<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 15:44:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Grup Toplantısı... Özgür Özel: 'Türkiye ne zaman sıkışmışsa bir sandıkta nefes almıştır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-turkiye-ne-zaman-sikismissa-bir-sandikta-nefes-almistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-turkiye-ne-zaman-sikismissa-bir-sandikta-nefes-almistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Türkiye ne zaman sıkışmışsa bir sandıkta nefes almıştır. Türkiye'nin bu ara dönemde bir nefese ihtiyacı vardır. Bu millet artık sözünü sandıkta söylemek, bir devri kapatmak, yeni bir devri başlatmak istemektedir. Bu ara dönemden çıkışın yolu ara seçimdir. Bu zor günlerde demokrasimiz için ara seçim, emeklimiz ve emekçimiz için ara zam olmazsa olmaz talebimizdir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Türkiye ne zaman sıkışmışsa bir sandıkta nefes almıştır. Türkiye'nin bu ara dönemde bir nefese ihtiyacı vardır. Bu millet artık sözünü sandıkta söylemek, bir devri kapatmak, yeni bir devri başlatmak istemektedir. Bu ara dönemden çıkışın yolu ara seçimdir. Bu zor günlerde demokrasimiz için ara seçim, emeklimiz ve emekçimiz için ara zam olmazsa olmaz talebimizdir' dedi.</p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Siyasi partileri ziyarette Siyasi Ahlak Yasası konusunda bir mutabakat var. Ve bu mutabakat tüm siyasileri kapsıyor. Kapsadıklarından bir tanesi de bugün Adalet Bakanlığı kürsüsünde, Adalet Bakanlığı koltuğunda oturuyor. Benim sözüm Adalet Bakanı'na değil. Ona başka bir sözüm olacak. Benim sözüm burada ID numaraları teker teker verilmiş 16 tane tapu var. Bu tapulardan herhangi birisinin bu ID numarasını bilhassa Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda girdiğiniz anda bu tapunun, bu taşınmazın hangi tarihte Adalet Bakanı'nın üzerinde olduğu görülüyor. Bu açıklamayı yapmamın üstünden neredeyse 1 ay geçiyor. O günden bugüne, 'Özgür Özel yalan söylüyor, bu tapular olmamış. Bizim bakan 190 yıl çalışsa alacağı maaşlarla gayrimenkulleri edinmemiş. Bir kısmını elinden çıkarmamış. Aktifi pasifi oradan gösterip kaçmamış' diyen yok. Bir tek şey var. Erdoğan'dan talimat var Akın Gürlek'e. 'Özgür Özel'in sorularına cevap verme.' Ben buradan bir kez daha 20'nci kez soruyorum Bakan Sayın Murat Kurum'a. Bu ID'leri girdiğinizde karşınıza çıkanlar benim anlattığım gerçekler mi değil mi? Bu millete karşı daha fazla nasıl susuyorsunuz?</p> <p><strong>'Birileri Adalet Bakanlığı'nda kendisini kabul yaratmaya çalışıyor'</strong></p> <p>En iyi Adalet Bakanları bürokrasiden, kürsüden gelmedi bu ülkede hep siyasetten geldi. En iyi Dışişleri Bakanları siyasetten geldi. En iyi İçişleri Bakanları hep siyasetten geldi. Şimdi AK Parti'de saatin vidasından beri partide olup da bürokrasiden gelenlerin altında olanlar hatta şimdi artık bakanlığı bırakın, bakan yardımcılığı bile savcı yardımcılıklarıyla, vekillikleriyle dolan bir siyasette AK Parti'de siyasete emeğin değersizleştiği bir süreç yaşanıyor. Şükür partimizde hiç olmadı, olmayacak. Türkiye siyasetinde bir ara dönemdir, mutlaka ortadan kalkacak. Ama bu tür kişiler gelince kendilerini kabul ettirmek için özellikle ve özellikle de hele hele bu ID numaraları izah edilemezken inanılmaz mal varlıkları izah edilemezken alınmış mallar kendisi üzerindekinden hariç ailenin, eşin, dostun, yakınların rütbe çalıştırılmış polis memurlarının, Çayyolu'ndaki İstanbul'daki bazı avukat bürolarının da ne halde olduğu hem bizce hem Erdoğan'ca bilinmekteyken birileri Adalet Bakanlığı'nda kendisini kabul yaratmaya çalışıyor. Onu yaparken de büyük bir yanlışın altına imza atıyorlar.</p> <p>Buradan çok net söylüyorum. 2020 yılından beri Tunceli'de kayıp Gülistan Doku için başta bu partinin kadın kolları Gülistan Doku'nun anneciği Bedriye Doku'nun feryadını duymuş. Ben Tunceli'de, Ankara'da genel merkezde, Ankara'da Meclis makamında hem ben hem benden önceki Genel Başkanımız Bedriye teyzeyi dinlemiş. Kaygılarına, endişelerine, şüphelerine hak vermiş. Onlarca heyetimiz Tunceli'ye gitmişler olarak bugün sabah Gülistan Doku cinayetiyle ilgili başlatılan operasyonu inanılmaz önemsiyoruz. Bir an önce hem suçluların cezalanması hem bugüne kadar kayıp kabul edilen o dosyadaki cinayetle ilgili tüm sır perdesinin ortadan kalkmasını istiyoruz. Keşke bir mucize olsa Bedriye teyze gerçeği arıyor, keşke evladına kavuşsa ama hiç olmazsa gerçeğe kavuşmasını ümit ediyoruz. Ve bu noktada da emeği olan savcılar, başsavcılar, jandarma, polis, hâkim kim varsa kim varsa onlara büyük başarılar diliyoruz. Bugüne kadar ilerlemeyen soruşturmalara nasıl tepki gösteriyorsak, şüphelere nasıl tepki gösteriyorsak şimdi de bu noktadaki çabaları o kadar destekliyoruz.</p> <p><strong>'Furkan Torlak bu sefer bize değil, sizin haysiyetinize saldırdı'</strong></p> <p>Ama bir şey yapıyorlar. Hani var ya İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'yken uyuşturucudan yakalanan, içeride duran, sonra bir anda bırakılan İletişim Başkanlığı'ndan kovulan, yanda tutulan, yetkisiz olarak Adalet Bakanlığı'nda oda verilen ve herkes için haysiyet cellatlığı bilgileri atan birisi bugün bilgi notu atıyor. Diyor ki 'Gülistan Doku'nun haberini Sayın Akın Gürlek'in talimatıyla operasyonun başladığını.' Bir, yargı bağımsızsa Adalet Bakanı kimseye talimat falan veremez. Adalet Bakanı yargı bağımsızlığı konusunda net bir tutum sahibi olur, ona göre davranır. Arayıp da 'Şu dosyayı açın, operasyon yapın' diyemez. 'Yapıyorsunuz' diyenlere yıllardır, 'öyle şey mi olur? Yargı bağımsızdır, talimat mı alınır' diyordu. Bugün basın danışmanı şöyle bir not yolluyor. 'Sayın Adalet Bakanımızın talimatıyla soruşturmanın başladığının söylenmesi.' İki, 'Akın Gürlek harekete geçti' ifadesinin kullanılması. Üç, 'dosyanın tozlu raflardan indirildiğinin vurgulanması.' Dört, 'Akın Gürlek'in yargıyı harekete geçirirken güçlü korunuyor imajıyla mücadele ettiği.' Beş, 'ucu nereye giderse gitsin diye bir ifadenin bakanımızın ağzından ısrarla söylendiğinin haber metinlerinde yer almasını istiyoruz' diye. Düşünün 6 yıllık bir anne var acılı 'ne oldu evladıma' sorusuyla ağlıyor. Yıllardır nöbetler tutuyor. Ve bu acıyı bir siyasetçinin üzerinden böyle bir şeyle konuşulması için bilgi notları uçuşuyor ve kendinden öncekilerin raflarda tozlandırdığı dosya derken olay olduğu gün Adalet Bakanı Abdülhamit Gül. Sayın Abdülhamit Gül, Akın Gürlek'in basın danışmanı ucunun nereye çıkarsa çıksın diye davranmadığınızı, dosyayı raflarda tozlandırdığınızı iddia ediyor. Sayın Bekir Bozdağ, Abdülhamit Gül'den sonraki Adalet Bakanı. Bugün yazılan bilgi notu bana karşı değildir. Bugüne kadar bana, Ekrem Başkan'a yol arkadaşlarının haysiyetine kasteden onlarca bilgi notu gitti, sustunuz. Bugün yazılan bilgi notu Abdülhamit Gül'ün, Bekir Bozdağ'ın, Yılmaz Tunç'un ve bir bütün olarak AK Parti siyasetinin Gülistan Doku dosyasını kapattığını, şimdi gelip Akın Gürlek'in gereğini yaptığını ve şu anda o dosyada eli olanların da bunu onun talimatla yaptığını söyleyen ve hepinizin hem mesleki hem siyasi ahlaklarına dil uzatan bilgi notudur. Hadi bakalım Furkan Torlak bu sefer bize değil, sizin haysiyetinize saldırdı. Susun da göreyim. Susun da göreyim.</p> <p>Bu arada altın rafinerisi operasyonu. 'Alkışlayın bakanımızı, dokunulmayana dokunuyor.' Can Holding, 'dokunulmayana dokunuyor.' Bilmem o kara para, şu para, bu para, elektronik para operasyonları dokunuyor. Teker teker hepsinden bir tane tutuklu kalmadı. Soru şu: Eğer o kadar söyledikleriniz yalansa bu insanların tamamı çıkmışlar, malları iade edilmezse o haysiyet cellatlığını niye yaptınız bu insanlara? Yok söylediğiniz sözün gerçeklik payı varsa nasıl oldu da hepsinden çıktılar dışarıya? Bu nasıl bir anlaşma? Öbür tarafta bir tane gizli tanığın beyanıyla 15,5 milyon insanın oy verdiği cumhurbaşkanı adayı ve 20 arkadaşımız yalan beyanlarla, gizli tanıklarla içeride bu tarafta gösterdiğiniz, yapılan işlerin tamamından olanlar dışarıda. Dışarıda olmaları hukukiyse o haysiyet cellatlığına ne gerek vardı? Yok dedikleriniz doğruysa bunlar bu kabloyu senle ne arasında bağladı? Bunların tamamına hızlı bir şekilde cevap verilmesi gerekiyor.</p> <p><strong>'Tenezzül siyasetini önümüzdeki ilk seçimlerde hem Bursa hem Aydın yerin dibine gömecektir'</strong></p> <p>Siyasette bolca söyleniyor. 'Bu kadar dış tehdit varken iç cepheyi tahkim etmeli, birlik beraberlik içinde olmalıyız.' Bir yandan da 'bu kadar zorluk varken ara seçim istemeyin, savaş var' diyorlar. Anayasal hak, sesini duyurmak için milletin elindeki tek imkân ama savaş var konuşmayın. Öbür taraftan Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon. Cümle âlem biliyor ki Mustafa Bozbey'in bu döneminde bir şey bulamayan, 8 yıl öncesine giden 500 kişiyi dolandırmış bir meczubun ağzından iftira alanlar sırf Bursa'da Belediye Meclisi'ndeki çoğunluk ellerinde olduğu için 31 Mart 2024 tarihinde sandıkta alamadıkları Bursa'yı 31 Mart 2026'da cübbeyle, hâkim tokmağıyla almaya kalkmışlardır. Mustafa Bozbey'e karşı yapılan Bursa'daki darbenin Bursa da farkındadır. Cumhuriyet Halk Partisi de farkındadır. Bu artık siyaset değildir. Ya da siyasetse adı demokratik siyaset, yarışmalı siyaset değildir. Bu tenezzül siyasetidir. Kazanamadığı yere tenezzül etmişlerdir. Milletin vermediği yetkiye tenezzül etmişlerdir. Bu tenezzül siyasetini önümüzdeki ilk seçimlerde hem Bursa hem Aydın yerin dibine gömecektir. Yerin dibine gömecektir.</p> <p><strong>'Ümit Erkol, Ankara il başkanımız olduğu için tutuklanmıştır'</strong></p> <p>Bugün salonda 81 ilden 80'inin Ankara dışındaki illerimizin il başkanları var. Ümit Erkol, Ankara il başkanımız olduğu için tutuklanmıştır. Lamı cimi yoktur. Türkiye'de nerede bir kooperatif soruşturmasında tutuklama olmuştur. Kooperatifte imza yetkisi yoktur. Bugün çıkarmış birisi, 'bak Ümit Erkol'un imzası.' Diyor ki, 'Ben kooperatifin yönetimindeyim, imza yetkim yok.' Kooperatif karar defteri. Yönetimde olan karar defterine imza atar tabii. İmza yetkilisi demek, o kooperatif adına mal alan, mal satan, taahhütte bulunan yani dolandırıcılık suçu olacaksa ki olacak şey değil kooperatif içinde bu işin içinde olacak kişi değildir. O kooperatif yönetiminin tamamı masumdur. Hangi AK Partili kooperatif suçundan içeri girmiştir? Ya da Ümit Erkol bu dosyada CHP İl Başkanı olmasaydı acaba kendine tek bir soru sorulacak mıydı? Bunu gündeme getirmek gerekmektedir. Biz bugün il başkanlarımızla birlikte partimize yapılan çoklu saldırılar Ümit başkanımızın uğradığı haksızlığa karşı göstereceğimiz dayanışma için Olağanüstü İl Başkanları Toplantısı'nda olacağız.</p> <p>Buradan Adalet ve Kalkınma Partisi'ne söylüyorum. İstanbul İl Başkanlığımıza güya kayyumsu bir organizma atladınız oraya, binasına saldırıyorsunuz. Kurultayına saldırıyorsunuz, il başkanına saldırıyorsunuz. Ankara'ya geliyorsunuz. Ankara'da İl Başkanımıza geçmişte 2 yıl önce yaptığı kooperatifçilik yöneticiliğinden tutukluyorsunuz. İzmir'in o zamanki İl Başkanını benzer suçlamalarla alıyorsunuz. Ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı 'senle baş edemiyorum adayını içeri atıyorum, başarılı belediye başkanlarını içeri atıyorum. Bir diğerine soruşturma izinleri vererek yıldırmaya çalışıyorum. 3 büyükşehirde senin il başkanlarını yani Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin genel başkanının oradaki vekillerini onun adına orada söz söyleyeni siyaset yapanı ele alıyorum. Çünkü senle baş edemiyorum, baş etmenin yolunu çirkeflikte buluyorum' diyorsunuz. Biz size bu çirkefliğin hesabını da soracağız. Size siyaset nasıl yapılıyor A'dan Z'ye, baştan sona, sondan başa, düzünden tersine bu kitabı size okutacağız. Hadi bakalım.</p> <p><strong>'Baş eğmeyeceğiz ama gerekirse başımızı vereceğiz'</strong></p> <p>Son sözüm şudur. Türkiye ne zaman sıkışmışsa bir sandıkta nefes almıştır. Türkiye'nin bu ara dönemde bir nefese ihtiyacı vardır. Bu millet artık sözünü sandıkta söylemek, bir devri kapatmak, yeni bir devri başlatmak istemektedir. Bu ara dönemden çıkışın yolu ara seçimdir. Bu zor günlerde demokrasimiz için ara seçim, emeklimiz ve emekçimiz için ara zam olmazsa olmaz talebimizdir. Yürüyeceğiz, durmayacağız, çalışacağız, yorulmayacağız. Gerekirse boynumuzu vereceğiz ama asla bunlara boyun eğmeyeceğiz. Türkiye'yi seviyoruz, partimizi seviyoruz. Genel başkanından en yeni üyesine kadar, milletvekilinden il başkanına kadar bu ülkeyi kurtarmak için boynumuz kıldan incedir, baş eğmeyeceğiz ama gerekirse başımızı vereceğiz. Bu ülkeye baş eğdiremeyeceksiniz. Tayyip Erdoğan'a söyleyin. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 100 yıl sonra bir kez daha bu ülkeyi kurtarmaya ant içmiş neferleri var, evlatları var. Yolumuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar.'</p> <p><strong>(Son)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-turkiye-ne-zaman-sikismissa-bir-sandikta-nefes-almistir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:38:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-turkiye-ne-zaman-sikismissa-bir-sandikta-nefes-almistir.jpg" type="image/jpeg" length="35409"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suat Kılıç: 'Yeniden Refah Partisi'nin gündeminde bir erken seçim var']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/suat-kilic-yeniden-refah-partisinin-gundeminde-bir-erken-secim-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/suat-kilic-yeniden-refah-partisinin-gundeminde-bir-erken-secim-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, olası bir erken seçime hazır olduklarını ifade ederek, 'Seçime hayır demiyoruz ama Yeniden Refah Partisi'nin gündeminde bir erken seçim var. Türkiye'nin erken seçime gitmesi gerektiğine inanıyoruz. Erken genel seçimle hem Cumhurbaşkanlığı seçimi yenilenmeli hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi baştan aşağı yenilenmeli. Millet bu anlamda iradesini göstermelidir. O nedenle önceliğimiz erken genel seçimin yapılması ama bu arada bir ara seçim kararı alınacak olursa elbette ki buna da varız, hazırız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, olası bir erken seçime hazır olduklarını ifade ederek, 'Seçime hayır demiyoruz ama Yeniden Refah Partisi'nin gündeminde bir erken seçim var. Türkiye'nin erken seçime gitmesi gerektiğine inanıyoruz. Erken genel seçimle hem Cumhurbaşkanlığı seçimi yenilenmeli hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi baştan aşağı yenilenmeli. Millet bu anlamda iradesini göstermelidir. O nedenle önceliğimiz erken genel seçimin yapılması ama bu arada bir ara seçim kararı alınacak olursa elbette ki buna da varız, hazırız' dedi.</p> <p>Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, parti genel merkezinde MYK toplantısı sonrasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p> <p>Kılıç, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, 'Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde 2007 doğumlu bir genç, eski okuluna silahlı saldırı düzenledi, ardından intihar etti. Çok sayıda öğretmen, öğrenci ve polis yaralılar var. Siverek Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan 16 vatandaşımıza acil şifalar diliyoruz. Eğitim ve emniyet camialarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz' dedi.</p> <p>Kılıç, Papa'nın İsrail'in devlet terörüne destek vermediği için tehdit edildiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p> <p>'Kendisini Hazreti İsa olarak tasvir eden bir sapkın ile yine kendisini Hazreti Musa'nın varisi zanneden bir katilin organize suç ortaklığı dünyayı sarsmaya devam ediyor. Siyonist hayaller peşinde koşan, küresel istikrarı allak bullak eden siyonist terör şebekesine karşı yükselen küresel dalgayı çok önemli ve değerli buluyoruz. Hürmüz Boğazı'nı ele geçirme hayali kursağında kalan ABD'ye; NATO üyesi İngiltere, İtalya, Fransa, İspanya gibi ülkelerin destek vermeyeceğini açıklaması; İran'a yönelik uluslararası hukukta dayanağı olmayan saldırıların savaş suçu olduğunun görülmesi bakımından çok önemlidir. Kuşkusuz bu sürecin sonunda eli kanlı katiller Trump ve Netanyahu, işledikleri cinayetlerin, toplu ölümlerin ve işgallerin hesabını Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde verecektir.'</p> <p><strong>'TÜİK verilerine göre bile enflasyon artıyor'</strong></p> <p>ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının Türkiye ekonomisine olumsuz etkisinden bahseden Kılıç, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Orta Doğu'daki savaşın baz etkisi mi dersiniz enerji zamlarının gaz etkisi mi dersiniz; ne derseniz deyin ama enflasyon düşmüyor. Ekonomi yönetiminin başarısızlığı enflasyon rakamlarında görülebiliyor. TÜİK verilerine göre bile enflasyon azalmıyor, artıyor. Ekonomi yönetiminin mazereti belli: 'Yaşanan savaş nedeniyle artan enerji maliyetleri' diyecekler. </p> <p>Fakat dikkat çekilmesi gereken husus şudur; savaşan ülkelerden çok daha yüksek enflasyon Türkiye'de yaşanıyor. En başta gıda enflasyonu, Türkiye'de maalesef önlenemiyor. Mart ayı gıda enflasyonu yüzde 32,36. Mart ayında tarım sektöründe açıklanan büyüme rakamı ise yüzde 8,8 negatif büyüme. Negatif büyüme demek aslında yüzde 8,8 küçülme demek. Ama küçüldük demeye dili varmıyor 'negatif büyüdük' diyor. Bu demektir ki üretim azalmış, rekolte düşmüş. </p> <p><strong>'Üretici feryat ediyor: Mazottan KDV alınmamalıdır'</strong></p> <p>Oysa gıdada enflasyonun düşmesi; üretimin çoğalmasına, kalitenin artmasına bağlı. Köylü mutsuz, çiftçi isteksiz, gençler tarım ve hayvancılığa ilgisiz. Bu tabloyu biz de sahada gözlemliyoruz. Kumluca Yaş Sebze ve Meyve Hali'nde esnafımızı ziyaret ettik, Kumluca Ziraat odasında  üreticilerimizi dinledik. Üretici feryat ediyor: Mazottan KDV alınmamalıdır. Gübre çiftçiye kârsız satılmalıdır. Hal Yasası acilen çıkarılmalıdır. Gençlerin köyde kalması, toprakla barışması, sürüyle buluşması, tarımla uğraşması teşvik edilmelidir.'</p> <p>Tüm kesimlerin borç yükü altında ve büyük bir ödeme güçlüğüyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Çiftçilerimiz Tarım Kredi Kooperatiflerine ve Ziraat Bankasına borçlu. Esnafımız, KOBİ'lerimiz Esnaf Kefalet Kooperatiflerine, Kredi Garanti Fonu'na, Halk Bankası'na, kredi ve borçların uzun vadeli olarak yapılandırılması ve sicil affı beklentisi var. Geçtiğimiz günlerde açıklanan 'Küresel İflas Raporu', 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 oranında, Türkiye'de ise yüzde 29 oranında arttığını ortaya koydu. Raporda; Türkiye'de iflaslardaki aşırı artışın;yüksek reel faizler, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşullardan kaynaklandığı belirtiliyor.</p> <p><strong>'Düşük faizli ve uzun vadeli bir yapılandırma acilen gündeme alınmalıdır'</strong></p> <p>Adalet Bakanlığı ve BDDK verilerine göreyse; 2016 yılında 27 milyon olan icra ve iflas dosyası sayısı 2025 yıl sonu itibarıyla 35 milyonu aşmış durumda. 2 milyon şirket ve 11 milyondan fazla vatandaşımız sicil affı bekliyor. İstatistikler ve sahadan gelen tepkiler, BDDK'nın yaptığı 48 aylık ve yüksek faizli yapılandırmanın çare olamadığını gösteriyor. Hükümet, en kısa sürede uzun vadeli kredi yapılandırmasına gitmelidir. Düşük faizli ve uzun vadeli bir yapılandırma acilen gündeme alınmalıdır. </p> <p>Bu yapılandırmayla birlikte sicil affı da çıkarılmalı; şirketlerin ve işletmelerin  finansmana ulaşmasının önündeki engeller ortadan kaldırılmalıdır. Tüm bunlarla birlikte mükellef tarafından ödenemeyen, devlet tarafından tahsil edilemeyen vergi ve SGK borçları da faizsiz yapılandırma kapsamına alınarak piyasalar rahatlatılmalıdır.'</p> <p>Polis Meslek Kanunu ile ilgili bazı adımların atılması gerektiğini ifade eden Kılıç, 'Yıllardır oyalanan polislerimizin yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ele alınmalıdır. Polislerin hayat şartları düzenlenmelidir. Mesai ve nöbet sistemine adalet getirilmelidir. Emeklilik aylıklarına yönelik göstergeler düzenlenmelidir. Psikoteknik çalışmalar yeniden değerlendirilmeli, moral ve motivasyonları yükseltilmelidir. Özetle hem devlet hem de toplum polise sahip çıkmalı, destek vermelidir' dedi.</p> <p><strong>'Muhalefete muhalefet etmeyiz. Seçime de hayır demeyiz'</strong></p> <p>Kılıç, kendisine yöneltilen bir soru üzerine, ara seçimle ilgili düşüncelerini şöyle paylaştı:</p> <p>'Sayın Özgür Özel geçen hafta perşembe günü partimizi ziyaret etti. Gündeminde ara seçim konusu vardı. Yeniden Refah Partisi olarak öncelikle yaklaşımımız şu: Muhalefete muhalefet etmeyiz. Seçime de hayır demeyiz. Herhangi bir muhalefet partisinin herhangi bir seçime hayır demesi 'ben seçime hazır değilim' anlamına gelecektir. Dolayısıyla seçime hayır demiyoruz ama Yeniden Refah Partisi'nin gündeminde bir erken seçim var. Türkiye'nin erken seçime gitmesi gerektiğine inanıyoruz. Erken genel seçimle hem Cumhurbaşkanlığı seçimi yenilenmeli hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi baştan aşağı yenilenmeli. Millet bu anlamda iradesini göstermelidir. O nedenle önceliğimiz erken genel seçimin yapılması ama bu arada bir ara seçim kararı alınacak olursa elbette ki buna da varız, hazırız. Bunun için de zaten her an seçim olabilirmiş gibi de çalışıyoruz.'</p> <p><strong>'Bir konu başlığı altında operasyon yapılacaksa partiler arasında ayrım gözetilmemelidir'</strong></p> <p>Kılıç, CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin gelen soruya ise şu cevabı verdi:</p> <p>'Yeniden Refah Partisi olarak, hukukun üstünlüğüne inananların partisi olarak kanaatimiz ve görüşümüz şudur: Bir konu başlığı altında operasyon yapılacaksa partiler arasında ayrım gözetilmemelidir. Aynı suçu A partili bir belediye başkanı işlediğinde suç olmuyor da B, C partili bir belediye başkanı işlediğinde suç oluyorsa bu hukuktan uzaklaşmaktır. Adaletsizlik yapılmamalı, partisine göre muamele ortamı oluşturulmamalıdır. Aksi takdirde kurumlara olan güveni sarsılıyor vatandaşın.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/suat-kilic-yeniden-refah-partisinin-gundeminde-bir-erken-secim-var</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:38:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/suat-kilic-yeniden-refah-partisinin-gundeminde-bir-erken-secim-var.jpg" type="image/jpeg" length="94757"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Körfezi'nde 10. kez dış kaynaklı kirlilik tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-korfezinde-10-kez-dis-kaynakli-kirlilik-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-korfezinde-10-kez-dis-kaynakli-kirlilik-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir Körfezi'nde dron desteğiyle yapılan rutin tarama faaliyetleri kapsamında, kasım ayından bu yana 10. kez dış kaynaklı kirlilik tespit edildi. Bayraklı'da deniz yüzeyinde dış kaynaklı atık maddeler görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir Körfezi'nde dron desteğiyle yapılan rutin tarama faaliyetleri kapsamında kasım ayından bu yana 10. kez dış kaynaklı kirlilik tespit edildi. Bayraklı'da deniz yüzeyinde dış kaynaklı atık maddeler görüntülendi.</p> <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi'nde kirliliğe neden olan unsurların tespit edilmesine yönelik çalışmaları kesintisiz sürdürüyor. Körfez'deki denetim ve yaptırım yetkisinin belediyeye devredilmesi için yaptığı başvurulara olumlu yanıt alamayan Büyükşehir Belediyesi, havadan görüntüleme sonucu geçtiğimiz yılın kasım ayından bu yana 10. kez dış kaynaklı kirlilik tespit etti. Bayraklı bölgesinde bir kez daha dış kaynaklı atıklar görüntülendi.</p> <p><strong>Önleyici tedbirler şart</strong></p> <p>İZDENİZ yetkilileri, yalnızca kasım ayından bu yana sürdürülen incelemede bu ölçekte kirlilik tespit edilmesinin, yıllardır süregelen ihlallerin boyutunu gözler önüne serdiğini ve körfezin doğal yapısının uzun süredir ağır baskı altında bulunduğunu ifade etti.</p> <p>Yetkililer, deniz yüzeyine yayılan mazot ve atıkların su kalitesini düşürdüğünü, deniz canlılarının yaşam alanlarını tehdit ettiğini ve ekosistem üzerinde kalıcı hasar riski oluşturduğunu belirtilerek, Körfez'de dış kaynaklı kirlilik riskinin süreklilik arz etmesi nedeniyle etkin önleyici tedbirlere ihtiyaç duyulduğuna dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-korfezinde-10-kez-dis-kaynakli-kirlilik-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:36:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/izmir-korfezinde-10-kez-dis-kaynakli-kirlilik-tespit-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="51610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa'nın Güllük Mahallesi sakinleri kentsel dönüşüm sürecinin şeffaf olmasını istedi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bursanin-gulluk-mahallesi-sakinleri-kentsel-donusum-surecinin-seffaf-olmasini-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bursanin-gulluk-mahallesi-sakinleri-kentsel-donusum-surecinin-seffaf-olmasini-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Yıldırım ilçesinde yer alan Güllük Mahallesi'nde kentsel dönüşüm planına karşı çıkan hak sahipleri, daha adil dağılım ve şeffaf süreç talep etti. Açıklamada konuşan bir mahalle sakini, 'Biz kentsel dönüşümle ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Bu sıkıntıyı yetkililere duyurmaya çalıştık ama başarılı olamadık. Tek tek bizlerin birbirimizden habersiz olduğunu düşünerek baskı ve korkutmaya sevk ederek kabul etmediğimiz şeyleri bize dayatarak kabul ettirmeye çalıştılar. Biz buna karşıyız. Kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zehra DEĞİRMENCİ</strong></p> <p><strong>(BURSA) - </strong>Bursa'nın Yıldırım ilçesinde yer alan Güllük Mahallesi'nde kentsel dönüşüm planına karşı çıkan hak sahipleri, daha adil dağılım ve şeffaf süreç talep etti. Açıklamada konuşan bir mahalle sakini, 'Biz kentsel dönüşümle ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Bu sıkıntıyı yetkililere duyurmaya çalıştık ama başarılı olamadık. Tek tek bizlerin birbirimizden habersiz olduğunu düşünerek baskı ve korkutmaya sevk ederek kabul etmediğimiz şeyleri bize dayatarak kabul ettirmeye çalıştılar. Biz buna karşıyız. Kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız' dedi.<strong><br /></strong></p> <p>Güllük Mahallesi sakinleri Yıldırım Belediyesi tarafından mahallelerinde yapılacak kentsel dönüşüm projesinin adil ve şeffaf olmadığı gerekçesiyle basın açıklaması gerçekleştirdi.</p> <p>Mahalledeki basın açıklamasında konuşan hak sahipleri, arsalarına yapılması planlanan büyük ölçekli projelere karşın kendilerine yeterli daire verilmeyeceğini belirterek sürecin yeniden planlanması talebinde bulundu. Mahallelilere bazı siyasi partilerin temsilcileri de destek verdi.</p> <p>Mahalleli adına yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</p> <p>'Burada bir kentsel dönüşüm sürecine karşı çıkmak için değil; adil, şeffaf ve yaşanabilir bir dönüşüm talep etmek için bulunuyoruz. Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın önemli bir kısmı mevcut yapıların durumunun farkındadır ve dönüşüm fikrine ilkesel olarak açıktır. Ancak yürütülen sürecin, bu beklentiyi karşılayacak düzeyde bir güven ve öngörülebilirlik oluşturmadığı görülmektedir. Sahada yürütülen görüşmelerde, sürecin büyük ölçüde yazılı ve resmi bir çerçeveye oturtulmadan ilerlediği, benzer durumdaki hak sahiplerine tutarlılık göstermeyen yaklaşımlar sergilendiği, önceki dönemlerde oluşan beklentiler ile bugünkü yaklaşımlar arasında farklılıklar bulunduğu, sunulan seçeneklerin mevcut yaşam düzeni ve aile yapılarıyla her zaman uyumlu olmadığı yönünde yaygın bir memnuniyetsizlik söz konusudur.</p> <p>Sürece ilişkin teknik ve hukuki konuların, vatandaş nezdinde zaman zaman belirsizlik ve endişe oluşturduğu görülmektedir. Bu başlıkların açık, anlaşılır ve güven verici bir şekilde ele alınması sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşımaktadır. Buradan açıkça ifade ediyoruz, kentsel dönüşüm süreçleri, vatandaşın barınma hakkını zayıflatacak ya da onu kabul etmekte zorlanacağı şartlara yöneltecek bir anlayışla yürütülemez. Kentsel dönüşüm bir dayatma süreci değil, bir uzlaşı ve güven inşa etme sürecidir. Bizim talebimiz nettir. Sürecin şeffaf, yazılı ve denetlenebilir bir zemine taşınması, tüm hak sahipleri için eşitlikçi ve öngörülebilir bir yaklaşımın benimsenmesi, sunulan çözümlerin insanların yaşam alışkanlıklarını ve aile yapılarını gözetmesi, sürecin müzakere ve rıza temelinde yürütülmesi.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Açıklamaya destek veren CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin ise şöyle konuştu: </p> <p>'Kentsel dönüşüm tüm Türkiye'de ve Bursa'da da özel bir uygulamayla yapılıyor. Yüzde 50'nin üzerinde bir rıza aranıyor ve ondan sonra geri kalanının rızası aranmaksızın dönüşüm yapılıyor. Kentsel dönüşüm rantın en yüksek olduğu, depreme dayanıklı olup olmadığına bakılmaksızın, vatandaşın ihtiyacı olup olmadığına bakılmaksızın, sermayedar ve müteahhitlerin en yüksek kar edebilecekleri şekilde yapılıyor. Sen benim 3-4 katlı evimi yıkacaksın, karşılığında bana bir daire parası vereceksin. Ondan sonra benim 3 hane insanım nerede yaşayacak? Bunun cevabını vermeyeceksin. Sen o zaman kentsel dönüşümde ne yapıyorsun? Diyorsun ki 'ben bu mahalleyi beğenemedim, müteahhitleri getireyim, buraya inşaatlar yapsın, yaptıklarının yarısını kendi ceplerine indirecekler, burada 4 hane insanın en fazla 2 tanesine ev vereceğim, kalanı da nereye gidiyorsa gitsin'. Güllük'ün insanı burayı terk etmek zorunda kaldıkta sonra bu mahalledeki inşaatlar güzel olmuş kime ne? Bizim buna rızamız yok. Burada kim dönüşüm yapacaksa bilsin ki bizi buradan süremezsiniz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bursanin-gulluk-mahallesi-sakinleri-kentsel-donusum-surecinin-seffaf-olmasini-istedi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:29:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bursanin-gulluk-mahallesi-sakinleri-kentsel-donusum-surecinin-seffaf-olmasini-istedi.jpg" type="image/jpeg" length="59402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek, Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi açılışına katıldı: 'Asya'dan yeni bir medeniyet yükseliyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/vatan-partisi-genel-baskani-perincek-dunya-medeniyetleri-girisimi-arastirma-merkezi-acilisina-katildi-asyadan-yeni-bir-medeniyet-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/vatan-partisi-genel-baskani-perincek-dunya-medeniyetleri-girisimi-arastirma-merkezi-acilisina-katildi-asyadan-yeni-bir-medeniyet-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ankara'da açılan Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi'nde yaptığı konuşmada, 'insanlığın mevcut küresel sistemle hesaplaşma sürecine girdiğini' belirterek, 'Kapitalizmin emperyalist aşamasının sonuna gelinirken Asya'dan yeni bir medeniyet yükseliyor' dedi. Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin de Çin ve Türkiye arasındaki yıllar içinde süregelen bağa değinerek, 'Günümüzde ise Çin'in Kuşak ve Yol girişimi ile Türkiye'nin Orta Koridor planı uyumlaştırılarak bu kadim bağ yeniden canlandırılmaktadır' diye konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ankara'da açılan Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi'nde yaptığı konuşmada, 'insanlığın mevcut küresel sistemle hesaplaşma sürecine girdiğini' belirterek, 'Kapitalizmin emperyalist aşamasının sonuna gelinirken Asya'dan yeni bir medeniyet yükseliyor' dedi. Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin de Çin ve Türkiye arasındaki yıllar içinde süregelen bağa değinerek, 'Günümüzde ise Çin'in Kuşak ve Yol girişimi ile Türkiye'nin Orta Koridor planı uyumlaştırılarak bu kadim bağ yeniden canlandırılmaktadır' diye konuştu.</p> <p>Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Çin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi'nin açılışına katıldı. Açılış konuşmasını Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Semih Koray yaptı.</p> <p>Koray, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Dünya medeniyetleri arasındaki tarihsel etkileşimi artırmak, Yükselen Asya Medeniyeti'nin insanlığın ortak geleceğindeki rolünü ortaya koymak ve Türk-Çin devrimleri pratiklerinin insanlığa katkılarını araştırmak amacıyla kurulan merkez, insanlığın ortak birikimini bilimsel çalışmalarla ortaya koymayı hedeflemektedir. Günümüzde Atlantik sisteminin çözülüşüne Asya'dan yeni bir medeniyetin yükselişi eşlik etmektedir. Bu süreçte paylaşımcı, eşitlikçi ve ortak kazanımı esas alan yeni bir medeniyet anlayışı öne çıkmaktadır.'</p> <p>Daha sonra Semih Koral, Doğu Perinçek, Jin Xin, Jiang Xuebin ile birlikte sahnede Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi'nin 'Perde Açılışı'nı gerçekleştirdi.</p> <p><strong>Perinçek: 'İnsanlık, çürüyen bir sömürü ve zulüm sistemiyle hesaplaşma dönemine girmiştir' </strong></p> <p>Açılışta konuşan Doğu Perinçek,  şunları söyledi:</p> <p>'İnsanlık, çürüyen bir sömürü ve zulüm sistemiyle hesaplaşma dönemine girmiştir. Dünya tarihine baktığımızda medeniyetlerin farklı coğrafyalardan yükselerek insanlığın gelişimine katkı sunduğunu, zamanla yerini yeni medeniyetlere bıraktığını görüyoruz. Bugün de benzer bir süreç yaşanmakta; kapitalizmin emperyalist aşamasının sonuna gelinirken Asya'dan yeni bir medeniyet yükselmektedir. Bu yeni medeniyetin, emperyalist hegemonyaya son vereceğini, millî devletlerin bağımsızlığına dayanacağını, paylaşmacı ve kamucu değerleri güçlendireceğini öngörüyoruz. İnsanlık yeni bir çağın sancılarını yaşarken, bu sürecin aynı zamanda yeni bir doğumun habercisi olduğuna inanıyoruz. Çin ve Türkiye, yükselen bu yeni medeniyetin Doğu ve Batı'daki öncü konumlarını paylaşmaktadır. Ortak değerlerimiz ve hedeflerimiz, daha adil, eşitlikçi ve barışçıl bir dünyanın inşası için güçlü bir zemin oluşturmaktadır.'</p> <p>Daha sonra konuşma yapan Jin, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin 55'inci yılı vesilesiyle Türkiye'de bulunmaktan ve bu merkezin açılışına katılmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Çin ve Türkiye, coğrafi olarak uzak olsa da İpek Yolu'na dayanan köklü bir medeniyet etkileşimine ve güçlü dostluk bağlarına sahiptir. Tarih boyunca iki ülke, karşılıklı öğrenme ve etkileşim yoluyla birbirini zenginleştirmiştir. Günümüzde ise Çin'in Kuşak ve Yol girişimi ile Türkiye'nin Orta Koridor planı uyumlaştırılarak bu kadim bağ yeniden canlandırılmaktadır.</p> <p>İki ülke, ortak değerler ve hedefler doğrultusunda barışçıl kalkınma, işbirliği ve karşılıklı kazanç temelinde ilişkilerini geliştirmektedir. Küresel Medeniyetler Girişimi de medeniyet çeşitliliğine saygı, ortak değerlerin teşviki ve kültürel etkileşimin güçlendirilmesi çağrısında bulunmaktadır. Bu araştırma merkezinin, Çin ile Türkiye arasında fikir alışverişini artıran, halklar arasında köprü kuran ve doğru bir medeniyet anlayışının gelişmesine katkı sağlayan önemli bir platform olacağına inanıyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/vatan-partisi-genel-baskani-perincek-dunya-medeniyetleri-girisimi-arastirma-merkezi-acilisina-katildi-asyadan-yeni-bir-medeniyet-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:23:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/vatan-partisi-genel-baskani-perincek-dunya-medeniyetleri-girisimi-arastirma-merkezi-acilisina-katildi-asyadan-yeni-bir-medeniyet-yukseliyor.jpg" type="image/jpeg" length="60837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çepni Dernekleri Konfederasyonu Ümit Özdağ'ı ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cepni-dernekleri-konfederasyonu-umit-ozdagi-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cepni-dernekleri-konfederasyonu-umit-ozdagi-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çepni Dernekleri Konfederasyonu Başkanı Muhammet Arif Genç ve beraberindeki heyet, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ı ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Çepni Dernekleri Konfederasyonu Başkanı Muhammet Arif Genç ve beraberindeki heyet, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ı ziyaret etti. </p> <p>Çepni Dernekleri Konfederasyonu Başkanı Muhammet Arif Genç ve beraberindeki heyet, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ı ziyaret etti. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, konuya ilişkin sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Çepni Dernekleri Federasyonu üyeleriyle Zafer Partisi Genel Merkezi'nde bir araya geldik. Federasyon Başkanı Sayın Muhammet Arif Genç ve heyetiyle oldukça verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Nazik ziyaretleri için Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Sayın Muhammet Arif Genç ve dernek heyetine teşekkür ediyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cepni-dernekleri-konfederasyonu-umit-ozdagi-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:13:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cepni-dernekleri-konfederasyonu-umit-ozdagi-ziyaret-etti.jfif" type="image/jpeg" length="50379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Denizli'de motosikletli Murat Can Pekeroğlu'nun ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin dava başladı... Sanığın tutuklanması talebi reddedildi, Pekeroğlu'nun yakınları tepki gösterdi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/denizlide-motosikletli-murat-can-pekeroglunun-olumuyle-sonuclanan-kazaya-iliskin-dava-basladi-sanigin-tutuklanmasi-talebi-reddedildi-pekeroglunun-yakinlari-tepki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/denizlide-motosikletli-murat-can-pekeroglunun-olumuyle-sonuclanan-kazaya-iliskin-dava-basladi-sanigin-tutuklanmasi-talebi-reddedildi-pekeroglunun-yakinlari-tepki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli'de 23 Kasım 2025'te kullandığı otomobille ani manevra sonucu çarptığı motosikletli Murat Can Pekeroğlu'nun (25) ölümüne neden olmakla suçlanan Selman San'ın (26) 6 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmasına başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet ÖZDEN</strong></p> <p><strong>(DENİZLİ) - </strong>Denizli'de 23 Kasım 2025'te kullandığı otomobille ani manevra sonucu çarptığı motosikletli Murat Can Pekeroğlu'nun (25) ölümüne neden olmakla suçlanan Selman San'ın (26) 6 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmasına başlandı.</p> <p>Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuksuz sanık Selman San, müştekiler Pekeroğlu'nun anne ve babası ile tarafların avukatları katıldı.</p> <p>Kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan San, suçlamaları reddetti.</p> <p>Baba Mustafa ve anne Makbule Pekeroğlu ise sanıktan şikayetçi olduklarını ve tutuklanmasını istediklerini bildirdi.</p> <p>Hakim, sanığın tutuklanması talebinin reddine karar vererek, dosyadaki eksiklerin giderilmesi için davayı erteledi.</p> <p><strong>'Hüsrana uğradık'</strong></p> <p>Baba Mustafa Pekeroğlu, duruşmanın ardından ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, 'sanığın tutuklanmasını beklediklerini' bildirerek, 'hüsrana uğradıklarını' söyledi.</p> <p>Pekeroğlu, 'Utanmasalar Murat Can'ı suçlayacaklar. Zaten suçluyorlar 'Evet, gelip arabaya o çarptı' diyorlar. 'Ben ses duymadım' diyor' ifadesini kullandı. Sanığın önceki ifadesinde 'Ben ses duydum, duyar duymaz frene bastım' dediği yerle, oğlunun sürüklediği yer arasında 12,5 metre bulunduğunu anlatan Mustafa Pekeroğlu, şöyle konuştu:</p> <p>'Buna rağmen tutuklanmadı. 'İlk müdahaleyi ben yaptım' diyor ama ilk oraya giden Murat Can'ın kurye arkadaşları var. Onlar bazı görüntüler çekmişler. 8-9 saniyelik kısa bir görüntü ama müdahale etmediğini, kendini savunmaya geçtiğini gösteriyor. 'Dönecek miydi, kaydı mı?' gibi şeyler söylüyor. Müdahale eden başka bir sağlıkçı var, o ise hiçbir şey yapmıyor. Ne bir panik var ne başka bir şey. Bilirkişi raporuna itiraz ediyorlar. 'Motorda hasar yoktu' diyorlar. Fotoğraflarda hasar görünmüyor diyorlar ama motor binilecek halde değil. Kaskta izler var. 'Eğer araba Murat Can'ı sürüklemiş olsaydı sallanması, sarsılması lazımdı' diyorlar. Oysa çocuğun kafasında kask var, kask yerdeki ızgaralara gelinceye kadar kaymış. Izgarada kask çıkıyor ve kafasından darbe alıyor oğlumuz. Bu yüzden ölüm gerçekleşiyor zaten. Kan kaybı, beyin hasarı, hepsi var. </p> <p>Biz adalet istiyoruz. Bunları görsünler. Tutuklanmasını istiyoruz. Böyle biri topluma faydalı olamaz, böyle bir doktor topluma faydalı olamaz. Biz bu noktadayız.'</p> <p><strong>Keşif yapılacak, bilirkişi raporu alınacak</strong></p> <p>Ailenin avukatı Kürşat Akyol da hakimin olay yerinde keşif yapılmasına ve bununla birlikte bilirkişi raporu alınmasına karar verdiğini bildirerek, şunları söyledi:</p> <p>'Aile acılı, ister istemez. Biz de hukuki olarak sürecin takipçisiyiz. İddia makamı sanığın taksirle öldürmeden yargılanması gerektiğine dair bir iddianame düzenledi. Sanık şu ana kadar tutuksuz. Hem bizim hem de ailenin, normal bir trafik kazasında tam kusur ve asli kusur halinde kişi nasıl tutuklu yargılanıyorsa, bu dosyada da tutuklu yargılanması gerektiği yönünde talebi oldu. Ancak mahkeme bu aşamada sanığın tutuklu yargılanması talebimizi reddetti. Keşifte mahkeme, bilirkişilerle birlikte olay yerini inceleyecek. Daha sonra bilirkişi raporu gelecek. Yargılama süreci devam ediyor.'</p> <p>Ailenin yakınları, adliye önünde, üzerinde 'Murat Can için adalet, kaza değil cinayet' yazısı bulunan Murat Can Pekeroğlu'nun fotoğraflarını taşıdılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İddianamede sanık Selman San'ın, 'caddede seyri esnasında, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde sola dönüş manevrası yaptığı ve kazaya sebebiyet verdiği' ifade ediliyor. San'ın, 'taksirle ölüme neden olmak' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi isteniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Denizli</category>
      <guid>https://www.haber500.com/denizlide-motosikletli-murat-can-pekeroglunun-olumuyle-sonuclanan-kazaya-iliskin-dava-basladi-sanigin-tutuklanmasi-talebi-reddedildi-pekeroglunun-yakinlari-tepki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:12:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/denizlide-motosikletli-murat-can-pekeroglunun-olumuyle-sonuclanan-kazaya-iliskin-dava-basladi-sanigin-tutuklanmasi-talebi-reddedildi-pekeroglunun-yakinlari-tepki-gosterdi.jpg" type="image/jpeg" length="28677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağıralioğlu'ndan Şanlıurfa'daki okulda silahlı saldırıya ilişkin açıklama: 'Bir çocuğu okula silahla döndürecek kadar neyi kaybettik?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/agiralioglundan-sanliurfadaki-okulda-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-bir-cocugu-okula-silahla-dondurecek-kadar-neyi-kaybettik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/agiralioglundan-sanliurfadaki-okulda-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-bir-cocugu-okula-silahla-dondurecek-kadar-neyi-kaybettik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, 'Şimdi soralım: Bir çocuğu okula silahla döndürecek kadar neyi kaybettik? Biz nerede eksildik? Ailede mi, okulda mı, adalette mi, umutta mı? Çocuklarımızın sokakta, okulda güvende olduğu bir Türkiye; gündelik tartışmaların üzerinde tüm siyasetin ana gündemi olmalıdır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, 'Şimdi soralım: Bir çocuğu okula silahla döndürecek kadar neyi kaybettik? Biz nerede eksildik? Ailede mi, okulda mı, adalette mi, umutta mı? Çocuklarımızın sokakta, okulda güvende olduğu bir Türkiye; gündelik tartışmaların üzerinde tüm siyasetin ana gündemi olmalıdır' dedi.</p> <p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p> <p>'Şanlıurfa Siverek'te bir lisede, 19 yaşındaki eski bir öğrenci okula girip pompalı tüfekle ateş açıyor. 16 evladımız yaralandı. Şimdi soralım: Bir çocuğu okula silahla döndürecek kadar neyi kaybettik? Biz nerede eksildik? Ailede mi, okulda mı, adalette mi, umutta mı? Çocuklarımızın sokakta, okulda güvende olduğu bir Türkiye; gündelik tartışmaların üzerinde tüm siyasetin ana gündemi olmalıdır.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Anahtar Parti sosyal medya hesabından ise, 'Şanlıurfa'da bir okulda yaşanan silahlı saldırı hepimizi üzmüştür. Yaralanan öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Çocuklarımızın güvenliği her şeyin üzerindedir...' açıklaması yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/agiralioglundan-sanliurfadaki-okulda-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-bir-cocugu-okula-silahla-dondurecek-kadar-neyi-kaybettik</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:09:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/agiralioglundan-sanliurfadaki-okulda-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-bir-cocugu-okula-silahla-dondurecek-kadar-neyi-kaybettik.jfif" type="image/jpeg" length="27920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Grup toplantısı... Özgür Özel: 'Muhalefette bir öz güven patlaması; karşımızdaki iktidarda dizlerin titremesi söz konusu']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-muhalefette-bir-oz-guven-patlamasi-karsimizdaki-iktidarda-dizlerin-titremesi-soz-konusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-muhalefette-bir-oz-guven-patlamasi-karsimizdaki-iktidarda-dizlerin-titremesi-soz-konusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Buradan AK Parti'de siyaset yapan ama siyaseti siyaset gibi yapmak isteyenlere söylüyorum. Ya atanmışların ve hanedanın iktidarı için bu ayıba ortak olacaksınız ya da otokrasiye karşı demokrasi mücadelemizde bizimle birlikte olacaksınız. Muhalefette bu ülkeyi yoksulluktan, bu ülkeyi haksızlıktan kurtarmak isteyen, hepsi bu ülkenin demokrasisinden yana olan muhalefette bir öz güven patlaması; karşımızdaki iktidarda dizlerin titremesi söz konusudur. Bir kez daha davet ediyoruz. Hodri meydan, cesaretiniz varsa çıkın karşımıza' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Buradan AK Parti'de siyaset yapan ama siyaseti siyaset gibi yapmak isteyenlere söylüyorum. Ya atanmışların ve hanedanın iktidarı için bu ayıba ortak olacaksınız ya da otokrasiye karşı demokrasi mücadelemizde bizimle birlikte olacaksınız. Muhalefette bu ülkeyi yoksulluktan, bu ülkeyi haksızlıktan kurtarmak isteyen, hepsi bu ülkenin demokrasisinden yana olan muhalefette bir öz güven patlaması; karşımızdaki iktidarda dizlerin titremesi söz konusudur. Bir kez daha davet ediyoruz. Hodri meydan, cesaretiniz varsa çıkın karşımıza' ifadesini kullandı.</p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:</p> <p data-start='0' data-end='294'>'Yüksek gıda enflasyonunda dünyada 3'üncüyüz. Sayın Babacan'ı ziyaret ettim. O da bir başka bilgiyi hatırlattı. Diyor ki Sayın Babacan: Pandemi oldu, dünyada gıda enflasyonu oldu. Ve dünya gıda enflasyonu gerçeği ile tanıştı gerçekten, diyor. Pandemiden bugüne dünyadaki gıda enflasyonu ortalaması yüzde 45. Pandemiden bugüne. Türkiye'de pandemiden bugüne gıda enflasyonu yüzde 850. Ve tek sebebi kötü yönetim. Adını bildiğiniz bilmediğiniz bütün ülkeleri düşünün. O sıralamada en kötü yerdeyiz. Sondan 3'üncü noktadayız. Yani Zimbabwe geliyor aklına. Onun durumu bizden iyi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='0' data-end='294'><strong>'Devletin resmi faizi 37. Bankaların kredi kartının borcuna, gecikmiş borcuna ödedikleri faiz yüzde 95 durumunda'</strong></p> <p data-start='1359' data-end='1544'>Küba bizden iyi. Libya bizden iyi. İran'la Güney Sudan dışında gıda enflasyonu bizden yüksek ülke yok. Ve bu ülkede yılın ilk iki ayında çiftçiye destekleme veriliyor: iki milyar lira. Peki yılın ilk iki ayında faiz ödeniyor: 640 milyar lira. Türkiye'deki bütün çiftçilere verilen desteklemenin 320 katını faize ödemiş bir ekonomi ile karşı karşıyayız. Merkez Bankası politika faizi yüzde 37. Vatandaşın devlete olan borcunun gecikme faizi yüzde 44,5. Vatandaşın devletten alacağına uygulanan faiz yüzde 24. Ancak vatandaşın kredi kartı ya da kredili mevduat hesabından çektiği, yani para bitmiş, maaş bitmiş, ayın bitmesine 10 gün kalmış, alışverişi yapmış, kredi kartı çekmiş. Ya da banka kartını sokmuş, kredili mevduat çekmiş. Buna uygulanan faiz bileşik yüzde 95. Devletin resmi faizi 37. Bankaların kredi kartının borcuna, gecikmiş borcuna ödedikleri faiz yüzde 95 durumunda. Öyle bir noktadayız ki artık vatandaşın borcu borçla çevirmesinin mümkün olmadığı, aksine bunun sanki sanal kumar çetelerinin eline düşmüşçesine bir felaketi yarattığı bir sürecin içindeyiz.</p> <p data-start='1359' data-end='1544'><strong>'Önümüzdeki günlerde ziyaretlere devam edeceğiz'</strong></p> <p data-start='1359' data-end='1544'>Böyle bir atmosferde, bayramda genel başkanların tamamıyla telefonda konuşmuştuk. O zaman ülkenin durumunu değerlendirmek üzere genel başkanlardan randevu isteyeceğimizi söylemiştik. Sonra çıktık geldik ve ardından belediyelerimize ve partimize yeni saldırılarla karşılaştık ve bunun devamında genel başkanlara ki şu ana kadar 12 genel başkanla, 13 partinin üzerinde mutabık olduğu belli bir noktadayız. Ancak Meclis'te grubu bulunmayan, ziyaret etmemiz gereken belli siyasi partiler var. Onları da önümüzdeki günlerde, en geç 15 gün içinde ayrı ayrı ziyaretlerde bulunacağız. Ama Meclis'te grubu olan, milletvekili olan, bir önceki dönem Meclis'te grubu bulunan partilerle ya da milletvekili olan partilerle, kendileri parlamenter olmuş genel başkanlarla görüşmeler yaptık.</p> <p data-start='1359' data-end='1544'><strong>'AK Parti'nin ak saçlıları, 'Melih Gökçek yargılanmadıktan sonra hiçbir belediye başkanına yargı bu soruları soramaz' diyor'</strong></p> <p data-start='3310' data-end='3600'>Bu görüşmelerin en önemli kısmı hiç şüphe yok ki ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz kısmıydı. İran meselesine karşı alınması gereken kısa, orta, uzun vadeli tedbirleri, önerilerimizi, projelerimizi, bizi anlatan Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin oluşturmuş raporu paylaştık. Sayın genel başkanlar kendi çalışmalarından bahsettiler ve partilerin ekonomistlerinin bu ve benzer konularda bir arada çalışmasının, masalar kurmamızın, oturup birlikte karşılıklı heyet ziyaretleriyle, uzman ziyaretleriyle çalışmamızın ve artık yönetilemeyen bu ekonominin çıkış noktasında fikir birliği, iş birliği, güç birliği ve amaç birliği içinde olmamıza yönelik olarak çok kıymetli görüşmelerde bulunduk. Ayrıca ortak bir tespit olarak, hatta milletin ortak bir tespiti olarak, hatta ölçüyü küçültüyorum, AK Parti'ye oy verenlere sorsanız ortak bir tespit olarak AK Parti'nin belediyecilikteki karnesinin ne olduğunu söylerler. 'Melih Gökçek yargılanmadan kimse yargılanamaz' diye bir atasözümüz var mesela bizim. Bu atasözünü biz bulmadık. AK Parti'nin ataları, ak saçlıları söylüyor bunu. 'Melih Gökçek yargılanmadıktan sonra hiçbir belediye başkanına yargı bu soruları soramaz' diyor. 'Melih Gökçek Ankara'ya yaptıklarının hesabını vermeden ve imar rantı, rant çeteciliği meselelerine Melih Gökçek bu sorulara yanıt vermeden kimseye sorulamaz' diyor.</p> <p data-start='3310' data-end='3600'><strong>'12 genel başkanla görüştüm, 'siyasi ahlak yasası! deyince hiç yutkunan olmadı'</strong></p> <p data-start='4671' data-end='4989'>Geldiğimiz noktada belediye meclis üyeleri, belediye başkanları, milletvekilleri, parti yöneticileri, bakanlar, Cumhurbaşkanı ve bu siyasilerin temas halinde olduğu ya da üst noktalarda olan tüm bürokrasinin malını mülkünü açıkça bildirmesini, nasıl edindiğini izah etmesini, siyaset finansmanının şeffaf olmasını söylüyoruz. Vallahi 12 genel başkanla görüştüm, 'siyasi ahlak yasası' deyince hiç yutkunan olmadı. Hiçbirisi benden de geri durmadı. Madem ki böyle bir mutabakat vardır, partilerle çalışacağız. Grubumuzla çalışacağız. Türkiye'nin önüne bu tartışmaların tamamını bitirecek, öz güveni yüksek, kim siyasette zenginleşmiş, kim siyaseti tertemiz yapmış, bundan sonrasına da kimin taahhüdü temiz siyasetmiş ortaya koyacak bir siyasi ahlak yasa getireceğiz. Yutkunanlara, yutkunanların partisi Adalet ve Kalkınma Partisi'ne hodri meydan bakalım.</p> <p data-start='4671' data-end='4989'><strong>'Günün sonunda hepimiz çıkarız, milletin terazisinde tartılırız ve sonuca razı geliriz'</strong></p> <section class='text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&:has([data-writing-block])>*]:pointer-events-auto [content-visibility:auto] supports-[content-visibility:auto]:[contain-intrinsic-size:auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]' dir='auto' data-turn-id='request-WEB:36a2e6d3-5a64-492c-ad29-d53211252e89-1' data-testid='conversation-turn-4' data-scroll-anchor='false' data-turn='assistant'> <div class='text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)'> <div class='[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn'> <div class='flex max-w-full flex-col gap-4 grow'> <div class='min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&]:mt-1' dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='69b48ca9-ae02-47c0-91a0-e682a26ee35c' data-message-model-slug='gpt-5-3' data-turn-start-message='true'> <div class='flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden'> <div class='markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word light markdown-new-styling'> <p data-start='0' data-end='285'>Bir ülkenin siyasi partileri elbette yarışacak. Elbette farklı planlarımız, programlarımız olacak. Ekonomide farklı çözüm önerilerimiz olabilir. Tartışırız, seçmen nezdinde yarışırız. Tarım politikalarında farklı düşünebiliriz. Sağlık, eğitim politikalarında farklı öneriler olabilir. Ulaşımda, altyapıda, finansmanında, projelendirmesinde farklı düşünebiliriz. Ama günün sonunda hepimiz çıkarız, milletin terazisinde tartılırız ve sonuca razı geliriz. Demokrasi ve sandık bunun için vardır. Fakat bazı meseleler var ki rekabet değil, onun için birlikte mücadele ve onun için bir toplumsal uzlaşı, toplumsal mutabakat gerekir. Bu ülkede adil ve demokratik rekabet olacak mı, olmayacak mı? Bu ülkede hukukun üstünlüğü olacak mı, olmayacak mı? Bu konuda rekabet olmaz. Bu konuda sandığı alıp gidenlere, yargıyı kendine bağlayanlara karşı ortak mücadele ve biz iktidar olunca o yargıyı biz ele geçireceğiz değil. Biz iktidar olunca bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir bağımsız yargı tesis edeceğiz. Biz iktidar olunca medyayı biz ele geçireceğiz değil. Kısır döngü o, bitmiyor. Biz iktidar olunca kimsenin ele geçiremeyeceği bir basın, bir medya düzeni kuracağız. Bunu tesis edeceğiz demek işte o demokratların birlikte mücadele ve ulaşım alanıdır.</p> <p data-start='0' data-end='285'><strong>'Ya AK Parti kendi içinde bu demokratik itirazı üretecek, güçlendirecektir ya da bir ailenin hanedanına teslim olup...'</strong></p> <p data-start='1257' data-end='1560'>Karşımızda tabiri caiz olsa bir futbol maçı oynarken, maçı takımı kazanınca, golü kendi atınca tribünleri alkışlayan, hakemi tebrik eden, demokrat kesilen ama kaç maç sonra bir kere yenilince, kendi golü atamayıp golü 90'dan yiyince topu alıp kimseyi oynatmayacağım diyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Aslında görev Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genç siyasetçilerinin, siyasetten gelen siyasetçilerinindir. Birisinin Tayyip Erdoğan'ın karşısına geçip, ya ne diyorsun dede, baba, reis, başkan, genel başkan, cumhurbaşkanım nereye götürüyorsun topu? Biz kazanırken iyiydi ya. Bir kere kaybettik. Niye topu kesiyoruz? Sen yorulduysan dinlen, topu ver. Biz maça çıkıyoruz. Belki yeneriz, belki yeniliriz ama kazandığında sevinen, kazandığında tribüne, hakeme methiyeler düzen, kaybettiğinde hiçbirini tanımayan, topu alan kaçanlar olmamalıyız demesi gerekir. Ya AK Parti kendi içinde bu demokratik itirazı üretecek, güçlendirecektir ya da bir ailenin hanedanına teslim olup siyasete gençlik kollarından 18'li yaşlarından beri emek verenlerin bir şey olamayacağı, evlatların, damatların, mahdumların, mahdumelerin; diğer taraftan göze girmek için her hukuksuzluğu yapan atanmışların at koşturacağı bir siyaset olacak. Buradan AK Parti'de siyaset yapan ama siyaseti siyaset gibi yapmak isteyenlere söylüyorum. Ya atanmışların ve hanedanın iktidarı için bu ayıba ortak olacaksınız ya da otokrasiye karşı demokrasi mücadelemizde bizimle birlikte olacaksınız.</p> <p data-start='1257' data-end='1560'><strong>'Bu Anayasa'nın altında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün imzası var'</strong></p> <p data-start='2719' data-end='3113'>Hepsinin güvencesi burada, bu Anayasa'da. Bu Anayasa malın, canın, namusun, birlikte yaşamanın güvencesidir. Bu anayasada mülk edinme hakkı vardır. Afyonlu amcamın tapusu buna göre basılmaktadır. O tapuyu koydun mu polisin önüne, jandarmanın önüne? O eve dadanan hırsızı, o eve gidip de burası benim diye çökecek adamın alnını Mehmetçik karışlar amcam. Teyzemin torununu kolundan kimse götüremiyorsa, o evladın, o sabinin canı devlete emanettir. Aha bu anayasa sayesinde. Hepimizin namusu, hepimizin bu anayasaya emanet. Kimse haramilere karşı eşini, evladını, kızını, gelinini, çocuğunu koruyacak güçte olamaz. Ama Allah'tan Türk polisi var, Türk jandarması var. Sınırı koruyamazsın. Türk'ün askeri, Silahlı Kuvvetleri var. İşte bu yüzden bu memlekette huzur var. Bu memlekette birlikte yaşama umudu var. Hepimizin borçlu olduğu bu Anayasa'nın altında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün imzası var. Toplum sözleşmesi bunun adı. O yüzden toplanıp da birbirimizin gırtlağına çökmüyoruz. Birlikte yaşama iradesinin kuralların adı. Daha iyisi yazılır mı? Yazılır. Ne zamana kadar? Biz rıza gösterdikçe, biz oy verdikçe o güne kadar herkesi bağlar. Daha iyisini istersek hep birlikte yaparız. Buraya yazarız. Oyunu verir, kitabı basarız. Ama o güne kadar sen ben bu sayfasına inanmıyorum. Gelir alırlar evini elinden. Ben bu sayfasında yokum. Torunu sürükleyerek götürürler. Ben bu sayfasını istemiyorum. Bankaya parayı yatırırsın, geri vermezler. İşte o zaman anayasal düzen gitti mi her şey gider. Bu Anayasa'nın bir maddesinden sen, birinden ben, birinden Sayın Erdoğan vazife alır. Cumhurbaşkanı ile ilgili sayfaya 'He' deyip de meclisi yok sayamazsın. Anayasa Mahkemesi'nin bağlayıcılığını kabul etmeyip de öbür sayfadan güç alamazsın. İşte bugün ülkeyi yönetenlerin, güç zehirlenmesine uğramış olanların temel çelişkisi budur.</p> <p data-start='2719' data-end='3113'><strong>'Çare erken seçim'</strong></p> <p data-start='2719' data-end='3113'>Bugün bir başka örnekle karşı karşıyayız. Geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi 'Can Atalay ihlal' demiş. Anayasa Mahkemesi Tayfun Kahraman'ı, Gezi tutuklularını sal demişti. Anayasa Mahkemesi Kavala'yı bırak, Selahattin Demirtaş'ı bırak demişti. Birileri benim işime gelmiyor diye o maddeyi tanımazdan gelmişti. Birçok krizin içinde yaşadığımız en derin kriz, anayasayı tanımama krizi. Şimdi geldik, millet yoksulluktan, işsizlikten, sefaletten, her türlü zorluktan yılmış, sesini duyurmak istiyor. Emeklileri çağırıyoruz meydanlara, silme meydanlar doluyor. Gözlerde öfke, hınç; nereye çağırılsa yedi bölgede sesini duyurmaya çalışan emekliler, hakkını alamayan emekçiler, perişan durumdaki çiftçiler, siftahsız esnaflar ve bu şartlar altında milletin bir seçime ihtiyacı var. Erken seçim diyorsun. 'Yokuz biz.' diyorlar. Niye? Çünkü şöyle diyorlar. Biz o zaman çok karşı çıktık ama bizler kıl payı farkla o halde değiştirdiler ilgili maddeyi. Diyor ki sen oy vereceksin, beş yıllığına birini seçeceksin. Sonra kenara çekileceksin. Böyle eliyle ittirdiği milletin kendisi. Beş yıl boyunca her şeyi ben yapacağım. Ben söyleyeceğim, ben kararlaştıracağım. Buna bir çare yok mu? Çaresi erken seçim. Hükümet, AK Parti tek başına yetmez ama MHP desteğiyle erken seçimi yapmayabiliyor. Ama bir yandan sürekli millete saldırıyorlar. Milletin sesini duyurmak, erken seçime zorlamak, hiç değilse gidişata milletin itirazını göstermek için açtık, anayasaya baktık. Anayasa'nın 78. maddesi var. Açık net yazıyor.</p> <p data-start='6430' data-end='6719'>Diyor ki: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilir. Ara seçim seçim döneminde bir defa yapılır. Net yazmış. Bakın bu maddeden bir madde önce, bu 78 ve 77'de TBMM, milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı anda yapılır yazıyor. Bu da yapılabilir değil. Ama birisi ben 77'ye göre cumhurbaşkanı olacağım ama emrettiği gün ara seçimi yapmayacağım diyor. Bu ara seçimin yapılması gereken iller: İstanbul 1. Bölge, Kocaeli, Afyonkarahisar, Kırıkkale, Kastamonu, Adıyaman ve tartışmalı olarak Hatay. Can Atalay milletvekili ise buraya gelmeli, boşsa orada seçim yapılacaksa o zaman Hatay tarafından bir kez daha rekor oyla seçilmesine imkan tanınmalı. Ama bu yedi seçim bölgesinde AK Parti'nin bir özelliği var. 2023 seçimlerinde yetkiyi aldıklarında Afyon'dan Kastamonu'na, Kırıkkale'den Kocaeli'ne, İstanbul 1'inci Bölgeden Adıyaman'a kadar Hatay dahil 7'de 7, 1'inci parti AK Parti. Yani milletvekili çıkaracak parti normalde AK Parti. Ama 'Gelin ara seçime gidelim' diyoruz. 'Yok' diyor, gündemimizde.</p> <p data-start='6430' data-end='6719'><strong>'CHP kurulduğu gün gibi Türkiye'nin birinci partisi'</strong></p> <p data-start='7583' data-end='8023'>Neden yok? Güya bir yandan diyor ki: 'Efendim, biz güçlüyüz. Seçimleri kazanacağız.' Ömer Çelik diyor ya, seçimlerde büyük bir zafer kazanacağız. Gel, sana seçime girme, sekiz milletvekili daha çıkarma... Madem birincisin ya. Son girdiğin seçimin 31 Mart 2024 mağlubu olmak yerine, bu girdiğin seçimin galibi olma şansını veriyorum. Gelebiliyorlar mı? Gelemiyorlar. Neden gelemiyorlar? Çünkü o seçimi kazanırken ne dedilerse dersini yaptılar. Mülakatı kaldırmaktan tut, emekliliği, asgari ücretliyi enflasyona ezdirmemeden, enflasyonu tek haneye getirmekten tut, tek hane olana kadar emekli ve asgari ücrete yılda dört zam vermekten, gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'i desteklemeyi tarım açığı için vermek sözünden bunun beşte birine geleceğine kadar hiçbir sözlerini tutmadılar. Cumhuriyet Halk Partisi, o günden sonra yapılan hem yerel seçimde hem bütün anketlerde hem de gittiğinde sahada, sokakta, milletin içinde kurulduğu gün gibi Türkiye'nin 1'inci partisi.</p> <p data-start='7583' data-end='8023'><strong>'İnönü'nün kaçmadığı bir erken seçimden kaçmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız'</strong></p> <p data-start='8535' data-end='8984'>Ama CHP bu seçimi kendi için değil, millet için istiyor. Açık açık söylüyoruz. Bu seçimden 1'inci parti çıkma hevesiyle değil, bu milletin sesini duyurma, erken seçim için ara seçimde bu milletin gerçek duygularını, gerçek beklentisini duyurmak için istiyoruz. Bu konuda gittiğimiz genel başkanlarımızın tamamı, Anayasaya uygun, Anayasa'nın olmazsa olmaz şart olduğunu, seçime hazır olduklarını, seçimin gelmesi gerektiğini net şekilde ifade ettiler. Karşımızda bulunan ara seçim, 1960'dan beri yapılan, Demirel'in kaçmadığı, Ecevit'in kaçmadığı, Erbakan'ın kaçmadığı, Türkeş'in, Özal'ın, İnönü'nün kaçmadığı bir erken seçimden kaçmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Eskiden bu Meclis'te ara denetim imkanları vardı. Gensoru vermek, bakana ya da hükümete karşı. O gensoruyla güvensizlik oyu talep etmek ve bunun sonucunda yeniden bir seçimi getirmek için bir mücadele vardı. Bu imkanları aldılar. Sen bir kez oyu vereceksin, sonra kenara çekileceksin diyenlere karşı Anayasa 78 açıktır. Ancak iktidar partisinde, yani parlamenter sistemde güven oyundan kaçanın, şimdi de öz güven eksikliğiyle seçimden kaçtığını görmekteyiz. Muhalefette bu ülkeyi yoksulluktan, bu ülkeyi haksızlıktan kurtarmak isteyen, hepsi bu ülkenin demokrasisinden yana olan muhalefette bir öz güven patlaması; karşımızdaki iktidarda dizlerin titremesi söz konusudur. Bir kez daha davet ediyoruz. Hodri meydan, cesaretiniz varsa çıkın karşımıza.'</p> <p data-start='8535' data-end='8984'><strong>(SÜRECEK)</strong></p> </div> </div> </div> </div> </div> </div> </section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-muhalefette-bir-oz-guven-patlamasi-karsimizdaki-iktidarda-dizlerin-titremesi-soz-konusu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:08:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-muhalefette-bir-oz-guven-patlamasi-karsimizdaki-iktidarda-dizlerin-titremesi-soz-konusu.jpg" type="image/jpeg" length="69153"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ömer Fethi Gürer: 'Nakliye ve tır şoförlerinin sorunları her geçen gün katlanarak artıyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/omer-fethi-gurer-nakliye-ve-tir-soforlerinin-sorunlari-her-gecen-gun-katlanarak-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/omer-fethi-gurer-nakliye-ve-tir-soforlerinin-sorunlari-her-gecen-gun-katlanarak-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 'Nakliye ve tır şoförlerinin sorunları her geçen gün katlanarak artıyor. Tırcılar düzensiz çalışma saatleri, trafik stresi içinde haftalarca ailelerinden uzak kalmaları, sosyal hayatlarının olmaması ve akaryakıta gelen artış, yol geçiş ücretlerinde artışın, trafik cezaları, vergi ve sigortaların kendilerini bu işi yapamaz boyuta taşıdığını belirtiyorlar' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: justify;'><strong>(TBMM) -</strong> CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 'Nakliye ve tır şoförlerinin sorunları her geçen gün katlanarak artıyor. Tırcılar düzensiz çalışma saatleri, trafik stresi içinde haftalarca ailelerinden uzak kalmaları, sosyal hayatlarının olmaması ve akaryakıta gelen artış, yol geçiş ücretlerinde artışın, trafik cezaları, vergi ve sigortaların kendilerini bu işi yapamaz boyuta taşıdığını belirtiyorlar' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: justify;'>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, tır ve nakliye esnafının sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürer, şunaları kaydetti:</p> <p style='text-align: justify;'>'Bu şekilde giderse haciz yoluyla tır ve araçlarının ellerinden çıkacağını ifade ediyorlar. Bu döneme kadar böyle bir süreç yaşamadıklarını belirtiyorlar. Kazandıkları süreç sonunda bugün artık elde avuçta ne varsa onun da gittiğini belirtiyorlar. Nakliye ve tır şoförlerinin sorunları her geçen gün katlayarak artıyor. Tırcılar düzensiz çalışma saatleri, trafik stresi içinde haftalarca ailelerinden uzak kalmaları, sosyal hayatlarının olmaması ve akaryakıta gelen artış, yol geçiş ücretlerinde artışın, trafik cezaları, vergi ve sigortaların kendilerini bu işi yapamaz boyuta taşıdığını belirtiyorlar. Özellikle akaryakıta gelen her zam nakliyeci ve tırcının gelirini doğrudan etkiliyor. Bunun yanı sıra doğal gaza, elektriğe gelen her zammın gelir gider dengeleri üzerinde onlar için de olumsuzluk yarattığını belirtiyorlar. </p> <p style='text-align: justify;'>Tırların lastik ve bakım maliyetleri, yedek parça, otoyol ve geçiş ücretleri yarattığı sorunları içinden çıkılamaz bir hale getiriyor. Trafik sigortası, kasko poliçeleri, Ulaştırma Bakanlığı'ndan alınan belge ücretleri, peşin vergi, gelir vergisi, prim ödemeleri şoförlerin ortak sorunu olarak öne çıkıyor. Bazen uygun park yeri bulamayan şoförlerin cezai işlemlerle karşılaşmaları ve bunun yaptırımının da ek bir külfet oluşturduğunu belirtiyorlar. Seslerini duyurabilmek için farklı illerde eylemler de yapıyorlar. Tek geçim kaynağı şoförlük olanlar başka bir geliri olmayan nakliyeciler yüklü maliyetler karşısında zarar ettiklerini ve mecburen yaptıkları bu işin devamının olası olmayacağına dikkat çekiyorlar. Çoğu nakliyeci kredi borçlarını ödemekte zorlandıklarını ve icra takipleriyle karşılaştıklarını söylüyorlar. Nakliye esnafı emeklilik için ödemesi gereken primleri dahi ödeyemez durumda. Akaryakıt başta olmak üzere ek destekler yaratılmasını bekliyorlar. '</p> <p style='text-align: justify;'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/omer-fethi-gurer-nakliye-ve-tir-soforlerinin-sorunlari-her-gecen-gun-katlanarak-artiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:07:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/omer-fethi-gurer-nakliye-ve-tir-soforlerinin-sorunlari-her-gecen-gun-katlanarak-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="71916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Tanal'dan Şanlıurfa'da okula silahlı saldırıya ilişkin açıklama: 'Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-tanaldan-sanliurfada-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-egitim-kurumlarini-koruyamayan-bir-yonetim-gelecegi-koruyamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-tanaldan-sanliurfada-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-egitim-kurumlarini-koruyamayan-bir-yonetim-gelecegi-koruyamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, 'Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, ailelerimizin ve tüm eğitim camiasının yanındayız. Şanlıurfa'mıza ve ülkemize geçmiş olsun. Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz. Çocuklarımızın can güvenliği ihmale bırakılamaz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, 'Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, ailelerimizin ve tüm eğitim camiasının yanındayız. Şanlıurfa'mıza ve ülkemize geçmiş olsun. Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz. Çocuklarımızın can güvenliği ihmale bırakılamaz' dedi.</p> <p>CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Tanal, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yaşanan silahlı saldırı, hepimizin yüreğini derinden yaralamıştır. Bir saldırganın elinde silahla bir eğitim kurumuna bu kadar kolay girebilmesi, okullarımızdaki güvenlik zaafını bir kez daha acı biçimde ortaya koymuştur. Okullar; çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve eğitim emekçilerimizin en güvenli olması gereken yerlerdir. Buna rağmen bugün yaşanan olay, okul kapılarında yeterli güvenlik önlemlerinin alınmadığını, giriş-çıkış denetimlerinin yetersiz olduğunu açıkça göstermektedir. Geçmişte defalarca dile getirdiğimiz gibi, özellikle riskli bölgelerde okullarda kalıcı güvenlik personeli görevlendirilmeli, okul çevrelerinde etkin kolluk tedbirleri artırılmalı, herkesin kontrolsüz şekilde okul binalarına girmesinin önüne geçilmelidir.</p> <p><strong>'Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz'</strong></p> <p>Daha önce Şanlıurfa'daki artan silahlı olaylar ve bireysel silahlanmaya ilişkin İçişleri Bakanlığı'na sunduğumuz yazılı soru önergesinde, ruhsatsız silahların önlenmesi, denetimlerin artırılması, kamu güvenliğini tehdit eden silahlı şiddetin engellenmesi için hangi tedbirlerin alındığını sormuştuk. Bugün Siverek'te yaşanan bu vahim olay, o soruların ne kadar hayati ve acil olduğunu bir kez daha göstermiştir. Yaralanan 16 yurttaşımıza acil şifalar diliyorum. Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, ailelerimizin ve tüm eğitim camiasının yanındayız. Şanlıurfa'mıza ve ülkemize geçmiş olsun. Eğitim kurumlarını koruyamayan bir yönetim, geleceği koruyamaz. Çocuklarımızın can güvenliği ihmale bırakılamaz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-tanaldan-sanliurfada-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-egitim-kurumlarini-koruyamayan-bir-yonetim-gelecegi-koruyamaz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:04:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-tanaldan-sanliurfada-okula-silahli-saldiriya-iliskin-aciklama-egitim-kurumlarini-koruyamayan-bir-yonetim-gelecegi-koruyamaz.jpg" type="image/jpeg" length="20853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya Başbakanı Sánchez Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüştü: İkili ilişkiler güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ispanya-basbakani-sanchez-cin-devlet-baskani-xi-jinping-ile-gorustu-ikili-iliskiler-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ispanya-basbakani-sanchez-cin-devlet-baskani-xi-jinping-ile-gorustu-ikili-iliskiler-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Çin'e gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Çinli yetkililerle yaptığı görüşmelerin ardından, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendiğini ve işbirliğinin artırılacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) </strong><strong>-</strong> İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Çin'e gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Çinli yetkililerle yaptığı görüşmelerin ardından, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendiğini ve işbirliğinin artırılacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, resmi ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkileri daha da ileri taşıdığını vurguladı. Sanchez, Xi ile görüşmesini sosyal medyadan, 'Bugün Devlet Başkanı Xi Jinping ile yaptığım görüşmede, bu resmi ziyaretin ardından İspanya ile Çin arasındaki bağların güçlendiğini teyit ettim. Giderek daha belirsiz hale gelen bir dünyada İspanya, güven, diyalog ve istikrara dayalı bir AB-Çin ilişkisini destekliyor. Saygı ve pragmatizm temelinde inşa edilmiş çok kutuplu bir düzene doğru ilerlemeye devam etmeliyiz' notuyla paylaştı.</p> <p>Sanchez, Çin Başbakanı Li Qiang ile yaptığı görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ''İspanya ve Çin konuştuğunda, yalnızca hükümetler arasındaki ilişkileri değil, toplumlarımız arasındaki bağları da güçlendirir. İşbirliği dolu bir gelecek için birlikte ilerliyoruz' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ispanya-basbakani-sanchez-cin-devlet-baskani-xi-jinping-ile-gorustu-ikili-iliskiler-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:04:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ispanya-basbakani-sanchez-cin-devlet-baskani-xi-jinping-ile-gorustu-ikili-iliskiler-gucleniyor.png" type="image/jpeg" length="52736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İtalya, İsrail ile savunma anlaşmasının yenilenmesini askıya aldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/italya-israil-ile-savunma-anlasmasinin-yenilenmesini-askiya-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/italya-israil-ile-savunma-anlasmasinin-yenilenmesini-askiya-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İtalya'nın İsrail ile yürürlükte olan savunma iş birliği anlaşmasının yenilenmesini askıya aldığını açıkladı. Kararın, bölgedeki mevcut gelişmeler ışığında alındığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) </strong><strong>-</strong><strong> </strong>İtalya Başbakanı<strong> </strong>Giorgia Meloni, İtalya'nın İsrail ile yürürlükte olan savunma iş birliği anlaşmasının yenilenmesini askıya aldığını açıkladı. Kararın, bölgedeki mevcut gelişmeler ışığında alındığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İtalya merkezli haber ajansı ANSA'ya göre; Meloni, Verona'da gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Mevcut durum göz önünde bulundurularak hükümet, İsrail ile savunma anlaşmasının otomatik yenilenmesini askıya alma kararı aldı' dedi. Söz konusu anlaşma, askeri ekipman değişimi ve ortak araştırma projelerini kapsıyordu.</p> <p>Her beş yılda bir kendiliğinden yenilenen anlaşmanın, bölgedeki savaş öncesinden bu yana yürürlükte olduğu ifade edildi. Meloni kararı duyururken ayrıca Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için 'her türlü çabanın gösterilmesi gerektiğini' söyledi.</p> <p>Roma-Tel Aviv hattında son dönemde artan gerginliğin, kararın arka planında önemli rol oynadığı değerlendiriliyor. Geçen hafta, Lübnan'da görev yapan İtalyan BM barış gücü konvoyuna İsrail güçlerinin uyarı ateşi açması ve bir aracın zarar görmesi üzerine İtalya, İsrail'in Roma Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağırmıştı.</p> <p>Bu gelişmenin hemen ardından İsrail de İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani'nin açıklamalarına tepki göstererek İtalya'nın Tel Aviv Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı. Tajani, İsrail'in Lübnan'daki sivillere yönelik saldırılarını kabul edilemez olduğunu belirterek kınamış ve 'Gazze'de yaşanan benzer yeni bir tırmanışın her ne pahasına olursa olsun engellenmesi gerektiğini' söylemişti.</p> <p>İtalya iç siyasetinde muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları uzun süredir İsrail'e yönelik silah ihracatının durdurulması çağrısı yapıyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) verilerine göre İtalya, İsrail'e silah ihracatında üçüncü sırada yer alıyor; ancak buna rağmen İtalya'dan silah ithalatı, İsrail'in 2021-2025 dönemindeki silah ithalatının yalnızca yaklaşık 1,3'üne karşılık geliyor. İsrail'e en fazla silah sağlayan ülkeler iki ülke ABD ve Almanya olarak biliniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/italya-israil-ile-savunma-anlasmasinin-yenilenmesini-askiya-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:01:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/italya-israil-ile-savunma-anlasmasinin-yenilenmesini-askiya-aldi.png" type="image/jpeg" length="47023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale Savaşları Gezici Müzesi, Muratpaşa'da ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/canakkale-savaslari-gezici-muzesi-muratpasada-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/canakkale-savaslari-gezici-muzesi-muratpasada-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muratpaşa Belediyesi'nin Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi'nin (ASSİM) yanında kurduğu etkinlik çadırında Çanakkale Savaşları Gezici Müzesi düzenlenen törenle ziyarete açıldı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANTALYA)</strong> - Muratpaşa Belediyesi'nin Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi'nin (ASSİM) yanında kurduğu etkinlik çadırında Çanakkale Savaşları Gezici Müzesi düzenlenen törenle ziyarete açıldı. </p> <p>Çanakkale ruhunu gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen Çanakkale Savaşları Gezici Müzesi, Muratpaşa Belediyesi ASSİM'in yanında kurulan etkinlik çadırında ziyarete açıldı.</p> <p>Açılışa Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın yanı sıra Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Coşkunsu, belediye meclis üyeleri, başkan yardımcıları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.</p> <p><strong>64 il, 245 ilçede ziyaret edildi</strong></p> <p>Çanakkale 1915 Savaş Malzemeleri Müzesi Koordinatörü Cengiz Yürükaslan, açılışta yaptığı konuşmada müzenin 16 yıl önce kurulduğunu ve bugüne kadar geniş kitlelere ulaştığını belirtti. Müzenin amacının, Çanakkale'yi ziyaret etme imkanı bulamayanlara tarihi yakından görme fırsatı sunmak olduğunu ifade eden Yürükaslan, Çanakkale ruhunu canlı tutmayı ve özellikle genç kuşaklara bu mücadelenin anlamını görsellerle aktarmayı hedeflediklerini söyledi. Yürükaslan, 'Bugüne kadar müzemiz 64 il ve 245 ilçede ziyaret edildi. Bu bir Türkiye ve dünya rekorudur. Bugün de Çanakkale, Muratpaşalıların ayağına kadar geldi' dedi.</p> <p><strong>'Çanakkale muhteşem bir direniş öyküsüdür'</strong></p> <p>Açılışta konuşan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ise Çanakkale'nin milletin birlik ve direniş ruhunun en güçlü simgelerinden biri olduğunu vurguladı. Bu tür çalışmaların tarih bilincinin oluşmasında önemli bir rol üstlendiğini belirten Uysal, 'Çanakkale Savaşı, Edirne'den Hakkari'ye, Artvin'den Muğla'ya milletimizin birlik ve beraberliğini tesis ettiğimiz, Türkiye sınırları dışında kalan insanlarımızın da savaştığı muhteşem bir direniş öyküsüdür. Bütün şehit ve gazilerimizin anısı önünde saygıyla eğiliyorum' ifadelerini kullandı. </p> <p>Konuşmaların ardından 'Çanakkale Türküsü' eşliğinde müze gezildi. Vali Hüsnü İlkokulu öğrencileri de açılışın ardından müzeyi ziyaret etti.</p> <p>Ziyaretin sonunda katılımcılara, Çanakkale Savaşı'nın simgelerinden üzüm hoşafı ikram edildi.</p> <p><strong>Müze, 25 Nisan'a kadar açık</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ziyaretçilere tarih ile birebir temas kurma imkanı sunan müze, 13-25 Nisan 2026 tarihleri arasında ASSİM'de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Müze, hafta içi 14.30-18.00 saatleri arasında, cumartesi günleri ise 09.00-18.00 saatleri arasında gezilebilecek.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Antalya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/canakkale-savaslari-gezici-muzesi-muratpasada-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/canakkale-savaslari-gezici-muzesi-muratpasada-ziyarete-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="93076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP grup toplantısı... Özgür Özel: 'Evlatlarımızı veresiye defterlerine düşürenleri bu milletin elinden hiçbir şey kurtaramayacak']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-evlatlarimizi-veresiye-defterlerine-dusurenleri-bu-milletin-elinden-hicbir-sey-kurtaramayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-evlatlarimizi-veresiye-defterlerine-dusurenleri-bu-milletin-elinden-hicbir-sey-kurtaramayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Bu ülkenin kantinlerinde bu ülkenin evladına bir kaşarlı tost alamayacak kişiye tostu yarımdan kesip 50 liraya bir çocuğa tost verildiğini onun da veresiyeye kaydedildiğini görüyorsunuz. Evlatlara 8, 10, 15 yaşında bu defterle tanıştıranları, evlatlarımızı veresiye defterlerine düşürenleri, sonra da bir tarafta kendi sefalarını sürenleri bu milletin elinden hiçbir şey kurtaramayacak' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Bu ülkenin kantinlerinde bu ülkenin evladına bir kaşarlı tost alamayacak kişiye tostu yarımdan kesip 50 liraya bir çocuğa tost verildiğini onun da veresiyeye kaydedildiğini görüyorsunuz. Evlatlara 8, 10, 15 yaşında bu defterle tanıştıranları, evlatlarımızı veresiye defterlerine düşürenleri, sonra da bir tarafta kendi sefalarını sürenleri bu milletin elinden hiçbir şey kurtaramayacak' dedi.</p> <p>CHP'nin grup toplantısına, Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un tutuklanmasının ardından olağanüstü toplantı için Ankara'ya davet edilen 80 il  başkanı katıldı. Özel salonda 'Hak hukuk adalet' sloganıyla karşılandı.</p> <p>Özel, grup toplantısında şunları kaydetti:</p> <p>'Sayın genel başkanlara, parti siyaseti yapmaya gitmedik. Karşımızda partisini değil milleti düşünen liderleri bulduk, onlarla buluştuk, onlarla görüş alışverişinde bulunduk. Hepsine Türkiye'nin yarınlarını düşünen, demokrasiyi düşünen ve dolayısıyla bu milletin refahını, huzurunu düşünen genel başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz.</p> <p><strong>'2018 yılından bu yana bitmeyen bir ekonomik kriz yaşıyoruz'</strong></p> <p>2018 yılından bu yana bitmeyen bir ekonomik kriz yaşıyoruz. O tarihten beri ağır bir enflasyonun hayat pahalılığının yaşandığı alım gücünün günden güne eridiği bir ülkedeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesiyle birlikte kararların tekelde toplandığı, denetimin zayıfladığı, keyfiliğin arttığı kurumların kuralların hiçe sayıldığı ve en önemli kurum olan milletin eliyle oluşturduğu onun adına denetleyen ve onun adına var olan Meclis'in dahi sesinin kısıldığı bir sürecin içinde büyük gerileme yaşadık hem demokratik olarak, hem ekonomik olarak. Yanlış ben bilirim diyen, en iyisi benim diyen, ben ekonomistim diyen, liyakate, tecrübeye, eğitime önem vermeyen hem burnunun dikine giden hem bunu maksatlı yapan birisinin yanlış ekonomi ve faiz politikalarıyla önce zayıfladık. Ardından pandemiye kırılgan bir ekonomiyle yakalanmanın ağır bedelini ödedik. Bakanlar değişti, Merkez Bankası'nın beş yılda bir değişecek bağımsız olması gereken başkanları laf söz dinlemiyor diye, ben faiz düşür diyorum, faiz arttırmak istiyor diye, ben miyim patron o mu patron diye diye değiştirildiği kötü bir yönetim anlayışını yaşadık. Maalesef fatura hep milletimize kesildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Vatandaşın yıllık yüzde 50'nin üzerinde yaşadığı hissettiği, TÜİK'in 30'larda ölçtüğü bir enflasyonla muhatabız'</strong></p> <p>Bizim tek haneli olacak enflasyon TÜİK'in rakamlarıyla yüzde 86'lardan döndü, halen daha da vatandaşın yıllık yüzde 50'nin üzerinde yaşadığı hissettiği, TÜİK'in 30'larda ölçtüğü bir enflasyonla muhatabız. Ve bunlarla birlikte artan hukuksuzluk, adaletsizlik, siyasi operasyonlar ekonomiye Türkiye ekonomisinin bütününe güveni günden güne azalttı. Yabancı yatırımcı gelmedi. Gelmiş olan çıktı. Türkiye'deki yerleşik olanlar bile bir yolunu buldular. Paralarını dışarı çıkarmaya başladılar. Yargıya güven düştükçe yatırım ortamı tamamen bozuldu. Dünya devleri Türkiye'de yatırım yapmaya hazırlanırken yatırımlarını Balkanlar'a başka ülkelere kaydırdılar. Doğrudan yatırım neredeyse sıfırlandı. Sadece Türkiye'ye paradan para kazanmak için gelenler ve parasını kazanınca çekip gidenler musallat olmaya başladılar.</p> <p><strong>'Bu iktidar milletin ekmeğini küçülten bir iktidardır'</strong></p> <p>Son olarak 19 Mart 2025'te yapılan sivil darbe ekonomimize en ağır hasarı verdi. 60 milyar dolar rezervimiz satıldı. Borsamız çöktü ve yabancı yatırımcının derinliği olanları tamamen ülkeyi terk etti. Hem huzurunu bozdular hem ekmeğini küçülttüler. Bu iktidar nasıl bir iktidardır diye sorarsanız bir cümleyle, bu iktidar milletin ekmeğini küçülten bir iktidardır. Eskiden ekonomik krizler yaşandığı yıllarla anılırdı. 94 krizi, 2001 krizi gibi ama şimdi ekonomik krizin yılı yok. Çünkü bitmek bilmiyor. Çünkü kronik çoklu krizler ortamındayız. İşte bu yüzden ülkemiz İran Savaşı'na en hazırlıksız yakalanan ülke oldu. Tüm bu yanlış politikaların sonucunda Türkiye şu hale geldi: Resmi rakamlara göre Mehmet Şimşek'in aksini iddia etmediği bütün dünyanın kabul ettiği rakamlara göre yoksullukta Avrupa birincisiyiz. Yüksek enflasyonda Avrupa birincisiyiz. Yüksek faizde Avrupa birincisiyiz. İşsizlikte Avrupa birincisiyiz. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Dış politikada ilkesiz, ekonomide basiretsiz, yönetimde liyakatsiz, hukukta adaletsiz bir iktidarla muhatabız ve o ülkenin o iktidarın yönettiği ülkede yaşama mücadelesi veriyoruz. Teşhis doğru konmazsa çözüm de doğru bulunamıyor. Bu yönetim ekonomiye. ağır zararın verildiği 19 Mart darbesi ve sonuçlarıyla içeride yüzleşmekten kaçıyor, yani açık açık 'Biz yaptık, böyle yaptık, böyle oldu' demiyor ama dünyadan gerçekleri gizleyemiyor. Mehmet Şimşek yurt dışından para bulmak için gittiği görüşmelerde Londra'da örneğin 1 Nisan günü ki slaytları, sunumları, dinleyenleri, not tutanları, not tutanların şirketlerine verdikleri raporlar var... Mehmet Şimşek 19 Mart dönemine 'Çoklu şoklar dönemi' diyor. 18 Mart'ta diploma iptal edilmiş. 19 Mart'ta sabahın köründe operasyonla Ekrem Başkan'ın, arkadaşlarımızın evlerine gidilmiş. 20 Mart'ta İBB'ye terör soruşturmasından kayyum atanacağı haberleri düşmüş. 23 Mart günü Ekrem İmamoğlu ön seçimin yapılacağı gün hakim karşısına çıkmış, akşam saatlerinde tutuklanmış, ertesi gün CHP'ye kayyum atanacağı haberleri gelmiş. 6 Nisan günü CHP olağanüstü kongreye gitmiş ve devamında haziran sonuna kadarki toplu şoklar döneminde Mehmet Bey 60 milyar doları satmış. Diyor ki 'Bu yüzden şu anda bu kadar kırıldınız. Bu yüzden bu kadar zordayız.'</p> <p><strong>'Milletin yoksullaşmasına sebep olan Erdoğan'ın Ekrem İmamoğlu'ndan ve CHP iktidarından korkusudur'</strong></p> <p>Biz de aylardır, yıllardır zaten Mehmet Şimşek'e bunu söylüyorduk. Ve diyor ki 'İran operasyonunda petrol fiyatları bir anda yükselince 50 milyar dolarlık rezervle bu kadar tutabildik. ÖTV'den vazgeçtik. Artık pompaya yansıttık. Elektriği zamladık. Doğal gazı zamladık. Ama biz aslında bu kadar kötü değildik. Bu parayı biz geçen sene 19 Mart çoklu şoklar döneminde kaybettik' diyor. Mehmet Şimşek'in elinde yabancılara yansıttığı yansıyı aslında Mehmet Şimşek bu kürsüden ya da bütçe görüşmemizden hatırlıyor. 19 Mart'ta borsanın düşüşü, 30 Haziran'da toparlanışı, İstanbul İl Başkanlığımıza kayyum atandığındaki büyük düşüş, kurultay davası ertelendiğinde yükseliş, CHP'yi kapatmadı düşüş... Yani Mehmet Şimşek'in çoklu şoklar dönemi diye 60 milyarı harcadığını gösterdiği ilk bir ayda olanların zaten biz devamlı böyle anlatıyoruz. Mehmet Şimşek de bunu yurt dışına gidip böyle anlatıyor ama Türkiye'ye gelince bu gerçeklerle yüzleşmekten kaçıyorlar. Tabii Mehmet Şimşek'in anlatıp ikna edemediği konu, yine kendisi böyle terimler yaratmakta mahirdir. Warflation diye bir şey icat etti. Savaş enflasyonu. Türkçesi var. İngilizcesine kimse inandıramıyor. 'Oluyor mu bu neden bir tek sende oluyor' diye sorana 'Geçen sene harcadık biz paraları. Biz darbe yaparken rezervleri tükettik. Yerine koyarken büyük maliyetlere katlandık. O yüzden savaş bizde çok enflasyon yarattı' diyor. Aslında Mehmet Şimşek'in hiç eğip bükmeden oraya söylemesi gereken şey Türkiye'de savaşflasyon falan yok. Türkiye'de darbeflasyon var. Onunda adı coupflationdur. Ve Türkiye'de davaya, CHP'nin iktidara yürüyüşüne yargı eliyle yaptıkları müdahalenin ekonomik sonucudur. Milletin yoksullaşmasına sebep olan Tayyip Erdoğan'ın Ekrem İmamoğlu'ndan ve CHP iktidarından korkusudur. Bunun altını kalın çizgilerle çizeriz.</p> <p><strong>'Biz bu iktidara talibiz'</strong></p> <p>Ama yükü kim taşıyor diye bakarsanız vergi rekortmeniydi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. 2020 yılında net karı 34,5 milyar. Ödediği vergi 8,5 milyarla vergi rekortmeni. 2021'de 16.7 milyarla vergi rekortmeni. 2022'de 21.3 milyarla vergide üçüncü. İşte Mehmet Şimşek'in biz yaptık dediği 2025'te vergi yok. Çünkü bir trilyon lira zarara uğratmışlar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nı. Pandemi devamı ve 2025'te artık dünyada pandemi ve pandeminin devamındaki sorunlar bitmişken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın büyük çöküşü ve zarara uğraması burada. Elbette merkez bankaları belli dönemlerde zarar edebilirler. Ama ne için eder? Hepimizin bankası zarar edecekse pandemiden korumak için eder, uluslararası krizden korumak için eder, bir savaş çıkar ülkeyi bu savaşın yaratacağı yoksulluktan işsizlikten korumak için eder ama açıkça anlatıyorlar ki 'Biz esas zararı Ekrem İmamoğlu'nu içeri aldığımızda ortaya çıkan çoklu şoklar döneminde yaptık.' Bu ülke Recep Tayyip Erdoğan'ın baştan beri saydığım geçmişten bugüne kadar kötü yönetimi ve gözünü hırs bürümesi, iktidarı teslim etmemek için her şeyi göze alıp ülkenin yarınlarını yok etmek pahasına kendi mücadelesini vermesinden dolayı sürmektedir. Bu ülke kendi siyasi ikbalini ülkenin önüne koymayan, ülkenin menfaatini partisinden ve kendisinden milletin menfaatini her şeyin üstünde tutan, demokratik bir hukuk devletiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu günlerde olduğu gibi millet için kurulduğu kişilerden hanedandan kurtulup millete hizmet için kurulduğu gerçeğiyle yüzleşmeli ve böyle yönetecek bir iktidara kavuşmalıdır. Biz bu iktidara talibiz.</p> <p><strong>'Evlatlarımızı veresiye defterlerine düşürenleri bu milletin elinden hiçbir şey kurtaramayacak'</strong></p> <p>Ekonomik krizin boyutunu iki örnekle göstereceğim. Örneklerden bir tanesi çok hazin. Ulus'ta hani evde kalacak kadar kira olmadığı için geceliği 100-200 liralık korkunç otellerde kalan emeklilerin gündüzleri dolaştığı Ulus'ta bir hayırsever elma dağıtmaya kalkıyor. Burada emeklilerin arasındaki ücretsiz belki bir kilo bile değil, bir iki elma için giriştikleri mücadele, ortaya çıkan bu hazin tablo hepimizi derinden yaralamıştır. Bu emekliler çalıştıkları zaman bu elmayı kasa kasa alan onlar çalışırken Türkiye Cumhuriyeti emeklilerinin bırakın bir tek elmaya hiç kimseye muhtaç olmadıkları bir dönemden geliyor. Bu fotoğraf Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetenlerin utancıdır. Ve bu Cumhuriyeti kuranlar olarak ve bu fotoğrafa bakınca yüreği yananlar olarak söz veriyoruz ki bu iktidar değişecek ve bir daha Türkiye'de kimse böyle bir fotoğrafın parçası olmayacaktır. Bu kürsüden daha önce 40 ekonomistin anlatamayacağını bir bakkalın 40 sayfalık veresiye defteri anlatır diyerek o veresiye defterini açmıştım. Geçtiğimiz gün arkadaşlar başka bir veresiye defteri getirdiler. Gerçekten okuldaki veresiye defteri, insan 11-A'daki Ziya'nın 75 liralık borcunu Lara'nın 15 liralık borcunu, 9-B'deki Filiz'in 20 liralık borcunu, 9-A'daki Fethiye'nin 43 liralık borcunu, 10-A'daki Servet'in 60 lirasını, Masal'ın 75 lirasını, Alper'in 35'ini, Ravza'nın 40'ını, 9-B'deki Ecem'in 25 lirasını görünce ne diyeceğini şaşırıyor. Diğer yandan bu veresiye defterlerinde 15 liralık çayı görüyorsunuz. 25 liralık kahve görüyorsunuz. İki tane poğaça görüyorsunuz 65 lira. Ve dayanmak zor ama yarım kaşarlı görüyorsunuz. Yani bu ülkenin kantinlerinde bu ülkenin evladına bir kaşarlı tost alamayacak kişiye tostu yarımdan kesip 50 liraya bir çocuğa tost verildiğini onun da veresiyeye kaydedildiğini görüyorsunuz. Evlatlara sekiz yaşında 10 yaşında, 15 yaşında bu defterle tanıştıranları, evlatlarımızı veresiye defterlerine düşürenleri, sonra da bir tarafta kendi sefalarını sürenleri bu milletin elinden hiçbir şey kurtaramayacak.'</p> <p><strong>(SÜRECEK)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-evlatlarimizi-veresiye-defterlerine-dusurenleri-bu-milletin-elinden-hicbir-sey-kurtaramayacak</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:44:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-evlatlarimizi-veresiye-defterlerine-dusurenleri-bu-milletin-elinden-hicbir-sey-kurtaramayacak.jpg" type="image/jpeg" length="82054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Birçok ülke arz problemi yaşıyor. Ama ülkemiz, gerekli stoklamaları zamanında yaptığı için hiçbir arz sorunu yaşamadık]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ticaret-bakani-omer-bolat-bircok-ulke-arz-problemi-yasiyor-ama-ulkemiz-gerekli-stoklamalari-zamaninda-yaptigi-icin-hicbir-arz-sorunu-yasamadik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ticaret-bakani-omer-bolat-bircok-ulke-arz-problemi-yasiyor-ama-ulkemiz-gerekli-stoklamalari-zamaninda-yaptigi-icin-hicbir-arz-sorunu-yasamadik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marble İzmir - Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı'nın açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bölgesel savaşların ekonomik etkilerine değinerek, 'Birçok ülke arz problemi yaşıyor ve sıkıntı yaşıyorlar. Ama ülkemiz, gerekli stoklamaları zamanında yaptığı için biz, hiçbir arz sorunu yaşamadık. Dünya piyasalarında enerji fiyatlarındaki çılgın artışlar ve oynaklıklar karşısında da vatandaşlarımızın ve üretimin etkilenmemesi için eşer mobil sistemiyle bunun en az hasarla yaşanmasına gayret ettik' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Marble İzmir - Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı'nın açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bölgesel savaşların ekonomik etkilerine değinerek, 'Birçok ülke arz problemi yaşıyor ve sıkıntı yaşıyorlar. Ama ülkemiz, gerekli stoklamaları zamanında yaptığı için biz, hiçbir arz sorunu yaşamadık. Dünya piyasalarında enerji fiyatlarındaki çılgın artışlar ve oynaklıklar karşısında da vatandaşlarımızın ve üretimin etkilenmemesi için eşer mobil sistemiyle bunun en az hasarla yaşanmasına gayret ettik' dedi.</p> <p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından bu yıl 31'incisi düzenlenen Marble İzmir - Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı'nın açılış törenine katıldı.</p> <p>Törende konuşan Bolat, komşu coğrafyalarda yaşanan savaşların ticaret hacmine olumsuz etkisinin olacağını belirtti.</p> <p><strong>'En fazla doğaltaş ihraç eden 3. ülke konumuna ulaştık'</strong></p> <p>Türkiye'nin doğaltaş ihracatında dünya ticaretindeki yerine değinen Bolat, şunları söyledi:</p> <p>'Türkiye, dünyanın en büyük doğaltaş rezervlerine sahip ülkelerinden biri. Bu zenginliklerin çevreye ve topluma duyarlı bir şekilde çıkarılıp ekonomiye kazandırılması, ihracat doluyla ülkemize yeni pazarlar ve döviz kazancı olması önemli bir konu. 2025 yılında madencilik sektörü ihracatımız, 6 milyar 400 milyon dolara ulaşmıştır. Ülkemizin geçen yılki 273,3 milyar dolarlık toplam mal ihracatımızdan yüzde 2,34'lük bir pay almıştır. Doğaltaş sektöründe ise 2,1 milyar dolarlık söz konusudur. Çin ve İtalya'dan sonra en fazla doğaltaş ihraç eden 3. ülke konumuna ulaştık. Türkiye, dünyadaki doğaltaş ihracatının yüzde 11,6'sını gerçekleştirmektedir. Bundan uzun yıllar önce mermerimiz, granitimiz blok olarak gidiyor, işleyenler üzerine değer katıp satıyorlar, esas geliri de onlar alıyorlar diye dövünürdük. Ama bugün işlenmiş doğaltaş ihracatında yüzde 65'lik bir hacme ulaştık. İnşallah yüzde 80-90'lara çıkaracağız. Bunun olabilmesi için teknolojiye, makineye ihtiyaç var. Bu noktada da ülkemiz gelişti.'</p> <p><strong>'Önemli bir buluşma noktası haline geldi'</strong></p> <p>Fuarın sektördeki önemine dikkat çeken Bolat, 'Marble İzmir, önemli bir buluşma noktası haline geldi. Bu fuara bu yıl 100'den fazla ülkeden bine yakın katılımcı firma katıldı ve 70 bine akın ziyaretçi bekleniyor. Bölgemizde sıcak savaşlar, dünya sarsılıyor, enerji, gıda, kimyasal ürünlerde çok sıkıntılı ülkeler var. Ama Marble İzmir, yapılıyor. İftiharla söylemek istiyorum. Bu yıl Ocak ayının başından beri Türkiye'nin değişik yerlerinde yapılan fuarlardan çok memnunlar katılımcılarımız. İnanıyorum ki bu fuar da bereketli geçecek. 2024 yılında Ticaret Bakanlığı olarak fuar katılımcılarına 23,3 milyon TL katılım desteğini hibe olarak sunduk. Geçen yıl 34,6 milyon liraya yükseldi. İnşallah bu yıl daha da çok olacak. Çünkü biz bakanlık olarak bu fuarı da 'Prestijli Fuar' kategorisine yükselttik. Katılımcılara verilen destek payını da yüzde 50'den yüzde 70'e yükseltmiş olduk' dedi.</p> <p><strong>'23 sene boyunca İzmir'e 450 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdi'</strong></p> <p>İzmir özelinde yapılan yatırımlara ilişkin de verileri paylaşan Bolat, şöyle konuştu: </p> <p>'Osmanlı döneminde de İzmir, ülkenin dünyaya açılan penceresiydi. Cumhuriyet kurulduktan sonra da bu özelliğini gösterdi. 2025 yılı bilançosunda İzmir, 22,5 milyar dolar ihracat yaptı ve 12,9 milyar dolar da ithalat yaptı. Bize dış ticaret fazlası kazandıran bir şehir. Bu yıl da savaşa rağmen ilk 3 ayda  5,3 milyar dolar ihracat kazandırdı. Buna karşılık 3,1 milyar dolar da ithalat yaptık. Bu anlamda ülkemize dış ticarette değer katan bir şehir İzmir. 2025 yılında bakanlık olarak İzmir'e 2 milyar lira hibe ödemesi yaptık. Hizmet ihracatçılarına da İzmir'de 534 milyon lira ihracat desteği verdik geçen yıl. Hükümetimiz görevde olduğu 23 sene boyunca İzmir'e 450 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdi. İzmir'de 12 tane ticaret odası, borsası ve sanayi odası var. 121 bin 600 üye, ticaret odalarında, 3 bin 81 üye de ticaret borsalarında kayıtlı tüccar bulunuyor. Yaklaşık 127 esnaf odasında 140 bin esnafımız bulunuyor. Onlara da geçen yıl 12 milyar 250 milyon lira yüzde 50 faiz indirimli esnaf finansman destekleri sağladık. İzmir'e son 23 yılda 53,5 milyar lira esnaf finansman kredileri, yüzde 50 faiz desteğiyle sağladık. Türkiye genelinde de 780 milyar lira sunduk 2003'ten beri. Çalışan üreten, ülkemize kazandıran, istihdam, iş ve aş sağlayan herkesin başımızın üzerinde yeri var.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Vartandaşımızın en az hasarla yaşanmasına gayret ettik'</strong></p> <p>Bölgesel savaşların ekonomi ve ticaret hacmine olumsuz etki yarattığın kaydeden Bolat, Türkiye için olumlu tablo çizerek şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Dünya; politik, diplomatik, siyasi, ekonomi, ticaret yönünden sarsıntılar geçiriyor. Sıcak savaşların birçoğu bizim bölgemizde cereyan ediyor. 1973 ve 1979 petrol krizi, 2022'de Rusya'nın Ukrayna'ya savaş açmasının hepsinin toplamından daha büyük bir enerji arz ve  enerji fiyat krizini beraberinde getiren çok önemli günlerden geçiyoruz. Birçok ülke arz problemi yaşıyor ve sıkıntı yaşıyorlar. Ama ülkemiz, gerekli stoklamaları zamanında yaptığı için biz, hiçbir arz sorunu yaşamadık. Dünya piyasalarında enerji fiyatlarındaki çılgın artışlar ve oynaklıklar karşısında da vatandaşlarımızın ve üretimin etkilenmemesi için eşer mobil sistemiyle bunun en az hasarla yaşanmasına gayret ettik. </p> <p><strong>'En hızlı büyüyen iki ülkeden biri konumuna geldik' </strong></p> <p>Bütün bu sarsıntılar, dünyada enflasyonist etkiyi de beraberinde getirdi. Bu anlamda dünya ticaretinde de bu yıl geçen yılki artış hızının gerisinde kalınabilir. Yüzde 1,9'luk tahmini var Dünya Ticaret Örgütü'nün. Bu savaş ne kadar hızlı biter ve normale dönüş ne kadar hızlı gerçekleşirse, dibe vurup yukarı çıkmak da inşallah daha hızlı olur diye bekliyoruz. Dünyanın ekonomik büyüme oranı geçen yıldan biraz daha aşağıya düşebilecek. Hürmüz Boğazı bu anlamda çok önemli. Dünya enerji kaynaklarının yüzde 20-25'i arası oradan geçiyor. Zaten enerji arzı ve fiyatlarında yaşadığımız sıkıntılar da boğazın kapatılmasından meydana geldi. Bu şartlar altında da Türkiyemiz son 22 çeyrektir devam ettirdi. 1,6 trilyon dolar milli gelire, 18 bin 40 dolar kişi başı milli gelire ulaştık. G20 ülkeleri ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen iki ülkeden biri konumuna, cari açığını 2024 ve 2025'te iyileştiren ülkelerin başında geldik. Ticaret Bakanlığı olarak mütevazi bütçemizin yüzce 60'ını mal ve hizmet ihracatçılarımıza desteklere tahsis ediyoruz. Geçen yıl bu rakam 33 milyarken bu yıl 45 milyar olacak.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ticaret-bakani-omer-bolat-bircok-ulke-arz-problemi-yasiyor-ama-ulkemiz-gerekli-stoklamalari-zamaninda-yaptigi-icin-hicbir-arz-sorunu-yasamadik</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:42:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ticaret-bakani-omer-bolat-bircok-ulke-arz-problemi-yasiyor-ama-ulkemiz-gerekli-stoklamalari-zamaninda-yaptigi-icin-hicbir-arz-sorunu-yasamadik.jpg" type="image/jpeg" length="31569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekirdağ'da ticari taksiler denetlendi, kural ihlallerine idari işlem uygulandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tekirdagda-ticari-taksiler-denetlendi-kural-ihlallerine-idari-islem-uygulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tekirdagda-ticari-taksiler-denetlendi-kural-ihlallerine-idari-islem-uygulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde yolcu taşımacılığı yapan T plakalı ticari taksilere yönelik ortak denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde kural ihlali yapan sürücülere yönelik idari işlem uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TEKİRDAĞ) -</strong> Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde yolcu taşımacılığı yapan T plakalı ticari taksilere yönelik ortak denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde kural ihlali yapan sürücülere yönelik idari işlem uygulandı.</p> <p>Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ile İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, kent içi ulaşım düzeninin sağlanması ve vatandaşların güvenli seyahat edebilmesi amacıyla ortak bir çalışma yürüttü. T plakalı ticari taksilere yönelik gerçekleştirilen uygulamada, araçların ve sürücülerin mevzuata uygunluğu incelendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kentin farklı noktalarında eş zamanlı olarak yürütülen denetimlerde, sürücü belgeleri, araç ruhsatları ve zorunlu evraklar kontrol edilirken, araçların teknik yeterlilikleri de değerlendirildi. Özellikle T Plaka Yönetmeliği'ne uygunluk, şoför tanıtım kartı bulunup bulunmadığı ve araçların kayıtlı oldukları duraklarda faaliyet gösterip göstermedikleri denetimin ana başlıklarını oluşturdu.</p> <p>Uygulama süresince toplam 35 araç ve sürücü kontrol edildi. Yapılan incelemelerde; sürücü belgesi eksikliği, evrak yetersizliği, şoför tanıtım kartı bulunmaması ve durak dışında faaliyet gösterilmesi gibi ihlaller tespit edildi. Bu kapsamda ilgili mevzuat gereğince idari para cezası uygulanırken, yönetmeliğe aykırı faaliyet gösteren ve haksız rekabete neden olan durumlarla ilgili yasal işlem başlatıldı.</p> <p>Vatandaşların huzur ve güvenliği için denetimlerin aralıksız devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Tekirdağ</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tekirdagda-ticari-taksiler-denetlendi-kural-ihlallerine-idari-islem-uygulandi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:30:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tekirdagda-ticari-taksiler-denetlendi-kural-ihlallerine-idari-islem-uygulandi.jpg" type="image/jpeg" length="72726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti Grup Toplantısı...Tülay Hatimoğulları: 'Yurttaş, belediyelere sistematik gözaltı ve tutuklamaları hukuki değil siyasi rekabetin sonucu olarak görüyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dem-parti-grup-toplantisitulay-hatimogullari-yurttas-belediyelere-sistematik-gozalti-ve-tutuklamalari-hukuki-degil-siyasi-rekabetin-sonucu-olarak-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dem-parti-grup-toplantisitulay-hatimogullari-yurttas-belediyelere-sistematik-gozalti-ve-tutuklamalari-hukuki-degil-siyasi-rekabetin-sonucu-olarak-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 'Yurttaş muhalefete dönük baskıların bitirilmesini istiyor. Belediyelere sistematik gözaltı ve tutuklamaları hukuki değil siyasi bir rekabetin sonucu olarak görüyor. Bu baskılar barış ve demokratik toplum sürecini de olumsuz etkiliyor. Şu unutulmamalı ki bir iktidarı meşru kılan şey polis ve yargıç gücü değildir, onun meşruluğunu arttıracak olan halkın sesine kulak vermesidir ve yurttaşın rızalığını almasıdır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 'Yurttaş muhalefete dönük baskıların bitirilmesini istiyor. Belediyelere sistematik gözaltı ve tutuklamaları hukuki değil siyasi bir rekabetin sonucu olarak görüyor. Bu baskılar barış ve demokratik toplum sürecini de olumsuz etkiliyor. Şu unutulmamalı ki bir iktidarı meşru kılan şey polis ve yargıç gücü değildir, onun meşruluğunu arttıracak olan halkın sesine kulak vermesidir ve yurttaşın rızalığını almasıdır' dedi.</p> <p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM'deki grup toplantısında Türkiye ve dünya gündemini değerlendirdi.</p> <p>Hatimoğulları, dün Gülistan Doku soruşturmasında altı yılın ardından yaşanan gelişmelere dikkat çekerek 'Gülistan Doku'nun akıbeti 6 yıldır karanlıkta. Bunu hepimiz çok yakından ailesiyle, kadın hareketiyle beraber bizler gece gündüz 'Gülistan Doku nerede' dedik. Nihayet dün Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla üstü örtülmüş olan bu kayıp için bir soruşturma başlatıldı. Aralarında dönemin Dersim Valisi'nin oğlunun olduğu çok sayıda gözaltılar gerçekleşti ve yıllardır beklenen adaletin yerini bulması için hakikaten önemli bir adım atıldı. Gerçekler yıllardır karanlıkta tutuluyor. Bu karanlığı kim büyüttü? Bu karanlığı kim korudu bugüne kadar? Bunların hepsinin hesap vermesi lazım' diye konuştu.</p> <p><strong>'Rojin Kabaiş'e ne oldu?'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='174' data-segment-label='02:54' data-rt-id='bU3JD9' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Rojin Kabaiş soruşturmasını da hatırlatan Hatimoğulları, 'Ne oldu? Kimler ve neden korunuyor? Rojin'in akıbetinin açığa çıkmaması için kim ve neden korunuyor? Neler saklanıyor? Bütün bunların açığa çıkması lazım. Rojin'in babası ve ailesi başta olmak üzere yine Türkiye'de kadın hareketi ve biz DEM Parti olarak bu işin sonuna kadar takipçisi olacağız. Rojin için adalet tecelli edene dek mücadelemiz devam edecek. Mücadele etmeye hep beraber devam edeceğiz' dedi.</p> <p>Hatimoğulları, 41 gün boyunca İran'ın kentlerine, Orta Doğu'nun merkezine, uçaklardan, dronlardan, balistik füzelerden ölüm aktığını söyleyerek 'Sonuç, binlerce sivil ölümü, yıkım, yoksulluk, acı, kan ve barut kokusu altında iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladık. Ancak hafta sonu görüşmelerin sürdüğü İslamabad'dan pek olumlu haber çıkmadı. ABD ve İran heyetleri uzlaşamadık diyerek masadan kalktı. Nükleer taahhütler Hürmüz Boğazı, Lübnan cephesi derken düğümler çözülmemiş yeni müzakere takvimi bile belirlenemeden ayrılmış oldular. Bu ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşmeyeceğine dair ilk büyük testin başarısız geçmiş olması üzücü gerçekten ve bakın bu görüşmenin olumsuz sonuçlanmasına rağmen ateşkesin devam etmesi son derece önemli. Geçici ateşkes kalıcılaşmalı, kalıcı ateşkes adil bir barış dönüşmelidir. ABD ve İsrail bölge üzerinde kanlı hesaplar yapmaktan vazgeçmelidir. Bunun için ABD, İsrail yurttaşları başta olmak üzere Batı ülkeleri ve dünyadaki bütün barış yanlıları olarak tek bir sesi örgütlemeli, tek bir sesi büyütmeli ve yükseltmelidir. Savaşa hayır demeliyiz hep beraber' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'2026 yılının ilk üç ayında asgari ücretteki toplam kayıp 7 bin 773 liraya ulaşırken bu sorunu niye yönetemediniz Sayın Bakan?'</strong></p> <p>İran Savaşı'nın Türkiye'ye yansımalarını gözlemlediklerine değinen Hatimoğulları, şöyle konuştu:</p> <p>'Yıllardır derinleşen açlık, yoksulluk, geçinememe, barınamama, sadece savaşla açıklanamaz. İktidar buna tevessül etmemelidir. Savaşın etkilerini yadsımadan, savaşı bahane eden iktidara buradan soruyoruz. Gerçekten yaşadığımız sorunların sebebi tek başına savaş mıdır? Bakın 2021 ile 2026 yılları arasında dünyada ham petrol fiyatları yüzde 7 düşerken Türkiye'de ve yüzde 640 oranında artmış. Aradaki farkı görebiliyorsunuz değil mi? Ne kadar büyük bir fark. Dolar o dönem 7 lira iken şimdi 45 TL'ye dayanmış durumda. Savaşın olduğu ülkelerde bile gıda fiyatları düşerken bir tarım ülkesi olan Türkiye'de gıda fiyatları her Allah'ın günü artıyor. Türkiye'de işsizliğin yüzde 30'a dayanmasına hangisi silah neden oldu acaba? Hazine ve Maliye Bakanı, 'İran Savaşı'yla ilgili ortaya çıkan sonuçları yönetebilir buluyoruz' diyor. Bunu kendisine soruyoruz. 2026 yılının ilk üç ayında asgari ücretteki toplam kayıp 7 bin 773 liraya ulaşırken bu sorunu niye yönetemediniz Sayın Bakan?'</p> <p><strong>'Türkiye'de artık neredeyse maden tehdidinden uzak bir karış toprak dahi kalmamıştır'</strong></p> <p>Hatimoğulları, Polen Ekoloji'nin hazırladığı haritayla Türkiye'deki maden şirketlerinin çalışma yaptığı alanları göstererek şu ifadelere yer verdi:</p> <p>'Polen Ekoloji'de yaşamı ve doğayı korudukları için tutuklanan Cemil Aksu, Cemre Nayir'i buradan selamlıyorum. Direnişlerini de selamlıyorum. Ödedikleri bedele rağmen asla geri adım atmadıkları için onları yürekten kutluyoruz ve selamlıyoruz. Polen Ekoloji'nin ortaya koyduğu veriler bu gerçeği apaçık gösteriyor. Bakın 2023-25 yılları arasında 2 bin 405 ruhsat sahası satışa çıkarılmış durumda. Sadece Giresun'da yüz ölçümü yüzde 85'e ulaşmış olan maden ruhsatı verilmiş durumda. Bir ili düşünün yüzde 85'i bu şirketlerin rantına açılmış akıl alır gibi değil. 86 milyon insanımız bilsin ki, Türkiye'de artık neredeyse maden tehdidinden uzak bir karış toprak dahi kalmamıştır. Bu talana karşı hepimiz mücadeledeyiz, hepimiz isyandayız. Tirebolu, Sekü'de, Görele, Karlıbel'deki köylüler günlerdir nöbette. Fındık yetiştirilen toprakları korumak için mücadele ediyorlar. Ülkenin dört bir yanında insanlar yaşamı savunmaya devam ediyor. Giresun'dan Şırnak'a, Muğla'ya, Varto'ya, Karlıova'ya kadar Türkiye'nin ve Kürdistan coğrafyasının tamamı bu saldırı altında ve herkes direnişte, köylüler direniyor. Hukuk köylüye 'direnemezsin, dur' diyor. ama şirkete de diyor ki 'alabildiğine gidip toprakları, havayı, suyu sömürebilirsin.''</p> <p><strong>'Milyonlarca yurttaş seçilmişlerin haksız ve hukuksuz bir şekilde hapiste tutulduğuna inanıyor ve serbest bırakılmasını istiyor'</strong></p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='65.68' data-segment-label='01:05' data-rt-id='bV73N4' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Savaş ve çatışmaların sadece Orta Doğu ile sınırlı olmadığını Avrupa kıtası dahil olmak üzere her yere yansıdığını belirten Hatimoğulları, 'Bu tabloda Türkiye'nin içinde bulunduğu çoklu krizleri ve mücadele hattımıza yeni neleri katabileceğimizi hep birlikte bu toplantılarımızda değerlendirdik. Bir yandan ülkenin sorunlarına çözüm üretmek, öte yandan barış sürecini başarıya ulaştırmak için var gücümüzle çalışma kararlılığını bir kez daha teyit ettik. İşsizlik, yoksulluk, aşırı pahalılık, ücretin aşırı düşük olması yurttaşın belini kırdı. Yurttaş aç ve karnı doysun, kirasını ödeyebilsin, çocuğunu okula gönderebilsin istiyor' dedi. </p> <p data-type='Segment' data-start='142.04' data-segment-label='02:22' data-rt-id='bV73N7' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Hatimoğulları, milyonların Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesini istediğini belirterek 'Bundan doğal bir talep olabilir mi? Milyonlarca yurttaş seçilmişlerin Ekrem İmamoğlu'nun, Figen Yüksekdağ'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Can Atalay'ın haksız ve hukuksuz bir şekilde hapiste tutulduğuna inanıyor ve serbest bırakılmasını istiyor. Bundan daha doğal bir şey var mı ve bu vesileyle cezaevinde bulunan bütün siyasi mahpuslara buradan selam ve sevgilerimizi gönderiyorum. Bakın bu ülkenin tamamına yakını 'bu ülkede artık demokrasinin kırıntısı kalmadı' diyor. Bu ülkenin üçte ikisinden fazlası yargı hiç adil değil tamamen siyasi sahiplerle hareket edip karar veriyor ve bağımsız bir yargı istiyor. Aleviler hala çok güçlü bir asimilasyon politikasıyla karşı karşıya kalmış durumda' diye konuştu.</p> <p data-type='Segment' data-start='142.04' data-segment-label='02:22' data-rt-id='bV73N7' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Bir iktidarı meşru kılan şey polis ve yargıç gücü değildir, onun meşruluğunu arttıracak olan halkın sesine kulak vermesidir'</strong></p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='361.98' data-segment-label='06:01' data-rt-id='bV73Nf' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Seçilmiş belediye başkanları ve belediye eş başkanlarının görevlerine iade edilmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, şunları kaydetti:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='361.98' data-segment-label='06:01' data-rt-id='bV73Nf' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Yine yurttaş muhalefete dönük baskıların bitirilmesini istiyor. Belediyelere sistematik gözaltı ve tutuklamaları hukuki değil siyasi bir rekabetin sonucu olarak görüyor. Bu baskılar barış ve demokratik toplum sürecini de olumsuz etkiliyor. Bakın biz DEM Parti olarak yaptığımız yüzlerce buluşmada ve ziyaretlerde inanın karşımıza çıkan en temel sorunlardan biri bu. Bu bizim sahadaki deneyimimiz, gözlemimiz ve tespitimizle net olduğunu buradan ifade ediyorum. İktidara bir önerimdir. Bu konularda gerçekten sahici araştırmalar yapsınlar. Anketler yapsınlar. Farklı araştırmalar yapsınlar. Sonuçlarını kamuoyuyla paylaşırlar mı? Emin değilim. Muhtemelen paylaşmazlar ama şundan çok eminim. Burada söylediğimiz her şeyin gerçek olduğunu yapacakları araştırmalarda kendileri de çok net bir biçimde görecekler. Şu unutulmamalı ki bir iktidarı meşru kılan şey polis ve yargıç gücü değildir, onun meşruluğunu arttıracak olan halkın sesine kulak vermesidir ve yurttaşın rızalığını almasıdır.'</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='440.86' data-segment-label='07:20' data-rt-id='bV73Ni' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>1 Mayıs çağrısı yapan Hatimoğulları, 'İktidar Taksim sendromundan kurtulmalıdır. Bakın dünya ülkelerinin birçoğunda büyük kentlerin, kent merkezleri gösteri alanı böyle kabul edilir. Herkes istediği basın açıklamasını yapar, mitingi yapar ama Taksim yasaklandı ve Taksim yasağı mutlaka ve mutlaka kaldırılmalıdır. Taksim 1 Mayıs'a açılmalıdır' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dem-parti-grup-toplantisitulay-hatimogullari-yurttas-belediyelere-sistematik-gozalti-ve-tutuklamalari-hukuki-degil-siyasi-rekabetin-sonucu-olarak-goruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:25:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/dem-parti-grup-toplantisitulay-hatimogullari-yurttas-belediyelere-sistematik-gozalti-ve-tutuklamalari-hukuki-degil-siyasi-rekabetin-sonucu-olarak-goruyor.jpg" type="image/jpeg" length="41007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş Fırnız Çayı'nda yıkım ve ağaç kesimine tepki... CHP İl Başkanı Ateş: 'Dar gelirlinin nefes aldığı alan yok ediliyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kahramanmaras-firniz-cayinda-yikim-ve-agac-kesimine-tepki-chp-il-baskani-ates-dar-gelirlinin-nefes-aldigi-alan-yok-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kahramanmaras-firniz-cayinda-yikim-ve-agac-kesimine-tepki-chp-il-baskani-ates-dar-gelirlinin-nefes-aldigi-alan-yok-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta Fırnız Çayı ve mesire alanında bulunan yapıların 'dere yatağında ve ruhsatsız' olduğu gerekçesiyle yıkılması ve çay çevresindeki çınar ağaçlarının kesildiği iddiaları tepki çekti. CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Ünal Ateş, Fırnız mesire alanının özellikle dar gelirli vatandaşların yaz aylarında serinlemek ve dinlenmek için tercih ettiği bir alan olduğunu belirterek, yapılan çalışmalara tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet Duran ÖZKAN</strong></p> <p><strong>(KAHRAMANMARAŞ)-</strong> Kahramanmaraş'ta Fırnız Çayı ve mesire alanında bulunan yapıların 'dere yatağında ve ruhsatsız' olduğu gerekçesiyle yıkılması ve çay çevresindeki çınar ağaçlarının kesildiği iddiaları tepki çekti. CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Ünal Ateş, Fırnız mesire alanının özellikle dar gelirli vatandaşların yaz aylarında serinlemek ve dinlenmek için tercih ettiği bir alan olduğunu belirterek, yapılan çalışmalara tepki gösterdi.</p> <p>Ateş, 'Dar gelirli vatandaşların gelip suyun kenarında huzur bulduğu, dinlendiği ve sosyalleştiği bir alan. Yeni düzenleme yapmak, yeni projeler yapmak tabii ki gayet normal. Ama bunu yaparken insanların bugüne kadar verdikleri emekleri yerle yeksan etmek doğru değil. Buradaki tesisler bir standarda kavuşturulabilir ve denetim altına alınabilirdi' dedi.</p> <p><strong>'Fırnız'da piknik yapacak yer kalmayacak'</strong></p> <p>Fırnız çayı kenarında yıkımlara tepki gösteren CHP il başkanı Ümnal Ateş şunları söyledi:</p> <p>'Fırnız, Kahramanmaraş'ın en meşhur yerlerinden birisi. İnsanların yazın piknik yaptığı ve Fırnız Çayı boyunca tesislerin, çevre şartlarının olduğu bir bölge. Fakat bu yaz biz sevgili Kahramanmaraşlılar, Fırnız Çayı'nın kenarında piknik yapamayacak, oturacak yer bulamayacağız. Niye? Çünkü belediye, Orman ve DSİ el ele verdiler, buradaki bütün tesisleri yerle bir ettiler. Şimdi tesisler gitti. 'Ruhsatsız' diyorlar, 'dere yatağının içine yapılmış' diyorlar. Diyorlar, diyorlar. Onunla ilgili konuyu bir kenarda ayrı tutuyorum. İnsanların ekmek yediği, insanların hizmet verdiği ve hizmet aldığı o alanlar yıkıldı. O konu bir kenarda dursun. Daha da kötüsünü söyleyeyim ben size.</p> <p>Şimdi bakın, bu Fırnız Çayı boyunca yukarıdan aşağıya, ana yola kadar çınarlar var. Akıl almaz güzel, onlarca yıllık çınarlar var. Şimdi DSİ'nin yetkilileri, Orman'ın yetkilileri bu ağaçları, bu çınarları kesiyorlar. 'Dere yatağını genişletmek' adı altında ya da 'taşkınlara sebebiyet veriyor' adı altında bu çınarları katlediyorlar. Ama bu çınarları burada kestikleri an bu bölgeyi yok edecekler.'</p> <p>Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel'e seslenen Ateş, konuşmasına şöyle devam etti:</p> <p>'Fırat Görgel, gel gör. Sen burada alanlarla ilgili bir proje yapmışsın. Eyvallah, yapmışsın bir proje. Ama bak, bu çınarlar burada kesilirse, bu çınarlar burada yok edilirse, senin yaptığın proje beş paralık bir proje olur.  Bir de tabii başka şeyler var. Söylentiler var bu bölgede konuşulan. Akbel vasıtasıyla Gaziantepli bir iş adamına buranın verileceği söyleniyor. Bir yandaşa verileceği söyleniyor. İnşallah böyle bir şey yoktur.'</p> <p><strong>'Bu kabul edilebilir bir şey değil'</strong></p> <p data-start='3091' data-end='3190'>Kesim yapılan alanda incelemelerde bulunduğunu belirten Ateş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Ağaçların kesimine başlandığı yere geldik. Sizde hiç vicdan yok mu ya? Sizde hiç insaf yok mu? Onlarca yıllık bu ağaçları nasıl kestiniz? İnsanlara nasıl kıydınız? Sel oldu, tamam sel oldu. Peki burada tarım arazisini sel bastı mı? Hayır. Sel neye zarar verdi? Dere yatağına müdahale edenlere zarar verdi. Ama böyle bir şey olabilir mi ya? Bir derenin kenarındaki bütün ağaçlar bu şekilde, yani Maraş'ın deyimiyle 'cascavlak' edilmiş bırakılır mı? Ya böyle bir şey olur mu?'</p> <p><strong>'Vatandaşlara çağrı'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ateş, sözlerini şöyle tamamladı:</p> <p>'Sayın Fırat Görgel, uyuyor musun sen? Buraya gelip baktın mı arkadaş? Bu nedir ya? DSİ Bölge Müdürü, sen kaçak yapılan villalara müdahale edebiliyor musun da geldin burada fakir fukaranın işine, ekmeğine çöküyorsun? İnsanların da evlerini başlarına yıkıyorsunuz. Böyle bir şey olmaz, kabul edilebilir bir şey değil. Orman Bölge Müdürü, bu mudur senin ormancılıktan anlayışın? Bu ağaçları nasıl kesiyorsunuz siz? 50 yıllık çınarları nasıl kesiyorsunuz kardeşim? Kahramanmaraşlılar, bakın elinizdeki değerler yok ediliyor. Sadece bir muhalefetin il başkanının bazı şeyleri durdurmaya gücü yok. Güç sizde. Belediyeyi telefon yağmuruna tutun, milletvekillerini telefon yağmuruna tutun. Fırnız'ı mahvediyorlar. Fırnız'ı birileriyle peşkeş çekmek için mahvediyorlar.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Kahramanmaraş</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kahramanmaras-firniz-cayinda-yikim-ve-agac-kesimine-tepki-chp-il-baskani-ates-dar-gelirlinin-nefes-aldigi-alan-yok-ediliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:24:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/kahramanmaras-firniz-cayinda-yikim-ve-agac-kesimine-tepki-chp-il-baskani-ates-dar-gelirlinin-nefes-aldigi-alan-yok-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="84999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi, Gürsu'da yol yapım ve asfalt işlemlerine devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bursa-buyuksehir-belediyesi-gursuda-yol-yapim-ve-asfalt-islemlerine-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bursa-buyuksehir-belediyesi-gursuda-yol-yapim-ve-asfalt-islemlerine-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi, kent ulaşımını daha konforlu ve güvenli hale getirmek amacıyla Gürsu ilçesinde yol yapım ve asfalt işlemlerine devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BURSA)</strong> - Bursa Büyükşehir Belediyesi, kent ulaşımını daha konforlu ve güvenli hale getirmek amacıyla Gürsu ilçesinde yol yapım ve asfalt işlemlerine devam ediyor.</p> <p>Gürsu ilçesinde ulaşım yatırımlarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, Kumlukalan Mahallesi'ndeki 1200 metrelik güzergahta toplam 3 bin ton asfalt, 3 bin ton pmt ve 2 bin ton alt temel malzemesi kullandı.</p> <p>Ulaşım Dairesi Başkanlığı Yol Yapım Şube Müdürlüğü'ne bağlı 15 personel, 20 kamyon ve 7 iş makinesiyle yürütülen yol yapım ve asfalt kaplama imalatının kısa sürede tamamlanması hedeflenirken, güzergah hem araç hem de yaya ulaşımı açısından daha güvenli hale getirilmiş olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ulaşımla ilgili taleplerinin kısa sürede karşılandığını belirten Kumlukalan Muhtarı Raşit Uslu, Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etti.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bursa-buyuksehir-belediyesi-gursuda-yol-yapim-ve-asfalt-islemlerine-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:23:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bursa-buyuksehir-belediyesi-gursuda-yol-yapim-ve-asfalt-islemlerine-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="50794"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
