<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2026 13:40:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı: Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı geçici olarak görevden uzaklaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/icisleri-bakanligi-yuregir-belediye-baskani-ali-demircali-gecici-olarak-gorevden-uzaklastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/icisleri-bakanligi-yuregir-belediye-baskani-ali-demircali-gecici-olarak-gorevden-uzaklastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'nın 'rüşvet vermek' suçundan aldığı 5 yıl 3 ay 10 gün hapis cezası nedeniyle geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>İçişleri Bakanlığı, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'nın 'rüşvet vermek' suçundan aldığı 5 yıl 3 ay 10 gün hapis cezası nedeniyle geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığını açıkladı.</p> <p>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Yüreğir Belediye Başkanı Demirçalı hakkında 'rüşvet vermek' suçu nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda, Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 3 Nisan 2026 tarih ve E:2024/17 sorgu sayılı kararı ile 5 yıl 3 ay 10 gün hapis cezası verilmesi üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/icisleri-bakanligi-yuregir-belediye-baskani-ali-demircali-gecici-olarak-gorevden-uzaklastirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:39:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/icisleri-bakanligi-yuregir-belediye-baskani-ali-demircali-gecici-olarak-gorevden-uzaklastirildi.png" type="image/jpeg" length="94007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP'li Kadıgil'den Bakan Çiftçi'ye: İlayda Zorlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın durumu nedir? Adli tıp raporu tamamlanmış mıdır?]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tipli-kadigilden-bakan-ciftciye-ilayda-zorlunun-olumune-iliskin-sorusturmanin-durumu-nedir-adli-tip-raporu-tamamlanmis-midir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tipli-kadigilden-bakan-ciftciye-ilayda-zorlunun-olumune-iliskin-sorusturmanin-durumu-nedir-adli-tip-raporu-tamamlanmis-midir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, 18 yaşındaki üniversite öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümünü soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Kadıgil, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye 'İlayda Zorlu'nun ölümüne ilişkin adli soruşturmanın mevcut durumu nedir? Olay 'intihar' olarak kesinleşmiş midir, yoksa soruşturma devam etmekte midir? Ölümün nedenine ilişkin adli tıp raporu tamamlanmış mıdır? Tamamlandıysa bulgular nelerdir' diye sordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, 18 yaşındaki üniversite öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümünü soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Kadıgil, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye 'İlayda Zorlu'nun ölümüne ilişkin adli soruşturmanın mevcut durumu nedir? Olay 'intihar' olarak kesinleşmiş midir, yoksa soruşturma devam etmekte midir? Ölümün nedenine ilişkin adli tıp raporu tamamlanmış mıdır? Tamamlandıysa bulgular nelerdir' diye sordu.</p> <div dir='auto' lang='tr' data-testid='tweetText'> <div id='id__67wp1s20v2a' dir='auto' lang='tr' data-testid='tweetText'>Kadıgil, 18 yaşındaki Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümüne ilişkin İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Kadıgil, önergesinde şunları kaydetti:</div> </div> <p>'Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu'nun şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırmış; olayın 'intihar' olup olmadığına ilişkin tartışmalar ve çeşitli iddialar gündeme gelmiştir. Basına yansıyan haberlerde, Zorlu'nun katıldığı öğrenci eylemleri gerekçe gösterilerek ailesinin emniyet birimlerince arandığı, bu durumun aile üzerinde baskı yarattığı ve ailenin İlayda'ya şiddet uygulamasına yol açtığı öne sürülmektedir. Tarafımıza gelen ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre; 'Babam kızdı bağırdı, okula gitmeyeceksin dedi' diyen İlayda'ya, konuşmak için ailesinin numarasını vermesini isteyen arkadaşları 'Veremem beni döverler. Kaçmam gerek' yanıtını aldı. İlayda'nın arkadaşlarına son mesajı 17.04'te yazdığı, 'Ben yazana kadar sakın yazmayın bana. Tek mesaj bile. Babam eve geliyor yazmayın, telefonumu alacak birazdan. Yine de ulaşırım akşam' ifadelerini kullandığı ve birkaç saat sonra yerel haber sitelerine İlayda'nın ölüm haberi düştüğü öğrenildi.</p> <p>Polisin anayasal haklarını kullanarak protesto gösterilerine katılan öğrencilere ilişkin aynı şekilde ailelerini arayarak 'istihbaratçılık' yaptığı daha önceki dönemlerde de gündeme gelmişti. Mart 2021'de benzer bir olay Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencisi Ahmet S.'nin ailesi, kendisini polis olarak tanıtan bir kişi tarafından telefonla arandı. Kendisini İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden 'Memur Can' olarak tanıtan kişinin 'Gençlerimizi kaybetmemek için böyle bir çalışma başlattık. Gençlerimizin böyle şeylere katılması bizi üzüyor. Twitter paylaşımları çok siyasi... Gözaltına alındı. Sen bir konuş istersen, memursun sorun olur. Sizin için söylüyorum' dediği öne sürülmüştü. Aynı şekilde yüksek ev kiraları ve yurt yetersizliğine tepki için parklarda konaklayan öğrencilerin ailelerinin Emniyet'ten olduklarını söyleyen kişilerce arandığı söz konusu kişiler, öğrencilerin ailelerine 'Bu eylemleri terörist gruplar yönlendiriyor, farkında mısınız?' şeklinde ifadeler kullandığı basına ve kamuoyuna yansıyan bilgiler arasındadır.</p> <p>2021 yılında; Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Melih Bulu'ya yönelik protesto eyleminde bulunan öğrencilerin ailelerinin Emniyet tarafından arandığı iddiaları üzerine dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yaptığı açıklamalarda, öğrencilerin ailelerinin emniyet birimlerince aranmasını 'bilgilendirme' olarak nitelendirmiş ve 'Aileleri aramak bizim görevimiz' ifadelerini kullanarak bu uygulamayı açık biçimde savunmuştur. Söz konusu uygulamaya ilişkin 22/03/2021 tarihli önergemize aylar sonra gelen yanıtta ise esas sorularımıza yanıt verilmeyerek '2911 sayılı 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu' ile 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik' çerçevesinde 'hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalındığı' iddia edilmiştir.'</p> <p><strong>'Bu kapsamda aranan kişi sayısı ve aranan aile sayısı kaçtır?'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sera Kadıgil, Bakan Çiftçi'ye şu soruları yöneltti:</p> <p>'Emniyet birimlerinin Zorlu'nun ailesini aradığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise, bu aramanın amacı, içeriği ve kapsamı nedir? Görüşmeler kayıt altına alınmış mıdır?</p> <p>Kolluk kuvvetlerinin, yetişkin bir bireyin katıldığı eylemler nedeniyle ailesiyle iletişime geçmesine ilişkin yasal dayanak nedir?</p> <p>Bu tür uygulamalar hangi mevzuata dayanılarak yürütülmektedir? Açık bir yönetmelik veya genelge mevcut mudur? Dönemin İçişleri Bakanı Soylu'nun ifade ettiği şekliyle de-facto olarak 'bilgilendirme' ve 'Aileleri aramak bizim görevimiz' anlayışına mı dayanmaktadır?</p> <p>İlayda Zorlu'nun ölümüne ilişkin adli soruşturmanın mevcut durumu nedir? Olay 'intihar' olarak kesinleşmiş midir, yoksa soruşturma devam etmekte midir? Ölümün nedenine ilişkin adli tıp raporu tamamlanmış mıdır? Tamamlandıysa bulgular nelerdir?</p> <p>İlayda'nın ailesinin emniyet mensuplarınca aranamasın ardından baskı ve şiddet gördüğü iddiaları 'Babam kızdı bağırdı, okula gitmeyeceksin: Veremem beni döverler. Kaçmam gerek: Ben yazana kadar sakın yazmayın bana. Tek mesaj bile. Babam eve geliyor yazmayın, telefonumu alacak birazdan. Yine de ulaşırım akşam' ifadelerini kullandıktan bir kaç saat sonra ölüm haberinin gelmesi olayın intihar dışında bir nedenle gerçekleşmiş olabileceğine ilişkin ihtimalleri gündeme getirirken konuya ilişkin bir inceleme yapılmış mıdır?  </p> <p>İlayda'nın ölümünden önce maruz kaldığı iddia edilen baskı, tehdit veya yönlendirmelere ilişkin bir soruşturma açılmış mıdır?İlgili olay özelinde, kolluk görevlileri hakkında idari inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?</p> <p>Son 5 yıl içinde, herhangi bir eylem veya soruşturma kapsamında bireylerin ailelerinin emniyet birimlerince aranması uygulaması kaç kez gerçekleştirilmiştir? Bu kapsamda aranan kişi sayısı ve aranan aile sayısı kaçtır? Bu uygulamaya ilişkin istatistik tutulmakta mıdır?</p> <p>Ailelerin aranmasının, birey üzerinde dolaylı baskı oluşturabileceği yönünde Bakanlığınızca yapılmış herhangi bir değerlendirme veya inceleme var mıdır?Bu tür uygulamaların kişi hak ve özgürlükleri ile özel hayatın gizliliği ilkesine uygunluğu nasıl denetlenmektedir?'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tipli-kadigilden-bakan-ciftciye-ilayda-zorlunun-olumune-iliskin-sorusturmanin-durumu-nedir-adli-tip-raporu-tamamlanmis-midir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:38:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tipli-kadigilden-bakan-ciftciye-ilayda-zorlunun-olumune-iliskin-sorusturmanin-durumu-nedir-adli-tip-raporu-tamamlanmis-midir.png" type="image/jpeg" length="60636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Gökçen'den AK Parti'ye: 'İsrail hükümetinin en yakın ortağına karşı tam sessizlik, Türkiye'nin birinci partisine karşı hep seviyesizlik. Siz busunuz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-gokcenden-ak-partiye-israil-hukumetinin-en-yakin-ortagina-karsi-tam-sessizlik-turkiyenin-birinci-partisine-karsi-hep-seviyesizlik-siz-busunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-gokcenden-ak-partiye-israil-hukumetinin-en-yakin-ortagina-karsi-tam-sessizlik-turkiyenin-birinci-partisine-karsi-hep-seviyesizlik-siz-busunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, 'AKP'nin kendini Erdoğan'a göstermek isteyen siyasetçileri sıraya dizilip Genel Başkanımıza karşı tweet atıyor. Tom Barrack'ın milletimizi aşağılayıcı sözlerine karşı ağzınızı açamadınız. Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin Cumhuriyeti hedef almasına, İsrail hükümetinin en yakın ortağına karşı tam sessizlik, Türkiye'nin birinci partisine karşı hep seviyesizlik. Siz busunuz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, 'AKP'nin kendini Erdoğan'a göstermek isteyen siyasetçileri sıraya dizilip Genel Başkanımıza karşı tweet atıyor. Tom Barrack'ın milletimizi aşağılayıcı sözlerine karşı ağzınızı açamadınız. Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin Cumhuriyeti hedef almasına, İsrail hükümetinin en yakın ortağına karşı tam sessizlik, Türkiye'nin birinci partisine karşı hep seviyesizlik. Siz busunuz' dedi.</p> <p>CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, AK Partili siyasetçileri, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın yaptığı açıklamalara cevap vermemeleri üzerinden eleştirdi. AK Partili siyasetçilerin Barrack'a ilişkin konuşmayıp, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e karşı tweet attıklarını söyleyen Gökçen, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'AKP'nin kendini Erdoğan'a göstermek isteyen siyasetçileri sıraya dizilip Genel Başkanımıza karşı tweet atıyor. Tom Barrack'ın milletimizi aşağılayıcı sözlerine karşı ağzınızı açamadınız. Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin Cumhuriyeti hedef almasına, İsrail hükümetinin en yakın ortağına karşı tam sessizlik, Türkiye'nin birinci partisine karşı hep seviyesizlik. Siz busunuz. Sayın AKP'liler, belki bir gün meşruiyeti Amerika'da aramak yerine halkta aramayı denerseniz seçimden kaçmanıza gerek kalmaz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-gokcenden-ak-partiye-israil-hukumetinin-en-yakin-ortagina-karsi-tam-sessizlik-turkiyenin-birinci-partisine-karsi-hep-seviyesizlik-siz-busunuz</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:36:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-gokcenden-ak-partiye-israil-hukumetinin-en-yakin-ortagina-karsi-tam-sessizlik-turkiyenin-birinci-partisine-karsi-hep-seviyesizlik-siz-busunuz.jpeg" type="image/jpeg" length="18700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Munzur Üniversitesi öğrencilerinden Gülistan Doku açıklaması: Bu dosyanın peşini bırakmayacağız]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/munzur-universitesi-ogrencilerinden-gulistan-doku-aciklamasi-bu-dosyanin-pesini-birakmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/munzur-universitesi-ogrencilerinden-gulistan-doku-aciklamasi-bu-dosyanin-pesini-birakmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Munzur Üniversitesi öğrencileri, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin Tunceli Adliyesi önünde açıklama yaptı. Öğrencilerden Rojin İdacı tarafından yapılan açıklamada, 'Delilleri karartanlar, etkili bir soruşturma sürecini engelleyerek adaletin gecikmesine neden olanlar emri kimden almıştır? Gülistan gibi akıbeti karanlıkta bırakılmaya çalışılan başta Rojin olmak üzere tüm kadınlar için gerçek suçlular cezalandırılıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Çünkü bu sadece Gülistan'ın meselesi değil, kadınların yaşam hakkı meselesidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Caner AKTAN</strong></p> <p><strong>(TUNCELİ) -</strong> Munzur Üniversitesi öğrencileri, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin Tunceli Adliyesi önünde açıklama yaptı. Öğrencilerden Rojin İdacı tarafından yapılan açıklamada, 'Delilleri karartanlar, etkili bir soruşturma sürecini engelleyerek adaletin gecikmesine neden olanlar emri kimden almıştır? Gülistan gibi akıbeti karanlıkta bırakılmaya çalışılan başta Rojin olmak üzere tüm kadınlar için gerçek suçlular cezalandırılıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Çünkü bu sadece Gülistan'ın meselesi değil, kadınların yaşam hakkı meselesidir' dedi.</p> <p>Munzur Üniversitesi öğrencileri, Tunceli Adliyesi önünde bir araya gelerek Gülistan Doku ile ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamayı öğrenciler adına Rojin İdacı okudu.</p> <p>İdacı, öğrenciler olarak bir araya gelme amaçlarının Gülistan Doku'nun kayboluş sürecine dikkati çekmek ve ailesiyle dayanışma içinde olduklarını duyurmak olduğunu belirtti.</p> <p>Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel tarafından Gülistan Doku'nun intihar ettiği yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatan İdacı, 'Dönemin valisi tarafından kesin bir dille Gülistan'ın intihar ettiği ve bedeninin bulunarak ailesine teslim edileceğine dair sözler verildi. İlk günden beri soruyoruz; her tarafı kameralarla izlenen Dersim'de nasıl olur da Gülistan bulunamaz?' dedi.</p> <p>Soruşturmada yıllar sonra yapılan gözaltıların önemli olduğunu ancak yeterli olmadığını vurgulayan İdacı, şöyle konuştu:</p> <p>'Altı yılın ardından gerçekleştirilen gözaltı işlemleri dosyada ilerleme sağlanması bakımından önemli bir gelişme olmakla beraber, soruşturma sürecinin bugüne kadar etkin ve özenli yürütülmediğine dair ciddi soru işaretlerini ortadan kaldırmamaktadır. Aradan geçen yıllara rağmen dosyanın sürüncemede bırakılması, delillerin karartılması, etkin bir soruşturmanın yürütülmemesi bir ihmalkârlık değil, bilinçli politik bir tercihtir. Bizler biliyoruz ki kadınlar kaybolmuyor, kaybettiriliyor. Failler korunuyor, adalet sistematik olarak geciktiriliyor ve her geçen gün bu cezasızlık politikası yeni suçların önünü açıyor.' </p> <p><strong>'Delillerin yok edilmesi emirini kim verdi?'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sorumluların açığa çıkarılması çağrısı yapan İdacı, 'Buradan soruyoruz; altı yıldır 'intihar' denilerek kamudaki gücünü suçluları saklamak için kullananlar emri kimden almıştır? Delillerin yok edilmesi emirini kim vermiştir? Delilleri karartanlar, etkili bir soruşturma sürecini engelleyerek adaletin gecikmesine neden olanlar emri kimden almıştır? Gülistan gibi akıbeti karanlıkta bırakılmaya çalışılan başta Rojin olmak üzere tüm kadınlar için gerçek suçlular cezalandırılıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Çünkü bu sadece Gülistan'ın meselesi değil, kadınların yaşam hakkı meselesidir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Tunceli</category>
      <guid>https://www.haber500.com/munzur-universitesi-ogrencilerinden-gulistan-doku-aciklamasi-bu-dosyanin-pesini-birakmayacagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:36:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/munzur-universitesi-ogrencilerinden-gulistan-doku-aciklamasi-bu-dosyanin-pesini-birakmayacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="22412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yavuz Ağıralioğlu: 'Biz ara, erken, baskın ne diyorlarsa seçime hazırız']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yavuz-agiralioglu-biz-ara-erken-baskin-ne-diyorlarsa-secime-haziriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yavuz-agiralioglu-biz-ara-erken-baskin-ne-diyorlarsa-secime-haziriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ara seçim tartışmalarına ilişkin 'Biz ara, erken, genel her türlü seçime hazırız' dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Çocuklarımıza huzurla yaşayacakları bir memleket kuracağız inşallah' şeklindeki açıklamasını eleştiren Ağıralioğlu, '24 yıldır icranın başındasınız. Bunu ne zaman planladığınızı da söylerseniz memnun olacağız. Ne zaman 2053'te mi' diye konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ara seçim tartışmalarına ilişkin 'Biz ara, erken, genel her türlü seçime hazırız' dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Çocuklarımıza huzurla yaşayacakları bir memleket kuracağız inşallah' şeklindeki açıklamasını eleştiren Ağıralioğlu, '24 yıldır icranın başındasınız. Bunu ne zaman planladığınızı da söylerseniz memnun olacağız. Ne zaman 2053'te mi' diye konuştu.</p> <p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, NOW TV'deki Çalar Saat programında İlker Karagöz'ün konuğu oldu. Maaşlarını alamadıkları için Eskişehir'den Ankara'ya yürüdükten sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde gözaltında alınan 110 madenci ile ilgili üzüntülerini dile getiren Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p> <p>'Meselelerle, münasebeti devamlı probleme dönen bir ülke haline geldik. Program başlığınız olan 'reva mı' çok değerli bir başlık. Bu aslında Anahtar Parti'nin siyasi mesuliyet trampleni. Biz aslında bu kelimenin karşılığına kurulduk. Bu memlekette yaşadıklarımız bu millete reva mı? Çocuklarımızın okulda çektikleri onlara reva mı, madenler açılıyor. Madenler açılırken civarda bozulan ekosistem, o bölgede yaşayan insanlara bunlar reva mı? Emeklilerin yaşadıkları onlara reva mı? Çocuklarımız eğitim görmek istiyorlar. Eğitimde yaşadığımız sorunlar çocuklarımıza reva mı?</p> <p><strong>'Bu yaşadığımız şeyler bize reva mı'</strong></p> <p>Madenlerimiz çıkarılırken çıkarana kadar çatışma çıkıyor. Çıktıktan sonra memleketin kaynaklarını zenginlik sebebi yapacağız diye bir hassasiyet gelişiyor ama memleketin toplumsal beraberliği zayıflıyor, tartışmaya başlıyor. Biz işimizi dört başı mamur yapamıyoruz. Aslında bu kadar güzel bir memleketin, bu kadar imkânı bol bir memleketin, bu kadar insanı güzel bir memleketin, meselelerini doğru yönetebilse dünyanın en saygın, en zengin, en müreffeh ülkelerinden biri olacak memleketin bu halde olması millete reva mı, devlete reva mı, bize revamı yahu? Emekliyi yakalıyorsunuz bu bize reva mı diyor. Dar gelirli, asgari ücretli bu bize reva mı diyor. Sanayiciye sorun. Bu kadar faiz bize reva mı diyor, esnafa sorun bu kadar enflasyon bize reva mı diyor. Bu şartları öğretmenlere sorun. Öğretmenler 'bu kadar elimizin kolumuzun bağlı hale gelmesi ve çocukları eğitmek zorunda kaldığımız bu süreçte yaşadığımız şartlar bize reva mı' diyor. Herkes bize reva mı diyor. Bu yaşadığımız şeyler bize reva mı?</p> <p><strong>'Her gün sansasyonel, dehşetli bir şey yaşıyoruz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İnsanların çalışıp yıllarca emek ettikleri yerden elleri iki yanlarına düşmüş çaresiz bir şekilde 'sesimizi devletimize duyurmak istiyoruz' diye gelip finali kodeste yapmaları! Bu mesela Türkiye'nin yönetim fotoğrafına reva mı? Görüntümüze bakın; çocuklarımız öldürülüyor, madencilerimiz tutuklanıyor, öbür tarafta eylemler var. Altın, insan ticareti, kara para aklamaları, mafyalar, çeteler, uyuşturucu operasyonları dışarıda bir görüntü var. Türkiye'yi büyük bir fotoğrafın üstüne koysanız bir jenerik aksa o jenerikte olanlar bu ülkeye reva mı?  Bu görüntü biz miyiz? Koca Türk milletinin dışarıya verdiği görüntü bu mu? Her gün uyuşturucu operasyonuyla uyanıyoruz. Her gün sansasyonel, dehşetli bir şey yaşıyoruz. Her gün büyük acılar yaşıyoruz. Her gün bir konkordato duyuyoruz. İntihar duyuyoruz. Kaçakçılık duyuyoruz. Mafyalaşma duyuyoruz. Çocuklarımızın katlini duyuyoruz. Eylem duyuyoruz.</p> <p><strong>'Yaşadığımız şeyin dehşetinden sonra tedbir konuşuyoruz'</strong></p> <p>Bu nedir? Bu yönetim türbülansıdır. Bu Türkiye'de yaşadığımız şey bir türbülanstır. Bir dağınıklıktır. Plansızlık, programsızlık, strateji geliştirememek, doğru okuyamamak, dünyayı doğru okuyamamak, durumu doğru okuyamamak. Her şeye bakacaksınız, tedbir alacaksınız. Biz şimdi ne görüyoruz genelde? Karşılaştığımız her sorundan sonra dehşet yaşıyoruz. Yaşadığımız şeyin dehşetinden sonra tedbir konuşuyoruz. Tedbir önceden konuşabilen, önceden önlem alabilen, önceden başa bela gelmeden, başa acı gelmeden, büyük acılar ve yıkım yaşanmadan tedbir alabilen devlet kapasitesi konuşamıyoruz. Heyelan oluyor, tedbir konuşuyoruz. Sel oluyor, tedbir konuşuyoruz. Deprem oluyor, tedbir konuşuyoruz. Katliam oluyor, tedbir konuşuyoruz. Arsızlık, hırsızlık, yolsuzluk tedbir konuşuyoruz. İsraf olup hep tedbiri sonradan konuşuyoruz. Tedbir, adı üstünde tedbir önceden alınana deniyor. Sonradan alınan şey tedbir değildir, o mecburiyettir. O mecburiyet de gideni getirmez.</p> <p><strong>'Çözmeyi vaat ettiğiniz programlar ve sorunların hepsi duruyor'</strong></p> <p>Biz evlatlarımıza memleket bırakacağız. Cumhurbaşkanı'nın bir tweetini gördüm. 'Çocuklarımıza huzurla yaşayacakları bir memleket kuracağız inşallah.' 24 yıldır iktidarda Sayın Cumhurbaşkanı. Söylediği söz bu. İnşallah kuracağız dediğinize göre bunu ne zaman planladığınızı da söylerseniz memnun olacağız. 24 yıldır icranın başındasınız. Sizin iktidara geldiğiniz zaman doğan çocuklar 24 yaşında. O dönem ilkokul çağındakileri de katarsanız 30-35 bandında yaşı olanlar sizinle hayatı tanıdı. Şimdi bu kadar büyük bir imkânı nasıl kullanmış ya da kullanamamış olmalısınız ki siz 'çocuklarımıza huzurla yaşanacak bir memleket kurmak zorundayız' diyorsunuz. İktidara yeni geliyormuşsunuz gibi konuşmaya başlıyorsunuz. Çözmeyi vaat ettiğiniz programlar ve sorunların hepsi duruyor. Sonra siz hepsiyle ilgili muazzam bir toplumsal yükle karşılaşınca arzı endam ediyorsunuz milletin karşısında ki; 'biz bunları çözeceğiz evelallah.' Ne zaman 2053'te mi?</p> <p><strong>'19 milyar dolar faiz ödedik 2026'nın ilk 3 ayında'</strong></p> <p>Çocukların aç olduğu, okula aç gittiği bir ülkede siyaset vazifesini yapmıyor demektir. Onu bilecek. Bunu planlayacak. Çocuklara okulda yemek verilecek. Kreşler konuşuluyor, kreş açılacak. Güvenlik yok, güvenliği sağlayacaksınız. Bunun için evlatlarımızın katledilmesini beklemeyeceksiniz. Daha önce duyacaksınız. Akran zorbalığı var. Engelleyeceksiniz. Bunu engelleyecek mekanizmaları kuracaksınız. Bütün bunlar bizim siyasi olarak hükümet rekabetinden söylediğimiz değil, devletin, milletin istikbaline söylediğimiz şeyler. Buna kapasitesi olan bir memleketiz. 19 milyar dolar faiz ödedik 2026'nın ilk 3 ayında. Faiz, ana para değil. Faiz ödemesi böyle olan bir memlekette 86 milyonun alın terini faiz lobilerine öderken para buluyorsunuz. Çocuklarınıza yemek parası bulamıyorsunuz. Buna kimseyi inandıramazsınız. Bu faize sebep olan israf sarmalını, yönetim zafiyetini ortadan kaldırırsınız. Bu faiz lobilerine verdiğiniz parayı verirsiniz çocuklarınıza. Çocuklarınız beslenme problemlerinden kurtulurlar. Emeklileriniz bu feryat figan bağırmaktan kurtulurlar. Faiz lobilerine parayı buluyorsunuz. Kur korumalı mevduatta zenginlerinize parayı buluyorsunuz. Etrafınızda yığınlaşmış iş adamlarının hepsine vergiden muaf tutup para buluyorsunuz ama milletinize bulamıyorsunuz. Anahtar Parti, bu yanımdakilere bulurum, zengine bulurum, faiz lobisine bulurum ama milletime bulamam maharetsizliğinin alternatifi olarak geliyor.</p> <p><strong>'Biz de ara, erken, baskın ne diyorlarsa seçime hazırız'</strong></p> <p>Biz ara, erken, genel her türlü seçime hazırız. Biz muhalefet partilerinin seçime hazır değiliz demesi, memleket yönetmeye hazır değiliz demesidir. Böyle bir şeyi muhalefet partiler demez. Zaten biz memleket yönetimini daha fazla yapabiliriz daha yükseğe taşıyabiliriz iddiamız olmasa niye parti kuracağız? Memleket yönetiminde mevcut yönetimi beğensek, niçin ayrı bir parti kuracağız? Dolayısıyla biz zaten şunu demiş oluyoruz, 'daha iyisini yapabiliriz.' Bundan çok daha fazlasını yapabiliriz. Memleketi iyi yönetemiyorsunuz. Bunu diyenler seçime hazırız da demiş oluyorlar. Biz de ara, erken, baskın ne diyorlarsa seçime hazırız.</p> <p><strong>'Anayasa'ya 2.5 senede enflasyonu düşüremeyen hükümet 3 ay içinde seçime gider hükmü koyulsun'</strong></p> <p>Enflasyonu daha önce tek haneli rakama düşürdüler, 2002'de aldıklarında düştü. Sonra bunun niye arttığını söylesinler bize. Şimdi niye düşürmek zorunda olduklarını biz biliyoruz. Çünkü canımızı çıkardılar. Enflasyonu düşürmeye çalışırken de canımızı çıkarıyorlar. Enflasyon düşmüyor millet düşüyor. Enflasyon düşmüyor esnaf düşüyor. Tayyip Bey enflasyonu 2019'dan beri düşüreceğiz vaadinde bulunuyor. Tek hanede rakamlara düşüreceğiz demeye 2019'da başladı. Kaç yıl oldu? 7 yıl. İkinci yükselişten sonra 7 yıl. Şimdi biz Anahtar Parti olarak bir şey söylüyoruz. 'Enflasyonu 8 çeyrekte tek haneli rakama düşüremeyen hükümet 3 ay içinde seçime gider' diye Anayasa'ya hüküm yazılacak. Enflasyonu 7 yıldır tek haneli rakama düşürmeyi vaat ediyorsunuz. Nurettin Bey'i de denediniz. Mehmet Şimşek'i de denediniz. Birbirinin tam tersi istikamette iki programı bizim üstümüzde denediniz. Enflasyon düşmedi. Şimdi Anayasa'ya hüküm koyacaksınız. Biz koyacağız. Ya da bunu koyacaksınız. Diyeceksiniz ki enflasyonu 8 çeyrekte düşüremeyen hükümet 2.5 senede düşüremeyen hükümet 3 ay içinde seçime gider. Anayasaya seçim kanunu gibi koyacaksınız bunu böyle amir hüküm gibi koyacaksınız. Yeni anayasa gündeminin başına eklesinler bunu.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yavuz-agiralioglu-biz-ara-erken-baskin-ne-diyorlarsa-secime-haziriz</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:22:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yavuz-agiralioglu-biz-ara-erken-baskin-ne-diyorlarsa-secime-haziriz.jpeg" type="image/jpeg" length="81489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sinoplu yurttaşlardan ekonomi değerlendirmesi: Baharımızın sonlarını yaşıyoruz, hiç değilse bir rahat yaşayalım]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sinoplu-yurttaslardan-ekonomi-degerlendirmesi-baharimizin-sonlarini-yasiyoruz-hic-degilse-bir-rahat-yasayalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sinoplu-yurttaslardan-ekonomi-degerlendirmesi-baharimizin-sonlarini-yasiyoruz-hic-degilse-bir-rahat-yasayalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinop'ta yurttaşlar, artan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon nedeniyle geçinemediklerini anlattı. Emekli Nermin Tütüncü, 'Seçim istiyoruz, iktidar değişsin. Biz de rahatlayalım, artık geniş bir nefes alalım. Baharımızın sonlarını yaşıyoruz, hiç değilse bir rahat yaşayalım' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mustafa USTA</strong></p> <p><strong>(SİNOP) - </strong>Sinop'ta yurttaşlar, artan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon nedeniyle geçinemediklerini anlattı. Emekli Nermin Tütüncü, 'Seçim istiyoruz, iktidar değişsin. Biz de rahatlayalım, artık geniş bir nefes alalım. Baharımızın sonlarını yaşıyoruz, hiç değilse bir rahat yaşayalım' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye'de emekli oranının en yüksek olduğu illerden Sinop'ta yurttaşlar ANKA Haber Ajansı'na ekonomiyi değerlendirdi.</p> <p>Emekli yurttaş Özcan Küçükali, Türkiye'nin üretimi olmayan ve sürekli yüksek faizlerle borçlanarak alınan paraların altında ezilen bir ekonomi olduğunu ifade etti ve şunları söyledi:</p> <p>'Ülkenin bütün gelirlerini dolaylı vergilerle gariban halkın sırtından alıyorlar. Dolaylı vergiler bütün vergiler içerisinde en adaletsiz vergidir. Toplanan bu vergilerin nerelere harcandığıyla ilgili halkımızın doğru düzgün hiçbir bilgisi yok. Harcamalara baktığımız zaman da bunun saray ekonomilerine, dolayısıyla bazı vakıflar üzerinden bazı alanlara pompalandığını, tarikatlara pompalandığını görüyoruz. Toplanan vergiler hiçbir zaman halka adil bir şekilde geri dönmüyor. Buna karşılık büyük şirketlerin milyonlarca lira tutarında vergileri affedilerek onlara ayrıcalık sağlanıyor. Bizim 10 lira borcumuz olsa devlet bizi bırakmaz. Devlet kökümüzü söker ama onlara sıra geldiği zaman onların vergilerini affeder. Vergide adaletsizlik ile ülkenin gelirinin adaletsiz bir şekilde aktarıldığını görüyoruz. Demokrasinin olmadığı yerde bu işler yürümez. Biz kendi hak ve hukukumuzu savunduğumuz an bütün polisleri ve jandarmayı tepemizi dikenler, milyarlarca vergileri kaçıranların asla üzerine gidemiyor. Çünkü sistem onların çıkarları üzerine kurulu.'</p> <p><strong>'Nereden alışveriş yapıyorlarsa beraber yapalım'</strong></p> <p>Fikret Keser isimli yurttaş da şöyle konuştu: </p> <p>'Ekonomiyi son dönemde hiç beğenmiyorum. Vatandaşın hali belli değil mi? Emeklinin hali belli değil mi? 20 bin lirayla ay sonu geliyorsa Meclis'tekiler bir ay denesinler. Nereden alışveriş yapıyorlarsa beraber yapalım. Bugün emekli olursan demek ki zordasın. Türkiye'nin yüzde 80'i zorda. Enflasyon dersen yüzde 20'lere inecek enflasyon yüzde 60'larda devam ediyor. Almanya bizi niye kıskanmasın? Çünkü oradan 30 bin avroya aldığın sıfır arabayı 90 bin avroya satıyorsun burada. Bunu Alman kıskanmaz mı? Kendisi 5 bin kar ediyor. Buradakiler 60 bin avro kar ediyor. Bir tane devlete, bir tane sana, bir tane vergiye.' </p> <p>Rabia Çelebi isimli emekli vatandaş, 'Her şey meydanda. Ben emekli öğretmenim. Gücüm ancak buraya gelip ucuz diye burada çay içmeye yetiyor. Evden de yiyecek getiriyorum, hazır almaya gücüm yetmiyor. Gariban arkadaşlarla burada oturup bir bardak, en fazla iki bardak çay içebiliyoruz. Bir simit 25 lira. Benim evim olduğu halde çok zorlanıyorum' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Bu hükümeti istemiyoruz'</strong></p> <p>Emekli Nermin Tütüncü ise şunları söyledi:</p> <p>'Ekonomiden memnun olmadığım gibi ne sağlık ne eğitim ne çiftçimiz kaldı. Fakirlikten, açlıktan artık herkes ölecek. Bir çayın yanına simit alamıyoruz. Evden yapıp getiriyoruz. Yaşlıyız, taşımaya da zorlanıyoruz ama ne yapalım? Çayla bir şeyler yiyelim diye evden getiriyoruz. Ben 75 yaşındayım, böyle bir ekonomi görmedim. Her şey perişan. Elimizden geldiğince bu hükümeti istemiyoruz. Seçim istiyoruz, iktidar değişsin. Biz de rahatlayalım. Artık geniş bir nefes alalım. Zaten sonbaharımızdayız. Baharımızın sonlarını yaşıyoruz, hiç değilse bir rahat yaşayalım.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Sinop</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sinoplu-yurttaslardan-ekonomi-degerlendirmesi-baharimizin-sonlarini-yasiyoruz-hic-degilse-bir-rahat-yasayalim</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:21:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/sinoplu-yurttaslardan-ekonomi-degerlendirmesi-baharimizin-sonlarini-yasiyoruz-hic-degilse-bir-rahat-yasayalim.jpg" type="image/jpeg" length="51112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuşadası Halk Ada Market'in ürün yelpazesi genişletildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kusadasi-halk-ada-marketin-urun-yelpazesi-genisletildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kusadasi-halk-ada-marketin-urun-yelpazesi-genisletildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuşadası Belediyesi tarafından yerel tarımsal üretimi geliştirmek ve kadın kooperatiflerini desteklemek amacıyla açılan Halk Ada Market'in ürün yelpazesi genişledi. Bu kapsamda Halk Ada Market'in raflarında glütensiz ve şeker ilavesiz ürünler ile doğal baharat çeşitlerinin satışına başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN)-</strong> Kuşadası Belediyesi tarafından yerel tarımsal üretimi geliştirmek ve kadın kooperatiflerini desteklemek amacıyla açılan Halk Ada Market'in ürün yelpazesi genişledi. Bu kapsamda Halk Ada Market'in raflarında glütensiz ve şeker ilavesiz ürünler ile doğal baharat çeşitlerinin satışına başlandı.</p> <p>Belediye Başkanı Ömer Günel döneminde hizmete açılan ve Aydın'ın farklı bölgelerindeki kooperatiflerde kadınların ürettiği ürünlerin de satışa sunulduğu Halk Ada Market, talebin artmasıyla ürün yelpazesini genişletti. Türkiye'nin çeşitli kentlerinden getirilen bakliyat, baharat, kuru meyve gibi ürünlerin yer aldığı Halk Ada Market'te artık glütensiz ve şeker ilavesiz ürünler ile doğal baharat çeşitlerinin de satışına başlandı.</p> <p><strong>Adalı kart sahiplerine yüzde 20 indirim</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Halk Ada Market'te Adalı Kart sahiplerine yüzde 20 indirim yapılıyor. Candan Tarhan Bulvarı üzerinde bulunan Halk Ada Market, pazar hariç haftanın 6 günü 09.00-18.00 saatleri arasında hizmet veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kusadasi-halk-ada-marketin-urun-yelpazesi-genisletildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:19:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/kusadasi-halk-ada-marketin-urun-yelpazesi-genisletildi.jpg" type="image/jpeg" length="20305"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İbrahim Kaboğlu'ndan, Silivri duruşmaları değerlendirmesi: 'Her geldiğim sırada bu davanın nasıl bir kurgu davası olduğunu tekrar tekrar gözlemekteyim']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibrahim-kaboglundan-silivri-durusmalari-degerlendirmesi-her-geldigim-sirada-bu-davanin-nasil-bir-kurgu-davasi-oldugunu-tekrar-tekrar-gozlemekteyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibrahim-kaboglundan-silivri-durusmalari-degerlendirmesi-her-geldigim-sirada-bu-davanin-nasil-bir-kurgu-davasi-oldugunu-tekrar-tekrar-gozlemekteyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Silivri'deki yargılamalara ilişkin, 'İlk günden bu yana ben tabii ki barodaki görevim nedeniyle, yoğun iş yükü nedeniyle her gün gelemiyorum ama izlemeye çalışıyorum. Tanıklık ettikçe her geldiğim sırada bu davanın neden ve nasıl bir kurgu davası olduğunu tekrar tekrar gözlemekteyim' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) -</strong> İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Silivri'deki yargılamalara ilişkin, 'İlk günden bu yana ben tabii ki barodaki görevim nedeniyle, yoğun iş yükü nedeniyle her gün gelemiyorum ama izlemeye çalışıyorum. Tanıklık ettikçe, her geldiğim sırada bu davanın neden ve nasıl bir kurgu davası olduğunu tekrar tekrar gözlemekteyim' dedi. </p> <p>İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Silivri'deki yargılamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. </p> <p>Kaboğlu, İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun duruşmada yaptığı savunmaya ilişkin şunları kaydetti:</p> <p>'Şu anda duruşmada, savunmada, büyük salonda Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun savunmasına tanıklık ediyoruz. Tabii bu savunma aslında bu davanın, bu yürütülen kitlesel davanın özelliği hakkında bilgi veriliyor. Çünkü bir imar müdürlüğünde her idari yapıda olduğu gibi bazı hizmet aksamaları olabilir kuşkusuz. Ancak o hizmet kusuru, hizmetin geç yapılması, ihmaller hiç yapılmaması bunlar idari yargının sorunlarıdır; ceza yargısının değil. Ceza yargısında görülmez bunlar. Kaldı ki tam tersine imar müdürü, 'ben işimi titizlikle yaptım' diyor. 'Bir iskan, bir ruhsat işlemi rastgele verilmez' diyor bir binanın. Yani olması gerekeni yaptığını söylüyor. Ve adeta Hatay'da, Güneydoğu'da ruhsatsız, gerekli denetimler yapılmadan, gerekli incelemeler yapılmadan verilen ruhsatların altında kalan binlerce, on binlerce yurttaşımız için adalet arıyor iken İstanbul Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ne 'Ruhsat konusunda neden titiz davrandın? Neden iki saat geç verdin? Neden şu kadar geciktin?' biçimindeki suçlamalar aslında 'duydum, imiş, o söyledi' gibi hukuken kabul edilmesi mümkün olmayan, delil niteliği taşımayan bilgiler ve söylemler sonucu bir sanık sandalyesinin kurulması ve yargılama sürdürülmesi söz konusu.</p> <p>İlk günden bu yana ben tabii ki barodaki görevim nedeniyle, yoğun iş yükü nedeniyle her gün gelemiyorum ama izlemeye çalışıyorum. Tanıklık ettikçe her geldiğim sırada bu davanın neden ve nasıl bir kurgu davası olduğunu tekrar tekrar gözlemekteyim. İşte şu anda savunma yapmakta olan Elçin Karaoğlu'nun dosyası da bu niteliği taşıyan, bu bütünlüğü tamamlayan bir dosya.'</p> <p><strong>'Mehmet Pehlivan'ın yeri burası değildi tıpkı diğerlerinin yeri burası olmadığı gibi'</strong></p> <p>Kaboğlu, İmamoğlu'nun Avukatı Mehmet Pehlivan'ın da akşam üstü veya yarın sabah savunma yapacağını belirterek, Pehlivan'ın dosyasına ilişkin de şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Avukat Mehmet Pehlivan'ın dosyası ise daha vahim bir durumu yansıtıyor. Çünkü Ekrem İmamoğlu herhangi bir somut suç delili olmadan keyfi bir biçimde gözaltına alınıyor. Diplomasinin iptal edildiği birçok suçlama eşliğinde görevinden alınıyor. Oysa tutuklama nedeni yoktu. Tutuklama koşulları açıkça Anayasa'mızda ve kanunlarda öngörülmüş bulunduğu halde onun avukatlığını yapan, onun savunma görevini yapan, onun en doğal hakkı olan savunma hakkını üstlenen kişi İstanbul Barosu üyesi Mehmet Pehlivan'ın da gözaltına alınması, tutuklanması ve 9 ay süreyle hapiste tutulması aslında bu davalar zincirinin, kitleselleştirilen bu suçlamalar zincirinin hukuken ne denli dayanaksız olduğunun bir göstergesidir. Dolayısıyla 'olmamalıdır' diyoruz. Mehmet Pehlivan'ın yeri burası değildi tıpkı diğerlerinin yeri burası olmadığı gibi. Ama Mehmet Pehlivan'ın dosyası bir bakıma bu silivri yargılamaları sürecinin hukuken dayanağının bulunmadığının bir göstergesi olması bakımından ibret vericidir.'</p> <p><strong>'Kendilerine muhalef gördükleri kişileri suçlandırmak için bina inşa etmekten vazgeçsinler'</strong></p> <p>İstanbul'daki ağır ceza mahkemelerinin tutuklu ve çok sanıklı yargılamalar sırasında yetersiz kalması nedeniyle Silivri'de Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısına inşa edilmekte olan binaya ilişkin de konuşan Kaboğlu, şunları kaydetti: </p> <p>'Şu anda saray rejimi açısından suçlandırılacak olan ve yargılanacak olan kişiler için inşa edilen bir bina ki böyle bir inşaat, böyle bir kurgu adil yargılanma hakkının öncül ilkesi olan doğal yargıç ilkesine aykırıdır. Çünkü doğal yargıç önceden belli olan yerde görev yapan yargıçtır. Oysa bu devasa bina aslında siyasal suçlu olarak ilan edilen kişilerin yargılanması için inşa edilen bir binadır. Bu kadar büyük binaya neden ihtiyaç var? Nereden biliyor bu kadar insanın suç işleyeceğini? Bunu kimse bilemeyeceğine göre demek ki suçlandırma yapılacak. Ve bu suçlandırılan kişiler tıpkı şu anda var olan binada yapılan kurgu yargılamalarda olduğu gibi burada daha büyük kurgu yargılamalar sahnelenecek. Evet görülmekte olan davalarda en çarpıcı sorun adil yargılanma hakkının temel ilkelerinin tümden ihlal ediliyor olmasıdır. Dolayısıyla bu yeni yapılan binada da görülecek olan davalar adil yargılanma hakkını daha baştan ihlal edecektir. Şimdiden bunu da kamuoyuna duyurmak ve bu hukuk dışılığı haykırmakta yarar var. Tabii ki İstanbul Barosu Başkanı olarak hukukun üstünlüğünü korumak ve insan haklarını savunmakla yükümlü bir hukuk kurumu olarak bunu ilan etmek sadece benim hakkım değil, görevimdir. Kendilerine muhalef gördükleri kişileri suçlandırmak için bina inşa etmekten vazgeçsinler. Bu binalara harcanan paraları yoksul halkımıza, öğrencilerimize okullara gidip bir öğün yiyecek bulamayan yoksul öğrencilerimize bir öğün yiyecek vermek için harcasınlar.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibrahim-kaboglundan-silivri-durusmalari-degerlendirmesi-her-geldigim-sirada-bu-davanin-nasil-bir-kurgu-davasi-oldugunu-tekrar-tekrar-gozlemekteyim</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:18:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibrahim-kaboglundan-silivri-durusmalari-degerlendirmesi-her-geldigim-sirada-bu-davanin-nasil-bir-kurgu-davasi-oldugunu-tekrar-tekrar-gozlemekteyim.jpg" type="image/jpeg" length="16943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adıyaman Belediyesi Patibulans'ın müdahalesiyle iki yavru kedi hayata tutundu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/adiyaman-belediyesi-patibulansin-mudahalesiyle-iki-yavru-kedi-hayata-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/adiyaman-belediyesi-patibulansin-mudahalesiyle-iki-yavru-kedi-hayata-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman'da duyarlı vatandaşların dikkati, yavru kedilerin hayata tutunmasını sağladı. Adıyaman Belediyesi Patibulans'ın müdahale ettiği iki kedi, koruma altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ADIYAMAN)</strong> - Adıyaman'da duyarlı vatandaşların dikkati, yavru kedilerin hayata tutunmasını sağladı. Adıyaman Belediyesi Patibulans'ın müdahale ettiği iki kedi, koruma altına alındı.</p> <p>Altınşehir Mahallesi'nde bir çöp konteynerinin yanında kutu içerisinde bırakılmış yavru kedileri fark eden vatandaşlar, durumu zaman kaybetmeden Adıyaman Belediyesi 153 ihbar hattına bildirdi. İhbar üzerine Adıyaman Belediyesi Patibulans ekipleri kısa sürede bölgeye sevk edildi. Yeni doğdukları belirlenen yavru kediler, ekipler tarafından bulundukları yerden alınarak, Veteriner İşleri Müdürlüğü'ne götürüldü.</p> <p>Veteriner hekimler tarafından yapılan ilk kontrolde, kutu içerisindeki dört yavru kediden ikisinin yaşamını yitirdiği belirlendi. Hayatta kalan iki yavru kedi ise zaman kaybetmeden tedavi ve bakım altına alındı.</p> <p><strong>Yavru kediler koruma altına alındı</strong></p> <p>Veteriner İşleri Müdürlüğü yetkilileri, bakıma muhtaç durumdaki yavru kedilerin koruma altına alındığını ve gerekli tüm müdahalelerin titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi. Yetkililer, sokak hayvanlarının yaşam hakkının korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkati çekerek, duyarlılık gösteren vatandaşlara teşekkür etti.</p> <p><strong>153 ihbar hattına bildirim hayat kurtarıyor</strong></p> <p>Adıyaman Belediyesi yetkilileri yaralı, hasta, yeni doğmuş ya da bakıma muhtaç sokak hayvanlarıyla karşılaşılması halinde vatandaşların hayvana doğrudan müdahale etmek yerine zaman kaybetmeden 153 ihbar hattına bilgi vermesi gerektiğini hatırlattı. Yapılacak hızlı bildirimler sayesinde Veteriner İşleri Müdürlüğü ve Patibulans ekiplerinin olay yerine yönlendirildiği, ilk müdahale, tedavi ve bakım süreçlerinin uzman ekipler tarafından güvenli şekilde yürütüldüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Adıyaman</category>
      <guid>https://www.haber500.com/adiyaman-belediyesi-patibulansin-mudahalesiyle-iki-yavru-kedi-hayata-tutundu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:17:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/adiyaman-belediyesi-patibulansin-mudahalesiyle-iki-yavru-kedi-hayata-tutundu.jpg" type="image/jpeg" length="30376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski Başhekim Çağdaş Özdemir: 'Gülistan'ın kayıtlarının silindiği yönünde görüşüm vardır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-tutuklanan-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-gulistanin-kayitlarinin-silindigi-yonunde-gorusum-vardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-tutuklanan-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-gulistanin-kayitlarinin-silindigi-yonunde-gorusum-vardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin yürütülen sorulama kapsamında tutuklanan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çağdaş Özdemir ifadesinde, 'Gülistan'ın kayıtlarının silindiği yönünde görüşüm vardır.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Caner AKTAN</strong></p> <p><strong>(TUNCELİ) -</strong> Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin soruşturmada tutuklanan eski Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir ifadesinde, 'Gülistan'ın kayıtlarının silindiği yönünde görüşüm vardır' dedi.</p> <p>Edinilen bilgiye göre, Gülistan Doku soruşturması kapsamında dün tutuklanan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi ve İl Sağlık Müdürü Çağdaş Özdemir ifadesinde Doku'nun hastane kayıtlarına ilişkin, 'Kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir, silindiği yönünde görüşüm vardır' beyanını verdi.</p> <p>Özdemir, ifadesinde 2019'da vekaleten İl Sağlık Müdürlüğü görevine getirildiğini, Haziran 2022'ye kadar bu görevi sürdürdüğünü belirtti.</p> <p><strong>'Görevi kendim istemedim'</strong></p> <p>Özdemir, aynı dönemde hem başhekimlik hem de il sağlık müdürlüğü görevini yürütmesine ilişkin soruya, görevi kendi talebiyle üstlenmediğini belirterek, 'Dönemin valisine bu iki görevi birlikte yürütmekte zorlandığımı birkaç kez ilettim. Pandemi nedeniyle değişiklik yapılmadığını düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Silme işlemlerini şirket yapar'</strong></p> <p>Hastane kayıt sistemine ilişkin bilgi veren Özdemir, 2019-2020 yıllarında hastanede bir yazılım şirketiyle çalışıldığını, sistem üzerinde işlem yapma yetkisinin şirket personelinde olduğunu söyledi. Özdemir, 'Kayıtların silinmesi, düzeltilmesi ve eklenmesi işlemleri firma personeli tarafından yapılırdı. Benim ya da hastane çalışanlarının böyle bir yetkisi yoktu' dedi.</p> <p><strong>'Kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir'</strong></p> <p>İfadesinde, Gülistan Doku'yu tanımadığını ve hiç görmediğini belirten Özdemir'e, 31 Aralık 2019 tarihinde hastane giriş kaydı bulunduğuna dair POLNET verilerine rağmen bu kayıtlara ulaşılamaması soruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Özdemir, 'POLNET verilerinin hastaneden alındığını biliyorum. Böyle bir kayıt tespit edildiyse vardır. Sonrasında ulaşılamıyorsa silinmiştir. Gülistan'ın kayıtlarının silindiği konusunda görüşüm vardır. Bu konunun bilişim uzmanlarınca incelenmesi gerekir. Eksik raporlar konusunda da bilgim bulunmuyor' diye konuştu.</p> <p>Soruşturma kapsamında, savcılığa gönderilen belgeler arasında Gülistan Doku'ya ait epikriz raporlarında eksiklik bulunması da Özdemir'e soruldu. Özdemir, söz konusu yazıda yer alan imzanın yardımcılarına ait olabileceğini belirterek, 'Evrakın hazırlandığını biliyordum ancak içeriği hakkında bilgim yok. Bu konuda kimseyle görüşmem olmadı. Böyle bir işlem yapıldıysa benim bilgim ve sorumluluğum yoktur. Sistem üzerindeki işlemler yazılım firması ve bilgi işlem biriminin sorumluluğundadır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Tunceli</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-tutuklanan-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-gulistanin-kayitlarinin-silindigi-yonunde-gorusum-vardir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:07:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/gulistan-doku-sorusturmasinda-tutuklanan-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-gulistanin-kayitlarinin-silindigi-yonunde-gorusum-vardir.jpg" type="image/jpeg" length="92582"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hüseyin Can Güner, Bahçelievler esnafıyla bir araya geldi: 'Bu buluşmaların artarak devam etmesini diliyorum']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/huseyin-can-guner-bahcelievler-esnafiyla-bir-araya-geldi-bu-bulusmalarin-artarak-devam-etmesini-diliyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/huseyin-can-guner-bahcelievler-esnafiyla-bir-araya-geldi-bu-bulusmalarin-artarak-devam-etmesini-diliyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Bahçelievler esnafıyla kahvaltıda bir araya geldi. Güner, 'Her şeyin en mükemmelini gerçekleştirdik, hiçbir eksiğimiz yok diye hiçbir zaman iddialı cümle kurmuyoruz. Elbette ki bu kentte yapılacak çok şey var, elbette ki kent yaşamı dinamik, elbette ki ihtiyaçlarımız sürekli değişkenlik gösteriyor, yenileri ekleniyor, bazıları gideriliyor bazıları tamamlanıyor ve yenileri yapılmaya gayret ediliyor. Dolayısıyla bugün yapacağımız toplantıyla aslında biz bunu daha da iyileştirmek, hizmetlerimizi daha da geliştirmek adına ortak aklı harekete geçireceğimiz bir buluşmayı daha Bahçelievler özelinde gerçekleştirmiş olacağız. Kısa, orta, uzun vadede yapabileceklerimizi hep birlikte değerlendirebileceğimiz faydalı bir buluşma olmasını ve bu buluşmaların artarak devam etmesini diliyorum' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İleyda ÖZMEN / Kamera: Hakan KARADUMAN</strong></p> <p><strong>(ANKARA)- </strong>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Bahçelievler esnafıyla kahvaltıda bir araya geldi. Güner, 'Her şeyin en mükemmelini gerçekleştirdik, hiçbir eksiğimiz yok diye hiçbir zaman iddialı cümle kurmuyoruz. Elbetteki bu kentte yapılacak çok şey var, elbetteki kent yaşamı dinamik, elbetteki ihtiyaçlarımız sürekli değişkenlik gösteriyor, yenileri ekleniyor, bazıları gideriliyor bazıları tamamlanıyor ve yenileri yapılamay gayret ediliyor. Dolayısıyla bugün yapacağımız toplantıyla aslında biz bunu daha da iyileştirmek, hizmetlerimizi daha da geliştirmek adına ortak aklı harekete geçireceğimiz bir buluşmayı daha Bahçelievler özelinde gerçekleştirmiş olacağız. Kısa, orta, uzun vaadede yapabileceklerimizi hep birlikte değerlendirebileceğimiz faydalı bir buluşma olmasını ve bu buluşmaların artarak devam etmesini diliyorum' dedi.</p> <p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Bahçelievler esnafıyla kahvaltıda bir araya geldi. İki yıl boyunca yapılan faaliyetlere değinen Güner, şöyle konuştu:</p> <p>'Biliyoruz ki elbette sizlerden bize gelen talepler var, bizim yaptığımız çalışmalar var ama bu tür daha kapsamlı, daha geniş buluşmaların yanı sıra önemli olan aynı zamanda daha dar ortamlarda, daha özel sohbetlerde belli başlı sorunlarınızı, beklentilerinizi, taleplerinizi ve bizim de yaptığımız çalışamalarımızı sizinle paylaşma ihtiyacımızın var olduğunun da bilincindeyiz. Çankaya'da Bahçelievler'de sizin gördüğünüz eksiklikleri burada yapılabilecek çalışmaları sadece eksiklik anlamda da değil değerli önerilerinizi katılarınızı almak için de aynı zamanda bu buluşmayı gerçekleştiriyoruz.</p> <p><strong>'Bu buluşmaların artarak devam etmesini diliyorum'</strong></p> <p>Her şeyin en mükemmelini gerçekleştirdik, hiçbir eksiğimiz yok diye hiçbir zaman iddialı cümle kurmuyoruz. Elbette ki bu kentte yapılacak çok şey var, elbette ki kent yaşamı dinamik, elbetteki ihtiyaçlarımız sürekli değişkenlik gösteriyor, yenileri ekleniyor, bazıları gideriliyor bazıları tamamlanıyor ve yenileri yapılamay gayret ediliyor. Dolayısıyla bugün yapacağımız toplantıyla aslında biz bunu daha da iyileştirmek adına, hizmetlerimizi daha da geliştirmek adına ortak aklı harekete geçireceğimiz bir buluşmayı daha Bahçelievler özelinde gerçekleştirmiş olacağız.</p> <p>Geçtiğimiz ay çalışma arkadaşlarımızla da burada aslında kapsamlı bir incelemede bizzat bulundum. Sahada gözlemlerimizi yaptık ve o günden bugüne özellikle üst yapı anlamında hem ilçe belediyemizin sorumluluğunda olan sokaklarla ilgili, asfalt ve kaldırımlarla ilgili bir çalışma yürütüldü hem geçtiğimiz sonhabar ayı itibarıyla hizmete açtığımız Bahriye Üçok Parkı'mızı yenileyerek hem yine Temizlik İşleri Müdürlüğümüz sahada iyileştirme adına neler yapılabilir diye çevre düzeniyle ilgili çalışmalarını gerçekleştirerek aslında iki aydır yaklaşık olarak burada ekiplerimiz de kısım kısım, bölüm bölüm aktif bir çalışma içerisindeler. Bahçelievler Semt Hali'mizin inşaatı devam ediyor, çevreye verdiği bir rahatsızlık var ama bir yandan da yenilenmiş bir yapı ortaya çıkacak. Büyükşehir Belediyemizin bu çalışması da devam ediyor. Bunun için de özellikle ABB Başkanımız Sayın Mansur Yavaş'a teşekkür ediyoruz. Çözebileceklerimizi, kısa, orta, uzun vadede yapabileceklerimizi hep birlikte değerlendirebileceğimiz faydalı bir buluşma olmasını ve bu buluşmaların artarak devam etmesini diliyorum.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Güner, konuşmasının ardından esnafın sorunlarını tek tek dinleyerek, not aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/huseyin-can-guner-bahcelievler-esnafiyla-bir-araya-geldi-bu-bulusmalarin-artarak-devam-etmesini-diliyorum</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:04:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/huseyin-can-guner-bahcelievler-esnafiyla-bir-araya-geldi-bu-bulusmalarin-artarak-devam-etmesini-diliyorum.jpg" type="image/jpeg" length="24371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YSK'da 7 Haziran'da 6 beldede yapılacak ara yerel seçime katılacak partilerin oy pusulasındaki sırası için kura çekildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yskda-7-haziranda-6-beldede-yapilacak-ara-yerel-secime-katilacak-partilerin-oy-pusulasindaki-sirasi-icin-kura-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yskda-7-haziranda-6-beldede-yapilacak-ara-yerel-secime-katilacak-partilerin-oy-pusulasindaki-sirasi-icin-kura-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek Seçim Kurulu'nda (YSK) belde statüsü kazanan 6 yerleşim yerinde, 7 Haziran Pazar günü yapılacak belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği ara yerel seçimlerinde siyasi partilerin birleşik oy pusulalarındaki yerlerini belirlemek için kura çekildi. 27 partinin katılacağı seçimlerde birleşik oy pusulasında Adalet ve Kalkınma Partisi 4, Cumhuriyet Halk Partisi 10, İYİ Parti 16 ve Milliyetçi Hareket Partisi 23. sırada yer alacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Yüksek Seçim Kurulu'nda (YSK) belde statüsü kazanan 6 yerleşim yerinde, 7 Haziran Pazar günü yapılacak belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği ara yerel seçimlerinde siyasi partilerin birleşik oy pusulalarındaki yerlerini belirlemek için kura çekildi. 27 partinin katılacağı seçimlerde birleşik oy pusulasında Adalet ve Kalkınma Partisi 4, Cumhuriyet Halk Partisi 10, İYİ Parti 16 ve Milliyetçi Hareket Partisi 23. sırada yer alacak.</p> <p>YSK'nın belde statüsü kazanan 6 yerleşim biriminde, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun kapsamında ara seçim yapılmasına kararına göre; seçmenler, Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı Yolüstü ve Çevrecik, Almus ilçesine bağlı Bağtaşı, Yeşilyurt ilçesine bağlı Kuşçu ile Gümüşhane'ye bağlı Tekke ve Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldelerinde 7 Haziran Pazar günü sandık başına gidecek. Yapılacak seçimler sonucunda, 6 beldede belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri belirlenecek.</p> <p>Seçimlere katılma yeterliliği bulunan 41 siyasi partinin birleşik oy pusulasındaki sıralamasını belirlemek amacıyla YSK'da kura çekimi gerçekleştirildi.</p> <p>YSK Başkanı Ahmet Yener, kuraya geçmeden önce Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen saldırılara atıf yaparak, 'Eğitim kurumlarımızda meydana gelen olaylarda hayatını kaybeden değerli öğretmenimize ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milli eğitim camiamızın ve milletimizin başı sağ olsun' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>YSK Başkanı Yener, 6 beldede yapılacak seçim için 41 siyasi partiden 27'sinin başvuruda bulunduğunu söyledi. Yapılan kura sonucuna göre, oy pusulasında yer alan partilerin sıraları şöyle:</p> <p>'Adalet Birlik Partisi 1</p> <p>DEVA Partisi 2</p> <p>Vatan Partisi 3</p> <p>Adalet ve Kalkınma Partisi 4</p> <p>Doğru Yol Partisi 5</p> <p>Büyük Birlik Partisi 6</p> <p>Saadet Partisi 7</p> <p>Yeni Türkiye Partisi 8</p> <p>Türkiye Komünist Hareketi 9</p> <p>Cumhuriyet Halk Partisi 10</p> <p>Yerli ve Milli Parti 11</p> <p>Anavatan Partisi 12</p> <p>Demokratik Sol Parti 13</p> <p>Gelecek Partisi 14</p> <p>Teknoloji Kalkınma Partisi 15</p> <p>İYİ Parti 16</p> <p>Anahtar Parti 17</p> <p>Yeniden Refah Partisi 18</p> <p>Demokrat Parti 19</p> <p>Adalet Partisi 20</p> <p>Anadolu Birliği Partisi 21</p> <p>Türkiye Komünist Partisi 22</p> <p>Milliyetçi Hareket Partisi 23</p> <p>Zafer Partisi 24</p> <p>Bağımsız Türkiye Partisi 25</p> <p>Halkın Kurtuluş Partisi 26</p> <p>Merkez Sağ Parti 27'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yskda-7-haziranda-6-beldede-yapilacak-ara-yerel-secime-katilacak-partilerin-oy-pusulasindaki-sirasi-icin-kura-cekildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:03:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yskda-7-haziranda-6-beldede-yapilacak-ara-yerel-secime-katilacak-partilerin-oy-pusulasindaki-sirasi-icin-kura-cekildi.jpg" type="image/jpeg" length="76480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi'nden yaya kaldırımlarına araç park edenlere cezai işlem]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mugla-buyuksehir-belediyesinden-yaya-kaldirimlarina-arac-park-edenlere-cezai-islem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mugla-buyuksehir-belediyesinden-yaya-kaldirimlarina-arac-park-edenlere-cezai-islem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi, kaldırımları işgal eden araçlarla ilgili yılın ilk üç ayında 986 denetleme yaparak, 642 bin 96 TL idari para cezası uyguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA)-</strong> Muğla Büyükşehir Belediyesi, kaldırımları işgal eden araçlarla ilgili yılın ilk üç ayında 986 denetleme yaparak, 642 bin 96 TL idari para cezası uyguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Büyükşehir Belediyesi, il genelinde yetki ve sorumluluk alanında, kaldırımlara motorlu araç park edenler hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında cezai işlem uyguluyor. Zabıta Dairesi Başkanlığı'na bağlı yaya ve motorlu devriyeler, sorumluluk alanlarında yaya kaldırımları üzerine motorlu araç park etmek suretiyle işgal eden araçlara resen, vatandaşların şikayet ve müracaatları doğrultusunda denetimler gerçekleştiriyor. 2026 yılının ilk üç ayında il genelinde 986 denetim yapan devriyeler, yaya kaldırımlarını işgal eden 2 bin 250 aracı sesli anons sistemi ile ikaz etti. İkaz ve uyarılara rağmen yaya kaldırımı üzerinden araçlarını kaldırmayanlar hakkında 364 Adet İdari yaptırım karar tutanağı tanzim edildi ve 642 bin 96 TL idari para cezası uygulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mugla-buyuksehir-belediyesinden-yaya-kaldirimlarina-arac-park-edenlere-cezai-islem</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:01:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/mugla-buyuksehir-belediyesinden-yaya-kaldirimlarina-arac-park-edenlere-cezai-islem.jpeg" type="image/jpeg" length="22728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi: Kadıköy Rıhtım'daki dolgu alanda yapılaşma telafisi güç sorunlar yaratabilir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tmmob-mimarlar-odasi-istanbul-buyukkent-subesi-kadikoy-rihtimdaki-dolgu-alanda-yapilasma-telafisi-guc-sorunlar-yaratabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tmmob-mimarlar-odasi-istanbul-buyukkent-subesi-kadikoy-rihtimdaki-dolgu-alanda-yapilasma-telafisi-guc-sorunlar-yaratabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadıköy sahilindeki dolgu alana yapılması planlanan cami ve yeraltı otoparkı projesiyle ilgili TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi bir açıklama yaptı. Bölgenin, İSKİ tarafından biyolojik arıtma tesisi amacıyla inşa edilen dolgu alanı olduğunun belirtildiği açıklamada, 'Kadıköy Rıhtımı; deniz ulaşımı, metro, otobüs ve yaya hareketliliğinin kesiştiği İstanbul'un en önemli aktarma merkezlerinden biridir. Böylesine yoğun bir alana yaklaşık yirmi bin kişi kapasiteli devasa bir yapı ve büyük ölçekli yer altı otoparkı eklenmesi; trafik, erişilebilirlik ve kamusal kullanım açısından telafisi güç sorunlar yaratacaktır.' denildi. Açıklamada, 'Kamusal kıyı alanını tehdit eden bu hukuka aykırı kararla birlikte konuyla ilgili tüm proje ve onaylar derhal geri çekilmeli; bilim, teknik ve toplum yararına aykırı bütün uygulamalar durdurulmalıdır' ifadesine yer verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> Kadıköy sahilindeki dolgu alana yapılması planlanan cami ve yeraltı otoparkı projesiyle ilgili TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi bir açıklama yaptı. Bölgenin, İSKİ tarafından biyolojik arıtma tesisi amacıyla inşa edilen dolgu alanı olduğunun belirtildiği açıklamada, 'Kadıköy Rıhtımı; deniz ulaşımı, metro, otobüs ve yaya hareketliliğinin kesiştiği İstanbul'un en önemli aktarma merkezlerinden biridir. Böylesine yoğun bir alana yaklaşık yirmi bin kişi kapasiteli devasa bir yapı ve büyük ölçekli yer altı otoparkı eklenmesi; trafik, erişilebilirlik ve kamusal kullanım açısından telafisi güç sorunlar yaratacaktır.' denildi. Açıklamada, 'Kamusal kıyı alanını tehdit eden bu hukuka aykırı kararla birlikte konuyla ilgili tüm proje ve onaylar derhal geri çekilmeli; bilim, teknik ve toplum yararına aykırı bütün uygulamalar durdurulmalıdır' ifadesine yer verildi.</p> <p>TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Kadıköy sahilindeki dolgu alana yapılması planlanan cami ve yeraltı otoparkı projesiyle ilgili bir açıklama yaptı. 'İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 09.02.2026 tarihinde, Kadıköy Rıhtım Mevkii'nde yer alan dolgu alanının mülkiyet rejimini ve mekânsal niteliğini geri dönülmez biçimde değiştirmeyi amaçlayan, şehircilik ilkeleri, kıyı mevzuatı ve koruma hukukuna açıkça aykırı almış olduğu karar TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından yargıya taşınmıştır' denilen açıklamada şu görüşler dile getirildi:</p> <p>'Yargı süreci halen devam eden bu alana ilişkin alınan kullanım kararının en önemli sakıncalarından biri de kentsel sit alanları ve tarihi çevre üzerindeki olumsuz etkileridir. Önerilen yapının yüksekliği ve kütlesi; Haydarpaşa Garı, Haldun Taner Sahnesi (Eski Kadıköy Hal Binası) ve çevredeki tescilli yapılarla uyuşmamakta; Tarihi Yarımada'ya bakış noktaları açısından hiçbir ölçü ve silüet ilişkisi kurmamaktadır'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Açıklamanın tamamı şöyle:</p> <p>'Kamuoyunca da bilindiği üzere; İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, Rıhtım Mevkii'nde bulunan ve İSKİ tarafından biyolojik arıtma tesisi amacıyla inşa edilen dolgu alanı, Kadıköy halkının rekreasyon ve yeşil alan kullanımına ayrılmalı ve hiçbir yapılaşmaya konu edilmemelidir. Ancak bu alan; kıyı ve dolgu alanları hakkındaki yargı kararları ile içtihatlar, teknik ve bilimsel görüşler, mevzuat, kamusal yarar ve bölge halkının itirazları göz ardı edilerek dini külliye ve yer altı otoparkı fonksiyonuyla devasa bir yapılaşmaya açılmıştır.</p> <p><strong>'Telafisi güç sorunlar yaratacaktır'</strong></p> <p>Kadıköy Rıhtımı; deniz ulaşımı, metro, otobüs ve yaya hareketliliğinin kesiştiği İstanbul'un en önemli aktarma merkezlerinden biridir. Böylesine yoğun bir alana yaklaşık yirmi bin kişi kapasiteli devasa bir yapı ve büyük ölçekli yer altı otoparkı eklenmesi; trafik, erişilebilirlik ve kamusal kullanım açısından telafisi güç sorunlar yaratacaktır. Ayrıca büyük ekolojik sorunlarla boğuşan 'Marmara Denizi Özel Çevre Koruma Bölgesi' sınırlarındaki bu alan için hiçbir çevresel veya ekolojik araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Yargı süreci halen devam eden bu alana ilişkin alınan kullanım kararının en önemli sakıncalarından biri de kentsel sit alanları ve tarihi çevre üzerindeki olumsuz etkileridir. Önerilen yapının yüksekliği ve kütlesi; Haydarpaşa Garı, Haldun Taner Sahnesi (Eski Kadıköy Hal Binası) ve çevredeki tescilli yapılarla uyuşmamakta; Tarihi Yarımada'ya bakış noktaları açısından hiçbir ölçü ve silüet ilişkisi kurmamaktadır. Büyük bir bölümü tarihi kentsel sit alanı niteliği taşıyan Kadıköy'ün kıyı silüetini ve İstanbul'un tarihsel deniz görünümünü bozacak bu yaklaşım, koruma ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır.</p> <p><strong>'Koruma hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiği son derece açık olan bu alana yönelik tutarsızlıklar dikkat çekicidir'</strong></p> <p>Bütün bu gerçeklere rağmen, 2015 yılından bu yana her türlü teknik, bilimsel görüş ile toplumsal ve kamusal yarar gözetilmeden sürdürülen bu süreçte; İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun aldığı kararlar hem kendi içinde hem de kurulların varlık amacıyla çelişmektedir. Koruma hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiği son derece açık olan bu alana yönelik tutarsızlıklar dikkat çekicidir. Dolgu alanının da içinde bulunduğu bölge, İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 19.07.2006 tarihli ve 188 sayılı kararıyla kentsel sit alanı ilan edilmişken, 21.01.2011 tarihli ve 3200 sayılı kararla 'Koruma Etkileme Geçiş Sahası' statüsüne indirgenmiştir.</p> <p><strong>'İstanbul 3. İdare Mahkemesi tam üç kez söz konusu kurul kararının iptaline hükmetmiş...'</strong></p> <p>2015 yılında yapılan plan yargıya taşındığında ve bilirkişiler tarafından kurul kararları mesnet gösterildiğinde ise; söz konusu alan aynı kurulun 28.01.2016 tarihli ve 3356 sayılı kararıyla Koruma Etkileme Geçiş Sahası olmaktan da çıkarılmış, ardından 09.11.2017 tarihli ve 4963 sayılı kararla devasa dini tesis ve yer altı otoparkı  projesine onay verilmiştir. Bu karar ve projeye karşı 2017 yılında açmış olduğumuz dava halen devam etmektedir. Anılan dava kapsamında, ilk derece mahkemesi olan İstanbul 3. İdare Mahkemesi tam üç kez söz konusu kurul kararının iptaline hükmetmiş, ancak her üçünde de İstanbul Bölge İdare Mahkemesi farklı gerekçelerle bu iptal kararlarını kaldırmıştır. İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 2024/2386 Esas ve 2025/924 Karar sayılı kararının iptal gerekçesi oldukça dikkat çekicidir:</p> <p><strong>'Süreç halihazırda Danıştay aşamasındadır'</strong></p> <p>Kararda; 'bölgenin zaten bir ulaşım aktarma merkezi olması nedeniyle öngörülen yeni projenin ciddi bir trafik baskısı yaratacağı, beş yüz metre yürüme mesafesinde ve projenin erişim sınırları içerisinde çok sayıda cami bulunduğu, öngörülen cami kubbe yüksekliğinin tarihi Haydarpaşa Garı'ndan dahi yüksek olduğu, Kıyı Kanunu'na açıkça aykırılık bulunduğu ve tescilli ağaçların yer aldığı aktif yeşil alanın altına yer altı otoparkı yapılmasının şehircilik ilkelerine aykırı olduğu' vurgulanmıştır. Buna rağmen ilgili iptal kararı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nce somut bir gerekçe sunulmaksızın kaldırılmıştır. Süreç halihazırda Danıştay aşamasındadır.</p> <p><strong>'Dolgu alanının mülkiyet rejimini ve mekânsal niteliğini geri dönülmez biçimde değiştirmeyi amaçlayan bu karar; şehircilik ilkelerine, kıyı mevzuatına ve koruma hukukuna açıkça aykırıdır'</strong></p> <p>Ancak bu kararlarla da yetinilmemiş; İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 09.02.2026 tarihinde yeni bir karar daha almıştır. Kadıköy Rıhtım Mevkii'nde yer alan dolgu alanının mülkiyet rejimini ve mekânsal niteliğini geri dönülmez biçimde değiştirmeyi amaçlayan bu karar; şehircilik ilkelerine, kıyı mevzuatına ve koruma hukukuna açıkça aykırıdır. Söz konusu kararda, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici dolgu alanının, Maliye Hazinesi adına ihdasen tescil edilmesinde sakınca bulunmadığı ifade edilmektedir. Oysa kıyılar, Anayasa ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca herkesin eşit ve serbest kullanımına açık kamusal alanlardır. Dolgu alanlarının tescili ve yapılaşmaya açılması, ancak üstün kamu yararı ve gerçekleştirilmesi başka yerde mümkün olmayan zorunlu kamusal ihtiyaç hallerinde mümkündür. Bölgenin yerleşim yapısı, erişim olanakları ve çevredeki mevcut ibadet alanlarının kapasitesi dikkate alındığında, bu ölçekte yeni bir dini tesisin bahsi geçen zorunluluk koşullarını sağlamadığı açıktır. Önerilen müdahale, İstanbul'un en yoğun kamusal kıyı alanlarından birinde açık alan kullanımını daraltmakta ve kıyının herkes için ortak kullanım hakkını zedelemektedir.</p> <p><strong>'Şehircilik esasları ve çevresel koruma yükümlülükleri yok sayılmıştır'</strong></p> <p>Daha da önemlisi; hukuki süreci devam eden ve mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından sakıncaları bilimsel verilerle ortaya konmuş bir projenin, bu kez mülkiyet ihdası yoluyla meşrulaştırılmaya çalışılması asla kabul edilemez. Sonuç olarak; asli görevi kültür varlıklarını, tarihi çevreyi ve kamusal değerleri korumak olan Bölge Koruma Kurulu, bu kararıyla yetki sınırlarını aşmış; kıyıların kamusal niteliğini, şehircilik esaslarını ve çevresel koruma yükümlülüklerini yok saymıştır. İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun, bahsi geçen 09.02.2026 tarihli hukuka aykırı kararı da Odamız tarafından yargıya taşınmıştır.</p> <p>Başta merkezi ve yerel yönetimler ile, ilgili koruma kurulları olmak üzere bütün yetkili mercileri; asli kamusal görevlerini yerine getirmeye, evrensel planlama ve koruma ilkeleri ile bilim ve tekniğe uymaya, İstanbul ve Kadıköy halkının sesini duymaya çağırıyoruz. Kadıköy Rıhtımı'ndaki kamusal kıyı alanını tehdit eden bu hukuka aykırı kararla birlikte konuyla ilgili tüm proje ve onaylar derhal geri çekilmeli; bilim, teknik ve toplum yararına aykırı bütün uygulamalar durdurulmalıdır'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tmmob-mimarlar-odasi-istanbul-buyukkent-subesi-kadikoy-rihtimdaki-dolgu-alanda-yapilasma-telafisi-guc-sorunlar-yaratabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:00:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tmmob-mimarlar-odasi-istanbul-buyukkent-subesi-kadikoy-rihtimdaki-dolgu-alanda-yapilasma-telafisi-guc-sorunlar-yaratabilir.jpeg" type="image/jpeg" length="76628"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esra Işık'ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddeldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/esra-isikin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddeldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/esra-isikin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddeldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milas Ağır Ceza Mahkemesi, Esra Işık'ın tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protestoların ardından tutuklanmasına yapılan itirazı reddetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Buse ÖZBEY</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Milas Ağır Ceza Mahkemesi, Esra Işık'ın tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protestoların ardından tutuklanmasına yapılan itirazı reddeti.</p> <p>Esar Işık, Muğla'nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protestoların ardından 30 Mart gecesi gözaltına alınarak tutuklanan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık'ın kızı Esra Işık tutuklanmıştı.</p> <p>Hakkında hazırlanan iddianemeyi kabul eden Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi, Esra Işık'ın tutukluğuna yapılan itirazı reddetti. Esra Işık, 27 Nisan'da hakim karşısına çıkacak.</p> <p>Bu karara karşı yapılan itirazı Milas Ceza Mahkemesi karara bağladı. Mahkeme, 'suçun vasıf ve niteliği, mevcut delil durumu, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması ve tutuklulukta geçen süre' gerekçesiyle Esra Işık'ın tutukluluk halinin devamına yönelik karara yapılan itirazı reddetti.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/esra-isikin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddeldi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:00:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/esra-isikin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddeldi.webp" type="image/jpeg" length="91189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Nazlıaka'dan 'şüpheli ölümler' çağrısı: 'Bu dosyalar tekrar açılmalı, tüm sorumlular yargı önünde hesap vermeli']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-nazliakadan-supheli-olumler-cagrisi-bu-dosyalar-tekrar-acilmali-tum-sorumlular-yargi-onunde-hesap-vermeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-nazliakadan-supheli-olumler-cagrisi-bu-dosyalar-tekrar-acilmali-tum-sorumlular-yargi-onunde-hesap-vermeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, 'şüpheli ölümlerin' tekrar soruşturulması çağrısında bulunarak, 'Bu dosyalar tekrar açılmalı, en üst düzeyden en alt kademeye kadar tüm sorumlular yargı önünde hesap vermeli. Üzeri kapatılan her dosya kamu vicdanında derin bir güvensizlik yaratıyor. Ülkeyi yönetenleri buradan bir kez daha göreve davet ediyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, 'şüpheli ölümlerin' tekrar soruşturulması çağrısında bulunarak, 'Bu dosyalar tekrar açılmalı, en üst düzeyden en alt kademeye kadar tüm sorumlular yargı önünde hesap vermeli. Üzeri kapatılan her dosya kamu vicdanında derin bir güvensizlik yaratıyor. Ülkeyi yönetenleri buradan bir kez daha göreve davet ediyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Gülistan Doku soruşturmasında ortaya çıkan gelişmelerin ardından, Türkiye'de 'şüpheli ölüm' olarak kayıtlara geçen vakalara ilişkin açıklamada yaptı. 'Şüpheli ölüm diye bir şey yoktur' diyen Nazlıaka, karartılan gerçekler, korunan failler olduğunu ifade ederek, 'Gülistan Doku 2020 yılında katledildi ve yıllarca kayıp denildi, intihar senaryosuyla bizi oyaladılar durdular. Ama Türkiye'nin 3 kadın savcısından biri olan Ebru Cansu o dosyayı raftan indirdi ve dosyadan bir organize suç zinciri çıktı. Bu cinayet devletteki çürümüşlüğün, cezasızlığın, örgütlü kötülüğün ve üzeri örtülen karanlık ilişkilerin birer aynası oldu' diye konuştu.</p> <p>Kamuoyuna yansıyan birçok olayda etkili soruşturma yürütülmediğini savunan Nazlıaka, şunları kaydetti:</p> <p>'Şimdi aynı şekilde üzeri kapatılan, gerçeği karartılan diğer dosyaların üzerine gitme zamanı. Rojvelat Kızmaz, Gülistan'ın yakın arkadaşıydı. 2024 yılında cansız bedeni Hasankeyf Barajı'nda bulundu. Rojin Kabaiş, Türkiye'nin vicdanında ağır bir yaradır. Rojin'in babası yıllardır kızına ne olduğunu soruyor. 2024 yılında Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulundu ve vücudunda 2 farklı erkek DNA'sı vardı. Şimdi o dosya yeniden açılacak, açılmalı. Ve Rabia Naz Vatan, onun ölümünü herhalde bu ülkede bilmeyen, duymayan yoktur diye düşünüyorum. Dosyası 'yüksekten düştü' denilerek kapatıldı. Israrla, başta babası olmak üzere aile bunun üzerine gidiyor. 2018 yılında hayatını kaybetti Rabia Naz ama hâlâ gerçekler ortaya çıkmadı. Şimdi çıkacak, çıkmak zorunda.</p> <p>Nadire Kadirova, eski AKP milletvekili Şirin Ünal'ın evinde cansız bedeni bulundu. 'İntihar etti' denildi ve dosyada birçok çelişki vardı ama niyeyse takipsizlik kararı verildi. İşte o dosya şimdi tekrar açılmak zorunda. Antalya'da staj yaparken şüpheli bir şekilde ölü bulunan 16 yaşındaki sevgili Burak Oğraş. Onun da adı Epstein dosyasında geçiyor. Kayıp telefonu hâlâ bulunamadı ve ailesinin, başta babası olmak üzere, adalet arayışı sürüyor.</p> <p>Yeldana Kaharman, o da yine etkin soruşturma yürütülmediği için üzeri kapatılan dosyalardan biri. İpek Er, ailesi defalarca 'kızımız tehdit alıyor' diye söyledi. Önce tecavüze uğradı, sonra intihar ettiği iddia edildi. Uzman çavuş tarafından tecavüze uğramıştı. Suça dair çok sayıda delil vardı ama o da kayıtlara şüpheli ölüm olarak geçti. Sedef Güler, annesi hâlâ evladı için hak arayışı mücadelesinde. Sedef'in kendisi bir halının içine sarılmış şekilde denizde bulundu ama onunla ilgili de hâlâ bir gelişme olmadı.</p> <p>Firdevs Babat, İlayda Zorlu ve daha ismini sayamadığım niceleri. Bu dosyalardaki bazı failler hep aynı söylemi tutturdular: 'Arkamda devlet gücü var.' İşte şimdi bu dosyalar tekrar açılmalı. En üst düzeyden en alt kademeye kadar tüm sorumlular yargı önünde hesap vermeli. Üzeri kapatılan her dosya kamu vicdanında derin bir güvensizlik yaratıyor. Ülkeyi yönetenleri buradan bir kez daha göreve davet ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-nazliakadan-supheli-olumler-cagrisi-bu-dosyalar-tekrar-acilmali-tum-sorumlular-yargi-onunde-hesap-vermeli</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:57:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-nazliakadan-supheli-olumler-cagrisi-bu-dosyalar-tekrar-acilmali-tum-sorumlular-yargi-onunde-hesap-vermeli.jpg" type="image/jpeg" length="55051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü: 'Türkiye'de, yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğünde gerileme var']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/uluslararasi-af-orgutu-turkiyede-yargi-bagimsizligi-ve-ifade-ozgurlugunde-gerileme-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/uluslararasi-af-orgutu-turkiyede-yargi-bagimsizligi-ve-ifade-ozgurlugunde-gerileme-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkeyi kapsayan 'Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26' raporunu yayımladı. Küresel ölçekte özellikle ABD, İsrail ve Rusya'nın uluslararası hukuk mekanizmalarını zayıflattığı, çok taraflı yapıları aşındırdığı ve küresel düzeni kırılgan hale getirdiğj vurgulanan raporda, Türkiye'de 'yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğünün gerilediği', 'ekonomik krizin, toplumsal refahı tehdit ettiği ve devletin dezavantajlı grupları korumakta yetersiz kaldığı' belirtildi. Raporda, yeni çözüm süreci 'olumlu bir gelişme' olarak değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkeyi kapsayan 'Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26' raporunu yayımladı. Küresel ölçekte özellikle ABD, İsrail ve Rusya'nın uluslararası hukuk mekanizmalarını zayıflattığı, çok taraflı yapıları aşındırdığı ve küresel düzeni kırılgan hale getirdiğj vurgulanan raporda, Türkiye'de 'yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğünün gerilediği', 'ekonomik krizin, toplumsal refahı tehdit ettiği ve devletin dezavantajlı grupları korumakta yetersiz kaldığı' belirtildi. Raporda, yeni çözüm süreci 'olumlu bir gelişme' olarak değerlendirildi.</p> <p>Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkenin değerlendirildiği 406 sayfalık 'Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26' raporunu yayımlayarak, dünyanın 'çağın en zorlu dönemiyle' karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Raporda, 'büyük güçlerin uluslararası hukuk ve insan haklarına yönelik baskıları nedeniyle küresel sistemin tehlikeli bir çöküş sürecine girdiği' belirtilirken, 'devletlere taviz politikalarını bırakma ve kolektif direniş' çağrısı yapıldı.</p> <p>'Özellikle ABD, İsrail ve Rusya'nın uluslararası hukuk mekanizmalarını zayıflattığı, çok taraflı yapıları aşındırdığı ve küresel düzeni kırılgan hale getirdiği' ifade edilen raporda, 'İsrail'in Gazze'de ateşkese rağmen askeri operasyonlarını sürdürdüğü, geniş çaplı yıkım ve zorla yerinden edilmelerin yaşandığı' belirtildi.</p> <p>Raporda ABD, İsrail ve Rusya'nın Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) dahil olmak üzere uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflattığı; bazı ülkelerin ise silah ve uluslararası sözleşmelerden çekilme eğilimine girdiği aktarıldı. Raporda, Gazze, Ukrayna, Sudan, Myanmar, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve İran gibi birçok bölgede sivillere yönelik ağır ihlallerin sürdüğü; zorla yerinden etme, yargısız infaz, işkence ve saldırıların arttığı değerlendirmesi yapıldı.</p> <p>Raporda ayrıca, devletlerin dijital gözetim, casus yazılım ve yapay zeka destekli takip sistemleriyle ifade özgürlüğünü kısıtladığı; ekonomik eşitsizlikler ve askeri harcamalardaki artışın da insan hakları krizini derinleştirdiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, raporun lansmanında yaptığı değerlendirmede, 'güçlü aktörlerin kontrol, cezasızlık ve çıkar amacıyla uluslararası hukuk düzenine doğrudan saldırdığını' söyledi. Callamard, 'Orta Doğu'daki çatışmaların bu ihlallerin sonucu olduğunu savunarak, sivillerin ağır bedel ödediğini' belirtti.</p> <p><strong>'Türkiye'de, yürütme organının yargı üzerindeki müdahalesi tehlikeli boyutlara ulaştı'</strong></p> <p>Türkiye'ye ilişkin tespitlere de yer verilen raporda, 'yargı bağımsızlığından ekonomik krize, ifade özgürlüğünden mülteci haklarına kadar geniş bir çerçevede Türkiye'deki hak ihlallerinin sürdüğü' belirtildi.  Raporda, 'Türkiye'de, yürütme organının yargı üzerindeki müdahalesi tehlikeli boyutlara ulaştı' ifadesi kullanıldı.</p> <p>Raporda, 'Hukuka aykırı güç kullanımından kaynaklanan protestocu ölümleri Angola, Kamerun, Ekvador, Endonezya, Kenya, Madagaskar, Pakistan, Peru ve Türkiye gibi ülkelerde de belgelendi... Türkiye'de, kolluk görevlileri tarafından barışçıl protestoculara yönelik işkence ve diğer türde kötü muamele iddiaları da dahil, insan hakları ihlallerine maruz bırakılanlar, cezasızlık kültürüyle karşılaşmaya devam etti' denildi.</p> <p>'Özellikle CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olan ve görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu gibi muhalif figürlerin hapis cezaları ve siyasi yasaklarla karşı karşıya kalması, ana muhalefet partisine yönelik sistemli bir baskı unsuru' olarak nitelendirilen raporda, ayrıca 'Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) bağlayıcı kararlarını uygulamaması' da eleştirildi. Raporda, şu ifadelere yer verildi:</p> <p>'Türkiye, insan hakları savunucuları hakkındaki temelsiz soruşturmaları, davaları ve mahkumiyetleri artırdı ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin düşünce mahkumlarının serbest bırakılması yönündeki bağlayıcı kararlarına meydan okumaya devam etti. Yetkililer, ana muhalefet partisine yönelik yaygın baskılar kapsamında Türkiye genelinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçilmiş temsilcileri ve üyeleri hakkında ceza soruşturmaları başlattı ve davalar açtı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu gibi önemli isimler tutuklandı. İmamoğlu, yolsuzluk ve suç örgütü kurmak ve yönetmek de dahil birçok suçlamayla 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kaldı...'</p> <p><strong>'STK'lar, gazeteciler ve avukatlar, terör örgütü üyeliği suçlamalarıyla keyfi olarak hedef alınıyor'</strong></p> <p>'Sivil toplum kuruluşları (STK), gazeteciler ve avukatların 'terör örgütü üyeliği suçlamalarıyla keyfi olarak hedef alındığı' belirtilen raporda, 'barışçıl protestolara yönelik sert müdahalelere' dikkat çekildi. 'Cumartesi Anneleri'nin Galatasaray Meydanı'ndaki eylemlerine yönelik devam eden polis ablukası ve protestoculara karşı kullanılan orantısız güç, temel hakların kısıtlanması kategorisinde' raporlandı.</p> <p>'Yaşam maliyeti krizi'ne de dikkat çekilen raporda, 'Gıda, konut ve enerji fiyatlarındaki aşırı artışın toplumsal refahı tehdit ettiği, devletin bu süreçte dezavantajlı grupları korumakta yetersiz kaldığı' ifade edildi. Raporda, 'Yıl sonunda genel enflasyonun yüzde 30'un, gıda enflasyonunun yüzde 28'in ve konut enflasyonunun yüzde 49'un üzerinde kaydedildiği Türkiye, büyüyen bir yaşam maliyeti krizi yaşamaya devam etti' denildi.</p> <p>Raporda, iklim kriziyle mücadele politikaları ise 'son derece yetersiz' olarak değerlendirildi.</p> <p><strong>Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulması, 'olumlu bir gelişme' </strong></p> <p>Mülteciler konusunda Türkiye'nin ev sahipliği rolüne de değinilen raporda, 'hukuka aykırı geri gönderme vakalarında artış' olduğu belirtildi. Afganistan uyruklu mültecilere ilişkin raporda, 'Almanya, Tacikistan ve Türkiye de Taliban'ın suistimallerine rağmen Afganları zorla geri göndermeyi sürdürdü' ifadesine yer verildi.</p> <p>Raporda ayrıca, 'Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre, 2025 yılında erkekler 294 kadın cinayeti işledi, 297 kadın ise şüpheli koşullarda ölü bulundu' denildi.</p> <p>Öte yandan, 'LGBTİ artı bireylere yönelik devlet kademelerinden gelen ayrımcı söylemlerin kurumsallaştığı ve cinsiyet uyum süreçlerine yönelik tıbbi kısıtlamaların hak ihlali teşkil ettiği' ifade edildi. 'Türk yetkililer, LGBTİ artıları ve LGBTİ artı haklarını savunanları kriminalize edebilecek yasa tekliflerini gündeme getirdi. Macaristan ve Türkiye, Onur Yürüyüşleri'ni yasakladı' ifadeleri kullanıldı.</p> <p>'Türkiye'nin iç siyasetindeki yumuşama sinyalleri' olduğu belirtilen raporda, 'devlet ile PKK arasında Abdullah Öcalan üzerinden yeni bir diyalog zemininin oluşması ve TBMM çatısı altında bir komisyon kurulması', 'olumlu bir gelişme' olarak değerlendirildi.</p> <p>Uluslararası Af Örgütü, Türkiye'ye uluslararası hukuk normlarına dönme ve demokratik standartları yeniden tesis etme çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/uluslararasi-af-orgutu-turkiyede-yargi-bagimsizligi-ve-ifade-ozgurlugunde-gerileme-var</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:55:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/uluslararasi-af-orgutu-turkiyede-yargi-bagimsizligi-ve-ifade-ozgurlugunde-gerileme-var.png" type="image/jpeg" length="90795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ataşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonda gözaltına alınanların savcılık işlemleri başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/atasehir-belediyesine-yonelik-operasyonda-gozaltina-alinanlarin-savcilik-islemleri-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/atasehir-belediyesine-yonelik-operasyonda-gozaltina-alinanlarin-savcilik-islemleri-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cuma gece yarısı operasyonuyla gözaltına alınan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve 19 isim sabah saatlerinde İstanbul Anadolu Adliyesi'ne götürüldü. Gözaltındaki isimlerin savcılık ifadeleri ise öğle saatlerinde başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> Cuma gece yarısı operasyonuyla gözaltına alınan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve 19 isim sabah saatlerinde İstanbul Anadolu Adliyesi'ne götürüldü. Gözaltındaki isimlerin savcılık ifadeleri ise öğle saatlerinde başladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP'li belediyelere yönelik son operasyonlar kapsamında Ataşehir Belediyesi'ne de cuma gece yarısı operasyon düzenlenmişti. 'İhaleye fesat karıştırma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet' iddialarıyla düzenlenen operasyonda Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de arasında bulunduğu 20 isim bu sabah Vatan Caddesi'ndeki emniyet binasından sağlık kontrolüne götürüldü. Ardından da Kartal'da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi. </p> <p>Gözaltındaki isimlerin savcılık ifadelerinin alınmasına ise öğle saatlerinde başlandı. </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/atasehir-belediyesine-yonelik-operasyonda-gozaltina-alinanlarin-savcilik-islemleri-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:53:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/atasehir-belediyesine-yonelik-operasyonda-gozaltina-alinanlarin-savcilik-islemleri-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="55393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Kara: 'Aşılar sayesinde hastalıkları görmediğimiz için gerekliliğini sorguluyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/turkiye-asi-enstitusu-baskani-kara-asilar-sayesinde-hastaliklari-gormedigimiz-icin-gerekliligini-sorguluyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/turkiye-asi-enstitusu-baskani-kara-asilar-sayesinde-hastaliklari-gormedigimiz-icin-gerekliligini-sorguluyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Aşı Haftası kapsamında Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen konferansa katılan Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Ateş Kara, 'Cumhuriyet'le birlikte hemen hemen tüm aşılarımızı kendimiz üreten bir ülkeydik. ABD,  Almanya, İngiltere ve Fransa dahil birçok ülkeye aşı satıyorduk. Ama bugün bazı nedenlerle aşıları tartışabiliyoruz. Kızamıktan kayıplar yaşamıyoruz, çiçek hastalığından kayıp görmüyoruz. Ancak bu hastalıkları görmediğimiz için bu kez 'aşıya gerek var mı' diye sorgulayabiliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞA</strong></p> <p><strong>(MALATYA)-</strong> Malatya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Aşı Haftası kapsamında Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen konferansa katılan Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Ateş Kara, 'Cumhuriyet'le birlikte hemen hemen tüm aşılarımızı kendimiz üreten bir ülkeydik. ABD,  Almanya, İngiltere ve Fransa dahil birçok ülkeye aşı satıyorduk. Ama bugün bazı nedenlerle aşıları tartışabiliyoruz. Kızamıktan kayıplar yaşamıyoruz, çiçek hastalığından kayıp görmüyoruz. Ancak bu hastalıkları görmediğimiz için bu kez 'aşıya gerek var mı' diye sorgulayabiliyoruz' dedi.</p> <p>Malatya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Aşı Haftası kapsamında Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde konferans düzenlendi. Çok sayıda sağlık çalışanı ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin de yer aldığı etkinlikte, aşının önemi ve toplum sağlığına katkıları ele alındı.</p> <p><strong>'Aşılar en etkili ve en kolay koruyucu yöntemdir'</strong></p> <p>Konferansın açılış konuşmasını yapan Malatya İl Sağlık Müdürü Cezmi Karaca, aşının toplum sağlığı açısından kritik rolüne dikkat çekti. Karaca, 'Aşılar, toplumumuzda hastalıklara neden olan mikroplara karşı en etkili, en koruyucu ve uygulanması en kolay tıbbi yöntemlerden biridir. En uygun ve etkili aşıları tercih ederek toplum sağlığını koruyabiliriz. Dolayısıyla aşılanma oranımız ne kadar artarsa ve aşılarımız ne kadar yaygın şekilde uygulanırsa, hastalıklardan da o kadar fazla korunmuş oluruz' dedi.</p> <p><strong>'Aşı, vücudumuza mikrobu tanıtan bir yöntemdir'</strong></p> <p>Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Ateş Kara ise konuşmasında, aşıya ilişkin yanlış algılara değinerek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Aşılarla ilgili sizlerle hem sohbet etmek istiyorum hem de ne yazık ki son dönemlerde çok ciddi tartışmalar nedeniyle hepimizin aklında soru işaretleri oluşabiliyor. Elimden geldiği kadar, bildiğim kadarıyla sizlere cevap vermeye çalışayım. Şöyle değerlendirmek lazım: Biz aşıyı konuşurken ya da düşünürken bazen çok komplike bir yapı gibi görüyoruz. Oysa aşı, aslında vücudumuza mikropları bir şekilde tanıttığımız, savunma sistemine bunu öğrettiğimiz bir yöntemdir. Amaç; gerçek mikropla karşılaşıldığında vücudun hastalanmadan ona cevap verebilmesini sağlamaktır.</p> <p>Bu nedenle aşılar, ilk günden itibaren farklı yöntemlerle de olsa hep aynı amaca hizmet etmiştir. Mikrobu yakalayıp mümkünse öldürmek ki en ideali ama biraz zor ya da zayıflatıp vücuda göstermek. Bu sayede bağışıklık sistemi onu öğrenir ve gerçek mikropla karşılaştığında hastalık oluşmadan mücadele eder.'</p> <p><strong>'Bir dönem aşı üreten ve ihraç eden bir ülkeydik'</strong></p> <p>Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'nin aşı üretiminde önemli bir konumda olduğunu hatırlatan Kara, şunları söyledi:</p> <p>'Cumhuriyet'le birlikte de hemen hemen tüm aşılarımızı kendimiz üreten bir ülkeydik. Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İngiltere ve Fransa dahil birçok ülkeye aşı satıyorduk. Hatta Çin'de kolera salgını sırasında gönderdiğimiz aşılarla salgının durdurulmasına katkı sağladık. Yani biz bunu başaran bir toplumuz. Ama bugün bazı nedenlerle aşıları tartışabiliyoruz. Kızamıktan kayıplar yaşamıyoruz, çiçek hastalığından kayıp görmüyoruz. Ancak bu hastalıkları görmediğimiz için bu kez 'aşıya gerek var mı' diye sorgulayabiliyoruz.'</p> <p><strong>'Bilimsel onaylı aşılar kullanılmaktadır'</strong></p> <p>Sosyal medyada yayılan yanlış bilgilere karşı uyarıda bulunan Kara, şöyle konuştu:</p> <p>'Sizlerden ricam şu: Ne yazık ki bazen dikkat çekmek, bazen farklı amaçlar ya da popülerlik uğruna sosyal medyada gerçek dışı bilgiler yayılabiliyor. Lütfen bunları sorgulayın. Dünya Sağlık Örgütü tarafından denetlenmiş, testleri yapılmış ve onaylanmış aşılar kullanılmaktadır. Türkiye'de bir aşının uygulanabilmesi için bu kriterler zorunludur. Ayrıca aşı ülkeye geldiğinde Türkiye de kendi testlerini yapmaktadır. Bugün kullanılan aşılar dünyanın en güvenilir aşıları arasındadır.'</p> <p><strong>'mRNA aşıları güçlü bağışıklık yanıtı oluşturuyor'</strong></p> <p>COVID-19 döneminde kullanılan mRNA aşılarına da değinen Kara, şu bilgileri verdi:</p> <p>'COVID dönemindeki mRNA aşılarında ise biraz daha farklı bir yöntem kullanıldı. Virüsün kendisini değil, onun bilgisini vücuda verdik. Bu sayede vücut çok kısa sürede o antijeni üretip güçlü bir bağışıklık yanıtı oluşturdu. Bu güçlü yanıt özellikle gençlerde daha belirgin olabiliyor.</p> <p>Bu durum bir açıdan avantajdır çünkü yüksek koruma sağlar. Ancak bazı kişilerde ateş, halsizlik, huzursuzluk gibi geçici yan etkiler görülebilir. Çok nadir olarak eklem ağrıları ya da kalp kası iltihabı (miyokardit) gibi durumlar da ortaya çıkabilir.</p> <p>Ancak şunu çok net söyleyelim: Bu durumlar genellikle hafiftir ve geçicidir. Buna bağlı ölüm vakaları son derece nadirdir. Ayrıca özellikle mRNA aşıları, örneğin Biontech, vücutta en fazla birkaç gün kalır, parçalanır ve yok olur. Aylar ya da yıllar sonra etkisinin devam etmesi mümkün değildir. Bugüne kadar yapılan tüm bilimsel çalışmalar da bunu göstermektedir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Malatya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/turkiye-asi-enstitusu-baskani-kara-asilar-sayesinde-hastaliklari-gormedigimiz-icin-gerekliligini-sorguluyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:47:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/turkiye-asi-enstitusu-baskani-kara-asilar-sayesinde-hastaliklari-gormedigimiz-icin-gerekliligini-sorguluyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="21540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEP'li Karaca, Gaziantep'te iş kazası geçiren işçiler ve yakınlarıyla bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/emepli-karaca-gaziantepte-is-kazasi-geciren-isciler-ve-yakinlariyla-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/emepli-karaca-gaziantepte-is-kazasi-geciren-isciler-ve-yakinlariyla-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gaziantep'te iş kazası geçiren işçiler ve iş kazalarında yakınlarını kaybeden aileler ile bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(GAZİANTEP) -</strong> Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gaziantep'te iş kazası geçiren işçiler ve iş kazalarında yakınlarını kaybeden aileler ile bir araya geldi.</p> <p>Emek Partisi'nin 27 Nisan'da TBMM'de gerçekleştireceği iş kazaları ve iş cinayetleri buluşması öncesinde, Emek Partisi Gaziantep İl Örgütü'nün çağrısıyla düzenlenen toplantıda, işçiler ve aileler yaşadıkları süreci anlattı. Etkinliğe Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da katıldı.</p> <p>Toplantıda söz alan işçiler ve aileler, yaşadıkları mağduriyetleri tüm boyutlarıyla anlattı. İş kazasında parmaklarını kaybeden Mustafa Alkurt, Gaziantep genelinde iş kazası geçiren işçilere sahip çıkılmadığını belirterek, şunları söyledi:</p> <p>'İş kazasından sonra sadece hastanedeki tedavi süreci var, o da zorla yapılıyor. Sonrasında 'ben sana bakacağım, sana yardım edeceğim' diyerek oyalıyorlar ama sonra mal varlığını üzerinden atıp ortadan kayboluyorlar. Biz ortada kalıyoruz. Benim olay böyle oldu. Devlet de 'sen dört buçuk parmağını kaybetmişsin ama yarım parmağın var' diyerek düşük oran veriyor, emekli etmiyor. Bu sefer onunla uğraşıyorsun. Sıkıntı, stres, açlık mücadelesi: Psikolojin bozuluyor. Makineye kapak taktır diyorsun yapmıyorlar. Müfettiş gelip denetlemiyor. Valiyle görüşmek istedim bu süreçte, izin vermediler, derdimi anlatamadım. İşçinin hakkını savunanlar ise patronların isteğiyle hapse atılıyor. Bu sistemin de bu kafanın da değişmesi lazım.'</p> <p><strong>'Benim kazamdan sonra yeni güvenlik önlemi alındı'</strong></p> <p>Akınal Sentetik'te çalışırken parmaklarını kaybeden Mustafa Tomurcuk, 'Benim iş kazamda ne eksikti? Işıklandırma eksikti. Benim kazamdan sonra yeni güvenlik önlemi alındı. Demek ki yüzde yüz suçlular. Ama yargı süreçleri çok uzun sürüyor. İş kazası geçiren işyerlerine yaptırım uygulanması lazım, teşvik verilmemesi lazım. Benim davam 6 yıldır sürüyor, hâlâ üst mahkemede. Patronlar 'bize dokunmaz' diye düşünüyor. Bizim alacağımız tazminatı yıllar önce bankaya koyup fazlasıyla çıkarıyorlar. Faizden kazanıyorlar, dava sürsün istiyorlar. Biz mağduruz ama bir kez olsun devletten destek görmedik. Haksızlıkları dile getirenler tutuklanıyor ama işçileri sakat bırakan patronlar dışarıda geziyor' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Bu kazaların nedeni düşük ücretler'</strong></p> <p>İşçi servisi kazasında yaralanan Mustafa Şimşek ise servis kazalarının nedenlerine değinerek, 'Kaza günü şoför bana 'gece taksiye çıktım, maaş yetmiyor, sabah da servis yapıyorum' dedi. Adam geçinemediği için iki iş yapıyor. Uykusuz kalıyor. Sonra ya uyudu ya daldı, kaza yaptık. Bu kazaların nedeni düşük ücretler. Adam çünkü geçinemiyor, ek iş de yapıyor. Şoförlerin kimisi çok yaşlı. Adam mesela uzağı görmüyor. Yaklaşıp aniden frene basıyor mesela. İşverene de söylüyoruz ama sonuç yok. Eğitim şart olması lazım şoförlerde. Biz kaza yaptığımızda 20 kişiydik hepimiz yarım kaldık mesela. E ne oldu? Araba daha kötü araba geldi, şoför daha kötüsü geldi. Hepimiz davacı da olduk ama bir şey değişmedi' dedi. </p> <p><strong>'10 buçuk yıllık emeğim vardı, hakkımı istedim vermediler'</strong></p> <p>Flament Teksik'de gözüne parça isabet eden ve ardından işten çıkarılan Kadir ise yaşadığı süreci, 'Gözüme parça değdi, iş kazası raporu aldım diye beni işten çıkardılar. 'Fabrikaya zarar veriyorsun' dediler. Oysa kazayı fabrikada geçirdim. Rapor almamam için baskı yaptılar. Sonra 'seni çıkaracağız' dediler. 10 buçuk yıllık emeğim vardı, hakkımı istedim vermediler. Tazminatın üçte birini teklif ettiler. Kabul etmeyince 'kod 49 ile çıkarırız, iş bulamazsın' dediler. Mahkeme 3 yıl sürdü. Kazandım ama tazminatım azaldı. İş kazası davam hâlâ sürüyor' diye anlattı.</p> <p><strong>'Yıllar geçti bir adım bile ilerleyemedik'</strong></p> <p>2021 yılında Çelikaslan Tekstil'de Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden Recep Sağlam'ın eşi Nursel Sağlam ise yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:</p> <p>Korona ilk çıktığında valilikten izin alıp fabrikayı çalıştırdılar. Eşim izinliyken 'işe gelmezsen atarız' demişler. Mecburen işe gitti ve hastalandı. 21 gün hastanede yattı, sonra vefat etti. Ölümünden sonra izin parasını bir zarf içinde getirdiler. Bir başsağlığına bile gelmediler. Patron İrfan Çelikaslan Milletvekili olunca dava düştü. Çocuklarımın geleceğini çaldılar. Küçük çocuğum bayramda harçlık alması gereken yaşta ama ben onu mezarlığa götürüyorum. Büyük oğlumun psikolojisi bozuldu, okulu bıraktı. Adalete inancım kalmadı. Patronlar korunuyor, mağdur ailelerin yanında kimse yok. Dönemin Valisi de sorumludur. Koronada her yer kapalıyken fabrikalara izin vermesinden dolayı. Batacak mıydı patronlar? Yıllar geçti bir adım bile ilerleyemedik. Niye? Çünkü İrfan Çelikaslan milletvekili.'</p> <p><strong>'Babam Facebook'a kolunda serumlu fotoğraf attı. Dedi belki inanırlar'</strong></p> <p>Recep Sağlam'ın kızı Dilek Sağlam da babasının hastayken çalışmaya zorlandığını belirterek, şunları söyledi:</p> <p>'Babam hastalandığında hastaneye götürdüm. Vardiya amiri, yanımdayken aradı babamı. Babam dedi ki hastayım kolumda serum takılı. Hatta inanmazlar diye babam Facebook'a kolunda serumlu fotoğraf attı. Dedi belki inanırlar. Ama vardiya amiri, 'geleceksin' dedi. Ben babamdan serumu çıkardım, vardiyasına gitti. Orada zaten daha da kötüleşti. Ertesi sabah yine hastaneye gittik. Test yapacaklardı. Covid'den şüpheleniyorlar dedik fabrikaya ama 'yok gelecek işe' dediler. Babamın çalıştığı fabrka tekstil fabrikasıydı. Gıda değil. O dönemde acil bir işletme değil yani. Kapatılabilirdi. Kapatılmadı bir de ekstra çalıştırıldı. Ben hastaneden eldiven getirip babama veriyordum. Hiçbir koruyucu ekipman vermiyorlardı. Dezenfektan yok. Tuvalet, lavabolar leş gibi. Yemekhane de aynı şekilde. Ben babam öldükten sonra oraların fotoğraflarını gördüm. Dedim ki biz babamı her gün buraya mı gönderiyorduk? O dönem aynı vardiyada 20 kişinin testi pozitif çıkmış.'</p> <p><strong>'Mahkemeler işçinin kaybettiği uzvu bile delil saymazken, kağıt üzerindeki imzayı delil sayıyor'</strong></p> <p>Akınal Sentetik'te elini kaybeden Ali Zorkuşçu ise işçilerin örgütlenmesi gerektiğini vurgulayarak, 'İşçiler kaza geçirdiğinde ne yapacağını bilmiyor. Haklarını öğrenmek zorundalar. Birlik ve beraberlik olursa kazanırız. Herkes sendikaya üye olmalı. Gaziantep adliyelerinde çok sayıda iş kazası dosyası var. Mahkemeler işçinin kaybettiği uzvu bile delil saymazken, kağıt üzerindeki imzayı delil sayıyor' dedi.</p> <p>Merinos'ta parmaklarını kaybeden İsmail Bozkurt ise dava sürecinde yaşadıklarına ilişkin, 'Davayı kazanacakken hâkim değişti ve davayı kaybettim. Geçen yıl fabrika önünde 66 gün açlık grevi yaptım. Psikolojim alt üst oldu' diye konuştu.</p> <p><strong>'Açık bir cinayet şebekesi var'</strong></p> <p>EMEP'li Karaca ise yaşananların sistematik olduğunu belirterek, şunları söyledi:</p> <p>'Açık bir cinayet şebekesi var ve bu şebekenin başında patronlar var şebekeyi koruma altına almış olan devlet var. Antepli işçiler diyor ki 'bizim çalışma düzenimiz mezbaha düzeni. Biz bu şehirde özellikle beş yıldır yaşanan her iş kazasında, iş cinayetinde haber alır almaz işçilerin kendisine, ailesine ulaşıyoruz. Tamamında gördüğümüz şey aslında bağıra bağıra gelen bu düzeneği işçiler gayet iyi biliyor. İşçiler patronların bu işin üzerini örtmek için nasıl bir düzenek kurduklarını da biliyor. Peki niye bu düzeneğin karşısına bir sınıf olarak çıkamıyor? Bunu da konuşmak istiyoruz.</p> <p>Mehmet Türkmen'i 'tek bir patron bile yargılanmıyor' dediği için tutuklayanlar 'bütün Başpınar işçilerinin bildiği bir gerçeği yüksek sesle söyleme cesaretini gösteren bir sendikacıyı susturursam o zaman tek bir Başpınar işçisi bile bu cümleyi söylemeye cesaret edemez' diye bakıyor. Patronların iş makinesini sigortalayıp eli kolu kopacak işçiyi, sigortaladığı makinenin bir tane vidasından değersiz görebilmesi işçilerin de kendini o vida kadar değerli görmemesiyle ilgili biraz da. İşin başında işçilerin örgütlüğü, sendikalılığı geliyor. Ama bir de iş kazası yaşayan iş cinayetinde hayatını kaybedenlerin aileleri ile bir arada tutup adalet mücadelesi vermek için buna özel kimi örgütlülükler yaratmak da memleket çapında mümkün olabilir.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.haber500.com/emepli-karaca-gaziantepte-is-kazasi-geciren-isciler-ve-yakinlariyla-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:37:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/emepli-karaca-gaziantepte-is-kazasi-geciren-isciler-ve-yakinlariyla-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="89900"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
