<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 06 Jul 2026 19:57:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Staj ve Çıraklık Mağdurları Bursa’da Meydana İniyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/staj-ve-ciraklik-magdurlari-bursada-meydana-iniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/staj-ve-ciraklik-magdurlari-bursada-meydana-iniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu ile Bursa Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği, 12 Temmuz Pazar günü Bursa’da basın açıklaması düzenleyecek. Mağdurlar, ilk işe giriş tarihlerinin emeklilik başlangıcı sayılması talebini bir kez daha kamuoyuna duyuracak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Staj ve çıraklık sigortası mağdurları, yıllardır dile getirdikleri hak taleplerini bu kez Bursa’dan güçlü bir şekilde duyurmaya hazırlanıyor. Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu ile Bursa Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği, 12 Temmuz 2026 Pazar günü saat 12.00’de Bursa 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirecek.</p>

<p>“Emeğimizi Görmeyenler Adaleti Düşünmez!” sloganıyla yapılacak etkinlikte, staj ve çıraklık döneminde sigorta başlangıcı yapılan ancak bu süreleri emeklilik hesabında dikkate alınmayan milyonlarca vatandaşın yaşadığı mağduriyet yeniden gündeme taşınacak.</p>

<p>Federasyon ve dernek yetkilileri, yıllardır üretimin içinde yer alan stajyer ve çırakların emeklerinin yok sayılmaması gerektiğini vurgulayarak, ilk sigorta giriş tarihinin emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmesi yönündeki taleplerini kamuoyu ve yetkililerle paylaşacak.</p>

<p>Basın açıklamasına Bursa başta olmak üzere farklı illerden çok sayıda staj ve çıraklık mağdurunun katılması beklenirken, organizasyonda hak kayıpları, sosyal güvenlik sistemindeki eşitsizlikler ve çözüm önerileri de kamuoyuna aktarılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda seslerini daha güçlü duyurmaya başlayan staj ve çıraklık mağdurları, düzenlenecek basın açıklamasıyla bir kez daha adalet, eşitlik ve kazanılmış hakların teslim edilmesi çağrısında bulunacak. Organizatörler, tüm mağdurları ve destek vermek isteyen vatandaşları 12 Temmuz Pazar günü saat 12.00’de Bursa 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na davet etti.<img alt="Whatsapp Image 2026 07 06 At 19.49.56" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://haber500com.teimg.com/haber500-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-06-at-194956.jpeg" width="636" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/staj-ve-ciraklik-magdurlari-bursada-meydana-iniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 19:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-06-at-194935.jpeg" type="image/jpeg" length="73587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Erbay'dan AYM'nin HPV aşısı kararına tepki: HPV aşısı bir lüks değil, kanseri önleyen koruyucu bir sağlık hizmetidir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-erbaydan-aymnin-hpv-asisi-kararina-tepki-hpv-asisi-bir-luks-degil-kanseri-onleyen-koruyucu-bir-saglik-hizmetidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-erbaydan-aymnin-hpv-asisi-kararina-tepki-hpv-asisi-bir-luks-degil-kanseri-onleyen-koruyucu-bir-saglik-hizmetidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, AYM'nin, HPV aşısı bedelinin iadesi talebinin reddedilmesine ilişkin kararını eleştirdi. Erbay, 'HPV aşısı bir lüks değil, kanseri önleyen koruyucu bir sağlık hizmetidir. Rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünü önleme gücü olan bir aşıdan söz ediyoruz' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, AYM'nin, HPV aşısı bedelinin iadesi talebinin reddedilmesine ilişkin kararını eleştirdi. Erbay, 'HPV aşısı bir lüks değil, kanseri önleyen koruyucu bir sağlık hizmetidir. Rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünü önleme gücü olan bir aşıdan söz ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p>Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi (AYM) kararında, Alkim İrem Özdemir'in HPV aşı bedelinin ödenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) karşı açtığı alacak davasının reddedilmesi nedeniyle 'maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği' iddiası değerlendirildi. AYM, başvuruda ihlal olmadığına karar verdi. </p> <p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, karara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada rahim ağzı kanserini önleyen HPV aşısının SGK kapsamına alınmasının hayati öneme sahip olduğunu kaydederek, 'Anayasa Mahkemesi'nin HPV aşısının SGK tarafından karşılanmamasını, 'devletin mali imkânları' gerekçesiyle hak ihlali saymaması son derece düşündürücüdür. HPV aşısı bir lüks değil, kanseri önleyen koruyucu bir sağlık hizmetidir. Rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünü önleme gücü olan bir aşıdan söz ediyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Erbay koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, şunları kaydetti:</p> <p>'Koruyucu sağlık hizmetini pahalı gören anlayışın, yıllar sonra ortaya çıkacak çok daha yüksek kanser tedavi maliyetlerini nasıl karşılayacağını sormak gerekir. Gerçek sosyal devlet, hastalanan yurttaşa sadece tedavi sunan değil, hastalanmasını önleyen devlettir. Eğer bir çocuk ya da genç, ailesinin ekonomik gücü olmadığı için bu aşıya ulaşamıyorsa burada tartışılması gereken yalnızca bütçe değil, sağlıkta eşitlik ve sosyal adalettir. Sağlık harcamalarında öncelik, hastalıkları önlemek olmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinden tasarruf etmek, geleceğin sağlık bütçesini büyütmekten başka bir sonuç doğurmaz. Kanseri önleyen aşıya kaynak ayırmayan bir sağlık politikası hem ekonomik hem de toplumsal açıdan sürdürülebilir değildir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-erbaydan-aymnin-hpv-asisi-kararina-tepki-hpv-asisi-bir-luks-degil-kanseri-onleyen-koruyucu-bir-saglik-hizmetidir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 19:45:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/chpli-erbaydan-aymnin-hpv-asisi-kararina-tepki-hpv-asisi-bir-luks-degil-kanseri-onleyen-koruyucu-bir-saglik-hizmetidir.png" type="image/jpeg" length="33883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Avrupa güvenliği konulu etkinliğe katıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-fidan-avrupa-guvenligi-konulu-etkinlige-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-fidan-avrupa-guvenligi-konulu-etkinlige-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi ve Chatham House tarafından Ankara'da düzenlenen 'European Security post-Ankara Summit: Strengthening cooperation between NATO Allies across Europe' başlıklı etkinliğe katılarak hitapta bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi ve Chatham House tarafından Ankara'da düzenlenen 'European Security post-Ankara Summit: Strengthening cooperation between NATO Allies across Europe' başlıklı etkinliğe katılarak hitapta bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan bilgilendirmeye göre, Bakan Fidan, bugün Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi ve Chatham House tarafından Ankara'da düzenlenen 'European Security post-Ankara Summit: Strengthening cooperation between NATO Allies across Europe' başlıklı etkinliğe katılarak hitapta bulundu.</p> <p>Etkinlikte, Ankara Zirvesi sonrası Avrupa güvenliği ve NATO müttefikleri arasında iş birliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-fidan-avrupa-guvenligi-konulu-etkinlige-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 19:42:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/bakan-fidan-avrupa-guvenligi-konulu-etkinlige-katildi.jpg" type="image/jpeg" length="13640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li İlgezdi'den AYM'nin HPV aşısı kararına tepki: 'Binlerce kadının yaşam hakkını ve sağlığını doğrudan riske atıyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-ilgezdiden-aymnin-hpv-asisi-kararina-tepki-binlerce-kadinin-yasam-hakkini-ve-sagligini-dogrudan-riske-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-ilgezdiden-aymnin-hpv-asisi-kararina-tepki-binlerce-kadinin-yasam-hakkini-ve-sagligini-dogrudan-riske-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM), HPV aşısı bedelinin iadesi talebinin reddedilmesine ilişkin kararını eleştirdi. İlgezdi, 'Koruyucu sağlık hizmetlerini iktidarın ekonomik kaygılarıyla sıkıştırması, önlenebilir bir hastalık karşısında binlerce kadının yaşam hakkını ve sağlığını doğrudan riske atıyor' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM), HPV aşısı bedelinin iadesi talebinin reddine ilişkin kararının, 'önlenebilir bir hastalık karşısında binlerce kadının yaşam hakkını ve sağlığını doğrudan riske attığını' ifade etti.</p> <p>Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre AYM, Alkim İrem Özdemir'in HPV aşı bedelinin ödenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) karşı açtığı alacak davasının reddedilmesi nedeniyle 'maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği' iddiasını değerlendirdi. AYM, başvuru konusu ret kararında ihlal olmadığına hükmetti. </p> <p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, sosyal medya hesabından karara ilişkin şu tepkiyi gösterdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Anayasa Mahkemesi HPV aşısı bedelinin iadesi talebini reddederek, toplum sağlığı ve kadın hakları açısından kabul edilemez bir karara imza attı.</p> <p>Dünya genelinde 148 ülkede ücretsiz olarak sağlanan ve rahim ağzı kanserini önlemede hayati önem taşıyan bu aşıya erişim, yüksek mahkemenin kararıyla tamamen bireylerin maddi gücüne bırakılmış oldu. Koruyucu sağlık hizmetlerini iktidarın ekonomik kaygılarıyla sıkıştırması, önlenebilir bir hastalık karşısında binlerce kadının yaşam hakkını ve sağlığını doğrudan riske atıyor.</p> <p>Bu kararla meselenin ne kadar sınıfsal olduğunu ve derin bir toplumsal eşitsizlik yarattığını bir kez daha görüyoruz; adeta 'parası olan yaşasın' deniliyor. Sağlık hakkını ve kadınların geleceğini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bütçe kısıtlamaları hiçbir yurttaşımızın yaşam hakkından daha değerli olamaz. Herkes için eşit, adil ve ücretsiz sağlık erişimini kalıcı hale getirene dek bu haklı talebin kararlılıkla takipçisi olacağız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-ilgezdiden-aymnin-hpv-asisi-kararina-tepki-binlerce-kadinin-yasam-hakkini-ve-sagligini-dogrudan-riske-atiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 19:37:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/chpli-ilgezdiden-aymnin-hpv-asisi-kararina-tepki-binlerce-kadinin-yasam-hakkini-ve-sagligini-dogrudan-riske-atiyor.jpg" type="image/jpeg" length="96993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu 'casusluk' suçundan hakim karşısında: 'Devlet adına çalışmış bir insandan casus çıkar mı?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/imamoglu-casusluk-sucundan-hakim-karsisinda-devlet-adina-calismis-bir-insandan-casus-cikar-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/imamoglu-casusluk-sucundan-hakim-karsisinda-devlet-adina-calismis-bir-insandan-casus-cikar-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında 'siyasal casusluk' suçundan açılan davadaki savunmasında, 'MİT'e müzekkere yazıldı ama cevap yok. İbrahim Kalın niye konuşmuyor? Hüseyin Gün casus mu değil mi? Ekrem İmamoğlu casus mu değil mi? Necati Özkan casus mu değil mi? Merdan Yanardağ casus mu değil mi? Devlet adına çalışmış bir insandan casus çıkar mı? Eğer çıkıyorsa bunu MİT söylesin. Neden tek kelime etmiyorlar?' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) -</strong> İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında 'siyasal casusluk' suçundan açılan davadaki savunmasında, 'MİT'e müzekkere yazıldı ama cevap yok. İbrahim Kalın niye konuşmuyor? Hüseyin Gün casus mu değil mi? Ekrem İmamoğlu casus mu değil mi? Necati Özkan casus mu değil mi? Merdan Yanardağ casus mu değil mi? Devlet adına çalışmış bir insandan casus çıkar mı? Eğer çıkıyorsa bunu MİT söylesin. Neden tek kelime etmiyorlar?' dedi.</p> <p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün hakkında 'siyasal casusluk' iddiasıyla açılan davanın ikinci duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonunda görülüyor.</p> <p>İmamoğlu, sabah 10.30'da hazır bulunduğu duruşma salonundan, diploma davasında beyanda bulunmak üzere yaklaşık 15 dakika sonra ayrıldı.</p> <p>Diploma davasının görülmesinin ardından İmamoğlu, casusluk davasının görüldüğü 4 no'lu salondaki sanık koltuğuna yeniden oturdu.</p> <p>Duruşmada Merdan Yanardağ ve Necati Özkan ile avukatlarının savunmalarının alınmasının ardından İmamoğlu'nun savunması dinlendi.</p> <p>İmamoğlu, şunları söyledi:</p> <p>'Ben hukukçu değilim ama hukukçular arasında sürekli konuşulan bir ilke var; dosyanın aynı hakim tarafından yürütülmesi, dosyanın bütünlüğünün korunması meselesi. Bu, adil yargılanmanın temel ilkelerinden biri. Bugün siz de bu ihlalin sonucunda buradasınız, ben de bu ihlalin sonucunda sizin karşınızdayım. Böyle karşı karşıya gelmeyi şiddetle kınıyorum. Benim davalarımda şu ana kadar 20 hakim değişti. Savcıları saymıyorum bile. Böyle bir istatistik dünyanın neresinde vardır bilmiyorum. Trilyonda bir ihtimal midir, nedir bilmiyorum ama benim dosyalarımda yaşanıyor. HSK'nın bağımsız olmadığı, talimatla, ısmarlama heyetlerin oluşturulduğu bir ortamda bunlar artık normalmiş gibi gösteriliyor. Bu sabah yine diploma davam vardı. Beşinci duruşmaydı. O davada da yine değişmiş bir hakimle karşı karşıyaydım.</p> <p>Bugün yine hapishanenin içinde kurulan bu duruşma salonundayız. Adliyede değiliz. Beni adliyeye götürmeye korkuyorlar. En son Çağlayan'a götürüldüğümde on binlerce polis görev yaptı. Kimi kimden koruyorlar, kimi kimden kaçırıyorlar, anlamak mümkün değil. Bir başka duruşmaya giderken yoldaydık. Savcılığın talimatıyla aracın bozulduğu söylendi ve geri döndürüldük. Hangi yetkiyle, hangi hukuki gerekçeyle yoldan çevrildim hâlâ anlamış değilim.'</p> <p><strong>'BUGÜN AYRI SALONLARDA HUKUK CİNAYETİ İŞLENİYOR'</strong></p> <p>Aynı gün üç farklı davada yargılandığını hatırlatan İmamoğlu, 'Sabah 36 yıl önce üniversiteler arası geçiş yaptığım döneme ilişkin sözde evrakta sahtecilik davasındaydım. 18 yaşındaki Ekrem'e dava açıldı. Aynı kampüste İBB davası sürüyor. Şimdi de bu salondayım. Bugün burada ayrı salonlarda hukuk cinayetleri işleniyor. Ben de hukuksuzluk triatlonu yapıyorum. Bir hukuk cinayetinden diğerine koşarak kendimi savunmaya çalışıyorum' dedi.</p> <p>Mahkeme heyetine değil doğrudan kamuoyuna hitap ettiğini söyleyen İmamoğlu, 'Bu kürsüden aziz milletime sesleniyorum. Yüce Türk yargısını bu hale düşürenleri muhatap almıyorum. Milletimizin yaşananları gördüğüne, değerlendirdiğine inanıyorum. Ben de kendimi milletimin vicdanına emanet ediyorum. Bu kampüsün içinde Avrupa'nın en büyük duruşma salonunu yaptıklarıyla övünüyorlar. Bununla nasıl gurur duyulur gerçekten anlayamıyorum. Bir ülkenin övüneceği şey en büyük cezaevi ya da en büyük duruşma salonu olmamalıdır. Türkiye'yi düşürdükleri durum budur' diye konuştu.</p> <p>Dünyanın gelişmiş demokrasilerinde devletlerin bağımsız yargılarıyla, hukuk güvenliğiyle ve demokratik standartlarıyla itibar kazanacağını ifade eden İmamoğlu, 'Güçlü devlet rakibini mahkeme salonlarında çoğaltarak değil, hukuku herkese eşit uygulayarak güçlenir. Türkiye'de ise rakibinden korkan bir anlayış, rakibiyle sandıkta yarışmak yerine mahkeme salonlarında, güdümlü yargı eliyle mücadele etmeyi tercih ediyor' dedi.</p> <p><strong>'ADALETTEN KORKAN ANLAYIŞIN MİLLETİ TEMSİL ETMESİ MÜMKÜN DEĞİL'</strong></p> <p>Hakkında açılan davaların siyasi olduğunu savunan İmamoğlu, casusluk suçlamasını 'hukuk devleti ilkesine ağır bir saldırı' olarak nitelendirdi. Türkiye'nin NATO Zirvesi öncesinde böyle bir davayla gündeme gelmesini eleştiren İmamoğlu, 'Dört kez yenildiği, bir kez daha yenileceğini bildiği rakibini mahkeme salonlarında tasfiye etmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız' ifadesini kullandı.</p> <p>'Sandıktan korkan, sandıktan kaçan, hatta kaybettiği seçimi iptal eden zihniyeti bu millet gördü' diyen İmamoğlu, şöyle devam etti:</p> <p>'Ben adalete de demokrasiye de Türkiye'nin güzel yarınlarına da güveniyorum. Bu mücadelede kararlıyım. Bu kararlılığım 86 milyonun tamamını kapsıyor. Çünkü hayalini kurduğumuz Türkiye, herkes için adil bir Türkiye'dir. Biz bu ülkeye küsmeden, kırılmadan, korkmadan hizmet etmeye yemin etmiş insanlarız. İstiklal Marşı'nın ilk kelimesi 'Korkma'dır. O duygu hiçbir zaman zihnimizden silinmedi. Milletin iradesinden korkan, adaletten korkan bir anlayışın bu milleti temsil etmesi mümkün değildir.</p> <p>Bugün görülen dava, bütün bu davalar içinde en ibret verici olanlardan biridir. İstanbul'un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı, İstanbul tarihinde en yüksek oyla seçilmiş bir belediye başkanı, 15,5 milyon insanın oyuyla cumhurbaşkanı adayı olmuş, 25,1 milyon insanın imzasıyla desteklenmiş bir kişi olarak casusluk gibi son derece ağır bir suçlamayla yargılanıyorum. Bu tımarhanelik bir iştir. Bu iddianameye imza atanların ortaya koyduğu metin de tımarhanelik bir metindir.'</p> <p><strong>'CASUSLUK SUÇLAMASI HUKUK DEVLETİNE SALDIRIDIR'</strong></p> <p>Casusluğun bir ülkenin güvenliğine, sırlarına ve bağımsızlığına ihanet anlamına geldiğini söyleyen İmamoğlu, savunmasını şöyle sürdürdü:</p> <p>'Böylesine ağır bir suçlamanın siyasi rekabetin ve hukuki kurguların malzemesi haline getirilmesi yalnızca bana değil, hukuk devleti ilkesine de yapılmış ağır bir haksızlıktır. İlk celsede yapılan sunumları dinledikçe iddianameyi daha iyi anladım. Benimle ilgili bölüm neredeyse bir fotoğraftan ibaret. Allah rahmet eylesin, beni beş dakikalığına ziyaret eden bir hanımefendi ve kendisini manevi oğlu olarak tanıtan iş insanı Hüseyin Gün'ün beş dakikalık ziyareti ile çekilmiş görüntüler üzerinden casusluk iddianamesi hazırlanmış. Milyonların gözü önünde siyaset yapan, kamu görevi yürüten bir insan hakkında böylesine soyut iddialarla leke sürmeye çalışıyorlar.</p> <p>Milletin iradesinden korkup siyasete müdahale etmek, canı isteyince seçim iptal etmek, canı isteyince kurultayı iptal etmeye çalışmak, istemediğini cezaevine göndermek: Bugün kendisini 'devlet aklı' olarak tanımlayan vasat zihniyetin Türkiye'ye yaşattığı tam olarak budur.</p> <p>Yarın Ankara'da NATO Zirvesi var. Ukrayna konuşulacak, İran konuşulacak, Orta Doğu konuşulacak. Peki Türkiye'yi yönetenler orada ne diyecek? 'Dört kez yenildiğim, bir kez daha yenileceğim rakibimi hapse attırdım. Dün de üç ayrı duruşmada yargıladım' mı diyecekler? Bununla mı gurur duyacaklar? Türkiye Cumhuriyeti'nin hukukunu böyle mi anlatacaklar? İşte bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu vahim tablo budur.</p> <p>Vatandaşına güvenmeyip başkentini olağanüstü hal psikolojisine sokan bir anlayışla karşı karşıyayız. Kendi vatandaşından korkuyor. Bunu milli güvenlik meselesi gibi görüyor. İşte bugün yaşadığımız tablo tam da budur. Bir ülkeye ihanet vatandaşını düşman gibi görmekle başlar. Devletin gücü kapatılan meydanlardan değil, özgürce konuşabilen vatandaşlarından gelir. 86 milyonun sesinden çekinip dünyaya başka bir fotoğraf vermeye çalışmak mı ülkeye sadakat? Size milletine sadakat nedir de anlatırım, milletinden korkmak nedir de anlatırım. Çünkü bir ülkeye ihanet vatandaşını düşman gibi görmekle başlar. Vatandaşını sevmemekle başlar. Vatandaşından korkmakla, vatandaşından şüphe etmekle başlar. Cumhuriyeti, demokrasiyi, adaleti, özgürlükleri, hakkı ve hukuku unutursanız, kendinizi 1150 odalı bir saraya kapatır, o sarayın dehlizlerinden ülkeyi yöneteceğinizi zannederseniz tam da bugünkü duruma düşersiniz. Devlet yönetmek vatandaşını düşman görmek değil, vatandaşını sevmektir. Onunla hasbihal edebilmektir.</p> <p>Bir ülkeye ihanet, milletin iradesini bastırmayı devlet yönetmek sanmakla başlar. Cumhuriyetin gücünü kendi milletinde değil de başkalarının takdirinde aramakla başlar. Gerçek devlet ciddiyeti nedir, milletine güvenmek nedir, Türkiye'nin itibarı nasıl korunur? Bir ülkenin gücü meydanlarını kapatmasıyla değil, meydanlarında özgürce konuşabilen insanların sayısını artırmasıyla büyür.'</p> <p><strong>'NATO ZİRVESİ ÖNCESİNDE HAYATI DURDURDULAR'</strong></p> <p>NATO Zirvesi öncesinde Ankara'da uygulanan güvenlik tedbirlerini eleştiren İmamoğlu, 'NATO Zirvesi öncesinde Ankara'da hayatı durdurmak, bizi de Silivri'de bir cezaevinde, uydurma bir duruşma salonunda, uydurma ve absürt davalarla yargılamak bu anlayışın tezahürüdür. Mitingler, gösteriler, etkinlikler, hatta açlık grevleri bile yasaklanıyor. İnsanların yan yana yürümesi bile yasaklanıyor. Sokaklara araç park etmek bile yasaklanıyor. Dünyanın pek çok ülkesinde NATO zirveleri yapıldı. Nüfusu Ankara'nın onda biri kadar olan şehirlerde bile bu toplantılar düzenlendi ama hiçbir ülkede kendi vatandaşına böyle bir zulüm uygulanmadı' dedi.</p> <p>İmamoğlu, savunmasını şu sözlerle sürdürdü:</p> <p>'Sanki milletin sesinden korkan bir anlayış dünyaya 'Her şeyi kontrol ediyoruz' mesajı vermeye çalışıyor. Oysa bu ülkenin sahibi seçilmiş tek bir kişi değildir. Bu ülkenin sahibi 86 milyonun tamamıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin gücü kapatılan caddelerden, yasaklanan meydanlardan ya da susturulan seslerden değil; egemenliğini kayıtsız şartsız milletinden almasından gelir.</p> <p>Mahkemeler yerinde duruyor, cübbeler giyiliyor, duruşmalar yapılıyor, kararlar yazılıyor; her şey varmış gibi görünüyor. Ama yargılama dediğiniz şey sadece duruşma salonundan ibaret değildir. Tarafsız hakim gerekir, bağımsız savcı gerekir, hukuka uygun delil gerekir, vicdan gerekir. Bunlar ortadan kalktığında geriye sadece mahkeme görüntüsü kalır. Bugün yaşadığımız tam olarak budur.</p> <p>Yüzlerce insanın sırf muhalif olduğu için cezaevinde tutulduğunu, insanların günlerce nezarethanelerde aç ve susuz bekletildiğini, şehirlerin yolları kapatılarak yargılama yapıldığını görüyoruz. Bunların tamamı yargı eliyle vesayet kurma girişimidir.' </p> <p>İmamoğlu, 'kararların önce verildiğini, gerekçelerin ise sonra arandığını' söyleyerek, 'Deliller gerçeği bulmak için değil, önceden verilmiş kararı desteklemek için toplanıyor. Mahkemeler adalet dağıtan kurumlar olmaktan çıkarılıp siyasi iradenin onay makamına dönüştürülmek isteniyor. İnsanlar aileleriyle, çocuklarıyla, mallarıyla tehdit ediliyor. Tahliye umuduyla alınan beyanlarla dosyalar oluşturuluyor. Sonra sanki ortada çok büyük deliller varmış gibi bir algı oluşturuluyor' dedi.</p> <p><strong>'MİLLETİN İRADESİNE RAĞMEN KURULAN HİÇBİR DÜZEN BAŞARAMAZ'</strong></p> <p>Yargı üzerinden siyaset dizayn edilmeye çalışıldığını öne süren İmamoğlu, 'Millet iradesine rağmen kurulan hiçbir hesap tarihte başarıya ulaşmadı, bugün de ulaşamayacak. Siyasi parti mühendisliği yapmaya çalışanlar, milletin iradesini mahkeme kararlarıyla şekillendirmek isteyenler asla başarılı olamayacak. Muhalifleri tasfiye etmenin aracı haline gelen bir adalet sisteminin hesabını er ya da geç millet soracaktır' dedi.</p> <p>Casusluk iddianamesini eleştiren İmamoğlu, dosyanın İBB davasıyla bağlantılı kurgulandığını savundu. 'Beş dakika görüştüğüm bir kişi bu dosyada örgüt yöneticisi olarak gösteriliyor. Hayatımda tanımadığım insanlar örgüt yöneticisi ilan ediliyor. Aynı kişiler başka salonda İBB davasının da örgüt yöneticileri olarak yargılanıyor.' ifadelerini kullanan İmamoğlu, şöyle devam etti:</p> <p>'İddianamede deniliyor ki 'Örgütün ve örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun ilk amacı maddi zenginleşmek, ikinci amacı CHP'yi ele geçirmek, sonra da Cumhurbaşkanı olup Türkiye'yi ele geçirmek.' Buna göre 2019 seçimlerini de Hüseyin Gün isimli iş insanı bana kazandırmış. Oysa bütün Türkiye biliyor; 31 Mart'ta kazandığımız seçim hukuksuz biçimde iptal edildi, millet buna tepki gösterdi ve 23 Haziran'da fark 806 bine çıktı. Milletin iradesini görmeyip bunu casusluk senaryosuna bağlayacak kadar gözü dönmüş bir anlayışla karşı karşıyayız.</p> <p>Önce İstanbul'a bir siyasetçi başsavcı olarak atandı. Görevini yerine getirdi, sonra Adalet Bakanı oldu. Adalet Bakanlığı siyasi rakiplerle mücadele makamına dönüştürüldü. Siyasi partilere ayar verme makamına dönüştürüldü. Savcıların, hakimlerin gölgesine sığınarak siyaset yapma makamı haline getirildi. Siyasi eleştirinin cevabı siyasettir. Güçlü gördüğü siyasetçileri hapse atarak siyaset yapılmaz.' </p> <p><strong>'20 HAKİM DEĞİŞTİ, TEK DEĞİŞMEYEN SANIK BENİM'</strong></p> <p>'Hakkındaki davaların değişmeyen tek rutininin hakim ve savcı değişiklikleri olduğunu' söyleyen İmamoğlu, her seferinde aynı dosyayı yeniden anlattığını bildirdi. İmamoğlu, 'Dosyaların değişmeyen tek tarafı sanık koltuğunda benim oturmam. Son bir buçuk yılda 15 ceza davası icat edildi, 20 hakim değişti. Hiçbir davam başladığı hakimle devam etmiyor. Madem yargı bağımsız, bu hakim değişikliklerini millete kim açıklayacak?'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İmamoğlu, aynı dosyada yargılanan Melih Geçek'in ailesine yönelik operasyonlara değindi. Yaklaşık bir ay önce terörle mücadele ekiplerinin Geçek'in eski eşinin, kız kardeşinin ve babasının evinde arama yaptığını belirten İmamoğlu, şunları söyledi:</p> <p>'Gece yarısı 'iPad arıyoruz' diyerek evlere girdiler. Melih Geçek'in 7 yaşındaki yeğeninin oyun oynadığı tablete el koydular. Yetmedi, anne ve babasının telefonlarını aldılar. Eski eşinin 'Bu telefon bana ait' demesine rağmen telefonuna el koydular. 13 yaşındaki kızının ders çalıştığı tablet de emniyette. Bu mudur terörle mücadele? Bu insanların yaşadığı psikolojik işkencenin hesabını kim verecek?'</p> <p>Hakkında dava açan savcıların terfi ettiğini ileri süren İmamoğlu, 'Diploma davasının savcısı başsavcı vekili oldu. Bu dosyanın savcılarından biri başsavcı vekili, biri İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili, biri de Adalet Bakan Yardımcısı oldu. Makam dediğiniz şey onurla alınır, liyakatle alınır, emekle alınır; iftirayla, kumpasla, yalanla alınmaz' dedi.</p> <p><strong>'MİT BAŞKANI NEDEN KONUŞMUYOR?'</strong></p> <p>İmamoğlu, MİT'in mahkemenin yazısına cevap vermediğini öne sürerek, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'MİT'e müzekkere yazıldı ama cevap yok. İbrahim Kalın niye konuşmuyor? Hüseyin Gün casus mu değil mi? Ekrem İmamoğlu casus mu değil mi? Necati Özkan casus mu değil mi? Merdan Yanardağ casus mu değil mi? Devlet adına çalışmış bir insandan casus çıkar mı? Eğer çıkıyorsa bunu MİT söylesin. Neden tek kelime etmiyorlar?'</p> <p>Konuşmasının sonunda davanın siyasi olduğunu yineleyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Yanlışı halk düzeltir. Bu yargılamalar ne kadar uzarsa uzasın, ne kadar hakim ve savcı değişirse değişsin bu süreç fiilen bitmiştir. Yakında halkın hükmünü sağır sultan bile duyacaktır. Ben 16 milyonluk İstanbul'un seçilmiş belediye başkanıyım. 15,5 milyon insanın ön seçimde tercih ettiği cumhurbaşkanı adayıyım. 25,1 milyon insanın imzasıyla desteklediği bir adayım. Bana 'casus' diyenin ağzını da karışlarım, alnını da karışlarım. Merdan Yanardağ bu ülkenin saygın bir gazetecisidir. Necati Özkan benim yıllardır danışmanımdır. Bu insanlardan casus çıkmaz. Tanıdığım kadarıyla Hüseyin Gün de devletine hizmet etmiş bir iş insanıdır. Yazık etmeyin. Eğer bu dosyada tutukluluğun devamına karar verecekseniz, o kararı da tanımıyorum.'</p> <p>İmamoğlu'nun savunmasının ardından duruşmaya bir süre ara verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/imamoglu-casusluk-sucundan-hakim-karsisinda-devlet-adina-calismis-bir-insandan-casus-cikar-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 19:22:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/imamoglu-casusluk-sucundan-hakim-karsisinda-devlet-adina-calismis-bir-insandan-casus-cikar-mi.jpeg" type="image/jpeg" length="19316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genç anne Emine Kolay'ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması... Ölümün nasıl gerçekleştiğinin araştırılması için dosyanın Adli Tıp'a gönderilmesi kararlaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/genc-anne-emine-kolayin-olumune-iliskin-davanin-ilk-durusmasi-olumun-nasil-gerceklestiginin-arastirilmasi-icin-dosyanin-adli-tipa-gonderilmesi-kararlastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/genc-anne-emine-kolayin-olumune-iliskin-davanin-ilk-durusmasi-olumun-nasil-gerceklestiginin-arastirilmasi-icin-dosyanin-adli-tipa-gonderilmesi-kararlastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'nın Akçadağ ilçesinde evinde bıçakla yaralı halde bulunmasının ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Emine Kolay'ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, Emine Kolay'ın eşi tutuklu sanık Yusuf Kolay'ın tutukluluk halinin devamına, olayın intihar mı yoksa düşmeye bağlı bir ölüm mü olduğunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet Duran ÖZKAN - Kamera: Erdal AKBUĞA</strong></p> <p><strong>(MALATYA) -</strong> Malatya'nın Akçadağ ilçesinde evinde bıçakla yaralı halde bulunmasının ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Emine Kolay'ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, Emine Kolay'ın eşi tutuklu sanık Yusuf Kolay'ın tutukluluk halinin devamına, olayın intihar mı yoksa düşmeye bağlı bir ölüm mü olduğunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verdi.</p> <p>Malatya'da 5 Eylül 2025'te Akçadağ ilçesine bağlı Bahri Mahallesi'nde meydana gelen olayda Emine Kolay, bıçakla yaralı halde kaldırıldığı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 6 Eylül 2025 tarihinde, saat 04.10 sıralarında doktorların müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.</p> <p>Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Emine Kolay'ın eşi Yusuf Kolay hakkında 'kan gütme saikiyle eşe karşı kasten öldürme', kayınvalidesi Münire Kolay hakkında ise 'nitelikli şekilde kasten öldürmeye azmettirme' suçlarından cezalandırılması talep edildi. Diğer sanık Yusuf Kolay hakkında ise 'suçluyu kayırma' ile 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından dava açıldı.</p> <p>Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada sanıklar ve müştekiler dinlendi.</p> <p><strong>TUTUKLU SANIK: 'EŞİMİ BEN ÖLDÜRMEDİM'</strong></p> <p>Tutuklu sanık Yusuf Kolay, olay günü cuma namazına gittiğini, ardından kooperatife uğrayıp eve döndüğünü anlatarak, annesiyle birlikte bir cenazeye gitmek üzere evden ayrılacakları sırada eşinin telefon ederek kızları Asel'i de götürmelerini istediğini söyledi.</p> <p>Eve girdiğinde eşini oturur halde gördüğünü belirten Yusuf Kolay,'Ne oldu diye sordum. Zorlanarak nefes alıyordu. Elbisesinin kenarını kaldırınca kesiği gördüm. Buzdolabından buz alıp yaraya tampon yaptım. Daha sonra sırtıma alarak dışarı çıkardım. Anneme 'Asel'e bak' dedim. Eşimi araca bindirip hastaneye götürmek üzere yola çıktım. Ambulansı aradım. Yolda ambulansla karşılaştık. Emine'yi ambulansa aldılar, ben de ambulansı takip ederek hastaneye gittim. Ben eşimi seviyordum, onu ben öldürmedim. Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin' dedi.</p> <p><strong>KAYINVALİDE: 'BİR HEMŞİRE ARAYIP BIÇAK YARASI OLDUĞUNU SÖYLEDİ'</strong></p> <p>Tutuksuz sanık Münire Kolay ise olay sırasında evde dört kişi olduklarını belirterek, Yusuf Kolay'ın cuma namazına gittiğini, daha sonra birlikte bir cenazeye gitmek üzere evden çıktıklarını anlattı.</p> <p>Münire Kolay, 'Evde dördümüz vardık. Yusuf camiye gitti. Bana da, 'İnekleri bahçeye götür' dedi. Daha sonra, 'Anne, Şahnahan'da bir arkadaşın cenazesi var, gidelim' dedi. Yusuf camiden geldi, ben de hazırlandım ve birlikte çıktık. Arabadayken Emine aradı. 'Asel ağlıyor, onu da alın' dedi. Yusuf arabadan inip Emine'yi almaya gitti. Ben arabada kaldım. Yusuf, Emine'yi kolundan tutarak getirdi. Ben yine düştüğünü düşündüm. Yusuf bana, 'Anne, Asel ağlıyor, ona bak' dedi. Emine'yi arabaya bindirir bindirmez hastaneye doğru gitti. Daha sonra bir hemşire beni arayarak, 'Gelinin durumu iyi değil, bıçak yarası var' dedi. Ben de kayınbiraderimi aradım ve birlikte hastaneye gittik. Yusuf bana olayı hastanede anlattı. Ben de durumu orada öğrendim.' dedi. </p> <p>Tutuksuz diğer sanık Yusuf Kolay ise 'Bana haber verdiler, ben de geldim. Münire ile birlikte hastaneye gittik. Gece geç saatlerde eve döndüm. Benim olayla herhangi bir ilgim yoktur. Olay yerine hiç gitmedim' dedi.</p> <p><strong>AİLE: 'SÜREKLİ TEHDİT EDİLİYORDU'</strong></p> <p>Müşteki Elif Uçurum, sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, kızı Emine Kolay'ın eşiyle herhangi bir sorunu olmadığını, ancak kayınvalidesiyle sorun yaşadığını öne sürerek, 'Şikâyetçiyim. Önce babasını öldürdüler, sonra da kızımı öldürdüler. Kızımın eşiyle bir sorunu yoktu, kayınvalidesiyle anlaşamıyordu. Kızıma zehir içirdiler. Yusuf'un babası öldüğünde cenazeye gittim. Orada annesi bana, 'Senin kızın benim kocamın katili, onu öldüreceğim' dedi. Sanıklardan şikâyetçiyim.'</p> <p><strong>MAHKEMEDEN ADLİ TIP GENEL KURULU KARARI</strong></p> <p>Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık eş Yusuf Kolay'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet ayrıca, olayın intihar mı yoksa kendiliğinden düşmeye bağlı bir ölüm mü olduğu konusunda gerekli araştırma ve raporlamanın yapılması için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilmesine karar vererek duruşmayı 5 Ekim 2026 tarihine erteledi.</p> <p><strong>'KARDEŞİMİN KANI YERDE KALMASIN'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Emine Kolay'ın kardeşi Medine Yahşi, olayın cinayet olduğunu savunarak, adalet çağrısında bulundu.</p> <p>Yahşi, 'Kardeşimi canice öldürdüler. Biz adalet istiyoruz, onun için buradayız. Topluca geldik ama tek niyetimiz adalet. Onlar ne kadar inkâr etse de her şey göz önünde. Sayın hâkimlerime yalvarıyorum; adalet istiyoruz. Lütfen adalet yerini bulsun. Kardeşim asla canına kıymadı. Kim ne derse desin, bu kesinlikle bir cinayettir. Deliller kaybedilmiştir. Adalete güveniyoruz, güvenmek istiyoruz. Kadın cinayetlerini artık istemiyoruz. Annelerin evlatsız kalmasını istemiyoruz. Emine'lerin ölmesini istemiyoruz. Lütfen bunun için gereken yapılsın. Kardeşimin kanı yerde kalmasın. Yusuf'a en ağır şekilde müebbet hapis cezası verilmesini, kayınvalidesi Münire Hanım'ın da en ağır cezayı almasını istiyoruz' dedi.</p> <p><strong>AİLE AVUKATI: 'SAVUNMALAR DELİLLERLE UYUŞMUYOR'</strong></p> <p>Ailenin avukatı Mahmut Sevindi ise sanıkların olayın kaza ya da intihar olduğu yönündeki savunmalarının dosyadaki delillerle örtüşmediğini öne sürdü.</p> <p>Sevindi, 'Bugün üzücü bir olay nedeniyle buradayız. Maalesef yaklaşık 8-9 ay önce genç bir anne, 1,5 yaşındaki kızının yanında hunharca katledildi. Ancak olayın ardından sanıklar bunun bir kaza ya da intihar olabileceğini savundular. Bugün mahkemede de aynı şekilde olayın intihar ya da düşmeye bağlı bir ölüm olabileceğini ileri sürdüler. Ancak bu savunmalar dosya kapsamındaki delillerle uyuşmamaktadır. Nitekim Sayın Mahkeme Heyeti de bu savunmaları yeterli görmedi ve tutuklu sanık Yusuf Kolay'ın tutukluluk hâlinin devamına karar verdi. Ayrıca olayın intihar mı, yoksa düşmeye bağlı bir ölüm mü olduğunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilmesine ve duruşmanın 5 Ekim 2026 tarihine ertelenmesine karar verildi' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Malatya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/genc-anne-emine-kolayin-olumune-iliskin-davanin-ilk-durusmasi-olumun-nasil-gerceklestiginin-arastirilmasi-icin-dosyanin-adli-tipa-gonderilmesi-kararlastirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 19:02:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/genc-anne-emine-kolayin-olumune-iliskin-davanin-ilk-durusmasi-olumun-nasil-gerceklestiginin-arastirilmasi-icin-dosyanin-adli-tipa-gonderilmesi-kararlastirildi.jpg" type="image/jpeg" length="49008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-nato-genel-sekreteri-rutte-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-nato-genel-sekreteri-rutte-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da gerçekleştirilecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da gerçekleştirilecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi.</p> <p>Cumhurbaşkanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştüğü bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Paylaşımda, 'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da gerçekleştirilecek 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öncesinde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde görüştü' bilgisine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-nato-genel-sekreteri-rutte-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:58:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/cumhurbaskani-erdogan-nato-genel-sekreteri-rutte-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="97068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Partili Cevizoğlu, Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı'na seçildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ak-partili-cevizoglu-akdeniz-icin-birlik-parlamenter-asamblesi-yonetim-kurulu-baskan-yardimciligina-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ak-partili-cevizoglu-akdeniz-icin-birlik-parlamenter-asamblesi-yonetim-kurulu-baskan-yardimciligina-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti İstanbul Milletvekili Hulki Cevizoğlu, Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi (AİBPA) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı'na seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - AK Parti İstanbul Milletvekili Hulki Cevizoğlu, Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi (AİBPA) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı'na seçildi.</p> <p>AİBPA Türk Delegasyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Hulki Cevizoğlu, Mısır'ın başkenti Kahire'de düzenlenen Akdeniz<br />İçin Birlik Parlamenter Asamblesi (AİBPA) Meclis Başkanları Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen seçimlerde AİBPA Yönetim Kurulu Başkan<br />Yardımcılığı görevine getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Cevizoğlu, zirveye AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, AK Parti Adana Milletvekili Faruk Aytek, CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş ile katıldı.</p> <p>Dört üyeden oluşan AİBPA Yönetim Kurulu'nda Başkan Yardımcısı olarak görev yapacak Cevizoğlu, bu kapsamda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş adına Meclis'i asamble nezdinde temsil edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ak-partili-cevizoglu-akdeniz-icin-birlik-parlamenter-asamblesi-yonetim-kurulu-baskan-yardimciligina-secildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:49:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/ak-partili-cevizoglu-akdeniz-icin-birlik-parlamenter-asamblesi-yonetim-kurulu-baskan-yardimciligina-secildi.jpeg" type="image/jpeg" length="17697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek'ten AP Türkiye Raportörü Amor'a tepki: 'Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-gurlekten-ap-turkiye-raportoru-amora-tepki-hic-kimse-turk-mahkemelerine-parmak-sallayamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-gurlekten-ap-turkiye-raportoru-amora-tepki-hic-kimse-turk-mahkemelerine-parmak-sallayamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor'un, Ekrem İmamoğlu'nun davalarına ilişkin yaptığı açıklamaya isim vermeden tepki göstererek, 'Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor'un, Ekrem İmamoğlu'nun davalarına ilişkin yaptığı açıklamaya isim vermeden tepki göstererek, 'Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz' dedi.</p> <p>Gürlek, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Amor'un, Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de görülen diploma davasının bugünkü duruşmasının ardından yaptığı değerlendirmelere isim vermeden tepki gösterdi.</p> <p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız, egemen ve demokratik bir hukuk devleti olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p> <p>'Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Ülkemizdeki yargı süreçlerinin uluslararası çevrelerce takip edilmesi, Türkiye'nin demokratik olgunluğunun ve şeffaflığının bir göstergesidir.</p> <p>Buna karşılık devam eden yargılamalar hakkında mahkeme kapılarında hüküm verircesine açıklamalar yapılması, Türk yargısını hedef alan ve yargı süreçlerini siyasi baskı altına almaya çalışan kabul edilemez bir tutumdur.</p> <p>Türkiye'nin yargı süreçleri yabancı parlamenterlerin siyasi ajandalarına, ideolojik beklentilerine veya lobi faaliyetlerine göre değil; Anayasa'ya, kanunlara, dosyadaki delillere ve bağımsız mahkemelerin takdirine göre ilerler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Buradan açıkça ifade ediyorum: Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz.</p> <p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye vesayet odaklarına, darbe heveslilerine, terör örgütlerine ve dışarıdan demokrasi dersi vermeye çalışan çevrelere karşı millî iradesini koruyarak bugünlere gelmiştir.</p> <p>Türkiye, kendi hukukunu işletecek kudrete, demokrasisini koruyacak iradeye ve geleceğini tayin edecek egemenliğe sahip büyük bir devlettir. Millî irademizi, yargı teşkilatımızı ve hukuk devletimizi hedef alan hiçbir siyasi ajandaya geçit vermeyeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-gurlekten-ap-turkiye-raportoru-amora-tepki-hic-kimse-turk-mahkemelerine-parmak-sallayamaz</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:47:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/bakan-gurlekten-ap-turkiye-raportoru-amora-tepki-hic-kimse-turk-mahkemelerine-parmak-sallayamaz.jpeg" type="image/jpeg" length="38185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Rutte: 'Türkiye vazgeçilmez bir güç, sorunları perde arkasında çözüyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/nato-genel-sekreteri-rutte-turkiye-vazgecilmez-bir-guc-sorunlari-perde-arkasinda-cozuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/nato-genel-sekreteri-rutte-turkiye-vazgecilmez-bir-guc-sorunlari-perde-arkasinda-cozuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki NATO Liderler Zirvesi öncesinde düzenlediği basın toplantısında, 'Türkiye'nin devasa ordusu ve 3 bine yakın savunma şirketiyle ittifak için hayati önemde olduğunu' vurguladı. Bazı müttefiklerin Ankara'ya yönelik örtülü kısıtlamalarına değinen Rutte, 'Maksimum iş birliği için bu sorunları kamuoyu önünde büyütmeden perde arkasında sessizce çözüyoruz' dedi. Rutte, S-400 konusunun Türkiye ile ABD arasında ikili bir mesele olduğunu ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki NATO Liderler Zirvesi öncesinde düzenlediği basın toplantısında, 'Türkiye'nin devasa ordusu ve 3 bine yakın savunma şirketiyle ittifak için hayati önemde olduğunu' vurguladı. Bazı müttefiklerin Ankara'ya yönelik örtülü kısıtlamalarına değinen Rutte, 'Maksimum iş birliği için bu sorunları kamuoyu önünde büyütmeden perde arkasında sessizce çözüyoruz' dedi. Rutte, S-400 konusunun Türkiye ile ABD arasında ikili bir mesele olduğunu ifade etti.</p> <p>Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Uluslararası Medya Merkezi'nde ilk resmi basın toplantısını düzenleyen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, küresel güvenlik mimarisi, Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki 'Epic Fury' (Destansı Öfke) operasyonu ve müttefikler arasındaki askeri hafriyat dengelerine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.</p> <p><strong>'ON MİLYARLARCA YENİ PROJE AÇIKLAYACAĞIZ'</strong></p> <p>Rutte, şunları söyledi:</p> <p>'Bütün ittifakımızın ne kadar güçlü olduğu konusunda hemfikir olduk ve herkes yüzde 5 konusunda anlaştı. Şu anda Ankara'da somut sonuçları izliyoruz. Elbette daha fazla yatırıma ve kaynağa ihtiyacımız var. Avrupalı müttefikler ve Kanada harcamalarını ABD ile eşitleme aşamasında. Bütün doğu yakamızda ve Baltık yakasında gücümüzü artırıyoruz, Ukrayna'yı desteklemeye devam ediyoruz. Buradaki yatırım gerçek ve ekonomik gücümüzü askeri kapasiteye dönüştürmek gerektiği için yapıyoruz. Yeniliği merkeze almaya çalışıyoruz. Yarın gerçekleştireceğimiz endüstri görüşmeleri de önemli bir platform olacak.</p> <p>On milyarlarca yeni proje açıklayacağız ve bu şekilde caydırıcılığımızı güçlendireceğiz. Burada sadece savunma değil, ekonomi ve yenilik odaklıyız. Kendi güvenliğimize yatırım yapıyoruz ve kendi toplumlarımızı güvende tutmak için neler yapabileceğimizi görmek istiyoruz. Rusya Ukrayna'ya saldırmaya devam ediyor. Bizim hava savunmasına verdiğimiz destek ile Ukrayna tarih yazmaya devam ediyor. Ukrayna'nın ihtiyacı olan her şeye sahip olması gerektiğine inanıyoruz. Ukrayna'nın güvenliği, güvenliğimiz ile doğrudan ilişkili. Burada savunmamız üzerine yapacağımız yatırımlar üzerine konuşacağız. Kendi endüstriyel bilgilerimizi masaya yatıracağız. Putin'e de ne kadar kararlı olduğumuzu göstereceğiz. NATO'nun güvenlik sağlama arzusunu ortaya koyacağız. NATO olarak ortaklarımızla birlikte güvenliği önceliğimiz haline getirdiğimizi göstereceğiz.</p> <p>Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik gerçekleştirdiği füze ve İHA saldırılarına dikkat çeken Genel Sekreter Rutte, müttefiklerin Ukrayna'ya olan askeri ve lojistik desteğinin kararlılıkla devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>LAHEY ZİRVESİ'NDEKİ TAAHHÜTLERİ HATIRLATTI</strong></p> <p>Geçtiğimiz yıl Hollanda'da yapılan Lahey Zirvesi'ndeki taahhütleri hatırlatan Rutte, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Ukrayna kendi egemenliğini savunmaya devam ederken, müttefiklerin ve NATO ortaklarının Ukrayna'nın ihtiyaç duyduğu her şeyi almasını sağlamaya devam etmesi gerekiyor. Ve şunu açıkça belirteyim, Ukrayna'ya olan desteğimizin kesintisiz sürmesi için tüm müttefiklerin üzerine düşeni yapması, yani yükü adil bir şekilde paylaşması gerekiyor. Çünkü Ukrayna'nın güvenliği bizim kendi güvenliğimizle çok yakından bağlantılı.'</p> <p>Rutte, önümüzdeki iki gün boyunca Ankara'da bir araya gelecek olan 32 müttefik ülkenin; Ukrayna, Avrupa Birliği, Hint-Pasifik ve Körfez ortaklarıyla birlikte dünya ekonomisinin neredeyse üçte ikisini temsil eden devasa bir güç olarak sonuç üretmeye devam edeceğini vurguladı.</p> <p><strong>'TRUMP İLE SAVUNMA HARCAMALARINDAKİ ARTIŞI KONUŞTUK'</strong></p> <p>Rutte daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. 'ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland çıkışları, müttefikleri Afganistan ve Irak üzerinden eleştirmesi ve İran'la yaşanan Epic Fury savaşı bağlamında Avrupa'dan beklediği desteği tam bulamaması karşısında NATO'da nasıl bir hava eseceği' yönündeki soruyu yanıtlayan Rutte, ittifak içindeki birlik mesajını savundu.</p> <p>Geçen hafta Başkan Trump ile son derece yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Genel Sekreter, Avrupalı devletlerin ve Kanada'nın savunma bütçelerindeki tarihi artışı şu sözlerle değerlendirdi:</p> <p>'Elbette bu durum Putin, Rusya ve Ukrayna tehdidinden kaynaklanıyor; ancak aynı zamanda Başkan Trump'ın bizi bu konuda son derece güçlü bir şekilde teşvik etmesinden de ileri geliyor. Kendisinin, Eisenhower döneminden bu yana Avrupalıların ve Kanadalıların da Amerikalılarla aynı oranda askeri harcama yapacağı bu eşitleme durumuna gelinebilmesini sağlayan ilk ABD Başkanı olduğu argümanını sunabilirsiniz. Bu eşitlenme 50-60 yıldır duyulan bir arzu ve şimdi gerçekleşiyor. Bunda Trump'ın liderliğinin payı büyük.'</p> <p><strong>ORTA DOĞU'DA 'EPIC FURY' OPERASYONU VE HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA STRATEJİK ADIMLAR</strong></p> <p>Trump'ın genel olarak İran ve Hürmüz Boğazı konusundaki bazı bölgesel hayal kırıklıklarını doğrudan ele aldıklarını da belirten Rutte, transatlantik ortaklığın sahada aktif olduğunu hatırlattı. ABD ve İsrail ortaklığında İran'a yönelik düzenlenen 'Epic Fury' operasyonunu desteklemek amacıyla Avrupa'daki askeri üslerden kalkan müttefik uçaklarının yaklaşık 5 bin sorti (uçuş) gerçekleştirdiğini açıklayan Genel Sekreter Rutte, 'Daha geçen Cuma günü, Fransızların ve İngilizlerin Ummanlılarla bir araya gelerek, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisi ilkesini kolektif olarak savunacaklarından emin olmak için adım attıklarını gördük. Bu, son 72 saat içinde gerçekleşen son derece önemli bir küresel gelişmedir' diyerek müttefiklerin küresel enerji yollarını koruma konusundaki kararlılığını Ankara'dan tüm dünyaya ilan etti.</p> <p><strong>'RUSYA'NIN AĞIR BOMBARDIMANI ASKERİ BİR ÜSTÜNLÜK DEĞİL, ÇARESİZLİK GÖSTERGESİDİR'</strong></p> <p>Rusya'nın dün gece Ukrayna şehirlerine yönelik gerçekleştirdiği ağır bombardımanın NATO'ya bir mesaj olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Rutte, bu saldırıların askeri bir üstünlükten ziyade bir zayıflık göstergesi olduğunu savundu. Ukrayna halkının ve ordusunun son aylarda büyük bir direnç ve başarı gösterdiğini vurgulayan Genel Sekreter, şöyle konuştu:</p> <p>'Dün geceki mesaj, Putin'in ne kadar çaresiz olduğunu bir kez daha gösteriyor çünkü siz Ukraynalılar savaş alanında oldukça başarılısınız. Rus ekonomisini vuruyorsunuz; enerji altyapısı, seyir füzesi savunması ve savunma sanayi kapasitesi söz konusu olduğunda Rusya'nın derinliklerini hedef alıyorsunuz. Cephe hattında Rusların birkaç ay önceki gibi büyük ilerlemeler kaydetmesini engellemeyi başardınız. Durum şu an az çok bir çıkmaza girmiş vaziyette. Dün gece yaşananlar, masum sivillere yönelik rastgele bir saldırıdır ancak Rusya bu savaşı asla bu yolla kazanamaz.'</p> <p>Putin'in savaş alanında 35 bin kadar kendi askerinin ölümünü feda etmeyi göze aldığını ve bunun Rus aileleri için korkunç bir durum olduğunu söyleyen Rutte, Kiev ve diğer şehirlerdeki sivil kayıplar için kalbinin ve dualarının Ukrayna halkıyla birlikte olduğunu ifade etti.</p> <p><strong>İNGİLİZ GEMİSİNE RUS SAVAŞ UÇAĞININ YAKLAŞMASI</strong></p> <p>İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından duyurulan Rus 'Bear-F' casus uçağının İngiliz uçak gemisi HMS Prince of Wales'i taciz etmesi ve NATO'nun Rusya'yı hibrit/eşik altı faaliyetlerde caydırmakta yetersiz kalıp kalmadığı yönündeki soruya ise Rutte, İngiliz Silahlı Kuvvetleri'nin F-35 jetleriyle anında gerçekleştirdiği önleme harekatını övdü. Rutte, şu değerlendirmelerde bulundu:</p> <p>'Tam aksine, ülkeniz Birleşik Krallık tam olarak yapılması gerekeni yaptı. Aldıkları hızlı önlemlerden dolayı İngiliz ordusunu takdir etmek isterim. Bir askeri gemiye bu kadar yakın mesafede bunu yapmak, Rusların profesyonellikten ne kadar uzak olduğunu gösterir. Elbette bu hareketler pervasızca. Ancak Birleşik Krallık silahlı kuvvetleri tam olarak yapmaları gerekeni yaptılar; bu müdahale, her koşulda kendimizi savunacağımızın en açık kanıtıdır.'</p> <p>Avrupa genelinde askeri tesislere yönelik yaşanan İHA hareketlilikleri ve eşik altı hibrid faaliyetlere karşı müttefiklerin tetikte olduğunu belirten Genel Sekreter Rutte, Ankara'da yürütülecek iki günlük liderler diplomasisinde bu tür güvenlik tehditlerine karşı ortak önlemlerin de masaya yatırılacağını belirtti. </p> <p><strong>HİNT-PASİFİK'TE ÇİN TEHDİDİ VE 'SAF OLAMAYIZ' UYARISI</strong></p> <p>Çin'in Güney Pasifik'te gerçekleştirdiği son füze testi ve Hint-Pasifik Dörtlüsü (IP4) liderlerinin zirve katılım dinamiklerine ilişkin soruyu yanıtlayan Rutte, bölge liderleriyle sarsılmaz bir koordinasyon içinde olduklarını belirtti. Çin'e karşı net bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade eden Genel Sekreter, şu uyarılarda bulundu:</p> <p>'IP4 ortaklarımızla; Avustralya, Yeni Zelanda, Kore Cumhuriyeti ve Japonya ile çok yakın bir iş birliğimiz var. Daha bu öğleden sonra, yaşanan bu son füze gelişmesiyle ilgili olarak Japonya Savunma Bakanı ile mesajlaşıyordum. Ve bence bu durum, Çin konusunda saf olamayacağımızın en açık kanıtıdır. Hint-Pasifik'te yaşananlar, Transatlantik'te yaşananlarla doğrudan ilgilidir. Bunu Ukrayna'daki savaşta net şekilde görüyoruz; Çin, Kuzey Kore ve İran, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü bu kışkırtılmamış saldırı savaşının temel destekçileri konumunda. Dolayısıyla bu küresel tehdit karşısında saf olamayız ve sizi temin ederim ki bu konunun üzerindeyiz.</p> <p><strong>NATO'DA YENİ İŞ BÖLÜMÜ: AVRUPALILAR SAHAYI DEVRALIYOR, PARAYI ÖDÜYOR</strong></p> <p>Müttefiklerin bütçe planlarına uymaması durumunda ABD'nin hazırladığı yaptırım iddiaları ve NATO içindeki yeni Avrupa komuta yapısının işleyişine ilişkin soruyu yanıtlayan Rutte, ittifak içindeki yeni iş bölümünün tıkır tıkır işlediğini söyledi. Karar alma mekanizmalarının iddia edildiği gibi karmaşık olmadığını savunan Rutte, savunma yükünün paylaşımı konusundaki somut örnekleri paylaştı:</p> <p>'Sahadaki gerçek savaşa ve operasyonlara baktığınızda Avrupalıların NATO'daki komutaları de facto olarak devraldığını görüyorsunuz; Amerikalılar ise kara, hava ve deniz komutanlıkları söz konusu olduğunda bunların küresel stratejik sorumluluğunu üstleniyor. Dolayısıyla Avrupalı müttefiklerin ellerini taşın altına koyduğu son derece net bir iş bölümü zaten mevcut. Aynı durumu Ukrayna konusunda da görüyoruz; ABD, Ukrayna'ya hâlâ önleme füzeleri gibi kritik askeri teçhizatları ve ileri teknoloji savunma sanayisi ürünlerini sağlamaya devam ediyor, ancak artık bu sistemlerin parasını doğrudan Avrupalılar ve Kanada ödüyor. İleri hat kara kuvvetlerindeki insan yoğunluğunda da Avrupalı müttefiklerin ağırlığı artıyor.'</p> <p><strong>'DEMOKRASİ SEÇİMLERDEN DAHA FAZLASIDIR: ÖZGÜR MEDYADIR'</strong></p> <p>Rutte, Türkiye'deki özgür basın tartışmalarından Ankara'nın ittifaktaki askeri gücüne kadar pek çok hassas konuyu da değerlendirdi. Türkiye'nin 1952'den beri devasa ordusu ve 3 binden fazla şirkete ulaşan yerli savunma sanayisiyle vazgeçilmez bir güç olduğunu vurgulayan Rutte, transatlantik ittifakında Avrupa'nın konvansiyonel savunma sorumluluğunu devralmasının NATO'yu daha sürdürülebilir kılacağını ifade etti.</p> <p>'Türkiye'de muhaliflere ve gazetecilere yönelik baskı uygulandığı iddiaları ışığında Ankara'nın liberal demokrasilerin zirvesi için doğru yer olup olmadığı ve liderlerin bu meseleyi Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşüp görüşmeyeceği' yönündeki soruya ilişkin Rutte, diplomatik ancak net bir dille yanıt verdi. Demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını vurgulayan Genel Sekreter, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Şunu söylememe izin verin: Demokrasi söz konusu olduğunda, demokrasi seçimlerden daha fazlasıdır. Seçimler elbette demokraside hayati bir öneme sahiptir. Ancak demokrasi aynı zamanda özgür medyadır; yani şu an bu salondaki sizlersiniz. İstediğiniz tüm soruları sorabilmeniz, istediğiniz yazıları yazabilmeniz ve özgürce araştırmalarınızı yapabilmenizdir. Ve elbette demokrasi, insanların eğer isterlerse gösteri ve protesto düzenleyebilmeleridir. Medya söz konusu olduğunda, medyanın bu büyük etkinliklere bizzat ve kısıtlamasız katılabilmesi NATO için son derece önemlidir. Bu zirve, liderlerin tüm bu meseleleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile doğrudan görüşmeleri için de iyi bir fırsattır.'</p> <p><strong>'TÜRKİYE NATO'DAKİ EN BÜYÜK VE EN İYİ EĞİTİMLİ SİLAHLI KUVVETLERDEN BİRİNE SAHİP'</strong></p> <p>'Türkiye'nin NATO'nun gelecekteki güvenlik stratejisi için ne kadar önemli olduğu' soruyu yanıtlayan Rutte, Ankara'nın ittifak içindeki ağırlığına övgüler yağdırdı. Türkiye'nin haritadaki konumunun ve liderliğinin hayati olduğunu belirten Rutte, şöyle devam etti:</p> <p>'Çok önemli. Türkiye neredeyse en başından beri, 1952'den bu yana bu ittifakın içinde. NATO'daki en büyük ve en iyi eğitimli silahlı kuvvetlerden birine sahipsiniz. Özellikle son 5 ila 10 yılda savunma sanayisi altyapınızı hızla geliştirdiniz. Şu anda yaklaşık 3 bin savunma şirketiniz var ve bunlar her gün, üniformalı kadın ve erkek askerlerimizin kendimizi savunmak için ihtiyaç duyduğu teçhizatı durmaksızın sağlıyor. İşte tüm bu nedenlerden dolayı Ankara, İstanbul ve bir bütün olarak Türkiye gerçekten çok önemli. Bu NATO zirvesini burada, Ankara'da düzenliyor olmamız da bunun en somut kanıtıdır.'</p> <p><strong>'DAHA GÜÇLÜ BİR AVRUPA, DAHA GÜÇLÜ BİR NATO DEMEKTİR'</strong></p> <p>'ABD'nin Avrupa'daki askeri yükü Avrupalı müttefiklere kaydırmasının transatlantik bağını zayıflatıp zayıflatmayacağı' sorusu üzerine Rutte, ittifakın geleceğini şekillendirecek tarihi bir özeleştiride bulundu. ABD'nin hem Pasifik hem de Transatlantik'te eş zamanlı iki cepheli bir çatışma olasılığına göre stratejisini netleştirdiğini belirten Rutte, şu analizi paylaştı:</p> <p>'Daha sadece 3, 4 ya da 5 yıl önce sahip olduğumuz NATO askeri yapısı yapısal olarak sürdürülebilir değildi. ABD'den 8 saatlik uçuş mesafesinde yaşayan 500 milyon nüfuslu bir ülkeden, dünyanın en zengin bölgesi olan Avrupa'daki 600 milyon insanı Ruslara karşı savunmasını istememiz ve buranın ABD'ye aşırı derecede bağımlı kalması sürdürülebilir bir model değildi. Genel olarak konuşmak gerekirse, bu dengenin yeniden kurulması hayati önem taşıyor. ABD, Rus nükleer denizaltılarının kendi kıyılarına ulaşmasını önlemek adına konvansiyonel destek sağlamaya devam edecek. Ancak Avrupa'nın daha güçlü bir rol üstlenmesi ve Kanada'nın adım atması şart. Şimdi ABD'nin bunun 'adil bir anlaşma' olduğunu bildiği sürdürülebilir bir ittifak yaratıyoruz. Biz de onlar kadar harcama yapıyoruz, Avrupa'nın konvansiyonel savunması için daha fazla sorumluluk alıyoruz. Unutulmamalıdır ki; daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO demektir.'</p> <p><strong>'ABD'NİN BÜTÇE HEDEFLERİ  NATO'YU BİRBİRİNE DAHA DA YAKINLAŞTIRIYOR'</strong></p> <p>'ABD tarafında Pete Haxon gibi isimlerin müttefikleri 'bedavacılıkla' suçlaması ve bütçe hedeflerini tutturamayan ülkelere yönelik bir koruma kalkanı incelemesi (Demokles'in Kılıcı) yürütmesinin NATO'yu bölüp bölmediği' yönündeki soruya Rutte, şu stratejik değerlendirmede bulundu:</p> <p>'Bölmüyor. Bence aksine NATO'yu birbirine daha da yakınlaştırıyor ve böyle bir inceleme sürecinin yürütülmesinin son derece akıllıca olduğunu düşünüyorum. Bu sürecin, Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı'nın (SACEUR) tam merkezinde yer alacağı şekilde organize edilecek olması ve Amerikalıların bunu tüm müttefiklerle yakın koordinasyon içinde yapacaklarını çok açık bir şekilde beyan etmiş olmaları bence kesinlikle önemli. Daha önce NATO kuvvet modelindeki ayarlamalarda gördüğümüz gibi, bu süreçleri de tam bir yakın koordinasyon ve istişare içinde yürüttüler. Dolayısıyla bu konuda herhangi bir ayrılık veya endişeye gerek yok.'</p> <p><strong>'NÜKLEER MESELE SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA GERÇEKTEN ÇOK İYİ BİR KONUMDAYIZ'</strong></p> <p>İttifakın nükleer caydırıcılık modelinin sadece ABD'den ibaret olmadığını, İngiliz ve Fransız nükleer kapasitelerinin de bu denklemi tahkim ettiğini belirten Rutte, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Aynı zamanda İngiliz ve Fransız nükleer kapasitelerine de sahipsiniz. Burada Fransızlar askeri olarak NATO yapılarının biraz dışında yer alıyorlar ama elbette stratejik olarak fazlasıyla oradalar; İngilizler ise yıllar önce alınan siyasi kararlar doğrultusunda NATO yapıları içinde tam bir koordinasyonla çalışıyorlar. Ancak bildiğiniz gibi, Fransızlar yakın zamanda Amerikalılarla yakın koordinasyon ve istişare içinde, kendi nükleer caydırıcılıklarının ittifakın genel caydırıcılığı üzerinde nasıl daha da büyük bir etkiye sahip olmasını istediklerini açıkladılar. Dolayısıyla nükleer mesele söz konusu olduğunda savunma bakanlarıyla dört hafta önce gerçekleştirdiğimiz Nükleer Planlama Grubu toplantısında da görüldüğü üzere gerçekten çok iyi bir konumdayız.'</p> <p><strong>'ASELSAN VE TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ NATO İÇİN BÜYÜK BİR KAZANÇ'</strong></p> <p>Müttefiklerin Türkiye'ye uyguladığı gizli yaptırımlarla ilgili şikayetleri değerlendiren Rutte, 'Demokratik ittifaklarda bu tür tartışmalar doğaldır. Benim rolüm bunları kamuoyu önünde büyütmek değil, perde arkasında sessizce çözmektir' mesajını verdi.</p> <p>'Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarılarının ittifakın genel kapasitesini artırmadaki rolü ve bizzat gerçekleştirdiği ASELSAN ziyareti' hakkındaki soruyu yanıtlayan Genel Sekreter Rutte, Türk şirketlerinin küresel savunma ekosistemindeki ağırlığına şu övgülerde bulundu:</p> <p>'NATO, Türkiye'nin savunma sanayi üretimi açısından yaptıklarından zaten halihazırda çok büyük bir fayda sağlıyor. ASELSAN bunun çok net ve harika bir örneğidir. Ancak Türkiye genelinde toplamda 3 bine yakın savunma şirketinden bahsediyoruz; ASELSAN gibi devlerin yanı sıra orta ve küçük ölçekli şirketler de bu çarkı döndürüyor. Türkiye, savunma sanayisi aracılığıyla zaten pek çok müttefik ülkeyi doğrudan destekliyor ve ittifak genelinde kritik çalışmalar yürütüyor.</p> <p>Daha geçen hafta Polonya Cumhurbaşkanı buradaydı, Belçika ticaret heyeti çok başarılı bir ziyaret gerçekleştirdi. Türk savunma şirketlerinin Amerika Birleşik Devletleri'ndeki sanayi altyapısına dahi çok ciddi yatırımları var. İşte bu yüzden Seul'den Ankara'ya, Washington'dan bu güzel şehre kadar ittifak genelinde askeri-teknolojik iş birliğinin önünde mümkün olan en az engelin bulunduğu sınırsız bir ortaklık yapısına ihtiyacımız var.'</p> <p><strong>'GİZLİ YAPTIRIM TARTIŞMALARINI KAMUOYU ÖNÜNDE BÜYÜTMÜYORUM'</strong></p> <p>Türk yetkililerin farklı dönemlerde dile getirdiği, bazı NATO ve AB üyesi ülkelerin Türkiye'ye yönelik uyguladığı örtülü/gizli askeri yaptırımlar ve kısıtlamalar' hakkındaki sorusuna Rutte, ittifakın Genel Sekreteri olarak üstlendiği arabuluculuk rolünü hatırlatarak, şu çarpıcı yanıtı verdi:</p> <p>'Sorunuz için teşekkür ederim. Elbette benim pozisyonum ve diplomatik rolüm gereği, savunma sanayi üretimini paylaşmak ve Atlantik genelinde tam kapasite çalışabilmek adına 32 müttefikin tamamının herhangi bir engel olmaksızın, olabildiğince sınırsız bir şekilde birlikte çalışması hayati önemdedir. Tabii ki NATO gibi büyük bir ittifakta her zaman siyasi tartışmalarınız ve bazen de derin görüş ayrılıklarınız olacaktır. Bu yaşandığında dışarıda insanlar her zaman aşırı derecede heyecanlanıyor ve bunu büyütüyor. Ben büyütmüyorum. Demokratik ittifakların doğasında bazen bu tür çatlakların ve tartışmaların yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.</p> <p>Bu noktada benim genel sekreter olarak rolüm, bu kısıtlamaları ve sorunları çözmeye yardımcı olmak için perde arkasında sessizce elimden geleni yapmaktır. Yani, perde arkasında maksimum diplomatik fayda sağlayabilmek adına bu hassas konuyu kamuoyu önünde konuşmamak en doğrusudur. Bu sorunların bazıları uzun yıllardır, hatta bazen onlarca yıldır var. Ancak nihai hedefimiz tek: Tüm NATO topraklarını Rusya'ya, terörizme ve karşılaştığımız diğer küresel tehditlere karşı korumak. Kendi içimizde bu tartışmaları yaşayabiliriz, bunda bir sorun yok; ancak sonra bunları çözmeli ve her zamankinden daha güçlü şekilde bir araya gelmeliyiz.'</p> <p><strong>'S-400 KONUSU İKİLİ İLİŞKİLERİ İLGİLENDİRİYOR'</strong></p> <p>'Türkiye'nin 2017 yılında satın aldığı S-400'ler için Ankara'da bir çözüm bulup bulmayacakları' sorusunu Rutte, 'Bunun müttefikler arasında tamamen ikili (ikili ilişkileri ilgilendiren) bir karar olduğunu düşünüyorum' şeklinde yanıtladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/nato-genel-sekreteri-rutte-turkiye-vazgecilmez-bir-guc-sorunlari-perde-arkasinda-cozuyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:45:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/nato-genel-sekreteri-rutte-turkiye-vazgecilmez-bir-guc-sorunlari-perde-arkasinda-cozuyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="79291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO protestosunda gözaltına alınan 6 HKP'li serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/nato-protestosunda-gozaltina-alinan-6-hkpli-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/nato-protestosunda-gozaltina-alinan-6-hkpli-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da Birinci Meclis önünde Halkın Kurtuluş Partisi'nin (HKP) düzenlediği NATO karşıtı eylemde gözaltına alınan 6 kişi emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 13 kişinin gözaltı süresi bir gün daha uzatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Ankara'da Birinci Meclis önünde Halkın Kurtuluş Partisi'nin (HKP) düzenlediği NATO karşıtı eylemde gözaltına alınan 6 kişi emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 13 kişinin gözaltı süresi bir gün daha uzatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ankara'daki 36. NATO Zirvesi'ni protesto eden HKP üyelerine dün Birinci Meclis önünde polis müdahale etmiş, 6'sı avukat 19 kişi gözaltına alınmıştı.</p> <p>ANKA Haber Ajansı'nın edindiği bilgilere göre gözaltına alınanlardan, Ankara Valiliği'nin 36. NATO Zirvesi dolayısıyla aldığı eylem yasağı kararları hatırlatılarak savunmaları istendi.</p> <p><strong>'NATO'NUN TOPRAKLARIMIZI KİRLETMESİ KABUL EDİLEMEZ'</strong></p> <p>HKP Genel Başkan Yardımcısı avukat Fettah Ayhan Erkan, ifadesinde, partinin 5 Temmuz'da eylem yapacağını günler öncesinde duyurduğunu, eylemi gerçekleştiremeyeceklerine ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, Ankara Valiliği'nin kararının kanuni olmadığını savundu.</p> <p>Erkan; NATO'nun Irak, Libya, Suriye ve İran'da 10 milyon Müslüman'ın katledildiğini ifade ederek, 'NATO, ülkemizi Büyük Orta Doğu Projesi çerçevesinde üçe bölme planlarını yapmak üzere Türkiye'ye gelmiştir. Böyle bir kanlı terör örgütünün ülkemizin topraklarını kirletmesi kabul edilemez. Yaptığımız eylem tamamen kanuni, meşru, hepsinin ötesinde vatani bir görevdir. Ülkemiz bu kanlı terör örgütünden çıkmalıdır. Çünkü çok uzak olmayan bir gelecekte Suriye, Libya, Irak ve İran'ın başına gelenler bizim de başımıza gelecektir' dedi.</p> <p><strong>'BOP'A KARŞI ÇIKMAK HER YURTSEVERİN GÖREVİDİR'</strong></p> <p>HKP Genel Başkan Yardımcısı avukat Sait Kıran da NATO'nun Türkiye'yi bölmek amacıyla toplantı yaptığını savunarak, 'Bu emperyalist projeye karşı çıkmak her yurtseverin birincil görevidir. Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı'nı yönettikleri birinci Meclisimizin önünde, emperyalist NATO'yu protesto etmek için açıklama yapma kararı aldık. Bu çerçevede alana geldik. Açıklama yapmamıza olanak tanınmadan şiddetli müdahaleyle gözaltına alındık. Ayrıca Valiliğin yasaklama kararı mevcut yasalarımıza ve Anayasamıza açıkça aykırı, yok hükmünde bir karardır. Emperyalist NATO'ya karşı yapılacak yurtsever ve vatansever eylemleri engellemek yasal değildir' diye konuştu.</p> <p><strong>'İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İLE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ YAPMA HAKKIMIZ ENGELLENMİŞTİR'</strong></p> <p>HKP Genel Sekreter Yardımcısı avukat Tacettin Çolak da 'NATO'nun Orta Doğu'da çoluk çocuk, yaşlı genç, kadın erkek demeden katliamlar yapan bir askeri örgüt olduğunu' söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Partimizin duyarsız kalması mümkün olamazdı. Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın ana karargahı ve bağımsızlığımızın ana simgesi olan Birinci Meclis'in önünde yapmak istediğimiz basın açıklamasına katıldım. Ancak toplanamadan çevik kuvvetin kalkanlı polisleri tarafından gözaltına alındık. Yapmak istediğimiz basın açıklaması, Anayasa'nın 26. ve 34. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. ve 10. maddeleri kapsamında ifade özgürlüğü ve toplantı yapma özgürlüğü kapsamındadır. Barışçıl bir gösteri yapmak isterken, ellerimizde parti flamaları dışında herhangi bir suç unsuru yokken anında engellendik. İfade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı, valiliğin yasal dayanaktan yoksun kararı ile engellenmiştir.'</p> <p><strong>6 KİŞİ SERBEST BIRAKILDI, 13 KİŞİNİN GÖZALTI SÜRESİ UZATILDI</strong></p> <p>Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında tutulan ve haklarında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçundan soruşturma açılan Fettah Ayhan Erkan, Sait Kıran ve Tacettin Çolak, MYK Üyesi avukatlar Pınar Akbina Karaman ve Doğan Zafer Çıngı ile parti üyesi Kıvılcım Çolak'ın ifadelerinin ardından serbest bırakıldığı, gözaltında bulunan 13 kişinin ise gözaltı süresinin bir gün daha uzatıldığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/nato-protestosunda-gozaltina-alinan-6-hkpli-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:42:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/nato-protestosunda-gozaltina-alinan-6-hkpli-serbest-birakildi.jpg" type="image/jpeg" length="50485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Kuveytli mevkidaşı Al-Sabah ile Ankara'da görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-kuveytli-mevkidasi-al-sabah-ile-ankarada-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-kuveytli-mevkidasi-al-sabah-ile-ankarada-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Jarrah Jaber Al-Ahmad Al-Sabah ile görüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Jarrah Jaber Al-Ahmad Al-Sabah ile görüştü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Bakan Fidan'ın, Kuveytli mevkidaşı Al-Sabah ile Ankara'da bir araya geldiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-kuveytli-mevkidasi-al-sabah-ile-ankarada-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:35:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/disisleri-bakani-fidan-kuveytli-mevkidasi-al-sabah-ile-ankarada-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="25586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Iğdır'da Kayısı Cup Tenis Turnuvası başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/igdirda-kayisi-cup-tenis-turnuvasi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/igdirda-kayisi-cup-tenis-turnuvasi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Iğdır'da bu yıl 6'ncısı düzenlenen Kayısı Cup Tenis Turnuvası, Türkiye'nin dört bir yanından gelen sporcuların katılımıyla başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Serdar ÜNSAL</strong></p> <p><strong>(IĞDIR) -</strong> Iğdır'da bu yıl 6'ncısı düzenlenen Kayısı Cup Tenis Turnuvası, Türkiye'nin dört bir yanından gelen sporcuların katılımıyla başladı.</p> <p>Iğdır Valiliği koordinesinde, Türkiye Tenis Federasyonu ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde bu yıl 6'ncısı düzenlenen 'Kayısı Cup Tenis Turnuvası' 40 farklı ilden gelen 176 sporcuyu kortlarda buluşturdu.  </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tenis kortlarında düzenlenen açılış programına Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar ve eşi Didem Taşolar, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, il protokolü, sporcular ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p> <p>Açılış programında halk oyunları gösterileri ve çeşitli kültürel etkinlikler renkli görüntülere sahne olurken, turnuvanın resmi başlangıcı Vali Taşolar'ın yaptığı ilk servis seremonisiyle gerçekleştirildi.</p> <p>Kayısı Cup Tenis Turnuvası, 12 Temmuz'a kadar devam edecek. Türkiye'nin farklı illerinden gelen sporcular, şampiyonluk mücadelesi verirken Iğdır da bir hafta boyunca tenis heyecanına ev sahipliği yapacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Iğdır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/igdirda-kayisi-cup-tenis-turnuvasi-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:19:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/igdirda-kayisi-cup-tenis-turnuvasi-basladi.jpeg" type="image/jpeg" length="34863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB davasında 62. gün: Tuncay Yılmaz'ın avukatı Yıldız: 'İddianamede suçtan elde edildiği ispatlanan tek bir malvarlığı değeri yok']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-62-gun-tuncay-yilmazin-avukati-yildiz-iddianamede-suctan-elde-edildigi-ispatlanan-tek-bir-malvarligi-degeri-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-62-gun-tuncay-yilmazin-avukati-yildiz-iddianamede-suctan-elde-edildigi-ispatlanan-tek-bir-malvarligi-degeri-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada tutuklu yargılanan İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız, müvekkiline yöneltilen 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlamasının hukuki dayanağı bulunmadığını savundu. Yıldız, 'Kaynağı belirsiz para suç geliri değildir. İddianamede öncül suç da suçtan elde edildiği iddia edilen malvarlığı da ispatlanamamıştır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(İSTANBUL) -</strong> İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada tutuklu yargılanan İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız, müvekkiline yöneltilen 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlamasının hukuki dayanağı bulunmadığını savundu. Yıldız, 'Kaynağı belirsiz para suç geliri değildir. İddianamede öncül suç da suçtan elde edildiği iddia edilen malvarlığı da ispatlanamamıştır' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam edildi.</p> <p>Duruşmada, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız savunma yaptı.</p> <p>İddianamelerin eleştirilebilir olduğunu ifade eden Yıldız, 'Bu eleştirilerin doğrudan sonucu sanıkları salondan çıkartmak olmamalıdır. Aksi tavrının taraflı olduğunu ortaya çıkartır. 1.5 yıldır tutuklular kendilerine göre soyut dayanaksız iddialar ile tutuklandılar. Bu kişilerden ne bekleniyor. Her sanığın agresif savunma yapma hakkı vardır. Somut delil yok. Sanık ve müdafiler iddianamenin ön yargılı olduğunu siyaseten hazırlandığını söyleyebilir. Bu dava insanın insana yaptığı zulmün en büyük örneklerindendir. İnsan insana bunu yapar mı? İnsanlar birbirine yapar ama bunu yargı engeller. Burada sorun, bu zulmün yargı eliyle yapılıyor olması. Yargının buna alet edilmesi kabul edilemez. Siz ısrarla tutukluluğu devam ettiriyorsunuz. Bu dosyada tutuklamanın amacı, ölçülülüğü bitti. Buna dur demezsek bu katlanarak devam edecek ve kimse evinde rahat uyuyamayacak' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'GİZLİ TANIKLAR KİMLİKLERİ AÇIK DİNLENSİN'</strong></p> <p>Gizli tanık dinlenmesini kabul etmediklerini ifade eden Yıldız, 'Bu kişilerin hangi gerekçelerle dinlendiğini de bilmiyoruz. Dosyada bu gerekçeler yok. Tuncay Yılmaz'a rüşvete aracılık etme suçlaması isnat edilip tutukluluğuna devam kararı verilirken Adem Soytekin'in sırası gelmeden savunması alındı ve serbest bırakıldı' dedi.</p> <p>Avukat Yıldız, müvekkiline farklı suçlar isnat edildiğini belirterek, 'Kendi evini borçla alan bir insan nasıl örgütün vasıflı üyesi olabilir. Tuncay Yılmaz, Ekrem İmamoğlu'nun çalışanıdır. Aralarında işçi ve işveren ilişkisi vardır' şeklinde konuştu.</p> <p>Müvekkilinin yönettiği İmamoğlu İnşaat ve SSB Gayrimenkul şirketlerinin ticari faaliyetlerinin örgütsel faaliyet gibi gösterilmeye çalışıldığını ifade ederek, </p> <p>Yıldız, iddianamede 'gizli toplantı' olarak değerlendirilen Le Meridien Otel buluşmasına ilişkin kamera kayıtlarını tek tek inceleyerek, müvekkilinin Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık 15-17 dakika şirket işleri hakkında görüştüğünü, iddia edildiği gibi örgütsel bir toplantıya katılmadığını belirtti. Kamera kayıtlarının da bu süreyi doğruladığını ifade etti.</p> <p><strong>PARA TESLİMİ İDDİASI: 'HTS KAYDI YOK'</strong></p> <p>Yıldız, Tuncay Yılmaz'ın belediyelerin veya iştiraklerin herhangi bir işleminde yer aldığına dair somut bir delil bulunmadığını ifade etti. Adem Kameroğlu'nun rüşvet iddialarını da değerlendiren Yıldız, Kameroğlu'nun beyanlarının kendi içinde çelişkili olduğunu, HTS kayıtlarının da iddiaları doğrulamadığını savundu. Kameroğlu'nun para teslim edildiğini ileri sürdüğü adreste Tuncay Yılmaz'a ait HTS kaydı bulunmadığını belirten Yıldız, bu beyanların güvenilir olmadığını ifade etti. Yıldız, etkin pişmanlık kapsamında alınan bazı beyanların hukuka aykırı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını vurgulayarak, müvekkili hakkındaki tüm suçlamalardan beraat kararı verilmesini istedi.</p> <p>CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasına ilişkin suçlamalarına ilişkin de savunma yapan Yıldız, müvekkilinin yalnızca para dolu çantayı teslim ettiğini, satın alma görüşmeleri veya para toplama sürecinde yer aldığına ilişkin hiçbir delil bulunmadığını ileri sürdü. İddianamede söz konusu paranın suçtan elde edildiğinin de ispatlanamadığını belirten Yıldız, 'Bir parayla bina satın alınması aklama suçu değildir. Aklama suçundan söz edebilmek için paranın kaynağını gizlemeye yönelik işlemler yapılması gerekir. Dosyada buna ilişkin tek bir somut tespit yoktur' dedi.</p> <p>İddianamede yer alan Baran Gönül, Burcu Beyazoğlu, Mahmut Gültekin, Yiğit Çam ve Hüseyin Köksal'a yapılan villa ve daire satışlarına ilişkin değerlendirmelerin de varsayımlara dayandığını belirten Yıldız, 'İnsanların mali profiline bakılarak 'Bu parayı kazanamaz' deniliyor. Bu ceza hukukunun kabul edeceği bir yöntem değildir. Satışların tamamı banka kayıtlarında ve tapu kayıtlarında yer alan gerçek ticari işlemlerdir' diye konuştu.</p> <p><strong>BLOKE KARARLARININ KALDIRILMASI TALEBİ </strong></p> <p>Tuncay Yılmaz hakkında kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığını, delillerin toplandığını ve kaçma ya da delilleri karartma ihtimalinin kalmadığını ifade eden Yıldız, müvekkilinin tahliyesine, bu mümkün görülmezse adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verilmesini talep etti. Yıldız ayrıca, Tuncay Yılmaz ve ailesinin banka hesaplarına konulan blokelerin de kaldırılmasını istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-62-gun-tuncay-yilmazin-avukati-yildiz-iddianamede-suctan-elde-edildigi-ispatlanan-tek-bir-malvarligi-degeri-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:19:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/ibb-davasinda-62-gun-tuncay-yilmazin-avukati-yildiz-iddianamede-suctan-elde-edildigi-ispatlanan-tek-bir-malvarligi-degeri-yok.jpeg" type="image/jpeg" length="82703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Çiğli'de polyester tesisinde çıkan yangın kontrol altına alındı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-ciglide-polyester-tesisinde-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-ciglide-polyester-tesisinde-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çiğli'nin Kaklıç Mahallesi'nde tekne yapımında kullanılan polyester malzemelerin açık alanda tutuşmasıyla çıkan yangın, çevredeki iş yerlerine sıçramadan kontrol altına alındı. Bölgedeki iş yeri sahiplerinden Şuayip Demir, 'Müdahale etmek, dükkanımızı kurtarmak için geldik, 6-7 tüp bitirdik. Bir anda büyüdü. Büyük bir üzüntü yaşadık' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Çiğli'nin Kaklıç Mahallesi'nde tekne yapımında kullanılan polyester malzemelerin açık alanda tutuşmasıyla çıkan yangın, çevredeki iş yerlerine sıçramadan kontrol altına alındı. Bölgedeki iş yeri sahiplerinden Şuayip Demir, 'Müdahale etmek, dükkanımızı kurtarmak için geldik, 6-7 tüp bitirdik. Bir anda büyüdü. Büyük bir üzüntü yaşadık' dedi.</p> <p>İzmir'in Çiğli ilçesi Kaklıç Mahallesi'nde tekne yapımında kullanılan polyester malzemelerin açık alanda tutuşmasıyla çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonrasında kontrol altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yangına, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'na bağlı 9 itfaiye aracı, belediyeye ait 6 su tankeri ve 30 personelle müdahale ederken yangın, çevredeki iş yerlerine yayılmadan kontrol altına alındı. Alanda soğutma çalışmaları devam ediyor.</p> <p><strong>'2 DÖNÜMÜN ÜZERİNDE POLYESTER VARDI'</strong></p> <p>Yangının çıktığı arazi sahibinin kardeşi Mustafa Çağırtekin, yaklaşık 2 dönüm üzerinde polyester malzemenin bulunduğunu kaydederek, 'Dükkanlar kardeşimin, arsalar bize ait değil. Ben Organize Sanayi'de çalışıyorum. Haberi alınca koşarak geldim. Nasıl çıktığını bilmiyorum yangının. Saat 14.00 civarı bana bilgi geldi, 'Yangın var depolarınızda' dediler. Kardeşim yurt dışında. Dükkanlarımızda bir sıkıntı yok. Ama arsalarda polyester vardı. Onlar yandı. Yaklaşık 2 dönümün üzerinde polyester vardı. Arka taraftaki kağıt fabrikasında da birkaç gün önce yangın çıkmıştı. Bu yangının da elektrik kontağından çıktığını söylüyorlar' dedi.</p> <p>Yangının çıktığı alana komşu iş yeri bulunan Şuayip Demir ise, 'Biz burada bağlama imalatçısıyız. Bir anda yanımızda yangın başladı. Elektrik kontağından çıkmış. Müdahale etmek, dükkanımızı kurtarmak için geldik, 6-7 tüp bitirdik. Bir anda büyüdü. Büyük bir üzüntü yaşadık. Polyester işi yapılıyordu. Allahtan çocuklara zarar gelmedi. Çocukların içeride paraları, eşyaları yandı. Yanan bizim dükkanımız değil, komşumuzun. Burada her yer polyester' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-ciglide-polyester-tesisinde-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:13:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/izmir-ciglide-polyester-tesisinde-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="49734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Iğdır'da ani fırtına ve sağanak hayatı olumsuz etkiledi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/igdirda-ani-firtina-ve-saganak-hayati-olumsuz-etkiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/igdirda-ani-firtina-ve-saganak-hayati-olumsuz-etkiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Iğdır kent merkezinde akşam saatlerinde aniden etkili olan şiddetli fırtına ve ardından gelen sağanak yurttaşlara zor anlar yaşattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Serdar ÜNSAL</strong></p> <p><strong>(IĞDIR) -</strong> Iğdır kent merkezinde akşam saatlerinde aniden etkili olan şiddetli fırtına ve ardından gelen sağanak yurttaşlara zor anlar yaşattı.</p> <p>Kent merkezinde akşam saatlerinde birden bastıran ve kısa sürede etkisini artıran fırtına, şehir genelinde olumsuzluklara yol açtı. Şiddetli rüzgar nedeniyle bazı ağaçların dalları kırılırken, sokaktaki vatandaşlar fırtına ve ardından gelen sağanağa hazırlıksız yakalandı. Kapalı alanlara ve saçak altlarına sığınmaya çalışan vatandaşlar zor anlar yaşadı.</p> <p>Yer yer dolu da görülen kentte yollarda su birikintileri oluşurken, görüş mesafesinin düşmesi ve kayganlaşan zemin nedeniyle trafikte büyük tıkanıklıklar ve aksamalar meydana geldi, sürücüler yollarda ilerlemekte güçlük çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yetkililer, olumsuz hava koşullarının devam etme ihtimaline karşı vatandaşları ve sürücüleri dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Iğdır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/igdirda-ani-firtina-ve-saganak-hayati-olumsuz-etkiledi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:06:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/igdirda-ani-firtina-ve-saganak-hayati-olumsuz-etkiledi.jpg" type="image/jpeg" length="97400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbelen savunucusu Esra Işık'a para ve hapis cezası]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/akbelen-savunucusu-esra-isika-para-ve-hapis-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/akbelen-savunucusu-esra-isika-para-ve-hapis-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki acele kamulaştırma kararına ilişkin bilirkişi keşfi sırasında yapılan protesto sonrasında tutuklanan ve 42 gün sonra tahliye edilen Esra Işık'ın yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, Işık'a 'kamu görevlisine hakaret' suçundan 44 bin 200 lira adli para cezası verdi, bu suç yönünden hükmün açıklanması geri bırakıldı. Işık'a 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan ise hapis cezası verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esma TURAN</strong></p> <p><strong>(MUĞLA) - </strong>Muğla'nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki acele kamulaştırma kararına ilişkin bilirkişi keşfi sırasında yapılan protesto sonrasında tutuklanan ve 42 gün sonra tahliye edilen Esra Işık'ın yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, Işık'a 'kamu görevlisine hakaret' suçundan 44 bin 200 lira adli para cezası verdi, bu suç yönünden hükmün açıklanması geri bırakıldı. Işık'a 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan ise hapis cezası verildi.</p> <p>Muğla'nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki alanın acele kamulaştırılmasına karşı yapılan protestolar nedeniyle hakkında dava açılan  İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık'ın kızı Esra Işık'ın yargılandığı davada karar çıktı.</p> <p>Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Işık ve avukatları ile çevre örgütleri, köylüler katıldı. Mahkeme, Işık'ın 'kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret' suçunu işlediğine hükmetti. Mahkeme, suçun alenen işlenmesi ve birden fazla kamu görevlisine yönelik olması nedeniyle artırımlar uyguladıktan sonra Işık'ı 44 bin 200 lira adli para cezasına çarptırdı. Mahkeme, bu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mahkeme, Işık hakkında, 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan ise hapis cezasına hükmetti, bu hapis cezası yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi şartlarının oluşmadığına karar verildi.</p> <p><strong>NE OLMUŞTU? </strong></p> <p>Akbelen Ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde bulunan toplam 679 parsellik tarım arazisinin, Yeniköy Termik Santrali'ne kömür sağlanması amacıyla 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilmişti.</p> <p>Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından kamulaştırma kapsamındaki parsellerin değer tespiti ve el koyma işlemleri için dava açılırken, 30 Mart'ta kamulaştırma kararı verilen alanlarda bilirkişi keşfi yapılmıştı. Keşif işlemlerine bölgede karşı çıkan İkizköylü Esra Işık, aynı gün gece saatlerinde gözaltına alınmış, 31 Mart'ta sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştı.</p> <p>Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'görevi yaptırmamak için direnme' suçlamasıyla yargılanan Işık hakkında mahkeme, 11 Mayıs'ta yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye kararı vermiş, davanın ikinci duruşmasında Işık'ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol talebinin kaldırılmasına karar verilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/akbelen-savunucusu-esra-isika-para-ve-hapis-cezasi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:04:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/akbelen-savunucusu-esra-isika-para-ve-hapis-cezasi.jpg" type="image/jpeg" length="91223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rize'de NATO protestosu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/rizede-nato-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rizede-nato-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize'nin Pazar ilçesinde çeşitli sivil toplum kuruluşları düzenledikleri yürüyüşle Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ni protesto etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER: Gençağa KARAFAZLI</strong></p> <p><strong>(RİZE) - </strong>Rize'nin Pazar ilçesinde çeşitli sivil toplum kuruluşları düzenledikleri yürüyüşle Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ni protesto etti.</p> <p>Tüm Emeklilerin Sendikası, Halkevleri, CHP, SOL Parti, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Eğitim Sen üyelerinin çoğunluğu oluşturduğu protestocular Pazar Belediyesi önünde bir araya gelerek, sloganlarla Cumhuriyet Meydanı'na yürüdüler.</p> <p>CHP Pazar İlçe Başkanı Ömer Hocaoğlu, burada yaptığı açıklamada, NATO'nun artık bir güvenlik örgütü olmaktan çıktığını ve emperyalistlerin bir sömürge aracı haline geldiğini söyledi.</p> <p>Türkiye'nin NATO'ya güvenliğinin sağlanması için üye olduğunu anlatan Hocaoğlu, 'Ancak bugün Türkiye NATO'dan korunmak zorunda. NATO artık bir güvenlik örgütü değil, emperyalistlerin sömürge örgütü haline gelmiş durumda. Silah satan barışı istemez, ilaç satan sağlığı istemez, din satan bilimi istemez. Bu anlayışla bakmak gerekiyor. Yakın zamanda yaşanan olaylar bu çelişkileri açıkça gösteriyor. Türkiye güvenliği için NATO'ya girdi, fakat bugün NATO ülke için bir tehdit haline gelmiş durumda' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'DÜNYA NATO ÜZERİNDEN ŞEKİLLENDİRİLDİ'</strong></p> <p>SOL Partili Yaşar Çalışkan da NATO'nun bir savaş örgütü olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:</p> <p>'NATO emperyalizmin mızrak ucu. Dünya NATO üzerinden şekillendirildi. Ama artık yeni bir evreye girildi. Sadece dış güçler değil, Türkiye'de de bu projeye dahil bir iktidar ve bu projeyle birlikte hareket eden yapılar var. Bu topraklarda geçmişte verilen mücadeleye rağmen, bugün aynı projeye dahil olmak isteyen bir anlayış var. Orta Doğu ve Karadeniz yeniden şekilleniyor. Türkiye'ye bu süreçte verilen görev Amerika'nın çıkarları doğrultusunda hareket etmek. Bu durumu kabul eden kişiler, partiler ve yapılar var. Türkiye'de iktidarın aldığı meşruiyet, halkın iradesine dayanmıyor. Bu meşruiyet, dış güçlerin beklentilerini yerine getirmeye bağlı.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Rize</category>
      <guid>https://www.haber500.com/rizede-nato-protestosu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:04:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/rizede-nato-protestosu.jpg" type="image/jpeg" length="35033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim-İş'ten Bakan Tekin'e tepki: 'Kurtuluş Savaşı'nı hedef alan açıklamaları AKP iktidarının Cumhuriyet'e ve Atatürk'e bakışının filtresiz halidir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/egitim-isten-bakan-tekine-tepki-kurtulus-savasini-hedef-alan-aciklamalari-akp-iktidarinin-cumhuriyete-ve-ataturke-bakisinin-filtresiz-halidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/egitim-isten-bakan-tekine-tepki-kurtulus-savasini-hedef-alan-aciklamalari-akp-iktidarinin-cumhuriyete-ve-ataturke-bakisinin-filtresiz-halidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kurtuluş Savaşı'na ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Eğitim-İş yaptığı açıklamada, 'Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kurtuluş Savaşı'nı hedef alan ve küçümsemeye çalışan açıklamaları, yalnızca basit bir müfredat değişikliğinin ilanı değildir. AKP iktidarının Cumhuriyete ve Atatürk'e bakışının filtresiz halidir. Bakan'ın söyledikleri 24 yıldır eğitim politikalarıyla adım adım inşa edilen, emperyalizmin dümen suyuna giren zihniyetin açık bir itirafıdır' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kurtuluş Savaşı'na ilişkin açıklamalarına 'Tekin'in Kurtuluş Savaşı'nı hedef alan ve küçümsemeye çalışan açıklamaları, yalnızca basit bir müfredat değişikliğinin ilanı değildir. AKP iktidarının Cumhuriyet'e ve Atatürk'e bakışının filtresiz halidir. Bakan'ın söyledikleri 24 yıldır eğitim politikalarıyla adım adım inşa edilen, emperyalizmin dümen suyuna giren zihniyetin açık bir itirafıdır' tepkisini gösterdi.</p> <p>Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kurtuluş Savaşı'na ilişkin ifadeleri eleştirildi. </p> <p>Tekin'in açıklamalarının kişisel görüş olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanan açıklamada, 'Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kurtuluş Savaşı'nı hedef alan ve küçümsemeye çalışan açıklamaları, yalnızca basit bir müfredat değişikliğinin ilanı değildir. Bu sözler, Atatürk ilke ve devrimlerine duyulan kronik alerjinin dışa vurumu, Cumhuriyet'in kurucu iradesini tasfiye etmeyi amaçlayan bilinçli ve ideolojik bir hamledir. Çok iyi biliyoruz ki bu sözler yalnızca Bakan Tekin'in kişisel görüşleri değildir; AKP iktidarının Cumhuriyet'e ve Atatürk'e bakışının filtresiz halidir. Bakan'ın söyledikleri 24 yıldır eğitim politikalarıyla adım adım inşa edilen, emperyalizmin dümen suyuna giren zihniyetin açık bir itirafıdır' denildi.</p> <p><strong>'TEKİN'İN 'NEYDEN KURTULDUK' DİYE SORMASI İBRETLİK'</strong></p> <p>'Kurtuluş' kelimesini Mustafa Kemal Atatürk'ün kendi el yazılarında ve nutuklarında kullandığını hatırlatan Eğitim-İş'in açıklamasında şunlar kaydedildi:</p> <p>'Bakan Tekin'e 'neyden kurtulduğumuzun' cevabını tarihin ışığında verelim:</p> <p>- ⁠Sevr ile ülkeyi parselleyen, kapitülasyonlarla halkı sömüren batı emperyalizminden ve mandacılıktan kurtulduk.<br />- ⁠Ülkeyi emperyalistlere teslim eden, halkı tebaa ve kul olarak gören, kendi hanedanlığını halkın varlığının üstünde tutan saltanat düzeninden kurtulduk.<br />-⁠ ⁠İşgale karşı direnen Anadolu halkını 'asi' ilan eden Saray rejiminden kurtulduk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bu yönleriyle Kurtuluş; emperyalizme karşı direnen bir halkın ümmetten millete, kulluktan yurttaşa geçmesidir. Cumhuriyet ise çökmüş bir rejimin devamı değil; aklın ve bilimin rehberliğinde yapılan bir aydınlanma devrimidir. Bugün emperyalizmin kanlı savaş makinesi NATO ülkemizde gövde gösterisi yaparken; Bakan Tekin'in 'neyden kurtulduk?' diye sorması ibret alınması gereken bir çelişkidir.</p> <p>Dün ülkemizi işgal etmek isteyen emperyalistlerin bugünkü şemsiyesi altına girenler, emperyalizme karşı verdiğimiz Kurtuluş Savaşı'nı müfredattan ve zihinlerden silmeye çalışmaktadır. İktidar emperyalistlerle kurduğu ilişkilere gölge düşürmemek, gelecek nesillerin antiemperyalist ve tam bağımsızlık bilincini köreltmek için Cumhuriyet'in kuruluş ve kurtuluş felsefesiyle açık bir hesaplaşma içine girmiştir.'</p> <p>Müfredattaki bu değişikliklerin 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' kapsamında yapıldığının vurgulandığı açıklamada, 'Bu hamleler, tarihsel olaylara hangi siyasi ajandadan bakılacağını belirleme ve gelecek nesillerin bilişsel haritasını iktidarın çizgisine uygun şekilde kurgulama çabasıdır. MEB, okulları çağdaş birer eğitim yuvası olmaktan çıkarıp, egemen ideolojinin yeni nesillere aktarıldığı bir laboratuvar olarak konumlandırmaktadır' ifadeleri kullanıldı.</p> <p><strong>'ÇOCUKLARIMIZA NEYDEN KURTULDUĞUMUZU ANLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ'</strong></p> <p>Tekin'in okullarda yaşanan eksiklikleri ve sorunları gündeme almadığı, Cumhuriyet'in, Atatürk ilke ve devrimlerinin içini boşaltmak için çalıştığı belirtilen açıklamada, 'Uyarıyoruz: Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen ve dünyadaki tüm mazlum halklara emperyalizme karşı direniş noktasında ilham kaynağı olan Kurtuluş Savaşı'mızın tarihi ve önemi; Bakanlık koltuklarında oturanların keyfine göre yeniden yazılamaz. Atatürk'ün izinde Cumhuriyet ilke ve devrimlerine gönülden bağlı eğitim emekçileri olarak, sınıflarımızda çocuklarımıza neyden kurtulduğumuzu ve tam bağımsız bir Cumhuriyet'i nasıl kurduğumuzu anlatmaya kararlılıkla devam edeceğiz' ifadelerine yer verildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/egitim-isten-bakan-tekine-tepki-kurtulus-savasini-hedef-alan-aciklamalari-akp-iktidarinin-cumhuriyete-ve-ataturke-bakisinin-filtresiz-halidir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 17:59:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/egitim-isten-bakan-tekine-tepki-kurtulus-savasini-hedef-alan-aciklamalari-akp-iktidarinin-cumhuriyete-ve-ataturke-bakisinin-filtresiz-halidir.png" type="image/jpeg" length="43200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi'nden araç filosuna 350 milyon TL'lik yatırım]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesinden-arac-filosuna-350-milyon-tllik-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesinden-arac-filosuna-350-milyon-tllik-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi, afet ve yangınlara müdahale kapasitesini güçlendirmek amacıyla öz kaynaklarıyla yaklaşık 350 milyon TL değerinde 37 yeni aracı hizmet filosuna kazandırdı. İtfaiye araçları, arazözler, iş makineleri ve lowbed kamyonlardan oluşan yeni araçlar, Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törenle kamuoyuna tanıtıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MANİSA) -</strong> Manisa Büyükşehir Belediyesi, afet ve yangınlara müdahale kapasitesini güçlendirmek amacıyla öz kaynaklarıyla yaklaşık 350 milyon TL değerinde 37 yeni aracı hizmet filosuna kazandırdı. İtfaiye araçları, arazözler, iş makineleri ve lowbed kamyonlardan oluşan yeni araçlar, Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törenle kamuoyuna tanıtıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu'nun katılımıyla Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilen araç tanıtım törenine Genel Sekreter Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, genel sekreter yardımcıları, daire başkanları ve ilgili müdürler katıldı.</p> <p><strong>ÖZ KAYNAKLARLA YATIRIM VURGUSU</strong></p> <p>Tanıtım töreninde konuşan Dutlulu, özellikle son dönemde artan orman yangınları ve afet riskleri karşısında belediyenin müdahale kapasitesini güçlendirecek önemli bir yatırımı hayata geçirdiklerini belirtti. Dutlulu, şunları söyledi:</p> <p>'Yıllardır iş makineleri ve itfaiye araçlarına yapılmayan yatırımı gerçekleştiriyoruz. Kredi kullanmadan, tamamen öz kaynaklarımızla yaklaşık 350 milyon liralık yatırımla belediyemize 37 yeni araç kazandırdık. Bugün itibarıyla yeni itfaiye araçları, arazözler, lowbed kamyonlar ve iş makineleri Manisa'mızın hizmetine giriyor. Özellikle afet ve yangınlarda daha hızlı ve daha etkin müdahale edebilmek için araç filomuzu güçlendiriyoruz. Bu araçların tamamı Manisa halkına hizmet edecek. Manisa'mız için çalışmaya, üretmeye ve kentimize yatırım yapmaya devam edeceğiz. Manisa'ya verdiğimiz sözleri yerine getirmeyi sürdüreceğiz.'</p> <p><strong>YENİ FİLO 37 ARAÇTAN OLUŞUYOR</strong></p> <p>Yeni araçların merkez ve ilçelerde ihtiyaç duyulan noktalarda görev yapacağını belirten Dutlulu, güçlenen araç filosuyla birlikte altyapı çalışmalarından yol yapımına, afet ve yangınlara müdahaleden acil durum hizmetlerine kadar birçok alanda daha hızlı ve etkin hizmet sunacaklarını ifade etti.</p> <p>Toplam 37 araçtan oluşan yeni filo; 8 itfaiye aracı, 8 arazöz, 3 lowbed kamyon ve 18 iş makinesinden oluşuyor. Yaklaşık 350 milyon TL'lik yatırımın tamamı Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin öz kaynaklarıyla gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Manisa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesinden-arac-filosuna-350-milyon-tllik-yatirim</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 17:57:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/manisa-buyuksehir-belediyesinden-arac-filosuna-350-milyon-tllik-yatirim.jpg" type="image/jpeg" length="61634"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
