<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Apr 2026 21:24:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: Kosova ile ticarette yeni hedeflere yürüyoruz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-bolat-kosova-ile-ticarette-yeni-hedeflere-yuruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-bolat-kosova-ile-ticarette-yeni-hedeflere-yuruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kosova Başbakanı Albin Kurti ile gerçekleştirdiği görüşmede, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerini kapsamlı şekilde ele aldıklarını açıkladı. Bolat, 1 milyar dolar sınırına yaklaşan ticaret hacmini aşılması gereken yeni bir eşik olarak gördüklerini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kosova Başbakanı Albin Kurti ile gerçekleştirdiği görüşmede, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerini kapsamlı şekilde ele aldıklarını açıkladı. Bolat, 1 milyar dolar sınırına yaklaşan ticaret hacmini aşılması gereken yeni bir eşik olarak gördüklerini belirtti.</p> <p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kosova Başbakanı Albin Kurti ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Türkiye ile Kosova arasındaki köklü dostluğun ve siyasi iradenin ekonomi, ticaret ve yatırımlara yansıyan somut sonuçlarının ele alındığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bolat, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1 milyar dolar seviyesine yaklaştığını belirterek, bu rakamın artık yalnızca bir hedef değil, daha büyük iş birlikleri için aşılması gereken bir basamak olarak değerlendirildiğini ifade etti.</p> <p>Türkiye ile Kosova arasındaki ilişkilerin sadece bugünü değil, geleceği de kapsayacak şekilde daha güçlü bir zeminde ilerletilmesinin amaçlandığını kaydeden Bolat, ticaretten yatırıma kadar her alanda daha derin ve stratejik bir iş birliği hedeflediklerini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-bolat-kosova-ile-ticarette-yeni-hedeflere-yuruyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 21:16:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-bolat-kosova-ile-ticarette-yeni-hedeflere-yuruyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="36988"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack, Trump'ın 'Güç yoluyla barış' politikasını desteklediğini söyledi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/abdnin-ankara-buyukelcisi-barrack-trumpin-guc-yoluyla-baris-politikasini-destekledigini-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/abdnin-ankara-buyukelcisi-barrack-trumpin-guc-yoluyla-baris-politikasini-destekledigini-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, ABD merkezli Fox News Digital'e yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın dış politikadaki 'güç yoluyla barış' yaklaşımını tam anlamıyla desteklediğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, ABD merkezli Fox News Digital'e yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın dış politikadaki 'güç yoluyla barış' yaklaşımını tam anlamıyla desteklediğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Barrack, İsrail ile Hizbullah'ı bir tuttuğu şeklinde yorumlanan ve tepki çeken açıklamalarının ardından geri adım atmayarak, sözlerinin ABD politikasında bir değişiklik değil, 'gerçekçiliği' yansıttığını söyledi.</p> <p>Barrack, İsrail ile Hizbullah'ı bir tutmakla, Türkiye'nin F-35 programına hızla geri dönmesi gerektiğini savunduğu gerekçesiyle ve bölgede yalnızca 'güçlü liderlik rejimlerinin' başarılı olduğunu söylemesi nedeniyle ABD medyası ve ABD'li senatörlerin eleştirilerine maruz kaldı.</p> <p>Fox News Digital'in sorularına yazılı yanıt veren Barrack, Hizbullah veya İran'a karşı yumuşama suçlamalarını reddetti. Trump'ın 'güç yoluyla barış' yaklaşımını desteklediğini belirtti.</p> <p><strong>İsrail ve Hizbullah açıklamaları</strong></p> <p>Barrack, İsrail ve Hizbullah konusundaki eleştiriler hakkında ''17 Nisan'daki Antalya Diplomasi Forumu'ndaki sözlerim gayet açık. Ateşkesi bir 'mola' olarak tanımlamam ve tarafların güvenilmez olduğunu söylemem, sahadaki bariz gerçeğin bir ifadesidir. Bu bir eleştiri değil, gerçekçiliktir.</p> <p>Kasım 2024 ve Nisan 2026 ateşkesleri, tüm tarafların (İsrail ve Hizbullah) geçmişte sınırları zorlaması nedeniyle kırılgan kalmıştır. Karşılıklı güvensizlik bu işin merkezindedir. Bizim bu ateşkesi sağlamamızın nedeni de tam olarak budur: Anlamsız ölümleri durdurmak, nefes alacak alan yaratmak ve Lübnan egemenliği ile İsrail güvenliğini güçlendirecek denetlenebilir bir yol inşa etmek.</p> <p>Bu durum, Hizbullah'ın Amerikalıların ölümünden sorumlu bir terör örgütü olduğu yönündeki sarsılmaz pozisyonumuzu değiştirmez. 'Hizbullah'ı öldürmek değil' derken kastettiğim şudur: On yıllardır bu bölgedeyiz; İran tarafından fonlanan bir milis yapısını sadece askeri yöntemlerle tamamen yok edemezsiniz. Sadece 'çimleri biçmek' asla işe yaramadı, aksine yeni katılımları tetikledi. Amacımız, Hizbullah'ın terör altyapısını zayıflatarak Lübnan devlet otoritesinin dizginleri ele almasını sağlamaktır. Bu bir politika değişikliği değil, Trump ve (Marco) Rubio'nun başarıyla uyguladığı bir oyun planıdır'' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>F-35 ve Türkiye meselesi</strong></p> <p>ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Türkiye'nin F-35 programındaki tıkanıklığı 'akıl dışı' olarak nitelemesi ve S-400 sorununun aylar içinde çözülebileceğini söylemesi nedeniyle karşı karşıya kaldığı eleştiriler hakkında şu ifadeleri kullandı:</p> <p>''Bu sürece 'akıl dışı' demek sağduyunun gereğidir. Türkiye, kritik ABD varlıklarına ev sahipliği yapan ve NATO operasyonlarına katkı sağlayan hayati bir müttefiktir. S-400 nedeniyle uygulanan yaptırımlar ilişkileri gereksiz yere germiş, bu durumdan Rusya faydalanmıştır.</p> <p>S-400 meselesi, Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki güçlü kişisel ilişki ve Bakan Rubio'nun cerrahi diplomasisiyle aylar içinde çözülebilir. Şunu açıkça belirteyim: Yapılacak her anlaşma NDAA'nın (Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası) 1245. maddesine tam uyumlu olacaktır. Yani Rus sistemlerinin operasyonel olmadığına dair kesin ve doğrulanabilir sertifikalar alınacaktır. Amerikan güvenlik standartlarından ödün verilmeyecektir. Bu klasik bir Trump pazarlığıdır: Yasayı uygula, teknolojiyi koru ve müttefiklikleri yeniden inşa et.''</p> <p><strong>'Güçlü rejimler' tartışması</strong></p> <p>Orta Doğu'da yalnızca 'güçlü liderlik rejimlerinin' işe yaradığını söyleyen Barrack, bu sözleri nedeniyle karşılaştığı eleştiriler üzerine sorulan soruyu şöyle yanıtladı:</p> <p>''Bu ideolojik bir tercih değil, onlarca yıllık gözlemin sonucudur. Arap Baharı'ndan sonra Batı tarzı demokrasiyi hızla benimsemeye çalışan ülkelerin çoğu kaosa, iç savaşa veya yeni otoriterliklere sürüklendi. Buna karşın, Körfez monarşileri gibi istikrarlı ve sonuç odaklı liderlikler; güvenliği, ekonomik büyümeyi ve halkın yaşam kalitesinde iyileşmeyi sağladı.</p> <p>-İsrail: Bölgede canlı bir demokrasi olsa da, olağanüstü zorluklar altında güvenliği sağlayan çok güçlü ve cesur liderlikler sayesinde ayakta kalmıştır.</p> <p>-Türkiye: Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimindeki güçlü ve merkezi liderliğin; istikrarı, ekonomik dinamizmi ve bölgesel nüfuzu nasıl sağladığının bir örneğidir.</p> <p>Bu, demokrasi ve insan haklarından vazgeçmek değil; insan haklarının yeşerebileceği o istikrarı neyin sağladığına dair gerçekçi bir değerlendirmedir. Trump'ın yaklaşımı her zaman şudur: Dünyayı hayal ettiğimiz gibi değil, olduğu gibi kabul ederek hareket etmek.''</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/abdnin-ankara-buyukelcisi-barrack-trumpin-guc-yoluyla-baris-politikasini-destekledigini-soyledi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 21:14:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/abdnin-ankara-buyukelcisi-barrack-trumpin-guc-yoluyla-baris-politikasini-destekledigini-soyledi.png" type="image/jpeg" length="55290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu Personeli Danışma Kurulu, Bakan Işıkhan'ın başkanlığında toplandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kamu-personeli-danisma-kurulu-bakan-isikhanin-baskanliginda-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kamu-personeli-danisma-kurulu-bakan-isikhanin-baskanliginda-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) Toplantısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın başkanlığında gerçekleşti. KPDK Toplantısı 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun çalışma hayatına ilişkin güncel koşullar çerçevesinde gözden geçirilmesi gündemiyle toplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) Toplantısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın başkanlığında gerçekleşti. KPDK Toplantısı 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun çalışma hayatına ilişkin güncel koşullar çerçevesinde gözden geçirilmesi gündemiyle toplandı.</p> <p>Toplantı kapsamında gerçekleştireceği konuşma öncesinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen saldırılara ilişkin taziye ve geçmiş olsun mesajlarını ileten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, 'Saldırılarda hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailelerine başsağlığı temenni ediyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum' dedi. </p> <p>Kamu çalışanlarının haklarının geliştirilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi noktasında sendikaların en önemli paydaşları olduğunu söyleyen Bakan Işıkhan, 'Sosyal diyalog anlayışımız sayesinde, ortak akılla hareket ederek önemli kazanımlara birlikte imza attık. Geride bıraktığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde toplantılarımızı büyük bir özveriyle tamamladık. Siz kıymetli sendika temsilcileri ile kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileriyle yaklaşık bir ay süren bu süreçte bir araya gelerek, önceki dönemlerde elde edilen kazanımlara yenilerini ekledik ve birlikte kamu çalışanlarımızın mali ve sosyal haklarında önemli gelişmeler elde ettik. Yaptığımız oransal zamların dışında hemen hemen her hizmet sınıfına, her meslek grubuna ilave artışlar gerçekleştirdik. Ayrıca taban aylığına yaptığımız seyyanen artış ile hem kamu çalışanlarımıza hem de emeklilerimize ilave kazanım sağlamış olduk. Böylece 2026 yılının Ocak ayında en düşük memur maaşı 61 bin 890 liraya ulaşmış olup 2002 yılından bugüne kadar en düşük memur maaşındaki reel artışın yüzde 300 seviyesine çıkmasını sağladık. Farklı unvan gruplarına yönelik mali hak düzenlemelerinin yanı sıra sosyal destek mekanizmalarını güçlendiren, çalışanlarımızın hayat kalitesini artıran birçok adımı hayata geçirdik.' dedi. </p> <p><strong>'Kamu çalışanlarının sendikalaşmasında artış kaydedildi'</strong></p> <p>Engelli kamu çalışanlarına yönelik kamu konutlarından yararlanmada ilave süre, kamu kurum ve kuruluşlarının personeline sunduğu kreş hizmetinde kalite ve kapasitenin artırılması, yükseköğretim disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulunması gibi çok sayıda sosyal haklarda da iyileştirmeler sağlandığını vurgulayan Bakan Işıkhan, 'Bilindiği üzere, kamu çalışanlarına sendika kurma hakkı 1995 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle tanınmıştır. Bu hakkın kullanımına ilişkin esasları belirleyen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Toplu Sözleşme Kanunu ise 2001 yılında yürürlüğe girmiştir. 2002 yılında kamu çalışanlarımız arasında sendikalaşma oranı yüzde 47 seviyesindeyken, bugün bu oran yüzde 77'ye ulaşmıştır. Bu artış, kamu görevlilerimizin örgütlenme hakkını daha etkin kullandığını göstermenin yanı sıra, çalışma hayatında demokratik katılımın ve sosyal diyaloğun güçlendiğinin de önemli bir göstergesidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda bizler de sosyal diyalog mekanizmalarını etkin şekilde işleterek bakanlık olarak hem işçi hem de memur sendikalarımızla iletişim kanallarını sürekli açık tuttuk. Kamu Personeli Danışma Kurulu ve Üçlü Danışma Kurulu toplantıları başta olmak üzere tüm sosyal diyalog platformlarında sosyal taraflarla düzenli olarak bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk. Bu süreçte sizlerle birlikte pek çok reforma imza attık. Bunların arasında en önemlisi, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının toplu sözleşme yoluyla belirlenmesine imkân tanıyan 2010 anayasası değişikliğidir.' şeklinde konuştu. </p> <p>4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun, değişen çalışma hayatı dinamikleri ve günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi amacıyla bir araya geldiklerini anımsatan Bakan Işıkhan, 'Kanunun yürürlüğe girişinin üzerinden yaklaşık 25 yıl geçmiş bulunuyor. Toplu sözleşme sisteminin hayata geçirilmesinin ardından ise 8 ayrı toplu sözleşme sürecini başarıyla tamamladık. Daha etkin, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir toplu sözleşme ile sendikacılık sisteminin oluşturulması yönünde birlikte değerlendirmelerde bulunmayı önemsiyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, güçlü bir kamu yönetimi ve etkin bir personel sistemi inşa etme hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürürken bu süreci, siz değerli paydaşlarımızın katkı ve değerlendirmeleriyle birlikte daha da güçlendireceğimize inanıyorum.' dedi. </p> <p>Gerçekleştirilen toplantıya MEMUR-SEN Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye KAMU-SEN Başkanı Önder Kahveci, Birleşik KAMU-İŞ Konfederasyonu Genel Sekreteri Şükrü Balun katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kamu-personeli-danisma-kurulu-bakan-isikhanin-baskanliginda-toplandi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 21:05:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/kamu-personeli-danisma-kurulu-bakan-isikhanin-baskanliginda-toplandi.jpg" type="image/jpeg" length="98001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu... CHP ve DEM Parti'nin Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin araştırma önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-chp-ve-dem-partinin-gulistan-doku-sorusturmasina-iliskin-arastirma-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-chp-ve-dem-partinin-gulistan-doku-sorusturmasina-iliskin-arastirma-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'nun CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca aracılığıyla ilettiği 'Kardeşimin bir mezar taşı olsun, bu artık Türkiye'nin meselesidir' mesajıyla Meclis'e yaptığı çağrı karşılık bulmadı. CHP ve DEM Parti'nin Gülistan Doku soruşturmadaki iddialarının araştırılması için verdiği önergeler, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Ogün AKKAYA</strong></p> <p><strong>(TBMM) - </strong>Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'nun CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca aracılığıyla ilettiği 'Kardeşimin bir mezar taşı olsun, bu artık Türkiye'nin meselesidir' mesajıyla Meclis'e yaptığı çağrı karşılık bulmadı. CHP ve DEM Parti'nin Gülistan Doku soruşturmadaki iddialarının araştırılması için verdiği önergeler, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.</p> <p>TBMM Genel Kurulu, sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren ve ilk 24 maddesi kabul edilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine devam edilmesi için Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. </p> <p>Kanun görüşmesi öncesinde siyasi partilerin önerileri görüşülürken, CHP ve DEM Parti ayrı ayrı Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin araştırma önergesi verdi. DEM Parti'nin önerisinin gerekçesini Tunceli Milletvekili Ayten Kordu açıklarken, CHP'nin önergesini ise CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca paylaştı.</p> <p><strong>'Çeteleşmenin, uyuşturucunun, fuhuşun her yerde yaygın hale gelmesi öyle sıradan durumlar değildir'</strong></p> <p>'Altı buçuk yıl aradan sonra yaşanan gelişmeler elbette oldukça önemlidir fakat bunca yıldır bu soruşturmanın sümen altı yapılmış olması ve tüm önergelerimize sıradan cevaplar vererek araştırma önergelerimizi reddeden buradaki siyasal iktidarın sorumluluğunu elbette buradan sorgulayacağız' diyen DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu, şöyle konuştu:</p> <p>'Yıllarca aileyi yas içinde bırakan bu zihniyet kendisini tekçi, militarist, cinsiyetçi politikalarla örgütlemiştir. Şimdi, Gülistan Doku cinayeti tüm kadınların davası, tüm kadınların dosyası haline gelmiştir. Kadınların kaybettirilmesi, 'şüpheli ölümler' denilerek 'intihar' denilerek kapatılan dosyalar, kaybettirilen, katledilen kadınların bu coğrafyada kamusal güçle o dosyaların nasıl örtbas edebileceğini de açık halidir. Erkek egemen zihniyetin devlet gücüyle kendisini nasıl koruma altına aldığının, erkek şiddetinin ve iş birliğinin en somut kadın cinayetlerinin de en politik olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Bu, sadece bir tekil kadın cinayeti değildir. Dersim gibi her türlü hak mücadelesini olağanüstü güvenlik önlemleriyle bastırmaya çalışan bir coğrafyadan bahsediyoruz. Bu örgütlenmiş suç şebekesinin Dersim'de olması öyle tesadüf değildir. Çeteleşmenin, uyuşturucunun, fuhuşun her yerde yaygın hale gelmesi öyle sıradan durumlar değildir. Devlet içinde özellikle özel savaş politikaları Dersim'de ve bölgede çok özel olarak sürdürülmüştür. Hakkari, Diyarbakır, Şırnak gibi bölgelerde pek çok il, fuhuşun, uyuşturucunun, çeteleşmenin, binlerce faili meçhul bırakılan dosyaların açığa çıkan gerçeklerinden asla bağımsız ele alınmamalıdır. O yüzden, bu kirli ilişki ağının, bu organize suç şebekesinin ucu bucağının, yerelden genele nasıl yayıldığı, bu kadar açık örtbas edilebildiği, daha ayrıntılı incelemeye muhtaç olduğu açıkça ortadadır.</p> <p><strong>'Kayyum valinin kontrolündeki ekonomik kaynakların kullanımı mutlaka araştırılmalı'</strong></p> <p>İncelemeye muhtaç olunan bu dosyada kayyum valisi Tuncay Sonel'in en yakınında duran, ona her fırsatta kol veren, kanat veren 'Sorguladık ama bir şey çıkmadı.' diyen dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun bu durumdan haberdar olmaması mümkün müdür? Değildir. Dolayısıyla en üst düzeyde kendisinin bu soruşturma dosyasına dâhil edilmesi gerekmektedir. Dönemin kayyum valisi, sonra göreve gelen iki vali, değişen emniyet müdürleri, her türlü kirli ilişki ve liyakatsizliğin döndüğü, öğrencilere sürekli baskı uygulayan, tehdit eden üniversite rektörlüğü, İl Gençlik ve Spor, İŞKUR, dönemin başhekimleri, ortak hareket eden ve terfiler alan bu iddianamelerde çok açıkça ortaya koyuldu bunların hepsi ayrıca incelenmeli ve araştırmalıdır. Yine kayyum valinin kontrolündeki ekonomik kaynakların kullanımı mutlaka araştırılmalıdır. Belediyenin imkanları, bütçesi dâhil nasıl kullanıldı? Yine, valiliğin o dönemde yaptığı tüm ihaleler mercek altına alınmalıdır. Bu ihalelerin ne karşılığında verildiği; kimlerin, nasıl terfiler aldığı mutlaka araştırılmalıdır.'</p> <p><strong>Koçyiğit'ten AK Partili Aksu'ya: Kolektif olarak sorumlusunuz</strong></p> <p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, DEM Parti'nin önergesi üzerine söz alan AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu'nun 'Gülistan Doku kızımızın akıbeti kamu vicdanını ve hepimizin vicdanını yaralayan son derece önemli bir soruşturma konusu olarak devam etmektedir' sözlerine tepki gösterdi. Koçyiğit, 'Bu soruşturmayla ilgili kendi sorumluluklarını gören, Hükûmetin sorumluluğunu gören en ufak bir cümle duyduk mu? Duyamadık. Biz onlarca soru önergesi vermişiz, bizzat benim verdiğim soru önergesinde ve araştırma önergesinde bu Meclis bile Zeynel Abakarov'un adını sansürlemiş, 'ZV' yazmış, biliyor musunuz? Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya soru önergesi vermişiz, yanıtsız bırakmış; neden acaba, niye yanıt vermemiş? Fuat Oktay'a, zamanın Cumhurbaşkanı Yardımcısına soru sormuşuz: 'İlgili kurullar bilmem ne yapar.' demiş. Siz, sizin Hükümetiniz, sizin emrinizdeki atadığınız Vali, sizin İçişleri Bakanınız, sizin İl Emniyet Müdürünüz, sizin atadığınız İl Sağlık Müdürünüz Gülistan Doku cinayetinin üstünü örttü, kolektif olarak sorumlusunuz.' diye konuştu.</p> <p><strong>'Cinsiyetine bakılmaksızın kim mazlumsa, onun yanındayız'</strong></p> <p>AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise 'Bakın, şimdi, Gülistan Doku'yla ilgili yargılamada yeni delillerin ortaya çıkmasıyla beraber ortaya çıkan bu safahat başka bir partinin yönetiminde, başka bir hükûmette mi ortaya çıktı? AK Parti hükümetiyle ortaya çıktı. Suçluları adaletin önüne kulağından tutar, çıkartırız, AK Parti'nin iradesi budur. Bununla ilgili herkes kendisi aynaya bakarak suçluyu arayabilir, kendi sıfatlarınızı bizim üzerimize boca etmeye kalkmayın diyorum. Cinsiyetine bakılmaksızın kim mazlumsa, onun yanındayız. Kadınlarımızın yanındayız, çocuklarımızın yanındayız.' ifadesini kullandı.</p> <p><strong>CHP'li Karaca, abla Aygül Doku'nun mesajını okudu: Bu artık Türkiye'nin meselesidir</strong></p> <p>CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ise konuşmasına Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'nun Meclis'e iletmek istediği mesajı okuyarak başladı. Karaca şöyle konuştu:</p> <p>'Dün Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku beni aradı ve sizlere şu mesajı iletmemi istedi:</p> <p>'Meclis'ten tek bir şey istiyoruz. Kardeşimin bir mezar taşına kavuşabilmesi için ve bu mesele sadece ve sadece Doku ailesinin değil, sadece Gülistan meselesi de değil, bu, artık Türkiye'nin meselesidir. Bu meselenin aydınlatılması için Gülistan Doku bir aracı olacaksa çok mutlu oluruz. Lütfen, oradaki 600 milletvekili bu önergeye 'evet' desin ve Türkiye'nin artık Gülistan Dokuların kaybettirilmesinden bir daha gündemi meşgul edilmesin.' </p> <p>Ben de elçiye zeval olmaz, bu meseleyi sizinle paylaşmak istedim. Deniyor ki: 'Delil yok.' Şimdi, ben, 2022 yılında Sayın Genel Başkanımızın görevlendirmesiyle, bu cinayet sebebiyle, kaybettirilme sebebiyle Tunceli'ye gittim. Milletvekili arkadaşımızla birlikte yaptığımız araştırmalarda, emin olun, bugün gözaltına alınan, tutuklanan her bir şüpheliyle ilgili 'Soruşturulmalı, ifadesi alınmalı, dijital materyaller üzerinde inceleme yapılmalı.' demişiz; 2022 yılından bahsediyorum arkadaşlar, 2026 yılındayız. O gün bir iki milletvekili arkadaşımızla biz bunları görebilmiş isek bunu savcıların, dönemin savcılarının, dönemin İçişleri Bakanı'nın, dönemin Emniyeti'nin görememe ihtimali var mı sizce? Birkaç örnek vereyim: Ulusal Kriminoloji Raporu 2020 yılında geliyor ve diyor ki: 'Burada bir intihar iddiası yok, bu, bir ışıltıdır, yansımadır.' Peki, soruyorum: Bu dosyaya giren bilirkişi raporu, Ulusal Kriminoloji Laboratuvarının raporu sonrasında neden hala beş yıldan bu yana 'intihar' dediniz? Neden bir kez olsun cinayet şüphesinden bahsetmediniz? Bundan bahsedilmedi ama 'Bu, bir intihar değildir, raporla kanıtlanmıştır.' diyen ailenin avukatı hakkında soruşturma açtınız yani asıl konuyu saptırmak tam da böyle bir şey. </p> <p><strong>'Yargı devam eder ama bu Meclis'in vebalidir, bu çürümüşlüğü ortaya çıkarmak her birimizin görevidir'</strong></p> <p>Başka bir mesele, Gülistan'ın erkek arkadaşı olduğu iddia edilen, 'Zeynal' denilen şahsın cep telefonu ve dijital materyalleri Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderiliyor; bir buçuk yıl boyunca tık yok Emniyet Genel Müdürlüğünden, bir buçuk yıl sonra bir A4 kağıdında diyor ki: 'Suç unsuru bulunamamıştır.' 2'nci incelemede aynı materyallerden onlarca suç unsuru bulundu ve bu materyalden çıkan suç unsurlarıyla bugün bu soruşturma bu aşamaya geldi ve soruşturmaya ışık tuttu. Hani delil yoktu arkadaşlar? Hani delili karartmak yoktu? Hastane kayıtları; hastane kayıtları POLNET üzerinden Emniyete direkt geçiyor, Emniyetin eline bu kayıtlar geçmiş, böyle bir kaybettirilme vakası var, neden Emniyet hastane kayıtları silindi ya da silinmedi bilmeden bunu savcılığa teslim etmedi arkadaşlar, neden teslim etmedi? Bu soruların cevabını bulabiliyor muyuz? Ya da beş dakika arayla olaydan iki gün sonra kendisini ASELSAN yetkilisi olarak ifade eden kişi 155'i arıyor ve diyor ki: 'O üniversitedeki kameraların yönünü değiştirin.' Sevgili arkadaşlar '3 araç geçecek, yönünü değiştirin.' diyorlar, neden bu konunun üzerine gidilmedi? Neden o dönemde, sonrasında da 3 Cumhuriyet Başsavcısı değişti, 4 Emniyet Müdürü değişti, Bakan değişti; neden gidilmedi arkadaşlar? Neden bu konu araştırılmadı? Arkasından, devam eden bir soruşturma var, Gülistan Doku'nun dijital materyali yani sim kartı aileden Vali tarafından alınıyor. Arkadaşlar, valinin delil toplama yetkisi mi var? Devam eden bir soruşturma, dosyaya verilmiyor, özel bir ulakla, koruma müdürüyle Ankara'daki bir siber uzmana gönderiliyor. Arkadaşlar, bunu öğrenen o dönemin savcısı neden Vali hakkında İçişleri Bakanlığına bilgi vermiyor, suç duyurusunda bulunmuyor? Neden bu incelemeyi yapan ya da bu inceleme için evrakı, sim kartı götüren hakkında, bu götüren de Emniyet yetkilisi arkadaşlar...  Neden bu konu araştırılmıyor, soruyorum. Zaynal'ın ailecek Antalya'da beş yıldızlı otele gitmesi için kim gidiyor? Tunceli İl Emniyet Müdürü, Tunceli Asayiş Şube Müdürü, koruma müdürleri. Diyor ki: 'Antalya İl Emniyet Müdürü size bir otel ayarladı.' Antalya İl Emniyet Müdürü hakkında bir inceleme var mı şu ana kadar arkadaşlar? Nereden bakarsanız bakın, öncelikle o Valiliğe ait gençlik merkezindeki olan biten iddialar, üniversitedeki iddialar açığa kavuşturulmalı. Onunla birlikte de Valilikten ve kayyum Belediye Başkanının ihalesini alan Altaş ve Açıkgöz soy isimli firma sahipleri kimdir? Çünkü her ikisinin evladı da, oğlu da bu dosyada soruşturulma, araştırılmalı. Bu konu kapatılamaz. Yargı devam eder ama bu Meclis'in vebalidir, bu çürümüşlüğü ortaya çıkarmak her birimizin görevidir.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-chp-ve-dem-partinin-gulistan-doku-sorusturmasina-iliskin-arastirma-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:56:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tbmm-genel-kurulu-chp-ve-dem-partinin-gulistan-doku-sorusturmasina-iliskin-arastirma-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi.jpg" type="image/jpeg" length="53705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti'den madencilere destek ziyareti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dem-partiden-madencilere-destek-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dem-partiden-madencilere-destek-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ile milletvekilleri, Ankara Kurtuluş Parkı'nda hakları için direnen madencileri ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ile milletvekilleri, Ankara Kurtuluş Parkı'nda hakları için direnen madencileri ziyaret etti. </p> <p>DEM Parti'den yapılan açıklamada, Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve milletvekillerinin Ankara Kurtuluş Parkı'nda eylem yapan madencilerle bir araya geldiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Açıklamada, 'Grup Başkanvekilimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit ve milletvekillerimizle birlikte Ankara Kurtuluş Parkı'nda hakları için direnen madencileri ziyaret ettik. Patronları ve sermayedarları kırmızı halılarla karşılayan iktidar, üretimin gerçek sahipleri olan işçilere saldırı ve gözaltıyla zulmediyor. Hakları için direnen emekçilerin yanındayız; her yerde sesleri olacağız.' denildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dem-partiden-madencilere-destek-ziyareti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:41:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/dem-partiden-madencilere-destek-ziyareti.jpg" type="image/jpeg" length="84656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antonio Costa: Karadağ, AB yolunda önemli bir eşik aştı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/antonio-costa-karadag-ab-yolunda-onemli-bir-esik-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/antonio-costa-karadag-ab-yolunda-onemli-bir-esik-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Karadağ'ın Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde önemli bir aşamanın geride bırakıldığını açıkladı. Costa, Yeni Katılım Antlaşması'nın taslağını hazırlamak üzere Çalışma Grubu kurulmasına yönelik kararın kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Karadağ'ın Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde önemli bir aşamanın geride bırakıldığını açıkladı. Costa, Yeni Katılım Antlaşması'nın taslağını hazırlamak üzere Çalışma Grubu kurulmasına yönelik kararın kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti.</p> <p>Costa, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Karadağ'ı tebrik ediyoruz; bugün, Avrupa Birliği'ne katılımınız yolunda büyük bir adım attık. Yeni Katılım Antlaşması'nın taslağını hazırlamak üzere Çalışma Grubu'nun kurulmasına ilişkin karar, önemli bir dönüm noktasıdır. 2014'ten bu yana ilk kez, AB bir sonraki genişleme süreci için hazırlıklara başlıyor.' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/antonio-costa-karadag-ab-yolunda-onemli-bir-esik-asti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:39:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/antonio-costa-karadag-ab-yolunda-onemli-bir-esik-asti.jpeg" type="image/jpeg" length="32904"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi'den Gülistan Doku soruşturması açıklaması: Somut gerçeğin ortaya çıkarılması için süreci sonuna kadar kararlılıkla sürdüreceğiz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-ciftciden-gulistan-doku-sorusturmasi-aciklamasi-somut-gercegin-ortaya-cikarilmasi-icin-sureci-sonuna-kadar-kararlilikla-surdurecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-ciftciden-gulistan-doku-sorusturmasi-aciklamasi-somut-gercegin-ortaya-cikarilmasi-icin-sureci-sonuna-kadar-kararlilikla-surdurecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada, 'Dört Mülkiye Başmüfettişimiz ve iki Polis Başmüfettişimiz; hem mülki idare hem de Emniyet boyutunda, dönemin yetkililerine ilişkin herhangi bir ihmal olup olmadığını titizlikle incelemektedir. Hiçbir iddiayı karşılıksız bırakmadan, hiçbir ihmali göz ardı etmeden somut gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için süreci sonuna kadar kararlılıkla sürdüreceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada, 'Dört Mülkiye Başmüfettişimiz ve iki Polis Başmüfettişimiz; hem mülki idare hem de Emniyet boyutunda, dönemin yetkililerine ilişkin herhangi bir ihmal olup olmadığını titizlikle incelemektedir. Hiçbir iddiayı karşılıksız bırakmadan, hiçbir ihmali göz ardı etmeden somut gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için süreci sonuna kadar kararlılıkla sürdüreceğiz' dedi.</p> <p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Çiftçi'nin Tunceli Valiliği'nde bugün düzenlenen soruşturma kapsamlı toplantıyı alıntılayarak yaptığı paylaşım şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'İçişleri ve Adalet Bakan Yardımcılarımız bugün Tunceli'de ilgili kurum ve yetkililerle bir araya geldi. Jandarma Genel Komutanlığımız, yürütülen arama çalışmaları kapsamında teknik ve lojistik destek sağlamaktadır. Dört Mülkiye Başmüfettişimiz ve iki Polis Başmüfettişimiz; hem mülki idare hem de Emniyet boyutunda, dönemin yetkililerine ilişkin herhangi bir ihmal olup olmadığını titizlikle incelemektedir. Hiçbir iddiayı karşılıksız bırakmadan, hiçbir ihmali göz ardı etmeden somut gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için süreci sonuna kadar kararlılıkla sürdüreceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-ciftciden-gulistan-doku-sorusturmasi-aciklamasi-somut-gercegin-ortaya-cikarilmasi-icin-sureci-sonuna-kadar-kararlilikla-surdurecegiz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:38:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-ciftciden-gulistan-doku-sorusturmasi-aciklamasi-somut-gercegin-ortaya-cikarilmasi-icin-sureci-sonuna-kadar-kararlilikla-surdurecegiz.jpeg" type="image/jpeg" length="40408"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, İsias Otel tebliğnamesi: 'Sanıkların sonucu arzuladığına dair delil olmadığı için olası kast koşulu yok']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-isias-otel-teblignamesi-saniklarin-sonucu-arzuladigina-dair-delil-olmadigi-icin-olasi-kast-kosulu-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-isias-otel-teblignamesi-saniklarin-sonucu-arzuladigina-dair-delil-olmadigi-icin-olasi-kast-kosulu-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde, İsias Otel davasında otel sahipleri, mimar ve mühendisler hakkında 'bilinçli taksir' suçundan verilen cezaların hukuka uygun olduğuna karar verilmesi istendi. Sanıkların sonucu kabullendiklerine ya da arzuladıklarına dair delil bulunmadığı ifade edilen tebliğnamede, 'olası kast' koşullarının oluşmadığı belirtildi. Tebliğnamede ayrıca 2 sanık hakkında 'bilinçli taksir' suçundan verilen cezanın bozulması talep edildi. Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, savcılığın görüşüyle hayal kırıklığı yaşadıklarını, kararın bağlayıcı olmadığını, kararın daire tarafından verileceğini belirterek, 'Son nefesimize kadar mücadeleye devam' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde, İsias Otel davasında otel sahipleri, mimar ve mühendisler hakkında 'bilinçli taksir' suçundan verilen cezaların hukuka uygun olduğuna karar verilmesi istendi. Sanıkların sonucu kabullendiklerine ya da arzuladıklarına dair delil bulunmadığı ifade edilen tebliğnamede, 'olası kast' koşullarının oluşmadığı belirtildi. Tebliğnamede ayrıca 2 sanık hakkında 'bilinçli taksir' suçundan verilen cezanın bozulması talep edildi. Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, savcılığın görüşüyle hayal kırıklığı yaşadıklarını, kararın bağlayıcı olmadığını, kararın daire tarafından verileceğini belirterek, 'Son nefesimize kadar mücadeleye devam' dedi.</p> <p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde, Adıyaman'daki Grand İsias Otel'in yıkılması sonucu aralarında KKTC'li öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi yaşamını yitirmesiyle ilgili davada, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Aralık 2024'te, sanıklara 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan; otel sahibi Ahmet Bozkurt'a 18 yıl 5 ay 17 gün, oğlu Mehmet Fatih Bozkurt'a 17 yıl 4 ay 28 gün, mimar Erdem Yıldız'a 18 yıl 5 ay 17 gün, fenni mesul Hasan Aslan'a 16 yıl 4 ay 20 gün, inşaat mühendisleri Halil Bağcı ve Mehmet Göncüoğlu'na ise 8 yıl 4 ay hapis cezası vermişti ve sanıklara 'iyi hal indirimi' uygulanmıştı. Sanıklardan Bilge Açık, Efe Bozkurt, Seda Zeren, Şule Özbek ve Ulviye Bozkurt ise beraat etmişti.</p> <p>Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin de yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulması üzerine, İsias Otel'de çocuklarını kaybeden aileler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ve sanık avukatları kararı Yargıtay'a taşımıştı.</p> <p>ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı temyiz istemiyle ilgili tebliğnamesini tamamladı.</p> <p>Tebliğnamede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti'nin suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı belirtilerek, temyiz taleplerinin reddi istendi. Tebliğnamede, yerel mahkemece verilen hükmün kısmen onanması ve kısmen de bozulması talep edildi. </p> <p><strong>'Muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiklerine ve arzuladıklarına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadı'</strong></p> <p>Otel sahibi Ahmet Bozkurt, oğlu Mehmet Fatih Bozkurt, inşaat mühendisi Mehmet Göncüoğlu ve mimar Erdem Yıldız'a, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan verilen hükmün onanması istenen tebliğnamede, şu ifadelere yer verildi:</p> <p>'5 Ocak 1993 tarihli ilk ruhsat sürecinde dördüncü derece deprem bölgesinde inşa edilen yapıda, 1975 Deprem Yönetmeliğine aykırı olacak şekilde, uygun kalite ve yeterlilikte malzeme kullanılmaması ve sonrasında 8 Kasım 2001 tarihli tadilat ruhsat sürecinde 1998 Deprem Yönetmeliğine uygun statik proje ve hesap raporu hazırlatılmadan, yalnızca mimari olarak projelendirilen, sonrasında proje ve ruhsat dışı kaçak<br />kat eklenmesi suretiyle deprem ve benzeri sebeplerin etkisiyle yapının yıkılarak, yaralama ya da ölüme neden olabileceklerini öngörmeleri gereken sanıkların, meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiklerine ve arzuladıklarına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamasından dolayı 'olası kast'ın uygulanma koşullarının oluşmadığı, gerçekleşmesini istemedikleri ancak öngördükleri sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanıkların 72 kişinin ölümüne ve 10 kişinin de yaralanmasına neden olma eylemlerinde bilinçli taksirle hareket ettikleri, sonuç olarak sanıkların eylemlerine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilleri ve sanık müdafilerinin bu kapsamda belirtilen ve sair nedenlere ilişkin temyiz istemleri yerinde görülmediğinden, CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talep olunur.'<br /> <br /><strong>Sanık Aslan ve Bağcı'ya verilen cezalara bozma talebi</strong></p> <p>Başsavcılığın tebliğnamesinde, fenni mesul Hasan Aslan'a verilen 16 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının 'ruhsat süresi ve sorumluluk sınırları' gözetilmeden orantılılık ilkesine aykırı belirlendiği, ayrıca 8 yıl 4 ay hapis cezası verilen inşaat mühendisi Halil Bağcı hakkında 'eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle' hüküm kurulduğu belirtilerek her iki sanık yönünden kararların bozulması istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin bağlayıcılığı bulunmuyor. Son kararı Yargıtay'ın ilgili dairesi verecek. </p> <p><strong>'Savcılığın görüşü bizler için büyük bir hayal kırıklığıdır'</strong></p> <p>Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği'nden konuya ilişkin açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p> <p>'İsias davamıza ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesi açıklanmıştır. Savcılığın görüşü bizler için büyük bir hayal kırıklığıdır. Ancak unutulmamalıdır ki bu görüş, kararı verecek daire için bağlayıcı değildir. Biz çocuklarımızı bir depremde değil, kasıtlı ihmallerle, usulsüzlüklerle ve göz göre göre yaratılmış bir düzende kaybettik. Bu bir ihmal değil, bir cinayettir. Temyiz başvurumuzda açıkça ortaya koyduk: Bu dava 'olası kastla' yargılanmalıdır. Savcılık anlamak istemese de, biz anlatmaya devam edeceğiz. Susmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bizim meleklerimize verilmiş bir sözümüz var. Adalet yerini bulana kadar buradayız. Son nefesimize kadar mücadeleye devam.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-isias-otel-teblignamesi-saniklarin-sonucu-arzuladigina-dair-delil-olmadigi-icin-olasi-kast-kosulu-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:36:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-isias-otel-teblignamesi-saniklarin-sonucu-arzuladigina-dair-delil-olmadigi-icin-olasi-kast-kosulu-yok.jpeg" type="image/jpeg" length="11064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selçuk Özdağ'dan iktidara tepki: Direksiyonda siz varsınız, ehliyetsiz araba kullanıp uçuruma yuvarlanıyorsunuz, suçu da yan koltukta oturana atıyorsunuz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/selcuk-ozdagdan-iktidara-tepki-direksiyonda-siz-varsiniz-ehliyetsiz-araba-kullanip-ucuruma-yuvarlaniyorsunuz-sucu-da-yan-koltukta-oturana-atiyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/selcuk-ozdagdan-iktidara-tepki-direksiyonda-siz-varsiniz-ehliyetsiz-araba-kullanip-ucuruma-yuvarlaniyorsunuz-sucu-da-yan-koltukta-oturana-atiyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarına ilişkin iktidar partisine seslenerek, sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Özdağ, 'İktidar her sevabı kendi hanesine yazıp, hataları muhalefete yükleyip sonra da 'bu konularda siyaset yapmayalım' diyorsa, bunun adı milletin aklıyla alay etmektir. Direksiyonda siz varsınız. Ehliyetsiz araba kullanıp uçuruma yuvarlanıyorsunuz, suçu da yan koltukta oturana atıyorsunuz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarına ilişkin iktidar partisine seslenerek, sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Özdağ, 'İktidar her sevabı kendi hanesine yazıp, hataları muhalefete yükleyip sonra da 'bu konularda siyaset yapmayalım' diyorsa, bunun adı milletin aklıyla alay etmektir. Direksiyonda siz varsınız. Ehliyetsiz araba kullanıp uçuruma yuvarlanıyorsunuz, suçu da yan koltukta oturana atıyorsunuz' dedi.</p> <p>Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, TBMM'deki basın toplantısında, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırıları, bireysel silahlanma ve ülke güvenliği başlıklarını değerlendirdi. Özdağ, geçtiğimiz hafta Şanlıurfa'nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarının 'tüm gündemi altüst eden, toplumda derin kaygı yaratan gelişmeler' olduğunu belirterek, 'Bu saldırılarda vefat eden masum canlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerimize sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum' dedi.</p> <p><strong>'Karşımızda çok boyutlu, çok etkenli, aynı anda birçok alanı ilgilendiren bir sorunla yüz yüzeyiz'</strong></p> <p>Okul saldırılarının daha önce yalnızca ABD'ye özgü bir sorun olarak görüldüğünü ifade eden Özdağ, 'Ülkemizde ilk kez şahit olduğumuz bu saldırı vakalarıyla, meselenin sadece Amerika'yı değil, küresel boyutta her ülkeyi etkileyebileceğini acı şekilde öğrenmiş olduk' diye konuştu.</p> <p>Küreselleşme ve dijitalleşmenin toplumsal yapılar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Özdağ, 'Bu tür vakaların bir kısmı küreselleşmenin getirdiği sorunlardan kaynaklansa da çok önemli bir kısmı iktidar partisinin uyguladığı politikaların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Karşımızda çok boyutlu, çok etkenli, aynı anda birçok alanı ilgilendiren bir sorunla yüz yüzeyiz. Birkaç vaka üzerinden bir kötümserlik havası oluşturmak niyetinde değiliz, lakin çocuklarımızın güncel davranışlarına bakarak, meselenin hiç de basite alınamayacak kadar önemli göründüğünü, tedbir alınmazsa kısa zamanda çok daha büyük acılarla karşı karşıya kalacağımızı belirtmek isterim' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Bugün milli eğitimin başında, öfkeli ve ayrıştırıcı tavırlarıyla müsemma bir bakan var'</strong></p> <p>Özdağ, adalet sistemine olan güvenin zedelenmesinin toplumsal sorunların temelinde yer aldığını belirterek, 'Adalete olan inancın kaybolduğu, egemenlerin hüküm sürdüğü toplumlarda, saygı ve sevginin, erdemin, insanlık değerlerinin yozlaştığını görüyoruz. Bugün yaşadığımız sorunların temelinde, ülkeyi 25 yıldır yöneten iktidar partisinin, hukukun üstünlüğü ve demokrasiyi aşındırarak adalet kurumuna olan güveni tükenme noktasına getirmesi yatmaktadır' dedi.</p> <p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelik eleştirilerde bulunan Özdağ, 'Bugün milli eğitimin başında, öfkeli ve ayrıştırıcı tavırlarıyla müsemma bir bakan var. Bakan Yusuf Tekin'i yalnızca son 2,5 yılın bakanı olarak değerlendirmek, meseleyi anlama noktasında eksik kalır. Sayın Bakan Mayıs 2013'ten Temmuz 2018'e kadar beş yıl boyunca Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı olarak görev yaptı. Bakan Tekin'in sorumluluğunu milletimizin takdirine bırakıyorum' diye konuştu. Kahramanmaraş'taki saldırının detaylı analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Özdağ, saldırganın profilinin 'dijital oyun ve sosyal medya bağımlısı, psikolojik sorunları olan ve gerçeklikten kopmuş bir çocuk' olduğunu söyledi.</p> <p>Özdağ, failin ailesine de dikkat çekerek, 'Failin ebeveynlerinin sorumsuzluğu ve ilgisizliğidir. Bir kamu görevlisi olan babanın, çocuğunun psikolojik sorunlarını bildiği halde siciline işlenir gerekçesiyle tedavi ettirmediği anlaşılmaktadır. Kamu görevlisi olan babanın çocuğunun kariyerini ve sicilini sağlığından daha öncelikli görmesi, adli kurumlarca ayrıca ele alınması gereken bir durumdur' diye konuştu.</p> <p><strong>'Beş silahla ve şarjörler dolusu mermiyle yapılan saldırı, ancak uzun süre atış eğitimi yapmış birinin yapabileceği bir eylemdir'</strong></p> <p>Silaha erişim konusuna değinen Özdağ, 'Daha da kötüsü, katile poligonda atış talimi yaptırması ve failin silaha erişimine yönelik bir tedbir almamış olmasıdır. Bu tür saldırılarda ebeveynlerin rolüne odaklanmadan yapılacak her türlü düzenleme, içinde bulunduğumuz sorunu çözme noktasında eksik kalacaktır' ifadelerini kullandı.</p> <p>Özdağ, saldırının kapsamına ilişkin değerlendirmede bulunarak saldırganın Emniyet Müdürü olan babasının ifadesindeki 'bir kez poligonda atış yaptırdım' sözlerinin gerçeği yansıtmadığını şöyle değerlendirdi:</p> <p>'Beş silahla ve şarjörler dolusu mermiyle yapılan bu saldırı, ancak uzun süre ve defalarca atış eğitimi yapmış birinin yapabileceği bir eylemdir. Devleti temsil eden bir emniyet müdürünün evindeki silahlar bu kadar korunaksız ve sahipsizse, o silahlarla onlarca evladımızın canına kast ediliyorsa, bu ülkede ne asayişten ne huzurdan ne de gelecek nesillerin emniyetinden söz etmek mümkündür.'</p> <p>İktidarın olaylardaki sorumluluğu ve olaylara yaklaşımını da eleştiren Özdağ, 'Cumhurbaşkanı bir taraftan üzüntülerini dile getirirken, bir taraftan da bu saldırının siyasi sorumluluğunu üstlenmekten kaçınmakta, meselenin siyasete alet edilmemesi gerektiğini ifade etmektedir. Siyaset toplumun kanayan yaralarına çözüm bulmak, toplumu huzur, güven ve adalet içinde yaşatmak için değil midir?' diye konuştu.</p> <p><strong>'İktidar her sevabı kendi hanesine yazıp, hataları muhalefete yükleyip sonra da 'bu konularda siyaset yapmayalım' diyor'</strong></p> <p>Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Görüldüğü gibi siyasetin sustuğu yerde silahlar konuşur. Siyasetin çözüm bulamadığı, merhem olamadığı yaralar kanamaya başlar. Siyaset tam da silahlara gerek kalmadığının; münakaşa ve kavgaya ihtiyaç olmadığının göstergesidir. Siyaset eğer geçinemeyen emeklinin, memurun, işçinin, çiftçinin, esnafın, özel sektör çalışanının sorunlarına çözüm bulmayacaksa; katilin, hırsızın, yolsuzun yakasına yapışmayacaksa; adaletle, hukukla, vicdanla mağdurun hakkını almayacaksa; ilimle, bilimle, irfanla, ahlaklı bir medeniyet kurmayacaksa kısaca zalime dur deyip mazluma kol kanat germeyecekse, o halde siyaset niye var arkadaşlar? Siyaset bunlara gerekmeyecekse neye gerekecek?'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İktidarın sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Özdağ, 'Evet, bazı meseleler elbette siyaset üstüdür ve siyaset üstü kalmalıdır. Ama iktidar partisi her sevabı kendi hanesine, günahlarını da zaten muhalefette olan rakiplerine yüklüyorsa, sonra da kalkıp bu konularda siyaset yapmayalım diyorsa, bunun adına ne denir. Bu artık milletin aklıyla alay etmektir. Biz milleti yönetme işini elimize yüzümüze bulaştırdık ama bu konuda bizi suçlamayın demektir. E, direksiyonda siz varsınız. Ehliyetsiz araba kullanıp uçuruma yuvarlanıyorsunuz, suçu da yan koltukta oturana atıyorsunuz. İktidar mensuplarına sesleniyorum; tamam bu konularda siyaset yapmayalım peki siz söyleyin o zaman, biz bu Meclis'te neyi konuşalım, neyin siyasetini yapalım?' ifadelerini kullandı.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/selcuk-ozdagdan-iktidara-tepki-direksiyonda-siz-varsiniz-ehliyetsiz-araba-kullanip-ucuruma-yuvarlaniyorsunuz-sucu-da-yan-koltukta-oturana-atiyorsunuz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:36:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/selcuk-ozdagdan-iktidara-tepki-direksiyonda-siz-varsiniz-ehliyetsiz-araba-kullanip-ucuruma-yuvarlaniyorsunuz-sucu-da-yan-koltukta-oturana-atiyorsunuz.jpg" type="image/jpeg" length="50082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki yük gemisine el koydu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iran-hurmuz-bogazi-yakinlarinda-iki-yuk-gemisine-el-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iran-hurmuz-bogazi-yakinlarinda-iki-yuk-gemisine-el-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Hürmüz Boğazı yakınlarında iki yük gemisine el koyduğunu bildirdi. İran medyasına göre, MSC Francesca ve Epaminondas adlı gemiler 'gerekli izinler olmadan' boğazdan geçmeye çalıştıkları gerekçesiyle durdurularak İran kıyılarına yönlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class='p1'><strong>(ANKARA) - </strong>İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Hürmüz Boğazı yakınlarında iki yük gemisine el koyduğunu bildirdi. İran medyasına göre, MSC Francesca ve Epaminondas adlı gemiler 'gerekli izinler olmadan' boğazdan geçmeye çalıştıkları gerekçesiyle durdurularak İran kıyılarına yönlendirildi.</p> <p class='p1'>IRGC, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile ateşkesi uzatma kararının ardından gelen açıklamasında, 'Hürmüz Boğazı'nın düzen ve güvenliğini bozmak kırmızı çizgimizdir' ifadelerini kullandı. IRGC, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki yük gemisine el koyduğunu bildirdi. İran medyasına göre, MSC Francesca ve Epaminondas adlı gemiler 'gerekli izinler olmadan' boğazdan geçmeye çalıştıkları gerekçesiyle durdurularak İran kıyılarına yönlendirildi.</p> <p class='p1'>Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları kuruluşu (UKMTO) da bugün iki yük gemisinin saldırıya uğradığını duyurdu. Umman açıklarında seyreden bir konteyner gemisinin ve İran kıyılarından yaklaşık 8 deniz mili açıkta bir diğer yük gemisinin hedef alındığını bildirdi. Her iki gemide de can kaybı yaşanmadığı ifade edildi.</p> <p class='p1'>Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, saldırıya uğrayan gemilerden birinin Liberya bayraklı bir Yunan gemisi olduğunu doğrulayarak, geminin ciddi hasar aldığını ancak batma riski bulunmadığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p1'>Denizcilik istihbarat kaynakları, söz konusu gemilerin İran kıyılarına yakın bir noktada demirlediğini belirtti. Gelişmeler, ABD ile İran arasında ateşkesin uzatılmasına rağmen Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin sürdüğünü gösterirken, bölgenin küresel enerji arzı açısından kritik önemi nedeniyle güvenlik riskine ilişkin endişeler küresel bir boyut kazandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iran-hurmuz-bogazi-yakinlarinda-iki-yuk-gemisine-el-koydu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:25:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/iran-hurmuz-bogazi-yakinlarinda-iki-yuk-gemisine-el-koydu.png" type="image/jpeg" length="62944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 26. gün sona ererken tansiyon yükseldi...İmamoğlu: 'İddia makamı vasıtasıyla tarihin en büyük zulmü yaşatılıyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-26-gun-sona-ererken-tansiyon-yukseldiimamoglu-iddia-makami-vasitasiyla-tarihin-en-buyuk-zulmu-yasatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-26-gun-sona-ererken-tansiyon-yukseldiimamoglu-iddia-makami-vasitasiyla-tarihin-en-buyuk-zulmu-yasatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın savunması sırasında, itirafçı Adem Soytekin'e söz verilmek istenmesi tartışma yarattı. Gerginlik üzerine Mahkeme Başkanı duruşmayı bitirdi. İmamoğlu, salondan ayrılırken basın mensuplarına, 'Sakin sakin anlatacağız. Lütfen iyi dinleyin, iyi aktarın. Tarihin en büyük zulmü yaşatılıyor iddia makamı vasıtasıyla. Hakikat asla kaybolmaz. Biz de hakikate sığınıyoruz' diye seslendi. Duruşma, pazartesi günü Pehlivan'ın savunmasıyla devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın savunması sırasında, itirafçı Adem Soytekin'e söz verilmek istenmesi tartışma yarattı. Gerginlik üzerine Mahkeme Başkanı duruşmayı bitirdi. İmamoğlu, salondan ayrılırken basın mensuplarına, 'Sakin sakin anlatacağız. Lütfen iyi dinleyin, iyi aktarın. Tarihin en büyük zulmü yaşatılıyor iddia makamı vasıtasıyla. Hakikat asla kaybolmaz. Biz de hakikate sığınıyoruz' diye seslendi. Duruşma, pazartesi günü Pehlivan'ın savunmasıyla devam edecek.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 26. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam etti.</p> <p>Duruşmada İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunma yaptı. Pehlivan, savunmasında, Savcılık için şahsi bir tartışmanın bile artık örgütsel faaliyet sayıldığını belirterek, 'Yakup Öner'in 'görgüsü' önemli bulunmuş olacak ki tutanağa ve iddianameye de eklenmiş. Artık itirafçının ağzından çıkan söz kendiliğinden örgütseldir; her şey suça hazırlık hareketidir' diye konuştu.</p> <p>Adem Soytekin'in, 'Abdi Bey yurt dışından dönünce bakacağını söyledi. Ben öncesinde Abdi Bey ile tanışıyordum; kendisiyle beraber maç izlemişliğimiz bile vardır. Ancak böyle bir talebi iletecek samimiyetim olmadığı için Murat Gülibrahimoğlu'ndan bunu talep ettim. Murat Gülibrahimoğlu, Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz ve Abdi Bey 2024 yılında Bodrum'da, Çağdaş Holding'e ait, Bodrum'un girişinde sağdaki lüks otelde tatil yapmışlardı. İleri derecede bir samimiyetleri bulunmaktaydı. Bunun dışında başka tatillere de gittiklerini biliyorum' şeklindeki beyanlarının savcılık tarafından etkin pişmanlık beyanları olarak kabul edildiğini belirten Pehlivan, şunları kaydetti:</p> <p>'Anlaşılan o ki birlikte maç izlemek, tatile gitmek de artık örgütsel. Peki, itirafçılara göre bu hayali örgütün bir adı var mıdır? Varsa nedir? Şu trajediye bakar mısınız? Kasiyere, şoföre kurdurduğunuz bu sözde örgütün sözde yapısının adını da itirafçılara koydurmuşlar! Tıpkı bir babanın, bir annenin yeni doğan çocuğuna isim koyması gibi: Dosyaya dönüp bir bakın; 'SİSTEM' diye bir yapıdan ilk söz eden odur. Daha sonra diğer ifadelerde de bir papağan gibi tekrar edilen bu kavram, sanki herkesin üzerinde uzlaştığı somut, resmî bir örgüt ismiymiş gibi dolaşıma sokulur. Oysa başlangıç noktası bellidir. Hani şu hakkında 'suç örgütü lideri' dediğiniz, yüzlerce yıla varan hapis cezası talep ettiğiniz, ama buna rağmen her nedense tutuklu bulunmasına bile gerek görmediğiniz Aziz İhsan Aktaş: İşte iddianamenin temelini oluşturan o meşhur SİSTEM adını ilk telaffuz eden de odur. Adamın kendi adına örgütü olduğu yetmiyor, bir de gelip bizim örgüte isim koyuyor. Güler misin, ağlar mısın? Örgüt yöneticisi dediğiniz Adem Soytekin bile size diz çöktüğü ifadesinde 'SİSTEM'i gözaltına alındığında öğrendiğini söylüyor. Ya bu Adem'i ocak dışı bırakın ya da ifade verirken çok da rahat bırakmayın. Sonra sizin örgütünüzü çökertiyor. Şimdi hepimizin durup şunu sorması gerekir: Bu isim, Aziz İhsan Aktaş'ın zihninde nasıl doğdu? Gerçekten kendi tasviri midir, yoksa önüne konulan çerçevenin içine özenle yerleştirilmiş bir kelime midir? Bir yasa dışı yapıyı tarif ederken neden hukuki, somut bir niteleme değil de muğlak, soyut ve her yöne çekilebilecek esnek bir kavram seçilmiştir? 'Sistem'.... Ne başlangıcı bellidir ne sınırı. Ne üyeleri tam sayılabilir ne de hiyerarşisi net çizilebilir. İçini istediğiniz gibi doldurabileceğiniz koca bir boşluk! Nedir bu sistem? Türk Dil Kurumu'na göre bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni demektir. Savcılığa göre ise bu sözde örgütün adı, sanı, her şeyidir.</p> <p>Oysa dikkatle bakıldığında ortadaki şey, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin devasa bürokratik yapılanmasının ötesinde bir şey değildir. 16 milyon İstanbulluya hizmet götüren, 90.000 çalışanı olan dev bir idari yapının bürokratik düzenini, yasal işleyişini sırf siyasi bir saikle 'suç örgütüne' dönüştürmek, amir-memur ilişkisini kriminalize etmek akıl karı mıdır? Şimdi tekrar sormak gerekir: Size bir suç örgütünün, bu meşhur 'SİSTEM'in varlığını kim söyledi?</p> <p><strong>'Kurgusal mahkeme...'</strong></p> <p>Cevabını ben vereyim: Bu kurgusal maskenin ön yüzünde Adem, Ertan, Aziz İhsan Aktaş ve diğerleri var. Fakat o maskenin arkasındaki gerçek yüzün, bir gün bu salonda, bugün bizim durduğumuz bu sanık kürsüsünde duracağından zerre kadar şüphemiz yok! Ve tam da bu nedenle, 'etkin pişmanlık' adı altında kurulan bu gerçek suç üretme sistemine yeniden dönmek zorundayız. Dönelim ve soralım:<br />Bu dosyayı üzerine inşa ettiğiniz etkin pişmanlar gerçekten tutarlı ve güvenilir midir? Ona da verecek cevabım nettir: Olumsuzdur. Yüzlerce örnek sayılabilir; ancak yalnızca hakkımda konuşan Adem Soytekin'e bakmanız bile yeterlidir. Hani şu çelişkileri ve yalanları nedeniyle artık dışarıda tutamadığınız Adem: Ne tutarlıdır ne de güvenilirdir. Hakkımda aktardığı sözde telefon görüşmesinin yalan olduğunun ispatı bizzat dosyanızın içindedir. Güya 7 Mart'ta onun yanında Ali Nuhoğlu ile konuşmuşum ve 'ona da tedbir geldi' demişim. Oysa Ali Nuhoğlu hakkında tedbir kararı 25 Mart tarihinde verilmiş. Dosyada açıkça yazılı. Bitmiyor. Adem ifadesinde bu soruşturmayı benden mart ayında öğrendiğini söylüyor. Oysa dosyadaki tape kayıtlarında, Adem'in şubat ayının başında bir Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticisi olan Mehmet Şahin'den soruşturmayı öğrendiği görülüyor. Yani Adem konuşurken siz zaten bu iddianın da doğru olmadığını biliyordunuz. Buna rağmen o beyanı kullanmaya devam ettiniz. Daha da fenası; ifadede mart, tapede şubat, Yeni Şafak isimli gazeteye verdiği röportajda ise ocak ayında öğrendiğini söylüyor. Adem'in çelişkileri üzerine yalan boyut atlıyor.</p> <p><strong>'Adem'in anlattıklarının doğru olup olmadığını kimseye sormanıza bile gerek yoktu'</strong></p> <p>Adem'in anlattıklarının doğru olup olmadığını kimseye sormanıza bile gerek yoktu. Dosyadaki evraklara ve tarihlere bakmanız yeterliydi. Gelgelelim, birine 'Bu Adem'in anlattıkları doğru mu?' diye sorduğunuzda işler başka türlü karışıyor. Çünkü sorduğunuz kişi Adem'in yalanını ortaya çıkarıyor. Ve bu kez onu saklama telaşına düşüyorsunuz. Neyden bahsettiğimi açıkça söyleyeyim: Adem Soytekin ne demişti? 'İl binasının satın alımı rüşvet parasıyla oldu. İlhan Akbayır ile birlikte bağış makbuzu düzenledik, parayı bağış gibi gösterdik. Makbuzları da Mehmet Pehlivan'a verdik.' Bu beyanı İlhan Akbayır'a sordunuz. İlhan Akbayır size açıkça böyle bir bağış makbuzu düzenlemediğini ve Adem'in doğru söylemediğini söyledi. İlhan'ın beyanından sonra yapılması gereken belliydi: Bu beyanı dosyaya koymak ve çelişkiyi mahkemenin önüne getirmek. Ama iddia makamı bunu yapmadı.</p> <p><strong>'Tüm argümanlar, üflesek yıkılacak kâğıttan kaplanlardan ibarettir'</strong></p> <p>Aldığı ifadeyi sırf lehimize olacak diye dosyaya bile koymadı; iddianamede yer vermedi. Dosyanın temelini çürüten ifadeyi görünmez kıldılar. Hanelerine bir suç daha eklendi. Tanıkları ne güvenilir ne tutarlı. Beyanlarının aşağısı da yalan, yukarısı da yalan. Söylediklerini birine sorsanız da yalan, sormasanız da yalan. Etkin pişmanlar eliyle inşa etmeye çalıştıkları 'örgüt' hakkındaki tüm argümanlar, üflesek yıkılacak kâğıttan kaplanlardan ibarettir.</p> <p><strong>Pehlivan'dan 'Cevat Kaya' tepksi: 'Savcılık bunu söylüyor; dokunan yanar!'</strong></p> <p>Bir kişiyi örgüt üyesi, özel vasfa haiz örgüt üyesi, sadece örgüte yardım eden kişi ya da örgüt üyesi olmayan kişi olarak etiketlerkenki tek rehberleri siyasi hasımlarıyla olan meseleleridir. Bu noktada, kendi içlerindeki çelişkileri görebilmeniz için birkaç gün boyunca bizi gerçekten dinlemeniz gerekirdi. Sayın Heyet, örgüt; hukuk mantığıyla iradesini örgüte teslim etmiş elemanlardan oluşan, organik bağ ile bağlı bir yapı olmalıydı, değil mi? Sanıklardan Cevat Kaya için, 'şahsın suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun adını kullanarak İBB kaynaklarını kendi lehine kullanmak istediğine dair hususların yer aldığı' denilerek, Ertan Yıldız'ın ağzıyla konuşuluyor. O hâlde örgüt adına hareket etmeyen, kendi çıkarına iş yapan Cevat Kaya örgüt üyesi olmamalıydı, öyle değil mi? Ama hayır, örgüt üyesi diyorsunuz. İşin aslı ortaya çıkıyor: Ekrem İmamoğlu'nun eşinin ağabeyi olan Cevat Kaya, siyasi meselelerinden dolayı artık örgüt üyesidir. Ya da Seza Büyükçulha: Bir firmanın belediyeden olan alacağının tahsili konusunda yardımcı olunmasını istiyor. Sözde 'Sistem'e değil, 'Sistem'den talepte bulunan bir kişinin neden örgüt üyesi sayıldığını sorgularken cevabı buluyoruz: 'Örgüt liderinin çocukluktan arkadaşı olması nedeniyle diğer örgüt yöneticilerine bağlı hareket etmediği' denilerek, üstelik 'özel vasıflı üye' oluveriyor Seza. Savcılık bunu söylüyor; dokunan yanar!'</p> <p><strong>Adem Soytekin söz istedi, duruşmada tansiyon yükseldi</strong></p> <p>Duruşmada Mehmet Pehlivan'ın savunması sürerken, Mahkeme Başkanı, Pehlivan'a dönerek dosyada adı geçen Adem Soytekin ile ilgili ifadelerin dikkatini çektiğini belirterek, Soytekin'in ek beyanda bulunmak için dilekçe verdiğini ve bu nedenle salona getirildiğini söyledi. Başkan, Soytekin'e söz vermek istediğini ifade etti.</p> <p>Bu sırada İmamoğlu ve savunma avukatları, 'savunmanın ve sorgunun bölündüğü' gerekçesiyle itiraz etti.</p> <p>Mahkeme başkanı itirazlara karşılık, 'Şahıs bana iki gün önce dilekçe verdi, kime söz hakkı vereceğimi size sormam' dedi. Avukatların dilekçenin UYAP sisteminde görünmediğine yönelik itirazlarını dile getirmesi üzerine Mahkeme Başkan, 'Ben sorguyu bölmedim; saat 19.00'da bitireceğimizi söyledim, yetişmezse pazartesiye bırakırız' ifadelerini kullandı.</p> <p>Mahkeme başkanı ayrıca Pehlivan'a hitaben, 'Savunmanıza müdahale etmedim. Somut isnatlara girmediniz, Adem Soytekin ile ilgili çelişkileri dile getirdiniz' dedi.</p> <p><strong>'Burada herkes Mehmet Pehlivan'ın avukatı mı?' </strong></p> <p>Salondaki tartışmaların büyümesi ve uğultunun artması üzerine Mahkeme Başkanı, 'Burada herkes Mehmet Pehlivan'ın avukatı mı?' diye sordu. Bunun üzerine avukatlar hep bir ağızdan 'Evet' yanıtını verdi. Bu sırada izleyici sıralarından alkış yükseldi.</p> <p>Tartışmaların ardından Adem Soytekin'e mikrofon verildi. Soytekin, 'Konudan haberdar oldukları için konuşmamı engellemek istiyorlar' dedi. Bu sözler üzerine salondan tepki sesleri yükseldi.</p> <p>Yaşanan gerginlik sırasında duruşma salonunda görevli jandarma personelinin Soytekin'in etrafında güvenlik çemberi oluşturduğu, ayrıca salona takviye jandarma ekiplerinin alındığı görüldü.</p> <p>Mahkeme Başkanı, yaşanan tartışmaların ardından Mehmet Pehlivan'ın savunmasının pazartesi günü kaldığı yerden devam edeceğini açıkladı.</p> <p><strong>Soytekin'in 'sataşma' iddiasına izleyiciler ve avukatlar tepki gösterdi</strong></p> <p>Ardından Soytekin' söz verildi. Soytekin, 'Duruşma başladığından bugüne kadar etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğim için ayrı oturuyorum. Hep laf atmalar falan oluyordu ama dile getirmiyordum. Burada oturuyordum yine Murat Kapki de önümde oturuyordu. Kapki, 'yargılamanın filmini çekeceğiz sen de rolünü oynar mısın' dedi. Ben de 'ben rol yapmıyorum' dedim' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kapki ise Soytekin'e tepki göstererek, 'Sen yalan söylüyorsun' diye bağırdı.</p> <p>Bu sırada izleyiciler ve avukatlar da Soytekin'e tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı 'Adem Bey, bu iş farklı yere gidiyor. Pazartesi devam edelim' diyerek duruşmayı bitirdi.</p> <p>Mahkeme Başkanı söz almak isteyen Kapki'ye, 'Soytekin'in sözünü böldüğünüz için size de söz hakkı vermeyeceğim' dedi.</p> <p>Ayrıca Mahkeme Başkanı, 'Bir yanlış anlaşılma oldu. Adem Soytekin'e Pehlivan'ın savunmasıyla ilgili söz hakkı vermedim bize verdiği dilekçeyi UYAP'ta göremediğinizi söylediğiniz için dilekçesini teyit ettirmek istedim. Savunmanızın insicamını bozduğum için özür dilerim pazartesi devam edersiniz' dedi.</p> <p>Tutuklu sanıklar aşağı indirilirken izleyiciler, 'Saçını da çektiler mi Adem?', 'Bravo Kapki' diye seslendi.</p> <p><strong>İmamoğlu: 'Tarihin en büyük zulmü yaşatılıyor iddia makamı vasıtasıyla'</strong></p> <p>İmamoğlu ise salondan ayrılmadan önce, 'Sakin sakin anlatacağız. Lütfen iyi dinleyin, iyi aktarın. Tarihin en büyük zulmü yaşatılıyor iddia makamı vasıtasıyla. Mehmet gencecik bir avukat, tane tane anlattı. Söylediklerinin hepsi hakikat. Hakikat asla kaybolmaz. Biz de hakikate sığınıyoruz' diye basına seslendi.</p> <p>Pehlivan'ın savunması, pazartesi günü kaldığı yerden devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-26-gun-sona-ererken-tansiyon-yukseldiimamoglu-iddia-makami-vasitasiyla-tarihin-en-buyuk-zulmu-yasatiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:24:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-26-gun-sona-ererken-tansiyon-yukseldiimamoglu-iddia-makami-vasitasiyla-tarihin-en-buyuk-zulmu-yasatiliyor.jpeg" type="image/jpeg" length="61246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vali Vasip Şahin, koltuğunu 23 Nisan'da öğrenciye devretti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/vali-vasip-sahin-koltugunu-23-nisanda-ogrenciye-devretti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/vali-vasip-sahin-koltugunu-23-nisanda-ogrenciye-devretti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Valisi Vasip Şahin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 106. yıl dönümünde makam koltuğunu temsili olarak 5. sınıf öğrencisi Serra Arslan'a devretti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Ankara Valisi Vasip Şahin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 106. yıl dönümünde makam koltuğunu temsili olarak 5. sınıf öğrencisi Serra Arslan'a devretti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ankara Valisi Vasip Şahin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 106. yıl dönümü dolayısıyla İl Millî Eğitim Müdürlüğünden yönetici, öğretmen ve öğrencilerden oluşan heyeti kabul etti.</p> <p>Valilikte gerçekleşen ziyarette, 23 Nisan'ın anlam ve önemine uygun görüntüler yaşandı. Vali Şahin, makam koltuğunu temsili olarak Çankaya İMKB Alpaslan İmam Hatip Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Serra Arslan'a devretti.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/vali-vasip-sahin-koltugunu-23-nisanda-ogrenciye-devretti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:13:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/vali-vasip-sahin-koltugunu-23-nisanda-ogrenciye-devretti.jpg" type="image/jpeg" length="91303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Diren, Bakan Memişoğlu'nu ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-diren-bakan-memisoglunu-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-diren-bakan-memisoglunu-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nu, Bakanlık'taki makamında ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nu, Bakanlık'taki makamında ziyaret etti.</p> <p>TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nu ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Sağlık Bakanı Sayın Kemal Memişoğlu'nu ziyaret ederek sağlık alanındaki gelişmeler ve ülkemiz ekonomisine yansımalarını değerlendirdik. Sağlıkta inovasyon ve dijital dönüşüm, demografik dönüşüm, tamamlayıcı koruyucu sağlık politikaları ve kamu-özel iş birliği konuları hakkında görüşlerimizi paylaştık. Temmuz ayında yayınladığımız 'Yaşlılık Politikaları Araştırması: Demografik Dönüşüm ve İhtiyaçlar' başlıklı raporumuza ilişkin karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Sayın Memişoğlu'na teşekkür ederiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-diren-bakan-memisoglunu-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:12:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-diren-bakan-memisoglunu-ziyaret-etti.png" type="image/jpeg" length="75831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müsavat Dervişoğlu, Genç Demokratlar Derneği üyeleriyle görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/musavat-dervisoglu-genc-demokratlar-dernegi-uyeleriyle-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/musavat-dervisoglu-genc-demokratlar-dernegi-uyeleriyle-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde, Genç Demokratlar Derneği üyeleriyle biraraya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde, Genç Demokratlar Derneği üyeleriyle biraraya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, partisinin genel merkezinde, Genç Demokratlar Derneği üyeleriyle görüşmesine İstanbul Milletvekili Burak Akburak eşlik etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/musavat-dervisoglu-genc-demokratlar-dernegi-uyeleriyle-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:10:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/musavat-dervisoglu-genc-demokratlar-dernegi-uyeleriyle-gorustu.png" type="image/jpeg" length="37071"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Uyuşturucu ihbarı var' diyerek evine girdiği kadına cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen polis, tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/uyusturucu-ihbari-var-diyerek-evine-girdigi-kadina-cinsel-saldirida-bulundugu-iddia-edilen-polis-tutuklu-kaldigi-sure-goz-onunde-bulundurularak-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/uyusturucu-ihbari-var-diyerek-evine-girdigi-kadina-cinsel-saldirida-bulundugu-iddia-edilen-polis-tutuklu-kaldigi-sure-goz-onunde-bulundurularak-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evine 'uyuşturucu ihbarı var' diyerek giren polis memuru Hüseyin Kılıç'ın A.A.'ya cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla açılan davada karar çıktı. Mahkeme, sanık Kılıç'a 'basit cinsel saldırı' suçundan 7 yıl 6 ay, 'konut dokunulmazlığını ihlal' suçundan 10 ay hapis cezası verdi. Sanığın tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak tahliyesine hükmedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Evine 'uyuşturucu ihbarı var' diyerek giren polis memuru Hüseyin Kılıç'ın A.A.'ya cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla açılan davada karar çıktı. Mahkeme, sanık Kılıç'a 'basit cinsel saldırı' suçundan 7 yıl 6 ay, 'konut dokunulmazlığını ihlal' suçundan 10 ay hapis cezası verdi. Sanığın tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak tahliyesine hükmedildi.</p> <p>Ankara'da yaşayan 46 yaşındaki A.A. hakkında 2025 yılının Aralık ayında evinde yüksek sesle müzik dinlediği yönünde ihbar yapıldı. İhbar üzerine adrese giden polis memuru Hüseyin Kılıç'ın, arama kararı olmaksızın 'uyuşturucu ihbarı var, evini arayacağız' diyerek eve girdiği ve burada A.A'ya cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla soruşturma başlatıldı.</p> <p>Soruşturma kapsamında tutuklanan Kılıç hakkında hazırlanan iddianamede; 'basit cinsel saldırı', 'nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından 14 yıl 6 aydan 39 yıla kadar hapis cezası talep edildi.</p> <p>İddianamede, müşteki A.A'nın bir anlık fırsattan yararlanarak evden kaçtığı, çevredeki apartmanlara sığındığı, tanık beyanları ve kamera kayıtlarına göre sanığın müştekinin peşinden giderek ısrarla kolundan çektiği kaydedildi.</p> <p>Davanın bugün ilk duruşması görüldü. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Hüseyin Kılıç, olay yerine gürültü ihbarı üzerine gittiklerini belirterek, 'Kapıyı açtığında 'evde tek başımayım, korkuyorum, girip bakabilir misiniz biri var mı' dedi. Bizi davet ettiği için içeri girdik' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>Sanıktan 'alkollüydü' savunması</strong></p> <p>Sanık, müştekinin alkollü olduğunu öne sürerek, 'Ayakta zor duruyordu' dedi. Yanında bulunan polis memuru ile odaları gezdiğini söyleyen sanık Kılıç, 'Bir yere dokunmadık. Hatta ayakkabımızla girdik. Şikayetçi de arkamızdan geldi. Sonra 'siz bana yardımcı olmuyorsunuz' dedi. Biz de psikolojik sorunu olduğunu düşündük. 30 ya da 35 dakika içerde durduk polis A. ile birlikte. Telefon ile telsizim yanımda yoktu o sırada. Ama üstümde üniformam vardı' savunmasını yaptı.</p> <p>Hakimin, 'Neden telsizin ve telefonun yanında yoktu' diye sorması üzerine Sanık Kılıç, 'Biz çok önemsemeyiz gürültü ihbarlarını. Montumun cebindeydi o yüzden almadım' dedi.</p> <p><strong>Sanık Kılıç: Emniyet'te verdiğim 'bana cinsel ilişki teklifinde bulunduğu' şeklinde ifadem doğru değil</strong></p> <p>Sanık Kılıç savunmasına şöyle devam etti:</p> <p>'Evde kimse yoktu biz de telkin ettikten sonra gidelim diye konuştuk. Sonrasında sinirlendi bir anda. Antidepresan içtiğini söyledi. Bir anda A'ya döndü ve 'sen katilsin, beni öldürmeye geldin' dedi. Ben de A'ya 'sen git sana kuruldu' dedim. A. da zaten gitmek istedi 'abi bana kuruldu, ben gideyim sen de sonra gelirsin' dedi. Ben de 'karşı tarafı sakinleştirip geleyim' dedim. Saat gece 03.00 olduğu için binadan komşu da çağırmadık. Emniyet'te verdiğim ifade büyük oranı doğru ancak 'bana cinsel ilişki teklifinde bulunduğu' şeklinde ifadem doğru değil sadece.'</p> <p>Hakimin 'Gece balkonda, pencerede komşular vardı' diyorsun. Neden kimseyi çağırmadın?' şeklindeki sorusuna sanık 'Kimsenin dairesini bilmiyorduk uyanık olanların. O yüzden çağırmadım' yanıtını verdi.</p> <p>Diğer polis memurunun evden çıktıktan sonra müştekiyi sakinleştirmeye çalıştığını iddia eden sanık Kılıç, 'Arkadaşım katil değil, polis' dedim. Evinde kimsenin olmadığını söyledim. Ardından müşteki bana 'şu an bana cinsel saldırıda bulunuyor diye bağırsam ve buradan çıksam ne yapabilirsin' dedi. Benim de o an korktuğum başıma geldi' dedi.</p> <p><strong>'İfadesinde çelişki var'</strong></p> <p>Duruşmada söz alan müşteki avukatı, 'Sanık emniyetteki ifadesinde önce Ahmet'i kendisinin gönderdiğini beyan etmiş ama burada Ahmet'in kendisinin gittiğini söyledi. Burada çelişki var' diye konuştu</p> <p>Hakim sanığa 'Sen neden polis memuru A. ile çıkmadın. O çıktıktan sonra neden telsiz ya da telefonunu istemedin?' diye sordu. Sanık Kılıç da 'Araba ile arada mesafe var, 4 kat var nasıl isteyeyim' yanıtını verdi.</p> <p>Müşteki A.A'nın kendisine 'son kez yukarı bakar mısın, ardından uyuyacağım' dediğini öne süren sanık Kılıç, 'Yatak odasına girdiğimde kokudan rahatsız oldum, midem bulandı bir anda ve kustum. Ben kustuktan sonra bir anda bağırmaya başladı ve 'bana cinsel saldırıda bulunuyorlar' diye apartmandan inmeye başladı. Ben de arkasından indim hemen. Ben iddia edildiği gibi cinsel organımı çıkartmış değilim. Zaten kıyafetlerim de buna uygun değildir. Polis A. gittikten sonra evde 5-6 dakika kalmışımdır, yatak odasında da 15-20 saniye kalmışımdır' beyanında bulundu.</p> <p><strong>Müşteki: Arkamdan sarıldı, hareket edemedim</strong></p> <p>Müşteki A.A. ise 'Kapıya iki polis geldi. Biri 'müziği kıs' dedi, diğeri 'uyuşturucu ihbarı var, evi arayacağız' dedi. Ben de kullanmadığım için 'buyrun arayın' dedim. İçeri girdikten sonra kapıyı kapattılar' ifadelerini kullandı.</p> <p>Diğer polisin evden çıkmasının ardından sanığın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu belirten A.A., 'Hemen arkamdan geldi ve sarıldı. Göğüslerime, kalçalarıma dokundu' dedi.</p> <p>Saldırının yatak odasında devam ettiğini anlatan A.A., 'Beni kollarıyla ve bacaklarıyla sıkıştırdı, hareket etmeme engel oldu. Her yerime dokundu. Fermuarını açtı, cinsel organını çıkardı ve ellememi istedi' diye konuştu. Yaşadığı korku nedeniyle bir süre karşı koymadığını ifade eden A.A., 'Çok korktum, bana bir şey yapacağından emindim. Kaçabilmek için onun güvenini kazanmaya çalıştım' dedi. A.A., fırsatını bulduktan sonra kaçtığını belirterek, 'Üzerimde hiçbir şey yokken aşağı koşup kapıları çaldım. 'Kurtarın lütfen, polis bana cinsel saldırıda bulunmaya çalıştı' diye bağırdım' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>Tanık: Yardım istiyordu, can havliyle aşağıya indi</strong></p> <p>Tanık olarak dinlenen komşu M.A.D., olay gecesi yaşananları anlattı. Gece saatlerinde yüksek müzik sesi nedeniyle polisi aradığını belirten M.A.D., 'Ben zemin katta oturuyorum gece 03.00 gibi. Çok müzik sesi geliyordu. Kapanmayınca polisi aradım. Polisler geldi. Yukarı çıktılar. 5-10 dakika sonra müzik sesi kesildi' dedi.</p> <p>Yaklaşık yarım saat sonra müşteki A.A'nın panik halinde apartmandan indiğini ifade eden tanık, 'Bir yarım saat sonra A.A. can havliyle aşağıya indi. 'İyi misiniz' diye sordum. Gözleri fal çanağına dönmüştü. Alkol kokusu gelmiyordu kendisinden' diye konuştu. Olayın ardından sanık polis memurunun da yanına geldiğini aktaran tanık, 'Sonra polis geldi bana 'evde tek misiniz? Ne işle meşgulsünüz' diye sordu. O sırada sorularının mantıklı olup olmadığını düşünmedim. A'ya ne olduğunu anlamaya çalışıyordum' dedi.</p> <p>İfadelerin tamamlamasının ardından savcılık esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcılık, sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılmasını istedi. Savcı mütalaasının ardından müşteki A.A'nın avukatları, sanığın Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanması gerektiği ifade etti.</p> <p><strong>'15 Temmuz gazisi' savunması</strong></p> <p>Esas hakkındaki mütalaaya ilişkin son sözü sorulan sanık Hüseyin Kılıç, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi ve '15 Temmuz gazisi' olduğunu anlattı. Sanığın avukatı ise A.A'nın yüksek sesle müzik dinlemesinin, 'Duygu durum bozukluğuna' işaret ettiğini öne sürdü ve müvekkilinin beraatini istedi. Duruşmaya karar için ara verildi.</p> <p><strong>Basit cinsel saldırı suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi</strong></p> <p>Hakim, aranın ardından kararını açıkladı. Sanık Hüseyin Kılıç'a 'basit cinsel saldırı' suçundan 7 yıl 6 ay, 'konut dokunulmazlığını ihlal' suçundan da 10 ay cezalandırılmasına hükmetti. Hakim, Kılıç'ın 'kişiyi hürriyetinden alıkoyma' suçundan ise beraatine karar verdi. Hakim, Kılıç'ın tutuklu bulunduğu süreyi göz önünde bulundurarak tahliyesine karar verdi.</p> <p><strong>Kadınlardan duruşma öncesi açıklama: Arkadaşlarımızın canı, arkadaşlarımızın hayatları tehlike altında</strong></p> <p>Dava öncesinde kadınlar Ankara Adliyesi önünde bir araya geldi. Eylemde 'Koruma, aklama, failleri yargıla' sloganı atıldı. SOL Feminist Hareket adına konuşan Göksu Cengiz, kadına yönelik şiddeti önlemekle yükümlü olanların kimi zaman bu şiddetin faili olduğunu söyledi.</p> <p>Kadınların yardım çağrılarına kulak verilmediği sürece şiddetin son bulmayacağını belirten Cengiz, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Arkadaşlarımızın canı, arkadaşlarımızın hayatları tehlike altında. Buradaki bütün kadınlar defalarca hem kendi için hem arkadaşı için kolluğa başvurdu. Failler ya serbest bırakıldı ya 'kovuşturmaya yer yok' denildi. Bir gecede İstanbul Sözleşmesi'nden çıkarsanız faillere cesaret verirsiniz. Bugün burada yaşananların, arkadaşınızın başına gelenlerin sorumlusu İstanbul Sözleşmesi'nden çıkanlardır.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/uyusturucu-ihbari-var-diyerek-evine-girdigi-kadina-cinsel-saldirida-bulundugu-iddia-edilen-polis-tutuklu-kaldigi-sure-goz-onunde-bulundurularak-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:09:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/uyusturucu-ihbari-var-diyerek-evine-girdigi-kadina-cinsel-saldirida-bulundugu-iddia-edilen-polis-tutuklu-kaldigi-sure-goz-onunde-bulundurularak-tahliye-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="18883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek, Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Abualnasr ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-gurlek-suudi-arabistanin-ankara-buyukelcisi-abualnasr-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-gurlek-suudi-arabistanin-ankara-buyukelcisi-abualnasr-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Fahad bin Assaad bin Abdulkareem Abualnasr ile Bakanlıkta biraraya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Fahad bin Assaad bin Abdulkareem Abualnasr ile Bakanlıkta biraraya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Fahad bin Assaad bin Abdulkareem Abualnasr ile Bakanlıktaki makamında görüştü. Bakan Gürlek görüşmeye ilişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi:</p> <p>'Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Sayın Fahad bin Assaad bin Abdulkareem Abualnasr ile Bakanlığımızda bir araya geldik. İki ülke arasındaki köklü ve dostane ilişkiler çerçevesinde, adli iş birliği başta olmak üzere ortak çalışma alanlarımızı ve bölgemizde yaşanan son gelişmeleri konuştuk. Ülkelerimiz arasındaki güçlü bağları ve iş birliğimizi her alanda daha da ileri taşımaya devam edeceğiz. Sayın Büyükelçi'ye nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-gurlek-suudi-arabistanin-ankara-buyukelcisi-abualnasr-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:44:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-gurlek-suudi-arabistanin-ankara-buyukelcisi-abualnasr-ile-gorustu.png" type="image/jpeg" length="77320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oyuncu Ferdi Atuner, 82 yaşında hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/oyuncu-ferdi-atuner-82-yasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/oyuncu-ferdi-atuner-82-yasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun ve operasının usta isimlerinden oyuncu Ferdi Atuner, geçirdiği kalp krizi sonucu 82 yaşında yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Türk tiyatrosunun ve operasının usta isimlerinden oyuncu Ferdi Atuner, geçirdiği kalp krizi sonucu 82 yaşında yaşamını yitirdi.</p> <p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, tiyatro, opera ve sinema oyuncusu Ferdi Atuner geçirdiği kalp krizi sonucu 82 yaşında hayatını kaybetti. Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Türk tiyatro ve televizyon dünyasının kıymetli ismi Ferdi Atuner'in vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Sanat hayatı boyunca sahneye ve ekrana kattığı değerli eserlerle hafızalarda iz bırakan Atuner'e Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sanat camiamıza başsağlığı diliyoruz. Sanatımızın usta isimlerinden biri olarak bıraktığı miras, daima saygıyla anılacaktır.'</p> <p><strong>Ferdi Atuner kimdir?</strong></p> <p>1 Ocak 1944, Erzincan doğumlu Türk tiyatro ve sinema oyuncusudur. İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı. Gülriz Sururi-Engin Cezar Tiyatrosu'nda oynadı. Çocuklar Duymasın, Reyting Hamdi, En Son Babalar Duyar, Ayrılsak da Beraberiz ve Çılgın Bediş gibi yapımlarda rol alan usta isim, seslendirme çalışmalarıyla da hafızalarda yer etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/oyuncu-ferdi-atuner-82-yasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:42:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/oyuncu-ferdi-atuner-82-yasinda-hayatini-kaybetti.png" type="image/jpeg" length="90220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sibel Suiçmez: İcra dosyaları dağ gibi birikmiş durumda]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sibel-suicmez-icra-dosyalari-dag-gibi-birikmis-durumda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sibel-suicmez-icra-dosyalari-dag-gibi-birikmis-durumda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, 'İktidar koltuklarında oturanlar ekonomi düzeliyor masalları anlatırken, adliye koridorlarındaki icra dosyaları dağ gibi birikmiş durumda. Bu yıl 17 Nisan'a kadar icra dairelerine 3 milyon 71 bin yeni dosya geldi' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TBMM -</strong> CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, 'İktidar koltuklarında oturanlar ekonomi düzeliyor masalları anlatırken, adliye koridorlarındaki icra dosyaları dağ gibi birikmiş durumda. Bu yıl 17 Nisan'a kadar icra dairelerine 3 milyon 71 bin yeni dosya geldi' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 'İktidar koltuklarında oturanlar ekonomi düzeliyor masalları anlatırken, adliye koridorlarındaki icra dosyaları dağ gibi birikmiş durumda. Bu yıl 17 Nisan'a kadar icra dairelerine 3 milyon 71 bin yeni dosya geldi. Bu her gün her saat, binlerce vatandaşımızın malına, mülküne, ekmeğine el konuluyor demektir. Şu an icra dairelerinde bekleyen toplam dosya sayısı ise 24 milyona ulaşmış durumdadır. Neredeyse her haneye bir icra dosyası düşüyor. İşte sizin 'şahlanan Türkiyeniz'in gerçek yüzü budur, icra dairelerinde rehin kalmış bir millettir' ifadesini kullandı.</p> <p>Suiçmez, 'Vatandaşın bankalara olan bireysel kredi ve kredi kartı borcu 6 trilyon 612 milyar liraya dayandı. İnsanlar artık pazar alışverişini bile kredi kartıyla yapıyor, borcu borçla kapatmaya çalışıyor. Sadece bir haftada vatandaşın borcu 38 milyar TL daha arttı. İktidar ise bu borç sarmalını sadece izlemektedir' diye konuştu.</p> <p>Vatandaşın ödediği her 100 liralık verginin 26 lirasının doğrudan faize harcandığını belirten Suiçmez, 'Türkiye bugün dünyanın en yüksek faizleriyle borçlanan ülkelerinden biri haline gelmiştir. Bu yıl içinde ödememiz gereken dış borç 239 milyar dolara fırladı. Uluslararası sermaye iktidara 'Halkı daha fazla fakirleştirirsen sana güvenebilirim' demektedir' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sibel-suicmez-icra-dosyalari-dag-gibi-birikmis-durumda</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:41:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/sibel-suicmez-icra-dosyalari-dag-gibi-birikmis-durumda.jpg" type="image/jpeg" length="14968"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İdris Şahin, 15 Temmuz Mağduru Asker Aileleri Platformu'yla görüştü: Adil yargılama talepleri evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeli]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/idris-sahin-15-temmuz-magduru-asker-aileleri-platformuyla-gorustu-adil-yargilama-talepleri-evrensel-hukuk-ilkeleri-cercevesinde-degerlendirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/idris-sahin-15-temmuz-magduru-asker-aileleri-platformuyla-gorustu-adil-yargilama-talepleri-evrensel-hukuk-ilkeleri-cercevesinde-degerlendirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 15 Temmuz Mağduru Asker Aileleri Platformu temsilcileriyle yaptığı görüşmeye ilişkin, 'Adil yargılama taleplerinin, hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gördük. Adalet, geciktiğinde de eksik uygulandığında da toplumsal vicdanda derin yaralar açar. Bu nedenle dile getirilen her talep, hakkaniyet terazisinde titizlikle ele alınmalıdır.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 15 Temmuz Mağduru Asker Aileleri Platformu temsilcileriyle yaptığı görüşmeye ilişkin, 'Adil yargılama taleplerinin, hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gördük. Adalet, geciktiğinde de eksik uygulandığında da toplumsal vicdanda derin yaralar açar. Bu nedenle dile getirilen her talep, hakkaniyet terazisinde titizlikle ele alınmalıdır.' dedi.</p> <p>DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 15 Temmuz Mağduru Asker Aileleri Platformu temsilcileriyle TBMM'de biraraya geldi. Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada görüşmeye ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'15 Temmuz Mağduru Asker Aileleri Platformu'yla bir araya geldik; yaşanan adaletsizlikleri ve yıllardır dile getirilen haklı talepleri dinledik. Adil yargılama taleplerinin, hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gördük. Adalet, geciktiğinde de eksik uygulandığında da toplumsal vicdanda derin yaralar açar. Bu nedenle dile getirilen her talep, hakkaniyet terazisinde titizlikle ele alınmalıdır.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/idris-sahin-15-temmuz-magduru-asker-aileleri-platformuyla-gorustu-adil-yargilama-talepleri-evrensel-hukuk-ilkeleri-cercevesinde-degerlendirilmeli</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:36:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/idris-sahin-15-temmuz-magduru-asker-aileleri-platformuyla-gorustu-adil-yargilama-talepleri-evrensel-hukuk-ilkeleri-cercevesinde-degerlendirilmeli.jpg" type="image/jpeg" length="46262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1 Mayıs için Kadıköy'de 'Birleşelim! Değiştirelim!' çağrısı... Çerkezoğlu: Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla 'dağıtılıyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/1-mayis-icin-kadikoyde-birleselim-degistirelim-cagrisi-cerkezoglu-sendikacilar-belediye-baskanlari-siyasetciler-gazeteciler-gencler-kadinlar-itiraz-eden-kim-varsa-hapishanelere-dolduruluyor-yargi-talimatla-dagitiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/1-mayis-icin-kadikoyde-birleselim-degistirelim-cagrisi-cerkezoglu-sendikacilar-belediye-baskanlari-siyasetciler-gazeteciler-gencler-kadinlar-itiraz-eden-kim-varsa-hapishanelere-dolduruluyor-yargi-talimatla-dagitiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, Kadıköy İskele'de 1 Mayıs İşçi Bayramı için bildiri dağıttı ve cuma günü İstanbul'da Kadıköy Meydanı'nda buluşmak için çağrı yaptı. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu tarafından okunan ortak açıklamada ise 'Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. 'Toplu Satış' sözleşmeleriyle kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkum ediliyor' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber/Kamera: Hakan KAYA</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, Kadıköy İskele'de 1 Mayıs İşçi Bayramı için bildiri dağıttı ve cuma günü İstanbul'da Kadıköy Meydanı'nda buluşmak için çağrı yaptı. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu tarafından okunan ortak açıklamada ise 'Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. 'Toplu Satış' sözleşmeleriyle kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkum ediliyor' denildi.</p> <p>Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadıköy İskele'de 1 Mayıs bildirisi dağıttı ve bir basın açıklaması ile İstanbul'da Kadıköy Meydanı'nda buluşmak için çağrısı yaptı. Akşam saatlerinde gerçekleşen buluşmada 'Emeğin Hakkı İçin, Adalet İçin, Barış ve Demokrasi İçin 1 Mayıs'a! Birleşelim, Değiştirelim!' başlıklı açıklamayı DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu okudu... 'İşçiler, kamu emekçileri, mühendisler, mimarlar, hekimler, emekliler, gençler, kadınlar; bizler bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenler olarak; bu düzene itirazımız var! Çünkü biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz; ancak emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Ücretlerimiz enflasyon karşısında her geçen gün eriyor, alım gücümüz hızla düşüyor. Daha uzun saatler boyunca, daha düşük ücretlerle ve daha güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlanıyoruz. Biz yoksullaşırken; bankalar, şirketler ve holdingler kâr rekorları kırmaya devam ediyor' sözleriyle başlayan açıklamada şu görüşler yer aldı:</p> <p><strong>'Bu düzende emeklilere saygı yok, insanca yaşam hakkı yok'</strong></p> <p>'Bu düzende vergide adalet yok; işçiler patronlarından fazla vergi veriyor. Bu düzen, umudu kalmayan gençlere yurt dışına çıkmak dışında bir hayal bırakmıyor. Bu düzende yaşamın her alanında eşitsizlikle ve şiddetle karşı karşıya kalan kadınlar güvencesiz bırakılıyor. Bu düzende emeklilere saygı yok, insanca yaşam hakkı yok. Bu düzende doğa talan ediliyor, ekolojik denge bozuluyor, kentler rant uğruna yok ediliyor; deprem bölgelerindeki zeytinliklerimiz, meralarımız dahi sermayeye peşkeş çekiliyor.</p> <p><strong>'Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor'</strong></p> <p>Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla 'dağıtılıyor'; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. 'Toplu Satış' sözleşmeleriyle kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkum ediliyor. KHK'larla hukuksuzca ihraç edilen on binlerce kamu emekçisi, aradan geçen on yıla rağmen hala görevlerine iade edilmiyor.</p> <p><strong>'Laikliği hedef alarak inançlar üzerinden de bizleri bölmeye çalışıyor'</strong></p> <p>Kimi seçeceğimizi bile belirlemeye kalkan bu düzen, yaşamımızın her alanına 'kayyum' atamaya kalkıyor. Kürt sorununda demokrasiye, diyaloga, barışa dayalı çözümü için Barış ve Demokratik Toplum çağrısı çerçevesinde yürütülen sürece rağmen iktidar bırakalım adım atmayı siyasal operasyonları tüm muhalefet çevrelerini de kapsayacak şekilde daha da artırıyor. Laikliği hedef alarak inançlar üzerinden de bizleri bölmeye çalışıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>ABD emperyalizmi ve İsrail'in bölgemizde artan saldırganlığı; hukuk tanımaz bir devletin ne kadar tehlikeli bir suç örgütüne dönüşebileceğini gösteriyor ve tüm dünya halkları için tehlikeli bir model olarak karşımıza çıkıyor.</p> <p>Bu karanlık tabloya, ağır hak ihlallerine rağmen bu düzeni değiştirecek irade ve kararlığa, umuda sahibiz. Biz emekçiler adaletli bir düzeni, barışı ve demokrasiyi kuracak güçteyiz. Halkların omuz omuza mücadelesini güçlendirmeye, barışı birlikte inşa etmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Yeter ki tek başına kurtuluş olmadığını bilelim. Yeter ki birleşelim, yeter ki örgütlenelim. Emeğimizin hakkı için; gelirde, vergide, ülkede adalet için; yurtta ve dünyada barış için; gerçek bir demokrasi için; 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü'nde çağrımızı omuz omuza yükseltelim: Birleşelim, Değiştirelim!'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/1-mayis-icin-kadikoyde-birleselim-degistirelim-cagrisi-cerkezoglu-sendikacilar-belediye-baskanlari-siyasetciler-gazeteciler-gencler-kadinlar-itiraz-eden-kim-varsa-hapishanelere-dolduruluyor-yargi-talimatla-dagitiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:27:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/1-mayis-icin-kadikoyde-birleselim-degistirelim-cagrisi-cerkezoglu-sendikacilar-belediye-baskanlari-siyasetciler-gazeteciler-gencler-kadinlar-itiraz-eden-kim-varsa-hapishanelere-dolduruluyor-yargi-talimatla-dagitiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="94249"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
