<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 15 Sep 2026 18:55:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu: Çağlayan'da anayasal haklarını kullandıkları için gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/istanbul-barosu-caglayanda-anayasal-haklarini-kullandiklari-icin-gozaltina-alinanlarin-derhal-serbest-birakilmasini-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/istanbul-barosu-caglayanda-anayasal-haklarini-kullandiklari-icin-gozaltina-alinanlarin-derhal-serbest-birakilmasini-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu, LGBTİ+'lara ve hak örgütlerine yönelik 'Ailem Güvende' adı verilen operasyonlara karşı İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak isteyenlere yönelik polis müdahalesine ve aralarında gazeteciler, baro yönetici ve üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, 'Barışçıl basın açıklamasına yönelik polis müdahalesini kınıyor; anayasal haklarını kullandıkları için gözaltına alınan meslektaşlarımız ve tüm yurttaşların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. LGBTİ+ olmak da haklarını savunmak da suç değildir' açıklamasında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) </strong>İstanbul Barosu, LGBTİ+'lara ve hak örgütlerine yönelik 'Ailem Güvende' adı verilen operasyonlara karşı İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak isteyenlere yönelik polis müdahalesine ve aralarında gazeteciler, baro yönetici ve üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, 'Barışçıl basın açıklamasına yönelik polis müdahalesini kınıyor; anayasal haklarını kullandıkları için gözaltına alınan meslektaşlarımız ve tüm yurttaşların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. LGBTİ+ olmak da haklarını savunmak da suç değildir' açıklamasında bulundu.</p> <p>İstanbul Barosu, LGBTİ+'lara ve hak örgütlerine yönelik 'Ailem Güvende' adı verilen ve 'Müstehcenlik' gerekçesiyle yapılan operasyonlara karşı Çağlayan'da İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak isteyenlere yönelik polis müdahalesine ve aralarında gazeteci, baro yönetici ve üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına ilişkin açıklamada bulundu.</p> <p>Önceden izin alınmaksınız gösteri yürüyüşü yapmanın anayasal bir hak olduğuna vurgu yapılarak, basın açıklamasına polis müdahalesinin ve gözaltıların demokratik toplum düzeni ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu belirtildi, 'Aralarında İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Yürütme Kurulu üyemiz Av. Gülyeter Aktepe ile merkez üyelerimizin gösteri yürüyüşü hakkının kullanılması, kural olarak önceden izne tabi değildir. Barışçıl bir basın açıklamasına müdahale edilmesi ve kişilerin anayasal haklarını kullandıkları gerekçesiyle gözaltına alınmaları, demokratik toplum düzeninin gerekleri ve hukuk devleti ilkesi bakımından kabul edilebilir değildir' denildi.</p> <p><strong>'BARIŞÇIL BASIN AÇIKLAMASININA YÖNELİK POLİS MÜDAHALESİNİ KINIYORUZ'</strong></p> <p>Açıklamada, 'Müstehcenlik' gibi kapsamı ve sınırları somut ölçütlerle belirlenmesi gereken bir suç tipi üzerinden geniş ve keyfi yorumlarla suç alanına dahil edilmesinin ceza hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığına da vurgu yapılarak, 'Barışçıl basın açıklamasına yönelik polis müdahalesini kınıyor; anayasal haklarını kullandıkları için gözaltına alınan meslektaşlarımız ve tüm yurttaşların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. LGBTİ+ olmak da haklarını savunmak da suç değildir' ifadelerine yer verildi.</p> <p>İstanbul Barosu'nun açıklaması şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Son günlerde 'Ailem Güvende' adı altında LGBTİ+ dernekleri, aktivistler, eğlence mekânları ve hak savunucularına yönelik gerçekleştirilen operasyonlar kamuoyunda ciddi kaygılara neden olmuştur. Bu uygulamaları protesto etmek, gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerin serbest bırakılmasını talep etmek amacıyla Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak isteyen yurttaşlara polis tarafından müdahale edilmiş; aralarında 6 üyemizin de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmıştır.</p> <p><strong>'ANAYASAL HAKLARINI KULLANANLARA MÜDAHALE CİDDİ BİR DURUMDUR'</strong></p> <p>İstanbul Adalet Sarayı'nın bulunduğu Çağlayan'da, anayasal haklarını kullanmak amacıyla bir araya gelen yurttaşlara yönelik müdahale ve gözaltı uygulamaları, ifade ve toplantı özgürlüklerinin kullanılması bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken ciddi bir durumdur.<br />LGBTİ+'ların varoluşları ve hak taleplerinin, 'müstehcenlik' gibi kapsamı ve sınırları somut ölçütlerle belirlenmesi gereken bir suç tipi üzerinden geniş ve keyfi yorumlarla suç alanına dahil edilmesi, ceza hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereğince, ceza normlarının kapsamının öngörülebilir ve belirli olması zorunludur. Aksi yöndeki uygulamalar ayrımcılığı ve toplumsal kutuplaşmayı artırabilecek sonuçlara yol açmaktadır.</p> <p>Kamu makamlarının görevi, toplumun farklı kesimleri arasında ayrımcılığa veya düşmanlığa zemin oluşturmak değil; herkesin temel hak ve özgürlüklerini eşit biçimde korumak ve kamu güvenliğini hukuk çerçevesinde sağlamaktır. Çocukların ve ailelerin korunması amacı, toplumun herhangi bir kesiminin hedef gösterilmesini veya kişilerin yaşamlarına, kimliklerine ve özgürlüklerine ölçüsüz müdahalelerde bulunulmasını haklı kılmaz. Güvenli bir toplum; eşitlik, özgürlük, hukuk devleti ve ayrımcılık yasağının güvence altında olduğu toplumdur.</p> <p>Anayasa'nın 26'ncı ve 34'üncü maddeleriyle güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılması, kural olarak önceden izne tabi değildir. Barışçıl bir basın açıklamasına müdahale edilmesi ve kişilerin anayasal haklarını kullandıkları gerekçesiyle gözaltına alınmaları, demokratik toplum düzeninin gerekleri ve hukuk devleti ilkesi bakımından kabul edilebilir değildir. Gözaltı tedbiri, anayasal hakların kullanılmasını engelleyen veya kişileri bu hakları kullanmaktan caydıran bir uygulamaya dönüştürülmemelidir.</p> <p>Aralarında İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Yürütme Kurulu üyemiz Av. Gülyeter Aktepe ile Merkez üyelerimizin de bulunduğu gözaltıların derhal sona erdirilmesini; hak savunucularına, LGBTİ+ örgütlerine ve toplumun farklı kesimlerine yönelik baskı ve kriminalleştirme niteliğindeki uygulamalara son verilmesini talep ediyoruz.</p> <p>Barışçıl basın açıklamasına yönelik polis müdahalesini kınıyor; anayasal haklarını kullandıkları için gözaltına alınan meslektaşlarımız ve tüm yurttaşların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. LGBTİ+ olmak da haklarını savunmak da suç değildir'</p> <p><strong>DEM PARTİ: BU HUKUKSUZ MÜDAHALELERİ VE KEYFİ GÖZALTILARI KINIYORUZ</strong></p> <p>Polis müdahalesiyle ilgili DEM Parti İstanbul İl Örgütü de bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle:</p> <p>'İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçlerinin çağrısıyla, 'Ailem Güvende' adı altında gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda kişinin gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla Çağlayan Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasına polis müdahale etti. İl Kadın Meclisi Sözcümüz Kamile Kandal ve  Kadıköy ilçe yöneticimizin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Halkların hak ve özgürlüklerine yönelik bu hukuksuz müdahaleleri ve keyfi gözaltıları kınıyoruz. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır!'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/istanbul-barosu-caglayanda-anayasal-haklarini-kullandiklari-icin-gozaltina-alinanlarin-derhal-serbest-birakilmasini-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 18:53:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/istanbul-barosu-caglayanda-anayasal-haklarini-kullandiklari-icin-gozaltina-alinanlarin-derhal-serbest-birakilmasini-istiyoruz.jpeg" type="image/jpeg" length="34780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TESK Başkanı Palandöken: Sigara satışına yönelik düzenlemelerde esnaf göz ardı edilmemeli]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tesk-baskani-palandoken-sigara-satisina-yonelik-duzenlemelerde-esnaf-goz-ardi-edilmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tesk-baskani-palandoken-sigara-satisina-yonelik-duzenlemelerde-esnaf-goz-ardi-edilmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Sağlık Bakanlığı'nın bağımlılıkla mücadele çalışmalarını desteklediklerini ancak sigara satışına yönelik kısıtlama ve kapalı dolap gibi düzenlemelerin esnafı olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Palandöken, 'Geçimini bu ürünlerin satışından sağlayan esnafımız, üreticilerimiz ve ilgili sektörler göz ardı edilmemelidir' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Sağlık Bakanlığı'nın bağımlılıkla mücadele çalışmalarını desteklediklerini ancak sigara satışına yönelik kısıtlama ve kapalı dolap gibi düzenlemelerin esnafı olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Palandöken, 'Geçimini bu ürünlerin satışından sağlayan esnafımız, üreticilerimiz ve ilgili sektörler göz ardı edilmemelidir' ifadelerini kullandı.</p> <p>TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Sağlık Bakanlığı'nın bağımlılıkla mücadele kapsamında hazırladığı çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmaları toplum sağlığı açısından desteklediklerini belirten Palandöken, getirilen bazı kısıtlamaların ekonomik boyutuna dikkati çekti. Palandöken, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Sağlık Bakanlığımız tarafından bağımlılıkla mücadele kapsamında hazırlanan çalışmaları toplum sağlığımız açısından destekliyoruz. Ancak, özellikle sigara satışlarının kısıtlanması, reklam ve tanıtımlara yönelik düzenlemeler ile standart paket, kapalı dolapta satış gibi uygulamaların başta esnafımız olmak üzere üreticilerimizi ve bir çok sektörü olumsuz etkileyebilecek sonuçları bulunuyor. Bağımlılıkla mücadele edilirken alınacak tedbirlerin ekonomik ve sosyal boyutlarının da mutlaka dikkate alınması gerekiyor. Esnafımızın ve üreticilerimizin bu düzenlemelerden nasıl etkileneceğinin kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerek.</p> <p>Esnafımız yüksek maliyetler, düşen alım gücü ve artan işletme giderleri nedeniyle zaten zor bir dönemden geçiyor. Böyle bir süreçte satışlarını ve gelirlerini doğrudan etkileyebilecek yeni kısıtlamaların getirilmesi, esnafımız açısından yeni mağduriyetlere yol açabilir. Bağımlılıkla mücadelede elbette toplum sağlığını korumalıyız ancak bunu yaparken geçimini bu ürünlerin satışından sağlayan esnafımızı, üreticilerimizi ve ilgili sektörler de göz ardı edilmemelidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tesk-baskani-palandoken-sigara-satisina-yonelik-duzenlemelerde-esnaf-goz-ardi-edilmemeli</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 18:47:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/tesk-baskani-palandoken-sigara-satisina-yonelik-duzenlemelerde-esnaf-goz-ardi-edilmemeli.png" type="image/jpeg" length="51528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu'ndan DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan'a iadeyi ziyaret... 'Vatandaşın sürece ilişkin kuşkuları var']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/anahtar-parti-genel-baskani-agiralioglundan-deva-partisi-genel-baskani-babacana-iadeyi-ziyaret-vatandasin-surece-iliskin-kuskulari-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/anahtar-parti-genel-baskani-agiralioglundan-deva-partisi-genel-baskani-babacana-iadeyi-ziyaret-vatandasin-surece-iliskin-kuskulari-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı partisinin genel merkezinde ziyaret etti. Görüşmenin ardından bir basın mensubunun 'Vatandaş sürece ilişkin ne düşünüyor' sorusuna Babacan, 'Gittiğimiz pek çok ilde insanlarda 'Ya keşke çözülse' hissiyatı var ama aynı zamanda ciddi bir kuşku, kaygı ve şüphe de var. Bu kuşku, kaygı ve şüphe her şehirde var' derken, Ağıralioğlu ise 'Bakın Ankara'dayız. Mansur Yavaş'a 'Belediyelerin sayaçlarını PKK'lılar okuyacak' diye kampanya yapıp sonra anayasayı PKK'lılara okutmaya çalışmak ne demektir? Vatandaşın sorduğu sorulardan bir tanesi budur' yanıtını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı partisinin genel merkezinde ziyaret etti. Görüşmenin ardından bir basın mensubunun 'Vatandaş sürece ilişkin ne düşünüyor' sorusuna Babacan, 'Gittiğimiz pek çok ilde insanlarda 'Ya keşke çözülse' hissiyatı var ama aynı zamanda ciddi bir kuşku, kaygı ve şüphe de var. Bu kuşku, kaygı ve şüphe her şehirde var' derken Ağıralioğlu ise 'Bakın Ankara'dayız. Mansur Yavaş'a 'Belediyelerin sayaçlarını PKK'lılar okuyacak' diye kampanya yapıp sonra anayasayı PKK'lılara okutmaya çalışmak ne demektir? Vatandaşın sorduğu sorulardan bir tanesi budur' yanıtını verdi.</p> <p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı partisinin genel merkezinde ziyaret etti. Yaklaşık bir saat süren heyetler arası görüşmenin ardından iki lider başbaşa görüştü. Görüşmenin ardından iki genel başkan basın açıklamasında bulundu. Ağıralioğlu iadei ziyarete geldiklerini söylerken Babacan ise ziyaret için teşekkür etti.</p> <p><strong>'DEVLET BEY VAR DİYOR</strong><strong>,</strong><strong> ADALET BAKANI YOK DİYOR'</strong></p> <p>İki lider açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir muhabirin 'Geçtiğimiz günlerde Öcalan'a bir konut, villa yapıldığını Devlet Bahçeli açıkladı. Bunu kamuoyundan öğrendik. Buna yönelik iktidardan bir açıklama gelmedi. Bu villayı siz nasıl değerlendirirsiniz' sorusuna Babacan şöyle yanıt verdi:</p> <p>'Bu konu biliyorsunuz daha önce gündeme gelmişti ve Adalet Bakanı'na sorulmuştu. Adalet Bakanı da reddetmişti, 'Yok öyle bir şey' diye. Şimdi bizim bildiğimiz kadarıyla cezaevlerinden sorumlu kuruluş devlet yapısında Adalet Bakanlığı. Şimdi ilgili kuruluşun başında olan bakan inkâr ederken Sayın Bahçeli'nin böyle bir şeyin varlığını teyit etmesi, başlı başına devlet yönetimi açısından sorgulanması gereken bir konudur. Bu bir. İkincisi, devlet yönetiminde ne yapıyorsanız yapın, mutlaka bir hukuki zemine, bir yasal zemine oturtmanız lazım. Çünkü devlet yönetiyorsunuz. Bu işin nihayetinde başında olan ve bütün bu süreci yöneten bakanların ve kuruluş başkanlarının da hem atayan hem de yöneten kişi olarak Sayın Erdoğan'ın bu konuya açıklık getirmesi gerekir. Çünkü iktidar ortağı, ittifak ortağı 'Böyle bir şey var' diyor. Ama kendine bağlı çalışan Adalet Bakanı 'Böyle bir şey yok' diyor. Öncelikle bunun bir açıklığa kavuşturulması lazım. Yoksa açıklanması lazım. Varsa da yasal zemini, gerekçesi aydınlatılması lazım. Yani milletimizin çok geniş kesimlerini ilgilendiren, milyonlarca vatandaşımızı ilgilendiren çok kritik bir süreç şu anda yürütülmekte. Ve bu süreci yöneten, yürütenler de işin iletişim, kamuoyunu aydınlatma kısmına da gerekli önemi vermek zorundadır. Şu da vardır ki toplumumuzun bütün bu konularla ilgili çok ciddi hassasiyetleri vardır ve hiç kimse toplumun sinir ucuyla oynayan açıklamalar, tutum ve davranış içerisinde olmaması gerekir. Bu hassasiyet ve özelinde de devleti yönetenlerin konuya yaklaşması gerektiğini söylüyorum ama konu önce bir Sayın Cumhurbaşkanı tarafından açıklığa kavuşturulmalıdır. Var mı, yok mu?'</p> <p><strong>'SÜREÇLE İLGİLİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, DEVLET BEY KADAR AÇIK DURMUYOR'</strong></p> <p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu da Bahçeli'nin duyurduğu Öcalan'a konut yapılması ile ilgili soruya şu yanıtı verdi:</p> <p>'Başından itibaren bu Terörsüz Türkiye sürecinin bir iletişim düalizmi var. Yani burada Sayın Genel Başkan'ın dikkat çekmiş olduğu, Adalet Bakanımızın bilgisiyle açıklanması gereken şeyle Devlet Beyin söylediği arasındaki fark sürecin başından itibaren vardır. Sayın Cumhurbaşkanı'nın demekten imtina ettiği pek çok şeyi Devlet Bey söylemiştir. Devlet Bey söylediğinden 3 ay sonra Sayın Cumhurbaşkanı mevzuya dâhil olabilmiştir. Hâlâ sürece Devlet Bey kadar cesur, Devlet Bey kadar açık, Devlet Bey kadar kastı ve iradesi belli cümle Sayın Cumhurbaşkanı kurmamaktadır. Yani bu bir iletişim planlaması olabilir. Yahut bu, böyle yönetmeyi tercih ettikleri bir metot olabilir. Yani Devlet Beyin söylemeyi tercih ettiği ve kendisi için makul bulduğu hiçbir şeyi henüz Tayyip Bey söylememiştir.</p> <p><strong>'MİLLETİN ÖDEDİĞİ BEDELE HÜRMET EDİLMELİ'</strong></p> <p>Biz kocaman bir milletiz. Hasbelkader bir millet değiliz. İmparatorluklar kurduk. Üç kıta, sadi iklimin hükümranlığı vardı bizde. Dolayısıyla bizim devletimizin varlığının hangi hassasiyetler üzerine inşa edildiği bilinir. Bu kadar ağır bedel ödemiş bir milletin gözünün içine bakarak, millet evlatlarının şehitlerinin mezarlarını gül bahçesine çevirmişken, onların mezarlarının üstüne diktiği gülleri budarken evlatlarımızı katleden birine villa denmez efendim. Bunun lakırdısı da edilmez, edilmez. Hürmet edilmelidir milletin ödediği bedele. Bizim yani Anadolu şehitler diyarıdır. Anadolu'nun her tarafı, toprağı, her bastığınız yere dikkatli basmak, toprağın altında yatanların üstünde yatanlar kadar olduğu bir topraktır falan diye anarız. Burada bu topraklara bu kadar ağır bedel ödeten birinin çalışma şartları resmedilirken böyle şeyler denmemelidir. Efendim, mevzunun 'dendi mi, denmedi mi, yapıldı mı, yapılmadı mı' ziyade bence hassasiyet merkezi burada tutulabilmelidir. Yani evlatlarımıza başını koyacak, herkesin evladının başını koyabileceği bir ev hayali ile başlayıp siyaset, çocuklarımızın katiline bir villa yaparak final yapmamalıdır efendim. Yani herkese bir ev kampanyası ile başlayıp herkesin başını sokabileceği bir yuva deyip en son çocuklarımızın katiline bir villa finali benim izahta hiç mümkün olup yol bulup, kelime bulup kendime, milletime anlatabileceğim bir şey değildir. Yani ben öyle kelimeye, söze çok darlanan biri değilim. Ben buna kelime bulamam.'</p> <p><strong>'15 TEMMUZ DARBESİNDEN İTİBAREN TÜRKİYE OLAĞANÜSTÜ HAL VE KHK</strong><strong>'</strong><strong>LAR ÜLKESİDİR'</strong></p> <p>Başka bir muhabirin 'Ziyaret ettiğiniz illerde vatandaş ne diyor süreçle ilgili şu anda' sorusuna Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, öncelikle partisinin sürece ilişkin durduğu yeri aktardıktan sonra şöyle yanıt verdi: </p> <p>'Ahali, ticaret bozulmuşsa ticarete düzen gelsin ister. Ahali olağanüstü hâl şartlarında yaşamaktan yorulmuştur. Demokratik normal şartlar altında yaşamak ister. Bunlar ahalinin ortalama beklentisidir. Sadece Güneydoğu için, Doğu Anadolu için demiyorum. Türkiye için de söylüyorum. Yani 15 Temmuz darbesinden beri Türkiye bir olağanüstü hâl ve kanun hükmünde kararnameler ülkesidir. Yani stabilizasyon isteniyor, memnun, öngörülebilir bir şey. Sayın Cumhurbaşkanı'nın siyasete girdiği zamanlardan beri böyle bir önceliği vardır. İnsanların özgür bir ülke, olağanüstü hâl şartlarından çıkmış bir ülke, kimsenin ölmediği, kimsenin birbirini öldürmediği, ölümden korkulmadığı bir memleket hayali kurmak hakkıdır. Siyaset de bunu sağlamak zorundadır.</p> <p><strong>'KULLANILMAMIŞ TEK TOPLULUK KÜRTLERDİR'</strong></p> <p>Bizim kaygılarımız bölge ile ilgili, devletimiz ile ilgili, milletimiz ile ilgili kaygılardır ve bu kaygılarımızı ifade etmek için meşru gerekçemiz vardır. Muhatabınız Amerika'ysa, mevzunun bir ucunda İsrail varsa ve konuştuğunuz coğrafya Ortadoğu'ysa burada yapılan her şeye ihtiyatlı bakmak zorundasınız. Çünkü burası 250-300 yıldır kan deryasıdır. Burada toprak vaadi ile ayartılmamış, devlet vaadi ile kandırılmamış, size bir devlet ve yüksek standartlı yaşam sunacağız diye canına okunmamış hiçbir yer kalmamıştır. Kullanılmamış tek topluluk Kürtlerdir. O yüzden bugün Kürtler üzerinden İsrail'e bölge üzerindeki azgınlığına plan yapılırken bizim hassasiyet merkezimiz şuradadır. Bizde İsrail'in azgınlığına kaptırılacak bir tane Kürt yoktur. Bizde PKK'ya kaptırılacak bir tane Kürt yoktur. Biz PKK deyince Kürt demeyiz, terör deyince Kürtler demeyiz, PKK'yı, terörü Kürtlere değdirmeyiz. Ha, bunu ayrı görürsün, bunu ayrı görür, ayrı yönetmek lazımdır. Millet bütünlüğümüzü korumak zorundayız. Devlet bütünlüğümüzü korumak zorundayız. Ülkenin kalkınmasını korumak zorundayız. Umudu korumak zorundayız.</p> <p><strong>'BU İKTİDAR DÖNEMİNDE 3 KEZ DENENİYOR VE HER DENEMEDE AĞIR BEDELLER ÖDÜYORUZ'</strong></p> <p>Kaygılarımızın hepsini sürecin başından itibaren ifade ettik. Defalarca ifade ettik. Şimdi süreç yönetilecek. Bakacağız ne olduğunu. Ama bu süreçteki nobranlık, PKK'ya taziye çadırı, bilmem, örgüt liderlerinin isimlerinin şeye asılması, duvarlara asılması, bölgede huzursuzluğa dönüşecek bir takım şımarıklıklara konulması, üstüne üstlük bir de villaydı falan... Bu özensizlik bizi rahatsız ediyor. Bu özensizlik rahatsız ediyor. Yoksa memleket huzur bulsun. Tabii ki bulsun. Memleket de normalleşsin. Tabii ki. Bölge kalkınsın. Tabii ki. Bunların hepsine evet. Bunların hepsine evet. Ama terörle muhataplığın beraberinde getirdiği bir takım komplikasyonlar var. Sayın Genel Başkan'ın içinde olduğu hükümetler döneminde denenmiş olan bu şeyin bu üçüncüsü. Yani bu hükümet bunu ilk defa denemiyor. Bu üçüncüsü. Her denemede daha ağır bedeller ödediğimiz için ihtiyat payımızı kullanıyoruz. Kaygılanma hakkımızı kullanıyoruz. Muhataplarımızın dünyanın her istihbarat örgütü ile irtibatta olmuş bir cinayet örgütü olmasından kaynaklı endişe paylarımızı 'aman ha', hattında tutuyoruz. Aman ha dikkat. Aman ha özen. Aman ha şey olmak lazım. Hassasiyet göstermek lazım. Burada duruyoruz. Benim çerçevemiz bu.'</p> <p><strong>'VATANDAŞTA KEŞKE TERÖR BİTSE HİSSİYATIYLA BİRLİKTE KUŞKU, KAYGI VE ŞÜPHE VAR'</strong></p> <p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise 'Ziyaret ettiğiniz illerde vatandaş ne diyor süreçle ilgili şu anda' sorusuna şöyle yanıt verdi:</p> <p>'Son haftalarda benim Trabzon'da programım vardı. Van'da programım vardı. Kars, Ardahan, Gümüşhane, Bayburt'taydım. Bu hafta da kısmet olursa Elazığ, Erzincan ve Sivas'ta inşallah programlarımız olacak. Şimdi yani gittiğimiz pek çok ilde insanlarda 'Ya keşke çözülse' hissiyatı var. 'Keşke bitse' ama aynı zamanda ciddi bir kuşku, kaygı ve şüphe de var. Bu kuşku, kaygı ve şüphe her şehirde var. Yani Trabzon'da da var, Van'da da var, diğer şehirlerde de var. Bunun en önemli sebeplerinden birisi ne derseniz, süreç başladı başlayalı Sayın Bahçeli'nin ağırlıklı olarak gündeme getirdiği bir planla, adımlarla bu iş yürüyor.</p> <p><strong>'ÜLKEYİ YÖNETEN SİYASİ İRADENİN SÜRECİ VATANDAŞLARA DAHA SIK ANLATMASI LAZIM'</strong></p> <p>Devletin güvenlik kurumları bu işin günlük takibini yürütmesini yapıyor. Ancak Sayın Bahçeli'nin ittifak ortağı olan ve devlet kurumlarına da bu süreçle alakalı her türlü talimatı veren Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu konunun tam olarak neresinde durduğuyla ilgili insanlarımızın zihninde net bir resim yok. Yani eğer yapılanlar doğruysa, atılan adımlar doğruysa Sayın Cumhurbaşkanı'nın bunlara sahiplenmesi ve bizzat anlatması lazım. 'Bunu yapıyoruz, sebebi de şudur, ben arkasındayım' demesi lazım. Yok, yanlışsa da o zaman yapılmaması lazım. 2 yıl oldu, 2 yıl. Yani bu süreç, dikkat ederseniz, Sayın Bahçeli'nin Ekim 2024'te yaptığı grup konuşmalarıyla ilk ülkenin gündemine geldi. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanı'nın ondan birkaç ay önce yaptığı konuşmaya referans da verilmeye başlandı. Aslında o zaman başlamıştı diye. Fakat bütün bu süreçte, özellikle bir parti genel başkanı olarak ve siyasi iradenin, ülkeyi yöneten siyasi iradenin de başındaki insan olarak bu konuları topluma daha sık anlatması lazım. Daha sık izah etmesi lazım. Bu, toplumun bu konularla ilgili tepkisini, duruşunu mutlaka etkileyecektir. Olumlu etkileyecektir veya olumsuz etkileyecektir. Ama bunun iletişimini tamamen ittifak ortağına bırakmak, sahadaki çalışmaları da tamamen ilgili güvenlik birimlerine bırakıp biraz meselenin kenarında durmak bana göre doğru değil.</p> <p><strong>'VATANDAŞTA 'ACABA ERDOĞAN FRENE BASAR MI' KUŞKUSU VE ENDİŞESİ DURUYOR'</strong></p> <p>On binlerce evladımızı kaybettik. Bu ülke 40 yılı aşkın bir süre şiddete, teröre çok kurban verdi. Bu işin çözülmesi, şiddetin bitmesi, terörün bitmesi tabii ki hepimizin arzusudur. Ama bu yapılırken izlenecek süreç, atılacak adımlar ve bir o kadar da siyasi sahiplenmesi ve bunun vatandaşlarımıza anlatılması da bir o kadar önemlidir. Bu konularda baştan beri, 2 yıldır ciddi eksiklik görüyoruz. Aslında bu kuşku, şüphe şuradan da kaynaklanıyor. Acaba Sayın Erdoğan bir noktada frene basar mı? Acaba bir noktada süreci tersine döndürecek bir karar verir mi? Şimdi bu endişe, bu kuşku bir yerlerde duruyor. Böyle bir tereddüt var. Yani ülkenin Cumhurbaşkanı'nda bir tereddüt varsa o zaman geniş kitlelerde de kuşku, kaygı ve tereddüt olması gayet doğal. Yani burada yapılması gereken çok daha net bir duruş. Yapılan doğruysa sonuna kadar işin arkasında durmak. Yanlışsa da yapmamak.</p> <p><strong>'DAHA NET VE AÇIK BİR ŞEKİLDE VATANDAŞLARLA PAYLAŞILMALI'</strong></p> <p>Bütün bu süreçle ilgili en büyük sıkıntıyı açıkçası ben bu alanlarda görüyorum. Ve gittiğimiz her ilde de vatandaşlarımızın tabii ki 'Keşke artık şehit cenazesi gelmese, keşke, keşke evlatlarımız ölmese' hissiyatı çok kuvvetli. 'Keşke bitse' Ama öte yandan da 'Acaba olur mu? Acaba yürür mü? Acaba arkasında başka bir iş var mı? Acaba bir başka ülkenin oyununun bir parçası mıyız? gibi haklı endişeler de var. Bu endişeleri aşmanın en önemli yolu da olanı biteni daha net ve açık bir şekilde vatandaşlarla, halkla paylaşmak. Umarız ki şimdiye kadar, 2 yıldır, böyle bir tereddütlü bir iletişimle geldi bu iş bugüne kadar. Cumhurbaşkanımız açısından söylüyorum. Umarız ki bundan sonraki süreçte daha net bir tutum, daha net bir iletişim son derece önemli olacak. Eğer bu iş çözülsün istiyorsak.</p> <p><strong>'ÜLKEM KAZANSIN HER TÜRLÜ BEDELE RAZIYIM HİSSİYATIYLA YÖNETİLMESİ LAZIM'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bize göre önemli bir fırsattır. Yani tarihi bir fırsattır. Bu fırsat iyi kullanılırsa sonuç alınabilir ama heba edilirse de gerçekten yazık olur. Burada şu çok önemlidir. Yani ülkeyi yöneten insanların şu hissiyatlı olması lazım: Ülkem kazansın, ben kaybetmeye hazırım. Kazanan ülkem olsun, ben her türlü bedeli ödemeye razıyım hissiyatıyla ülkeyi yönetmesi lazım. Öbür türlü ülkeyi yönetenlerde de farklı bir perspektiften bir fırsatçılık, bir başka duygu olursa, olur olmazsa fişini çekeriz gibi bir yaklaşım tabii çok doğru değil. Yani bu mesele başka hiçbir meseleye benzemiyor. Bu, hükümetler süreçlerini aşan bir mesele. Dediğim gibi, 40 yıl aşkın ülkenin bir numaralı sorunu, bir numaralı... Kaldı ki, başta Suriye olmak üzere bölgedeki bazı son gelişmeler de aslında bizim kendi iç sürecimizi zorlaştırmayacak, kolaylaştıracak unsurlar da taşımaktadır. Umarız ki dediğim gibi bu fırsat, vatandaşlarımızın bu 'keşke çözülse' duygusu boşa çıkmaz.'</p> <p><strong>''NE İÇİN', 'NE GEREKÇEYLE' SORULARINI MİLLET SORUYOR'</strong></p> <p>Ağıralioğlu son olarak şunları kaydetti:</p> <p>'En çok duyduğum itirazı, siyasetin şu anda hükümetin, icranın başında oldukları için altında kalacağını bildiğim soru şudur: 'Niçin şimdi? Ne karşılığında? Ne adına' en çok etrafında döndüğümüz şey budur. Biliyorsunuz, 2015'ten itibaren evlatlarımız kaçırıldı. 8 sene dağlarda gezdirildiler. Konuşunca oluyorduysa bunlar niçin kurtarılamadı diye sorabileceğimiz o kadar çok kaybımız var ki bizim, bunun altında kalır bu siyaset. Yani Öcalan'la konuşunca oluyorduysa niçin daha önce konuşmadınız? Daha önce konuşma imkânı vardı. Biriniz konuşurken niçin diğerinize kızdınız? Galiz laflarla hakaret ettiniz. İkinci çözüm sürecinde berabersiniz ama birinci çözüm süreci dediğiniz süreçte niçin birbirinizi yaka paça edip kavga ettiniz? Madem konuşarak oluyordu, 99'dan beri elinizdeydi. Niçin 99'da konuşup bu işi bitirmediniz? Dolayısıyla niçin şimdi? Ne gerekçeyle ve niçin şu zamanlamayla başladınız? O yüzden orada siyasetin, 'İşte ben bugün başladım' deyip kurtaramayacağı bir sorumluluk alanı var. Millet onu çok tereddütle karşılıyor. Yani konuşarak oluyorduysa niçin evlatlarımızın bu kadar zaman ölümüne sebep oldunuz? </p> <p><strong>'ABB SAYAÇLARINI </strong><strong>P</strong><strong>KK'LILAR OKUTACAK DİYE KAMPANYA YAPIP SONRA ANAYASAYI PKK'LILARA OKUTMAYA ÇALIŞMAK NE DEMEKTİR'</strong></p> <p>Bu kadar insan şehit olurken konuşmak aklınıza gelmedi de niçin 2024'te başladınız konuşmaya? Geçen seçim aklınızda değil mi de geçen seçim Öcalan meclise gelecek diye bizi fakirliğe razı ettiniz. Şimdi niçin bizi İsrail gelecek diye Öcalan'a razı ediyorsunuz? Yani bu bütün bu belirsizlik içinde siyasetin, 'Ben istediğim zaman başlarım, istediğim zaman konuşurum, istediğim zaman muhatap olurum. Ben konuşursam hakkım var. Muhalefet konuşursa teröristtir'. Sizden birisi bunlarla beraber olursa mutlaka terörden medet umuyordur. Ama biz konuşursak devlet için konuşuyoruzdur. Hakkını size kim verdi? Yani İstanbul Belediye seçimi dahil, Ankara'daki seçim dahil, bakın Ankara'dayız. Mansur Yavaş'a 'Belediyelerin sayaçlarını PKK'lılar okutacak, PKK'lılar okuyacak' diye kampanya yapıp sonra anayasayı PKK'lılara okutmaya çalışmak ne demektir? Vatandaşın sorduğu sorulardan bir tanesi budur.</p> <p><strong>'YETKİNİZİ TAZELEM</strong><strong>E</strong><strong>LİSİNİZ'</strong></p> <p>Ben masadan, Sayın Genel Başkanın memleket umudu olsun, ayağa kalksın diye oturduğu, benim de acaba gölge düşüyor mu diye kalktığım masadan bu gerekçeyle kalktım. Kampanya şuydu: Öcalan meclise gelecek. Bunlar Selahattin'i serbest bırakacaklar. 'Bunlar belediyeleri almak için HDP'lilerle beraber oluyorlar' diye seçim kampanyası yaptınız. Şimdi seçimi bunu yaparken de milletinizle şöyle mukabele ettiniz. Geldiğinizde milletin karşısına geçtiniz, dediniz ki: 'Bu altılı masaya oy verirseniz var ya, aman ha, aman aman aman. Bunlar böyle böyle yapacak'. Şimdi böyle yapıp seçimi kazandınız. Milletle mukaveleyi şöyle yaptınız: 'Biz oy verirseniz bunların canını okuyacağız' Aldınız mı yetkiyi? Aldınız. PKK'lılara ve Öcalan'a umut olmaktan bahsediyorsunuz şimdi. Dolayısıyla biz parti olarak şurada duruyoruz. Bilinsin, tekrarlıyorum: Bunu yapmaya yetkiniz yok. Yetkinizi tazelemelisiniz.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/anahtar-parti-genel-baskani-agiralioglundan-deva-partisi-genel-baskani-babacana-iadeyi-ziyaret-vatandasin-surece-iliskin-kuskulari-var</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 18:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/anahtar-parti-genel-baskani-agiralioglundan-deva-partisi-genel-baskani-babacana-iadeyi-ziyaret-vatandasin-surece-iliskin-kuskulari-var.jpg" type="image/jpeg" length="21530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeynel Emre: Türkiye adına endişe duymalıyız. Siyaset kurumuna topyekün saldırılıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/zeynel-emre-turkiye-adina-endise-duymaliyiz-siyaset-kurumuna-topyekun-saldiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/zeynel-emre-turkiye-adina-endise-duymaliyiz-siyaset-kurumuna-topyekun-saldiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, İBB yönetiminin el değiştirilmesi ihtimaline yönelik partisinin kaygılarının sorulması üzerine, 'Türkiye adına endişe duymalıyız. Üsküdar'da yaşanan olay, hakikaten insanın midesini bulandırır tarzda. Milli irade hırsızlığı yapıp da tarihimizde uzun vadeli kazanan hiç olmamıştır. Bütün bunların kök nedenini herkesin kavraması lazım. Bu siyaset kurumuna yapılan topyekün bir saldırıdır. Biz son seçimde 413 belediye değil de 113 belediye alsaydık hiçbir belediyemize bir tane operasyon olmazdı. Tüm bunlar şu gerçeğin görülmesiyle başladı: Bu ülkede iktidar halkın oyuyla değişecek. Saldırıların temeli bu' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, İBB yönetiminin el değiştirilmesi ihtimaline yönelik partisinin kaygılarının sorulması üzerine, 'Türkiye adına endişe duymalıyız. Üsküdar'da yaşanan olay, hakikaten insanın midesini bulandırır tarzda. Milli irade hırsızlığı yapıp da tarihimizde uzun vadeli kazanan hiç olmamıştır. Bütün bunların kök nedenini herkesin kavraması lazım. Bu siyaset kurumuna yapılan topyekün bir saldırıdır. Biz son seçimde 413 belediye değil de 113 belediye alsaydık hiçbir belediyemize bir tane operasyon olmazdı. Tüm bunlar şu gerçeğin görülmesiyle başladı: Bu ülkede iktidar halkın oyuyla değişecek. Saldırıların temeli bu' dedi.</p> <p>YENİ Parti MYK, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Saat 14.00 itibarıyla başlayan MYK toplantısı sürüyor. YENİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, toplantı gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Emre'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</p> <p><strong>YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI VE EĞİTİMDEKİ SORUNLAR</strong></p> <p>'Bugün yeni öğretim yılının ikinci günü, çocuklar okula başladı. Kamunun öncelikli görevlerinden biri çocuklara eşit imkanların verilmesi. Okullarda ücretsiz en az bir öğün sağlıklı bir şekilde beslenme imkanının olması, hijyenik koşulların oluşması, su sebillerinin bulundurulması ve bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için de TBMM'de bir kanun değişikliği önermiştik. Bu değişiklik iktidar partisinin ve MHP'nin oylarıyla reddedilmişti. Çünkü eğer bir ülkedeki her üç çocuktan biri yatağa aç giriyorsa o ülkenin bundan daha büyük problemi olamaz. Dolayısıyla ortaya çıkan bu gelir adaletsizliğinin, eşitsizliğin, ülkenin geldiği ekonomik krizin okullarda da farklı sonuçlara yol açtığını, şiddet olaylarının çok ciddi şekilde arttığını hatırlayalım. Fatma Nur öğretmen öğrencisi tarafından bıçaklanarak mart ayında katledilmişti. Öğretmenleri öldüren bir öğrenci profilinin ortaya çıkması... Yine Kahramanmaraş'ta yaşanan vahim olay, 14 yaşındaki bir ortaokul öğrencisinin öğretmenleri ve kendi arkadaşlarına yönelik yaptığı katliam. Yine daha geçen cuma bunu sosyal medyada kurdukları bir platformla 'okullara saldırı planlayan bir çeteye operasyon yapıldı' haberleri düştü. Tüm bu saldırılar karşısında okulların ve çocukların, öğretmenlerin güvenli bir ortamda hizmet yapabilmesi açısından bizim önerimiz bugün yeterli şartları taşıyan kamuda iş bekleyen 65 bini acil olmak üzere uzman çavuşların okullarda güvenlik olarak görevlendirilmesinin önemli olduğunu, bunun bir an evvel hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.</p> <p>Özellikle yeni nesil suç örgütlerinin dosyalarına, iddianamelerine baktığımızda yoksul muhitteki, öğrenci çağındaki çocukları kendi ağlarına düşürdükleri, uyuşturucu kullanımının ortaokul çağına kadar düştüğü bir dönemi görüyoruz. Maalesef biz her alanda olduğu gibi çeyrek asırlık AK Parti iktidarında büyük bir gerilemenin, eşitsizliğin olduğu eğitim alanını önemsiyoruz. Bu ülkenin birinci meselesidir. Biz YENİ Parti iktidarında bilimsel ve kamucu bir anlayışla eğitim sistemini dünyaya örnek olacak bir şekilde geliştireceğiz. Okullar güvenli bir halde olacak. Çocuklar en az bir öğün sağlıklı bir şekilde beslenme imkanı bulacak ve özel okulla devlet okulu arasındaki makasın bu denli açılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu meseleler kamucu bir anlayışla bir daha gözden geçirilecek.'</p> <p><strong>'PROGRAMSIZ BİR HAYVANCILIK YAPILMAYA BAŞLANDI'</strong></p> <p>Emre, Özgür Özel'in önceki haftaki saha ziyaretleri kapsamında Ardahan ve Kars'taki halk buluşmalarını anımsatarak şöyle devam etti:</p> <p>'Özellikle bu iki il düşünüldüğünde ilk başta akla gelen başlık hayvancılık. Ancak hayvancılık yapan vatandaşlarımızla konuştuğumuzda adeta bir dokunduğunuzda bin ah işitiyorsunuz. Büyük bir gerileme yaşandığını görüyoruz bu sektörde, daralma yaşandığını görüyoruz. Ve her şeyin başlı başına planlı bir şekilde ele alınması kamucu bir ekonomik modele bağlı. Türkiye gibi bir ülke, bu kadar verimli bir coğrafyadasınız ve her şeyi ithal eder durumdasınız, et dahil. 2010 yılından bugüne kadar 13 milyar dolarlık et ithalatı yapmışız. Hayvancılıkta yaşanan sıkıntıların temeli ne; önce buna bakmak lazım. Aslında mevcut iktidarın her alanda izlediği neoliberal politikaların sonucunda üretim açısından hayvancılık da büyük zarar gördü. Anadolu coğrafyasında ithal hayvanlar kol geziyor. Önce ithal hayvanlar geldi, daha sonra meraya dayalı hayvancılık bitirildi, yerine bitkisel yeme dayanan besi hayvancılığı başladı. Bugün Türkiye'deki hayvan yeminin yüzde 60'ının ithal edildiğini söyleyebiliriz. Plansız, programsız bir hayvancılık yapılmaya başlandı.</p> <p><strong>'ALIM GARANTİLERİYLE HAYVAN VE ET İTHALATI YAPIP PARALARINA PARA KATTILAR'</strong></p> <p>2026 yılı, yem fiyatlarındaki artış yüzde 32 seviyesinde. Bina bakım fiyatları, veteriner fiyatları, makine bakım masrafları; tüm bunlara baktığımız zaman yüzde 30 seviyesindeki artışlar gözümüze çarpıyor. Şimdi yem fiyatları çok önemli. Sürekli kendilerinden önceki dönemi kötüleyen iktidar 2002 yılında bir çuval, yani 50 kilo hayvan yemi 10 liraydı. Bugün aynı miktardaki bir bir çuval hayvan yemi 900 lira. Yüzde 8 bin 900 liralık bir artış söz konusu. Böyle bir artış olur mu? Böyle bir artışın olduğu ülkede hayvancılık yapılabilir mi? Bugün çiğ sütün kilogram fiyatı 24,30 lira. Bir süt üreticisi, hayvanına yem alabilmek için 37 kilo süt satmak zorunda. 2002 yılında sütün kilogram fiyatı 34 kuruştu. 2010 yılında 1 kilo kıyma 16 lirayken bugün gelinen tabloda 800 lira. Yüzde 4 bin 900'lük artış var. Kuşbaşı et, 2010 yılı 24 lira, yüzde 4 bin 67 artmış, bugün bin lira. 2010 yılı et fiyatlarını dengelemek amacıyla sözüm ona başlattığı et ithalatı vardı iktidarın. Bu süre zarfı içerisinde 13 milyar dolarlık et ithalatı yapıldı. Özellikle bu ithalatı kimlerin yaptığına, kimlerin Türkiye'ye ucuza alıp fahiş fiyata Et Balık Kurumu'na, diğer kurumlara sattığına dikkat edelim. Hangi kurumlar, hangi iktidara yakın kişilerle ilintili? Alım garantileriyle hayvan ve et ithalatı yapıp paralarına para kattılar. Türkiye'de hayvancılık yapanlarsa  bu işi bırakıp büyükşehirlere göç etti. Aynı zamanda nüfus yoğunluğunun da artmasına sebebiyet verdi.</p> <p><strong>YENİ PARTİ'NİN HAYVANCILIK </strong><strong>PROJESİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bu nasıl bir fiyat dengelemesi ki AK Parti iktidara gelmeden önce hayvancılıkla uğraşan insan sayımız 7 milyonken bugün 4 milyona düştü. Bugün dünyadaki en stratejik alan gıdadır, tarımdır, hayvancılıktır, kendi kendine yetmeniz lazım bu alanda. Çünkü hele hele içinde bulunduğumuz böyle bir coğrafyada, savaşların yaşandığı bir ortamda kendine yeten, üreten bir Türkiye'ye ihtiyacımız varken bütün bu alanlarda geri gittiğimizi görüyoruz. İktidarın kendilerine ve yakınlarına ait bir Lale Devri yaşanıyor. Vatandaşın çilesini, asgari ücretliyi, emekliyi, geçim mücadelesi süren memurun sesini duymuyor. Biz YENİ Parti iktidarında hayvancılıkta yem maliyetlerini düşüreceğiz. Mera alanlarını koruyacağız. Küçükbaş ve büyükbaş üreticiler desteklenecek. Süt ve et piyasası da üreticiyle tüketiciyi koruyan dengeli bir yapı kuracağız.</p> <p><strong>'DIŞ ŞOKLARI KALICI ENFLASYONA DÖNÜŞTÜREN İKTİDARIN KÖTÜ YÖNETİMİDİR'</strong></p> <p>Geçtiğimiz hafta Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. İnandırıcılıktan çok uzak olduğunu söylemekte fayda var. Enflasyon tahmini iki katına çıkmış. OVP her yıl ileri kayan bir ufuk belgesine dönüşmüş. 2026 için konulan enflasyon tahmini sadece bir yıl içerisinde 12,4 puan yukarı kaydırılmış. Merkez Bankası'nın 2027 için öngördüğü enflasyon rakamı yüzde 15, OVP ise yüzde 21 olarak tahmin ediyor. Kurumlar arasındaki koordinasyonsuzluğun, bilgi akışının olmaması ve verilerin de bir bilimsel tespite dayanmadığının bir başka ispatı da burada yer alıyor. Sürekli bahanenin dışarıda arandığını ama içeride de vatandaşın bedel ödediği bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Program sapmaları sürekli dış şoklarla anlatılmaya çalışılıyor. Oysa sorulması gereken Türk ekonomisinin bu şoklara neden dünyadaki birçok ülkeden daha sert tepki verdiğidir. Dış şokları kalıcı enflasyona dönüştüren iktidarın kötü yönetimidir.</p> <p><strong>OVP ELEŞTİRİSİ</strong></p> <p>Bugün ülkede işsizlik düşmemiştir, iş gücü erimemiştir. Programın kendi tablosunda 2025-2026 dönemi için net istihdam artışı sadece 13 bin kişidir, bir yılda. Yani yıl milyonlarca işsizin olduğu bir ülkede her yıl yeni yüz binlerin eklendiği bir ülkede 13 binkişilik bir istihdam artışından söz edilmektedir. Bütçenin ilk sırasında faiz var. Son sırasında yatırım var. Yatırıma ayrılan her bir liraya karşılık faize iki liradan fazla ödenecek. Kamu yatırımlarının milli gelire oranı sadece yüzde 3,2. Bugün ülkemizdeki vergi gelirlerinin yüzde 60'ı dolaylı vergilerden toplanıyor. Vergi yükünün milli gelire oranı da 2025-2029 arasında da artış öngörülmüş durumda. İhracatın büyümeye katkısı 2027'de 0, 2028'de binde 1, 2029'da binde 2 öngörülmekte. Yani üretim ve ihracat odaklı büyüme iddiası kendi programında bile yer bulmamış durumda. Üç yıllık program boyunca tarımsal katma değere ilişkin tek bir hedef konulmamıştır. Halbuki işin en kritik ve en önemli yeri burasıdır.</p> <p><strong>YENİ PARTİ'NİN ORTA VADELİ HEDEFLERİ </strong></p> <p>Biz YENİ Parti iktidarında OVP'yi şöyle yapacağız: Hedefleri hesapverebilir hale getireceğiz. OVP hedeflerinde sapma halinde TBMM'de gerekçeleri sapma raporu sunulmasını yasal zorunluluk haline getireceğiz. Vergi yükünün bileşimini dağıtacağız. Dolaylı vergilerin payının hangi takvimde, hangi oranda geriletileceğini şeffaf bir şekilde ilan edeceğiz. Gerçekleşmeleri her mali yıl sonunda kamuoyuyla paylaşacağız. Gelir dağılımını ölçülebilir hedeflere bağlayacağız. Bugün Türkiye'deki en zengin ve en yoksul yüzde 20'lik kesim arasındaki gelir oranı ve yoksulluk oranı için program dönemli hedefler koyacağız. Bunları da yıllık olarak raporlayıp açıklayacağız. Ücretleri enflasyona karşı koruyacağız. Bir iktidar kendi vatandaşını dolandırmaz. Yıl sonu enflasyon hedefi diye bir rakam koyuyorsun, bu rakama uyulmayacağı çok açık, zaten çok gerisinde kalıyorsun ama asgari ücretliye, memura, emekliye verdiğin zammı da bu hedefe göre yapıyorsun. Asgari ücret ve kamu toplu sözleşmelerinde tutmayan hedef enflasyonu değil, gerçekleşen enflasyonu ve refah payını esas alacağız. Kamu kaynağının tahsisini şeffaf hale getireceğiz. Vergi harcamalarıyla teşviklerde seçim kriterleri, taahhüt edilen istihdam ve ihracatı, gerçekleşmeleri ve destek alan şirketleri kamuoyuna açıklayacağız. Süreçleri de Sayıştay denetimine tabi kılacağız. Bizim iktidarımızda tarım bir enflasyon kalemi olmayacak. Arz güvenliği meselesini ele alacağız. Alım fiyatlarını hedef enflasyona göre değil, üretim maliyetini esas alarak ve ekim öncesinde açıklayacağız. Ve son olarak da bu alanda sosyal güvenlik ve sosyal yardım düzenlemelerini şeffaf ve hak temelli hale getireceğiz. Emeklilik ve sağlık geri ödemesindeki değişiklikleri açıklayacağız. Gelir desteğini siyasi takdire göre değil, nesnel ölçütlere göre yapacağız.</p> <p><strong>'BİR BUÇUK YILDIR SİYASİ SAİKLERLE YAPILAN OPERASYONLARIN MUHATABIYIZ'</strong></p> <p>Ülkeye gelen yatırımcı ve harcanan yatırım miktarıyla dışarıya gönderilen para ve dışarıda yapılan harcamaya baktığınız arasında dışarıda yapılan yatırım miktarının artık içeride yapılan miktara göre arttığını, makasın açılmaya başladığını görüyoruz. İnsanlar hukuk güvenliğinin bulunduğunu düşündüğü ülkelere yatırımlarını kaydırıyorlar. Bugün her bir gün uyandığımızda aşağı yukarı bin-bin 500- 2 bin gözaltı ve yüzlerce operasyon haberiyle uyanıyoruz. Ve bütün bunlarda da baktığınız zaman istisna olması gereken gözaltı ve tutuklamanın esas olduğu, içeri girenin uzun süre tahliye edilmediği bir süreci yaşıyoruz. Bir buçuk yıldan beri sistematik olarak biz siyasi saldırı altındayız, siyasi saiklerle yapılan operasyonların muhatabıyız. Buna en başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde Sayın Ekrem İmmoğlu, belediye bürokratlarımız, belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz birer parçası haline getirilmektedir. </p> <p><strong>'SİYASİ MÜHENDİSLİK'</strong></p> <p>Geçtiğimiz hafta Sayın Ekrem İmamoğlu ile ilgili geçmiş dönemde Tuzla Belediye Başkanı ile yaşamış olduğu bir polemiğe istinaden sözüm ona hakaret iddiasıyla iki yıl bir ay hapis cezası verildi. Söylenen söz, bir açılışta 'O arkadaş buraya germeye gelmiş. Sakin olun arkadaşlar. İlgilenmeyin. Kötü söz sahibine aittir.' Bu söz üzerine şikayet ediliyor. Hakim beraat kararı veriyor. İstinafa gidiyor, bozuyor. Ve hakim değiştiriyor, bugüne kadar Ekrem Bey'in istisnasız davasına bakan tüm hakilerin değiştirildiği gibi. Yerine gelen hakim en üst sınıra yakın bir şekilde ceza veriyor ki buradan da bir siyasi yasak çıkartılabilsin. Tam bir siyasi mühendislik. Elinizi vicdanınıza koyun, bu sözlerin neresinde hakaret var? Emin olun, burada mesela Ekrem İmamoğlu meselesi değil; Türkiye'nin geleceğine verilen bir cezadır bu, Türkiye'de siyasete verilen bir gözdağıdır.</p> <p><strong>ÜSKÜDAR MİTİNGİ</strong></p> <p>Genel Başkanımız cumartesi günü Üsküdar'da, Üsküdar halkının iradesinin çalınmasına yönelik, ona tepki gösteren Üsküdarlı yurttaşlarımızla birlikte on binlerle buluştu. Ve oradan milli irade hırsızlığına, bir belediyenin organize kötülükle nasıl çalındığına işaret edildi. İşin içerisinde valinin, bürokratların, yargı görevlilerinin nasıl bulunduğunu anlattı. 81 ilde bütün vatandaşlara ve siyasi partilere eşit davranması gereken valilerin geldiği nokta. Ve bu iktidar döneminde bugüne kadar hiç yaşamadıklarımızı yaşadık. Bir valinin çocuğu, gariban bir kız çocuğunu katletti. Vali elindeki tüm imkanları olayın üstünü örtmek için kullandı. Buradaki yozlaşma bireysel bir yozlaşma olarak ele alınamaz. Bugün iktidar partisine mensup bir milletvekili, vali tarafından tehdit edildiğini söylüyor. AK Parti Milletvekili Adem Korkmaz, katıldığı bir yayında Burdur Valisi kendisini ölümle tehdit ettiği için Ankara Valiliği'nden koruma talep ettiğini açıklıyor. İşin çivisinin çıktığı nokta burasıdır. Binlerce yıllık devlet geleneği bu iktidar döneminde yerle bir edilmek istendi. Bir milletvekili, 'Can güvenliğim yok' diyorsa, üstelik bu iktidar partisine mensup bir milletvekiliyse vatandaş ne yapsın? Vatandaşın canı nasıl korunacak?</p> <p><strong>'İNSANLARIN CİNSEL YÖNELİMİNE YÖNELİK CEZALANDIRMA OLARAK YARGI SOPASININ KULLANILMASINI DOĞRU BULMUYORUZ'</strong></p> <p>Operasyonlar birçok alanda devam ediyor. En son birtakım derneklerle kulüplere yapılan operasyon kapsamında bazı açıklamaları oldu. Açıklamalara baktığımızda Adalet Bakanlığı'nın 81 ile genelge gönderdiğini ve savcılıklara operasyon talimatı verdiğini görüyoruz. Adalet Bakanlığı, Cumhuriyet Başsavcılıklarına ancak idari anlamda bir genelge gönderebilir. Yargı yetkisinin kullanılması anlamında bir genelge gönderemez, bu Anayasal suçtur. Üstelik operasyon yapılan bazı dernekler ve hekimlerin açıklamalarına baktığımız zaman, sağlık hakkını doğrudan ilgilendiren, bazı hastalıklarla mücadelede o mücadeleyi zorlaştıracak sonuçlara yol açabilecek iş ve işlemler yapıldığını görüyoruz. Ülkedeki ceza kanunu anlamında gerek fuhuş gerek fuhuşa aracılık etmek, müstehcenlik suçtur. Savcılıklar bunları tespit ettiğinde gerekli operasyonları elbette yapabilir. Ancak yapılan operasyonların ülkede belli bir kesime yönelik nefret suçu kapsamında değerlendirilecek maiyette olmaması gerekir. Dolayısıyla biz hukuk içerisinde kalınmasını, hukuki önlemler alınmasını ama onun dışında insanların cinsel eğilimlerine yönelik topyekun bir cezalandırma aracı olarak yargı sopasının kullanılmasını doğru bulmadığımızın altını çizmek isteriz.</p> <p><strong>İSİM DEĞİŞİKLİĞİ GÜNDEMDE Mİ</strong></p> <p>Biz YENİ Parti olarak kurulduğumuz günden beri, aslında kurulmadan evvel de türlü türlü müdahaleler, engellemeler, problemlerle elbette karşılaştık ama çok küçük meseleleri çok büyük, ana meseleymiş gibi kamuoyuna ve televizyonda tartışıldığına şahit oluyoruz. Biz YENİ Parti kurarken gerek ismin yeni olması, Türkiye'deki siyasi partiler, uzmanlardan mütalaa alınması, İçişleri Bakanlığı ve Yargıtay'a başvuru süreçlerini şeffaf bir şekilde, hukuka ve prosedürlere uygun yerine getirdik. Bizim partimizin ismiyle ilgili iltibas iddiasıyla alakalı bir başvuru olmuştur. Bu başvuru yeni değildir. Bu başvuruyu Yenilik Partisi yapmıştır. Ağustos ayında bu başvuru yapılmıştır. Bize de bunu bildirimi önceden gelmiştir. Bu tip durumlarda Cumhuriyet Savcılığı ilgili partiye yazı yazar, bildirir. 'Hakkınızda böyle bir bildirim var. Siz kendi isminizin bir iltibas içermediniği...' Ki biz öyle düşünüyoruz. Türkiye'de YENİ Parti ile Yenilik Partisi'ni karıştıran bir kişi olduğunu dahi düşünmüyoruz. Geçmişte AYM kararlarına baktığımızda da bunun çok dar yorumlandığına şahitlik ediyoruz. Dolayısıyla biz ismimiz üzerinden dönen bir tartışmanın anlamsız olduğunu, bunların prosedürel işlemler olduğunu, partimizin örgütlenmesine, üye yapısına, tüzel kişiliğine, seçime girme yeterliliğiyle uzaktan yakından ilgisi olmadığını ifade edelim. Biz ismimizi koruyoruz. Gerek Kurucular Kurulu'nun gerek kurultayın her zaman isimle ilgili istediği tasarrufu kullanma yetkisi vardır.</p> <p><strong>'İLTİBAS OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUZ'</strong></p> <p>Ama YENİ Parti'nin adını biz milletimiz istediği için koyduk, onların sesini dinledik. Dolayısıyla biz bir iltibas olduğunu düşünmüyoruz. Ki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bize yönelik bir işlem yapma yetkisi yok. AYM'ye başvurabilir dilerse. Kanun, AYM'ye der ki 'Bir ay içinde kararını açıkla.' AYM, bir aylık süre içerisinde iltibas olup olmadığına karar verir. AYM kararlarına baktık. Mesela: Türkiye Birlik Partisi, Türk Birliği Partisi. Bu başvuruya iltibas olmadığına karar vermiştir. Bunun gibi onlarca örnek vardır. AYM karar verse de 'YENİ' ismini koruyarak herhangi bir düzenleme elbette yapılabilir. Bu çok küçük bir detay. Sanki çalışılmamış, konuşulmamış, düşünülmemiş, sanki çok büyük bir engelmiş gibi bazı çevreler tarafından tartışılmasını anlamsız buluyoruz. Partimizin kuruluş aşaması, 81 il örgütlenmesi tamamlanmıştır. Kongreleri yapar durumdayız. Kongre takvimi sorunsuz ilerliyor. 14-15 Kasım'da kurultayımızı yapmayı planlıyoruz. Dolayısıyla gerek üye sayımız gerek bağışçımız gerek imkanlarımız, biz tamamen hazır haldeyiz. Seçime girmek açısından da hiçbir problem yok. Çok prosedür, detay meselelerle Türkiye gündemini işgal etmeye de lüzum olmadığını düşünüyoruz.'</p> <p><strong>'NASIL OLUYOR DA BİR DAVANIN ÖNCE MAĞDURU, SONRA D</strong><strong>A</strong><strong>VALISI VE DAVACISI OLARAK TEMYİZDEN FERAGAT EDEN OLUYORSUNUZ'</strong></p> <p>Mutlak butlan kararını 'saray operasyonu' olarak tanımlayan Emre, açıklamalarına şöyle devam etti:</p> <p>'Bu partimizin iktidara yürüyüşünün engellenmesine, milli iradeye yönelik bir darbedir. Aksini söyleyenlere, 'Hodri meydan, o zaman kurultay gidelim' dedik. 'Kurultaya gidemeyiz.' 'Niye?' 'Tedbir var.' 'Temyizden feragat edin, biz de edelim kesinleşsin' dedik. 'Yok yapamıyoruz' dediler. Bütün bu yargı yollarının tıkandığını, bütün başvurular sonrasında görüp tespit ettikten sonra, milletin isteği ve iradesiyle biz YENİ Parti'yi kurduk, iktidar yoluna çıktık. Bu yapılan hamlelerin de ne kadar danışıklı dövüş, başından beri ne kadar organize ve planlı olduğu çok açık bir kez daha görülmüştür. Siz nasıl oluyor da sözüm ona bir davanın önce mağduru, sonra davalısı ve davacısı olarak temyizden feragat eden oluyorsunuz? Bunu da bağımsız ve tarafsız yargının yaptığını söyleyeceksiniz. Türk siyasetinde rekabet her zaman sert olmuştur. Zaman zaman çok çirkin şeyler de yaşanmıştır. Ama bu denli ahlak dışı bir olay hiç yaşanmamıştı. Türkiye'deki egemenliğe, siyasi partilerin varlığına, iktidar iddiasına direkt bir saldırının yaşandığı, organize kötülüğün yaşandığı bir dönem hiç olmamıştı. Bu ibretlik bir mesele olarak tarihimizde yerini alacaktır. Düzelmez bir şey değildir. Elbette ileride hukuk gelince, bağımsız ve tarafsız yargı oluşunca bütün bu yaşanan hukuksuzluklar elbette düzelecektir. Elbette organize bir şekilde bu suçu işleyenler de yargı önünde hesap verecektir. Ancak bizim açımızdan durum şudur: Olanı ifşa ederiz ama biz önümüze bakıyoruz. Milletimizle çıktığımız yolda yürümeye devam edeceğiz. Genel Başkanımız önümüzdeki hafta da Bursa ve Yalova'da halkla buluşmalarına devam edecek.'</p> <p><strong>'BİR GİRİŞMDE BULUNMAYI DÜŞÜNMÜYORUZ'</strong></p> <p>Emre, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Emre, partinin ismiyle ilgili iltibas iddiasının içeriğine yönelik soruya şu yanıtı verdi:</p> <p>'AYM kararlarını dikkatle inceledik. Yetmedi, bu konuda uzman akademisyenlerden bilirkişi raporu aldık. İsmi kararlaştırıp İçişleri Bakanlığı'na teslim edip Yargıtay'a gönderildiği aşama öncesinde biz bunları yaptık. Orada aldığımız sonuçta bir karışıklığa sebebiyet vermeyeceği yönündeydi. Ki hanginiz söyleyebilir ki bugün Özgür Özel'in genel başkanı olduğu YENİ Parti ile Öztürk Yılmaz'ın genel başkanı olduğu Yenilik Partisi'ni bir vatandaşın karıştırdığını? AYM'ye savcının götürüp götürmemesi başka bir mesele ama AYM'nin kararları ortada. Biz bunun ötesinde bir girişimde bulunmayı düşünmüyoruz.'</p> <p><strong>'BAŞINDAN İKTİDARIN YARGI KOLLARIYLA BİRLİKTE PLANLANMIŞ'</strong></p> <p>Emre, 'Özgür Özel veya YENİ Parti olarak temyiz başvurusunu çekmeyi düşünüyor musunuz' sorusuna şu yanıtı verdi:</p> <p>'Ortada bir karar var. O karardan ötürü etkilenen, mağdur olanlar var. Yani görevden uzaklaştıranlar var seçilmiş. Bunların başvurusu orada duruyor. Biz bir şeyi geri çekmiyoruz. Yani o orada duracak. Ancak başından beri nasıl adım adım her şey planlandığını ifşa etmek adına bu detaylı açıklamayı yaptım. Bir zamanlama içerisinde önceden planlanmış, anlaşılmış, iktidarın yargı kollarıyla birlikte ilerleyen bir süreç var. Bunun ifşası anlamıyla önemli. Bu bizi aşan bir mesele. Yargıtay umuyorum ki cesaretle, hukuka uygun bir karar verir. Bu ve benzeri meselelerin Türk siyasetinde böylesine büyük bir yara açmasına müsaade etmez. Bugün belki kısa vadeli bundan faydalananlar olabilir. Ama verdiğiniz zarar çok büyük Türkiye'ye.'</p> <p>Emre, 'İstanbul Borsası'nda son dönemde yatırım fonları üzerinden yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendirirsiniz' sorusuna şu yanıtı verdi:</p> <p>'Tartıştığımız başlıklardan biri buydu. İşin uzmanlarıyla yarın Genel Başkanımız bir toplantı gerçekleştirecek. Toplantı sonrasında kendisi açıklama yapacak. Çok çarpıcı, çok önemli gelişmeler var orada. Bunu Genel Başkanımız yarın toplantı sonrasında sizlerle paylaşacak.'</p> <p><strong>İBB YÖNETİMİNİN EL DEĞİŞTİRME İHTİMALİ</strong></p> <p>Emre, 'İBB yönetiminin el değiştirebileceği yönünde bir kaygınız var mı' sorusu üzerine ise şunları söyledi:</p> <p>'Kişisel bir endişe anlamında bir şey söylemem burada. Türkiye adına endişe duymalıyız. Türkiye'de siyasetin ahlaken nasıl çürütüldüğünü, 'Bana gel, istediğini yap. Her türlü suçtan muaf ol. Bana gelmezsen her türlü yargı baskısıyla ve idari baskıyla üzerimize gelirim. Bunu irade olarak geçmezsen açığını bulur tehdit ederim.' Bütün bunlar herkesin gözü önünde oluyor. Üsküdar'da yaşanan olay, hakikaten insanın midesini bulandırır tarzda. Millet Üsküdar'ı da İstanbul'u da yönetme iradesini Sinem Dedetaş'a, Ekrem İmamoğlu'na verdi. Sayın İmamoğlu şu anda hala büyükşehir belediye başkanı. Milli irade hırsızlığı yapıp da tarihimizde uzun vadeli kazanan hiç olmamıştır. O nedenle bu bir kişisel kaygı değil. Bütün bunların kök nedenini herkesin kavraması lazım. Bu siyaset kurumuna yapılan topyekün bir saldırıdır. Biz son seçimde 413 belediye değil de 113 belediye alsaydık hiçbir belediyemize bir tane operasyon olmazdı. Bugün İBB ikinci kez ve 26 ilçeyle birlikte alınmamış olsaydı İstanbul'da bu operasyonları görmezdiniz. İktidar kendi yüzde 90-95'lik bir alanı elinde bulunulsaydı, oranın rantının istediği gibi kullansaydı, o geri kalan yüzde 5'lik kesime müfettiş bile gitmezdi. Tüm bunlar şu gerçeğin görülmesiyle başladı: Bu ülkede iktidar halkın oyuyla değişecek. Saldırıların temeli bu. O nedenle bütün bunlardan herkesin kaygı duyması lazım.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/zeynel-emre-turkiye-adina-endise-duymaliyiz-siyaset-kurumuna-topyekun-saldiriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 18:22:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/zeynel-emre-turkiye-adina-endise-duymaliyiz-siyaset-kurumuna-topyekun-saldiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="28380"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sinop'ta köy okulunda birleştirilmiş sınıf tepkisi: Çocuklar akranlarından geri kalıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sinopta-koy-okulunda-birlestirilmis-sinif-tepkisi-cocuklar-akranlarindan-geri-kaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sinopta-koy-okulunda-birlestirilmis-sinif-tepkisi-cocuklar-akranlarindan-geri-kaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya ve Eğitim Sen Sinop Şube Başkanı Musa Uzun, Taşmanlı İlkokulu'nda 1 ve 2'nci sınıflar ile 3 ve 4'üncü sınıfların birleştirilerek eğitim görmesine tepki gösterdi. Yalçınkaya, uygulamanın öğrencilerin eğitim hakkı açısından dezavantaj oluşturduğunu belirtirken, Uzun ise köy okullarındaki öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliğinden yeterince yararlanamadığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>Haber: Mustafa USTA</strong></p> <p style='text-align: left;'><strong>(SİNOP) - </strong>YENİ Parti Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya ve Eğitim Sen Sinop Şube Başkanı Musa Uzun, Taşmanlı İlkokulu'nda 1 ve 2'nci sınıflar ile 3 ve 4'üncü sınıfların birleştirilerek eğitim görmesine tepki gösterdi. Yalçınkaya, uygulamanın öğrencilerin eğitim hakkı açısından dezavantaj oluşturduğunu belirtirken, Uzun ise köy okullarındaki öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliğinden yeterince yararlanamadığını söyledi.</p> <p style='text-align: left;'>YENİ Parti Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya ve Eğitim Sen Sinop Şube Başkanı Musa Uzun, Taşmanlı İlkokulu'nda 1 ve 2'nci sınıflar ile 3 ve 4'üncü sınıfların ise aynı sınıflarda eğitim görmek zorunda kaldıklarını ifade etti.</p> <p style='text-align: left;'>Yalçınkaya, konuya ilişkin açıklamasında, şunları söyledi:</p> <p style='text-align: left;'>'Taşmanlı İlkokulu'nda 1 ve 2'nci sınıflar bir sınıfta, 3'ncü ve 4'ncü sınıflar bir sınıfta eğitim görmek zorunda kalıyor. Sayı, dört öğrenci altında kaldığı için okul oradaki öğretmenler norm fazlasına dönüşüyor ve oradaki öğretmenler başka okullara görevlendiriliyor. Burada hem öğretmenler açısından hem öğrenciler açısından temel bir problem var. Öğrenciler diğer okullarda okuyan öğrencilerden, özellikle şehir merkezinde yaşayan öğrencilerden dezavantajlı durumda. Çünkü öğretmenden 40 dakikalık ders süresi boyunca 20 dakika 1'nci sınıflara, 20 dakika 2'nci sınıflara ders vermesi bekleniyor. Yine aynı şekilde 20 dakika 3. sınıflara, 20 dakika 4'ncü sınıflara ders vermesi bekleniyor. Bu öğretmenin katlanabileceği bir zorluk değil.'</p> <p style='text-align: left;'>Uygulamanın, il merkezine çok yakın bir köyde olmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen Yalçınkaya, bu durumun Sinop'a da Türkiye'ye de yakışmadığını belirtti.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'KÖY OKULLARINDA ÖĞRENCİLER FIRSAT EŞİTLİĞİNDEN YARARLANAMIYOR' </strong></p> <p style='text-align: left;'>Eğitim Sen Sinop Şube Başkanı Musa Uzun da çocukların adil ve eşit eğitim almaları gerektiğini belirterek, 'Birleştirilmiş eğitim dediğimiz eğitime geçti okul. 1'inci ve 2'nci sınıflar bir arada, 3'üncü ve 4'üncü sınıflar bir arada eğitim görecek. Yani iki sınıfa birer tane öğretmen girecek' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'>Velilerin, her sınıfın bir öğretmeni olmasını istediklerini belirten Uzun, 'Köy okullarında öğrenciler eğitimde fırsat eşitliğinden adil bir şekilde yararlanamıyor. Böyle bir sistemde hiç de adil olmayan bir şekilde geri kalıyorlar. Onun için anayasanın vermiş olduğu eğitim hakkı var. 'Bir kişinin diline, dinine, rengine, ırkına, ekonomik durumuna bakmaksızın herkes eğitim öğretimden eşit bir şekilde, adil bir şekilde yararlanır' diyor. Burada bu çocuklar diğer akranlarının faydalandığı eğitimden faydalanamıyorlar. Biz de buna tepki gösterdik. Veliler de buna tepki gösteriyor. Bunun çözülmeyecek bir yanı yok' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Sinop</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sinopta-koy-okulunda-birlestirilmis-sinif-tepkisi-cocuklar-akranlarindan-geri-kaliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 18:13:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/sinopta-koy-okulunda-birlestirilmis-sinif-tepkisi-cocuklar-akranlarindan-geri-kaliyor.jpg" type="image/jpeg" length="75222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Kuveyt'in Ankara Büyükelçisi Al Shabo'yu kabul etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kuveytin-ankara-buyukelcisi-al-shaboyu-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kuveytin-ankara-buyukelcisi-al-shaboyu-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuveyt'in Ankara Büyükelçisi Mohammad Marzouq Salman Al Shabo ile Cumhurbaşkanlığı'nda bir araya geldi. Yılmaz, görüşmede bölgesel güvenlik meselelerinin yanı sıra Türkiye-Kuveyt ikili ilişkileri, ekonomik ve ticari iş birliği ile savunma ve enerji alanlarındaki ortaklıkların ele alındığını belirterek, 'Kuveyt ile köklü dostluk ve kardeşlik bağlarımızı her alanda daha da güçlendirmeye devam edeceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuveyt'in Ankara Büyükelçisi Mohammad Marzouq Salman Al Shabo ile Cumhurbaşkanlığı'nda bir araya geldi. Yılmaz, görüşmede bölgesel güvenlik meselelerinin yanı sıra Türkiye-Kuveyt ikili ilişkileri, ekonomik ve ticari iş birliği ile savunma ve enerji alanlarındaki ortaklıkların ele alındığını belirterek, 'Kuveyt ile köklü dostluk ve kardeşlik bağlarımızı her alanda daha da güçlendirmeye devam edeceğiz' dedi.</p> <p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kuveyt'in Ankara Büyükelçisi Mohammad Marzouq Salman Al Shabo ile Cumhurbaşkanlığı'nda bir araya geldiklerini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yılmaz, 'Görüşmemizde, bölgesel güvenlik meselelerinin yanı sıra, Türkiye-Kuveyt ikili ilişkilerini, ekonomik ve ticari iş birliğimizi, savunma ve enerji alanlarındaki ortaklıklarımızı ele aldık. Kuveyt ile köklü dostluk ve kardeşlik bağlarımızı her alanda daha da güçlendirmeye devam edeceğiz. Sayın Büyükelçiye nazik ziyaretleri ve ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişmesine sunduğu kıymetli katkılar için teşekkür ediyorum' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kuveytin-ankara-buyukelcisi-al-shaboyu-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:52:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kuveytin-ankara-buyukelcisi-al-shaboyu-kabul-etti.png" type="image/jpeg" length="24135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otel çalışanları da turistler de kapının önüne konuldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/otel-calisanlari-da-turistler-de-kapinin-onune-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/otel-calisanlari-da-turistler-de-kapinin-onune-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bodrum'da 23 Eylül'e kadar açık olması planlanan bir otelin iki aylık ücretlerini ödemeden personeli işten çıkardığı, otelde konaklayan misafirleri de başka tesislere gönderdiği bildirildi. Otel çalışanları, ücretlerini almadan oteli terk etmeyeceklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Fatih BOZOĞLU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(MUĞLA) -</strong> Bodrum'da 23 Eylül'e kadar açık olması planlanan bir otelin iki aylık ücretlerini ödemeden personeli işten çıkardığı, otelde konaklayan misafirleri de başka tesislere gönderdiği bildirildi. Otel çalışanları, ücretlerini almadan oteli terk etmeyeceklerini söyledi.</p> <p>İddiaya göre, Bodrum Gümbet'teki otelin personeli, iki aylık ücretleri ve diğer alacakları ödenmeden işten çıkarıldı. Sezon boyunca çalışan emekçiler, haklarını tahsil edemeden otelin kapatılmasıyla karşı karşıya kaldı.</p> <p>Yaşanan mağduriyet yalnızca çalışanlarla sınırlı kalmadı. 23 Eylül tarihine kadar faaliyet göstermesi planlanan otelde konaklayan turistler de başka otellere yönlendirilmeye başlandı. </p> <p>Otel çalışanları, iki aylık ücretleri ve biriken mesai alacaklarını almadan oteli terk etmeyeceklerini belirttiler. </p> <p><strong>'HİZMET KESİLDİ, OTEL KAPANDI...'</strong></p> <p>Otel çalışanlarından Cavit Batıhan, yaptığı açıklamada, toplamda 63 otel çalışanın alacaklarını alamadıklarını bildirerek, şunları söyledi:</p> <p>'Para olmadığından personel çalışmıyor. Personel çalışmayacağı da misafirler oteli terk ediyor. Hizmet yok şu an. Hizmet kesildi. Otel kapandı. Ayın 15'inde ödemesi gerekiyorken patron maaşımızı ödemedi. Ödemediği için de normalde 20'sine kapanması gerekiyorken 15'inde bütün tur şirketlerini çağırdı. 'Herkes kendini misafirini alsın gitsin' dedi. Şimdi de otel müşterilerini alıp götürdüler. Beş gün erken kapatmış oldular.'</p> <p>Otel müşterilerinden Evnur Sandal, Edremit'ten geldiklerini ancak günü gelmeden oteli terk etmek zorunda kaldıklarını anlatarak, 'Yıllar sonra Bodrum'u görmek istedik. Ama maalesef böyle olaylarla karşılaştık. Ama bu çocukların bu kadar mağdur olması bizi gerçekten çok çok üzdü. Onlara destek vermek istedik ama elimizden de bir şey gelmedi' dedi.</p> <p>Murat Sandal ise 'kendilerine dört yıldızlı diye pazarlanan bu otelin asla 4 yıldızlı olmadığını, otel çalışanlarının güleryüzü dışında her şeyden şikayetçi olduklarını' ifade etti.</p> <p>Tatilini yapmak üzere otele gelen ancak tatili bitmeden başka bir otele sevk edilmeyi bekleyen bir başka müşteri de 'otelin yeterli hizmeti vermediği gibi paralarının iade edilip edilmeyeceğini de bilmediklerini' söylediler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/otel-calisanlari-da-turistler-de-kapinin-onune-konuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:47:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/otel-calisanlari-da-turistler-de-kapinin-onune-konuldu.jpg" type="image/jpeg" length="65416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marmaris Belediyesi ekipleri ve MSC Divina personelinden Aktaş mevkisinde çevre temizliği]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/marmaris-belediyesi-ekipleri-ve-msc-divina-personelinden-aktas-mevkisinde-cevre-temizligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/marmaris-belediyesi-ekipleri-ve-msc-divina-personelinden-aktas-mevkisinde-cevre-temizligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmaris'e gelen MSC DIVINA kruvaziyer gemisinin personeli, çevre duyarlılığına dikkati çekmek için Aktaş mevkisinde temizlik yaptı. Çalışmaya, Marmaris Belediyesi Temizlik İşleri ekipleri de destek verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA) -</strong> Marmaris'e gelen MSC DIVINA kruvaziyer gemisinin personeli, çevre duyarlılığına dikkati çekmek için Aktaş mevkisinde temizlik yaptı. Çalışmaya, Marmaris Belediyesi Temizlik İşleri ekipleri de destek verdi.</p> <p>Marmaris'e demirleyen MSC DIVINA kruvaziyer gemisinin personeli, Aktaş mevkisinde çevre temizliği gerçekleştirdi. Dünyanın farklı noktalarından gelerek gemide çalışan gençlerin katıldığı etkinliğe, Marmaris Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.</p> <p>Çevreye karşı sosyal farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen çalışmada gemi personeli, Aktaş mevkisindeki alanda bulunan atıkları topladı. Temizlik çalışmasına, Marmaris Belediyesi Temizlik İşler Koordinatörü Barış Ünlü eşlik etti.</p> <p>Yalnızca görev yaptıkları bölgelerde değil ziyaret ettikleri kentlerde de çevrenin korunmasına katkı sunmak istediklerini belirten gençler, çevre temizliğine dikkati çekerken, vatandaşlara da doğanın korunması konusunda farkındalık mesajı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çalışmaya destek veren Marmaris Belediyesi ekipleri, temizlik sırasında ihtiyaç duyulan araç ve ekipman desteğini sağladı. Çevre duyarlılığı göstererek çalışmaya katılan MSC DIVANA personeline teşekkür eden Temizlik İşleri Koordinatörü Barış Ünlü, farklı ülkelerden gelen gençlerin Marmaris'te çevre temizliği yaparak örnek bir davranış sergilemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/marmaris-belediyesi-ekipleri-ve-msc-divina-personelinden-aktas-mevkisinde-cevre-temizligi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:45:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/marmaris-belediyesi-ekipleri-ve-msc-divina-personelinden-aktas-mevkisinde-cevre-temizligi.JPG" type="image/jpeg" length="54174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SOL Parti'den operasyonlara tepki: 'Memleketimizi bu gerici faşizmden kurtarana kadar hiçbirimiz güvende değiliz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sol-partiden-operasyonlara-tepki-memleketimizi-bu-gerici-fasizmden-kurtarana-kadar-hicbirimiz-guvende-degiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sol-partiden-operasyonlara-tepki-memleketimizi-bu-gerici-fasizmden-kurtarana-kadar-hicbirimiz-guvende-degiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SOL Parti, LGBTİ+ hakları savunucularına ve siyasi parti üyelerine yönelik düzenlenen operasyonlara ilişkin, 'Memleketimizi bu gerici faşizmden kurtarana kadar hiçbirimiz güvende değiliz. Birbirimize sahip çıkmaya, dayanışmayı büyütmeye ve birliğimizi güçlendirmeye çağırıyoruz' açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>SOL Parti, LGBTİ+ hakları savunucularına ve siyasi parti üyelerine yönelik düzenlenen operasyonlara ilişkin, 'Memleketimizi bu gerici faşizmden kurtarana kadar hiçbirimiz güvende değiliz. Birbirimize sahip çıkmaya, dayanışmayı büyütmeye ve birliğimizi güçlendirmeye çağırıyoruz' açıklamasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>SOL Parti, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla LGBTİ+ hakları savunucularına ve derneklere yönelik 'Ailem Güvende' operasyonu ile farklı siyasi partilerin üyelerine yönelik düzenlenen operasyonlara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, şu ifalere yer verildi:</p> <p>'LGBTİ+'lar, iktidarın büyüttüğü gerici saldırıların yeni hedefi oldu. Onlarca kişi 'Ailem Güvende' maskesi altında gözaltına alındı. Bugün de sosyalistlere yönelik yeni bir operasyon gerçekleşti. Hiç kimsenin kimliği, cinsel yönelimi, düşüncesi suç sayılamaz. Ama iktidar bugün birimizin kimliğini, yarın birimizin cinsel yönelimini, ötekinin düşüncesini suç sayarak her gün yeni operasyonlar düzenliyor. Toplumun farklı kesimlerini birbirinden koparıp yalnızlaştırarak tek tek susturup yok etmeye çalışıyor. Hiçbir saldırı, tüm toplumu susturmaya dönük bu gerici kuşatmadan ayrı düşünülemez. Memleketimizi bu gerici faşizmden kurtarana kadar hiçbirimiz 'güvende' değiliz. Ya hep beraber kurtulacağız, ya da hiçbirimiz. Birbirimize sahip çıkmaya, dayanışmayı büyütmeye ve birliğimizi güçlendirmeye çağırıyoruz. Gözaltılar derhal serbest bırakılsın.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sol-partiden-operasyonlara-tepki-memleketimizi-bu-gerici-fasizmden-kurtarana-kadar-hicbirimiz-guvende-degiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:44:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/sol-partiden-operasyonlara-tepki-memleketimizi-bu-gerici-fasizmden-kurtarana-kadar-hicbirimiz-guvende-degiliz.png" type="image/jpeg" length="90868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Güler: ''Terörsüz Türkiye' hedefi, ülkemizin geleceği bakımından son derece stratejik']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/milli-savunma-bakani-guler-terorsuz-turkiye-hedefi-ulkemizin-gelecegi-bakimindan-son-derece-stratejik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/milli-savunma-bakani-guler-terorsuz-turkiye-hedefi-ulkemizin-gelecegi-bakimindan-son-derece-stratejik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 'Terörsüz Türkiye' hedefinin, ülkenin geleceği bakımından son derece stratejik bir mahiyet taşıdığını belirterek, 'Bu tarihi süreç, elde edilen güvenlik kazanımlarımızı kalıcı hale getirmeyi, terörü bir daha geri dönmemek üzere ülkemizin ve milletimizin gündeminden çıkarmayı amaçlamaktadır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 'Terörsüz Türkiye' hedefinin ülkenin geleceği bakımından son derece stratejik bir mahiyet taşıdığını belirterek, 'Bu tarihi süreç elde edilen güvenlik kazanımlarımızı kalıcı hale getirmeyi, terörü bir daha geri dönmemek üzere ülkemizin ve milletimizin gündeminden çıkarmayı amaçlamaktadır' dedi. </p> <p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen 111'inci Dönem Kaymakamlık Kursu'na katılarak kaymakam adayları ile bir araya geldi.</p> <p>İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı tarafından karşılanan Bakan Yaşar Güler, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bugün, yakın coğrafyasındaki gelişmeleri seyreden bir ülke değil, aksine Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barışın ve istikrarın korunmasına katkı sağlayan, dostlarının güven duyduğu, görüşleri sorulan ve pek çok konuda katkısı aranan önemli bir aktör olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Güler, en son Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'nın da geliştirilen stratejik iş birliklerinin en güncel örneklerinden biri olduğunu vurgulayarak, 'Birbirinden kritik imkan ve kabiliyetlere sahip, kolektif caydırıcılığı esas alan üç dost ülkenin ortaya koyduğu bu güçlü irade, köklü kardeşlik bağlarımızı ve karşılıklı güven anlayışımızı stratejik bir zeminde tahkim eden, tarihi bir adım niteliğindedir. Sonuç olarak caydırıcı gücümüz, savunma sanayisinde ulaştığımız mümtaz seviye, çok yönlü diplomatik ilişkilerimiz ve stratejik ortaklıklarımız ülkemizin bu konumunu daha da ileriye taşımaktadır' diye konuştu.</p> <p><strong>'TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ, SON DERECE STRATEJİK BİR MAHİYET TAŞIYOR'</strong></p> <p>Milli Savunma Bakanı Güler, bir ülkenin dışarıdaki gücünün en sağlam dayanaklarından birinin, içerideki birlik, huzur ve istikrar olduğunu belirterek, şöyle devam etti:</p> <p>'Bu nedenle, milli güvenliğimizi ele alırken sınırlarımızın ötesindeki gelişmeler kadar, iç cephemizin tahkim edilmesine de büyük önem veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yürütülen 'Terörsüz Türkiye' hedefi de ülkemizin geleceği bakımından son derece stratejik bir mahiyet taşımaktadır. Bu tarihi süreç, elde edilen güvenlik kazanımlarımızı kalıcı hale getirmeyi, terörü bir daha geri dönmemek üzere ülkemizin ve milletimizin gündeminden çıkarmayı amaçlamaktadır.</p> <p>Esasen başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere ülkemizde bugün tesis edilen güven ve huzur ortamına kolay ulaşılmadığını sizler, geleceğin mülki idare amirleri olarak çok iyi bilmelisiniz. Terörle mücadelede elde ettiğimiz başarılar, ülkemizin yıllardır pek çok imkan ve kaynağını harcayarak ortaya koyduğu emsalsiz fedakarlık ve gayretlerin sonucudur. Bu mücadelede Milli Savunma Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız ve Milli İstihbarat Teşkilatımız arasındaki etkin koordinasyon ve yüksek dayanışmanın önemini de özellikle vurgulamak isterim.</p> <p>Nitekim başta kahraman Mehmetçiğimiz olmak üzere kahraman Jandarmamız, kahraman Polislerimiz ve Güvenlik Korucularımız yıllar boyunca teröre karşı büyük bir mücadeleler vermiş, büyük bedeller ödemişlerdir. Dolayısıyla huzur ve güven içerisinde yaşadığımız her günün ardında bu eşsiz fedakarlıkların bulunduğunu hiçbir zaman unutmamalı ve unutturmamalıyız. Vatanımızın bütünlüğü, milletimizin birlik ve beraberliği uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakarlıklarıyla elde edilen kazanımların korunması hepimizin boynunun borcudur. Fedakarlığın ve kahramanlığın temsilcisi Mehmetçiğimizle ne kadar gurur duysak azdır. Bugün bizlere düşen bu güvenlik kazanımlarını kalıcı hale getirmek, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmek, terörü ve şiddeti ülkemizin gündeminden tamamen çıkarmaktır.'</p> <p><strong>'HER ADIMI BÜYÜK BİR DİKKAT VE SORUMLULUKLA ATIYORUZ'</strong></p> <p>TBMM'de büyük bir çoğunlukla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesiyle 'Terörsüz Türkiye' yolunda tarihi bir eşiğin daha aşıldığını söyleyen Bakan Güler, Kanun kapsamında oluşturulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu'nun da çalışmalarına başladığını, yürüteceği faaliyetlerine ilişkin esasları belirlediğini aktardı.</p> <p>Yaşar Güler, şunları söyledi: </p> <p>'Köklü devlet aklımıza dayalı stratejik bir vizyonla yürüttüğümüz bu süreçte güvenlikten taviz vermeden, milletimizin hassasiyetlerini gözeterek her adımı büyük bir dikkat ve sorumlulukla atıyoruz. 'Terörsüz Türkiye' vizyonumuzun bölgesel boyutunu oluşturan 'Terörsüz Bölge' hedefimiz doğrultusunda, sınırlarımızın ötesinde de terör yapılanmalarının kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını ve bölgemizde huzur ve istikrarın hakim olmasını arzu ediyoruz.</p> <p>Bu çerçevede Suriye'deki terör yapılanmalarının, silahlı varlıklarının sona erdirilmesi ve devlet otoritesinin güçlendirilmesi yönündeki gelişmeleri ülkemizin ve bölgemizin güvenliği açısından yakından takip ediyoruz. Hem ülkemizde hem de bölgemizde terörün etkisi tamamıyla ortadan kalktıkça sınırlarımızın her iki tarafında güven, istikrar, kalkınma ve iş birliği için çok daha geniş bir alan ortaya çıkacaktır. Bu hedef güvenlik alanında ulaşılan kazanımların kalıcı hale getirilmesinin yanı sıra bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirme, ülkemizin geleceğine yönelik daha büyük bir kalkınma ve toplumsal bütünleşme hamlesidir.</p> <p><strong>'SİZLERE DE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR'</strong></p> <p>'Terörsüz Türkiye'nin sağlayacağı bu huzur ortamının vatandaşlarımızın günlük hayatına ve kamu hizmetlerine yansıtılmasında yerel kalkınma imkanlarının daha güçlü harekete geçirilmesinde mülki idare amirlerimize ve yarın bu sorumluluğu üstlenecek sizlere de önemli görevler düşmektedir. Özellikle terörden uzun yıllar etkilenen bölgelerimizde görev yapacak arkadaşlarımızın devlet ile vatandaş arasındaki bağı daha da güçlendirmesi ve kamu hizmetlerini en ücra noktaya kadar ulaştırması, 'Terörsüz Türkiye' hedefimizin toplumsal zeminde kökleşmesine hayati katkılar sunacaktır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/milli-savunma-bakani-guler-terorsuz-turkiye-hedefi-ulkemizin-gelecegi-bakimindan-son-derece-stratejik</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:43:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/milli-savunma-bakani-guler-terorsuz-turkiye-hedefi-ulkemizin-gelecegi-bakimindan-son-derece-stratejik.jpg" type="image/jpeg" length="11879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peter Magyar: 'Parlamento, TISZA'nın, komünist döneme ait polis arşivlerinin gizliliğini kaldırma girişimini oyladı, Fidesz karşı oy kullandı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/peter-magyar-parlamento-tiszanin-komunist-doneme-ait-polis-arsivlerinin-gizliligini-kaldirma-girisimini-oyladi-fidesz-karsi-oy-kullandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/peter-magyar-parlamento-tiszanin-komunist-doneme-ait-polis-arsivlerinin-gizliligini-kaldirma-girisimini-oyladi-fidesz-karsi-oy-kullandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Macaristan Parlamentosu, Başbakan Peter Magyar liderliğindeki TISZA partisinin girişimiyle komünist döneme ait gizli polis arşivlerinin gizliliğinin kaldırılmasını öngören yasa teklifini kabul etti. Magyar, '36 yıllık bir gecikmeden sonra, Parlamento bugün TISZA'nın komünist döneme ait gizli polis arşivlerini gizliliğini kaldırma girişimini oyladı. Fidesz buna karşı oy kullandı. Neden acaba' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Macaristan Parlamentosu, Başbakan Peter Magyar liderliğindeki TISZA partisinin girişimiyle komünist döneme ait gizli polis arşivlerinin gizliliğinin kaldırılmasını öngören yasa teklifini kabul etti. Magyar, '36 yıllık bir gecikmeden sonra, Parlamento bugün TISZA'nın komünist döneme ait gizli polis arşivlerini gizliliğini kaldırma girişimini oyladı. Fidesz buna karşı oy kullandı. Neden acaba' ifadelerini kullandı.</p> <p>Macaristan Parlamentosu, Nisan 2026'daki seçimleri kazanan Péter Magyar liderliğindeki TISZA partisinin girişimiyle komünist döneme ait gizli polis arşivlerinin gizliliğini kaldırmaya yönelik yasa teklifini oylayarak kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Macaristan Başbakanı Magyar, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, '36 yıllık bir gecikmeden sonra, Parlamento bugün TISZA'nın komünist döneme ait gizli polis arşivlerini gizliliğini kaldırma girişimini oyladı. Fidesz buna karşı oy kullandı. Neden acaba' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/peter-magyar-parlamento-tiszanin-komunist-doneme-ait-polis-arsivlerinin-gizliligini-kaldirma-girisimini-oyladi-fidesz-karsi-oy-kullandi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:42:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/peter-magyar-parlamento-tiszanin-komunist-doneme-ait-polis-arsivlerinin-gizliligini-kaldirma-girisimini-oyladi-fidesz-karsi-oy-kullandi.png" type="image/jpeg" length="10046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası'ndan zorunlu görevlendirmelere karşı eylem kararı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/egitim-ve-bilim-gucu-dayanisma-sendikasindan-zorunlu-gorevlendirmelere-karsi-eylem-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/egitim-ve-bilim-gucu-dayanisma-sendikasindan-zorunlu-gorevlendirmelere-karsi-eylem-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar psikolojik danışman/rehber öğretmenlere resen verilen ikinci okul görevlendirmeleri ile branş öğretmenlerinin ilçe sınırları dışına 'maaş tamamlama' veya 'zorunlu ek ders tamamlama' adı altında yapılan zorunlu görevlendirmelerine ilişkin eylem kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar psikolojik danışman/rehber öğretmenlere resen verilen ikinci okul görevlendirmeleri ile branş öğretmenlerinin ilçe sınırları dışına 'maaş tamamlama' veya 'zorunlu ek ders tamamlama' adı altında yapılan zorunlu görevlendirmelerine ilişkin eylem kararı aldı.</p> <p>Sendika tarafından yapılan açıklamada, söz konusu görevlendirmelerin üyelerin isteğine bağlı olarak yerine getirilmemesine yönelik karar alındığı kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Sendikamız Genel Merkez Yönetim Kurulu tarafından, 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılı sonuna kadar Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmenlere resen verilen ikinci okul görevlendirmeleri ile branş öğretmenlerinin ilçe sınırları dışına 'maaş tamamlama' ve/veya 'zorunlu ek ders tamamlama' adı altında yapılan zorunlu görevlendirmeleri, üyelerimizin isteklerine bağlı olarak yerine getirmemelerine yönelik eylem kararı alınmıştır. Mevzuata uygun, objektif ve hukuki dayanağı bulunan görevlendirmeler yapılmasını; öğretmenlerin görev yerlerinin ve çalışma düzenlerinin keyfî uygulamalarla değiştirilmemesini savunuyoruz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/egitim-ve-bilim-gucu-dayanisma-sendikasindan-zorunlu-gorevlendirmelere-karsi-eylem-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:42:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/egitim-ve-bilim-gucu-dayanisma-sendikasindan-zorunlu-gorevlendirmelere-karsi-eylem-karari.png" type="image/jpeg" length="88840"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Canan Kaftancıoğlu'na 'Cumhurbaşkanına hakaret' davasında 4 yıl 8 aya kadar hapis talebi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/canan-kaftanciogluna-cumhurbaskanina-hakaret-davasinda-4-yil-8-aya-kadar-hapis-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/canan-kaftanciogluna-cumhurbaskanina-hakaret-davasinda-4-yil-8-aya-kadar-hapis-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla yargılandığı davada savcı, 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası talep etti. Kaftancıoğlu, paylaşımında Erdoğan'ın sözlerine katıldığını belirterek, 'Siyasi olarak belki de ilk kez kendisine katılmışım' dedi. Dava, savunma avukatlarının mütalaaya karşı beyanda bulunması için 10 Aralık'a ertelendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>(<strong>İSTANBUL)- </strong>Eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla yargılandığı davada savcı, 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası talep etti. Kaftancıoğlu, paylaşımında Erdoğan'ın sözlerine katıldığını belirterek, 'Siyasi olarak belki de ilk kez kendisine katılmışım' dedi. Dava, savunma avukatlarının mütalaaya karşı beyanda bulunması için 10 Aralık'a ertelendi.</p> <p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Her kim beytülmale el uzatıyorsa kimliğine bakmadan hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde hesap sorulmasını sağlamak boynumuzun borcudur' paylaşımını alıntılayarak, 'Bizim de boynumuzun borcu: Beytülmale el uzatanların yargılanacağı günler yakındır' ifadelerini kullanan eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan yargılanmasına devam edildi.</p> <p>İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasına katılan Kaftancıoğlu, hakkındaki suçlamaya karşı savunma yaptı.</p> <p>Kaftancıoğlu, hangi sözünün hakaret olarak değerlendirildiğini anlayamadığını belirterek, 'O nedenle nasıl savunma yapacağımı da bilmiyorum' dedi.</p> <p>'<strong>BELKİ DE SİYASİ HAYATIMDA İLK KEZ KENDİSİNE KATILDIM'</strong></p> <p>Soruşturmaya konu paylaşımında Erdoğan'ın kullandığı ifadeleri alıntıladığını belirten Kaftancıoğlu, kendi sözleriyle Cumhurbaşkanı'nın açıklaması arasında aynı yönde bir anlam bulunduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kaftancıoğlu, 'Siyasi olarak belki de ilk kez kendisine katılmışım ve alıntılayıp tweet atmışım. O zaman hakkımda suç duyurusunda bulunan kişiye de 'hakaret' davası açılması lazım' diye konuştu.</p> <p>Paylaşımında Erdoğan'ın sözlerini değiştirmediğini söyleyen Kaftancıoğlu, 'Birebir aynısını alıntılayıp yazdım. Hakaret olmadığını biliyorum, söylediğim şey hakikat, tıpkı şimdi söylediğim gibi' ifadelerini kullandı.</p> <p>Kaftancıoğlu, söz konusu ifadelerin suç oluşturduğu kabul edilirse aynı değerlendirmenin Erdoğan'ın paylaşımı için de yapılması gerektiğini savunarak, 'Bu ifadeler 'hakaret' sayılacaksa, o zaman Cumhurbaşkanı'nın da aynı kastı olduğunu belirtmek isterim' dedi.</p> <p><strong>AVUKATLAR: 'AYNI ŞEYİ SÖYLEYEN İKİ İNSAN VAR'</strong></p> <p>Kaftancıoğlu'nun avukatları da suçlamaya konu edilen paylaşımda hangi kelime veya cümlenin hakaret oluşturduğunun ortaya konulamadığını savundu.</p> <p>Avukatlar, 'Cumhurbaşkanı'na hakaret hangi cümleyle, hangi kelimeyle edilmiş? Şikayet eden kişinin belli ki canı sıkılmış, savcılık da herhalde 'beytülmal' kelimesinin anlamını bilmiyordu, o nedenle burada herkesin mesaisinin harcandığı bir dava var' dedi.</p> <p>Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını belirten avukatlar, dosyanın taraflarının kimlikleri üzerinden bir ceza soruşturması yürütülemeyeceğini ifade ederek, 'Taraflardan biri Recep Tayyip Erdoğan, biri Canan Kaftancıoğlu olduğu için mi bu dosya bizim önümüze geldi? Aynı şeyi söyleyen iki insan var. Aynı şeyi söylüyorlar, söylediklerinde bir hakaret yok' diye konuştu.</p> <p>'Beytülmal' kelimesinin sözlük anlamının 'devlet hazinesi' olduğunu hatırlatan avukatlar, Kaftancıoğlu'nun paylaşımına suç teşkil eden bir anlam yüklendiğini savundu.</p> <p>Avukatlar, 'Şikayet eden şahıs belli ki kelimenin anlamını bilmemektedir. Ceza yargılaması kişilerin kim olduğuna bakarak ilerlemez. İddia makamı niyet okumada, varsayımda bulunmuş. 'Canan Kaftancıoğlu tweet attıysa şunu demek istemiştir' diyerek iddianame düzenlemiştir' ifadelerini kullanarak beraat talebinde bulundu.</p> <p><strong>ERDOĞAN'IN AVUKATLARI CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ</strong></p> <p>Davaya katılan sıfatıyla yer alan Erdoğan'ın avukatları ise Kaftancıoğlu'nun paylaşımındaki ifadelerin Cumhurbaşkanı'nı hedef aldığını ve hakaret niteliği taşıdığını savundu.</p> <p><strong>Erdoğan'ın avukatları, şikayetlerinin devam ettiğini bildirerek Kaftancıoğlu'nun cezalandırılmasını talep etti.</strong></p> <p><strong>SAVCI 4 YIL 8 AYA KADAR HAPİS CEZASI TALEP ETTİ</strong></p> <p>Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasında, Kaftancıoğlu'nun paylaşımını sosyal medya hesabından herkesin erişimine açık şekilde yaptığını belirterek, 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan 1 yıl 2 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.</p> <p>Kaftancıoğlu'nun avukatları, savcının mütalaasına karşı ayrıntılı yazılı savunma hazırlamak için mahkemeden süre talep etti. Talebi kabul eden hakim, duruşmayı 10 Aralık'a erteledi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/canan-kaftanciogluna-cumhurbaskanina-hakaret-davasinda-4-yil-8-aya-kadar-hapis-talebi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:41:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/canan-kaftanciogluna-cumhurbaskanina-hakaret-davasinda-4-yil-8-aya-kadar-hapis-talebi.jpg" type="image/jpeg" length="49368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakan Yardımcısı Gümrükçü, Hanwha Grup şirketinin Küresel Stratejiden Sorumlu Yöneticisi Wong ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakan-yardimcisi-gumrukcu-hanwha-grup-sirketinin-kuresel-stratejiden-sorumlu-yoneticisi-wong-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakan-yardimcisi-gumrukcu-hanwha-grup-sirketinin-kuresel-stratejiden-sorumlu-yoneticisi-wong-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, Kore Cumhuriyeti merkezli Hanwha Grup şirketinin Küresel Stratejiden Sorumlu Yöneticisi Alex Wong ile görüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, Kore Cumhuriyeti merkezli Hanwha Grup şirketinin Küresel Stratejiden Sorumlu Yöneticisi Alex Wong ile görüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Dışişleri Bakanlığı'nın, sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, 'Bakan Yardımcımız Büyükelçi Levent Gümrükçü, Kore Cumhuriyeti merkezli Hanwha Grup şirketinin Küresel Stratejiden Sorumlu Yöneticisi Alex Wong ile görüştü' ifadeleri kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakan-yardimcisi-gumrukcu-hanwha-grup-sirketinin-kuresel-stratejiden-sorumlu-yoneticisi-wong-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:35:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/disisleri-bakan-yardimcisi-gumrukcu-hanwha-grup-sirketinin-kuresel-stratejiden-sorumlu-yoneticisi-wong-ile-gorustu.png" type="image/jpeg" length="91633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEK Çocuk Yuvamız Muratlı Gündüz Bakımevi ücretinde yüzde 50 indirim: Aylık 5 bin TL]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tek-cocuk-yuvamiz-muratli-gunduz-bakimevi-ucretinde-yuzde-50-indirim-aylik-5-bin-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tek-cocuk-yuvamiz-muratli-gunduz-bakimevi-ucretinde-yuzde-50-indirim-aylik-5-bin-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nin eğitimde fırsat eşitliği anlayışıyla hayata geçirdiği TEK Çocuk Yuvamız Muratlı Gündüz Bakımevi'nde ailelerin bütçesine önemli katkı sağlayacak yeni bir düzenlemeye gidildi. Aylık 10 bin TL olarak belirlenen bakımevi ücreti 5 bin TL'ye düşürüldü. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TEKİRDAĞ) -</strong> Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nin 'eğitimde fırsat eşitliği' anlayışıyla hayata geçirdiği TEK Çocuk Yuvamız Muratlı Gündüz Bakımevi'nde, ailelerin bütçesine katkı sağlayacak yeni bir düzenlemeye gidildi. Aylık 10 bin TL olarak belirlenen bakımevi ücreti 5 bin TL'ye düşürüldü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Alanında deneyimli öğretmenler ile çocuk gelişimi alanında uzman personelden oluşan kadrosuyla hizmet veren TEK Çocuk Yuvamız Muratlı Gündüz Bakımevi, çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını merkeze alan çağdaş eğitim anlayışıyla öne çıkıyor. Çocukların güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamında geleceğe hazırlanmasına katkı sunan bakımevi, kadınların iş ve sosyal yaşama daha güçlü katılımını da destekliyor.</p> <p><strong>AİLE BÜTÇESİNE YÜZDE 50'LİK DESTEK</strong></p> <p>Ailelerin üzerindeki ekonomik yükü hafifletecek yüzde 50'lik indirimle bakımevinin aylık ücreti 5 bin TL'ye düşürüldü. Böylece, nitelikli okul öncesi eğitime erişim kolaylaştırılırken, eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendiren sosyal belediyecilik anlayışı da bir kez daha somut bir adımla hayata geçirildi.</p> <p>Şehit ve gazi çocukları da bakımevinin sunduğu nitelikli okul öncesi eğitim hizmetinden ücretsiz yararlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Tekirdağ</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tek-cocuk-yuvamiz-muratli-gunduz-bakimevi-ucretinde-yuzde-50-indirim-aylik-5-bin-tl</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/tek-cocuk-yuvamiz-muratli-gunduz-bakimevi-ucretinde-yuzde-50-indirim-aylik-5-bin-tl.jpg" type="image/jpeg" length="36593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alpu'daki maden projesine karşı Eskişehir'deki imza kampanyası sürüyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/alpudaki-maden-projesine-karsi-eskisehirdeki-imza-kampanyasi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/alpudaki-maden-projesine-karsi-eskisehirdeki-imza-kampanyasi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Alpu ilçesinde bulunan Esence, Uyuzhamamköyü ve Aktepe mahallelerine yapılmak istenen Esence Altın-Gümüş Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi'ne karşı ağustos ayında başlatılan imza kampanyasının eylül ayında da devam ettirilmesine karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: MELTEM KARAKAŞ</strong></p> <p><strong>(ESKİŞEHİR) - </strong>Eskişehir'in Alpu ilçesinde bulunan Esence, Uyuzhamamköyü ve Aktepe mahallelerine yapılmak istenen Esence Altın-Gümüş Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi'ne karşı ağustos ayında başlatılan imza kampanyasının eylül ayında da devam ettirilmesine karar verildi.</p> <p>Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu ile Eskişehir Ekoloji Derneği tarafından Köprübaşı'na açılan imza standına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. İmza kampanyasına ilişkin bilgi veren Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Filiz Fatma Özkoç, ağustos ayında 4 bin imza topladıklarını, eylül ayında da 5 bine yakın imza toplamayı hedeflediklerini belirtti.</p> <p>Eskişehir'in son iki yılda vahşi madencilik projeleri ile gündeme geldiğini söyleyen Özkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Eskişehir vahşi madenciliğin kollarına teslim edilmiş durumda. Alpagut Atalan ile başladı. Ondan sonra Sarıcakaya derken şimdi Alpu Esence. Orada da altın gümüş maden ocağı açılmak istiyor. Taşzemin Madencilik şirketi bunu yapmak istiyor. Temmuz ayında halkı bilgilendirme toplantısı için geldi Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve kamu kuruluşları. Fakat oradaki köy halkı buna müsaade etmedi ve toplantıyı bitirmek zorunda kaldılar. Alpu Ovası hem bölgenin hem de Türkiye'nin ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılıyor. Orada tarım arazileri, hatta yaşam alanları bu projenin içinde kalmış. Üç köy bundan çok fazla miktarda etkilenecek. Buradan çıkarılacak altın Kaymaz'a götürülecek. Artık Eskişehir vahşi madenciliğin kollarına teslim edilmiş durumda. Bizler de Doğa Yaşam Platformu olarak, Ekoloji Derneği olarak, sivil toplum örgütleri olarak tabii ki yaklaşık iki yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Eskişehir halkından şunu istiyoruz: Lütfen yaşam alanlarımıza, topraklarımıza, havamıza, suyunuza sahip çıkalım.'</p> <p>Özkoç, toplayacakları imzaları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne teslim edeceklerini bildirdi.</p> <p><strong>'İŞGAL PROJELERİ 2025'TE BAŞLADI'</strong></p> <p>Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu adına açıklama yapan Cevat Aydemir ise, '2025 Haziran'da işgal projeleri başladı. O zamanlar da açıklama yapıyorduk. AKP iktidarı maden şirketlerinin siparişle hazırladığı bir yasa tasarısını çok acele şekilde içerisinde yasalaştırdı ve maden şirketlerinin önünü açtı. Maden şirketleri karlarına kar katmak için şimdi gece yarılarında acele kamulaştırma kararları yayınlatarak insanları mülksüzleştirme peşinde. Bu, ülkenin derin ve bereketli topraklarının halka sorulmadan, halkın rızası alınmadan maden şirketlerine devredileceği anlamına geliyor. Bu çok tehlikeli bir durum' dedi.</p> <p>Maden projelerinin dayatılması durumunda eylemlerine devam edeceklerini söyleyen Aydemir, şunları kaydetti:</p> <p>'Tabii bu sadece sokakta verdiğimiz ya da köylerde verdiğimiz mücadeleyle sonuçlanacak durum da değil. Aynı zamanda hukuki süreçler de devam ediyor. Eskişehir'le ilgili birçoğundan hukuki zaferle ayrıldık aslında. İstiyoruz ki halka sorularak, halkın rızası alınarak sivil toplum örgütlerinin görüşüne sunularak bazı projeler geliştirilsin. Özellikle Beylikova'daki nadir toprak elementleri ama ne yazık ki iktidar bir şekilde kendini güçlü sayarak bir gece yarısı ansızın çeşitli kararnamelerle çökme projelerini hızlandırmak istiyor. Biz çökmelere, işgal projelerine ve yağma, yıkım projelerine tamamen karşı olduğumuz için de Eskişehir sokaklarında mücadele etmeye devam ediyoruz. Ankara'da TBMM'nin önünde daha önce yaptığımız basın açıklamaları ve oradaki oturma eylemlerinden sonra süreç eğer yine iktidarın dayattığı şekilde devam ederse biz yine Ankara'da olmaya devam edeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/alpudaki-maden-projesine-karsi-eskisehirdeki-imza-kampanyasi-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:33:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/alpudaki-maden-projesine-karsi-eskisehirdeki-imza-kampanyasi-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="15802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hasan Öztürkmen: 'Umut Yılmaz hakkında amcası tarafından rüşvet, usulsüzlük ve baskı iddialarıyla suç duyurusunda bulunuldu']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hasan-ozturkmen-umut-yilmaz-hakkinda-amcasi-tarafindan-rusvet-usulsuzluk-ve-baski-iddialariyla-suc-duyurusunda-bulunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hasan-ozturkmen-umut-yilmaz-hakkinda-amcasi-tarafindan-rusvet-usulsuzluk-ve-baski-iddialariyla-suc-duyurusunda-bulunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, CHP'den istifa edip AK Parti'ye geçen Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz hakkında amcası Mustafa Yılmaz tarafından rüşvet, usulsüzlük ve baskı iddialarını içeren suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, 'Bu derecede önemli ve ciddi iddialar sümenaltı edilemez, muhakkak araştırılmalıdır. Umut Yılmaz da çıkıp bu iddialara yanıt vermelidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, CHP'den istifa edip AK Parti'ye geçen Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz hakkında amcası Mustafa Yılmaz tarafından rüşvet, usulsüzlük ve baskı iddialarını içeren suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, 'Bu derecede önemli ve ciddi iddialar sümenaltı edilemez, muhakkak araştırılmalıdır. Umut Yılmaz da çıkıp bu iddialara yanıt vermelidir' dedi.</p> <p>CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, yaptığı yazılı açıklamada, CHP'den istifa edip AK Parti'ye katılan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz'ın hakkındaki soruşturmalardan kurtulduğunu öne sürdü.</p> <p>Öztürkmen, Umut Yılmaz'ın geçen yıl CHP'deyken Gaziantep'te AK Partili yöneticiler tarafından 'yolsuzluk' ve 'ihaleye fesat karıştırmak' suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığını ve 20 Ocak 2025 tarihinde 14 kişi hakkında soruşturma başlatıldığını hatırlattı. AKP Şehitkamil İlçe Başkanı İsmail Güler'in 30 Ocak 2025'teki suç duyurusunun ardından dosyaların birleştirildiğini aktaran Öztürkmen, 'Soruşturma devam ederken Yılmaz CHP'den istifa ettiğini açıkladı. İstifadan sadece bir ay sonra 23 Mayıs 2025 tarihinde Umut Yılmaz için 'kovuşturmaya yer yoktur' kararı verildi ve soruşturma jet hızıyla kapatıldı. Yılmaz el yakan dosyalardan böylece kurtarıldı' dedi. </p> <p><strong>'194 MİLYON LİRA KAMU ZARARI OLUŞTU'</strong></p> <p>İstifadan üç hafta sonra verilen 1 milyar 898 milyon liralık asfalt ihalesindeki usulsüzlükleri ortaya çıkardığını ve suç duyurusunda bulunduğunu ifade eden Öztürkmen, ihalenin en düşük bedeli veren şirket yerine 4. sıradaki AVOS firmasına verildiğini ve 194 milyon lira kamu zararı oluştuğunu ileri sürdü. İhaleyi alan AVOS Grup'un sahibi Veysel Reşitoğlu'nun, 'ihale kralı' olarak bilinen ve uyuşturucu ile fuhuş soruşturması kapsamında tutuklanan EK-PET İnşaat'ın sahibi Selman Reşitoğlu'nun kardeşi olduğunu kaydeden Öztürkmen, Yılmaz'ın hala Selman Reşitoğlu'nun şirketi üzerine kayıtlı lüks aracı kullandığı iddiasında bulundu.</p> <p><strong>AMCA MUSTAFA YILMAZ'DAN SUÇLAMALAR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yılmaz hakkında yakın zamanda amcası Mustafa Yılmaz tarafından yeni suçlamaların ortaya atıldığını ve yargıya taşındığını bildiren Öztürkmen, Şehitkamil Belediyesi'nde usulsüzlük, rüşvet, tehdit ve baskı iddialarının savcılığa sunulduğunu aktardı. Öztürkmen, açıklamasında Belediye Başkanı Umut Yılmaz'a şu soruları yöneltti:</p> <p>'AKP'ye geçiş sürecinde hakkında yürütülen soruşturma ve davaların kapatılmasına yardımcı olabileceğini düşündüğün bazı kişilere 10 milyon lira verdin mi? Bu davaların sana 600 milyon liraya mal olacağını söylediğin doğru mu? Yer altı çöp konteyneri ihalesinde neler yaşandı? Müteahhitlere İstanbul'da üretim yapan bir şirketten 130 konteyner almaları için baskı yaptınız mı? 'Alırsanız ruhsat ve iskan işlerinde yardımcı oluruz' dediniz mi? Kurulmuş olan 20'ye yakın yeraltı çöp konteyneri neden söküldü? Bunların 2025 fiyatı 140 bin TL olmasına rağmen 299 bin 750 liraya satıldığı doğru mu?'</p> <p>İddiaların bizzat Yılmaz'ın en yakın akrabası Mustafa Yılmaz tarafından başsavcılığa iletildiğini vurgulayan Öztürkmen, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'na çağrıda bulunarak 'Bu derecede önemli ve ciddi iddialar sümenaltı edilemez, muhakkak araştırılmalıdır. Umut Yılmaz da çıkıp bu iddialara yanıt vermelidir. Belediyeler kimsenin babasının çiftliği değildir. Kamu malını ve imkanlarını kimse şahsi zenginleşme aracı olarak kullanamaz' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hasan-ozturkmen-umut-yilmaz-hakkinda-amcasi-tarafindan-rusvet-usulsuzluk-ve-baski-iddialariyla-suc-duyurusunda-bulunuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:27:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/hasan-ozturkmen-umut-yilmaz-hakkinda-amcasi-tarafindan-rusvet-usulsuzluk-ve-baski-iddialariyla-suc-duyurusunda-bulunuldu.jpeg" type="image/jpeg" length="46972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/genelkurmay-baskani-orgeneral-selcuk-bayraktaroglu-suudi-arabistan-genelkurmay-baskani-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/genelkurmay-baskani-orgeneral-selcuk-bayraktaroglu-suudi-arabistan-genelkurmay-baskani-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sosyal medya hesabından, görüşmeye ilişkin yapılan paylaşımda, 'Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı' ifadesine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/genelkurmay-baskani-orgeneral-selcuk-bayraktaroglu-suudi-arabistan-genelkurmay-baskani-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:25:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/genelkurmay-baskani-orgeneral-selcuk-bayraktaroglu-suudi-arabistan-genelkurmay-baskani-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="89368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığı'na Emin Ay getirildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/diyarbakir-buyuksehir-belediye-es-baskanligina-emin-ay-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/diyarbakir-buyuksehir-belediye-es-baskanligina-emin-ay-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun'un istifa etmesinin ardından aynı göreve Emin Ay getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='font-weight: 400;'><strong>Haber: Serhat YETÜT</strong></p> <p style='font-weight: 400;'><strong>(DİYARBAKIR) -</strong> Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun'un istifa etmesinin ardından aynı göreve Emin Ay getirildi.</p> <p style='font-weight: 400;'>DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu'nca yapılan açıklamada, bir süre önce görevinden istifa eden Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun'un görevini Emin Ay'ın yürüteceği bildirildi.</p> <p style='font-weight: 400;'>Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığı görevinden, 'Geri Çekilme İlkesi' kapsamında istifa eden Doğan Hatun'dan boşalan eş başkanlık görevinin belirlenmesine ilişkin Demokratik Yerel Yönetimler Tutum Belgesi'nde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda kapsamlı bir süreç yürütüldüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='font-weight: 400;'>'Bu kapsamda, başta Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisimiz olmak üzere, Amed'de bulunan il ve ilçe örgütlerimiz ile demokratik kurumlarımızla görüşmeler gerçekleştirilmiş, ilgili tüm yapıların görüş, değerlendirme ve önerileri alınmıştır. Eş başkanın belirlenmesine yönelik süreç, ortak akıl ve kolektif iradeyi esas alan bir anlayışla yürütülmüştür. Gerçekleştirilen görüşmeler ve alınan değerlendirmeler sonucunda açığa çıkan öneriler kurulumuz tarafından değerlendirilmiş, partimizin ilgili kurullarıyla yapılan ortak değerlendirmeler sonucunda da yeni eş başkanın belirlenmesine karar verilmiştir. Bu doğrultuda, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığı görevini bugünden itibaren Emin Ay yürütecektir.' </p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'EŞ BAŞKANLIK SİSTEMİ GÜÇLÜ BİR SORUMLULUĞU BERABERİNDE GETİRMEKTEDİR'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Açıklamada, eş başkanlık sisteminin yalnızca bir yönetim modeli değil, toplumun yönetime doğrudan katılımını güçlendiren, halk iradesini karar alma süreçlerinin merkezine taşıyan en önemli demokratik mekanizmalardan biri olduğu belirtilerek, şöyle denildi:</p> <p style='font-weight: 400;'>'Bu yönüyle eş başkanlık görevi, ortak aklı ve demokratik katılımı esas alan güçlü bir sorumluluğu da beraberinde getirmektedir. Bu sorumluluğun başında ise halkın iradesini esas alan, toplumun tüm kesimlerinin söz ve karar süreçlerine katılımını gözeten demokratik toplum belediyeciliğini layıkıyla hayata geçirmek gelmektedir. Yeni dönemde de halkın iradesini, ortak aklı ve demokratik katılımı esas alan belediyecilik anlayışının kararlılıkla sürdürüleceğine olan inancımızla, Emin Ay arkadaşımıza görevinde başarılar diliyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/diyarbakir-buyuksehir-belediye-es-baskanligina-emin-ay-getirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:24:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/diyarbakir-buyuksehir-belediye-es-baskanligina-emin-ay-getirildi.jpg" type="image/jpeg" length="26665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuşadası Belediyesi Davutlar Kedi Kısırlaştırma Merkezi'nde 1 yılda bin 539 kedi kısırlaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-davutlar-kedi-kisirlastirma-merkezinde-1-yilda-bin-539-kedi-kisirlastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-davutlar-kedi-kisirlastirma-merkezinde-1-yilda-bin-539-kedi-kisirlastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuşadası Belediyesi'nin geçen yıl hizmete açtığı Davutlar Kedi Kısırlaştırma Merkezi'nde bugüne kadar sahipsiz bin 797 sokak kedisi tedavi edilirken, bin 539'u da ücretsiz kısırlaştırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN) -</strong> Kuşadası Belediyesi'nin geçen yıl hizmete açtığı Davutlar Kedi Kısırlaştırma Merkezi'nde bugüne kadar sahipsiz bin 797 sokak kedisi tedavi edilirken, bin 539'u da ücretsiz kısırlaştırıldı.</p> <p>Kuşadası Belediyesi tarafından ilçe merkezinden sonra geçen yıl eylül ayında da Davutlar Mahallesi'nde sokak kedileri için Kedi Kısırlaştırma Merkezi açıldı.</p> <p>Hijyenik ortamı ve uzman personeliyle, hafta içi 09.00 ile 17.30 saatleri arasında hizmet veren merkezde, 1 yılda, 1797 sokak kedisi tedavi edilip, bin 539'u ücretsiz kısırlaştırıldı.</p> <p><strong>RANDEVULAR GÜVERCİN MASA'DAN ALINIYOR</strong></p> <p>Ortopedi, enfeksiyon ve ameliyathane bölümlerinin de bulunduğu merkez, sokakta beslenen patili minik can dostların kısırlaştırma yoluyla daha sağlıklı ve uzun bir yaşama sahip olmaları açısından önem taşıyor. Vatandaşlar '444 71 14' numaralı Güvercin Masa hattını arayarak Davutlar Mahallesi Kedi Kısırlaştırma Merkezi'nden randevu alabiliyor. </p> <p><strong>'ÇALIŞANLAR KEDİLERLE YAKINDAN İLGİLENİYOR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Davutlar Kedi Kısırlaştırma Merkezi'ne sokakta sahiplendiği bir kediyi kısırlaştırmak için getiren Tahsin Aksu, 'Öncelikle bu merkezin kentimize kazandırılmasında emeği geçen herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Davutlar Kedi Kısırlaştırma Merkezi'nde çalışanlar çok güler yüzlü. Kedilerle yakından ilgileniyorlar. Kısırlaştırma işlemi için önceden kent merkezine gitmek zorunda kalıyorduk. Bu da bizde zaman kaybına neden oluyordu' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-davutlar-kedi-kisirlastirma-merkezinde-1-yilda-bin-539-kedi-kisirlastirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:24:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/kusadasi-belediyesi-davutlar-kedi-kisirlastirma-merkezinde-1-yilda-bin-539-kedi-kisirlastirildi.JPG" type="image/jpeg" length="79525"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
