<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Jul 2026 20:43:46 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri'nden Yunanistan'ın okul kararına sert tepki]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disislerinden-yunanistanin-okul-kararina-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disislerinden-yunanistanin-okul-kararina-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın Batı Trakya'daki 8 Türk azınlık ilkokulunu kapatma kararını kınadı. Açıklamada kararın Lozan Barış Antlaşması'nın ihlali olduğu vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın Batı Trakya'da faaliyet gösteren 8 Türk azınlık ilkokulunu kapatma kararına sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, alınan kararın Türk azınlığın eğitim haklarını hedef aldığını belirterek uygulamanın Lozan Barış Antlaşması hükümlerine aykırı olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>"Kararı kınıyoruz"</strong></p>

<p>Yunanistan'ın 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde "öğrenci sayısının yetersiz olduğu" gerekçesiyle 8 Türk azınlık ilkokulunu kapatma kararı almasının ardından Dışişleri Bakanlığı'ndan yazılı açıklama geldi.</p>

<p>Sözcü Öncü Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Batı Trakya Türk azınlığına ait okulların kapatılmasını kınadıklarını belirterek, son kararla birlikte bölgedeki Türk azınlık ilkokullarının sayısının 76'ya düştüğünü kaydetti.</p>

<p><strong>"Eğitim hakları sistematik şekilde aşındırılıyor"</strong></p>

<p>Keçeli, açıklamasında İskeçe 1'inci Türk Azınlık İlkokulu'nda birinci sınıf kayıtlarına yönelik yeni engeller çıkarıldığını da hatırlattı. Bu uygulamaların Batı Trakya Türk azınlığının eğitim haklarını sistematik biçimde zayıflatmaya yönelik adımlar olduğunu ifade eden Keçeli, söz konusu kararların kabul edilemez olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Lozan Barış Antlaşması vurgusu</strong></p>

<p>Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Yunanistan'ın aldığı kararların Lozan Barış Antlaşması hükümlerinin ihlali niteliğinde olduğunu belirtti. Keçeli, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk azınlığına ilişkin uluslararası mahkeme kararlarını ve Avrupa kurumlarının tavsiyelerini hayata geçirmekten kaçındığını savunarak Atina yönetimini uluslararası yükümlülüklerine uygun hareket etmeye çağırdı.</p>

<p><strong>"Türkiye desteğini sürdürecek"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öncü Keçeli, Türkiye'nin Batı Trakya Türk azınlığının hak ve hukuk mücadelesine desteğinin devam edeceğini belirtti. Açıklamada, azınlık haklarının korunmasının uluslararası hukuk ve insan hakları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, Türkiye'nin süreci yakından takip etmeyi sürdüreceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disislerinden-yunanistanin-okul-kararina-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/images-24.jpeg" type="image/jpeg" length="94269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den "Yeni Parti" iddialarına net yanıt]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-yeni-parti-iddialarina-net-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-yeni-parti-iddialarina-net-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada dolaşıma giren "Yeni Parti" paylaşımlarının ardından Özgür Özel İletişim hesabından açıklama yapıldı. Açıklamada söz konusu hesabın Özgür Özel ile ilgisinin bulunmadığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada "Yeni Parti" adıyla açılan bir hesap üzerinden yapılan paylaşımlar gündem olurken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in iletişim ekibinden konuya ilişkin açıklama geldi. Yapılan bilgilendirmede, söz konusu hesabın ve paylaşımların Özgür Özel ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığı ifade edildi.</p>

<p><strong>"Yeni Parti" paylaşımı dikkat çekti</strong></p>

<p>Sosyal medyada açılan bir hesap üzerinden "Yeni Parti Kuruluş Çalışma Grubu" imzasıyla yayımlanan açıklamada, "Türkiye için yeni bir başlangıç" sloganıyla yeni bir siyasi oluşumun kuruluş sürecinin başlatıldığı öne sürüldü.</p>

<p>Paylaşımda, resmi kuruluş işlemlerinin kısa süre içerisinde tamamlanacağı belirtilirken, yeni partinin Türkiye'nin geleceğine yönelik farklı bir siyaset anlayışıyla yola çıktığı ifadelerine yer verildi.</p>

<p><strong>Özgür Özel cephesinden açıklama geldi</strong></p>

<p>Söz konusu paylaşımın kısa sürede gündem olmasının ardından Özgür Özel İletişim hesabından kamuoyuna yönelik bilgilendirme yapıldı.</p>

<p>Açıklamada, "Yeni Parti" adıyla açılan sosyal medya hesabının CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı belirtilerek kamuoyunun yanıltıcı paylaşımlara karşı dikkatli olması istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"İtibar etmeyin" çağrısı yapıldı</strong></p>

<p>Özgür Özel İletişim hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p><i>"Bilgilendirme: 'Yeni Parti' adıyla açılan sosyal medya hesabının Genel Başkanımız Özgür Özel'le hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Kamuoyunun yanıltıcı paylaşımlara itibar etmemesini önemle rica ederiz. Saygılarımızla."</i></p>

<p>Söz konusu açıklamayla birlikte sosyal medyada dolaşıma giren paylaşımların CHP Genel Başkanı Özgür Özel veya resmi ekibi tarafından yapılmadığı vurgulanırken, kamuoyunun yalnızca resmî kaynaklardan yapılacak açıklamaları dikkate alması istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-yeni-parti-iddialarina-net-yanit</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 20:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/ozgur-ozelden-kilicdarogluna-feto-yaniti-bu-camur-bize-yapismaz-biiljpg.webp" type="image/jpeg" length="70202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan'dan Batı Trakya'daki Türk okullarına yeni darbe]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yunanistandan-bati-trakyadaki-turk-okullarina-yeni-darbe</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yunanistandan-bati-trakyadaki-turk-okullarina-yeni-darbe" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan, 2026-2027 eğitim yılı öncesinde Batı Trakya'daki 8 Türk azınlık ilkokulunu kapatma kararı aldı. Karar, Türk toplumunun temsilcilerinin tepkisini çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan yönetimi, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde Batı Trakya'da faaliyet gösteren 8 Türk azınlık ilkokulunun kapatılmasına karar verdi. Resmî Gazete'de yayımlanan kararda, öğrenci sayısının yetersiz olduğu gerekçe gösterilirken, karar Batı Trakya Türk toplumunda endişe ve tepkiyle karşılandı.</p>

<p><strong>Sekiz Türk okulu eğitim hayatına veda ediyor</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre Rodop'ta 5, İskeçe'de 2 ve Meriç'te 1 Türk azınlık ilkokulu yeni eğitim döneminde faaliyet göstermeyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kapatılacak okullar; Meriç'teki Dimetoka Türk İlkokulu, İskeçe'deki Beyköy ve Boyacılar Türk İlkokulları ile Rodop'taki Üntüren, Delinasufköy, Omurluköy, Çepelli ve Hebilköy Türk İlkokulları olarak açıklandı.</p>

<p><strong>Bazı öğrencilerin kayıtları da iptal edildi</strong></p>

<p>Okulların kapatılması kararının yanı sıra İskeçe Merkez Türk Azınlık İlkokulu'na kayıt yaptıran bazı birinci sınıf öğrencilerinin kayıtlarının iptal edildiği de bildirildi.</p>

<p>İddialara göre, veliler telefonla aranarak anne veya babadan birinin Yunanistan vatandaşı olmaması nedeniyle çocukların kayıtlarının geçersiz sayıldığı bilgisi verildi. Bu uygulama da Batı Trakya Türk toplumunun temsilcileri tarafından eleştirildi.</p>

<p><strong>Lozan Antlaşması hatırlatıldı</strong></p>

<p>Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu Başkanı Halit Habipoğlu, alınan kararın Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan eğitim özerkliğine zarar verdiğini belirtti. Habipoğlu, eğitim alanındaki hakların hukuken devam etmesine rağmen uygulamada giderek sınırlandırıldığını ifade etti.</p>

<p>Dostluk Eşitlik Barış Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu ise Türk azınlık okullarının uluslararası anlaşmalarla korunan özel statüye sahip eğitim kurumları olduğunu vurguladı. Asafoğlu, kapatılan her okulun çocukların ana dilinde eğitim hakkını ve kültürel kimliklerini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p><strong>Türk azınlık okullarının sayısı 76'ya düşüyor</strong></p>

<p>Lozan Barış Antlaşması'nın imzalandığı dönemde Batı Trakya'da 307 Türk azınlık okulunun bulunduğu belirtilirken, son kararla birlikte bu sayının 76'ya gerileyeceği ifade edildi.</p>

<p>Batı Trakya Türk toplumunun temsilcileri ayrıca, Yunanistan'ın bölgede Türk azınlığın eğitim ve dini özerkliğini sınırlandırdığı yönündeki eleştiriler sürerken, Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması konusunu uluslararası platformlarda gündeme taşımasını çelişkili bir yaklaşım olarak değerlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yunanistandan-bati-trakyadaki-turk-okullarina-yeni-darbe</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 20:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/yeni-proje-2026-07-18t150641-cvv3-dagvjpg.webp" type="image/jpeg" length="43667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da 'Birleşik muhalefet' çağrısı... 'Tek adam rejimi ancak tüm toplumsal kesimlerin birleşik mücadelesiyle durdurulabilir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankarada-birlesik-muhalefet-cagrisi-tek-adam-rejimi-ancak-tum-toplumsal-kesimlerin-birlesik-mucadelesiyle-durdurulabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankarada-birlesik-muhalefet-cagrisi-tek-adam-rejimi-ancak-tum-toplumsal-kesimlerin-birlesik-mucadelesiyle-durdurulabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da siyasi parti, dernek ve STK temsilcilerinin katılımıyla 'Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana Geliyoruz' forumu düzenlendi. Foruma katılan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 'Biz Türkiye'nin şu anda birinci partisiyiz. Türkiye'nin birinci partisi olduğumuz için de başımıza gelmeyen kalmadı. Bundan sonra da çok şey gelecek ama ben çok iyi biliyorum ki o bayrağı hangi arkadaşımız düşürürse düşürsün, arkasında o bayrağı taşımaya niyetli milyonlar var' dedi. Eski TMMOB Başkanı Emin Koramaz, 'Tek adam rejimi ancak tüm toplumsal kesimlerin birleşik mücadelesiyle durdurulabilir' ifadelerini kullanırken Türkiye sosyalist hareketinin önde gelen isimlerinden Oğuzhan Müftüoğlu da 'Seçimi kazanmak tek başına yetmeyecek; kadınların, gençlerin ve tüm muhalefetin yer aldığı güçlü bir cephe kurulmalı' diye konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Ankara'da siyasi parti, dernek ve STK temsilcilerinin katılımıyla 'Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana Geliyoruz' forumu düzenlendi. Foruma katılan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 'Biz Türkiye'nin şu anda birinci partisiyiz. Türkiye'nin birinci partisi olduğumuz için de başımıza gelmeyen kalmadı. Bundan sonra da çok şey gelecek ama ben çok iyi biliyorum ki o bayrağı hangi arkadaşımız düşürürse düşürsün, arkasında o bayrağı taşımaya niyetli milyonlar var' dedi. Eski TMMOB Başkanı Emin Koramaz, 'Tek adam rejimi ancak tüm toplumsal kesimlerin birleşik mücadelesiyle durdurulabilir' ifadelerini kullanırken Türkiye sosyalist hareketinin önde gelen isimlerinden Oğuzhan Müftüoğlu da 'Seçimi kazanmak tek başına yetmeyecek; kadınların, gençlerin ve tüm muhalefetin yer aldığı güçlü bir cephe kurulmalı' diye konuştu.</p> <p class='p2'>Ankara'da 'Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana Geliyoruz' başlıklı forum düzenlendi. Foruma siyasi parti, dernek, sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Formun açılışını yapan eski TMMOB Başkanı Emin Koramaz 'Hepimizin derinden hissettiği gibi ülkemiz tarihinin en ağır bunalımlarından birini yaşıyor. Ülkemizin içinden geçtiği süreç, basit bir yönetim değişikliği değil, kökten bir rejim dönüşümüdür. Karşımızdaki sıradan bir iktidar değil; tüm kurumları tek bir kişinin iradesine teslim eden, hukuku hiçe sayan, Cumhuriyet'in laik, bilimsel ve kamucu ruhunu sistematik olarak tasfiye eden bir tek adam rejimidir' şeklinde konuştu.Devletin kurumsal hafızasının silindiğini söyleyen Koramaz, liyakatin yerini sadakatin, bilimin yerini dogmanın aldığını vurguladı.</p> <p class='p2'><strong>EMİN KORAMAZ: 'YARGI OPERASYONLARI, MUTLAK BUTLAN TEHDİTLERİ REJİMİN KURAL TANIMADIĞININ EN AÇIK KANITLARINDAN'</strong></p> <p class='p2'>100 yıllık Cumhuriyet'in tüm ekonomik varlık ve birikimlerinin talan ve tasfiye edildiğini vurgulayan Koramaz, şunları kaydetti:</p> <p class='p2'>'Kamusal hizmetler birer himmet aracına dönüştürülerek kamu kaynaklarıyla palazlandırılan cemaat ve vakıflara terk edilmiştir. Bu rejim, eğitimi piyasalaştırmış, sağlığı metalaştırmış, emeği güvencesizleştirmiş, doğayı talan etmiş, laikliği tasfiye etmiş ve kadın haklarını hedef almıştır. Emekliler açlığa mahkûm edilmiş, gençler ya güvencesiz işlerde çalışmaya ya da bu toprakları terk etmeye zorlanmaktadır. Ülke, yolsuzluk ve kara para endekslerinde zirvelerde, insani gelişmişlik ve eğitimde ise diplerde sürünmektedir.</p> <p class='p2'>Karşımızda tarihimizin tüm usulsüzlük ve yolsuzluklarını, borçlanma ve faiz ödeme düzeylerini, rant politikalarını, vergi adaletsizliklerini kat kat aşan; halkın yaşamını hayat pahalılığı, işsizlik ve yoksulluk ile mahveden bir kötülükler ve felaketler iktidarı vardır. Ve son dönemde yaşanan yargı operasyonları, mutlak butlan tehditleri ve toplumsal muhalefete yönelik baskılar, bu rejimin demokratik hiçbir kural tanımadığının en açık kanıtlarıdır.</p> <p class='p2'>Ülkemiz, ABD'nin Büyük Orta Doğu politikalarıyla uyum için adım adım seçimlerin dahi göstermelik hale geldiği siyasal islamcı monarşik bir rejime doğru sürüklenmektedir. Ülkemizde rejimin aldığı hal, laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa'yı hiçe sayarak- 'suçlu' gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir. Peki ya muhalefet? Ne yazık ki, iktidarın en güçlü silahı olan 'böl, yalnızlaştır, etkisizleştir' stratejisi karşısında muhalefet cephesi de dağınık ve parçalıdır. İktidar, bir yandan Kürt siyasal hareketini farklı hamlelerle muhalefetten uzaklaştırmaya çalışırken, diğer yandan CHP üzerindeki yargı baskısını artırmakta, sendikaları, meslek odalarını, üniversiteleri ve demokratik kitle örgütlerini sindirmeye çalışmaktadır.</p> <p class='p2'><strong>'MÜCADELE BİRKAÇ SİYASETÇİNİN İRADESİNE BIRAKILAMAZ'</strong></p> <p class='p2'>Bugün işçiler ücretleri için, emekliler insanca yaşam için, kadınlar şiddete karşı, gençler gelecekleri için, köylüler toprakları için, ekolojistler doğa için mücadele ediyor. Bunların her biri haklı ve meşru mücadelelerdir. Ancak asıl sorun, bu direniş dinamiklerinin ortak bir mücadele zemininde buluşturulamamış olmasıdır. Herkes kendi dar alanında, kendi örgütü içinde, kendi ajandasıyla mücadele ediyor. Oysa geldiğimiz noktada, tüm bu hak mücadelelerinin önündeki engelin aynı olduğunu görmek zorundayız: Tek adam rejimi. Ve bu rejim, ancak tüm bu kesimlerin birleşik mücadelesiyle durdurulabilir. İşte tam da bu nedenle, bu parçalı muhalefeti birleşik bir toplumsal güce dönüştürebilme umuduyla bugün buradayız. Bu forumu düzenleme amacımız, farklı toplumsal talepler etrafında gelişen bütün direnişleri ortak bir hedefte buluşturmanın ve siyasi partiler alanına hapsolmayan yeni bir toplumsal güç oluşturmanın yollarını aramaktır. Biz, bu kötülük düzenine dönüşen rejime karşı mücadelenin birkaç siyasetçinin iradesine bırakılamayacağına inanıyoruz.</p> <p class='p3'> </p> <p class='p2'><strong>'ÇIKIŞ YOLUMUZ NE BU DÜZENİN YAMALANMASI NE DE KÜÇÜK RÖTUŞLAR'</strong></p> <p class='p2'>Çıkış yolumuz, ne bu düzenin yamalanmasından, ne de küçük rötuşlarla sürdürülmesinden geçiyor. Ne düzen muhalefetinin kısır vaatleri ne de tepeden inme lider değişiklikleri bizi kurtarır. Bugünkü iktidarı ancak halkın örgütlü gücü, dayanışması ve ortak mücadelesi durdurabilir. Bugünkü toplantıdan beklentimiz, bugün burada başlayan tartışmaların, dile getirilecek önerilerin, ülkemizin diğer illerinde de yaygınlaştırılarak önümüzdeki günlerde somut adımlara dönüşmesidir. Mahallelerde, iş yerlerinde, fabrikalarda, kampüslerde ve yaşamın her alanında örülecek dayanışma ağlarıyla, 'birimizin sorunu hepimizin sorunudur' bilincinin yaygınlaştırılmasıdır.</p> <p class='p2'>Ortak bir eylem takviminin belirlenmesi; kadın, ekoloji, emek, demokrasi mücadelelerini ortak bir dilde buluşturacak söylemlerin geliştirilmesidir. Beklentimiz, sadece itiraz eden değil, öneren ve kuran bir muhalefet anlayışının geliştirilmesi; Meclis aritmetiğine dayalı siyaset yerine öznesi ve kurucusu halk olan yeni bir siyasal zeminin yaratılmasıdır. Bu vesileyle, bugün bu salonda bulunan her bir katılımcıya, çağrımıza kulak veren, bu zorlu süreçte umudunu koruyan ve mücadele azmini yitirmeyen tüm dostlara bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Unutmayalım, bu mücadele aynı zamanda bir varoluş mücadelesidir. Sadece bizim için değil; doğacak çocuklarımız için, talan edilen yaşam alanlarımız için, çalınmak istenen geleceğimiz için, bu topraklarda yeşeren tüm canlılar için bir varoluş mücadelesi. Bugün burada başlayan bu tartışma, bu mücadeleyi birlikte kazanacağımız gelecek güzel günlerin ilk kıvılcımı olsun.'</p> <p class='p2'><strong>GÖKHAN GÜNAYDIN: 'TÜRKİYE'YE HAYIRSEVERLİK MASKESİ ALTINDA BİR ELBİSE BİÇİLİYOR'</strong></p> <p class='p2'>Foruma katılan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da sözlerine tarihçi Eric Hobsbawm'ın 'aşırılık çağı' ve siyasetçi, düşünür Antonio Gramsci'nin 'canavarlar zamanı' tanımlamalarına atıfta bulunarak başladı. Gramsci'nin 'canavarlar zamanı' tanımlamasına Filistin ve İran'da yaşananları örnek gösteren Günaydın, 'Türkiye'ye yönelik de hayırseverlik maskesi altında bir elbise biçiliyor. Diyorlar ki bize ve bizim coğrafyamıza, yalnızca Türkiye'ye değil, Kuzey Afrika'dan başlayıp Orta Doğu'ya kadar uzanan o bütün bölgeye diyorlar ki, 'siz kendinizi insan sanıyorsunuz, siz demokrasiyle yönetilebileceğinize ilişkin garip varsayımlar içindesiniz, denedik olmuyor size. Dolayısıyla size biz monarşi vereceğiz.' Türkiye bu ikilemle karşı karşıyadır. Ya üzerine biçilen bu elbiseyi bugün Erdoğan, yarın da bir başkası kabul edecek ya da onurla, ne olursa olsun buna 'hayır' diyecek. Biz de 'hayır' diyen insanlarla bir aradayız. O yüzden çok mutluyum' ifadelerini kullandı.</p> <p class='p2'><strong>'DEMOKRASİ VARSA ONLARIN SAYESİNDE'</strong></p> <p class='p2'>Türkiye'de milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşadığına işaret eden Günaydın, 'Kimileri 'Yetmez ama evet' derken, biz Birleşik Haziran Hareketi ile birlikte Türkiye'ye biçilen o elbisenin, anayasa üzerinden neler getirebileceğini söylemiştik. Artık otoriterlikten diktatörlüğe evrilen bir rejim var. Artık bürokratlar eliyle yönetilen, halktan tamamen kopmuş, seçim kaygısını bütünüyle yitirmiş bürokratik bir oligarşi, memleketi açıkça felaketin koşullarına doğru sürüklüyor. Bu çerçeveye 'hayır' diyebilmek ancak birleşerek, bir arada olmakla mümkündür' dedi.</p> <p class='p2'>Ekrem İmamoğlu'nun tutuklandığı 19 Mart'ın Türkiye için bir başka adım olduğunu söyleyen Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p class='p2'>'Çünkü Trump'tan icazet alarak yapmışlardı bunu. O gün insanları bir mitinge çağırdık. Tarihi Yarımada'nın her yeri kapatılmıştı ve biz içeride 2 bin 300 kişiydik. Gözümüzün ucuyla da bakıyorduk kim gelecek diye. Burada hepinizin huzurunda onlara teşekkür ederim ki benim de öğrencisi olmaktan gurur duyduğum İstanbul Üniversitesi'nin öğrencileri, barikatları yıktılar ve geldiler. Bugün Türkiye'de bir demokrasi varsa o çocukların sayesinde. Bugün o yiğit gençler, devrimci kadınlar bize ayar vermeye devam ediyorlar. Umarım hep böyle olur. Umarım 'Birileri bizim adımıza siyaset yapıyor, onlar doğru yaparlar' demeyiz. Umarım sokaktan siyasete ayar vermeye devam ederiz.</p> <p class='p2'><strong>'ARTIK KONYA'DA, NİĞDE'DE İNSANLAR KOCAMAN BİR 'HAYIR' DİYOR'</strong></p> <p class='p2'>Sadece İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de değil artık Konya'da da, Niğde'de de insanlar kocaman bir 'hayır' diyor. Bu geleceksizliğe hayır diyorlar. Çocuklarımızın ve gençlerimizin hayallerinin çalınmasına hayır diyorlar. Biz buna bir çıkış yolu bulmak zorundayız. Bunun çıkış yolu, CHP Grup Başkanvekili olarak söylüyorum, bir siyasal partinin tek başına organize edebileceğinden çok daha büyük bir iştir. Dolayısıyla buna hep beraber sahip çıkmak zorundayız.</p> <p class='p2'><strong>'MESELE ÖRGÜTLÜ OLMAKTA'</strong></p> <p class='p2'>Ama bir şeyi unutmayalım. Gezi'de de hep beraberdik. Gezi bugün Türkiye'nin en büyük direnişi olarak tarihe geçtiyse ama buna rağmen amacına ulaşamadıysa, siyaset bilimciler oturup konuştuğunda 'Evet oradaydık ama yeterince örgütlü değildik' diyorlar. Demek ki mesele örgütlü olmakta. Örgütlü olmanın yolu mahallede, tarlada, fabrikada örgütlenmektir. Ama burada siyasal partilerin önemsizleştirilerek bir yere varılabileceğini de düşünmüyorum. Sabahın araması farklıdır, taleplerimiz farklıdır. Zaten tek tipleştirilecek bir muhalefete de ihtiyacımız yoktur. Ama mücadeleyi ortaklaştırmak lazım.</p> <p class='p2'>Bu mücadelenin öznesi yurttaş olacaktır. Gençler ve kadınlar olacaktır. Ama herkes kendi alanından da bu örgütlenmeye bir alev atmaya, ateş yakmaya devam edecektir. Ayrıca sadece itirazı örgütlemek yetmez. İtirazı örgütlemek çok güzel ama bunun yanında artık inşa süreçlerini de örgütlemek zorundayız. O halde arzu ettiğimiz Türkiye'yi nasıl kuracağımızı ve hangi yollarla buna varacağımızı ortak ve temel bir program çerçevesinde ortaya koyabilmeliyiz.</p> <p class='p2'><strong>'BAYRAĞI TAŞIMAYA NİYETLİ MİLYONLAR VAR'</strong></p> <p class='p2'>Biz Türkiye'nin şu anda birinci partisiyiz. Türkiye'nin birinci partisi olduğumuz için de başımıza gelmeyen kalmadı. Bundan sonra da çok şey gelecek. Ama ben çok iyi biliyorum ki o bayrağı hangi arkadaşımız düşürürse düşürsün, arkasında o bayrağı taşımaya niyetli milyonlar var. Dolayısıyla bu bayrağın arkasından gelecek olanlar vardır. Bu çok kıymetlidir. Ben, ortak bir muhalefetin örgütlenmesinin her zaman yanında duran bir kardeşiniz olarak, Türkiye'de renklerimizin canlılığını ve çeşitliliğini kaybetmeden ortak talepler etrafında sağlam bir inançla ve kararlılıkla bir araya gelmenin büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Öfkemiz büyük. Şimdi öfkeyi umuda dönüştürme zamanı, umudu örgütleme zamanı.'</p> <p class='p2'><strong>ŞENAL SARIHAN: 'YURT SEVGİSİ BİZİ HER TÜRLÜ MÜCADELEYE HAZIR EDİYOR'</strong></p> <p class='p2'>Yurttaş Birlikteliği adına söz alan ve birlikte mücadele etmenin zorunlu olduğunu vurgulayan avukat Şenal Sarıhan da 'Yan yana olmak, eşitler arasındaki birlikteliği ifade eder. İşte bugün çok daha büyük bir birliktelik için, Türkiye çapında birlikte ortak bir yol yürüyebilmek adına yol arayan bir topluluğuz. Bu dönemde yapılması gereken şey, ne olursa olsun birlikte mücadele etmenin yol ve yöntemini bulmaktır. Zorluklar olduğunu biliyorum. Kendi aramızda da zaman zaman farklılıklar ve ayrışmalar olduğunu biliyorum. Ama Cumhuriyet değerleri için, demokrasi için, eşitlik için, gençler için, yaşlılar için ve hepimiz için yurdumuzu seviyoruz. Bu sevgi bizi her türlü mücadeleye ve kararlılığa hazır ediyor. Yolumuz açık olsun' dedi.</p> <p class='p2'><strong>İLHAN CİHANER: 'BİRLEŞİK MÜCADELE ARTIK BİR ZORUNLULUK'</strong></p> <p class='p2'>Kürsüye 'Seçilmiş CHP PM Üyesi' olarak davet edilen İlhan Cihaner, 'Bu ifadeyi kullanmak zorunda kaldık çünkü normalde her şeyin normal yaşandığı bir ülkede bir partinin adını söylemek yeterliyken, maalesef başına böyle bir ek getirmek zorunda kalıyoruz. Gerçi o eki şu sıralar bizler onurla taşıyoruz. Atanmışların ise öyle olduğunu düşünmüyorum' dedi.</p> <p class='p2'>Geçmişte de sosyal demokratların, sosyalistlerin ana başlıklarından birinin 'birleşik mücadele' olduğunu söyleyen Cihaner, 'Ama Türkiye'nin bugünkü koşullarında bu artık bir mecburiyettir. Yani 'Biz iktidara gelelim', 'Falanca parti iktidara gelsin' ya da 'Böyle olursa baskıcı iktidardan kurtuluruz' meselesinden öte, tarihin bugün yaşayan tüm kuşaklara, özellikle dünyaya soldan bakan kuşaklara yüklediği tarihsel bir zorunluluktur. Geldiğimiz noktada bu artık Türkiye'de neredeyse bir yaşam meselesidir. Bugüne kadar Türkiye'de mücadele vermiş, 12 Eylül öncesinde işkence görmüş, eşitlik, özgürlük, adalet, emek, akademik özgürlük, hatta belki cinsel yönelim mücadelesi vermiş, hayvan hakları mücadelesi vermiş, ekolojik mücadele vermiş tüm kuşakların bu emekleri artık bizlerin omuzlarında. Artık kazanmak zorundayız' dedi.</p> <p class='p2'><strong>'BUGÜN BİR TERÖR DEVLETİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ'</strong></p> <p class='p2'>'Artık Türkiye'nin geldiği noktada ideolojik netleşmeden çok politik cesarete ihtiyacımız var' diyen Cihaner, şunları söyledi:</p> <p class='p2'>'Geçmişin eleştirisini yapacağız ve yapmak zorundayız. Ama bunu yaparken yeni bir devlet analizine de ihtiyacımız var. Artık otoriterlik kavramı yetersiz kalıyor. Bugün bir terör devletiyle karşı karşıyayız. Eğer bugün yaptığınız bir eylemin ertesi gün ya da on yıl sonra önünüze nasıl çıkarılacağını bilemiyorsanız, artık bir terör düzeninde yaşıyorsunuz demektir. Çünkü terör dediğimiz şey, insanları belirsizlik üzerinden dehşete düşüren bir pratiktir. Bugün Türkiye'nin yaşadığı durum budur. On yıl önce yaptığınız bir işlem geçersiz sayılabiliyor, iki yıl önce hukuka uygun kabul edilen bir eylem bugün ağır bir suç olarak karşınıza çıkabiliyor.</p> <p class='p2'>Buradan Çankaya Belediye Başkanımıza da dayanışma duygularımızı gönderelim. Tam olarak yaşadığımız budur. Bu bir terör pratiğidir. Önce HDP'li belediyelerin seçim sonuçlarını iptal edip kayyum atadılar. Sonra İstanbul seçimlerini iptal ettiler. En son CHP'nin kendi seçimini iptal ettiler. Devletin neye dönüştüğünü doğru tespit etmeliyiz. Çünkü bu, mücadele yöntemlerini de belirleyecektir. Objektif ve subjektif koşullar bu birlikteliği hem kolaylaştırıyor hem de tarihsel bir sorumluluk hâline getiriyor. Kolaylaştırıyor; çünkü artık sırtımızı dayanabileceğimiz dört-beş temel başlık kaldı. Ortak program o kadar sadeleşti ki burada bulunan herkesin bu dört-beş başlıkta birleşebileceğini düşünüyorum. Ayrıca iktidarı istemek gerekiyor. İktidar perspektifini kaybetmemek gerekiyor. Bu süreçte her bileşenin kendi örgütsel pozisyonunu koruma kaygısından biraz geri adım atması gerektiğini düşünüyorum.</p> <p class='p2'><strong>'BU İKTİDARDAN KURTULAMAZSAK BU REJİM KALICI HALE GELECEK'</strong></p> <p class='p2'>Son dönemde bir panik duygusu hissediyorum. Bu panik yeni değil. Reel sosyalizmin çözülüşünden bu yana süren bir başarısızlık duygusu var. CHP'nin başına gelenlerden sonra da 'Artık ne yapılacaksa yapılsın' anlayışını besleyen bir panik oluştu. 'Bu iktidar devam ederse, bir seçim daha kaybedilirse bu ülkede yaşanmaz' diyenler var. Ama bu panik duygusundan çıkmamız gerekiyor. Çünkü hem objektif hem de subjektif koşullar yalnızca böyle bir birlikteliği değil, bu birlikteliğin iktidarını da mümkün kılıyor. Yeter ki doğru yönetelim. Yeter ki geçmişteki sorunlarımızdan ders çıkarabilelim. Önümüzdeki iktidar mücadelesinin önemi şudur: Eğer bu iktidardan kısa sürede kurtulamazsak, bu rejim hem kalıcı hâle gelecek hem de Erdoğan sonrası ya da AKP sonrası dönemde güvence altına alınacaktır. Bu nedenle tarihsel sorumluluğumuz yan yana durmaktır. Umarım herkes bu sorumlulukla hareket eder.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p2'><strong>KAYIHAN PALA: 'ASIL YAPMAMIZ GEREKEN ŞEY ÖFKEYİ UMUDA DÖNÜŞTÜRMEK'</strong></p> <p class='p2'>CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala da 'Ne yapmalı?' sorusuna yanıt aramanın çok değerli olduğunu ifade etti. Formda söz alan liseli öğrencilerin sözlerini hatırlatan Pala, 'Buraya çıkan her genç arkadaşımız, 'Hata yaparsam kusuruma bakmayın' dedi. Biz ise her şeyi bilen insanlar gibi davranıp hata yapmayı kabul etmediğimiz sürece, bugün neden burada olduğumuza dair gerçek bir özeleştiri de veremeyiz' dedi. Pala, şunları söyledi:</p> <p class='p2'>'Hepimiz öfkeliyiz. Ancak dünyada başarıya ulaşan hareketlere baktığımızda, öfkenin tek başına başarıya giden yolu örmediğini görüyoruz. Asıl yapmamız gereken şey, öfkeyi umuda dönüştürmektir. Umut açısından bugün çok da iyi bir durumda olmadığımızı görmemiz gerekiyor. O yüzden yan yana dururken bu öfkeyi nasıl umuda dönüştüreceğimiz konusunda da ortak bir çerçeveye ihtiyacımız var.</p> <p class='p2'>Tam burada en önemli kavramın ortak bir amaçta buluşmak olduğunu düşünüyorum. Eğer ortak amacı olabildiğince geniş bir kesimle paylaşabilirsek, bugün araştırmalara göre ülkenin yüzde 70'inin itiraz ettiği bu iktidarı da değiştirmemiz mümkün olacaktır. Bunu yaparken hangi örgütten geldiğimiz ya da hangi siyasal gelenekten geldiğimiz meselelerini en azından bir süreliğine kenarda bırakıp, 'Yan yana durmanın koşulu budur' diyerek yola çıkabilmek çok önemlidir.'</p> <p class='p2'><strong>OĞUZHAN MÜFTÜOĞLU: 'TÜRKİYE CUMHURİYETİ İSLAMCI FAŞİST BİR REJİME DÖNÜŞTÜ'</strong></p> <p class='p2'>Türkiye sosyalist hareketinin liderlerinden Oğuzhan Müftüoğlu da 'Türkiye Cumhuriyeti'nin son 50 yılını yaşamış bir insanım. 60'lı yıllardan itibaren sol mücadele içerisindeyim. Bizim, 60'lı yıllarda Dev Genç'le 'Bağımsız Türkiye' diyerek sokaklara çıkıp sonra Mahir'lerin, Deniz'lerin, Ulaş'ların hayatını kaybettiği süreçler yaşayarak gittiğimiz dönemden bu yana çok uzun bir süreç geçti, darbeler geçti. 12 Mart'ta yenildik, 12 Eylül'de yenildik, buraya yenile yenile, hatalar yaparak geldik. Bugün geldiğimiz nokta, bizim başladığımız noktadan çok geri bir noktada' dedi.</p> <p class='p2'>Aradan geçen sürede Türkiye'nin bir rejim değişikliği geçirdiğini ifade eden Müftüoğlu, 'Türkiye Cumhuriyeti artık eski Türkiye Cumhuriyeti değildir. Devletin temel değerleri, ordusu, anayasası ve devlet sistemi tamamen değişmiştir. Polis teşkilatı ve istihbarat yapısı tamamen değişmiştir. Sömürge tipi faşizmden İslamcı faşist bir rejime dönüştü Türkiye Cumhuriyeti' diye konuştu.</p> <p class='p2'><strong>'CHP'YE YAPILAN OPERASYON DA ESKİ TÜRKİYE'NİN İZLERİNİ TAMAMEN KALDIRMAYA YÖNELİK'</strong></p> <p class='p2'>CHP'de yaşananlara da değinen Müftüoğlu, 'Son dönemde CHP'ye yapılan operasyon da aslında eski Türkiye'nin izlerini tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bir adımdır. Bunu söylerken CHP içinde verilen mücadeleyi küçümsediğim için değil, tam tersine çok önemsediğim için söylüyorum. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin köküne kibrit suyu dökülmek isteniyor. 'CHP diye bir parti var, onu da tamamen ortadan kaldıralım' anlayışıyla, bütünüyle İslamcı bir rejimin ve Amerika'nın istediği biçimde bir ülkenin oluşturulmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz' dedi.</p> <p class='p2'>Müftüoğlu, şöyle konuştu:</p> <p class='p2'>'Türkiye'nin bütün emekçileri, kadınları, gençleri bu gidişata karşıdır. Ancak maalesef dağınık olduğumuz, örgütlü bir mücadeleyi yeterince kuramadığımız ve geçmişte yaptığımız hatalardan yeterince ders çıkaramadığımız için süreç olumsuz ilerleyebiliyor. Oysa kazanabiliriz. Geçmişten ders çıkarırsak, hatalarımızı tekrarlamazsak kazanabiliriz. Türkiye'de bu rejime en güçlü şekilde karşı duran kadınlar, gençler, emekliler, işçiler ve bütün yurtseverler büyük bir toplumsal güçtür. Karşımızda ister emperyalizm olsun ister onun Türkiye'deki temsilcileri olsun, bu birleşik güç kazanacaktır. Bizim yapmamız gereken bu birleşik mücadeleyi örgütlemektir. Bu önemli ve zor bir iştir. Bunun bilincinde olmak zorundayız.</p> <p class='p2'><strong>'SEÇİM KAZANILDIKTAN SONRA DA MÜCADELE BİTMEYECEK'</strong></p> <p class='p2'>Bir başka önemli nokta da şudur: İstihbarat teşkilatı ve devletin bütün kurumları artık 10-20 yıl önceki yapıda değildir. Parlamento seçimlerini kazanmanın tek başına yetmeyeceğini bilmek zorundayız. Egemen sınıflar ve emperyalizm, yalnızca kendi güçleriyle değil, muhalefet içindeki ayrışmalardan da yararlanarak iktidarlarını sürdürmüşlerdir. Bunu unutmayalım. Her kritik dönemde muhalefetin içinden bölünmeler yaratılmıştır. Son dönemde 'atanmış CHP' ve 'seçilmiş CHP' gibi tartışmalar yapılıyor. Zor bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle yalnızca seçim kazanmak yetmeyecek. Bütün muhalefet güçlerinin, kadınların, gençlerin ve onların örgütlü yapılarının yer aldığı güçlü bir muhalefet cephesinin oluşturulması gerekiyor. Seçim kazanıldıktan sonra da mücadele bitmeyecek. Tam tersine, amaçlarımıza ulaşabilmek için daha zorlu bir mücadele dönemi bizi bekliyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankarada-birlesik-muhalefet-cagrisi-tek-adam-rejimi-ancak-tum-toplumsal-kesimlerin-birlesik-mucadelesiyle-durdurulabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 19:45:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/ankarada-birlesik-muhalefet-cagrisi-tek-adam-rejimi-ancak-tum-toplumsal-kesimlerin-birlesik-mucadelesiyle-durdurulabilir.jfif" type="image/jpeg" length="14241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekâ orman yangınlarını dakikalar içinde yakalıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yapay-zeka-orman-yanginlarini-dakikalar-icinde-yakaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yapay-zeka-orman-yanginlarini-dakikalar-icinde-yakaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uydu verileriyle çalışan yapay zekâ sistemi, orman yangınlarını dumanlı ve karanlık bölgelerde bile dakikalar içinde tespit ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orman yangınlarıyla mücadelede erken müdahaleyi güçlendirecek yeni bir teknoloji geliştirildi. Münih merkezli OroraTech şirketinin hazırladığı yapay zekâ destekli sistem, termal uydu verilerini analiz ederek yangınları kısa sürede belirleyebiliyor.</p>

<p>İklim değişikliği, kuraklık ve artan sıcaklıklar nedeniyle dünyanın birçok bölgesinde orman yangınları daha sık görülüyor. Yangınların geniş alanlara yayılmasını önlemek için ilk dakikalarda yapılan tespit büyük önem taşıyor. Geliştirilen yeni sistemin de bu kritik süreci hızlandırması hedefleniyor.</p>

<h3>Termal veriler yapay zekâyla analiz ediliyor</h3>

<p>Sistem, termal kızılötesi sensörlere sahip uydular aracılığıyla yeryüzündeki sıcaklık değişimlerini takip ediyor. Uydulardan elde edilen görüntüler yapay zekâ tarafından incelenerek olağan dışı ısı artışları ve muhtemel yangın noktaları belirleniyor.</p>

<p>Tespit edilen bölgelerin konum bilgileri kısa süre içinde ilgili kurumlara, itfaiye birimlerine ve müdahale ekiplerine aktarılıyor. Teknoloji, gece saatlerinde veya yoğun duman nedeniyle görüşün kısıtlandığı alanlarda da ölçüm yapabiliyor.</p>

<h3>NASA ve ESA verileri de kullanılıyor</h3>

<p>OroraTech, kendi uydu ağıyla birlikte NASA ve Avrupa Uzay Ajansı tarafından sağlanan verilerden de yararlanıyor. Farklı kaynaklardan gelen bilgilerin aynı sistem içinde değerlendirilmesiyle yangınların daha hızlı ve daha doğru şekilde belirlenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Şirket, ilk uydularını 2022 yılında uzaya gönderdi. Uydu ağının genişletilmesiyle birlikte 2028 yılından itibaren dünyanın herhangi bir noktasının yaklaşık 15 dakikada bir taranması planlanıyor.</p>

<h3>25 ülkede aktif olarak kullanılıyor</h3>

<p>Yapay zekâ destekli yangın takip sisteminin halihazırda 25 ülkede kullanıldığı belirtiliyor. Teknolojiden devlet kurumları, itfaiye teşkilatları, enerji şirketleri ve sigorta kuruluşları yararlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sistemle dünya genelinde yüz milyonlarca hektarlık ormanlık alanın takip edildiği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu tür teknolojilerin yangınların büyümeden kontrol altına alınmasına ve doğal yaşam alanlarının korunmasına önemli katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Termal uydu sistemlerinin gelecekte tarım alanlarının izlenmesi, çevresel değişimlerin takip edilmesi ve deniz kirliliğinin belirlenmesi gibi farklı alanlarda da kullanılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yapay-zeka-orman-yanginlarini-dakikalar-icinde-yakaliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/haber500-orman-yangini-16x9-kucuk-boyut.jpg" type="image/jpeg" length="30415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oğuzhan Uğur'un emniyet ifadesi ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/oguzhan-ugurun-emniyet-ifadesi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/oguzhan-ugurun-emniyet-ifadesi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AHBAP soruşturmasında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un emniyet ifadesinin ayrıntıları ortaya çıktı. Uğur, bağışlar ve para transferlerine ilişkin soruları yanıtladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan yapımcı ve sosyal medya içerik üreticisi Oğuzhan Uğur'un emniyette verdiği ifadenin ayrıntıları gün yüzüne çıktı. Uğur, ifadesinde derneğin mali yapısına ilişkin bilgisinin bulunmadığını belirtirken, yardım kampanyasında açıklanan bağışlar ve MASAK raporunda yer aldığı belirtilen para hareketlerine ilişkin yöneltilen soruları da yanıtladı.</p>

<p><strong>"Derneğin mali yapısını bilmiyorum"</strong></p>

<p>Emniyette verdiği ifadede AHBAP Derneği'nin gelir-gider dengesi, bağışların yönetimi ve mali işleyişiyle ilgili herhangi bir görev veya sorumluluğunun olmadığını söyleyen Oğuzhan Uğur, bu konular hakkında bilgi sahibi olmadığını ifade etti.</p>

<p>2023 yılında düzenlenen yardım yayınına da değinen Uğur, canlı yayına bağlanarak bağış yapacağını açıklayan kişilerin beyanlarının ekip tarafından kayıt altına alındığını belirtti. AHBAP, AFAD ve Kızılay için yaklaşık 60 milyon liralık bağış taahhüdü oluştuğunu düşündüklerini dile getiren Uğur, bu rakamların yalnızca bağışçıların beyanlarından oluştuğunu, ödemelerin gerçekleşip gerçekleşmediğini teyit etme imkânlarının bulunmadığını söyledi.</p>

<p><strong>"Usulsüzlük gördüğüme dair bir bilgim yok"</strong></p>

<p>İfadesinde AHBAP Derneği'nin bağışları amacı dışında kullandığına ilişkin herhangi bir bilgiye sahip olmadığını belirten Uğur, bugüne kadar herhangi bir usulsüzlüğe tanıklık etmediğini dile getirdi.</p>

<p>Ayrıca Haluk Levent veya dernek yöneticileriyle mali süreçlerin içinde yer almadığını söyleyen Uğur, soruşturmaya konu edilen birçok gelişmeyi kamuoyuna yansıyan haberlerden öğrendiğini ifade etti.</p>

<p><strong>30 milyon liralık para hareketi soruldu</strong></p>

<p>Emniyet ifadesinde Uğur'a, MASAK raporunda yer aldığı belirtilen ve kısa süre içerisinde yaklaşık 30 milyon liraya ulaştığı değerlendirilen para transferleri de soruldu. Aynı araç plakası üzerinden gerçekleştirilen işlemler nedeniyle oluşan hareketliliğe ilişkin açıklama yapması istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Ödeme araç alımı içindi"</strong></p>

<p>Oğuzhan Uğur, söz konusu para transferlerinin araç satın alımı amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi. İlk havalenin isim bilgilerindeki hata nedeniyle iade edildiğini, ikinci işlemde de benzer bir yanlışlık yaşandığını belirten Uğur, ödemenin doğru bilgilerle üçüncü kez gönderilerek tamamlandığını anlattı.</p>

<p>Yaşanan tekrarların banka kayıtlarında işlem hacmini olduğundan yüksek gösterdiğini savunan Uğur, burada herhangi bir usulsüzlük ya da kötü niyet bulunmadığını ifade etti.</p>

<p><strong>"Gerçek ödeme 9 milyon 700 bin liraydı"</strong></p>

<p>Uğur, aynı paranın teknik nedenlerle birkaç kez gönderilip geri dönmesi nedeniyle banka kayıtlarında yaklaşık 30 milyon liralık işlem hacmi oluştuğunu belirtti. Gerçekte araç alımı için ödenen tutarın 9 milyon 700 bin lira olduğunu söyleyen Uğur, söz konusu paranın suçtan elde edilen bir gelir olmadığını savundu.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasına ilişkin adli süreç devam ediyor. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından dosyaya ilişkin kararın yargı makamlarınca verileceği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/oguzhan-ugurun-emniyet-ifadesi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/yeni-proje-2026-07-19t191543-a9okjpg.webp" type="image/jpeg" length="73583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akseki'de orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aksekide-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aksekide-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Akseki ilçesinde Menteşbey ve Sarıhaliller mahalleleri arasındaki ormanlık alanda çıkan yangına çok sayıda ekip ve araçla müdahale ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANTALYA) -</strong> Antalya'nın Akseki ilçesinde Menteşbey ve Sarıhaliller mahalleleri arasındaki ormanlık alanda çıkan yangına çok sayıda ekip ve araçla müdahale ediliyor.</p> <p>Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Akseki ilçesi Menteşbey ve Sarıhaliller mahalleleri arasındaki ormanlık alanda çıkan yangına ilişkin açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Açıklamada, ekiplerin yangına havadan ve karadan hızlı ve etkin şekilde müdahale ettiği belirtildi. Yangın söndürme çalışmalarında 9 yangın söndürme helikopteri, 3 yangın söndürme uçağı, 45 arazöz, 21 su ikmal aracı, 12 ilk müdahale aracı, 4 iş makinesi ve çok sayıda orman işçisinin görev aldığı ifade edildi.</p> <p>Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, yangınla mücadelenin havadan ve karadan koordineli şekilde devam ettiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aksekide-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 19:26:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/aksekide-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="97843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dilovası için Gebze'de 'Adalet Nöbeti'... Aileler: '3-5 kuruş için canlarımızı yaktılar']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dilovasi-icin-gebzede-adalet-nobeti-aileler-3-5-kurus-icin-canlarimizi-yaktilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dilovasi-icin-gebzede-adalet-nobeti-aileler-3-5-kurus-icin-canlarimizi-yaktilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dilovası'nda 3'ü çocuk 7 işçinin can verdiği kozmetik fabrikası yangınıyla ilgili Gebze Meydanı'nda 'Adalet Nöbeti' tutuldu. Aileler, '3 kuruş, 5 kuruş para için, keyifleri için canlarımızı yaktılar. Yaşamak istediler. Ölmek istemediler çocuklarımız. Adalet yerini bulsun' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: BELÇİM KILIÇKIRAN</strong></p> <p><strong>(KOCAELİ)</strong> - Dilovası'nda 3'ü çocuk 7 işçinin can verdiği kozmetik fabrikası yangınıyla ilgili Gebze Meydanı'nda 'Adalet Nöbeti' tutuldu. Aileler, '3 kuruş, 5 kuruş para için, keyifleri için canlarımızı yaktılar. Yaşamak istediler. Ölmek istemediler çocuklarımız. Adalet yerini bulsun' dedi.</p> <p>Geçen yıl 8 Kasım'da Dilovası'ndaki Ravive Kozmetik fabrikasında çıkan ve 3'ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybettiği yangında yakınlarını kaybeden aileler, Gebze Kent Meydanı'nda bu hafta da 'Adalet Nöbeti' tuttu.</p> <p>'İşçiler ölüyor, hükümet izliyor' sloganı atılan nöbette konuşan Depo, Antrepo, Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı (DGD-SEN) Genel Başkanı Neslihan Acar, 'Bizim çocuklarımızın 5 kuruşluk canı yok bunların karşısında. Duruşma salonlarında olmak zorundayız. 21 Temmuz'da herkesi Kandıra Cezaevi Kampüsü'ne orada olmaya davet ediyoruz' çağrısını yaptı.</p> <p><strong>'ADALET İSTİYORUM'</strong></p> <p>Faciada yaşamını yitiren Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut, şunları söyledi:</p> <p>'8 ay oldu ablamı kaybedeli. Adalet için yollarda, sokaklarda kaldık. Biz yasımızı tutamadık. Neden bu devlet bu adaleti sağlamıyor, biz de evimizde yasımızı tutamıyoruz? Burada, Dilovası'nda 7 canımızı kaybettik. Yakarak katlettiler, cinayet işlediler. Bu insanların canını yakarken biliyordunuz. Yandılar, kül oldular. Utanmadan arlanmadan tehdit ediyor, 'Bizi dışarı çıkarmazsanız sizi mahvederiz'. Edin, hepiniz mahvolun. Yediniz, içtiniz, sermaye işlettiniz. Burada hepsinin suçu var. Hepsinin yargılanmasını istiyorum. 'Aleyna Oransal hamileymiş', bilmem ne... Öyle bir şey yok. Nasıl onlar ölenlerimizin üstünden cebini doldurmuşsa, o çocuğunu haramla kazanmışsa o da çocuğuyla birlikte yatacak, cezasını çekecek. Hepsi bu sermayenin içinde. 3 kuruş, 5 kuruş para için, keyifleri için canlarımızı yaktılar. Ben adalet istiyorum. Adaletin sağlanmasını istiyorum. Hepsinin en ağır şekilde, baştan sona kadar cezalandırmalarını istiyorum.'</p> <p><strong>'PSİKOLOJİMİZLE OYNUYORSUNUZ'</strong></p> <p>Şengül Yılmaz'ın kızı Nural Deniz, 8 aydır her yerde adalet için direndiklerini belirterek şöyle konuştu:</p> <p>'Gerçekten bir şeylerin toplanması, düzenlenmesi için, adaletin olması gerektiği gibi ilerlemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Bunun önüne geçebilmek için, bir şeyler olabilmesi için uğraşıyoruz. Tüm halktan, herkesten de yanımızda olması için destek bekliyoruz. 8 aydır hepimiz; kimimiz annemizi, kimimiz kızımızı, çocuğumuzu yanarak orada izledik. Kapılarda çocuklarımızın, annemizin, herkesin parçalarını topladık. Kimsenin cesedi yıkanmadı bile. Hiç kimsenin eli, kolu, uzvu hiçbir şeyi yoktu. Mahkemede sanıkların avukatları, hakime, 'Ölenlerin suçu var. Geriye doğru kaçmışlar. Kapıya doğru kaçmamışlar' diyor. 'Ölenlerin vücut bütünlüğü var mıydı' diyor. O yangında ölenlerin vücut bütünlüğü olma ihtimali var mı? Terbiyesizler. Nasıl kalkıp da böyle bir şeyi, böyle bir cümleyi bizim karşımızda konuşabiliyorsunuz? Zaten zorla ayakta duruyoruz. Kendimizi zor tutuyoruz. Orada boynunuzu büküp suçunuzu kabul etmek yerine yüzümüze bakıp bakıp bizimle dalga geçer gibi saçma sapan sorular sorup psikolojimizle oynuyorsunuz.</p> <p><strong>'BENİMKİ KÖPEK YAVRUSU MU'</strong></p> <p>Gerçekten inanılır, katlanılır gibi değil. O kadar zor şeyler yaşıyoruz ki, bırakın acımızı yaşamayı, adalet peşinde koşmaya çalışıyoruz. Ben mahkemeden bir gün önce 8 aylık çocuğumu doğurdum. Çocuğum 20 gün küvezde kaldı. Benim çocuğumun ciğerleri bile gelişmemişti. Ben ameliyattan çıktım, teyzemi aradım. Dedim ki, 'Mahkeme nasıl gidiyor'. Bana 'İki sanık tahliye oldu. Aleyna Oransal'ı tahliye etmişler. Ayağında kelepçeyle ev hapsi vermişler' dedi. Niyeymiş, hamileymiş. Niyeymiş, gebeliği riskliymiş. Benim çocuğumun peki erken doğması, ciğerlerinin gelişmemesi, benim bu kadar stresli yaşamam bana reva da ona değil mi? Onunki evlat da benimkisi köpek yavrusu mu? Ben böyle bir şeyi kabul etmiyorum. Aleyna Oransal içeri girecek. Onun çocuğu da gerekiyorsa annesinin suçunu çekecek. Yangından bir gün önce hesabına 5 milyon lira maaş olarak yatıyor bu kadının. Bu kadın suçsuz diye dışarı çıkıp da ev hapsi verilmesini kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz de. O kadın da diğerleri gibi içeriye girecek, cezasını paşa paşa çekecek'</p> <p><strong>'GECE GÜNDÜZ AĞLIYORUZ'</strong></p> <p>Nisa Taşdemir'in annesi Hatun Taşdemir, acısını şu sözlerle anlattı:</p> <p>'Bizim canlarımız orada yanarken bunlar rahat rahat evlerinde oturmuşlardı. Rahat rahat evlerinde otururken bizim çocuklarımız orada bağırarak, çağırarak, yanarak kömür olurken 'Bizi kurtarın' diye sesleniyorlardı. Kurtaran yokmuş orada. 'Anne, baba, sesimizi duyun' ama nereden çıkacaklar? Çıkacak yer yokmuş. Ne kapı varmış ne çıkış varmış. Çocuklarımız birbirlerine sarılarak, yanarak can verdiler. Hakları böyle miydi? Bunların günahı dünyaya gelmek miydi? Bunlar da yaşamak istediler. Ölmek istemediler çocuklarımız. Bunlara bakın. Genç kızlara bakın. Bunlar ölmek istediler mi acaba? Yok. Yaşamak istediler ama diri diri canlarımız orada yandılar. 7 kişiyi orada yakarak canlarını verdiler. Sonra da bizi suçluyorlar. 'Kendi kendilerini yakmışlar' diyorlar. Niye bu çocuklar kendi kendilerini yaksınlar? Nasıl yaksınlar kendilerini? Niye suçu bize yüklüyorlar? Hak hukuk böyle değil. Biz onların hakkını istiyoruz. Hakları yerde kalmasın. Çocuklarımız mezarlarında rahat rahat yatsınlar. 7 kişi can verirken onlar rahat rahat evlerinde oturmuşlar. Onlar keyif yaparken biz acı çekiyoruz. Biz gece gündüz ağlıyoruz. Hastanelerden çıkmıyoruz. Nisa'nın babası hasta. Gece gündüz bağırıyor, çağırıyor, 'Kızım nerede'. Çare yok. Ne yapalım? Kızımızı kömür olarak aldılar elimizden. Kömür oldu, kara toprak oldu. Şimdi kızım kara toprağın altında. Elimizden bir şey gelmiyor. Hiçbir şey yapamadık.'</p> <p><strong>'KEMİKLERİ YERDEN TOPLADIM'</strong></p> <p>Tuğba Taşdemir'in annesi Saliha Taşdemir, her hafta acı çektiklerini belirterek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Biz adalet istiyoruz. Adalet yerini bulsun. Onlar da acı çeksin. Biz her zaman acı çekiyoruz. 7 kişi kül oldu. Kefene bile sarılmadı. Mezara öyle koydular. Bari adalet yerini bulsun. Onların kemikleri mezarında sızlamasın. Biz adalet istiyoruz. Herkes bize yardım etsin. Başbakan'a sesleniyorum, Allah rızası için. Başka analar acı çekmesin. Ben çok acı çektim. Sadece kömürlerini toprağa koydum. Tuğba sabah kalktı, saat 08.00'de gitti. Ben bir süt onun cebine koydum. 'Tuğba o sütü sıcak iç, sonra karnın acıkmasın' dedim. Ne oldu? Yarım saat sonra Tuğba'nın kemiklerini yerden topladım. Öyle olmaz. Adalet olmuyor. Allah rızası için sesleniyorum. Bizim acılarımıza biraz yardım edin. Adalet yerini bulsun. Herkes cezasını çeksin.'</p> <p><strong>'BEN HER GÜN ÖLÜYORUM'</strong></p> <p>Nisa Taşdemir'in babası Vedat Taşdemir de adalet bulamadıklarını vurgulayarak şunları dile getirdi:</p> <p>'Cumhurbaşkanına seslendik, ses gitmedi. Adalet Bakanı'na sesleniyoruz, yine ses gitmiyor. İçişleri Bakanı'na, Dışişleri Bakanı'na, 600 milletvekiline seslendik. Adamlar kulaklarını tıkıyor. Sesimizi duyan yok. Bizim istediğimiz adalet. 7 tane canımız gitti. Bu 7 can kömür olarak çıktı. Bunların kanı, ahı yerde kalmayacak. Ne olursa olsun bunun bedelini ödemeye hazırız. Kamu görevlilerini tutukluyorlar. 7 kişi can vermiş. İki gün içeride bırakıyorlar, ertesi gün serbest bırakıyorlar. Biz bu adaleti istemiyoruz. Gerçek bir adalet istiyorum. Madem Cumhurbaşkanı diyor 'Hazreti Ömer'in adaleti', ben de o adaleti istiyorum. Mahkemeye giriyoruz, etrafımızı jandarma sarıyor. Oturacağız bir yerde, konuşacağız; etrafımızı polis sarıyor. Her tarafımız sarılıyor. Bizim devletimizden istediğimiz tek şey adalet. Başka bir şey istemiyoruz. Suçu olanlar çıksın, adaletin önünde hesap versinler, cezalarını çeksinler. Ben her gün ölüyorum. 9 aydır her gece gözümden yaş akıyor. Bunların peşini ölene kadar bırakmayacağım. Ben bedeli ödemeye hazırım. Adalet Bakanı, suçlular burada, yakalasınlar, koysunlar cezaevine. Her gün 'CHP, CHP, CHP'... Nerede AKP? Her gün Dilovası'nda rüşvet arıyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Kocaeli</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dilovasi-icin-gebzede-adalet-nobeti-aileler-3-5-kurus-icin-canlarimizi-yaktilar</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 19:21:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/dilovasi-icin-gebzede-adalet-nobeti-aileler-3-5-kurus-icin-canlarimizi-yaktilar.jpg" type="image/jpeg" length="67468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ece Güner'den ikinci mektup: "Neden sadece ben tutukluyum?"]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ece-gunerden-ikinci-mektup-neden-sadece-ben-tutukluyum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ece-gunerden-ikinci-mektup-neden-sadece-ben-tutukluyum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AHBAP soruşturması kapsamında tutuklu bulunan avukat Ece Güner, cezaevinden gönderdiği ikinci mektupta tutukluluk sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AHBAP Derneği soruşturması kapsamında tutuklu bulunan avukat Ece Güner, kamuoyuna ulaştırdığı ikinci mektubunda soruşturma sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Güner, aynı dosyada yer alan bazı isimler hakkında ev hapsi uygulanırken kendisinin tutuklu yargılanmasına tepki gösterdi.</p>

<h2>"Aynı dosyada farklı uygulamalar var"</h2>

<p>Mektubunda soruşturmadaki adli tedbirlerin farklılığına dikkat çeken Güner, bazı şüphelilerin ev hapsinde bulunduğunu, kendisinin ise tutuklu olarak cezaevinde tutulduğunu ifade etti. Bu durumun hukuki açıdan değerlendirilmesi gerektiğini savunan Güner, dosyadaki uygulamalar arasında eşitlik ilkesinin gözetilmediğini öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Dosyaya güveniyorum"</h2>

<p>Ece Güner, mektubunda hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, yargılama sürecinin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti. Hukuki sürecin sağlıklı şekilde ilerlemesini beklediğini dile getiren Güner, kamuoyunun yalnızca iddialarla değil, dosyada yer alan delillerle de değerlendirme yapması gerektiğini söyledi.</p>

<h2>Cezaevindeki sürecini anlattı</h2>

<p>Mektubunda cezaevinde geçirdiği günlere de değinen Güner, tutukluluk sürecinin hem kendisi hem de ailesi açısından zor geçtiğini belirtti. Buna rağmen hukuk mücadelesini sürdüreceğini ifade eden Güner, adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine inandığını kaydetti.</p>

<h2>Soruşturmada adli süreç devam ediyor</h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP soruşturmasında tutuklu ve adli kontrol tedbiri uygulanan şüphelilerle ilgili yargı süreci devam ediyor. Soruşturmaya ilişkin nihai kararın mahkeme sürecinin ardından netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ece-gunerden-ikinci-mektup-neden-sadece-ben-tutukluyum</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/1-2-sucnjpg.webp" type="image/jpeg" length="62644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haliç'te tur teknesi köprü ayağına çarptı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/halicte-tur-teknesi-kopru-ayagina-carpti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/halicte-tur-teknesi-kopru-ayagina-carpti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haliç'te Atatürk Köprüsü'nün ayağına çarpan tur teknesindeki 32 yaşındaki personel denize düştü. Arama çalışmaları devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>stanbul Haliç'te seyir halindeki bir tur teknesinin Atatürk Köprüsü'nün ayağına çarpması sonucu teknede görevli bir personel denize düştü. Ekiplerin kayıp personeli bulmak için başlattığı su altı ve su üstü arama çalışmaları sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Tekne köprü ayağına çarptı</h2>

<p>Olay, saat 10.30 sıralarında Fatih ilçesindeki Atatürk Köprüsü'nün altında meydana geldi. Mehmet P. idaresindeki “Hero” isimli tur teknesi, Haliç'ten Eminönü yönüne ilerlediği sırada köprünün altından geçmek istedi.</p>

<p>Manevra kabiliyetini kaybettiği belirtilen tekne, iskele tarafından köprü ayağına çarptı. Çarpışma nedeniyle teknede büyük bir sarsıntı yaşandı.</p>

<h2>Tekne personeli denize düştü</h2>

<p>Sarsıntı sırasında teknenin ön kısmında görev yapan 32 yaşındaki Yasin Konya dengesini kaybederek Haliç'e düştü. Teknede bulunanların ve çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye ve deniz ekipleri yönlendirildi.</p>

<h2>Arama çalışmaları sürüyor</h2>

<p>Bölgede güvenlik önlemi alan ekipler, denize düşen Yasin Konya'yı bulmak için geniş çaplı çalışma başlattı. Dalgıç ekiplerinin su altında, deniz polisinin ise su üstünde yürüttüğü arama çalışmalarında henüz sonuç alınamadığı bildirildi.</p>

<p>Kazanın meydana geliş nedeninin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/halicte-tur-teknesi-kopru-ayagina-carpti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 18:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/i-m-g-8672.jpg" type="image/jpeg" length="51043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oğuzhan Uğur'un emniyette ifade işlemi başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/oguzhan-ugurun-emniyette-ifade-islemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/oguzhan-ugurun-emniyette-ifade-islemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AHBAP soruşturması kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un emniyetteki ifade işlemleri başladı. Soruşturmada MASAK raporundaki bulguların da incelendiği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP soruşturmasında gözaltına alınan Babala TV'nin kurucusu Oğuzhan Uğur'un emniyetteki ifade işlemleri başladı. Soruşturma kapsamında gözaltında bulunan diğer şüphelilerle ilgili işlemler de sürüyor.</p>

<h2><strong>İfade süreci başladı</strong></h2>

<p>Edinilen bilgilere göre, birkaç gündür gözaltında bulunan Oğuzhan Uğur'un ifadesi bugün emniyette alınmaya başlandı. Soruşturma dosyasında yer alan mali incelemeler kapsamında MASAK raporlarının da değerlendirildiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>MASAK raporundaki tespitler inceleniyor</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporunda, Babala TV hesapları ile bazı şahsi hesaplar arasındaki para hareketleri, avans işlemleri ve yurt dışından gelen döviz transferlerine ilişkin finansal kayıtların incelemeye alındığı belirtildi. Soruşturma makamları, söz konusu işlemlerin detaylarını araştırmayı sürdürüyor.</p>

<h2><strong>Soruşturma sürüyor</strong></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur ile birlikte toplam 9 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, emniyetteki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından dosyanın adli sürece taşınmasının beklendiği bildirildi. Soruşturmaya ilişkin nihai değerlendirme ise savcılık tarafından yürütülecek işlemlerin ardından netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/oguzhan-ugurun-emniyette-ifade-islemi-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/oguzhan-ugur-1100x650.jpeg" type="image/jpeg" length="87646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gayrettepe'de 'Adalet Nöbeti' tutuldu, 'Herkes için adalet, Dilovası için adalet' istendi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gayrettepede-adalet-nobeti-tutuldu-herkes-icin-adalet-dilovasi-icin-adalet-istendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gayrettepede-adalet-nobeti-tutuldu-herkes-icin-adalet-dilovasi-icin-adalet-istendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3'ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği Dilovası Ravive yangınıyla ilgili bugün bir nöbet de iki yıl önce 29 kişinin yangında can verdiği Gayrettepe'de gece kulübü önünde tutuldu. Nöbette yapılan açıklamada 'Herkes için adalet, Dilovası için adalet istiyoruz. Katliamın sivil sorumlularına dair hala devam eden soruşturmalar tamamlanmalı, katilamın sorumluları ortaya çıkartılmalıdır. Tahliye edilenler tekrardan tutuklanmalı, cezalandırılmalıdır. Kamu görevlileri dosyası oldu bitti ile sadece ilçe belediyesinin yargılandığı bir dosya haline getirilmemeli, tüm kamu görevlileri soruşturulmalı ve yargılanmalıdır' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber/Kamera: Hakan KAYA</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> 3'ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği Dilovası Ravive yangınıyla ilgili bugün bir nöbet de iki yıl önce 29 kişinin yangında can verdiği Gayrettepe'de gece kulübü önünde tutuldu. Nöbette yapılan açıklamada 'Herkes için adalet, Dilovası için adalet istiyoruz. Katliamın sivil sorumlularına dair hala devam eden soruşturmalar tamamlanmalı, katilamın sorumluları ortaya çıkartılmalıdır. Tahliye edilenler tekrardan tutuklanmalı, cezalandırılmalıdır. Kamu görevlileri dosyası oldu bitti ile sadece ilçe belediyesinin yargılandığı bir dosya haline getirilmemeli, tüm kamu görevlileri soruşturulmalı ve yargılanmalıdır' denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>3'ü çocuk 7 işçinin can verdiği Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası'nda yangınıyla ilgili Gebze'de 'Adalet Nöbeti'nin tutulduğu anlarda İstanbul'da tadilat sırasında çıkan yangında 29 kişinin can verdiği Gayrettepe'deki gece kulübü önünde de açıklama yapıldı. Açıklamada, '08.11.2025 tarihinde Kocaeli Dilovası'nda yaşanan işçi katliamı bu topraklarda yaşanan ilk katliam değildi, aradan geçen 8 ayda ve Türkiye tarihinde birbirine pek benzeyen ihmal zincirleriyle başka katliamlar da yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor'denildi.</p> <p>Açıklamada şu görüşler yer aldı:</p> <p>'İş cinayetleri ve yine aynı düzenin ürünü olan Çorlu Tren kazası, depremde kaybettiklerimiz, Kartalkaya Yangını gibi ihmalle aramızdan alınanlar günümüz dünyasında insan canının herhangi bir korku duyulmadan hiçe sayılabildiği, maliyete indirgenebildiği ve kaybettiğimiz yurttaşlarımızın kader kurbanı olarak karşımıza çıktığı bir tabloyla bizi baş başa bırakıyor.</p> <p><strong>'KAMU GÖREVLİLERİ GÖREVLERİNİ YETİRE GETİRMİŞ OLSALARDI DİLOVASI VE SAYISIZ KATLİAM YAŞANMAYACAKTI'</strong></p> <p>Bunun bir örneği olarak Dilovası İşçi Katliamı para hırsı ile kaçak bir binada kaçak olarak işletilen bir işletmede gerçekleşmiş olsa da bu koşullar kendiliğinden değil, Türkiye'de yukarıda da bahsettiğimiz davaların hiç birinde etkin cezalandırılmanın yapılmaması ve kamu görevlilerinin yurttaşların canından çok patronların ve işletmelerinin refahını gözetmesiyle insan eliyle, bizzat devleti yönetenler tarafından yaratılmıştır.<br />Biz bu katliam ortamını ülkenin her yerinden biliyoruz, tanıyoruz. Türkiye'de kamu görevlilerinin, biz halkın canını korumak amaçlı denetimleri yerine getirmediklerini her gün görüyoruz. Dilovası ve sayısız katliam, kamu görevlileri görevlerini yerine getirmiş olsalardı yaşanmayacaktı. Yılda en az 2000 insanın çalışırken öldüğü bu katliam düzeni kurulmayacaktı.</p> <p><strong>'ADALETİN SAĞLANMASINI İSTİYORUZ'</strong></p> <p>Dilovası'nda yakınlarını kaybeden ailelerin bu katliam düzenine ve sorumlularına karşı başlattığı adalet talepli nöbetleri tam olarak bu manzaraya karşı ölülerimizin hesabını hakkıyla sorabilme yolunu açmak amaçlıdır. Nöbetlerinde yaptıkları çağrı üzerine Türkiye'nin her yerinde, tüm katilam sahaları, kent meydanları, alanlar birer adalet nöbeti sahası olmuştur. Sadece Dilovası için değil tüm katliamlar için adalet isteyenler bu alanlarda adaletin sesini yükseltmek için toplandık. Katliamda hayatını kaybedenler için, bu katliamı yaratan herkesin yargılanmasını, adaletin sağlanmasını istiyoruz. Tüm katliamlar için adalet istiyoruz. Yeni katliamların ancak bu şekilde önlenebileceğini biliyoruz.</p> <p><strong>'KATLİAMIN SORUMLULARI DAHA KAYIPLARIMIZIN TOPRAĞI KURUMADAN SERBEST BIRAKILMAYA BAŞLANMIŞTIR'</strong></p> <p>Dilovası davasında kamu görevlileri hakkında yapılan işlemler, Türkiye tarihinde benzeri çok az görülür işler olmuştur. Sorumluluğu bulunan kamu kurumlarından Dilovası Belediyesi'ne yapılan operasyon sonucunda, 8 kamu görevlisi gözaltına alınmış 7'si tutuklanmıştır. Ailelerin nöbetini adalete ulaşım için ne denli güçlü bir araç olduğu böylece ortaya çıkmıştır. Ne var ki, adalet mücadelesi yaygınlaşmadıkça, kitleler tarafından benimsenip de büyütmedikçe başarıya ulaşması çok güçtür. Tutuklanan 7 kamu görevlisinin 2'si hukukla izah edilemeyecek bir biçimde, dosyada hiçbir değişiklik olmamasına rağmen salıverilmiştir. Sivil sorumluların yargılanmasında da ilk duruşmada bir, ikinci duruşmada üç kişi tahliye edilmiş, katilamın sorumluları daha kayıplarımızın toprağı kurumadan serbest bırakılmaya başlanmıştır.</p> <p>Duruşmalar hala Kandıra'daki halka ve başına kısıtlamalar uygulanan cezaevi kampüsünde görülmekte, halkın adalet talebinin sesi kısılmaya çalışılmaktadır. Kamu görevlileri hakkında düzenlenen evraklar ve yapılan soruşturma taksir üzerinden yürütülmekte, tutuklanmış dahi olsalar cezasızlık zırhı altında korunmaya devam etmektedirler. Biz bu cezasızlık pratiğini daha geçtiğimiz günlerde açıklanan kararla, zamanaşımı süresi geçirtilerek tüm kamu görevlilerinin kurtarıldığı Soma yargılamasından biliyoruz. Bu denli büyük bir katliam yapma cüretini katillere sağlayan bu zırhı söküp atmak için mücadele ediyoruz'</p> <p><strong>'HERKES İÇİN ADALET, DİLOVASI İÇİN ADALET İSTİYORUZ'</strong></p> <p>Dilovası ailelerinin mücadele içindeki sesini gürleştirmek için toplanıldığının belirtildiği açıklama şöyle sona erdi:</p> <p>'Herkes için adalet, Dilovası için adalet istiyoruz. Katliamın sivil sorumlularına dair hala devam eden soruşturmalar tamamlanmalı, katilamın sorumluları ortaya çıkartılmalıdır. Tahliye edilenler tekrardan tutuklanmalı, cezalandırılmalıdır. Kamu görevlileri dosyası oldu bitti ile sadece ilçe belediyesinin yargılandığı bir dosya haline getirilmemeli, tüm kamu görevlileri soruşturulmalı ve yargılanmalıdır. Tahliye edilen kamu görevlileri tekrardan tutuklanmalıdır. Adaletin gerçek anlamıyla sağlanabilmesi için davanın halk tarafından takip edilebileceği Gebze Adliyesi'nde yapılması gerekmektedir.</p> <p>Dilovası için adaletin sağlanmasının tüm katliamlar için adalet sağlanmasında önemli bir adım olacağını biliyoruz. Biz Dilovası nezdinde herkes için adalet istiyoruz. Ailelerin duyurdukları adalet nöbeti takviminin bu son gününde bir araya gelerek tüm kamuoyuna duyurmak isteriz ki, tüm katliamlar için adalet sağlanana kadar, tüm meydanlar adalet nöbeti alanı olacaktır'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gayrettepede-adalet-nobeti-tutuldu-herkes-icin-adalet-dilovasi-icin-adalet-istendi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 18:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/gayrettepede-adalet-nobeti-tutuldu-herkes-icin-adalet-dilovasi-icin-adalet-istendi.jpg" type="image/jpeg" length="92454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz'de tansiyon zirvede! Kritik gelişme]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hurmuzde-tansiyon-zirvede-kritik-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hurmuzde-tansiyon-zirvede-kritik-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, ABD'nin Darhovin Nükleer Enerji Santrali'ni hedef aldığını iddia etti. Aynı saatlerde Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler bölgedeki gerilimi daha da artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orta Doğu'da gerilim tırmanırken, İran Atom Enerjisi Kurumu dikkat çeken bir açıklama yaptı. Kurum, ABD'nin yapımı devam eden Darhovin Nükleer Enerji Santrali'ni hedef aldığını <strong>iddia etti</strong>. Söz konusu iddiaya ilişkin ABD makamlarından ise henüz resmî bir açıklama yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran'ın açıklaması, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerle birlikte bölgedeki tansiyonu yeniden yükseltti.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı'nda hareketli saatler</strong></h2>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nda seyreden bazı gemilerle ilgili açıklamada bulundu. İran basınına yansıyan bilgilere göre, seyir sistemlerini kapattığı öne sürülen dört geminin güvenli geçiş kurallarını ihlal ettiği ileri sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu gemilerin belirlenen rotaların dışına çıkmaya çalıştığı ve yapılan uyarılara ilk etapta uymadığı öne sürüldü.</p>

<h2><strong>İki geminin kaza yaptığı öne sürüldü</strong></h2>

<p>İranlı yetkililer, uyarıları dikkate almadığı belirtilen dört gemiden ikisinin kaza yaptığını, diğer iki geminin ise son uyarıların ardından rotasını değiştirerek bölgeden uzaklaştığını iddia etti.</p>

<p>Olayla ilgili bağımsız kaynaklardan doğrulanmış resmî bir açıklama ise henüz paylaşılmadı.</p>

<h2><strong>"Hürmüz Boğazı'nın kontrolü bizde"</strong></h2>

<p>İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolün kendi yetkilerinde olduğu vurgulandı. Açıklamada, daha önce ilan edilen deniz geçiş kurallarına uyulması gerektiği belirtilirken, petrol, doğal gaz ve kimyasal gübre taşıyan gemilerin İran'ın belirlediği prosedürlere göre hareket etmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Bölgede yaşanan son gelişmelerin ardından gözler, ABD'den gelecek olası açıklamalara ve uluslararası toplumun konuya ilişkin değerlendirmelerine çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hurmuzde-tansiyon-zirvede-kritik-gelisme</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/290b948b-befd-4e5b-8c7c-0dc5eb479cf9.png" type="image/jpeg" length="20743"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DGS sona erdi! ÖSYM sonuç tarihini duyurdu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dgs-sona-erdi-osym-sonuc-tarihini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dgs-sona-erdi-osym-sonuc-tarihini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Dikey Geçiş Sınavı tamamlandı. Yüz binlerce adayın katıldığı sınavın ardından gözler ÖSYM'nin açıklayacağı sonuçlara çevrildi. İşte DGS sonuç tarihi ve detaylar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından düzenlenen 2026 Dikey Geçiş Sınavı (DGS) Türkiye genelinde tamamlandı. Ön lisans eğitimlerini lisans programına tamamlamak isteyen yüz binlerce adayın katıldığı sınavın ardından sonuç tarihi de netleşti.</p>

<h2><strong>239 bin 681 aday sınava katıldı</strong></h2>

<p>2026 DGS, Türkiye genelindeki 81 il ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti Lefkoşa dahil 103 sınav merkezinde gerçekleştirildi. Sınav için 624 bina ve 9 bin 904 salon kullanılırken, emniyet personeli dahil toplam 32 bin 567 görevli görev yaptı.</p>

<p>Saat 10.15'te başlayan sınav öncesinde adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. Adaylara sayısal ve sözel testlerden oluşan toplam 100 soru yöneltilirken, soruların cevaplanması için 135 dakika süre verildi.</p>

<p>Sınav günü kimlik kartını kaybeden veya kimlik belgesinde eksiklik bulunan adayların mağduriyet yaşamaması için il ve ilçe nüfus müdürlükleri de açık tutuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>DGS sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h2>

<p>ÖSYM tarafından yayımlanan 2026 sınav takvimine göre Dikey Geçiş Sınavı sonuçları <strong>13 Ağustos 2026</strong> tarihinde erişime açılacak.</p>

<p>Adaylar sonuçlarını, ÖSYM'nin resmi internet sitesi ile aday işlemleri sistemi üzerinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle öğrenebilecek.</p>

<h2><strong>DGS puanı nasıl hesaplanıyor?</strong></h2>

<p>DGS puanı; adayların sınavdaki sayısal ve sözel test performanslarından elde edilen standart puanlarla birlikte, ön lisans eğitimindeki akademik başarıyı yansıtan Ön Lisans Başarı Puanı'nın (ÖBP) belirlenen katsayılarla hesaplanması sonucu oluşturuluyor.</p>

<p>Açıklanacak puanlar, yalnızca <strong>2026-2027 eğitim-öğretim yılı</strong> kapsamında yapılacak dikey geçiş yerleştirmelerinde kullanılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dgs-sona-erdi-osym-sonuc-tarihini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-d4251fb10fe3a0df8cc6249b6c839764jpg-1.webp" type="image/jpeg" length="97385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emeklinin beklediği teklif bu hafta Meclis'te]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/emeklinin-bekledigi-teklif-bu-hafta-mecliste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/emeklinin-bekledigi-teklif-bu-hafta-mecliste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu bu hafta emekli maaş zammı başta olmak üzere trafik cezaları, ÖTV düzenlemesi ve birçok önemli başlığı içeren torba kanun teklifini görüşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren düzenlemelerin yer aldığı torba kanun teklifini bu hafta Genel Kurul gündemine alıyor. Salı günü görüşülmesi planlanan teklifin en dikkat çeken başlığı ise milyonlarca emekliyi ilgilendiren maaş artışı düzenlemesi olacak.</p>

<p>Teklif kapsamında en düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltilmesi öngörülüyor. Düzenlemenin Meclis'in tatile girmesinden önce yasalaşması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>5,1 milyon emekliyi ilgilendiriyor</strong></h2>

<p>Hazırlanan düzenlemenin yaklaşık 5,1 milyon emekliyi kapsaması bekleniyor. Kanun teklifinin kabul edilmesi halinde en düşük emekli maaşı yeni tutar üzerinden ödenecek.</p>

<h2><strong>Trafik kurallarında yeni dönem</strong></h2>

<p>Torba kanun teklifinde trafik güvenliğini artırmaya yönelik düzenlemeler de yer alıyor. Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu'nda değişikliğe gidilirken, drift yapmak ve makas atmak aday sürücüler için ehliyet iptal nedeni olarak düzenleniyor.</p>

<h2><strong>ÖTV sisteminde yeni kriter</strong></h2>

<p>Teklifte otomobillere uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) sistemine ilişkin önemli bir değişiklik de bulunuyor. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen önergeyle araçların yalnızca motor hacmine göre değil, çekiş sistemine göre de vergilendirilmesinin önü açılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenlemeyle 4x2 ve 4x4 çekiş sistemine sahip araçlar için farklı ÖTV oranları uygulanabilecek. Hangi araç grubuna hangi vergi oranının uygulanacağına ilişkin yetki ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek.</p>

<h2><strong>Meclis'te İmralı süreci de gündemde</strong></h2>

<p>Meclis'in yoğun gündeminde emekli düzenlemesinin yanı sıra İmralı sürecine ilişkin temaslar da yer alıyor. AK Parti'nin üzerinde çalıştığı çerçeve yasa teklifine ilişkin siyasi parti görüşmelerinin sürmesi beklenirken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un da uzlaşı arayışı kapsamında siyasi partilerle temaslarını devam ettireceği ifade ediliyor.</p>

<p>Öte yandan, İmralı Heyeti'nin bu hafta Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitmesinin beklendiği belirtiliyor.</p>

<p>Yoğun yasama gündemi nedeniyle TBMM'nin çalışmalarının ağustos ayının ilk haftalarına kadar devam edebileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/emeklinin-bekledigi-teklif-bu-hafta-mecliste</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/1c280483-e8ec-4838-aead-60ec6e594c1e.png" type="image/jpeg" length="15221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haluk Levent iddialarıyla ilgili yeni gelişme]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/haluk-levent-iddialariyla-ilgili-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/haluk-levent-iddialariyla-ilgili-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AHBAP Derneği ve Haluk Levent hakkında çeşitli iddialar ortaya atıldı. İddiaların yargı sürecindeki durumu ve resmî doğrulamaları ise kamuoyunda merak konusu oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada ve bazı yayın organlarında yer alan paylaşımlarda, AHBAP Derneği ve dernek başkanı Haluk Levent hakkında çeşitli mali iddialar gündeme geldi. Paylaşımlarda, MASAK tarafından hazırlandığı öne sürülen bir rapor kapsamında yardım paralarının kullanımına ilişkin inceleme yürütüldüğü ve soruşturma dosyasında farklı iddiaların yer aldığı öne sürüldü.</p>

<p>İddialar arasında, yardım paralarının amacı dışında kullanıldığı, bazı ticari girişimlerle bağlantılı finansal işlemlerin incelendiği ve farklı banka hesap hareketlerinin soruşturma kapsamında değerlendirildiği öne sürülüyor.</p>

<h2>Şarap fabrikası ortaklığı iddiası</h2>

<p>Gündeme gelen paylaşımlarda, Haluk Levent'in İzmir'de faaliyet gösteren bir şarap üretim tesisine dolaylı ortak olduğu yönünde iddialara da yer verildi. Ayrıca soruşturma dosyasında bulunduğu öne sürülen bazı ifadelerde, bu konuya ilişkin çeşitli beyanların yer aldığı ileri sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, söz konusu iddialarla ilgili kamuoyuna yansımış kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya resmî makamlar tarafından doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</p>

<h2>Ticari faaliyetlere ilişkin iddialar da gündemde</h2>

<p>Paylaşımlarda, AHBAP bünyesinde farklı marka tescilleri ile bazı ticari girişimlere ilişkin değerlendirmelerin de inceleme konusu olduğu öne sürüldü. İddialar arasında farklı sektörlerde marka başvuruları ve ticari faaliyet planlarının yer aldığı ifade edildi.</p>

<h2>Resmî açıklama bekleniyor</h2>

<p>Kamuoyunda geniş yankı uyandıran iddialarla ilgili olarak resmî kurumlar tarafından yapılacak açıklamalar ve yargı sürecinden çıkacak sonuçların beklendiği belirtiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/haluk-levent-iddialariyla-ilgili-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/i-m-g-8670.jpg" type="image/jpeg" length="38037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Parti'de 'namus' polemiği büyüyor: Buğra Kavuncu'ya ihraç çağrısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iyi-partide-namus-polemigi-buyuyor-bugra-kavuncuya-ihrac-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iyi-partide-namus-polemigi-buyuyor-bugra-kavuncuya-ihrac-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti'de Buğra Kavuncu'nun açıklamaları yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Partili isim, sert ifadelerle Kavuncu'nun görevden alınmasını ve ihraç edilmesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu'nun katıldığı bir sosyal medya programında kullandığı ifadeler, parti içinde yeni bir polemiğin fitilini ateşledi. Kavuncu'nun, "İYİ Parti'de AK Parti'ye katılacak milletvekili var mı?" sorusuna verdiği <strong>"Kimsenin namusuna kefil olamayız."</strong> yanıtı, partili bir isim tarafından sert sözlerle eleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan açıklamada, Kavuncu'nun kullandığı ifadenin İYİ Parti milletvekillerinin onurunu ve itibarını hedef aldığı savunularak, bu yaklaşımın kabul edilemeyeceği belirtildi.</p>

<h2><strong>"Milletvekillerinin onuru tartışmaya açılamaz"</strong></h2>

<p>Açıklamada, parti yöneticilerinin milletvekillerinin şeref ve itibarını tartışmaya açacak ifadeler kullanmaması gerektiği vurgulandı. Kavuncu'nun sözlerinin parti tabanında rahatsızlık oluşturduğu ifade edilirken, "Milletvekillerinin namusuna kefil olamıyorsanız onların sözcülüğünü de yapamazsınız." değerlendirmesine yer verildi.</p>

<h2><strong>Parti içindeki çelişkiye dikkat çekti</strong></h2>

<p>Eleştirilerde ayrıca İYİ Parti'nin geçmişte farklı siyasi partilerden ayrılarak bünyesine katılan isimleri rozet takarak kamuoyuna tanıttığı hatırlatıldı. Aynı yaklaşımın bugün parti değiştiren isimler için farklı şekilde değerlendirilmesinin çelişki oluşturduğu öne sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, "Eğer başka bir partiye geçenler bu ifadelerle hedef alınıyorsa, geçmişte farklı partilerden İYİ Parti'ye katılan isimler için de aynı yaklaşım mı geçerli?" sorusu yöneltildi.</p>

<h2><strong>"İhraç edilmeli" çağrısı</strong></h2>

<p>Sert ifadelerin yer aldığı açıklamada, Buğra Kavuncu'nun parti sözcülüğü görevini sürdürmesinin doğru olmadığı savunularak görevinden ayrılması veya parti yönetimi tarafından ihraç edilmesi gerektiği dile getirildi.</p>

<p>Açıklamanın sonunda, söz konusu ifadelerin kabul edilemez olduğu belirtilirken, parti yönetiminin yaşanan tartışmaya nasıl bir yanıt vereceği merak konusu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iyi-partide-namus-polemigi-buyuyor-bugra-kavuncuya-ihrac-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/4e14aa5c-e1e9-4779-84aa-6109ef04fcfc.png" type="image/jpeg" length="84051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu'nu kabul etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-iyi-parti-genel-baskani-dervisoglunu-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-iyi-parti-genel-baskani-dervisoglunu-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Tufan Erhürman, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 52'nci yıl dönümü dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kabul ederek, bir süre görüştü.</p> <p>Erhürman, kabulde yaptığı konuşmada, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p> <p>Konuk heyet ziyarette Erhürman'a hediye verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-iyi-parti-genel-baskani-dervisoglunu-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 17:31:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/kktc-cumhurbaskani-erhurman-iyi-parti-genel-baskani-dervisoglunu-kabul-etti.jpeg" type="image/jpeg" length="96418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dilovası için Adalet Nöbeti: 'Herkes için adalet, Dilovası için adalet istiyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dilovasi-icin-adalet-nobeti-herkes-icin-adalet-dilovasi-icin-adalet-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dilovasi-icin-adalet-nobeti-herkes-icin-adalet-dilovasi-icin-adalet-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangınında hayatını kaybedenlerin yakınlarının sürdürdükleri 'Adalet Nöbeti'nde yapılan açıklamada, 'Dilovası ailelerinin bu mücadele içindeki sesini gürleştirmek için burada bulunuyoruz. Herkes için adalet, Dilovası için adalet istiyoruz' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong><span style='font-weight: 400;'>Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangınında hayatını kaybedenlerin yakınlarının sürdürdükleri 'Adalet Nöbeti'nde yapılan açıklamada, 'Dilovası ailelerinin bu mücadele içindeki sesini gürleştirmek için burada bulunuyoruz. Herkes için adalet, Dilovası için adalet istiyoruz' denildi.</span></p> <p><span style='font-weight: 400;'>Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası'nda 8 Kasım 2025'te yaşamını yitiren 3'ü çocuk 7 işçi için Gebze'de Kent Meydanı'nda, Ankara'da ise Olgunlar Caddesi'ndeki Madenci Anıtı önünde tutulan 'Adalet Nöbeti' öncesi ortak basın açıklaması okundu. </span></p> <p><span style='font-weight: 400;'>Ankara'daki açıklamaya Umut-Sen, Adalet Peşinde Aileleri ve Emekçi Hareket Partisi (EHP) üyeleri destek verdi. Açıklamada, 'Dilovası için, deprem davaları için, Akbelen için, Gayrettepe için, İliç için, Kartalkaya için adalet', 'Hukuk suçluyu değil, mağduru korur', 'Tutuklama kimler için istisna, kimler için ceza yöntemidir', 'Daha kalabalık olabilirdik eğer yaşasalardı'yazılı dövizler taşındı.</span></p> <p><span style='font-weight: 400;'>Ortak basın açıklamasını Umut-Sen üyesi Şevval Sarı okudu. '</span>Dilovası'ndaki işçi katliamının bu topraklarda yaşanan ilk katliam olmadığı, aradan geçen 8 ayda ihmal zincirleriyle başka katliamların da yaşandığı' ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p> <p>'İş cinayetleri ve yine aynı düzenin ürünü olan Çorlu Tren kazası, depremde kaybettiklerimiz, Kartalkaya yangını gibi ihmalle aramızdan alınanlar günümüz dünyasında insan canının herhangi bir korku duyulmadan hiçe sayılabildiği, maliyete indirgenebildiği ve kaybettiğimiz yurttaşlarımızın kader kurbanı olarak karşımıza çıktığı bir tabloyla bizi baş başa bırakıyor. Bunun bir örneği olarak Dilovası işçi katliamı para hırsı ile kaçak bir binada, kaçak olarak işletilen bir işletmede gerçekleşmiş olsa da bu koşullar kendiliğinden değil, Türkiye'de bahsettiğimiz davaların hiç birinde etkin cezalandırılmanın yapılmaması ve kamu görevlilerinin, yurttaşların canından çok patronların ve işletmelerinin refahını gözetmesiyle insan eliyle, bizzat devleti yönetenler tarafından yaratılmıştır. </p> <p><span style='font-weight: 400;'>Biz bu katliam ortamını ülkenin her yerinden biliyoruz, tanıyoruz. Türkiye'de kamu görevlilerinin, biz halkın canını korumak amaçlı denetimleri yerine getirmediklerini her gün görüyoruz. Dilovası ve sayısız katliam, kamu görevlileri görevlerini yerine getirmiş olsalardı yaşanmayacaktı. Yılda en az 2 bin insanın çalışırken öldüğü bu katliam düzeni kurulmayacaktı. Dilovası'nda yakınlarını kaybeden ailelerin bu katliam düzenine ve sorumlularına karşı başlattığı adalet talepli nöbetleri tam olarak bu manzaraya karşı ölülerimizin hesabını hakkıyla sorabilme yolunu açmak amaçlıdır.</span></p> <p><strong>'TÜM KATLİAMLAR İÇİN ADALET İSTİYORUZ'</strong></p> <p><span style='font-weight: 400;'>Nöbetlerinde yaptıkları çağrı üzerine Türkiye'nin her yerinde, tüm katilam sahaları, kent meydanları, alanlar birer adalet nöbeti sahası olmuştur. Sadece Dilovası için değil, tüm katliamlar için adalet isteyenler bu alanlarda adaletin sesini yükseltmek için toplandık. Katliamda hayatını kaybedenler için bu katliamı yaratan herkesin yargılanmasını, adaletin sağlanmasını istiyoruz. Tüm katliamlar için adalet istiyoruz. Yeni katliamların ancak bu şekilde önlenebileceğini biliyoruz. Dilovası davasında kamu görevlileri hakkında yapılan işlemler, Türkiye tarihinde benzeri çok az görülür işler olmuştur. Sorumluluğu bulunan kamu kurumlarından Dilovası Belediyesi'ne yapılan operasyon sonucunda, 8 kamu görevlisi gözaltına alınmış 7'si tutuklanmıştır. Ailelerin nöbetini adalete ulaşım için ne denli güçlü bir araç olduğu böylece ortaya çıkmıştır. </span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><span style='font-weight: 400;'>Ne var ki, adalet mücadelesi yaygınlaşmadıkça, kitleler tarafından benimsenip de büyütmedikçe başarıya ulaşması çok güçtür. Tutuklanan 7 kamu görevlisinin 2'si hukukla izah edilemeyecek bir biçimde, dosyada hiçbir değişiklik olmamasına rağmen salıverilmiştir. Sivil sorumluların yargılanmasında da ilk duruşmada bir, ikinci duruşmada üç kişi tahliye edilmiş, katilamın sorumluları daha kayıplarımızın toprağı kurumadan serbest bırakılmaya başlanmıştır. Duruşmalar hala Kandıra'daki halka ve basına kısıtlamalar uygulanan cezaevi kampüsünde görülmekte, halkın adalet talebinin sesi kısılmaya çalışılmaktadır. Kamu görevlileri hakkında düzenlenen evraklar ve yapılan soruşturma taksir üzerinden yürütülmekte, tutuklanmış dahi olsalar cezasızlık zırhı altında korunmaya devam etmektedirler. </span></p> <p><strong>'KATLİAMIN SORUMLULARI ORTAYA ÇIKARILMALI'</strong></p> <p><span style='font-weight: 400;'>Biz bu cezasızlık pratiğini daha geçtiğimiz günlerde açıklanan kararla, zamanaşımı süresi geçirtilerek tüm kamu görevlilerinin kurtarıldığı Soma yargılamasından biliyoruz. Bu denli büyük bir katliam yapma cüretini katillere sağlayan bu zırhı söküp atmak için mücadele ediyoruz. Dilovası ailelerinin bu mücadele içindeki sesini gürleştirmek için burada bulunuyoruz. Herkes için adalet, Dilovası için adalet istiyoruz. Katliamın sivil sorumlularına dair hala devam eden soruşturmalar tamamlanmalı, katilamın sorumluları ortaya çıkartılmalıdır. Tahliye edilenler tekrardan tutuklanmalı, cezalandırılmalıdır. Kamu görevlileri dosyası oldubitti ile sadece ilçe belediyesinin yargılandığı bir dosya haline getirilmemeli, tüm kamu görevlileri soruşturulmalı ve yargılanmalıdır. Tahliye edilen kamu görevlileri tekrar tutuklanmalıdır. Adaletin gerçek anlamıyla sağlanabilmesi için davanın halk tarafından takip edilebileceği Gebze adliyesinde yapılması gerekmektedir. </span></p> <p><strong>'DİLOVASI NEZDİNDE HERKES İÇİN ADALET İSTİYORUZ'</strong></p> <p><span style='font-weight: 400;'>Dilovası için adaletin sağlanmasının tüm katliamlar için adalet sağlanmasında önemli bir adım olacağını biliyoruz. Biz Dilovasi nezdinde herkes için adalet istiyoruz. Ailelerin duyurdukları adalet nöbeti takviminin bu son gününde bir araya gelerek tüm kamuoyuna duyurmak isteriz ki, tüm katliamlar için adalet sağlanana kadar, tüm meydanlar adalet nöbeti alanı olacaktır. Meydanlarda buluşup adaleti aramak, bulup da getirmek üzere basın açıklamamızı burada sonlandırıyoruz.'</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dilovasi-icin-adalet-nobeti-herkes-icin-adalet-dilovasi-icin-adalet-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 17:29:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/dilovasi-icin-adalet-nobeti-herkes-icin-adalet-dilovasi-icin-adalet-istiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="25636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Murat Kurum: 'Son beş yılın en yüksek yavru sayısına ulaşarak 12 bin 800 yavru filamingo Tuz Gölü'nde yaşam buldu']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/murat-kurum-son-bes-yilin-en-yuksek-yavru-sayisina-ulasarak-12-bin-800-yavru-filamingo-tuz-golunde-yasam-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/murat-kurum-son-bes-yilin-en-yuksek-yavru-sayisina-ulasarak-12-bin-800-yavru-filamingo-tuz-golunde-yasam-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tuz Gölü'nde bu yıl popülasyonu artan flamingoların görüntülerini paylaştığı mesajında, 'Tuz Gölü'nde ailemiz kalabalıklaşıyor. Koruma altına aldığımız bölgede son beş yılın en yüksek yavru sayısına ulaştık. 12 bin 800 yavru flamingo Tuz Gölü'nde yaşam buldu' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tuz Gölü'nde bu yıl popülasyonu artan flamingoların görüntülerini paylaştığı mesajında, 'Tuz Gölü'nde ailemiz kalabalıklaşıyor. Koruma altına aldığımız bölgede son beş yılın en yüksek yavru sayısına ulaştık. 12 bin 800 yavru flamingo Tuz Gölü'nde yaşam buldu' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde 2022 yılında yavru flamingolar için hayati öneme sahip olan tatlı suyun tedarikine yönelik su kuyusu açtı. Bu kuyu sayesinde su stresi yaşanan kritik dönemlerde flamingo yavrularının ana beslenme noktası olan kreş alanına su takviyesi yapıldı. Yine koruma projeleri kapsamında temmuz ayı içinde, Tuz Gölü'ndeki üreme alanlarından beslenmeye gelen flamingo yavruları, havadan fotoğraflarla sayılıyor. Ayrıca, başta flamingolar olmak üzere toy kuşu ve bozkır kartalı gibi nesli tehlikede olan türler de izleniyor. Bu yıl etkili olan yağışlar sayesinde kreş alanına su takviyesine gerek kalmadı. <br /><br /><strong>'TUZ GÖLÜ'NDE AİLEMİZ KALABALIKLAŞIYOR'</strong></p> <p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabında flamingo popülasyonunun arttığı gölden görüntüler paylaştı. Bakan Kurum, görüntülere 'Tuz Gölü'nde ailemiz kalabalıklaşıyor. Koruma altına aldığımız bölgede son beş yılın en yüksek yavru sayısına ulaştık. 12 bin 800 yavru flamingo Tuz Gölü'nde yaşam buldu' notunu düştü. <br /><br /><strong>UZUN: </strong><strong>'YAVRU SAYILARI SON BEŞ YILIN EN ÜST SEVİYELERİNE ULAŞTI'</strong></p> <p>Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü Koruma İzleme ve Özel Çevre Koruma Bölgeleri Dairesi Başkanı Mustafa Uzun, Tuz Gölü'nün tuzcul sulak alan olarak flamingolar için eşsiz bir barınma alanı olduğunu belirterek, 'Bakanlık olarak Tuz Gölü'nü Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsü altında koruyoruz. Bu bölgede flamingolar da dahil nesli tehdit, tehlike altındaki kuş, hayvan ve endemik bitki gibi tüm canlıları koruma yönünde gereken bütün çalışmaları yürütüyoruz' dedi. <br /><br />Tuz Gölü'nde yeni izleme projesinin nisan ayında başladığını kaydeden Uzun, şu ifadelere yer verdi:</p> <p>'Nisan-mayıs ayları flamingoların üreme ve yumurtlama dönemi. Daha sonra yumurtadan yavrular çıkıyor. Şu an yavrular yumurtalardan çıkmış durumda. Bugün bunu izlemeye geldik. Bu yıl yavru sayısı bakımından oldukça iyi durumdayız. Geçen sene susuzluğa bağlı olarak yavru sayımız oldukça düşüktü. Ama çok şükür ki bu yıl yağışlar olması gereken seviyelerde. Bu nedenle bu yıl yavru sayıları son beş yıl içerisinde görülen en üst seviyelere ulaştı. Yaklaşık 12 bin 800 yavrumuzu projemizde görevli olan akademisyen hocalarımız ve teknik ekiplerimizin yaptığı çalışmalar neticesinde tespit ettik. Yavruların beslenme noktasında da hiçbir eksiğimiz yok. Yavrular yılın sonuna doğru artık göç etme hazırlıklarına başlıyorlar. O döneme kadar izleme çalışmalarımızı aralıksız yürütüyoruz.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/murat-kurum-son-bes-yilin-en-yuksek-yavru-sayisina-ulasarak-12-bin-800-yavru-filamingo-tuz-golunde-yasam-buldu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 17:13:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/murat-kurum-son-bes-yilin-en-yuksek-yavru-sayisina-ulasarak-12-bin-800-yavru-filamingo-tuz-golunde-yasam-buldu.jpg" type="image/jpeg" length="16047"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
