<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 19:58:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEVA Partili Şahin'den et ve süt üretimindeki düşüşe tepki: Yem ateşi ahırı yaktı, dumanı vatandaşın mutfağını sardı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/deva-partili-sahinden-et-ve-sut-uretimindeki-dususe-tepki-yem-atesi-ahiri-yakti-dumani-vatandasin-mutfagini-sardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/deva-partili-sahinden-et-ve-sut-uretimindeki-dususe-tepki-yem-atesi-ahiri-yakti-dumani-vatandasin-mutfagini-sardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, TÜİK'in verileri üzerinden iktidarın tarım politikalarını eleştirdi. Kırmızı et ve çiğ süt üretiminde gerileme yaşandığını belirten Şahin, 'Bu tablo; evladının bardağından eksilen sütün, vatandaşın sofrasından kalkan etin ve yem maliyetleri altında ezilip ahırını kapatmak zorunda kalan üreticimizin sessiz feryadıdır.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, TÜİK'in verileri üzerinden iktidarın tarım politikalarını eleştirdi. Kırmızı et ve çiğ süt üretiminde gerileme yaşandığını belirten Şahin, 'Bu tablo; evladının bardağından eksilen sütün, vatandaşın sofrasından kalkan etin ve yem maliyetleri altında ezilip ahırını kapatmak zorunda kalan üreticimizin sessiz feryadıdır.' dedi.</p> <p>DEVA Partisi Ankara Milletvekili Şahin, TÜİK'in açıkladığı kırmızı et ve çiğ süt üretimine ilişkin verileri değerlendirdi. </p> <p>Kırmızı et ve çiğ süt üretimindeki gerilemenin açık bir yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Şahin, 'Bir yanda Sayın Cumhurbaşkanı'nın '2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı 939 milyar lira ayırdık, çiğ sütte Avrupa'da üçüncü, sığır etinde birinciyiz' diyerek çizdiği pembe tablolar; diğer yanda ise iktidarın kendi kurumu olan TÜİK'in açıkladığı son verilerde acı gerçekler durmaktadır. Resmi verilere göre kırmızı et üretiminde yüzde 10,5, çiğ süt üretiminde ise yüzde 4,9 oranında bir gerileme yaşanmıştır. Bu çelişki, akılla ve matematikle izah edilemeyecek bir yönetim zafiyetinin, liyakatsizliğin ve öngörüsüzlüğün resmi belgesidir.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'YEM ATEŞİ AHIRI YAKTI, DUMANI VATANDAŞIN MUTFAĞINI SARDI'</strong></p> <p>Açıklamasında üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını vurgulayan Şahin, açıklanan verilerin yalnızca kağıt üzerindeki istatistiklerden ibaret olmadığını belirtti.</p> <p>Şahin, 'Bu tablo; evladının bardağından eksilen sütün, vatandaşın sofrasından kalkan etin ve yem maliyetleri altında ezilip ahırını kapatmak zorunda kalan üreticimizin sessiz feryadıdır. Yem ateşi ahırı yaktı, dumanı vatandaşın mutfağını sardı. İktidar mensupları yıllardır 'üreticimizin yanındayız', 'gıda arz güvenliğimiz teminat altındadır' diyerek milletimize masal anlatmaktadır.' dedi.</p> <p><strong>'BAKANIN SÖZLERİ BAŞARISIZLIĞIN ÖRTÜLÜ İTİRAFIDIR'</strong></p> <p>Tarım ve Orman Bakanı'nın '2026'da tarımsal kayıplarımızı geri alacağız' yönündeki açıklamasına da tepki gösteren Şahin, bu sözlerin mevcut başarısızlığın örtülü bir itirafı olduğunu dile getirdi.</p> <p>Şahin, iktidara şu soruları yöneltti:</p> <p>'Madem bu kadar büyük kaynaklar ayırdınız, madem Avrupa birincisisiniz; neden kırmızı et üretimi böylesine dramatik bir şekilde, yüzde 10,5 düştü? Üretici neden hayvanını besleyemez, vatandaş neden kasabın ve marketin önünden geçemez hale geldi? Devlet yönetimi, kürsülerden rakamlarla övünmekle değil, o rakamların milletin cüzdanına ve mutfağına nasıl yansıdığıyla ölçülür.'</p> <p><strong>'TARIM POLİTİKASI İTHALAT LOBİLERİNİ BESLEYEN PANSUMANA DÖNÜŞTÜ'</strong></p> <p>İktidarın tarım politikasının üreticiyi koruyan, akla ve bilime dayalı bir planlama olmaktan çıktığını savunan Şahin, mevcut politikanın günü kurtarmaya çalışan geçici bir pansumana dönüştüğünü ifade etti.</p> <p>Şahin, 'Kredi borcu sarmalındaki çiftçinin, artan maliyetler altında nefes alamayan besicinin hali ortadayken başarı hikâyeleri yazmak gerçeklikten tamamen kopmaktır. İktidarın tarım politikası, alın teri döken üreticiyi koruyan, akla ve bilime dayalı bir planlama olmaktan çıkmış; günü kurtarmaya çalışan, ithalat lobilerini besleyen geçici bir pansuman sürecine dönüşmüştür.' diye konuştu.</p> <p><strong>'SÜT ÜRETİCİSİNİ KORUYAMAZSANIZ ET KRİZİNİ BÜYÜTÜRSÜNÜZ'</strong></p> <p>Süt üreticisinin zarar etmesi halinde damızlık hayvanların kesime gönderildiğine dikkat çeken Şahin, bu durumun orta vadede daha büyük bir et krizine yol açacağını belirtti.</p> <p>Şahin, 'Her fırsatta 'tarım milli güvenlik meselesidir' diyen iktidar, bizzat bu ciddiyetsiz ve günübirlik politikalarla milli güvenliğimizi tehlikeye atmaktadır. Süt üreticisi zarar ettiği için damızlık hayvanlarını kesime gönderirse, yarın daha büyük bir et krizine ve ithalata mahkum olacağımız temel bir ekonomi kuralıdır. Hayvancılık yapan aile işletmeleri birer birer kapanırken, gençlerimiz umutsuzlukla köylerini terk ederken 'gıda arz güvenliğinde sorun yok' demek, milletin aklıyla alay etmektir.' değerlendirmesinde bulundu.</p> <p><strong>'ET VE SÜT KRİZİNİN SORUMLUSU YANLIŞ POLİTİKALARDIR'</strong></p> <p>Yaşanan düşüşün kasap, zincir market ya da aracı üzerinden açıklanamayacağını belirten Şahin, asıl sorumluluğun üretimi zayıflatan ekonomi ve tarım politikalarında olduğunu kaydetti.</p> <p>Şahin, 'Karşı karşıya olduğumuz bu et ve süt krizi; iktidarın hedef şaşırtmak için iddia ettiği gibi kasabın, zincir marketin veya aracının değil, bizzat ekonomiyi iflasa sürükleyen yanlış politikaların eseridir. Üretimi bitiren bu sistemin yegâne siyasi sorumlusu da iktidarın ta kendisidir.' dedi.</p> <p><strong>'ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR'</strong></p> <p>Türkiye'nin ihtiyacının kameralar önünde dile getirilen milyarlık destek vaatleri değil; üreticiye öngörülebilirlik sağlayan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir tarım politikası olduğunu vurgulayan Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p> <p>'Üreticimiz sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor. Tarımı nutuklarla değil, liyakatli kadrolarla ve üreticimizle omuz omuza vererek yönetin. Aksi takdirde aklın yolu birdir; sütün değerini üreticide koruyamazsanız, etin fiyatını tüketicide asla düşüremezsiniz. Milletimiz müsterih olsun; Türkiye bu liyakatsizliğe ve üretim krizine asla mahkûm değildir.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/deva-partili-sahinden-et-ve-sut-uretimindeki-dususe-tepki-yem-atesi-ahiri-yakti-dumani-vatandasin-mutfagini-sardi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 19:53:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/deva-partili-sahinden-et-ve-sut-uretimindeki-dususe-tepki-yem-atesi-ahiri-yakti-dumani-vatandasin-mutfagini-sardi.jpeg" type="image/jpeg" length="47361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Casusluk davası'nı izleyen Avrupa Türk Gazeteciler Birligi Baskani Recai Aksu: 'İddianame kabul edilebilir bir durum değil']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/casusluk-davasini-izleyen-avrupa-turk-gazeteciler-birligi-baskani-recai-aksu-iddianame-kabul-edilebilir-bir-durum-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/casusluk-davasini-izleyen-avrupa-turk-gazeteciler-birligi-baskani-recai-aksu-iddianame-kabul-edilebilir-bir-durum-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri'de devam eden 'casusluk davası'nı takip etmek için Almanya'dan gelen Avrupa Türk Gazeteciler Birligi Baskani Recai Aksu 'Bir kere iddianameye baktığın zaman iddianameyi kabul edilebilir bir durum da değil yani. Yani oradaki avukatlara baktım. Avukatları izledim. Böyle bir gözlemci gözüyle baktım. Yani elbette ki Merdan Yanardağ'ı da buraya desteklemeye geldik. Merdan da benim yol arkadaşım, gazeteci arkadaşımdır birlikte mücadele veriyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Habera: Oktay YILDIRIM - Kamera: Mehmet ÇALPAR</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> Silivri'de devam eden 'casusluk davası'nı takip etmek için Almanya'dan gelen Avrupa Türk Gazeteciler Birligi Baskani Recai Aksu 'Bir kere iddianameye baktığın zaman iddianameyi kabul edilebilir bir durum da değil yani. Yani oradaki avukatlara baktım. Avukatları izledim. Böyle bir gözlemci gözüyle baktım. Yani elbette ki Merdan Yanardağ'ı da buraya desteklemeye geldik. Merdan da benim yol arkadaşım, gazeteci arkadaşımdır birlikte mücadele veriyoruz' dedi.</p> <p>Silivri'de devam eden İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanadağ ve İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan'ın sanık olduğu 'casusluk davası'nı takip etmek için Almanya'dan gelen Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Bşaknı Recai Aksu ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR'</strong></p> <p>'Gördüğüm kadarıyla bir hukuk skandalıydı. Yani yani uzun yıllar eski Milliyet gazetesi çalışanı bir gazeteciyim aynı zamanda. En sonunda TELE1'in Avrupa temsilciliğini yaptım. Süreç içerisinde Almanya'da bu Cemalettin Kaplan davası vardı. O davayı da izlemiş bir gazeteci olarak bir karşılaştırma yaptım içeride. O gördüğüm şeyi söylemek istiyorum. Devletin güvenliğini tehdit eden davalara bakan bir eyalet mahkemesi vardı. O mahkemedeki davada izlediğim bir şey vardı. Ya böyle bir şey olamaz. Yani gerçekten böyle bir dava olamaz. Bir kere iddianameye baktığın zaman iddianameyi kabul edilebilir bir durum da değil yani. Yani oradaki avukatlara baktım. Avukatları izledim. Böyle bir gözlemci gözüyle baktım. Yani elbette ki Merdan Yanardağ'ı da desteklemeye geldik. Merdan da benim yol arkadaşım, gazeteci arkadaşımdır, birlikte mücadele veriyoruz. Türkiye'de basın özgürlüğünü savunuyoruz... Bir kere basın özgürlüğü çok önemli. Mehmet Şimşek buraya insanların yatırım yapmasını istiyor. Ya kardeşim Türkiye'de hukukun olmadığı bir yerde sen buraya yatırım için para getirebilir misin? Ben bugünkü davada onu gördüm. Bir kere basın özgürlüğünün olmadığı bir yere kimse para da getirmez, bir şey getirmez. Suçsuz yere insanları burada yatıramazsınız. Bir televizyon kanalına el koyamazsınız. Gazetecilik suç değildir diyelim ve bütün Türkiye'deki basın özgürlüğünü savunalım' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/casusluk-davasini-izleyen-avrupa-turk-gazeteciler-birligi-baskani-recai-aksu-iddianame-kabul-edilebilir-bir-durum-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 19:44:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/casusluk-davasini-izleyen-avrupa-turk-gazeteciler-birligi-baskani-recai-aksu-iddianame-kabul-edilebilir-bir-durum-degil.jpg" type="image/jpeg" length="14344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esra Işık tahliyesinin ardından ilk kez konuştu: Toprağımı savunduğum için tutuklandım]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/esra-isik-tahliyesinin-ardindan-ilk-kez-konustu-topragimi-savundugum-icin-tutuklandim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/esra-isik-tahliyesinin-ardindan-ilk-kez-konustu-topragimi-savundugum-icin-tutuklandim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin kamulaştırılmasına karşı çıktığı gerekçesiyle 42 gün tutuklu kalan Esra Işık, tahliyesinin ardından 'Hakkını arayanlara, hakkının peşinden koşanlara kelepçeler dayanmaz bu memlekette. Kelepçeler yetmez bu memlekette' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: BERFİN BAYSAN - Kamera: AKIN KÜÇÜKKURT</strong></p> <p><strong>(İZMİR) -</strong> Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin kamulaştırılmasına karşı çıktığı gerekçesiyle 42 gün tutuklu kalan Esra Işık, 'Hakkını arayanlara, hakkının peşinden koşanlara kelepçeler dayanmaz bu memlekette. Kelepçeler yetmez bu memlekette' dedi.</p> <p>Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin kamulaştırılmasına karşı çıktığı gerekçesiyle 31 Mart'tan bu yana tutuklu bulunan ve Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararıyla yurtdışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edilen Esra Işık, tahliyesinin ardından İzmir Barosu'na gitti. Burada ANKA Haber Ajansı'na konuşan Işık, tutukluluk sürecine ve Akbelen'de yürütülen mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p><strong>'ÜÇ KUŞAKTIR MÜCADELE EDİYORUZ' </strong></p> <p>Esra Işık, tahliye edildiğini cezaevindeki koğuş arkadaşlarından öğrendiğini söyledi. Tahliye kararının televizyon ekranlarında duyurulmasının ardından koğuş arkadaşlarının kendisine haberi verdiğini anlatan Işık, o an büyük bir şaşkınlık ve sevinç yaşadığını ifade etti. Işık, 'Toprağımı savunduğum için, köyümü savunduğum için, memleketimi savunduğum, sahip çıkmaya çalıştığım için 42 gündür tutukluydum. Günlerdir sürgün edildiğim ailemden, toprağımdan, köyümden ayrıydım ve bugün kavuşacağım. Şunu söyleyebilirim ben; çok acılar çektik biz. Üç kuşağız bakın...Biz üç kuşağız mücadele eden. Benim anneannemin köyü yok edildi, benim dedemin köyü yok edildi, benim babaannemin köyü yok edildi. Daha nereye kadar yok edeceksiniz bizi? Daha nereye kadar? Nereye kadar bizi yoksullaştıracaksınız? Nereye kadar bizi mülksüzleştireceksiniz? Nereye kadar bizi insanlıktan, yurttaşlıktan çıkaracaksınız diye soruyoruz' dedi.</p> <p>'Beni aileme, başta aileme ve köylülerime, sonra da bu memlekette hakkını arayan herkese gözdağı olayım diye tutukladığınızı biliyoruz. Ama biz bu yoldan dönmeyiz' diyen Işık sözlerine şu şekilde devam etti:</p> <p>'Biz haklıyız. Ben sadece toprağımı savundum. Alnım ak, başım dik girdim; alnım ak, başım dik çıktım. Bundan sonra evet bugün özgürlüğüme kavuşmuş olabilirim ama benim için gerçek özgürlük topraklarımın özgürlüğe kavuştuğu gündür. Topraklarımın kurtulduğu gündür. Topraklarımız için evet bir yürütmeyi durdurma kararı verildi Danıştay'dan. Sonsuz teşekkürler, bu ülkede gerçekten adaletin sağlanabileceğini yine de bu zor günlerde bize gösterdikleri için. Ama bu iş bitmedi. Sadece yürütmeyi durdurma kararı ile olmayacak. Biz gerçek bir adım bekliyoruz. Biz artık bu şirket topraklarımızdan elini ayağını çeksin, defolup gitsin istiyoruz. Biz artık insanca yaşamak istiyoruz. İnsanca mezarlarımızda, zeytinimize, yaşamımıza sahip çıkarak insanca yaşamak istiyoruz. Bize bunu çok görmeyin, bize bunu çok görmeyin.</p> <p>Benim gibi cezaevlerinde haksız hukuksuz yere tutulan onlarca insan var. Memleketin dört tarafından, dört bir tarafından onlarca mektup aldım. Onlarca dayanışma duygusuyla sarıldı dört bir tarafım. Evet beni yalıtmak istediler. Etrafımdaki bütün bu sevgi, saygı, bu mücadelemize sahiplenme duygusunun dışında tutmak istediler. Bizim mücadelemizi kırmak istediler ama bizim mücadelemiz öyle bir günde kurulacak bir mücadele değil. Bir günde kırılamaz bizim mücadelemiz. Biz yılların acısıyla çünkü bugün buradayız. Yılların acısıyla biz bu mücadeleye çıktık. Bir günde de, bir yılda da, bir ömürde de bizim mücadelemizi kıramazsınız.</p> <p><strong>'TOPRAKLARIMIZ ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ'</strong> </p> <p>Bugün Esra'yı tutuklarsınız, yarın Nejla'yı tutuklarsınız. Öbür gün başka birisini tutuklarsınız. Benim bir babaannem var, Yörük. O cezaevine girdikten sonra babamı teselli etmek için demiş ki: 'Hakkını arayanların hakkını arayanlara kelepçe dayanmaz, kelepçeler yetmez' demiş. Hakkını arayanlara, hakkının peşinden koşanlara kelepçeler dayanmaz bu memlekette. Kelepçeler yetmez bu memlekette. Ne olursa olsun bu yolda yürümeye, topraklarımız özgürlüğüne kavuşuncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Benim bugünkü tahliyemin esas kaynağı dışarıda verilen bu haklı mücadeledir, bu meşru mücadeledir. Benim annemin, benim köylülerimin, benim tüm sevdiklerimin, benim bu memleketini, havasını, suyunu, toprağını seven bütün güzel yürekli memleketimin insanlarının verdiği mücadele, bize mücadelemize sahip çıkmasının eseridir benim bugün burada aranızda, içinizde olmam, köyüme kavuşmam. Bana demişler kaçma şüphesi var. Ben şimdi koşa koşa köyüme gidiyorum. İnsanlarıma gidiyorum. Orada bayram havası var. Daha bize bayram erken geldi bu bayramda. Bundan sonra aynı kaldığımız yerden çok daha güçlü şekilde, çok daha gururlu, verilen tüm cezaları, bize ödediğimiz tüm bedelleri göğsümüzde tam şurada, tam şurada onur madalyası olarak taşıyıp yürüyeceğiz biz bu yolda. Bunu herkes bilsin, bizi herkes duysun. Mücadelemiz kaldığı yerden tüm gücüyle devam edecek.'</p> <p><strong>ANNE NEJLA IŞIK'TAN İLK DEĞERLENDİRME</strong></p> <p>İkizler Köyü Muhtarı ve aynı zamanda Esra Işık'ın annesi Nejla Işık da ANKA Haber Ajansı'na, kendisi için anneler gününün bugün olduğunu belirtti. Işık şöyle konuştu:</p> <p>'Çok mutluyuz. Dün Anneler Günü'ydü biliyorsunuz, çok buruk geçirdik ama bugün gelen bu tahliye ile birlikte çok güzel bir Anneler Günü hediyesi edilmiş oldu bize. Evladımıza kavuşacağız. Zorlu geçen bir 42 gün, zorlu geçen bir 7 yıl zaten bu mücadelede. Burada bir cezalandırma politikası vardı. Sadece Esra'ya değil, aslında bu mücadeleyi veren Türkiye'nin dört bir yanındaki herkese diyeyim, ayırt etmek sizin. O yüzden hem davamızda yürütmeyi durdurma almak hem de üstüne Esra'mıza kavuşmak, keyfimize diyecek yok diyeyim yani. İçim pır pır. Kavuşamadık. Eşim görüştü, sarıldı, koklaştı. Bekliyoruz yani, buradayız. Çok mutluyum, inanılmaz mutluyum. Burada hukukçularımıza, avukatlarımıza, her birine çok çok teşekkür ediyorum. Mücadele verdi onlar da çünkü 42 gündür dilekçeleriyle, uğraşmalarıyla ve Türkiye'nin her yerinde kızımı bağrına basan, Akbelen mücadelesini bağrına basan ve bizlere inanılmaz destek ve moral veren herkese çok çok çok teşekkür ediyorum. Var olsunlar vallahi, güç verdiler ve bu birlikteliğin ve mücadelenin gücü aynı zamanda.</p> <p>Işık, 'Suçsuz olduğunu herkes biliyor zaten. Toprağını korumak, zeytinini, köylünün hakkını, kendi geçmişini ve geleceğini korumak suç olmamalı dedik zaten. Ödül verilmeli bu çocuğa dedik. O yüzden suçluluğunun sorulması hakikaten çok yanlış bir soru zaten. Suçlu değil yani. Cezası da bu olmamalıydı. Boşu boşuna yattı, 42 gün. Ama dedim yani bu tahliye bize çok güzel bir şey oldu. Çok güzel bir şey oldu. Teşekkür ediyorum hâkimlere de en sonunda doğru kararı verdikleri için' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Tahliye sonrası duygusal anlar yaşandı. 42 gün sonra bir araya gelen Esra Işık ile annesi Nejla Işık birbirlerine koşarak sarıldı. Gözyaşlarının hakim olduğu buluşmada Nejla Işık, köyünden getirdiği çiçekleri kızına verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/esra-isik-tahliyesinin-ardindan-ilk-kez-konustu-topragimi-savundugum-icin-tutuklandim</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 19:38:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/esra-isik-tahliyesinin-ardindan-ilk-kez-konustu-topragimi-savundugum-icin-tutuklandim.jpg" type="image/jpeg" length="75618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda Arif Gürkan Alpay'ın avukatı, İstanbul Valisi Gül'ün Cebeci Maden Sahası'nı ziyaret ettiği görüntüleri yansıttı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-arif-gurkan-alpayin-avukati-istanbul-valisi-gulun-cebeci-maden-sahasini-ziyaret-ettigi-goruntuleri-yansitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-arif-gurkan-alpayin-avukati-istanbul-valisi-gulun-cebeci-maden-sahasini-ziyaret-ettigi-goruntuleri-yansitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 35'inci gününde İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay'ın avukatı Ahmet Kemal Kumkumoğlu, davada suçlamalara konu Cebeci Maden Sahası'nı İstanbul Valisi Davut Gül ile bürokratların denetlediği videoyu slayt olarak mahkeme salonunda yansıttı. X'ten de paylaşılmış olan videoda, 2023 yılında Vali Davut Gül, yardımcıları, kaymakam, ilçe emniyet müdürü, davanın firari sanığı Murat Gülibrahimoğlu ve Sultangazi Belediye Başkan Yardımcıları ile İBB Davası'nda suçlamalara konu Cebeci Maden Sahası'nın hafriyat alanını denetlediği görülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: ÇAĞATAN AKYOL</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - İBB Davası'nın 35'inci gününde İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay'ın avukatı Ahmet Kemal Kumkumoğlu, davada suçlamalara konu Cebeci Maden Sahası'nı İstanbul Valisi Davut Gül ile bürokratların denetlediği videoyu slayt olarak mahkeme salonunda yansıttı. X'ten de paylaşılmış olan videoda, 2023 yılında Vali Davut Gül, yardımcıları, kaymakam, ilçe emniyet müdürü, davanın firari sanığı Murat Gülibrahimoğlu ve Sultangazi Belediye Başkan Yardımcıları ile İBB Davası'nda suçlamalara konu Cebeci Maden Sahası'nın hafriyat alanını denetlediği görülüyor.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 77'si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 35'inci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda görüldü.</p> <p>İmamoğlu 'casusluk' iddiasıyla da tutuklu yargılandığı davanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki 4 No'lu Duruşma Salonu'nda yapılan ilk duruşmasına katıldı. O duruşma tamamlandıktan sonra İmamoğlu, İBB Davası'na da katıldı. Salonda 'Cumhurbaşkanı İmamoğlu' sloganı atıldı.</p> <p>İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay'ın savunmasını tamamlamasının ardından avukatı Ahmet Kemal Kumkumoğlu söz aldı. Müvekkilinin bütün içtenliğiyle soruları yanıtladığını vurgulayan Kumkumoğlu, şunları dile getirdi:</p> <p>'Etkin pişmanlık mı diyelim, itiraf mı diyelim, iftira mı? Çok fazla önem atfediyorsunuz. Şimdi o önemi atfetmeniz bazen çok trajik, bazen de trajikomik şeylere neden olabiliyor. Biz esasen müvekkil savunmaları çerçevesinde kalacağız bu beyanımızda. Burada bir esasa ilişkin savunma yapma niyetimiz yoktur. Maalesef bu dosya bizi biraz zorluyor, sizi de zorluyor ama sizin zorlanmanızın payı biraz da sizde, yani iddianamede. Gerekli eleştirileri biz daha sonradan yapacağız zaten. Biz savunmamızda neye değineceğiz? Müvekkilin anlattıklarıyla ister istemez esasa ilişkin bazı beyanlarda bulunmamız gerekiyor ama açık söyleyeyim. Temel amacımız müvekkilin beyanlarıyla paralel gitmek ve bu sorguyu bu şekilde sonlandırmak. Ne yapacağız, ne anlatacağız? Aşamalara ve sürece ilişkin genel bir değerlendirme yapacağız. Eylemlere, örgüte ilişkin değerlendirmelerimiz olacak. En sonunda da genel müvekkilin genel durumuna ilişkin esaslı bir beyanımız olacak.</p> <p><strong>'MÜVEKKİLİN SUÇLANIYOR OLMASI ÇOK ÇARPICI'</strong></p> <p>Sözlü olarak tahliye talebi aldığınız zaman ben esasen bir giriş yapacağım. Müvekkil burada oldukça detaylı anlattı. Şimdi o nedenle ben oradaki bütün detayları tekrar tekrar anlatıp sizi boğmak istemiyorum fakat işin çarpıcı tarafı, yani bu iddianame kapsamında müvekkilin suçlanıyor olması gerçekten çok çarpıcı. Müvekkil Arif Gürkan Alpay, dosyada sevk yazısını alınca gördü dedik. Sevk yazısını almadı, daha önce de açıklamıştım. Biz soruyoruz sayın hakime çünkü bize verilmiyor. Sulh ceza hakimi önündeki kâğıttan okudu. Müvekkilin belirttiği gibi görevi nedeniyle, genel sekreter yardımcısı olması nedeniyle bu suçun işlendiğini ve milyarlarca TL kamu zararına neden olduğunu ifade ediyor. Sonra dedik ki 'Peki eylem nedir, somut isnat nedir'; o da dedi ki 'İşte avukat bey okuyorum'. Ben de sordum, 'Somut yani özelde ne söyleniyor. Yok, özel bir şey, genel'. Gerçekten de bu çok çarpıcı. Yani hem bu dosyadaki durumunuza ilişkin hem de bu dosyanın aslında içeriğinde genel olarak tanık beyanlarında karşılaştığımız duruma ilişkin çok çarpıcı bir vakaydı.</p> <p><strong>'GİZLİLİK KARARI VARKEN ÇARESİZ KALDIK'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Burada da yine çok önemli bir husus daha var, 'milyarlarca TL zarar'. Bence gerçekten bu 'milyarlarca TL' bir daha kullanılmamalı. Yani hoş, kullanılmayınca da ne olduğunu Cebeci dosyasında gördük. Yine milyarlarca gelebilecek sayılar havalarda uçuşuyor, en az onun kadar garip. Şimdi gelinen noktada bu eylemden sanık değiliz. İnsan şunu düşünmeden edemiyor. İki defa gözaltına alınmış. İlk eylemde iki farklı konu sorulmuş kendisine. Sonra bir sonraki dalgada dört farklı ihale sorulmuş, bir tanesinden tutuklanmış. Acaba şunu söyleyebilir miyiz; savunma şansı verilseydi bu eylemler olmayabilir miydi? Bilmiyorum. Çünkü savunma açısından biz bu anlamda, özellikle de gizlilik kararı varken çok çaresiz kaldık. Sonrasında da burada sizin sürecinizin uzaması nedeniyle başka bir çaresizlik yaşadık.</p> <p><strong>'SİYASİ BİR İDDİANAME'</strong></p> <p>İddianameye ilişkin eleştirileri meslektaşlarım çok detaylı olarak yaptı. Ben de dediğim gibi burada olabildiğince az tekrara düşmek istiyorum. Bu nedenle şunu herhalde söylemeden geçemeyiz. Gerçekten bu siyasi bir iddianame. Bunu da ben söylemiyorum, iddianamenin kendisi söylüyor. Yani kullandığı ifadelerle, hedeflemesiyle... Gerçekten siyasete bu kadar temas eden ben açıkçası başka bir iddianame hiç hatırlamıyorum. Tabii ki siyasi yargılamalar olmuştur ama bu kadar siyasetin göbeğine oturan bir yargılamayı ilk defa bu davada görüyorum. Bir de şunu görüyoruz. Bu soruşturma sürecinin ve iddianamenin omurgasını etkin pişmanlıkçılar oluşturuyor. Onların beyanları oluşturuyor. Bunlara bu kadar değer atfetmeyin. Bu savrulmaların nedeni o. Bazı savrulmalar da bu arada savcılık makamı açısından da olabilir. Etkin pişmanlıkçıları bu anlamda birçok beyan dinledik, sorularıyla yönlendiriyor da olabilirler ama sonunda vardığımız yer gerçekten hem hukuken hem vicdanen ve maddi gerçeklik bakımından çok bir şey ifade etmiyor.'</p> <p><strong>VİDEO DOSYAYA SUNULDU</strong></p> <p>Avukat Kumkumoğlu, savunmasında dikkat çeken bir videoyu mahkeme salonuna yansıttı. Teknik nedenlerden dolayı video izletilemedi ancak slayt olarak gösterildi. Dosyaya sunulan videoya göre, İstanbul Valiliği'nin resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoda, 2023 yılında Vali Davut Gül, yardımcıları, kaymakam, ilçe emniyet müdürü, davanın firari sanığı Murat Gülibrahimoğlu ve Sultangazi Belediye Başkan Yardımcıları ile İBB Davası'nda suçlamalara konu Cebeci Maden Sahası'nı hafriyat alanını denetliyor. Kumkumoğlu'nun beyanlarının ardından duruşma yarına bırakıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-arif-gurkan-alpayin-avukati-istanbul-valisi-gulun-cebeci-maden-sahasini-ziyaret-ettigi-goruntuleri-yansitti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 19:27:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ibb-davasinda-arif-gurkan-alpayin-avukati-istanbul-valisi-gulun-cebeci-maden-sahasini-ziyaret-ettigi-goruntuleri-yansitti.jpg" type="image/jpeg" length="45379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEP'ten BİRTEK-SEN'e dayanışma ziyareti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/emepten-birtek-sene-dayanisma-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/emepten-birtek-sene-dayanisma-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EMEP heyeti, tutuklu bulunan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in yarın görülecek duruşması öncesinde sendikanın genel merkezine dayanışma ziyaretinde bulundu. EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, 'Hırsızlar, çeteler, katiller dışarıda gezerken bir sendikacının gerçekleri ifade ettiği için tutuklanması kabul edilemez' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(GAZİANTEP) -</strong> EMEP heyeti, tutuklu bulunan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in yarın görülecek duruşması öncesinde sendikanın genel merkezine dayanışma ziyaretinde bulundu. EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, 'Hırsızlar, çeteler, katiller dışarıda gezerken bir sendikacının gerçekleri ifade ettiği için tutuklanması kabul edilemez' dedi.</p> <p>Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ile EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca'nın da yer aldığı parti heyeti ziyarette, Mehmet Türkmen'in serbest bırakılması için mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini vurguladı.</p> <p>BİRTEK-SEN Genel Merkezi'nde sendika yöneticileriyle buluşan Seyit Aslan, Mehmet Türkmen'in Antepli işçiler tarafından bilinen gerçekleri anlattığı, mezbaha düzeni ve yoğun sömürüyü görünür kıldığı için tutuklandığını belirterek, 'Görünen o ki buna bile tahammül edemeyen bir sermaye düzeni ve saray düzeni var. Antep'te, Akbelen'de olduğu gibi ya da gerçekleri yazan gazetecilere olduğu gibi baskı yoluyla tutuklama kararı geldi' dedi.</p> <p><strong>YARIN GÖRÜLECEK DURUŞMAYI TAKİP EDECEKLER</strong></p> <p>Tutuklandığı günden bu yana Türkmen'le dayanışmayı sürdürdüklerini dile getiren Aslan, 'Hem BİRTEK-SEN'in hem de Antepli tekstil işçilerinin yanındayız. Yarın duruşmayı takip edeceğiz. Beklentimiz ve talebimiz bir an önce Mehmet Türkmen'in tutukluluğunun son bulması ve kaldığı yerden mücadelesine devam etmesidir. Hırsızlar, çeteler, katiller, yüzlerce işçiyi katledenler ellerini kollarını sallayarak dışarıda gezerken bir sendikacının gerçekleri ifade ettiği için tutuklanması kabul edilemez' diye konuştu.</p> <p>Türkmen serbest bırakılana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade eden Aslan, 'Bu ülkede haksızlığa uğrayan, sermayenin saldırısına uğrayan herkesin yanında olmaya devam edeceğiz' dedi.</p> <p><strong>İŞÇİLER DE DURUŞMADA OLACAK</strong></p> <p>EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da Emek Partisi olarak yarınki duruşmaya sömürü düzenine karşı sesini yükseltmek isteyen herkesin dayanışmasını taşıyacaklarını söyledi. Geçen aylarda BİRTEK-SEN ile birlikte yürüttükleri çalışmayla Antep'te iş cinayetlerinin üzerinin nasıl bir düzenekle örtüldüğünü ortaya çıkardıklarını belirten Karaca, 'Burada özel hastanelerden SGK'ye, devletin bütün bürokratik aygıtlarından adliyeye uzanan bir düzenekle işçilerin hayatlarının nasıl altüst edildiğini gösterdik. O gün işçilerle birlikte sormuştuk, 'Neden tek bir patron yargılanmazken biz tek bir hakkımızı alabilmek için 5-10 yıl boyunca adalet mücadelesi vermek zorunda kalıyoruz ve bu süreçler aleyhimize sonuçlanıyor' diye. Nihayet bir gerçek ortaya kondu. Antep'teki her işçi Türkmen'in söylediklerini bire bir yaşıyor. Bu nedenle Antepli işçiler kimin haklı olduğunu gayet iyi biliyor. Bu sözü sahiplenmek üzere de yarın duruşmada olacaklar' dedi.</p> <p><strong>BİRLİKTELİK VURGUSU</strong></p> <p>Gazetecilerin tutuklanmasına da değinen Karaca, 'Görünen o ki biz böylesi saldırganlıkları önümüzdeki dönem daha çok yaşayacağız. Çünkü işçi sınıfı bütün bu yoksulluk karşısında bir arayış içerisinde. Asıl korkuları bu arayışın BİRTEK-SEN gibi sınıf sendikacılığı yapan sendikalara akmasıdır. Bu saldırganlık karşısında yapacağımız en temel şey bütün emek örgütlerinin, hak örgütlerinin, mücadele örgütlerinin birleşik bir mücadele hattına oturmasıdır. Yarın uluslararası heyetlerden tutun sendika, siyasi parti, hukuk örgütleri temsilcilerine kadar pek çok çevrenin burada yan yana gelecek olması da bu açıdan önemli' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'ANTEPLİ İŞÇİLER KORKMUYOR, SENDİKASINA SAHİP ÇIKIYOR'</strong></p> <p>Ziyaret için Emek Partisine teşekkür eden BİRTEK-SEN Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çelik ise 2 yıldır BİRTEK-SEN'e dönük ciddi bir baskı olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:</p> <p>'Bunda sendikamızın işçiler arasında bilinir hale gelmesi ve gündem olmasının etkisi var. Antepli işçiler ne zaman mücadeleye girişse karşılarında patronu, valiyi, polisi, patronların medyasını buluyor. Bu nedenle biz BİRTEK-SEN olarak sadece patronlara karşı mücadele etmiyoruz. Mücadele eden işçiler yanlarında ise sürekli Emek Partisini görüyorlar. Oysa pek çoğu diğer partilere oy verdi ancak onları yanında bulamıyor. Antep işçi sınıfı artık kendi partisini de tanımaya başladı. Bu nedenle Antepli işçiler mücadelelerini sendikalarıyla kendi partileriyle büyütebileceklerinin de bilincine varmaya başladı. Yasak kararları yetmeyince; geçtiğimiz yıl da olduğu gibi başkanımızı tutukluyorlar. Patronların iş kazası nedeniyle yargılandığını görmüyoruz. Asıl amaç sendikamızı yıldırıp işçi sınıfının gözünü korkutmaktı. Ancak başarılı olamadılar, Antepli işçiler korkmuyor, sendikasına sahip çıkıyor.'</p> <p><strong>'TUTUKLAMALARIN NEDEDİ GÖZDAĞI VERMEK'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>BİRTEK-SEN Genel Sekreteri Mikail Kılıçalp de Türkiye'nin yarısını madenlere ruhsatlayan iktidarın köylüler toprağını savunmasın diye gözdağı vermek üzere Esra Işık'ı tutukladığının altını çizerek, 'Mehmet Türkmen'in tutuklanma gerekçesi de benzer. Türkmen'le Antepli işçilere gözdağı veriyorlar. Yüzlerce yıldır süren sınıf mücadelesi Mehmet Türkmen tutuklandı diye bitmeyecek. Mehmet Türkmen cezaevinde olduğu süreçte de mücadelesini sürdürdü, oradaki insanlık dışı koşullara karşı. Çıktığında da mücadeleye kaldığı yerden devam edecek' ifadelerini kullandı.</p> <p>Ziyarette yer alan eski Akınal Sentetik işçisi Mustafa Tomurcuk da 'Ben bu OSB'de çalışırken parmaklarını kaybeden 4 çocuk babası bir işçiyim. Yarınki duruşmada yaşadıklarımı dile getireceğim. Çalıştığım fabrikada benden önce de benden sonra da birçok iş kazası oldu. Mehmet Türkmen'in de söylediği gibi gerçekten mezbaha gibiydi fabrika. Gözümüzün önünde ölen arkadaşımız oldu bizim. Bu fabrikada birçok arkadaşımız önlem alınmadığı için ya hayatını kaybetti ya parmaklarını kaybetti. Bu iş kazaları nedeniyle hiçbir işverene ceza verilmedi. Ben kaza geçireli 6 yıl oldu, 6 yıldır davadan bir sonuç alamadım' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/emepten-birtek-sene-dayanisma-ziyareti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 19:09:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/emepten-birtek-sene-dayanisma-ziyareti.jpeg" type="image/jpeg" length="37783"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremde yıkılan Altaş Apartmanı davası karar açıklandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-altas-apartmani-davasi-karar-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/depremde-yikilan-altas-apartmani-davasi-karar-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve bir kişinin hayatını kaybettiği Altaş Apartmanı'nın fenni mesulü olan, uzun yıllar Malatya Belediye Başkanı ve eski milletvekili olan yüksek mimar Ahmet Münir Erkal'a açılan davada, 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet Duran ÖZKAN</strong></p> <p><strong>(MALATYA) - </strong>Malatya'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve bir kişinin hayatını kaybettiği Altaş Apartmanı'nın fenni mesulü olan, uzun yıllar Malatya Belediye Başkanı ve eski milletvekili olan yüksek mimar Ahmet Münir Erkal'a açılan davada, 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verildi.</p> <p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ikincisinde, Malatya'daki Altaş Apartmanı'nın yıkılması sonucunda 1 kişi hayatını kaybetti.</p> <p>Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, binanın fenni mesulü olan, uzun yıllar Malatya Belediye Başkanı ve eski milletvekili olan yüksek mimar Ahmet Münir Erkal'a, 'taksirle bir kişinin ölümüne neden olma' suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mahkeme, cezanın kesinleşmesiyle birlikte Erkal'ın mesleki faaliyetlerinden 1 yıl süreyle men edilmesine hükmetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Malatya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/depremde-yikilan-altas-apartmani-davasi-karar-aciklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:56:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/depremde-yikilan-altas-apartmani-davasi-karar-aciklandi.jpeg" type="image/jpeg" length="83433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Tan'dan Trump-Xi Jinping görüşmesi yorumu: Pekin de artık 2017'deki Pekin değil]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-tandan-trump-xi-jinping-gorusmesi-yorumu-pekin-de-artik-2017deki-pekin-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-tandan-trump-xi-jinping-gorusmesi-yorumu-pekin-de-artik-2017deki-pekin-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, 'Trump açısından amaç, İran savaşında Çin'i baskı mekanizmasına dahil edebilmek, enerji ve ticaret başlıklarında somut kazanım elde etmek, nadir toprak elementleri ve tedarik zincirleri konusunda nefes almak. Fakat, Pekin de artık 2017'deki Pekin değil. Çin yalnızca büyük bir pazar veya ucuz üretim merkezi olarak masada oturmuyor' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, 'Trump açısından amaç, İran savaşında Çin'i baskı mekanizmasına dahil edebilmek, enerji ve ticaret başlıklarında somut kazanım elde etmek, nadir toprak elementleri ve tedarik zincirleri konusunda nefes almak. Fakat, Pekin de artık 2017'deki Pekin değil. Çin yalnızca büyük bir pazar veya ucuz üretim merkezi olarak masada oturmuyor' dedi. </p> <p>CHP Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Namık Tan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in arasında Pekin'de yapılacak görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tan, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: </p> <p>'Dünyanın gözü, Donald Trump ile Xi Jinping arasında Pekin'de yapılacak görüşmeye çevrilmiş durumda. Bu zirve, iki büyük gücün birbirine üstünlük sağlamaktan ziyade birbirinin krizlerini yönetmeye çalıştığı bir görüşme olacak. Aynı zamanda, yeni küresel dengenin nasıl şekilleneceğine dair önemli bazı işaretler verebileceğini düşünüyorum. Trump bir süredir dış politikada Asya-Pasifik'e odaklanmak istiyor. Ancak, Ortadoğu krizlerinden, enerji güvenliği kaygılarından ve küresel tedarik zincirlerinin kırılganlığından, hedefine ulaşamıyor. Trump'ın ilk dönemindeki Çin'le ticaret savaşları, bu yönelimin en çarpıcı işaretlerinden biriydi. O günlerde mesele ticaret açığı, gümrük tarifeleri, Amerikan şirketlerinin rekabet gücü ve Çin'in küresel üretim zincirlerindeki yükselişi üzerinden tartışılıyordu. Bugün ise dosyanın içeriği çok daha karmaşık. Tayvan meselesi, yapay zeka, yarı iletkenler, kritik mineraller, nadir toprak elementleri, nükleer denge, enerji güvenliği ve İran savaşı aynı jeopolitik denklemde birleşmiş durumda.</p> <p>Trump açısından amaç, İran savaşında Çin'i baskı mekanizmasına dahil edebilmek, enerji ve ticaret başlıklarında somut kazanım elde etmek, nadir toprak elementleri ve tedarik zincirleri konusunda nefes almak. Fakat, Pekin de artık 2017'deki Pekin değil. Çin yalnızca büyük bir pazar veya ucuz üretim merkezi olarak masada oturmuyor. Kritik minerallerde, sanayi kapasitesinde, teknolojik atılımda ve bölgesel nüfuzda pazarlığın asli tarafı olarak hareket ediyor. Bu da Xi Jinping'e Trump karşısında bir manevra alanı sağlıyor. Dolayısıyla bu zirvede, ne konuşulduğu kadar verilecek işaretlere de bakmak gerekir. Tayvan pazarlık konusu yapılacak mı? Kritik minerallerde geçici bir ateşkes sağlanacak mı? İran dosyasında Çin, ABD'nin beklentilerine ne ölçüde yaklaşacak? Ve en önemlisi, ABD-Çin rekabeti kontrollü bir dengeye mi oturacak, yoksa yeni bir sertleşme dönemine mi girecek? Bu sorulara verilecek yanıtlar, 'yeni dünya düzeninin' hangi fay hatları üzerinden şekilleneceğine ilişkin önemli ipuçları barındıracak.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-tandan-trump-xi-jinping-gorusmesi-yorumu-pekin-de-artik-2017deki-pekin-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:52:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chpli-tandan-trump-xi-jinping-gorusmesi-yorumu-pekin-de-artik-2017deki-pekin-degil.png" type="image/jpeg" length="22845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutar Yapı Sitesi kamu görevlileri 'kusursuz' bulunmuştu: Başsavcılık dosyayı KTÜ'ye gönderdi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tutar-yapi-sitesi-kamu-gorevlileri-kusursuz-bulunmustu-bassavcilik-dosyayi-ktuye-gonderdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tutar-yapi-sitesi-kamu-gorevlileri-kusursuz-bulunmustu-bassavcilik-dosyayi-ktuye-gonderdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, ANKA Haber Ajansı'nın dün yayımladığı 'Depremde yıkılan Tutar Yapı Sitesi dosyasında kamu görevlilerine 'kusursuz' raporu' haberinin ardından, dosyanın Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden oluşan heyete gönderilmesine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet OFLAZ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, ANKA Haber Ajansı'nın dün yayımladığı 'Depremde yıkılan Tutar Yapı Sitesi dosyasında kamu görevlilerine 'kusursuz' raporu' haberinin ardından, dosyanın Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden oluşan heyete gönderilmesine karar verdi.</p> <p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Adana'nın Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi'ndeki Tutar Yapı Sitesi'nin C Bloku'nun yıkılması sonucu 63 kişi hayatını kaybetti, 12 kişi yaralandı.</p> <p>Binanın yıkılmasında sorumluluğu olduğu öne sürülen kamu görevlilerine yönelik dosyada, şu ana kadar Seyhan ve Çukurova belediyelerinde görev yapan imar ve şehircilik müdürleri ile yapı kontrol müdürlerinin de aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında soruşturma izni verildi.</p> <p><strong>'KUSURSUZ' TESPİTİ GÜNDEME GELMİŞTİ</strong></p> <p>ANKA Haber Ajansı, dün kamu görevlilerine yönelik dosyada bir inşaat mühendisi tarafından hazırlanan raporda 'kusursuz' değerlendirmesi yapıldığını gündeme getirmiş; müşteki avukatları ise rapora itiraz ederek dosyanın teknik üniversite heyeti tarafından incelenmesini talep etmişti.</p> <p>Edinilen bilgiye göre, Başsavcılık bugün yaptığı değerlendirmede dosyanın, Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesindeki 5 kişilik akademisyen heyetine gönderilmesine karar verdi. Kararda, 'Soruşturma dosyasının, elde edilen verilerle birlikte kül halinde değerlendirilerek binanın her aşaması yönüyle, kusurlu hali bulunanların unvanları ve isimleri ile birlikte kusurlu nitelikli eylemleri de belirtilerek ayrıntılı bir şekilde rapor tanzim edilmesine ilişkin, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü'nde görevli 5 kişiden oluşan heyete tevdi edilerek, düzenlenecek rapor ve ekte gönderilen soruşturma dosyasının Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesi rica olunur' denildi.</p> <p><strong>'UMUYORUZ Kİ, KTÜ'DEKİ AKADEMİSYENLER DAHA DÜZGÜN BİR DEĞERLENDİRME İLE KUSURLULARI TESPİT EDECEKTİR'</strong></p> <p>Müşteki avukatlarından Gülsüm Özdoğru, süreci şöyle değerlendirdi:</p> <p>'Basında çıkan haberlerden sonra bugün gördük ki, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı bu defa - zamanında Osman ve Bekir Baloğlu yönünden yaptığı gibi - takipsizlik kararı vermemiş ve talebimiz doğrultusunda dosyayı Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde 5 kişilik bir heyete tevdi etmiş. Dosyanın tek bir inşaat mühendisine gönderilmesi bize ne yazık ki en az 2,5 ay daha kaybettirdi. Umuyoruz ki, Karadeniz Teknik Üniversitesi'ndeki akademisyenler daha düzgün bir değerlendirme ile kusurluları tespit edecektir. Akabinde de artık nihayet bir iddianame düzenlenecek ve kovuşturma aşamasına geçilecektir.'</p> <p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p> <p>Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 17 Ekim 2025'te görülen karar duruşmasında, C Blok'un zemin katındaki dairede tadilat yaptırdıkları belirtilen sanıklar Bekir ve Osman Baloğlu ile teknik uygulama sorumlusu ve inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya'ya, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 'iyi hal' indirimi uygulanarak 15'er yıl hapis cezası verildi; tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Adana</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tutar-yapi-sitesi-kamu-gorevlileri-kusursuz-bulunmustu-bassavcilik-dosyayi-ktuye-gonderdi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:42:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/tutar-yapi-sitesi-kamu-gorevlileri-kusursuz-bulunmustu-bassavcilik-dosyayi-ktuye-gonderdi.jpeg" type="image/jpeg" length="84737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKK Başkanı Yılmaz'dan, Demokrat Parti Genel Başkan Gültekin Uysal'a ziyaret]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/akk-baskani-yilmazdan-demokrat-parti-genel-baskan-gultekin-uysala-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/akk-baskani-yilmazdan-demokrat-parti-genel-baskan-gultekin-uysala-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Demokrat Parti Genel Merkezi'nde Genel Başkan Gültekin Uysal'ı ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Demokrat Parti Genel Merkezi'nde Genel Başkan Gültekin Uysal'ı ziyaret etti.</p> <p>Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın misafiri oldu. Ziyarette, Ankara'nın sosyal, kültürel ve kentsel gelişimine katkı sunan çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunulurken, kent konseylerinin demokratik katılım süreçlerindeki rolü, siyaset üstü bir yaklaşımla kentteki tüm paydaşları bir arada buluşturması, yerel yönetimler ile sivil toplum arasındaki iş birliği alanlarının güçlendirilmesi gibi birçok önemli konu da masaya yatırıldı.</p> <p><strong>ANKARAYI ANLATAN KİTAPLAR UYSAL'A HEDİYE EDİLDİ</strong></p> <p>Toplantıya, AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz'ın yanı sıra, AKK Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Şevket Bülend Yahnici, Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Feramuz Üstün, AKK Genel Sekreter Yardımcısı Daver Baytaz, AKK Yürütme Kurulu Üyeleri Arzu Balkan, Edibe Sinem Ersoy, Pınar Öztürk, Anıl Serin, Naz Öztürk, Abdullah Çavuş, Alper Kaya, Züleyha Özcan, Sinan Adıyaman ve Prof. Dr. Deniz Demiryürek, SERÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Ankara Büyükşehir Belediyesi Yayın Koordinatörü Fatih Tekeci, Başkent Gençlik Meclisi Başkanı Hilal Gedik ve Başkan Yardımcıları Tarık Önol ve Sevgi Nur Gökten de katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ziyaretin sonunda, Ankara Kent Konseyi'nin 6 yıllık çalışmalarının yer aldığı 'Seyir Defteri', kültür-sanat yaşamına ilişkin öneri ve çözüm odaklı paylaşımları içerisinde barındıran 'AKS 101' ve Ankara'nın köklü tarihini içeren 'Bir Zamanlar Ankara' kitabı Genel Başkan Gültekin Uysal'a takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/akk-baskani-yilmazdan-demokrat-parti-genel-baskan-gultekin-uysala-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:40:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/akk-baskani-yilmazdan-demokrat-parti-genel-baskan-gultekin-uysala-ziyaret.jpeg" type="image/jpeg" length="41182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Emre: 'CHP'den casus çıkaramazlar, bizden çıkacak tek şey yurtseverliktir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-emre-chpden-casus-cikaramazlar-bizden-cikacak-tek-sey-yurtseverliktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-sozcusu-emre-chpden-casus-cikaramazlar-bizden-cikacak-tek-sey-yurtseverliktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Zeynel Emre, MYK gündemine ilişkin yaptığı açıklamada operasyonlar, 'casusluk' davası, ekonomi, tarım politikaları ve 'varlık barışı' düzenlemelerine sert tepki gösterdi. Emre, 'Türkiye esas gündeminden uzaklaştırılıyor. CHP'ye yönelik algı operasyonlarıyla sonuç alınamaz. AK Parti'nin içindeki kavga bizi ilgilendirmez ama CHP içinden ki bu ülkeye Kurtuluş Savaşı'nı verenlerin kurduğu bir partidir. CHP'den casus çıkmaz, ajan çıkaramazlar. Bizden çıkacak tek şey yurtseverliktir, Kuvayı Milliye ruhudur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Sözcüsü Zeynel Emre, MYK gündemine ilişkin yaptığı açıklamada operasyonlar, 'casusluk' davası, ekonomi, tarım politikaları ve 'varlık barışı' düzenlemelerine sert tepki gösterdi. Emre, 'Türkiye esas gündeminden uzaklaştırılıyor. CHP'ye yönelik algı operasyonlarıyla sonuç alınamaz. AK Parti'nin içindeki kavga bizi ilgilendirmez ama CHP içinden ki bu ülkeye Kurtuluş Savaşı'nı verenlerin kurduğu bir partidir. CHP'den casus çıkmaz, ajan çıkaramazlar. Bizden çıkacak tek şey yurtseverliktir, Kuvayı Milliye ruhudur' dedi.</p> <p>CHP MYK, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, toplantı devam ederken, toplantı gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi.</p> <p>Emre, partilerine yönelik itibar suikastlerine, haksız tutuklamalara, operasyonlara rağmen CHP'nin dimdik ayakta olduğunu belirterek, geçen hafta 81 ilde saha çalışması yaptıklarını söyledi. Vatandaşla, esnafla, çiftçiyle, sanayiciyle, bu ülkenin emeklisiyle buluştuklarını, dertlerini, sorunları dinlediklerini belirten Emre, 'Biz biliyoruz ki 'Bu ülkenin gerçek gündemi ne' dediğimizse aslında bu saydığımız kesimlerin başta hak kayıpları olmak üzere, gündelik yaşam kaygısı, geçim kaygısı, çocuklarının beslenme kaygısı. Bütün bunlar ortadayken iktidarın yapay gündemlerle kamuoyunu meşgul etmeye çalıştığını gözleyebiliyoruz. Televizyon programlarında bu ülkenin gerçek sorunlarının tartışıldığı, problemlerin tartışıldığı, konuşulduğu programlar değil de magazinsel ve iftiraya dayalı CHP başta olmak üzere, bu ülkedeki muhalefeti kriminal bir şekilde göstermek için yapılan algı operasyonları' diye konuştu. </p> <p><strong>VARLIK BARIŞI DÜZENLEMESİNE KARA PARA TEPKİSİ</strong></p> <p>TBMM'de görüşülecek, vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne değinen Emre, şunları söyledi:</p> <p>'Varlık Barışı diye bir paket getirecekler. İnsanların kulağına hoş gelsin diye 'barış' kelimesini sürekli serpiştiriyorlar. Bunların temeline baktığınız zaman ülkedeki adaletsizlikleri derinleştiren, büyük sorunlara yol açan düzenlemeler olduğunu görüyorsunuz. Ne demek varlık barışı? Esasında dünyadaki kara paraya diyor ki 'Gel, paranı getir Türkiye'ye, ben senden bunun hiçbir şekilde kaynağını sormayacağım. Bu para ne olursa olsun. İster uyuşturucu parası olsun, ister kaçakçılık olsun, ister fuhuş parası olsun. Getir, paranı ülkeye koy.' Biz buna itiraz ediyoruz. Bu yöntem makul bir yöntem olsa, doğru bir yöntem olsa dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımız zaman neden hiçbir ülkede böyle bir yöntem kullanılmıyor? Neden orada her kuruşun hesabını özellikle soruyorlar? Çünkü kara para sadece kendisi gelmiyor. Düzenini de birlikte geçiriyor. Organize suç örgütleri geliyor, mafya geliyor, uyuşturucu baronları geliyor. Ülkemizde son yıllarda bu tip düzenlemeler sonrasında uluslararası kaçakçıların ve mafya babalarının silahlı çatışmasına sahne olan, çok sayıda silahlı olayın yaşandığı ülke haline geldi. Bu gelecek paralardan bizim ülkemizin emeklisine, çiftçisine yarayan bir durum var mı? Bu gelen paralardan vatandaşımızın faydası ne? Biz bu durumun yanlışlığına işaret ediyoruz. Bir AK Parti'de milletvekili diyor ki 'Gelmişler de ne olmuş?' Çünkü birçoğu yaptıklarının sonuçlarını kavrayabilecek durumda dahi değil. Parmak kaldırıp indiriyorlar. Ülkemiz de günden güne kötü başlıklarda birinciliklerle anılıp duruyor. Biz Avrupa'da suç oranında birinciyiz. Kişi başına düşen cezaevi sayısı itibarıyla en fazla tutuklu hükümlülerin bulunduğu ülkeler sıralamasında birinciyiz. Bu iktidar göreve geldiğinde 50 bin olan tutuklu hükümlü sayısı, 400 binleri geçti. 1 milyona yakın yürüyen ceza dosyası var. Ülke kriminal bir hal aldı. Yargılamalarda da yargının durumuna ilişkin her geçen gün berbat şeyler duyuyoruz. Gelir adaletsizliği, en büyük problemlerimizden biri. Bu iktidar sırtını sermayeye yaslıyor. Sermayenin önceliklerini, para babalarının önceliklerini gündeme alıyor. Bu dönemde fakir olan daha çok yoksullaşıyor. Zengin kesim zenginliğini katlayarak arttırıyor.'</p> <p>Avrupa ölçekli yapılan bir araştırmanın, ülkelere göre 'ultra zengin'lerin sayısına ilişkin verilerini paylaşan Zeynel Emre, 'Türkiye açısından ibretlik bir durum var. Türkiye burada ülkedeki ultra zengin sayısında son beş yılda, en yüksek artış gösteren ülkeler sınırlamasında en başlarda geliyor yüzde 94'le. Yani kişisel serveti 30 milyon doların üzerinde olan kişi sayısı ikiye katlanmış. Geniş milyonlar yoksul halk kesimleri, bir avuç elit ve onu temsil eden AK Parti. Bizim birinciliklerimiz hangi alanda? Türkiye, Avrupa'da asgari ücrette beşinci. Enflasyon oranında birinci. Enerji enflasyonunda birinci. Öyle ya 'Dünya bizi kıskanıyor.' Yoksulluk sınırında yaşayan vatandaş sayısında birinci. Faiz oranında birinci. İşsiz sayısında birinci. En düşük emekli maaşı veren ikinci ülkeyiz. Ultra zengin sayısındaki artış hızında Polonya'dan sonra ikinci sıradayız' dedi.</p> <p><strong>AKP'DEN.COM'A ERİŞİM ENGELİ</strong></p> <p>CHP Sözcüsü Emre, CHP'nin iktidarın vergi politikasının vatandaşa yükünü anlatmak için kurduğu AKP'den.com başlıklı internet sitesine jet hızıyla erişim engeli getirildiğini belirterek, 'Bu sitede şunu açıklamşıtık: 1 milyon 200 bin fiyatı olan bir otomobil almak istiyorsanız bunun 1 milyon 88 bini ÖTV, 460 bini KDV, 9 bin lira bandrol ücreti; toplam vergi 1 milyon 557 bin. Yani arabanın fiyatı 1,2; vergilerin fiyatı 1,6 milyon. Bunun neresinde Allah aşkına milli güvenlik ve kamu düzeninin korunmasıyla ilgili bir mesele var? İnsanlar gerçekleri duymasın. Gerçeklerden kaçılıyor. Çünkü her çöken iktidar, gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek için çeşitli bahaneler bulur. Bu da onlardan biridir. Bu bahanelerde en ortaklaşılan bahane de milli güvenliktir. Çünkü onlar için milli güvenlik dar bir azınlığın çıkarı ve güvenliğidir. Onlar ultra zenginlerin partisi. CHP olarak biz halkın partisiyiz, milletin yanındayız. Millet sandık geldiğinde bu ülkedeki ultra zenginlerin partisine gerekli dersi verecek' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>ZİKRULLAH ERDOĞAN ATAMASINA LİYAKAT ELEŞTİRİSİ</strong></p> <p>Ülkenin en büyük sorunlarından birinin liyakatsizlik ve nepotizm olduğunu belirten Emre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeğeni Zikrullah Erdoğan'ın atanmasına ilişkin, 'Bu kişi bu dönem zaten kaymakam yapılmış. Yetmiyor, Resmi Gazete'de yayımlanıyor. 33 yaşında yeğeni Milli Savunma Bakanlığı'nda tümgeneral rütbesine denk Tedarik Hizmetleri Genel Müdürü yapılıyor. Yani o yaştaki biri, askeriyede olsa en fazla yüzbaşı pozisyonunda olabilecek biri bir gecede tümgeneral rütbesine denk bir pozisyona getiriliyor. Bunu nasıl yapıyor? Ne yeteneği var? Tek özelliği Tayyip Bey'in akrabası olması mı? Soy isminin aynı olması mı? Böyle bir devlet yönetimi olabilir mi ? Böyle yönetilen ülkeye yatırımcı gelir mi?' diye konuştu.</p> <p><strong>CASUSLUK DAVASI TEPKİSİ</strong></p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında Silivri'de görülen 'casusluk' davasına ilişkin de  değerlendirmelerde bulunan Zeynel Emre, şunları söyledi:</p> <p>'Sayın İmamoğlu, büyükşehir belediye başkanı seçildikten sonra, tekrar edilen seçime giderken beş dakikalığına biriyle görüşmüş; Hüseyin Gün. Altı yıldır bir daha görmemiş. O gün orada casus olmuş. Siz casusluğu bir virüs falan mı zannediyorsunuz? Korona gibi bulaşan bir şey mi? Hiç casusluktan ceza almış birini gördünüz mü Türkiye'de? Biz araştırdığımızda tek tük, istisnai dosyalara ulaşabildik. Niye? Devletin gizli kalması gereken belge bilgilerine erişiminiz olacak önce. Bunu başka bir ülke yararına vereceksiniz siyasi ve askeri casusluk maksadıyla. 2019 tekrar eden seçimi de bu kişiyle olan görüşmeler sonrasında taktikler verilmiş de biz o seçimi almışız. O seçimde siz bir sandığa giren, bir zarfın içerisindeki dört tane pusuladan üçünü geçerli birini geçerli saydınız. Sizin yanlışınızla 13 binlik fark, 800 bine çıktı. Bizim açımızdan ilk seçimi kazanmak zordu. İkinci seçimi kazanmak çok kolaydı. Böylesine bir saçma dava oluşturdular. Neymiş efendim, Merdan Yanardağ, herkesin bildiği gazeteci casusmuş. Necati Özkan, casusmuş. Bunlar bir araya gelmişler. Peki hedef ülke ne? 85 milyonun kişisel verilerinin çalındığı bilgisini sizin Ulaştırma Bakanınız söyledi. Hemen iktidarı destekleyen gazetelerde, televizyonlarda; 'Hüseyin Gün itirafçı oldu.' Dosyayı okuduk, ifadeleri okuduk, böyle bir beyan yok.'</p> <p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın AK Parti içerisinde operasyonlar yaptığını belirten Emre, kürsüden Londra'da bir otelin kafesinde çekilmiş bir fotoğrafı göstererek şunları söyledi:</p> <p>'Fotoğrafı çeken kişi 11 yıl İngiliz istihbaratında çalışmış. Adalet Bakanı'nın başsavcıyken hazırladığı dosya. Bunu Hüseyin Gün'e atıyor. WhatsApp üzerinden yazışma başlıyor. Buradaki suçlama devlet görevlilerinin fotoğrafını gizlice çekmek. Bu emekli istihbaratçıyla Hüseyin Gün, yazışmada bu taraftaki Soylu'nun sağında oturan kişiyi işaret ederek şöyle diyor: 'Sağında puro iken MI6 var, ona söyle.' Bu yazışmaya konu olan fotoğrafta Soylu'nun sağında oturan kişi, dönemin AK Parti Milletvekili Mücahit Arslan. Çok ciddiye aldıkları yazışmalardan bahsediyoruz. Bu gayri ciddi yapılan bir yazışma. Bu yazışmadaki muhatap olan kişi bir CHP milletvekili olsa dünyanın en büyük konusu bu olur. Yüzlerce televizyon kanalı defalarca bunu tartışır. Bu saçma sapan casusluk gibi iddianamelerle partimize kamuoyu nezdinde algı operasyonu yapmaya çalışanların bir yere varamayacaklarını ifade edelim. CHP, son seçimlerin birinci partisidir. Son bir yıldır da bu ülkede birinci parti pozisyonunu korumaktadır her türlü saldırıya rağmen. AK Parti'nin içindeki kavga bizi ilgilendirmez ama CHP içinden ki bu ülkeye Kurtuluş Savaşı'nı verenlerin kurduğu bir partidir. CHP, Cumhuriyet'i kuran partidir. CHP'den casus çıkmaz, ajan çıkaramazlar. Bizden çıkacak tek şey yurtseverliktir, Kuvayı Milliye ruhudur.'</p> <p>Sözcü Zeynel Emre, insanların itirafçılığa zorlanarak, CHP Genel Başkanı Özel ve partililer hakkında suçlamalar yönelttiğini belirterek, şöyle devam etti:</p> <p>'1 milyon avro biri getirmiş de Muhittin Böcek'in oğlu, hangi gün geldiğini bilmiyor, hatırlamıyor, parayı kimden aldığını hatırlamıyor, kime verdiğini hatırlamıyor. İnsan, demans olsa bunu hatırlar. 1 milyon avro paradan bahsediyorsunuz. Aldığını hatırlamıyor, kime verdiğini hatırlamıyor. Genel Merkez'de altıncı katta birine vermiş. Giriş-çıkış kaydı yok, kamera kaydı yok. Külliyen yalan. Bu kadar iftirayı, kurguyu yapıyorlar.</p> <p><strong>GÜLŞAH DURBAY İDDİALARINA TEPKİ</strong></p> <p>Özkan Yalım ile ilgili de itirafçı beyanları çıktı ortaya. Her şey bir tarafa, siyaset bir tarafa; insanlığın dahi okurken dahi utanç duyacağı diyaloglar var. Bir savcı nasıl olur da herhangi bir şekilde, Uşak'taki soruşturmayla ilgisi olmayacak bir şekilde hayatını genç yaşta kaybetmiş Şehzadeler Belediye Başkanımız Gülşah Durbay ile ve Genel Başkanımız ile ilgili soru sorabiliyor? O da diyor ki 'Bizim burada yemek yedikleri oldu. Ben başka bir şey bilmiyorum.' Bu iftiralarla ilgili kadıncağız hayattayken suç duyurusunda bulundu aile. Tazminat davası alındı. Kendini ifade etme imkanı yok, hayatını kaybetmiş çok acı bir şekilde. Hala iftira atamıyorsunuz ki kayıtlar bellidir, ortaya çıkar. Hayatın hiçbir döneminde, Sayın Genel Başkanımız ile Gülşah Durbay'ın Uşak'ta yemek yemişliği dahi yok. Manisa sınırları dışında hiçbir siyasi faaliyete katılmışlıkları yok. Bu kadar herkesin gözü önünde iftiralara nasıl vicdanınız kaldırıyor? Sizin kız çocuğunuz, eşiniz yok mu? Nasıl başınızı yastığa huzurla koyabiliyorsunuz? Hakikaten inanılır gibi değil. Oradan da birçok şey türetmeye çalışıyorlar. Almış da biri, 200 bin lirayı da bahçe duvarına koymuşlar. Hakikaten deli saçması şeyler. Genel Başkanımızın babası araba almış da... Genel Başkanımızın babasının almış olduğu arabanın faturasıyla İş Bankası Manisa'da gönderilen miktar, adamın kendi hesabından gönderilen miktar birebir aynı. İnsan hiç olmazsa bir araştırır ya doğruluğunu, yanlışlığını.</p> <p>Hiç bu dönemki kadar, bu kadar çirkin, bu kadar rezil, bu kadar arsız tartışmalar ya da suçlamalar, iftiralar yaşanmamıştı. Hakikaten utanç duyulacak bir tablo. Günlerce televizyonda tartışıyorlar. Genel Merkez buraya kayıtlı, Genel Başkanımızın kendi adına da değil, bir tane araç alıyor. Aracın içi de ilk başta yapılıyor. Sonra aracın içinin dizaynına yönelik Özkan Yalım, 'Ben bunu yaptıracağım' diyor. Kim bilebilir ki onun Uşak Belediyesi'nden bunu ödetmiş olacağını? Tabii bunun üzerine biz hemen ilgili şirketle yazışmaya girdik. 'Eğer bunu Uşak Belediyesi ödediyse biz bu miktarı ödeyelim.' Ancak ben buradan o aracın dizaynını memleketin beka meselesi yapıp televizyonlarda tartışan, konuşan saatler boyu yorumcular, televizyonculara da bir hukukun dikkatini çekeyim: Siz burada bir aracın iç dizaynından bahsediyorsunuz ya. 2017-2019 arası, İBB'ye ait 59 adet aracın toplam 14 bin 657 gün AK Parti İstanbul İl Başkanı'na tahsil edildiğini belgeledik. Kamu zararı 14 milyonun üzerinde. 36 adedini, İBB direkt bir firmadan almış, il binasına vermiş. Gerisini kendi uhdesinden vermiş. Yetmemiş, 16 tane AK Parti Genel Merkezi'ne araç göndermiş. Mesela o gün o araca binenlerden biri bugün Meclis Başkanı. Belgesi var hepsinin. 42 tane aracı da o zaman aday olan Binali Yıldırım'a 'yeni başkanlık' adıyla tahsis etmiş. Bizim çalışkan ve başarılı Genel Başkan Yardımcımız Deniz Yavuzyılmaz suç duyurusunda bulundu bunlarla ilgili. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar. 'Olmadı' demiyor.'</p> <p><strong>'MÜCADELEMİZE AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ'</strong></p> <p>CHP Sözcüsü Zeynel Emre, pes etmeyeceklerini, mücadelelerine aynı kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayarak, 'Emin olun, istediği kadar insanları korkutup sindirmeye çalışsınlar, milletimizle birlikte halkın iktidarını kuracağız' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>MUHİTTİN BÖCEK VE GÖKHAN BÖCEK'İN İFADELERİ </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sözcü Emre, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Emre, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek'in etkin pişmanlıktan yararlandığı iddialarının sorulması üzerine, şunları söyledi:</p> <p>'Oğlunun ifadesini gördük. Belediye Başkanı ifadesini henüz görmüş değiliz. Muhittin Böcek'in birden fazla, defalarca medyaya da yaşayan şekilde, kendi el yazışıyla 'Ben hiç bir baskıya boyun eğmem, partime iftira atmam. Bu suçlamaları kabul etmiyorum. Hepsi birer iftiradır' şeklinde beyanları var. Tabii bütün aile boyu yapılan operasyonlar, tutuklamalar, eşe, dosta, şoföre ve en son çarşamba günü de tüm mal varlığına el konulması sonrasında, baskılara boyun eğip eğmediğini bilemiyoruz, onu göreceğiz. Önümüze geldiği zaman o konuda bir karar veririz.'</p> <p><strong>KÖKSAL TRANSFERİNE SEÇMEN TEPKİSİ VURGUSU</strong></p> <p>CHP'li Emre, AK Parti'ye geçmesi beklenen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın geçmişte HÜDAPAR ve DEM Parti ile ilgili açıklamalarının sorulması üzerine şunları söyledi:</p> <p>'Bu sorunun asıl muhatabı HÜDAPAR Genel Başkanı'dır, DEM Parti ve asıl AK Parti Genel Başkanıdır, oradaki milletvekilleridir. Size bu kadar hakaret eden, bu kadar söylemediğini bırakmayan bir kişiyi alıyorsunuz. Sizin kontrolünüzdeki gazetelerde 'rüşvetçi' diye haberler yaptırıyorsunuz. Türk siyasetinde asıl oyu partileri alır. Gerek milletvekilliğinde gerekse de belediye başkanlığında kişilerin katkısı çok sınırlıdır. CHP son yerel seçimde 210 olan belediye sayısını, 414'e çıkardı. Bu partinin genel olarak yükseliş trendine işaret eden, iktidarın da düşüşüne işaret eden bir durumdu. Belediyeden alınmasında bizim seçmen tabanımızın genişletilmesinin büyük payı var. Burada emin olun Burcu Hanım'ın hiçbir götürüleceği oy olmamıştır. Gerek bizden alıp götürdükleri tehditle, baskıyla gerek kayyum atadıkları gerek tutukladıkları belediye başkanlıklarında hepsinde, gelin bugün bir yerel seçim yapalım. İstanbul'da da 1 milyon fark verelim. Kim kazanıyor görelim. Bugün Aydın'da bir seçim olsun yüzde 15 oy ancak alır 'topuklayan efe.' Yüzde 80 CHP alır.'</p> <p>Emre, 'Afyonkarahisar'ın CHP'li belediye meclis üyeleriyle irtibatta mısınız' sorusuna da 'İlkeler her şeyden önde gelir. Biz partimizin ilkelerine sıkı sıkıya bağlı bir şekilde görevini yapan tüm meclis üyeleriyle, tüm belediye başkanlarıyla yoldaşlık duygusuyla sonuna kadar birlikte yol yürürüz. Ama çeşitli ayak oyunları, menfaatti, yüzeysel anlamda çok istisnai olsa da bu tip durumlar geldiğinde gerekli disiplin işlemlerini yürütüyoruz' yanıtını verdi. </p> <p><strong>'ÖNCEKİ GENEL BAŞKANIMIZIN KENDİ TAKDİRİDİR'</strong></p> <p>Emre, 'MYK gündeminizde CHP parti tüzel kişiliğini ve yönetimi doğrudan hedef alan davaları nasıl değerlendirdiniz? Kemal Kılıçdaroğlu'nun Çubuk'ta uğradığı saldırının failiyle olan bir helalleşme videosu gündemde. O video için MYK'da değerlendirmeniz oldu mu?' sorusuna da şu yanıtı verdi:</p> <p>'Önceki Genel Başkanımızın kendi takdiridir. Onu bizim MYK'da tartışmamız söz konusu değil. Diğerine gelince de bakın bir süreç işleniyor burada. Türkiye esas gündeminden uzaklaştırmak isteniyor. CHP tartışılarak yıpratılmak isteniyor. Böyle bir karar verilmesine olanak yok. Bir çılgınlık olur da diyelim ki bu yönde bir mahkemenin yetkili olmadığı halde karar verip YSK'nın yetkisini ortadan kaldırması Türkiye'yi kaotik bir duruma sürükleyecektir. Sizler sordukça cevapladığımız ama esas itibarıyla pek de gündemimizde olmayan bir konu. YSK, CHP'nin kontrolünde değil. Bu konu defalarca önüne gitti. Defalarca bu konuda karar verdi. Mazbataları aldı. Üç kere kurultay yapıldı. Gerek İstanbul'daki kongreler, üç kere yapıldı. Tüm Türkiye'deki denegeler yenilendi. Siz delegeliği, delegelik sistemini, siyasi partiler mevzuatını, işleyişini 'tamamen ortadan kaldıracağım' diyorsanız, bu tüm Türkiye'nin ortak bir problemi haline gelir. İçinden çıkamaz hale gelir, kaotik bir durum olur Türkiye'de. O nedenle de böyle bir durumu Türkiye'nin artık taşıyacak gücü olmayacağını ifade edelim. Biz böyle bir şey olacağını düşünmüyoruz.'</p> <p><strong>BALGAT'TA YEDEK GENEL MERKEZ İDDİASI </strong></p> <p>Emre, Balgat'ta yedek bir genel merkez binası tutulduğu iddiasının sorulması üzerine de 'Bazı hususlar vardır ki -biz de onu doğru buluruz- sadece Genel Başkanımız bilir. Uhdesinde tutar çünkü yayılmaması önemlidir. Bu içinde bulunduğumuz çoklu demokrasi krizinde çok tutarlı, dengeli, akılcı bir strateji yürütmeniz gerekir. Dolayısıyla kendisinin bilgisi dışında bu alanda bilgi sahibi olan ya da bilgiyi paylaşmaya haiz hiç kimse yoktur. Doğru da olmaz. Dediğim gibi esas burada sorulması gereken CHP gibi bir parti bu ülkenin en köklü partisi, dünyanın en köklü üçüncü partisi, son seçimlerin birinci partisi. Biz böylesine bir düzende acaba kumpas kurulur mu, kurulmaz mı? Seçime girmesi engellenir mi, engellenmez mi diye soru sorulan bir düzene geldik. Türkiye'nin aslında içler arası durumu bu' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-sozcusu-emre-chpden-casus-cikaramazlar-bizden-cikacak-tek-sey-yurtseverliktir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:40:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chp-sozcusu-emre-chpden-casus-cikaramazlar-bizden-cikacak-tek-sey-yurtseverliktir.jpg" type="image/jpeg" length="18295"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çömez'den Zikrullah Erdoğan'ın sivil Tuğgeneral olarak atamasına tepki]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/comezden-zikrullah-erdoganin-sivil-tuggeneral-olarak-atamasina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/comezden-zikrullah-erdoganin-sivil-tuggeneral-olarak-atamasina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Zikrullah Erdoğan'ın MSB Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne atanmasına tepki göstererek, 'Bu atamanın 'Ben yaptım oldu', anlayışıyla gerçekleştirilmiş olması hakikaten ucube düzenin, ucube dönemin önemli bir yansıması' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -</strong> İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Zikrullah Erdoğan'ın MSB Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne atanmasına tepki göstererek, 'Bu atamanın 'Ben yaptım oldu', anlayışıyla gerçekleştirilmiş olması hakikaten ucube düzenin, ucube dönemin önemli bir yansıması' dedi. </p> <p>İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.</p> <p><strong>'İSVİÇRE'DEN NE İZAHAT GELDİ NE DE FİDAN'DAN BİR AÇIKLAMA'</strong></p> <p>Çömez, Bartholomeos'un 2024 yılında İsviçre'de bir toplantıya devlet başkanı sıfatıyla katıldığını hatırlatarak, konuya ilişkin herhangi bir tepki vermeyen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı eleştirdi. Çömez, 'Sayın Fidan orada devlet başkanları statüsünde yapılan görüşmelerde ve sonrasında verilen fotoğraflarda aynı karede kendisiyle birlikte oldu. Ve biz bunu eleştirdiğimizde dendi ki: 'İzahat istedik İsviçre'den'. Fakat o gün bugündür İsviçre'den ne izahat geldi ne Dışişleri Bakanı Sayın Fidan bize bu konuda bir açıklama yaptı. Yani bir Türk vatandaşı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bilgisi ve haberi olmadan uluslararası bir toplantıya davet ediliyor. Ve karşısına kimlik olarak devlet başkanı statüsüyle oturtuluyor ve bizim Dışişleri Bakanımız 'Bizim bundan haberimiz yoktu. İzahat istedik' diyor ve uzun bir süre geçmesine rağmen herhangi bir açıklama, herhangi bir izahat gelmiyor' dedi.</p> <p><strong>'HEYBELİADA RUHBAN OKULU İÇ MESELE OLMAKLA BİRLİKTE BİR ANLAMDA DIŞ MESELEDİR'</strong></p> <p>İYİ Partili Çömez, 'Sayın Fidan'a bir izahat gelmiyor bu İsviçre'deki toplantı münasebetiyle' diyerek, 'Fakat ilginçtir Tom Barrack'tan bir açıklama geliyor. Ne zaman? Kasım 25'te. Bir başka ülkenin büyükelçisi bir başka ülkenin iç meselesi ile ilgili bir hedef tayin ediyor ve diyor ki 'Hedefimiz Türkiye'de Eylül 2026'da Heybeliada Ruhban Okulu'nu yeniden açmak'. Eylül 2026 ifadesini ilk kez biz Tom Barrack'tan öğreniyoruz. Yani bizim ülkemizin bir iç meselesiyle ilgili İlgili bizim ülkemizde görev yapan bir diplomat bizim hedefimizdir diyerek Eylül 2026 tarihini zikrediyor ve o tarihte 'Heybeliada Ruhban Okulu'nu açacağız' diyor. Hemen Ardından Sayın Erdoğan'dan bir açıklama geliyor. Çünkü o dönemde yine hatırlayacaksınız. Tom Barrack ve Amerikalı yetkililer zaten 'Türkiye'nin istediği meşruiyet biz de o meşruiyeti kendilerine vereceğiz' diyor. Belli ki meşruiyet arayışı içerisindeki iktidar hemen buna bir karşılık veriyor ve Sayın Erdoğan 'Heybeliada Ruhban Okulu konusunda üzerimize düşeni yapacağız' diyor. Evet o dönemden bugüne bu konu gündeme gelmiyor ama dün itibarıyla Yunan gazetesinde bir haber çıkıyor. Yine dışarıdan öğreniyoruz. Yine dış basından öğreniyoruz. Türkiye'nin en önemli meselelerinden bir tanesidir bu ve bu bir aslında iç mesele olmakla birlikte bir anlamda da dış meseledir. Bununla ilgili bütün gelişmeleri biz yabancı basından takip ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'BU ATAMA UCUBE DÜZENİN ÖNEMLİ BİR YANSIMASI'</strong></p> <p>İYİ Partili Çömez, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 33 yaşındaki Kaymakam hemşehrisi Zikrullah Erdoğan'ı sivil Tuğgeneral olarak atamasına tepki gösterdi. Çömez, konuya ilişkin şunları kaydetti:</p> <p>'Şimdi Zikrullah Erdoğan hakikaten genç bir insan, son derece iyi bir eğitimi olabilir, son derece donanımlı olabilir, o alanda çok ciddi tecrübesi olabilir, yurt içi, yurt dışı çalışmaları olabilir. Haketmiştir. Biz buna itiraz etmeyiz. Ama ortada 33 yaşında bir kaymakamın tayin olduğu makam ve mevki ile ilgili hiçbir deneyimi yokken, sadece sadece Sayın Erdoğan böyle uygun gördüğü için bu makama tayin edildi. Ülkenin milyarlarca liralık çok önemli Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri'nin bütçesini yönetecek olması, buraya imza atacak olması ve bunun da 'Ben yaptım oldu', anlayışıyla gerçekleştirilmiş olması hakikaten ucube düzenin, ucube dönemin önemli bir yansıması. Devlette böyle bir düzen olur mu? Böyle bir uygulama olur mu? Böyle bir anlayış olur mu? Böyle bir yönetim tarzı olur mu?</p> <p><strong>'DİL EĞİTİMİ ALMIŞ OLMAK O GÖREV İÇİN YETERLİ Mİ'</strong></p> <p>Sonra da bunların sicil amiri olacaksın. Siz devleti böyle yönetmek için mi sorumluluk aldınız? Böyle bir anlayış olur mu? Bakın tümgeneral olmak için takımda, bölükte, taburda, alayda, tugayda yıllarınızı vermeniz gerekiyor. Askeri lise 4 yıl, harbiye 4 yıl, teğmenlik 3 yıl, üsteğmenlik 6 yıl, yüzbaşılık 6 yıl, binbaşılık 5 yıl, yarbaylık 3 yıl, albaylık 5 yıl, tuğgenerallik 4 yıl, tam 40 yıl. Senin yaşın daha 33 ve hiçbir eğitimin, bununla ilgili hiçbir donanımın yok. İtiraz ettiğimiz bu. Şimdi deniyor ki 'İngiltere'de dil öğrenmiş'. Nerede öğrendin? Sheffield Üniversitesi'nde devlet göndermiş, dil öğrenmiş. Bu dönemde yaptığın çalışmaları görmek isteriz. Neler yaptın? Hangi sınavları geçtin? Elinde hangi sertifikalar var? Uluslararası kabul gören hangi eğitimleri aldın? Bilmek isteriz. Yok çünkü. Gittin, dil eğitimi aldın. Herkes gidip alıyor. Dil eğitimi almış olmak senin böyle bir göreve tayin olman için yeterli midir? Bir başka konu daha. Elimdeki bilgi bu yönde. Bunu bir kez açıkladım. Yalanlama gelmedi. Eğer yalanlayacaklarsa memnuniyetle onu da Meclis gündemine getirir bunun doğrusunu paylaşırız. Ama bu paylaştığım belgeyi yalanlamadan önce doğrusunu bizimle paylaşmanız lazım.</p> <p><strong>'HERKES ALINTERİNİN KARŞILIĞI OLAN YERLERE GELMELİ'</strong></p> <p>Nedir bu? Kaymakam beyimiz Zikrullah Erdoğan kaymakamlık sınavına girdiğinde yazılıdan 81 puan alıyor. Kendisiyle beraber sınava girmiş 57 kişi içerisinde aldığı puana baktığımızda 47'inci sırada. Tabii kendisi sözlüye girmiş. Sözlüden en yüksek puan verilmiş kendisine. Hemen hemen 100'e yakın en yüksek puan verilmiş ve listede 3'üncü olmuş. Şimdi burada bir liyakat meselesi var. Hak edenin, hak ettiği yerde olması gerektiğini savunan bir anlayışız biz. Birisi Sayın Erdoğan'ın yeğeni diye ne bir göreve gelmeli ne de bir görevden azat edilmeli. Sadece herkes alınterinin, emeğinin, çalışmasının, başarısının karşılığı olan bir yerlere gelmeli.'</p> <p><strong>'BU MİLLETE RAKAMLAR ÜZERİNDEN YALAN SÖYLEMEYİ BIRAKIN'</strong></p> <p>'Yıllar uyguladığınız yanlış politikalarla hayvancılığı bitirdiniz. Türk tarımını çökerttiniz. Hayvan yetiştiricisini bitirdiniz ve hiç durmadan yabancıyı zengin etmeye devam ettiniz' diyen Çömez, şunları kaydetti:</p> <p>'Bakın 5 Mayıs 2026'da TÜİK'in açıkladığı raporda çiğ süt üretiminde yüzde 5'lik bir azalma var. Yine kırmızı et üretiminde yüzde 10,5'luk bir azalma olmuş. Yani çiğ süt üretiminde yüzde 5, kırmızı et üretiminde yüzde 10,5'lu bir azalma olmuş. Ama bakıyorsunuz TÜİK diyor ki 'Hayvan sayısında geçen yıla göre 4.5 milyon artış var'. Artık bu millete rakamlarla yalan söylemeyi bırakın. Dünyanın neresinde görünmüş et üretiminiz yüzde 10,5 azalacak, süt üretiminiz yüzde 5 azalacak ama sizin hayvan sayınız artacak. TÜİK'in kendinden haberi yok. Bir istatistikle ilgili rakamsal yalanları söylerken diğer istatistikle ilgili rakamların bunlarla çelişeceğinden haberi yok. Biz hangi TÜİK'e inanacağız?'</p> <p><strong>'İHANETE VARAN AYMAZLIK POLİTİKALARIYLA YILDA 2 LİTR</strong><strong>E</strong><strong> ZEYTİNYAĞI TÜKETİR HALE GELDİK'</strong></p> <p>Zeytinyağı konusuna da soru önergesi verdiğini hatırlatan Çömez, şunları söyledi:</p> <p>'Son olarak yine gerçek gündemlerle meşgul olmaya devam eden İYİ Parti'nin grup başkan vekili olarak sizlerle bir başka konuyu paylaşacağım. O da zeytinyağı problemi. Geçtiğimiz aylarda Tarım Bakanlığı'na bir soru önergesi verdim. Neydi soru önergesi? Hatta bununla ilgili mecliste bir konuşma da yaptım. 2025 0.3 asitlik zeytinyağı için önce TAR-İŞ 320 lira fiyat verdi. Ardından dedi ki: 'Hayır, vazgeçtim. Bu fiyatı geri çekiyorum. 290 liraya indiriyorum'. Yani ilk 2025'in 0.3 asitlik zeytinyağı fiyatını 320 liradan 290 liraya çekti. Kim çekti? TAR-İŞ. 2023 yılında aynı TAR-İŞ yani bundan 2 yıl önce aynı zeytinyağına 295 lira vermişti. Yani 2023 yılında 295 lira verdiği zeytinyağına bugün 290 lira verdi. Niye biliyor musunuz? Sebebi enflasyonu düşürebilmek, enflasyonu düşük gösterebilmek. 'Bakın zeytinyağı fiyatları artmadı, zeytin fiyatları da yükselmedi, enflasyon da yükselmedi' diyebilmek. Dünyanın en fazla zeytin üreten, zeytinyağı üreten ülkelerinden bir tanesiyiz. Girdi maliyetleri inanılmaz artmış. Geçtiğimiz günlerde zeytinyağı ihracatı ile ilgili rakamlar ortaya çıktı. Bakın bundan birkaç yıl önce bu yıl zeytinyağı ihracatının 1 milyar dolara varacağı söyleniyordu. Ama maalesef zeytinyağı ihracatında çok önemli bir azalma söz konusu. Geçtiğimiz aylarda yılbaşından bu yana 60 milyon dolarlık bir zeytinyağı ihracatı yapılmış ve geçen yıla göre yüzde 60 oranında zeytinyağında bir azalma, ihracatta bir azalma söz konusu. Elin İspanyolu 12,5 kişi başı zeytinyağı tüketirken maalesef benim ülkemin insanları zeytinin içerisinde, zeytin ağaçlarının içerisinde yanlış politikalar, bu ihanete varan aymazlık politikalarıyla yılda 2 litrelik zeytinyağı tüketir hale gelmiş.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/comezden-zikrullah-erdoganin-sivil-tuggeneral-olarak-atamasina-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:38:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/comezden-zikrullah-erdoganin-sivil-tuggeneral-olarak-atamasina-tepki.jpg" type="image/jpeg" length="28655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alman heyetten BİRTEK-SEN'E ziyaret]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/alman-heyetten-birtek-sene-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/alman-heyetten-birtek-sene-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir grup Alman siyasetçi ve sendikacı, tutuklu bulunan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in yarınki davası öncesinde sendikanın genel merkezine destek ziyaretinde bulundular.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(GAZİANTEP) - </strong>Bir grup Alman siyasetçi ve sendikacı, tutuklu bulunan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in yarınki davası öncesinde sendikanın genel merkezine destek ziyaretinde bulundular. </p> <p>Sol Parti Hamburg Eyalet Milletvekili Kai Jaeger, Birleşik Hizmet Sendikası (ver.di) Stuttgart Şube Başkanı Sidar Çarman, Heilbronn Şube Başkanı Katharina Kaupp, emekli sendikacı Ali Çiçek ve DİDF Yürütme Kurulu Üyesi Yusuf As'ı BİRTEK-SEN yöneticileri ile iş kazası geçiren işçiler karşıladı.</p> <p>Görüşmede Türkiye'de işçi sağlığı ve iş güvenliği koşulları, iş cinayetleri, sendikal baskılar ve örgütlenme hakkı ihlalleri konuşuldu.</p> <p>BİRTEK-SEN yöneticilerinden Mikail Kılıçalp, ziyaretteki konuşmasında, işverenlerin işten çıkarma kodlarını işçilere karşı baskı aracı olarak kullandığını belirterek, 'Kod meselesini tazminat pazarlığında kullanıyorlar. İşçi hem tazminatını alamıyor hem de işsizlik maaşından mahrum bırakılıyor. Biz bu konuda çok mücadele ettik. Şık Makas'ta da Malatya'da da işçilerin mücadelesiyle bunu geri püskürttük' dedi.</p> <p>Kılıçalp, sendikanın mücadele ettiği için hedef alındığını savunarak, 'Patronların, devletin üzerimize bu kadar gelmesinin nedeni bu. Diğer sarı sendikalar bunlar için mücadele etmiyor. En çok mücadele eden sendika olduğumuz için genel başkanımız iki aydır tutuklu' ifadelerini kullandı.</p> <p>Gaziantep'te tekstil işçilerinin ağır koşullarda çalıştırıldığını söyleyen Kılıçalp, ücretlerin açlık sınırına yakın olduğunu, işçilerin pazar günleri çalışmaya zorlandığını ve iş kazalarının yaygın olduğunu belirtti.</p> <p><strong>'14 AMELİYAT OLDUM, TAZMİNATIMI ALAMADIM'</strong></p> <p>İş kazasında kolunu kaybeden Mustafa Alkurt ise yaşadığı süreci anlatarak Avrupa'daki uygulamaları sordu. Alkurt, '2016'da iş kazası geçirdim. 14 ameliyat oldum. Patron iflas gösterip tazminatımı vermedi. Sizin ülkenizde iş kazalarında devlet ve işveren ne yapıyor?' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sol Parti Hamburg Eyalet Milletvekili Kai Jaeger de Almanya'daki sistemi anlatarak, işverenlerin iş kazaları için özel bir fona ödeme yaptığını, bu kurumların kazaların nedenlerini araştırdığını ve işçilerin yeniden çalışma hayatına dönmesi için destek sağladığını söyledi.</p> <p><strong>'ULUSLARARASI DAYANIŞMA SADECE SÖZLE OLMAZ'</strong></p> <p>ver.di Stuttgart Şube Başkanı Sidar Çarman ise Türkiye'de yaşananları 'şaşkınlıkla' dinlediklerini belirterek, 'Uluslararası dayanışma sadece sözle değil, eylemle de olmalı. Mehmet Türkmen'in tutuklanmasının ardından Almanya İçişleri Bakanlığı'na protesto mesajı gönderdik. Yaşananlar, Türkiye'de bağımsız ve mücadeleci sendikacılığın nasıl baskı altında olduğunu gösteriyor' dedi.</p> <p>Çarman, 'Bu anlattıklarınızı kendi ülkemizde de parlamentoda da gündem edeceğiz. Mücadelenizde yanınızdayız. Uluslararası dayanışmayı büyütmek için elimizden geleni yapacağız' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.haber500.com/alman-heyetten-birtek-sene-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:29:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/alman-heyetten-birtek-sene-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="38085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özdağ Balkan ülkeleri ziyaretinin tespitlerini devlet yönetimiyle paylaşacak]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ozdag-balkan-ulkeleri-ziyaretinin-tespitlerini-devlet-yonetimiyle-paylasacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ozdag-balkan-ulkeleri-ziyaretinin-tespitlerini-devlet-yonetimiyle-paylasacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Balkan ülkeleri temaslarına ilişkin, 'Onlar açısından bölgedeki gelişmeleri dinlemek istiyoruz, çözüm bulabileceğimiz hususlarda çözüm bulmak için yardımcı olmak için elimizden gelen yapacağız. Kendilerinden dinlediğimiz tespitleri Ankara'da devlet yönetimiyle de paylaşmayı düşünüyorum' açıklamasını yaptı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Balkan ülkeleri temaslarına ilişkin, 'Onlar açısından bölgedeki gelişmeleri dinlemek istiyoruz, çözüm bulabileceğimiz hususlarda çözüm bulmak için yardımcı olmak için elimizden gelen yapacağız. Kendilerinden dinlediğimiz tespitleri Ankara'da devlet yönetimiyle de paylaşmayı düşünüyorum' açıklamasını yaptı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Balkan Ülkeleri temasları çerçevesinde Balkanlar'daki Türk varlığının korunmasına ve desteklenmesine yönelik açıklama yaptı. </p> <p>Zafer Partisi'nin resmi sosyal medya hesabından yayımlanan videoda 5 günlük çalışma seyahati için Rumeli'de olduğunu söyleyen Özdağ, şöyle konuştu:</p> <p>'Makedonya'daki temaslarımızdan sonra Kosova'ya geldik ve temaslarımıza başladık. Sabahleyin belediye başkanlığını ziyaret ettik, Belediye Başkan Yardımcısıyla ve meclis üyeleriyle bir toplantı yaptık, değerlendirme yaptık. Bundan sonra Doğruyol Derneği'ni ziyaret edeceğiz ve Türk aydınlarla bir araya geleceğiz ve gün içerisinde de diğer Türk kuruluşlarını ziyaret edeceğiz. Onlar açısından bölgedeki gelişmeleri dinlemek istiyoruz, çözüm bulabileceğimiz hususlarda çözüm bulmak için yardımcı olmak için elimizden gelen yapacağız. Kendilerinden dinlediğimiz tespitleri Ankara'da devlet yönetimiyle de paylaşmayı düşünüyorum. Tabii Zafer Partisi muhalefette olan bir parti ancak birçok öğrencim ve tanıdığım yine Türk dünyası meseleleriyle ilgilenen iktidarda da insanlar var, onlara iletirsek çözüm için aracılık yaparsak bunda da sonuç alırsak mutluluk duyarız çünkü amaç burada Türklerin yaşadığı bu zor coğrafyada, zor şartlarda daha kolay yaşayabilmelerine sağlamalarına destek olmak.'</p> <p><strong>'BU POLİTİKAYI, ATATÜRK ÇİZGİSİNDE TÜRK MİLLİYETÇİSİ BİR PARTİ OLARAK KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ'</strong></p> <p>'Mustafa Kemal Atatürk Rumeli göçmeni ve Türkiye'nin lideri, kurucusu ancak Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmuş olduğu parti bugüne kadar hiç Balkanlar'ı ziyaret etmedi, neler söyleyeceksiniz?' sorusuna Özdağ, şu yanıtı verdi: </p> <p>'Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin Balkan politikasının ne olduğunu ve nasıl şekillendirildiğini bilmiyorum, hangi saiklerle ziyaret etmediklerini de bilmiyorum onun için bu konuda bir açıklama yapmamayı arzu ederim. Ancak Mustafa Kemal'in Atatürk'ün Dış Türkler politikasında bir temel hususu vardır, 'Türklerin varlığını koruyabilecekleri kadar güçlü oldukları yerlerde kalmalarını yok olacak kadar, nüfus olarak az oldukları yerlerden de anavatana dönmelerini' hep düşünmüş ve bunu gerçekleştirmiştir.</p> <p>Biz de bunun bugün doğru olduğunu bir kez daha görüyoruz ve bu politikayı Atatürk çizgisinde Türk Milliyetçisi bir parti olarak sürdürüyoruz. Kosova'da Makedonya'da da, Bulgaristan'da da, Batı Trakya'da Türklüğün varlığını, milli kimliğini sürdürürken bu ünitelerle arasında bir dostluk köprüsü olması gerektiğini de düşünüyoruz. Daha fazla ticaret, daha fazla ekonomik, işbirliği, daha fazla kültürel etkileşim için bir kanal oluşturuyorlar.</p> <p><strong>'ARNAVUTLAR DA YÜZYILLAR BOYUNCA KADERLERİNİ TÜRK MİLLETİYLE BİRLEŞTİRMİŞLERDİR'</strong></p> <p>Bugün Makedonya'nın ekonomisinde turizm önemli bir yer tutuyor ve bu turizm içerisinde Türkler 1'inci sırada geliyorlar. Aynı şey Kosova için de olabilir ve bundan Kosova'daki herkes kazanır. Yani burada Türkiye'den gelecek bir turist akımı dondurma yediği zaman veya köfte yediği zaman köftecinin Arnavut mu olduğu, Türk mu olduğu bunu kimse sormaz, iyi döner yer, iyi köfte yer, iyi dondurmayı tercih eder.</p> <p>Şunu da görelim, Arnavutlar da yüzyıllar boyunca kaderlerini Türk Milletiyle birleştirmişlerdir ve Naslıbudi'nin, son komutanı Arnavut Abdürrahman Paşa'dır. Ben gittim mezarında dua ettim, mezarının başında ağlayan birçok Türk aydını bilirim. Tarihte bu kadar iç içe girmişsek bugün de dostluk için, işbirliği için güçlü bir zeminin olduğunu düşünmemek için insanın aklını yitirmiş olması lazım. Özetle Kosova'da Osmanlı Türk padişahı ilk ve son ziyaretinde cuma namazında 400 bin Arnavutla cuma namazı kılmıştı Sultan Reşad Allah rahmet eylesin.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ozdag-balkan-ulkeleri-ziyaretinin-tespitlerini-devlet-yonetimiyle-paylasacak</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:20:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ozdag-balkan-ulkeleri-ziyaretinin-tespitlerini-devlet-yonetimiyle-paylasacak.jpg" type="image/jpeg" length="84285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kayyum yönetimindeki Akdeniz Belediye Meclisi aylardır toplanmıyor... Belediye Meclisi Üyesi Bilgiç: 'Aynı süreçte kayyumun, belediyeyi temsilen AKP'li meclis üyesine vekâlet verip TBB seçimlerine göndermesi çelişkidir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kayyum-yonetimindeki-akdeniz-belediye-meclisi-aylardir-toplanmiyor-belediye-meclisi-uyesi-bilgic-ayni-surecte-kayyumun-belediyeyi-temsilen-akpli-meclis-uyesine-vekalet-verip-tbb-secimlerine-gondermesi-celiskidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kayyum-yonetimindeki-akdeniz-belediye-meclisi-aylardir-toplanmiyor-belediye-meclisi-uyesi-bilgic-ayni-surecte-kayyumun-belediyeyi-temsilen-akpli-meclis-uyesine-vekalet-verip-tbb-secimlerine-gondermesi-celiskidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaymakam Zeyit Şenel'in kayyum olarak atandığı Akdeniz Belediyesi'nde, çoğunluğun DEM Parti ve CHP'de olduğu meclis aylardır toplanmıyor. Şenel'in Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimleri için AK Partili belediye meclisi üyesine vekalet verdiği bildirildi. DEM Partili Belediye Meclisi Üyesi Feride Aslan Bilgiç, 'Madem belediye meclisi çalışamaz durumda, madem seçilmiş üyelerin yetkileri askıya alınmış, o halde aynı meclisten bir üye hangi yetkiyle temsil görevi üstlenebiliyor?' diye sordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MERSİN)</strong> - Kaymakam Zeyit Şenel'in kayyum olarak atandığı Akdeniz Belediyesi'nde, çoğunluğun DEM Parti ve CHP'de olduğu meclis aylardır toplanmıyor. Şenel'in Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimleri için AK Partili belediye meclisi üyesine vekalet verdiği bildirildi. DEM Partili Belediye Meclisi Üyesi Feride Aslan Bilgiç, 'Madem belediye meclisi çalışamaz durumda, madem seçilmiş üyelerin yetkileri askıya alınmış, o halde aynı meclisten bir üye hangi yetkiyle temsil görevi üstlenebiliyor?' diye sordu.</p> <p>Akdeniz Belediyesi'ni DEM Parti'nin kazanmasından 9 ay sonra kayyum olarak atanan Kaymakam Zeyit Şenel döneminde Akdeniz Belediye Meclisi toplanmadı. Belediye Meclisi üyeleri 10 Ocak 2025 tarihinde belediye binasının kendilerine kapatılması üzerine caddede son meclis toplantısını yapmış, DEM Parti, meclis üyelerine resmi bildirim yapılmadığı sürece meclisin çalışmalarının engellenemeyeceğini savunmuştu.</p> <p>Belediye Meclisi fiilen görevde olmamasına rağmen kayyum Şenel'in, TBB seçimleri için AK Partili Meclis Üyesi Aydın Eğin'i delege olarak birliğe bildirdiği ortaya çıktı.</p> <p>Çoğunluğu DEM Parti ve CHP'li üyelerin oluşturduğu meclisin aylardır fiiilen çalışmamasına rağmen Kaymakam Şenel'in TBB delegeliği için AK Partili üyeyi görevlendirmesi DEM Parti'nin tepkisini çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'AKP'NİN MEMURU MUDUR?'</strong> </p> <p>Konu, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi'nde gündeme geldi. Akdeniz Belediye Meclisi Üyesi Feride Aslan Bilgiç, şunları söyledi:</p> <p>'Akdeniz Belediyesi'ne kayym atandıktan sonra seçilmiş belediye meclisinin görevleri fiilen ortadan kaldırıldı. Meclis üyeleri görev yapamaz hale geldi. Belediyeye giremeyen, yetkileri askıya alınan seçilmiş insanlar var. Ama aynı süreç içerisinde kayyumun, belediyeyi temsilen bir AKP'li meclis üyesine vekâlet verip Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerine göndermesi ciddi bir çelişkiyi ortaya çıkarmıştır. Burada insan ister istemez şu soruyu soruyor: Madem belediye meclisi çalışamaz durumda, madem seçilmiş üyelerin yetkileri askıya alınmış; o halde aynı meclisten bir üye hangi yetkiyle temsil görevi üstlenebiliyor?</p> <p>Bu mesele hukukun ötesinde siyasi ve etik bir meseleyi ortaya çıkarıyor. Hukuk ve yönetim erkleri burada bir kez daha kişiye ve partiye göre işletilmiştir. Oysa hukuk kişiye, kimliğe ya da partiye göre değiştirilemez. Burada başka bir gerçek daha ortaya çıkıyor; kayyum gerçekten bağımsız bir idari uygulama mıdır, yoksa iktidarın siyasi refleksiyle hareket eden bir mekanizma mıdır veya AKP'nin bir memuru mudur? Görünen o ki her defasında dile getirdikleri 'Kayyumlar ile alakamız yok' cümlesi ile bu politika deşifre olmuştur. Aslında şunu açıkça ifade etmek gerekir; kayyum politikası başlı başına hukuki ve demokratik açıdan kökünde sorunlu, anti demokratik bir uygulamadır. Dolayısıyla sorunlu bir sistem kendisi ile birlikte sorunlu uygulamaları da doğurur.  Bugün Türkiye'nin en büyük ihtiyacı hukukun yeniden tesis edilmesi, adaletin herkese eşit uygulanması ve kardeşlik hukukunun güçlendirilmesidir.'</p> <p><strong>'DELEGE GÖREVLENDİRECEĞİNE MAHALLEYE KEPÇE GÖNDERSİN'</strong></p> <p>Toroslar Belediye Meclisi Üyesi Hıdır Berk de Şevket Sümer Mahallesi'ndeki kirlilik sorununa dikkati çektiği konuşmasında Şenel'e, 'TBB için delege görevlendireceğine Şevket Sümer Mahallesine kepçe göndersin' diyerek tepki gösterdi.</p> <p>TBB'nin geçen haftaki seçimlerinde başkanlığa seçilen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de 'O delege oyunu şehrinin belediye başkanına vermiş midir?' diye espri yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Mersin</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kayyum-yonetimindeki-akdeniz-belediye-meclisi-aylardir-toplanmiyor-belediye-meclisi-uyesi-bilgic-ayni-surecte-kayyumun-belediyeyi-temsilen-akpli-meclis-uyesine-vekalet-verip-tbb-secimlerine-gondermesi-celiskidir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:16:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/kayyum-yonetimindeki-akdeniz-belediye-meclisi-aylardir-toplanmiyor-belediye-meclisi-uyesi-bilgic-ayni-surecte-kayyumun-belediyeyi-temsilen-akpli-meclis-uyesine-vekalet-verip-tbb-secimlerine-gondermesi-celiskidir.jpg" type="image/jpeg" length="62627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rüşvet ve yolsuzluktan yargılanan DHMİ eski daire başkanı Cemil Acar'ın savunması]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/rusvet-ve-yolsuzluktan-yargilanan-dhmi-eski-daire-baskani-cemil-acarin-savunmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rusvet-ve-yolsuzluktan-yargilanan-dhmi-eski-daire-baskani-cemil-acarin-savunmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanan DHMİ eski daire başkanı Cemil Acar, duruşmada yaptığı savunmasında 'Ben Cumhurbaşkanı'mızın en prestijli projesinde kritik görevler aldım. 22 yıllık AK Parti iktidarı hükümetlerinde şanımca şerefimce çalıştım' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER: Esra TOKAT</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanan DHMİ eski daire başkanı Cemil Acar, duruşmada yaptığı savunmasında 'Ben Cumhurbaşkanı'mızın en prestijli projesinde kritik görevler aldım. 22 yıllık AK Parti iktidarı hükümetlerinde şanımca şerefimce çalıştım' ifadelerini kullandı.</p> <p>Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) eski daire başkanı Mehmet Cemil Acar, 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' suçlamasıyla yargılandığı davaya Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.</p> <p>Duruşmaya, tutuklu sanık Mehmet Cemil Acar bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu.</p> <p>Duruşmada sanık Çağla Acar'ın adli kontrolünün kaldırılmasına ilişkin başvurusunun mahkemece reddedildiği ifade edildi.</p> <p><strong>MAHKEMEYE 'DEVLETTEN MAL KAÇIRMAK İÇİN BOŞANMAK İSTİYORLAR' YAZILI İSİMSİZ KAĞIT GÖNDERİLDİ</strong></p> <p>Hakim, mahkemeye postayla 'Bence Cemil Acar ve Çağla Acar devletten mal kaçırmak için boşanmak istemektedir' şeklinde kurşun kalemle yazılı ve göndericisi belli olmayan bir belge gönderildiğini ifade etti.</p> <p>Dosyaya giren bilirkişi raporuna ilişkin savunma yapan Acar, 'Rapor haklılığımı ortaya koymuştur. Ben Cumhurbaşkanı'mızın en prestijli projesinde kritik görevler aldım. 22 yıllık AK Parti iktidarı hükümetlerinde şanımca şerefimce çalıştım. Ben haksız mal ettiysem, bu işlerle bağlantılı işler ispatlamalı. Bu dava Türk bürokrasi tarihinde kara bir lekedir. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum.' dedi.</p> <p><strong>'ALTIN, AİLESİNİN ALTINI'</strong></p> <p>Acar'ın avukatı da şu savunmayı yaptı:</p> <p>'Daha disiplin soruşturması sonuçlanmadan basında yayımlandı haberler. Bunlar da hak ihlalidir. Dosya aslında tamamlandı. Asliye cezalarında olmayacak şekilde uzun sürdü. Mal varlığı tedbirleri nedeniyle yurt dışına kaçma şüphesi yoktur. Müvekkilin mal varlığından 15'inin 13'ünü emekli olmadan önce beyan ediyor. Emekli olduktan sonra bir taşımasını beyan etmiyor. Bunlar güneydoğulu bir aile. Düğünlerinde 3 kilo, 5 kilo altın takılan bir kültürden bahsediyoruz. Aileden de parası olduğu dosyada imzalarıyla da belli. Altın, ailesinin altını. Kendi altını değil. Banka kasasından hiçbir şey almamış.'</p> <p><strong>YENİDEN BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLANACAK</strong></p> <p>Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını değerlendirerek yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etti.</p> <p>Hakim de 5 kişiden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinin rapor hazırlamasına karar vererek sanık Acar'ın kaçma şüphesi bulunması nedeniyle tutukluluğunun devamına hükmetti. Hakim, tutuksuz sanık Çağla Acar'ın da adli kontrolünün devamına karar vererek duruşmayı 8 Haziran'a bıraktı.</p> <p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p> <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın suç duyurusu üzerine 2025 yılında başlatılan soruşturmada, eski DHMİ Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar'ın banka kasasında 26 kilogram külçe altın ile yüksek miktarda döviz bulunduğu ortaya çıkmıştı.<br />Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Mehmet Cemil Acar'a ait kasada yapılan incelemelerde 26 kilogram külçe altın, 1 milyon 320 bin dolar ve 121 bin euro tespit edilmişti.</p> <p>Hazırlanan iddianamede ise Acar'ın 2019-2024 yılları arasındaki toplam yasal gelirinin (maaş ve kira gelirleri dahil) yaklaşık 3 milyon TL olduğu, ancak banka hesaplarındaki hareketlerin bu miktarın çok üzerinde olduğu tespit edildi. 2019 yılında yaklaşık 120 bin 000 TL yıllık maaşı olan şüphelinin, aynı yıl yurt dışındaki hesaplarına 210 bin 000 euro ve 150.000 ABD doları transfer (SWIFT) yaptığı belirlendi. 09.01.2025 tarihi itibarıyla Vakıfbank'taki hesap bakiyeleri toplamının ise 28 milyon 563 bin 153 TL olduğu kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/rusvet-ve-yolsuzluktan-yargilanan-dhmi-eski-daire-baskani-cemil-acarin-savunmasi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:14:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/rusvet-ve-yolsuzluktan-yargilanan-dhmi-eski-daire-baskani-cemil-acarin-savunmasi.jpeg" type="image/jpeg" length="65137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Yeni sivil anayasa, demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-yeni-sivil-anayasa-demokrasimizi-asagidan-yukariya-dogru-insa-etmenin-imkaniyla-onumuzde-duruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-yeni-sivil-anayasa-demokrasimizi-asagidan-yukariya-dogru-insa-etmenin-imkaniyla-onumuzde-duruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk milletinin iyi bir anayasa özleminin halen dinmediğini belirterek, 'Kurucu anayasalarımız dışında son iki anayasanın maalesef darbelerin, hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür. Bu demokratik ayıbı gidermek Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa, demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk milletinin iyi bir anayasa özleminin halen dinmediğini belirterek, 'Kurucu anayasalarımız dışında son iki anayasanın maalesef darbelerin, hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür. Bu demokratik ayıbı gidermek Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa, demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor' dedi. </p> <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay'ın 158. Kuruluş Yıldönümü, Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni dolayısıyla Danıştay'da düzenlenen törende konuştu. </p> <p>Hukuk devletinin en genel tanımının bütün kurum ve organlarıyla devletin hukuk içinde kalması ve hukukla hayat bulması olduğunu belirten Erdoğan, Danıştay'ın da bu yolun bidayet ve nihayet çizgisindeki son durağı olduğunu söyledi.</p> <p>Erdoğan, 'Bundan tam 158 yıl evvel Şurayı Devlet adıyla kurulduğunda, Sultan Abdülaziz adına okunan Nutk-ı Hümayun'da hukuki güvenlik, adil ve eşit idare ilkelerinin altı çizilmiş, toplumda sınıf farkı gözetmeksizin hukukun herkes için korunacağı taahhüt edilmişti. Önce Şurayı Devlet, ardından Cumhuriyet Türkiye'sinde Danıştay, bu taahhüdü takip ederek hukuk devleti ilkesinin yerleşmesi ve kökleşmesi için mühim hizmetler ifa etmiştir. Zamanla Danıştay'ın idari ve istişari rolü zayıflamış, buna mukabil yargısal denetim fonksiyonu öne çıkmıştır. Yürüttüğü hukuka uygunluk denetimiyle Danıştay'ın gerek idari makamlara gerek alt derece mahkemelerine sağladığı rehberlik halen önemini koruyor' diye konuştu. </p> <p>Devletin üç temel sütunundan biri olan yargı organı içindeki idari yargı yolunun kamunun tasarrufları karşısında vatandaşın hakkını arayacağı güvenli bir liman olduğunu ifade eden Cumhurbaşanı Erdoğan, şunları kaydetti: </p> <p>'Hak ve özgürlükler, bir bakıma insanın korunaklı alanını belirleyen, bireysel güvenliği temin eden kurallar kümesidir. Bunun için bireysel güvenlik ihtiyaçlarına cevap vermeden, kolektif güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya imkan yoktur. Üstelik bu bizim için yeni öğrenilmiş bir ders değildir. Devlet felsefemizin temelini oluşturan Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' öğüdüyle yüzyıllardır bu gerçeğin farkındayız. Farkında olduğumuz bir diğer husus, devlet ve vatandaş arasındaki ilişkinin doğası itibarıyla eşitler arası bir ilişki olmadığıdır. İdare hukuku ve bu hukuk dalının kurallarını uygulayan idari yargı, devlet ile vatandaş arasındaki işte bu ilişkide bir denge unsurudur. Adliye mahkemelerinden farklı olarak idari yargıda uyuşmazlığın bir tarafı her zaman devlettir, kamu idaresidir. Dolayısıyla idari yargının adil ve etkin işleyişi, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı bakımından özel öneme sahiptir ve bu işleyiş hukuk devleti standartlarına dair çok kritik bir göstergedir.'</p> <p><strong>'CUMHURLA CUMHURİYET ARASINA ÇEKİLEN DİKENLİ TEL ÖRGÜLERİ SÖKÜP ATTIK'</strong></p> <p>Erdoğan, modern anlamıyla hukuk devletinin, gün ortasında tam tepeye yerleşen güneş misali aydınlığını her köşeye ulaştıracağını, herkesi eşit derecede ısıtıp, ışıttığını belirterek, şöyle devam etti:</p> <p>'Eskiler tam da bu sebeple 'Allah devlete zeval vermesin' demiştir. Zevalinden endişe edilen hiç kuşkusuz devletin soyut varlığı değildir, adil ve eşitlikçi karakteridir. Adalet ve eşitlik ilkeleri üzerinde neşvünema bulan bir hukuk devleti düzeninde hiç kimse için korku yoktur, ümitsizlik yoktur, çaresizlik yoktur. Bu düzende kamu idaresi vatandaşa tepeden bakamaz, göz hizasında konuşur. Bu düzende imtiyazlılar, seçkinler, hukukun kapsama alanı dışında onlar yoktur. Hukuk karşısında eşitlik vardır. Bu düzende idareci, vatandaşın efendisi değil hizmetkarıdır. Bu düzende asıl olan millettir, milletin rızası ve vatandaşın memnuniyetidir. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek durumundayım, toplumun bir kesiminin kendisini öz yurdunda garip hissettiği dönemlerden, siyasetin ve kamu idaresinin vatandaşla göz hizasında iletişim kurduğu bir olgunluk seviyesine hamdolsun ulaştık. Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik, cumhurla cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile milletin iradesinin aracısız bir şekilde devlet idaresinde belirleyici olmasını temin ettik. İyi yönetim ideali, bilhassa son 23 yılda hayata geçirilen yasal ve yapısal reformlarla güç ve mevzi kazanmıştır.'</p> <p><strong>'REFORM İRADEMİZ İLK GÜNKÜ GİBİ DİRİ VE GÜÇLÜDÜR'</strong></p> <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, idari yargı yolunu güçlendirmek için attıkları adımları hatırlatarak, mahkeme sayısını 126'dan 245'e çıkartarak yüzde 68 oranında artırdıklarını, İdare mahkemesi kurulu il sayısını 72'ye, vergi mahkemesi kurulu il sayısını da 39'a yükselttiklerini anlattı.</p> <p>Sistemdeki en büyük yeniliği 10 yıl önce istinaf yolunu getirerek yaptıklarını, iki dereceli yargılamadan üç dereceli yargılamaya geçişin, Danıştay'ın içtihat mahkemesi vasfını güçlendirdiğini, iş yükünü ciddi manada azalttığını söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:</p> <p>'Şunun bilinmesini isterim ki reform irademiz ilk günkü gibi diri ve güçlüdür. Kamu idaresinde etkinliği, hesap verilebilirliği, katılımı ve şeffaflığı artıracak yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. Kamu idaresi yanında idari yargı yolunun etkinliğini artırma hedefi de reform gündemimiz içindeki öncelikli yerini koruyor. İçinde bulunduğumuz dönemde daha etkin, daha hızlı, daha adil bir idari yargı sistemi için çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz. Adalet ve doğrulukla hükmetmek, kamusal yetkileri bir tahakküm aracı olarak değil, halka hizmetin bir vasıtası olarak görmek, milletin emanetini ve sorumluluğunu taşıyan herkesin asli vazifesidir.</p> <p>Başta Yassıada ve 12 Eylül olmak üzere yargı tarihimizin her bir safhasının iftihar tablolarıyla dolu olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Aynı şekilde yakın dönem siyasi tarihimizde Danıştay'ın da hedef alındığı çeşitli provokasyonlara maruz kaldık. 17-25 Aralık'ta olduğu gibi yargı içine sızmış bir örgütün meşru hükümeti devirmeyi amaçlayan hain bir darbe girişimi yaşadık. Yargı yetkisi kullanılırken yorumda sınırların zorlandığı, hukuki mütalaa ile siyasi mülahaza arasındaki çizginin bulanık hale geldiği hadiselere tanık olduk. Bunların hepsi ve daha fazlası halen hafızalarımızdadır. Şu bir gerçek ki yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla beraber yargının yasamaya veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi de yoktur. Anayasamız yargı yetkisini hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı tutmuş, bu yetkinin bir yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağını belirtmiştir. Yani hukuki denetim yetkisini yargı mercilerine verirken, idari takdir yetkisini idare lehine saklı tutmuştur. Kuşkusuz bu iki konuyu birbirinden kesin sınırlarla tefrik etmenin zorluğu, bazen tartışmalı kararlara ve eleştirilere neden olabilmektedir. Ancak bu tartışmalardan korkulmaması gerektiğine inanıyorum. Tam tersine, yapıcı eleştirinin düzeltici, iyileştirici, dönüştürücü etkisinden en geniş biçimde istifade etmenin yollarını aramalıyız.'</p> <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medyada artık iyice çığırından çıkan, giderek daha seviyesiz bir hal alan linç kültürünü bunun dışında tuttuğunu söyleyerek, 'Çünkü bu linç, kimi zaman siyasetçiye, kimi zaman yargıya, kimi zaman bürokrasiye, kimi zaman da sokaktaki vatandaşa yönelmekte, hak ve adalet arayışına hizmet etmekten ziyade bir operasyon aygıtı olarak çalışmaktadır' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>SİVİL ANAYASA VURGUSU</strong></p> <p>Danıştay'ın temelini oluşturan Şura-yı Devlet, 1868 yılında kurulduğunda Osmanlı İmparatorluğu'nun, Tanzimat Fermanı'yla başlayan dinamik bir reform döneminin tam ortasında olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p> <p>'Şura-yı Devletin teşekkülünden 8 yıl sonra maddi ve şekli anlamdaki ilk anayasamız yürürlüğe girmiştir. Malumunuz, anayasalar hem devletin temel organizasyonunu hem de devletle vatandaş arasındaki ilişkileri belirleyen normatif çerçevedir. Hukuk devletinin, hukukun üstünlüğünün ve iyi yönetim ilkelerinin temel DNA'sı anayasal metinlerdir. Kanun-ı Esasi'yi takip eden dört anayasaya rağmen Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi hâlen dinmemiştir. Kurucu anayasalarımız dışında son iki anayasanın maalesef darbelerin, hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür. Bu demokratik ayıbı gidermek Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa, demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor. Anayasayı darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp, toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız. Böyle bir anayasayla inanıyorum ki hem hukuku hem demokrasiyi hem devleti hem de milleti aynı anda koruyacak bir üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır. Biz bu konuyu her türlü siyasi matematik hesabının üstünde zihnimizde ve reform gündemimizin üst sıralarında tutmaya devam edeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-yeni-sivil-anayasa-demokrasimizi-asagidan-yukariya-dogru-insa-etmenin-imkaniyla-onumuzde-duruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:14:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/cumhurbaskani-erdogan-yeni-sivil-anayasa-demokrasimizi-asagidan-yukariya-dogru-insa-etmenin-imkaniyla-onumuzde-duruyor.jpg" type="image/jpeg" length="41276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaşlı Destek Programı'na başvurular başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yasli-destek-programina-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yasli-destek-programina-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş:
"Bu yıl YADES projeleri için 50 milyon lira ödenek ayırdık"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaşlıların korunması ve desteklenmesi amacıyla belediyeler tarafından hazırlanacak projelerin değerlendirileceği Yaşlı Destek Programı'na (YADES 2026) başvuruların alınmaya başladığını açıkladı.</p>

<p>Bakan Göktaş yaptığı yazılı açıklamada, yaşlı nüfus oranının yüzde 11,1'e yükseldiği Türkiye'de yaşlılara sunulan hizmetlerin sayısının artırılması ve ihtiyaçlara göre çeşitlendirilmesi amacıyla çalışmalara devam ettiklerini belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda Bakanlıkça aile temelli, aktif ve sağlıklı yaşlanmanın desteklenmesi politikasını YADES aracılığıyla sürdürdüklerini aktaran Göktaş, "Yaşlılarımıza yönelik hizmetlerin sunumunda kurum bakımının yanı sıra evde bakım ve gündüz bakım gibi koruyucu-önleyici alternatif hizmet modellerini de yaygınlaştırıyoruz. Ayrıca yaşlılarımızın ve yakınlarının öncelikli tercihi olan gündüz bakım ile evde bakım destek hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik projeler yürütüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>123 proje ile 164 bin 144 yaşlı vatandaşımıza ulaştık</p>

<p>Göktaş, 2016 yılından bu yana uygulanan YADES ile 65 yaş üstü vatandaşların hayatını kolaylaştırdıklarını vurgulayarak, proje kapsamında bakıma ve psikososyal desteğe ihtiyaç duyan yaşlılarımızın, kendi yaşam alanlarından ayrılmadan gerekli hizmetlere ulaşabildiklerini bildirdi. Göktaş, şunları kaydetti:<br />
"YADES kapsamında son 10 yılda sağladığımız toplam finansman desteği 105,6 milyon lirayı buldu. Bu süreçte 86 farklı belediyemizde yürütülen 123 projeyle 108 bin 851 hanede 164 bin 144 yaşlı vatandaşımıza ulaştık. Yaşlılarımızın korunması, desteklenmesi ve yaşamlarının kolaylaştırılması amacıyla belediyeler tarafından hazırlanacak yeni projelerin değerlendirileceği YADES 2026 başvuruları alınmaya başladı. Bu yıl YADES projeleri için 50 milyon lira ödenek ayırdık."</p>

<p>Projeler için son teslim tarihi 26 Haziran</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belediyelerin; Bakanlığın Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yer alan "YADES Proje Başvuru Formu'nu doldurarak proje taslaklarıyla birlikte valiliklere başvuruda bulunabildiğini bildiren Göktaş, onaylanan projelerin belediyeler tarafından uygulanacağını, denetimlerin ise valilikler aracılığıyla yürütüleceğini aktardı.</p>

<p>Göktaş, programa başvuracak belediyelerin hazırlayacakları proje tekliflerini 26 Haziran'a kadar valiliklere teslim etmesi gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yasli-destek-programina-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/9c73d567-83vbykermxj9gx95upawf.jpeg" type="image/jpeg" length="32810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efeler Belediye Başkanı Yetişkin, Doğal Şehirler Birliği Başkanı oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/efeler-belediye-baskani-yetiskin-dogal-sehirler-birligi-baskani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/efeler-belediye-baskani-yetiskin-dogal-sehirler-birligi-baskani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Doğal Şehirler Birliği'nin mayıs ayı olağan meclis toplantısında yapılan oylama sonucunda yeni dönem çalışmalarını yürütmek üzere başkanlık görevine seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN)</strong> - Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Doğal Şehirler Birliği'nin mayıs ayı olağan meclis toplantısında yapılan oylama sonucunda yeni dönem çalışmalarını yürütmek üzere başkanlık görevine seçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Doğal Şehirler Birliği'nin mevcut Başkanı Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in tutuklanması nedeniyle meclis üyeleri, sürdürülebilirlik ve doğaya saygılı şehircilik vizyonunu devam ettirecek ismi belirlemek için seçime gitti. Yapılan oylama sonucunda üye belediyelerin desteğini alan Yetişkin, Doğal Şehirler Birliği Başkanı olarak göreve getirildi.</p> <p>Yetişkin, birliğin temel ilkelerine sadık kalarak çalışmaların aksamadan devam edeceğini belirterek, şöyle konuştu:</p> <p>'Haksız hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan Kuşadası Belediye Başkanımız Ömer Günel'e selamlarımı ve saygılarımı iletiyorum. Baro Başkanlığı yapmış 26 yıllık bir avukat olarak söylüyorum Ömer Başkanımızın dosyası bomboş ve hukuksuz şekilde tutuklu bulunuyor. Kendisinin kısa zamanda aramızda olacağını umuyorum. Efeler'de sizleri ağırlamaktan onur ve mutluluk duyuyorum. Bu birliktelikler ve beraberlikler bundan sonraki sorumluluklarımızı artıyor. Paylaştıkça daha güzel günlere olan umutlarımızı artıyor. Bu nedenle hepinize çok teşekkür ediyorum. İnşallah hep birlikte çok güzel işler yaparız. Önerilerinize de eleştirilerinize de her zaman açığız.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/efeler-belediye-baskani-yetiskin-dogal-sehirler-birligi-baskani-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 17:49:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/efeler-belediye-baskani-yetiskin-dogal-sehirler-birligi-baskani-oldu.jpeg" type="image/jpeg" length="66166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, hantavirüs şüphesi nedeniyle takip altına alınan 5 kişinin test sonuçlarının negatif çıktığını bildirdi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/saglik-bakanligi-hantavirus-suphesi-nedeniyle-takip-altina-alinan-5-kisinin-test-sonuclarinin-negatif-ciktigini-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/saglik-bakanligi-hantavirus-suphesi-nedeniyle-takip-altina-alinan-5-kisinin-test-sonuclarinin-negatif-ciktigini-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, hantavirüs şüphesi nedeniyle takip altına alınan 5 kişinin test sonuçlarının negatif çıktığını bildirdi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Sağlık Bakanlığı, hantavirüs şüphesi nedeniyle takip altına alınan 5 kişinin test sonuçlarının negatif çıktığını bildirdi. </p> <p>Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan son 3 vatandaşımız ambulans uçak ile ülkemize getirilmiş, yakın takip ve izolasyon süreçleri başlamıştır.</p> <p>Daha önce ülkeye giriş yapan 2 kişide olduğu gibi, bu kişilerden de gerekli numuneler alınmıştır. Sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır.</p> <p>Sağlık Bakanlığı ekipleri tarafından klinik durumları sürekli değerlendirilmekte ve sağlık durumları yakından takip edilmektedir. Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/saglik-bakanligi-hantavirus-suphesi-nedeniyle-takip-altina-alinan-5-kisinin-test-sonuclarinin-negatif-ciktigini-bildirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 17:41:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/saglik-bakanligi-hantavirus-suphesi-nedeniyle-takip-altina-alinan-5-kisinin-test-sonuclarinin-negatif-ciktigini-bildirdi.png" type="image/jpeg" length="79797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vahap Seçer'den 'Garaj Mersin ve Kampüs Mersin' projesinin açılışına davet]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/vahap-secerden-garaj-mersin-ve-kampus-mersin-projesinin-acilisina-davet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/vahap-secerden-garaj-mersin-ve-kampus-mersin-projesinin-acilisina-davet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, üniversite-sanayi-kent iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen 'Garaj Mersin ve Kampüs Mersin' projesinin 13 Mayıs Çarşamba günü saat 15.00'te gerçekleştirilecek açılışına tüm vatandaşları davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MERSİN) - </strong>Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, üniversite-sanayi-kent iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen 'Garaj Mersin ve Kampüs Mersin' projesinin 13 Mayıs Çarşamba günü saat 15.00'te gerçekleştirilecek açılışına tüm vatandaşları davet etti.</p> <p>Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 2026 Yılı Mayıs Ayı Olağan Toplantısı 1. Birleşimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer yönetiminde gerçekleştirildi.</p> <p>Anneler Günü'nü kutlayarak konuşmasına başlayan Seçer, kadınların emeğinin önemine vurgu yaptı. Annelerin hayatın yükünü omuzladığını dile getiren Seçer, 'Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak; kadınların daha eşit, güçlü ve güvenli bir yaşam sürdüğü kent için çalışmaya hep beraber devam edeceğiz' dedi.</p> <p>10-16 Mayıs Engelliler Haftası'na da değinen Seçer, 'Eşit, erişilebilir ve engelsiz bir yaşam için mücadele eden tüm engelli yurttaşlarımızı sevgiyle selamlıyorum. Büyük bir emek ve özveriyle onların yanında olan kıymetli ailelerine de saygılarımı sunuyorum. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak engelsiz bir yaşam için çalışmaya, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz' diye konuştu.</p> <p>Büyükşehir öncülüğünde gerçekleştirilen 5. Uluslararası Kilikya Ultra Maratonu'nun başarıyla tamamlandığını belirten Seçer, 4 ülkeden ve Türkiye'nin 24 farklı şehrinden gelerek yarışan toplam 882 sporcuyu kutladı. Maraton rotasının eşsiz doğal ve tarihi güzelliklerine değinen Seçer, Korikos Antik Kenti, Cennet-Cehennem Obruğu, Sebaste Antik Kenti ve Kanlı Divane gibi mirasların öneminin altını çizdi.</p> <p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi koordinasyonunda hayata geçirilen Garaj Mersin ve Kampüs Mersin projesinin açılışını duyuran Seçer, 'Bu projeyle üniversite, sanayi, kent iş birliğini güçlendiriyor; gençleri, girişimcileri, iş dünyasını ve sivil toplum paydaşlarını aynı çatı altında buluşturuyoruz. 13 Mayıs Çarşamba saat 15.00'da Mersin'in üretim, gelişim ve yenilik vizyonuna değer katacak bu açılışa bütün hemşerilerimizi bekliyorum' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'İŞTİRAKLERİMİZ KAR ETTİĞİ İÇİN SERMAYE ARTIRIMINA GİDİYORUZ'</strong></p> <p>Hissesinin yüzde 100'ü Büyükşehir'e ait olan Denizkızı Turizm A.Ş.'nin sermayesinin 150 milyon TL'ye çıkartılmasına ilişkin Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı'ndaki tartışmaya ilişkin konuşan Seçer, 7 yıldır Mersin halkına hizmet eden ve şu anda 24 adet olan kafe ve plajların 2025 yılında 23 milyon TL kâr elde ettiğini söyledi. Kafelerin üçüncü şahıslara kiraya verilmemesi için bir karar da aldıklarını kaydeden Seçer, 'Kafelerin üçüncü şahıslara kiraya verilmesini men ettim ama iştirak şirketi Büyükşehir'e kirasını da ödüyor. Ben methedilmesi, teşekkür ve takdir edilmesi gereken bir çalışma olarak değerlendiriyorum. Sermaye artışı; şirket batmış sermaye artıyor demek değil. Sermaye artış nedenleri vardır. Büyüyen şirketler de sermaye artırır. 'Çok daha büyük cirolara, kârlara eriştik, varlıklarımız artışı oldu. Bu sermaye çok komik kalıyor' diye, sermaye de arttırırlar' dedi.</p> <p><strong>YALINAYAK'TA SAĞLIĞI TEHDİT EDEN BÖLGEDEKİ SORUNU ÇÖZMEK İÇİN ORTAK YOL HARİTASI ÇAĞRISI</strong></p> <p>Toplantıda, Mersin 2. İdare Mahkemesi kararı doğrultusunda işlem tesis edilmesine yönelik hazırlanan Toroslar ilçesi, Yalınayak Mahallesi, 10175 ada 1 parsele ilişkin 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile ilgili İmar ve Bayındırlık Komisyonu ile Çevre ve Sağlık Komisyonu'na müştereken havale edilen konuyla ilgili madde oy birliğiyle kabul edildi. CHP Büyükşehir Belediyesi Toroslar Meclis Üyesi Hıdır Berk, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Tunçaz ile MHP Büyükşehir Belediyesi Toroslar Meclis Üyesi İlhan Çokgün'ün maddeyle ilgili değerlendirmeleri üzerine konuşan Seçer, idare olarak mahkeme kararını uygulamakla yükümlü olduklarına dikkati çekti.</p> <p>Konuyla ilgili tüm siyasilerin halk sağlığının tehdit edildiğine ilişkin ortak noktada buluştuğunu ifade eden Seçer, o bölgedeki 1/5000'lik planları ve uygulama planlarını yaptıklarını da dile getirerek, şunları kaydetti:</p> <p>'Biz bu gerçekler üzerinden sadece Akdeniz ilçesinin o bölgesinde değil; güneyde, sahil bölgelerinde ya da daha doğu bölgelerinde de bir kısım lojistik, küçük sanayi ve ticaret konut alanlarını oraya uygun diye yaptık. Hepinizin onayı ile yaptık. Şimdi biz o insanları nasıl ikna edeceğiz? Onların da mağduriyeti ortaya çıkmaması ya da başka bir yere gitmeleri lazım. Orada yaşayan insanlar için sağlık açısından mağduriyet yaratıyor. Ayrıca çevre sağlığı problemi var. Bunu çözmek lazım. Ortada bir şey yok, mahkeme kararını uyguluyoruz. Yani bu mahkeme kararı uygulanacak. Bunu çözmek için bir çalışma yapmak ve bunu oturup konuşmak lazım.'</p> <p>Meclis olarak el birliği ile bu konuya bir çözüm üretmek gerektiğini kaydeden Seçer, 'Bunun bakanlık boyutu var ve bu sorumluluk sadece belediyelerde değil. Bu tip yerler bakanlığın gözetiminde' dedi ve bu bölgenin önemli bir kısmının Akdeniz bir kısmının da Toroslar ilçesinde olduğunun altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Meclis Toplantısı, ilgili maddelerin oylanmasının ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Mersin</category>
      <guid>https://www.haber500.com/vahap-secerden-garaj-mersin-ve-kampus-mersin-projesinin-acilisina-davet</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 17:38:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/vahap-secerden-garaj-mersin-ve-kampus-mersin-projesinin-acilisina-davet.jpg" type="image/jpeg" length="78361"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
