<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 13:29:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6 Şubat deprem davasında kırmızı bültenle aranan müteahhidin Tayland'dan iade süreci devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/6-subat-deprem-davasinda-kirmizi-bultenle-aranan-muteahhidin-taylanddan-iade-sureci-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/6-subat-deprem-davasinda-kirmizi-bultenle-aranan-muteahhidin-taylanddan-iade-sureci-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat depremlerinde Adana'da yıkılarak 40 kişinin yaşamını yitirdiği Sami Bey Apartmanı'nın müteahhidi Abdullah Aybaba'nın gözaltına alındığı Tayland'dan iade sürecinin devam ettiği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>6 Şubat depremlerinde Adana'da yıkılarak 40 kişinin yaşamını yitirdiği Sami Bey Apartmanı'nın müteahhidi Abdullah Aybaba'nın gözaltına alındığı Tayland'dan iade sürecinin devam ettiği öğrenildi.</p> <p>Adana'nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'nde, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Sami Bey Apartmanı'nda 40 kişi yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı.</p> <p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu Abdullah Aybaba ile kamu görevlilerinin de aralarında olduğu 4 sanık hakkında, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yargılama sürecinde, sanık Abdullah Aybaba'nın depremden bir gün sonra İstanbul Havalimanı'ndan yurt dışına çıktığı ancak daha sonra yurda dönmediği tespit edildi.</p> <p>ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgilere göre, İnterpol-Europol Daire Başkan Vekili İskender Güray Keskin imzasıyla dava dosyasına giren belgede, hakkında kırmızı bülten çıkarılan Abdullah Aybaba'nın Tayland'da bulunduğunun belirlendiğine yer verildi.</p> <p>Aybaba'nın Chonburi kentinde olduğunun belirlenmesi üzerine ilgili makamlarca iade sürecinin başlatıldığı aktarıldı. Sanık Abdullah Aybaba'nın vizesinin iptal edildiği ve Bangkok'taki Suan Phlu Göçmenlik Gözaltı Merkezi'ne (IDC) nakledildiği, buradan da ülke dışına çıkarılmasının planlandığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/6-subat-deprem-davasinda-kirmizi-bultenle-aranan-muteahhidin-taylanddan-iade-sureci-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:19:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/6-subat-deprem-davasinda-kirmizi-bultenle-aranan-muteahhidin-taylanddan-iade-sureci-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="87509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van Çatak ilçesinde yaşayan emekli yurttaşlar: 'Ekonomik olarak bittik']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/van-catak-ilcesinde-yasayan-emekli-yurttaslar-ekonomik-olarak-bittik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/van-catak-ilcesinde-yasayan-emekli-yurttaslar-ekonomik-olarak-bittik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van'ın Çatak ilçesinde emekliler, aylıklarının kiralarına dahi yetmediğini dile getirdi. Emekliler yüksek enflasyon ve işsizlik ile tarım ve hayvancılığın gerilemesi nedeniyle ekonomik koşulların ağırlaştığını ifade etti. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İshak KARA<br /></strong><br /><strong>(VAN)</strong> - Van'ın Çatak ilçesinde emekliler, aylıklarının kiralarına dahi yetmediğini dile getirdi. Emekliler yüksek enflasyon ve işsizlik ile tarım ve hayvancılığın gerilemesi nedeniyle ekonomik koşulların ağırlaştığını ifade etti. </p> <p>Van'ın önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden Çatak'ta emekli yurttaşlar geçim sıkıntılarından dert yandı. </p> <p>ANKA Haber Ajansı'na konuşan ilçe sakini İlhan Er, 'Durum hiç iyi değil. İşsizlik var. İnsanlar zor durumda. İşsizlikten dolayı göç çok. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. İnsanlar zorlukla geçinebiliyor. Tarım, hayvancılık eskisi gibi yok. İnsanlar göç ediyor, bu yüzden tarım ve hayvancılık bu memlekette fazla yapılmıyor. Bu ekonomide zaten hayat pahalılığı var' dedi.<br /> <br />Ali Büge isimli yurttaş ise Çatak'ta da durumun Türkiye'nin geneliyle aynı olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:</p> <p>'Biz ekonomik olarak bittik. Şu anki siyasi durumlara bakın, siyasi durumlar da bitmiş. Çünkü siyasi durumlarla ekonomik durumlar birbirlerine bağlantılı. Kürt meselesi üzerinde bir gelişme olmadığı takdirde ekonomik olarak da bitmişizdir. Bu vesileyle büyüklerimize, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına, muhalefetine ricamız şudur; bu barış sürecinin bir an önce yapılmasını ve halkların huzur içerisinde kardeşçe, eşitçe yaşamasını diyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Tarım, hayvancılık yok; bitti. Doğu ve Güneydoğu'da ve Türkiye'de tarım bitmiştir. Biz Hollanda, Danimarka gibi ülkelerden malzeme alıyoruz. Oysa 1925'lerde uçak ihraç eden beş ülkeden biri de bizdik. Sanayi, ekonomi ve tarım olarak biz çok gerilerdeyiz. Kardeşçe ve eşitçe birbirimizi anlayarak konuşursak Türkiye dünyanın süper ülkesi olur. Ukrayna, İran ve buna benzer ülkelerde savaş oluyor. Bu savaşlarda ekonomik enflasyon yüzde 7'lerde bizde bir savaş olmamasına rağmen enflasyon yüzde 100'ün üzerinde. Bunun asıl sebebi ülkeyi yönetendir.'</p> <p>Ferman Uğurlu isimli yurttaş, 'Ekonomik durum iyi değil. Emeklinin aldığı 20 bin liraya ne gelir? Biz iki tane lahmacun yiyip akşama eve gidiyoruz. Adamın 5-6 tane çocuğu var, nasıl olacak? Tarım ve hayvancılık da çökmüş. Arpanın tonu 20 bin lira, iki çift koyun da 20 bin lira ediyor, nasıl olacak? Hayvancılık yaparız ama zararı çıkartmıyor' diye konuştu.<br /><br /><strong>'Ne sulama suyumuz, ne içme suyumuz var'<br /></strong><br />Çataklı yurttaş Mehmet Abur ise, 'Durumlar berbat. Yolumuz yok, suyumuz yok. Ne sulama suyumuz, ne içme suyumuz var. Biz depomuzu kazmayla kazıp su çıkardık ona bile fatura kestiler. Ne yapacağız? Geçinemiyoruz. Hayvancılık yok, tarla sürmek yok, ot biçmek yok. Köyde mağduruz. Bu gidişle hiç düzelmez. Kim düzeltecek? Emeklilerde hiçbir durum yok. Beş tane çocuğa bakıyorum' dedi. <br /><br /><strong>'Tavuktan başka et bulamıyoruz'</strong><br /><br />Mahir Çilgar isimli yurrtaş ise şunları ifade etti:</p> <p>'Emekli güvenlik korucusuyum. Şu anda Çatak'ta hiçbir şey yok. Yani maddi durumumuza kimse bakmıyor. Çatak'ta durumlar çok kötü. Emekli 20 bin alıyor fakat elektrik parası 2 bin geliyor. Su parası 1500 lira geliyor. Emekliye hiçbir şey kalmıyor. Geçinemiyorum, kalan 10 bin lirayla ev geçindirilir mi? Emeklinin durumu çok kötü. Emeklilerin durumu çok perişan. Bizim köyümüz boş, kimse kalmıyor. Ne su var ne elektrik var. Tarım, hayvanlık, su yok. Et yiyemiyoruz. Koyun yok, hiçbir şey yok, tavuktan başka et yok.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Van</category>
      <guid>https://www.haber500.com/van-catak-ilcesinde-yasayan-emekli-yurttaslar-ekonomik-olarak-bittik</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:05:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/van-catak-ilcesinde-yasayan-emekli-yurttaslar-ekonomik-olarak-bittik.jpg" type="image/jpeg" length="28307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' Davası... Adıyaman Belediyesi Başkanı Tutdere'nin avukatı Şeyho Saya: 'Artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-adiyaman-belediyesi-baskani-tutderenin-avukati-seyho-saya-artik-adiyaman-halki-da-magdur-edilmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-adiyaman-belediyesi-baskani-tutderenin-avukati-seyho-saya-artik-adiyaman-halki-da-magdur-edilmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın devam eden duruşmasında avukatlar savunma yapıyor. Adıyaman Belediyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin avukatı Şeyho Saya savunmasında, 'Adıyaman'ı yeniden ayağa kaldırmaya çalışan belediye başkanı yurt dışından hibe kredisi almak için çabalıyor. Bu görüşmelere katılması gerekli ancak yurt dışı yasağı nedeniyle gidemiyor. Bu yüzden artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(İSTANBUL) -</strong> 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın devam eden duruşmasında avukatlar savunma yapıyor. Adıyaman Belediyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin avukatı Şeyho Saya savunmasında, 'Adıyaman'ı yeniden ayağa kaldırmaya çalışan belediye başkanı yurt dışından hibe kredisi almak için çabalıyor. Bu görüşmelere katılması gerekli ancak yurt dışı yasağı nedeniyle gidemiyor. Bu yüzden artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir' dedi.</p> <p>İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen 'çıkar amaçlı suç örgütü' ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açılan davanın görülmesine devam ediliyor.</p> <p>Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ndeki 3 No'lu Duruşma Salonu'nda Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ndeki 3 No'lu Duruşma Salonu'nda görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin hazır bulundu. Öte yandan, dosyada itirafçı olan Aziz İhsan Aktaş da üç koruması ile duruşma salonunda yer aldı. Duruşmaya, geçtiimiz celse tahliye edilen Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ile Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi de katıldı.</p> <p>Duruşma salonuna girerken tutuksuz sanık bölümünün yanından geçen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuksuz sanık eşi Yeşim Akpolat ile sarıldı. Rıza Akpolat'ın annesi izleyici sırasından uzanarak oğlunu kucakladı. Ayrıca geçtiğimiz celse serbest kalan isimlerle tutuklu sanıklar selamlaşarak birbirlerine geçmiş olsun dileklerini iletti.</p> <p>Duruşmada sanık avukatlarının savunmaları alınmaya başladı. İlk olarak Adıyaman Belediyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin avukatı Şeyho Saya savunma yaptı. Avukat Saya, 'Kovuşturulacak bir husus, incelenecek bir durum kalmamıştır müvekkilim hakkında. Bu yüzden beraatini talep ediyorum. Adıyaman'ı yeniden ayağa kaldırmaya çalışan belediye başkanı yurt dışından hibe kredisi almak için çabalıyor. Bu görüşmelere katılması gerekli ancak yurt dışı yasağı nedeniyle gidemiyor. Bu yüzden artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir. Biz adli kontrol tedbirlerinin kişi kişi değerlendirilmesin istiyoruz' dedi.</p> <p><strong>'Bu dosyanın açılma amacı belli zaten ve bunu da herkes biliyor'</strong></p> <p>'Rüşvete aracılık etmek' suçlamasıyla tutuklu yargılanan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan'ın avukatı da savunma yaptı. Savunmada, şunlar kaydedildi:</p> <p>'Müvekkilim lehine olan şeyler dosyaya konulmamış. Bu bilmeyerek yapılacak birşey değil. Bilerek yapılmış, bilerek yazılmış bir iddianame bu. Müvekkilim hakkında çıkan haberler dosyaya konulmuş rüşvet aldığına dair ama bu iddialar araştırılmamış. Haber görseli dosyaya konulmuş geçilmiş. Dosyaya sonradan eklenmişiz. Yapmak için yapmışlar. İddianameye ilişkin daha kabul edilmeden basında paylaşıldı, telefon numarası bile yer aldı bu paylaşımlarda. Hangi dosyanızda suç uyduruluyor Sayın Başkan. Bu dosyanın açılma amacı belli zaten ve bunu da herkes biliyor. Müvekkilim aleyhine ifade veren Savaş Çetinkaya'nın söylediği tarihlerde 'bir kafede otururken hesabıma 73 bin TL gönder' dediği sırada benim müvekkilim İzmir'de. İkisi de farklı şehirdeler yani.'</p> <p>Kayhan'ın bir diğer avukatı da Savaş Çetinkaya'nın beyanlarının yalan olduğunu ileri sürdü ve 'Mahkeme önünde kaç defa bu yalanlar ortaya çıktı. Heyet'in rahatsız olması gerekirken hiç olmadı ve bir kez bile uyarmadı bu kişiyi. Bunun nedenini de biliyoruz elbet. Dosyaya sonradan giren tüm deliller benim müvekkilimin lehine. Bu yüzden müvekkilim hakkında tahliye kararı verilmesini talep ediyorum' açıklamasında  bulundu.</p> <p>Duruşmaya bir saat ara verildi. Sanıklar salondan ayrılırken Rıza Akpolat alkışlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-adiyaman-belediyesi-baskani-tutderenin-avukati-seyho-saya-artik-adiyaman-halki-da-magdur-edilmektedir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:04:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-adiyaman-belediyesi-baskani-tutderenin-avukati-seyho-saya-artik-adiyaman-halki-da-magdur-edilmektedir.jpeg" type="image/jpeg" length="14987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Avusturya'ya gidiyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-avusturyaya-gidiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-avusturyaya-gidiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Avusturya'ya ziyarette bulunacak. Fidan, Avusturyalı yetkililerle yapacağı görüşmelerde, Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alacak. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik perspektifini koruduğunu dile getirecek Fidan, İran ile ABD arasındaki savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi amacıyla ortaya konulan çabalara Türkiye'nin destek vermeyi sürdüreceğini kaydedecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Avusturya'ya ziyarette bulunacak. Fidan, Avusturyalı yetkililerle yapacağı görüşmelerde, Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alacak. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik perspektifini koruduğunu dile getirecek Fidan, İran ile ABD arasındaki savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi amacıyla ortaya konulan çabalara Türkiye'nin destek vermeyi sürdüreceğini kaydedecek.</p> <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere 29-30 Nisan'da Avusturya'ya ziyarette bulunacak.</p> <p>Dışişleri Bakanlığı yetkilisinden edinilen bilgiye göre Fidan, Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile görüşecek. Avusturya Şansölyesi Christian Stocker tarafından kabul edilecek ve AGİT Genel Sekreteri Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu ile bir araya gelecek Fidan, Viyana Diplomasi Akademisi'nde düzenlenecek konferansta hitapta bulunacak ve Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Fidan'ın yapacağı görüşmelerde, Türkiye ile  Avusturya arasındaki ikili ilişkileri, siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak ve mevcut işbirliği alanlarının daha da derinleştirilmesine yönelik imkanlar değerlendirilecek. Türkiye ve Avusturya arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ile karşılıklı yatırımların teşvik edilmesine yönelik mevcut potansiyele ve fırsatlara dikkati çekecek olan Fidan, Avusturya ile başta enerji, dijitalleşme, bağlantısallık ve savunma sanayii olmak üzere stratejik nitelik taşıyan alanlarda işbirliği potansiyelinin altını çizecek. </p> <p><strong>Türkiye'nin AB'ye tam üyelik perspektifi vurgulanacak</strong> </p> <p>Türkiye'nin Avusturya'daki Türk toplumunun huzur, refah ve toplumsal uyumuna atfettiği önemi vurgulayacak Fidan, Türk toplumunun hak ve menfaatlerinin korunmasının öncelikli bir husus olduğunu vurgulayacak.</p> <p>Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyon doğrultusunda, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik perspektifini koruduğunu dile getirecek. Türkiye-AB ilişkilerine stratejik bir vizyonla yaklaşılarak, dar siyasi hesaplara alet edilmemesinin tüm tarafların çıkarına olduğunu vurgulayacak olan Fidan, Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut tıkanıklıkların aşılması için daha kapsamlı ve kurumsal bir işbirliği yaklaşımına ihtiyaç olduğunu kaydedecek. </p> <p><strong>Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin sağlanmasına yönelik ihtiyaç kaydedilecek</strong></p> <p>Bakan Fidan, temaslarında Rusya-Ukrayna savaşında tarafların tekrar müzakere masasına oturmasına ve savaşın adil ve sürdürülebilir bir barışla sona erdirilmesine yönelik çabaları desteklemeyi sürdüreceğini belirtecek.</p> <p>İran ile ABD arasındaki savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi amacıyla ortaya konulan çabalara Türkiye'nin destek vermeyi sürdüreceğini ifade edecek Fidan, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin bir an önce sağlanması ve anılan Boğaz'da savaş öncesi statükoya dönülmesine yönelik küresel ihtiyacı vurgulayacak. </p> <p>Fidan, İsrail'in Gazze'de ateşkes ihlallerini ve barış planını akamete uğratmaya yönelik adımlarını sürdürdüğüne dikkati çekecek, Netanyahu hükümetinin Batı Şeria'da yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik ettiğine ve işgalini sistematik biçimde genişlettiğine işaret edecek. Hakan Fidan, İsrail'in işgal ve yıkım politikalarının tüm bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğini kaydedecek.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-avusturyaya-gidiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:01:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/disisleri-bakani-fidan-avusturyaya-gidiyor.png" type="image/jpeg" length="21587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP Grup Toplantısı... Bahçeli: 'Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye'ye yürüyeceği yolu tarif edebilir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahceli-ne-bruksel-bize-geldigimiz-yeri-gosterebilir-ne-avrupa-burokrasisi-turkiyeye-yuruyecegi-yolu-tarif-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahceli-ne-bruksel-bize-geldigimiz-yeri-gosterebilir-ne-avrupa-burokrasisi-turkiyeye-yuruyecegi-yolu-tarif-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Bizim yönümüz asırlardır Batı'yla temas eden, Batı'yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye'ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye'nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak milli menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiyesiz yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa'nın tasniflerine mahkum bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupasız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Bizim yönümüz asırlardır Batı'yla temas eden, Batı'yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye'ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye'nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak milli menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiyesiz yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa'nın tasniflerine mahkum bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupasız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir' dedi.</p> <p> MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, şunları kaydetti:</p> <p>'3 Mayıs'ta Ankara'nın sokaklarından taşan, mahkeme salonlarını yerinden oynatan, Türk milliyetçiliğinin boynuna geçirilmek istenen zillet urganını kesip atan irade, bugün Kerkük denildiğinde yüreklerde yeniden zuhur etmektedir. Bizim milliyetçiliğimiz, yalnız Anadolu coğrafyasına sıkıştırılabilecek bir itibar davası olarak görülemez. Nerede bir Türk yaşıyorsa, nerede bir Türk çocuğu doğuyorsa, nerede Türkçe konuşuluyorsa orası da bizim hafıza coğrafyamızın, gönül haritamızın ve tarih şuurumuzun parçasıdır. Türk milliyetçiliği, tarihin bize yüklediği sorumluluğa dayanarak sınırlarımızın ötesinde çiğnenmek istenen Türk varlığının, bastırılmak istenen Türkmen soydaşımızın sesinin muhafızı olmaktır.</p> <p><strong>'Misakımilli coğrafyası denildiğinde yüreklerimize hasret düşmektedir'</strong></p> <p>Türk milliyetçiliği, unutturulmak istenen tarihin, silinmek istenen hatıraların müdafaa hattıdır. Bu hattın yol bulduğu satıh da Misakımilli coğrafyasıdır. Misakımilli coğrafyası denildiğinde ise yüreklerimize hasret düşmektedir. Bu hasretlerin başında ise Kerkük gelmektedir. Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır. Bu itibarla Kerkük'e baktığımızda; asırlık hicranı görüyoruz. Telafer'den Tuzhurmatu'ya, Altunköprü'den Kerkük'e uzanan aidiyet ve kimlik mücadelesini görüyoruz. Kadınlarımızın feryadını, yetimlerimizin mahzunluğunu, öksüzlerimizin kimsesizliğini duyuyoruz. Türkmenlerin yıllardır süren yalnızlığını biliyoruz. Çektikleri ıstırabı kalbimizde hissediyor, feryatlarına kulak veriyoruz. Kerkük'teki yangının ateşini Ankara'dan görüyoruz. Türkmen'in ağıtını Ankara'dan duyuyoruz. Bunu da Türk olmanın, Müslüman olmanın, Selçuklu olmanın, Osmanlı olmanın, insan olmanın bir gereği olarak idrak ediyoruz.</p> <p><strong>'Kerkük'ün çilesi büyük olsa da Türkmen'in seciyesi daha büyüktür'</strong></p> <p>Kerkük Türkmenlerinin uzun süredir maruz bırakıldığı zulüm, Türk milletinin vicdanına kazınmış kahredici bir imtihandır. Nice Türkmen ocağı söndürülmüş, nice aile yurdundan edilmek istenmiş; nice analar gözyaşı dökmüş, nice çocuk korkuyla titremiş, nice yiğit baskı ve mahrumiyetle sınanmıştır. Türkmeneli'nde Türkçe'nin sesini kısmaya, tarihi mevcudiyeti bulandırmaya, milli kimliği zayıflatmaya, kadim Türk yurdunu siyasi oyunlar ve demografik tertiplerle özünden koparmaya yeltenenler olmuştur. Ancak bilinmelidir ki Kerkük'ün çilesi büyük olsa da Türkmen'in seciyesi daha büyüktür. Baskı artmış, fakat iman bükülmemiştir. Fırtınalar esmiş, fakat gök mavisi bayrak semalardan indirilememiştir. Sabır zorlanmış, fakat hafıza kırılmamıştır. İmkanlar daralmış, fakat şiraze kaybolmamıştır. Bugün Kerkük'te yaşanan gelişmeler bu bakımdan fevkalade anlamlıdır. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa'nın vali seçilmesi ve göreve başlaması, tarihi acılara bir nebze merhem olmuş, Türkmen iradesinin Kerkük'te yeniden görünür hale gelişi bakımından tarihi bir dönüm noktası oluşturmuştur. Bu gelişme, Kerkük'te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu; Türkmen'i yok saymayan, Arap'ı dışlamayan, Kürt'ü ötekileştirmeyen, Süryani'yi silmeyen, herkesin hukukunu tanıyan, fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesidir.</p> <p><strong>'Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük'te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır'</strong></p> <p>Nasıl ki Türkiye Yüzyılı'nın kutlu hedefi terörden arınmış, huzurun hüküm sürdüğü, Terörsüz Türkiye ise gönül coğrafyamızdaki arzumuz da aynı istikamettedir. Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük'te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. Bizim muradımız; tefrikadan, tahakkümden ve terörden arınmış bir Türkiye ile huzurun ve kardeşliğin kök saldığı bir bölge iklimidir. Biz yıllar evvel ne söylediysek bugün de aynı yerdeyiz. Dedik ki, 'Hiçbir kişi, kurum ve kuruluş Irak Türkmenlerinin varlık mücadelesini samimiyetle desteklemese de Milliyetçi-Ülkücü Hareket tarihi sorumluluğunun, milli misyonunun gereğini yapacak ve yanlarında olacaktır'. Yine samimiyetle dedik ki, 'En az beş bin Ülkücü gönüllü başta Kerkük olmak üzere, Türkmenlerin yaşadığı Türk kentlerindeki varlık, birlik ve dirlik mücadelesine katılmak üzere hazır beklemektedir'. Bu sözler günü kurtarmaya matuf cümleler değildi. Kelime oyunu değildi. Hamaset kisvesine sarılmış içi kof sözler hiç değildi. Kerkük söz konusu olduğunda vazife için saflara koşacak ülkücü yüreklerin sesi, sadakati ve seferberlik ifadesiydi. Türkmeneli söz konusu olduğunda Milliyetçi-Ülkücü Hareket'in tavrının Kerkük bahsinde gevşemeyeceğini, gevşetilemeyeceğini, geri adım atmayacağını gösteren namus yeminiydi. Sabırla örülmüş bir sürecin, ciddiyetle korunmuş bir davanın bugün meyve verdiğini şükürle görüyoruz.</p> <p><strong>'Hiçbir zafer tesadüf eseri doğmamıştır'</strong></p> <p>Şüphesiz ki tarihin hiçbir döneminde yol ayrımları birden karşımıza çıkmamıştır. Hiçbir zafer tesadüf eseri doğmamıştır. Hiçbir tarihi dönüş talih kuşlarının kanat çırpışıyla vücut bulmamıştır. Bir değil bin karanlık gecenin sonunda gün ağarmıştır. 'İnşallah o bayraklar bir gün Kerkük'te de dalgalanacaktır' duamızın kabul oluşuna giden yolu gördük, Türkmen kardeşlerimizin sevinç naralarını duyduk, hamdolsun tarihî bir ana şahitlik ettik. Dün Ankara'da söylenen sözler bugün Kerkük'te yankı buluyorsa, dün Ankara'da edilen dualar bugün Kerkük'te kabul oluyorsa, dün gösterilen sadakat bugün temsil kudretine dönüşüyorsa, bunun sebebi Türk milliyetçiliği davasının büyüklüğüdür. Bizim yürüyüşümüz nasıl ki gelişigüzel adımlarla başlamadıysa, günübirlik heyecanlarla da devam etmemektedir. Bizim yürüyüşümüz, şuurla bilenen, sebatla keskinleşen, uzun soluklu kutlu bir maratondur. Kerkük'ün bizlere bir miras, Türkmen soydaşlarımızın ise sahipsiz bırakılmayacak bir emanet olduğunu; Türk milletinin de ne denli el-emin bir millet olduğunu bir kez daha cümle âleme göstermiş olduk.</p> <p><strong>'Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır'</strong></p> <p>Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla, diliyle ve duasıyla yurdundan koparılamayacaktır. Huzurumuz hiçbir karanlık denklemin, hiçbir kalleş müzakerenin malzemesi haline getirilemeyecektir. Türkçenin sesi kısılamayacak, hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir. Devran dönmüştür. Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır. Kerkük yaşayacak, Türkmeneli doğrulacak, Allah'ın izniyle de ebediyen yaşayacaktır. Biz ne Kerkük'ü unuturuz ne Musul'u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük'ten Doğu Türkistan'a; Karabağ'dan Kıbrıs'a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Çünkü Milliyetçi-Ülkücü Hareket zamana göre renk değiştirmez, konuma göre biçim değiştirmez, rüzgâra göre yön değiştirmez, menfaate göre söz değiştirmez. Milliyetçi-Ülkücü Hareket tehdit karşısında eğilmeyenlerin, tasallut karşısında çözülmeyenlerin, taarruz karşısında kaçmayanların, tahakküm karşısında korkmayanların, nerede bir Türk varsa kardeşi bilip kucaklayanların, soydaşının hukukunu sonuna kadar savunanların kutlu ve köklü duruşudur. Kerkük işte bu duruşun turnusolü olmuştur.</p> <p><strong>'Türkiye'nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz'</strong></p> <p>Irak bizim için sıradan bir komşu ülke değildir. Kerkük'ten Musul'a, Bağdat'tan Basra'ya, Erbil'den Necef'e uzanan coğrafya; ortak tarihimizin, ticaret yollarımızın, kültürel bağlarımızın ve güvenlik hassasiyetlerimizin canlı zeminidir. Irak'ta huzur güçlendikçe Türkiye'nin güney hattı rahatlar; Irak'ın birliği korundukça bölgesel denge sağlamlaşır. Bu nedenle Türkiye'nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku; enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebî gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz; Kerkük'ün Türkmen'iyle, Arap'ıyla, Kürt'üyle, Süryani'siyle Irak'ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak'la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı; Kerkük'ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir. Türkiye ile Irak birlikte hareket ettikçe; sınır, bir ayrışma çizgisi olmaktan çıkar; refah ve emniyet kapısına dönüşür.</p> <p><strong>'Avrupa Komisyonu Başkanı'nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez'</strong></p> <p>Önümüzde şimdi bir başka cephe daha vardır. Bu cephe, kimi zaman görünürdür, kimi zaman örtülür; kimi zaman diplomatik nezaketin arkasına saklanır, kimi zaman kibirli sözlerin arkasından kendini açık eder. Avrupa'nın Türkiye'ye bakarken içine düştüğü zihni ve siyasi yanlışlık yapılan açıklamalarda gün yüzüne çıkmaktadır. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 21 Nisan 2026 tarihinde Avrupa kıtasının 'Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğini' söylemiştir. Bu söz, sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. Avrupa Birliği yürütme organının en üst siyasi makamından çıkan bu ifade, bir yorumcunun, bir köşe yazarının ya da tali bir aktörün beyanı sayılamaz. Avrupa Komisyonu Başkanı'nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez; zihnin derinliğinde duran tasnifin, kibrin ve çifte standardın dışavurumudur. Nitekim bu küstah dilin jeopolitik bakımdan sorunlu, gerçeklikten kopuk ve çifte standartlı bulunduğu bizzat kendi çevrelerinde dile getirilmiştir. Hatta aynı çevreler; Türkiye'nin Avrupa güvenliği bakımından temel bir müttefik, enerji hatları ve kaynakları bakımından hayati bir damar, göç yönetimi bakımından kilit bir ortak ve bölgesel denge bakımından vazgeçilmez bir güç olduğunu hatırlatmak zorunda kalmıştır.</p> <p><strong>'Türkiye; jeopolitik düğümlerin tam ortasındadır, kilit noktasıdır, cümle kapısıdır'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bahsettiğimiz husus, gündelik bir basın polemiği seviyesinde görülemez. Burada karşımızda duran şey, Avrupa'nın Türkiye'yi anlamakta yaşadığı derin zihni arızadır. Avrupa Birliği, Türkiye'yi yıllardır üyelik bahsinde dışarıda, güvenlikte içeride; değerler söyleminde ötede, yük paylaşımında beride tutmaya çalışmıştır. Bir yandan ölçüt, ilke, norm ve uyum diyerek parmak sallamış; öbür yandan kendi jeopolitik ihtiyacı belirir belirmez Türkiye'yi enerji koridoru, ulaştırma kapısı, dijital bağlantı zemini ve güvenlik paydaşı ve yeri geldiğinde adeta bir tampon işleviyle yeniden devreye çağırmıştır. Fakat eşitlik bahsi açıldığı anda eski kibir cümlelerine rücu etmekten geri durmamıştır. Bu tutum, siyasal ahlak bakımından sakattır; stratejik akıl bakımından ise tutarsızdır. Bu tavır ortaklık dili üretemez. Bu tavır samimiyet doğuramaz. Bu tavır güven iklimi inşa edemez. Öyle ya da böyle; ister doluya koyun almasın ister boşa koyun dolmasın, Türkiye; jeopolitik düğümlerin tam ortasındadır, kilit noktasıdır, cümle kapısıdır.Neydim demeyen mahfillerin ne oldumcu tavrıyla mücadele etmek zorunda kaldığımız bu basiretsiz uluslararası sahada mesele Türkiye'nin nerede durduğu değil; Avrupa Birliği'nin nereye savrulduğudur.</p> <p><strong>'Tarih, kibrini aklının önüne geçiren merkezlerin nasıl çözüldüğüne defalarca şahittir'</strong></p> <p>Mesele Ankara'nın istikameti değil; Brüksel'in ikiyüzlü siyasetidir. Mesele Türkiye'nin duruşu değil; Türkiye'yi gerektiğinde dışlayıp gerektiğinde kullanmak isteyen çarpık, çıkarcı, ikiyüzlü Avrupa zihniyetidir. Bakınız, bu tablo yeni değildir. Türkiye ve dünya siyasetini satır satır okuyabilen, okuduğunu anlayan, anladığını yine ülkesi ve milleti için anlatan bizler bakımından hiç şaşırtıcı değildir. Avrupa'nın tarihi serencamı ortadadır. Coğrafi keşiflerden itibaren büyüttüğü güç, büyük ölçüde kan, gözyaşı, gasp, sömürü ve intihal çizgisi üzerinde tahkim edilmiştir. Bugün Avrupa kıtasının karşı karşıya bulunduğu asıl buhran, dışarıdaki rakiplerinden evvel kendi içindeki mana kaybıdır. Niyetini ve eylemini aynı hatta buluşturamayan, değer söylemiyle çıkar siyasetini aynı anda taşımaya çalışan, eşitlik dilini menfaat hesabına feda eden Avrupa da bugün kendi siyasi körlüğüyle yüz yüzedir. Şayet Avrupa, Türkiye'ye karşı kullandığı dili adalet, hakkaniyet ve rasyonalite zeminine çekmezse, şayet kendisini hâlâ eski hiyerarşi duygusunun konforu içinde zannederse, şayet Türkiye'yi ihtiyaç anında çağrılacak, rahatladığı anda ötede tutulacak bir unsur gibi görmeyi sürdürürse, kendi tarlasını nadasa mahkum eden siyasi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacaktır. Tarih, kibrini aklının önüne geçiren merkezlerin nasıl çözüldüğüne defalarca şahittir. </p> <p><strong>'Türkiye yalnız rahat günlerin devleti değildir'</strong></p> <p>Ursula Hanım'ın şahsında tüm Avrupa efkarına buradan sesleniyorum: Biz, kökleri Asya'nın derinliklerine inen, dalları Avrupa ufkuna uzanan, gölgesi Afrika'ya düşen büyük bir medeniyetin tecessüm etmiş devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'yiz. Bize dar bir yer göstermeye çalışanlar, büyük milletlerin harita cetvelleriyle anlaşılamayacağını hâlâ idrak edememiş olanlardır. Türkiye, gel denildiğinde gelen, git denildiğinde giden bir unsur gibi görülemez. Türkiye dosttur; fakat dostluğu tahkire açık bir mahiyette değildir. Türkiye ile ilişki kurmak isteyen herkes, önce bu milletin onurunu, bu devletin vakarını ve bu tarihin ağırlığını hesaba katmak zorundadır. Ve herkes şunu çok iyi bilmelidir: Türkiye yalnız rahat günlerin devleti değildir. Bu milletin acı eşiği yüksektir. Bu devletin kriz hafızası derindir.</p> <p><strong>'Türkiye'nin gecikmiş görünen adımı tereddüt adımı değildir'</strong></p> <p>Türkiye, sarsıntı anlarında savrulmayan, yüksek basınç anlarında paniğe kapılmayan, tahrik karşısında öfkesini akla, gerilimi stratejiye, tehdidi iradeye tahvil eden köklü bir devlet geleneğinin bugünkü adıdır. Tansiyon yükseldiğinde yönünü şaşıran nice devletler görülmüştür. Türkiye ise en çetin zamanlarda dahi istikamet duygusunu muhafaza eden, soğukkanlılığı kuvvetle mezceden, sabrı kudretle tamamlayan bir devlettir. Bizim sükûnetimiz zaaf diye okunamaz. Bizim sabrımız geri çekilme işareti olarak yorumlanamaz. Bizim serinkanlılığımız tereddüt perdesi sanılamaz. Bunların her biri, asırların süzdüğü devlet aklının, acıyı taşıma kudretinin ve tansiyonu yönetme kabiliyetinin tezahürüdür. Türkiye'yi hafife alanlar, çoğu zaman onun sessizliğini yanlış okumuş, vakarını edilgenlik sanmış, sabrını sınamaya kalkışmış, ardından da tarih karşısında mahcup olmuştur. Çünkü Türkiye'nin sessizliği boşluk sessizliği değildir; bu sessizlik birikmiş hafızanın, hesaplanmış zamanlamanın, kontrollü gücün sessizliğidir. Türkiye'nin sükûneti tereddüt sükûneti değildir; bu sükûnet devlet aklının sükûnetidir. Türkiye'nin gecikmiş görünen adımı tereddüt adımı değildir; bu adım çoğu zaman zemini yoklayan, zamanı olgunlaştıran, sonucu tahkim eden tarih tecrübesinin adımıdır.</p> <p><strong>'Türkiye, Avrupa'sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir'</strong></p> <p>Bizim yönümüz asırlardır Batı'yla temas eden, Batı'yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye'ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye'nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye'siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa'nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa'sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. </p> <p><strong>'Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır'</strong></p> <p>Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye'ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak  kudretimiz vardır. Bize sınır çizmeye yeltenenlere ufuk gösterecek hafızamız vardır. Bize had bildirmeye kalkışanlara tarih, coğrafya ve devlet aklı üzerinden cevap verecek irademiz ziyadesiyle mevcuttur.'</p> <p><strong>(SON)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahceli-ne-bruksel-bize-geldigimiz-yeri-gosterebilir-ne-avrupa-burokrasisi-turkiyeye-yuruyecegi-yolu-tarif-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:00:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/mhp-grup-toplantisi-bahceli-ne-bruksel-bize-geldigimiz-yeri-gosterebilir-ne-avrupa-burokrasisi-turkiyeye-yuruyecegi-yolu-tarif-edebilir.jpg" type="image/jpeg" length="15996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Özbek mevkidaşıyla görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-ozbek-mevkidasiyla-gorustu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-ozbek-mevkidasiyla-gorustu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile telefonda görüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile telefonda görüştü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Dışişleri Bakanlığı yetkilisinden edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bugün Özbek mevkidaşı Bahtiyor Saidov ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ve bölgesel konular ele alındı.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-ozbek-mevkidasiyla-gorustu-1</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/disisleri-bakani-fidan-ozbek-mevkidasiyla-gorustu.png" type="image/jpeg" length="32429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere Kralı Charles, ABD Kongresi'nde birlik ve ittifak vurgusu yapacak]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ingiltere-krali-charles-abd-kongresinde-birlik-ve-ittifak-vurgusu-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ingiltere-krali-charles-abd-kongresinde-birlik-ve-ittifak-vurgusu-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Kralı Charles  ile Konsort Kraliçesi Camilla, bugün Beyaz Saray'da ABD Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump ile görüştü. ABD Kongresi'nde konuşacak olan Charles'ın İngiltere ile ABD ilişkilerinin 'ortak zemin bulma geleneğine' dikkat çekmesi ve NATO, Ukrayna ile küresel iş birliği konularında mesajlar vermesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İngiltere Kralı Charles  ile Konsort Kraliçesi Camilla, bugün Beyaz Saray'da ABD Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump ile görüştü. ABD Kongresi'nde konuşacak olan Charles'ın İngiltere ile ABD ilişkilerinin 'ortak zemin bulma geleneğine' dikkat çekmesi ve NATO, Ukrayna ile küresel iş birliği konularında mesajlar vermesi bekleniyor.</p> <p>İngiltere Kralı Charles ile Konsort Kraliçesi Camilla, bugün ABD'yi zirayet ederek ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump ile görüştü. Görüşmenin ardından İngiltere Büyükelçiliği'nde düzenlenen davete katılan çift, siyaset, bilim ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya geldi.</p> <p>İngiltere kraliyet ailesinin ziyareti öncesinde ABD'nin başkenti Washington DC'de güvenlik önlemleri, en üst seviyeye çıkarılmıştı.</p> <p>İngiliz basınına göre Kral Charles'ın, ABD Kongresi'nde yapacağı konuşmada Birleşik Krallık ile ABD arasındaki ilişkilerin 'defalarca ortak zemin bulduğunu' vurgulaması bekleniyor. 'İki ülke her zaman bir araya gelmenin yollarını bulmuştur' ifadelerine yer vereceği belirtilen  Charles'ın Kongre'ye hitabı, İngiltere-ABD ilişkilerinin siyasi gerilimlerin gölgesinde olduğu bir dönemde gerçekleşecek.</p> <p>Konuşmasında ayrıca demokrasi, özgürlük ve ortak değerlerin korunmasına dikkat çekmesi beklenen Charles'in NATO'ya destek, Ukrayna'nın korunması ve küresel iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik çağrı yapacağı da ifade ediliyor. </p> <p>Kral Charles ayrıca, NATO İttifakı'nın 'barışı destekleyen, karşılıklı anlayışı derinleştiren ve her inançtan insanı değerli gören bir yapıya' dayandığını vurgulayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Konuşmanın yaklaşık 20 dakika süreceği ve hükümetin tavsiyesi doğrultusunda hazırlandığı bildirildi.</p> <p>ABD medyasında Trump'ın, İran savaşı ve dış politika tutumu nedeniyle İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ı eleştirdiği belirtildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ingiltere-krali-charles-abd-kongresinde-birlik-ve-ittifak-vurgusu-yapacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:58:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ingiltere-krali-charles-abd-kongresinde-birlik-ve-ittifak-vurgusu-yapacak.png" type="image/jpeg" length="10427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danıştay 4. Dairesi, yerel mahkemenin Kıyıkışlacık'taki İasos Yat Limanı'na verdiği 'ÇED Olumlu' iptal kararını bozdu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/danistay-4-dairesi-yerel-mahkemenin-kiyikislaciktaki-iasos-yat-limanina-verdigi-ced-olumlu-iptal-kararini-bozdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/danistay-4-dairesi-yerel-mahkemenin-kiyikislaciktaki-iasos-yat-limanina-verdigi-ced-olumlu-iptal-kararini-bozdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 4. Dairesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Milas'ın Kıyıkışlacık Mahallesi'nde yapılması planlanan 'İasos Yat Limanı' projesine verilen 'ÇED olumlu' kararının iptali istemiyle açtığı davada, yerel mahkemenin iptal kararını bozarak davanın reddine hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA) -</strong> Danıştay 4. Dairesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Milas'ın Kıyıkışlacık Mahallesi'nde yapılması planlanan 'İasos Yat Limanı' projesine verilen 'ÇED olumlu' kararının iptali istemiyle açtığı davada, yerel mahkemenin iptal kararını bozarak davanın reddine hükmetti.</p> <p>Muğla Büyükşehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2024 yılında 'İasos Yat Limanı' projesine verdiği 'ÇED Olumlu' kararının iptali istemiyle Muğla 4. İdare Mahkemesi dava açmıştı. Mahkeme, projeye ilişkin çevresel değerlendirmelerde eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle 'ÇED Olumlu' kararını iptal etmişti. Mahkemenin bu kararından sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, iptal kararının temyizen incelenerek bozulması istemiyle Danıştay'a başvuruda bulundu.</p> <p>Danıştay 4. Dairesi, temyiz incelemesi sonucunda yerel mahkemenin bu kararını hukuka uygun bulmadı. Mahkeme, projeye ilişkin ÇED raporunda yer alan eksikliklerin işlemi hukuka aykırı hale getirmediğine hükmederek, mahkeme kararını bozdu ve davanın reddine karar verdi. Dosyada görevli Danıştay tetkik hâkimi ise uyuşmazlığın çözümü için yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği yönünde görüş bildirmesine rağmen, Daire bu yönde bir inceleme yaptırmadan karar verdi.</p> <p><strong>ÇED Raporu yeterli bulundu</strong></p> <p>Danıştay 4. Dairesi kararında, bilirkişi raporlarında dile getirilen bazı eksikliklerin proje açısından 'esasa etkili' olmadığına işaret edildi. Özellikle çevresel etkilerin büyük ölçüde değerlendirildiği, alınacak önlemlerle olası etkilerin kabul edilebilir seviyede tutulabileceği ifade edildi.</p> <p>Kararda ayrıca; atık yönetimi, deniz ekosistemi, trafik yükü ve meteorolojik veriler gibi başlıklarda ileri sürülen eksikliklerin, ÇED raporunu geçersiz kılacak nitelikte olmadığı vurgulandı. Danıştay'ın kararıyla birlikte, Muğla 4. İdare Mahkemesi'nin iptal kararı ortadan kalktı.</p> <p><strong>'Hukuki ve idari tüm süreçlerin takipçisi olmayı sürdüreceğiz'</strong></p> <p>Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, kararın ardından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p> <p>'Yerel mahkemenin iptal kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporlarında, projenin çevre ve doğal varlıklar üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler açıkça ortaya konulmuştur. Ancak bu bilimsel tespitlerin dikkate alınmadığını görüyoruz. Üzülerek görüyoruz ki Danıştay 4. Dairesi, yeni bir bilirkişi incelemesine gerek duymadan ve mevcut bilirkişi değerlendirmelerini göz ardı ederek karar vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ağaoğlu Turizm Kenti, Vitapark Golf Tesisi ve Turizm Kompleksi, Yakamoz Yat Limanı ve Ayyıldız Yük Tahmil Tahliye İskelesi projelerinde de yerel mahkemeler tarafından verilen iptal kararlarının Danıştay tarafından kaldırıldığına tanık olduk. Doğal, kültürel ve çevresel değerlerimizi korumak adına hukuki ve idari tüm süreçlerin takipçisi olmayı sürdüreceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/danistay-4-dairesi-yerel-mahkemenin-kiyikislaciktaki-iasos-yat-limanina-verdigi-ced-olumlu-iptal-kararini-bozdu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:54:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/danistay-4-dairesi-yerel-mahkemenin-kiyikislaciktaki-iasos-yat-limanina-verdigi-ced-olumlu-iptal-kararini-bozdu.jpg" type="image/jpeg" length="64432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akaryakıtta 'eşelmobil kalkabilir' endişesi: Ekonomi ve enerji yönetimi: Uygulama sürecek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/akaryakitta-eselmobil-kalkabilir-endisesi-ekonomi-ve-enerji-yonetimi-uygulama-surecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/akaryakitta-eselmobil-kalkabilir-endisesi-ekonomi-ve-enerji-yonetimi-uygulama-surecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomi ve enerji yönetimi, ABD-İran savaşıyla enerji fiyatlarında ortaya çıkan artışın önüne geçmek amacıyla akaryakıtta, mart ayının başında uygulamaya giren eşelmobil sisteminin kaldırılmasının söz konusu olmadığını, uygulamanın devam edeceğini söyledi. Kaynaklar, 'Eşelmobilde bir değişiklik yok. Şu aşamada bir değişiklik planlanmıyor' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Olcay AYDİLEK </strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Ekonomi ve enerji yönetimi, ABD-İran savaşıyla enerji fiyatlarında ortaya çıkan artışın önüne geçmek amacıyla akaryakıtta, mart ayının başında uygulamaya giren eşelmobil sisteminin kaldırılmasının söz konusu olmadığını, uygulamanın devam edeceğini söyledi. Kaynaklar, 'Eşelmobilde bir değişiklik yok. Şu aşamada bir değişiklik planlanmıyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mart ayında uygulamaya konulan eşel mobil sistemi gereğince benzin, motorin ve LPG'ye gelen zamların yüzde 75'i ÖTV'den karşılandı, kalan tutar pompa satış fiyatlarına yansıtıldı. </p> <p>Benzinde litre başına 14,8277 TL, motorinde litre başına 13,9006 TL, LPG'de kilogram başına 11,3830 TL ÖTV bulunuyordu. </p> <p>Aradan geçen zamanda özellikle motorine peş peşe yüksek tutarlı zam yapıldı. Bu nedenle motorinin ÖTV'si sıfırlandı. Benzinde, 3 TL 2 kuruş ÖTV kaldı. </p> <p><strong>Uygulama kalkıyor mu?</strong></p> <p>Artan bütçe açıklarının uygulamanın sürdürülebilirliğini zorlaştırdığı yönündeki değerlendirmeler sonrasında gözler, ekonomi ve enerji yönetimine çevrildi. </p> <p>Kaynaklar, ANKA'nın sorusu üzerine, şu aşamada eşelmobil sisteminin kaldırılmasının söz konusu olmadığını, uygulamanın süreceğini ifade etti. Kaynaklar, 'Eşelmobilde bir değişiklik yok. Şu aşamada bir değişiklik planlanmıyor' dedi. </p> <p><strong>Ne kadar zam gerekli</strong></p> <p>AKaryakıt sektörü temsilcileri, uygulamanın kaldırılmasını beklemediklerini belirterek, 'Diyelim ki uygulama sona erdi. Bugün itibarıyla ÖTV'yi telafi etmek için motorine 14-15 TL, benzine 12 TL dolayında bir zam gündeme gelir' diye konuştu.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/akaryakitta-eselmobil-kalkabilir-endisesi-ekonomi-ve-enerji-yonetimi-uygulama-surecek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:42:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/akaryakitta-eselmobil-kalkabilir-endisesi-ekonomi-ve-enerji-yonetimi-uygulama-surecek.jpeg" type="image/jpeg" length="45863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Umutlarını kısa film ve fotoğraflarla anlatacaklar]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/umutlarini-kisa-film-ve-fotograflarla-anlatacaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/umutlarini-kisa-film-ve-fotograflarla-anlatacaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında 18-29 yaş aralığında İstanbul'da yaşayan tüm gençlerin katılımına açık olan yarışmalar düzenliyor. Gençlere yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri bir platform sunuluyor. Katılımcılar, Atatürk'ün gençlere emanet ettiği geleceğe dair umutlarını kısa film ve fotoğraf çalışmalarıyla başvurularını yapacak. 'Genç İstanbul Ulusal Kısa Film Yarışması' 31 Mayıs'a kadar, 'Genç İstanbul Ulusal Fotoğraf Yarışması' için başvurular 10 Mayıs'a kadar sürecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) </strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında 18-29 yaş aralığında İstanbul'da yaşayan tüm gençlerin katılımına açık olan yarışmalar düzenliyor. Gençlere yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri bir platform sunuluyor. Katılımcılar, Atatürk'ün gençlere emanet ettiği geleceğe dair umutlarını kısa film ve fotoğraf çalışmalarıyla başvurularını yapacak. 'Genç İstanbul Ulusal Kısa Film Yarışması' 31 Mayıs'a kadar, 'Genç İstanbul Ulusal Fotoğraf Yarışması' için başvurular 10 Mayıs'a kadar sürecek.</p> <p>İBB, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında gençlere yönelik ödüllü kısa film ve fotoğraf yarışmaları düzenliyor. 'Genç İstanbul Ulusal Kısa Film Yarışması' ve 'Genç İstanbul Ulusal Fotoğraf Yarışması' olarak iki ayrı alanda düzenlenen yarışmalara başvurular başladı. Kısa film yarışması 'Gençlik ve Umut' temasıyla gerçekleştirilirken, fotoğraf yarışması ise 'İstanbul'da umut var, gençlik her karede' temasıyla yapılıyor. 'Genç İstanbul Ulusal Kısa Film Yarışması' ve 'Genç İstanbul Ulusal Fotoğraf Yarışması' İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ve Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi iş birliğiyle hayata geçirildi.</p> <p><strong>'Başvurular başladı'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İBB yetkililerinden edinilen bilgiye göre, umutlarını görsel çalışmalarla paylaşacak gençler, şu ölçütlerle başvuru yapabiliyor; Bireysel başvuru esasına göre düzenlenen yarışmalara başvuracak gençlerin 18-29 yaş aralığında (01.01.1996 - 31.12.2007 tarihleri arasında doğmuş) olmanın yanı sıra İstanbul'da ikamet etmek veya İstanbul'da öğrenci olmaları gerekiyor. </p> <p>Yarışmalara fotoğraf alanında katılmak isteyen gençler için son 10 Mayıs 2026, saat 23.00 son başvuru tarihi olarak belirlendi. <a href='https://tfsfonayliyarismalar.org/tr/yarisma/detay/genc-istanbul-ulusal-fotograf-yarismasi-tr' rel="nofollow">https://tfsfonayliyarismalar.org/tr/yarisma/detay/genc-istanbul-ulusal-fotograf-yarismasi-tr</a> web sitesi üzerinden alınan başvuruların sonuçları 18 Mayıs'ta belli olacak. Kısa film yarışmasının son başvuru tarihi ise 31 Mayıs olarak belirlendi. Sonuçların 12 Haziran'da bildirileceği yarışmada başvurular <a href='https://filmfreeway.com/gencistanbulkisafilmyarismasi' rel="nofollow">https://filmfreeway.com/gencistanbulkisafilmyarismasi</a>  adresi üzerinden gerçekleştiriliyor.</p> <p><strong>'Dereceye girenler ödüllerin de sahibi olacak'</strong></p> <p>Yarışmalarda dereceye giren katılımcılar çeşitli ödüllerin sahibi olacak. Birinciye dijital fotoğraf makinesi, ikinciye dizüstü bilgisayar, üçüncüye tablet bilgisayar ödül olarak verilecek. Ayrıca üç kişiye mansiyon ödülü olarak analog fotoğraf makinesi verilecek. </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/umutlarini-kisa-film-ve-fotograflarla-anlatacaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:32:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/umutlarini-kisa-film-ve-fotograflarla-anlatacaklar.jpg" type="image/jpeg" length="23412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bolat, OECD Genel Sekreteri Cormann ile bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-bolat-oecd-genel-sekreteri-cormann-ile-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-bolat-oecd-genel-sekreteri-cormann-ile-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile İstanbul'da görüştü. Bolat görüşmede, Türkiye ve OECD arasındaki ilişkiler ile son dönemde yaşanan uluslararası gelişmeler ve etkilerini ele aldıklarını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Ticaret Bakanı Ömer Bolat, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile İstanbul'da görüştü. Bolat görüşmede, Türkiye ve OECD arasındaki ilişkiler ile son dönemde yaşanan uluslararası gelişmeler ve etkilerini ele aldıklarını bildirdi.</p> <p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, X hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'OECD Genel Sekreteri Sayın Mathias Cormann ile İstanbul'da, OECD İstanbul Merkezi tarafından düzenlenen Kritik Mineraller Forumu vesilesiyle bir araya geldik. Genel Sekreter ile ülkemiz ve OECD arasındaki ilişkilerin yanı sıra, son dönemde yaşanan uluslararası gelişmeleri ve etkilerini; parçalanan küresel ekonomide OECD'nin kritik minerallerin tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve gıda güvenliği bağlamındaki çalışmalarını ele aldık.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-bolat-oecd-genel-sekreteri-cormann-ile-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:31:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-bolat-oecd-genel-sekreteri-cormann-ile-bir-araya-geldi.png" type="image/jpeg" length="39054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı Ümit Karataş Elazığ'daki hastanelerin 'satış' kararını eleştirdi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kamu-saglik-sen-genel-baskani-umit-karatas-elazigdaki-hastanelerin-satis-kararini-elestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kamu-saglik-sen-genel-baskani-umit-karatas-elazigdaki-hastanelerin-satis-kararini-elestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı Ümit Karataş, 24 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, Ruh Sağlığı Hastanesi ile Askeri Hastanenin bulunduğu arsa ve taşınmazların özelleştirme kapsamına dahil edilmesine tepki gösterdi. Karataş, 'Özelleştirme kapsamına bahsi geçen bu iki hastane de satılırsa şehir merkezinde bir kamu hastanesi kalmayacak' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Serra TAYLAN</strong></p> <p><strong>(ELAZIĞ) - </strong>Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı Ümit Karataş, 24 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, Ruh Sağlığı Hastanesi ile Askeri Hastanenin bulunduğu arsa ve taşınmazların özelleştirme kapsamına dahil edilmesine tepki gösterdi. Karataş, 'Özelleştirme kapsamına bahsi geçen bu iki hastane de satılırsa şehir merkezinde bir kamu hastanesi kalmayacak' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Karataş, yaptığı açıklamada, kararın kamu sağlık hizmetleri açısından risk taşıdığını belirterek, şehir merkezinde kamu hastanesi kalmayabileceği uyarısında bulundu. Karataş, şöyle konuştu: </p> <p>'Şehrin doğusunda Fethi Sekin Hastanesi, batısında da inşaata başlayacak Fırat Üniversitesi Hastanesi var. Özelleştirme kapsamına bahsi geçen bu iki hastane de satılırsa şehir merkezinde kamu hastanesi kalmayacak. Yıkılan SSK Hastanesi'nin bulunduğu yere de 2. basamak bir hastanenin yapılması konusunda maalesef sözler tutulmadı. Askeri Hastane'de bulunan Sağlık İl Müdürlüğü binamız ve Ruh Sağlığı Hastanemiz faal olarak vatandaşlara hizmet vermektedir. Özelleştirme kapsamında görünen 71 taşınmaz içinde faal olan tek hastaneler bunlardır. Bu yapıların özelleştirme kapsamından çıkartılarak hizmete devam etmeleri sağlanmalıdır. İlimizdeki Askeri Hastane'nin özelleştirme kapsamından çıkarılması gerekmektedir. İlimizin siyasi ve bürokratlarını göreve davet ediyorum. Bu durum sağlık hizmetlerinin alınabilmesi için gerekli bir durumdur.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Elazığ</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kamu-saglik-sen-genel-baskani-umit-karatas-elazigdaki-hastanelerin-satis-kararini-elestirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:29:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/kamu-saglik-sen-genel-baskani-umit-karatas-elazigdaki-hastanelerin-satis-kararini-elestirdi.jpg" type="image/jpeg" length="17118"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP Grup Toplantısı... Bahçeli: 'Gönlü hâlâ bizimle atan, gözü hâlâ bu ocakta olan her kardeşimiz için soframızın yeri de gönlümüzün yeri de bakidir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahceli-gonlu-hala-bizimle-atan-gozu-hala-bu-ocakta-olan-her-kardesimiz-icin-soframizin-yeri-de-gonlumuzun-yeri-de-bakidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahceli-gonlu-hala-bizimle-atan-gozu-hala-bu-ocakta-olan-her-kardesimiz-icin-soframizin-yeri-de-gonlumuzun-yeri-de-bakidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, '3 Mayıs Milliyetçiler Günü'ne ilişkin, '3 Mayıs, bir anma günü içinde sınırlandırılamaz; 3 Mayıs bir aynadır. Ve herkes o aynada kendine şu soruyu sormak mecburiyetindedir: Bu dava benim için bir sözden mi ibarettir, yoksa uğruna bedel ödenecek bir mesuliyet midir? Unutmayalım ki bu dava hatırlayanların değil, taşıyanların davasıdır. Tarih de göstermektedir ki bu yürüyüş yorulanlarla sürmez; yükü omuzlayanlarla devam eder. Yorulup kenara çekilenlere sitemimiz yoktur. Zira yükümüz ağırdır. Ancak gönlü hâlâ bizimle atan, gözü hâlâ bu ocakta olan her kardeşimiz için soframızın yeri de gönlümüzün yeri de bakidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'ne ilişkin, '3 Mayıs, bir anma günü içinde sınırlandırılamaz; 3 Mayıs bir aynadır. Ve herkes o aynada kendine şu soruyu sormak mecburiyetindedir: Bu dava benim için bir sözden mi ibarettir, yoksa uğruna bedel ödenecek bir mesuliyet midir? Unutmayalım ki bu dava hatırlayanların değil, taşıyanların davasıdır. Tarih de göstermektedir ki bu yürüyüş yorulanlarla sürmez; yükü omuzlayanlarla devam eder. Yorulup kenara çekilenlere sitemimiz yoktur. Zira yükümüz ağırdır. Ancak gönlü hâlâ bizimle atan, gözü hâlâ bu ocakta olan her kardeşimiz için soframızın yeri de gönlümüzün yeri de bakidir' dedi. </p> <p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM GrupToplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>Dünya sıkıntılı bir imtihandan geçtiğini, küresel sistemin sütunlarında çatlakların belirginleştiğini, jeopolitik zeminin kaydığını, ekonomik gerilimlerin siyasal fay hatlarını daha da sertleştirdiğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:</p> <p>'Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir. İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır. İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale, geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar. Onun içindir ki bizler, bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız, istikbali de konuşmak zorundayız. Yalnız hadiseleri sıralamakla yetinemeyiz, o hadiselerin hangi devlet aklı içinde anlam kazandığını, hangi millet vicdanında yer ettiğini, hangi tarihi yürüyüşün parçası olduğunu da izah etmek mecburiyetindeyiz. Bu mübarek topraklarda hayat, daima müşterek kader içinde yoğrulmuştur. Bu vatanda sevinç tek başına yaşanmamış, keder münferit bir duygunun içine hapsedilmemiştir. Türküler birlikte söylenmiş, ağıtlar birlikte yakılmış, zaferler birlikte kutlanmış, yenilgiler birlikte göğüslenmiştir. Bu bakımdan millet dediğimiz hakikat, bazen bir marşta, bazen bir mezar taşında, bazen de sofradaki aşta göstermiştir derinliğini. 'Kökü mazide olan âtiyim' sözü, bu milletin tarih ile istikbal arasındaki büyük yürüyüşünü tek başına anlatmaya kâfidir. Çünkü Türk milleti, mazisini geleceğe yön veren bir kudret kaynağına dönüştüren büyük bir tarih öznesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Millet, yalnızca aynı hudutlar içinde yaşayan insanların toplamı olarak anlaşılmamalıdır'</strong></p> <p>Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevki, mücadele hafızasında müstesna bir merhale, gönüllerde ise sönmeyen bir meşaledir. Türk milletine mensubiyet duygusunun ne kadar derin, ülküyle aydınlanan zihinlerin ne kadar diri, dava uğruna ölümü göze almış yüreklerin ne kadar dayanıklı olduğu 3 Mayıs'ın çilesinde, 3 Mayıs'ın iradesinde, 3 Mayıs'ın mertliğinde açıkça görülmüştür. O gün ayağa kalkanlar yalnız bir itiraz yükseltmediler; aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin hangi ruha, hangi ahlaka, hangi sadakate dayandığını da tarihe kazıdılar. 'Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir' sözü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün millet tasavvurunu en veciz şekilde ortaya koyan tariflerden biridir. Millet, yalnızca aynı hudutlar içinde yaşayan insanların toplamı olarak anlaşılmamalıdır. Millet, aynı kaderi yüklenmiş, aynı vatanda yan yana durmayı tarih önünde iradeye dönüştürmüş, zaman içinde birbirinin acısına alışmış, sevincine iştirak etmiş, hafızasını müşterek hatıralarla beslemiş beşeri ve siyasi bir terkiptir.</p> <p><strong>'Millet olmak; beraber yaşama arzusunun ötesinde, beraber yürüme ahdidir'</strong></p> <p>Millet; aynı göğe bakan, aynı toprağa emek veren, aynı bayrak altında vakar bulan, cenazede omuz omuza yürüyen, düğünde aynı sevinçle ayağa kalkan, tasada ve kıvançta birbirine yönelen büyük bir kader ortaklığıdır. Bir sazın telinde içi titreyen, merhum Neşet Ertaş'ın 'kalpten kalbe bir yol vardır' deyişinde ifadesini bulan o görünmez muhabbet hattını hisseden; gönülden gönüle kurulan bağı kültür köprüsüne, vicdan hattına ve sadakat zeminine dönüştüren topluluğun adıdır millet. Merhum Barış Manço'nun 'buyurun dostlar buyurun' çağrısında yankılanan dostluk, paylaşma ve muhabbet duygusuyla birbirine yer açabilen, çoğalabilen ve kaynaşabilen büyük bir sentezdir millet. Çünkü millet dediğimiz hakikat, sadece acıyla tahkim olunmaz; sevinci paylaşma ahlakıyla da olgunlaşır. Millet, yasla yoğrulur, neşeyle tamamlanır; hatıra ile kök salar, ülkü ile yükselir. Millet olmak; beraber yaşama arzusunun ötesinde, beraber yürüme ahdidir. Beraber yürümenin üstünde ise beraberce tarih yapma kudretidir. İşte 3 Mayıs'ı anlamlı, müstesna ve tarihi kılan esas ruh da burada saklıdır. 3 Mayıs, ülküleşmiş bir iradenin, şahsiyet kazanmış bir dava ahlakının tarih içinde görünür hâle geldiği kutlu bir yolun kanla yıkanmış taşlarıdır.</p> <p><strong>'Türk milliyetçileri açlıkla, susuzlukla, yalnızlıkla, işkenceyle hizaya çekilmek istenmiştir'</strong></p> <p>1944 yılının buhranlı ve karanlık ikliminde dünyanın üzerine savaşın sinsi gölgesi çökmüştü. Her renk ve her çeşitten millet yol ayrımlarında savruluyor, her devlet kendi istikametini koruyacak direnci arıyordu. İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna yaklaşıldığı o günlerde Türkiye; çok yönlü baskıların, ideolojik gerilimlerin, yön tayini buhranlarının ve siyasi sancıların tam ortasında ağır bir tehdit altındaydı. Böylesi bir dönemde, komünizm tehlikesinin kapımıza dayandığını gösterip devrin başbakanını açıkça uyaran mektuplarla başlayan süreç, 3 Mayıs'ta mahkeme salonlarına taşınmıştır. Türk milliyetçiliğini yargılamaya cüret edenlere karşı mahkeme salonlarına sığmayan, Sovyet emperyalizmi karşısında boyun eğmeyen bir irade milletimizin sinesinde yer bulmuştur. Ankara Adliyesi'ni dolduran Türk gençliği, Türk kimliğini sosyalizme ezdirmemek, İslam'ı komünizme çiğnetmemek için tek yürek oldu. Milli bir ruhun önderliğinde başlayan protestolar, vatan için çarpan yürekleri söndürmek isteyenlerin üzerine kabus gibi çökmüştür. Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş, Hüseyin Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Orhan Şaik Gökyay, Nejdet Sançar, Reha Oğuz Türkkan, Fethi Tevetoğlu, Cemal Oğuz Öcal ve nice Türk milliyetçisinin vatan ve millet sevdası yargılanmıştır. İnsan onurunun derinden yaralandığı, insan haklarının esamesinin okunmadığı, hukuk devleti ilkesinin hiçe sayıldığı, ceza muhakemesinin esaslarının çiğnendiği bu soruşturma süreci tarihimize kara bir facia olarak kazınmıştır. </p> <p>Vicdanı hür, zihni pür, alnı pak Türk gençleri 'tabutluk' adı verilen dar ve bunaltıcı hücrelere kapatılmıştır. Türk milliyetçileri açlıkla, susuzlukla, yalnızlıkla, işkenceyle hizaya çekilmek istenmiştir. Türk milliyetçileri suyu akmayan, hastalıkların kol gezdiği dört duvar arasında dize getirilmek istenmiştir. Fakat biliyoruz ki o tabutluklarda tahakküm vardı, teslimiyet yoktu. Tehdit vardı, tereddüt yoktu. Tahrik vardı, taviz yoktu. Bedel vardı, dönüş yoktu. Baş vermek vardı, baş eğmek yoktu. Merhum Hüseyin Nihal Atsız, çağ aşan bir seslenişle şöyle haykırıyordu, 'Delinse yer, çökse gök, yansa, kül olsa dört yan, Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan. Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan, Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz'. İşte bu haykırış, Türk milliyetçilerinin çileyle yoğrulmuş, imtihanlarla sınanmış karakterleridir.</p> <p><strong>'3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin karakter mayasıdır'</strong></p> <p>Zulümlere aldırış etmeyen, fikrini mahkum etmeyen yiğitlerin hikayesidir. Demir parmaklıkları kırıp geçen, tabutluklara sığmayan yağızların sesidir. Budandıkça serpilen, bilendikçe keskinleşen dava adamlarının destanıdır. Çünkü Türk milliyetçiliği geçici heveslerin değil, ülküye adanmışların davasıdır. Türk milliyetçiliği, günü kurtarmaya memur dar kadroların değil, asırları inşa etmeye namzet olanların mirasıdır. Tarihine yaslanan, töresiyle yaşayan, terbiyesini köklerinde bulanların yegane sancağıdır. İşte bu nedenle 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin şerefli bir hatırası olmanın da üstünde bir manaya sahiptir. 3 Mayıs, MHP'yi bugüne taşıyan iradenin hangi ateşlerle sınandığının, hangi zincirlerle kuşatıldığının, hangi tertiplerle yolundan koparılmak istendiğinin başlıca timsalidir. 3 Mayıs, millet şuurunun taviz kabul etmeyen bir iradeye dönüşmesidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin yalnız bir fikir cereyanı olarak kalmayıp bir ahlak, bir şahsiyet ve bir mücadele disiplini halinde tecelli etmesidir. 3 Mayıs, devrin karanlığı karşısında sinmeyenlerin, tehdit karşısında eğilmeyenlerin, baskı karşısında susmayanların vakur duruşudur. 3 Mayıs, Türk milletinin kendi kimliğine, kendi tarihine, kendi istikbaline ve kendi manevi, milli varlığına sahip çıkma iradesinin billurlaşmış halidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin karakter mayasıdır. 3 Mayıs, şahsiyet ve aidiyet iradesinin tarihi ilanıdır. 3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin silkinişi, doğrulup kendine gelişi ve derin uykulardan uyanışıdır. 3 Mayıs, hak bildiği yoldan sapmayan, karanlık çoğaldıkça korkuya kapılmayan, mahrumiyet arttıkça metanetini çoğaltanların yadigarıdır. </p> <p><strong>'MHP, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir'</strong></p> <p>3 Mayıs 1944'te ayağa kalkan milli ruh, zaman içinde siyasi bir mecraya kavuşmuş, çok çetin yollardan geçmiş, çok çileler çekmiş, nice ülkücü genç acıyı bal eylemiş, nice Türk milliyetçisi sıratı yol eylemiştir. O gün mahkeme salonlarında direnenler sadece bir fikri savunmadılar. Tabutluklara sığdırılmak istenen bir düşünceyi bir milletin vicdanına emanet ettiler. Susmak mümkündü, geri çekilmek mümkündü; fakat onlar, Türk milliyetçiliğini bir tercih değil, bir mecburiyet olarak gördüler. Başbuğumuz Alparslan Türkeş ise o fikri, sadece müdafaa edilen bir mefkûre olmaktan çıkarıp bir teşkilat iradesine dönüştürdü. Şehitlerimizin aziz hatıraları üzerine yükselen Türk-İslam davası, MHP'yle birlikte: Türk milletinin yüreğinde kökleşmiş, istikbalinde mevzilenmiştir. MHP, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir. Milliyetçi Hareket Partisi, devletin ve milletin varlığında kendi varlığını eritenlerin burcudur. MHP, mayası bozulmamışların, tuzu kokmamışların, çizgisi eğrilmemişlerin, hedeften sapmamışların, yoldan çıkmamışların son sığınağıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, Türklük gurur ve şuurunu İslam ahlak ve faziletiyle ruhunda buluşturan dava arkadaşlarımızın tek yuvasıdır. </p> <p><strong>'Büyük davalar sadece dışarıdan gelen saldırılarla sınanmaz'</strong></p> <p>Dün Türklüğü ve Türk milliyetçiliğini mahkum etmeye kalkışanlarla bugün MHP'ye saldıranlar aynı habasetin, aynı husumetin, aynı hesaplaşma hırsının peşindedir. Sonuç yine değişmeyecektir. Çünkü bu hareketin kökleri Türk'ün binlerce yıllık ülküsündedir, bu hareketin mazisi ülkücü şehitlerimizin aziz hatıralarıyla yazılmıştır, bu hareketin dayanağı büyük Türk milletidir. MHP ayaktaysa Türk milletinin geçmişi çiğnenemeyecek, şehidinin kanla suladığı toprağı kirletilemeyecek, bayrağı indirilemeyecek, ezanı susturulamayacaktır. Dava yalnız yürekte taşınarak yaşamaz; hayata geçirilerek yaşar. Milletle ve devletle buluşmayan bir iddia tarihte kök salamaz. Bu sebepledir ki Türk milliyetçiliği bir nizam arayışıdır, bir devlet tasavvurudur, bir medeniyet iddiasıdır. Bugün aynı ülküye gönül vermiş kimi dava arkadaşlarımızın farklı mecralara savrulmuş olması, davanın yükünün ne kadar ağır olduğunu göstermektedir. Büyük davalar sadece dışarıdan gelen saldırılarla sınanmaz; içeride büyüyen tereddütlerle de sınanır. Ancak bilinmelidir ki milliyetçilik, aynı ülküye, aynı istikamete, aynı kader duygusuna tutunarak güç kazanır. Türk milliyetçiliğini geçmişe hapsetmeye çalışanlarla onu hamasi sloganlara indirgeyenler aynı yanlışa düşmektedir. Çünkü milliyetçilik, bir milletin hafızasını, haysiyetini ve kendi kaderini tayin hakkını aynı çizgide buluşturan yüksek bir farkındalık halidir. Bugün Türk dünyası yeniden toparlanıyorsa, yıllarca hayal sayılan ülküler somut karşılık buluyorsa, önümüzde yeni bir safha açılmış demektir.</p> <p><strong>'Yorulup kenara çekilenlere sitemimiz yoktur'</strong></p> <p>Bu yüzden 3 Mayıs, bir anma günü içinde sınırlandırılamaz; 3 Mayıs bir aynadır. Ve herkes o aynada kendine şu soruyu sormak mecburiyetindedir: Bu dava benim için bir sözden mi ibarettir, yoksa uğruna bedel ödenecek bir mesuliyet midir? Unutmayalım ki bu dava hatırlayanların değil, taşıyanların davasıdır. Tarih de göstermektedir ki bu yürüyüş yorulanlarla sürmez; yükü omuzlayanlarla devam eder. Yorulup kenara çekilenlere sitemimiz yoktur. Zira yükümüz ağırdır. Ancak gönlü hâlâ bizimle atan, gözü hâlâ bu ocakta olan her kardeşimiz için soframızın yeri de gönlümüzün yeri de bakidir. Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in ifadesiyle, 'Hepiniz birer Türk bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin, yere düşürmeyin'. Biz de diyoruz ki; bayrağı yere düşürmeyen, ocağına sırt çevirmeyen, ülküsünü menfaatin önüne koyan her dava arkadaşımızın yeri bellidir. Çünkü bu ocak, sadakati unutmayanların, vefasını kaybetmeyenlerin, yönünü bu ülküden ayırmayanların ocağıdır. Ve bilinmelidir ki Türk milliyetçiliği dün nasıl dimdik ayaktaysa bugün de aynı azimle ayaktadır; devletini ve milletini sahipsiz bırakmayacaktır. Gökte güneş kararmadıkça, ay yere düşmedikçe, sular toprakları kaplamadıkça MHP'nin Türk milletine adanmış çizgisi değişmeyecek, değiştirtilemeyecektir. Bu vesileyle başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş olmak üzere Türk milliyetçiliğinin merhum ve muhterem abide şahsiyetlerini, 3 Mayıs 1944 davasının fedakâr ve ölümsüz kahramanlarını rahmet, minnet ve hasretle anıyor; 82 sene öncesinin aynı ruh ve heyecanıyla Türk ve Türkiye Yüzyılı'na yürüyüşümüze omuz veren dava arkadaşlarımın 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nü kutluyorum.'</p> <p><strong>(Sürecek)</strong></p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahceli-gonlu-hala-bizimle-atan-gozu-hala-bu-ocakta-olan-her-kardesimiz-icin-soframizin-yeri-de-gonlumuzun-yeri-de-bakidir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:29:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/mhp-grup-toplantisi-bahceli-gonlu-hala-bizimle-atan-gozu-hala-bu-ocakta-olan-her-kardesimiz-icin-soframizin-yeri-de-gonlumuzun-yeri-de-bakidir.jpg" type="image/jpeg" length="47460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırköy'de 'Egemenlik Turnuvası' yoğun katılıma sahne oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakirkoyde-egemenlik-turnuvasi-yogun-katilima-sahne-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakirkoyde-egemenlik-turnuvasi-yogun-katilima-sahne-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Belediyesi tarafından düzenlenen 'Egemenlik Turnuvası', ilçedeki okullardan öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Farklı branşlarda düzenlenen müsabakalar, gençlerin enerjisi ve takım ruhuyla sporseverlere heyecan dolu anlar yaşattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Bakırköy Belediyesi tarafından düzenlenen 'Egemenlik Turnuvası', ilçedeki okullardan öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Farklı branşlarda düzenlenen müsabakalar, gençlerin enerjisi ve takım ruhuyla sporseverlere heyecan dolu anlar yaşattı.</p> <p>Bakırköy Belediyesi'nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında ilçedeki okullardan öğrencilerin katılımıyla düzenlediği Egemenlik Turnuvası, büyük bir coşku ve heyecanla tamamlandı. Sporun farklı branşlarında mücadele eden öğrenciler, yeteneklerini sergileme fırsatı buldu.</p> <p>Voleybol, basketbol, tenis, yüzme ve bocce branşlarında gerçekleştirilen turnuvada öğrenciler kıyasıya rekabet etti. 'Fair-play' ruhunun ön planda olduğu müsabakalarda, genç sporcular hem bireysel performanslarıyla hem de takım oyunlarıyla dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Tribünlerde yerini alan aileler, öğretmenler ve arkadaşları, sporculara destek vererek turnuvanın atmosferini daha da renklendirdi.</p> <p>Öğrencilerin sahaya yansıttığı azim, mücadele ve dayanışma duygusu izleyenlerden alkış aldı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakirkoyde-egemenlik-turnuvasi-yogun-katilima-sahne-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:26:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakirkoyde-egemenlik-turnuvasi-yogun-katilima-sahne-oldu.jpeg" type="image/jpeg" length="32285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marmaris Belediyesi, ortak kullanım alanlarını daha konforlu hale getiriyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/marmaris-belediyesi-ortak-kullanim-alanlarini-daha-konforlu-hale-getiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/marmaris-belediyesi-ortak-kullanim-alanlarini-daha-konforlu-hale-getiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmaris Belediyesi, İçmeler Mahallesi Gezi Yolu Caddesi'nde güvenliği ve kullanım konforunu artırmak amacıyla bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA)</strong> - Marmaris Belediyesi, İçmeler Mahallesi Gezi Yolu Caddesi'nde güvenliği ve kullanım konforunu artırmak amacıyla bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor.</p> <p>İçmeler'de dere kenarında bulunan ahşap korkuluklar ile dinlenme alanlarında yer alan bankların zamanla yıpranması üzerine bölge, Marmaris Belediyesi ekipleri tarafından bakım programına alındı. Makine İkmal, Bakım ve Onarım Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler, kullanım ömrünü tamamlayan ahşap korkulukları yenilerken, banklarda da gerekli onarım işlemlerini gerçekleştiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çalışmalarla birlikte bölgedeki güvenlik önlemleri güçlendirilirken; vatandaşların daha düzenli ve estetik bir ortamda zaman geçirmesi hedefleniyor. Ekipler, belirlenen program doğrultusunda bakım ve yenileme çalışmalarına devam edecek.</p> <p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marmaris Belediyesi yetkilileri, kamusal alanların daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, 'Vatandaşlarımızın ortak kullanım alanlarını daha güvenli, düzenli ve estetik hale getirmek için ekiplerimiz sahada yoğun bir çalışma yürütüyor. İçmeler'de gerçekleştirdiğimiz yenileme çalışmalarıyla hem güvenliği artırıyor hem de yaşam alanlarımızı güzelleştiriyoruz. Marmaris'in her noktasında ihtiyaç duyulan bakım ve yenileme çalışmalarını sürdüreceğiz' açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/marmaris-belediyesi-ortak-kullanim-alanlarini-daha-konforlu-hale-getiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:25:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/marmaris-belediyesi-ortak-kullanim-alanlarini-daha-konforlu-hale-getiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="33981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da çeşitli suçlardan aranan 109 zanlı JASAT tarafından yakalandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/diyarbakirda-cesitli-suclardan-aranan-109-zanli-jasat-tarafindan-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/diyarbakirda-cesitli-suclardan-aranan-109-zanli-jasat-tarafindan-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da çeşitli suçlardan aranan 109 zanlı, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından düzenlenen operasyonlarda yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(DİYARBAKIR) -</strong> Diyarbakır'da çeşitli suçlardan aranan 109 zanlı, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından düzenlenen operasyonlarda yakalandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Diyarbakır'da İl Jandarma Komutanlığı, suçların önlenmesi ve adli makamlarca haklarında yakalama kararı bulunan kişilerin yakalanmasına yönelik JASAT koordinesinde İlçe Jandarma Komutanlıkları ile operasyon düzenledi.  </p> <p>Operasyon kapsamında aralarında 'kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, kasten öldürme, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, başkasının bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymaya mecbur kılmak suretiyle yağma' suçlarından aranan kişilerin de bulunduğu 109 zanlı yakalandı.</p> <p>Yakalanan zanlılar, jandarmadaki sorgularının ardından adliyeye sevk edildi.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/diyarbakirda-cesitli-suclardan-aranan-109-zanli-jasat-tarafindan-yakalandi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:25:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/diyarbakirda-cesitli-suclardan-aranan-109-zanli-jasat-tarafindan-yakalandi.jpeg" type="image/jpeg" length="34129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin açlık grevi sürüyor... Başaran Aksu, bugün Yıldızlar Holding önünde bir araya gelme çağrısını yineledi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscilerinin-aclik-grevi-suruyor-basaran-aksu-bugun-yildizlar-holding-onunde-bir-araya-gelme-cagrisini-yineledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscilerinin-aclik-grevi-suruyor-basaran-aksu-bugun-yildizlar-holding-onunde-bir-araya-gelme-cagrisini-yineledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin, tazminat ve maaş alacakları ile özlük hakları için Ankara Kurtuluş Parkı'nda başlattığı açlık grevi dokuzuncu günde devam ediyor. Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, 'Biz en kısa zamanda bu müzakerenin sonuç vereceğine inananlardanız. Bu direniş Türkiye işçi sınıfının direnişidir. Bu direnişten hiçbir zaman geri adım atmayacağız ama kim müzakerede bize katkı sağlarsa ona da teşekkür etmesini bileceğiz' dedi. Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu da vatandaşlara bugün akşam saat 18.00'da Yıldızlar SSS Holding önünde bir araya gelmek için çağrıda bulundu. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Doruk Madencilik işçilerinin, tazminat ve maaş alacakları ile özlük hakları için Ankara Kurtuluş Parkı'nda başlattığı açlık grevi dokuzuncu günde devam ediyor. Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, 'Biz en kısa zamanda bu müzakerenin sonuç vereceğine inananlardanız. Bu direniş Türkiye işçi sınıfının direnişidir. Bu direnişten hiçbir zaman geri adım atmayacağız ama kim müzakerede bize katkı sağlarsa ona da teşekkür etmesini bileceğiz' dedi. Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu da vatandaşlara bugün akşam saat 18.00'da Yıldızlar SSS Holding önünde bir araya gelmek için çağrıda bulundu. </p> <p>Doruk Madencilik İşçilerinin, tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle Ankara'da Kurtuluş Parkı'ndaki açlık grevi dokuzuncu gününde devam ediyor. </p> <p>Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, yaptığı açıklamada, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na tekliflerini sunduklarını belirterek, 'Biz en kısa zamanda bu müzakerenin sonuç vereceğine inananlardanız. Biz Bağımsız Maden-İş Sendikası olarak şunu söyleyebiliriz: Bu direniş Türkiye işçi sınıfının direnişidir. Bu direnişten hiçbir zaman geri adım atmayacağız ama müzakeremizde olduğu zaman kim müzakerede bize katkı sağlarsa ona da teşekkür etmesini bileceğiz' dedi.</p> <p>İşçilerin maaşlarının yatırılacağı yönündeki açıklamalar hakkında da konuşan Çakır, 'Şu anda hiçbir işçinin hesabına para yatmadı' ifadelerini kullandı. Eylemlerini sürdüreceklerini vurgulayan Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Biz de eylemimize aynı şekilde devam ediyoruz. Belki bir çıta daha yükselteceğiz ama eylemimiz en güzel şekilde Bağımsız Maden-İş Sendikası'na yaraşır şekilde, işçilerimize yaraşır şekilde eylemimiz devam edecek. Dediğimiz gibi süreç devam ediyor. Biz şimdi çağırırlarsa müzakereye biz gideriz, masada müzakeremizi yaparız. İşçilerimiz tatmin olasıya kadar; işçilerimizin 'Bir kibrit çöpü de benim hakkım' deyip de kalmayasıya kadar bu işçi kardeşlerimizin hakkı için masaya oturacağız. Bunların hakkını aldıktan sonra da herkese, kamuoyuna, siyasi partilere, bize destek veren herkese de teşekkür edeceğiz. Elbette bu sürecin buraya gelmesi belki de Türkiye işçi sınıfına ışık oldu diyelim. Buraya gelmesini hiçbir zaman istemedik ama geldiğimiz nokta buraya geldi.</p> <p>İşçinin alın teri kurumadan işçinin maaşının ödenmesi lazım. Ama 3 ay, 6 ay demek çok şey bir rakam. Bu işçilerin geçindirdiği çocukları var, bu işçilerin aileleri var. Herkesin nasıl ailesi varsa geçindireceği, bu işçi kardeşlerimizin de bir ailesi var. Biz de bunun için elimizden geldiği kadar sendika olarak dilimizin döndüğü, aklımızın erdiği kadarıyla bu işçi kardeşlerimiz ile yol yürüyoruz. Bu mücadeleyi de inanıyoruz ki işçinin birliği beraberliği, işçi sınıfının birliği beraberliği kazanacak.'</p> <p><strong>Aksu: Yetkili sendika kavramıyla ortamı bulandırmanın anlamı yoktur</strong></p> <p>Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, dünden bu yana müzakerelerin geliştiğini söyleyerek, 'Hem Bakanlık düzeyi tarafından hem işveren düzeyi tarafından önemsiyoruz. Sendika iyi bir araç değildir. Sendika, Bağımsız Maden-İş de olsa, sonuçta sömürüyü kabul eden bir araçtır. Burada oluşturulacak olan sonuç nihayetinde ucuz ücretle, kötü çalışma koşullarında, denetimsiz ortamlarda Türkiye'de işçilerin çalıştırılmaya devam etmesi anlamına gelecek son tahlilde, bir zafer de olsa' diye konuştu.</p> <p>Sendikanın uzlaşma aracı olduğunu söyleyen Aksu, 'Holdinglerin, sermayenin, zenginlerin bir tür 'Ya işte daha insaflı koşullarda işçiler olarak, milyonlar olarak çalışabiliriz, siz krallar olarak yaşamaya devam edebilirsiniz' anlamına geliyor. En ileri anlamda sosyal demokrat bir çizgiye tekabül ediyor işin teorisi açısından. Dolayısıyla buna da işaret etmek önemli' dedi. </p> <p>İçişleri Bakanlığına çağrıda bulunan Aksu, şu ifadeleri kullandı:</p> <p data-path-to-node='4'>'İçişleri Bakanlığı'na bir çağrım var, Sayın Çiftçi'ye: Madem hesap siz görüştünüz, Enerji Bakanı da görüştü, madem burada bugün hesaplar yatacak... Ama bu kadar kamu israfına, bu kadar geniş bir polis kontrolüne, Ankara halkıyla işçilerin yan yana gelmesine dair bir talimata, yan yana gelmesini engellemeye dair bir talimata gerek yok. Çünkü bu kamu kaynaklarının da israfı anlamına geliyor. Bir bakanın da kamu kaynaklarını böylesine hoyratça israf etmesi kabul edilemez bir şeydir.</p> <p data-path-to-node='5'>İkincisi, 'yetkili sendika' diyorlar 'sarı sendika' için. Lütfen sendika başkanının, ondan önceki dört yıllık banka ekstresini alsın devletimiz, incelesin. Bakın, işçi aidatlarından nasıl bir servet biriktirimi oluyor. Dolayısıyla ama bu holdingler, hem de bundan holdinglerin etrafına dizilmiş resmî idari makamlar bu tarz sendikalar etrafında titriyorlar. Onları korumak için ellerinden geleni yapıyorlar. Yetkili sendikanın on tane üyesi var bu iş yerinde. İşçilerin çoğunluğu bizimle. Dolayısıyla muhatap sendika biziz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-path-to-node='6'>Yetkili sendika kavramıyla ortamı bulandırmanın da anlamı yoktur. İşveren de muhatap sendika olarak görmüştür. Dolayısıyla öyle sarı sendika güzellemeleri devleti yöneten insanlara düşmez; onların yapmaması gerekir. Çünkü bu Bağımsız Maden-İş Sendikası, Çalışma Bakanlığı'nın e-Devlet sistemi üzerinden üye olunabilen bir sendikadır.</p> <p data-path-to-node='7'>Başkanının Gökay Çakır olması kabul edilemez bir şey olarak görünüyor holding merkezlerine. Çünkü bir tane emekli maaşıyla, 22 bin liraya yaşayan, dört kız çocuğu yetiştiren ve bununla geçinen ve bütün bu zorlu koşullarına rağmen işçilerin mücadelelerine önderlik eden beş parasız bir yoksul insanın işçilerin muhatabı olmasını istemiyorlar. Onlar böyle göbekli, işte kravatlı, işçiler arasından soysuzlaştırılarak yüksek maaşlarla korunan sarı sendikacı takımını istiyorlar ki işçiyi manipüle etsinler, işçiyi bastırsınlar. Esas sözlerimizi somut bir sonuç elde edince söyleyeceğiz. Kararlı poziyonumuzu sürdüreceğiz. </p> <p data-path-to-node='7'><strong>Aksu, bugün Yıldızlar SSS Holding önüne çağrı yaptı</strong></p> <p>Açlık grevini dokuzuncu günündeyiz. 40 arkadaşımız bu direnişi sürdürüyorlar. Dün dört arkadaşımız daha rahatsızlandığı için geri çektik. Ben de dahil olmak üzere açlık grevini sürdürüyoruz. Dolayısıyla bu mücadelemiz ve çizgimiz sürecek. Bu akşam saat 18.00'da Yıldızlar Holding önüne bir çağrımız var. Farklı kurumlar, siyasi partiler, demokratik kuruluşlar ve sendikaların da yaptığı çağrılar var. Çağrımız da devam ediyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscilerinin-aclik-grevi-suruyor-basaran-aksu-bugun-yildizlar-holding-onunde-bir-araya-gelme-cagrisini-yineledi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:22:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/doruk-madencilik-iscilerinin-aclik-grevi-suruyor-basaran-aksu-bugun-yildizlar-holding-onunde-bir-araya-gelme-cagrisini-yineledi.jpg" type="image/jpeg" length="60294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin 64. kuruluş yıl dönümü... Anayasa Mahkemesi heyeti, Anıtkabir'i ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aymnin-64-kurulus-yil-donumu-anayasa-mahkemesi-heyeti-anitkabiri-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aymnin-64-kurulus-yil-donumu-anayasa-mahkemesi-heyeti-anitkabiri-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve beraberindeki heyet, Anayasa Mahkemesi'nin 64. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve beraberindeki heyet, Anayasa Mahkemesi'nin 64. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret etti.</p> <p>AYM Başkanı Kadir Özkaya, başkanvekilleri, üyeler ve raportörlerle birlikte Aslanlı Yol'dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine geldi. Başkan Özkaya'nın mozoleye çelenk sunmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Daha sonra heyetle birlikte Misak-ı Milli Kulesi'ne geçen Başkan Özkaya, Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı. Başkan Özkaya, Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı:</p> <p>'Aziz Atatürk, Anayasa Mahkememizin 64. kuruluş yıldönümünün derin anlam ve sorumluluğunun idrakiyle huzurunuzda bulunuyoruz.</p> <p>Milletimizin ortak iradesiyle kurulan ve sizin de 'en büyük eserim' diyerek bizlere emanet ettiğiniz Türkiye Cumhuriyeti, hukukun üstünlüğü ve demokratik hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda kararlılıkla yoluna devam etmektedir. Bu köklü miras, bizlere yalnızca geçmişe değil geleceğe karşı da büyük bir sorumluluğumuzun bulunduğunu hatırlatmaktadır.</p> <p>Anayasal bir organ olarak, demokratik hukuk devleti ilkeleri üzerinde gelişen geçmişimizden aldığımız güçle temel hak ve özgürlüklerin korunması, anayasal düzenin güvence altına alınması ve adaletin tesisine katkı sağlama görevimizi sarsılmaz bir inançla sürdürmekteyiz.</p> <p>Yüksek hatıranız önünde, bize emanet ettiğiniz Cumhuriyet'i daha da güçlendirme azim ve kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, vatan, millet ve bayrak uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle yâd ediyoruz. Ruhunuz şad olsun.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aymnin-64-kurulus-yil-donumu-anayasa-mahkemesi-heyeti-anitkabiri-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:16:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/aymnin-64-kurulus-yil-donumu-anayasa-mahkemesi-heyeti-anitkabiri-ziyaret-etti.jpeg" type="image/jpeg" length="87875"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ordu'da madencilik karşıtı gruplardan Aybastı Belediye Başkanı Gündoğar'a suçlama: Maden şirketiyle işbirliği yapıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/orduda-madencilik-karsiti-gruplardan-aybasti-belediye-baskani-gundogara-suclama-maden-sirketiyle-isbirligi-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/orduda-madencilik-karsiti-gruplardan-aybasti-belediye-baskani-gundogara-suclama-maden-sirketiyle-isbirligi-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, Aybastı Yaylası'ndaki madencilik faaliyetlerine karşı mücadelelerinden bahsederken, 'Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar'ın bizlerden rahatsız olduğu açıkça görülüyor. Kamuoyuna madene karşıymış gibi bir görüntü veriliyor ama gerçekte durum böyle değil. Son görüntülerde maden firmasıyla yapılan görüşmeler ve birlikte çekilmiş fotoğraflar da bunu açıkça gösteriyor. Yani sözde karşı duruş sergilenirken, gerçekte bir işbirliği söz konusu' iddiasında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gençağa KARAFAZLI</strong></p> <p><strong>(ORDU) -</strong> Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, Aybastı Yaylası'ndaki madencilik faaliyetlerine karşı mücadelelerinden bahsederken, 'Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar'ın bizlerden rahatsız olduğu açıkça görülüyor. Kamuoyuna madene karşıymış gibi bir görüntü veriliyor ama gerçekte durum böyle değil. Son görüntülerde maden firmasıyla yapılan görüşmeler ve birlikte çekilmiş fotoğraflar da bunu açıkça gösteriyor. Yani sözde karşı duruş sergilenirken, gerçekte bir işbirliği söz konusu' iddiasında bulundu. </p> <p>Ordu'da maden karşıtı mücadele devam ederken, 'madene karşı olduğunu' ifade eden Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar'a yönelik 'şirketle iş birliği' iddiaları gündeme getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Korgan, Aybastı ve Kabataş yaylalarında maden arama çalışmalarına karşı çıkan Ordulular, maden şirketinin yeniden iş makineleriyle sahaya döneceği endişeleri üzerine basın açıklaması yaptı. ORÇEV ile Korgan-Aybastı-Kabataş Yaylaları Koruma Platformu öncülüğündeki basın açıklamasının ardından Çobantepesi'nde nöbet başlatıldı.</p> <p>Öte yandan, Aybastı Belediye Başkanı Gündoğar'ın maden ihalesinde adı geçen firma yetkilileriyle görüştüğü, zaman zaman temas kurduğu ve firmaların belediyeyi ziyaret ettiği yönündeki iddialar eleştirilere yol açtı. Ayrıca başkanın, akrabasına ait olduğu öne sürülen sondaj firmasını ziyaret ettiği yönündeki fotoğrafların sosyal medyada yer alması başkana yönelik tepkileri artırdı.</p> <p><strong>'Maden şirketi ile ciddi bir pazarlık içerisinde'</strong>  </p> <p>ORÇEV Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, yaptığı açıklamada , 'AK Partili Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar'ın madene karşı olduğu görüntüsü sergilediğini ancak son günlerde ortaya çıkan fotoğraflardan tam aksine maden şirketi ile ciddi bir pazarlık içerisinde yer aldığının anlaşıldığını' öne sürdü.</p> <p>Perşembe Yaylası'nda maden ruhsatı alan firmanın iki yıl önce sondaj için bölgeye geldiğinde üç kez eylem yaptıklarını, bu eylemlere sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve milletvekillerinin de katıldığını anlatan Gönül, 'Bu süreçte Kabataş Belediye Başkanı ve Korgan Belediye Başkanı da yanımızdaydı ancak Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar hiçbir zaman yanımızda olmadı' diye konuştu.</p> <p><strong>'</strong><strong>Aybastı Belediye Başkanı bu süreci manipüle ediyor</strong><strong>'</strong></p> <p>Belediye başkanının yaşam savunucularından rahatsızlık duyduğu iddiasında bulunan Gönül, şunları kaydetti:</p> <p>'Aybastı Belediye Başkanı bu süreci manipüle ediyor. Belediye başkanının bizlerden rahatsız olduğu açıkça görülüyor. Kendisini Ordu Büyükşehir Belediyesi'nde daire başkanı olduğu dönemden de tanıyoruz. Açtığımız davalar ve bunların basına yansıması nedeniyle rahatsızlık duyduğunu biliyoruz. Kendisiyle yaptığımız görüşmede yapılan işlemin hatalı olduğunu söyledik. Mahkeme kararlarının projeyi iptal ettiğini, bu alanda herhangi bir çalışma yapılmaması gerektiğini ifade ettik. Buna rağmen 'Mahkeme kararlarını bırakın, uymak zorunda değiliz' dedi. Yani karşımızda mahkeme kararlarını yok sayan bir anlayış var. </p> <p>Kamuoyuna madene karşıymış gibi bir görüntü veriliyor ama gerçekte durum böyle değil. Son görüntülerde maden firmasıyla yapılan görüşmeler ve birlikte çekilmiş fotoğraflar da bunu açıkça gösteriyor. Yani sözde karşı duruş sergilenirken, gerçekte bir işbirliği söz konusu. </p> <p>Biz burada kimin hangi siyasi partiden olduğuna bakmıyoruz. Hangi sivil toplum örgütünden olduğuna da bakmıyoruz. Bu toprağı, suyu, ormanı, yaylayı ve merayı kim koruyorsa onunla birlikte hareket ediyoruz. Burada yaratılmak istenen ayrışma, mücadeleyi zayıflatmak ve süreci örtbas etmek içindir. Bu kabul edilemez. Bizi yıldırır mı? Hayır. Tam tersine mücadelemizi büyütür. Bu süreç, burada yaşayan insanları daha da güçlendirdi. Buradan güçlü çıkacağız. Maden şirketini de yasal ve meşru haklarımızı kullanarak buradan göndereceğiz. Ayrıca Ordu'da ikinci bir altın, gümüş, bakır maden sahası açtırmamakta kararlıyız. Ordu halkı bu konuda nettir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Ordu</category>
      <guid>https://www.haber500.com/orduda-madencilik-karsiti-gruplardan-aybasti-belediye-baskani-gundogara-suclama-maden-sirketiyle-isbirligi-yapiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:13:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/orduda-madencilik-karsiti-gruplardan-aybasti-belediye-baskani-gundogara-suclama-maden-sirketiyle-isbirligi-yapiyor.jpg" type="image/jpeg" length="92321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: 2026'nın ilk 4 ayında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-2026nin-ilk-4-ayinda-uyusturucu-imal-ve-ticaretine-yonelik-17-bin-188-operasyon-gerceklestirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-2026nin-ilk-4-ayinda-uyusturucu-imal-ve-ticaretine-yonelik-17-bin-188-operasyon-gerceklestirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, '1 Ocak-25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi' dedi. Uyuşturucuyla mücadelede medyanın rolünün önemli olduğunu belirten Çiftçi, 'Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, '1 Ocak-25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi' dedi. Uyuşturucuyla mücadelede medyanın rolünün önemli olduğunu belirten Çiftçi, 'Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir' ifadesini kullandı.</p> <p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara'da 'Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü' panelinde konuştu. Bakan Mustafa Çiftçi, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Uyuşturucu, çağımızın en büyük tehdit alanlarından biridir. Bireyi hedef alan bir bağımlılık meselesi olmanın çok ötesinde bir meseledir; aile yapımızı, gençliğimizi, toplumsal huzurumuzu, kamu düzenimizi tehdit eder, organize suç ağlarını büyütür, terör örgütlerinin finansmanına kaynak oluşturur. Yani uyuşturucu, birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. </p> <p>Bu damarı kurutmak; devlet olarak en temel sorumluluğumuz, milletimize karşı boynumuzun borcudur. Bu mücadele, çocuklarımızın istikbalini koruma mücadelesidir. Aile kurumumuzu muhafaza etme mücadelesidir. Milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve Türkiye Yüzyılı'nın güçlü geleceğini koruma iradesidir.</p> <p>Türkiye, dünyanın en stratejik coğrafyalarından birinde yer almaktadır. Doğu ile batı, kuzey ile güney arasında tarihî, ticari ve jeopolitik bir bağlantı noktasıyız. Bu konum bize büyük imkânlar sunduğu gibi, sınır aşan suçlarla mücadelede de büyük sorumluluklar yüklemektedir. Uyuşturucu kaçakçılığı güzergâhları, uluslararası suç ağları ve bölgesel istikrarsızlıklar dikkate alındığında; Türkiye'nin mücadelesi yalnızca kendi sınırlarımızdan ibaret bir güvenlik çabası değildir. Bu mücadele, bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sunan stratejik bir kararlılıktır.</p> <p><strong>'2025 yılında tüm önleme projeleri kapsamında 9 milyon 798 bin vatandaşımıza ulaşılmıştır'</strong></p> <p>Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın dirayetli liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonunu huzurun, güvenin, istikrarın ve güçlü toplum yapısının yüzyılı olarak inşa ediyoruz. Bu vizyonun merkezinde insan vardır, aile vardır, gençlik ve gelecek vardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İçişleri Bakanlığı olarak bizler de 'Türkiye Yüzyılı'nı, huzurun yüzyılı yapmak için 'yeni güvenlik paradigmamızda' 'önleyicilik' ilkesini merkeze alıyoruz. Artık mücadelemizi yalnızca operasyon, yakalama ve adli süreç başlıklarıyla sınırlı görmüyoruz. Riski kaynağında tespit eden, suça giden yolları kapatan, gençlerimizi koruyan, aileleri bilinçlendiren ve toplumsal farkındalığı büyüten bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz.</p> <p>Bu anlayışın önemli araçlarından biri de Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüz bünyesinde yürütülen PRODES'tir; yani Proje Destek Sistemi'dir. Bakanlığımız, derneklere proje karşılığında hibe desteği sağlamakta; STK'larımızın kurumsal kapasiteleri güçlendirilmekte, kamu-STK iş birliği geliştirilmekte ve toplumsal sorunlara gönüllü kuruluşlar eliyle çözüm üretilmektedir.</p> <p>2010 yılından bugüne kadar derneklerimize geliştirdikleri projeler karşılığında çok önemli hibe destekleri sağlanmıştır. 2026 yılı destek başlıkları arasında 'uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile mücadele' de özel olarak yer almaktadır. Bugünkü panel de bu anlayışın somut ve kıymetli bir örneğidir.</p> <p>Yine Emniyet Genel Müdürlüğümüz bünyesinde yürüttüğümüz önleyici sosyal projelerimiz de bu mücadelenin çok önemli bir ayağını oluşturmaktadır. 'NARKOREHBER' ile yetişkinlere ulaşıyoruz. 'En İyi Narkotik Polisi: Anne' projesiyle annelerimizi ve anne adaylarımızı bilinçlendiriyoruz. 'Narko Gençlik' eğitimleriyle üniversiteli gençlerimize temas ediyoruz. 'NARKO-KAAN' ile özel güvenlik görevlilerimizin farkındalığını artırıyoruz. 'NARKOLOG' ile sahadan gelen verileri analiz ediyor, riskleri daha doğru okuyoruz. 'Narko-Nokta', 'Narko-Tır', 'Narko 191' ve 'UYUMA' gibi çalışmalarla vatandaşlarımızı sürecin aktif paydaşı haline getiriyoruz. 2025 yılında tüm önleme projeleri kapsamında 9 milyon 798 bin vatandaşımıza ulaşılmıştır.</p> <p><strong>4 ayda uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleşti</strong></p> <p>Sahada da mücadelemiz kesintisiz sürmektedir. 1 Ocak-25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi. Hedef aldığımız 298 organize suç örgütünün 46'sının narkotik suç odaklı olması, uyuşturucu tehdidinin organize suçla, sokak şiddetiyle, yasa dışı para ağlarıyla ve terörün finansmanıyla ne kadar iç içe geçtiğini açıkça göstermektedir.</p> <p>'Uyuşturucu ile mücadelede medyanın rolü', son derece ehemmiyet arz eden bir konudur. Bizler medyayı; toplumu bilinçlendiren, aileleri uyaran, gençleri koruyan, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan ve mücadele iradesini geniş kitlelere taşıyan en stratejik paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Burada bulunan her bir medya temsilcimizin, toplumun ortak vicdanına seslenen çok kıymetli bir sorumluluk üstlendiğini özellikle ifade etmek isterim. Çünkü bu mücadelede kelimeler de en az operasyonlar kadar önemlidir. Haber dili, görsel tercihleri, başlıklar, tekrar edilen ifadeler ve yayın akışı toplumsal algıyı doğrudan etkiler. Uyuşturucuyu özendiren, normalleştiren, magazinleştiren, merak uyandıran her anlatım, mücadeleye zarar verir. Toplumu bilinçlendiren, resmi kurumların doğru bilgisini esas alan sorumlu yayıncılık ise mücadelemize büyük güç katar.</p> <p>Bu noktada haber metinlerinden dizi repliklerine, film senaryolarından dijital içeriklere kadar kullanılan dile özel bir hassasiyet göstermeliyiz. Uyuşturucuyu cazip, keyif verici ya da kolay ulaşılabilir gösteren her ifade; gençlerimiz için risk üretir. Bağımlı bireyleri de ötekileştiren, inciten, çaresiz ya da tehlikeli gösteren haber dilinden kaçınmalıyız. Kimliklerini ve mahremiyetlerini korumalı; onları reyting malzemesi haline getirmemeliyiz. Uyuşturucunun kullanım şekli, temin yolu, fiyatı ve geçici etkileri haberleştirilmemeli; bunun yerine tedavi, rehabilitasyon, başarı hikâyeleri ve ailelere yol gösteren içerikler öne çıkarılmalıdır. Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir. Bu nedenle medyamızı, uyuşturucuyla mücadelede yalnızca izleyen ve aktaran bir unsur olarak değil; çözümün parçası olan, toplumsal direnci artıran, farkındalık zincirini büyüten güçlü bir ortak olarak görüyoruz. </p> <p>Devletimizin sahadaki kararlılığı, sivil toplumun gönüllü emeği ve medyamızın sorumlu yayıncılık anlayışı birleştiğinde bu mücadele çok daha güçlü bir toplumsal zemine kavuşacaktır. Uyuşturucuya karşı operasyon sahada yapılır; toplumsal bilinç doğru bilgiyle, doğru dille, doğru yayıncılıkla inşa edilir. Bu vesileyle, projeye katkı sunan kuruluşlarımıza, panelistlerimize, medya temsilcilerimize ve bütün katılımcılarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Rabbim evlatlarımızı her türlü kötülükten muhafaza eylesin. Milletimizin huzuru, gençlerimizin geleceği ve Türkiye Yüzyılı'nın güçlü yarınları için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-2026nin-ilk-4-ayinda-uyusturucu-imal-ve-ticaretine-yonelik-17-bin-188-operasyon-gerceklestirdik</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:08:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/icisleri-bakani-ciftci-2026nin-ilk-4-ayinda-uyusturucu-imal-ve-ticaretine-yonelik-17-bin-188-operasyon-gerceklestirdik.jpg" type="image/jpeg" length="34013"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
