<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 20:43:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz Poyraz İzmir'de anıldı... 'Sadece Deniz'e yönelik bir saldırı değildi']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/deniz-poyraz-izmirde-anildi-sadece-denize-yonelik-bir-saldiri-degildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/deniz-poyraz-izmirde-anildi-sadece-denize-yonelik-bir-saldiri-degildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İzmir İl Örgütü, 5 yıl önce il binasına düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz'ı anmak için basın açıklaması gerçekleştirdi. Örgüt adına açıklamayı yapan DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, O gün yaşadığımız bu katliam sadece Deniz'e yönelik bir saldırı değildi. Deniz Poyraz'ın katillerini biliyoruz. Arkasındaki müşterekleri biliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> DEM Parti İzmir İl Örgütü, 5 yıl önce il binasına düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz'ı anmak için basın açıklaması gerçekleştirdi. Örgüt adına açıklamayı yapan DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, O gün yaşadığımız bu katliam sadece Deniz'e yönelik bir saldırı değildi. Deniz Poyraz'ın katillerini biliyoruz. Arkasındaki müşterekleri biliyoruz' dedi.</p> <p>DEM Parti İzmir İl Örgütü, 5 yıl önce il binasına düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz'ı anmak için basın açıklaması düzenledi. Konak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde düzenlenen açıklamaya DEM Parti Poyraz'ın ailesinin yanı sıra; İzmir Milletvekili İbrahim Akın, çok sayıda partili ve sivil toplum temsilcisi katıldı.</p> <p>Parti adına açıklamayı yapan İbrahim Akın, Deniz Poyraz'ın katledilmesinin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen adaletin yerini bulmadığını söyledi.</p> <p><strong>'SALDIRI SADECE DENİZ'E YÖNELİK DEĞİLDİ'</strong></p> <p>Deniz Poyraz'ın ölümüne neden olan saldırının organize bir saldırı olduğunu belirten Akın, yargı sürecini de hatırlatarak adalet arayışlarının devam edeceğini belirtti ve şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Beş yıl önce bugün saat 11.00'e doğru o zamanki partimiz olan HDP İl Binamıza bir saldırı gerçekleşti. Bu saldırı tesadüfen bir kişinin katillik yapmak için gelmiş olduğu bir saldırı değildi. Saldırı aynı zamanda o günkü konjonktürde örgütlenmiş olarak HDP'ye dönük kapatma kampanyası dahil olmak üzere her türlü ayrımcılığın ve partimize dönük inanılmaz saldırıların atmosferi içerisinde gerçekleşti. O gün yaşadığımız bu katliam sadece Deniz'e yönelik bir saldırı değildi. Davanın akışı içerisinde çok net bir şekilde görüldü. Zira sanık, 'Ben sadece birini değil onlarcasını öldürmek için oraya gitmiştim' diye itiraflarda bulundu. Biz o günü hâlâ çok canlı yaşıyoruz. Deniz'in resmini gördüğümüzde, gülümseyen yüzünü gördüğümüzde, katledildiği masanın yanındaki atmosferi gördüğümüzde bizim için o an hiç geçmedi ve geçmiyor.</p> <p><strong>AKIN SORUŞTURMAYA TEPKİ GÖSTERDİ</strong></p> <p>Mahkeme sırasındaki bütün avukatlarımızın iddialarına rağmen, geriye dönüp arkasındaki güçlerin açığa çıkarılmasını sağlayacak bir soruşturma yapılmadı. Ancak bu katil oraya girdiğinde ve daha öncesinde bir devlet memuruydu. Suriye'ye gitmiş, Suriye'de eğitim görmüş bir kişi. Aynı zamanda altı ay gibi bir süre devlet memurluğu yapmadığı halde maaşı ödenmiş ve devletin bilgisi dahilinde bu çalışmaları yaptığı çok açık bir şekilde ortaya çıkmıştı. En az 20-25 kez emniyet müdürlüğüyle görüştüğü tespit edilmiş bir durum var. Dolayısıyla yaptığı çalışma ve sürdürdüğü faaliyetlerin aslında bizzat devletin karanlık kulvarlarında, istihbaratla birlikte yürütüldüğü davanın konusu içerisinde çok açık bir şekilde görüldü. Arkasında emniyetin ve başka güçlerin olduğu bu telefon trafiği içerisinde zaten kabul edilmiş oldu. Ama tüm bu taleplerimize rağmen maalesef bu konuyla ilgili soruşturma derinleştirilmedi ve sadece bir kişinin katilliği üzerinden soruşturma bitirilmiş ve sonuçlandırılmış oldu.</p> <p><strong>''BUYRUN EFENDİM DENİLEREK GÖZALTINA ALINDI'</strong></p> <p>O günkü koşulları, o ötekileştirme ve aynı zamanda düşmanlaştırma politikalarını ve saldırının planlanış biçimini ele aldığımızda bunun bağımsız olmadığını düşünüyoruz. Zira HDP'nin önünde o günkü koşullarda Diyarbakır'da ve İzmir'de, valinin talimatıyla kurulan bir güvenlik çadırı vardı. Oraya sözde çocuğu olan ve çocuğunu arayan bir vatandaş getirilmişti. Bu kişi dava sırasında ve olayın hemen ardından basına verdiği beyanatlarda, 'Ben orada çok daha fazlasını bekliyordum. Bir kısmı dışarı çıktı. Yalnız Deniz kaldı ve o öldürüldü' diye itiraflarda bulundu. Bu kişi bu bilgileri tesadüfen söylemedi. Bunlar bariz şekilde güvenlik kuvvetlerinin de bilgisi dahilinde olan hususlardı. Bu katil, eylemden birkaç dakika sonra apartmanına çıktığında 'Buyurun efendim' denilerek gözaltına alındı ve 18 saat sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hiçbir katilin bu kadar yüzeysel bir soruşturmayla karşı karşıya kalması ve arkasındaki bağlantıların araştırılmaması söz konusu olmamalıdır.</p> <p><strong>'DENİZ POYRAZ'IN KATİLLERİNİ BİLİYORUZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bir kez daha buradan söylüyoruz: Deniz Poyraz'ın katillerini biliyoruz. Arkasındaki müşterekleri biliyoruz. Bunları açığa çıkarmak ve adaleti gerçekleştirmek üzere tekrar tekrar söz veriyoruz. Unutmayacağız. Bu cinayet tesadüfen planlanmış bir cinayet değildi. Bunun gibi birçok cinayeti geçmiş dönemlerde, özellikle 2016 sonrası çöktürme planı ve devam eden süreçlerde yaşadık. O nedenle Deniz'in katledilmesinin sadece bir kişinin caniliğiyle izah edilemeyecek bir durum olduğunu, arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması gerektiğini ve çıkarılıncaya kadar bu davanın takipçisi olacağımızı; Anayasa Mahkemesi, uluslararası hukuk mekanizmaları ve toplumsal vicdan nezdinde mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade etmek istiyoruz.</p> <p><strong>'DENİZ'E SÖZÜMÜZ BARIŞ OLACAK'</strong></p> <p>Bu ülkede adalet meselesi maalesef bütün toplumsal ihtiyaçlarımızın başında geliyor. Her türlü adalet talebi çok yaygın bir şekilde devam ediyor. Ekmek için adalet, hukuk için adalet ve bu toplumdaki eşitlik için adalet isteyen yurttaşlarımız toplumun çok büyük bir bölümünü oluşturuyor. Çünkü bu ülkede gerçek anlamda bir hukuk sistemi ve gerçek anlamda bir demokrasi olmadığını, her türlü hukuksuzluk pratiğinin devam ettiğini biliyoruz ve yaşıyoruz. O nedenle bizim mücadelemiz aynı zamanda Deniz'in şahsında bir adalet mücadelesi, demokrasi mücadelesi ve barış mücadelesidir. Adalet mücadelemiz ve hukuk mücadelemiz herkes için olmaya devam edecek. Deniz'e sözümüz barış olacak.'</p> <p><strong>DENİZE KARANFİL BIRAKILDI</strong></p> <p>Açıklamanın ardından örgüt, Kıbrıs Şahitleri Caddesi üzerinden Gündoğdu Meydanı'na yürüdü ve burada Deniz Poyraz anısına denize karanfil bırakıldı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/deniz-poyraz-izmirde-anildi-sadece-denize-yonelik-bir-saldiri-degildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:40:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/deniz-poyraz-izmirde-anildi-sadece-denize-yonelik-bir-saldiri-degildi.jpg" type="image/jpeg" length="94853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Okullarda Şiddeti Araştırma Komisyonu... 'Önüne gelen herkes CİMER'den öğretmenleri şikayet ediyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-okullarda-siddeti-arastirma-komisyonu-onune-gelen-herkes-cimerden-ogretmenleri-sikayet-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-okullarda-siddeti-arastirma-komisyonu-onune-gelen-herkes-cimerden-ogretmenleri-sikayet-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olaylar ile dijital ortamların çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerini araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nda konuşan Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Dolgun, 'Önüne gelen herkes CİMER uygulamasıyla eğitim çalışanlarını, öğretmenleri, okul idaresini şikâyet etmektedir. Bu kapsamda CİMER başvurularına ilişkin mevcut uygulamanın gözden geçirilmesi ve gerekli düzenlemenin yapılması elzemdir. Bu çok önemli bir maddedir. Eğitim çalışanları hakkında yapılan başvurularda şikâyetçinin adı, soyadı, imza ve adres bilgilerini içermeyen, somut bilgi ve belgelere dayanmayan, açık bir olaya işaret etmeyen ihbar ve şikâyet dilekçelerinin işleme alınmaması sağlanmalı' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olaylar ile dijital ortamların çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerini araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nda konuşan Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Dolgun, 'Önüne gelen herkes CİMER uygulamasıyla eğitim çalışanlarını, öğretmenleri, okul idaresini şikâyet etmektedir. Bu kapsamda CİMER başvurularına ilişkin mevcut uygulamanın gözden geçirilmesi ve gerekli düzenlemenin yapılması elzemdir. Bu çok önemli bir maddedir. Eğitim çalışanları hakkında yapılan başvurularda şikâyetçinin adı, soyadı, imza ve adres bilgilerini içermeyen, somut bilgi ve belgelere dayanmayan, açık bir olaya işaret etmeyen ihbar ve şikâyet dilekçelerinin işleme alınmaması sağlanmalı' dedi.</p> <p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olaylar ile dijital ortamların çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerini araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu çalışmalarına devam ediyor. Komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında eğitim ve kamu alanında faaliyet gösteren yetkili sendika ve konfederasyonların temsilcilerinin dinlemek üzere toplandı.</p> <p>Sahada yaşanan sorunlar, eğitimcilerin gözlemleri ve çözüm önerilerinin masaya yatırılacağı toplantıda, Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen), Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu (Hür Sen) ve Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen) yetkilileri sunum yaptı.</p> <p><strong>'ÇALIŞMAMIZI KOMİSYON ÜYELERİNE VEREBİLMEK İÇİN GÜVENLİKTEN GEÇİREMEDİM'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Milletvekillerinin konuşmalarının ardından sendika temsilcilerinin sunumuna geçildi. MEMUR-SEN'e bağlı Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Deniz, 'Okul bir ekosistemdir. Bu ekosistemde yer alan her unsur birbiriyle doğrudan ilişkilidir. Ailede yaşanan bir ihmal, okul iklimini etkileyebilmektedir. Okulda yaşanan bir olay, dijital ortamda büyüyebilmektedir. Tüm başlıkları birbirinden koparmadan, bütüncül bir bakış ile ele almak zorundayız. Öğretmenimizin görevi başında hayatını kaybetmiş olması, ayrıca üzerinde durulması gereken bir olaydır. Öğretmenin huzur içinde görev yapamadığı bir okulda, çocuğun da kendini güvende hissetmesi mümkün değildir. Yaşanan acı hadiselerin ardından konuyu sadece tepki düzeyinde bırakmadık. Sahadan gelen bilgiler ve görüşmelerle süreci yakından takip ediyoruz' dedi. Deniz, Eğitim-Bir-Sen olarak gerçekleştirdikleri 'Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar arası Koordinasyon ve Sorumluluklar' başlıklı çalıştayın sunumunu paylaştı. Öte yandan Deniz, komisyon milletvekilleri için yanlarında bir çalışma dosyası getirdiklerini ancak bunun güvenlikten geçmediğini söyledi.</p> <p><strong>'ABD'DE YAŞANAN OKUL SALDIRILARINA BENZER BİR TABLONUN ÜLKEMİZDE GÖRÜLMESİ SON DERECE ÜRKÜTÜCÜ'</strong></p> <p>Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Dolgun, okullarda şiddetin sona ermediğini, güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamının tam anlamıyla tesis edilemediğini söyledi. Dolgun, şöyle konuştu:</p> <p>'Adeta ABD'de veya farklı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer bir tablonun ülkemizde de görülmesi son derece ürkütücüdür. Bu durum eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bakınız, okullar öğrencilere bilgi kazandıran, onları geleceğe hazırlayan eğitimcilerimizin huzur ve güven içinde görev yaptığı, toplumsal değerlerimizin yaşatıldığı kurumlardır ancak okulların şiddet olaylarıyla anılması ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanması vazgeçilmez bir zorunluluktur. Şiddetin önlenmesine yönelik yasal tedbirlerin daha da güçlendirilmesi zorunluluk olmuştur. Tabii ki bu noktada en önemli tedbirlerin başında yasal düzenlemeler gelmektedir. TÜRK EĞİTİM-SEN olarak okullarda şiddetin önlenmesine yönelik 2019 yılında ve 2023 yıllarında 2 kez kanun teklifi hazırlayarak milletvekilleri aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine ilettik. Bunun yanı sıra caydırıcı tedbirlerin alınması amacıyla Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda düzenleme yapılması için yoğun girişimlerde bulunduk ve bu sürecin hayata geçirilmesi sağlandı. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdik, çok sayıda basın açıklaması düzenledik'</p> <p><strong>'CAYDIRICI DÜZENLEMELER GETİRİLMELİ'</strong></p> <p>Öğretmenlerin itibarlaştırılması, saygınlığının sağlanması gerektiğini ifade eden Dolgun, CİMER'in yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Dolgun, 'Önüne gelen herkes CİMER uygulamasıyla eğitim çalışanlarını, öğretmenleri, okul idaresini şikâyet etmektedir. Bu kapsamda CİMER başvurularına ilişkin mevcut uygulamanın gözden geçirilmesi ve gerekli düzenlemenin yapılması elzemdir. Bu çok önemli bir maddedir. Eğitim çalışanları hakkında yapılan başvurularda şikâyetçinin adı, soyadı, imza ve adres bilgilerini içermeyen, somut bilgi ve belgelere dayanmayan, açık bir olaya işaret etmeyen ihbar ve şikâyet dilekçelerinin işleme alınmaması sağlanmalıdır. Ayrıca, asılsız olduğu açıkça tespit edilen ihbar ve şikâyetler hakkında caydırıcı düzenlemeler muhakkak getirilmelidir. Öğretmene verilen değer aslında çocuklarımızın geleceğine verilen değerdir' diye konuştu.</p> <p><strong>'SORUNUN KÖK NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİT EDİP KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETMEK ZORUNDAYIZ'</strong></p> <p>Hürriyetçi Eğitim-Sen Genel Sekreteri Ömer Özyavuz, ise okullardaki şiddet olaylarının yalnızca Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarıyla değerlendirilmeyeceğini belirterek, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının son yıllarda artış gösterdiğini, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve öğrencilerin daha fazla risk altında kaldığını söyledi. Özyavuz, şunları kaydetti:</p> <p>'Sorunun kök nedenlerini doğru tespit etmek ve kalıcı çözümler üretmek zorundayız. Okul şiddetinin nedenleri bireysel, toplumsal, aileye ilişkin ve okula ilişkin faktörler olarak ele alınmaktadır. Bireysel faktörlere örnek olarak antisosyal davranışlar, bireyin kendini ifade etmede yaşadığı güçlükler, iletişim ve çatışma çözme becerilerindeki yetersizlikler, öfke kontrolü problemleri, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi durumlar gösterilebilir. Aileye ilişkin faktörlere örnek olarak ise ebeveynlerin çocuk üzerinde yeterli denetim ve kontrolün bulunmaması, çocukların gelişim süreçlerine yeterince destek vermemeleri, hatalı disiplin anlayışları ve çocuk yetiştirme tutumları, aile içerisinde şiddetin varlığı, eşler arasında yoğun sorunların yaşanması ve boşanma süreçleri de gösterilebilir. Toplumsal faktörlere baktığımızda, silahların yaygınlaştırılması ve bunlara kolay ulaşılabilmesi, uyuşturucu kullanımı, toplumda ve yakın çevrede şiddet davranışlarının artması, arkadaş çevresinde suç, şiddet ve çeteleşme gibi olumsuz yapıların bulunması, kalabalık nüfus, medya ve sosyal medyanın etkisi, göç, okul nüfusunun fazlalığı, yoksulluk ve hoşgörüsüz bir toplumsal yapının giderek yaygınlaşması gibi etkenler de karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde okul şiddetini yalnızca fiziksel ortamlarla sınırlı değerlendirmek de mümkün değildir. Teknolojinin ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte dijital şiddet de eğitim ortamlarını doğrudan etkileyen önemli bir sorun hâline gelmiştir. Dijital şiddet sosyal medya platformları, mesajlaşma uygulamaları ve çevrim içi oyunlar gibi dijital teknolojiler kullanılarak bireylerin hedef alınması, tehdit edilmesi, manipüle edilmesi, aşağılanması veya taciz edilmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Fiziksel sınırları aşan bu şiddet türü öğrenciler, öğretmenler ve hatta veliler üzerinde ciddi psikolojik, sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle öğrenciler arasında sosyal medya üzerinden yürütülen akran zorbalığı, dışlama, ifşa, hakaret ve tehdit içerikli paylaşımlar okul ortamındaki çatışmaların büyümesine ve zaman zaman fiziksel şiddete dönüşmesine neden olmaktadır'</p> <p><strong>'HER 150 ÖĞRENCİYE EN AZ BİR REHBER ÖĞRETMEN, PSİKOLOJİK DANIŞMAN ATANMASINI İSTİYORUZ'</strong></p> <p>Eğitim ve Bilim Gücü Sendikası Genel Sekreteri Sinem Akşemsettinoğlu, okullarda fiziksel şartların yetersizliğinin başlı başına problem olduğunu söyledi. 'Çocuklar çantalarına istedikleri zarar verici unsuru sokabiliyorlar ve bizler aslında öğretmenler olarak buna müdahale etme hakkına sahip değiliz' ifadesini kullanan Akşemsettinoğlu, şu tespitlerde bulundu:</p> <p>Örneğin, öğretmen olarak bir öğrencinin çantasında herhangi zarar verici bir şey olduğundan şüpheleniyorsunuz, dikkatinizi çekti, çocuğun davranışlarında gariplik var. Çocuğun çantasını açıp kontrol etme hakkına hukuken sahip değil öğretmenlerimiz. Bizler bunu diğer öğrencilerimizi korumak, okulu korumak ya da öğretmenlerimizi korumak adına aslında yasa dışı yapıyoruz. Burada bizi bağlayan bir yasa yok ve bizler bunun için bu okulun içine girmeden engellensin istiyoruz. Bunu nasıl yapabiliriz? X-ray cihazları kurabiliriz, turnike sistemleri kurabiliriz, aynı şekilde okul güvenlik merkezleri yapabiliriz, ziyaretçileri yine aynı şekilde kartlı sistemle içeriye alabiliriz, randevu sistemleriyle içeriye alabiliriz ve bunları yapacak olan kişi öğretmen değil, okul güvenlik personeliyle, kadrolu güvenlik personeliyle sağlayabiliriz. Rehberlik hizmetlerinde norm kadro ve yetki düzenlenmesinden aynı şekilde bahsetmek istiyorum. Evet, bizler her 150 öğrenciye en az bir rehber öğretmen, psikolojik danışmanın atanmasını istiyoruz'</p> <p>Komisyonun haftaya 24 Haziran Çarşamba günü yapılacak toplantısında dernek ve vakıf temsilcileri dinlenecek.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-okullarda-siddeti-arastirma-komisyonu-onune-gelen-herkes-cimerden-ogretmenleri-sikayet-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:25:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tbmm-okullarda-siddeti-arastirma-komisyonu-onune-gelen-herkes-cimerden-ogretmenleri-sikayet-ediyor.png" type="image/jpeg" length="19080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 52'inci gün... Cezaevindeyken kızı ilk kez 'baba' diyen Ramazan Gülten savunma yaptı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-52inci-gun-cezaevindeyken-kizi-ilk-kez-baba-diyen-ramazan-gulten-savunma-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-52inci-gun-cezaevindeyken-kizi-ilk-kez-baba-diyen-ramazan-gulten-savunma-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 52'nci gününde savunma yapan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten, hakkında ileri sürülen suçlamaların tamamını reddetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak görev yaparken 26 Nisan 2025'te düzenlenen operasyonla gözaltına alındığını anlatan Gülten, 'Eşim altı aylık hamileydi. Sabah saat 06.00'da yapılan şafak operasyonuyla evimden gözaltına alındım. Bugün kızımız 11 aylık oldu' dedi. Ekrem İmamoğlu ise gazetecilere dönerek, 'Ramazan'ın söylediklerini bütün Türkiye'ye anlatın, rica ediyorum' dedi. Ardından seyirci sıralarına dönerek 'Özgür Başkanlar bizim onurumuzdur hepinizi öpüyorum' diye seslendi. Gülten, savunmasına yarın devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>Haber: ZUHAL ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - İBB Davası'nın 52'nci gününde savunma yapan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten, hakkında ileri sürülen suçlamaların tamamını reddetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak görev yaparken 26 Nisan 2025'te düzenlenen operasyonla gözaltına alındığını anlatan Gülten, 'Eşim altı aylık hamileydi. Sabah saat 06.00'da yapılan şafak operasyonuyla evimden gözaltına alındım. Bugün kızımız 11 aylık oldu' dedi. Ekrem İmamoğlu ise gazetecilere dönerek, 'Ramazan'ın söylediklerini bütün Türkiye'ye anlatın, rica ediyorum' dedi. Ardından seyirci sıralarına dönerek 'Özgür Başkanlar bizim onurumuzdur hepinizi öpüyorum' diye seslendi. Gülten, savunmasına yarın devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 68'i tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 52'inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor.</p> <p>Duruşma bugün, tutuklu İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce'nin avukatı Aynur Tuncel Yazgan'ın savunmasıyla başladı. Yazgan'ın savunmasının ardından Kültür A.Ş. Etkinlik ve Organizasyon Şefi Metin Bal'ın savunmasına geçildi. Sonrasında ise İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten savunmasına başladı. Gülten'in savunması tamamlanmadı, yarın devam edecek.</p> <p><strong>'6 AYLIK HAMİLE EŞİM EVDEYKEN ŞAFAK OPERASYONUYLA GÖZALTINA ALINDIM'</strong></p> <p>Gülten savunmasında, hakkında ileri sürülen suçlamaların tamamını reddetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak görev yaparken 26 Nisan 2025'te düzenlenen operasyonla gözaltına alındığını anlatan Gülten, 'Eşim altı aylık hamileydi. Sabah saat 06.00'da yapılan şafak operasyonuyla evimden gözaltına alındım. Bugün kızımız 11 aylık oldu' dedi.</p> <p>Dört gün gözaltında tutulduğunu belirten Gülten, emniyet ve savcılık aşamasında kendisine, daha önce İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından karara bağlanmış işlemler ile gizli tanık beyanlarının sorulduğunu söyledi. 30 Nisan 2025 tarihinde tutuklandığını hatırlatan Gülten, 'Hayatının tamamını kamu hizmetine adamış bir şehir plancısı ve bürokrat olarak yedi ay boyunca neyle suçlandığımı bilmeden tutuklu kaldım' diye konuştu.</p> <p>İddianamenin hazırlanmasının ardından hakkında irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütüne üyelik suçlamaları yöneltildiğini öğrendiğini ifade eden Gülten, tutukluluğa gerekçe yapılan iddialarla iddianamede yer alan suçlamaların aynı ölçüde gerçek dışı olduğunu savundu.</p> <p><strong>'İDDİANAME SOMUT DELİLE DEĞİL, BEYANLARA DAYANIYOR'</strong></p> <p>İddianamenin idare hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını savunan Gülten, 'Maddi gerçekle ve dosyadaki delillerle örtüşmeyen, tek bir somut delile dayanmayan, yalnızca sözde itirafçı ve tanık beyanlarıyla ayakta tutulmaya çalışılan iddialarla karşı karşıyayız' dedi.</p> <p>Soruşturmanın temel dayanaklarından biri olan etkin pişmanlık ve tanık beyanlarının zaman içerisinde geri çekildiğini belirten Gülten, bu ifadelerin 'uydurma ve hayal ürünü' olduğunu savundu. Savunmasının devamında dosyada yer alan her eyleme ilişkin teknik açıklamalar yapacağını söyleyen Gülten, 'İddiaları dosyaya sunduğum delillerle tek tek çürüteceğim. Hakkımda ileri sürülen suçlamaların hiçbir hukuki karşılığı bulunmadığını ortaya koyacağım' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'AÇIKLAYAMAYACAĞIM TEK BİR İMZA YOK'</strong></p> <p>Görev yaptığı süre boyunca tüm işlemleri imar mevzuatı, teknik kriterler ve kamu yararı ilkesi doğrultusunda yürüttüğünü dile getiren Gülten, 'Cevaplayamayacağım tek bir soru, hesap veremeyeceğim tek bir işlem, açıklayamayacağım tek bir karar ya da imza yoktur' dedi.</p> <p>İmar ve şehircilik alanındaki işlemlerin kişisel takdirle değil, yasa, yönetmelik ve teknik raporlarla yürütüldüğünü vurgulayan Gülten, hiçbir kişiyi menfaat sağlamaya zorlamadığını, hukuka aykırı talimat almadığını ve kamu gücünü kişisel çıkarlar için kullanmadığını söyledi.</p> <p>Bugün sanık olarak yargılanmasının nedeninin teknik ve hukuki süreçlerin suç gibi gösterilmeye çalışılması olduğunu savunan Gülten, 'Buradaki savunmam yalnızca bir suç isnadına cevap vermekten ibaret değildir. Aynı zamanda hukuk çerçevesinde yürütülen bir kamu görevinin haksız şekilde kriminalize edilmesine karşı hakikatin ortaya konulmasıdır' diye konuştu.</p> <p>Meslek hayatı boyunca kamu yararı ve hukuk ilkesi doğrultusunda hareket ettiğini söyleyen Ramazan Gülten, İBB'de görev yaptığı dönemde İstanbul genelinde binlerce kaçak yapı ve işgal denetimi gerçekleştirdiklerini anlattı. Gülten, İmar Müdürlüğü ve Daire Başkanlığı görevleri süresince İstanbul genelinde 6 bin 158 denetim yapıldığını, mevzuata aykırı olduğu tespit edilen yüzlerce yapı hakkında işlem tesis edildiğini söyledi.</p> <p>Ruhsat ve proje tadilatıyla giderilemeyen 257 yapı için ilçe belediyelerince işlem yapıldığını, 88 yapının yıkıldığını belirten Gülten, ilçe belediyelerinin işlem yapmadığı durumlarda ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından doğrudan müdahale edildiğini ifade etti. Bu kapsamda düzenlenen yapı tatil tutanakları sonucunda 84 yapının daha yıkıldığını kaydetti.</p> <p>Kadıköy Meydanı, Bakırköy Meydanı, Üsküdar Salacak Sahili, Büyükçekmece Sahili, Beyoğlu Şişhane Meydanı, Sultanahmet Meydanı, Yerebatan Sarnıcı, Beyazıt Meydanı, Maltepe Meydanı ve Kartal Sahili gibi çok sayıda kamusal alanda işgallere son verilmesini sağladıklarını anlatan Gülten, kamu alanlarını ticari kullanımdan kurtarmak için yoğun mücadele yürüttüklerini söyledi.</p> <p><strong>'GÜÇLÜDEN DEĞİL, HUKUKTAN YANA OLDUM'</strong></p> <p>Görev yaptığı 11 aylık dönemde önemli planlama çalışmalarını da yürüttüğünü belirten Gülten, Kartal E-5 Kuzey Planı, Üsküdar Bulgurlu Planı ve Silivri Ortaköy Planı başta olmak üzere birçok çalışmayı hayata geçirdiklerini anlattı. Deprem açısından riskli bölgelerde plan çalışmalarını başlattıklarını, yıllardır çözülemeyen Avcılar Yeşilpınar'daki tapu sorunlarının çözümü için imar uygulamalarını başlattıklarını ifade etti.</p> <p>Meslek hayatı boyunca tek ilkesinin kamu yararı olduğunu söyleyen Gülten, 'Kamu gücünü kullanırken ne kişisel korkularla hareket ettim ne de kişisel menfaat gözettim. Yalnızca hukuka bağlı kaldım' dedi.</p> <p>İmar mevzuatına aykırı yapılarla mücadele ederken, kamu alanlarını işgallerden kurtarırken ve planlama kararları alırken kendisini güçlü gören kişi ve grupların tepkisini göze aldığını belirten Gülten, 'Kamu görevlisinin görevi güçlüden yana olmak değil, hukuktan yana olmaktır. Elbette bu duruştan rahatsız olanlar da olmuştur' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'KAÇAK YAPIYI YIKMAMAK İÇİN TOMA VE ÇEVİK KUVVET NÖBET TUTTU'</strong></p> <p>Savunmasında özellikle Üsküdar Salacak Sahili'nde yürütülen kaçak yapı yıkımlarına değinen Gülten, halk oylamasıyla belirlenen proje alanında kamusal alanı işgal eden 12 yapının tespit edildiğini ve bunlardan 8'inin yıkıldığını anlattı.</p> <p>Dokuzuncu yapının yıkımı sırasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün gece saat 02.00'de emniyete ve savcılığa yazı göndererek yıkımın durdurulmasını istediğini öne süren Gülten, 'Kaçak yapının yıkımını engellemek amacıyla bölgede 10 gün boyunca 2 TOMA ve 8 otobüs çevik kuvvet bekletildi. Tüm bu engellemelere rağmen yapı sonunda yıkıldı' dedi.</p> <p><strong>'LİNÇ EDİLMEK İSTENDİM, KİMSE BİR HAFTADAN FAZLA TUTUKLU KALMADI'</strong></p> <p>Salacak'taki 10'uncu kaçak yapının yıkımı sırasında saldırıya uğradığını da anlatan Gülten, 'Gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı için yaklaşık 20 kişilik bir grubun saldırısına maruz kaldım. Linç edilmek istendim ve ciddi şekilde yaralandım' ifadelerini kullandı.</p> <p>Bu saldırıya ilişkin davanın üç yıldır sürdüğünü belirten Gülten, saldırganlardan hiçbirinin bir haftadan fazla tutuklu kalmadığını söyledi.</p> <p>Kendisinin ise bugün adının dahi açık şekilde geçmediği, soyut beyanlara dayanan suçlamalar nedeniyle 14 aydır özgürlüğünden mahrum bırakıldığını vurgulayan Gülten, 'Kamusal alanları korumaya çalışırken saldırıya uğrayan bir kamu görevlisinin, bugün suç örgütü üyeliği, ihaleye fesat karıştırma ve menfaat temin etme gibi ağır suçlamalarla yargılanıyor olması adalet duygusunu derinden yaralıyor' dedi.</p> <p>Gülten, mahkemeden bu çelişkinin değerlendirilmesini ve hakkaniyetin gözetilmesini talep etti.</p> <p>Hakkındaki irtikap suçlamalarına ilişkin savunmasını sürdüren Ramazan Gülten, iddianamede yer alan 25 ve 26 numaralı eylemlerin tamamının soyut tanık anlatımlarına dayandırıldığını savundu. Dosyada müşteki beyanları, etkin pişmanlıktan yararlanan şüpheli ifadeleri ve gizli tanık anlatımları dışında hiçbir somut delilin bulunmadığını öne süren Gülten, 'Hakkımda ileri sürülen suçlamalar varsayımlara dayanıyor. Somut delil olmadığı gibi olması da mümkün değildir' dedi.</p> <p>İddianamenin temel dayanaklarından biri olarak soruşturmanın ilk aşamalarında öne çıkarılan gizli tanık 'Ladin'in anlatımlarına dikkat çeken Gülten, soruşturmanın bu ifadeler üzerine kurgulandığını ancak söz konusu beyanların daha sonra tamamen çöktüğünü savundu.</p> <p><strong>'LADİN'İN İDDİALARI ÇÖKÜNCE İDDİANAMEDE YOK SAYILDI'</strong></p> <p>Gizli tanık Ladin'in, 2019 sonrası kurulan Mimari Estetik Komisyonu üzerinden bazı projelerin yönlendirildiğini ve çeşitli kişi ve şirketlerin sosyal yardım yapmaya zorlandığını iddia ettiğini belirten Gülten, savcılığın bu iddialar üzerine kapsamlı inceleme yaptırdığını anlattı.</p> <p>Ladin'in verdiği listedeki 32 ayrı projenin dosyasının İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından incelendiğini söyleyen Gülten, 'İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapor, iddianamenin yazılmasından bir gün önce savcılığa teslim edildi. Raporda yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğu açıkça ortaya konuldu. Böylece gizli tanık Ladin'in bütün iddiaları çöktü' dedi.</p> <p>Bu nedenle Ladin'in soruşturmanın başlangıcında merkezde yer alan anlatımlarının 4 bin sayfalık iddianamede yalnızca bir kez, kendi savcılık ifadesinin yer aldığı bölümde geçtiğini belirten Gülten, 'Soruşturmanın temelini oluşturan beyanlar gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkınca adeta buharlaştı' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'GİZLİ TANIK BENİM İSMİMİ BİLE BİLMİYOR'</strong></p> <p>Bir diğer gizli tanık olan 'Zeytin'in beyanlarına da değinen Gülten, bu kişinin kendisinden 'Ramazan Gültekin' olarak bahsettiğini söyledi.</p> <p>İddianamede yer alan örgüt şemasında da fotoğrafının altına yanlış isim yazıldığını belirten Gülten, 'Kimliğimi doğru tespit edemeyen, görev alanımı bilmeyen, hangi işlemleri yürüttüğümü dahi anlamayan bir kişinin beyanlarıyla suçlama yapılmaya çalışıldı' dedi.</p> <p>Zeytin'in anlatımlarına iddia makamının da itibar etmediğini savunan Gülten, bu nedenle söz konusu ifadeler üzerinden kendisine herhangi bir suç isnadı yöneltilmediğini kaydetti.</p> <p><strong>'İMAR SÜREÇLERİNDE 'HAYIR' DEMEK BAZILARI İÇİN SUÇ SAYILIYOR'</strong></p> <p>İmar ve ruhsat süreçlerinin doğası gereği ekonomik beklentilerle yakından bağlantılı olduğunu belirten Gülten, birçok kişinin istediği projeyi gerçekleştiremediğinde kamu görevlilerini hedef alabildiğini söyledi.</p> <p>'Görevim boyunca birçok kez 'hayır' demek zorunda kaldım' diyen Gülten, şöyle konuştu:</p> <p>'Kaçak yapılaşmaya karşı mücadele ederken, mevzuata aykırı talepleri reddederken ya da ruhsat verilmesi mümkün olmayan projelere izin vermezken birçok kişinin ekonomik beklentileri boşa çıktı. Ancak hiçbir zaman bir menfaat karşılığında 'evet' demedim.'</p> <p><strong>'MAĞDURLARIN DA, ŞÜPHELİLERİN DE BEYANLARINDA ADIM GEÇMİYOR'</strong></p> <p>25 ve 26 numaralı eylemler kapsamında dosyada yer alan müşteki ve şüpheli ifadelerine de işaret eden Gülten, 'Mağdurlar Abdülkerim Fırat ve Fatih Erdoğan'ın, şüpheliler Adem Soytekin ve Yakup Öner'in, müşteki Mehmet İlhan Gülay'ın ifadelerinde benim ismim geçmiyor. Bana isnat edilen herhangi bir fiilden söz edilmiyor' dedi.</p> <p>Hakkındaki suçlamaların yalnızca yürüttüğü kamu görevine dayandırıldığını belirten Gülten, 'Ortada ne maddi delil var ne de bana yöneltilmiş somut bir suçlama. İddiaların tamamı varsayım ve yorumlardan ibaret' ifadelerini kullandı.</p> <p>Hakkındaki irtikap suçlamalarına ilişkin savunmasını sürdüren Ramazan Gülten, 25 numaralı eylem kapsamında Pasifik Grup projelerinin Mimari Estetik Komisyonu'nda kasıtlı olarak bekletildiği ve bu süreçte menfaat talep edildiği yönündeki iddiaları reddetti.</p> <p>İddiaların temelinde, projeler için mevzuata aykırı biçimde silüet onayı şartı getirildiği ve sürecin bilinçli olarak uzatıldığı yönündeki beyanların bulunduğunu belirten Gülten, bu anlatımların hem teknik hem de hukuki açıdan gerçek dışı olduğunu savundu.</p> <p>Gülten, soruşturmanın başlangıcında önemli dayanaklardan biri olarak gösterilen gizli tanık Ladin'in sunduğu proje listesinin İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından incelendiğini hatırlatarak, 'İncelenen bütün projelerde silüet onayının gerekli olduğu resmi raporla ortaya konuldu. Böylece soruşturmanın temel varsayımlarından biri çökmüş oldu' dedi.</p> <p><strong>'MİMARİ ESTETİK KOMİSYONU YASAL BİR KURUL, SUÇ MEKANİZMASI DEĞİL'</strong></p> <p>Mimari Estetik Komisyonu'nun yalnızca İstanbul'a özgü bir yapı olmadığını vurgulayan Gülten, Türkiye genelindeki yerel yönetimlerde kent estetiğini, şehircilik ilkelerini ve kamusal değerleri korumak amacıyla oluşturulan kurulların bulunduğunu söyledi.</p> <p>Komisyonun temel amacının İstanbul'un tarihi silüetini korumak olduğunu belirten Gülten, savunmasında İstanbul'un son 20 yılda geçirdiği dönüşüme ilişkin çok sayıda örnek sıraladı.</p> <p><strong>'İSTANBUL'UN SİLÜETİNİ GÖKDELENLER DEĞİŞTİRDİ'</strong></p> <p>İstanbul'un tarihi yarımadası ve Boğaziçi silüetinin onlarca yıldır tartışma konusu olduğunu belirten Gülten, Zorlu Center, Torun Center, Quasar Towers, Trump Towers, İstanbloom, Nurol Tower, Le Meridien, Bomonti bölgesindeki gökdelenler, Skyland, Vadi İstanbul, Yedi Mavi, Büyükyalı, Sea Pearl, Mall of İstanbul, Emaar Square ve Four Winds gibi projeleri örnek gösterdi.</p> <p>Bu projelerin büyük bölümünün geçmiş yıllarda yapılan plan değişiklikleriyle ortaya çıktığını belirten Gülten, İstanbul'un silüetini değiştiren asıl sürecin bu plan kararları olduğunu savundu.</p> <p>'Bugün İstanbul silüeti denildiğinde akla gelen tartışmaların tamamı bu projeler nedeniyle ortaya çıkmıştır' diyen Gülten, birçok kamu alanının, spor tesisi alanının, park alanının, sanayi bölgesinin ya da kamu hizmet alanının plan değişiklikleriyle yüksek yoğunluklu ticaret, konut ve turizm alanlarına dönüştürüldüğünü anlattı.</p> <p><strong>'BİZİM YAPTIĞIMIZ KENTİ KORUMAYA ÇALIŞMAKTI'</strong></p> <p>Silüet koruma yaklaşımının yeni olmadığını vurgulayan Gülten, İstanbul'un tarihi dokusunu korumaya yönelik ilkelerin 1936 yılında şehir plancısı Henry Prost tarafından oluşturulan planlara kadar uzandığını söyledi.</p> <p>Tarihi Yarımada ve Boğaziçi çevresinde anıtsal yapıların görünürlüğünü korumaya yönelik kararların onlarca yıldır uygulandığını ifade eden Gülten, 'Bizim yaptığımız şey yeni bir uygulama değil; İstanbul'un tarihi ve kültürel değerlerini korumaya yönelik uzun yıllardır var olan şehircilik ilkelerini uygulamaktır' dedi.</p> <p><strong>'MEDİPOL PROJESİNDE PLAN İHLALİNİ TESPİT ETTİK'</strong></p> <p>Savunmasında Medipol Üniversitesi projesine de değinen Gülten, yapı yüksekliğinin plan hükümlerine aykırı olduğunu tespit ettiklerini ve bu durumu ilçe belediyesine bildirdiklerini söyledi.</p> <p>Projede plan hükümlerine göre 80 metre olması gereken yüksekliğin 139 metreye ulaştığını belirten Gülten, buna rağmen mahkemenin pandemi döneminde sağlık hizmetinin üstün kamu yararı oluşturduğu gerekçesiyle belediyenin işlemini iptal ettiğini anlattı.</p> <p><strong>'SUÇLAMA KONUSU YAPILAN ŞEY, KENT HAKKINI SAVUNMAKTIR'</strong></p> <p>İddianamede suçlama konusu yapılan işlemlerin tamamının şehircilik ilkeleri ve kamu yararı doğrultusunda yürütüldüğünü savunan Gülten, 'İstanbul'un silüetini, tarihi dokusunu ve kamusal değerlerini korumaya çalıştık. Bugün suçlama konusu yapılan şey aslında tam da budur' dedi.</p> <p>Gülten, Pasifik Grup projeleriyle ilgili süreçlerde de mevzuatın gerektirdiği işlemler dışında herhangi bir uygulama yapılmadığını belirterek, silüet değerlendirmelerinin teknik zorunluluk olduğunu, menfaat temini ya da baskı iddialarının ise hiçbir somut delille desteklenemediğini savundu.</p> <p><strong>İMAMOĞLU: 'GÜLTEN'İN SÖYLEDİKLERİNİ LÜTFEN TÜM TÜRKİYE'YE ANLATIN'</strong></p> <p>Mahkeme Başkanı araya girerek 'İstanbul'un tüm imar durumunu dinleyecek miyiz? Bunların bizimle ne ilgisi var?' diye sordu. Gülten, 'Anlatıyorum, devam edeceğim' dedi. Diğer sanıklar ise Başkana tepki gösterdi.</p> <p>Ramazan Gülten savunmasına devam ederken, 'burada kesebiliriz' dedi. Mahkeme Başkanı ise yarın devam edileceğini söyledi. Eski CHP Miletvekili Aykut Erdoğdu ise salondan ayrılırken 'Adam 80 milyar dolarlık rant anlattı ama burada biz tutukluyuz' diye seslendi.</p> <p>Ekrem İmamoğlu ise gazetecilere dönerek, 'Ramazan'ın söylediklerini bütün Türkiye'ye anlatın, rica ediyorum' dedi. Ardından seyirci sıralarına dönerek 'Özgür Başkanlar bizim onurumuzdur hepinizi öpüyorum' diye seslendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-52inci-gun-cezaevindeyken-kizi-ilk-kez-baba-diyen-ramazan-gulten-savunma-yapti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:18:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ibb-davasinda-52inci-gun-cezaevindeyken-kizi-ilk-kez-baba-diyen-ramazan-gulten-savunma-yapti.jpeg" type="image/jpeg" length="23067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emek Partisi Genel Başkanı Aslan'dan öğretmenlerin gözaltına alınmasına tepki]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/emek-partisi-genel-baskani-aslandan-ogretmenlerin-gozaltina-alinmasina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/emek-partisi-genel-baskani-aslandan-ogretmenlerin-gozaltina-alinmasina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Meclis önünde açıklama yapmak isteyen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Meclis önünde açıklama yapmak isteyen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.</p> <p>Aslan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, öğretmenlerin yerlerde sürüklenerek ve ters kelepçe uygulanarak gözaltına alındığını belirtti. Aslan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bu rezilliğe son verin, öğretmenlerin taleplerini kabul edin! Meclis önünde açıklama yapmak isteyen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenler yine yerlerde sürüklenerek, ters kelepçe uygulanarak gözaltına alındı. Öğretmenler güvencesiz çalışma koşulları ve düşük ücrete karşı taban maaş uygulamasının geri getirilmesini, belirli süreli iş sözleşmelerinin kaldırılmasını ve kamuda görev yapan öğretmenlerle eşit özlük haklarına sahip olmak istiyorlar. Bu talepler öğretmenlerin en temel haklarıdır.</p> <p>Hafta sonundan bu yana eylem yaparak Ankara'da seslerini Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e duyurmaya çalışan öğretmenlere dönük sistematik polis saldırıları Saray rejiminin inşa etmek istediği 'yeni Türkiye'nin makyajsız fotoğrafıdır. Sendikalar ve emek örgütleri başta olmak üzere tüm işçi ve emekçileri, hakları için mücadele eden öğretmenlerle dayanışmaya çağırıyoruz. Gözaltına alınan öğretmenler derhal serbest bırakılmalı, öğretmenlerin talepleri bir dakika dahi beklenmeden kabul edilmelidir. Günlerdir öğretmenlere şiddet uygulayan polisler ve onlara bu emri verenler hakkında soruşturma başlatılmalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/emek-partisi-genel-baskani-aslandan-ogretmenlerin-gozaltina-alinmasina-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:11:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/emek-partisi-genel-baskani-aslandan-ogretmenlerin-gozaltina-alinmasina-tepki.png" type="image/jpeg" length="76576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar, DEİK Enerji İş Konseyi heyetini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-deik-enerji-is-konseyi-heyetini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-deik-enerji-is-konseyi-heyetini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Sarper Cengiz ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Sarper Cengiz ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti.</p> <p>Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bakanlıkta gerçekleştirilen görüşmede Türkiye'nin enerji ve maden yatırımları alanında yurt dışındaki potansiyelinin ele alındığını belirtti.</p> <p>Görüşmede, bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi ve Türkiye'nin uluslararası marka değerinin artırılması için atılabilecek adımlar değerlendirildi.</p> <p>Bayraktar, Türkiye'nin hedeflerine ulaşması için kamu-özel sektör iş birliğini güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İş dünyasının yanında olmayı ve karşılaşılan sorunların çözümüne destek vermeyi sürdüreceklerini belirten Bayraktar, çalışmaların ortak akılla yürütüleceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-deik-enerji-is-konseyi-heyetini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:09:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/bakan-bayraktar-deik-enerji-is-konseyi-heyetini-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="51821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hüseyin Can Güner'den MKE Ankaragücü'ne ziyaret]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/huseyin-can-gunerden-mke-ankaragucune-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/huseyin-can-gunerden-mke-ankaragucune-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan'ı ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan'ı ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ziyarette Alparslan'a yeni sezon için başarı dileklerini ilettiğini belirtti.</p> <p>Alparslan'a misafirperverliği ve sohbeti için teşekkür eden Güner, Ankara'nın köklü spor kulüplerinin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/huseyin-can-gunerden-mke-ankaragucune-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:07:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/huseyin-can-gunerden-mke-ankaragucune-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="43390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahmut Arıkan, ücretli öğretmen temsilcileriyle görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mahmut-arikan-ucretli-ogretmen-temsilcileriyle-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mahmut-arikan-ucretli-ogretmen-temsilcileriyle-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy ve beraberindeki heyetle bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy ve beraberindeki heyetle bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Saadet Partisi'nden yapılan açıklamada, 'Genel Başkanımız Mahmut Arıkan, Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy ve beraberindeki heyet ile bir araya geldi.' denildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mahmut-arikan-ucretli-ogretmen-temsilcileriyle-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:04:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/mahmut-arikan-ucretli-ogretmen-temsilcileriyle-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="90614"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy, RTÜK Başkanı Daniş ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danis-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danis-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Mehmet Daniş ile bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Mehmet Daniş ile bir araya geldi.</p> <p>Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bakanlığın ilgili kuruluşlarından RTÜK'ün Başkanı Daniş ile görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.</p> <p>Görüşmede, yayıncılık alanındaki güncel gelişmeler, yürütülen çalışmalar ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Daniş'ten RTÜK'ün faaliyetleri ve kurul gündeminde yer alan başlıklara ilişkin bilgi aldıklarını ifade eden Ersoy, Kültür ve iletişim alanında nitelikli üretimi destekleyen çalışmaların, kurumlar arasındaki eşgüdüm ve iş birliğiyle sürdürüleceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danis-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:04:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danis-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="46158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İdris Şahin'den TBMM'nin üç gün çalıştırılmamasına tepki: Trump geliyor diye Meclis'in geri plana itilmesi tesadüf değildir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/idris-sahinden-tbmmnin-uc-gun-calistirilmamasina-tepki-trump-geliyor-diye-meclisin-geri-plana-itilmesi-tesaduf-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/idris-sahinden-tbmmnin-uc-gun-calistirilmamasina-tepki-trump-geliyor-diye-meclisin-geri-plana-itilmesi-tesaduf-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, NATO Zirvesi gerekçesiyle TBMM Genel Kurulu'nun üç gün çalıştırılmamasına ilişkin 'Yıllardır F-35'ten CAATSA'ya, S-400'den Halkbank dosyasına kadar her başlıkta Trump'ın iki dudağının arasından çıkacak cümleye umut bağlayanların, şimdi Trump Ankara'ya geliyor diye milletin Meclis'ini geri plana itmesi tesadüf değildir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, NATO Zirvesi gerekçesiyle TBMM Genel Kurulu'nun üç gün çalıştırılmamasına ilişkin 'Yıllardır F-35'ten CAATSA'ya, S-400'den Halkbank dosyasına kadar her başlıkta Trump'ın iki dudağının arasından çıkacak cümleye umut bağlayanların, şimdi Trump Ankara'ya geliyor diye milletin Meclis'ini geri plana itmesi tesadüf değildir' dedi.</p> <p>Şahin, NATO Zirvesi gerekçesiyle TBMM Genel Kurulu'nun üç gün çalıştırılmamasına tepki gösterdi. Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'NATO Zirvesi yapılacak diye TBMM Genel Kurulu'nun üç gün çalıştırılmaması sadece kötü bir takvim tercihi değil, iktidarın devleti nasıl gördüğünü ele veren ağır bir siyasi tablodur. Trump gelecek, NATO liderleri Ankara'da olacak diye Gazi Meclis'in kürsüsünü susturmayı normalleştiren anlayış bu ülkeye güven değil mahcubiyet hissettirir. Yıllardır F-35'ten CAATSA'ya, S-400'den Halkbank dosyasına kadar her başlıkta Trump'ın iki dudağının arasından çıkacak cümleye umut bağlayanların, şimdi Trump Ankara'ya geliyor diye milletin Meclisini geri plana itmesi tesadüf değildir. Neyden çekiniyorsunuz? Trump'tan mı, NATO'dan mı yoksa milletin kürsüsünden mi? TBMM, iktidarın yabancı lider takvimine göre perde indirip ışık kapatacağı bir salon değildir. Burası milletin evidir. Milletin evi, misafir geliyor diye kapatılmaz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/idris-sahinden-tbmmnin-uc-gun-calistirilmamasina-tepki-trump-geliyor-diye-meclisin-geri-plana-itilmesi-tesaduf-degildir</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:02:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/idris-sahinden-tbmmnin-uc-gun-calistirilmamasina-tepki-trump-geliyor-diye-meclisin-geri-plana-itilmesi-tesaduf-degildir.jpeg" type="image/jpeg" length="94859"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporu...'Türkiye, demokratik reformların yetersizliği nedeniyle AB fırsatını kaçırıyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/avrupa-parlamentosunun-turkiye-raporuturkiye-demokratik-reformlarin-yetersizligi-nedeniyle-ab-firsatini-kaciriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/avrupa-parlamentosunun-turkiye-raporuturkiye-demokratik-reformlarin-yetersizligi-nedeniyle-ab-firsatini-kaciriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen 2025 yılı raporunda, AB genişleme politikasının son zamanlarda yeni bir ivme kazanmasına rağmen 'Türkiye'nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığı' ifade edildi. Raporda, Parlamento'nun Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yaptırım listesine alınması yönünde AB'ye yapılan çağrısı da yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Melis YILDIRIM</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen 2025 yılı raporunda, AB genişleme politikasının son zamanlarda yeni bir ivme kazanmasına rağmen 'Türkiye'nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığı' ifade edildi. Raporda, Parlamento'nun Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yaptırım listesine alınması yönünde AB'ye yapılan çağrısı da yer aldı.</p> <p>Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda bugün, Türkiye raporu oylanarak kabul edildi. Raporda, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecinin liyakate dayalı, normatif ve pazarlık odaklı olmayan niteliğine vurgu yapıldı. Sürecin Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesine bağlı olduğu ve herhangi bir tarihle sınırlı olmadığı hatırlatılarak, 'Avrupa Parlamentosu, bu kriterlerin karşılanmasının, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, azınlıklara saygıyı ve azınlıkların korunmasını, iyi komşuluk ilişkilerini, tüm üye devletlerin tanınmasını, uluslararası hukuka saygıyı ve AB'nin ortak dış ve güvenlik politikasıyla uyumu güvence altına alan istikrarlı kurumları gerektirdiğini vurgular' ifadelerine yer verildi.</p> <p><strong>'TÜRKİYE'NİN AB KAPISINDA BEKLETİLDİĞİNDEN YAKINMAK YERİNE EYLEME GEÇİN'</strong></p> <p>Raporda Türk Hükümeti, 'Türkiye'nin AB kapısında ne kadar uzun süre bekletildiği' yakınmak yerine, eyleme geçmesi, hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik, standartlar, basın özgürlüğü ve diğer temel özgürlükler ile iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuka saygı gibi alanlardaki eksiklikleri gidermeye yönelik tedbirler almaya davet edildi. </p> <p>Metinde, 'Avrupa Parlamentosu, katılım sürecinin 2018'den bu yana durmuş olmasını yinelemekle birlikte, Türkiye'nin stratejik öneme sahip bir ülke, bir NATO müttefiki ve ticaret, ekonomi, göç yönetimi, dış politika ve güvenlik politikası gibi alanlarda AB ile çok katmanlı ilişkilere sahip bir ortak olmaya devam ettiğini belirtir. Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve istikrar açısından, ayrıca Rusya'nın saldırganlığı karşısında Ukrayna'nın güvenliği bakımından önemini vurgular; ancak dış politikadaki artan görüş ayrılıklarının Avrupa güvenlik ve savunma mimarisiyle bağdaşmasının güç olduğunu ifade eder' değerlendirmesine yer verildi. </p> <p>Parlamento'nun, Türkiye'deki hukukun üstünlüğünün ve yargı bağımsızlığının ciddi şekilde aşınmasının, Cumhurbaşkanlığı sisteminin derinden yerleşmiş otoriter yorumu çerçevesinde devam etmesinden büyük endişe duyduğuna yer verilerek, Türk yargısının siyasetçilere, gazetecilere, avukatlara, aktivistlere, sanatçılara ve eleştirel bir ses yükseltmeye cesaret eden herkese uyguladığı baskı ve keyfi yasal süreçlerin kınandığı ifade edildi. </p> <p><strong>'HÜKÜMET DESTEKÇİLERİYLE MUHALEFET MENSUPLARI AYNI MUAMELEYİ GÖRMÜYOR'</strong></p> <p>Kamu görevlilerine hakaret veya yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili davalarda çifte standart sergilenmesinin yaygınlığından endişe duyulduğu kaydedilirken, '(Parlamento) hükümet destekçilerinin muhalefet mensuplarıyla aynı şekilde muamele görmediğini kaydeder; ayrıca siyasi davalarda görev yapan hakimlerin görevden alınması ve keyfi biçimde yerlerinin değiştirilmesi şeklindeki hukuka aykırı uygulamayı kınar; bunun sürecin tarafsızlığını ciddi şekilde etkilediğini belirtir; Türk yargısını, özellikle kamuoyunda dikkat çeken davalarda sıkça başvurulan ve delillerin doğrulanmaksızın kabul edildiği gizli tanık ifadelerinin kullanılmasına son vermeye çağırır; bunun adil yargılanma hakkının açık bir ihlalini oluşturduğunu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadına aykırı olduğunu vurgular' denildi. </p> <p>Raporda, 'Avrupa Parlamentosu, AB genişleme politikasının şu anda yeni bir ivme kazanmasına rağmen, Türkiye'nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığını üzüntüyle not eder' denilerek, bu fırsatı değerlendirmenin ilk adımının AİHM ve Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi kararlarına uymak olduğu belirtildi. Söz konusu kararların göz ardı edilmesinden endişe duyulduğu belirtilen Raporda, '(Parlamento) Türk makamlarının, eski HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi önde gelen isimler ve insan hakları savunucusu Osman Kavala'yı siyasi gerekçelerle tutukluluklarının devamı kararlarını en güçlü şekilde kınamaktadır; derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalarını talep etmektedir. Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılmak yerine, 6 Ocak 2026 tarihinde, 2015 yılında yaptığı konuşmalara dayalı farklı bir davada bir yıldan fazla ek hapis cezasına çarptırılmasını dehşetle karşılamaktadır' ifadeleri kullanıldı. </p> <p>Son bir yılda özellikle CHP'ye yönelik davalara değinilen raporda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun görevden uzaklaştırılması ve tutukluluğunun devam etmesinin kınandığı kaydedildi. Raporda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'nin 38. Olağan ve 21. Olağanüstü Kongrelerini iptal ederek, Özgür Özel'in yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden göreve getirilmesi yönündeki kararın reddedildiği belirtildi. Metinde, '(Parlamento) Akın Gürlek'in sorumluluğunda hazırlanan ve İmamoğlu'nun geniş bir suç şebekesine liderlik etmek ve iki bin 430 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabilecek 142 suç işlemekle suçlandığı yaklaşık dört bin sayfalık iddianamenin kabul edilmesinden derin endişe duyar' denildi. </p> <p><strong>'HAKSIZ ŞEKİLDE TUTUKLU BULUNAN TÜM GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALI'</strong></p> <p>Türkiye'de medya ve basın özgürlüğü alanındaki gelişmelere de yer verilen raporda, devam eden 'soruşturma, sansür ve tacizden üzüntü duyulduğu; bu durumun, 'gazetecilerin mesleki görevlerini yerine getirmelerini ve demokratik bir toplum için temel olan kamuoyunu bilgilendirmelerini engellediği' belirtildi. TELE1 televizyonuna kayyım atanmasının 'medya özgürlüğüne yönelik kasıtlı bir saldırı' olarak değerlendirildiği ifade edilen raporda, tutuklanan gazeteciler Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Furkan Karabay, Sedef Kabaş, Fatih Altaylı ve İsmail Arı'nın durumlarının takip edildiği not edildi. Raporda, 'haksız şekilde tutuklu bulunan tüm gazetecilerin derhal serbest bırakılması' çağrısında bulunuldu. </p> <p>Taslak raporda, Türk makamlarının kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ilişkin etkili tedbirler alması çağrısı yapıldı. Ayrıca, '(Parlamento) 2025'in 'Aile Yılı' ilan edilmesine rağmen, Türk Hükümeti'nin cinsiyet eşitliğini bir tehdit olarak hedef alan, kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü daha da azaltan ve kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddeti çoğu zaman özel bir aile meselesi olarak ele alan, cezasızlığa katkıda bulunan son derece ideolojik ve gerici bir yaklaşımı tercih etmesinden üzüntü duymaktadır' ifadelerine yer verildi. </p> <p><strong>BAKAN GÜRLEK'İN YAPTIRIM LİSTESİNE ALINMASI ÇAĞRISI</strong></p> <p>Parlamento, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi'ne, 'İnsan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında, AB'deki varlıkların dondurulması da dahil olmak üzere, kısıtlayıcı tedbirlerin değerlendirilmesi' çağrısında bulundu. Devamında, 'Bu yetkililer arasında, kayyum rolünü üstlenenler ve onları atayan kişiler veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek de bulunmaktadır. (Parlamento) Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından dehşete kapılmıştır. Bu durum, kariyeri boyunca her zaman siyasi bir gündemi takip eden bir aktör olduğunu göstermektedir' denildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Terörsüz Türkiye sürecinde, terör örgütü PKK'nın feshedilmesi gibi önemli atılımlara zemin hazırlayan çabalarından dolayı Türk yetkililerinin tebrik edildiği kaydedilen raporda, 'Avrupa Parlamentosu, Türk Hükümeti'nin zamanında ve kararlı adımlar atmamasını üzüntüyle karşılamaktadır. Zira bu hükümetin oyalama taktikleri ve sürecin sonraki adımlarına yönelik tutumu, süreci daha kırılgan ve dış gelişmelere karşı daha savunmasız hale getirirken, daha fazla kutuplaşmaya zemin hazırlamıştır' değerlendirmesi yapıldı. </p> <p>Raporda, ekonomi yönetiminde makroekonomik istikrar ve reform programının enflasyonu düşürürken büyümeyi koruma konusundaki kararlılığı memnuniyetle karşılanarak, bu durumun Türk lirasına olan güveni artırdığı belirtildi. Devamında, '(Parlamento) bu çabalara rağmen ekonomik durumun hala kırılgan ve ortodoks olmayan para politikasının sonuçlarının yaşam maliyetini etkilemeye devam ettiğini belirtmektedir; bu yolda ilerleyebilmek için sıkı bir para politikası ve ihtiyatlı bir maliye politikası gerekeceğinden, savunmasız kesimleri, özellikle de emeklileri korumak için önlemler alınması gerektiğini vurgulamaktadır' denildi.</p> <p><strong>AB'YE 'KIBRIS ÖZEL TEMSİLCİSİ' ATAMA ÇAĞRISI</strong></p> <p>Türkiye ile Yunanistan arasındaki yakınlaşmaya değinilen raporda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in yaptığı görüşmeler gibi üst düzey görüşmelerin memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. Raporda Türkiye'nin casus belli (savaş nedeni) tutumunu sürdürmesinden 'endişe duyulduğu' belirtildi. Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'de tepki gösterdiği kimi olayların 'kınandığı' ifade edildi. Parlamento'nun Kıbrıs konusundaki son temaslar ve gelişmelerden duyduğu memnuniyete yer verilen raporda, Avrupa Komisyonu'na yeni bir AB Kıbrıs Özel Temsilcisi ataması çağrısı yinelendi. </p> <p>Raporda, 'Türkiye'nin İran ile yakın diplomatik, ekonomik ve enerji ilişkileri konusunda, düzenli üst düzey temaslar, sürdürülen ticari ilişkiler ve İran doğal gazının devam eden ithalatından' endişe duyulduğu kaydedildi. Ayrıca, ABD'de görülen Halkbank davasıyla ilgili son gelişmelerin takip edildiği de ifade edildi. </p> <p><strong>TÜRKİYE-ERMENİSTAN NORMALLEŞMESİ KAPSAMINDAKİ ADIMLAR OLUMLU KARŞILANDI</strong></p> <p>'Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine, uzlaşma, iyi komşuluk ilişkileri, bölgesel istikrar ve güvenlik ile sosyo-ekonomik kalkınma yararına' destek verildiği belirtilerek, '(Parlamento) belirli vize prosedürlerinin kolaylaştırılması, üçüncü ülke vatandaşları ve diplomatik pasaport sahipleri için sınırın açılmasına yönelik hazırlıklar ve Türk Hava Yolları'nın doğrudan uçuşlarının yeniden başlatılması gibi gelişmeleri olumlu karşılar' denildi. </p> <p>Raporda, 'Gümrük Birliği'nin tam olarak uygulanması ve modernize edilmesi gerektiği' belirtilerek, 'Avrupa Parlamentosu, AB ve Türk ekonomilerinin geniş kesimlerinin bu aracın güncellenmesine atfettiği önemin farkındadır; 30 yılı aşkın süredir yürürlükte olan bu aracın güncellenmesini desteklemeye hazır olduğunu belirtmektedir; her iki taraf için de önemli ekonomik ve stratejik faydalar içerebilecek, ticareti, yatırımı ve tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendiren, dijital ve yeşil dönüşümü, kamu alımlarını ve sürdürülebilir kalkınma taahhütlerini teşvik eden ve AB ile Türkiye'nin ekonomik güvenliğine katkıda bulunan daha geniş kapsamlı, karşılıklı yarar sağlayan bir Gümrük Birliği'nin geliştirilmesini desteklemeye hazırdır' görüşüne yer verildi. </p> <p><strong>ÜYE ÜLKELERE VİZE SÜREÇLERİNİN KOLAYLAŞTIRILMASI ÇAĞRISI</strong></p> <p>Vize serbestisi için gerekli kriterlerin karşılanmaması konusunda Türkiye'nin 'hiçbir ilerleme kaydetmemiş olmasından' üzüntü duyduğu ifade edilerek, '(Parlamento) Türk vatandaşlarının, artan talep ve sistemin kötüye kullanılacağına dair endişeler nedeniyle Üye Devletlere yaptıkları vize başvurularında sorunlar yaşamasından üzüntü duymaktadır; vizeye erişimi iyileştirme konusundaki siyasi kararlılığı kabul eder ve kalan teknik ve idari engelleri gidermek için her iki taraftan da yoğun çabalar gösterilmesini ister' denildi. Parlamento, Üye Devletlere bu alana ayrılan kaynakları artırması çağrısında bulunurken, ticari faaliyetlerde bulunan insanlar ve Erasmus öğrencileri için vize sürecinin kolaylaştırılmasına yönelik önlemlerin desteklendiğini bildirdi. Devamında, 'Parlamento, Türk Hükümeti'nin sayısı bilinmeyen hizmet (gri) pasaportlarının kötüye kullanması ve herkesin yararına olabilecek bir çerçeveye doğru ilerlemek için gerekli adımların atılmamasını üzüntüyle kaşılamaktadır' ifadeleri kullanıldı.</p> <p><strong>'MEVCUT KOŞULLARDA KATILIM SÜRECİ YENİDEN BAŞLATILAMAZ'</strong></p> <p>Raporda, şu değerlendirme yapıldı:</p> <p>'Avrupa Parlamentosu, Türk toplumunun büyük bir kesiminin demokratik ve Avrupa yanlısı özlemlerini kabul etmekle birlikte, Türk Hükümeti'nin demokrasi alanındaki temel eksiklikleri gidermek için gerekli adımları atmadığını, Türkiye'nin AB katılım sürecinin mevcut koşullarda yeniden başlatılamayacağı yönündeki görüşünü yineler. Parlamento, Türkiye'deki muhalefet figürlerinin yeniden diyalog kurulması ve katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması yönündeki son çağrılarını dikkate almakta ve bu yenilikçi ve cesur yaklaşıma takdirini ifade etmektedir; ancak Türk Hükümeti'nden somut ve inandırıcı adımlar yoluyla AB yoluna yeniden taahhüt göstermeye istekli olduğuna dair açık bir sinyal gelmedikçe bu yaklaşımı destekleme konusunda şüpheci kalmaktadır.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/avrupa-parlamentosunun-turkiye-raporuturkiye-demokratik-reformlarin-yetersizligi-nedeniyle-ab-firsatini-kaciriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:01:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/avrupa-parlamentosunun-turkiye-raporuturkiye-demokratik-reformlarin-yetersizligi-nedeniyle-ab-firsatini-kaciriyor.png" type="image/jpeg" length="22675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AP Türkiye Raporu'nda CHP vurgusu... Nardella: Muhalefet partisinin başını kesmeye çalıştılar]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ap-turkiye-raporunda-chp-vurgusu-nardella-muhalefet-partisinin-basini-kesmeye-calistilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ap-turkiye-raporunda-chp-vurgusu-nardella-muhalefet-partisinin-basini-kesmeye-calistilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu'nda oylanan Türkiye Raporu'nda Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğu, kayyum uygulamaları, CHP'ye yönelik yargı süreci ve Türkiye'nin AB üyelik sürecindeki tıkanma öne çıktı. AP üyeleri Katarina Barley ve Dario Nardella, CHP yönetimine yönelik müdahaleleri eleştirerek Avrupa Birliği'ne daha güçlü tepki çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Avrupa Parlamentosu'nda oylanan Türkiye Raporu'nda Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğu, kayyum uygulamaları, CHP'ye yönelik yargı süreci ve Türkiye'nin AB üyelik sürecindeki tıkanma öne çıktı. AP üyeleri Katarina Barley ve Dario Nardella, CHP yönetimine yönelik müdahaleleri eleştirerek Avrupa Birliği'ne daha güçlü tepki çağrısı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan Türkiye Raporu, Strazburg'da oylandı. Raporda demokrasi, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğu, kayyum uygulamaları ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde yaşanan tıkanma öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.</p> <p>Rapordaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında yaptırım uygulanması yönündeki çağrı oldu.</p> <p>Avrupa Parlamentosu Milletvekili Katarina Barley, rapora ilişkin konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine meydan okuyabilecek siyasi aktörleri ve partileri baskı altına almaya çalıştığını savundu. Barley, rapora ilişkin yaptığı konuşmada şunları söyledi:</p> <p><strong>BARLEY: AB OLARAK SESİMİZİ YÜKSELTMELİ VE DEMOKRATİK YOLLARLA SEÇİLMİŞ CHP YÖNETİMİNİ DESTEKLEMELİYİZ</strong></p> <p>'Başkan Erdoğan korkuyor. Tüm otokratlar gibi onun da en büyük korkusu, bir gün gücü teslim etmek zorunda kalmak. Bu nedenle şu anda iki sorunla karşı karşıya: Türk Anayasası onun yeniden aday olmasını yasaklıyor ve diğer partilerin olası adayları kendisinden daha popüler görünüyor. Peki ne yapıyor? Kendisine meydan okuyabilecek ve seçimleri kazanabilecek partiyi kontrol altına almaya çalışıyor. CHP'de 20'den fazla belediye başkanı hapsedildi. Bunların arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu da bulunuyor. Şimdi ise bir mahkeme aracılığıyla, 2023'te yapılan CHP Kurultayı'nın tüm sonuçlarını iptal etmeye, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i görevden uzaklaştırmaya ve yerine kendisi için tehdit oluşturmayan başka birini getirmeye çalışıyor. Üstelik Özgür Özel daha sonra yapılan iki kurultayı da kazandı. Bu nedenle, bir kurultayın iptal edilmesi bile onu CHP'nin meşru genel başkanı olmaktan alıkoyamaz. Bu yüzden bu girişimi olduğu gibi adlandırmalıyız: Seçimlerde hile yapmaya yönelik bir başka otokratik hamle. İki hafta önce CHP'li yoldaşlarımızla görüşmek için Ankara'ya gittim. Orada Özgür Özel'in mücadele ruhunu gördüm ve kendisine verilen ezici desteğe tanık oldum. CHP üyelerinin yüzde 95'i onun arkasında duruyor. Sokaklarda ise onu destekleyen on binlerce, hatta yüz binlerce insan var. Avrupa Birliği olarak bu konuda sesimizi yükseltmeli ve demokratik yollarla seçilmiş CHP yönetimini desteklemeliyiz. Bir partinin liderliğini seçme hakkı sadece ve sadece o partinin üyelerine aittir.'</p> <p><strong>NARDELLA: AVRUPA KOMİSYONU'NA, ADALET BAKANI'NA YAPTIRIM UYGULANMASI ÇAĞRISINDA BULUNUYORUM</strong></p> <p>Avrupa Parlamentosu Milletvekili Dario Nardella da konuşmasında, Türkiye'de demokrasinin saldırı altında olduğunu savundu. Nardella rapora ilişkin yaptığı konuşmada şunları söyledi:</p> <p>'Sevgili raportör Sanchez Amor'a teşekkür ederim. Bu rapor kabul edildiğinde, Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasını ve seçilmiş 28 belediye başkanının görevden alınmasını kınamıştık. Bugün ise durum daha da kötü. Geçtiğimiz günlerde Ankara'da bir mahkeme, CHP Kurultayı'nı iptal etti ve parti lideri Özgür Özel'i görevden aldı. Sadece bir kişiyi görevden almadılar; bir muhalefet partisinin başını kesmeye çalıştılar. Peki biz ne yapıyoruz? Güçlü metinler kabul ediyoruz, ardından yetkililerimizi Ankara'ya el sıkışmaya gönderiyor ve başka yöne bakıyoruz. Türkiye hâlâ resmî olarak Avrupa Birliği'ne aday bir ülke ve Avrupa onun en büyük ticaret ortağıdır. Buna nasıl tahammül edebiliriz? Yeter! Avrupa Komisyonu'na, Adalet Bakanı'na yaptırım uygulanması çağrısında bulunuyorum. Harekete geçme cesaretini göstermemizin önündeki engel nedir? Ben de belediye başkanlığı yaptım. Seçmenlerinize karşı sorumlu olmanın ne anlama geldiğini biliyorum. Ekrem İmamoğlu da bunu biliyor. İşte bu yüzden hapiste. Sessiz kalanlar, zaten yanlış tarafı seçmiş durumdadır. Türkiye'de demokrasi saldırı altındadır. Türk halkı aylardır protestolarını sürdürüyor. Biz de Türk halkını destekliyoruz. Hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Türkiye'de cumhuriyeti savunuyoruz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ap-turkiye-raporunda-chp-vurgusu-nardella-muhalefet-partisinin-basini-kesmeye-calistilar</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:51:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ap-turkiye-raporunda-chp-vurgusu-nardella-muhalefet-partisinin-basini-kesmeye-calistilar.png" type="image/jpeg" length="89681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP YDK yarın toplanacak]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-ydk-yarin-toplanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-ydk-yarin-toplanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Yüksek Disiplin Kurulu, yarın 11:00'de disipline sevk edilen 11 üyenin tedbir kararına yaptığı itirazları değerlendirmek için toplanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Yüksek Disiplin Kurulu, yarın 11:00'de disipline sevk edilen 11 üyenin tedbir kararına yaptığı itirazları değerlendirmek için toplanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Yüksek Disiplin Kurulu, yarın 11:00'de toplanacak. Toplantıda, tedbirli olarak ihraç talebiyle disipline sevk edilen 9 milletvekili ve 2 üyenin tedbir kararına yaptığı itirazlar değerlendirilecek. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-ydk-yarin-toplanacak</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:06:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/chp-ydk-yarin-toplanacak.jpg" type="image/jpeg" length="77715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Birleşik Krallık-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Tahir Ali ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-baskani-kurtulmus-birlesik-krallik-turkiye-parlamentolararasi-dostluk-grubu-baskani-tahir-ali-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-baskani-kurtulmus-birlesik-krallik-turkiye-parlamentolararasi-dostluk-grubu-baskani-tahir-ali-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Birleşik Krallık-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Tahir Ali ve beraberindeki heyeti kabul etti. Kurtulmuş kabulde, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin her alanda geliştirilmesi arzu ettiklerini belirterek, Türkiye'nin Avrupa'nın geleceğinde ve güvenliğinde vazgeçilmez bir aktör olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Birleşik Krallık-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Tahir Ali ve beraberindeki heyeti kabul etti. Kurtulmuş kabulde, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin her alanda geliştirilmesi arzu ettiklerini belirterek, Türkiye'nin Avrupa'nın geleceğinde ve güvenliğinde vazgeçilmez bir aktör olduğunu vurguladı.</p> <p>TBMM Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Kurtulmuş, Birleşik Krallık-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Tahir Ali ve beraberindeki heyet ile makamında bir araya geldi.</p> <p>Kurtulmuş kabulde, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin her alanda geliştirilmesi arzusunda olduklarını dile getirerek, parlamentolarda karşılıklı dostluk gruplarının bulunmasının ilişkilerin geliştirilmesinde büyük önem taşıdığını ifade etti. Küresel ve bölgesel konularda birlikte hareket etmenin zorunlu olduğunu söyleyen Kurtulmuş, dünyada kural bazlı sistemin bozulduğunu, artık insanı merkeze alan yeni bir sistemin kurulması gerektiğini vurguladı.</p> <p>Avrupa'da istikrar ve güvenliğin sağlanmasının tüm Avrupalıların ortak hedefi ve sorumluluğu olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Türkiye'nin Avrupa'nın geleceğinde ve güvenliğinde vazgeçilmez bir aktör olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Gazze'de üç yılı aşkın süredir soykırımını sürdüren İsrail'in bölge ülkelerine yönelik saldırılarının yayılmacılık politikasının bir işareti olduğunu ifade eden Kurtulmuş, İsrail'in bölgedeki saldırganlığının durdurulması için tüm devletlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti.</p> <p>Kurtulmuş, 28-29 Haziran'da İstanbul'da NATO Parlamenter Zirvesi'nin gerçekleştirileceğini, 7-8 Temmuz'da ise Ankara'da NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin yapılacağını hatırlatarak, NATO Zirvelerinin günümüz sorunlarının ve İttifakın geleceğinin tartışılacağı önemli bir zemin olacağının altını çizdi. </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-baskani-kurtulmus-birlesik-krallik-turkiye-parlamentolararasi-dostluk-grubu-baskani-tahir-ali-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:05:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tbmm-baskani-kurtulmus-birlesik-krallik-turkiye-parlamentolararasi-dostluk-grubu-baskani-tahir-ali-ile-gorustu.jpeg" type="image/jpeg" length="13698"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Parti'nin mülakat mağduru ve özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşullarının araştırması önerisi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iyi-partinin-mulakat-magduru-ve-ozel-sektor-ogretmenlerinin-calisma-kosullarinin-arastirmasi-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iyi-partinin-mulakat-magduru-ve-ozel-sektor-ogretmenlerinin-calisma-kosullarinin-arastirmasi-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen İYİ Parti'nin mülakat mağduru öğretmelerin, atanmayan öğretmelerin, engelli öğretmenlerin ve özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşulları, sorunları ile eğitim kurumlarında yaşanan mobbing vakalarının bütün boyutlarıyla araştırılması amacıyla Meclis Araştırması önerisi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen İYİ Parti'nin mülakat mağduru öğretmelerin, atanmayan öğretmelerin, engelli öğretmenlerin ve özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşulları, sorunları ile eğitim kurumlarında yaşanan mobbing vakalarının bütün boyutlarıyla araştırılması amacıyla Meclis Araştırması önerisi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. </p> <p>TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanması bekleniyor. Kanun teklifi görüşmelerine geçilmeden önce siyasi partilerin grup önerileri görüşüldü.</p> <p>İYİ Parti Grubu, mülakat mağduru öğretmelerin, atanmayan öğretmelerin, engelli öğretmenlerin ve özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşulları, sorunları ile eğitim kurumlarında yaşanan mobbing vakalarının bütün boyutlarıyla araştırılması amacıyla Meclis Araştırması önerisi verdi.</p> <p><strong>TÜRKOĞLU: APAÇIK HUKUKSUZLUK YAPIYORSUNUZ</strong></p> <p>Önerinin gerekçesini açıklamak üzere kürsüye çıkan İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksek Selçuk Türkoğlu, 'Bir yanda atanmayan öğretmenler, bir yanda mülakat mağduru öğretmenler, asgari ücretin altında çalıştırılmak ve iliklerine kadar sömürülen özel sektör çalışanı öğretmenler, diğer yanda atama bekleyen 800 bin öğretmen, engelli öğretmenler var hâlen atama bekliyorlar 'kontenjan' diye sınırlandırılıyorlar. Velhasıl, çalışan öğretmenlerimizin dertleri ayrı ama özellikle 1 milyona yakın bu öğretmenlerimizin ve hususen özel sektörü öğretmenlerimiz tam anlamıyla perperişan' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>TBMM Çankaya Kapısı'nda meramlarını birkaç gündür anlatmaya çalışan özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin bulunduğunu ancak polislerin oransız bir güçle müdahale ederek gözaltına alınıp tutuklandığını belirten Türkoğlu, 'Şiddeti hep tercih ediyorsunuz. İki tane ana temel mesele var. Kaç gündür Ankara'nın göbeğinde yaşanan mülakat mağduru öğretmenler sayıları bin 611 kişi defaatle söyledik, Allah da biliyor, kul da biliyor, Milli Eğitim Bakanlığı da biliyor, mahkemeler de biliyor, haklarını gasbettiniz. Niye vermiyorsunuz? Neden vermiyorsunuz ya? Apaçık hukuksuzluk yapıyorsunuz' diye tepki gösterdi.</p> <p>Türkoğlu, özel sektör öğretmenlerinin ise 'taban maaşın altında alamaz' kuralının 2014'te değiştirilmesiyle öğretmenlerin asgari ücret ve daha düşük sefalet ücretlerine öğretmenin mahkum edildiğine dikkati çekerek 'Hiç mi Allah korkunuz yok? Bu haklarını aramaya gelmişler, arayana da ne yapıyorsunuz; dün çok acı bir şekilde yaşadık. Gittik oraya, Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekilleri de oradaydı, ben de oradaydım, eylemciler yok. Nerede bu eylemciler? Basın var, polis var, biz varız, otelden çıkarmamışlar, yerinde durdurmuşlar. Bu hak taleplerini, öğretmenlerimizin yaşadığı bu sorunları gelin konuşalım, araştırma önergemize destek verin' dedi.</p> <p><strong>ÇALIŞKAN: SON 24 YILDA İTİBAR KAYBEDEN MESLEKLERİN BAŞINDA ÖĞRETMENLİK GELİYOR</strong></p> <p>İYİ Parti'nin önerisi üzerine Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, ülkenin geleceğini emanet edilen çocukları yetiştiren öğretmenlerin büyük acılar içerisinde meşru hak talebi içerisinde olduğunu belirterek 'Aklı başında bir sorumlu 'Yahu bunlar ne diyor, acaba bu talepleri makul mudur, yerine getirebilir miyiz; dinleyelim' demek yerine polisi gönderip gazlarla, panzerlerle, coplarla karga tulumba yere yatırarak ne yazık ki teslim altına alınıyor' dedi.</p> <p>İktidarın 'Şu öğretmenlerin sorunlarına kulak verin' dediği takdirde pek çok sorunun çözüleceğine inandığını söyleyen Çalışkan, şöyle konuştu:</p> <p>'Burada tek bir tane büyük ihaleyi iptal etseniz öğretmenlerin talepleri yerine gelir. Bugün öğretmenlerin sözleşmeli ile kadrolu ayrımı, ücretli öğretmen istihdamı, özel okullardaki taban maaş sorunu, sürekli değişen öğretmen alım sistemi ve tabii ki mülakat güya kalktı, mülakat şimdi yıllara yayıldı akademi vasıtasıyla. Ne yazık ki son yirmi dört yılda ülkede en çok itibar kaybeden mesleklerin başında öğretmenlik geliyor. Bugüne kadar biz öğretmenlerin açlık sınırında gelir sahibi olmasından söz ediyorduk, şimdi açlık grevinde, şimdi mobbing nedeniyle intiharlarından bahsediyoruz. Burada Öğretmenlik Meslek Kanunu görüşüldü ama gerçek anlamda öğretmenlerin sorununu çözen madde gelmedi. İşte, meydanlar inim inliyor. Ey, AK Partililer, siz meydanlardan çok korkarsınız; uyarıyoruz, meydanlar öğretmenlerin, mülakat mağdurlarının sesiyle inim inim inliyor, buna cevap vermek sizin göreviniz. Burada devekuşu misali kafayı kuma gömerek sorunları görmezden gelerek bir şey halledilmiyor. Ne yazık ki Bakanlık da aslında çok yetkilere sahip olmasına rağmen biraz mücadele etse bu hakların pek çoğunu alacağı yerde 'Görmedim, duymadım, bilmiyorum' diyerek kör, sağır, dilsizi oynamayı tercih ediyor.'</p> <p><strong>HALICI: ÖĞRETMENLER DERDİNİ ANLATMAYA ÇALIŞIYOR FAKAT ENGEL OLUNUYOR</strong></p> <p>CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, özel okulu öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmen adaylarının bugün haksızlık ve hukuksuzluklarla karşı karşıya kaldığını kaydederek 'Günlerdir Kurtuluş Parkı'nda, Güvenpark'ta, Meclis'in kapısının önünde, kaldıkları otelin önünde açıklama yapmaya çalışıyorlar. 'Bizim bir derdimiz var' diyorlar, bunu anlatmaya çalışıyorlar fakat bunlara engel olunuyor. Bu öğretmenlerimiz bir türlü açıklama yapamıyorlar' dedi.</p> <p>Özel okul öğretmenlerinin herhangi bir ayrıcalık istemediğini belirten Yalım, 'insanca yaşayabilecekleri bir taban maaş istiyorlar. 1965 yılında onlara verilmiş olan bu hak 2014 yılında şu andaki Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin müsteşarken ellerinden alındı maalesef ve 1965 yılındaki haklarını istiyorlar. Kamudaki öğretmen arkadaşlarıyla aynı haklarda değerlendirilmek istiyorlar. Dokuz aylık sözleşmeleri olmasın istiyorlar. Nisan, mayıs aylarında, haziran aylarında işsiz kalmamak istiyorlar mesela. 'Asgari ücret ve altında maaşlarla çalıştırılmayalım' diyorlar ve sendikal iş kollarının doğru tanımlanmasını istiyorlar' ifadelerini kullandı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iyi-partinin-mulakat-magduru-ve-ozel-sektor-ogretmenlerinin-calisma-kosullarinin-arastirmasi-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:02:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/iyi-partinin-mulakat-magduru-ve-ozel-sektor-ogretmenlerinin-calisma-kosullarinin-arastirmasi-onerisi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi.jpeg" type="image/jpeg" length="33562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görevden alınan CHP Ankara İl Sekreteri Yüksel Işık'tan tepki: Butlan kararında olduğu gibi haksız ve hukuksuz bir uygulamadır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gorevden-alinan-chp-ankara-il-sekreteri-yuksel-isiktan-tepki-butlan-kararinda-oldugu-gibi-haksiz-ve-hukuksuz-bir-uygulamadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gorevden-alinan-chp-ankara-il-sekreteri-yuksel-isiktan-tepki-butlan-kararinda-oldugu-gibi-haksiz-ve-hukuksuz-bir-uygulamadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ankara İl Sekreteri Yüksel Işık, görevden alınmasına ilişkin 'Tıpkı butlan kararında olduğu gibi haksız ve hukuksuz bir uygulamadır. Böyle bir yetkileri yok aslında. Bu yetkileri olmadığı halde seçilmiş, kongresini tamamlamış, olağan kongreler sonucunda oluşmuş il yönetimimizi görevden almış olmalarının sadece bir açıklaması var: CHP'yi paralize etmek, gücünü düşürmek, parçalamak ve bölmek' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İleyda ÖZMEN / Kamera: Eylem Ladin DEĞER</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Ankara İl Sekreteri Yüksel Işık, görevden alınmasına ilişkin 'Tıpkı butlan kararında olduğu gibi haksız ve hukuksuz bir uygulamadır. Böyle bir yetkileri yok aslında. Bu yetkileri olmadığı halde seçilmiş, kongresini tamamlamış, olağan kongreler sonucunda oluşmuş il yönetimimizi görevden almış olmalarının sadece bir açıklaması var: CHP'yi paralize etmek, gücünü düşürmek, parçalamak ve bölmek' dedi.</p> <p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Erzurum, Bursa ve Bitlis il başkanları ile eski Mardin, İstanbul ve Batman il başkanları hakkında disiplin sürecinin başlatıldığını, Gaziantep, Adana, Malatya, Ankara, İzmir ve Kayseri il başkanlarının yönetimleriyle beraber görevden alındığını açıkladı. CHP Ankara İl Sekreteri Yüksel Işık, CHP Grup Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplanan il başkanları toplantısının ardından konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>Işık, il başkanlığı önüne çağrı yaparak şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Biliyorsunuz kurultay delegelerimizin imzalarını Genel Merkeze teslim ettik. Derhal olağanüstü kurultay yapılması için. Hemen ardından bize Ankara İl Başkanlığının da aralarında bulunduğu birkaç il başkanlığımızın görevinden alınması tıpkı butlan kararında olduğu gibi haksız ve hukuksuz bir uygulamadır. Böyle bir yetkileri yok aslında. Bu yetkileri olmadığı halde seçilmiş, kongresini tamamlamış, olağan kongreler sonucunda oluşmuş il yönetimimizi görevden almış olmalarının sadece bir açıklaması var: CHP'yi paralize etmek, gücünü düşürmek, parçalamak ve bölmek. Bu olsa olsa AK Parti iktidarının işine yarar. Bu CHP'nin seçmenini rahatsız eden bir uygulamadır. Biz partimize sahip çıkacağız sonuna kadar. Gelen varsa gelsinler bakalım nasıl alacaklar o partiyi, göreceğiz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gorevden-alinan-chp-ankara-il-sekreteri-yuksel-isiktan-tepki-butlan-kararinda-oldugu-gibi-haksiz-ve-hukuksuz-bir-uygulamadir</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:54:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/gorevden-alinan-chp-ankara-il-sekreteri-yuksel-isiktan-tepki-butlan-kararinda-oldugu-gibi-haksiz-ve-hukuksuz-bir-uygulamadir.jpg" type="image/jpeg" length="30107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı ihraç ve görevden alma kararlarını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-muslim-sari-ihrac-ve-gorevden-alma-kararlarini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-sozcusu-muslim-sari-ihrac-ve-gorevden-alma-kararlarini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, bugün yapılan MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, Erzurum, Bursa ve Bitlis il başkanları ile eski Mardin, İstanbul ve Batman il başkanları hakkında disiplin sürecinin başlatıldığını, Gaziantep, Adana, Malatya, Ankara, İzmir ve Kayseri il başkanlarının yönetimleriyle beraber görevden alındığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, bugün yapılan MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, Erzurum, Bursa ve Bitlis il başkanları ile eski Mardin, İstanbul ve Batman il başkanları hakkında disiplin sürecinin başlatıldığını, Gaziantep, Adana, Malatya, Ankara, İzmir ve Kayseri il başkanlarının yönetimleriyle beraber görevden alındığını duyurdu.</p> <p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, bugün yapılan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardındna basın toplantısı düzenledi. MYK'nın gündemlerine dair bilgi veren Sarı, Temmuz ayında Ankara'da yapılacak NATO zirvesinin ve Fransa'yla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında 8 Haziran'da gerçekleştirilen anlaşmayı değerlendirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:</p> <p>'Bildiğiniz üzere Fransa öteden beri bu bölgede, özellikle Doğu Akdeniz'de, kendilerini Levant olarak tanımladıkları bölgelerde bir stratejik avantaj elde edebilmek için, bir jeopolitik avantaj elde edebilmek için hamlelerde bulunuyor. Özellikle yine Lübnan, Suriye, geleneksel olarak Fransa'nın etkisi altında bulunmuş olan bu bölgelerde Fransa bu son dönemlerde bir zorluk yaşadığı için, özellikle buradaki etkisini kaybetme durumuyla karşı karşıya kaldığı için, durumu dengelemek üzere Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin aleyhine olabilecek birtakım hamleler yapıyor.</p> <p>Bu hamlelerden biri 8 Haziran'da yapılan anlaşma. 8 Haziran'da yapılan anlaşmayla Fransa askerlerinin adada yani Kıbrıs Adası'nda konuşlandırılması ve üs kullandırma yetkisinin Fransa'ya verildiğini görüyoruz. Bu açık bir biçimde hem 1960'taki kurucu anlaşmaya aykırı bir durumdur hem de Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de çevreleme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Fransa bir yandan bölgede özellikle Yunanistan ve Lefkoşa hattında kurulan ittifakı derinleştirmek üzere buraya katkı sunarak, bir yandan Türkiye'nin bu bölgedeki gücünü, yetkisini, etkisini azaltmak üzere bir manevra içerisine girmiş bulunmaktadır.</p> <p>Bu aynı zamanda tek taraflı olarak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından ilan edilen münhasır ekonomik bölge ve bu münhasır ekonomik bölgede özellikle Total başta olmak üzere Fransız şirketlerinin aramayla ilgili fiilî durumlarına bir güvenlik kalkanı oluşturmak için de kullanılıyor. Bu açık bir biçimde yapılan 1960'taki anlaşmaya aykırıdır ve Türkiye'nin millî çıkarlarına aykırıdır. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de ve bu bölgede ciddi şekilde çevrelemekle, sınırlandırmak üzere ele alınmış bir girişimdir. Biz bu girişime şiddetle karşı çıkıyoruz. Hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin yetkili makamlarının bu konuyla ilgili açıklamalar yaptığını da görüyoruz ama bu açıklamaların biraz daha yüksek sesle ve Türkiye'nin millî çıkarlarını daha fazla vurgulayacak şekilde dile getirilmesi gerektiğinin altını özellikle çizmiş bulunuyoruz.'</p> <p><strong>ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARINA YANIT</strong></p> <p>Sarı, gündeme gelen erken seçim tartışmalarına da değindi. Bu konunun MYK'da değerlendirildiğini belirten Sarı, 'Genel seçime bir ay kala yapılacak bir seçimi de biz erken seçim olarak kabul etmiyoruz. Dolayısıyla bunun bir erken seçim olmadığı çok açıktır. Ve biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak seçimlere bir ay kala yapılan bir erken seçime parlamento desteği açısından destek vermeyeceğimizi de açıkça ilan ediyoruz. Tabii bu arada Tayyip Erdoğan'ın da Cumhurbaşkanı'nın da aday olup olmadığı tartışmaları ayrı bir konu. Yani Sayın Cumhurbaşkanı burada bir aday olacak mı, olmayacak mı? Tabii bu tartışmalar hep onun aday olacağı varsayımı üzerine gidiyor ama bu konuyla ilgili netleşmiş bir tavır da yok. Bizim bu konuyla ilgili politik düşüncemiz nettir' dedi. </p> <p><strong>SARI, DİSİPLİNE SEVK KARARLARINI AÇIKLADI</strong></p> <p>Göreve geldikleri günden bu yan partinin kurumsal kimliğini zedeleyen kişileri not ettiklerini söyleyen Sarı, bu konuda MYK'da alınan kararları açıkladı. Sarı, şunları söyledi:</p> <p>6 tane, 3 il başkanımız ve 3 eski il başkanımız, önceki dönem il başkanımızın özellikle mutlak mutlan davası süreci içinde yer alan iddianamelerde bulunduğu sebebiyle ve bugün içine düştüğümüz bu mutlak mutlan krizinin bir parçası olması sebebiyle kendileriyle ilgili bir disiplin sürecini başlatmış oluyoruz. Bu arkadaşlarımızı tedbirli bir biçimde Yüksek Disiplin Kuruluna sevk etmiş bulunuyoruz bugünkü MYK kararıyla. Bu üç arkadaşımız mevcut il başkanı. Bunlardan biri Erzurum İl Başkanımız Serhat Can Eş. Kendisini disipline sevk ederek yönetimiyle beraber il yönetimini fesih kararı almış bulunuyoruz. Yerine de Mahmut Edebali diye bir arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz.</p> <p>Yine aynı şekilde iddianamelerin yani bu sürecin, mutlak mutlan sürecinin başlamasına kendi dilekçesiyle biraz neden olan Bursa İl Başkanımız Nihat Yeşiltaş'ı yine tedbirli bir şekilde disipline sevk ediyoruz. Yönetimle beraber fesih kararı aldık Bursa'yla ilgili olarak. Onun yerine de önceki il başkanlarımızdan Turgut Özkan'ı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz. </p> <p>Yine Bitlis İl Başkanımız, iddianamede ismi geçen arkadaşımız Metin Güzelkaya'yı da yönetimiyle beraber feshederek tedbirli disiplin uygulamasına konu ettik. Ama onun yerine henüz bir atama yapmadık. Yani Bitlis İl Başkanlığımızla ilgili bir değerlendirmeyi henüz yapıyoruz.</p> <p>Onun dışında üç eski il başkanımız, şu an il başkanımız olmamakla beraber yine bu iddianamede, halk arasında butlan davası olarak daha çok kamuoyunda bilinen davaya konu olmuş, iddianameye konu olmuş arkadaşlarımızı yine disipline sevk etmiş bulunuyoruz. Bu arkadaşlarımızdan biri önceki dönem Mardin İl Başkanımız Mehmet Kılıçarslan, bir diğeri yine önceki dönem İstanbul İl Başkanımız Özgür Çelik, bir diğeri de yine Batman İl Başkanımız Hüseyin Yaşar. Bu altı arkadaşımızı, üçü mevcut il başkanı, üçü önceki dönem il başkanı olmak üzere, tedbirli bir biçimde Yüksek Disiplin Kuruluna MYK kararıyla sevk etmiş bulunuyoruz.</p> <p><strong>6 İL YÖNETİMİ GÖREVDEN ALINDI</strong></p> <p>Onun dışında arkadaşlar, yine bu butlan davasından biraz bağımsız olarak, az önce işaret ettiğim ilkemiz çerçevesinde yani partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlardan dolayı görevden aldığımız ve yönetimlerini feshettiğimiz il başkanlarımız var. Bunlardan biri Gaziantep İl Başkanımız Vakkas Açar. Onun yerine Hasan Nesanır arkadaşımızı il başkanı olarak değerlendirmiş ve atamış bulunuyoruz. Yine aynı şekilde Adana İl Başkanımız Anıl Tamburoğlu'nun yönetimini feshederek yerine Orhan Bayram arkadaşımızı il başkanı olarak değerlendirmiş bulunuyoruz. Yine aynı şekilde Malatya ili için de bir değerlendirme yapıldı. Malatya'da da mevcut İl Başkanımız Barış Yıldız ve yönetimini yine feshederek onun yerine Hakan Satılmış isimli arkadaşımızı il başkanı olarak değerlendirmiş bulunuyoruz. Ankara ili için bir değerlendirme yaptık. Ankara'da mevcut İl Başkan Vekilimiz Yüksel Işık'ın yönetimle beraber feshi ve kendisinin ilgasıyla beraber yerine Fahri Yıldırım'ı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz. Yine aynı şekilde İzmir ili için de Çağatay Güç arkadaşımızı yönetimiyle beraber yine görevden alarak, daha doğrusu feshederek hukuki tabirle, yerine Utku Gümrükçü arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz.</p> <p>Bunun dışında Kayseri ilimize ilişkin bir değerlendirme vardı. Kayseri'de üç tane ilçe başkanlığımız boşta. Buralara değerlendirme yaparak atama yapıyoruz. Melikgazi ilçemiz için Ergün Can Bulat arkadaşımızı, Talas ilçemiz için Hasan Çetin arkadaşımızı ve Kocasinan ilçemiz için de Neşe Nasırlıoğlu arkadaşımızı değerlendirmiş bulunuyoruz.</p> <p><strong>KADIN KOLLARI GENEL BAŞKANLIĞINA ATAMA</strong></p> <p>Bunun dışında Kadın Kolları Genel Başkanlığıyla ilgili de bir değerlendirme yaptık ve mevcut arkadaşımız Asu Kaya ve yönetimini feshederek onun yerine Ayten Gül Sever arkadaşımızı Kadın Kolları Genel Başkanı olarak atamış bulunuyoruz.</p> <p><strong>KURULTAY İÇİN GÖREVLENDİRMELER YAPILDI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bu örgütsel değerlendirmeler böyle. Bunun dışında arkadaşlar, biliyorsunuz biz olağan kurultayla ilgili bir süreç başlatacağımızı hem Sayın Genel Başkan'ın yapmış olduğu açıklamayla hem en son Parti Meclisinde almış olduğumuz kararla hem de geçen hafta MYK'da yapmış olduğumuz değerlendirmeyle bir komisyon oluşturacağımızı ve bu komisyonun olağan kurultay takvimi başta olmak üzere önümüzdeki süreçte olağan kurultayla ilgili süreci işleteceklerini ve bu konuda görevlendirileceğini söylemiştik.</p> <p>Bu bugün de MYK'mızda gündeme geldi ve altı arkadaşımızla bir komisyon oluşturuldu. Bu arkadaşlarımız ve MYK üyelerimiz Orhan Sarıbal, Yıldırım Kaya, Adnan Demirci, Nevaf Bilek, Hasan Efe Uyar ve Deniz Demir. Bu arkadaşlarımız, MYK üyesi arkadaşlarımız, bu olağan kurultay hazırlık komisyonunda görev alacaklar. Önümüzdeki süreçte en kısa sürede çalışmalarını tamamlayıp özellikle olağan kurultayla ilgili bir takvimi önümüze koyacaklar. Yani Cumhuriyet Halk Partisinin önüne koyacaklar.</p> <p><strong>820 DELEGE İMZASI BIRAKILDI</strong></p> <p>Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı, olağanüstü kurultay talebiyle 74 il başkanının genel merkeze gelerek delege imzalarını vermesine ilişkin soruya, 'Cumhuriyet Halk Partisinin olağanüstü kurultay yapmak üzere imzalarını vermiş olan kurultay delegelerimizin bunun en demokratik hakları olduğunu belirtmek isteriz. Demokratik haklarıdır arkadaşlar. Tüzüğün ilgili maddesinin ilgili hükmü çerçevesinde imzalarını getirdiler ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliğine tevdi ettiler. Biz de bu dilekçeleri aldık. Yaklaşık bizim ilk değerlendirmemize göre 830 adet imza var burada. Yalnız bu dokuz arkadaşımız tedbirli olarak disipline sevk edildiği için onları düştüğümüzde, bir arkadaşımız da imzasını geri çekti. Şu anda Cumhuriyet Halk Partisine 820 adet kurultay delegesinin imzası bırakıldı. Tutanak altına alındı. Şimdi biz bu imzalarla ilgili bir değerlendirme yapacağız önümüzdeki günlerde. Bu değerlendirmelerimiz hem şekil açısından hem de içerik açısından olacak. Şekil açısından bildiğiniz üzere bizim tüzüğümüzde bu imzaların toplanış biçimleri, süreler, bununla ilgili birtakım teknik ayrıntılar var. Bunlara ilişkin bir değerlendirme yapılacak. Daha sonra da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinin olağanüstü kurultayla ilgili tavrı konusunda içerikle ilgili bir değerlendirme yaparak kamuoyuyla paylaşılacak. İlgili makul bir süre içerisinde bu değerlendirmeyi arkadaşlarımıza ileteceğiz, kamuoyuyla da paylaşacağız' yanıtını verdi.</p> <p><strong>CHP'DE İŞTEN ÇIKARMALAR</strong> </p> <p>Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nde bazı çalışanların işten çıkartılmasının sorulması üzerine Sarı, şu yanıtı verdi:</p> <p>'Bununla ilgili de bir değerlendirme yaptık. Kuşkusuz Cumhuriyet Halk Partisinin mevcut bina yönetiminin almış olduğu bir karar. Bununla ilgili ben elimdeki bilgileri sizinle paylaşayım. Ama MYK'nın bu konu gündeminde ve önümüzdeki günlerde de değerlendirilecek. Şimdi biz, bizden önceki yönetici arkadaşlarımız geldiğinde binada burada yaklaşık 94 arkadaşımız çalışıyormuş. Fakat biz devraldığımızda yani 21 Mayıs itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisinin genel merkezinde 179 arkadaşımızın çalıştığını öğrendik.</p> <p>Dolayısıyla burada ciddi bir istihdam yaşanmış bu iki buçuk yıllık süre içerisinde. Tabii burada Cumhurbaşkanlığı Seçim Ofisini de bunun içine dâhil etmek lazım. Yani arkadaşlarımızın siyasal çerçevesi bir Cumhurbaşkanlığı Seçim Ofisinin kurulması biçiminde olduğu için geçmişte orada da bazı arkadaşlarımız görevlendirilmiş. Sonra ciddi bir istihdam artışı olmuş. Hani biz burada bir yeniden yapılanma süreci içerisinde bu ofisimizi kapattık biliyorsunuz. Bu ofisimizi kapattık. Dolayısıyla bir ihtiyaç fazlası personel söz konusu oldu. Daha önce 38 arkadaşımızın görev süresi sona ermiş. Bugün de yani dünden itibaren de yaklaşık 20 arkadaşımızla ilgili bir tasarrufta bulunmuş bulunuyoruz.</p> <p>Bu parti emekçilerimizle ilgili arkadaşlarımız bize ulaştılar. Kendi bakış açılarını, düşüncelerini de bizimle paylaştılar. Diğer MYK üyesi arkadaşlarımla da paylaştılar. Biz bu arkadaşlarımızın durumunu değerlendiriyoruz. Yani dolayısıyla toptancı bir anlayış içinde bu arkadaşlarımızın da hepsini yollarını ayırdık demiyoruz. Makul olanlar var. Yani işte emekliliği dolmuş olan arkadaşlarımız var. İşte bu Cumhurbaşkanlığı Seçim Ofisi kapatıldığı için orada ihtiyaç fazlası durumda olan arkadaşlarımız var. İşte bir yeniden yapılandırma çerçevesi içinde değerlendirdiğimiz arkadaşlarımız var. Sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili değerlendirdiğimiz arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımızın hepsini tek tek değerlendiriyoruz. Ama şundan emin olun, bunların hepsi sendikayla da görüşülüyor. Şu anda siyasal partiler içerisinde sendikası olan tek parti Cumhuriyet Halk Partisi. Ama yine de bugün MYK'da bu konuyu gündemimize aldık. Ve önümüzdeki günlerde de her bir konuyu kendi içinde değerlendirecek arkadaşlar.'</p> <p><strong>9 MİLLETVEKİLİNİN DİSİPLİN SÜRECİ</strong></p> <p>Yüskek Disiplin Kurulu'na sevk edilen 9 milletvekilinin CHP üyeliklerinin düşürülmesine dair soru üzerine Sarı, 'İhtiyati tedbir kararıyla disipline sevk edilen arkadaşlarımızla ilgili biz bir yazı yazıyoruz Yargıtay'a. O yazı çerçevesinde de savcılık gerekli işlemi yapıyor. Yani üyeliğin düşürülmesi konusunda. Bunun geçmiş örnekleri de var. Onları da yanıma aldım. Yani bu bir mutat işlem. Normal prosedür bu. Yani Cumhuriyet Halk Partisinde henüz disiplin süreci çalışmayarak arkadaşlarımızla ilişik kesilmiş değil. Yani böyle bir irade burada yok. Bu, işleyen teknik bir sürecin sonucu. Daha önceki dönemlerde de böyle olmuş. Yani önceki dönemlerde burada örnekleri var. Hep aynı süreç işlemiş. Yani MYK önce tedbirli sevk işlemi yapıyor. Yazı yazıyor Cumhuriyet Başsavcılığına, böyle bir işlem yapılmıştır diye. Cumhuriyet Başsavcılığı da işlem yapıyor. Süreç böyle. Arkadaşlarımızın itirazlarıyla geri dönüşü olduğunda da aynı işlem tekrar gerçekleştiriliyor. Yani buraya özel yapılmış bir durum yok. Bu bir mutat işlem. O öyle, o bir prosedürmüş, yapılması gereken bir şeymiş. Öyle yapılmış. Hep böyle yapılıyormuş. Yani özel bir durum yok. Bu arada yarın Yüksek Disiplin Kurulu toplanıyor. Galiba 11.00'de, yanlış hatırlamıyorsam saatini. Bu arkadaşlarımızın itirazı değerlendirilecek. Yüksek Disiplin Kurulu da kararını verir diye düşünüyorum' yanıtını verdi. </p> <p>Sarı, Ekrem İmamoğlu'nun hala CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olup olmadığına ilişkin soruyu, 'Sayın Ekrem İmamoğlu'nun durumuyla ilgili bir değerlendirme yapmış değiliz. Hâlihazırda mevcut statükosu ne ise aynen devam etmektedir. Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet Halk Partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıdır. Ve aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisinin Cumhurbaşkanı aday adayıdır. Mevcut durumu budur' şeklinde yanıtladı. </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-muslim-sari-ihrac-ve-gorevden-alma-kararlarini-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:49:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/chp-sozcusu-muslim-sari-ihrac-ve-gorevden-alma-kararlarini-acikladi.jpg" type="image/jpeg" length="99187"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 52'inci gün... Metin Bal: 'Bu süreçte yaşamadığım tek ilk tahliye olmak kaldı. İnşallah onu da sizin kararınızla yaşayacağım']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-52inci-gun-metin-bal-bu-surecte-yasamadigim-tek-ilk-tahliye-olmak-kaldi-insallah-onu-da-sizin-kararinizla-yasayacagim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-52inci-gun-metin-bal-bu-surecte-yasamadigim-tek-ilk-tahliye-olmak-kaldi-insallah-onu-da-sizin-kararinizla-yasayacagim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 52'nci gününde savunma yapan Kültür A.Ş. Etkinlik ve Organizasyon Şefi Metin Bal, 'Hayatımda ilk kez şafak operasyonuyla gözaltına alındım. İlk kez parmak izi verdim, ilk kez cezaevine girdim. İlk kez kelepçeyle tanıştım. 50 yaşındayım. Sekiz saat kelepçeli şekilde cezaevi nakil aracında yolculuk yaptım. Bu süreçte yaşamadığım tek ilk tahliye olmak kaldı. İnşallah onu da sizin kararınızla yaşayacağım' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: ZUHAL ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - İBB Davası'nın 52'nci gününde savunma yapan Kültür A.Ş. Etkinlik ve Organizasyon Şefi Metin Bal, 'Hayatımda ilk kez şafak operasyonuyla gözaltına alındım. İlk kez parmak izi verdim, ilk kez cezaevine girdim. İlk kez kelepçeyle tanıştım. 50 yaşındayım. Sekiz saat kelepçeli şekilde cezaevi nakil aracında yolculuk yaptım. Bu süreçte yaşamadığım tek ilk tahliye olmak kaldı. İnşallah onu da sizin kararınızla yaşayacağım' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 68'i tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 52'inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor.</p> <p>Duruşma bugün, tutuklu İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce'nin avukatı Aynur Tuncel Yazgan'ın savunmasıyla başladı. Yazgan'ın savunmasının ardından Kültür A.Ş. Etkinlik ve Organizasyon Şefi Metin Bal'ın savunmasına geçildi.</p> <p><strong>'419 GÜNDÜR TUTUKLUYUM, İLK KEZ KENDİMİ SAVUNUYORUM'</strong></p> <p>Bal, 419 gündür tutuklu bulunduğunu belirterek, '419. günün sonunda ilk kez kendimi savunma fırsatı buluyorum. Dosyada benimle ilgili somut bir belge, somut veri yok. Varsa huzurunuzda cevaplamak isterim' dedi.</p> <p><strong>'İHALE YETKİLİSİ DEĞİLDİM, İMZA YETKİM DAHİ YOKTU'</strong></p> <p>Kültür A.Ş.'de Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'nde görev yaptığını anlatan Bal, karar verici pozisyonda olmadığını vurgulayarak, 'İhale yetkilisi olmadım, yaklaşık maliyet belirlemedim, firmaları davet etmedim, ihale komisyonu oluşturmadım, sözleşme yapmadım, ödeme kararı vermedim. Benim imza yetkim dahi yoktu. Görevim organizasyonel ve teknik süreçlerle sınırlıydı' diye konuştu.</p> <p><strong>'GENEL MÜDÜR TUTUKSUZ, EN ALT POZİSYONDAKİ BEN TUTUKLUYUM'</strong></p> <p>Kültür A.Ş.'de tutuklu yargılananlar arasında yetki bakımından en alt seviyedeki kişi olduğunu söyleyen Bal, 'Şirketin en üst yöneticisi ve nihai onay makamı olan genel müdür tutuksuz yargılanırken, ben tutuklu olarak savunma yapmaya çalışıyorum. Yargılanmaktan kaçmıyorum, sadece tutuksuz yargılanmak istiyorum' dedi.</p> <p><strong>'SAYIŞTAY DENETİMLERİNDE HİÇBİR OLUMSUZLUK BULUNMADI'</strong></p> <p>Yaptıkları işlerin Sayıştay tarafından yerinde denetlendiğini anlatan Bal, Zincirlikuyu'daki bir denetimi örnek göstererek, 'Sayıştay Başdenetçisi ölçümleri yaptı, herhangi bir olumsuzluk olmadığını söyleyerek teşekkür etti. Ancak dosyada lehimize olan Sayıştay raporlarını göremedim, onun yerine bilirkişi raporları var' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'BENİ REKLAM ŞEFİ DEĞİL, ETKİNLİK VE ORGANİZASYON ŞEFİ OLARAK DEĞERLENDİRİN'</strong></p> <p>İddianamede 'reklam şefi' olarak yer almasının yanlış değerlendirmelere neden olduğunu savunan Bal, açık hava reklam mecralarına ilişkin hiçbir ihalede görev almadığını belirterek, 'Bu firmaların yetkililerini tanımam, onlar da beni tanımaz. Eğer bir unvan kullanılacaksa yaptığım iş gereği 'Etkinlik ve Organizasyon Şefi' olarak değerlendirilmem daha doğru olur' dedi.</p> <p><strong>'3G İHALE DEĞİL, SATIN ALMA YÖNTEMİ'</strong></p> <p>Sorumlu tutulduğu 3G kapsamındaki işlemlere ilişkin de konuşan Bal, 'Bu süreçte uzman üye olarak görev aldım. Sonradan öğrendim ki 3G bir ihale değil, Kamu İhale Kanunu'nun istisna hükümleri kapsamında bir satın alma yöntemi. Teknik görüş bildiren uzman üyeydim, süreçleri yöneten ya da onaylayan kişi değildim' diye konuştu.</p> <p><strong>'DENİZ DÖRTYOL'UN İDDİALARI YALAN'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Deniz Dörtyol'un beyanlarını reddeden Bal, 'Hakkımda söylediği iddiaları destekleyen tek bir belge, yazışma ya da kayıt yok. Beş HTS kaydı dışında hiçbir veri bulunmuyor. İhale dosyası, ödeme listesi, artan para gibi ifadeler kullanıyor ama neyi kastettiği belli değil. Bu iddialar doğru değildir' dedi.</p> <p><strong>'MURAT ONGUN'LA HTS KAYDIM BİLE YOK'</strong></p> <p>Örgüt üyeliği suçlamasını da reddeden Bal, 'Murat Ongun'u Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak bilirim. Aramızda HTS kaydı dahi yoktur. Hiçbir toplantısında bulunmadım, kendisinden talimat almadım. Kurumsal iş ilişkileri örgüt üyeliği olarak değerlendirilemez' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'ZARAR YOKSA DOLANDIRICILIK DA YOKTUR'</strong></p> <p>Hakkında yöneltilen kamu zararına dolandırıcılık suçlamasına ilişkin ise Bal, 'Bilirkişi raporlarında kamu zararı ortaya konulmamış. Zarar yoksa dolandırıcılık da yoktur. Ben karar veren değil, uygulayan bir çalışanım. Hileli bir davranışım ya da kamu zararına yol açan bir faaliyetim bulunmamaktadır' dedi.</p> <p><strong>'50 YAŞINDA İLK KEZ KELEPÇEYLE TANIŞTIM'</strong></p> <p>Tutukluluk sürecinde yaşadıklarını anlatan Bal, duygusal anlar yaşayarak şunları söyledi:</p> <p>'Hayatımda ilk kez şafak operasyonuyla gözaltına alındım. İlk kez parmak izi verdim, ilk kez cezaevine girdim. İlk kez kelepçeyle tanıştım. 50 yaşındayım. Sekiz saat kelepçeli şekilde cezaevi nakil aracında yolculuk yaptım. Bu süreçte yaşamadığım tek ilk tahliye olmak kaldı. İnşallah onu da sizin kararınızla yaşayacağım.'</p> <p><strong>'RÜŞVET ALMADIM, SUÇ GELİRİ AKLAMADIM'</strong></p> <p>Hakkındaki rüşvet ve suç gelirlerini aklama suçlamalarını da reddeden Bal, '35 yıldır alın teriyle yaşayan bir insanım. Üzerime isnat edilebilecek bir para transferi, banka hareketi ya da zenginleşme unsuru yok. Aksine kredi ve borçlarım nedeniyle cezaevinde icra yazıları aldım. Rüşvet almadım, suç gelirlerini aklamadım' dedi.</p> <p><strong>'419 GÜN SONRA TAHLİYE OLMAK İSTİYORUM'</strong></p> <p>30 yıldır aynı telefon numarasını kullandığını, doğup büyüdüğü evde yaşadığını ve hiç yurt dışına çıkmadığını belirten Bal, kaçma şüphesi bulunmadığını savundu.</p> <p>Bal savunmasını, 'Tutuklama benim için fiili cezaya dönüştü. Tüm deliller toplanmıştır. Delil karartma ihtimali yoktur. Öncelikle tahliyeme, yargılama sonunda ise beraatime karar verilmesini talep ediyorum' sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-52inci-gun-metin-bal-bu-surecte-yasamadigim-tek-ilk-tahliye-olmak-kaldi-insallah-onu-da-sizin-kararinizla-yasayacagim</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:46:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ibb-davasinda-52inci-gun-metin-bal-bu-surecte-yasamadigim-tek-ilk-tahliye-olmak-kaldi-insallah-onu-da-sizin-kararinizla-yasayacagim.jpeg" type="image/jpeg" length="54946"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Disipline sevk CHP Bursa İl Başkanı Yeşiltaş: Tarih iradesine sahip çıkanları yazacaktır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disipline-sevk-chp-bursa-il-baskani-yesiltas-tarih-iradesine-sahip-cikanlari-yazacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disipline-sevk-chp-bursa-il-baskani-yesiltas-tarih-iradesine-sahip-cikanlari-yazacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılan MYK toplantısında disipline sevk edilenler arasında yer alan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş 'Bu anlayış Cumhuriyet Halk Partisi'ne değil, otoriter yapılara yakışır. Bizler, örgütümüzün hakkını savunduğumuz için, partimizin geleceğine sahip çıktığımız için, emekçi halkımızın çıkarlarını savunduğumuz için suçlanamayız. Asıl sorgulanması gereken; yargı süreçleri sonuçlanmadan, parti tabanının iradesi hiçe sayılarak alınan dayatmacı kararlardır' açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zehra DEĞİRMENCİ</strong></p> <p><strong>(BURSA) -</strong> CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılan MYK toplantısında disipline sevk edilenler arasında yer alan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş 'Bu anlayış Cumhuriyet Halk Partisi'ne değil, otoriter yapılara yakışır. Bizler, örgütümüzün hakkını savunduğumuz için, partimizin geleceğine sahip çıktığımız için, emekçi halkımızın çıkarlarını savunduğumuz için suçlanamayız. Asıl sorgulanması gereken; yargı süreçleri sonuçlanmadan, parti tabanının iradesi hiçe sayılarak alınan dayatmacı kararlardır' açıklamasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde toplanan Merkez Yönetim Kurulu'nda aralarında CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Erzurum ve Bitlis il başkanları da bulunduğu 3 il başkanının tedbirli olarak disipline sevk edildiği Parti Sözcüsü Müslim Sarı tarafından açıklandı.</p> <p>Hakkındaki disipline sevk edildiğine ilişkin karara tepki gösteren CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 'Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı olarak disipline sevk edildiğimi butlan sözcüsünün yaptığı açıklamayla öğrendim. Verilen bu karar yalnızca şahsıma yönelik değildir, Bursa örgütünün iradesine, seçilmiş kadrolara ve parti içi demokrasiye yönelik siyasi operasyonun yeni halkasıdır' dedi.</p> <p>Alınan kararın hukuk, demokrasi ve parti gelenekleriyle açıklanamayacağını ifade eden Yeşiltaş, 'Kendilerini Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçek sahipleri gibi görenlerin ihraç mekanizmasını çalıştırmaları kabul edilemez. Geçicilikten kalıcılık üretmeye çalışanlar, öncelikle oturdukları makamların kaynağını sorgulamalıdır' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'BU ANLAYIŞ CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NE DEĞİL, OTORİTER YAPILARA YAKIŞIR'</strong></p> <p>'Cumhuriyet Halk Partisi, tarihi boyunca hiçbir zaman sarayların himayesinde büyümemiştir' diyen Yeşiltaş, 'Bu parti, baskılara karşı direnenlerin, bedel ödeyenlerin, zindanların ve demokrasi mücadelesinin partisidir. Hiç kimse, geçici yetkilerden güç devşirerek kendisini örgütün üstünde göremez. Bugün alınan kararların arkasında siyasi hesaplar olduğu açıktır. Ama bilinmelidir ki örgütü susturmanın ve parti içi demokrasiyi askıya almanın adı disiplin değildir. Bu anlayış Cumhuriyet Halk Partisi'ne değil, otoriter yapılara yakışır. Bizler, örgütümüzün hakkını savunduğumuz için, partimizin geleceğine sahip çıktığımız için, emekçi halkımızın çıkarlarını savunduğumuz için suçlanamayız. Asıl sorgulanması gereken; yargı süreçleri sonuçlanmadan, parti tabanının iradesi hiçe sayılarak alınan dayatmacı kararlardır' diye konuştu.</p> <p><strong>'BU PARTİNİN TARİHİ, BASKIYA BOYUN EĞMEYENLERİN TARİHİDİR'</strong></p> <p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçek gücü makam odalarında değil, örgüt binalarında, atamalarda değil, üyelerin vicdanında, geçici yetkilerde değil, halkın desteğinde olduğunu söyleyen Yeşiltaş, 'Partiyi kendi siyasi hesaplarının aparatı haline getirmek isteyenler bilmelidir ki CHP ne teslim alınacak bir kurumdur ne de korkutularak yön verilecek bir harekettir. Bu partinin tarihi, baskıya boyun eğmeyenlerin tarihidir. O tarih bugün de yaşamaktadır. Ve hiçbir geçici güç, hiçbir dayatma, hiçbir tasfiye girişimi örgütün iradesinden daha büyük değildir. Tarih gelip geçicileri değil, iradesine sahip çıkanları yazacaktır' şeklinde konuştu.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disipline-sevk-chp-bursa-il-baskani-yesiltas-tarih-iradesine-sahip-cikanlari-yazacaktir</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:43:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/disipline-sevk-chp-bursa-il-baskani-yesiltas-tarih-iradesine-sahip-cikanlari-yazacaktir.jpeg" type="image/jpeg" length="59087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Tüm partililerimizi görevden alınan il başkanlıklarımıza davet ediyorum]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-tum-partililerimizi-gorevden-alinan-il-baskanliklarimiza-davet-ediyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozel-tum-partililerimizi-gorevden-alinan-il-baskanliklarimiza-davet-ediyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, bazı il başkanlarının disipline sevki ve görevden alınmasına ilişkin olarak, 'Dört başı mamur bir hukuksuzlukla karşı karşıya olduğumuzu açıkça ifade etmek lazım. Tüm partililerimizi görevden alınan il başkanlıklarımıza davet ediyorum. Görevden alınan il başkanlarımız ve il başkanlıklarımıza partililerimizi demokrasi nöbeti tutmaya, Atatürk'ün emanetine sahip çıkmaya davet ediyoruz. Seçilmiş il başkanlarının arkasındayız' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, bazı il başkanlarının disipline sevki ve görevden alınmasına ilişkin olarak, 'Dört başı mamur bir hukuksuzlukla karşı karşıya olduğumuzu açıkça ifade etmek lazım. Tüm partililerimizi görevden alınan il başkanlıklarımıza davet ediyorum. Görevden alınan il başkanlarımız ve il başkanlıklarımıza partililerimizi demokrasi nöbeti tutmaya, Atatürk'ün emanetine sahip çıkmaya davet ediyoruz. Seçilmiş il başkanlarının arkasındayız' ifadesini kullandı.</p> <p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin il başkanlarıyla bir otelde bir araya geldi. Özel, toplantının ardından yaptığı açıklamada, 'Bugün 74 il başkanımız ve aramızda olamayan yedi il başkanımızın yerine o yedi ilden kurultay delegelerimizin temsilci arkadaşları buradaydılar. 81 ilden toplanan bin 4 delegemizin iradesini temsil eden imzaları genel merkez binamızdaki butlan yönetimine sundular. Tamamı noter huzurunda, usulüne uygun olarak verilmiş bu imzalarla ilgili bir de dosya teslim ettik kendilerine' dedi. Özel, şunları kaydetti:</p> <p><strong>'34 KAMU HUKUKÇUSUNUN İMZALADIĞI METNE TESLİM ETTİK'</strong></p> <p>'Dosya, Türkiye'deki 34 kamu hukukçusu profesör ve doçentin altında imzalarını attıkları bir metin içeriyor. Metnin özeti şudur; 'Verilmiş olan tedbir kararı, kesinlikle olağanüstü kongreyi engellemez, aksine zorunlu kılar. Bir an önce kongre yapılmalıdır' diyor. Bu alanda karar verecek olan hakimleri yetiştiren hocalar bunlar ve Türkiye'de bu alandaki herhangi bir hocanın farklı bir görüşü de yok. Ayrıca dosyamız ekinde hem bu hocalarımızın hem farklı akademisyenlerin bu konuya yönelik olarak yazdığı makaleler, uluslararası dergilere yolladıkları yayınları koyduk. Çünkü Türkiye, bu konuda bir ilki deneyimliyor. Bu konuda farklı düşünen kimse yok. Farklı düşünen tek kimse, Kemal Bey'i 'Ben hukukçu arkadaşlara soruyorum' diyor, yönlendiren hukukçu arkadaş ya da arkadaşlar. Onlar diyorlar ki 'Her şeyi yaparız, kurultay yapamayız.' Oysa hukukçular diyor ki 'Tedbirle gelen kurultay yapar, başka bir şey yapmamalıdır. Başka bir şey yapması yanlıştır.'</p> <p><strong>'PARTİLİLERİMİZİ DEMOKRASİ NÖBETİ TUTMAYA DAVET EDİYORUM'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Tedbir kararı sonuç doğurmaması gereken bir karardır. Tedbir kararı olanlar gelip böyle il başkanı görevden filan alamazlar. Hele hele disipline sevk yapıp, oy verme hakkını kimsenin alamazlar. Olacak iş değildir. Dört başı mamur bir hukuksuzlukla karşı karşıya olduğumuzu açıkça ifade etmek lazım. Biz burada il başkanlarımızla toplantımızı yaptık. Toplantının belli bir evresinde bu karar çıktı ve bu karar bizim kararlılığımızı hiç değiştirmedi. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin kazanan, kazanmayı bilen, kazanmayı öğrenen, yenilgiye alışmayan, partiyi muhalefetten kurtarıp iktidara taşıyacak olan kadrolarıyız. Buna inanmış il başkanlarımızla birlikte yol yürüyoruz. Şimdi arkadaşlar teknik çalışmayı yapacaklar. Kendi görevden alınan, yönetimi ile alınan ya da oradaki örgütün feshedildiği illere yönelik olarak ayrı ayrı çalışmaları yapacağız. Ama buradaki il başkanları Cumhuriyet Halk Partisi'nin il başkanlarıdır, buradaki il başkanları iktidar yürüyüşümüzün il başkanlarıdır. Nasıl ki Genel Başkan'a bina lazım değilse, Genel Başkan neredeyse genel merkez orasıysa, il başkanlığımız örneğin Adana il başkanımız neredeyse orasıdır. Tabii ki Adana'da baba ocağımızı kimseye kolay kolay verme niyetinde değiliz. Tüm partililerimizi görevden alınan il başkanlıklarımıza davet ediyorum. Görevden alınan il başkanlarımız ve il başkanlıklarımıza partililerimizi demokrasi nöbeti tutmaya, Atatürk'ün emanetine sahip çıkmaya davet ediyoruz. Ayrıca da bir ile gittiğimizde o ilde, bu 81 ilden bugün burada olan arkadaşlarımız neredeyse benim için il başkanlığı orasıdır, il başkanı da odur. Seçilmiş il başkanlarının arkasındayız.</p> <p><strong>'PARTİ İÇİNDEKİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAĞIZ'</strong></p> <p>Ayrıca şu teknik detayı da hatırlatmak isterim. Verilen mahkeme, hukuksuz butlan kararı dahi il başkanlarımızın seçildiği kongreleri ortadan kaldırmadı. İl başkanlarımız oradadır. O il başkanlarımızı seçilmemiş bir yönetim alıyor; bu karar gayrimeşrudur, hukuksuzdur. Kaldı ki, velev ki bu il başkanlarını biz görevden alsak 40 gün sonra kongre ilde zorunludur. Öyle seçime bir yıl kalan bir süre hariç kimse 'Ben il başkanını aldım:' Yani 'Adanalılar Anıl Başkan'ı seçtiler, ama ben Anıl'ı istemiyorum, aldım. Yerine bir başkasını koydum, bundan sonra o yönetecek.' Öyle bir şey yok. O atanan doğrudan kurultayı yapacak Adana'da. Başka hiçbir yolu yoktur bunun. Sen Türkiye'de birinci parti olmuş, yüzde 38 oyu son seçimde almış, AK Parti'yi yenmiş partiyi alt etmek için burada bunu yaptın. 'Adana'da da Adana'nın seçtiğini değil, Adana'nın seçmediğini, butlanın atadığını Adana tanısın.' Adana onu tanımaz. Türkiye'de Adana örneğiyle söylüyorum, tüm iller için; İzmir için, Ankara için, Gaziantep için, Bursa için aynısını söylüyorum. Değişim Kurultayı'nda yanımızda olmuş, karşımızda olmuş; bütün süreçlerde yanımızda olmuş, karşımızda olmuş hiç fark etmez kim seçilmişse biz onu tanırız. Hep öyle yaptık. Kurultayın ertesi sabahı daha az il başkanı beni destekliyordu, daha çoğuna dedim ki: O gün Ferdi Zeyrek'ti il başkanı. 'Bugün için Ferdi Zeyrek kimse hepiniz aynı noktadasınız. Biz yeni bir yola çıkıyoruz.' O yol bize birinciliği getirdi. Biz o yoldan dönmeyiz. O yoldaşlarımızın kollarından çıkmayız. O arkadaşlarımızın yanındayız. Tüm CHP'lileri illerinde görevden alınan il başkanlıklarına davet ediyoruz. İl başkanlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Komşu iller olarak dayanışmamızı göstereceğiz. Genel merkez olarak dayanışmamızı göstereceğiz. Parti içindeki darbeye teslim olmadık, olmayacağız.'</p> <p><strong>'ARKADAŞLARIMIZIN GRUPTAKİ MEVCUDİYETİ SÜRÜYOR'</strong></p> <p>Özel, tedbirli olarak ihraç talebiyle disipline sevk edilen dokuz milletvekilinin CHP üyeliklerinin düşürülmesine ilişkin bir soru üzerine, şunları kaydetti:</p> <p>'Yüksek Disiplin Kurulu'ndan böyle bir karar çıkması, işte partimizde atanmış arkadaşların liyakatini, hukuka saygısını, nasıl parti yönettiklerini gösteriyor. İşte bu görüntü millete şunu der, 'Partiyi böyle yöneten, Türkiye'yi nasıl yönetir?' Allah muhafaza biz varız, partimizdeyiz. Nasıl son yerel seçimlerde en doğru adayları belirleyip, en doğru kampanyayı yapıp da birinci olarak kazanıp bir darbeye muhatap olacak kadar onları korkuttuysak, biz iyi ve liyakatli yöneten, doğru tarafta duranlar olarak gerekli başvurumuzu yarın YDK Toplantısı bittikten sonra, iç hukuk yolları tükenince yargıya yaparız. Arkadaşlarımızın da Yargıtay'daki durumları düzelir. Yargıtay, bu şartlar altında yerindelik ve içerik denetimi yapmaksızın partilerden gelen kararı oraya uyguluyor. Biz toplantıya girerken Meclis'in sitesinde arkadaşlarımız grubumuzda görünüyorlardı. Görünmeye devam edecekler. Meclis'in yerleşik uygulaması budur. Dokuz arkadaşımızın Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak gruptaki mevcudiyetleri sürüyor. Haklarında bir karar verilip kesinleşene karar da sürecek.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-tum-partililerimizi-gorevden-alinan-il-baskanliklarimiza-davet-ediyorum</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:40:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ozgur-ozel-tum-partililerimizi-gorevden-alinan-il-baskanliklarimiza-davet-ediyorum.jpg" type="image/jpeg" length="79593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Soma Belediye Başkanı Okur pazarcı esnafının taleplerini dinledi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/soma-belediye-baskani-okur-pazarci-esnafinin-taleplerini-dinledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/soma-belediye-baskani-okur-pazarci-esnafinin-taleplerini-dinledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, beraberindeki heyetle pazarcı esnafını ziyaret ederek talep ve önerilerini dinledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Osman BEKAR</strong></p> <p><strong>(MANİSA) -</strong> Manisa'nın Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, beraberindeki heyetle pazarcı esnafını ziyaret ederek talep ve önerilerini dinledi.</p> <p>Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, Soma Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Esin Ayan, Soma Pazarcılar Derneği Başkanı Coşkun Çayıroğlu ve Soma Belediyesi Zabıta Müdürü Nida Tombul ile birlikte Soma Kapalı Pazaryeri'nde faaliyet gösteren pazarcı esnafını ziyaret etti.</p> <p>Heyet, Soma ekonomisine emekleriyle katkı sağlayan esnafla bir araya gelerek talep, öneri ve beklentilerini dinledi. Esnafın karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunulurken, pazar yerindeki mevcut durum ve yürütülen çalışmalar da değerlendirildi.</p> <p>Ziyaret sırasında tezgahları gezen Başkan Okur ve beraberindeki heyet, pazarcı esnafıyla sohbet ederek hayırlı işler dileğinde bulundu. Esnafın ilçenin ekonomik ve sosyal yaşamındaki önemine dikkat çeken heyet, üretimin ve emeğin her zaman desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, ilçe ekonomisinin temel taşlarından biri olan esnafın her zaman yanında olduklarını belirterek, 'Soma ekonomisine emekleriyle değer katan esnaflarımızla bir araya gelerek talep ve önerilerini dinledik. Alın teriyle çalışan, üreten ve ilçemize katkı sunan tüm esnaflarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Esnafımızın görüşleri, ilçemizde sunulan hizmetlerin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Esin Ayan da pazarcı esnafının ilçe ticaretindeki önemine dikkat çekerek, esnafın yaşadığı sorunların çözümü noktasında kurumlar arası iş birliğinin sürdürüleceğini ifade etti. </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Manisa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/soma-belediye-baskani-okur-pazarci-esnafinin-taleplerini-dinledi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:25:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/soma-belediye-baskani-okur-pazarci-esnafinin-taleplerini-dinledi.jpg" type="image/jpeg" length="48262"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
