<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 18:08:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'de 9 milletvekilinin disipline sevki... Ensar Aytekin: 'Bir taneniz bile demedi mi bu madde milletvekillerine uygulanamaz diye?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpde-9-milletvekilinin-disipline-sevki-ensar-aytekin-bir-taneniz-bile-demedi-mi-bu-madde-milletvekillerine-uygulanamaz-diye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpde-9-milletvekilinin-disipline-sevki-ensar-aytekin-bir-taneniz-bile-demedi-mi-bu-madde-milletvekillerine-uygulanamaz-diye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, 'Gerçekten 63/5'ten mi işlem yaptınız? Bir taneniz bile demedi mi bu madde milletvekillerine uygulanamaz diye. Üstelik oy birliğiyle öyle mi? Yazık size' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, 'Gerçekten 63/5'ten mi işlem yaptınız? Bir taneniz bile demedi mi bu madde milletvekillerine uygulanamaz diye. Üstelik oy birliğiyle öyle mi? Yazık size' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP MYK tarafından tedbirli olarak disipline sevk edilen 9 milletvekili arasında bulunan CHP Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Parti Tüzüğü'nün 63. maddesinin görselini paylaşan Aytekin, şunları kaydetti:</p> <p>'Gerçekten 63/5 ten mi işlem yaptınız? Bir taneniz bile demedi mi bu madde milletvekillerine uygulanamaz diye. Üstelik oy birliğiyle öyle mi? Yazık size ya!'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpde-9-milletvekilinin-disipline-sevki-ensar-aytekin-bir-taneniz-bile-demedi-mi-bu-madde-milletvekillerine-uygulanamaz-diye</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 18:04:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/chpde-9-milletvekilinin-disipline-sevki-ensar-aytekin-bir-taneniz-bile-demedi-mi-bu-madde-milletvekillerine-uygulanamaz-diye.jpg" type="image/jpeg" length="46560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Barosu Başkanı Yılmaz'dan 'soruşturma' açıklaması: Amaç, hak mücadelesi veren tüm kurumlara ve kişilere gözdağı vermektir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-barosu-baskani-yilmazdan-sorusturma-aciklamasi-amac-hak-mucadelesi-veren-tum-kurumlara-ve-kisilere-gozdagi-vermektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-barosu-baskani-yilmazdan-sorusturma-aciklamasi-amac-hak-mucadelesi-veren-tum-kurumlara-ve-kisilere-gozdagi-vermektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, kendisi ve yönetim kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmanın, cezaevlerinde hak ihlallerine ilişkin hazırlanan raporlar ve 19 Mart protestoları sürecindeki faaliyetlerinden kaynaklandığını belirterek, 'Bu fezlekenin amacı, yalnızca İzmir Barosu'nun hak mücadelesi kapsamında ortaya koyduğu tavrı sorguya çekmek anlamında değil; bizim nezdimizde bütün barolara, hak mücadelesi veren tüm kurumlara, kuruluşlara ve kişilere bir nevi gözdağı vermektir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Fatih ÖZKILINÇ Kamera: Kerim UĞUR<br /><br />(İZMİR) -</strong> İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, kendisi ve yönetim kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmanın, cezaevlerinde hak ihlallerine ilişkin hazırlanan raporlar ve 19 Mart protestoları sürecindeki faaliyetlerinden kaynaklandığını belirterek, 'Bu fezlekenin amacı, yalnızca İzmir Barosu'nun hak mücadelesi kapsamında ortaya koyduğu tavrı sorguya çekmek anlamında değil; bizim nezdimizde bütün barolara, hak mücadelesi veren tüm kurumlara, kuruluşlara ve kişilere bir nevi gözdağı vermektir' dedi.</p> <p>İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, 19 Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından başlayan protesto süreçleriyle kendisi ve yönetim kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Soruşturmanın baronun cezaevlerinde yaşandığını öne sürdüğü hak ihlallerine ilişkin hazırladığı raporlar ile 19 Mart protestoları sürecindeki faaliyetlerinden kaynaklandığını belirten Yılmaz, şunları söyledi:</p> <p>'Bugün ülkemizde her gün yeni bir hukuksuzluğun yaşandığını, yeni bir hukuksuzluğun hayata geçirilmeye çalışıldığını görüyoruz. İzmir Barosu hakkında da bir soruşturma başlatıldı ve fezleke düzenlendi. Bu fezlekenin düzenlenme şekli ya da bu soruşturmanın başlaması, İzmir Barosu'nun hak mücadelesi tarihinin bir sonucu. Bütün barolar için bunu söylemek mümkün, sadece İzmir Barosu için değil. İzmir Barosu yönetimine ya da başkanına yönelik olarak düzenlenen bu fezlekenin amacı, yalnızca İzmir Barosu'nun hak mücadelesi kapsamında ortaya koyduğu tavrı sorguya çekmek anlamında değil; bizim nezdimizde bütün barolara, hak mücadelesi veren tüm kurumlara, kuruluşlara ve kişilere bir nevi gözdağı vermektir.'</p> <p><strong>CEZAEVİ RAPORLARI</strong></p> <p>Kırıklar ve Menemen cezaevlerine ilişkin hazırlanan raporların soruşturma konusu yapıldığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:</p> <p>'İzmir Barosu, Menemen'deki Hatundere Cezaevi ve Kırıklar Cezaevi'nde yaşanan hak ihlalleri ve adaletsizliklerle ilgili iki farklı rapor hazırladı. Bu raporların hazırlanması aşamasında bizzat ben, Baro Başkanı olarak kötü muameleye ve işkenceye maruz kalan çocuklarla görüştüm. Süreç, 19 Mart 2025 ve sonrasında gözaltına alınıp tutuklanan gençlerle ilgiliydi. Bizatihi görüp tanımladığımız ve raporladığımız, tutanaklarla belirlediğimiz bir kötü muameleydi. Baroların görevidir; kötü muameleyi, işkenceyi raporlamak ve bunlarla ilgili yurttaşları bilgiledirmek. Bu görev bize Anayasa'nın ve Avukatlık Kanunu'nun verdiği bir görev. Biz görevimizi yaptığımız için hakkımızda fezleke düzenlendi. İki suçlama bununla ilgili. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak. Hem Buca Kırıklar Cezaevi'nde hem de Menemen Hatundere Cezaevi'nde yaşanan adaletsizlikleri ve hukuksuzlukları raporladığımız, dillendirdiğimiz için. O raporlamalar doğrudur. Bizatihi tarafımızdan görülmüştür. Hatta daha sonra Hatundere'yi ziyaret eden belediye başkanları ve siyasi kimliği bulunan kişilerin de gördüğü ve tanımladığı haksız, kötü muamelelerdir. İki suçlama bununla ilgili.'</p> <p><strong>ANAYASAL HAK SAVUNMASI</strong></p> <p>Soruşturmadaki diğer suçlamanın 19 Mart protestolarına ilişkin olduğunu ifade eden Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:</p> <p>'Diğer suçlama ise 19 Mart'ta başlayan bir protesto süreci yaşandı. Bu protesto sürecine İzmir'in birçok yerinden binlerce yurttaş katıldı. Bu protesto eylemleri, Anayasa'nın bize vermiş olduğu çok önemli bir hakkın kullanılmasından ibarettir. Anayasamız der ki; herkes, silahsız ve saldırısız olmak koşuluyla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Bizler de baro olarak, avukatlar olarak o alanlarda bulunduk. O alanlarda bulunmak bizim açımızdan bir görevdir. Çünkü Avukatlık Kanunu da Anayasa da bize bu hakkı veriyor. Bu hakkı kullanmamış olursak o takdirde suç işleriz. Bugün neden yargılanıyoruz? Bugün hukuk istediğimiz için, adalet istediğimiz için, özgürlük istediğimiz için; laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti istediğimiz için; insan haklarını, kadın haklarını, doğayı, havamızı ve suyumuzu savunduğumuz için yargılanıyoruz.'</p> <p><strong>DAVA AÇILABİLİR</strong></p> <p>Soruşturmanın devam ettiğini belirten Yılmaz, dosyanın mahkemeye taşınabileceğini belirterek şunları kaydetti:</p> <p>'Bu ülkede muhalif olmak, muhalif bir kimliği benimsemek yargılanmanız için yeterlidir. Hakkınızda ne yazık ki düşman ceza hukuku uygulanır. Bugün en ufak bir sosyal medya paylaşımınız karşınıza soruşturma olarak gelir. Sonrasında kovuşturma olur. Hatta kovuşturma aşamasına geçmeden, yargılama başlamadan bir şafak operasyonuyla alınabilirsiniz. Bizimle ilgili, İzmir Barosu Başkanı ve yönetim kurulu üyeleriyle ilgili soruşturma devam edecek. Bazı usul işlemleri var. Onlar tamamlandıktan sonra büyük ihtimalle ağır ceza mahkemesinde bir dava açılacak ve bizler de yargılanacağız diye düşünüyorum. Ama umarım ülkemizin gerçekten özgürlükten, adaletten, vicdandan, insan haklarından ve hukukun üstünlüğünden yana olan hâkimleri ve savcıları bu soruşturmanın devamında bizler hakkında kovuşturma açılmasını düşünmezler. Ya da bu dosyada kovuşturma açılmış olsa bile yaptıklarımızın suç olmadığı yönünde bir kanaat ve vicdan ortaya koyarlar. Geldiğimiz süreç belki bunu biraz zorlaştırıyor ama umudumuzu hiçbir zaman yitirmedik. Çünkü biz suç işlemedik. Çünkü biz herhangi bir suça karışmadık. Karıştığımız iddia edilen eylemler zaten suç değildi. Bize yasaların verdiği görevi yerine getirmekti. Eğer işinizi yaptığınız için suç işlediğinizi, hukuka uygun davrandığınız için suç işlediğinizi, haksızlığa ve adaletsizliğe karşı sesinizi yükseltmenin suç olduğunu söylüyorlarsa, biz bu 'suçu' işlemeye devam edeceğiz.'</p> <p><strong>İSTANBUL ÖRNEĞİ</strong></p> <p>Yılmaz, açıklamasında İstanbul Barosu'na yönelik süreçleri de anımsatarak şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Birkaç yıl önce aynı şeyi İstanbul Barosu'na yaptılar. İfade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken bir konuyu yargıya taşıdılar. İstanbul'da Ağır Ceza Mahkemesi bu konuda beraat kararları verdi ama Asliye Hukuk Mahkemesi aynı bakış açısında olmadığı için İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu'nu görevden aldı. Yargılama hâlâ istinaf mahkemelerinde devam ediyor. İzmir Barosu nezdinde hak mücadelesi veren herkese, yalnızca barolara değil, muhalif kimliği olan ve muhalif bir bakış açısını benimseyen herkese ne yazık ki hukuk üzerinden, yine hukukçular tarafından toplumun dizayn edilme çabası. Bu sadece bize yapılan bir şey değil. 'Bakın İzmir Barosuna bunu yapıyoruz daha önce İstanbul Barosu'na da yaptık. Onları da yargıladık. İzmir Barosu'nun yönetimini ve başkanını da yargılayacağız. Dikkat edin, yoksa sizin de başınıza bunlar gelecektir' demektir bu. 'Muhalif olmayın, sesinizi çıkarmayın, sessiz kalın, haksızlıklara, usulsüzlüklere ve adaletsizliklere karşı bir şey söylemeyin, üç maymunu oynayın' derseniz İzmir Barosu bunu yapmayacaktır. Çünkü İzmir Barosu'nun yüz yılı aşkın bir tarihi vardır ve İzmir Barosu o söylediklerinizi yapmayacaktır.'</p> <p><strong>MÜCADELE SÜRECEK</strong></p> <p>İzmir Barosu'nun hak mücadelesinden vazgeçmeyeceğini belirten Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p> <p>'İzmir Barosu'nun 100 yıldan uzun bir tarihi var. İzmir Barosu hak mücadelesi tarihiyle bugüne kadar gelmiştir. Bütün yönetimlerde böyledir. Bundan sonra da böyle olacaktır. Bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü biz bu ülkeyi çok seviyoruz. Bu ülkeyi yarınlara taşımak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Bu ülkede herkesin hukuk güvenliği olsun istiyoruz. Yasalar önünde herkes eşit yurttaş olarak görülsün istiyoruz. Kimliği, kişiliği, cinsiyeti, dini, inancı, etnik kökeni, rengi ya da dili ne olursa olsun herkes bu ülkede özgürce ve barış içinde yaşayasın istiyoruz. Bizim başka bir isteğimiz yok. Ötekileştirilmeden yaşayalım istiyoruz. Başkalaştırılmadan yaşayalım ve bir arada, barış içinde yaşayalım istiyoruz. Bütün temennimiz bu. Demokratik teamüllerin ve kuralların işlediği bir ülke istiyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 103 yıl önce söylediği gibi, bu cumhuriyeti bütün kurum ve kurallarıyla yaşatmak istiyoruz. Bütün isteğimiz bu.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-barosu-baskani-yilmazdan-sorusturma-aciklamasi-amac-hak-mucadelesi-veren-tum-kurumlara-ve-kisilere-gozdagi-vermektir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:58:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/izmir-barosu-baskani-yilmazdan-sorusturma-aciklamasi-amac-hak-mucadelesi-veren-tum-kurumlara-ve-kisilere-gozdagi-vermektir.jpg" type="image/jpeg" length="60854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'de 9 milletvekilinin disipline sevki... Burhanettin Bulut: 'Butlancıların aldığı bu karar benim için onurdur']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpde-9-milletvekilinin-disipline-sevki-burhanettin-bulut-butlancilarin-aldigi-bu-karar-benim-icin-onurdur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpde-9-milletvekilinin-disipline-sevki-burhanettin-bulut-butlancilarin-aldigi-bu-karar-benim-icin-onurdur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, 'Butlancıların aldığı bu karar benim için onurdur. Biz Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde demokrasi, adalet ve iktidar mücadelemize başımız dik, vicdanımız rahat bir şekilde devam edeceğiz. Sizlerse CHP tarihinde, parti içi demokrasiyi tasfiye etmeye çalışanlar olarak utançla hatırlanacaksınız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, 'Butlancıların aldığı bu karar benim için onurdur. Biz Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde demokrasi, adalet ve iktidar mücadelemize başımız dik, vicdanımız rahat bir şekilde devam edeceğiz. Sizlerse CHP tarihinde, parti içi demokrasiyi tasfiye etmeye çalışanlar olarak utançla hatırlanacaksınız' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP MYK tarafından tedbirli olarak disipline sevk edilen 9 milletvekili arasında bulunan Bulut, sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklama şunları kaydetti:</p> <p>'Sarayın yargı kollarının atamasıyla koltuğa oturanlar, Sarayda AK'lananlar, Sarayın aklına 'devlet aklı' diyenler, iktidarın diliyle konuşanlar, Genel Merkez'den burunlarını çıkaramayanlar ferman buyurmuş. Tedbirli olarak beni ve yol arkadaşlarımı disipline sevk etmişler. Butlancıların aldığı bu karar benim için onurdur. Biz Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde demokrasi, adalet ve iktidar mücadelemize başımız dik, vicdanımız rahat bir şekilde devam edeceğiz. Sizlerse CHP tarihinde, parti içi demokrasiyi tasfiye etmeye çalışanlar olarak utançla hatırlanacaksınız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpde-9-milletvekilinin-disipline-sevki-burhanettin-bulut-butlancilarin-aldigi-bu-karar-benim-icin-onurdur</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:55:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/chpde-9-milletvekilinin-disipline-sevki-burhanettin-bulut-butlancilarin-aldigi-bu-karar-benim-icin-onurdur.jpeg" type="image/jpeg" length="89476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Iğdır'da sosyal yardımlar için Halk Bankası önünde kuyruk oluştu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/igdirda-sosyal-yardimlar-icin-halk-bankasi-onunde-kuyruk-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/igdirda-sosyal-yardimlar-icin-halk-bankasi-onunde-kuyruk-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yaşlı, dul, yetim, engelli ve çocuk yardımı ödemelerinin yapılmasına ilişkin sistemde yaşanan değişiklik sonrası Iğdır'da vatandaşlar Halk Bankası şubeleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Serdar ÜNSAL</strong></p> <p><strong>(IĞDIR) -</strong> Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yaşlı, dul, yetim, engelli ve çocuk yardımı ödemelerinin yapılmasına ilişkin sistemde yaşanan değişiklik sonrası Iğdır'da vatandaşlar Halk Bankası şubeleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu.</p> <p>Daha önce PTT aracılığıyla gerçekleştirilen sosyal yardım ödemelerinin Halk Bankası üzerinden yapılmaya başlanması nedeniyle vatandaşlar yeni kart almak, hesap açtırmak ve şifre işlemlerini gerçekleştirmek için bankalara akın etti. Özellikle sabahın erken saatlerinden itibaren banka önünde oluşan yoğunluk dikkati çekti.</p> <p>Sırada bekleyen vatandaşlar, uzun kuyrukların mağduriyet oluşturduğunu belirterek, işlemlerin diğer kamu bankalarına da dağıtılması gerektiğini ifade etti. Iğdır'da faaliyet gösteren diğer kamu bankalarının da sürece dahil edilmesi halinde yoğunluğun azalacağını savunan vatandaşlar, yetkililerden çözüm beklediklerini söyledi.</p> <p><strong>'MİLLET PERİŞAN OLMUŞ'</strong></p> <p>Kuyrukta bekleyen bir vatandaş yaşanan duruma tepki göstererek, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Her gün burada büyük bir sıkıntı yaşanıyor. Önceden işlemler PTT'de yapılıyordu. Şimdi Halk Bankası'na devredilmiş. Millet perişan olmuş. Devletin üç bankası varken işlemler neden tek bankada toplanıyor? Çocuk yardımı, sosyal yardım ve yaşlı maaşı alanlar burada kart çıkarıyor, şifre değiştiriyor. Bu yüzden kuyruklar uzayıp gidiyor.'</p> <p>Vatandaşlar, özellikle yaşlı ve engelli bireylerin saatlerce sıra beklemek zorunda kaldığını belirterek, yoğunluğun azaltılması için ek personel görevlendirilmesini ve işlemlerin farklı kamu bankalarına dağıtılmasını talep etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Iğdır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/igdirda-sosyal-yardimlar-icin-halk-bankasi-onunde-kuyruk-olustu</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:51:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/igdirda-sosyal-yardimlar-icin-halk-bankasi-onunde-kuyruk-olustu.jpg" type="image/jpeg" length="39806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda 'Amerika'ya gezi' tartışması... CHP'li Başarır: 'Hulusi Akar, maça mı gidiyor?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-amerikaya-gezi-tartismasi-chpli-basarir-hulusi-akar-maca-mi-gidiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-amerikaya-gezi-tartismasi-chpli-basarir-hulusi-akar-maca-mi-gidiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyetin ABD ziyaretine ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi tartışma yarattı. CHP'li Ali Mahir Başarır, ziyaretin amacı ve kapsamının açıklanmasını isteyerek, 'Hulusi Akar, ABD'ye niye gidiyor? Tarih yok. Maça mı gidiyor? Bilmiyorum. İçerik yok. Gelsin söylesin niye gidiyor' ifadesini kullandı. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ise seyahatin parlamenter diplomasi kapsamında gerçekleştirileceğini ve CHP'li milletvekillerinin de heyette yer alacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyetin ABD ziyaretine ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi tartışma yarattı. CHP'li Ali Mahir Başarır, ziyaretin amacı ve kapsamının açıklanmasını isteyerek, 'Hulusi Akar, ABD'ye niye gidiyor? Tarih yok. Maça mı gidiyor? Bilmiyorum. İçerik yok. Gelsin söylesin niye gidiyor' ifadesini kullandı. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ise seyahatin parlamenter diplomasi kapsamında gerçekleştirileceğini ve CHP'li milletvekillerinin de heyette yer alacağını söyledi.</p> <p>TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da alkolle ilgili düzenlemeler ile yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmelerinin yasaklanmasına ilişkin düzenlemeler içeren 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek.</p> <p data-path-to-node='1'>Kanun teklifinin görüşmelerine geçilmeden önce TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyetin Amerika Birleşik Devletleri'ne gerçekleştireceği resmi ziyarete ilişkin Meclis Başkanlığı tezkeresi Genel Kurul'un onayına sunuldu.</p> <p data-path-to-node='2'>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasıyla Genel Kurul'a sunulan tezkerede, söz konusu resmi ziyaretin 28/3/1990 tarihli ve 3620 sayılı 'Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 6'ncı maddesi uyarınca yapıldığı belirtildi.</p> <p data-path-to-node='2'>Tezkerenin kabul edilmesinden sonra bazı CHP'li milletvekilleri, Komisyon Başkanı Akar ve beraberindeki heyetin Amerika Birleşik Devleti'ne hangi gerekçeyle gittiğinin açıklanması gerektiğini dile getirdi.</p> <p data-path-to-node='2'><strong>'NE ZAMAN İÇİNİZDEN BİRİSİ ABD'YE GİTSE, BAŞIMIZA BİR ŞEY GELİYOR'</strong></p> <p data-path-to-node='2'>CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, 'Ne zaman gidileceği, kapsamı belli değil. Bu nasıl bir tezkere. Burası TBMM. Bu nedir, anlamıyorum ben. Usulde böyle bir şey var mı? Hulusi Akar, ABD'ye niye gidiyor? Tarih yok. Maça mı gidiyor? Bilmiyorum. İçerik yok. Hulusi Akar nerede? ABD'ye gidiyor, biletler alınmış, gelsin söylesin niye gidiyor? Sayın Akar nerede? Ne zaman içinizden birisi ABD'ye gitse başımıza bir şey geliyor. Butlan geliyor. Partiye, birine geliyor. Hayrına gitmiyorsunuz. Bu ülkeye hayır gelmiyor. Ben bunu öğrenmek istiyorum' diye konuştu.</p> <p data-path-to-node='2'>Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl'e tezkerenin okunması çağrısında bulunan Başarır, 'Hulusi Akar. ABD. Ziyaret. AKP. Bunların hepsi bir araya geldiği zaman insanin kafası karışıyor' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-path-to-node='2'><strong>BİNGÖL: 'UMARIM FUTBOL MAÇI İÇİN GİDİLMİYORDUR'</strong></p> <p data-path-to-node='2'>TBMM Başkanvekili Bingöl ise 'Bu seyahatlar, rutin bir şekilde Meclis Başkanlığı'ndan Genel Kurul'a gelir. Burada okutulur. Sonrasında da oylanır. Sizin bahsettiğiniz konular önemli. Hangi amaçla gidiliyor, tarihi, heyette kimler var. Bunların açığa çıkarılması gerekiyor. Ancak kesinleştikten sonra bu bilgiler yeniden Genel Kurul'da gündeme geliyor. Oylamayla, bu seyahatin onaylanması sağlanıyor. Sonra bilgi geliyor. Bugüne kadar ki uygulama bu. Umarım futbol maçı için gidilmiyordur' dedi.</p> <p data-path-to-node='2'><strong>GÜL: 'CHP'li VEKİLLER DE GİDİYOR, KİŞİSEL BİR ZİYARET DEĞİL'</strong></p> <p data-path-to-node='2'>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ise 'gezi' tartışmasına ilişkin, 'Burada yapılan çalışma parlamenter diplomasi adına yapılan bir çalışma. Tabii, yeni bir hadise, şimdi Ali Mahir Bey söyleyince ben de bilgi almaya çalıştım; şu ana kadar aldığım verilere göre 13 Temmuz'da olan bir seyahat ve diplomasi... Sayın Akar'ın, Bakanımızın kişisel bir gezisi değil. Milli Savunma Komisyonu olarak CHP'li üyelerin de katılacağı Komisyonun Amerika Kongresi'nde Türkiye'yi, ülkemizi, Meclis'imizi temsil etmeye yönelik bir çalışma. Kişisel bir seyahat değil' açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulunda-amerikaya-gezi-tartismasi-chpli-basarir-hulusi-akar-maca-mi-gidiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:50:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tbmm-genel-kurulunda-amerikaya-gezi-tartismasi-chpli-basarir-hulusi-akar-maca-mi-gidiyor.png" type="image/jpeg" length="61617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Instagram hesap krizleri büyüyor: İşletmeler dijital mağazalarını kaybediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/instagram-hesap-krizleri-buyuyor-isletmeler-dijital-magazalarini-kaybediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/instagram-hesap-krizleri-buyuyor-isletmeler-dijital-magazalarini-kaybediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin premium dijital pazarlama ajansı IQUEEM'in Kurucusu Berkun Meral, Instagram'da şirket hesaplarının askıya alınmasına ilişkin yaptığı değerlendirme, 'Bugün işletmeler Instagram'da yalnızca içerik paylaşmıyor; müşteri portföylerini, satış süreçlerini, marka algılarını ve reklam yatırımlarını da bu platformlar üzerinde inşa ediyor. Dolayısıyla bir hesabın ani şekilde kapatılması, fiziksel bir mağazanın kapısına kilit vurulmasına benzer sonuçlar doğurabiliyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) -</strong> Türkiye'nin premium dijital pazarlama ajansı IQUEEM'in Kurucusu Berkun Meral, Instagram'da şirket hesaplarının askıya alınmasına ilişkin yaptığı değerlendirme, 'Bugün işletmeler Instagram'da yalnızca içerik paylaşmıyor; müşteri portföylerini, satış süreçlerini, marka algılarını ve reklam yatırımlarını da bu platformlar üzerinde inşa ediyor. Dolayısıyla bir hesabın ani şekilde kapatılması, fiziksel bir mağazanın kapısına kilit vurulmasına benzer sonuçlar doğurabiliyor' dedi.</p> <p>Türkiye'de yüzlerce işletme, girişimci ve içerik üreticisi Instagram hesaplarının herhangi bir açıklama yapılmadan askıya alındığını veya tamamen kapatıldığını bildirmeye başladı. Özellikle satış, rezervasyon, müşteri iletişimi ve reklam operasyonlarını Instagram üzerinden yürüten markalar için yaşanan erişim sorunları, dijital ekonomide platform bağımlılığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p> <p>Konu yalnızca bireysel kullanıcıları değil, doğrudan ticari hayatı etkiliyor. Bugün Instagram; birçok işletme için yalnızca bir sosyal medya platformu değil, aynı zamanda dijital mağaza, reklam ağı, müşteri hizmetleri kanalı ve marka vitrini olarak konumlanıyor. Hesapların ani şekilde erişime kapatılması ise şirketlerin müşteri trafiğinden satış operasyonlarına kadar birçok süreci doğrudan etkileyebiliyor.</p> <p><strong>TÜRKİYE'DE 62 MİLYONDAN FAZLA INSTAGRAM KULLANICISI BULUNUYOR</strong></p> <p>We Are Social ve DataReportal'ın Digital 2026 Türkiye raporuna göre, Instagram'ın Türkiye'deki reklam erişimi 62,3 milyon kullanıcıya ulaştı. Bu sayı Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 71'ine karşılık geliyor. Rapora göre, Türkiye'de internet kullanan kişi sayısı 77,5 milyona yaklaşırken, Instagram ülkedeki en yaygın dijital platformlardan biri olmayı sürdürüyor. Uzmanlara göre, bu ölçekte kullanılan bir platformda yaşanan erişim problemleri artık yalnızca 'teknik sorun' olarak değerlendirilmiyor. Özellikle işletme hesaplarının herhangi bir açıklama yapılmadan kapatılması, doğrudan ekonomik kayıp anlamına geliyor.</p> <p><strong>'ŞİRKETLER ARTIK SADECE TAKİPÇİ DEĞİL DİJİTAL VARLIK İNŞA EDİYOR'</strong></p> <p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye'nin premium dijital pazarlama ajansı IQUEEM'in Kurucusu Berkun Meral, yaşanan sürecin dijital ekonominin kırılgan yapısını ortaya çıkardığını belirterek, 'Bugün işletmeler Instagram'da yalnızca içerik paylaşmıyor; müşteri portföylerini, satış süreçlerini, marka algılarını ve reklam yatırımlarını da bu platformlar üzerinde inşa ediyor. Dolayısıyla bir hesabın ani şekilde kapatılması, fiziksel bir mağazanın kapısına kilit vurulmasına benzer sonuçlar doğurabiliyor' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Son dönemde dünya genelinde benzer şikayetlerin arttığına dikkati çeken Meral, özellikle otomatik denetim sistemlerinin yarattığı mağduriyetlerin daha görünür hale geldiğini ifade ederek, 'Yapay zeka destekli denetim sistemleri platform yönetimi açısından ölçeklenebilirlik sağlıyor olabilir. Ancak milyonlarca kullanıcıyı etkileyen kararların tamamen otomatik mekanizmalarla alınması ciddi sorunlar yaratıyor. Kullanıcıların neden yaptırım aldığını anlayabildiği, şeffaf ve ulaşılabilir destek süreçlerine ihtiyaç var' dedi.</p> <p>Meta Verified tartışmaları büyürken; Meta'ya resmi ihtar süreci başladı. Özellikle ücretli doğrulama sistemi Meta Verified kullanıcıları arasında da benzer şikayetlerin artması dikkati çekiyor. Birçok kullanıcı, ücretli abonelik, kimlik doğrulaması ve 'öncelikli destek' hizmetlerine rağmen hesap sorunlarında etkili bir çözüme ulaşamadığını dile getiriyor.</p> <p>Meral, asıl tartışılması gereken konunun platform güveni olduğunu belirterek, 'İnsanlar artık yalnızca görünürlük satın almıyor; aynı zamanda güven satın aldıklarını düşünüyor. Bir işletme reklam bütçesini, müşteri iletişimini ve marka itibarını bir platform üzerine taşıyorsa; o platformun da şeffaflık, erişilebilir destek ve hesap güvenliği konusunda daha güçlü sorumluluk alması gerekiyor. Biz de IQUEEM olarak yaşanan mağduriyetler nedeniyle hukuki süreci başlattık ve Meta'ya resmi ihtarımızı ilettik' diye konuştu.</p> <p><strong>YENİ BİR SEKTÖR DOĞUYOR: 'HESAP KURTARMA' PİYASASI</strong></p> <p>Yaşanan mağduriyetlerin ardından sosyal medyada 'hesap açtırma', 'platform bağlantısıyla çözüm üretme' veya 'iç erişim sağlama' iddiasıyla faaliyet gösteren kişi ve yapıların sayısında da dikkat çekici artış yaşanıyor.</p> <p>Resmi destek mekanizmalarının yetersiz kaldığı her ortamda kayıt dışı çözümlerin ortaya çıktığını belirtirken, kullanıcıların hesaplarını geri alabilmek için yüksek ücretler ödemek zorunda bırakılmasının yeni bir dijital güvenlik problemi yarattığına dikkat çekiyor.</p> <p>Berkun Meral, 'İnsanların yıllarca yatırım yaptığı hesaplarını geri alabilmek için üçüncü kişilere yönelmek zorunda kalması son derece riskli bir tablo oluşturuyor. Bu durum yalnızca kullanıcı güvenliği açısından değil, dijital ekosistemin sürdürülebilirliği açısından da ciddi soru işaretleri yaratıyor' açıklamasını yaptı.</p> <p>Son dönemde yaşanan gelişmeler, algoritmik karar mekanizmaları, platform şeffaflığı, kullanıcı hakları ve dijital mülkiyet konularının önümüzdeki dönemde çok daha fazla tartışılacağını gösteriyor.</p> <p><strong>ADVERTORIAL YAYIN</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Şirket haberleri, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/instagram-hesap-krizleri-buyuyor-isletmeler-dijital-magazalarini-kaybediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/instagram-hesap-krizleri-buyuyor-isletmeler-dijital-magazalarini-kaybediyor.jpg" type="image/jpeg" length="45699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuşadası Belediyesi Adabahçe, yaz hasadına gün sayıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-adabahce-yaz-hasadina-gun-sayiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-adabahce-yaz-hasadina-gun-sayiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuşadası Belediyesi tarafından yerel tarımsal üretimi desteklemek, sağlıklı ve ekonomik gıdayı vatandaşlarla buluşturmak amacıyla hayata geçirilen Adabahçe'de yetiştirilen yazlık ürünler, kısa süre içerisinde ilçe sakinlerinin sofralarındaki yerini alacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN)</strong> - Kuşadası Belediyesi tarafından yerel tarımsal üretimi desteklemek, sağlıklı ve ekonomik gıdayı vatandaşlarla buluşturmak amacıyla hayata geçirilen Adabahçe'de yetiştirilen yazlık ürünler, kısa süre içerisinde ilçe sakinlerinin sofralarındaki yerini alacak.</p> <p>2020 yılının Haziran ayında üretim seferberliği anlayışıyla ve 'Toprağa Sarıl, Üretime Katıl' sloganıyla hayata geçirilen Adabahçe, aradan geçen altı yılda yalnızca bir tarım alanı değil, aynı zamanda yerel kalkınmanın ve sürdürülebilir üretimin simgelerinden biri haline geldi. Kuşadası Belediyesi'nin öz kaynaklarıyla işletilen ve 21 dönümlük geniş bir arazi üzerine kurulu olan üretim alanında yaz hasadı öncesi yoğun bir çalışma yürütülüyor.</p> <p>Mayıs ayında başlayan fide dikim çalışmalarının tamamlanmasının ardından ekipler, ürünlerin sağlıklı gelişimi için sulama, bakım ve çapalama çalışmalarına aralıksız devam ediyor. İlk yaz güneşinin sıcak ışıklarıyla birlikte olgunlaşacak ürünler arasında salatalık, acur, patlıcan, domates, kabak ve yeşil biber gibi yaz sofralarının vazgeçilmez sebzeleri yer alırken, kavun ve karpuzlar da tatlı yaz günlerine lezzet katmaya hazırlanıyor.</p> <p><strong>ARACISIZ SATIŞ MODELİYLE EKONOMİK FİYATLAR</strong></p> <p>Adabahçe'de yetişen ürünler, hasat edildikleri gün Kuşadası Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından özenle toplanarak satışa hazırlanıyor. Dalından sofraya uzanan bu kısa yolculuk sayesinde ürünler tazeliğini korurken, vatandaşlar da aracısız satış modeliyle ekonomik fiyatlardan alışveriş yapma imkanı buluyor.</p> <p>Günlük olarak hasat edilen sebze ve meyveler, Türkmen Mahallesi Candan Tarhan Bulvarı üzerinde hizmet veren Halk AdaMarket satış mağazasında Kuşadalılarla buluşturuluyor. Özellikle son yıllarda artan yaşam maliyetleri karşısında vatandaşların bütçesine katkı sağlayan Halk AdaMarket, Adabahçe'den gelen doğal ve taze ürünleri uygun fiyatlarla sunarak büyük ilgi görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-adabahce-yaz-hasadina-gun-sayiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:45:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/kusadasi-belediyesi-adabahce-yaz-hasadina-gun-sayiyor.JPG" type="image/jpeg" length="87275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Umut Akdoğan: 'Milletvekillerini MYK kararı ile disipline veremezsiniz. Parti Meclisi kararı gerekir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/umut-akdogan-milletvekillerini-myk-karari-ile-disipline-veremezsiniz-parti-meclisi-karari-gerekir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/umut-akdogan-milletvekillerini-myk-karari-ile-disipline-veremezsiniz-parti-meclisi-karari-gerekir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, 'Bizi partiden atacaklarmış. Ne cehalet. Biz TBMM üyesiyiz. Milletvekillerini MYK kararı ile disipline veremezsiniz. Parti Meclisi kararı gerekir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, 'Bizi partiden atacaklarmış. Ne cehalet. Biz TBMM üyesiyiz. Milletvekillerini MYK kararı ile disipline veremezsiniz. Parti Meclisi kararı gerekir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan'ın da yer aldığı dokuz milletvekilinin oy birliğiyle tedbirli olarak disipline sevk edildiğini açıkladı. Akdoğan sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklama şunları kaydetti:</p> <p>'Bizi partiden atacaklarmış. Ah, ahhh: Ne cehalet yahu. Biz TBMM üyesiyiz. Milletvekillerini MYK kararı ile disipline veremezsiniz. Parti Meclisi kararı gerekir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/umut-akdogan-milletvekillerini-myk-karari-ile-disipline-veremezsiniz-parti-meclisi-karari-gerekir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:43:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/umut-akdogan-milletvekillerini-myk-karari-ile-disipline-veremezsiniz-parti-meclisi-karari-gerekir.jpg" type="image/jpeg" length="35013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğretmen Koparan'ın ölümü TBMM gündeminde... CHP'li Başarır: Yaratılan sistem bencil ve gaddar]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ogretmen-koparanin-olumu-tbmm-gundeminde-chpli-basarir-yaratilan-sistem-bencil-ve-gaddar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ogretmen-koparanin-olumu-tbmm-gundeminde-chpli-basarir-yaratilan-sistem-bencil-ve-gaddar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı'da yaşadığı evde cansız bedeni bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan'ın ölümü TBMM Genel Kurulu'nda gündeme geldi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, olayın takipçisi olacaklarını belirterek, 'Sen öğretmenine servis aracı vermeyeceksin, lojman vermeyeceksin, gencecik hayatının baharında yaşamına son verecek ve cenazesine atadığı milli eğitim müdürü, vali ve kaymakam katılmayacak. Yaratılan sistem budur; bencil, gaddar, görmeyen, hissetmeyen, dokunmayan, anlamayan' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>Ağrı'da yaşadığı evde cansız bedeni bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan'ın ölümü TBMM Genel Kurulu'nda gündeme geldi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, olayın takipçisi olacaklarını belirterek, 'Sen öğretmenine servis aracı vermeyeceksin, lojman vermeyeceksin, gencecik hayatının baharında yaşamına son verecek ve cenazesine atadığı milli eğitim müdürü, vali ve kaymakam katılmayacak. Yaratılan sistem budur; bencil, gaddar, görmeyen, hissetmeyen, dokunmayan, anlamayan' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da alkolle ilgili düzenlemeler ile yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmelerinin yasaklanmasına ilişkin düzenlemeler içeren 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek.</p> <p>Kanun teklifinin görüşmeleri öncesinde Bingöl, siyasi partilerin grup başkanvekillerine söz verdi.</p> <p><strong>ÖZDAĞ: 'FATOŞ PINAR TÜRKER'İN ANLATTIKLARI ÜRKÜTÜCÜ'</strong></p> <p>Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in maruz kaldığı çıplak aramayı gündeme getirdi. Özdağ, 'İBB davasında Fatoş Pınar Türker'in anlattıkları ürkütücü ve üzücü. Çıplak aramalardan başlayarak çocuklarıyla tehdit edilme ve işkence, mobbing iddiaları. Bakın, iddiaları diyorum ve buradan 'Alo Adalet' Bakanına da sesleniyorum: Sayın Bakan, bunu bu hanımefendi söylüyor, derhal ifadesi alınmalı ve gerekli kişiler hakkında da gerekli işlemler derhâl yapılmalıdır. Eğer bunlar yapılmazsa ne oluyor söyleyeyim sizlere: Türkiye gri listeye alınmıştı bütün bu olaylardan dolayı. Bir yandan bu tür işkenceler, mobbingler, çıplak aramalar, bir diğer yandan Türkiye'deki uyuşturucu ticaretinin, uyuşturucunun tamamen çocuklarımıza kadar, dokuz yaşındaki çocuklara kadar sirayet etmesi; baronların, mafyaların, sokaklarda çatışmaları neticesinde gri listeye almışlardı bizi, sonra çıkabilmek için de adeta göbeğimiz çatlamıştı ve tekrar çıkmıştık' ifadesini kullandı.</p> <p><strong>POYRAZ, DORUK MADENCİLİK İŞÇİLERİNİ GÜNDEME GETİRDİ: '300 BABA, 300 VATAN EVLADI'</strong></p> <p>İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Doruk Madencilik bünyesinde çalışan Türk Maden-İş üyesi işçilerin, verilen sözlerin tutulmaması gerekçesiyle Ankara'ya yürüyüş başlattığını hatırlattı.</p> <p>Maden işçilerinin polis barikatında olduğunu sözlerine ekleyen Poyraz, 'Şu an oradaki Doruk Madencilik mağduru olan işçiler, bunlar zaten işçi, yeraltında, santralde elleri, yüzleri, her tarafları simsiyah olmuş işçiler, ekmeklerini o kömürden, yerin altından çıkaran insanlar; bu insanlar şu an polis barikatında. Türk polisiyle bu mağdurları karşı karşıya getiren bir zihniyet bugün ülkeyi yönetiyor. Şimdi, neydi bu zihniyet? Bundan birkaç ay öncesinde Doruk Madencilik mağdurları bu konuyu dile getirdiklerinde sayın bakanlar devreye girdiler, ilgili firmanın sahibini aradılar ve firmanın sahibini aradıktan sonra da 'Bu konu çözüldü.' deyip ekibi dağıttılar. Biz buna sokak ağzıyla 'aspirin vermek' diyoruz. Ya, aspirin verdiğiniz adamlar ya da 'İşiniz halloluyor, merak etmeyin, hadi gidin, dağılın' dediğiniz adamlar evlatlarının kahramanı, evlatlarının kahramanı bu adamlar. Bu adamlara, koca koca adamlara bu ülkeyi yönetenler aspirin veremez' diye konuştu.</p> <p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül'e seslenen Poyraz, 'Bunlar 300 vatan evladı, 300 baba yani tıpkı, siz eve gittiğinizde evlatlarınızın size sarıldığı gibi onlara da evlatları sarılıyor; bunlar 300 baba. Bu konuyla ilgili, bu konuda devreye girdiğini iddia edip ama biraz önce söylediğim gibi hiçbir sonuç elde edememiş bakanları da bu anlamda kamuoyunda mahcup duruma düşüren bu Doruk Madencilik'le ilgili sizin hem adalet duygunuzun, kişisel adalet duygunuzun hem de vicdanınızın devreye gireceğini ve bugün buradan Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili olarak sözlerinizle değil ama eylemlerinizle sözlerinizi güçlendireceğimize inanıyorum' dedi.</p> <p><strong>KILIÇ: ÇİFTÇİ, HASATTAN KAZANDIĞINI ELEKTRİK FATURASINA YATIRIR HALE GELMİŞ'</strong></p> <p>MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise Nevşehir'deki üretilerin çok acil çözüm bekleyen sorunları olduğunu söyleyerek, sulama maliyetlerine dikkati çekti. Kılıç, 'Bugün Nevşehirli çiftçimizin en büyük feryatlarından biri sulama maliyetleridir. Yer altı suları çekildikçe su çok daha derinlerden çıkarılıyor, dev su motorları gece gündüz demeden çalışıyor. Ay sonu gelen kabarık elektrik faturaları da hâliyle üreticinin belini büküyor. Çiftçimiz neredeyse hasattan kazandığını götürüp doğrudan elektrik faturasına yatırır hale gelmiştir' ifadesini kullandı.</p> <p><strong>KOÇYİĞİT, YAŞAMINI YİTİREN ÖĞRETMENİ GÜNDEME GETİRDİ</strong></p> <p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise Ağrı'da görev yapan 24 yaşındaki sözleşmeli öğretmen Irmak Ayşe Koparan'ın evinde şüpheli şekilde ölü bulunmasını gündeme getirdi. Koçyiğit, Koparan'ın ulaşım imkansızlığı yaşadığını ve ciddi bir ekonomik çıkmaza girdiğini ileri sürerek şunları kaydetti:</p> <p>'Her gün onlarca kilometre yolu kendi imkanlarıyla gidip gelmek zorunda kalıyor ve 'Taksi ücreti maaşımı aşıyor' diye de aslında bunu ifade ediyor fakat çözüm bulunuyor mu? Maalesef, her zamanki gibi çalışanın, kadının, emekçinin sesi duyulmuyor, duyulamıyor ve bu duyulmama hâlini de sadece münferit, geçici bir durum olarak değil aslında sistemsel bir sorun olarak, idari bir eksiklik olarak ifade etmek sanırım yanlış olmayacaktır. En önemlisi de kaldığı lojmanın güvenli olmadığını söylüyor fakat bu talebine de bir karşılık bulamıyor. O köyde kalmak istemediğini, başka bir yere tayin olmak istediğini söylüyor ve bütün bunların karşılığında bugün ne yazık ki aramızda yok. Bütün bunların üzerine aslında görev yaptığı okul açısından da duruma bakmak gerekiyor. Bu okulda mobbinge maruz kalıyor, hakarete maruz kalıyor ve hatta fiziksel şiddete maruz kalıyor. Tutanaklara göre, okul müdürü tarafından kendisine yönelik olarak 'Çingene, sende aşağılık psikolojisi var, çocukluğunda ne yaşadın sen acaba? Sıkıntılı bir insansın' gibi ifadelerle hakaret ediliyor. Yetmiyor, fiziksel şiddete uğruyor ama bu fiziksel şiddete uğrayan öğretmenin hakkı korunmak yerine ne yazık ki onun idari olarak görev yerinin değiştirilmesi gibi bir başvurunun yapıldığını görüyoruz. Aslında burada şiddeti önlemek, şiddete maruz kalan mağduru korumak, bir kadını, bir eğitim emekçisini korumak yerine sistem her zamanki gibi güçlüyü koruyor, mevkiyi koruyor, iktidarı koruyor, koltuğu koruyor yani yerleşik olarak ne varsa o düzenden yana tutum aldığını görüyoruz.'</p> <p><strong>BAŞARIR: 'OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ'</strong></p> <p>CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da öğretmen Koparan'ın şüpheli ölümüne ilişkin konuştu. Olayın takipçisi olacaklarını söyleyen Başarır, 'İntihar mı, cinayet mi, bu olayı takip edeceğiz, gerçekler ortaya çıkmalı ama maalesef ki büyük ideallerle okuyan, büyük ideallerle o ilçeye gidip öğretmenlik yapan, görev yapan çok kıymetli hocamızın yaşadıkları aslında Türkiye'yi anlatıyor, eğitimi anlatıyor, öğretmenlerin sorunlarını anlatıyor, bir iktidarın öğrencisini de öğretmenini de nasıl gördüğünü tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor' dedi.</p> <p>Öğretmen Koparan'ın Hamur İlçe Eğitim Müdürlüğü'ne verdiği bir dilekçeyi hatırlatan Başarır, şunları söyledi:</p> <p>''Benim yaşadığım, görev yaptığım köyle merkez arası 100 kilometre. Servis yok, taksiyle gitmek zorunda kalıyorum, param yetmiyor' diyor. Dilekçede bir şeyi daha belirtiyor, 'Lojman olarak görülen yerde yaşayabilmem imkansız. Bir öğretmen daha kalıyor, bir erkek ile bir kadının aynı lojmanda kalması hayatın olağan akışına uygun değil' diyor ve dilekçesine cevap verilmiyor. Belki de umutları, hayalleri, idealleri köreldiği için intihar etti. Yazık, Milli Eğitim Müdürü, Vali, Kaymakam, İlçe Milli Eğitim Müdürü bir açıklama yapmıyor ama dün arkadaşları ve oradaki birkaç insan onu İzmir Torbalı'ya ailesinin yanına defin için yolluyor, cenazesinde vali yok, kaymakam yok, milli eğitim müdürü yok, bürokrat yok. Biz ne hale geldik? Biz nasıl bu hale geldik? Ağrı'da görev yapan gencecik bir öğretmen son yolculuğuna uğurlanıyor. Devletin valisi, kaymakamı, il, ilçe millî eğitim müdürü gelmiyor, cenaze programını açıklamıyor; koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin bürokratlarının hali bu. Peki, bir milletvekili, bir bakan gelse o vali, o kaymakam, o millî eğitim müdürü, mal müdürü, tapu müdürü sıraya geçer, sıraya. Yazıklar olsun. Sen öğretmenine servis aracı vermeyeceksin, lojman vermeyeceksin, gencecik hayatının baharında yaşamına son verecek ve cenazesine atadığı milli eğitim müdürü, vali ve kaymakam katılmayacak. Yaratılan sistem budur; bencil, gaddar, görmeyen, hissetmeyen, dokunmayan, anlamayan' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ogretmen-koparanin-olumu-tbmm-gundeminde-chpli-basarir-yaratilan-sistem-bencil-ve-gaddar</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:34:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ogretmen-koparanin-olumu-tbmm-gundeminde-chpli-basarir-yaratilan-sistem-bencil-ve-gaddar.jpg" type="image/jpeg" length="95687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı: 'Soykırım uzmanı Netanyahu'nun, gerçeklerin üstünü örtmek için başvurduğu yalanlar, işlediği ağır suçların sorumluluğunu gizleyemez']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakanligi-soykirim-uzmani-netanyahunun-gerceklerin-ustunu-ortmek-icin-basvurdugu-yalanlar-isledigi-agir-suclarin-sorumlulugunu-gizleyemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakanligi-soykirim-uzmani-netanyahunun-gerceklerin-ustunu-ortmek-icin-basvurdugu-yalanlar-isledigi-agir-suclarin-sorumlulugunu-gizleyemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Dışişleri Bakanlığı, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, dair, 'Soykırım uzmanı Netanyahu'nun, gerçeklerin üstünü örtmek için başvurduğu yalanlar, işlediği ağır suçların sorumluluğunu gizleyemez. Türkiye olarak, Netanyahu ve işbirlikçileriyle ilgili doğruları en açık dille ifade etmeye devam edeceğiz' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Dışişleri Bakanlığı, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, dair, 'Soykırım uzmanı Netanyahu'nun, gerçeklerin üstünü örtmek için başvurduğu yalanlar, işlediği ağır suçların sorumluluğunu gizleyemez. Türkiye olarak, Netanyahu ve işbirlikçileriyle ilgili doğruları en açık dille ifade etmeye devam edeceğiz' denildi.</p> <p>Dışişleri Bakanlığı'nın resmi X hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:</p> <p>'Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik mesnetsiz, provokatif ve gerçek dışı ithamlar, Netanyahu ve suç ortaklarının uluslararası kamuoyunu yanıltma çabasından ibarettir. Soykırım uzmanı Netanyahu'nun, gerçeklerin üstünü örtmek için başvurduğu yalanlar, işlediği ağır suçların sorumluluğunu gizleyemez. Türkiye olarak, Netanyahu ve işbirlikçileriyle ilgili doğruları en açık dille ifade etmeye devam edeceğiz. Hukuku ve insani değerleri hiçe sayan eylemlerin hesabını uluslararası yargı mercileri önünde vermeleri için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz.'</p> <p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p> <p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada İsrail'in Afrika ülkelerini ve Akdeniz'i istikrarsız hale getirmek için de çaba içine girdiğine dikkati çekerek, 'İsrail, mevcut hükümetin yönetiminde şımardıkça şımarmış, sadece bölge için değil insanlık için de bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları, bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye'yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır' ifadelerini kullanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Erdoğan ayrıca, 'İsrail'in saldırgan tutumu, bölgemizle birlikte insanlığa yönelik bir tehdittir. Bundan 85 sene önce Hitler karşısındaki sessizlik ve tepkisizlik dünya genelinde 80 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açmıştı. Gözü dönmüş bir caninin çılgınlığının faturasını tüm insanlık ödemişti. Bugün aynı hata tekrarlanmaktadır. Gazze kasabı Netanyahu ve kabinesinin soykırımları da tıpkı Hitler'e yapıldığı gibi büyük bir sessizlik ve tepkisizlikle izlenmektedir' demişti.</p> <p>İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, X hesabından yaptığı paylaşımda, Erdoğan'a yönelik sert ifadeler kullanarak, İsrail'in Orta Doğu'yu ve tüm dünyayı tehdit eden İran'a ve onun vekil güçlerine karşı kararlı şekilde harekete geçmeye devam edeceğini belirtmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakanligi-soykirim-uzmani-netanyahunun-gerceklerin-ustunu-ortmek-icin-basvurdugu-yalanlar-isledigi-agir-suclarin-sorumlulugunu-gizleyemez</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:33:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/disisleri-bakanligi-soykirim-uzmani-netanyahunun-gerceklerin-ustunu-ortmek-icin-basvurdugu-yalanlar-isledigi-agir-suclarin-sorumlulugunu-gizleyemez.jpg" type="image/jpeg" length="17523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 48'inci gün... Nihat Sütlaş'ın avukatı: 'Silivri hukuku, gizli ceza muhakemesi maddelerinin yürürlükte olduğu bir sistemdir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-48inci-gun-nihat-sutlasin-avukati-silivri-hukuku-gizli-ceza-muhakemesi-maddelerinin-yururlukte-oldugu-bir-sistemdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-48inci-gun-nihat-sutlasin-avukati-silivri-hukuku-gizli-ceza-muhakemesi-maddelerinin-yururlukte-oldugu-bir-sistemdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 48'nci günü savunma yapan iş insanı ve reklamcı Nihat Sütlaş'ın avukatı Cihan Arık, Silivri'de kurulan yargılama düzenine ilişkin, 'Türkiye'de bunun adı Silivri hukuku oldu. Silivri hukuku dediğimiz şey, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin uygulanmadığı, sanki gizli ceza muhakemesi maddelerinin yürürlükte olduğu bir sistemdir. Cezaevi kampüslerinin içine kurulan duruşma salonları, avukat ile tutuklu arasındaki temasın sınırlandırılması, gizli tanık mekanizması: Bunların tamamı 2008'de başlayan süreçlerin devamıdır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: ZUHAL ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - İBB Davası'nın 48'nci günü savunma yapan iş insanı ve reklamcı Nihat Sütlaş'ın avukatı Cihan Arık, Silivri'de kurulan yargılama düzenine ilişkin, 'Türkiye'de bunun adı Silivri hukuku oldu. Silivri hukuku dediğimiz şey, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin uygulanmadığı, sanki gizli ceza muhakemesi maddelerinin yürürlükte olduğu bir sistemdir. Cezaevi kampüslerinin içine kurulan duruşma salonları, avukat ile tutuklu arasındaki temasın sınırlandırılması, gizli tanık mekanizması: Bunların tamamı 2008'de başlayan süreçlerin devamıdır' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 68'i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 48'ıncı gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor.</p> <p>Duruşmada savunması tamamlanan iş insanı ve reklamcı Nihat Sütlaş'ın çapraz sorgusu yapıldı.</p> <p>Çapraz sorgu sırasında tutuklu sanık Murat Kapki söz aldı. Dosyada kendisiyle ilgili yer alan bazı iddialara değinen Kapki, Sütlaş'ın sunumunda gösterdiği Kadıköy'deki reklam ekranı üzerinden savcılık iddialarını eleştirdi. Sabahki oturumda aile görüşmesinde olduğu için salonda bulunmadığını belirten Kapki, sonradan izlediği bölümde Sütlaş'ın Kadıköy'deki reklam ekranını gösterdiğini söyledi.</p> <p>Kapki, söz konusu alanın daha önce kendi şirketinin kullanımında olduğunu belirterek, 'O ekran, Murat Abbas'ın bana yönelik iddialarında geçen yerlerden biridir. Hani Murat Ongun'un bana verilmesini istediğini iddia ettiği yer var ya, işte o yer. O alan benim elimden alındı ve daha sonra Cem Film İnovasyon şirketine verildi. Murat Abbas'ın bana verilmesini söylediğini iddia ettiği yer tam olarak orası' diye konuştu. Murat Kapki, savcılığın suç örgütü iddiasını eleştirerek, 'Nasıl bir örgütsek Sayın Başkanım, benim elimden alınan yer bugün başka bir şirket tarafından işletiliyor. Burada gösterilen ekran da benim elimden alınan o yer' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'8 YAŞINDAKİ OĞLUM TEDAVİ GÖRÜYOR, ŞİMDİ DE OKULDAN UZAKLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR'</strong></p> <p>Aile görüşmesinden çıktığını belirten Kapki, 'Biz burada yaşadıklarımızı anlatıyoruz ama ailelerimizin neler yaşadığını kimse bilmiyor. Benim oğlum 8 yaşında. Daha önce de anlattım. Psikiyatrik tedavi görüyor, ilaç kullanıyor. 6 aydır babasından ayrı. Şimdi de TED İstanbul Koleji'nden oğlumu uzaklaştırmaya çalışıyorlar' şeklinde konuştu. Çocuğunun yaşadığı psikolojik sorunlara dikkati çeken Kapki, 'Bir çocuk yaramazlık yapabilir. Babasından 6 aydır ayrı kalan bir çocuğun davranışları değişebilir. Ama bu, okul kaydının yenilenmemesine gerekçe olabilir mi? Bu çocuğun eğitim hakkının elinden alınmasını haklı gösterebilir mi?' diye sordu.</p> <p>Kapki, sağlık sorunlarının devam ettiğini, artık çözüm beklediğini belirterek, 'Boyun fıtığım yeniden nüksetti. Elimde kırık var. Bunları size defalarca dilekçelerle bildirdim. Sağlık sorunlarımız devam ediyor ama hiçbir sonuç alamıyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'BU DOSYA, BAŞLI BAŞINA SAVUNMA HAKKININ İHLALİDİR'</strong></p> <p>Nihat Sütlaş'ın avukatı Cihan Arık, savunmasında, yaklaşık bir aydır dosyadaki birçok evraka UYAP üzerinden erişemediğini, bunun savunma hakkını doğrudan ihlal ettiğini söyledi.</p> <p>Kendisinin de geçmişte Ergenekon davasında yargılandığını hatırlatan Arık, yaşadıklarıyla mevcut davayı karşılaştırdı. 16 ay tutuklu kaldığını anlatan Arık, 'Dönemin hakim ve savcıları bana silahlı terör örgütü üyeliğinden 7,5 yıl ceza verdi. Sonra Yargıtay bu kararı 'delil olmadan hüküm kurulmuş' diyerek bozdu. Demek ki bu ülkede delil olmadan da ceza verilebiliyormuş. Bunu bizzat yaşadım' dedi.</p> <p>Arık, Silivri'de kurulan yargılama düzenine işaret ederek, şunları kaydetti:</p> <p>'Türkiye'de bunun adı Silivri hukuku oldu. Silivri hukuku dediğimiz şey, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin uygulanmadığı, sanki gizli ceza muhakemesi maddelerinin yürürlükte olduğu bir sistemdir. Cezaevi kampüslerinin içine kurulan duruşma salonları, avukat ile tutuklu arasındaki temasın sınırlandırılması, gizli tanık mekanizması: Bunların tamamı 2008'de başlayan süreçlerin devamıdır.'</p> <p><strong>'GİZLİ TANIKLARIN VARLIĞI BİLE TARTIŞMALI'</strong></p> <p>Savcılığın dosyayı büyük ölçüde gizli tanık ifadeleri üzerine kurduğunu söyleyen Arık, gizli tanık beyanlarının hukuken geçerli olup olmadığının bile tartışmalı olduğunu savundu. Ergenekon sürecinde kullanılan bazı gizli tanıkların sonradan sanık ya da soruşturmanın parçası olduğunun ortaya çıktığını hatırlatan Arık, bu dosyada da benzer yöntemlerin kullanıldığını öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Dosyadaki bazı gizli tanık ifadelerinde Cumhuriyet savcısı ve zabıt katibi imzalarının bulunmadığını belirten Arık, şöyle konuştu:</p> <p>'Tanık Koruma Kanunu çok açık. Bu ifadelerin nasıl alınacağı, nasıl düzenleneceği belli. Ancak dosyada bazı gizli tanık ifadelerinde savcı imzası yok, zabıt katibi imzası yok, elektronik imza yok. Parmak izi de yok. Şimdi ben soruyorum, bu kişi gerçekten var mı, yok mu? Bunun ispatı nerede?'</p> <p>Avukat Cihan Arık, dosyada önce 'Meşe' kod adlı gizli tanığın ortaya çıktığını, ardından aynı içerikteki ifadelerin bu kez 'İlke' adlı başka bir gizli tanığa atfedildiğini ileri sürerek, 'Botanik bahçesi gibi tanık üretiliyor. Bir ağaç gidiyor, başka bir ağaç geliyor ama ifadeler aynı kalıyor' dedi.</p> <p><strong>'SELMAN NARMAN TANIK MI, ŞÜPHELİ Mİ, SANIK MI?'</strong></p> <p>Savunmasının önemli bölümünü iddianamedeki çelişkilere ayıran Arık, özellikle Selman Narman'la ilgili bölümlerin büyük bir karmaşa içerdiğini söyledi. Narman'ın bazı ifadelerde, 'tanık', bazı bölümlerde ise 'şüpheli' olarak gösterildiğini belirten Arık, '15 Nisan 2025 tarihli ifadeye baktığımızda 'Şüpheli Selman Narman' yazıyor. İddianamede bu ifade tam 42 kez kullanılmış. 42 kez sehven yazılmaz. Ama işin ilginç tarafı, bu tarihte alınmış olduğu söylenen imzalı ifade dosyada yok. Ben günlerdir arıyorum, bulamıyorum. Meslektaşlarımla baktık, yok. O zaman soruyorum: Bu kişi tanık mı, şüpheli mi, sanık mı?' diye sordu. </p> <p><strong>'İFADELER BİRBİRİNE KARIŞMIŞ, KOPYALA-YAPIŞTIR İDDİANAME'</strong></p> <p>Cihan Arık, iddianamenin büyük bölümünün 'kopyala-yapıştır' yöntemiyle hazırlandığını savunarak, Eyüp Subaşı'na ait olduğu belirtilen bir ifadede, '6 Mart 2025 tarihinde verdiğim beyana ilave olarak:' cümlesinin yer aldığını ancak Eyüp Subaşı'nın o tarihte ifade vermediğini söyleyen Arık, inceleme sonucunda bu bölümün Selman Narman'ın ifadesinden kopyalandığını ileri sürdü.</p> <p>'İfadeleri birbirlerinin içine sokmuşlar' diyen Arık, 'Kimin ne söylediği belli değil. Dosyada olmayan ifadelerden alıntı yapılıyor. Tanıkla şüpheli birbirine karışmış durumda. Böyle hazırlanmış bir iddianamenin CMK'ya göre iade edilmesi gerekir' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'DOSYADA İLBAKLARIN HER ŞEYİ VAR, KENDİLERİ YOK'</strong></p> <p>Avukat Arık, bazı kişi ve şirketlere ilişkin tüm verilerin dosyada bulunmasına rağmen bu isimlerin yargılama dışında bırakıldığını savunarak, 'İlbaklar'a ait MASAK raporları var, HTS kayıtları var, banka hareketleri var, şirket bilgileri var. Dosyada her şeyleri var ama kendileri yok. Soruşturmanın başında tutuklandıklarını biliyoruz ama sonra ayrılmışlar. Neden ayrıldılar? Bunun cevabı yok' dedi.</p> <p>Müvekkiline yöneltilen suçlamaların hukuki zemininin bulunmadığını, Savcılığın bazı işlemlerin Kamu İhale Kanunu'nun 3/g maddesi kapsamındaki istisna usulle yapıldığını kabul ettiğini belirten Arık, 'Yargıtay'ın yerleşik kararları açık. 3/g kapsamındaki işlemler ihale değildir. İhale değilse ihaleye fesat karıştırma suçu da oluşmaz. Savcılık hem bunun istisnai usul olduğunu kabul ediyor hem de ihaleye fesat suçlaması yöneltiyor. Bu hukuken mümkün değildir' dedi.</p> <p>Cihan Arık, soruşturma aşamasında savcılıktan ifade alan savcıya gönderildiğini öne sürdüğü bir notu da anlatarak, 'Dosyanın savcısı ifade alan savcıya not gönderiyor. Notta şu yazıyor: 'Aşırı zenginleşme var.' Sonra müvekkilim tutuklanıyor. Aşırı zenginleşme diye Türk Ceza Kanunu'nda bir suç yok' diye konuştu. Avukat Arık, bunun hukuki değil psikolojik bir yönlendirme olduğunu savunarak, 'Bu bir suç isnadı değil, bir mesajdır. 'Dikkat et, bu kişiyi böyle değerlendir' mesajıdır. Biz geçmişte bunları gördük. Bu tür notların ne amaçla yazıldığını çok iyi biliyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'MİRAS KALAN MALLARA BİLE TEDBİR KONULDU'</strong></p> <p>Müvekkiline ait mal varlıkları üzerindeki tedbir kararlarının da hukuka aykırı olduğunu savunan Arık, bazı taşınmazların suçlama konusu yapılan tarihlerden yıllar önce miras yoluyla edinildiğini söyledi. Avukat Arık, 'Miras yoluyla intikal etmiş taşınmazlar var. Tapu kayıtları ortada. 2016'da intikal etmiş, 2019'da ifraz işlemi görmüş. Buna rağmen hâlâ tedbir devam ediyor. Buradaki amaç nedir, anlamaya çalışıyorum' dedi.</p> <p>Sütlaş'ın gözaltına alınmadan önce savcılığa dilekçe vererek ifade vermeye hazır olduğunu bildirdiğini, buna rağmen tutuklandığını söyleyen Arık, 'Kaçma şüphesi olmayan, kendi iradesiyle savcılığa başvuran bir insanın 15 aydır tutuklu tutulmasını hukukla açıklamak mümkün değildir' diyerek, müvekkilinin tahliyesine ve beraatına karar verilmesini talep etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-48inci-gun-nihat-sutlasin-avukati-silivri-hukuku-gizli-ceza-muhakemesi-maddelerinin-yururlukte-oldugu-bir-sistemdir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:27:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ibb-davasinda-48inci-gun-nihat-sutlasin-avukati-silivri-hukuku-gizli-ceza-muhakemesi-maddelerinin-yururlukte-oldugu-bir-sistemdir.jpeg" type="image/jpeg" length="62501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erkan Baş: 'Saray rejimine karşı geleceği yeniden inşa etmeye varız']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/erkan-bas-saray-rejimine-karsi-gelecegi-yeniden-insa-etmeye-variz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/erkan-bas-saray-rejimine-karsi-gelecegi-yeniden-insa-etmeye-variz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TİP Genel Başkanı Erkan Baş, 'Biz dünden daha büyük bir inatla, daha büyük bir umutla mücadele etmeye devam ediyoruz. Saray rejimi ile hesaplaşmaya, saray rejimine karşı bu memleketin geleceğini yeniden inşa etmeye varız' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - TİP Genel Başkanı Erkan Baş, 'Biz dünden daha büyük bir inatla, daha büyük bir umutla mücadele etmeye devam ediyoruz. Saray rejimi ile hesaplaşmaya, saray rejimine karşı bu memleketin geleceğini yeniden inşa etmeye varız' dedi. </p> <p>Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baş, 'Saray merkezli yeni bir saldırıyla daha karşı karşıyayız. Gerçekten belki mutlak butlanla yeni karşılaşıyoruz Ama bu saray merkezli saldırıların yeni olduğu anlamına gelmiyor' ifadelerini kullandı.</p> <p data-start='694' data-end='840'>Söz konusu süreçlerin yeni olmadığını dile getiren Baş, 'Bu halkı sindirme çabaları ne yazık ki ilk değil ve çok muhtemeldir ki son da olmayacak' dedi. Mücadelenin kararlılıkla sürdürülmemesi halinde yeni saldırıların gündeme geleceğini belirten Baş, 'Biz bunlara karşı topyekun mücadele etme iradesi göstermedikçe sarayın yeni hamleleri, yeni saldırıları gündeme gelecektir' diye konuştu.</p> <p data-start='1081' data-end='1364'>Partisinin tutumuna ilişkin de konuşan Baş, daha önce yapılan açıklamaları hatırlatarak, 'mutlak butlan' kararının ardından Parti Meclisi'ni olağanüstü topladıklarını kaydetti. Baş, toplantının ardından yapılan açıklamalarda 'Bu karara ve saray rejiminin karşı devrimci tüm saldırılarına direneceğiz' denildiğini aktararak, ayrıca 'Bu kararın çıkmasına vesile olan, o koltuğa geçmeye niyetlenen herkesin de sarayla iş birliği içerisinde olduğunu vurguladık' ifadelerini kullandı. Baş, şöyle konuştu:</p> <p>'İktidarın icazetiyle ana muhalefet koltuğuna oturacak herhangi bir kişiyi de tanımayacağımızı söyledik. O gün bugündür, bu değerlendirmelerimizden bir milim bile geri adım atmış durumda değiliz. Çünkü biz bu yaşananları bir Cumhuriyet Halk Partisi içi sorun, parti içi çekişme, parti içi mücadele konusu olarak görmüyoruz. Bu nedenle yaklaşımımızda herhangi bir değişiklik yok, olmayacak.</p> <p><strong>'YETKİSİZ MAHKEMELERİN KARARLARI, KAYIKÇI KAVGASI GİBİ GÖSTERİLİYOR'</strong></p> <p>Ancak geldiğimiz noktada dost acı söyler diyerek dostça bir uyarıyı yapma sorumluluğu da omuzlarımızda. Örneğin sıklıkla ifade edilen 'baba ocağı' tabiri. Eğer tartışmayı bir baba ocağı tartışmasına çevirirsek o zaman bu Cumhuriyet Halk Partisi içi bir konu gibi ele alınmaya başlanır. Daha doğrusu tartışmanın o zemine çekilmesi için vesile edilir. Bizim gördüğümüz şey, saray rejiminin bu meseleyi bir parti içi mesele haline getirmeye çalıştığı, amacının, muradının bu olduğudur. Yetkisiz, görevsiz mahkemelerin hukuka aykırı kararlarıyla meydana gelmiş bu durumu bir kayıkçı kavgası gibi göstermeye çalıştıklarını, böyle görülmesi için çaba harcadıklarını görüyoruz. Dolayısıyla kendisini saray rejiminin karşısında konumlandıran herkes için bu oyuna itiraz etmenin mutlak bir görev, mutlak bir sorumluluk olduğunu söylüyoruz.</p> <p><strong>'MEMLEKETİN GELECEĞİ İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Günlerdir, memleketi bir kısır kavganın içine hapsettiler. Saray rejiminin görmek ve topluma göstermek istediği o yüksek siyaset, işte tam da böyle bir şey. Arada birileri çıkacak, birbirlerine laf söyleyecekler. Karşılıklı hukuk hamleleri yapılacak. Tüzükler, yönetmelikler tartışılacak. Her akşam ekranlarda böyle pek çok kadrolu yorumcu, kim ne dedi, aslında ne demek istedi, bundan sonra hangi taraf hangi adımları atacak? İstedikleri şey bu ve bunlar olurken bunların gerçek failleri arka tarafta zevki sefa sürmeye, gemilerini yüzdürmeye devam edecekler. Bu arada biz daha da yoksullaşacağız. Ay sonunu getiremeyeceğiz. Çocuklarımız okulda bir öğün dahi yemek yiyemeyecekler. Beyefendiler de masanın başına oturup sabah akşam anketlere bakacaklar. O yüzden ben buradan tüm halkımıza seslenmek istiyorum. Biz dünden daha büyük bir inatla, daha büyük bir umutla mücadele etmeye devam ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da memleketin geleceği için ne gerekiyorsa aynı sorumlulukla, aynı ciddiyetle tutum almaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Biz varız, buradayız. Saray rejimi ile hesaplaşmaya, saray rejimine karşı bu memleketin geleceğini yeniden inşa etmeye varız. Bu kokuşmuşluğun içerisinde, bu iki yüzlü düzen siyasetinin içinde mücadele etmeye ama olduğumuz gibi durarak mücadele etmeye varız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/erkan-bas-saray-rejimine-karsi-gelecegi-yeniden-insa-etmeye-variz</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:25:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/erkan-bas-saray-rejimine-karsi-gelecegi-yeniden-insa-etmeye-variz.jpg" type="image/jpeg" length="25802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: Ülkemizin üyelik sürecinin ileriye taşınması hem bizim hem AB'nin lehine]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-fidan-ulkemizin-uyelik-surecinin-ileriye-tasinmasi-hem-bizim-hem-abnin-lehine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-fidan-ulkemizin-uyelik-surecinin-ileriye-tasinmasi-hem-bizim-hem-abnin-lehine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'Bugün uluslararası sistem büyük bir dönüşüm içindeyken AB'nin mevcut kurumsal yapısıyla devam etmesi mümkün değil. AB'nin yaşayacağı değişime paralel olarak ülkemizle ilişkileri de yeniden ele alınacaktır. Ülkemizin üyelik sürecinin ileriye taşınması hem bizim hem AB'nin lehinedir ki bu zihinsel dönüşümün AB içinde yeniden filizlendiğini, Türkiye'nin öneminin her geçen gün daha yüksek sesle dile getirildiğini gözlemliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'Bugün uluslararası sistem büyük bir dönüşüm içindeyken AB'nin mevcut kurumsal yapısıyla devam etmesi mümkün değil. AB'nin yaşayacağı değişime paralel olarak ülkemizle ilişkileri de yeniden ele alınacaktır. Ülkemizin üyelik sürecinin ileriye taşınması hem bizim hem AB'nin lehinedir ki bu zihinsel dönüşümün AB içinde yeniden filizlendiğini, Türkiye'nin öneminin her geçen gün daha yüksek sesle dile getirildiğini gözlemliyoruz' dedi.</p> <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bulgaristan Devlet Haber Ajansı'na uluslararası gelişmeler ve Türk dış politikasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. İran ile İsrail ve ABD arasındaki çatışmanın NATO'nun önemini ortaya koyduğu belirtilen Fidan, Türkiye ve Bulgaristan'ın nasıl bir koordinasyon sağladığı sorusu üzerine Türkiye'ye yönelik ateşlenen füzeler karşısında hızla harekete geçilmiş olmasının NATO'nun etkinliği ve küresel ve bölgesel güvenliğin korunmasında üstlendiği caydırıcı rolün ehemmiyeti ile müttefikler arası birlik ve dayanışmanın önemini bir kez daha gösterdiğini kaydetti.</p> <p><strong>'BULGARİSTAN'LA GÜVENLİK VE SAVUNMA İŞ BİRLİĞİMİZİ DAHA İLERİYE TAŞIMAK İSTİYORUZ'</strong></p> <p>Fidan şöyle devam etti:</p> <p>'Türkiye ve Bulgaristan, ittifakın güneydoğu kanadını oluşturan iki stratejik ortak olarak gelişmeleri yakından takip etmektedir. Askeri makamlarımız ülkelerimizin hava ve füze savunma sisteminin güçlendirilmesi ve desteklenmesi konusunda atılabilecek ilave adımları değerlendirmeye hazırdır. NATO şemsiyesi altında sınır güvenliği, erken uyarı sistemleri ve istihbarat paylaşımı konularında Sofya yönetimiyle tam bir eşgüdüm içerisindeyiz. Bölgesel bir tırmanmanın önlenmesi adına iki müttefik olarak ortak kararlılığımızı sürdürüyoruz. </p> <p>Bulgaristan ve Romanya'yla 2024 yılında hayata geçirdiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nun (MCM Black Sea) yanı sıra, Bulgaristan'da kain İleri Kara Kuvvetleri'ne (FLF) personel katkımız ve İttifak'ın doğu kanadında belirli aralıklarla görev icra eden unsurlarımız aracılığıyla operasyonel işbirliğimizi geliştirmeye gayret ediyoruz.</p> <p>Karadeniz ve Doğu Akdeniz'de kilit bir müttefik ve net bir güvenlik sağlayıcısı olarak, NATO'nun caydırıcılık ve savunma konumlanmasının güçlendirilmesine yönelik çalışmalara İttifak bünyesinde aktif katkı sağlamaya devam ediyoruz. Türkiye 360 derece güvenlik anlayışı doğrultusunda NATO bünyesinde katkılarını artırırken, müttefikleriyle de ikili ölçekte savunma işbirliğini geliştirmeyi arzu etmektedir. Karadeniz ve Balkanlar başta olmak üzere Bulgaristan'la güvenlik ve savunma alanında iş birliğimizi daha da ileriye taşımak istiyoruz.'</p> <p><strong>'SOFYA'DA GÜÇLÜ BİR HÜKÜMETİN VARLIĞI BALKANLARIN İSTİKRARI AÇISINDAN HAYATİ ÖNEME SAHİP'</strong></p> <p>Fidan, Bulgaristan'da yeni hükümet kurulmasıyla yaşanan değişimi Türkiye'nin nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruya yanıtında, Sofya'da sürdürülebilir ve güçlü bir hükümetin varlığının sadece Bulgaristan'ın refahı için değil, Balkanların istikrarı ve ortak projelerin geleceği açısından da hayati öneme sahip olduğunu ifade etti. Fidan, 'Bu durum, enerji, lojistik ve güvenlik alanlarında askıda bekleyen ya da uzun vadeli planlama gerektiren stratejik dosyaları çok daha hızlı ve kararlı bir şekilde neticelendirmemize imkan tanıyacaktır. Ayrıca, istikrarlı bir hükümetin getirdiği işlerlik, Bulgaristan halkının soydaşlarımız dahil tüm kesimlerinin refahını ve yaşam kalitesini artıracak hizmetlerin uygulamaya konmasında son derece önemlidir' dedi. </p> <p>Bulgaristan Türklerini temsil eden partilerin seçim sonuçları ve siyasetteki rollerine ilişkin soruyu Fidan, 'Soydaşlarımızın demokratik haklarını kullanarak parlamentoda güçlü bir şekilde temsil edilmeleri, elbette bizi memnun etmektedir. Soydaşlarımızın huzur ve beraberlik içinde Bulgaristan'ın siyasi, toplumsal, iktisadi ve kültürel hayatına katkıda bulunmaya devam etmeleri en büyük arzumuzdur' ifadeleriyle yanıtladı. </p> <p><strong>'ANLAŞMANIN AMACI BULGARİSTAN'IN FARKLI KAYNAKLARA ERİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRMAK'</strong></p> <p>Fidan, BOTAŞ ile Bulgargaz arasındaki anlaşmanın Bulgaristan açısından dezavantajlı olduğu yönündeki iddialarla ilgili soru üzerine, 2023 yılında imzalanan anlaşmanın esasen Rusya'dan doğal gaz alımının kesildiği, Bulgaristan'ın enerji tedarikinde arz kesintileriyle karşı karşıya kaldığı ve alternatif kaynak arayışında olduğu bir dönemde Bulgaristan'ın arz güvenliğini tahkim eden stratejik bir hamle olduğunu söyledi. Fidan, şunları kaydetti:</p> <p>'Türkiye, bu süreçte komşusu ve müttefiki Bulgaristan'ın enerji arz güvenliğine katkı sağlamayı bir sorumluluk olarak görmüş ve gerekli desteği sunmuştur. Anlaşmanın temel amacı Bulgaristan'ın farklı kaynaklara erişimini kolaylaştırmak ve bölgesel enerji güvenliğine katkıda bulunmaktı. Türkiye ve Bulgaristan, bölgemizde enerji alanında her zaman güvenilir birer ortak olmuştur. BOTAŞ-Bulgargaz anlaşması, iki ülkenin iş birliğinin ötesinde, Avrupa'nın enerji güvenliğinin sağlanmasına da katkı yapabilecek altyapıyı sunmaktadır. </p> <p>Bu konu, ilgili kurumlarımız arasında uzun süredir yapıcı bir diyalog çerçevesinde ele alınmaktadır. 'Kazan-kazan' ilkesi çerçevesinde, iki ülkenin de ticari ve hukuki çıkarlarını gözeten, günün değişen koşullarına uyumlu bir güncelleme için makamlarımız esasen temas halindedir. Bulgaristan'la enerji alanındaki ilişkilerimize büyük önem veriyoruz ve bu ilişkileri daha da geliştirmeyi arzu ediyoruz. Amacımız Türkiye-Bulgaristan doğal gaz iletim kapasitesinin artırılmasını da içerecek kapsamlı bir enerji iş birliği anlaşması imzalayarak ilişkilerimizi daha da ileriye taşımaktır.'</p> <p><strong>'ÜLKEMİZİN AB'YE KATILIM SÜRECİNİ KISA VADELİ HESAPLARLA DEĞERLENDİRMEK HATA OLUR'</strong></p> <p>'Brüksel yolunda Türkiye hangi konularda ilerlemeye ve hangi konularda geri adım atmaya hazırdır' sorusu üzerine Fidan, son dönemdeki temaslarında muhataplarına Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin Türkiye için stratejik öncelik olmaya devam ettiğini açıkça ifade ettiklerini vurguladı. Fidan, 'Ülkemizin AB'ye katılım sürecini, konjonktürel ve kısa vadeli hesaplarla değerlendirmek hata olur. Neticede bugün AB üyesi olan ülkelerin neredeyse yarısı Avrupa ailesinin parçası olarak kabul görmezken biz vardık. AB ile tam üyelik hedefi içeren Ortak Anlaşmamızı 1963 yılında imzaladık. Tam üyeliğin merhalesi olan Gümrük Birliği'ni 1996'da yürürlüğe koydu' dedi.</p> <p><strong>'TÜRKİYE'NİN ÖNEMİ HER GEÇEN GÜN DAHA YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİLİYOR'</strong></p> <p>AB ile ekonomik ve ticari ilişkilerin, kapsamlı ortaklığın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Fidan, AB'nin Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye'nin ise AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu dile getirdi. 2025 yılında Türkiye-AB ikili ticaret hacminin yaklaşık 233 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Fidan, ilişkilerin köklü bir kurumsal zemin üzerine inşa edildiğini söyledi. Fidan şu değerlendirmeyi yaptı:</p> <p>'Son dönemde giderek yoğunlaşan küresel kırılmalar, hızlı dönüşümler, çok yönlü tehdit algılamaları AB'yi köklü bir dönüşümün eşiğine getirmiştir. Güvenlikten, ekonomi ve ticarete her alanda, bildiğimiz dünyanın sonuna geldik ve tüm bu gelişmeler AB'yi derinden etkiliyor.  Bugün uluslararası sistem büyük bir dönüşüm içindeyken AB'nin mevcut kurumsal yapısıyla devam etmesi mümkün değil. AB'nin yaşayacağı değişime paralel olarak ülkemizle ilişkileri de yeniden ele alınacaktır. Ülkemizin üyelik sürecinin ileriye taşınması hem bizim hem AB'nin lehinedir ki bu zihinsel dönüşümün AB içinde yeniden filizlendiğini, Türkiye'nin öneminin her geçen gün daha yüksek sesle dile getirildiğini gözlemliyoruz.</p> <p>Ülkemizin üyeliğine ilişkin siyasi iradenin yeniden ve açık bir şekilde ortaya konulması, ayrıca üyelik perspektifinin somut adımlarla desteklenerek teyit edilmesi, sürecin yeniden ivme kazanmasına katkı sağlayacaktır. Bu noktada, biz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazırız. AB ile ilişkilerin karşılıklı yarar, diyalog ve işbirliği temelinde her alanda geliştirilmesine önem veriyoruz.'</p> <p><strong>'ŞU AN TÜRKİYE'DEN BULGARİSTAN'A İLETİM KAPASİTESİ YETERLİ DEĞİL'</strong></p> <p>Fidan, enerji arz güvenliği ve ulaştırma projeleri konularında Türkiye ve Bulgaristan arasında neler yapılabileceğine dair soru üzerine, enerji alanında doğal gaz altyapılarının güçlendirilmesi, enterkonneksiyonların geliştirilmesi ve enerji arz güvenliğinin artırılması ortak gündemin önemli başlıkları olduğunu söyleyerek, 'Ulaştırma alanında ise sınır geçişlerinin hızlandırılması, demiryolu ve karayolu bağlantılarının geliştirilmesi ve lojistik altyapının güçlendirilmesi üzerinde çalışabiliriz' dedi. </p> <p>Türkiye'den Bulgaristan'a doğal gaz iletim kapasitesinin artırılmasının yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, Doğu Avrupa'nın enerji güvenliği bakımından da önem taşıdığını vurgulayan Fidan, 'Özellikle Ukrayna dahil bölgedeki ülkelerin artan enerji ihtiyaçları dikkate alındığında, mevcut kapasitenin geliştirilmesi gerekmektedir. Şu anda Türkiye'den Bulgaristan'a olan iletim kapasitesi, talep edilen ek hacimleri Bulgaristan üzerinden göndermemiz için yeterli değil' şeklinde konuştu. </p> <p><strong>'KARADENİZ OTOYOLU PROJESİ'Nİ HAYATA GEÇİRMEK İSTİYORUZ'</strong></p> <p>Fidan, 'Elektrik alanında, ülkelerimiz arasında planlanan yeni enterkonneksiyon hattı projelerini sonuçlandırmak istiyoruz. Bu sayede Türkiye ile Bulgaristan arasındaki transfer kapasitesini 700-1100 megawatt artıracağız. Ulaştırma alanında da Bulgaristan'la ikinci demiryolu geçişini açmak ve Karadeniz Otoyolu Projesi'ni hayata geçirmek istiyoruz' diye konuştu.<strong> </strong></p> <p><strong>'KAPIKULE SINIR KAPISI AVRUPA'NIN BİRİNCİ EN İŞLEK KAPISI'</strong></p> <p>Orta Doğu'da önemli yol ve koridorların yeniden inşa edildiği hatırlatılan Fidan, 'Bu koridorlar üzerinden gelen ürünlerin Avrupa'ya taşınması için Bulgaristan üzerinden geçiş şarttır. Bu kapsamda, Bulgaristan ile gümrük, yol ve sınır güvenliği açısından ne tür çalışmalar yürütülüyor' sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:</p> <p>'Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru giderek daha cazip ve güvenilir bir güzergâh olarak öne çıkmaktadır. Türkiye bu koridora stratejik önem atfetmektedir. Kalkınma Yolu Projesi ve diğer bağlantısallık girişimleri de Avrupa ile Asya arasındaki ticaret akışlarını daha hızlı, güvenli ve verimli hale getirmeyi amaçlamaktadır. Bağlantısallık açısından kilit bir ülke olan Türkiye, küresel lojistiğin kalbi konumundadır. Bu koridorların nihai hedefi olan Avrupa pazarına açılan kapı ise Bulgaristan'dır. Bu nedenle gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması, sınır kapılarındaki kapasitenin artırılması, süreçlerin dijitalleştirilmesi ve taşımacılık süreçlerinin hızlandırılması yönünde yakın iş birliği önemlidir.</p> <p>Bulgaristan, Türkiye üzerinden gelen bu devasa lojistik akıştan sadece bir geçiş ülkesi olarak değil, aynı zamanda bu hatların lojistik üssü ve dağıtım merkezi olarak ekonomik anlamda en büyük faydayı sağlayacak ortakların başında gelmektedir. Ziyaretimiz vesilesiyle tüm bu projeleri taçlandıracak adımları atmayı hedefliyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bulgaristan tarafıyla bu konularda yakın iş birliğimiz ve temaslarımız sürmektedir. Aramızdaki Kapıkule Sınır Kapısı Avrupa'nın birinci, dünyanın en işlek ikinci sınır kapısıdır. Yılda dört milyondan fazla aracın, on milyondan fazla yolcunun geçtiği bu kapımızın ve diğer mevcut sınır kapılarının genişletilmesi, ayrıca yeni kapılar açılması, ortak gündemimizde yer almaktadır. Amacımız, ticaretin önündeki engelleri azaltırken sınır güvenliğini en üst düzeyde muhafaza etmektir.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-fidan-ulkemizin-uyelik-surecinin-ileriye-tasinmasi-hem-bizim-hem-abnin-lehine</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:11:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/bakan-fidan-ulkemizin-uyelik-surecinin-ileriye-tasinmasi-hem-bizim-hem-abnin-lehine.jpg" type="image/jpeg" length="76403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin Üniversitesi'nde öğrencilerle bir araya gelen AYM Başkanı Kadir Özkaya: 'Ne olursa olsun asla adaletten ayrılmayın']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mersin-universitesinde-ogrencilerle-bir-araya-gelen-aym-baskani-kadir-ozkaya-ne-olursa-olsun-asla-adaletten-ayrilmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mersin-universitesinde-ogrencilerle-bir-araya-gelen-aym-baskani-kadir-ozkaya-ne-olursa-olsun-asla-adaletten-ayrilmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Mersin Üniversitesi'nde öğrencilerin katılımıyla düzenlenen programda, 'Adalet, hayatın üzerinde yürüdüğü temeldir. Bu nedenle ne olursa olsun asla adaletten ayrılmayın. Çünkü adalet yalnızca hukukçuların meselesi değildir. Adalet, bir toplumun ortak vicdanıdır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Mersin Üniversitesi'nde öğrencilerin katılımıyla düzenlenen programda, 'Adalet, hayatın üzerinde yürüdüğü temeldir. Bu nedenle ne olursa olsun asla adaletten ayrılmayın. Çünkü adalet yalnızca hukukçuların meselesi değildir. Adalet, bir toplumun ortak vicdanıdır' dedi.</p> <p>AYM Başkan Kadir Özkaya, Mersin Üniversitesi Akdeniz Kültür Merkezi'nde öğrencilerin katılımıyla düzenlenen programda konuştu. Doğup büyüdüğü topraklarda öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya gelmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p> <p>Üniversitelerin düşünen, sorgulayan, araştıran, üreten ve topluma yön veren insanların yetiştiği ilim ve irfan merkezleri olduğunu söyleyen Özkaya, bir ülkenin geleceğinin yetiştirdiği insan kaynağının niteliğiyle belirlendiğini kaydetti.</p> <p><strong>'ÖZGÜRLÜĞÜN OLMADIĞI YERDE BİLİM GELİŞMEZ...'</strong></p> <p>Anayasa'nın yalnızca hukuki bir metin değil, aynı zamanda toplumun ortak değerlerini, birlikte yaşama iradesini ve gelecek tasavvurunu yansıtan bir toplumsal sözleşme olduğunu aktaran Özkaya, 'Bugüne kadar Anayasa'mızı okumadıysanız diğer hususlarla birlikte hepimizin temel hak ve özgürlüklerini de düzenleyen bu metni bir kez olsun okumanızı tavsiye ediyorum' dedi.</p> <p>Temel hak ve özgürlüklerin etkili şekilde korunmasının hukuk devletinin en önemli unsurlarından biri olduğuna işaret eden Kadir Özkaya, 'Özgürlüğün olmadığı yerde bilim gelişmez, düşüncenin serbestçe ifade edilemediği yerde ilerleme sağlanamaz, adaletin bulunmadığı yerde ise toplumsal barış ve huzur kalıcı şekilde tesis edilemez. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin korunması yalnızca hukukçuların değil toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğudur' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'KARARLARIMIZI HUKUK SINIRLARI İÇİNDE, VİCDANIMIZIN SESİNE KULAK VEREREK ALIYORUZ'</strong></p> <p>Anayasa Mahkemesi'nin görevleri hakkında da bilgi veren Özkaya, 'Anayasa Mahkemesi olarak bizler kararlarımızı, hukukun çizdiği sınırlar içinde vicdanımızın sesine kulak vererek merkezinde yalnızca objektif adaletin olduğu bir anlayışla şekillendiriyoruz. Tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerimizi bu anlayış içerisinde yürütüyoruz. Bu bilinçle adalet, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler gibi değerlerin gerçekleşmesine katkı yapmaya, bireylerin ve kurumların adalet duygularını tatmin etmeye, onların devlete ve hukuka olan güvenlerini daha da artırmaya çalışıyoruz' diye konuştu.</p> <p>AYM faaliyetlerine ve uluslararası anayasa yargısı alanında yürüttüğü çalışmalara da değinen Özkaya, şunları söyledi:</p> <p>'Üniversiteler ve akademik dünya ile de kurduğumuz iletişim sayesinde hukuk ve yargı alanındaki bilimsel etkinliklerde aktif bir rol üstlenmekteyiz. Hukuk fakültesi öğrencilerimize, avukat stajyerlerimiz ile hakim ve savcı yardımcılarımıza Anayasa Mahkemesi çatısı altında staj yapabilme imkanı sağlıyoruz. Tüm derecelerdeki yargı organlarımız ile güçlü ve verimli bir iletişim tesis etmek amacıyla bölge toplantıları gerçekleştiriyoruz. Hak arama yollarının etkinliğini artırmak amacıyla teknolojik dönüşüme özel önem veriyoruz. Mahkememiz iç hukuk sistemimizdeki çalışmalarının yanı sıra uluslararası alanda da etkin faaliyetler yürütmektedir. Bugüne kadar 35 farklı ülkenin yüksek mahkemeleriyle ikili iş birliği anlaşmaları imzaladık. Mahkememizin, çok sayıda ülkenin yüksek yargı organlarınca ve uluslararası kuruluşlarca örnek alınan ve örnek gösterilen bir mahkeme olarak dikkat çektiğini gururla söyleyebilirim. Raportörlerimizin mesleki birikimlerini ve uzmanlıklarını güçlendirmeye önem veriyoruz. Bu kapsamda yurt dışında dil eğitimi almalarına imkan sağlıyor, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını destekliyoruz.'</p> <p><strong>'DAİMA ADALET VE VİCDAN DOLU KALPLERİNİZ OLSUN'</strong></p> <p>Gençlere hangi mesleği seçerlerse seçsinler yalnızca kendileri için değil aileleri, toplumları ve ülkeleri için de değer üretmeye çalışmaları yönünde tavsiyelerde bulunan Kadir Özkaya, şöyle devam etti:</p> <p>'Daima adalet ve vicdan dolu kalpleriniz olsun. Bilgi ile vicdanı birlikte taşımanız gerektiğini hiçbir zaman unutmayın. Mesleki başarı elbette önemlidir. Ancak insanı gerçekten değerli kılan; dürüstlüğü, çalışkanlığı, adalet duygusu ve insan onuruna duyduğu saygıdır. Hayat size zaman zaman kolay olanla doğru olan arasında bir tercih sunacaktır. Her daim kolay olanı değil doğru olanı tercih etme cesareti gösterin. Farklı düşüncelere saygı gösterin. Hata yapmaktan korkmayın. Başarı çoğu zaman hatasız olmaktan değil düştüğünde yeniden ayağa kalkabilmekten doğar.'</p> <p>Adaletin hayatın üzerinde yürüdüğü temel olduğunu belirten Başkan Kadir Özkaya, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bu temelin sağlamlığı ve sarsılmazlığı, her şeyden daha öncelikli ve önemlidir. Bu nedenle ne olursa olsun hiçbir zaman ve zeminde asla adaletten ayrılmayın. Çünkü adalet yalnızca hukukçuların meselesi değildir. Adalet, bir toplumun ortak vicdanıdır. Tarih boyunca milletimizin benimsediği 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' sözü aslında hukuk devletinin de özünü ifade etmektedir. İnsan onurunu koruyan, temel hak ve özgürlüklere saygı gösteren, hukukun üstünlüğünü esas alan devletler güçlü olur; vatandaşlarının güvenini kazanır ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürür. İnanıyorum ki sizler enerjiniz, idealistliğiniz ve çalışma azminizle ülkemizin geleceğine önemli katkılar sunacak; bulunduğunuz her yerde bilginizle, duruşunuzla ve insanlığınızla güzel izler bırakacaksınız. Bilgiyle vicdanı, özgür düşünceyle sorumluluk duygusunu birlikte taşıyan, ülkesine, milletine ve insanlığa fayda üreten bireyler olarak geleceğin Türkiye'sine yön vereceksiniz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Mersin</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mersin-universitesinde-ogrencilerle-bir-araya-gelen-aym-baskani-kadir-ozkaya-ne-olursa-olsun-asla-adaletten-ayrilmayin</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:01:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/mersin-universitesinde-ogrencilerle-bir-araya-gelen-aym-baskani-kadir-ozkaya-ne-olursa-olsun-asla-adaletten-ayrilmayin.jpeg" type="image/jpeg" length="85882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'in evde bakım modeli masaya yatırıldı...]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmirin-evde-bakim-modeli-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmirin-evde-bakim-modeli-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği 'Yerel Yönetimlerde Evde Bakım Hizmetleri Çalıştayı'nda, evde bakım hizmetlerinin kapsamı ve geleceği ele alındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, Türkiye'de yerel yönetimlere örnek gösterilen evde bakım modellerinden birini hayata geçirdiklerini belirterek, sağlık hizmetlerinden kişisel bakıma kadar uzanan desteklerin güçlendirilerek sürdürüleceğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği 'Yerel Yönetimlerde Evde Bakım Hizmetleri Çalıştayı'nda, evde bakım hizmetlerinin kapsamı ve geleceği ele alındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, Türkiye'de yerel yönetimlere örnek gösterilen evde bakım modellerinden birini hayata geçirdiklerini belirterek, sağlık hizmetlerinden kişisel bakıma kadar uzanan desteklerin güçlendirilerek sürdürüleceğini ifade etti.</p> <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, hasta, yaşlı ve engelli bireylerin genel iyilik halini desteklemek amacıyla evde bakım hizmetlerini kentin dört bir yanına ulaştırıyor. Bu hizmetlerin kapsamı, uygulamaları ve geliştirilmesine yönelik çalışmaların ele alındığı 'Yerel Yönetimlerde Evde Bakım Hizmetleri Çalıştayı', Buca Sosyal Yaşam Kampüsü'nde düzenlendi. Çalıştaya İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram'ın yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin bürokratları, akademisyenler ile evde bakım hizmetlerinde görev yapan personel katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'DESTEĞİMİZİ ARTIRARAK SÜRDÜRECEĞİZ' </strong></p> <p>Çalıştayın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, toplumun en temel ihtiyaçlarından birinin güven duygusu olduğunu vurguladı. Yıldır, 'Ülkemizde insanların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri güven. Bu nedenle güçlü bir güven duygusu oluşturmalı, riskleri en aza indirerek insanların kendilerini güvende hissedeceği bir ortam yaratmalıyız. Bu açıdan bakıldığında, bu alanda emek veren sizlerin çalışmaları çok daha büyük anlam kazanıyor. İnsanların ihtiyaçlarının karşılanması için gösterilen her çaba son derece kıymetli. Türkiye'de yerel yönetimlere örnek gösterilen evde bakım modellerinden birini hayata geçirdik. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak evde bakım hizmetlerine yönelik çalışmalarımızı sürdürecek, bu alandaki desteğimizi ve çabamızı daha da artıracağız' dedi.</p> <p><strong>'KAPSAMLI BAKIM HİZMETİ YÜRÜTÜYORUZ' </strong></p> <p>Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, bakıma ihtiyaç duyan bireylerin sayısının her geçen gün arttığına dikkati çekerek, sağlık hizmetlerinin yalnızca tıbbi müdahalelerle sınırlı olmadığını vurguladı. Sunulan hizmetlerin hastaneye erişimden kişisel bakıma, ilaç takibinden rapor işlemlerine kadar geniş bir alanı kapsadığını belirten Bayram, 'Bu çalıştaya, evde bakım hizmetlerinin farklı aşamalarında görev alabilecek tüm paydaşları davet ettik. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ortaya koyduğu model, bütünleşik evde bakım hizmetlerinin yerel yönetimler tarafından nasıl etkin bir şekilde yürütülebileceğini gösteren önemli bir örnek. Türkiye'de yerel yönetimler tarafından sunulan en kapsamlı evde bakım hizmetlerinden birini yürüttüğümüzü düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>EVDE BAKIM HİZMETLERİ YAŞAMIN HER ALANINA DOKUNUYOR </strong></p> <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, evde bakım hizmetleri kapsamında görev yapan 112 personeliyle sağlık ve bakım hizmetlerini yurttaşların evlerine ulaştırıyor. Hizmetler kapsamında doktor muayenesi ve tıbbi değerlendirme, ağız ve diş sağlığı, hemşirelik hizmetleri, evde kan alma ve laboratuvar örneği toplama, tansiyon, şeker, ateş ve nabız takibi, yara bakımı ve yatak yarası tedavisi, yaşlı ve kronik hasta bakımı, fizik tedavi ve rehabilitasyon, ilaç takibi ve tedavi planının izlenmesi ile psikososyal destek hizmetleri sunuluyor. Tıbbi hizmetlerin yanı sıra temel ev temizliği, kişisel bakım ve banyo desteği, kuaförlük hizmetleri ile küçük tadilat ve onarım çalışmaları da yürütülüyor. Eşrefpaşa Hastanesi ayrıca, evde bakım hizmeti alan yurttaşları ev kazalarına karşı korumak amacıyla 'Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam' projesini sürdürüyor. Ev kazası risk değerlendirmesinin ardından haneleri ziyaret eden ekipler, olası kazaları önlemeye yönelik tedbirler alırken ev sakinlerini de ev kazalarına karşı alınabilecek önlemler konusunda bilgilendiriyor. Eşrefpaşa Hastanesi Evde Bakım Şube Müdürlüğü, 2025 yılında toplam 27 bin 517 kişiye evde bakım hizmeti sundu. 2026 yılının ilk beş ayında ise bu sayı 13 bin 637'ye ulaştı. Tıbbi bakım hizmetlerinden yararlanan yurttaş sayısı 2025 yılında 26 bin 933 olurken, 2026'nın ilk beş ayında 10 bin 934 kişi tıbbi bakım desteği aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmirin-evde-bakim-modeli-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:59:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/izmirin-evde-bakim-modeli-masaya-yatirildi.jpg" type="image/jpeg" length="19920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Akay: 'Portföy yatırımlarına bakarak 'yatırımcı akını var' demek, rüzgar esince çökecek bir finansman modeline bel bağlamaktır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-akay-portfoy-yatirimlarina-bakarak-yatirimci-akini-var-demek-ruzgar-esince-cokecek-bir-finansman-modeline-bel-baglamaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-akay-portfoy-yatirimlarina-bakarak-yatirimci-akini-var-demek-ruzgar-esince-cokecek-bir-finansman-modeline-bel-baglamaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, BYD'nin Türkiye'deki yatırımını askıya almasına ilişkin, 'Otomotivden tekstile kadar uluslararası markaların birer birer küçüldüğü veya operasyonlarını askıya aldığı bir ekosistemde, sadece portföy yatırımlarına bakarak 'yatırımcı akını var' demek, rüzgar esince çökecek bir finansman modeline bel bağlamaktır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, BYD'nin Türkiye'deki yatırımını askıya almasına ilişkin, 'Otomotivden tekstile kadar uluslararası markaların birer birer küçüldüğü veya operasyonlarını askıya aldığı bir ekosistemde, sadece portföy yatırımlarına bakarak 'yatırımcı akını var' demek, rüzgar esince çökecek bir finansman modeline bel bağlamaktır' dedi.</p> <p>CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, BYD'nin yatırımı askıya almasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Akay, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in pembe tablolar çizerek Türkiye'ye yönelik 'benzeri görülmemiş yabancı ilgisinden' bahsettiğini belirterek 'Biz sahadaki yapısal çürümeyi ve kırılganlıkları görüyorduk. Henüz 20 Şubat'ta yaptığımız uyarıda açıkça sormuştuk. 'Gelen bu yabancı sermaye üretime, istihdama ve fabrikaya mı geliyor; yoksa yüksek faizi vur-kaç yapmak için mi geliyor?' Bugün, küresel otomotiv devi BYD'nin Türkiye'deki 1 milyar dolarlık fabrika yatırımını resmen askıya aldığını açıklaması, aylar önce ortaya koyduğumuz bu endişelerin ne kadar haklı ve gerçekçi olduğunu maalesef bir kez daha kanıtlamıştır' dedi.</p> <p>Akay, 20 Şubat'ta söz konusunu konuya ilişkin yaptığı açıklamaya atıfta bulunarak 'Yüksek faizle sıcak para çekmek bir başarı hikayesi değil, geçici bir morfin etkisidir. Asıl başarı; kalıcı, teknoloji transferi sağlayan ve üretime dayalı doğrudan yatırımları ülkede tutabilmektir' ifadesini kullandı.</p> <p><strong>'ŞİRKETLERE TEŞVİK SUNSANIZ BİLE HUKUKİ ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK İNŞA EDİLMEZSE ROTASINI TÜRKİYE'YE ÇEVİRMEYECEKLER'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ekonomi yönetiminin 'bütçe faize gitmiyor, dış borç yükümüz azalıyor' iddiaları ile Türkiye'nin yatırım iklimi arasındaki derin uçurum artık gizlenemez boyutta olduğuna dikkati çeken Akay, 'Dünyanın en büyük şirketlerine devasa teşvikler sunsanız dahi; hukuki öngörülebilirlik, mali istikrar ve yapısal reformlar inşa edilmediği sürece küresel sermaye rotasını Macaristan'a, Polonya'ya ya da Doğu Avrupa'ya çevirmekten çekinmeyecektir. Otomotivden tekstile kadar uluslararası markaların birer birer küçüldüğü veya operasyonlarını askıya aldığı bir ekosistemde, sadece portföy yatırımlarına (sıcak paraya) bakarak 'yatırımcı akını var' demek, rüzgar esince çökecek bir finansman modeline bel bağlamaktır' görüşünü dile getirdi.</p> <p>Akay, şubat ayında bu tehlikeye dikkat çektiğinde kendilerini 'iyimser olmamakla' itham ettiklerini belirterek 'Bugün uluslararası ajansların geçtiği son dakika haberleriyle gerçek dünyayla tanışmıştır. Ekonomi yönetimini acilen kağıt üzerindeki verilerle avunmayı bırakmaya; sıcak paranın sahte refahı yerine, kalıcı üretimi ve istihdamı ülkeye çekecek gerçek bir yapısal reform ajandasına odaklanmaya davet ediyoruz. Gerçekler inatçıdır; sahayı görmezden gelen ekonomi politikaları, eninde sonunda sahanın duvarına toslamaya mahkumdur' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-akay-portfoy-yatirimlarina-bakarak-yatirimci-akini-var-demek-ruzgar-esince-cokecek-bir-finansman-modeline-bel-baglamaktir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:51:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/chpli-akay-portfoy-yatirimlarina-bakarak-yatirimci-akini-var-demek-ruzgar-esince-cokecek-bir-finansman-modeline-bel-baglamaktir.jpg" type="image/jpeg" length="12268"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lütfü Savaş Yargıtay'a başvurduklarını duyurdu: 'Dün dilekçemizi verdik']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/lutfu-savas-yargitaya-basvurduklarini-duyurdu-dun-dilekcemizi-verdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/lutfu-savas-yargitaya-basvurduklarini-duyurdu-dun-dilekcemizi-verdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kurultayı'na ilişkin 'mutlak butlan' davasını açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, CHP Genel Merkezi'ne yaptığı ziyarette, Yargıtay'a başvurduklarını açıklayarak, 'Zannedersem dün başvurduk. Her iki taraf arasında bir uzlaşma olur mu diye bekledik. Ancak baktık ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin önceki yönetimi başvurusunu çekmiyor, biz de mecburen dün dilekçemizi verdik' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Kurultayı'na ilişkin 'mutlak butlan' davasını açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, CHP Genel Merkezi'ne yaptığı ziyarette, Yargıtay'a başvurduklarını açıklayarak, 'Zannedersem dün başvurduk. Her iki taraf arasında bir uzlaşma olur mu diye bekledik. Ancak baktık ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin önceki yönetimi başvurusunu çekmiyor, biz de mecburen dün dilekçemizi verdik' dedi.</p> <p>CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı hakkında mahkeme tarafından verilen 'mutlak butlan' kararının ardından, davayı açan isim olan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, CHP Genel Merkezi'ni ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Burada açıklamarda bulunan Savaş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin CHP kurultayına ilişkin aldığı kararda, kendi başvurusunu reddetmesi üzerine Yargıtay'a başvurduklarını söyledi.</p> <p>Başvuru yapmamak için düne kadar beklediklerini belirten Savaş, 'Bu karar istinaftan çıkar çıkmaz Sayın Özgür Özel'in avukatları hemen Yargıtay'a başvurdu. Biz ise zannedersem dün başvurduk. Her iki taraf arasında bir uzlaşma olur mu diye bekledik. Hatta üç gün önce bir haber kanalına verdiğim demeçte de bunu anlattım. Ancak baktık ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin önceki yönetimi başvurusunu çekmiyor, biz de mecburen dün dilekçemizi verdik. Ama önce Yargıtay'a başvuran Sayın Özgür Özel'dir. Hem de kararın hemen ardından başvurdular. Biz bekledik, çekmeyince de dün başvurumuzu yaptık' dedi.</p> <p><strong>'İHRAÇ EDİLENLERİN PARTİDE BULUNMASININ SAKINCASI YOK'</strong></p> <p>Savaş, genel merkeze, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'yla görüşmek için değil, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerine hayırlı olsun demek için geldiğini söyledi.</p> <p>Gazetecilerin, 4-5 Kasım 2023 sonrası verilen ihraç kararlarının iptali için YDK tarafından MYK'ya yazı yazıldığını hatırlatması üzerine Lütfü Savaş, 'Mutlak butlan kararı alınan bütün kararların yok hükmünde olduğunu ifade ediyor. En son Yüksek Disiplin Kurulu da bunu onayladı. Şu anda yaklaşık bin 800 civarındaki arkadaşımızın, partiden uzaklaştırılan arkadaşlarımızın partide bulunmasının hiçbir sakıncası kalmadı. Şu anda bu arkadaşlarımızın hepsi, biz dahil, partiye üyeyiz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'GÖNÜLDEN CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NDEYİZ'</strong></p> <p>Gazetecilerin, 'Mutlak butlan kararınız kesinleşmediği için alınan kararların da kesinleşmediği, bunun sadece yönetime yönelik bir tedbir kararı olduğu yönünde değerlendirmeler var. Siz resmen üye olabiliyor musunuz şu an partiye? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı buna izin veriyor mu?' sorusu üzerine Savaş, şu yanıtı verdi:</p> <p>'Resmi üyelik dışında gönülden üyelik diye bir şey vardır Atatürk'ün partisinde. Bu ülkede insanları sağcı, solcu, sosyal demokrat, muhafazakâr, liberal diye ayırabilirsiniz ama bu ülkede en çok taraftarı olan kişi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. İnsanlarımızın büyük çoğunluğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü beğenir, saygı duyar ve sever. Onu sevenlerden bir tanesi de benim. Onun çatısı altında bulunmak bizim için onurdur ve bu onuru yazılı bir belgeyle taşımıyoruz. Ruhumuzla taşıyoruz, gönlümüzle taşıyoruz. İstinaftan sonra Yargıtay'ın ne zaman sonuçlandıracağı bizim için fark etmez. Biz gönülden Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyiz. Ben 13 yıldır bu partinin bayrağını onurla taşıdım. İki dönemde Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptım. Bu, kalemle yazılan bir şey değildir. Gönülden gelen bir bağlılıktır.</p> <p>Şunu da söyleyeyim; kurumlarda insanlar ihtiraslarıyla o kuruma değer vermez. Kurumları değerli kılan ilkeleridir. İlkeler değerliyse kurum da değerlidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihi, insanların beklentilerine sığmayacak kadar geniş ve engindir. Bu nedenle bugüne kadar hep kişileri konuştuk, mahkeme sonuçlarını konuştuk. Burada önemli olan kişileri konuşmak değil; önemli olan kurumsal yapının, yani Cumhuriyet Halk Partisi'nin hukukunu korumaktır. Bunun yanında demokratik teamüllerini korumaktır. En önemlisi de Cumhuriyet Halk Partisi'nin saygınlığına gölge düşürmemektir. Her Cumhuriyet Halk Partili bunu düşünmek zorundadır.'</p> <p><strong>BAM, LÜTFÜ SAVAŞ'IN İSTİNAF BAŞVURUSUNU REDDETMİŞTİ</strong></p> <p>CHP'nin 38. Kurultayı'nın iptali istemli davası yerel mahkeme tarafından reddedilen Lütfü Savaş, bu kararı istinafa taşımış, mutlak butlan kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi kararında Lütfü Savaş'ın istinaf talebinin ise esastan reddine karar verilmişti. Savaş, bu nedenle temyiz kanun yoluna başvurarak kararı Yargıtay'a taşıdıklarını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/lutfu-savas-yargitaya-basvurduklarini-duyurdu-dun-dilekcemizi-verdik</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:47:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/lutfu-savas-yargitaya-basvurduklarini-duyurdu-dun-dilekcemizi-verdik.jpg" type="image/jpeg" length="43420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden Türker'in çıplak arama tanıklığı ile ilgili açıklama: Tüm işlemler hukuki mevzuat doğrultusunda yerine getirilmektedir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/istanbul-emniyet-mudurlugunden-turkerin-ciplak-arama-tanikligi-ile-ilgili-aciklama-tum-islemler-hukuki-mevzuat-dogrultusunda-yerine-getirilmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/istanbul-emniyet-mudurlugunden-turkerin-ciplak-arama-tanikligi-ile-ilgili-aciklama-tum-islemler-hukuki-mevzuat-dogrultusunda-yerine-getirilmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB davasının dünkü oturumunda savunması sırasında anlattıkları, tanıklıklarıyla davaya damga vuran Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in çıplak arama iddiasına ilişkin İstanbul Emniyet müdürlüğü tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada 'Gözaltına alınan şahısların temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami hassasiyet gösterilmekte, tüm işlemler hukuki mevzuat doğrultusunda yerine getirilmektedir. Bahse konu olayda da şahsın gözaltı süreci boyunca gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata aykırı herhangi bir uygulama söz konusu olmamış ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır' ifadelerine yer verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> İBB davasının dünkü oturumunda savunması sırasında anlattıkları, tanıklıklarıyla davaya damga vuran Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in çıplak arama iddiasına ilişkin İstanbul Emniyet müdürlüğü tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada 'Gözaltına alınan şahısların temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami hassasiyet gösterilmekte, tüm işlemler hukuki mevzuat doğrultusunda yerine getirilmektedir. Bahse konu olayda da şahsın gözaltı süreci boyunca gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata aykırı herhangi bir uygulama söz konusu olmamış ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır' ifadelerine yer verildi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 68'i tutuklu 414 sanıklı İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'nın duruşması, dün 47'nci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda yapıldı. Duruşmaya Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in savunması damga vurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İki kızıyla birlikte yaşadığını belirten Türker, konuşurken sık sık zorlandı, ağladı ve duygusal anlar yaşadı. Salondaki seyircilerin ve sanıkların da bir kısmının ağlayarak dinlediği konuşmasında Türker, 19 Mart'ta gözaltına alınma ve çıplak arama sürecini anlattı. Tutuklandıktan sonra savcının davetiyle yapılan görüşmeyi de anlatan Türker, ''Sen bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin. Sen bekarsın, değil mi? Velayetleri de sende? Senin çocukların reşit de değildi, değil mi? Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını' dedi. Bir anneye böyle denir mi' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>ÇIPLAK ARAMAYI ANLATIRKEN 'UTANAN VARSA ÇIKABİLİR' DEDİ</strong></p> <p>Çıplak arama sürecini anlatan Türker, yer yer zorlandığı konuşmasında yaşadıklarını şöyle dile getirdi:</p> <p>'Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. 'Soyun' dedi. 'Nasıl yani' dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda. 'Üstünü çıkar' dedi. Üstümü çıkardım. Kontrol yaptı. 'Tamam. Üstünü giyebilirsin' dedi. 'Gidebilir miyim' dedim. 'Hayır. Eşofmanını da indir' dedi. İndirdim. 'Çamaşırını da', 'Nasıl yani' dedim. 'İndireceksin' dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. 'Şimdi yere çömel' dedi. Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. 'Cinsel organını aç' dedi. 'Başını, arkanı dön, eğil' filan. 'Tamam' dedi. Hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim. Hani eldiven takınca biz sevindik nezarette sonra, tutuklandıktan sonra Fatoş'un çığlıklarıyla Elif'in ağlamasını hiç unutmuyorum.'</p> <p><strong>İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ: 'TÜM İŞLEMLER HUKUKİ MEVZUAT DOĞRULTUSUNDA YERİNE GETİRİLMEKTEDİR'</strong></p> <p>Türker'in tanıklığına, anlatımlarına ilişkin İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden (İEM)yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, 'İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen tüm yakalama, gözaltı, üst arama ve adli işlem süreçleri; Anayasa, ilgili mevzuat hükümleri, insan hakları ilkeleri ve yargısal denetime açık usuller çerçevesinde yürütülmektedir' denildi. İEM açıklamasının tamamı şu şekilde:</p> <p>'İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nce, bazı basın-yayın organları ile sosyal medya platformlarında yer alan asılsız iddialara ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Söz konusu paylaşımlarda, İBB iştiraki Medya A.Ş. Genel Müdürü (tutuklu) Fatoş Pınar Türker'in, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında bulunduğu süre içerisinde maruz kaldığını iddia ettiği uygulamalara ilişkin beyanlarına yer verilmiştir.</p> <p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen tüm yakalama, gözaltı, üst arama ve adli işlem süreçleri; Anayasa, ilgili mevzuat hükümleri, insan hakları ilkeleri ve yargısal denetime açık usuller çerçevesinde yürütülmektedir. Gözaltına alınan şahısların temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami hassasiyet gösterilmekte, tüm işlemler hukuki mevzuat doğrultusunda yerine getirilmektedir. Bahse konu olayda da şahsın gözaltı süreci boyunca gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata aykırı herhangi bir uygulama söz konusu olmamış ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/istanbul-emniyet-mudurlugunden-turkerin-ciplak-arama-tanikligi-ile-ilgili-aciklama-tum-islemler-hukuki-mevzuat-dogrultusunda-yerine-getirilmektedir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:45:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/istanbul-emniyet-mudurlugunden-turkerin-ciplak-arama-tanikligi-ile-ilgili-aciklama-tum-islemler-hukuki-mevzuat-dogrultusunda-yerine-getirilmektedir.jpg" type="image/jpeg" length="23550"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Fırat: Suriye'de yaşanan gelişmeler yalnızca güvenlik sorunu değildir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dem-partili-firat-suriyede-yasanan-gelismeler-yalnizca-guvenlik-sorunu-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dem-partili-firat-suriyede-yasanan-gelismeler-yalnizca-guvenlik-sorunu-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 'Suriye'de Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar ve diğer azınlıkların sistematik şiddet, zorla yerinden edilme ve etnik-dinsel temizlik uygulamalarıyla karşı karşıya kaldığını' ifade ederek, 'Suriye'de yaşanan yalnızca bir güvenlik sorunu değildir. Bu süreç halkların var olma, inançlarını özgürce yaşama ve kendi geleceklerini belirleme mücadelesidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 'Suriye'de Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar ve diğer azınlıkların sistematik şiddet, zorla yerinden edilme ve etnik-dinsel temizlik uygulamalarıyla karşı karşıya kaldığını' ifade ederek, 'Suriye'de yaşanan yalnızca bir güvenlik sorunu değildir. Bu süreç halkların var olma, inançlarını özgürce yaşama ve kendi geleceklerini belirleme mücadelesidir' dedi.</p> <p>CHP Hatay Milletevkili Servet Mullaoğlu ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ile bazı milletvekilleri Meclis'te düzenledikleri ortak basın toplantısında Suriye'deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. </p> <p data-start='717' data-end='1110'>Suriye'de rejim değişikliğinin ardından özellikle Alevilere yönelik ağır saldırılar yaşandığını savunan Mullaoğlu, 'Bildiğiniz üzere Suriye'de bir rejim değişikliği olduktan sonra özellikle Suriye'de yaşayan Alevilere soykırım yapılmıştır. Daha sonra sadece Alevilerle kalmamış, bu soykırım Hristiyanlara, azınlıklara ve en son laik Sünnilere kadar vardırılmıştır bu iş' ifadelerini kullandı.</p> <p data-start='1112' data-end='1481'>Kadın ve çocuklara yönelik kaçırma olayları ile cinsel saldırıların sürdüğünü ileri süren Mullaoğlu, 'Son zamanlarda kadın tecavüzleri, kadın kaçırılmaları, çocuk kaçırılmaları sürmektedir. Sadece Alevi olduğu için veya rejime uygun davranmadığı için insanlar işlerinden çıkarılmıştır. Hatta emekli olanların bile Alevi olduğu için emeklilik maaşları kesilmiştir' dedi.</p> <p data-start='2078' data-end='2424'>Mullaoğlu, dünyanın farklı ülkelerinden toplam 606 kurumun imza vererek Suriye'de yaşananlara karşı tavır aldığını belirterek, 'Bu şekilde tüm dünyada 606 kurumun imza attığı, yapılan bu haksızlıklara, bu katliamlara karşı duruş sergileyen 606 kurum, Avustralya'dan, Amerika'dan, Avrupa'dan, dünyanın her tarafından imza atan kurumlar oldu' dedi. Tüm dünya ülkelerine çağrıda bulunan Mullaoğlu, insanların inançları ve kimlikleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiğini vurgulayarak, 'İnsanın istediği itikatta, istediği dinde var olması kendi tercihi değildir. Allah Teala bizi farklı farklı yaratmış. Birbirimizi tanıyalım, sevelim diye; birbirimizi katledelim diye değil' ifadelerini kullandı.</p> <p data-start='2795' data-end='2880'><strong data-start='2795' data-end='2880'>DEM PARTİLİ FIRAT: </strong><strong>'SURİYE'DE ŞİDDET KARŞISINDA SESSİZ KALMAYI REDDEDİYORUZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='isSelectedEnd'>DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, basın toplantısında Alevi, sosyalist ve Suriye İnsan Hakları Topluluğundan oluşan imzacıların kamuoyuna yönelik ortak açıklamasını okudu. Suriye'de Alevilerin yaşam hakkını, azınlıkların korunmasını ve halkların kendi kaderini tayin etme hakkının savunulduğu belirtilen açıklamada, 'Bizler dünyanın farklı ülkelerinde bireyler ve kurumlar olarak Suriye'de süregelen şiddet, baskı, insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmayı reddediyoruz' ifadelerine yer verildi.</p> <p class='isSelectedEnd'>Açıklamada, 'Bugün başta Alevi, Dürzi, Hristiyan topluluklar olmak üzere HTŞ'nin saldırıları altında olan halklar sistematik şiddet, zorla yeniden yerinden edilme ve etnik-dinsel temizlik uygulamalarıyla karşı karşıya kalmaktadır' denildi. Yaşananların tekçi ve kökten dinci bir yönetim anlayışını hedefleyen politikaların sonucu olduğu savunulan açıklamada, 'HTŞ ve diğer cihatçı grupların işlediği insanlık suçlarına ilişkin iddialar her geçen gün artmaktadır' ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, şöyle denildi:</p> <p class='isSelectedEnd'>'2025 yılı boyunca çok sayıda Alevi, Dürzi ve Kürt kadını ile kız çocuğu ağır insan hakları ihlallerine maruz kalmıştır. Uluslararası kuruluşların raporları, özellikle Alevi kadın ve kız çocuklarının kaçırılması, cinsiyete dayalı şiddete uğraması, zorla evlendirilmesi ve baskı yoluyla kimliklerinden koparılması riskinin giderek arttığını ortaya koymaktadır. Alevi kadınlara yönelik saldırılar artık son derece tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır. Kadınların kaçırılması, özgürlüklerinden mahrum bırakılması ve maruz kaldıkları baskılar, 'İslam'ı seçti, gönüllü olarak ayrıldı ya da Allah yolunda gitti' gibi söylemlerle meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. </p> <p class='isSelectedEnd'><strong>'TUTSAK EDİLEN TÜM KADINLAR ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMALI'</strong></p> <p class='isSelectedEnd'>Kadınların kaçırılması, cinsel şiddete maruz bırakılması ve kötü muamele görmesi sistematik saldırı yöntemleri olarak kayda geçirilmiştir. Keyfi tutuklamalar, zorla kaybetmeler, işkence, gözaltında ölümler yaygın şekilde rapor edilmiştir. Uluslararası topluma ve kadın örgütlerine çağrıdır. Suriye'de yaşanan yalnızca bir güvenlik sorunu değildir. Bu süreç halkların var olma, inançlarını özgürce yaşama ve kendi geleceklerini belirleme mücadelesidir. Alevi, Dürzi, Hristiyan ve Kürt topluluklarına yönelik saldırılar, ülkenin çoğulcu yapısını ortadan kaldırmayı amaçlayan baskı politikalarının bir parçasıdır. Uluslararası imza kampanyamıza destek veren kişi ve kurumlarla birlikte aşağıdaki talepleri kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Betül Süleyman Aluş ve benzer şekilde kaçırılan, tutsak edilen tüm kadınlar derhal özgürlüğüne kavuşturulmalı ve ailelerine teslim edilmelidir.'</p> <p class='isSelectedEnd'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dem-partili-firat-suriyede-yasanan-gelismeler-yalnizca-guvenlik-sorunu-degildir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:43:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/dem-partili-firat-suriyede-yasanan-gelismeler-yalnizca-guvenlik-sorunu-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="11291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Okuyan: 'Kılıçdaroğlu, iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarını sahiplendi']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tkp-genel-sekreteri-okuyan-kilicdaroglu-iktidarin-yeni-osmanlici-politikalarini-sahiplendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tkp-genel-sekreteri-okuyan-kilicdaroglu-iktidarin-yeni-osmanlici-politikalarini-sahiplendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün yaptığı açıklamaya ilişkin, 'Kılıçdaroğlu, 'Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz' diyerek iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarını da sahiplenmiş oldu' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün yaptığı açıklamaya ilişkin, 'Kılıçdaroğlu, 'Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz' diyerek iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarını da sahiplenmiş oldu' dedi.</p> <p>Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, sosyal medya hesabından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün yaptığı açıklamalar ile dış politikadaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>Okuyan, şunları kaydetti: </p> <p>'CHP'nin Butlan Kolları Başkanı Kılıçdaroğlu, dün Meclis'te yaşanan gerilimden sonra Genel Merkez'e aldığı Grup Toplantısı'nda 'Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz' diyerek iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarını da sahiplenmiş oldu. Aynı gün birçok mecrada, Türkiye'nin hızla Rusya ile karşı karşıya gelmekte olduğu ileri sürüldü ve hatta Putin'in karşı hamleler yapacağı iddia edildi. Bütün bunlar elbette birbiri ile ilişkili.  </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Rusya ile ilişkilerde 'dengeli', hatta ABD'yi zaman zaman öfkelendiren 'sivri' politikalar bugün değil, 2023 yılından itibaren terk edilmeye başlanıp Suriye'de iktidarın değişmesine neden olan gelişmelerle birlikte yeni bir evreye taşındı.</p> <p>Erdoğan, Rusya ile 'dengeli ve pazarlıkçı' ilişkileri sürdürmesi durumunda batının İmamoğlu ya da bir başka muhalefet liderinin arkasında durarak kendisini yalnızlaştıracağından emin oldu. Ayrıca ekonomi, ABD ve AB ile ilişkilerdeki gerilimleri daha fazla taşıyacak durumda değildi. Ekonominin İngiltere'de pek sevilen bir ekibe teslim edilmesi bu döneme denk geldi.</p> <p><strong>'İKTİDAR, 'DENGE' POLİTİKASININ FAYDALARININ TÜKENDİĞİNİ GÖRDÜ'</strong></p> <p>İktidar Yeni-Osmanlıcı bir strateji açısından da NATO ile Rusya arasında göreli 'denge' politikasının faydalarının tükendiğini gördü. Devlet içinde pazarlıkçı politikaların alan açacağını ve Yeni-Osmanlıcılık için daha uygun olduğunu savunanlar geriye düştü. Türkiye kapitalizminin Atlantik hattıyla, özellikle Avrupa ile köklü bağları bu değişimin motor gücü oldu.</p> <p>Ukrayna Savaşı bağlamında AKP'nin temkinli politikası bir süre daha devam etti. Temkinli politika, tarafsız politika değildi. Rusya'ya dönük yaptırımların bir bölümünü uygulamayan Türkiye, başından beri Ukrayna'nın silahlanmasının önemli katkıcılarından biriydi. Ancak Suriye'deki iktidar değişikliğinin ve Trump'ın savaşı bitirmek için yaptığı girişimlerin karşılaştığı güçlü NATO içi direnişin ardından Ankara'da Rusya'nın savaşı kazanamayacağı kanaati egemen olmaya başladı.</p> <p><strong>'RUS EKONOMİSİ İÇİN CİDDİ OLUMSUZLUKLAR SÖZ KONUSU'</strong></p> <p>Putin'in 'bu bir savaş değil, cerrahi operasyon' söylemine rağmen Ukrayna Savaşı Rusya açısından ne planlandığı ne istendiği gibi gelişti. Hasta öldü, cerrah bitkin. Rus ekonomisi açısından artılar var ama ciddi olumsuzluklar da söz konusu. Rusya'nın kontrolü bırakmak istemediği eski Sovyet Cumhuriyetlerinin tümüne baktığımızda dört yıl öncesine göre hem ekonomik hem siyasal açıdan Moskova'yı kaygılandıracak bir tablo var.</p> <p><strong>'AKP'NİN DENGE OYUNUNU DEVAM ETTİRMEK İÇİN RUSYA'YA İHTİYACI VARDI'</strong></p> <p>AKP'nin NATO içinde el yükseltmek için bir süreliğine girdiği 'denge' oyununu biraz daha devam ettirmek için eli daha kuvvetli bir Rusya'ya ihtiyacı vardı. Bunu görmediler ve hızla terk ettiler 'denge'ciliği. NATO'da yeni roller üstlendiler, Karadeniz'de Romanya'nın NATO'culuk tekelini ele geçirmesinden korkarak yeni hamleler yapmaya başladılar. Enerjide yavaş yavaş Rusya'ya 'bağımlılık'tan uzaklaşıyor ve yüksek maliyetlerle ABD gibi uzak tedarikçilere yöneliyorlar. Çin'le ilişkilerde sıkıntılar artıyor.</p> <p>Bir yandan da Avrupalı emperyalistlerin ihtiyaç duyduğu ve uygarlık için kentler kuran mimarlara hakaret edercesine 'güvenlik mimarisi' olarak adlandırılan militarist stratejiye asker temini için hazırlıklar yapılıyor. Son yıllarda sıçrama kaydeden silah sanayini NATO şemsiyesinde Avrupa'ya entegre etme amacı da buraya eklenmeli.</p> <p><strong>'YENİ OSMANLICILIK YENİDEN ATLANTİKÇİ TEMELLERE YERLEŞMİŞ DURUMDA'</strong></p> <p>Yeni-Osmanlıcılık yeniden Atlantikçi temellerine yerleşmiş durumda. ABD ve İngiltere himayesinde, Rusya'nın ve İran'ın kuşatılması ile örtüştürülen ve mümkün olduğunca NATO ile gerilimsiz bir yayılmacılık.</p> <p>Bu yönelim gerilim üretir. Bir kere Türkiye'nin rakibi başka Amerikancılar var. Belki Fransa-Yunanistan ikilisinin önemli bir engel olması zor ama bölgede Türkiye'ye alan açılmasını istemeyecek İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan'ı da unutmamak gerek. Rekabet, gerilim ve çatışmalar sürecek.</p> <p>Putin'in intikamından söz ediliyor. Olabilir ama Türkiye'nin elinde Boğazlar gibi çok önemli bir koz olduğu unutulmamalı. Rusya giderek Karadeniz'in doğusuna itiliyor ve Montrö Sözleşmesi'ni farklı yorumlamaya ya da askıya almaya kalkan bir AKP iktidarının kuzey komşumuza çok ciddi bir darbe vurmuş olacağı ortada.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tkp-genel-sekreteri-okuyan-kilicdaroglu-iktidarin-yeni-osmanlici-politikalarini-sahiplendi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:41:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tkp-genel-sekreteri-okuyan-kilicdaroglu-iktidarin-yeni-osmanlici-politikalarini-sahiplendi.jpg" type="image/jpeg" length="67547"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
