<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Apr 2026 19:08:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Orgeneral Bayraktaroğlu: TSK bölgede caydırıcı bir güç]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/orgeneral-bayraktaroglu-tsk-bolgede-caydirici-bir-guc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/orgeneral-bayraktaroglu-tsk-bolgede-caydirici-bir-guc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, 'Türkiye güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir unsuru olup aynı zamanda dünyada oyun kurucu ve küresel bir güçtür. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) her türlü ortamda her türlü harekatı yapabilecek imkan ve kabiliyetlere sahiptir. TSK milli ve yerli sanayinin üretmiş olduğu silah ve teçhizatla donatılmak suretiyle kendisini önemli bir caydırıcı güç olarak bölgede muhafaza etmektedir. TSK bölgede caydırıcı bir güçtür' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Melis YILDIRIM - Kamera: Recep Tunahan GÜLER</strong></p> <p><strong>(ANTALYA) - </strong>Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, 'Türkiye güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir unsuru olup aynı zamanda dünyada oyun kurucu ve küresel bir güçtür. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) her türlü ortamda her türlü harekatı yapabilecek imkan ve kabiliyetlere sahiptir. TSK milli ve yerli sanayinin üretmiş olduğu silah ve teçhizatla donatılmak suretiyle kendisini önemli bir caydırıcı güç olarak bölgede muhafaza etmektedir. TSK bölgede caydırıcı bir güçtür' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mavi Vatan-2026 Tatbikatı'nın fiili atış safhası bugün Antalya Körfezi'nde yapıldı. Faaliyetlerin ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu değerlendirmelerde bulundu. Bayraktaroğlu, 'Türkiye güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir unsuru olup aynı zamanda dünyada oyun kurucu ve küresel bir güçtür. TSK her türlü ortamda her türlü harekatı yapabilecek imkan ve kabiliyetlere sahiptir. TSK milli ve yerli sanayinin üretmiş olduğu silah ve teçhizatla donatılmak suretiyle kendisini önemli bir caydırıcı güç olarak bölgede muhafaza etmektedir. TSK bölgede caydırıcı bir güçtür' dedi.</p> <p><strong>'Bir İDA'nın TB3 ile vurulması ilk defa gördüğümüz bir mekanizma'</strong></p> <p>Bu caydırıcı güç unsurlarından bir tanesinin Mavi Vatan Tatbikatı olduğunu kaydeden Bayraktaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Mavi Vatan'ın esas caydırıcı gücü ise ana unsuru Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdır. Bu Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın bugün yapmış olduğu diğer kuvvetlerimizle beraber müştereken yapmış olduğu Mavi Vatan Tatbikatı, yıl boyunca yapmış olduğu eğitimlerin bir semeresinin örneğini gördük. Bu tatbikatta yerli ve milli olarak sahip olduğumuz bütün silah sistemlerinin bir kısmının da burada denemesini yaptık. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız Mavi Vatan'da diğer kuvvet kokmutanlıklarıyla koordine olarak her türlü caydırıcı bir pozisyonda faaliyetine devam etmektedir. Mavi Vatan Tatbikatı ile birlikte de Deniz Kuvvetlerimiz şunu gösterdi ki, bölgesinde önemli bir caydırıcı güç olduğunu da hepimizin gözü önünde ispat etmiş oldu.</p> <p>Bu tatbikatta özellikle şunu gördük ki, bir İDA'nın TB3 ile vurulması ilk defa gördüğümüz bir mekanizmadır. Her zaman söylediğim hususu bir daha söylemek istiyorum. TSK dünyada İHA'nın kullanımında, yönetiminde her zaman bir numara olduğumuzu ifade etmek istiyorum.'</p> <p><strong>'Aynı anda 50 tane askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız'</strong></p> <p>Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tatlıoğlu, Deniz Kuvvetleri'nin her geçen gün gücüne güç kattığını belirterek, uçak gemisinin inşasınn devam ettiğini dile getirdi. Akdeniz, şöyle konuştu:</p> <p>'Bu kapsamda uçak gemimizin inşası süratle devam etmektedir. Aynı zamanda hava savunma muhribi TCG-Kocatepe gemimizin ilk bloku kızağa konmuştur. İkinci, üçüncü ve dördüncü hava savunma muhriplerine de en kısa zamanda inşasına başlayacağız. İstanbul sınıfı fırkateynlerimizin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fırkateynleri denize inmiş durumdadır. Altı, yedi ve sekizin inşası devam etmektedir. Milli mayın avlama gemilerimiz, milli hücum botlarımız, Bayraktar sınıfı milli çıkarma gemilerimiz, açık deniz karakol gemimiz, milli denizaltımız ve milli çıkarma gemilerimizin diğerleri inşası hala da devam etmektedir. Hala 37 tanesi Deniz Kuvvetlerimize, dört tanesi Sahil Güvenlik Komutanlığımıza ait olmak üzere 41 askeri geminin inşası aynı anda tersanelerimizde inşası devam etmektedir.</p> <p>Dokuz adet gemimizin inşasına da çok kısa bir zaman sonra başlayacağız. Aynı anda 50 tane askeri gemiyi inşa eder durumda olacağız. Aynı zamanda insansız hava araçlarımızı envantere aldık. Bugün sabah siz de gözlemlediniz. İnsansız hava araçlarımızla insansız deniz araçlarımıza taarruzlar geliştirdik. Beş tip insansız deniz aracımızı ve iki tip kamikaze insansız deniz aracımızı da envanterimize kattık.  </p> <p>Sadece platform yapmakla kalmıyoruz. Denizaltılarımızdan sahil hedeflerine atılan ATMACA güdüm mermisini envanterimize aldık. İlk milli torpidomuz AKYAKA'yı envantere aldık. İlk milli mayınımız MALAMAN mayınını envanterimize aldık. Son dönemde kurmuş olduğumuz Amfibi Kolordumuz gerek bu tatbikatta gerek yurt içinde gerek yurt dışında başarılıyla görevlerini icra etmekte. Son dönemde kurmuş olduğumuz Sualtı Harekat Komutanlığımızın personeli özellikle Karadeniz'de kontrol dışına çıkan mayınların, insansız deniz araçlarının, insansız hava araçlarının imhasını başarıyla yerine getirmektedir.</p> <p><strong>'Ülkemiz, jeostratejik konumu çok güçlü bir Deniz Kuvvetlerine sahip olmasını dikte etmekte'</strong></p> <p>Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemiz, jeostratejik konumu çok güçlü bir Deniz Kuvvetlerine sahip olmasını dikte etmektedir. Biz de çok güçlü bir Deniz Kuvvetleriyiz ve her geçen gün gücümüze güç katmaktayız. Mavi Vatan Tatbikatı da bunun somut bir göstergesidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Antalya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/orgeneral-bayraktaroglu-tsk-bolgede-caydirici-bir-guc</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 19:00:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/orgeneral-bayraktaroglu-tsk-bolgede-caydirici-bir-guc.png" type="image/jpeg" length="64213"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylin Nazlıaka: 'Amaç belediye başkanlarını tutuklayarak sanki suç işlemişler gibi göstermeye çalışmaktır, ortada hukuki değil siyasi bir tercih vardır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aylin-nazliaka-amac-belediye-baskanlarini-tutuklayarak-sanki-suc-islemisler-gibi-gostermeye-calismaktir-ortada-hukuki-degil-siyasi-bir-tercih-vardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aylin-nazliaka-amac-belediye-baskanlarini-tutuklayarak-sanki-suc-islemisler-gibi-gostermeye-calismaktir-ortada-hukuki-degil-siyasi-bir-tercih-vardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in tutuklu yargılanmasıyla ilgili sürece ilişkin, 'Yürütülen bu süreç bir yargı süreci değildir. Yürütülen bu süreç bir algı sürecidir. Öyle olmasa neden masumiyet karinesi çiğnemeyecektir? Öyle olmasa herhangi bir kaçma şüphesi olmayan, delil karartma ihtimali olmayan başkanlarımız tutuklu yargılanacaktı. Amaç onları tutuklayarak sanki suç işlemişler gibi göstermeye çalışmaktır. Ortada hukuki değil siyasi bir tercih vardır ve diyoruz ki bizler buna izin vermeyeceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ADANA)</strong> - <strong> </strong>CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in tutuklu yargılanmasıyla ilgili sürece ilişkin, 'Yürütülen bu süreç bir yargı süreci değildir. Yürütülen bu süreç bir algı sürecidir. Öyle olmasa neden masumiyet karinesi çiğnemeyecektir? Öyle olmasa herhangi bir kaçma şüphesi olmayan, delil karartma ihtimali olmayan başkanlarımız tutuklu yargılanacaktı. Amaç onları tutuklayarak sanki suç işlemişler gibi göstermeye çalışmaktır. Ortada hukuki değil siyasi bir tercih vardır ve diyoruz ki bizler buna izin vermeyeceğiz' dedi.</p> <p>Kadın Adayları Destekleme Derneği'nin (KADER), Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in tutuklu yargılanmasıyla ilgili hukuki sürece dair değerlendirmelerin paylaşacağı basın açıklamasına Aylin Nazlıaka katılarak destek verdi.</p> <p>Nazlıaka burada yaptığı konuşmada, 'Bugün burada sadece 'Oya Tekin'e özgürlük' demiyoruz. Bir yandan sizlerin oylarıyla, helal oylarıyla seçilmiş, seçimi kazanmış, Türkiye'nin sekizinci büyük ilçesi olan Seyhan'a hizmet etme aşkıyla yanarak görevinin başına gelmiş ancak sadece bir yıl çalışabilmiş ve 10 aydır da tutsak edilmeye çalışılan Oya Başkan'ın nezdinde sizlerin hakkını hukukunu da savunmak için buradayız. Halkın iradesinin gasp edilmesine 'hayır' demek için buradayız' dedi.</p> <p><strong>'Ortada hukuki değil, siyasi bir tercih vardır'</strong></p> <p data-type='Segment' data-start='236.24' data-segment-label='03:56' data-rt-id='bKNLAa' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Nazlıaka, kadınların temsil hakkını yok etmeye çalışanlara 'hayır' demek için burada olduklarını belirterek, şöyle konuştu:</p> <p data-type='Segment' data-start='236.24' data-segment-label='03:56' data-rt-id='bKNLAa' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Bu ülkede siyasetçi olmak zor. Muhalif siyasetçi olmak iyice zor. Kadın muhalif siyasetçi olmak en zor. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi 31 Mart 2024 seçimlerinde Türkiye'de bir eşik atlatmıştır. Bugün Türkiye'de yönetilen nüfusun yüzde 12.27'si Cumhuriyet Halk Partili kadın belediye başkanları tarafından yönetilmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi adaylaştırma sürecinde kadınları sadece listelere koymuş olmak için değil seçilebilir yerlerden büyük ilçelerden halkta karşılığı olan liyakatlı kadrolardan belirleyerek görevinin başına getirecek şekilde adaylaştırmıştır. Sizler de bu kadın arkadaşlarımıza oy verdiniz ve şimdi oyununuzun peşindesiniz. Yürütülen bu süreç bir yargı süreci değildir. Yürütülen bu süreç bir algı sürecidir. Öyle olmasa neden masumiyet karinesi çiğnemeyecektir? Öyle olmasa herhangi bir kaçma şüphesi olmayan, delil karartma ihtimali olmayan başkanlarımız tutuklu yargılanacaktı. Amaç onları tutuklayarak sanki suç işlemişler gibi göstermeye çalışmak. Dolayısıyla buradan bir kez daha haykırıyoruz. Ortada hukuki değil siyasi bir tercih vardır ve diyoruz ki bizler buna izin vermeyeceğiz. Bakın Adana gibi başkan Zeydan Başkan aramızda... Onu görevinin başına döndürmek için ne bekliyorsunuz? Amacınız belli, belediyelerimizin çalışmasına izin vermemektir ama başkan vekillerimiz de kapı gibi buradalar. Dolayısıyla halka hizmet üretmeye aynen devam ediyorlar.</p> <p data-type='Segment' data-start='413.42' data-segment-label='06:53' data-rt-id='bKNLAh' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Hiç kadın iftiracı oldu mu aralarında? Olmadı. İşte bu bile kadınların ne kadar sağlam karakterli dik duruşlu olduğunu gösterir. Buradan tüm dik duruşlu kadınlara selam olsun diyorum. Oya Tekin göreve gelirken dedi ki, 'Ben halka hizmet edeceğim.' Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğim. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesiyle çalışacağım ve böyle de yaptı. Sosyal belediyecilik anlayışını şaha kaldırdı. Az zamanda çok iş deriz ya, sadece bir yıllık süreç içerisinde öyle çok hayata dokundu, öyle çok hizmet üretti, öyle çok proje hayata geçirdi ki bunları saymaya zamanımız yetmez.'</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='413.42' data-segment-label='06:53' data-rt-id='bKNLAh' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Oya Başkan'ı asıl farklı kılan bu kenti bir aile sıcaklığıyla kucaklaması oldu'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-type='Segment' data-start='496.42' data-segment-label='08:16' data-rt-id='bKNLAk' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Nazlıaka, Oya Tekin'in göreve geldiği ilk günden itibaren Seyhan'ın her sokağına, her mahallesine bir enerji ve samimiyet getirdiğini belirterek, 'Bu değişim sadece rakamlarla değil insanların yüzlerindeki gülümsemeyle de hissedildi. O değişim bugün burada olan sizlerin iradesiyle de bir kez daha güçlü bir şekilde hissediliyor. Şehrin yıllanmış sorunlarına neşter vurup 75 bin ton asfalt dökmesi, yeni imar yollarıyla Seyhan'ın önünü açması işin sadece görünen teknik yanlarından biri. Oya Başkan'ı asıl farklı kılan bu kenti bir aile sıcaklığıyla kucaklaması oldu. Barış ve ekibin evler kreşleriyle kadınların yükünü hafifletirken bir mor dönüşümde öncülük yaparken açtığı yedi kent lokantasıyla da yoksulun, garibin, gurubanın yanında bulunuyor. Dar gelirli vatandaşlarımızın sofralarına eşlik ediyor' ifadelerini kullandı.</p> <p data-type='Segment' data-start='594.14' data-segment-label='09:54' data-rt-id='bKNLAo' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Sanat atölyelerinden spor sahalarına kadar sadece bir yıl görevde kalmasına rağmen her yerde Oya Tekin'in vizyonu ve dokunuşu olduğunu söyleyen Nazlıaka, şunları kaydetti:</p> <p data-type='Segment' data-start='594.14' data-segment-label='09:54' data-rt-id='bKNLAo' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Oya Başkanımız halk için çalışan bir yönetim anlayışını hayata geçirmiştir ve bugün işte bu anlayış cezalandırılmaktadır. O sadece yol yapmadı, gönüllere giden köprüleri de yeniden inşa etti. Kısa sürede başardığı bu devasa işlere Seyhan'ın sadece bugünlü değil, yarınlı da kurtaran gerçek bir halkın başkanı olduğunu herkese kanıtladı. Mafyalar, çeteler, en ağır suçların zanları hukuksuz yargılanır ya da hiç yargılanmazken hayatını adalet sistemine vakfetmiş ve topu topu bir yıl belediye başkanlığı yapmış bir insan insana bu muameleyi yapmanızı aklınız, vicdanınız kabul ediyor mu? Biz de aynı soruyu soruyoruz. Bu adaletsizliğin herhangi bir izahı yoktur. Seçilmiş belediye başkanımıza sahip çıkıyor ama aynı zamanda kadınların eşit temsil hakkını da sahip çıkıyoruz. Ben kadın hareketinden gelen bir arkadaşınızım. Oya Tekin de öyle ve benim Kadın Kolları Genel Başkanlığı yaptığım dönemde kendisi Adana İl Başkanımızdı. Her daim kadınların, çocukların, tüm ötekileştirilenlerin yanında oldu. Birçok kadına yönelik şiddet çocuk istismarı vakasında Oya Tekin savunuculuk yaptı, avukatlık yaptı ve kadın hareketiyle her daim yakın ilişkiler içerisinde oldu.'</p> <p data-type='Segment' data-start='594.14' data-segment-label='09:54' data-rt-id='bKNLAo' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aylin-nazliaka-amac-belediye-baskanlarini-tutuklayarak-sanki-suc-islemisler-gibi-gostermeye-calismaktir-ortada-hukuki-degil-siyasi-bir-tercih-vardir</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:40:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/aylin-nazliaka-amac-belediye-baskanlarini-tutuklayarak-sanki-suc-islemisler-gibi-gostermeye-calismaktir-ortada-hukuki-degil-siyasi-bir-tercih-vardir.jpg" type="image/jpeg" length="69144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP-Yeniden Refah görüşmesi... Özgür Özel: 'Ara seçim erken seçimin kapısını açıp milletin ekmeğini büyütecek']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-yeniden-refah-gorusmesi-ozgur-ozel-ara-secim-erken-secimin-kapisini-acip-milletin-ekmegini-buyutecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-yeniden-refah-gorusmesi-ozgur-ozel-ara-secim-erken-secimin-kapisini-acip-milletin-ekmegini-buyutecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, 'Ara seçim talebi millete, maaş alan emekliye, asgari ücretliye ya da ücretliye ara zam talebi kadar doğru bir taleptir. İkisini bir dile getiriyoruz. Ara zam bugünkü sorunları bir ölçüde çözer, ara seçim; erken seçimin kapısını açıp yoksulluğu bitirecek, milletin ekmeğini büyütecek, halktan yana, yoksuldan yana bir iktidarı getirecek bir genel seçime, erken genel seçime vesile olacağı için son derece kıymetlidir' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, 'Ara seçim talebi millete, maaş alan emekliye, asgari ücretliye ya da ücretliye ara zam talebi kadar doğru bir taleptir. İkisini bir dile getiriyoruz. Ara zam bugünkü sorunları bir ölçüde çözer, ara seçim; erken seçimin kapısını açıp yoksulluğu bitirecek, milletin ekmeğini büyütecek, halktan yana, yoksuldan yana bir iktidarı getirecek bir genel seçime, erken genel seçime vesile olacağı için son derece kıymetlidir' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle çıktığı siyasi parti turu kapsamında DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti ve Gelecek Partisi'nin ardından Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi'ni ziyaret ederek Genel Başkan Fatih Erbakan ile görüştü. Ziyarette Özel'e; CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Kurumsal İlişkiler ve Siyasi Partilerle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, Adalet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ve Yurt İçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin eşlik etti.</p> <p>Erbakan, Özel ve beraberindeki heyeti kapıda karşıladı. Görüşmede Erbakan'a Genel Başkanvekili Sacit Günbey, Yeniden Refah Parti Sözcüsü Suat Kılıç, Dış İlişkiler Başkanı Doğan Bekin eşlik etti. Saat 16.10 itibarıyla başlayan görüşme bir saat sürdü. İki lider görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi.</p> <p>CHP Genel Başkanı Özel, 'Tabii çoklu gündemimiz var. İlk başta hepimizin dün akşam saatlerine kadar canını çok yakan ve ateşkesin sağlanmasıyla birlikte barış yönünde umutlandığımız İran'daki, ayrıca Filistin'deki insanlık dramı üzerine konuştuk' dedi.</p> <p>Özel, şunları kaydetti:</p> <p>'İsrail'in Filistin'e yönelik soykırıma varan katliamları, buna karşı her zaman gerek ortak mitinglerde gerek altına ortak imza attığımız bildirilerde Filistin'in yanında ve arkasında her iki partinin tarihsel tutumlarını, tutarlılıkla sürdürdüklerini teyit ediyoruz. İran'a yapılan saldırılar, özellikle ilk gün 165 kız çocuğunun ölümüne sebebiyet veren vahşi saldırıyı hep birlikte bütün dünyayı imza kampanyasına davet eden bir metne Davutoğlu'nun daveti üzerine imza koymuştuk. O günden bugüne gelişmeleri takip ediyoruz. Dün kararlaştırılan ateşkes ne kadar umut vericiyse, İsrail'in yine kural tanımaz, kanun tanımaz, sözüne güvenilmez tutumunu dün akşam bir kez daha yaşadık. İran'da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor. Türkiye ekonomisi de son derece kırılgan, krizlere dirençsiz, hazırlıksız haliyle maalesef İran'da yaşananların petrol fiyatlarını yukarıya çeken her aşaması Türkiye'de de başta pompa fiyatlarını akaryakıtta, sonra elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25'lik zamla da iğneden ipliğe tüm ürünlerin fiyatlarını artırıyor ve yeni bir enflasyonist dalga yaratıyor. Orta Vadeli Program'ın yüzde 16 enflasyon öngördüğü yerde üç ayda yüzde 10'luk enflasyon toplumda başta emekliler, emekçiler olmak üzere aldığı maaşla geçinmeye çalışan herkes için de bir ara zam talebini hayata geçirmiş durumda. Bu yetmez. Dünyadaki gelişmiş bütün ülkelerin yaptığı gibi hem üretim alanında başta küçük esnaf, KOBİ'ler ve üretim yapan tüm fabrikaların enerji giderlerine yönelik tedbirler almak lazım. Esnafa yönelik tedbirler almak lazım. Çiftçiler, köylüler için önemli tedbirlerin alınması gerekiyor. Bu konuda önerilerimizin bütününü içeren, Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin hazırlamış olduğu bir raporu Genel Başkanımızla paylaşma imkanı bulduk.</p> <p><strong>'Siyasetin finansmanının şeffaf olmasını istiyoruz'</strong></p> <p>Bir diğer husus Siyasi Ahlak Yasası. Biz tüm mal varlıklarının araştırılmasını, nasıl edinildiğine bakılmasını ve siyasetin finansmanın şeffaf olmasını istiyoruz. Bu noktada buna esas karşı çıkanın her zaman olduğu gibi Adalet ve Kalkınma Partisi ile Erdoğan olduğunu, Siyasi Etik Yasası olursa il ve ilçe başkanı bulamayacağını söyleyen, siyasetin finansmanı noktasında Binali Yıldırım'ın bir zamanlar oluşturduğu havuzu, havuz medyasının yani TMSF'nin elindeki gazetelerin, televizyonların nasıl Ulaştırma Bakanlığı'ndan ihale alan şirketlerden oluşturulan bir havuzla karşılandıklarını hatırladığımızda, ne için Sayın Erdoğan'ın Siyasi Etik Yasası'na karşı çıktığını hatırlamak lazım. O günlerin ve bugünlerin siyasetin, finansmanın şeffaflaşması konusundaki en büyük direncin sahibinin, en büyük şüpheleri taşıyan partinin bugünlerde siyasi ahlak konusunda ahkam kesen bir tutumunun bizim Siyasi Etik Yasası konusundaki kararlı tutumumuz karşısında hiçbir inandırıcılığının kalmadığını ifade ediyoruz. Aksini iddia ediyorlarsa, biz yarın sabahtan itibaren bahsettiğimiz kapsamdaki bir yasa için çalışmaya hazırız. AK Parti'ye de çağrımız budur. Sayın Genel Başkanımızla da bu konudaki görüşlerimizi paylaştık.</p> <p><strong>'Verilen ara seçim kanun teklifi de ortadadır'</strong></p> <p>Burada ifade etmek istediğimiz son husus da ara seçim gündemine ilişkindir. Her ne kadar Sayın Erdoğan 'Gündemimizde ara seçim yok' dediyse de bugün Sayın Meclis Başkanı'nın da teyit ettiği gibi anayasada hiç şüphe uyandırmayacak, tartışma yaratmayacak kesin bir dille 'Meclis'te boşalan milletvekillerinin yerine ara seçim yapılır' maddesi vardır. Ve ara seçim yapılmadığında bir anayasa ihlali bütün Meclis'in sırtındadır. Sayın Erdoğan 2002 yılında 3 Kasım seçimlerinde parlamentoya girememişken, Siirt seçimlerinin iptal edilmesiyle birlikte, CHP ile AKP'nin birlikte yaptığı bir anayasa değişikliği ile madde 78'e eklenen üçüncü fıkra ile birlikte, 'Bir seçim bölgesinin tamamının milletvekilleri boşaldığında ara seçim 90'ncı günü takip eden pazar yapılır' maddesi ile birlikte parlamentoya gelmiştir. Ve Başbakanlığını da bugünkü iktidarını da o günkü ara seçime borçludur. AK Parti'nin bir yılı bulmayan ana muhalefet partisi görevi yaptığı sırada AK Parti'nin seçim ve hukuk işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı ve o dönemin Kocaeli Milletvekili Vecdi Gönül tarafından verilen ara seçim kanun teklifi ortadadır.</p> <p><strong>'Erdoğan'ın özgüven eksikliği görülüyor'</strong></p> <p>1960'tan beri uygulanan, Demirel'in, Ecevit'in, rahmetli Necmettin Erbakan'ın, rahmetli Türkeş'in, Özal'ın kaçmadığı bir seçimden her girdiği seçimi kazanmakla övünen, son seçimdeki yenilgisinin travmasını atlatamayan Erdoğan'ın nasıl kaçtığı bir kez daha gözler önüne seriliyor. O yüzden bir kez daha biz ara seçimi ki, Sayın Erdoğan'ın partisi bugün ara seçim yapılsın denen illerde son girdikleri genel seçimde çoğunda birinci parti olmuşlardı. Ama bu konuda şimdiki özgüven eksikliğinin, milletten kaçmanın, kazanamayacağı bir seçim olarak bu ara seçimi görmenin de görünür olmasını milletimizin gözünün içine baka baka bir kez daha ifade ediyoruz ve bu anayasal zorunluluğun hayata geçmesi için tüm imkanları zorlayacağımızı ifade ediyoruz. Ara seçim talebi millete, maaş alan emekliye, asgari ücretliye ya da ücretliye ara zam talebi kadar doğru bir taleptir. İkisini bir dile getiriyoruz. Ara zam bugünkü sorunları bir ölçüde çözer, ara seçim; erken seçimin kapısını açıp yoksulluğu bitirecek, milletin ekmeğini büyütecek, halktan yana, yoksuldan yana bir iktidarı getirecek bir genel seçime, erken genel seçime vesile olacağı için son derece kıymetlidir. Hukuki bir tartışma değildir, hukuk ve anayasa sabittir. Milletin, halkın ekmeğiyle, yoksulluktan bezmiş başta emekliler, işçiler ve çiftçilerin ve dolayısıyla esnafların ekmeklerinin yeniden büyümesinin umuduna ilişkin bir taleptir.'</p> <p><strong>'Ara seçim talebi, erken seçimi reddeden bir talep değil'</strong></p> <p>Özel, 'Muhalefetin ortak bir siyasi strateji ve ortak bir hedef üzerinde uzlaşması mümkün mü' sorusunu şöyle yanıtladı:</p> <p>'Müsavat Bey'le sabah görüş birliğine vardığımız üzere, ara seçim talebi erken seçim talebini geriye bırakan, reddeden bir talep değil. Zaten hep birlikte erken seçim istiyoruz. Ara seçim talep edilir, eğer erken seçim yapılmazsa ara seçim bir ara karnedir. Ve vatandaşın hükümete sesini duyurması için önemli bir anayasal seçenektir. Hem de anayasanın amir hükmü gereğince boş olan milletvekili sandalyelerinin tamamlanmasıyla, temsilsiz kalan bir grup seçmenin yeniden parlamentoda temsil imkanı kazanmasıdır. Ama ara seçim kararı alınmış ya da ara seçim beklentisi konuşulurken erken seçim kararı alınırsa, zaten ara seçim seçeneği otomatikman ortadan kalkar. Zaten biraz önce de hatırlattığım gibi Sayın Vecdi Gönül 21 Haziran 2002'de ara seçim talebi yapmıştır AK Parti adına. Ve burada son derece ısrarlı bir tutum içerisinde olacaklarını söylemişken, temmuz ayında Sayın Bahçeli ülkeyi 3 Kasım'daki erken seçime götürme çağrısıyla birlikte ara seçim talebi fiilen ve siyaseten ortadan kalkmıştır. Çünkü artık sadece boş sandalyeler için değil, tüm sandalyeler için seçim yapılacaktır. Biz böyle bir stratejide zaten mutabıkız. Yani erken seçim isteyenin ara seçim istememesi ya da ara seçim isteyenin erken seçim istememesi, dediğim gibi erken seçim karnedir, ara seçim ara karnedir.'</p> <p><strong>'Adalet ve Kalkınma Partisi'nden randevu talebimiz olmayacak'</strong></p> <p>Özel, ara seçim konulu görüşmelerin iktidar partisi ile de yapılıp yapılmayacağı hakkındaki soruya şu yanıtı verdi:</p> <p>'Şu an için öyle bir gündemimiz yok. Çünkü doğrudan reddetti Sayın Erdoğan bunu. Ama partiler farklı görüşte olduğunda onların arasında bir diyalog zemini aramak, geliştirmek, bir uzlaşı ortamı oluşturmak hele hele ki Anayasaya uyma konusunda bir zaruret varken Meclis Başkanı'na düşer. Biz o konuda Sayın Meclis Başkanı'na bir ziyarette bulunacağız. Ancak şunu da ifade edeyim, siyasi partilere yaptığımız ziyaretlerin sonucunda daha fazla siyasi parti ziyareti yapma noktasında bir irademiz ortaya çıkabilir. O noktada da yeni randevu taleplerimiz olabilir. Ama şu an için Adalet ve Kalkınma Partisi'nden bu gündemli bir randevu talebimiz olmayacak.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-yeniden-refah-gorusmesi-ozgur-ozel-ara-secim-erken-secimin-kapisini-acip-milletin-ekmegini-buyutecek</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:37:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-yeniden-refah-gorusmesi-ozgur-ozel-ara-secim-erken-secimin-kapisini-acip-milletin-ekmegini-buyutecek.jpg" type="image/jpeg" length="27327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğretmenler kalem bıraktı... İtalyan Lisesi öğretmenlerinin protestosu: Bakanlık, özel okulları sadece ticari işletmeler olarak görmekten vazgeçmelidir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ogretmenler-kalem-birakti-italyan-lisesi-ogretmenlerinin-protestosu-bakanlik-ozel-okullari-sadece-ticari-isletmeler-olarak-gormekten-vazgecmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ogretmenler-kalem-birakti-italyan-lisesi-ogretmenlerinin-protestosu-bakanlik-ozel-okullari-sadece-ticari-isletmeler-olarak-gormekten-vazgecmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da bulunan Özel İtalyan Lisesi'nde okul yönetiminin İtalyan ve Türk öğretmenler arasındaki ücret uçurumunu gidermemesi ve ayrımcı politikalarına karşı grevde bulunan öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) okulda başka öğretmen görevlendirmesini protesto etti. Tez Koop-İş 5 No'lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, 'Milli Eğitim Bakanlığı, kendi öğretmenini bir yabancı kurumun hukuksuz uygulamalarına karşı korumak yerine, o hukuksuzluğun devamlılığına hizmet ederek aslında tüm özel sektör öğretmenlerine şu mesajı vermiştir: 'Hakkınızı ararsanız, biz işverenin yanındayız'... Biz bu tehlikeli mesajı reddediyoruz! Bakanlık, özel okulları sadece ticari işletmeler olarak görmekten vazgeçmelidir. Emek veren öğretmenlerin yanında olmalıdır.' dedi. Açıklamanın ardından öğretmenler, İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası önüne kalem bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Hakan KAYA-Kamera: Belçim KILIÇKIRAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)-</strong> İstanbul'da bulunan Özel İtalyan Lisesi'nde okul yönetiminin İtalyan ve Türk öğretmenler arasındaki ücret uçurumunu gidermemesi ve ayrımcı politikalarına karşı grevde bulunan öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) okulda başka öğretmen görevlendirmesini protesto etti. Tez Koop-İş 5 No'lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, 'Milli Eğitim Bakanlığı, kendi öğretmenini bir yabancı kurumun hukuksuz uygulamalarına karşı korumak yerine, o hukuksuzluğun devamlılığına hizmet ederek aslında tüm özel sektör öğretmenlerine şu mesajı vermiştir: 'Hakkınızı ararsanız, biz işverenin yanındayız'... Biz bu tehlikeli mesajı reddediyoruz! Bakanlık, özel okulları sadece ticari işletmeler olarak görmekten vazgeçmelidir. Emek veren öğretmenlerin yanında olmalıdır.' dedi. Açıklamanın ardından öğretmenler, İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası önüne kalem bıraktı.</p> <p>Özel İtalyan Lisesi'nde İtalyan meslektaşlarıyla aralarındaki maaş ve çalışma koşulu eşitsizliğine karşı grev yapan Tez Koop-İş Sendikası üyesi öğretmenlerin direnişi sürüyor. Grevdeki Özel İtalyan Lisesi'ndeki öğretmenler grevlerinin 67. gününde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaptı.</p> <p>Öğretmenlere, DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, Halkın Kurtuluş Partisi, TİP İstanbul Şubeleri, Emekçi Kadınlar Platformu, İşçi Demokrasi Partisi, Devrimci İşçi Partisi, Vatan Partisi, TÜRK-İŞ İstanbul Bölge Temsilcisi Halil Faki Erdal, Eğitim-Sen İstanbul Şubeleri, Tek Gıda İş Sendikası, Türkiye Sağlık-İş Sendikası, Sosyalist Emekçiler Partisi, Cumhuriyet Kadınları Derneği, İşçi Birlikleri Sendikası, Emek Partisi ve Emek Gençliği de destek verdi.</p> <p><strong>'Yerli ve milli sadece sermaye olunca mı koruyacaksınız?'</strong></p> <p>DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına çağrı yaparak, 'İş kanununun uygulanması için siz de harekete geçmek zorundasınız. Bakın yerli ve milli sadece sermaye olunca mı koruyacaksınız? Yerli ve milli bu memleketi vatandaşı, emekçisi, öğretmeni olunca neden korunmuyor? Yerli ve milli olan her şeyi koruyun bir zahmet. O zaman tutarlı olun. Yasaları uygulamak zorundasınız. Bu yasalar emekçilerin mücadelesiyle yıllarca biriken mücadelelerle oluşturulmuş yasalardır. Grev hakkı, toplu iş sözleşmesi hakkı olan bir sendika, üye yapıyor, grev sürecini başlatıyor ve son anda tıkandı deniyor. Bizim topraklarımızda herhangi bir sermayedar, 'Biz İtalyan kanunlarına göre hareket ederiz' diyor. Buna izin vermemek gerekiyor.' dedi.</p> <p><strong>'İkame öğretmenlerin geri çekilmesini istiyoruz'</strong></p> <p>Eğitim-Sen 3 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Tursoy ise 'Burada bulunmamızın temel nedeni ikame öğretmen atamasıyla birlikte grev kırıcılığına gidilmesidir. Bu hem yasalarımızca suçtur, hem etik olarak ahlaki olarak suçtur. Buna bir an önce son verilmesini istiyoruz. İkame öğretmenlerin geri çekilmesini istiyoruz.' dedi.</p> <p><strong>'TİS'i imzalamayan İtalyan Yönetimine destek veren Milli Eğitim Müdürlüğü'nü kınıyoruz'</strong></p> <p>İtalyan Lisesi öğretmenleri adına konuşma yapan tarih öğretmeni İlhan Gülek ise 67 gündür anlaşma sağlanamadığını hatırlatarak şöyle konuştu:</p> <p>'Çünkü İtalyan yönetimi topu sürekli taca atıyor. Türk yasalarına göre hukuken geçerli bir anlaşma, TİS imzalamak istemiyor. Öğrenciler okula girerken, kayıtta, müfredatta, öğretmen sözleşmesinde Türk hukuku geçiyor, ama TİS'de geçmiyor. Anlaşmayı belirsiz bir zamanda İtalya'nın onayına bırakıyor. Biz burada imzalasak da İtalya onaylamazsa olmaz diyor. İtalyan yönetimi bizi işe alırken yetkili, bizi işten çıkarmaya yetkili TİS imzalamakta yetkisiz. Garip değil mi? Bütün maddelerinde anlaştığımız TİS'i imzalamayan İtalyan yönetimi bizden bir tutanak imzalayarak grevi bitirmemizi istiyor. Türk hukukunu tanımayan ve tüm maddelerinde anlaştığımız TİS'i imzalamayan İtalyan yönetimine destek veren Milli Eğitim Müdürlüğü'nü kınıyoruz. Milli Eğitim Müdürlüğü'nü bu yanlıştan vaz geçmeye, grevi kırmak için gönderdiği ikame öğretmen uygulamasına son vermeye, grev kırıcılık suçu işlemeye son vermeye çağırıyoruz.'</p> <p><strong> 'İLO'nun 87'nci maddesini, 98'inci maddesini toplu iş hukukunu çiğniyorsun kardeşim, çiğneme!' </strong></p> <p>Türk-İş Sendikası İstanbul Birinci Bölge Temsilcisi Halil Faki Erdal, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin çok büyük bir devlet olduğunu ifade ederek, 'Türkiye uluslararası sözleşmelere sahip, ILO'ya sahip. Buradan sendikalar kanununu tanımayan, iş kanununu tanımayan, hukuksuzluk yapan, gittiği her yerde 'hukuk var' deyip bir takım hukukları çiğneyen Milli Eğitim Bakanına sesleniyoruz; bizi duymasını istiyoruz. Yaptığı iş kanunsuzluktur. Kanun kırıcılık, eylemcilik yapıyor. Yapmamasını gerektiğini buradan İstanbul Milli Eğitim İl Müdürlüğü önünden söylüyoruz. İLO'nun 87'nci maddesini, 98'inci maddesini toplu iş hukukunu çiğniyorsun kardeşim. Çiğneme!' diye konuştu.</p> <p><strong>'Biz Milli Eğitim Bakanlığı'nın hukuk tanımazlığıyla da karşı karşıyayız'</strong></p> <p>Basın açıklamasını Tez Koop-İş 5 No'lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt okudu. Açıklamada şöyle denildi:</p> <p>'Bugün Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin onur mücadelesinde yeni ve karanlık bir evreye tanıklık ediyoruz. 67 gündür zemherinin soğuğunda, okulun önünde sürdürdüğümüz bu hak arama mücadelesi, bugün sadece okul yönetiminin sorumsuzluğu nedeniyle değildir. Biz Milli Eğitim Bakanlığı'nın hukuk tanımazlığıyla da karşı karşıyayız! Ancak unutulmasın ki; bizi karanlığa hapsetmeye çalışanların kurduğu tüm planlar, burada yaktığımız adalet meşalesinin ışığında eriyip gidecektir.</p> <p><strong>'Bakanlığın bugün yaptığı 'ikame öğretmen' hamlesi, çözüm değil, işveren lehine bir müdahaledir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>MEB, grev kırıcılığının ortağı olmuştur! Mücadelemizin başından bu yana Milli Eğitim Bakanlığı'na defalarca çağrıda bulunduk. 'Kendi toprağımızda, bir yabancı kurumun anayasayı ve yasaları çiğnemesine, Türk öğretmenlerini ezmesine müsaade etmeyin,' dedik. Ancak bugün görüyoruz ki, Bakanlık bu çağrımıza kulak vermiyor, açıkça okul yönetimi lehine saf tutuyor. Bakanlığın bugün yaptığı 'ikame öğretmen' hamlesi, çözüm değil, işveren lehine bir müdahaledir.</p> <p>Kanun maddelerimiz açıktır. Grev süresince işveren hiçbir şekilde yeni işçi alamaz ve grevdeki işçinin yerine başka birini çalıştıramaz. Bunun aksini yapmak grev kırıcılığına girer. Milli Eğitim Bakanlığı, kendi yasalarını korumak yerine yabancı bir kurumun 'grev kırıcılığına' ortak olmayı mı seçmiştir? Bir eğitim kurumunda hukuksuzluğu bizzat Bakanlığın eliyle işletmek, bu ülkenin öğretmenlerine yapılmış en büyük hakarettir!</p> <p><strong>'Öğretmenlerin onurunun kırıldığı bir yerde, eğitimin sürekliliğini sağlamak zaten mümkün değildir'</strong></p> <p>Sorunun kaynağı greve çıkan öğretmenler değildir. Öğretmenleri buna mecbur bırakan adaletsiz yönetim anlayışıdır. Bu mücadele yarın bu okulu tercih edecek olan öğrencilerin daha nitelikli, daha adil bir eğitim alması için de verilmektedir. Unutulmamalıdır ki öğretmenlerin onurunun kırıldığı bir yerde, eğitimin sürekliliğini sağlamak zaten mümkün değildir. Öğretmenlerimize, 'Beğenmiyorsanız kapı orada' diyenlere bir çift sözümüz var: Türk öğretmenler bu okulun kapısından içeri sadece bir iş sözleşmesine değil, bir eğitim idealine ve bu kurumun asırlık değerlerine güvenerek girdiler.</p> <p>Velilerimizin kaygısı bizim de kaygımızdır, ancak bilinmelidir ki, onuru kırılmış bir öğretmenin olduğu sınıfta eğitim kalitesinden söz edilemez. Biz herkes için adaletin ve saygının egemen olduğu bir eğitim iklimi kurmak için direniyoruz. İtalyan yetkililerle konsolosluk bünyesinde yapılan son görüşmede uzlaşma sağlanmıştır. Ancak bugün bizden hukuki bağlayıcılığı olmayan, toplu iş sözleşmesi niteliği taşımayan ve niyet mektubundan öteye geçmeyen bir metni imzalamamız istenmektedir. 'Bugün, masada evet diyoruz, ama yarın hayata geçiremeyebiliriz,' şeklinde bir yaklaşım kabul edilemez. Sözleşme süreci bu şekilde tamamlanamaz.</p> <p><strong>'Grevin sona ermesi niyetlerle değil, gerçek ve bağlayıcı sözleşmelerle mümkündür'</strong></p> <p>Türk yasaları çerçevesinde yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ya bağlayıcı bir anlaşma ile sonuçlanır ya da uyuşmazlık süreci devam eder. Hukuki bağlayıcılığı olmayan bir metinle bu süreç tamamlanamaz. Grevin sona ermesi niyetlerle değil, gerçek ve bağlayıcı sözleşmelerle mümkündür. Çalışanların hakları 'niyetlerle' değil, ancak gerçek ve hukuken bağlayıcı sözleşmelerle korunabilir. Bizler belirsizliğe değil, somut haklara imza atarız.</p> <p><strong>'Bakanlık eliyle yapılan 'ikame öğretmen' hamlesi mevcut sorunları daha da artırmış ve süreci çıkmaza sokmuştur'</strong></p> <p>Milli Eğitim Bakanlığı'nı bir kez daha yapıcı bir rol üstlenmeye davet ediyoruz. Bakanlık eliyle yapılan 'ikame öğretmen' hamlesi mevcut sorunları daha da artırmış ve süreci çıkmaza sokmuştur. Bugün bu okulda uygulanan 'ikame öğretmen' dayatması, sadece bizlerin değil, Türkiye'de özel sektörde güvencesiz ve ağır koşullarda çalışan binlerce öğretmenin temel sorununu gündeme getirmiştir. Bu müdahale, Milli Eğitim Bakanlığı'nın özel okullarda çalışan öğretmenlerin haklarını koruma konusundaki iradesini ve tarafsızlığını sorgulamamıza sebep olmuştur.</p> <p><strong>'Bakanlık, özel okulları sadece ticari işletmeler olarak görmekten vazgeçmelidir'</strong></p> <p>Milli Eğitim Bakanlığı, kendi öğretmenini bir yabancı kurumun hukuksuz uygulamalarına karşı korumak yerine, o hukuksuzluğun devamlılığına hizmet ederek aslında tüm özel sektör öğretmenlerine şu mesajı vermiştir: 'Hakkınızı ararsanız, biz işverenin yanındayız' Biz bu tehlikeli mesajı reddediyoruz! Bakanlık, özel okulları sadece ticari işletmeler olarak görmekten vazgeçmelidir. Emek veren öğretmenlerin yanında olmalıdır. Bu hukuksuz ikame modeli, yarın tüm özel sektör öğretmenlerinin tepesinde sallanan bir kılıç haline gelecektir. Biz bu kılıcı kıracağız; sadece kendimiz için değil, özel sektördeki tüm öğretmenlerimizin onuru ve geleceği için direneceğiz ve kazanacağız!'</p> <p><strong>Öğretmenler kalem bıraktı</strong></p> <p>Açıklamaların ardından öğretmenler, İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası önüne kalem bıraktı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ogretmenler-kalem-birakti-italyan-lisesi-ogretmenlerinin-protestosu-bakanlik-ozel-okullari-sadece-ticari-isletmeler-olarak-gormekten-vazgecmelidir</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:31:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ogretmenler-kalem-birakti-italyan-lisesi-ogretmenlerinin-protestosu-bakanlik-ozel-okullari-sadece-ticari-isletmeler-olarak-gormekten-vazgecmelidir.jpg" type="image/jpeg" length="71668"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Murat Emir: 'Yürekleri yetiyorsa kayyum atadıkları belediyelerde de koysunlar sandığı vatandaşa sorsunlar']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/murat-emir-yurekleri-yetiyorsa-kayyum-atadiklari-belediyelerde-de-koysunlar-sandigi-vatandasa-sorsunlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/murat-emir-yurekleri-yetiyorsa-kayyum-atadiklari-belediyelerde-de-koysunlar-sandigi-vatandasa-sorsunlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in yerine AK Parti'li meclis üyesi Şahin Biba'nın Başkan Vekili seçilmesine ilişkin, 'Sonuçta tüm Türkiye gördü ki orada Bursa halkının iradesine ağır bir darbe yapılmıştır ve biz bu seçim sonuçlarını asla tanımıyoruz. Erken genel seçim istiyoruz, ara seçim istiyoruz. Yürekleri yetiyorsa kayyum atadıkları belediyelerde de koysunlar sandığı vatandaşa sorsunlar' dedi..]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: justify;'><strong>(İSTANBUL) - </strong>CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in yerine AK Parti'li meclis üyesi Şahin Biba'nın Başkan Vekili seçilmesine ilişkin, 'Sonuçta tüm Türkiye gördü ki orada Bursa halkının iradesine ağır bir darbe yapılmıştır ve biz bu seçim sonuçlarını asla tanımıyoruz. Erken genel seçim istiyoruz, ara seçim istiyoruz. Yürekleri yetiyorsa kayyum atadıkları belediyelerde de koysunlar sandığı vatandaşa sorsunlar' dedi.</p> <p style='text-align: justify;'>CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Silivri'de ANKA Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu.<strong> </strong>Emir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in yerine AK Parti'li meclis üyesi Şahin Biba'nın Başkan Vekili seçilmesine tepki gösterek, şunları söyledi:</p> <p style='text-align: justify;'>'Türkiye'nin gözü önünde Türkiye'nin en büyük illerinden birinde büyükşehir belediye başkanlığına çöküldü. Bursa halkının vermediğini mahkeme yoluyla, tutuklama yoluyla ve bugün zorbalıkla ele geçirdiler. Ama bunun demokrasilerde sandık geldiği gün elbette hesabı sorulacak. Bir hırsızlık yapıldı, belediye başkanlığı çalındı ve bu hırsızlık fark edilmesin diye de zorbalık yaptılar. Milletvekillerimize, belediye meclis üyelerimize, örgüt yöneticilerimize orantısız şiddet uyguladılar, hedef gösterek gaz sıktılar. Sonuçta tüm Türkiye gördü ki orada Bursa halkının iradesine ağır bir darbe yapılmıştır ve biz bu seçim sonuçlarını asla tanımıyoruz. Erken genel seçim istiyoruz, ara seçim istiyoruz. Yürekleri yetiyorsa kayyum atadıkları belediyelerde de koysunlar sandığı vatandaşa sorsunlar.'</p> <p style='text-align: justify;'><strong>'CHP'li belediyelere bulabildikleri her noktadan saldırdıklarını ortaya koyuyor. </strong></p> <p>İBB Davası'nın devam eden duruşmalarına ilişkin de Emir, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: justify;'>'İddianamenin gerçekten büyük bir pespayelik olduğunu, içinde olması gereken hiçbir şey olmadığını, içerisine teknik takipten kaynaklanan somut deliller, para hareketleri, Masak raporları gibi herhangi bir somut delilin konulamadığını, iftiracılar üzerinden üretilmiş iddianame olduğunu açıkça gördük. TRT'de yayınlamıyor oluşlarının, halkın gözünden kaçırıyor oluşlarının da en temel sebepleri bu. Burada delil koyamıyorlar, somut istinatlarda bulunamıyorlar ve bizim arkadaşlarımızın herbiri çıkıp savunmalarını verdikçe bu iddianamenin çöktüğünü açıkça görüyoruz. Üç gündür 'İstanbul senin' ve 'İstanbulhanem' uygulamasıyla ilgili Necati Özkan ve diğer arkadaşların savunmalarını dinliyoruz. Bir görevli var, iftiracı olmuş serbest bırakılmış. Sadece onun iftiraları üzerinden 20'ye yakın arkadaşımızı cezaevinde tutuyorlar. En sonunda o kişi hakkında da tekrar tutuklama kararı çıkartılması için mahkeme harekete geçti. Burada iddianamenin her geçen gün eridiğini açıkça görüyoruz. Eninde sonunda buradan adalet çıkacak ama ağır bedeller ödeniyor. Bizim için bu bir siyasi mesele ama onlar için aynı zamanda kalınan her gün, her saat dayanılması zor sonuçlar doğuruyor. Buradaki vicdansızlığın, hukuk tanımazlığın, zorbalığın bir an evvel bitmesini bekliyoruz.' </p> <p style='text-align: justify;'>Silivri'de tutuklu belediye başkanlarını ziyaret ettiğini belirten Murat Emir, 'Onları görevlerinden, özgürlüklerinden kopartıyorlar ve delilsiz istinatlarla cezaevinde tutuyorlar. Birilerini konuşturur muyuz diye, birilerinden delil bulur muyuz diye zorluyorlar ama olan Türkiye demokrasisine oluyor. Bunca zorbalığı, adaletsizliği hiçbir arkadaşımız haketmiyor. Sadece bugün Bornova Belediye Başkanımızın bir eleman işe alınmış ama işe gelmemiş iddiasıyla gözaltına alınması bile Türkiye'de iki hukukun uygulandığını, çifte standart uygulandığını ve CHP'li belediyelere bulabildikleri her noktadan saldırdıklarını ortaya koyuyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/murat-emir-yurekleri-yetiyorsa-kayyum-atadiklari-belediyelerde-de-koysunlar-sandigi-vatandasa-sorsunlar</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:31:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/murat-emir-yurekleri-yetiyorsa-kayyum-atadiklari-belediyelerde-de-koysunlar-sandigi-vatandasa-sorsunlar.jpg" type="image/jpeg" length="74557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['İBB Davası'nda 19. gün sona erdi... Necati Özkan: 'Sayın Ekrem İmamoğlu. 'Bu ülkeyi daha iyi yönetirim' diyor o yüzden de önü kesiliyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-19-gun-sona-erdi-necati-ozkan-sayin-ekrem-imamoglu-bu-ulkeyi-daha-iyi-yonetirim-diyor-o-yuzden-de-onu-kesiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-19-gun-sona-erdi-necati-ozkan-sayin-ekrem-imamoglu-bu-ulkeyi-daha-iyi-yonetirim-diyor-o-yuzden-de-onu-kesiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 19. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam etti. Duruşmada bugün son olarak hem 'casusluk' hem 'İBB' davalarından ayrı ayrı tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan'ın savunması alındı. Özkan bugün savunmasında 'Burada bir beyefendi var Sayın Ekrem İmamoğlu. 'Bu ülkeyi daha iyi yönetirim' diyor o yüzden de önü kesiliyor. Bu dava bir hukuk davası değil, bu dava siyasi. Ekrem İmamoğlu benim müşterim değil. Dostum ve yol arkadaşım. Ekrem İmamoğlu'na destek vermek benim için bir onur ama aynı zamanda bir vatan görevi. Ekrem İmamoğlu'nun kazandığı seçimler bu ülkeyi birleştirdi, gençlerin tekrardan ülkeye dönmelerine sebep oldu. Ekrem İmamoğlu hayatımda gördüğüm en demokrat siyasetçi' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) -</strong> CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 19. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam etti. Duruşmada bugün son olarak hem 'casusluk' hem 'İBB' davalarından ayrı ayrı tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan'ın savunması alındı. Özkan bugün savunmasında 'Burada bir beyefendi var Sayın Ekrem İmamoğlu. 'Bu ülkeyi daha iyi yönetirim' diyor o yüzden de önü kesiliyor. Bu dava bir hukuk davası değil, bu dava siyasi. Ekrem İmamoğlu benim müşterim değil. Dostum ve yol arkadaşım. Ekrem İmamoğlu'na destek vermek benim için bir onur ama aynı zamanda bir vatan görevi. Ekrem İmamoğlu'nun kazandığı seçimler bu ülkeyi birleştirdi, gençlerin tekrardan ülkeye dönmelerine sebep oldu. Ekrem İmamoğlu hayatımda gördüğüm en demokrat siyasetçi' dedi.</p> <p>CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası duruşması 19. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam etti.</p> <p>Beyoğlu Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki ,dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92'si tutuklu 414'e çıktı.</p> <p>Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</p> <p>Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. </p> <p>Duruşma, dün savunması alınan ve Eylem 13 kapsamında 'veri sızdırma' iddiasıyla tutuklu yargılanan İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek'in çapraz sorgusu tamamlandı. Ardından avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu'nun savunması alındı. Son olarak ise Ekrem İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan'ın savunmasına geçildi. Özkan hem 'casusluk' hem de 'İBB' davalarından ayrı ayrı tutuklu bulunuyor.</p> <p><strong>'387 gündür bu anı bekliyorum'</strong></p> <p>Duruşmada söz alan Özkan, 387 gündür yargılama sürecini beklediğini belirterek, 'İlk defa kendimizi ifade edebileceğimiz bir ortamdayız. Sabır ve dikkatinizi rica ediyorum. Günahsız, delilsiz ithamlarla yaşıyorum. 387 gündür vatandaşlık haklarından mahrum edilmiş bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım' dedi.</p> <p>Konuşmasına zaman zaman esprili ifadeler de katan Özkan, mübaşirden bazı destekler isteyeceğini belirterek, 'Bu emeği için tahliyemden sonra bir tepsi baklava ile teşekkür edeceğim' ifadelerini kullandı.</p> <p>İddianamede yer alan kişilerle ilişkisine değinen Özkan, 'Bu iddianamedeki 3 kişiyi gazeteci olduklarından tanıyorum. 6 kişiyi iş dünyasından tanıyorum. 23 kişi İBB üst yönetimi ya da iletişim ekibinde, onları da oradan tanıyorum. Diğerlerini hiç tanımıyorum' diye konuştu.</p> <p>İBB personeli olmadığını ve hiçbir belediye ihalesine katılmadığını vurgulayan Özkan, Ekrem İmamoğlu'nun 2019 ve 2024 seçim kampanyalarını yönettiğini, cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası için de hazırlık yaptıklarını söyledi. Tüm çalışmalarını Cumhuriyet Halk Partisi için yaptığını ifade eden Özkan, CHP Genel Merkezi ile yaptığı sözleşmeleri dosyaya sunduğunu belirtti.</p> <p><strong>'Yaptığım tek iş seçim kampanyalarına dışarıdan hizmet vermekti'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Hakkındaki suçlamalara değinen Özkan, 'Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, rüşvete aracılık etmek, kişisel verilerin kaydedilmesi ve hukuka aykırı ele geçirilmesiyle suçlanıyorum. Oysa İBB'de hiçbir unvanım, yetkim ya da sorumluluğum yok. Beylikdüzü Belediyesi'nde de olmadı. Herhangi bir ihaleye karışmışlığım yok. Yaptığım tek iş seçim kampanyalarına dışarıdan hizmet vermekti' dedi.</p> <p>Soruşturma sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Özkan, hakkında işlem yapılacağını önceden duyduğunu, ifade vermek için başvurduklarını ancak kabul edilmediğini, ardından gözaltına alındığını anlattı. Mal varlığına ilişkin iddialara da yanıt veren Özkan, üzerine kayıtlı görünen taşınmazların büyük kısmının miras yoluyla ve çok sayıda akrabayla ortak olduğunu, ekonomik değer taşımadığını söyledi.</p> <p><strong>'Eylem 13 ve Eylem 4 ile ilgili bana hiçbir soru sorulmadı. Bu iddialar neden tutuklama konusu yapılmadı?'</strong></p> <p>Tutuklandıktan sonra yöneltilen bazı iddialarla ilgili kendisine soru sorulmadığını belirten Özkan, 'Eylem 13 ve Eylem 4 ile ilgili bana hiçbir soru sorulmadı. Bu iddialar neden tutuklama konusu yapılmadı?' diye sordu.</p> <p>Hakkındaki 'casusluk' suçlamasına da değinen Özkan, cezaevinde bu suçlamayla alay edildiğini ifade ederek, iddiaların temelsiz olduğunu savundu. Dosyada yer alan bazı kişileri hatırlamadığını belirten Özkan, sosyal medya kaynaklı bilgilerin delil olarak kullanılmasına da tepki gösterdi.</p> <p><strong>'Habersiz şekilde başka cezaevine gönderildim'</strong></p> <p>Özkan, yargılamanın siyasi olduğunu belirterek, 'Bu dava bir hukuk davası değil, siyasi bir dava' dedi. Habersiz şekilde başka bir cezaevine sevk edildiğini ve savunma haklarının kısıtlandığını da dile getirdi.</p> <p>Yaşına dikkat çekerek zamanın kendisi için önemli olduğunu vurgulayan Özkan, medyada hakkında yer alan haberlerin itibarını zedelediğini belirtti. Açtığı çok sayıda davada 'kovuşturmaya yer yok' kararı verildiğini söyleyen Özkan, buna rağmen hukuki mücadelesini sürdürdüğünü ifade etti.</p> <p><strong>'Bir ülkede muhalefet partisinin seçim kazanmasının Türk Ceza Kanunu'nda suç olmadığını biliyorum'</strong></p> <p>Konuşmasının sonunda, 'Bir ülkede muhalefet partisinin seçim kazanmasının Türk Ceza Kanunu'nda suç olmadığını biliyorum' ifadelerini kullandı.</p> <p>Özkan, 1990 yılından bu yana kurulan tüm hükümetlerle çalıştığını belirterek, 'Kimsenin kapısına gitmedim, onlar bana geldi. Yaptığım işi hakikatin iletişimi olarak tanımlıyorum. 42 yıl boyunca üstlendiğim her işi hakkıyla yaptım ve demokrasimiz adına sonuç alınmasına katkı sundum. Bu nedenle hedef seçildim' dedi.</p> <p><strong>'Hayatımda adli sicil kaydım yok, trafik cezam yok. Buna rağmen suç örgütüne üye olmakla itham ediliyorum'</strong></p> <p>Hakkındaki suçlamalara tepki gösteren Özkan, adli sicil kaydının bulunmadığını vurgulayarak, 'Hayatımda adli sicil kaydım yok, trafik cezam yok. Buna rağmen suç örgütüne üye olmakla itham ediliyorum. Ben fakir bir köylü çocuğuyum. Hayatım boyunca devlete, millete ve hukuka bağlı bir vatandaş oldum' ifadelerini kullandı.</p> <p>Emekli kıdemli albay olduğunu belirten Özkan, 10 yılını orduda geçirdiğini, Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulu'ndan mezun olduğunu, makine mühendisi olarak görev yaptığını söyledi. 30 yılın ardından emekli olduğunu ifade eden Özkan, Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki düzeni bozmak yerine kendi isteğiyle emekli olduğunu dile getirdi.</p> <p>Özkan, 14 aydır emekli maaşını alamadığını belirterek, 'Böyle bir geçmişe sahip bir kişi hangi saikle casuslukla suçlanabiliyor?' diye sordu. Soruşturma kapsamında hazırlandığı belirtilen MASAK raporuna ulaşamadıklarını da ifade eden Özkan, söz konusu raporun dosyada yer almadığını söyledi.</p> <p>İddianamede yer alan bazı iddialara da değinen Özkan, Beylikdüzü'ndeki bir işletmede düzenli toplantılar yaptıkları yönündeki iddiaları reddederek, söz konusu yerlere hayatında hiç gitmediğini söyledi. Bazı kişilerle ilk kez emniyette karşılaştığını belirten Özkan, HTS kayıtlarının da bu durumu ortaya koyduğunu savundu.</p> <p><strong>'İmamoğlu'na destek vermek benim için bir onur ve aynı zamanda bir vatan görevidir'</strong></p> <p>Ekrem İmamoğlu ile ilişkisine de değinen Özkan, 'Burada bir beyefendi var Sayın Ekrem İmamoğlu. 'Bu ülkeyi daha iyi yönetirim' diyor o yüzden de önü kesiliyor. Bu dava bir hukuk davası değil, bu dava siyasi. Ekrem İmamoğlu benim müşterim değil, dostum ve yol arkadaşımdır. Ona destek vermek benim için bir onur ve aynı zamanda bir vatan görevidir' dedi.</p> <p>Yargılamaya ilişkin eleştirilerde bulunan Özkan, iddianamede çelişkiler bulunduğunu savundu, 'Hiçbir araya gelmediğim bir kişinin beyanıyla, devletin kayıtları ortadayken tutuklanıyorum. Davayı açanlar da iddianameyi hazırlayanlar da kanunsuz bir şey yapmadığımı biliyor' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'42 yıllık meslek hayatımda AK Parti hükümetinin bakanlıklarına ve Başbakanlığa bağlı kuruluşlara da hizmet verdim'</strong></p> <p>Özkan, meslek hayatı boyunca kamu kurumlarına da hizmet verdiğini belirterek, '42 yıllık meslek hayatımda AK Parti hükümetinin bakanlıklarına ve Başbakanlığa bağlı kuruluşlara da hizmet verdim' dedi.</p> <p>İddia makamına da eleştiriler yönelten Özkan, 'İddia makamı kendini yasama organı yerine koyarak suç isnat ediyor. Bize sadece örgüt üyeliği değil, 'özel vasıflı örgüt üyesi' gibi nitelendirmeler de yapılmış' ifadelerini kullandı.</p> <p>Özkan'ın savunması tamamlanmadı. Duruşma, pazartesi Özkan'ın savunmasıyla devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-19-gun-sona-erdi-necati-ozkan-sayin-ekrem-imamoglu-bu-ulkeyi-daha-iyi-yonetirim-diyor-o-yuzden-de-onu-kesiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:29:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-19-gun-sona-erdi-necati-ozkan-sayin-ekrem-imamoglu-bu-ulkeyi-daha-iyi-yonetirim-diyor-o-yuzden-de-onu-kesiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="97426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Isparta'da 7 kişinin öldüğü yolun tamamlanmamasına CHP ve Zafer Partisi İl Başkanlarından tepki: 'Bu yolda daha ne kadar fazla canımızı verebiliriz?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ispartada-7-kisinin-oldugu-yolun-tamamlanmamasina-chp-ve-zafer-partisi-il-baskanlarindan-tepki-bu-yolda-daha-ne-kadar-fazla-canimizi-verebiliriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ispartada-7-kisinin-oldugu-yolun-tamamlanmamasina-chp-ve-zafer-partisi-il-baskanlarindan-tepki-bu-yolda-daha-ne-kadar-fazla-canimizi-verebiliriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Isparta İl Başkanı Hasan Karaca ve Zafer Partisi Isparta İl Başkanı Ercan Yılmaz, dün 8 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasının meydana geldiği Dereboğazı yolunun yapılmamasını eleştirdi. Karaca, '20 küsur yıldır Isparta'daki Dereboğazı-Antalya karayolunun bitirilmeyip ve her ay onlarca insanın canına kıyılmış olması, tabiri caizse bir katliamdır' dedi. Yılmaz ise, 'Ulaştırma Bakanı geçenlerde geldi, elinden tutup Dereboğazı yoluna götürüp 'Sayın Bakanım biz burayı 7-8 kere ihaleye açtık, bir türlü sonuçlandıramadık. Bunun için 2026 senesinde ayrılan ödenek miktarı 10 bin lira' diye bir serzenişte bulunmuyorlar' diye konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gökdeniz CAN</strong></p> <p><strong>(ISPARTA) - </strong>CHP Isparta İl Başkanı Hasan Karaca ve Zafer Partisi Isparta İl Başkanı Ercan Yılmaz, dün 8 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasının meydana geldiği Dereboğazı yolunun yapılmamasını eleştirdi. Karaca, '20 küsur yıldır Isparta'daki Dereboğazı-Antalya karayolunun bitirilmeyip ve her ay onlarca insanın canına kıyılmış olması, tabiri caizse bir katliamdır' dedi. Yılmaz ise, 'Ulaştırma Bakanı geçenlerde geldi, elinden tutup Dereboğazı yoluna götürüp 'Sayın Bakanım biz burayı 7-8 kere ihaleye açtık, bir türlü sonuçlandıramadık. Bunun için 2026 senesinde ayrılan ödenek miktarı 10 bin lira' diye bir serzenişte bulunmuyorlar' diye konuştu.   </p> <p>CHP Isparta İl Başkanı Hasan Karaca, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, '20 küsur yıldır Isparta'daki Dereboğazı-Antalya karayolunun bitirilmeyip ve her ay onlarca insanın canına kıyılmış olması, tabiri caizse bir katliamdır' ifadesini kullandı.</p> <p>Yolda 7 kişinin öldüğü, 2'si ağır 7 kişinin yaralalandığı kazada ocaklara ateş düştüğünü söyleyen Karaca, özetle şunları kaydetti:</p> <p>'Sen önce bu beceriksizliğinin bir hesabını ver. Sen önce Isparta'nın eksiklerini, sorunlarını, yıllarca uzayan sıkıntılarını çözmeye çalış. Isparta'ya dair söyleyebilecek bir cümlen yok. Türkiye'nin genelinden siyaset yapıyorsun. Ve Türkiye geneline bu olayları yayarak odağı başka noktalara çevirmeye çalışıyorsun. Sen önce Isparta'ya bir hizmet et. Isparta'nın eksiklerini bir tamamla. Onlarca ocağa düşen o ateşleri bir söndürmeye çalış önce.'</p> <p><strong>'Bu yolda daha ne kadar fazla canımızı verebiliriz?'  </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Zafer Partisi Isparta İl Başkanı Yılmaz da 'taziye mesajı yayımlamaktan bıktıklarını' ifade ederek, şöyle konuştu:</p> <p>'Çünkü iş dalga geçer bir boyuta gelmiş durumda. Ulaştırma Bakanı geçenlerde geldi. Yeni Otogar'daki üst köprülü yol açılışını yaptılar. Ardından Isparta'da çeşitli noktalara gezmeye gittiler. Lakin elinden tutup Dereboğazı yoluna götürüp 'Sayın Bakanım biz burayı 7-8 kere ihaleye açtık, bir türlü sonuçlandıramadık. Tekrar ihaleye açacağız. Bunun için 74 kilometrelik yapılması gereken yerin 17 kilometrelik bir bölümü için ihale açacağız. Bunun için sadece 2026 senesinde ayrılan ödenek miktarı 10 bin lira' diye bir serzenişte, bir yakınmada, bir istekte bulunulmuyorlar. </p> <p>Bu yolda daha ne kadar fazla canımızı verebiliriz? Bu yolu kullananların 2026 senesinde hak ettiği değer bu mudur? Senin ayağına kadar bakan geliyor, alkışlarla bir yol açtırıyorsun, elinden tutup turistik gezi sonrasında dahi olsa götürüp Dereboğazı yolunun derdini anlatmıyorsun. Niye anlatmıyorsunuz kardeşim? Niye varsınız o koltuklarda o zaman? En ufak yağışta biz bunları yaşamak zorunda mıyız? Halkımız yaşamak zorunda mı? Ölüm yolu haline geldi, ismi böyle anılıyor. Bu saatten sonra verilecek her türlü tepki sert olmak zorundadır. Canı yanan anlar bunu, bedel ödeyen anlar bunu. Ben bekliyorum. AK Parti İl Başkanı, vaatlerin üstüne vaatler koyan milletvekilleri çıksınlar halka anlatsınlar bakalım. 'Biz burayı yapacağız' desinler bir daha. 'İhaleyi açıyoruz' desinler bir daha. Bakalım ne oluyor?' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Antalya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ispartada-7-kisinin-oldugu-yolun-tamamlanmamasina-chp-ve-zafer-partisi-il-baskanlarindan-tepki-bu-yolda-daha-ne-kadar-fazla-canimizi-verebiliriz</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:22:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ispartada-7-kisinin-oldugu-yolun-tamamlanmamasina-chp-ve-zafer-partisi-il-baskanlarindan-tepki-bu-yolda-daha-ne-kadar-fazla-canimizi-verebiliriz.jpg" type="image/jpeg" length="95518"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP-Yeniden Refah görüşmesi... Fatih Erbakan: 'Anayasa'daki hüküm dolayısıyla boşalan sekiz milletvekilliği için ara seçim yapılması uygun olacaktır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-yeniden-refah-gorusmesi-fatih-erbakan-anayasadaki-hukum-dolayisiyla-bosalan-sekiz-milletvekilligi-icin-ara-secim-yapilmasi-uygun-olacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-yeniden-refah-gorusmesi-fatih-erbakan-anayasadaki-hukum-dolayisiyla-bosalan-sekiz-milletvekilligi-icin-ara-secim-yapilmasi-uygun-olacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ı ziyaret etti. Erbakan, 'Ara seçim konusu gündeme gelecek olursa da biz Yeniden Refah Partisi olarak ve milli görüş geleneği olarak anayasaya, hukuka her zaman uyan bir hareketiz, bir siyasi görüşe sahibiz. Bu nedenle Anayasa'daki bu hüküm dolayısıyla boşalan sekiz milletvekilliği için bir ara seçimin yapılmasının uygun olacağını ben de ifade edebilirim' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ı ziyaret etti. Erbakan, 'Ara seçim konusu gündeme gelecek olursa da biz Yeniden Refah Partisi olarak ve milli görüş geleneği olarak anayasaya, hukuka her zaman uyan bir hareketiz, bir siyasi görüşe sahibiz. Bu nedenle Anayasa'daki bu hüküm dolayısıyla boşalan sekiz milletvekilliği için bir ara seçimin yapılmasının uygun olacağını ben de ifade edebilirim' dedi.</p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle çıktığı siyasi parti turu kapsamında DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti ve Gelecek Partisi'nin ardından Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi'ni ziyaret ederek Genel Başkan Fatih Erbakan ile görüştü.</p> <p>Ziyarette Özel'e; CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Kurumsal İlişkiler ve Siyasi Partilerle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, Adalet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ve Yurt İçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin eşlik etti.</p> <p>Erbakan, Özel ve beraberindeki heyeti kapıda karşıladı. Görüşmede Erbakan'a Genel Başkanvekili Sacit Günbey, Yeniden Refah Parti Sözcüsü Suat Kılıç, Dış İlişkiler Başkanı Doğan Bekin eşlik etti. Saat 16.10 itibarıyla başlayan görüşme bir saat sürdü. İki lider görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi. Erbakan şöyle konuştu:</p> <p>'Sayın Genel Başkana ve kıymetli heyetine bu nazik ziyaretleri dolayısıyla teşekkürler ediyorum. Bu ziyaretin hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum. Sayın Genel Başkanın da ifade ettiği gibi bu görüşmelerimizde üç temel mesele aslında gündeme geldi, ele alındı. Kendilerinin bu ziyaretinde öncelikle yine kendilerinin de ifade ettiği gibi bölgemizdeki gelişmeler özellikle komşumuz ve D-8'de ortak üye olduğumuz İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı yapılan hukuksuz, haksız ve vahşi saldırılar, Amerika ve İsrail tarafından yapılan saldırılar ele alındı. Burada İran'daki kız çocuklarından tutun çok sayıda binlerce sivilin öldürülmesine, katledilmesine, şehit edilmesine şiddetle karşı olduğumuzu kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade etmek istiyorum. Daha önce de bunu defaatle Yeniden Refah Partisi olarak ifade ettik. Tamamen arzı mevud düşüncesiyle, Büyük İsrail hedefi doğrultusunda siyonizmin hedefleri doğrultusunda yürütülen bir savaş. Bölgeyi de dünyayı da maddi ve manevi yönden en olumsuz şekilde etkileyen bir olayla karşı karşıyayız.</p> <p><strong>'Çiftçimize, üreticimize, sanayicimize destek olunması gerektiğini ifade etmek istiyoruz'</strong></p> <p>Yine Sayın Genel Başkanın, kıymetli misafirimizin ifade ettiği gibi bu savaşın bölgemize ve özellikle Türkiye'de ekonomiye olan etkilerini de ele aldık. Avrupa ülkelerinde, batılı ülkelerde bizden bu savaş bölgesine çok daha uzakta olmalarına rağmen, belki görece daha az etkilenecek olmalarına rağmen nasıl tedbirler alındığına ilişkin fikir alışverişinde bulunduk. Ve biz de burada tabii ki özellikle akaryakıt fiyatları noktasında çiftçimize, üreticimize destek olunması, sanayicimize destek olunması gerektiğini ifade etmek istiyoruz. Bugün bendeniz Konya'da tarım fuarındaydım. Bir litre mazotun 80 lira olduğu bir ülkede bir traktörün deposunun doldurulması, tarlaya çıkılması ve tarımsal üretimin yapılabilmesi gerçekten de imkansız hale geliyor. Çiftçimiz kan ağlıyor. Bugün Konya Tarım Fuarı'nda bütün Türkiye genelinde orada bulunan çiftçiler, köylüler hep bir ağızdan bu şikayetlerini ve bu sıkıntılarını özellikle akaryakıt fiyatlarıyla ilgili sıkıntılarını dile getirdiler. Burada da tabii girdi maliyetlerinin düşürülmesi noktasında iktidara, devlete büyük iş düşüyor. Akaryakıttan tarımda kullanılan mazottan alınan vergilerin ortadan kaldırılması gübre ve tarım ilacı noktasında çiftçiye, sübvansiyon sağlanması, bununla beraber çiftçinin, köylünün en önemli problemlerinden bir tanesi sulama elektriği, elektrik maliyetinin düşürülmesi ve yine krediye ulaşımdaki zorluklar yani yüksek faizler dolayısıyla çiftçinin, köylünün ve sanayicinin de aynı zamanda bu yüksek faizler altında ezilmesi, bunların uygun hale getirilmesi ve gereken desteğin çiftçiye, köylüye, üreticiye ve tabii ki maaşla geçinen emekçiye de iktidar tarafından verilmesi son derece önemli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Karşılıklı bir fikir alışverişinde ve müzakerede bulunduk'</strong></p> <p>Büyük bir savaşla karşı karşıyayız. Bölgemizde, dünyada etkileri var ama ülkemize de özellikle ekonomik anlamda ciddi olumsuz etkileri oluyor. Bu olumsuz etkilerin azaltılmasında da en büyük görev dediğim gibi hükümete düşüyor. Tabii diğer bir konu Sayın Genel Başkanın ifade ettiği gibi siyasi etik kanunuyla ilgili yaklaşımlarıydı. Bunlarla ilgili bize gerçekten de önemli hazırlıklar, çalışmalar dosya halinde sundular. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Tabii siyasette, ahlakın, etiğin, şeffaflığın hakim olması gerektiğini milli görüş olarak, Yeniden Refah Partisi olarak yıllardan beri ifade ediyoruz. Önce ahlak ve maneviyat anlayışıyla yola çıkan bir hareket olarak siyasi etikle ilgili yaklaşımların, çıkarılacak yasaların elbette ki destekçisi olacağımızı ifade etmek isterim. Diğer bir konu da yine kendilerinin de ifade ettiği gibi ara seçim gündemiyle ilgili bir müzakerede bulunuldu. Bununla ilgili olarak da Anayasa'mızın 78'inci maddesindeki açık hüküm dolayısıyla şu anda parlamentoda eksik bulunan sekiz milletvekilliği için bir ara seçimin yapılması anayasal bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır diye kendileri bir çalışmayı sundular ve bu noktada bir görüş beyan ettiler. Bununla ilgili de karşılıklı bir fikir alışverişinde ve müzakerede bulunduk. İnşallah bu ziyaretin hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum. Sayın misafirimize, Genel Başkan'a ve kıymetli heyetine bir kez daha bu nazik ziyaretleri ve sunmuş oldukları çalışmalar dolayısıyla teşekkürlerimi sunuyorum. Hayırlı olsun.'</p> <p><strong>'Sekiz milletvekilliği için bir ara seçimin yapılmasının uygun olacağını ifade edebilirim'</strong></p> <p>Erbakan açıklamasının ardından 'Muhalefet iki farklı seçim takvimi sunuyor. Ara seçim ve erken seçim çağrıları var. Muhalefetin ortak bir siyasi strateji ve ortak bir hedef üzerinde uzlaşması mümkün mü?' sorusuna, şu yanıtı verdi:</p> <p>'Yeniden Refah Partisi olarak daha öncede açıklamalarımızda olduğu üzere bir erken seçimin Türkiye'de yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Neden yapılması gerekiyor? Çünkü emeklinin, işçinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, köylünün feryadını şu anda duyuyoruz. KOBİ'lerin, küçük esnafın feryadını duyuyoruz. Anadolu'da halkla iç içe olan bir partiyiz. Gerçekten de ekonomik şartlar dolayısıyla büyük bir sıkıntı içerisinde olduğunu ve Türkiye'de gelir seviyesi bakımından halkı yüzde 80'lik bölümünün sıkıntı yaşadığını, yoksulluk sınırı altında bir gelire sahip olduğunu görüyoruz. Bu ekonomik buhrandan kurtulmak ve düze çıkmak için bu iktidarın değişmesi gerektiğini ve bir erken seçime gidilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Çünkü iktidar özellikle son 10 senede borç faiz, zam vergi ekonomisinin dozajını arttırarak millete artık bir şey veremeyeceğini, ekonomik anlamda bir umut olamayacağını ortaya koymuştur. En son Sayın Mehmet Şimşek 2023 seçimleri sonrasında göreve gelmiş yeni bir sayfa açıyoruz, yeni bir rasyonel anlayışla ekonomiyi yöneteceğiz demişler ama aradan geçen sürede Sayın Mehmet Şimşek yönetimindeki ekonominin de millete özellikle yüzde 80'lik yoksul kesime bir fayda sağlamadığını açık bir şekilde gördük. Bundan sonra bunu uzatmanın bir gereği yoktur. AK Parti hükümetleri 23 senede 598 milyar dolar borç faizi ödemişlerdir. Ve orta vadeli programda kendi ifadelerine göre önümüzdeki üç sene daha iktidarda kalırlarsa yani seçim normal zamanında yapılacak olursa 2028 yılına geldiğimizde toplamda 850 milyar dolar faiz ödemiş bir dünya faiz şampiyonu haline geleceklerdir. Ve dolayısıyla iktidarda kalmaları demek seçimin 2028'de yapılması demek 598 milyar dolar faizin üzerine bir 250 milyar dolar daha faiz ödenecek demektir ki bu bizim milletimizin alın teridir, emeğidir, çocuklarımızın, torunlarımızın, nesillerimizin hakkıdır payıdır. Bunun faize gitmesini istemiyoruz. Bu nedenle erken seçim yapılması gereklidir.</p> <p>Tabii ara seçim konusu gündeme gelecek olursa da biz Yeniden Refah Partisi olarak ve milli görüş geleneği olarak anayasaya, hukuka her zaman uyan bir hareketiz, bir siyasi görüşe sahibiz. Bu nedenle Anayasa'daki bu hüküm dolayısıyla boşalan sekiz milletvekilliği için bir ara seçimin yapılmasının uygun olacağını ben de ifade edebilirim.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-yeniden-refah-gorusmesi-fatih-erbakan-anayasadaki-hukum-dolayisiyla-bosalan-sekiz-milletvekilligi-icin-ara-secim-yapilmasi-uygun-olacaktir</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:11:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-yeniden-refah-gorusmesi-fatih-erbakan-anayasadaki-hukum-dolayisiyla-bosalan-sekiz-milletvekilligi-icin-ara-secim-yapilmasi-uygun-olacaktir.jpg" type="image/jpeg" length="98182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Yol Partisi Genel Başkanı Çayır: 'Ülkemizde simit alırken pazarlık yapan vatandaşlarımız varken, hükümet CHP'nin içiyle uğraşıyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/milli-yol-partisi-genel-baskani-cayir-ulkemizde-simit-alirken-pazarlik-yapan-vatandaslarimiz-varken-hukumet-chpnin-iciyle-ugrasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/milli-yol-partisi-genel-baskani-cayir-ulkemizde-simit-alirken-pazarlik-yapan-vatandaslarimiz-varken-hukumet-chpnin-iciyle-ugrasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, CHP'li belediyelere yönelik operasyonları eleştirerek, 'Ülkemizde simit alırken pazarlık yapan vatandaşlarımız varken, hükümet CHP'nin içiyle uğraşıyor. Millet 'iş' diyor, hükümet 'CHP hırsız' diyor. Millet 'aş, ekmek, açım' diyor, hükümet 'mutlak butlan' diyor. Vatandaş 'çocuğum okulu bitirdi, iş istiyor' diyor, hükümet 'Bursa Belediyesi görevden alındı' diyor. Türkiye bunlarla doymayacak' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, CHP'li belediyelere yönelik operasyonları eleştirerek, 'Ülkemizde simit alırken pazarlık yapan vatandaşlarımız varken, hükümet CHP'nin içiyle uğraşıyor. Millet 'iş' diyor, hükümet 'CHP hırsız' diyor. Millet 'aş, ekmek, açım' diyor, hükümet 'mutlak butlan' diyor. Vatandaş 'çocuğum okulu bitirdi, iş istiyor' diyor, hükümet 'Bursa Belediyesi görevden alındı' diyor. Türkiye bunlarla doymayacak' dedi.</p> <p>Remzi Çayır, Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD ve İsrail'in Orta Doğu'daki saldırılarına değinen Çayır, şöyle konuştu:</p> <p data-start='0' data-end='277'>'İsrail-Amerikan ittifakı, Orta Doğu'daki halkları gerçekten zehirlemiştir. Gerçekten Orta Doğu'daki halkların geleceğini karartmıştır. Bir gecede 200 tane masum insanı öldürmekten bir adım dahi geri atamaz hâle gelen bir caniden bahsediyoruz, İsrail canisinden bahsediyoruz. Dünya seyrediyor. 'Biz medeniyeti, ülkeyi, toplumu yerle bir edeceğiz' diyen Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump, nükleer silah kullanmaktan bahsediyor. Yerle bir etmek nasıl olur? İnsanlar topyekûn nasıl yok edilir? Bir medeniyet yeryüzünden nasıl silinir? Ancak yakılarak. Yakılmanın adı nükleer silahtır. Nükleer silah kullanacağını ima ederek İran'ı masaya oturmaya zorlamış ve İran'la beraber diğer birtakım ülkelere de gözdağı vermiştir.</p> <p data-start='732' data-end='1226'>Hiçbir Müslüman ülke, İsrail elçisine ve İsrail'e 'Topraklarımdan defol, topraklarımdan çek git' diyememiştir, Türkiye dâhil. En nihayetinde iki tarafa da boncuk dağıtmak Türkiye'nin dış politikası olmamalıydı. Hem Amerika'ya hem İsrail'e güler yüz gösterip, öbür tarafta İran'a da 'Aman yapma, İran'a yapılan bu saldırı doğru değil ama İran'ın da Körfez'e attığı füzeler doğru değil' demek, iki tarafı da idare etmektir. Bu dış politika değildir. Bu bir duruş değildir. Bu Türkiye değildir. Zalim Amerika ve zalim İsrail'e karşı Türkiye bu tavrını değiştirmeliydi.'</p> <p data-start='732' data-end='1226'><strong>'Millet 'aş, ekmek, açım' diyor, hükümet 'mutlak butlan' diyor'</strong></p> <p data-start='732' data-end='1226'>Çayır, CHP'li belediyelere yönelik operasyonları eleştirerek, şunları söyledi:</p> <p>'Ülkemizde simit alırken pazarlık yapan vatandaşlarımız varken, hükümet CHP'nin içiyle uğraşıyor. 'Ben açım, geçinemiyorum' diyorum, 'adalet arayışındayım' diyorum, hükümet ise 'mutlak butlan çıkacak mı, çıkmayacak mı?', 'İmamoğlu şunu mu yaptı, bunu mu yaptı?' diye konuşuyor. 'Bu sabah kimler gözaltına alındı, kimler alınmadı?' tartışmaları yapılıyor. Türkiye bunlarla doymayacak. Türkiye'nin temel meselesi, sizin bize dayattığınız gündem değil. İnsanlar insanca yaşamak istiyor, geleceğinden endişe duymadan yaşamak istiyor. Siz ise kendi gücünüzü, iktidarınızı ileriye taşıyabilme telaşındasınız. Bununla ilgili formüller belirliyorsunuz, yollar arıyorsunuz, telaşlar ortaya koyuyorsunuz.</p> <p>Sonra dönüp 'hükümetin gündemi ile milletin gündemi farklı' diyorsunuz. Millet 'iş' diyor, hükümet 'CHP hırsız' diyor. Millet 'aş, ekmek, açım' diyor, hükümet 'mutlak butlan' diyor. Vatandaş 'çocuğum okulu bitirdi, iş istiyor' diyor, hükümet 'Bursa Belediyesi görevden alındı' diyor. Vatandaş 'ben huzur istiyorum, başıma bir şey geldiğinde başvuracağım bir adalet mercii istiyorum' diyor, hükümet ise siyaset kapısını gösteriyor.'</p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' talebine ilişkin de konuşan Çayır, şöyle konuştu:</p> <p>'Bir muhalefet, şu an 24 yıldır ülkeyi keyfine göre yöneten bir iktidara karşı ara seçimi değil, genel seçimi tartışmalıdır. Yanlış yapıyorsunuz, yanlış yoldasınız ve yanlış ifadeler kullanmaktasınız. 5, 10, 20, 30, 40 tane istifa ettirerek neyi ispat etmeye çalışacaksınız? Ara seçim yapacaklar, güya hükümet oradan mağlubiyetle ayrılacakmış, erken seçime zorlanacakmış. Siz önce milletin tercümanlığını yapın. Evinizden çıkın, partinizden çıkın; milletin evine, sokağa, caddeye varın, köylere gidin. Milletin yaşadıklarını bir görün, onların tercümanlığını yapın. Kendi dünyalarına dalmışlar, kendi dertleriyle meşguller. Evet, sadece sizin belediye başkanlarınıza haksızlık yapılmıyor, normal vatandaşın kendisi kan ağlıyor. Bu hali, bu gerçeği milletle paylaşıp gür bir sesle ortaya çıkarmak varken hala ara seçimi tartışan bir ana muhalefet var. Ben bunu öngörüsüzlük ve ufuksuzluk olarak görüyorum.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu yakınlarında çıkan çatışmaya ilişkin de görüşlerini açıklayan Remzi Çayır, şöyle devam etti:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='348.18' data-segment-label='05:48' data-rt-id='bFVE6d' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'DEAŞ örgütüne mensup bir birkaç kişinin boş İsrail Konsolosluğu'na saldırması var. Gelmişler, üç tane el silahlı insan oraya basmaya kalkmışlar, onu da Türkiye'nin gündemine soktular. Ben işin iç yüzünü biliyorum burada anlatmak istemiyorum. Nasıl olduğunu, kimler olduğunu, nelerle yapıldığını da biliyorum, bize bilgiler geliyor. Ama şunu söylemeliyim, ne olursa olsun Türk polisine el uzatılmamalı, bizim çocuklarımız. Bunlar her ne kadar zaman zaman bazı nümayişlerde veya haksız davranışlarda bulunsalar da sonuçta bizim çocuklarımız. Ben orada yaralanan polislerimize acil şifalar diliyorum. Polislerle ilgili bir takım hakların geliştirilmesi ve hakların verilmesi gerektiğini de burada vurgulamak isterim.'</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='348.18' data-segment-label='05:48' data-rt-id='bFVE6d' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/milli-yol-partisi-genel-baskani-cayir-ulkemizde-simit-alirken-pazarlik-yapan-vatandaslarimiz-varken-hukumet-chpnin-iciyle-ugrasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 18:10:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/milli-yol-partisi-genel-baskani-cayir-ulkemizde-simit-alirken-pazarlik-yapan-vatandaslarimiz-varken-hukumet-chpnin-iciyle-ugrasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="61328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/umut-sen-orgutlenme-koordinatoru-basaran-aksu-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/umut-sen-orgutlenme-koordinatoru-basaran-aksu-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UMUT-SEN Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, 'yanıltıcı bilgiyi yayma' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamalarıyla tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - UMUT-SEN Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, 'yanıltıcı bilgiyi yayma' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamalarıyla tutuklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Umut-Sen, Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu'nun tutuklandığını duyurdu. Sendikanın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, 'Örgütlenme Koordinatörümüz Başaran Aksu tutuklandı! Yoldaşımızın sözü sözümüzdür. Bir milim geri adım atmayacağız. Holdinglerin yargısı bizi durduramaz. Yoldaşımızı alacağız!' denildi.</p> <p>Aksu, tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamada, 'Türkiye'de yargı bu durumda. Holdingler ne isterse onu yapıyorlar. Holdingleri üzmeye devam edeceğiz' dedi.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/umut-sen-orgutlenme-koordinatoru-basaran-aksu-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:58:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/umut-sen-orgutlenme-koordinatoru-basaran-aksu-tutuklandi.jpg" type="image/jpeg" length="34594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milyonları etkileyen omurga sorunlarında kişiye özel cerrahi dönemi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/milyonlari-etkileyen-omurga-sorunlarinda-kisiye-ozel-cerrahi-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/milyonlari-etkileyen-omurga-sorunlarinda-kisiye-ozel-cerrahi-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de her üç kişiden biri bel ağrısı yaşıyor. Ağırlıklı olarak üretken yaş grubunu etkileyen omurga hastalıklarında, kişiye özel planlanan tam kapalı (endoskopik) cerrahi yaklaşımlar öne çıkıyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, omurga hastalıklarının artık yalnızca ileri yaş grubunun değil, aktif çalışma hayatının merkezindeki bireylerin de önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini belirterek,'Günümüzde hastalar yalnızca tedavi olmak değil, kendileri için en doğru yöntemin neden seçildiğini de bilmek istiyor. Bu da bizi daha kişiselleştirilmiş bir cerrahi planlamaya yönlendiriyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) —</strong> Türkiye'de her üç kişiden biri bel ağrısı yaşıyor. Ağırlıklı olarak üretken yaş grubunu etkileyen omurga hastalıklarında, kişiye özel planlanan tam kapalı (endoskopik) cerrahi yaklaşımlar öne çıkıyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, omurga hastalıklarının artık yalnızca ileri yaş grubunun değil, aktif çalışma hayatının merkezindeki bireylerin de önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini belirterek,'Günümüzde hastalar yalnızca tedavi olmak değil, kendileri için en doğru yöntemin neden seçildiğini de bilmek istiyor. Bu da bizi daha kişiselleştirilmiş bir cerrahi planlamaya yönlendiriyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye'de bel fıtığı, boyun fıtığı, sırt fıtığı ve kanal darlığı gibi omurga hastalıkları, milyonlarca kişiyi etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, ülkedeki yetişkinlerin yaklaşık üçte birinin son bir yıl içinde bel ağrısı yaşadığını ortaya koyuyor. Toplumun ise yüzde 70-80'i hayatının bir döneminde bu sorunla karşılaştığını belirtiyor. Özellikle 30-50 yaş aralığında yoğunlaşan bu tablo; hareketsiz yaşam, masa başı çalışma, yanlış duruş ve yaşa bağlı disk yıpranması gibi faktörlerle daha da yaygınlaşıyor.</p> <p>Kariyerinin erken döneminden itibaren endoskopik omurga cerrahisine odaklanan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, omurga hastalıklarının artık yalnızca ileri yaş grubunun değil, aktif çalışma hayatının merkezindeki bireylerin de önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini belirterek,'Günümüzde hastalar yalnızca tedavi olmak değil, kendileri için en doğru yöntemin neden seçildiğini de bilmek istiyor. Bu da bizi daha kişiselleştirilmiş bir cerrahi planlamaya yönlendiriyor' diye konuştu.</p> <p><strong>Standart değil, hasta özelinde planlama</strong></p> <p>Omurga cerrahisinde aynı tanının her hastada aynı tedavi anlamına gelmediğine dikkati çeken Altınağ, fıtığın seviyesi, sinir baskısının derecesi, kanal darlığının yerleşimi ve hastanın genel sağlık durumu gibi birçok değişkenin tedavi kararını doğrudan etkilediğini vurguluyor. Bu nedenle endoskopik (tam kapalı) bel, boyun ve sırt fıtığı ile kanal darlığı cerrahisinde standart kalıplar yerine hasta özelinde planlamanın öne çıktığını belirtiyor.</p> <p>Son yıllarda teknolojik gelişmelerle birlikte daha fazla gündeme gelen tam kapalı omurga cerrahisi, uygun hastalarda hedefe yönelik müdahale olanağı tanıyor. Bu yöntemde amaç, gereksiz doku hasarından kaçınarak sorunun bulunduğu bölgeye doğrudan ve kontrollü şekilde ulaşmak olarak öne çıkıyor.</p> <p><strong>İleri teknikler aynı merkezde değerlendiriliyor</strong></p> <p>Endoskopik cerrahide monoportal ve biportal yöntemlerin yanı sıra, farklı tam kapalı tekniklerin tek yerde uygulanabilmesi, Türkiye'de her merkezde mümkün olmayabiliyor. Bu yaklaşım, her vakada tek bir yönteme bağlı kalmadan, hastanın ihtiyacına en uygun tekniğin seçilmesine imkan sağlıyor.</p> <p>Farklı teknikleri bir arada uygulayabilen sayılı merkezler arasında yer aldıklarını ve Türkiye'nin birçok ilinden hasta başvurusu aldıklarını belirten Altınağ, cerrahi planlamasını güncel görüntüleme sistemleri ve endoskopik teknolojiler doğrultusunda şekillendirdiklerini dile getirerek, 'Omurga cerrahisinde önemli olan, tek bir yöntemi öne çıkarmak değil; hastanın ihtiyacına en uygun tekniği seçebilmektir. Endoskopik cerrahi, uygun vakalarda daha hedefe yönelik müdahale ve ameliyat sonrası sürecin daha konforlu yönetilmesi açısından önemli bir seçenektir' ifadesini kullandı. </p> <p><strong>Üretken yaş grubunda risk yüksek</strong></p> <p>Uygun hastalarda endoskopik cerrahi sayesinde aynı gün mobilizasyon, erken taburculuk ve günlük yaşama daha hızlı dönüş mümkün olabiliyor. Ancak bu avantajların sağlanabilmesi için hastaların doğru teknikle eşleşmesi kritik önem taşıyor. Cerrahi kararın yalnızca görüntüleme bulgularına göre verilmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, hastanın şikayetleri, fizik muayene bulguları ve daha önce uygulanan tedavilere verdiği yanıtın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p> <p>Türkiye'de omurga hastalıklarının özellikle 30-50 yaş aralığında yoğunlaşması, bu sorunun yalnızca bireysel sağlık değil, aynı zamanda işgücü ve yaşam kalitesi açısından da önemli bir başlık haline geldiğini gösteriyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, masa başı çalışma düzeni ve düşük fiziksel aktivitenin bu tabloyu hızlandırdığına dikkati çekerek 'Bu çerçevede kişiye özel cerrahi yaklaşımlar, yalnızca tedavi başarısını değil, hastaların yaşam kalitesini ve günlük hayata dönüş sürecini de doğrudan etkiliyor' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/milyonlari-etkileyen-omurga-sorunlarinda-kisiye-ozel-cerrahi-donemi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:55:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/milyonlari-etkileyen-omurga-sorunlarinda-kisiye-ozel-cerrahi-donemi.jpg" type="image/jpeg" length="81818"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Kaya'dan 'yetki belgesi harcı' tepkisi: 'Esnaf dükkan kirasını ödeyemiyor, siz yeni vergi derdindesiniz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-kayadan-yetki-belgesi-harci-tepkisi-esnaf-dukkan-kirasini-odeyemiyor-siz-yeni-vergi-derdindesiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-kayadan-yetki-belgesi-harci-tepkisi-esnaf-dukkan-kirasini-odeyemiyor-siz-yeni-vergi-derdindesiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, esnafın vergi ve SGK borçları altında ezildiğini belirterek, 'Esnaf dükkan kirasını ödeyemiyor, siz yeni vergi derdindesiniz. Vazgeçmiyorsanız, bir kez harç ödeyen esnaftan aynı yıl içinde tekrar harç almayı bırakın' dedi. Kaya ayrıca, Antalya'nın yarım kalan yol projelerini de gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, esnafın vergi ve SGK borçları altında ezildiğini belirterek, 'Esnaf dükkan kirasını ödeyemiyor, siz yeni vergi derdindesiniz. Vazgeçmiyorsanız, bir kez harç ödeyen esnaftan aynı yıl içinde tekrar harç almayı bırakın' dedi. Kaya ayrıca, Antalya'nın yarım kalan yol projelerini de gündeme taşıdı.</p> <p>CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, TBMM'de basın toplantısı düzenledi.</p> <p>Kaya, Antalya-Isparta kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 7 tarım işçisinin hayatını kaybetmesine ilişkin, 'Antalya ile Isparta'yı birbirine bağlayan Dereboğazı yolu, keskin virajları ve dar yapısı nedeniyle birçok ölümlü kazaya sebebiyet vermektedir. Nitekim dün meydana gelen kazada 7 tarım işçimiz vefat etti, 7 vatandaşımız da yaralandı. İkisinin durumu ne yazık ki ağır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet diliyorum. Yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. 23 senedir iktidar bu yolu bitireceğiz diye söz vermesine rağmen, 120 km'lik yolun sadece 57 km'sini tamamlayabildi. Bu yolun tamamlanması için daha kaç tane ocağa ateş düşmesi gerekiyor?' dedi.</p> <p><strong>'Esnaf kefaletten kredi çekmeye gidiyor, SGK borcu olana kredi kullandırmıyorsunuz'</strong></p> <p data-path-to-node='4'>Vatandaşların vergi ve SGK borçları nedeniyle e-haciz kıskacında olduğunu ifade eden Kaya, 10 bin lira borcu olan esnafın 100 bin liralık hesabına bloke konulduğunu söyledi. Esnafın hareket edemez hale geldiğini vurgulayan Kaya, şu ifadeleri kullandı:</p> <p data-path-to-node='5'>'Esnaf kefaletten kredi çekmeye gidiyor, SGK borcu olana kredi kullandırmıyorsunuz. SGK'nın tahsilatı ayrı, kredi ayrı bir konudur; bu şartı kaldırın. 2018'den beri ekonomik krizle mücadele eden esnafımız, ayakta kalabilmek için en acil giderlerini ödedi ancak SGK ve vergi borcunu ödeyemedi. Bugün 100 bin lira prim borcu olanın faiz borcu 400 bin lirayı geçmiş durumda. Ana borcun kat kat üstünde faiz mi olur? Bu faizlerin silinmesini ve ana borcun en az 4-5 yıla yayılarak yapılandırılmasını talep ediyorum.'</p> <p data-path-to-node='6'><strong>'Esnaf dükkan kirasını ödeyemiyor, siz yeni vergi derdindesiniz'</strong></p> <p data-path-to-node='7'>Galerici ve emlakçı esnaftan alınan 'yetki belgesi harcı' uygulamasını 'yeni bir vergi icadı' olarak nitelendiren Kaya, uygulamanın ciddi adaletsizlikler barındırdığını savundu. Kaya, aynı yıl içinde adres değiştiren veya farklı bir yerde işe başlayan esnaftan tekrar harç alınmasına tepki göstererek, 'Esnaf dükkan kirasını ödeyemiyor, siz yeni vergi derdindesiniz. Vazgeçmiyorsanız, bir kez harç ödeyen esnaftan aynı yıl içinde tekrar harç almayı bırakın' diyerek Ticaret ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarını göreve çağırdı.</p> <p data-path-to-node='9'>Konuşmasında Antalya'daki yol yatırımlarına da değinen Aykut Kaya, Alanya ile Gündoğmuş arasındaki kara yolunun yıllardır bitirilmediğini hatırlattı. Bayır Mahallesi ile Gündoğmuş arasındaki bölümün hala eski haliyle kullanıldığını belirten Kaya, şunları kaydetti:</p> <p data-path-to-node='10'>'Bayır-Güzelbağ hattında yol uçurumlu, bariyerler eksik ve ciddi kaza riski var. Bu yol tamamlandığında Gündoğmuş-Alanya arası yaklaşık yarım saat kısalacak; tarım, hayvancılık ve doğa turizmi gelişecektir. Kırsal kalkınma lafla değil, yolla olur. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan bu eksikliklerin acilen giderilmesini talep ediyorum.'</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-kayadan-yetki-belgesi-harci-tepkisi-esnaf-dukkan-kirasini-odeyemiyor-siz-yeni-vergi-derdindesiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:51:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-kayadan-yetki-belgesi-harci-tepkisi-esnaf-dukkan-kirasini-odeyemiyor-siz-yeni-vergi-derdindesiniz.jpg" type="image/jpeg" length="14092"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremde yıkılan Yusuf Güney Apartmanı davasında karar: 8 sanığa 5 yıl hapis cezası verildi, 4 sanık beraat etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-yusuf-guney-apartmani-davasinda-karar-8-saniga-5-yil-hapis-cezasi-verildi-4-sanik-beraat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/depremde-yikilan-yusuf-guney-apartmani-davasinda-karar-8-saniga-5-yil-hapis-cezasi-verildi-4-sanik-beraat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'da 6 Şubat depremlerinin ikincisinde yıkılan ve üç kişinin yaşamını yitirdiği Yusuf Güney Apartmanı davasında, aralarında kamu görevlilerinin de olduğu 8 sanığa 5 yıl 1 ay 3 gün ile 5 yıl 6 ay 20 gün arasında değişen ceza verildi; 4 sanık ise beraat etti. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet Duran ÖZKAN</strong></p> <p><strong>(MALATYA) -</strong> Malatya'da 6 Şubat depremlerinde üç kişinin yaşamını yitirdiği Yusuf Güney Apartmanı davasında, aralarında kamu görevlilerinin de olduğu 8 sanığa 5 yıl 1 ay 3 gün ile 5 yıl 6 ay 20 gün arasında değişen ceza verildi; 4 sanık ise beraat etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Malatya'nın Battalgazi ilçesinde bulunan Yusuf Güney Apartmanı'nın ikinci depremde yıkılması sonucu üç kişi yaşamını yitirdi.</p> <p>Binanın müteahhidi Yusuf Nergis, statik proje müellifi Vahap Kırmızıbayrak, fenni mesul Hüseyin Albayrak, İnşaat Mühendisleri Odası tarafından onay ve vize işlemlerini yapan sanıklar Basri Ardağ ve Demet Doğan ile belediye görevlileri Ahmet Özer, Alper Yiğit, Duran Özdemir, Latif Yıldırım, Mustafa Bingöl, Mustafa Hakan Büker ve Yusuf Kılıç hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan dava açıldı.</p> <p>Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına sanıklar Duran Özdemir ve Latif Yıldırım ile taraf avukatları katıldı.</p> <p>Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek tüm sanıkların cezalandırılmasını talep etti.</p> <p><strong>8 sanığa 5 yıl hapis cezası</strong></p> <p>Mahkeme heyeti; müteahhit Nergis, fenni mesul Albayrak ve statik proje müellifi Kırmızıbayrak'ı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına; belediye görevlileri Mustafa Bingöl, Mustafa Hakan Büker, Duran Özdemir, Alper Yiğit ve Ahmet Özer'i ise 5 yıl 1 ay 3 gün hapis cezasına çarptırdı.</p> <p>İnşaat Mühendisleri Odası tarafından onay ve vize işlemlerini yapan sanıklar Basri Ardağ ve Demet Doğan ile belediye görevlileri Latif Yıldırım ve Yusuf Kılıç hakkında ise beraat kararı verildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Malatya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-yusuf-guney-apartmani-davasinda-karar-8-saniga-5-yil-hapis-cezasi-verildi-4-sanik-beraat-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:48:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/depremde-yikilan-yusuf-guney-apartmani-davasinda-karar-8-saniga-5-yil-hapis-cezasi-verildi-4-sanik-beraat-etti.jpeg" type="image/jpeg" length="79587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marmaris Belediyesi, seralarında ürettiği bitkilerle 23 milyon TL'lik tasarruf sağladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/marmaris-belediyesi-seralarinda-urettigi-bitkilerle-23-milyon-tllik-tasarruf-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/marmaris-belediyesi-seralarinda-urettigi-bitkilerle-23-milyon-tllik-tasarruf-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmaris Belediyesi, dört serasında ürettiği yüz binlerce bitkiyle kenti güzelleştirirken, yaklaşık 23 milyon TL de tasarruf sağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA) -</strong> Marmaris Belediyesi, dört serasında ürettiği yüz binlerce bitkiyle kenti güzelleştirirken, yaklaşık 23 milyon TL de tasarruf sağladı.</p> <p>Marmaris Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesindeki dört serada yetiştirilen bitkiler, ilçenin park, cadde, kavşak ve refüjlerine dikildi. Bir yılda 175 bin adet mevsimlik çiçek ile 155 bin adet çalı bitkisi üretimiyle yaklaşık 23 milyon TL'lik tasarruf sağlandı. </p> <p>Armutalan, Beldibi, İçmeler ve Makine Araç Parkı'nda bulunan seralarda yıl boyunca yapılan üretimde mevsime göre bitki yetiştiriliyor. Kent peyzajında kullanılan süs lahanası, portakal nergisi, açelya gibi mevsimlik bitkilerin yanı sıra lantana, kufeya, begonvil, papatya, ateş dikeni, boylu ve bodur zakkum, şeflera, benjamin, ada mercanı, Japon gülü, Japon şemsiyesi ve starliçe gibi farklı bitkilerin üretimi müdürlük personeli tarafından gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bitkilere büyük bir özenle baktıklarını belirten sera çalışanları, 'Güzel Marmaris'imizi daha da güzelleştirmek için yıl boyunca çalışıyor, üretiyor ve büyütüyoruz' diye konuştu. </p> <p>Park ve Bahçeler Müdürü Ali Erdil ise ilçede bulunan 540 yeşil alan ve 210 çocuk parkındaki bitkilerin belediye personeli tarafından yetiştirildiğini vurgulayarak, 'Marmaris'i daha da güzelleştirmek için üretmeye devam ediyoruz. Seralarımızda yetiştirdiğimiz bitkilerle ilçemizi süslüyor, aynı zamanda belediyemize yılda yaklaşık 23 milyon lira tasarruf sağlıyoruz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/marmaris-belediyesi-seralarinda-urettigi-bitkilerle-23-milyon-tllik-tasarruf-sagladi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:47:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/marmaris-belediyesi-seralarinda-urettigi-bitkilerle-23-milyon-tllik-tasarruf-sagladi.jpg" type="image/jpeg" length="16155"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kızılcagün Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Müftüoğlu: 'Türkiye'de yaşanan sorunlar etnik değil, yönetim ve uygulama kaynaklıdır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kizilcagun-platformu-yurutme-kurulu-uyesi-muftuoglu-turkiyede-yasanan-sorunlar-etnik-degil-yonetim-ve-uygulama-kaynaklidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kizilcagun-platformu-yurutme-kurulu-uyesi-muftuoglu-turkiyede-yasanan-sorunlar-etnik-degil-yonetim-ve-uygulama-kaynaklidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kızılcagün Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Buket Müftüoğlu, 'Türkiye'de yaşanan sorunlar etnik değil, yönetim ve uygulama kaynaklıdır. Adaletin eşit işlemediği, hukukun tarafsız algılanmadığı, gelir dağılımının bozulduğu, eğitim kalitesinin düştüğü ve devletin denetlenebilirliğinin zayıfladığı bir ortamda, sorunları etnik başlıklar altında tanımlamak, çözüm üretmekten çok sorunun yönünü değiştirmektir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Kızılcagün Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Buket Müftüoğlu, 'Türkiye'de yaşanan sorunlar etnik değil, yönetim ve uygulama kaynaklıdır. Adaletin eşit işlemediği, hukukun tarafsız algılanmadığı, gelir dağılımının bozulduğu, eğitim kalitesinin düştüğü ve devletin denetlenebilirliğinin zayıfladığı bir ortamda, sorunları etnik başlıklar altında tanımlamak, çözüm üretmekten çok sorunun yönünü değiştirmektir' dedi.</p> <p>Kızılcagün Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Müftüoğlu, TBMM'de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ve son dönemde gündeme gelen anayasa tartışmalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Türkiye'nin kritik bir dönemden geçtiğini belirterek, bazı siyasal girişimlerin yalnızca günlük siyasi tartışmalar kapsamında değerlendirilemeyeceğini ifade eden Müftüoğlu, açıklamasında şunları kaydetti:</p> <p>'Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, etnik temelli bir siyasal mühendislik projesi değil, ortak vatanda birleşmiş vatandaşların egemenlik düzenidir. Bu devletin temelinde 'ümmet', 'aşiret', 'cemaat' ya da 'etnik topluluk' siyaseti değil, vatandaşlık bağı vardır. Anayasa'nın 66. maddesi de bu tarihsel ve hukuksal gerçeği açık biçimde ifade eder: Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür. Bu tanım etnik değil, siyasal ve hukuksal bir tanımdır. Cumhuriyet'in kurucu aklı tam da burada ortaya çıkar. Devlet, insanları kökenlerine göre ayrıştırmaz; ortak bir ulusal kimlik ve anayasal vatandaşlık bağı içinde birleştirir.</p> <p>Bugün ise bunun tersine işleyen tehlikeli bir siyasal dil ile karşı karşıyayız. Türkiye'de vatandaşlık temelinde çözülebilecek meseleleri etnik aidiyet eksenine çeken, toplumsal dokuyu parçalı bir zemine taşıyan yaklaşım, yalnızca iç siyasetin ürünü değildir. Bu yaklaşım, uzun yıllardır bölgeyi yeniden şekillendirmek isteyen dış merkezli stratejilerle de örtüşmektedir. Bu nedenle kavramların nasıl kurulduğu, hangi amaçla dolaşıma sokulduğu ve hangi siyasal süreçlere zemin hazırladığı hayati önem taşımaktadır.</p> <p>Türkiye'de yaşanan sorunlar etnik değil, yönetim ve uygulama kaynaklıdır. Adaletin eşit işlemediği, hukukun tarafsız algılanmadığı, gelir dağılımının bozulduğu, eğitim kalitesinin düştüğü ve devletin denetlenebilirliğinin zayıfladığı bir ortamda, sorunları etnik başlıklar altında tanımlamak, çözüm üretmekten çok sorunun yönünü değiştirmektir. Son dönemde özellikle dikkati çeken kavramlardan biri de 'eşit yurttaşlık' söylemidir. İlk bakışta kapsayıcı gibi görünen bu ifade, Türkiye Cumhuriyeti'nin zaten var olan anayasal düzenini tartışmaya açan bir içerik taşımaktadır. Anayasa karşısında herkes eşittir. Vatandaşlık bağı tektir ve nettir. Bu nedenle bu tür kavramsallaştırmalar, mevcut hukuki zemini güçlendirmekten ziyade, yeni ayrışma alanları üretme riskini barındırmaktadır.</p> <p>Türkiye'nin ihtiyacı yeni ayrım başlıkları değildir. Türkiye'nin ihtiyacı güçlü bir hukuk devleti, adalet ve üretimdir. Ancak bugün mesele yalnızca yönetim kalitesi değil; Cumhuriyet'in kurucu felsefesine sahip çıkma meselesidir. Çünkü bu coğrafyada ayakta kalabilen tek irade, Kuvayımilliye ruhudur. Ve bu ruhun siyasal karşılığı bu topraklarda bir kez küllerinden doğmuştur, o da Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bugün büyük kitlelerin her ne yaşanırsa yaşansın Cumhuriyet Halk Partisi kadrolarına inanç ve bağlılık göstermesinin temelinde işte bu gerçek tarih yatar. Kuruluş felsefesine, Kemalist düşünceye, tam bağımsızlık ilkesine, ahlaki ve siyasal temizliğe yeniden sarılan bir anlayış, bu coğrafyada yalnızca bir partiyi değil, Türkiye'nin geleceğini yeniden ayağa kaldıracaktır.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kizilcagun-platformu-yurutme-kurulu-uyesi-muftuoglu-turkiyede-yasanan-sorunlar-etnik-degil-yonetim-ve-uygulama-kaynaklidir</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:46:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/kizilcagun-platformu-yurutme-kurulu-uyesi-muftuoglu-turkiyede-yasanan-sorunlar-etnik-degil-yonetim-ve-uygulama-kaynaklidir.png" type="image/jpeg" length="61971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik: 'Özel'in seçim çağrısının hükmü yok']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ak-parti-sozcusu-celik-ozelin-secim-cagrisinin-hukmu-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ak-parti-sozcusu-celik-ozelin-secim-cagrisinin-hukmu-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ara seçim tartışmalarına değinerek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in seçim çağrısı için 'hükmü yok' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından , gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ara seçim tartışmalarına değinerek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in seçim çağrısı için 'hükmü yok' ifadelerini kullandı.</p> <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanan AK Parti MKYK toplantısı yaklaşık 2,5 saat sürdü. Toplantının ardından Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Ara seçim tartışmalarına değinen Çelik, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>Özgür Özel dönemi CHP'de kaos dönemidir. CHP nasıl bu kadar vahim hale gelmiştir. CHP vahim halde, Özel bununla yüzleşti. Kurultay mantığında olduğu için zannediyor ki Türkiye de öyle yönetiliyor. İkide bir seçim konusunu gündeme getiriyor. Biz defalarca sizi yenerek iktidar olmuşuz. Seçimler zamanında yapılmalı. Özel'in seçim çağrısının hükmü yok.' </p> <p>Çelik, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde başkanlığın AK Parti'ye geçmesiyle ilgili ''Bursa'da çoğunluk Cumhur İttifakı'ndaydı. Bursa için hayırlı olsun, sistem işledi. Kazanan arkadaşımızı tebrik ediyoruz. Sistem ve idare işlemiştir. Cumhur İttifakı adayı millet iradesi neticesinde seçildi'' ifadelerini kulllandı.</p> <h3><strong>Süreç açıklaması</strong></h3> <p>Çelik Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmesinde ''Yüce Meclis Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili komisyon raporunu başarıyla tamamladı. Esas odak noktası terör örgütünün tamamen feshidir. Yüce Meclis çok değerli bir komisyon haritasıyla yol haritasını netleştirmiştir'' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>İsrail Başkonsolosluğu yakınındaki saldırı</strong></p> <p>İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğu yakınındaki saldırıya değinen Çelik ''İstanbul'daki terör saldırısını tüm boyutları ile takip ediyoruz. Kahraman polislerimizi tebrik ediyoruz. Terörle ve teröristle mücadelemiz tavizsiz sürecek. Bu tip eylemlerin hiçbiri tesadüfen, küçük grupların kafasına göre karar verip gerçekleştirdiği eylemler olmuyor. Terörle mücadele ederken görünenin arkasındaki sabotaj odakları ile de mücadele edeceğiz. Çeşitli illerde operasyonlar yapılıyor ve terörün üzerine kararlılıkla gidiliyor. Tüm boyutları ile ortaya çıkaracağız bu sabotajı'' dedi.</p> <p><strong>İran ve ABD arasındaki ateşkes</strong></p> <p>AK Parti sözcüsü bölgesel gelişmelere dair açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p> <p>''İran'ın uğradığı haksız, hukuksuz saldırı insani açıdan çok vahim sonuçlar doğurdu, çok kötü neticeler oluşturdu. Hürmüz'deki gelişmeler önemli; tedarik zinciri, gıda ve enerji önemli ama en önemlisi o bombaların altında can veren masumlar var. Okuldaki masum kız çocuklarının hayatıdır önemli olan. Tüm boyutları ile takip ediyoruz...</p> <p>İlk günden itibaren İsrail her türlü barış girişimini sabote ediyordu. Halen Suriye'yi taciz etmeye devam ediyor. Batı Şeria'yı işgale dönük adımlar atıyor. Yasa dışı yerleşimleri genişletmeye ve yeni yasa dışı yerleşimler oluşturmaya dönük adımlar atıyor. Kan dökülmesine dönük strateji izliyor İsrail. Tüm dünya barışa dönük çağrı oluşturmuşken İsrail Lübnan'a saldırıyor. 'Litani Nehri'ne kadar olan bölge boşaltılsın' diyor. Kendi egemenlik hakkını bana devret gibi bir cümle bu. Önce hava bombardımanı ile Lübnan'ın önemli yerlerini yerle bir etti. Şimdi aynısını kara harekatı ile yapıyor. Gazze'dekinin aynısını Lübnan'da gerçekleştiriyor. İsrail'in sınırları neresidir? İsrail kendi kafasına göre hareket ediyor ve bunları dini fanatizm ile yapıyor... İran halkı burada mağdurdur. Barış şu anda çok kırılgan haldedir...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Cumhurbaşkanımızın gösterdiği yol, bu krizlerden çıkmak için gerçek bir pusuladır. Savaşı başlatanların savaşı başlatma sebeplerinin meşruiyeti yok. Gelinen noktada bir ateşkesin ortaya çıkmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bölgede ve körfezde ortaya çıkan fay kırıklarının tamiri uzun zaman alacaktır. Atlantik İttifakı içinde ABD ile Avrupa Birliği arasındaki çatlakların belirginleşmesi, varsa dünya düzeni geleceği açısından da problemdir. Yeni güvenlik mimarilerinden bahsediliyor ama önemli olan uluslararası toplum için referans olacak temel ahlaki değerler ne olacaktır.''</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ak-parti-sozcusu-celik-ozelin-secim-cagrisinin-hukmu-yok</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:46:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ak-parti-sozcusu-celik-ozelin-secim-cagrisinin-hukmu-yok.jpeg" type="image/jpeg" length="34370"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Önder Aksakal: 'Sayın Bahçeli'nin ısrarlarının temelinde kendilerinin bildiği, bizim ve milletimizin bilmediği bir gelişme mi olmuştur?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/onder-aksakal-sayin-bahcelinin-israrlarinin-temelinde-kendilerinin-bildigi-bizim-ve-milletimizin-bilmedigi-bir-gelisme-mi-olmustur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/onder-aksakal-sayin-bahcelinin-israrlarinin-temelinde-kendilerinin-bildigi-bizim-ve-milletimizin-bilmedigi-bir-gelisme-mi-olmustur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, terör örgütü PKK ile bir barışın konuşuluyor olmasını kadim Türk devleti adına büyük talihsizlik olarak gördüklerini belirterek, 'MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin daha bir ısrarcı olmasını anlamakta hakikaten müşkülümüz vardır. Sayın Bahçeli'nin ısrarlarının temelinde kendilerinin bildiği, bizim ve milletimizin bilmediği bir gelişme mi olmuştur? Yani binlerce TIR dolusu silahları olduğu alenen bilindiği halde, PKK'lı 30 teröristin 30 çakaralmaz silahlarını bir teneke kazanda yakma gösterisini silahların tümünün teslim edildiği şeklinde yeterli mi kabul etmektedir? Mesela bir tek terör örgütü mensubu, bir tek terörist gelip bağımsız Türk yargısına teslim mi olmuştur da bizim haberimiz yoktur?' diye sordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM)</strong> - DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, terör örgütü PKK ile bir barışın konuşuluyor olmasını kadim Türk devleti adına büyük talihsizlik olarak gördüklerini belirterek, 'MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin daha bir ısrarcı olmasını anlamakta hakikaten müşkülümüz vardır. Sayın Bahçeli'nin ısrarlarının temelinde kendilerinin bildiği, bizim ve milletimizin bilmediği bir gelişme mi olmuştur? Yani binlerce TIR dolusu silahları olduğu alenen bilindiği halde, PKK'lı 30 teröristin 30 çakaralmaz silahlarını bir teneke kazanda yakma gösterisini silahların tümünün teslim edildiği şeklinde yeterli mi kabul etmektedir? Mesela bir tek terör örgütü mensubu, bir tek terörist gelip bağımsız Türk yargısına teslim mi olmuştur da bizim haberimiz yoktur?' diye sordu. </p> <p>Aksakal, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılını geride bıraktığını belirtti. Savaşın, küresel jeopolitiği de kökten sarsabilecek bir boyuta ulaştığını ifade eden Aksakal, 'Türkiye olarak bu savaş üzerine etkin bir misyon üstlenerek öncelikle ülkemize yönelik olmak üzere olası zararları en alt düzeyde tutmasını bilmiş, uygulanan dış politika hamlelerimizle de bölgede saygınlığımız ve güvenilirliğimiz bir kez daha muhataplarımızca teyit edilmiştir. Bu önemli bir başarıdır. Ancak diğer taraftan 40 yılı aşkın süredir başımıza musallat edilen PKK terörü ile mücadele, küresel emperyalizmin bölgemiz üzerindeki stratejilerini bir üst seviyeye taşıma planlarıyla farklı bir niteliğe bürünmektedir' dedi.</p> <p><strong>'Bölgemizde eşi benzeri görülmemiş bir yıkım süreci devam etmektedir'</strong></p> <p>Suriye'deki rejim değişikliği ile İsrail'in Gazze'de başlattığı işgal ve soykırımların, Lübnan topraklarına yönelik gasp girişiminin, ABD'nin bölgedeki ülkelerin sınırlarını yeniden çizme niyetini iyiden iyiye açığa çıkardığını söyleyen Aksakal, 'İsrail'in, Amerika ile birlikte İran'ı hedef alan saldırılarının başlamasından önce Türkiye olarak olası risklere karşı iç cephemizin güçlendirilmesi amacıyla 'Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge' stratejisi planlanmış, bu amaçla Gazi Meclis çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos 2025 tarihinden itibaren çalışmalarına başlayarak yoğun bir mesai sonrasında rapor hazırlamıştır. Ortaya konulan öngörüler çerçevesinde bölgemizde eşi benzeri görülmemiş bir yıkım süreci devam etmektedir' diye konuştu.</p> <p>Aksakal, Türkiye'nin gelişmeleri en hassas şekilde takip ettiğine değinerek, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Gerekli refleksleri anbean gösterebildiğimiz konusunda şüphemiz yoktur. Ancak, bugün geldiğimiz noktada gerek devletimizin ortaya koyduğu iyi niyet yaklaşımlarının karşılığı gerekse komisyon raporunda belirlenen şartlar terör örgütü PKK tarafından yerine getirilmediği gibi ısrarla ve inatla sözüm ona 'barış tek kanatlı kuş değildir' benzetmeleri yapılarak devletin ortaya koyduğu iradenin tartışılması zemininin yaratılmak istendiğine tanık oluyoruz. Öncelikle şu hususa bir kez daha dikkat çekmek isterim ki DSP olarak bizim olaya bakışımız; PKK elebaşının da kabullenmek mecburiyetinde kaldığı 'ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK'nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açtığından ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır' tespiti ile gelinen aşamanın geliştirilmesi kapsamında olup, devletin terör örgütüyle bir 'barış imzalaması' yönünde değildir.'</p> <p><strong>'MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin daha bir ısrarcı olmasını anlamakta hakikaten müşkülümüz vardır'</strong></p> <p>TBMM çatısı altında oluşturulan komisyon raporunun rehberliğine göre, bazı çevrelerce söylenen 'Terörsüz Türkiye sürecinin ikinci aşamasına geçildiği' noktasında olunmadığını ifade eden Aksakal, 'Dolayısıyla evvelemirde 'barış' denilen diyaloğun birbiriyle küs taraflar arasında cereyan eden bir iletişim olduğunu herkesin bilmesi ve kabul etmesi gerekir. Oysa Türk milleti Kürt vatandaşlarımızla tarihinin hiçbir döneminde küs yaşamamıştır ki bugün bir barışma ihtiyacı duysun. Ortadaki sorun Türk-Kürt sorunu değil, doğrudan terör sorunudur. Bu yaklaşımın tam olarak yerine oturtulması ihtiyacı vardır' dedi.</p> <p>Terör örgütü PKK ile bir barışın konuşuluyor olmasını da kadim Türk devleti adına büyük bir talihsizlik olarak gördüklerini belirten Aksakal, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'İkinci olarak da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından deklare edilen bir devlet yaklaşımı vardır, o da terör örgütü PKK ve bileşenleri, PYD/YPG/SDG/PJAK tamamen silahlarını teslim edecek, Avrupa'daki diasporası ve militanları da yüce Türk adaletine teslim olacaklardır. Bu şartlar devletimizin yetkili güvenlik kurumlarınca tespit ve tescil edildikten sonra yüce Meclis on binlerce insanımızın canına kast etmiş olan terör örgütü mensuplarının durumlarına göre gerekli yaklaşımı da yasal düzenlemelerle hayata geçirecektir. Biz bunu her seferinde söylemekten bıktık usandık, Gazi Meclis çatısı altında yuvalanmış PKK sözcüleri usanmadılar. Ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezasına hükümlü bir bebek katilini sürecin sözde 'baş aktörü ve müzakerecisi' konumunda tanımladıkları gibi utanmasalar kendisine İmralı'da külliye yapılmasını bile talep edecekler. Hadi bunların hayallerini ve çabalarını bir parça olsun anladık diyelim de, aynı frekanstan çağrılar yapmaya başlayan MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin daha bir ısrarcı olmasını anlamakta hakikaten müşkülümüz vardır.</p> <p><strong>'Sadece Sayın Bahçeli'ye mi bildirdiler?'</strong></p> <p>Sayın Bahçeli'nin ısrarlarının temelinde kendilerinin bildiği, bizim ve milletimizin bilmediği bir gelişme mi olmuştur? Yani binlerce TIR dolusu silahları olduğu alenen bilindiği halde, PKK'lı 30 teröristin 30 çakaralmaz silahlarını bir teneke kazanda yakma gösterisini silahların tümünün teslim edildiği şeklinde yeterli mi kabul etmektedir? Mesela bir tek terör örgütü mensubu, bir tek terörist gelip bağımsız Türk yargısına teslim mi olmuştur da bizim haberimiz yoktur? Mesela sözüm ona 5 Mayıs 2025 tarihinde topladıkları sözde kongrede 'yaşasın Apo, yaşasın PKK' diye tempo tutarak kendilerini feshettiklerini ilan eden Kandil'deki elebaşları inlerinden çıkarıldı da biz mi duymadık? Terör örgütünün Suriye kolu olan YPG/PYD/SDG unsurlarının Suriye'deki yeni yapılanmaya dair entegrasyonu tam olarak sağlandı da bunu sadece Sayın Bahçeli'ye mi bildirdiler? Daha üç gün önce ABD Başkanı Trump, 'İran'daki protestoculara verilmek üzere Kürt milislere silah verdik, onlar da kendilerinde tuttular' diye açıklama yaptı, PKK türevleri de buna karşılık güya yalanlama açıklaması yaparak 'Bizdeki silahlar 47 yıllık' dediler. Hadi Trump'a değil, onlara inanalım, demek ki silahlar henüz teslim edilmedi. O zaman bu telaş ve acele niye? Daha düne kadar şehit cenazelerinde toplumu galeyana getirip 'şehitler ölmez, vatan bölünmez' sloganı attıranların bugün DEM Partililerden daha hevesli olarak sergiledikleri sözde barış söylemlerine açıklık getirmeleri gerekmez mi?'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/onder-aksakal-sayin-bahcelinin-israrlarinin-temelinde-kendilerinin-bildigi-bizim-ve-milletimizin-bilmedigi-bir-gelisme-mi-olmustur</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:43:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/onder-aksakal-sayin-bahcelinin-israrlarinin-temelinde-kendilerinin-bildigi-bizim-ve-milletimizin-bilmedigi-bir-gelisme-mi-olmustur.jpg" type="image/jpeg" length="44437"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meslek Fabrikası direniş alanında 'Bahar Şenliği': İZBB Başkan Vekili Yıldır: Meslek Fabrikası'nda yeşerecek baharı engelleyemeyecekler]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-direnis-alaninda-bahar-senligi-izbb-baskan-vekili-yildir-meslek-fabrikasinda-yeserecek-bahari-engelleyemeyecekler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-direnis-alaninda-bahar-senligi-izbb-baskan-vekili-yildir-meslek-fabrikasinda-yeserecek-bahari-engelleyemeyecekler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direnişin 4. gününde, alanda 'Meslek Fabrikası Bahar Şenliği' düzenlendi.  Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, 'Baharın gelişini kimse engelleyemez. Meslek Fabrikası'nda yeşerecek baharı engelleyemeyecekler' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direnişin 4. gününde, alanda 'Meslek Fabrikası Bahar Şenliği' düzenlendi.  Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, 'Baharın gelişini kimse engelleyemez. Meslek Fabrikası'nda yeşerecek baharı engelleyemeyecekler' dedi.</p> <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direniş 4. gününde devam ediyor. Direniş alanında Meslek Fabrikası Bahar Şenliği düzenlendi.</p> <p>Şenlikte istihdama kazandırılan meslek fabrikası mezunları, eğitime devam eden kursiyerler, eğitmenler ve iş dünyası temsilcileri bir araya gelirken fabrikada eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerler de sertifikalarını teslim adlı. Programa; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı temsilen İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır katıldı.</p> <p><strong>Yıldır: 'Yine bir operasyonla uyandık'</strong></p> <p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin gözaltına alınmasına tepki göstererek konuşmasına başlayan Yıldır, 'Bugün yine bir operasyonla uyandık. Her gün nasıl bir güne uyanacağımız konusunda öngörülerimiz hep şaşıyor. Bugün de Bornova Belediye Başkanımız gözaltına alındı. Bu nedenle Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay aramızda olamadı. Ömer Başkan ile ilgileniyor' dedi.</p> <p><strong>'İşgaller bizi durduramaz, yıldıramaz'</strong></p> <p>Fabrika'nın ablukaya alınma sürecine değinen Yıldır, şunları söyledi:</p> <p>'Uzun zamandır hazırlandığımız Emek Şenliğimizi, Meslek Fabrikası Bahar Şenliğimizi ağzımızda buruk bir tat ile açıyoruz. Bir süredir haksız, hukuksuz şekilde el konma süreci yaşadığımız, belediyemize Atatürk'ten miras kalan Meslek Fabrikamızda daha farklı bir gelecek hayal etmiştik. Bu bina genlerin ve kadınların gelecek hayalleri için Meslek Fabrikası yapılmıştı. Pazartesi yaklaşık 24 saat içerideydim. Gelen özel güvenliğin yaptığı ilk işlerden biri de Atatürk'ün imzasını içeren tapunun pankartını indirmek oldu. 2007 yılında belediyemiz aslına uygun olarak restore ederek mesleki eğitim merkezi olarak halkımızın hizmetine açtı. Üzerinde hiçbir yasal hakkı bulunmayan VGM, binaya el koydu. Bununla da yetinmedi tahliye yazısı elimize ulaşmadığı halde bina, 6 Nisan'da polis ablukasına alındı. Yani Ata'mızın binayı belediyemize tescil ettiği kararnameye imza attığı tarihin 100.yıl dönümünde. Ama biz Atatürk'ün çocuklarıyız. İşgaller bizi durduramaz, yıldıramaz. İzmir'in mülkü İzmir'in halkına iade edilene kadar mücadelemizi sürdürecek.'</p> <p><strong>'İnsanların hayatında yeni sayfa açtığı umut fabrikasıdır'</strong></p> <p>Meslek Fabrikası'nın sadece eğitim vermeyip hayatı dönüştürdüğünü de belirten Yıldır, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Biz burada binlerce insanı meslek sahibi yaptık. Şapka çıkarılası bir kurumdur Meslek Fabrikası. Bir gence bir meslek kazandırabiliyorsanız, bir kadının emeğini görünür kılabiliyorsanız o zaman gerçekten güçlü bir kent olursunuz. Meslek Fabrikası böyle bir anlayışın ürünüdür. Burası bir dayanışma alanıdır. Meslek Fabrikası insanların hayatında yeni sayfa açtığı umut fabrikasıdır. Her kursiyer buraya kendi hikâyesiyle geliyor, yeni hayallerle yeni hikayeler yazıyor. Anlatılanlar bir kişin değil, İzmir'in hikâyesidir.</p> <p><strong>'Rantı yüksek bir bina olarak görenler yanılıyorlar'</strong></p> <p>Meslek öğrenen insanların üretimlerini büyütebildiği ve emeğin değer kazandığı bir model kurmak istiyoruz. Meslek Fabrikası'nın genelinde faaliyet gösteren 28 kurs merkezini aynı zamanda birer istihdam noktası haline getiriyoruz. İnsanları meslek sahibi yapan bu yapıyı artık daha etkin kullanıyoruz. İnsanları iş merkezleriyle buluşturan bir istihdam ağı kuruyoruz. İZBB olarak bizim görevimiz, emeğin büyüyebileceği, sosyal dönüşüm yaşayacağı alanla açmaktır. Meslek Fabrikasını sadece bir bina olarak, rantı yüksek bir bina olarak görenler yanılıyorlar. Tarih onların yanıldığını yakın zamanda gösterecektir. Bize yapılan haksızlık ayan beyan ortadadır. İZBB, yalnız değildir, halkıyla omuz omuzadır. Kursiyerlerimiz sayesinde tüm zorluklara rağmen Meslek Fabrikamıza bahar gelmiştir. Baharın gelişini kimse engelleyemez. Meslek Fabrikası'nda yeşerecek baharı engelleyemeyecekler.'</p> <p><strong>Karaman: 'Kendime güvenmeyi de öğrendim'</strong></p> <p>Meslek Fabrikası'nın 1000. kursiyeri Zeynep Karaman, kurumun hayatında yarattığı değişimi şu sözlerle anlattı:</p> <p>'Hepimiz için bahar; yenilenmek, umut etmek ve yeni başlangıçlar demek. Benim hayatımdaki yeni başlangıç ise Meslek Fabrikası'yla tanıştığım gün başladı. Ben de iş aradığım kaygılı bir dönemden geçiyordum, sonra Meslek Fabrikası'nda baristalık eğitimi aldım. Sadece meslek öğrenmedim, ayrıca kendime güvenmeyi de öğrendim. Benim için en önemli şey, yeniden üretmenin, çalışmanın ve kendi ayaklarımın üzerinde durmanın verdiği gurur oldu. Meslek Fabrikası bana yeni bir fırsat verdi. Umuyorum benim hikayem yeni bir başlangıç yapmak isteyen herkese küçük bir umut olur. Bu eğitim hep sürsün ve bu fabrika kapanmasın istiyorum.'</p> <p><strong>Şahin: 'Çamura şekil verirken hayatımıza da şekil vermişiz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Aldıkları eğitimle kardeşiyle kendi işini kuran Gürsel Şahin, 'Kardeşimle bugün burada bir kursiyer olarak değil, aldığımız eğitimler soncunda atölye açmış kursiyerler olarak bulunuyoruz. Biz aslında çamura şekil verirken hayatımıza da şekil vermişiz. Bugün hayallerimizi gerçekleştirmenin ve başarmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Biz artık üreten, kazanan ve ilham veren bireyleriz. Meslek Fabrikası sayesinde bizler gibilerin çoğalmasını istiyoruz. Bu bina Meslek Fabrikası'nın kalbi. Lütfen o kalbi söküp almayın' dedi.</p> <p><strong>Akçakaya: 'İzmir'in üretim gücünü belirleyen stratejik bir platformdur'</strong></p> <p>Meslek Fabrikası'nda verilen eğitimlerin iş birlikçilerinden olan Ege Giyim Sanayiciler Derneği Başkanı Niyazi Akçakaya, şöyle konuştu:</p> <p>'Ege Giyim Sanayiciler Derneği olarak uzun yıllardır İZBB ile birçok projede paydaş olarak yer alıyoruz. Bu işbirlikleri sadece kentimize ve sektörümüze değer katmakla kalmıyor. Aynı zamanda toplumsal fayda üretme zorunluluğumuzu da daha gülü şekilde yerine getirmemizi sağlıyor. Biz, hazır giyim sektörünü yalnızca üretim olarak görmüyoruz. Bu sektörün en önemli gücü insan kaynağı. Kentimiz için büyük bir kazanım olan Meslek Fabrikası ile işbirlikleriyle de sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlıyoruz. İzmir'i farklı kılan en önemli unsurlardan biri üretim gücü, yerel vizyonu ve eğitim altyapısını bir araya gelebilmesidir. Meslek Fabrikası bu anlamda sadece bir eğitim merkezi değil, İzmir'in üretim gücünü belirleyen stratejik bir platformdur.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-direnis-alaninda-bahar-senligi-izbb-baskan-vekili-yildir-meslek-fabrikasinda-yeserecek-bahari-engelleyemeyecekler</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:33:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/meslek-fabrikasi-direnis-alaninda-bahar-senligi-izbb-baskan-vekili-yildir-meslek-fabrikasinda-yeserecek-bahari-engelleyemeyecekler.jpg" type="image/jpeg" length="34012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akhisar Merkez Çarşı'da yapımı planlanan dükkan ve otopark projesi için protokol imzalandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/akhisar-merkez-carsida-yapimi-planlanan-dukkan-ve-otopark-projesi-icin-protokol-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/akhisar-merkez-carsida-yapimi-planlanan-dukkan-ve-otopark-projesi-icin-protokol-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akhisar Belediyesi ile Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle Şeyhisa Mahallesi Merkez Çarşı bölgesinde bulunan kazı alanında hayata geçirilmesi planlanan dükkan ve otopark projesi için protokol imzalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MANİSA) -</strong> Akhisar Belediyesi ile Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle Şeyhisa Mahallesi Merkez Çarşı bölgesinde bulunan kazı alanında hayata geçirilmesi planlanan dükkan ve otopark projesi için protokol imzalandı.</p> <p>Şeyhisa Mahallesi Merkez Çarşı bölgesinde bulunan kazı alanında hayata geçirilmesi planlanan dükkan ve otopark projesi için Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen imza törenine, Akhisar Belediye Başkanı Ekrem Kayserili ile Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sami Karaoğlan ve oda yönetimi katıldı.</p> <p>Kayserili, proje alanının uzun yıllardır çözüm bekleyen bir nokta olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p> <p>'Bu alanımız, Akhisar için kanayan bir yaraydı. Ticaret Odası Başkanımız Sami Karaoğlan ile birlikte bu proje için büyük gayret gösterdik. 2019 yılında göreve geldiğimizden bu yana burayı tamamlamak istiyorduk. Alanla ilgili Anıtlar Kurulu'ndan gerekli tüm izinler alındı ve restorasyon projesi başlatıldı.</p> <p><strong>'En kısa sürede açılışını yapmayı hedefliyoruz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Altta bulunan tarihi eserlerin üzerini koruma amaçlı kapatacak, üzerine de mevcut projemizi inşa edeceğiz. Projemizde alt kısım dükkan, üst kısım ise otopark olarak planlandı. Buradan çıkan esnaf mağdur olmuştu, aynı zamanda çevredeki esnaf da bu durumdan olumsuz etkileniyordu. İnşallah çok kısa sürede projeyi tamamlayarak Merkez Çarşı'nın çehresini değiştireceğiz. Bölge daha canlı hale gelecek, daha fazla insanı çekecek. Aynı zamanda Tahir Ün Caddesi'ndeki otopark sorununu da bir nebze olsun rahatlatmış olacağız. Göreve geldiğimiz günden bu yana Ticaret Oda'mız ile uyum içinde, yapıcı bir anlayışla çalışıyoruz. Projemiz tüm Akhisarlılara hayırlı olsun, en kısa sürede açılışını yapmayı hedefliyoruz.'</p> <p><strong>'Esnaf arkadaşlarımızı da mağduriyetten kurtarıp Akhisar'a güzel bir eser bırakacağız'</strong></p> <p>Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sami Karaoğlan ise uzun yıllardır projenin hayata geçirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini vurgulayarak, şunları söyledi:</p> <p>'Bugün hayırlı bir iş için toplandık.2016 yılında ihalesi yapılan, 2018 yılında kazması vurulup tarihi eserin çıktığı, Merkez Çarşı'yı canlandırma projesi için 8 yıldır uğraşıyoruz. Her toplantıda her mecliste bu konu önümüze geliyordu. Çok şükür bu işin sonuna geldik. Bu vesileyle belediye başkanımıza, büyükşehir belediye başkanımıza, milletvekillerimize, tüm arkadaşlara teşekkür ederim. Akhisar için belediyemiz ile beraber Akhisar'a yakışır bir bina yapıp oradaki esnaf arkadaşlarımızı da mağduriyetten kurtarıp Akhisar'a güzel bir eser bırakacağız.'</p> <p>Konuşmaların ardından protokol imzalandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Manisa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/akhisar-merkez-carsida-yapimi-planlanan-dukkan-ve-otopark-projesi-icin-protokol-imzalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:32:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/akhisar-merkez-carsida-yapimi-planlanan-dukkan-ve-otopark-projesi-icin-protokol-imzalandi.jpeg" type="image/jpeg" length="87380"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 19. gün... Savcılık, itirafçı Naim Erol Özgüner hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-19-gun-savcilik-itirafci-naim-erol-ozguner-hakkinda-suc-duyurusunda-bulunulmasini-talep-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-19-gun-savcilik-itirafci-naim-erol-ozguner-hakkinda-suc-duyurusunda-bulunulmasini-talep-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Duruşmada, savunması dün alınan İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu savunma yaptı. Koçoğlu, savunması sırasında Naim Erol Özgüner'in 'özgürlük pazarlığını' belgeledi. İmamoğlu, bunun üzerine 'iddia makamı şaibelidir Sayın Başkan' diye seslendi. Savcılık, itirafçı Naim Erol Özgüner hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme' kapsamında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Salonda bulunanlar bu talebi alkışlarla karşıladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. Duruşmada, savunması dün alınan İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu savunma yaptı. Koçoğlu, savunması sırasında Naim Erol Özgüner'in 'özgürlük pazarlığını' belgeledi. İmamoğlu, bunun üzerine 'iddia makamı şaibelidir Sayın Başkan' diye seslendi. Savcılık, itirafçı Naim Erol Özgüner hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme' kapsamında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Salonda bulunanlar bu talebi alkışlarla karşıladı.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 19. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</p> <p>Beyoğlu Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki ,dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92'si tutuklu 414'e çıktı.</p> <p>Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.</p> <p>Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. </p> <p>Duruşmada, dün savunması alınan ve eylem 13 kapsamında 'veri sızdırma' iddiasıyla tutuklu yargılanan İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek'in çapraz sorgusu tamamlandı. Ardından avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu'nun savunmasına geçildi.</p> <p>Koçoğlu, savunmasında şunları söyledi:</p> <p>'Şimdi, biraz önce Sayın Savcı tarafından bir soru sorulmadı. Müvekkilim iddianamede 'özel vasfı haiz' diye gösteriliyor. Özel vasfı haiz birine soru sormuyorsanız bunun iki anlamı vardır: Ya kurt kuzu yemeye karar vermiştir ya da savcı artık özel vasfı haiz olunmadığının farkındadır. Bunu en son mütalaada göreceğiz; ama 'özel vasfı haiz' dediğiniz insana bile soru sormadığınız bir ortamda, iddianamenin arkasında nasıl durulduğunu çok merak ediyorum.</p> <p>Kıymetli heyet, ben bu Silivri duruşmalarının en eskilerinden biriyim. Bunu yer yer söylüyorum ve söylemekten de çekinmiyorum. Belki de bu salondaki, iyi tabirle Serkan Ağabey'den sonra en kıdemli kişi benim. Bir de bugün Ahmet Komutanımı, Ali Rıza'yı falan gördüm. Benim burada Silivri kariyerim 2011 yılında başladı. 2011 yılında, şu an bulunduğumuz salonun girişinin tam karşısında bulunan, spor salonundan bozma, üzerinde 'duruşma salonu' yazan ama yazıları çıkmış olan duruşma salonunda izleyici tarafındaydım.</p> <p>O zamanlar fakültede öğrenciydim. Benim babam yargılandı; darbeye teşebbüsten 16 sene ceza aldı, 1,5 sene hapis yattı ve beraat etti. Beraatı 2015'te kesinleşti; devletten tazminatımızı ise 2022 yılında aldık. Ben yine gurur duyuyorum. Çok fanatik bir Fenerbahçeliyim; Allah kısmet etti, Fenerbahçe'nin avukatı oldum. Tam karşı tarafta oturuyordum ve Fenerbahçe'ye kurulduğu iddia edilen kumpasta müşteki vekilliği yaptım. Bu salonun bu tarafında da çok fazla örgütlü dosyada sanık müdafiliği yaptım ama size yemin ederim ki hayatımın en zor savunmasını şu an yapacağım. Ben duruşmalarda uzun konuşmamla bilinirim, fazla fazla anlatırım. Bu dosyayı nereden tutsam elimde kaldığı için size gün gün aslında ne yaşandığını anlatmam gerekiyor.</p> <p><strong>'Söz uçar, yazı kalır, tarihe not düşeceğiz'</strong></p> <p>Hani Başkanım dün 'Muhatapları yok, doğrulayamıyoruz' dediniz ya; ben sizin doğrulamanıza yardımcı olup burada görseller de sunacağım. Herkes görecek. Siz ve heyetiniz; buradaki sanıklara yapılan zalimliği, savcılık makamının soruşturmayı nasıl tek taraflı yürüttüğünü ve sizlerin kürsü arkadaşlarınıza nasıl saygı duyulmadığını, her şeyi tek tek anlatacağım. Söz uçar, yazı kalır; tarihe not düşeceğiz. Hakkımız olanı ve bir ülkenin varlığının temeli olan adaleti, belki sizin sayenizde burada, belki de ileride alacağız ama mutlaka alacağız.</p> <p><strong>'Ben bu kadar hızlı çalışan bir yargı sistemi görmedim'</strong></p> <p>Yine Ekrem Bey'in bir diploma davası süreci var ki, bence dünyanın en mantıksız davasıdır. Bakın, Başkanım, o dosyada 45 kişi vardı ve biri benim müvekkilimdi. Müvekkilim Amerika'dan gelmiş, Türkiye'ye geçiş yapmış, vesaire. 23 Nisan'da ifade verdik. Ben aynı akşam Adıyaman'a bir duruşmaya gittim, sonra döndüm. Döndüğümde ne olduğunu anlatayım: 28 Nisan'da dosyaya vekaletname sundum ama kaydımı yapmıyorlar. Katibe gidip 'kaydımı yapar mısın lütfen?' diyorum; bana 'Savcı Bey'in talimatı var, dosyadaki ifadeler emniyetten gelince kayıt yapılacak' diyor. Yahu adamı dosyaya şüpheli olarak kaydetmişsiniz, müvekkilimden ifade almışsınız ama dosyayı bana göstermiyorsunuz. Soruyorum: TCK 204'e kısıtlılık kararı koyabilir misiniz? Koyamazsınız; ama İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu şekilde koyuyor. Aradan 1-2 ay geçiyor, gidiyorum; 'dosya emniyetten gelmedi' diyorlar. Ben ifade vermişim, dosyanın tarafıyım. Emniyete gidiyorum, emniyet ise 'ifadeler devam ediyor ama biz sizin müvekkilinizin dosyasını 8-9 gün önce gönderdik' diyor. Elime üst yazıyı alıp savcılığa götürüyorum; kalem bana 'hepsi geldiğinde kayıt yapacağız' diyor. Ben dosyayı hala göremiyorum. Dilekçe sunuyorum, 'dosyayı kalemde bir göreyim, raporda ne var bakayım' diyorum; 'hHayır, olmaz, Savcı Bey'in izni yok' deniliyor.</p> <p><strong>'Şimdi bu usul ekonomisi mi, yoksa yargı tacizi mi?'</strong></p> <p>Sonra ben uçaktan indim, Başkanım; üzerinden 20 gün geçmişti. Bir WhatsApp grubundan bana Ekrem Bey'in diploma davasının iddianamesi geldi. İddianameyi bir açtım; 'usul ekonomisi gözetilerek dosyanın ayrılarak davasının açılmasına, diğerlerinin devamına' deniliyor. Ekrem Bey'in davasını yangından mal kaçırır gibi açıyorlar ama benim müvekkilimin işlemleri bittiği hâlde davasını açmıyorlar, dosyayı orada bekletiyorlar. Dosyayı artık gösteriyorlar çünkü Ekrem Bey'in davasını açtılar ve dosya incelenebilir hale geldi.</p> <p>Şimdi bu usul ekonomisi mi, yoksa yargı tacizi mi? Ben ikincisini seçiyorum çünkü Ekrem Bey'in bir yargı tacizine uğradığını düşünüyorum. Kendisinin bir sürü davası var; Ekrem Bey şuradan merdivenlerden inmeden hakkında dava açıyorlar, soruşturma başlatıyorlar. Ben bu kadar hızlı çalışan bir yargı sistemi görmedim. Şu an 300'den fazla derdest ceza dosyam var, binlerce duruşmaya girdim; size yemin ederim, duruşma arasında söyledikleri yüzünden soruşturmaya maruz kalan ilk kişiyi burada görüyorum.</p> <p><strong>Koçoğlu'ndan 'Haddini bildiririz' tepkisi: 'Savcının mikrofonunun kesilmesi gerekiyordu'</strong></p> <p>Dün ya da önceki gündü; duruşma savcısı Ekrem Bey'e girer girmez bir soru sordu. Bu soru usule uygun değildir. Bunu niye anlatıyorum? Çünkü Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı zaten bir soruşturma açmıştır ve soruşturmayı yürüten makam orasıdır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki bir savcının, yargılama ile alakası olmayan bir konuda ve yetkisi bulunmayan bir alanda Ekrem Bey'e hesap sorar gibi soru sorması usule uygun değildir.</p> <p>Ben o gün özellikle söyledim, Başkanım; nasıl bizim meslektaşımız Aynur Hanım'ın mikrofonu kesildiyse, savcının da mikrofonunun kesilmesi gerekiyordu. Zaten yürüyen bir soruşturma var ve o soruşturma kapsamında ifade alabilecek makam Savcı Bey değil, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'dır.</p> <p>Biz avukatlar olarak defalarca savcıyla görüşmek istedik. Ama biz muhatap bulamadık. Eylem yaptık, adliye önünde. O zamanki Başsavcı 'eylemi dağıtın.' diye avukatlara barışçıl bir çağrı gönderdi. Yukarı çıktık, görüşmek istedik; kabul etmediler. Dedik ki: Ya tamam, çok kalabalığız, şöyle yapalım: İçimizden bir kadın, bir erkek seçelim, biz Cahit Cihat Sarı Savcıyla görüşüp meramımızı anlatalım. Bunu da kabul etmediler.</p> <p>Bizleri süreç boyunca tamamen katiplerle muhatap ettiler; o da telefonu açarsa: Biz bir türlü muhatap bulamadık. Ama ben bir yerde muhatap buldum, Başkanım. Bir yerde ben muhatap buldum. 24 Nisan sabahı Adıyaman'dayım. Sabah saat 06.30 gibi beni Mehmet Pehlivan aradı. Dedi ki: 'Kardeşim hakkında gözaltı kararı varmış.' Ben dedim ki: 'Ya oğlum, git başımdan. Tüm gün duruşmada olacağım ben.' deyip telefonu suratına kapattım.</p> <p>Bir daha aradı beni, dedi ki: 'Arkamda oturuyor, Kazım Yiğit'in evine gitmişler' dedi. Gözaltı listesinde adın varmış, Deniz abla görmüş. 'Başka kim var' dedim. 'Serkan Güner var.' dedi. Uyandım, elimi yüzümü yıkadım, Serkan ağabeyi aradım. 'Ağabey, dedim, böyle böyle bir şey varmış.' 'Evet kardeşim, evdeyim, bekliyorum.' dedi, 'duydum ben de.' dedi. Haberleri gördüm. İşte Yiğit ağabey ve Serkan ağabeyi gözaltına aldılar. Haberlere çıktı, benim hakkımda da gözaltı kararı var diye; fakat ben biraz daha popüler oldum. Çünkü, hani dedim ya, Melih Pehlivan benim müvekkilim diye, şu şekilde çıktı: 'İmamoğlu'nun avukatının avukatı hakkında gözaltı kararı.' Bakın, basın böyle geçiyor. Yani ben Yiğit olarak bir birey değilim, basının gözünde; İmamoğlu'nun avukatının avukatıyım.</p> <p><strong>'Beni gözaltına aldıran savcı 'sen insanların etkin pişmanlık yapmasının önüne geçiyorsun' dedi'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ben de bu arada 24 Nisan'da Adıyaman'da tüm Kıbrıslı aileler adına İsias Otel Davası'ndaydım. Duruşma bitti. Uçağım ertesi gündü, Başkanım. Bu arada ertesi gün akşamına yurt dışı uçak biletim vardı; üç erkek yurt dışına tatile gidiyorduk. Ben önce yurt dışı uçak biletimi iptal ettim. Sonra Adıyaman'dan Malatya'ya taksiyle gittim. Fişi hala duruyor çünkü devletten tazminatını alacağım. Malatya'daki ilk uçakla geldim. Sabah ben ifadeye girdim.</p> <p>Ben muhatabım, Cahit Cihat Sarı'yı ilk kez orada gördüm. O güne kadar görmemiştim; çok muhatap olmak istedim. Beni böyle muhatap aldı kendisine. Tamam, dedim. Bana dedi ki: 'Avukatların gelmediyse senle bir 15 dakika sohbet edelim, kardeşim.' dedi. Avukatlarım kapıdaydı; dedim: 'Bir çıkın siz.' Burada biri profesör, biri eşim, avukatlarım: 'Çıkın, dedim, ben bir sohbet edeceğim Cahit Bey'le.' dedim. Sağ olsun, çay ısmarladı bu arada.</p> <p>Dedim ki: 'Benim için niye gözaltı kararı çıkardınız siz? Ben ne yaptım?' Bakın size yemin ederim, her şeyin üzerine yemin ederim, bana dedi ki: 'Seni biz TCK madde 221'den aldık. Sen insanların etkin pişmanlık yapmasının önüne geçiyorsun.' dedi. Ben şok oldum. 'Ya, nasıl olabilir bu ya?' dedim. 'Nasıl olabilir bu?'</p> <p>Ayrıca dedim ki kanun diyor: 'Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi, tanığı etkilemek.' E şüpheliyi etkilesen, suç oluşmuyor ki! Bunu anlattım, 'Allah kahretsin!' yaptı, beni başka suçtan tutuklamaya sevk etti.</p> <p>Bana dedi ki, size yine yemin ediyorum, dedi ki: 'Sen televizyona çıktın, konuştun. Konuşanı bilmem ne yaparlar...' Sonra dedi ki: 'Seni kardeşim gibi gördüğüm için o yüzden böyle rahat konuşuyorum, kardeşim; kusura bakma.' dedi. Ben de sorun yok dedim. Oradaki fiili anlamışsınızdır herhalde; konuşanı ne yaparlarmış:</p> <p>Ben de dedim ki: 'Bakın, Savcım, ben kanunu okudum. Yayın dökümü sizde var. Gelin birlikte açalım, bir daha izleyelim yayını. Ben açtım, TCK Madde 221, yani etkin pişmanlık maddesini okudum. Yorum bile katmadım. Siz dedim, insanlara etkin pişmanlık yaptırırken bu maddeden hiç bahsetmiyor musunuz da bundan bu kadar çekindiniz?' dedim. Bana hiçbir şey demedi. Ben o gün anladım ki, bakın, ben 24 Nisan tarihinde anladım ki; Savcılık bu dosyayı etkin pişmanlık üzerine oturtacak.'</p> <p><strong>Avukat Koçoğlu, 500 bin TL parayı masaya koydu: ''Heyet rüşvet aldı, baz da verdik' desem almadığınızı nasıl ispatlayacaksınız?'</strong></p> <p>Avukat Koçoğlu, savunması sırasında getirdiği çantadan 500 bin TL çıkararak ekrana bir para çekme dekontu yansıtarak, savunmasına şöyle devam etti:</p> <p>'Bana sıra gelecek diye dün gittim para çektim, burada 500 bin lira var. Para, çanta, dekont burada, baz da burada. Biz sizle bugün burada sıfır baz verdik. Nasıl ispatlayacaksınız, 'heyet rüşvet aldı, tarihi de budur' desem ne yapabilirsiniz? Kendinizi nasıl aklayacaksınız?</p> <p>Bu insanlar almadıkları rüşvet için birilerinin iftirasıyla yargılanıyorlar. Bu hak mıdır, adalet midir? Ayıptır. Böyle şey olmaz. HTS, baz ile bunu çözemezsiniz.</p> <p>Merak ediyorum, kendinizi nasıl ispatlayacaksınız? Almadınız ama ben size iftira atsam ne yapacaksınız? 'Almadığını ispatla' diyorsunuz, 'almadım' diyor, 'ama baz var' diyorsunuz. Sizin de şu an bazınız var... Siz insanları şu an bu şekilde yargılıyorsunuz.</p> <p>Bir deli çıkıyor, 'para verdim' diyor, ispatı yok, kendinizi nasıl aklayacaksınız? Aklayamazsınız ki... Bizim yargı sistemi şüpheden savcı yararına döndü. Bazlardan delil üretiyorlar.'</p> <p>Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu, 'Ben banko önünde bekliyordum, önce Akın Bey önümden geçti. Bir süre sonra Ertan Yıldız'ı asansörle getirdiler. Biraz zaman geçtikten sonra da iki kişi geldi, 'ben AKP İBB Belediye Meclis Üyesiyim' diyerek içeri geçti. Beni muhatap almayan savcılık makamı siyasileri muhatap aldı' iddiasında bulundu. </p> <p>Koçoğlu, savunmasına devam ederken bir pazarlık yapıldığını ileri sürerek, belgeler gösterdi. Koçoğlu, 'Savcılık madem biliyordu. O güne kadar neden almadı? Bu telefonun günü 23 Mart, 07.37 nedir? Telefonla ilgili arama kararı 27 Nisan 2025. 14 Mayıs'ın öncesinde yapılan aramada ele geçirildi. 13 Mayıs'ta aldıysanız üzerinde 13 Mayıs yazardı. Ya 23 Mart'ta bu telefonu çekip pazarlık yaptınız, ya da telefonu aldıktan sonra tarihi değiştirdiniz. Bu durum, telefonun özgürlük pazarlığı için elde tutulduğunun kanıtıdır' dedi.</p> <p><strong>İmamoğlu: 'İddia makamı şaibelidir'</strong></p> <p>İmamoğlu, bu sırada 'İddia makamı şaibelidir Sayın Başkan' diye seslendi. Mahkeme Başkanı, 'müdahale etmeyin' diyerek uyardı.</p> <p><strong>'Naim Erol'un bu dosyada verdiği tek doğru bilgi, kendi adı, soyadıdır'</strong></p> <p>Koçoğlu, savunmasını şöyle tamamladı:</p> <p>'Naim Erol kendisi hakkında soruşturma yokken, ön almak için telefonun fotoğrafını çekmiş. Telefonun fotoğrafını avukatı aracılığıyla savcılığa götürmüş. Bu pazarlıktır Naim Erol'un İBB'de odası bile yok. İddianamede 'odamda telefonu verdim' diyor. Bu dosyada verdiği tek doğru bilgi, kendi adı, soyadıdır. İBB'deki çalışanın üzerine geçiren, şirketi şoförün üzerine geçiren kişidir. Şoför operasyonu yaptınız. Onunkini neden almadınız? Naim Erol yine korundu. Gizli tanıkları, Meşe ile İlke'yi aynı getirin, getiremezler, ikisi de aynı kişi. İddianamede, bire bir aynı ifadeler var. Bunlar demode. Artık yapay zeka var. Başkanım siz de gülüyorsunuz, bana gülüyorsunuz. Savcılık makamı bunları yapmıştır. Bunlar kumpastır. 3-4 saattir konuşuyorum. Siz de yoruldunuz. Ben herkesten çok yoruldum. İki gün konuşmayacağım. Burada bu ülkenin en kalifiye insanlarını yargılıyorsunuz. Tıpkı Balyoz, Ergenekon davalarında bu ülkenin en kalifiye askerlerinin yargılanması gibi. Müvekkilim örgüt üyesi değil. İtirafçılar üzerine bir yargılama yapılıyor. Tahmin var, delil yok.'</p> <p><strong>Savcılıktan suç duyurusu talebi, salondan alkışlar...</strong></p> <p>Savcılık, itirafçı Naim Erol Özgüner hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme' kapsamında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. İBB Davası'nda ilk kez 'etkin pişmanlıktan' yararlanmış bir sanık hakkında suç duyurusu talep edildi. Salonda bulunanlar bu talebi alkışlarla karşıladı.</p> <p> Duruşma, Ekrem İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan'ın savunması ile devam ediyor.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-19-gun-savcilik-itirafci-naim-erol-ozguner-hakkinda-suc-duyurusunda-bulunulmasini-talep-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:31:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-19-gun-savcilik-itirafci-naim-erol-ozguner-hakkinda-suc-duyurusunda-bulunulmasini-talep-etti.jpg" type="image/jpeg" length="72849"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
