ve Öğretmenleri Unutmayacağız' pankartı açtı. Kahramanmaraş saldırısında yaşamını yitiren öğretmen ve öğrencilerin isimlerinin bulunduğu dövizin de taşındığı eylemde DİSK İstanbul B</span>ölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, İstanbul Tabip Odası temsilcisi Osman Küçükosmanoğlu, TMMOB <span class='css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3'>İstanbul İl Koordinasyon Kurulu temsilcisi </span>Aydan Adanır Usta ve KESK İstanbul Şubeler Platformu Sözcüsü Hüseyin Tosu'nun da aralarında bulunduğu isimler birer konuşma yaptı.</p> <p>Anmada yapılan konuşmalarda geleceğin emanet edileceği gençlerin bu noktaya nasıl sürüklendiği sorusunun muhatabının çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidar olduğu görüşü savunuldu. Açıklamalarda, 'Okullarda yaşanan şiddet eğitimden, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır sürdürülen yanlış politikaların doğrudan sonucudur. Bu tabloyu yalnızca bir 'güvenlik zaafiyeti, münferit bir mesele olarak görmek ya da sunmak, gerçeği örtmekten başka bir işe yaramamaktadır' denildi.</p> <p>Okullarda ciddi bir güvenlik sorununun var olduğunun, ülkede kadınlar, çocuklar, öğretmenler, emekçiler başta olmak üzere hemen hemen herkesin yaşam hakkının tehlikede olduğunun altının çizildiği açıklamalarda özetle şu görüşler dile getirildi:</p> <p><strong>'İktidar eğitim politikaları üzerinden de toplumda derin bir çürümenin zeminini yaratmıştır'</strong></p> <p>'Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça süreklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır: Tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur... Ekonomik kriz derinleştikçe işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır.</p> <p>Bu tablonun sorumlusu açıktır. Devletin tüm olanaklarını ve yargı gücünü muhalefeti bastırmaya göre konumlandıran, toplumsal yaşamı kendi ideolojik önceliklerine göre şekillendirmeye çalışan iktidar eğitim politikaları üzerinden de toplumda derin bir çürümenin zeminini yaratmıştır... Göreve geldiği günden beri eğitimin gerçek sorunlarına sırtını dönen, eğitimi, piyasaya, tarikatlara açan, ÇEDES-MESEM gibi projelerle infial yaratan uygulama ve açıklamalara imza atan mevcut Milli Eğitim Bakanı'nın, bunca can kaybına rağmen hala görevde kalması kabul edilemez, derhal istifa etmelidir. Çocuklarımızın, öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin hayatı bu kadar değersiz değildir. Eğitim; şiddetin değil, yaşamın, eşitliğin ve umudun alanı olmak zorundadır. Artık sözün bittiği yerdeyiz'</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/egitim-emekcileri-kadikoyden-seslendi-asil-sorun-siddeti-siradanlastiran-cezasizligi-yayginlastiran-esitsizligi-derinlestiren-ve-gencleri-geleceksizlige-mahkum-eden-bu-duzenin-kendisidir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:52:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/egitim-emekcileri-kadikoyden-seslendi-asil-sorun-siddeti-siradanlastiran-cezasizligi-yayginlastiran-esitsizligi-derinlestiren-ve-gencleri-geleceksizlige-mahkum-eden-bu-duzenin-kendisidir.jpg" type="image/jpeg" length="17860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meslek Fabrikası için düzenlenen nöbet sona erdi... CHP İzmir İl Başkanı Güç: Mücadelemiz sokakta devam edecek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-icin-duzenlenen-nobet-sona-erdi-chp-izmir-il-baskani-guc-mucadelemiz-sokakta-devam-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-icin-duzenlenen-nobet-sona-erdi-chp-izmir-il-baskani-guc-mucadelemiz-sokakta-devam-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınmasına karşı 12 gündür süren nöbetin son gününde açıklama yaptı. Güç, 'Biz bu eylemi sonlandırmıyoruz. Biz bu eylemi büyütüyoruz. Biz bu eylemi dönüştürüyoruz. Artık bu mücadeleyi sadece bu alanda değil, İzmir'in her sokağında sürdüreceğiz. Sokakta, pazarda, çarşıda, otobüste, vapurda, ilçede, mahallede tüm halkımızı bilgilendireceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınmasına karşı 12 gündür süren nöbetin son gününde açıklama yaptı. Güç, 'Biz bu eylemi sonlandırmıyoruz. Biz bu eylemi büyütüyoruz. Biz bu eylemi dönüştürüyoruz. Artık bu mücadeleyi sadece bu alanda değil, İzmir'in her sokağında sürdüreceğiz. Sokakta, pazarda, çarşıda, otobüste, vapurda, ilçede, mahallede tüm halkımızı bilgilendireceğiz' dedi.</p> <p>İzmir'de Meslek Fabrikası'nın mülkiyetine ilişkin tartışmalar sürerken, CHP İzmir İl Örgütü'nün başlattığı nöbet eylemi 12. gününde geniş katılımla tamamlandı. Sivil toplum kuruluşları, ilçe örgütleri ve milletvekillerinin de destek verdiği son gün programında basın açıklaması yapıldı.</p> <p>Basın açıklamasına CHP İzmir milletvekilleri Rahmi Aşkın Türeli, Ednan Arslan, Ümit Özlale, Deniz Yücel, Mehmet Salih Uzun, Yüksel Taşkın ve Seda Kaya Ösen'in yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileri de katıldı.</p> <p>CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Meslek Fabrikası önünde düzenlenen basın açıklamasında, 12 gün boyunca sürdürülen nöbet eylemine destek veren İzmirlilere teşekkür etti. Güç, eylem süresince kentte güçlü bir dayanışma örneği sergilendiğini belirtti.</p> <p><strong>'Bu yapılan İzmir'in iradesine müdahaledir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bu direnişi 24 saat aralıksız nöbetlerle canlı tutan, geceyi burada geçiren, sabahı burada karşılayan, bu kentin onuruna sahip çıkan tüm İzmirlilere yürekten teşekkür ediyoruz' diyen Güç, konuşmasına şu şekilde devam etti:</p> <p>'12 gündür buradayız. Bir irade ortaya koyuyoruz. Bir vicdan ortaya koyuyoruz. Bir duruş ortaya koyuyoruz. Ve buradan tüm Türkiye'ye şunu söylüyoruz: Meslek fabrikası İzmir halkının. AKP bu gerçeği kabul etmek yerine, özür dilemek yerine, yanlıştan dönmek yerine İzmir'le inatlaştı. İzmirlilere kafa tuttu. Hukuksuzluğu savundu. Ne istediğiniz bu kentten, ne istediğiniz gençlerin geleceğinden, ne istediğiniz kadınların emeğinden, ne istediğiniz meslek fabrikamızdan? Bu yapılan sadece bir idari işlem değildir. Bu yapılan açık bir hukuksuzluktur. Bu yapılan İzmir'in iradesine müdahaledir. Evet, bizler şaşırmadık. Çünkü bu iktidarın bir tercihidir. Halktan yana olmak yerine, hukuktan yana olmak yerine, adaletten yana olmak yerine yanlıştan yana olmayı seçtiler. İşte bunların hepsini bir tercih olarak yaptılar.</p> <p><strong>'İzmir'in her sokağında sürdüreceğiz'</strong></p> <p>Ama İzmir bu tercihe teslim olmayacak. Çünkü İzmir zalime boyun eğmeyenlerin kentidir. Kötüye teslim olmayanların kentidir. Meslek fabrikası mücadelesi topla tüfekle değil, sözle, fikirle; taşla, sopayla değil, bayrakla, marşla; bu mücadeleye boyun eğerek değil, iradeyle, cesaretle veriliyor. 12 gündür bu alanda güçlü bir irade ortaya koyduk. Bugün de tüm sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya tekrar geldik. Biz bu eylemi sonlandırmıyoruz. Biz bu eylemi büyütüyoruz. Biz bu eylemi dönüştürüyoruz. Artık bu mücadeleyi sadece bu alanda değil, İzmir'in her sokağında sürdüreceğiz. Sokakta, pazarda, çarşıda, otobüste, vapurda, ilçede, mahallede tüm halkımızı bilgilendireceğiz. Bugün burada birlikte olduğumuz tüm emek örgütlerine, meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü de aileniz Cumhuriyet Halk Partisi'nin emekçi ve fedakâr örgütüne ediyorum. Bu mücadele artık sadece bir kurumun değil, İzmir halkının mücadelesidir. Direndik, direniyoruz, direneceğiz. Bu mücadele hak yerini bulana kadar, Atatürk'ün emaneti bu halka teslim edilene kadar, İzmir kazanana kadar sürecek. İnanın dostlar, eninde sonunda kötüler kaybedecek. İzmir kazanacak. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Teşekkür ederim. Emeğinize sağlık. Sağ olun, var olun. İnancımız, mücadelemiz, kavgamız devam edecek' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-icin-duzenlenen-nobet-sona-erdi-chp-izmir-il-baskani-guc-mucadelemiz-sokakta-devam-edecek</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:49:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/meslek-fabrikasi-icin-duzenlenen-nobet-sona-erdi-chp-izmir-il-baskani-guc-mucadelemiz-sokakta-devam-edecek.jpg" type="image/jpeg" length="91653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cevdet Yılmaz, KKTC Başbakanı ile görüştü: Adada barış içinde yaşayabilmenin yolu Kıbrıslı Türklerin haklarının güvence altına alınmasıdır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-kktc-basbakani-ile-gorustu-adada-baris-icinde-yasayabilmenin-yolu-kibrisli-turklerin-haklarinin-guvence-altina-alinmasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-kktc-basbakani-ile-gorustu-adada-baris-icinde-yasayabilmenin-yolu-kibrisli-turklerin-haklarinin-guvence-altina-alinmasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya'da KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi. Yılmaz, 'Adada barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu; Kıbrıslı Türklerin meşru ve özden gelen haklarının tüm taraflarca kabulü ve güvence altına alınmasıdır' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya'da KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi. Yılmaz, 'Adada barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu; Kıbrıslı Türklerin meşru ve özden gelen haklarının tüm taraflarca kabulü ve güvence altına alınmasıdır' ifadesini kullandı.</p> <p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Antalya Diplomasi Forumu marjında KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve beraberindeki heyet ile bir araya geldiğini bildirdi.</p> <p>Yılmaz, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Türkiye olarak milli davamız Kıbrıs meselesinde, Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle omuz omuza adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Doğu Akdeniz'de artan gerilimler ve Rum Yönetimi'nin İsrail yanlısı politikaları nedeniyle Ada'daki herkesi riske attığı bu dönemde, gerekli önlemleri alıyoruz. Adada barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu; Kıbrıslı Türklerin meşru ve özden gelen haklarının tüm taraflarca kabulü ve güvence altına alınmasıdır. Anavatan ve Garantör Türkiye ile KKTC arasındaki sarsılmaz iş birliği bu mücadelenin en güçlü dayanağıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-kktc-basbakani-ile-gorustu-adada-baris-icinde-yasayabilmenin-yolu-kibrisli-turklerin-haklarinin-guvence-altina-alinmasidir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:39:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cevdet-yilmaz-kktc-basbakani-ile-gorustu-adada-baris-icinde-yasayabilmenin-yolu-kibrisli-turklerin-haklarinin-guvence-altina-alinmasidir.jfif" type="image/jpeg" length="63116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tülay Hatimoğulları, Barselona'da ANKA Haber Ajansı'na konuştu: 'Frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tulay-hatimogullari-barselonada-anka-haber-ajansina-konustu-frene-basmak-degil-gaza-basmamiz-gereken-bir-evreden-geciyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tulay-hatimogullari-barselonada-anka-haber-ajansina-konustu-frene-basmak-degil-gaza-basmamiz-gereken-bir-evreden-geciyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Barselona'da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik (GPM) toplantısında, ANKA Haber Ajansı'nın sorularını yanıtladı. Hatimoğulları, Kürt sorununun çözümüne ilişkin olarak komisyon çalışmalarının ardından artık yasa yapma sürecine geçilmesi gerektiğini, atılacak somut adımların toplumun sürece ilişkin güvenini artıracağını vurgulayarak, 'Barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması, sadece Kürtler için iyi olmayacak. Bütün Türkiye halkları için ve Türkiye için acil, elzemdir. Bölgedeki gelişmelere baktığımızda frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz. Yürütülen istişareler, bir buçuk yıla yakındır devam eden diyalogla ümit ediyoruz ki bir karşılıklı bir sonucu birlikte elde ederiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Cemal Berk AYTEKİN</strong></p> <p><strong>(BARSELONA) - </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Barselona'da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik (GPM) toplantısında, ANKA Haber Ajansı'nın sorularını yanıtladı. Hatimoğulları, Kürt sorununun çözümüne ilişkin olarak komisyon çalışmalarının ardından artık yasa yapma sürecine geçilmesi gerektiğini, atılacak somut adımların toplumun sürece ilişkin güvenini artıracağını vurgulayarak, 'Barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması, sadece Kürtler için iyi olmayacak. Bütün Türkiye halkları için ve Türkiye için acil, elzemdir. Bölgedeki gelişmelere baktığımızda frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz. Yürütülen istişareler, bir buçuk yıla yakındır devam eden diyalogla ümit ediyoruz ki bir karşılıklı bir sonucu birlikte elde ederiz' dedi.</p> <p class='p1'>Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak'ın (PA) ortak düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik'in (Global Progressive Mobilisation) iki gün sürecek toplantısı bugün, İspanya'nın Barcelona kentinde başladı. Toplantıya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da katıldı. ANKA Haber Ajansı'nın sorularını yanıtlayan Hatimouğlları, dünyanın farklı ülkelerinden 4 bini aşkın ilerici lider, aktivist, akademisyen, sendikacı ve siyasi parti temsilcisinin katıldığı toplantıya ilişkin şunları söyledi:</p> <p class='p1'>'Bugünkü toplantı son derece önemli. Bugünkü toplantıda PES ve PA ile birlikte aslında çok daha geniş kapsamlı bir toplantı çağrısı gerçekleşmiş ve Küresel İlerlemeci Hareket ismiyle bir arada bulunuyor. Dünyada özellikle sistem gerçekten ciddi bir çatırdama yaşıyor. Bir kuralsızlık hakim oldu şu an bütün dünyada. Bugüne kadar burjuva demokrasisinin çok önemli kazanımları vardı ve bu kazanımlar gittikçe aşağıya düşüyor. En son gelinen noktada, özellikle Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM), BM Güvenlik Konseyi gibi oluşumların ciddi anlamda yetkilerinin ve etkilerinin azaldığı bir dönem. Özellikle dünyada savaşların ve çatışmaların arttığı bir evre. Dünya bir savaş tehdidi altında. İran'daki savaşın bütün dünyaya maddi, manevi etkileri çok büyük oldu. Bunun yanı sıra kadına yönelik şiddet, bu kuralsızlık döneminde çok arttı. Kapitalist sistemin en büyük çıkmazlarından biri ekolojik yıkım. Sermaye çok ciddi biçimde bir doğa talanı içinde. Bütün bunların hepsini düşündüğümüzde savaşa karşı barışı savunmak için, kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmak, kadın özgürlüğü ve eşitliği için, derinleşmiş olan ve artan işsizlik ve yoksulluğa karşı dünyanın bütün açlarının, yoksullarının birleşeceği bir siyasi hareketin oluşma olasılıkları doğuyor. Kapitalizmin yaşadığı bu kadar büyük krizlerden güçlü bir çıkışı, halklar, ezilenler, sömürülenler lehine, yoksullar, işçi sınıfları lehine çıkarabilmenin yolu gerçekten 1968 ruhunun doğması... 1968 ruhunu çağırıyor bu koşullar. Bugünkü toplantıyı bu minvalde okuyabilir miyiz, bunu söylemek için çok erken. Ama dünyanın dört bir yanından sol, sosyalist, sosyal demokrat siyasi parti ve oluşumlar bugün bir aradayız. Bu akşam liderler zirvesi gerçekleşecek. Biz esas siyasi mesajımızı ve konuşmamızı yarın gerçekleştirmiş olacağız. Bugün çok sayıda kesimlerle yani birçok kıtadan siyasi parti temsilcileriyle bir arada olup biraz önce konuştuğumuz bu konuları istişare etme şansımız oldu. Ümit ediyorum ki bu toplantı dünyada solun ve sosyalistlerin daha güçlü şekilde bir araya gelip barış için, kadın için, eşitlik ve adalet için daha güçlü bir sesi ortaya koyabilecekleri bir çalışmayı tetikler. Ona vesile olur diye ümit ediyorum.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p1'><strong>'Gülistan Doku'nun akıbeti ucu nereye varırsa varsın açığa çıkmalı'</strong></p> <p class='p1'>Hatimoğulları, yeniden başlatılan Gülistan Doku soruşturması ve soruşturma kapsamında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in açığa alınmasına ilişkin şunları söyledi:</p> <p class='p1'>'Tabii 'Gülistan Doku nerede' diye Türkiye'de kadın hareketi çok güçlü bir haykırış içinde oldu. Ailesi gerçekten inanılmaz düzeyde bir emek ve kararlılıkla bunu savundular. 'Gülistan Doku nerede' sorusunun yanıtını bulabilme ihtimallerimiz doğdu şimdi. Bu soruşturmanın başlatılmış olması, karartılmış delillerin en azından şimdilik bir kısmının geriye getirilebilmiş olması bizi umutlandırdı. Gülistan Doku, Türkiye'de birçok kadın gibi erkek şiddetine maruz kalarak yaşamını kaybetti ve gerçekten akıbeti, ne oldu, nasıl oldu bütün bunlar bilinmiyor. Türkiye'deki kadın hareketi çok güçlü bir sahiplenmeyle 'Gülistan Doku nerede' dediği gibi, Rojin Kabaiş için 'adalet' dedi. Bütün bunların aydınlanması bakımından çok önemli bir adım atıldı. Ümit ediyoruz ki adım, gerçekten olumlu olarak nihayetlenir. Ucu nereye varırsa varsın; dönemin Dersim Valisi, onun oğlunun olduğu söyleniyor, birçok polis memurunun bu işin içinde olduğu söyleniyor. Bunun daha üstünde kim varsa hepsine bu soruşturmanın ulaşması ve neticelenmesi gerekiyor. Şöyle bir sonuç toplumu tatmin etmez, duyguları, düşünceleri tatmin etmez: Belli başlı bir-iki kişiyi yakalayıp bir-iki kişiye ceza verip olayın üstünü kapatmak, kolluk kuvvetinden olanları, vali ya da başka bürokratik görevlerde olanların bu soruşturmanın ucu oraya değmeyebilir, üstü örtülebilir, kapatılabilir. Bu toplumun vicdanını rahatlatmaz. Biz de asla kabul etmeyiz. Gülistan Doku'nun akıbetinin ciddi anlamda açığa çıkması toplum vicdanını, kadınları rahatlatacaktır. Belki biz Gülistan'ı geri getiremeyeceğiz ama yeni Gülistan vakalarının yaşanmasını engellemenin yolu, adaletin hakiki şekilde tecelli etmesi. Buradan çağrımızı yapmak isteriz: Ucu nereye varırsa varsın; vali, valinin üstü, kimse bunun sorumluları, cinayeti işleyen, bunu bilip saklayan, delilleri karartan, olayların üstünü örten, karanlıkta kalması için çabalayan her kim varsa hepsinin açığa çıkarılması ve yargılanması gerekiyor.'</p> <p class='p1'><strong>'PKK'nin silahsızlandırılmasıyla ilgili çerçeve yasanın zaman kaybetmeksizin çıkmasını önemsiyoruz'</strong></p> <p class='p1'>Hatimoğulları, 'Komisyonda rapor yazım aşaması tamamlandı. DEM Parti tarafından sürecin işleyişine ilişkin, 'Süreç yürüyor ama yavaş' eleştirisi yapılıyor. Sizin buradan çağrınız ne olur, bu noktadan sonra süreci ne hızlandırır' sorusuna şu yanıtı verdi:</p> <p class='p1'>'Bakın, bugün dünyanın birçok ülkesinden, kıtasından sosyalistler, solcular, sosyal demokratlar bir arada. Biraz önce bahsini ettiğimiz dünyanın kötü gidişatının önüne geçmek için bir toplumsal ve siyasal sorumlulukla hareket etmek üzere hepimiz buradayız. Ve bize ne görev düşer, neyi nasıl örgütleyip, neyi nasıl başarabileceğimizi konuşmak için buradayız. Bugün İran Savaşı bir kez daha şunu gösterdi bize: Dünya nükleer tehdit altında. Dolayısıyla bölgenin kaynayan kazan olduğu bir yerde, Orta Doğu'da savaşın ateşinin her yeri sardığı ve daha güçlü sarma ihtimali olan bir yerde Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemle çözülmesi, Türkiye için en hayırlı olacak olan şeydir ve en acil ve en elzem adımlardan biridir. Bu konunun altını çok sıklıkla çizdik. Burada bir kez daha çizmiş olmak isterim. Evet, bir komisyon oluştu. Bir komisyonun oluşmasını memnuniyetle karşılamıştık. Komisyon raporunu parlamentoya sundu. Ve şimdi beklenti parlamentonun artık yasa yapım sürecine geçmesi. Özellikle PKK'nin silahsızlandırılmasıyla ilgili, bunu geliştirecek, arttıracak, sonuçlandıracak olan çok temel bir yasa var. Bir çerçeve yasadan bahsediyoruz, bir özel yasa. Bu yasanın en geniş şekilde, en kapsamlı şekilde bir an önce çıkması, bunu biz önemsiyoruz. Bunun yanı sıra Sayın Öcalan'ın bir baş aktör ve baş müzakereci olarak hala konumu tanımlanmış değil yasal ve hukuki olarak. Bunun tanımlanması önemli ve elzemdir.</p> <p class='p1'><strong>'Frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz'</strong></p> <p class='p1'>Bunun yanı sıra tabii ki her ifade ettiğimiz ve gerçekleşene kadar da dilimizde tüy bitse de tekrarlamaya devam edeceğimiz birkaç husus var. Bunlardan birisi kayyum meselesi. Türkiye'de biz bu süreci görüşürken başta Kürt halkı, muhalif kesim olmak üzere onların bu sürece ikna olması için somut adımlar atılmalı. Bu adımlar yasa yapmayı gerektiren adımlar değil. Mesela kayyumun geri çekilmesi ve seçilmiş belediye başkanları ve eş başkanların görevlerine iadesi. Bunun yanı sıra Ekrem İmamoğlu ve diğer seçilmiş belediye başkanlarının şayet yargılanacaklarsa, tutuksuz yargılanması toplumu rahatlatacak ve gerçekten bir barış ve demokratik sürecinden bahsettiğimizde toplumdaki inandırıcılığımız o zaman daha çok artar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) çok önemli bir kararı var. Birisi Kobani Davası ile ilgili Sayın Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve arkadaşları için; bir diğer karar da Osman Kavala ve arkadaşları Can Atalay'ı ve bütün Gezi tutuklularını kapsayan AİHM kararı. Bu iki kararın hayata geçmesi, toplumun vicdanını da rahatlatacak ve bu sürece olan inancı ve bağlılığı daha fazla arttıracaktır. Bu bakımdan biz bu somut adımların atılmasını her fırsatta bıkmadan, usanmadan dile getireceğiz. Çünkü biz bu sürecin başarıya ulaşmasını istiyoruz. Barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması, sadece Kürtler için iyi olmayacak. Bütün Türkiye halkları için ve Türkiye için acil, elzemdir. Bölgedeki gelişmelere baktığımızda frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz. Ümit ediyoruz ki bu konuda verdiğimiz bu mücadele ve bu kararlılık bir karşılık bulur. Yürütülen istişareler, bugüne kadar bir buçuk yıla yakındır devam eden diyalog ümit ediyoruz ki karşılıklı bir sonucu birlikte elde ederiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tulay-hatimogullari-barselonada-anka-haber-ajansina-konustu-frene-basmak-degil-gaza-basmamiz-gereken-bir-evreden-geciyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:58:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tulay-hatimogullari-barselonada-anka-haber-ajansina-konustu-frene-basmak-degil-gaza-basmamiz-gereken-bir-evreden-geciyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="87141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cevdet Yılmaz, Hürmüz Boğazı'na ilişkin uluslararası bir toplantıya katıldı: Türkiye olarak kalıcı barış için çaba göstermeye devam edeceğiz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-hurmuz-bogazina-iliskin-uluslararasi-bir-toplantiya-katildi-turkiye-olarak-kalici-baris-icin-caba-gostermeye-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-hurmuz-bogazina-iliskin-uluslararasi-bir-toplantiya-katildi-turkiye-olarak-kalici-baris-icin-caba-gostermeye-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hürmüz Boğazı'na ilişkin Fransa ve Birleşik Krallık'ın ev sahipliğindeki bir çevrim içi toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen katıldığını belirterek, 'Bölgemizde benzer krizlerin, çatışmaların ve deniz ulaşımını aksatacak gelişmelerin tekrar yaşanmaması ancak diyalog, itidal ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesiyle mümkündür. Türkiye olarak biz de kalıcı bir barış için tüm diplomatik çabaları göstermeye devam edeceğiz' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hürmüz Boğazı'na ilişkin Fransa ve Birleşik Krallık'ın ev sahipliğindeki bir çevrim içi toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen katıldığını belirterek, 'Bölgemizde benzer krizlerin, çatışmaların ve deniz ulaşımını aksatacak gelişmelerin tekrar yaşanmaması ancak diyalog, itidal ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesiyle mümkündür. Türkiye olarak biz de kalıcı bir barış için tüm diplomatik çabaları göstermeye devam edeceğiz' ifadesini kullandı.</p> <p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Fransa ve Birleşik Krallık'ın ev sahipliğinde düzenlenen Hürmüz Boğazı'na ilişkin çevrim içi bir toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen katıldığını bildirdi. Yılmaz, şunları kaydetti:</p> <p>'Bu süreçte ateşkesin korunması, İslamabad'da başlayan müzakere sürecinin kesintisiz devam etmesi ve diplomasinin yeniden hakim kılınması, kalıcı barışın tesisi açısından hayati önem taşımaktadır. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler; enerji arz güvenliğinden tedarik zincirlerine, gübre piyasalarından küresel gıda güvenliğine kadar çok boyutlu riskler doğurmaktadır.</p> <p>Bu çerçevede deniz seyrüsefer güvenliğinin uluslararası hukuk temelinde yeniden tesis edilmesi, bölgesel istikrarın korunması açısından kritik önemdedir. Toplantı saatlerinde İran tarafından Hürmüz Boğaz'ının ateşkes süresi sonuna kadar tüm gemilere yeniden açıldığının duyurulması, gerilimin azaltılması yönünde atılmış önemli bir adım olarak görüyor memnuniyetle karşılıyoruz.</p> <p>Bölgemizde benzer krizlerin, çatışmaların ve deniz ulaşımını aksatacak gelişmelerin tekrar yaşanmaması ancak diyalog, itidal ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesiyle mümkündür. Türkiye olarak biz de kalıcı bir barış için tüm diplomatik çabaları göstermeye devam edeceğiz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-hurmuz-bogazina-iliskin-uluslararasi-bir-toplantiya-katildi-turkiye-olarak-kalici-baris-icin-caba-gostermeye-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:56:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cevdet-yilmaz-hurmuz-bogazina-iliskin-uluslararasi-bir-toplantiya-katildi-turkiye-olarak-kalici-baris-icin-caba-gostermeye-devam-edecegiz.jfif" type="image/jpeg" length="18489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erkan Baş'tan Tom Barrack'a tepki: Türkiye, Erdoğan'dan ibaret değildir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/erkan-bastan-tom-barracka-tepki-turkiye-erdogandan-ibaret-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/erkan-bastan-tom-barracka-tepki-turkiye-erdogandan-ibaret-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya'daki açıklamalarına tepki göstererek, 'İşte Trump-Erdoğan dostluğunun gerçekte ne anlama geldiğinin en kısa özeti bu. Tom Barrack şunu iyi bilsin: Türkiye Erdoğan'dan ibaret değildir, ülkemiz asla sizin kirli ittifakınızın parçası olmayacak' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya'daki açıklamalarına tepki göstererek, 'İşte Trump-Erdoğan dostluğunun gerçekte ne anlama geldiğinin en kısa özeti bu. Tom Barrack şunu iyi bilsin: Türkiye Erdoğan'dan ibaret değildir, ülkemiz asla sizin kirli ittifakınızın parçası olmayacak' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, sosyal medya hesabından ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya'daki açıklamalarına tepki gösterdi. Baş, Barrack'ın, 'Eğer bölgeyi incelerseniz, işe yarayan tek şeyin, güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edersiniz' dediğini belirterek, şunları kaydetti:</p> <p>'İşte Trump-Erdoğan dostluğunun gerçekte ne anlama geldiğinin en kısa özeti bu. Amerika'nın kirli emelleri uğruna Türkiye'yi otoriterliğe teslim ediyor, hatta bu otoriterliği kutsayıp alkışlıyorlar. 'Belki de eleştirileceğim' diyerek söze başlayan Tom Barrack şunu iyi bilsin: Türkiye Erdoğan'dan ibaret değildir, ülkemiz asla sizin kirli ittifakınızın parçası olmayacak! Seni de eleştirmekle kalmayacağız, bir daha dönmemek üzere ülkemizden kovacağız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/erkan-bastan-tom-barracka-tepki-turkiye-erdogandan-ibaret-degildir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:52:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/erkan-bastan-tom-barracka-tepki-turkiye-erdogandan-ibaret-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="25126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji Bakanı Bayraktar, IRENA Genel Direktörü ve Slovenya Enerji Bakanı ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/enerji-bakani-bayraktar-irena-genel-direktoru-ve-slovenya-enerji-bakani-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/enerji-bakani-bayraktar-irena-genel-direktoru-ve-slovenya-enerji-bakani-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Antalya Diplomasi Forumu'nda Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera ve Slovenya Çevre, İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer ile ayrı ayrı biraraya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Antalya Diplomasi Forumu'nda Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera ve Slovenya Çevre, İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer ile ayrı ayrı biraraya geldi.</p> <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Antalya Diplomasi Forumu'nda IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera ile bir araya gelerek yenilenebilir enerji alanındaki küresel gelişmeleri ve Türkiye'nin enerji dönüşüm hedeflerini ele aldık. Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde, enerji dönüşümümüzde uluslararası ortaklıkları derinleştirecek iş birliği alanlarını da değerlendirdik' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bayraktar ayrıca Slovenya Çevre, İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer ile de bir araya geldiğini belirterek, 'Türkiye ile Slovenya arasında enerji alanındaki diyaloğu derinleştirmeye ve ortak projelerle somut iş birlikleri geliştirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/enerji-bakani-bayraktar-irena-genel-direktoru-ve-slovenya-enerji-bakani-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:33:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/enerji-bakani-bayraktar-irena-genel-direktoru-ve-slovenya-enerji-bakani-ile-gorustu.jfif" type="image/jpeg" length="90505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Numan Kurtulmuş, Turgut Özal'ı andı... 'Türkiye'nin ekonomik kalkınma sürecinde kalıcı izler bıraktı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/numan-kurtulmus-turgut-ozali-andi-turkiyenin-ekonomik-kalkinma-surecinde-kalici-izler-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/numan-kurtulmus-turgut-ozali-andi-turkiyenin-ekonomik-kalkinma-surecinde-kalici-izler-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefat yıldönümünde yayımladığı mesajında, Özal'ın Türkiye'nin demokratikleşme ve ekonomik kalkınma sürecinde kalıcı izler bıraktığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefat yıldönümünde yayımladığı mesajında, Özal'ın Türkiye'nin demokratikleşme ve ekonomik kalkınma sürecinde kalıcı izler bıraktığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefat yıldönümünde sosyal medya hesabından yayımladığı anma mesajında, 'Ülkemizin demokratikleşme ve ekonomik kalkınma sürecinde kalıcı izler bırakmış; hayata geçirdiği politikalarla milletimizin hafızasında güzide bir yer edinmiş 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ı, vefatının sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyorum. Ruhu şâd olsun' ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/numan-kurtulmus-turgut-ozali-andi-turkiyenin-ekonomik-kalkinma-surecinde-kalici-izler-birakti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:32:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/numan-kurtulmus-turgut-ozali-andi-turkiyenin-ekonomik-kalkinma-surecinde-kalici-izler-birakti.jpg" type="image/jpeg" length="46245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası: Tanık polis memuru Mustafa Süvari'den 'Cengiz Haliç, Halil Falyalı, Ahmet Yıkılmaz ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı' iddiası]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-tanik-polis-memuru-mustafa-suvariden-cengiz-halic-halil-falyali-ahmet-yikilmaz-ve-rusvet-ile-ilgili-seyler-anlatti-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-tanik-polis-memuru-mustafa-suvariden-cengiz-halic-halil-falyali-ahmet-yikilmaz-ve-rusvet-ile-ilgili-seyler-anlatti-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında tanık olarak dinlenen polis memuru Mustafa Süvari, 'Murat Çelik Müdür, Cengiz Haliç'in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı, Ahmet Yıkılmaz ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı. Bu görüşme Ayhan Bora Kaplan operasyonundan yaklaşık bir hafta, 10 gün sonra gerçekleşti' beyanında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yeniden görülen davasının duruşmasında tanık olarak dinlenen polis memuru Mustafa Süvari, 'Murat Çelik Müdür, Cengiz Haliç'in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı. Bu görüşme Ayhan Bora Kaplan operasyonundan yaklaşık bir hafta, 10 gün sonra gerçekleşti' beyanında bulundu.</p> <p>Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik 17'si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan'ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik'in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının dokuzuncu celsesi görülüyor.</p> <p>Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi Kampüsü'nde görülen duruşmada, Ayhan Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar hazır edildi.</p> <p>Sanık Muhammed Kaplan'ın avukatı Volkan Şener, 'Müvekkilimin iri yarı diye bahsettiği polis memurunun Yılmaz Öztürk olduğunu tespit ettik. Murat Çelik'in (eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı) en yakınındakilerden biridir. O dönem Çelik'in şoförlüğünü yapmaktadır. Biz tanık olarak dinlenmesini istiyoruz' dedi.</p> <p><strong>'Serdar Sertçelik Macaristan'da kamp sürecinde Instagram kullanıyordu'</strong></p> <p>Duruşmada tanıklar dinlendi. İlk olarak sanık Serdar Sertçelik'in abisi Selçuk Sertçelik, 'Macaristan'da cezaevine 2024 yılının Nisan ya da Mayıs ayında girmiş olması lazım. En son Türkiye'ye gelmeden önce görüştük Ocak ayında. Macaristan'da kamp süreci de vardı. O süreçte Instagram kullanıyordu çok kısa süre. Nurullah Özgür Kopuk, bir defa beni arayıp 'Nerdesin konuşmamız lazım. Konum at geleceğiz' dedi' ifadelerini kullandı. Savcının 'Kötü muameleden bahsetti mi? Vücudunda şiddet izi var mıydı?' sorusuna Sertçelik, 'Biz iz yoktu. Ama tedirgindi. Baskı gördüğünden bahsetmişti' yanıtını verdi.</p> <p><strong>Savcılıkta</strong><strong> kabul edilen mesajlaşma mahkemede </strong><strong>kabul </strong><strong>edilmedi</strong></p> <p>Selçuk Sertçelik'e sanık Serdar Sertçelik'e ait olduğu iddia edilen ve Şevket Demircan'ın avukatı Recep Öksüz'ün bürosunun kapısına bırakıldığı öne sürülen telefondaki mesajları gösterildi. Sertçelik, mesajların kendisine ait olmadığını söyledi. Mahkeme Başkanı'nın, savcılık ifadesinde bunları kabul ettiğini söylemesi üzerine Sertçelik, savcının mesajları göstermediğini, soru-cevap şeklinde ifade aldığını belirtti.<br />Tanık olarak dinlenen Serdar Sertçelik'in babası Erdoğan Sertçelik de 'En son oğlumla vurulduğu zaman görüştüm. Evde kalıyordu o zaman. Oğlum yurt dışındayken düzenli bir görüşmemiz olmadı. Macaristan'da tutukluyken telefondan görüşüyorduk.Sürekli evimiz basılıyordu. Çocuğumu odaya alıyorlardı, kapatıyorlardı 4-5-6 saat sorgu oluyordu' diye konuştu.</p> <p><strong>'İki farklı telefonu yan yana koyuyorduk o şekilde görüşmüşlerdi'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Tanık olarak dinlenen Serdar Sertçelik'in annesi Ayşenur Bozoğlu, 'O dönem bizim evimiz sanki Emniyet gibiydi. İçeri gelip oturuyorlardı' dedi. Mahkeme Başkanı'nın 'Serdar yurt dışındayken hiç senin aracılığın ile başkası ile görüştü mü?' diye sorması üzerine anne Bozoğlu, Şevket Demircan ile görüştüğünü söyledi ve 'İki farklı telefonu yan yana koyuyorduk o şekilde görüşmüşlerdi. Biz durmuyorduk içerde çıkıyorduk odadan' dedi.</p> <p><strong>Tanık polis memuru Süvari: Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı</strong></p> <p>Tanık olarak dinlenen o dönem Murat Çelik'in kalemi olarak çalışan ve operasyona katılan polis memuru Mustafa Süvari, şunları öne sürdü:</p> <p>'Evet bir görüşme gerçekleştirdik Murat Müdürüm ve Cengiz Haliç ile. Murat Müdür, Haliç'in bazı bilgi ve belgeleri getirebileceğini ve benim de görüşmede bulunmamı istedi. Görüşmede Murat Müdürüm, ben ve Cengiz Haliç vardı. Yaklaşık yarım saat sürdü. Daha önce de gelmiş zaten. Bu ikinci seferiydi. Bazı isimlerle ilgili şeyler anlattı. Ahmet isimli bir savcı hakkında konuştu. Sonra Halil Falyalı, Ahmet Yıkılmaz ve rüşvet ile ilgili şeyler anlattı. Bu görüşme Ayhan Bora Kaplan operasyonundan yaklaşık bir hafta, 10 gün sonra gerçekleşti.</p> <p><strong>'Mesleki tecrübelerimden dolayı bu görüşmeyi kayıt altına aldım'</strong></p> <p>Mesleki tecrübelerimden dolayı bu görüşmeyi kayıt altına aldım. Daha önce yapmadığım şeyleri yapmış gibi gösterilmiştim, o yüzden kendimi güvence altına almak için kaydettim. Görüşme boyunca bir belge vermedi Haliç. Bu görüşmeyi kayıt altına aldığımdan o sırada Çelik'in haberi yoktu. Çok sonradan öğrendi. Serdar Sertçelik, Türkiye'ye geldikten sonra Cengiz Haliç'in ismi dosyada geçince ve önemli bir isim olduğunu da anlayınca Murat Müdürüm ile görüştüm. Görüşmeyi kayıt altına aldığımı söyledim ve bunu Savcılığa vermeye de hazır olduğumu söyledim. Murat Müdürüm de 'iyi olur, savcılığa verelim' dedi.'</p> <p><strong>Görüşme kaydı okundu</strong><strong>;</strong><strong> </strong><strong>'</strong><strong>Barış'ı 10 gün sonra hazır et, 1 milyon dolara:</strong><strong>'</strong></p> <p>Mahkeme Başkanı sunulan kayıttaki görüşmeleri okudu. Mahkeme Başkanı, konuşmalarda birinci erkek şahıs ve olayı anlatan ikinci erkek şahıs olduğunu ifade etti.</p> <p>Duruşmada okunan görüşmenin bir kısmı şöyle:</p> <p>'Olayı anlatan erkek şahıs: Sur Balık'ta oturdular. Ahmet Akça Bey ve Ahmet Yıkılmaz ile sürekli iş yapan bir iş adamı ama adını söylemedi. Onunla bir iş daha yapacak herhalde. 'Barış'ı 10 gün sonra hazır et, 1 milyon dolara:' dedi'</p> <p><strong>Kaplan'ın avukatları: Biz bu konuşmaların burada okunmasını istemiyoruz</strong><strong> </strong></p> <p>Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı Rıdvan Şahin, konuşma metni okunurken araya girdi ve 'İki kişi arasındaki konuşmalar hukuka aykırı olarak kayıt altına alınmıştır. Burada içeriği okunamaz. Delil niteliği yoktur. Cengiz Haliç'in de suç duyurusu vardır konu hakkında. Biz bu konuşmaların burada okunmasını istemiyoruz. Zaten dava konusu ile alakası yoktur' dedi. Mahkeme Başkanı da 'Bunun takdiri bana ait' dedi.</p> <p>Tanık Süvari, 'Arada sorular soran Murat Çelik ve ben. Olayı anlatan ise Cengiz Haliç'tir. Ayrıca burada üç kişinin arasındaki konuşmaları kayıt altına alıyorum ve konuşanlardan biri de benim. Ben bu ses kaydındaki konuşmaları göz ardı mı etseydim. Bir vatandaş olarak görevimi yaptım' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Cengiz Haliç gibi bir isim Emniyet'e gelince herhalde çay içmeye gelmiyordur'</strong></p> <p>Avukat Şahin, 'Neden bu ses kaydını aldınız?' diye sorması üzerine Süvari, 'Cengiz Haliç gibi bir isim Emniyet'e gelince herhalde çay içmeye gelmiyordur. Bir şey anlatmak için gelmiştir. Olası bir suç konuşması olursa ve bu konuşma sonrasında inkar edilir ve ben zarar görürüm diye aldım bu görüşmeyi' yanıtını verdi.</p> <p>Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı Umut Köroğlu'nun 'Yere yatmış adamın kafasına neden silah dayadın?' şeklindeki soruya 'Konu görünenin aksine silahı dayamak değil. Şevket Müdürümün elindeki ağzında mermi olan silahı almak. bu mesleki içgüdü ve ne olur ne olmaz silah patlar diye almak istedim' yanıtını verdi.</p> <p><strong>'Murat Çelik mi bu ses kaydını aldırt</strong><strong>t</strong><strong>ı</strong><strong>r</strong><strong>mış ve kendisine göndert</strong><strong>t</strong><strong>irmiştir?'</strong></p> <p>Söz alan Ayhan Bora Kaplan, 'Kayıtta kendisinin sesi uzaktan, Murat Çelik'in sesi daha yakından geliyor. Murat Çelik mi bu ses kaydını aldırttırmış ve kendisine gönderttirmiştir?' diye sordu. Süvari de 'Bana göre de benim sesim daha yakından geliyor' yanıtını verdi. Kaplan ise 'Başkanım bu ses kaydının incelenmesini ve rapor yazılmasını istiyorum' talebinde bulundu.</p> <p><strong>Avukat Göçer, telefon getirerek sunum yaptı: Bir WhatsApp mesajlaşmasının üstüne konuşmalar sonradan eklenebilir ya da çıkartılabilir</strong><strong> </strong></p> <p>Emekli polis memuru sanık Önder Polat'ın avukatı Duran Göçer, mahkeme huzuruna üç telefon getirdi ve WhatsApp üzerinden sıralı bir mesajlaşmayı okudu. İki kişi arasındaki örnek bu WhatsApp mesajlaşmasının farklı telefonlar ile manipüle edilebileceği iddiasında bulundu. Göçer bu telefonları da mahkemeye sunarak öncelikle Jandarma tarafından incelenmesi talebinde bulundu. Göçer, 'Yani demek istediğimiz şu; manipülasyon iddiasının kanıtlanması çok zor. Ancak bir WhatsApp mesajlaşmasının üstüne konuşmalar sonradan eklenebilir ya da çıkartılabilir. Öte yandan mesajlaşmalar başka bir telefona yüklenip de değiştirilebilir. Buluntu telefon dosyası için öncelikle adaletin sağlanmasını istiyoruz. Mahkeme Başkanı ve duruşma savcısının sorularından bu telefon ile ilgili şüphelerin olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden buluntu telefona ilişkin en uzman bir bilirkişi bulunarak inceletmesi ve bilirkişinin de kimliğinin gizli tutulmasını talep ediyoruz' dedi.</p> <p>Duruşmaya 1 saat ara verildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-tanik-polis-memuru-mustafa-suvariden-cengiz-halic-halil-falyali-ahmet-yikilmaz-ve-rusvet-ile-ilgili-seyler-anlatti-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:31:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-tanik-polis-memuru-mustafa-suvariden-cengiz-halic-halil-falyali-ahmet-yikilmaz-ve-rusvet-ile-ilgili-seyler-anlatti-iddiasi.jpeg" type="image/jpeg" length="76505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremde yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı kamu görevlileri davasında bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-hasan-alpargun-apartmani-kamu-gorevlileri-davasinda-bilirkisi-raporu-hazirlanmasina-karar-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/depremde-yikilan-hasan-alpargun-apartmani-kamu-gorevlileri-davasinda-bilirkisi-raporu-hazirlanmasina-karar-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da 6 Şubat depremlerinde Hasan Alpargün Apartmanı'nın yıkılması sonucunda 96 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davada, dönemin 7 kamu görevlisinin yargılanmasına devam edildi. Mahkeme heyeti, sanıkların kusur durumlarına ilişkin Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden bilirkişi raporu istenilmesine ve tüm sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Adana'da 6 Şubat depremlerinde Hasan Alpargün Apartmanı'nın yıkılması sonucunda 96 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davada, dönemin 7 kamu görevlisinin yargılanmasına devam edildi. Mahkeme heyeti, sanıkların kusur durumlarına ilişkin Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden bilirkişi raporu istenilmesine ve tüm sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.</p> <p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde, Adana'nın Çukurova ilçesinde bulunan Hasan Alpargün Apartmanı'nın yıkılması sonucu 96 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.</p> <p>Binanın yıkımında sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle Seyhan Belediyesi'nde görevli eski imar müdürü Alim Erdoğan, imar müdür yardımcısı Sitare Koçoğlu, belediyede görevli harita şube şefi Gökalp Çubukçu, inşaat mühendisi Ferhat Yağ, mimar Sevda Canpolat, makine mühendisi İmran Arısoy ve iskan komisyonu üyesi Can Mustafa Eren hakkında, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi.</p> <p>Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, depremde yakınlarını kaybedenler, tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.</p> <p><strong>Duruşma 9 Ekim'e ertelendi...</strong></p> <p>Sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini talep ederken; depremde yakınlarını kaybedenler, sanıkların denetim görevini yerine getirmediğini öne sürerek 'olası kast' suçundan cezalandırılmalarını talep etti.</p> <p>Mahkeme heyeti, sanıkların kusur durumlarına ilişkin Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden bilirkişi raporu istenilmesine ve tüm sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar vererek duruşmayı 9 Ekim'e erteledi.</p> <p><strong>'Kamu görevlileri de 96 canın hayatını kaybetmesinde sorumludur'</strong></p> <p>Duruşmaların ardından aileler, Adana Adalet Sarayı önünde açıklama yaptı. Müşteki avukatlarından Y. Sergen Nisanoğlu, mahkemenin depremde hayatını kaybeden kişilerin kardeşlerinin, mirasçı olmadıkları gerekçesiyle davaya katılma taleplerini reddettiğini söyledi.</p> <p>Nisanoğlu, 'Yargılamaları ekonomik bir mesele gibi görmelerinin bir sonucudur. Burası hukuk mahkemeleri değil, ceza mahkemeleridir. Ceza mahkemelerinde mirasçılık belgesi aranmaz. Sırf mirasçılık belgesi yok denilerek kardeşini kaybeden insanların duruşmaya katılma taleplerinin reddedildiği bir kararla yargılama süreci devam etmektedir' ifadelerini kullandı.</p> <p>Dosyaya yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek duruşmanın ertelendiğini belirten Nisanoğlu, şöyle konuştu:</p> <p>'Bu binada yalnızca müteahhit değil, aynı zamanda proje hataları, birbirine uygun olmayan uygulamalar ve kötü imalat söz konusudur. Bir binanın yalnızca müteahhidi değil; insanlara 'burası düzgün yapılmış, burada yaşayabilirsiniz, hayatınızı güven içinde sürdürebilirsiniz' diyen kamu görevlileri de bu 96 canın hayatını kaybetmesinde sorumludur. Adana'da devam eden davalarda kamu görevlileri, en üst hadden hiçbir indirim uygulanmaksızın 22,5 yıl hapis cezasına varan cezalarla karşı karşıya kalmışlardır. Bu hapis cezaları uygulanmıştır. Kişiler hakkında kaçma şüphesi bulunduğunu söyledik. Daha önce hakkında 22,5 yıl hapis cezası verilen bir kamu görevlisinin, bir mimarın, cezanın verildiği gün kaçtığını ve huzurdaki sanıkların da alması muhtemel cezalar göz önüne alındığında daha ağır adli kontrol kararlarına tabi tutulması gerektiğini ifade ettik. Ancak yalnızca yurt dışı çıkış yasağı uygulanmıştır. Daha önce de bu tür yasaklar, kişilerin kaçmasını engelleyememiştir. Bu kararların, yarın öbür gün sorumlu kişilerin cezalandırılması halinde gerçek bir cezaya dönüşebilmesi için; sorumlulukları açık, aleyhlerine somut ve kuvvetli şüphe bulunan kişilerin daha etkin adli kontrol tedbirlerine tabi tutulması gerekmektedir.'<br /> <br /><strong>'Pazartesi günü gerçekleşecek istinaf duruşmasına tüm kamuoyunu davet ediyoruz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Avukat Nisanoğlu, 20 Nisan'da Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nde sanık müteahhit Hasan Alpargün'ün 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasına (olası kast) ilişkin yargılamasının görüleceğini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Buradan alınan 'olası kast' kararı Türkiye tarihinde ilk olup, bir deprem dosyasında tek örnektir. Bu karara sahip çıkıyoruz. Buradaki herkesin iradesi, kamu görevlilerinin gerçek cezalara ulaşması ve gerçek yaptırımlara tabi tutulması yönündedir. Aynı şekilde Hasan Alpargün'ün ve deprem sırasında hayatını kaybeden tüm canların faili olan sanıkların da 'olası kast'tan yargılanması talebini sürdürüyoruz. 'Olası kast', hem doğru bir muhakeme biçimi hem de adil bir cezanın temel koşuludur. Türkiye'deki yargı bu aşamada buna direnmektedir. Ancak biz bu karara ve bu talebe sahip çıkmaya devam ediyoruz. Pazartesi günü gerçekleşecek istinaf duruşmasına tüm kamuoyunu davet ediyoruz.' </p> <p>Hasan Alpargün Apartmanı'nda kardeşini ve babasını kaybeden Gizem Çetin ise yarın saat 13.00'te Duygu Cafe önünde açıklama yapacaklarını, pazar günü de Adalet Peşinde Aileleri Platformu ile birlikte saat 14.00'te Aksagaz önünden Duygu Cafe'ye yürüyüş düzenleyeceklerini ve ardından açıklama yapacaklarını belirterek Adana halkını desteğe çağırdı. Çetin, pazartesi günkü istinaf duruşmasında 'olası kast' kararına sahip çıkacaklarını vurguladı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Adana</category>
      <guid>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-hasan-alpargun-apartmani-kamu-gorevlileri-davasinda-bilirkisi-raporu-hazirlanmasina-karar-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:06:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/depremde-yikilan-hasan-alpargun-apartmani-kamu-gorevlileri-davasinda-bilirkisi-raporu-hazirlanmasina-karar-verildi.jpg" type="image/jpeg" length="56643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yerebatan Sarnıcı, Türk vatandaşlarına 1 TL. Nuri Aslan: 'Tüm hemşehrilerimiz gelsin, tarihimize nasıl sahip çıktığımızı görsün']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yerebatan-sarnici-turk-vatandaslarina-1-tl-nuri-aslan-tum-hemsehrilerimiz-gelsin-tarihimize-nasil-sahip-ciktigimizi-gorsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yerebatan-sarnici-turk-vatandaslarina-1-tl-nuri-aslan-tum-hemsehrilerimiz-gelsin-tarihimize-nasil-sahip-ciktigimizi-gorsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Meclisi'nde yaptığı faaliyet raporu sunumunda; İBB Miras ile gerçekleştirilen restorasyon devrimini rakamlarla anlatırken, Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine tepki gösterdi. Aslan, 'Biz onardık, biz sahip çıktık. Şimdi 15 günde boşaltın diyorlar. Bu hukuksuzluğa karşı bugünden itibaren Türk vatandaşlarına Yerebatan Sarnıcı ziyaretini sadece 1 TL yapıyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) </strong>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Meclisi'nde yaptığı faaliyet raporu sunumunda; İBB Miras ile gerçekleştirilen restorasyon devrimini rakamlarla anlatırken, Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine tepki gösterdi. Aslan, 'Biz onardık, biz sahip çıktık. Şimdi 15 günde boşaltın diyorlar. Bu hukuksuzluğa karşı bugünden itibaren Türk vatandaşlarına Yerebatan Sarnıcı ziyaretini sadece 1 TL yapıyoruz' dedi.</p> <p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'nin faaliyet raporu sunumunda kürsüye çıkan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İstanbul'un tarihi mirasını koruma yolunda atılan dev adımları ve son günlerde kamuoyunda tartışılan mülkiyet devirlerini gündeme taşıdı. Aslan, Ekrem İmamoğlu döneminde kurulan İBB Miras'ın başarılarını vurgularken, Yerebatan Sarnıcı üzerinden verilen 'boşaltma' talimatına meclis kürsüsünden tepki gösterdi. İstanbul'un tarihi dokusuna sahip çıkmak için devasa bütçeler ayırdıklarını belirten Aslan, İBB Miras'ın çalışmalarını şu sözlerle özetledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İBB Miras ile bir devrim gerçekleştirdik'</strong></p> <p>'Ekrem Başkanımızın göreve gelmesinin ardından kurulan İBB Miras ile tabiri caizse bir devrim gerçekleştirdik. Ecdadımızın mirasına sahip çıktık. Bugün sayıları 19'u bulan tarihi türbeyi, 640 tarihi mezar ve hazireyi, 240 tarihi çeşmeyi hak ettiği hürmetle onardık. O çeşmeler ki ecdadımızın en zarif imzası. Haliç Tersanesi'ni, Hasanpaşa, Yedikule ve Dolmabahçe Gazhanelerini, Bakırköy Baruthanesi'ni ve Çubuklu Siloları'nı ayağa kaldırdık.</p> <p><strong>'Vakıfların sorumluluğundaki camilerin temizliğini biz yapıyoruz'</strong></p> <p>Tarihi selatin camilerin temizlik, bakım ve güvenlik hizmetlerine 6 yılda bugünkü rakamlarla yaklaşık 2 milyar TL bütçe ayırmışız. Vakıfların hazirelerine 2019-2025 yılları arasında yaklaşık 450 milyon TL'lik hizmet ve desteklerimiz oldu. Yani vakıfların sorumluluğundaki camilerin temizliğini, hazirelerin düzenlemesini biz yapıyoruz! Vakıflar Genel Müdürlüğü değil.  Restorasyon uygulamalarına 6 yıl içinde yaklaşık 8 milyar TL ayırdık. Ecdat yadigarımıza sahip çıktık.</p> <p><strong>'Şimdi 'boşaltın' diyorlar'</strong></p> <p>Bugün pek çok İstanbullunun sosyal medyasında paylaştığı öncesi sonrası fotoğraflarında da görebileceğiniz gibi: Bir Ekrem İmamoğlu'ndan öncesi var bir de sonrası: Bunun en büyük örneği de Yerebatan Sarnıcı. Restore ettiğimiz 2023 yılından bu yana ziyaretçi sayısı 10 milyonu aştı. Ne güzel değil mi? Biz yaptığımız işlerle gurur duyuyoruz. Ancak bugün bizleri çok üzen bir kararla karşı karşıyayız. 1 Nisan günü şaka gibi: Yerebatan Sarnıcı, Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil ettirildi. Bir diğer deyişle mülkiyet Vakıflara geçti: Ama ne yaptılar biliyor musunuz? Bize gelen yazıda, 15 gün içinde sarnıcı boşaltmamız gerektiği söyleniyor. Tüm Türkiye vatandaşlarına soruyorum. Bu hak mı?</p> <p><strong>'Galata Kulesi vakıf eseri değildir, belgesi nerede?'</strong></p> <p>Vakıflar Genel Müdürlüğü 'Vakıf malları ait olduğu yere dönüyor' diyor. Soruyorum: Yerebatan Sarnıcı'nın vakfı kim? Belgesi nerede? Galata Kulesi'nde de aynı süreci yaşadık. Galata Kulesi de bir vakıf eseri değildir. MS 500'lü yıllarda deniz feneri olarak yapılmış, 1348'de Cenevizliler kuleye dönüştürmüştür. Ne Fatih Sultan Mehmet tarafından vakfedilmiştir ne de bir vakfiye kaydı vardır. Bu işlem hiçbir hukuki zemine dayanmamaktadır'</p> <p><strong>İstanbullulara tarihi çağrı: 'Ziyaret sadece 1 TL'</strong></p> <p>Nuri Aslan, konuşmasında tüm Türk vatandaşlarını sarnıca davet etti ve şunları söyledi:</p> <p>'Cumhuriyet döneminde de bu miras,  İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne devredilmiştir. Yani bu kule, tarih boyunca kamunun olmuştur. Halkın olmuştur. Bugün 'vakıf malıdır' denilerek yapılan bu işlem, hiçbir hukuki zemine dayanmamaktadır. Ve biz tam da bu yüzden soruyoruz: Eğer ortada bir vakıf varsa: Belgesi nerede? Bugün Yerebatan Sarnıcı'nda da aynı yaklaşımı görüyoruz. Bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değil. Bu memleket bizim, İstanbul bizim. Tarih hepimizin. Bu memleket bizim, İstanbul bizim. Tarih hepimizin. Bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değil. Buradan duyuruyorum: Bugünden itibaren Türk vatandaşlarına, Yerebatan Sarnıcı'nı ziyaret etmek sadece 1 TL! Tüm hemşehrilerimiz gelsinler hem tarihimizi hem de Yerebatan Sarnıcı'na nasıl sahip çıktığımızı görsünler! Kolay vazgeçmeyeceğimizi mi sandımız, asla pes etmeyeceğiz tüm yasal haklarımızı kullanacağız. Yok öyle mala çökmek. Yok öyle yönetime çökmek. Yok öyle Milletin iradesine çökmek. Asla geri durmayacağız. Biz bu restorasyonları sizin paranızla yaptık. Gelin paranızla neyin yapıldığını görün.'</p> <p>Aslan'ın meclis faaliyet sunumu devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yerebatan-sarnici-turk-vatandaslarina-1-tl-nuri-aslan-tum-hemsehrilerimiz-gelsin-tarihimize-nasil-sahip-ciktigimizi-gorsun</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:06:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yerebatan-sarnici-turk-vatandaslarina-1-tl-nuri-aslan-tum-hemsehrilerimiz-gelsin-tarihimize-nasil-sahip-ciktigimizi-gorsun.jpg" type="image/jpeg" length="73838"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Didim'de Ege Lezzetleri Festivali için geri sayım başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/didimde-ege-lezzetleri-festivali-icin-geri-sayim-basladi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/didimde-ege-lezzetleri-festivali-icin-geri-sayim-basladi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege mutfağının köklü geçmişini ve zengin lezzetlerini bir araya getiren, yerel üreticileri desteklemeyi ve geleneksel tatları gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen Didim Ege Lezzetleri Festivali için geri sayım başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN) -</strong> Ege mutfağının köklü geçmişini ve zengin lezzetlerini bir araya getiren, yerel üreticileri desteklemeyi ve geleneksel tatları gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen Didim Ege Lezzetleri Festivali için geri sayım başladı.</p> <p>Didim Belediyesi tarafından 24-25-26 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek festival, bu yıl ikinci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Genişletilen programı ve zengin içeriğiyle dikkat çeken festivalin, Ege mutfağının kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtması hedefleniyor.</p> <p><strong>Akköy'de lezzet ve kültür buluşması</strong></p> <p>Akköy Mahallesi'nde düzenlenecek festivalde Ege'nin özgün tatları, üretim kültürü ve gastronomi hikâyeleri bir araya gelecek. Ziyaretçiler, yalnızca yöresel lezzetleri tatmakla kalmayacak; aynı zamanda üretim süreçlerine, geleneksel mutfak pratiklerine ve yerel üretim kültürüne de yakından tanıklık edecek.</p> <p><strong>Zengin içerik ve atölye programı</strong></p> <p>Festival kapsamında Lezzet Alayı Yürüyüşü'nün yanı sıra çeşitli söyleşiler, atölyeler ve yaratıcı mutfak deneyimleri gerçekleştirilecek. Programda 'Komşu Komşunun Külüne Muhtaç: Ege'nin İki Yakası',  'Ege'de Ot ve Hamurun Buluşması' , 'Salamurasız Zeytin mi?', 'Mavraki: Didim'in Gizli Balığı Sahneye Çıkıyor', 'Akköy'den Michelin Çıkar mı?'  ve 'Şevketibostan: Gerçek Tadı Keşfet' başlıkları öne çıkıyor.  Usta şefler, yerel üreticiler ve gastronomi meraklılarının bir araya geleceği festivalin, Ege mutfağını yalnızca tanıtan değil aynı zamanda yeniden yorumlayan bir platform olması amaçlanıyor.</p> <p><strong>'Didim, Ege'nin lezzet vitrini olacak'</strong></p> <p>Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, festivalin kentin tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Didim'i artık sadece bir tatil destinasyonu olarak değil, Ege'nin üretim kültürünü ve mutfak mirasını dünyaya anlatan güçlü bir merkez olarak konumlandırıyoruz. Bu festival, toprağın emeğini, denizin bereketini ve geleneksel tariflerin ruhunu bir araya getiriyor. Tüm halkımızı bu büyük lezzet yolculuğuna davet ediyorum.'</p> <p><strong>Geçen yıl 60 bin ziyaretçi hedefi aşılmıştı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Geçen yıl yaklaşık 60 bin kişinin katılımıyla büyük ilgi gören Didim Ege Lezzetleri Festivali'nin, bu yıl daha da geniş katılım ve içerikle Türkiye'nin önemli gastronomi etkinlikleri arasında yer alması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/didimde-ege-lezzetleri-festivali-icin-geri-sayim-basladi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:51:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/didimde-ege-lezzetleri-festivali-icin-geri-sayim-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="39873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hekim Birliği Sendikası: Hekim ve öğretmenin aynı barbarlık duvarına çarpıp parçalanmış olması tesadüf değildir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hekim-birligi-sendikasi-hekim-ve-ogretmenin-ayni-barbarlik-duvarina-carpip-parcalanmis-olmasi-tesaduf-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hekim-birligi-sendikasi-hekim-ve-ogretmenin-ayni-barbarlik-duvarina-carpip-parcalanmis-olmasi-tesaduf-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Ersin Yıldırım, 17 Nisan'ın Gaziantep'te hasta yakını tarafından öldürülen Dr. Ersin Arslan'ın vefat yıl dönümü olduğuna dikkati çekerek, 'Kahramanmaraş'ta bir eğitim yuvasında yaşanan, çocukları, öğrencilerimizi, öğretmenimizi hayattan koparan olay, şiddetin nasıl bir toplumsal derin yara haline geldiğinin en etkili kanıtıdır. Bir hekimin hastasını yaşatma çabası ile bir öğretmenin öğrencisini yetiştirme heyecanının, aynı barbarlık duvarına çarpıp parçalanmış olması tesadüf değildir' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Ersin Yıldırım, 17 Nisan'ın Gaziantep'te hasta yakını tarafından öldürülen Dr. Ersin Arslan'ın vefat yıl dönümü olduğuna dikkati çekerek, 'Kahramanmaraş'ta bir eğitim yuvasında yaşanan, çocukları, öğrencilerimizi, öğretmenimizi hayattan koparan olay, şiddetin nasıl bir toplumsal derin yara haline geldiğinin en etkili kanıtıdır. Bir hekimin hastasını yaşatma çabası ile bir öğretmenin öğrencisini yetiştirme heyecanının, aynı barbarlık duvarına çarpıp parçalanmış olması tesadüf değildir' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Ersin Yıldırım, yaptığı açıklamada 17 Nisan'ın Gaziantep'te hasta yakını tarafından öldürülen Dr. Ersin Arslan'ın vefat yıl dönümü olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p> <p>'Hekim Birliği Sendikası olarak, sadece bir meslektaşımızı değil; umudu, emeği ve şifaya adanmış bir ömrü toprağa vermenin acısını ilk günkü gibi yüreğimizde hissediyoruz. Her yıl 17 Nisan, biz hekimler için sadece bir takvim yaprağı değil; beyaz önlüğe kanın sıçradığı, güvenin zedelendiği ve bir toplumun kendi şifacısından sırtını dönerek uzaklaştığı bir güne işaret etmektedir. Dr. Ersin Arslan, dertlere derman olmaya çalışırken, cehaletin ve şiddetin kurbanı oldu. O günden bu yana 'Sağlıkta Şiddete Son' diye haykırmaktan nefesimiz kesildi, ancak ne yazık ki bu çığlığımız henüz tam anlamıyla karşılık bulmadı.</p> <p>Şiddet artık sınır tanımıyor. Bugün geldiğimiz noktada şiddet sarmalı sadece hastane koridorlarını değil, toplumun en kutsal sığınaklarını, yani<br />okullarımızı da kuşatmış durumdadır. Hastanede hekimlerimiz, okullarda çocuklarımız, öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ölüyor. Şifa veren eller<br />zarar görürken, geleceği inşa eden kalemler yok oluyor. Kahramanmaraş'ta bir eğitim yuvasında yaşanan, çocukları, öğrencilerimizi, öğretmenimizi hayattan koparan olay, şiddetin nasıl bir toplumsal derin yara haline geldiğinin en etkili kanıtıdır. Bir hekimin hastasını yaşatma çabası ile bir öğretmenin öğrencisini yetiştirme heyecanının, aynı barbarlık duvarına çarpıp parçalanmış olması tesadüf değildir.</p> <p>Şiddetin dili ortak, acısı birdir. Hekim Birliği Sendikası olarak açıkça ifade ediyoruz Hastanede doktora, okulda öğretmene doğrultulan silah aynı<br />karanlık zihniyetin ürünüdür. Toplumun temel direkleri olan sağlık profesyonelleri, eğitim çalışanları, fiziksel ve psikolojik şiddetin gölgesinde görevlerini yapamaz hale getirilmiştir. Caydırıcı yasaların, tavizsiz uygulanacak yaptırımların ve en önemlisi 'insana saygı' kültürünün yeniden yerine oturtulması artık bir lütuf değil, hayati bir zorunluluktur.</p> <p>Son sözümüz, unutmayacağız. Bizler, Dr. Ersin Arslan'ın ve şiddet kurbanı olan tüm meslektaşlarımızın, öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin aziz<br />hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Beyaz önlüğümüzün lekelenmemesine, kalemlerin kırılmamasına, geleceğin fidanlarının şiddet rüzgarıyla savrulmamasına vesile olmak için gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Dr. Ersin Arslan'ı rahmetle anıyor; Kahramanmaraş'ta kaybettiğimiz meslektaşlarımız olan eğitimcilere ve yavrularımıza Allah'tan rahmet diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Şiddet son bulana, güvenli çalışma ortamları sağlanana kadar mücadelemizden tek bir adım geri atmayacağımızı aziz Türk milleti önünde yüksek sesle ifade ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hekim-birligi-sendikasi-hekim-ve-ogretmenin-ayni-barbarlik-duvarina-carpip-parcalanmis-olmasi-tesaduf-degildir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:48:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/hekim-birligi-sendikasi-hekim-ve-ogretmenin-ayni-barbarlik-duvarina-carpip-parcalanmis-olmasi-tesaduf-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="57705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun'da okul saldırıları protesto edildi... 'Yaşananlar bir güvenlik zafiyeti değil, açık bir politik tercihin sonucudur']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/giresunda-okul-saldirilari-protesto-edildi-yasananlar-bir-guvenlik-zafiyeti-degil-acik-bir-politik-tercihin-sonucudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/giresunda-okul-saldirilari-protesto-edildi-yasananlar-bir-guvenlik-zafiyeti-degil-acik-bir-politik-tercihin-sonucudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırıların ardından Giresun'da sokağa çıkan eğitim sendikaları, okullarda artan şiddetin 'münferit değil, yapısal bir sorun' olduğunu vurguladı. Eğitim-İş ve Eğitim-Sen eylemlerinde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin sloganlarla istifaya çağrılırken, eğitimciler 'Bu tablo bir güvenlik zafiyeti değil, siyasi tercihlerin sonucudur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Barış TÜYSÜZ</strong></p> <p><strong>(GİRESUN) -</strong> Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırıların ardından Giresun'da sokağa çıkan eğitim sendikaları, okullarda artan şiddetin 'münferit değil, yapısal bir sorun' olduğunu vurguladı. Eğitim-İş ve Eğitim-Sen eylemlerinde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin sloganlarla istifaya çağrılırken, eğitimciler 'Bu tablo bir güvenlik zafiyeti değil, siyasi tercihlerin sonucudur.' dedi.</p> <p>Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da okullara silahlı saldırıların ardından başlayan eylemler devam ediyor. Giresun'da eğitim sendikaları yaşanılanlara tepki için sokağa çıktı. Türk Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Eğitim-Sen üyeleri tarafından düzenlenen eylemlerde, eğitimde artan şiddet ve güvenlik zafiyetine tepki gösterildi.</p> <p>Türk Eğitim-Sen üyeleri, Atatürk Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na karanfil bırakarak hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri andı. Hacı Miktat Camii'nde kılınan Cuma namazının ardından saldırılarda yaşamını yitirenler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Eğitim-İş ve Eğitim-Sen üyeleri ise gün içerisinde yaptıkları açıklamalarla eğitim sistemine yönelik eleştirilerini dile getirdi.</p> <p>Eğitim-İş Giresun Temsilcisi Mustafa Gürel, 'O kadar sinirliyiz ki, o kadar öfkeliyiz ki: Yüreğimiz yanıyor. Ama susmayacağız. Her platformda bu olayların sorumlularının hesap vermesi için mücadele edeceğiz. Bu işi yapamıyorsanız istifa edeceksiniz. Okulları tarikatlara peşkeş çekenler burada duramaz.' açıklamasında bulundu.</p> <p>Eğitim-İş mensubu Ersoy Şahin tarafından okunan basın açıklamasında yaşananların münferit olmadığı vurgulandı. Açıklamada, öğretmenlerin itibarsızlaştırıldığı, rehberlik hizmetlerinin zayıflatıldığı ve eğitim sisteminin bilimsel temellerden uzaklaştırıldığı belirtilerek, 'Yaşananlar büyük bir toplumsal çöküşün başlangıcıdır.' denildi. Eğitim-İş'in eylemi, 'Karanlığa teslim olmayacağız' sloganları ve alkışlı protesto ile sona erdi.</p> <p><strong>'Bu tablonun siyasi sorumluları görevlerini bırakmalıdır'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Eğitim-Sen üyeleri tarafından yapılan eylemde konuşan sendika temsilcisi Bülent Ecevit Zaim, ülkede eğitim ortamlarının giderek güvensiz hale geldiğine dikkat çekerek, 'Kendi ülkemizde yaşam için nöbetteyiz. Okullarımıza, sınıflarımıza öğrencilerimizle birlikte güven içinde giremiyoruz. Çok acı ama okullarımızda ciddi şiddet vakaları yaşandı. Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz hayatını kaybetti. Biz buradayız çünkü unutmamak ve unutturmamak zorundayız. Bugün yaşananları unutursak yarın çözüm üretmemiz mümkün olmayacak. Unutturmayacağız ki çocuklarımızla okullarımıza güven içinde dönebilelim. Eğitim kurumlarında artan şiddet münferit değildir. Bu tablo, eğitimin kamusal niteliğinin aşındırılması ve yanlış politikaların sonucudur. Bugün yaşananlar bir güvenlik zafiyeti değil, açık bir politik tercihin sonucudur. Bu tablonun siyasi sorumluları görevlerini bırakmalıdır.' dedi. </p> <p>Eğitim-Sen eyleminde de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hedef alınarak 'Eğitim düşmanı Yusuf Tekin istifa' sloganları atıldı.</p> <p>Eylem boyunca 'Sermayeye değil, eğitime bütçe', 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz' ve 'Karanlığa teslim olmayacağız' sloganları atıldı. Protesto, yaklaşık 1 saat süren oturma eylemiyle sona erdi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Giresun</category>
      <guid>https://www.haber500.com/giresunda-okul-saldirilari-protesto-edildi-yasananlar-bir-guvenlik-zafiyeti-degil-acik-bir-politik-tercihin-sonucudur</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:33:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/giresunda-okul-saldirilari-protesto-edildi-yasananlar-bir-guvenlik-zafiyeti-degil-acik-bir-politik-tercihin-sonucudur.jpg" type="image/jpeg" length="74082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yozgat'ta 20 besiciye yüzde 50 hibe destekli 20 erkek manda dağıtıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yozgatta-20-besiciye-yuzde-50-hibe-destekli-20-erkek-manda-dagitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yozgatta-20-besiciye-yuzde-50-hibe-destekli-20-erkek-manda-dagitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat'ta yok olmaya yüz tutan manda yetiştiriciliğini yaygınlaştırmak, manda sayısını artırmak, daha kaliteli süt elde etmek ve süt ürünleri üretimiyle ekonomiye katkı sağlamak amacıyla sürdürülen 'Manda Islah Projesi' kapsamında, yüzde 50 hibe ile mandalar sahiplerine ulaştırıldı. Yozgat Manda Yetiştiricileri Birliği ile Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü'nün desteğinde, 20 yetiştiriciye birer erkek damızlık manda dağıtıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Seyfi ÇELİKKAYA</strong></p> <p><strong>(YOZGAT) -</strong> Yozgat'ta yok olmaya yüz tutan manda yetiştiriciliğini yaygınlaştırmak, manda sayısını artırmak, daha kaliteli süt elde etmek ve süt ürünleri üretimiyle ekonomiye katkı sağlamak amacıyla sürdürülen 'Manda Islah Projesi' kapsamında, yüzde 50 hibe ile mandalar sahiplerine ulaştırıldı. Yozgat Manda Yetiştiricileri Birliği ile Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü'nün desteğinde, 20 yetiştiriciye birer erkek damızlık manda dağıtıldı.</p> <p>Yozgat'ta hayvancılık sektörünü modernleştirmek ve verimliliği artırmak amacıyla yürütülen 'Manda Islah Projesi' kapsamında İstanbul'dan getirilen 20 yüksek verimli damızlık erkek mandaların yetiştiricilere dağıtımı için tören düzenlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Manda Yetiştiricileri Birliği iş birliğinde yürütülen proje çerçevesinde kırsal kalkınmayı desteklemek ve işletmeleri güçlendirmek amacıyla 20 yetiştiriciye damızlık manda verildi.</p> <p>Manda ıslahı projesinin devam ettiğini ve bu kapsamda dışarıdan erkek damızlık manda temin edildiğini söyleyen Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürü Ömer Şentürk, 'Maliyetinin yüzde 50'sini biz karşılıyoruz, yüzde 50'sini ise çiftçilerimiz karşılıyor. Amacımız hem manda popülasyonunu kan değişimiyle artırmak hem de ıslah çalışmalarını sürdürmek. Bunun yanında mandacılara bakanlığımızın destekleri de devam ediyor. Yozgat'ta 3 bin 150 manda varlığımız bulunuyor. Her yıl üreticilerimize 10 milyondan fazla destek sağlıyoruz. Özel idarenin katkısıyla 20 ıslah amaçlı erkek mandanın dağıtımını gerçekleştirdik.' dedi.</p> <p>Projeden yararlanan Yozgat Merkez Buzağcıoğlu köyünden Gazi Dalgıç, 'Birlik başkanımız ve projeye destek veren hocamız bizi bilgilendirdi. Başvurumuzu yaptık ve yüzde 50 hibeli olarak kabul edildik. Kuralar çekildi ve bize de bir erkek manda verildi. Amacımız üretimi artırmak ve süt verimini yükseltmek. Benim 15 anaç mandam vardı, bugün bir erkek manda daha aldım. Sürümüzü çoğaltmaya devam edeceğiz. Desteklerden memnunuz, ancak artırılmasını da istiyoruz.'dedi.</p> <p>Yozgat Merkez Yazıpınarı Yortan köyünden Sezai Altınok ise, 'Köyde mandacılık yapıyoruz. Devletimizin ve valiliğimizin desteklediği bu projeyle bize erkek manda temin edildi. Böylece ırkın ıslahı ve süt veriminin artırılması sağlanıyor. Yüzde 50 hibeyle verilen bu destekten dolayı teşekkür ediyoruz. Mandacılığı geliştirmeye devam edeceğiz.' dedi.</p> <p>Türkiye Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği Genel Başkanı Muzaffer Keser, Türkiye'de manda varlığındaki değişime dikkat çekerek, '2011 yılında Türkiye'de 87 bin manda vardı. TAGEM'in yürüttüğü ıslah projesiyle bu sayı 2023'te 197 bine kadar çıktı. Gençlere hayvancılığa yönelmelerini öneriyoruz. Ancak şu anda sayı 164 bine düşmüş durumda. Devlet desteklerinin artarak devam edeceğine inanıyoruz.' diye konuştu.</p> <p>Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık ve Su Ürünleri Araştırmaları Daire Başkanı Dr. Erdinç Veske ise desteklemelerin sürdüğünü belirterek, 'Yozgat manda yetiştiriciliğinde önemli illerimizden biridir. 2011'den bu yana yürütülen projeyle 30 milyon liranın üzerinde destek sağlanmıştır. 2025 yılı içinde de 10 milyon 400 bin liralık destek verilmiştir. 93 yetiştiricinin yaklaşık 1.353 manda varlığıyla desteklemeler devam etmektedir.' dedi.</p> <p>Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan da hayvancılığın önemine değinerek, 'Yozgat, tarım ve hayvancılıkta ülkemizin önemli illerinden biridir. Manda yetiştiriciliğini sürdüren kadim illerden biriyiz. Bakanlığımız, İl Özel İdaremiz ve üreticilerimizle birlikte damızlık manda dağıtımı gerçekleştiriyoruz. Amacımız üretimi artırmak ve ıslah çalışmalarını sürdürmektir.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Yozgat</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yozgatta-20-besiciye-yuzde-50-hibe-destekli-20-erkek-manda-dagitildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yozgatta-20-besiciye-yuzde-50-hibe-destekli-20-erkek-manda-dagitildi.jpg" type="image/jpeg" length="46501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Barut'tan mısır ithalatına tepki: Yerli üretime ve çiftçimize kötülük yapmaktan vazgeçin]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-baruttan-misir-ithalatina-tepki-yerli-uretime-ve-ciftcimize-kotuluk-yapmaktan-vazgecin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-baruttan-misir-ithalatina-tepki-yerli-uretime-ve-ciftcimize-kotuluk-yapmaktan-vazgecin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Cumhurbaşkanı kararıyla Gümrük Vergisi'nin yüzde 130'dan yüzde 5'e düşürülerek 3 milyon ton mısır ithalat edilmesine olanak tanınmasına tepki göstererek. 'İthalat sevdalısı AKP iktidarı boş durmuyor. Üretime ve üreticiye destek yerine yine ithalat kararı aldılar. 3 milyon ton mısır ithalatı için gümrük vergisi yüzde 130'dan yüzde 5'e düşürüldü. İktidara çağrı yapıyoruz; Yanlıştan derhal dönülsün. Yerli üretime ve çiftçimize kötülük yapmaktan vazgeçin' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Cumhurbaşkanı kararıyla Gümrük Vergisi'nin yüzde 130'dan yüzde 5'e düşürülerek 3 milyon ton mısır ithalat edilmesine olanak tanınmasına tepki göstererek. 'İthalat sevdalısı AKP iktidarı boş durmuyor. Üretime ve üreticiye destek yerine yine ithalat kararı aldılar. 3 milyon ton mısır ithalatı için gümrük vergisi yüzde 130'dan yüzde 5'e düşürüldü. İktidara çağrı yapıyoruz; Yanlıştan derhal dönülsün. Yerli üretime ve çiftçimize kötülük yapmaktan vazgeçin' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Resmi Gazete'de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile mısır ithalatında yüzde 130 olan Gümrük Vergisi yüzde 5'e düşürülerek 31 Temmuz tarihine kadar yapılacak 3 milyon tonluk ithalata olanak tanındı. Bu karar tepki gösteren Ayhan Barut, 'Her defasında yerliyiz ve milliyiz diye nutuk atanlar ülkemizi ithalat cennetine çevirdi. İran'a yönelik savaşın da etkisiyle mazot 80 liraya dayanmış, gübre 40 bin liraya fırlamış halde. Üretici yanıyor, ocaklar sönüyor. Bu yangını söndürüp çare üretmeyen iktidar, tarımsal üretime ve üreticimize ithalat yoluyla bir darbe daha vuruyor. Bu yanlışa geçit vermeyeceğiz. Aklınızı başınıza alın, bu kötülükten vazgeçin' ifadesini kullandı.</p> <p>Barut, 'İthalat sevdalısı AKP iktidarı boş durmuyor. Üretime ve üreticiye destek yerine yine ithalat kararı aldılar. 3 milyon ton mısır ithalatı için gümrük vergisi yüzde 130'dan yüzde 5'e düşürüldü. İktidara çağrı yapıyoruz; Yanlıştan derhal dönülsün. Yerli üretime ve çiftçimize kötülük yapmaktan vazgeçin' dedi.</p> <p>Tüm zorluklara rağmen alınteriyle üreten yeri çiftçinin emeğinin heba edilmemesini isteyen Barut, 'Emektar çiftçimiz fahiş oranda artan maliyetler altında eziliyor. Mazottan gübreye her şeyin fiyatı katlanarak artıyor ama ne hikmetse tarımsal ürünler para etmiyor. AKP iktidarı ise kanayan yaraları sarmak, büyüyen sorunları çözmek yerine ithalat sevdasıyla bu krizi daha da büyütüyor. AKP iktidarının yerli üreticiye karşı düşmanca yaklaşımını kabul etmiyoruz. Milyonlarca ton mısır ithal etmek yerine çiftçimizi ve üretimi destekleseler mısırda üretim ile tüketim arasındaki farkı kendimiz karşılarız. Hatta fazlasını üretip dışarıya satarız. Bunu yapmıyorlar, rant ve çıkar hırsıyla ithalat kararı alıp üretimi ve yerli üreticiyi bitirmeye çalışıyorlar. Ürettirmek, yerli üreticiyi kalkındırmak yerine ithalatı seçen bu iktidarı tekrar uyarıyoruz. Bu ithalat lobisine çalışmayın, ranta teslim olmayın, ihanete devam etmeyin. Yanlışa dur deyin' ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-baruttan-misir-ithalatina-tepki-yerli-uretime-ve-ciftcimize-kotuluk-yapmaktan-vazgecin</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:21:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-baruttan-misir-ithalatina-tepki-yerli-uretime-ve-ciftcimize-kotuluk-yapmaktan-vazgecin.jpeg" type="image/jpeg" length="13757"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkari'de eğitimde şiddete karşı 'Yaşam zinciri' eylemi yapıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hakkaride-egitimde-siddete-karsi-yasam-zinciri-eylemi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hakkaride-egitimde-siddete-karsi-yasam-zinciri-eylemi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde son günlerde okullarda yaşanan silahlı saldırılar protesto edildi. KESK ve Eğitim-Sen'in düzenlediği eylemde konuşan Eğitim-Sen Hakkari Şube Başkanı Mehmet Canan, okullarda yaşanan şiddetin, eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar sürdürülen yanlış politikaların doğrudan sonucu olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(HAKKARİ) -</strong> Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde son günlerde okullarda yaşanan silahlı saldırılar protesto edildi. KESK ve Eğitim-Sen'in düzenlediği eylemde konuşan Eğitim-Sen Hakkari Şube Başkanı Mehmet Canan, okullarda yaşanan şiddetin, eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar sürdürülen yanlış politikaların doğrudan sonucu olduğunu vurguladı.</p> <p>KESK bileşenleri ile Eğitim-Sen öncülüğünde, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde eğitimde şiddete karşı basın açıklaması yapılarak insan zinciri eylemi düzenlendi. Eyleme DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez ve çeşitli sivil toplum örgütleri temsilcileri katılırken, grup yürüyüş boyunca 'Eğitimciye şiddete dur de' ve 'Yusuf Tekin istifa' sloganları attı. Yapılan açıklamada eğitimdeki şiddetin yapısal sorunlardan kaynaklandığı belirtilerek, Milli Eğitim Bakanı'nın istifası talep edildi. Eylem İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önündeki oturma eylemiyle sona erdi.</p> <p>İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılan basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Hakkari Şube Başkanı Mehmet Canan, yaşananların yalnızca bir güvenlik zafiyeti ya da münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini, bunun gerçeği gizlediğini vurguladı. Ülkede kadınların, çocukların, öğretmenlerin ve emekçilerin yaşam hakkının ciddi biçimde tehdit altında olduğu kaydeden Canan, asıl sorunun şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkûm eden düzen olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <div data-turn-id-container='request-WEB:faad448d-2b52-493e-b1d6-ad2c50d0cb02-0' data-is-intersecting='true'> <section dir='auto' data-turn-id='request-WEB:faad448d-2b52-493e-b1d6-ad2c50d0cb02-0' data-testid='conversation-turn-2' data-scroll-anchor='true' data-turn='assistant'> <div> <div> <div> <div dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='ccd7dcb2-2f27-44fb-b9a2-1b6c0c6ba3ce' data-message-model-slug='gpt-5-3-mini' data-turn-start-message='true'> <div> <div> <p data-start='549' data-end='802'>Mehmet Canan, Siverek'teki saldırının ardından Kahramanmaraş'ta yaşanan olay sırasında İl Milli Eğitim müdürlükleri tarafından iş bırakma eylemine katılan öğretmenlerin isim listelerinin toplandığını ileri sürdü. Canan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmenleri korumaya yönelik adımlar atmak yerine bu tür uygulamalara yöneldiğini ifade edilerek, eyleme katılan öğretmenlere daha sonra yazı gönderilmesinin baskı niteliği taşıdığını savundu. </p> <p data-start='549' data-end='802'>Canan, 'Şiddetin olduğu yerde eğitim olmaz. Demokrasinin olmadığı yerde adalet olmaz. Korkunun olduğu yerde gelecek kurulamaz. Göreve geldiği ilk günden bu yana eğitimin gerçek sorunlarına sırtını dönen, eğitimi piyasaya ve tarikatlara açan Milli Eğitim Bakanının bunca can kaybına rağmen görevde kalması kabul edilemezi derhal istifa etmelidir' dedi. </p> </div> </div> </div> </div> </div> </div> </section> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Hakkari</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hakkaride-egitimde-siddete-karsi-yasam-zinciri-eylemi-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:11:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/hakkaride-egitimde-siddete-karsi-yasam-zinciri-eylemi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="78324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sinoplu balıkçılar: Mazot, av malzemeleri ve elemanların maaşlarının yükselmesi nedeniyle zor bir sezon oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sinoplu-balikcilar-mazot-av-malzemeleri-ve-elemanlarin-maaslarinin-yukselmesi-nedeniyle-zor-bir-sezon-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sinoplu-balikcilar-mazot-av-malzemeleri-ve-elemanlarin-maaslarinin-yukselmesi-nedeniyle-zor-bir-sezon-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinoplu balıkçılar, 15 Nisan'da sona eren av sezonunun artan maliyetler nedeniyle zor geçtiğini belirtti. Balıkçı Mert Kanal, 'Balık olmasına rağmen fiyatlar biraz düşüktü. Bunlar balıkçının ağ masraflarını, eleman masraflarını, yakıt masraflarını karşılayamadı' dedi. İbrahim Gündoğdu da ise bu sezon para kazanamadıklarını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mustafa USTA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(SİNOP) - </strong>Sinoplu balıkçılar,<strong> </strong>15 Nisan'da sona eren av sezonunun artan maliyetler nedeniyle zor geçtiğini belirtti. Balıkçı Mert Kanal, 'Balık olmasına rağmen fiyatlar biraz düşüktü. Bunlar balıkçının ağ masraflarını, eleman masraflarını, yakıt masraflarını karşılayamadı' dedi. İbrahim Gündoğdu da ise bu sezon para kazanamadıklarını söyledi.<br /> <br />Sinoplu balıkçılar, av sezonunun maliyetlerin artması nedeniyle zor geçtiğini dile getirdi. Balıkçı Mert Kanal, 15 Nisan'da başlayan av yasağı sonrası kentte satılabilecek balık türlerinin sınırlı olacağını belirterek, mMezgit, istavrit, tekir, iskorpit ve çarpan gibi türlerin küçük teknelerden az miktarda geleceğini, bu nedenle arzın düşeceğini söyledi. Ayrıca mevcut stoklardan 5 gün boyunca kalkan satılabileceğini, genel olarak miktarın azalmasıyla fiyatların artmasının beklendiğini ifade eden Kanal şöyle konuştu: </p> <p>'Balık bu sene boldu. Boldu ama kimin için boldu? Kimin için faydalıydı? Vatandaş için faydalıydı. Vatandaş bol miktardaki balığı ucuza yedi. Ama bunun öte tarafı balıkçıya sorarsanız biraz zor geçti balıkçı açısından. Balık olmasına rağmen fiyatlar biraz düşüktü. Balık fiyatları, hal fiyatları, satış fiyatları düşüktü. Bunlar neyi karşılayamadı? Balıkçının ihtiyaçlarını karşılayamadı. Ağ masraflarını karşılayamadı. Eleman masraflarını karşılayamadı. Yakıt masraflarını karşılayamadı. Tabii haliyle böyle olunca ne oluyor? Büyük tekneler bir nevi zararına da olmasa hemen hemen ele başa sezonu çıkardılar gibi. Çok fazla bir kâr etmediler, edemediler.'</p> <p>Balıkçı İbrahim Gündoğdu ise şöyle konuştu: </p> <p>'Geçtiğimiz sezon hamsicilik iyiydi. Fiyatlar ne kadar düşük olduysa da vatandaşımız bol bol balık yedi. Palamutçuluk hiç olmadı. O yüzden gırgırlar biraz eksik kaldı. Para kazanamadılar, masraflarını karşılayamadılar. Genelde ortalama bir sezon geçirdik. Mazot fiyatlarının yükselmesi, av malzemelerinin fiyatlarının yükselmesi, çalışan elemanlarının maaşlarının yükselmesi derken balıkçı çok zorlandı. Gırgırlarda çalışan bir elemanın vatandaşın günlük maaşı 3 bin 500 liradan aşağı değil. Mazotun fiyatları belli. O yüzden masrafları bayağı bir ağırdı. Satılan mal da onu karşılayamadı. Gün geçtikçe daha da kötüye gidiyor. Emekli maaşları, memur maaşları, asgari ücretler fiyatlar belli. Belli oranda alışverişler yapılıyor. Herkes bütçesine göre alışverişini yapıyor. Tutup da adam şuradan bir levrek balığı yiyemiyor. Diyor ki, 'Kefal balığı kaç para?', levreğin kilosu 600 lira, kefalin kilosu 200 lira. Ona göre alışverişini yapıp gidiyor vatandaşımız'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Sinop</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sinoplu-balikcilar-mazot-av-malzemeleri-ve-elemanlarin-maaslarinin-yukselmesi-nedeniyle-zor-bir-sezon-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:08:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/sinoplu-balikcilar-mazot-av-malzemeleri-ve-elemanlarin-maaslarinin-yukselmesi-nedeniyle-zor-bir-sezon-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="31804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Antalya'da bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Antalya'da bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Cumhurbaşkanlığı'nın resmi X hesabından yapılan paylaşımda, 'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu nedeniyle Türkiye'ye ziyarette bulunan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya geldi' ifadelerine yer verildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:00:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cumhurbaskani-erdogan-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="38358"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
