<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 13:41:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun Kent Konseyi Çocuk Meclisi okul temsilcilerine 'çocuk hakları' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/giresun-kent-konseyi-cocuk-meclisi-okul-temsilcilerine-cocuk-haklari-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/giresun-kent-konseyi-cocuk-meclisi-okul-temsilcilerine-cocuk-haklari-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNICEF ve İhtiyaç Haritası ortaklığında, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu desteğiyle yürütülen 'Çocuk İhtiyaçları Haritası' projesi kapsamında Giresun Kent Konseyi Çocuk Meclisi okul temsilcilerine, çocuk hakları eğitimi verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(GİRESUN)</strong> - UNICEF ve İhtiyaç Haritası ortaklığında, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu desteğiyle yürütülen 'Çocuk İhtiyaçları Haritası' projesi kapsamında Giresun Kent Konseyi Çocuk Meclisi okul temsilcilerine, çocuk hakları eğitimi verildi.</p> <p>Çocukların hak temelli bakış açısını güçlendirmek, akran öğrenmesini desteklemek ve çocukların kent yaşamına aktif katılımını artırmak amacıyla Giresun Kent Konseyi Çocuk Meclisi okul temsilcileri, 'Genç Gönüllü İhtiyaç Elçileri Akrandan Akrana Eğitimi' ile 'Çocuk Hakları Eğitimi' aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Eğitimler; Giresun Belediyesi Çocuk Hakları Savunucusu ve Çocuk Katılımı Uzmanı Emine Can Çetinkaya ile İhtiyaç Haritası Uzmanı Artun Köse tarafından yürütüldü.</p> <p>Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, 'Çocukların ve gençlerin kent yaşamına aktif, bilinçli ve katılımcı bireyler olarak dahil olmasını önemsiyor, çocuk hakları alanındaki çalışmalarımızı paydaşlarımızla birlikte güçlendirmeye devam ediyoruz' ifadeleri kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Giresun</category>
      <guid>https://www.haber500.com/giresun-kent-konseyi-cocuk-meclisi-okul-temsilcilerine-cocuk-haklari-egitimi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:32:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/giresun-kent-konseyi-cocuk-meclisi-okul-temsilcilerine-cocuk-haklari-egitimi.jpeg" type="image/jpeg" length="26138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Zabıtası'ndan ortak kullanım alanlarında yoğun denetim]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/eskisehir-zabitasindan-ortak-kullanim-alanlarinda-yogun-denetim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/eskisehir-zabitasindan-ortak-kullanim-alanlarinda-yogun-denetim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (EBB) Zabıta Dairesi Başkanlığı, kent genelinde kamuya ait alanların izinsiz kullanımına karşı denetimlerini sürdürüyor. Bulvar, cadde, sokak, kaldırım ve meydanlarda düzenin sağlanması amacıyla yürütülen çalışmalarla işgallerin önüne geçilmesi hedefleniyor. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR) -</strong> Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (EBB) Zabıta Dairesi Başkanlığı, kent genelinde kamuya ait alanların izinsiz kullanımına karşı denetimlerini sürdürüyor. Bulvar, cadde, sokak, kaldırım ve meydanlarda düzenin sağlanması amacıyla yürütülen çalışmalarla işgallerin önüne geçilmesi hedefleniyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>EBB Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından ortak kullanım alanlarında gerçekleştirilen kontrollerde, yaya geçişini zorlaştıran masa ve sandalyeler, dubalar, reklam tabelaları ve gelişigüzel yapılan ürün teşhirleri inceleniyor. Mevzuata aykırı uygulamalara izin verilmezken; kurallara uymayan kişi ve işletmelere öncelikle uyarılarda bulunuluyor. Uyarılara rağmen aykırılığın devam etmesi durumunda ise ilgili mevzuat çerçevesinde cezai işlem uygulanıyor.</p> <p><strong>Vatandaşlara 'duyarlı' olunması çağrısı</strong> </p> <p>Zabıta ekipleri, denetimlerin temel amacının ceza kesmekten ziyade, başta yaşlılar, engelliler ve çocuklar olmak üzere tüm vatandaşların kamusal alanlarda güvenli ve rahat bir şekilde hareket edebilmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Kamu düzeninin korunması ve kentestetiğinin sürdürülebilirliği için çalışmaların kararlılıkla devam edeceği ifade edildi.</p> <p>Büyükşehir Belediyesi, kent estetiğinin korunması ve ortak kullanım alanlarının herkes için erişilebilir olması adına esnaf ve işletme sahiplerine de çağrıda bulunarak, kamuya açık alanların işgal edilmemesi konusunda daha duyarlı olunmasını istedi.</p> <p>Denetimlerin, daha yaşanabilir ve düzenli bir şehir hedefi doğrultusunda artarak süreceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/eskisehir-zabitasindan-ortak-kullanim-alanlarinda-yogun-denetim</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:26:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/eskisehir-zabitasindan-ortak-kullanim-alanlarinda-yogun-denetim.jpeg" type="image/jpeg" length="69751"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: 'O kurultay kazananıyla-kaybedeniyle bir onur kurultayıdır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-o-kurultay-kazananiyla-kaybedeniyle-bir-onur-kurultayidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozel-o-kurultay-kazananiyla-kaybedeniyle-bir-onur-kurultayidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara'da görülen kurultay ceza davasına ilişkin olarak, 'Bu kazananıyla-kaybedeniyle bir onur kurultayıdır. O kurultayı lekelemeye, iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez. Ama son meczup dinlenene kadar ben sabırla o mahkemenin tüm iddiaları dinlemesini istiyorum. Çünkü her dinlenen bir yıldır ortaya atılan bunca yalanın ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. Adem Soytekin de gelsin, ne duyduysa söylesin. İddiasının somut gerçeğe dayanmadığı ortaya çıksın ve hiçbir şüphe kalmasın' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara'da görülen kurultay ceza davasına ilişkin olarak, 'Bu kazananıyla-kaybedeniyle bir onur kurultayıdır. O kurultayı lekelemeye, iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez. Ama son meczup dinlenene kadar ben sabırla o mahkemenin tüm iddiaları dinlemesini istiyorum. Çünkü her dinlenen bir yıldır ortaya atılan bunca yalanın ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. Adem Soytekin de gelsin, ne duyduysa söylesin. İddiasının somut gerçeğe dayanmadığı ortaya çıksın ve hiçbir şüphe kalmasın' dedi.</p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1968 kuşağının devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı anmak için gittiği Karşıyaka Mezarlığı'nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin butlan konusundaki, 'CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var. önemli bir siyasi kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi, farklı amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz. CHP, milletle buluşmayı tercih etsin' sözlerinin sorulması üzerine şunları söyledi:</p> <p>'Sayın Bahçeli'nin dün yaptığı açıklama kıymetli, önemli bir açıklama. Zaten olması gereken bir açıklama. Bir siyasi parti, diğer bir siyasi partiye yargı yoluyla yapılan usulsüz, haksız bir uygulamaya karşı çıkarak sadece bir centilmenlik göstermez, kendisinin de vücut bulduğu o zemini savunuyor olur. Biz neredeyse bir yıldır tek başına CHP'yi değil, siyasi partilerin güç aldığı sistemi savunuyoruz, demokrasiyi savunuyoruz. Erken kalkanın 10 kere reddedilen bir Asliye Hukuk Mahkemesi'ni, 11'incisinde bulup da oradan bir siyasi partinin il yönetimine kayyum atadığının, öbür erken kalkanın BAM'a bastırıp da bir siyasi partinin üç yıl önce yaptığı ve üstüne bütün bu haksızlıklarla mücadele için üç kere daha yaptığı, bütün delegelerin oy birliğiyle seçtiği, delegelerin mahalleden başlayıp yeniden seçildiği kurultayı iptal ettiği bir düzen, bugüne değil yarınlara da tehdittir. Bu düzenden medet umanlar, yarın aynı silahın kendilerine döndüğü gün ne hata yaptıklarını anlarlar. Yani Sayın Bahçeli'nin tutumu elbette doğru, kıymetli, saygıdeğer bir tutumdur. Aksine tutum takınanların içinde bulundukları durum akıl tutulmasıdır. Bir siyasi partiyle baş edemeyip de onu yenemeyip de ona sandıkta yenilip de yeni bir sandıkta yenileceğini bilip de yargıdaki militanından medet umanların durumunu millet görüyor ve değerlendiriyor.'</p> <p><strong>'CHP, Türkiye'yi hep birlikte güçlü kılmak için bulunması gereken yerde bulunuyor'</strong></p> <p>Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun butlan tartışmalarına ilişkin, 'Daha önce komisyon masasında yapılanı 'şantaj' olarak tarif etmiştim. Yine aynı şeyi görüyoruz. Bir çağrım olmuştu: 'O masa sizi kurtarmayacak. Türk milletiyle ittifak kurtaracak' demiştim. Hala bu sözlerimin arkasındayım. Kalktıklarında bizi yanlarında bulurlar' ifadelerini sorulması üzerine ise şöyle konuştu:</p> <p>'Müsavat Bey'i bizzat dinlemedim. Ama aktardığınız kadarıyla bir değerlendirme yapmak gerekirse biz bulunduğumuz komisyona girerken de söyledik: 'Bizim olduğumuz değil, olmadığımız komisyondan korksun herkes.' Bütün süreç bitti. Komisyon başlarken de şehit aileleriyle, gazilerle beraberdik. Onların gözünün içine bakarak oturduk. Komisyon raporu yayınlanmadan bir gün önce de yayınlandıktan sonra da birlikteydik. CHP'ye şantaj yapılamaz. Şantaj, öyle tek taraflı bir eylem değildir. Bazı eylemler tek taraflıdır. Taşı alır, atarsınız. Ama şantajı yaparken o şantaja teslim olacak bir taraf lazım. Türkiye'nin savaş meydanlarında kurulmuş, kurucu iradesine şantaj sökmez. Sökseydi bugün burada olmazdık, bu durumda olmazdık, hep birlikte ayakta olmazdık ve bu kadar net meydan okuyor olmazdık. CHP tarihin doğru tarafında durmak için, annelerin gözünün yaşını dindirmek için, kardeş kanı akmasın diye, Deniz Gezmiş ve arkadaşları ölüme doğru giderken savundukları Türkler ile Kürtlerin kardeşliğinin ebedi olarak sarsılmadan devam etmesi, birlikte yaşamak, birbirimize güç vermek, güç almak ve bu zorlu koşullarda Türkiye'yi hep birlikte güçlü kılmak için bulunması gereken yerde bulunuyor, durması gereken yerde duruyor. Bunun için de bu alanı bir husumet, bir rekabet değil bir sorumluluk alanı olarak tarif etmiştik zaten.'</p> <p><strong>'Devlet Bey'in </strong><strong>statü </strong><strong>açıklamasın</strong><strong>ı değerlendirme sırası, artık </strong><strong>Erdoğan'dadır'</strong></p> <p>Özel, Bahçeli'nin PKK lideri Abdullah Öcalan'a ilişkin statü çağrısının sorulması üzerine, şunları kaydetti:</p> <p>'Ben hemen o açıklamadan sonra yaptığım grup toplantısında, terörsüz ve demokratik Türkiye meselesine nasıl baktığımızı ve nerede durduğumuzu, bundan sonra da ne şekilde tutum takınacağımızı bir kez daha hatırlatmıştım. Sayın Devlet Bey'in açıklamasına, değerlendirmeleri dinleme sırası ya da bu sorunun yöneltilmesi sırası artık Sayın Erdoğan'dadır. Bu soruyu yanıtlayacak olanlar diğer liderlerdir. Biz pozisyonumuzu dün son derece sarih bir şekilde tarif ettik.'</p> <p><strong>'Kimi dinlemek icap ediyorsa dinlensin. CHP'nin kurultayı öyle lekelenebilecek bir kurultay değil'</strong></p> <p>Özel, CHP kurultay ceza davasında İBB Davası itirafçılarından Adem Soytekin'in dinlenme talebi ve kabulüyle davanın 1 Temmuz'a ertelenmesine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p> <p>'O dava bir ceza davası ve bir yandan görülüyor. O davada hiçbir şüphe kalmayana kadar kim dinlenmesi gerekiyorsa dinlenilsin. Geçen ismini anmak istemediğim bir meczup geldi, ifade verdi İstanbul'dan. 'Sen bunu böyle demişsin', 'Dedim.' 'Niye böyle dedin?' 'Öyle gördüm.' 'Gördün mü?' 'Görmedim, duydum.' 'Kimden duydun?' 'Başkasından duydum.' 'O duyduğunu söyle.' 'Ben onu da adını da unuttum.' Böyle şeyler söyleniyor. Ama kimi dinlemek icap ediyorsa mesela Adem Soytekin demiş ki 'Bir şey duydum birinden.' Gelsin anlatsın, kimden duyduysa ona da sorulsun. En ufak bir şüphe kalmayana kadar bu işleri sorsunlar, soruştursunlar. Çünkü bu iş leke kaldırmaz bir iş. CHP'nin kurultayı öyle lekelenebilecek bir kurultay değil. Aksine CHP'de o kurultayda sonuç böyle olmasaydı 104 yıllık Cumhuriyet'te hiçbir siyasi partinin genel başkanı yarışarak değişmemiş olacaktı hala daha. Bu kurultay, delegenin bir siyasi partinin genel başkanını demokratik bir yarışta ve centilmenlik içinde değiştirdiği bir kurultay olarak kazananına ve kaybedenine onur belgesi vermiş bir kurultaydır.</p> <p><strong>'O kurultay kazananıyla-kaybedeniyle bir onur kurultayıdır'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İsmet Paşa'nın nasıl 1950'de kaybettiğinde bunu kendisi için bir yenilgi ama demokrasi için bir kazanç saydıysa siyasi partiler tarihimizde de bu bir kazananıyla-kaybedeniyle onur kurultayıdır. Bunu böyle yorumlamak gerekiyor. Ayrıca o kurultayda çok konuşuluyordu, bugün konuşanlar da konuşuyordu. 'Asla bu kurultayda delege değişim yapmaz' diye. O kurultayın -saatlerce siz oradaydınız- hala daha o salonun duvarlarında yankılanan ses: 'Delege sokağın sesini dinle'ydi. Orada bir değişiklik olduysa, bir irade değişikliği olduysa delegeye sokağın sesini hatırlatan milyonlar sayesinde olmuştur. Oradan sonra da birkaç ay sonra CHP, 47 yıl sonra birinci parti olmuştur. O kurultayı lekelemeye, iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez. Ama son meczup dinlenene kadar ben sabırla o mahkemenin tüm iddiaları dinlemesini istiyorum. Çünkü her dinlenen bir yıldır ortaya atılan bunca yalanın ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. Çok memnunum ben, her 'Duydum' diyenin çağrılıp 'Nereden duydun, kanıtını söyle, ispatını söyle' denmesini. Adem Soytekin de gelsin, ne duyduysa söylesin. İddiasının somut bir gerçeğe dayanmadığı ortaya çıksın ve hiçbir şüphe kalmasın. Ben bundan memnunum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-o-kurultay-kazananiyla-kaybedeniyle-bir-onur-kurultayidir</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:25:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ozgur-ozel-o-kurultay-kazananiyla-kaybedeniyle-bir-onur-kurultayidir.jpg" type="image/jpeg" length="93718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2. Efeler Bisiklet Festivali yarın başlıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/2-efeler-bisiklet-festivali-yarin-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/2-efeler-bisiklet-festivali-yarin-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Efeler Belediyesi ve Bisikletliler Derneği Aydın Şubesi iş birliğiyle bu yıl ikincisi hayata geçirilen Efeler Bisiklet Festivali, 7-10 Mayıs 2026 tarihlerinde şehri bir kez daha sporun, kültürün ve dayanışmanın merkezi yapmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN) </strong>- Efeler Belediyesi ve Bisikletliler Derneği Aydın Şubesi iş birliğiyle bu yıl ikincisi hayata geçirilen Efeler Bisiklet Festivali, 7-10 Mayıs 2026 tarihlerinde şehri bir kez daha sporun, kültürün ve dayanışmanın merkezi yapmaya hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>2. Efeler Bisiklet Festivali, bu yıl 7-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında yüzlerce bisiklet tutkununu Aydın'ın kalbinde buluşturacak. Festival boyunca katılımcılar, Efeler'in tarihi ve doğal güzelliklerini pedallayarak keşfedecek.</p> <p>Pınarbaşı Mesire Alanı'nda kurulacak kamp alanı, doğaseverlerin ortak noktası olurken; Tralleis Antik Kenti, Karange Yaylası, Danişment ve Nysa Antik Kenti'nin büyüleyici atmosferi renkli görüntülere sahne olacak. Rota üzerinde ayrıca Çakırbeyli Köylü Pazarı gibi bölgenin kültürel kimliğini yansıtan duraklar da yer alacak.</p> <p>Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, festivalin şehrin tanıtımı ve sosyal dokusu için büyük bir önem taşıdığını belirterek, 'Göreve geldiğimiz günden bu yana Efeler'i daha hareketli, daha yeşil ve daha yaşanabilir bir kent yapma gayretindeyiz. Bisiklet Festivali, bu vizyonumuzun en güzel duraklarından biri. Misafirlerimize Efeler'in güler yüzünü ve misafirperverliğini de göstereceğiz. Efeler'in eşsiz doğasında hep birlikte pedal çevirecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Hem doğayı korumak hem de tarihimize sahip çıkmak için tüm bisiklet dostlarını bu coşkuya ortak olmaya davet ediyorum' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/2-efeler-bisiklet-festivali-yarin-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:21:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/2-efeler-bisiklet-festivali-yarin-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="71723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ortahisar Belediye Başkanı Kaya'dan TEMAD Trabzon Şubesi'ne ziyaret]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ortahisar-belediye-baskani-kayadan-temad-trabzon-subesine-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ortahisar-belediye-baskani-kayadan-temad-trabzon-subesine-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Trabzon Şubesi'ni ziyaret etti. Dernek Başkanı Erdoğan Usta, kendilerine tahsis ettiği yer sayesinde Türkiye'de parmakla gösterildiklerini belirterek, Kaya'ya teşekkür etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TRABZON)</strong> - Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Trabzon Şubesi'ni ziyaret etti. Dernek Başkanı Erdoğan Usta, kendilerine tahsis ettiği yer sayesinde Türkiye'de parmakla gösterildiklerini belirterek, Kaya'ya teşekkür etti.</p> <p>Başkan Kaya, TEMAD Trabzon Şubesi ziyaretinde Şube Başkanı Usta ve dernek yöneticileriyle bir araya geldi. Programa Belediye Başkan Yardımcısı Ernul Arslan, TEMAD Trabzon Şubesi Onursal Başkanı Yunus Ofluoğlu, Kadın Komisyonu Başkanı Suna Aydın, dernek yöneticileri ve emekli astsubaylar ile eşleri katıldı.</p> <p>Usta, 36 yıldır kirada olan derneğin, Kaya'nın desteğiyle kiradan kurtularak güzel bir yere kavuştuğunu söyledi. Destek için Kaya'ya teşekkür eden Usta, 'Trabzon TEMAD ailesi olarak sizi burada ağırlamaktan çok memnunuz. Bize çok güzel bir imkan sağladınız. Derneğimiz 36 yıldır kiradaydı. Son 2 yıldır sizin sayenizde ekonomik olarak rahata erdik. Bu imkanla sosyal faaliyetlerimizi de artırdık. Sizlere çok teşekkür ediyoruz' dedi.</p> <p>Ortahisar Belediyesi tarafından kendilerine tahsis edilen yer sayesinde Türkiye'deki tüm dernekler arasında parmakla gösterildiklerini ifade eden Usta, 'Şu anda bizim yüz şubemiz var. İnanın parmakla gösterilen şubelerden biriyiz, bu sizin sayenizde. Bizi ziyarete gelen arkadaşlarımız, 'Başkan size muhteşem bir yer vermiş' diyorlar. Desteğiniz için tekrar teşekkür ediyorum' diye konuştu. </p> <p>Ülkeye büyük hizmetler vermiş astsubayların yer sorununu çözmenin kendileri için bir lütuf değil, bir görev olduğunun altını çizen Kaya da şunları söyledi:</p> <p><strong>'Sizler her şeyin en güzeline layıksınız'</strong></p> <p>'Şube binası sıkıntısından sizleri kurtarmış olmak bizleri de çok mutlu etti. Burayı size tahsis etmek bizim için bir lütuf değil, bir sorumluluk ve önemli bir görevdir. Bugün bayrağımız bu topraklarda dimdik dalgalanıyorsa, insanlarımız huzur içinde, barış içinde, evlerinde mutlu bir biçimde yaşıyorsa, bu sizlerin, askerimizin sayesindedir, Allah sizlerden razı olsun. Sizler, her zaman daha iyisine layıksınız. Gönül isterdi ki, size daha iyi şartlarda bir yer verebilelim ancak imkânlarımız şimdilik buna yetiyor. Fakat sizler burayı çok harika bir yer haline getirdiniz. Bunun temelinde, aldığınız öğretinin, disiplinin çok büyük etkisi var. Gerçekten çok güzel bir yer olmuş, hepinizin emeğine sağlık. Elimizden geldiğince birbirimize destek olarak ülkemize, milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kaya, kahvaltılı programın ardından derneğin anı defterine duygu ve düşüncelerini ifade eden bir yazı yazdı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Trabzon</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ortahisar-belediye-baskani-kayadan-temad-trabzon-subesine-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:18:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ortahisar-belediye-baskani-kayadan-temad-trabzon-subesine-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="31457"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, AB Akdeniz Komiseri Suica ile bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-fidan-ab-akdeniz-komiseri-suica-ile-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-fidan-ab-akdeniz-komiseri-suica-ile-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa Komisyonu'nun Akdeniz Komiseri Dubravka Suica ile Bakanlık'ta görüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa Komisyonu'nun Akdeniz Komiseri Dubravka Suica ile Bakanlık'ta görüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'ye ziyarette bulunan Avrupa Komisyonu'nun Akdeniz Komiseri Dubravka Suica ile bir araya geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-fidan-ab-akdeniz-komiseri-suica-ile-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:16:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/bakan-fidan-ab-akdeniz-komiseri-suica-ile-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="70278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası'... Rıza Akpolat'ın avukatı Sınar: 'Bir insan tanık olduğu olayı hatırlamıyorsa, neyin tanıklığını yapmaktadır?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-riza-akpolatin-avukati-sinar-bir-insan-tanik-oldugu-olayi-hatirlamiyorsa-neyin-tanikligini-yapmaktadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-riza-akpolatin-avukati-sinar-bir-insan-tanik-oldugu-olayi-hatirlamiyorsa-neyin-tanikligini-yapmaktadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı suç örgütü' iddiasıyla açılan davada Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın avukatı Hasan Sınar'ın savunması dinlendi. Sınar, dosyanın özünde yalnızca etkin pişmanlıktan yararlanan bazı sanıkların ifadeleri ile iki gizli tanığın beyanlarından ibaret olduğunu belirterek, geçen pazartesi gizli tanıkları dinlediklerinde 'şaşkınlık içinde kaldıklarını' söyledi. Sınar, 'Soruyorsunuz, 'Detay verin, somutlaştırın, anlatın'... Verilen cevap; 'Bir buçuk sene önceydi: Siz sorun, belki hatırlarım.' Bir insan tanık olduğu olayı hatırlamıyorsa, neyin tanıklığını yapmaktadır?' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal Çiloğlan</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - 'Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı suç örgütü' iddiasıyla açılan davada Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın avukatı Hasan Sınar'ın savunması dinlendi. Sınar, dosyanın özünde yalnızca etkin pişmanlıktan yararlanan bazı sanıkların ifadeleri ile iki gizli tanığın beyanlarından ibaret olduğunu belirterek, geçen pazartesi gizli tanıkları dinlediklerinde 'şaşkınlık içinde kaldıklarını' söyledi. Sınar, 'Soruyorsunuz, 'Detay verin, somutlaştırın, anlatın'... Verilen cevap; 'Bir buçuk sene önceydi: Siz sorun, belki hatırlarım.' Bir insan tanık olduğu olayı hatırlamıyorsa, neyin tanıklığını yapmaktadır?' dedi.</p> <p>İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen 'çıkar amaçlı suç örgütünün kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmak' ile bazı belediye başkanlarına ihaleler için rüşvet vermekle suçlanan 200 kişi hakkında açılan davaya İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor.</p> <p>CHP'li Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ile Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in de aralarında olduğu 11 kişinin tutuklu yargılandığı davada sanık avukatlarının savunmaları alınıyor.</p> <p>Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 3 No'lu salonunda görülen duruşmada, iddianamede 'özel belgede sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum kuruluşları zararına dolandırıcılık, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, haksız mal edinme, suç örgütüne üye olma' iddialarıyla 415 yıla kadar hapsi istenen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın avukatı Hasan Sınar müvekkili adına savunmasını yaptı.</p> <p><strong>'Koca iddianame, özünde birtakım kişilerin sözlerinden ibaret bir anlatı üzerine kurulmuştur'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sınar savunmasında, müvekkilinin 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütüyle ticari ilişki içerisinde olmak, yüksek bedelli ihalelerin bu örgütle bağlantılı firmalara verilmesini sağlayan bir sistem kurmak, belediye yöneticileri ve çalışanları üzerinde bu süreçleri arka plandan yönetmek ve çıkar amaçlı suç örgütü yapılanmasına dahil olmakla' suçlandığını hatırlattı. </p> <p>İddianame kapsamında müvekkiline çeşitli eylemler ve bunlara bağlı olarak dört grup suç isnat edildiğine işaret eden Sınar, 'Bunlar sırasıyla ihaleye fesat karıştırma ve belgede sahtecilik suçları, rüşvet alma ve nitelikli dolandırıcılık suçları, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları ve nihayet suç örgütüne üye olma suçudur' dedi.</p> <p>İhalelere ilişkin suçlamada 'her bir eylem bakımından, isnat edilen suçları ortaya koyan somut delillerin de aynı ayrıntıyla dosyaya konulmasını beklediklerini' ifade eden Sınar, şunları söyledi:</p> <p>'Oysa ne yazık ki tam anlamıyla büyük bir hayal kırıklığıyla karşı karşıyayız. Çünkü 200 sanığın yargılandığı, başlangıçta onlarca kişinin tutuklandığı, müvekkilim hakkında 415 yıla kadar hapis cezası talep edilen dosyada; tüm bu yüksek perdeli suçlamaların dayanağı olarak karşımıza çıkan şey, özünde yalnızca etkin pişmanlıktan yararlanan bazı sanıkların ifadeleri ile iki gizli tanığın beyanlarından ibarettir. Üstelik bu beyanların hiçbirinin objektif ve maddi delillerle desteklenmediğini, doğrulanmadığını görmekteyiz. Yani bu koca iddianame, özünde birtakım kişilerin sözlerinden ibaret bir anlatı üzerine kurulmuştur. Somut dosyada ise bırakınız kesin ve yeterli delili; müvekkilimiz yönünden tek bir maddi delil, tek bir somut veri, tek bir objektif belirti dahi ortaya konulamamıştır. Oysa ceza yargılaması böyle bir şey değildir. Ceza mahkemesi; soyut beyanlar, varsayımlar ve kanaatler üzerinden mahkûmiyet kurulabilecek bir alan değildir.'</p> <p><strong>'Sayın Rıza Akpolat hangi somut fiiliyle ihaleye fesat karıştırmıştır?'</strong> </p> <p>Sınar, bir kişinin suçluluğunun her türlü şüpheden uzak; kesin, açık ve inandırıcı delillerle ortaya konulmadıkça mahkûmiyet edilemeyeceğini hatırlatarak, 'Somut dosyada ise bırakınız kesin ve yeterli delili; müvekkilimiz yönünden tek bir maddi delil, tek bir somut veri, tek bir objektif belirti dahi ortaya konulamamıştır' dedi.</p> <p>Müvekkilinin diğer sanıklarla birlikte ihaleye fesat karıştırdığının ileri sürüldüğünü bildiren Sınar, savunmasını şöyle sürdürdü:</p> <p>'Ortada yalnızca şu varsayım var; 'Madem belediye başkanıdır, o halde bu süreçleri yönetmiştir'. Sayın Rıza Akpolat hangi somut fiiliyle ihaleye fesat karıştırmıştır? İddianameye baktığınızda; 26 eylemin hiçbirinde müvekkilimize atfedilmiş somut bir hareket, somut bir işlem, somut bir talimat göremiyorsunuz. Bunun yerine her eylemde aynı cümle tekrar edilmektedir: 'Şüpheli Rıza Akpolat'ın şu kişiler üzerinden ihale süreçlerini koordine ettiği:' Hepsi bu. Kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle 26 kez tekrar edilen tek bir cümle. Bir kişiyi 26 ayrı ihalede suçluyorsanız; artık en azından şu soruların cevabını vermek zorundasınız: Hangi ihaleyi koordine etmiş? Nerede koordine etmiş? Ne zaman koordine etmiş? Nasıl koordine etmiş? Hangi yöntemle müdahil olmuş? Buna ilişkin somut veri nedir? Bunların hiçbirine cevap yok.'</p> <p>Sınar, etkin pişmanlıktan yararlananların ifadelerine dikkati çeken Sınar, bu kişilerin 'Ben o suçu işledim, sadece ben işlemedim, bunlar da vardı, o da vardı, şu da vardı' beyanlarıyla önce suçlamaları kabul ettiklerini, sonra başkalarını suçladıklarını anlattı. Verilen ifadelerin delillerinin de olması gerektiğini belirten Sınar, şunları söyledi:</p> <p>'Cezaevinden çıkabilmek için savcılığı tatmin etmen gerekiyor ki özgürlüğüne kavuştursun. Savcı neyi ver dese vermek zorundasın, en fazla şeyi yapmak zorundasın ki özgürlüğüne kavuşabilesin. Korkunç bir şey bu. Hayat boyu bu lekeyi üzerinden silemeyecekler. Haksızlık etmekten de Allah'a sığınırım. Etkin pişmanlıkçı olmanın insani boyutu da var. 'Kimse kendini sınanmadığı bir günahın masumu zannetmesin.' Çok ağır şeyler söylüyoruz evet ama onların da cezaevinde yaşadıkları çok zor. Hiç kolay değil. Hele o soruşturma evresinde işinle ailenle tehdit edilmek kolay değil. Bir an bıçak kemiğe dayanır, ne isteniyorsa söyleyecek konuma gelirsiniz. Bu neden sayın mahkemeniz tarafından bu beyan delillerin yanılgılı, manipülatif karakterine dikkat çekilmesi kanaatindeyim.'</p> <p><strong>'Tanık ama neye tanık olduğunu hatırlamıyor'</strong></p> <p>Sınar, geçen pazartesi iki gizli tanığın dinlendiğini hatırlatarak, 'Bir aşamadan sonra gerçekten şaşkınlık içinde kaldık. Soruyorsunuz, 'Detay verin, somutlaştırın, anlatın'... Verilen cevap; 'Bir buçuk sene önceydi: Siz sorun, belki hatırlarım.' Bir insan tanık olduğu olayı hatırlamıyorsa, neyin tanıklığını yapmaktadır? Ama işin ilginç tarafı şu: Bu gizli tanık beyanları iddianamede anlatıldığı zaman son derece iddialı cümlelerle sunuluyor. 'Belediyelerdeki çürümüş düzen', 'Organize yapı', 'Sistematik yolsuzluk'... Peki soruyorsunuz; 'Hangi ihalede yolsuzluk yapılmış?', 'Kim ne yapmış?', 'Hangi işlem hukuka aykırıymış?'. Cevap; 'Somut ihale gösteremem. Bilmiyorum.' </p> <p>Müvekkilimle ilgili deniliyor ki, 'Rıza Akpolat pay alıyordu:' Peki hangi ihaleden? Kimden? Ne zaman? Nerede? Ne kadar? Hangi yöntemle? Bunu somutlaştırmasını istediğinizde verilen cevap şu: 'Buna cevap vermem imkânsız.' Böyle bir beyan sistemi üzerine ceza mahkûmiyeti kurulabilir mi? Kaldı ki yalnızca gizli tanıklar değil, etkin pişmanlık beyanlarının önemli kısmı da aynı mantıkla ilerliyor. Birbirlerini doğrulayan değil; birbirlerini tekrar eden, aynı merkezden çıkmış hissi veren, soyut ve genelleştirilmiş anlatılarla karşı karşıyayız.'</p> <p>Sınar, ortaya konulan beyanların belgeyle, kamera kaydıyla, iletişim kaydıyla, fiziki takip tutanağıyla, banka hareketiyle, objektif maddi verilerle desteklenmek zorunda olunduğunu belirterek, 'Gizli tanık beyanları bu şekilde çöktükten sonra, aslında dosyanın temel omurgasının da çöktüğünü hep birlikte müşahede etmiş olduk' dedi.</p> <p><strong>'Soruyoruz, 'Rıza Akpolat'tan talimat aldınız mı?' Verdiği cevap, 'Biz Rıza Başkan'la nezarette tanıştık''</strong></p> <p>Beşiktaş Belediyesi'ndeki tüm ihalelerin Belediye Kanunu ve Kamu İhale Kanunu çerçevesinde yürütüldüğünü söyleyen Sınar, şunları kaydetti:</p> <p>'İhale süreçleri; yaklaşık maliyetlerin hazırlanması, ihale komisyonlarının oluşturulması, teknik değerlendirmelerin yapılması ve ihale kararlarının alınması aşamalarında ilgili müdürlükler, ihale komisyonları ve ihale yetkilileri arasında paylaştırılmış teknik ve kolektif süreçlerdir. Bu süreçlerin tamamı mevzuata uygun biçimde yürütülmüştür. Belediye başkanının ihale komisyonuna girme, yaklaşık maliyet belirleme, teklif değerlendirme, ihale sonucu belirleme gibi bir görevi ya da yetkisi yoktur. Kaldı ki mevzuat gereği bunu yapması da mümkün değildir. Kamu İhale Kanunu'nun 6. maddesi son derece açıktır: İhale komisyonları ihale yetkilisince oluşturulur ve kararlar komisyon üyelerince alınır. Nitekim EKAP sistemi içerisinde dahi bu işlemlerin teknik sınırları bellidir. İsteseniz bile sistemi kişisel müdahaleyle yönlendirmeniz mümkün değildir.</p> <p>Şimdi bütün bu hukuki yapı ortadayken soruyoruz; müvekkilim hangi işlemle, hangi müdahaleyle, hangi somut hareketiyle ihaleye fesat karıştırmıştır? Çünkü ceza hukuku somut fiil ister. Biz soruşturma aşamasında, ihale süreçlerinde görev alan herkese aynı soruyu sorduk. 'Rıza Akpolat'ın size yönelik hukuka aykırı bir talimatı, baskısı, telkini oldu mu?' Ne dediler? 'Hayır.' Başkan yardımcısı, 'Bizim çalışma sistemimiz böyle değildir'; ihale komisyonu üyesi, 'Belediye başkanının herhangi bir yönlendirmesi olmadı'. Bir başka görevli; 'Böyle bir görüşme dahi mümkün değildi.' Ferit Kuşçu'ya soruyoruz, ki kendisi Aziz İhsan Aktaş şirketlerini ihale süreçlerinde yasaklı hâle getiren personeldir, o da diyor ki, 'Rıza Akpolat'ın hiçbir yönlendirmesi olmadı.' Aziz İhsan Aktaş'ın ortağı olduğu ileri sürülen kişiye soruyoruz, 'Rıza Akpolat'tan talimat aldınız mı?' Verdiği cevap, 'Biz Rıza Başkan'la nezarette tanıştık.'</p> <p>İhale süreçlerinde hiçbir yetkisi ve görevi bulunmayan belediye başkanını, sırf makam sıfatı üzerinden bu suçun faili gibi göstermek; hem belediye mevzuatının öngördüğü idari sistemi, hem de ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesini açıkça ihlal etmektedir. Çünkü ceza sorumluluğu makamdan doğmaz. Somut fiilden doğar. Bu dosyada ise; müvekkilimin ihalelere müdahale ettiğini gösteren tek bir belge yoktur.<br />Tek bir talimat yoktur. Tek bir toplantı kaydı yoktur. Tek bir iletişim kaydı yoktur. Tek bir yönlendirme notu yoktur. Tek bir maddi veri yoktur. Dosyada müvekkilim Rıza Akpolat'ın ihaleye fesat karıştırdığına ilişkin; kesin, açık, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak, somut tek bir delil hatta emare dahi bulunmamaktadır. Bu nedenle müvekkilimin beraatine karar verilmesini talep ediyoruz.</p> <p>Yalnızca müvekkilim değil; bu süreçte görev alan belediye çalışanlarının da komisyon üyelerinin de memurların da amirlerin de başkan yardımcılarının da tamamı yıllardır kamuda görev yapan onurlu kamu görevlileridir.'</p> <p>Sınar'ın savunmasını tamamlamasının ardından duruşmaya ara verildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-riza-akpolatin-avukati-sinar-bir-insan-tanik-oldugu-olayi-hatirlamiyorsa-neyin-tanikligini-yapmaktadir</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:11:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-riza-akpolatin-avukati-sinar-bir-insan-tanik-oldugu-olayi-hatirlamiyorsa-neyin-tanikligini-yapmaktadir.png" type="image/jpeg" length="33405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Üç Fidan' anılıyor... Özgür Özel: 'Kendinden sonraki tüm kuşaklara ilham veren üç önderin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/uc-fidan-aniliyor-ozgur-ozel-kendinden-sonraki-tum-kusaklara-ilham-veren-uc-onderin-hatirasi-onunde-saygiyla-egiliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/uc-fidan-aniliyor-ozgur-ozel-kendinden-sonraki-tum-kusaklara-ilham-veren-uc-onderin-hatirasi-onunde-saygiyla-egiliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1968 kuşağının devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam edilmelerinin 54'üncü yılında, Karşıyaka'da bulunan kabirlerinde düzenlenen anma törenine katıldı. Özel, mezar başında yaptığı konuşmada, '1968 kuşağının ki kendinden sonraki tüm kuşaklara ilham veren, enerji veren ve hala daha önderlik eden bu kuşağın üç önderinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1968 kuşağının devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam edilmelerinin 54'üncü yılında, Karşıyaka'da bulunan kabirlerinde düzenlenen anma törenine katıldı. Özel, mezar başında yaptığı konuşmada, '1968 kuşağının ki kendinden sonraki tüm kuşaklara ilham veren, enerji veren ve hala daha önderlik eden bu kuşağın üç önderinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz' dedi.</p> <p>'Üç Fidan' Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idamlarının 54'üncü yılında, Karşıyaka Mezarlığı'nda düzenlenen törenlerle anılıyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara İl Örgütü ve Gençlik Kollarıyla anma törenine katıldı. Özel'e, Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, genel başkan yardımcıları, Ankara milletvekilleri, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner eşlik etti.</p> <p>CHP Lideri Özel, Deniz Gezmiş'in yeğeni Tuncay Gezmiş ve beraberindekilerle birlikte mezarlığın kapısından, kabirlerinin başına kadar CHP Ankara İl Gençlik Kolları'nın Üç Fidan'ın fotoğraflarının yer aldığı, 'Geçmişten günümüze tam bağımsız Türkiye' yazılı pankartıyla yürüdü. Özel'in önünde CHP Gençlik Kolları'nın üç üyesi 'Üç Fidan'ın fotoğraflarını taşıdı. CHP örgütü, yürüyüş boyunca, 'Faşizme karşı omuz omuza', 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz', 'Devrim şehitleri ölümsüzdür' sloganları attı. Mezar başına ulaşan Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ın mezarlarına karanfiller bıraktı.</p> <p><strong>Tayfun Gezmiş: 'Onların 60 yıl önce bıraktığı birtakım değerleri hala taşıyoruz'</strong></p> <p>Deniz Gezmiş'in yeğeni Tayfun Gezmiş, mezar başında şunları söyledi:</p> <p>'Biz onların 60 yıl önce bıraktığı birtakım değerleri hala taşıyoruz, taşımaya da devam edeceğiz. Bizim üzerimize düşen onların bize miras bıraktığı kutsal kavramlara sıkı sıkıya sahip çıkmak. Tekrardan herkese buraya geldiği için teşekkür ediyorum. Eksik olmayın.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>Özgür Özel: 'Onları, birileri karşısında secde ederken Altıncı Filo'ya 'Defol' diyen, onu denize döken duruşlarıyla anıyoruz'</strong></p> <p>Özel, ise şöyle konuştu:</p> <p>'Bugün bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı veren ve en çok yürekleri dağlayan kararlarından bir tanesinin uygulandığı, 6 Mayıs'ın 54'ncü yıl dönümünde Deniz Gezmiş'in, Hüseyin İnan'ın ve Yusuf Aslan'ın huzurlarındayız. 1968 kuşağının ki kendinden sonraki tüm kuşaklara ilham veren, enerji veren ve hala daha önderlik eden bu kuşağın üç önderinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Onları 1968'de yaptıkları, Samsun'dan Ankara'ya tam bağımsız Türkiye için Atatürk'e saygı yürüyüşüyle hatırlıyoruz, anıyoruz. Onları, birileri karşısında secde ederken, Altıncı Filo'ya 'Defol' diyen, onu denize döken duruşlarıyla anıyoruz.</p> <p><strong>'Onların verdiği mücadeleyi saygıyla anıyoruz'</strong></p> <p>Bugünlerde ki birileri Trump'ın ve İsrail'in yanında, Filistin'e yapılanlara sessiz kalırken, Sumud Filosu'na sahip çıkmak gerekirken Sumud Filosu'nu kınayan bildirilerin altında İsrail ve Amerika ile buluşurken ya da ABD'nin Türkiye'deki büyükelçisi bu topraklarda, 'tam bağımsızlık' diyerek kendi ayaklarının altındaki sehpayı tekmelemiş, Deniz Gezmiş'lerin topraklarında, 'Bu ülkeye, buralara demokrasi fazla, buralarda güçlü tek adamlar olmalı, biz Amerika güçlü tek adamları tercih ediyoruz' diyen Barrack'ın karşısına ODTÜ'ye o günlerde girmeye çalışan Amerikan Büyükelçisi'nin Denizler nasıl karşısında durdularsa o şekilde durmak gereken bugünlerde, onların verdiği mücadeleyi bir kez daha saygıyla anıyoruz.</p> <p><strong>'İktidarımızda en öncelikli işlerimizden bir tanesi bu idam kararlarını yok hükmüne getirecek kararı almaktır'</strong></p> <p>İktidara az kaldı. Türkiye'nin bütün demokratları Meclis'te çoğunluğu sağlayacaklar. Meclis'te çoğunluğu olanların 1960 darbesinden sonra ki idamlardan özür dilediği, Meclis'in iadeiitibar yaptığı süreçte biz doğru yerde durduk. O idamlara karşı çıktık. 'Bizden üç, onlardan üç' diyerek Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamına kalkan eller, TBMM'nin aldığı ve halen geçerli olan en utanç verici karardır. İktidarımızda en öncelikli işlerimizden bir tanesi bu idam kararlarını yok hükmüne getirecek, tarih önünde onlardan özür dileyecek ve Deniz Gezmiş'in, Hüseyin İnan'ın ve Yusuf Aslan'ın hatıraları önünde saygıyla eğilecek bir kararı TBMM mutlaka alacaktır.</p> <p><strong>'Tam bağımsız bir Türkiye'yi yeniden inşa edebilmek için omuz omuza duruyoruz'</strong></p> <p>Tarihten husumet değil ders çıkarıyoruz. Bundan sonraki süreçte burada bulunan herkesin ve Türkiye'deki herkesin sık sık dile getirdiği gibi, kurtuluşun tek başımıza olmayacağını, hep beraber olmamız gerektiğini, Türkiye'yi kurtarmak, emperyalistlerin emellerine alet olmayacak tam bağımsız bir Türkiye'yi yeniden inşa edebilmek için yan yana duruyoruz, omuz omuza duruyoruz. Ben bir kez daha hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Bir tüketim günü olarak değil ama bu üç evladı ve bu ülke uğrunda evlatlarını kaybetmiş bütün annelerin ve bu üç evladın annesinin de aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/uc-fidan-aniliyor-ozgur-ozel-kendinden-sonraki-tum-kusaklara-ilham-veren-uc-onderin-hatirasi-onunde-saygiyla-egiliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:00:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/uc-fidan-aniliyor-ozgur-ozel-kendinden-sonraki-tum-kusaklara-ilham-veren-uc-onderin-hatirasi-onunde-saygiyla-egiliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="42873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu'ndan AB'ye çağrı: 'Türkiye'ye Rusya ve Çin gibi davranmayın']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ekrem-imamoglundan-abye-cagri-turkiyeye-rusya-ve-cin-gibi-davranmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ekrem-imamoglundan-abye-cagri-turkiyeye-rusya-ve-cin-gibi-davranmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Avrupa Birliği'ne (AB) 'Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı düzleme yerleştirmek, AB'nin jeopolitik gerçekleri ve stratejik çıkarlarıyla çelişir. Türkiye'ye Rusya ve Çin gibi davranmayın' çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Avrupa Birliği'ne (AB) 'Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı düzleme yerleştirmek, AB'nin jeopolitik gerçekleri ve stratejik çıkarlarıyla çelişir. Türkiye'ye Rusya ve Çin gibi davranmayın' çağrısında bulundu.</p> <p>CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ABD merkezli Politico için bir yazı kaleme aldı.  'Bu satırları Silivri'de bir cezaevi hücresinden yazıyorum' diyen İmamoğlu, 'Tutukluluğum yalnızca kişisel bir hukuki mesele değil. Türkiye'de demokrasideki daha derin bir kırılmayı, hukukun üstünlüğüne bağlılıktaki aşınmayı ve Avrupa Birliği ile ilişkilerdeki bozulmayı yansıtıyor' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Yıllardır Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler samimiyet ve dengeden yoksun'</strong></p> <p>İmamoğlu ayrıca, yazısında şu ifadelere yer verdi:</p> <p>'Yıllardır Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler samimiyet ve dengeden yoksun. Resmen 1999'dan bu yana devam eden adaylık süreci büyük ölçüde içi boşalmış durumda. Katılım süreci kâğıt üzerinde sürüyor ancak siyasi olarak uzun süredir tıkanmış halde. Türkiye hükümeti hâlâ tam üyeliği stratejik hedef olarak dile getirirken, aynı zamanda demokratik siyaseti ve kurumları zayıflatarak, hukukun üstünlüğünü ve temel hakları aşındırarak bu ilişkinin temelini zedeliyor.</p> <p>Son dönemde iki gelişme bu çelişkiyi yeniden açık biçimde ortaya koydu. İlki, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporunun genel kurula gitmek üzere hazırlanan son taslağı. İkincisi ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı kategoriye koyarak bir ortak değil, karşıt bir aktör olarak çerçevelemesi. İlk bakışta bunlar ayrı meseleler gibi görünebilir, ancak aslında aynı soruna işaret ediyorlar: Ortak bir geleceğe dair inandırıcı ve paylaşılan bir bağlılığın yokluğu. AB, Türkiye ile ilişkilerinde ilke ile çıkar arasında gidip geliyor ve stratejik bir vizyon ortaya koyamıyor. Türkiye ise ortak bir gelecek iddiasını sürdürebilecek demokratik güveni üretmekte başarısız oldu.</p> <p><strong>'Konu, stratejik yönelim ve AB ile Türkiye'nin hala anlamlı bir ortak gelecek tasavvur edip edemeyeceği'</strong></p> <p>Avrupa Parlamentosu'nun son raporu, Türkiye'deki demokratik gerilemeye dair bilinen kaygıları tekrarlamanın ötesine geçiyor. 19 Mart'ta tutuklanmamdan bu yana yaşananları çok daha somut ve açık biçimde ortaya koyuyor: Muhalefet üzerindeki artan baskı ve demokratik kurumların hızlanan aşınması. Ayrıca rapor, AB genişleme politikasının yeniden ivme kazandığı bir dönemde Türkiye'nin gerekli reformları gerçekleştirememesi nedeniyle bu 'fırsat penceresini' kaçırdığını açıkça belirtiyor. Artık mesele yalnızca donmuş bir üyelik dosyası değil. Konu, stratejik yönelim ve AB ile Türkiye'nin hala anlamlı bir ortak gelecek tasavvur edip edemeyeceği.</p> <p>İlişkilerdeki tıkanıklık da en görünür hâlini burada alıyor. Ülkede muhalefet üzerindeki baskı kalıcı bir yönetim yöntemine dönüştükçe, mesele dış politikanın dar çerçevesini aşarak doğrudan rejim sorunu haline geliyor. Türkiye'nin AB ile yaşadığı gerilimlerin önemli bir kısmı da içerdeki demokratik gerilemenin dış yansımalarından kaynaklanıyor. Avrupa Konseyi'nin kurucu üyelerinden biri olan Türkiye, en başından bu yana demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayalı Avrupa kurumsal düzeninin bir parçasıdır. NATO'daki yeriyle Avrupa'nın güvenlik mimarisinin ve kolektif savunmasının önemli bir unsurudur. Karadeniz'den kritik enerji hatlarına, göçten sanayi üretimine kadar pek çok alanda AB'nin uzun vadeli dayanıklılığı Türkiye dışlanarak güçlendirilemez.</p> <p><strong>'Türkiye'yi AB'den uzaklaştıran şey coğrafya değil, otoriterleşme sürecinin yarattığı birikimli tahribattır'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bu nedenle Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı düzleme yerleştirmek, AB'nin kendi jeopolitik gerçekleri ve stratejik çıkarlarıyla çelişir. Türkiye, bu aktörlerden farklı olarak Avrupa ile köklü kurumsal ilişkilere ve doğrudan, yapılandırılmış bir ortaklığa sahiptir. Türkiye'yi dışlayan bir AB, uzun vadede kendi güvenliğini ve ekonomik dayanıklılığını da zayıflatır. AB bugün Türkiye'ye baktığında tanıdık bir tablo görüyor: Zayıflamış kurumlar, siyasallaşmış bir yargı ve baskı altındaki bir muhalefet. Ancak biz bu tabloyu sadece tarif etmiyoruz, yaşıyoruz. Türkiye'yi AB'den uzaklaştıran şey coğrafya değil, otoriterleşme sürecinin yarattığı birikimli tahribattır.</p> <p>Ülkeyi Avrupa Konseyi standartlarından uzaklaştıran, hukukun üstünlüğünü zedeleyen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımayan ve yerel demokrasiyi sistematik biçimde aşındıran bir yönetim, kendisini Avrupa değerlerinin savunucusu olarak inandırıcı şekilde sunamaz. Bu söylem Brüksel'de de ülke içinde de karşılık bulmuyor. Türkiye'nin bugün ihtiyaç duyduğu şey hamasi söylemler değil, net bir yönelimdir. AB ile ortak bir geleceği savunmak, onay aramak değildir; Avrupa'nın çifte standartlarını görmek de Avrupa projesinden vazgeçmek anlamına gelmez. İhtiyacımız olan şey, hukuku, özgürlüğü ve çoğulculuğu dış talepler değil, Türk halkının vazgeçilmez hakları olarak gören bir siyasi vizyondur.</p> <p><strong>'Yönetmek istediğimiz Türkiye farklı olacaktır'</strong></p> <p>Bu nedenle yönetmek istediğimiz Türkiye farklı olacaktır. AB ile ilişkisini edilgen bir bekleyiş üzerine değil, eşitlik, değerler ve karşılıklı çıkarlar üzerine kuran; hak ve özgürlüklerden korkmayan, aksine bunları toplumsal düzenin temeli olarak gören; hukuku bir pazarlık unsuru değil, kamusal hayatın köşe taşı sayan bir Türkiye. AB'den beklentimiz ise basit: Türkiye'yi korku, klişeler ve kısa vadeli siyasi hesaplar üzerinden değerlendirmeyi bırakıp; tarihini, toplumsal gerçeklerini ve Avrupa ile kurduğu kurumsal bağları daha ciddiyetle ele alması.</p> <p>Bu satırları bir cezaevi hücresinden yazıyor olabilirim. Ancak Türkiye'nin yolunun demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına ve Avrupa ile ortak bir geleceğe yönelmesi gerektiğine olan inancım sarsılmadı. Türkiye, AB'nin kapısında bekletilmemelidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ekrem-imamoglundan-abye-cagri-turkiyeye-rusya-ve-cin-gibi-davranmayin</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:58:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ekrem-imamoglundan-abye-cagri-turkiyeye-rusya-ve-cin-gibi-davranmayin.png" type="image/jpeg" length="64086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBB'den 'Yönetici Geliştirme Programı'... Vahap Seçer: 'Türkiye daha iyi noktalara gelecekse yerel yönetimlerin buradaki rolü çok önemli']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbbden-yonetici-gelistirme-programi-vahap-secer-turkiye-daha-iyi-noktalara-gelecekse-yerel-yonetimlerin-buradaki-rolu-cok-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbbden-yonetici-gelistirme-programi-vahap-secer-turkiye-daha-iyi-noktalara-gelecekse-yerel-yonetimlerin-buradaki-rolu-cok-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer 'Türkiye her zaman olduğu gibi şimdi de çok zor dönemlerden geçiyor. Ülke içinde de son iki yıldır iç cephe tahkimatı, Terörsüz Türkiye süreci, barışı tahkim edelim, barışı hep beraber ülkemizde Türkiye'nin her bölgesine yayalım, bin yıldır kardeşçe yaşadık, bundan sonra da neden binlerce yıl kardeşçe yaşamayalım, kavga eden bir ülke değil bölünmeyi, parçalanmayı arzu eden bir ülke değil ya da bunu amaçlayanların bu çalışmalarına destek sağlayan hatalar yapmayalım, bir arada birlik olalım diye düşünürken burada belediyelerin rolünü de unutmamak gerekiyor. Eğer Türkiye daha iyi noktalara gelecekse yerel yönetimlerin buradaki rolü çok önemli, değerli olacak' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer 'Türkiye her zaman olduğu gibi şimdi de çok zor dönemlerden geçiyor. Ülke içinde de son iki yıldır iç cephe tahkimatı, Terörsüz Türkiye süreci, barışı tahkim edelim, barışı hep beraber ülkemizde Türkiye'nin her bölgesine yayalım, bin yıldır kardeşçe yaşadık bundan sonra da neden binlerce yıl kardeşçe yaşamayalım, kavga eden bir ülke değil bölünmeyi, parçalanmayı arzu eden bir ülke değil ya da bunu amaçlayanların bu çalışmalarına destek sağlayan hatalar yapmayalım, bir arada birlik olalım diye düşünürken burada belediyelerin rolünü de unutmamak gerekiyor. Eğer Türkiye daha iyi noktalara gelecekse yerel yönetimlerin buradaki rolü çok önemli, değerli olacak' dedi.</p> <p>TBB tarafından yerel yönetimlerde kurumsal kapasiteyi güçlendirmek ve belediye yöneticilerinin liderlik becerilerini geliştirmek amacıyla hayata geçirilen Yönetici Geliştirme Programı'nın 'Tanışma Buluşması' TBB ana hizmet binasında gerçekleştirildi. İki güm sürecek programın açılış konuşmalarını Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız yaptı.</p> <p>Seçer, şöyle konuştu:</p> <p>'Hafta sonu Belediyeler Birliği'mizin Genel Kurul'unu gerçekleştirdik. Ve Genel Kurul'da kalan süre olan üç yıl için Belediyeler Birliği başkanını, encümen üyelerinin ve başkanlık divanının seçimini de gerçekleştirmiş olduk. Bunun yanında da muhtelif ihtisas komisyonlarında çalışacak olan arkadaşlarımızı da belirledik. Yeni dönemimiz hepimize hayırlı olsun.</p> <p>Birlik olarak göreve geldiğimiz 2024 yılından bu yana yeni bir dönem, yeni bir bakış açısı başlattık. Birlik 2002 yılına kadar dernek statüsünde faaliyetini gösteren bugünkü faaliyet alanına yakın diyebileceğimiz bir amaçla kurulmuş bir yapıydı. 2004 seçimlerinden bu yana iktidarın görüş, bakış açısıyla birliğin görüş ve bakış açısı paralellik arz ediyor. Çünkü yöneten iktidara mensup bir partinin belediye başkanı birlik başkanlığını yapıyordu. Burada bir ideolojik ayrım çizgisini çekmek ya da bunu size hatırlatmak amaçlı söylemiyorum. 2024 ve öncesi yönetim anlayışının farkından bahsetmek istiyorum. Nihayetinde siyasi partiler bir dünya görüşünü yansıtır. Biz siyasi partilerden seçiliriz, milletvekili oluruz ya da belediye başkanı, meclis üyesi, biz de partimizin dünya görüşünü uygulamaya koyarız. Onun için partiler var. Onun için ideolojiler var. Bizim bakış açımız buradandır. Bir başka siyasi partinin bakış açısı buradandır. Bunu belirtme amaçlı bu konuyu açtım ve 2024 yılından bu yana asıl önemli olan, altını çizmem gereken belli ilkeler koyduk önümüze. Dedik ki biz hep Türkiye'de adaletsizlikten şikayet ediyoruz. Öncelikle yönettiğimiz kurumlarda, eğer şikayet ediyorsak topluma inandırıcı olabilmemiz için yönettiğimiz kurumlarda, belediyelerde eğer birliklerde bizim görüşümüz yönetiyorsa birliklerde adaleti hakim kılmak, herkesi kapsamak, herkesi kucaklamak ve gerçekten çağa ayak uydurmak, çok moda bir deyimle çağın ruhunu hisset etmek, okumak ve bu doğrultuda görev yapma arzusunu içerisindeyiz.</p> <p><strong>'Burada hangi partiden, hangi belediyeden, hangi statüde belediyeden gelmiş olursanız olun, başımızın tacısınız'</strong></p> <p>2024 yılından bu yana da birliğimiz çok değerli, çok önemli hizmetler yapıyor. Yerel yönetimlere çok değerli katkılar yapıyor. Geçtiğimiz Genel Kurul'da da bu konu bize Meclis üyelerimiz tarafından soru olarak yönetildi, 'Siz adaletli bir uygulama yapıyor musunuz' diye. Orada verdiğimiz rakamlar gerçekten konuya ne kadar ilkeli, adaletli yaklaştığımızı da gösteriyor. Hulasa burada hangi bölgeden, hangi partiden, hangi belediyeden, hangi statüde belediyeden gelmiş olursanız olun, hepiniz başımızın tacısınız. Hepiniz bizim için değerlisiniz. Çünkü milletimize hizmet eden belediyelerimizin emekçilerisiniz, çalışanlarısınız. </p> <p>Belediye yönetiminde iki önemli taşıyıcı kolon var. Bir tanesi belediyenizin mali disiplini olmak zorunda, eğer heyecan yapmadan şehre hizmet etmek istiyorsanız. İki, insan kaynağınız güçlü olacak. Sayısal açıdan güçlü değil, içerik açısından kaliteli insan kaynağına sahip olacaksınız. İş bilmeyen insan kaynağına sahipseniz işiniz zordur belediye başkanları olarak. İşin mali yönünü bir yana bırakıyorum. Çünkü bugün yönetici geliştirme programı kapsamında buradayız. Birbirinden değerli konuşmacılar olacak. Sizlere çok değerli bilgiler aktaracak. Ben de hem Birliğin Başkanı hem de bir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak belediye başkanlığı yaptığım süreç içerisindeki deneyimlerden de yola çıkarak bazı aktarımlarda bulunmak istiyorum. Hele hele yeni bir döneme başlamışsanız yani bir seçimden çıkmışsınız, başka bir bakışın, başka bir yönetim anlayışının yönettiği bir kurumu devralıyorsanız işiniz daha da zor. Çünkü sizin yönteminiz farklı, geçmişin yöntemi farklı, tanımadığınız yöneticiler, işin içerisine bir de siyaset giriyorsa ki çok siyasi makamlardır belediye başkanları, milletin iradesinin direkt isme yansıdığı ve çok sağlam siyasi kurumlardır. İşiniz kolay değildir.</p> <p><strong>'Belediye başkanlığı zor iş'</strong></p> <p>Ama belediye başkanlığı zor iş. Bu görevi yapacak olan insanların da gerçekten zor zamanların, riskli dönemlerin insanı olması gerekiyor. Güçlü karakterler olması gerekiyor. Yoksa şehrini, beldesini felaketten felakete sürükleyebilir, yanlış işler yapabilir. Zorluk oradan başlıyor. Ama buna kısa süre içerisinde yoğunlaşırsanız, düzene koyarsınız ve hizmetlerinizi de bir bir yapmaya başlarsınız. Eğer bunu başaramazsanız gömleğin düğmesini yanlış iliklemiş olarak beş yıla başlarsınız. Sonuna kadar da toparlamanız bir daha daha mümkün olmaz. Peki bunun bugünkü toplantımızla ilişkisi nedir diye sorarsanız, tam da onu anlatmaya çalışıyorum. İşte burada o belediyenin en önemli taşıyıcı kolonu olan insan kaynağını kaliteli bir yapıya büründürmek için daha müktesebatı geniş, daha bilgi birikimi olan daha yeni şeyleri bilebilen bunu alıp sentezleyebilen ve kendine münhasır özellikleri olan, beldesinde hizmet ettiği alanlara yansıtma kabiliyetini geliştiriyoruz burada. Yapmak istediğimiz bu. Bizim en büyük özelliğimiz maalesef hala devam ediyor toplumumuzda, herkes her şeyi en iyi bildiğini düşünüyor. 'Ben diyor her şeyin en iyisini bilirim. Bir diğerinin aklına ihtiyacımız yok.' Birçok insan maalesef hala bu yanlış düşünce içerisinde. Oysa herkesin söyleyeceği bir şey vardır. Bizim de bilmediğimiz birçok konu olabilir.</p> <p><strong>'Kadrolar her açıdan son derece birikimli, donanımlı olmak zorunda'</strong></p> <p>Belediyeler çok önemli fonksiyon üstlenmiş kurumlardır. Özellikle dünyadaki son gelişmeler belediyeleri çok daha farklı bir konuma getirdi. Belediyeler sadece bir şehrin rutin işlerini yapan bir kurum olarak değerlendirilmemeli. Artık küresel sorunlarla boğuşuyor dünya. Dünyada sınırlar kalktı. Telekomünikasyon çok gelişti. muazzam bir gelişme var. Yani belki 50 yıl önce bir yüzyıldaki gelişmeler, bugün 50 yıl sonra sadece beş yıl da olabiliyor. Yani bir asır beklemeniz gereken gelişmeler o kadar hızlı oluyor ki beş yılda olabiliyor. Ve bölgesel sorunlar yaşanabiliyor. Afet sorunları yaşanabiliyor. Hepimizin, tüm toplumların başının belası, ülkelerin başının belası, küresel iklim krizi var. Bunlar çok önemli sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Peki bu sorunlarla yüzleştiğimiz zaman manevra kabiliyeti, olaylara müdahale kabiliyeti, o bölgedeki insan kaynağı olarak araç ekipman olarak en güçlü yapılar nelerdir? Belediyelerdir. Pandemi örneği önemli. Su taşkınları, büyük yangınlar, orman yangınları ve Türkiye'nin yaşadığı 2023 yılındaki 6 Şubat depremleri çok önemli örnekler. O süreçlerde de o krizlerde de belediyeler kendini çok hissettirdi. Bu Cumhuriyet Halk Partiliydi, AK Partiliydi, MHP'liydi, DEM Partiliydi fark etmiyor. Ama belediyelerdi. O nedenle de belediyelerde yetişmiş insan kaynağı bir kez daha ön plana çıkıyor. İllaki hizmet yaptığınız şehri, yönettiğiniz şehri beraber yönettiğiniz kadrolar her açıdan son derece birikimli, donanımlı olmak zorunda diye düşünüyorum.</p> <p><strong>'Sizlere çok daha değerli destekler yapacağız'</strong></p> <p>Belediyeler Birliği'ndeki ilkelerimiz neyse bütün belediyeler, bin 405 belediyemiz var, herkese proje desteği yapalım, araç ekipman desteği yapalım. Eğitimlerden faydalandıralım. Dış gezilere ekipler oluştururken fark gözetmeksizin herkesi katalım, gitsinler, görgüleri artsın. Proje nasıl yapılır, hibe nasıl alınır, bir bölgede vizyon projeleri nasıl gerçekleştirilir, biz herkesin bu konuda yetişmesini arzu ediyoruz. Belediye başkanları olarak, belediyeler olarak da biz hizmetimizi yaparken kimseyi ayıramayız. Bir sokakta bir problem var, bunu çözeceksek herkes için çözeceğiz. Orada bizim seçmenimiz var yok ya da bize oy vermiş vermemiş bunu düşünemeyiz. Herkese aynı derecede hizmet yapmış oluruz. Bu nedenle bizim burada göstereceğimiz performans yani Belediyeler Birliği'nde bin 405 belediyeyi temsil eden, onlara destek olan, işinin kolaylaşmasını sağlayan kurum olarak yapacağımız her değerli çalışma aslında Türkiye'ye bir katkıdır. Türkiye'nin birliğine, beraberliğine toplumsal barışına bir katkıdır. Türkiye her zaman olduğu gibi şimdi de çok zor dönemlerden geçiyor. Bildiğiniz gibi ülke içinde de son iki yıldır iç cephe tahkimatı, Terörsüz Türkiye süreci, barışı tahkim edelim, barışı hep beraber ülkemizde Türkiye'nin her bölgesine yayalım, bin yıldır kardeşçe yaşadık bundan sonra da neden binlerce yıl kardeşçe yaşamayalım, Türkiye daha güçlü olsun, kavga eden bir ülke değil bölünmeyi, parçalanmayı arzu eden bir ülke değil ya da bunu amaçlayanların bu çalışmalarına destek sağlayan hatalar yapmayalım, bir arada birlik olalım diye düşünürken burada belediyelerin rolünü de unutmamak gerekiyor. Her zaman söylediğimiz bir konu var, yerelden genele yayabilirsiniz. Eğer Türkiye'de huzur istiyorsanız, yerelde huzur varsa genele yayılır. Yerelde barış varsa, yerelde refah varsa bunu Türkiye'ye yayabilirsiniz. Eğer Türkiye daha iyi noktalara gelecekse yerel yönetimlerin buradaki rolü çok önemli, çok değerli olacak. Bu bilinçle birliğimiz hizmet devam edecek. Bu bilinçle sizlere çok daha değerli destekler yapacağız.'</p> <p><strong>Suat Yıldız: 'Türkiye'nin idari kapasitesine katkı yapacak olan bu programı hayata geçirdik'</strong></p> <p>Yıldız, da şöyle konuştu:</p> <p>'Programımız uzaktan eğitim modülleriyle başlamış olsa da bugün burada yüz yüze gelerek bu büyük aile fotoğrafını tamamlıyor olmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyoruz. Bugün sadece bir eğitim açılışı için değil, yerel yönetimlerimizin geleceğine yön verecek yeni bir kurumsallaşma hamlesinin ilk adımını atmak üzere de toplandık. Biliyoruz ki, bir kurumun gücü sahip olduğu bina, araç parkı gibi fiziki imkanlarından değil, o kurumu sevk ve idare eden yöneticilerinin yetkinliğinden gelir. Kamuyu soyut bir kavram olmaktan çıkarıp, vatandaşın hayatına dokunan somut bir hizmete dönüştüren yegane güç, siz değerli yöneticilerin dirayetidir. İşte bu yüzden, Birlik tüzüğümüzün bize verdiği 'belediyelerin eğitim, danışmanlık, bilgi ve deneyim paylaşımı ihtiyaçlarını karşılama' görev ve yetkisi ile Stratejik Plan'ımızda yer alan 'kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi' hedefimiz doğrultusunda hareket ederek kentlerimizin ve oradan hareketle de toplamda Türkiye'nin idari kapasitesine katkı yapacak olan bu programı hayata geçirdik.</p> <p>Bildiğiniz üzere, ülkemizde kamu yönetimi eğitimi üniversiteler tarafından verilmektedir. Ancak bir kurumu, bir topluluğu yönetmek salt kamu yönetimi bilgisi ile mümkün olamamaktadır. Çok farklı uzmanlık alanıyla ilişkili hizmetler üreten kurumlarda hem ilgili alanın uzmanlık bilgisine hem de yönetimin temel ilkeleri ile farklı yönetim ekollerinin uygulamalarına hakim olmaya ihtiyaç vardır. Bunu 2019 yılına kadar Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) yapıyordu. Üniversitelerden farklı olarak TODAİE farklı kamu kurumlarından, farklı disiplinlerden ve uzmanlık alanlarından gelen yöneticilerin bir araya gelerek birbirini tanıdığı, birbirinden öğrendiği, seçkin hocalardan kamu yönetimine ilişkin dersler aldığı bir iklim sağlıyordu. Bugün ise bu konuda bir eksiklik olduğu, belediyelerimizin hizmet alanlarının yıldan yıla genişlemesinin de etkisiyle bu eksikliğin daha fazla hissedildiği herkesin malumudur. TBB olarak, anlık çözümler geliştiren, inisiyatif alıp kriz yöneten siz yerel yöneticilerimize, mesleki gelişimlerinizi destekleyecek, farklı uzmanlık alanlarınızı kamu yönetiminin bilgisi ile harmanlayıp taçlandıracak bir çatı sunmak istedik. Bu hedefle güçlü bir adım atarak bu programı tasarladık.</p> <p><strong>'Tüm çalışmalarımızı Birliğimizin mottosu olan 'Daha İyi Bir Gelecek, Yerelden Gelecek' anlayışıyla hayata geçiriyoruz'</strong></p> <p>Bu programdan beklediğimiz çıktı, sadece teorik bilgi artışı değil, ilişkilenme ağı ve birbirinden öğrenme zemini oluşmasıdır. Belediyecilik, birbirinden öğrenmeyi en çok gerektiren alandır. Edirne'deki bir müdürümüzün çözdüğü sorunu, bugün burada Şanlıurfa'daki meslektaşıyla tartışabiliyor olması, bizim için çok kıymetli. Tam da bu amaçla yakın zamanda birincisini düzenlediğimiz Belediyecilik Forumu'nu gerçekleştirdik. 'Birbirimizden Öğreniyoruz' özdeyişi ile sembolize edebileceğimiz şekilde; belediyelerimizin iyi uygulamalarını Birliklerinin çatısı altında bir araya gelerek birbirlerine anlatmasına imkân sağladık. Katılımcı belediyelerimizin büyük bir memnuniyetle, yeni bilgilerle ve yeni ilişkilenme biçimleriyle buradan ayrıldığını mutlulukla gözlemledik. Sizlerin iki günlük bu buluşmanız da 'Birbirimizden Öğrenmenin' bir başka örneği olacaktır. Sizler, bu programın ilk dönem kursiyerleri olarak öğrendikleriniz ve yaptıklarınızla geleceğe izler bırakacaksınız. Yönetici Geliştirme Programı da gelecek yıllarda yerel yönetimlerimizin en etkili eğitim programlarından birine dönüşecektir. Sizlerin bu programı tamamlarken edindiğiniz bakış açısı, belediyelerimizdeki hizmet kalitesini, dolayısıyla vatandaşımızın yaşam kalitesini artıracaktır. Programın hayata geçmesinde emeği geçen çalışma arkadaşlarıma, değerli hocalarımıza ve bu sürece inanarak başvuran siz kıymetli yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Hâlihazırda devam eden uzaktan eğitim sürecinizin ve Ankara'da gerçekleştireceğimiz yüz yüze atölye çalışmalarımızın verimli geçmesini diliyorum. Tüm bu çalışmalarımızı Birliğimizin mottosu olan 'Daha İyi Bir Gelecek, Yerelden Gelecek' anlayışıyla hayata geçiriyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman 'Kamu Yönetiminde Liderlik' başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.</p> <p>Program Klinik Psikolog Cenk Adıgüzel'in 'Belediyecilikte Psikolojik Dayanıklılık: Krizler Arasında Sağlam Kalmak' sunumuyla devam edecek. Ardından Dr. Aylin Vartanyan Dilaver 'Bireyden Kolektife: Sanat Yoluyla Bir Süreklilik Arayışı' başlıklı sunumunu gerçekleştirecek. Moderatörlüğünü Birlik Genel Sekreteri Suat Yıldız'ın üstlendiği Deneyim Paylaşımı Oturumu'nda da; Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu 'Oyuncu Olarak Tiyatroyu Yönetmek, Oyuncu Olarak Belediyeyi Yönetmek: Farklı Yönetme Pratikleri, İmkanlar, Güçlükler', Emekli Büyükelçi Hatice Aslıgül Üğdül 'Bir Ülkeyi Uluslararası Alanda Temsil Etmek: Uluslararası İlişkileri Yönetmek' ve Emekli Vali Enver Salihoğlu ise 'Mülki İdareyi Yönetmek' başlıklarında deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbbden-yonetici-gelistirme-programi-vahap-secer-turkiye-daha-iyi-noktalara-gelecekse-yerel-yonetimlerin-buradaki-rolu-cok-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:58:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/tbbden-yonetici-gelistirme-programi-vahap-secer-turkiye-daha-iyi-noktalara-gelecekse-yerel-yonetimlerin-buradaki-rolu-cok-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="36089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Güler'den SAHA 2026 Fuarı'nda görüşme trafiği]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-gulerden-saha-2026-fuarinda-gorusme-trafigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-gulerden-saha-2026-fuarinda-gorusme-trafigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İstanbul'da Azerbaycan'ın Savunma Bakan Yardımcısı Agil Gurbanov, Kenya Savunma Bakanı Roselinda Soipan Tuya ve Vietnam Savunma Bakan Yardımcısı Korgeneral Nguyen Thang ile bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İstanbul'da Azerbaycan'ın Savunma Bakan Yardımcısı Agil Gurbanov, Kenya Savunma Bakanı Roselinda Soipan Tuya ve Vietnam Savunma Bakan Yardımcısı Korgeneral Nguyen Thang ile bir araya geldi.</p> <p>Milli Savunma Bakanlığı'nın resmi X hesabından yapılan paylaşımda, 'Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, SAHA 2026 Fuarı'nın ikinci gününde de görüşmelere devam ediyor. Bakan Yaşar Güler, fuar için İstanbul'a gelen kardeş Azerbaycan'ın Savunma Bakan Yardımcısı Agil Gurbanov'u kabul etti' ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bakanlığın bir diğer paylaşımında ise 'Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, SAHA 2026 Fuarı için İstanbul'a gelen Kenya Savunma Bakanı Roselinda Soipan Tuya ile bir araya geldi. Her iki Bakan gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından Savunma İş Birliği Anlaşması imzaladı. Bakan Güler sonrasında Vietnam Savunma Bakan Yardımcısı Korgeneral Nguyen Thang'i kabul etti' denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-gulerden-saha-2026-fuarinda-gorusme-trafigi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:53:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/bakan-gulerden-saha-2026-fuarinda-gorusme-trafigi.jpg" type="image/jpeg" length="65513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 yaşındaki Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı: 'Öldürme kastı var, ancak ilk haksız hareket maktulden']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/15-yasindaki-fatih-acaci-cinayeti-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi-oldurme-kasti-var-ancak-ilk-haksiz-hareket-maktulden</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/15-yasindaki-fatih-acaci-cinayeti-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi-oldurme-kasti-var-ancak-ilk-haksiz-hareket-maktulden" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da 15 yaşındaki Fatih Acacı'nın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 12 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, sanığın eyleminin 'kasten öldürme' kapsamında olduğunu vurgularken, olayın başlangıcında maktulden gelen saldırı nedeniyle 'haksız tahrik' indirimi uygulandığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Ankara'da 15 yaşındaki Fatih Acacı'nın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 12 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, sanığın eyleminin 'kasten öldürme' kapsamında olduğunu vurgularken, olayın başlangıcında maktulden gelen saldırı nedeniyle 'haksız tahrik' indirimi uygulandığını belirtti.</p> <p>Ankara'da 15 yaşındaki Fatih Acacı'yı, 12 bıçak darbesiyle öldüren suça sürüklenen çocuk D.G'ye, 'çocuğu kasten öldürme' suçundan haksız tahrik indirimi uygulanarak verilen 12 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı.</p> <p><strong>Olayın çıkış noktası: mesajlaşma ve yüz yüze görüşme</strong></p> <p>Mahkeme, olayın taraflar arasında maktulün kız arkadaşıyla yapılan mesajlaşmalar nedeniyle başlayan tartışmanın ardından geliştiği değerlendirmesinde bulundu. Dosyaya göre taraflar telefonla tartıştıktan sonra buluşma kararı aldı ve olay günü bir internet kafe önünde bir araya geldi. Gerekçede, tarafların birlikte parka geçerek konuşmaya devam ettiği, burada tartışmanın büyüyerek fiziki kavgaya dönüştüğü belirtildi.</p> <p><strong>Tanık beyanları: 'İlk yumruk maktulden geldi'</strong></p> <p>Kararda, olayın oluş şekline ilişkin en önemli delillerden birinin tanık anlatımları olduğu vurgulandı. Tanıkların büyük ölçüde örtüşen beyanlarına göre; taraflar arasında önce sözlü tartışma yaşandı, maktul Fatih Acacı sanığa ilk yumruğu attı, taraflar karşılıklı olarak birbirlerine vurdu ve boğuşma yaşandı. Mahkeme, bu anlatımlar doğrultusunda olayın başlangıcında 'ilk haksız hareketin maktulden geldiği' sonucuna ulaştı.</p> <p><strong>Bıçak kullanımı ve darbe sayısı: 'Öldürme kastı açık'</strong></p> <p>Adli Tıp Kurumu otopsi raporuna göre maktulün vücudunda 10'un üzerinde, toplamda 12 bıçak darbesi bulunduğu belirtildi. Mahkeme, bu darbe sayısının ve özellikle hayati bölgelere yönelmiş olmasının 'öldürme kastını açık biçimde ortaya koyduğunu' ifade etti.</p> <p>Sanığın 'rastgele savurdum' şeklindeki savunmasının, darbe sayısı ve niteliği karşısında hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı vurgulandı. Kararda, çok sayıda ve etkili bıçak darbesinin, eylemin sadece yaralama amacıyla gerçekleştirildiği yönündeki savunmayı çürüttüğü kaydedildi.</p> <p><strong>Bıçağın kime ait olduğu belirlenemedi</strong></p> <p>Sanık, bıçağın maktule ait olduğunu ve kendisinin boğuşma sırasında ele geçirerek kullandığını ileri sürdü. Tanık beyanlarında ise bıçağın sanık tarafından saklandığı yönünde ifadelere yer verildi.</p> <p>Mahkeme, bu çelişkili anlatımlara rağmen bıçağın kime ait olduğunun kesin olarak belirlenemediğini, ancak bu hususun suçun vasfını değiştirmediğini belirtti. Gerekçede, 'bıçağın kime ait olduğundan bağımsız olarak eylemin öldürme kastıyla gerçekleştirildiği' vurgulandı.</p> <p><strong>Meşru savunma değerlendirmesi: 'Şartlar oluşmadı'</strong></p> <p>Sanık ve müdafileri, eylemin meşru savunma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Mahkeme ise kararında, sanığın maruz kaldığı saldırının; süreklilik arz eden, kaçınılmaz ve ölüm tehlikesi doğuran bir saldırı niteliğinde olmadığı, bu nedenle meşru savunma şartlarının oluşmadığını değerlendirdi. Gerekçeli kararda, sanığın kendisini savunma sınırlarını aşarak saldırıyı ölümle sonuçlandırdığını ifade etti.</p> <p><strong>'Tasarlama ve canavarca his' iddiaları reddedildi</strong></p> <p>Katılan taraf, eylemin tasarlanarak ve canavarca hisle işlendiğini ileri sürdü. Bu kapsamda sanığın olay öncesi internet aramaları ve bazı görüntüler delil olarak sunuldu. Mahkeme, bu verilerin somut olayla doğrudan bağlantı kuracak nitelikte olmadığını belirtti. Olayın ani gelişen bir kavga sonucu meydana geldiği, önceden planlama yapıldığına dair kesin delil bulunmadığı kaydedildi. Bu nedenle TCK'daki nitelikli hallerin uygulanmadığı ifade edildi.</p> <p>Mahkeme, ilk fiziki saldırının maktulden gelmesi, taraflar arasında anlık gelişen bir kavga yaşanması, olayın ani gelişmesi unsurlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiğini belirtti. Mahkeme, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; eylemin 'kasten öldürme' suçu kapsamında olduğu, meşru savunma şartlarının oluşmadığı değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/15-yasindaki-fatih-acaci-cinayeti-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi-oldurme-kasti-var-ancak-ilk-haksiz-hareket-maktulden</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:52:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/15-yasindaki-fatih-acaci-cinayeti-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi-oldurme-kasti-var-ancak-ilk-haksiz-hareket-maktulden.png" type="image/jpeg" length="91218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere, Cumhuriyet Mahallesi'nde altyapı çalışmalarını inceledi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/adiyaman-belediye-baskani-tutdere-cumhuriyet-mahallesinde-altyapi-calismalarini-inceledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/adiyaman-belediye-baskani-tutdere-cumhuriyet-mahallesinde-altyapi-calismalarini-inceledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Cumhuriyet Mahallesi'nde devam eden yağmur suyu ve kanalizasyon hattı yenileme çalışmalarını yerinde inceledi. Tutdere, çalışmaların Kurban Bayramı'na kadar tamamlanacağını ve asfalt serimine geçileceğini kaydetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ADIYAMAN) -</strong> Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Cumhuriyet Mahallesi'nde devam eden yağmur suyu ve kanalizasyon hattı yenileme çalışmalarını yerinde inceledi. Tutdere, çalışmaların Kurban Bayramı'na kadar tamamlanacağını ve asfalt serimine geçileceğini kaydetti.</p> <p>Adıyaman Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü (ASKİM) ekipleri, kent merkezinde yağıştan kaynaklanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek amacıyla Cumhuriyet Mahallesi'nde yeni yağmur suyu hattı döşeme ve kanalizasyon şebekesi yenileme çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalar kapsamında bölgeye 400'lük yağmur suyu hattı ile 300'lük yeni kanalizasyon hattı döşeniyor. Altyapı imalatlarının tamamlanmasının ardından Kurban Bayramı'na kadar bölgede asfalt serimi yapılacak.</p> <p>Faaliyetleri yerinde inceleyen Tutdere, ASKİM ekiplerinden bilgi aldı. Çalışmaların kentin geleceğine yönelik kalıcı yatırımlar olduğunu belirten Tutdere, şunları söyledi:</p> <p><strong>'Bu yatırımlar kentimizin geleceği için'</strong> </p> <p>'Adıyaman Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz, Cumhuriyet Mahallesi'nde yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarındaki yenileme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu bölgede 400'lük yağmur suyu hattı ile 300'lük yeni kanalizasyon hattı döşüyoruz. Bu çalışmalar, bir şehrin geleceği için yapılan altyapı yatırımlarıdır. Şehrimizin geleceğine büyük bir destekle, güçlü bir altyapı hizmeti sunuyor; Adıyaman'ımızı geleceğe hazırlıyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çalışmaların ve asfalt seriminin Kurban Bayramı'na kadar tamamlanacağını aktaran Tutdere, 'Çalışmalarımızın şehrimize hayırlı olmasını diliyorum' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Adıyaman</category>
      <guid>https://www.haber500.com/adiyaman-belediye-baskani-tutdere-cumhuriyet-mahallesinde-altyapi-calismalarini-inceledi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:51:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/adiyaman-belediye-baskani-tutdere-cumhuriyet-mahallesinde-altyapi-calismalarini-inceledi.jpg" type="image/jpeg" length="68349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege Üniversitesi Hastanesi'nde sağlık çalışanları iş bıraktı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ege-universitesi-hastanesinde-saglik-calisanlari-is-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ege-universitesi-hastanesinde-saglik-calisanlari-is-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Hastanesi'ndeki sağlık çalışanları ek ücret, artan iş yükü ve haklarının verilmediği gerekçesiyle iş bıraktı. Çalışanlar adına konuşan Birlik Sağlık-Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Muhammed Danışkan, 'Personeli ezen koltuk sevdalarına geçit vermeyeceğiz. Talep ettiğimiz haklar karşılanana kadar asla durmayacağız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Ege Üniversitesi Hastanesi'ndeki sağlık çalışanları ek ücret, artan iş yükü ve haklarının verilmediği gerekçesiyle iş bıraktı. Çalışanlar adına konuşan Birlik Sağlık-Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Muhammed Danışkan, 'Personeli ezen koltuk sevdalarına geçit vermeyeceğiz. Talep ettiğimiz haklar karşılanana kadar asla durmayacağız' dedi.</p> <p>Ege Üniversitesi'nde örgütlü Birlik Sağlık-Sen, Hep-Sen, Genel Sağlık-İş, Hekim Birliği ve Türk Sağlık-Sen üyesi sağlık çalışanları ödenmeyen nöbet ücretleri ve artan iş yükü nedeniyle iş bıraktı.</p> <p>Haklarını alamadıklarını belirten sağlık çalışanları 6-7 Mayıs tarihlerinde devam edecek iş bırakma eylemleri kapsamında bugün Ege Üniversitesi Poliklinikleri önünde bir araya geldiler. Greve, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) da destek verdi.</p> <p>'Emek bizim hak bizim', 'Direne direne kazanacağız' sloganları atan sağlık çalışanları, poliklinikler önünden hastanenin başhekimliği önüne yürüdü.</p> <p>Başhekimlik önünde ıslık ve sloganlarla yönetime tepki gösterilirken sağlık çalışanları adına ortak basın açıklamasını Birlik Sağlık-Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Muhammed Danışkan okudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Çalışma koşullarıyla bir tükenmişlik merkezine dönüşmüştür'</strong></p> <p>Çalışanların 'tükenme' noktasına geldiğini kaydeden Danışkan, 'Ege Üniversitesi Hastanesi'nde sağlık sistemi çöktü. Çalışanlar can çekişiyor, artık söz bitti. Artık ne mızrak kalmıştır ne çuval. Kurum, yetersiz yönetim, mobbing, insan sınırlarını aşan çalışma koşullarıyla bir tükenmişlik merkezine dönüşmüştür. Sağlık çalışanlarımız iki üç kat iş yükü altında ezilirken karşılığında komik denecek teşvik ödemeleriyle adeta alay edilmektedir. Üstelik gece gündüz demeden tutulan nöbet ücretleri hâlâ ödenmemektedir. Türkiye'de en düşük teşvik ödemesinin bu kadar yoğun bir hastanede olması kabul edilemez. Sağlık Bakanlığı hastaneleriyle kıyaslama yapmayı utanır hâle geldik. Sağlık sistemimizin en üst noktasında olan üniversite hastaneleri en ağır, en karmaşık ve en zor vakalara hizmet verirken çalışanlara en düşük ücretin reva görülmesi kabul edilemez' dedi.</p> <p><strong>'Sağlık çalışanını köle gibi kullanamazsınız'</strong></p> <p>Malzeme ve güvenlik sorunu yaşandığına dikkat çeken Danışkan, 'Hastanede kimin ne iş yaptığı belli değildir. Eczane teknikerleri sekreterlik, hemşireler ise eczane teknikerliği yapıyor. Personel masa başında amir kesilmiş, sahadaki çalışan tamamen dışlanmıştır. Servisler, giren çıkanın belli olmadığı bir pazar yerine dönmüş; ne güvenlik kalmıştır ne de disiplin. Hastanenin düştüğü durum içler acısıdır. Kliniklerde en temel tıbbi malzeme olan eldiven dahi dönemsel olarak bulunamamaktadır. Güvensiz bir ortamda malzemesiz bırakılan profesyonellerden mucize yaratmaları beklenmektedir. Bu sadece bir eksiklik değildir; görev ihmalidir. Paranız yoksa ek mesai yaptıramazsınız. Alın terini ödemediğiniz hemşireyi, sağlık çalışanını, doktoru, personeli köle gibi kullanamazsınız' diye konuştu.</p> <p><strong>'Durum her geçen gün daha da kötüye gitmektedir'</strong></p> <p>Yönetimler tarafından çalışanlara verilen sözlerin tutulmadığını söyleyen Danışkan, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Her yönetim değişikliğinde karşılaştığımız oyalamalar artık sabrımızı taşırmıştır. Hastanemizin yeni yönetimiyle yaptığımız görüşmelerde verilen iyi mesajlar olsa da sorunlarımız yıllardır çözüm beklemektedir. Bir ilerleme kaydedilmediği gibi bu durum her geçen gün daha da kötüye gitmektedir. Sürekli yapılan usulsüz görevlendirmelerle çalışanların düzeni bozulmakta, huzursuzluk bir yönetim biçimi hâline gelmiştir. Sesi çıkan her arkadaşımız tehdit edilmekte ve mobbing ile susturulmaya çalışılmaktadır. Ancak bizler susmayacağız. Dayatmalara ve ağır çalışma koşullarına dayanamayan yetişmiş personelimiz ya istifa edip Sağlık Bakanlığı'na ve diğer kurumlara geçmekte ya bir dakika beklemeden emekli olmakta ya da sağlığını kaybettiği için rapor alarak görevinden ayrılmaktadır. Her giden arkadaşımızın yükü geride kalan sağlık çalışanlarının omuzlarına 15 hasta olarak binmektedir. Yoğun bakımda solunum cihazlarına bağlı hastalar varken serviste tek hemşire bırakılarak bakım verilmeye çalışılmaktadır. Bu, 'Biz sizlerin hayatını umursamıyoruz' demektir.'</p> <p><strong>'Talep ettiğimiz haklar karşılanana kadar asla durmayacağız'</strong></p> <p>Sağlık çalışanlarının taleplerini açıklayan Danışkan, taleplerin karşılanmaması durumunda eylemlerin devam edeceği mesajını vererek şunları söyledi:</p> <p>'Kararımız nettir: 6-7 Mayıs'ta iş bırakıyoruz. Ödenmeyen ücretlere, yetersiz teşviklere, dayatmalara, mobbinge, liyakatsiz yönetime karşı meşru müdafaa hakkımızı kullanıyoruz. Son çağrımızdır. Bizler tükendik. Her ay arkadaşlarımızın istifa etmesine seyirci kalmayacağız. Artık bıktık. Ülke yönetimini memnun etmek için personeli ezen koltuk sevdalarına geçit vermeyeceğiz. Talep ettiğimiz haklar karşılanana kadar asla durmayacağız.</p> <p><strong>'Yönetemiyorsanız o koltukları bırakıp gitmelisiniz'</strong></p> <p>Teşvik ödemeleri derhal bakanlık seviyesine çekilmelidir. Ödenmeyen nöbet ücretleri ödenmelidir. Hiçbir sağlık çalışanı köle değildir. Bir hemşirenin hangi serviste kaç hastaya bakacağı acilen yönetmeliğe bağlanmalıdır. Kurumların ve yöneticilerin inisiyatifine bırakılmamalıdır. Hiçbir sağlık çalışanı asli görevinin dışında çalıştırılmamalıdır. Yönetemeyenler koltuklarını bırakmalıdır. İş güvenliğinin sağlandığı, liyakatin esas alındığı günlere geçmeliyiz. Çözüm basit: Yönetemiyorsanız o koltukları bırakıp gitmelisiniz. Yönetemeyen yönetim o koltukta sadece işgalcidir. Gerekirse Ege Üniversitesi'nde yaşanan bu sorunları gücümüz yettiğince tüm ülkeye taşıyacağız. Çalışanların ve hastaların hakkını sonuna kadar savunacağız.'</p> <p><strong>'13 yıldır bayram görmemiş bir çalışanım'</strong></p> <p>Danışkan, son olarak çalışma çizelgesinin göstererek, 'Ben 13 yıldır bayram görmemiş bir çalışanım. Ben bu hastaneye hizmet verirken benim ek ücretimi ödemeyen, beni bu hastanenin en düşük ücretine mahkum bırakan bu sistemi reddediyorum' dedi.</p> <p>Açıklamanın ardından iş bırakamayan birimlerdeki çalışanlar için de birimlere yürüyüş gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ege-universitesi-hastanesinde-saglik-calisanlari-is-birakti</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:48:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ege-universitesi-hastanesinde-saglik-calisanlari-is-birakti.jpg" type="image/jpeg" length="73681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, gözünü final serisine çevirdi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/turgutlu-belediyesi-kadin-basketbol-takimi-gozunu-final-serisine-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/turgutlu-belediyesi-kadin-basketbol-takimi-gozunu-final-serisine-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, Play-Off Yarı Finali'nde Fenerbahçe Gelişim'i 84-66 mağlup ederek geçen yılın ardından bu yıl da finale yükselme başarısı gösterdi. Kırmızı-siyahlılar, gözünü şampiyonluk yolundaki final serisine çevirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MANİSA) </strong>- Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, Play-Off Yarı Finali'nde Fenerbahçe Gelişim'i 84-66 mağlup ederek geçen yılın ardından bu yıl da finale yükselme başarısı gösterdi. Kırmızı-siyahlılar, gözünü şampiyonluk yolundaki final serisine çevirdi.</p> <p>Manisa'yı Türkiye Kadın Basketbol Ligi'nde temsil eden Turgutlu Belediyespor Kadın Basketbol Takımı, Play-Off Yarı Final serisinin ikinci maçında Fenerbahçe Gelişim ile karşı karşıya geldi. Baştan sona üstün götürdüğü karşılaşmada Fenerbahçe Gelişim'i 84-66 mağlup eden ve seriyi 2-0'a getiren Manisa temsilcisi, geçen yılın ardından bu yıl da final biletini aldı.</p> <p>Karşılaşmaya yüksek tempoyla başlayan kırmızı-siyahlılar, ilk dakikalardan itibaren oyunun kontrolünü eline aldı. Hücumdaki etkili organizasyonları ve savunmadaki sert yapısıyla rakibine kolay sayı şansı tanımayan Manisa ekibi, farkı kısa sürede çift hanelere çıkardı. İlk periyottan itibaren rakibi karşısında oyun disiplininden kopmayan Turgutlu Belediyespor, soyunma odasına da 46-24'lük üstün skorla girdi. Maçın ikinci yarısında da temposunu düşürmeyen kırmızı-siyahlılar, rakibi karşısında tam 31 sayılık fark yakalayarak yarı final serisine damga vurdu. Karşılaşmanın son bölümünde de oyunun kontrolünü tamamen elinde tutan ve tecrübesini konuşturan Manisa temsilcisi, mücadeleden 84-66 galip ayrılarak finale yükselen ilk takım oldu.</p> <p>Turgutlu Belediyespor'da Kennedı Macı Jackson 17 sayı, 2 ribaund, 1 asist, 4 blok, Mıkayla Cowlıng 15 sayı, 4 ribaund, 4 asist, 2 top çalma, Sümeyya Özcan 11 sayı, 5 ribaund, 8 asist, 1 top çalma, Senay Zeybek 11 sayı, 4 ribaund, 1 asistle yarı final karşılaşmasının yıldız isimleri oldular.</p> <p>Karşılaşmayı Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın'ın eşi Sabriye Akın, Belediye Başkan Yardımcısı ve Turgutlu Belediyespor Yönetim Kurulu Üyesi Evren Erbaş Ser ile Turgutlu Belediyespor Asbaşkanı Emrah Kanık takip ederek, oyuncuları ve teknik ekibi yalnız bırakmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Finalde de Turgutlu'ya yakışan mücadeleyi göstereceğiz'</strong></p> <p>Turgutlu Belediyespor Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü İstemihan Örücü, 'Zorlu bir yarı final serisini geride bıraktık. Oyuncularımız maçın başından sonuna kadar sahada büyük karakter ortaya koydu. Savunmada disiplinli, hücumda ise paylaşımcı bir oyun sergiledik. Finale yükseldiğimiz için mutluyuz ancak işimiz henüz bitmedi. Aynı ciddiyet ve mücadeleyle final serisine hazırlanacağız. Finalde de Turgutlu'ya yakışan mücadeleyi göstereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın' dedi.</p> <p><strong>'Hedefimiz Süper Lig ve bu yolda yürümeye kararlıyız'</strong></p> <p>Turgutlu Belediyespor Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Maliz ise 'Kadın Basketbol Takımımızın elde ettiği bu başarı hepimizi gururlandırıyor. Sporcularımız, teknik ekibimiz ve külümüz sezon boyunca büyük emek verdi. Manisa'nın tek kadın basketbol takımı olarak bir kez daha finale yükselmek çok kıymetli. Mücadele eden, inanan ve armamız için ter döken tüm takımımızı yürekten kutluyorum. Şimdi hedefimiz Süper Lig ve bu yolda yürümeye kararlıyız' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Manisa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/turgutlu-belediyesi-kadin-basketbol-takimi-gozunu-final-serisine-cevirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:46:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/turgutlu-belediyesi-kadin-basketbol-takimi-gozunu-final-serisine-cevirdi.jpeg" type="image/jpeg" length="70184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB davasında 33. gün... Tutuklu Volkan Ateş: 'Savcı, 'Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey yapmamışsın, bizi kandırdın' diye bağırdı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-33-gun-tutuklu-volkan-ates-savci-her-seyi-itiraf-edecektin-hicbir-sey-yapmamissin-bizi-kandirdin-diye-bagirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-33-gun-tutuklu-volkan-ates-savci-her-seyi-itiraf-edecektin-hicbir-sey-yapmamissin-bizi-kandirdin-diye-bagirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, hafriyat dökümünden yargılanan kantar sorumlusu Volkan Ateş, 9 Temmuz'da bilgisine başvurulmak üzere adliyeye çağrıldığını belirterek, 'Savcı, 'Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey yapmamışsın, bizi kandırdın' diye bağırdı. Bir anda kelepçe takıldı ve nezarete gönderildim. Hakimlik adli kontrolle serbest bıraktı. Sonraki süreçte kızım arayıp 'Baba, geldiler' dedi. Gözaltına alındım, tutuklandım' diye konuştu. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) -</strong> İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, hafriyat dökümünden yargılanan kantar sorumlusu Volkan Ateş, 9 Temmuz'da bilgisine başvurulmak üzere adliyeye çağrıldığını belirterek, 'Savcı, 'Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey yapmamışsın, bizi kandırdın' diye bağırdı. Bir anda kelepçe takıldı ve nezarete gönderildim. Hakimlik adli kontrolle serbest bıraktı. Sonraki süreçte kızım arayıp 'Baba, geldiler' dedi. Gözaltına alındım, tutuklandım' diye konuştu. </p> <p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinden, 'Cebeci Maden Sahası'na hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu' iddiasıyla tutuklu yargılanan Volkan Ateş, 9 Temmuz'da bilgisine başvurulmak üzere adliyeye çağrıldığını, ilk görüşmeye girdiğinde avukatının yanında olduğunu, içeri girdikten bir dakika sonra dışarı çıkarıldığını, başka bir savcıya yönlendirildiğini, o saatten sonra avukatının olmadığını aktardı.</p> <p>Avukatı Oğuzcan Bahar'ın, 'Yani ifadeniz savcı huzurunda alınırken yanınızda avukat yoktu' sorusuna Ateş, 'Yok. Ya ben zaten ifade olarak gitmedim, ben bilgime başvurulacak diye arandım gittim. İfade şeklimiz de zaten sohbet gibi oldu ama son anda, en son noktada değişti. Şöyle; Sayın Savcım beni dışarı çıkardı, 'tamam' dedi, 'bir iki dakika bekle dedi, kağıdını imzalatıp göndereceğim' dedi. Ben de kapının önüne çıktım. Sonra bir dakika geçmedi kapı açıldı, bağırmaya başladı, 'Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey yapmamışsın, bizi kandırdın' dedi. Bir anda kelepçe takıldı ve nezarete gönderildim. Sonra hakim karşısına çıktım. Hakim adli kontrolle serbest bıraktı. 29 Eylül'de de tutuklandım' diye yanıt verdi.</p> <p>Ateş, yaşadığı süreci ise şöyle anlattı:</p> <p>'Evime operasyon yapılmıştı, ben evde yoktum. Kızım aradı, 'Baba dedi eve geldiler' dedi. 'Tamam' dedim, 'nereden geldiklerini söylediler mi?' dedim, 'yok' dediler. Ben de imzaya gittiğim karakolu aradım. Büyük ihtimalle Vatan'dan gelmişlerdir dedi. 'Seni ya iş yerinden gelip alırlar ya da' dedi 'ararlar'. Ömerli bölgesine gittim bekledim ve aradılar. Ondan sonra, 'Burada İstanbul'da olup olmadığımı' sordular. Ben de 'buradayım' dedim. 'Gelebilir misin?' dediler, 'gelirim' dedim. Kalktım gittim Vatan'a. Önce gözaltına aldılar ama sonra gözaltı olmadığını söyleyip savcılığa yönlendirdiler beni. Oraya da gittim bağırdılar, işte tutuklandım.'</p> <p><strong>Ergenekon, Balyoz, Şike operasyonları hatırlatması...</strong></p> <p>Ateş'in avukatı Oğuzcan Bahar, 2007 itibarıyla başlayan Ergenekon, Balyoz, Şike gibi operasyonların, Cumhuriyet'in koruyucusu TSK'ya yönelik bir saha açma çabası için düzenlendiğini, bugün de ana muhalefet partisi ve Ekrem İmamoğlu'na yönelik aynı şeyin yapıldığını ifade etti. Bahar, 'Ergenekon'da 22 dosya birleşmişti burada da birleşmeye başladı. Burası bir çatı davası olacak sanırım. Orada bir Osmanım vardı, Alpaslan Arslan'ın azmettiricisi. Kendisi hem gizli tanık hem sanık. Bizde de hem itirafçı hem sanıklar var. Benzer şekilde Osmanımlar devam edecek gibi duruyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Müvekkilimin evine haciz geldi'</strong></p> <p>Müvekkilinin kantarların başında durduğunu, maaşlı çalışan olduğunu ancak 110 milyar liradan sorumlu tutulduğunu ifade eden Bahar, 'Ağzında dişi yok, çocuklarının eğitimi yarıda kaldı. Evine haciz geldi. Böyle bir parayla muhatap olan bir kişinin bu ekonomik düzeyde mi olması lazım' dedi. Alanın MAPEG tarafından ruhsatlandırıldığını, dökümün de bu ruhsattan alınan izne tabi olduğunu söyleyen Bahar, 'Madem burası ruhsatsızdı, 5 yıl boyunca nasıl döküm yapılmasına izin verildi?' diye konuştu. Avukat Bahar, müvekkilinin çalıştığı yerde işçi ve işveren ilişkisi olduğunu söyleyerek, tutukluluk halinin sonlanmasını talep etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-33-gun-tutuklu-volkan-ates-savci-her-seyi-itiraf-edecektin-hicbir-sey-yapmamissin-bizi-kandirdin-diye-bagirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:43:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ibb-davasinda-33-gun-tutuklu-volkan-ates-savci-her-seyi-itiraf-edecektin-hicbir-sey-yapmamissin-bizi-kandirdin-diye-bagirdi.jpeg" type="image/jpeg" length="27993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehzadeler Belediye Meclisi'nde gündem maddeleri karara bağlandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sehzadeler-belediye-meclisinde-gundem-maddeleri-karara-baglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sehzadeler-belediye-meclisinde-gundem-maddeleri-karara-baglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehzadeler Belediyesi mayıs ayı meclis toplantısında belediye çalışmaları değerlendirilirken, gündemdeki çeşitli konular görüşülerek karara bağlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MANİSA) -</strong> Şehzadeler Belediyesi mayıs ayı meclis toplantısında belediye çalışmaları değerlendirilirken, gündemdeki çeşitli konular görüşülerek karara bağlandı.</p> <p>Şehzadeler Belediyesi'nin mayıs ayı meclis toplantısı, Belediye Başkanı Hakan Şimşek yönetiminde Kültür Sitesi Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi.</p> <p>Toplantıda konuşan Şimşek, göreve geldikleri günden bu yana sahada olduklarını vurgulayarak, mahalle ziyaretlerinin aralıksız sürdüğünü ifade etti. Nisan ayı boyunca yaklaşık 60 mahallede vatandaşlarla bir araya geldiklerini belirten Şimşek, taleplerin doğrudan alındığını ve çözüm süreçlerinin ilgili birimler üzerinden titizlikle yürütüldüğünü söyledi. </p> <p>Toplantıda belediyenin çalışmalarına da değinen Şimşek, şu bilgileri verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Temizlik hizmetlerinde de sahadaki performansı arttırdık'</strong></p> <p>'Uzun süredir aktif olmayan Muhtarlık İşleri Müdürlüğü'nü yeniden devreye alarak aktif hale getirdik. Temizlik hizmetlerinde de sahadaki performansı daha da arttırdık. Ekiplerimiz yoğun bir şekilde alanda çalışmalarını sürdürüyorlar. Tarımsal üretimi desteklemek amacıyla ova yolu çalışmalarında 350 bin metrekarelik hedefimizin altı ay içinde tamamlanmasını planlıyoruz. Öte yandan, 100. Yıl Günübirlik Kullanım Alanı projesinin eksiklerini tamamlandık bu tesisimizi de Anneler Günü'nde hizmete açarak Şehzadelerimizin sosyal hayatına katkıda bulunmuş olacağız. Bu güzel projemizin hayata geçmesinde emekleri olan önceki dönem Belediye Başkanımız Ömer Faruk Çelik ve Merhum Başkanımız Gülşah Durbay'a teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz günlerde esnaf odalarımız ile bir araya gelerek özellikle ilçemizde yaşanan kaldırım işgallerinin önlenmesi amacı ile bir mutabakata vardık. Bu noktada zabıta ekiplerimiz sahada bu kontrolleri sürekli yapacaklar.' </p> <p><strong>11 mahalle kırsal mahalle statüsüne alındı</strong></p> <p>Şimşek'in konuşmasının ardından meclis gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi. 11 Komisyon raporu ile 12 tekliften oluşan gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Gündem maddeleri arasında yer alan Çınarlıkuyu, Güzelköy, Hamzabeyli, Karaağaçlı, Karaoğlanlı, Sancaklıbozköy, Sancaklıiğdecik, Tilkisüleymaniye, Tepecik, Veziroğlu ve Yeniköy mahallelerinin kırsal mahalle statüsüne alınması oy birliği ile kabul edildi.  </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Manisa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sehzadeler-belediye-meclisinde-gundem-maddeleri-karara-baglandi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:42:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/sehzadeler-belediye-meclisinde-gundem-maddeleri-karara-baglandi.jpeg" type="image/jpeg" length="48007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Karabağlar Belediye Meclisi Üyesi 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-karabaglar-belediye-meclisi-uyesi-cumhurbaskanina-hakaret-suclamasiyla-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-karabaglar-belediye-meclisi-uyesi-cumhurbaskanina-hakaret-suclamasiyla-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Karabağlar Belediye Meclisi Üyesi K.D, sosyal medya hesabında paylaşılan bir videoya ilişkin 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan gözlatına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> CHP'li Karabağlar Belediye Meclisi Üyesi K.D, sosyal medya hesabında paylaşılan bir videoya ilişkin 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan gözlatına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Edinilen bilgiye göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, K.D. hakkında, sosyal medya hesabındaki video paylaşımı nedeniyle soruşturma başlattı.</p> <p>K.D'nin söz konusu içerikte yer alan ifadeler nedeniyle 'Cumhurbaşkanına hakaret', 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' ve 'kamu görevlisine hakaret' suçlamalarıyla gözaltına alındığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-karabaglar-belediye-meclisi-uyesi-cumhurbaskanina-hakaret-suclamasiyla-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:39:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chpli-karabaglar-belediye-meclisi-uyesi-cumhurbaskanina-hakaret-suclamasiyla-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="83910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'den Tekirdağ'da 'Ekonomik Sorunların Var Bir Çaresi Buluşması'... Bağcıoğlu: 'Savunma sanayi CHP döneminde daha da ileri gidecektir, bunu taahhüt ediyorum']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpden-tekirdagda-ekonomik-sorunlarin-var-bir-caresi-bulusmasi-bagcioglu-savunma-sanayi-chp-doneminde-daha-da-ileri-gidecektir-bunu-taahhut-ediyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpden-tekirdagda-ekonomik-sorunlarin-var-bir-caresi-bulusmasi-bagcioglu-savunma-sanayi-chp-doneminde-daha-da-ileri-gidecektir-bunu-taahhut-ediyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu, 'Savunma sanayi Cumhuriyet hükümetlerinin eseridir. Sizden istirhamımız, savunma sanayinin sahipliğini gündeme getirenlere ve 'CHP savunma sanayini akamete uğratır' diyenlere, 'İHA'lar uçmayacak, gemiler yüzmeyecek' diyenlere 'siz müfterisiniz, iftiracısınız' demelisiniz. Çünkü en basit tabirle bu iftiradır. Savunma sanayi CHP döneminde daha da ileri gidecektir, bunu da taahhüt ediyorum. Milli güvenlik konusu günlük siyasi kazanımlara, siyasi rantlara bırakılmayacak bir konudur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - CHP Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu, 'Savunma sanayi Cumhuriyet hükümetlerinin eseridir. Sizden istirhamımız, savunma sanayinin sahipliğini gündeme getirenlere ve 'CHP savunma sanayini akamete uğratır' diyenlere, 'İHA'lar uçmayacak, gemiler yüzmeyecek' diyenlere 'siz müfterisiniz, iftiracısınız' demelisiniz. Çünkü en basit tabirle bu iftiradır. Savunma sanayi CHP döneminde daha da ileri gidecektir, bunu da taahhüt ediyorum. Milli güvenlik konusu günlük siyasi kazanımlara, siyasi rantlara bırakılmayacak bir konudur' dedi.</p> <p>CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu ve İşveren Örgütleri, Meslek Birlikleri ve STK'lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil'in katılımıyla Tekirdağ'da 'Ekonomik Sorunların Var Bir Çaresi Buluşması' düzenlendi.</p> <p><strong>'Doğrudan yurttaşlarımıza gidiyoruz hem onların derdini dinliyoruz hem de çözüm önerilerimizi paylaşıyoruz'</strong></p> <p>Buluşma öncesi açıklama yapan Gökçen, CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara ve CHP'nin çalışmalarına dair bilgi verdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in çağrısıyla 4 Mayıs'ta 81 il ve 973 ilçede sokağa indiklerini söyleyen Gökçen, 'Bir taraftan karşılaştığımız hukuksuzluklar, Türkiye'de yaşanan yargı sorunları, yargı krizleri başta olmak üzere birçok krizle hep beraber mücadele ederken diğer yandan da sahada vatandaşımızla doğrudan sorunun muhataplarıyla bir araya geliyoruz. Sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri, odalar, meslek örgütleri, varsa vatandaşlarımızın oluşturduğu platformlar, hak mağdurlarıyla bir araya geliyoruz. Doğrudan yurttaşlarımıza gidiyoruz ve onların hem derdini dinliyoruz hem de daha önce hazırlığını yapmış olduğumuz çözüm önerilerimizi de kendileriyle paylaşıyoruz' dedi.</p> <p>Üç Genel Başkan Yardımcısı olarak 4 Mayıs'tan bu yana Kırklareli ve Edirne'nin ardından Tekirdağ'da çalışma yürüttüklerini söyleyen Gökçen, CHP'nin iktidara en yakın parti olduğunu belirterek, '2024 seçimlerinde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Bütün anketlerde o günden bugüne hâlâ birinci partiyiz. Ve vatandaşımızın sorunlarının çözümünde adres olarak gördüğü Cumhuriyet Halk Partisi eğer son seçimleri kazanmamış olsaydı hepimiz biliyoruz ki bugün bu yargı süreçlerini yaşamıyor olacaktı. Hem kurumsal olarak hem Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşları hem de bütün belediye başkanlarımıza yapılan baskılar açısından, yerel yönetimlerimize yapılan baskılar açısından bürokratların ve siyasetçilerin haksız yere cezaevinde bulunması gerçekleşmemiş olacaktı' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>Gökçen'den Siyasi Etik Yasası ve ara seçim çağrısı</strong></p> <p>İBB Davası'na dair de konuşan Gökçen, bir dizi iddianın ortaya atıldığını ancak bunların büyük bölümünün iddianamede yer almadığını belirtti. CHP Lideri Özel'in dava konusunda iki çağrı yaptığını hatırlatan Gökçen, şunları kaydetti:</p> <p>'Bunlardan birincisi; dedik ki madem bu iddialar ortaya atılıyor o zaman siyaseti tertemiz bir hale getirmek istediğimize dair samimiyetimizi hepimiz gösterelim. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi göstermesin. Ve muhalefet partilerini ziyaret ettik genel başkanımızla birlikte ve bir çağrı yaptık. Dedik ki siyasi etik kanunu kabul edilsin. Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan siyasi etik kanunu isteyen partililere 'eğer bu kanun kabul edilirse ilçe başkanı bile bulamayız' diyerek reddetmişti. Ve biz diyoruz ki bu siyasi etik kanununu çıkaralım hep beraber. Ve bundan ne yerel yöneticiler hariç olsun ne parti genel başkanları muaf olsun, ne belediye başkanları muaf olsun ne de bakanlar muaf olsun. Yani Akın Gürlek de mal varlığını açıklasın, bizim bütün yöneticilerimiz de mal varlığını açıklasın. Bütün milletvekillerimiz, bütün belediye başkanlarımız, bütün bürokratlarımız. Hodri meydan diyoruz. O günden bugüne, bu çağrıyı yaptığımız günden bugüne, 10'dan fazla siyasi parti bu çağrıya desteğini açıklamıştır bugün itibarıyla ve iktidar cephesinden bu konuda hiçbir yanıt henüz gelmedi. O yüzden siyasi etik kanunu çağrımızı yineliyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Diğer taraftan Anayasa'nın 78'inci maddesi emredici bir hüküm içeriyor. 78'inci maddeye göre eğer Meclis'teki koltuklarda boşalma olursa o zaman ara seçim yapılır. Ve şimdi 8 koltuk boş diyorlar. Bir koltuk Can Atalay'a ait ve Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmadığı için Can Atalay görevine dönemedi. Sadece bir idari işlem, sadece bir talimat, sadece bir imzaya bakıyor. Can Atalay görevine iade edilsin. Can Atalay görevine iade edilmiyorsa o zaman eğer kendi partisi ve kendisi de takdir ediyorsa Hatay dahil olmak üzere ara seçimlere gidelim. Anayasa'nın emredici hükmünü yerine getirmiş olalım. Ve böylece bu arada bu 8 ilde, 8 seçim çevresinde en son genel seçimlerde AKP birinci parti çıkmıştı ve birinci parti çıktıkları yerde bile seçimden kaçan bir anlayış var karşımızda şu anda. Diyoruz ki ara seçim talebimizden vazgeçmemizin bir koşulu var sadece. Eğer erken genel seçim olursa vatandaşımızın da isteği budur zaten, o zaman ara seçime gerek kalmaz. Ama onun dışında bu bir anayasal zorunluluk diyoruz.'</p> <p><strong>'Şehit aileleri ve gazilerin özlük ve sosyal haklarına yönelik kanun tekliflerimiz 2 yıldır gündeme alınmadı'</strong></p> <p>CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, milli güvenlik konusunun siyaset dışı olması gerektiğini, ülkenin bekasının ve güvenliğinin politik tartışmaların dışında tutulması gerektiğini belirtti.</p> <p>CHP Parti Programı'nda yer alan milli savunma başlıklarına değinen Bağcıoğlu, CHP'nin verdiği 18 kanun teklifinin TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda bekletildiğini belirterek, '2 yıldır gündeme alınmadı. Ne bekleniyor bilmiyorum. Bir şeyle bağlantı kurulup ondan sonra mı bu kanun teklifleri Genel Kurula getirilecek, bu da en büyük saygısızlık olur. Biz şu anda açık söylüyoruz: Milletvekillerimiz hangi partiden gelirse gelsin şehit aileleri ve gazilerin özlük ve sosyal haklarına yönelik iyileştirmeleri içeren bu kanun teklifini desteklemeye hazırdır' dedi.</p> <p>Savunma sanayinin Türk milleti ve tüm Cumhuriyet hükümetlerinin ortak eseri olduğunu vurgulayan Bağcıoğlu, 'Savunma sanayi hiçbir iktidarın, hiçbir siyasi partinin ürünü değildir. 'Milli muharip sanayi' diyen rahmetli Bülent Ecevit'in, ağır sanayi hamlesini başlatan rahmetli Necmettin Erbakan'ın, savunma sanayi müsteşarlığını kuran rahmetli Turgut Özal'ın eseridir. Yani tüm Cumhuriyet hükümetlerinin eseridir. Sizden istirhamımız, savunma sanayinin sahipliğini gündeme getirenlere ve 'CHP savunma sanayini akamete uğratır' diyenlere, 'İHA'lar uçmayacak, gemiler yüzmeyecek' diyenlere 'siz müfterisiniz, iftiracısınız' demelisiniz. Çünkü en basit tabirle bu iftiradır. Cumhuriyet Halk Partisi'ne atılan bir iftiradır. Savunma sanayi Cumhuriyet Halk Partisi döneminde daha da ileri gidecektir, bunu da taahhüt ediyorum. Milli güvenlik konusu günlük siyasi kazanımlara, siyasi rantlara bırakılmayacak bir konudur. 103 yıllık Cumhuriyet geleneği, bin yıllık devlet geleneği toplumsal hassasiyetlere dikkat edilmesini ve sessiz çığlık olanlara kulak verilmesini zorunlu kılmaktadır. Herkesin yaptığı açıklamalara da çok dikkat etmesi gerekmektedir' dedi.</p> <p><strong>'Tekirdağ devlet yatırımlarında reva görülen payı hak etmiyor'</strong></p> <p>Son olarak söz alan CHP İşveren Örgütleri, Meslek Birlikleri ve STK'lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil, Tekirdağ'ın sanayi, turizm, tarım ve hizmet sektörünün varlığıyla, deniz ve kara yolu ulaşımı ile Avrupa'ya açılan bir kapı olduğunu vurguladı. Tekirdağ'a yapılan yatırımların eksikliğine dikkat çeken Tamaylıgil, 'Tekirdağ büyüklük açısından ve ekonomiye katma değer açısından baktığımızda Türkiye'de ilk 10 şehir içinde. Ama devlet yatırımlarına baktığımızda da son 10 şehir içerisinde. Yani bu kadar büyük bir katma değeri olan şehir acaba bu sondaki devlet yatırımlarında reva görülen payı hak ediyor mu? Hak etmiyor' dedi.</p> <p>Trakya'da yaptıkları ziyaretlerde özellikle tarım alanındaki sorunların öne çıktığını, dünyada gıda güvenliğinin tartışıldığını vurgulayan Tamaylıgil, şunları söyledi:</p> <p>'Bugün Türkiye'de çiftçi çiftçi olmaktan dolayı sanki cezalandırılır konuma gelmiş durumda. Ve bu işlevinden dolayı karşılaştığı desteksizlikle bugün bakıldığında, kanuni olarak çiftçiye milli gelirin yüzde 1'i destek olarak verilmek zorunda. Ama mevcut iktidar ve tarım politikalarındaki plansızlık; ürün deseninden üretim gereçlerine, araçlarına ve tohuma kadar ortaya konulan, ayrıca ürünün pazarlanması ve rekabetiyle ilgili teknolojik ve uluslararası pazarda bizi rekabette öne götürmek yerine rakiplere karşı ithalatla onların karşısında güçsüzleştirilen bir tarım politikasıyla bugün Türkiye'de, ne yazık ki yine Tekirdağ'da ve bütün Trakya'da olduğu gibi çiftçi artık 'biz artık bu işi yapmasak mı?' noktasına gelmiş durumda. Bence bu çok büyük bir tehlikedir. Çünkü önümüzdeki süreçlerde, dünyanın içinde olduğu şartlar ve değişen iklimden ticari ilişkilerdeki rekabete kadar gıda güvenliği denen bu başlıkta tarımın ve tarımın içinde görev yapan herkesin çok büyük bir önemi var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yeni programımızda tarımsal kalkınma, planlı tarım ve bunun getirdiği ürün politikalarında; ürün fiyatı, üretim süreçleri, tedarik süreçleri ve yurt dışında destek alarak üreten farklı ülkelerin çiftçileri değil, Türkiye'de bu topraklarda üretim yapan çiftçinin desteklenmesi yönünde kapsamlı bir hedef ortaya koyduk.' </p> <p><strong>'4 senedir savaşan Rusya'nın yıllık enflasyonu yüzde 4,9, Ukrayna'nın yıllık enflasyonu yüzde 7,8'</strong> </p> <p>Ekonomik kriz nedeniyle yurttaşların büyük bölümünün yosulluk sınırı altında yaşamaya çalıştığını, iktidarın enflasyonu düşüremediğini söyleyen Tamaylıgil, şunları kaydetti:</p> <p>'Bakın 2 gün önce bu ülkede aylık enflasyon rakamı açıklandı. Aylık yüzde 4,2'lik bir enflasyon rakamı. Bu enflasyon rakamı, çoğu Avrupa ve pek çok hatta Afrika ülkesinde bile yıllık enflasyon bile değil. Ve biz bunu aylıkta yaşıyoruz ve deniyor ki 'etrafımızda savaş var, bu geçici bir enflasyondur ama bu düzelecek' diye değerlendirmeler yapılıyor. Biz bu savaş şartları ve dönemsel şartlara maalesef kırılgan ekonomi yönetimi ve sonuçlarıyla geldik. Ve o yüzden de en ağır etkileri yaşayan bugün maalesef ki Türkiye'dir. Çünkü neden Türkiye'dir? Bakın 4 senedir Ukrayna ve Rusya arasında malumunuz bir savaş devam ediyor. Ama 4 senedir savaşan, yaptırımlarla yaşayan Rusya'nın yıllık enflasyonu yüzde 4,9. Yine aynı şekilde savaş şartlarında olan Ukrayna'nın yıllık enflasyonu yüzde 7,8. Ama biz maalesef yıllık bazda baktığımızda son 12 aydaki enflasyonumuz yüzde 34. Peki yıllık yine baktığımızda ortaya konulan planlar ve programlar, artı memur ve emekli maaşlarındaki zam oranlarının temelini teşkil eden hedef enflasyon rakamı kaç? Yüzde 16. Yani memura ve emekliye yılbaşında zam yapılacakken baz alınan enflasyon hedef ve rakamlarıyla uzaktan yakından ilişkisi olmayan bir sonuca doğru gidiyoruz.</p> <p>Ki bu açıklanan enflasyon rakamları da üzerinde birçok sorgu olan, yani doğruluğu mutfaktaki, çarşıdaki, pazardaki enflasyonu ne kadar yansıtıyor denilen enflasyon rakamı. Bugün enflasyon bir ülkede hem çok ağır bir vergidir hem de toplumsal ve sosyal huzursuzlukların temelini oluşturan ana konulardan biridir. Ve yıllardır enflasyonla mücadele edilip denip maalesef ve maalesef sonuca ermeyen bir süreçtir. Bugün artık Türkiye'nin doğru, iyi, doğru rakamlarla, doğru tespitlerle, doğru hedeflerle planlanması çok iyi yapılmış ve o planlamaya uygun olarak sektörel dağılımı, iş dağılımı, emek dağılımı ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin de ortaya koyduğu plan ve programında ve hükümet programında açıkladığı da bu yöndedir hedeflerde.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Tekirdağ</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpden-tekirdagda-ekonomik-sorunlarin-var-bir-caresi-bulusmasi-bagcioglu-savunma-sanayi-chp-doneminde-daha-da-ileri-gidecektir-bunu-taahhut-ediyorum</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:37:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chpden-tekirdagda-ekonomik-sorunlarin-var-bir-caresi-bulusmasi-bagcioglu-savunma-sanayi-chp-doneminde-daha-da-ileri-gidecektir-bunu-taahhut-ediyorum.jpg" type="image/jpeg" length="35727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belmino Mobilya Kurucusu Kıygın: 'Başarımızı fiziksel mağazacılık ve bayilik ağımıza taşımayı hedefliyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/belmino-mobilya-kurucusu-kiygin-basarimizi-fiziksel-magazacilik-ve-bayilik-agimiza-tasimayi-hedefliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/belmino-mobilya-kurucusu-kiygin-basarimizi-fiziksel-magazacilik-ve-bayilik-agimiza-tasimayi-hedefliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belmino Mobilya Kurucusu Mustafa Recep Kıygın, 'Belmino Mobilya olarak lojistik zorlukları e-ticaret vizyonumuzla aşarak bugüne kadar 12 ülkeye ihracat yapma başarısı gösterdik. Önümüzdeki süreçte dijitaldeki yüzde 100 müşteri memnuniyeti başarımızı, yeni franchise hamlemizle fiziksel mağazacılık ve bayilik ağımıza da taşımayı hedefliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>Belmino Mobilya Kurucusu Mustafa Recep Kıygın, 'Belmino Mobilya olarak lojistik zorlukları e-ticaret vizyonumuzla aşarak bugüne kadar 12 ülkeye ihracat yapma başarısı gösterdik. Önümüzdeki süreçte dijitaldeki yüzde 100 müşteri memnuniyeti başarımızı, yeni franchise hamlemizle fiziksel mağazacılık ve bayilik ağımıza da taşımayı hedefliyoruz' dedi.</p> <p>Türkiye mobilya sektörü, geleneksel zanaat mirasından güç alarak küresel tasarım haritasında stratejik bir konuma yükseliyor. Özellikle estetik ve fonksiyonelliğin birleştiği niş alanlarda yaşanan talep artışı, pazarın dinamiklerini temelden değiştiriyor. Metropollerdeki modern yaşam alanları, nostaljik dokunuşlarla yeniden şekillenirken butik üretim anlayışı ön plana çıkıyor. İhracat hacmindeki kontrollü ilerleme, sektörün sürdürülebilir büyüme hedefleriyle tam uyum gösteriyor. Belmino Mobilya Kurucusu Mustafa Recep Kıygın, sektördeki bu dönüşümün kişiselleştirilmiş hizmetle taçlanması gerektiğini ifade etti.</p> <p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın güncel istatistiklerine göre, Türkiye genelinde koruma altına alınan 'Sivil Mimarlık Örneği' kapsamındaki yapı sayısı 80 bin adedi aşmış bulunuyor. Bu durum, tarihi dokuya sahip konak, köşk ve yalı gibi mekanlarda özgün dekorasyon ihtiyacını beraberinde getiriyor. İstanbul ve Bursa gibi tarihi dokusu yoğun iller, restorasyon ve 'müze-ev' konseptli yapılar dekorasyonda önemli talep oluşturuyor. Tarihi mirasın korunmasına yönelik bu eğilim, mobilya tasarımcılarını klasik ve country tarzları modernize etmeye yöneltiyor.</p> <p>Mekansal karakterin korunması arzusu, standart ürünlerden ziyade mimari dokuyla uyumlu parçaların tercih edilmesini sağlıyor. Sektördeki bu mekansal dönüşüm ve tarihi dokuya dönüş eğilimi üzerine Belmino Mobilya Kurucusu Mustafa Recep Kıygın, 'Türkiye'nin sahip olduğu zengin mimari miras, mobilya tasarımlarımızda bize eşsiz bir ilham kaynağı sunuyor. Özellikle köklü sivil mimari örneklerinin sayısındaki artış, bu mekanların ruhuna uygun butik mobilyalara olan ihtiyacı perçinliyor. Biz de tasarım felsefemizi bu tarihi derinliği modern konforla buluşturmak üzerine kurguluyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Kişiselleştirilmiş üretim mobilya sektöründe standartların önüne geçiyor'</strong></p> <p>'Country' ve 'Vintage' tarzı mobilyalara olan talep, metropollerdeki lüks konut projeleriyle doğru orantılı olarak artış gösteriyor. Verilere göre, 'kişiselleştirilmiş üretim' (Customized Production) pazarının, standart modüler mobilya pazarına kıyasla daha hızlı büyüme eğiliminde. Tüketicilerin yaşam alanlarında özgünlük arayışı, seri üretimin tek tipleştirici etkisine karşı güçlü bir direnç oluşturuyor. Bu büyüme ivmesi, markaların üretim teknolojilerini esnek ve müşteri odaklı hale getirmesini zorunlu kılıyor. Sektörel projeksiyonlar, butik yaklaşımların önümüzdeki dönemde pazar payını daha da artıracağına işaret ediyor.</p> <p>Kıygın, bu istatistiklerin modern tüketicinin 'terzi usulü' hizmet beklentisiyle örtüştüğünü dile getirerek, 'Kişiselleştirilmiş üretim artık bir lüks değil, mobilya sektörünün yeni standardı haline gelmiştir. Tüketiciler artık evlerinde sadece bir eşya değil, kendi hikayelerini yansıtan bir karakter görmek istiyor. Biz de yüzde 95 oranındaki kişiselleştirme kapasitemizle bu talebi üretim merkezimizden dünya standartlarında karşılıyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>Modern yaşam alanlarında geleneksel dokunuşlar estetik algısını yeniden tanımlıyor</strong></p> <p>Mobilya dünyasında yaşanan dijital devrim, geleneksel marangozluk kültürüyle birleşerek yeni bir tasarım dili oluşturmaktadır. Doğal ahşap kullanımı ve pastel tonların hakim olduğu country tarzı, metropol yaşamının yarattığı strese karşı bir sığınak olarak görülmektedir. Özellikle dresuar, kitaplık ve orta sehpa gibi tamamlayıcı ürün grupları, yaşam alanlarının odağını belirleyen temel unsurlar haline gelmektedir. Lüks konut projelerinde tercih edilen vintage detaylar, mekanlara derinlik katarak estetik bir süreklilik sağlamaktadır. Tüketici eğilimleri incelendiğinde, seri üretim bandından çıkan ürünler yerine bir zanaatkârın elinden geçmiş hissi veren mobilyaların daha yüksek bir marka sadakati yarattığı gözlemlenmektedir. Bu stratejik değişim, Türkiye'nin mobilya üretiminde sadece hacim olarak değil, tasarım katma değeriyle de öne çıkmasını desteklemektedir.</p> <p><strong>'Türkiye'de değil, küresel pazarda da aranan bir güven markası olmayı sürdüreceğiz'</strong></p> <p>Belmino Mobilya, 10 yıllık dijital ticaret tecrübesini Türkiye'nin köklü üretim gücüyle harmanlayarak mobilya sektöründe hibrit bir başarı modelini temsil etmektedir. Marka, 30 bin metrekarelik tesislerinde İtalyan ve Alman teknolojisini butik zanaatkârlıkla birleştirerek niş pazarda liderliğe oynamaktadır. Belmino Mobilya Kurucusu Mustafa Recep Kıygın konuyla ilgili şunları söyledi:</p> <p>'Belmino Mobilya olarak lojistik zorlukları e-ticaret vizyonumuzla aşarak bugüne kadar 12 ülkeye ihracat yapma başarısı gösterdik. Önümüzdeki süreçte dijitaldeki yüzde 100 müşteri memnuniyeti başarımızı, yeni franchise hamlemizle fiziksel mağazacılık ve bayilik ağımıza da taşımayı hedefliyoruz. Özellikle dresuar ve kitaplık gibi uzman olduğumuz alanlarda 'temiz ve kaliteli satış' felsefemizle sadece Türkiye'de değil, küresel pazarda da aranan bir güven markası olmayı sürdüreceğiz.'</p> <p><strong>ADVERTORIAL YAYIN</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirket haberleri, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/belmino-mobilya-kurucusu-kiygin-basarimizi-fiziksel-magazacilik-ve-bayilik-agimiza-tasimayi-hedefliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:32:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/belmino-mobilya-kurucusu-kiygin-basarimizi-fiziksel-magazacilik-ve-bayilik-agimiza-tasimayi-hedefliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="73004"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
