<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 14:23:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Çocuk Senfoni Orkestrası ve çocuk korolarından 'Çocuk Şenliği' konseri]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bursa-cocuk-senfoni-orkestrasi-ve-cocuk-korolarindan-cocuk-senligi-konseri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bursa-cocuk-senfoni-orkestrasi-ve-cocuk-korolarindan-cocuk-senligi-konseri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği '23 Nisan Çocuk Şenliği' kapsamında konser veren Bursa Çocuk Senfoni Orkestrası ve çocuk koroları, sanatseverleri müzik dolu gecede bir araya getirdi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BURSA)-</strong> Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği '23 Nisan Çocuk Şenliği' kapsamında konser veren Bursa Çocuk Senfoni Orkestrası ve çocuk koroları, sanatseverleri müzik dolu gecede bir araya getirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bursa Çocuk Senfoni Orkestrası ve çocuk koroları, '23 Nisan Çocuk Şenliği' kapsamında konser verdi. Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü tarafından Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen konsere, Bursalılar yoğun ilgi gösterdi. Türk bayraklarıyla sahneye çıkan minikler, izleyicilerden yoğun alkış aldı. Farklı yaş gruplarından çocukların oluşturduğu orkestra ve koro, repertuvarlarında yer alan eserleri seslendirdi. Salonu dolduran aileler ve sanatseverler, çocukların performansına eşlik ederek bayram sevincini paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bursa-cocuk-senfoni-orkestrasi-ve-cocuk-korolarindan-cocuk-senligi-konseri</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:19:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bursa-cocuk-senfoni-orkestrasi-ve-cocuk-korolarindan-cocuk-senligi-konseri.jpg" type="image/jpeg" length="92870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM'den Türkiye'ye uyarı: 'Avukatlar ve insan hakları savunucuları sistematik olarak hedef alınıyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bmden-turkiyeye-uyari-avukatlar-ve-insan-haklari-savunuculari-sistematik-olarak-hedef-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bmden-turkiyeye-uyari-avukatlar-ve-insan-haklari-savunuculari-sistematik-olarak-hedef-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Mary Lawlor, beş BM raportörünün yedi insan hakları savunucunun suçlanmasına yönelik Türkiye'ye ortak bildiri gönderdiğini, Türk hükümetinden bir yanıt gelmediğini açıkladı. Terörle mücadele yasalarının insan hakları savunucuları ve avukatlar üzerinde bir cezalandırma aracı olarak kullanıldığı belirtilen bildiride, 'Terörle mücadele mevzuatının uluslararası standartlara uyumu için bir reform planı var mı? Avukatların fiziksel şiddet ve yargısal tacizden korunması için ne gibi adımlar atılıyor' soruları yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Mary Lawlor, beş BM raportörünün yedi insan hakları savunucunun suçlanmasına yönelik Türkiye'ye ortak bildiri gönderdiğini, Türk hükümetinden bir yanıt gelmediğini açıkladı. Terörle mücadele yasalarının insan hakları savunucuları ve avukatlar üzerinde bir cezalandırma aracı olarak kullanıldığı belirtilen bildiride, 'Terörle mücadele mevzuatının uluslararası standartlara uyumu için bir reform planı var mı? Avukatların fiziksel şiddet ve yargısal tacizden korunması için ne gibi adımlar atılıyor' soruları yer aldı.</p> <p>Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Mary Lawlor, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, 'Türkiye'ye, birden fazla avukatın ve insan hakları savunucularının, özellikle İnsan Hakları Derneği (İHD) üyelerinin suçlanmasına ilişkin ortak bildiri' yayınlandığını ve bildiriye 'bugüne kadar hükümetten herhangi bir yanıtın gelmediğini' açıkladı. Lawlor, 'Türkiye: İnsan hakları savunucuları Hatice Onaran, Suna Bilgin, Osman Süzen, Mehmet Acettin, Tuğba Kahraman, İsmail Boyraz ve Sabri Güngen hakkında' başlıklı ortak bildiriyi de paylaştı.</p> <p><strong>'Onaran'ın insani yardımların terörün finansmanı olarak değerlendirilmesi, uluslararası hukukla bağdaşmıyor'</strong></p> <p>BM Özel Raportörleri Mary Lawlor, Gina Romero, Tlaleng Mofokeng, Margaret Satterthwaite ve Ben Saul'un imzasını taşıyan ortak bildiride,  aralarında avukat ve insan hakları savunucularının bulunduğu yedi isme yönelik yargısal taciz ve fiziksel şiddet iddialarına ilişkin eleştirilerde bulunuldu. Yüzde 79 engelli raporu bulunan 60 yaşındaki Hatice Onaran'ın cezaevi idaresi gözetiminde mahpuslara temel ihtiyaçları için yatırdığı 'cüzzi miktarda' olduğu belirtilen paraların 'terörizmin finansmanı' sayıldığı kaydedilen bildiride, 'Cezaevi idaresi denetiminde ve yönetmeliklere uygun olarak yapılan insani yardımların terörün finansmanı olarak değerlendirilmesi, uluslararası hukuk ve Terörizmin Finansmanına İlişkin Sözleşme (1999) ile bağdaşmamaktadır. İnsani yardımlar, terör suçu kapsamında kriminalize edilemez' denildi.</p> <p><strong>'Savunma makamı, Türkiye'de hedef alınıyor'</strong></p> <p>Suna Bilgin, Osman Süzen ve Sabri Güngen gibi isimler üzerinden 'savunma makamının Türkiye'de hedef alındığı' öne sürülen bildiride, özellikle avukat Sabri Güngen'in adliye içerisinde polisler tarafından darbedildiği, savcılık makamı tarafından bu durumun 'basit güç kullanımı' olarak geçiştirildiği ifade edildi.</p> <p>Avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirilmemesi gerektiği kaydedilen bildiride, 'Avukatların mesleki görevlerini yerine getirirken baskı, taciz ve müdahale olmaksızın çalışabilmeleri, hukuk devletinin temel taşıdır. Mevcut uygulamalar, savunma hakkını ciddi şekilde zayıflatma riski taşımaktadır' denildi.</p> <p><strong>'Türk hükümeti, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin uluslararası yükümlülükleri ihlal ediyor'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri Mehmet Acettin, Tuğba Kahraman ve İsmail Boyraz'a yönelik gözaltı ve ev hapsi kararlarının, örgütlenme özgürlüğüne yönelik 'caydırıcı bir etki' yarattığı belirtilen bildiride, Türkiye'deki Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) muğlak dilinin, temel hak ve özgürlükleri kısıtlamak için kullanıldığına dair endişelere değinilerek 'Bu tedbirlerin doğrudan hak savunuculuğu ve avukatlık mesleğinin icrasıyla bağlantılı görünmesi, Türkiye'nin Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ICCPR) kapsamındaki uluslararası yükümlülüklerinin ihlali anlamına gelmektedir' ifadesi kullanıldı.</p> <p><strong>BM'den hükümete sorular</strong></p> <p>Bildiride, Türkiye'den şu sorulara yanıt istendi:</p> <p>'Hatice Onaran'ın sağlık hakkına erişimi için hangi önlemler alındı? Terörle mücadele mevzuatının uluslararası standartlara uyumu için bir reform planı var mı? Avukatların fiziksel şiddet ve yargısal tacizden korunması için ne gibi adımlar atılıyor?'</p> <p>BM, hükümetten gelecek yanıtın 60 gün içinde kamuoyuyla paylaşılacağını ve BM İnsan Hakları Konseyi'ne sunulacak raporun bir parçası olacağını bildirdi.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bmden-turkiyeye-uyari-avukatlar-ve-insan-haklari-savunuculari-sistematik-olarak-hedef-aliniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:15:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bmden-turkiyeye-uyari-avukatlar-ve-insan-haklari-savunuculari-sistematik-olarak-hedef-aliniyor.png" type="image/jpeg" length="50209"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beylikdüzü'nde pedallar, sağlık için döndü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/beylikduzunde-pedallar-saglik-icin-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/beylikduzunde-pedallar-saglik-icin-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen 'Pedallar Sağlık İçin Dönüyor' etkinliğinde bisiklet sporuna ilgi duyan vatandaşlar ve sporcular, sağlıklı yaşam için pedal çevirdi. 5,5 kilometrelik parkurda düzenlenen bisiklet turunun ardından ise alanında uzman isimlerin katılımıyla 'Hareketlilik ve Sağlık Tüyoları Söyleşisi' gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) -</strong> Beylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen 'Pedallar Sağlık İçin Dönüyor' etkinliğinde bisiklet sporuna ilgi duyan vatandaşlar ve sporcular, sağlıklı yaşam için pedal çevirdi. 5,5 kilometrelik parkurda düzenlenen bisiklet turunun ardından ise alanında uzman isimlerin katılımıyla 'Hareketlilik ve Sağlık Tüyoları Söyleşisi' gerçekleştirildi.</p> <p>Beylikdüzü Belediyesi, 'Pedallar Sağlık İçin Dönüyor' etkinliği düzenledi. Bisiklet sporuna ilgi duyan vatandaşlar ve sporcuların katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, sağlıklı yaşamın desteklenmesi ve bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması hedeflendi. Gürpınar Sahili ile Cumhuriyet Doğa ve İzcilik Kamp Alanı arasındaki 5,5 kilometrelik rotada gerçekleşen bisiklet turunun ardından, Uzm. Dr. Vefa Çelenk ve Prof. Dr. Özer Selimoğlu'nun katılımıyla 'Hareketlilik ve Sağlık Tüyoları Söyleşisi' gerçekleştirildi. Sağlıklı yaşamın önemine dair bilgilerin aktarıldığı söyleşinin ardından, bisiklet turunu tamamlayan katılımcılara anı madalyaları takdim edildi. <br /> <br /><strong>'Sağlıklı bir toplum oluşturma hedefiyle yola çıktık'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Programın açılış konuşmasında düzenli hareket etmenin önemine dikkati çeken Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Mehmet Esmer, 'Bizler Beylikdüzü Belediyesi olarak sağlıklı bir toplum oluşturma hedefiyle yola çıktık. Bu doğrultuda düzenlediğimiz bisiklet turuyla hareketliliğin önemine dikkat çekiyoruz. Sağlıklı bir toplum denildiğinde akla ilk olarak sağlıklı beslenme ve stres yönetimi gibi unsurlar gelse de, en az bunlar kadar önemli olan bir diğer unsur da düzenli hareket etmektir. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu bisiklet turu da tam olarak bu farkındalığı artırmayı amaçlıyor. Etkinliğimize katılan tüm konuklarımıza içtenlikle teşekkür ediyorum' dedi.</p> <p><strong>'Bisiklete binmek insan sağlığı açısından son derece önemli bir aktivitedir'</strong></p> <p>İlçede yaşam kalitesini artırmaya yönelik projelere imza atan Beylikdüzü Belediyesi'ne teşekkür ederek sözlerine başlayan Beylikdüzü Kırlangıç Bisiklet Spor Kulübü Başkanı Haluk Karataş ise 'Kırlangıç Bisiklet Spor Kulübü olarak 'önce sağlık' anlayışıyla hareket ediyoruz. Çünkü sağlık, insanların en çok önem vermesi gereken ve hayatın merkezinde yer alan en temel değerdir. Vatandaşlarımızın sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürebilmesi için bu doğrultuda hareket etmenin daha doğru olduğuna inanıyoruz ve bu etkinlikle de farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Bisiklete binmek insan sağlığı açısından son derece önemli bir aktivitedir. Vücudun düzenli çalışmasına katkı sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnci artırır' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/beylikduzunde-pedallar-saglik-icin-dondu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:10:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/beylikduzunde-pedallar-saglik-icin-dondu.jpg" type="image/jpeg" length="32617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da Aldi Süd, 1250 kişiyi işten çıkarmayı planlıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/almanyada-aldi-sud-1250-kisiyi-isten-cikarmayi-planliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/almanyada-aldi-sud-1250-kisiyi-isten-cikarmayi-planliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın perakende devi Aldi Süd, dijital dönüşüm ve yeniden yapılanma süreci kapsamında 2027 yılı sonuna kadar yaklaşık 1250 çalışanını işten çıkarmayı planlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İlhan Baba</strong><br /> <br /><strong> (MÜHLHEİM) - </strong>Almanya'nın perakende devi Aldi Süd, dijital dönüşüm ve yeniden yapılanma süreci kapsamında 2027 yılı sonuna kadar yaklaşık 1250 çalışanını işten çıkarmayı planlıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Almanya'nın önde gelen perakende zincirlerinden Aldi Süd, yaklaşık 1250 çalışanı kapsayan bir işten çıkarma planı hazırlıyor. Alman basınında yer alan haberlerde, işten çıkarmaların büyük bölümünün, şirketin uluslararası IT ve dijital birimi olan Aldi DX'te gerçekleşeceği kaydedildi.</p> <p>Şirketin konuya ilişkin açıklamasında, işten çıkarmaların 2027 yılı sonuna kadar kademeli olarak yapılmasının hedeflendiği, bu süreçte özellikle uluslararası hizmet ve yönetim birimi Aldi International Services bünyesinde değişiklikler planlandığı ayrıca uluslararası satın alma departmanında da bazı pozisyonların kaldırılacağı belirtildi.<br /> <br /> Aldi Süd, söz konusu yeniden yapılanma kapsamında ilk kez gönüllülük esasına dayalı bir program uygulamayı planlıyor. Şirket, yetkililer, alınan kararların şirketin süreçlerini ve organizasyon yapısını daha verimli hale getirmeye yönelik olduğunu ifade ediyor ancak detaylı sorulara yanıt vermekten kaçınarak konunun 'iç mesele' olduğunu vurguluyor.<br /> <br /> Aldi DX biriminde halihazırda yaklaşık 3 bin 900 kişi çalışıyor. Öte yandan şirket, daha önce de 2025 yılı başında Almanya'daki merkezinde muhasebe, insan kaynakları ve satın alma departmanlarında yüzlerce kişiyi işten çıkarmıştı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/almanyada-aldi-sud-1250-kisiyi-isten-cikarmayi-planliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:09:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/almanyada-aldi-sud-1250-kisiyi-isten-cikarmayi-planliyor.jpg" type="image/jpeg" length="64279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SOL Parti üyelerinin pankart davası öncesinde açıklama: 'Laikliği savunanlar susturulmak istenmektedir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sol-parti-uyelerinin-pankart-davasi-oncesinde-aciklama-laikligi-savunanlar-susturulmak-istenmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sol-parti-uyelerinin-pankart-davasi-oncesinde-aciklama-laikligi-savunanlar-susturulmak-istenmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SOL Parti üyesi 6 kişi hakkında 'Şeriata, faşizme, karanlığa karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet' pankartı gerekçesiyle açılan dava öncesinde Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapıldı. Partinin İstanbul İl Sözcüsü Kardelen Özay, 'Bu dava ile verilmek istenen mesaj açıktır. Laikliği savunanlar susturulmak istenmektedir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: GENCER KETEN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - SOL Parti üyesi 6 kişi hakkında 'Şeriata, faşizme, karanlığa karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet' pankartı gerekçesiyle açılan dava öncesinde Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapıldı. Partinin İstanbul İl Sözcüsü Kardelen Özay, 'Bu dava ile verilmek istenen mesaj açıktır. Laikliği savunanlar susturulmak istenmektedir' dedi.</p> <p>Yaklaşık 3 ay önce Küçükçekmece'deki bir duvara 'Şeriata, faşizme, karanlığa karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet' pankartı asan SOL Parti üyesi 6 kişi, gözaltına alındıktan sonra ev hapsi cezasına çarptırılmıştı. Haklarında 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan 6 kişi için duruşma öncesinde Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapıldı.</p> <p>Hazırlanan ortak açıklamayı SOL Parti İstanbul İl Sözcüsü Kardelen Özay okudu. Anayasada güvence altına alınan laikliği savunmanın suç olmadığını vurgulayan Özay, şunları söyledi:</p> <p>'Suç olan, halkın inançlarını ve değerlerini siyasetin aracı haline getirerek toplumu baskı altına almak, özgürlükleri kısıtlamak ve farklı yaşam biçimlerini hedef göstermektir. Laiklik mücadelesi de doğrudan doğruya yaşamın kendisine dair bir mücadeledir. Büyük Orta Doğu Projesi ile beraber yıllardır emperyalist müdahalelerle büyütülen savaşların, mezhepçi çatışmaların ve gerici karanlığın ülkemize taşınmasına karşı verilen bir mücadeledir. Bu mücadele, Ortadoğu'da açılan cehennemin kapılarını kapatma, halkların bir arada, eşit ve barış içinde yaşama iradesini savunmanın bir gereğidir. Halkları etnik ve mezhepsel ayrımlarla birbirine düşüren emperyalist politikalara karşı kardeşliğin ve barış içinde bir arada yaşamın mücadelesidir.</p> <p><strong>'Laiklik mücadelesi, eşitliğin de mücadelesidir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bugün Türkiye'de laiklik, şeriat ve hilafet özlemleriyle beslenen, bütün yetkilerin tek adamda toplandığı bir yönetim anlayışına karşı demokrasinin de en temel güvencesi hâline gelmiştir. Yoksulluğun derinleştiği, gelir adaletsizliğinin arttığı ve kamu kaynaklarının talan edildiği bu düzende dini referanslarla dayatılan biat kültürü bu adaletsizliği görünmez kılmayı amaçlamaktadır. Oysa laiklik, emekten yana bir düzen, yurttaşlık haklarımızın ve adil bir yaşamın da ön koşuludur. Bu yüzden de laiklik mücadelesi, din kisvesi altında kurulan sömürü düzenine karşı emeğin, adaletin ve eşitliğin de mücadelesidir. Tarikatlar ve cemaatler eliyle eğitimden yargıya, toplumsal yaşamdan ekonomiye kadar her alanda örgütlenen gericilik, bugün fiili bir şeriat düzeninin adım adım inşa edilmesine yol açmaktadır. Bu tablo en çok kadınların, çocukların ve gençlerin yaşamlarını kuşatmaktadır. Bu dava ile verilmek istenen mesaj açıktır. Laikliği savunanlar susturulmak istenmektedir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sol-parti-uyelerinin-pankart-davasi-oncesinde-aciklama-laikligi-savunanlar-susturulmak-istenmektedir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:05:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/sol-parti-uyelerinin-pankart-davasi-oncesinde-aciklama-laikligi-savunanlar-susturulmak-istenmektedir.jpg" type="image/jpeg" length="85296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bodrum genelinde alt ve üstyapı çalışmaları devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bodrum-genelinde-alt-ve-ustyapi-calismalari-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bodrum-genelinde-alt-ve-ustyapi-calismalari-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bodrum Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde yol, yağmur suyu hattı, asfalt ve kaldırım yapım çalışmalarına devam ediyor. Altyapı mesaisinin tamamladığı noktalarda zaman kaybetmeden üstyapı düzenlemelerine başlayan ekipler, ilçenin cadde ve sokaklarını daha güvenli ve modern bir yapıya kavuşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA)</strong> - Bodrum Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde yol, yağmur suyu hattı, asfalt ve kaldırım yapım çalışmalarına devam ediyor. Altyapı mesaisinin tamamladığı noktalarda zaman kaybetmeden üstyapı düzenlemelerine başlayan ekipler, ilçenin cadde ve sokaklarını daha güvenli ve modern bir yapıya kavuşturuyor.</p> <p>Bodrum Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, Bitez ile Müskebi mahallelerini birbirine bağlayan Müderris Caddesi ve caddenin yeni açılan yolunda finişerle asfalt serimini tamamladı. Müskebi Mahallesi Yalıkavak Yolu üzerinde Karayolları tarafından yapılan yeni kavşak ile Bodrum İtfaiye Daire Başkanlığı arasında kalan Üçtepeler Sokak'ta yağmur suyu hattı inşasının ardından asfaltlama işlemi gerçekleştirildi. Her iki bölgede de bordür ve kaldırım imalatlarının bitmesiyle birlikte yol çizgi çalışmaları yapılarak sürecin tamamlanması planlanıyor.</p> <p><strong>Altyapısı </strong><strong>t</strong><strong>amamlanan </strong><strong>b</strong><strong>ölgelerde </strong><strong>h</strong><strong>ızlı </strong><strong>m</strong><strong>üdahale</strong></p> <p>Farklı kurumlarca yürütülen altyapı çalışmaları tamamlanan cadde ve sokaklarda kendi sorumluluk alanındaki üstyapı mesaisine hız veren Bodrum Belediyesi ekipleri, Yahşi Mahallesi Kargı Caddesi'nde de zemin düzeltme işlemlerine başladı. MUSKİ, Aydem ve Telekom'un çalışmalarını bitirdiği bu bölgelerde, asfalt öncesi son hazırlıklar gerçekleştiriliyor. Ayrıca İslamhaneleri, Bağla ve Akçaalan mahallelerini birbirine bağlayan Piren ve Eşşek Kuyusu caddelerinde, MUSKİ ve Aydem çalışmaları sonrası yol betonlama çalışmaları sürdürülüyor.</p> <p><strong>Fırkateyn Sokak'ta </strong><strong>t</strong><strong>arihi </strong><strong>d</strong><strong>okuya </strong><strong>h</strong><strong>assasiyet </strong></p> <p>İlçe merkezinde yer alan Fırkateyn Sokak'ta ise Bodrum'un tarihi kimliğine uygun bir çalışma yürütülüyor. Aydem ve MUSKİ'nin altyapı çalışmalarını tamamlamasının ardından bölgeye giren Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, sokağın en önemli eksiklerinden yağmur suyu hattını döşüyor. Bölgenin tarihi dokusu göz önüne alınarak, ilgili kuruldan alınan özel izinle yürütülen çalışmalar kapsamında mevcut granit küp taşlar sökülüyor. Altyapı imalatının tamamlanmasının ardından sokak, yeni tasarım granit küp taşlarla döşenerek aslına uygun bir şekilde vatandaşların kullanımına sunulacak.</p> <p>Çalışmalar kapsamında Umurca Mahallesi Dere Sokak'ın Derviş Görgün Caddesi ile Artemis Caddesi arasında kalan bölümünde ve Gümüşlük Mahallesi 5200 Sokak'ta asfalt serimi tamamlandı. Derviş Görgün Caddesi'ndeki üstyapı ve düzenleme faaliyetlerinde ise sona yaklaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Öte yandan Küçükbük, Farilya, Peksimet ve Akyarlar mahallelerinde yağmur suyu hattı çalışmaları gerçekleştiren ekipler, diğer kurumların kazı çalışmaları sonrasında bozulan yollarda yama asfalt mesaisine devam ediyor.</p> <p>Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, ilçe genelinde yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, şunları kaydetti:</p> <p>'Bodrum'un altyapı ve üstyapı gereksinimlerini kalıcı, akılcı ve estetik çözümlerle gidermek için ekiplerimizle sahadayız. Farklı kurumların çalışmalarını tamamladığı her sokağımızda üstyapı faaliyetlerimize hızla başlıyor, vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için özen gösteriyoruz. Fırkateyn Sokak'ta olduğu gibi, kentimizin tarihi dokusunu korumak ve Bodrum kimliğine yakışır işler üretmek temel önceliğimizdir. Amacımız, hemşehrilerimizin ve misafirlerimizin hak ettiği güvenli, modern ve altyapı sorunu çözülmüş bir Bodrum yaratmaktır. Sahada büyük bir özveriyle görev yapan tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.'</p> <p>Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, belirlenen yatırım programı ve vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda ilçe genelindeki bakım, onarım ve yenileme çalışmalarını sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bodrum-genelinde-alt-ve-ustyapi-calismalari-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:01:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bodrum-genelinde-alt-ve-ustyapi-calismalari-devam-ediyor.JPG" type="image/jpeg" length="21896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir 1 Mayıs Tertip Komitesi: '1 Mayıs adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesinin günüdür']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmir-1-mayis-tertip-komitesi-1-mayis-adalet-ozgurluk-ve-esitlik-mucadelesinin-gunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmir-1-mayis-tertip-komitesi-1-mayis-adalet-ozgurluk-ve-esitlik-mucadelesinin-gunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de '1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü' öncesi bir araya gelen Tertip Komitesi, Gündoğdu Meydanı'na çağrı yaparak, '1 Mayıs işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. 1 Mayıs adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesinin günüdür' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir'de '1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü' öncesi bir araya gelen Tertip Komitesi, Gündoğdu Meydanı'na çağrı yaparak, '1 Mayıs işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. 1 Mayıs adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesinin günüdür' dedi.</p> <p style='text-align: left;'>İzmir'de 1 Mayıs hazırlıkları sürerken, aralarında DİSK, TÜRK-İŞ, KESK, TMMOB, İzmir Barosu ve İzmir Tabip Odası'nın da bulunduğu 1 Mayıs Tertip Komitesi, Konak Kemeraltı Çarşısı girişinde basın açıklaması düzenledi. </p> <p style='text-align: left;'>Basın açıklamasının ardından yurttaşlara 1 Mayıs'a katılım çağrısı yapmak amacıyla broşür dağıtıldı. 'Savaşa ve sömürüye karşı adalet, özgürlük ve eşitlik için 1 Mayıs'ta alanlara' sloganıyla çağrı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'>Tertip Komitesi adına açıklamayı okuyan Türk-İş 3. Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, şunları kaydetti:</p> <p style='text-align: left;'>'1 Mayıs işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. 1 Mayıs adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesinin günüdür. Bizler; Bu ülkenin tüm değerlerini üretenler olarak buradayız ve sözümüzü söylüyoruz: Geçinemiyoruz. Ücretlerimiz eriyor, yoksulluk büyüyor. Vergi yükü emekçilerin sırtına yıkılıyor. Sermaye büyürken biz yoksullaşıyoruz. Güvencesiz çalışma yaygınlaşıyor. Taşeron düzeni kalıcı hale getiriliyor. Sendikalaşmak isteyen işçiler baskıyla karşılaşıyor. Grev hakkı engelleniyor. İş cinayetleri sürüyor. Bu ölümler kader değil, sömürü düzeninin sonucudur. Kadınlar şiddetle, cinayetlerle karşı karşıya bırakılıyor. Çocuklar korunmuyor, istismar ediliyor. MESEM adı altında çocuk emeği sömürülüyor. Eğitim alanları güvencesizleşiyor, şiddet artıyor. Sağlık hizmeti piyasalaştırılıyor. Halkın en temel hakları paralı hale getiriliyor. Doğamız talan ediliyor. Kentlerimiz rant uğruna yağmalanıyor. Hukuk ve adalet ortadan kaldırılıyor. Sendikacılar tutuklanıyor, muhalif olan herkes baskı altına alınıyor. Bu düzeni kabul etmiyoruz. Bizler, bu ülkenin çoğunluğuyuz. Biz üretiyoruz. Biz çalışıyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz. Haydi 1 Mayıs'a. Yoksulluğa karşı haydi 1 Mayıs'a. Sömürüye karşı haydi 1 Mayıs'a. Vergide adalet için haydi 1 Mayıs'a. Güvenceli iş için haydi 1 Mayıs'a. Sendikal haklar için haydi 1 Mayıs'a. Kadın cinayetlerine karşı haydi 1 Mayıs'a. Çocuk istismarına karşı haydi 1 Mayıs'a. İş cinayetlerine karşı haydi 1 Mayıs'a. Tutuklanan sendikacılar için haydi 1 Mayıs'a. Barış için haydi 1 Mayıs'a.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmir-1-mayis-tertip-komitesi-1-mayis-adalet-ozgurluk-ve-esitlik-mucadelesinin-gunudur</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:57:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/izmir-1-mayis-tertip-komitesi-1-mayis-adalet-ozgurluk-ve-esitlik-mucadelesinin-gunudur.jpg" type="image/jpeg" length="48916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Malatya'da iş yerlerini boşaltmaları için üç gün süre tanınan sanayi esnafından belediye önünde tepki: 'Sahipsiz Malatya, sahipsiz sanayi']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/malatyada-is-yerlerini-bosaltmalari-icin-uc-gun-sure-taninan-sanayi-esnafindan-belediye-onunde-tepki-sahipsiz-malatya-sahipsiz-sanayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/malatyada-is-yerlerini-bosaltmalari-icin-uc-gun-sure-taninan-sanayi-esnafindan-belediye-onunde-tepki-sahipsiz-malatya-sahipsiz-sanayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'da iş yerlerini boşaltmaları için üç günlük süre verilen sanayi esnafı, dün Malatya Valiliği önünde yaptıkları eylemin ardından bugün de Malatya Büyükşehir Belediyesi önünde bir araya geldi.  Malatya İmalat Demir ve Tamir Esnaf Odası Başkanı Teslim Tunçdemir, 'Yer yok, hiçbir yerde yer yok. 714'te kiralık dükkân kalmadı. Bu kadar esnaf şu anda boşta kaldı. Hiç yapacak işimiz kalmadı artık. Belediye Başkanı Sami Er'den sonuç bekliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞSA</strong></p> <p><strong>(MALATYA</strong>)- Malatya'da iş yerlerini boşaltmaları için üç günlük süre verilen sanayi esnafı, dün Malatya Valiliği önünde yaptıkları eylemin ardından bugün de Malatya Büyükşehir Belediyesi önünde bir araya geldi. Malatya İmalat Demir ve Tamir Esnaf Odası Başkanı Teslim Tunçdemir, 'Yer yok, hiçbir yerde yer yok. 714'te kiralık dükkân kalmadı. Bu kadar esnaf şu anda boşta kaldı. Hiç yapacak işimiz kalmadı artık. Belediye Başkanı Sami Er'den sonuç bekliyoruz' dedi.</p> <p>Yeni yapılan sanayide 714 iş yerinin kurasında yer almadığı veya yaptıkları işe uygun iş yeri verilmediği gerekçesiyle dün Malatya Valiliği önünde eylem yapan, ardından Vali Seddar Yavuz ile görüşen oto sanayi esnafı, kendilerine iş yerlerinin boşaltmaları için bayram sonuna kadar tanınan sürenin üç güne düşürülmesi üzerine bu kez Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile görüşmek için belediye önünde toplandı. Belediye binasına girmek isteyen esnafa güvenlik güçlerince izin verilmedi. Bina önünde bir süre oturma eylemi yapan esnaf, güvenlik güçleriyle yapılan görüşmenin ardından oturma eylemini sona erdirirken, 'Sahipsiz Malatya, sahipsiz sanayi' sloganlarıyla belediye önündeki bekleyişini sürdürüyor.</p> <p><strong>'Üç gün içinde boşaltın dediler'</strong></p> <p>Malatya İmalat Demir ve Tamir Esnaf Odası Başkanı Teslim Tunçdemir, bir gün önce Vali Seddar Yavuz'dan bayram sonuna kadar izin aldıklarını, çıkan haberler sonrası iznin iptal edilerek üç gün içinde çıkmalarının istendiğini belirterek şunları söyledi:</p> <p>'Dün valilikte aldığımız karar doğrultusunda bayram sonuna kadar müsaade almış bulunmaktaydık. Bayram sonuna kadar aldığımız müsaadenin ardından, akşam çıkan haberlerden sonra bize 'Üç gün içinde tekrar boşaltmayı sağlayın' dediler. Yer yok, hiçbir yerde yer yok. 714'te kiralık dükkân kalmadı. Bu kadar esnaf şu anda boşta kaldı. Hiç yapacak işimiz kalmadı artık. Belediye Başkanı Sami Er'den sonuç bekliyoruz. Bir de bize yer gösterin. Bize yer gösterene kadar buradaki esnafa karışmayın, buradaki esnafı çıkarmayın. Esnafın gidecek yeri yok. Herkesin çoluk çocuğu var. Milletin burnundan geldi, işte bu son noktamız. Bize bugün bir sonuç söyleyeceksiniz. Bu sonucun karşılığında da gideceğiz mi, kalacağız mı? Yer yapıp hepimizi mi götüreceksiniz? Biz bunu bekliyoruz. Başka bir sonucumuz yok şu anda. Baştan gelen karara kadar biz burada bekliyoruz. Biz dördüncü senenin içindeyiz. Yeter artık. Dördüncü seneyi doldurduk. Bir gün sabah geliyorlar, Çıkın diyorlar. Ertesi gün geliyorlar, 'Hadi size bir hafta müsaade verdik' diyorlar. Bir hafta önce, bir hafta sonra: Bunun artık hiçbir çözümü kalmadı. Madem biz bir haftalık adamsak, madem biz hiçbir şey değilsek, bizi bir şey saymıyorsanız; esnaf değilsek, bir hafta önce, bir hafta sonra. Yeter artık. Bu kadar.'</p> <p><strong>'Çok sayıda esnaf dışarıda kalacak'</strong></p> <p>Sanayide çay ocağı işleten bir esnaf, şöyle dert yandı:</p> <p>'Esnafa, tamircilere hizmet eden burada çok sayıda lokantacı ve çay ocağı, berber birçok esnaf var. Bunlar yıllarca burada kalarak yönetimin tasarrufuyla, derneğin kiracısı olarak burada bulunuyorlardı. Ancak bunlara ne dükkân verildi ne de herhangi bir hak tanındı. Şu an dışarıda kalacaklar. Eğer sanayideki yerlerimizden çıkarılırsak biz de dışarıda kalacağız. Bizim ne dükkân hakkımız var ne kiracıyız ne de ev sahibiyiz. Aslında sanayideki yönetimin kiracılarıydık. Çok sayıda esnaf da burada boşta kalacak. Bizlerin durumu, ahvalimiz çok kötü. Bunları bildirmek istiyoruz.'</p> <p><strong>'Malatya sahipsiz'</strong></p> <p>Sanayi esnafı Mahir Karakaya ise şöyle konuştu:</p> <p>'Yani Malatya'daki keşmekeşlik devam ediyor. Bunun ne olduğunu, neyin nesini bir türlü anlayamıyoruz. Ne bize bir sanayi yapabildiniz ne yerimizde bize bir alternatif ürettiniz, ne de esnafın sözünü dinliyorsunuz. Esnafa Ramazan Bayramı'ndan önce söz verilmişti: 'Yeni yerler yapılana kadar size dokunulmayacak' denildi. Esnaf da kendini buna göre ayarladı. Ama bir sabah kalkıyoruz, aniden 'Üç gün sonra burayı boşaltın' deniliyor. Kardeşim, bu çocuk oyuncağı değil ki. Esnafın da kendine göre bir planı var. Esnaf neden yerinde dönüşüm istiyor? Çünkü alternatif istiyor. Temiz bir Malatya, düzenli bir sanayi istiyor. Ama Malatya'da hiçbir şey yapılmadı. Balıkçı pazarı yok, Şire Pazarı'nın durumu belli değil. Sebze hali yok, yoğurtçular yok, sanayi yok ediliyor. Bu nereye kadar böyle devam edecek? Kadim bölgeler yok. Malatya sahipsiz. Bu iş nereye kadar gidecek? Esnafın canına tak etti artık. Esnafın yeri ne olacak, belli değil. Rezerv alan ilan edilse, benim 100 metrelik yerim var, bana 30 metre düşecek. Bu nasıl olacak? 100 metrelik dükkân benim malımken nasıl kabul edeyim? Esnaf diyor ki: 'Bana ölçüyü söyleyin, ben dükkânımı yerinde yapayım'. Yani Malatya sahipsiz dediğimizde kızmasınlar bize. Bugün esnaf ortada. Sorun esnafa, herkes 'perişanız' diyor. Esnaf gerçekten perişan.'</p> <p><strong>'İslahiye kadar bile olamadık'</strong></p> <p>Sanayi esnafı Nihat Topal, 'Bir İslâhiye kadar bile olamadık. İslâhiye aynı proje kapsamında bütün dükkânlarını yaptı. Sosyal medyada da görebilirsiniz, bu grupta da bizimle paylaşıldı. İslâhiye, aynı şekilde tüm dükkânlarını tamamladı ve esnaflarını tek seferde taşıdı. Biz ise bu kadar büyük şehiriz diyoruz ama ortada bir şey yok. Ne büyük şehir; aslında küçük bir şehiriz' diye konuştu.</p> <p><strong>'30 yılımı verdim'</strong></p> <p>30 yıldır sanayide esnaflık yaptığını belirten bir vatandaş ise şunları söyledi:</p> <p>'30 yıldır esnafım. 30 yıldır bu işe emek vermişim, tek başıma çalışıyorum. Yanımda bir tane eleman bile yok. Canım çıkıyor. 30 yılımı vermişim ben oraya. Varlığım yoğum orası. Benim dükkânım zaten sağlam. Gelip doğru düzgün bir inceleme bile yapmıyorlar. Sağlam yani. Hasar tespiti yapıldı, ben de kabul ettim. Üç yıldır neredesiniz ya? Neredesiniz siz? Benim sizden bir ihtiyacım yok. Gelip yıkacaksanız, bırakın ben kendi yerime kendim yapayım. Mağduruz, belediyeye yer göstersin. Şire Pazarı yaptın boş. Dükkânlar boş. Gelmişsin, aras yapmışsın boş; gezip duruyorsun. Ondan sonra gelip benim dükkânımı yıkmaya çalışıyorsun. Ama yaptığın iş uygunsuz, kanunsuz. Sen neredesin, ne yaptığını ortaya koy. Ben 30 yıldır oradayım. Böyle bir akıl tutulması olur mu? Bir belediye başkanı çıkıp 'Ben burada bu sanayiyi istemem' diyor. Niye istemiyorsun kardeşim?'</p> <p><strong>'Verilen sözler tutulmadı'</strong></p> <p>Bir başka esnaf da şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Bizim burada bulunmamızın tek sebebi, Sayın Belediye Başkanı Sami Er'in bize verdiği sözleri tutmamasıdır. Sözünü tutmadı. Neden tutmadı? Bizi Kongre Kültür Merkezi'nde topladığı zaman dedi ki: 'Bu 714 dükkânın yanına birinci etap, ikinci etap, üçüncü etap olarak yeni dükkânlar yapılacak. 250 metrekare, 500 metrekare dükkânlar yapılacak. O dükkânlara siz yeniden müracaat edeceksiniz, ona göre taşınma yapılacak.' Şimdi geldiler, bize 'Buradan çıkın' diyorlar. Tamam, gidelim. Yer verin, yok. Yer gösterin, biz yapalım, o da yok. Öbür tarafta dağıttığınız dükkânları da adaletli dağıtmadınız. 280 tane dükkân verdiniz ama adaletli olmadı. Saray esnafına verilmedi. Adamın biri dükkânı yakmış, 'Araba dükkânın içine sığınıyor' demiş, üstünü kesmiş diye götürmüş; 61 bin lira ceza yazmış Yeşilyurt Belediyesi. Yani böyle bir sistem olmaz. Biz burada haksız bir şey istemiyoruz. Sadece bize verilen sözlerin tutulmasını ve hakkımızın verilmesini istiyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Malatya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/malatyada-is-yerlerini-bosaltmalari-icin-uc-gun-sure-taninan-sanayi-esnafindan-belediye-onunde-tepki-sahipsiz-malatya-sahipsiz-sanayi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:52:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/malatyada-is-yerlerini-bosaltmalari-icin-uc-gun-sure-taninan-sanayi-esnafindan-belediye-onunde-tepki-sahipsiz-malatya-sahipsiz-sanayi.jpg" type="image/jpeg" length="98258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökan Zeybek'ten Ortahisar Belediyesi'ne 'Çağlayan' teşekkürü: 'Güvenli ve dirençli kentlerde yaşamak bütün insanların hakkı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gokan-zeybekten-ortahisar-belediyesine-caglayan-tesekkuru-guvenli-ve-direncli-kentlerde-yasamak-butun-insanlarin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gokan-zeybekten-ortahisar-belediyesine-caglayan-tesekkuru-guvenli-ve-direncli-kentlerde-yasamak-butun-insanlarin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Trabzon Ortahisar Belediyesi tarafından yürütülen Çağlayan Kentsel Dönüşüm Projesi'ni yerinde inceledi. Çalışmalarla ilgili bilgi alan Zeybek, 'Güvenli ve dirençli kentlerde yaşamak bütün insanların hakkı. Ortahisar'da da bunu başaran Belediye Başkanımız Ahmet Kaya'ya, çalışma arkadaşlarına ve bütün ekibine teşekkür ediyorum' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TRABZON)</strong> - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Trabzon Ortahisar Belediyesi tarafından yürütülen Çağlayan Kentsel Dönüşüm Projesi'ni yerinde inceledi. Çalışmalarla ilgili bilgi alan Zeybek, 'Güvenli ve dirençli kentlerde yaşamak bütün insanların hakkı. Ortahisar'da da bunu başaran Belediye Başkanımız Ahmet Kaya'ya, çalışma arkadaşlarına ve bütün ekibine teşekkür ediyorum' dedi.</p> <p>CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Başkan Kaya ve CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz eşliğinde Çağlayan Mahallesi'nde yapımı süren Çağlayan Kentsel Dönüşüm Projesi'nin imalat çalışmalarını yerinde inceledi.</p> <p>Ortahisar Belediyesi'nin Türkiye'nin en önemli sorunlarından kentsel dönüşüm alanında çok önemli bir proje yürüttüğünü belirten Zeybek, projeyi başından bu yana yakından takip ettiğini bildirdi. Zeybek, '6 ay önce burada dualarla temelini attığımız Ortahisar Belediyemizin kentsel dönüşüm projesini yerinde görme ve inceleme fırsatı yakaladım. Ahmet Kaya Başkanımız, 700 günde projeyi tamamlayarak Trabzon'un en büyük kentsel dönüşüm projesini tamamlayacağını söylemişti. Bugün de şantiye alanındayız ve çalışmaların büyük bir hızla, planlandığı şekilde ilerlediğini görmenin mutluluğunu yaşıyorum' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İnsanlar güvenli yapılarda, sağlıklı bir şekilde yaşayıncaya kadar, CHP'li belediyeler olarak çalışmaya devam edeceğiz'</strong></p> <p>Türkiye'de bütün vatandaşların güvenli yapılarda oturmalarını amaçladıklarını vurgulayan Zeybek, 'Güvenli ve dirençli kentlerde yaşamak bütün insanların hakkı. Ortahisar'da da bunu başaran Belediye Başkanımız Ahmet Kaya'ya, çalışma arkadaşlarına ve bütün ekibine teşekkür ediyorum. Genel Başkanımız Özgür Özel'in vurguladığı gibi, ülkemizdeki riskli yapı stokunun tamamı değiştirilinceye, insanlar güvenli yapılarda, sağlıklı bir şekilde yaşayıncaya kadar, CHP'li belediyeler olarak çalışmaya devam edeceğiz. Bizim işimiz gücümüz çalışmak. Trabzon'da da neleri başardığımıza herkes çok yakında şahit olacak' diye konuştu.</p> <p><strong>'Çağlayanımızı, Trabzon'umuzun en güzel yaşam alanlarından biri haline getireceğiz'</strong></p> <p>Kaya da destekleri ve ilgilerinden dolayı Zeybek'e teşekkür etti. Çağlayan'daki taahhütlerini süresi içinde yerine getireceklerinin altını çizen Kaya, 'İnsanlarımızın güvenli yapılarda yaşaması, ketimizin yeni ve modern bir yaşam alanı kazanması için bu projeyi başlattık. İnşallah buradaki taahhütlerimizi süresinde yerine getirecek, hak sahiplerimize ve vatandaşlarımıza konut ve dükkanlarını teslim edeceğiz. Projemizin diğer etaplarını da adım adım tamamlayarak Çağlayanımızı, Trabzon'umuzun en güzel yaşam alanlarından biri haline getireceğiz' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Trabzon</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gokan-zeybekten-ortahisar-belediyesine-caglayan-tesekkuru-guvenli-ve-direncli-kentlerde-yasamak-butun-insanlarin-hakki</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:52:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/gokan-zeybekten-ortahisar-belediyesine-caglayan-tesekkuru-guvenli-ve-direncli-kentlerde-yasamak-butun-insanlarin-hakki.jpg" type="image/jpeg" length="69776"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da kadın cinayetlerine karşı yürüyen üniversite öğrencileri: Her şüpheli ölüm, her faili meçhul dosya titizlikle araştırılmalı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/diyarbakirda-kadin-cinayetlerine-karsi-yuruyen-universite-ogrencileri-her-supheli-olum-her-faili-mechul-dosya-titizlikle-arastirilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/diyarbakirda-kadin-cinayetlerine-karsi-yuruyen-universite-ogrencileri-her-supheli-olum-her-faili-mechul-dosya-titizlikle-arastirilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın cinayetlerine karşı tepki göstermek amacıyla Dicle Üniversitesi kampüsünde yürüyüş düzenleyen üniversite öğrencileri, 'Etkin yürütülmeyen soruşturmalar, karartılan deliller, geciken süreçler ve sessizlik; toplumsal adalet ve vicdan duygusunu zedelemektedir. Oysa yaşam hakkı kutsaldır ve her kayıp, her şüpheli ölüm, her faili meçhul dosya titizlikle araştırılmak zorundadır' çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Ahmet ÜN - Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN</strong></p> <p><strong>(DİYARBAKIR) - </strong>Kadın cinayetlerine karşı tepki göstermek amacıyla Dicle Üniversitesi kampüsünde yürüyüş düzenleyen üniversite öğrencileri, 'Etkin yürütülmeyen soruşturmalar, karartılan deliller, geciken süreçler ve sessizlik; toplumsal adalet ve vicdan duygusunu zedelemektedir. Oysa yaşam hakkı kutsaldır ve her kayıp, her şüpheli ölüm, her faili meçhul dosya titizlikle araştırılmak zorundadır' çağrısında bulundu.</p> <p>Dicle Üniversitesi öğrencileri kadın cinayetlerine tepki göstermek amacıyla Fen Fakültesi'nden Eğitim Fakültesi'ne yürüyüş düzenlendi. Yürüşün ardından açıklama yapan üniversite öğrencileri, şüpheli ölüm ve faili meçhul dosyaların titizlikle araştırılması gerektiğini belirtti.</p> <p>Öğrenciler adına açıklama yapan Esra Pekür, bugün yalnızca yürümek için değil, gerçeklerin gün yüzüne çıkması için toplandıklarını belirterek, 'Kadınlar kaybettiriliyor, çocuklar korunmuyor, gençler yaşamdan koparılıyor. Ardından dosyalar kapatılıyor, deliller karartılıyor, sorumlular korunuyor. Çünkü bu erkek egemen sistem gerçeği ortaya çıkarmaktan değil, gerçeği örtmekten beslenmektedir. Gülistan, İpek, Narin, Rojwelat ve Rojin gibi aydınlatılmayan dosyalar; tesadüflerin, ihmallerin ya da birkaç görevlinin hatasının sonucu değildir. Bu dosyalar, erkek egemen devlet aklının ve cezasızlık politikasının ürünüdür; münferit değil, cezasızlığı büyüten, erkek egemenliğini koruyan, adaleti siyasallaştıran sistemin sonucudur' dedi.</p> <p>Cezasızlığın yeni acıların, kayıpların önünü açtığını dile getiren Pekür, 'Etkin yürütülmeyen soruşturmalar, karartılan deliller, geciken süreçler ve sessizlik, toplumsal adalet ve vicdan duygusunu zedelemektedir. Oysa yaşam hakkı kutsaldır ve her kayıp, her şüpheli ölüm, her faili meçhul dosya titizlikle araştırılmak zorundadır' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Ucu nereye giderse gitsin' diyorsanız, o uç nereye gidiyorsa oraya kadar gidin'</strong></p> <p>Pekür, kayıp Gülistan Doku soruşturmasına da değinerek, şöyle devam etti:</p> <p>'Gülistan Doku dosyasının yıllarca aydınlatılmaması devletin gücünün yetmediğini değil, o gücün, hakikati ortaya çıkarmak yerine hakikatin üzerine çöken bir gölgeye dönüştüğünü bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. O yüzden yapılması gereken şey, bu karanlığı üreten erkek egemen sistemi yıkmaktır. Bu dosyada dönemin tüm sorumluları, valisinden emniyet müdürüne, rektöründen sağlık müdürüne kadar tüm kamu görevlileri sorumludur, sorgulanmalıdır. 'Ucu nereye giderse gitsin' diyorsanız, o uç nereye gidiyorsa oraya kadar gidin. Gülistan ve kaybedilen, katledilen tüm kadınlar için adalet sağlanana kadar susmayacağız.</p> <p><strong>'Üstü örtülmeye çalışılan kadın cinayetlerine ve şüpheli bırakılan ölümlere sessiz kalmayacağız'</strong></p> <p>Kadınların yaşamını hiçe sayan erkek egemen politikalardan hesap soracağız. Yargıyı sarayın ve iktidarın aparatı haline getirenlerden hesap soracağız. Delilleri karartanlardan, soruşturmaları sürüncemede bırakanlardan hesap soracağız. Bizler de üniversiteli gençler ve genç kadınlar olarak özel savaş politikalarınızın karanlığına teslim olmayacağız. Üstü örtülmeye çalışılan kadın cinayetlerine ve şüpheli bırakılan ölümlere karşı sessiz kalmayacağız, kampüslerden sokaklara mücadelemizi sürdüreceğiz. Mücadelemizi her yerde daha da büyütüp kadın devrimi ile taçlandıracağız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/diyarbakirda-kadin-cinayetlerine-karsi-yuruyen-universite-ogrencileri-her-supheli-olum-her-faili-mechul-dosya-titizlikle-arastirilmali</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:45:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/diyarbakirda-kadin-cinayetlerine-karsi-yuruyen-universite-ogrencileri-her-supheli-olum-her-faili-mechul-dosya-titizlikle-arastirilmali.jpg" type="image/jpeg" length="18076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi ekiplerinden kapsamlı ilaçlama seferberliği]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankara-buyuksehir-belediyesi-ekiplerinden-kapsamli-ilaclama-seferberligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankara-buyuksehir-belediyesi-ekiplerinden-kapsamli-ilaclama-seferberligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi, havanın ısınmaya başladığı bahar ve yaz günlerinde sinek, sivrisinek ve haşere artışının önüne geçilebilmesi amacıyla ilaçlama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Ekipler; yaz sonuna kadar 7/24 esasıyla, biyosidal ürünlerle, fiziksel, kimyasal ve biyolojik ilaçlamalarını titizlikle sürdüreceğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Ankara Büyükşehir Belediyesi, havanın ısınmaya başladığı bahar ve yaz günlerinde sinek, sivrisinek ve haşere artışının önüne geçilebilmesi amacıyla ilaçlama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Ekipler; yaz sonuna kadar 7/24 esasıyla, biyosidal ürünlerle, fiziksel, kimyasal ve biyolojik ilaçlamalarını titizlikle sürdüreceğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ekipleri, vektör ve haşerelere karşı ilaçlama çalışmalarını başlattı. Sağlık İşleri Daire Başkanlığı Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü koordinasyonunda BelPlas AŞ ekiplerinin katılımıyla yürütülen çalışmalar kapsamında; Başkentlilerin uğrak noktası olan Atatürk Çocukları ve Doğal Yaşam Parkı, Çubuk-1 Barajı Rekreasyon Alanı, 30 Ağustos Zafer Parkı, Mogan Park ve ATA Çiftliği (BAKAP) başta olmak üzere; rekreasyon alanları, yeşil alanlar, sulak bölgeler ve haşerelerin üreme alanları titizlikle ilaçlanıyor.</p> <p><strong>Uygulamalar, vatandaş sağlığına zarar vermeyecek şekilde ilerliyor</strong></p> <p>Başkentlilerin konforunu bozan haşerelerin ve vektörlerin taşıdığı salgın hastalıkların bulaşıcılık riskinin önüne geçmek amacıyla ilaçlama çalışmalarını yaz boyunca hız kesmeden sürdürecek ekipleri sahada da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) onaylı ve Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış biyosidal ürünleri kullanıyor. Uygulamalar vatandaş sağlığına zarar vermeyecek şekilde dikkatle yapılıyor.</p> <p>Haşereyle mücadele kapsamında 57 araç ve 190 kişilik deneyimli ekip görev yapıyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yapılan ilaçlamalarla sivrisinek, sinek, kemirgen ve diğer zararlı canlıların üremesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.</p> <p><strong>Kent genelinde havanın ısınmasıyla çalışmalar da hızlandı </strong></p> <p>ABB Sağlık İşleri Daire Başkanı Mümtaz Yavuz, haşere ve vektörlerle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin şunları söyledi:</p> <p>'Vektörle mücadelede temel amaç en başta larvasitlerdir. Larvasitler, uçkun hâle gelmeden, yerinde bertaraf ettiğimizde vektörle mücadele anlam kazanır. Vektör dediğimiz, hastalık yapıcı haşereler; sinek, karasinek, sivrisinek, kemirgenler, yeşil alanlarda üreme alanları oluşturabiliyor kendilerine. Larvasitle mücadelemize şubat ayı sonu, mart ayında özellikle belirlediğimiz bölgelerde başlamıştık şimdi ise havaların ısınmasından dolayı da vektörle mücadelemizi, sahada gördüğünüz gibi 57 tane aracımız, bin 500'e yakın lokasyon alanımız ve 190 personelimizle 7/24 saat şeklinde devam ettiriyoruz.</p> <p>Ankaralı vatandaşlarımıza da burada önemli görevler düşüyor. Özellikle, vatandaşlarımızın bu vektör dediğimiz hastalık taşıyıcılarının ürememesi için evsel atıklarını çöplere atarken çöp poşetlerinin ağızlarını kapatmaları, bina ve daire önlerinde birikmiş ya da sulamaya bağlı birikmiş olan suları bertaraf etmesi ya da hobi bahçeleri dediğimiz bahçelerinde yapmış olduğu sulamalardan kalan kaçak sular varsa bunlara imkân vermemeleri. Özellikle Ankara halkının sağlığını koruması anlamında, yaşanabilir bir çevre yaratabilme anlamında bize destek olmaları lazım.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankara-buyuksehir-belediyesi-ekiplerinden-kapsamli-ilaclama-seferberligi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:43:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ankara-buyuksehir-belediyesi-ekiplerinden-kapsamli-ilaclama-seferberligi.jpg" type="image/jpeg" length="20309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilim insanı Ergün Kırlıkovalı'dan YÖK'e ziyaret]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bilim-insani-ergun-kirlikovalidan-yoke-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bilim-insani-ergun-kirlikovalidan-yoke-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[F-35 ve B-2 Spirit savaş uçaklarının radarlardan gizlenmesini sağlayan 'görünmezlik kaplaması'nın arkasındaki isim olan Türk bilim insanı Ergün Kırlıkovalı, üniversite buluşmaları kapsamında Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) ziyaret etti. YÖK'ün bilim iletişimi alanındaki çalışmalarını takdir ettiğini ifade eden Kırlıkovalı, 'Bilim iletişimi modeli tüm Türkiye'ye hızla yayılabilecek güçlü bir potansiyel taşıyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>F-35 ve B-2 Spirit savaş uçaklarının radarlardan gizlenmesini sağlayan 'görünmezlik kaplaması'nın arkasındaki isim olan Türk bilim insanı Ergün Kırlıkovalı, üniversite buluşmaları kapsamında Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) ziyaret etti. YÖK'ün bilim iletişimi alanındaki çalışmalarını takdir ettiğini ifade eden Kırlıkovalı, 'Bilim iletişimi modeli tüm Türkiye'ye hızla yayılabilecek güçlü bir potansiyel taşıyor' dedi.</p> <p>Kırlıkovalı, Türkiye'ye düzenlediği üniversite buluşmaları kapsamında YÖK'ü ziyaret etti.</p> <p>Türkiye'nin savunma sanayisinde 'önemli bir sıçrama' gerçekleştirdiğini ifade eden Kırlıkovalı, ziyaretleri kapsamında edindiği izlenimlere ilişkin, 'TUSAŞ'ı gezdim, KAAN'ı gördüm. ASELSAN'ı ziyaret ettim. Müthiş etkilendim. Çok güzel buluşlar var. Türkiye sadece başka yerde gördüğünü taklit etmiyor, üzerine koyuyor. Özellikle insansız hava araçları alanında küresel ölçekte bence bir numaraya oturdu' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye'nin bu alanda kararlılıkla ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Kırlıkovalı, inovasyon ve yaratıcılığın birbirini besleyen bir süreç olduğunu söyledi.</p> <p>Türkiye'de üniversitelerin gerek savunma sanayisine gerekse diğer sanayiye çok önemli katkı sağlayacak düzeyde olduğunu belirten Kırlıkovalı, <strong>'</strong>Üniversitelerdeki bilgi ve insan kaynağı, üniversite<strong>-</strong>sanayi iş birliği için büyük fırsat.<strong> </strong>Üniversitelerde bu beyin gücü var. Ancak bu gücü sanayinin ihtiyaçlarına daha etkin cevap verecek şekilde organize etmemiz gerekiyor. Daha güçlü ve sürekli iş birlikleri kurulabilir' diye konuştu. </p> <p><strong>'Uygulamalı eğitim modeli çok önemli bir kazanım'</strong></p> <p>YÖK tarafından başlatılan ve öğrencilerin uzun süreli iş yeri deneyimi kazanmasını sağlayan uygulamalı eğitim modelini de değerlendiren Kırlıkovalı, bu yaklaşımın hem öğrenciler hem de sektör açısından önemli kazanımlar sağlayacağını ifade etti.</p> <p>Üniversite öğrencilerinin AR-GE süreçlerine daha erken dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Kırlıkovalı, teknoparklar ve laboratuvarların daha etkin kullanılmasının önemine değindi ve öğrencilerin fikirlerini test edebilecekleri ortamların yaygınlaştırılmasının inovasyon süreçlerini hızlandıracağını belirtti.</p> <p>Türkiye'nin savunma sanayisinde yalnızca ürün geliştirmediğini aynı zamanda güçlü bir ekosistem inşa ettiğini ifade eden Kırlıkovalı, bu sürecin gelecek nesiller için önemli bir altyapı oluşturduğunu kaydetti.</p> <p>YÖK bünyesinde yürütülen bilim iletişimi faaliyetlerine de değinen Kırlıkovalı, 'Gençlerimizi bilimle buluşturmak sadece kitaplarla olmuyor. Sadece anlatmakla da olmuyor. Bunları gerçek hayattan gelen tecrübelerle zenginleştirmek gerekiyor' dedi.</p> <p>Yükseköğretim Kurulu'nun bilim iletişimi alanındaki çalışmalarını takdir eden Kırlıkovalı, 'Yükseköğretim Kurulunun bilim iletişimi modeli tüm Türkiye'ye hızla yayılabilecek güçlü bir potansiyel taşıyor' değerlendirmesinde bulundu.</p> <p><strong>'Gençler öğrenmeye odaklansın'</strong></p> <p>Kırlıkovalı, gençlere yönelik mesajında ise üniversite eğitiminin yalnızca sınıf geçmek için değil, öğrenmek için değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Üniversitenin 'öğrenmeyi öğrenme' süreci olduğunu belirten Kırlıkovalı, asıl öğrenmenin mezuniyet sonrasında devam ettiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bilim-insani-ergun-kirlikovalidan-yoke-ziyaret</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:33:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bilim-insani-ergun-kirlikovalidan-yoke-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="56833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK-İŞ'den 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü mesajı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/turk-isden-28-nisan-dunya-is-sagligi-ve-guvenligi-gunu-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/turk-isden-28-nisan-dunya-is-sagligi-ve-guvenligi-gunu-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), 'Güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasının bireysel bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çiziyoruz. 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü vesilesiyle, iş kazalarında kaybettiğimiz tüm emekçilerimizi rahmetle anıyor, daha güvenli yarınlar için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade ediyoruz' açıklamasını yaptı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), 'Güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasının bireysel bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çiziyoruz. 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü vesilesiyle, iş kazalarında kaybettiğimiz tüm emekçilerimizi rahmetle anıyor, daha güvenli yarınlar için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade ediyoruz' açıklamasını yaptı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>TÜRK-İŞ, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p> <p>'Güvenli, sağlıklı ve insana yakışır çalışma koşulları en temel insan hakkıdır. Her yıl milyonlarca işçi, güvensiz çalışma koşulları nedeniyle yaralanmakta, hastalanmakta ya da hayatını kaybetmektedir. Bu acı tablo, tedbir almanın ve iş güvenliği bilincinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha bizlere göstermektedir. Güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasının bireysel bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çiziyoruz. 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü vesilesiyle, iş kazalarında kaybettiğimiz tüm emekçilerimizi rahmetle anıyor, daha güvenli yarınlar için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/turk-isden-28-nisan-dunya-is-sagligi-ve-guvenligi-gunu-mesaji</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:25:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/turk-isden-28-nisan-dunya-is-sagligi-ve-guvenligi-gunu-mesaji.png" type="image/jpeg" length="80171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6 Şubat deprem davasında kırmızı bültenle aranan müteahhidin Tayland'dan iade süreci devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/6-subat-deprem-davasinda-kirmizi-bultenle-aranan-muteahhidin-taylanddan-iade-sureci-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/6-subat-deprem-davasinda-kirmizi-bultenle-aranan-muteahhidin-taylanddan-iade-sureci-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat depremlerinde Adana'da yıkılarak 40 kişinin yaşamını yitirdiği Sami Bey Apartmanı'nın müteahhidi Abdullah Aybaba'nın gözaltına alındığı Tayland'dan iade sürecinin devam ettiği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p> <p><strong>(ANKARA) - </strong>6 Şubat depremlerinde Adana'da yıkılarak 40 kişinin yaşamını yitirdiği Sami Bey Apartmanı'nın müteahhidi Abdullah Aybaba'nın gözaltına alındığı Tayland'dan iade sürecinin devam ettiği öğrenildi.</p> <p>Adana'nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'nde, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Sami Bey Apartmanı'nda 40 kişi yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı.</p> <p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu Abdullah Aybaba ile kamu görevlilerinin de aralarında olduğu 4 sanık hakkında, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yargılama sürecinde, sanık Abdullah Aybaba'nın depremden bir gün sonra İstanbul Havalimanı'ndan yurt dışına çıktığı ancak daha sonra yurda dönmediği tespit edildi.</p> <p>ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgilere göre, İnterpol-Europol Daire Başkan Vekili İskender Güray Keskin imzasıyla dava dosyasına giren belgede, hakkında kırmızı bülten çıkarılan Abdullah Aybaba'nın Tayland'da bulunduğunun belirlendiğine yer verildi.</p> <p>Aybaba'nın Chonburi kentinde olduğunun belirlenmesi üzerine ilgili makamlarca iade sürecinin başlatıldığı aktarıldı. Sanık Abdullah Aybaba'nın vizesinin iptal edildiği ve Bangkok'taki Suan Phlu Göçmenlik Gözaltı Merkezi'ne (IDC) nakledildiği, buradan da ülke dışına çıkarılmasının planlandığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/6-subat-deprem-davasinda-kirmizi-bultenle-aranan-muteahhidin-taylanddan-iade-sureci-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:19:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/6-subat-deprem-davasinda-kirmizi-bultenle-aranan-muteahhidin-taylanddan-iade-sureci-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="37333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van Çatak ilçesinde yaşayan emekli yurttaşlar: 'Ekonomik olarak bittik']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/van-catak-ilcesinde-yasayan-emekli-yurttaslar-ekonomik-olarak-bittik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/van-catak-ilcesinde-yasayan-emekli-yurttaslar-ekonomik-olarak-bittik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van'ın Çatak ilçesinde emekliler, aylıklarının kiralarına dahi yetmediğini dile getirdi. Emekliler yüksek enflasyon ve işsizlik ile tarım ve hayvancılığın gerilemesi nedeniyle ekonomik koşulların ağırlaştığını ifade etti. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İshak KARA<br /></strong><br /><strong>(VAN)</strong> - Van'ın Çatak ilçesinde emekliler, aylıklarının kiralarına dahi yetmediğini dile getirdi. Emekliler yüksek enflasyon ve işsizlik ile tarım ve hayvancılığın gerilemesi nedeniyle ekonomik koşulların ağırlaştığını ifade etti. </p> <p>Van'ın önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden Çatak'ta emekli yurttaşlar geçim sıkıntılarından dert yandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>ANKA Haber Ajansı'na konuşan ilçe sakini İlhan Er, 'Durum hiç iyi değil. İşsizlik var. İnsanlar zor durumda. İşsizlikten dolayı göç çok. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. İnsanlar zorlukla geçinebiliyor. Tarım, hayvancılık eskisi gibi yok. İnsanlar göç ediyor, bu yüzden tarım ve hayvancılık bu memlekette fazla yapılmıyor. Bu ekonomide zaten hayat pahalılığı var' dedi.<br /> <br />Ali Büge isimli yurttaş ise Çatak'ta da durumun Türkiye'nin geneliyle aynı olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:</p> <p>'Biz ekonomik olarak bittik. Şu anki siyasi durumlara bakın, siyasi durumlar da bitmiş. Çünkü siyasi durumlarla ekonomik durumlar birbirlerine bağlantılı. Kürt meselesi üzerinde bir gelişme olmadığı takdirde ekonomik olarak da bitmişizdir. Bu vesileyle büyüklerimize, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına, muhalefetine ricamız şudur; bu barış sürecinin bir an önce yapılmasını ve halkların huzur içerisinde kardeşçe, eşitçe yaşamasını diyorum.</p> <p>Tarım, hayvancılık yok; bitti. Doğu ve Güneydoğu'da ve Türkiye'de tarım bitmiştir. Biz Hollanda, Danimarka gibi ülkelerden malzeme alıyoruz. Oysa 1925'lerde uçak ihraç eden beş ülkeden biri de bizdik. Sanayi, ekonomi ve tarım olarak biz çok gerilerdeyiz. Kardeşçe ve eşitçe birbirimizi anlayarak konuşursak Türkiye dünyanın süper ülkesi olur. Ukrayna, İran ve buna benzer ülkelerde savaş oluyor. Bu savaşlarda ekonomik enflasyon yüzde 7'lerde bizde bir savaş olmamasına rağmen enflasyon yüzde 100'ün üzerinde. Bunun asıl sebebi ülkeyi yönetendir.'</p> <p>Ferman Uğurlu isimli yurttaş, 'Ekonomik durum iyi değil. Emeklinin aldığı 20 bin liraya ne gelir? Biz iki tane lahmacun yiyip akşama eve gidiyoruz. Adamın 5-6 tane çocuğu var, nasıl olacak? Tarım ve hayvancılık da çökmüş. Arpanın tonu 20 bin lira, iki çift koyun da 20 bin lira ediyor, nasıl olacak? Hayvancılık yaparız ama zararı çıkartmıyor' diye konuştu.<br /><br /><strong>'Ne sulama suyumuz, ne içme suyumuz var'<br /></strong><br />Çataklı yurttaş Mehmet Abur ise, 'Durumlar berbat. Yolumuz yok, suyumuz yok. Ne sulama suyumuz, ne içme suyumuz var. Biz depomuzu kazmayla kazıp su çıkardık ona bile fatura kestiler. Ne yapacağız? Geçinemiyoruz. Hayvancılık yok, tarla sürmek yok, ot biçmek yok. Köyde mağduruz. Bu gidişle hiç düzelmez. Kim düzeltecek? Emeklilerde hiçbir durum yok. Beş tane çocuğa bakıyorum' dedi. <br /><br /><strong>'Tavuktan başka et bulamıyoruz'</strong><br /><br />Mahir Çilgar isimli yurrtaş ise şunları ifade etti:</p> <p>'Emekli güvenlik korucusuyum. Şu anda Çatak'ta hiçbir şey yok. Yani maddi durumumuza kimse bakmıyor. Çatak'ta durumlar çok kötü. Emekli 20 bin alıyor fakat elektrik parası 2 bin geliyor. Su parası 1500 lira geliyor. Emekliye hiçbir şey kalmıyor. Geçinemiyorum, kalan 10 bin lirayla ev geçindirilir mi? Emeklinin durumu çok kötü. Emeklilerin durumu çok perişan. Bizim köyümüz boş, kimse kalmıyor. Ne su var ne elektrik var. Tarım, hayvanlık, su yok. Et yiyemiyoruz. Koyun yok, hiçbir şey yok, tavuktan başka et yok.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Van</category>
      <guid>https://www.haber500.com/van-catak-ilcesinde-yasayan-emekli-yurttaslar-ekonomik-olarak-bittik</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:05:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/van-catak-ilcesinde-yasayan-emekli-yurttaslar-ekonomik-olarak-bittik.jpg" type="image/jpeg" length="29021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' Davası... Adıyaman Belediyesi Başkanı Tutdere'nin avukatı Şeyho Saya: 'Artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-adiyaman-belediyesi-baskani-tutderenin-avukati-seyho-saya-artik-adiyaman-halki-da-magdur-edilmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-adiyaman-belediyesi-baskani-tutderenin-avukati-seyho-saya-artik-adiyaman-halki-da-magdur-edilmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın devam eden duruşmasında avukatlar savunma yapıyor. Adıyaman Belediyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin avukatı Şeyho Saya savunmasında, 'Adıyaman'ı yeniden ayağa kaldırmaya çalışan belediye başkanı yurt dışından hibe kredisi almak için çabalıyor. Bu görüşmelere katılması gerekli ancak yurt dışı yasağı nedeniyle gidemiyor. Bu yüzden artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) -</strong> 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın devam eden duruşmasında avukatlar savunma yapıyor. Adıyaman Belediyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin avukatı Şeyho Saya savunmasında, 'Adıyaman'ı yeniden ayağa kaldırmaya çalışan belediye başkanı yurt dışından hibe kredisi almak için çabalıyor. Bu görüşmelere katılması gerekli ancak yurt dışı yasağı nedeniyle gidemiyor. Bu yüzden artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir' dedi.</p> <p>İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen 'çıkar amaçlı suç örgütü' ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açılan davanın görülmesine devam ediliyor.</p> <p>Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ndeki 3 No'lu Duruşma Salonu'nda Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ndeki 3 No'lu Duruşma Salonu'nda görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin hazır bulundu. Öte yandan, dosyada itirafçı olan Aziz İhsan Aktaş da üç koruması ile duruşma salonunda yer aldı. Duruşmaya, geçtiimiz celse tahliye edilen Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ile Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi de katıldı.</p> <p>Duruşma salonuna girerken tutuksuz sanık bölümünün yanından geçen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuksuz sanık eşi Yeşim Akpolat ile sarıldı. Rıza Akpolat'ın annesi izleyici sırasından uzanarak oğlunu kucakladı. Ayrıca geçtiğimiz celse serbest kalan isimlerle tutuklu sanıklar selamlaşarak birbirlerine geçmiş olsun dileklerini iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Duruşmada sanık avukatlarının savunmaları alınmaya başladı. İlk olarak Adıyaman Belediyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin avukatı Şeyho Saya savunma yaptı. Avukat Saya, 'Kovuşturulacak bir husus, incelenecek bir durum kalmamıştır müvekkilim hakkında. Bu yüzden beraatini talep ediyorum. Adıyaman'ı yeniden ayağa kaldırmaya çalışan belediye başkanı yurt dışından hibe kredisi almak için çabalıyor. Bu görüşmelere katılması gerekli ancak yurt dışı yasağı nedeniyle gidemiyor. Bu yüzden artık Adıyaman halkı da mağdur edilmektedir. Biz adli kontrol tedbirlerinin kişi kişi değerlendirilmesin istiyoruz' dedi.</p> <p><strong>'Bu dosyanın açılma amacı belli zaten ve bunu da herkes biliyor'</strong></p> <p>'Rüşvete aracılık etmek' suçlamasıyla tutuklu yargılanan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan'ın avukatı da savunma yaptı. Savunmada, şunlar kaydedildi:</p> <p>'Müvekkilim lehine olan şeyler dosyaya konulmamış. Bu bilmeyerek yapılacak birşey değil. Bilerek yapılmış, bilerek yazılmış bir iddianame bu. Müvekkilim hakkında çıkan haberler dosyaya konulmuş rüşvet aldığına dair ama bu iddialar araştırılmamış. Haber görseli dosyaya konulmuş geçilmiş. Dosyaya sonradan eklenmişiz. Yapmak için yapmışlar. İddianameye ilişkin daha kabul edilmeden basında paylaşıldı, telefon numarası bile yer aldı bu paylaşımlarda. Hangi dosyanızda suç uyduruluyor Sayın Başkan. Bu dosyanın açılma amacı belli zaten ve bunu da herkes biliyor. Müvekkilim aleyhine ifade veren Savaş Çetinkaya'nın söylediği tarihlerde 'bir kafede otururken hesabıma 73 bin TL gönder' dediği sırada benim müvekkilim İzmir'de. İkisi de farklı şehirdeler yani.'</p> <p>Kayhan'ın bir diğer avukatı da Savaş Çetinkaya'nın beyanlarının yalan olduğunu ileri sürdü ve 'Mahkeme önünde kaç defa bu yalanlar ortaya çıktı. Heyet'in rahatsız olması gerekirken hiç olmadı ve bir kez bile uyarmadı bu kişiyi. Bunun nedenini de biliyoruz elbet. Dosyaya sonradan giren tüm deliller benim müvekkilimin lehine. Bu yüzden müvekkilim hakkında tahliye kararı verilmesini talep ediyorum' açıklamasında  bulundu.</p> <p>Duruşmaya bir saat ara verildi. Sanıklar salondan ayrılırken Rıza Akpolat alkışlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-adiyaman-belediyesi-baskani-tutderenin-avukati-seyho-saya-artik-adiyaman-halki-da-magdur-edilmektedir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:04:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-adiyaman-belediyesi-baskani-tutderenin-avukati-seyho-saya-artik-adiyaman-halki-da-magdur-edilmektedir.jpeg" type="image/jpeg" length="51402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Avusturya'ya gidiyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-avusturyaya-gidiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-avusturyaya-gidiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Avusturya'ya ziyarette bulunacak. Fidan, Avusturyalı yetkililerle yapacağı görüşmelerde, Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alacak. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik perspektifini koruduğunu dile getirecek Fidan, İran ile ABD arasındaki savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi amacıyla ortaya konulan çabalara Türkiye'nin destek vermeyi sürdüreceğini kaydedecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Avusturya'ya ziyarette bulunacak. Fidan, Avusturyalı yetkililerle yapacağı görüşmelerde, Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alacak. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik perspektifini koruduğunu dile getirecek Fidan, İran ile ABD arasındaki savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi amacıyla ortaya konulan çabalara Türkiye'nin destek vermeyi sürdüreceğini kaydedecek.</p> <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere 29-30 Nisan'da Avusturya'ya ziyarette bulunacak.</p> <p>Dışişleri Bakanlığı yetkilisinden edinilen bilgiye göre Fidan, Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile görüşecek. Avusturya Şansölyesi Christian Stocker tarafından kabul edilecek ve AGİT Genel Sekreteri Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu ile bir araya gelecek Fidan, Viyana Diplomasi Akademisi'nde düzenlenecek konferansta hitapta bulunacak ve Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelecek.</p> <p>Fidan'ın yapacağı görüşmelerde, Türkiye ile  Avusturya arasındaki ikili ilişkileri, siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak ve mevcut işbirliği alanlarının daha da derinleştirilmesine yönelik imkanlar değerlendirilecek. Türkiye ve Avusturya arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ile karşılıklı yatırımların teşvik edilmesine yönelik mevcut potansiyele ve fırsatlara dikkati çekecek olan Fidan, Avusturya ile başta enerji, dijitalleşme, bağlantısallık ve savunma sanayii olmak üzere stratejik nitelik taşıyan alanlarda işbirliği potansiyelinin altını çizecek. </p> <p><strong>Türkiye'nin AB'ye tam üyelik perspektifi vurgulanacak</strong> </p> <p>Türkiye'nin Avusturya'daki Türk toplumunun huzur, refah ve toplumsal uyumuna atfettiği önemi vurgulayacak Fidan, Türk toplumunun hak ve menfaatlerinin korunmasının öncelikli bir husus olduğunu vurgulayacak.</p> <p>Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyon doğrultusunda, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik perspektifini koruduğunu dile getirecek. Türkiye-AB ilişkilerine stratejik bir vizyonla yaklaşılarak, dar siyasi hesaplara alet edilmemesinin tüm tarafların çıkarına olduğunu vurgulayacak olan Fidan, Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut tıkanıklıkların aşılması için daha kapsamlı ve kurumsal bir işbirliği yaklaşımına ihtiyaç olduğunu kaydedecek. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin sağlanmasına yönelik ihtiyaç kaydedilecek</strong></p> <p>Bakan Fidan, temaslarında Rusya-Ukrayna savaşında tarafların tekrar müzakere masasına oturmasına ve savaşın adil ve sürdürülebilir bir barışla sona erdirilmesine yönelik çabaları desteklemeyi sürdüreceğini belirtecek.</p> <p>İran ile ABD arasındaki savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi amacıyla ortaya konulan çabalara Türkiye'nin destek vermeyi sürdüreceğini ifade edecek Fidan, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin bir an önce sağlanması ve anılan Boğaz'da savaş öncesi statükoya dönülmesine yönelik küresel ihtiyacı vurgulayacak. </p> <p>Fidan, İsrail'in Gazze'de ateşkes ihlallerini ve barış planını akamete uğratmaya yönelik adımlarını sürdürdüğüne dikkati çekecek, Netanyahu hükümetinin Batı Şeria'da yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik ettiğine ve işgalini sistematik biçimde genişlettiğine işaret edecek. Hakan Fidan, İsrail'in işgal ve yıkım politikalarının tüm bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğini kaydedecek.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-avusturyaya-gidiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:01:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/disisleri-bakani-fidan-avusturyaya-gidiyor.png" type="image/jpeg" length="38196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP Grup Toplantısı... Bahçeli: 'Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye'ye yürüyeceği yolu tarif edebilir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahceli-ne-bruksel-bize-geldigimiz-yeri-gosterebilir-ne-avrupa-burokrasisi-turkiyeye-yuruyecegi-yolu-tarif-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahceli-ne-bruksel-bize-geldigimiz-yeri-gosterebilir-ne-avrupa-burokrasisi-turkiyeye-yuruyecegi-yolu-tarif-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Bizim yönümüz asırlardır Batı'yla temas eden, Batı'yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye'ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye'nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak milli menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiyesiz yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa'nın tasniflerine mahkum bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupasız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Bizim yönümüz asırlardır Batı'yla temas eden, Batı'yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye'ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye'nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak milli menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiyesiz yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa'nın tasniflerine mahkum bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupasız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir' dedi.</p> <p> MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, şunları kaydetti:</p> <p>'3 Mayıs'ta Ankara'nın sokaklarından taşan, mahkeme salonlarını yerinden oynatan, Türk milliyetçiliğinin boynuna geçirilmek istenen zillet urganını kesip atan irade, bugün Kerkük denildiğinde yüreklerde yeniden zuhur etmektedir. Bizim milliyetçiliğimiz, yalnız Anadolu coğrafyasına sıkıştırılabilecek bir itibar davası olarak görülemez. Nerede bir Türk yaşıyorsa, nerede bir Türk çocuğu doğuyorsa, nerede Türkçe konuşuluyorsa orası da bizim hafıza coğrafyamızın, gönül haritamızın ve tarih şuurumuzun parçasıdır. Türk milliyetçiliği, tarihin bize yüklediği sorumluluğa dayanarak sınırlarımızın ötesinde çiğnenmek istenen Türk varlığının, bastırılmak istenen Türkmen soydaşımızın sesinin muhafızı olmaktır.</p> <p><strong>'Misakımilli coğrafyası denildiğinde yüreklerimize hasret düşmektedir'</strong></p> <p>Türk milliyetçiliği, unutturulmak istenen tarihin, silinmek istenen hatıraların müdafaa hattıdır. Bu hattın yol bulduğu satıh da Misakımilli coğrafyasıdır. Misakımilli coğrafyası denildiğinde ise yüreklerimize hasret düşmektedir. Bu hasretlerin başında ise Kerkük gelmektedir. Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır. Bu itibarla Kerkük'e baktığımızda; asırlık hicranı görüyoruz. Telafer'den Tuzhurmatu'ya, Altunköprü'den Kerkük'e uzanan aidiyet ve kimlik mücadelesini görüyoruz. Kadınlarımızın feryadını, yetimlerimizin mahzunluğunu, öksüzlerimizin kimsesizliğini duyuyoruz. Türkmenlerin yıllardır süren yalnızlığını biliyoruz. Çektikleri ıstırabı kalbimizde hissediyor, feryatlarına kulak veriyoruz. Kerkük'teki yangının ateşini Ankara'dan görüyoruz. Türkmen'in ağıtını Ankara'dan duyuyoruz. Bunu da Türk olmanın, Müslüman olmanın, Selçuklu olmanın, Osmanlı olmanın, insan olmanın bir gereği olarak idrak ediyoruz.</p> <p><strong>'Kerkük'ün çilesi büyük olsa da Türkmen'in seciyesi daha büyüktür'</strong></p> <p>Kerkük Türkmenlerinin uzun süredir maruz bırakıldığı zulüm, Türk milletinin vicdanına kazınmış kahredici bir imtihandır. Nice Türkmen ocağı söndürülmüş, nice aile yurdundan edilmek istenmiş; nice analar gözyaşı dökmüş, nice çocuk korkuyla titremiş, nice yiğit baskı ve mahrumiyetle sınanmıştır. Türkmeneli'nde Türkçe'nin sesini kısmaya, tarihi mevcudiyeti bulandırmaya, milli kimliği zayıflatmaya, kadim Türk yurdunu siyasi oyunlar ve demografik tertiplerle özünden koparmaya yeltenenler olmuştur. Ancak bilinmelidir ki Kerkük'ün çilesi büyük olsa da Türkmen'in seciyesi daha büyüktür. Baskı artmış, fakat iman bükülmemiştir. Fırtınalar esmiş, fakat gök mavisi bayrak semalardan indirilememiştir. Sabır zorlanmış, fakat hafıza kırılmamıştır. İmkanlar daralmış, fakat şiraze kaybolmamıştır. Bugün Kerkük'te yaşanan gelişmeler bu bakımdan fevkalade anlamlıdır. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa'nın vali seçilmesi ve göreve başlaması, tarihi acılara bir nebze merhem olmuş, Türkmen iradesinin Kerkük'te yeniden görünür hale gelişi bakımından tarihi bir dönüm noktası oluşturmuştur. Bu gelişme, Kerkük'te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu; Türkmen'i yok saymayan, Arap'ı dışlamayan, Kürt'ü ötekileştirmeyen, Süryani'yi silmeyen, herkesin hukukunu tanıyan, fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesidir.</p> <p><strong>'Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük'te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır'</strong></p> <p>Nasıl ki Türkiye Yüzyılı'nın kutlu hedefi terörden arınmış, huzurun hüküm sürdüğü, Terörsüz Türkiye ise gönül coğrafyamızdaki arzumuz da aynı istikamettedir. Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük'te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. Bizim muradımız; tefrikadan, tahakkümden ve terörden arınmış bir Türkiye ile huzurun ve kardeşliğin kök saldığı bir bölge iklimidir. Biz yıllar evvel ne söylediysek bugün de aynı yerdeyiz. Dedik ki, 'Hiçbir kişi, kurum ve kuruluş Irak Türkmenlerinin varlık mücadelesini samimiyetle desteklemese de Milliyetçi-Ülkücü Hareket tarihi sorumluluğunun, milli misyonunun gereğini yapacak ve yanlarında olacaktır'. Yine samimiyetle dedik ki, 'En az beş bin Ülkücü gönüllü başta Kerkük olmak üzere, Türkmenlerin yaşadığı Türk kentlerindeki varlık, birlik ve dirlik mücadelesine katılmak üzere hazır beklemektedir'. Bu sözler günü kurtarmaya matuf cümleler değildi. Kelime oyunu değildi. Hamaset kisvesine sarılmış içi kof sözler hiç değildi. Kerkük söz konusu olduğunda vazife için saflara koşacak ülkücü yüreklerin sesi, sadakati ve seferberlik ifadesiydi. Türkmeneli söz konusu olduğunda Milliyetçi-Ülkücü Hareket'in tavrının Kerkük bahsinde gevşemeyeceğini, gevşetilemeyeceğini, geri adım atmayacağını gösteren namus yeminiydi. Sabırla örülmüş bir sürecin, ciddiyetle korunmuş bir davanın bugün meyve verdiğini şükürle görüyoruz.</p> <p><strong>'Hiçbir zafer tesadüf eseri doğmamıştır'</strong></p> <p>Şüphesiz ki tarihin hiçbir döneminde yol ayrımları birden karşımıza çıkmamıştır. Hiçbir zafer tesadüf eseri doğmamıştır. Hiçbir tarihi dönüş talih kuşlarının kanat çırpışıyla vücut bulmamıştır. Bir değil bin karanlık gecenin sonunda gün ağarmıştır. 'İnşallah o bayraklar bir gün Kerkük'te de dalgalanacaktır' duamızın kabul oluşuna giden yolu gördük, Türkmen kardeşlerimizin sevinç naralarını duyduk, hamdolsun tarihî bir ana şahitlik ettik. Dün Ankara'da söylenen sözler bugün Kerkük'te yankı buluyorsa, dün Ankara'da edilen dualar bugün Kerkük'te kabul oluyorsa, dün gösterilen sadakat bugün temsil kudretine dönüşüyorsa, bunun sebebi Türk milliyetçiliği davasının büyüklüğüdür. Bizim yürüyüşümüz nasıl ki gelişigüzel adımlarla başlamadıysa, günübirlik heyecanlarla da devam etmemektedir. Bizim yürüyüşümüz, şuurla bilenen, sebatla keskinleşen, uzun soluklu kutlu bir maratondur. Kerkük'ün bizlere bir miras, Türkmen soydaşlarımızın ise sahipsiz bırakılmayacak bir emanet olduğunu; Türk milletinin de ne denli el-emin bir millet olduğunu bir kez daha cümle âleme göstermiş olduk.</p> <p><strong>'Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır'</strong></p> <p>Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla, diliyle ve duasıyla yurdundan koparılamayacaktır. Huzurumuz hiçbir karanlık denklemin, hiçbir kalleş müzakerenin malzemesi haline getirilemeyecektir. Türkçenin sesi kısılamayacak, hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir. Devran dönmüştür. Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır. Kerkük yaşayacak, Türkmeneli doğrulacak, Allah'ın izniyle de ebediyen yaşayacaktır. Biz ne Kerkük'ü unuturuz ne Musul'u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük'ten Doğu Türkistan'a; Karabağ'dan Kıbrıs'a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Çünkü Milliyetçi-Ülkücü Hareket zamana göre renk değiştirmez, konuma göre biçim değiştirmez, rüzgâra göre yön değiştirmez, menfaate göre söz değiştirmez. Milliyetçi-Ülkücü Hareket tehdit karşısında eğilmeyenlerin, tasallut karşısında çözülmeyenlerin, taarruz karşısında kaçmayanların, tahakküm karşısında korkmayanların, nerede bir Türk varsa kardeşi bilip kucaklayanların, soydaşının hukukunu sonuna kadar savunanların kutlu ve köklü duruşudur. Kerkük işte bu duruşun turnusolü olmuştur.</p> <p><strong>'Türkiye'nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz'</strong></p> <p>Irak bizim için sıradan bir komşu ülke değildir. Kerkük'ten Musul'a, Bağdat'tan Basra'ya, Erbil'den Necef'e uzanan coğrafya; ortak tarihimizin, ticaret yollarımızın, kültürel bağlarımızın ve güvenlik hassasiyetlerimizin canlı zeminidir. Irak'ta huzur güçlendikçe Türkiye'nin güney hattı rahatlar; Irak'ın birliği korundukça bölgesel denge sağlamlaşır. Bu nedenle Türkiye'nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku; enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebî gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz; Kerkük'ün Türkmen'iyle, Arap'ıyla, Kürt'üyle, Süryani'siyle Irak'ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak'la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı; Kerkük'ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir. Türkiye ile Irak birlikte hareket ettikçe; sınır, bir ayrışma çizgisi olmaktan çıkar; refah ve emniyet kapısına dönüşür.</p> <p><strong>'Avrupa Komisyonu Başkanı'nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez'</strong></p> <p>Önümüzde şimdi bir başka cephe daha vardır. Bu cephe, kimi zaman görünürdür, kimi zaman örtülür; kimi zaman diplomatik nezaketin arkasına saklanır, kimi zaman kibirli sözlerin arkasından kendini açık eder. Avrupa'nın Türkiye'ye bakarken içine düştüğü zihni ve siyasi yanlışlık yapılan açıklamalarda gün yüzüne çıkmaktadır. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 21 Nisan 2026 tarihinde Avrupa kıtasının 'Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğini' söylemiştir. Bu söz, sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. Avrupa Birliği yürütme organının en üst siyasi makamından çıkan bu ifade, bir yorumcunun, bir köşe yazarının ya da tali bir aktörün beyanı sayılamaz. Avrupa Komisyonu Başkanı'nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez; zihnin derinliğinde duran tasnifin, kibrin ve çifte standardın dışavurumudur. Nitekim bu küstah dilin jeopolitik bakımdan sorunlu, gerçeklikten kopuk ve çifte standartlı bulunduğu bizzat kendi çevrelerinde dile getirilmiştir. Hatta aynı çevreler; Türkiye'nin Avrupa güvenliği bakımından temel bir müttefik, enerji hatları ve kaynakları bakımından hayati bir damar, göç yönetimi bakımından kilit bir ortak ve bölgesel denge bakımından vazgeçilmez bir güç olduğunu hatırlatmak zorunda kalmıştır.</p> <p><strong>'Türkiye; jeopolitik düğümlerin tam ortasındadır, kilit noktasıdır, cümle kapısıdır'</strong></p> <p>Bahsettiğimiz husus, gündelik bir basın polemiği seviyesinde görülemez. Burada karşımızda duran şey, Avrupa'nın Türkiye'yi anlamakta yaşadığı derin zihni arızadır. Avrupa Birliği, Türkiye'yi yıllardır üyelik bahsinde dışarıda, güvenlikte içeride; değerler söyleminde ötede, yük paylaşımında beride tutmaya çalışmıştır. Bir yandan ölçüt, ilke, norm ve uyum diyerek parmak sallamış; öbür yandan kendi jeopolitik ihtiyacı belirir belirmez Türkiye'yi enerji koridoru, ulaştırma kapısı, dijital bağlantı zemini ve güvenlik paydaşı ve yeri geldiğinde adeta bir tampon işleviyle yeniden devreye çağırmıştır. Fakat eşitlik bahsi açıldığı anda eski kibir cümlelerine rücu etmekten geri durmamıştır. Bu tutum, siyasal ahlak bakımından sakattır; stratejik akıl bakımından ise tutarsızdır. Bu tavır ortaklık dili üretemez. Bu tavır samimiyet doğuramaz. Bu tavır güven iklimi inşa edemez. Öyle ya da böyle; ister doluya koyun almasın ister boşa koyun dolmasın, Türkiye; jeopolitik düğümlerin tam ortasındadır, kilit noktasıdır, cümle kapısıdır.Neydim demeyen mahfillerin ne oldumcu tavrıyla mücadele etmek zorunda kaldığımız bu basiretsiz uluslararası sahada mesele Türkiye'nin nerede durduğu değil; Avrupa Birliği'nin nereye savrulduğudur.</p> <p><strong>'Tarih, kibrini aklının önüne geçiren merkezlerin nasıl çözüldüğüne defalarca şahittir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mesele Ankara'nın istikameti değil; Brüksel'in ikiyüzlü siyasetidir. Mesele Türkiye'nin duruşu değil; Türkiye'yi gerektiğinde dışlayıp gerektiğinde kullanmak isteyen çarpık, çıkarcı, ikiyüzlü Avrupa zihniyetidir. Bakınız, bu tablo yeni değildir. Türkiye ve dünya siyasetini satır satır okuyabilen, okuduğunu anlayan, anladığını yine ülkesi ve milleti için anlatan bizler bakımından hiç şaşırtıcı değildir. Avrupa'nın tarihi serencamı ortadadır. Coğrafi keşiflerden itibaren büyüttüğü güç, büyük ölçüde kan, gözyaşı, gasp, sömürü ve intihal çizgisi üzerinde tahkim edilmiştir. Bugün Avrupa kıtasının karşı karşıya bulunduğu asıl buhran, dışarıdaki rakiplerinden evvel kendi içindeki mana kaybıdır. Niyetini ve eylemini aynı hatta buluşturamayan, değer söylemiyle çıkar siyasetini aynı anda taşımaya çalışan, eşitlik dilini menfaat hesabına feda eden Avrupa da bugün kendi siyasi körlüğüyle yüz yüzedir. Şayet Avrupa, Türkiye'ye karşı kullandığı dili adalet, hakkaniyet ve rasyonalite zeminine çekmezse, şayet kendisini hâlâ eski hiyerarşi duygusunun konforu içinde zannederse, şayet Türkiye'yi ihtiyaç anında çağrılacak, rahatladığı anda ötede tutulacak bir unsur gibi görmeyi sürdürürse, kendi tarlasını nadasa mahkum eden siyasi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacaktır. Tarih, kibrini aklının önüne geçiren merkezlerin nasıl çözüldüğüne defalarca şahittir. </p> <p><strong>'Türkiye yalnız rahat günlerin devleti değildir'</strong></p> <p>Ursula Hanım'ın şahsında tüm Avrupa efkarına buradan sesleniyorum: Biz, kökleri Asya'nın derinliklerine inen, dalları Avrupa ufkuna uzanan, gölgesi Afrika'ya düşen büyük bir medeniyetin tecessüm etmiş devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'yiz. Bize dar bir yer göstermeye çalışanlar, büyük milletlerin harita cetvelleriyle anlaşılamayacağını hâlâ idrak edememiş olanlardır. Türkiye, gel denildiğinde gelen, git denildiğinde giden bir unsur gibi görülemez. Türkiye dosttur; fakat dostluğu tahkire açık bir mahiyette değildir. Türkiye ile ilişki kurmak isteyen herkes, önce bu milletin onurunu, bu devletin vakarını ve bu tarihin ağırlığını hesaba katmak zorundadır. Ve herkes şunu çok iyi bilmelidir: Türkiye yalnız rahat günlerin devleti değildir. Bu milletin acı eşiği yüksektir. Bu devletin kriz hafızası derindir.</p> <p><strong>'Türkiye'nin gecikmiş görünen adımı tereddüt adımı değildir'</strong></p> <p>Türkiye, sarsıntı anlarında savrulmayan, yüksek basınç anlarında paniğe kapılmayan, tahrik karşısında öfkesini akla, gerilimi stratejiye, tehdidi iradeye tahvil eden köklü bir devlet geleneğinin bugünkü adıdır. Tansiyon yükseldiğinde yönünü şaşıran nice devletler görülmüştür. Türkiye ise en çetin zamanlarda dahi istikamet duygusunu muhafaza eden, soğukkanlılığı kuvvetle mezceden, sabrı kudretle tamamlayan bir devlettir. Bizim sükûnetimiz zaaf diye okunamaz. Bizim sabrımız geri çekilme işareti olarak yorumlanamaz. Bizim serinkanlılığımız tereddüt perdesi sanılamaz. Bunların her biri, asırların süzdüğü devlet aklının, acıyı taşıma kudretinin ve tansiyonu yönetme kabiliyetinin tezahürüdür. Türkiye'yi hafife alanlar, çoğu zaman onun sessizliğini yanlış okumuş, vakarını edilgenlik sanmış, sabrını sınamaya kalkışmış, ardından da tarih karşısında mahcup olmuştur. Çünkü Türkiye'nin sessizliği boşluk sessizliği değildir; bu sessizlik birikmiş hafızanın, hesaplanmış zamanlamanın, kontrollü gücün sessizliğidir. Türkiye'nin sükûneti tereddüt sükûneti değildir; bu sükûnet devlet aklının sükûnetidir. Türkiye'nin gecikmiş görünen adımı tereddüt adımı değildir; bu adım çoğu zaman zemini yoklayan, zamanı olgunlaştıran, sonucu tahkim eden tarih tecrübesinin adımıdır.</p> <p><strong>'Türkiye, Avrupa'sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir'</strong></p> <p>Bizim yönümüz asırlardır Batı'yla temas eden, Batı'yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye'ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye'nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye'siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa'nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa'sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. </p> <p><strong>'Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır'</strong></p> <p>Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye'ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak  kudretimiz vardır. Bize sınır çizmeye yeltenenlere ufuk gösterecek hafızamız vardır. Bize had bildirmeye kalkışanlara tarih, coğrafya ve devlet aklı üzerinden cevap verecek irademiz ziyadesiyle mevcuttur.'</p> <p><strong>(SON)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/mhp-grup-toplantisi-bahceli-ne-bruksel-bize-geldigimiz-yeri-gosterebilir-ne-avrupa-burokrasisi-turkiyeye-yuruyecegi-yolu-tarif-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:00:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/mhp-grup-toplantisi-bahceli-ne-bruksel-bize-geldigimiz-yeri-gosterebilir-ne-avrupa-burokrasisi-turkiyeye-yuruyecegi-yolu-tarif-edebilir.jpg" type="image/jpeg" length="73095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, Özbek mevkidaşıyla görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-ozbek-mevkidasiyla-gorustu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-ozbek-mevkidasiyla-gorustu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile telefonda görüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile telefonda görüştü. </p> <p>Dışişleri Bakanlığı yetkilisinden edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bugün Özbek mevkidaşı Bahtiyor Saidov ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ve bölgesel konular ele alındı.</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-ozbek-mevkidasiyla-gorustu-1</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/disisleri-bakani-fidan-ozbek-mevkidasiyla-gorustu.png" type="image/jpeg" length="53727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere Kralı Charles, ABD Kongresi'nde birlik ve ittifak vurgusu yapacak]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ingiltere-krali-charles-abd-kongresinde-birlik-ve-ittifak-vurgusu-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ingiltere-krali-charles-abd-kongresinde-birlik-ve-ittifak-vurgusu-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Kralı Charles  ile Konsort Kraliçesi Camilla, bugün Beyaz Saray'da ABD Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump ile görüştü. ABD Kongresi'nde konuşacak olan Charles'ın İngiltere ile ABD ilişkilerinin 'ortak zemin bulma geleneğine' dikkat çekmesi ve NATO, Ukrayna ile küresel iş birliği konularında mesajlar vermesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İngiltere Kralı Charles  ile Konsort Kraliçesi Camilla, bugün Beyaz Saray'da ABD Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump ile görüştü. ABD Kongresi'nde konuşacak olan Charles'ın İngiltere ile ABD ilişkilerinin 'ortak zemin bulma geleneğine' dikkat çekmesi ve NATO, Ukrayna ile küresel iş birliği konularında mesajlar vermesi bekleniyor.</p> <p>İngiltere Kralı Charles ile Konsort Kraliçesi Camilla, bugün ABD'yi zirayet ederek ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump ile görüştü. Görüşmenin ardından İngiltere Büyükelçiliği'nde düzenlenen davete katılan çift, siyaset, bilim ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya geldi.</p> <p>İngiltere kraliyet ailesinin ziyareti öncesinde ABD'nin başkenti Washington DC'de güvenlik önlemleri, en üst seviyeye çıkarılmıştı.</p> <p>İngiliz basınına göre Kral Charles'ın, ABD Kongresi'nde yapacağı konuşmada Birleşik Krallık ile ABD arasındaki ilişkilerin 'defalarca ortak zemin bulduğunu' vurgulaması bekleniyor. 'İki ülke her zaman bir araya gelmenin yollarını bulmuştur' ifadelerine yer vereceği belirtilen  Charles'ın Kongre'ye hitabı, İngiltere-ABD ilişkilerinin siyasi gerilimlerin gölgesinde olduğu bir dönemde gerçekleşecek.</p> <p>Konuşmasında ayrıca demokrasi, özgürlük ve ortak değerlerin korunmasına dikkat çekmesi beklenen Charles'in NATO'ya destek, Ukrayna'nın korunması ve küresel iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik çağrı yapacağı da ifade ediliyor. </p> <p>Kral Charles ayrıca, NATO İttifakı'nın 'barışı destekleyen, karşılıklı anlayışı derinleştiren ve her inançtan insanı değerli gören bir yapıya' dayandığını vurgulayacak.</p> <p>Konuşmanın yaklaşık 20 dakika süreceği ve hükümetin tavsiyesi doğrultusunda hazırlandığı bildirildi.</p> <p>ABD medyasında Trump'ın, İran savaşı ve dış politika tutumu nedeniyle İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ı eleştirdiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ingiltere-krali-charles-abd-kongresinde-birlik-ve-ittifak-vurgusu-yapacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:58:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ingiltere-krali-charles-abd-kongresinde-birlik-ve-ittifak-vurgusu-yapacak.png" type="image/jpeg" length="60418"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
