<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 15:28:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Estonya Savunma Bakanlığı: 'Türk F-16'ları, NATO misyonu kapsamında Baltık hava sahasını koruyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/estonya-savunma-bakanligi-turk-f-16lari-nato-misyonu-kapsaminda-baltik-hava-sahasini-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/estonya-savunma-bakanligi-turk-f-16lari-nato-misyonu-kapsaminda-baltik-hava-sahasini-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Estonya Savunma Bakanlığı, Türk F-16 savaş uçaklarının NATO'nun hava savunma misyonu kapsamında Amari Hava Üssü'nden Estonya hava sahasının korunmasına katkı sağladığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Estonya Savunma Bakanlığı, Türk F-16 savaş uçaklarının NATO'nun hava savunma misyonu kapsamında Amari Hava Üssü'nden Estonya hava sahasının korunmasına katkı sağladığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Estonya Savunma Bakanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türk F-16 savaş uçaklarının NATO'nun hava savunma misyonu kapsamında Amari Hava Üssü'nden hava sahasını koruduğunu bildirdi.</p> <p>Paylaşımda, şu ifadelere yer verildi:</p> <p>'Estonya hava sahası emin ellerde. Türk F-16 savaş uçakları, NATO'nun hava savunma misyonu kapsamında Amari Hava Üssü'nden havamızı koruyor. Baltık Hava Polisi misyonu, 2004 yılında Estonya, Letonya ve Litvanya'nın NATO'ya katıldığı gün başladı. </p> <p>Başlangıçta Litvanya'nın Siauliai kentinde konuşlanmış olan görev, 2014 yılında Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısının ardından güçlendirildi. O zamandan beri NATO savaş uçakları, Estonya'nın amari kentinde de konuşlandırılıyor. Hem Amari'deki hem de Siauliai'deki savaş uçakları, Baltık semalarını korumak için 7/24 hazır durumda bulunuyor. Bu, müttefiklerin sorumluluğu paylaşmasının somut bir örneğidir. Kolektif savunma iş başında.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/estonya-savunma-bakanligi-turk-f-16lari-nato-misyonu-kapsaminda-baltik-hava-sahasini-koruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:24:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/estonya-savunma-bakanligi-turk-f-16lari-nato-misyonu-kapsaminda-baltik-hava-sahasini-koruyor.png" type="image/jpeg" length="78068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu, Kartal Belediye Başkan Yüksel'i kabul etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kemal-kilicdaroglu-kartal-belediye-baskan-yukseli-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kemal-kilicdaroglu-kartal-belediye-baskan-yukseli-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel'i kabul etti. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel'i parti genel merkezinde kabul etti. </p> <p>CHP'nin sosyal medya hesabından ziyarete ilişkin yapılan açıklamada, 'Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisinin değerleriyle yetişen ve partimizin mücadelesine uzun yıllardır emek veren Kartal Belediye Başkanımız Gökhan Yüksel'i Genel Merkezimizde kabul etti' ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yüksel de ziyaretiyle ilgili 'Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'na nazik kabulleri ve yakın ilgileri için teşekkür ediyorum. Asırlık çınarımız Cumhuriyet Halk Partisi'nin değerlerini yaşatmak için çalışmaya devam edeceğiz' paylaşımını yaptı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kemal-kilicdaroglu-kartal-belediye-baskan-yukseli-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:23:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/kemal-kilicdaroglu-kartal-belediye-baskan-yukseli-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="49173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Barosu Başkanı Yılmaz: 'Avukatların sözünü keserek yargının bağımsızlığından söz edilemez']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-barosu-baskani-yilmaz-avukatlarin-sozunu-keserek-yarginin-bagimsizligindan-soz-edilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-barosu-baskani-yilmaz-avukatlarin-sozunu-keserek-yarginin-bagimsizligindan-soz-edilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen Adli Yıl Açılış Töreni'nde kimseye söz hakkı verilmemesini eleştirerek, 'Barolar, yargının dışından gelen bir unsur değildir. Avukatlar, yargının misafiri değildir. Savunma, protokol sırasındaki bir nezaket unsuru değildir. Avukatların sözünü keserek yargının bağımsızlığından söz edilemez' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen Adli Yıl Açılış Töreni'nde kimseye söz hakkı verilmemesini eleştirerek, 'Barolar, yargının dışından gelen bir unsur değildir. Avukatlar, yargının misafiri değildir. Savunma, protokol sırasındaki bir nezaket unsuru değildir. Avukatların sözünü keserek yargının bağımsızlığından söz edilemez' dedi.</p> <p>İzmir Barosu üyesi avukatlar, 2026-2027 Adli Yılı'nın açılışı dolayısıyla İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.</p> <p>Baro Başkanı Sefa Yılmaz, burada yaptığı açıklamada, yeni adli yılın hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, savunma hakkı ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde başladığını söyledi. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının hukuk devletinin temel unsurlarından olduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Hukukun üstünlüğünün, yargı bağımsızlığının, savunma hakkının ve temel hak ve özgürlüklerin ağır biçimde aşındırıldığı bir dönemde yeni bir adli yılı açıyoruz. Yargı, anayasal düzen içerisinde bağımsız ve tarafsız bir güç olmak yerine siyasi bir aparat haline gelmekte, yargı kararları üzerinden yurttaşların, siyasetçilerin, gazetecilerin, akademisyenlerin, öğrencilerin, sendikacıların ve hukukçuların özgürlükleri kısıtlanmakta; siyasal nitelik taşıyan dosyalarda yargı makamlarının bağımsızlığı ve tarafsızlığı artık tartışılır bir vaziyet dahi taşımamaktadır. Buradan tüm kesimlere sesleniyoruz: Yargı, siyasi iktidarın talimatlarını yerine getiren bir aygıt değildir. Hakim ve savcıların görevi, herhangi bir siyasi iradenin beklentisine göre karar vermek değil; Anayasa'ya, kanuna, hukuka, vicdani kanaate ve insan haklarına bağlı kalmaktır. Talimatla hukuk, telkinle adalet, baskıyla bağımsız yargı olmaz.'</p> <p><strong>'ÜLKEMİZDE HER GÜN ALARM ZİLLERİ ÇALMAKTADIR'</strong></p> <p>Toplumun yargıya duyduğu güvenin hukuk devleti açısından önem taşıdığını ifade eden Yılmaz, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasına ilişkin 'Bugün ülkemizde en ağır sorunlardan biri, toplumun önemli bir bölümünde oluşan 'kararın hukuktan mı, yoksa başka bir yerden mi çıktığı' kuşkusudur. Bu kuşku dahi tek başına hukuk devleti bakımından ciddi bir alarmdır. Ülkemizde her gün alarm zilleri çalmaktadır. Bir ülkede yurttaşlar adliyeye girdiklerinde haklarını değil, kararın kimin tarafından istendiğini düşünmeye başlıyorsa; orada yalnızca yargı değil, toplumsal adalet duygusu da yara almış demektir. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanıp uygulanmayacağının tartışmaya açıldığı; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının ise yok sayılabildiği bir hukuk düzeninde hukuk devletinden söz edilemez. Baroların, avukatların; ülkenin diğer 'hukukçularına' Anayasa'nın 153. maddesini yani Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağladığı hükmünü hatırlatmaktan dilinde tüy bitmiştir' dedi.</p> <p><strong>'AİHM KARARLARININ BAĞLAYICILIĞI TARTIŞMASIZDIR'</strong></p> <p>AYM ve AİHM kararlarının hukuk düzenindeki yerine dikkati çeken Yılmaz, söz konusu kararların uygulanmasının yurttaşların haklarının korunması bakımından zorunlu olduğunu dile getirerek şunları söyledi:</p> <p>'Aynı şekilde Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM kararlarının bağlayıcılığı da tartışmasızdır. Bir mahkemenin, Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararını uygulamaması; yalnızca bir yüksek mahkeme kararına karşı çıkmak değildir. Yurttaşın anayasal hakkını etkisiz hale getirmektir. AİHM kararlarını uygulamamak ise Türkiye'nin kendi imzaladığı uluslararası hukuk düzenine sırt çevirmesidir. Hukuk devletinde mahkemeler kararları beğendikleri için değil, hukuk düzeninin gereği olduğu için uygularlar. AYM ve AİHM kararlarının uygulanmadığı yerde yurttaşın başvurabileceği son hukuk güvencesi de ortadan kaldırılmış olur.'</p> <p><strong>'ONLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ, SAVUNMANIN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR'</strong></p> <p>Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma ve kovuşturmalarla karşı karşıya kaldığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:</p> <p>'Bugün çok sayıda meslektaşımız avukatlık faaliyetleri nedeniyle soruşturma ve kovuşturmalara maruz bırakılmakta; bazı meslektaşlarımız özgürlüklerinden mahrum bırakılmaktadır. Avukatlık faaliyetinin suçlama konusu haline getirildiği, müvekkili ile özdeşleştirilen avukatın kriminalize edildiği bir düzende savunma hakkından söz edilemez. Avukatın görevi, müvekkilinin haklarını savunmaktır. Savunma yaptığı için avukatı sanık sandalyesine oturtmak, yurttaşın savunma hakkını cezalandırmaktır. İzmir Barosu olarak ülkenin çeşitli cezaevlerinde bulunan meslektaşlarımızı ziyaret ederken de gördüğümüz gerçek budur: Hukuk mücadelesi veren avukatların özgürlüğü, savunmanın özgürlüğünden ayrı düşünülemez. Can Atalay'dan Selçuk Kozağaçlı'ya, Doğa İncesu'dan Yunus Emre Işık'a, Mehmet Pehlivan'a kadar özgürlüğünden mahrum bırakılan meslektaşlarımızın durumunu yalnızca birer bireysel dosya olarak görmüyoruz. Onların özgürlüğü, savunmanın özgürlüğüdür.'</p> <p><strong>'YOKSULLUK AYNI ZAMANDA ADALETE ERİŞİM MESELESİDİR'</strong></p> <p>Ekonomik ve sosyal sorunların adalete erişimi de etkilediğini belirten Yılmaz, yurttaşların dava açabilmesi, avukatla çalışabilmesi ve hukuki güvencelere ulaşabilmesinin giderek zorlaştığını belirterek 'Türkiye aynı zamanda ağır bir ekonomik ve sosyal kriz yaşamaktadır. Yüksek enflasyon, gelir kaybı, işsizlik, barınma sorunu ve giderek derinleşen yoksulluk milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkilemektedir. Yoksulluk yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Yoksulluk, aynı zamanda adalete erişim meselesidir. Geçimini sağlamakta zorlanan yurttaşın hakkını arayabilmesi, dava açabilmesi, avukatla çalışabilmesi ve hukuki güvencelere ulaşabilmesi giderek güçleşmektedir. Adaletin satın alınabilir bir hizmete dönüşmesine izin veremeyiz. Hukuk devletinin görevi, güçsüzün de hakkını arayabileceği mekanizmaları ayakta tutmaktır' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'BİR MESLEKTAŞIMIZIN DAHA ÖLDÜRÜLMESİNİ BEKLEMEYECEĞİZ'</strong></p> <p>Avukatların ekonomik koşullarına da değinen Yılmaz, özellikle genç avukatların düşük gelir, yüksek ofis giderleri ve güvencesizlik sorunları yaşadığını belirtti. CMK ve adli yardım hizmetlerindeki ücretler ile avukatlık asgari ücret tarifesine ilişkin eleştirilerini dile getiren Yılmaz, avukatlara yönelik şiddete karşı etkin tedbirler alınmasını isteyerek şunları kaydetti:</p> <p>'Bugün avukatlık mesleği de ağır bir ekonomik ve sosyal kuşatma altındadır. Özellikle genç meslektaşlarımız düşük gelir, yüksek ofis giderleri, ağır çalışma koşulları, güvencesizlik ve mesleki geleceğe ilişkin belirsizliklerle karşı karşıyadır. Avukatlar, bir yandan adaletin gerçekleşmesi için mücadele ederken diğer yandan kendi ekonomik varlıklarını sürdürebilme mücadelesi vermektedir. CMK ve adli yardım hizmetlerinde ödenen ücretlerin emeğin karşılığını vermemesi, avukatlık asgari ücret tarifesinin ekonomik gerçeklikten kopması, ücretlerin tahsil edilmesindeki sorunlar ve avukatın mesleki faaliyet alanının giderek daraltılması artık 'bıçak kemikte' dedirtmektedir. Milyonlarca insan gibi avukatlar da bu sömürü düzeninin dayattığı ağır yoksulluk şartlarında dünyanın en riskli, en özen ve dikkat gerektiren mesleklerinden birini yapmaya çalışmaktadır ve bu devran bu şekilde artık dönmemektedir. Bugün avukatlar ekonomik ve sosyal şiddetin yanında fiziksel şiddet sorunuyla da boğuşmaktadır. Avukatların saldırıya uğraması, tehdit edilmesi, katledilmesi sıradanlaştırılmaya çalışılmakta, cezasızlık politikaları ile bu şiddet sarmalı cesaretlendirilmektedir. Bir avukatın yalnızca görevini yaptığı için öldürülmesi, münferit bir olay değildir. Avukatlara yönelik şiddet; mesleğin itibarsızlaştırılmasının, savunmanın hedef gösterilmesinin ve cezasızlık kültürünün sonucudur ve bu durum tamamen politiktir. Bir meslektaşımızın daha öldürülmesini beklemeyeceğiz. Avukata yönelik şiddetin önlenmesi için etkin, sürekli ve bağlayıcı tedbirler alınması; saldırıların cezasız kalmaması ve avukatların görevleri nedeniyle özel olarak korunması mücadelemizi sonuna kadar götüreceğiz.'</p> <p><strong>'HUKUKUN GÖREVİ, İKTİDAR KARŞISINDA YURTTAŞI KORUMAKTIR'</strong></p> <p>Temel hak ve özgürlüklere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, ifade, toplantı ve gösteri yürüyüşü, örgütlenme ve siyasal katılım haklarının demokratik toplum düzeninin temel unsurları olduğunu dile getirdi. Yılmaz, şunları söyledi:</p> <p>'Bugün Türkiye'de farklı düşünmenin, itiraz etmenin, örgütlenmenin ve hak aramanın bedeli çok ağırdır. Gazeteciler, öğrenciler, akademisyenler, sendikacılar, siyasetçiler, insan hakları savunucuları ve avukatlar üzerindeki baskılar, demokratik toplum düzeninin sınırlarını daraltmaktadır. İfade özgürlüğünün, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının, örgütlenme özgürlüğünün ve siyasal katılım hakkının kullanılması suç gibi muamele görmemelidir. İktidarı eleştirmek, muhalif olmak, hakkını aramak, avukatlık yapmak suç haline getirilmek istenmektedir. Altını önemle çiziyoruz; hukukun görevi, iktidarı korumak değil; iktidar karşısında yurttaşı korumaktır.'</p> <p><strong>'İZMİR BAROSU SUSMAZ'</strong></p> <p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen Adli Yıl Açılış Töreni'ne ilişkin de konuşan Yılmaz, açıklamasını şöyle tamamladı:</p> <p>'Son olarak, bu açılışı neden yargının diğer unsurlarıyla birlikte yapmadığımızı açıklamak isteriz: Geçtiğimiz adli yılın açılışında da yargının kurucu unsuru olan avukatların ve baroların söz hakkı engellenmişti. Bugün de İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen Adli Yıl Açılış Töreni'nde, kimseye söz hakkı verilmemesini kabul etmiyoruz. Bir adli yıl açılışında hukuk konuşulması istenmiyorsa, sorun konuşanın sözünde değil, hukukun geldiği noktadadır. Barolar, yargının dışından gelen bir unsur değildir. Avukatlar, yargının misafiri değildir. Savunma, protokol sırasındaki bir nezaket unsuru değildir. Dolayısıyla avukatların sözünü keserek yargının bağımsızlığından söz edilemez. Ne var ki, İzmir Barosu susmaz. Bunu herkes çok iyi bilir. Sözümüz bir makamın iznine bağlı değildir. Yeni adli yılın; hukukun üstünlüğünün, bağımsız yargının, özgürlüğün ve adaletin yılı olmasını diliyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-barosu-baskani-yilmaz-avukatlarin-sozunu-keserek-yarginin-bagimsizligindan-soz-edilemez</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:20:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/izmir-barosu-baskani-yilmaz-avukatlarin-sozunu-keserek-yarginin-bagimsizligindan-soz-edilemez.jpg" type="image/jpeg" length="10426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araç sahiplerine yeni kolaylık: Hasar ihbarı Alo 193’ten]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/arac-sahiplerine-yeni-kolaylik-hasar-ihbari-alo-193ten</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/arac-sahiplerine-yeni-kolaylik-hasar-ihbari-alo-193ten" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SEDDK’nın yeni sistemiyle trafik kazası sonrası hasar ihbarları Alo 193 üzerinden yapılabilecek. Bilgiler doğrudan sigorta şirketine aktarılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), trafik kazalarının ardından yürütülen hasar süreçlerini kolaylaştıracak yeni bir uygulamayı devreye almaya hazırlanıyor.</p><p>Türkiye genelinde 35 milyonu aşkın araç sahibini ilgilendiren düzenlemeyle, kaza sonrası hasar ihbarlarının <strong>Alo 193 hattı üzerinden</strong> yapılabilmesi planlanıyor.</p><p><strong>Sigorta şirketini tek tek aramak gerekmeyecek</strong></p><p>Yeni sistemle birlikte kazaya karışan araç sahipleri veya ilgililer, hasar ihbarı için sigorta şirketlerine ayrı ayrı ulaşmak zorunda kalmayacak.</p><p>Vatandaşlar Alo 193’ü arayarak kaza ve hasara ilişkin bilgileri çağrı merkezi üzerinden iletebilecek.</p><p><strong>Bilgiler doğrudan SBM’ye aktarılacak</strong></p><p>Çağrı merkezi tarafından alınan bilgiler, <strong>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM)</strong> sistemine aktarılacak.</p><p>Buradan ilgili sigorta şirketine iletilecek bilgiler sayesinde hasar dosyasının açılması ve ekspertiz görevlendirilmesi gibi işlemlerin daha hızlı yürütülmesi hedefleniyor.</p><p><strong>Hasar sürecinde zaman kaybı azalacak</strong></p><p>Uygulamayla özellikle kaza sonrasında yaşanan stres nedeniyle eksik veya hatalı ihbar yapılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p><p>Hasar dosyalarının daha hızlı oluşturulmasıyla araç sahiplerinin bekleme süresinin ve yaşadığı mağduriyetlerin azaltılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>35 milyondan fazla araç sahibini ilgilendiriyor</strong></p><p>Yeni uygulama Türkiye genelinde 35 milyonu aşkın araç sahibini doğrudan ilgilendiriyor.</p><p>Sistemin kısa süre içerisinde ülke genelinde aktif hale getirilmesi ve sigorta hasar süreçlerinin tek merkez üzerinden daha hızlı yürütülmesi planlanıyor.</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/arac-sahiplerine-yeni-kolaylik-hasar-ihbari-alo-193ten</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/img-0109-2.jpg" type="image/jpeg" length="32257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nden Porsuk Festivali'ne ulaşım desteği]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediyesinden-porsuk-festivaline-ulasim-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediyesinden-porsuk-festivaline-ulasim-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 4-6 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali'ne kent merkezinden ve ilçelerden ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla çeşitli düzenlemeler ve ek seferler gerçekleştirecek. İlçelerden kente gelecek vatandaşlar için otobüs seferleri düzenlenirken, kent merkezinde tramvay, otobüs, 'Park Et Devam Et', bisiklet ve yaya ulaşımının tercih edilmesi önerildi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR) - </strong>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 4-6 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali'ne kent merkezinden ve ilçelerden ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla çeşitli düzenlemeler ve ek seferler gerçekleştirecek. İlçelerden kente gelecek vatandaşlar için otobüs seferleri düzenlenirken, kent merkezinde tramvay, otobüs, 'Park Et Devam Et', bisiklet ve yaya ulaşımının tercih edilmesi önerildi. </p> <p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından '2026 Eskişehir Yılı' kapsamında düzenlenen Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, 4, 5 ve 6 Eylül 2026 tarihlerinde kenti kültür ve sanatın buluşma noktası haline getirecek. Festival süresince oluşabilecek ulaşım yoğunluğunu azaltmak ve vatandaşların etkinlik alanlarına güvenli, konforlu ve kolay şekilde ulaşabilmelerini sağlamak amacıyla ulaşımda özel düzenlemeler yapılacak.</p> <p>Festival programına ilçelerden katılmak isteyen vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla 12 ilçeden Eskişehir'e belediye otobüsü seferi düzenlenecek. Her ilçeden bir belediye otobüsü saat 14.00'te ilçe merkezlerinden hareket ederek Eskişehir Otogarı'na gelecek. Otobüsler, kendileri için belirlenen peronlara giriş yapacak. Festival programının ardından otobüsler saat 24.00'te Eskişehir Otogarı'nda belirlenen peronlardan hareket ederek ilçelere dönüş yapacak.</p> <p><strong>FESTİVAL ULAŞIMINDA TOPLU TAŞIMA ÖNERİSİ</strong></p> <p>Büyükşehir Belediyesi, festival boyunca kent merkezinde oluşabilecek araç yoğunluğunun azaltılması ve festival alanlarına ulaşımın daha güvenli ve konforlu sağlanması amacıyla vatandaşlara toplu taşıma araçlarını tercih etmeleri çağrısında bulundu. Bu kapsamda festival süresince tramvaylarda ek seferler düzenlenerek oluşabilecek yolcu yoğunluğunun karşılanması sağlanacak. Belediye otobüslerinde de ek seferler ve gece ring hatları ile festival süresince ulaşımın kesintisiz ve konforlu şekilde sürdürülmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>PARK ET DEVAM ET, BİSİKLET VE YÜRÜYÜŞ SEÇENEKLERİ</strong></p> <p>Özel araçlarıyla festivale gelecek vatandaşlara ise 'Park Et Devam Et' uygulamasından yararlanmaları öneriliyor. Vatandaşlar araçlarını belirlenen Park Et Devam Et noktalarına bırakarak yolculuklarına tramvayla devam edebilecek ve otopark alanlarından ücretsiz olarak faydalanabilecek.<br />Festival alanlarına bisikletle ulaşmak isteyen vatandaşlar da bisiklet yollarını kullanabilecek. Festival noktalarında oluşturulan güvenli bisiklet park istasyonları sayesinde bisikletler güvenli şekilde park edilebilecek.</p> <p>Yakın mesafelerde ise yürüyüşün tercih edilmesi önerilirken, vatandaşların bu sayede hem kent içinde keyifli bir yolculuk yapmaları hem de festival atmosferini yolculuk sırasında yaşamaları amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediyesinden-porsuk-festivaline-ulasim-destegi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:16:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/eskisehir-buyuksehir-belediyesinden-porsuk-festivaline-ulasim-destegi.jpeg" type="image/jpeg" length="63714"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026-2027 Adli Yıl açılışı: Erinç Sağkan: 'Ceza soruşturmalarındaki gizlilik ilkesinin bizzat kamu makamları tarafından ihlal edilmesi, ceza adalet sistemine karşı güvensizlik oluşturmakta']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/2026-2027-adli-yil-acilisi-erinc-sagkan-ceza-sorusturmalarindaki-gizlilik-ilkesinin-bizzat-kamu-makamlari-tarafindan-ihlal-edilmesi-ceza-adalet-sistemine-karsi-guvensizlik-olusturmakta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/2026-2027-adli-yil-acilisi-erinc-sagkan-ceza-sorusturmalarindaki-gizlilik-ilkesinin-bizzat-kamu-makamlari-tarafindan-ihlal-edilmesi-ceza-adalet-sistemine-karsi-guvensizlik-olusturmakta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, yeni adli yılın açılışında yaptığı konuşmada yargı bağımsızlığı, hukuk devleti, tutuklama tedbirleri, ifade özgürlüğü ve avukatların yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sağkan, 'Gözlemlerimiz, ceza muhakemesi yargılama süreçleriyle infazın iç içe geçtiği yönündedir. Ceza soruşturmalarındaki gizlilik ilkesinin bizzat kamu makamları tarafından ihlal edilmesi, kişilerin lekelenmeme hakkını ve masumiyet karinesini ağır şekilde zedelemekte, toplum nezdinde itibarsızlaştırılmalarına ve damgalanmalarına neden olmaktadır. Bu tür hukuka aykırı uygulamalar ceza adalet sistemine karşı derin ve yaygın bir güvensizlik oluşturmaktadır. Maalesef ülkemizdeki ifade hürriyetini ilgilendiren yargı pratikleri özgürlük alanlarını genişleten ve koruyan değil, aksine daraltan ve baskılayan bir noktaya varmıştır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, yeni adli yılın açılışında yaptığı konuşmada yargı bağımsızlığı, hukuk devleti, tutuklama tedbirleri, ifade özgürlüğü ve avukatların yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sağkan, 'Gözlemlerimiz, ceza muhakemesi yargılama süreçleriyle infazın iç içe geçtiği yönündedir. Ceza soruşturmalarındaki gizlilik ilkesinin bizzat kamu makamları tarafından ihlal edilmesi, kişilerin lekelenmeme hakkını ve masumiyet karinesini ağır şekilde zedelemekte, toplum nezdinde itibarsızlaştırılmalarına ve damgalanmalarına neden olmaktadır. Bu tür hukuka aykırı uygulamalar ceza adalet sistemine karşı derin ve yaygın bir güvensizlik oluşturmaktadır. Maalesef ülkemizdeki ifade hürriyetini ilgilendiren yargı pratikleri özgürlük alanlarını genişleten ve koruyan değil, aksine daraltan ve baskılayan bir noktaya varmıştır' dedi.</p> <p>Yeni adli yıl, Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenen törenle başladı. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Yargıtay üyeleri, hakimler ve savcılar katıldı.  </p> <p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından törende konuşan TBB Başkanı Erinç Sağkan, Türkiye'nin çevresinde savaşların sürdüğü bir coğrafyanın ortasında yeni adli yıla girdiğini belirtti. Sağkan, Türkiye'nin savaşların dışında kalarak çatışmasızlık süreçlerinin ve barış çabalarının önemli aktörlerinden biri olmasının yanı sıra insanlığa karşı suçlarda mağdurun yanında yer almasının önemli olduğunu söyledi.</p> <p><strong>'TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN HUKUK ARACILIĞIYLA TESİSİ GEREKİYOR'</strong></p> <p>Türkiye'nin terörün ülke gündeminden çıkarılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması bakımından tarihi bir eşikte olduğunu belirten Sağkan, yaklaşık 40 yıldır devam eden terör sürecinin demokrasi ve hukuk pratiğinde de derin krizlere yol açtığını ifade etti. Sağkan, 'Bugün önümüzde duran meselenin silahların susması olarak görüldüğü kadar, demokratik hukuk devletinin tam manasıyla inşası ve toplumsal bütünleşmenin hukuk aracılığıyla tesisi olarak görülmesi gerektiğini önemle belirtmek isterim' dedi.</p> <p>Sürecin hukuki zemininin açık, öngörülebilir, denetlenebilir ve anayasal ilkelerle uyumlu olması gerektiğini vurgulayan Sağkan, kalıcı toplumsal bütünleşmenin hukuk devletinin güvencesi altında sağlanması gerektiğini kaydetti.</p> <p><strong>'HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜN BAŞAT GÖSTERGESİ İKTİDARIN DA HANGİ SINIRLAR İÇİNDE TUTULDUĞUDUR'</strong></p> <p>Hukukun üstünlüğünün en önemli göstergelerinden birinin bağımsız yargının kararlarına riayet edilmesi olduğunu belirten Sağkan, şunları söyledi:</p> <p>'Bu kapsamda, ülkemizin demokratik kültürünün, hukuk ve yargı düzeninin güçlendirilmesini temel görevlerimizden biri olarak kabul ettiğimiz için, bu kürsüden hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı bakımından hatalı veya hukuka aykırı gördüğümüz uygulamaları da konuşmayı, adaletin sorunlarını erklerin huzurunda dile getirmeyi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Hukukun üstünlüğü, devletin hukuk üretme kudretinden önce, kendi koyduğu hukuka bağlı kalabilme iradesini ifade eder. Hukukun üstünlüğünün başat göstergesi, yurttaşa hangi kuralların konulduğu kadar, iktidarın da hangi sınırlar içinde tutulduğudur. Devletin kendi gücüne hukuk eliyle sınır çizebilmesi, demokratik düzenin en ileri olgunluk ölçülerinden biridir. Bunun en önemli göstergesi ise, bağımsız yargının kararlarına riayettir.</p> <p><strong>'ADALET, YARGI KARARININ VERİLMESİYLE DEĞİL, UYGULANMASIYLA VARLIK KAZANIR'</strong></p> <p>Adalet yargı kararının verilmesiyle değil, uygulanmasıyla varlık kazanır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gereğinin yerine getirilmesi, kamu makamlarının takdirine bırakılmış bir tercih değil; Anayasa'nın ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerin devlete yüklediği hukuki bir yükümlülüktür. Anayasa'nın bağlayıcı kıldığı bir hükmün uygulanması tercihlere, siyasi değerlendirmelere veya kararın sonucuna göre değişemez. Aksi hâlde tartışma tek bir yargı kararını aşar; Anayasa'nın devlet düzeni içindeki anlamının sorgulanmasına kadar uzanır.'</p> <p>Türkiye Barolar Birliği olarak yüksek mahkeme kararlarının etkili ve eksiksiz biçimde uygulanmasını sağlayacak güvencelerin güçlendirilmesini önerdiklerini belirten Sağkan, bu önerinin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna yansımasını önemli bulduklarını ifade etti.</p> <p><strong>SAĞKAN'DAN TUTUKLAMA VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ELEŞTİRİSİ</strong></p> <p>Sağkan, son dönemde kişi özgürlüğünü sınırlayan tutuklama ve bazı adli kontrol tedbirlerinin kanunda öngörülen koşullar dikkate alınmadan ve ölçüsüz şekilde uygulandığını ifade etti.</p> <p>Ceza soruşturmalarında gizlilik ilkesinin kamu makamları tarafından ihlal edilmesinin lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesini zedelediğini belirten Sağkan, 'Gözlemlerimiz, ceza muhakemesi yargılama süreçleriyle infazın iç içe geçtiği yönündedir. Ceza soruşturmalarındaki gizlilik ilkesinin bizzat kamu makamları tarafından ihlal edilmesi, kişilerin lekelenmeme hakkını ve masumiyet karinesini ağır şekilde zedelemekte, toplum nezdinde itibarsızlaştırılmalarına ve damgalanmalarına neden olmaktadır. Bu tür hukuka aykırı uygulamalar ceza adalet sistemine karşı derin ve yaygın bir güvensizlik oluşturmaktadır' dedi.</p> <p>İfade özgürlüğüne ilişkin yargı pratiklerinin de özgürlük alanını daralttığını kaydeden Sağkan, şöyle devam etti:</p> <p>'Bireylerin, özgürce düşüncelerini açıklayabilmesi ve yayabilmesi anlamında ifade özgürlüğü temel haklardan olup, çekirdek özü her koşulda korunmalıdır. Maalesef ülkemizdeki ifade hürriyetini ilgilendiren yargı pratikleri özgürlük alanlarını genişleten ve koruyan değil aksine daraltan ve baskılayan bir noktaya varmıştır. Özellikle Türk Ceza Kanunu'nda 'Kamu Barışına Karşı Suçlar' başlığında düzenlenen suç tiplerine dair yargısal süreçlerdeki bazı uygulamalar, ifade hürriyetinin üzerinde büyük bir baskıya dönüşerek, izin verilen düşünce ve izin verilmeyen düşünce ayrımına işaret etmektedir. Az önce de belirttiğim üzere koruma tedbirlerinin cezalandırmaya dönük biçimde uygulanması, 'tahliye kararına dahi tahammülün bulunmadığı' algısı yaratan ve hatalı bir değerlendirme diyerek geçiştiremeyeceğimiz açık hukuka aykırı uygulamalar, düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında toplumun önemli bir kesimi üzerinde baskı ve kaygı yaratmaktadır.'</p> <p><strong>'SİYASETİN DİLİ İLE YARGININ DİLİ GİDEREK BİRBİRİNE YAKLAŞIYOR'</strong></p> <p>Türkiye'de üzerinde durulması gereken sorunlardan birinin siyasetin dili ile yargının dilinin giderek birbirine yaklaşması olduğunu söyleyen Sağkan, siyasi ihtilafların mahkeme salonlarına taşındığı bir ortamın adalete duyulan güveni sarstığını belirtti. Sağkan, 'Yargısal kararların hukuki anlamlarından ziyade; kime yaradığı, kimi etkilediği, hangi siyasi sonucu doğuracağı daha fazla konuşulmaktadır. Böylesi dönemlerde, kararın gerekçesi değil, kararın arkasındaki irade aranmaya başlanmaktadır' dedi.</p> <p><strong>'GECİKEN ADALET SORUNUMUZ HER SENE DİLE GETİRİLMEKTE'</strong></p> <p>Adalet sisteminin en önemli sorunlarından birinin yargılamaların uzun sürmesi olduğunu belirten Sağkan, Anayasa'nın 141'inci maddesinin davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yüklediğini hatırlattı.</p> <p>Sağkan, geciken adalet sorununun her yıl dile getirilmesine rağmen artarak devam ettiğini belirterek, yargının iş yükünün azaltılması, avukatların bilgi ve belgelere erişiminin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.</p> <p><strong>AVUKATLARA YÖNELİK ŞİDDET VE MESLEKİ SORUNLAR</strong></p> <p>Sağkan, avukatlara yönelik şiddetin artık münferit olarak değerlendirilemeyecek bir yaygınlığa ulaştığını belirtti. Bursa'da 28 Nisan'da öldürülen Avukat Hatice Kocaefe ile Yalova'da 7 Ocak'ta görev başında silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat'ı anan Sağkan, avukatlara yönelik şiddete karşı caydırıcı yaptırımlar ve önleyici mekanizmaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p> <p>Savunma mesleğinin bağımsız ve güçlü olmadan yargının bağımsızlığından söz edilemeyeceğini vurgulayan Sağkan, avukatların mesleki faaliyetlerinin suçlama konusu yapılmasını, hukuka aykırı gözaltı ve tutuklama uygulamalarını ve avukatlık bürolarında usule aykırı arama ve el koyma işlemlerini eleştirdi.</p> <p>Hukuk fakültelerindeki kontenjanların azaltılmasını ve Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı'nın etkin şekilde uygulanmasını olumlu bulduklarını belirten Sağkan, hukuk eğitiminin niteliğinin artırılması ve hukuk fakültelerinde başarı sıralamasının 50 bine yükseltilmesi çağrısını yineledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Genç avukatların ekonomik sorunlarına da dikkat çeken Sağkan; genç girişimci prim muafiyetinin yeniden uygulanması, zorunlu müdafi ve vekillere yapılan ödemelerin artırılması, staj döneminde kamu desteği sağlanması ve kamu avukatlarının özlük haklarının iyileştirilmesi taleplerini dile getirdi.</p> <p><strong>'SİLAHLAR SUSUYORSA KONUŞMA SIRASI HUKUKA GEÇMELİDİR'</strong></p> <p>Sağkan, konuşmasının sonunda hukuk devletinin ve adaletin önemine vurgulayarak, 'Romalı devlet adamı ve filozof Cicero, 'silahlar konuşurken hukukun sustuğunu' söyler. Siyasi iradeler çatışma süreçlerini sona erdirebilirler. Ancak toplumsal bütünleşme ve bunun kalıcı olması yurttaşların hak ve özgürlüklerini güvence altın alan bir hukuk düzenini gerektirir. Silahlar susuyorsa konuşma sırası da artık hukuka geçmelidir. Her alanda, herkes için ve eşit biçimde' dedi.</p> <p>Erinç Sağkan, yeni adli yılın tüm yargı mensupları, adalet çalışanları ve yurttaşlar için adaletin etkin şekilde tecelli ettiği bir yıl olmasını diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/2026-2027-adli-yil-acilisi-erinc-sagkan-ceza-sorusturmalarindaki-gizlilik-ilkesinin-bizzat-kamu-makamlari-tarafindan-ihlal-edilmesi-ceza-adalet-sistemine-karsi-guvensizlik-olusturmakta</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:12:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/2026-2027-adli-yil-acilisi-erinc-sagkan-ceza-sorusturmalarindaki-gizlilik-ilkesinin-bizzat-kamu-makamlari-tarafindan-ihlal-edilmesi-ceza-adalet-sistemine-karsi-guvensizlik-olusturmakta.jpg" type="image/jpeg" length="15042"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu Adalet Bildirgesi açıkladı... Kaboğlu: 'T.C. savaş hâlinde olsaydı dahi dokunulamayacak haklar, bugün barış zamanında sistematik olarak ihlal edilmektedir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/istanbul-barosu-adalet-bildirgesi-acikladi-kaboglu-tc-savas-halinde-olsaydi-dahi-dokunulamayacak-haklar-bugun-baris-zamaninda-sistematik-olarak-ihlal-edilmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/istanbul-barosu-adalet-bildirgesi-acikladi-kaboglu-tc-savas-halinde-olsaydi-dahi-dokunulamayacak-haklar-bugun-baris-zamaninda-sistematik-olarak-ihlal-edilmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu yeni adli yıla girerken Adalet Bildirgesini açıkladı. Açıklamayı İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu yaptı. Kaboğlu 'İstanbul'un Barosu olarak, kamuoyunun önüne koyuyoruz. Sözümüz açık, tespitimiz kesindir: Türkiye Cumhuriyeti savaş hâlinde olsaydı dahi dokunulamayacak haklar, bugün barış zamanında sistematik olarak ihlal edilmektedir. Anayasa'nın 15. maddesi; savaşta, seferberlikte, olağanüstü hâlde bile korunan bir 'sert çekirdek' tanımlar: Kimse suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar suçlu sayılamaz. Kimse düşüncesinden dolayı suçlanamaz. Kişinin maddi ve manevi varlığına dokunulamaz. 2025-26 adli yılında tanık olduğumuz tablo, bu dokunulmaz alanın dahi çiğnendiğini göstermektedir' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Hakan KAYA</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) </strong>İstanbul Barosu yeni adli yıla girerken Adalet Bildirgesini açıkladı. Açıklamayı İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu yaptı. Kaboğlu 'İstanbul'un Barosu olarak, kamuoyunun önüne koyuyoruz. Sözümüz açık, tespitimiz kesindir: Türkiye Cumhuriyeti savaş hâlinde olsaydı dahi dokunulamayacak haklar, bugün barış zamanında sistematik olarak ihlal edilmektedir. Anayasa'nın 15. maddesi; savaşta, seferberlikte, olağanüstü hâlde bile korunan bir 'sert çekirdek' tanımlar: Kimse suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar suçlu sayılamaz. Kimse düşüncesinden dolayı suçlanamaz. Kişinin maddi ve manevi varlığına dokunulamaz. 2025-26 adli yılında tanık olduğumuz tablo, bu dokunulmaz alanın dahi çiğnendiğini göstermektedir' dedi. </p> <p>İstanbul Barosu, yeni adli yıla girerken Adalet Bildirgesini açıkladı. İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Rukiye Leyla Süren, Genel Sekreteri Ezgi Şahin Yalvarıcı, Sayman Ahmet Ergin ve avukatların katıldığı açıklamayı İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu yaptı. Adalet Bildirgesinde ise öne çıkan konu Silivri yargılamaları oldu. Kaboğlu şunları söyledi:</p> <p>'Bugün yeni bir adli yılı açıyoruz. Geride bıraktığımız adli yılın bilançosunu, ülke genelindeki her üç avukattan birinin görev yaptığı İstanbul'un Barosu olarak, kamuoyunun önüne koyuyoruz. Sözümüz açık, tespitimiz kesindir: Türkiye Cumhuriyeti savaş hâlinde olsaydı dahi dokunulamayacak haklar, bugün barış zamanında sistematik olarak ihlal edilmektedir. Anayasa'nın 15. maddesi; savaşta, seferberlikte, olağanüstü hâlde bile korunan bir 'sert çekirdek' tanımlar: Kimse suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar suçlu sayılamaz. Kimse düşüncesinden dolayı suçlanamaz. Kişinin maddi ve manevi varlığına dokunulamaz. 2025-26 adli yılında tanık olduğumuz tablo, bu dokunulmaz alanın dahi çiğnendiğini göstermektedir.</p> <p><strong>'YARGISIZ İNFAZA DÖNÜŞEN BİR İSTİSNA: TUTUKLAMA'</strong></p> <p>Şafak vakti konut baskınıyla başlayan, ters kelepçeyle toplu teşhirle süren, tahliyeden sonra yeniden tutuklamaya varan bir işlemler zinciriyle karşı karşıyayız. Tutuklama, delilden değil kişiden hareketle yapılmakta; kişi önce özgürlüğünden yoksun bırakılmakta, delil sonradan aranmakta, iddianame aylar hatta yılı aşkın süre sonra hazırlanmaktadır. Bunun hukuk dilindeki adı bellidir: İstisnai bir önlem olan 'hürriyetten yoksun kılma', yargısız infaza çevrilmiştir. Kaynağını Anayasa'dan almayan hiçbir devlet yetkisi kullanılamaz. Anayasa'nın 6. maddesindeki bu açık yasağa rağmen sürdürülen uygulamalar, görev ve yetki gaspının ötesinde bir nitelik taşımaktadır: Bunlar egemenlik gaspıdır.</p> <p><strong>SİLİVRİ: ADİL YARGILAMANIN ÜÇ TESTİ DE SINIFTA KALMIŞTIR</strong></p> <p>Baromuz, özellikle son altı aydır Silivri'deki duruşmaları yerinde izlemekte ve raporlamaktadır. Adil yargılamanın üç yalın testi vardır:</p> <p>Mekan: Uyuşmazlık en yakın yerde çözülür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Vakit: Çekişme en kısa zamanda giderilir.</p> <p>Nakit: Dava en az masrafla sonuçlandırılır.</p> <p>İstanbul'da görülen davalarda bu üç gereklilik de sürekli ihlal edilmektedir. İstanbul dışındaki belediyelere ilişkin davalar Silivri'de görülmekte; duruşma süreleri dengesiz ve aşırı uzun tutulmakta; savunma hakkı kısıtlanmakta; tutukluluğa itiraz incelemeleri, duruşmalı yapılması gerekirken dosya üzerinden geçiştirilmekte ve haksız tutukluluk uzamaktadır.</p> <p><strong>'İNSAN HAYSİYETİ HAPİSHANE KAPISINDA DURMAZ'</strong></p> <p>İstanbul hapishanelerinde doluluk, kapasitenin en az iki katına; Silivri'de üç katına çıkmıştır. Barınma ve sağlık hakları fiilen kullanılamaz hâldedir. Mahpusların onayı olmaksızın gece yarısı hücrelerinden alınarak savcılığa götürülmeleri veya gerekçesiz biçimde İstanbul dışındaki hapishanelere nakledilmeleri; mahpusa eziyet, yakınlarına ise cezalandırmadır. Bir kez daha hatırlatıyoruz: Mahpusluk, haklardan yoksunluk demek değildir. İnsan haysiyeti hapishane kapısında durmaz.</p> <p>Sorumuz açık: Özgürlükten yoksun kılma suç mu, ödüllendirme nedeni mi? Bu denli geniş ihlallerin failleri neden cezasız kalmaktadır? Cezasızlık bir yana; failler ödüllendirilmektedir. Bir tarafta kin ve nefretin belirlediği bastırma; öbür tarafta ayrımcı yollarla ayrıcalık. İkisinin de adı aynıdır: hukuk dışılık. Cezasızlık politikası, hukuka tabi olmada eşitsizliği yaygınlaştırmakta ve ayrımcılığı derinleştirmektedir.</p> <p><strong>'ÇAĞRILARIMIZ'</strong></p> <p>İhlaller yürürlükteki hukuktan değil, hukuka uyulmamasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle: Bütün kamu makamlarını, Anayasa'nın emredici ve yasaklayıcı hükümlerine uymaya ve egemenlik yetkisini gasp etmemeye, Mülki idare amirlerini ve kolluk güçlerini, yurttaşlar arasında ayrım yapmamaya ve konusu suç teşkil eden emirler vermekten kesinlikle kaçınmaya, yargı organlarını, sav-savunma-hüküm diyalektiği içinde adil yargılamanın gereklerini yerine getirmeye ve yargı kararlarına uymaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, 13 Mayıs 2025'te imzaya açılan Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni onaylamaya çağırıyoruz.</p> <p><strong>'KARARLILIĞIMIZ'</strong></p> <p>İstanbul Barosu; 10 Aralık 2025 Bildirgesi'nden 3-4 Nisan 2026 uluslararası toplantısına kadar ortaya koyduğu çizgide, savunmanın uluslararası dayanışmasının itici gücü olmayı sürdürecektir. Bir baroya yönelen müdahale, tüm savunma mesleğine, hukuk devletine ve haklar toplumuna yönelmiştir; buna karşı uluslararası bir Savunma Dayanışma Ağı zorunluluktur. 2026-27 adli yılında da duruşmaları izlemeye, hapishaneleri ziyaret etmeye, gözlem raporları hazırlamaya; keyfî kararlara karşı yargı yollarına başvurmaya ve mağdur yurttaşlarımıza adli yardımda bulunmaya devam edeceğiz. Sözümüzü, Bildirgemizin son satırlarıyla bağlıyoruz:</p> <p>Hukuksuz devlet yerine Hukuk Devleti'ni yeniden kurmak için,</p> <p>Hukuksuz toplum sürecini Hukuk Toplumu'na çevirmek için,</p> <p>Hukuksuz ülke politikalarını aşarak Ekolojik Cumhuriyet yolunda, her yerde, her zaman ve herkes için hukuku etkili kılma mücadelemiz kararlılıkla sürecektir'</p> <p><strong>'ÜYELERİMİZİN BİR AN ÖNCE SERBEST BIRAKILMASI İÇİN GİRİŞİMLERDE BULUNUYORUZ, ÇABA GÖSTERİYORUZ'</strong></p> <p>Tutuklu avukatların başvuruları hakkında son durumun sorulmasını ise Kaboğlu şöyle cevapladı:</p> <p>'Şöyle; tutuklu avukatlar, tıpkı diğer tutuklular gibi aslında tutuklama koşulları bizim İstanbul Barosu üyesi olan ve ziyaret ettiğimiz, dosyalarını bildiğimiz avukatların hiçbirinin tutukluluk koşulları bulunmamaktadır. Ama bir kez Anayasa'ya aykırı olarak tutuklanmışsa, o zaman şunu ısrarla ve kararlılıkla izlemeye çalışıyoruz. Her ay yapılan tutukluluğa itiraz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması, tutuklu kişinin savunmasını yapması, avukatının savunmaya katılması, kararın münferit olarak verilmesi yani torba biçiminde verilmemesi ve mutlaka gerekçeli olarak verilmesi. Bu dört koşul, Anayasa madde 19/4'e göre ısrarla öne sürmekteyiz. Size de attığımız metinde de var bunlar. Silivri'de bunu İBB davasında 31 Mart günü yaptığım savunmada dile getirmiştim. Fakat mahkeme daha sonraki tutukluluk incelemelerini hep dosya üzerinden yaptı. Fakat hatasını anlamış olmalı ki şimdi bugün, yarın, öbür gün yeniden duruşmalı olarak yapıyor bu olumlu bir gelişme. Perşembe sabahı muhtemelen ben de söz aldığımda bunu vurgulayacağım. Bu koşullar avukatlar için haydi haydi geçerlidir, haydi haydi geçerlidir ve tabii ki üyelerimizin bir an önce serbest bırakılması için girişimlerde bulunuyoruz, çaba gösteriyoruz ve bu hukuksuzluğu sürekli olarak teşhir etmeye çalışıyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/istanbul-barosu-adalet-bildirgesi-acikladi-kaboglu-tc-savas-halinde-olsaydi-dahi-dokunulamayacak-haklar-bugun-baris-zamaninda-sistematik-olarak-ihlal-edilmektedir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:09:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/istanbul-barosu-adalet-bildirgesi-acikladi-kaboglu-tc-savas-halinde-olsaydi-dahi-dokunulamayacak-haklar-bugun-baris-zamaninda-sistematik-olarak-ihlal-edilmektedir.jpg" type="image/jpeg" length="29769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EXVEGA, Naruto ile resmi lisans anlaşmasını KimiCon 2026'da duyurdu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/exvega-naruto-ile-resmi-lisans-anlasmasini-kimicon-2026da-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/exvega-naruto-ile-resmi-lisans-anlasmasini-kimicon-2026da-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oyuncu ekipmanları alanında faaliyet gösteren EXVEGA, 22-23 Ağustos 2026 tarihlerinde Bursa'da düzenlenen KimiCon 2026 kapsamında Naruto ile gerçekleştirdiği resmi lisans anlaşmasını duyurdu. Marka, daha önce Warner Bros. kapsamında Harry Potter, Batman, The Lord of the Rings ve Game of Thrones gibi yapımlara yönelik lisanslı ürünler sunarken, Naruto iş birliğiyle ürün portföyüne anime kategorisini de eklemiş oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) -</strong> Oyuncu ekipmanları alanında faaliyet gösteren EXVEGA, 22-23 Ağustos 2026 tarihlerinde Bursa'da düzenlenen KimiCon 2026 kapsamında Naruto ile gerçekleştirdiği resmi lisans anlaşmasını duyurdu. Marka, daha önce Warner Bros. kapsamında Harry Potter, Batman, The Lord of the Rings ve Game of Thrones gibi yapımlara yönelik lisanslı ürünler sunarken, Naruto iş birliğiyle ürün portföyüne anime kategorisini de eklemiş oldu.</p> <p>EXVEGA, 22-23 Ağustos 2026 tarihlerinde Bursa'da düzenlenen KimiCon 2026 kapsamında Naruto ile gerçekleştirdiği resmi lisans anlaşmasını duyurdu.</p> <p>Fortune Business Insights'ın Ağustos 2026 tarihli raporuna göre, küresel oyuncu koltuğu pazarı 2025 yılında 1,80 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken, pazarın 2034'e kadar 3,91 milyar dolara çıkması öngörülüyor. Sektörde lisanslı ve tematik ürünlerin yaygınlaşmasına ilişkin değerlendirmede bulunan EXVEGA Pazarlama Direktörü Özgür Karakuş, Naruto iş birliğinin markanın anime kategorisindeki ilk lisans çalışmalarından biri olduğunu ve bu alandaki ürün çeşitliliğini artırmayı hedeflediklerini belirtti.</p> <p><strong>NARUTO İŞ BİRLİĞİ PORTFÖYÜ ANİMA DÜNYASINA AÇIYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>KimiCon 2026, 22-23 Ağustos 2026 tarihlerinde Bursa'daki Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde kapılarını açtı ve Türkiye'nin en büyük anime ile pop kültür buluşmalarından biri olarak on binlerce seveni bir araya getirdi. Etkinliğin ana sponsorları arasında yer alan EXVEGA, popüler kültürün dünyaca tanınan markalarını gaming dünyasıyla buluşturma vizyonu doğrultusunda Naruto ile gerçekleştirdiği resmi lisans anlaşmasını bu etkinlikte düzenlediği özel lansmanla kamuoyuna duyurdu. Böylece marka, Naruto evrenini gaming dünyasına taşıyacak yeni iş birliğinin ilk adımını atmış oldu. Daha önce Warner Bros. ile gerçekleştirdiği Harry Potter, Batman, The Lord of the Rings ve Game of Thrones lisans anlaşmalarıyla global popüler kültür markalarını ürünleriyle buluşturan EXVEGA, Naruto iş birliğiyle lisanslı ürün portföyünü anime dünyasına doğru genişletiyor. Lansman, markanın lisanslı ürün kategorisindeki iddiasını sahnede somut biçimde ortaya koydu.</p> <p>EXVEGA Pazarlama Direktörü Özgür Karakuş, Naruto anlaşmasının markanın lisans stratejisinde yeni bir yön anlamına geldiğini vurguladı. KimiCon'da hayranlardan gelen yoğun ilginin, anime evrenlerinin gaming ürünlerinde güçlü bir karşılığı olduğunu bir kez daha doğruladığını belirten Karakuş, 'Naruto, bir neslin hayal gücünü şekillendiren ve dünya çapında güçlü bir topluluğa sahip eşsiz bir seri; bu evreni premium tasarım anlayışımızla hayranlarımızla buluşturmak bizim için özel bir adım' dedi. Karakuş, markanın KimiCon sahnesinde düzenlediği panelde Rıza Karaağaçlı ve Uğurcan Akbaş gibi isimleri ağırlayarak topluluğun içinde yer aldıklarının da altını çizdi.</p> <p>EXVEGA, 'Gaming Premium Ecosystem' vizyonuyla farklı kültürleri ve karakterleri tek bir premium deneyimde buluşturmayı sürdürüyor.</p> <p><strong>LİSANSLI İŞ BİRLİKLERİ OYUN EKİPMANI PAZARINI YENİDEN ŞEKİLLENDİRDİ</strong></p> <p>Popüler kültür markalarıyla yapılan lisans anlaşmaları, oyun ekipmanları sektörünün en hızlı büyüyen alanlarından biri hâline geldi. Geçmişte yalnızca işlevsel araçlar olarak görülen koltuklar ve aksesuarlar, bugün kullanıcıların bağlı olduğu evrenleri yansıtan birer kimlik nesnesine dönüştü. Anime, sinema ve dizi evrenleri, hayran kitlelerinin büyüklüğü sayesinde bu ürünlere doğrudan bir duygusal değer katıyor. Özellikle anime, dünya genelinde her yaştan izleyiciye ulaşan küresel bir kültür hâline gelerek markalar için güçlü bir iş birliği zemini sunuyor. Fiziksel etkinlikler ve fuarlar ise bu lisanslı ürünlerin hayranlarla buluştuğu en etkili sahneler olarak öne çıkıyor. Tüm bu dinamikler, lisanslı ve premium segmentin pazardaki payını her geçen yıl daha da büyütüyor.</p> <p><strong>'HEDEFİMİZ DÜNYANIN EFSANE EVRENLERİNİ GAMİNG DENEYİMİYLE BULUŞTURMAK' </strong></p> <p>Türkiye merkezli EXVEGA, premium oyun ekipmanları kategorisinde lisanslı ürünleriyle konumlanan ve yerel ölçekten küresel sahneye açılan bir marka olarak öne çıkıyor. Warner Bros. portföyünün ardından Naruto iş birliğiyle anime dünyasına da adım atan markanın hedeflerini, Pazarlama Direktörü Özgür Karakuş, 'Bu iş birliği, EXVEGA'nın yalnızca bir oyuncu koltuğu markası olmanın ötesine geçerek farklı kültürleri, karakterleri ve güçlü global markaları gaming deneyimiyle bir araya getiren Gaming Premium Ecosystem vizyonunun önemli adımlarından biri' diye anlattı.</p> <p>Markanın Pandora Pro ve Andromeda gibi serileriyle farklı evrenleri oyuncularla buluşturmaya devam ettiğini belirten Karakuş, Naruto lisansıyla portföyünü anime dünyasına genişleten markanın, önümüzdeki dönemde hem lisans ağını hem de fiziksel etkinliklerdeki varlığını büyütmeyi planladığını vurguladı. Karakuş, 'Amacımız, dünyanın en sevilen hikâyelerini premium bir gaming deneyimine dönüştürüp daha çok hayranla buluşturmak; KimiCon 2026 bu yolculuğun güçlü bir başlangıcı oldu' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Şirket haberleri</category>
      <guid>https://www.haber500.com/exvega-naruto-ile-resmi-lisans-anlasmasini-kimicon-2026da-duyurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:08:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/exvega-naruto-ile-resmi-lisans-anlasmasini-kimicon-2026da-duyurdu.png" type="image/jpeg" length="79006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balıkesirli milli sporcu Ömer Pullu, vücut geliştirmede Türkiye şampiyonu oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/balikesirli-milli-sporcu-omer-pullu-vucut-gelistirmede-turkiye-sampiyonu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/balikesirli-milli-sporcu-omer-pullu-vucut-gelistirmede-turkiye-sampiyonu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altıeylül Belediyesi'nin milli sporcusu Ömer Pullu, Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası'nda altın madalya kazandı. Pullu, şampiyonluğun ardından Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli'yi ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class='isSelectedEnd' style='text-align: justify;'><strong>Haber: Sefer TALAY</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'><strong>(BALIKESİR) -</strong> Altıeylül Belediyesi'nin milli sporcusu Ömer Pullu, Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası'nda altın madalya kazandı. Pullu, şampiyonluğun ardından Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli'yi ziyaret etti.</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>26-29 Ağustos 2026 tarihlerinde düzenlenen Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası, Milli Takım Seçmesi ve Dünya Şampiyonası Seçmesi'nde Büyük Erkekler Atletik Fizik 1,79 metre kategorisinde mücadele eden Ömer Pullu, rakiplerini geride bırakarak Türkiye Şampiyonu oldu.</p> <p style='text-align: left;'>Kazandığı kupa ve altın madalyayla Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli'yi makamında ziyaret eden Pullu, şampiyonluğu Altıeylül'e ve Balıkesir'e armağan etti.</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'><strong>ŞUBAT AYINDA VERDİĞİ SÖZÜ TUTTU</strong></p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Spor hayatına karateyle başlayan Pullu, 6-16 yaşları arasında karate yaptıktan sonra vücut geliştirme sporuna yöneldi. Yaklaşık 11 yıldır bu branşta çalışmalarını sürdüren Pullu, 2024 yılında Türkiye 7'ncisi, 2025 yılında ise Türkiye 2'ncisi olmuştu.</p> <p style='text-align: left;'>Bu yıl Türkiye şampiyonluğu hedefiyle hazırlıklarını sürdüren Pullu, şubat ayında Altıeylül'ü en iyi şekilde temsil edeceğine dair söz verdiğini hatırlatarak, 'Bu süreç gerçekten çok zorluydu. Daha önce dört kez bu hazırlık süreçlerini yaşamıştım ancak bu kez hedefim çok netti. Şampiyon olmak istiyordum ve bunun için elimden gelenin fazlasını yaptım. Altıeylül'ümüze verdiğim sözü tutmanın gururunu yaşıyorum. Türkiye Şampiyonu olarak altın madalyayı şehrimize getirdim' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'><strong>BAŞKAN ŞEHİRLİ'DEN DÜNYA ŞAMPİYONASI MESAJI</strong></p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, Türkiye Şampiyonu Ömer Pullu'yu tebrik ederek, İspanya'da düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda başarılar diledi.</p> <p style='text-align: left;'>Şehirli, 'Ömer kardeşimiz, azmi, disiplini ve kararlılığıyla çok önemli bir başarıya imza attı. Şubat ayında Altıeylül'ümüze bir söz vermişti ve bugün o sözünü tutarak altın madalyasıyla karşımızda. Şimdi önümüzde daha büyük bir hedef var. İnanıyorum ki ülkemizi ve Altıeylül'ümüzü Dünya Şampiyonası'nda en güzel şekilde temsil edecektir' diye konuştu.</p> <p style='text-align: left;'>Türkiye Şampiyonluğu'nun ardından 29 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında İspanya'da düzenlenecek Vücut Geliştirme ve Fitness Dünya Şampiyonası'na katılmaya hak kazanan Pullu, yeni hedefinin Dünya Şampiyonası olduğunu söyledi.</p> <p style='text-align: left;'> </p> <p style='text-align: left;'> </p> <p style='text-align: left;'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/balikesirli-milli-sporcu-omer-pullu-vucut-gelistirmede-turkiye-sampiyonu-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:07:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/balikesirli-milli-sporcu-omer-pullu-vucut-gelistirmede-turkiye-sampiyonu-oldu.jpeg" type="image/jpeg" length="64973"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Adliyesi'nde yeni adli yıl açılış töreni düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-adliyesinde-yeni-adli-yil-acilis-toreni-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-adliyesinde-yeni-adli-yil-acilis-toreni-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, yeni adli yılda adalet hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve erişilebilir hale getirilmesine yönelik projelerin hayata geçirileceğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, yeni adli yılda adalet hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve erişilebilir hale getirilmesine yönelik projelerin hayata geçirileceğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İzmir Adliyesi'nde 2026-2027 Adli Yılı dolayısıyla açılış töreni düzenlendi. Adliye protokol alanındaki törene, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Onur Sert, komisyon üyeleri, Cumhuriyet başsavcıvekilleri, hakimler, Cumhuriyet savcıları, İzmir Barosu temsilcileri, avukatlar ve adliye personeli katıldı.</p> <p>Törende Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. </p> <p>Yeni adli yılın açılışı dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, 'Yeni adli yılda da temel önceliğimiz; adaletin tüm vatandaşlarımıza hızlı, etkin, eşit ve güvenilir bir şekilde ulaştırılmasını sağlamaktır. Hukukun üstünlüğünden ve adalet anlayışımızdan taviz vermeden, vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini tehdit eden her türlü suç ve olumsuzlukla, başta faili meçhul olayların aydınlatılması olmak üzere, büyük bir kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz' dedi.</p> <p>Vatandaşların yargıya duyduğu güveni daha da pekiştirmek, adalete erişimi kolaylaştırmak ve sunulan hizmetlerin niteliğini artırmak amacıyla yeni adli yılda önemli projeleri hayata geçireceklerini bildirden Yeldan, şunları kaydetti:</p> <p>'Bu kapsamda Halkapınar Ek Hizmet Binamızın faaliyete geçmesiyle birlikte adli hizmetlerin fiziki kapasitesini ve erişilebilirliğini artıracağız. Adnan Menderes Uluslararası Havalimanı Adliye Birimi ile adli hizmetleri ihtiyaç duyulan noktaya taşıyarak hızlı ve etkin müdahale imkânını güçlendireceğiz. Adliyemiz bünyesinde faaliyete geçecek Yargının Etkinliği Bürosu ile de yargı süreçlerinin daha etkin, verimli ve koordineli yürütülmesine katkı sağlayacağız. Fiziki ve teknolojik altyapımızı güçlendiren, vatandaş odaklı hizmet anlayışımızı ileriye taşıyan bu çalışmalarla İzmir'i adalet hizmetlerinde Türkiye'nin en modern ve öncü şehirlerinden biri hâline getirme hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Tüm yargı mensuplarımız, avukatlarımız ve adliye çalışanlarımızla birlikte; gecikmeyen, güven veren ve herkes için erişilebilir bir adalet anlayışıyla çalışmaya devam edeceğiz. Yeni adli yılın ülkemize, milletimize, kentimiz İzmir'imize, avukatlarımıza ve yargı camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.'</p> <p>Törenin ardından kokteyl düzenlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-adliyesinde-yeni-adli-yil-acilis-toreni-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:05:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/izmir-adliyesinde-yeni-adli-yil-acilis-toreni-duzenlendi.jpeg" type="image/jpeg" length="79786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Tabip Odası: Kuyu tipi cezaevlerinde mahpusların yaşam koşulları ciddi sorunlar barındırıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/istanbul-tabip-odasi-kuyu-tipi-cezaevlerinde-mahpuslarin-yasam-kosullari-ciddi-sorunlar-barindiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/istanbul-tabip-odasi-kuyu-tipi-cezaevlerinde-mahpuslarin-yasam-kosullari-ciddi-sorunlar-barindiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tabip Odası, cezaevlerinden mahpusların sağlık haklarıyla ilgili başvuru ve şikayetlerin kendilerine ulaştığını yazılı açıklamayla duyurdu. 'Kuyu tipi cezaevlerinde mahpusların yaşam koşulları ciddi sorunlar barındırmaktadır' denilen açıklamada, 'Mahpusların havalandırmaya günde ortalama yalnızca iki saat çıkarılabildiği, yaşam alanlarının son derece küçük olduğu ve yaklaşık 8 metrekarelik alanlarda tek başlarına tutuldukları ifade edilmektedir. Bu koşulların insan onuruna uygun yaşam ve sağlık hakkı açısından ciddi biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir' bilgilerine yer verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> İstanbul Tabip Odası, cezaevlerinden mahpusların sağlık haklarıyla ilgili başvuru ve şikayetlerin kendilerine ulaştığını yazılı açıklamayla duyurdu. 'Kuyu tipi cezaevlerinde mahpusların yaşam koşulları ciddi sorunlar barındırmaktadır' denilen açıklamada, 'Mahpusların havalandırmaya günde ortalama yalnızca iki saat çıkarılabildiği, yaşam alanlarının son derece küçük olduğu ve yaklaşık 8 metrekarelik alanlarda tek başlarına tutuldukları ifade edilmektedir. Bu koşulların insan onuruna uygun yaşam ve sağlık hakkı açısından ciddi biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir' bilgilerine yer verildi.</p> <p>İstanbul Tabip Odası (İTO) tarafından yapılan yazılı açıklamada, sağlığın en temel insan haklarından biri olduğu, hiçbir koşulda bu hakkın engellenmesi veya kısıtlanmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı.</p> <p>Acıklamada, son aylarda cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin sağlık haklarını olumsuz etkileyen uygulamalara ilişkin İstanbul Tabip Odası'na çok sayıda başvuru ve şikâyetin ulaştığı da belirtildi ve şu ifadelere yer verildi:</p> <p>Tarafımıza iletilen bu başvuruları, özgürlüğünden mahrum bırakılmış kişilerin sağlık hakkının korunması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından önemli buluyoruz.</p> <p><strong>'KUYU TİPİ CEZAEVLERİNDE MAHPUSLARIN YAŞAM KOŞULLARI CİDDİ SORUNLAR BARINDIRMAKTADIR'</strong></p> <p>Tarafımıza iletilen bilgilere göre, kuyu tipi cezaevlerinde mahpusların yaşam koşulları ciddi sorunlar barındırmaktadır. Mahpusların havalandırmaya günde ortalama yalnızca iki saat çıkarılabildiği, yaşam alanlarının son derece küçük olduğu ve yaklaşık 8 metrekarelik alanlarda tek başlarına tutuldukları ifade edilmektedir. Bu koşulların insan onuruna uygun yaşam ve sağlık hakkı açısından ciddi biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir.</p> <p>Yine tarafımıza iletilen iddialara göre, son dönemde cezaevlerinde baskıların arttığı, kimi mahpusların kötü muamele ve işkenceye maruz kaldığı ileri sürülmektedir. Bu koşullar nedeniyle Marmara L Tipi Cezaevi'nde altı mahpusun açlık grevinde olduğu bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. Tacettin Erol Şahin ve Cem Dursun'un açlık grevlerinin 125. gününde olduğu; Cemil Kurt, Emircan Yazı, Hasan Basri Yıldız ve Engin Ateş'in ise süresiz açlık grevinde bulunduğu belirtilmektedir. Açlık grevleri, sağlık açısından ciddi ve yaşamsal riskler barındıran bir durumdur. Açlık grevinde bulunan kişilerin sağlık durumlarının düzenli olarak bağımsız bir hekim heyeti tarafından değerlendirilmesi, tıbbi gereksinimlerinin karşılanması yaşamsal önem taşımaktadır.</p> <p><strong>'HİÇBİR TUTUKLU VEYA HÜKÜMLÜNÜN SAĞLIK DURUMUNUN CEZAEVİ KOŞULLARI NEDENİYLE KÖTÜLEŞMESİNE İZİR VERİLMEMELİ'</strong></p> <p>Başvurularda ayrıca, bazı dönemlerde mahpusların düzenli kullanmaları gereken ilaçlara uzun süre ulaşamadıkları ifade edilmiştir. Söz konusu ilaçlar arasında düzenli kullanılmadığında ciddi, hatta yaşamı tehdit edebilecek sonuçlara yol açabilecek tedavilerin bulunduğu belirtilmektedir. Hiçbir tutuklu veya hükümlünün sağlık durumunun cezaevi koşulları nedeniyle kötüleşmesine izin verilmemelidir.</p> <p><strong>MUAYENEDE MAHREMİYET VE HEKİMİN BAĞIMSIZLIĞI KORUNMALIDIR</strong></p> <p>Tarafımıza ulaşan başvurularda, tutuklu ve hükümlülerin kelepçeli muayene edildiği ve kolluk görevlilerinin muayene sırasında odada bulunduğu, kelepçeli muayeneyi kabul etmeyen mahpusların ise görüş yasağı veya başka cezaevlerine sevk gibi uygulamalarla karşılaştığı belirtilmektedir.</p> <p>Tutuklu ve hükümlüler de diğer hastalar gibi mahremiyetlerine saygı gösterilen, insan onuruna uygun ve hekimlik mesleğinin gerektirdiği koşullarda muayene edilmelidir. İstanbul Protokolü, kolluk görevlilerinin muayene odasında bulunmamasını ve güvenlik gereksinimlerinin hasta mahremiyetini ihlal etmeyecek yöntemlerle karşılanmasını öngörmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 35. maddesi de tutuklu ve hükümlülerin diğer hastalarla aynı koşullarda, kişilik hakları ve gizlilikleri korunarak muayene edilmesini zorunlu kılmaktadır. Kelepçe, muayenenin olağan bir parçası haline getirilemez. Ancak somut ve ciddi bir güvenlik riski bulunması halinde, ölçülülük ilkesi gözetilerek gerekli güvenlik önlemleri alınabilir.</p> <p>Güvenlik gerekçesi, hasta mahremiyetinin ve hekimin mesleki bağımsızlığının ihlal edilmesine dayanak oluşturamaz. Muayenenin güvenli, mahrem ve insan onuruna uygun koşullarda gerçekleştirilmesi hem hastanın hakkı hem de hekimin mesleki sorumluluğudur. Unutulmamalıdır ki sağlık en temel haklardan biridir'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/istanbul-tabip-odasi-kuyu-tipi-cezaevlerinde-mahpuslarin-yasam-kosullari-ciddi-sorunlar-barindiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:56:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/istanbul-tabip-odasi-kuyu-tipi-cezaevlerinde-mahpuslarin-yasam-kosullari-ciddi-sorunlar-barindiriyor.jfif" type="image/jpeg" length="92231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'dan Girne açıklarındaki gemi faciasına ilişkin açıklama: Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kktc-cumhurbaskani-erhurmandan-girne-aciklarindaki-gemi-faciasina-iliskin-aciklama-olaya-iliskin-sorusturma-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kktc-cumhurbaskani-erhurmandan-girne-aciklarindaki-gemi-faciasina-iliskin-aciklama-olaya-iliskin-sorusturma-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Girne açıklarında yaşanan gemi faciasına ilişkin, 'Bütün konsantrasyonumuz, bu derindeki batağa ulaşmak ve orada ulaşabileceğimiz her şeyi su yüzüne çıkarmak. Bütün konsantrasyonumuz bu. İdari ve teknik çalışma da devam ediyor. Dolayısıyla 'soruşturma başlatıldı mı' sorusunun cevabı 'evet'tir. Rakamlar konusunda da bir şüphe yoktur. 20 insanımıza ulaşabilmiş değiliz. Bütün çabamız o 20 insanımıza ulaşmaktır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(GİRNE) -</strong> KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Girne açıklarında yaşanan gemi faciasına ilişkin, 'Bütün konsantrasyonumuz, bu derindeki batağa ulaşmak ve orada ulaşabileceğimiz her şeyi su yüzüne çıkarmak. Bütün konsantrasyonumuz bu. İdari ve teknik çalışma da devam ediyor. Dolayısıyla 'soruşturma başlatıldı mı' sorusunun cevabı 'evet'tir. Rakamlar konusunda da bir şüphe yoktur. 20 insanımıza ulaşabilmiş değiliz. Bütün çabamız o 20 insanımıza ulaşmaktır' dedi.</p> <p>KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve beraberindeki heyet, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının 3. gününde Girne Turizm Limanı önünde bekleyen kayıp ailelerinin yanına geldi. Acılı aileleri dinleyen Erhürman, şu açıklamayı yaptı:</p> <p>'Acıyı yüreğimde hissediyorum. Fakat şu anda bütün konsantrasyonumuz, bu derindeki batağa ulaşmak ve orada ulaşabileceğimiz her şeyi su yüzüne çıkarmak. Bütün konsantrasyonumuz bu. İdari ve teknik çalışma da devam ediyor. Dolayısıyla 'soruşturma başlatıldı mı' sorusunun cevabı 'evet'tir. Rakamlar konusunda da bir şüphe yoktur. 20 insanımıza ulaşabilmiş değiliz. Bütün çabamız o 20 insanımıza ulaşmaktır. 8 insanımızı kaybettik. Hepsi teşhis edildi ve hepsinin cenazeleri ailelerine teslim edildi. </p> <p>Bu çok derin bir acıdır. Ne kadar hissetsek de yaşayan kadar hissedemeyiz. Hepimiz de bunu paylaşıyoruz. Şimdi gideceğiz, dönüşte tekrar bilgi vereceğiz size. Belli aralıklarla sürekli bilgi vereceğiz. Biliyoruz ki çok yavaş olacak bir çalışmadır, onu size şimdiden söylüyorum. Çünkü o robotik yetenekleri olan aleti denizin altına o derinliği indirmek için çok dikkatli indirmek gerekiyor. Onu şimdiden söylemiş olayım ki zamansal olarak beklentinizi netleştirin. Çok hızlı olmayacak. Burada da her türlü hazırlık yapıldı. İnşallah bugün belli bir noktada size belli bir bilgi verebileceğiz. Ama bilin ki yarın da bir gemi geliyor. Dolayısıyla bugün arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamazsak vazgeçeceğiz anlamına gelmiyor bu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İlk günden beri size birinci geminin 1 Eylül tarihinde burada olacağını ve 12.00 itibarıyla çalışmalara başlanmasının beklendiğini söylemiştim. Beklediğimizden de erken gelip görev başına geçti gemi. Dolayısıyla bir aksama zamansal olarak yok ama sizin yaşadığınız acı taşınabilir bir acı olmadığı için her dakika sizin için çok önemli.'</p> <p>Aileler, ihmal iddialarını dile getirerek, 'Ulaştırma Bakanı'nı buraya gönderin. Sizden ricamız odur. Başka bir şey yok. Gelsin bir görüşelim. Eğer ihmal varsa açıklasın. O koltukta oturacağına kalksın bir yarım saatlik yol gelsin buraya' diye tepkilerini gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kktc-cumhurbaskani-erhurmandan-girne-aciklarindaki-gemi-faciasina-iliskin-aciklama-olaya-iliskin-sorusturma-baslatildi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:47:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/kktc-cumhurbaskani-erhurmandan-girne-aciklarindaki-gemi-faciasina-iliskin-aciklama-olaya-iliskin-sorusturma-baslatildi.jpg" type="image/jpeg" length="72530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre: 'Üye sayımız 598 bin']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yeni-parti-sozcusu-zeynel-emre-uye-sayimiz-598-bin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yeni-parti-sozcusu-zeynel-emre-uye-sayimiz-598-bin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, 'Bugün itibarıyla 19 gün içerisinde sadece Türk siyasal yaşamında değil, dünya siyasetinde görülmemiş bir destekle hızla büyüyerek yolumuzda ilerlemeye devam ediyoruz. Şu an itibarıyla üye sayımız 598 bin oldu. Belediye sayımız 252'ye yükseldi. Önümüzdeki günlerde çeşitli toplantılarla partimizin kuruluş aşamasını tamamlamış olacağız. 81 il örgütlenmesine az kaldı. Şu an 800'ün üzerinde ilçede örgütlendik. 72 ilde örgütlenmeyi tamamladık. Diğerlerini de hızlıca tamamlayacağız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, 'Bugün itibarıyla 19 gün içerisinde sadece Türk siyasal yaşamında değil, dünya siyasetinde görülmemiş bir destekle hızla büyüyerek yolumuzda ilerlemeye devam ediyoruz. Şu an itibarıyla üye sayımız 598 bin oldu. Belediye sayımız 252'ye yükseldi. Önümüzdeki günlerde çeşitli toplantılarla partimizin kuruluş aşamasını tamamlamış olacağız. 81 il örgütlenmesine az kaldı. Şu an 800'ün üzerinde ilçede örgütlendik. 72 ilde örgütlenmeyi tamamladık. Diğerlerini de hızlıca tamamlayacağız' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>YENİ Parti MYK, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, yaklaşık iki saat süren MYK toplantısının ardından toplantı gündemine ilişkin basına açıklama yaptı. Emre, şunları söyledi:</p> <p>'Girne açıklarında gerçekleşen feribot kazasında hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Bu konuyla ilgili Grup Başkanvekilimiz Ali Mahir Başarır başkanlığında bir heyet Kıbrıs'a gitti ve gerekli incelemelerde bulundu. Önümüzdeki günlerde yaşanan ihmaller, eksiklerle ve gelişmelerle ilgili kamuoyunu bilgilendirecek basın toplantısı Meclis'te gerçekleştirecek.</p> <p><strong>ÖZEL; MANİSA, TEKİRDAĞ, KIRKLARELİ VE EDİRNE'DE</strong></p> <p>Halk buluşmamız geçen hafta da çok coşkulu bir şekilde gerçekleşti. Genel Başkanımız iki ilde önemli temaslarda bulundu. Kocaeli'de ve Kayseri'de halkımızla buluştu, esnaf ziyaretleri yaptı. Gidilen her yerde görüldü ki her ortam bir miting havasına dönüştü. Kendiliğinden belki de duyuru yapılmadan çok yerde izdihamlar yaşandı. Bu gerek YENİ Parti'ye olan ilgiyi, güveni göstermesi açısından gerekse gelecek açısından umut verici olduğunu söyleyebilirim. Bu hafta önce memleketi Manisa'ya gidecek. Ondan sonra Manisa'da üzüm yetiştiricileriyle ve onlarla ilgili bir toplantı gerçekleştirecek. Ve bir Trakya gezisi olacak. Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne'de önceki haftaki gibi temaslarda ve saha ziyaretlerinde bulunacak.</p> <p><strong>EV KADINLARINA SİGORTA</strong></p> <p>Türkiye'de gündem hızla akıp gidiyor ama vatandaşımızın öncelikli sorunu geçim sorunu, işsizlik sorunu, çocuklarının durumu, kadın istihdamı. Buralara baktığımız zaman günden güne kötüye giden bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Bugün dünyadaki gelişmiş olduğu kabul edilen, ekonomik olarak oldukça güçlü ülkelere baktığımız zaman buradaki önemli parametrelerden biri de kadınların iş gücüne katılımı olduğunu görüyoruz. Bu dünya ortalamasında yüzde 51 civarındayken gelişmiş ülkelerde bu oranın çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. Türkiye'de ise son yıllarda yüzde 36'ya kadar düşmüş bulunuyor. Hele hele son birkaç yıl içerisinde de bu iş gücünün azalmasında gerek TÜİK rakamları gerek diğer araştırmaların sonuçları gösteriyor ki kadınların özellikle ailevi ve kişisel nedenler başlığı altında çalışamama sorunuyla karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Özellikle çocuklu annelerin çalışabilmesi gerekli teşvik ve desteklerin sağlanması lazım. Bunlar bütçeden çok büyük oranda maliyetler doğurmayacaktır. Bunu YENİ Parti'nin politikası olarak bir kez daha ifade edelim. Muhakkak evde çalışan, yani çocuk bakan, evin bakımını üstlenen annelere devlet sigortası yapacağız. Eğer bir mahalleye kreş açamıyorsak çocuğunu alıp kreşe bırakamıyorsa, gelir elde edemiyorsa evde çalışan çocuğa bakan ev hanımına otomatik sigorta yapıp sigortasını devlet ödeyecek.</p> <p><strong>ATAMA BEKLEYEN ÖĞRETMENLER</strong></p> <p>Çok fazla dile getirilmeyen, unutulmuş ve mağdur edilmiş kitleler var. Biz ülkemizdeki öğretmenlerin problemlerini dile getiriyoruz. Milyonlarca öğretmenin bir türlü atanmadığını dile getiriyoruz. Bunun yanında da 16 bin öğretmen mağdur edilmiş durumda. Çünkü il emri ataması bekliyor öğretmenler, aileleriyle birlikte yaklaşık 16 bin kişi. Mesela Van'da görev yapan, Kayserili iki çocuk annesi bir öğretmen, sekiz yıldır eşinin yanına atama bekliyor. 'Norm fazlası var' denerek ataması yapılmıyor. Bu adaletsizliğine de bir an evvel son verilmesi lazım. Bu öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesi, aileleriyle buluşması lazım.</p> <p><strong>ŞEHİT, GAZİ VE MADENCİ EYLEMLERİ</strong></p> <p>İktidar hakikaten halkla bağını öyle koparmış ki iktidar ve iktidarı destekleyen basın organlarının sürekli Türkiye'nin ne kadar geliştiği, ne kadar kalkındığı, refah seviyesinin ne kadar yüksek olduğu ve bu iktidar öncesi dönemi 'eski Türkiye' olarak tabir edilen, kötüleyen bir dili görüyoruz. Halbuki daha yeni, geçtiğimiz haftalarda kolunu, bacağını bu ülke için feda eden gazilerin yerlerde sürüklendiğini gördük. Hakkını isteyen maden işçilerine gözaltı işlemi yapıldığını gördük. Sadece haklarını aradıkları için Bağımsız Maden İş'in Genel Başkanı ve örgütlenme uzmanı Başaran Aksu'nun hukuksuz bir şekilde tutuklandığını gördük. Memuruna, öğretmenine sefalet düzeni yaşatan bir iktidar var.</p> <p><strong>DENİZ GÖKTAŞ'IN YENİDEN TUTUKLANMASI</strong></p> <p>Bu ülkedeki yargı bağımsızlığı öyle bir noktaya gitti ki eğer bir mahkeme iktidarın hedefi haline gelmiş birini kendi insiyatifiyle tahliye ediyorsa bu karar uygulanamaz noktaya gelmiş durumdadır. Mahkemenin vereceği tahliye kararı yeterli gelmemektedir. İkinci tahliye işleminin muhakkak saray tarafından verilmesi gerekiyor. En son bunu komedyen Deniz Göktaş olayında gördük. Tahliye kararı verilmesine rağmen tahliye edilmedi. İçeride sanki yeni bir suç işlemiş gibi tekrar tutuklama kararı verildi. Ve şimdi de o önceki tahliye kararı kaldırıldı.</p> <p>Bu dönem çeyrek yüzyıllık AK Parti iktidarında Türkiye'de çalınmayan sınav tipi kalmadı. Bunlar soruşturma dosyalarına konu oldu. Yıllarca FETÖ'nün ÖSYM sorularını çaldığı anlaşıldı. Ama bu rezaletler bir türlü bu yaşanmışlıklara rağmen bitmiyor. Yine bir ÖSYM rezaletinden bahsetmek istiyorum. Milli Eğitim Akademisi Sınavı. 391 bin 906 öğretmen başvurmuş. Ancak sonuçlara göre, doğru-yanlış cevap dağılımı birini tutmuyor. Bunun ortaya çıkmasından sonra hemen ÖSYM internet sitesine erişim kesildi. Yani hakikaten böyle bir rezalet, böyle bir keyiflilik, böyle bir umursamazlık, insanların emeğinin alın terinin böyle bir çalındığı dönemi hiçbir zaman yaşamadık.</p> <p><strong>'KAYITLI ÇALIŞAN EMEKLİ SAYISI 6 YILDA YÜZDE 185 ARTTI'</strong></p> <p>Özellikle asgari ücretlinin ve emeklinin aldıkları maaşın bir maaş olarak dile getirilemeyeceğini, bunun olsa olsa bir sosyal yardım olarak kabul edilecek rakamlar olduğunu, gerek ülkemizdeki açlık sınırı ve yoksulluk sınırının geldiği rakam itibarıyla bu rakamların milyonları ölüme, açlığa, sefalete terk etmek olduğunu ifade etmiştik. Artan yaşam maliyetleri ve yetersiz aylık nedeniyle çok sayıda emekli yeniden çalışmanın yollarını arıyor. Burada kimisi sokak sokak gezip karton topluyor. Kimisi garsonluk yapıyor. Kimisi bulaşıkçılık yapıyor. Kayıt dışı çalışanları bir kenara bırakalım, sadece SGK verilerine göre sosyal güvenlik destek primi ödeyerek kayıtlı çalışan emekli sayısı 2 milyon 130 bin 20. Bu sayı, bundan 6 yıl önce 746 bin 776. Sadece kayıtlı çalışan emekli sayısının son 6 yılda yüzde 185'lik bir artış gösterdiğini görüyoruz. Emeklilerin düştüğü durum bu. Kendi küçük azınlık rant çevresinin mutluluğu için emekliyi, çiftçiyi, esnafı, sanayiciyi, toplumun her kesimini süründüren bir iktidarla karşı karşıyayız.</p> <p><strong>İMAMOĞLU'NUN SAVUNMASI </strong></p> <p>Hukuk altında, adalet diyerek adaleti yerle yeksan ettiler. Sayın Ekrem İmamoğlu, tutuklandığından bugüne kadar savunması yaptırılmadı. Bunun üzerine savunmasını kitap haline getirip basılması düşüncesi var. Yayınevine gönderiliyor. Normalde 10 dakika içerisinde bandrol verilmesi lazım. Saatlerce bekletiliyor. Sonunda bandrol veriliyor. 25 Ağustos Salı akşamı kitap matbaaya gönderiliyor. Kitap baskısı yapılırken polis geliyor. Diyor ki 'Kitapla ilgili toplatma kararı var. İstanbul Başsavcılığı tarafından.' 'Peki elinizde bir mahkeme kararı var mı?' 'Mahkeme kararı sonradan gelir' diyor. Mahkeme kararı olmadan toplanıyor. Daha sonra da mahkemeden iki gün sonra gidip karar alınıyor. Böyle gayri ciddilik, böyle hukuk tanımazlık, böyle devlet yönetimi olmaz. Siz madem iddialarınıza bu kadar güveniyorsunuz, madem bu kadar dosyada deliller var, bırakın insanlar izlesin ve kim haklı kim haksız milletin şahitliğinde karar verilsin. Böylesine bir dönemi, böylesine bir yüzyılda bize yaşatan bu iktidarı kınıyoruz. Ve elbette hukuk geldiği zaman, hukuk önünde bunu gerçekleştirenler bunun hesabını verecekler.</p> <p><strong>'ÜYE SAYIMIZ AN İTİBARIYLA 598 BİN'</strong></p> <p>Bugün itibarıyla 19 gün içerisinde sadece Türk siyasal yaşamında değil, dünya siyasetinde görülmemiş bir destekle hızla büyüyerek yolumuzda ilerlemeye devam ediyoruz. Burada şu an itibarıyla tam sayı vermek gerekirse üye sayımız 598 bin oldu. Belediye sayımız 252'ye yükseldi. Dün yapılan kapalı grup toplantısı, PM ve kurucular kurulu ortak toplantısında gündemi ve önümüzdeki günlerde çeşitli toplantılarla partimizin kuruluş aşamasını tamamlamış olacağız. 81 il örgütlenmesine az kaldı. Şu an 800'ün üzerinde ilçede örgütlendik. 72 ilde örgütlenmeyi tamamladık. Diğerlerini de hızlıca tamamlayacağız. Yarın burada bir il başkanları toplantısı olacak. Orada örgütlenme aşamasında değerlendirmelerde bulunacağız.'</p> <p>Emre, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İmamoğlu'nun kitabının toplatılmasının gerekçesinin 'kamu düzenini bozmak' olarak göstermesinin sorulması üzerine Emre, şunları söyledi:</p> <p>'Bütün otoriter yönetimlerde, dikta rejimlerinde alınan antidemokratik uygulamaları hep kamu düzeni kisvesi altında anlatılır. Yani Ekrem İmamoğlu'nun ismini kaldırın, resmini kaldırın, sesini yasaklayın. Niye? 'Kamu düzeni.' Adamı suçluyorsunuz. 500 gündür içeride tutuyorsunuz. Savunma yaptırmıyorsunuz. Bir de üstüne savunmasının kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini ifade ediyorsunuz. Hakikaten azıcık vicdan, azıcık izan sahibi hiç kimsenin bu kararlar aklına yatan işler değil. Buralardan elbette dönülür. Tarihimizde baskı dönemleri olmuştur, acı yaşanan dönemler olmuştur ama hiçbir dönemde darbeciler kazanmamıştır. Bu dönem de böyle olacaktır. Biz arkadaşlarımızla dayanışma duygularımızı sürdürüyoruz elbette. Takip edeceğiz duruşmalarını. Elbette orada yazılanlar da halkımıza bir şekilde ulaşacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.'</p> <p><strong>MEKKE ANLAŞMASI</strong></p> <p>Emre, 'Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın 1 Ekim sonrasında Meclis'e gelmesi bekleniyor. YENİ Parti'nin bu konudaki tavrı ne olacak?' sorusuna şu yanıtı verdi:</p> <p>'O anlaşma kapsamında ilk etapta bir anlaşmanın çerçevesini görelim dedik, açıklama yapmadık. Tek sayfadan ibaret olduğu söyleniyor hala. Şimdi bir defa usul açısından baktığımızda Anayasa'nın 90'ıncı maddesi açık. Bir uluslararası anlaşmaysa bu, bunun TBMM'ye gelmesi lazım, tartışılması lazım, Genel Kurul'da görüşülmesi lazım, neden ihtiyaç duyuldu, kapsamı nedir, Türkiye'nin burada kazanımı nedir; bunları bilmemiz lazım. Bizim burada bildiğimiz merkezinin Riyad'da olduğu, genel sekreterliğinin Pakistan'da olduğu, ilk toplantısının Mekke'de, bir diğerinin İstanbul'da oluştuğu bir anlaşmadan bahsediyorlar. Bunun hukuken bir anlaşma hüviyeti kazanmış olduğunu söyleyemeyiz şu anda. Meclis'in yetkisini baypas etmeye kimsenin hakkı yok.</p> <p>İkincisi de bölgemiz ateş çemberi. Biz bölgemizde yıllardır bu iktidardan önce de bir şekilde komşularımızla iyi ilişkiler tutarak o Orta Doğu'nun ateş çemberinden uzak durmaya çalıştık, çabaladık. Bölgede bu kadar çatışmanın olduğu bir dönemde NATO üyeliği benzeri bir anlaşma yapılıyor. Ne demek bu? Birisi Pakistan'a saldırırsa biz bize saldırmış kabul edeceğiz. Birisi Suudi Arabistan'a saldırırsa biz bize saldırmış kabul edeceğiz. İyi de şu anda mesela İran, Suudi Arabistan'a füze gönderiyor. Bu anlaşmadan sonra tekrar füze gönderse bize mi yapılmış sayacağız? Afganistan ile Pakistan her an çatışma içine girebilirler. Taliban, Pakistan'a saldırdığında, biz Taliban ile mi savaşacağız? Ya bunu böyle realize ettiğiniz zaman, düşündüğünüz zaman Türkiye'nin buradaki kazanımı ne? Biz neden böylesine bir risk alalım? Büyük Orta Doğu Projesi'nde bu iktidara verilen rol bu. Sonuçları itibarıyla son derece tehlikeli olduğunu görüyoruz. Bunun bu haliyle uluslararası hukuk anlamında da problemli olduğunun altını çizelim. Meclis'e geldiğinde, tartışmalarda bu daha da aydınlanmış olacaktır. Ama bu haliyle bizim YENİ Parti olarak buraya bakışımız bunun sakıncalı olduğudur, riskli olduğudur. Türkiye'yi daha fazla tehlikelerle karşı karşıya getirebilir. Hindistan gibi, Rusya gibi, İran gibi ülkelerle karşı karşıya getirebilir, böyle sonuçlar yaşayabiliriz. O nedenle bu anlaşma problemlidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yeni-parti-sozcusu-zeynel-emre-uye-sayimiz-598-bin</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:45:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/yeni-parti-sozcusu-zeynel-emre-uye-sayimiz-598-bin.jpg" type="image/jpeg" length="62603"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Böcek dosyasında 3 ifade: İş, para ve konut iddiası]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bocek-dosyasinda-3-ifade-is-para-ve-konut-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bocek-dosyasinda-3-ifade-is-para-ve-konut-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muhittin Böcek’in adının geçtiği soruşturma dosyasındaki 3 ayrı beyanda para, belediyede iş ve konut karşılığında cinsel ilişki iddiaları yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “fuhşa aracılık” soruşturmasında, görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında yeni iddialar gündeme geldi. Soruşturma dosyasında Böcek’e ilişkin çok sayıda mağdur beyanının bulunduğu ve 11 genç kadının işe alınma vaadiyle Böcek’le birlikte olmaya yönlendirildiğinin öne sürüldüğü bildirildi.</p>

<p>Dosyaya giren üç ayrı ifadede ise kadınlara para, belediyede iş ve konut imkânı sağlandığına ilişkin iddialar yer aldı.</p>

<p><strong>17 yaşında olduğunu beyan etti</strong></p>

<p>Dosyadaki ifadelerden birinde bir kadın, olayların yaşandığı dönemde <strong>17 yaşında olduğunu</strong> belirterek bir arkadaşı aracılığıyla Özcan Say isimli kişiyle tanıştırıldığını öne sürdü.</p>

<p>Beyan sahibi, Say’ın “zengin kişilere ve Muhittin Böcek’e kadın gönderdiğinin” kendisine söylendiğini, maddi sıkıntı nedeniyle teklifi kabul ettiğini iddia etti.</p>

<p>Kadın, daha sonra Lara’daki bir eve götürüldüğünü ve burada Muhittin Böcek’le cinsel birliktelik yaşadığını öne sürdü. Kendisine aracı kişiler tarafından <strong>1000 lira verildiğini</strong> de iddia etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma dosyasında yaşı küçük kişilerle ilgili iddiaların bulunduğu bilgisi diğer haber kaynaklarına da yansıdı.</p>

<p><strong>Belediyede iş vaadi iddiası</strong></p>

<p>İkinci ifadede bir başka kadın, günlük işlerde çalıştığı dönemde kendisine Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde iş imkânı sağlanacağının söylendiğini ancak bunun karşılığında Böcek’le cinsel birliktelik yaşamasının istendiğini ileri sürdü.</p>

<p>Maddi sorunlar nedeniyle teklifi kabul ettiğini savunan kadın, Eylül 2021’de Böcek’e ait olduğunu söylediği bir eve götürüldüğünü iddia etti.</p>

<p>Kadın ayrıca daha sonra bir süre otelde kaldığını, ardından geçtiği kiralık evin ücretinin yaklaşık bir yıl boyunca Böcek tarafından aracı kişiler üzerinden karşılandığını öne sürdü.</p>

<p>Dosyadaki genel tespitlerde de 11 genç kadının işe alınma vaadiyle Böcek’e yönlendirildiği ve bunların önemli bölümünün daha sonra belediye iştiraklerinde işe alındığının iddia edildiği aktarıldı.</p>

<p><strong>İhale konuşmalarını duyduğunu öne sürdü</strong></p>

<p>Aynı kadın, Böcek’in bulunduğu eve gittiği bazı zamanlarda başka kişilerin de geldiğini ve bu görüşmeler sırasında belediye ihalelerinin konuşulduğunu iddia etti.</p>

<p>Beyan sahibi, bir kişinin Böcek’ten bazı ihalelerin kendilerine verilmesini istediğine ilişkin konuşmalara tanık olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Bu iddiaların da soruşturma kapsamında değerlendirilmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>“3 bin dolar para takıldı” iddiası</strong></p>

<p>Dosyadaki üçüncü ifadede ise başka bir kadın, yaklaşık 2-3 yıl önce kardeşiyle birlikte bir aracı tarafından Konyaaltı’ndaki bir eve götürüldüğünü öne sürdü.</p>

<p>Kadın, burada Muhittin Böcek’le görüştüklerini ve cinsel birliktelik yaşadıklarını iddia etti. Görüşme öncesinde dans ettiklerini ve kendileri üzerine yaklaşık <strong>3 bin dolar para takıldığını</strong> ileri sürdü.</p>

<p><strong>Soruşturma sürüyor</strong></p>

<p>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada 1 Eylül’de Antalya ve İstanbul’da gerçekleştirilen üçüncü dalga operasyonda 7 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Dosyada yer alan anlatımlar <strong>beyan ve iddia niteliğinde</strong> olup, Muhittin Böcek hakkında bu iddialara ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bocek-dosyasinda-3-ifade-is-para-ve-konut-iddiasi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/images-327.jpeg" type="image/jpeg" length="97727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hukukçu derneklerinden yeni adli yılda tutuklu avukatlar için özgürlük çağrısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hukukcu-derneklerinden-yeni-adli-yilda-tutuklu-avukatlar-icin-ozgurluk-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hukukcu-derneklerinden-yeni-adli-yilda-tutuklu-avukatlar-icin-ozgurluk-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet için Hukukçular, ÇHD Ankara Şubesi, Hukukçu Dayanışması, ÖHD Ankara Şubesi ve Toplumsal Hukuk, tutuklu bulunan avukatların serbest bırakılmasını çağrısında bulunarak, 'Adli yılı açarken adalet 'saraylarında' toplanarak atılacak nutuklar, hamaset dolu ve gerçeğin yanından bile geçmeyen sözlere kulaklarımız tıkalı olacaktır. Yüzümüzü saraylardan sokaklara, mahkeme salonlarından meydanlara, yasa koyuculardan tutsak meslektaşlarımız ve müvekkillerimize çevireceğimiz bir adli yılı karşılıyor olacağız' açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong><span class='TextRun SCXW65291355 BCX0' lang='TR' xml:lang='TR' data-contrast='auto'><span class='NormalTextRun SCXW65291355 BCX0'>Adalet için Hukukçular, ÇHD Ankara Şubesi, Hukukçu Dayanışması, ÖHD Ankara Şubesi ve Toplumsal Hukuk,</span></span> tutuklu bulunan avukatların serbest bırakılmasını çağrısında bulunarak, 'Adli yılı açarken adalet 'saraylarında' toplanarak atılacak nutuklar, hamaset dolu ve gerçeğin yanından bile geçmeyen sözlere kulaklarımız tıkalı olacaktır. Yüzümüzü saraylardan sokaklara, mahkeme salonlarından meydanlara, yasa koyuculardan tutsak meslektaşlarımız ve müvekkillerimize çevireceğimiz bir adli yılı karşılıyor olacağız' açıklamasını yaptı.</p> <p><span class='TextRun SCXW65291355 BCX0' lang='TR' xml:lang='TR' data-contrast='auto'><span class='NormalTextRun SCXW65291355 BCX0'>Adalet için Hukukçular, Çağdaş Hukuçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi, Hukukçu Dayanışması, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi ve Toplumsal Hukuk, yeni adli yılın başlaması dolayısıyla Sıhhiye Adliyesi önünde ortak basın açıklaması yaptı. </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span class='TextRun SCXW65291355 BCX0' lang='TR' xml:lang='TR' data-contrast='auto'><span class='NormalTextRun SCXW65291355 BCX0'>Yoksulluk, güvencesizlik ve hukuki baskılar altında yeni bir adli yıla girildiğini belirten hukuk örgütleri, tutuklu avukatların serbest bırakılması çağrısında bulundu. </span></span>Meslek şartlarının zorlaştığına işaret edilen açıklamada, şöyle denildi:</p> <p>'Yoksulluk ve güvencesizliğin ortasında mesaisine devam eden genç işçi avukatlar başta olmak üzere meslektaşlarımız için hayat ve meslek şartlarının daha da zorlaştığı bir yılı geride bıraktık. İş yerinde mobbingin, haciz mahallinde şiddetin, hayatın her alanında yoksulluğun giderek arttığı şartlarda mesleğimizi icra etmenin her an daha da zorlaştığının bilinci ile yeni adli yılı karşılıyoruz. Mesleğin onuruna sahip çıkan ve bu zorluklar içinde savunma hakkına, adalet mücadelesine omuz veren tüm meslektaşlarımızı selamlıyoruz.'</p> <p><strong><span class='TextRun SCXW65291355 BCX0' lang='TR' xml:lang='TR' data-contrast='auto'><span class='NormalTextRun SCXW65291355 BCX0'><span class='NormalTextRun SCXW194577142 BCX0'><span class='NormalTextRun SCXW266467473 BCX0'>'YARGI SOPASIYLA HUKUK KATLİAMLARINA ŞAHİTLİK EDİYORUZ'</span></span></span></span></strong></p> <p>Adaletsizliğin devlet politikası olarak uygulandığı öne sürülen açıklamada, polis baskınlarının olağan sayıldığı, masumiyet karinesinin ve hukukun temel ilkelerinin ortadan kaldırıldığı günlerden geçildiğini vurgulandı. Açıklamada, 'Yargı sopasıyla yeni saldırıların her gün televizyon ekranlarından, yetkili ağızlardan ilan edildiği hukuk katliamlarına şahitlik ediyoruz. Okul sıralarında öğrendiğimiz her bir sözün artık nostaljik birer cümleden ibaret olduğunu acı içinde fark ediyoruz' denildi.</p> <p><strong><span class='TextRun SCXW65291355 BCX0' lang='TR' xml:lang='TR' data-contrast='auto'><span class='NormalTextRun SCXW65291355 BCX0'><span class='NormalTextRun SCXW194577142 BCX0'><span class='NormalTextRun SCXW266467473 BCX0'><span class='NormalTextRun SCXW12602983 BCX0'>'MESLEKTAŞLARIMIZ NATO'YA KARŞI DURDUKLARI İÇİN TUTSAK EDİLMİŞ DURUMDALAR'</span></span></span></span></span></strong></p> <p>Ankara'da Temmuz ayındaki NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen operasyonların hatırlatıldığı açıklamada, bu kapsamda tutuklu bulunan avukatların serbest bırakılması istendi. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:</p> <p>'Çağdaş Hukukçular Derneği onursal başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD üyesi meslektaşlarımızın hukuksuzca cezalandırılması yetmiyor, tahliye hak etmelerine karşılık infazları yakılıyor. Adeta ikinci kez cezalandırma pratiği uygulanıyor. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği üyesi Avukat Sezin Uçar, müvekkilleri ile kurduğu mesleki ilişkilerinin ve avukatlık faaliyetlerinin kriminalize edilmesi nedeniyle 15 Nisan'dan bu yana tutuklu bulunuyor. 25 Nisan 2022'den bu yana özgürlüğünden yoksun bırakılan meslektaşımız Avukat Can Atalay ise Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararlarına rağmen hâlâ cezaevinde tutuluyor. Avukat Mehmet Pehlivan da mesleki faaliyetleri nedeniyle bir yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılıyor. Yetmiyor, NATO katillerinin ülkede toplantı yapacağı gerekçesiyle yine saldırıya uğruyoruz. Halen ÇHD İstanbul Şube başkanı Avukat Ezgi Önalan, ÇHD üyeleri Avukat Doğa İncesu ve Avukat Yunusemre Işık ile Avukat Berdan İdil Öksüz NATO'ya karşı durdukları için tutsak edilmiş durumdalar. Yeni adli yılı meslektaşlarımızın fiziki özgürlüklerinden yoksun karşılıyoruz.</p> <p><strong>'YÜZÜMÜZÜ SARAYLARDAN SOKAKLARA ÇEVİRECEĞİZ'</strong></p> <p>Saldırı, baskı, yoksulluk ve güvencesizlik altında umutsuzluğu ve karamsarlığı asla kabul etmiyoruz. Faşizmin saldırıları ve baskıları artacak, yeni saldırılar, yeni hukuksuzluklar ile gündemimiz dolup taşacaktır. Bunun bilincinde olduğumuz kadar tek çarenin dayanışma ve mücadele olduğunun da bilincindeyiz. Adli yılı açarken adalet 'saraylarında' toplanarak atılacak nutuklar, hamaset dolu ve gerçeğin yanından bile geçmeyen sözlere kulaklarımız tıkalı olacaktır. Yüzümüzü saraylardan sokaklara, mahkeme salonlarından meydanlara, yasa koyuculardan tutsak meslektaşlarımız ve müvekkillerimize çevireceğimiz bir adli yılı karşılıyor olacağız. Saldırılara karşı savunmanın onurunu, halkın adalet mücadelesini kendimize rehber alarak tüm meslektaşlarımızı saflarımıza, sarayların zulmüne karşı adalet mücadelesine davet ediyoruz. Tutsak meslektaşlarımız serbest bırakılsın. Savunma susmadı, susmayacak.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hukukcu-derneklerinden-yeni-adli-yilda-tutuklu-avukatlar-icin-ozgurluk-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:44:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/hukukcu-derneklerinden-yeni-adli-yilda-tutuklu-avukatlar-icin-ozgurluk-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="75321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında bir tutuklama daha]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-bir-tutuklama-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-bir-tutuklama-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması kapsamında yürütülen beşinci dalga operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerden bir kişi daha tutuklandı. Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 30'a yükselirken, 6 şüphelinin Erzurum Adliyesi'ndeki işlemleri sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>Haber: Orhan BOZKURT</strong></p> <p style='text-align: left;'><strong>(ERZURUM) -</strong> Gülistan Doku soruşturması kapsamında yürütülen beşinci dalga operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerden bir kişi daha tutuklandı. Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 30'a yükselirken, 6 şüphelinin Erzurum Adliyesi'ndeki işlemleri sürüyor.</p> <p style='text-align: left;'>Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda emniyet ve jandarma koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında önceki gün 10 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p> <p style='text-align: left;'>Şüphelilerden 3'ü dün Erzurum Adliyesine getirilmiş ve bunlardan balık adam Gürkan Gürdal, tutuklama talebiyle sevk edildiği nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmıştı. Diğer 2 şahıs adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Bugün adliyeye sevk edilen 7 şüpheliden biri de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Diğer 6 şüphelinin adliyedeki işlemleri devam ediyor.</p> <p style='text-align: left;'>Bu gelişmeyle birlikte Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklananların sayısı 30'a yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Erzurum</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-bir-tutuklama-daha</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:22:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/gulistan-doku-sorusturmasinda-bir-tutuklama-daha.jpg" type="image/jpeg" length="66619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu' başlıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/18-uluslararasi-eskisehir-pismis-toprak-sempozyumu-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/18-uluslararasi-eskisehir-pismis-toprak-sempozyumu-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tepebaşı Belediyesi'nin bu yıl 18'incisini düzenleyeceği Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, 2-6 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Sempozyum; sanatçı çalışmaları, uluslararası buluşmalar, sergiler, çocuk atölyeleri, yarışmalar ve konserlerle Eskişehirlileri bir araya getirecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR) -</strong> Tepebaşı Belediyesi'nin bu yıl 18'incisini düzenleyeceği Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, 2-6 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Sempozyum; sanatçı çalışmaları, uluslararası buluşmalar, sergiler, çocuk atölyeleri, yarışmalar ve konserlerle Eskişehirlileri bir araya getirecek.</p> <p>Eskişehir'in köklü pişmiş toprak geleneğinden doğan ve kentin kültürel belleğinde özel bir yere sahip olan Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu yarın başlayacak. Tepebaşı Belediyesi öncülüğünde Kılıçoğlu ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek sempozyum, bu yıl merhum Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya ithaf edilecek.</p> <p>İlk kez 2001 yılında düzenlenen sempozyum, aradan geçen 25 yılda sanat, bilim ve sektör dünyasını aynı zeminde buluşturan; ülkenin en istikrarlı ve sürdürülebilir uluslararası organizasyonlarından biri haline geldi. Kentin tuğla ve kiremit üretiminden gelen güçlü sanayi birikimini sanatla buluşturan sempozyum, kente kazandırdığı kalıcı eserler ve uluslararası toplantılarla Eskişehir'in dünyaya açılan önemli kültür kapılarından biri olmayı sürdürüyor.</p> <p>Sempozyumda bu yıl Ayşegül Veryeri, Ercan Dural, Tuba Önder, Nilgün Salur, Özgür Yıldız, Ümit Gürsoy, Japon sanatçı Mariko Okubo ve Fransa'da yaşayan Çinli sanatçı Yin Chang yer alacak. Sanatçılar, 2-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı'nda her gün 10.00-17.00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürecek. Sanatseverler, eserlerin oluşum sürecini yakından izleme fırsatı bulacak.</p> <p><strong>BAŞKAN ATAÇ'TAN SEMPOZYUMA DAVET </strong></p> <p>Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 'Pişmiş Toprak Sempozyumu artık yalnızca bir etkinlik değildir. Bu sempozyum; Eskişehir'in mirası, Tepebaşı'nın belleği ve kentimizin açık hava sanat hafızasıdır. Toprağın emeğe, emeğin sanata, sanatın da kalıcı bir kent değerine dönüştüğü bu büyük buluşmayı, bu yıl Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya ithaf ediyoruz. Tüm hemşehrilerimizi bu güçlü sanat ve kültür buluşmasına davet ediyorum' dedi.</p> <p><strong>AÇILIŞTA EKİN UZUNLAR SAHNE ALACAK </strong></p> <p>Sempozyumun açılış töreni, 2 Eylül Çarşamba günü (yarın) saat 18.30'da Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı'nda gerçekleştirilecek. Açılışın ardından Karadeniz müziğinin sevilen ismi Ekin Uzunlar, saat 20.00'de sahne alacak. Sempozyumun konser programı kapsamında 3 Eylül Perşembe günü Echo Tribute Band, 4 Eylül Cuma günü Cosmokiss, 5 Eylül Cumartesi günü Valeria Sonar Jazz Quartet ve 6 Eylül Pazar günü Kolektif İstanbul, saat 20.00'de Eskişehirlilerle buluşacak.</p> <p><strong>YARIŞMALAR, SERGİLER VE ÇOCUK ATÖLYELERİ DE PROGRAMDA </strong></p> <p>Etkinlik takviminde 5 Eylül Cumartesi günü Vega AVM'de düzenlenecek Down Sendromlu Çocuklar Yemek Yarışması da yer alacak. Yarışma 10.00-12.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Aynı gün 13.00-17.00 saatleri arasında ise Yöresel Yemek Yarışmaları yapılacak.</p> <p>Sempozyum boyunca Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı'nda el emeği ürünlerin yer aldığı tanıtım ve satış stantları ziyaret edilebilecek. Eğlenerek Öğren Çocuk Atölyeleri, çocuk çamur atölyeleri ve rekreasyon etkinlikleri de 2-6 Eylül 2026 tarihleri arasında 10.00-17.00 saatleri arasında çocuklarla buluşacak.</p> <p>Prof. Bilgehan Uzuner'in 'Gelenek Gelecek' sergisi ise 2-14 Eylül 2026 tarihleri arasında Atilla Özer Karikatürlü Ev'de sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Serginin açılışı yarın saat 16.00'da gerçekleştirilecek.</p> <p>Sempozyum, 6 Eylül Pazar günü saat 18.30'da yapılacak kapanış töreni ve saat 20.00'deki Kolektif İstanbul konseriyle sona erecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>GENİŞ DESTEK</p> <p>Sempozyum; ana sponsor Kılıçoğlu'nun yanı sıra Espark, ERİAD, Ecan Alışveriş Merkezi, Cassaba Modern, ÇES Elektrik, New Level, Tepe Asansör, Vega, Eriş 1903, Atayurt Okulları Kids, Bess Gayrimenkul, Eskişehir Ticaret Borsası, Ümit Hastaneleri, The Merlot Hotel, Sam Royal Hotel, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, Museum, Elit, Seramiksir.com, Beğiter Grup, Espir Sanat, Sempra Restaurant & Cafe, Sümer Restaurant, Noémie, Gorilla Burger House, Guernica Coffee & Gallery, Kalite Çikolata, Akasya Seramik, T.S.M.B., Kültür ve Turizm Bakanlığı, Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Odunpazarı Belediyesi'nin destekleriyle gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/18-uluslararasi-eskisehir-pismis-toprak-sempozyumu-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:17:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/18-uluslararasi-eskisehir-pismis-toprak-sempozyumu-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="11474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['5. Bursa Gastronomi Festivali' için geri sayım başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/5-bursa-gastronomi-festivali-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/5-bursa-gastronomi-festivali-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 'Fetheden Lezzetler' temasıyla düzenlenecek Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali, 18-20 Eylül 2026 tarihlerinde Merinos Parkı'nda gastronomi tutkunlarını bir araya getirecek. 10 ülkeden 12 kardeş şehrin katılacağı festivalde; 165 stant, mutfak şovları, yarışmalar, atölyeler, söyleşiler ve konserlerle kentin lezzet mirası tanıtılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BURSA) -</strong> Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 'Fetheden Lezzetler' temasıyla düzenlenecek Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali, 18-20 Eylül 2026 tarihlerinde Merinos Parkı'nda gastronomi tutkunlarını bir araya getirecek. 10 ülkeden 12 kardeş şehrin katılacağı festivalde; 165 stant, mutfak şovları, yarışmalar, atölyeler, söyleşiler ve konserlerle kentin lezzet mirası tanıtılacak.</p> <p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Bursa Kültür Turizm Tanıtma Birliği destekleri ile 18, 19 ve 20 Eylül'de düzenlenecek Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali'nin tanıtım toplantısı, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p> <p>Toplantıya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba'nın yanı sıra AK Parti Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Turizm Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, STK ve dernek temsilcileri, gastronomi profesyonelleri, şefler ve basın mensupları katıldı.</p> <p><strong>BU YILIN TEMASI 'FETHEDEN LEZZETLER'</strong></p> <p>Uluslararası bir buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlandıklarını belirten Başkan Vekili Şahin Biba, festivalin temasını Bursa'nın fethinin 700. yılı anısına 'Fetheden Lezzetler' olarak belirlediklerini söyledi. Başkan Vekili Biba, 'Bizim anlayışımızda fetih; yalnızca sınırları aşmak değil gönülleri kazanmak, damakları fethetmek, asırlık reçeteleri geleceğe taşımak ve Bursa'mızın eşsiz kültürünü, damak tadını dünya sofralarıyla buluşturmaktır' dedi. </p> <p>Bursa'nın 8 bin 500 yıllık geçmişine ve Osmanlı'nın ilk başkenti olması özelliği ile saray mutfağı mirasına dikkati çeken Biba, 'Orta Asya ve Anadolu'dan, Balkanlar ve Kafkaslardan gelen mutfak geleneklerinin Bursa'da harmanlandığını görüyoruz. Bu asırlık zenginliğimiz, bugün Bursa'nın dört bir yanında yaşamaya devam ediyor. Bursa döner kebabı, İnegöl köftesi, pideli köfte, tahinli pide, cantık, kestane şekeri, cevizli lokum, Mustafakemalpaşa peynir tatlısı, süt helvası, Keles sorgun peyniri, Gedelek turşusu, Gemlik zeytini. Coğrafi tescilli ürünlerimizin her biri farklı bir hikayeden izler taşıyor. Bursa'nın yerel mutfak zenginliği, bugün çok daha geniş bir ürün ve yemek çeşitliliğiyle karşımıza çıkıyor. Geniş coğrafyaları ve farklı kültürleri aynı sofrada buluşturan 7 asırlık devasa bir lezzet mirasını Merinos Parkımızda dünya sahnesine çıkarıyoruz' diye konuştu. </p> <p><strong>'GASTRONOMİ TURİZMİNİ ÖNEMSİYORUZ'</strong></p> <p>Biba, festivalde yer alacak kadın kooperatiflerine de dikkati çekerek, festivalin toplumsal dayanışma ve yerel kalkınmanın güçlü bir simgesi olacağını vurguladı. Gastronomi turizminin önemine de değinen Biba, 'Festivalimizin Bursa'nın gastronomi kimliğini güçlendirmesini, yerel ürünlerimizin daha geniş pazarlara ulaşmasına katkı sunmasını, üreticilerimizi, şeflerimizi, akademisyenlerimizi ve gastronomi sektörünün bütün paydaşlarını aynı zeminde buluşturmasını önemsiyoruz. Bursa'nın tarım gücü, gelişmiş gıda sanayisi, zengin mutfak mirası ve turizm potansiyeli bir araya geldiğinde ortaya çok güçlü bir gastronomi ekosistemi çıkıyor. Biz, bu ekosistemin daha da güçlenmesini istiyoruz' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>TARLADAN SOFRAYA AYLARA YAYILAN HAZIRLIK</strong></p> <p>Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali, aylar öncesinden başlatılan çok paydaşlı bir hazırlık süreciyle kurgulandı. Kentin gastronomi kimliğinin temel unsurları arasında yer alan Keles kirazı, Bursa şeftalisi, ahududu, çilek, deveci armudu, Yenişehir biberi ve Karacabey soğanı için yerinde hasat etkinlikleri düzenlendi. Hazırlık sürecinde ayrıca Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi, Lezzet Durakları Tanıtım Turları, Turizm ve Konaklama Entegrasyonu çalışmaları hayata geçirildi.</p> <p><strong>FETHİN 700. YILINA ÖZEL DENEYİMSEL MUTFAK PLATOSU</strong></p> <p>Festival alanında, erken dönem Osmanlı mutfağının yanı sıra tarihi sofra adabı ve geleneksel pişirme tekniklerinin canlandırılacağı özel bir deneyimsel mutfak platosu kurulacak. Açılış gününde Şef Ömür Akkor'un katılımıyla 'Bursa'nın Fethinden Günümüze: 700 Yıllık Lezzet Yolculuğu' başlıklı oturum gerçekleştirilecek.</p> <p>Festival kapsamında '2035 Bursa Gastronomi Vizyon Belgesi' ile 'Bursa Turizm Master Planı' tanıtılırken, festivalin kapanışında kentin gastronomi alanındaki yol haritasını ortaya koyan 'Bursa Gastronomi Deklarasyonu' imzalanacak. 18 Eylül Cuma akşamı ise Bursa'nın 700 yıllık tarihine özel olarak hazırlanan menünün sunulacağı resmi gala yemeği düzenlenecek.</p> <p><strong>MERİNOS PARKI'NDA 165 STANT</strong></p> <p>Festival yerleşkesinde toplam 165 stant ziyaretçileri ağırlayacak. Festival alanı; Coğrafi İşaretli Yöresel Lezzetler Alanı (Yeşil Sokak ve Beyaz Sokak), Ulusal Lezzetler Alanı (Kırmızı Sokak), Bursa Üreten Kadınlar Sokağı ve atölye alanları gibi tematik bölümlerden oluşacak.</p> <p>Festival, 10 ülkeden 12 kardeş şehrin katılımıyla uluslararası bir gastronomi ve kültür buluşmasına sahne olacak. KKTC'den Lefkoşa; Belarus'tan Mogilev; Bulgaristan'dan Pleven, Mestanlı ve Veliko Tırnovo; Bosna-Hersek'ten Saraybosna; Çin'den Ningbo; Tataristan Cumhuriyeti'nden Kazan; Moldova'dan Çadır Lunga; Kosova'dan Priştine; Ukrayna'dan Vinitsa ve Sırbistan'dan Novi Pazar'dan gelecek heyetler, Lezzet Atölyesi kapsamında kendi yörelerine ait yemekleri hazırlayarak ziyaretçilere ikram edecek.</p> <p><strong>ÜÇ GÜN BOYUNCA LEZZET, KÜLTÜR VE EĞLENCE</strong></p> <p>Ana sahnede toplam 20 mutfak şovu ve söyleşinin yanı sıra üç konser düzenlenecek. Şef Arda Türkmen 'Fetheden Tarifler', Şef Danilo Zanna 'Coğrafi İşaretli Ürünlerle Füzyon' başlıklarıyla sahnede yer alacak. Şef Murat Bozok, Özgür Üstün, Doğa Çitçi, Umut Karakuş, Aydın Demir ve Hüseyin Bölük de gastronomi tutkunlarıyla buluşacak.</p> <p>Program kapsamında Vedat Ozan ile koku hafızası ve Bursa döner kebabının duyusal incelemesi; Taylan Kümeli ile sağlıklı beslenme söyleşisi gerçekleştirilecek. Pelin Çift moderatörlüğünde yapılacak esnaf lokantaları panelinin yanı sıra Eser Yenenler ve İbrahim Büyükak ile Bursa sokak lezzetleri üzerine bir söyleşi düzenlenecek.</p> <p>Akşam programlarında ise Irmak Arıcı, Turgay Başyayla, Menteşeli Cengiz, Şef Aysel Gürel & Gastro Müzik Korosu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestrası sahne alacak.</p> <p><strong>13 KATEGORİDE YARIŞMALAR VE MASTER CLASS'LAR</strong></p> <p>Bursa Aşçılar Derneği iş birliğiyle düzenlenecek yarışmalarda profesyonel aşçılar, üniversite öğrencileri, lise öğrencileri ve kardeş şehir ekipleri hünerlerini sergileyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Programda ayrıca 'Lezzete Engel Yok' yemek yarışmasının yanı sıra Uluslararası Bursa Gastronomi Turizmi Derneği katkılarıyla tahinli pide yeme, cantık yapma ve siyah incirli baklava yeme yarışmaları düzenlenecek. Akademisyen şeflerin katılımıyla gerçekleştirilecek master class eğitimleri de gastronomi profesyonelleri ve meraklılarına farklı deneyimler sunacak.</p> <p>Festivalin alternatif sahnesinde genç sanatçıların konserleri, Türk Dünyası kopuz ezgileri dinletisi ve Kahoot lezzet yarışması gerçekleştirilecek.</p> <p>Program kapsamında ayrıca Bursa Gastronomi Belgeseli gösterilecek. Osmanlı Sarayı'na kar ve buz teminini anlatan 'Tarihin Soğuk Yolu: Uludağ Buzcular Patikası' başlıklı söyleşi de festivalin dikkati çeken etkinlikleri arasında yer alacak.</p> <p><strong>ÇOCUKLAR VE AİLELER İÇİN ÖZEL ATÖLYELER</strong></p> <p>BUSMEK iş birliğiyle ebeveyn-çocuk kek süsleme atölyeleri düzenlenirken, Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından Dede Korkut hikayelerinde yer alan sofra adabı ve yemek kültürü anlatımları gerçekleştirilecek. Programda ayrıca Karagöz-Hacivat gölge oyunları, bilim şovları ve geleneksel sokak oyunları çocuklarla buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/5-bursa-gastronomi-festivali-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:14:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/5-bursa-gastronomi-festivali-icin-geri-sayim-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="53078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Melih Gökçek hakkındaki iddialar... ABB'nin Avukatı Türkaslanı: 'Belediyenin illegal yollarla başkalarına gitmiş olan varlıklarına sahip çıkıyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/melih-gokcek-hakkindaki-iddialar-abbnin-avukati-turkaslani-belediyenin-illegal-yollarla-baskalarina-gitmis-olan-varliklarina-sahip-cikiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/melih-gokcek-hakkindaki-iddialar-abbnin-avukati-turkaslani-belediyenin-illegal-yollarla-baskalarina-gitmis-olan-varliklarina-sahip-cikiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABB Avukatı Nadi Türkaslan, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi, Beyaz TV, Osmanlıspor yöneticileri ve 'ihaleye fesat karıştırdığı' iddia edilen kişiler hakkında Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'na 'suç örgütü' iddiasıyla 7 Ağustas'ta suç duyurusunda bulunduklarına belirterek, 'Biz Sayın Mansur Yavaş adına belediyenin varlıklarına, illegal yollarla başkalarına gitmiş olan varlıklara sahip çıkıyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>ABB Avukatı Nadi Türkaslan, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi, Beyaz TV, Osmanlıspor yöneticileri ve 'ihaleye fesat karıştırdığı' iddia edilen kişiler hakkında 'suç örgütü' iddiasıyla 7 Ağustas'ta suç duyurusunda bulunduklarına belirterek, 'Biz Sayın Mansur Yavaş adına belediyenin varlıklarına, illegal yollarla başkalarına gitmiş olan varlıklara sahip çıkıyoruz' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd'>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Avukatı Nadi Türkaslan, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi, belediye bürokratları, belediyeden ihale alan iş insanları ve yakınları hakkında 'suç örgütü' iddiasıyla 7 Ağustos'ta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu. </p> <p class='isSelectedEnd'>Nadi Türkaslan, Sıhhiye Adliyesi önünde söz konusu süreçle ilgili gazetecileri açıklamada bulundu. Türkaslan, gazeteci Murat Ağırelli'nin gazetecilik faaliyeti kapsamında elde ettiği belgelerle yaptığı çalışmanın yayımlanmasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın resen soruşturma başlattığını açıkladığını hatırlatarak, bu nedenle kamuoyuna açıklama yapma gereği duyduğunu söyledi.</p> <p class='isSelectedEnd'>Türkaslan, 'Bizim amacımız kimsenin nerede, ne amaçla yatırım yaptığının peşine düşmek değil. Bu bizi ilgilendirmiyor. Bizim amacımız daha dün bile üzerinde kayıtlı mal varlığı olmadığı söylenenlerin bu yatırımları belediye imkanlarından illegal yollarla elde ettiklerinin bulunup çıkarılması' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd'><strong>'7 AĞUSTOS'TA ŞİKAYETTE BULUNDUK'</strong></p> <p class='isSelectedEnd'>Bu amaçla 7 Ağustos 2026 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduklarını belirten Türkaslan, soruşturma devam ettiği için  bugüne kadar başvuruyla ilgili kamuoyuna açıklama yapmadıklarını söyledi. Türkaslan, 'Bizim o şikayetimizin temeli ve dayanağı 'Gökçekler Suç Örgütü' diyebileceğim eski belediye başkanı Melih Gökçek, Nevin Gökçek, Osman Gökçek, Ahmet Gökçek, yakınları, belediye bürokratları, yoğun bir şekilde iş yapan, ihale alan iş adamlarıyla birlikte belediyenin parasını, varlıklarını, taşınmazlarını nasıl kullandığını ortaya koymak' ifadelerini kullandı.</p> <p class='isSelectedEnd'>'Söz konusu yapı tarafından bir televizyon kanalının da faaliyetlerin yürütülmesinde kullanıldığını ve spor kulüplerine kadar uzanan bir yapılanmanın bulunduğunu' öne süren Türkaslan, 'Hatta bu örgütün kendi faaliyetlerini yürütebilmek için bir televizyon kanalını dahi sahiplenip onun üzerinden yayın yaptığını, yine örgütün amaçları doğrultusunda spor kulüplerine dahi uzandığını delilleriyle birlikte o dosyada biz açığa koyduk' diye konuştu.</p> <p class='isSelectedEnd'><strong>'DOSYADA KISITLAMA OLUP OLMADIĞINI HENÜZ BİLMİYORUM'</strong></p> <p class='isSelectedEnd'>Yaptıkları suç duyurusunun henüz soruşturma numarası alıp almadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını belirten Türkaslan, dosyada kısıtlama kararı bulunup bulunmadığını da bilmediğini söyledi. Türkaslan, 'Yapmış olduğumuz şikayet evrakı henüz soruşturma numarası almadığı için evrakın geldiği aşamayı, o soruşturmada kısıtlama kararı bulunup bulunmadığını bilemiyorum. Bu nedenle başvuru dilekçemizin içeriğine ilişkin daha fazla bilgi vermeyi bu aşamada çok doğru bulmuyorum' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd'>Melih Gökçek ve yakınlarının 'haksız mal edindikleri' iddiasıyla mal varlıklarının araştırılması amacıyla daha önce de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduklarını ifade eden Türkaslan, gazeteci Ağırel'in haberinin ardından başlatılan resen soruşturmayla birlikte toplam üç dosyanın delillerin bütünlüğü açısından bir arada yürütülmesi gerektiğini söyledi.</p> <p class='isSelectedEnd'>Türkaslan, 'Dolayısıyla Murat Ağırelli'nin yayınından sonra resen başlatılan soruşturmanın bizim yapmış olduğumuz iki şikayetle birleştirilerek delillerin bütünlüğü yönünden soruşturmanın bir arada yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerekirse bu yönde bir dilekçeyle de başvuracağım' diye konuştu.</p> <p class='isSelectedEnd'>Gazetecilerin, ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın daha önce gündeme getirdiği dosyaların adli mercilere intikal edip etmediğine ilişkin sorusunu da yanıtlayan Türkaslan, soruşturma izni verilen bazı dosyaların Danıştay aşamasında olabileceğini belirtti. Türkaslan, 'Danıştay aşamasındadır ama henüz yargı önüne çıkan bir şikayetimiz olmadı' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd'>'Gökçek'in söz konusu iddiaların iftira olduğu ve karşı dava açacağını' söylediğinin hatırlatılması üzerine Türkaslan, herkesin dava açma hakkını kullanabileceğini belirterek, ABB'nin amacının belediye varlıklarının illegal yollarla edinildiğini düşündükleri kişilerin yargı önünde hesap vermesini sağlamak olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='isSelectedEnd'><strong>'BELEDİYE BAŞKANI, BELEDİYE MALINDAN SORUMLUDUR'</strong></p> <p class='isSelectedEnd'>Belediye Kanunu'na göre belediye başkanının belediye mallarından sorumlu olduğunu belirten Türkaslan, söz konusu varlıkların korunması için hukuki girişimlerde bulunduklarını söyledi. Türkaslan, 'Belediye Kanunu'na göre belediye başkanı belediye malından sorumludur. Yani hem bunun kullanılmasından hem buna sahip çıkılmasından. Biz Sayın Mansur Yavaş adına belediyenin varlıklarına, illegal yollarla başkalarına gitmiş olan varlıklara sahip çıkıyoruz. Bu görevimizi yerine getiriyoruz. Gerisi yargının' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/melih-gokcek-hakkindaki-iddialar-abbnin-avukati-turkaslani-belediyenin-illegal-yollarla-baskalarina-gitmis-olan-varliklarina-sahip-cikiyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:10:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/melih-gokcek-hakkindaki-iddialar-abbnin-avukati-turkaslani-belediyenin-illegal-yollarla-baskalarina-gitmis-olan-varliklarina-sahip-cikiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="94580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Datça açıklarında sürüklenen 9 kişi kurtarıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/datca-aciklarinda-suruklenen-9-kisi-kurtarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/datca-aciklarinda-suruklenen-9-kisi-kurtarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Datça açıklarında şişme botla denize açıldıktan sonra sürüklenen 9 kişi, Sahil Güvenlik ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla’nın Datça ilçesi açıklarında şişme lastik botla denize açılan 9 kişi, bir süre sonra sürüklenmeye başladı. Yardım talebinde bulunulmasının ardından bölgeye Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi.</p>

<p><strong>İhbar üzerine ekipler harekete geçti</strong></p>

<p>Olay, 30 Ağustos 2026 günü saat 12.30 sıralarında meydana geldi. Bottaki 9 kişinin sürüklüğü ve yardım istediği ihbarı üzerine Sahil Güvenlik Botu KB-11 bölgeye yönlendirildi.</p>

<p><strong>9 kişi güvenli bölgeye ulaştırıldı</strong></p>

<p>Kısa sürede bölgeye ulaşan ekipler, başlattıkları kurtarma çalışmasıyla bottaki 9 kişiyi Sahil Güvenlik botuna aldı.</p>

<p>Kurtarılan kişiler daha sonra <strong>Palamutbükü Limanı’na</strong> getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Can kaybı ve yaralanma yaşanmadı</strong></p>

<p>Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın olmadığı, kurtarılan 9 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt</category>
      <guid>https://www.haber500.com/datca-aciklarinda-suruklenen-9-kisi-kurtarildi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/fe3ec314-277d-4ca5-9f55-ef55048cb3ab.jpg" type="image/jpeg" length="58599"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
