<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 15:27:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[75 ilde uyuşturucu operasyonu: 767 kilogram uyuşturucu madde ve 3 milyon 340 bin 726 adet uyuşturucu hap ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/75-ilde-uyusturucu-operasyonu-767-kilogram-uyusturucu-madde-ve-3-milyon-340-bin-726-adet-uyusturucu-hap-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/75-ilde-uyusturucu-operasyonu-767-kilogram-uyusturucu-madde-ve-3-milyon-340-bin-726-adet-uyusturucu-hap-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 75 ilde son 10 günde düzenlenen operasyonlarda 767 kilogram uyuşturucu madde ve 3 milyon 340 bin 726 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, bin 319 şüphelinin yakalandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İçişleri Bakanlığı, 75 ilde son 10 günde düzenlenen operasyonlarda 767 kilogram uyuşturucu madde ve 3 milyon 340 bin 726 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, bin 319 şüphelinin yakalandığını açıkladı.</p> <p>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p> <p>'Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince uyuşturucu madde satıcılarına yönelik 75 ilde geniş çaplı operasyonlar düzenlendi.</p> <p>İstanbul, İzmir, Mersin, Adana, Ankara, Kahramanmaraş, Gaziantep, Antalya, Konya, Samsun, Manisa, Kocaeli, Diyarbakır, Şanlıurfa, Tekirdağ, Osmaniye, Bursa, Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Sivas, Çankırı, Uşak, Malatya, Niğde, Eskişehir, Kayseri, Muğla, Çanakkale, Kırklareli, Elazığ, Bolu, Sakarya, Van, Adıyaman, Çorum, Sinop, Mardin, Hakkari, Isparta, Kars, Kastamonu, Kütahya, Ordu, Trabzon, Aksaray, Karabük, Erzincan, Karaman, Kilis, Afyonkarahisar, Bitlis, Düzce, Kırşehir, Yalova, Ağrı, Amasya, Batman, Bayburt, Bingöl, Edirne, Giresun, Nevşehir, Rize, Şırnak, Yozgat, Erzurum, Bilecik, Burdur, Iğdır, Muş, Siirt, Tokat ve Zonguldak'ta düzenlenen operasyonlar bin 980 ekip, 4 bin 950 personel, 21 hava aracı ve 43 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p> <p>767 kilogram uyuşturucu madde ile 3 milyon 340 bin 726 adet uyuşturucu hapın ele geçirildiği operasyonlarda bin 319 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 638'i tutuklandı, 174'ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Kahraman Polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/75-ilde-uyusturucu-operasyonu-767-kilogram-uyusturucu-madde-ve-3-milyon-340-bin-726-adet-uyusturucu-hap-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:23:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/75-ilde-uyusturucu-operasyonu-767-kilogram-uyusturucu-madde-ve-3-milyon-340-bin-726-adet-uyusturucu-hap-ele-gecirildi.jpg" type="image/jpeg" length="29691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Objektif Tiyatro Festivali'nde Onur Ödülü Usta Oyuncu Selçuk Yöntem'e verilecek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/objektif-tiyatro-festivalinde-onur-odulu-usta-oyuncu-selcuk-yonteme-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/objektif-tiyatro-festivalinde-onur-odulu-usta-oyuncu-selcuk-yonteme-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Nürnberg kentinde bu yıl ikinci kez düzenlenecek Objektif Tiyatro Festivali, 30 Nisan-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında tiyatrodan müziğe, söyleşiden atölyelere uzanan geniş bir programla sanatseverleri buluşturacak. Açılış gecesinde Sunay Akın sahne alırken, Türk tiyatrosunun usta ismi Selçuk Yöntem'e Onur Ödülü verilecek. Türkçe ve Almanca etkinliklerin yer alacağı festivalde birçok ünlü sanatçı sahne alacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İlhan Baba</strong></p> <p><strong>(NÜRNBERG) </strong>- Almanya'nın Nürnberg kentinde bu yıl ikinci kez düzenlenecek Objektif Tiyatro Festivali, 30 Nisan-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında tiyatrodan müziğe, söyleşiden atölyelere uzanan geniş bir programla sanatseverleri buluşturacak. Açılış gecesinde Sunay Akın sahne alırken, Türk tiyatrosunun usta ismi <span class='hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline'><span class='whitespace-normal'>Selçuk Yöntem</span></span>'e Onur Ödülü verilecek. Türkçe ve Almanca etkinliklerin yer alacağı festivalde birçok ünlü sanatçı sahne alacak, Almanca oyunlar ve özel prömiyerler de izleyiciyle buluşacak.<br /><br />Almanya'nın Nürnberg kentinde faaliyet gösteren Objektif Kültür Merkezi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Objektif Tiyatro Festivali, 30 Nisan'da başlayacak. 10 Mayıs'a kadar sürecek festival, tiyatro, müzik, söyleşi ve atölyelerden oluşan zengin programıyla sanatseverlerin karşısında olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Festivalin açılışı, müzik dinletisi ve kokteyl ile yapılacak. Açılış gecesinde şair ve yazar Sunay Akın, festivale özel gösterisiyle sahne alacak. Festival kapsamında Objektif Kültür Merkezi Onursal Başkanı Türk tiyatrosunun usta oyuncularından Selçuk Yöntem'e Onur Ödülü verilecek.</p> <p>Objektif Kültür Merkezi Başkanı Cihan Kente, festivalin geniş katılımla gerçekleştirileceğini belirtti. Etkinliklerin Türkçe ve Almanca düzenleneceğini ifade eden Kente, programın her yaş grubuna hitap edecek şekilde hazırlandığı bildirildi.<br /> <br />Objektif Kültür Merkezi'nin (OKM) kuruluşundan bugüne kadar katkı sunan yönetmen oyuncu Mehmet Özgür'ünde onur konuğu olarak katılacağı açılış galasında, Erkan Can, Güven Kıraç, Bahtiyar Engin, Nedim Saban, Taies Farzan, Ercan Karaçaylı, Pervin Ünalp, Aytekin Atabey, Emrah Eren, Safinaz Özgür, Okan Atalay, Necmi Yapıcı, Mehmet Ali Nuroğlu ve Bülent Şakrak'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı yer alacak.  Festival programında ayrıca Taner Rumeli, Yetkin Dikinciler ve Ali Sürmeli'nin katılımıyla söyleşiler düzenlenecek. Bülent Şakrak, 'Canbaz' adlı yeni oyununun prömiyerini festival kapsamında gerçekleştirecek. Festivalde, çocuklara yönelik 'Kağıt Geminin Yolculuğu' adlı tiyatro oyunu da sahnelenecek. <br /><br />Objektif Kültür Merkezi Genel Sanat Yönetmeni Ertuğrul Karakaya'da, bu yıl ilk kez Almanca oyunların da sahneleneceği festivalde 'Dansöz' ve 'Dreck' adlı yapımların Almanca olarak izleyiciyle buluşacağını kaydetti. Festivalin bundan sonra Türkçe ve Almanca oyunlarla iki kültürü bir araya getirmeyi hedeflediğini ifade eden Karakaya, festivalin son gününde Mahsus Mahal tarafından sanatçı Ruhi Su anısına bir saygı konseri düzenleneceğini açıkladı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/objektif-tiyatro-festivalinde-onur-odulu-usta-oyuncu-selcuk-yonteme-verilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:20:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/objektif-tiyatro-festivalinde-onur-odulu-usta-oyuncu-selcuk-yonteme-verilecek.jpg" type="image/jpeg" length="27795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkari-Van yol krizine bir tepki de Van'dan geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hakkari-van-yol-krizine-bir-tepki-de-vandan-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hakkari-van-yol-krizine-bir-tepki-de-vandan-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari'de etkili olan yoğun kar yağışının ardından şehrin ilçeleri ve Van arasındaki yolun halen tam olarak ulaşıma açılmaması Van'da protesto edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İshak KARA</strong></p> <p><strong>(VAN)</strong> - Hakkari'de etkili olan yoğun kar yağışının ardından şehrin ilçeleri ve Van arasındaki yolun halen tam olarak ulaşıma açılmaması Van'da protesto edildi.</p> <p>Demokratik Kurumlar Platformu tarafından Kent Meydanı'ndaki basın açıklamasına DEM Parti Van İl Eş Başkanları ve KESK üyeleri de destek verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Demokratik Kurumlar Platformu adına açıklama yapan Yakup Almaç, Van-Hakkâri karayolunun yaklaşık 20 gündür kesintili ya da tamamen kapalı durumda olduğunu, son günlerde 'kontrollü geçişlerin yeniden başladığı' yönündeki açıklamalar yapılsa da sorunun devam ettiğini anlattı.</p> <p>Almaç, şunları kaydetti:</p> <p>'Bugün gelinen noktada geçişlerin kontrollü olması, sorunun çözüldüğü anlamına gelmemektedir. Yağış durumlarında geçişlerin riskli olduğu, yeterli tedbir alınmadığı ve mevcut haliyle yolun ulaşıma uygun olmadığı bilinmelidir. Van ve Hakkari iki ayrı il değil, yüz binlerin bir arada olduğu bir bölgedir. Bu tablo en çok bölge halkını etkilemektedir. Yaklaşık 20 gündür süren bu kriz nedeniyle hasta nakilleri aksamakta, acil sağlık hizmetlerine erişim ciddi biçimde zorlaşmaktadır. Cenazelerin sevkinde yaşanan gecikmeler ise toplumda derin bir insani yaraya dönüşmüştür. İnsanlar, en temel hakları olan sağlık ve defin hizmetlerine erişimde dahi büyük zorluklarla karşı karşıya bırakılmaktadır.<br /><br />Van-Hakkâri yolu kapalı olduğu için yurttaşlar Şırnak üzerinden dolaşmak zorunda kalmakta, normalde birkaç saat süren yolculuklar 9-10 saate kadar uzamaktadır. Bu yalnızca bir ulaşım sorunu değil, yaşam hakkını doğrudan tehdit eden bir durumdur. Basına ve kamuoyuna tam olarak yansımayan kapsamlı bir kriz hali mevcuttur. Kentin yolununun kapanmasının kent ekonomisini yavaşlattığı, günlük yaşamı durma noktasına getirdiği bilinmeli ve acil tedbir alınmalıdır.'</p> <p>Almaç, yolun güvenli bir şekilde ve tamamen ne zaman açılacağının belirsiz olduğunu söyleyerek, 'Açıkça ifade etmek gerekir ki bu kriz kader değil, iktidarın tercihidir. Yol yapmakla övünen iktidarın bir kenti hakkını talep etmektedir. Yetkililer derhal şeffaf bir plan açıklamalı, kısa vadeli müdahalelerin ötesine geçerek, bölgenin yıllardır beklediği kalıcı ulaşım yatırımlarını hayata geçirmelidir' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Van</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hakkari-van-yol-krizine-bir-tepki-de-vandan-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:20:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/hakkari-van-yol-krizine-bir-tepki-de-vandan-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="16816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP grup toplantısı... Özgür Özel: 'Cumhuriyeti cumhuriyet yapan bütün bu kurumları sattılar ve o parayı bu yıl faize ödüyorlar']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-cumhuriyeti-cumhuriyet-yapan-butun-bu-kurumlari-sattilar-ve-o-parayi-bu-yil-faize-oduyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-cumhuriyeti-cumhuriyet-yapan-butun-bu-kurumlari-sattilar-ve-o-parayi-bu-yil-faize-oduyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 24 yılda AK Parti tarafından gerçekleştirilen özelleştirmelerin bu yıl ödenecek faiz tutarına eşit olduğunu belirterek, '24 yıllık özelleştirmenin geliri 2,7 trilyon TL, 2026'da faize ödenecek para 2,7 trilyon lira. Yani Atatürk'ün, cumhuriyetin on yılda 15 milyon genç yaratıp, anayurdu dört taraftan demir ağlarla ördüğü, basma fabrikalarından termik santrallere kadar cumhuriyeti cumhuriyet yapan bütün bu kurumları sattılar ve o parayı bu yıl faize ödüyorlar. Bu mirası alıp bir gecede kumarda batıranlar var ya memleketi batıran AK Parti'nin o hayırsız evlattan hiçbir farkı yok bu milletin gözünde' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class='p1' style='text-align: left;'><strong>(TBMM) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 24 yılda AK Parti tarafından gerçekleştirilen özelleştirmelerin bu yıl ödenecek faiz tutarına eşit olduğunu belirterek, '24 yıllık özelleştirmenin geliri 2,7 trilyon TL, 2026'da faize ödenecek para 2,7 trilyon lira. Yani Atatürk'ün, cumhuriyetin on yılda 15 milyon genç yaratıp, anayurdu dört taraftan demir ağlarla ördüğü, basma fabrikalarından termik santrallere kadar cumhuriyeti cumhuriyet yapan bütün bu kurumları sattılar ve o parayı bu yıl faize ödüyorlar. Bu mirası alıp bir gecede kumarda batıranlar var ya memleketi batıran AK Parti'nin o hayırsız evlattan hiçbir farkı yok bu milletin gözünde' dedi. </p> <p class='p1' style='text-align: left;'>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısında şunları kaydetti:</p> <p class='p1' style='text-align: left;'><strong>'Özelleştirilen şirketlerde en az 60 bin işçi işinden oldu'</strong></p> <p class='p1' style='text-align: left;'>'Özelleştirmelerle hem kamuyu zayıflattılar hem üretimi azalttılar hem işçileri önce güvencesiz sonra işsiz bıraktılar. Cumhuriyetin fabrikaları, şirketleri haraç mezat satıldı. Sümerbank, Seka, Tekel, Türk Telekom, Petkim, Tüpraş, Şeker Fabrikaları ve madenler teker teker şeffaf olmayan süreçlerin sonunda ve hep yandaşları bularak satıldı. İşte bu Doruk Şirketin sahibi 2 bin 368 tane maden ruhsatını depolamış AK Parti'nin yarattığı ve kendisinin AK Parti'ye yarattığı imkanlar dahilinde. İşte AK Parti'nin kara düzeni budur. Bu işletmelerin çoğu kapandı, kapanmayanın üretimi azaldı. Devletin gücü zayıfladı, üretim düştü, işçiler güvencesiz ve işsiz kaldı. Özelleştirilen şirketlerde en az 60 bin işçi işinden oldu. Soma'da Ermenek'te patronların para hırsı yüzünden canlarından oldular.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p1' style='text-align: left;'>Sonuç; devletin resmi rakamlarına göre 100 özelleştirmeden 89'unu AK Parti yaptı. Toplamda bundan 60 milyar dolar aldılar. Devleti satarak 60 milyar dolar elde ettiler. 2,7 trilyon TL yapıyor bugünkü kurla. Öyle acı, öyle dayanılmaz bir iş ki bu. 24 yıllık özelleştirmenin geliri 2,7 trilyon TL, 2026'da faize ödenecek para 2,7 trilyon lira. Yani Atatürk'ün, cumhuriyetin on yılda 15 milyon genç yaratıp, anayurdu dört taraftan demir ağlarla ördüğü, basma fabrikalarından termik santrallere kadar cumhuriyeti cumhuriyet yapan bütün bu kurumları sattılar ve o parayı bu yıl faize ödüyorlar. Bu mirası alıp bir gecede kumarda batıranlar var ya memleketi batıran AK Parti'nin o hayırsız evlattan hiçbir farkı yok bu milletin gözünde. </p> <p class='p1' style='text-align: left;'><strong>'Asgari ücretin satın alma gücü olarak Almanya ile Türkiye arasında 12 kat fark var'</strong></p> <p class='p1' style='text-align: left;'>Bu kara düzen maalesef her iki işçiden birini asgari ücretli yaptı. Kimi rakamlar yüzde 55, kimi yüzde 50'nin biraz altında ama asgari ücret ve hemen üzerinde ücret alanlar iki kişiden biri. Asgari ücret, emekçinin ilk bir yıl aldığı ücrettir dünyada. Sonrasında kıdemle birlikte bu ücretten hızla uzaklaşılır. Bugün asgari ücret kayıt dışı istihdamla birlikte neredeyse ortalama ücret olmuş durumda. O yüzden de Türkiye'de hem asgari ücretliler hem bütün maaşlar ona göre şekillendiği için geri kalan ücretliler zorda. 2015 yılında Türkiye Avrupa'da asgari ücret olarak 14 ülkeden iyiydi. O günden bugüne hala AK Parti yönetiyor. Bugün sondan altıncı ülkeyiz. Bunlar Avrupa Birliği üyesi değil, orada zaten hepsinden gerideyiz. Almanya'da asgari ücret 2 bin 343 Euro, Türkiye'de 654 Euro. Türkiye'de kur bu kadar baskılandığı halde böyle. Gerçek anlamda asgari ücret 350-400 Euro'larda olacak. Almanya'da ilerleyen yıllarda bu ücret sabit kalmıyor. Almanya'da asgari ücret alanların oranı yüzde 9. Türkiye'de yüzde 55 bu oran. O gidince dana kıymayı bizim parayla 350 liraya alıyor, bizimki 950 liraya alıyor. Hem gıda alımında aleyhimize üç kat var hem de maaşta dört kat fark var. Yani asgari ücretin satın alma gücü olarak Almanya ile Türkiye arasında 12 kat fark var. </p> <p class='p1' style='text-align: left;'><strong>'Fiilen 20 bin liralık emekli maaşı 18 bin liraya düşmüş durumda'</strong></p> <p class='p1' style='text-align: left;'>Daha yılın yarısı gelmeden maaşlar enflasyon karşısında eriyor. Üç aylık enflasyon yüzde 10. Bu üç aylık enflasyonla asgari ücretin alım gücü 3 bin lira azaldı. Asgari ücret ilan edildiğinde bin 870 ekmek alıyordu, bugün bin 605 ekmek alıyor. 265 ekmek enflasyona kurban gitmiş durumda. Asgari ücretin hemen üstünde alan, 60 bin lira net ücret alan bir mavi yakalı yılda 138 bin lira vergi veriyor. 70 bin lira alan 180 bin lira vergi veriyor. Yani 80 bin lira maaş alan birisi üç maaşını doğrudan vergiye veriyor. Maaşlarda bir gelir vergisi sorunu var. Vergi yükü, bordrolu çalışanların üstünde. Bu soygunun bir an önce sona ermesi lazım. </p> <p class='p1' style='text-align: left;'>En düşük emekli maaşı 20 bin liranın alım gücünde, üç ayda 2 bin lira azaldı. Fiilen 20 bin liralık emekli maaşı 18 bin liraya düşmüş durumda. Daha önümüzde 9 ay var. En düşük memur maaşı 61 bin 900 lira. Üç ayda 6 bin 100 lira azalarak 55 bine düştü. Üç ayda elektriğe zam, doğal gaza, iğneden işçiye her şeye zam geldi ama ücretler aynı kaldı. Bu şartlarda artık geçim mümkün değil. Ara zam bir zorunluluk haline gelmiştir. Bütçe imkanları vatandaş için zorlanmalı ve mutlaka bu üç ayda enflasyonun yarattığı tahribatı giderecek bir zam planlanmalıdır.</p> <p class='p1' style='text-align: left;'><strong>'CHP, kiralık sosyal konut fikrini Türkiye'ye getiren partidir'</strong></p> <p class='p1' style='text-align: left;'>Kiralar öyle yükseldi ki bu işin sonunda öyle bir noktaya gelindi ki alınan emekli maaşlarıyla, asgari ücretle ya kirayı ödeyip aç kalacaksın ya karnını doyurup sokakta kalacaksın dönemi geldi. Buna dünyada bizim siyasi akrabalarımız çok etkili bir çözüm ürettiler, bunun adı kiralık sosyal konut. Biz de Türkiye'de kiralık sosyal konutu ilk kez dile getiren ve uzun çalışmalar sonunda parti programına yazan ilk partiyiz. 2 Nisan'da Çeşme'de ve Menemen'de iki farklı model kiralık sosyal konutların temelini attık. Bu haftasonu İstanbul'da sosyal konut kuraları çekildi, temeli atılmadı. Bu kura töreninde AKP'liler 'Türkiye'de ilk kez kiralık sosyal konut yapımı AK Parti döneminde başlıyor' diye müjde veriyorlar. Bizde duyarsınız, parti programımızda görürsünüz, apar topar sosyal konutların yüzde 5'ini kiralık yapacağız dersiniz. Biz temel attıktan sonra kura çekersiniz. Bu şu demek; günün birinde temel atacaklar, günün birinde inşaatı yapacaklar, günün birinde bunun bir kısmını kiralığa ayıracaklar, günün birinde kiracılara teslim edecekler ama 2 Nisan'da yapılan işi görmezden gelecekler. </p> <p class='p1' style='text-align: left;'>Buradan Türkiye'de barınma sorunu çeken herkese söylüyoruz; CHP, kiralık sosyal konut fikrini Türkiye'ye getiren, savunan ve planlayan; iktidarında da her dört konuttan birini kiralık sosyal konut haline getirecek olan partidir. CHP'nin hem sosyal belediyecilikte hem sosyal politikalarda hem de sosyal konut alanında kötü taklitlerinden sakınınız.</p> <p class='p1' style='text-align: left;'><strong>'Çiftçiye verdiğinin 15 katını faizciye ödeyen bir iktidarın yönettiği ülkedeyiz'</strong></p> <p class='p1' style='text-align: left;'>Ülkede para var ama herkese yok. Bu iktidar millete değil faizcilere çalışıyor. İlk üç ayda toplanan her 100 lira verginin 26 lirası faize gitmiş durumda. Üç ayda tam 876 milyar lira faizcilere, tefecilere para ödediler. Yıl bittiğinde 2,7 trilyon liraya ulaşacak. Bir tarım ve gıda krizinin ortasındayız. OECD ülkeleri arasında gıda enflasyonunda en kötü durumda olan ikinci ülkeyiz. Ama dünyaya bakıyorsunuz Covid'de bir gıda krizi baş gösterdiğinde herkes çiftçisine sahip çıktı ve bu sorunu aştılar. Dünyada gıda enflasyonunda sondan beşinci, OECD ülkelerinde sondan ikinci durumda olan ülke üç ayda tarımsal desteklemeye sadece 60 milyar lira para ayırdı. Yani faize 876 milyar lira, bütün çiftçilere 60 milyar lira. Arada 15 katlık bir fark var. Çiftçiye verdiğinin 15 katını faizciye ödeyen bir iktidarın yönettiği ülkedeyiz. </p> <p class='p1' style='text-align: left;'>Antalyalı gençler maalesef ikinci el kıyafet satışı yapan bir dükkanın önünde izdiham halindeler. 200 lira satılıyor ikinci el kıyafetler. 7 yaşında evladımızı veresiye ile tanıştıran, 77 yaşında emeklimizi kuyruklarda perişan eden, 17 yaşındaki gencimizi ikinci el kıyafet kuyruğuna sokan bu AK Parti'nin kara düzenidir. AK Parti'nin kara düzenini yıkıp genciyle, yaşlısıyla, işçisiyle bu halkın gerçekten hakkını alacağı bir cumhuriyet düzeni kuracağız.'</p> <p class='p1' style='text-align: left;'><strong>(SÜRECEK) </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-cumhuriyeti-cumhuriyet-yapan-butun-bu-kurumlari-sattilar-ve-o-parayi-bu-yil-faize-oduyorlar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:16:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-cumhuriyeti-cumhuriyet-yapan-butun-bu-kurumlari-sattilar-ve-o-parayi-bu-yil-faize-oduyorlar.jpg" type="image/jpeg" length="16213"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Güler'den CHP'li Öztürkmen'e 'NATO karargahı' yanıtı: 'Sadece çekirdek personel atamaları yapılmıştır ve çok uluslu karargah statüsü henüz onaylanmamıştır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-gulerden-chpli-ozturkmene-nato-karargahi-yaniti-sadece-cekirdek-personel-atamalari-yapilmistir-ve-cok-uluslu-karargah-statusu-henuz-onaylanmamistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-gulerden-chpli-ozturkmene-nato-karargahi-yaniti-sadece-cekirdek-personel-atamalari-yapilmistir-ve-cok-uluslu-karargah-statusu-henuz-onaylanmamistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen'in Türkiye'nin güneydoğusunda kurulması planlanan yeni NATO karargahına ilişkin soru önergesine verdiği yanıtta, 'Ülkemizin emrinde ve bir Türk general komutasında olacak şekilde karargah kurulum faaliyetlerine devam edilmekte olup sadece çekirdek personel atamaları yapılmıştır ve çok uluslu karargah statüsü henüz onaylanmamıştır' dedi. Öztürkmen, Bakan Güler'in yanıtına ilişkin 'NATO'nun Türkiye üzerinden kurguladığı yeni genişleme planları tüm bölgemiz açısından hayra alamet değildir' değerlendirmesini yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) </strong>- Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen'in Türkiye'nin güneydoğusunda kurulması planlanan yeni NATO karargahına ilişkin soru önergesine verdiği yanıtta, 'Ülkemizin emrinde ve bir Türk general komutasında olacak şekilde karargah kurulum faaliyetlerine devam edilmekte olup sadece çekirdek personel atamaları yapılmıştır ve çok uluslu karargah statüsü henüz onaylanmamıştır' dedi. Öztürkmen, Bakan Güler'in yanıtına ilişkin 'NATO'nun Türkiye üzerinden kurguladığı yeni genişleme planları tüm bölgemiz açısından hayra alamet değildir' değerlendirmesini yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, CHP Gaziantep Milletvekili ve TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Üyesi Hasan Öztürkmen'in Türkiye'nin güneydoğusunda kurulması planlanan yeni NATO kolordu karargahına ilişkin soru önergesine yanıt verdi. </p> <p><strong>'Bahsi geçen karargahın, NATO'nun Rusya planları kapsamında işlev görmesi planlanmakta mıdır?'</strong></p> <p>Öztürkmen, Bakan Güler'e şu soruları yöneltmişti:</p> <p>'NATO bünyesinde Türkiye'de kurulması planlanan ya da kurulan Çokuluslu Kolordu Türkiye (MNC-TÜR) adında bir yapılanma var mıdır?<span class='Apple-converted-space'> </span>Çokuluslu Kolordu Türkiye (MNC-TÜR) karargahının görevi ve görev alanı nedir? Hangi amaçla kurulmaktadır? Kaç kişiden oluşmaktadır? Karargahın komuta ve kontrolü kimdedir?<span class='Apple-converted-space'> </span>Söz konusu karargahın kurulması fikri nasıl ortaya çıkmıştır? NATO merkezinin talebiyle mi kurulmaktadır?<span class='Apple-converted-space'> </span>Çokuluslu Kolordu Türkiye'nin kurulmasının ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla ilgisi var mıdır? Karargahın kurulma kararı hangi tarihte alınmıştır?<span class='Apple-converted-space'> </span>Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmeyi hedefleyen çabaların yoğunlaştığı, sahte bayrak operasyonu olduğu değerlendirilen füze kışkırtmalarının arttığı bir dönemde, ABD'nin başını çektiği NATO'nun Türkiye ve çevresindeki askeri faaliyetlerini yoğunlaştırması milli güvenliğimiz açısından dikkate alınmakta mıdır?<span class='Apple-converted-space'> </span>Bahsi geçen karargahın, NATO'nun Rusya planları kapsamında işlev görmesi planlanmakta mıdır?'</p> <p><strong>Güler: 'Stratejik ve bölgesel planlar hazırlanmış ve bahse konu planları uygulayacak karargahların tesis edilmesi öngörülmüştür'</strong></p> <p>Bakan Güler ise soru önergesine verdiği yanıtta şunları kaydetti:</p> <p>'1952 yılında NATO'ya üye olan Türkiye, ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahiptir ve NATO komuta ve kuvvet yapısında önemli görev ve sorumluluklar üstlenmektedir. NATO'nun Savunma ve Caydırıcılık Konsepti'ne uygun olarak 2020 yılından itibaren plan ile komuta kontrol sistemlerinde; tehdidi caydırmak ve savunmaya geçişi kolaylaştırmak, NATO topraklarına karşı icra edilecek bir saldırıya karşı savunmayı güçlendirmek maksadıyla değişikliğe gidilmiştir. Stratejik ve bölgesel planlar hazırlanmış ve bahse konu planları uygulayacak karargahların tesis edilmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, bölgesel bir Türk Kolordu Karargahı tarafından ülkemizin savunmasının NATO kuvvetleri ile koordinesi ve gerektiğinde görevlendirilecek olan kuvvetlerin emir ve komutasının yürütülmesi planlanmıştır. Bahse konu karargahın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesi milli makamlar tarafından uygun görülerek MNC-TÜR kurulumu 2024 yılında NATO makamlarına bildirilmiştir. Ülkemizin emrinde ve bir Türk general komutasında olacak şekilde Karargah kurulum faaliyetlerine devam edilmekte olup sadece çekirdek personel atamaları yapılmıştır ve çok uluslu karargah statüsü henüz onaylanmamıştır.'</p> <p><strong>Öztürkmen: 'Böyle bir karargah ya ABD ya da İsrail'in güvenliği için kurulur'</strong></p> <p>Öztürkmen, Bakan Güler'in yanıtına ilişkin TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Öztürkmen, 'Bakan Güler, Türkiye'nin güneydoğusuna kurulması öngörülen yeni NATO karargahının amacının güvenlik olduğunu söylemektedir. Ancak 'Kimin güvenliği' sorusu havada kalmaktadır. Böyle bir karargah ya ABD ya da İsrail'in güvenliği için kurulur. Ne söz konusu karargahın ne de İstanbul Boğazı'nda kurulması planlanan NATO komutanlığının Türkiye'nin savunmasıyla ilgisi vardır.<span class='Apple-converted-space'>  </span>NATO'nun Türkiye üzerinden kurguladığı yeni genişleme planları tüm bölgemiz açısından hayra alamet değildir. Son füze kışkırtmaları bunun ispatıdır. Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmeyi hedefleyen sahte bayrak operasyonları boşa çıkmıştır fakat bölgemiz bu tür provokasyonlara oldukça açıktır' dedi.</p> <p>NATO'nun ne Türkiye'de ne de bölgede genişlemesini istemediklerini ifade eden Öztürkmen, 'Böyle bir ortamda topraklarımızdaki her ABD ve NATO karargahı,<span class='Apple-converted-space'> </span>yeni kışkırtmalar için zemin oluşturacaktır. Bu şartlarda, yeni NATO karargahları kurmak yerine, İncirlik ve Kürecik Üsleri başta olmak üzere ABD üsleri boşaltılmalı, tamamı Türkiye'nin kontrolüne geçmelidir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-gulerden-chpli-ozturkmene-nato-karargahi-yaniti-sadece-cekirdek-personel-atamalari-yapilmistir-ve-cok-uluslu-karargah-statusu-henuz-onaylanmamistir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:09:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-gulerden-chpli-ozturkmene-nato-karargahi-yaniti-sadece-cekirdek-personel-atamalari-yapilmistir-ve-cok-uluslu-karargah-statusu-henuz-onaylanmamistir.jpeg" type="image/jpeg" length="80197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de dijital dönüşüm hızlanıyor, mikro ve küçük işletmeler çözüm arıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/turkiyede-dijital-donusum-hizlaniyor-mikro-ve-kucuk-isletmeler-cozum-ariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/turkiyede-dijital-donusum-hizlaniyor-mikro-ve-kucuk-isletmeler-cozum-ariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş otomasyonu çözümlerinde küresel liderler arasında yer alan 1Ci, mikro ve küçük işletmelerin manuel süreçlerden kaynaklanan verimsizliklerini ortadan kaldırmak için geliştirdiği bulut tabanlı 1C:Drive Lite çözümünü Türkiye'de kullanıma sundu. Uygun maliyetli ön muhasebe çözümü, işletmelerin satış, sipariş, müşteri ve envanter süreçlerini kolaylaştırarak verimliliğini artırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) -</strong> İş otomasyonu çözümlerinde küresel liderler arasında yer alan 1Ci, mikro ve küçük işletmelerin manuel süreçlerden kaynaklanan verimsizliklerini ortadan kaldırmak için geliştirdiği bulut tabanlı 1C:Drive Lite çözümünü Türkiye'de kullanıma sundu. Uygun maliyetli ön muhasebe çözümü, işletmelerin satış, sipariş, müşteri ve envanter süreçlerini kolaylaştırarak verimliliğini artırıyor.</p> <p>TÜBİSAD'ın (Bilişim Sanayicileri Derneği) açıkladığı Türkiye'nin Dijital Dönüşüm Endeksi 2025, Türkiye'nin dijital teknolojilerin kullanımında güçlü bir kapasiteye sahip olduğunu ancak bu gücün sürdürülebilir ve hızlanan bir dönüşüme evrilebilmesi için ekosistemi güçlendirecek adımlara ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor. Bu ortamda, teknolojiyi kullanmak yerine, iş ve muhasebe süreçlerini manuel olarak yürüten şirketler, hata riskinin yanı sıra verimsizlik ve ek işletme maliyetleriyle karşı karşıya kalıyor. İş otomasyonu ve ERP (kurumsal kaynak planlama) çözümleri sağlayıcısı 1Ci, özellikle küçük ve mikro işletmelerin bu zorlukların üstesinden gelmesi için tasarladığı bulut tabanlı 1C:Drive Lite ön muhasebe çözümünü Türkiye'de de kullanıma sundu.</p> <p>Şirketlerin finans, satış, raporlama ve temel operasyonel süreçlerini tek sistemden yönetmesini sağlayan çözümün lansmanı hakkında konuşan 1Ci Türkiye Genel Müdürü Darya Yeşilay, 'Mikro ve küçük işletmelerin dijital dönüşüm yolculuğundaki en büyük engellerden biri, maliyet ve karmaşıklıktır. 1C:Drive Lite ile uygun fiyatlı, kullanımı kolay ve yerel düzenlemelere uyumlu bir çözüm sunarak bu engelleri ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Çözüm, işletmelerin karmaşık sistemlere ihtiyaç duymadan operasyonlarını dijitalleştirmelerine ve büyümeye odaklanmalarına olanak tanıyor' dedi.</p> <p>Dünya çapında 1,5 milyondan fazla şirketin 1Ci'nin geliştirdiği teknolojilere güvendiğini söyleyen Darya Yeşilay, parçalı sistemlerin sınırlamalarına vurgu yaparak, 'Elektronik tablolar ve manuel süreçler belirli bir noktaya kadar işe yarayabilir. Ancak, bir işletme büyüdükçe, bu yöntemler hata riskini artırır, görünürlüğü azaltır. 1C:Drive Lite, tüm iş verilerini tek platformda merkezileştirerek şeffaflık ve kontrol sağlar. Bu da şirketlerin daha bilinçli kararlar almasının ve operasyonlarını daha sürdürülebilir bir şekilde yönetmesinin önünü açar' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>Tek platformda e-fatura uyumluluğu</strong></p> <p>Kullanıcı dostu arayüzü ve hızlı devreye alma özelliğiyle öne çıkan 1C:Drive Lite'nin abonelikle sunulduğunu hatırlatan 1Ci Türkiye Satış Öncesi ve Satış Sonrası Yöneticisi Cansin Varol, çözümün temel faydalarını şöyle anlattı:</p> <p>'1C:Drive Lite, öncelikli olarak e-fatura yeteneklerine ihtiyaç duyan şirketler için tasarlandı. Kullanıcılar, Türk mevzuatına uygun olarak satış işlemlerini yönetebilir, e-fatura ve e-arşiv belgeleri oluşturabilir, tüm finansal kayıtları ve raporlamayı tek sistemde tutabilir. Bu, operasyonel verimliliği artırdığı gibi, mevzuat uyumluluğunu da basitleştiriyor.'</p> <p>1Ci Ürün Müdürü Vasily Ippolitov ise 'İşletmelerin uzun ve maliyetli ERP projelerine girişmeden dijitalleşmelerini sağlıyoruz. Hızlı kurulumu ve kullanım kolaylığı sayesinde şirketler, neredeyse anında değer üretmeye başlayabiliyor' diyerek, şunları kaydetti:</p> <p>'1C:Drive Lite ile küçük işletmelere sürdürülebilir bir dijital büyüme temeli sağlıyoruz. İşletmeler büyüdükçe, üretim ve hizmet yönetiminden gelişmiş maliyet hesaplamasına kadar daha karmaşık süreçleri kapsayacak şekilde sistemlerini genişletebiliyor. BT altyapılarını yeniden kurmalarına gerek olmuyor ve 1Ci ürün ailesi içinde sorunsuz şekilde geçişler yapabiliyor.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>ADVERTORIAL YAYIN</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirket haberleri, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/turkiyede-dijital-donusum-hizlaniyor-mikro-ve-kucuk-isletmeler-cozum-ariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:05:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/turkiyede-dijital-donusum-hizlaniyor-mikro-ve-kucuk-isletmeler-cozum-ariyor.jpg" type="image/jpeg" length="46721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP grup toplantısı... Özgür Özel: 'Türkiye işçi sınıfının önünde and içiyoruz ki CHP gelecek, tüm işçiler sendikal haklarına kavuşacak']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-turkiye-isci-sinifinin-onunde-and-iciyoruz-ki-chp-gelecek-tum-isciler-sendikal-haklarina-kavusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-turkiye-isci-sinifinin-onunde-and-iciyoruz-ki-chp-gelecek-tum-isciler-sendikal-haklarina-kavusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son 23 yılda 35 bin işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini, 301 madencinin yaşamını yitirdiği AK Parti iktidarı boyunca 2 bin 204 madencinin yaşamını yitirdiğini yani yedi tane Soma faciası yaşandığını belirterek, 'Size söz veriyoruz: Türkiye işçi sınıfının önünde and içiyoruz ki CHP gelecek, tüm işçiler sendikal haklarına kavuşacak' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son 23 yılda 35 bin işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini, 301 madencinin yaşamını yitirdiği AK Parti iktidarı boyunca 2 bin 204 madencinin yaşamını yitirdiğini yani yedi tane Soma faciası yaşandığını belirterek, 'Size söz veriyoruz: Türkiye işçi sınıfının önünde and içiyoruz ki CHP gelecek, tüm işçiler sendikal haklarına kavuşacak' dedi.</p> <p data-path-to-node='2'>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısına, tazminat ve maaş alacakları ile özlük hakları için Kurtuluş Parkı'nda dokuz gündür açlık grevi yapan Doruk Madencilik işçileriyle girdi. Salondakiler Özgür Özel'i ve madencileri alkışlarla karşılarken, 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz' sloganları attı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-path-to-node='2'>Özel, geçtiğimiz hafta tutuklu büyükşehir belediye başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mustafa Bozbey'i ziyaret ettiğini belirterek, 'Tüm başkanlarımızın, tüm mücadele arkadaşlarımızın dimdik duruşlarıyla onur duyduk ve sizlere onların dayanışma duygularını ve selamlarını getirdik' dedi.</p> <p data-path-to-node='2'><strong>'Mücadeleye tüm Anadolu'da ve Trakya'da yeni bir nefesle, yeni bir inatla ve inançla devam etmeye karar verdik'</strong></p> <p data-path-to-node='2'>Özel, 'Bundan sonrası için bir santim eğilmeden, bir kelime eksik konuşmadan, bir adım geriye atmadan, mücadeleden asla taviz vermeden, haklılık zeminini koruyarak, milletin elimize verdiği bayrağı tüm saldırılara rağmen bırakmadan; sendelesek bile birbirimize tutunarak ayağa kalkarak, birbirimize omuz vererek Türkiye'nin en köklü ve en güçlü ailesi CHP ailesinin tüm fertlerinin birbirine sıkı sıkı sarıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti cumhuriyete sıkı sıkı sarıldıkları bir mücadeleyi sürdürmeye karar verdik. Bizi var eden kuruluş ilkelerimize sahip çıkmaya ve onlar için var olduklarımıza; başta bugün aramızda olan emekçilerimize, ömürleri boyunca emek verip emekli olan, sefalete terk edilen emeklilerimize, yarından kaygısı olan, umudu bu iktidarın değişiminde olan tüm gençlerimize, çiftçimize, esnafımıza, ev kadınlarına; yani cumhuriyetin kimsesizlerin kimsesi olduğunu bilip bugün ülkeyi yönetenlerin geride bıraktıklarına, umursamadıklarına sahip çıkarak onlar için ve bu ülkenin ortak geleceği için sonuna kadar direnmeye ve mücadeleye tüm Anadolu'da ve Trakya'da yeni bir nefesle, yeni bir inatla ve inançla devam etmeye karar verdik' ifadesini kullandı.</p> <p data-path-to-node='2'><strong>'Digel Tekstil işçileri bugün mahkemede haklarını arıyorlar. Gönüllerimiz onlarla birlikte'</strong></p> <p data-path-to-node='2'>Salonda Doruk Madencilik işçilerinin yanı sıra Çiftay Madencilik işleri, Temel Conta işçileri, Özgüneş İşçileri ile Belediye-İş'in, Genel-İş'in örgütlediği çok sayıda emekçinin bulunduğunu söyleyen Özel, 'İzmir'de 466 gündür direnen Digel Tekstil işçileri bugün mahkemede haklarını arıyorlar. Gönüllerimiz onlarla birlikte. Gaziantep'te işçilerin haklarını savunduğu için Türkiye'nin ortalamasının üç katı iş kazalarına ve uzuv kayıplarına, makinelerin durdurulmadan temizlenmesine, bakımına sessiz kalmayan, bütün Türkiye'nin dikkatini bu haksızlığa, bu katliamlara çeken Mehmet Türkmen'i, Birtek-Sen'in Genel Başkanı Mehmet Türkmen'i 44 gündür tutuklu olduğu cezaevinde Cumhuriyet Halk Partisi grubundan en derin dayanışma duygularımızla selamlıyoruz. Özel İtalyan Lisesi'nde eşit işe eşit ücret mücadelesini veren ve 86 gündür işten atılan ve mücadele eden eğitimcileri, öğretmenlerimizi saygıyla selamlıyoruz' dedi.</p> <p data-path-to-node='2'><strong>'İnsan ibret alıyor'</strong></p> <p data-start='4475' data-end='4735'>Bugünün Dünya İş Sağlığı ve İş Güvenliği Günü olduğunu, Soma Maden Faciası öncesinde araştırma komisyonu önerisinde bulunduğunu ancak bu talebin AK Parti oylarıyla reddedildiğini hatırlatan Özel, şöyle konuştu:</p> <p data-start='4475' data-end='4735'>'Ben de bugünden tam 12 yıl önce, 28 Nisan 2013 günü Manisa milletvekili olarak elimde biraz önce arkadaşların burada yere vurduğu sarı bir madenci bareti ile birlikte Meclis kürsüsüne çıkmıştım. Dünya İş Kazalarını Önleme Günü'nde Soma'da yaklaşmakta olan faciaya dikkati çekerek, 'İyi haberler gelmiyor. Madencileri siyasi mitinglere götürüp getirmekle bu işler olmuyor. Madenden şikayetler çok fazla. Büyük bir felaket gündeme gelebilir' deyip araştırma komisyonu kurulmasını istemiştik. Dönemin bakanının yolladığı bilgi notuyla Adalet ve Kalkınma Partisi, 'O maden Türkiye'nin belki de dünyanın en güvenli madenlerinden biri' demişti. AK Parti oylarıyla reddedildikten 15 gün sonra hep birlikte Soma katliamını yaşadık. Ve o günden sonra Soma'nın dağlarında dünyanın bütün televizyonları, Türkiye'nin bütün televizyonları, bütün bilindik gazeteciler, herkes oradaydı. Haftalar, aylar süren yayınlar yapıldı. Hep birlikte 301 madencimizi ağladık. 'Yüreğimiz kurusun unutursak' dedik. İlk mahkemeye 10 bin kişi gittik. 86 mahkeme takip ettim. Bittiği gün 156 kişiydik. Ve o gün 301 kişi öldüğünde günlerce Türkiye'nin, ülkenin gündeminde olan konuya şöyle bir dönüp bakınca insan ibret alıyor gerçekten.</p> <p data-start='4475' data-end='4735'><strong>'Soma'nın üzerinden 12 yıl geçti ama madencilerin çilesi bitmedi'</strong></p> <p data-start='4475' data-end='4735'>O günden bugüne dört Soma daha olmuş sadece madenlerde. Bin 267 madenci hayatını kaybetmiş. AK Parti'nin iktidarı döneminde bir Soma olmamış. Hani 'Bu mesleğin fıtratında var, olur' dediği Soma'dan bir tane olmamış; yedi tane olmuş. 2 bin 204 tane madenci AK Parti döneminde madenlerde hayatını kaybetmiş. Ama biz bir Soma hatırlıyoruz. Niye bir Soma hatırlıyoruz? Çünkü Soma'daki madenciler ölürken işçi sınıfına bir vasiyet bıraktılar. Ne yaparsanız yapın, sesinizi duyurmak için, fark edilmek için birlikte yapın, örgütlenerek yapın, 'Tek başınıza, bir başınıza kalmayın' dediler. Gerekirse ölürken bile '301'i birlikte öldü' diye herkes konuşuyor ama AK Parti döneminde madenlerde yedi Soma oldu. İşin o tarafına kimse bakmıyor. Onun için Somalı, neredeyse tamamının elini sıktığım, madene uğurladığım, madenden karşıladığım, sonra da aylarca, yıllarca aileleriyle birlikte onların hak mücadelesini verdiğim 301 madencinin Türkiye işçi sınıfına vasiyetidir: Örgütlenin, sendikalı olun, birlikte mücadele verin. Ayrıca son 23 yılda 35 bin işçinin Türkiye'de iş kazalarında, cinayetlerde hayatını kaybettiğini; 35 binin bir sayı, bir rakam olmadığını, bu 35 binin gözü yaşlı anne, gözü yaşlı baba, dul kalmış eş, babasız kalmış çocuklar demek olduğunu hepimiz hatırlayalım. Ve son 23 yılda Türkiye işçi sınıfının tam 116 Soma faciası kadar evladını kaybettiğini, neferini kaybettiğini hatırlayalım. Soma'nın üzerinden 12 yıl geçti ama madencilerin çilesi bitmedi. Doruk Madencilik işçileri 16 gün önce Eskişehir'den yola çıktılar, Ankara'ya geldiler.</p> <p data-start='4475' data-end='4735'><strong>'Ne yapmış bu madenciler, ne yapmış? Suç mu işlemişler?'</strong></p> <p data-start='1485' data-end='1725'>Dokuz gündür Ankara'dalar, açlık grevindeler. Ücretsiz izin ücretlerini ve tazminat haklarını istiyorlar. Uzun süredir ödenmeyen maaşlarını almak istiyorlar. Sürekli ücretsiz izne çıkarılmaya isyan ediyorlar. Ben kendilerini ziyaret ettim. İşçilerin çocuklarıyla 23 Nisan gününde gözyaşları içinde nasıl bir araya geldiklerini gördük. Ve neredeyse o günden bugüne her gün polis ablukası var, gözaltılar var. Ne yapmış bu madenciler? Suç mu işlemişler? Birinin malına göz mü dikmişler? Birinin huzurunu mu bozmuşlar? Ne yapmışlar polis her seferinde tam karşılarında? Kimsenin karşısında durmadıkları kadar dik ve kararlı duruyorlar. Adımını atana gözaltı yapıyorlar, içeriye koyuyorlar. Ve bugün sabahleyin gazeteleri açtık. İşte Salih Yurdakul kardeşimiz; cebinden çıkan ve eşinin evden çıkarken ona verdiği '1 kilo domates, 1 kilo salatalık, 3-4 kilo patates, 4-5 tane limon, 1 demet maydanoz, 1 kilo soğan' deyip bunları alamadım, eve gidemiyorum dediği fotoğrafıyla uyandık. İşte bu mücadele Türkiye'de hepimizin mücadelesidir. Bu mücadele sokakta kazanılacak, direnerek kazanılacak, eylemle kazanılacak ama böyle bir fotoğraf bir daha çektirilmesin diye hiç yolu yok; o ilk seçim kazanılacak. Hiç yolu yok. Bir tarafta Salih Yurdakul evden çıkarken kendisine verilmiş alışveriş listesini alamıyor. Diğer yanda Yıldızlar diye bir holding, Yıldızlar SSS Holding, 2 bin 364 maden ruhsatı almış AK Parti döneminde. Yanlış duymadınız. 80 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca AK Parti gelene kadarki Cumhuriyet hükümetleri toplam bin 186 maden ruhsatı vermiş. AK Parti sadece Doruk Madencilik'in sahibine 2 bin 364 ruhsat vermiş. Çantasında duruyor. Birini orada, birini orada işletiyor ama bu arkadaşların çocuğunun harçlık parasını verecek maaşlarını ödemiyor. Aylardır ödemiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi toplam 386 bin maden ruhsatı dağıtmış iktidarı boyunca. Kendinden önceki 80 yılda bin 186, AK Parti 386 bin tane. Yani kayırdığı şirkete, 80 yıllık Cumhuriyet hükümetinde verilen ruhsatların iki katını layık gören AK Parti; kuru soğan almak için, patates almak için, 4-5 tane limon almak için gerekli maaşı arkadaşlardan esirgiyor. Onların arkasında değil, şirketin arkasında duruyor. Tercihini her zaman emekçiden değil, emeği sömürenlerden yana kullandılar.</p> <p data-start='1485' data-end='1725'><strong>'Doruk Madencilik işçilerinin gördüğü muamele ilk değil'</strong></p> <p data-start='1485' data-end='1725'>Doruk Madencilik işçilerinin gördüğü muamele ilk değil. Onları önlerine düşen, örgütleyen, buraya getiren Bağımsız Maden-İş; bugün Gökay Başkan burada. Bağımsız Maden-İş'i kuran Tahir Çetin Soma'da, Kınık'ta mezarında yatıyor. Aynı bu mağduriyetin benzeri Manisa'da yapıldı. Kimse onlara sahip çıkmadı. Bağımsız Maden-İş Manisa'da bu sebepten kuruldu. Birlikte yola çıktılar. Soma'dan çıkarken baretleri vurdular. Kırkağaç'ta vurdular, durduruldular. Yalınayak yürüdüler. Manisa Gölmarmara'da durduruldular. Süleyman Soylu geldi, söz verdi, geri döndürdü. Sözü tutmadı, bir daha yürüdüler. Söz verdi, geri döndürdü. Sözü tutmadı, bir daha yürüdüler. Ankara'nın girişine geldiler. Süleyman Soylu durdurdu, aynı bugün gibi. Önlerine polis koydu, jandarma koydu. Yedi gün bir benzin istasyonu önünde uykusuz bekletti onları. Arife günü 'Soma'ya dönelim, bayramdan sonra geri gelelim' dediler. Tahir Çetin dönüş yolunda, uykusuz uykusuz trafik kazası geçirdi. Ali Faik İnter ile beraber. Ali Faik, babası madende ölen, babası öldüğünde 13 yaşında çocuktu. 24 yaşında hayatını kaybetti. Tahir Çetin, emek mücadelesi için kurduğu sendikanın önünde yürürken trafik kazasında hayatını kaybetti. Ne yaptılar biliyor musunuz? Bayramdan sonra Tahir'in dediği paraları ödediler. Çünkü millet buraya gelmişti, sinirliydi. Tahir'in, Ali Faik'in ölümü üzerine hemen sustular. Patrona bastılar. Parayı aldılar, dağıttılar, mevzuyu kapattılar.</p> <p data-start='1485' data-end='1725'><strong>'Bir an önce bu sorunu çözün'</strong></p> <p data-start='5335' data-end='5595'>Şimdi burada Gökay Çakır ölürse mi ödeyeceksiniz? Şimdi burada bu, hayatını kaybederken mi ödeyeceksiniz? Bu madencinin Soma'da olduğu gibi ölüsünün değeri var da birisinin neden değeri yok kardeşim? Bir an önce bu sorunu çözün. Bir an önce bu sorunu çözün. Ayrıca bu iktidar 24 yıldır tam 23 büyük işçi grevini sudan sebeplerle yasakladı. Anayasa cumhurbaşkanına yetki veriyor: 'Milli güvenliği tehdit eden hususlarda' diyor. Yani ne biliyor musunuz? Makine Kimya Enstitüsü'nde sendika olacak, tam savaşa girmişiz; MKE'deki işçiler 'Biz tüfek üretmiyoruz' diyecekler. Orada devreye girecek cumhurbaşkanı, diyecek ki: 'Milli güvenlik tehdit altında, olmaz' Ya da yok, jandarmanın sendikası olacak, askerin sendikası olacak; o süreçte tam kritik bir anda eyleme gidecek, greve gidecek, onu yasaklayacaksın. 'Milli güvenliğin tehdit edildiği hususlarda' deyip işçilerin grevlerini ertelediler. 200 bin işçinin grev yasağı yüzünden işten olmaya direnmesinin önüne geçtiler. Onların işlerinin elinden alınmasına sessiz kaldılar, arka çıktılar. Bugün Türkiye'de işçilerin yüzde 14'ü sendikalı. Yedisi özel sektörde, yüzde 7'si kamuda. Kamuda örgütlenene 'örgütlenme' diyen yok. Yani özel sektörde örgütlenebilen yüzde yedi. Özel sektör ve kamuda grevli, toplu sözleşmeli, sendikal haklara sahip olanların oranı sadece yüzde 9. Yıl 2026, yüzde 9. Biz 1980, 11 Eylül 1980, darbeden bir gün öncesi; bütün sendikalar kapatılmadan bir gün öncesi, dört işçiden üçünün grevli, toplu sözleşmeli sendikal hakları var. İşte bir yanda 'Biz darbelerle hesaplaşacağız, darbelerin ürünlerinden kurtulacağız, YÖK'ü kaldıracağız, sendikal örgütlenmenin önünü açacağız, 1 Mayıs'ı serbest yapacağız' diyen Adalet ve Kalkınma Partisi; şimdi YÖK'ün etinden, sütünden, yününden yararlanıyor. Yıllarca geldiği gün siyasi partilere uygulanan barajı sıfırlayacağını söylemişti; etinden, sütünden yıllarca yüzde 10 olarak yararlandı. '1 Mayıs'ı bayram yapacağım' demişti. Hepimizin oylarıyla güya o sözü tuttu. Bakın, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı bunu 'Artık 1 Mayıs hem bayram hem de Taksim'de' diye 2010 yılında billboard'larla duyurdu. 2010 Taksim var, 2011 var; 14 yıldır Taksim yasak. 1 Mayıs'ı önce bayram edip sonra bayramı zehir edenlere, Taksim'i önce serbest edip 14 yıldır Taksim'den korkanlara inat; 1 Mayıs bir bayram olacak, Taksim sonuna kadar serbest olacak. AK Parti'nin kara düzeni Türkiye'de 100 işçiden 91'ini grev yapma hakkından, sendikalı olma hakkından uzak tutmaktadır.</p> <p data-start='5335' data-end='5595'>Cumhuriyet Halk Partisi'nin işçi haklarını savunan, sendikal özgürlükleri savunan, işçilerin sigorta alanlarında geniş haklar elde etmesini savunan ve Türkiye'de iklimi değiştiren hem emek mücadelesi hem de Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyaseti dört işçiden üçünü bu haklara kavuşturmuştur. 24 yıldır iktidardalar. 100 işçiden 91'i bu haklardan mahrum. Size söz veriyoruz: Türkiye işçi sınıfının önünde and içiyoruz ki CHP gelecek, tüm işçiler sendikal haklarına kavuşacaklar.'</p> <p data-start='5335' data-end='5595'><strong>(SÜRECEK)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-turkiye-isci-sinifinin-onunde-and-iciyoruz-ki-chp-gelecek-tum-isciler-sendikal-haklarina-kavusacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:58:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-turkiye-isci-sinifinin-onunde-and-iciyoruz-ki-chp-gelecek-tum-isciler-sendikal-haklarina-kavusacak.jpg" type="image/jpeg" length="28933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konak'ta Makedonya rüzgarı esti: Konak Belediye Başkanı Mutlu, THP Genel Başkanı Enes İbrahim ve heyetini ağırladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/konakta-makedonya-ruzgari-esti-konak-belediye-baskani-mutlu-thp-genel-baskani-enes-ibrahim-ve-heyetini-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/konakta-makedonya-ruzgari-esti-konak-belediye-baskani-mutlu-thp-genel-baskani-enes-ibrahim-ve-heyetini-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Makedonya Türk Hareket Partisi Genel Başkanı Enes İbrahim ve heyetini makamında ağırladı. Tüm gün devam eden temaslar kapsamında kültürel bağlar ve iki ülke arasındaki iş birlikleri ele alınırken, akşam düzenlenen yemekte ise göçmen dernekleri temsilcileri ve belediye meclis üyeleri ile bir araya gelindi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Makedonya Türk Hareket Partisi Genel Başkanı Enes İbrahim ve heyetini makamında ağırladı. Tüm gün devam eden temaslar kapsamında kültürel bağlar ve iki ülke arasındaki iş birlikleri ele alınırken, akşam düzenlenen yemekte ise göçmen dernekleri temsilcileri ve belediye meclis üyeleri ile bir araya gelindi.</p> <p>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, bir dizi ziyaret kapsamında kente gelen Makedonya Türk Hareket Partisi (THP) Genel Başkanı Enes İbrahim ve heyetini makamında ağırladı. THP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Emin Skoro ve MYK Üyesi Erol Ruşid'in yanı sıra Konak Belediyesi Meclis Üyesi Birol Özkardeşler, Karşıyaka Belediyesi Meclis Üyesi İlhami Yıldız ve Balkan Strateji Geliştirme ve İş Birliği Derneği Başkanı Hüseyin Karataş'ın da yer aldığı ziyarette ortak tarihsel kökler ve sahip olunan güçlü değerler üzerine verimli bir görüşme gerçekleştirildi. Başkan Mutlu ve Genel Başkan İbrahim, akşam saatlerinde ise Makedonya göçmen derneklerinin başkanları ile belediye meclis üyelerinin de katıldığı yemekte yeniden bir araya geldi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, yerel yönetimlerle ilişkiler ve kültürel bağların korunmasına yönelik çalışmalar değerlendirildi.</p> <p><strong>'Kendimi iyi hissettiğim bir buluşma oldu'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Anlamlı buluşmanın kendisi için özel bir değer taşıdığını dile getiren Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, 'Hepinizin bildiği gibi, Yunanistan'ın Serez kentinden göç etmiş bir ailenin kızıyım. Bu akşam benim için yalnızca bir protokol yemeği değil aynı zamanda hemşehrilerimle bir araya geldiğim, kendimi gerçekten iyi hissettiğim özel bir buluşma oldu. Katılımınız ve bu güzel atmosferi paylaştığınız için hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum' dedi.</p> <p><strong>'Sizlerle olmak onur ve gurur verici'</strong></p> <p>Misafirperverliğinden dolayı Başkan Mutlu'ya teşekkür ederek sözlerine başlayan Makedonya Türk Hareket Partisi Genel Başkanı Enes İbrahim ise 'Burada sizlerle birlikte olmak benim için onur ve gurur verici. Uzun zamandır böyle bir program planlıyordum. Kısmet bugüneymiş ama önemli olan bundan sonraki diyaloglarımızın geliştirilmesi ve iki ülke arasındaki iş birliklerinin devamlılığında köprü vazifesinde olmamız. Partimiz, Makedonya'daki üç Türk siyasi partiden biridir. Duruşu ve ilkeleri nettir, sosyal demokrat ittifak içerisinde siyaset yapmaktayız' ifadelerini kullandı.</p> <div> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/konakta-makedonya-ruzgari-esti-konak-belediye-baskani-mutlu-thp-genel-baskani-enes-ibrahim-ve-heyetini-agirladi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:57:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/konakta-makedonya-ruzgari-esti-konak-belediye-baskani-mutlu-thp-genel-baskani-enes-ibrahim-ve-heyetini-agirladi.jpeg" type="image/jpeg" length="54165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti Grup Toplantısı... Tülay Hatimoğulları: 'İktidar artık Nasrettin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dem-parti-grup-toplantisi-tulay-hatimogullari-iktidar-artik-nasrettin-hoca-misali-ipe-un-sermekten-vazgecmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dem-parti-grup-toplantisi-tulay-hatimogullari-iktidar-artik-nasrettin-hoca-misali-ipe-un-sermekten-vazgecmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yürütülen sürecin akıbeti ve yasal sürece ilişkin bir an önce adım atılması için iktidara seslenerek, 'Orta Doğu'daki istikrarsızlığı derinleştirmek isteyen güçler bekleme halinizden son derece memnunlar. Bunu görmüyor musunuz gerçekten? Bunun farkında değil misiniz? Madem 'dış güçler' diye bir tehdit algımız var. O zaman bu tehditleri ortadan kaldırmak için barıştan daha iyi bir yol yok. İktidar artık Nasrettin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit, tespit tekerlemesine sarılarak puslu bir hava üretmemelidir. Meclis komisyonunun nihai raporunu eksik de olsa siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul etmeli ve buradan ilerlenmeli. Artık arife tarif gerekmiyor. Adım atılsın ki ülke nefes alsın' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yürütülen sürecin akıbeti ve yasal sürece ilişkin bir an önce adım atılması için iktidara seslenerek 'Orta Doğu'daki istikrarsızlığı derinleştirmek isteyen güçler bekleme halinizden son derece memnunlar. Bunu görmüyor musunuz gerçekten? Bunun farkında değil misiniz? Madem 'dış güçler' diye bir tehdit algımız var. O zaman bu tehditleri ortadan kaldırmak için barıştan daha iyi bir yol yok. İktidar artık Nasrettin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit, tespit tekerlemesine sarılarak puslu bir hava üretmemelidir. Meclis komisyonunun nihai raporunu eksik de olsa siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul etmeli ve buradan ilerlenmeli. Artık arife tarif gerekmiyor. Adım atılsın ki ülke nefes alsın' dedi.</p> <p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>1 Mayıs öncesi ev baskınları ve gözaltılara ilişkin konuşan Hatimoğulları, 'Bugün sabahleyinde birçok eve operasyon düzenlendi. Aralarında bileşen partilerimizden SYKP, SODAP ve ESP'den arkadaşlarımızın olduğu çok sayıda sol, sosyalist, devrimci yurtsever insanın gözaltına alındığı birgün ve ayrıca bileşenlerimize çok uzun zamandan beri çok ciddi bir şekilde bir sindirme operasyonu söz konusu. Bu haksız ve hukuksuz tutuklamaları asla kabul etmiyoruz. Bugün bizler barışı konuştuğumuz bu süreçte, bugün Türkiye'nin demokratikleşmesinin ne kadar önemli olduğunu konuştuğumuz bu süreçte hala klasik bir biçimde baskıların devam ediyor olmasını kabul etmek mümkün değil ve bu, sürecin de asla doğasıyla uygun bir durum değildir. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz ki 1 Mayıs engellenemez' diye konuştu. </p> <p>Hatimoğulları, Esra Işık'ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesine tepki göstererek 'Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bizler Esra Işık'ın ve onun gibi doğası için mücadele eden, doğanın hakkı için mücadele eden bütün tutukluların acilen serbest bırakılması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyoruz. Varto ve Karlıova halkını, gösterdikleri bu onurlu direnişten dolayı selamlıyoruz. Direnişlerini destekliyoruz' dedi.</p> <p><strong>'Çalışma Bakanlığı maaşlarının bir kısmının ödendiğini söylese de edindiğimiz bilgilere göre bu ödenen kısım son derece cüziymiş'</strong> </p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='470.82' data-segment-label='07:50' data-rt-id='bPFT4l' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Doruk Madencilik işçilerinin günlerdir Ankara'da eylemde olduğunu hatırlatan Hatimoğulları, şunları kaydetti:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='470.82' data-segment-label='07:50' data-rt-id='bPFT4l' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>''Açız, yoksuluz, çıplağız' diye açlık grevine giren işçiler bugün açlık grevlerinin dokuzuncu günündeler ve işçilerin direnişleri kısmi bir kazanımla devam ediyor. Neden kısmı diyorum? Çalışma Bakanlığı maaşlarının bir kısmının ödendiğini söylese de edindiğimiz bilgilere göre bu ödenen kısım son derece cüziymiş. Madenciler tüm alacaklarını ve haklarını alana kadar grevi devam ettireceklerini söylüyorlar. Biz maden işçilerini ziyaret ettiğimizde bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu ve işçiler orada o yağmurun altında direniyorlar. Niye? Aç kalmamak için. Niye? Maaşları ödensin diye. Niye? Mahrum edildikleri analarının ak sütü kadar helal olan haklarını alabilmek için yapıyorlar. 'Aşağıda metan gazı, yukarıda biber gazı, bize reva görülen bu' diyor işçi, işçiyi gözaltına alıyorlar, gaz sıkıyorlar. İnanılır gibi değil. Esas gözaltına alınması gereken, esas hakkında işlem yapılması gereken o işçilerin hakkı olan maaşlara çöken patronken o patrona karşı hakkını müdafaa etmek için alana, meydana çıkan işçilere gazlı, coplu saldırılar düzenleniyor ve işçiler gözaltına alınıyor. Bunu kabul etmek mümkün değildir.'</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='617.1' data-segment-label='10:17' data-rt-id='bPFT4r' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Hatimoğulları, Doruk Madencilik işçilerinin çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda babalarını ziyaret ettiğine işaret ederek, '23 Nisan günü normalde kutlamalarda olması gereken çocuklar burada babalarının eylemlerine destek vermeye gelmişler. Oyun oynaması gereken, yani okulda olması gereken, 23 Nisan'da Çocuk Bayramı heyecanını yaşaması gereken Doruk Madencilik işçilerinin çocukları burada eylemdeydiler. Babalarının yanındaydılar. Annelerinin yanındaydılar ve bunu ne yazık ki, üzülerek ifade ediyorum, doğru düzgün hiçbir basın yayın organı haber değeri bile biçmedi' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='30.04' data-segment-label='00:30' data-rt-id='b3ZLT2' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Ekonomide iflas derinleştikçe iktidara yakın sermaye grupları arasındaki kavganın büyüdüğüne söyleyen Hatimoğulları, 'Yeni Şafak Gazetesi yine Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i hedef tahtasına oturtmuş durumda. Ekonomideki bütün sorunların tek sorumlusuymuş gibi kendisini lanse ediyorlar. Uyanıklık yapmayın, bu tablo hepinizin eseri. Bir elmanın iki yarısı gibisiniz. Türkiye ekonomisi iflas ederken hepiniz suç mahallindeydiniz. Hepiniz bu suça ortaksınız. Bu, sizin ortak eseriniz. Bizim tarafımız ne Şimşek'in tarafı ne de Yeni Şafak'ın operasyonunun tarafıdır. Bizim tarafımız 86 milyon emekçinin, işçinin, yoksulun, geçinemeyenin, barınamayanın tarafıdır. Bizim tarafımız direnen Doruk Madencilik işçilerinin yanıdır' ifadelerini kullandı.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='30.04' data-segment-label='00:30' data-rt-id='b3ZLT2' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Kayyum bir idari tedbir değildir kayyum halk iradesine çöken bir rejimdir'</strong></p> <p>Hatimoğulları, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Birimi'ne ilişkin, şöyle konuştu:</p> <p>'Gülistan'ın arkadaşı Rojvelat Kızmaz ölümü mutlaka araştırılmalıdır ve Rojin Kabaiş başta babası, ailesi olmak üzere kadın hareketinin aylardır gündemden düşürmediği konu ve Rojin Kabaiş için adalet talebi mutlaka sağlanmalı. Ama buradan şunu açıkça ifade etmeliyim ki bu soruşturmalar bir vitrine dönüşmemeli. Dağ fare doğurmamalı. Faili meçhul dediğimiz şey gökten inen bir karanlık değil. Bu sistemin ürettiği, koruduğu, sakladığı karanlığın ta kendisidir. Tüm faili meçhul davalar için gereken adımlar acil atılmalı evet ama bu adımlar sahici ve sonuç alıcı adımlar olmalı. Siyaset, bürokrasi ve mafya. Çok tanıdık bir üçgen değil mi? Biz bu üçgeni nereden tanıyoruz? Susurluk'tan tanıyoruz bu üçgeni. Bu üç ayak yıllardır birlikte duruyor. Birbirini besliyor, koruyor ve bu yapı bozulmadan, ülke karanlıktan kurtulamaz.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='510.74' data-segment-label='08:30' data-rt-id='b3ZLTl' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Hangi isim çıkarsa çıksın bu soruşturmalardan, hangi kurumun içine girerse girsin bu soruşturmalar, hesap sorulmalı. Gerek iç barış ve demokrasi gerekse özgürlükler bünyenin temizlenmesiyle mümkündür. Gülistan Doku dosyasında açığa çıkan iddialar bize bir şeyi yeniden gösterdi. Yıllardır bu kürsüde yaptıkları yanlışı ifade ettik. Kayyum yanlışını gösterdi. Kayyum bir idari tedbir değildir. Kayyum bir hukuki işlem değildir. Kayyum halk iradesine çöken bir rejimdir. Dersim'e atanan kayyum vali şimdi organize cinayet konusunda yargılanıyor ve biraz daha araştırılsa bunun gibi niceleri çıkacak. Birçok kayyum valinin ve kaymakamın adı yolsuzluk belgelerinde var. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Sayıştay raporlarını okuduğumuzda kayyumların yolsuzluklarını ayan beyan göreceksiniz. Halfeti'ye bakın. Eski kayyum dahil onlarca kişi yolsuzluktan gözaltına alındı. Dün ellerinde telefon, dillerinde vatan, ağızlarında milliyetçilik vardı, 1938'lerdeki umumi müfettiş ve Vali Abdullah Alpdoğan'a verilen görev ve yetki neyse bugünkü kayyum vali de odur.'</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='510.74' data-segment-label='08:30' data-rt-id='b3ZLTl' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Ekranlarda 'sürekli süreç tıkandı' diyerek ortalığı bulandıran medya simsarlarının ellerini nasıl oluşturduklarını görmüyor musunuz?'</strong></p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='510.74' data-segment-label='08:30' data-rt-id='b3ZLTl' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Süreçte terör örgütü PKK'nın silahlara veda ettiğini, örgütsel yapısını lağvettiğini dünyaya ilan ettiğini söyleyen Hatimoğulları, 'Bunu gerçekleştirerek de tarihi bir hamle yapmış oldu. Bu 100 yıllık Cumhuriyet tarihinin en önemli gelişmelerinden birisidir. Bu adımın gereklilikleri yapılırsa Türkiye sadece prangalarından kurtulmayacak, toplumsal kutuplaşmanın sonu olacak. Demokratikleşmenin zemini büyüyecek. Önümüzde bu kadar aydınlık bir tablo varken, barışa bu kadar yaklaşmışken barışı ve demokratikleşmeyi bu kadar konuşuyorken barış menziline koşar adımla gidilmesi gerekirken iktidar ne yapıyor? İktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde. Barış sürecinde iktidarın adım atmadığı her an süreç karşıtlarının hile ve hurdayla dolu provokatif tutumları geliştirmesinin önünü açar. Bakın bu kadar fırsat ve risk denklemi söz konusuyken iktidara şu soruları soruyoruz. Ekranlarda 'sürekli süreç tıkandı' diyerek ortalığı bulandıran medya simsarlarının ellerini nasıl oluşturduklarını görmüyor musunuz?' ifadelerini kullandı.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='510.74' data-segment-label='08:30' data-rt-id='b3ZLTl' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Devlet aklı fırsatı heba eden değil tarihi anda sorumluluk alan olmalıdır'</strong></p> <p>Hatimoğulları, 'süreç tıkandı' diyenlere seslenerek 'Ellerinizi boşu boşuna ovuşturmayın. Bu gölden size balık çıkmaz. Ne olursa olsun barış gemisini limana ulaştıracağız ve yine iktidara bir soru daha soruyoruz. Orta Doğu'daki istikrarsızlığı derinleştirmek isteyen güçler bekleme halinizden son derece memnunlar. Bunu görmüyor musunuz gerçekten? Bunun farkında değil misiniz? Madem 'dış güçler' diye bir tehdit algımız var, o zaman bu tehditleri ortadan kaldırmak için barıştan daha iyi bir yol yok. Bunun altını defalarca kez çizdik. İktidar artık Nasrettin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit, tespit tekerlemesine sarılarak puslu bir hava üretmemelidir. Meclis komisyonunun nihai raporunu eksik de olsa siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul etmeli ve buradan ilerlenmeli. Artık arife tarif gerekmiyor. Adım atılsın ki ülke nefes alsın. Adım atılsın ki barış umudunun üstündeki kara bulutlar dağılsın. Adım atılsın ki bu ülkede onurlu bir barış sağlansın' dedi.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='60.04' data-segment-label='01:00' data-rt-id='b3ZLT10' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı çağrıyla PKK'nın silahlı mücadeleyi bitirerek demokratik siyaset hakkını kullanmak istediğini söyleyen Hatimoğulları, 'Bundan daha doğal ve daha meşru ne olabilir? Daha ne yapılsın? Ne olabilir bundan daha meşru? Biz gerçekten çok merak ediyoruz. Yıllardır sayısız defa 'silahları bıraksınlar, gelsinler siyaset yapsınlar' diyenler şimdi neden siyaset zeminini hukukla örmüyorlar? Hukuki adımlar barışın süsü değildir, çatısıdır. Hukuki adımlar Türkiye'nin kendi yarasını kapatma gücü ve iradesidir. Toplumun önünde 'artık ölüm değil, söz konuşacak' diyebilmenin de güvencesidir. Devlet aklı fırsatı heba eden değil tarihi anda sorumluluk alan olmalıdır' diye konuştu.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dem-parti-grup-toplantisi-tulay-hatimogullari-iktidar-artik-nasrettin-hoca-misali-ipe-un-sermekten-vazgecmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:55:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/dem-parti-grup-toplantisi-tulay-hatimogullari-iktidar-artik-nasrettin-hoca-misali-ipe-un-sermekten-vazgecmeli.jpg" type="image/jpeg" length="33667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kepez Kaymakamlığı binasına silahla saldırıda bulunan ve serbest bırakılan şüpheli, sosyal medya hesabı üzerinden tehditlerine devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kepez-kaymakamligi-binasina-silahla-saldirida-bulunan-ve-serbest-birakilan-supheli-sosyal-medya-hesabi-uzerinden-tehditlerine-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kepez-kaymakamligi-binasina-silahla-saldirida-bulunan-ve-serbest-birakilan-supheli-sosyal-medya-hesabi-uzerinden-tehditlerine-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da Kepez Kaymakamlığı binasında silahla ateş ettikten sonra yakalanan ancak daha sonra serbest bırakılan Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü personeli M.Y, sosyal medya üzerinden iş arkadaşlarını tehdit etmeyi sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Buse ÖZBEY</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Antalya'da Kepez Kaymakamlığı binasında silahla ateş ettikten sonra yakalanan ancak daha sonra serbest bırakılan Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü personeli M.Y, sosyal medya üzerinden iş arkadaşlarını tehdit etmeyi sürdürüyor.</p> <p>Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü personeli M.Y, 16 Mart'ta Kaymakamlık binasına girerek kurusıkı tabancayla 7-8 el ateş ettikten sonra kendisini bir odaya kilitledi. M.Y, aynı gün sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, işyerindeki personele yönelik 'ben bunları delik deşik edeceğim' ifadelerini kullandı.</p> <p>Olayda yaralanan olmazken, yaklaşık 4,5 saat süren müzakerenin ardından teslim olan M.Y, ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü ve daha sonra serbest bırakıldı. M.Y hakkında başlatılan soruşturma kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğündeki görevinden de 3 ay süreyle uzaklaştırıldı.</p> <p>Bu sırada sosyal medya hesabı üzerinden tehditlerine devam eden M.Y. hakkında, aynı iş yerinde çalışan bir kişi de 6284 sayılı kanun kapsamında önleyici tedbir kararı verilmesi talebiyle Antalya 1. Aile Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme, tedbir ve elektronik kelepçe talebinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini belirterek başvuruyu reddetti. Ancak ret kararına yapılan itirazı inceleyen Antalya 2. Aile Mahkemesi şüphelinin şiddet tehdidi, hakaret ve aşağılayıcı davranışlarda bulunmaması yönünde uyarılmasına ve başvurucunun bulunduğu konut, iş yeri ve diğer alanlara yaklaşmaması için 2 ay süreyle uzaklaştırılmasına karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mahkeme kararında M.Y'nin ısrarlı şiddet içerikli davranışlarının mevcut olduğu ifade edildi. Öte yandan, mahkemenin koruma kararına rağmen şüphelinin sosyal medya hesabı üzerinden tehdit içerikli paylaşımlarına devam ettiği görüldü. M.Y. son olarak sosyal medya hesabı üzerinden, 'Ölünce çeneniz iyi ki bağlanacak, yoksa bu kahpelikle ve kalleşlikle siz orada da ortalığı karıştırırsınız' ifadelerinin yer aldığı bir paylaşım yaptı. Çalışanlar, can güvenliğinden korktuklarını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kepez-kaymakamligi-binasina-silahla-saldirida-bulunan-ve-serbest-birakilan-supheli-sosyal-medya-hesabi-uzerinden-tehditlerine-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:51:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/kepez-kaymakamligi-binasina-silahla-saldirida-bulunan-ve-serbest-birakilan-supheli-sosyal-medya-hesabi-uzerinden-tehditlerine-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="63314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Buca'nın oyun sokakları Türkiye'ye örnek oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bucanin-oyun-sokaklari-turkiyeye-ornek-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bucanin-oyun-sokaklari-turkiyeye-ornek-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın çocuklara güvenli oyun alanları sunmak amacıyla başlattığı '47 Mahalle 47 Çocuk Oyun Sokağı Projesi', Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından düzenlenen BEL-FOR'da Türkiye'nin en iyi belediyecilik uygulamalarından biri seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div><strong>(İZMİR) -</strong> Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın çocuklara güvenli oyun alanları sunmak amacıyla başlattığı '47 Mahalle 47 Çocuk Oyun Sokağı Projesi', Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından düzenlenen BEL-FOR'da Türkiye'nin en iyi belediyecilik uygulamalarından biri seçildi.<br /><br />Buca Belediye Başkanı Duman'ın vizyon projelerinden biri olan '47 Mahalle 47 Çocuk Oyun Sokağı', ulusal düzeyde başarıya imza attı.</div> <div>Proje, TBB tarafından 16-17 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenen Belediyecilik Forumu (BEL-FOR) kapsamında, Türkiye'nin en iyi belediyecilik uygulamalarından biri seçildi.<br /><br />Duman, konuya ilişkin açıklamasında, ilçede attıkları her adımda, geleceğin teminatı çocukları merkeze aldıklarını belirtti. Projeyle çocuklara özgür hareket alanları oluşturduklarını ifade eden Duman, amaçlarının Buca'nın her mahallesinde çocuk kahkahalarının güvenle yankılanmasını sağlamak olduğunu söyledi.</div> <div> </div> <div>Başkan Duman, '2029 yılına kadar 47 mahallemizin tamamını bu nitelikli alanlarla buluşturacağız. Bu ödül, tüm çalışma arkadaşlarıma ve bize güvenen Buca halkına bir armağandır. Çocuk dostu bir kent inşa etmek için durmadan çalışmaya devam edeceğiz' diye konuştu.<br /><br /><strong>Projede neler var?</strong> </div> <div><br />47 Mahalle 47 Çocuk Oyun Sokağı projesi, araç trafiğinden arındırılan sokaklar, yeşil alanlar, ağaçlandırma çalışmaları ve yaş gruplarına özel tasarımlarıyla Buca'daki çocukların güvenli, kapsayıcı ve erişilebilir kamusal alanlara kavuşmasını hedefliyor. Çalışma kapsamında oyun sokaklarında erken çocukluk dönemi için motor becerilerini geliştiren alanlar yaratılırken ileri yaş grupları için fiziksel dayanıklılık ve analitik düşünmeyi destekleyen parkurlar oluşturuluyor. Proje kapsamında bugüne kadar Laleli, Akıncılar, Vali Rahmi Bey, Yaylacık, Kuruçeşme ve Göksu mahallelerinde çalışmalar tamamlandı.<br /><br /><strong>BEL-FOR nedir? </strong></div> <div><br />Belediyecilik Forumu (BEL-FOR), yerel yönetimlerin yenilikçi projelerini yarıştırarak iyi uygulama örneklerini görünür kılan ve belediyeler arası iş birliğini teşvik eden Türkiye'nin en prestijli yerel yönetim platformlarından biri olarak kabul ediliyor. Buca Belediyesi'nin bu platformda ödüllendirilmesi, projenin diğer belediyeler için de bir model teşkil ettiğini tescilledi.</div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bucanin-oyun-sokaklari-turkiyeye-ornek-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:50:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bucanin-oyun-sokaklari-turkiyeye-ornek-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="95048"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası zararını aşan tutarda faiz ödedi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/merkez-bankasi-zararini-asan-tutarda-faiz-odedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/merkez-bankasi-zararini-asan-tutarda-faiz-odedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 yılını 1 trilyon TL'nin üzerinde zararla kapatan Merkez Bankası'nın, faiz giderleri son üç yılda geçmişte görülmemiş oranda artış gösterdi. Merkez Bankası, 2024-2025 yıllarında zararının yüzde 100'ünü aşan tutarda faiz ödedi. Merkez Bankası'nın son üç yıllık zararı, Kur Korumalı Mevduat (KKM) için ödenen kur farkı ile carry trade faizinin maliyeti toplam 115 milyar dolar olarak hesaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Olcay AYDİLEK </strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> 2025 yılını 1 trilyon TL'nin üzerinde zararla kapatan Merkez Bankası'nın, faiz giderleri son üç yılda geçmişte görülmemiş oranda artış gösterdi. Merkez Bankası, 2024-2025 yıllarında zararının yüzde 100'ünü aşan tutarda faiz ödedi. Merkez Bankası'nın son üç yıllık zararı, Kur Korumalı Mevduat (KKM) için ödenen kur farkı ile carry trade faizinin maliyeti toplam 115 milyar dolar olarak hesaplandı.</p> <p>TEPAV Merkez Direktörü, ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ANKA Haber Ajansı'na Merkez Bankası'nın karşı karşıya kaldığı ağır tablo hakkında açıklamalarda bulundu. </p> <p>Yılmaz, dünya ve Türkiye'nin belirsizlikten çok öngörülemezliğin olduğu farklı bir dönemden geçtiğini söyledi. Bu dönemde ekonomik programların uygulamasındaki açılımların, 'ince elenip, sık dokunmasının' önemine işaret eden Yılmaz, 'Böyle baktığımızda, Merkez Bankası'nın son üç yıldır aslında öngörmediği bir zararla karşı karşıya kaldığını görmekteyiz' dedi.</p> <p><strong>Üç yıllık zarar 85,5 milyar dolar </strong></p> <p>Merkez Bankası'nın, 2023-2025 döneminde toplam zararının 85,5 milyar dolar olduğuna dikkati çeken Yılmaz, 'GSYH'ya oran olarak yüzde 6,3. Bu tutar, kamu eğitim harcamalarının ve reel sektöre yatırım teşviklerinin bir katını aşmakta, deprem harcamalarının da üstüne çıkmaktadır' dedi. </p> <p>Yılmaz, söz konusu dönemde oluşan zararın gerekçesine ilişkin olarak da, 'Kur Korumalı Mevduat, zorunlu karşılıklar ve açık piyasa işlemleri kapsamında para politikası araçlarını kullanmasından kaynaklı olduğunu görmekteyiz' dedi. </p> <p><strong>Bazı yıllar yüzde 400'ü aştı</strong></p> <p>Yılmaz, Merkez Bankası'nın kar-zarar tablosuna daha yakından bakıldığında ilginç bir durumun ortaya çıktığını belirterek, şöyle devam etti:</p> <p>'Merkez Bankası'nın faiz giderleri özellikle son üç yılda kimi yıl yüzde 400'leri de aşan oranda artış göstermiş. 2024-2025 yıllarında banka zararının yüzde 100'ünü de aşan tutarda faiz ödemesinde bulunmuştur. Bankanın, 2024-2025 yılında toplam faiz ödemesi 57,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.'</p> <p><strong>Zorunlu karşılıklara yüksek faiz</strong></p> <p>'Bu artışta belirleyici olan zorunlu karşılıklar ve açık piyasa işlemler için ödenen faiz giderleri olmuştur' diyen Yılmaz, 'Son iki yıl zorunlu karşılıklar ve açık piyasa işlemleri yoluyla bankalara 39,8 milyar dolar faiz ödemesi yapıldığını görmekteyiz. Bunun 30 milyar doları geçmişte ihmal edilecek büyüklükte olan zorunlu karşılıklar için ödenen faizlerdir' diye konuştu. </p> <p>Yılmaz, 2024 yılında, bankaları desteklemek için zorunlu karşılıklara politika faizinin belli bir oranında faiz ödenmesine tekrar başlandığını anımsatarak, 'Özellikle KKM ile sıcak paradan kaynaklı para arzının artmasıyla piyasada oluşan aşırı likiditeyi çekmek için de açık piyasa işlemlerine başvurulması zararda belirleyici olmuştur. Hazine de bu dönemde borçlanma ihtiyacının üzerinde borçlanarak borçlanmanın elde edildiği yıldan başlayan ve kısa dönemde bir faiz geliri de elde ederek Merkez Bankası'na destek olmuştur. Bu, Hazine için borçlanmanın yapıldığı dönem açısından gelir, Merkez Bankası açısından faiz gideridir' diye konuştu.</p> <p><strong>Toplam 105 milyar dolar</strong></p> <p>'MB zararı ve KKM olarak baktığımızda toplamda 105 milyar dolara ulaşan bir maliyet karşımıza çıkmakta' diyen Yılmaz, carry trade üzerinden ödenen faizler de eklendiğinde toplam maliyetin 115 milyar doları aştığını vurguladı. </p> <p>Yılmaz, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Dolayısıyla program önceki dönemin politika kararlarındaki yanlışlıklarla birlikte devam eden dönemde finansal yük KKM dahil toplamda 115 milyar dolar seviyesine ulaşmakta, bu da GSYH'nın 7,7'si seviyesinde.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/merkez-bankasi-zararini-asan-tutarda-faiz-odedi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:43:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/merkez-bankasi-zararini-asan-tutarda-faiz-odedi.jpeg" type="image/jpeg" length="10331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 28. gün... İtirafçı Adem Soytekin: 'Ben verdiğim ifadenin hiçbir aşamasında baskıyla ya da 'şunu imzala, evine git' gibi bir söylemle karşılaşmadım']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-28-gun-itirafci-adem-soytekin-ben-verdigim-ifadenin-hicbir-asamasinda-baskiyla-ya-da-sunu-imzala-evine-git-gibi-bir-soylemle-karsilasmadim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-28-gun-itirafci-adem-soytekin-ben-verdigim-ifadenin-hicbir-asamasinda-baskiyla-ya-da-sunu-imzala-evine-git-gibi-bir-soylemle-karsilasmadim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 28. günü başladı. Bugün, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin, savunmasında, etkin pişmanlık sürecine nasıl girdiği anlattı. Soytekin, ''Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, iftira atıyor' ya da 'önüne konan önceden hazırlanmış belgeleri imzalayarak tahliye edildi, baskı altında ifade verdi' şeklindeki söylemleri kendi adıma kesin bir dille reddediyorum. Çünkü ben aldığım ifadenin hiçbir aşamasında baskıyla ya da 'şunu imzala, evine git' gibi bir söylemle karşılaşmadım. Peki, 'Ben neden etkin pişmanlık yaptım?' sorusuna gelirsek: Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem 'pişmanım' demek için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 28'inci günü başladı. Bugün, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin, savunmasında, etkin pişmanlık sürecine nasıl girdiği anlattı. Soytekin, ''Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, iftira atıyor' ya da 'önüne konan önceden hazırlanmış belgeleri imzalayarak tahliye edildi, baskı altında ifade verdi' şeklindeki söylemleri kendi adıma kesin bir dille reddediyorum. Çünkü ben aldığım ifadenin hiçbir aşamasında baskıyla ya da 'şunu imzala, evine git' gibi bir söylemle karşılaşmadım. Peki, 'Ben neden etkin pişmanlık yaptım?' sorusuna gelirsek: Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem 'pişmanım' demek için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 28'inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</p> <p>Duruşma, saat 10:59'da etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin'in savunmasıyla başladı.</p> <p>Soytekin'in mahkemeye dilekçe sunarak 'Birçok kez ifade vererek dosyanın aydınlatılmasına katkı sundum. Gerginlik nedeniyle duruşmalara katılmakta zorlanıyorum' dediği öğrenilmişti. Soytekin bu nedenle savunma sırasının öne alınmasını talep etmişti.</p> <p>Dün ise Mahkeme Heyeti, savunmaların alınması için hazırlanan listede 105. sırada bulunan Adem Soytekin'in, 'savunmasının öne alınması' talebini kabul ettiklerini açıkladı. Mahkeme Başkanı, 'Savunmanı hazırlarsan seni Mehmet Pehlivan'dan sonra dinleyeceğiz. Sonra yazı yazacağız, seni duruşmaya getirmeyeceğiz' dedi.</p> <p><strong>'Ben aldığım ifadenin hiçbir aşamasında baskıyla ya da 'şunu imzala, evine git' gibi bir söylemle karşılaşmadım'</strong></p> <p>Soytekin, savunmasında, etkin pişmanlık ifadesindeki 'baskı' iddialarını reddederek, şunları kaydetti:</p> <p>'Sayın Başkan, sayın heyet; eylemlere geçmeden önce bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum ki bu konu benim açımdan çok önemlidir. Şöyle ki; 'etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, iftira atıyor' ya da 'önüne konan önceden hazırlanmış belgeleri imzalayarak tahliye edildi, baskı altında ifade verdi' şeklindeki söylemleri kendi adıma kesin bir dille reddediyorum. Çünkü ben aldığım ifadenin hiçbir aşamasında baskıyla ya da 'şunu imzala, evine git' gibi bir söylemle karşılaşmadım. Peki, 'Ben neden etkin pişmanlık yaptım?' sorusuna gelirsek: Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem 'pişmanım' demek için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım. Peki, etkin pişmanlık yapmasaydım ne olacaktı? Zaman zaman bu soruyu ben de kendime sordum ve cevabını savunmamın sonunda vereceğim.</p> <p><strong>Soytekin, etkin pişmanlık sürecini anlattı: 'Rüşvet iddiaları beni aşırı derecede rahatsız ediyordu'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ben, 19 Mart günü sabah saat 05.00 veya 06.00'da bir şafak baskınıyla gözaltına alınmadım; çünkü polisler beni evimde bulamamıştı. Ben, trafik durumundan kaynaklı olarak sabah erken saatlerde şantiyeleri gezen biriyim. 19 Mart sabahı Tuzla şantiyesine gitmiştim. Sabah saat 07.00'de beni telefonla arayan Mali Şube polisleriyle bir saat sonra Zeytinburnu'nda buluştuk ve gözaltına alındım. Sonrasında dört gün Vatan Emniyet'te kaldım ve tutuklandım. Önce Silivri, sonra Tekirdağ Cezaevi'ne gönderildim. Nisan sonu mayıs başı gibiydi; dosyada ifade veren bazı Beylikdüzü müteahhitlerinin beyanları basında yer almaya başladı. Bu müteahhitler, 'Şu kadar rüşvet verdim; parayı Fatih Keleş'e, daire ve dükkanları ise Adem Soytekin'e verdim' şeklinde ifadeler veriyorlardı. Bu durum, beni aşırı derecede rahatsız etti. Bunun üzerine, o dönem vekaletli avukatlarımdan biri olan ve belediye tarafındakilerle irtibatı bulunan Onur Büyükhatipoğlu aracılığıyla durumun izah edilmesini istedim.</p> <p><strong>'Yaptığım işlerin bedellerinin rüşvet olarak yansıtılması ve yalnız bırakılmam üzerine, etkin pişmanlık sürecine başladım'</strong></p> <p>Basında bu şekilde çıkan haberlerde, bazı müteahhitlerin belediyeye yaptığım işlerin hak edişi olarak bana verdikleri çek ve taşınmazları 'rüşvet' olarak nitelendirdiklerini, bunun gerçeği yansıtmadığını ve beni çok rahatsız ettiğini belirttim. Durumun böyle olmadığını en iyi belediye yetkililerinin bildiğini, gerekirse tüm belgeleri, faturaları ve belediyeyle olan cari tablomuzu kendilerine gönderebileceğimizi ilettim. Bu konuda ivedi olarak açıklama yapmaları gerektiğini söyledim; çünkü böyle bir açıklama beni ailem, medya ve kamuoyu nezdinde doğru yerde konumlandıracaktı. Gerçek zaten buydu; onlardan olmayan bir şeyi söylemelerini istememişimdir. Ancak Onur Bey, belediye tarafıyla görüştüğünü ve böyle bir açıklamanın yapılmayacağını bana iletti. Nedenini sorduğumda sadece yapılmayacağını yineledi. Ben de bunun üzerine, 'Madem öyle, tüm bunları kendim açıklarım' dedim. Hatta kendisi, 'Etkin pişmanlık yapacaksan senin savunmanı üstlenmem' dedi. İşte etkin pişmanlık sürecim böyle başladı. Yaptığım tüm işlerin hak edişleri olarak aldığım bedellerin rüşvet olarak yansıtılması ve bunu en iyi bilen belediye yetkilileri tarafından yalnız bırakılmam üzerine, kendimi ailemle ve kamuoyuna anlatma motivasyonuyla etkin pişmanlık sürecine başladım.</p> <p>Bu süreçte aldığımız tüm ödemeler, Eylem 11'de bahsi geçen kamu adına yaptığımız yapılara istinaden tahakkuk eden hak edişlerimize ilişkindir. Kamu mülkiyetinde bulunan bu yapıların inşasında hiçbir şekilde kamu kaynağı kullanılmamış, ödemeler tarafımıza yönlendirilen firmalar üzerinden yapılmıştır. Yine belirttiğim gibi; bu ödemelerin hangi amaçla yapıldığını ve neyin karşılığı olduğunu bilmemekteyim. Müşteki beyanlarından anlaşılacağı üzere, aramızda herhangi bir tanışıklık yoktur. Tanımadığım kişilerin belediye ile arasındaki anlaşma sürecini bilmem mümkün değildir. Ben kamu görevlisi değilim; sadece işini yapan ve hak edişini alan bir müteahhidim. Tüm durumum bundan ibarettir.</p> <p><strong>'Ben Ali Kurt'la hiçbir dönemde satın alma sürecinde araç konuşmadım'</strong></p> <p>Ali Kurt, savunmasında çok kez tekrarladı, defalarca 'Adem Soytekin'in ifadesinden sonra tutuklandım' dedi. Ama bu doğru değil. Dosyayı gerçekten okuyan biri böyle bir şey söylemez. Bu iddianame açıklandıktan sonra dosyayı baştan sona inceledik. Eylem 28'in eklerinde, benim çalışanlarım hakkında 26 Mayıs 2025 tarihli savcılık sevk yazısı var. Ekranda da görüldüğü gibi, bu yazıda açıkça ne yazıyor? 'KİPTAŞ'a verilen rüşvete aracılık etme.' Tarih 26 Mayıs. O tarihte ben ifade vermiş miyim? Hayır. Ne ben ifade vermişim ne çalışanlarım ifade vermiş. Herkes gözaltında. Ali Kurt da gözaltında.</p> <p>Yani ortada benim beyanım yokken savcılık zaten durumdan haberdar ve suçlamayı kurmuş. Bu yüzden Murat Erenler'i, 'KİPTAŞ'a verilen rüşvete aracılık etme' suç şüphesiyle tutuklamış. Ben 16 Haziran 2025'te, bu tutuklamadan 20-21 gün sonra etkin pişmanlık ifadesi veriyorum; kapsamlı ifade veriyoruz. Orada bana bu iddia soruluyor, ben de bildiğim ne varsa açıkça, şeffaflıkla anlatıyorum. Şimdi ben ifade verdiğim gün Ali Kurt 20 gündür tutuklu. Ali Bey tutuklandıktan sonra örgüt dosyasından nasıl oluyor da tahliye olmuyor? Buradaki pek çok kişinin söylediklerinden biliyorum ben de; hani etkin pişmanlık... Ali Kurt Bey etkin pişmanlığa gitmiş de savcı bey kendisine, 'Ya senin hakkında Adem'in iddiaları var, dolayısıyla seni bırakamayız' mı demiş?</p> <p>Ya da ben, Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Cezaevi'ndeyken Ali Kurt benim yüzümden nasıl tutuklanmış? Yani ben şöyle mi demeliyim: Eğer bir isnat veya iddia ortaya koyacaksak, ben de başkasının yüzünden tutuklandım. Benim ikinci kez tutuklanmamda mesela Veysel Erçelik, Mustafa Keleş, Dursun Keleş'in ortak, birbirlerini doğrulayan ifadeleri ve bazı şeyler vardı. Ben bunu hiçbir zaman dillendirmedim. Herkes gelecek burada anlatacak; biz de iki kelam etmemiz gerekiyorsa iki kelam ederiz.</p> <p>Ben o süreçte Ali Kurt'la asla görüşmedim. Ali Kurt bana 'Bir araba al' falan demedi. Tamamen ifademde açık ve net belirttiğim gibi, bunu ortağım Erdal Tokmakçı demiştir. Yani Erdal Tokmakçı dedi. Deseniz ki bana, 'Sen Ali'nin Erdal'a söylediğini duydun mu?' Hayır, duymadım, görmedim. Ama bu 'duymadım, görmedim' diye akşam bazı havuz medya tarafında manşet olmasın. Yani Ali Kurt hakkında ifademde belirttiğim neyse, noktası virgülüne aynıdır.</p> <p><strong>'Mehmet Pehlivan, söylediklerimin tamamen yalan olduğunu söylüyor. Ama gerçek öyle değil'</strong></p> <p>Mehmet Pehlivan çıkmış, benim söylediklerimin tamamen yalan olduğunu söylüyor; hatta işi ileriye götürüp 'hayal ürünü toplantı' diyor. Ama gerçek öyle değil. O toplantı hayal falan değil, bal gibi de yapılmış. Bunu ben değil, kendi tarafları söylüyor. Dahası var; en son tutukluluk incelemesinde kendi vekilleri çıkıp 'Evet, bu toplantı yapıldı' diyor, üstüne bir de organizasyonu benim yaptığımı söylüyorlar. Beni yönetici yazdılar ya, muhtemelen o yüzündendir. Hem böyle bir toplantı yok diyeceksin hem de kendi avukatların 'Toplantı yapıldı' diyecek. Bu nasıl iş? Gerçek ortada. İstediğiniz kadar inkâr edin Mehmet Bey; dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorsunuz.</p> <p>Ben 16 Haziran 2025 tarihli ifademde ne söylediysem açıkça arkasındayım. Mehmet Pehlivan'ın yanımda telefonla konuştuğunu, sonrasında gelip Ali Nuhoğlu ile görüştüğünü ve ona tedbir geldiğini söylediğini anlattım. Üstelik konuşmanın detayını dinlediğimi de özellikle belirttim.</p> <p>Şimdi Ali Nuhoğlu'nun 20 Haziran 2025 tarihli ifadesine bakıyoruz. Diyor ki: 'Mehmet Pehlivan'la 4-5 kez görüştüm. Bana mal varlığına tedbir konulup konulmadığını sordu. Bu görüşme operasyondan kısa bir süre önce oldu.' Ne tesadüf. Burada çelişki nerede? Tam tersine, benim söylediğim şey birebir doğrulanıyor. Buna rağmen çıkıp 'yalan' diyorsunuz. Kusura bakmayın, ortada yalan yok; sizin görmezden geldiğiniz bir gerçek var.</p> <p>Eğer ortada bir yalan olacaksa bu benim sözümde değil; bizzat Ali Nuhoğlu'nun kendi beyanıyla anlamlandırılır. Bu dosyada tartışılması gereken asıl mesele şudur: Toplantı yapıldı mı, yapılmadı mı? Mehmet Pehlivan orada var mıydı, yok muydu? Gerçek, net anlatımlarla ortadadır. İftira falan yok; doğrulanmış bir gerçek var ve ne kadar inkâr edilirse edilsin bu değişmez.</p> <p><strong>'İddiayı Mehmet Şahin'den öğrendim'</strong></p> <p>Bir diğer iddia, İBB soruşturmasını Mehmet Şahin'den öğrendiğimdir. Mehmet Şahin'in 29 Nisan 2025 tarihli ifadesi bu konuyu açıkça ortaya koyuyor. Ne diyor? 5 Şubat 2025 tarihli kayıtlı görüşme, iddia edildiği gibi bu dosyayla ilgili değil; Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yürütülen tamamen ayrı bir soruşturmaya aittir. Mehmet Şahin de bunu açıkça söylüyor: Ruskan İnşaat ile yaşadığı şahsi bir mesele nedeniyle ismimin geçtiğini duyduğunu, bu yüzden beni arayıp sadece bilgi verdiğini anlatıyor. Bunun dışında aramızda bir konuşma olmadığını da net bir şekilde ifade ediyor.</p> <p>Ruskan İnşaat kimdir? Eylem 11'in müştekilerinden olan Uğur Güngör'dür. Yani Mehmet Şahin'in Uğur Güngör ile bir problemi var. O tarihte ne oluyor? Yargıtay'daki Eylem 11 dosyası Büyükçekmece Adliyesi'ne iade ediliyor ve orada benim adım geçiyor. Bu kadar açık bir beyan varken, bu görüşmeyi alıp mevcut dosyayla ilişkilendirmek gerçekle bağdaşmaz; bu açıkça konuyu saptırmaktır.</p> <p>Ben, 5 Şubat 2025 tarihindeki görüşmeden hemen sonra, Mehmet Pehlivan'ın yönlendirmesi üzerine 6 Şubat 2025 tarihinde Avukat Onur Büyükhatipoğlu'na vekâlet veriyorum. Bu da sürecin hangi dosyaya ilişkin olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.</p> <p>Şunu en başta net söyleyeyim: Onur Büyükhatipoğlu'na ilk vekâletimi 6 Şubat 2025 tarihinde verdim. Öncesinde kendisine verilmiş tek bir vekâletim yoktur. Bu konuyu etkin pişmanlık ifademde de anlattım. Buna rağmen aksi konuşuluyorsa, bu ya dosyayı okumamaktır ya da gerçeği bilerek çarpıtmaktır. 2014 yılında verdiğim vekâlet; YTP Hukuk Ofisi'ndeki Avukat Yenal Küçükşengün, Avukat Turan Taşkın Özer, Avukat Ceren Güven ve Avukat Tuğba Kurt'a verilmiştir. Şirket isim değişikliği nedeniyle 2018'de verdiğim vekâlet de yine aynı ofisteki bazı avukatlara aittir; içinde yine Onur Büyükhatipoğlu yoktur. Bu durum belgeli ve çok nettir. Şimdi kalkıp bu avukatların kendi aralarında yaptıkları tevkil işlemini bana mal etmeye çalışmak en hafif tabiriyle zorlamadır.</p> <p><strong>'Laf kalabalığı'</strong></p> <p>Benim birçok şirketim ve farklı şehirlerde onlarca davam var. Vekâletli avukatlarım, bu davalara temsil yoluyla başka avukatları sokabilir. Bu mantıkla hareket edersek, o duruşmaya giren herkes benim doğrudan vekâlet verdiğim avukat mı oluyor? Bir avukatın başka bir avukata yetki vermesi, benim o kişiye doğrudan vekâlet verdiğim anlamına gelmez. Onur Büyükhatipoğlu'nun benim bilgim dışında bir duruşmaya katılmış olması üzerinden 'önceden vekâlet vardı' demek laf kalabalığıdır. Ayrıca şirketlerime ait bir duruşma tutanağının Mehmet Pehlivan tarafından dosyaya nasıl sokulduğu da ayrı bir sorundur. Bu tutanağa nasıl erişilmiştir? Bu durum, kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi meselesini gündeme getirir. Bu konuda şikâyet hakkımı saklı tutuyorum. Sonuç olarak, vekâlet ilişkimiz 6 Şubat 2025 tarihinde başlamıştır. Aksini söylemek ciddiyetle bağdaşmaz. Onur Büyükhatipoğlu ifadesinde, onu şirkete almak istediğimi ancak kabul etmediğini beyan etmiştir. Şirketlerimin bugüne kadar binin üzerinde davası olmuştur ama bir tanesi dahi ceza davası değildir. Kendisi cezacı olduğunu söylüyor; bu da durumu yeterince açıklamaktadır.'</p> <p>Duruşmaya bir saat ara verildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-28-gun-itirafci-adem-soytekin-ben-verdigim-ifadenin-hicbir-asamasinda-baskiyla-ya-da-sunu-imzala-evine-git-gibi-bir-soylemle-karsilasmadim</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:35:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-28-gun-itirafci-adem-soytekin-ben-verdigim-ifadenin-hicbir-asamasinda-baskiyla-ya-da-sunu-imzala-evine-git-gibi-bir-soylemle-karsilasmadim.jpeg" type="image/jpeg" length="15098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15'inci Uluslararası Alaçatı Ot Festivali yüz binlerce kişiyi ağırladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/15inci-uluslararasi-alacati-ot-festivali-yuz-binlerce-kisiyi-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/15inci-uluslararasi-alacati-ot-festivali-yuz-binlerce-kisiyi-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alaçatı Ot Festivali, bir hafta boyunca yarışmalar, söyleşiler, gastronomi buluşmaları ve renkli etkinliklerle Çeşme'de baharın coşkusunu yaşattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Alaçatı Ot Festivali, bir hafta boyunca yarışmalar, söyleşiler, gastronomi buluşmaları ve renkli etkinliklerle Çeşme'de baharın coşkusunu yaşattı.</p> <p>'Köklerden Dünyaya' temasıyla bu yıl ilk kez uluslararası kimliğiyle düzenlenen 15. Alaçatı Ot Festivali, yoğun katılım ve dopdolu programıyla sona erdi. Türkiye'nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen konukları Alaçatı'nın eşsiz atmosferinde buluşturan festival, kültür, gastronomi ve doğayı bir araya getirdi.</p> <p><strong>Alaçatı sokakları festivalle canlandı</strong></p> <p>Festival süresince Alaçatı sokakları sabahın erken saatlerinden itibaren hareketlenirken, kurulan stantlarda yerel üreticiler bölgenin kendine özgü otlarını, enginarını, Çeşme limonunu ve doğal ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Yerel üretimin ve sürdürülebilir tarımın ön plana çıktığı festival, bu yönüyle de büyük ilgi gördü.</p> <p><strong>Şefler Meydanı uluslararası buluşmaya sahne oldu</strong></p> <p>Alaçatı Pazaryeri Camii arkasında kurulan 'Şefler Meydanı'nda gerçekleştirilen uluslararası yemek yarışmaları, farklı ülkelerden şefler ile genç gastronomi öğrencilerini bir araya getirdi. Gün boyu süren yarışmalar ve atölyeler, bilgi paylaşımının yanı sıra kültürel etkileşime de katkı sundu.</p> <p><strong>Mehmet Yalçınkaya'dan gastronomiye güçlü vurgu</strong></p> <p>Festivalin öne çıkan isimlerinden Mehmet Yalçınkaya, 'Sofranın Diplomasisi Gücü' başlıklı söyleşisiyle gastronominin kültürler arası etkileşimdeki rolüne dikkat çekti. Ege mutfağının özünde doğaya saygının yattığını vurgulayan Yalçınkaya, Alaçatı'nın yerel otlarının mutfağın en yalın ama en karakterli halini yansıttığını ifade etti. Festival boyunca gerçekleştirdiği paylaşımlar ve tariflerle ziyaretçilerden büyük ilgi gören Yalçınkaya, Alaçatı'nın gastronomi sahnesine uluslararası ölçekte katkı sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>Söyleşiler, etkinlikler ve buluşmalar büyük ilgi gördü</strong></p> <p>Festival kapsamında düzenlenen söyleşilerde edebiyat, gastronomi ve sürdürülebilirlik gibi farklı alanlar bir araya gelirken; yazar buluşmaları, çocuk etkinlikleri ve spor aktiviteleri her yaştan ziyaretçiye hitap etti. Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleşen programlar yoğun ilgi görürken, Alaçatı Deneyim Noktası'nda düzenlenen özel söyleşiler de festivalin dikkat çeken durakları arasında yer aldı.</p> <p><strong>Final günü de yoğun katılımla gerçekleşti</strong></p> <p>Festivalin son günü de yine yoğun bir katılımla gerçekleşti. Söyleşiler, yazar buluşmaları, çocuk etkinlikleri ve spor aktiviteleri gün boyu devam ederken, uluslararası şeflerin sahne aldığı programlar ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Dört gün boyunca yüz binlerce kişinin katılımıyla Alaçatı sokakları dolup taşarken, festival kentin kültürel ve gastronomik kimliğini güçlü şekilde yansıttı. </p> <p><strong>Başkan Denizli: 'Uluslararası kimliğiyle gurur duyuyoruz'</strong></p> <p>Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, festivalin uluslararası boyutuna dikkat çekerek, 'Bu yıl 15'incisini gerçekleştirdiğimiz Alaçatı Ot Festivali'ni uluslararası kimliğiyle düzenlemenin gururunu yaşıyoruz. Farklı ülkelerden şeflerimiz, Ege mutfağının eşsiz otlarıyla özgün tarifler hazırladı. Hem gençlerimize hem de yetişkinlerimize gastronomi alanında önemli deneyimler sunduk' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/15inci-uluslararasi-alacati-ot-festivali-yuz-binlerce-kisiyi-agirladi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/15inci-uluslararasi-alacati-ot-festivali-yuz-binlerce-kisiyi-agirladi.jpg" type="image/jpeg" length="64513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB: Akıncı TİHA, Libya'daki Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı'na katıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/msb-akinci-tiha-libyadaki-flintlock-2026-cok-uluslu-ozel-kuvvetler-tatbikatina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/msb-akinci-tiha-libyadaki-flintlock-2026-cok-uluslu-ozel-kuvvetler-tatbikatina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'den havalanan Akıncı TİHA'nın 2019 yılında Türkiye-Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanı Anlaşması'nda belirlenen deniz yetki alanı sınırlarını takip ederek Libya'da yapılan Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı'na dahil olduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'den havalanan Akıncı TİHA'nın 2019 yılında Türkiye-Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanı Anlaşması'nda belirlenen deniz yetki alanı sınırlarını takip ederek Libya'da yapılan Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı'na dahil olduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>MSB'nin resmi X hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:</p> <p>'Libya'da gerçekleştirilen Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı başarıyla devam ediyor. Ülkemizden havalanan ve 'Tek Libya' 'Tek Ordu' hedefiyle tatbikata katılan AKINCI TİHA 2019 yılında Türkiye-Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanı Anlaşması'nda belirlenen deniz yetki alanı sınırlarını takip ederek tatbikata dahil oldu.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/msb-akinci-tiha-libyadaki-flintlock-2026-cok-uluslu-ozel-kuvvetler-tatbikatina-katildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:33:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/msb-akinci-tiha-libyadaki-flintlock-2026-cok-uluslu-ozel-kuvvetler-tatbikatina-katildi.png" type="image/jpeg" length="26690"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Solakoğlu, çiftçilerle buluştu: 'Çiftçi tohumu atmadan ne kazanacağını bilecek']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-tarim-ve-orman-politika-kurulu-baskani-solakoglu-ciftcilerle-bulustu-ciftci-tohumu-atmadan-ne-kazanacagini-bilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-tarim-ve-orman-politika-kurulu-baskani-solakoglu-ciftcilerle-bulustu-ciftci-tohumu-atmadan-ne-kazanacagini-bilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Aydın'ın Koçarlı köyünde çiftçilerle bir araya geldi. İktidarın çiftçilerin sorunlarına yabancı olduğunu belirten Solakoğlu, 'İlk geldiğimiz 100 gün içinde şunu net bir şekilde ortaya koyacağız: Siz tohumunuzu toprağa koymadan önce ürününüzün hangi standartta olacağını, ne kadar üretmeniz gerektiğini, kaç paradan satacağınızı ve tahsilatını ne zaman yapacağınızı biliyor olacaksınız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN) -</strong> CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Aydın'ın Koçarlı köyünde çiftçilerle bir araya geldi. İktidarın çiftçilerin sorunlarına yabancı olduğunu belirten Solakoğlu, 'İlk geldiğimiz 100 gün içinde şunu net bir şekilde ortaya koyacağız: Siz tohumunuzu toprağa koymadan önce ürününüzün hangi standartta olacağını, ne kadar üretmeniz gerektiğini, kaç paradan satacağınızı ve tahsilatını ne zaman yapacağınızı biliyor olacaksınız' dedi.</p> <p>CHP Aydın İl Başkanlığı, CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ile 'Kazanan çiftçi, büyüyen Türkiye buluşmalarına' başladı. Buluşmanın ilk durağı, Koçarlı köyü oldu. Burada Solakoğlu'na Aydın İl başkanı Hikmet Saatçı ile CAO Genel Koordinatörü ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ile Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül eşlik etti.</p> <p><strong>Tezcan: 'CAO'da biz geleceği planlıyoruz'</strong></p> <p>Buluşmanın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bülent Tezcan, 'Bugün ve yarın Aydın'da bir dizi çalışma ziyareti gerçekleştireceğiz. Biz Türkiye'yi yeniden kurmaya talibiz. Ülkedeki herkesin sıkıntılı olduğunuz çalışanın kazancı olmadığını görüyoruz. Çiftçinin, hayvancının, işçinin kazanamadığını, emeklinin geçim sıkıntısı yaşadığını biliyoruz. Bunu siyaset düzeltecek. Sandığa gideceğiz. Önce biz vatandaşın gönlüne gireceğiz sonra da vatandaş sandığa gidecek. Projelerimizi konuşacağız. Toprak nasıl bereketlenecek onu çalıyoruz. 18 gölge bakanlığımız var. CAO'da biz geleceği planlıyoruz' dedi.</p> <p><strong>Solakoğlu: 'Direkt aksiyon alabileceğimiz bir yapı oluşturuyoruz'</strong></p> <p>Sencer Solakoğlu, CHP iktidarında uygulanacak tarım politikalarının çalışmalarının hazır olduğunu belirterek, 'Yıllardır bir mücadele veriyorum. Mehdi Bey döneminde başladı mücadelem. Süt fiyatlarıyla başladı mücadelem. Çünkü benim tek işim çiftçilik. Ben hep ürete ürete bir kar bir zarar yaptım. Ben geçim kaynağı çiftçilik olan biriyim. Bugüne kadar gelen bakanlar düve, kepek nedir bilmez. Ben çok öncesinden çalışmalara başladım, sanki bir bakan gibi. Bilmediğim konulara çalışıyorum. Makama geldiğim gün bütün yapılacak işler hazır. Direkt aksiyon alabileceğimiz bir yapı oluşturuyoruz' diye konuştu.</p> <p><strong>'Ekme ya da ekmeme özgürlüğüne sahip olmalıyız'</strong></p> <p>Tarımda nüfusun yaşlanmaya başladığına dikkat çeken Solakoğlu, üreticiye geçim garantisi verilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Türkiye tarımımın çok büyük bir potansiyeli var ama gençler sürekli tarımdan uzaklaşıyor. 2003 yılında ülkedeki çiftçinin ortalama yaşı 44-45, bugün 58 olmuş. Gençler bu işin içine girmektense şehirde kalmayı, kuryelik yapmayı, güvenlik görevlisi olmayı tercih ediyorlar. Türkiye'de bir yanılgı var. 'Arazilerimizi toplulaştırırsak ekonomik ölçeğe ulaşacağız' derler. Bu yanlış. Ben arazilerimde biraz domates, biraz biber, biraz karpuz ekiyorum. Çünkü neyin para edeceğini bilmiyorum. Asıl problem burada. Ortalama alanlarımız küçük bir de bunları böldüğümüzde ihtisaslaşamıyoruz. Tek bir ürün eksek büyük kumar. Tarımın pratikten teoriye gitmesi gerektiğine inanıyorum. Bizim tarımda ilk ilkemiz, para kazanıyor olmak. Ektiğimizin maliyetini karşılaması değil, geçimimizi sağlıyor olması lazım. Bunun için de ekme ya da ekmeme özgürlüğüne sahip olmalıyız. İlk geldiğimiz 100 gün içinde şunu net bir şekilde ortaya koyacağız: Siz tohumunuzu toprağa koymadan önce ürününüzün hangi standartta olacağını, ne kadar üretmeniz gerektiğini, kaç paradan satacağınızı ve tahsilatını ne zaman yapacağınızı biliyor olacaksınız.</p> <p><strong>'Üretim kontratıyla kredisini kullanılabilecek'</strong></p> <p>Gençlerin tarıma girmesinin önündeki en büyük engelin para olduğunu sanıyorlar. Genç Çiftçi Projesi yaptılar, her birine 50 bin lira verdiler ama bir şey olmadı. Çünkü üretseler de üründen para kazanamıyorlardı. Ayrıca para vererek olmuyor, gelişimini sağlaması gerekiyor. Teminatı olmadığında daha fazla üretmesi imkansız. Bir genç elinde arazisi olmasa da kiralamışsa Ziraat Bankası'ndan kredi kullanabilecek. Kredi için ipotek vermesi gerekmeyecek. Geldiğimizde mesela 100 dönem buğday ekecekse bunun için ihtiyaç duyduğu işletme sermayesini ipotek olmaksızın üretim kontratıyla kredisini kullanabilecek.'</p> <p><strong>'Finansa erişimi kolaylaştıracağız' </strong></p> <p>Üreticilerin finansa erişiminin kolaylaşacağını söyleyen Solakoğlu, 'Devlet bize GSMH'nin yüzde 1'i kadarını çiftçiye vermesi lazım. Şu anki verilenin 5 katı destek vermeleri lazım. 2025 yılında bize verdikleri miktar binde 2. Bu borcu nakden alamayacağımız için Ziraat Bankası'ndaki faizlere mahsup edeceğiz. Biz geldiğimizde bütün faiz borçlarınızı silip mevcut kredilerinizin de uzun vadeye yayılmasını sağlayacağız. Biz, üreterek zenginleşip bununla beraber finansa erişimi kolaylaştıracağız' dedi.</p> <p><strong>'Hamallıkla zenginleşen yok'</strong></p> <p>Üretimde kazanç içi markalaşma vurgusu yapan Solakoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Bir konu daha var. Bal konusu. Biz dünyanın çam balının yüzde 92'sini üretiyoruz ama bir markamız yok. Dünyanın en büyük 5 zeytinyağı üreticisiyiz ama markamız yok. İncir üretiyoruz. Ama hep hamallık. Hamallıkla zenginleşen yok. Katma değer gerek. Çiftçi yapmayacak bunu. Devlet bunun için var. Ya kooperatif kuracak ya da var olanı rehabilite edecek. Nasıl markalaşılacağını, ihracatın olması gerektiğini anlatıp yol gösteren olacak. Devletin polislik yapmak için değil, çiftçiye hizmet etmek için orada olduğunu göreceksiniz. Biz milli maçız. Biz, Türkiye'nin tarımının çiftçi tarafından yönetilip tarımın ihtiyacı doğrultusunda çiftçinin para kazanacağı bir Türkiye inşa etmek için çıktık yola. Tarım iyi olursa Türkiye iyi olur. Biz komitemizle bütün hassas konuları çalışıyoruz. Geldiğimiz zaman hemen başlayacağız. Benim bugüne kadar başlayıp da başaramadığım bir konu olmadı. 25 yıl denedik geldiğimiz yer belli. Ben sizden 5 yıl istiyorum bakalım olabiliyor muymuş, olmuyor muymuş gösterelim. Ben yapabileceğimi biliyorum. Yeniden kurtuluş savaşı sonrası gibi tarımla bu defa markalaşarak tarımla herkesin imrenerek bakacağı bir Türkiye yaratmamız zor değil.'</p> <p><strong>'Ben size çözüm sunuyorum'</strong></p> <p>Et fiyatlarına ilişkin büyükbaş hayvancılık yapan ve zarar ettiğini belirten bir çiftçiden gelen soruya yanıt veren Solakoğlu, 'İçeride hayvan yok. Hep yurt dışından gelenlere bakıyoruz ve onlar da belirli kişilere veriliyor. Marketlere veriliyor, onlar bu işlerden büyük paralar kazanıyorlar. Ama küçük üretici, pazarda hayvan olmadığı için 280 kiloluk danayı 120-130 bin liraya alıp zararına et kesmek zorunda kalıyoruz. Bugün 120 bin liranla hayvan almak yerine bankaya koysan daha çok para kazanırsın. Bu işin çözümü belli. Maliyet hesabı yapıyorlar ve 'maliyete göre fiyat yüksek' diyorlar. Peki çiftçi ne kazanacak, geliri nerede? Bunların hiçbiri çiftçiyle dertlenmiyor. Ama işin tezatı şu: En çok oyu da çiftçiden alıyorlar. Muhalefet olarak kendimize de iğneyi batırmak zorundayız. 1,5 sene daha sabredin, işinizi devam ettirmenin yoluna bakın. Ben size çözüm sunuyorum. 'Sencer yaptıracaklar mı oraya' diyorlar. Yaptırmayacak daha anasının karnından doğmadı. 1 yıl içerisinde ya da bir yıl birkaç ay daha sonra seçim yapılacak. O gün hepinizin çiftçi olarak birinden diğerine konuşmanızı istiyorum 5 yıl istiyorum sadece' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-tarim-ve-orman-politika-kurulu-baskani-solakoglu-ciftcilerle-bulustu-ciftci-tohumu-atmadan-ne-kazanacagini-bilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:32:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-tarim-ve-orman-politika-kurulu-baskani-solakoglu-ciftcilerle-bulustu-ciftci-tohumu-atmadan-ne-kazanacagini-bilecek.jpg" type="image/jpeg" length="89850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEP Ordu İl Başkanı Uzun, Korgan Yaylası'nda maden için sondaj çalışmasının başlatılmasına tepki gösterdi: Herkesi dayanışmaya çağırıyoruz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/emep-ordu-il-baskani-uzun-korgan-yaylasinda-maden-icin-sondaj-calismasinin-baslatilmasina-tepki-gosterdi-herkesi-dayanismaya-cagiriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/emep-ordu-il-baskani-uzun-korgan-yaylasinda-maden-icin-sondaj-calismasinin-baslatilmasina-tepki-gosterdi-herkesi-dayanismaya-cagiriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek Partisi Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, Korgan Yaylası'ndaki maden sondajına tepki göstererek, 'Korgan Yaylaları, Aybastı Perşembe Yaylası, Çambaşı Yaylası'nı yeni tehlikeler bekliyor. Korgan yaylalarındaki sondaj çalışmasına başlanması da bu değişiklikten bağımsız değil. Artık mücadele bütüncül düşünülmeli. İlimizde toprağını, ormanını, tarım arazisini, suyunu koruma mücadelesi veren herkesi birbirine destek vermeye, dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gençağa KARAFAZLI</strong></p> <p><strong>(ORDU) -</strong> Emek Partisi Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, Korgan Yaylası'ndaki maden sondajına tepki göstererek, 'Korgan Yaylaları, Aybastı Perşembe Yaylası, Çambaşı Yaylası'nı yeni tehlikeler bekliyor. Korgan yaylalarındaki sondaj çalışmasına başlanması da bu değişiklikten bağımsız değil. Artık mücadele bütüncül düşünülmeli. İlimizde toprağını, ormanını, tarım arazisini, suyunu koruma mücadelesi veren herkesi birbirine destek vermeye, dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz' dedi.</p> <p>Korgan Yaylası'nda maden için yeniden sondaj çalışmasının başlatılmasına Emek Partisi Ordu İl Başkanı Yasin Uzun tepki gösterdi. Uzun, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</p> <p>'Korgan Yaylası'nda yaklaşık iki yıl önce Aybastı Perşembe Yaylası'nı da olumsuz etkileyecek olan maden için sondaj çalışması başlatılmıştı. Halk fiili mücadele yanında hukuksal yolları da deneyerek çalışmayı durdurmuştu. Şimdi yeniden geldiler. Yaylanın meralarını da içine alan sondaja yol çalışması jandarmanın aldığı önlemlerle devam ediliyor. Açılan dava sonucu bilirkişi heyeti 8 Mayıs günü yerinde inceleme yaparak bölgenin özelliklerini ve maden çalışmasının etkilerinin olup olmayacağına yönelik rapor hazırlayacaklar ve mahkemeye sunacaklar. Şirketin acelesi var, inceleme öncesi çalışmasını tamamlamak istiyor. Ya mahkemeden olumsuz karar çıkarsa ne olacak? İktidara ve şirkete göre halkın tepkisi, karşı çıkışı hiç önemli değil. Bu arada yeni yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle şirketlerin önü açılıyor. Yani hükumet, halkın topraklarını şirketler lehine kamulaştırırken yeni kararnameyle de yaylaları, sulak alanları maden şirketlerinin hizmetine sundular. Hep diyoruz, asıl sorumlu hükümettir. 25 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla 2025 yılında bu yana yürürlükte olan 'Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği' resmen kaldırılarak şirketlerin önündeki son engeli de kaldırdılar.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Uzun, sorunu yaşayanların birlikteliğinin önemine dikkati çekerek, 'Korgan Yaylaları, Aybastı Perşembe Yaylası, Çambaşı Yaylası'nı yeni tehlikeler bekliyor. Korgan yaylalarındaki sondaj çalışmasına başlanması da bu değişiklikten bağımsız değil. Artık mücadele bütüncül düşünülmeli. İlimizde toprağını, ormanını, tarım arazisini, suyunu koruma mücadelesi veren herkesi birbirine destek vermeye, dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz. Bir kez daha Korgan Yaylası'ndaki sondaj çalışmasının durdurulması çağrısını yapıyoruz' dedi.</p> <p>Öte yandan Perşembe Yaylası'nda maden şirketinin çalışması sürüyor. Jandarma da bölgede konuşlanmış bulunuyor. </p> <p>Yaylada kalan sürü sahipleri ve evi olanların mera alanına girmesi engelleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Ordu</category>
      <guid>https://www.haber500.com/emep-ordu-il-baskani-uzun-korgan-yaylasinda-maden-icin-sondaj-calismasinin-baslatilmasina-tepki-gosterdi-herkesi-dayanismaya-cagiriyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:27:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/emep-ordu-il-baskani-uzun-korgan-yaylasinda-maden-icin-sondaj-calismasinin-baslatilmasina-tepki-gosterdi-herkesi-dayanismaya-cagiriyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="65294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden terminal yolunda yenileme çalışması]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bursa-buyuksehir-belediyesinden-terminal-yolunda-yenileme-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bursa-buyuksehir-belediyesinden-terminal-yolunda-yenileme-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, trafik akışının yoğun olduğu İstanbul Caddesi üzerinde bulunan Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne giden yan yolda asfalt yenileme çalışması başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BURSA)-</strong> Bursa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, trafik akışının yoğun olduğu İstanbul Caddesi üzerinde bulunan Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne giden yan yolda asfalt yenileme çalışması başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bursa Büyükşehir Belediyesi, otobüs terminaline giden yan yolda asfalt yenileme çalışması başlattı. Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 2 kilometre uzunluğunda ve 8 metre genişliğinde, 2 gidiş 2 geliş olarak kullanılan duble yolda ekipler yoğun mesai harcıyor. Yapılan çalışmalarla birlikte bölgedeki trafik akışının daha güvenli, konforlu ve nitelikli hale getirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bursa-buyuksehir-belediyesinden-terminal-yolunda-yenileme-calismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:24:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bursa-buyuksehir-belediyesinden-terminal-yolunda-yenileme-calismasi.jpg" type="image/jpeg" length="78394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tuzla Belediye Başkanı Bingöl, Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi'nde incelemelerde bulundu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tuzla-belediye-baskani-bingol-koc-pati-rehabilitasyon-merkezinde-incelemelerde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tuzla-belediye-baskani-bingol-koc-pati-rehabilitasyon-merkezinde-incelemelerde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Tuzla Belediyesi ile Vehbi Koç Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi'nde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Bingöl, 'Can dostlarımızın uzman ekiplerce sağlıklı ve güvenli şartlarda tedavi edileceği, bakımlarının yapılacağı merkezimiz bir şifa ve sevgi yuvası olacak' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Tuzla Belediyesi ile Vehbi Koç Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi'nde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Bingöl, 'Can dostlarımızın uzman ekiplerce sağlıklı ve güvenli şartlarda tedavi edileceği, bakımlarının yapılacağı merkezimiz bir şifa ve sevgi yuvası olacak' dedi.</p> <p>Başkan Bingöl, Akfırat'ta yapımı süren Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi'nde gelinen son duruma ilişkin bilgi aldı. Bingöl, projenin tamamlandığında sahipsiz hayvanlar için önemli bir yaşam alanı olacağını vurguladı.</p> <p><strong>'3 sene boyunca çivi dahi çakılmamış'</strong></p> <p>Merkez sahasında detaylı incelemelerde bulunan Bingöl, projenin kapsamına ilişkin de bilgi verdi. Tuzla'da hem sokakların huzurunu hem de sahipsiz hayvanların yaşam hakkını korumayı hedeflediklerini belirten Bingöl, alanın 2021 yılında Tuzla Belediyesi'ne tahsis edildiğini belirterek, 'Yaklaşık 3 sene boyunca çivi dahi çakılmamış bir alandı' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>Serbest dolaşım alanı olacak</strong></p> <p>Yaklaşık 2 bin hayvan kapasiteli bir rehabilitasyon merkezi inşa ettiklerini ifade eden Bingöl, 'Burada ameliyathanelerimiz olacak ve kısırlaştırma faaliyetlerini de bu alanlarda gerçekleştireceğiz. Ameliyat sonrası bakım ünitelerinde hayvanlarımız uluslararası standartlara uygun şekilde dinlenecek ve tedavi süreçleri tamamlanacak. Tesisimizi diğer merkezlerden ayıran en önemli özelliklerden biri, serbest dolaşım alanlarında çok sayıda köpeğin konaklayabilecek olması. Aynı zamanda oyun alanlarıyla da desteklenecek' diye konuştu.</p> <p>Projede iş birliğinin önemine dikkati çeken Bingöl, Vehbi Koç Vakfı'na katkılarından dolayı teşekkür ederek, Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi'nin Tuzlalılar için hayırlı olmasını temenni etti.</p> <p><strong>Bin 400 köpek ve 500 kediye barınma, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verilecek</strong></p> <p>Merkezin temeli, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü'nde atıldı. 75 dönümlük alan üzerine kurulan merkez, tamamlandığında aynı anda bin 400 köpek ve 500 kediye barınma, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>Doğal yaşam davranışlarının sürdürülebilmesi hedefleniyor</strong></p> <p>Hayvanların doğal yaşam davranışlarını sürdürebileceği şekilde tasarlanan merkezde; kısırlaştırma, aşılama ve tedavi hizmetlerinin yanı sıra yatar hasta bakım alanları, yavrulu anne ünitesi, kedi evi, karantina binası, tedavi sonrası bakım alanları, mama ve ilaç depoları, idari bina ve açık alan patipark gibi birçok bölüm yer alacak.  </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tuzla-belediye-baskani-bingol-koc-pati-rehabilitasyon-merkezinde-incelemelerde-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:23:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tuzla-belediye-baskani-bingol-koc-pati-rehabilitasyon-merkezinde-incelemelerde-bulundu.jpg" type="image/jpeg" length="70055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadıköy Bostanları'nda yaz dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kadikoy-bostanlarinda-yaz-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kadikoy-bostanlarinda-yaz-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadıköy Belediyesi'nin doğal tarım yöntemleriyle sağlıklı ve temiz gıdaya doğrudan erişimi sağlamak amacıyla hayata geçirdiği 'Kadıköy Bostanları' projesinde yaz dönemi başladı, ilk fideler toprakla buluşturuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Kadıköy Belediyesi'nin doğal tarım yöntemleriyle sağlıklı ve temiz gıdaya doğrudan erişimi sağlamak amacıyla hayata geçirdiği 'Kadıköy Bostanları' projesinde yaz dönemi başladı, ilk fideler toprakla buluşturuldu.</p> <p>Kadıköy Belediyesi'nin yaz ve kış dönemi olmak üzere her yıl toplam 780 kişiye hizmet verdiği Kadıköy Bostanları'nda yeni sezon başladı. </p> <p>Fenerbahçe, Moda, Acıbadem, Göztepe ve Sahrayıcedit mahallelerinde bulunan bostanlara bu dönem yaklaşık 3 bin Kadıköylü başvuruda bulundu.</p> <p>Belediye tarafından gerçekleştirilen kura sonucunda, beş bostanda toplam 390 kullanıcı, 6 ay boyunca bostanları kullanma hakkı kazandı. Kullanıcılar kendilerine verilen fide ve tohumları toprakla buluşturdu.</p> <p>Kadıköy Bostanları'nın yaz dönemi açılışında konuşan Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, şunları söyledi:</p> <p><strong>'Çok güzel salatalar yapacaklar'</strong></p> <p>'Burası geçen sene bir inşaat alanıydı ancak süreçleri tamamladık ve 80 bahçeden oluşan güzel bir alan oluşturduk. Bu alanda ailenizle, çocuklarınızla, torunlarınızla atalık tohumları toprakla buluşturup kentte kendi gıdanızı üretiyorsunuz. Ektiklerinizin hepsi yerel fide. Lezzetleri de bir başka olacak. Çocuklarımız bizim çocukluğumuzdaki gibi yaşayamıyorlar. Şehrin merkezinde yaşadığımız için sosyal alanlar azaldı. Biz kamu olarak hem parklarımızda hem bahçelerimizde sosyal alanlar sağlamaya çalışıyoruz. Bostanlarımız da bunlardan bir tanesi. Birçoğunuzun çocuğunu, torununu görüyorum. Bu işin amacına uygun ve yerinde olduğunun bir göstergesi. Sizler mutluysanız biz de mutlu oluyoruz. Lütfen çocuklarınızı okula giderken ya da okuldan sonra sezon boyunca getirin. Burada yetiştirdikleri ürünleri sahipleniyor, sorumluluk kazanıyorlar. Hasat zamanı ürünlerini toplayıp sizlere de çok güzel salatalar yapacaklar. Bostanların sayısını arttırmaya devam edeceğiz.'</p> <p><strong>'Toprak bizim canımız'</strong></p> <p>Moda Bostanı yaz dönemi kullanıcılarından Ersal Ünüvar, 'Her şey bahane, toprak şahane. Toprak bizim canımız. Bu kadarcık alanda bile o kadar mutlu oluyoruz ki: Bu kadar binanın arasında böyle bir alan görmek inanılmaz keyifli. Burada insanların yüzü gülüyor. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum' diye konuştu.</p> <p>Fenerbahçe Bostanı kullanıcılarından Duygu Sınıksaran, 'Ben zaten tarlada, bahçede büyüdüm ama oğlumun bunları görmemesi beni çok üzüyordu. Bizler ağaçtan, bahçeden beslendik; ancak çocuklar maalesef bir meyveyi dalından koparıp yiyemediler. Şimdi en ufak bir toprak parçası bulduğumuzda bile çok mutlu oluyor, hemen ekip biçmek istiyoruz. Oğluma da bunu aşılamak istiyorum. Fidelerimizi aldık, çok heyecanlıyız. Ürünlerimizle çok güzel kahvaltılar yapacağız, piknikler yapacağız. Oğlumun da buna şahit olması beni çok mutlu ediyor' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kadikoy-bostanlarinda-yaz-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:20:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/kadikoy-bostanlarinda-yaz-donemi-basladi.JPG" type="image/jpeg" length="30984"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
