<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 21:26:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun Tirebolu'da madene karşı 'köylü mitingi': Bu mesele siyaset değil, yaşam meselesi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/giresun-tireboluda-madene-karsi-koylu-mitingi-bu-mesele-siyaset-degil-yasam-meselesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/giresun-tireboluda-madene-karsi-koylu-mitingi-bu-mesele-siyaset-degil-yasam-meselesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun'un Tirebolu ilçesinde, son dönemde bölgede artan madencilik faaliyetlerine karşı düzenlenen mitingde, yurttaşlar yaşam alanlarına, su kaynaklarına ve üretim alanlarına sahip çıkmak için bir araya geldi. Atatürk Anıtı Meydanı'nda düzenlenen mitinge köylüler, fındık üreticileri, çevre örgütleri, hukukçular, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Miting boyunca yapılan konuşmalarda, madencilik faaliyetlerinin çevre, tarım ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Barış TÜYSÜZ - Kamera: Gençağa KARAFAZLI</strong><br /><br /></p> <p><strong>(GİRESUN)</strong> - Giresun'un Tirebolu ilçesinde, son dönemde bölgede artan madencilik faaliyetlerine karşı düzenlenen mitingde, yurttaşlar yaşam alanlarına, su kaynaklarına ve üretim alanlarına sahip çıkmak için bir araya geldi. Atatürk Anıtı Meydanı'nda düzenlenen mitinge köylüler, fındık üreticileri, çevre örgütleri, hukukçular, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Miting boyunca yapılan konuşmalarda, madencilik faaliyetlerinin çevre, tarım ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.</p> <p>Giresun'un Tirebolu ilçesinde, son dönemde bölgede artan madencilik faaliyetlerine karşı miting düzenlendi. Mitingin açılış konuşmasını, Alagöz Maden şirketine karşı dava açan Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu yaptı. Nakiboğlu, mitingin yalnızca bir köyün değil, doğrudan yaşamın savunusu için gerçekleştirildiğini belirterek, şunları söyledi:</p> <p>'Burada bir çağrının, bir kaygının, bir itirazın etrafında, Sekü köyünde yaşananlara ses olmak için toplandık. Biz bugün sadece bir köyü konuşmayacağız. Biz burada yaşamı konuşacağız. Toprağı, suyu, geçimimizi, geleceğimizi konuşacağız. Sekü bugün bu mücadelenin adı oldu.'</p> <p><strong>Elvan Işık Gezmiş: 'Giresun'un üstü, altından bin kat değerlidir'</strong><br /><br />CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş de konuşmasında mücadelenin yalnızca yerel değil, ülke ölçeğinde bir çevre ve yaşam hakkı meselesi olduğunu vurguladı. Gezmiş, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bugün buradan yükselen ses, dünyanın en kaliteli toprağına, bu toprağına sahip çıkma; suyun azaldığı dünyada suya sahip çıkma; sadece Tirebolu'nun değil, sadece Giresun'un değil, sadece Karadeniz'in değil, Türkiye'nin akciğeri olan ormanlarımıza sahip çıkma meselesidir. Bugün burada yaptığımız mücadele bir siyasi mücadele değildir, olmamalıdır da. Bu mesele vatan meselesidir, bu mesele toprak meselesidir. Çevre ve toplum aleyhine işleyen madenciliğe 'hayır' demek, ülke kalkınmasına karşı çıkmak değildir. Eğer amaç bu memleketin zenginliklerine sahip çıkmaksa, Giresun'un üstü, altından bin kat değerlidir.'<br /><br /></p> <p><strong>Baro Başkanı Karademir: 'Ormanlarımızı ve yaşam hakkımızı korumaya çalışıyoruz'</strong><br /><br />Giresun Barosu Başkanı Avukat Soner Karademir ise konuşmasında hem mevcut mevzuata hem de sahada yaşanan uygulamalara tepki gösterdi. Karademir, doğayı korumakla yükümlü kurumların verdiği kararların tartışmalı olduğuna işaret ederek şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Ülkemizin, devletimizin; çevreyi, doğayı, tarımı, çiftçiyi, ormanları, bitki örtüsünü korumak için oluşturduğu kurumların verdiği ÇED raporları, 'ÇED gereksizdir' raporlarını da düşündüğümüzde; aslında görevi doğayı korumak olan, ormanları korumak olan, çiftçiyi korumak olan kurumlardan; ormanlarımızı korumak, kendimizi korumak, çiftçimizi korumak ve yaşam hakkımızı korumaya çalışıyoruz.'</p> <p>Karademir, Türkiye'deki maden arama mevzuatının koruyucu değil, şirketlerin işini kolaylaştırıcı nitelikte olduğunu savunarak, 'Ülkemizde madencilik arama mevzuatı ne yazık ki dünyanın birçok ülkesine göre önleyici, sınırlandırıcı, koruyucu bir etkiye sahip değil. Bizde ne yazık ki maden arama faaliyetlerine ilişkin yasal mevzuatımız, daha ziyade şirketlerin işini kolaylaştırmaya yönelik ne yazık ki unsurlar içeriyor. Elbette ki bununla ilgili bir mevzuat düzenlemesi yapılması lazım' dedi.</p> <p>Sahadaki incelemelerine de değinen Karademir, 'Jandarmayı çok seviyoruz, polisi çok seviyoruz, onlarla hiçbir problemimiz yok. Ancak köylüleri arazisine sokmadılar. Bizlere 15 kişiyle izin verdiler ve araziye gittiğimizde ne gördük biliyor musunuz? Şu anda Türkiye'de bir ağaç kesseniz, ağacın nevine göre ve kestiğiniz yere göre 5 yıla kadar hapis cezası alabilirsiniz. Ancak bu maden aranan yerde, ormanın tam ortasında, sondaj yapılmadan önce bütün ağaçlar kesilmiş, bir talan gördük orada' diye konuştu.</p> <p><strong>'Keşke Giresun'un seçilmişleri de bugün burada olabilseydi'</strong><br /><br />Karademir, Giresun'da Cumhur İttifakı'na mensup üç milletvekilinin de düzenlenen mitinge kayıtsız kaldığını hatırlatarak, alandaki kalabalığın bir 'muhalefet etkinliği' gibi değersizleştirilmeye çalışılmasına tepki gösterdi. Mitinge her siyasi görüşten yurttaşın katıldığını vurgulayan Karademir, 'Bugün burada her siyasi görüşten, her ideolojiden, her dünya görüşünden insan var. Ama keşke Giresun'un seçilmişleri, Giresun'a atanmışlar, bizleri temsil eden herkes bugün burada bulunabilseydi' dedi.</p> <p>Karademir, konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Türkiye'nin gerçek efendisi ve sahibi, gerçek üretici olan köylüdür' sözünü hatırlatarak, 'O halde herkesten çok refah, saadet ve servete layık olan köylüdür. Tarih sizi yaptığınız hanlar, hamamlar, yollar, köprülerle değil; adil olup olmadığınızla hatırlar' dedi. <br /><br />Konuşma sırasında kalabalık sık sık 'Hükümet istifa' sloganı attı.<br /><br /></p> <p><strong>Avukat Şahin'den İl Müdürü'ne sert tepki</strong><br /><br />Çevre derneği adına hukuki süreci yürüten avukat Sevda Karataş Şahin de konuşmasında, maden şirketi lehine alınan kararlarda imzası bulunan bürokratlara tepki gösterdi. Şahin, mücadeleyi kazandıkları davalarla sürdürdüklerini belirterek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Murat Cavunt'a seslendi. Şahin şöyle konuştu:</p> <p>'Biz bugün burada 'ÇED muaftır'dan bahsediyoruz, 'ÇED olumlu'dan bahsediyoruz ama biz şunu atlayalım istemiyoruz. Biz burada bir dava kazandık, haklıyız. Buna dair mücadelemiz devam edecek ama şunu atlamayalım: Murat Cavunt, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü; bizi iyi dinlesin! İzlediğini biliyoruz, bizi gün be gün takip ediyor. Gün be gün ne yaptığımıza bakıyor. O ÇED muaftır kararını veren de sensin. Giresun'daki maden faaliyetlerine dair ÇED olumlu kararını veren, son imzayı atan, bunlara izin veren; bizim yaşam alanlarımıza, su kaynaklarımıza, hayvancılığımıza, tarımımıza hiçbir özen göstermeden hazırlanan raporlara, bilimsel yeterliliği olmayan raporlara onay veren sensin Murat Cavunt' dedi.</p> <p>Şahin, konuşmasının devamında, 'Biz bugün burada şunu sağlayacağız, birbirimize bunun sözünü vererek çıkacağız: Murat Cavunt bundan sonra o raporlara imza atarken eli titreyecek' ifadelerini kullandı. Bu bölümde kalabalık 'Murat istifa' sloganı attı.</p> <p><strong>TEMA'dan birlikte mücadele çağrısı</strong><br /><br />TEMA Vakfı Çevre Politikaları Uzmanı Alaattin Yılmazer de konuşmasında, çevre mücadelesinin ortak gelecek meselesi olduğunu vurguladı. Yılmazer, 'Bu vatan sahipsiz değil. Bu bir tercih ve biz bir araya gelmek zorundayız. Bizi ayırmaya çalışacaklar; 'şucu, bucu' diyecekler ama biz şunu bilmeliyiz: Biz burada doğduk, burada büyüdük, burada öleceğiz ve nesillerimiz burada yaşamına devam edecek. Politika yapıcılara şunu söylüyoruz: Biz bunun bir tercih olduğunu biliyoruz. Bize nasıl bir gelecek reva gördüğünüzü de görüyoruz ama itiraz ediyoruz' dedi.</p> <p><strong>Çatalağaç'tan Sekü'ye destek: 'Bizim muhtarımız şirketin muhtarı oldu'</strong><br /><br />Alagöz Maden'in çevre tahribatına neden olduğu Çatalağaç Köyü sakinlerinden Esma Aydın da konuşmasında Sekü köylülerine destek verdi. Aydın, 'Buradan Sekü köylülerinin tebrik ediyorum, helal olsun diyorum. Bunların yaptığı mücadeleyi biz yapamadık. Neden yapamadık? Bizim muhtarımız Alagöz'ün muhtarı oldu, bizim muhtarımız şirketin muhtarı oldu' dedi.</p> <p><strong>Mitingde ortak vurgu: 'Mücadele sürecek'</strong><br /><br />Miting boyunca yapılan konuşmalarda ortak vurgu, madencilik faaliyetlerine karşı verilen mücadelenin siyasi değil, doğrudan yaşam alanlarını, üretimi, suyu ve geleceği savunma mücadelesi olduğu yönünde oldu. Alanda sık sık maden şirketi ve iktidar aleyhine sloganlar atılırken, katılımcılar Giresun genelinde büyüyen çevre mücadelesinin daha da genişleyerek süreceği mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Giresun</category>
      <guid>https://www.haber500.com/giresun-tireboluda-madene-karsi-koylu-mitingi-bu-mesele-siyaset-degil-yasam-meselesi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 20:39:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/giresun-tireboluda-madene-karsi-koylu-mitingi-bu-mesele-siyaset-degil-yasam-meselesi.jpg" type="image/jpeg" length="60932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya Ekonomi Bakanı Reiche, uçak yakıtı krizine karşı sektör temsilcilerini pazartesi günü toplantıya çağırdı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/almanya-ekonomi-bakani-reiche-ucak-yakiti-krizine-karsi-sektor-temsilcilerini-pazartesi-gunu-toplantiya-cagirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/almanya-ekonomi-bakani-reiche-ucak-yakiti-krizine-karsi-sektor-temsilcilerini-pazartesi-gunu-toplantiya-cagirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, Orta Doğu'daki gerilimin enerji piyasalarına olası etkileri ve havacılıkta jet yakıtı arzına ilişkin riskleri değerlendirmek üzere sektör temsilcileriyle pazartesi günü toplantı yapacak. Hükümet, kısa vadede panik gerekmediğini vurgularken olası sıkıntılara karşı rezervlerden yakıt takviyesi yapıldığını açıkladı. Enerji güvenliği ve arz istikrarı konusundaki uyarılar ise hükümet içinde yeni tartışmaları beraberinde getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(KÖLN)</strong>- Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, Orta Doğu'daki gerilimin enerji piyasalarına olası etkileri ve havacılıkta jet yakıtı arzına ilişkin riskleri değerlendirmek üzere sektör temsilcileriyle pazartesi günü toplantı yapacak. Hükümet, kısa vadede panik gerekmediğini vurgularken olası sıkıntılara karşı rezervlerden yakıt takviyesi yapıldığını açıkladı. Enerji güvenliği ve arz istikrarı konusundaki uyarılar ise hükümet içinde yeni tartışmaları beraberinde getirdi.<br /><br />Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, Orta Doğu'daki savaşın enerji piyasalarına olası etkileri nedeniyle havacılık sektöründe yaşanabilecek kerosen (jet yakıtı) sıkıntısı riskine karşı harekete geçti. Bu kapsamda Reiche, sektör temsilcilerini pazartesi günü toplantıya çağırdı.<br /> <br /> Toplantıya havayolu şirketleri, havalimanı işletmeleri, yakıt tedarikçileri ve sektör birliklerinin katılması bekleniyor. Bakan Reiche, sürece ilişkin değerlendirmesinde 'panik havası oluşturulmaması gerektiğini' vurgulayarak, 'alarm' uyarısında bulundu.<br /> <br /> Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol ise Avrupa'da mayıs ayı itibarıyla jet yakıtı arzında sıkıntı yaşanabileceği yönünde uyarıda bulunmuştu. Buna karşın Alman yakıt ve enerji sektörü, şu anda doğrudan bir arz sıkıntısı olmadığını ancak gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.<br /> <br /> Bakan Reiche, Almanya'da halihazırda kerosen kıtlığı bulunmadığını ve ülkenin yalnızca ithalata bağımlı olmadığını ifade etti. Ancak Avrupa'nın jet yakıtının yüzde 50'den fazlasını Körfez ülkelerinden temin etmesi, olası risk algısını artırıyor.<br /> <br /> Olası arz sıkıntısına karşı Almanya'nın stratejik rezervlerinden 50 bin ton jet yakıtı piyasaya sürüldü. Ekonomi Bakanlığı, durumun kötüleşmesi halinde ek önlemlerin devreye alınabileceğini açıkladı.<br /> <br /> Öte yandan Maliye Bakanı Lars Klingbeil, uyarıların ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirterek hükümete daha hızlı adım atma çağrısında bulundu. Klingbeil, mevcut gelişmelerin Ukrayna savaşının ardından yaşanan enerji krizine benzer etkiler yaratabileceğini ifade etti.<br /> <br /> Hükümet içinde enerji politikalarına ilişkin tartışmalar sürerken, Klingbeil yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması ve enerji bağımsızlığının artırılması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong><br /> <br /> <br /> </strong></p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/almanya-ekonomi-bakani-reiche-ucak-yakiti-krizine-karsi-sektor-temsilcilerini-pazartesi-gunu-toplantiya-cagirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 20:33:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/almanya-ekonomi-bakani-reiche-ucak-yakiti-krizine-karsi-sektor-temsilcilerini-pazartesi-gunu-toplantiya-cagirdi.jpg" type="image/jpeg" length="93030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitimde Görme Engelliler Derneği: Engelliliği şiddetin nedeni gibi sunmak, hem gerçek nedenleri görünmez kılar hem de önyargıyı büyütür]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/egitimde-gorme-engelliler-dernegi-engelliligi-siddetin-nedeni-gibi-sunmak-hem-gercek-nedenleri-gorunmez-kilar-hem-de-onyargiyi-buyutur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/egitimde-gorme-engelliler-dernegi-engelliligi-siddetin-nedeni-gibi-sunmak-hem-gercek-nedenleri-gorunmez-kilar-hem-de-onyargiyi-buyutur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitimde Görme Engelliler Derneği, Kahramanmaraş'taki okul saldırısının ardından saldırgan çocuk hakkında 'otistik' ve 'zihinsel engelli' gibi nitelemelerin kullanıldığını belirterek, 'Sınırlı görüntülerle engel durumu teşhisi koymak bilimsel olmayıp yanlış bilgi üretmektedir. Engelliliği şiddetin nedeni gibi sunmak, hem gerçek nedenleri görünmez kılar hem de engelli bireylere yönelik önyargıyı büyütür. Bu dil, engelli çocuk ve gençlerin okulda ve sosyal hayatta dışlanmasını artırır' açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong>- Eğitimde Görme Engelliler Derneği, Kahramanmaraş'taki okul saldırısının ardından saldırgan çocuk hakkında 'otistik' ve 'zihinsel engelli' gibi nitelemelerin kullanıldığını belirterek, 'Sınırlı görüntülerle engel durumu teşhisi koymak bilimsel olmayıp yanlış bilgi üretmektedir. Engelliliği şiddetin nedeni gibi sunmak, hem gerçek nedenleri görünmez kılar hem de engelli bireylere yönelik önyargıyı büyütür. Bu dil, engelli çocuk ve gençlerin okulda ve sosyal hayatta dışlanmasını artırır' açıklamasını yaptı.</p> <p>Eğitimde Görme Engelliler Derneği (EGED), Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p> <p><strong>'Engelliliği şiddetin nedeni gibi sunmak, gerçek nedenleri görünmez kılar'</strong></p> <p>'15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş'ta yaşanan silahlı okul saldırısı sonrası, olayı gerçekleştiren çocuk hakkında 'otistik',  'zihinsel engelli' gibi yaşanan elim olayı toplumun engellilik algısı üzerinden masumlaştıran, asıl sebeplerini örten nitelemeler yayılmaktadır. Sınırlı görüntülerle engel durumu teşhisi koymak bilimsel olmayıp yanlış bilgi üretmektedir. Engelliliği şiddetin nedeni gibi sunmak, hem gerçek nedenleri (okul güvenliği, psikososyal destek, silaha erişim, çocuk koruma) görünmez kılar hem de engelli bireylere yönelik önyargıyı büyütür. Bu dil, engelli çocuk ve gençlerin okulda ve sosyal hayatta dışlanmasını artırır. 5378 sayılı Kanun ve BM Engelli Hakları Sözleşmesi, ayrımcılığı yasaklar; onurun korunmasını zorunlu kılar.</p> <p><strong>'Yaşanan saldırılar </strong><strong>mevcut önlemlerin yeterince uygulanmadığını göstermektedir'</strong></p> <p>Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı'nın 2018/10 sayılı 'Okullarda Güvenlik Önlemlerinin Alınması' Genelgesi, okullarda güvenli eğitim ortamının sağlanmasını, risklerin önlenmesini, acil durum planlarının hazırlanmasını ve gerekli koruyucu tedbirlerin alınmasını açık biçimde düzenlemektedir. Buna rağmen peş peşe yaşanan bu saldırılar, okul güvenliği konusunda mevcut önlemlerin yeterince uygulanmadığını göstermektedir. Bu doğrultuda kamuoyu; olayın gerçekliğini küçültmeyen, engelliliği doğal bir faillik sebebi göstermeyen, olayın gerçek boyutu ve tehlikesini ifade edip karar alıcıları ciddi önlemler almaya davet eden açıklamalara yönelmelidir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/egitimde-gorme-engelliler-dernegi-engelliligi-siddetin-nedeni-gibi-sunmak-hem-gercek-nedenleri-gorunmez-kilar-hem-de-onyargiyi-buyutur</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 20:12:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/egitimde-gorme-engelliler-dernegi-engelliligi-siddetin-nedeni-gibi-sunmak-hem-gercek-nedenleri-gorunmez-kilar-hem-de-onyargiyi-buyutur.jpg" type="image/jpeg" length="52595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ: 'Türkiye'de terörün zirveye çıktığı dönemde bile ortaokulda kan dökülmemişti']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/umit-ozdag-turkiyede-terorun-zirveye-ciktigi-donemde-bile-ortaokulda-kan-dokulmemisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/umit-ozdag-turkiyede-terorun-zirveye-ciktigi-donemde-bile-ortaokulda-kan-dokulmemisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni kitabı 'Ordu ve Siyaset'in imza günü için Bursa'da okurlarıyla buluşan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 'Türkiye'de üniversitelerde terörün en yüksek olduğu dönemlerde, üniversitede terörler olmuştu, bombalamalar olmuştu ama Türkiye'de terörün zirveye çıktığı dönemde bile hiç ortaokulda kan dökülmemişti' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Zehra Değirmenci</strong></p> <p><strong>(BURSA)-</strong> Yeni kitabı 'Ordu ve Siyaset'in imza günü için Bursa'da okurlarıyla buluşan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 'Türkiye'de üniversitelerde terörün en yüksek olduğu dönemlerde üniversitede terörler olmuştu, bombalamalar olmuştu ama Türkiye'de terörün zirveye çıktığı dönemde bile hiç ortaokulda kan dökülmemişti' dedi.</p> <p>Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, yeni kitabı Ordu ve Siyaset'in söyleşisi ve imza günü için bugün Bursa'da 23. Kitap Fuarı'nda okuyucularıyla buluştu.</p> <p>Söyleşide Siverek ve Kahramanmaraş okul saldırıları nedeniyle Türkiye'deki eğitim sistemi ve sistemdeki sorunları Zafer Partisi'nin nasıl çözmeyi planladığı hakkında konuştu.</p> <p>1980'li yıllara yaklaşırken ilkokul, ortaokul ve lise öğrenimini yaptığını ve bu dönemlerin çok sorunlu olduğunu ifade eden Özdağ, '1970'li yıllar, 1980-12 Eylül'üne kadar Türkiye'de olağanüstü zor, terörün, siyasi çatışmaların gündeme hakim olduğu yıllardı ve okulların önünde, okulların içinde çatışmalar olurdu. Ne yazık ki tabii bu ortamda çatışmalarda beş binden fazla genç hayatını yitirdi. Kan gövdeyi götürdü Türkiye'de.' dedi.</p> <p><strong>'Türkiye'de terörün zirveye çıktığı dönemde bile hiç ortaokulda kan dökülmedi'</strong></p> <p>Siverek ve Kahramanmaraş'ta Amerika'da benzerleri görülen okul saldırıları olduğunu belirten Özdağ, 'Türkiye'de üniversitelerde terörün en yüksek olduğu dönemlerde üniversitede terörler olmuştu, bombalamalar olmuştu ama Türkiye'de terörün zirveye çıktığı dönemde bile hiç ortaokulda kan dökülmemişti. Ortaokulda kan döküldü ve birçok anne baba ertesi gün, ondan sonra iki gün çocuklarını okula yollamadılar' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Buraya nasıl geldik ve buradan nasıl çıkarız' diye soran Özdağ, şöyle devam etti:</p> <p>'Sadece buraya gelişten kastım bu elim hadise nasıl oldu değil, eğitimde buraya nasıl geldik? İlkokulun dört sene olmasına nasıl geldik? Dört, üç ve dört sistemine nasıl geldik? Bu sistem ortaya ne çıkartıyor? Sonra üniversitelerin bugün içinde olduğu noktaya nasıl geldik? Ben esas bunları sizinle konuşmak istiyorum arkadaşlar.</p> <p><strong>'Özel okullar teşvik edildi'</strong></p> <p>İlkokulların beş sene olması doğru bir eğitim yapılanmasıydı. Dört seneye düşürülmesi ideolojik bir karardı ve bu ideolojik kararla dört seneye düşürdüler ilkokul eğitimini. Bu bir yanlıştı. Bu yanlış, yaz-kış uygulaması, saati uygulamasının gündemden kaldırılarak bir başka yanlışla ve eğitimi doğrudan etkileyen yanlışla, yine ideolojik bir kararla daha da güçlendirildi. Eğitim bir insan hakkı ve yurttaş hakkı olmasına ve sağlık gibi esas olarak kamu tarafından yani devletin okullarında bu eğitimin kaliteli bir şekilde genç yurttaşlarımıza verilmesi, devletin asli yükümlülüğü iken devlet okullarının değersizleştirildiği ve özel okulların teşvik edildiği bir süreci yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.</p> <p><strong>'Devlet okullarının kalitesi bilinçli şekilde düşürüldü'</strong></p> <p>Keza sağlıkta da böyle esas sağlık hizmetlerinin devlet tarafından ve kaliteli şekilde verilmesi gerekirken, nasıl hastanelerde özel hastaneler teşvik ediliyorsa ve Türk sağlık sistemi özel hastane sahipleri tarafından yönetiliyorsa, eğitim sisteminde de kolejler ön plana çıkartıldı. Hiç kimse çocuğunu devlet okuluna yollamayı düşünmüyor ve eğer imkanı varsa yani maddi olarak bunu üstlenebilecek durumdaysa kesinlikle özel okula yollamaya çalışıyor. Oysa sağlık sistemi gibi eğitimde de devlet okulları esas olmalı. Ancak devlet okullarının kalitesinin bugün olduğu gibi olması kabul edilemez. Bu iktidar döneminde devlet okullarının kalitesi ve eğitimin kalitesi adeta bilinçli bir şekilde düşürülmüştür.</p> <p><strong>'İlçede üniversite açmanın amacı esnafın istihdamını düşünmek'</strong></p> <p>Liselerde biz imam hatip mi olsun, düz lise mi olsun tartışması yapılırken meslek liselerinin sayısı azaldı ve adeta en fazla ihtiyaç duyduğumuz lise formatı ortadan kaldırıldı. Yanlış bilinç gençlere veriliyor. Herkes üniversite mezunu olmalı. Hangi bölümden olursa olsun hiçbir önemi yok. Yeter ki bir üniversite olsun. O kadar yanlış ve o kadar sizi hayatta kayba uğratan bir anlayış ki bu. Öyle üniversite bölümlerini öyle ilçelerde görüyorum ki, hayattan 4 sene çalıyor. Oysa gayet iyi biliyorum ki birçok üniversiteler açılırken amaç daha kaliteli eğitim alacak gençlerin hayata hazırlanması, Türkiye için daha güzel üretim yapabilecek gençlerin yetişmesi, kendilerini daha iyi yetiştirmesi değil. Üniversiteyi ve fakülteyi açarken x ilçesindeki esnaf nasıl daha fazla istihdam yapar, oradakiler öğrencilere nasıl daha fazla evlerini kiraya verebilirler diye üniversitelerin belirli bölümleri belirli ilçelere taşınıyor. Yani üniversite öğrencisi, Türkiye'nin geleceğine kendisini hazırlayan genç Türk vatandaşı olarak değil, doğrudan bir tüketici ve tedarikçi olarak görünüyor bu insanların gözünde. Oysa böyle üniversite zihniyeti olmaz. Böyle üniversite eğitimi de olmaz.<span class='Apple-converted-space'> </span></p> <p><strong>'İlkokul tekrar 5 sene haline gelecek'</strong></p> <p>Biz anaokullarını yüzde 100 seviyesine çıkartacağız. İlkokulu tekrar beş sene haline getireceğiz ve apartman okulları yasaklayacağız. İlkokullar kampüs okuluna dönüşecek. Yani geniş bahçe içinde ve kapalı ve kapalı-açık spor alanları olan, zemin kat artı iki kat olmak zorunda. Üç kat olmayacak. Her mahallede böyle bir okul olacak. Öğrenci sayısı da 20'yi aşmayacak. Çünkü yüzbinlerce atanamamış öğretmen var Türkiye'de.</p> <p><strong>'Köy okullarını yeniden açacağız'</strong></p> <p>İki, köy okullarını tekrar açacağız. Bir köyde bir tane öğrenci olsa bile bir tane öğretmen muhakkak olacak. Köylerde tekrar andımız okunacak ve İstiklal Marşı bayrak töreni yapılarak gerçekleşecek. Köyü yok edersen Türkiye'yi yok edersin. Onun için Büyükşehir Yasası'nın kaldırılması lazım. Köyler tekrar canlanmak zorunda. Köyde canlanma için ilkokulun varlığı şart. Sonra 5-6 köyün ortasında tarım lisesi kuracağız. Ortaokul ve liselerde devlet okulu muhakkak kampüs şeklinde olacak, spor tesisleri ve bahçe içerisinde. Burada da apartman okul yasaklanacak.<span class='Apple-converted-space'> </span></p> <p><strong>'Uyuşturucu ve sanal kumarla mücadele edeceğiz'</strong></p> <p>Bu eğitim sırasında muhakkak iki şeyle mücadele edeceğiz. Gençliği bunlardan uzak tutmamız gerekiyor. Bir uyuşturucuyla mücadele edeceğiz, iki sanal kumar ile mücadele edeceğiz. Çünkü uyuşturucu ve sanal kumar Türk gençliğini hedef alıyor. Uyuşturucu bulmak çok kolay hale geldi. Sanal kumarı cebimizde taşıyoruz, devlet oynatıyor. Bunun böyle devam etmesi mümkün değil. 3 milyondan fazla gencimiz uyuşturucu tuzağına düşürülmüş durumda. Baronlar yabancı işgal ordularının keşif kollarını oluşturuyorlar. Buna çok sert bir şekilde dur demek zorundayız. Onun için hem 'Uyuşturucuyla Mücadele Yasası' diye bir yasa hazırladık, hem de 'Sanal Kumarla Mücadele Yasası': Ve bağımlılıkta tedaviyi zorunlu hale getireceğiz. Yani ben tedavi olmak istemiyorum: Böyle bir seçenek yok. Uyuşturucuya bulaşmış bütün gençlerimiz zorunlu tedavi süreci içerisine alınacak.<span class='Apple-converted-space'> </span></p> <p><strong>'İran roketleri bilimle yapıyor'</strong></p> <p>Hepiniz İran'a yönelik Amerikan israil saldırısını izliyorsunuz televizyonlarda. İran çok din devleti falan ama bu roketleri din ile yapmıyorlar. Bu roketleri bilimle yapıyorlar. Bu süpersonik füzeyle dünyanın en büyük uçak gemisini vurdular. Aynı anda 17 yerinden saldırdılar uçak gemisine. O füzeyi yapmaları tesadüf değil. İran'daki üniversiteler Türk üniversitelerinden dünya sıralamasında öndeler. Bizim ilk 100'de ilk 200'de yok. Bizim ilk 500'de var. İranlıların ilk 100'de de var, ilk 200'de de var. Gelin bu eğitim sistemini değiştirelim. Bu eğitim sistemini değiştirmek için gelin AK Parti'yi değiştirelim. Yusuf Tekin'i değiştirelim. Onun için de Zafer'de toplanalım. Zafere birlikte yürüyelim.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/umit-ozdag-turkiyede-terorun-zirveye-ciktigi-donemde-bile-ortaokulda-kan-dokulmemisti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 20:01:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/umit-ozdag-turkiyede-terorun-zirveye-ciktigi-donemde-bile-ortaokulda-kan-dokulmemisti.jpg" type="image/jpeg" length="92848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'nın birçok şehrinde hükümetin enerji politikalarına protesto]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/almanyanin-bircok-sehrinde-hukumetin-enerji-politikalarina-protesto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/almanyanin-bircok-sehrinde-hukumetin-enerji-politikalarina-protesto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın büyük şehirlerinde on binlerce kişi, hükümetin enerji politikasını protesto ederek fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılmasını ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasını talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İlhan Baba</strong><br /> <br /><strong> (MÜNİH)- </strong>Almanya'nın büyük şehirlerinde on binlerce kişi, hükümetin enerji politikasını protesto ederek fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılmasını ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasını talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Almanya'nın Berlin, Hamburg, Köln ve Münih'te binlerce kişi hükümetin enerji politikasını protesto etti. Organizatörler, ülke genelinde toplam katılımın yaklaşık 80 bin kişi olduğunu bildirdi.<br /><br />Çevre ve doğa koruma örgütlerinden oluşan geniş bir ittifak tarafından organize edilen protestolara, Greenpeace, WWF ve Deutsche Umwelthilfe gibi kuruluşlar da destek verdi.<br /> <br />'Yenilenebilir enerjiyi savun' sloganıyla düzenlenen eylemlerde konuşma yapan kuruluş temsilcileri, kömür, petrol ve gazdan çıkılarak güneş ve rüzgâr gibi çevre dostu enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılmasını talep etti. </p> <p>Ekonomi Bakanı Katherina Reiche'nin politikalarını eleştiren temsilciler, fosil yakıt fiyatlarının artmasına rağmen yenilenebilir enerji yatırımlarının yeterince desteklenmediğini dile getirdi.<br /> <br /> Ayrıca temsilciler, enerji fiyatlarındaki yükselişin ve İran ile yaşanan gerilimlerin, sanayileşmiş ülkelerin fosil yakıtlara bağımlılık nedeniyle otoriter rejimlere karşı ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/almanyanin-bircok-sehrinde-hukumetin-enerji-politikalarina-protesto</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:52:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/almanyanin-bircok-sehrinde-hukumetin-enerji-politikalarina-protesto.jpg" type="image/jpeg" length="61507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması... Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Türkay Sonel ve koruma polisi Şükrü Eroğlu tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasi-donemin-tunceli-valisi-tuncay-sonelin-oglu-turkay-sonel-ve-koruma-polisi-sukru-eroglu-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasi-donemin-tunceli-valisi-tuncay-sonelin-oglu-turkay-sonel-ve-koruma-polisi-sukru-eroglu-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Şükrü Eroğlu tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Caner Aktan</strong></p> <p><strong>(TUNCELİ)</strong> - Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Şükrü Eroğlu tutuklandı.</p> <p>Gülistan Doku soruşturması kapsamında dün Tunceli Adliyesi'ne sevk edilen dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Şükrü Eroğlu savcılık ifadesinin ardından tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mustafa Türkay Sonel ve Şükrü Eroğlu, tutuklandı. Böylece Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 10'a yükseldi. Tutuklanan isimler ve isnat edilen suçlar şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Mustafa Türkay Sonel, Erdoğan Elaldı 'kasten öldürme', Ferhat Güven 'yağma', Zeinal Abakarov, Cemile Yücer, Engin Yücer, Celal Altaş, Nurşen Arıkan ve Şükrü Eroğlu 'suç delillerini gizleme ve yok etme', Gökhan Ertok 'kişisel verilerin yasadışı yollarla ele geçirilmesi ve suç delillerini gizleme ve yok etme'.'</p> <p>Diğer şüpheliler Süleyman Ö., Savaş G. ve Uğurcan A. ise adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Tunceli</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasi-donemin-tunceli-valisi-tuncay-sonelin-oglu-turkay-sonel-ve-koruma-polisi-sukru-eroglu-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/gulistan-doku-sorusturmasi-donemin-tunceli-valisi-tuncay-sonelin-oglu-turkay-sonel-ve-koruma-polisi-sukru-eroglu-tutuklandi.jpeg" type="image/jpeg" length="96358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan'dan Antalya'da diplomasi trafiği]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidandan-antalyada-diplomasi-trafigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidandan-antalyada-diplomasi-trafigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında çeşitli temaslarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında çeşitli temaslarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek' ana temasıyla düzenlenen 5'inci Antalya Diplomasi Forumu'nun ikinci gününde temaslarına devam etti. Fidan, İsviçre Konfederasyonu Federal Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Raşit Meredov ile bir araya geldi. Fidan, ABD Başkanı'nın Ortadoğu ve Arap İşlerinden Sorumlu Özel Temsilcisi ve ABD Dışişleri Bakanlığı Afrika Özel Temsilcisi Massad Fares Boulos'u da kabul etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidandan-antalyada-diplomasi-trafigi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:27:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/disisleri-bakani-fidandan-antalyada-diplomasi-trafigi.jpg" type="image/jpeg" length="60034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan'dan Barrack'a: Türkiye'nin dış politikası, dış müdahalelere açık bir alan değildir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/saadet-partisi-genel-baskani-arikandan-barracka-turkiyenin-dis-politikasi-dis-mudahalelere-acik-bir-alan-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/saadet-partisi-genel-baskani-arikandan-barracka-turkiyenin-dis-politikasi-dis-mudahalelere-acik-bir-alan-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı açıklamalara tepki göstererek, 'Tom Barrack 'persona non grata' ilan edilmelidir. Türkiye'nin dış politikası, dış müdahalelere açık bir alan değildir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong>- Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı açıklamalara tepki göstererek, 'Tom Barrack 'persona non grata' ilan edilmelidir. Türkiye'nin dış politikası, dış müdahalelere açık bir alan değildir' dedi.</p> <p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Antalya Diplomasi Forumu'nda açıklamalarda bulunan ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'a tepki gösterdi. Arıkan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı açıklamaların Türkiye ve bölge açısından kabul edilemez olduğunu belirterek, 'Bir kez daha söylüyoruz; Tom Barrack 'persona non grata' ilan edilmelidir. Türkiye'nin dış politikası, dış müdahalelere açık bir alan değildir' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye'nin tarihsel mücadelesine dikkati çeken Arıkan, 'Emperyalizme karşı destan yazmış bu topraklarda; işgali ve siyonizmi meşrulaştırmaya kimsenin gücü yetmez' değerlendirmesinde bulundu. Tom Barrack'ın 'Bu bölge sadece güce saygı duyar' yönündeki ifadelerine de tepki gösteren Arıkan, 'Bu tarih yoksunu anlayış şunu bilmelidir: Bu coğrafyada gücüne güvenen nice emperyalist gelmiş, hezimete uğrayarak gitmiştir. Kalıcı olan güç değil; adalet, hak ve vicdandır' dedi.</p> <p>Açıklamasında iktidara da çağrıda bulunan Arıkan, Barrack'ın 'istenmeyen kişi' ilan edilmesi gerektiğini daha önce de dile getirdiklerini hatırlatarak, 'Tom Barrack'ın 'istenmeyen adam' ilan edilmesi için daha ne yapması gerekiyor? Bu şahıs hakkında ne zaman somut bir adım atacaksınız' sorusunu yöneltti. İktidar tarafından yapılan 'İnsanlık İttifakı'nın lideriyiz' açıklamalarına da gönderme yapan Arıkan, 'Buyurun, gereğini yapın' çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/saadet-partisi-genel-baskani-arikandan-barracka-turkiyenin-dis-politikasi-dis-mudahalelere-acik-bir-alan-degildir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:26:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/saadet-partisi-genel-baskani-arikandan-barracka-turkiyenin-dis-politikasi-dis-mudahalelere-acik-bir-alan-degildir.jpeg" type="image/jpeg" length="26739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergün, Libya'daki Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı'nın açılışına katıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/genelkurmay-ikinci-baskani-orgeneral-ergun-libyadaki-flintlock-2026-cok-uluslu-ozel-kuvvetler-tatbikatinin-acilisina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/genelkurmay-ikinci-baskani-orgeneral-ergun-libyadaki-flintlock-2026-cok-uluslu-ozel-kuvvetler-tatbikatinin-acilisina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Levent Ergün, Libya'daki Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı'nın açılış törenine katıldı. Ergün, Libya'da çeşitli temaslarda da bulundu. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Levent Ergün, Libya'daki Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı'nın açılış törenine katıldı. Ergün, Libya'da çeşitli temaslarda da bulundu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Milli Savunma Bakanlığı'nın resmi X hesabından bugün yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:</p> <p>'Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Levent Ergün, Libya'da devam eden Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı'nın 14 Nisan'daki açılış törenine katıldı. Orgeneral Levent Ergün; Libya Milli Birlik Hükümeti Savunma Bakanı Tümgeneral Abdüsselam Zubi, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter ve ABD Afrika Komutan Yardımcısı Korgeneral John Brennan ile görüşmeler de gerçekleştirdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/genelkurmay-ikinci-baskani-orgeneral-ergun-libyadaki-flintlock-2026-cok-uluslu-ozel-kuvvetler-tatbikatinin-acilisina-katildi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:05:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/genelkurmay-ikinci-baskani-orgeneral-ergun-libyadaki-flintlock-2026-cok-uluslu-ozel-kuvvetler-tatbikatinin-acilisina-katildi.jpg" type="image/jpeg" length="61012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'liler, Onursal Adıgüzel için Ataşehir Belediyesi önünde toplandı.. Emre: 'Bütün bu talimatlar Erdoğan tarafından verilmektedir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpliler-onursal-adiguzel-icin-atasehir-belediyesi-onunde-toplandi-emre-butun-bu-talimatlar-erdogan-tarafindan-verilmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpliler-onursal-adiguzel-icin-atasehir-belediyesi-onunde-toplandi-emre-butun-bu-talimatlar-erdogan-tarafindan-verilmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li yurttaşlar, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasının ardından belediye önünde nöbete başladı. Kalabalığa seslenen CHP Sözcüsü Zeynel Emre, 'Bu operasyonların nedeni CHP'nin bir yıldır bu ülkenin birinci partisi olmasıdır, ilk seçimde iktidar olmasıdır, ilk seçimde iktidarı alacağı korkusudur. Bütün bu talimatlar Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilmektedir. Ortada bir yargı falan yoktur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP'li yurttaşlar, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasının ardından belediye önünde nöbete başladı. Kalabalığa seslenen CHP Sözcüsü Zeynel Emre, 'Bu operasyonların nedeni CHP'nin bir yıldır bu ülkenin birinci partisi olmasıdır, ilk seçimde iktidar olmasıdır, ilk seçimde iktidarı alacağı korkusudur. Bütün bu talimatlar Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilmektedir. Ortada bir yargı falan yoktur' dedi.</p> <p>Ataşehir Belediyesi'ne yönelik gece operasyonunda, aralarında Başkan Onursal Adıgüzel'in de olduğu 21 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınanların emniyetteki işlemleri sürerken, CHP'liler de belediye önünde eyleme başladı. Çok sayıda milletvekili ile parti yöneticisi belediye önüne geldi. Toplanan kalabalığa seslenen CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, operasyonun gece yarısı yapılmasına tepki göstererek şunları söyledi:</p> <p>'Vatan Emniyet Müdürlüğü'nde sadece bir tane yetkili var şu anda, arkadaşların avukatlarla görüşmesini sağlayan. Aradan 16 saat zaman geçmiş, gözaltındaki kişi görüşmesini sağlamakla görevli tek bir kişiyi görevlendirmişler. Şu anda arkadaşlarımızın yarısından fazlası hâlen avukatlarıyla görüşebilmiş değil. Bunun adı bir zulümdür. İlaca ihtiyacı olanlar olabilir. Avukatıyla ailesine bir mesaj göndermek isteyen olabilir. Sürece yönelik bir hukuksal meseleyi konuşmak isteyen olabilir. Aradan 16 saat geçmiş olmasına rağmen avukatıyla bile konuşamayan yol arkadaşımız var. Bu hukuksuzluğun bir an önce sonlanması gerekir. Bu zulmün bir an önce sonlanması gerekir. Peki, kime yapılıyor bu zulüm? Kime yapıyorlar bu işkenceyi? Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ülkemize uzun yıllar boyu memlekete hizmet etmiş Onursal Adıgüzel gibi bir Ataşehir sevdalısına, bir memleket sevdalısına yapıyorlar bu zulmü. Onursal Adıgüzel, 2024 seçimlerinde yüzde 57 oyla seçilmiş, rakibinin 20 puan önünde bir oy farkıyla seçilmiş, göreve geldiği günden itibaren Ataşehir'de çok önemli halkçı belediyecilik uygulamalarını gerçekleştirmiş bir yol arkadaşımız.'</p> <p><strong>'Bu nasıl bir vicdansızlıktır'</strong></p> <p>Adıgüzel'in belediyedeki çalışmalarını da anlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Geçtiğimiz günlerde sosyal medya trolleri hedef göstermişti Ataşehir Belediyesi'ni. Sosyal medya trollerinin hedef göstermesiyle başkanımızı gözaltına aldılar. Üstelik neyle suçlandığı belli bile değil. Evine giden polisler, kolluk güçleri, 'Efendim biz buraya rüşvet iddiasıyla geldik' diyorlar. Savcılık bir basın açıklaması yayınlıyor. Üzerine 'ihaleye fesat' yazıyor. Bir kere Ataşehir'de son 2 yıllık zaman dilimi içerisinde büyük ihaleler yapılmadı. Çünkü hem önceki dönemde hem bu dönemde belediyecilik hizmetlerini gerçekleştirecek araç gereçler belediyenin kendi öz kaynaklarıyla satın alındı. Burada öyle kamuoyunda konuşulduğu gibi büyük ihaleler yok ama savcılık basın açıklaması ihaleye fesat gerekçesiyle bir yazı yayınlamış ve şimdi sosyal medya trollerinin ağlarında dolaştırıyorlar. Efendim belediyede görev yapan bir emekçinin evinde market kartı bulunmuş. Ya 'CHP iktidara geldiğinde sosyal yardımları kesecek' diyenler bugün market kartları yoksul vatandaşlara, açlık ve sefalet içerisinde yaşamaya çalışan vatandaşlara dağıtılıyor gerekçesiyle belediye başkanı tutukluyorlar. Beslenme çantasını dolduruyorlar diye belediye başkanları tutukluyorlar. Kreş yapıyorlar, yurt yapıyorlar diye belediye başkanları tutukluyorlar. Bu nasıl bir vicdansızlıktır?'</p> <p><strong>'Bir adım geri atmayacağız'</strong></p> <p>CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de halk iradesine saldırı yapıldığını, bunu asla kabul etmediklerini vurgulayarak şöyle konuştu:</p> <p>'Bir yılı aşkın süredir belediye başkanlarımızı, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu, bürokratlarımızı sudan bahanelerle, iftiralar üzerinden delilsiz bir şekilde tutukladılar, cezaevine koydular. Sindik mi? Geri çekildik mi? Bir adım geri attık mı? Atmayacağız. Buradan bu siyasi operasyonu yapanlara sesleniyorum. Onlar Ankara'da saraydalar. Türkiye'yi yormayın. Türkiye'nin demokrasisine böyle saldırmayın. Amerika'dan alacağınız o meşruiyet, 'aferin' sözü için onların 'Hadi evladım, siz Türkiye'de monarşiyi kurabilirsiniz' sözlerine kanmayın ve Türkiye'nin sandığına el uzatmayın. Ataşehir halkı tercihini yaptı. Onursal Adıgüzel'i belediye başkanı seçti. Ataşehirlilerden alamadıklarını, İstanbullulardan alamadıklarını, Bursa'dan alamadıklarını, Aydın'dan alamadıklarını, hiçbir yerden alamadıklarını yargı kolları üzerinden iddianamelerle almaya çalışıyorlar ama bilsinler ki eninde sonunda o sandık gelecek. Siyasetçi eninde sonunda halkın vicdanında tartılacak.'</p> <p><strong>'Ortada yargı yok'</strong></p> <p>CHP Sözcüsü Zeynel Emre, parti olarak bir yıldır büyük bir darbe sürecinin içerisinde olduklarını belirterek şunları söyledi:</p> <p>'Bu süreçte yüzlerce miting yaptık. Ama karda, ama kışta, ama sıcakta tek bir gün bizleri yalnız bırakmadınız. Bunun için sizlere minnettarız. Sizlerle bu yolu yürümekten büyük bir onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz ve buraya da hoş geldiniz diyorum. Lafı hiç eğip bükmeden ortasından anlatalım. CHP, bu ülkenin birinci partisidir. Bu operasyonların nedeni CHP'nin bir yıldır bu ülkenin birinci partisi olmasıdır, ilk seçimde iktidar olmasıdır, ilk seçimde iktidarı alacağı korkusudur. Bütün bu talimatlar Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilmektedir. Ortada bir yargı falan yoktur. Bütün bu gördüğümüz planlanmış bir tiyatronun parçasıdır. Biz belediye başkanlarımızla gurur duyuyoruz. Bizim 25 belediye başkanımız gözaltına alındı. Bine yakın arkadaşımız gözaltına alındı, tutuklandı yüzlercesi. Tek birinin evinde para sayma makinesi gördünüz mü? Tek birinin evinde ayakkabı kutularında para gördünüz mü? Tek bir arkadaşımız ailesiyle konuşurken 'Paraları sıfırla' konuşması yaptı mı? Hepsinin arkasındayız.'</p> <p><strong>'Diktatörlüğe karşı yürüyen mücadele'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bu mücadele diktatörlüğe karşı yürüyen bir mücadeledir. Bu mücadele CHP'yi sindirmek isteyenlere, bu ülkeyi milli egemenliğe dayalı bir cumhuriyet değil; bir ailenin uhdesine vermek isteyenlere karşı mücadeledir. Onurlu bir mücadele bu ama biz buradan söz veriyoruz. Liderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün büstünün önünden söz veriyoruz. Nasıl ki o suikast girişimine karşı pes etmedi, milli mücadeleyi sürdürdü, yılmadı, arkadaşlarıyla birlikte devrimler altına imza attı; biz de bu ülkeyi demokrasiyle taçlandıracağız. İlk seçimde iktidar olacağız. Onursal Adıgüzel bizim kardeşimiz. Gençlik kollarımızda yetişti, bu partinin evladı. Yapmadığı görev kalmadı ve dişiyle, tırnağıyla kazıyarak buralara geldi. Ön seçimle milletvekili oldu, Parti Meclisi üyesi oldu, genel başkan yardımcılığı yaptı. Bizi utandıracak hiçbir iş yapmadı. Biz kendisine kefiliz. Güzel günlerde arkadaşlarımızla buluşacağız. Sizlerle birlikte de halkın iktidarını kuracağımıza yürekten inanıyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpliler-onursal-adiguzel-icin-atasehir-belediyesi-onunde-toplandi-emre-butun-bu-talimatlar-erdogan-tarafindan-verilmektedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:04:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpliler-onursal-adiguzel-icin-atasehir-belediyesi-onunde-toplandi-emre-butun-bu-talimatlar-erdogan-tarafindan-verilmektedir.jpg" type="image/jpeg" length="11289"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Karagümrük, Eyüpspor'a 2-1 mağlup oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/fatih-karagumruk-eyupspora-2-1-maglup-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/fatih-karagumruk-eyupspora-2-1-maglup-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'in 30. haftasında Fatih Karagümrük konuk ettiği Eyüpspor'a 2-1 mağlup oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong>-Süper Lig'in 30. haftasında Fatih Karagümrük, konuk ettiği Eyüpspor'a 2-1 mağlup oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında Mısırlı.Com.Tr Fatih Karagümrük ile İkas Eyüpspor karşı karşıya geldi. Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda saat 14.30'da başlayan ve hakem Cihan Aydın'ın yönettiği maçı konuk takım Eyüpspor 2-1 kazandı.</p> <p>Fatih Karagümrük deplasmanında Eyüpspor'a galibiyeti getiren golleri 39. dakikada Fatih Karagümrük oyuncusu Matias Ktanevitter'e kendi kalesine  ve 44. dakikada Mateusz Legowski attı. Ev sahibi Fatih Karagümrük'ün tek golü ise 16. dakikada Sergingo'dan geldi.  78. dakikada Anıl Yaşar'ın kırmızı kart görmesiyle Eyüpspor karşılaşmayı 10 kişi tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/fatih-karagumruk-eyupspora-2-1-maglup-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:51:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/fatih-karagumruk-eyupspora-2-1-maglup-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="95860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri... Kadri Atabaş: 'Türkiye'de 100'üncü gün hesabını vermeyi getiren ilk biziz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sosyal-demokrat-belediyecilik-gunleri-kadri-atabas-turkiyede-100uncu-gun-hesabini-vermeyi-getiren-ilk-biziz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sosyal-demokrat-belediyecilik-gunleri-kadri-atabas-turkiyede-100uncu-gun-hesabini-vermeyi-getiren-ilk-biziz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Genel Sekreter Yardımcısı Kadri Atabaş, 1970-1980 yıllarında Ankara'nın kimliğiyle ilgili çalışmalar yaparken kent merkezlerinin bir büyük model içinde ele alınması ilkesini getirdiklerini belirterek, 'Ankara'nın kimliği ne olmalıdır diye sorup, tren yoluyla otobüs hatlarını Sıhhıye'de buluşturup kademeli ulaşım sistemine geçmeye çalışmak, metroyu kurmak, her biri büyük modeller olarak önceden düşünülmüş, Türkiye'nin iyi yetişmiş kadrosunun kendi hayalleriyle geliştirdikleri ve uygulamaya sokmayı göze aldıkları, çoğuna da tepki duyulmuş olaylardır. Türkiye'de 100'üncü gün hesabını vermeyi getiren ilk biziz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İleyda ÖZMEN / Kamera: Yasin KABADAYI & Hakan KARADUMAN</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Genel Sekreter Yardımcısı Kadri Atabaş, 1970-1980 yıllarında Ankara'nın kimliğiyle ilgili çalışmalar yaparken kent merkezlerinin bir büyük model içinde ele alınması ilkesini getirdiklerini belirterek, 'Ankara'nın kimliği ne olmalıdır diye sorup, tren yoluyla otobüs hatlarını Sıhhıye'de buluşturup kademeli ulaşım sistemine geçmeye çalışmak, metroyu kurmak, her biri büyük modeller olarak önceden düşünülmüş, Türkiye'nin iyi yetişmiş kadrosunun kendi hayalleriyle geliştirdikleri ve uygulamaya sokmayı göze aldıkları, çoğuna da tepki duyulmuş olaylardır. Türkiye'de 100'üncü gün hesabını vermeyi getiren ilk biziz' dedi.</p> <p>Birincisi nasıl bir Ankara istiyorduk? Türkiye'de kent merkezlerinin ele alınması bir büyük model içinde ele alınması da bizimle ilgili bir konu. Parçacı bir meseleden bahsetmiyorum. Ankara'nın kimliği ne olmalıdır sorusunu sorup Ankara kimliği içinde kent merkezlerinin çevresinin tamamıyla yaya bölgeleri haline getirmeye çalışmak, hiç değilse var olan tren yoluyla otobüs hatların Sıhhıye'de buluşturup kademeli ulaşım sistemine geçmeye çalışmak, metroyu kurmak, bütün bunlar her biri büyük modeller olarak önceden düşünülmüş, Türkiye'nin gerçekten iyi yetişmiş bir kadrosununun kendi hayalleriyle birlikte geliştirdikleri hayallerle uygulamaya sokmayı göze aldıkları çoğuna da tepki duyulmuş olaylardır.</p> <p>Sosyal Demokrasi Derneği (SDD), Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM), Friedrich Ebert Stiftung ve Etimesgut Belediyesi işbirliğiyle, eski Ankara Belediyesi Başkanı Ali Dinçer anısına Etimesgut 100. Cumhuriyet Kültür Merkezi'nde '1. Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri' etkinliği düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Program açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin'in 'Değişen Dünyada Sosyal Demokrat Belediyeciliğin Deneyim Birikim ve Pratiğini Yeniden Okumak' ve eski ASKİ Genel Müdürü Levent Tosun'un 'Yerel Yönetimlerde Devrim Yapanların Öyküsü' başlıklı sunumlarıyla devam etti.</p> <p><strong>Ulaş Bayraktar: 'Hemşerilik kavramını ters çevirmiş durumdayız'</strong></p> <p>Ardından Doç. Dr. Ulaş Bayraktar, 'Bir Deneysel Ütopya olarak Ali Dinçer Belediyeciliği' başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Bayraktar sözlerine Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasına tepki göstererek başladı. Bayraktar şunları söyledi:</p> <p>'Birazcık bu deneysel ütopyayı açacağım. Ve Ali Dinçer döneminin nasıl bir deneysel ütopya olduğunu, onlar bir ütopyayı yazdıkları için değil, bir ütopyayı hayata geçirmek için belli bir böyle bir bilinçli şey değil ama bugün aslında onun neden bir deneysel ütopya olduğunu sizlere anlatmaya ve bugünün şartlarında ne kadar kıymetli olduklarını anlatmaya çalışacağım. Aslında bu Türkiye'ye özgü bir sorun değil. Aslında bu döneme de özgü değil. İşte Kentsiz Kentleşme adlı kitapta aslında biz kentlerin, o kentliliğini, kentleşmesini çok uzun zamandır kaybetmekte olduğumuzu söyler. Çünkü işte Antik Yunan'dan beri yurttaşlık, öz yönetim ve kamusal alanları kaybediyor şehirler. Şehir sadece apartmanlardan, sadece sanayi işletmelerinden ibaret değil bir kamusallığın olması lazım, kendine özgü bir yönetim olması lazım. Yurttaşlık yani biz Türkçe'de bunu hemşerilik diyoruz. Yani 1930'da kanunda var hemşehri hukuku. Bence bütün yerel siyasetin, yerel demokrasinin anahtar kavramı hemşehri hukukudur. Biz o hemşehri kavramını şimdi tam tersi bir yerden okuyoruz. Hemşehri dediğimizde Ankaralılara, İstanbulluları, Mersinlileri değil de işte buraya göçle gelmiş Sivaslı, Trabzonlu, Diyarbakırlı, Adanalıları düşünüyoruz. Burada yaşayanları. Hemşerilik kavramını ters çevirmiş durumdayız. Onun özüne döndürmek yükümlülüğünü taşıyoruz. Hemşireler 1930 sayılı kanundan beri olduğu gibi bir kentte yaşayan sakinlerin hepsi o kentin hemşehrisidir. Bu vasıflarıyla bütün kararlara katılmak ve yardımlardan faydalanma hakkına sahiptir. Bakın 1930'da bunu kaleme almışız. İçinde katılımcı demokrasi de var, içinde sosyal adalet, eşitlik ve katılımcılık da var. </p> <p><strong>'Kenti paylaşmanın, o kent paydasında ortaklaşmanın zeminini kaybediyoruz'</strong></p> <p>Kent hakkını hepiniz duymuşsunuzdur. Çok kullanılıyor. Fakat birazcık farklı kullanılıyor. Yani biz kent hakkı dediğimizde konut hakkı ulaşım hakkı ekoloji hakkı yeşil alan hakkı gibi bir şey düşünüyoruz, kentsel haklar çoğul olarak düşünüyoruz. Oysa kelimenin orijinalinde Fransızcasını ve İngilizcede kente haktır o. Kentin kent olma hakkıdır aslında. Bizim kentli olarak, vatandaş olarak yönetimden beklediklerimizin ötesinde bir kentin kent olma hakkıdır. Bu da ne demek? Yani bu neden kırılıyor? Gitgide büyüyen sınırları artık belirsizleşen bir kentte bütün şehir yasasından sonra bu artık resmi olarak da ortaya çıktı. Kent nerede bitiyor kır nerede başlıyor bunu artık ayırt edemiyoruz. Amerika'da bildiğimiz işte Çinliler burada, zenciler burada gibi biz de bunu yaşıyoruz. Yani Türkiye'de de belli gruplar, belli dini, etnik, kültürel gruplar, kentin belli yerlerinde oturuyorlar. Ve kent aslında kentçiklerden oluşmaya başlıyor. Bir yandan büyüyor, bir yandan parçalanıyor. Dahası bu yeni bir sınıf çelişkisi yaratıyor. Yani yoksullar yerlerinden ediliyor. Onun yerine daha orta üst sınıflar oralara rezidanslar siteler yapıyorlar. Kentsel dönüşümde çok bildiğimiz bir manzara var, sadece böyle bir kültürel kimliksel hemşehri ayrışması değil sınıfsal olarak da bir şeyin aslında burası cephesi. O hemşehri bilincinde, bir aidiyetini, bir kentli olmanın o kenti paylaşmanın, o kent paydasında ortaklaşmanın zeminini kaybediyoruz.'</p> <p><strong>Kadri Atabaş: 'Türkiye'nin her yerinde mutlaka muhatabınız olan gençlik kadroları vardı'</strong></p> <p>Programın '80 Öncesine Bakış' oturumunda, eski ABB Genel Sekreter Yardımcısı Kadri Atabaş, 'Tek Merkezli Yönetim Anlayışının Kırılma Süreci 73-80 Sosyal Demokrat Yerel Yönetiminde Ankara Deneyimi';  Prof. Dr. Nuray Keskin ise 'Hak Temelli Yerel Politika Tasarımı İçin Tarihsel Kaynaklar' başlıklı sunum yaptı.</p> <p>Atabaş, Ali Dinçer döneminden bahsederek özetle şunları söyledi:</p> <p>'CHP Gençlik Kolları seleften yetişti. Daha sonra Türkiye'nin her tarafında daha o zamandan başlayarak örgütledi. Türkiye'nin her yerinde mutlaka muhatabınız olan gençlik kadroları vardı. Dolayısıyla Ankara'ya 77 yılında seçimlere girdiğimizde arkamızda çok ciddi bir kültürel birikim, büyük bir deneyim var. Bunların bir araya gelmesi sonucu 77 yaşanmıştır. Ama bütün bunlara ilave biz hep galiba bugünden de baktığımda neden uzun yıllar bu kadar önemli örnekler ortaya koymuş, deney yaratmış, bir anlamda ütopik bir çalışma yapmış kadro CHP'nin içinde uzun süre hiç konuşulmadı diye düşündüğümde çok samimi bir fikrim şu: CHP bizi sevmedi. CHP'nin kendi içindeki sol popülist çizgisiyle sosyal demokrasi arasındaki ilişkiyi biz hala tartışmıyoruz, tartışmak istemiyoruz. Kafamızı kuma gömüyoruz. Ben gömmüyorum. CHP'de yaşanan olay içinde sosyal demokrat kadroların, gençlerin de olduğu hakikaten ilk inanan sosyal demokrat kadrolardır gençler olarak. Bir de sol popülist çizgi vardı. Sol popülizm olmak kötü bir şey değil, kitlesel olarak için gerekli ama bunun ne olduğunu bilmek gerekiyordu. Biz kendi döneminin, kendi kuşağınının en iyi eğitim almış kadrolarına sahip olduk bir dönem.</p> <p>Dolayısıyla kuşağını çok iyi yetişmiş, dünya bilen, dünya kültürüyle birinci elden tercüme olmadan ilişki kurabilen, dünyadaki bütün gelişmeleri, ad hoc örgütlenmeyi bilen bir kadro. Türkiye'nin ilk endüstri mühendislerinden biri olan Ali Dinçer'in ekip şefliğini liderliği altında bir araya gelmeyi becerdiler. Ama bunun farklı bir şey olduğunu, biz daha sonraları biz çok doğal sanıyorduk ama sonraları düşündükçe farklı olduğunu düşünüyorum şimdi. Mesela Vedat Bey geldiğinde yanındaki kadro danışmanları kadrosunun içinde Yalçın Küçük, İlhan Tekeli, İrem Acaroğlu, Önder Şenyapılı gibi dönemine ve hala bu bir arada uzanan çok önemli isimleriyle bir yerel yönetim kurmaya çalıştık. Biz bütün bunların üstüne gelmiş kadroyuz. Ve bu çerçeveyi görmeden bu aniden böyle çıkmış bir şey değil bu oluşmuş bir yapı.</p> <p><strong>'Bütün bunları sağlayan çağına göre çok uygun bir belediye başkanlık örgütlenmesiydi'</strong></p> <p>Yaptığımız şeylerin bir kısmı evet Türkiye'de alışılmamış bir yönetim anlayışıydı. Bu yenidir. Bu tamamen gerçekten başka bir eğitimden geliyor olmak sonucuydu. Oturmuş, kemikleşmiş bir hiyerarşik bürokratik yapı bütün dünyada vardır. Bunun içine siz hiyerarşi dışı  ad hoc örgütlenmeler sokuyorsunuz. Herhangi bir 23 yaşındaki yeni mezun çocuk hatta mezun olmayan birisi burada mezun değildi belediyede işe girdiğinde, belediye başkanı adına yetki kullanıyorlardı. Bunun alışılmış ne Türk bürokrasisiyle de belediye bürokrasiyle alakası yoktur. Devlet bürokratlarıyla muhatap oluyorduk. Benim bir kadrom yoktu aslında. Hukuken hiçbir zaman bir kadrom olmadı, ben işçi oldum. İşçi kadrosunda çalıştım ve her zaman işçi kadrosunda oldum ve bu planlama teşkilatında bahsedilen çalışan insanların hemen hemen yüzde 80-90'ı işçi kadrosunda, yaşları 23-27 arasında değişen insanlardı. Gerekirse daire başkanlarına proje bazında emir verme yetkileri vardı. Bütün bunları sağlayan da tabii hakikaten çağına göre çok uygun bir belediye başkanlık örgütlenmesiydi.</p> <p><strong>'Türkiye'de 100'üncü gün hesabını vermeyi getiren ilk biziz'</strong></p> <p>Hedefler... Birincisi nasıl bir Ankara istiyorduk? Türkiye'de kent merkezlerinin ele alınması bir büyük model içinde ele alınması da bizimle ilgili bir konu. Parçacı bir meseleden bahsetmiyorum. Ankara'nın kimliği ne olmalıdır sorusunu sorup Ankara kimliği içinde kent merkezlerinin çevresinin tamamıyla yaya bölgeleri haline getirmeye çalışmak, hiç değilse var olan tren yoluyla otobüs hatların Sıhhıye'de buluşturup kademeli ulaşım sistemine geçmeye çalışmak, metroyu kurmak, bütün bunlar her biri büyük modeller olarak önceden düşünülmüş, Türkiye'nin gerçekten iyi yetişmiş bir kadrosununun kendi hayalleriyle birlikte geliştirdikleri hayallerle uygulamaya sokmayı göze aldıkları çoğuna da tepki duyulmuş olaylardır. Otobüs özel yolu sırasında ben şahsen o gün mide krizi geçirdim, tutmasaydı bitmiştik. 100'üncü gün içinde yaptık. Mesela Türkiye'de 100'üncü gün hesabını vermeyi getiren ilk biziz. Bize kadar 100'üncü günde hesap verilme yoktu.'</p> <p><strong>Nuray Keskin: 'Etkin kuruluşların ilk nüveleri o dönemde ortaya çıkmış'</strong></p> <p>Nuray Keskin de 70'li yıllardaki belediyelerin çalışmalarından bahsederek özetle şöyle konuştu:</p> <p>'Belediyeler arasında birlik kurma konusu da 70'li yıllarda altını çizmek istediğim bir konu. Bugün Belediyeler Birliği, Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği gibi etkin kuruluşların ilk nüveleri o dönemde ortaya çıkmış. İş birliği içinde hareket, teknik destek sağlamak, parti bağımlılıklarını aşan bir ortak hareket sağlamak gibi amaçları var. Son olarak Ahmet İsvan'la bitirelim. İstanbul'da Beyoğlu'nda bir binanın yıkımını bizzat gidip izliyor. Binanın uzun bir hikayesi var. Burada şunu söylüyor bu da kanun önünde eşitlik ve aslında hak temelli dediğimiz her şeyin de anası olan bir ilke, 'Bugün burada yıkacağımız sadece bir kaçak binadan ibaret değildir. Bu binayla birlikte para bağışlayarak belediye yasaları karşısında dokunulmazlık kazanabileceği şüphesini yıkıyoruz. Bu binayla birlikte paranın belediyemizde her kapıyı açabileceği görüşünü yıkıyoruz. Bu binayla birlikte belirli kimselerin belediye karşısında yasadan daha güçlü olabileceği düşüncesini yıkıyoruz. Bu binayı yıkmakla halka gösteriyoruz ki belediyede halktan yana bir yönetim var. Ve Ankara'da yargıçlar var' demiş.'</p> <p>Porgram '80 Sonrasına Bakış' oturumuyla devam etti. Eski ABB Başkanlık Bürosu kurucusu ve yöneticisi Yüksel Türkili '1980 Sonrası Yerel Yönetimlerde Anılar, Deneyimler ve Gözlemler', Doç. Dr. Sonay Bayramoğlu '1980'den Günümüze Neoliberal elediyeciliğin Yükselişi ve Çöküşü' başlıklı konuları ele aldı.</p> <p>Etkinliğin ilk gününün son sunumunu da Prof. Dr. Hatice Kurtuluş 'Yeniden toplumcu bir yerel politika için egemen paradigmayı sorgulamak' başlıklı sunumuyla yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sosyal-demokrat-belediyecilik-gunleri-kadri-atabas-turkiyede-100uncu-gun-hesabini-vermeyi-getiren-ilk-biziz</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:50:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/sosyal-demokrat-belediyecilik-gunleri-kadri-atabas-turkiyede-100uncu-gun-hesabini-vermeyi-getiren-ilk-biziz.jpg" type="image/jpeg" length="53093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay'da konteyner kentler için hazirana kadar tahliye kararı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hatayda-konteyner-kentler-icin-hazirana-kadar-tahliye-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hatayda-konteyner-kentler-icin-hazirana-kadar-tahliye-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AFAD, Hatay'daki konteyner kentlerin 30 Haziran'a kadar boşaltılacağını, anahtar teslimi yapılanların 7 gün içinde kendilerine tahsis edilen konteynerleri tahliye etmelerinin zorunlu olduğunu duyurdu. Konteyner kent sakini bir vatandaş, 'Bazı anahtarlar eylül ayında teslim edilecek, ayrıca anahtar teslimi demek eve geçiyorsun anlamına gelmiyor. Anahtar alıp da 3-4 ay sonra eve yerleşen insan var. Konteynerden çıkan kişi o 3-4 ay ne yapacak. Yeni bir ev mi tutsun? Çoğu evin altyapısı, yolu yok. Bu daireler bitmedi daha nasıl yerleşelim' diye tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: justify;'><strong>Haber: Burcu ÖZKAYA GÜNAYDIN</strong></p> <p style='text-align: left;'><strong>(HATAY) - </strong>AFAD, Hatay'daki konteyner kentlerin 30 Haziran'a kadar boşaltılacağını, anahtar teslimi yapılanların 7 gün içinde kendilerine tahsis edilen konteynerleri tahliye etmelerinin zorunlu olduğunu duyurdu. Konteyner kent sakini bir vatandaş, 'Bazı anahtarlar eylül ayında teslim edilecek, ayrıca anahtar teslimi demek eve geçiyorsun anlamına gelmiyor. Anahtar alıp da 3-4 ay sonra eve yerleşen insan var. Konteynerden çıkan kişi o 3-4 ay ne yapacak. Yeni bir ev mi tutsun? Çoğu evin altyapısı, yolu yok. Bu daireler bitmedi daha nasıl yerleşelim' diye tepki gösterdi.</p> <p style='text-align: left;'>6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremlerde büyük yıkım yaşanan Hatay'da Afet Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD) tarafından dün konteyner kentlerdeki yönetici gruplara, konteyner kentlerin haziran ayına dek boşaltılması için yazı gönderildi. 30 Haziran tarihinde konteyner kentlerden tahliye işlemlerinin tamamlanması gerektiği kaydedilen yazıda, şu ifadeler yer aldı:</p> <p style='text-align: left;'>'İlimiz genelinde tesis edilen konteyner kentlerde geçici olarak barınmakta olan vatandaşlarımıza ilişkin yapılan değerlendirmeler neticesinde valiliğimiz kararı doğrultusunda konteyner kentlerden çıkış süreci başlatılmıştır. Bu çerçevede konteyner kentlerde kalan vatandaşlarımızın 30 Haziran tarihine kadar kendilerine bildirilen takvim doğrultusunda tahliye işlemlerini tamamlamaları gerekmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'><strong>'Görevli personele zorluk çıkaranlara kolluk müdahale edecek'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Anahtar teslimi yapılmış olan vatandaşların 7 gün içerisinde tahsis edilen konteynerleri boşaltmaları zorunludur. Belirtilen süre içerisinde tahliye işlemlerini gerçekleştirmeyenler hakkında ilgili mevzuat hükümleri uyarınca işlem tesis edilecektir. Sürece riayet etmeyen ve görevli personele karşı zorluk çıkaran kişiler kollu kuvvetleri marifeti ile tahliye edilecektir. Konteyner kent yöneticileri ile görevli personeline karşı herhangi bir engelleme ve zorluk çıkarılmaması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir. Hak sahipliği bulunmayan tüm kişilerin (kamu görevlileri dahil) konteyner kentlerden çıkarılacağı hususu önemle ihtar olunur. Tahliye sürecinde konteyner teslimlerinin konteyner kent yöneticilerine yerinde gösterilmek suretiyle gerçekleştirilmesi; teslim sırasında alınması gereken malzemelerin çıkarılmadığının kontrol edilebilmesi amacıyla işlemlerin mesai saatleri içerisinde yapılması gerekmektedir. Belirtilen hususlara riayet edilmesi, kamu düzeninin sağlanması ve sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi açısından önem arz etmektedir.'</p> <p style='text-align: left;'><strong>Vali Mustafa Masatlı: 'Uzatma söz konusu değil'    </strong></p> <p style='text-align: left;'>Hatay Valisi Mustafa Masatlı da geçen aylarda konuyla ilgili açıklama yapmıştı. Masatlı, 2024 ve 2025 yıllarında farklı tarihlerde en az üç kez uyarı yapılmasına rağmen konteyner kentlerin boşaltılmadığını, bu kez geri adım atılmayacağını belirterek, 'Artık tarih uzatma söz konusu değil. Bu süreç kesin olarak tamamlanacak. Kimse yeni bir erteleme beklentisi içine girmemeli' demişti.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Anahtar alıp da 3-4 ay sonra eve yerleşen insan var'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Adını vermek istemeyen bir konteyner kent sakini, 'Bazı anahtarlar eylül ayında teslim edilecek, ayrıca anahtar teslimi demek eve geçiyorsun anlamına gelmiyor. Anahtar alıp da 3-4 ay sonra eve yerleşen insan var. Konteynerden çıkan kişi o üç-dört ay ne yapacak. Yeni bir ev mi tutsun? Çoğu evin altyapısı, yolu yok. Bu daireler bitmedi daha nasıl yerleşelim. Ayrıca hiçbirimizin ev eşyası yok, eşya olmadan ne yapacağız? Tam da üniversite sınavı zamanı. Normal bir süreçte dahi öğrenciler, çocuklarımız stresten ne yapacağını bilmiyor biz bu süreci ev bulma, barınma sorunu ile karşılayacağız' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Hatay</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hatayda-konteyner-kentler-icin-hazirana-kadar-tahliye-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:22:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/hatayda-konteyner-kentler-icin-hazirana-kadar-tahliye-karari.png" type="image/jpeg" length="23120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İki büyük marka tek çatı altında]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iki-buyuk-marka-tek-cati-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iki-buyuk-marka-tek-cati-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Komagene ve Bereket Döner markalarının sahibi YÖRPAŞ, Türkiye'nin ilk yerli pizza markası Pizza Max ile Schnitzel Landmann'i bünyesine kattı. TÜYAP Fuarı'nda yapılan Franchıse İstanbul Expo'da gerçekleşen imza törenine franchise, gastronomi ve iş dünyasından tanınmış isimlerin yanı sıra sanatçılar Safiye Soyman, Faik Öztürk ve Wilma Elles katıldı. YÖRPAŞ, yeni markası Landmann Bowl'un kurulduğunu ve çok kısa zamanda Türkiye'nin birçok yerinde hizmet vereceğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>Komagene ve Bereket Döner markalarının sahibi YÖRPAŞ, Türkiye'nin ilk yerli pizza markası Pizza Max ile Schnitzel Landmann'i bünyesine kattı. TÜYAP Fuarı'nda yapılan Franchıse İstanbul Expo'da gerçekleşen imza törenine franchise, gastronomi ve iş dünyasından tanınmış isimlerin yanı sıra sanatçılar Safiye Soyman, Faik Öztürk ve Wilma Elles katıldı. YÖRPAŞ, yeni markası Landmann Bowl'un kurulduğunu ve çok kısa zamanda Türkiye'nin birçok yerinde hizmet vereceğini duyurdu.</p> <p>Komagene ve Bereket Döner gibi markaların sahibi YÖRPAŞ, Türkiye'nin ilk yerli pizza markası Pizza Max ile Schnitzel Landmann'i bünyesine kattı. TÜYAP Franchise İstanbul Expo Fuarı'nda iki marka için bir imza töreni düzenlendi. Törene; franchise, gastronomi ve iş dünyasından tanınmış isimlerin yanı sıra sanatçılar Safiye Soyman, Faik Öztürk ve Wilma Elles de katıldı. </p> <p>Komogene markasının satış pazarlama sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu İcra Üyesi Semiha Demiral, yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p> <p><strong>'Beş yılda 500 yüze yakın bir şubeyle Türkiye genelinde devam ediyor oluruz diye tahmin ediyorum'</strong></p> <p>'Pizza Max markası aslında daha geçmişi olan bir marka uzun yıllar İstanbul'da hizmet veren bir marka. Müşterilerin çok sevdiği, çok severek tükettiği bir marka. Fakat talihsiz bazı nedenlerden dolayı kapanmış bir marka. Ömer Bey asıl kurucu ortağı. Ömer Bey bizimle irtibatta. Ürüne inandığımız, Ömer Bey'e inandığımız için kendi yapımızın altına aldık. Tam da üretim tesisimizi kurduk. Akademi şubemizi açtık. Şu anda standartlar oturmuş durumda. 15 tane sözleşme imzaladık. Onun haricinde 50 noktada dükkan arayan bayi adaylarımız var. Sanıyorum ki beş yılda 500 yüze yakın bir şubeyle Türkiye genelinde devam ediyor oluruz diye tahmin ediyorum.</p> <p><strong>'Üç bin 700'e yakın yakın şubesiyle ve Franchise ağıyla Türkiye'de en fazla zincirine sahip marka'</strong></p> <p>Asıl markamız Komagene biliyorsunuz. Komagene 20'inci yılını tamamladı. Bugün üç bin 700'e yakın yakın şubesiyle ve Franchise ağıyla Türkiye'de en fazla zincirine sahip marka. Tabii ki markanın gideceği yol 4 bin 350 şube olarak belirledik biz Türkiye genelinde. Avrupa ve Kıbrıs, Azerbaycan'da toplamda 70 şubemiz var. Şu anda Komagene'nin gideceği yolu hesapladık. Fakat bizim bir bayi yapımız var Türkiye genelinde ve bu bayilerimizde kazandıkları parayı bir şekilde değerlendirmek istiyorlar bu sektörde. O nedenle ilk etapta yaklaşık iki yıl önce Bereket Döner markasını bünyemize katmıştık. Şimdi Pizza Max'ın bütün yatırım üretim yatırımını tamamladık. Artık şubeleşme aşamasına geçtik. Çok yeni Landmann Schnitzel markasını ortak olduk. Orada da iki konseptle hayatımıza devam edeceğiz'</p> <p>Viyana'da kurulan Schnitzel Landmann markasının YÖRPAŞ'a katılmasının ardından YÖRPAŞ, yeni markası Landmann Bowl'un kurulduğunu ve çok kısa zamanda Türkiye'nin birçok yerinde hizmet vereceğini bildirdi. Landmann Bowl Yönetim Kurulu Başkanı Murat Öksüz ise şunları söyledi:</p> <p><strong>'Markamız Viyana menşeyli'</strong></p> <p>'Markamız Viyana menşeli, dört sene önce de Türkiye'de markamız Erenköy'de ilk şubesini açtı. Onunla beraber belli bir şube sayısına geldi zaten. Bu oluşumu bundan yaklaşık bir 7-8 ay önce YÖRPAŞ grubuyla bir araya getirdik. Onlarla da şu anda Landmann Bowl markasıyla yeni bir ortaklık yapıyoruz. Bu ortaklıkta neyimiz var derseniz, işte gastronomi her gün değişiyor. İnsanlar daha hızlı, daha sağlıklı yiyecekler arıyor ve çabuk ulaşabildiği. Ama biz burada nitelikli olan bir ürün yapmak istiyoruz Landmann Bowl'la. İnşallah bu ürünü de bu şekilde oluşuyor. Bundan sonraki hedeflerimiz tabii Türkiye içinde ve Türkiye dışında bu markayı büyütmek. Ciddi hedeflerimiz var çünkü YÖRPAŞ'ın çatısı altında şu anda 4 bine yakın şube var zaten. Biz de bu kervanın içerisinde bunu inşallah büyüteceğiz. Şu an itibarıyla 7 noktadayız Viyana'da iki noktada varız şu anda. Şu an itibarıyla yeni sözleşmelerimiz var. Aşağı yukarı 20'nin üzerinde. Bu daha ileriye gidecek inşallah.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Landmann Bowl konusu çok önü açık bir konu. Çünkü gençlerin, genç nesli inanılmaz şekilde teveccüh gösterdi. Artık kase dediğimiz zaman kase de yemek Bowl akla geliyor. Bowl'da da biz şu anda patates tabanlı, pilav tabanlı, makarna tabanlı 16-17 tane değişik ürünümüz var bu her şekilde gelişmeye müsait. Bunun sağlıklı Bowlları da var zaten. Bunlarla inanıyoruz ki biz böyle hani yüzlü, iki yüzlü sayılara geleceğiz çok rahatlıkla inşallah'</p> <p> </p> <p> </p> <p> </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iki-buyuk-marka-tek-cati-altinda</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:16:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/iki-buyuk-marka-tek-cati-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="60079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, GPM Liderler Oturumu'nda konuştu: 'Bir yılı aşkın süredir milyonlarla birlikte meydanlarda mücadele veriyoruz. Bir darbeye karşı halkın iradesini savunuyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-gpm-liderler-oturumunda-konustu-bir-yili-askin-suredir-milyonlarla-birlikte-meydanlarda-mucadele-veriyoruz-bir-darbeye-karsi-halkin-iradesini-savunuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozel-gpm-liderler-oturumunda-konustu-bir-yili-askin-suredir-milyonlarla-birlikte-meydanlarda-mucadele-veriyoruz-bir-darbeye-karsi-halkin-iradesini-savunuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Barselona'da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik toplantısının 'İlerici Liderler' başlıklı genel oturumunda yaptığı konuşmada, 'Ekrem İmamoğlu'nu hapse atarak bir sonraki iktidara bugünden darbe yapan anlayışa karşı, bir yılı aşkın süredir milyonlarla birlikte meydanlarda mücadele veriyoruz. Bir darbeye karşı halkın iradesini savunuyoruz. Tüm baskılara rağmen mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Mücadelemize sembol olan, milyonların seslendirdiği bir sloganımız var, Bertolt Brecht'den: 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.'' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Cemal Berk AYTEKİN</strong></p> <p><strong>(BARSELONA) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Barselona'da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik toplantısının 'İlerici Liderler' başlıklı genel oturumunda yaptığı konuşmada, 'Ekrem İmamoğlu'nu hapse atarak bir sonraki iktidara bugünden darbe yapan anlayışa karşı, bir yılı aşkın süredir milyonlarla birlikte meydanlarda mücadele veriyoruz. Bir darbeye karşı halkın iradesini savunuyoruz. Tüm baskılara rağmen mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Mücadelemize sembol olan, milyonların seslendirdiği bir sloganımız var, Bertolt Brecht'ten: 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz'' ifadesini kullandı.</p> <p class='p1'>Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak'ın (PA) ortak düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik'in (Global Progressive Mobilisation) iki gün sürecek toplantısı ikinci gününde İspanya'nın Barselona kentinde devam ediyor. Toplantının ana oturumu olan 'Küresel Liderler Genel Oturumu: Demokrasilerimiz İçin Harekete Geçmek, Geleceğimiz İçin Birlik Olmak' başlıklı oturumunda Türkiye'den CHP Genel Başkanı ve Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Özgür Özel, konuştu.</p> <p class='p1'>Özel'in konuşması öncesinde aralarında CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu siyasi tutuklulara özgürlük talep eden bir video klip izletildi. Klipte 19-23 Mart arasında Saraçhane'den görüntüler, gazete manşetleri, CHP'nin bir yıldır sürdürdüğü 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinden görüntüler yer aldı.</p> <p class='p1'>CHP Lideri Özel, kürsüden şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p1'>'Bugün bu kürsüden, dünyadaki bütün yoldaşlarımıza; 'demokrasi' diyen, 'eşitlik' diyen, 'özgürlük' diyen, 'çok taraflılık' diyen milyonlara hitap ediyor olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum. Pek çok uluslararası toplantıda bir araya geliyoruz ama bu sefer farklı. Farklı çünkü bugün hep birlikteyiz. Ayrıştırılan, kutuplaştırılan yıkıcı siyasetin yerine; birleştiren, birbirinden güç alan bir siyaseti hep birlikte kurmanın heyecanını yaşıyoruz.<span class='s1'> Bir buçuk </span>yıl önce tohumlarını hep birlikte attığımız bir fikrin bugün can bulmasıyla başlayan yeni bir yolculuğun kararlılığını ve mutluluğunu taşıyoruz. Avrupa Sosyalist Partisi'nin (PES) ev sahipliğinde, Sosyalist Enternasyonal ile İlerici İttifak'ın artık birbirinden ayrı değil, birbirine güç veren, bir büyük birliktelik içinde yol yürümeye başlaması önerisi etrafında buluşuyoruz. Sosyalist Enternasyonal Başkanı Dostum Pedro'yu ve bunun önünü açan İlerici İttifak'tan dostum Lars'ı, bütün bu birlikteliğe en ciddi katkıyı yapan PES Başkanı Stefan Löfven'i; bu üç lider nezdinde tüm yoldaşlarımı işte bu heyecan ve kararlılıkla selamlıyorum.</p> <p class='p5'><strong>'Seferberliğimiz; kurumları, kuralları ve demokrasiyi gerileten otoriterliğe karşı, hep beraber durmak içindir'</strong></p> <p class='p1'>Dünyada otoriterliğin yükseldiği, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün yıkılmaya çalıştığı bir dönemdeyiz. Bizi bugün bir araya getiren ise bu yıkım girişimine dur deme kararlılığımızdır. 21'inci yüzyılın ikinci çeyreğine girerken birbirinden öğrenen robotlardan, karanlık fabrikalardan ve yapay zekadan endişe ediyorduk. Ama karşımızda birbiriyle konuşan, birbirinden öğrenen ve birbirine güç veren otokratların karanlık siyasetini bulduk. Kendi iktidarlarının devamı uğruna; demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, eşitliği, adaleti, toplumsal refahı yıkmaktan çekinmeyen bir anlayışı görüyoruz.<span class='s1'> </span>Bu salondaki irade, işte bu yıkım gayretlerine verilmiş en iyi cevaptır. İhtiyacımız olan; birbirinden öğrenen, birbirine öğreten ve birbirine güç veren ilericilerdir. Ve işte o irade bu salondadır. Bugün altı kıtadan ilericiler bu salonda. Ve hep birlikte bir seferberlik ilan ediyoruz. Seferberliğimiz; kurumları, kuralları ve demokrasiyi gerileten otoriterliğe karşı, hep beraber durmak içindir. Kararlılığımız; kurumları inşa etmek, kuralları tesis etmek, demokrasiyi yaşatmak içindir.</p> <p class='p1'><span class='s1'><strong>'B</strong></span><strong>ir yılı aşkın süredir milyonlarla birlikte meydanlarda mücadele veriyoruz.</strong> <strong>Bir darbeye karşı halkın iradesini savunuyoruz'</strong></p> <p class='p1'><span class='s1'>Geçen </span>hafta Macaristan'da tüm dünyaya önemli bir mesaj verildi. Otoriterliğe karşı olan herkes, gerekiyorsa kısa vadede kendinden fedakârlık yaparak bir büyük demokrasi cephesini oluşturabileceğini gösterdi. Ve bu birliktelik, otoriterliğin halktan güç alarak yenilebileceğini hepimize ve tüm dünyaya gösterdi. Türkiye'de de son yerel seçimlerde biz bunu başardık.<span class='s1'> 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık. Türkiye nüfusunun yüzde 65'ini partimize ait sosyal demokrat belediye başkanları yönetiyor. Ancak sonrasında </span>çok ağır bir saldırıya uğradık. 15 buçuk milyon yurttaşımızın ön seçimde belirlediği, cumhurbaşkanı adayımız olarak seçtiği Ekrem İmamoğlu'nu hapse atarak bir sonraki iktidara bugünden darbe yapan anlayışa karşı, bir yılı aşkın süredir milyonlarla birlikte meydanlarda mücadele veriyoruz. Bir darbeye karşı halkın iradesini savunuyoruz. Son bir yılda demokrasi ve adalet için tam 105 dev miting yaptık. Bunların adına miting değil, demokrasiyi koruma eylemleri diyoruz. Son bir yılda bu eylemlere 16 milyondan fazla vatandaşımız katıldı. 26 milyon kişi Ekrem İmamoğlu'nun özgürlüğü için imza attı.</p> <p class='p1'><strong>'Savaşa hayır, barış hemen şimdi. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz'</strong></p> <p class='p1'>Tüm baskılara rağmen mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Bu seferberliğin çatısı, ülkemizde tüm demokratların katıldığı Türkiye İttifakı'dır. Mücadelemize sembol olan, milyonların seslendirdiği bir sloganımız var, Bertolt Brecht'ten: 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.' Ve son söz; Filistin'i selamlayarak, Ukrayna'daki, İran'daki kadınları ve çocukları selamlayarak, dünyanın bütün mağdur ve mazlumlarını selamlayarak, dünyanın bütün çocuklarını ve bütün kadınlarını selamlayarak savaşa hayır diyoruz. Savaşa hayır, barış hemen şimdi. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.<span class='s1'>'</span></p> <p class='p5'>Özel konuşmasının ardından ayakta alkışlandı.</p> <p class='p5'><strong>'Belediye başkanlarından 'İmamoğlu'na özgürlük' çağrısı</strong></p> <p class='p5'>CHP Lideri Özel, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın konuşmacı olduğu, 'Demokrasinin Ön Saflarında Yer Alan İlerici Kentler' başlıklı oturuma da katıldı. Oturumun diğer konuşmacılarından Silivri'de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'na destek mesajları geldi.</p> <p class='p5'>Roma Belediye Başkanı Roberto Gualtieri, 'Burada yerel yöneticiler olarak bizim ve buradaki herkesin şöyle bir görevi var: Eğer toplumu enerji alanında bilinçlendirirsek insanların daha az fatura ödemesini sağlayabiliriz. Eğer sosyal konutlar inşa edersek yaşam maliyetini düşürmüş oluruz. Eğer toplu taşımaya yatırım yaparsak insanların yaşam şartlarını iyileştirmiş oluruz. Eğer 'İmamoğlu'na özgürlük' dersek aramızda dayanışmayı örgütlemiş oluruz. Biz halka net cevaplar veriyoruz ama aynı zamanda dünyayı da önemsiyoruz. Barışı önemsiyoruz. Demokrasiyi önemsiyoruz ve uluslararası düzeyde dayanışıyoruz. Arjantin'den Toronto'ya, Türkiye'den New York'a, Macaristan'a sizin savaşınız bizim savaşımız. Bu yüzden bu toplantı çok önemli' ifadelerini kullandı.</p> <p class='p5'>Daha önce Avrupalı diğer belediye başkanlarıyla birlikte İmamoğlu'nu cezaevinde ziyaret eden Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni Cuadrado ise 'Umut gerçeğe dönüşüyor. Şehirlerimizde, ülkelerimizde, bölgelerimizde umutlarımız gerçek oluyor. Bize düşen ise o umudu örgütlemek, stratejimizi ortaklaştırmak. Demokrasiyi savunduğu için haksız yere cezaevinde tutulan İmamoğlu bir gün özgürlüğüne kavuşsun ve buradan da bir dayanışma mesajı gönderelim; İmamoğlu'na özgürlük' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-gpm-liderler-oturumunda-konustu-bir-yili-askin-suredir-milyonlarla-birlikte-meydanlarda-mucadele-veriyoruz-bir-darbeye-karsi-halkin-iradesini-savunuyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:07:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ozgur-ozel-gpm-liderler-oturumunda-konustu-bir-yili-askin-suredir-milyonlarla-birlikte-meydanlarda-mucadele-veriyoruz-bir-darbeye-karsi-halkin-iradesini-savunuyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="89771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nden 'gıda alım ihalesi'ne ilişkin açıklama: 'İhale süreci baştan sona yürürlükteki mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiştir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/balikesir-buyuksehir-belediyesinden-gida-alim-ihalesine-iliskin-aciklama-ihale-sureci-bastan-sona-yururlukteki-mevzuata-uygun-olarak-gerceklestirilmistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/balikesir-buyuksehir-belediyesinden-gida-alim-ihalesine-iliskin-aciklama-ihale-sureci-bastan-sona-yururlukteki-mevzuata-uygun-olarak-gerceklestirilmistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, bazı basın yayın organlarında çıkan 'Bakkala 22 milyon liralık ballı ihale' başlıklı haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, 'İdaremizce hazırlanan teknik şartname, idari şartname ve tüm dokümanlar, firmaların rekabet ortamında eşit şartlarda katılımını sağlayacak şekilde düzenlenmiş olup, ihale süreci baştan sona yürürlükteki mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiştir' açıklamasını yaptı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BALIKESİR)</strong>- Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, bazı basın yayın organlarında çıkan 'Bakkala 22 milyon liralık ballı ihale' başlıklı haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, 'İdaremizce hazırlanan teknik şartname, idari şartname ve tüm dokümanlar, firmaların rekabet ortamında eşit şartlarda katılımını sağlayacak şekilde düzenlenmiş olup, ihale süreci baştan sona yürürlükteki mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiştir' açıklamasını yaptı. </p> <p>Balıkesir Büyükşehir Belesiyesi, bazı basın yayın organlarında çıkan 'Bakkala 22 milyon liralık ballı ihale' başlıklı haberlerle ilgili açıklama yaptı. İddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, söz konusu ihalenin açık ihale usulüyle, şeffaf ve rekabetçi bir süreçte gerçekleştirildiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p> <p>'İdaremizce 18.04.2025 tarihinde 'Muhtelif Gıda Alımı İşi' ihalesi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 19. maddesine göre açık ihale usulü ile gerçekleştirilmiştir. İhale, Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) üzerinden ilan edilmiş olup, şartnameyi karşılayan tüm isteklilerin katılımına açık, şeffaf ve rekabetçi bir süreçle yürütülmüştür. İhaleye toplam 5 geçerli teklif verilmiş olup, teknik şartnamede belirtilen koşulları taşıyan ve en uygun fiyatı sunan istekliler üzerine ihale yapılmıştır.</p> <p>Haber konusu olan 2025/418129 İK Nolu Muhtelif Gıda Alımı İşi'nin; 3. Kısım Kırmızı Et Ürünleri, 6. Kısım Süt ve Süt Ürünleri ve Polat Ticaret-Serhat Polat uhdesinde kalmıştır. Serhat Polat, ihaleye katılabilmek için gereken belgeleri ve yeterlilik kriterlerini eksiksiz sağlamış, EKAP üzerinden yapılan yasaklılık sorgulamasında ihalelere katılmaya ve teklif vermeye yasaklı olmadığı tespit edilmiştir. İstekli, 03.06.2025 tarihinde 22 milyon 250 bin TL bedelle sözleşme imzalamış ve Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından düzenlenen 1 milyon 335 bin TL tutarında kesin teminat mektubu sunmuştur.</p> <p>İdaremizce hazırlanan teknik şartname, idari şartname ve tüm dokümanlar, firmaların rekabet ortamında eşit şartlarda katılımını sağlayacak şekilde düzenlenmiş olup, ihale süreci baştan sona yürürlükteki mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Tüm ihalelerimizde kamu kaynaklarını en verimli ve şeffaf şekilde kullanmaya devam edeceğiz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/balikesir-buyuksehir-belediyesinden-gida-alim-ihalesine-iliskin-aciklama-ihale-sureci-bastan-sona-yururlukteki-mevzuata-uygun-olarak-gerceklestirilmistir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:00:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/balikesir-buyuksehir-belediyesinden-gida-alim-ihalesine-iliskin-aciklama-ihale-sureci-bastan-sona-yururlukteki-mevzuata-uygun-olarak-gerceklestirilmistir.jpeg" type="image/jpeg" length="77172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Ateş'ten İl Milli Eğitim Müdürü Baydur'a istifa çağrısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-kahramanmaras-il-baskani-atesten-il-milli-egitim-muduru-baydura-istifa-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-kahramanmaras-il-baskani-atesten-il-milli-egitim-muduru-baydura-istifa-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Ünal Ateş, Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur'a istifa çağrısı yaptı. Ateş, 'Sen sana emanet edilen çocuklara sahip çıkamadın. O yüzden seni bu şehirde istemiyoruz. Bir an önce pılını pırtını topla ve git' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet Duran ÖZKAN</strong></p> <p><strong>(KAHRAMANMARAŞ)-</strong> CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Ünal Ateş, Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur'a istifa çağrısı yaptı. Ateş, 'Sen sana emanet edilen çocuklara sahip çıkamadın. O yüzden seni bu şehirde istemiyoruz. Bir an önce pılını pırtını topla ve git' dedi.</p> <p>CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Ünal Ateş, Ayser Çalık Ortaokulu'nda 1 öğretmen ile 8 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Ateş, şunları kaydetti:</p> <p><strong>'Dokuz canımızı kaybettik, yüreğimiz yanıyor'</strong></p> <p>'Maalesef Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen menfur saldırıdan sonra dokuz canımızı kaybettik. Yüreğimiz yanıyor. Annelerimizin, babalarımızın o hallerini gördükçe söylenecek bir söz, yapılacak hiçbir şey yok. Ateş düştüğü yeri yakmamış, ciğerleri kavurmuş durumda.</p> <p>Bu ülkede eğer çocuklar güvende değilse hiç kimse güvende değildir. Bu olayın birden fazla parametreye bağlı sebepleri vardır. Güvenlik bunlardan birisidir. Psiko-sosyal destek ve rehberlik hizmetleri bunlardan birisidir. Sorumsuz medya, sorumsuz televizyon kanalları bunlardan birisidir.'</p> <p><strong>'Yanlış uygulamalar gençleri bu noktaya itmiştir'</strong></p> <p>İktidarın politikalarını da eleştiren Ateş, şöyle devam etti:</p> <p>'Ve en büyük parametre, yirmi dört yıldan beri bu ülkeyi yönettiğini iddia eden fakat ülkeyi o taraftan bu tarafa savuran mevcut iktidar ve iktidarın yanlış uygulamalarıdır. Bu menfur saldırıyı maneviyat eksikliğine bağlayanlar önce şunun bir kararını vermek durumundadır: Yirmi dört yılda nereden nereye geldik? Uyuşturucu kullanım oranı ile bugünü karşılaştırdığınızda yüzde yedi yüzlük bir artış görüyorsunuz.</p> <p>Ve üzülerek ifade edeyim ki bu iktidar döneminde deizm ve ateizm okullarda ve gençler arasında son derece hızla yayılmıştır. Yapılan yanlış uygulamalar, yapılan haksızlıklar ve adaletsizlikler gençleri bu noktaya itmiştir. Demek ki emanet edilen emanet doğru düzgün idare edilememiştir. Bunun mikro ölçeğine baktığımız zaman:'</p> <p><strong>'Onurlu bir davranışta bulun ve istifa et'</strong></p> <p>Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur'a çağrıda bulunan Ateş, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Kahramanmaraş'ta Milli Eğitim Müdürü'nün geldiği günden beri bu ilde hiçbir başarısının olmadığını görmekteyiz. Bu Milli Eğitim Müdürü bu kente hiçbir şey veremez. Ve buradan Milli Eğitim Müdürü'ne seslenmek istiyorum: Onurlu bir davranışta bulun ve istifa et. Sana bir hafta mühlet. Eğer bir hafta içerisinde istifa edip gitmezsen sonraki aşamada istifa hiçbir önem taşımayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Dişiyle tırnağıyla çalışarak evladını okutmaya çalışan annenin acılı feryadı hâlâ kulağımda. Yıllarca evladını görmemiş, tam evladına kavuşmuşken evladını kara toprağa veren babanın feryadı kulağımda. Sevmeye, okşamaya kıyamayan babaların evlatlarının o halini gördükten sonraki feryatları hâlâ kulağımda. Sen sana emanet edilen çocuklara sahip çıkamadın. O yüzden seni bu şehirde istemiyoruz. Bir an önce pılını pırtını topla ve git. Bizi de daha fazla konuşturma.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Kahramanmaraş</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-kahramanmaras-il-baskani-atesten-il-milli-egitim-muduru-baydura-istifa-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 17:57:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-kahramanmaras-il-baskani-atesten-il-milli-egitim-muduru-baydura-istifa-cagrisi.jpeg" type="image/jpeg" length="13021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB'nin 1 TL kararı ardından Yerebatan'da ilk 5 saatte 5 bin yerli ziyaretçi... Tarihi sarınca halk akın etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibbnin-1-tl-karari-ardindan-yerebatanda-ilk-5-saatte-5-bin-yerli-ziyaretci-tarihi-sarinca-halk-akin-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibbnin-1-tl-karari-ardindan-yerebatanda-ilk-5-saatte-5-bin-yerli-ziyaretci-tarihi-sarinca-halk-akin-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan'ın İstanbul'un tarihi mirasına sahip çıkma çağrısı, ilk saatlerde binlerce ziyaretçiyle karşılık buldu. Yerebatan Sarnıcı için 'Türk vatandaşlarına ziyaret 1 TL' kararının duyurulmasının ardından tarihi mekânda yoğunluk yaşandı. Açıklamanın hemen ertesi günü kapılarını ziyaretçilere açan sarnıca, ilk 5 saatte 5 bin yerli ziyaretçi giriş yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) </strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan'ın İstanbul'un tarihi mirasına sahip çıkma çağrısı, ilk saatlerde binlerce ziyaretçiyle karşılık buldu. Yerebatan Sarnıcı için 'Türk vatandaşlarına ziyaret 1 TL' kararının duyurulmasının ardından tarihi mekânda yoğunluk yaşandı. Açıklamanın hemen ertesi günü kapılarını ziyaretçilere açan sarnıca, ilk 5 saatte 5 bin yerli ziyaretçi giriş yaptı.</p> <p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan'ın İstanbul'un tarihi mirasına sahip çıkma çağrısı, ilk saatlerde binlerce ziyaretçiyle karşılık buldu. İBB Meclisi'nde yaptığı faaliyet raporu sunumunda Yerebatan Sarnıcı'nın devrine sert sözlerle tepki gösteren Nuri Aslan'ın açıklamaları karşılık buldu. 'Biz onardık, biz sahip çıktık' diyerek başlayan çıkışın ardından alınan 1 TL'lik sembolik ücret kararı, daha çok vatandaşı tarihi yapıya yönlendirdi.</p> <p><strong>Uzun kuyruklar oluştu</strong></p> <p>Kararın duyurulmasıyla birlikte sabah saatlerinden itibaren Yerebatan Sarnıcı'nda uzun kuyruklar oluştu. Ziyaretçiler hem tarihi yapıyı görmek hem de tartışmaların odağındaki mekâna sahip çıkmak için sarnıca akın etti. İlk 5 saatlik veriye göre 5 bin yerli ziyaretçi sarnıcı ziyaret etti. Gün içinde ve ilerleyen günlerde bu sayının katlanarak arttığı belirtiliyor.</p> <p><strong>Meclis kürsüsünden çağrı: 'Gelin, tarihimize sahip çıkalım'</strong></p> <p>Nuri Aslan, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada yalnızca bir fiyat düzenlemesi değil, aynı zamanda bir 'kamusal sahiplenme' çağrısı yaptıklarını vurgulamıştı. Aslan, İBB Miras çalışmalarıyla İstanbul'un tarihi dokusunda 'adeta bir restorasyon devrimi' gerçekleştirdiklerini belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Ekrem Başkanımızın göreve gelmesinin ardından kurulan İBB Miras ile tabiri caizse bir devrim gerçekleştirdik. Ecdadımızın mirasına sahip çıktık. 19 tarihi türbeyi, 640 mezar ve hazireyi, 240 çeşmeyi onardık. Haliç Tersanesi'ni, gazhaneleri, baruthaneyi, siloları ayağa kaldırdık.'</p> <p><strong>'Yok öyle mala çökmek'</strong></p> <p>Sarnıcın mülkiyetine ilişkin tartışmalara da sert tepki gösteren Aslan, 1 TL kararının gerekçesini şu sözlerle dile getirmişti:</p> <p>'Biz onardık, biz sahip çıktık. Şimdi '15 günde boşaltın' diyorlar. Bu hukuksuzluğa karşı bugünden itibaren Türk vatandaşlarına Yerebatan Sarnıcı ziyaretini sadece 1 TL yapıyoruz. Gelin, paranızla neyin yapıldığını görün. Yok öyle mala çökmek, yok öyle yönetime çökmek.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibbnin-1-tl-karari-ardindan-yerebatanda-ilk-5-saatte-5-bin-yerli-ziyaretci-tarihi-sarinca-halk-akin-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 17:54:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibbnin-1-tl-karari-ardindan-yerebatanda-ilk-5-saatte-5-bin-yerli-ziyaretci-tarihi-sarinca-halk-akin-etti.jpg" type="image/jpeg" length="12980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15'inci Uluslararası Alaçatı Ot Festivali Sürdürülebilir Tarım Proje Yarışması'nda ön değerlendirme tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/15inci-uluslararasi-alacati-ot-festivali-surdurulebilir-tarim-proje-yarismasinda-on-degerlendirme-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/15inci-uluslararasi-alacati-ot-festivali-surdurulebilir-tarim-proje-yarismasinda-on-degerlendirme-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çeşme Belediyesi tarafından bu yıl 15'incisi düzenlenen Uluslararası Alaçatı Ot Festivali kapsamında gerçekleştirilen 'Sürdürülebilir Tarım Proje Yarışması' için ön değerlendirme süreci tamamlandı. Sürdürülebilir tarım, akıllı üretim ve kırsal kalkınmaya katkı sunmayı hedefleyen yarışmaya başvuran projeler, alanında uzman jüri üyeleri tarafından incelendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) - </strong>Çeşme Belediyesi tarafından bu yıl 15'incisi düzenlenen Uluslararası Alaçatı Ot Festivali kapsamında gerçekleştirilen 'Sürdürülebilir Tarım Proje Yarışması' için ön değerlendirme süreci tamamlandı. Sürdürülebilir tarım, akıllı üretim ve kırsal kalkınmaya katkı sunmayı hedefleyen yarışmaya başvuran projeler, alanında uzman jüri üyeleri tarafından incelendi.<br /> <br />Çeşme Belediyesi tarafından bu yıl 15'incisi düzenlenen Uluslararası Alaçatı Ot Festivali kapsamında gerçekleştirilen 'Sürdürülebilir Tarım Proje Yarışması' için ön değerlendirme süreci tamamlandı. Sürdürülebilir tarım, akıllı üretim ve kırsal kalkınmaya katkı sunmayı hedefleyen yarışmaya başvuran projeler, alanında uzman jüri üyeleri tarafından incelendi.</p> <p>Yarışma kapsamında toplam 11 proje, jüri üyelerine sunumlarını gerçekleştirerek değerlendirme sürecine dahil oldu. Projeler; çevre dostu üretim teknikleri, yenilikçi tarım uygulamaları ve kırsal kalkınmayı destekleyen modeller açısından ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ön değerlendirme süreci, Çeşme İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden ziraat mühendisi Mesut Emre, sosyolog Ege Sarıaltın, Prof. Dr. Ercan Özzambak, ziraat mühendisi Dr. Hasan Hakan Pamuk ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden ziraat mühendisi Işıl Eylül Adıgüzel ve organik tarım teknikeri Elif Ceylan Ç. Sönmez'den oluşan jüri tarafından yürütüldü.</p> <p>Değerlendirme süreci sonunda dereceye giren projeler, 25 Nisan'da 15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali kapsamında düzenlenecek törenle kamuoyuna açıklanacak ve ödüller sahiplerini bulacak.</p> <p>Çeşme Belediyesi, bu yarışma ile sürdürülebilir tarımın yaygınlaştırılmasını, yerel üretimin güçlendirilmesini ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak yenilikçi fikirlerin desteklenmesini amaçlıyor. Festival, gastronomi ve kültürün yanı sıra üretim ve doğa odaklı projelerle de fark yaratmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/15inci-uluslararasi-alacati-ot-festivali-surdurulebilir-tarim-proje-yarismasinda-on-degerlendirme-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 17:49:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/15inci-uluslararasi-alacati-ot-festivali-surdurulebilir-tarim-proje-yarismasinda-on-degerlendirme-tamamlandi.png" type="image/jpeg" length="47979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ulusoy: 'Tarım bitme noktasına gelmiş durumda']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-ulusoy-tarim-bitme-noktasina-gelmis-durumda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-ulusoy-tarim-bitme-noktasina-gelmis-durumda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, 'Tarım bitme noktasına gelmiş durumda. Çiftçimiz perişan, üretici maliyetler karşısında eziliyor. Mazot, gübre, tohum ve ilaç fiyatları sürekli artarken, çiftçinin ürünü para etmiyor. Bu şartlarda üretimin sürdürülebilir olması mümkün değil' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>Haber: Jiyan ERKILIÇ </strong></p> <p style='text-align: left;'><strong>(GAZİANTEP) - </strong>İYİ Parti Genel Başkanı Yardımcısı Kadir Ulusoy, 'Tarım bitme noktasına gelmiş durumda. Çiftçimiz perişan, üretici maliyetler karşısında eziliyor. Mazot, gübre, tohum ve ilaç fiyatları sürekli artarken, çiftçinin ürünü para etmiyor. Bu şartlarda üretimin sürdürülebilir olması mümkün değil' dedi.</p> <p style='text-align: left;'>İYİ Parti Tarım Politikaları Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban ve İl Başkanı Şerif Başkülekçi ile birlikte Gaziantep'te düzenlenen il ve ilçe divan kurulu toplantısı öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ulusoy, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı. </p> <p style='text-align: left;'>Ulusoy, Türkiye'de tarım sektörünün ciddi bir kriz içinde olduğunu belirterek, 'Tarım bitme noktasına gelmiş durumda. Çiftçimiz perişan, üretici maliyetler karşısında eziliyor. Mazot, gübre, tohum ve ilaç fiyatları sürekli artarken, çiftçinin ürünü para etmiyor. Bu şartlarda üretimin sürdürülebilir olması mümkün değil' ifadelerini kullandı.</p> <p style='text-align: left;'>Gaziantep ziyareti kapsamında çiftçilerle ve vatandaşlarla birebir görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktaran Ulusoy, sahadan gelen geri bildirimlerin çarpıcı olduğunu söyledi. Ulusoy, 'Gaziantep'te hem kırsalda hem merkezde vatandaşlarımızın ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını gördük. Özellikle çiftçilerimiz üretim yapamaz hale gelmiş. Sulama, enerji ve girdi maliyetleri üreticiyi zorluyor' diye konuştu.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Geçim derdi büyüyor'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Vatandaşların temel gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu vurgulayan Ulusoy, 'Bugün halkımızın en büyük sorunu geçimdir. İnsanlar artık temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Çiftçi üretmezse, bu durum sadece kırsalı değil, şehirde yaşayan herkesi etkiler. Gıda fiyatları artar, enflasyon daha da derinleşir' dedi.</p> <p style='text-align: left;'>İYİ Parti olarak tarımın yeniden ayağa kaldırılması için kapsamlı projeler hazırladıklarını dile getiren Ulusoy, iktidara çağrıda bulunarak şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'>'Tarım stratejik bir alandır. Bu nedenle günü kurtaran değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir politikalar uygulanmalıdır. Çiftçiye destek artırılmalı, üretim teşvik edilmeli ve maliyetler düşürülmelidir. Aksi takdirde tarımda yaşanan bu kriz daha da derinleşecektir.'</p> <p style='text-align: left;'>Toplantının ardından parti heyeti, il ve ilçe divan kurulu toplantısına katılarak teşkilat üyeleriyle bir araya geldi. Gaziantep'in sorunlarının ele alındığı toplantıda, çözüm önerileri ve saha çalışmaları da masaya yatırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-ulusoy-tarim-bitme-noktasina-gelmis-durumda</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 17:35:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-ulusoy-tarim-bitme-noktasina-gelmis-durumda.jpg" type="image/jpeg" length="70276"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
