<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 12:49:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mesud Pezeşkiyan: Ateşkes, büyük şehit liderimiz Hamaney'in kanının bir meyvesi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mesud-pezeskiyan-ateskes-buyuk-sehit-liderimiz-hamaneyin-kaninin-bir-meyvesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mesud-pezeskiyan-ateskes-buyuk-sehit-liderimiz-hamaneyin-kaninin-bir-meyvesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 'İran'ın talep ettiği ilkelerin kabul edilmesiyle sağlanan ateşkes, büyük şehit liderimiz Hamaney'in kanının bir meyvesi ve tüm halkın sahadaki varlığının bir kazanımıydı' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 'İran'ın talep ettiği ilkelerin kabul edilmesiyle sağlanan ateşkes, büyük şehit liderimiz Hamaney'in kanının bir meyvesi ve tüm halkın sahadaki varlığının bir kazanımıydı' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile İran arasındaki 15 günlük ateşkese ilişkin açıklama yaptı. Pezeşkiyan, X hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p> <p>'İran'ın talep ettiği ilkelerin kabul edilmesiyle sağlanan ateşkes, büyük şehit liderimiz Hamaney'in kanının bir meyvesi ve tüm halkın sahadaki varlığının bir kazanımıydı. Bugünden itibaren de ister diplomasi alanında ister savunma alanında ister sokaklarda ister hizmet alanında birlikte olmaya devam edeceğiz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mesud-pezeskiyan-ateskes-buyuk-sehit-liderimiz-hamaneyin-kaninin-bir-meyvesi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:41:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/mesud-pezeskiyan-ateskes-buyuk-sehit-liderimiz-hamaneyin-kaninin-bir-meyvesi.png" type="image/jpeg" length="91735"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP Genel Başkanı Baş: 'Ara seçim Anayasa'ya göre zorunluluktur']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tip-genel-baskani-bas-ara-secim-anayasaya-gore-zorunluluktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tip-genel-baskani-bas-ara-secim-anayasaya-gore-zorunluluktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye'de ara seçimin anayasal bir zorunluluk olduğunu belirterek, 'Biz Anayasa'nın tarif ettiği ara seçim yapılması zorunluluğunu ifade ediyoruz. Bunu CHP dile getirdiyse CHP'yi destekliyoruz. Ama Anayasa'ya bağlılık gereği destekliyoruz. 'Talep nedir' derseniz Türkiye'nin bir an önce erken seçime gitmesi gerektiğini aylardır ifade ediyoruz zaten. O bir siyasi iradenin kararına bağlı olabilir ama ara seçim Anayasa'ya göre zorunluluktur. Bugünkü Anayasa'ya göre yönetiliyorsa ülke, o ara seçim yapılmalıdır' dedi. Baş, Can Atalay'ı kastederek Hatay'ın seçilmiş bir milletvekili olduğunu, Hatay'da bir ara seçime gerek bulunmadığını ifade etti. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) -</strong> Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye'de ara seçimin anayasal bir zorunluluk olduğunu belirterek, 'Biz Anayasa'nın tarif ettiği ara seçim yapılması zorunluluğunu ifade ediyoruz. Bunu CHP dile getirdiyse CHP'yi destekliyoruz. Ama Anayasa'ya bağlılık gereği destekliyoruz. 'Talep nedir' derseniz Türkiye'nin bir an önce erken seçime gitmesi gerektiğini aylardır ifade ediyoruz zaten. O bir siyasi iradenin kararına bağlı olabilir ama ara seçim Anayasa'ya göre zorunluluktur. Bugünkü Anayasa'ya göre yönetiliyorsa ülke, o ara seçim yapılmalıdır' dedi. Baş, Can Atalay'ın Hatay'ın seçilmiş milletvekili olduğunu vurgulayarak, Hatay'da bir ara seçime gerek bulunmadığını ifade etti.  </p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, CHP Genel Başkanlık İstanbul Çalışma Ofisi'nde bir araya geldi. Görüşmenin ardından liderler basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. </p> <p>TİP Genel Başkanı Erkan Baş, kendilerini misafir ettikleri için Özel'e ve beraberindeki heyete teşekkür etti.</p> <p>Görüşmede CHP'li belediyelere yönelik operasyonların ele alındığını aktaran Baş, 'Bizim sadece Cumhuriyet Halk Partisi'ne dönük olmadığını  ısrarla söylediğimiz Türkiye'de seçme ve seçilme hakkının, demokrasinin gasbına doğru giden Cumhuriyet Halk Partili belediyeler nezdinde somutlanan gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptık. Bu vesileyle önümüzdeki mücadele dönemine dair karşılıklı görüşlerimizi paylaştık' dedi. </p> <p>Baş, Brezilya Porto Alegre'de düzenlenen 'Halkların Egemenliği İçin 1. Uluslararası Antifaşist Konferans'ını hatırlatarak, CHP'li belediyelere yönelik operasyonların benzerlerinin tüm dünyada olduğunu kaydetti.</p> <p><strong>NATO zirvesi öncesi mücadele takvimi paylaşıldı</strong></p> <p>Baş, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek olan NATO zirvesine kadar bu zirveye karşı çıkmak amacıyla oluşturdukları mücadele takvimini de ayrıntılarıyla Özgür Özel ve heyeti ile  paylaştıklarını aktardı. </p> <p><strong>'Anayasızlaştırmaya karşı ortak mücadele hattı oluşturulmalı'</strong></p> <p>Görüşmede, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasını da değerlendirdiklerini söyleyen Baş, 'Türkiye'deki anayasızlaştırma, yani iktidarın anayasayı tanımayan yaklaşımına ilişkin ortak bir mücadele hattının en geniş biçimde oluşturulması gerektiğine ilişkin karşılıklı görüşlerimizi paylaşma imkanı bulduk' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>'Bu iktidar Anayasayı tanımayan bir iktidar'</strong><br /><br />Baş, yaklaşan 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına ilişkin de şunları kaydetti:<br /><br />'Bu iktidar Anayasa'yı tanımayan bir iktidar. Bunun sayısız örneğini görüyoruz. Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan bir iktidar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımayan bir iktidar. Bunun somut sonuçlarından bir tanesi de 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasının bu iktidarın iki dudakları arasından çıkan bir cümleyle yasaklanıyor olması. Biz buna karşı da tüm sendikaların, siyasi partilerin, emek ve meslek örgütlerinin bu anayasızlaştırma sürecinin emekçiler cephesindeki yansıması olarak bir karşı duruşun örgütlenmesi gerektiği konusundaki görüşlerimizi, değerlendirmelerimizi, önerilerimizi paylaştık.'</p> <p><strong>Numan Kurtulmuş'a, Can Atalay çağrısı</strong></p> <p>TİP Hatay Milletvekili Can Atalay'ın tutukluluğuna son verilmesi için de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'a çağrıda bulunan Baş, şöyle konuştu:</p> <p>'Numan Kurtulmuş'a şunu söylemek lazım:  Numan Kurtulmuş ya kendi dönemindeki bir milletvekilini cezaevinde bırakmış bir Meclis Başkanı olarak tarihe geçecektir ya da Anayasa Mahkemesi'nin kendisine gönderdiği yazının gereğini yapma yükümlülüğüyle karşı karşıyadır. Ara seçim konuşuluyor. Anayasa'daki açık hüküme rağmen 'Gidilecek mi gidilmeyecek mi?' diye bir tartışma yapılıyor. Anayasa açık, Anayasa Mahkemesi kararları bunun uygulanması gerektiğini söylüyor. Yetmiyormuş gibi Meclis'te oluşturulmuş komisyonun altına Numan Kurtulmuş'un imza attığı raporunda 'Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmalıdır' diyor. Bu kararın uygulanması için yapılacak çok basit bir işlem var. Anayasa Mahkemesi'nin, Meclis'e gönderdiği Can Atalay kararını, Numan Kurtulmuş'un Genel Sekreterliğe bir üst yazıyla iletmesi ve Can Atalay'ın kaydının yapılması. Bu kadar basit süreçler hayata geçmediğinde biz iktidarın içinden geçtiğimiz süreçte tek derdinin kendi koltuğunu korumak olduğunu ve bunun için her şeyi yapabilecek bir zihniyeti yansıttığını görüyoruz, düşünüyoruz ama buna teslim olmayacağımızı da buradan paylaşmış olayım.'</p> <p><strong>'Hatay'da bir ara seçime gerek yoktur'</strong></p> <p>Ara seçim tartışmalarına ilişkin Erkan Baş, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Hatay'ın seçilmiş şu anda bir milletvekili var mıdır? Anayasa'ya göre seçilmiş bir milletvekili vardır. Anayasa Mahkemesi kararları bunu tescil etmektedir. Dolayısıyla bize göre Hatay'da bir ara seçime gerek yoktur. Hatay'da yapılması gereken şey milletvekilinin görevini yapmasını sağlanmasıdır. Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye'nin her yerinde ara seçimden de erken genel seçimden de kaçıyor.'</p> <p><strong>'Ara seçim Anayasaya göre zorunluluktur'</strong></p> <p>Ara seçimin anayasal bir zorunluluk olduğunu vurglayan Baş, ''CHP'nin ara seçim talebini destekliyor musunuz' diye soru soruluyor bize. Biz Anayasa'nın tarif ettiği ara seçim yapılması zorunluluğunu ifade ediyoruz. Bunu CHP dile getirdiyse CHP'yi destekliyoruz. Ama Anayasa'ya bağlılık gereği destekliyoruz. 'Talep nedir' derseniz Türkiye'nin bir an önce erken seçime gitmesi gerektiğini aylardır ifade ediyoruz zaten ama o bir siyasi iradenin kararına bağlı olabilir ama ara seçim Anayasa'ya göre zorunluluktur. Bugünkü Anayasa'ya göre yönetiliyorsa ülke, o ara seçim yapılmalıdır' dedi.</p> <p><strong>'Mücadele ittifakına ihtiyacımız var'</strong></p> <p>Baş, bir gazetecinin, görüşmede seçim ittifakına ile ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılmadığını sorması üzerine, şu yanıtı verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Seçim yaklaştıkça çeşitli ittifaklar, çeşitli ittifak biçimleri üzerine tartışılır. Bu konuda da son derece Türkiye'deki muhalefetin yaratıcı bir yaklaşım sergileyebileceğini biliyorum. Ama o sandığı getirmek için de bugün bir mücadele ittifakına ihtiyacımız olduğunu vurgulamak lazım. Alanlarda, meydanlarda, parlamentoda, hayatın her alanında muhalefetin ittifak halinde mücadeleyi sürdürmesini daha önemli görüyoruz. Seçim bunun sonunda gündeme gelindiğinde değerlendirilecek başlık.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tip-genel-baskani-bas-ara-secim-anayasaya-gore-zorunluluktur</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:39:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tip-genel-baskani-bas-ara-secim-anayasaya-gore-zorunluluktur.jpg" type="image/jpeg" length="77843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan, İŞKUR'un 3 aylık verilerini açıkladı: 331 bin kişi işe yerleştirildi, 508 bin açık iş tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-isikhan-iskurun-3-aylik-verilerini-acikladi-331-bin-kisi-ise-yerlestirildi-508-bin-acik-is-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-isikhan-iskurun-3-aylik-verilerini-acikladi-331-bin-kisi-ise-yerlestirildi-508-bin-acik-is-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin İŞKUR verilerini açıkladı. Buna göre 331 binden fazla kişi işe yerleştirilirken, 508 bin 910 açık iş tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye İş Kurumu'nun (İŞKUR) 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin verilerini açıkladı. Buna göre 331 binden fazla kişi işe yerleştirilirken, 508 bin 910 açık iş tespit edildi.</p> <p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye İş Kurumu'nun (İŞKUR) 2026 yılı Ocak-Mart dönemine ilişkin verilerini sosyal medya hesabından paylaştı. </p> <p data-start='704' data-end='910'>2026 yılının ilk üç ayında İŞKUR aracılığıyla 331 bin 140 kişinin işe yerleştirildiğini belirten Işıkhan, 134 bin 299 iş yeri ziyareti gerçekleştirildiğini, 891 bin 821 bireysel görüşme yapıldığını aktardı.</p> <p data-start='912' data-end='1082'>Aynı dönemde 762 bin 403 bireysel danışmanlık hizmeti verildiğini kaydeden Işıkhan, aktif işgücü programlarından yararlanan kişi sayısının 17 bin 554 olduğunu ifade etti.</p> <p data-start='912' data-end='1082'><strong>'508 bin 910 açık iş tespit edildi'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='1084' data-end='1367'>İŞKUR'un iş gücü piyasasına yönelik çalışmalarına da değinen Işıkhan, işverenlerden gelen talepler doğrultusunda 508 bin 910 açık iş tespit edildiğini bildirdi. Işıkhan ayrıca 16 bin 322 kişinin iş kulüplerinden yararlandığını, 5 bin 221 eğitim kurumu ziyareti gerçekleştirildiğini belirtti.</p> <p data-start='1369' data-end='1522' data-is-last-node='' data-is-only-node=''>Işıkhan, 'İşgücü piyasamızın ihtiyaçlarını tespit ederek vatandaşlarımıza daha fazla istihdam imkânı sunmak için gayretle çalışmaya devam edeceğiz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-isikhan-iskurun-3-aylik-verilerini-acikladi-331-bin-kisi-ise-yerlestirildi-508-bin-acik-is-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:37:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-isikhan-iskurun-3-aylik-verilerini-acikladi-331-bin-kisi-ise-yerlestirildi-508-bin-acik-is-tespit-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="68699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maltepe'de Türkiye- Çin diplomatik ilişkilerinin 55'inci yılı sergiyle kutlanıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/maltepede-turkiye-cin-diplomatik-iliskilerinin-55inci-yili-sergiyle-kutlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/maltepede-turkiye-cin-diplomatik-iliskilerinin-55inci-yili-sergiyle-kutlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin 55'inci yılı, Maltepe Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen özel bir sergiyle kutlanıyor. 'Deniz İpek Yolu'ndan Değerli Kültürel Eserlerin Fotoğraf Sergisi'nin açılışında konuşan Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Cevahir Efe Akçelik, 'İpek Yolu, medeniyetlerin birbirini geliştirdiği ve zenginleştirdiği bir etkileşim alanıdır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MALTEPE)</strong> - Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin 55'inci yılı, Maltepe Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen özel bir sergiyle kutlanıyor. 'Deniz İpek Yolu'ndan Değerli Kültürel Eserlerin Fotoğraf Sergisi'nin açılışında konuşan Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Cevahir Efe Akçelik, 'İpek Yolu, medeniyetlerin birbirini geliştirdiği ve zenginleştirdiği bir etkileşim alanıdır' dedi.</p> <p>Maltepe Belediyesi, Çin Büyükelçiliği, Çin Başkonsolosluğu ve Fujian Müzesi iş birliğiyle hazırlanan 'İpek Yolu Boyunca Uzaklara Yolculuk' sergisi, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde kapılarını açtı.</p> <p>Serginin açılışı, Maltepe Belediyesi Başkan Yardımcısı  Cevahir Efe Akçelik, Fujian Müzesi Müdür Yardımcısı Profesör Zhang Huanxin, Profesör Lin Dan, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin, Kültür Ataşesi  Zhou Meifen, İstanbul Çin Başkonsolosluğundan Kültür Konsolosu Xie Jiabing ve Meng Fanwei'nin katılımıyla yapıldı.</p> <p>Serginin açılış konuşmasını yapan Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Cevahir Efe Akçelik, bu anlamlı buluşmaya katkı sunanlara teşekkür ederek serginin taşıdığı uluslararası anlama dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>Zamanlar</strong><strong>ı</strong><strong> ve coğrafyalar</strong><strong>ı</strong><strong> aşarak </strong><strong>i</strong><strong>nsanlar</strong><strong>ı</strong><strong> b</strong><strong>i</strong><strong>r araya get</strong><strong>i</strong><strong>r</strong><strong>i</strong><strong>yor</strong></p> <p>Deniz İpek Yolu'nun, kültürel bir köprü olduğuna işaret eden Akçelik, 'Yüzyıllar boyunca bu hat üzerinden sadece mallar değil; düşünceler, sanat anlayışları, teknik bilgiler ve yaşam biçimleri de taşınmıştır. Bu yönüyle İpek Yolu, medeniyetlerin birbirini dönüştürdüğü, geliştirdiği ve zenginleştirdiği bir etkileşim alanıdır. Bugün bu sergi sayesinde, geçmişin bu güçlü mirasını sadece izlemekle kalmıyor; aynı zamanda onu yeniden düşünme ve günümüz dünyasıyla bağ kurma fırsatı buluyoruz. Fotoğraflar aracılığıyla anlatılan bu hikâye, bizlere kültürün sınır tanımadığını, zamanları ve coğrafyaları aşarak insanları bir araya getirdiğini bir kez daha hatırlatıyor' diye konuştu.</p> <p><strong>Serg</strong><strong>i</strong><strong>, </strong><strong>i</strong><strong>k</strong><strong>i</strong><strong> halk aras</strong><strong>ı</strong><strong>ndak</strong><strong>i</strong><strong> gönül bağ</strong><strong>ı</strong><strong>n</strong><strong>ı</strong><strong> güçlend</strong><strong>i</strong><strong>r</strong><strong>i</strong><strong>yor</strong></p> <p>Çin Halk Cumhuriyeti'nin Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin ile Türkiye'nin Deniz İpek Yolu aracılığıyla birbirine sıkı şekilde bağlandığını söyleyerek, 'Bugün bu sergi ile zamanı ve mekanı aşan tarihi hafızayı yeniden canlandırmak, Çin ile Türkiye arasında medeniyetler arası etkileşimi derinleştirmek ve iki halk arasında gönül bağını güçlendirmek açısından büyük önem taşımaktadır' dedi.</p> <p><strong>Den</strong><strong>i</strong><strong>z </strong><strong>i</strong><strong>pek yolu, ortak refah</strong><strong>ı</strong><strong>n yoludur</strong></p> <p>Fujian Müzesi Müdür Yardımcısı Profesör Zhang Huanxin ise, 'Bu serginin, Türkiye'nin dört bir yanından gelen dostlarımıza görsel bir şölen sunmasını; antik Çin medeniyetinin derinliğini hissettirmesini temenni ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>Kültürel m</strong><strong>i</strong><strong>ras serg</strong><strong>i</strong><strong>len</strong><strong>i</strong><strong>yor</strong></p> <p>Sergide yer alan yaklaşık 70 seçkin fotoğraf; seramikten ipeğe, altın ve gümüş eşyalardan baharatlara, bronz ve sikkelerden cam ve süs eşyalarına kadar zengin bir kültürel mirası gözler önüne seriyor. Sergi 13 Nisan'a dek Galeri Çağdaş Yaşam'da ziyarete açık olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/maltepede-turkiye-cin-diplomatik-iliskilerinin-55inci-yili-sergiyle-kutlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:33:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/maltepede-turkiye-cin-diplomatik-iliskilerinin-55inci-yili-sergiyle-kutlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="79425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cevdet Yılmaz: 'ABD, İsrail ve İran arasında varılan geçici ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-abd-israil-ve-iran-arasinda-varilan-gecici-ateskesi-memnuniyetle-karsiliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-abd-israil-ve-iran-arasinda-varilan-gecici-ateskesi-memnuniyetle-karsiliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'ABD, İsrail ve İran arasında varılan geçici ateşkesi, bölgemizde yaklaşık 40 gündür devam eden ve sonuçları itibarıyla tüm dünyayı etkileyen çatışma sürecinin ardından alınmış olumlu bir adım olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Bu gelişmeyi bölgesel ve küresel istikrar açısından son derece önemli buluyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'ABD, İsrail ve İran arasında varılan geçici ateşkesi, bölgemizde yaklaşık 40 gündür devam eden ve sonuçları itibarıyla tüm dünyayı etkileyen çatışma sürecinin ardından alınmış olumlu bir adım olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Bu gelişmeyi bölgesel ve küresel istikrar açısından son derece önemli buluyoruz' dedi.</p> <p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ABD ile İran arasındaki 15 günlük ateşkese ilişkin açıklama yaptı. Yılmaz, X hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'ABD, İsrail ve İran arasında varılan geçici ateşkesi, bölgemizde yaklaşık 40 gündür devam eden ve sonuçları itibarıyla tüm dünyayı etkileyen çatışma sürecinin ardından alınmış olumlu bir adım olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Bu gelişmeyi bölgesel ve küresel istikrar açısından son derece önemli buluyoruz.</p> <p>Geçici ateşkes süresi boyunca tarafların gerilimi tırmandıran tutumlardan uzak durmalarını, varılan mutabakata bağlı kalarak süreci sağduyu ile yönetmelerini temenni ediyoruz. Bu sürecin bölgemizde kalıcı bir barışa vesile olması en büyük beklentimizdir. Geçici ateşkese varılması sürecinde dost ve kardeş Pakistan'ın üstlendiği sorumluluk ve ortaya koyduğu çabayı takdir ediyor, kendilerini tebrik ediyoruz. Türkiye olarak bölgesel ve küresel barış için Cumhurbaşkanımızın istikrarlı bir şekilde sürdürdüğü çok yönlü barış diplomasisini kararlılıkla devam ettireceğiz. İstikrarlı bir ülke olarak savaş sonrası dönemde de 'güvenli liman' vasfımızı güçlendirmeyi sürdüreceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cevdet-yilmaz-abd-israil-ve-iran-arasinda-varilan-gecici-ateskesi-memnuniyetle-karsiliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:33:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cevdet-yilmaz-abd-israil-ve-iran-arasinda-varilan-gecici-ateskesi-memnuniyetle-karsiliyoruz.png" type="image/jpeg" length="55372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Meslek Fabrikası ve Yerebatan Sarnıcı vakıflara tescil edildi: Tescile dayanak gösterilen yasanın iptal istemi AYM'de]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-meslek-fabrikasi-ve-yerebatan-sarnici-vakiflara-tescil-edildi-tescile-dayanak-gosterilen-yasanin-iptal-istemi-aymde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-meslek-fabrikasi-ve-yerebatan-sarnici-vakiflara-tescil-edildi-tescile-dayanak-gosterilen-yasanin-iptal-istemi-aymde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İzmir Meslek Fabrikası binası ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Yerebatan Sarnıcı, Anayasa Mahkemesi önünde esastan görüşülmeyi bekleyen kanun maddesine dayanılarak vakıflara tescil edildi, devirler tartışma yarattı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İzmir Meslek Fabrikası binası ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Yerebatan Sarnıcı, Anayasa Mahkemesi önünde esastan görüşülmeyi bekleyen kanun maddesine dayanılarak vakıflara tescil edildi, devirler tartışma yarattı. </p> <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İzmir Meslek Fabrikası binası ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Yerebatan Sarnıcı'nın vakıflara geçirilmesi işlemi 20 Kasım 2025 tarihinde TBMM'de kabul edilen ve 5 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Vakıflar Kanunu'nda değişiklikler yapan düzenlemeye dayanılarak yapıldı. </p> <p>Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11. maddesi ile Vakıflar Kanunu'nun 'Vakıf Kültür Varlıklarının devri'ne ilişkin 30. maddesi genişletildi. </p> <p>Bu kapsamda, 'Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun Hazine, belediye, özel idarelerin veya köy tüzel kişiliğinin mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur' hükmünü içeren 30. maddeye, 'Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun Hazine, belediye, özel idareler, köy veya diğer kamu tüzel kişileri ile bunlara ait müessese, iktisadi işletme ve bağlı ortaklıklarının mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur. Birinci fıkrada sayılan tüzel kişilerin mülkiyetinde olup doğrudan vakfedilen veya mevcut olup olmadığına bakılmaksızın vakıf kaynaklarından inşa edilmiş, onarılmış veya ilaveler yapılmak suretiyle katkı sağlanmış vakıf kültür varlıkları, vakıf yoluyla meydana gelmiş sayılır' ibareleri eklendi.</p> <p><strong>Vakıflara tescilin kapsamı genişletildi </strong></p> <p>Bu değişikliğin, vakıf kültür varlıklarının değerlendirilmesine ilişkin uygulamada kapsamı genişlettiği, 'böylece taşınmazın doğrudan vakıf yoluyla meydana gelmiş olması şartının fiilen esnetildiği, geçmişte vakıflar tarafından onarım görmüş olması, Vakıflar tarafından desteklenmiş olması, herhangi bir dönemde vakıflarla ilişkilendirilebilmesi gibi gerekçelerin de tescil için yeterli olmasının önünün açıldığı' yorumları yapıldı.</p> <p>Böylece, doğrudan vakıf eseri olmayan bazı taşınmazların da geçmişteki sınırlı müdahaleler veya ilişkiler gerekçe gösterilerek vakıflara tesciline yol açacak hukuki zeminin oluşturulduğu belirtildi.</p> <p><strong>CHP Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açtı </strong></p> <p>CHP, 7565 sayılı Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un bazı hükümlerinin iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı. Kanun'un, 'belediyelerin ve üniversitelerin mali özerkliği ve mülkiyet hakkının ihlaline' neden olduğu gerekçesiyle, belediyeler bünyesindeki bazı taşınmazların vakıflara tesciline ilişkin bu düzenlemeyi de içeren bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istendi. </p> <p><strong>AYM, ilk incelemeyi 26 Şubat'ta tamamladı, iptal istemi esastan incelenmek üzere bekliyor </strong></p> <p>Anayasa Mahkemesi, CHP'nin başvurusunun ilk incelemesini 26 Şubat 2026'da yaptı. Yüksek Mahkeme, bir eksiklik tespit etmediği başvuruyu esastan incelemeye, yürürlüğü durdurma talebinin de esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına hükmetti. Ancak Yüksek Mahkeme, iptal istemini henüz genel kurul gündemine almadı.  </p> <p><strong>İzmir Meslek Fabrikası'nın durumu </strong></p> <p>Anayasa Mahkemesi önünde esastan görüşülmeyi bekleyen kanun maddesine dayanılarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İzmir Meslek Fabrikası binası Vakıflara geçirildi.</p> <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin idarea mahkemesinde açtığı iptal davası da sürerken, binanın devri nedeniyle boşaltılması tepkilere neden oldu. Belediye Başkanı Cemil Tugay ve İzmirlilerin bina önündeki eylemleri sürüyor. </p> <p>Devlet arşivindeki belgelere göre, geçmişte Tuzakoğlu Un Fabrikası olarak inşa edilen yapı, özel şahıslar tarafından ticari amaçla yapıldı. Binanın herhangi bir vakıf tarafından yaptırıldığına ilişkin bir bilgi ya da belge bulunmadığı, yapının 1922 yılında İzmir Belediyesi'ne geçtiği ve 1926 yılında kamulaştırıldığı görülüyor.</p> <p><strong>'Meslek Fabrikası'nın vakıf tarafından inşa edildiğine dair herhangi bir belge yok'</strong></p> <p>TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi de Meslek Fabrikası'nın vakıf tarafından inşa edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını açıkladı. Oda tarafından, 'Normalde bir yapının vakıf adına tescil edilebilmesi için o vakıf tarafından yaptırıldığının kanıtlanması gerekir. Ancak burada önce tescil yapılmış, ardından araştırma başlatılmıştır. Bu, hukuki süreçlere aykırı bir uygulamadır. Devlet arşivlerinde yer alan belgeler, bu yapının vakıf dışı kişiler tarafından inşa edildiğini açıkça göstermektedir. Kamulaştırma ve kadastro süreçleri sonrasında da yapı İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiştir. Tüm bu veriler ışığında Meslek Fabrikası'nın mülkiyetinin İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğu açıktır' açıklaması yapıldı.</p> <p><strong>Tescilin iptali istemli dava sürüyor </strong></p> <p>Belgelere göre, yapının, kadastro çalışmaları sonucunda 1940 yılında belediye adına tescilinin yapıldığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nce mülkiyetle ilgili tüm işlemlerinin tamamlandığı ifade edilerek yapılan itirazlarda, Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından, yapının vakıf tarafından inşa edildiğini gösteren herhangi bir belgenin de sunulamadığı, yalnızca bir yazıyla tescil işleminin gerçekleştirildiği, bunun hukuken kabul edilemeyeceği savunuluyor. Belediyenin tescil işleminin iptaline ilişkin açtığı dava sürüyor. </p> <p><strong>Yerebatan Sarnıcı da belediyeden alındı </strong></p> <p>İzmir Meslek Fabrikası'nın belediyeden alınarak vakıflara tesciliyle ilgili itirazlar sürerken İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Yerebatan Sarnıcı'nın mülkiyetinin de 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun ilgili hükümleri gerekçe gösterilerek, 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki vakıflar adına tescil edildiği ortaya çıktı.</p> <p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi, tapu kayıtlarına göre devir işleminin, Ayasofya-i Kebir, Kalıçeci Hasan Ağa, Hacı Beşir Ağa, Teşrifati Mehmet Akif Bey, Dülbentçizade Mustafa Efendi, Haremeyn, Fatih Sultan Mehmet Han (Ayasofya) ve Kanuni Sultan Süleyman Han (Kırkçeşme) vakıfları adına gerçekleştirildiğini bildirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>İBB de yargı yoluna başvuracak </strong></p> <p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bu süreçle ilgili önceden herhangi bir resmi tebligat yapılmadığı, herhangi bir idari bildirimde bulunulmadığı ve bilinen herhangi bir mahkeme kararı ya da devam eden bir yargı süreci olmaksızın mülkiyet değişikliğinin gerçekleştirildiğini açıklayan belediye bu durumun, 1 Nisan 2026 tarihinde tapu kayıtlarının incelenmesi sırasında öğrenildiğini kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, söz konusu mülkiyet devrine ilişkin tüm hukuki haklarını kullanacağını ve süreci yargı nezdinde takip edeceğini de açıkladı. </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-meslek-fabrikasi-ve-yerebatan-sarnici-vakiflara-tescil-edildi-tescile-dayanak-gosterilen-yasanin-iptal-istemi-aymde</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:33:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/izmir-meslek-fabrikasi-ve-yerebatan-sarnici-vakiflara-tescil-edildi-tescile-dayanak-gosterilen-yasanin-iptal-istemi-aymde.png" type="image/jpeg" length="20022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den 'zirai don' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/meteorolojiden-zirai-don-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/meteorolojiden-zirai-don-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Marmara, Ege, İç Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'da zirai don riski bulunduğunu bildirerek, vatandaşları uyardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Marmara, Ege, İç Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'da zirai don riski bulunduğunu bildirerek, vatandaşları uyardı.</p> <p>MGM'nin yayımladığı hava tahmin raporuna göre, bugün itibarıyla yurdun kuzey ve iç kesimlerinde hava sıcaklıkları 3-7 derece azalacak. MGM, söz konusu soğumaya bağlı olarak İç Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi, Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde hafif, çarşambayı perşembeye bağlayan geceden itibaren İç Anadolu, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzeyinde orta ve yer yer kuvvetli zirai don riski olduğunu belirterek, olası bir olumsuzluğa karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini hatırlattı.</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/meteorolojiden-zirai-don-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:26:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/meteorolojiden-zirai-don-uyarisi.jpeg" type="image/jpeg" length="52393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: 'Türkiye yönetilmediği için zaman kaybetmeden bir seçime ihtiyaç duyulduğu kanaatini taşıyorum']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dervisoglu-turkiye-yonetilmedigi-icin-zaman-kaybetmeden-bir-secime-ihtiyac-duyuldugu-kanaatini-tasiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dervisoglu-turkiye-yonetilmedigi-icin-zaman-kaybetmeden-bir-secime-ihtiyac-duyuldugu-kanaatini-tasiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'Ben Türkiye yönetilmediği için zaman kaybetmeden bir seçime ihtiyaç duyulduğu kanaatini taşıyorum. Hiç kimse süreçte yaşananları sulandıracak adımları atmasın. Milleti de farklı farklı tartışmaların içine çekmesin. Ben gerekçelerimi söylüyorum, diyorum ki Türkiye yönetilemiyor. Demokrasilerde eğer ülkeyi yöneten iktidar yönetmeyi beceremiyorsa bunun çaresi seçimdir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'Ben Türkiye yönetilmediği için zaman kaybetmeden bir seçime ihtiyaç duyulduğu kanaatini taşıyorum. Hiç kimse süreçte yaşananları sulandıracak adımları atmasın. Milleti de farklı farklı tartışmaların içine çekmesin. Ben gerekçelerimi söylüyorum, diyorum ki Türkiye yönetilemiyor. Demokrasilerde eğer ülkeyi yöneten iktidar yönetmeyi beceremiyorsa bunun çaresi seçimdir' dedi.</p> <p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p> <p><strong>'Demokrasilerde eğer ülkeyi yöneten iktidar yönetmeyi beceremiyorsa bunun çaresi seçimdir'</strong></p> <p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, erken seçime yönelik olası tarihlere ilişkin 'Bu 2027 olabilir ama Mayıs 2028'te seçim olmak zorunda. Seçim için en uygun takvim haziran ve kasım arasında' dedi. Siz ne düşünüyorsunuz?' sorusuna, 'Ben Türkiye yönetilmediği için zaman kaybetmeden bir seçime ihtiyaç duyulduğu kanaatini taşıyorum. Hiç kimse süreçte yaşananları sulandıracak adımları atmasın. Milleti de farklı farklı tartışmaların içine çekmesin. Ben gerekçelerimi söylüyorum, diyorum ki Türkiye yönetilemiyor. Demokrasilerde eğer ülkeyi yöneten iktidar yönetmeyi beceremiyorsa bunun çaresi seçimdir' yanıtını verdi. </p> <p><strong>'Çağrısının bizi kapsadığı kanaatini taşımıyorum'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='40.36' data-segment-label='00:40' data-rt-id='bJZLT4' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan dün siyasi iklimin normalleşmesi için bir araya gelelim çağrısı yaptı hem iktidar hem muhalefete. Bu konuyu siz nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusu üzerine ise 'Çağrısının bizi kapsadığı kanaatini taşımıyorum. Çünkü onların çerçevesini çizdiği 'ihanet komisyonuna' oturmadık. Şimdi yeni kuracakları masalara oturmayacağımızı herkesten iyi bilirler' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dervisoglu-turkiye-yonetilmedigi-icin-zaman-kaybetmeden-bir-secime-ihtiyac-duyuldugu-kanaatini-tasiyorum</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:23:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/dervisoglu-turkiye-yonetilmedigi-icin-zaman-kaybetmeden-bir-secime-ihtiyac-duyuldugu-kanaatini-tasiyorum.jpg" type="image/jpeg" length="56453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Yol Grup Toplantısı... Ali Babacan: Türkiye, savaşta değilken, adeta bir savaş ekonomisini yaşadı, yaşamaya da devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-ali-babacan-turkiye-savasta-degilken-adeta-bir-savas-ekonomisini-yasadi-yasamaya-da-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-ali-babacan-turkiye-savasta-degilken-adeta-bir-savas-ekonomisini-yasadi-yasamaya-da-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'Yanı başımızda büyük bir savaş var. Türkiye çok şükür çok az etkilenen bir süreç yaşadı özellikle güvenlik açısından. Ancak ekonomimizi savaş yaşayan ülkeler kadar etkiledi. 4 yıldır savaşta olan Ukrayna'nın 1 yıllık enflasyonu toplam yüzde 8, Türkiye'de daha İran savaşı başlamadan önce ocak ve şubat aylarının toplam enflasyonu yüzde 8. Türkiye, savaşta değilken, adeta bir savaş ekonomisini yaşadı, yaşamaya da devam ediyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>(TBMM) -</strong> DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'Yanı başımızda büyük bir savaş var. Türkiye çok şükür çok az etkilenen bir süreç yaşadı özellikle güvenlik açısından. Ancak ekonomimizi savaş yaşayan ülkeler kadar etkiledi. 4 yıldır savaşta olan Ukrayna'nın 1 yıllık enflasyonu toplam yüzde 8, Türkiye'de daha İran savaşı başlamadan önce ocak ve şubat aylarının toplam enflasyonu yüzde 8. Türkiye, savaşta değilken, adeta bir savaş ekonomisini yaşadı, yaşamaya da devam ediyor' dedi.</p> <p style='text-align: left;'>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu yakınlarında Yapı Kredi Plaza önünde görev yapan polis ekiplerine yönelik saldırıda yaralanan polislere şifa dileyerek konuşmasına başladı. ABD ile İran arasında 15 günlük ateşkes ilan edilmesine ilişkin konuşan Babacan, şunları söyledi:</p> <p style='text-align: left;'>'Bu sabah saatlerinde İran savaşıyla ilgili geçici de olsa bir ateşkes üzerinde mutabakata varıldı. Savaşın başladığı ilk gün söylemiştik; 'bu savaş uluslararası hukuka aykırıdır, BM şartının açık bir ihlalidir' demiştik. 'Hele de sivil alt yapının hedeflenmesi, enerji tesislerinin, petrol kimya tesislerinin, köprülerin, yolların, okulların, üniversitelerin, ibadethanelerin hedeflenmesi açık bir savaş suçudur demiştik. Maalesef bugün, ABD ve İsrail hem uluslararası hukuka, hem de kendi iç hukuklarına aykırı bir şekilde başlattıkları bu savaşın şu anda geçici de olsa ateşkesle ara verilmesine iyi bir gelişme olarak bakmamız gerekiyor. Ancak risklerin de aynen ilk günkü gibi öylece durduğunun da farkında olmamız gerekiyor. </p> <p style='text-align: left;'><strong>'Bu müzakerenin gergin ve çatışmalı bir ortamda devam etmesi hiçbir tarafın hayrına değildir, olmayacaktır'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'>Tam 40 gün sürdü. 40 günden sonra iki haftalık bir ateşkes üzerinde mutabakata varıldı. Fakat daha ateşkesin ilk açıklandığı Pakistan ve İsrail'in sözlerine baktığımızda büyük bir uyumsuzluk var. Pakistan'ın açıklamasında Lübnan'ı da kapsayan bir ateşkesten bahsediyor. Ama İsrail 'Hayır, Lübnan bu ateşkes kapsamında değil' diyor. Umarız ki Lübnan'daki yangın hızlı bir şekilde bölgeye tekrar yayılmaz ve bu ateşkes, tarafların barış anlaşmasıyla ilgili bir fırsat penceresi olur. Bu müzakerenin gergin ve çatışmalı bir ortamda devam etmesi hiçbir tarafın hayrına değildir, olmayacaktır. Bunun için ateşkesin derhal Lübnan'ı da kapsayacak bir şekle sokulması ve bu konuda Türkiye de başta olmak üzere arabulucu ülkelerin devrede olması ve ısrarcı olması şarttır.'</p> <p style='text-align: left;'>Savaşın Türkiye ekonomisini olumsuz etkilediğini ifade eden Babacan, şunları kaydetti:</p> <p style='text-align: left;'>'Yanı başımızda büyük bir savaş var. Türkiye çok şükür çok az etkilenen bir süreç yaşadı özellikle güvenlik açısından. Ancak ekonomimizi savaş yaşayan ülkeler kadar etkiledi. 4 yıldır savaşta olan Ukrayna'nın 1 yıllık enflasyonu toplam yüzde 8, Türkiye'de daha İran savaşı başlamadan önce ocak ve şubat aylarının toplam enflasyonu yüzde 8. Türkiye, savaşta değilken, adeta bir savaş ekonomisini yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Vatandaşlarımıza 'en büyük problem nedir' diye sorduğumuzda, birinci sırada 'geçim sıkıntısı, enflasyon, hayat pahalılığı' diyorlar. Ülkemizde vatandaşlarımızın günlük hayatlarını etkileyen sorunların başında ekonomi yer alıyor. </p> <p style='text-align: left;'><strong>'Madem yaptığınız iş doğru, neden açıklamıyorsunuz'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Savaşta değiliz ama son 40 günde Merkez Bankası'nın rezervlerinden sattığı rakam 49 milyar doları geçti. Bu hesabın içerisinde altının değerinin düşmesinden kaynaklı rezerv kaybı yok. Sadece net satıştan bahsediyorum. Peki iktidardan bununla ilgili bir açıklama duydunuz mu? Yok. Çünkü halen o damat döneminin gizli saklı, arka kapı döviz operasyonlarına tam gaz devam ediyorlar. Madem yaptığınız iş doğru, neden açıklamıyorsunuz? Yıllarca bu ülkenin Merkez Bankası'nın ne kadar döviz alıp sattığını anlık açıklarken siz niye gizliyorsunuz? Demek ki 49 milyar dolar buharlaşmış. Yoksa açıklanan bir rakam yok. Türkiye'de bir kur rejimi yok. Bu ülkenin döviz kuru rejimi nedir bilinmiyor. Bu rejimi olmayan bir ülke olmaz. Bir ülkenin, vatandaşlarına, iş dünyasına, yatırımcılara 'benim döviz kurum şudur' diye ilan etmesi lazım. Açık ve şeffaf şekilde ortaya koyması gerekir. </p> <p style='text-align: left;'><strong>'Bu 49 milyar dolar nereye gitti? 49 milyar doları kim aldı'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Ben şimdi soruyorum: Bu 49 milyar dolar nereye gitti? 49 milyar doları kim aldı? Bunu alanların ağırlığı Türkiye'ye faizi yatırıp, faiz parasını tekrar dolara çevirip yurt dışına çıkanlar. Yani Merkez Bankası'nın 49 milyar dolara sattığı ucuz dövizi alanlar, Türkiye'den faiz kazananlar. Katmerli kazandılar: Merkez Bankası ekonomi yönetiminin yatırımcılara neler anlattıklarını gördünüz. Dünyanın büyük fonları daha geçen ülkenin Cumhurbaşkanı ile, Hazine ve Maliye Bakanı ile, Dışişleri Bakanı ile görüştü. Bunlar ne konuşuyor? Neyin garantisini almaya çalışıyorlar? Türkiye'de paramız var ama geri çıkarken bize dövizi ucuza satacak mısınız? Şu andaki kuru baskı altına aldığınız uygulamaya devam edecek misiniz? Yüksek faizi uygulamaya devam edecek misiniz? Bunun garantisini almaya çalışıyorlar. 'Yüksek faiz verirseniz, kuru da bastırırsanız biz Türkiye'ye para getirmeye devam ederiz' diyorlar. Peki bu baskı altındaki kur kimi varuyor? Üreticimiz, ihracatçılarımız, KOBİ'lerimiz, esnafımız: İnanılır gibi değil.'</p> <p style='text-align: left;'>Babacan, elektrik ve doğal gaz zamlarına ilişkin, '4 Nisan'da elektriğe, doğal gaza bir çırpıda yüzde 25 zam yaptılar. Yıllık enflasyon hedefi yüzde 20, tek kalemde elektriğe, doğal gaza yüzde 25 zam yaptılar. Defalarca söyledik, 'enerji maliyetlerindeki şoklar olduğu gibi yansıtılmaz, absorbe edilir, zamana yayılır, yumuşak geçişlerle bu iş yönetilir. Aksi halde enflasyon beklentisini yükseltirsiniz, ipin ucunu kaçırırsınız' dedik. Şu anda tam da gelinen nokta bu' diye konıuştu.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Aynı hataları arka arkaya, arka arkaya yapıyorlar'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Akaryakıt fiyatlarına gelen zamma ilişkin de konuşan Babacan, sözlerine şöyle devam etti:</p> <p style='text-align: left;'>'Maalesef, aynı hataları arka arkaya, arka arkaya yapıyorlar. Akaryakıt fiyatları aldı başını gitti. Dün akaryakıt istasyonu olan bir arkadaşımız arıyor diyor ki, 'bizim pompalar en fazla 99 lira 99 kuruşa göre ayarlı' diyor. Çünkü siz zamanda enflasyonu düşürdünüz. Millet de güvendi artık tek haneli enflasyon bu ülkede devam eder, kolay kolay artmaz. Mazotun fiyatı, benzinin fiyatı hiçbir zaman 100 liraya geçmez diye insanlar güvendi. Bu pompaları aldılar, benzin istasyonuna taktılar. Şimdi 99 lirayı geçtiği anda, Türkiye'de pek çok benzin istasyonunda pompalarda büyük revizyon gerekecek. Pompa başına en az 50 bin lira, 60 bin lira, 70 bin lira masraf etmek gerekecek.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-ali-babacan-turkiye-savasta-degilken-adeta-bir-savas-ekonomisini-yasadi-yasamaya-da-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:23:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yeni-yol-grup-toplantisi-ali-babacan-turkiye-savasta-degilken-adeta-bir-savas-ekonomisini-yasadi-yasamaya-da-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="82158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SDD'nin Dokuz Umde'den Sosyal Demokrat Programa' etkinliği... Selin Sayek Böke: 'Türkiye'nin her koşula dirençli olabilmesi için demokratik hukuk devletini biz kuracağız']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sddnin-dokuz-umdeden-sosyal-demokrat-programa-etkinligi-selin-sayek-boke-turkiyenin-her-kosula-direncli-olabilmesi-icin-demokratik-hukuk-devletini-biz-kuracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sddnin-dokuz-umdeden-sosyal-demokrat-programa-etkinligi-selin-sayek-boke-turkiyenin-her-kosula-direncli-olabilmesi-icin-demokratik-hukuk-devletini-biz-kuracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, 'Ülkemiz ancak ve ancak bir demokrasi ve hukuk devleti olursa her şeye hazır, her şeye dirençli olabilir. Türkiye'nin yarınlara hazır ve Türkiye'nin her koşula dirençli olabilmesi için demokratik hukuk devletini biz kuracağız. Ve kuracağımız bu düzende güç, aktif yurttaş olacak. Kuvvetler ayrılığı kurumsal olacak. İnsan hakları herkesin haysiyetli yaşamının güvencesi olacak. Herkes için her yerde adalet erişilebilir olacak. Devlet maharetle, liyakatle, erdemli bir şekilde yönetilecek. Demokrasi gücünü sivil toplumdan, medyadan, üniversitelerden ve Türkiye'nin özgürlüğünden alacak' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Yasin KABADAYI </strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, 'Ülkemiz ancak ve ancak bir demokrasi ve hukuk devleti olursa her şeye hazır, her şeye dirençli olabilir. Türkiye'nin yarınlara hazır ve Türkiye'nin her koşula dirençli olabilmesi için demokratik hukuk devletini biz kuracağız. Ve kuracağımız bu düzende güç, aktif yurttaş olacak. Kuvvetler ayrılığı kurumsal olacak. İnsan hakları herkesin haysiyetli yaşamının güvencesi olacak. Herkes için her yerde adalet erişilebilir olacak. Devlet maharetle, liyakatle, erdemli bir şekilde yönetilecek. Demokrasi gücünü sivil toplumdan, medyadan, üniversitelerden ve Türkiye'nin özgürlüğünden alacak' dedi. <br /> <br /> Sosyal Demokrasi Derneği (SDD), Ankara Kocatepe Kültür Merkezi'nde 'Dokuz Umde'den Sosyal Demokrat Programa: Cumhuriyet'in Köklerinden Halkın Yarınına: Parti Programından Hükümet Programına' başlıklı bir etkinlik düzenledi. 8 Nisan 1923'te yayımlanan Dokuz Umde'nin 103'üncü yıl dönümünde, CHP'nin beş genel başkan yardımcısı ve dokuz politika kurulu başkanının kendi alanlarında partilerinin hükümet programını anlatacakları etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. <br /> <br /> <strong>Özgür Özel'in mesajı okundu</strong></p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in mesajı okundu. Özel'in mesajı şöyle:<br /> <br />'CHP, sosyal demokrasiyi ve sosyal devlet anlayışını esas alan bir partidir. Dokuz Umde'den bugüne uzanan bu çizgi, partimizin ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün akıl, bil ve hak egemenliği temelli siyasal mirasının sürekliliğini ifade etmektedir. Bugün burada ele alınacak olan güncel parti programımız da bu tarihsel birikimin çağımızın ihtiyaçlarıyla buluşmuş halidir. Programımız demokrasiyi güçlendiren, hukukun üstünlüğünü esas alan, sosyal devleti yeniden ayağa kaldıran, üretimi önceleyen ve adil bölüşümü savunan güçlü bir siyasal çerçeve ortaya koymaktadır.</p> <p>Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında ülkemizin ihtiyacı, sorunları günübirlik tedbirlerle idare eden değil, yönünü adaletle, demokrasiyle ve toplumsal refahla tayin eden bir yönetim anlayışıdır. Bu bakımdan parti programımız temel ilkelerimizin güncellenmiş bir ifadesi ve Türkiye'nin yarınına ilişkin açık bir istikamet beyanıdır. Bugün ülkemizde emeğin değersizleştiği, gelir adaletinin zayıfladığı ve kamusal hizmetlere erişimin giderek zorlaştığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu tabloyu değiştirmek güçlü bir sosyal devlet anlayışını kararlılıkla hayata geçirmekle mümkündür. İnanıyorum ki bu etkinlikte yapılacak değerlendirmeler parti programımızın daha geniş kesimlerle buluşmasına, daha iyi anlaşılmasına ve iktidar hedefimiz doğrultusunda daha güçlü bir siyasal zemine dönüşmesine önemli katkı sunacaktır.'</p> <p><strong>'CHP'nin hükümet perspektifi yalnızca bir parti belgesi değil, Türkiye'nin geleceğine dair yön </strong><strong>haritasıdır'</strong></p> <p>Etkinliğin açış konuşmasını yapan SDD Genel Başkanı Sami Doğan, şunları söyledi: <br /> <br />'Bugün burada son derece önemli bir çalışma için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu çalışma yalnızca bir bilgilendirme toplantısı değil, aynı zamanda sosyal demokrasinin Türkiye'deki ana taşıyıcısı olan CHP'nin program çerçevesinin daha güçlü anlaşılması, tartışılması ve toplumsallaştırılması açısından kritik bir adımdır. CHP'nin ilk program metni olarak kabul edilen ve Mustafa Kemal Atatürk tarafından 8 Nisan 1923'te ilan edilen Dokuz Umde, CHP'nin kurucu siyasal yönelimini; ulusal egemenlik, halkçılık, bağımsızlık ve toplumsal ilerleme ilkeleri etrafında şekillendirmiştir. Aradan geçen 100 yıllık sürede CHP bu kurucu mirası, çağın ihtiyaçlarıyla buluşturarak Türkiye'de demokrasinin, sosyal adaletin ve kamucu kalkınma anlayışının taşıyıcısı olmayı sürdürmüştür. Sosyal demokrasi tarihsel olarak yalnızca bir düşünce sistemi değil, aynı zamanda somut politikalar üzerinden hayat bulan bir siyasal pratiktir. Bu pratiğin Türkiye'deki en köklü ve en güçlü temsilcisiyse CHP'dir. Dolayısıyla CHP'nin parti programı ve hükümet perspektifi yalnızca bir parti belgesi değil, aynı zamanda Türkiye'nin geleceğine dair bir yön haritasıdır. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu programın çıkış noktası da tam olarak budur.</p> <p><strong>'Dokuz Umde'den bugüne uzanan halkçı çizginin günümüz Türkiye'sinde nasıl somutlaşacağı ortaya konacaktır'</strong></p> <p>CHP'nin ortaya koyduğu program yaklaşımının doğrudan kendi yöneticileri tarafından aktarılması, bu çerçevenin doğru anlaşılması ve daha geniş kesimlere anlatılabilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu çerçevede SDD olarak CHP işbirliğiyle 8 Nisan 2026 tarihinde 'Dokuz Umde'den Sosyal Demokrat Programa: Cumhuriyet'in Köklerinden Halkın Yarınına: Parti Programından Hükümet Programına sloganı' ile bir bilgilendirme programı düzenlenmesi kararlaştırılmış olup CHP'nin tarihsel program birikimini, güncel iktidar perspektifiyle buluşturmayı ve yeni parti programının hükümet politikalarına nasıl dönüştürüleceğinin kamuoyuna anlatılması amaçlanmaktadır. </p> <p>İçinde bulunduğumuz bulunduğumuz dönem siyasetin program özelinden yeniden tartışılmasını zorunlu kılıyor. Türkiye'nin karşı karşıya olduğu ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlar; güçlü, tutarlı ve uygulanabilir bir program ihtiyacını her zamankinden daha yakıcı bir hale getirmiştir. Bu bağlamda CHP'nin ortaya koyduğu yaklaşım yalnızca eleştiren değil, aynı zamanda çözüm üreten, yalnızca bugünü değil, yarını da kurmayı hedefleyen bir perspektifi ifade etmektedir. Bugünkü program akışımıza baktığımızda da bütünlüklü yaklaşımı açıkça görebiliyoruz. İlk olarak programın genel çerçevesinin ve temel yaklaşımının ele alınacağı bölümde sosyal demokrat bir iktidar perspektifinin ana hatlarını dinleme imkanı bulacağız. Bu bölüm aslında tüm tartışmanın zeminini oluşturmaktadır. Devamında yer alan başlıklarda ise bu genel çerçevenin somut politika alanlarına nasıl yansıdığını göreceğiz. Ekonomiden sosyal politikalara, yerel yönetimlerden demokratikleşme başlıklarına kadar uzanan bu içerik CHP'nin yalnızca ilkesel değil, aynı zamanda uygulamaya dönük bir hazırlık içinde olduğunu da ortaya koymaktadır.</p> <p><strong>'Siyasal değişim ancak güçlü bir program ve bu programı sahiplenen kadrolarla mümkündür'</strong></p> <p>Her bir oturum kendi alanında CHP'nin nasıl bir yönetim anlayışı ortaya koyduğunu, hangi öncelikleri benimsediğini ve topluma nasıl bir gelecek önerdiğini somut biçimde ortaya koyacaktır. Bu yönüyle bugün yapılacak sunumlar yalnızca bir ay anlatım değil, aynı zamanda bir siyasal iddianın ifadesidir. SDD olarak bizler, sosyal demokrat düşüncenin güçlenmesini, yalnızca teorik tartışmalarla değil, aynı zamanda siyasal pratikle kurduğu bağ üzerinden değerlendiriyoruz. Bu nedenle CHP'nin program birikiminin doğrudan aktarılmasını da çok kıymetli buluyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir siyasal değişim ancak güçlü bir program ve bu programı sahiplenen kadrolarla mümkündür. Bugün burada bulunan CHP'li yöneticilerin aktaracakları birikim, bu anlamda son derece değerlidir. Bu katkıların hem sosyal demokrat düşüncenin yaygınlaşmasına hem de Türkiye'de aynı alternatif bir yönetim anlayışının daha iyi anlaşılmasına önemli bir zemin sunacağına inanıyoruz. Aynı zamanda bu tür çalışmaların programın sahaya daha güçlü taşınmasına ve daha geniş kesimlerle buluşmasına katkı sağlayacağını düşünüyoruz.</p> <p><strong>'CHP'nin erken genel seçim talebini bütün içtenliğimizle destekliyoruz'</strong></p> <p>Türkiye'nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey; ne yapacağını bilen, nasıl yapacağını planlayan ve bunu topluma açık bir şekilde anlatabilen bir siyasal anlayıştır. CHP'nin ortaya koyduğu program çerçevesinin bu ihtiyaca yanıt verme potansiyeli taşıdığı açıktır. Bugün gerçekleştireceğimiz bu çalışmada bu potansiyelin daha görünür hale gelmesine katkı sunacaktır. Sözlerimi bitirirken Sayın Cumhurbaşkanı'na bir çağrıda bulunmak istiyorum: Son yapılan anketler gösteriyor ki artık Türkiye'de iktidarın değişme zamanı gelmiştir. Milli iradenin gereği yapılmalıdır. Bu doğrultuda bir erken genel seçim kararı almanızı sabırsızlıkla bekliyoruz ve CHP'nin erken genel seçim talebini bütün içtenliğimizle destekliyoruz. Bir çağrı da demokratik kitle örgütlerine, sendikalara ve meslek odalarına yapmak istiyorum. Eğer CHP'nin erken genel seçim çağrısını destekliyorsanız bu konuda destek açıklaması yaparak muhalefeti hem güçlendirelim hem de yaygınlaştıralım. Sosyal demokratlar artık iktidar istiyor.'</p> <p><strong>Selin Sayek Böke'nin konuşması...</strong></p> <p>CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke de etkinliği açış konuşmasında, şunları kaydetti:</p> <p>'Bugün oldukça zengin bir içerikte buluştuk. Hiç şüphesiz, bu programın zamanlaması çok kritik. Bu buluşma çok önemli bir tarihin yıl dönümünde gerçekleşiyor. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün bundan 103 yıl önce ortaya koyduğu Dokuz Umde'nin yıl dönümünde buluşuyoruz. 103 yıl önce bugünün güçlü adımlarını attığımız bir tarihi, yarının güçlü adımlarını atmanın tarihine dönüştürüyoruz. Bununla birlikte bugün hem dünyanın hem ülkemizin içinde bulunduğu mevcut koşullar ışığında da bu buluşmanın zamanlaması çok kritik. Büyük belirsizliklerin olduğu, eskinin artık artık öldüğü, yeninin doğmakta olduğu, yani bir güçlü kurucu iradenin varlığının adımlarının her yerde hissedildiği bir zamanda buluşuyoruz. 8 Nisan 1923, Dokuz Umde'nin yayınlandığı dönemin koşullarını anımsamakta çok büyük fayda olduğunu düşünüyorum. Bugünün niye önemli olduğu, Dokuz Umde'nin bugüne nasıl ışık tuttuğunu, yarınlarımız için 103 yıllık tarihimizin önemini hatırlamak gerekiyor. O dönem Birinci Dünya Savaşı sona ermiş, Avrupa'da ve dünyada birçok ülkede büyük siyasi ve toplumsal altüst oluşlar yaşanıyor. Dünyaya belirsizlikler hakim, küresel ve bölgesel güç dengeleri yeniden şekilleniyor. Bu cümleyi 103 yıl önce kurduğumuz gibi bugün de aynı kelimelerle kurmamız mümkün.</p> <p><strong>'TBMM haricinde hiçbir fert, hiçbir kuvvet ve hiçbir makam milletin kaderine hakim olamaz'</strong></p> <p>O günlerde ülkemizde ise Kurtuluş Savaşı büyük fedakarlıklarla kazanılmış, Mudanya Ateşkes Anlaşması imzalanmış ancak henüz Lozan Barışı yapılmamıştı. İzmir İktisat Kongresi gerçekleştirilmiş, TBMM ise birinci dönem çalışmalarını tamamlamak üzere. Cumhuriyetimiz ve partimiz kurulma aşamasında. Türkiye'nin yeni rotaya ihtiyacı belirgin, talep toplumsal ve halk iradesi şekillenmiş. Bugün aynı cümleleri sarf etmemiz mümkün. Büyük Atatürk'ün liderliğinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti bu koşullarda Dokuz Umde'yi yayınladığında milletimizin ve yeni kurulacak olan Cumhuriyet'in rotasını belirleyen temel ilkeleri ortaya koyuyor. Oradan okuyorum: 'Egemenlik kayıt şartsız milletindir. İrade usulü halkın kaderini bizzat ve bilfiil belirlemesi esasına dayanır. Milletin hakiki ve yegane temsilcisi TBMM'dir. TBMM haricinde hiçbir fert, hiçbir kuvvet ve hiçbir makam milletin kaderine hakim olamaz.' Dokuz Umde milli egemenliği genel bir devlet ve toplum ilkesi haline getiriyor. Savaş yorgunu ama çağı yakalamaya kararlı bir toplum için, bir ülke için ekonomik gelişmeyi ve kamusal hizmetlerin yerine getirilmesini birinci öncelik olarak tanımlıyor. Tüm bu ilke ve hedeflerin temel şartının ise ülkemizin bağımsızlığının esas alınması olduğunu ortaya koyuyor.</p> <p><strong>'Partimiz 103 yıl sonra yine milli egemenlik mücadelesine öncülük ve liderlik etmekte'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Partimizin ilk programı, işte bu koşullar altında ve bu iddialarla şekilleniyor. 103 yıl sonra aynı ilkelere ihtiyacın belirgin olduğu, aynı halk iradesinin ve aynı siyasi iradenin varlığının da geçerli olduğunu bir kez daha hatırlatmak için bu toplantı işte çok önemli ve çok doğru bir zamanda gerçekleşiyor. Büyük değişimler ancak büyük mücadelelerle gerçekleşir. Cumhuriyetimizin ve partimizin tarihi, işte bize bu gerçekliği en somut ortaya koyan örneklerden ikisi. Partimiz 103 yıl sonra yine milli egemenlik mücadelesine öncülük ve liderlik etmekte. Yine Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu, halkın talep ettiği, birlikte kurma kararlılığı gösterdiği programı ve siyasi gücü de ortaya koyuyor. Kasım 2025'te partimizin 39'uncu Olağan Kurultayı'nda delegelerimizin oy birliğiyle herkesin hemfikir olduğu, herkesin aynı güçte parçası olduğu bir programı kabul etti. Bu programın ismi bu 103 yıllık güçlü tarihi, 103 yıla daha taşıma kararlılığını gösteren yurttaşı güçlü kılmak, güvenli bir geleceği inşa etmek ve Türkiye'nin hep birlikte kazandığı bir ortak geleceği kurma kararlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor.</p> <p><strong>'Ülkemiz için yeni bir geleceğin arifesinde olduğumuz açık'</strong></p> <p>Ülkemiz için yeni bir geleceğin arifesinde olduğumuz açık. Türkiye'de bugün var oluşunu darbeyle sürdürmeye çalışan bir iktidar, ülkeyi her alanda çoklu krizlere sürükleyen ve kırılganlaştıran, her tür krize açık hale getiren küçük bir çıkar grubu var. Ama bunun karşısında çok daha güçlü, iradesini sokaklarda beyan eden milyonlar, on milyonlar var. Eylemlerde buluşan, milli iradeye sahip çıkan, başka bir geleceğin reçetesini yazmak için çalışan, anlatan, örgütleyen, bunu büyüten milyonlar var. Her siyasi görüşten, her toplum kesiminden Türkiye İttifakı'nı yaşatan milyonlar var. Her türlü saldırıya karşı dimdik ayakta duran, gerektiği yerde savunma hattını en güçlü şekilde ortaya koyan ama asla gözünü yarından uzaklaştırmayan, yeni bir iktidar kurma iddiasını halkla birlikte büyüten omuzları dik, güçlü CHP var.</p> <p><strong>'Yeninin doğması ihtiyacı hem bir ulusal talep olarak hem bir küresel gerçeklik olarak karşımızda duruyor'</strong></p> <p>Dünya ise büyük bir sarsıntı içinden geçiyor. Uluslararası hukukun, meşruiyetin temeli olmaktan çıkartıldığı bir krizin içerisindeyiz. Kural temelli olma iddiasındaki bir düzenin yıkılışına şahit oluyoruz. Sancılı bir dönüşüm oluyor. Çok taraflılık, yerini tek taraflı güç kullanımına bırakıyor. Uluslararası kuruluşların etkinliği neredeyse yok olmuş vaziyette. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası düzen adım adım çöküyor. Eski ve yeni arasında bir geçiş sürecinde dahi değiliz, büyük bir kopuşun ağır sarsıntıları yaşanıyor. Yeninin doğması ihtiyacı, hem bir ulusal talep olarak hem bir küresel gerçeklik olarak karşımızda duruyor. Ve bu kopuş çok boyutlu, çok katmanlı bir şekilde gerçekleşiyor. Tam da bu nedenle bu kopuşun gerektirdiği yeniyi kurma iddiamızı çok katmanlı, çok boyutlu, çok güçlü bir şekilde ortaya koymak üzere, bir yandan genel başkan yardımcılarımızın, örgütümüzün ortaya parti programını; bir yandan hükümet iddiasını şekillendiren CAO'yu, yani o çok katmanı, çok boyutu çok güçlü bir varlıkla ortaya koyan yeni bir siyaseti görüyoruz.</p> <p><strong>'Dünyada yaşanan bu çalkantıların etkilerini en derinden hisseden ülkelerden biri Türkiye'</strong></p> <p>Bir yandan siyasi, ekonomik, toplumsal, idari, askeri, teknolojik; yani hayatın her alanında büyük yıkıcı değişimlerin yaşandığı ve bu değişimler karşısında her birine yanıt verecek iddiayı ortaya koyacak büyük kadroların çalıştığı bir gerçekliği görüyoruz. Jeopolitik gerilimler, savaşlara dönüşüyor. Demokrasiler geriliyor. Güvenlik mimarisi yeniden şekilleniyor. Neoliberal ekonomik model iflas etmiş. Sosyal adaletsizlikler, büyüme, eşitsizlikler; her alanda büyük bir kriz yaşanıyor. Küresel güçler kendi aralarında bir hegemonya mücadelesinde. Teknoloji yarışı, ekonomi rekabeti, jeopolitik çatışmalar tam da bu ekonomik rekabet gerekçesiyle alevleniyor. Bölgemizde yaşanan çatışmalar, savaşlar insani felaketlere yol açıyor. Bir yandan da hızla yayılan derin ekonomik sonuçlar, ülkeden ülkeye yaygınlaşıyor. Çok kapsamlı ekonomik bağlantılılıkların olduğu bir düzenin içerisindeyiz. Tam da bu nedenle bölgesel krizler artık bölgesel kalmıyor. Her yerde çıkan alev, başka yere mutlaka sıçrıyor. Küresel tedarik zincirleri, üretimin uluslararasılaşmış olması, bunun üzerine kurulu olan ekonomik düzen, bir kırılganlık olarak gerçekleşiyor bu dönemde. Ve ülkemiz işte tam da böyle bir döneme bu iktidarın bilerek, isteyerek, açık bir siyasi iradeyle kurduğu düzenin hazırlıksızlığı ve kırılganlığında yakalandı. Tam da bu nedenle dünyada yaşanan bu çalkantılara en çok maruz kalan, etkilerini en derinden hisseden ülkelerden biri Türkiye. Sorumlusu iktidar.</p> <p><strong>'Bir avuç insan için değil, halk ve tüm Türkiye için bir irade ortaya koyacak yeniye ihtiyaç her zamankinden daha çok'</strong></p> <p>Uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillendiği, ekonomik rekabetin güvenlik kaygılarıyla iç içe geçtiği ve siyasi kamplaşmanın ekonomik bloklaşmayla eş zamanlı ilerlediği bir küresel dönüşüm sürecinin içerisindeyiz. Kısacası 21'inci yüzyılın ikinci çeyreği itibarıyla tehditlerin, risklerin, belirsizliklerin çoğaldığı; böyle bir ortamda güvenliğin çok kapsamlı boyutuyla tasarlanması gerektiği, hazırlıklı olacak, dirençli olacak, bir avuç insan için değil, halk ve tüm Türkiye için bir irade ortaya koyacak yeniye ihtiyaç her zamankinden daha çok. Şu sorularla karşı karşıyayız: Kabuk değiştiren dünyanın içerisinde Türkiye nerede konumlanacak? Kendini risklerden, tehditlerden, bu belirsizliklerden hangi ilkelerle koruyacak? Ve Türkiye nasıl olacak da bu yaşanan büyük dönüşüm içerisinde kendi de kabuk değiştirirken bütün bunları imkanlara, halkının yararına, bir fırsata nasıl dönüştürecek? İşte CHP'nin parti programı ve bugün yazıyor olduğu hükümet programı tam da bu gerçekliği gözeten, daha dirençli, daha hazır, daha güvenli bir geleceğin mimarisini oluşturma iddiasını içinde barındırıyor.</p> <p><strong>'İktidarın koyması gereken tavırları bugünün muhalefeti ama yarının iktidarı olan CHP her yerde ortaya koyuyor'</strong></p> <p>Ülkemiz bir ateş çemberinin içinde. Yanı başımızda savaşlar var. Her gece başka bir krizin içerisinde, sabah neye uyanacağımızın belirsizliği içerisinde yaşıyoruz. Bu tehditleri bertaraf edebilmek, bunları ilkeler temelinde yapabilmek, attığı her adımda halkın yararını gözetebilmek, attığı her adımda Türkiye Cumhuriyeti'nin yarınlarını gözetebilmek sorumluluğu siyasetin omuzlarındadır. İktidar bu anlayıştan çok uzakta. Hiçbir hazırlığı yok. Öyle ki iktidar ve CHP arasındaki anlayış farkı, son haftalarda daha da belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Genel Başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde partimiz, dış müdahalelerle ve askeri saldırganlıkla demokratik meşruiyetin yok edilmesine itiraz ediyor. Uluslararası hukukun yıkılmasına yüksek sesle karşı çıkıyor. Bununla birlikte bir yandan da her tür uluslararası platformda barışın sözcülüğünü yapmaya, barışı güvenlikle birlikte kurmaya, ulusal ve uluslararası düzeyde bunu demokrasiyle var etmeye kararlı tüm girişimlerin de parçası. İktidarın koyması gereken tavırları bugünün muhalefeti ama yarının iktidarı olan CHP her yerde ortaya koyuyor.</p> <p>Diğer yandan savaşın ağır ekonomik etkileri ve sonuçları var. Bu sonuçlara Türkiye hazırlıksız yakalandı iktidar nedeniyle. CHP ise bugünün muhalefeti, yarının iktidarı olması iddiasıyla hızla Ekonomi Eşgüdüm Konseyi'ni toplayan ve Ekonomi Eşgüdüm Konseyi'nden iktidara, 'Biz bugün iktidar olsak bunları yapardık' dediği ve yapılması gerekenleri ortaya koyduğu reçeteyi hızla var ediyor. Bakanlar toplanmadan Ekonomi Eş Güdüm Konseyimiz toplanmış, savaşın ortaya çıkardığı bu riskleri ve Türkiye'nin iktidar tarafından yalnızlaştırıldığı, kırılganlaştırıldığı gerçeğini ortaya koyan ama tespit etmekle kalmayıp çözüm önerilerini adım adım ortaya koyan bir çalışmayı gerçekleştiriyor. Yani bugünden iktidarı kuruyor.</p> <p><strong>'CHP bu programı masa başında değil, hayatın içinde yazdı'</strong></p> <p>Dünya yeninin ne olduğunu anlamaya, Türkiye ise rotasını bulmaya çalışıyor. İşte bu gerçekliğini içerisinde güçlü yurttaş, güvenli gelecek, kazanan Türkiye için CHP programımızı tam da böyle bir ortamın içerisinde, yarına dair kararlılıkla yüz binlerle birlikte yazdı bu örgüt. Mücadelenin içinde yazdı bunu bu örgüt. Sahada yazdı. Direnirken yazdı. Konuşarak yazdı. Sorunları bilim insanlarıyla, uzmanlarla halkı buluşturarak yazdı. Masa başında değil, hayatın içinde yazdı. Tam da bu nedenle 103 yıl önce olduğu gibi, 103 yıl yaşayacak bir iddiayı yazdı bu örgüt. Yurttaşı yeniden güçlendirecek, gelecek kaygılarını tüm bu belirsizlik ortamında ortadan kaldırabilecek ve Türkiye'de herkesin hep birlikte kazandığı bir iradeyi ortaya koyabilecek reçeteyi kapı çalarak, uzmanlarla konuşarak, sivil toplum kuruluşlarıyla buluşarak, kendisi hayatın içerisinden Türkiye gerçekliğini yaşayarak ve iktidar, CHP'yi yok edebileceğini zannederek yürüttüğü bir saldırganlığın karşısında 'Buradayız, dimdik ayaktayız. Savunuruz da ama gelecekten de gözümüzü kopartmayız' dediği bir kararlılıkla yazdı bu programı. İşte bu nedenle bu programın temelleri çok güçlü. İşte bu nedenle bugünden hükümet programını çok net bir şekilde ortaya koyabiliyoruz. Ve işte bu nedenle bugünden bugün dinleyeceğimiz detayda, 'Yarına hazırız' diyebilecek kadrolarıyla, fikirleriyle Türkiye'nin yeni rotasının nasıl ortaya çıktığını somutlayabiliyoruz.</p> <p><strong>'Türkiye'nin her koşula dirençli olabilmesi için demokratik hukuk devletini biz kuracağız'</strong></p> <p>Programın ruhunun neyi yakaladığını anlatmayı tercih ediyorum. Temel vurgunun dirençli olmak ve her tür belirsizliğe hazır olmak istediğimizin altını çizmek istiyorum. Bu program Türkiye'nin her anlamda, her tür krize hazır olduğu, her tür imkanı yurttaşı için bir fırsata dönüştürebilecek bir güç ve dirençte olduğu bir geleceğin reçetesi olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bugünün koşulları tam da bu hazırlılığın, tam da bu dirençliliğin ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatıyor. Ülkemiz ancak ve ancak bir demokrasi ve hukuk devleti olursa her şeye hazır, her şeye dirençli olabilir. Tam da bu nedenle biz iddiamızı ortaya koyuyoruz Türkiye'nin yarınlara hazır ve Türkiye'nin her koşula dirençli olabilmesi için demokratik hukuk devletini biz kuracağız. Ve kuracağımız bu düzende güç, aktif yurttaş olacak. Demokrasinin öznesi yurttaşın ta kendisi olacak. Kuvvetler ayrılığı kurumsal olacak. Denge-fren mekanizmaları işlevsel olacak. İnsan hakları herkesin haysiyetli yaşamının güvencesi olacak. Herkes için her yerde adalet erişilebilir olacak. Devlet maharetle, liyakatle, erdemli bir şekilde yönetilecek. Güçlü bir kamu reformuyla kamusal alanın özgürleştiği bir yarın kuracağız. Örgütlenme özgür olacak. Sivil toplum özgür olacak. Üniversiteler bilim üretecek. Medya habercilik yapacak. Demokrasi işte gücünü sivil toplumdan, medyadan, üniversitelerden ve Türkiye'nin özgürlüğünden alacak.</p> <p>Nasıl ki Türkiye demokrasi ve hukukla, hukuk devletiyle güçlenecekse ekonomimiz de hazır ve dirençli olabilmek için bir büyük üretim dönüşümünden geçecek. Çağı yakalayan, yeşil, mor, dijital dönüşümle, nitelikli istihdamı merkezine alan, yani emeği, hayatı, ekonominin içine katan bir yeniyi var ederek hazır ve dirençli olacak. Bunu da biz yapacağız. Devletin ekonomideki rolünü yeniden tanımlayacağız. Kamu etkin, yönlendirici, üretken ve koruyucu olacak. Ve bu görevleriyle de kamu kalkınma hedeflerinin temel taşıyıcısı olacak. Yeni ekonomi yönetimi her daim halkın yararını gözetecek. Attığı her adımda, harcadığı her parada, koyduğu her vergide gözettiği temel unsur topluma yarar sağlayıp sağlamadığı olacak. Bir avucu zenginleştiren değil, tüm Türkiye'yi güvenli, güçlü ve aydınlık yarınlara taşıma kararlılığında olacak. Kimsenin geride kalmadığı bir sosyal devletle ancak Türkiye dirençli ve hazır olabilir. İşte biz, Türkiye'yi hazır ve dirençli kılmak için, yurttaşı güçlendirmek için yeniden güçlü bir sosyal devleti, Cumhuriyet'in mirası olan kimseyi geride bırakmayan anlayışı devletin merkezine alacağız. Herkes için eşit, herkesin onurlu bir yaşam sürdüğü, hak temelli bir sosyal politika anlayışını Türkiye'nin gerçeği haline getireceğiz. Bunun gerektirdiği sağlık politikalarını, bunun gerektirdiği eğitim politikalarını, bunun gerektirdiği toplumsal cinsiyet eşitliğini biz kuracağız.</p> <p><strong>'Dış politikamızı kişilerin çıkarlarıyla değil, ulusun çıkarlarıyla şekillendireceğiz'</strong></p> <p>Türkiye'nin dirençli ve hazır olabilmesi ancak kurumlara dayalı, barış ve refah yaratan bir bağımsız dış politikayla olabilir. Bunu da biz kuracağız. Saygın ve lider bir ülke konumunda olacak olan ülkemizi, dış politikamızı kişilerin çıkarlarıyla değil, ulusun çıkarlarıyla şekillendireceğiz. Bağımsız bir dış politika yürüteceğiz. Ve Türkiye bölgemizde bugün iddiasını koyduğumuz gibi; barışın, barışla birlikte demokrasinin, demokrasiyle birlikte güvenliğin ve refahın öncüsü olacak. Bugünün korku, kaygı üreten, toplumu kutuplaştıran anlayışının karşısında barışı, demokrasiyi, üretimi, sosyal devleti ve saygın lider Türkiye konumunda bir dış politikamızı yarına hazır, her daim dirençli ve kazanan Türkiye için hep birlikte inşa edeceğiz.</p> <p>Eski sona eriyor. Yeninin ne olduğu tarih boyunca halkların verdiği mücadelelerle tanımlanmıştır. İşte tam da şimdi, o yeniyi var etmenin mücadelesinin içerisindeyiz. Sözümüzle, sahada eylemliliğimizle, mitinglerdeki milyonların buluştuğu ve eylemlere katılım gücüyle bir yeniyi ortaya koyma iradesi çok net bir şekilde ortada. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde, cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımızla birlikte, örgütümüzle, omuz omuza milyonlarla birlikte işte biz o yeniyi var etme kararlılığındayız. Cumhuriyetimizin köklerinden güç alıyoruz. Örgütümüzün varlığından güç alıyoruz. Milletimizin birlikte yol yürüme kararlılığından güç alıyoruz. Ve bugün bu salonda birlikte olmaktan güç alıyoruz. Hiç şüphem yok ki nasıl ki dün bir Cumhuriyet'i var ettiysek bugün de yarının güçlü adımlarını hep birlikte atıyoruz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sddnin-dokuz-umdeden-sosyal-demokrat-programa-etkinligi-selin-sayek-boke-turkiyenin-her-kosula-direncli-olabilmesi-icin-demokratik-hukuk-devletini-biz-kuracagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:18:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/sddnin-dokuz-umdeden-sosyal-demokrat-programa-etkinligi-selin-sayek-boke-turkiyenin-her-kosula-direncli-olabilmesi-icin-demokratik-hukuk-devletini-biz-kuracagiz.jpg" type="image/jpeg" length="87147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Melek Mosso: Hakkımda yanıltıcı bilgi paylaşan kişi ve kurumlar hakkında gerekli yasal yollara başvurulacaktır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/melek-mosso-hakkimda-yaniltici-bilgi-paylasan-kisi-ve-kurumlar-hakkinda-gerekli-yasal-yollara-basvurulacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/melek-mosso-hakkimda-yaniltici-bilgi-paylasan-kisi-ve-kurumlar-hakkinda-gerekli-yasal-yollara-basvurulacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü bir soruşturma kapsamında dün sabah gözaltına alınan ve akşam saatlerinde serbest bırakılan sanatçı Melek Mosso açıklama yaptı. Konutunda gerçekleştirilen aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığını, bulunan ilaçların ise doktoru tarafından tedavi için reçete edilmiş, yetkili eczaneden yasal olarak temin edilmiş ve hekim kontrolünde kullanılmakta olan reçeteli ilaçlar olduğunu vurgulayan Mosso, 'Hakkımda yanıltıcı bilgi paylaşan kişi ve kurumlar hakkında gerekli yasal yollara başvurulacaktır' dedi. Sanatçı Mustafa Ceceli de 'Bu algı operasyonunu yürüten, karalama kampanyasını, itibar suikastını yapanların kimler olduğunun farkındayım ve tüm yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağımın bilinmesini isterim' açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü bir soruşturma kapsamında dün sabah gözaltına alınan ve akşam saatlerinde serbest bırakılan sanatçı Melek Mosso açıklama yaptı. Konutunda gerçekleştirilen aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığını, bulunan ilaçların ise doktoru tarafından tedavi için reçete edilmiş, yetkili eczaneden yasal olarak temin edilmiş ve hekim kontrolünde kullanılmakta olan reçeteli ilaçlar olduğunu vurgulayan Mosso, 'Hakkımda yanıltıcı bilgi paylaşan kişi ve kurumlar hakkında gerekli yasal yollara başvurulacaktır' dedi. Sanatçı Mustafa Ceceli de 'Bu algı operasyonunu yürüten, karalama kampanyasını, itibar suikastını yapanların kimler olduğunun farkındayım ve tüm yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağımın bilinmesini isterim' açıklamasını yaptı.</p> <p>Ünlülere yönelik 'uyuşturucu' iddiasıyla yürütülen operasyonlara dün sabah bir yenisi eklenmiş, aralarında Simge Sağın, Melek Mosso, İbrahim Çelikkol, Mustafa Ceceli'nin de bulunduğu 9 isme yönelik gözaltı işleminin gerçekleştirildiği açıklanmıştı.</p> <p>Gözaltındaki isimlerden İbrahim Çelikkol, Mustafa Ceceli, Deha Bilimlier, Ersay Üner, Asli Sipahi Hacısüleymanoğlu, Bengü Erden, Adli Tıp'taki işlemlerinin ardından savcılık tarafından, Simge Sağın ve İlkay Şencan ise yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartıyla hakimlikçe serbest bırakıldı. Hakimlik Melek Mosso'yu ise hiçbir tedbir uygulamadan serbest bıraktı.</p> <p>Sürece ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Melek Mosso, dün sabah konutunda gerçekleştirilen aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığını, bulunan ilaçların ise doktoru tarafından tedavi için reçete edilmiş, yetkili eczaneden yasal olarak temin edilmiş ve hekim kontrolünde kullanılmakta olan reçeteli ilaçlar olduğunu vurguladı. Mosso, şunları söyledi:</p> <p><strong>'Reçeteli ilaçlar dışında herhangi bir madde kullanımım söz konusu değildir'</strong></p> <p>'Sabah saatlerinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alındım. Arama, ifade ve soruşturma aşamalarında görevli memurlarla tam iş birliği içerisinde hareket edilmiş, konutumda gerçekleştirilen aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmamıştır. Evimde bulunan ilaçlar; doktorum tarafından tedavim için reçete edilmiş, yetkili eczaneden yasal olarak temin edilmiş ve hekim kontrolünde kullanılmakta olan reçeteli ilaçlardır. Reçeteli ilaçlar dışında herhangi bir madde kullanımım söz konusu değildir. Savcılığa gerekli reçeteler ibraz edilmiş olup süreç sonunda adli kontrol dahi uygulanmadan tutuksuz yargılanmama karar verilmiştir. Ortada suç teşkil eden hiçbir fiil bulunmadığından işbu sonuç benim için bir sürpriz olmamıştır.</p> <p><strong>'Hukuka olan güvenim tamdır ve soruşturmanın geri kalan aşamalarında da üzerime düşen her türlü yükümlülük yerine getirilecektir'</strong></p> <p>Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve Jandarma Komutanlığı'na; süreç boyunca hukuka uygun, saygılı, yapıcı ve profesyonel bir tutum sergiledikleri için içtenlikle teşekkür ediyorum. Hukuka olan güvenim tamdır ve soruşturmanın geri kalan aşamalarında da üzerime düşen her türlü yükümlülük yerine getirilecektir. Hakkımda yanıltıcı bilgi paylaşan kişi ve kurumlar hakkında gerekli yasal yollara başvurulacaktır.'</p> <p><strong>'Bu algı operasyonunu yürüten, karalama kampanyasını, itibar suikastını yapanların kimler olduğunun farkındayım ve tüm yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağımın bilinmesini isterim'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sanatçı Mustafa Ceceli de videolu bir açıklama yaptı. Ceceli, açıklamasında 'Bugün hepinizin malumu kamuoyuna yansıyan konuyla alakalı gerekli prosedürler tamamlandı ve akla, mantığa, hayale hiçbir şekilde sığmayan bu iftiralarla bir alakam olmaması sebebiyle serbestlik kararı verildi. Bu algı operasyonunu yürüten, karalama kampanyasını, itibar suikastını yapanların kimler olduğunun farkındayım ve tüm yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağımın bilinmesini isterim'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/melek-mosso-hakkimda-yaniltici-bilgi-paylasan-kisi-ve-kurumlar-hakkinda-gerekli-yasal-yollara-basvurulacaktir</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:15:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/melek-mosso-hakkimda-yaniltici-bilgi-paylasan-kisi-ve-kurumlar-hakkinda-gerekli-yasal-yollara-basvurulacaktir.jpeg" type="image/jpeg" length="15666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Asu Kaya: 'AFAD Kadirli'de daha etkin bir çalışma yürütmeli']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/asu-kaya-afad-kadirlide-daha-etkin-bir-calisma-yurutmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/asu-kaya-afad-kadirlide-daha-etkin-bir-calisma-yurutmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Kadirli'de dün iki kişinin hayatını kaybettiği sel felaketine ilişkin 'Kadirli'nin çok acil yardıma ihtiyacı var. Neden? Bugün akşam saatlerinde tekrar bir yağış bekleniyor Kadirli'de. Dünkü yağış 10 dakika dahi yağsa zaten dün tıkanmış olan menfezlerden dolayı Kadirli'de daha büyük bir felaket yaşanması bekleniyor. Buradan AFAD'a çağrıda bulunuyorum: AFAD daha etkin bir çalışma yürütmeli burada' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Kadirli'de dün iki kişinin hayatını kaybettiği sel felaketine ilişkin 'Kadirli'nin çok acil yardıma ihtiyacı var. Neden? Bugün akşam saatlerinde tekrar bir yağış bekleniyor Kadirli'de. Dünkü yağış 10 dakika dahi yağsa zaten dün tıkanmış olan menfezlerden dolayı Kadirli'de daha büyük bir felaket yaşanması bekleniyor. Buradan AFAD'a çağrıda bulunuyorum: AFAD daha etkin bir çalışma yürütmeli burada' dedi.</p> <p>CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde yaşanan sel felaketinde iki kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin açıklama yaptı. Kadirli'de incelemelerde bulunan Kaya, şöyle konuştu:</p> <p>'Kadirli'mizde dün akşam saatlerinde meydana gelen sel felaketinde iki canımızı kaybettik. Buradan o iki canımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Aynı zamanda dünkü felakette, sel felaketinde, Kadirli'mizde 127 ev kullanılamaz hale geldi. 21 iş yeri kullanılamaz hale geldi. 100'den fazla araç kullanılamaz hale geldi. Peki bu felaket nasıl oldu Kadirli'de? Dün akşam saatlerinde Kadirli'nin yaylalık bölgesinde, yukarı taraflarında yağış başladı. Yağışla beraber tıkanan patlayan dere yatakları büyük bir hızla Kadirli'nin Bülbül Deresi'nden aşağıya akmaya başladı. Tıkanan menfezlerle, yıkılan köprülerle bu yağış, bu dere çığrından çıktı ve arkada gördüğünüz gibi bir felakete neden oldu. Kadirli'de insan boyunu aşan iki metreyi geçen yükseklikte su taşkınları oluştu. Tam arkamda gördüğünüz yerde Kadirli Belediyemizin Sağlık İşleri Müdürlüğü'nün önünde arabada mahsur kaldılar araçta ve onları yitirdik.</p> <p><strong>'AFAD'ı etkin bir çalışma yürütürken göremedim'</strong></p> <p>Kadirli'ye geldiğimden bu yana maalesef AFAD'ı etkin bir çalışma yürütürken göremedim. Karşından sadece bir AFAD aracı geldi. Ama onun haricinde AFAD'ın etkin bir çalışma yürüttüğüne burada tanık olamadım. Kadirli'nin çok acil yardıma ihtiyacı var. Neden? Bugün akşam saatlerinde tekrar bir yağış bekleniyor Kadirli'de. Dünkü yağış 10 dakika dahi yağsa zaten dün tıkanmış olan menfezlerden dolayı Kadirli'de daha büyük bir felaket yaşanması bekleniyor. Buradan AFAD'a çağrıda bulunuyorum: AFAD daha etkin bir çalışma yürütmeli burada. Kadirli'nin bu bölgesi trafiği tamamıyla durmuş durumda. Yollar kullanılamaz durumda. İnsanlar bir yerden bir yere hareket edemiyor. Kadirli'nin tablosu çok acı. Yetkililerin derhal buraya ivedilikle önem vermesi, AFAD'ı daha etkin bir şekilde Kadirli'de çalışmaya sevk etmesi lazım. Aksi takdirde dünkü felaketin mislini biz burada tekrar yaşayacağız.</p> <p><strong>'Bugün Kadirli'de okullar tatil edilmeliydi'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kadirlimizde dün bu felaket yaşanmışken Kadirli'nin ana arterleri, ana yolları tıkanmış kullanılamaz hale gelmiş balçık, çamur içindeyken dereler taşmışken köprüler yıkılmışken ve bugün öğleden sonra tekrar bu yağış beklenirken çocukların okulları da tatil edilmemiş. Bu çocukları şimdi anne babaları götürdü bir şekilde okula. Peki beklenen o yağış, o yağmur düşerse eğer Kadirli'ye, tıkanan yollardan olmayan, balçık içindeki yollardan, bu anne babalar çocuklarını nasıl alacaklar? Neden bu okullar, bu felaket olmuşken, yaşanmışken bir günlüğüne yani bugün tatil edilmedi? Bugün tekrar bir facia yaşanacak olursa bunun sorumlusu kimdir? Bugün Kadirli'de okullar tatil edilmeliydi.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/asu-kaya-afad-kadirlide-daha-etkin-bir-calisma-yurutmeli</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:15:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/asu-kaya-afad-kadirlide-daha-etkin-bir-calisma-yurutmeli.jpg" type="image/jpeg" length="24651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail ordusu Lübnan'da saldırılara devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/israil-ordusu-lubnanda-saldirilara-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/israil-ordusu-lubnanda-saldirilara-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran'a yönelik saldırılarını durdurduğunu ancak Lübnan'da yürüttüğü saldırıların süreceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran'a yönelik saldırılarını durdurduğunu ancak Lübnan'da yürüttüğü saldırıların süreceğini açıkladı.</p> <p>IDF tarafından yapılan yazılı açıklamada, İran'a karşı 'bir hava saldırısı dalgasının tamamlandığı ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda ateşkes uygulandığı' belirtildi. IDF, İsrail'e yönelik herhangi bir ihlale karşı ise 'yüksek düzeyde savunma hazırlığını' sürdürdüğünü vurguladı.</p> <p>Açıklamada, Lübnan cephesine ilişkin olarak da 'Hizbullah'a karşı Lübnan'da hedefe yönelik kara operasyonlarının devam ettiği' ifade edildi.</p> <p>İsrail ordusu bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Sur (Tyre) ve Nebatiye (Nabatieh) bölgelerine yoğun hava saldırıları düzenledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da, Pakistan'ın arabuluculuğunda varılan ABD-İran ateşkesinin Lübnan'ı kapsadığı yönündeki iddiaları reddetmişti. Pakistan tarafı ise anlaşmanın Lübnan cephesini de içerdiğini belirtmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/israil-ordusu-lubnanda-saldirilara-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:12:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/israil-ordusu-lubnanda-saldirilara-devam-ediyor.png" type="image/jpeg" length="81563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meslek Fabrikası direnişi sürüyor...Miting hazırlıklarına başlandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-direnisi-suruyormiting-hazirliklarina-baslandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-direnisi-suruyormiting-hazirliklarina-baslandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliyesine karşı başlattığı direniş, 3. gününde devam ediyor. Alanda bugün saat 18.00'de gerçekleştirilecek miting için hazırlıklara başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliyesine karşı başlattığı direniş, 3. gününde devam ediyor. Alanda bugün saat 18.00'de gerçekleştirilecek miting için hazırlıklara başlandı.</p> <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direniş 3. gününde devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel ve CHP'li isimler sabaha kadar polis barikatlarının önünde nöbetlerini sürdürdü.</p> <p>Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası binasına, hafta başında şafak operasyonu düzenlenmiş ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce tahliye işlemi başlatılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ablukanın ardında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, alanda nöbete başlamıştı. Direnişin ilk gününde CHP İzmir milletvekilleri Ednan Arslan ve Deniz Yücel'in binaya alınmaması ve ardından Meslek Fabrikası'nın belediyeye ait olduğunu gösteren, Mustafa Kemal Atatürk imzalı tapu belgesi pankartının indirilmesi nedeniyle gerilim yaşanmış ve polis biber gazıyla müdahalede bulunmuştu.</p> <p><strong>Miting hazırlıklarına başlandı</strong></p> <p>İkinci günde alanda tansiyon düşerken CHP İzmir İl Başkanı Güç, bugün gerçekleştirilecek büyük mitingi duyurmuştu.</p> <p>Bugün saat 18:00'de Meslek Fabrikası önünde yapılması planlanan kitlesel eylem için alanda hazırlıklara başlandı. Belediye çalışanları ve CHP örgütü, direniş alanında sahne kurulumu için hazırlıklarını sürdürüyor.</p> <p><strong>'Büyük bir katılım olacağına inanıyoruz'</strong></p> <p>Sabaha karşı açıklama yapan Başkan Tugay, mitinge çağrısını yineleyerek şunları söylemişti:</p> <p>'Büyük bir miting düzenlenecek burada. İzmirlileri çağırdık. Büyük bir katılım olacağına inanıyoruz. Bununla biraz daha farkındalığı artırmış olacağız. Bu çabamız devam edecek. Beklentimiz de bir şekilde mutlaka uzlaşmayla da olsa bu sorunun çözülmesi ve tekrar büyükşehrin burayı kullanabilir hâle gelmesi. Yani insanlarımızın bu yanlışla ilgili güçlü bir kanaatleri olduğunu toplumdan gelen tepkilerden anlıyorum. Bugün artık üçüncü gün. Bugün yine devam edecek. Ve bir şekilde sonuç alana kadar da vazgeçmeyeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-direnisi-suruyormiting-hazirliklarina-baslandi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:10:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/meslek-fabrikasi-direnisi-suruyormiting-hazirliklarina-baslandi.jpg" type="image/jpeg" length="93268"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadirli'de sel felaketinin yol açtığı hasar gün ağarınca ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kadirlide-sel-felaketinin-yol-actigi-hasar-gun-agarinca-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kadirlide-sel-felaketinin-yol-actigi-hasar-gun-agarinca-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde iki kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin yol açtığı hasar sabah saatlerinde net şekilde ortaya çıktı. Sel sırasında park halindeki bazı araçlar birbirinin üzerine çıktı, ev ve iş yerlerinde ciddi maddi zarar oluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Erhan ÖZMEN</strong></p> <p><strong>(OSMANİYE) -</strong> Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde iki kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin yol açtığı hasar sabah saatlerinde net şekilde ortaya çıktı. Sel sırasında park halindeki bazı araçlar birbirinin üzerine çıktı, ev ve iş yerlerinde ciddi maddi zarar oluştu.</p> <p>Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde dün akşam iki kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin boyutu, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte netlik kazandı. Selden etkilenen bölgelerde çok sayıda araç sular altında kalırken, park halindeki bazı araçlar ise yoğun sel nedeniyle birbirinin üzerine çıktı. Birçok araç metrelerce sürüklendi.</p> <p>Birçok mahallede su ve kanalizasyon hatları ile zemin kattaki ev ve iş yerlerinde büyük çaplı maddi zarar meydana geldi.</p> <p>Bölgede yağışların aralıklarla devam etme ihtimaline karşı ekipler teyakkuz halinde bekletiliyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kadirli Kaymakamlığı'ndan yapılan açıklamada, selin olumsuz etkilerinin sürmesi ve ulaşımda yaşanan aksaklıklar nedeniyle ilçe genelindeki tüm okullarda bugün öğleden sonra eğitime ara verildiği bildirildi.</p> <p>Açıklamada, kararın öğrenci ve personelin güvenliği için alındığı vurgulanarak vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısı yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Osmaniye</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kadirlide-sel-felaketinin-yol-actigi-hasar-gun-agarinca-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:10:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/kadirlide-sel-felaketinin-yol-actigi-hasar-gun-agarinca-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="20797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: 'Gündemimizde ara seçim yok' demek yürütmenin yasamaya müdahalesidir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-gundemimizde-ara-secim-yok-demek-yurutmenin-yasamaya-mudahalesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-ozel-gundemimizde-ara-secim-yok-demek-yurutmenin-yasamaya-mudahalesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Yürütmenin gündeminde ara seçim olmayabilir, zaten onun işi değil ki. Ara seçim yapmak yasamanın işi. Ara seçim yapmak Meclis'in işi. 'Gündemimizde ara seçim yok' demek yürütmenin yasamaya müdahalesidir ve en basit deyimle siyaseten bir hadsizliktir, yetki aşımıdır ve bu da anayasayı çiğnemektir. Sen kim oluyorsun da Meclis'in yetkisinde olan bir iş için 'Gündemimizde yok' diyorsun' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Yürütmenin gündeminde ara seçim olmayabilir, zaten onun işi değil ki. Ara seçim yapmak yasamanın işi. Ara seçim yapmak Meclis'in işi. 'Gündemimizde ara seçim yok' demek yürütmenin yasamaya müdahalesidir ve en basit deyimle siyaseten bir hadsizliktir, yetki aşımıdır ve bu da anayasayı çiğnemektir. Sen kim oluyorsun da Meclis'in yetkisinde olan bir iş için 'Gündemimizde yok' diyorsun' dedi.</p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TİP Genel Başkanı Erkan Baş ile 'ara seçim' gündemli ziyaretler kapsamında İstanbul'daki CHP Genel Başkanlık İstanbul Çalışma Ofisi'nde bir araya geldi. İki lider görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Özel, şöyle konuştu.</p> <p>'Çoklu gündemi hızla ve büyük bir mutabakatla ele almış durumdayız. Çünkü ayrışacak bir durum yok. Konuşulan her şey Anayasa eğer Türkiye'de varsa, yürürlükteyse gereğinin yapılması gerektiği hususlar. Can Atalay'ın bir an önce gelip Meclis kütüğüne kaydedilip, bir an önce yemin edip göreve başlaması da anayasal bir zorunluluk ve Anayasa Mahkemesi'nin kapı gibi iki kararı var. Ara seçim yapılması da anayasal bir zorunluluk. Anayasa'nın bir önceki maddesi 'Cumhurbaşkanı seçilir' diye yazıyor. Gücünü anayasadan alıyorsun, bütün yetkileri kullanıyorsun. Bir sonraki madde '30 ay geçtikten sonra seçimlerden eksilme varsa ara seçim yapılır' diyor. Buna 'Ara seçim gündemimizde yok' diyorsun.</p> <p>Yürütmenin gündeminde ara seçim olmayabilir, zaten onun işi değil ki. Ara seçim yapmak yasamanın işi. Güya anayasa değişikliği geldiğinde yani 'Artık Bakanlar ve yürütmenin başı Meclis'in içinden seçilmediğinde, Meclis'e karşı sorumlu olmadığında kuvvetler ayrılığı olacak, Meclis kendi işini yapacak, biz kendi işimizi yapacağız' demiştiniz. Ara seçim yapmak Meclis'in işi. 'Gündemimizde ara seçim yok' demek yürütmenin yasamaya müdahalesidir ve en basit deyimle siyaseten bir hadsizliktir, yetki aşımıdır ve bu da anayasayı çiğnemektir. Sen kim oluyorsun da Meclis'in yetkisinde olan bir iş için 'Gündemimizde yok' diyorsun? </p> <p><strong>'Olmayacak kararlar verenlerin Amerika şubesi Trump, Türkiye şubesi de Erdoğan'</strong></p> <p>Önümüzdeki günlerde çok konuşacak olduğumuz 1 Mayıs konusu var. Bu konuda da Anayasa Mahkemesi'nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararları var. 1 Mayıs'ın Taksim'de özgürce kutlanması için bu yasağın hak ihlali olduğuna yönelik olarak kararları var. O yüzden saflar çok net. Dünyada da öyle, otokratlar ve demokratlar diye. Otokratların, kural tanımazların, 'Ben ne dersem o olacak' diyenlerin, hızla tek başına olmayacak kararlar verenlerin Amerika şubesi Trump, Türkiye şubesi de Erdoğan. Buna karşı da Türkiye'deki bütün demokratların bir arada, hep birlikte ilk başta Anayasa'yı koruması lazım. Çünkü Anayasa'ya sahip çıkmadan toplum düzenine sahip çıkamazsınız ve sandığa sahip çıkamazsınız.</p> <p><strong>'Bir üst maddede de 'Beş yılda bir cumhurbaşkanı seçilir' diyor, 'Onu da yapmayacağım, devam edeceğim' mi diyecek'</strong></p> <p>Erdoğan'ın bugün 'Ara seçim yapmayacağız' dediği 78'inci maddeye giderse Türkiye, bir üst maddede de 'Beş yılda bir cumhurbaşkanı seçilir' diyor, 'Onu da yapmayacağım, devam edeceğim' mi diyecek? Böyle bir şey mümkün olmadığına göre, o ara seçim sandığı bir an önce gelecek ve seçimler gerçekleşecek.</p> <p>Aramızda da değerlendirdik. AK Parti nasıl bir gerilemedeyse, biz ankette de sokakta da sahada da bunu görüyoruz. Düşünün yani AK Parti Kocaeli'nin, Kastamonu'nun, Afyon'un oy kullanacağı, İstanbul birinci bölgenin oy kullanacağı, Hatay'ın oy kullanacağı illerde yapılacak bir seçimden kaçıyor. Aslında bu illerin çoğunda birinci parti. Çok yüksek oyları vardı geçmişte. Kiminde yüzde 65, kiminde yüzde 70 oy aldığı coğrafyada biz şimdi 'Kaçma, gel yarışalım' diyoruz. 'Yarışamam, Anayasa'ya rağmen kaçacağım, seçim yapmayacağım' diyor. Çünkü o da biliyor ki yapılacak olan bir ara seçimde nasıl güç kaybettiği, milletin nasıl artık onun arkasında durmadığı ortaya çıkacak ve bunun üzerine artık erken seçimden de kaçamayacak. O yüzden türlü planlamalar ve bir şekilde bu işi sulandırmaya çalışıyor.</p> <p>Biz 'Ara seçim net' diyoruz. Yok onlar istifa etme, yani ilk 30 aydaki yüzde 5 boşalmayı şimdi öyle bir ihtiyaç yokken sanki varmış gibi konuşup, gündem bulandırmaya çalıştılar. Artık çok net durum ve takip ediyorsunuz, anayasa kürsülerinden değerli hocalar, ardı ardına hem görüşlerini açıklıyorlar hem de geçmişte bu konuda yapılmış çalışmaları paylaşıyorlar. Bu konuda hiç şüphe yok. Sadece seçimler dört yıla indiği dönemde bir fiili imkansızlık vardı, Bu madde değişmediği için. Bir an önce bu kararın alınması gerekiyor.</p> <p><strong>'Sayın Numan Kurtulmuş'u gelecek hafta ziyaret edeceğim'</strong></p> <p>Ben Sayın Numan Kurtulmuş'u gelecek hafta ziyaret edeceğim. Zaten bütün taleplerimiz çok net şekilde Anayasa'ya uyulması noktasında ve esas olarak da Numan Kurtulmuş'un bu dönemde biraz önce söylenen, Sayın Genel Başkan'ın ifade ettiği konuyu da kapsayan ve kendisini fevkalade bağlayan bir sorumluluğu var. Niye? Bir komisyon kuruldu, terörsüz, demokratik Türkiye. Komisyon oybirliğiyle bir rapor çıkardı, başkanı Numan Bey. En temel yaklaşımı Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uyum.</p> <p>Şimdi sen bununla ilgili hep birlikte çalışılmış ve altında bütün partinin ortak imza attığı komisyonun başkanısın. Özgül örnek, birincil örnek seçilmiş bir milletvekili hapiste. Anayasa Mahkemesi de birinci kararıyla 'Çıkmalı' demiş. İkinci kararıyla da alt kademe mahkemenin bir kararı okunması mevzusunda 'Yok hükmündedir' demiş. Meclis'e 'Derhal görevini yap' demiş. Kendi imzan var. Komisyon başkanısın. Bir, hemen buradan başla. İki, AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasında artık normal vatandaş, milletvekili ve seçilmiş Meclis Başkanı sorumluluğunun ötesinde tüm partilerin bir araya geldiği komisyonun başkanı, metnin sahibi olarak bütün taahhütlerin ötesinde bir görevi var Sayın Kurtulmuş'un. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Numan Bey'in nazik tutumunun ötesinde sorumluluk alan bir tutum sergilemesi gerekiyor'</strong></p> <p>Biz bu hafta toplam 13 parti ile çalışarak kendisine gideceğiz öncelikle ve artık Meclis Başkanı görevleri içinde partiler arasındaki görüşmeleri, uyumu sağlamak, belli konularda üzerine düşen görevleri yapmak ve daha fazlası, bu attığı imzanın gereğini yapmak konusunda Numan Bey'in böyle izleyici, hak veren, nazik tutumunun ötesinde sorumluluk alan, gereğini yapan net bir tutum sergilemesi gerekiyor. Aksi durum, biraz önce Sayın Başkan'ın dediği gibi, kendisini kendi Milletvekili'ne sahip çıkamayan, imzasına sahip çıkamayan, üzerine yemin ettiği Anayasa'ya uymayan uymayanlara da herhangi bir tutum alamayan bir yere getirir. Biz Sayın Kurtulmuş'un bu pozisyonda kalmasını asla arzu etmeyiz. Bu konuda zaten tarih önünde sorumluluk olduğu gibi, millet önünde de hepimizin sorumluluğu var.'</p> <p><strong>'Seçim ittifakı konusu şimdi konuşulması çok erken bir mevzu'</strong></p> <p>Ortak açıklamanın ardından liderler gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel, TİP ile bir ittifak görüşmesi olup olmadığı sorusuna şu yanıtı verdi:</p> <p>'Seçim ittifakı konusu şimdi konuşulması çok erken bir mevzu. Ama otomatikman şöyle bir şey var. Bütün dünya otokratlara karşı bütün demokratların ittifakının zorunlu kılındığı bir siyasi atmosfer içinde. Bu belki 3. Dünya Savaşı'nın çıkmaması için bile gerekli olan bir şey. O yüzden otokratlara, kural-kanun tanımazlara, dünya düzenini yıkıp yerine kendi düzenini kurmak isteyenlere karşı bir ittifakın her zeminde aranması lazım. Biz de seçim yaklaştıkça bu zeminleri mutlaka arayacağız. Çünkü 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz' bir meydan sloganından çok, içinde bulunduğumuz dönemin mottosudur.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-ozel-gundemimizde-ara-secim-yok-demek-yurutmenin-yasamaya-mudahalesidir</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:06:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ozgur-ozel-gundemimizde-ara-secim-yok-demek-yurutmenin-yasamaya-mudahalesidir.jpg" type="image/jpeg" length="85060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Yol Grup Toplantısı... Davutoğlu: 'Türkiye'nin savaşın dışında kalması doğrudur ama savaşı seyirci gibi izlemesi doğru değil']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-davutoglu-turkiyenin-savasin-disinda-kalmasi-dogrudur-ama-savasi-seyirci-gibi-izlemesi-dogru-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-davutoglu-turkiyenin-savasin-disinda-kalmasi-dogrudur-ama-savasi-seyirci-gibi-izlemesi-dogru-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, dış politika üzerinden iktidarı eleştirerek Türkiye'nin aktif diplomasi yürütmesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a on maddeden oluşan bir mektup gönderdiğini belirten Davutoğlu, 'Türkiye'nin olmadığı diplomatik süreç ileride Türkiye için büyük sıkıntılara yol açar. Biz İran'la Amerika arasında arabuluculuk yaparken aynı zamanda kendi ulusal çıkarımızı da koruyabiliyorduk. Şimdi yeni bir düzen kurulursa kimse Türkiye'yi bu savaşta tarafsız kaldın diye ödüllendirmez. Kim alanda varsa pastayı onlar toplar. Türkiye'nin bu ateşkesin arkasında durması lazım' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: justify;'><strong>(TBMM) - </strong>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, dış politika üzerinden iktidarı eleştirerek Türkiye'nin aktif diplomasi yürütmesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a on maddeden oluşan bir mektup gönderdiğini belirten Davutoğlu, 'Türkiye'nin olmadığı diplomatik süreç ileride Türkiye için büyük sıkıntılara yol açar. Biz İran'la Amerika arasında arabuluculuk yaparken aynı zamanda kendi ulusal çıkarımızı da koruyabiliyorduk. Şimdi yeni bir düzen kurulursa kimse Türkiye'yi bu savaşta tarafsız kaldın diye ödüllendirmez. Kim alanda varsa pastayı onlar toplar. Türkiye'nin bu ateşkesin arkasında durması lazım' dedi.</p> <p style='text-align: justify;'>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu, Amerika'nın İran'a yönelik saldırıları, bölgedeki gelişmeler ve ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarına ilişkin şunları söyledi:</p> <p style='text-align: justify;'>'Şimdi bir küstah adam, akli dengesinden dünyanın şüphe ettiği bir adam kalkıyor ve Allahutaala'nın ismiyle alay eden bir tweet atıyor ve İslam dünyası liderleri susuyorlar. Bundan daha büyük zillet olmaz. Biz eğer Rabb'imizin adını koruyacak iradeye sahip değilsek niçin bu dünyada varız, neden siyaset yaparız? Medeniyetleri yıkacağını zannediyor, Neron da öyle zannetti Roma'yı yıkarken ama o insanlık değerleri ondan sonra da yaşamaya devam etti. Çağın Neron'larına karşı eğer bir Spartaküsler olamıyorsak insanlık vicdanını savunamayız. Herkes bütün dikkatini İran'a çevirmişken Lübnan'da bir vahşet yaşanıyor. Ve Filistin'de idam yasası... Bize idamın kalkmasını çağdaş hukukun esası olarak söyleyen Avrupalılara sesleniyorum; neredesiniz? Ey Avrupa diyen liderlere sesleniyorum; neredesiniz? </p> <p style='text-align: justify;'>Trump günlerce tehdidini sürdürdü. Dün bir ateşkes sağlandı. Türkiye'nin savaşın dışında kalması doğrudur ama savaşı seyirci gibi izlemesi doğru değildir. Bölgenin dizayn edildiği bir dönemde Türkiye'nin bize dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla Trump'ın trenine binmesi doğru değildir. Pakistan'ı tebrik ediyorum, mükemmel bir iş çıkardılar. Gönül isterdi ki bu ateşkes Türkiye üzerinden yapılsın. Görevde olan arkadaşlarıma söylüyorum; kullandığınız dil yanlıştı. İran'ı rencide eden, bombalar altında liderlerini kaybeden bir ülkenin psikolojisini anlamanız ve buna uygun davranmanız gerekirdi ara bulucu olmanız için. </p> <p style='text-align: justify;'><strong>'İran planına daha da geliştirilmiş bir planı Sayın Erdoğan'a iletmeye çalıştım'</strong></p> <p style='text-align: justify;'>Bana karşı yapılan hakaretleri, dili, işlemlerin hepsini geride bıraktım ve defalarca Cumhurbaşkanı Erdoğan'a mektup yazdım. Bu savaş sonrasında da yazdım ve geçen hafta bugün gördüğünüz on maddelik İran planına daha da geliştirilmiş bir planı Sayın Erdoğan'a en yakınları üzerinden iletmeye çalıştım. 'Benim adım geçmesin ama devletimizin şanı yürüsün, arabuluculuğu siz yapın' diyerek bir mesaj iletmeye gayret ettim. Bu maddelerde şunlara değindim; Türkiye, Pakistan, Malezya ve Endonezya ortak bir açıklama ile tarafların güvenlik teminatı vermesi halinde İran ile koordinasyon halinde Hürmüz Boğazı'ndan geçişi temin etmek için ortak bir donanma misyon gücünü bölgeye göndermeye hazır oladuklarını ilan eder. İki; bu dört ülkenin üst düzey temsilcilerinin misyonun şartlarını ve savaşı kalıcı bir şekilde durdurmak için İran'ın tutumunu doğrudan görüşmek üzere Tahran'a gitmesi. Üç; bu görüşmeler sürerken ABD ve İsrail'in tüm saldırılarını durdurması. Dört; BM Güvenlik Konseyi'nin vereceği bir yetkiyle dört ülkenin Hürmüz Boğazı'ndaki misyonunun uluslararası meşruiyet kazanması. Beş; bu dört ülkenin ve Umman'ın arabulucuğu ile Hürmüz Boğazı'nın geçiş protokolü konusunda İran ve Körfez ülkeleri arasında bir müzakere sürecinin başlatılması. Altı; bu protokol ile tarafların anlaşması halinde Hürmüz Boğazı ile ilgili ortak bir komisyon oluşturularak geçiş ücretlerinin tarafların savaş kayıplarını adil bir şekilde tazmin edecek tarzda bir fonda toplanmasını öngören yeni bir protokol oluşturulması. Yedi; ABD ve İran arasında nükleer programla ilgili müzakerelerin Umman ve Cenevre'de bir noktada yeniden başlatılması. Sekiz; müzakerelerdeki ilerlemeye paralel bir şekilde İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması. Dokuz; kapsamlı bir bölgesel barışı sağlamak üzere iran, Körfez ülkeleri, Türkiye, Mısır, Suriye, Irak, Ürdün, Lübnan, Yemen'in katıldığı vekalet savaşlarına son verecek ve bölgesel bir güvenlik mimarisi oluşmasını temin edecek Soğuk Savaş dönemindeki sürece benzer bir yapılanma için ortak bir platform oluşturulması. On; İsrail'in Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki saldırılarına son vermesi ve BM Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurul kararları çerçevesinde Filistin'in egemenliğinin tanınarak Ortadoğu'daki barış sürecinin yeniden canlandırılması. Bunu yazılı bir metin halinde Cumhurbaşkanına ilettim.  </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: justify;'><strong>'Medeniyetler İttifakı Zirvesi'nin Türkiye- İspanya koordinasyonunda yapılsın'</strong></p> <p style='text-align: justify;'>Türkiye'nin olmadığı diplomatik süreç, ileride Türkiye için büyük sıkıntılara yol açar. Biz İran'la Amerika arasında arabuluculuk yaparken aynı zamanda kendi ulusal çıkarımızı da koruyabiliyorduk. Şimdi yeni bir düzen kurulursa kimse Türkiye'yi bu savaşta tarafsız kaldın diye ödüllendirmez. Kim alanda varsa pastayı onlar toplar. Türkiye'nin bu ateşkesin arkasında durması lazım. Özellikle Pakistan'la yakın dialog içinde 15 günlük süre zarfında ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesi için ne yapılması gerektiği konusunda bir istişare mekanizma başlatması lazım. Sayın Cumhurbaşkanına bir kez daha çağrıda bulunuyorum; Türkiye insanlık vicdanının sesi olsun. Sayın Pedro Sanchez'i arayarak bu ateşkes sürecini kalıcı bir barışa döndürmek için Medeniyetler İttifakı Zirvesi'nin Türkiye- İspanya koordinasyonunda tüm liderleri davet edecek şekilde İstanbul'da veya Madrid'de toplanması için çağrıda bulunmasını tavsiye ediyorum. Bu Amerika üzerindeki baskıyı arttırır. Geçmişte Trump'ın yanında duran İtalya Başbakanı dahil Avrupa liderlerinin tümü böyle bir toplantıya koşarak gelir, yeter ki bir irade ortaya koyun.'</p> <p style='text-align: justify;'><strong>'Türkiye'de tarımda bu sene don değil gübre krizi olacak'</strong></p> <p style='text-align: justify;'>Savaşın ekonomi üzerindeki etkilerini değerlendiren Davutoğlu, şunları kaydetti:</p> <p style='text-align: justify;'>'Lütfen Sayın Cumhurbaşkanına ekonomik tabloyu net gösterin. Bir ülkenin cumhurbaşkanı bir şey söylüyorsa milletin ona inanması lazım. Enerji maliyeti 60-70 dolarlardaydı savaş öncesi, şimdi 110 dolar. Bu maliyeti vatandaş nasıl karşılayacak? Tarımda gübre ihtiyacımız var, hem de çok var. Gübre fiyatı bu sabah 33 bin liraya çıktı. Tedbir aldılar ama bunlar yetmez. Türkiye'de tarımda bu sene don değil gübre krizi olacak. Dört yıl önce canlı hayvan fiyatı 280 lirayken yemin çuvalı 400 liraymış. Şimdi canlı hayvan fiyatı 330 lira, yem ise bin 100 lira. Hayvancılığı bu şartlarda kim sürdürebilir? Geçen yıl mart ayında benzin yüzde 3, motorin yüzde 2 ucuzlamıştı. TÜFE artışı yüzde 2,46 olmuştu. Bu yıl benzine yüzde 8, mazota yüzde 14 zam geldi. TÜFE artışı 1,94'te kaldı. Buna matematik isyan eder.'</p> <p style='text-align: justify;'>Davutoğlu, 'Bir toplumu bekleyecek felaketlerin en büyüğü utanma duygusunu kaybetmesidir. Bugün iktidar da muhalefet de utanma duygusunu kaybetti. Birisi belediye başkanı ahlaki zaaf içinde bir yerde yakalanıyor, birisi de bunu yakaladım diye ifşa ediyor. O sırada kendi belediye başkanı başka bir yerde benzer bir suçtan yakalanıyor. Birisi iktidar birisi muhalefet. Al birini vur ötekine. Ama arada millet eziliyor. Milletimizin de şu sorumluluğu var; biz aradan bir alternatif üretmek zorundayız' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-davutoglu-turkiyenin-savasin-disinda-kalmasi-dogrudur-ama-savasi-seyirci-gibi-izlemesi-dogru-degil</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:01:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yeni-yol-grup-toplantisi-davutoglu-turkiyenin-savasin-disinda-kalmasi-dogrudur-ama-savasi-seyirci-gibi-izlemesi-dogru-degil.jpg" type="image/jpeg" length="59088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ispartalılardan akaryakıt zamlarına tepki: İşlerimiz çok düştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ispartalilardan-akaryakit-zamlarina-tepki-islerimiz-cok-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ispartalilardan-akaryakit-zamlarina-tepki-islerimiz-cok-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta'da yurttaşlar akaryakıt zamlarından memnun olmadıklarını ifade etti. Oto çekicilik yapan bir kişi, 'Maalesef bizi çok etkiliyor. İşlerimiz çok düştü. Fiyatlarımız yüksek kalıyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gökdeniz CAN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(ISPARTA) - </strong>Isparta'da yurttaşlar akaryakıt zamlarından memnun olmadıklarını ifade etti. Oto çekicilik yapan bir kişi, 'Maalesef bizi çok etkiliyor. İşlerimiz çok düştü. Fiyatlarımız yüksek kalıyor' dedi.</p> <p>Ispartalılar, motorin ve benzine bugünden geçerli olmak üzere yapılan zamlara ilişkin ANKA Haber Ajansı'na konuştular.  </p> <p>Mahmut Yıldırım adlı yurttaş, zamların ekonomisini etkilediğini ifade ederek, 'Olmasa iyi ama yapacak bir şey yok. Görüyorsunuz global bir sıkıntı var, savaş var. Hürmüz Boğazı çıkalı bilmem ne diyorlar. İşte ondan dolayı zannımca, öyle bir şey. Şikayetçiyiz ama şikayetçi olmak da çözüm olmuyor maalesef' dedi.</p> <p><strong>'İşlerimiz çok düştü'</strong></p> <p>Oto çekicilik yapan bir vatandaş ise, 'Maalesef bizi çok etkiliyor. Sürekli mazot aldığımız için bu durumdan en muzdarip olanlardan biri de nakliyeci grupları, oto kurtarıcılar. Maalesef elimizden de bir şey gelmiyor. Bekliyoruz, ona göre fiyat veriyoruz. İşlerimiz çok düştü. Fiyatlarımız yüksek kalıyor. Şu anda bu şekilde çalışmaya çalışıyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p>Enes Hoca Emir adlı yurttaş ise, 'Alıyoruz yine bitiyor, yine bitiyor. Yapacak bir şey yok. Mecbur zam gelecek. Ama memnun muyuz? Tabii ki değiliz. Aynı zamanda motor kullanıcısıyım. Memnun değiliz yani. Vallahi çok hazırlıksız yakalanıyoruz. Hiç haberimiz olmadan haftada iki geliyor, üç geliyor. Hiç belli olmuyor yani' diye konuştu.</p> <p><strong>'Doğal karşılamıyoruz'</strong></p> <p>Sabri Sungur da, 'Doğal karşılamıyoruz. Savaşın içinde olmayan bir ülkenin bu kadar etkilenmesi doğal gelmiyor. Hayırlısı olsun demekten başka çaremiz yok ama cebimiz bayağı etkileniyor. Her şey pahalanıyor. Çünkü her şey ulaşım, her şey nakliye oldu. Her şey de pahalanacaktır. Allah alıştırmasın. Allah hepimizin yardımcısı olsun' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Isparta</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ispartalilardan-akaryakit-zamlarina-tepki-islerimiz-cok-dustu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:00:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ispartalilardan-akaryakit-zamlarina-tepki-islerimiz-cok-dustu.jpg" type="image/jpeg" length="20747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Parti Grup Toplantısı... Dervişoğlu: 'Suriye'de sahayı İmralı meczubunun sözüm ona telkinleri değil, güç belirlemiştir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iyi-parti-grup-toplantisi-dervisoglu-suriyede-sahayi-imrali-meczubunun-sozum-ona-telkinleri-degil-guc-belirlemistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iyi-parti-grup-toplantisi-dervisoglu-suriyede-sahayi-imrali-meczubunun-sozum-ona-telkinleri-degil-guc-belirlemistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'ABD Başkanı Donald Trump'ın sözleri, İranlı muhaliflere Kürt gruplar üzerinden silah gönderildiğini ortaya koymuştur. Türkiye'nin kapısına dayanabilecek yeni bir jeopolitik kırılmadan söz ediyoruz. Böyle bir tabloda, gafletin bedeli ağır olur. Böyle bir tabloda, iyi niyet temennileriyle güvenlik tesis edilemez. O yüzden ilk çağrımız nettir: Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tezgâha derhal son verilmelidir. Bugün bu hattı sürdürmek, siyasi saflığın ötesinde stratejik bir körlüktür. Türkiye bu sapkın düşünceden, bu cerahatten kurtulmalıdır. Suriye'de 15 sene boyunca olan bitenden ders alınmamış mıdır? Suriye'de sahayı İmralı meczubunun sözüm ona telkinleri değil, güç belirlemiştir' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -</strong> İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'ABD Başkanı Donald Trump'ın sözleri, İranlı muhaliflere Kürt gruplar üzerinden silah gönderildiğini ortaya koymuştur. Türkiye'nin kapısına dayanabilecek yeni bir jeopolitik kırılmadan söz ediyoruz. Böyle bir tabloda, gafletin bedeli ağır olur. Böyle bir tabloda, iyi niyet temennileriyle güvenlik tesis edilemez. O yüzden ilk çağrımız nettir: Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tezgâha derhal son verilmelidir. Bugün bu hattı sürdürmek, siyasi saflığın ötesinde stratejik bir körlüktür. Türkiye bu sapkın düşünceden, bu cerahatten kurtulmalıdır. Suriye'de 15 sene boyunca olan bitenden ders alınmamış mıdır? Suriye'de sahayı İmralı meczubunun sözüm ona telkinleri değil, güç belirlemiştir' dedi. </p> <p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısına katıldı. Dervişoğlu, burada gündeme dair şunları kaydetti: </p> <p>'Sözlerime başlarken İstanbul Şişli'de İsrail Konsolosluğu önünde gerçekleşen terör saldırısında yaralanan iki polisimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Muhtemel bir istihbarat operasyonu olan bu menfur hadisenin, tekrarlanmaması adına, yetkililerin gerekli önlemleri alacağını umuyorum. Yaralanan polislerimize şifa dilerken, tüm emniyet teşkilatımızın 10 Nisan Polis Haftası'nı şimdiden kutluyorum. Bu suretle, emniyet teşkilatımızın sıkıntılarını hatırlatmayı da görev biliyorum. Aylardır milletvekillerimizle, partililerimizle her platformda dile getiriyoruz: Polis intiharları artık alelade bir hadise gibi gündemden kayıp gidiyor. Bu konuda önlem almayan, yeterli tetkikler yürütmeyen iktidar makamları bu hadiselerden sorumludur. İkincisi ise polislerimizin iaşe, kumanya sitemleri devam etmektedir. Özlük haklarında beklenen iyileştirmeler yapılmamıştır. Maaşlar yerlerde sürünmektedir. Sicil sorunu da yıllardır çözülmemiştir. Polisimiz, sadece başınız dara düştüğünde aklınıza geliyor. Onları düşünmeden vatandaşla aranıza koymayı biliyorsunuz. Karda, kışta, yağmurda, sıcakta saatlerce nöbete koşmayı biliyorsunuz. Madem öyledir, kahraman polislerimizin hak ettiklerini verin. Siz vermezseniz İYİ Parti iktidarında polislerin beklentilerini mutlaka karşılayacağız. Ayrıca Osmaniye'de sel felaketinde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımız var. Hayatını kaybedenlerin Allahtan rahmet diliyorum. Ailelerine sabır diliyorum.</p> <p><strong>'Bir maden ruhsatı salgınıdır ki; doğudan batıya, kuzeyden güneye dört koldan yayılıyor'</strong></p> <p>Herkes kendi gündemini konuşuyor. Vatandaşın gerçek gündemi ise gölgeleniyor. İktidarın başka, ana muhalefetin başka hesabı var. Ekranların başka, kulislerin başka hesabı var: Milletin hesabı ise bambaşka. Herkes kendince haklılıktan, kendi meşrebince doğrudan dem vuruyor. Ama millet aşını konuşuyor. İşini konuşuyor. Faturasını konuşuyor. Çocuğunun geleceğini, güvenliği, adaleti konuşuyor. Bir yanda, her birimize ait ormanlarımız, meralarımız, akarsularımıza göz dikiliyor. Bir maden ruhsatı salgınıdır ki; doğudan batıya, kuzeyden güneye dört koldan yayılıyor. 5-10 yıllık kârlar uğruna, 500, belki 1000 yıllık varlıklarımız yok oluyor. Milletin kanına girmiş, vatan toprağına göz dikmiş terörist, elini kolunu sallayarak geziyor, vatanını, toprağı, evini savunan evlatlarımız, Esra Işık evladımız da hapse atılıyor, cezalandırılıyor. Adalet, vicdan, hak: Hangi birinin yokluğuna yanalım? Vicdanı yanmayanları hangi sıfatla analım? Ve tüm bunlar, dünyada ve Türkiye'de iklim ve gıda krizleri yaşanırken, Anadolu evlatlarını doyuramaz hale getirilmişken vukuu buluyor. </p> <p><strong>'Memleketimin dört bir yanı maden sahasına çevrilmiş'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bugün yanı başımızda bir enerji savaşı yaşanıyor. Biz ise su toplama havzalarımızın üzerine bina dikiyoruz. Yaz gelince de yağmur duasına çıkıyor, 'Allah niçin yağmur nasip etmedi', 'Ormanlarımız yine yandı' diye dövünüyoruz. Memleketimin dört bir yanı maden sahasına çevrilmiş. Vatandaş doğasını, derelerini, dağını, taşını korumanın derdine düşmüş, meydanlarda hakkını savunuyor. Düşünebiliyor musunuz, Ordu'nun yüzde 75'i, Giresun'un yüzde 85'i maden sahası: Vatandaş direnmesin de ne yapsın? Bu vesileyle, hemşehrilerimin haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzun bilinmesini istiyor, toprağın altı kadar, üstünün de kıymetli olduğunu hatırlatıyorum. Ordu'ya, Giresun'a, Fatsa'ya, tüm Karadeniz'e buradan selam olsun.</p> <p><strong>'Türk milletini kullaştırmak, onun vatanını sömürmek hiç kimsenin harcı değildir'</strong></p> <p>Türkiye, hiç değişmeyen birkaç sermaye grubunun taşeronluğunda, yabancı fonların, kısa vadeli kârların adası yapılmış. İktidarın Türk milletine sunduğu ufka bakın. 'Türkiye, çok uluslu şirketlerin bölgesel yönetim merkezi olacakmış'. Geçtiğimiz günlerde Erdoğan'ın bizzat ağırladığı Blekrak CEO'su da bu taşeronluk piyasasının en önemli aktörüdür. Haliyle siyaset ne milletin derdine çare bulabiliyor ne de o çareleri bulacak zemine yöneliyor. Kriz normalimiz olmuş. Yoksulluğu görenek zannediyoruz. Oysa her şeyi değiştirmek bizim elimizdedir. Ancak değiştirmek için konuşmak, konuşmak için dinlemek lazımdır. İYİ Parti olarak biz, bunu yapıyoruz. Buradan tüm arkadaşlarıma çağrımdır: Nerede bir yaprak koparılır, nerede bir avuç toprağa göz dikilir, nerede suyumuza kem göz değerse, orada olacağız, vatanımızın sathını oradan savunacağız. İyi Partililer için, insanını ve toprağını sevmek, Onun varlık ve dirliğini muhafaza etmek en âli vazifedir. Bu görevin gereğini her an, her daim yerine getireceğiz. Yerine getireceksiniz. Çünkü kayıtsızlık da sessizlik de sürüleşmek demektir. Türk milletini kullaştırmak, onun vatanını sömürmek hiç kimsenin harcı değildir. Bu vatan müstevlilerce tarumar edilemez, edilemeyecektir. Her daim hür kalacağız.</p> <p><strong>'Trump'ın sözleri, İranlı muhaliflere Kürt gruplar üzerinden silah gönderildiğini ortaya koymuştur'</strong></p> <p>Sürekli vurguladığımız, dikkat çektiğimiz, döne döne anlattığımız uygulamaya konan senaryo maalesef adım adım gerçekleşiyor. İran'daki savaş uzadı. Gerilim yayıldı. Belirsizlik büyüdü. Dün gece açıklanan ateşkese rağmen, halen bu belirsizlik büyüyerek devam ediyor. Üstelik, artık biliyoruz ki; mesele, yalnızca iki devlet arasındaki askeri bir çatışma değildir. Bu savaşın, İran'ın iç yapısını sarsan, onu çözülmeye ve dağılmaya iten sonuçlar üretme ihtimali vardır. Biz en başından beri buna dikkat çektik. Dedik ki, İran'daki kriz, bir iç savaşa dönüşebilir. Ve böyle bir iç savaş, İran'da sadece rejim değişikliği yaratmaz; İran'ı dağıtabilir. Türkiye için asıl tehlike de burada başlamaktadır. Böylesi bir çözülme, yanı başımızda bir güç boşluğu doğurur. Ve o boşluğu kimin, hangi silahla, hangi dış destekle doldurabileceği sorusu, Türkiye açısından afaki bir soru değildir. Daha açık konuşalım: Arkalarında ABD ve İsrail'in siyasi desteği bulunan, son sistem silahlarla donatılmış, paraya ve lojistiğe erişmiş bölücü yapılanmanın doğuracağı sonuçları görmek zorundayız. Biz bunu haftalardır söylüyoruz. Ve bugün, bizzat ABD Başkanı Donald Trump'ın sözleri, İranlı muhaliflere Kürt gruplar üzerinden silah gönderildiğini ortaya koymuştur.</p> <p><strong>'Ulusal kimliğini zayıflatacak, etnik hezeyanları kışkırtacak her türlü yaklaşımdan vazgeçilmelidir'</strong></p> <p>Demek ki tehlike, hayal değil, abartı değil, gerçektir. Türkiye'nin kapısına dayanabilecek yeni bir jeopolitik kırılmadan söz ediyoruz. Böyle bir tabloda, gafletin bedeli ağır olur. Böyle bir tabloda, ezberle siyaset yapılamaz. Böyle bir tabloda, iyi niyet temennileriyle güvenlik tesis edilemez. O yüzden ilk çağrımız nettir: Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tezgâha derhal son verilmelidir. Bugün bu hattı sürdürmek, siyasi saflığın ötesinde stratejik bir körlüktür. Türkiye bu sapkın düşünceden, bu cerahatten kurtulmalıdır. Suriye'de 15 sene boyunca olan bitenden ders alınmamış mıdır? Suriye'de sahayı İmralı meczubunun sözüm ona telkinleri değil, güç belirlemiştir. Suriye'de denklem sembollerle değil, örgütlü güçler ve onların arkasındaki dış destekle kurulmuştur. Şimdi, Amerika ve İsrail ile temas kurmuş, paraya ve silaha kavuşmuş İranlı bölücü grupların Öcalan'ı dinleyeceğini düşünmek, ihanet değilse bile ağır bir zihinsel yetersizliktir. Türkiye'nin bu konuda kaybedecek vakti yoktur. Türk ulusal kimliğini zayıflatacak, etnik hezeyanları kışkırtacak, devleti gevşetecek her türlü yaklaşımdan vazgeçilmelidir. Güvenlik, sloganla değil, net akıl, açık ilke ve sağlam devlet iradesiyle sağlanır.</p> <p><strong>'Üstünlerin hukukuyla milli birlik olmaz'</strong></p> <p>Ama burada ikinci çağrımız da en az birincisi kadar önemlidir. Milli birlik, yalnızca dış tehdidi işaret ederek kurulmaz. Milli birlik, içeride adaleti tesis ederek kurulur. Üstünlerin hukukuyla milli birlik olmaz. Keyfî uygulamalarla milli birlik olmaz. Bir vatandaşa başka, ötekine başka hukuk uygulayarak milli birlik olmaz. Eğer bu ülke, dışarıdan gelen fırtınalara karşı sağlam duracaksa, bu içeride hukukun üstünlüğüyle, yani Cumhuriyet mefhumuyla mümkündür. O mefhumun tarifiyse bellidir: 'Cumhuriyet, iktidar gücünü sınırlamak demektir. Her kim ki sınırsız iktidar vaat ediyorsa, Cumhuriyet'e düşmandır'. Ve bu düşmanlık da bizzat ayrımcılığı körüklemektir. Siyasi görüşünden ve kimliğinden bağımsız bütün vatandaşlar kanuni güvence altında olduğunu hissetmek zorundadır. Yargıdaki keyfîlik, sona ermek zorundadır. Ve hepsinden önemlisi, bu ülkenin ortak aklı, yeniden parlamentoda işlemek zorundadır. Meclis, bir tören alanı yahut bir takım kirli ve uzun erimli ajandaların meşrulaştırılma sahası değildir. Kapalı kapılar ardında, dar çevre hesaplarıyla, milletin gözü önüne çıkmadan devlet yönetemezsiniz. Devleti güçlendirmek istiyorsanız, önce meşruiyetini güçlendireceksiniz. Bu da meclis ve meclisi vücuda getiren serbest seçimlerle mümkündür. Birinde sorun varsa diğerinde de sorun olması kaçınılmazdır.</p> <p><strong>'NATO'nun güney kanadının güvenliğinden sorumlu olacak olan bu kuvvete karakterini veren Türk Silahlı Kuvvetleri olmalıdır'</strong></p> <p>Son günlerde konuşulan ve birtakım ayrıntıları ortaya çıkan bir başka mesele de ülkemizde kurulacak çok uluslu NATO kuvvetidir. NATO üyesi olarak, ülkemizin önerisi ve onayı olmadan bu kararın alınmasının mümkün olmadığını biliyoruz. Ancak buna rağmen, bahsi geçen çok uluslu ordunun idaresi ve karakteri ile ilgili kamuoyunda beliren soru işaretlerini de görmezden gelemeyiz. Bunun için, İYİ Parti olarak bizim  önceliğimiz, bahsi geçen ordunun komutasının bir Türk subayında olması ve komuta kademesinin de ağırlıklı olarak Türk subaylarından oluşmasıdır. Bununla birlikte, bu orduya tahsis edilecek askerlerimizin ordunun çoğunluğunu oluşturmasına da dikkat edilmelidir. Harekât anında gelecek takviye birliklerinin de ordudaki Türk ağırlığını bozmaması gerekmektedir. Bu ordunun çok uluslu olması tamamen kozmopolit bir yapı içinde olmasını gerektirmez. Kısaca, NATO'nun güney kanadının güvenliğinden sorumlu olacak olan bu kuvvete karakterini veren Türk Silahlı Kuvvetleri olmalıdır. Herkes bunu bilmek zorundadır.'</p> <p><strong>(SÜRECEK)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iyi-parti-grup-toplantisi-dervisoglu-suriyede-sahayi-imrali-meczubunun-sozum-ona-telkinleri-degil-guc-belirlemistir</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:49:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/iyi-parti-grup-toplantisi-dervisoglu-suriyede-sahayi-imrali-meczubunun-sozum-ona-telkinleri-degil-guc-belirlemistir.jpg" type="image/jpeg" length="68871"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeniden Refah Partisi'nden İran'da 168 kız çocuğunun öldürülmesi nedeniyle ABD Başkanı Trump hakkında suç duyurusu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yeniden-refah-partisinden-iranda-168-kiz-cocugunun-oldurulmesi-nedeniyle-abd-baskani-trump-hakkinda-suc-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yeniden-refah-partisinden-iranda-168-kiz-cocugunun-oldurulmesi-nedeniyle-abd-baskani-trump-hakkinda-suc-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi, 28 Şubat'ta İran'daki bir okula yönelik saldırıda 168 çocuğun hayatını kaybetmesi nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump ve bazı ABD'li yetkililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class='entry-title' lang='tr'><strong>Haber: Serra TAYLAN</strong></p> <p class='entry-title' lang='tr'><strong>(ANKARA) - </strong>Yeniden Refah Partisi, 28 Şubat'ta İran'daki bir okula yönelik saldırıda 168 çocuğun hayatını kaybetmesi nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump ve bazı ABD'li yetkililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.</p> <div class='entry-content'> <p>Yeniden Refah partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Gök, beraberindeki partililerle birlikte suç duyurusu dilekçesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermesinin ardından adliye önünde açıklama yaptı.</p> <p>Türk Ceza Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca özellikle 'insanlık suçu' olarak ifade edilen suçlarla ilgili Türkiye'de yargılama yetkisi bulunduğunu anlatan Gök, 'ABD Başkanı Donald Trump, Savunma Bakanı ve füzenin atılmasına emir veren konutanlar hakkında gerekli müracaatlarımızı yaptık. Sadece burayla mı kalacağız? Hayır, inşallah yarın da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Parlamenterler Birliği ilgili dairesine müracatlarımızı yapacağız' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Gök, savaş suçları konusunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve diğer yetkililer hakkında da suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi.</p> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yeniden-refah-partisinden-iranda-168-kiz-cocugunun-oldurulmesi-nedeniyle-abd-baskani-trump-hakkinda-suc-duyurusu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:43:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yeniden-refah-partisinden-iranda-168-kiz-cocugunun-oldurulmesi-nedeniyle-abd-baskani-trump-hakkinda-suc-duyurusu.jpg" type="image/jpeg" length="23327"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
