<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 22:44:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu: Göçmenlerin güvenliği yeterince gündeme alınmıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/almanya-turk-toplumu-baskani-gokay-sofuoglu-gocmenlerin-guvenligi-yeterince-gundeme-alinmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/almanya-turk-toplumu-baskani-gokay-sofuoglu-gocmenlerin-guvenligi-yeterince-gundeme-alinmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, göçmenlerin güvenliğinin siyasi gündemde yeterince yer almadığını belirterek, aşırı sağ tehdidine karşı kapsayıcı entegrasyon politikaları ile demokrasi ve sivil topluma yönelik desteklerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haber: İlhan Baba<br /><br />(BERLİN) - Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, göçmenlerin güvenliğinin siyasi gündemde yeterince yer almadığını belirterek, aşırı sağ tehdidine karşı kapsayıcı entegrasyon politikaları ile demokrasi ve sivil topluma yönelik desteklerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.<br /><br />Almanya Türk Toplumu (TGD) Başkanı Gökay Sofuoğlu, göçmen kökenli insanların güvenliğinin Almanya'daki siyasi tartışmalarda yeterince dikkate alınmadığını belirterek, siyasetçilere kapsayıcı güvenlik ve entegrasyon politikaları geliştirme çağrısında bulundu.<br /><br />Yazılı açıklama yapan Sofuoğlu, Almanya'nın güvenliğine ilişkin tartışmalarda göçmenlerin yalnızca göç ve güvenlik sorunlarının bir parçası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Aşırı sağcı şiddetin arttığına dikkat çeken Sofuoğlu, özellikle aşırı sağcı bir partinin ilk kez eyalet hükümetinde yer alma ihtimali nedeniyle Doğu Almanya'da yaşayan göçmen kökenli insanların ciddi endişe duyduğunu ifade etti.<br /><br />Müslüman ve Yahudi karşıtı olaylara ilişkin son verilerin, ayrımcılık ve nefretin toplumsal barış için gerçek bir tehdit oluşturduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Buna rağmen son yıllarda uyum politikalarının göç, sınır kontrolleri ve göçün sınırlandırılması eksenine sıkıştığı, toplumsal katılım, fırsat eşitliği ve birlikte yaşam gibi konuların geri planda kaldığı kaydedildi.<br /><br />Entegrasyonun yalnızca göçün bir sonucu olarak değil, çok kültürlü bir demokrasinin temel sorumluluklarından biri olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Sofuoğlu, 'Almanya, göçü merkeze alan değil, aidiyet duygusunu güçlendiren ve toplumsal çeşitliliği kabul eden kapsamlı bir entegrasyon politikasına ihtiyaç duyuyor' dedi.<br /><br />TGD Başkanı ayrıca İçişleri Bakanları Konferansı'na katılanlara seslenerek, 'Demokrasi Yaşıyor!' (Demokratie leben!) programına ve bu kapsamda desteklenen sivil toplum kuruluşlarına sahip çıkılması çağrısında bulundu. Açıklamada, demokratik değerleri güçlendiren bu kuruluşların aşırıcılıkla mücadelenin en etkili araçlarından biri olduğu, ancak programdaki değişiklikler nedeniyle önemli mali kesintilerle karşı karşıya kaldıkları belirtildi.</p> <p> </p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/almanya-turk-toplumu-baskani-gokay-sofuoglu-gocmenlerin-guvenligi-yeterince-gundeme-alinmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 22:27:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/almanya-turk-toplumu-baskani-gokay-sofuoglu-gocmenlerin-guvenligi-yeterince-gundeme-alinmiyor.jpg" type="image/jpeg" length="42644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muhalefet milletvekillerinden Meclis komisyonuna olağanüstü toplantı çağrısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/muhalefet-milletvekillerinden-meclis-komisyonuna-olaganustu-toplanti-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/muhalefet-milletvekillerinden-meclis-komisyonuna-olaganustu-toplanti-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, özel sektörde çalışan öğretmenler ile mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlar nedeniyle TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunu olağanüstü toplantıya çağırdıklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, özel sektörde çalışan öğretmenler ile mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlar nedeniyle TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunu olağanüstü toplantıya çağırdıklarını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Halıcı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Son günlerde kamuoyuna yansıyan özel sektörde çalışan öğretmenlerimiz ile mülakat mağduru öğretmenlerimizin sorunları konusunda ortaya çıkan gelişmeler üzerine, muhalefet milletvekilleri olarak TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonumuzu 22 Haziran Pazartesi Günü olağanüstü toplantıya çağırıyoruz.' ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/muhalefet-milletvekillerinden-meclis-komisyonuna-olaganustu-toplanti-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 22:24:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/muhalefet-milletvekillerinden-meclis-komisyonuna-olaganustu-toplanti-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="46947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'ndan dış politika ve CHP tartışmalarına ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kilicdaroglundan-dis-politika-ve-chp-tartismalarina-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kilicdaroglundan-dis-politika-ve-chp-tartismalarina-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Dış politika, iç siyasette oy devşirmek için tribünlere oynanacak bir şov alanı değil; bu kadim devletin varlık, gelecek ve saygınlık makamıdır. Biz, koltuk sevdasıyla sermayeye ve sömürüye dayalı küresel odakların projelerine eş başkanlık yapanlardan değiliz; biz, bu toprakların ve bu milletin özüyüz. Cumhuriyet Halk Partisi, ne senin ne de masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı değildir; Türk Milleti ve Türk Devleti'nin bağımsızlık iradesidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Dış politika, iç siyasette oy devşirmek için tribünlere oynanacak bir şov alanı değil; bu kadim devletin varlık, gelecek ve saygınlık makamıdır. Biz, koltuk sevdasıyla sermayeye ve sömürüye dayalı küresel odakların projelerine eş başkanlık yapanlardan değiliz; biz, bu toprakların ve bu milletin özüyüz. Cumhuriyet Halk Partisi, ne senin ne de masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı değildir; Türk Milleti ve Türk Devleti'nin bağımsızlık iradesidir' dedi.</p> <p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dış politika ve CHP'ye ilişkin tartışmalar hakkında açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Dış politika, iç siyasette oy devşirmek için tribünlere oynanacak bir şov alanı değil; bu kadim devletin varlık, gelecek ve saygınlık makamıdır. Biz, koltuk sevdasıyla sermayeye ve sömürüye dayalı küresel odakların projelerine eş başkanlık yapanlardan değiliz; biz, bu toprakların ve bu milletin özüyüz. Cumhuriyet Halk Partisi, ne senin ne de masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı değildir; Türk Milleti ve Türk Devleti'nin bağımsızlık iradesidir.</p> <p>Türkiye'nin köklü devlet geleneğini ve dış politika hafızasını yok sayıp ülkeyi bölgesel krizlerin mezesi hâline getirenlerin, bu millete ödetecek bir tek kuruşluk faturası kalmamıştır. Biz, bu ülkenin tek bir neferinin burnu kanamasın, Türkiye'nin itibarı yere düşmesin diye 'Önce Türkiye' diyen millici ve kamucu duruşun ta kendisiyiz. Bizi suni gündemlerle, salon siyasetiyle tartmaya kalkanlar, önce kendi sırtlarındaki tarihsel veballerin hesabını vermelidir.</p> <p>Cumhuriyet Halk Partisi, bu devletin kurucu iradesidir. Bizim Orta Doğu'dan Kafkaslar'a, Asya'dan Avrupa'ya ve Altaylar'dan Tuna'ya uzanan sözümüz; başkalarının icazetiyle değil, bu milletin kendi öz gücüyle söylenir. Şehitlerimizin kanıyla sulanmış, gönül bağımız olan hiçbir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti'ni sıkıştırmaya gücünüz yetmez. O enkazı kaldıracak, devlete liyakati ve yerli duruşu yeniden getireceğiz!'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kilicdaroglundan-dis-politika-ve-chp-tartismalarina-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 22:12:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/kilicdaroglundan-dis-politika-ve-chp-tartismalarina-iliskin-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="46152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Ankara İl Başkan Vekili Işık'ın görevden alınması protesto edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-ankara-il-baskan-vekili-isikin-gorevden-alinmasi-protesto-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-ankara-il-baskan-vekili-isikin-gorevden-alinmasi-protesto-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ankara İl Başkan Vekili Yüksel Işık'ın görevden alınması protesto edildi. Kararı 'hukuksuz' ve 'trajikomik' olarak nitelendiren Işık, olağanüstü kongre çağrısı yaparak tüm hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Ankara İl Başkan Vekili Yüksel Işık'ın görevden alınması protesto edildi. Kararı 'hukuksuz' ve 'trajikomik' olarak nitelendiren Işık, olağanüstü kongre çağrısı yaparak tüm hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.</p> <p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Ankara'da mevcut İl Başkan Vekili Yüksel Işık'ın yönetimle birlikte görevine son verildiğini ve kendisinin yerine Fahri Yıldırım'ın il başkanı olarak atandığını duyurmuştu.</p> <p>Işık'ın görevden alınması Güvenpark'ta bulunan Ankara İl Başkanlığı önünde protesto edildi. Vatandaşlar, açıklama sırasında 'Direne direne kazanacağız', 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz', 'Kurultay, kurultay, kurultay' ve 'Kayyumlar gidecek, biz kalacağız' sloganları attı. Güvenpark'taki açıklamaya Halkın Kurtuluş Partisi üyelerinin de destek verdiği görüldü.</p> <p>Yüksel Işık, haklarında verilen fesih kararını 'trajikomik' olarak nitelendirerek karara tepki gösterdi. Işık, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'24 Mayıs günü partimize zorla giren, demir kapısını kesen, gençliğimize gaz sıkılmasını sağlayan butlan yönetimi, bugün de il yönetimimizi görevden almış durumdadır. Butlan'a ilişkin yorumumuz nettir. Butlan, haksız ve hukuksuz bir uygulamadır. Partimizi bölmek, güçsüz düşürmek ve AKP iktidarının ömrünü uzatmak amacıyla alınmış bir karar olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu kararın uluslararası siyasal mühendislik çalışmasının bir parçası olduğunu, Orta Doğu ve Kafkaslar'da gerçekleştirilecek küresel planların önünü açmak amacıyla alındığını da görüyoruz. Butlan kararıyla partimizi ele geçirmek isteyenler, mücadele hattının ön saflarında yer alan Ankara İl Örgütümüzü görevden alarak gücümüzü zayıflatmak istiyorlar.</p> <p><strong>'BİZİM İL KONGREMİZ HUKUKA UYGUN BİÇİMDE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR'</strong></p> <p>Değerli basın mensupları, hatırlarsınız; Ankara İl Başkanımız Doktor Ümit Erkol'un gözaltına alınıp tutuklandığı gün burada sizlere seslendiğimde de söylemiştim ki, il başkanımızın tutuklanıp hapse atılmasıyla sonuçlanan bu operasyon, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne yönelik operasyonun bir ön parçasıdır. Bunu o zaman da söylemiştik. Bugün gelinen noktada görüyoruz ki atılan adımlar, Cumhuriyet Halk Partisi'ni güçsüz düşürmek ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar adayı olmaktan çıkarmaya yöneliktir. Bizim Ankara İl Kongremiz, bütün aşamalarıyla hukuka uygun biçimde gerçekleştirilmiş 39. Olağan Kongre ile seçilmiş bir yönetimdir. Bu yönetimin bu tarz bir kararla görevden alınması kabul edilemez. Ancak buradan sesleniyoruz: En kısa süre içerisinde Ankara İl Kongresi'nin olağanüstü biçimde toplanmasına ve Ankara İl Örgütümüzün, Ankara delegelerimizin kararını yeniden, açık ve net bir biçimde; butlan yönetimine, butlana zorlayan iktidara ve uluslararası güçlere göstermesi için örgütümüz burada ve ayaktadır.</p> <p><strong>'HER TÜRLÜ HUKUKİ SÜRECE BAŞVURACAĞIZ'</strong></p> <p>Ankara İl Örgütümüzün görevden alınmasıyla bizi güçsüz ve zayıf düşürmek istiyorlar. Biz, kongre sürecini olağan biçimde tamamlamış bir örgütüz. İl yönetimimizin görevden alınmış olması çok net bir ifadeyle hukuksuzdur. Siyaseti dizayn etmek üzere hukukun bir silah gibi kullanılmasına asla göz yummayacağız. Bütün hak ve hukukumuzu koruyacak, her türlü hukuki sürece başvuracağız. Ankara örgütümüzün iradesi açıktır. Bir an önce olağanüstü kongre için bütün yolları deneyeceğiz. Bütün bu kararları alarak ülkemizi ve partimizi kaosa sürüklemek isteyen 'butlan'cıları uyarıyoruz ve tarihe not düşüyoruz. Demokratik kurallar çerçevesinde vereceğimiz mücadele çok geçmeden başarıya ulaşacak ve partimiz, tüm örgütleriyle birlikte küresel plancıların oyununu bozmak için ön saflardaki yerini alacaktır. Ülke kamuoyunu, sevgili halkımızı, tüm olup biteni yakından takip etmeye ve duyarlı olmaya davet ediyor; seçilmiş genel başkanımızın önderliğinde mücadelemizin kesintiye uğramadan devam edeceğini gururla beyan ediyorum. Biz biliyor ve açıkça, net bir biçimde söylüyoruz ki: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.</p> <p>Butlan kararına da görevden alınma yöntemimizin trajikomik olmasına da karşı dimdik ayaktayız. Ayakta olmayı sürdüreceğiz. Türkiye'de hukukun üstünlüğünü sağlayana kadar, Türkiye'de özgürlükçü, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nin tabanına, Cumhuriyet Halk Partisi seçmenine ve Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte hareket eden bütün muhalif seçmenlere diz çöktüremeyecektir. Bu duygular içinde gelecek güzel günlerimizi hep birlikte inşa edeceğiz ve partimizi bu kötü niyetli ellerden kurtaracağız. Gelecek güzel günlere, tüm haksızlıklara ve tüm hukuksuzluklara direnerek yürüyeceğiz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-ankara-il-baskan-vekili-isikin-gorevden-alinmasi-protesto-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 21:45:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/chp-ankara-il-baskan-vekili-isikin-gorevden-alinmasi-protesto-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="19593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nacho Sanchez Amor: Türkiye'deki çoğulcu demokrasiyi koruyamıyoruz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/nacho-sanchez-amor-turkiyedeki-cogulcu-demokrasiyi-koruyamiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/nacho-sanchez-amor-turkiyedeki-cogulcu-demokrasiyi-koruyamiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, 'Akademik analizlerde Türkiye otoriter bir devlet olarak ele alınmaya başlıyor. Bence bu, AB olarak bizim de hatamızın bir parçasıdır, çünkü Türkiye'deki çoğulcu demokrasiyi koruyamıyoruz. Bu, telafisi on yıllar sürecek bir başarısızlıktır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, 'Akademik analizlerde Türkiye otoriter bir devlet olarak ele alınmaya başlıyor. Bence bu, AB olarak bizim de hatamızın bir parçasıdır, çünkü Türkiye'deki çoğulcu demokrasiyi koruyamıyoruz. Bu, telafisi on yıllar sürecek bir başarısızlıktır' dedi.</p> <p>Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Strazburg'daki Parlamento oturumunda bugün kabul edilen Türkiye Raporu'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Amor düzenlediği basın toplantısında, 'Türkiye raportörü olmak çok sinir bozucu çünkü uzun yıllardır iyi haberler alamadık ve ne yazık ki rapor, standartlardaki gerilemeyi ve dolayısıyla katılım sürecinin imkansızlığını tekrar etmek zorunda kaldı' ifadelerini kullandı.</p> <p>Önde gelen muhalefet aktörlerinden Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecinin yeniden başlatılması için AB'nin düşünmesi yönünde talepler aldığını aktaran Amor, 'İmamoğlu'ndan, Demirtaş'tan ve Özgür Özel'den bahsediyorum. Katılım sürecini yeniden başlatmak için nesnel koşullar yoktur. AB, Türkiye ile bir komşu ve ortak olarak nasıl başa çıkılacağına dair bir yol bulmak zorunda' dedi.</p> <p><strong>'CHP'NİN DURUMU ENDİŞE VERİCİ'</strong></p> <p>Amor, şöyle konuştu:</p> <p>'Rapordan vurgulamak istediğim diğer bir bölüm ise Komisyon'un sessizliğine veya zayıf açıklamalarına yönelik sert eleştirilerdir. Bu her açıdan çok zarar verici. Bence buna gerek yok. Türk muhataplarımızın zekasını hiçe saymak, aramızdaki farklılıkların nerede olduğunu çok iyi bildiklerini görmezden gelmek ve sonra da iç meseleleri gizlemek, ilişkilerimizin gidişatında Komisyonun dış ilişkilerinden kaynaklanan büyük bir başarısızlıktır. Bu bir çifte standarttır. Sırp sivil toplumunu, Avrupa yanlısı Sırp sivil toplumunu, Gürcistan sivil toplumunu açıkça koruyoruz ama neden Türk sivil toplumunu korumuyoruz? Bu da yine bir çifte standarttır. Dikkat edilmesi gereken bir nokta. Türkiye'deki Avrupa yanlısı sivil toplumu kaybediyoruz. Kendilerini terk edilmiş hissediyorlar.</p> <p>Öte yandan, CHP'nin durumu çok endişe verici. CHP, son seçimlerin galibi olan ana muhalefet partisidir ve itinayla tasfiye edilmiştir, şu anda tasfiye sürecindedir. Bu, Türkiye'deki çoğulculuk için büyük bir kayıptır. Ve şimdi akademik analizlerde Türkiye otoriter bir devlet olarak ele alınmaya başlıyor. Bence bu, AB olarak bizim de hatamızın bir parçasıdır, çünkü Türkiye'deki çoğulcu demokrasiyi koruyamıyoruz. Bu, telafisi on yıllar sürecek bir başarısızlıktır.'</p> <p><strong>'KATILIM SÜRECİ DONMUŞ DURUMDA'</strong></p> <p>Amor, diğer mevkidaşlarının da desteklediği görüşünün, Türkiye'deki demokratik standartlarda hiçbir ilerleme olmadığı, katılım sürecinde hiçbir şey yapılmadığı yönünde olduğunu söyleyerek, 'Katılım süreci donmuş durumda. Ancak Türkiye ile komşu ve ortak olarak nasıl başa çıkacağımız konusunda bir yol bulmalıyız' diye konuştu. </p> <p>Son yıllarda Gümrük Birliği müzakerelerinin yeniden başlatılmasını savunduklarını dile getiren Amor, 'Her ne kadar sürecin sonunda bir tür demokratik koşulluluk görmek istesek de, çünkü parlamentonun gerçek bir demokratik ilerleme olmadan Gümrük Birliği'nde herhangi bir düzenlemeyi kabul etmeyeceğinden eminim, en azından katılım süreci hakkında konuşmaya başlanmalıdır' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'ALTI KRİTER İÇİN ADIM ATMAYA BAŞLIYORLAR'</strong></p> <p>Amor, vize konusunda bazı kolaylıkları hayata geçirdiklerini kaydederek, 'Ancak tam anlamıyla vize serbestisi Türk hükümetinin elinde ve görünüşe göre altı kriteri yerine getirmek için gerekli adımları atmaya başlıyorlar' dedi. </p> <p>Türkiye-Ermenistan ilişkilerine değinen Amor, 'Bu  etkileşimin sonrasında temasları yeniden başlatmak ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki katı sınırı ortadan kaldırmak için bir fırsat penceresi olmasını umuyoruz. Ayrıca, Komisyon Türkiye'ye SEPA bankacılık ödeme sistemi ve yurt dışı dolaşım hizmetini teklif etti' şeklinde konuştu. </p> <p><strong>'AB HALA BİR DEMOKRASİ KULÜBÜ'</strong></p> <p>Amor, 'Türkiye ile ilişkilerimizi kesmedik, ancak kamuoyundan istediğim şey, AB üyesi olmanın demokrasiyle ilgili olduğudur. Üyelik demokrasiyle ilgilidir, ortaklık ise çıkarlarla ilgilidir. Dolayısıyla bir masada oynanan oyuna başka bir oyunun kurallarıyla oynamaya çalışmak adil olmaz. Katılım süreci normatiftir, katılım süreci esas olarak temel ilkelerle alakalıdır. Elinizdeki kaldıraçları, güvenlik ve savunma konularını kullanmaya çalışmayın' dedi. Amor, 'Talebimiz şu: Burası hala bir demokrasi kulübü ve AB'nin demokrasi kulübü olarak kalmasını istiyoruz' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>'KIBRIS KONUSUNDA İLERLEME SAĞLANMAZSA, DİĞER MESELELERİ DÜŞÜNMEK ZOR'</strong></p> <p>Kıbrıs meselesinde Türkiye'nin tutumu ve Parlamento'nun Türkiye'nin eylemlerine yönelik neler yapabileceği yönündeki soru üzerine Amor, iyi komşuluk ilişkilerinin, Yunanistan ve Kıbrıs ile ilişkilerin büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, 'Bunlarda ilerleme olmazsa, Türkiye'nin güvenliğimiz ve savunmamızda herhangi bir şekilde yer almasından bahsetmek zor. Yani, yabancı bir devletin işgali söz konusu. Bu bir gerçek ve her zaman vurgulanıyor ve raporda Kıbrıs durumu ve Türk yetkililerinin Kıbrıs'taki kuzey toplumuna yönelik tutumları uzun paragraflar ile eleştiriler var. Ama bu yalnızca eleştirmek değil, Türkiye'yi uyarmak anlamına geliyor; eğer bu konuda ilerleme sağlanmazsa, gündemin diğer bölümlerini düşünmek çok zor' değerlendirmesinde bulundu. </p> <p>Amor, yapılan görüşmelerde Türk muhataplarının hep savunma kabiliyetlerini dile getirerek, 'AB'nin yeni savunma mimarisine dahil olmak istiyorlar. Ama siz bir yeri işgal ediyorsunuz. Dahası, iki devletli çözümü savunuyorsunuz, ancak şimdi Türkiye bu çerçeveden kaçıyor ve alenen iki devletli çözümü savunuyor. Bu çok zarar verici' dedi. Amor sözlerine şöyle devam etti:</p> <p><strong>'RUS FÜZELERİ KONUSUNDA NE YAPIYORSUNUZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Rus füzeleri konusunda ne yapıyorsunuz? Gerçekten savunma sistemimizin bir parçası olmak istiyor musunuz? NATO sistemiyle uyumsuz Rus S-400'lerine sahipken mi? Dış politikanızın Avrupa dış politikasıyla uyumu nedir? Komisyon yüzde 4-5 olduğunu belirtti. Bu, AB'nin askeri ve savunma çerçevelerine katılmak için yeterli mi? Çünkü düşünmemiz gereken şeyler bunlar. Bu, insansız hava araçları üretmekle ilgili değil. Ancak AB'ye üye olmayı konuşmak, bu insansız hava araçlarıyla ilgili değil. Bu jeopolitikle ilgili değil. Bu askeri yetenekle ilgili değil. Bu demokrasiyle ilgili.</p> <p>Türkiye'ye yaptığım son ziyaretlerden birinde ifade ettiğim gibi, Avrupa'ya giden yol insansız hava aracı fabrikalarından başlamaz. Silivri'den, İmamoğlu, Kavala ve diğer birçok tutuklunun bulunduğu hapishaneden başlar. Bu nedenle, Türkiye'nin güvenlik ve savunma yeteneklerindeki kaldıraçlarından birini kullanmaya çalışması gerektiğini anlıyorum, ancak katılım sürecini düşünmeden bile, bu askeri yeteneklerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Kıbrıs sorunu, S-400 meselesi ve dış politikadaki uyumsuzluk sorunlarını halletmemiz gerekiyor. Bunlar, siyasi güvenin hayati önem taşıdığı bir alana girmek için gerekli olan temel şartlardır. Çünkü kıtanın güvenlik ve savunma alanındaki en hassas alanlara giriyorsunuz. Uymak zorunda olduğunuz pek çok husus var.</p> <p>Kıbrıs ve Yunanistan'ın tereddütlerini tamamen anlıyorum. Biz asla Türkiye hakkında, bazı Türk yetkililerinin Yunanistan ve Kıbrıs hakkında konuştuğu gibi konuşmuyoruz. Karşı taraftaki hiç kimseye hakaret etmiyoruz ve çok agresif değerlendirmeler aldık. Bu tür şeyleri bir gecede kabullenebiliyoruz. Yunanistan, uluslararası hukuk uyarınca karasularını genişletme hakkına sahiptir ve bu hakkını kullanmaktadır.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/nacho-sanchez-amor-turkiyedeki-cogulcu-demokrasiyi-koruyamiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 21:33:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/nacho-sanchez-amor-turkiyedeki-cogulcu-demokrasiyi-koruyamiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="44372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de dron destekli uyuşturucu operasyonunda 2 firari hükümlü yakalandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmirde-dron-destekli-uyusturucu-operasyonunda-2-firari-hukumlu-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmirde-dron-destekli-uyusturucu-operasyonunda-2-firari-hukumlu-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Konak ilçesinde uyuşturucu operasyonunda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 firari hükümlü yakalandı. Operasyonda uyuşturucu madde, ruhsatsız tüfek ve suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>(<strong>İZMİR</strong>) - İzmir'in Konak ilçesinde uyuşturucu operasyonunda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 firari hükümlü yakalandı. Operasyonda uyuşturucu madde, ruhsatsız tüfek ve suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi.</p> <p class='p1'><span class='s1'>Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, 2. Kadriye ve Çimentepe bölgelerinde 4 adrese eş zamanlı dron destekli operasyon gerçekleştirildi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p1'><span class='s1'>Polis tarafından V.K.(26) ve Ç.K(24)'nin bulunduğu belirlenen adreslerde yapılan aramalarda 241,15 gram esrar, 1 ruhsatsız pompalı tüfek, 2 hassas terazi ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 16 bin 400 lira ele geçirildi.</span></p> <p class='p1'><span class='s1'>Yapılan incelemede V.K'nin 'cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'silahla tehdit' ve 'hükümlü veya tutuklunun kaçması' suçlarından toplam 17 yıl 11 ay 18 gün kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı belirlendi.</span></p> <p class='p1'><span class='s1'>Ç.K'nin ise 'hırsızlık' ve 'uyuşturucu madde ticareti' suçlarından toplam 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı ve firari olduğu tespit edildi.</span></p> <p class='p1'><span class='s1'>Adli mercilere sevk edilen </span>V.K. ve Ç.K. tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmirde-dron-destekli-uyusturucu-operasyonunda-2-firari-hukumlu-yakalandi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 21:13:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/izmirde-dron-destekli-uyusturucu-operasyonunda-2-firari-hukumlu-yakalandi.jpg" type="image/jpeg" length="83908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Frankfurt Türk Film Festivali'nde onur ödülü alan Sibel Kekilli'den göç ve kimlik vurgusu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/frankfurt-turk-film-festivalinde-onur-odulu-alan-sibel-kekilliden-goc-ve-kimlik-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/frankfurt-turk-film-festivalinde-onur-odulu-alan-sibel-kekilliden-goc-ve-kimlik-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Frankfurt Türk Film Festivali'nde Onur Ödülü alan oyuncu Sibel Kekilli, 'Kendimi Alman gibi hissediyorum ama aynı zamanda bir Türk'üm' diyerek göç, kimlik ve ayrımcılık üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haber: İlhan Baba<br /> <br /> (FRANKFURT) - Frankfurt Türk Film Festivali'nde Onur Ödülü alan oyuncu Sibel Kekilli, 'Kendimi Alman gibi hissediyorum ama aynı zamanda bir Türk'üm' diyerek göç, kimlik ve ayrımcılık üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.<br /> <br /> Alman Film Müzesi'nde gerçekleştirilen ve sinema eleştirmeni ile Filmfest München Yeni Alman Sineması Eş Programcısı Urs Spörri'nin moderatörlüğünü yaptığı söyleşide konuşan Kekilli, güçlü kadın karakterleri canlandırmasıyla ilgili bir soruya, 'Aslında ben bu rolleri özellikle aramıyorum. Bu tarz roller beni bir şekilde buluyor diyebilirim' yanıtını verdi.<br /> <br /> Fatih Akın'ın yönettiği ve uluslararası başarı elde eden 'Duvara Karşı' filmi üzerinden göç hikâyelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kekilli, bu tür öykülerin her zaman ilgisini çektiğini belirterek, 'Göç hikâyeleri her zaman ilgimi çekiyor. Ama maalesef her zaman iyi hikâyeler çıkmıyor. Ben Almanya'da doğdum, kendimi Alman gibi hissediyorum ama aynı zamanda da ben bir Türk'üm dedi.<br /> <br /> Göçmenlerin yaşadığı sorunların yalnızca Türkiye ve Almanya ile sınırlı olmadığını ifade eden Kekilli, ayrımcılığın farklı ülkelerden gelen insanlara da yöneldiğini söyledi. 'İnsanlar isimlere takılıyor ama bir insanın adının Ali ya da Ayşe olması önemli değil. Ayrımcılık sadece Türklere karşı değil, başka ülke insanlarına karşı da yapılıyor. Bu çok üzücü' diye konuştu.<br /> <br /> Kekilli, 'Duvara Karşı' ve 'Eve Dönüş' filmlerindeki performansına ilişkin soruları da yanıtlayarak, 'İki filmimi de çok seviyorum. Hepsi çok iyi yazılmış senaryolardı. Üzerinde çok çalıştık ve sanırım güzel de oldu' ifadelerini kullandı.<br /> <br /> Dünyaca ünlü 'Game of Thrones' dizisindeki deneyimlerini de paylaşan Kekilli, yaklaşık 50 oyuncu arasından seçildiğini belirterek, 'Başlangıçta projenin bana göre olmadığını düşündüm. Ön yargılı olduğum bir iş çok güzel gelişti. Sadece fantastik bir yapım olmadığını gördüm. İlk etapta iki bölüm için anlaştığım projede daha sonra uzun süre yer aldım' dedi. Kekilli, söyleşi sonunda sinemaseverlerin sorularını yanıtladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong><br /> <br /> </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/frankfurt-turk-film-festivalinde-onur-odulu-alan-sibel-kekilliden-goc-ve-kimlik-vurgusu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 21:08:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/frankfurt-turk-film-festivalinde-onur-odulu-alan-sibel-kekilliden-goc-ve-kimlik-vurgusu.jpg" type="image/jpeg" length="87511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da İYİ Parti gönüllülerini buluşturan merkez açıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/almanyada-iyi-parti-gonullulerini-bulusturan-merkez-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/almanyada-iyi-parti-gonullulerini-bulusturan-merkez-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Baden-Württemberg eyaletinde, İYİ Parti gönüllülerini aynı çatı altında buluşturmayı amaçlayan Baden-Württemberg İYİ Toplum Gönüllüleri Derneği Sindelfingen'de açıldı. Açılışta, birlik, dayanışma ve sivil toplum vurgusu öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haber: İlhan Baba<br /> <br /> (STUTTGART) - Almanya'nın Baden-Württemberg eyaletinde, İYİ Parti gönüllülerini aynı çatı altında buluşturmayı amaçlayan Baden-Württemberg İYİ Toplum Gönüllüleri Derneği Sindelfingen'de açıldı. Açılışta, birlik, dayanışma ve sivil toplum vurgusu öne çıktı. <br /><br />Almanya'nın Baden-Württemberg (BW) eyaletinde yaşayan İYİ Parti gönüllülerini aynı çatı altında buluşturmak amacıyla Sindelfingen kentinde Baden-Württemberg (BW) - İYİ Toplum Gönüllüleri Derneği açıldı. Açılışa İYİ Parti Almanya Dış Temsilciliği Başkanı Ekrem Taha Başbuğ'un yanı sıra Almanya Dış Temsilciliği Sekreteri Recep Çalışkan, Kurumsal İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcıları Hasan Ardin ve İbrahim Küçük, Kültür ve Sanat Faaliyetlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Uğur Özbağcı, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile İYİ Parti gönüllüleri katıldı.<br /> <br /> Açılışta konuşan İYİ Parti Stuttgart Temsilciliği Başkanı Şenayil Şemsi, Stuttgart ve çevresindeki gönüllülerin ilk günkü inanç ve kararlılıkla çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, 'Bu amaç doğrultusunda bir araya gelen gönüldaşlarımız kutlu sancağı daha da ileriye taşıyacaktır. Rabbim iyilerin yardımcısı olsun.' dedi.<br /> <br /> İYİ Parti Almanya Dış Temsilciliği Başkanı Ekrem Taha Başbuğ ise, Almanya'da yaşayan Türk toplumunun önemli bir sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Başbuğ, Almanya'daki Türklerin bir yandan yaşadıkları ülkenin sosyal ve ekonomik hayatına katkı sunduğunu, diğer yandan ise kültürünü, tarih bilincini ve milli kimliğini korumakla yükümlü olduğunu belirterek, bu sorumluluğun güçlü sivil toplum kuruluşlarıyla yerine getirilebileceğini ifade etti.<br /> <br /> Yeni açılan dernek merkezinin önümüzdeki dönemde gençlik çalışmaları, kültürel etkinlikler ve sosyal dayanışma projelerine ev sahipliği yapacağını kaydeden Başbuğ, derneğin geçmiş başarılarının da ötesine geçeceğine inandığını söyledi. Konuşmasında birlik ve beraberlik mesajı veren Başbuğ, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.' sözünü hatırlatarak, bu anlayışın Türk milletinin tarih boyunca elde ettiği başarıların temelini oluşturduğunu dile getirdi.<br /> <br /> Mehmet Akif Ersoy'un 'Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.' dizelerini de paylaşan Başbuğ, katılımcılarda gördüğü birlik tablosunun geleceğe duyduğu güveni artırdığını ifade etti. Başbuğ, konuşmasının sonunda yeni dernek merkezinin Baden-Württemberg'de yaşayan vatandaşlara, dernek üyelerine ve İYİ Parti teşkilatına hayırlı olmasını dileyerek, organizasyonda emeği geçen yönetici ve gönüllülere teşekkür etti.<br /> <br /><br /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/almanyada-iyi-parti-gonullulerini-bulusturan-merkez-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/almanyada-iyi-parti-gonullulerini-bulusturan-merkez-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="80290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Urla'da orman yangını]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-urlada-orman-yangini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-urlada-orman-yangini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Urla ilçesine bağlı Balıklıova Mahallesi'nde çıkan orman yangınına İzmir İtfaiyesi ve İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri havadan ve karadan yoğun müdahalede bulundu. Muhtarlara dağıtılan yangın tankerleri ve orman gönüllülerinin desteği sayesinde zorlu arazi şartlarındaki yangına güçlü bir şekilde müdahale edildi. Alevler, ekiplerin koordineli çalışmasıyla yerleşim alanlarına ulaşmadan kontrol altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) - </strong>İzmir'in Urla ilçesine bağlı Balıklıova Mahallesi'nde çıkan orman yangınına İzmir İtfaiyesi ve İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri havadan ve karadan yoğun müdahalede bulundu. Muhtarlara dağıtılan yangın tankerleri ve orman gönüllülerinin desteği sayesinde zorlu arazi şartlarındaki yangına güçlü bir şekilde müdahale edildi. Alevler, ekiplerin koordineli çalışmasıyla yerleşim alanlarına ulaşmadan kontrol altına alındı.</p> <div class='content egeneraltext'> <p>İzmir'in Urla ilçesine bağlı Balıklıova Mahallesi'nde, İltur Sitesi yakınlarındaki dağlık alanda saat 14.00 sıralarında yangın çıktı. Yükselen dumanları fark eden çevre sakinleri durumu vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri 1 araç ve 2 arazözle, İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ise 7 hava ve çok sayıda kara aracıyla bölgeye sevk edildi. Yangın söndürme çalışmalarına İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin muhtarlara dağıttığı yangın tankerleri ile orman gönüllüleri, İZSU'ya ait 3, Urla Belediyesi'ne ait 2 araç da destek verdi. Zorlu arazi koşullarına rağmen yangını kontrol altına almak için seferber olan ekipler, havadan ve karadan yürüttükleri yoğun çalışmalar sonucu alevlerin yerleşim alanlarına sıçramasını önledi. Yaklaşık 1 saat süren müdahalenin ardından yangın kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> </div> <div class='slick-slides fotogaleri'> </div> <div class='blog-prevnext'> </div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-urlada-orman-yangini</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:54:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/izmir-urlada-orman-yangini.jpeg" type="image/jpeg" length="76971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözaltına alınan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi 14 öğretmen serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gozaltina-alinan-ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasi-uyesi-14-ogretmen-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gozaltina-alinan-ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasi-uyesi-14-ogretmen-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Çankaya Kapısı önünde basın açıklaması yapmak isterken gözaltına alınan 14 öğretmen, 4 saat sonra serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar arasında yer alan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy, 'Eylem yapıyoruz çünkü eylem yapmak zorunda bırakılıyoruz. Eylem yapıyoruz çünkü sesimizi duyurmak istiyoruz. Bugün barikatların önünde de söyledik; bu mesele çözülmek istenirse bugün çarşamba, yarın perşembe, cumaya kalmadan çözülür' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Hilal ACAR - Kamera: Dursun ALKAYA</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>TBMM Çankaya Kapısı önünde basın açıklaması yapmak isterken gözaltına alınan 14 öğretmen, 4 saat sonra serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar arasında yer alan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy, 'Eylem yapıyoruz çünkü eylem yapmak zorunda bırakılıyoruz. Eylem yapıyoruz çünkü sesimizi duyurmak istiyoruz. Bugün barikatların önünde de söyledik; bu mesele çözülmek istenirse bugün çarşamba, yarın perşembe, cumaya kalmadan çözülür' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın çağrısıyla Ankara'ya gelen öğretmenler, açlık grevlerinin üçüncü gününde TBMM Çankaya Kapısı önünde basın açıklaması yapmak istemişti. Öğretmenlerin bu talebi, polisin sert müdahalesiyle karşılık bulmazken, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ve Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy'un da aralarında bulunduğu 14 kişi gözaltına alınmıştı.</p> <p>4 saat süren gözaltının ardından serbest bırakılan öğretmenler, Öğretmenler Sendikası Genel Merkezi önüne gelerek eylemde bulunan arkadaşlarının yanına katıldı. Islıklar ve sloganlarla karşılanan öğretmenlere destek vermek üzere Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır da eylem alanına geldi.</p> <p>Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy, gözaltına alınan öğretmenler adına açıklama yaptı. Aksoy, şunları söyledi:</p> <p>'Bugün sesimizi duymayanlara ulaşmak için Meclis'e gitmeye çalıştık. On üç arkadaşımız maalesef yere yatırılarak ters kelepçeyle gözaltına alındı. Açlık grevi, eylemler, basının desteği, yanımıza gelen demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler sayesinde zannediyoruz ki bu memlekette öğretmenlerin talebini duymayan, talebin ne olduğunu bilmeyen hiç kimse kalmadı. Bu sendika bu mücadeleyi buraya kadar getirdi. Öğretmenler bu gerçeği buraya kadar taşıdı. Eylem yapıyoruz çünkü eylem yapmak zorunda bırakılıyoruz. Eylem yapıyoruz çünkü sesimizi duyurmak istiyoruz. Bir yandan da siyasi partilerle görüşüyoruz.</p> <p>Bugün buraya ziyarette bulunmayan siyasi partilere gittik. Eylem sürerken bir heyetimiz de siyasi partileri ziyaret etti. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne bir ziyaret gerçekleştirildi. Arkadaşlarımız orada bir görüşme yaptı. Duyduğumuz şey şu; bu konunun inceleneceği ve takipçisi olunacağı... </p> <p>Sayın Yusuf Tekin bu konuyu çok iyi biliyor. Bugün barikatların önünde de söyledik. Bu mesele çözülmek istenirse bugün çarşamba, yarın perşembe; cumaya kalmadan çözülür. Arkadaşlarımız Milliyetçi Hareket Partisi'ne de gittiler. Milliyetçi Hareket Partisi yetkilileri, 'Biz yasa tasarısını verdik, gerisi Adalet ve Kalkınma Partisi'nde' demiş. Gerçeği konuşalım; eğer bu yasanın komisyona inmesini istiyorsanız dünkü oylamada evet oyu vereceksiniz. Eğer bu yasanın komisyona inmesini istiyorsanız, iktidar ortağı olduğunuz partiyi çözüme çağıracaksınız.'</p> <p><strong>'TÜRKİYE'DE SİYASETEN HAKLI OLURSANIZ İŞİNİZ YÜRÜR'</strong></p> <p>Aksoy'un ardından konuşan Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır da şöyle konuştu: </p> <p>'Türkiye'de haklı olmak, her zaman sizi doğru bir sonuca götürmüyor. Mutlak anlamda siyaseten de bir destek bulmanız gerekiyor. Haklı olmak ayrı bir şey, siyaseten haklı olmak ise ayrı bir şey. Türkiye'de siyaseten haklı konuma geldiğinizde önünüz açılır, kapılar açılır ve talepleriniz karşılık bulur. Ancak yalnızca adalet açısından haklı olmanız, ne yazık ki sizi coplara ve farklı muamelelere maruz bırakabilir. Türk polisinin siyaseten kullanılmasına karşıyım. İktidar sahipleri, devletin polisini, milletin memurunu, milletin yargısını kendi memurları gibi görme yanılgısından bir an önce çıkmak zorundalar. Hiç kimse devletin kurumlarını kendi şahsi aracı olarak göremez. Burada toplanan genç kardeşlerim sadece çalışmak istiyor. Bu insani talebi duymak ve gereğini yerine getirmek gerekirken, onları şu veya bu şekilde mağdur ederseniz, haklarını ve varlıklarını yok sayarsanız bu doğru olmaz.'</p> <p><strong>'ÇEVİK KUVVET EKİPLERİ GELEREK DIŞARI ÇIKMAMIZA İZİN VERMEDİ'</strong></p> <p>Öğretmenlerin gözaltına alınmasına tepki gösteren eylem alanındaki öğretmenler, ANKA Haber Ajansı'na konuştu. Mülakat mağduru öğretmen Fatma Nur Taşkın, 'Bugün arkadaşlarımızın bir kısmı Meclis Parkı'na giderek basın açıklaması yapmak istedi. Ancak polis müdahalesiyle karşı karşıya kaldılar ve arkadaşlarımızın büyük bölümü gözaltına alındı. Edindiğimiz bilgilere göre halen gözaltında tutuluyorlar ve henüz serbest bırakılmadılar. Ayrıca bir hastane süreci yaşandığını duyduk. Arkadaşlarımızdan birinin kolunun hareket edemez hale geldiği yönünde bilgiler aldık. Biz de kendilerinden gelecek haberleri bekliyoruz. Öte yandan buradan giderek arkadaşlarımıza destek olmak istedik ancak polis buna izin vermedi. Bir süre bulunduğumuz alan abluka altına alındı. Çevik kuvvet ekipleri gelerek dışarı çıkmamıza izin vermedi. Biz de bulunduğumuz yerden arkadaşlarımıza destek olmaya çalıştık' dedi. </p> <p>Mülakat mağduru öğretmen Ebru Havuz da 'Bugün buradan Meclis Parkı'na yürümek istedik ancak buna izin verilmedi. Arkadaşlarımızın büyük bölümü maalesef gözaltına alındı. Bunun neden yapıldığını bilmiyoruz. Hiçbir yerden destek alamıyoruz. İktidar ortakları bizimle hiçbir şekilde muhatap olmuyor. Annelerimizi gönderiyoruz, onları da kapıdan çeviriyorlar. Artık bu mücadelemizin bir sonuca ulaşmasını istiyoruz. Gerçekten yorulduk. Annelerimiz yoruldu, burada bulunan çocuklar yoruldu. Ancak bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Kazanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz' diye konuştu. </p> <p><strong>'BİZE BAZI SÖZLER VERİLDİ, BİZ DE BU SÖZLERE GÜVENEREK BURAYA GELDİK'</strong></p> <p>Öğretmenlere desteğe gelen bir vatandaş ise 'Bu ülkede geleceğimizi hazırlayan öğretmenlere yapılanlar artık yeter. Bu ülkede mevcut yönetim ve sistem her alanda baskı uyguluyor. Ancak öğretmenler bunu hak etmiyor. Yarın bu ülkede geleceğimizi nasıl inşa edeceğiz? Bu çocuklara bu şekilde davranarak, insanları açlık grevine mahkûm ederek mi? Sonuna kadar direnenlerin yanındayız' şeklinde konuştu. </p> <p>Bir diğer mülakat mağduru öğretmen de '13 yıldır özel sektörde çalışan bir öğretmenim. Mülakatlarda 'atandınız' denildiğinde, 13 yıldır çalıştığım kurumu bıraktım ve işsiz kaldım. Bize bazı sözler verildi, biz de bu sözlere güvenerek buraya geldik. Ancak verilen sözler tutulmadı. Üç gündür sürekli gözaltılarla ve polis müdahaleleriyle karşı karşıyayız. Bunun nereye kadar devam edeceğini bilmiyoruz. Onlar vazgeçmiyorsa biz de vazgeçmiyoruz. Artık ne yapalım? Gelsinler bedenimizi alsınlar' diye sitem etti. </p> <p>Öğretmenlerin eylemi sendika genel merkezi önünde devam ediyor. </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gozaltina-alinan-ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasi-uyesi-14-ogretmen-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:49:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/gozaltina-alinan-ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasi-uyesi-14-ogretmen-serbest-birakildi.jpg" type="image/jpeg" length="83243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz Poyraz İzmir'de anıldı... 'Sadece Deniz'e yönelik bir saldırı değildi']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/deniz-poyraz-izmirde-anildi-sadece-denize-yonelik-bir-saldiri-degildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/deniz-poyraz-izmirde-anildi-sadece-denize-yonelik-bir-saldiri-degildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İzmir İl Örgütü, 5 yıl önce il binasına düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz'ı anmak için basın açıklaması gerçekleştirdi. Örgüt adına açıklamayı yapan DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, O gün yaşadığımız bu katliam sadece Deniz'e yönelik bir saldırı değildi. Deniz Poyraz'ın katillerini biliyoruz. Arkasındaki müşterekleri biliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> DEM Parti İzmir İl Örgütü, 5 yıl önce il binasına düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz'ı anmak için basın açıklaması gerçekleştirdi. Örgüt adına açıklamayı yapan DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, O gün yaşadığımız bu katliam sadece Deniz'e yönelik bir saldırı değildi. Deniz Poyraz'ın katillerini biliyoruz. Arkasındaki müşterekleri biliyoruz' dedi.</p> <p>DEM Parti İzmir İl Örgütü, 5 yıl önce il binasına düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz'ı anmak için basın açıklaması düzenledi. Konak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde düzenlenen açıklamaya DEM Parti Poyraz'ın ailesinin yanı sıra; İzmir Milletvekili İbrahim Akın, çok sayıda partili ve sivil toplum temsilcisi katıldı.</p> <p>Parti adına açıklamayı yapan İbrahim Akın, Deniz Poyraz'ın katledilmesinin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen adaletin yerini bulmadığını söyledi.</p> <p><strong>'SALDIRI SADECE DENİZ'E YÖNELİK DEĞİLDİ'</strong></p> <p>Deniz Poyraz'ın ölümüne neden olan saldırının organize bir saldırı olduğunu belirten Akın, yargı sürecini de hatırlatarak adalet arayışlarının devam edeceğini belirtti ve şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Beş yıl önce bugün saat 11.00'e doğru o zamanki partimiz olan HDP İl Binamıza bir saldırı gerçekleşti. Bu saldırı tesadüfen bir kişinin katillik yapmak için gelmiş olduğu bir saldırı değildi. Saldırı aynı zamanda o günkü konjonktürde örgütlenmiş olarak HDP'ye dönük kapatma kampanyası dahil olmak üzere her türlü ayrımcılığın ve partimize dönük inanılmaz saldırıların atmosferi içerisinde gerçekleşti. O gün yaşadığımız bu katliam sadece Deniz'e yönelik bir saldırı değildi. Davanın akışı içerisinde çok net bir şekilde görüldü. Zira sanık, 'Ben sadece birini değil onlarcasını öldürmek için oraya gitmiştim' diye itiraflarda bulundu. Biz o günü hâlâ çok canlı yaşıyoruz. Deniz'in resmini gördüğümüzde, gülümseyen yüzünü gördüğümüzde, katledildiği masanın yanındaki atmosferi gördüğümüzde bizim için o an hiç geçmedi ve geçmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>AKIN SORUŞTURMAYA TEPKİ GÖSTERDİ</strong></p> <p>Mahkeme sırasındaki bütün avukatlarımızın iddialarına rağmen, geriye dönüp arkasındaki güçlerin açığa çıkarılmasını sağlayacak bir soruşturma yapılmadı. Ancak bu katil oraya girdiğinde ve daha öncesinde bir devlet memuruydu. Suriye'ye gitmiş, Suriye'de eğitim görmüş bir kişi. Aynı zamanda altı ay gibi bir süre devlet memurluğu yapmadığı halde maaşı ödenmiş ve devletin bilgisi dahilinde bu çalışmaları yaptığı çok açık bir şekilde ortaya çıkmıştı. En az 20-25 kez emniyet müdürlüğüyle görüştüğü tespit edilmiş bir durum var. Dolayısıyla yaptığı çalışma ve sürdürdüğü faaliyetlerin aslında bizzat devletin karanlık kulvarlarında, istihbaratla birlikte yürütüldüğü davanın konusu içerisinde çok açık bir şekilde görüldü. Arkasında emniyetin ve başka güçlerin olduğu bu telefon trafiği içerisinde zaten kabul edilmiş oldu. Ama tüm bu taleplerimize rağmen maalesef bu konuyla ilgili soruşturma derinleştirilmedi ve sadece bir kişinin katilliği üzerinden soruşturma bitirilmiş ve sonuçlandırılmış oldu.</p> <p><strong>''BUYRUN EFENDİM DENİLEREK GÖZALTINA ALINDI'</strong></p> <p>O günkü koşulları, o ötekileştirme ve aynı zamanda düşmanlaştırma politikalarını ve saldırının planlanış biçimini ele aldığımızda bunun bağımsız olmadığını düşünüyoruz. Zira HDP'nin önünde o günkü koşullarda Diyarbakır'da ve İzmir'de, valinin talimatıyla kurulan bir güvenlik çadırı vardı. Oraya sözde çocuğu olan ve çocuğunu arayan bir vatandaş getirilmişti. Bu kişi dava sırasında ve olayın hemen ardından basına verdiği beyanatlarda, 'Ben orada çok daha fazlasını bekliyordum. Bir kısmı dışarı çıktı. Yalnız Deniz kaldı ve o öldürüldü' diye itiraflarda bulundu. Bu kişi bu bilgileri tesadüfen söylemedi. Bunlar bariz şekilde güvenlik kuvvetlerinin de bilgisi dahilinde olan hususlardı. Bu katil, eylemden birkaç dakika sonra apartmanına çıktığında 'Buyurun efendim' denilerek gözaltına alındı ve 18 saat sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hiçbir katilin bu kadar yüzeysel bir soruşturmayla karşı karşıya kalması ve arkasındaki bağlantıların araştırılmaması söz konusu olmamalıdır.</p> <p><strong>'DENİZ POYRAZ'IN KATİLLERİNİ BİLİYORUZ'</strong></p> <p>Bir kez daha buradan söylüyoruz: Deniz Poyraz'ın katillerini biliyoruz. Arkasındaki müşterekleri biliyoruz. Bunları açığa çıkarmak ve adaleti gerçekleştirmek üzere tekrar tekrar söz veriyoruz. Unutmayacağız. Bu cinayet tesadüfen planlanmış bir cinayet değildi. Bunun gibi birçok cinayeti geçmiş dönemlerde, özellikle 2016 sonrası çöktürme planı ve devam eden süreçlerde yaşadık. O nedenle Deniz'in katledilmesinin sadece bir kişinin caniliğiyle izah edilemeyecek bir durum olduğunu, arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması gerektiğini ve çıkarılıncaya kadar bu davanın takipçisi olacağımızı; Anayasa Mahkemesi, uluslararası hukuk mekanizmaları ve toplumsal vicdan nezdinde mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade etmek istiyoruz.</p> <p><strong>'DENİZ'E SÖZÜMÜZ BARIŞ OLACAK'</strong></p> <p>Bu ülkede adalet meselesi maalesef bütün toplumsal ihtiyaçlarımızın başında geliyor. Her türlü adalet talebi çok yaygın bir şekilde devam ediyor. Ekmek için adalet, hukuk için adalet ve bu toplumdaki eşitlik için adalet isteyen yurttaşlarımız toplumun çok büyük bir bölümünü oluşturuyor. Çünkü bu ülkede gerçek anlamda bir hukuk sistemi ve gerçek anlamda bir demokrasi olmadığını, her türlü hukuksuzluk pratiğinin devam ettiğini biliyoruz ve yaşıyoruz. O nedenle bizim mücadelemiz aynı zamanda Deniz'in şahsında bir adalet mücadelesi, demokrasi mücadelesi ve barış mücadelesidir. Adalet mücadelemiz ve hukuk mücadelemiz herkes için olmaya devam edecek. Deniz'e sözümüz barış olacak.'</p> <p><strong>DENİZE KARANFİL BIRAKILDI</strong></p> <p>Açıklamanın ardından örgüt, Kıbrıs Şahitleri Caddesi üzerinden Gündoğdu Meydanı'na yürüdü ve burada Deniz Poyraz anısına denize karanfil bırakıldı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/deniz-poyraz-izmirde-anildi-sadece-denize-yonelik-bir-saldiri-degildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:40:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/deniz-poyraz-izmirde-anildi-sadece-denize-yonelik-bir-saldiri-degildi.jpg" type="image/jpeg" length="26096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Okullarda Şiddeti Araştırma Komisyonu... 'Önüne gelen herkes CİMER'den öğretmenleri şikayet ediyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-okullarda-siddeti-arastirma-komisyonu-onune-gelen-herkes-cimerden-ogretmenleri-sikayet-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-okullarda-siddeti-arastirma-komisyonu-onune-gelen-herkes-cimerden-ogretmenleri-sikayet-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olaylar ile dijital ortamların çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerini araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nda konuşan Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Dolgun, 'Önüne gelen herkes CİMER uygulamasıyla eğitim çalışanlarını, öğretmenleri, okul idaresini şikâyet etmektedir. Bu kapsamda CİMER başvurularına ilişkin mevcut uygulamanın gözden geçirilmesi ve gerekli düzenlemenin yapılması elzemdir. Bu çok önemli bir maddedir. Eğitim çalışanları hakkında yapılan başvurularda şikâyetçinin adı, soyadı, imza ve adres bilgilerini içermeyen, somut bilgi ve belgelere dayanmayan, açık bir olaya işaret etmeyen ihbar ve şikâyet dilekçelerinin işleme alınmaması sağlanmalı' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olaylar ile dijital ortamların çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerini araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nda konuşan Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Dolgun, 'Önüne gelen herkes CİMER uygulamasıyla eğitim çalışanlarını, öğretmenleri, okul idaresini şikâyet etmektedir. Bu kapsamda CİMER başvurularına ilişkin mevcut uygulamanın gözden geçirilmesi ve gerekli düzenlemenin yapılması elzemdir. Bu çok önemli bir maddedir. Eğitim çalışanları hakkında yapılan başvurularda şikâyetçinin adı, soyadı, imza ve adres bilgilerini içermeyen, somut bilgi ve belgelere dayanmayan, açık bir olaya işaret etmeyen ihbar ve şikâyet dilekçelerinin işleme alınmaması sağlanmalı' dedi.</p> <p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olaylar ile dijital ortamların çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerini araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu çalışmalarına devam ediyor. Komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında eğitim ve kamu alanında faaliyet gösteren yetkili sendika ve konfederasyonların temsilcilerinin dinlemek üzere toplandı.</p> <p>Sahada yaşanan sorunlar, eğitimcilerin gözlemleri ve çözüm önerilerinin masaya yatırılacağı toplantıda, Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen), Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu (Hür Sen) ve Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen) yetkilileri sunum yaptı.</p> <p><strong>'ÇALIŞMAMIZI KOMİSYON ÜYELERİNE VEREBİLMEK İÇİN GÜVENLİKTEN GEÇİREMEDİM'</strong></p> <p>Milletvekillerinin konuşmalarının ardından sendika temsilcilerinin sunumuna geçildi. MEMUR-SEN'e bağlı Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Deniz, 'Okul bir ekosistemdir. Bu ekosistemde yer alan her unsur birbiriyle doğrudan ilişkilidir. Ailede yaşanan bir ihmal, okul iklimini etkileyebilmektedir. Okulda yaşanan bir olay, dijital ortamda büyüyebilmektedir. Tüm başlıkları birbirinden koparmadan, bütüncül bir bakış ile ele almak zorundayız. Öğretmenimizin görevi başında hayatını kaybetmiş olması, ayrıca üzerinde durulması gereken bir olaydır. Öğretmenin huzur içinde görev yapamadığı bir okulda, çocuğun da kendini güvende hissetmesi mümkün değildir. Yaşanan acı hadiselerin ardından konuyu sadece tepki düzeyinde bırakmadık. Sahadan gelen bilgiler ve görüşmelerle süreci yakından takip ediyoruz' dedi. Deniz, Eğitim-Bir-Sen olarak gerçekleştirdikleri 'Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar arası Koordinasyon ve Sorumluluklar' başlıklı çalıştayın sunumunu paylaştı. Öte yandan Deniz, komisyon milletvekilleri için yanlarında bir çalışma dosyası getirdiklerini ancak bunun güvenlikten geçmediğini söyledi.</p> <p><strong>'ABD'DE YAŞANAN OKUL SALDIRILARINA BENZER BİR TABLONUN ÜLKEMİZDE GÖRÜLMESİ SON DERECE ÜRKÜTÜCÜ'</strong></p> <p>Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Dolgun, okullarda şiddetin sona ermediğini, güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamının tam anlamıyla tesis edilemediğini söyledi. Dolgun, şöyle konuştu:</p> <p>'Adeta ABD'de veya farklı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer bir tablonun ülkemizde de görülmesi son derece ürkütücüdür. Bu durum eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bakınız, okullar öğrencilere bilgi kazandıran, onları geleceğe hazırlayan eğitimcilerimizin huzur ve güven içinde görev yaptığı, toplumsal değerlerimizin yaşatıldığı kurumlardır ancak okulların şiddet olaylarıyla anılması ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanması vazgeçilmez bir zorunluluktur. Şiddetin önlenmesine yönelik yasal tedbirlerin daha da güçlendirilmesi zorunluluk olmuştur. Tabii ki bu noktada en önemli tedbirlerin başında yasal düzenlemeler gelmektedir. TÜRK EĞİTİM-SEN olarak okullarda şiddetin önlenmesine yönelik 2019 yılında ve 2023 yıllarında 2 kez kanun teklifi hazırlayarak milletvekilleri aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine ilettik. Bunun yanı sıra caydırıcı tedbirlerin alınması amacıyla Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda düzenleme yapılması için yoğun girişimlerde bulunduk ve bu sürecin hayata geçirilmesi sağlandı. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdik, çok sayıda basın açıklaması düzenledik'</p> <p><strong>'CAYDIRICI DÜZENLEMELER GETİRİLMELİ'</strong></p> <p>Öğretmenlerin itibarlaştırılması, saygınlığının sağlanması gerektiğini ifade eden Dolgun, CİMER'in yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Dolgun, 'Önüne gelen herkes CİMER uygulamasıyla eğitim çalışanlarını, öğretmenleri, okul idaresini şikâyet etmektedir. Bu kapsamda CİMER başvurularına ilişkin mevcut uygulamanın gözden geçirilmesi ve gerekli düzenlemenin yapılması elzemdir. Bu çok önemli bir maddedir. Eğitim çalışanları hakkında yapılan başvurularda şikâyetçinin adı, soyadı, imza ve adres bilgilerini içermeyen, somut bilgi ve belgelere dayanmayan, açık bir olaya işaret etmeyen ihbar ve şikâyet dilekçelerinin işleme alınmaması sağlanmalıdır. Ayrıca, asılsız olduğu açıkça tespit edilen ihbar ve şikâyetler hakkında caydırıcı düzenlemeler muhakkak getirilmelidir. Öğretmene verilen değer aslında çocuklarımızın geleceğine verilen değerdir' diye konuştu.</p> <p><strong>'SORUNUN KÖK NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİT EDİP KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETMEK ZORUNDAYIZ'</strong></p> <p>Hürriyetçi Eğitim-Sen Genel Sekreteri Ömer Özyavuz, ise okullardaki şiddet olaylarının yalnızca Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarıyla değerlendirilmeyeceğini belirterek, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının son yıllarda artış gösterdiğini, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve öğrencilerin daha fazla risk altında kaldığını söyledi. Özyavuz, şunları kaydetti:</p> <p>'Sorunun kök nedenlerini doğru tespit etmek ve kalıcı çözümler üretmek zorundayız. Okul şiddetinin nedenleri bireysel, toplumsal, aileye ilişkin ve okula ilişkin faktörler olarak ele alınmaktadır. Bireysel faktörlere örnek olarak antisosyal davranışlar, bireyin kendini ifade etmede yaşadığı güçlükler, iletişim ve çatışma çözme becerilerindeki yetersizlikler, öfke kontrolü problemleri, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi durumlar gösterilebilir. Aileye ilişkin faktörlere örnek olarak ise ebeveynlerin çocuk üzerinde yeterli denetim ve kontrolün bulunmaması, çocukların gelişim süreçlerine yeterince destek vermemeleri, hatalı disiplin anlayışları ve çocuk yetiştirme tutumları, aile içerisinde şiddetin varlığı, eşler arasında yoğun sorunların yaşanması ve boşanma süreçleri de gösterilebilir. Toplumsal faktörlere baktığımızda, silahların yaygınlaştırılması ve bunlara kolay ulaşılabilmesi, uyuşturucu kullanımı, toplumda ve yakın çevrede şiddet davranışlarının artması, arkadaş çevresinde suç, şiddet ve çeteleşme gibi olumsuz yapıların bulunması, kalabalık nüfus, medya ve sosyal medyanın etkisi, göç, okul nüfusunun fazlalığı, yoksulluk ve hoşgörüsüz bir toplumsal yapının giderek yaygınlaşması gibi etkenler de karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde okul şiddetini yalnızca fiziksel ortamlarla sınırlı değerlendirmek de mümkün değildir. Teknolojinin ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte dijital şiddet de eğitim ortamlarını doğrudan etkileyen önemli bir sorun hâline gelmiştir. Dijital şiddet sosyal medya platformları, mesajlaşma uygulamaları ve çevrim içi oyunlar gibi dijital teknolojiler kullanılarak bireylerin hedef alınması, tehdit edilmesi, manipüle edilmesi, aşağılanması veya taciz edilmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Fiziksel sınırları aşan bu şiddet türü öğrenciler, öğretmenler ve hatta veliler üzerinde ciddi psikolojik, sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle öğrenciler arasında sosyal medya üzerinden yürütülen akran zorbalığı, dışlama, ifşa, hakaret ve tehdit içerikli paylaşımlar okul ortamındaki çatışmaların büyümesine ve zaman zaman fiziksel şiddete dönüşmesine neden olmaktadır'</p> <p><strong>'HER 150 ÖĞRENCİYE EN AZ BİR REHBER ÖĞRETMEN, PSİKOLOJİK DANIŞMAN ATANMASINI İSTİYORUZ'</strong></p> <p>Eğitim ve Bilim Gücü Sendikası Genel Sekreteri Sinem Akşemsettinoğlu, okullarda fiziksel şartların yetersizliğinin başlı başına problem olduğunu söyledi. 'Çocuklar çantalarına istedikleri zarar verici unsuru sokabiliyorlar ve bizler aslında öğretmenler olarak buna müdahale etme hakkına sahip değiliz' ifadesini kullanan Akşemsettinoğlu, şu tespitlerde bulundu:</p> <p>Örneğin, öğretmen olarak bir öğrencinin çantasında herhangi zarar verici bir şey olduğundan şüpheleniyorsunuz, dikkatinizi çekti, çocuğun davranışlarında gariplik var. Çocuğun çantasını açıp kontrol etme hakkına hukuken sahip değil öğretmenlerimiz. Bizler bunu diğer öğrencilerimizi korumak, okulu korumak ya da öğretmenlerimizi korumak adına aslında yasa dışı yapıyoruz. Burada bizi bağlayan bir yasa yok ve bizler bunun için bu okulun içine girmeden engellensin istiyoruz. Bunu nasıl yapabiliriz? X-ray cihazları kurabiliriz, turnike sistemleri kurabiliriz, aynı şekilde okul güvenlik merkezleri yapabiliriz, ziyaretçileri yine aynı şekilde kartlı sistemle içeriye alabiliriz, randevu sistemleriyle içeriye alabiliriz ve bunları yapacak olan kişi öğretmen değil, okul güvenlik personeliyle, kadrolu güvenlik personeliyle sağlayabiliriz. Rehberlik hizmetlerinde norm kadro ve yetki düzenlenmesinden aynı şekilde bahsetmek istiyorum. Evet, bizler her 150 öğrenciye en az bir rehber öğretmen, psikolojik danışmanın atanmasını istiyoruz'</p> <p>Komisyonun haftaya 24 Haziran Çarşamba günü yapılacak toplantısında dernek ve vakıf temsilcileri dinlenecek.</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-okullarda-siddeti-arastirma-komisyonu-onune-gelen-herkes-cimerden-ogretmenleri-sikayet-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:25:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tbmm-okullarda-siddeti-arastirma-komisyonu-onune-gelen-herkes-cimerden-ogretmenleri-sikayet-ediyor.png" type="image/jpeg" length="87106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 52'inci gün... Cezaevindeyken kızı ilk kez 'baba' diyen Ramazan Gülten savunma yaptı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-52inci-gun-cezaevindeyken-kizi-ilk-kez-baba-diyen-ramazan-gulten-savunma-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-52inci-gun-cezaevindeyken-kizi-ilk-kez-baba-diyen-ramazan-gulten-savunma-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 52'nci gününde savunma yapan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten, hakkında ileri sürülen suçlamaların tamamını reddetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak görev yaparken 26 Nisan 2025'te düzenlenen operasyonla gözaltına alındığını anlatan Gülten, 'Eşim altı aylık hamileydi. Sabah saat 06.00'da yapılan şafak operasyonuyla evimden gözaltına alındım. Bugün kızımız 11 aylık oldu' dedi. Ekrem İmamoğlu ise gazetecilere dönerek, 'Ramazan'ın söylediklerini bütün Türkiye'ye anlatın, rica ediyorum' dedi. Ardından seyirci sıralarına dönerek 'Özgür Başkanlar bizim onurumuzdur hepinizi öpüyorum' diye seslendi. Gülten, savunmasına yarın devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>Haber: ZUHAL ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - İBB Davası'nın 52'nci gününde savunma yapan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten, hakkında ileri sürülen suçlamaların tamamını reddetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak görev yaparken 26 Nisan 2025'te düzenlenen operasyonla gözaltına alındığını anlatan Gülten, 'Eşim altı aylık hamileydi. Sabah saat 06.00'da yapılan şafak operasyonuyla evimden gözaltına alındım. Bugün kızımız 11 aylık oldu' dedi. Ekrem İmamoğlu ise gazetecilere dönerek, 'Ramazan'ın söylediklerini bütün Türkiye'ye anlatın, rica ediyorum' dedi. Ardından seyirci sıralarına dönerek 'Özgür Başkanlar bizim onurumuzdur hepinizi öpüyorum' diye seslendi. Gülten, savunmasına yarın devam edecek.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 68'i tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 52'inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor.</p> <p>Duruşma bugün, tutuklu İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce'nin avukatı Aynur Tuncel Yazgan'ın savunmasıyla başladı. Yazgan'ın savunmasının ardından Kültür A.Ş. Etkinlik ve Organizasyon Şefi Metin Bal'ın savunmasına geçildi. Sonrasında ise İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten savunmasına başladı. Gülten'in savunması tamamlanmadı, yarın devam edecek.</p> <p><strong>'6 AYLIK HAMİLE EŞİM EVDEYKEN ŞAFAK OPERASYONUYLA GÖZALTINA ALINDIM'</strong></p> <p>Gülten savunmasında, hakkında ileri sürülen suçlamaların tamamını reddetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak görev yaparken 26 Nisan 2025'te düzenlenen operasyonla gözaltına alındığını anlatan Gülten, 'Eşim altı aylık hamileydi. Sabah saat 06.00'da yapılan şafak operasyonuyla evimden gözaltına alındım. Bugün kızımız 11 aylık oldu' dedi.</p> <p>Dört gün gözaltında tutulduğunu belirten Gülten, emniyet ve savcılık aşamasında kendisine, daha önce İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından karara bağlanmış işlemler ile gizli tanık beyanlarının sorulduğunu söyledi. 30 Nisan 2025 tarihinde tutuklandığını hatırlatan Gülten, 'Hayatının tamamını kamu hizmetine adamış bir şehir plancısı ve bürokrat olarak yedi ay boyunca neyle suçlandığımı bilmeden tutuklu kaldım' diye konuştu.</p> <p>İddianamenin hazırlanmasının ardından hakkında irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütüne üyelik suçlamaları yöneltildiğini öğrendiğini ifade eden Gülten, tutukluluğa gerekçe yapılan iddialarla iddianamede yer alan suçlamaların aynı ölçüde gerçek dışı olduğunu savundu.</p> <p><strong>'İDDİANAME SOMUT DELİLE DEĞİL, BEYANLARA DAYANIYOR'</strong></p> <p>İddianamenin idare hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını savunan Gülten, 'Maddi gerçekle ve dosyadaki delillerle örtüşmeyen, tek bir somut delile dayanmayan, yalnızca sözde itirafçı ve tanık beyanlarıyla ayakta tutulmaya çalışılan iddialarla karşı karşıyayız' dedi.</p> <p>Soruşturmanın temel dayanaklarından biri olan etkin pişmanlık ve tanık beyanlarının zaman içerisinde geri çekildiğini belirten Gülten, bu ifadelerin 'uydurma ve hayal ürünü' olduğunu savundu. Savunmasının devamında dosyada yer alan her eyleme ilişkin teknik açıklamalar yapacağını söyleyen Gülten, 'İddiaları dosyaya sunduğum delillerle tek tek çürüteceğim. Hakkımda ileri sürülen suçlamaların hiçbir hukuki karşılığı bulunmadığını ortaya koyacağım' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'AÇIKLAYAMAYACAĞIM TEK BİR İMZA YOK'</strong></p> <p>Görev yaptığı süre boyunca tüm işlemleri imar mevzuatı, teknik kriterler ve kamu yararı ilkesi doğrultusunda yürüttüğünü dile getiren Gülten, 'Cevaplayamayacağım tek bir soru, hesap veremeyeceğim tek bir işlem, açıklayamayacağım tek bir karar ya da imza yoktur' dedi.</p> <p>İmar ve şehircilik alanındaki işlemlerin kişisel takdirle değil, yasa, yönetmelik ve teknik raporlarla yürütüldüğünü vurgulayan Gülten, hiçbir kişiyi menfaat sağlamaya zorlamadığını, hukuka aykırı talimat almadığını ve kamu gücünü kişisel çıkarlar için kullanmadığını söyledi.</p> <p>Bugün sanık olarak yargılanmasının nedeninin teknik ve hukuki süreçlerin suç gibi gösterilmeye çalışılması olduğunu savunan Gülten, 'Buradaki savunmam yalnızca bir suç isnadına cevap vermekten ibaret değildir. Aynı zamanda hukuk çerçevesinde yürütülen bir kamu görevinin haksız şekilde kriminalize edilmesine karşı hakikatin ortaya konulmasıdır' diye konuştu.</p> <p>Meslek hayatı boyunca kamu yararı ve hukuk ilkesi doğrultusunda hareket ettiğini söyleyen Ramazan Gülten, İBB'de görev yaptığı dönemde İstanbul genelinde binlerce kaçak yapı ve işgal denetimi gerçekleştirdiklerini anlattı. Gülten, İmar Müdürlüğü ve Daire Başkanlığı görevleri süresince İstanbul genelinde 6 bin 158 denetim yapıldığını, mevzuata aykırı olduğu tespit edilen yüzlerce yapı hakkında işlem tesis edildiğini söyledi.</p> <p>Ruhsat ve proje tadilatıyla giderilemeyen 257 yapı için ilçe belediyelerince işlem yapıldığını, 88 yapının yıkıldığını belirten Gülten, ilçe belediyelerinin işlem yapmadığı durumlarda ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından doğrudan müdahale edildiğini ifade etti. Bu kapsamda düzenlenen yapı tatil tutanakları sonucunda 84 yapının daha yıkıldığını kaydetti.</p> <p>Kadıköy Meydanı, Bakırköy Meydanı, Üsküdar Salacak Sahili, Büyükçekmece Sahili, Beyoğlu Şişhane Meydanı, Sultanahmet Meydanı, Yerebatan Sarnıcı, Beyazıt Meydanı, Maltepe Meydanı ve Kartal Sahili gibi çok sayıda kamusal alanda işgallere son verilmesini sağladıklarını anlatan Gülten, kamu alanlarını ticari kullanımdan kurtarmak için yoğun mücadele yürüttüklerini söyledi.</p> <p><strong>'GÜÇLÜDEN DEĞİL, HUKUKTAN YANA OLDUM'</strong></p> <p>Görev yaptığı 11 aylık dönemde önemli planlama çalışmalarını da yürüttüğünü belirten Gülten, Kartal E-5 Kuzey Planı, Üsküdar Bulgurlu Planı ve Silivri Ortaköy Planı başta olmak üzere birçok çalışmayı hayata geçirdiklerini anlattı. Deprem açısından riskli bölgelerde plan çalışmalarını başlattıklarını, yıllardır çözülemeyen Avcılar Yeşilpınar'daki tapu sorunlarının çözümü için imar uygulamalarını başlattıklarını ifade etti.</p> <p>Meslek hayatı boyunca tek ilkesinin kamu yararı olduğunu söyleyen Gülten, 'Kamu gücünü kullanırken ne kişisel korkularla hareket ettim ne de kişisel menfaat gözettim. Yalnızca hukuka bağlı kaldım' dedi.</p> <p>İmar mevzuatına aykırı yapılarla mücadele ederken, kamu alanlarını işgallerden kurtarırken ve planlama kararları alırken kendisini güçlü gören kişi ve grupların tepkisini göze aldığını belirten Gülten, 'Kamu görevlisinin görevi güçlüden yana olmak değil, hukuktan yana olmaktır. Elbette bu duruştan rahatsız olanlar da olmuştur' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'KAÇAK YAPIYI YIKMAMAK İÇİN TOMA VE ÇEVİK KUVVET NÖBET TUTTU'</strong></p> <p>Savunmasında özellikle Üsküdar Salacak Sahili'nde yürütülen kaçak yapı yıkımlarına değinen Gülten, halk oylamasıyla belirlenen proje alanında kamusal alanı işgal eden 12 yapının tespit edildiğini ve bunlardan 8'inin yıkıldığını anlattı.</p> <p>Dokuzuncu yapının yıkımı sırasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün gece saat 02.00'de emniyete ve savcılığa yazı göndererek yıkımın durdurulmasını istediğini öne süren Gülten, 'Kaçak yapının yıkımını engellemek amacıyla bölgede 10 gün boyunca 2 TOMA ve 8 otobüs çevik kuvvet bekletildi. Tüm bu engellemelere rağmen yapı sonunda yıkıldı' dedi.</p> <p><strong>'LİNÇ EDİLMEK İSTENDİM, KİMSE BİR HAFTADAN FAZLA TUTUKLU KALMADI'</strong></p> <p>Salacak'taki 10'uncu kaçak yapının yıkımı sırasında saldırıya uğradığını da anlatan Gülten, 'Gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı için yaklaşık 20 kişilik bir grubun saldırısına maruz kaldım. Linç edilmek istendim ve ciddi şekilde yaralandım' ifadelerini kullandı.</p> <p>Bu saldırıya ilişkin davanın üç yıldır sürdüğünü belirten Gülten, saldırganlardan hiçbirinin bir haftadan fazla tutuklu kalmadığını söyledi.</p> <p>Kendisinin ise bugün adının dahi açık şekilde geçmediği, soyut beyanlara dayanan suçlamalar nedeniyle 14 aydır özgürlüğünden mahrum bırakıldığını vurgulayan Gülten, 'Kamusal alanları korumaya çalışırken saldırıya uğrayan bir kamu görevlisinin, bugün suç örgütü üyeliği, ihaleye fesat karıştırma ve menfaat temin etme gibi ağır suçlamalarla yargılanıyor olması adalet duygusunu derinden yaralıyor' dedi.</p> <p>Gülten, mahkemeden bu çelişkinin değerlendirilmesini ve hakkaniyetin gözetilmesini talep etti.</p> <p>Hakkındaki irtikap suçlamalarına ilişkin savunmasını sürdüren Ramazan Gülten, iddianamede yer alan 25 ve 26 numaralı eylemlerin tamamının soyut tanık anlatımlarına dayandırıldığını savundu. Dosyada müşteki beyanları, etkin pişmanlıktan yararlanan şüpheli ifadeleri ve gizli tanık anlatımları dışında hiçbir somut delilin bulunmadığını öne süren Gülten, 'Hakkımda ileri sürülen suçlamalar varsayımlara dayanıyor. Somut delil olmadığı gibi olması da mümkün değildir' dedi.</p> <p>İddianamenin temel dayanaklarından biri olarak soruşturmanın ilk aşamalarında öne çıkarılan gizli tanık 'Ladin'in anlatımlarına dikkat çeken Gülten, soruşturmanın bu ifadeler üzerine kurgulandığını ancak söz konusu beyanların daha sonra tamamen çöktüğünü savundu.</p> <p><strong>'LADİN'İN İDDİALARI ÇÖKÜNCE İDDİANAMEDE YOK SAYILDI'</strong></p> <p>Gizli tanık Ladin'in, 2019 sonrası kurulan Mimari Estetik Komisyonu üzerinden bazı projelerin yönlendirildiğini ve çeşitli kişi ve şirketlerin sosyal yardım yapmaya zorlandığını iddia ettiğini belirten Gülten, savcılığın bu iddialar üzerine kapsamlı inceleme yaptırdığını anlattı.</p> <p>Ladin'in verdiği listedeki 32 ayrı projenin dosyasının İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından incelendiğini söyleyen Gülten, 'İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapor, iddianamenin yazılmasından bir gün önce savcılığa teslim edildi. Raporda yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğu açıkça ortaya konuldu. Böylece gizli tanık Ladin'in bütün iddiaları çöktü' dedi.</p> <p>Bu nedenle Ladin'in soruşturmanın başlangıcında merkezde yer alan anlatımlarının 4 bin sayfalık iddianamede yalnızca bir kez, kendi savcılık ifadesinin yer aldığı bölümde geçtiğini belirten Gülten, 'Soruşturmanın temelini oluşturan beyanlar gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkınca adeta buharlaştı' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'GİZLİ TANIK BENİM İSMİMİ BİLE BİLMİYOR'</strong></p> <p>Bir diğer gizli tanık olan 'Zeytin'in beyanlarına da değinen Gülten, bu kişinin kendisinden 'Ramazan Gültekin' olarak bahsettiğini söyledi.</p> <p>İddianamede yer alan örgüt şemasında da fotoğrafının altına yanlış isim yazıldığını belirten Gülten, 'Kimliğimi doğru tespit edemeyen, görev alanımı bilmeyen, hangi işlemleri yürüttüğümü dahi anlamayan bir kişinin beyanlarıyla suçlama yapılmaya çalışıldı' dedi.</p> <p>Zeytin'in anlatımlarına iddia makamının da itibar etmediğini savunan Gülten, bu nedenle söz konusu ifadeler üzerinden kendisine herhangi bir suç isnadı yöneltilmediğini kaydetti.</p> <p><strong>'İMAR SÜREÇLERİNDE 'HAYIR' DEMEK BAZILARI İÇİN SUÇ SAYILIYOR'</strong></p> <p>İmar ve ruhsat süreçlerinin doğası gereği ekonomik beklentilerle yakından bağlantılı olduğunu belirten Gülten, birçok kişinin istediği projeyi gerçekleştiremediğinde kamu görevlilerini hedef alabildiğini söyledi.</p> <p>'Görevim boyunca birçok kez 'hayır' demek zorunda kaldım' diyen Gülten, şöyle konuştu:</p> <p>'Kaçak yapılaşmaya karşı mücadele ederken, mevzuata aykırı talepleri reddederken ya da ruhsat verilmesi mümkün olmayan projelere izin vermezken birçok kişinin ekonomik beklentileri boşa çıktı. Ancak hiçbir zaman bir menfaat karşılığında 'evet' demedim.'</p> <p><strong>'MAĞDURLARIN DA, ŞÜPHELİLERİN DE BEYANLARINDA ADIM GEÇMİYOR'</strong></p> <p>25 ve 26 numaralı eylemler kapsamında dosyada yer alan müşteki ve şüpheli ifadelerine de işaret eden Gülten, 'Mağdurlar Abdülkerim Fırat ve Fatih Erdoğan'ın, şüpheliler Adem Soytekin ve Yakup Öner'in, müşteki Mehmet İlhan Gülay'ın ifadelerinde benim ismim geçmiyor. Bana isnat edilen herhangi bir fiilden söz edilmiyor' dedi.</p> <p>Hakkındaki suçlamaların yalnızca yürüttüğü kamu görevine dayandırıldığını belirten Gülten, 'Ortada ne maddi delil var ne de bana yöneltilmiş somut bir suçlama. İddiaların tamamı varsayım ve yorumlardan ibaret' ifadelerini kullandı.</p> <p>Hakkındaki irtikap suçlamalarına ilişkin savunmasını sürdüren Ramazan Gülten, 25 numaralı eylem kapsamında Pasifik Grup projelerinin Mimari Estetik Komisyonu'nda kasıtlı olarak bekletildiği ve bu süreçte menfaat talep edildiği yönündeki iddiaları reddetti.</p> <p>İddiaların temelinde, projeler için mevzuata aykırı biçimde silüet onayı şartı getirildiği ve sürecin bilinçli olarak uzatıldığı yönündeki beyanların bulunduğunu belirten Gülten, bu anlatımların hem teknik hem de hukuki açıdan gerçek dışı olduğunu savundu.</p> <p>Gülten, soruşturmanın başlangıcında önemli dayanaklardan biri olarak gösterilen gizli tanık Ladin'in sunduğu proje listesinin İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından incelendiğini hatırlatarak, 'İncelenen bütün projelerde silüet onayının gerekli olduğu resmi raporla ortaya konuldu. Böylece soruşturmanın temel varsayımlarından biri çökmüş oldu' dedi.</p> <p><strong>'MİMARİ ESTETİK KOMİSYONU YASAL BİR KURUL, SUÇ MEKANİZMASI DEĞİL'</strong></p> <p>Mimari Estetik Komisyonu'nun yalnızca İstanbul'a özgü bir yapı olmadığını vurgulayan Gülten, Türkiye genelindeki yerel yönetimlerde kent estetiğini, şehircilik ilkelerini ve kamusal değerleri korumak amacıyla oluşturulan kurulların bulunduğunu söyledi.</p> <p>Komisyonun temel amacının İstanbul'un tarihi silüetini korumak olduğunu belirten Gülten, savunmasında İstanbul'un son 20 yılda geçirdiği dönüşüme ilişkin çok sayıda örnek sıraladı.</p> <p><strong>'İSTANBUL'UN SİLÜETİNİ GÖKDELENLER DEĞİŞTİRDİ'</strong></p> <p>İstanbul'un tarihi yarımadası ve Boğaziçi silüetinin onlarca yıldır tartışma konusu olduğunu belirten Gülten, Zorlu Center, Torun Center, Quasar Towers, Trump Towers, İstanbloom, Nurol Tower, Le Meridien, Bomonti bölgesindeki gökdelenler, Skyland, Vadi İstanbul, Yedi Mavi, Büyükyalı, Sea Pearl, Mall of İstanbul, Emaar Square ve Four Winds gibi projeleri örnek gösterdi.</p> <p>Bu projelerin büyük bölümünün geçmiş yıllarda yapılan plan değişiklikleriyle ortaya çıktığını belirten Gülten, İstanbul'un silüetini değiştiren asıl sürecin bu plan kararları olduğunu savundu.</p> <p>'Bugün İstanbul silüeti denildiğinde akla gelen tartışmaların tamamı bu projeler nedeniyle ortaya çıkmıştır' diyen Gülten, birçok kamu alanının, spor tesisi alanının, park alanının, sanayi bölgesinin ya da kamu hizmet alanının plan değişiklikleriyle yüksek yoğunluklu ticaret, konut ve turizm alanlarına dönüştürüldüğünü anlattı.</p> <p><strong>'BİZİM YAPTIĞIMIZ KENTİ KORUMAYA ÇALIŞMAKTI'</strong></p> <p>Silüet koruma yaklaşımının yeni olmadığını vurgulayan Gülten, İstanbul'un tarihi dokusunu korumaya yönelik ilkelerin 1936 yılında şehir plancısı Henry Prost tarafından oluşturulan planlara kadar uzandığını söyledi.</p> <p>Tarihi Yarımada ve Boğaziçi çevresinde anıtsal yapıların görünürlüğünü korumaya yönelik kararların onlarca yıldır uygulandığını ifade eden Gülten, 'Bizim yaptığımız şey yeni bir uygulama değil; İstanbul'un tarihi ve kültürel değerlerini korumaya yönelik uzun yıllardır var olan şehircilik ilkelerini uygulamaktır' dedi.</p> <p><strong>'MEDİPOL PROJESİNDE PLAN İHLALİNİ TESPİT ETTİK'</strong></p> <p>Savunmasında Medipol Üniversitesi projesine de değinen Gülten, yapı yüksekliğinin plan hükümlerine aykırı olduğunu tespit ettiklerini ve bu durumu ilçe belediyesine bildirdiklerini söyledi.</p> <p>Projede plan hükümlerine göre 80 metre olması gereken yüksekliğin 139 metreye ulaştığını belirten Gülten, buna rağmen mahkemenin pandemi döneminde sağlık hizmetinin üstün kamu yararı oluşturduğu gerekçesiyle belediyenin işlemini iptal ettiğini anlattı.</p> <p><strong>'SUÇLAMA KONUSU YAPILAN ŞEY, KENT HAKKINI SAVUNMAKTIR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İddianamede suçlama konusu yapılan işlemlerin tamamının şehircilik ilkeleri ve kamu yararı doğrultusunda yürütüldüğünü savunan Gülten, 'İstanbul'un silüetini, tarihi dokusunu ve kamusal değerlerini korumaya çalıştık. Bugün suçlama konusu yapılan şey aslında tam da budur' dedi.</p> <p>Gülten, Pasifik Grup projeleriyle ilgili süreçlerde de mevzuatın gerektirdiği işlemler dışında herhangi bir uygulama yapılmadığını belirterek, silüet değerlendirmelerinin teknik zorunluluk olduğunu, menfaat temini ya da baskı iddialarının ise hiçbir somut delille desteklenemediğini savundu.</p> <p><strong>İMAMOĞLU: 'GÜLTEN'İN SÖYLEDİKLERİNİ LÜTFEN TÜM TÜRKİYE'YE ANLATIN'</strong></p> <p>Mahkeme Başkanı araya girerek 'İstanbul'un tüm imar durumunu dinleyecek miyiz? Bunların bizimle ne ilgisi var?' diye sordu. Gülten, 'Anlatıyorum, devam edeceğim' dedi. Diğer sanıklar ise Başkana tepki gösterdi.</p> <p>Ramazan Gülten savunmasına devam ederken, 'burada kesebiliriz' dedi. Mahkeme Başkanı ise yarın devam edileceğini söyledi. Eski CHP Miletvekili Aykut Erdoğdu ise salondan ayrılırken 'Adam 80 milyar dolarlık rant anlattı ama burada biz tutukluyuz' diye seslendi.</p> <p>Ekrem İmamoğlu ise gazetecilere dönerek, 'Ramazan'ın söylediklerini bütün Türkiye'ye anlatın, rica ediyorum' dedi. Ardından seyirci sıralarına dönerek 'Özgür Başkanlar bizim onurumuzdur hepinizi öpüyorum' diye seslendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-52inci-gun-cezaevindeyken-kizi-ilk-kez-baba-diyen-ramazan-gulten-savunma-yapti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:18:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ibb-davasinda-52inci-gun-cezaevindeyken-kizi-ilk-kez-baba-diyen-ramazan-gulten-savunma-yapti.jpeg" type="image/jpeg" length="83959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emek Partisi Genel Başkanı Aslan'dan öğretmenlerin gözaltına alınmasına tepki]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/emek-partisi-genel-baskani-aslandan-ogretmenlerin-gozaltina-alinmasina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/emek-partisi-genel-baskani-aslandan-ogretmenlerin-gozaltina-alinmasina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Meclis önünde açıklama yapmak isteyen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Meclis önünde açıklama yapmak isteyen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.</p> <p>Aslan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, öğretmenlerin yerlerde sürüklenerek ve ters kelepçe uygulanarak gözaltına alındığını belirtti. Aslan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bu rezilliğe son verin, öğretmenlerin taleplerini kabul edin! Meclis önünde açıklama yapmak isteyen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenler yine yerlerde sürüklenerek, ters kelepçe uygulanarak gözaltına alındı. Öğretmenler güvencesiz çalışma koşulları ve düşük ücrete karşı taban maaş uygulamasının geri getirilmesini, belirli süreli iş sözleşmelerinin kaldırılmasını ve kamuda görev yapan öğretmenlerle eşit özlük haklarına sahip olmak istiyorlar. Bu talepler öğretmenlerin en temel haklarıdır.</p> <p>Hafta sonundan bu yana eylem yaparak Ankara'da seslerini Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e duyurmaya çalışan öğretmenlere dönük sistematik polis saldırıları Saray rejiminin inşa etmek istediği 'yeni Türkiye'nin makyajsız fotoğrafıdır. Sendikalar ve emek örgütleri başta olmak üzere tüm işçi ve emekçileri, hakları için mücadele eden öğretmenlerle dayanışmaya çağırıyoruz. Gözaltına alınan öğretmenler derhal serbest bırakılmalı, öğretmenlerin talepleri bir dakika dahi beklenmeden kabul edilmelidir. Günlerdir öğretmenlere şiddet uygulayan polisler ve onlara bu emri verenler hakkında soruşturma başlatılmalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/emek-partisi-genel-baskani-aslandan-ogretmenlerin-gozaltina-alinmasina-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:11:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/emek-partisi-genel-baskani-aslandan-ogretmenlerin-gozaltina-alinmasina-tepki.png" type="image/jpeg" length="54909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar, DEİK Enerji İş Konseyi heyetini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-deik-enerji-is-konseyi-heyetini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-deik-enerji-is-konseyi-heyetini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Sarper Cengiz ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Sarper Cengiz ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti.</p> <p>Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bakanlıkta gerçekleştirilen görüşmede Türkiye'nin enerji ve maden yatırımları alanında yurt dışındaki potansiyelinin ele alındığını belirtti.</p> <p>Görüşmede, bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi ve Türkiye'nin uluslararası marka değerinin artırılması için atılabilecek adımlar değerlendirildi.</p> <p>Bayraktar, Türkiye'nin hedeflerine ulaşması için kamu-özel sektör iş birliğini güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İş dünyasının yanında olmayı ve karşılaşılan sorunların çözümüne destek vermeyi sürdüreceklerini belirten Bayraktar, çalışmaların ortak akılla yürütüleceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-bayraktar-deik-enerji-is-konseyi-heyetini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:09:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/bakan-bayraktar-deik-enerji-is-konseyi-heyetini-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="74400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hüseyin Can Güner'den MKE Ankaragücü'ne ziyaret]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/huseyin-can-gunerden-mke-ankaragucune-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/huseyin-can-gunerden-mke-ankaragucune-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan'ı ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan'ı ziyaret etti.</p> <p>Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ziyarette Alparslan'a yeni sezon için başarı dileklerini ilettiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Alparslan'a misafirperverliği ve sohbeti için teşekkür eden Güner, Ankara'nın köklü spor kulüplerinin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/huseyin-can-gunerden-mke-ankaragucune-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:07:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/huseyin-can-gunerden-mke-ankaragucune-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="27003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahmut Arıkan, ücretli öğretmen temsilcileriyle görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mahmut-arikan-ucretli-ogretmen-temsilcileriyle-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mahmut-arikan-ucretli-ogretmen-temsilcileriyle-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy ve beraberindeki heyetle bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy ve beraberindeki heyetle bir araya geldi.</p> <p>Saadet Partisi'nden yapılan açıklamada, 'Genel Başkanımız Mahmut Arıkan, Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy ve beraberindeki heyet ile bir araya geldi.' denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mahmut-arikan-ucretli-ogretmen-temsilcileriyle-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:04:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/mahmut-arikan-ucretli-ogretmen-temsilcileriyle-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="73200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy, RTÜK Başkanı Daniş ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danis-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danis-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Mehmet Daniş ile bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Mehmet Daniş ile bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bakanlığın ilgili kuruluşlarından RTÜK'ün Başkanı Daniş ile görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.</p> <p>Görüşmede, yayıncılık alanındaki güncel gelişmeler, yürütülen çalışmalar ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alındı.</p> <p>Daniş'ten RTÜK'ün faaliyetleri ve kurul gündeminde yer alan başlıklara ilişkin bilgi aldıklarını ifade eden Ersoy, Kültür ve iletişim alanında nitelikli üretimi destekleyen çalışmaların, kurumlar arasındaki eşgüdüm ve iş birliğiyle sürdürüleceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danis-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:04:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danis-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="73448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İdris Şahin'den TBMM'nin üç gün çalıştırılmamasına tepki: Trump geliyor diye Meclis'in geri plana itilmesi tesadüf değildir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/idris-sahinden-tbmmnin-uc-gun-calistirilmamasina-tepki-trump-geliyor-diye-meclisin-geri-plana-itilmesi-tesaduf-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/idris-sahinden-tbmmnin-uc-gun-calistirilmamasina-tepki-trump-geliyor-diye-meclisin-geri-plana-itilmesi-tesaduf-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, NATO Zirvesi gerekçesiyle TBMM Genel Kurulu'nun üç gün çalıştırılmamasına ilişkin 'Yıllardır F-35'ten CAATSA'ya, S-400'den Halkbank dosyasına kadar her başlıkta Trump'ın iki dudağının arasından çıkacak cümleye umut bağlayanların, şimdi Trump Ankara'ya geliyor diye milletin Meclis'ini geri plana itmesi tesadüf değildir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, NATO Zirvesi gerekçesiyle TBMM Genel Kurulu'nun üç gün çalıştırılmamasına ilişkin 'Yıllardır F-35'ten CAATSA'ya, S-400'den Halkbank dosyasına kadar her başlıkta Trump'ın iki dudağının arasından çıkacak cümleye umut bağlayanların, şimdi Trump Ankara'ya geliyor diye milletin Meclis'ini geri plana itmesi tesadüf değildir' dedi.</p> <p>Şahin, NATO Zirvesi gerekçesiyle TBMM Genel Kurulu'nun üç gün çalıştırılmamasına tepki gösterdi. Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'NATO Zirvesi yapılacak diye TBMM Genel Kurulu'nun üç gün çalıştırılmaması sadece kötü bir takvim tercihi değil, iktidarın devleti nasıl gördüğünü ele veren ağır bir siyasi tablodur. Trump gelecek, NATO liderleri Ankara'da olacak diye Gazi Meclis'in kürsüsünü susturmayı normalleştiren anlayış bu ülkeye güven değil mahcubiyet hissettirir. Yıllardır F-35'ten CAATSA'ya, S-400'den Halkbank dosyasına kadar her başlıkta Trump'ın iki dudağının arasından çıkacak cümleye umut bağlayanların, şimdi Trump Ankara'ya geliyor diye milletin Meclisini geri plana itmesi tesadüf değildir. Neyden çekiniyorsunuz? Trump'tan mı, NATO'dan mı yoksa milletin kürsüsünden mi? TBMM, iktidarın yabancı lider takvimine göre perde indirip ışık kapatacağı bir salon değildir. Burası milletin evidir. Milletin evi, misafir geliyor diye kapatılmaz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/idris-sahinden-tbmmnin-uc-gun-calistirilmamasina-tepki-trump-geliyor-diye-meclisin-geri-plana-itilmesi-tesaduf-degildir</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:02:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/idris-sahinden-tbmmnin-uc-gun-calistirilmamasina-tepki-trump-geliyor-diye-meclisin-geri-plana-itilmesi-tesaduf-degildir.jpeg" type="image/jpeg" length="48121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporu...'Türkiye, demokratik reformların yetersizliği nedeniyle AB fırsatını kaçırıyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/avrupa-parlamentosunun-turkiye-raporuturkiye-demokratik-reformlarin-yetersizligi-nedeniyle-ab-firsatini-kaciriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/avrupa-parlamentosunun-turkiye-raporuturkiye-demokratik-reformlarin-yetersizligi-nedeniyle-ab-firsatini-kaciriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen 2025 yılı raporunda, AB genişleme politikasının son zamanlarda yeni bir ivme kazanmasına rağmen 'Türkiye'nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığı' ifade edildi. Raporda, Parlamento'nun Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yaptırım listesine alınması yönünde AB'ye yapılan çağrısı da yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Melis YILDIRIM</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen 2025 yılı raporunda, AB genişleme politikasının son zamanlarda yeni bir ivme kazanmasına rağmen 'Türkiye'nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığı' ifade edildi. Raporda, Parlamento'nun Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yaptırım listesine alınması yönünde AB'ye yapılan çağrısı da yer aldı.</p> <p>Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda bugün, Türkiye raporu oylanarak kabul edildi. Raporda, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecinin liyakate dayalı, normatif ve pazarlık odaklı olmayan niteliğine vurgu yapıldı. Sürecin Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesine bağlı olduğu ve herhangi bir tarihle sınırlı olmadığı hatırlatılarak, 'Avrupa Parlamentosu, bu kriterlerin karşılanmasının, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, azınlıklara saygıyı ve azınlıkların korunmasını, iyi komşuluk ilişkilerini, tüm üye devletlerin tanınmasını, uluslararası hukuka saygıyı ve AB'nin ortak dış ve güvenlik politikasıyla uyumu güvence altına alan istikrarlı kurumları gerektirdiğini vurgular' ifadelerine yer verildi.</p> <p><strong>'TÜRKİYE'NİN AB KAPISINDA BEKLETİLDİĞİNDEN YAKINMAK YERİNE EYLEME GEÇİN'</strong></p> <p>Raporda Türk Hükümeti, 'Türkiye'nin AB kapısında ne kadar uzun süre bekletildiği' yakınmak yerine, eyleme geçmesi, hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik, standartlar, basın özgürlüğü ve diğer temel özgürlükler ile iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuka saygı gibi alanlardaki eksiklikleri gidermeye yönelik tedbirler almaya davet edildi. </p> <p>Metinde, 'Avrupa Parlamentosu, katılım sürecinin 2018'den bu yana durmuş olmasını yinelemekle birlikte, Türkiye'nin stratejik öneme sahip bir ülke, bir NATO müttefiki ve ticaret, ekonomi, göç yönetimi, dış politika ve güvenlik politikası gibi alanlarda AB ile çok katmanlı ilişkilere sahip bir ortak olmaya devam ettiğini belirtir. Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve istikrar açısından, ayrıca Rusya'nın saldırganlığı karşısında Ukrayna'nın güvenliği bakımından önemini vurgular; ancak dış politikadaki artan görüş ayrılıklarının Avrupa güvenlik ve savunma mimarisiyle bağdaşmasının güç olduğunu ifade eder' değerlendirmesine yer verildi. </p> <p>Parlamento'nun, Türkiye'deki hukukun üstünlüğünün ve yargı bağımsızlığının ciddi şekilde aşınmasının, Cumhurbaşkanlığı sisteminin derinden yerleşmiş otoriter yorumu çerçevesinde devam etmesinden büyük endişe duyduğuna yer verilerek, Türk yargısının siyasetçilere, gazetecilere, avukatlara, aktivistlere, sanatçılara ve eleştirel bir ses yükseltmeye cesaret eden herkese uyguladığı baskı ve keyfi yasal süreçlerin kınandığı ifade edildi. </p> <p><strong>'HÜKÜMET DESTEKÇİLERİYLE MUHALEFET MENSUPLARI AYNI MUAMELEYİ GÖRMÜYOR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kamu görevlilerine hakaret veya yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili davalarda çifte standart sergilenmesinin yaygınlığından endişe duyulduğu kaydedilirken, '(Parlamento) hükümet destekçilerinin muhalefet mensuplarıyla aynı şekilde muamele görmediğini kaydeder; ayrıca siyasi davalarda görev yapan hakimlerin görevden alınması ve keyfi biçimde yerlerinin değiştirilmesi şeklindeki hukuka aykırı uygulamayı kınar; bunun sürecin tarafsızlığını ciddi şekilde etkilediğini belirtir; Türk yargısını, özellikle kamuoyunda dikkat çeken davalarda sıkça başvurulan ve delillerin doğrulanmaksızın kabul edildiği gizli tanık ifadelerinin kullanılmasına son vermeye çağırır; bunun adil yargılanma hakkının açık bir ihlalini oluşturduğunu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadına aykırı olduğunu vurgular' denildi. </p> <p>Raporda, 'Avrupa Parlamentosu, AB genişleme politikasının şu anda yeni bir ivme kazanmasına rağmen, Türkiye'nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığını üzüntüyle not eder' denilerek, bu fırsatı değerlendirmenin ilk adımının AİHM ve Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi kararlarına uymak olduğu belirtildi. Söz konusu kararların göz ardı edilmesinden endişe duyulduğu belirtilen Raporda, '(Parlamento) Türk makamlarının, eski HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi önde gelen isimler ve insan hakları savunucusu Osman Kavala'yı siyasi gerekçelerle tutukluluklarının devamı kararlarını en güçlü şekilde kınamaktadır; derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalarını talep etmektedir. Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılmak yerine, 6 Ocak 2026 tarihinde, 2015 yılında yaptığı konuşmalara dayalı farklı bir davada bir yıldan fazla ek hapis cezasına çarptırılmasını dehşetle karşılamaktadır' ifadeleri kullanıldı. </p> <p>Son bir yılda özellikle CHP'ye yönelik davalara değinilen raporda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun görevden uzaklaştırılması ve tutukluluğunun devam etmesinin kınandığı kaydedildi. Raporda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'nin 38. Olağan ve 21. Olağanüstü Kongrelerini iptal ederek, Özgür Özel'in yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden göreve getirilmesi yönündeki kararın reddedildiği belirtildi. Metinde, '(Parlamento) Akın Gürlek'in sorumluluğunda hazırlanan ve İmamoğlu'nun geniş bir suç şebekesine liderlik etmek ve iki bin 430 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabilecek 142 suç işlemekle suçlandığı yaklaşık dört bin sayfalık iddianamenin kabul edilmesinden derin endişe duyar' denildi. </p> <p><strong>'HAKSIZ ŞEKİLDE TUTUKLU BULUNAN TÜM GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALI'</strong></p> <p>Türkiye'de medya ve basın özgürlüğü alanındaki gelişmelere de yer verilen raporda, devam eden 'soruşturma, sansür ve tacizden üzüntü duyulduğu; bu durumun, 'gazetecilerin mesleki görevlerini yerine getirmelerini ve demokratik bir toplum için temel olan kamuoyunu bilgilendirmelerini engellediği' belirtildi. TELE1 televizyonuna kayyım atanmasının 'medya özgürlüğüne yönelik kasıtlı bir saldırı' olarak değerlendirildiği ifade edilen raporda, tutuklanan gazeteciler Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Furkan Karabay, Sedef Kabaş, Fatih Altaylı ve İsmail Arı'nın durumlarının takip edildiği not edildi. Raporda, 'haksız şekilde tutuklu bulunan tüm gazetecilerin derhal serbest bırakılması' çağrısında bulunuldu. </p> <p>Taslak raporda, Türk makamlarının kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ilişkin etkili tedbirler alması çağrısı yapıldı. Ayrıca, '(Parlamento) 2025'in 'Aile Yılı' ilan edilmesine rağmen, Türk Hükümeti'nin cinsiyet eşitliğini bir tehdit olarak hedef alan, kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü daha da azaltan ve kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddeti çoğu zaman özel bir aile meselesi olarak ele alan, cezasızlığa katkıda bulunan son derece ideolojik ve gerici bir yaklaşımı tercih etmesinden üzüntü duymaktadır' ifadelerine yer verildi. </p> <p><strong>BAKAN GÜRLEK'İN YAPTIRIM LİSTESİNE ALINMASI ÇAĞRISI</strong></p> <p>Parlamento, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi'ne, 'İnsan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında, AB'deki varlıkların dondurulması da dahil olmak üzere, kısıtlayıcı tedbirlerin değerlendirilmesi' çağrısında bulundu. Devamında, 'Bu yetkililer arasında, kayyum rolünü üstlenenler ve onları atayan kişiler veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek de bulunmaktadır. (Parlamento) Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından dehşete kapılmıştır. Bu durum, kariyeri boyunca her zaman siyasi bir gündemi takip eden bir aktör olduğunu göstermektedir' denildi. </p> <p>Terörsüz Türkiye sürecinde, terör örgütü PKK'nın feshedilmesi gibi önemli atılımlara zemin hazırlayan çabalarından dolayı Türk yetkililerinin tebrik edildiği kaydedilen raporda, 'Avrupa Parlamentosu, Türk Hükümeti'nin zamanında ve kararlı adımlar atmamasını üzüntüyle karşılamaktadır. Zira bu hükümetin oyalama taktikleri ve sürecin sonraki adımlarına yönelik tutumu, süreci daha kırılgan ve dış gelişmelere karşı daha savunmasız hale getirirken, daha fazla kutuplaşmaya zemin hazırlamıştır' değerlendirmesi yapıldı. </p> <p>Raporda, ekonomi yönetiminde makroekonomik istikrar ve reform programının enflasyonu düşürürken büyümeyi koruma konusundaki kararlılığı memnuniyetle karşılanarak, bu durumun Türk lirasına olan güveni artırdığı belirtildi. Devamında, '(Parlamento) bu çabalara rağmen ekonomik durumun hala kırılgan ve ortodoks olmayan para politikasının sonuçlarının yaşam maliyetini etkilemeye devam ettiğini belirtmektedir; bu yolda ilerleyebilmek için sıkı bir para politikası ve ihtiyatlı bir maliye politikası gerekeceğinden, savunmasız kesimleri, özellikle de emeklileri korumak için önlemler alınması gerektiğini vurgulamaktadır' denildi.</p> <p><strong>AB'YE 'KIBRIS ÖZEL TEMSİLCİSİ' ATAMA ÇAĞRISI</strong></p> <p>Türkiye ile Yunanistan arasındaki yakınlaşmaya değinilen raporda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in yaptığı görüşmeler gibi üst düzey görüşmelerin memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. Raporda Türkiye'nin casus belli (savaş nedeni) tutumunu sürdürmesinden 'endişe duyulduğu' belirtildi. Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'de tepki gösterdiği kimi olayların 'kınandığı' ifade edildi. Parlamento'nun Kıbrıs konusundaki son temaslar ve gelişmelerden duyduğu memnuniyete yer verilen raporda, Avrupa Komisyonu'na yeni bir AB Kıbrıs Özel Temsilcisi ataması çağrısı yinelendi. </p> <p>Raporda, 'Türkiye'nin İran ile yakın diplomatik, ekonomik ve enerji ilişkileri konusunda, düzenli üst düzey temaslar, sürdürülen ticari ilişkiler ve İran doğal gazının devam eden ithalatından' endişe duyulduğu kaydedildi. Ayrıca, ABD'de görülen Halkbank davasıyla ilgili son gelişmelerin takip edildiği de ifade edildi. </p> <p><strong>TÜRKİYE-ERMENİSTAN NORMALLEŞMESİ KAPSAMINDAKİ ADIMLAR OLUMLU KARŞILANDI</strong></p> <p>'Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine, uzlaşma, iyi komşuluk ilişkileri, bölgesel istikrar ve güvenlik ile sosyo-ekonomik kalkınma yararına' destek verildiği belirtilerek, '(Parlamento) belirli vize prosedürlerinin kolaylaştırılması, üçüncü ülke vatandaşları ve diplomatik pasaport sahipleri için sınırın açılmasına yönelik hazırlıklar ve Türk Hava Yolları'nın doğrudan uçuşlarının yeniden başlatılması gibi gelişmeleri olumlu karşılar' denildi. </p> <p>Raporda, 'Gümrük Birliği'nin tam olarak uygulanması ve modernize edilmesi gerektiği' belirtilerek, 'Avrupa Parlamentosu, AB ve Türk ekonomilerinin geniş kesimlerinin bu aracın güncellenmesine atfettiği önemin farkındadır; 30 yılı aşkın süredir yürürlükte olan bu aracın güncellenmesini desteklemeye hazır olduğunu belirtmektedir; her iki taraf için de önemli ekonomik ve stratejik faydalar içerebilecek, ticareti, yatırımı ve tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendiren, dijital ve yeşil dönüşümü, kamu alımlarını ve sürdürülebilir kalkınma taahhütlerini teşvik eden ve AB ile Türkiye'nin ekonomik güvenliğine katkıda bulunan daha geniş kapsamlı, karşılıklı yarar sağlayan bir Gümrük Birliği'nin geliştirilmesini desteklemeye hazırdır' görüşüne yer verildi. </p> <p><strong>ÜYE ÜLKELERE VİZE SÜREÇLERİNİN KOLAYLAŞTIRILMASI ÇAĞRISI</strong></p> <p>Vize serbestisi için gerekli kriterlerin karşılanmaması konusunda Türkiye'nin 'hiçbir ilerleme kaydetmemiş olmasından' üzüntü duyduğu ifade edilerek, '(Parlamento) Türk vatandaşlarının, artan talep ve sistemin kötüye kullanılacağına dair endişeler nedeniyle Üye Devletlere yaptıkları vize başvurularında sorunlar yaşamasından üzüntü duymaktadır; vizeye erişimi iyileştirme konusundaki siyasi kararlılığı kabul eder ve kalan teknik ve idari engelleri gidermek için her iki taraftan da yoğun çabalar gösterilmesini ister' denildi. Parlamento, Üye Devletlere bu alana ayrılan kaynakları artırması çağrısında bulunurken, ticari faaliyetlerde bulunan insanlar ve Erasmus öğrencileri için vize sürecinin kolaylaştırılmasına yönelik önlemlerin desteklendiğini bildirdi. Devamında, 'Parlamento, Türk Hükümeti'nin sayısı bilinmeyen hizmet (gri) pasaportlarının kötüye kullanması ve herkesin yararına olabilecek bir çerçeveye doğru ilerlemek için gerekli adımların atılmamasını üzüntüyle kaşılamaktadır' ifadeleri kullanıldı.</p> <p><strong>'MEVCUT KOŞULLARDA KATILIM SÜRECİ YENİDEN BAŞLATILAMAZ'</strong></p> <p>Raporda, şu değerlendirme yapıldı:</p> <p>'Avrupa Parlamentosu, Türk toplumunun büyük bir kesiminin demokratik ve Avrupa yanlısı özlemlerini kabul etmekle birlikte, Türk Hükümeti'nin demokrasi alanındaki temel eksiklikleri gidermek için gerekli adımları atmadığını, Türkiye'nin AB katılım sürecinin mevcut koşullarda yeniden başlatılamayacağı yönündeki görüşünü yineler. Parlamento, Türkiye'deki muhalefet figürlerinin yeniden diyalog kurulması ve katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması yönündeki son çağrılarını dikkate almakta ve bu yenilikçi ve cesur yaklaşıma takdirini ifade etmektedir; ancak Türk Hükümeti'nden somut ve inandırıcı adımlar yoluyla AB yoluna yeniden taahhüt göstermeye istekli olduğuna dair açık bir sinyal gelmedikçe bu yaklaşımı destekleme konusunda şüpheci kalmaktadır.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/avrupa-parlamentosunun-turkiye-raporuturkiye-demokratik-reformlarin-yetersizligi-nedeniyle-ab-firsatini-kaciriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:01:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/avrupa-parlamentosunun-turkiye-raporuturkiye-demokratik-reformlarin-yetersizligi-nedeniyle-ab-firsatini-kaciriyor.png" type="image/jpeg" length="63602"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
