<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 27 Sep 2026 19:51:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de kadın örgütlerinden Rojin Kabaiş için adalet çağrısı: 'Katilleri bulunsun, derhal yargılansın']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmirde-kadin-orgutlerinden-rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-katilleri-bulunsun-derhal-yargilansin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmirde-kadin-orgutlerinden-rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-katilleri-bulunsun-derhal-yargilansin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de kadın örgütleri, Rojin Kabaiş'in ölümünün ikinci yılı nedeniyle bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada 'Bugün Rojin'in davası, bize şüpheli kadın ölümlerinin nasıl üzerinin örtülmek istendiğini bir kez daha gösteriyor. Kadın cinayetlerini aydınlatmak, kadınlar için adaleti sağlamak yerine delillerin nasıl karartıldığını, faillerin nasıl aklandığını bir kez daha görüyoruz' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir'de kadın örgütleri, Rojin Kabaiş'in ölümünün ikinci yılı nedeniyle bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada 'Bugün Rojin'in davası, bize şüpheli kadın ölümlerinin nasıl üzerinin örtülmek istendiğini bir kez daha gösteriyor. Kadın cinayetlerini aydınlatmak, kadınlar için adaleti sağlamak yerine delillerin nasıl karartıldığını, faillerin nasıl aklandığını bir kez daha görüyoruz' denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İzmir'de kadın örgütleri, Rojin Kabaiş'in ölümünün ikinci yılı nedeniyle Alsancak ÖSYM binası önünde bir araya geldi. 'Rojin için adalet', 'İntihar değil bu bir cinayet', 'Rojin Kabaiş isyanımızdır', sloganlarıyla gerçekleştirilen yürüyüşün ardından Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yapıldı.</p> <p>Kadın örgütleri adına açıklama yapan Zeynep Tekin, 'Rojin Kabaiş, 21 yaşında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi bir genç kadındı. Bundan 2 yıl önce, 27 Eylül 2024'te kaldığı Seyyid Fehim Arvasi KYK yurdundan çıktı ve ondan bir daha haber alınamadı. Rojin'in cansız bedeni kaybolmasının üzerinden 18 gün geçmesinin ardından Van Gölü kıyısında, son görüldüğü yerin 24 km uzağında, akıntının tersi yönünde bulundu. Ailenin tüm taleplerine rağmen geniş çaplı bir arama yapılmadı, sadece göle yoğunlaşıldı. Rojin'in bedeninin henüz bulunduğu gün, daha otopsi bile tamamlanmadan, Van valisi ve emniyet müdürü ısrarla aileye bunun bir intihar olduğunu dayattı. Daha ilk andan; gerçeklerin açığa çıkmasının, Rojin için bir adalet mücadelesinin başlamasının önüne geçmek istediler. Rojin'in katledilişinin üzerini intihar diyerek örtmek istediler' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ, ÜZERİ ÖRTÜLEN KADIN CİNAYETLERİDİR'</strong></p> <p>Şüpheli kadın ölümlerine dikkat çeken Zeynep Tekin, şunları kaydetti:</p> <p>'Bugün Rojin'in davası, bize şüpheli kadın ölümlerinin nasıl üzerinin örtülmek istendiğini bir kez daha gösteriyor. Kadın cinayetlerini aydınlatmak, kadınlar için adaleti sağlamak yerine delillerin nasıl karartıldığını, faillerin nasıl aklandığını bir kez daha görüyoruz. Bu süreç; yalnızca bir dizi ihmalden ibaret değil, sistematik bir şekilde devlet ve devletin üniversite, yurt, Adli Tıp Kurumu, Adalet Bakanlığı, Emniyet Müdürlüğü gibi kurumlarınca işlenen, kadınların yaşam hakkını gasp eden bir suçtur. Erkek devletin kadın cinayetlerindeki sistematik cezasızlık politikalarıyla ilk defa karşılaşmıyoruz. Çünkü Rojin Kabaiş yalnız değil. Şule Çet'in, Nadira Kadirova'nın, Gülistan Doku'nun, Hande Buse Şeker'in, Aleyna Çakır'ın ve daha nice kadının katledilişinin ve kaybedilişinin benzer biçimlerde üstü kapatılmak istendi. Gülistan Doku'nun bedeni 6 yıldır bulunamıyor. 2019 yılında İzmir'de katledilen trans kadın Hande Buse Şeker'in davasında da yargılama devam ediyor. Davanın avukatları sanığın 'eziyet çektirerek öldürme' kapsamında cezalandırılmasını talep ederken, Yargıtay 1. Ceza Dairesi 29 Haziran 2026 tarihli bozma kararında eylemin 'bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak, delilleri gizlemek ve yakalanmamak amacıyla' gerçekleştirilen nitelikli kasten öldürme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi. Duruşma 21 Ekim'e ertelendi. Aleyna Çakır olarak bilinen Sema Esen'in şüpheli ölümüne ilişkin davada ise 22 Eylül 2026'da karar açıklandı. Ümitcan Uygun, 'intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme' suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırılırken 'eziyet etme' suçundan beraat etti. Hande Buse Şeker'den Aleyna Çakır'a, Gülistan Doku'dan Rojin Kabaiş'e kadar kadınların ve LGBTİ+'ların yaşam hakkını ilgilendiren davalarda ortak bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Devletin tüm kurumları örgütlü bir şekilde kadın cinayetlerinin üstünü örtmektedir. Şüpheli denilen kadın ölümleri aslında failleri korunan şüphesiz kadın cinayetleridir.'</p> <p><strong>'ROJİN'İN KATİLLERİ BULUNSUN, DERHAL YARGILANSIN'</strong></p> <p>Kadın örgütlerinin taleplerini sıralayan Tekin, şöyle konuştu:</p> <p>'Rojin'in katledilişinden bu yana etkin soruşturma yürütmeyen, intihar algısı oluşturan, delilleri araştırmayan, aksine delilleri karartan tüm kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılsın. 2 yıldır delilleri karartarak suç işleyen Adli Tıp Kurumu, ATK Başkanı Hızır Aslıyürek ve raporu hazırlayan görevliler; otopsi yapılmadan aileye Rojin'in intihar ettiğini söyleyen Van Valisi Ozan Balcı; dönemin İl Emniyet Müdürü; Van YYÜ Rektörü Hamdullah Şevli ve ailesi; Rektörlük Genel Sekreteri Cahit Tekin hakkında soruşturma yürütülsün Rojin'in kaybedildiği günden bugüne kadar yaşanan tüm süreç, delillerin neden araştırılmadığı ve hangi delillerin neden karartıldığı bütün yönleriyle incelensin. Adı geçen ve soruşturma sürecinde ihmali, kusuru veya sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılsın ve yargılansın. Rojin'in kaybedildiği gün son mesajlaştığı ve telefonu ile aynı saatte aynı yerde sinyal veren Mehmet Çelik ve olaydan sonra görüştüğü M.N.K. gözaltına alınsın ve DNA örneği alınsın. Rojin Kabaiş için adalet sağlansın. Gerçekler ortaya çıkarılsın, sorumlular hesap versin. Rojin Kabaiş'in telefonunun bulunduğu yerde şüpheli hareketlerde bulunan Özel Güvenlik görevlisinin ifadesi alınsın. Rojin Kabaiş'in kaybolduğu gece Bardakçı köyündeki bir evde 2 erkek 1 kadının ağır bir cismi eve taşıdığı, ertesi gün ise tekrar arabaya taşıdıkları görüntülere yansımıştır. Görüntüdeki kişiler derhal soruşturulsun. Geldiğimiz aşamada deliller gösteriyor ki Rojin'in ölümündeki tüm şüpheler ortadan kaldırılmıştır. Bu bir kadın cinayetidir. Rojin Kabaiş'in katilleri bulunsun, derhal yargılansın. Rojin Kabaiş'in ve tüm şüpheli kadın ölümleri aydınlatılması için mücadele etmeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Biz iddialıyız. Şüpheli kadın ölümleri üzeri örtülen kadın cinayetleridir. Kadınların ölümünün şüpheli kalmasına izin vermeyeceğiz. Şüpheli kadın ölümlerini aydınlatacağız. Buradan tüm kadınları şüpheli kadın ölümlerine, kadın cinayetlerine karşı mücadeleye çağırıyoruz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmirde-kadin-orgutlerinden-rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-katilleri-bulunsun-derhal-yargilansin</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 19:33:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/izmirde-kadin-orgutlerinden-rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-katilleri-bulunsun-derhal-yargilansin.jpg" type="image/jpeg" length="72440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş'in ölümün 2'nci yılı: Diyarbakır'da yapılan yürüyüşte 'Rojin'in nasıl ve hangi koşullarda yaşamını yitirdiği bütün yönleriyle açıklığa çıksın' çağrısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/rojin-kabaisin-olumun-2nci-yili-diyarbakirda-yapilan-yuruyuste-rojinin-nasil-ve-hangi-kosullarda-yasamini-yitirdigi-butun-yonleriyle-acikliga-ciksin-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rojin-kabaisin-olumun-2nci-yili-diyarbakirda-yapilan-yuruyuste-rojinin-nasil-ve-hangi-kosullarda-yasamini-yitirdigi-butun-yonleriyle-acikliga-ciksin-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümünün ikinci yılında Diyarbakır'da yürüyüş düzenlendi. 'Rojin'e ne oldu' sloganının atıldığı yürüyüşün ardından açıklama yapan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi üyesi Helin Tapancı, 'Rojin'in ailesi yalnız değildir. Rojin'in nasıl ve hangi koşullarda yaşamını yitirdiği bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulana, ölümünde üçüncü kişilerin rolü bulunup bulunmadığı tespit edilene, süreçteki olası ihmaller araştırılana ve varsa sorumlular hakkında etkili bir hukukı süreç işletilene kadar dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='font-weight: 400;'><strong>Haber: Serhat YETÜT</strong></p> <p style='font-weight: 400;'><strong>(DİYARBAKIR) -</strong> Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümünün ikinci yılında Diyarbakır'da yürüyüş düzenlendi. 'Rojin'e ne oldu' sloganının atıldığı yürüyüşün ardından açıklama yapan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi üyesi Helin Tapancı, 'Rojin'in ailesi yalnız değildir. Rojin'in nasıl ve hangi koşullarda yaşamını yitirdiği bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulana, ölümünde üçüncü kişilerin rolü bulunup bulunmadığı tespit edilene, süreçteki olası ihmaller araştırılana ve varsa sorumlular hakkında etkili bir hukukı süreç işletilene kadar dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.</p> <p style='font-weight: 400;'>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024'te KYK yurdundan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, 18 gün süren arama çalışmalarının ardından 15 Ekim 2024'te Van Gölü Mollakasım Sahili'nde cansız bedeni bulunmuştu.</p> <p style='font-weight: 400;'>Ölümü 'şüpheli' olarak değerlendirilen Kabaiş'in ölümünün 2'nci yılı dolayısıyla Diyarbakır'da protesto yürüyüşü düzenledi. Dağkapı Meydanı'nda bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşu üyelerinin yanı sıra yürüyüşe, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Rojin'in annesi Aygül Kabaiş, Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku da katıldı. Katılımcılar  'Rojin'e ne oldu' sloganları atarak, Rojin'in ölümünün aydınlatılması çağrısında bulundu. </p> <p style='font-weight: 400;'>Ulu Camii önünde son bulan yürüyüşün ardından Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi üyesi Helin Tapancı açıklama yaptı. Tapancı, Rojin'in ölümüne ilişkin başlatılan soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmediğini söyleyerek, şunları kaydetti:</p> <p style='font-weight: 400;'>'Rojin'in ailesinin ve kamuoyunun en temel sorusu hala yanıt beklemektedir: Rojin Kabaiş'e ne oldu? Rojin'in kaybolduğu ilk andan itibaren etkili, süratli ve bütün ihtimalleri kapsayan bir soruşturma yürütülmesi gerekirken; soruşturmanın özellikle ilk aşamalarında eksik bırakılan araştırma işlemleri, delillerin toplanması ve değerlendirilmesindeki sorunlar, otopsi sürecine aile ve vekillerinin etkin katılımının sağlanmaması ve ölümün oluş biçimine ilişkin intihar ihtimalinin erken aşamada öne çıkarılması, maddi gerçeğe ulaşılması bakımından ciddi soru işaretleri yaratmıştır. Dosyada bugün dahi yeni araştırma ve inceleme işlemlerinin yapılmasına ihtiyaç duyulması, soruşturmanın başlangıcından itibaren neden daha kapsamlı ve etkili yürütülmediğini sorgulamayı zorunlu kılmaktadır.' </p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'HERHANGİ BİR İHTİMAL PEŞİNEN DIŞLANMADAN ARAŞTIRILMALIDIR'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Rojin'in bedeninden alınan örneklerde iki farklı erkeğe ait DNA profillerinin tespit edildiğini hatırlatan Tapancı, şöyle devam etti:<br />'Bu DNA'ların kaynağının ve Rojin'in ölümüyle herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Biyolojik delillerin yanı sıra dijital materyallerin, kamera kayıtlarının, tanık anlatımlarının ve dosyaya yansıyan diğer tüm bulguların birbirleriyle ilişkili ve bütüncül biçimde değerlendirilmesi üçüncü kişilerin olası rolünün herhangi bir ihtimal peşinen dışlanmadan araştırılması zorunludur. Rojin'in ölümüne ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından önem taşıyan işlemlerin önemli bir bölümünün ancak ailenin, vekillerinin ve dosyayı takip eden hukuk örgütlerinin ısrarlı talepleri sonucunda gündeme gelmiş olması, etkin soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmesi bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.'</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'ÜNİVERSİTELER VE ÖĞRENCİ YURTLARI GENÇ KADINLARIN YALNIZCA EĞİTİM ALDIĞI VE BARINDIĞI MEKANLAR DEĞİLDİR'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Rojin'in öğrencisi olduğu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ile kaldığı yurdun sorumluluğu bu süreçten bağımsız düşünülememesi gerektiğini ifade eden Tapancı, 'Rojin'in kaybolmasının ardından gerekli bildirim ve müdahale mekanizmalarının zamanında işletilip işletilmediği, kamera kayıtlarının eksiksiz biçimde muhafaza edilip edilmediği, üniversite ve yurt yönetiminin kayıp sürecinde hangi işlemleri hangi zaman aralıklarında gerçekleştirdiği ve kurumların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği tüm yönleriyle araştırılmalıdır. Üniversiteler ve öğrenci yurtları genç kadınların yalnızca eğitim aldığı ve barındığı mekânlar değildir; öğrencilerin güvenliğinin sağlanması, risklerin önlenmesi ve bir öğrencinin kaybolması halinde gerekli mekanizmaların gecikmeksizin harekete geçirilmesi bu kurumların sorumluluğundadır' dedi.</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'GENÇ KADINLARIN KAYBOLMASININ VE ŞÜPHELİ ÖLÜMLERİNİN OLAĞANLAŞTIRILMASINA İTİRAZ EDİYORUZ'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>'Rojin Kabaiş'in dosyasını, kadınların şüpheli ölümlerinden ve kadınların yaşam hakkına yönelik yapısal sorunlardan bağımsız değerlendirmiyoruz' diyen Tapancı, 'Kadınların şüpheli ölümlerinin henüz bütün deliller toplanmadan intihar, kaza veya kişisel nedenler üzerinden açıklanmaya çalışılması, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ihtimalinin soruşturmanın başlangıcından itibaren dikkate alınmaması, kritik delillerin zamanında toplanmaması ve gerçeğe ulaşma mücadelesinin kadınların ailelerine, kadın örgütlerine ve meslek örgütlerine bırakılması, kadınların yaşamlarının hangi ölçüde korunmaya değer görüldüğü sorusunu beraberinde getirmektedir. Genç kadınların kaybolmasının ve şüpheli ölümlerinin olağanlaştırılmasına, kadınların yaşamlarının değersizleştirilmesine ve kadınların ölümünün ardından hakikate ulaşmanın dahi uzun bir mücadeleye dönüştürülmesine itiraz ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'DOSYALARIN KAPATILMAYA ÇALIŞILDIĞINI BU ÜÇ DOSYADA DA ÇOK İYİ GÖRDÜK'</strong></p> <p style='font-weight: 400;'>Tapancı'nın ardından söz alan DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu da Türkiye'de şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekerek, 'Bu coğrafyada Gülistan Doku'dan Rojvelat Kızmaz, Rojin Kabaiş, aslında genç kadınların nasıl hedef haline getirildiği ve katledildiklerinde şüpheli ölüm ya da intihar süsü verilerek aslında dosyaların kapatılmaya çalışıldığını bu üç dosyada da çok iyi gördük. Ailelerin ısrarlı mücadelesiyle kadınların bitmez tükenmez mücadelesiyle bu dosyaların kapatılmaması için ve katillerin yargılanması için hakikatin ortaya çıkması için bu topraklarda mücadele etmek dışında bir seçenek bırakmıyorlar bize. Bu ülkenin Adalet Bakanlığı diyor ki biz bu dosyaları aydınlatacağız. Aileler, avukatlar önlerine her türlü delili sunmasına rağmen aslında mücadeleyle sokaklara çıkarak basın açıklamaları yaparak yürüyüşlerimizle bu dosyaların aydınlatılmasını sağlamaya çalışıyoruz' dedi.  </p> <p style='font-weight: 400;'><strong>'BUNUN MÜCADELESİNİ HEM MECLİS'TE HEM SOKAKLARDA HEM MAHKEMELERDE HEP BİRLİKTE YÜRÜTECEĞİZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='font-weight: 400;'>Şüpheli kadın ölümleri için mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayan Türkoğlu, şunları kaydetti:</p> <p style='font-weight: 400;'>'Rojin için adalet demeyi, Gülistan Doku için adalet demeyi, Rojvelat Kızmaz'a ne oldu sorusunu sormaya devam edeceğiz. Çünkü biz bunu yapmak zorundayız. Ve bunun mücadelesini hem Meclis'te hem sokaklarda hem mahkemelerde hep birlikte yürüteceğiz. Eğer ki bu adaleti hep birlikte sağlayabilirsek aslında bu topraklarda gençlerin, genç kadınların yaşamlarını da teminat altına alacağız. Yurtlara güvenli gidecekler. Üniversitelerde güvenli okuyacaklar. Sokaklarda özgür ve eşit yaşayacaklar. Yaşam hakkını olduğu gibi yaşatabilmek için bunu yapmak zorundayız. Bu bizim hem projene borcumuz ama aynı zamanda geleceğe borcumuzdur, sözümüzdür diyorum.'</p> <p style='font-weight: 400;'>5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku da kardeşi için adalet çağrısında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/rojin-kabaisin-olumun-2nci-yili-diyarbakirda-yapilan-yuruyuste-rojinin-nasil-ve-hangi-kosullarda-yasamini-yitirdigi-butun-yonleriyle-acikliga-ciksin-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 19:10:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/rojin-kabaisin-olumun-2nci-yili-diyarbakirda-yapilan-yuruyuste-rojinin-nasil-ve-hangi-kosullarda-yasamini-yitirdigi-butun-yonleriyle-acikliga-ciksin-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="88313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu dönemdeki cezaevi kampüs doktoru evinde ölü bulundu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kozinoglunun-tutuklu-bulundugu-donemdeki-cezaevi-kampus-doktoru-evinde-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kozinoglunun-tutuklu-bulundugu-donemdeki-cezaevi-kampus-doktoru-evinde-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde kampüs doktoru olarak görev yapan 66 yaşındaki Turgay Tamer evinde ölü bulundu. Savcılık, Tamer'in Kozinoğlu'nun sağlık durumuna ilişkin herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını ve olayla doğrudan bağlantısının bulunmadığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde kampüs doktoru olarak görev yapan 66 yaşındaki Turgay Tamer evinde ölü bulundu. Savcılık, Tamer'in Kozinoğlu'nun sağlık durumuna ilişkin herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını ve olayla doğrudan bağlantısının bulunmadığını belirtti.</p><p>Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevinde bulunduğu dönemde kampüs doktoru olarak görev yapan 66 yaşındaki Turgay Tamer, İstanbul'daki evinde ölü bulundu. Tamer'in vefatına ilişkin ihbarın ardından adrese sağlık ekipleri sevk edildi. Hayatını kaybettiği belirlenen Tamer'in cenazesi, ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu arada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin 'kasten öldürme', 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma' ile '2937 sayılı yasaya muhalefet' suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.</p><p>Başsavcılık, Tamer'in, o dönem Kaşif Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu cezaevinde kampüs doktoru olarak görev yaptığını, adli tıp doktoru olmadığını belirterek, Kaşif Kozinoğlunun sağlık durumunun kötüleştiği konusunun bu doktora bildirilmediğini aktardı.</p><p>Başsavcılıktan alınan bilgide, Tamer'in, Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığı aktarıldı. Ayrıca, evinde ölü bulunan Turgay Tamer'in bazı sağlık sorunlarının bulunduğu, bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini icra edemediği belirtildi.</p><p><strong>PANA FİLM DİREKTÖRÜNÜN İFADESİ ALINDI </strong></p><p>Öte yandan, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında, 'Kurtlar Vadisi' dizisinin yapım şirketi Pana Film Direktörü İhsan Karademir'in şüpheli olarak ifadesinin alındığını ve Karademir'in yurt dışına çıkış adli kontrol şartıyla serbest bırakıldiğını bildirdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kozinoglunun-tutuklu-bulundugu-donemdeki-cezaevi-kampus-doktoru-evinde-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/kozinoglunun-tutuklu-bulundugu-donemdeki-cezaevi-kampus-doktoru-evinde-olu-bulundu.png" type="image/jpeg" length="13920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memişoğlu: Sağlıkta Türkiye’nin gücünü artıracağız]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/memisoglu-saglikta-turkiyenin-gucunu-artiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/memisoglu-saglikta-turkiyenin-gucunu-artiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ABD ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, 'Türkiye'nin sağlıkta güçlü altyapısını bilim, teknoloji ve inovasyonla daha da ileri taşımak; ülkemizi küresel sağlık alanında daha güçlü bir merkez haline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ABD ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, 'Türkiye'nin sağlıkta güçlü altyapısını bilim, teknoloji ve inovasyonla daha da ileri taşımak; ülkemizi küresel sağlık alanında daha güçlü bir merkez haline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, ABD'de gerçekleştirdiği temaslara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p><p>Memişoğlu, San Francisco'da biyoteknoloji ve araştırma merkezlerinde bilim insanlarıyla bir araya geldiklerini belirterek, kanser ve hücresel tedaviler alanındaki çalışmaları değerlendirdiklerini ve robotik cerrahi teknolojilerini yerinde incelediklerini bildirdi.</p><p>Washington D.C'de ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. ile görüştüğünü aktaran Memişoğlu, görüşmede küresel sağlık gündemi ile Türkiye ve ABD arasındaki stratejik iş birliği imkânlarının ele alındığını ifade etti.</p><p>Memişoğlu, New York'ta ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler programlarına eşlik ettiğini ve BM Pandemilere Hazırlık Zirvesi'nde Türkiye'nin küresel sağlık vizyonunu paylaştıklarını kaydetti.</p><p>Memişoğlu, 'Türkiye'nin sağlıkta güçlü altyapısını bilim, teknoloji ve inovasyonla daha da ileri taşımak; ülkemizi küresel sağlık alanında daha güçlü bir merkez hâline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz' dedi.</p><p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/memisoglu-saglikta-turkiyenin-gucunu-artiracagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/saglik-bakani-memisoglu-ulkemizi-kuresel-saglik-alaninda-daha-guclu-bir-merkez-haline-getirmek-icin-calismalarimizi-kararlilikla-surdurecegiz.png" type="image/jpeg" length="22564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Halkevleri'nden Ali Şekeroğlu için eylem: 'Emekliler bir lütuf değil onurlu bir yaşam sürmek istiyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankara-halkevlerinden-ali-sekeroglu-icin-eylem-emekliler-bir-lutuf-degil-onurlu-bir-yasam-surmek-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankara-halkevlerinden-ali-sekeroglu-icin-eylem-emekliler-bir-lutuf-degil-onurlu-bir-yasam-surmek-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Halkevleri tarafından, emekli polis Ali Şekeroğlu'nun eylem sırasında yaşamına son vermesine ilişkin yapılan açıklamada, 'Kimse kaynak yok palavrasını tekrar etmeye kalkmasın. Bu ülkenin kaynakları patronlara, vurgunculara, borsa simsarlarına seferber edilebiliyor ama işçiye, emekliye, eğitime, sağlığa gelince kaynak yok, öyle mi? Emekliler bir lütuf beklemiyor. Onlarca yıllık emeğinin karşılığını ve onurlu bir yaşam sürmek istiyor' ifadeleri kullanıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Ankara Halkevleri tarafından, emekli polis Ali Şekeroğlu'nun eylem sırasında yaşamına son vermesine ilişkin Yüksel Caddesi'nde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, 'Kimse kaynak yok palavrasını tekrar etmeye kalkmasın. Bu ülkenin kaynakları patronlara, vurgunculara, borsa simsarlarına seferber edilebiliyor ama işçiye, emekliye, eğitime, sağlığa gelince kaynak yok, öyle mi? Emekliler bir lütuf beklemiyor. Onlarca yıllık emeğinin karşılığını ve onurlu bir yaşam sürmek istiyor' ifadeleri kullanıldı.</p> <p>Ankara'da emeklilerin Anayasa Mahkemesi önünde düzenlediği eylem sırasında emekli polis Ali Şekeroğlu'nun yaşamına son vermesi üzerine Halkevleri tarafından Yüksel Caddesi'nde basın açıklaması yapıldı.</p> <p>'İnsanca, onurlu bir yaşam istiyoruz' pankartı açan Halkevleri üyeleri, 'Saraya değil emekçiye bütçe', 'Yaşasın halkların hakları mücadelemiz' sloganları attı.</p> <p>Yapılan açıklamada, bir insanın yaşamına son vermesinin tek bir güne ve ekonomik nedene indirgenemeyeceğinin altı çizilerek, şunlar kaydedildi: </p> <p>'Sormamız gereken soru şudur: İnsanlar neden yıllarca çalışıp emek verdikten sonra hayatlarının son döneminde geçinememe, borçlanma ve temel ihtiyaçları arasında seçim yapma noktasına getiriliyor?</p> <p>Bir emekli, yıllarca çalışmasının ardından emekli olduğunda barınma, beslenme, sağlık ve ulaşım gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, maaşı her ay biraz daha eriyorsa, çocuklarına ve torunlarına destek olmak bir yana kendi geçimini sağlamakta zorlanıyorsa burada bireysel bir çaresizlikten söz edemeyiz. Burada toplumsal bir sorun vardır. Bu sorunun sorumluları vardır.</p> <p><strong>'BU TABLOYU YARATAN SARAY İKTİDARIDIR'</strong></p> <p>Emekliyi açlık sınırı altında aylıklarla baş başa bırakan, tuvaletsiz ve banyosuz otel odalarında yaşamaya mahkûm eden, eline aldığı ürünü market raflarına bırakmaya mecbur bırakan, ilaç, gözlük, işitme cihazı alamaz hale getiren, yük gibi görenler bu intihardan sorumludur. Bu tabloyu yaratan Saray iktidarıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>2026 yılının temmuz ayından itibaren en düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira olarak belirlendi. Bu tutar yaklaşık 5 milyon emeklinin aylığı. Ancak aynı dönemde dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve yeterli beslenebilmesi için gerekli aylık gıda harcaması, Ağustos 2026'da 37 bin 388 liraya ulaştı. Gıda dışındaki zorunlu harcamalar da eklendiğinde yoksulluk sınırı 121 bin 786 lira olarak hesaplandı. Başka bir ifadeyle en düşük emekli aylığı yalnızca bir ailenin toplam yaşam maliyetinin değil, dört kişilik bir ailenin asgari gıda harcamasının dahi altında kalıyor. Her rakamın arkasında bir sofra, bir kira, bir elektrik faturası, ertelenmiş bir sağlık ihtiyacı, alınamayan bir ilaç ve ay sonunu getirmeye çalışan bir insan var.</p> <p><strong>'EMEKLİNİN HAYATINA MAL OLAN YOKSULLUK KADER DEĞİLDİR'</strong></p> <p>Ankara'da ve diğer illerde yaşanan intiharlar, emeklilerin uzun süredir dile getirdiği geçim sorunlarının ortasında gerçekleşmiştir. Emeklinin hayatına mal olan yoksulluk, kader değildir. Kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı, emekli aylıklarının hangi ölçütlerle belirlendiği, ücretlerin ve aylıkların enflasyon karşısında nasıl eridiği, sağlık ve barınma giderlerinin emekli bütçesindeki payının ne kadar az olduğu ortadadır. Bu ülkenin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Raci Kaya'nın emekli aylıklarının düşük tutulmasına gerekçe olarak 'emeklilerin uzun yaşamasını' göstermesi emeklilere nasıl yaklaşıldığının göstergesidir.</p> <p>'Geçinemiyoruz' çığlıkları arasında emekliler intihar ederken eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın fon spekülasyonlarından 2 milyar liranın üzerinde bir vurgun yaptığı ortaya çıktı. Yani kimse kaynak yok palavrasını tekrar etmeye kalkmasın. Bu ülkenin kaynakları patronlara, vurgunculara, borsa simsarlarına seferber edilebiliyor ama işçiye, emekliye, eğitime, sağlığa gelince kaynak yok, öyle mi? Emekliler bir lütuf beklemiyor. Sadaka istemiyor. Onlarca yıllık emeğinin karşılığını ve onurlu bir yaşam sürmek istiyor. Onurlu bir yaşam da maliyet hesaplarına sığdırılamaz.</p> <p><strong>'BU ÜLKEYİ VAR EDENLERE HAK ETTİKLERİ İTİBAR GERİ VERİLMELİ'</strong></p> <p>Emeklilerin onurlu bir yaşam için şartları açıktır: Emekli aylıkları insanca yaşamaya yetecek düzeyde olmalıdır. Emeklilerin barınma, sağlık, ulaşım ve temel tüketim ihtiyaçlarına erişimi güvence altına alınmalıdır. Emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarını doğrudan ilgilendiren düzenlemelerde onların örgütlerinin ve temsilcilerinin söz ve karar hakkı olmalıdır. Emeğiyle bu ülkeyi var edenlere hak ettikleri itibar geri verilmelidir.</p> <p><strong>'TÜM EMEKLİLERİ BİRBİRİMİZİN YASLANACAĞI OMUZ OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ'</strong></p> <p>Halkevleri olarak bir emeklinin daha intihar etmesini beklemeyeceğiz. Çünkü mesele yalnızca bugün hayatını kaybeden bir insan değildir. Mesele, yarın aynı çaresizlik duygusuyla baş başa kalabilecek milyonlarca emeklinin yaşam hakkıdır. Emeklileri intihara sürükleyen bu düzene karşı birbirimizi yalnız, çaresiz, örgütsüz bırakmayacağız. Emekli Hakları Meclisleri'mizde örgütleneceğiz, el ele, omuz omuza emeklilerin 'onurlu bir yaşam' çığlığını Saray'ın duvarlarında yankılatacağız. Bizi yoksullukla baş başa bırakanlara karşı, halk sofralarında buluşacağız. Saray'a karşı halkın sofrasını kuracağız. Tüm emeklileri birbirimizin yaslanacağı omuz olmaya, düşeni kaldıracak el olmaya ve bu mücadeleye güç vermeye çağırıyoruz.'</p> <p>Halkevleri'nin basın açıklamasının ardından DİSK'e bağlı Emekli-Sen (DİSK/Dev Emekli-Sen) Genel Sekreteri Fikri Kalender de yaptığı açıklamada, AKP iktidarının emeklileri oyaladığını belirterek, tüm emeklilbere seyyanen zam verilmesini, sağlıkta katkı paylarının kaldırılmasını, insan onuruna yaraşır bir yaşam ücretinin verilmesini talep etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankara-halkevlerinden-ali-sekeroglu-icin-eylem-emekliler-bir-lutuf-degil-onurlu-bir-yasam-surmek-istiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 18:45:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/ankara-halkevlerinden-ali-sekeroglu-icin-eylem-emekliler-bir-lutuf-degil-onurlu-bir-yasam-surmek-istiyor.jpg" type="image/jpeg" length="30913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğrenciler, öğretmenler, emekliler ve kadınlardan Kadıköy'de 'Artık Yeter' yürüyüşü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ogrenciler-ogretmenler-emekliler-ve-kadinlardan-kadikoyde-artik-yeter-yuruyusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ogrenciler-ogretmenler-emekliler-ve-kadinlardan-kadikoyde-artik-yeter-yuruyusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi, Emek Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Toplumsal Özgürlük Partisi ve Öğrenci Sendikası'nın çağrısıyla bir araya gelen öğrenciler, öğretmenler, emekliler ve kadınlar 'Artık Yeter' demek için Kadıköy'de yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından İskele Meydanı'nda yapılan ortak açıklamada, 'Bir günde 6 kadın öldürülüyor. Manisa'da bir okula silahlı saldırı düzenleniyor. Geçinemeyen bir emekli 'Para için değil onurumuz' için diyerek intihar ediyor. Bir çocuğun okulunda güvende olmamasıyla bir kadının evinde öldürülmesiyle bir emeklinin geçinememesinin sebebi bu düzendir. Çocuklarımızın, kadınların, emekçilerin, emeklilerin yaşamını tehdit eden bu düzene sessiz kalmayacağız. Bu karanlığı kabul etmiyoruz' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve Öğrenci Sendikası'nın çağrısıyla bir araya gelen öğrenciler, öğretmenler, emekliler ve kadınlar 'Artık Yeter' demek için Kadıköy'de yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından İskele Meydanı'nda yapılan ortak açıklamada, 'Bir günde 6 kadın öldürülüyor. Manisa'da bir okula silahlı saldırı düzenleniyor. Geçinemeyen bir emekli 'Para için değil onurumuz' için diyerek intihar ediyor. Bir çocuğun okulunda güvende olmamasıyla bir kadının evinde öldürülmesiyle bir emeklinin geçinememesinin sebebi bu düzendir. Çocuklarımızın, kadınların, emekçilerin, emeklilerin yaşamını tehdit eden bu düzene sessiz kalmayacağız. Bu karanlığı kabul etmiyoruz' denildi.</p> <p>TİP, EMEP, EHP, TÖP ve Öğrenci Sendikası'nın çağrısıyla öğrenciler, öğretmenler, emekliler ve kadınlar 'Artık Yeter' demek için Kadıköy'de bir araya gelerek yürüyüş düzenledi. Süreyye Operası önünden başlayan yürüyüşte, 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz', 'Saraya değil emekçiye bütçe', 'Emekliye kıyanlar milyarları çalanlar', 'İnsanca yaşamak istiyoruz', 'Bu böyle gitmez, gençlik biat etmez', 'Sermayeye değil eğitime bütçe', 'AKP'den hesabı gençlik soracak', 'Tarikatın bakanı Yusuf Tekin istifa' sloganları atıldı. Yürüyüşün ardıdnan Kadıköy İskele Meydanı'nda açıklamalar yapıldı.</p> <p>Öğrenci Sendikası'ndan Öykü Başaran öğrencilerin sıkıntılarını, MESEM'lerdeki çocuk ölümlerini; EHP'den Turan Yıldırım emeklilerin sorunlarını, TÖP'ten Elif Sac kadın cinayetlerini ve nafaka hakkını, Eğitim-İş Sendikası'ndan Gül İnce ile Eğitim-Sen'den Önder Engindeniz ise öğretmenlerin ve eğitimin sorunlarını anlattı. </p> <p>Konuşmaların ardından TİP, EMEP, EHP, TÖP ve Öğrenci Sendikası'nın ortak basın açıklaması okundu.</p> <p>'Artık yeter' başlıklı açıklamada, şöyle denildi:</p> <p>'Bugün burada, memlekette her geçen gün büyüyen karanlığa karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. Son günlerde yaşadıklarımızı yan yana koyduğumuzda karşımıza tek tek olaylardan ibaret olmayan bir tablo çıkıyor. Bir günde 6 kadın öldürülüyor. Manisa'da bir okula silahlı saldırı düzenleniyor. Geçinemeyen bir emekli, insanca yaşam talebiyle çıktığı eylemde 'Para için değil onurumuz' için diyerek intihar ediyor. Bütün bunlar bize aynı şeyi söylüyor: Bu ülkede kimse güvende değil.</p> <p>Geçtiğimiz yıl Maraş'ta ve Urfa'da art arda okul saldırıları yaşandığında 'Okullarda şiddete de çocuktan katil yaratan karanlığa da geçit vermeyeceğiz' demiştik. Daha okullar açılalı çok kısa bir süre olmuşken Manisa'da bir okulda silahlı saldırı gerçekleşti. Çocukların olması gereken yer okullar. Ancak çocuklar okullarında dahi güvende değil.</p> <p>Peki iktidarın çözümü ne? Okullara daha fazla polis sokmak. Öğretmenlerin kıyafetiyle uğraşmak. Çocukları ve gençleri hedef alan baskıyı artırmak. Oysa çocukların güvenliğini sağlamak; okullarımızı polis noktalarına çevirmekle değil, çocukların eğitim hakkını, yaşam hakkını ve geleceğini güvence altına almakla mümkündür.</p> <p>Çocuklar bir yandan okul sıralarında olması gerekirken, MESEM'lerde güvencesiz ve denetimsiz çalışma koşullarına mahkûm ediliyor. Makinelerin altında kalıyor, iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, MESEM'lerde iş güvenliğine önem verildiğini söylüyor. Oysa yalnızca geçtiğimiz yıl MESEM'lerde 17 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Çocukları korumayan bir düzenin, okullara polis sokarak güvenlik sağlaması mümkün değildir.</p> <p>Geçtiğimiz günlerde yalnızca bir günde 6 kadın öldürüldü. Kadınlar yıllardır kocaları, eski eşleri, erkek kardeşleri, patronları ve tanımadıkları erkekler tarafından öldürülüyor. Kadın cinayetleri münferit olaylar değil; kadınların yaşam hakkını güvence altına almayan, erkek şiddetini önlemeyen ve failleri caydırmayan bir düzenin sonucudur.</p> <p>İktidar 2025'i 'Aile Yılı' ilan etti. Ama kadınlar aile içinde öldürülüyor. İktidar 'Ailem Güvende' diyor. Ama kadınlar evlerinde, sokaklarda, iş yerlerinde güvende değil. Kadınların yaşamını korumayan; İstanbul Sözleşmesi'nden çekilen, 6284'ü tartışmaya açan, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirmek yerine onları aileye mahkum eden politikalarla kadınların güvende olması mümkün değildir. Biz sizin 'Aile Yılı'nızın ne anlama geldiğini biliyoruz ve kadın düşmanı politikalarınızı reddediyoruz</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Daha iki gün önce emekliler Ankara'da insanca bir yaşam için eylemdeydi. 'Para için değil, onurumuz için' diyerek sokağa çıkan bir emekli, geçinemediği için intihar etti. Bir insanın yıllarca çalışıp emek verdikten sonra hayatının son döneminde temel ihtiyaçlarını karşılayamaması, açlık ve yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edilmesi kabul edilemez.</p> <p>Emekliler geçinemiyor. İşçiler düşük ücretlere, uzun çalışma saatlerine ve güvencesizliğe mahkum ediliyor. Gençler geleceksiz bırakılıyor. Çocuklar okula aç gidiyor. Kadınlar şiddete mahkum ediliyor. Ve bütün bunlar olurken ülkeyi yönetenler sorumluluk almıyor.</p> <p>Bir çocuğun okulunda güvende olmamasıyla bir kadının evinde öldürülmesiyle bir emeklinin geçinememesinin sebebi bu düzendir. Biz bu düzeni kabul etmiyoruz. Çocukların okula korkmadan gidebildiği, kadınların öldürülme korkusuyla yaşamadığı, işçilerin iş cinayetlerinde yaşamını yitirmediği, emeklilerin açlık ve yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edilmediği, herkesin insanca ve onurlu bir yaşam sürebildiği bir ülke istiyoruz. Artık yeter.</p> <p>Çocuklarımızın, kadınların, emekçilerin, emeklilerin yaşamını tehdit eden bu düzene sessiz kalmayacağız. Bu karanlığı kabul etmiyoruz. Bu düzeni değiştirmek için mücadele ediyoruz. Yaşamak istiyoruz, onurlu bir yaşam istiyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ogrenciler-ogretmenler-emekliler-ve-kadinlardan-kadikoyde-artik-yeter-yuruyusu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 18:26:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/ogrenciler-ogretmenler-emekliler-ve-kadinlardan-kadikoyde-artik-yeter-yuruyusu.jpg" type="image/jpeg" length="11066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaşar Tüzün Mansur Yavaş hakkında konuştu: 'O ne karar verecekse biz o karara saygı duyacağız']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yasar-tuzun-mansur-yavas-hakkinda-konustu-o-ne-karar-verecekse-biz-o-karara-saygi-duyacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yasar-tuzun-mansur-yavas-hakkinda-konustu-o-ne-karar-verecekse-biz-o-karara-saygi-duyacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, partisinin Cumhurbaşkanı adayının tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>Haber: Gökay Şimşek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'><strong>(BİLECİK) - </strong>YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, partisinin Cumhurbaşkanı adayının tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu belirtti. </p> <p style='text-align: left;'>Tüzün, YENİ Parti Bozüyük İlçe Ön Seçim Toplantısı'na katıldı. Tüzün, burada yaptığı açıklamada, YEN Parti'nin adını milletin koyduğunu ifade ederek, şunları söyledi:</p> <p style='text-align: left;'>'Bu partinin kasasını, bütçesini millet oluşturdu. Milletimizin istediği yönde siyaset yapmaya devam ediyoruz. Toplamda Türkiye genelinde bugün itibariyle 725 bin kişi YENİ Parti'ye üye oldu ve bütçesi de 707 milyon oldu. Yani dünyada ve Türkiye'de eşi benzeri görülmeyen bir süreç yaşıyoruz. Hem partililerimiz bizzat gelip aidatlarını ödüyorlar, bağışlarını veriyorlar ve bu süreci bizzat yakından takip ediyorlar. Bu yönüyle baktığımız zaman milletimizin iradesine biz de sahip çıktık, çıkmaya devam edeceğiz. Çok sayıda belediye başkanımız istifa etti, CHP'den partimize katıldı. Aynı zamanda kısa süre içerisinde 81 tane ilde örgütlendik, 860 ilçede örgütlenmemiz tamamlandı, kadın ve gençlik kollarımızı tamamlıyoruz ve 10-15 Kasım'da da büyük kurultayımızı gerçekleştireceğiz.'</p> <p style='text-align: left;'><strong>'SÜRECİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifasının ardından gelişen süreci yakından takip ettiklerini bildiren Tüzün, 'Bir karar vermişler. Biz de bu karara saygı duyuyoruz. Çünkü sosyal demokrat belediyenin örneklerini Sayın Mansur Yavaş bizzat vermiştir. 5 yıllık hizmetlerini de Ankara halkı takdir etmiştir. Çok büyük oy farkıyla yeniden seçilmiştir. Biz de YENİ Parti olarak Sayın Mansur Yavaş'ın bu tavrından rahatsızlığımız söz konusu değil. Önümüzdeki süreçte nasıl bir karar verecekse biz o karara saygı duyacağız' diye konuştu.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'ADAYIMIZ SAYIN EKREM İMAMOĞLU'DUR'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Tüzün, YENİ Parti'nin Cumhurbaşkanı adayının Ekrem İmamoğlu olduğunu bildirdi ve 'Şu an fiili olarak da resmi olan da adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'dur' dedi.</p> <p style='text-align: left;'>YENİ Parti Bozüyük İlçe Ön Seçimi'ne oksijen tüpüyle gelen yaşlı bir kadın ile Tüzün bir süre sohbet etti. Yaşlı kadın Tüzün'e, 'Hayırlı uğurlu olsun. Atatürk'ümüz için YENİ Parti'ye sahip çıkacağız ölünceye kadar' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Bilecik</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yasar-tuzun-mansur-yavas-hakkinda-konustu-o-ne-karar-verecekse-biz-o-karara-saygi-duyacagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 18:07:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/yasar-tuzun-mansur-yavas-hakkinda-konustu-o-ne-karar-verecekse-biz-o-karara-saygi-duyacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="52446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağıralioğlu: '20 milyar doların da, borsada eriyen trilyonlarca liranın da hesabı bu millete verilmelidir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/agiralioglu-20-milyar-dolarin-da-borsada-eriyen-trilyonlarca-liranin-da-hesabi-bu-millete-verilmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/agiralioglu-20-milyar-dolarin-da-borsada-eriyen-trilyonlarca-liranin-da-hesabi-bu-millete-verilmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 'Bir tarafta yaklaşık 20 milyar dolarlık fon krizi: Diğer tarafta borsada eriyen milyarlarca dolarlık piyasa değeri. Ben şimdi devletimize soruyorum: Böylesine büyük para hareketleri yaşanırken denetim kurumlarımız ne yaptı? SPK ne yaptı? Kim kimi denetledi? Kim zamanında müdahale etti, kim etmedi? Bu iş birkaç kişinin üzerine bırakılıp kapatılabilecek kadar küçük değildir. 20 milyar doların da, borsada eriyen trilyonlarca liranın da hesabı bu millete verilmelidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 'Bir tarafta yaklaşık 20 milyar dolarlık fon krizi: Diğer tarafta borsada eriyen milyarlarca dolarlık piyasa değeri. Ben şimdi devletimize soruyorum: Böylesine büyük para hareketleri yaşanırken denetim kurumlarımız ne yaptı? SPK ne yaptı? Kim kimi denetledi? Kim zamanında müdahale etti, kim etmedi? Bu iş birkaç kişinin üzerine bırakılıp kapatılabilecek kadar küçük değildir. 20 milyar doların da, borsada eriyen trilyonlarca liranın da hesabı bu millete verilmelidir' dedi.</p> <p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:</p> <p>'20 milyar dolar. Rakamı söyleyince kolay geliyor. Gelin, 20 milyar doların ne demek olduğunu ve bu ülkede kimlerin cebine bu paranın gittiğini birlikte bir hesaplayalım. Fon krizinde ortaya çıkan yaklaşık 20 milyar dolarlık büyüklük, tek başına Türkiye'nin dev yatırımlarıyla kıyaslanabilecek bir para. Mersin Akkuyu'da yapılan nükleer santralin tamamının yapım maliyetine denk. Türkiye'de özelleştirilmesi planlanan köprü ve otoyolların yaklaşık gelirinin 3 katı. Atatürk Barajı'nın yapım maliyetinin yaklaşık 2,5 katı. Marmaray tüp geçidinin yaklaşık maliyetinin 6 katı.</p> <p><strong>'PEKİ BU PARA NEREDE, KİMLER KAZANDI, KİMLER KAYBETTİ'</strong> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bakın, nasıl bir paradan bahsettiğimizi anlayalım diye söylüyorum: Bu büyüklükte bir kaynakla Türkiye'deki bütün emeklilerimize bir yıl boyunca her ay 5 bin lira ilave ödeme yapabilecek ölçekte bir kaynaktan bahsediyoruz. Ya da Türkiye'nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine şehirlerimizi birbirine bağlayacak yaklaşık 13 bin 500 kilometrelik hızlı tren hattı yapabilecek bir büyüklükten bahsediyoruz. Bir Akkuyu: Yaklaşık iki buçuk Atatürk Barajı: Altı Marmaray: 13 bin 500 kilometre hızlı tren hattı: Şimdi 20 milyar dolar deyince ne kadar büyük bir paradan bahsettiğimiz biraz daha anlaşılıyor mu? Peki bu para nerede? Kimlerin kontrolündeydi? Kimler kazandı? Kimler kaybetti? Kim hangi hisseye ne zaman girdi? Kim ne kadar kazandı?</p> <p><strong>'BÖYLESİNE BÜYÜK PARA HAREKETLERİ YAŞINIRKEN DENETİM KURUMLARIMIZ NE YAPTI'</strong></p> <p>Kim tam zamanında çıkıp parasını aldı? Bunların hepsinin ortaya çıkarılması lazım. Şimdi bunun yanına bir de Borsa İstanbul'da yaşananları oyun. Şirketlerin toplam piyasa değerinde yaklaşık 3,2 trilyon lira, yani yaklaşık 67 milyar dolarlık bir azalmadan bahsediliyor. Bir tarafta yaklaşık 20 milyar dolarlık fon krizi: Diğer tarafta borsada eriyen milyarlarca dolarlık piyasa değeri: Ben şimdi devletimize soruyorum: Böylesine büyük para hareketleri yaşanırken denetim kurumlarımız ne yaptı? SPK ne yaptı? Kim kimi denetledi? Kim zamanında müdahale etti, kim etmedi? Bu iş birkaç kişinin üzerine bırakılıp kapatılabilecek kadar küçük değildir. 455 binden fazla vatandaşımızın parasından bahsediyoruz. O yüzden zarar edenleri zaten biliyoruz. Şimdi kazananları bulun. Paranın izini sürün. Kim hukuka aykırı şekilde kazanç sağladıysa ortaya çıkarın. Kim vazifesini yapmadıysa hesabını sorun. 20 milyar doların da, borsada eriyen trilyonlarca liranın da hesabı bu millete verilmelidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/agiralioglu-20-milyar-dolarin-da-borsada-eriyen-trilyonlarca-liranin-da-hesabi-bu-millete-verilmelidir</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 18:06:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/agiralioglu-20-milyar-dolarin-da-borsada-eriyen-trilyonlarca-liranin-da-hesabi-bu-millete-verilmelidir.jpeg" type="image/jpeg" length="54999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantep'te Rojin Kabaiş için adalet çağrısı: Şüpheli kadın ölümleri üzeri örtülen kadın cinayetleridir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gaziantepte-rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-supheli-kadin-olumleri-uzeri-ortulen-kadin-cinayetleridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gaziantepte-rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-supheli-kadin-olumleri-uzeri-ortulen-kadin-cinayetleridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Demokratik Kadın Platformu, Rojin Kabaiş'in ölümünün ikinci yılında Balıklı Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı okuyan Gül Fidan Özpolat, Kabaiş'in ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması, soruşturma sürecindeki ihmallerin ve delillerin karartıldığı iddialarının araştırılması, sorumlular hakkında soruşturma başlatılması ve şüphelilerin gözaltına alınması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>Haber: Jiyan ERKILIÇ</strong></p> <p style='text-align: left;'><strong>(GAZİANTEP)</strong> - Gaziantep Demokratik Kadın Platformu, Rojin Kabaiş'in ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması talebiyle basın açıklaması düzenledi. </p> <p style='text-align: left;'>Gaziantep Demokratik Kadın Platformu tarafından Rojin Kabaiş'in ölümünün ikinci yılı nedeniyle Balıklı Meydanı'nda basın açıklaması yapıldı.</p> <p style='text-align: left;'>Platform adına açıklamayı Gül Fidan Özpolat okudu. Açıklamada, Rojin Kabaiş'in bedeninin bulunduğu gün, otopsi tamamlanmadan olayın intihar olarak değerlendirildiği savunularak, soruşturma sürecinde delillerin yeterince araştırılmadığı ve bazı delillerin karartıldığı iddia edildi.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'İKİ ERKEĞE AİT DNA BULUNDUĞU AÇIKLANDI'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Adli Tıp Kurumu'nun ilk otopsi raporunda Rojin Kabaiş'in bedeninde iki erkeğe ait DNA bulunduğunun belirtildiği ifade edilen açıklamada, ölüm nedeninin diatom testi yapılmadan suda boğulma olarak açıklandığı savunuldu.</p> <p style='text-align: left;'>Açıklamada, DNA'ların vücudun hangi bölgelerinde bulunduğunun başlangıçta açıklanmadığı, daha sonra yürütülen çalışmalar sonucunda DNA örneklerinin vajina ve göğüs bölgesinde olduğunun ortaya çıktığı ileri sürüldü.</p> <p style='text-align: left;'>Rojin Kabaiş'in midesinde recuronium maddesine rastlandığı anımsatılan açıklamada, ilk değerlendirmede maddenin 11 Eylül'de geçirdiği kulak ameliyatından kaldığının söylendiği, ancak iki yıl sonra yapılan incelemelerde maddenin insan bedeninde bu kadar uzun süre kalamayacağı ve Kabaiş'in ameliyatında bu maddenin kullanılmadığının belirtildiği ifade edildi.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'TELEFONUNDAKİ VERİLER SİLİNDİ'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Platformun açıklamasında, Rojin Kabaiş'in telefonunun incelenmek üzere İspanya ve Çin'e gönderildiği ancak telefonun her iki ülkede de açılamadan geri gönderildiği belirtilerek, telefon verilerinin Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı'nda silindiğinin açığa çıktığı ileri sürüldü.</p> <p style='text-align: left;'>Açıklamada, PTS ve HTS kayıtlarının birlikte incelenmesinin ardından Rojin Kabaiş'in son görüldüğü yerde ve aynı saatte telefon sinyali veren iki şüphelinin isimlerinin ortaya çıktığı belirtilerek, bu kişilerden Mehmet Çelik'in, Rojin Kabaiş'in son mesajlaştığı kişiler arasında bulunduğu ifade edildi. Platform, iki yıl boyunca Rojin Kabaiş'in telefonuna ilişkin HTS ve baz incelemelerinin yapılmadığını, söz konusu delillerin ortaya çıkmasına rağmen herhangi bir kişinin gözaltına alınmadığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'><strong>'TÜM KAMU GÖREVLİLERİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILSIN'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Açıklamada, soruşturma sürecinde ihmali, kusuru veya sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılması ve yargılama yapılması talep edildi. Platformun talepleri arasında, Rojin Kabaiş'in kaybolduğu gün son mesajlaştığı ve telefonu ile aynı saatte aynı yerde sinyal verdiği belirtilen Mehmet Çelik ile olaydan sonra görüştüğü ifade edilen M.N.K'nin gözaltına alınması ve DNA örneklerinin tespiti de yer aldı.</p> <p style='text-align: left;'>Rojin Kabaiş'in telefonunun bulunduğu yerde şüpheli hareketlerde bulunduğu belirtilen özel güvenlik görevlisinin ifadesinin alınması istenen açıklamada, Kabaiş'in kaybolduğu gece Bardakçı Köyü'ndeki bir evde iki erkek ve bir kadının ağır bir cismi eve taşıdığı, ertesi gün ise söz konusu cismi yeniden bir araca taşıdığı belirtilen görüntülerin de soruşturulmasını istedi.</p> <p style='text-align: left;'>Açıklamada, 'Bizler biliyoruz ki ortada bir şüphe yoktur. Şüpheli kadın ölümleri, failleri korunan şüphesiz kadın cinayetleridir' denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gaziantepte-rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-supheli-kadin-olumleri-uzeri-ortulen-kadin-cinayetleridir</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:57:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/gaziantepte-rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-supheli-kadin-olumleri-uzeri-ortulen-kadin-cinayetleridir.jpg" type="image/jpeg" length="17891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burdur Belediyesi'nden Sultandere'ye Modifiye Araç ve Drift Pisti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/burdur-belediyesinden-sultandereye-modifiye-arac-ve-drift-pisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/burdur-belediyesinden-sultandereye-modifiye-arac-ve-drift-pisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur Belediyesi Sultandere Hizmet Kampüsü içerisinde yapımı tamamlanan Modifiye Araç ve Drift Pisti kullanıma sunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BURDUR)</strong> - Burdur Belediyesi Sultandere Hizmet Kampüsü içerisinde yapımı tamamlanan Modifiye Araç ve Drift Pisti kullanıma sunuldu.</p> <p>Burdur'da otomobil ve motor sporlarına ilgi duyan vatandaşların kullanımına sunulmak üzere hazırlanan Modifiye Araç ve Drift Pisti'nin açılışı gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sultandere Hizmet Kampüsü'nde düzenlenen açılışa Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, BMSK15 üyeleri, farklı kentlerden gelen modifiye araç tutkunları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p> <p>Açılışta konuşan Ercengiz, şunları söyledi:</p> <p>'Biz, geçmiş yıllarda Burdur Motor Sporları Kulübümüzün değerli ekip arkadaşlarıyla birlikte, BMSK ile beraber bir şeyler yapalım diyerek bu işe başladık. Çünkü bu sporu seven hemşehrilerimizin ve arkadaşlarımızın kullanabileceği bir piste ihtiyaç vardı. Daha önce şehir merkezinde, Uzay Çatı altında yaptığımız etkinliklerde zaman zaman çevrede yaşayan vatandaşlarımızın rahatsızlıklarıyla karşılaşıyorduk. Biz de dedik ki; hem bu sporu seven arkadaşlarımız daha rahat etsin hem de şehir merkezindeki vatandaşlarımız rahatsız olmasın. Bu düşünceyle yola çıktık ve sizlere verdiğimiz söz doğrultusunda bu alana drift pistimizi kazandırdık. Elbette eksiklerimiz var. Burası yaşayan, kullanılan ve geliştirilecek bir alan. Sizlerin geri bildirimleriyle, arkadaşlarımızın gözlemleriyle eksiklerimizi tespit edeceğiz ve hep birlikte yeniden değerlendireceğiz. Bugün burada ülkemizin farklı kentlerinden, uzaklardan ve yakından gelerek bizlerle birlikte olan tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum. Aynı zamanda bu güzel etkinliğe katılarak bizleri yalnız bırakmayan kıymetli Burdurlu hemşehrilerime de ayrıca teşekkür ediyorum. Bu organizasyon için büyük emek veren Burdur Motor Sporları Kulübümüzün özverili çalışmalarını da kutluyorum.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Burdur</category>
      <guid>https://www.haber500.com/burdur-belediyesinden-sultandereye-modifiye-arac-ve-drift-pisti</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:56:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/burdur-belediyesinden-sultandereye-modifiye-arac-ve-drift-pisti.jpg" type="image/jpeg" length="64223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa'da tarih 'Arkeofest' ile hayat buldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bursada-tarih-arkeofest-ile-hayat-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bursada-tarih-arkeofest-ile-hayat-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 5'incisi düzenlenen Arkeofest, ikinci ve son gününde de tarih ve arkeoloji meraklılarını Aktopraklık Höyük Arkeopark'ta buluşturdu. 8 bin 500 yıllık geçmişe ışık tutan festivalin özellikle çocuklara yönelik etkinlikleri yoğun ilgi görürken, Grup Rafadan'ın sahne gösterisi ve konseri, ailelere keyifli anlar yaşattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BURSA)</strong> - Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 5'incisi düzenlenen Arkeofest, ikinci ve son gününde de tarih ve arkeoloji meraklılarını Aktopraklık Höyük Arkeopark'ta buluşturdu. 8 bin 500 yıllık geçmişe ışık tutan festivalin özellikle çocuklara yönelik etkinlikleri yoğun ilgi görürken, Grup Rafadan'ın sahne gösterisi ve konseri, ailelere keyifli anlar yaşattı.</p> <p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Müzeler Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Bursa Müze tarafından bu yıl 5'incisi düzenlenen Arkeofest, Bursalılara tarihle iç içe bir festival deneyimi sundu. Neolitik ve Kalkolitik dönemlere ait kazı alanları, mimari canlandırmaları ve geleneksel yapılarıyla geçmişin izlerini bugüne taşıyan Aktopraklık Höyük Arkeopark, festivalin son gününde de çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı.</p> <p><strong>ÇOCUKLAR RAFADAN TAYFA İLE EĞLENDİ</strong></p> <p>Arkeofest'in ikinci gününde çocukların en büyük ilgisi Grup Rafadan'ın sahne gösterisi ve konserine oldu. Aileleriyle birlikte festival alanına gelen çocuklar, Rafadan Tayfa'nın sevilen karakterleri eşliğinde şarkılar söyleyip eğlenceli anlar yaşadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>GEÇMİŞE UZANAN UYGULAMALI YOLCULUK</strong></p> <p>Festivalin ikinci gününde de deneysel arkeoloji atölyeleri ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Yontma taştan alet yapımı, bitkilerle kumaş boyama, Neolitik Dönem mimarisi, çarkta çömlek yapımı, Hitit çivi yazısı, sikke basımı ve antik yemek yapımı gibi farklı atölyelere katılan ziyaretçiler, geçmişte kullanılan üretim tekniklerini uygulamalı olarak deneyimledi. Çocuklar ve ailelerin birlikte katıldığı etkinliklerde ziyaretçiler, arkeolojik bilgileri yalnızca dinlemekle kalmayıp uygulayarak öğrenme fırsatı buldu.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bursada-tarih-arkeofest-ile-hayat-buldu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:51:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/bursada-tarih-arkeofest-ile-hayat-buldu.jpg" type="image/jpeg" length="26629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu Gaziantep'te konuştu: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM'deki ikazlarını Türkiye için de istiyoruz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/anahtar-parti-genel-baskani-agiralioglu-gaziantepte-konustu-cumhurbaskani-erdoganin-bmdeki-ikazlarini-turkiye-icin-de-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/anahtar-parti-genel-baskani-agiralioglu-gaziantepte-konustu-cumhurbaskani-erdoganin-bmdeki-ikazlarini-turkiye-icin-de-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Birleşmiş Milletler'in (BM) yapısına yönelik 'Dünya 5'ten büyüktür' eleştirisine atıfla, 'Sevgili Cumhurbaşkanımızın BM'de söylediklerinin hepsini Türkiye için istiyorum ben. Burada da bir partinin yetkisine kalmış memleket. Farklılıkların kendisine imkân bulması, denetlenme, şeffaflık, hesap verebilirlik, denge-denetleme mekanizmaları... BM için istediklerinizi Türkiye için de istiyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'><strong>Haber: Jiyan ERKILIÇ</strong></p> <p style='text-align: left;'><strong>(GAZİANTEP) - </strong>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Birleşmiş Milletler'in (BM) yapısına yönelik 'Dünya 5'ten büyüktür' eleştirisine atıfla, 'Sevgili Cumhurbaşkanımızın BM'de söylediklerinin hepsini Türkiye için istiyorum ben. Burada da bir partinin yetkisine kalmış memleket. Farklılıkların kendisine imkân bulması, denetlenme, şeffaflık, hesap verebilirlik, denge-denetleme mekanizmaları... BM için istediklerinizi Türkiye için de istiyoruz' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd'>Ağıralioğlu, Gaziantep'te gazetecilerle bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasına ilişkin, 'Erdoğan'ın BM'de söylediklerinin hepsini Türkiye için de istediğini' bildirdi.</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasının çok veciz bir konuşma olduğunu söyleyen Ağıralioğlu, 'Türk devlet başkanının böyle bir ikazla mazlum milletlerin sözcüsü, çığlığı olması çok kıymetlidir' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Erdoğan'ın BM'de dile getirdiği eleştirilerin Türkiye açısından da dikkate alınması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, şöyle konuştu:</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>'Sevgili Cumhurbaşkanımızın BM'de söylediklerinin hepsini Türkiye için istiyorum ben. Yani farklı seslerin duyurulması... Bir kişinin, beş kişinin yetkisine kalmış dünya. Burada da bir partinin yetkisine kalmış memleket. Farklılıkların kendisine imkân bulması, denetlenme, şeffaflık, hesap verebilirlik, denge-denetleme mekanizmaları... BM için istediklerinizi Türkiye için de istiyoruz efendim. Türkiye'de de böyle bir tekleşme var, böyle bir otoriterleşme var, böyle bir keyfilik var yönetimde.'</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'><strong>'ÖVGÜDEN DAHA FAZLA SONUÇ ALMAYA İHTİYACIMIZ VAR'</strong></p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Türkiye'nin dış politikada söylemlerden daha fazla somut sonuç elde etmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM'deki konuşmasının ardından bu söylemlerin sonuçlarının görülmesi gerektiğini söyledi.</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Ağıralioğlu, 'Övgüden, iltifattan, konuşmadan daha fazla, sonuç alabilme kabiliyetine ihtiyacımız var. Biz Netanyahu gibi bir adamı durduramadık. Biz Türk milletiyiz. Dünyanın neresinde bir mazlum çığlığı varsa biz onun bir adım gerisindeyiz' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Türkiye'nin dünyada zulme karşı caydırıcı bir güç olması gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, 'Biz zalimin sınırında dururuz. Zalim bilir ki bir gün bir yerde bir Türk gelebilir. Varlığımız, şanımız, şerefimiz bizim buradadır. Biz bir alçağı durduramadık' diye konuştu.</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik övgülerinin Türkiye açısından tek başına yeterli görülmemesi gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, Trump'ın Erdoğan'ın yanı sıra İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya da övgüler yönelttiğini belirtti. Ağıralioğlu, 'Cumhurbaşkanımıza iltifat ediyor diye seviniyor arkadaşlarımız. Cumhurbaşkanımızın iltifatlarının peşine iltifat ettiği ikinci kişi kim? Netanyahu' ifadelerini kullandı.</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Trump'ın Erdoğan'ı 'çok büyük' ve 'çok karizmatik' bir lider olarak nitelendirdiğini, Netanyahu'ya yönelik de övgü dolu ifadeler kullandığını anlatan Ağıralioğlu, ABD'nin İsrail'e verdiği askeri desteği eleştirerek, 'Yaptığı katliamın bütün lojistiğini Trump sağlıyor. İsrail'deki soykırımın silah tedarikini Trump yapıyor' dedi.</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'><strong>'ULUSLARARASI MEKANİZMALAR DOĞRU ÇALIŞMALI'</strong></p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Türkiye'nin uluslararası kuruluşlardaki tutumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, BM sisteminde reform ve denetim mekanizmalarının işletilmesi yönündeki çağrıları desteklediklerini söyledi.</p> <p class='isSelectedEnd' style='text-align: left;'>Ağıralioğlu, 'Biz, 'BM düzeni içerisinde yeni mekanizmalar çalışsın' ikazlarını yerinde buluyoruz. NATO'nun konseptinin doğru çalışması gerektiğini düşünüyoruz' dedi.</p> <p style='text-align: left;'>Türkiye'nin NATO, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşlarda çifte standartla karşı karşıya kaldığını savunan Ağıralioğlu, 'Uluslararası organizasyonlarda, Avrupa Birliği dahil, çifte standarda maruz kalmış ülkeyiz. Yani orada Türkiye'nin hakkının yendiğini çok defa söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.haber500.com/anahtar-parti-genel-baskani-agiralioglu-gaziantepte-konustu-cumhurbaskani-erdoganin-bmdeki-ikazlarini-turkiye-icin-de-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:40:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/anahtar-parti-genel-baskani-agiralioglu-gaziantepte-konustu-cumhurbaskani-erdoganin-bmdeki-ikazlarini-turkiye-icin-de-istiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="88436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti Tokat İl Başkanı Kurtgöz: 'Halkın iktidarının ateşini hep birlikte yaktıracağız']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yeni-parti-tokat-il-baskani-kurtgoz-halkin-iktidarinin-atesini-hep-birlikte-yaktiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yeni-parti-tokat-il-baskani-kurtgoz-halkin-iktidarinin-atesini-hep-birlikte-yaktiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Tokat İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, '31 Mart'ta Türkiye'nin birinci partisi olarak halkın iktidarının ateşini yaktık. Atatürk'le, bayrağımızla sorunu olmayan tüm yurttaşlarımızla, milliyetçi ve muhafazakar demokratlarla bu yolda kararlılıkla yürüyeceğiz' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>Haber: Savaş KALKAN</strong></p> <p style='text-align: left;'><strong>(TOKAT) -</strong> YENİ Parti Tokat İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, '31 Mart'ta Türkiye'nin birinci partisi olarak halkın iktidarının ateşini yaktık. Atatürk'le, bayrağımızla sorunu olmayan tüm yurttaşlarımızla, milliyetçi ve muhafazakar demokratlarla bu yolda kararlılıkla yürüyeceğiz' dedi. </p> <p style='text-align: left;'>YENİ Parti Niksar İlçe Başkanlığı 1. Olağan Kongresi yapıldı. Tek liste ile girilen seçimde Pelin Buket Olcay delegelerin tamamının oyunu alarak partisinin Niksar İlçe Başkanlığına seçildi.</p> <p style='text-align: left;'>Kongreye YENİ Parti Tokat İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan, ilçe yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'YA BİR YOL BULACAKIZ YA DA BİR YOL AÇACAĞIZ'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Kongrede konuşan İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, partisinin yaşadığı hukuki süreçlere ve örgütlenme çalışmalarına değinerek, şunları söyledi:</p> <p style='text-align: left;'>'31 Mart tarihinde Türkiye'nin birinci partisi olarak halkın iktidarının ateşini hep birlikte yaktık. Ancak ardından başlayan bir butlan davası süreci yaşandı. 21 Mayıs'ta çıkan kararın ardından Genel Başkanımızın liderliğinde yüzlerle çıktığımız yolda binler, on binler olduk. TBMM'ye vardığımızda vatandaşlarımız o yağmurun altında kalarak 'Ya bir yol bulacaksınız ya da bir yol açacaksınız' dediler. Bu partinin yolunu Genel Başkanımızın liderliğinde sizler açtınız.'</p> <p style='text-align: left;'>Siyasi Partiler Kanunu'ndaki delege sistemini eleştiren Kurtgöz, iktidarlarında bu yapıyı değiştireceklerini belirterek, 'Üye sayısı 400'ün altında olan Niksar gibi ilçelerimizde üyelerimiz otomatikman delege oldu. Tokat Merkez, Turhal, Zile ve Erbaa'da ise ön seçim yapmak durumunda kaldık. İktidarımızda ilçe başkanını da il başkanını da genel başkanı da doğrudan üyeler seçecek' dedi.</p> <p style='text-align: left;'>Kurtgöz, parti vizyonunu ve yol haritalarını paylaşarak, 'Bizler bu yolda milliyetçi demokratlarla, muhafazakar demokratlarla, Mustafa Kemal Atatürk'le ve ay-yıldızlı bayrağımızla sorunu olmayan her bir yurttaşımızla omuz omuza yürüyeceğiz' ifadelerini kullandı.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'KORKU DUVARLARINI AŞARAK GELDİK'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Delegelerin tamamının oyunu alarak YENİ Parti Niksar İlçe Başkanlığına getirilen Pelin Buket Olcay ise konuşmasında şunları söyledi:</p> <p style='text-align: left;'>'Milletimizin kadını, çocuğu, emekçisi, emeklisi, çiftçisi, öğrencisi artık ne adaletten ne de iktidardan umutlu. İktidar yönetemediğinin farkında ve birliğimizden korkuyor. Şimdi yeniden sahaya inme; Mısır hasadındaki çiftçinin, sanayideki ve pazardaki esnafın elini sıkıp derdini dinleme ve ev ev anlatma vaktidir.</p> <p style='text-align: left;'>Bu partiyi kurarken dişimizi tırnağımıza takarak yollara düştük. Genel Başkanımızın liderliğinde yakılan bu ateşi büyütmek zorundayız. Çalışmaktan geri kalırsak, bu memleketi yalnız bırakırsak ülkemiz yangın yerine döner. Bizler Samsun'da Kuvayımilliye ateşini yakan Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz. Bu ülkeyi, çocuklarımızın geleceğini korumak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'>Kongre, seçim sonuçlarının açıklanması ve yeni yönetimin tebrikleri kabul etmesiyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Tokat</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yeni-parti-tokat-il-baskani-kurtgoz-halkin-iktidarinin-atesini-hep-birlikte-yaktiracagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:27:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/yeni-parti-tokat-il-baskani-kurtgoz-halkin-iktidarinin-atesini-hep-birlikte-yaktiracagiz.jpg" type="image/jpeg" length="80509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HKP'den okullardaki saldırılarla ilgili bakanlar Tekin ve Çiftçi hakkında suç duyurusu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hkpden-okullardaki-saldirilarla-ilgili-bakanlar-tekin-ve-ciftci-hakkinda-suc-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hkpden-okullardaki-saldirilarla-ilgili-bakanlar-tekin-ve-ciftci-hakkinda-suc-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkın Kurtuluş Partisi avukatları, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Manisa'da okullarda yaşanan saldırılara ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, il ve ilçe milli eğitim müdürleri, okul yöneticileri ile okul ve çevresinin güvenliğinden sorumlu kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Halkın Kurtuluş Partisi avukatları, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Manisa'da okullarda yaşanan saldırılara ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, il ve ilçe milli eğitim müdürleri, okul yöneticileri ile okul ve çevresinin güvenliğinden sorumlu kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu.</p> <p>HKP Genel Sekreter Yardımcısı Adnan Okur, suç duyurusuna ilişkin yaptığı açıklamada, okulların kan gölüne döndüğünü, ailelerin çocuklarının can güvenliğinden endişe duyduğunu belirtti. Okur, okullardaki şiddetin aile içi şiddet, ekonomik sorunlar ve çocukların şiddet içeren ortamlara maruz kalması gibi etkenlerle bağlantılı olduğunu savunarak, eğitim sistemindeki sorunlara da dikkati çekti.</p> <p>Okur, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'AKP'gillerin bu ortaçağcı kara düzeni, çocuklarımızın umutlarını, sevinçlerini, hayallerini, geleceklerini çalıyor. Öncelikle yaşadığımız bu felaketlerin sorumlusu, ülkemizi Orta Çağ'ın karanlık dehlizlerine hapsetmek için canhıraş çalışan AKP'gillerdir. Bu olaylara özgü olarak, kanuni sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklı ihmali davranışları sebebiyle bu katliamlardan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi baş sorumludur. Okullarımızda eğitimin kalitesinin değil, meydana gelen felaketlerin konuşulmasının sorumluları hakkında yaptığımız bu suç duyuruları aynı zamanda tarihe düşülen bir nottur.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hkpden-okullardaki-saldirilarla-ilgili-bakanlar-tekin-ve-ciftci-hakkinda-suc-duyurusu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:21:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/hkpden-okullardaki-saldirilarla-ilgili-bakanlar-tekin-ve-ciftci-hakkinda-suc-duyurusu.jpg" type="image/jpeg" length="73585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da savunma konulu dört etkinlik yapıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankarada-savunma-konulu-dort-etkinlik-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankarada-savunma-konulu-dort-etkinlik-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) yapılan açıklamada Ankara'da 19'uncu Müttefikler için Uçuşa Elverişlilik Gözden Geçirme Kurulu Toplantısı, 22'nci NATO Uçuşa Elverişlilik Tavsiye Grubu Toplantısı, 17'nci NATO Savaş Zamanı Uçuşa Elverişlilik Yazım Ekibi Toplantısı ve TUSAŞ tesislerinde Teknoloji Günü faaliyetinin yapıldığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) yapılan açıklamada Ankara'da 19'uncu Müttefikler için Uçuşa Elverişlilik Gözden Geçirme Kurulu Toplantısı, 22'nci NATO Uçuşa Elverişlilik Tavsiye Grubu Toplantısı, 17'nci NATO Savaş Zamanı Uçuşa Elverişlilik Yazım Ekibi Toplantısı ve TUSAŞ tesislerinde Teknoloji Günü faaliyetinin yapıldığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>MSB'nin resmi X hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:</p> <p>'9'uncu Müttefikler için Uçuşa Elverişlilik Gözden Geçirme Kurulu (Airworthiness Review Board-ARB) Toplantısı, 22'nci NATO Uçuşa Elverişlilik Tavsiye Grubu (Airworthiness Review Board-AWAG) Toplantısı, 17'nci NATO Savaş Zamanı Uçuşa Elverişlilik Yazım Ekibi (Tiger Team - TT) Toplantısı, TUSAŞ tesislerinde Teknoloji Günü faaliyeti icra edildi. Toplantı ve etkinliğe, 27 NATO üyesi ve 5 ortaklık ülkesinden 127 kişi katıldı.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankarada-savunma-konulu-dort-etkinlik-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:20:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/ankarada-savunma-konulu-dort-etkinlik-yapildi.png" type="image/jpeg" length="95004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gültekin Uysal: 'Fonlara yatırım yapan 500 bine yakın vatandaş değil 86 milyon tüm Türkiye zarar gördü']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gultekin-uysal-fonlara-yatirim-yapan-500-bine-yakin-vatandas-degil-86-milyon-tum-turkiye-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gultekin-uysal-fonlara-yatirim-yapan-500-bine-yakin-vatandas-degil-86-milyon-tum-turkiye-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 'Bu krizden sadece bu fonlara yatırım yapan 500 bine yakın vatandaş değil 86 milyon tüm Türkiye zarar gördü. Sadece bu yağmayı yapanları, susanları, koruyanları yargılamak yetmez beraberinde asıl yapılması gereken Fon Krizi gibi sistematik hataları veren Soygun Düzeni'ni sorgulamaktır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 'Bu krizden sadece bu fonlara yatırım yapan 500 bine yakın vatandaş değil 86 milyon tüm Türkiye zarar gördü. Sadece bu yağmayı yapanları, susanları, koruyanları yargılamak yetmez beraberinde asıl yapılması gereken Fon Krizi gibi sistematik hataları veren Soygun Düzeni'ni sorgulamaktır' dedi.</p> <p>Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milleti bilinçli, sistematik bir akılla her sahada Kravatlı Soygun (kitabına uydurulmuş)'a muhatap. Fon Krizi diye ortalığa saçılan hadise 23 yıldır Anayasası, kanunları, kurumları bilinçli bir yıkım mühendisliği projesi neticesinde erozyona uğratılan, tarumar edilen bir ülkede oluşturulan kişi devleti ve ahbap-çavuş düzeninden dışa vuran çürümelerden biri. Bu krizden sadece bu fonlara yatırım yapan 500 bine yakın vatandaş değil 86 milyon tüm Türkiye zarar gördü. Sadece bu yağmayı yapanları, susanları, koruyanları yargılamak yetmez beraberinde asıl yapılması gereken Fon Krizi gibi sistematik hataları veren Soygun Düzeni'ni sorgulamaktır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gultekin-uysal-fonlara-yatirim-yapan-500-bine-yakin-vatandas-degil-86-milyon-tum-turkiye-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:20:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/gultekin-uysal-fonlara-yatirim-yapan-500-bine-yakin-vatandas-degil-86-milyon-tum-turkiye-zarar-gordu.jfif" type="image/jpeg" length="32138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP: 'Kaya'nın istifası fon vurgununun iktidar çevreleriyle yakından ilişkili olduğunu gösterir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tip-kayanin-istifasi-fon-vurgununun-iktidar-cevreleriyle-yakindan-iliskili-oldugunu-gosterir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tip-kayanin-istifasi-fon-vurgununun-iktidar-cevreleriyle-yakindan-iliskili-oldugunu-gosterir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) AK Partili Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifasına ilişkin yapılan açıklamada, 'Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifası sorunun çözüldüğünü değil, fon vurgununun iktidar çevreleriyle çok daha yakından ilişkili olduğunu gösterir. Yüz binlerce emekçi yoksullukla boğuşurken siyasiler milyarlarca liralık kazanç elde ediyorsa, bu düzen bir bataklık düzenidir. Hepsi açığa çıkarılsın' ifadeleri kullanıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) AK Partili Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifasına ilişkin yapılan açıklamada, 'Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifası sorunun çözüldüğünü değil, fon vurgununun iktidar çevreleriyle çok daha yakından ilişkili olduğunu gösterir. Yüz binlerce emekçi yoksullukla boğuşurken siyasiler milyarlarca liralık kazanç elde ediyorsa, bu düzen bir bataklık düzenidir. Hepsi açığa çıkarılsın' ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>TİP'in sosyal medya hesabından AK Partili Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifasına ilişkin yapılan açıklamada, 'Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifası sorunun çözüldüğünü değil, fon vurgununun iktidar çevreleriyle çok daha yakından ilişkili olduğunu gösterir. Yüz binlerce emekçi yoksullukla boğuşurken siyasiler milyarlarca liralık kazanç elde ediyorsa, bu düzen bir bataklık düzenidir. Hepsi açığa çıkarılsın. Sorumlular istifa etsin. Emekçilerin mağduriyeti giderilsin' denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tip-kayanin-istifasi-fon-vurgununun-iktidar-cevreleriyle-yakindan-iliskili-oldugunu-gosterir</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:19:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/tip-kayanin-istifasi-fon-vurgununun-iktidar-cevreleriyle-yakindan-iliskili-oldugunu-gosterir.png" type="image/jpeg" length="80200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'nin Bolu milletvekili kampı sona erdi... Kılıçdaroğlu: Bize en olumsuz bakan kişiyi getirin, 1 saatte CHP'ye oy verir hale getiririm]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpnin-bolu-milletvekili-kampi-sona-erdi-kilicdaroglu-bize-en-olumsuz-bakan-kisiyi-getirin-1-saatte-chpye-oy-verir-hale-getiririm</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpnin-bolu-milletvekili-kampi-sona-erdi-kilicdaroglu-bize-en-olumsuz-bakan-kisiyi-getirin-1-saatte-chpye-oy-verir-hale-getiririm" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin Bolu Abant'ta düzenlenen milletvekili kampı sona erdi. Basına kapalı toplantılarda kurultay talepleri ve MYK eleştirileri öne çıkarken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, vekillere sahaya inme talimatı verdi. CHP'ye yönelik toplumsal tepkinin ve sokağın nabzının farkında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu'nun sahadaki ikna gücüne vurgu yaparak, 'Bize en olumsuz bakan kişiyi bana getirin, onu 1 saatte CHP'ye oy verir hale getiririm' dediği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Feyaz ÇANAK</strong></p> <p><strong>(BOLU) -</strong> CHP'nin Bolu Abant'ta düzenlenen milletvekili kampı sona erdi. Basına kapalı toplantılarda kurultay talepleri ve MYK eleştirileri öne çıkarken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, vekillere sahaya inme talimatı verdi. CHP'ye yönelik toplumsal tepkinin ve sokağın nabzının farkında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu'nun sahadaki ikna gücüne vurgu yaparak, 'Bize en olumsuz bakan kişiyi bana getirin, onu 1 saatte CHP'ye oy verir hale getiririm' dediği öğrenildi.</p> <p>CHP'nin yeni yasama yılı öncesinde Bolu Abant'ta milletvekilleri, Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri ile Kadın ve Gençlik Kolları başkanlarının katılımıyla düzenlediği kamp, üçüncü gününde tamamlandı. Toplantıda milletvekillerinin görüş ve önerileri dinlenirken; kurultay takviminden YENİ Parti-CHP ayrışmasına, yeni yasama yılı stratejilerinden saha çalışmalarına kadar birçok başlık ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kampa katılan milletvekilleri, basına kapalı gerçekleştirilen değerlendirme toplantılarının geçmiş yıllara kıyasla oldukça verimli geçtiğini belirterek, 'Gayet güzel geçti, geçtiğimiz yıllardan daha verimli toplantılar oldu. Yeni yasama yılında çok güzel işler yapacağız. Komisyonlarda, Genel Kurul'da özellikle bütçe görüşmelerinde çok aktif bir muhalefet sergileyeceğiz' değerlendirmesinde bulundu.</p> <p><strong>KURULTAY VE SEÇMENİN BEKLENTİSİ GÜNDEME GELDİ</strong></p> <p>Basına kapalı bölümde yaklaşık 15 milletvekilinin söz aldığı öğrenildi. Bazı milletvekillerinin partinin vakit kaybetmeksizin kurultaya gitmesini talep ettiği, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ise konuşmasında bu konuya değinmediği belirtildi.</p> <p>Partiye aidiyet vurgusunun öne çıktığı görüşmelerde bazı vekiller, 24 Mayıs'ta partiye polisle girilmesinin kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturduğuna dikkati çekerek bu durumun telafi edilmesi için özel politikalar üretilmesi gerektiğini savundu. Yanlış adımlar atılması hâlinde seçmenin ne CHP'ye ne YENİ Parti'ye yöneleceğini vurgulayan vekiller, boykot ihtimalinin güçlendiği uyarısında bulundu. Toplantıda ayrıca bazı MYK üyelerine yönelik eleştiriler dile getirilirken, CHP'nin topluma yeniden umut olabilmesi için doğru politikaları benimsemesi gerektiği ifade edildi.</p> <p><strong>'BİLİMSEL VE AKILCI OLACAĞIZ'</strong></p> <p>Söz alan bir milletvekilinin 'Partiyi olduğu gibi mi yoksa olması gerektiği gibi mi yöneteceksiniz?' sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu'nun, 'Tabi ki olması gerektiği gibi yöneteceğiz. Bilimsel ve akılcı olacağız' karşılığını verdiği öğrenildi.</p> <p>Kapanış konuşmasında kendisini eleştiren vekillere teşekkür eden Kılıçdaroğlu, partinin iç demokrasi kültürüne vurgu yaparak, 'Eleştiriler bizi güçlendirir, bizim partimizin kültüründe bu hep vardı ve olması da gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>CHP'ye yönelik toplumsal tepkinin ve sokağın nabzının farkında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu'nun sahadaki ikna gücüne vurgu yaparak, 'Bize en olumsuz bakan kişiyi bana getirin, onu 1 saatte CHP'ye oy verir hale getiririm' dediği öğrenildi.</p> <p><strong>VEKİLLERE 'SAHADA OLUN' TALİMATI</strong></p> <p>Milletvekillerine illerinde saha çalışmalarını artırmaları ve yurttaşlarla birebir temas kurmaları talimatını veren Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'İllere gittiğinizde, sanayi, ticaret odalarını muhtarlıkları, esnaf odaları hepsini gezin. Gittiğinizde sorunları anlatmayın. İnsanlar ne yaşadıklarını, sorunlarını biliyor. Onlara çözüm önerilerimizi, ahlakın olmadığı siyasetin toplamlumun sorunlarını çözemeyeceğini anlatın. Bize oy verirseler kazanacağız ama aynı zamanda onlara da kazanacağımızı anlatın. Bu ziyaretlerinizi raporlamalı, bana iletmelisiniz. Bu konuları tek tek haftalık grup toplantımızda anlatacağım.'</p> <p><strong>YENİ ANAYASA TARTIŞMALARI</strong></p> <p>Yeni yasama yılına ve olası anayasa değişikliği tartışmalarına ilişkin mesajlar da veren Kılıçdaroğlu'nun, 'Anayasa değişikliği konusu önümüze gelirse, kurullarımızla, uzmanlarla konuşuruş. Bizim 6'lı masa olarak hazırladığımız bir rapor zaten var. Bir sosyal demokrat partinin isteyebileceği her şey burada var. Anayasa değişikliğinin nasıl olması gerektiğini zaten orada tarif ediyoruz' değerlendirmesinde bulunduğu kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpnin-bolu-milletvekili-kampi-sona-erdi-kilicdaroglu-bize-en-olumsuz-bakan-kisiyi-getirin-1-saatte-chpye-oy-verir-hale-getiririm</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:18:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/chpnin-bolu-milletvekili-kampi-sona-erdi-kilicdaroglu-bize-en-olumsuz-bakan-kisiyi-getirin-1-saatte-chpye-oy-verir-hale-getiririm.jpg" type="image/jpeg" length="42021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, Tutar Yapı Sitesi davasında iyi hal indirimli cezalara 'onama' talebi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-tutar-yapi-sitesi-davasinda-iyi-hal-indirimli-cezalara-onama-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-tutar-yapi-sitesi-davasinda-iyi-hal-indirimli-cezalara-onama-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adana'da 6 Şubat depremlerinde 63 kişinin yaşamını yitirdiği Tutar Yapı Sitesi davasında, 3 sanığa iyi hal indirimi uygulanarak verilen 15'er yıl hapis cezalarının onanmasını istedi, bir sanığın isminin yanlış yazıldığı görüldü. Dosyaya ilişkin son kararı, Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek. Müşteki avukatlarından Gülsüm Özdoğru, 'olası kast' taleplerinin değerlendirmeye alınması çağrısı yaparak, 'Ülkemizin geleceği için ezber yapmayın, tarih yazın lütfen' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(ANKARA) - </strong>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adana'da 6 Şubat depremlerinde 63 kişinin yaşamını yitirdiği Tutar Yapı Sitesi davasında, 3 sanığa iyi hal indirimi uygulanarak verilen 15'er yıl hapis cezalarının onanmasını istedi, bir sanığın isminin yanlış yazıldığı görüldü. Dosyaya ilişkin son kararı, Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek. Müşteki avukatlarından Gülsüm Özdoğru, 'olası kast' taleplerinin değerlendirmeye alınması çağrısı yaparak, 'Ülkemizin geleceği için ezber yapmayın, tarih yazın lütfen' dedi.</p> <p>Adana'nın Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi'ndeki Tutar Yapı Sitesi'nin C Bloku'nun, 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 63 kişi hayatını kaybetti, 12 kişi yaralandı.</p> <p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasına ilişkin önce teknik uygulama sorumlusu Cüneyt Akkaya hakkında dava açtı. C Blok'un zemin katındaki dairede tadilat yaptırdıkları belirtilen sanıklar Bekir Baloğlu ve Osman Baloğlu hakkında ilk olarak takipsizlik kararı veren savcılık, daha sonra bu sanıklar hakkında da 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. Ardından davalar birleştirildi. </p> <p><strong>İSTİNAF 15 YILLIK HAPİS CEZASINI ONAMIŞTI</strong></p> <p>Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi, üç sanığa da 'iyi hal' indirimi uygulayarak 15'er yıl hapis cezası vermiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nce de hüküm onanmıştı.</p> <p>Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, 'sanıklar Bekir ve Osman Baloğlu hakkında daha önce verilen ek kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleştiğini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun yeni delil niteliğinde olmadığını' savunarak, 'bu sanıklar yönünden kamu davasının reddedilmesini ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için yeni rapor alınmasını' talep ederek, temyiz başvurusunda bulundu.</p> <p><strong>TARAFLAR DOSYAYI TEMYİZ ETTİ</strong></p> <p>Sanıklar Bekir ve Osman Baloğlu'nun avukatları da 'kesinleşmiş EK KYOK'un yeni delil olmaksızın hukuka aykırı olarak kaldırıldığını, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, sanıkların tadilatları yapmadığını' savunurken, sanık Cüneyt Akkaya'nın avukatı ise 'bilirkişi ve uzman raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, kusurun şahsiliği ilkesinin ihlal edildiğini, kusur ve nedensellik bağının yeterince ayrıştırılmadığını, binanın sonradan yapılan ağır ve projeye aykırı tadilat nedeniyle yıkıldığını' savundu.</p> <p>Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin avukatları, sanıkların yaptıkları imara aykırı eylemler nedeniyle 'olası kast' hükümlerince cezalandırılmaları gerektiği gerekçesiyle dosyayı temyiz etti.</p> <p><strong>TEBLİĞNAMEDE ONAMA İSTENDİ, BİR SANIK İSMİ YANLIŞ YAZILDI</strong></p> <p>ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayla ilgili tebliğnamesini tamamladı. Tebliğnamede, tarafların itirazlarının reddedilerek, sanıklara verilen 15'er yıl hapis cezalarının onanması istendi, bir sanığın isminin yanlış yazıldığı görüldü. Dosyaya ilişkin son kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek.</p> <p><strong>'ÜLKEMİZİN GELECEĞİ İÇİN TARİH YAZIN LÜTFEN'</strong></p> <p>Tutar Yapı Sitesi'nden yakınlarını kaybeden ve müşteki avukatlarından Gülsüm Özdoğru, süreci şöyle değerlendirdi:</p> <p>'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyaya sunduğu tebliğnamesinde yine 'olası kastı'n bu dosyaya neden uygulanabilirliği olmadığı hakkında tek bir kelime dahi yok. Sayfalarca istinaf ve temyiz dilekçelerimiz var. Sayfalarca gerekçelendirdik; neden zemin kattaki tadilatları, şikayet edilmelerine rağmen her ne pahasına 'olursa olsun' yapan Osman ve Bekir Baloğlu'nun da, kötü malzeme kullanıp kaçak katı görmezden gelen teknik uygulama sorumlusu inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya'nın da ölümleri engellemek adına kılını dahi kıpırdatmadıklarını anlattık.</p> <p>Mahkemelerimizin, savcılıklarımızın kırmızı ışık ihlalini, maganda kurşununu bu sanıkların davranışlarından daha kusurlu bulması korkunç. 53 binden fazla insan öldü. Bir sonraki depremlerde yine ölmemiz için davetiye çıkartıyorlar. 63 insanı öldürmenin karşılığı 6,5 yıl olduğu sürece sanıklar, ölümleri engellemek adına hiçbir davranışta bulunmamaya devam edecekler. Kim bilir kaç milyon kazandırıyor kötü malzeme kullanmaları, kaçak kat çıkmaları, dükkanları genişletmeleri; büyük bir kısmını açık ceza infaz kurumunda geçirecekleri 6,5 yıl için göze almaya devam edecekler. Yeter artık... Artık talepten ziyade yalvarıyorum: Bize fakültelerde öğrettikleri gibi gerçekten değerlendirin 'olası kast'ı. Ülkemizin geleceği için ezber yapmayın, tarih yazın lütfen...'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Adana</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-tutar-yapi-sitesi-davasinda-iyi-hal-indirimli-cezalara-onama-talebi</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 17:02:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/yargitay-cumhuriyet-bassavciligindan-tutar-yapi-sitesi-davasinda-iyi-hal-indirimli-cezalara-onama-talebi.jpeg" type="image/jpeg" length="35792"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den Erdoğan'a: Senin bunlardan haberin varsa, istifa etmelisin. Haberin yoksa sandığı getirmelisin]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-erdogana-senin-bunlardan-haberin-varsa-istifa-etmelisin-haberin-yoksa-sandigi-getirmelisin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-erdogana-senin-bunlardan-haberin-varsa-istifa-etmelisin-haberin-yoksa-sandigi-getirmelisin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon soruşturmasına ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, 'Bu asrın dönme dolabı, asrın dolandırıcılığı, asrın soygunu. Senin bunlardan haberin var mıydı, yok muydu? İki seçenek var. Ya vardı, sen bu tezgahın içindesin, tam başındasın. Ya da yok diyorsan, millet böyle bir tezgah kurmuş, sen bunun farkında değilsin. Varsan görevinden istifa etmelisin. Yoksan yönetme kabiliyetin bitmiş, sandığı artık getirmelisin' çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon soruşturmasına ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, 'Bu asrın dönme dolabı, asrın dolandırıcılığı, asrın soygunu. Senin bunlardan haberin var mıydı, yok muydu? İki seçenek var. Ya vardı, sen bu tezgahın içindesin, tam başındasın. Ya da yok diyorsan, millet böyle bir tezgah kurmuş, sen bunun farkında değilsin. Varsan görevinden istifa etmelisin. Yoksan yönetme kabiliyetin bitmiş, sandığı artık getirmelisin' çağrısında bulundu. </p> <p>YENİ Parti'nin ilçe başkanlıkları için yaptığı ön seçimin ikinci gününde Küçükçekmece İlçe Başkanlığı için Burak Ergin ile Erdal Yolcu yarışıyor.  Kongreye YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Parti Sözcüsü Zeynel Emre ve İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik katıldı. Özel, 'Partiyi kurarken bir söz vermiştik. Demiştik ki 'Yeni nesil bir siyaset yapacağız. Siyasetin işletim sistemini değiştireceğiz. Siyasi partinin mimarisini değiştireceğiz. Bundan sonra mümkün olduğu kadar temsili demokrasiyi terk edip, doğrudan demokrasiyi hayata geçireceğiz. Söz, yetki ve karar üyelerde olacak.' Bugün onu hayata geçiriyoruz. Dün siyaset tarihinde partimiz açısından önemli, siyasi tarihimiz açısından ilk, büyük ve bence geri dönülmez bir adımı atmayı başlattık. Bugün burada iki adayın partimize, kendilerine yarışır bir rekabeti sürdürdüğü, kongrenin yapıldığı, konuşmaların yapıldığı ve bütün Türkiye görsün ki oylama akşam 18.00'de kadar sürecek. YENİ Parti, Türkiye'ye vaat ettiğini iliklerine kadar hissediyor. Parti içi demokrasiyi en yukarıya taşıyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Özel, şunları kaydetti:</p> <p><strong>'BU SALONDA YENİLGİYİ KABUL EDENLER YOK'</strong></p> <p>'Bu salon birbirini kardeşlik hukukuyla sevenlerin, zor günde kol kola girenlerin, kimsenin düşmesine izin vermeyenlerin, kimseyi geride bırakmayanların, Cumhuriyet'in geleceği için umudu olanların doldurduğu bir salon. Bu salonu ben 2019 seçimlerinde Ekrem İmamoğlu 13 bin 600 farkla seçimi kazanıp, Adalet ve Kalkınma Partisi mızıkçılık yapıp, 'Hiçbir şey olmadıysa da bir şey olmuştur' deyip, 19 gün boyunca yeniden oyları saydırıp ve sonra mecburen mazbata verip, üç gün sonra seçimleri iptal ettirdiği dönemde Küçükçekmece örgütünün 19 gün, 19 gece tuttuğu demokrasi nöbetinden tanıyorum. Bu salon, iradesini kimseye teslim etmeyenlerin, darbelere direnenlerin, en zor günde hep birlikte tutunup, ayağa kalkanların salondur. Bu salonda yenilgiyi kabul edenler yok. Bu salonda yenilgiye alışanlar yok. Bu salonda, 'Muhalefet olalım koltuğumuzu koruyalım' diyenler değil, 'Muhalefetten bıktık, iktidara yürüyelim' diyenler var.</p> <p><strong>'SİZİN GİBİ ÖRGÜTLE OLUR'</strong></p> <p>Bütün Türkiye'de iki günde ilçeleri, sonra illeri, sonra genel başkanı, tüm üyelere seçtirmek gibi çok konuşulan, hep mazeret bulunan, çok konuşulan, 'Siyasi Partiler Kanunu müsait değil' denilen bir yerde hem Siyasi Partiler Kanunu'nun gerekliliklerini yapan, geçen hafta olduğu gibi hepimiz adına o teknik görevi yapacak delegeleri oluşturan ama esas kararı tüm üyelerle verecek bu büyük organizasyona bir partinin kuruluş aşamasında kalkışması olacak iş değildir. Neyle olur? Benle olmaz, Özgür Başkanla olmaz, öyle iddialı il ve ilçe kurucu başkanlarıyla olmaz. Milletvekilleriyle olmaz. Neyle olur biliyor musunuz? Olacaksa sizin gibi bir örgütle, sizin gibi insanlarla olur.</p> <p>Öyle, iktidar işine gelmeyince mahkeme kararıyla, ana muhalefet partisinin başını değiştirince 'Seçilmeden geldim, biraz daha durayım, ilçelere şunları, bunları atayayım, partinin adı büyük, imkanları çok, oradaki siyaset imkanını görünce herkes buraya gelir, burada kalır, 3 gün konuşulur, 5 gün konuşulur, unutulur, yolumuza bakarız' diyenlere; Dur bakalım orada. Biz ne yenilmeyi ne tekrar yenilmeyi, kaybetmeyi, muhalefette kalmayı değil ya da seçilmiş belediye başkanlarımıza atılan iftiralara susmayı, kabullenmeyi hatta iddianameleri siyasi değil teknik bulanlarla değil, 'Yol arkadaşlarını geride bırakmayanların arkasında yürürüz' diyen sizin gibi aslanlarla yapılır bu iş.</p> <p><strong>'PARTİCİLİK OYNAMIYORUZ'</strong></p> <p>Yeni siyasetin alametifarikası şudur. Asla ve asla bugün bu salonda bu seçimi kazanmanın hesabını yapan bir ilçe başkanı adayı yok. Artık ilçe seçimini dert eden, ilçe seçimini kazanmaya mecbur bir ilçe başkanımız yok. İlçe seçimini halletmiş, genel seçimleri kazanmayı dert eden, onu hedefleyen, onu kafaya takan bir ilçe başkanımız var. Türk siyasetine tüm üyelerin gücünün arkasına konduğu ilçe başkanlarını, tüm üyelerinin gücüyle seçilecek il başkanlarını kazandırıyoruz. Hiç şüphe yok, bu siyasette yeni bir sıklet merkezidir. Sonuna kadar arkalarında duracağız. Ancak elde ettikleri gücü partinin iktidar yolculuğunda, partinin birliğinde, bütünlüğünde, kurumsallaşmasında, siyaseti mahallelerden başlatmasında kullanana kadar. Bunu yapan her il ilçe başkanının Genel Başkan olarak sonuna kadar arkasındayım. Eğer seçilen ilçe başkanı sizlerden aldığı gücü kendine, ekibine kullanacak olursa; partinin hayrına kullanmayacak olursa, mahalle meclislerini kurmazsa, ilçe meclisini demokratik çalıştırmazsa, anketlerde - ölçümlerde partinin gücüne güç katacak bir yönetim sergilemezse o zaman bu salon arkasından çekilir, bir pazar toplanırız, bu yükü kaldırabilecek yeni bir başkanı hep beraber seçeriz. O yüzden gerçekten seferberlik halindeyiz. Şaka yapmıyoruz, şeklen particilik oynamıyoruz. Memleket 100 yıl önce nasıl Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının büyük azmi, kararlılığıyla ve ne yaptıysa milletle yaptıysa; şimdi de bizler onun yolundan yürüyen evlatları olarak hep beraber taşın altına elimizi koymak için, hep beraber bu yükü birlikte sırtlamak, bundan sonra iktidara ulaşana kadar birlikte terlemek, koşmak, yorulmak için yola çıktık.</p> <p><strong>'KİMSENİN GERİDE KALMAYACAĞI BİR DÜZENİ VAAT EDİYORUZ'</strong></p> <p>Geçmişte Başbakanlık önüne atılan yazar kasadan kriz çıkan memlekette, Anayasa Mahkemesi önünde canına kıyan emekliler var. Alnının terinin karşılığını alamayan emekçiler; siftahsız dükkan kapatan, borcu borçla kapatıp batan, iflasa sürüklenen esnaflar; ürünün karşılığını alamayan, tarlada - dalda kalan ürününü bu fiyatlarla toplayamayan, toplatamayan çiftçiler var. Umudunu kaybetmiş, 'Fırsat bulursam yurtdışına giderim, bir daha da dönmem' diyen dört gençten üçünün ızdırabını yüreğinde hisseden anne - babalar, geleceğini bu güzel topraklarda değil, dışarıda arayan gençler var. O yüzden şaka yapmıyoruz, oyun oynamıyoruz ve emeklinin de emekçinin de ev kadınının da gencin de esnafın da çiftçinin de derdini bitirecek yepyeni bir başlangıç için AK Parti'nin kara düzenini altüst etmeye, YENİ Parti'nin yeni düzenini kurmaya geliyoruz. Biz bugün burada milletimize 'mahkemede adalet, gelirde adalet, vergide adalet, sosyal yaşamda adalet' diyerek dört ana adalet kolunu üzerinde yepyeni bir kalkınmayı, birlikte çalışmayı, birlikte büyümeyi, birlikte kazanmayı, adilce paylaşmayı ve kimsenin geride kalmamasını, kimsenin yokluk, yoksulluk, işsizlikten dolayı geride kalmayacağı bir düzeni vaat ediyoruz.'</p> <p><strong>'TEK ADAM REJİMİNİN ARKASINDA HİZALANIRSANIZ BU MİLLETİ KARŞINIZA DİKMEK GÖREVİMİZ'</strong></p> <p>Özel, 'Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Sosyal medyadan korkan, eleştiriden biz ne hakaret ne küfür ne bilmem ne, sadece eleştirilerin engellendiği bir döneme gelindiğini görüyoruz. Öyle bir ikili hukuk sistemi var ki size, bize, partimize kendinden olmayanlara her türlü küfüre, hakarete susanlar, takipsizlik verenler, dilekçeleri okumadan bir kenara itenler; iktidara eleştiri gelince en nezaketli, en teknik eleştiriyi bile engelleyecek hale gelmişlerdir. Bu bir iktidarın gücünü değil; tükenmekte olduğunu, bu bir iktidarın yükselişini değil; çöküşünü, öz güvenini değil; aksine içinde bulunduğu paniği gösterir. Sözüm iktidarın korku sahiplerine olduğu kadar bu kararlar mahkemede kesinleşene kadar eskiden beklerken, şimdi 4 saatte uygulayan sosyal medya platformlarının yöneticilerine ve sahiplerine. Türkiye'deki gücünüz bir tek adamın gücünden değil; bu halkın sosyal medyadaki varlığından, oralara tıklamasından, sizin onun üzerinizden kazandığınız paralardan geliyor. Eğer bu milletin karşısında bu iktidarın tek adam rejiminin arkasında hizalanırsanız, bu milleti sizin karşınıza dikmek bizim görevimizdir. Haydi bakalım' ifadesini kullandı.</p> <p><strong>'190 DAİRE PARASI GARİBANLARIN CEBİNDEN ÇIKMIŞ'</strong></p> <p>Özel, fon soruşturmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Milletin birkaç bin lira parasını 'Ya enflasyona eziliyor. Dolar alıyorsun, artmıyor. Kredi kartımı ödeyeceğim, şurada fonda para kazanılıyormuş. Filanca ikiye-üçe katlamış. Bir ümit:' diye koyduğu parasını göz göre göre yutanlar, o paraları çarpanlar var. 'Bakın bizim partinin bakanları hep TERA'da, sarayın bürokratları hep TERA'da. Orada, burada. Çok para kazanmışlar. Bakın 1'e 10, 1'e 100, 1'e 500 kazananlar olmuş. Oraya koyalım' deyip 455 bin vatan evladı ki bunların önemli bir kısmı bu iktidar partisine bir ya da birden çok kez oy vermiş kişilerdir, paralarını buraya koymuşlar. Bunlar vaktiyle bu fonu çok kazanıyor gibi gösterip kapalı dönemlerde ve açıp birkaç yıllık bir sürede hoplatmışlar, hoplatmışlar. Millet gelince yükü milletin sırtına koymuşlar, kendi paralarını alıp kaçmışlar. En son fonu patlatmışlar. Şimdi 2 milyon kişi etkileniyor, paraları çarçur oldu. Biz çalıştık ve kanun teklifi yazdık, 15 madde. Dedik ki 'Bu kapalı dönemde ya da bu fon patlayana kadar para koyup parası artanları bulun. Mal varlıklarına el koyun. Yurt dışına kaçıranların izini sürün. O ülkelerden bu paraları isteyin. Bu garibanların ödedikleri paraları geri verin.' Daha buna bir şey demezler, susarlar. En son dün birinci işaret fişeğini attık ve Fatma Betül Sayan Kaya, Erdoğan'ın dün akşama kadar Genel Başkan Yardımcısı. Geçmiş dönemde Aile Bakanı. Kendisi 60 küsür milyon lira koymuş, 1,3 milyar lirayı almış. Kocası koymuş, kocasıyla birlikte 2 milyar liranın üstünde para çekmişler. Fatma Betül Sayan Kaya, 10 daire parasını borsaya koymuş bu nisan ayında, eylül ayında 200 daire parasını çekmiş. 190 daire parası, milyarın üstünde 190 daire parası garibanların cebinden çıkmış.</p> <p><strong>'YETMEZ, HESAP VERECEKSİNİZ'</strong></p> <p>Bunu dün Parti Sözcümüz Zeynel Emre açıkladı. Bütün gün sustular. Fatma Hanım garibanın 2 milyar lirasını vereceksin, kocandaki paraları vereceksin, bu yaptığın yolsuzluğun hesabını vereceksin. Yetmez. Daha kim varsa, A'dan Z'ye açılacak. Milletvekillerinden komisyon kurulur, Devlet Denetleme Kurulu devreye sokulur. Milletin önünde açılacak. İlk günden beri 'Kim almış?' 'Ha orada birisi varmış. 200 milyon Euro işlem yapmış.' Kim bu adam? Adına bakarsan tanıdık değil. Ama diyorlar ki 'Filanca bakanın eskiden beri çantacısıdır.' Dönülecek; o paralar ilk önce hangi evlere konmuş, hangi tapular satılmış, para hangi hesaba geçmiş, TERA'ya bu parayı ki normalde bu paranın milyonda birini göremeyecek adam nereden yatırmış? Bu bütün ilişkiler teker teker incelenecek. Bu işin içerisindeki bütün AK Partililer asrın yolsuzluğunun, asrın dolandırıcılığının hesabını verecek. Haydi bakalım, 19 Mart'tan beri bütün televizyonlarda 50 çeşit yalan: 'İBB'de parkeler kalktı. Altından 2 milyon Euro bulundu. Videosu var, göstereceğiz.' İddianamede yok. Nerede bu? Diyor ki gazeteci, 'Öyle duymuştum, öyle konuştum. İddianamede yokmuş. Ben de şaşırdım.' Diyor ki 'KİPTAŞ'tan daire verdiler bilmem kaç tane.' Bir tanesi iddianamede yok. 'Cep telefonu dağıttılar.' Yok. Bakın dediler ki 'Gaziosmanpaşa Belediyesi'nin kasasından dolarlar çıktı.' Bir tane demir mühür çıktı, yalan görüntü kullanmışlar. 'Ekrem İmamoğlu'nun korumasının dağ evinde kasadan Euro'lar çıktı.' İçinden 24 tek beylik silahın mermisi çıktı, dandik bir kasanın içinden. Bu kadar yalan, iftira attılar ama bir kör kuruş bulamadılar, bir kör kuruş. Sadece Fatma Betül Sayan Kaya'nın üzerinden 2 milyar lira çıktı, 2 milyar lira. Neden bahsediyorsunuz siz?</p> <p><strong>'BOŞ LAFLARA MİLLETİN KARNI TOK'</strong></p> <p>Günü geldi mi yukarıdan yukarıdan konuşan AK Parti'nin Sözcüsü, aşağıdan aşağıdan inceden inceden kıvırmaya başladı. 'AK Parti doğruların yanındadır. Yanlışların karşısındadır.' Bu nasıl yanlışın karşısında olmaksa günlerdir söylüyoruz, 'Eski bakan - yeni bakan var', susuyorlar. Biz açıkladık, bir gün boyunca daha sustular. Millet ayağa kalktı. Yanlışın karşısında olan Fatma Betül Sayan Kaya da bütün AK Partililerin hepsinin ismini söyler. Yaptıklarını ortaya koyar, paraları ortaya döker, milletin parasını iade eder. Onun dışında bu boş laflara bu milletin karnı tok artık. Buradan Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyorum. Bu asrın dönme dolabı, asrın dolandırıcılığı, asrın soygunu. Senin bunlardan haberin var mıydı, yok muydu? İki seçenek var. Ya vardı, sen bu tezgahın içindesin, tam başındasın. Ya da yok diyorsan, millet böyle bir tezgah kurmuş, sen bunun farkında değilsin. Varsan görevinden istifa etmelisin. Yoksan yönetme kabiliyetin bitmiş, sandığı artık getirmelisin.</p> <p>Görüyorsunuz ki ekonomisiyle, sosyal hayatıyla, ahlaki değerleriyle Türkiye'nin yepyeni bir siyasete ihtiyacı var. Türkiye'nin yeni bir enerjiye ihtiyacı var. Yeni bir başlangıca ihtiyacı var. YENİ Parti'yi millet kurdu, adını koydu, bütçesini oluşturdu. Şimdi bizim önümüzde artık Tayyip Bey gibi iki yol yok. Kararı verecek. Ya 'Bu işin başındayım' diyecek, sorumluluğunu üstlenecek, ya 'Haberim yoktu' diyecek yönetemediğini kabullenecek. Onlar yolun sonundadır, biz daha başındayız. Bizim tek görevimiz var, o da kazanmaktır. Bundan sonra hep beraber tek yolumuz vardır. Yönümüz bellidir, yolumuz bellidir, hedefimiz bellidir. İktidar hedeftir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozelden-erdogana-senin-bunlardan-haberin-varsa-istifa-etmelisin-haberin-yoksa-sandigi-getirmelisin</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 16:37:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/09/ozgur-ozelden-erdogana-senin-bunlardan-haberin-varsa-istifa-etmelisin-haberin-yoksa-sandigi-getirmelisin.JPG" type="image/jpeg" length="83842"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
