<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2026 17:41:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çine Belediyesi'nin araç filosu güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cine-belediyesinin-arac-filosu-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cine-belediyesinin-arac-filosu-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çine Belediye Başkanı Mehmet Kıvrak, TBB tarafından belediyeye hibe edilen greyder iş makinesini Ankara'da düzenlenen törenle teslim aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN)</strong> - Çine Belediye Başkanı Mehmet Kıvrak, TBB tarafından belediyeye hibe edilen greyder iş makinesini Ankara'da düzenlenen törenle teslim aldı.</p> <p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer'in ev sahipliğinde Başkent'te gerçekleştirilen törende belediyeye hibe edilen greyderi teslim alan Kıvrak, yeni iş makinesinin Çine'nin yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarına önemli katkı sağlayacağını belirtti.</p> <p>Kıvrak, 'Vatandaşlarımıza daha hızlı, daha etkin ve daha kaliteli hizmet sunabilmek için belediyemizin araç filosunu güçlendirmeye devam ediyoruz. İlçemize kazandırılan bu kıymetli destekten dolayı Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer'e, Türkiye Belediyeler Birliği yetkililerine, aracın kazandırılmasında emeğe geçen herkese teşekkür ediyorum. Greyderimizin Çine'mize hayırlı olmasını diliyorum' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cine-belediyesinin-arac-filosu-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:27:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/cine-belediyesinin-arac-filosu-gucleniyor.jpeg" type="image/jpeg" length="83706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuşadası Belediyesi, kent genelinde altyapı yatırımlarını sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-kent-genelinde-altyapi-yatirimlarini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-kent-genelinde-altyapi-yatirimlarini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuşadası Belediyesi Fen İşleri Müdürlü ekipleri, yoğun yağışlardan kaynaklı yaşanabilecek olası su taşkınlarına karşı Karaova Mahallesi 4459 Sokak'ta çalışma başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN)-</strong> Kuşadası Belediyesi Fen İşleri Müdürlü ekipleri, yoğun yağışlardan kaynaklı yaşanabilecek olası su taşkınlarına karşı Karaova Mahallesi 4459 Sokak'ta çalışma başlattı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kuşadası Belediyesi, kış mevsiminde kentte yoğun yağışlardan kaynaklı yaşanabilecek olası su taşkınlarına karşı önlem almak amacıyla çalışmalarına yaz döneminde de devam ediyor. Gerçekleştirilen çalışmalar ile kentin uzun yıllardır kronikleşmiş altyapı sorunlarına çözüm üretiliyor. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, son olarak Karaova Mahallesi 4459 Sokak'ta çalışma başlattı. Kısa süre içerisinde tamamlanması planlanan projeyle, bölgeye 294 metre uzunluğunda yağmur suyu hattı kazandırılacak. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kusadasi-belediyesi-kent-genelinde-altyapi-yatirimlarini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:25:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/kusadasi-belediyesi-kent-genelinde-altyapi-yatirimlarini-surduruyor.JPG" type="image/jpeg" length="31777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'in Karabağlar ilçesinde çıkan yangında 6 kişi tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmirin-karabaglar-ilcesinde-cikan-yanginda-6-kisi-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmirin-karabaglar-ilcesinde-cikan-yanginda-6-kisi-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karabağlar'ın Üçkuyular Mahallesi'nde 7 katlı bir apartmanın 6. katında çıkan yangın, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekiplerinin müdahalesiyle kısa sürede kontrol altına alındı. Güvenli şekilde tahliye edilen 6 kişiden 4'üne sağlık ekiplerince olay yerinde müdahale edilirken, 2 kişi hastaneye sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) - </strong>Karabağlar'ın Üçkuyular Mahallesi'nde 7 katlı bir apartmanın 6. katında çıkan yangın, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekiplerinin müdahalesiyle kısa sürede kontrol altına alındı. Güvenli şekilde tahliye edilen 6 kişiden 4'üne sağlık ekiplerince olay yerinde müdahale edilirken, 2 kişi hastaneye sevk edildi.</p> <p>Karabağlar ilçesi Üçkuyular Mahallesi Gürsel Aksel Bulvarı'nda bulunan 7 katlı bir apartmanın 6. katındaki dairede henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Yoğun duman kısa sürede bitişikteki daireye de yayıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Alınan ihbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, 22 metrelik merdivenli araç, 42 metrelik iki merdivenli araç, 15 ton kapasiteli su tankeri, 4 arazöz, 1 AKS ambulansı ve 30 personelle kısa sürede olay yerine ulaştı. İtfaiye ekiplerinin hızlı ve koordineli müdahalesiyle yangın kontrol altına alınırken, alevlerin diğer dairelere ve çevredeki yapılara sıçraması önlendi.</p> <p>Yangın sırasında dairede bulunan 3 kişi ile apartmanda dumandan etkilenen 3 kişi ekipler tarafından güvenli şekilde tahliye edildi. Ekipler tarafından tahliye edilen 6 kişiden 4'üne sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahale yapıldı. Dumandan etkilenen 2 kişi ise tedbir amacıyla hastaneye sevk edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmirin-karabaglar-ilcesinde-cikan-yanginda-6-kisi-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:19:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/izmirin-karabaglar-ilcesinde-cikan-yanginda-6-kisi-tahliye-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="42045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASİM-SEN Genel Başkanı Karaca: Askeri hastaneler konusunda artık açıklama değil, somut adım bekliyoruz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/asim-sen-genel-baskani-karaca-askeri-hastaneler-konusunda-artik-aciklama-degil-somut-adim-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/asim-sen-genel-baskani-karaca-askeri-hastaneler-konusunda-artik-aciklama-degil-somut-adim-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASİM-SEN Genel Başkanı Özgür Karaca, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin askeri hastanelerin yeniden açılması talebine ilişkin, 'Askeri hastaneler konusunda artık açıklama değil, somut adım bekliyoruz. Verilen sözlerin ve yapılan çağrıların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Askeri hastaneler zaman kaybetmeden açılmalı, sivil memurların hakları teslim edilmelidir' açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>ASİM-SEN Genel Başkanı Özgür Karaca, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin askeri hastanelerin yeniden açılması talebine ilişkin, 'Askeri hastaneler konusunda artık açıklama değil, somut adım bekliyoruz. Verilen sözlerin ve yapılan çağrıların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Askeri hastaneler zaman kaybetmeden açılmalı, sivil memurların hakları teslim edilmelidir' açıklamasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Askeri İş Yerlerinde Görevli Kamu Çalışanları Sendikası (ASİM-SEN) Genel Başkanı Özgür Karaca, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Askeri hastanelerin yeniden açılması yeniden gündemde. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin NATO Zirvesi öncesindeki grup toplantısında, NATO içerisinde askeri hastanesi olmayan tek ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. 'Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması, Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesini tekraren ifade ediyorum. Milli beka meselesidir' ifadelerini kullandı. İktidar ortağı Bahçeli, ekim ayında da askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiği yönünde bir çağrı yapmış ve ardından Milli Savunma Bakanı da bütçe görüşmelerinde bu konuda çalışma yaptıklarını söylemişti. Ancak aradan geçen 8 aya rağmen bu konuda herhangi bir somut adım atılmadı. Askeri hastanelerin açılması konusunda MHP'nin çağrısına iktidardan olumlu yanıtlar verilmesine rağmen daha neyin beklendiğini, MHP liderinin muhalefet partisi gibi yeniden çağrı yapmaya neden ihtiyaç duyduğunu anlamakta zorluk çekiyoruz.</p> <p>Askeri hastaneler sadece kurum personeline günlük sağlık hizmetinin verildiği yerler olarak değerlendirilmemelidir. Yeri geldiğinde cephe hattında ilk müdahaleyi gerçekleştiren, hızlı şekilde sevkini sağlayan, savaş cerrahisinden, harp psikolojisine ve fiziksel ve psikolojik rehabilitasyonuna ayrıca KBRN (Kimyasal - Biyolojik - Radyolojik - Nükleer) müdahalelerine, vatandaşların zorunlu askerlik hizmetine uygun olup olmadığından, askeri okullara girişte sağlık yeterliliğine ve muvazzaf personelin periyodik kontrollerini sağlayarak askerlik hizmetine devamına uygunluğuna kadar çok geniş yelpazede sağlık hizmeti veren bir kuruluştu. Tüm bu nedenlerle askeri hastanelerin yeniden açılarak Milli Savunma Bakanlığı'na devri elzem ve doğru bir karar olacaktı.</p> <p><strong>'ARTIK SOMUT ADIM BEKLİYORUZ'</strong></p> <p>ASİM-SEN olarak askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiğini yıllardır söylüyoruz. Askeri hastaneler kapatılırken yalnızca kurumlar ortadan kaldırılmadı; yılların kurumsal birikimi dağıtıldı, askeri sağlık sisteminin omurgasını oluşturan yetişmiş personel de mağdur edildi. Bugün askeri hastanelerin yeniden açılması konuşuluyorsa, bu süreçte görev yapan ve ağır bedeller ödeyen sivil memurların hakları da gündeme gelmelidir.<br />Askeri hastanelerin yeniden faaliyete geçirilmesi halinde; askeri sağlık hizmetinin sadece üniformalı personel tarafından yürütülmediği göz ardı edilmemeli, sivil ve üniformalı personel arasındaki ayrımcı uygulamalara izin verilmemeli, dağıtılan personelin durumu yeniden değerlendirilmeli, sivil memurların hak kayıpları giderilmeli, tecrübe ve uzmanlık birikimi yeniden sisteme kazandırılmalıdır. Sivil memurlar olmadan askeri hastanelerin kurumsal hafızasını yeniden inşa etmek mümkün değildir. Askeri hastaneler konusunda artık açıklama değil, somut adım bekliyoruz. Verilen sözlerin ve yapılan çağrıların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Askeri hastaneler zaman kaybetmeden açılmalı, sivil memurların hakları teslim edilmelidir.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/asim-sen-genel-baskani-karaca-askeri-hastaneler-konusunda-artik-aciklama-degil-somut-adim-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:16:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/asim-sen-genel-baskani-karaca-askeri-hastaneler-konusunda-artik-aciklama-degil-somut-adim-bekliyoruz.png" type="image/jpeg" length="79847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş, "Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı" kapanış programında konuştu:]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-goktas-gonul-elcileri-koruyucu-aile-vizyon-calistayi-kapanis-programinda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-goktas-gonul-elcileri-koruyucu-aile-vizyon-calistayi-kapanis-programinda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Sahadaki büyük emek ve milletimizin güçlü desteğiyle koruyucu aile hizmetimiz son 20 yılda tam 21 kat arttı" 
"30 pilot ilimizde 283 çocuğumuzu 262 ailemizin sevgi dolu yuvalarına emanet ettik. Sadece bu yıl 81 ilimizde düzenlediğimiz 2 bin 249 etkinlik ile koruyucu aile hizmetimizi toplumun her kesimine ulaştırdık"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sahadaki büyük emek ve milletin güçlü desteğiyle koruyucu aile hizmetinin son 20 yılda 21 kat arttığını bildirdi.</p>

<p>Göktaş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen "Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı" kapanış programında, Koruyucu Aile Günü'nün güçlü bağları oluşturan, aidiyetin, karşılıksız sevginin ve koşulsuz emeğin günü olduğunu belirtti.</p>

<p>Bakan Göktaş, "Gönül Elçileri Projesini" bir iyilik hareketine dönüştüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a teşekkür etti.</p>

<p>Bugüne kadar binlerce çocuğun kapılardan içeri umutla girdiğini, o yuvalarda sevgiyi, güveni ve aidiyeti yeniden bulduğunu aktaran Göktaş, "Devletimizin himayesindeki binlerce çocuğumuzun umutları, o yuvalarda yeşerdi. Bazen tek bir cümle, bütün bu hakikati anlatmaya yeter. 'Benim için Elif Su neyse Rabia da o.' Bu cümle, koruyucu ailesi olduğu çocuğu kendi evladından ayırmayan bir annenin gönlünden döküldü. Damla'nın hikayesi ise bize bir iyiliğin yalnızca bir hayatı değil, nesilleri de değiştirdiğini gösteriyor. Damla, koruyucu aile olan anne ve babasının yanında bu merhameti yaşayarak büyüdü ve bir gün, o da aynı yolu seçti, bir çocuğa yuva oldu. Böylece bir evde başlayan iyilik, bir başka çocuğun hayatında yeniden filizlendi." diye konuştu.</p>

<p>Koruyucu aileliğin yalnızca bugünü değiştiren bir hizmet olmadığını, nesilden nesle aktarılan, bir merhamet mirası olduğunu dile getiren Göktaş, "Bu salondaki her bir koruyucu ailemiz, o mirası geleceğe taşıyan gönül elçileridir. Sizlerin varlığıyla çocuklarımız hayata güvenle tutunuyor. Sizlerin açtığı her kapı, bir çocuğun geleceğine açılan umut kapısı oluyor." dedi.</p>

<p>"Koruyucu ailelerimizin sosyal haklarını güçlendirdik"</p>

<p>Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan Gönül Elçileri Projesi'nin Türkiye'nin dört bir yanına yayılan büyük bir iyilik seferberliğine dönüştüğünü ifade eden Göktaş, 2012'den itibaren koruyucu aile hizmetinin Gönül Elçileri Projesi ile yalnızca bir sosyal hizmet modeli olmanın ötesine geçtiğini ve kısa sürede milletin vicdanında karşılık bulduğunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"2012 yılında koruyucu aile yanında 515 çocuğumuz bulunuyordu. Bugün ise bu sayı, 11 bin 22'ye ulaştı. Sahadaki büyük emek ve milletimizin güçlü desteğiyle koruyucu aile hizmetimiz son 20 yılda tam 21 kat arttı. Bu başarının asıl sahibi, rakamlarla ifade edilemeyecek kadar kıymetli bir emeğin temsilcisi olan 9 bin 277 koruyucu ailemizin sevgisi, fedakarlığı ve kararlılığı. Bugün 0-6 yaş grubundaki 4 bin 286 çocuğumuz, hayatlarının en hassas döneminde koruyucu ailelerimizin şefkatiyle büyüyor. Ayrıca, 1345 özel gereksinimli çocuğumuz, koruyucu aile hizmetinin şefkatli halkası içinde bakım ve koruma altında bulunuyor. Bu tablo, koruyucu aile sistemimizin ne kadar güçlü ve kapsayıcı hale geldiğinin en somut göstergesidir. Bu başarıyı kalıcı kılmak için bu yıl önemli adımlar attık. Koruyucu ailelerimizin sosyal haklarını güçlendirdik. Koruyucu aile olan kamu ve özel sektör çalışanlarına ilk defa izin hakkı tanıdık. Bunun yanı sıra sosyal güvence alanında önemli iyileştirmeler yaptık."</p>

<p>Geçen yıl başlatılan Geçici Koruyucu Aile Modeli ile acil koruma ihtiyacı bulunan çocukları kurum bakımına almadan doğrudan aile sıcaklığıyla buluşturduklarını belirten Göktaş, "Böylece 30 pilot ilimizde 283 çocuğumuzu 262 ailemizin sevgi dolu yuvalarına emanet ettik. Sadece bu yıl 81 ilimizde düzenlediğimiz 2 bin 249 etkinlik ile koruyucu aile hizmetimizi toplumun her kesimine ulaştırdık." diye konuştu.</p>

<p>Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı ile yıllardır büyük bir emekle ve sabırla büyüttükleri koruyucu aile hizmetine yeni bir vizyon kazandıracaklarını ifade eden Göktaş, bugün açıkladıkları sonuç bildirgesinin çocuklar için güveni, aileler için desteği, kurumlar için de ortak sorumluluğu daha belirgin hale getiren önemli bir adım olduğunu söyledi.</p>

<p>"Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda hizmetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz"</p>

<p>Sahadaki birikimi, çocukların ihtiyaçlarını ve ailelerin tecrübelerini birlikte değerlendirerek, koruyucu aile hizmetinin etki alanını daha da güçlendireceklerini belirten Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda daha fazla çocuğun hayatına dokunan hizmetleri kararlılıkla sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<p>Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çocukların sözünü değer bilen, neşesini çoğaltan, hayallerini gerçeğe dönüştüren bir Türkiye inşa edeceklerini ifade etti.</p>

<p>Gönül Elçileri Projesi'nin bugün yalnızca başarılı bir sosyal modeli değil, tarihin, kimliğin ve medeniyetin bir mirası haline geldiğini dile getiren Göktaş, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu miras, çocuklarımızı aile sıcaklığıyla buluştururken, milletimizin vicdanında ortak sorumluluğun en güzel örneklerinden biri olarak karşılık buldu. Merhameti, evlere, yüreklere ve çocuklarımızın geleceğine taşıyan bir anlayışın önünü açtınız. Bu anlayış, insanlığın sözünün yetersiz kaldığı yerde bir iyilik dili, insanın yön aradığı yerde bir merhamet pusulası olmayı sürdürecek. Sınırlarımızı aşan bu gönül seferberliğine, böylesine güçlü bir anlam kattığınız için zatıalinize şükranlarımı arz ediyorum."</p>

<p>Bakan Göktaş, çocukların hayatına dokunan tüm ailelere gayretleri için teşekkür etti</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-goktas-gonul-elcileri-koruyucu-aile-vizyon-calistayi-kapanis-programinda-konustu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/mahinur-ozdemir.jpg" type="image/jpeg" length="84909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 59'uncu gün... Murat Ongun: 'Açıkça görüyorum ki bu dosyada özel hedeflerden biri Murat Ongun'dur']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-acikca-goruyorum-ki-bu-dosyada-ozel-hedeflerden-biri-murat-ongundur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-acikca-goruyorum-ki-bu-dosyada-ozel-hedeflerden-biri-murat-ongundur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nda savunma yapan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, 'Milyonlarca kişinin oyuyla seçilmiş bir belediye başkanına örgüt lideri demek, İstanbullulara da hakarettir' dedi. Soruşturmanın adil bir yargısal süreçten çok algı operasyonu olarak yürütüldüğünü savunan Ongun, 'Boy boy fotoğraflarımız servis edildi, iftira bültenleri yayımlandı. Bu süreç soruşturmadan çok algı operasyonu olarak yürütüldü. Açıkça görüyorum ki bu dosyada özel hedeflerden biri Murat Ongun'dur' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - İBB Davası'nda savunma yapan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, 'Milyonlarca kişinin oyuyla seçilmiş bir belediye başkanına örgüt lideri demek, İstanbullulara da hakarettir' dedi. Soruşturmanın adil bir yargısal süreçten çok algı operasyonu olarak yürütüldüğünü savunan Ongun, 'Boy boy fotoğraflarımız servis edildi, iftira bültenleri yayımlandı. Bu süreç soruşturmadan çok algı operasyonu olarak yürütüldü. Açıkça görüyorum ki bu dosyada özel hedeflerden biri Murat Ongun'dur' ifadelerini kullandı.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor.</p> <p>Duruşmada savunmasını sürdüren tutuklu sanık Murat Ongun, iddianamenin 'örgüt' kurgusunu hedef aldı. Ongun, iddianamede yer alan örgütsel süreklilik, gizlilik, paralel yapı ve hiyerarşi iddialarının hem hukuk hem de mantık bakımından çöktüğünü savundu.</p> <p>Ongun, iddianamede suç işleme amacının 2015 yılından itibaren kesintisiz sürdüğünün ileri sürüldüğünü belirterek, bunun seçim sonuçlarını kriminalize eden bir yaklaşım olduğunu söyledi.</p> <p>Ongun, 'İddianame diyor ki suç işleme amacı kesintisiz sürüyor. İddia konusu eylemler ancak seçim kazanılınca edinilecek yetkilerle yapılabilir. Bu durumda burada suç olarak değerlendirilen şey seçim kazanmak oluyor. Çünkü bu mantıkla İstanbul'un tüm seçmeni de üç defa sözde suçların kesintisiz işlenmesine yardımcı olmuş oluyor. Yani 10 milyon İstanbullu seçmen sözde örgüte yardımcı olmuş. Milyonlarca İstanbulluyu zan altında bırakan bir metindir bu' dedi.</p> <p><strong>'AYNI KURUMDA ÇALIŞAN İNSANLARIN GÖRÜŞMESİ SUÇ DEĞİL'</strong></p> <p>İddianamede telefon görüşmeleri, baz kayıtları ve kamera görüntülerinin örgütsel sürekliliğin delili olarak sunulduğunu belirten Ongun, şunları söyledi:</p> <p>'İddianame diyor ki örgüt mensupları sürekli görüşmüş, iletişim tespit tutanakları, telefon incelemeleri, baz çakışmaları ve kamera görüntüleri ile bu sabitmiş. Aynı iş yerinde çalışan insanların telefonla görüşmesini suç sayan bir iddia olabilir mi? Biz telepati ile iletişim kuramayacağımıza göre elbet bir araya geleceğiz. İster otelde buluşuruz, ister Beyaz Köşk'te, ister Saraçhane'de. O da bizim paşa gönlümüzün keyfine bakar.' </p> <p><strong>'GİZLİLİK DİYORLAR, TOPLANTILARI KAMERALARIN ALTINA KOYUYORLAR'</strong></p> <p>Savunmasında örgütsel gizlilik iddialarını da hedef alan Ongun, iddianamenin kendi içinde çeliştiğini söyledi.</p> <p>Ongun, 'İddianame diyor ki, örgüt deşifre olmasın diye gizlilik prensibine riayet etmiş, kamu binaları dışındaki özel yerlerde toplanmış. Şimdi soruyorum, gizlilik prensibiyle hareket eden insanlar yüzlerce güvenlik kamerası olan otellerde mi toplantı yapar? AK Merkez'e girerken kameraya gülümseyerek giriyorsunuz, kayıt deskine kimlik veriyorsunuz, saatiniz kayıt altına alınıyor, asansör kameraları eşliğinde ofise çıkıyorsunuz. O kadar gizli ki AK Merkez'in kayıt defteri ek dosyalarda var. İsimlerimiz ayna gibi sayfalarda parlıyor.'</p> <p>İBB'ye ait çok sayıda daha korunaklı alan bulunduğunu belirten Ongun, 'Sarı Köşk var, Fethi Paşa Korusu var, Kemerburgaz Kent Ormanı var, Kartal'daki İBB binası var. İBB'nin gözlerden uzak onlarca güvenli alanı varken, gizli toplantıyı halka açık otelde yapmak ancak avanaklık olur' dedi.</p> <p><strong>'ÖRGÜT DEĞİLSE AVANAKLAR TAKIMI'</strong></p> <p>Ongun, iddianamede sözde örgüte ilişkin anlatılanların kendi içinde tutarsız olduğunu savunarak, 'Yakın akraba ilişkisi olmayan güvenilir biri üzerinden ofis hazırlayın, yeni hat alın, akıllı telefon kullanmayın, internete bağlanmamış bilgisayar kullanın deniyor. Sonra aynı örgüt halka açık otellerde toplantı yapıyor, herkes akıllı telefon kullanıyor, ortada gizli bilgisayar da yok. Buna örgüt değil, olsa olsa avanaklar takımı denir' diye konuştu.</p> <p>İddianamede kamuda görevli olmayan kişilerin İBB personeline talimat verdiği yönündeki iddiaları da reddeden Ongun, 'Belediye iştirakleri kamu kurumu değil, özel hukuk tüzel kişisidir. Danıştay bunu açıkça söylüyor. Yönetim Kurulu Başkanı olduğum Medya AŞ'de istediğimiz personeli işe alma yetkimiz zaten var. Dolayısıyla dışarıdan gizli bir yapı kurup içeridekilere talimat verdirmek mantıksız. İhtiyaç varsa kişi doğrudan işe alınır. Paralel yapı iddiası safsatadır' dedi.</p> <p><strong>'İRADEMİ KİMSEYE TESLİM ETMEM'</strong></p> <p>Örgüt kavramının esas unsurunun irade teslimiyeti olduğunu söyleyen Ongun, Ekrem İmamoğlu ile ilişkisi üzerinden kurulan hiyerarşi iddiasını reddetti. Ongun, 'Örgüt demek sadece ast-üst ilişkisi değildir. Aynı zamanda irade teslimiyetidir. Talimatların sorgusuz yerine getirilmesidir. Bu irade teslimi iddiasını reddediyorum. Ekrem İmamoğlu'na duyduğum saygıyı herkes bilir ama bu irademi ona teslim ettiğim anlamına gelmez. Değil Ekrem İmamoğlu, önderim Mustafa Kemal Atatürk dahi gelse sorgusuz sualsiz irademi teslim etmem' ifadelerini kullandı.</p> <p>İddianamede Ekrem İmamoğlu'nun 'tartışılmaz ve karşı konulmaz tek söz sahibi' olarak gösterilmesine de tepki gösteren Ongun, İBB yönetim modelinin tam tersine katılımcı olduğunu savundu.</p> <p>Ongun, 'Vallahi de billahi de Ekrem İmamoğlu'nun böyle biri olmasını çok isterdim ama tam tersi. Bizim kendisinden en çok duyduğumuz cümle şudur; 'Masa kurun.' Yani herkes toplansın, herkes konuşsun, herkes fikrini söylesin. 15-20 kişiyle toplantılar yapıyoruz. Açık söyleyeyim, aşırı demokrasi ve katılımcılığa maruz kaldık. Ne tek söz sahibi var ne karşı konulmaz lider' dedi.</p> <p><strong>'BU YAPININ ADI SUÇ ÖRGÜTÜ DEĞİL'</strong></p> <p>Ongun, İBB'nin iddianamede topyekûn kriminalize edildiğini savundu.</p> <p>'Milyonlarca insanın oyuyla seçilmiş bir belediye başkanına örgüt lideri demek, İstanbullulara da hakarettir' diyen Ongun, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Onun atadığı yöneticilere örgüt yöneticisi demek, işe alınanlara örgüt üyesi demek doğrudan İBB'yi suç örgütü ilan etmektir. Bu kabul edilemez. Bizler yasa ile belirlenmiş görevlerde çalışan, ataması yasal şekilde yapılmış kişileriz. Örgüt değiliz. Bu yapının adı suç örgütü değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yönetim şemasıdır.'</p> <p>Savunmasının devamında kendisine yönelik özel bir hedefleme yapıldığını savunan öne süren Ongun, soruşturmanın en başından itibaren aleyhine sistematik algı üretildiğini öne sürdü.</p> <p>Ongun, 'Ceza Muhakemesi Kanunu çok açık. Savcı yalnızca aleyhe değil, lehe delili de toplamak zorunda. Peki bana bu hak uygulandı mı? Hayır. Lekelenmeme hakkımız korundu mu? Hayır. Lehe delil toplandı mı? Hayır. Lehime toplanmış tek bir delil gösteremezsiniz' dedi.</p> <p>Soruşturmanın adil bir yargısal süreçten çok algı operasyonu olarak yürütüldüğünü savunan Ongun, 'Boy boy fotoğraflarımız servis edildi, iftira bültenleri yayımlandı. Bu süreç soruşturmadan çok algı operasyonu olarak yürütüldü. Açıkça görüyorum ki bu dosyada özel hedeflerden biri Murat Ongun'dur' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>(SÜRECEK)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-acikca-goruyorum-ki-bu-dosyada-ozel-hedeflerden-biri-murat-ongundur</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:13:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-acikca-goruyorum-ki-bu-dosyada-ozel-hedeflerden-biri-murat-ongundur.jfif" type="image/jpeg" length="30816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan: 9 bin 277 koruyucu aile, 11 bin 22 çocuğa yuva oluyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/emine-erdogan-9-bin-277-koruyucu-aile-11-bin-22-cocuga-yuva-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/emine-erdogan-9-bin-277-koruyucu-aile-11-bin-22-cocuga-yuva-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emine Erdoğan, Koruyucu Aile Günü kapsamında düzenlenen "Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı Kapanış Programı"na katıldı. Erdoğan, koruyucu aile sisteminin güçlenmesiyle devlet korumasındaki her çocuğun sıcak bir yuvaya kavuşacağına inandığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Emine Erdoğan, Koruyucu Aile Günü programında koruyucu ailelerle bir araya geldi</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Koruyucu Aile Günü dolayısıyla düzenlenen "Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı Kapanış Programı"nda koruyucu aileler, çocuklar ve Gönül Elçileri ile buluştu.</p>

<p>Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Emine Erdoğan, koruyucu aile yanında yetişen bir gencin ve koruyucu ailenin hayat hikâyesini dinlediklerini belirterek, bu buluşmanın duygu dolu anlara sahne olduğunu ifade etti.</p>

<p>Program kapsamında koruyucu aileler ile çocukların birlikte sahnelediği tiyatro gösterisinin sevgi, umut ve merhametin en güzel örneklerinden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, etkinliğin katılımcılar üzerinde anlamlı izler bıraktığını kaydetti.</p>

<h2><strong>"11 bin 22 çocuğumuz koruyucu aile yanında büyüyor"</strong></h2>

<p>Türkiye'de koruyucu aile uygulamasının her geçen gün güçlendiğine dikkat çeken Emine Erdoğan, bugün itibarıyla ülke genelinde <strong>9 bin 277 koruyucu ailenin, 11 bin 22 çocuğa sıcak bir yuva sunduğunu</strong> belirtti.</p>

<p>Koruyucu aile modelinin çocukların güvenli, sevgi dolu ve aile ortamında büyümelerine önemli katkı sağladığını ifade eden Erdoğan, bu alandaki çalışmaların artarak devam etmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gönül Elçileri Projesi vurgusu</strong></h2>

<p>Emine Erdoğan, Gönül Elçileri Projesi'nin koruyucu aile sisteminin yaygınlaşmasına önemli katkılar sunduğunu belirterek, projeye destek veren vali eşlerinin özverili çalışmalarına teşekkür etti.</p>

<p>Koruyucu aile sayısının artmasıyla birlikte devlet korumasındaki her çocuğun sevgi dolu bir aile ortamına kavuşacağına inandığını dile getiren Erdoğan, koruyucu aile sisteminin gelişmesi için emek veren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına da teşekkür ederek, çalıştaydan çıkacak sonuçların hayırlı olmasını temenni etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/emine-erdogan-9-bin-277-koruyucu-aile-11-bin-22-cocuga-yuva-oluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/emine-erdogan.jpeg" type="image/jpeg" length="69238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, muhtarların taleplerini dinledi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/milas-belediye-baskani-fevzi-topuz-muhtarlarin-taleplerini-dinledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/milas-belediye-baskani-fevzi-topuz-muhtarlarin-taleplerini-dinledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi. Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu'nda gerçekleşen buluşmaya Selimiye bölgesi muhtarları katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA) </strong>- Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi. Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu'nda gerçekleşen buluşmaya Selimiye bölgesi muhtarları katıldı.</p> <p>Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, ilçenin mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek, yerinde çözüm üretmek amacıyla geniş kapsamlı bir istişare toplantısı düzenledi. </p> <p>Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıya, Selimiye bölgesi mahalle muhtarlarının yanı sıra belediye başkan yardımcıları Ali Özgür, Mustafa Sezgin ve birim müdürleri de katıldı. 'Ortak akıl ve katılımcı yönetim' vurgusu yapan Başkan Topuz, muhtarların yerel yönetimdeki en önemli köprü olduğunu belirtti.</p> <p>Toplantıda mahallelerin altyapı, üstyapı, sosyal donatı ve çevre düzenlemesi gibi acil çözüm bekleyen ve uzun vadede gerçekleştirilmesi hedeflenen  talepleri masaya yatırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'</strong><strong>MAHALLE MAHALLE H</strong><strong>İ</strong><strong>ZMET HAR</strong><strong>İ</strong><strong>TAS</strong><strong>I</strong><strong> Ç</strong><strong>I</strong><strong>KAR</strong><strong>TI</strong><strong>YORUZ</strong><strong>'</strong></p> <p>Toplantının açılış konuşmasını yapan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, her mahallenin kendine özgü ihtiyaçları olduğunu ifade ederek, 'Muhtarlarımız, halkımızın mahallelerdeki gözü, kulağı ve sesidir.  Bugün burada sadece dinlemek için değil, eksikleri hızla gidermek ve mahalle mahalle bir hizmet haritası çıkarmak için toplandık. Amacımız, kaynaklarımızı en doğru ve en acil ihtiyaç duyulan noktalara aktarmaktır' dedi.</p> <p><strong>TALEPLER TEK TEK NOT ED</strong><strong>İ</strong><strong>LD</strong><strong>İ</strong></p> <p>Konuşmanın ardından söz alan muhtarlar; mahallelerindeki yol yenileme, park ve yeşil alan eksiklikleri, temizlik işleri ve sosyal tesis taleplerini dile getirdi. Toplantıya katılan teknik birim müdürleri talepleri tek tek not aldı.</p> <p>Muhtarlar toplantısının planlanan program dahilinde bölge bölge muhtarların katılımlarıyla devam edeceği aktarıldı.</p> <p>Toplantı sonunda Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, muhtarlara Milas haritasının yer aldığı tablo hediye etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/milas-belediye-baskani-fevzi-topuz-muhtarlarin-taleplerini-dinledi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:11:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/milas-belediye-baskani-fevzi-topuz-muhtarlarin-taleplerini-dinledi.jpeg" type="image/jpeg" length="85225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vapurda 'NATO mezara, tam bağımsız Türkiye' pankartı açanlar serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/vapurda-nato-mezara-tam-bagimsiz-turkiye-pankarti-acanlar-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/vapurda-nato-mezara-tam-bagimsiz-turkiye-pankarti-acanlar-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'daki NATO Parlamenter Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla Şehir Hatları vapurundan 'NATO mezara, tam bağımsız Türkiye' pankartı açan 4 Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi, adliyedeki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>İstanbul'daki NATO Parlamenter Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla Şehir Hatları vapurundan 'NATO mezara, tam bağımsız Türkiye' pankartı açan 4 Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi, adliyedeki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.</p> <p>İstanbul'da dün farklı noktalarda NATO Parlamenter Zirvesi'ni protesto eden çok sayıda kişi gözaltına alınmış, bugün 89 kişi serbest bırakılmıştı.</p> <p>TGB üyeleri de Şehir Hatları vapurundan 'NATO mezara, tam bağımsız Türkiye' pankartı açtıktan sonra gözaltına alınmış, emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan Adliyesi'ne sevk edildikleri bildirilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'NATO'YU PROTESTO ETMEK SUÇ DEĞİLDİR'</strong></p> <p>Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yapan TGB Genel Başkanı Kayahan Çetin, 'NATO'yu protesto etmek suç değildir, görevdir. Vatanseverliğin hukuku, bütün hukukların üstündedir. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın. Türk savcılarından, Türk yargısından talebimiz budur. Umuyoruz sizlere iyi haberleri tekrar buradan vereceğiz' ifadesini kullandı.</p> <p>TGB'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, 'Dolmabahçe'de NATO Parlamenter Zirvesi'ni protesto ettiği için gözaltına alınan arkadaşlarımız serbest bırakıldı' denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/vapurda-nato-mezara-tam-bagimsiz-turkiye-pankarti-acanlar-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:07:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/vapurda-nato-mezara-tam-bagimsiz-turkiye-pankarti-acanlar-serbest-birakildi.jpg" type="image/jpeg" length="94734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Ekim Ankara Gar Katliamı davası... Mahkeme, ailelerin dışarı çıkartılmasını istedi, duruşma ertelendi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/10-ekim-ankara-gar-katliami-davasi-mahkeme-ailelerin-disari-cikartilmasini-istedi-durusma-ertelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/10-ekim-ankara-gar-katliami-davasi-mahkeme-ailelerin-disari-cikartilmasini-istedi-durusma-ertelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[10 Ekim Gar Katliamı davasında 16 sanık yönünden ayrılan dosyanın duruşmasında, müşteki ailelerinin 11 yıl sonra ilk kez mahkemeye çıkan IŞİD'li sanığın 'Zalim olarak ölmektense mazlum olarak ölmeyi tercih ederim' şeklindeki savunmasına 'Bizim çocuklarımız ne olacak?' diye tepki göstermesinin üzerine Mahkeme Başkanı ailelerin salondan çıkartılmasını istedi. Duruşma yaşanan gerginlik nedeniyle 25 Eylül'e ertelendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p> <p style='text-align: left;'><strong>ANKARA</strong> - 10 Ekim Gar Katliamı davasında 16 sanık yönünden ayrılan dosyanın duruşmasında, müşteki ailelerinin 11 yıl sonra ilk kez mahkemeye çıkan IŞİD'li sanığın 'Zalim olarak ölmektense mazlum olarak ölmeyi tercih ederim' şeklindeki savunmasına 'Bizim çocuklarımız ne olacak?' diye tepki göstermesi üzerine Mahkeme Başkanı ailelerin salondan çıkartılmasını istedi. Duruşma yaşanan gerginlik nedeniyle 25 Eylül'de ertelendi. </p> <p style='text-align: left;'>10 Ekim Gar Katliamı davasında 16 sanık yönünden ayrılan dosyanın duruşmasında, Suriye'de yakalandıktan sonra ilk kez mahkeme huzuruna çıkan IŞİD'li sanık Ömer Deniz Dündar, savunma yaptı. </p> <p style='text-align: left;'>Duruşma, verilen aranın ardından Dündar'ın çapraz sorgusuyla devam etti. Katliamda eşi avukat Uygar Coşgun'u kaybeden Mehtap Sakinci, 'Burada katliamda hayatını kaybeden ailelerin yakınları var. Ben de eşimi kaybettim. Bu mahkeme sizi 11 yıldır bekliyor. Her sözünde IŞİD'in Türkiye'deki değil Suriye'deki işlerinde görevli olduğunuzu söylüyorsunuz. O halde katliamın hala bilinmeyen canlı bombacılarından Suriye uyruklu olduğu söylenen birinin kim olduğuna dair bilginiz var mı? Etkin pişmanlıktan faydalanıyorsanız eğer bunu açıkça söyler misiniz?' şeklinde soru yöneltti.</p> <p style='text-align: left;'><strong>IŞİD'Lİ SANIK: 'KARŞINIZDA GİRDİĞİ YOLDAN DÖNEN, PİŞMAN OLAN BİRİ VAR'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Dündar, 'Suriyeli olduğunu biliyorum sadece' iddiasında bulunarak 'Başınız sağolsun. Şu an sizin karşınızda hatasını anlayan ve girdiği yoldan dönen, pişman olan biri var. Ben ve benim gibi bir çok kişi böyle örgütlerce kullanılıyor. Ben HTŞ tarafından tutuklanınca dini bilgimin eksikliğini anladım ve hata yaptığımı farkettim. Zalim olarak ölmektense mazlum olarak ölmeyi tercih ederim' dedi. </p> <p style='text-align: left;'><strong>'BİZİM ÇOCUKLARIMIZ NE OLACAK?' </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'>Dündar'ın söz konusu savunmasına tepki gösteren aileler, 'Bizim çocuklarımız ne olacak peki? Onlar toprağın altında. 8 yaşında çocuğumuz büyümedi bizim' diyerek tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı da tepki gösteren müşteki ailelerinin salondan çıkarıltılmasını istedi ve duruşmaya 5 dakika ara verdi. </p> <p style='text-align: left;'><strong>'BİR MÜVEKKİLİMİZİN SÖZÜNÜ DİNLEMEYE TAHAMMÜLÜNÜZ YOK' </strong></p> <p style='text-align: left;'>Aranın ardından Mahkeme Başkanı, düzeninin bozulması halinde duruşmayı başka bir tarihe erteleyeceğini belirtti. Bunun üzerine söz alan avukat İlke Işık, 'Biz 11 yıldır adalet bekliyoruz. 11 yıldır bu sanığı bekliyoruz soru soralım diye. Emniyette hiç sorulmayan şeyleri soracaktık, teşhis yapacaktık. Bir müvekkilimizin sözünü dinlemeye tahammülünüz yok sizin. Ancak biz, tüm sanıklar yargılanana ve ceza alana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Taleplerimizi sunmuyoruz. Duruşma tarihini verebilirsiniz' dedi. </p> <p style='text-align: left;'><strong>DURUŞMA 25 EYLÜL'E ERTELENDİ </strong></p> <p style='text-align: left;'>Aileler alkışlarla duruşma salonundan çıktı. Duruşma ise 25 Eylül'de ertelendi. </p> <p style='text-align: left;'>Adliye önünde ise aileler basın açıklaması yaptı. 10 Ekim Barış Derneği Eş Sözcüsü İshak Kocabıyık, şunları söyledi:</p> <p style='text-align: left;'>'Bu yargılama sürecine hep birlikte şahit olduk. Acılarımızı bitireceğine, üzüntülerimizi, yasımızı bitireceğine her mahkeme sonrası haketmediğimiz ölçüde rencide eden, hakaret eden davranışlara maruz kaldık. Bugün de bir benzerini yaşadık. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, dostlarımız biliyor düşmanlarımız daha çok bilsin, bizi adalet mücadelesinden asla vazgeçiremeyecekler.'</p> <p style='text-align: left;'><strong>'ADALET İÇİN HER KOŞULDA MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Avukat İlke Işık da 11 yıldır adalet beklediklerini ve yargılamada değişen dördüncü heyet olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:</p> <p style='text-align: left;'>'Adalet sisteminin nasıl işlemediğinin somut bir örneğini biz burada yaşıyoruz. Ülkenin en önemli katliamı, en önemli ceza davalarından birinde değişen heyetler, onun yerine çıkan geçici başkanlar: Bunlar bizim problemimiz değil. Bu adil yargılamaları yapsınlar diye arkada kurulmuş kocaman kocaman adalet sarayları var. Biz 11 yıl sonra ilk kez duruşma gününü öğrenmeden çıktık. Çünkü hiç kimse 11 yıldır davamızı takip eden müvekkillerimizi, anneleri, babaları, kardeşleri, sevgililerini kaybetmiş insanları duruşma salonundan çıkartamaz. Buna asla müsaade etmeyiz. Mahkemeler adalet talebinde ne kadar ısrarcı olduğumuzu yine görecek. Önemli olan tek şey adalet istemeye devam ediyoruz. 11 yıl sonra gelen firari sanıklar ve diğer firari sanıkların gelmesiyle tüm sorumluların yargılanacağı bir adalet için her koşulda mücadele etmeye devam edeceğiz.'</p> <p style='text-align: left;'> </p> <p style='text-align: left;'> </p> <p style='text-align: left;'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/10-ekim-ankara-gar-katliami-davasi-mahkeme-ailelerin-disari-cikartilmasini-istedi-durusma-ertelendi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:05:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/10-ekim-ankara-gar-katliami-davasi-mahkeme-ailelerin-disari-cikartilmasini-istedi-durusma-ertelendi.jpg" type="image/jpeg" length="13736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu'ndan, şehit olan Çavuş Abdurrahman Hilal için taziye mesajı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kemal-kilicdaroglundan-sehit-olan-cavus-abdurrahman-hilal-icin-taziye-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kemal-kilicdaroglundan-sehit-olan-cavus-abdurrahman-hilal-icin-taziye-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Pençe-Kilit Operasyon Bölgesi'nde meydana gelen kazada şehit olan Çavuş Abdurrahman Hilal'in ailesine başsağlığı diledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Pençe-Kilit Operasyon Bölgesi'nde meydana gelen kazada şehit olan Çavuş Abdurrahman Hilal'in ailesine başsağlığı diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Pençe-Kilit Operasyon Bölgesi'nde meydana gelen elim kazada şehit düşen kahraman askerimiz Çavuş Abdurrahman Hilal'e Allah'tan rahmet, acılı ailesine sabırlar diliyorum. Aziz şehidimizin ruhu şad, mekânı cennet olsun. Milletimizin başı sağ olsun' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kemal-kilicdaroglundan-sehit-olan-cavus-abdurrahman-hilal-icin-taziye-mesaji</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:02:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/kemal-kilicdaroglundan-sehit-olan-cavus-abdurrahman-hilal-icin-taziye-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="71480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBB'den Araç Teslim Töreni... Vahap Seçer: '122 yeni hizmet aracını 121 belediyemize hibe ediyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbbden-arac-teslim-toreni-vahap-secer-122-yeni-hizmet-aracini-121-belediyemize-hibe-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbbden-arac-teslim-toreni-vahap-secer-122-yeni-hizmet-aracini-121-belediyemize-hibe-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBB ve Mersin Büyükşehir Başkanı Vahap Seçer, Birlik tarafından düzenlenen Araç Teslim Töreni'nde '122 yeni hizmet aracını 121 belediyemize hibe ediyoruz. Böylece 2026 yılında toplam 296 belediyemize 308 aracı, iki yılda da toplamda 675 belediyemize 837 hizmet aracını tahsis etmiş bulunuyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İleyda ÖZMEN / Kamera: Recep Tunahan GÜLER</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> TBB ve Mersin Büyükşehir Başkanı Vahap Seçer, Birlik tarafından düzenlenen Araç Teslim Töreni'nde '122 yeni hizmet aracını 121 belediyemize hibe ediyoruz. Böylece 2026 yılında toplam 296 belediyemize 308 aracı, iki yılda da toplamda 675 belediyemize 837 hizmet aracını tahsis etmiş bulunuyoruz' dedi.</p> <p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından düzenlenen Araç Teslim Töreni, TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in katılımıyla ana hizmet binasında gerçekleştirildi. Belediye başkanlarının katılımıyla düzenlenen törende ilk olarak saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.</p> <p>Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Seçer, NATO Liderler Zirvesi nedeniyle Ankara'da olağanüstü günler yaşandığını ve açık hava toplantılarının izinleri konusunda da sorun yaşadıklarını belirterek, 'Bu nedenle zorunlu olarak toplantıyı buraya aldık. Ama daha sonra araçlarınız sizlere teslim edilecek ve hizmetlerinizde kullanmak üzere yola çıkacaklar' dedi.</p> <p>Seçer, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bugün 122 yeni hizmet aracını 121 belediyemize hibe ediyoruz. Böylece 2026 yılında toplam 296 belediyemize 308 aracı, iki yılda da toplamda 675 belediyemize 837 hizmet aracını tahsis etmiş bulunuyoruz. Bugün 29 adet ekskavatör, 26 adet kazıcı yükleyici, 18 adet yarım otobüs, 16 adet kombine kanal açma aracı, 8 adet itfaiye aracı, 8 adet yol süpürme aracı, 6 adet vidanjör, 3 adet çöp kamyonu, 3 adet lastik tekerlekli ekskavatör, 2 adet grader, 2 adet loader ve bir adet pikap kamyonet teslimatını gerçekleştireceğiz.</p> <p><strong>'HİZMETLERİMİZ AYNI ANLAYIŞLA DEVAM EDECEK'</strong></p> <p>2 Mayıs'ta genel kurulumuzu yaptık. Orada üç yıllık başkanı, başkanvekilliklerini, encümen üyelerimizi belirledik. Desteklerinizden dolayı sizlere teşekkür ediyoruz. Umut ediyorum geçtiğimiz iki yıllık süreç içerisinde Sayın Ekrem İmamoğlu ile başlayan daha sonra Sayın Zeydan Karalar'la devam eden ve ardından da şahsım tarafından yürütülen hizmetlerimiz aynı anlayışla, aynı doğrultuda devam edecek. Hatta daha da artarak o iki yılın bize getirdiği deneyimden de yararlanarak belediyelerimize Belediyeler Birliği aracıyla yapacağımız destekler vasıtasıyla her birimiz kentlerimize, beldelerimize çok da etkin hizmetler yapacağız. Buna canı yürekten inanıyorum.</p> <p>TBB denince tabii ki biz bütçemizin önemli bir kısmını yaklaşık üçte ikilik kısmını araç, gereç, alet, ekipman desteğine ayırıyoruz. Ve kalan kısmını da diğer projelere ve cari harcamalarımıza ayırıyoruz. TBB deyince hakla genelde araç gelir, iş makineleri gelir ama burada başka bir şeye işaret etmek istiyorum, mutlaka parayı verdiğiniz zaman TBB size araç vermese de eee imkanlarınız doğrultusunda yetkili satıcısından bu iş makinelerini, alet ekipmanlarını edinmek kolay. Ama burada vurgulamak istediğim başka bir şey var, TBB asıl belediyelerimize bana göre çok önemli katkı sunan başka işler de yapıyor. Başka projeler de hayata geçiriyor. Her zaman bunu konuşmalarımızda vurguluyoruz. Deneyimli belediye başkanlarımız da bu doğrultuda görüş ifade ederler. Bir belediye başkanının bir finansman kaynağı, iki insan kaynağı. Bu iki temel üzerinde hizmetlerini yaparlar. Bu ikisi son derece önemlidir. Aslında bir belediye ile bir kurumu, bir özel sektör kurumunu yönetmek arasında bir yatırımcı kurumu ya da bir hizmet sektörünü yönetmek arasında kamucu anlayış dışında çok bir fark yoktur. Biz kamu hizmeti yapıyoruz. Bir kamu kurumuyuz. Ama para yönetimi aslında baktığınız zaman temel prensipler anlamında çok fark etmez. İnsan kaynağı da önemli.</p> <p><strong>'AKTİF KATILIMLARINIZI BEKLİYORUZ'</strong></p> <p>Ne yazık ki insan kaynağında şöyle bir zafiyeti var belediyelerin. Hepimiz bir siyasi parti çatısı altında belediye başkanı oluyoruz ve belediye başkanlıkları siyasi kurumlardır. Onların Türkiye'nin geleneksel siyasal yapısında, toplumsal yapısında yarattığı zafiyetler var. Bunu hepimiz yaşıyoruz. Maalesef bu konuda hepimiz de muzdaribiz. Çok sayıda eleman çalışıyor belediyelerimizde. Hatta kamuoyunda şöyle bir kanaat de vardır: Belediyeler dediğiniz zaman üç kişinin yaptığı işi altı kişi yapar, dokuz kişi yapar ya da belediye dediğiniz zaman kalifiye eleman pek akla gelmez. Genelde işini bilmeyen eleman akla gelir gibi bir kanaat var. Biz bu yargıları ortadan kaldırmamız lazım. Çağdaş belediyecilik anlayışı başka bir şey. İşte TBB belediyelerimize daha çağın ruhuna uygun çağdaş belediyecilik normlarını anlatan, izah eden, onlara bir anlamda mihmandarlık yapan son derece önemli bir kurum. Bizim çok değerli projelerimiz var. Bizimle değerli belediye belediye başkanlarımız, liyakatlı kadrolar edinmek için işbirliği içerisine girin. Çok değerli toplantılar oluyor, eğitim programları oluyor, çalıştaylar oluyor, yurt dışı gezileri oluyor. Asıl paradan, aletten, ekipmandan önemli olan bu aleti ekipmanı, bu parayı efektif olarak, rasyonel olarak kullanabilecek beyinleri yetiştirmemiz, liyakatlı kadroları yetiştirmemiz. O nedenle bizimle Bu konuda işbirliklerinizi önemsiyoruz, değerli buluyoruz ve bu konuda aktif de katılımlarınızı beklediğimizi belirtmek istiyorum.'</p> <p><strong>'BELEDİYELERİMİZ ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYOR'</strong></p> <p>Seçer, TBB'nin faaliyetlerinden de bahsederek şöyle devam etti:</p> <p>'Belediyelerimiz zor bir süreçten geçiyor. Ekonomik sorunlar, mevzuatlardan kaynaklanan sıkıntılar, Türkiye'de yaşanan siyasal gerginliğin yerel yönetimlere yansıması, bu başlıkları çoğaltabiliriz. Bunlar da her geçen gün bizlerin işlerini biraz daha zora sokuyor ama çalışma azmimizde en ufak bir gerileme olmaz. Belediye başkanlığı kutsal bir iş. Hepimiz bu kutsal görevi yapıyoruz. Bunun duygularını ifade etmek, kelimelere belki sığdıramayız. O derece çok bizi mutlu eden vicdanen ya da duygusal olarak bizi farklı düşünceler sevk eden çok değerli işler yapıyoruz. İnşallah önümüzdeki süreçlerde sizlerle yapacağımız işbirlikleriyle, beldelerimize yapacağımız hizmetlerimiz daha efektif, daha sürdürülebilir ve daha memnuniyet verici olacak. En azından bundan yaklaşık iki buçuk yıl önce halkın karşısına çıkıp aldığımız rızanın, desteğin karşılığını da başımız dik, alnımız açık bir şekilde üç yıl sonra seçimlere tekrar gittiğimiz zaman halkımızın karşısına çıkma imkanımız olacak.'</p> <p>Seçer'in konuşmasının ardından kürsüye çıkan 121 belediye başkanına temsili anahtarlar verildi ve hatıra fotoğrafı çektirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbbden-arac-teslim-toreni-vahap-secer-122-yeni-hizmet-aracini-121-belediyemize-hibe-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:01:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tbbden-arac-teslim-toreni-vahap-secer-122-yeni-hizmet-aracini-121-belediyemize-hibe-ediyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="24184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 59'uncu gün... Murat Ongun: 'Bir avukat, savcının yeğeni olduğunu iddia eden itirafçının, '1 milyon dolar verirse eşinin tutuklanmamasını' sağlarım dediğini bana iletti']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-bir-avukat-savcinin-yegeni-oldugunu-iddia-eden-itirafcinin-1-milyon-dolar-verirse-esinin-tutuklanmamasini-saglarim-dedigini-bana-iletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-bir-avukat-savcinin-yegeni-oldugunu-iddia-eden-itirafcinin-1-milyon-dolar-verirse-esinin-tutuklanmamasini-saglarim-dedigini-bana-iletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 59'uncu duruşmasında savunma yapan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, eşinin gözaltına alınmasının ertesi günü cezaevinde bir avukat tarafından ziyaret edildiğini ve bu görüşmede, eşinin tutuklanmaması karşılığında kendisinden bir milyon dolar talep edildiğini öne sürdü. Söz konusu talebin, itirafçı sanık Cüneyt Yakut üzerinden iletildiğini belirten Ongun, Yakut'un kendisini savcı Kerem Ali Yakut'un yeğeni olarak tanıttığını iddia etti. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) - </strong>İBB Davası'nın 59'uncu duruşmasında savunma yapan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, eşinin gözaltına alınmasının ertesi günü cezaevinde bir avukat tarafından ziyaret edildiğini ve bu görüşmede, eşinin tutuklanmaması karşılığında kendisinden bir milyon dolar talep edildiğini öne sürdü. Söz konusu talebin, itirafçı sanık Cüneyt Yakut üzerinden iletildiğini belirten Ongun, Yakut'un kendisini savcı Kerem Ali Yakut'un yeğeni olarak tanıttığını iddia etti.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 59'uncu gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor.</p> <p>Duruşmada sabah başladığı savunmasına devam eden tutuklu Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, 26 Nisan 2025'teki ikinci dalga İBB operasyonunda eşinin de gözaltına alındığını belirtti. Ertesi gün saat 14.15'te bir avukatın kendisini ziyaret ettiğini bildiren Ongun, savunmasında şunları söyledi:</p> <p>'İlk ve son kez ziyaretime gelen bu avukatın adı Beliz Özkan'dı. 15 aydır sadece 27 Nisan günü bana geldiğini cezaevi kayıtlarından görebilirsiniz. Avukatım iletir. Görüşme kabinine girer girmez bana 'Beni hem sizin hem benim ortak şişman arkadaşımız gönderdi' dedi. Cüneyt kiloludur biraz. Ben de kendisine şifreli konuşacak durum olmadığını, Cüneyt Yakut'u mu kastettiğini sordum, 'Evet' dedi. Sonra, Cüneyt Yakut'un kendisine söylediklerini bana aktarmaya başladı. Şöyle dedi; 'Biliyorsunuz, size anlatmış, Başsavcılıkta yakın tanıdıkları var. Kendisi de benzer şekilde tahliye edilmişti. Ortak arkadaşımız diyor ki bir milyon dolar verirse, eşinin tutuklanmamasını sağlarım.' Avukat gayet açık sözlüydü, işi halledecek ismi bile veriyordu ama ben dile getiremeyeceğim. Cezaevinde avukat kabininde benden 1 milyon dolar talep edilince şok oldum. Avukat sözünü bitirdi ama ben donakaldım.</p> <p>Benden yanıt gelmeyince avukat Beliz Hanım, pazarlık yapıyorum zannetti sanırım ve şöyle dedi, 'Kendisi 'Ben de 300 bin-400 bin dolar var, 600 bin-700 bin dolar verse bile hallederiz.' Avukata 'Benim eşim suçsuz ayrıca böyle bir param da yok' diyerek görüşmeyi bitirdim. Avukat Beliz Özkan hakkında 7 Ocak 2026 tarihinde 2975 numaralı dilekçe ile İstanbul Barosu'na şikayette bulundum. Bazen düşünüyorum. Daha gözaltına alınırken ev hapsi verileceği belliydi de birileri bunu ticarete mi çevirmek istedi, diye. </p> <p>Bir milyon dolar talebinden sadece bir gün sonra Cüneyt Yakut'un erkek kardeşi Ali Yakut gözaltına alındı. Emniyet ifadesinden saatler sonra tekrar gözaltına alındı. Bu kez savcı Cahit Cihad Sarı'ya ifade verdi. İlk beyanının aksi yönünde konuşan Ali Yakut, eşim aleyhine ifade verdi. 24 saat dolmadan iki zıt ifadeydi bu. Takdir sizlerin; içinde çok sıfat, çok isim ve para olan tuhaflıklar zincirini anlattım.</p> <p>Soruşturma bilgisine haiz olmama rağmen benim yaşamımda bir değişiklik olmadı. İşlerimi yine her zamanki gibi yaptım. Para kaçırmadım ya da mal devretmedim. İş hayatımı, özel hayatımı, nasıl yaşıyorsam öyle yaşamaya devam ettim. Çünkü yaptığımız yanlış ya da usulsüz bir şey yoktu.</p> <p><strong>'İSMAİL KAAN'A HELAL OLAN, ZEYNEP TEZCAN'A NEDEN YASAK?'</strong></p> <p>2 Eylül 2025 günkü adli yıl açılışında basınla yaptığı sohbette, Sayın Bakan Bey'in demeciyle Murat Kapki'nin, 2025 yılı ocak ayında mallarını devrettiğini öğrenmiştik. İddianame, MASAK raporları, kolluk tutanakları ortaya çıkınca Murat Kapki'nin malları kime devrettiğini de öğrenmiş olduk.</p> <p>Ayrıntısını ifadesinde anlattığı gibi Murat Kapki bir günde, Acarkent Sitesi'ndeki 7 ayrı mülkünü birden aynı anda, yine kısa süre sonra Acarkent'te 4 katlı bir villasını da İsmail Kaan diye birine devretmişti. Bununla da kalmamış aynı zamanda, aralarında radyo ve YouTube kanalının da olduğu 3 firmasını da yine aynı gün İsmail Kaan isimli şahsa devretmişti.</p> <p>Açıkçası Kapki, neredeyse tüm birikimini İsmail Kaan'a güvenip devretmiş. Yani sayın eski başsavcının 'malları kaçırdığı, aklamaya çalıştığı' dediği olayın 2 ana kahramanı var. Biri tutuklu sanık Murat Kapki, diğeri özgür insan İsmail Kaan.</p> <p>MASAK raporunda 14 Ocak 2025 tarihli bu devirlerin aynı günde yapıldığını görebilirsiniz. Ayrıca MASAK uzmanları hazırladıkları bu rapora kocaman bir şekilde bu işlemler için şüpheli işlem uyarısı koymuş.</p> <p>Özetle, Acarkent'te 8 mesken ile 3 firma devri olmuş. Kime? İsmail Kaan'a. Bunu elde tutalım. Çünkü bir devir daha var. Aynı tarihlerde. Bu kez Murat Kapki, Merdivenköy'de 1 dükkân, 1 mesken, Silivri'de de 2 mesken olmak üzere 4 mülkünü aynı tarihte avukatı Zeynep Tezcan'a devretmiş. Doğal olarak işlem de şüpheli bulunmuş.</p> <p>Zeynep Hanım'ın ifadesi alınmış ve şu an bu dosyada cezalandırılması isteniyor. Burada, Silivri'de 2 mesken, Merdivenköy'de 1 dükkân, 1 mesken devri için. </p> <p>Oysa Acarkent'te kocaman villalar dahil 8 mesken ve 3 şirket devri yapılan İsmail Kaan, tıpkı soruşturmayı sızdıran Çetin gibi hiç merak edilmemiş. Emniyete davet dahi edilmemiş. Bir kere olsun ifadeye çağrılmamış.</p> <p>Murat Kapki tutuklu, Zeynep Hanım tutuksuz sanık olurken, İsmail Bey 2 kere de yırtmış. İsmail Bey'e helal olan, Zeynep Hanım'a neden yasak? İsmail, Zeynep'ten daha şüpheliyken nerede bu şahıs? Mal devreden hücrede, devralan evinde.</p> <p>Türkiye bir hukuk devleti ve adalet önünde herkes eşit sonuçta. Öyle deniyor, resmi beyanlarda.</p> <p>MASAK raporuna göre, Acarkent'teki evler, villalar ve şirketler için İsmail Kaan sadece 995 bin dolarlık ödeme göndermiş görünüyor. Hak verirsiniz ki Acarkent'te 995 bin dolara değil 8 ev, Murat Kapki'nin villasının 1 katının yarısını dahi satın alamaz. Zaten Kapki'nin beyanında tek ev satışının 5 milyon 750 bin dolara yapıldığı belirtiliyor.</p> <p>MASAK uzmanı, o yüzden şüpheli işlem diyor, bu devirlere. Avukat Zeynep Tezcan'ı bu dosyada sanık yapan şey, İsmail Kaan'a neden hiç uğramıyor? İddia makamı malvarlığı aklama şüphelisi olan bu zatımuhteremi neden ifadeye bile davet etmiyor? Murat Bey'e, Zeynep Hanım'a uygulanan muamele ona neden uygulanmıyor? Hakikate ulaşmak için sorduğum bu sorular haksız mı? Buradaki çok farklı 2 uygulamadan şüphelenmem anormal mi? Yüzyılın soruşturması, operasyonu hızlandıran eylemin 2 tarafından birini hiç merak etmeyince, benim merak etmem tuhaf mı?</p> <p>İsmail Kaan kimdir? İsmail Kaan, TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı yapmıştır. Babası Osman Kaan İlim Yayma Cemiyeti'nin yönetiminde yer almış, yurt yaptırıp cemiyete vermiş, AK Parti'nin kuruluşunda yer almış ve kurucusu olduğu Kaanlar Vakfı Cumhurbaşkanlığı kararı ile vergiden muaf bile tutulmuştur. Kardeşi Ahmet Kaan, AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu'nda başkan yardımcısı olarak görev yapmıştır. Vakfın, bugün yargı dünyasının ünlü simalarına hukuk öğrencisiyken burs verdiğini de iddia edenler olmuştur.</p> <p><strong>'İLBAK'A HELAL OLAN, DİĞERLERİNE NEDEN HARAM?'</strong></p> <p>Bir başka sakatlığa geçeyim. Sakat iddianamede gizlenen olguya. Operasyonun ilk gününden bu zamana kadar adı çok sık anılan biri var. Fezlekede varlar, tevdi raporlarında varlar, soruşturmayı başlatan dilekçe sahibi Sedat Kapıdağ da onları anlatıyor. İfadeleri 50'den fazla eylemde kullanılan en gözde tanıklardan Selman Narman, Hakan Karaköse dahil herkes onları anlatıyor. Her yerde adları geçti. 19 Mart'ta gözaltına alındılar, ardından tutuklandılar. Milyarlarca liralık vurgunu beraber yapmakla suçlandık.</p> <p>Kimden bahsediyorum? İLBAK ailesinden. 4 erkek kardeş de şüpheliydi. En büyükleri Mustafa Bey yurt dışında olduğu için gözaltına alınamadı ama Murat, Yusuf ve Ali İlbak gözaltına alındı ve tutuklandı. Murat İlbak'la 23 Mart'ta aynı mahkemeye düştük. Bana bağlı örgüt üyesi olmak ve rüşvet vermekten tutuklandı. İyi tanışırız kendisiyle. Birlikte Silivri'ye gönderildik, aynı araçla. 3 hafta sonra aynı gün de ben Çorlu'ya, o Bandırma'ya sevk edildi Silivri'den. Diğer 2 kardeşi de Silivri'de tutukluydu.</p> <p>Yaklaşık 40-45 gün sonra mayıs sonu gibi Murat İlbak'ın tahliye olduğu haberi geldi. 'Bu da itirafçı olup bir şeyler uydurdu herhalde' diye düşündüm. Murat Bey'in tahliyesinden birkaç gün sonra haziran ayı tutukluluk incelemem vardı. Çorlu'daki cezaevimden SEGBİS yöntemiyle duruşmaya katıldım. Kendim katıldım çünkü bizim avukatlarımızdan duruşmanın yapılacağı mahkemenin duruşma saati bile gizleniyordu. Duruşmaya bağlandım, mahkeme salonunda sadece bir kadın avukat gördüm. İçimden 'Becerikli avukatmış bak bulmuş hangi mahkeme olduğunu' dedim. Kısa süre sonra avukat hanımın benimle beraber tutukluluğu incelenen Yusuf ve Ali İlbak beylerin avukatı olduğunu öğrendim. Onlar SEGBİS'e bağlanmadı. Duruşma bitti. Aralarında benim de olduğum 100'den fazla kişi için yapılan tutukluluk incelemesinin sadece 2 şanslısı vardı, İlbak kardeşler. Yusuf ve Ali İlbak tahliye oldu. 100'den fazla kişi tekrar tıpış tıpış hücre ve koğuşlarımıza döndük.</p> <p>İnanın bu tahliyelere çok sevindim. Benim için cezaevinden çıkan herkes mutluluk kaynağı. Sadece, Murat İlbak'ı tanıdığım için merak ediyordum, itirafçı olup da mı çıktı diye. Yakıştıramıyordum ona. Düzgün, iyi eğitimli kaliteli bir iş insanıdır. Meraktaydım, çünkü itirafçı olan herkesin beyanı bir gün sonra Sabah, daha ayrıntılı hali de 2 gün sonra Yeni Şafak gazetesinde yayınlanıyor, ben de soruşturmamı bu iki gazeteden detaylarıyla izliyordum. Lakin Murat Bey'in ifadesi hiç yayınlanmadı. 2 hafta, 3 hafta geçti, yine çıkmadı. İyice meraklandım, çünkü bu ilk kez oluyordu. Ticari hayatını merak ettim. Onun da malvarlığına el konmuş, şirketlerine kayyum atanmıştı.</p> <p>Acaba kayyum sürüyor muydu? Öğrendim ki kalkmış. Şirketleri geri almış. Çok sevindim. Bu kez başka bir şeyi merak ettim. Ev hapsiyle mi çıkmıştı, yoksa imza atma şartıyla mı? Öyle ya, hem bunca suçlama hem sürpriz tahliye, bunların üzerine bir de yurt dışına çıkış serbestisi gelecek değil herhalde. İnanır mısınız o da gelmiş. Hem de cezaevinden şahit oldum buna.</p> <p>Geçen yaz başı Avrupa Basketbol Şampiyonası var. Turnuvayı izliyorum, 12 Dev Adam tarih yazıyor ve Almanya ile son şampiyonluk maçına kaldılar. Maç inanılmaz çekişmeli, ben de 10 metrekarelik hücremde 24 inçlik küçük televizyonumda heyecanla izliyorum. Maçın son 2 dakikası, az farkla öndeyiz. Almanya mola aldı ve TRT 1 reklama gitti. Hemen çayımı koydum. Reklam bitti, TRT maça döndü ve koca tribünde sadece bir Türk taraftara zoom yaptı kameraman. Yakın plan göğüs çekim, 1 Türk taraftar, TV'deydi. Hala gözümün önünde, bizim Türk telefonuna bakıyor. Çayımı püskürttüm, çünkü Murat İlbak'ın yurt dışı yasağının kalktığına, Litvanya'nın Riga kentindeki maçta olduğuna, bizzat TRT 1 ekranlarında canlı yayında şahit oluyordum. </p> <p>İlbak ailesinin yanlış bir intibaya kapılmasını istemem. Gerçekten Murat Bey de abisi Mustafa Bey de tanıdığım kadarıyla nazik, güngörmüş beyefendi insanlar. Hem böyle değerli insanların değil sadece tahliyesi, normal hayatlarına kısa sürede geri kavuşmaları beni çok umutlandırdı. Hele hele adlarının 1087 kez zikredildiği bu iddianamede, sanık olmamaları sevincimi doruğa taşıdı.</p> <p>Öyle ya İstanbul'un en büyük reklamcısı artık sanık bile değil. Doğal olarak iddianamede Eylem 61 ile başlayıp Eylem 76 arasında yer alan 16 reklam ihalesi dosyası da böylece çöp oluyordu. Çünkü iddianameye temel olan tevdi raporu ve fezlekenin işaret ettiği en önemli şüpheli suçsuz bulunmuştu. Tartışmalı olsa da bilirkişi raporlarına göre diğer ihaleler onunkinden çok daha masumdu. Sözde azılılar suçsuz bulunmuşsa, Murat Kapkiler, Hüseyin Köksallar, Alper Aydınlar, Nihat Sütlaşlar da suçsuz demektir. Doğal olarak, bizlerin de reklam ihalelerinde suçu olduğu iddiası çökmüş oldu. </p> <p>Öyle ya İlbak'a helal olan, diğerlerine neden haram ve yasak olacak ki? Türkiye bir hukuk devleti ve adalet önünde herkes eşit sonuçta. Öyle deniyor, resmi beyanlarda ve Anayasa'nın 10. maddesinde.</p> <p>Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.</p> <p><strong>'HERKES GÜNAHKÂR, PANOUT MASUM ÖYLE Mİ?'</strong></p> <p>Yüzyılın soruşturmasına göre bir de pırlantalar var. Pırlanta derken pırlanta gibi insanlar ve pırlantavari şirketlerden bahsediyorum. Biz edepsiz faniler, her türlü hataya ve yanlışa düşerken, bu pırlantalar hep dürüst ve ahlaklı işlere imza atıyor. Bizim gibi sistematik yolsuzluk bağımlısı olanlar dahi, onlarla masaya oturduğunda edepli ve ahlaklı fanilere dönüşüyor.</p> <p>Her ne kadar iddianameden buharlaşmış olsalar da İlbak ailesi dâhil, İstanbul'da ne kadar açık hava reklamcısı varsa hepsi bu dosyada kendine yer buldu. Çoğu sanık, azı tanık. Ama istisnasız hemen hepsinin adı dosyada var. İBB Reklam Yönetim Müdürlüğü bürokratları, Kültür AŞ ve Medya AŞ'de reklam alanıyla ilgili ne kadar personel varsa da, ben de dâhil hepimiz sanığız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yani bizlerde bir sorun var. İddianameye göre, biz ve reklamcılar bir araya gelince mutlak bir yolsuzluk usulsüzlük yapıyoruz. İhaleye fesat karıştırmadan duramıyoruz. Ve fakat bu döngü öyle bir an geliyor ki tersine dönüyor. Bizler yasalara uygun ihale yapmaya başlıyoruz. Sadece ne zaman edepli oluyoruz biliyor musunuz? Panout firması ile masaya oturunca. 1,5 yıl önce kurulan şirketle, 20 yıllığına İETT durakları reklam ihalesi kazananlar onlar. Pırlantalar yani.</p> <p>Onlar o kadar pırlanta gibi insanlar ki 'yolsuzluk bağımlısı' bizler bile onlarla sözleşme yaparken, içimizde yükselen manevi duyguların dalgalarında kaybolup, huşu içinde en halis sözleşmelere imza atıyoruz. Çünkü bizim dönemimizde yapılan sözleşmelerden suça konu yapılmayan tek ihale Sayın Halil İbrahim Bacacı isimli kıymetli iş insanımızın şirketi, Panout firmasıyla yapılan revize sözleşme.</p> <p>İlk sözleşme, AK Parti yönetimi görevdeyken yapılmış. 20 yılı oradan olmuş. Bizim dönemimizde ise bana göre daha avantajlı bir hale getirilerek sözleşme revize edilmiş. Şu revize sözleşme başkasıyla yapılsa, üzerinde kıyamet koparırdı iddia makamı. En az 10 tutuklusu olurdu. Bunu ise görmezden gelmiş.</p> <p>Üstelik Kültür AŞ adına bu sözleşmeye imza atan yetkili, bu iddianamede sadece 1,5 yıllık her faaliyeti suç olarak iddia edilen Serdal Taşkın arkadaşımız. Sevgili Serdal belki anlatır hangi duygulara gark oldu da bir tek Panout ile alengirli iş çevirmedi.</p> <p>Oysa Murat Kapki burada anlattı. 'Metrekaresine 8 bin lira verdiğim yer, elimden alınıp H. İbrahim Bacacı'ya 2 bin liraya verildi' dedi. Bu sözler, bu iddialar duyan kulaklar için önemli olmalıydı.</p> <p>Sözde yüzyılın soruşturması, sahibinin terk ettiği bu iddianame benim bunlara inanmamı, bu sapmaları, bu çarpıklıkları kabul etmemi mi bekliyor? Bana 10 asır hapis cezası isteyerek bunları sineye çekeceğimi mi düşünüyor? Ben sanık olabilirim ama sanık da mahkemeden hakkını ister. İstiyorum Sayın Başkan. Biri anlatsın lütfen. Zeynep'e var, İsmail'e yok. İlbak iyi, Köksal kötü. Herkes günahkâr, Panout masum, öyle mi? Daha çok örnek sunacağım size. Bu daha başlangıç. Bu iddianamenin içinden çıkamayacaklar. </p> <p>Benim kimseden vicdani bir beklentim yok. Hele hele şunca masum aylarca boş yere hapis yatmışken, birileri hâlâ vicdanım rahat diyebiliyorsa, hiç yok. 'Elinizi vicdanınıza koyun' şeklinde bir ifadeyi kullanmayacağım. Bu duruşmada kanıtını, belgesini, delilini ortaya koyamayan iddia makamına, delillerle, kanıtlarla, belgelerle karşılık vereceğim, veriyorum. Ben buraya ama suçsuzluğumu ispatlamaya geldim. Bunun hakkını vereceğim. Siz benim hakkımı koruyun yeter. Bana adil davranın, başka ihsan istemez. </p> <p>Sözde yüzyılın soruşturması, sözde örgüt iddiası üzerine inşa edilmiş. Ben de ilk olarak, örgüt bölümündeki suçlamalarla ilgili değerlendirmemi yapıp yanıtlarımı vereceğim.</p> <p>51 yaşındayım, ilk kez sanık olarak bir mahkeme huzurundayım. Benim için istenen 10 asırdan fazla cezaya bakınca, sanıklığa kafadan zirvede başladım. 50 yıl, adli sicil kaydı dahi bulunmayan biri, iddia makamına göre bir anda suç makinasına dönmüş. İddianameye göre Murat Ongun, Sayın İmamoğlu'nun basın danışmanı değil aslında, o bir kamuflaj. Yıllardır tüm Türkiye'nin bildiği bu açık gerçeği görmezden gelen savcıların tarifine göre benim profilim şöyle: İBB'nin farklı alanlardaki onlarca ihalesine müdahale ediyorum. Yani ihaleye fesat karıştırıyorum. Sonra o ihaleleri de taşere ederken 70-80 şirketi ve 100'e yakın sahibini organize ediyorum. Yan tekliflere kadar her şeyi ayarlıyorum. Kamuyu zarara uğratıp, haksız kazanç sağlıyorum. Bu suçlardan elde ettiğim geliri aklıyorum. Arta kalan zamanımda, imar-iskan işlerine dalıp rüşvet alıyorum. Daha da arta kalan vaktimde de vatandaşların kişisel verilerini yasa dışı yollarla ele geçirip satıyorum. Yani dolandırıcılık yapıyorum. Fırsat bulunca medya mensuplarını fonluyor ve onlara parayla yalan haber yaptırıyorum. Halkı yanıltıyorum. Tüm bunları yaparken suç örgütü yönetiyorum. Öğrendim ki kısa süre önce tüm bu işleri yapan haylaz suç makinası ben, daha fantastik suçlara da imza atıyormuşum. Fantastik fantastik hikayeler. Savcılarımıza göre gerçek Murat Ongun bu. Bir bedene sığdırdıkları bunlar.</p> <p>İşte bu hayal dünyası da bizi, kurgu eserimizin tuhaf başlığı, örgüt Suçlamasına getiriyor. İfademin başında bu örgüt palavrasının nedenselliğini izah etmiştim. Şimdi bu kurgu eserin zorlama örgüt iddiasının getirdiği, aşırı tuhaflıkları gözler önüne sereceğim. Gerçi Adem Soytekin tarihi 'Şablon' beyanıyla yalanı ifşa etti ama ben mantıkla izah edeyim.</p> <p><strong>'12 BİN 500 YILLIK İNSANLIK TARİHİNDE BÖYLE BİR ÖRGÜT GÖRÜLMEDİ'</strong></p> <p>Madem ortada bir örgüt var bu örgüt bir amaca matuf kurulmuş olmalıdır. İddianame de öyle başlıyor zaten. Savcılık bizi hem ekonomik hem de anlayamadığım şekilde politik bir suç örgütü olarak itham ediyor. İddiaya göre, sözde örgütün yapısını analiz edersek eko-politik bir suç örgütü olarak anlatılmışız.</p> <p>İddianameye göre sözde örgüt kadrolarının yani bizlerin birinci amacı kişisel zenginleşme. İkinci amaç, üyesi olduğumuz siyasi partiyi, yani CHP'yi ele geçirmek. Üçüncü amaç sözde örgüt liderimizi partimizin Cumhurbaşkanı adayı yapmak olarak gösteriliyor. Yani aslında iddianameye göre biz, hırsızlık yapmak için seçimle işbaşına gelmeyi hedeflemiş enteresan bir kafası olan insanlarız. Yolsuzluk yapmak için olabilecek en meşakkatli ve çok denklemli bir metodoloji tercih etmişiz. İddianame örgütün ana amacını, aslında sonraki sayfada berraklaştırmış. Birkaç sayfa sonra ana amaç anlatılmış. </p> <p>İddianame de diyor ki 'Şüphelinin Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde tohumlarını attığı ve hem kurup hem de yönetmiş olduğu sistem olarak tabir edilen çıkar amaçlı suç örgütünden elde edilen maddi kazancın olası Cumhurbaşkanlığı makamı ile çok daha fazlasına ulaşılabilmesi, yani rüşvet, usulsüzlük ve yolsuzluk çarkının daha öncesinde yönettiği belediyelerden ötesine geçilerek ülke geneline yayılmasının hedeflendiği anlaşılmıştır.'</p> <p>2015'de Beylikdüzü'nde kurulan bu örgütün liderinin ilçe belediye başkanıyken ileride cumhurbaşkanı olmayı hedefleyip yolsuzluğu nihai hedef olarak ilçe sınırından, Türkiye sathımahalline taşıma amacında olduğunu iddia ediyor.</p> <p>Göbeklitepe'de keşfedilen kalıntılar insan medeniyetine dair ilk bulgular olarak anlatılır. Tarihsel olarak en az 12 bin 500 yıl öncesine dayanıyor. Belirtmek isterim ki 12 bin 500 yıllık insanlık tarihinde, hırsızlık yapmak için bir devletin başına geçme gayesiyle yola çıkan herhangi bir Homo Sapiens görülmemiştir. Tarihin hiçbir evresinde hırsızlık yapmak için devleti ele geçirme hedefi koyan, bizim gibi bir şebeke de olmamıştır. Irk kökenli idealler, dini hedefler, devrimci amaçlar, ideolojik gerekçelerle devleti ele geçirme amacıyla harekete geçenler olmuştur. Ayrıca bu amaç uğruna darbe yapan, ayaklanma çıkaranlar da olmuştur. Rejim değişiklikleri meydana gelmiştir. Bunların hepsi insanlık tarihinde yaşanmıştır. Lakin 12 bin 500 yıldır, hırsızlık yapmak için siyasete girip, ülke yönetimini ele geçirmeye çalışan birine henüz denk gelinmemiştir.</p> <p>İddianame, Ekrem İmamoğlu'na 12 bin 500 yıldır olmayan bir şeyi oldurmuş.</p> <p>Bakın, bu gerçek olsa böyle bir kafa ile yola çıkan birinin sahip olabileceği şey, çok sayıda aklı başında insandan oluşan bir örgütten ziyade, sadece kafasına takacağı bir huni olabilir. Adını Yüzyılın Soruşturması koyanlar iddianamelerine neyi yazdıklarının farkında mı? Hz. Âdem'den bu yana kimsenin aklına getirmediği gerçeküstü bir vakaya 'yüzyılın soruşturması' demek, böylesine bir iddia karşısında çok mütevazı kalmış.</p> <p>Altını çiziyorum böyle bir amaç iddiası hukuka konu olamaz. Siyaset dahi bunu konu yapamaz. Bu ancak mizah konusu olabilir. Bakın bir kral, imparator, diktatör, başkan, cumhurbaşkanı her ne sıfatla anılıyorsa, yolsuzluk yapabilir. Hırsızlık yapabilir. Milletinin parasını kendi hesabına çalabilir. Tarihte de örnekleri var bugün de var. Fakat bunu, ancak o makama oturup o yetkiye sahip olunca yapabilir. Hiçbir ekonomik suç örgütü 'dur hele ülkeyi ele geçireyim daha büyük vurgun yaparız' mottosuyla yola çıkmaz. 12 bin 500 yıldır çıkmamış da.</p> <p>Ayrıca cumhurbaşkanlığı makamının nasıl olup ta bu iddianameyi yazanlara hırsızlık linki verdiği konusu da izaha muhtaçtır. Hırsızlık yolsuzluk deyince akla Cumhurbaşkanlığı makamı gelir mi hiç? 2 bin yıllık devlet geleneğimizin en hassas, en saygın ve Türk milletince en dokunulmaz makamı ile böyle bir bağ kurmak kanaatimce iddianame yazarları adına talihsizlik olmuştur. Bunu sorgulaması gerekenler bizler değiliz.</p> <p><strong>'İDDİANAME BOZUK AKIL YÜRÜTMELERDEN ÖRÜLÜ SAFSATALAR BÜTÜNÜDÜR'</strong></p> <p>Ne yazık ki çok iddialı bir ad konan bu iddianame, bozuk akıl yürütmelerden örülü safsatalar bütünüdür. Sözde örgütün birinci amacının, kişisel zenginleşme olduğunu söyleyen bu iddianame, kişisel malvarlığımı bile iddianameye yanlış yazmıştır. Uyarılarımıza rağmen de düzeltilmemiştir. Olmayan arsalar, tarlalar, fındık bahçeleri hem de 2014-2019 arası ve 2019 sonrası diye bölümlere ayrılarak gerçek bilgiymiş gibi yazılmıştır. Ekonomik suçlarla itham edilen birine bu kadar iddialı ve bir o kadar da yanlış mal beyanı yazmak aynı zamanda iddianamenin özenine dair eksikliği ve kurgusunun sınırsızlığını sergilemektedir. Heyetinizin, orada benim için yazılan malvarlığının bana ait olmadığını bildiğini düşünmek isterim. Sırası gelince malvarlığı beyanlarımı, yani resmi belgeyi arz edeceğim.</p> <p>Peki, bende yok da hanımda, çocukta, anamda, ablamda 1. 2. derece yakınlarımda bir tuhaflık, bu yıllara dair sıra dışı zenginleşme olmuş mu? Savcılık makamı haklı olarak bu sorunun peşine düşmüş. 20 Mart 2025 tarihinde, yani gözaltına alındıktan 1 gün sonra mahkemeden talepte bulunmuş. Şüphelilerin suçtan elde ettikleri düşünülen tüm malvarlıklarına ve banka hesaplarına Cumhuriyet Başsavcılımızca resen el koyulmuştur. Bu da şablon bir yazı. Çünkü sonuçları itibariyle böyle bir tespit olmadığını iddianameyle görüyoruz.</p> <p>Tabi ki İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği onayı veriyor, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki ilgili tüm finans kuruluşlarına ve makamlara bu yazı gidiyor. Hatta 21 Mart'ta bankadaki kasam polis nezaretinde açılıyor. Her yerden bilgiler toplanıyor ve sonuç; kaçak göçek, gizli açık üzerine bunca cümle yazılacak bir malvarlığım çıkmıyor.</p> <p>Bulamayınca pes etmiyor, aramaya devam ediyorlar. Bu kez 20 Haziran 2025 tarihinde yine savcılığımız benzer bir yazı yazıyor. Malvarlığına el koyma kararı uzatılıyor. Bu arada eşimin yeni bir banka kasasını bulduklarını düşünüyorlar. Bankanın Kadıköy ilçesindeki şubesine koşuyor polisler ama nafile. Bankamız 'o kasa kapatılalı yıllar oldu' diyor. Yani benden, ailemden ve yakınlarımdan şüpheli bir şey çıkmıyor.</p> <p><strong>'BEN ÖRGÜT AVANAĞI MIYIM?'</strong></p> <p>Örgütün birinci amacının 'kişisel zenginleşme' olduğu iddiasından yola çıkarak şunu söylemek isterim. Ben dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş, bir hırka bir çorba diyen derviş değilim. Gayet dünyevi heveslerim, arzularım ve tutkularım var. Böyle bir faniyim, bir derviş değilim. Hal böyleyken ve bu sözde suç örgütünün en çok üyeye sahip alt kolunun yöneticisi isem, bu kişisel zenginleşme faaliyetlerinden kendimi neden vareste tutmuş olayım?</p> <p>50'den fazla ihalede usulsüzlükle suçlanıyorum fakat sözde örgüt yöneticisi olarak örgütün birincil amacına uygun davranmamışım. Bu durum hayatın olağan akışına aykırı ya da halk diliyle konuşacak olsam şöyle sormam lazım: Ben örgüt avanağı mıyım? Avanak adamı örgüt yöneticisi mi yapmışlar? Kendinde kişisel zenginleşme yok, birinci, ikinci derece yakınlarda yok. 'Kasası' denen insanda da yok. Nerede bu para? Sarı çizmeli Mehmet Ağa'da mı? İddia makamı bana yönelttiği milyarlarca liralık yolsuzluk iddiasını, hiçbir şekilde izah edememiş, somutlaştıramamış, tek bir kanıt bulamamış. Onun yerine tarafıma ait olmayan bir malvarlığı yazılıp iddianameye konmuştur. İddianame, yazarın hayal dünyasını aksettirdiği bir roman değildir.</p> <p><strong>'İL BİNASI ALIMI İDDİASI, ÖRGÜT KURGUSUNUN AMACIYLA ÇELİŞİYOR'</strong></p> <p>Sözde örgütün amacına yönelik yazılan bir gerekçe daha, mantıkla izah edilemediği gibi yine sözde örgütün amacıyla da çelişki içindedir. İddia makamı sözde örgütün deşifre olmasının kanıtı olarak CHP İstanbul il binasının alımı sırasında yapılan satın almadan kaynaklı kamera görüntülerinin 2024'te ortaya çıkmasını gösteriyor. Yani mal sahibinin avukatı gizlice kaydettiği görüntüleri servis etmese gizemli örgüt deşifre olmayacakmış. Savcılık bu bölüme soruşturmanın başlangıcı demiş. Ne yazık ki iddianamede de bu bölüm, Hasan Hüseyin Şenyurt isimli kriminal bir suç makinesinin ifadeleriyle desteklenmiş. Onun beyanına atıfla tarif ediliyor. Aralarında cinsel saldırının da dâhil olduğu 2 ayrı cinsel suç dâhil, hırsızlık, zorla el koyma, kamu görevlisine hakaret suçlarından mahkemede ceza almış bir suç makinesinin ifadesi neredeyse 1 tam sayfa delil diye yazılmış. Bu dahi, tek başına üzerinde çok düşünülmesi gereken bir durumdur. Soruşturmanın başlangıcı bölümünü, bu profildeki insanın beyanlarıyla kurgulamak, bu iddianameye sakat, ucube demek için tek başına dahi yeterli nedendir.</p> <p>Peki, yine iddia makamına göre Ekrem İmamoğlu il binasının alımına neden dahil olmuş? Partiyi ele geçirmek amacıyla. İşte mantıkla izahı olmayan diğer çelişki burada. Eğer iddia olunduğu üzere il binası, rüşvet paraları ve iş adamlarına yapılan baskılar sonucu elde edilen gelirle alındıysa, bu alım örgütün ilk amacı olan kişisel zenginleşmeyle çelişiyor. Öyle ya, bina CHP'nin kurumsal malı olacak. İmamoğlu'nun kişisel malı değil. Kişisel zenginleşmeyle çelişti bu durum.</p> <p>Bu işlem, sözde örgüte bir gelir kaynağı değil, bilakis gider kalemi oluyor. Peki, bu satın alma partiyi ele geçirme amacına uygun mu? Tabiki hayır. O amaçla da çelişiyor. Parti delegesi, 81 il sathındadır, İstanbul'da il binası alınması, diğer il delegelerine bir menfaat sağlamaz. Çok fantastik düşünelim ve yine de bina alındı diye, tüm İstanbul delegelerinin Ekrem İmamoğlu tarafına geçtiğini varsayalım. Bu durum da başka mahkemelerde görülen CHP İstanbul il kongresi ve CHP 38. Olağan Kurultayı'na karşı açtığı davalar ile çelişiyor. O davalarda, delegelerin maddi menfaat ile yakınlarına iş vaadi ile ikna edilerek oy verme eğilimlerinin değiştirildiği iddia ediliyor, bina satın alınarak değil. Delege para ile mi, yakınına iş ile mi, yoksa il binası alımı ile mi ikna edildi, kafalar karışık. İddialar birbirine dolanmış. Hal Böyleyken, Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi, mutlak butlan kararı verebilmiştir.</p> <p>Odağımıza dönersek, Ekrem İmamoğlu il binası alımında devreye girerek sözde örgütünün birinci mottosu olan kişisel zenginleşme karşıtı bir tavır göstermiştir. Ayrıca dendiği gibi iddia edildiği üzere delegeye para verip partiyi daha hızlı ele geçirme imkânı varken, iddiaya göre çok daha fazla parayı şahsına ait olmayan bir binaya harcatmış. Örgüt geliri amacının aksine harcanmış. Yani, ya Ekrem başkan bu işi bilmiyor ya da iddianameler çelişiyor. Yanıt çok açık, İmamoğlu iddianamesiyle, CHP'ye açılan davaların iddianameleri alenen çelişki içerisindedir. Hangi iddianamenin hangi iddiası doğru sorusu, yanıtı olmayan muallaklıktadır.</p> <p>İşte nasafete uygun bir anlayışla baktığımızda akla ve mantığa uygun olmayan iddia diye ben buna derim. Bakınız il binasının satın alınma tarihi 2019 yılı. Yani İmamoğlu daha yeni İBB başkanı olmuş. Herkes iyi bilir ki o dönemin genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu'nun arasından su sızmıyordu. Baba-oğul ilişkisi diye tarif edilen dönem. 2019 yılındaki il binası alımını, 2024 yılı siyasi zemininin psikolojisine göre analiz edemezsiniz. İddianame bunu yapmıştır. Zaman sıçraması dediğim budur. Böyle olursa iddianame ile zaman yolculuğuna çıkmış oluruz.</p> <p>Zaman yolculuğuna çıksa dahi bu iddianame o kadar özensiz hazırlanmıştır ki, bu iddiası kolayca maddi gerçeklerle yalanlanabilecektir. Bakınız, 2019'daki satın almadan sonra CHP'nin genel başkan seçimi de dâhil seçimli 37. Kurultayı vardı.</p> <p>2020 yılında yapıldı bu kurultay. Eğer İmamoğlu 2019 sonlarında partiyi ele geçirme amacına matuf il binası satın aldırmış olsa 2020 kurultayında ya aday olur ya da başka bir adayı desteklerdi. 2023 yılını bekleyecek hali yok. Çok mantıksız.</p> <p>Son olarak, açık kaynaklardan çok kolayca görebilirsiniz ki il binası alımı konusu 2019 yılının konusu değildir. İşte size medyada çıkan bir haberden kesit okuyayım. Tarih 21 Ekim 2016. CHP İstanbul örgütüne yeni bir il binası almak için dayanışma yemeği düzenlenmiş. 2016 yılı il başkanı Cemal Canpolat liderliğinde. Haberde o zamanın parasıyla tanesi 10 bin liradan 2 bin adet bilet bastırıldığı belirtilmiş. Yine açık kaynaklardan o dönem Mecidiyeköy'deki bir binanın alınması için yapılan gecede 20 milyon lira gelir elde edilmeye çalışılmış kalan 4 milyon lirayı da genel merkez verecekmiş.</p> <p>Yani 2016'da 24 milyon liraya bir il binası alımı için prensipte anlaşılmış bile. Onlar becerip alamamış, konu daha sonraki il başkanı Canan Hanım ve İBB başkanı seçilen Ekrem Bey'e devrolmuş. Onlar becermiş yeni bina alımını. Konu bu kadar basit. Sadece bina alımı, partiyi ele geçirme gibi sinsi hesaplarla ilgisi yok konunun.</p> <p><strong>(SÜRECEK)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-bir-avukat-savcinin-yegeni-oldugunu-iddia-eden-itirafcinin-1-milyon-dolar-verirse-esinin-tutuklanmamasini-saglarim-dedigini-bana-iletti</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:57:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/ibb-davasinda-59uncu-gun-murat-ongun-bir-avukat-savcinin-yegeni-oldugunu-iddia-eden-itirafcinin-1-milyon-dolar-verirse-esinin-tutuklanmamasini-saglarim-dedigini-bana-iletti.jfif" type="image/jpeg" length="20964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Parti Isparta İl Başkanlığı Sözcüsü Baş: 'Son bir yılda 873 işletme kapandı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iyi-parti-isparta-il-baskanligi-sozcusu-bas-son-bir-yilda-873-isletme-kapandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iyi-parti-isparta-il-baskanligi-sozcusu-bas-son-bir-yilda-873-isletme-kapandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Isparta İl Başkanlığı Sözcüsü Ülkem Baş, kentte son bir yılda 873 işletmenin kapandığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gökdeniz CAN</strong></p> <p><strong>(ISPARTA) -</strong> İYİ Parti Isparta İl Başkanlığı Sözcüsü Ülkem Baş, kentte son bir yılda 873 işletmenin kapandığını söyledi.</p> <p>İYİ Parti Isparta İl Başkanlığı Sözcüsü Ülkem Baş, düzenlediği basın toplantısıyla kentteki sorunlara ilişkin değerlendirmede bulundu.</p> <p>Konuşmasına, 27 Haziran'da Ankara'da gerçekleştirilen Bayrak Mitingi'ni değerlendirerek başlayan Baş, mitingin yalnızca kalabalığıyla değil, ortaya koyduğu kararlılıkla da önemli olduğunu kaydetti. Baş, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun liderliğinde düzenlenen mitingde cumhuriyet, milliyetçilik ve muhafazakârlık anlayışına yönelik önemli mesajlar verildiğini belirterek, 'Meydanda hissedilen asıl duygu milletimizin gözlerindeki kararlılık ve yüreklerindeki aidiyet duygusuydu. Biz terörsüzlüğe değil, ülkenin geleceğinde daha büyük sorunlara yol açabilecek belirsiz ve kontrolsüz süreçlere karşıyız' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'YATIRIM OLMAYAN YERDE ESNAFIN AYAKTA KALMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Son bir yılda Isparta'da 572 işletmenin sicilden silindiğini, 301 esnafın ise mesleğini tamamen bıraktığını aktaran Baş, 'Toplam 873 işletmenin ticari hayattan çekilmesi tesadüf değildir. Yatırım olmayan yerde esnafın ayakta kalması mümkün değildir' dedi.</p> <p>AK Parti Isparta Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz'ün teşvik sistemiyle ilgili açıklamalarını da değerlendiren Baş, Isparta'nın yıllarca hak ettiği teşviklerden mahrum bırakıldığını savundu. Baş, 'Sayın Gökgöz, Isparta'nın 8 ay önce 3. Teşvik Bölgesi'ne alındığını söylüyor. Doğrudur. Ancak bu karar yıllar önce alınmalıydı. O tren çoktan kaçtı. Ispartalı yatırımcı daha fazla teşvik almak için Burdur'a, Afyon'a giderek yatırım yaptı. Şimdi yatırımcıya dönüp 'geri gelin' demenin bir anlamı yok. 2004 yılında kişi başına milli geliri Isparta'dan yüksek olan iller kalkınmada öncelikli teşvik bölgelerine alınırken Isparta alınmadı. Dereboğazı Yolu yıllardır tamamlanamadı. Bölünmüş yol yatırımlarında Isparta hak ettiği payı alamadı. Gül üreticisi sorun yaşıyor. Üniversitemizde öğrenci sayısı 2018'de 106 binken bugün yaklaşık 60 bine düştü' diye konuştu.</p> <p>Isparta'nın uzun yıllardır ihmal edildiğini kaydeden Baş,'Yatırım yapılmayan yerde ekonomi gelişmez, ekonomi gelişmeyen yerde gençler kalmaz. Biz tüm bu tabloya baktığımızda iktidarın Isparta'yı sevmediği kanaatine ulaşıyoruz. Çünkü Isparta demokrasinin, milliyetçiliğin kalesidir ve merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'in memleketidir' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Isparta</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iyi-parti-isparta-il-baskanligi-sozcusu-bas-son-bir-yilda-873-isletme-kapandi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:57:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/iyi-parti-isparta-il-baskanligi-sozcusu-bas-son-bir-yilda-873-isletme-kapandi.jpg" type="image/jpeg" length="20254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, üst düzey AB heyetini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-ust-duzey-ab-heyetini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-ust-duzey-ab-heyetini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ve İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner'i Cumhurbaşkanlığı'nda kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ve İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner'i Cumhurbaşkanlığı'nda kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Erdoğan'ın Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner'i Cumhurbaşkanlığı'nda kabul ettiği bildirildi.</p> <p><strong>AB'NİN ÜÇLÜ HEYETİ ANKARA'DA</strong></p> <p>Kos, Kallas ve Brunner'ın da yer aldığı üst düzey AB heyetinin Ankara temaslarına ilişkin AB tarafından yapılan açıklamada, görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerinin yanı sıra Orta Doğu ve Ukrayna'daki gelişmeler, göç, bağlantısallık, ulaştırma, enerji ve dijital altyapı alanlarında iş birliğinin ele alınmasının öngörüldüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-ust-duzey-ab-heyetini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:57:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/cumhurbaskani-erdogan-ust-duzey-ab-heyetini-kabul-etti.png" type="image/jpeg" length="30154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TESK Başkanı Palandöken: Raf fiyatlarının nasıl oluştuğu dikkate alınmalı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tesk-baskani-palandoken-raf-fiyatlarinin-nasil-olustugu-dikkate-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tesk-baskani-palandoken-raf-fiyatlarinin-nasil-olustugu-dikkate-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, enflasyonla mücadelede zincir marketlerin denetiminin önemine işaret ederek, 'Raf fiyatlarının nasıl oluştuğu dikkate alınmalı' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, enflasyonla mücadelede zincir marketlerin denetiminin önemine işaret ederek, 'Raf fiyatlarının nasıl oluştuğu dikkate alınmalı' dedi.</p> <p>TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, enflasyonu artıran başlıca etkenlerden birinin zincir marketlerin haksız rekabeti olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:</p> <p>'Enflasyonla mücadelede sadece üretim maliyetlerini konuşmak yeterli değil. Raf fiyatlarının nasıl oluştuğu da aynı ciddiyetle ele alınmalıdır. Özellikle ulusal zincir marketlerin fiyat oluşumundaki etkisinin göz ardı edilmemesi gerek. Normal şartlarda mağaza sayısı arttıkça rekabetin güçlenmesi ve fiyatların aşağı yönlü baskılanması gerekir. Ancak bugün binlerce şubesi bulunan zincir marketlerde bunun tam tersi yaşanıyor. Rekabet yerine fiyat birlikteliği oluşuyor. Tarladan ya da üreticiden çok düşük bedellerle alınan ürünler raflarda katlanmış fiyatlarla tüketiciye sunuluyor. Üreticinin alın terinin karşılığı verilmediği gibi alım fiyatlarının büyük zincir marketler tarafından belirlenmesi nedeniyle birçok üretici üretimden vazgeçmek ya da üretimini azaltmak zorunda kalıyor. Bu yapı hem piyasa dengelerini bozuyor hem de enflasyonun yüksek seyretmesine zemin hazırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'MAĞAZA SAYISI ARTTIKÇA REKABET YERİNE HAKİMİYET OLUYOR'</strong></p> <p>Bir işletmenin on binlerce mağazaya ulaşması rekabetin arttığı anlamına gelmiyor. Aksine, fiyatların birbirine çok yakın seyrettiği, rekabet yerine fiyat birlikteliğinin oluştuğu bir tablo ortaya çıkıyor. Üretici ürününü hangi fiyata satacağını belirleyemez hale geliyor. Piyasaya hâkim olan büyük zincir marketler alım fiyatlarını belirlediği için üretici emeğinin karşılığını alamıyor ve üretimin devamlılığı tehlikeye giriyor. Üreticinin üretimden çekilmesi ise hem arzın daralmasına hem de fiyatların daha da yükselmesine neden oluyor. Böylesine büyük yapılarda etkin denetim sağlanmadığı takdirde hem piyasa dengesi bozuluyor hem de tüketici yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalıyor. Enflasyonla mücadelede fiyat oluşum süreçlerinin şeffaf şekilde izlenmesi ve rekabeti bozabilecek uygulamaların önüne geçilmesi büyük önem taşıyor.</p> <p>Yıllardır dile getirdiğimiz Perakende Yasası sadece esnafımız için değil, tüketicinin korunması, adil rekabetin sağlanması ve enflasyonla mücadele açısından da hayati önem taşıyor. Piyasada gerçek rekabet sağlandığında fiyatlar dengelenir, tüketici kazanır ve enflasyon üzerindeki baskı azalır. Bu nedenle Perakende Yasası'nın bir an önce güncellenerek yürürlüğe girmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.'</p> <p style='font-weight: 300;'> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tesk-baskani-palandoken-raf-fiyatlarinin-nasil-olustugu-dikkate-alinmali</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:49:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/tesk-baskani-palandoken-raf-fiyatlarinin-nasil-olustugu-dikkate-alinmali.jpg" type="image/jpeg" length="63315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: 'Emeklilerimizin kırgınlığını telafi edecek düzenlemeler ötelenmeden hayata geçirilmelidir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/memur-sen-genel-baskani-yalcin-emeklilerimizin-kirginligini-telafi-edecek-duzenlemeler-otelenmeden-hayata-gecirilmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/memur-sen-genel-baskani-yalcin-emeklilerimizin-kirginligini-telafi-edecek-duzenlemeler-otelenmeden-hayata-gecirilmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 'Emeği aziz bilerek ömrünü milletimize ve devletimize hizmet ederek geçiren emeklilerimizin gönül kırgınlığını ve duygusal yorgunluğunu telafi edecek düzenlemeler artık ötelenmeden hayata geçirilmeli ve toplumdan ayrışmalarına müsaade edilmemelidir. 22 Bin TL'yi aşan ilave seyyanen ödeme emekli aylıklarına yansıtılmalıdır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 'Emeği aziz bilerek ömrünü milletimize ve devletimize hizmet ederek geçiren emeklilerimizin gönül kırgınlığını ve duygusal yorgunluğunu telafi edecek düzenlemeler artık ötelenmeden hayata geçirilmeli ve toplumdan ayrışmalarına müsaade edilmemelidir. 22 bin TL'yi aşan ilave seyyanen ödeme emekli aylıklarına yansıtılmalıdır' dedi.</p> <p>Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, sosyal medya hesabından 'Emekliler duyulsun, hakları verilsin' başlığıyla yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: </p> <p>'Emeği aziz bilerek ömrünü milletimize ve devletimize hizmet ederek geçiren emeklilerimizin gönül kırgınlığını ve duygusal yorgunluğunu telafi edecek düzenlemeler artık ötelenmeden hayata geçirilmeli ve toplumdan ayrışmalarına müsaade edilmemelidir. 22 bin TL'yi aşan ilave seyyanen ödeme emekli aylıklarına yansıtılmalıdır. Ek ödeme, eş ve çocuk yardımı başta olmak üzere bütün gelirler prime esas kazanca dahil edilmeli, emekli aylığı hesabında dikkate alınmalı ve görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki oran en az yüzde 75 olmalıdır. 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge hayata geçirilmeli, tazminat yansıtma oranları düzenlenmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinesinde yürütülen 4688 sayılı Kanuna ilişkin çalışma sonlandırılmalı, emeklilere sendikal hak verilmeli, emekli olmadan önceki hizmet kolundaki sendikaya üye olmalıdır. Bayram ikramiyesi 20 bin gösterge rakamına yükseltilmelidir. Kamu konut, misafirhane ve sosyal tesislerinden herhangi bir kısıtlama olmaksızın indirimli yararlanılmasısağlanmalıdır. Evi olmayan emeklilere kira yardımı yapılmalı, TOKİ sosyal konut projelerinde öncelik tanınmalıdır. Zorunlu emeklilik yaşı yeniden düzenlenmeli, hizmetine ihtiyaç duyulan emeklilerin tekrar devlet hizmetinde görevlendirilmesi sağlanmalıdır. Her türlü muayene, teşhis ve tedavilerinden katkı payı vs. ad altında ödeme alınmamalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/memur-sen-genel-baskani-yalcin-emeklilerimizin-kirginligini-telafi-edecek-duzenlemeler-otelenmeden-hayata-gecirilmelidir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:47:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/memur-sen-genel-baskani-yalcin-emeklilerimizin-kirginligini-telafi-edecek-duzenlemeler-otelenmeden-hayata-gecirilmelidir.png" type="image/jpeg" length="73481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABB'den Dikimevi-Natoyolu hattı inşaatında 474 personelle tatbikat]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/abbden-dikimevi-natoyolu-hatti-insaatinda-474-personelle-tatbikat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/abbden-dikimevi-natoyolu-hatti-insaatinda-474-personelle-tatbikat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi, Dikimevi-Natoyolu ANKARAY Hafif Raylı Sistem Hattı'nın inşaat sahasında olası afet ve acil durumlara karşı hazırlık kapasitesini artırmak amacıyla kapsamlı bir tatbikat düzenledi. 474 personelin katıldığı tatbikatta göçük altında kalan personelin kurtarılması, yangına müdahale ve tahliye senaryoları uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Ankara Büyükşehir Belediyesi, Dikimevi-Natoyolu ANKARAY Hafif Raylı Sistem Hattı'nın inşaat sahasında olası afet ve acil durumlara karşı hazırlık kapasitesini artırmak amacıyla kapsamlı bir tatbikat düzenledi. 474 personelin katıldığı tatbikatta göçük altında kalan personelin kurtarılması, yangına müdahale ve tahliye senaryoları uygulandı.</p> <p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), çalışanların acil durumlara hazırlık düzeyini artırmak, müdahale ekipleri arasındaki koordinasyonu güçlendirmek ve acil durum planlarının uygulanabilirliğini değerlendirmek amacıyla Dikimevi-Natoyolu ANKARAY Hafif Raylı Sistem Hattı'nın inşaat sahasında ilk yardım, arama-kurtarma ve yangın tatbikatı düzenledi.</p> <p>6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilen tatbikata toplam 474 personel katıldı.</p> <p>Sağlık İşleri Daire Başkanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen tatbikatta, İtfaiye Daire Başkanlığı ile Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanlığı ekipleri de hazır bulundu.</p> <p>Acil durum ekipleri, saha çalışanları, teknik personel, yüklenici firma çalışanları ve ilgili kurum temsilcilerinin yer aldığı uygulamada, olası afet ve acil durum senaryolarına yönelik müdahale süreçleri test edildi.</p> <p><strong>GÖÇÜK VE YANGIN SENARYOLARI UYGULANDI</strong></p> <p>Tatbikat kapsamında tünel içerisinde meydana geldiği varsayılan göçük nedeniyle arama ve kurtarma çalışmaları yürütüldü. Göçük altında kaldığı varsayılan personel, ekiplerin koordineli müdahalesiyle kurtarıldı. Ayrıca acil çıkış ve tahliye uygulamaları gerçekleştirilirken, yüklenici firma binasının elektrik tesisatında meydana geldiği varsayılan yangına müdahale edildi.</p> <p><strong>HEDEF: ACİL DURUMLARA HAZIRLIK KAPASİTESİNİ ARTIRMAK</strong></p> <p>Tatbikatla çalışanların acil durum farkındalığının artırılması, arama-kurtarma, koruma ve yangınla mücadele ekiplerinin görev ve sorumluluklarının uygulamalı olarak test edilmesi, ekipler arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve metro inşaatı gibi yüksek riskli çalışma alanlarında meydana gelebilecek olaylara karşı hazırlık düzeyinin artırılması hedeflendi.</p> <p><strong>TATBİKATLAR DÜZENLİ ARALIKLARLA DEVAM EDİYOR</strong></p> <p>Sağlık İşleri Daire Başkanı Mümtaz Yavuz, metro inşaatlarının yüksek risk taşıyan çalışma alanları olduğuna dikkati çekerek, afetlere hazır olmak amacıyla düzenli tatbikatlar gerçekleştirdiklerini belirtti. Yavuz, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'İtfaiye Daire Başkanlığı, Sağlık İşleri Daire Başkanlığı, Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanlığı ile metro hattında arama, kurtarma, yangın ve yangın eğitimi tatbikatıyla birlikteyiz. Metro inşaatları yüksek riskli alanlar olduğu için burada tatbikatlarımızı yılda 2 kez yapmaktayız. Ülkemizin fay hattı üzerinde olması nedeniyle zaman zaman bu tür afetleri yaşıyoruz. Ekibimizi her zaman hazır tutmak amacıyla bu tatbikatları yapıyoruz. Burada gerek göçükten kurtarma gerekse yangından kurtarma tatbikatlarını da uygulamalı olarak görmekteyiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/abbden-dikimevi-natoyolu-hatti-insaatinda-474-personelle-tatbikat</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:46:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/abbden-dikimevi-natoyolu-hatti-insaatinda-474-personelle-tatbikat.jpg" type="image/jpeg" length="79059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekliler Eminönü'nden seslendi: 'Kök maaş adaletsizliğine derhal son verilmeli, en düşük emekli aylığı açlık ve yoksulluk sınırları gözetilerek insan onuruna yakışır bir taban ücrete çekilmelidir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/emekliler-eminonunden-seslendi-kok-maas-adaletsizligine-derhal-son-verilmeli-en-dusuk-emekli-ayligi-aclik-ve-yoksulluk-sinirlari-gozetilerek-insan-onuruna-yakisir-bir-taban-ucrete-cekilmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/emekliler-eminonunden-seslendi-kok-maas-adaletsizligine-derhal-son-verilmeli-en-dusuk-emekli-ayligi-aclik-ve-yoksulluk-sinirlari-gozetilerek-insan-onuruna-yakisir-bir-taban-ucrete-cekilmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK'e bağlı Dev Emekli - Sen, emeklilerin uğrak noktalarından Eminönü'nde bir eylem düzenleyerek, emekli aylıklarının netleşeceği 3 Temmuz öncesi taleplerini dile getirdi. 'Uluslararası egemenlerin askeri paktı olan NATO zirvelerine, sınır ötesi operasyonlara, silahlara ve savaş sanayisine milyarlarca dolar kaynak ayıran siyasi iktidar, sıra bu ülkeyi var eden emekliye geldiğinde 'bütçede kaynak yok' yalanına sığınmaktadır' denilen açıklamada, 'Kök maaş adaletsizliğine derhal son verilmeli, en düşük emekli aylığı açlık ve yoksulluk sınırları gözetilerek insan onuruna yakışır bir taban ücrete çekilmelidir' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Umut Emre GÖKBULUT</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) </strong>DİSK'e bağlı Dev Emekli - Sen, emeklilerin uğrak noktalarından Eminönü'nde bir eylem düzenleyerek, emekli aylıklarının netleşeceği 3 Temmuz öncesi taleplerini dile getirdi. 'Uluslararası egemenlerin askeri paktı olan NATO zirvelerine, sınır ötesi operasyonlara, silahlara ve savaş sanayisine milyarlarca dolar kaynak ayıran siyasi iktidar, sıra bu ülkeyi var eden emekliye geldiğinde 'bütçede kaynak yok' yalanına sığınmaktadır' denilen açıklamada, 'Kök maaş adaletsizliğine derhal son verilmeli, en düşük emekli aylığı açlık ve yoksulluk sınırları gözetilerek insan onuruna yakışır bir taban ücrete çekilmelidir' denildi.</p> <p>30 Haziran Emekliler Günü'nde DİSK'e bağlı Dev Emekli - Sen Eminönü'nde toplandı. 'NATO zirvelerine, savaşa ve sermayeye bütçe ayıranların yarattığı krizin faturasını ödemeyi reddediyoruz' diyen emekliler yaptığı basın açıklamasında şunları söylediler:</p> <p><strong>'EMEKLİLER HAFTASI HAKLARIMIZI HAYKIRDIĞIMIZ BİR MÜCADELE HAFTASIDIR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Dünya genelinde her yıl 28 Haziran-4 Temmuz tarihleri arası Emekliler Haftası, ülkemizde ise 30 Haziran günü Emekliler Günü olarak kaydedilmektedir. Ancak ne yazık ki, içinden geçtiğimiz somut ekonomik kriz ve ağır politik koşullar göz önüne alındığında, Türkiye'deki emeklilerin ne bir haftayı ne de bir günü kutlayacak durumu kalmıştır. On yıllar boyunca bu ülkenin kalkınması, üretimi ve geleceği için fabrikalarda, tarlalarda, ofislerde alın teri dökmüş olan milyonlarca emekli, bugün açlık ve yoksulluk sınırının fersah fersah altındaki aylıklarıyla adeta bir hayatta kalma savaşı vermektedir. Bu şartlar altında, bizim için Emekliler Haftası haklarımızı haykırdığımız bir mücadele haftasıdır. İçinde bulunduğumuz 2026 yılında, ekonomi yönetiminin uyguladığı sermaye odaklı programların bedeli bir kez daha işçilere, emekçilere ve emeklilere ödetilmektedir. En düşük emekli aylığı, Hazine destekleriyle bile ancak 20 bin TL seviyesine tamamlanmaktadır.</p> <p><strong>'ÜLKEYİ VAR EDEN EMEKLİYE GELDİĞİNDE 'BÜTÇEDE KAYNAK YOK' YALANINA SIĞINMAKTADIR'</strong></p> <p>Bu rakam, büyükşehirlerdeki ortalama kira bedellerinin bile gerisinde kalmışken; iktidar ve yandaş medya her gün yeni bir emekliye müjde senaryosu üretmekten, sahte refah vaatleri dağıtmaktan utanmamaktadır. Önümüzdeki temmuz ayı zam dönemi yaklaşırken, TÜİK'in halkın gerçek enflasyonundan tamamen kopuk, makyajlı verileriyle ilan ettiği 5 aylık resmi enflasyon oranı yüzde 16,60 olarak açıklanmıştır. Üstelik, milyonlarca emekliyi vuran kök maaş garabeti yüzünden, temmuz ayında çok sayıda emekli arkadaşımızın ya hiç zam alamayacağı ya da resmi enflasyonun bile altında komik artışlara mahkûm edileceği gün gibi ortadadır. Tam da bu süreçte, halktan esirgenen kaynakların nerelere akıtıldığını çok iyi görüyoruz. Uluslararası egemenlerin askeri paktı olan NATO zirvelerine, sınır ötesi operasyonlara, silahlara ve savaş sanayisine milyarlarca dolar kaynak ayıran siyasi iktidar, sıra bu ülkeyi var eden emekliye geldiğinde 'bütçede kaynak yok' yalanına sığınmaktadır. Emeklileri derin bir yoksulluğa ve sefalete iten bu tablo, asla kaçınılmaz bir ekonomik kader ya da teknik bir zorunluluk değildir. Bu durum, tamamen siyasi iktidarın bilinçli bir sınıfsal tercihidir. İktidar; bütçeyi halktan, sağlıktan, emekliden yana değil; emperyalist askeri politikalardan, çok uluslu tekellerden ve yandaş sermayeden yana kullanmayı seçmiştir. Bedeli on yıllardır çalışanlar ve emekliler ödüyor, sefayı ise savaş politikalardan beslenenler ve cebimizden çalınanlarla servetini katlayanlar sürüyor.</p> <p><strong>'İŞÇİLERLE, GENÇLERLE, KADINLARLA OMUZ OMUZA MÜCADELE ETMEYE KARARLIYIZ'</strong></p> <p>Bizler mutfağımızdaki yangını söndürmeye, buzdolabımızdan eksilterek faturaları denkleştirmeye; torunlarımızın en basit ihtiyacından kısarak eczanedeki ilaç farklarını yetiştirmeye çalışırken, bu düzen bize adeta 'Artı değer üretmiyorsanız, çalışmıyorsanız yaşamayın' mantığını dayatmaktadır. Sağlıktan ulaşıma kadar en temel haklarımız ticarileştirilmiş, hastane masraflarımız katlanarak rant kapısı haline getirilmiştir. Bizden çalınanları parça parça koparıp lütufmuş gibi sunanların sahte müjdelerini, seçim vaatlerini ve 'emekliyi enflasyona ezdirmedik' söylemlerini kabul etmiyoruz. DİSK Dev Emekli-Sen olarak bir kez daha haykırıyoruz: Bizler tebaa değil, bu ülkenin asıl sahipleriyiz! Dün bugünü inşa edenler olarak, bugün de yarınımızı ve çocuklarımızın geleceğini korumak için işçilerle, gençlerle, kadınlarla omuz omuza mücadele etmeye kararlıyız'</p> <p><strong>'EMEKLİYİZ, HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ'</strong></p> <p>Emekli eyleminde 'İnsanca Bir Yaşam İçin'  acil talepler ise şöyle dile getirildi:</p> <p>'Kök maaş adaletsizliğine derhal son verilmeli, en düşük emekli aylığı açlık ve yoksulluk sınırları gözetilerek insan onuruna yakışır bir taban ücrete çekilmelidir. Savaş bütçelerine, NATO zirvelerine ve sermaye muafiyetlerine harcanan kaynaklar halka aktarılmalı; sağlıkta ticarileşmeye son verilerek katkı payı olmaksızın, tamamen ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli kamusal sağlık hizmeti sağlanmalıdır. Örgütlenmemizin önündeki tüm yasal ve bürokratik engeller kaldırılmalı; toplu sözleşmeli sendikal hakkımız hukuki güvenceye kavuşturulmalıdır. Bizlerin yan yana gelmesinden, milyonlarca emeklinin tek bir ağızdan hakkını aramasından korkan zihniyete karşı örgütlü gücümüzü büyüteceğiz. Demokrasi ve sınıf mücadelesinden emekli olmayanların sendikası DİSK Dev Emekli-Sen'liler olarak bu ülkenin bütçesi sermayeye ve emperyalist askeri ortaklıklara değil, halka ve emekliye harcanana dek meydanlarda olacağız. Sınıfsal tercihlerini zenginden ve silahtan yana kullananları yeneceğiz! Kazandığımız o güzel günlerde, Emekliler Haftasını hep birlikte bir şenlik ve bayram haftası olarak kutlayacağız. Emekliyiz, Haklıyız, Kazanacağız'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/emekliler-eminonunden-seslendi-kok-maas-adaletsizligine-derhal-son-verilmeli-en-dusuk-emekli-ayligi-aclik-ve-yoksulluk-sinirlari-gozetilerek-insan-onuruna-yakisir-bir-taban-ucrete-cekilmelidir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:46:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/agency/anka/emekliler-eminonunden-seslendi-kok-maas-adaletsizligine-derhal-son-verilmeli-en-dusuk-emekli-ayligi-aclik-ve-yoksulluk-sinirlari-gozetilerek-insan-onuruna-yakisir-bir-taban-ucrete-cekilmelidir.jpg" type="image/jpeg" length="33438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sıcaklık artıyor, nem düşüyor: Manisa’da bir günde 50 yangın]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sicaklik-artiyor-nem-dusuyor-manisada-bir-gunde-50-yangin-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sicaklik-artiyor-nem-dusuyor-manisada-bir-gunde-50-yangin-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'da etkisini artıran sıcak hava, düşük nem ve kuvvetli rüzgar nedeniyle son 24 saatte 50 farklı yangın meydana geldi. İtfaiye ekipleri, özellikle ot ve tarım arazilerindeki yangınlara karşı vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Manisa'da sıcak hava yangın riskini artırdı: Bir günde 50 yangın çıktı</strong></p>

<section dir="auto">
<p>Manisa'da etkili olan yüksek sıcaklık, düşük nem oranı ve kuvvetli rüzgar, yangın riskini önemli ölçüde artırdı. Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, son 24 saat içerisinde il genelinde çıkan <strong>50 farklı yangına</strong> müdahale etti.</p>

<p>İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, bir günlük süreçte <strong>32 ot, 1 orman, 1 ev, 3 araç, 2 çatı, 1 trafo, 5 çöp ve 5 farklı noktada</strong> yangın meydana geldi. Ekiplerin zamanında müdahalesiyle yangınların tamamı kontrol altına alınırken, en fazla ot ve tarım arazilerinde çıkan yangınlar dikkat çekti.</p>

<h2><strong>İtfaiyeden vatandaşlara kritik uyarı</strong></h2>

<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Gürhan İnal, önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının daha da yükseleceğini, nem oranının ise düşmeye devam edeceğini belirterek yangın riskinin artacağı uyarısında bulundu.</p>

<p>İnal, itfaiye ekiplerinin kent genelinde 24 saat esasına göre görev yaptığını ifade ederek, yangınlarla mücadelede vatandaşların da duyarlı davranmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>"Anız yakmayın, izmarit ve cam atığı bırakmayın"</strong></h2>

<p>Vatandaşlara çağrıda bulunan Gürhan İnal, özellikle anız yakılmaması, doğaya sigara izmariti atılmaması ve cam şişe ile benzeri atıkların çevrede bırakılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Küçük bir ihmalin büyük yangınlara neden olabileceğini belirten İnal, tarım alanlarının ve ormanların korunması için herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Şüpheli durumlarda 112'ye ihbar çağrısı</strong></h2>

<p>Yetkililer, duman veya yangın başlangıcı görülen durumlarda vakit kaybetmeden <strong>112 Acil Çağrı Merkezi</strong>'ne ihbarda bulunulmasını istedi. Erken ihbarın, yangınların büyümeden kontrol altına alınmasında kritik rol oynadığına dikkat çekildi.</p>
</section>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sicaklik-artiyor-nem-dusuyor-manisada-bir-gunde-50-yangin-1</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/06/m-a-n-i-s-a.jpeg" type="image/jpeg" length="30888"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
