<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 29 Apr 2026 13:17:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar'dan Doruk Madencilik işçilerinin eylemine ilişkin açıklama: İşçilerin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse onların sorunu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-bayraktardan-doruk-madencilik-iscilerinin-eylemine-iliskin-aciklama-iscilerin-maasini-odemesi-gereken-firma-firma-bunu-17-gun-sonra-odediyse-onlarin-sorunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-bayraktardan-doruk-madencilik-iscilerinin-eylemine-iliskin-aciklama-iscilerin-maasini-odemesi-gereken-firma-firma-bunu-17-gun-sonra-odediyse-onlarin-sorunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Doruk Madencilik işçilerinin eylemlerinin neden uzun sürdüğü sorusuna, 'İşçilerin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse onların sorunu. Şimdi bazıları diyor ki 'maden ruhsatlarını iptal edelim.' Şu anda oradaki ruhsatı iptal etsek bunlar işçi kardeşlerimizin faydasına olur mu? Çünkü maden kapandığı zaman o zaman zaten iş yok, istihdam yok, işçinin herhangi bir alacağı yok. Onun için biz çok hassas bir süreç yürütüyoruz. Yani bu iş öyle dışarıdan gözüktüğü gibi bir iş değil. Bu süreçte işçiler mağdur olmayacak, iş devam edecek. Şimdi maaşlarını aldılar' yanıtını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -</strong> Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Doruk Madencilik işçilerinin eylemlerinin neden uzun sürdüğü sorusuna, 'İşçilerin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse onların sorunu. Şimdi bazıları diyor ki 'maden ruhsatlarını iptal edelim.' Şu anda oradaki ruhsatı iptal etsek bunlar işçi kardeşlerimizin faydasına olur mu? Çünkü maden kapandığı zaman o zaman zaten iş yok, istihdam yok, işçinin herhangi bir alacağı yok. Onun için biz çok hassas bir süreç yürütüyoruz. Yani bu iş öyle dışarıdan gözüktüğü gibi bir iş değil. Bu süreçte işçiler mağdur olmayacak, iş devam edecek. Şimdi maaşlarını aldılar' yanıtını verdi.</p> <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. </p> <p>Doruk Madencilik işçilerinin haklarını alamaması üzerine başlayan eylem sürecine ilişkin Bayraktar, firmanın uzun süredir benzer sorunlar yaşattığını belirterek, 'Ben bu firmaya bir daha ruhsat vermem' açıklamalarında bulunmuştu. Bu açıklama hatırlatılarak Bayraktar'a 'İşçiler açlık grevini geride bıraktı. Bakanlıklar araya girdi, problem çözüldü. 'Maaşlar yatırılacak dendi' ama 1-2 ay sonra biz başka bir madencileri yine Ankara'ya yürürken nasıl görmeyeceğiz' sorusuna, 'Bunun için bu ruhsatları alan, bu alanda faaliyet yapan şirketlerin sorumlu davranması lazım. Basiretli davranması lazım. İş ahlakına uygun davranması lazım. Beklentimiz bu' yanıtını verdi.</p> <p><strong>'Firmanın başka şehirlerimizde olan işletmelerinde de benzer sıkıntılar yaşadı'</strong></p> <p>Başka bir gazetecinin, 'Siz garantör bakanlık olmuştunuz. Bu işçilerin maaşları kaç gün içerisinde yatırılacak' sorusu üzerine şunları söyledi:</p> <p>'Konuyu anlatmakta fayda var. Burası bir kömür santrali ve kömür santralinin de bir madeni var. Fakat maalesef bu işletme, bu santral, alındığını günden beri aslında benzer sıkıntıları yaşadı. Bunlar sizin dilinizde işçilerimizin eylemleriyle geldi ama daha öncesinde bizim zaman zaman müdahalelerimiz, bir konuda firmayı uyarmalarımız, firmayla ilgili yaptığımız uygulamalar neticesinde çözümler üretildi. Ama öyle gözüküyor ki, bu firma bunu adeta alışkanlık haline getirmiş. Çünkü daha önce de ifade ettim, firmanın başka şehirlerimizde olan işletmelerinde de benzer sıkıntılar yaşadı. İşçilerimizin alacaklarının ödenmesinde oldu. Orada bu firmanın hizmet aldığı alt taşeronlarında oldu. Orada servis hizmeti aldığı, nakliye hizmeti aldığı yerlerde oldu. </p> <p>Bu anlamda firmanın devlete olan yükümlülüğünü yerine getirmediği durumlarda da ruhsatlılık hallerine varıncaya kadar cezai müeyyideler de uygulandı. Dolayısıyla bunları hep zaten bugüne kadar yaşaya geldik. Fakat bu son hadisede artık işçilerin ödenmeyen borçlarına tekrar müdahale ederek şimdi onların alacaklarının ödenmesini temin yoluna gittik firma.</p> <p><strong>'Bu işçilerimizin aslında işlerinin garantiye alınması için bu düzenlemeyi yaptık'</strong></p> <p>Ama başka bir şey daha var. Biz özellikle yerli kömür santralleri çalışsın diye yerli kömürden üretilen elektriğe bir alım garantisi verdik. Meclis'te yapılan düzenlemeyle bakanlığımıza bir yetki verildi. Bu yetki aşamasına muhalefet buna çok itiraz etti. 'Gerek yok' dedi. Ama biz esas itibarıyla burada hedefimiz, özellikle o madenlerde çalışan Türkiye'de yaklaşık 30 bine yakın işçimiz, emekçimiz madenlerde çalışıyor. Kömür madenlerinde çalışıyor. Bu işçilerimizin aslında işlerinin garantiye alınması için bu düzenlemeyi yaptık. Ve o düzenlemenin neticesinde de bu alım garantisini 2029 sonuna kadar bu santrallere verdik. Ama orada bir kırmızı çizgimiz vardı. Dedik ki 'işçiye borcu olan santralleri biz bu teşvik programı almayacağız'. </p> <p>Yani çevreyi gözeterek, istihdamı, işçi haklarını gözeterek bir düzenleme yaptık. Ve bu santral dışında da şu anda bu teşvikten yararlanmayan kimse kalmadı. Bu santralin de bu teşvikten yararlanamamasını sebebi işçilere olan borçları. İşçi kardeşlerimiz firmaya yapacakları baskıyı madenle alakalı olduğumuz için bizim bakanlığımıza, diğer bakanlıklarımıza yaptı. Bu teşvikten aslında firma istifade etmek için bir anlamda işçileri bu anlamda araya katmış oldu. Ama işçi borçları ödenmediği için teşvikten istifade edemiyor bu firma. Bundan sonra da eğer ödemezse bu teşvik kapsamından yararlanamayacak.'</p> <p>Bakan Bayraktar, 'İşçiler diyorlar ki 'biz Eskişehir'den yola çıkarken zaten firmayla anlaşamadığımız için bakanlık da sonuçta ruhsat veren bakanlık olduğu için sesimizi duyurmak amacıyla geldik.' Biraz da uzun sürdü eylemler, 17 gün sonra sonuçlandı. Neden bu kadar uzun sürdü' sorusuna şu yanıtı verdi:</p> <p>'İşçilerin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse onların sorunu. Şimdi bazıları diyor ki 'maden ruhsatlarını iptal edelim.' Şu anda oradaki ruhsatı iptal etsek bunlar işçi kardeşlerimizin faydasına olur mu? Çünkü maden kapandığı zaman o zaman zaten iş yok istihdam yok, işçinin herhangi bir alacağı yok. Onun için biz çok hassas bir süreç yürütüyoruz. Yani bu iş öyle dışarıdan gözüktüğü gibi bir iş değil. Bu süreçte işçiler mağdur olmayacak, iş devam edecek. Şimdi maaşlarını aldılar. Beş ay sonra eğer iş olmazsa, maden kapanırsa veya santral kapanırsa bu da istediğimiz bir şey olmaz. Dolayısıyla bu süreci çok hassas bir şekilde yürütüyoruz.'</p> <p><strong>'Bu firmanın yüzlerce ruhsatı vardı. Şimdi çalışan, şu anda 92 ruhsata kadar düştü'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bayraktar, 'Diğer işletmelerde de sorunlar var, hiç ruhsatını iptal ettiğiniz işletmesi oldu mu' sorusuna, 'Evet. Bu firmanın yüzlerce ruhsatı vardı. Şimdi çalışan şu anda 92 ruhsata kadar düştü' yanıtını verdi.</p> <p>'Peki TMSF neden şirket sattı' sorusu üzerine Alparslan Bayraktar, 'TMSF sonuçta diğer bir sürü şirketi sattı. TMSF netice itibarıyla bir ara uygulama. Ama bu firma büyük oranda işini Çekya'daki krediyi üzerine alarak çözdü. Dolayısıyla biraz da bizim dışımızda, yurt dışında gelişen bir hadise. Ama ben diğer işletmecileri tenzih ediyorum' dedi</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-bayraktardan-doruk-madencilik-iscilerinin-eylemine-iliskin-aciklama-iscilerin-maasini-odemesi-gereken-firma-firma-bunu-17-gun-sonra-odediyse-onlarin-sorunu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:15:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-bayraktardan-doruk-madencilik-iscilerinin-eylemine-iliskin-aciklama-iscilerin-maasini-odemesi-gereken-firma-firma-bunu-17-gun-sonra-odediyse-onlarin-sorunu.jpg" type="image/jpeg" length="51033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' Davası: Avcılar Belediye Başkanı Çaykara'nın avukatı Köksal: 'Müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-avcilar-belediye-baskani-caykaranin-avukati-koksal-muvekkilim-islemedigi-bir-sucun-cezasini-cekmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-avcilar-belediye-baskani-caykaranin-avukati-koksal-muvekkilim-islemedigi-bir-sucun-cezasini-cekmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davasında savunma yapan tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, 'Müvekkilimiz sezgiye dayanarak tutuklandı. Bu Türkiye'de bir ilk. Müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir. Bu artık infazdır. Ümitsiz miyiz peki? Hayır değiliz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) - </strong>İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen<strong> '</strong>Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davasında savunma yapan tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, 'Müvekkilimiz sezgiye dayanarak tutuklandı. Bu Türkiye'de bir ilk. Müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir. Bu artık infazdır. Ümitsiz miyiz peki? Hayır değiliz' dedi.</p> <p>Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen 'çıkar amaçlı suç örgütü' ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan 200 sanıklı dava, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ndeki 3 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor. Duruşmada sanık avukatları savunma yapıyor.</p> <p>İhaleye fesat karıştırma suçundan tutuksuz yargılanan sanık Samet Alptuğ Arıkan'ın avukatı, müvekkilinin şu an Kağıthane Garaj Müdürlüğü'nde görev yaptığını söyledi. 12 yılı aşkındır İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü (İETT) bünyesinde çalışan Arıkan'ın adının şu ana kadar hiç bir soruşturmada geçmediğini, müvekkiline isnat edilen eylemlerine ilişkin bir veri olmadığını belirten avukat, müvekkilinin yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraatine karar verilmesini istedi. </p> <p><strong>'Somut delil yok'</strong></p> <p>İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Yunus Garajı Şube Müdürü Şevket Eygi'nin avukatı Burcu Kılıç da savunmasında şunları kaydetti:</p> <p>'Müvekkilim hakkında herhangi bir somut delil yok. İhalelerin hepsi internet üzerinden açık olan EKAP üzerinden gerçekleştirilmektedir. Teklifler elektronik ortamda yapılıyor ve ihale ilanı yapıldığına kadar kimse tarafından teklifler görünmüyor. EKAP üzerinden en uygun teklif belirleniyor. Yalnızca bir kişinin beyanlarıyla mesleklerini yıllarca layıkıyla yapan insanların yargılanması ceza muhakemesine de karşıdır.'</p> <p>İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık İETT İhale İşleri Şube Müdürü Cevdet Akarsu'nun avukatı da şu savunmayı yaptı:</p> <p>'Müvekkilim hakkında suçun maddi unsuru oluşmamıştır. İddianamede müvekkilimin bazı firmalara ihaleye girmemesi için telkinde bulunduğu belirtilmektedir ancak hangi firmalar olduğu belirtilmemektedir. Müvekkilimin Aziz İhsan Aktaş'ı tanımadığı ve görüşmediği bellidir. Firmalarla görüşmeleri yoktur. Müvekkilimin beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum. İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Avcılar Belediyesi Afet İşleri personeli Gökhan Kaymak'ın avukatı, müvekkili hakkında ihalelerin yaklaşık maliyet fiyatları hakkında bilgi sızdırdığının iddia edildiği ancak bunların hangi ihaleler olduğunun belirtilmediğini ifade ederek, 'Bu yönde herhangi bir amirinden, üstünden ve belediye başkanından da böyle bir yönlendirme ya da emir almamıştır.'</p> <p>İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Avcılar Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Şefi Hüseyin İnan'ın avukatı da 'Müvekkilim yaklaşık maliyet hesaplama komisyonunda görev almıştır. Belediyede kimse bu şirketlerden teklif alınması veyahut yaklaşık maliyetin hesaplanmasında müvekkilime baskı kurmamıştır. Müvekkilim şirketlerden gelen teklifleri inceleyerek yaklaşık maliyet hesabı yapmıştır. Müvekkilim komisyon görevini icra etmiştir. Kimse tarafından yönlendirilmemiştir. Müvekkilime yönlendirilen suçlamalar tamamen yapmakla sorumlu olduğu görevlendirmelerdir. Ayrıca müvekkilim hiçbir firma ile de görüşmemiştir. Müvekkilimin beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum' beyanını verdi.</p> <p>İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Avcılar Belediyesi ihale birim yetkilisi İbrahim Koçyiğit'in avukatı Ziynet Uğur, 'Müvekkilim piyasa fiyat araştırma komisyonu üyesidir. Suçlandığı iki ihalede de herhangi bir kamu zararı yoktur. Pek çok kez denetimden geçmiştir bu ihaleler ve bunlarda da bir ihaleye fesat karıştırma suçu olmadığı görülmüştür. Aziz İhsan Aktaş'ın müdafiisinin sunduğu bilirkişi raporlarında dahi bu iki ihale hakkında ihaleye fesat karıştırma suçunun tespit edilmediği kaydedilmiştir. Müvekkilimin beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum' dedi.</p> <p><strong>'Herhangi bir usulsüzlük söz konusu değil'</strong></p> <p>İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürü İsmail Kurtuluş'un avukatı, müvekkilinin ihalelere ilişkin bir dahli olmadığını savunarak, beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti.</p> <p>İhaleye fesat karıştırma suçundan yargılanan tutuksuz sanık Avcılar Belediyesi Veteriner İşleri Şefi İzzet Yamaç'ın avukatı Salih İsmail Ergün de 'Müvekkilim yaklaşık maliyet belirleme komisyonunda görevlendirilmiştir. Firmalar, belediyelere tekliflerini maillerle ulaştırıyorlar. Müvekkilim de bu teklifleri değerlendirerek ihalenin yaklaşık maliyetini hesaplamıştır. Burada herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir. Müvekkilimin beraatini ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum' beyanında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Müvekkilimiz sezgiye dayanarak tutuklandı'</strong><br /> <br />İhaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından yargılanan tutuklu sanık Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal da savunma yaptı. Köksal, 'İddianamedeki fahiş hataları anlatmak istiyoruz öncelikle çünkü esas hakkındaki mütalaaya doğru ilerlediğimizi düşünüyoruz. Müvekkilimiz sezgiye dayanarak tutuklandı. Bu Türkiye'de bir ilk. Aziz İhsan Aktaş ve yakınları müvekkilimi ellerindeki PTS'lerle suçlattı. Bu PTS'leri sonunda mahkemeniz istettirdi ve dosyaya girdi. Geldiğimiz aşamada etkin pişmanlık beyanında değiştirilerek ortaya çıkarılan algının bir önyargı yarattığını düşünüyoruz' dedi.</p> <p>Aziz İhsan Aktaş, Erhan Daka'nın bir tarafta Alican Arabacı'nın da bir tarafta olduğu bir şemayı ekrana yansıtan Köksal, savunmasına şöyle devam etti:</p> <p>'Bu bir denklem. Utku Caner Çaykara nerede bu denklemde? Yaratılan bir kurgu ile bu denklemin içinde varmış gibi bir izlenim yaratılmış iddianamede. İhaleye fesat karıştırma suçundan birinin menfaat sağladığı iddiasını değil kastı ortaya koymak gerek. Burada da bilmek yetmez istemek gerekli. Bunlara dair iddianamede hiçbir şey yok. Yalnızca Aziz İhsan Aktaş'ın beyanları var. Yargılamayı da bu peşin hükme göre mi sonlandıracağız? Müvekkilimizin tutuklu olduğu suç ise irtikap suçu. Gelelim bu suça. Aziz İhsan Aktaş, 'ben Beşiktaş Belediyesi ile ilgili konuşuyorum. Başka bir belediyeyi konuşmuyorum' diyor. Aziz ihsan Aktaş etkin pişmanlık beyanını verdikten sonra Tekin Aktaş ifade verdi. Ancak ortada tek bir beyan var o da Aziz İhsan Aktaş'ın beyanı ve yakınlarına söylettirdikleri. Yani yine sadece kendi ifadesi var.</p> <p><strong>'Bu güçteki Aziz İhsan Aktaş'ın icbar edildiğine kim inanabilir?'</strong></p> <p>İrtikap için icbar gerekir. Aziz İhsan Aktaş hala ihale alıyor. Bu güçteki Aziz İhsan Aktaş'ın icbar edildiğine kim inanabilir? Gelelim menfaat meselesine. bir tarafta para bir tarafta araç var diyorlar. Parayla zaten benim müvekkilimin alakası olmadığı ortaya çıktı. Hepsi de çıkıp 'ben tanımıyorum' dedi müvekkilim için. Utku Caner Çaykara'nın seçimlerde kullanması için kullandığı araç iddiası kesinlikle yalandır. İddianame savcısı Plaka Tanıma Sistemi (PTS) raporunu iddianamede yazmış ama biz bu raporu hiç görmedik. Basından İBB iddianamesi çarşaf çarşaf çıkınca gördük. Giydirme olduğunu gördük bu PTS'lerde. Basına servis edilen PTS görüntülerinden sonra biz seçim kampanyalarını izledik tek tek YouTube'tan. Biz bu PTS'leri kendi çabamızla gördük. Eski Başkana giydirmeli bu plakalar. Hepsi 12-13 Şubat tarihinde eski belediye başkanına giydirmeli. Bunlar ne demek? Yani orada kim olursa olsun, eski belediye başkanı, yeni belediye başkanı da olsa orada olan araçlar. Koskoca İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın her türlü gücü var. Zannediyor musunuz ki Başsavcılık bunu görmedi? Gördü ancak lehe delil olduğu için eklemedi.</p> <p><strong>'Hiç doğmamış ihaleyle alakalı suç tamamlanmıştır' deniliyor iddianamede'</strong></p> <p>İddianame hukuki hatalarla dolu, fahiş hata içeren ancak cezalandırma dürtüsü yüksek iddianamedir. Üç sebeple. Birincisi 28 numaralı eylemde hiç doğmamış ihaleyle alakalı suç tamamlanmıştır diyor. Müvekkilimin maddi unsuru ortaya konmadan manevi unsuru ortaya konmaya çalışılmış. İkincisi bunlar ortadayken esas hakkındaki mütalaaya gidilmesi fahiş bir hatadır. Üçüncü olarak Çaykara hakkında zincirleme hükümlerinin uygulanmasını da istemiş iddia makamı. Dördüncü olarak da Aziz İhsan Aktaş ile alakalı cezalandırma istenmiyor. Aziz İhsan Aktaş burada rüşvet suçunu kabul etmedi hiç, etkin pişmanlığı örgütten yaptı. Bundan sonra Avcılar Belediye Başkanı tutuklandı. İnsan isterse her şey arasında bağlantı bulur. Dolayısıyla burada da etkin pişmanlık beyanı bu şekilde yorumlanmıştır. Kimin hangi niyetle müvekkilime yaklaştığını müvekkilim nasıl bilebilir?</p> <p>Sayın heyet siz hep söylüyorsunuz adil yargılama yapmak için çabaladığınızı. Ama tutukluluk için söylüyorum, bazen adil davranmak için harekete geçmek gerekir. Suçun oluşmadığına dair artık bir şüphe yoktur. Bu saatten sonra müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir. Bu artık infazdır. Ümitsiz miyiz peki? Hayır değiliz. Attila İlhan'ın dizeleriyle bitirmek istiyorum savunmamı, nisan değilse mayıs, müvekkilimizin tahliyesini ve beraatini talep ederiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-avcilar-belediye-baskani-caykaranin-avukati-koksal-muvekkilim-islemedigi-bir-sucun-cezasini-cekmektedir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:11:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-avcilar-belediye-baskani-caykaranin-avukati-koksal-muvekkilim-islemedigi-bir-sucun-cezasini-cekmektedir.jpeg" type="image/jpeg" length="96087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Yılmaz, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanı Tümgeneral Uzun başkanlığındaki heyet ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/turkiyenin-sam-buyukelcisi-yilmaz-hava-kuvvetleri-komutanligi-harekat-baskani-tumgeneral-uzun-baskanligindaki-heyet-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/turkiyenin-sam-buyukelcisi-yilmaz-hava-kuvvetleri-komutanligi-harekat-baskani-tumgeneral-uzun-baskanligindaki-heyet-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanı Tümgeneral Ertan Uzun başkanlığındaki heyetle bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanı Tümgeneral Ertan Uzun başkanlığındaki heyetle bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği'nin resmi X hesabından yapılan paylaşımda, 'Büyükelçi Dr. Nuh Yılmaz, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanı Tümgeneral Ertan Uzun başkanlığındaki heyet ile bir araya geldi. Görüşmede, Suriye ile ikili savunma işbirliği imkanları ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı' denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/turkiyenin-sam-buyukelcisi-yilmaz-hava-kuvvetleri-komutanligi-harekat-baskani-tumgeneral-uzun-baskanligindaki-heyet-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:09:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/turkiyenin-sam-buyukelcisi-yilmaz-hava-kuvvetleri-komutanligi-harekat-baskani-tumgeneral-uzun-baskanligindaki-heyet-ile-gorustu.png" type="image/jpeg" length="76469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Yol Grup Toplantısı... Ahmet Davutoğlu'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a KHK'lı ailelere ilişkin çağrı: 'Toplumsal barış iklimi yakalayalım, siz yaparsanız bu işler yürüyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-ahmet-davutoglundan-cumhurbaskani-erdogana-khkli-ailelere-iliskin-cagri-toplumsal-baris-iklimi-yakalayalim-siz-yaparsaniz-bu-isler-yuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-ahmet-davutoglundan-cumhurbaskani-erdogana-khkli-ailelere-iliskin-cagri-toplumsal-baris-iklimi-yakalayalim-siz-yaparsaniz-bu-isler-yuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül'ün KHK'lı ailesini arayarak taziye dileğinde bulunduğunu ifade ederek, '10'uncu yıla girerken toplumsal barış iklimi yakalayalım. Muhtemelen annesi babası KHK'lı olan yüz binlerce çocuk var. Bu çocuklar devletimizin geleceği ve bizim çocuklarımız. Bir girişim başlatmış Sayın Cumhurbaşkanı. Başkasına bırakmayın, siz yapın. Siz yaparsanız bu işler yürüyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -</strong> Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül'ün KHK'lı ailesini arayarak taziye dileğinde bulunduğunu ifade ederek, '10'uncu yıla girerken toplumsal barış iklimi yakalayalım. Muhtemelen annesi babası KHK'lı olan yüz binlerce çocuk var. Bu çocuklar devletimizin geleceği ve bizim çocuklarımız. Bir girişim başlatmış Sayın Cumhurbaşkanı. Başkasına bırakmayın, siz yapın. Siz yaparsanız bu işler yürüyor' dedi.</p> <p>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TBMM'de Yeni Yol grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. </p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='2.76' data-segment-label='00:02' data-rt-id='bP5X21' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Ankara'da alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem başlatan Doruk Madencilik işçileriyle işveren arasındaki uzlaşmaya ilişkin Davutoğlu, 'Dün anlaşma sağlandı. Kim sağladı anlaşmayı? İçişleri Bakanlığı, Enerji Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı. Madem bu işçileri haklı bulacaktınız, bir uzlaşı için işçilerle emek sömürücüsü işveren arasında bir anlaşma zemini bulacaktınız bu vatana, bu millete bu zulmü niye yaptınız?' diye sordu. </p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='2.76' data-segment-label='00:02' data-rt-id='bP5X21' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a seslenerek, 'Ey Enerji Bakanı, şimdi garantörlük yapıyorsun o işçiler senin binanın önünde günlerce açlık nöbeti yaptılar neredeydin sen? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, sen işverenin değil işçilerin bakanısın be adam. Allah aşkına bu işçileri niye çağırmadınız bir kere? 'Ne istiyorsunuz kardeşim? Nedir derdiniz?' diye niye sormadınız? Değerli işçi kardeşlerim, yüzlerce kilometreyi Eskişehir'den buraya yürüyen kardeşlerim, açlık grevi yapıp sırtını derdini anlatmak için kullanan kardeşlerim, biz bu meselenin takipçisi olacağız hiç tereddütünüz olmasın. Sizin garantörünüz sizinle konuşmaya tenezzül etmeyen Enerji Bakan'ı değil, sizi temsil etmeyen Çalışma Bakan'ı değil sizin garantörünüz biziz' diye konuştu.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='2.76' data-segment-label='00:02' data-rt-id='bP5X21' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'10 yaşındaki çocuklar, bu siyasetçilere ders vermeli ders'</strong></p> <div class='text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)'> <div class='[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn'> <div class='flex max-w-full flex-col gap-4 grow'> <div class='min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&]:mt-1' dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='4186614d-5b08-4cf5-b020-148106ce737f' data-message-model-slug='gpt-5-3' data-turn-start-message='true'> <div class='flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden'> <div class='markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word light markdown-new-styling'> <p data-start='0' data-end='120'>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı'nda okul saldırılarında vefat eden öğrencilerin ailelerini ziyaret ettiğini bildiren Davutoğlu, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='122' data-end='359'>'Her birisi bir destan ve her birisi Türkiye'de bir resim ortaya koyuyor ve her birisi de siyasetçilere, bizlere ve bütün siyasetçilere ders veriyor. Başlayayım birer birer, nasıl ders veriyorlar? Dinliyordum ilk Düziçi'nde oturdum, Adnan'ın babası ki bütün aile öğretmen, teyzeleri öğretmen, annesi öğretmen, babası öğretmen. Çok hüzün duydum ama biraz sonra geleceğim, büyük de ümitlendim bu ziyaretlerden sonra. Babası anlatıyor, 'oğlumun doktor olmasını istiyordum çünkü babamı kanserden kaybetmiştim. Onkoloji okusun istiyordum. Bir gün Adnan geldi ve dedi ki baba, ben vazgeçtim. Ben savaş pilotu olacağım ve Gazzeli çocukların intikamını İsraillilerden alacağım'. Hacılar hu der ilahisini çok seviyormuş ama Minap'ta çocuklar ölünce gelmiş, babasına demiş ki 'Ben artık bu ilahiyi okumayacağım çünkü orada hu diyen hacılar Minap'taki çocuklara sessiz kaldı' demiş. Şimdi hemen onun yanında birini daha zikredeyim, sınıf başkanı Adnan, Maraş'ta Belinay kızım da sınıf başkan yardımcısı. Belinay da bayram harçlığını kumbaralarda toplayıp Gazzeli çocuklar için harcıyormuş ve kermeslere gidiyormuş Filistinliler için.</p> <p data-start='122' data-end='359'>Ben bunları dinlerken, açık söyleyeyim, gözümün önünden İsrail'le ticaret yapan ve bu ticarete izin veren siyasetçiler geçti,  'Ama ne yapalım, karlı, dış ticaret açığımızı kapatıyor' diyen Ticaret Bakanı geçti. Gözümün önünden 'Bu petrol geçişleri bize kâr getiriyor' diyen bir Grup Başkanvekili hanım geçti ve yazıklar olsun onlara dedim. 10 yaşındaki çocuklar, bu siyasetçilere ders vermeli ders. Bu liderlik dersidir, liderlik. Bir sınıf başkanı, 10 yaşındaki çocuğun bilincine bakın. Bir de ülkeyi yönetmekle birlikte aç ve sefil, Enerji Bakanının önünde duran vatandaşına gözünü kapatan siyasilere bakın, yazıklar olsun. O 10 yaşındaki çocuktan ders alsalar, diyecekler ki, 'Ben bu ülkenin cumhurbaşkanıyım, bakanıyım. Onlar açsa ben tok yatamam' demesi gerekir.'</p> <p data-start='122' data-end='359'><strong>'Darbe karşıtlığına evet, adaletsizliğe hayır diyoruz'</strong></p> </div> </div> </div> </div> </div> </div> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='506.62' data-segment-label='08:26' data-rt-id='bP5X2l' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül'ün KHK'lı ailesini arayarak taziye dileğinde bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='506.62' data-segment-label='08:26' data-rt-id='bP5X2l' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Sayın Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum, 10'uncu yıla girerken toplumsal barış iklimi yakalayalım. Bir kez düşünün zihninizde, bu Yusuf Tarık eğer burada o çocuklarla birlikte şehit olmasaydı, dışarıda bir yerde trafik kazasında ölseydi, babası KHK'lı diye muhtemelen kimse onun evine gitmeyecekti. Bu çocuklar bizim, hepsi masum. Gelin ne yapalım bakın; darbe teşebbüsünde fiilen yer almış olanlara en sert cezaları uygulayınız ama üçe ayırdınız ya ona sadık kalın. Üstü ihanet dediniz ya onlara karşı tavrınız net olsun, o net tavırda yanınızdayız. Yurt dışında hala ihanet şebekesi olanlara karşı tavrınız net olsun. İkinci kategori olan ticaret, üçüncü kategori olan ibadet var en büyük kesim bu ibadet kesimi. Ticaret kesimi parayı verdi kendini kurtardı. O ibadet kesimi ise devletin açtığı okullara çocuklarını gönderdikleri için, devletin teminat verdiği bankalara para yatırdıkları için, devletin izin verdiği derneklere gidip üye oldukları için yıllarca hapis yattılar. İhanet şebekelerinin başını, kardeşini büyükelçi yaptınız. Onların akrabalarına sivil ölüm cezası tatbik ettiniz, bu adalet değil. Darbe karşıtlığına evet, adaletsizliğe hayır diyoruz.</p> <section class='text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&:has([data-writing-block])>*]:pointer-events-auto [content-visibility:auto] supports-[content-visibility:auto]:[contain-intrinsic-size:auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]' dir='auto' data-turn-id='request-WEB:820b4c3e-a408-488d-8434-b71622279b05-4' data-testid='conversation-turn-10' data-scroll-anchor='false' data-turn='assistant'> <div class='text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)'> <div class='[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn'> <div class='flex max-w-full flex-col gap-4 grow'> <div class='min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&]:mt-1' dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='05930ef3-4751-46b2-a6e8-c6a457890f43' data-message-model-slug='gpt-5-3' data-turn-start-message='true'> <div class='flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden'> <div class='markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word light markdown-new-styling'> <p data-start='0' data-end='192'>Yusuf Tarık da büyüyecek ve bu ülkeye hizmet edecekti. Nice böyle çocuklar var; Yusuf Tarık bir tane değil ki. Muhtemelen KHK'lı yüz binlerce çocuk var, annesi babası KHK'lı olan çocuklar var. Nitekim geçmişte bu kürsüden söyledim; bir kızımıza 10. sınıfta ödül aldığı hâlde, babası annesi KHK'lı olduğu için ödül verilmedi, biliyorsunuz. Birisi, babası annesi KHK'lı olduğu için 16 yaşında intihar etti. Bir başka kız, Sümeyye; annesi hapishanede öldü. Şimdi bu çocuklar devletimizin geleceği ve bizim çocuklarımız... Bir girişim başlatmış Sayın Cumhurbaşkanı. Başkasına bırakmayın, siz yapın. Siz yaparsanız bu işler yürüyor.'</p> </div> </div> </div> </div> </div> </div> </section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-ahmet-davutoglundan-cumhurbaskani-erdogana-khkli-ailelere-iliskin-cagri-toplumsal-baris-iklimi-yakalayalim-siz-yaparsaniz-bu-isler-yuruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:58:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yeni-yol-grup-toplantisi-ahmet-davutoglundan-cumhurbaskani-erdogana-khkli-ailelere-iliskin-cagri-toplumsal-baris-iklimi-yakalayalim-siz-yaparsaniz-bu-isler-yuruyor.jpg" type="image/jpeg" length="30371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 haftalık doğum izni düzenlemesi... Bakan Göktaş: 'Bu akşam Resmi Gazete'de yayınlanmasını bekliyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/24-haftalik-dogum-izni-duzenlemesi-bakan-goktas-bu-aksam-resmi-gazetede-yayinlanmasini-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/24-haftalik-dogum-izni-duzenlemesi-bakan-goktas-bu-aksam-resmi-gazetede-yayinlanmasini-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadın memur ve işçilerin doğum öncesi 8, doğum sonrası 8 hafta olan toplam 16 haftalık ücretli izin süresinin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin, 'İnşallah bu akşam Resmi Gazete'de yayınlanmasını bekliyoruz, ondan sonra hemen yürürlüğe girecek, 10 gün içerisinde aileler, anneler başvurularını yapabilecekler. Bütün detayları da biz kendi sayfalarımızda paylaşacağız, bütün annelerimiz lütfen bu sayfamızı ve açıklamalarımızı oradan takip etsinler' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadın memur ve işçilerin doğum öncesi 8, doğum sonrası 8 hafta olan toplam 16 haftalık ücretli izin süresinin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin, 'İnşallah bu akşam Resmi Gazete'de yayınlanmasını bekliyoruz, ondan sonra hemen yürürlüğe girecek, 10 gün içerisinde aileler, anneler başvurularını yapabilecekler. Bütün detayları da biz kendi sayfalarımızda paylaşacağız, bütün annelerimiz lütfen bu sayfamızı ve açıklamalarımızı oradan takip etsinler' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p> <p>Kadın memur ve işçilerin doğum öncesi 8, doğum sonrası 8 hafta olan toplam 16 haftalık ücretli izin süresinin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenleme hakkında konuşan Bakan Göktaş, 'İnşallah bu akşam Resmi Gazete'de yayınlanmasını bekliyoruz, ondan sonra hemen yürürlüğe girecek, 10 gün içerisinde aileler, anneler başvurularını yapabilecekler. Bütün detayları da biz kendi sayfalarımızda paylaşacağız, bütün annelerimiz lütfen bu sayfamızı ve açıklamalarımızı oradan takip etsinler' diye konuştu. </p> <p>Bakan Göktaş, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile 27 Nisan Pazartesi günü yaptığı görüşmeye ilişkin sorular üzerine de 'Çocuk koruma kanunlarımızla ilgili özellikle bazı düzenlemelerimiz var. Malumunuz, Kahramanmaraş ve Urfa'daki olan elim olaylarda bazı düzenlemeye ihtiyaç duyduk. Bunları da özellikle yasal mevzuat kapsamına almamız gerekmekte. Bu kapsamda da o görüşmelerde bunları netleştirmiş olacağız' ifadelerini kullandı. </p> <p>'Hangi adımı atacaksınız?' sorusuna da Bakan Göktaş, 'Şu anda hala görüşmeler devam ediyor biliyorsunuz. Özellikle bazı komisyonlarda Aile Bakanlığı'nın doğrudan dahil edilmesi, bazı tedbir kararlarının doğrudan Aile Bakanlığı'nın da dahil edilmesi ve bilgisi dahilinde olması gibi güçlü adımlar atıyoruz. İnşallah bu kapsamda da koruyucu önleyici mekanizmalarımız açısından gerçekten çok kıymetli, çok önemli. Özellikle bizim sosyal risk haritasını yürüttüğümüz bir dönemde vaka oluşmadan önleyici tedbirlerimizi alabilmemiz için bu adımları atmamız çok elzem' yanıtını verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/24-haftalik-dogum-izni-duzenlemesi-bakan-goktas-bu-aksam-resmi-gazetede-yayinlanmasini-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:47:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/24-haftalik-dogum-izni-duzenlemesi-bakan-goktas-bu-aksam-resmi-gazetede-yayinlanmasini-bekliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="54555"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hopa Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Muti'nden Rize Ticaret Borsası'na eleştiri: 'Çay üreticilerinin alın terinin karşılığı 41 liradır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hopa-kemalpasa-ziraat-odasi-baskani-mutinden-rize-ticaret-borsasina-elestiri-cay-ureticilerinin-alin-terinin-karsiligi-41-liradir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hopa-kemalpasa-ziraat-odasi-baskani-mutinden-rize-ticaret-borsasina-elestiri-cay-ureticilerinin-alin-terinin-karsiligi-41-liradir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hopa Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti, Rize Ticaret Borsası'nın yaş çay fiyatının 34-35 lira olması gerektiğine yönelik önerisini kabul etmediklerini bildirerek, '34 lira, 35 lira ihanet bedelidir. Çay üreticilerine ihanettir, çiftçiye ihanettir. Biz çay üreticileri ve ziraat odaları olarak diyoruz ki çay üreticilerinin alın terinin karşılığı 41 liradır' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Uğur İSTANBULLU</strong></p> <p><strong>(ARTVİN) - </strong>Hopa Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti, Rize Ticaret Borsası'nın yaş çay fiyatının 34-35 lira olması gerektiğine yönelik önerisini kabul etmediklerini bildirerek, '34 lira, 35 lira ihanet bedelidir. Çay üreticilerine ihanettir, çiftçiye ihanettir. Biz çay üreticileri ve ziraat odaları olarak diyoruz ki çay üreticilerinin alın terinin karşılığı 41 liradır' dedi. </p> <p>Muti, Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan'ın yaş çay taban fiyatının 34-35 lira olması gerektiğine ilişkin sözleri üzerine açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çay sezonunun yaklaştığını ve çay üreticilerinin sorunlarının arttığını belirten Muti, üreticilerin çay fiyatını merakla beklediklerini söyledi.</p> <p>Oda olarak çay fiyatına dair maliyet tablosu açıkladıklarını ifade eden Muti, şöyle konuştu:</p> <p>'Yaptığımız kalem hesaplamaları sonucunda ortaya çıkan bir rakam var. Yani 41 lira 66 kuruş maliyetimiz var. Artı 5 lira da destekleme istiyoruz. Maliyet talebi tek tek elimizde. Yani emeğimizin karşılığı olan maliyet talebidir bu.</p> <p>Rize Ticaret Borsası, çay fiyatının 34 ile 35 lira aralığında olması gerektiğini söylemiş. Merak ediyorum, Rize Ticaret Borsası'nın hesabı nasıl bir şey? Matematik ortada; iki kere iki dört yaparken, Rize Ticaret Borsası iki kere ikinin üç olduğunu kanıtlıyor. Çay üreticilerinin emeğini, alın terini tüccarlar belirleyemez. Çay fiyatını ticaret borsaları belirleyemez. Maliyet ortada. Bir yılda bütün maliyet kalemlerine, yakıta, enerjiye, gübreye gelen zam oranı belli. Enflasyonu zaten hiç konuşmuyoruz. Enflasyon altında ezilmişiz zaten çiftçiler olarak, üreticiler olarak. Dolayısıyla çay üreticilerinin alın terini devlet belirler, çay üreticilerinin kendisi belirler. Benim alın terimi, kasasını parayla dolduran Rize Ticaret Borsası'nın yöneticileri, özel sektör belirleyemez.</p> <p><strong>'41 liranın altında fiyat belirlemek, patronların avuçlarına para doldurmak demektir'</strong></p> <p>Özel sektörün ve Rize Ticaret Borsası'nın belirlediği çay fiyatını kabul etmiyoruz. 34 lira, 35 lira ihanet bedelidir. Çay üreticilerine ihanettir, çiftçiye ihanettir. Biz çay üreticileri ve ziraat odaları olarak diyoruz ki çay üreticilerinin alın terinin karşılığı 41 liradır. 41 liranın altında fiyat belirlemek, patronların avuçlarına para doldurmak demektir. Patronların kazanması demektir. Özel sektörün kazanması demektir. Özel sektör kazanacak, çay üreticileri kaybedecek. Rize Ticaret Borsası'nın belirlemiş olduğu fiyatı kabul etmiyoruz. Bu fiyat ihanet fiyatıdır diyoruz. Çay üreticilerini yok sayanları da biz çay üreticileri yok sayacağız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Artvin</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hopa-kemalpasa-ziraat-odasi-baskani-mutinden-rize-ticaret-borsasina-elestiri-cay-ureticilerinin-alin-terinin-karsiligi-41-liradir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:45:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/hopa-kemalpasa-ziraat-odasi-baskani-mutinden-rize-ticaret-borsasina-elestiri-cay-ureticilerinin-alin-terinin-karsiligi-41-liradir.jpg" type="image/jpeg" length="63956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Parti Grup Toplantısı... Müsavat Dervişoğlu: 'Mesele mühürse Nemrud'un da mührü vardı. Mesele onu nasıl kullandığınızdır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iyi-parti-grup-toplantisi-musavat-dervisoglu-mesele-muhurse-nemrudun-da-muhru-vardi-mesele-onu-nasil-kullandiginizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iyi-parti-grup-toplantisi-musavat-dervisoglu-mesele-muhurse-nemrudun-da-muhru-vardi-mesele-onu-nasil-kullandiginizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yaptığı 'mühür' çağrısına göndermede bulunarak, 'Süleyman olmak, mühür sahipliğinden ileri gelmez. Mesele mühürse Nemrud'un da mührü vardı. Mesele onu nasıl kullandığınızdır. Ey Erdoğan; bugün mühür sende ya tarihin sayfalarına nasıl geçeceğine de sen kendin karar vereceksin. Ya Süleyman olacaksın ya da Nemrut diye yazılacaksın' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>(TBMM) - </strong>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yaptığı 'mühür' çağrısına göndermede bulunarak, 'Süleyman olmak, mühür sahipliğinden ileri gelmez. Mesele mühürse Nemrud'un da mührü vardı. Mesele onu nasıl kullandığınızdır. Ey Erdoğan; bugün mühür sende ya tarihin sayfalarına nasıl geçeceğine de sen kendin karar vereceksin. Ya Süleyman olacaksın ya da Nemrut diye yazılacaksın' dedi.</p> <p style='text-align: left;'>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu'nun konuşmasında öne çıkanlar şöyle:</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Bu akıl ve ajandayla saray dehlizlerinde kazılan şey siper değil, cumhuriyet'in mezarıdır'</strong></p> <p style='text-align: left;'>'106 yıl önce Türk milleti olarak, bir varlık-yokluk savaşı ile karşı karşıya kaldık. Bu direnişi yalnızca silahla, savaşla, öfkeyle yapmadık. Millet olarak ruhumuzu saran özgürlüğün; kardeşçe sevgiden, birlik ve beraberlikten türediğini her zaman bildik. Biz direnişimize başlarken unutulmasın ki önce Meclisimizi kurduk. Anadolu'da yürekler, siperde bilekler birleşebilsin diye Meclis'te akılları birleştirdik. Türk milletinin varoluş mücadelesi, kurtuluş ve kuruluş felsefesi Meclis'te somutlaşmıştır. Türk milleti gururludur, vatan tehlikedeyse kenetlenmeyi bunun yolunun ise istişare ve müzakereden geçtiğini bilir. Bağımsızlığa ve refaha ulaşmak için, ortak aklı arar, bulur ve merkeze koyar. Hürriyet anlayışımızın temelinde her zaman meşveret vardır. Müdafaa-i hukuk düşüncemiz nasıl bir dava güttüğümüzün somut delili ve belgesidir. Temsil ve meşruiyet ise askerî mücadelemizin önkoşulu olmuştur. Bugün güya bir iç cephe tasavvurunu bini bir paraya boş sözcüklerle satmaya kalkışan, iktidar veya muhalefet bunu çok iyi bilmeli ve anlamalıdır. Bu akıl ve ajandayla saray dehlizlerinde kazılan şey siper değil, Cumhuriyet'in mezarıdır. Bunlara Cumhuriyet'in mezarını kazdırmayacağız. </p> <p style='text-align: left;'><strong>'13 ve 14 Haziran'da Ankara'da bir Hukuk Çalıştayı düzenliyoruz'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Türkiye Cumhuriyeti, şeklen değil, özüyle bir hukuk devletidir. Ama bugün bu ülkede adalet sistemi de hukuk düzeni de bozulmuştur. Adalet bir bakanlık ismiyle sınırlı kalırsa, gerçek bir istikrar sağlamak mümkün değildir. Ülkede hukuk ve adaletin tesisi için harekete geçmenin zamanı gelmiştir. İktidar olduğumuzda, bozulan bu düzeni, hukuk ve adaletle tamir edeceğiz. Bu hedef doğrultusunda 13 ve 14 Haziran'da Ankara'da bir hukuk çalıştayı düzenliyoruz. Bu çalıştayın neticesinde, Türkiye'nin hukuk devletine dönüş yolundaki manifestosunu ve İYİ Parti Hukuk Vizyon Belgesi'ni kamuoyuyla paylaşacağız. Hukuk devletini hayata geçirmek aynı zamanda ekonominin de önünü açmaktır. Çünkü sermaye; düzeni, öngörülebilirliği ve güveni arar. İktidarın büyük bir debdebeyle sunduğu, 'Türkiye Yüzyılı Yatırım Programı' adlı o parıltılı paketi gördünüz. Yüzyılın projesi olarak pazarlanan bu çalışma aslında 25 yılın ağır bir faturasıdır. Hani Cumhurbaşkanı iletişim ekibine '25 yılımızı anlatın' diye emir vermiş ya, ben anlatayım size o 25 yılın faturasını.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Ekmeğimiz, aşımız, faiz lobilerinin sofrasına meze ediliyor'</strong></p> <p style='text-align: left;'>2026 yılı bütçesi devasa bir kara deliğe işaret ediyor. Bu yıl faize ödenecek tutar 2,74 trilyon liraya ulaşıyor. Bu rakam Cumhuriyet tarihimizin en yüksek faiz yüküdür. Bu borcun muhatabı milletimizdir. Bu bedeli her alışverişinde, her faturasında, aldıklarıyla ve alamadıklarıyla ödüyor. Ekmeğimiz, aşımız, faiz lobilerinin sofrasına meze ediliyor. Yükü omuzlayan biz, vergiyi ödeyen biz, akdin gereğini yerine getiren biziz. Buna rağmen el muamelesi, köle muamelesi, müstemleke muamelesi gören yine biziz. Şimdi sözde yeni programa göre dev şirketlerin kurumlar vergisi yüzde 9'a düşürülüyor. Vergi gelirleri düşünce, dönüp yine bizim cebimize el uzatacaklar. KDV'ye, ÖTV'ye, cezalara ve harçlara sarılacaklar. Yani, alın terimizden, emeğimizden, ekmeğimizden koparacaklar. Maliye Bakanlığı'nın ve vergi dairelerinin girişinde; 'vergilendirilmiş kazanç kutsaldır' yazıyor da bu galiba sadece bütün yükü sırtlayan vatandaş için geçerli. Vergi indirimleriyle, istisnalarla, muafiyetlerle iktidarın tanıdıkları, yandaşları bu kutsallıktan mahrum bırakılıyor. Bunun hesabını öbür dünyada veremezsiniz.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Ya Süleyman olacaksın ya da Nemrud diye yazılacaksın'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Son günlerde dikkatimizi çeken bir başka husus, bizzat iktidar medyasının Mehmet Şimşek'i hedef tahtasına koymasıdır. Bu nedir biliyor musunuz? Bu, ekonomik felaketin asıl sorumlusunu gizlemek gayretidir. Vitrindeki isim zaten bellidir. Kendisinin, Londra'da fon yöneticisi olması dışında bir önemi de yoktur. Milletin altında ezildiği hayat pahalılığının gerçek sorumlusu bellidir. O da Beştepe'de ikamet etmektedir. Türkiye'yi bu noktaya getiren ekonomi politikası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayı ve isteğiyle hayata geçirilmektedir. Kabinedeki isimler değişse de iktisat politikasına yön veren, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bilimsel temelden yoksun bu ekonomik deneylerin ağır faturası milyonlarca hanenin mutfağından ve rızkından tahsil edilmektedir. Sorumluluğu bürokratik kadrolara veya vitrindeki isimlere yükleme gayreti hakikatin üzerini örtemez. Ekonomide yaşanan ağır tahribat, tüm yetkiyi kendisinde toplayan Erdoğan'ın şahsi eseri olarak tescillenmiştir.</p> <p style='text-align: left;'>Süleyman olmak, mühür sahipliğinden ileri gelmez. Mühürse Nemrud'un da mührü vardı. Mesele onu nasıl kullandığınızdır. Ey Erdoğan; bugün mühür sende ya tarihin sayfalarına nasıl geçeceğine de sen kendin karar vereceksin. Ya Süleyman olacaksın ya da Nemrut diye yazılacaksın! Bak, dostane bir uyarı daha yapayım; bu kararı vermek için vaktin de yok. Gel, Nemrutlaşmadan millet iradesine teslim ol. Seçim sandığını milletin önüne koy. Bil ki çare, BlackRock CEO'ları değil, çare, dostun Trump da değil. Sana çare diye sunulan ihanet reçeteleri seni kurtarmaz. Tek bir çıkışın var; parlamenter sisteme geri dönmek, milletin şaşmaz iradesine teslim olmak.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Emeklinin sofrasını, çocuklarımızın geleceğini yutan bu bataklığı kurutacağız'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Millete kulak vermek emeğe kulak vermekle başlar. Bugün emek dünyası iktidarın kendisini anlamasını 1 Mayıs'ta süslü laflar söylemesini beklemiyor hakkını alamayan işçilere emekçilere kulak vermesini bekliyor. Hemen yanı başımızda, Kurtuluş Parkında bir eylem vardı. Hakkını alamayan maden işçileri günlerce feryat etti, gaz yedi, cop yedi. Burada 5 ay, 6 aydan bahsediyoruz. Şimdi asıl mesele ne biliyor musunuz; bir yıldır, yargı çözememiş. Çalışma Bakanlığı oralı olmamış. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kulağının üzerine yatmış. SGK devreye girip, bu haksızlığın cezasını kesmemiş. Yani emek hırsızlığını devletin hiçbir birimi görmemiş. Kendilerinden bir şirketin vergi borcunu dakikada silebilen bu akıl, işçilerin ve ailelerin çaresizliğine duyarsız kalmış. En sonunda sağolsun, mevzuyla hiç alakası olmayan İçişleri Bakanı patronu aramış, söz alınmış, eylem sona erdi. Anadolu'da bir laf vardır, derler ki; ört ki ölem. Asıl mesele bu. Devlet öncelikle emeğin arkasındaki güç olmalıdır. Ama hiç oralı olmamış. İşte bu yüzden, emekçinin alın terini, madencinin hakkını, esnafın kepengini, emeklinin sofrasını, gençlerin hayalini, çocuklarımızın geleceğini yutan bu bataklığı kurutacağız.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Gülistan Doku gibi nice evladımızın ve ailelerinin hayatlarını karartan da budur'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Gülistan Doku gibi nice evladımızın ve ailelerinin hayatlarını karartan da budur. Devletin valisinin işlenen bir cinayeti, devletin gücünü kullanarak gizlemesi ancak böyle bir döneme nasip olabilirdi. Tahsisli aracıyla altın kaçakçılığı yapılması, korgeneral rütbesiyle insan ticareti yapılması, makamında oturduğu bakanlığa, fahiş fiyatla mal satması, savcının beylik tabancasıyla adliyede hâkim vurması... İşte hepsi bu döneme mahsus işlerdir. Bu öyle bir bataklıktır ki, emeklerimizi, birikimlerimizi, yıllarımızı, ömürlerimizi, dağlarımızı, madenlerimizi, akarsularımızı, ormanlarımızı, umutlarımızı, geleceğimizi ve evlatlarımızı yutuyor. Bu iktidardan, yarattığı sistemden ve hepimizi sapladığı bataklıktan kurtulamazsak gideceğimiz yer, daha fazla yoksulluk, daha fazla umutsuzluk, daha fazla kayırmacılık, daha fazla adaletsizliktir. Emekçinin dağa dönmüş dertleri ancak ve ancak bu dertlerle hemhal olan bir iktidar ile çözülebilir. Bu iktidar da İYİ Parti iktidarıdır.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Okullarımızda, evlerimizde ve sokaklarımızda sessiz bir yıkım yaşanmaktadır'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Okullarımızda, evlerimizde ve sokaklarımızda sessiz bir yıkım yaşanmaktadır. Bu, evlatlarımızın geleceğini sarsan bir çöküştür. Önce Şanlıurfa ardından Kahramanmaraş. Okul koridorlarında patlayan silahlar 10 canımızı hayattan koparmıştır. Yaşanan acı olaylar karşısında Millî Eğitim Bakanlığı okulları adeta birer kaleye dönüştürmeye çalışmaktadır. Betonu toprağa, rantı ise insana tercih etmenin bedeli, çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği üzerinden ödenmektedir. Ekonomik buhran evvela mideleri boş bırakmakta ardından çocukluk masumiyetini çalmaktadır. Maddi imkânsızlık yüzünden sosyalleşemeyen, spora gidemeyen veya bir kursa yazılamayan yavrularımız dört duvar arasına mahkûm edilmektedir. Sokaktan ve akran etkileşiminden kopan zihinleri ekranlar gasbetmektedir. Sanal dünya, derin yoksulluğun en ucuz uyuşturucusuna dönüşmüştür. Mideler boşken zihinler ekranların karanlık dehlizlerinde kaybolurken, okullardaki o demir kapılar kimseyi korumaya yetmeyecektir. Küresel krizleri, kapanan ticaret yollarını, Merkez Bankası rezervlerini ve kurdaki tahribatı her gün konuşuyoruz. Oysa en büyük stratejik rezervimiz olan evlatlarımızı hızla tükettiğimizi görmezden geliyoruz. Eğer bir millet, en kıymetli varlığı olan evlatlarını besleyemiyor ve onları okulda dahi koruyamıyorsa söz hükmünü yitirir. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'><strong>'Yalnızca sağlık sistemi değil vatandaşlık bağı da çöker'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Vatandaşlık, yalnızca nüfus cüzdanı taşımak değildir. Vatandaşlık, çocuğunu okula güvenle gönderebilmek, hastalandığında devlete yaslanabilmek, muhtaç olduğunda kapı kapı dolaşmadan hizmet alabilmektir. Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki sağlıkta da sorun bina değil sistem sorunudur. Bu sistem, vatandaşı hasta yatağında, hekimi görev başında, milleti de çaresizlik karşısında yalnız bırakmaktadır. Bu mesele yalnızca MR sırası, tomografi günü, muayene randevusu meselesi değildir. Bu mesele devletin vatandaşına 'sen benim insanımsın' diyebilme kudretidir. Devasa hastaneler yaptınız ama vatandaş hâlâ randevu bulamıyor. Aylarca tetkik sırası bekliyor. Hele ki kanser şüphesiyle zamanla yarışanlar bile bekletiliyorsa burada başarıdan söz edilemez. Sağlık çalışanlarımız tükenmiş durumda. Onları değersizleştiren, yurt dışına gitmeye mecbur bırakan bir düzen kabul edilemez. Vatandaş çareyi özel hastanelerde, borçla arıyorsa bu sistem adil değildir. Bu sosyal devlet ilkesinin zedelendiğinin açık göstergesidir. Çünkü devlet, vatandaşını hasta yatağında piyasanın insafına terk ederse, orada yalnızca sağlık sistemi değil vatandaşlık bağı da çöker.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Bu yıkımın sorumlusu, demokrasi değil bizzat demokrasi yoksunluğudur'</strong></p> <p style='text-align: left;'>İçeride vatandaşlık bağını aşındırırsanız, kurumları şahsileştirirseniz, Cumhuriyet aklını zayıflatırsanız, dışarıdan gelen her telkin kendine alan bulur. İçeride devleti imtiyazlı ailelere tek adam ve maiyetine teslim edenler dışarıda da utanmadan milletlere monarşi reklamı yapanları cesaretlendirir. Geçtiğimiz hafta ABD Büyükelçisi Tom Barrack, yine talihsiz açıklamalarda bulundu. Kendisi züccaciye dükkânına tayin edilmiş, arsız bir fil olarak görev yapmaktadır. Yine had sınırlarını umursamayarak, patronunun niyetlerini faş etmiştir. Orta Doğu'da demokrasinin çalışmadığını ve şefkatli monarşilere ihtiyaç olduğunu söylemiştir. Her kötülüğü böyle tatlı tatlı anlatabiliyorlar. Bu sefire şunu hatırlatmak isterim; Orta Doğu'da çalışmayan demokrasi değil, 2003 senesindeki ABD işgali sonrası kurulan ucube siyasal yapı olmuştur. ABD yönetimi Saddam rejimini yıkmakla kalmamış, bütün Irak bürokrasisini de suçlu ilan ederek Irak devletinin çökmesine zemin hazırlamıştır. Böylece ülke iç savaşa sürüklenmiş ve IŞİD gibi örgütlere alan açılmıştır. Yani ortada demokrasinin başarısızlığı değil bir grup düşük zekâlı veya kötü niyetli Amerikalı siyasetçinin mahvettiği bir ülke vardır. Bu yıkımın sorumlusu, demokrasi değildir. Bizzat demokrasi yoksunluğudur.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Çözüm sürecinde, Tom Barrack haliyle çok mutlu oluyordur'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Elimizde Cumhuriyet'in bu büyüleyici mirası varken, Barrack'ın açıklamalarının canımızı sıkan bir diğer tarafı ise şefkatli monarşi denerek övülen rejimlerin Türkiye için de bir modele dönüşme olasılığıdır. Zira içinde yaşadığımız dönem, bu tip bir hanedan projesine hevesli olanları teker teker ortaya çıkarmıştır. Bir yanda, Cumhurbaşkanı ve yardımcılarını etnik ve mezhepsel kimliklerine göre belirleme hayalleri kuranlar vardır. Diğer yanda, Erdoğan'ın eline mühür verip ferman bekleyenler vardır. Bunların da ötesinde fiili olarak, artık iyice aile devletine dönüşen bir yapı ülkemizde kök salmaktadır. Tıpkı Körfez ülkelerinde olduğu gibi, Varlık Fonu Türkiye'de de ekonomiyi domine etmektedir. Bu fona bağlı dev kamu şirketlerini yönetmek ise sadece bir ailenin mensuplarına nasip olmaktadır. Geçmişte parti devleti derdik. Üzülerek söylüyorum ki, parti devletinden bile daha geriye gittiğimiz, artık sadece belirli ailelerin kurumları yönetme imtiyazına sahip olduğu bir dönem yaşıyoruz. Bütün bu aktörler bir araya gelince, mesela çözüm sürecinde, Tom Barrack haliyle çok mutlu oluyordur. Merhametli bir monarşi kuruluyor diye seviniyordur.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'Tek adam yönetimi, en büyük milli güvenlik sorunudur'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Tek adam yönetimi, devlet egemenliğinin tek bir kişiye ve onun maiyetine bırakılması tüm milletlerin en büyük milli güvenlik sorunudur. Bizim için de milletimizin hürriyetçi özünün yıpratılması, Meclisimizin itibar kaybetmesi en büyük güvenlik sorunudur. Unutulmasın; Sevr'i imzalayarak vatana tecavüzü kabul eden hainler de saltanat şurasının üyeleridir. Türk egemenliğine kasteden işgalciler, milletle ve onun temsilcisi meclisle müzakere edemeyeceklerini biliyorlardı. Bu yüzden tek adamı tercih ettiler. Bugün yeni işgalci zihinler, bizlere yalan bir geçmiş dayatmakta, ruh kökümüze yabancı bir fikri aşılamaya çalışmaktadır. İşte mağlup edeceğimiz şey budur. 106 yıl önce bu millet egemenliği saraydan aldı, Meclis'e verdi. Teslimiyetten aldı, hürriyete verdi. Korkudan aldı, mücadeleye verdi. Bugün o egemenliği yeniden saraylara, ailelere, yabancı akıllara, masa altı pazarlıklara, atanmış monarşi sevdalılarına ve tek adamın maiyetine teslim etmeyeceğiz. Biz, 106 yıl önce reddettiğimiz teslimiyeti bugün yeni adlarla kabul etmeyeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iyi-parti-grup-toplantisi-musavat-dervisoglu-mesele-muhurse-nemrudun-da-muhru-vardi-mesele-onu-nasil-kullandiginizdir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:44:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/iyi-parti-grup-toplantisi-musavat-dervisoglu-mesele-muhurse-nemrudun-da-muhru-vardi-mesele-onu-nasil-kullandiginizdir.jpg" type="image/jpeg" length="26719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muratpaşa'da 'Çiçek Desenleri Günleri' için geri sayım başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/muratpasada-cicek-desenleri-gunleri-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/muratpasada-cicek-desenleri-gunleri-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muratpaşa Belediyesi'nin bu yıl ikinci kez düzenleyeceği 'Çiçek Desenleri Günleri' için hazırlıklar sürüyor. Fener Mahallesi Ziya Gökalp Parkı'nda 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleşecek etkinlikte kullanılacak çiçeklerden desen krokilerine, uygulama zeminlerinden peyzaj süslemelerine kadar tüm detaylar belediyenin üretim tesislerinde hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANTALYA)</strong> - Muratpaşa Belediyesi'nin bu yıl ikinci kez düzenleyeceği 'Çiçek Desenleri Günleri' için hazırlıklar sürüyor. Fener Mahallesi Ziya Gökalp Parkı'nda 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleşecek etkinlikte kullanılacak çiçeklerden desen krokilerine, uygulama zeminlerinden peyzaj süslemelerine kadar tüm detaylar belediyenin üretim tesislerinde hazırlanıyor.</p> <p>Muratpaşa Belediyesi'ne ait bitki üretim tesislerinde etkinlik için tam 130 bin dal çiçek yetiştirildi. Tagetes, karanfil, osteospermum, zinnia ve petunya gibi baharın en renkli türleri, falezlerin denizle buluştuğu parkta görsel bir şölen sunmaya hazırlanıyor. Ayrıca, etkinlik alanını süsleyecek dekoratif peyzaj ürünleri ile öğrencilerin desenlerini uygulayacağı özel zeminler de yine belediyenin üretim tesislerinde hazırlanıyor.</p> <p><strong>Liseler en güzel desen için yarışacak</strong></p> <p>Çiçek Desenleri Günleri'nde bu yıl 10 lise yarışacak. Organizasyona Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi, Metin Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi, Akant Koleji, Bahçeşehir Koleji, Özel Renk Okulları Anadolu Lisesi, Antalya Barosu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, TED Koleji, Vizyoner Koleji, Antalya Anadolu Lisesi ve ODTÜ Gençlik Parkı öğrencileri katılacak.</p> <p>Öğrenciler, görsel sanatlar öğretmenleri rehberliğinde, 10'ar kişilik ekipler halinde daha önce hazırladıkları çiçek desenlerini zemine uygulayacak. Kesme çiçekler ve çeşitli doğal dekoratif malzemelerin kullanılacağı çalışmalar, belirlenen süre içinde tamamlanacak.</p> <p><strong>Ersan Tay sahne alacak</strong></p> <p>Çalışmaların tamamlanmasının ardından beş kişilik jüri tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda dereceye giren takımlar belirlenecek ve ödüllendirilecek. Ödül töreni, 9 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00'da gerçekleştirilecek. Ödül töreninin ardından ise alanda Ersan Tay sahne alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Antalya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/muratpasada-cicek-desenleri-gunleri-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:39:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/muratpasada-cicek-desenleri-gunleri-icin-geri-sayim-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="44640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, farklı kıtalardan gelen onlarca türü ağırlıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediyesi-hayvanat-bahcesi-farkli-kitalardan-gelen-onlarca-turu-agirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediyesi-hayvanat-bahcesi-farkli-kitalardan-gelen-onlarca-turu-agirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de doğa sevgisini ve biyolojik çeşitliliği buluşturan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, yeni misafirleriyle büyümeye devam ediyor. Türkiye'nin en dikkat çeken yaşam alanlarından biri olan hayvanat bahçesi, farklı kıtalardan gelen onlarca türü ağırlayarak ziyaretçilerini adeta bir dünya turuna çıkartacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR)</strong> - Eskişehir'de doğa sevgisini ve biyolojik çeşitliliği buluşturan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, yeni misafirleriyle büyümeye devam ediyor. Türkiye'nin en dikkat çeken yaşam alanlarından biri olan hayvanat bahçesi, farklı kıtalardan gelen onlarca türü ağırlayarak ziyaretçilerini adeta bir dünya turuna çıkartacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Afrika'dan Güney Amerika'ya, Uzak Doğu'dan Anadolu'ya uzanan geniş bir yelpazede hayvan çeşitliliğini artıran yeni üyeler arasında; Beyaz Yüzlü Saki, tembel hayvan, marabu leyleği, alligatör timsah ve Aldabra dev kaplumbağası gibi dikkat çekici türler yer alıyor. Bunun yanı sıra gümüş yanaklı boynuzgaga, çekiç başlı leylek, kelaynak ve Filipin ördeği gibi kuş türleri ile kırmızı ayaklı kaplumbağa, Afrika mahmuzlu kaplumbağa ve timsah kapan kaplumbağası gibi sürüngenler de hayvanat bahçesine ayrı bir renk kattı.</p> <p>Ziyaretçilerin ilgisini çekecek diğer türler arasında yeşil ağaç pitonu ve anakonda gibi egzotik yılanlar, sitatunga ve nilgai gibi nadir memeliler, saz kedisi, sarı kuyruksüren, armadillo ve aguti gibi farklı coğrafyalardan gelen canlılar bulunuyor. Ayrıca tarantulalar ve büyük flamingolar da yeni yaşam alanlarında ziyaretçilerini bekliyor.</p> <p>Öte yandan, hayvanat bahçesi, sadece çeşitlilik açısından değil, doğa koruma misyonu açısından da önemli bir rol üstlenmeye devam ediyor. Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) Kırmızı Listesi'nde yer alan; asker ara papağanı, gergedan boynuzgaga ve Japon turnası (hassas türler), kızıl panda (nesli tükenmekte olan), beyaz yanaklı gibon ile kırmızı yakalı ve siyah-beyaz yakalı lemurlar (kritik derecede tehlike altında) gibi türler de Eskişehir'de koruma altına alındı.</p> <p>Hayvanat bahçesine kazandırılan bu özel türlerin, Kocaeli Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi'nin faaliyetlerini sonlandırması sonrası gerçekleştirilen titiz bir süreçle Eskişehir'e getirildiği belirtildi. Transfer süreci, Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği (EAZA) kapsamında yürütülen EEP-ESB program koordinatörlerinin onayıyla gerçekleştirilirken, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile tam koordinasyon içinde hareket edildi ve tüm işlemler yasal mevzuata uygun şekilde tamamlandı.</p> <p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yeni türlerin hayvanat bahçesine kazandırılmasıyla birlikte hem ziyaretçi deneyiminin zenginleşeceğini hem de nesli tehlike altındaki türlerin korunmasına yönelik çalışmaların daha da güçleneceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediyesi-hayvanat-bahcesi-farkli-kitalardan-gelen-onlarca-turu-agirliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:38:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/eskisehir-buyuksehir-belediyesi-hayvanat-bahcesi-farkli-kitalardan-gelen-onlarca-turu-agirliyor.jpeg" type="image/jpeg" length="12750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bolat, Bursa İş Dünyası İstişare Toplantısı'na katıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-bolat-bursa-is-dunyasi-istisare-toplantisina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-bolat-bursa-is-dunyasi-istisare-toplantisina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Bursa İş Dünyası İstişare Toplantısı'na katıldı. Bolat, Bursa'nın üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BURSA) -</strong> Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Bursa İş Dünyası İstişare Toplantısı'na katıldı. Bolat, Bursa'nın üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden olduğunu söyledi.</p> <p>Bursa İş Dünyası İstişare Toplantısı'na katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba ve BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.</p> <p>Bursa'nın üretim, ticaret ve ihracattaki faaliyetlerinin değerlendirildiği toplantıda, şehri daha ileri taşımak amacıyla istişarelerde bulunuldu.</p> <p>Bakan Ömer Bolat, küresel, ulusal ve bölgesel ölçekte örnekler eşliğinde, Türkiye'nin ticaret vizyonunu, Ticaret Bakanlığı'nın yürüttüğü faaliyetleri ve geleceğe yönelik potansiyel alanları aktardı.</p> <p>Bursa'nın üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, Bursa'nın ihracatının 2025 yılında yüzde 10 artış göstererek 20 milyar dolara ulaştığını, 2026 yılının ilk üç ayında da artış eğiliminin devam ettiğini söyledi.</p> <p>Kent ekonomisine sağlanan destek ve hibeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bolat, kentte 88 bin esnaf ile yaklaşık 100 esnaf ve sanatkâr odasının faaliyet gösterdiğini belirterek, ziyaretleri kapsamında TESKOMB kefaleti ve Halkbank kaynaklarıyla 200 milyon TL tutarında esnaf destek kredisinin hayata geçirileceğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bursa Valisi Erol Ayyıldız da Bursa'nın sanayisiyle, ihracatıyla ve girişimcilik ruhuyla Türkiye'nin üretim gücünü temsil ettiğini söyledi. Bursa'nın otomobilden tekstile, makineden gıdaya kadar birçok sektörde üretim altyapısına sahip olunduğunu söyleyen Vali Ayyıldız, iş dünyasının sahip olduğu dinamizm ve vizyonla ülke ekonomisine katkısını artırarak sürdüreceğini belirtti. Vali Ayyıldız, Bursa'nın gücüne güç katmak amacıyla iş dünyasına destek olmaya devam edeceklerini söyledi.</p> <p><strong>'Ortak akılla hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü sonuçlar alacağımıza inanıyorum'</strong></p> <p>Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, rekabetin her zamankinden daha çetin hale geldiğinin altını çizerek, şunları söyledi:</p> <p>'Tedarik zincirleri değişmekte, yeni pazarlar oluşmakta, üretim anlayışı dönüşmektedir. Böyle bir tabloda belirleyici unsurlar; şehirlerin refleksi, kurumların uyumu ve iş dünyasının gücüdür. Bursa'nın bu anlamda önemli bir avantajı bulunmaktadır. Köklü bir üretim kültürü, güçlü bir sanayi ve ticaret altyapısı ve dış pazarlara açılma konusunda ciddi bir tecrübe birikimine sahibiz. Bizim hedefimiz bu avantajı daha da ileri taşımaktır. Daha yüksek katma değer üreten, teknolojiye daha fazla yatırım yapan, sürdürülebilirlik konusunda daha güçlü adımlar atan bir Bursa için çalışıyoruz. Bu süreçte Bakanlığımızla kurulacak iş birliklerinin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Aynı şekilde iş dünyamızın sahadaki tecrübesi ve önerileri de bizim için yol gösterici olmaya devam edecektir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşmanın da bu açıdan önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Ortak akılla hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü sonuçlar alacağımıza inanıyorum.'</p> <p>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise BTSO'nun yürüttüğü çalışmalar ve projelere ilişkin, 'Tüm başarı hikayelerimiz güçlü bir kamu ve özel sektör iş birliğinin ürünüdür. Sağlanan imkânlar, Bursa'nın üretim gücünü büyütmekte, ticaretini derinleştirmekte ve girişimcimizin ufkunu dünya pazarlarına taşımaktadır. Destekleriniz için sizlere ve Bakanlığımızın değerli kadrolarına teşekkür ederim' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-bolat-bursa-is-dunyasi-istisare-toplantisina-katildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:27:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-bolat-bursa-is-dunyasi-istisare-toplantisina-katildi.jpeg" type="image/jpeg" length="70128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Isparta Zafer Partisi İl Başkanı Yılmaz, Senirkent Devlet Hastanesi arazisinin satışına karşı olduklarını bildirdi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/isparta-zafer-partisi-il-baskani-yilmaz-senirkent-devlet-hastanesi-arazisinin-satisina-karsi-olduklarini-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/isparta-zafer-partisi-il-baskani-yilmaz-senirkent-devlet-hastanesi-arazisinin-satisina-karsi-olduklarini-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Isparta İl Başkanı Ercan Yılmaz, Senirkent Devlet Hastanesi'ne ait alanın özelleştirilmesine karşı çıktıklarını bildirerek, 'Senirkent'in malını kimlere peşkeş çekiyorsunuz? Bu alanın kamuya ait olarak kalmasını ya da Senirkent Belediyesi'ne devredilerek değerlendirilmesini öneriyoruz. TOKİ, KYK yurdu, huzurevi ya da yeşil alan olarak değerlendirilmesi gerekmektedir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Gökdeniz CAN<br /></strong><br /><strong>(ISPARTA) -</strong> Zafer Partisi Isparta İl Başkanı Ercan Yılmaz, Senirkent Devlet Hastanesi'ne ait alanın özelleştirilmesine karşı çıktıklarını bildirerek, 'Senirkent'in malını kimlere peşkeş çekiyorsunuz? Bu alanın kamuya ait olarak kalmasını ya da Senirkent Belediyesi'ne devredilerek değerlendirilmesini öneriyoruz. TOKİ, KYK yurdu, huzurevi ya da yeşil alan olarak değerlendirilmesi gerekmektedir' dedi.</p> <p>Yılmaz, düzenlediği basın toplantısında, Senirkent'te 18 bin 268 metrekarelik alanda yer alan ve yeşil alan niteliği de bulunan Senirkent Devlet Hastanesi açık alanının ihale usulüyle özelleştirileceğinin ifade edildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Daha önce birçok örnekte görüldüğü gibi bu satışın yandaşlara ihale edilme ihtimali bulunduğunu' söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:</p> <p>'Zafer Partisi Isparta İl Başkanlığı olarak bu satışa karşı çıkıyoruz. Senirkent'in malını kimlere peşkeş çekiyorsunuz? Bu alanın kamuya ait olarak kalmasını ya da Senirkent Belediyesi'ne devredilerek değerlendirilmesini öneriyoruz. TOKİ, KYK yurdu, huzurevi ya da yeşil alan olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Mevcutta bulunan 3 katlı eski devlet hastanesinin güçlendirilerek değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyorum. Senirkent'in kendi öz mirasına sahip çıkacağız.'</p> <p><strong>'Her şeyi satıyorsunuz, peki yerine ne koyuyorsunuz? Hiçbir şey'  </strong></p> <p>Zafer Partisi Genel Başkan Danışmanı Aydın Apaydın ise 'satış meselesinin kendilerini şaşırtmadığını' ifade ederek, şöyle konuştu:</p> <p>'Sağlık Bakanlığı'na ait 54 parça taşınmazın satışa çıkarılması, uzun süredir devam eden bir anlayışın sonucudur. Yöre halkına sormak yok, millete danışmak yok, 'Bu alanlar yarın bize lazım olur mu?' diye düşünmek yok. Her şeyi satıyorsunuz, peki yerine ne koyuyorsunuz? Hiçbir şey. Üstelik sattığınız yerler Cumhuriyet dönemi eserleridir. Bu konu ulusal gündeme taşındığı andan itibaren Zafer Partisi Genel Merkezi'nin de gündemine girmiştir. Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ başta olmak üzere tüm kurullarımız bu satışa karşı olduklarını açıkça ifade etmiştir. Bu alanın Senirkent halkının öz malı olduğuna inanıyoruz. Belediye ya da kaymakamlık öncülüğünde burada KYK yurdu yapılması ilçenin en büyük talebidir. Zafer Partisi olarak bir santim daha kamu malının satışını kabul etmiyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Isparta</category>
      <guid>https://www.haber500.com/isparta-zafer-partisi-il-baskani-yilmaz-senirkent-devlet-hastanesi-arazisinin-satisina-karsi-olduklarini-bildirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:26:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/isparta-zafer-partisi-il-baskani-yilmaz-senirkent-devlet-hastanesi-arazisinin-satisina-karsi-olduklarini-bildirdi.jpg" type="image/jpeg" length="37325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilginler Apartmanı davasında tek sanık beraat etti... Mahkemeden belediye görevlileri hakkında suç duyurusu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bilginler-apartmani-davasinda-tek-sanik-beraat-etti-mahkemeden-belediye-gorevlileri-hakkinda-suc-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bilginler-apartmani-davasinda-tek-sanik-beraat-etti-mahkemeden-belediye-gorevlileri-hakkinda-suc-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği apartmana ilişkin davada, tutuksuz yargılanan tek sanık Mustafa Vahit Soyman beraat etti. Mahkeme heyeti, dönemin belediye görevlileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet Duran ÖZKAN</strong></p> <p><strong>(MALATYA)-</strong> 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği apartmana ilişkin davada, tutuksuz yargılanan tek sanık Mustafa Vahit Soyman beraat etti. Mahkeme heyeti, dönemin belediye görevlileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.</p> <p>Malatya'da, 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri'nin ilkinde, Battalgazi ilçesi Hamidiye Mahallesi Emeksiz Caddesi üst geçidi yanında bulunan 6 katlı Bilginler Apartmanı'nın yıkılması sonucu 7 kişi hayatını kaybetti.</p> <p>Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, binanın müteahhidinin vefat etmiş olması nedeniyle hakkında kamu davası açılmadığı belirtildi. Binanın fenni mesulü Mustafa Vahit Soyman hakkında ise 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan dava açıldı.</p> <p>Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya müşteki ve sanık avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı, davanın tek sanığı olan teknik sorumlu Mustafa Vahit Soyman'ın 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan cezalandırılmasını talep etti.</p> <p><strong>'Teknik sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varıldı'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mahkeme heyeti, sanık Mustafa Vahit Soyman'ın binanın yapımı sırasında yalnızca ilk iki katın inşasından sorumlu olduğunu, daha sonraki süreçte projeye aykırı uygulamalar nedeniyle teknik sorumluluktan istifa ettiğinin anlaşıldığını belirtti. Bu gerekçeyle, binanın yıkılmasında sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varılarak beraatine karar verildi.</p> <p>Mahkeme heyeti ayrıca, dönemin belediye görevlileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Malatya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bilginler-apartmani-davasinda-tek-sanik-beraat-etti-mahkemeden-belediye-gorevlileri-hakkinda-suc-duyurusu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:25:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bilginler-apartmani-davasinda-tek-sanik-beraat-etti-mahkemeden-belediye-gorevlileri-hakkinda-suc-duyurusu.jpeg" type="image/jpeg" length="46168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu'ndan, CHP'li Yavuzyılmaz'ın iddialarına yanıt: 'Süreç kendi seyrinde devam ederken, suyu bulandırmaya çalışmanın bir anlamı yok']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-uraloglundan-chpli-yavuzyilmazin-iddialarina-yanit-surec-kendi-seyrinde-devam-ederken-suyu-bulandirmaya-calismanin-bir-anlami-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-uraloglundan-chpli-yavuzyilmazin-iddialarina-yanit-surec-kendi-seyrinde-devam-ederken-suyu-bulandirmaya-calismanin-bir-anlami-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz'ın 'düşen Libya uçağı, şüpheli İsrail jeti ve kayıp kamera kayıtları' iddialarına ilişkin, 'Soruşturma, Cumhuriyet Savcılığımızın yönetiminde devam ediyor. Biz de kendi incelemelerimizi tamamladık. Kara kutu olarak bilinen kayıt cihazlarının incelemelerini ve çözümlerini bitirdik, bunları savcılığa da sunduk. Süreç kendi seyrinde olması gereken hassasiyetle devam ederken, suyu bulandırmaya çalışmanın bir anlamı yok. Deniz Yavuzyılmaz'ın söylediklerini yalanlamaktan biz bıktık, o bıkmadı.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz'ın 'düşen Libya uçağı, şüpheli İsrail jeti ve kayıp kamera kayıtları' iddialarına ilişkin, 'Soruşturma, Cumhuriyet Savcılığımızın yönetiminde devam ediyor. Biz de kendi incelemelerimizi tamamladık. Kara kutu olarak bilinen kayıt cihazlarının incelemelerini ve çözümlerini bitirdik, bunları savcılığa da sunduk. Süreç kendi seyrinde olması gereken hassasiyetle devam ederken, suyu bulandırmaya çalışmanın bir anlamı yok. Deniz Yavuzyılmaz'ın söylediklerini yalanlamaktan biz bıktık, o bıkmadı.' dedi.  </p> <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al Haddad ve maiyetindeki 4 kişi ile 3 kişilik mürettebatı taşıyan özel jetin 23 Aralık'ta Ankara'nın Haymana ilçesi yakınlarına düşmesi ile ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz'ın iddialarına ilişkin soruyu yanıtlayan Uraloğlu, şunları söyledi: </p> <p data-start='0' data-end='322'>'Burada düşen bir uçak var, ölen insanlar var. Elbette burada gösterilmesi gereken en yüksek hassasiyetin gösterilmesi lazım. Bu herkes için geçerli. Zaten olayın ilk anından itibaren hem biz gerekli incelemeleri başlattık, hem de kaza kırım ekibimiz incelemelere başladı. Ayrıca adli makamlar, Cumhuriyet Savcılığı bu işe el koymuş durumda. Dolayısıyla soruşturma, Cumhuriyet Savcılığımızın yönetiminde devam ediyor. Biz de kendi incelemelerimizi tamamladık. Kara kutu olarak bilinen kayıt cihazlarının incelemelerini ve çözümlerini bitirdik, bunları savcılığa da sunduk. Süreç kendi seyrinde olması gereken hassasiyetle devam ederken, suyu bulandırmaya çalışmanın bir anlamı yok. Deniz Yavuzyılmaz'ın söylediklerini yalanlamaktan biz bıktık, o bıkmadı. Her seferinde yeni iddialar ortaya koyuyor. 'Ya tutarsa' diyor. Eğer gerçekten samimi olarak katkı sağlamak istiyorsa, elinde bizim bilmediğimiz bir bilgi varsa bunu bize versin, bu işin mahremiyetine de dikkat ederek.</p> <p data-start='1427' data-end='1722'>Ama durum böyle değil. Ortaya bir iddia atıyor, tutmuyor. Çünkü doğru değil. Bu sefer de yeni bir şey söylüyor. Bu nedenle tek tek bütün söylediklerine cevap vermek istemiyorum. Ancak gerekli hassasiyetin oluşturulduğunu ve soruşturmanın bu hassasiyetle yürütüldüğünü özellikle belirtmek isterim. Oradaki arkadaşımız vekaleten görev yapıyordu. Zaten bu olay olduğunda da oradaydı. Havalimanlarında işler hızlı yürüsün diye önce vekaleten görevlendirme yapılır, birçok yerde böyle olur, daha sonra asaleten atama yapılır. Buradaki süreç tamamen budur ve bu olaydan bağımsızdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-uraloglundan-chpli-yavuzyilmazin-iddialarina-yanit-surec-kendi-seyrinde-devam-ederken-suyu-bulandirmaya-calismanin-bir-anlami-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:18:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-uraloglundan-chpli-yavuzyilmazin-iddialarina-yanit-surec-kendi-seyrinde-devam-ederken-suyu-bulandirmaya-calismanin-bir-anlami-yok.jpg" type="image/jpeg" length="88453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Karabat: Vergide denge kurulmadan ekonomide düzlüğe çıkılmaz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozgur-karabat-vergide-denge-kurulmadan-ekonomide-duzluge-cikilmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozgur-karabat-vergide-denge-kurulmadan-ekonomide-duzluge-cikilmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, 'Gelirine bakılmadan herkes aynı vergiyi ödüyor. Ekmeğe de aynı vergi, lükse de. Buna adalet demek mümkün değil, bu model sürdürülebilir değil. Adaletsizliği derinleştirerek refah artmaz. Vergide denge kurulmadan ekonomide düzlüğe çıkılmaz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, 'Gelirine bakılmadan herkes aynı vergiyi ödüyor. Ekmeğe de aynı vergi, lükse de. Buna adalet demek mümkün değil, bu model sürdürülebilir değil. Adaletsizliği derinleştirerek refah artmaz. Vergide denge kurulmadan ekonomide düzlüğe çıkılmaz' dedi.</p> <p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p> <p>'Dünyada vatandaşını bu kadar aleni bir şekilde 'sömüreceğim' diyen başka bir iktidar daha yoktur. Yine rantçılara ve zenginlere vergi istisnası getirildi, vatandaşa da 'sen KDV ve ÖTV ödemeye devam et' denildi. Varlık Barışı adı altında yurt dışından getirilecek para, altın ve menkul kıymetlerden vergi alınmayacak. Ayrıca yüzde 25 olan Kurumlar Vergisi imalatçı ihracatçılar için yüzde 9'a, diğer ihracatçılar için yüzde 14'e düşürüldü. İhracatçıların desteklenmesi gerektiğini en çok dile getiren CHP'dir. Ancak bu yolla değil. Kâr etme sorunu yaşayan ihracatçılara getirdiğiniz Kurumlar Vergisi indirimi semboliktir, bir faydası yoktur. Bunu da pakete ekleyerek esas varlık barışı ile gelecek kirli paraların gölgelenmesi istenmektedir.</p> <p>Sanayicinin üzerindeki imalat maliyetinin düşürülmesi ve buna yönelik teşviklerin acil devreye alınması gerekmektedir. Petrol varil fiyatları 100 doların üzerinde uzun süre kalacağa benziyor. Lojistik ve petrokimya hammadde fiyatları da hızla artıyor. Sanayiciyi vuran esas maliyet budur. Türkiye'nin ara malı ve hammadde ithalatını düşürecek en az 4-5 tane petrokimya tesisi yapılmalı diye yıllardır üzerine basa basa söylüyoruz. 23 yılda bunu yapmayan AKP, sanayiciyi ve vatandaşı pahalılığa mahkum etmiştir.</p> <p><strong>'Adaletsizliği derinleştirerek refah artmaz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Burada AKP'nin esas yaptığı, vatandaşın üzerindeki dolaylı vergi yükünü artırmak, kamunun finansmanını sadece halka yüklemektir. Türkiye'de dolaylı vergilerin oranı yüzde 62 civarındadır. OECD ortalaması ise yüzde 45,3'tür ve Türkiye dolaylı vergilerde OECD içinde en yüksek üçüncü ülkedir. Bundan tam 3 yıl önce rasyonel politikalar diyerek yüzde 18 olan KDV'yi yüzde 20'ye çıkaran Mehmet Şimşek ise dolaylı vergileri azaltmayı hedefledikleri yalanını sürekli dile getirmektedir. </p> <p>Uygulamalar ve veriler ortadadır. Türkiye'ye gelecek milyarlarca dolarlık kirli paradan vergi almayan Mehmet Şimşek, söz konusu vatandaş olunca KDV, ÖTV ve stopaj gibi vergileri acımadan toplamaktadır. Gelirine bakılmadan herkes aynı vergiyi ödüyor. Ekmeğe de aynı vergi, lükse de. Buna adalet demek mümkün değil. Bu model sürdürülebilir değil. Adaletsizliği derinleştirerek refah artmaz. Vergide denge kurulmadan ekonomide düzlüğe çıkılmaz.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozgur-karabat-vergide-denge-kurulmadan-ekonomide-duzluge-cikilmaz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:15:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ozgur-karabat-vergide-denge-kurulmadan-ekonomide-duzluge-cikilmaz.jpeg" type="image/jpeg" length="99100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Yol Grup Toplantısı... Ali Babacan: 'Üretimi desteklemeden, ürün bolluğunu sağlamadan bu ülkede enflasyon düşmez']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-ali-babacan-uretimi-desteklemeden-urun-bollugunu-saglamadan-bu-ulkede-enflasyon-dusmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-ali-babacan-uretimi-desteklemeden-urun-bollugunu-saglamadan-bu-ulkede-enflasyon-dusmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'Gerçekten enflasyonla mücadele etmek istiyorsanız bunun yolu bellidir. Kemer sıkmak istiyorsanız bunu işçiden, memurdan, emekliden değil önce devletin harcamalarından başlatın. İhalelerdeki savrukluğu bitirin, kamuya yük olan lüksten feragat edin. 'İtibardan tasarruf olmaz' diyor bunu diye diye ülke bu hale geldi. En önemlisi de üretimi destekleyin üretimi ancak böyle düzeltirsiniz ekonomiyi. Üretimi desteklemeden, ürün bolluğunu sağlamadan bu ülkede enflasyon düşmez' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -</strong> DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'Gerçekten enflasyonla mücadele etmek istiyorsanız bunun yolu bellidir. Kemer sıkmak istiyorsanız bunu işçiden, memurdan, emekliden değil önce devletin harcamalarından başlatın. İhalelerdeki savrukluğu bitirin, kamuya yük olan lüksten feragat edin. 'İtibardan tasarruf olmaz' diyor bunu diye diye ülke bu hale geldi. En önemlisi de üretimi destekleyin üretimi ancak böyle düzeltirsiniz ekonomiyi. Üretimi desteklemeden, ürün bolluğunu sağlamadan bu ülkede enflasyon düşmez' dedi.</p> <p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  </p> <p>1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlayarak sözlerine başlayan Babacan, 'Bir ülkenin gerçek gücünü forslarının önünde verilen pozlardan anlayamazsınız, lüks makam odalarında verilen karelerden de göremezsiniz. Ülkenin gerçek gücü sabahın ilk ışıklarında işe giden besmele ile vardiyasına başlayan, yeraltında, yerüstünde nefes tüketen emekçilerdir. Eğer emekçi yorgunsa ülke de yorgundur' diye konuştu.</p> <p>Tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle Kurtuluş Parkı'nda açlık grevi yapan Doruk Madencilik işçilerine ilişkin konuşan Babacan, şunları söyledi: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Yerin altında ömür tüketen insanlar yerin üstünde açlığa mahkum oldular. Dün uzlaşma sağlandığı söylendi, sözler verildi. Göreceğiz, hepsinin takipçisi olacağız. Biliyorsunuz her 1 Mayıs Türkiye'de gerginliklere sahne olur. Öyle anlaşılıyor ki ülkeyi yönetenler 1 Mayıs'ta beklenen gerginliklerle bu protestoların birleşmesini istemediler apar topar 'sorun çözüldü' dediler. Umarız verilen sözler tutulur, taahhütler yerine gelir, madencilerimizin hakları teslim edilir.'</p> <p><strong>'Bu kötü yönetim, bu iş bilmez kadro ülkeyi gerçekten perişan etti'</strong></p> <p>Babacan, ülkede fakirliğin derinleştiğini ifade ederek, şöyle devam etti:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='0' data-segment-label='00:00' data-rt-id='b1IVN1' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'İnsanlar çalışıyor ama geçinemiyor. Emek var, karşılığı yok. Pazara çıkan vatandaş fiyat etiketlerine bakıp geri dönüyor. Emeklimizin maaşı ayın ortasında tükeniyor. Gençler hayal kurmak yerine yarınlarla ilgili büyük kaygılar yaşıyoruz. Bu kötü yönetim, bu iş bilmez kadro ülkeyi gerçekten perişan etti. Biliyorsunuz Sayın Erdoğan'ın bir zamanlar iktidara gelmeden önce bir çay simit hesabı vardı. Derdi ki, 'beş kişilik bir aile üç öğün sadece çay simit yese bunun toplam bir aylık masrafı asgari ücretin üzerinde' derdi. Şimdi ben tam da Sayın Erdoğan'ın o günkü iktidara söylediklerini şimdi kendisine söylüyorum çünkü Başkanlık Sistemi ülkeye geldiğinden bu yana tek yetkili, o tek imzayla aklına gelen her şeyi yapıyor. Bırakın attığı imzayı, dönüyor yargıda da başkalarının attırdığı tek imzalarla aklına geleni yapıyor. Kendi ifadeleriyle bugün kendisine sesleniyorum, 'Bu zalim yönetim bu aziz millete bir çayla simidi layık görmüyor.' Asgari ücret çayla simide bile yetmiyor. İşte ülkenin ekonomik durumu, ekonomik tablosu bu.'</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='0' data-segment-label='00:00' data-rt-id='b1IVN1' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Adaleti yok edip bu ülkenin ekonomisini düzeltemezsiniz' diyen Babacan, 'Gerçekten enflasyonla mücadele etmek istiyorsanız bunun yolu bellidir. Kemer sıkmak istiyorsanız bunu işçiden, memurdan, emekliden değil önce devletin harcamalarından başlatın. İhalelerdeki savrukluğu bir bitirin, kamuya yük olan lüksten feragat edin. 'İtibardan tasarruf olmaz' diyor bunu diye diye ülke bu hale geldi. En önemlisi de üretimi destekleyin üretimi ancak böyle düzeltirsiniz ekonomiyi. Üretimi desteklemeden, ürün bolluğunu sağlamadan bu ülkede enflasyon düşmez' değerlendirmesinde bulundu. </p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='0' data-segment-label='00:00' data-rt-id='b1IVN1' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'İktidardakilere sesleniyorum, sizin bu millete bir kastınız mı var arkadaş?'</strong></p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='0' data-segment-label='00:00' data-rt-id='b1IVN1' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın taksimetrelerle entegre Ödeme Kaydedici Cihaz (ÖKC) kullanımını 1 Eylül 2026'dan itibaren zorunlu hale getiren düzenlemesine tepki gösteren Babacan, 'Muhasebecisiydi, beyannamesiydi derken küçük bir taksici esnafını vergiye ve kırtasiyeye boğuyorlar. Bu adalet mi? Bu ekonomi politikası mı? İktidardakilere sesleniyorum, sizin bu millete bir kastınız mı var arkadaş? Ne yaptığınızı bilmiyorsunuz derdiniz nedir sizin?' dedi.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='0' data-segment-label='00:00' data-rt-id='b1IVN1' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Türkiye'ye yurt dışından gelen yatırımlara ilişkin, 'Bu ülkeye insanlar neden gelip doğrudan yatırım yapmıyorlar, sadece faiz için gelip gidiyorlar?' diye soran Babacan, şunları kaydetti:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='0' data-segment-label='00:00' data-rt-id='b1IVN1' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Bize faydası olan kalıcı sermaye güven, istikrar, öngörülebilirlik, hızlı ve adil işleyen bir yargı sistemi, adil bir rekabet ortamı, şeffaflık ister, hukuki güvenliğin olduğu bir mülkiyet düzeni ister. Şimdi düşünün, gazetecilerin, yazarların, siyasetçilerin, iş insanlarının en küçük bir eleştiride dahi gözaltına alındığı, tutuklandığı bir ülkeye sermaye niye gelsin? Ülke ekonomisine dair göstergelerin hayal mahsulü olduğu bir ülkeye sermaye niye gelsin? Nitelikli iş gücünün, beyinlerin yarınlarını başka yerlerde aradığı bir ülkeye sermaye niye gelsin? Ağaca, denize, nehre, göle, doğaya, hayvanlara hele hele insan hayatına saygı duyulmayan bir ülkeye sermaye niye gelsin? Dışarıdan bakıldığında Türkiye ekonomisi tam bir talan ekonomisi olarak görünüyor. Bu ülkenin yerli sermayesi bu ülkeden kaçarken dışarıdan sermaye getirmeye çalışıyorlar. Kaçana 'eve dön' diyorlar. Sen o kaçanın kaçma sebeplerini ortadan kaldırdın mı? Kaçan niye kaçtı bunu masaya yatırdın mı? O sebepler ortadan kalkmadan niye gelsin? Siz her Allah'ın günü hukuku çiğnerken kimse güvenip bu ülkeye parasını getirmez, faizciler hariç.'</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='0' data-segment-label='00:00' data-rt-id='b1IVN1' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Fırsat eşitliğinin olmadığı, ekonominin güven vermediği bir düzende gençler suç örgütlerinin ağını düşüyor'</strong></p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='120.52' data-segment-label='02:00' data-rt-id='b1IVN1a' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Hiçbir uyuşturucu şebekesi bürokrasinin ve siyasetin desteğini almadan varlığını sürdüremez' diyen Babacan, son dönemde uluslararası uyuşturucu baronları ve organize suç örgütü liderlerinin Türkiye'de yakalanmasına ilişkin, şunları söyledi:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='134.76' data-segment-label='02:14' data-rt-id='b1IVN1b' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Bu şebekeler nasıl bu kadar rahat hareket edebiliyor? Bu tabloya kimler müsaade ediyor ve nihayetinde kimler çıkar sağlıyor? Gerçekten dehşet verici bir tabloyla karşı karşıyayız. Her köşe başında torbacı var, okul önlerinde, park köşelerinde, sokak aralarında uyuşturucu satıcıları cirit atıyor. Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre sadece 2025 yılında 332 bin çocuk suça sürüklenmiş durumda. Kriz üstüne kriz yaşayan, eğitim sistemi zayıflayan, sosyal koruma mekanizmaları yetersiz kalan bir ülke aynı zamanda suçun da yaygınlaşması için uygun bir zemine dönüşür bugün yaşadığımız tam da budur. Ekonomik sıkışmışlık, eğitimde fırsat eşitsizliği, ailelerin giderek zorlaşan yaşam koşulları, bunların hepsi bir araya geldiğinde çocuklarımız ve gençlerimiz daha da savunmasız hale geliyor. Fırsat eşitliğinin olmadığı, ekonominin güven vermediği bir düzende gençler suç örgütlerinin ağını düşüyor. Eğer birileri 'Dünyada bu işten para kazanan var mı? Var. Nasıl olsa uyuşturucu alınıyor, satılıyor. Birileri kazanıyorsa bunu niye başkasına kaptıralım, biz Türkiye'de kazanalım' diyorsa, bunun vebalinin büyük olduğunu unutmasınlar.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yeni-yol-grup-toplantisi-ali-babacan-uretimi-desteklemeden-urun-bollugunu-saglamadan-bu-ulkede-enflasyon-dusmez</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:00:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/yeni-yol-grup-toplantisi-ali-babacan-uretimi-desteklemeden-urun-bollugunu-saglamadan-bu-ulkede-enflasyon-dusmez.jpg" type="image/jpeg" length="42361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay'da, 6 Şubat depremlerinde 36 kişiye mezar olan Zekiye Kırat Apartmanı davası: 'Binayı yapan da onayı veren de suçlu']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hatayda-6-subat-depremlerinde-36-kisiye-mezar-olan-zekiye-kirat-apartmani-davasi-binayi-yapan-da-onayi-veren-de-suclu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hatayda-6-subat-depremlerinde-36-kisiye-mezar-olan-zekiye-kirat-apartmani-davasi-binayi-yapan-da-onayi-veren-de-suclu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'ın Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi'nde bulunan Zekiye Kırat Apartmanı'nın 6 Şubat Maraş merkezli depremlerde yıkılması sonucu 36 kişi yaşamını yitirdi. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, tutuklu sanık olmaması ve yargı sürecinin uzaması aileleri isyan ettirdi. Müşteki avukatları, sanık lehine rapor veren akademisyenlerin kendi bilimsel çalışmalarının tersine beyanda bulunarak yıkımı meşrulaştırdığını iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber:</strong> <strong>Burcu ÖZKAYA GÜNAYDIN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(HATAY) -</strong> Hatay'ın Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi'nde bulunan Zekiye Kırat Apartmanı'nın 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılması sonucu 36 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin davanın göjrülmesine devam edildi.</p> <p>Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya müştekiler ve taraf avukatları katıldı, sanıklar ise hazır bulunmadı. </p> <p>Müşteki Hakan Dural söz alarak, defalarca katıldıkları duruşmada aynı beyanlarda bulunduklarını belirterek, 'Bu dosyada hala dinlenmeyen sanık var. 2,5 yıl geçti. İstisnai olarak hala dinlemeye çalışıyoruz. Adalet istiyoruz' dedi.</p> <p>Müşteki Selva Sönmez ise 'Defalarca geldik, sonuç alamadık. Çocuğumu, oğlumu, torunlarımı kaybettim. Adalet istiyorum. Çok acı çekiyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Yapan da onayı veren de suçludur'</strong></p> <p>Müşteki Gizem Miçooğulları da şunları söyledi:</p> <p>'Ablamı, eniştemi, iki yeğenimi kaybettim. Bu binada 50 kişi öldü. Bina anında çöktü. Her davada işimizi, her şeyimizi bırakıp haftalar önceden duruşmanın gerginliğini yaşayıp buraya geliyoruz. Bizim bir avukat ordumuz yok. Sürekli hâkim değişiyor. Sürekli dava uzuyor. Ama biz yılmayacağız. Bir can da candır, 50 can da candır. Bina saniyesinde yıkıldı. Bu bina o sokakta yıkılan tek binaydı. Ateş düştüğü yeri yakmasın artık. Bina yapan da onayı veren de suçludur. Yeter artık bizi süründürmeyin. Müteahhit sürekli kaçıyor. Annem, babam, gözümüzün önünde eriyip bitti.'</p> <p>Bir başka müşteki ise 'Adalet istiyoruz. Müteahhit geziyor. Yeni inşaatlar alıyor. Herkes kendisini bizim yerimize koysun. Acıdan ne yapacağımızı bilmiyoruz artık. İlaç bile fayda etmiyor. Hem acılıyız hem de mahkemelerde geziyoruz. Suçlular tutuklansın. Biraz içimize su serpilsin' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Biz suçluysak bir dahaki duruşmaya da gelmeyeceğim'</strong></p> <p>Müşteki Hasan Usluoğlu da, 'Ben de inşaatçıyım. Anlarım inşaattan. O binanın etrafında bir sürü bina sağlamdı. Bir tek bu bina yıkıldı. Şikayetçiyim' dedi.</p> <p>Kardeşini kaybeden müşteki Timur Yağız, 'Kardeşim burada okudu. Burada âşık oldu. Burada öldü. Bir bina yıkılmış ama kimsenin suçu yok galiba. Biz mi suçluyuz? Yoruldum artık adalet istiyorum. Biz suçluysak bir dahaki duruşmaya da gelmeyeceğim' diye konuştu.</p> <p>Müşteki Merve Miçooğulları ise 'Bu bina sekiz saniyede yıkıldı. Kimse bize bu binayı yapanları savunmasın. Ne kolon ne duvar ne demir. Hiçbiri görevini yerine getirmedi. İmza atan da yapan da herkes ceza almalı' dedi. Miçoğulları'nın, sanık avukatlarına yönelik sert ifadeleri üzerine mahkeme heyeti müdahale ederek, savunma hakkının yasal bir hak olduğunu hatırlattı.</p> <p><strong>'Beton ezildiği için toptan göçme oldu'</strong></p> <p>Müşteki avukatı Erdem Eren, Atatürk Üniversitesi'nden gelen bilirkişi raporunu hatırlatarak, 'Bu rapora göre, Zekiye Kırat Apartmanı'nda kolon ve kiriş bağlantıları sorunlu. Minimum beton kalitesi dahi sağlanmamış. Düğüm noktalarından beton ezildiği için binada toptan göçme olduğu yazıyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>Avukat Eren, sanık müdafisinin dosyaya sunduğu ve üç profesör imzalı mütalaaya işaret ederek, şöyle konuştu:</p> <p>'Bu üç bilim insanı binanın yıkılmasının nedenini depremin şiddetine bağlıyor. Bu raporda imzası olan profesörlerden birinin 'deprem değil, bina öldürür' içerikli bir tezi, diğerinin binaların yapısal kusurlardan çöktüğünü savunduğu bir çalışması var. Bir başka profesör ise televizyon programlarında doğru bağlantıların yapılmaması durumunda yıkım çıkacağına dikkati çekiyor. Fakat bu raporda yapısal kusurlar olsa bile göçmenin deprem ivmesinden kaynaklandığını savunuyorlar. Üç bilim insanı depremin büyüklüğü ile yıkımı meşrulaştırıyor maalesef.' </p> <p><strong>Dahiliye branşından alınan kanser raporuna itiraz</strong></p> <p>Avukat Erdem Eren, müteahhit Abdussamet Yılmaz'ın bir kez bile mahkemeye gelmediğini belirterek, 'Müteahhidin bir sonraki duruşmada buraya gelmesini istiyoruz. Dosyaya sunulan sağlık raporuna göre sanık müteahhit kanser ama raporun alındığı branş dahiliye. Biz bu duruma inanmıyoruz. Sanıkların olası kastla yargılanmasını talep ediyoruz' dedi.</p> <p>Avukat Eren, duruşma sonrası yaptığı basın açıklamasında, şunları söyledi:</p> <p>'Zekiye Kırat Apartmanı davasının ikinci yılında üçüncü heyet değişikliği yaşadık. Tabii ki bizler adli süreçlerde atamaların, tayinlerin normal olduğunu biliyoruz. Heyetler değişebilir ama bu dosyada, bu deprem davalarında değişmeyen tek gerçek bu insanları depremin öldürmediği, bu insanları binaların yanlış yapılan eksikliklerin olduğu, hataların olduğu, hatalar silsilesinin olduğu, bütün bu kusurların olduğu yapı kusurlarının öldürüldüğü gerçekler. Bunlar kesinlikle değişmeyecektir.</p> <p>Bu dosya bilinçli taksirle açılsa da gelinen noktada alınan bilirkişi raporunda bu yapının ani göçmesinin göz göre göre bir kayıtsızlık haliyle yapıldığı ve bu sebeple yıkıldığı ve onlarca kişinin öldüğü ortaya çıkmıştır.'</p> <p><strong>'Kamu görevlileri de yargılanmalıdır</strong></p> <p>Avukat Vedi Yücetaş da, 'Yargılamanın bu şekilde yapılması eksik kalmaktadır. Kamu görevlilerinin de yargılanıp cezalandırılması gerektiği inancındayız. Kamu görevlileri ile ilgili başlatılan soruşturma halen devam etmekte. Depremin üzerinden bu kadar yıl geçmesine rağmen halen iddianameleri düzenlenmemektedir. Dolayısıyla geciken adaletin hiçbir işe yaramayacağını vurgulamak istiyoruz. Biz bu nedenle bir an önce kamu görevlileri ile ilgili soruşturmanın da tamamlanarak onların yargılamalarının da başlanmasını ve kusurlu olanların cezalandırılmasını talep ediyoruz' dedi.</p> <p>Davada müteahhit Abdussamet Yılmaz, yapı denetim şirketi yetkilisi Cafer Tacettin Güler, şantiye şefi Edip Yıldız, uygulama denetçisi inşaat mühendisi Tamer Tunaboylu, proje ve uygulama denetçisi mimar Ayşe Kuseyri, inşaat mühendisi Bekir Balıkçı ve kontrol elemanı mimar Merve Köse 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan yargılanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Hatay</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hatayda-6-subat-depremlerinde-36-kisiye-mezar-olan-zekiye-kirat-apartmani-davasi-binayi-yapan-da-onayi-veren-de-suclu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:00:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/hatayda-6-subat-depremlerinde-36-kisiye-mezar-olan-zekiye-kirat-apartmani-davasi-binayi-yapan-da-onayi-veren-de-suclu.jpg" type="image/jpeg" length="46831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnciraltı'nda denetimler sürüyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/inciraltinda-denetimler-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/inciraltinda-denetimler-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, İnciraltı sahilinde, fahiş fiyat uygulamalarıyla gündeme gelen seyyar satıcılara karşı denetim yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) - </strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, İnciraltı sahilinde, fahiş fiyat uygulamalarıyla gündeme gelen seyyar satıcılara karşı denetim yaptı.</p> <p>İzmir'in Balçova ilçesi sınırlarındaki İnciraltı sahilinde, fahiş fiyat uyguladıkları yönündeki iddialarla zaman zaman gündeme gelen gelen seyyar satıcılık faaliyetlerine geçit verilmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sosyal medyada paylaşılan, 'İnciraltı sahilinde ateş parası alınıyor' şikayetleri üzerine harekete geçen ekipler, izinsiz satış yapan seyyar satıcılara yönelik işlem yaptı.</p> <p>Zabıta ekiplerinin çalışmasında, ateş kazanı, semaver, sandalye, masa ve çeşitli malzemelere  el konuldu. Yetkililer, kamusal alanlarda izinsiz faaliyet gösteren ve yurttaşları mağdur eden uygulamalara karşı denetimlerin aralıksız süreceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/inciraltinda-denetimler-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:57:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/inciraltinda-denetimler-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="66288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Buca Belediyesi'nin ev sahipliğinde 'Balkanlardan Buca'ya' söyleşisi düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/buca-belediyesinin-ev-sahipliginde-balkanlardan-bucaya-soylesisi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/buca-belediyesinin-ev-sahipliginde-balkanlardan-bucaya-soylesisi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Buca Belediyesi'nin ev sahipliğinde tarihi Pembe Köşk'te düzenlenen 'Balkanlardan Buca'ya' söyleşisinde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil, Rumeli ve Balkanlar'dan gelenlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin çimentosu olduğunu söyledi. CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel ise Balkan ve Rumeli camiasının kırmızı çizgileriyle CHP'nin değerlerinin ortak olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> Buca Belediyesi'nin ev sahipliğinde tarihi Pembe Köşk'te düzenlenen 'Balkanlardan Buca'ya' söyleşisinde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil, Rumeli ve Balkanlar'dan gelenlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin çimentosu olduğunu söyledi. CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel ise Balkan ve Rumeli camiasının kırmızı çizgileriyle CHP'nin değerlerinin ortak olduğunu vurguladı.</p> <p>Buca Belediyesi'nin ev sahipliğinde tarihi Pembe Köşk'te 'Balkanlardan Buca'ya' söyleşisi gerçekleştirildi. İzmir'deki Balkan derneklerinin temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen söyleşiye, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil, Parti Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve Buca İlçe Başkanı Suat Bulut konuşmacı olarak katıldı.</p> <p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil, Rumeli ve Balkanlar'dan gelenlerin bu ülkenin asli unsurları ve Türkiye Cumhuriyeti'nin çimentosu olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:</p> <p>'Cumhuriyet Halk Partisi'nin Balkanlar'a bakışı şudur: Nasıl ki Türkiye Cumhuriyeti'nde, ana vatanımızda din, dil, ırk, mezhep ne olursa olsun, insan insandır ve insan olarak haklarıyla, hukukuyla, adaletiyle, demokratik hak kullanımıyla insandır diye bakıyorsak, Balkanlar'da da öyledir. Pek çok arkadaşım Cumhuriyet Halk Partisi'nin Balkan Masası ve Bulgaristan seçimleriyle ilgili görüşlerimi de sordu. Birincisi, Balkan Masası'nı iyi ki kurmuşuz. Aslan gibi çalışkan bir Belediye Başkanı Görkem Duman tarafından koordine edildi. Çok değerli arkadaşlarım orada görev yaptı ve Balkan Masası artık yine devam edecek.'</p> <p><strong>'Kırmızı çizgilerimiz ortak'</strong></p> <p>CHP Parti Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Balkan camiasının hassasiyetlerine değinerek, 'Balkan ve Rumeli camiasının kırmızı çizgileri başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetimiz, vatanın bütünlüğü ve ay yıldızlı bayrağımızdır. Bunlar aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin de kırmızı çizgileridir' diye konuştu.</p> <p><strong>'Gönül köprüleri kuruyoruz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kendisinin de Selanik muhaciri bir ailenin evladı olduğuna değinen Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ise Balkanlar ile olan bağları yerel yönetim düzeyinde güçlendirdiklerini söyledi. Başkan Görkem Duman, 'Balkan göçmenliği sadece bir göç hikâyesi değildir. Aynı zamanda eşit yurttaşlık ve onurlu yaşam mücadelesidir. Belediye Başkanı olarak göreve başladığımız ilk günden itibaren, Buca ile Balkanlar arasındaki o kadim kökleri daha da sağlamlaştırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Balkan coğrafyasında attığımız her adımda, kurduğumuz her temasta bu bağı daha da yukarı taşıyoruz. Bunlardan birkaçına örnek vermek istiyorum. Kuzey Makedonya'dan Pirlepe, Konçe, Usturumca, Berova, Jipa Belediyeleri, Sırbistan'dan Turin Belediyesi, Gagauz Yeri Lunga Belediyesi, Karadağ'dan Rozaje Belediyesi, Bulgaristan'dan Rudozem Belediyesi, Kosova'dan İpek Belediyesi ile dostluk köprüleri kurduk, kardeş belediye protokolü imzaladık' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Mücadeleye devam edeceğiz'</strong></p> <p>CHP İl Başkanı Çağatay Güç de yerel seçim başarısının ardından belediyeler üzerinde bir yıpratma politikası uygulandığını belirterek, 'Atatürk'ün evlatları olarak bu baskılara karşı mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/buca-belediyesinin-ev-sahipliginde-balkanlardan-bucaya-soylesisi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:54:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/buca-belediyesinin-ev-sahipliginde-balkanlardan-bucaya-soylesisi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="40890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vedat Sakman'ın eserleri, Büyükçekmece'de çocukların sesiyle yeniden hayat buldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/vedat-sakmanin-eserleri-buyukcekmecede-cocuklarin-sesiyle-yeniden-hayat-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/vedat-sakmanin-eserleri-buyukcekmecede-cocuklarin-sesiyle-yeniden-hayat-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk müziğinin usta isimlerinden Vedat Sakman'ın eserleri, Büyükçekmece Çocuk Korosu'nun sesiyle 'Bir Yıldız Işığında Çocuk Sesleri' konserinde yeniden hayat buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) </strong>- Türk müziğinin usta isimlerinden Vedat Sakman'ın eserleri, Büyükçekmece Çocuk Korosu'nun sesiyle 'Bir Yıldız Işığında Çocuk Sesleri' konserinde yeniden hayat buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi'nde Büyükçekmece Çocuk Korosu'nun 15'inci buluşması olan 'Bir Yıldız Işığında Çocuk Sesleri' konserinde, geçmişten bugüne uzanan müzikal bir köprü kurulurken; konsere sanatseverlerin katılımı yoğun oldu. Konserde usta müzisyen Vedat Sakman, çocuklarla birlikte sahne alarak eserlerini birlikte seslendirdi.</p> <p><strong>Eserleri coşkuyla seslendirdiler</strong></p> <p>Koro şefliğini Çiğdem Güven'in, orkestra şefliğini Okan Tolga Mertel'in üstlendiği konserde, Sakman'ın eserleri çocukların duru ve coşkulu yorumuyla sahnede yeniden hayat buldu. Ustalıkla yoğrulmuş eserlerin, çocukların enerjisiyle birleştiği performans, sanat mirasının geleceğe taşındığı özel anlara sahne oldu.</p> <p>Konser finalinde Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü H. Gürhan Ozanoğlu tarafından emeği geçenlere çiçek takdim edilirken, Büyükçekmece Çocuk Korosu'na emekleri ve başarılı performansları dolayısıyla madalya takdim edildi. Program, Vedat Sakman için gerçekleştirilen özel pasta kesimiyle son buldu.</p> <p>Konser ile ilgili duygularını paylaşan Sakman, sahnede kendi eserlerinin yeni nesil tarafından seslendirilmesinin kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:</p> <p><strong>'Şarkılarımın yeni nesil tarafından seslendirilmesi benim için en büyük mutluluk'</strong></p> <p>'Bugün çok mutlu bir şekilde geldim Büyükçekmece'ye. Benim şarkılarımı söyleyeceklermiş. Bu benim için büyük bir mutluluk. Enstrümanı elime alıp, bugüne kadar gelmemin üzerine 61 tane sene geçmiş. Sonunda bu yapılan şarkıları yeni nesil çocukların söylemesi benim için en büyük mutluluk. Hayata teşekkür ediyorum bunun için ve Büyükçekmece Belediyesi'ne de çok teşekkürler. Müzik, hayattır biliyorsunuz gençler. Müzik çok disiplin isteyen bir şeydir ama size asla ihanet etmez. Müzikle beraber olun her zaman. Gençlere tavsiyem bu olacak.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/vedat-sakmanin-eserleri-buyukcekmecede-cocuklarin-sesiyle-yeniden-hayat-buldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:45:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/vedat-sakmanin-eserleri-buyukcekmecede-cocuklarin-sesiyle-yeniden-hayat-buldu.JPG" type="image/jpeg" length="85086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğuş Üniversitesi, Türkiye'de ACQUIN tarafından uluslararası kurumsal düzeyde akredite edilen ilk üniversite oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dogus-universitesi-turkiyede-acquin-tarafindan-uluslararasi-kurumsal-duzeyde-akredite-edilen-ilk-universite-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dogus-universitesi-turkiyede-acquin-tarafindan-uluslararasi-kurumsal-duzeyde-akredite-edilen-ilk-universite-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğuş Üniversitesi, Almanya merkezli akreditasyon kuruluşu ACQUIN'in yürüttüğü değerlendirme süreci sonucunda Eylül 2032'ye kadar uluslararası kurumsal düzeyde akredite edildi. Bu gelişmeyle birlikte Doğuş Üniversitesi, Türkiye'de ACQUIN tarafından uluslararası kurumsal düzeyde akredite edilen ilk üniversite oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Doğuş Üniversitesi, Almanya merkezli akreditasyon kuruluşu ACQUIN'in yürüttüğü değerlendirme süreci sonucunda Eylül 2032'ye kadar uluslararası kurumsal düzeyde akredite edildi. Bu gelişmeyle birlikte Doğuş Üniversitesi, Türkiye'de ACQUIN tarafından uluslararası kurumsal düzeyde akredite edilen ilk üniversite oldu.</p> <p>Doğuş Üniversitesi, yükseköğretimde kalite güvencesi ve uluslararasılaşma alanında önemli bir başarıya imza attı.</p> <p>ACQUIN tarafından yürütülen kapsamlı değerlendirme sürecinde Doğuş Üniversitesi'nin eğitim-öğretim faaliyetleri, araştırma çıktıları, kurumsal yönetim yapısı, kalite güvence sistemi, stratejik planlama süreçleri ve uluslararasılaşma politikaları çok boyutlu olarak incelendi.</p> <p>Süreç kapsamında üniversitenin akademik kadrosu, program yapıları, öğrenci destek mekanizmaları, sürekli iyileştirme uygulamaları ve kalite odaklı yönetim anlayışı uluslararası standartlar çerçevesinde değerlendirildi.</p> <p>ACQUIN tarafından verilen uluslararası kurumsal akreditasyon, Doğuş Üniversitesi'nin kalite güvencesi alanındaki kurumsal yapılanmasının ve sürdürülebilir iyileştirme yaklaşımının uluslararası düzeyde tanındığını gösteriyor.</p> <p>Bu gelişme, üniversitenin uluslararası akademik iş birlikleri, ortak programlar ve araştırma projeleri açısından konumunu güçlendirirken, öğrencilere ve mezunlara da küresel yükseköğretim alanında önemli bir referans sunuyor.</p> <p>Doğuş Üniversitesi, uluslararası kurumsal akreditasyon süreciyle birlikte kalite güvencesi, yenilikçilik, şeffaflık ve sürdürülebilir gelişim ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.</p> <p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dogus-universitesi-turkiyede-acquin-tarafindan-uluslararasi-kurumsal-duzeyde-akredite-edilen-ilk-universite-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:44:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/dogus-universitesi-turkiyede-acquin-tarafindan-uluslararasi-kurumsal-duzeyde-akredite-edilen-ilk-universite-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="60262"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
