<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 19:01:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: Hakim ve savcı yardımcılığı mülakatlarında 1.038 aday başarılı oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/adalet-bakani-gurlek-hakim-ve-savci-yardimciligi-mulakatlarinda-1038-aday-basarili-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/adalet-bakani-gurlek-hakim-ve-savci-yardimciligi-mulakatlarinda-1038-aday-basarili-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, hakim ve savcı yardımcılığı mülakatlarında toplam 1.038 adayın başarılı olduğunu açıkladı. Gürlek, yargı teşkilatının insan kaynağını güçlendirmeye ve adalet hizmetlerinin niteliğini artırmaya devam edeceklerini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Adalet Bakanı Akın Gürlek, hakim ve savcı yardımcılığı mülakatlarında toplam 1.038 adayın başarılı olduğunu açıkladı. Gürlek, yargı teşkilatının insan kaynağını güçlendirmeye ve adalet hizmetlerinin niteliğini artırmaya devam edeceklerini belirtti.</p> <p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 20-21 Aralık 2025 tarihlerinde Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen Hakim ve Savcı Yardımcılığı Yazılı Yarışma Sınavı'nın ardından Bakanlıkça yapılan mülakatların sonuçlarını açıkladı. </p> <p>Gürlek, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Yargı teşkilatımızın insan kaynağını güçlendirmeye, adalet hizmetlerimizin niteliğini artırmaya devam ediyoruz. 20-21 Aralık 2025 tarihlerinde ÖSYM tarafından yapılan Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Yazılı Yarışma Sınavını kazanarak Bakanlığımızca gerçekleştirilen mülakatlara katılan adaylardan; adli yargı hâkim ve savcı yardımcılığı mülakatında 850 aday, avukat-adli yargı hâkim ve savcı yardımcılığı mülakatında 99 aday, idari yargı hâkim yardımcılığı mülakatında 50 aday başarılı olmuştur.</p> <p>Ayrıca 21-22 Aralık 2024 tarihlerinde yapılan Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Yazılı Yarışma Sınavına ilişkin soru iptali sonrası mülakata katılan adaylardan; adli yargı hâkim ve savcı yardımcılığı mülakatında 33 aday, avukat-adli yargı hâkim ve savcı yardımcılığı mülakatında 4 aday, idari yargı hâkim yardımcılığı mülakatında 2 aday başarılı olmuştur.</p> <p>Böylece mülakatlarda başarılı olan toplam aday sayısı 1.038 olmuştur. Sonuçlara Personel Genel Müdürlüğümüzün internet sayfasından erişebilirsiniz. </p> <p>Yargı teşkilatımıza katılmaya hak kazanan genç meslektaşlarımızı tebrik ediyor; görevlerinde başarılar diliyorum.</p> <p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın  liderliğinde, Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı kılma vizyonumuz doğrultusunda; güçlü, etkin ve güven veren bir yargı sistemi için çalışmaya devam edeceğiz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/adalet-bakani-gurlek-hakim-ve-savci-yardimciligi-mulakatlarinda-1038-aday-basarili-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 18:58:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/adalet-bakani-gurlek-hakim-ve-savci-yardimciligi-mulakatlarinda-1038-aday-basarili-oldu.jpeg" type="image/jpeg" length="73797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Birleşik Kamu-İş: Yoksulluk sınırı haziranda 116 bin lirayı aştı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/birlesik-kamu-is-yoksulluk-siniri-haziranda-116-bin-lirayi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/birlesik-kamu-is-yoksulluk-siniri-haziranda-116-bin-lirayi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Kamu-İş'in Haziran 2026 açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik bir aile için açlık sınırı 37 bin 996 liraya, yoksulluk sınırı ise 116 bin 106 liraya yükseldi. Konfederasyon, dört asgari ücretle geçinen bir ailenin dahi yoksulluk sınırının altında kaldığını, en düşük memur maaşının ise yoksulluk sınırına ulaşabilmesi için yüzde 87,6 oranında artırılması gerektiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)-</strong> Birleşik Kamu-İş'in Haziran 2026 açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik bir aile için açlık sınırı 37 bin 996 liraya, yoksulluk sınırı ise 116 bin 106 liraya yükseldi. Konfederasyon, dört asgari ücretle geçinen bir ailenin dahi yoksulluk sınırının altında kaldığını, en düşük memur maaşının ise yoksulluk sınırına ulaşabilmesi için yüzde 87,6 oranında artırılması gerektiğini açıkladı.</p> <p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR'ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için aylık olarak yapması gereken gıda harcamasının yanı sıra gıda dışındaki ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Haziran 2026 sonuçları açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>YOKSULLUK SINIRI 116 BİN LİRAYI AÇTI</strong></p> <p>Araştırmaya göre; açlık sınırı haziranda önceki aya göre 341 lira artarak 37 bin 996 liraya yükselirken, gıda dışındaki gereksinimler için yapılması gereken harcama ise 1.920 liralık yükselişle 78 bin 110 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 2 bin 261 lira artarak 116 bin 106 lira oldu. Son bir yılda açlık sınırı 10 bin 581 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 21 bin 666 lira ve yoksulluk sınırı 32 bin 247 lira artış gösterdi.</p> <p>Araştırmada dört kişilik bir ailenin her bireyinin asgari ücret alması halinde dahi ailenin yoksulluk sınırı altında kaldığı kaydedildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p> <p>'Asgari ücret haziranda dört kişilik bir ailenin sadece 22 günlük beslenme giderini, yoksulluk sınırının ise dörtte birini zor karşılıyor. Ailede dört kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 3 bin 806 lira altında kaldı. Diğer bir ifadeyle dört asgari ücret giren dört kişilik bir aile bile yoksulluk sınırını yenemiyor. En düşük emekli aylığı ise sadece 16 günlük beslenmeye bile yetmiyor, yoksulluk sınırının ise sadece yüzde 17,2'sinde kalıyor.'</p> <p><strong>EN DÜŞÜK MEMUR MAAŞINA YÜZDE 87,6 ZAM YAPILSA YOKSULLUK SEVİYESİNE ULAŞABİLİYOR</strong></p> <p>Birleşik Kamu-İş en düşük memur maaşının yoksulluk sınırına ulaşabilmesi için yüzde 87,6 oranında, ortalama memur maaşının ise yüzde 71,7 oranında zam alması gerektiğini aktararak, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Bu yılın ilk yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 61 bin 890 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 53,3'ünü, 67 bin 630 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 58,2'sini karşılıyor. Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 87,6, ortalama memur maaşının ise yüzde 71,7 oranında artırılması gerekiyor.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/birlesik-kamu-is-yoksulluk-siniri-haziranda-116-bin-lirayi-asti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 18:55:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/birlesik-kamu-is-yoksulluk-siniri-haziranda-116-bin-lirayi-asti.jpeg" type="image/jpeg" length="53988"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu'nda oyun geliştiricileri sunum yaptı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-sanliurfa-ve-kahramanmarastaki-okul-olaylarini-ve-dijital-riskleri-arastirma-komisyonunda-oyun-gelistiricileri-sunum-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-sanliurfa-ve-kahramanmarastaki-okul-olaylarini-ve-dijital-riskleri-arastirma-komisyonunda-oyun-gelistiricileri-sunum-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'de okul saldırıları ve dijital risklerin araştırıldığı komisyonda uzmanlar, dijital oyunların tek başına şiddete yol açtığına dair bilimsel kanıt bulunmadığını belirterek, ebeveyn denetimi, yaş derecelendirme sistemi ve dijital ortamlardaki toksik topluluklarla mücadele için yeni adımlar çağrısı yaptı. Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği'nden Tuğbek Ölek, 'Biz bunları banladıkça bunlar daha toksik kişiler olarak geri geliyor. Çünkü ilk banlandığınızda belki biraz etkileniyorsunuz. O güne dek oyunda yaptığı her şey, kazandığı her şey, harcadığı her para, hepsi çöpe gidiyor. Ama bunu bir de yaşadıktan sonra daha toksik kişiler olarak geri geliyor. İşin kötüsü bunlar gidip sosyal medyada buluşuyorlar. Sosyal medyaya da bu sinirlerini, toksisitelerini yansıtıyorlar. Ve bizim orada hiç kontrolümüz yok. Artık oradaki oyuncu topluluklarına hiçbir şey yapamıyoruz. Ve burada biz de biraz çaresiziz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>TBMM'de okul saldırıları ve dijital risklerin araştırıldığı komisyonda uzmanlar, dijital oyunların tek başına şiddete yol açtığına dair bilimsel kanıt bulunmadığını belirterek, ebeveyn denetimi, yaş derecelendirme sistemi ve dijital ortamlardaki toksik topluluklarla mücadele için yeni adımlar çağrısı yaptı. Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği'nden Tuğbek Ölek, 'Biz bunları banladıkça bunlar daha toksik kişiler olarak geri geliyor. Çünkü ilk banlandığınızda belki biraz etkileniyorsunuz. O güne dek oyunda yaptığı her şey, kazandığı her şey, harcadığı her para, hepsi çöpe gidiyor. Ama bunu bir de yaşadıktan sonra daha toksik kişiler olarak geri geliyor. İşin kötüsü bunlar gidip sosyal medyada buluşuyorlar. Sosyal medyaya da bu sinirlerini, toksisitelerini yansıtıyorlar. Ve bizim orada hiç kontrolümüz yok. Artık oradaki oyuncu topluluklarına hiçbir şey yapamıyoruz. Ve burada biz de biraz çaresiziz' dedi.</p> <p>TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.</p> <p>Komisyon toplantısının açılışında konuşan Beyazıt, okullarda yaşanan şiddet olaylarına bütüncül yaklaşmak gerektiğini söyledi. Beyazıt, 'Çocuklarımız açısından şunu gördük ki tek başına sosyal medya çocukları mutsuz ediyor. Tehlikeli içerikleri çocukların önüne taşıyor, bağımlılık yapıyor. Çocukların kitap okumasını, parkta oynamasını ve arkadaşlarıyla iletişim kurmasını engelliyor. Çocuklar sadece bir şeyler izlemiyor. Sadece sosyal medya kullanmıyor. Çocuklar akıllı telefonlarla, bilgisayar oyunlarıyla, canlı yayın aktiviteleriyle, oyun içi mesajlarla, yapay zekâ botları ve en önemlisi arka plandaki algoritmalarla örülmüş bir dijital çağda yaşıyor' diye konuştu.</p> <p>Komisyon toplantısında Türkiye Oyun Geliştiriciler Derneği, Türkiye Bilişim Derneği ve Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Yavuz Samur sunum yaptı.</p> <p><strong>'YALVARIYORUM SİZE KAMU SPOTUNDA DUYURALIM'</strong></p> <p>Prof. Dr. Samur, dijital oyunların tek başına çocukları okul saldırıları gibi şiddet eylemlerine yönlendirdiğine ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmadığını belirterek, bu tür olayların çok sayıda değişkenin etkisiyle ortaya çıktığını söyledi. Oyunlarda çocukların bir davranışın pratiğini yaptığını ifade eden Samur, asıl önemli olanın çocukların hangi oyunları oynadığının bilinmesi olduğunu vurguladı.</p> <p>Türkiye'nin kendi oyun derecelendirme sistemini oluşturması ve bunun etkin şekilde uygulanması gerektiğini dile getiren Samur, ebeveynlerin yaş sınırlamaları konusunda bilinçlendirilmesi çağrısında bulundu. Samur, şöyle konuştu:</p> <p>'Yalvarıyorum size, kamu spotlarında duyuralım. Ebeveynler bilsinler her oyunun bir yaşı olduğunu ve yaşına uygun olmayan oyunların oynanmaması gerektiğini. Bunu artık bir standart olarak kullanmamız, uygulamamız gerekir. Ve maalesef ebeveynlerin bu konuda bilgisizliği var. O zaman daha yukarıda, daha tepede bir karar alınması lazım. Ve bu sistemlerin aslında aynı sosyal medya uygulamalarında yaptığınız gibi, ki çok doğru bir hamleydi bence, aynı şeyin dijital oyunlarda da gerçekleştirilmesini çok arzu ediyorum. Çünkü bu çocuklar evet, yaşlarına uygun olmayan oyunlar oynuyor. Yani benim okul öncesindeki çocuğum eğer GTA oynuyorsa, ki artı 18'lik bir oyundur, ya da ilkokuldaki bir çocuğum GTA oynuyorsa, bu evet öncelikle ebeveynin suçudur. Ama sonra da ebeveyn bunun ne olduğunu bilmediği için, bir şey oynuyor ama ne olduğunu bilmediği için, o yüzden biraz devletimizin bu noktada ebeveynlere destek olması için bu sınırlandırma sistemlerinin geliştirilmesi konusunda özellikle ben rica ediyorum. Ve bu kamu spotları sadece kamu spotu olarak da değil, velilerin, ebeveynlerin izledikleri filmlere ve dizilere entegre edilmesi konusunda da özellikle istirham ediyorum. Çünkü madem kamu spotu izlenmiyor, o zaman izledikleri filmlerdeki, dizilerdeki ya da gündüz kuşağı programlarındaki içeriklere entegre edilmesinin çok ama çok önemli olduğunu düşünüyorum.'</p> <p><strong>'ZORBALIK YAPAN ÇOCUKLAR YA YALNIZ YA İLGİSİZ YA DA SEVİLMİYOR'</strong></p> <p>Yaz tatiline girilmesiyle birlikte çocukların oyuna daha çok vakit ayırdığını hatırlatan Samur, 'Yapacak bir şeyi olan çocuklar bağımlı olmuyor. Sanatsal bir etkinlikle uğraşan, sportif faaliyetle uğraşan, kursu olan, merkeze giden çocukların hiçbiri bağımlı olmuyor. O kadar da çok oyun oynanmıyor. O zaman benim özellikle yazın çocukları meşgul edebilecek etkinliklerin sayısını da artırmam gerekiyor. Kış için de aynı durum geçerli' diye konuştu.</p> <p>Hedefi olmayan çocukların dijital oyunlara yönlendiğini ve daha fazla dijital oyun oynadığını belirten Samur, çocukların yaşlarına uygun olmayan oyunları oynadığını söyledi. Samur, 'Bu eylemleri gerçekleştiren çocukların yine ortak özelliklerine baktığımızda, ki bu artık en üst seviye, bunun bir altına indiğimizde okulda zorbalıkla karşılaşıyoruz. Okulda en çok zorbalık yapan çocukların özelliklerine baktığımızda da yine aynı şeyle karşılaşıyoruz. Ya yalnızlar, ya ilgisizler ya da sevilmiyorlar. Anne, baba çocuğunu sevmiyor. Çocuğuyla ilgilenmiyor. Çocuğuyla kaliteli vakit geçirmiyor. Çocuğunu bilmiyor. Yani ne yaptığını bilmiyor. Bir gözü, bir kulağı zaten orada. O yüzden burada ben en büyük sorumluluğun ebeveynlerde olduğunu düşünüyorum. Ebeveyn eğitimlerinin çok ama çok önemli olduğunu düşünüyorum' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'OYUNLARI DENETLEYEBİLMEMİZ İÇİN YENİ BAKANLIK KURMAMIZ LAZIM'</strong></p> <p>Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği'nden Tuğbek Ölek, Avrupa Oyun Bilgi Sistemi'nin (PEGI) yaş derecelendirme sistemini anlattı. 18 yaş altı erkeklerde oyun oynama oranının yüzde 85 olduğunu söyleyen Ölek, şunları kaydetti:</p> <p>'Gençler içinde okula gitme, aile sahibi olma oranı kadar oyun oynama oranı var. Her bir kötü vaka yaşandığında, 'oyun oynuyormuş' dediğinde bunun üstüne retoriklerini kurmaya başlıyorlar. Medya ile oyunlar arasında büyük bir rekabet var. Bizim geleneksel medya, tv kanalları çok ciddi bir kayıpla karşı karşıya. 18 - 35 yaş kuşağı artık televizyon izlemiyor. Bunun birinci sorumlusu olarak da oyunları görüyorlar. bütün dünyada bu böyle. Medya özellikle oyunlara karşı bir propagandayı götürüyor. Ama biz bilimsel araştırmalara baktığımızda bunu görmüyoruz. Oyun platformları çocukları koruyacak araçlara sahip.  Yaş derecelendirme sistemleri, admin denetimi, ebeveyn kontrolü, sohbet filtreleri oyunlarda var. Aileler bu sistemleri kullanmadığı sürece bunların çocukları koruması mümkün değil. Sistemler çalışır vaziyette. Ailelerin denetlemesine açık. Dünya'da, Avrupa'da oldukça düzgün çalışan yaş derecelendirme sistemi var. Bunu biz de tanıyoruz. Dünyada her sene 100 bin oyun çıkıyor. Bizim bunların hepsini denetlememiz mümkün değil. Derecelendirmeyi yapmamız için yeni bir bakanlık kurmamız gerekiyor. Kaldı ki geçmişteki oyunlar da var'</p> <p><strong>'OYUNDAKİ ŞİDDET İLE GERÇEK YAŞAMDAKİ ŞİDDET ARASINDA BAĞ YOK'</strong></p> <p>'Çocuklara ulaşabiliyoruz ama ailele ulaşabileceğimiz bir mecra yok' diyen Ölek, oyunların yüzde 95 ila yüzde 99'unun büyük teknoloji şirketlerinin filtresinden geçmek zorunda olduğunu söyledi. Ölek, bu şirketler arasında Microsoft, Nintendo, Apple, Steam, Google ve Sony olduğunu belirtti. Ölek, bilimsel araştırmaların oyunlardaki şiddet ile gerçek yaşamdaki şiddet arasında bağ olmadığını gösterdiğini aktardı.</p> <p><strong>'HER KÖYÜN DELİSİ BİR ARAYA GELDİĞİNDE 10 BİN KİŞİLİK FORUM AÇABİLİYOR'</strong></p> <p>'Oyun topluluklarında cidden çok ciddi bir toksik ortam oluşabiliyor. Şimdi bu ortamın oluşuyor olmasının sebebi, benzer bir şeyin sosyal medyada da olduğunu görüyoruz. Özellikle Maraş'taki korkunç olaylardan sonra garip gruplar çıktı. Artık tüyleri ürperten konuşmaların yaşandığını görüyoruz' diyen Ölek, şöyle konuştu:</p> <p>'Burada çözülmesi gereken çok ciddi bir sorunumuz var. Bu olayların temelinde bizce de en önemli sorun bu. Bu sorunu çözmekten çok uzağız. Çünkü çevrim içi ortamlarda toksik kişilerin düzgün insanları etkilemesini engellemekten uzağız. Bunu yapabilecek araçlara sahip değiliz. En önemli derdimiz bu. Yani bu şu demek değil; insanlar biraz dijital ortamlar çıktığı için bu toksik şeyler çıktı gibi düşünüyor. Aslında bu böyle değil. Toksik insanlar tarihin her döneminde vardır. Bundan 50 sene öncesine de gitsek bu özellikte; din düşmanı, cinsiyet düşmanı ya da insanları dolandırmaya çalışan kişiler vardır. Dijital ortamın problemi, bunların bir araya gelebiliyor olmaları. Ve birlikte hareket edebiliyorlar. Eskiden her köyde belki bir tane vardı. Onlara da 'köyün delisi' diyorlar, uğraşmıyorlardı. Şimdi her köyün delisi bir araya geldiği zaman 10 bin kişilik forum açabiliyor. Ama burada şöyle bir problemimiz var. Biz bu tip insanları oyunlardan uzak tutamıyoruz. Çünkü oyunun kendisi aslında çok düzgün, temiz bir sosyal ortam yaratacak şekilde tasarlanıyor. Ama bu insanlar gelip sızdığı zaman, biz bunları atsak bile anonim olarak çok hızlı geri dönebiliyor. Ve bunun teknik olarak şu an bir çözümü yok. Özellikle ücretsiz oyunlarda bizde zaten oyunlar içinde küfür, hakaret, zorbalık, tehdit kesinlikle yasaktır. Bunların çok ciddi filtreleri vardır. Rapor mekanizmaları vardır ve bunu da deneyebiliriz.</p> <p><strong>'ÇARESİZİZ'</strong></p> <p>Özellikle bu popüler oyunlarda, ismi çok geçen Roblox gibi, PUBG gibi bir oyuna girelim mesela. Yalandan biri diğerine çok cinsiyetçi bir küfür etsin. Onun ekran görüntüsünü alıp rapor yapın, göreceksiniz. Küfreden kullanıcı bir iki saat içinde banlanıyor. Ama o kullanıcı gidip yeni bir hesap açıp bir daha gelebiliyor. Niye? Çünkü başta söylediğim gibi biz kullanıcı verisine sahip değiliz. Biz kullanıcının kim olduğunu bilmiyoruz. En fazla IP'sine ban atabiliyoruz. O da IP'sini yenilediği zaman, modemini bir açıp kapattığı zaman geri gelebiliyor. Biz bunları şikayet de edemiyoruz. Çünkü biz şikayet edersek elimizde bir tek IP verisi var. Telekom şirketlerinden port verileri alınmadığı için internette gerçekte kim oldukları da ortaya çıkarılamıyor. Ve burada çok ciddi bir sıkışmışlık var. Yani internetin anonimliğinden kaynaklanan bir durum var. Bir de şöyle bir problem doğuyor. Biz bunları banladıkça bunlar daha toksik kişiler olarak geri geliyor. Çünkü ilk banlandığınızda belki biraz etkileniyorsunuz. O güne dek oyunda yaptığı her şey, kazandığı her şey, harcadığı her para, hepsi çöpe gidiyor. Ama bunu bir de yaşadıktan sonra daha toksik kişiler olarak geri geliyor. İşin kötüsü bunlar gidip sosyal medyada buluşuyorlar. Sosyal medyaya da bu sinirlerini, toksisitelerini yansıtıyorlar. Ve bizim orada hiç kontrolümüz yok. Artık oradaki oyuncu topluluklarına hiçbir şey yapamıyoruz. Ve burada biz de biraz çaresiziz'</p> <p><strong>'ÇOCUKLARI DİJİTAL DÜNYADAN UZAKLAŞTIRMAK MÜMKÜN DEĞİL ANCAK...'</strong></p> <p>Şiddet ve riskler artık okul sınırlarında bitmiyor. Dijital platformlarda şekil değiştirip derinleşerek evlerimize kadar giriyor' diyen Türkiye Bilişim Derneği'nden Prof. Dr. Meltem Eryılmaz, çevrimiçi cinsel istismar, şiddet ve nefret söylemi, kumar ve bahis yönlendirmeleri, kumar ve bahis yönlendirmeleri ile mahremiyet ihlalleri risklerine dikkati çekti. Eryılmaz, 'Çocuklarımızı dijital dünyadan uzaklaştırmak mümkün değildir. Ancak onları dijital dünyada güvenli, bilinçli ve dirençli bireyler olarak yetiştirmek mümkün' ifadesini kullandı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-sanliurfa-ve-kahramanmarastaki-okul-olaylarini-ve-dijital-riskleri-arastirma-komisyonunda-oyun-gelistiricileri-sunum-yapti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 18:53:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/tbmm-sanliurfa-ve-kahramanmarastaki-okul-olaylarini-ve-dijital-riskleri-arastirma-komisyonunda-oyun-gelistiricileri-sunum-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="23785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu... NATO Zirvesi'nde medya akreditasyonu: AK Partili Zengin'den NOW TV, T24, Medyascope açıklaması]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-nato-zirvesinde-medya-akreditasyonu-ak-partili-zenginden-now-tv-t24-medyascope-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-nato-zirvesinde-medya-akreditasyonu-ak-partili-zenginden-now-tv-t24-medyascope-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, NATO Zirvesi kapsamında bazı medya kuruluşlarına akreditasyon verilmemesine ilişkin İletişim Başkanlığı ile görüşerek süreç hakkında bilgi aldıklarını söyledi. Zengin, 'Mesela, bizim aleyhimize en çok haber yapan ne kadar yer varsa şimdi çıktı. Hepsinden birer akredite edilmiş gazeteci var. Başta NOW TV, Medyascope, Nefes, T24, Yetkin Report. Bunların hepsi katılımcı olarak orada olacaklar' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -</strong> AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, NATO Zirvesi kapsamında bazı medya kuruluşlarına akreditasyon verilmemesine ilişkin İletişim Başkanlığı ile görüşerek süreç hakkında bilgi aldıklarını söyledi. Zengin, 'Mesela, bizim aleyhimize en çok haber yapan ne kadar yer varsa şimdi çıktı. Hepsinden birer akredite edilmiş gazeteci var. Başta NOW TV, Medyascope, Nefes, T24, Yetkin Report. Bunların hepsi katılımcı olarak orada olacaklar' ifadelerini kullandı.</p> <p>TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da bugün, Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşülmesi bekleniyor. Teklifin görüşmelerine geçilmeden önce grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, NATO Zirvesi kapsamında birçok medya kuruluşunun ambargo nedeniyle zirve toplantılarına katılamayacağını ifade etti. Hükümetin daha sonra 'Biz yapmadık, NATO yaptı' savunmasını ileri sürebileceğini belirten Çömez, 'Hayır, NATO yapmadı, siz yaptınız. NATO'nun sözcüsü 'NATO toplantılarında o toplantılara katılacak olan basın mensuplarının akreditasyonuyla ilgili bilgiyi bize o ülke verir' dedi. TRT'nin seksen kamerasıyla katılacağı bu toplantıları siz bir propaganda malzemesi hâline getireceksiniz. Çünkü TRT artık iktidarın borazanı olmuştur, bir Pravda medyası olmuştur. Sizin istediğiniz doğrultuda yayın yapmayan, oradaki gerçekleri yansıtacak bütün medya kuruluşlarına ambargo uyguluyorsunuz' dedi.</p> <p>ABD'de Dayton'daki NATO Genel Kurulu Toplantısı'na katılan milletvekillerinin de tanık olduğu üzere orada NATO'yu eleştiren ve protesto eden gösterilerin yapıldığını hatırlatan Çömez, Türkiye'deki duruma tepki göstererek, 'Niye bizim ülkemizde insanlar özgürce NATO'ya itiraz edemez, niye görüşünü beyan edemez, niye sokaklarda yürüyüş yapamaz? Allah aşkına, biz hangi devirde yaşıyoruz, niye yasaklıyorsunuz?' dedi. İktidarın yola çıkarken '3Y'yle mücadele edeceğiz, yasaklarla mücadele edeceğiz' dediğini anımsatan Çömez, NATO'nun kalbi olan Belçika Brüksel'de insanların rahatlıkla NATO'yu protesto edebildiğini ancak Ankara'da bunun yasak olduğunu vurguladı.</p> <p>Kurulan panoların ve panellerin önünün reklam propagandasıyla dolu olduğunu, arkasında ise inanılmaz bir sefalet ve açlık yaşandığını dile getiren Çömez, 'Çoluk çocuk bu engellerin, panoların arkasında fakirlik içerisinde, yürümekten aciz, sanki engelli koşu yapıyorlar ama ön tarafa çıktığınızda aman Allah'ım, dünya lideriyiz, uçuyoruz kaçıyoruz bilmem ne. Böyle bir uygulama olur mu?' diye konuştu. </p> <p><strong>TEMELLİ'DEN 'FAİLİ MEÇHUL' OLAYLARI ÇÖZÜN ÇAĞRISI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Gülistan Doku, Rojvelat Kızmaz ve Rojin Kabaiş dosyaları üzerinden Türkiye'deki faili meçhul olayları gündeme getirdi. Gülistan Doku'ya altı yıldır ulaşılamadığını belirten Temelli, bu süreçte adalet mücadelesinin sürdüğünü ancak başlatılan soruşturmanın hala sonuçlanmadığını söyledi.</p> <p>Türkiye'de çok sayıda faili meçhul olay bulunduğunu ifade eden Temelli, 'O kadar çok faili meçhul meselesiyle karşı karşıyayız ki bu faili meçhullerle ciddi anlamda bir mücadele etmek gerekiyor. Adalet Bakanı 'Yeni delil varsa sonuna kadar gideriz' diyor. Yeni deliller çıkıyor, sırf Gülistan Doku vakasında değil, diğer vakalarda da çıkıyor fakat sonuna kadar bir türlü gidilmiyor' diye konuştu.</p> <p>Temelli, Gülistan Doku'nun yakın arkadaşı Rojvelat Kızmaz'ın dosyasının daha önce 'delil yok' gerekçesiyle kapatıldığını belirterek, sonradan yeni bir delilin ortaya çıktığını belirtti. Rojvelat Kızmaz'ın tırnak arasında bir erkek DNA'sına rastlandığını aktaran Temelli, 'Şimdi tam da bunun üzerine gitmek gerekiyor. Oysa biz şunu biliyoruz ki genellikle bu delillerin yetersiz bulunması ve dosyanın kapatılması ağırlıklı bir anlayış olarak sürüyor. Bu, böyle olmamalı, mutlaka üzerine gidilmeli' ifadelerini kullandı.</p> <p>1990'lı yıllara uzanan faili meçhul olaylara işaret eden Temelli, 'On binlerce aile bugün Türkiye'de adalet bekliyor. Gülistan Doku, Rojvelat Kızmaz, Rojin Kabaiş gibi birçok insan katledildi, öldürüldü ve bu binlerce insanla ilgili dosyaların adı faili meçhul olarak nitelendirildi. Hayır, faili meçhul değil, deliller var, sorumluları da biliniyor fakat faili meçhul olması isteniyor' dedi.</p> <p>Temelli, 'Artık buna son vermek ve bu dosyaların aydınlığa kavuşturulması için Adalet Bakanı verdiği sözün mutlaka arkasında durmalı, gereken kurumsal düzenlemeyi yapmalı ve adalet bekleyen insanlara bir yanıt oluşturmalı' çağrısında bulundu.</p> <p><strong>GÜNAYDIN'DAN AK PARTİ SIRALARINA: ÜLKENİN DURUMUNDAN SÖZ EDEMİYORSUNUZ</strong></p> <p>CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, muhalefet ve iktidar milletvekillerinin gündemlerini karşılaştırarak, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik krize ve enflasyon oranlarına dikkat çekti.</p> <p>CHP'li milletvekillerinin birer dakikalık konuşmalarında ülke gündemindeki sorunları dile getirdiğini belirten Günaydın, 'Tarımdan bahsetmiş, trafik cezalarından söz etmişler, hayat pahalılığının memleketi nasıl yaktığını değerlendirmişler, asgari ücretlilerin ve emeklilerin hayat pahalılığı altında nasıl ezildiklerini açık açık anlatmışlar, otoban ücretlerinin, otoyol ücretlerinin artışlarından söz etmişler, Kabotaj Kanunu'ndan, orman yangınından söz etmişler. Yani memleketin gündeminde, illerinin gündeminde ne varsa 1 Temmuz günü çalışan Meclisin gündemine bunları getirmişler' dedi.</p> <p>AK Parti'den ise yedi milletvekilinin söz aldığını belirten Günaydın, bu milletvekillerinin konuşmalarında CHP'yi hedef aldığını savunarak, 'Onlar ellerine tutuşturulan metinlerde 'Ce-Ha-Pe'ye hakaret etmişler ve şu anda bir tanesi bile burada yok, hakaret etmişler ve gitmişler. Bir grup, milletvekiline bunu reva görür mü? Bir milletvekili kendisine bunu reva görür mü? Üzülüyorum, acıyorum. Daha fazla şeyler söylemek mümkün ancak bu Meclisin saygınlığını korumak zorundayız, bunu milletin takdirine bırakıyorum' ifadelerini kullandı.</p> <p>Günaydın, AK Parti milletvekillerine seslenerek, ''Ce-Ha-Pe' diyerek neleri saklamaya çalışıyorsunuz, neden bahsedemiyorsunuz, ben size söyleyeyim. Ülkenin durumundan söz edemiyorsunuz' diye konuştu. Türkiye'nin enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Günaydın, 'Türkiye dünyada enflasyonda 5'inci, yüzde 33 enflasyon oranına sahipsiniz, Avrupa'da açık ara 1'incisiniz. Üstelik de sekiz yıldır sürekli bir krizin içine memleketi soktunuz. Dünyada bir kriz yokken, Türkiye'de bir kriz ortamı yokken acayip ve dünya literatüründe olmayan teorilerle 86 milyonluk ekonomiyi krize soktunuz, insanlar inim inim inliyor, bundan söz edecek cesaretiniz bile yok' değerlendirmesinde bulundu. </p> <p><strong>ZENGİN'DEN GÜNAYDIN'A: EĞER ACIYACAKSANIZ KENDİNİZE ACIYIN</strong></p> <p>AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın AK Parti milletvekillerine yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Günaydın'ın konuşmasında kullandığı 'acımak' ifadesine değinen Zengin, 'Şimdi, yine, bizim milletvekillerimize hakaret ediyorsunuz. Sizin hakarette önemli kelimeleriniz var. Şimdi, yeni bir kelime bulmuşsunuz: 'Acımak...'. Valla, 'acımak' kelimesi en çok size yakışıyor' dedi.</p> <p>CHP'nin AK Parti milletvekillerine konuşma metni verildiği yönündeki eleştirisine de değinen Zengin, 'Bizim arkadaşlarımıza, biz ellerine kağıt veriyormuşuz, onlar da Genel Kurulda bunu okuyorlarmış. Ben mesela merak ediyorum yani siz buraya şu anda tedbirli olarak ayrılmıştınız, geri geldiniz. Mesela eğer acınacak bir durum varsa beraber görev yaptığınız arkadaşınızın niye burada olmadığını, Ali Mahir Başarır'ın niye burada olmadığını dönün, kendi arkanıza sorun, bize değil. Eğer acıyacaksanız dönün, kendinize acıyın yani siz bize böyle acımakla alakalı bir şey söyleyebilecek durumda değilsiniz' diye konuştu.</p> <p>Zengin, ayrıca NATO Zirvesi kapsamında bazı medya kuruluşlarına akreditasyon verilmemesine ilişkin İletişim Başkanlığı ile görüşerek süreç hakkında bilgi aldıklarını söyledi.</p> <p>NATO sürecine ilişkin medya akreditasyonlarını değerlendiren Zengin, çok sayıda kuruluşun davet edildiğini belirterek, 'Mesela, bizim aleyhimize en çok haber yapan ne kadar yer varsa şimdi çıktı. Hepsinden birer akredite edilmiş gazeteci var. Ama ben size ifade edebilirim yani başta NOW TV, Medyascope, Nefes, T24, Yetkin Report, bunların hepsi katılımcı olarak orada olacaklar' ifadelerini kullandı.</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-genel-kurulu-nato-zirvesinde-medya-akreditasyonu-ak-partili-zenginden-now-tv-t24-medyascope-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 18:42:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/tbmm-genel-kurulu-nato-zirvesinde-medya-akreditasyonu-ak-partili-zenginden-now-tv-t24-medyascope-aciklamasi.png" type="image/jpeg" length="96510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin Saruhanlı 7 Eylül Caddesi'ndeki çalışmaları sürüyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesinin-saruhanli-7-eylul-caddesindeki-calismalari-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesinin-saruhanli-7-eylul-caddesindeki-calismalari-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından Saruhanlı 7 Eylül Caddesi'nde sürdürülen altyapı, üstyapı ve prestij cadde çalışmaları ilçe sakinlerinden büyük beğeni topladı. Uzun süredir beklenen dönüşümde ilk etap tamamlanırken, cadde sakinleri ve esnaf yapılan hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MANİSA) -</strong> Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından Saruhanlı 7 Eylül Caddesi'nde sürdürülen altyapı, üstyapı ve prestij cadde çalışmaları ilçe sakinlerinden büyük beğeni topladı. Uzun süredir beklenen dönüşümde ilk etap tamamlanırken, cadde sakinleri ve esnaf yapılan hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Saruhanlı'nın en işlek arterlerinden biri olan 7 Eylül Caddesi'ni modern bir görünüme kavuşturuyor. Çalışmalar kapsamında ilk etap asfalt serimi tamamlanırken, kaldırım, bordür ve aydınlatma imalatları da gerçekleştirildi. Proje kapsamında caddede yaklaşık 10 bin ton daha sıcak asfalt serilecek. Yürütülen çalışmaları yakından takip eden vatandaşlar, yenilenen altyapıyla birlikte yıllardır yaşanan su kesintileri ve taşkın sorunlarının çözüme kavuşacağını, üstyapı düzenlemeleri sayesinde ise ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale geleceğini belirtti.</p> <p>İstasyon Mahallesi Muhtarı Ayşegül Yapıcı, eski altyapının sık sık arızalara neden olduğunu belirterek, 'Sularımız çok kesiliyordu. Yaklaşık 20-30 yıllık eski borular değiştirildi. Artık su kesintilerinin yaşanmayacağını düşünüyoruz. Parke taşının yerine asfalt yapıldı. Cadde çok güzel oldu' diye konuştu.</p> <p><strong>VATANDAŞLAR MEMNUN</strong></p> <p>Bölgedeki vatandaşlar, sürdürülen çalışmalara ilişkin şunları söyledi:</p> <p>-Abdullah Yetişkin: 'Yaklaşık 20 yıldır bu caddenin yapılmasını bekliyorduk. Besim Başkanımız sonunda bu sıkıntıyı çözdü. Yapımında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.'</p> <p>-Tuğçe Esen: 'Dört ay boyunca yollarımız kapalıydı. Tozunu da çamurunu da çektik. Ama bugün yollarımız ve kaldırımlarımız çok güzel oldu. Eskiden yağmur yağdığında kaldırımlarda yürümek bile zordu. Şimdi çok daha temiz ve kullanışlı bir caddeye kavuştuk.'</p> <p>-İbrahim Demirayak: 'Yolumuz eskisinden çok daha güzel oldu. Saruhanlı'nın yıllardır süren yol problemi çözülmeye başladı. Yapılan hizmet için teşekkür ediyoruz.'<br /> <br />-İbrahim Ahi: 'Daha önce yollarımız tozlu ve çamurluydu, kaldırımlar kötü durumdaydı. Altyapı ve üstyapı çalışmalarıyla caddemiz bambaşka bir görünüme kavuştu. Saruhanlı'ya yakışan bir çalışma oldu.'</p> <p>-Süleyman Çamyurt: 'Yollarımız ve kaldırımlarımız kullanılamaz durumdaydı. Altyapı da çok kötüydü. Şimdi hem altyapı hem üstyapı yenilendi. Çok daha güzel bir caddeye sahibiz.'</p> <p>-Tuncay Öztürk: 'İlçemizde uzun yıllardır bu ölçekte bir çalışma yapılmamıştı. Bazı vatandaşlar çalışmaların uzun sürdüğünü söyledi ancak bu işler sabır isteyen ekip çalışmalarıdır. Sonuç ortaya çıktığında değdiğini görüyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Manisa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/manisa-buyuksehir-belediyesinin-saruhanli-7-eylul-caddesindeki-calismalari-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 18:19:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/manisa-buyuksehir-belediyesinin-saruhanli-7-eylul-caddesindeki-calismalari-suruyor.jpeg" type="image/jpeg" length="10428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: '2026 yılını organize suç örgütleri ve uyuşturucuyla mücadele yılı ilan ettik']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-2026-yilini-organize-suc-orgutleri-ve-uyusturucuyla-mucadele-yili-ilan-ettik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-2026-yilini-organize-suc-orgutleri-ve-uyusturucuyla-mucadele-yili-ilan-ettik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliğinde düzenlenen Milli Güvenlik Konferanslarında Türkiye'nin organize suç örgütleriyle mücadele vizyonunu ve bu alanda yürütülen çalışmaları katılımcılarla paylaştı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliğinde düzenlenen Milli Güvenlik Konferanslarında Türkiye'nin organize suç örgütleriyle mücadele vizyonunu ve bu alanda yürütülen çalışmaları katılımcılarla paylaştı. </p> <p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde düzenlenen Milli Güvenlik Konferansları kapsamında gerçekleştirilen programa katıldı. Bakan Çiftçi, ''Huzurun Yüzyılı' Hedefi Doğrultusunda Türkiye'nin Organize Suç Örgütleriyle Mücadelesini' açıkladı.  </p> <p>Konuşmasında 2026 yılını 'Organize Suç Örgütleri ve Uyuşturucu ile Mücadele Yılı' ilan ettiklerini belirten Çiftçi, özellikle 'Yeni Nesil Organize Suç Örgütleri ile Mücadele' başlığı altında yürütülen çalışmalara dikkati çekti. Küreselleşen suç şebekelerinin çökertilmesi ve kamu düzeninin kararlılıkla korunmasına yönelik kapsamlı stratejileri katılımcılarla paylaşan Çiftçi, Bakanlığın bu alandaki kararlı mücadelesini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>MÜCADELENİN OPERASYONEL VE ULUSLARARASI BOYUTU ELE ALINDI</strong></p> <p>Sunumunda mücadelenin operasyonel ve uluslararası boyutlarını da değerlendiren Çiftçi; 'Siber Alanda Organize Suç Örgütleri ile Mücadele', 'Yurt Dışından İadelere Yönelik Örnekler', 'Narkotik Organize Suç Örgütlerine Yönelik Mücadele' ve 'Güncel Operasyonlar' başlıkları altında yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.</p> <p>Suç örgütlerinin finansal ve dijital altyapılarına yönelik gerçekleştirilen operasyonların önemine işaret eden Çiftçi, Türkiye Cumhuriyeti'nin suçla mücadelesini sınır içinde ve sınır ötesinde tüm kurumların koordinasyonu içerisinde kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.<strong><br /></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-2026-yilini-organize-suc-orgutleri-ve-uyusturucuyla-mucadele-yili-ilan-ettik</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 18:15:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/icisleri-bakani-ciftci-2026-yilini-organize-suc-orgutleri-ve-uyusturucuyla-mucadele-yili-ilan-ettik.jpg" type="image/jpeg" length="88969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atatürk Üniversitesi'nde bir ilk... Göz tedavisinde yapay zeka ve robotik dönem Erzurum'da başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ataturk-universitesinde-bir-ilk-goz-tedavisinde-yapay-zeka-ve-robotik-donem-erzurumda-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ataturk-universitesinde-bir-ilk-goz-tedavisinde-yapay-zeka-ve-robotik-donem-erzurumda-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum Atatürk Üniversitesi bünyesinde, göz tedavilerinde kullanılan en gelişmiş lazer sistemlerinin yer aldığı Refraktif Cerrahi Merkezi törenle hizmete alındı. Dünyadaki en yeni iki teknolojiyi aynı çatı altında sunan merkez, Türkiye'de bu altyapıyı kullanan ilk üniversite hastanesi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Orhan BOZKURT</strong></p> <p><strong>(ERZURUM) - </strong>Erzurum Atatürk Üniversitesi bünyesinde, göz tedavilerinde kullanılan en gelişmiş lazer sistemlerinin yer aldığı Refraktif Cerrahi Merkezi törenle hizmete alındı. Dünyadaki en yeni iki teknolojiyi aynı çatı altında sunan merkez, Türkiye'de bu altyapıyı kullanan ilk üniversite hastanesi oldu.</p> <p>Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi bünyesinde kurulumu tamamlanan Refraktif Cerrahi Merkezi törenle hizmete açıldı. Dünyada refraktif cerrahide kullanılan en gelişmiş iki ileri düzey lazer sistemiyle donatılan merkezde Erzurum'un yanı sıra Türkiye'nin diğer illeri ve çevre ülkelerden gelecek hastalara uluslararası standartlarda sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor.</p> <p>Açılış töreninde konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversite hastanelerinin bölgesel ve ulusal ölçekteki sağlık hizmeti sorumluluğuna dikkati çekti.</p> <p><strong>'DİJİTALLEŞEN DÜNYADA ÇOCUKLARIMIZIN GÖZ SAĞLIĞI ÖNEMLİ BİR SORUMLULUK ALANINA DÖNÜŞTÜ'</strong></p> <p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine değinen Hacımüftüoğlu, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin miyopi ile yaşadığını, 2050 yılında ise bu oranın yüzde 50'ye ulaşacağının öngörüldüğünü belirterek, şöyle konuştu:</p> <p>'Bu yalnızca bir sağlık istatistiği değildir. Dijitalleşen dünyada çocuklarımızın ve gençlerimizin göz sağlığı artık küresel ölçekte önemli bir sorumluluk alanına dönüşmüştür. İşte bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Refraktif Cerrahi Merkezi de tam bu ihtiyaca cevap verecek nitelikte, insanlara yeniden net görmenin kapısını aralayacak önemli bir bilim ve sağlık yatırımını temsil etmektedir. Bu teknolojiye sahip ilk üniversite olma özelliği, bizlere sağlık alanındaki öncü uygulamalarda önemli bir sorumluluk yüklemektedir.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>SMILE PRO TEKNOLOJİSİ İLE 7 SANİYEDE LAZER DÖNEMİ</strong></p> <p>Merkezde kullanılmaya başlanan cihazların teknik detaylarını paylaşan Rektör Hacımüftüoğlu, kırma kusurlarının tedavisinde dünyanın en güncel yöntemi olan 'SMILE Pro Lazer Sistemi' hakkında bilgi verdi.</p> <p>Cihazın göz damlası ile uygulanan lokal anestezi altında tamamen ağrısız şekilde ve 10 dakikadan kısa sürede uygulandığını belirten Hacımüftüoğlu, şu teknik verileri aktardı:</p> <p>'2024 yılında geliştirilen VisuMax 800 platformu ile çalışan bu ileri teknoloji, lazer uygulama süresini yalnızca 7 saniyeye kadar düşürmektedir. Korneada yalnızca yaklaşık 2 milimetrelik küçük bir kesi oluşturularak 'lentikül' adı verilen doku parçasının çıkarılması esasına dayanan bu sistemle, gözün doğal anatomik yapısı büyük ölçüde korunabilmektedir. Yapay zekâ destekli kalibrasyon teknolojisi sayesinde yüksek hassasiyet sağlayan sistem 10 diyoptriye kadar miyopi, 6 diyoptriye kadar astigmat tedavisinin yanı sıra hipermetropi, yaşa bağlı yakın görme bozuklukları, keratokonus hastalarına yönelik CAIRS uygulamaları ve göz nakillerinde kullanılan hassas korneal kesilere imkân tanımaktadır.'</p> <p><strong>'DÜNYANIN EN GELİŞMİŞ CİHAZ ALTYAPISINA SAHİBİZ'</strong></p> <p>Merkezin teknik altyapısı ve hassas çalışma koşulları hakkında bilgi veren Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Koçer ise cihazların maksimum performansla çalışabilmesi için ortamın özel olarak iklimlendirildiğini aktardı.</p> <p>Prof. Dr. Koçer, laboratuvarın standartlarını ve operasyon kabiliyetini şu sözlerle açıkladı:</p> <p>'Cihazlarımızın stabil çalışabilmesi için ısıyı 18 ila 20 derece arasında sabit tutan, havadaki partikül sayısının 5 binin, nem oranının ise yüzde 40'ın altında olduğu özel bir steril alan oluşturulmuştur. Şu an hastanemize kazandırılan bu sistem, dünyadaki en gelişmiş cihaz altyapısıdır; buna bir nevi göz cerrahisinde 'robotik cerrahi' diyebiliriz. 2 milimetrelik küçücük bir kesiyle korneadan parça çıkarıp düzleştirme yapabiliyoruz. Miyop, hipermetrop, keratokonus tedavileri ile keratoplastideki (göz nakli) kesileri rahatlıkla yapabildiğimiz için mükemmel sonuçlar veren, üst düzey bir sistemdir.'</p> <p>Açılış törenine Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Türkez, Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atilla Eroğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Alkan Melikoğlu, Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Koçer, akademisyenler, sağlık çalışanları ve öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Erzurum</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ataturk-universitesinde-bir-ilk-goz-tedavisinde-yapay-zeka-ve-robotik-donem-erzurumda-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 18:03:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/ataturk-universitesinde-bir-ilk-goz-tedavisinde-yapay-zeka-ve-robotik-donem-erzurumda-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="74810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Artvin'de Kabotaj Bayramı kutlamalarında 'Mavi Vatan' vurgusu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/artvinde-kabotaj-bayrami-kutlamalarinda-mavi-vatan-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/artvinde-kabotaj-bayrami-kutlamalarinda-mavi-vatan-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in Hopa ilçesinde 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın 100. yılı törenle kutlandı. Programda konuşan Artvin Valisi Turan Ergün, kabotaj hakkının Türkiye'nin denizlerdeki egemenliğinin temel taşlarından biri olduğunu belirterek, 'Mavi Vatan yalnızca deniz alanlarımızın değil, aynı zamanda ekonomik geleceğimizin, ticaret yollarımızın ve enerji güvenliğimizin de vazgeçilmezidir' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Uğur İSTANBULLU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(ARTVİN) -</strong> Artvin'in Hopa ilçesinde 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın 100. yılı törenle kutlandı. Programda konuşan Artvin Valisi Turan Ergün, kabotaj hakkının Türkiye'nin denizlerdeki egemenliğinin temel taşlarından biri olduğunu belirterek, 'Mavi Vatan yalnızca deniz alanlarımızın değil, aynı zamanda ekonomik geleceğimizin, ticaret yollarımızın ve enerji güvenliğimizin de vazgeçilmezidir' dedi. </p> <p>Hopa'da 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın 100. yılı, 22. Hopa Kültür, Sanat ve Deniz Festivali kapsamında düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Hopa Belediyesi tarafından organize edilen program, Balıkçı Barınağı Çamlıköy mevkisinde gerçekleştirildi.</p> <p>Programa Artvin Valisi Turan Ergün, Hopa Kaymakamı Abdullah Aslantürk, Hopa Belediye Başkanı Utku Cihan, Hopa Liman Başkanı Faruk Yolcu, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p> <p><strong>'HOPA LİMANI DA MAVİ VATAN'IN ARTVİN'DEKİ YÜZÜDÜR'</strong></p> <p>Artvin Valisi Ergün, burada yaptığı konuşmada, Mavi Vatan'ın yalnızca deniz yetki alanlarını değil, aynı zamanda Türkiye'nin ekonomik geleceğini, ticaret yollarını ve enerji güvenliğini de kapsayan stratejik bir değer, kabotaj hakkının ise bu stratejik bütünlüğün temel taşı olduğunu dile getirdi.</p> <p>Hopa Limanı'nın Mavi Vatan'ın Artvin'deki yüzü olduğunu söyleyen Ergün, 'Bir başka ifadeyle Kabotaj Kanunu, denizlerdeki askeri hakimiyetin aynı zamanda ticaret hakimiyetine dönüştüğünün bir yansımasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi 'Denizciliği Türk'ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.' Bu veciz söz, denizciliğin milletimiz için taşıdığı stratejik önemi ve geleceğe yönelik vizyonu en özlü şekilde ifade etmektedir' dedi.</p> <p><strong>'LOZAN'LA KAZANILAN BAĞIMSIZLIK, KABOTAJ KANUNU İLE DENİZLERDE TAÇLANDI'</strong></p> <p>Hopa Liman Başkanı Yolcu da Kabotaj Kanunu'nun Türkiye'nin denizlerdeki tam bağımsızlığının simgesi olduğunu belirterek, şunları söyledi:</p> <p>'Osmanlı İmparatorluğu döneminde Barbaros Hayrettin Paşa, Kılıç Ali Paşa, Piri Reis, Turgut Reis ve Oruç Reis gibi büyük denizciler sayesinde Akdeniz ve Karadeniz bir Türk gölü hâline gelmişti. Ancak zaman içinde verilen kapitülasyonlar nedeniyle kendi sahillerimizin ve limanlarımızın işletme hakkını yabancı devletlere bırakmak zorunda kaldık. Kendi sularımızda adeta yabancı konumuna düştüğümüz bu dönem, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile sona ermiş, denizlerdeki tam bağımsızlığımız ise 20 Nisan 1926 tarihinde kabul edilerek 1 Temmuz 1926'da yürürlüğe giren 815 sayılı Kabotaj Kanunu ile taçlanmıştır.</p> <p>Kabotaj Kanunu yalnızca ticari bir düzenleme değil, bir milletin kendi karasularında kendi bayrağıyla özgürce var olmasının ve iktisadi bağımsızlığının ifadesidir.'</p> <p><strong>'KABOTAJ BAYRAMI, CUMHURIYET'İN TAM BAĞIMSIZLIK RUHUNU YAŞATIYOR'</strong></p> <p>Hopa Belediye Başkanı Cihan ise Kabotaj Kanunu'nun cumhuriyetin tam bağımsızlık anlayışının en önemli simgelerinden biri olduğunu belirterek, '1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi karasularında ve limanları arasında deniz taşımacılığı yapma hakkını milletimize kazandırmış, denizlerdeki bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi güçlendiren en önemli adımlardan biri olmuştur. Bu yönüyle Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, yalnızca denizcilik sektörünün değil, Cumhuriyet'in tam bağımsızlık anlayışının da önemli bir simgesidir' şeklinde konuştu.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Artvin</category>
      <guid>https://www.haber500.com/artvinde-kabotaj-bayrami-kutlamalarinda-mavi-vatan-vurgusu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:57:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/artvinde-kabotaj-bayrami-kutlamalarinda-mavi-vatan-vurgusu.jpg" type="image/jpeg" length="82786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Didim Belediye Başkanı Gençay'ın ibadet alanı çözümüne Cumhur İttifakı'ndan ret oyu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/didim-belediye-baskani-gencayin-ibadet-alani-cozumune-cumhur-ittifakindan-ret-oyu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/didim-belediye-baskani-gencayin-ibadet-alani-cozumune-cumhur-ittifakindan-ret-oyu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apollon Tapınağı çevresindeki caminin yapısal sorunlar nedeniyle tahliye edilecek olması üzerine Didim Belediyesi, vatandaşların ibadetlerini sürdürebilmeleri amacıyla geçici ibadet alanı oluşturulmasına yönelik çalışma başlattı. Belediye Meclisi'nde görüşülen yetki talebi, Cumhur İttifakı üyelerinin ret oyuna rağmen oy çokluğuyla kabul edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN) -</strong> Apollon Tapınağı çevresindeki caminin yapısal sorunlar nedeniyle tahliye edilecek olması üzerine Didim Belediyesi, vatandaşların ibadetlerini sürdürebilmeleri amacıyla geçici ibadet alanı oluşturulmasına yönelik çalışma başlattı. Belediye Meclisi'nde görüşülen yetki talebi, Cumhur İttifakı üyelerinin ret oyuna rağmen oy çokluğuyla kabul edildi.</p> <p>Didim'de Apollon Tapınağı çevresinde bulunan camide tespit edilen yapısal çatlaklar nedeniyle tahliye ve restorasyon süreci başlatılırken, bölgede ibadetin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla geçici bir ibadet alanı oluşturulması gündeme geldi. Bu kapsamda Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay'ın ilgili kurumlarla protokol yapılabilmesi için Belediye Meclisi'nden talep ettiği yetki, oy çokluğuyla kabul edildi.</p> <p>Apollon Tapınağı çevresinde bulunan camide tespit edilen yapısal sorunlar nedeniyle Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından yapının tahliye edilmesine, güçlendirilmesine ve restorasyonunun yapılmasına karar verildi. Koruma Kurulu'nun kararı doğrultusunda mevcut ibadet alanının kullanım dışı kalacak olması, bölgede vatandaşların ibadetlerini sürdürebilecekleri geçici bir alan oluşturulması ihtiyacını gündeme getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>BAŞKAN GENÇAY'DAN ALTERNATİF ÇÖZÜM ÖNERİSİ</strong></p> <p>Didim Belediye Meclisi'nin temmuz ayı olağan toplantısında konu görüşüldü. Belediye Başkanı Hatice Gençay, belediye olarak tüm inançlara ve ibadet özgürlüğüne saygı duyduklarını belirterek, vatandaşların ibadetlerini çadır gibi geçici çözümler yerine daha güvenli, sağlıklı ve uygun koşullarda yerine getirebilmeleri amacıyla alternatif bir çözüm üzerinde çalıştıklarını ifade etti.</p> <p><strong>CUMHUR İTTİFAKI'NDAN RET OYU</strong></p> <p>Başkan Gençay, bu kapsamda ilgili kurumla protokol yapılabilmesi ve gerekli işlemlerin yürütülebilmesi için Belediye Meclisi'nden yetki talep etti. Mecliste yapılan oylamada söz konusu yetki talebi, Cumhur İttifakı meclis üyelerinin ret oyuna karşılık CHP'li meclis üyelerinin kabul oylarıyla oy çokluğuyla kabul edildi.</p> <p>Kararla birlikte Didim Belediyesi, Koruma Kurulu'nun tahliye kararı sonrasında ortaya çıkan geçici ibadet alanı ihtiyacının karşılanmasına yönelik ilgili kurumlarla görüşme ve protokol süreçlerini yürütme yetkisini aldı. Toplantıda değerlendirmelerde bulunan Belediye Başkanı Hatice Gençay, ibadet özgürlüğünün toplumun ortak değeri olduğunu belirterek, vatandaşların dini vecibelerini uygun koşullarda yerine getirebilmesine yönelik çözüm önerisinin mecliste ret oyu almasının kendisini şaşırttığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/didim-belediye-baskani-gencayin-ibadet-alani-cozumune-cumhur-ittifakindan-ret-oyu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:53:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/didim-belediye-baskani-gencayin-ibadet-alani-cozumune-cumhur-ittifakindan-ret-oyu.jpg" type="image/jpeg" length="27512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da 'Xi Jinping: Çin'in Yönetimi' eserinin beşinci cildi tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankarada-xi-jinping-cinin-yonetimi-eserinin-besinci-cildi-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankarada-xi-jinping-cinin-yonetimi-eserinin-besinci-cildi-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da düzenlenen üst düzey lansmanla 'Xi Jinping: Çin'in Yönetimi' kitabının 5'inci cildi dünya kamuoyuna tanıtılırken; iki ülkeden siyaset, diplomasi ve akademi dünyasının temsilcileri, Kuşak ve Yol ile Orta Koridor planlarının entegrasyonunu hızlandırma, 53 milyar dolarlık ticaret hacmini daha dengeli bir yapıya kavuşturma ve yeşil dönüşüm ile küresel yönetişimde çok taraflı iş birliğini derinleştirme mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Ankara'da düzenlenen üst düzey lansmanla 'Xi Jinping: Çin'in Yönetimi' kitabının 5'inci cildi dünya kamuoyuna tanıtılırken; iki ülkeden siyaset, diplomasi ve akademi dünyasının temsilcileri, Kuşak ve Yol ile Orta Koridor planlarının entegrasyonunu hızlandırma, 53 milyar dolarlık ticaret hacmini daha dengeli bir yapıya kavuşturma ve yeşil dönüşüm ile küresel yönetişimde çok taraflı iş birliğini derinleştirme mesajı verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in vizyonunu ve yönetim stratejilerini içeren 'Xi Jinping: Çin'in Yönetimi' kitabının 5'inci cildi, Ankara'da düzenlenen uluslararası bir lansmanla dünya kamuoyuna sunuldu. Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Konseyi Basın Ofisi, Çin Uluslararası İletişim Grubu ve Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ortaklığında düzenlenen etkinlik; Yabancı Diller Yayınevi ile Çin Uluslararası İletişim Grubu Batı Avrupa ve Afrika İletişim Merkezi tarafından organize edildi.</p> <p>'Modernleşme: Çin-Türkiye İş Birliğinin Fırsatları ve Geleceği' ana temasıyla gerçekleştirilen üst düzey tanıtım toplantısı, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin tesis edilmesinin 55'inci yıl dönümünde stratejik bir köprü görevi üstlendi. Başkentteki InterContinental Grand Ankara Oteli Crystal Balo Salonu'nda düzenlenen etkinlik, iki ülkenin siyaset, diplomasi, akademi ve medya dünyasından çok sayıda önemli ismi bir araya getirdi.</p> <p>Yabancı Diller Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Ding Zhitao'nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen açılış bölümünde, TBMM Başkanvekili Celal Adan, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin Uluslararası İletişim Grubu Başkan Yardımcısı Yu Tao ve Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Özel Direktör Yardımcısı Hu Kaihong, etkinliğin açılış konuşmalarını yapan isimler arasında yer aldı.</p> <p><strong>YAZGI: Xİ'NİN ESERİ, OLUMSUZ KOŞULLARLA BAŞ ETME VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMAYI SAĞLAMA NOKTASINDA PERSPEKTİF SUNUYOR'</strong></p> <p>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin 55'inci yıl dönümünde Ankara'da düzenlenen 'Xi Jinping: Çin'in Yönetimi' kitabının 5'inci cildinin tanıtım toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping liderliğinde iki ülke ilişkilerinin karşılıklı saygı ve ortak çıkar temelinde güçlendiğini vurguladı.</p> <p>Küresel krizlerin ve jeopolitik eğilimlerin dünya siyasetini istikrarsızlaştırdığı bir dönemde iç istikrarı koruyarak kalkınmayı sürdürmenin güçlü bir yönetim kapasitesi gerektirdiğini belirten Yazgı, Xi Jinping'in eserinin olumsuz koşullarla baş etme ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlama noktasında kapsamlı bir perspektif sunduğunu ifade etti. Çin'in kalkınma modelinde gelenek ile modernliğin dikkat çekici bir uyum içinde harmanlandığını ve Pekin ziyaretinde ekonomik kalkınma ile kültürel mirasın birbirini nasıl tamamladığına yakından tanıklık ettiğini aktaran Bakan Yardımcısı Yazgı, Türkiye'nin de köklü bir medeniyetin varisi olarak geçmişi geleceğe taşıyan dinamik bir vizyonu yaşattığını dile getirerek, iki vizyoner lider arasındaki olumlu atmosferin katkısıyla küresel sistemin önemli aktörleri olan Türkiye ve Çin arasındaki iş birliğinin her geçen gün daha da güçlendiğini belirtti.</p> <p><strong>JIANG: 'TİCARET, 5G VE BİYOMEDİKAL GİBİ YENİ ALANLARDA ORTAKLIKLARIN DERİNLEŞTİRİLMESİ GEREKİYOR'</strong></p> <p>Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Devlet Başkanı Xi Jinping'in 'Xi Jinping: Çin'in Yönetimi' kitabının 5'inci cildinin tanıtım toplantısında, Çin Komünist Partisi'nin kuruluşunun 105'inci yıl dönümüne ve iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 55'inci yılına denk gelen bu özel günde stratejik iş birliği mesajları verdi. Eserin Çin tarzı modernleşmeyi anlamak için yetkin bir anahtar sunduğunu belirten Jiang; Çin'in kalkınma hamleleri ile Türkiye'nin 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun buluşması adına Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor planlarının entegrasyonunun hızlandırılması, ayrıca ticaret, 5G ve biyomedikal gibi yeni alanlarda ortaklıkların derinleştirilmesi gerektiğini vurguladı.</p> <p>Çin'in insan odaklı ve doğayla uyumlu yeşil dönüşüm vizyonunu aktarırken Türkiye'nin 'Sıfır Atık' hareketinden övgüyle bahseden ve Türkiye'nin COP31 ev sahipliğini kararlılıkla desteklediklerini ilan eden Büyükelçi Jiang, küresel yönetişimde kilit rollere sahip bu iki yükselen gücün BM, G20 ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda çok taraflılığı, küresel adaleti ve 'İnsanlığın Ortak Kader Topluluğu' vizyonunu el birliğiyle savunmaya devam edeceğini ifade etti.</p> <p><strong>YU: 'TÜRKİYE İLE ÇİN ARASINDAKİ TİCARET HACMİ 53 MİLYAR DOLARA ULAŞTI'</strong></p> <p>Çin Uluslararası İletişim Grubu Başkan Yardımcısı Yu Tao ile Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Özel Direktör Yardımcısı Hu Kaihong, Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in 'Çin'in Yönetimi' adlı eserinin 5'inci cildinin İngilizce, 2'nci cildinin ise Türkçe baskısının yayımlanmasına katkı sunanlara teşekkür ederek, eserin Çin'in yönetim anlayışı, dış politika vizyonu ve küresel meselelere yaklaşımının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Türkiye ile Çin arasında diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 55'inci yıl dönümünün kutlandığını hatırlatan yetkililer, iki ülke ilişkilerinin ekonomi, ticaret, yatırım, kültür, eğitim, teknoloji, ulaştırma, bilim ve enerji başta olmak üzere birçok alanda geliştiğini, parlamentolar arası temasların da bu süreci güçlendirdiğini ifade etti.</p> <p>Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacminin 53 milyar dolara ulaştığını ancak mevcut ticaret dengesizliğinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan konuşmacılar, Çin'den daha fazla yatırım ve turist çekilmesi için ortak çalışmaların önemine işaret etti. Orta Koridor ile Kuşak ve Yol Girişimi'nin uyumlaştırılmasının bağlantısallığı güçlendireceğini belirten yetkililer, artan jeopolitik riskler karşısında güvenli ve çeşitli ticaret güzergâhlarının oluşturulmasının yalnızca Türkiye ve Çin'in değil, Asya, Avrupa ve Afrika'yı kapsayan geniş bir coğrafyanın da yararına olacağını kaydetti.</p> <p>Resmi kitap takdimi ve arasının ardından program, Çin-Türkiye ilişkilerini entelektüel boyutta ele alan özel oturumlarla devam etti. Düzenlenen 'Paylaşım' ile 'İstişare ve Değerlendirme' panellerinde; Türk Sinolog Prof. Dr. Giray Fidan, Akkan Süver, Semih Koray, Ersin Erçin gibi Türk uzmanların yanı sıra Çinli ekonomi ve ekoloji araştırmacıları da söz alarak iki ülkenin modernleşme süreçlerindeki ortak vizyonunu ele aldı.</p> <p>Çince-Türkçe simultane çeviri desteğiyle küresel ölçekte takip edilen lansmanın, Asya ve Avrupa'nın iki kadim medeniyeti arasındaki stratejik, kültürel ve ekonomik ortaklığın geleceğine ışık tutmayı hedeflediği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankarada-xi-jinping-cinin-yonetimi-eserinin-besinci-cildi-tanitildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:52:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/ankarada-xi-jinping-cinin-yonetimi-eserinin-besinci-cildi-tanitildi.jpeg" type="image/jpeg" length="16168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ortahisar Belediye Başkanı Kaya: 'Şehirlerimizi vahşi depolama alışkanlığından kurtarmalıyız']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ortahisar-belediye-baskani-kaya-sehirlerimizi-vahsi-depolama-aliskanligindan-kurtarmaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ortahisar-belediye-baskani-kaya-sehirlerimizi-vahsi-depolama-aliskanligindan-kurtarmaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, toplanan çöplerin bertaraf edildiği Araklı Katı Atık Bertaraf Tesisi'nde sıkıntılı bir süreç yaşandığını dile getirerek, 'Bir an önce yakma tesisinin çalışır hale getirilmesi gerekiyor. Şehirlerimizi vahşi depolama alışkanlığından kurtarmalıyız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TRABZON)</strong> - Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, toplanan çöplerin bertaraf edildiği Araklı Katı Atık Bertaraf Tesisi'nde sıkıntılı bir süreç yaşandığını dile getirerek, 'Bir an önce yakma tesisinin çalışır hale getirilmesi gerekiyor. Şehirlerimizi vahşi depolama alışkanlığından kurtarmalıyız' dedi.</p> <p>Ortahisar Belediye Meclisi Temmuz Ayı Toplantılarının ilk birleşimi, Başkan Kaya yönetiminde gerçekleştirildi. Başkan Kaya, toplantının başında Ortahisar Belediyesi'nin haziran ayı içerisinde gerçekleştirdiği faaliyet ve çalışmalarla ilgili Meclis üyelerine bilgi verdi. Daha sonra meclis üyeleri, çeşitli konulardaki görüş ve düşüncelerini dile getirdi.</p> <p>Meclis üyelerinin dile getirdiği konularla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Kaya, toplanan çöplerin transferi sürecinde aktarma istasyonunda sorun oluştuğunu, bu durumun bazı gecikmelere yol açtığını hatırlattı.</p> <p>Araklı Katı Atık Bertaraf Tesisi'nde yaşanan sorunları dile getiren Başkan Kaya, şunları kaydetti:</p> <p><strong>'ARAKLI KATI ATIK BERTARAF TESİSİ'NİN BULUNDUĞU BÖLGEDE YAŞAYAN İNSANLARA, HEPİMİZİN BORCU VAR'</strong></p> <p>'Çöp toplama konusunda biz de mustaripiz. Araçlarımız transfer istasyonunda geçtiğimiz günlerde 1 gün beklemek zorunda kaldı. TRABRİKAB kaynaklı bir sıkıntı oldu. Katı Atık Birliği yöneticileri 8 tane konteyner siparişi verdiklerini ve bu problemin çözüleceğini ifade ettiler. Şu anda Araklı Katı Bertaraf Tesisi ne yazık ki çalışmıyor. Çöp yakılamıyor, enerji üretilemiyor, gaz üretilemiyor, tesis önündeki alanda vahşi biçimde depolanıyor. Ayrıca alanın dolması sebebiyle birlik yönetimi 100 dönümlük yeni bir alanı eklemeyi planlıyor. Çok sıkıntılı bir süreç var. O bölgede yaşayan insanlarımıza büyük bir haksızlık yapılıyor ve biz de bunun bir parçası oluyoruz. Bunu vicdan kabul etmiyor, orayı yaşanmaz bir hale getirdik. Hepimizin oradaki insanlara borcu var, ne deseler haklılar. Bir an önce yakma tesisinin çalışır hale getirilmesi gerekiyor. Vahşi depolama alışkanlığında şehirlerimizi kurtarmamız lazım.'</p> <p><strong>'ÇAĞLAYAN ŞELALE PROJESİ YOL ÇALIŞMASIYLA İLGİLİ AZAMİ HASSASİYET GÖSTERİYORUZ'</strong></p> <p>Çağlayan Şelalesi Projesi'ne ulaşımı sağlayacak yolun imalatı sırasında azami hassasiyet gösterdiklerinin altını çizen Başkan Kaya, 'Gönül ister ki, doğaya hiç zarar vermeden imalat yapabilelim ancak ister istemez bir takım tahribatlar oluşuyor. Fakat bu konuda arkadaşlarımız hassasiyetimi biliyor, dereye düşen taşları tek tek toplayacağız, toprakları temizleyeceğiz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'KURUMLARIN ÇEKİŞMESİ NEDENİYLE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ'NDE MAĞDURİYET YAŞAYAN VATANDAŞIMIZIN YANINDA OLDUK'</strong></p> <p>6-14 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenen Kültür Yolu Festivali etkinliklerinde, kurumların çekişmesi nedeniyle vatandaşların mağduriyet yaşadığını, Ortahisar Belediyesi olarak bu mağduriyeti gidermek için çözüm ürettiklerini dile getiren Başkan Kaya, 'Yerel yönetimlerin ve Büyükşehir Belediye Başkanımızın yok sayıldığı bir programı biz de kabul etmiyoruz. Ancak biz muhalefet belediyesi olarak yok sayılmaya alıştık. Kentimizde kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen birçok toplantıya davet edilmiyoruz. Kültür Yolu Festivali'nde de aynı durum oluştu. Ancak bize temizlik görevi verildi. 'Biz yok sayılırken kurumların çekişmesi nedeniyle vatandaşı mağdur edemeyiz' diyerek konuya baktık. Bu bakış doğrultusunda da temizlik görevimizi de yaptık görevimiz olmamasına rağmen ulaşım desteği de verdik' diye konuştu.</p> <p><strong>ALEMDAROĞLU, BURS DESTEĞİ İÇİN ÇAĞRIDA BULUNDU</strong></p> <p>Meclis Üyesi Sibel Alemdaroğlu, kendisine ait fındık bahçesinden bu yıl elde edilecek geliri, Ortahisar Eğitim Derneği'ne bağışladığını belirterek, 'Eğitim, geleceğimizin güvencesidir. Öğrencilerimize burs desteği sağlamak için Ortahisar Eğitim Derneği kurulmuştur. Derneğe ve eğitime katkı sunabilmek amacıyla bu yıl üreticisi olduğum fındığı Ortahisar Eğitim Derneği'ne bağışladım. Ortahisar'da yaşayan bütün vatandaşlarımıza da bu kampanyaya katılarak destek vermeleri çağrısında bulunmak istiyorum' dedi.</p> <p><strong>BAŞKAN KAYA, ALEMDAROĞLU'NA TEŞEKKÜR ETTİ</strong></p> <p>Alemdaroğlu'nun gösterdiği duyarlılığa teşekkür eden Başkan Kaya, 'Sibel Hanım 17 ton fındıklığından bu yıl elde edilecek ürünü, Ortahisar Eğitim Derneğimize bağışladı. Fındıklar olduğunda bir çağrı yapacağız ve Belediye Meclis Üyeleri olarak, Ortahisarlı vatandaşlarımızla birlikte bir gün hep birlikte fındık toplamaya gideceğiz ve o fındığın parasıyla inşallah öğrencilerimize burs vereceğiz' diye konuştu.</p> <p><strong>'HAZIRLADIĞIMIZ PROJELERE DESTEK İÇİN YAPTIĞIMIZ BAŞVURULARA OLUMLU SONUÇ ALAMIYORUZ'</strong></p> <p>CHP Grup Başkanvekili Cüneyit Zorlu da Ortahisar Belediyesi'nin, projelere destek için resmi kurumlara başvuru yapmadığı, yapması durumunda gereken destekleri alacağına ilişkin dile getirilen iddialarla ilgili konuştu. Başvuru yapılan ancak netice alınamayan başvurulardan örnekler veren Zorlu, 'AK Partili Meclis Üyeleri, ekonomik kaynak için kurumlara başvurmadığımızı söylüyorlardı. Biz kurumlara başvuruyoruz, örnek olarak DOKA'da iki başvurumuz var. Biz proje için sunum yapıyoruz, derdimizi anlatıyoruz fakat diğer belediyelerin bütün ihtiyaçları görülürken bizim talebimize cevap verilmiyor. Biz kamu kurumlarından hiçbir şekilde destek bulamazken belediye AK Parti yönetiminde iken defalarca şartlı ve şartsız bağışlar alınmış. 2020-2024 yılları arasında belediyeye bugünkü kurla yaklaşık 170 milyon lira yapıyor. Bu şekilde rahat bağış alanlar bize gelip de siz hizmet üretmiyorsunuz diyemez' ifadelerini kullandı.</p> <p>Ortahisar Belediye Başkan Yardımcısı Celal Akaç, Belediye Meclisi'nde gündeme gelen konularla ilgili açıklamalarda bulundu. Belediye hizmetlerinin planlanan oluşturulan plan ve program doğrultusunda sürdüğünü belirten Akaç, asfalt ve beton üretiminde herhangi bir sorun yaşanmadığının altını çizerek konuşmasını, şöyle sürdürdü:</p> <p><strong>'ÇALIŞMALARIMIZDA KULANDIĞIMIZ MALZEMELERİN TEMİNİNDE HERHANGİ BİR SIKINTIMIZ YOK'</strong></p> <p>'Fen İşleri faaliyetleriyle ilgili olarak asfalt ve beton temininde herhangi bir sorunumuz bulunmuyor. Bin 150 ton bitüm temini için ihale bağlantımız yapıldı. Yaklaşık 300 tona yakın kalyak siparişimiz var. Ayrıca 10 bin ton dökme çimento ve 2 bin ton torba çimento alımı için de bağlantılarımız gerçekleştirildi. Agrega ihalemiz de yapıldı ve ihtiyaca göre periyodik olarak ilgili firma aracılığıyla karşılanıyor. Bugün itibarıyla gerek beton gerek asfalt üretiminde hiçbir sıkıntımız bulunmamaktadır ve çalışmalarımız planladığımız program doğrultusunda devam etmektedir.'</p> <p>Çağlayan Kentsel Dönüşüm Projesi'nin de yine planlanan şekilde ilerlediğini vurgulayan Akaç, ihalesi yapılan bölümde herhangi bir gecikme olmadığını söyledi.</p> <p>Ortahisar Belediye Meclisi Temmuz Ayı Toplantıları, yarın aynı saatte yapılacak oturumla devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Trabzon</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ortahisar-belediye-baskani-kaya-sehirlerimizi-vahsi-depolama-aliskanligindan-kurtarmaliyiz</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:48:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/ortahisar-belediye-baskani-kaya-sehirlerimizi-vahsi-depolama-aliskanligindan-kurtarmaliyiz.jpeg" type="image/jpeg" length="53120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeynel Emre: 'CHP seçmeninin yüzde 90'ı, Özel liderliğinde bir CHP istiyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/zeynel-emre-chp-secmeninin-yuzde-90i-ozel-liderliginde-bir-chp-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/zeynel-emre-chp-secmeninin-yuzde-90i-ozel-liderliginde-bir-chp-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP Grup Başkanı Özgür Özel başkanlığında yapılan toplantıda kamuoyu araştırmalarının gündeme geldiğini belirterek 'Bize oy veren seçmen, yüzde 90'ın üzerinde bir sayıyla bizim yanımızda ve destekliyor. Sayın Özgür Özel liderliğindeki CHP'yi istiyor. Eğer CHP işgal halinde, butlan bir şekilde durursa Sayın Özgür Özel liderliğinde başka bir parti istiyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP Grup Başkanı Özgür Özel başkanlığında yapılan toplantıda kamuoyu araştırmalarının gündeme geldiğini belirterek 'Bize oy veren seçmen, yüzde 90'ın üzerinde bir sayıyla bizim yanımızda ve destekliyor. Sayın Özgür Özel liderliğindeki CHP'yi istiyor. Eğer CHP işgal halinde, butlan bir şekilde durursa Sayın Özgür Özel liderliğinde başka bir parti istiyor' dedi.</p> <p>CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, bugün TBMM'de CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in kurmaylarıyla bir araya geldiği toplantının gündemine ilişkin basın açıklaması yaptı. Emre'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</p> <p>'Bugünkü toplantıda gerek parti içinde yaşanan konular, gerek ekonomideki durum, NATO toplantısı ve önümüzdeki haftanın yol haritasını tartıştık. Mutlak butlan kararıyla göreve gelenler, geldikleri ilk günden itibaren hukuksuz bir şekilde birçok kararın altına imza attılar. Burada zaman zaman biz Anayasa'dan, kanundan, tüzükten, yönetmelikten, ilgili hükümlerden bahsettik, anlattık ama bugün artık o maddelerden bahsetme ihtiyacı dahi aslında çok hissetmiyorum. Çünkü bugün artık şu durum çok net görünüyor herkes tarafından: Mutlak butlan kararıyla gelenler, sarayla büyük bir işbirliği içerisinde CHP'nin mahvına sebep olacak her türlü kararın altına imza atıyorlar. Geçtiğimiz günlerde yine antidemokratik bir şekilde, 26 seçilmiş il başkanımızı görevden aldılar. Bakın, bu 26 il başkanının parti hukuku açısından suçlanabilecek hiçbir şeyi yok. Bu insanlar daha geçen sene, olağan kongre sürecinde mhallelerden seçilen delegelerin ilçeleri belirlediği, ilçelerden seçilen delegelerin kendilerini seçtiği bir durumda görevlerini yapmaktaydılar ve oldukça başarılı isimler kendi illerinde. Bu isimlerin yerlerinin altısına görevlendirme yapılabildi.</p> <p><strong>GÖREVDEN ALMALAR VE YENİ ATAMALAR</strong></p> <p>Sarayla iş birliği içerisinde, CHP'nin zayıflatılması ve yok edilmesine amaçlanan, seçim başarısızlığına amaçlanan atamaların olduğunu da göreceğiz şimdi. Birazdan o iş birliği aslında çok net ifade edilmiş olacak. Ama burada şunun da altını çizelim: 26 il görevden alındı ve bu 26 il içerisinde altısına il başkanı atayabildiler. Çünkü birçok ilde, mesela Manisa'da 18'inci kişi oldu teklif ettikleri il başkanlığı, kabul etmiyor. Eskişehir'de 10'dan fazla isim oldu. Farklı illerde sürekli 'Gelin, il başkanlığını kabul edin' diye tekliflerde bulunuyor. Ancak olumsuz cevap aldıklarını duyuyoruz, görüyoruz. Görevden alınn iller içerisinde öyle yerler var ki yerine atama yapılmayan, yani deniyor ki 'Burası boş kalsın daha iyi.' Şöyle bir söz vardı ya 'Dava açanla bizim bir alakamız yok. Biz bu işin tarafı değiliz. Haberimiz de yoktu. Mahkeme kararı verdi' deniyor ya mutlak butlan kararın. Mutlak butlanla ilgili dava açan avukatın dün itibarıyla Ankara il yöneticisi olarak ataması yapıldı. Gülşah Başkan'ın kemiklerini sızlatan, ona iftiralar atan, ailesini, sevenlerini kahreden, kirli iftiralar atan bir diğer Gizem isimli hanımefendi nerede? O da Ankara il yöneticisi yapıldı. Adana'da aday gösterilmeyince Çukurova'da, gidip de İYİ Parti'nin adayı olup partimize kaybettirmek için çalışan, Zeydan Karalar ile ilgili 'en başarısız belediye başkanı' diyen, partimizi kötüleyen, 'CHP sandığa gömülecek' diyen kişiyi genel sekreter yardımcısı yaptılar. Çanakkale'de, CHP yıllardan beri birinci parti ve neredeyse bütün belediye başkanlıklarını da kazanır. Çanakkale'de Gelibolu CHP aday adayı, aday yapılmayınca gidip İYİ Parti'den aday oldu. 3 bin 500 oy aldı, Gelibolu'da CHP 300 civarında bir oyla kaybetti. Bu kişi şu anda Çanakkale İl Başkanı olarak görevlendirildi, ödüllendirildi. Aslında aradaki ilişki çok berrak bir şekilde ortaya çıkıyor günbegün.</p> <p><strong>SAHA ÇALIŞMALARININ ETKİLERİ</strong></p> <p>Bir yandan mutlak butlan için dava organizasyonu yapanlar, algı oluşturmaya çalışanlar, saray desteği, ortadaki karar, karar sonrası yapılan görevlendirmeler. Milletimiz, halkımız her şeyin farkında. Geçtiğimiz hafta, yine Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, Türkiye'nin farklı yerlerinde halkımızla kucaklaştı. Çok sıcak karşılamalar, sıcak diyaloglar oldu. Vatandaşlarımızın dertlerini dinledi. Diyarbakır'da, Gaziantep'te, İzmir'de halkımız, Genel Başkanımızı bağrına bastı. Buralar özellikle dikkat ederseniz görevden almaların, atamaların olduğu yerlerdeki ilgi. Bunlar çok anlamlı tepkiler.'</p> <p>Özel'in bu haftaki şehir dışı saha programları hakkında bilgi veren Emre, Madımak Katliamı'na ilişkin şunları söyledi:</p> <p>'Sivas'ta, 35 yurttaşımızın maalesef göz göre göre katledilmesi ve orada yaşanan acıları unutmadığımızı ifade edelim. Bizim yaşadığımız en büyük acıysa o katliam kadar katillerin yargılandığı davadaki çıkan zamanaşımı kararlarıdır. Dava zamanaşımına uğradı. 23 sanığın 17'si tahliye edildi, ikisi afla salındı. Bu adaletsizliği bir kez daha kınıyorum. Bu vesileyle orada yaşamını kaybeden canlarımızı, yakınlarını, acılarını paylaştığımızı bir kez daha buradan ifade etmiş olalım.</p> <p><strong>'SÜRECİ M</strong><strong>ÜMKÜN OLAN EN K</strong><strong>I</strong><strong>SA SÜREDE YOLUNA KOYMAK </strong><strong>İ</strong><strong>Ç</strong><strong>İ</strong><strong>N HER TÜRLÜ ÇAL</strong><strong>I</strong><strong>ŞMAY</strong><strong>I</strong><strong> YAP</strong><strong>I</strong><strong>YORUZ</strong><strong>'</strong></p> <p>Önümüzdeki hafta burada NATO toplantısı nedeniyle belli kısıtlamalar olduğu için, Meclis de kapalı olduğu için burada bir haftalık toplantı planlamadık. Önümüzdeki haftanın ayriyeten de kesinleşen programları oldukça da sizlerle paylaşacağız. Bu ziyaretlerde gördüğümüz sevgi ve ilginin dışında rakamlara yansıyan ama vatandaşımızdan bizatihi dinlediğimiz, halkımızın hayat pahalılığı, işsizlik, ekonomik dar boğaz, asgari ücretlinin, emeklinin durumu; bütün bunlar karşısında çok zor, çok acı günler geçirdiği... Aslında bu çeyrek yüzyıllık iktidarın ülkemize verdiği zarar öylesine büyük ki bunları hem daha fazla konuşmak hem de önümüzdeki dönemin yol haritasını, Türkiye nasıl düzlüğe çıkar, nasıl yönetilir, nasıl yönetilmesi lazım, CHP olarak geçmiş dönemden biliyorsunuz bizim çok kıymetli hazırlıklarımız oldu. Ve bu kapsamda da halk buluşmaları planlıyorduk. Bu butlan sürecinin gelmesinin de bununla, büyük resme baktığımızda hepsinin birbiriyle ilintili olduğunu düşünüyoruz. Bir süredir sürekli CHP'nin Türkiye'de sürekli konuşuluyor olması bunun göstergesi. Biz bu süreci mümkün olan en kısa sürede yoluna koymak için her türlü çalışmayı yapıyoruz.</p> <p><strong>'ÇARESİZ DEĞİLİZ'</strong></p> <p>Önceliğimiz tabii partimizdeki bu işgalin son bulması. Bu doğrultuda çalışıyoruz. Ama kimse şunu düşünmesin: Bizler çaresiz değiliz, çözümsüz değiliz. Elbette bir yol haritamız var. Kimse, hiçbir kayıp yaşamadan bu yakaladığımız ivmeyi devam ettirecek şekilde siyaset devam edecek. Bununla ilgili de zamanı geldikçe sizlere gerekli bilgilendirmeleri yapacağız. Bizler önce mahkeme süreçlerini, sonuna kadar yasal haklarımızı, bütün bunların çalışmasını yapacağız. Ondan sonra eğer bütün bunlardan bu kumpasın sonrasında, bu işgal son bulmazsa elbette yeni çözüm yollarımızla sizlerin karşısına çıkacağız.</p> <p>Biz gittiğimiz her yerde milletimizin dertlerini dinlemeye, o kentin sorunlarına odaklanmaya, geleceği birlikte nasıl kuracağımıza, çocuklarımızın, gençlerin, onları geleceğe nasıl hazırlayacağımıza çalışmaya devam edeceğiz.</p> <p><strong>NATO ZİRVESİ ÖNCESİ GÖZALTILAR</strong></p> <p>Türkiye'de önümüzdeki hafta NATO toplantısı var. Şüphesiz ki NATO toplantısının Türkiye Cumhuriyeti'nde toplanması Türkiye açısından önemli bir eşiktir, dünyaya verilecek güzel bir mesajdır. Bu yönüyle bu toplantıyı dikkatle takip ediyor olacağız. NATO toplantısı öncesindeki gelişmeleri değerlendirdik, bölgesel anlamdaki yaşanan savaşların olası başlıklarını değerlendirdik. Burada şüphesiz ki bu kadar devlet başkanının geldiği bir ortamda, güvenlik önlemlerinin alınması gayet normaldir. Bununla birlikte güvenlik önlemi alınması, hiç suçu günahı olmayan insanların durduk yere gözaltına alınmasını, cezaevine atılmasını makul karşılamaz kimse açısından. Bakıyorsunuz hayatında hiçbir sabıkası yok, belli bir yaşa gelmiş profesörler, akademisyenler sabahın köründe gözaltına alındı ve şimdi cezaevindeler. Gidip dinleyen arkadaşlarımızdan raporlar alıyoruz. Hiç gerçekçi olmayan suçlamalar. Özellikle TEMA Vakfı yöneticilerinin karşılaştığı tablonun tam olarak böyle olduğunu söyleyebiliriz.</p> <p><strong>BASIN MENSUPLARINA NATO KISITLAMASI</strong></p> <p>NATO'yu takip eden gazetecilerin kimler olacağının belirlenmesi, bazı isimlerin dışarıda tutulması son derece yanlıştır. İçlerinde öyle gazeteciler var ki bugün iktidar temsilcilerinden daha fazla NATO toplantısı izlemiştir, daha fazla deneyimi vardır. NATO tarafından gelen açıklamalarda, bu kısıtlamaların hükümet tarafından yapıldığı ifade edilmektedir. Böylesine Türkiye açısından önemli bir zaman diliminde, tabii ki bütün güvenlik önlemleri titizlikle alınmalı ama bir o kadar da hukuka riayet edilerek, basın özgürlüğüne riayet edilerek dünyaya bu yönde bir mesaj vermek lazım. Bizim olumsuz anlamda birinciliklere ihtiyacımız yok. NATO'ya katılacak 32 ülkenin enflasyon rakamlarında Türkiye birinci sırada. Bu niye böyle dediğimizde sürekli yargıyı muhalefeti sindirmek için bir silah haline getirirseniz, sürekli yargıyı bir dizayn aracı olarak kendi arka bahçeniz şekline getirirseniz, ülkedeki hukuk güvenliğinin olmadığını hisseden yatırımcı çekilir, ekonomik dengeler bozulur. Bu her rakama yansır.</p> <p><strong>ÖZKAN YALIM'IN YENİ İFADESİ</strong></p> <p>Özkan Yalım'ı çağırmışlar. Bu sefer demiş ki 'Özgür Özel benden Sikorsky helikopter istedi 10 milyon dolara.' Nereden geldik buralara? Bir aracın iç dizaynından geldik. Ne yapacak Allah aşkına bir genel başkan Sikorsky helikopteri? Savaşa mı gidecek? Yani parti genel başkanının uçağa, özel uçağa ya da helikoptere ihtiyacı doğduğu bir seçim atmosferinde zaten kiralanabilir, bunlar istisnadır. Ama gidip de bu ifadeyi nasıl ona yazdırabiliyorsunuz? Yani insanların aklıyla bu kadar nasıl alay ediyorsunuz? Toplantıda da konuştuk. Yakında 'Özgür Özel Katar Şeyhi'nin özel uçağından istedi' ya da 'Elon Musk'tan uzay aracı istedi' dese bunları da tartışacaklar. Iş artık şirazeden çıktı. Biz ülkenin gerçek problemlerini konuşmak istiyoruz. Konuşulması lazım. Basının bunları kurcalaması, bunları sorması lazım. Meclis'in bu ülkedeki suç oranını, çocukların problemlerini, TÜİK rakamlarına göre göre bu ülkedeki çocukların yüzde 32'sinin yatağa aç girdiği bir Türkiye gerçeğinde, sokakların bu denli güvensiz, şiddetin bu denli arttığı bir ortamda, ekonomik dengenin bu denli bozulduğu bir ortamda konuşulan şeylere bakın.</p> <p><strong>'2026'NIN </strong><strong>ASGAR</strong><strong>İ</strong><strong> </strong><strong>ÜCRET RAKAM</strong><strong>I ACİLEN </strong><strong>GÜNCELLENME</strong><strong>Lİ</strong><strong>D</strong><strong>İ</strong><strong>R</strong><strong>'</strong></p> <p>Mayıs 2027'ye kadar sadece iç borç ödemesi 4,7 trilyon lira olarak açıklandı. Bunun bir kısmı, 2,4 milyon lirası anapara, 2,3'ü de faiz olmak üzere 4,7. Bu aslında ekonomi politikasının nasıl çöktüğünü gösteren bir şeydir. Borç ödemek, faiz ödemek dışında yapılan hiçbir şey yok. DİSK'in bu dönem içerisinde yaptığı araştırmaya bakıyorsunuz, asgari ücret zaten açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının da dörtte biri düzeyine kadar gelmiş durumda. 2005'ten bu yana asgari ücretli toplam 23 cumhuriyet altını kaybetmiş durumda. Biz bu kapsamda hep diyoruz ki böylesine yüksek enflasyonun olduğu bir durumda asgari ücretin en az dört kere revize edilmesi lazım. Çünkü alım gücü zaten eriyor. Asgari ücret rakamı belirlenirken elbette ki açlık sınırı, yoksulluk sınırı, barınma maliyetleri, eğitim, ulaştırma maliyeti, enerji giderleri gibi yaşam koşulları dikkate alınmalı. Acilen 2026'nın asgari ücret rakamı güncellenmelidir. Burada AKP ve yandaşlarının Lale Devri yaşadığı bir süreç var ama geniş halk kesimlerini çok acı reçeteyle karşı karşıya olduğu bir durum içerisindeyiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>HAFTADA ÜÇ HALK BULUŞMASI</strong></p> <p>Bu kapsamda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Önümüzdeki haftadan itibaren de en az haftada iki ya da üç kere olmak üzere halk buluşmaları olacak. Biliyorsunuz biz Türkiye'nin her yerinde, her ilinde neredeyse miting gerçekleştirdik. 200'den fazla miting gerçekleştirdi Sayın Genel Başkan. Ve bu, bir seçim dönemi dışında rekor düzeydeki rakamlardır. Örneğini göremezsiniz dünya genelinde. Dolayısıyla bu çalışmalara devam edeceğiz.</p> <p><strong>YENİ PARTİ GÜNDEME GELDİ</strong></p> <p>CHP'li Emre, açıklamalarının ardından basın mesnuplarının sorularını yanıtladı. Emre, yeni partiyle ilgili sorulara karşılık şöyle konuştu:</p> <p>'Biz hep şeffafça olan biteni sizlerle paylaştık. Daha önce sorduğunuzda bunları konuşmadığımızı söylemiştik. Evet şimdi konuştuk, konuşuyoruz. Şu manada konuşuyoruz tabii: CHP bizim partimiz. Biz partimizin 2 milyon üyesinin tercihleriyle süzülerek geldik. Kanunlara, tüzüklere uygun bir<strong> </strong>şekilde görev başındayken gayri hukuki ve gayri ahlaki bir şekilde görevden uzaklaştırıldık. Yaşanan olaylar Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. Bunun telafisi sadece bizim için değil ülkemizin demokrasi için, hukuk devleti için, bundan sonra kararı verecek Yargıtay'ın güvenilirliği için hakikaten çok önemli. Bir kez daha söylüyorum: Bir an evvel karar vermesi lazım Yargıtay'ın. Burada bekleyecek hiçbir şey yok. Gerek burada beklediğimiz karar gerekse de şu anki PM hukuken düşmüş ve yok hükmündedir. Buna ilave de gerek Anayasa Mahkemesi kararları gerek geçmişteki Yüksek Seçim Kurulu kararları açıktır. Her ne şart altında olursa olsun, kurultay delegeleri yarıdan bir fazlasının imzası halinde olağanüstü kurultay mecburdur. Bu da tebliğ edildi. Bunlarla ilgili bekleme sürelerinin sonuna yaklaşıyoruz. Ona göre kararımızı verip sizlere duyuracağız bunu. Ama önceliğimiz bu hukuksuzluğun son olması için sonuna kadar gayrette bulunmak.</p> <p><strong>YENİ PARTİ NE ZAMAN KURULACAK</strong></p> <p>Net bir tarih vermek istemiyorum. Ama şunu söyleyeyim: Çok uzun zaman dilimleri değil. Bazen haklı olarak şu tepkileri alıyorum: 'Bir an evvel parti kurun. Biz vatandaş olarak, milyonlar olarak arkanızdayız. Destek oluruz, bağış yaparız.' Bütün bu çabayı, bütün bu heyecanı anlıyorum, saygıyla karşılıyorum. Bütün bu zamanlamayı da en doğru şekilde yöneteceğiz. Çok uzun zaman dilimleri de olmayacak. Bizler çözümsüz ya da çaresiz değiliz. Muhakkak bir yol bulacağız.</p> <p><strong>ANKETLER DEĞERLENDİRİLDİ: 'ÖZEL CHP'SİNE DESTEK YÜZDE 90'</strong></p> <p>İsmi hiç konuşmadık şu ana kadar. Ama bugün MYK toplantımızda üç ayrı araştırmanın çok yakın tarihli sonuçlarını değerlendirdik. Oradan şu çok açık çıkıyor ki bize oy veren CHP seçmeni, yüzde 90'ın üzerinde bir sayıyla bizim yanımızda ve destekliyor. Sayın Özgür Özel liderliğindeki CHP'yi istiyor. Eğer Sayın Özgür Özel liderliğinde bir CHP olmazsa, orası bu haliyle işgal halinde butlan bir şekilde durursa Sayın Özgür Özel liderliğinde başka bir parti istiyor. Her iki seçeneğin de birinci parti olduğunu görüyoruz. Burası anlamlı. Demek ki bu yönetim, bu çalışma, bu dayanışma, bu birliktelik, bu mitingler, Türkiye genelinde oluşturduğumuz sinerji bize doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Bu tabloyla uyumlu bir şekilde ilerleyeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/zeynel-emre-chp-secmeninin-yuzde-90i-ozel-liderliginde-bir-chp-istiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:47:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/zeynel-emre-chp-secmeninin-yuzde-90i-ozel-liderliginde-bir-chp-istiyor.jpg" type="image/jpeg" length="32395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli tenisçi Sönmez, Wimbledon'a ikinci turda veda etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/milli-tenisci-sonmez-wimbledona-ikinci-turda-veda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/milli-tenisci-sonmez-wimbledona-ikinci-turda-veda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, sezonun üçüncü grand slam turnuvası Wimbledon'da ikinci turda ABD'li Claire Liu'ya 2-0 mağlup olarak organizasyona veda etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Milli tenisçi Zeynep Sönmez, sezonun üçüncü grand slam turnuvası Wimbledon'da ikinci turda ABD'li Claire Liu'ya 2-0 mağlup olarak organizasyona veda etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İngiltere'nin başkenti Londra'daki sezonun üçüncü Grand Slam tenis turnuvasına ana tablodan katılan ve güncel dünya sıralamasının 51. basamağında bulunan Zeynep Sönmez, tek kadınlar ikinci tur maçında klasmanın 146. basamağındaki ABD'li Claire Liu ile karşılaştı.</p> <p>İlk sette 5-5'e gelen oyunun ardından Claire Liu seti 7-5 kazandı ve öne geçti. İkinci sette servis üstünlüğünü sürdüren Liu, seti 6-3, maçı da 2-0 alarak tur atladı.</p> <p>Zeynep Sönmez Wimbledon'a ikinci turda veda etti.</p> <div class='' data-turn-id-container='request-WEB:85947890-31ca-4717-bf82-4602dd56b3ff-7' data-is-intersecting='true'> </div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/milli-tenisci-sonmez-wimbledona-ikinci-turda-veda-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:46:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/milli-tenisci-sonmez-wimbledona-ikinci-turda-veda-etti.jpeg" type="image/jpeg" length="12536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Okuyan'dan Özgür Özel'in Financial Times'taki yazısına tepki]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tkp-genel-sekreteri-okuyandan-ozgur-ozelin-financial-timestaki-yazisina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tkp-genel-sekreteri-okuyandan-ozgur-ozelin-financial-timestaki-yazisina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in Financial Times'taki yazısına tepki göstererek, 'Bu yazı NATO'nun, Türkiye siyasetinde ne kadar ciddi bir ağırlığa sahip olduğunun itirafı olarak da okunabilir. Türkiye'de düzen siyaseti NATO konusunda mutlak bir uzlaşı içinde' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in Financial Times'taki yazısına tepki göstererek, 'Bu yazı NATO'nun, Türkiye siyasetinde ne kadar ciddi bir ağırlığa sahip olduğunun itirafı olarak da okunabilir. Türkiye'de düzen siyaseti NATO konusunda mutlak bir uzlaşı içinde' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, konuya ilişkin sosyal medya hesbından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p> <p>'CHP lideri Özgür Özel Newsweek'ten sonra Financial Times'a da yazdı. Bilinen yaklaşım sürüyor: AKP'ye güvenilmez, biz NATO'nun çıkarlarına daha uygun bir partiyiz. Özeti bu. Bunun bir özet değil, iftira olduğunu söyleyenler çıkabileceği için bir bölüm paylaşalım buraya Özel'in söylediklerinden: 'NATO zirvesinde Erdoğan kendini vazgeçilmez biri olarak gösterecektir. Ancak hiçbir ülkenin stratejik değeri, demokrasisinin yok edilmesiyle artmaz. Türkiye'nin müttefikleri, Erdoğan yönetiminin kendi çıkarlarına oluşturduğu riski net bir bakış açısıyla değerlendirmelidir. Kısa vadeli jeopolitik çıkarlar uğruna otoriter rejimlere meşruiyet kazandırmak tarihi bir hatadır. Bu yaklaşım nadiren istikrar getirir. Çoğu zaman ise ileride hesaplaşma anını daha tehlikeli kılar.'</p> <p><strong>'NATO TÜRKİYE SİYASETİNDE CİDDİ BİR AĞIRLIĞA SAHİP'</strong></p> <p>Daha açık nasıl ifade edilebilirdi ki? Özel, Erdoğan'ın bir gün Moskova'ya, diğer gün Pekin'e de yanaşabileceğini hatırlatarak dikkatli olmaya çağırıyor Batılı ülkeleri. Bütün bunları 'Türkiye siyasetine karışmanızı istemiyoruz' uyarısı telafi etmiyor, etmez. Kaldı ki, bu yazı NATO'nun, Türkiye siyasetinde ne kadar ciddi bir ağırlığa sahip olduğunun itirafı olarak da okunabilir. Türkiye'de düzen siyaseti NATO konusunda mutlak bir uzlaşı içinde. İç politikada bu kadar gerilim varken bu mutabakat şaşırtıcı gelebilir. Ama aslında şaşırtıcı bir şey yok.</p> <p>İç politikadaki gerilimlerin yarattığı tozu toprağı kenara çekin, karşınıza yine çok güçlü bir mutabakat çıkar: Piyasa ekonomisi. Yani kapitalizm. Yani sermaye egemenliği. Yani sömürü düzeni. Yani yoksulluk, eşitsizlik, adaletsizlik, işsizlik ve kriz üreten toplumsal sistem. İçerdeki bu mutabakatın ürünüdür dışarıdaki NATO mutabakatı.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tkp-genel-sekreteri-okuyandan-ozgur-ozelin-financial-timestaki-yazisina-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:44:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/tkp-genel-sekreteri-okuyandan-ozgur-ozelin-financial-timestaki-yazisina-tepki.jpg" type="image/jpeg" length="63224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Taşcıer: 'Kadın cinayetleri kader değil, siyasi tercihlerin sonucudur']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-tascier-kadin-cinayetleri-kader-degil-siyasi-tercihlerin-sonucudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-tascier-kadin-cinayetleri-kader-degil-siyasi-tercihlerin-sonucudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, kadın cinayetlerinin kader değil, siyasi tercihlerin sonucu olduğunu ifade ederek, 'Kadınların yaşam hakkını iktidarın ideolojik gündemine, eşitlik mücadelesini gerici pazarlıklara teslim etmeyeceğiz. 6284 sayılı Kanun'un tavizsiz uygulanması ve ülkemizin yeniden İstanbul Sözleşmesi'ne taraf olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, kadın cinayetlerinin kader değil, siyasi tercihlerin sonucu olduğunu ifade ederek, 'Kadınların yaşam hakkını iktidarın ideolojik gündemine, eşitlik mücadelesini gerici pazarlıklara teslim etmeyeceğiz. 6284 sayılı Kanun'un tavizsiz uygulanması ve ülkemizin yeniden İstanbul Sözleşmesi'ne taraf olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz' dedi.</p> <p>CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi kararının üzerinden geçen beş yılda kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin arttığını, bunun siyasi tercihlerin sonucu olduğunu söyledi.</p> <p>Taşcıer, İstanbul Sözleşmesi'nin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: </p> <p>'İstanbul Sözleşmesi'nden tek bir imzayla çıkılmasının üzerinden beş yıl geçti. Geçen beş yıl, kadınların yaşam hakkı açısından ağır bir bilanço ortaya çıkardı. Her gün yeni bir kadın cinayeti haberiyle uyanıyor, şüpheli kadın ölümlerinin üzerindeki sis perdesinin kalınlaştığını görüyor, korunmak isteyen kadınların defalarca başvurmasına rağmen yaşamdan koparıldığına tanıklık ediyoruz.</p> <p><strong>'İSTANBUL SÖZLEŞMESİ TARİHSEL BİR ÖNEME SAHİPTİ'</strong></p> <p>Bu tablo tesadüf değildir. Kadına yönelik erkek şiddeti bireysel öfke patlamalarının, aile içi anlaşmazlıkların ya da münferit olayların toplamı değildir. Kadın cinayetleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, cezasızlık kültürünün ve siyasal tercihlerin sonucunda büyüyen yapısal bir insan hakları sorunudur. İstanbul Sözleşmesi tam da bu gerçeği kabul ettiği için tarihsel öneme sahipti. Çünkü sözleşme, devlete şiddeti önleme, kadınları koruma, failleri etkin biçimde soruşturma ve kadınların eşit yurttaşlar olarak yaşayabileceği politikalar üretme sorumluluğu yüklüyordu.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının, kadınların kazanılmış haklarına yönelmiş en ağır siyasal müdahalelerden biri olduğunu kaydeden Taşcıer, açıklamalarını şöyle sürdürdü:</p> <p>'Bu karar, kadınlara 'artık eskisi kadar güvende değilsiniz', faillere ise 'devlet bu mücadelede geri adım atıyor' mesajı veren son derece yanlış bir siyasi tercihe dönüştü. Bugün gelinen noktada kadın cinayetlerinin, şüpheli kadın ölümlerinin ve şiddetin ulaştığı boyutlar, bu yanlış tercihin toplumsal sonuçlarını bütün açıklığıyla göstermektedir. Yıllardır dile getirdiğimiz uyarılar, bugün karşı karşıya olduğumuz kırım tablosu karşısında haklı olduğumuzu ortaya çıkarmıştır. Çünkü sözleşmeden çıkışla birlikte kadınların yaşam hakkını önceleyen siyasal irade zayıflamış; cezasızlık algısı derinleşmiş, koruma mekanizmaları etkisizleşmiş, şiddeti önleyici kamu politikaları geri plana itilmiştir.</p> <p>Bugün sorun yalnızca İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlükte olmaması değildir. 6284 sayılı Kanun yürürlüktedir. Ancak bir hukuk devletinde kanunların varlığı tek başına hiçbir anlam taşımaz. Önemli olan uygulanmalarıdır. Koruma kararlarının zamanında verilmediği, verilen kararların etkin biçimde denetlenmediği, elektronik kelepçe uygulamalarının yetersiz kaldığı, risk analizlerinin bilimsel yöntemlerle yapılmadığı, kadın sığınma evlerinin ihtiyacı karşılamadığı, sosyal hizmet uzmanlarının, psikologların ve kolluk personelinin sayısının yetersiz olduğu bir düzende kadınları yalnızca yasa metinleri koruyamaz.</p> <p>Kadınların defalarca başvuru yaptığı hâlde korunamadığı, uzaklaştırma kararlarının ihlal edildiği, kolluğun risk değerlendirmelerinin yetersiz kaldığı, yargı süreçlerinin geciktiği ve kimi zaman iyi hâl ya da haksız tahrik indirimleriyle adalet duygusunun zedelendiği bir ortamda devletin şiddetle mücadelede başarılı olduğunu söylemek mümkün değildir. Kadına yönelik şiddetle mücadele, yalnızca İçişleri Bakanlığı'nın ya da Adalet Bakanlığı'nın görevi değildir. Bu mücadele eğitim politikalarından sosyal politikalara, çalışma yaşamından yerel yönetimlere, bütçe tercihlerinden medya politikalarına kadar bütüncül bir kamu politikası gerektirir.</p> <p><strong>'KADINLARIN YAŞAM HAKKI HİÇBİR İDEOLOJİK TARTIŞMANIN KONUSU YAPILAMAZ'</strong></p> <p>Oysa toplumsal cinsiyet eşitliğini reddeden, kadınların kazanılmış haklarını sürekli tartışmaya açan, kadın örgütlerini hedef gösteren ve kadın hareketini itibarsızlaştırmaya çalışan iktidarın zehirli siyasi dili şiddeti besleyen zemini büyütmektedir. Kadınların yaşam hakkı hiçbir ideolojik tartışmanın konusu yapılamaz. Kadınların nasıl yaşayacağına, nasıl giyineceğine, nasıl çalışacağına, kaç çocuk doğuracağına ya da nasıl bir hayat kuracağına siyaset değil, kadınların kendisi karar verir.</p> <p>Buradan açıkça söylüyoruz: Kadınların yaşam hakkını iktidarın ideolojik gündemine, eşitlik mücadelesini gerici pazarlıklara teslim etmeyeceğiz. 6284 sayılı Kanun'un tavizsiz uygulanması ve ülkemizin yeniden İstanbul Sözleşmesi'ne taraf olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.'</p> <p>Taşcıer, kadına yönelik her türlü şiddetin ve ayrımcılığın son bulması için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</p> <p>'Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri konusunda etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturma mekanizmaları kurulmalıdır. Koruyucu ve önleyici tedbirler güçlendirilmeli; kadın sığınma evlerinin kapasitesi artırılmalı; elektronik kelepçe uygulaması yaygınlaştırılmalı; kolluk kuvvetleri ve yargı mensupları toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddet konusunda düzenli eğitimlerden geçirilmelidir. </p> <p><strong>'ÖZGÜRLÜK PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR'</strong></p> <p>Şiddetle mücadeleye ayrılan kamu kaynakları artırılmalı; kadın örgütleri, barolar, meslek örgütleri ve yerel yönetimler karar alma süreçlerinin asli paydaşı hâline getirilmelidir. Çünkü kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu değildir. Eşitlik pazarlık konusu değildir. Özgürlük pazarlık konusu değildir. Yaşam hakkı siyasal hesapların üzerinde, devletin en temel yükümlülüğüdür. Kadınların korkmadan yaşayabildiği, şiddetin cezasız kalmadığı ve eşit yurttaşlığın güvence altına alındığı bir Türkiye mümkündür. Cumhuriyet Halk Partisi, kadınların yaşam hakkını savunan herkesle birlikte bu mücadeleyi büyütmeye kararlılıkla devam edecektir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-tascier-kadin-cinayetleri-kader-degil-siyasi-tercihlerin-sonucudur</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:40:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/chpli-tascier-kadin-cinayetleri-kader-degil-siyasi-tercihlerin-sonucudur.png" type="image/jpeg" length="69298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta koruyucu aileler ve çocuklar düzenlenen etkinlikte bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kahramanmarasta-koruyucu-aileler-ve-cocuklar-duzenlenen-etkinlikte-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kahramanmarasta-koruyucu-aileler-ve-cocuklar-duzenlenen-etkinlikte-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mutlu Kaya, 30 Haziran Koruyucu Aile Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, 'Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzün verilerine göre kentimiz, nüfusa oranla koruyucu aile yanında en fazla çocuğun himaye edildiği iller arasında Türkiye birincisi konumunda bulunuyor. Bakanlığımız ve Valiliğimizin destekleriyle 'Her çocuğun bir ailesi olmalı' anlayışını güçlendirmeyi sürdürüyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style='text-align: left;'><strong>Haber: Kurtuluş KARAASLAN</strong></p> <p style='text-align: left;'><strong>(KAHRAMANMARAŞ) - </strong>Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mutlu Kaya, 30 Haziran Koruyucu Aile Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, 'Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzün verilerine göre kentimiz, nüfusa oranla koruyucu aile yanında en fazla çocuğun himaye edildiği iller arasında Türkiye birincisi konumunda bulunuyor. Bakanlığımız ve Valiliğimizin destekleriyle 'Her çocuğun bir ailesi olmalı' anlayışını güçlendirmeyi sürdürüyoruz' dedi.</p> <p style='text-align: left;'>30 Haziran Koruyucu Aile Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte koruyucu aileler ve çocuklar, 15 Temmuz Spor Vadisi'nde bir araya geldi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen programda, 228 aile ve 338 çocuk ağırlandı.</p> <p style='text-align: left;'>Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Kaya, burada yaptığı konuşmada, 30 Haziran'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde Koruyucu Aile Günü olarak ilan edildiğini belirtti. Kahramanmaraş'ın koruyucu ailelik anlayışını özünde ve ruhunda taşıyan bir şehir olduğunu söyleyen Kaya, şunları kaydetti:</p> <p style='text-align: left;'>'Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzün verilerine göre kentimiz, nüfusa oranla koruyucu aile yanında en fazla çocuğun himaye edildiği iller arasında Türkiye birincisi konumunda bulunuyor. Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman ailelerimizin yanında olmaya çalışıyoruz. Bakanlığımız ve Valiliğimizin destekleriyle 'Her çocuğun bir ailesi olmalı' anlayışını güçlendirmeyi sürdürüyoruz.' </p> <p style='text-align: left;'><strong>KORUYUCU AİLELERİN SÖZLERİ</strong></p> <p>Koruyucu aile mensubu Mustafa Avan, 'Bu sistemin içine dâhil olmadan önce bize bu kadar huzur ve mutluluk vereceğini bilmiyorduk. Kızımız 45 günlükken yanımıza geldi, şu anda 3 yaşına yaklaştı. Gerçekten çok güzel bir duygu. Bu konuda kafasında soru işareti olanlar hiç tereddüt etmeden koruyucu aile sistemine dâhil olabilir' dedi.</p> <p>Mustafa Avan'ın eşi ise 'Biz çok mutluyuz. Keşke daha önce karar verseymişiz. İlk zamanlarda düşünmüş, sonra vazgeçmiştik. Şimdi daha önce koruyucu aile olmadığımız için pişmanız' diye konuştu. </p> <p><strong>'KARARIMIZDAN ÇOK MEMNUNUZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Koruyucu aile mensubsu Mehmet Kuru, 'Koruyucu aile olmak; sorumluluk almak, çocukların vatana ve millete faydalı bireyler olmasına katkıda bulunmak demek. Bir bakıma çorbada tuzumuz olsun istiyoruz. Evin içinde de çocuklar evin neşesi oluyor. Onları takip etmek bizi de zinde ve güncel tutuyor. Onlarla huzurlu bir hayat yaşamaya gayret ediyoruz. Bu şenliği organize eden herkese teşekkür ediyoruz. Zaman zaman düzenlenen bu etkinlikler çocuklarımızın çok hoşuna gidiyor. Onların mutlu olduğunu görmek bizi de mutlu ediyor' diye konuştu.</p> <p>Türkan Kuru da, 'Biz altı yıldır koruyucu ailelik yapıyoruz ve çok memnunuz. Bu tür etkinliklere de katılıyoruz. Koruyucu anne olmak çok güzel ve farklı bir duygu. Annesi ve babası olmayan bir çocuğa anne-baba olmak tarif edilemez bir his. Altı yıl önce bu kararı verdik ve kararımızdan çok memnunuz' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Kahramanmaraş</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kahramanmarasta-koruyucu-aileler-ve-cocuklar-duzenlenen-etkinlikte-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:39:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/kahramanmarasta-koruyucu-aileler-ve-cocuklar-duzenlenen-etkinlikte-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="80874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Didim Belediyesi'nden iki günde 8 bin kişilik aşure ikramı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/didim-belediyesinden-iki-gunde-8-bin-kisilik-asure-ikrami</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/didim-belediyesinden-iki-gunde-8-bin-kisilik-asure-ikrami" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Didim Belediyesi, Muharrem ayı dolayısıyla düzenlediği geleneksel ikramlar kapsamında iki günde toplam 8 bin kişiye aşure dağıttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN)-</strong> Didim Belediyesi, Muharrem ayı dolayısıyla düzenlediği geleneksel ikramlar kapsamında iki günde toplam 8 bin kişiye aşure dağıttı.</p> <p>Didim Belediyesi, Muharrem ayı dolayısıyla kentin farklı noktalarında kurulan stantlarda binlerce kişiye aşure ikram etti. Stantlar, kentin en yoğun noktalarından biri olan Çarşamba Pazarı'nın yanı sıra Akyeniköy, Akköy, Balat ve Batıköy mahallelerinde kuruldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları verildi. Kent genelinde iki günde toplam 8 bin kişilik aşure dağıtımı gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Belediye Başkanı Hatice Gençay, 'Aşure; hatırlamanın, paylaşmanın ve dayanışmanın lokmasıdır' diyerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Esnaf ve bölge halkı da bu yapılan ikramlardan dolayı memnuniyetlerini dile getirerek, Didim Belediyesi'ne teşekkürler etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/didim-belediyesinden-iki-gunde-8-bin-kisilik-asure-ikrami</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:33:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/didim-belediyesinden-iki-gunde-8-bin-kisilik-asure-ikrami.jpeg" type="image/jpeg" length="78482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 60'ıncı gün... Ekrem İmamoğlu: 'Allah, bu memleketi bu hukuk cinayetinden korusun']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-60inci-gun-ekrem-imamoglu-allah-bu-memleketi-bu-hukuk-cinayetinden-korusun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-60inci-gun-ekrem-imamoglu-allah-bu-memleketi-bu-hukuk-cinayetinden-korusun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nda Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunmasını tamamladı. Ongun'un çapraz sorgusu sırasında söz alan Ekrem İmamoğlu, 'Ben bu hukuk cinayeti olan iddianame ya da benim tarifimle iftiranamenin hiçbir satırını okumamaktan duyduğum memnuniyeti bir kez daha huzurunuzda dile getireyim Sayın Başkan. Siz okuyorsunuzdur muhtemelen, işiniz zor. İyi ki okumamışım. Allah korusun. Bu memleketi Allah korusun bu hukuk cinayetinden' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL) </strong>- İBB Davası'nda Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunmasını tamamladı. Ongun'un çapraz sorgusu sırasında söz alan Ekrem İmamoğlu, 'Ben bu hukuk cinayeti olan iddianame ya da benim tarifimle iftiranamenin hiçbir satırını okumamaktan duyduğum memnuniyeti bir kez daha huzurunuzda dile getireyim Sayın Başkan. Siz okuyorsunuzdur muhtemelen, işiniz zor. İyi ki okumamışım. Allah korusun. Bu memleketi Allah korusun bu hukuk cinayetinden' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşmasına, 60'ıncı gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam edildi.</p> <p>Duruşmada sanıklardan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun dün başladığı savunmasını tamamladı ve ardından Ongun'un çapraz sorgusuna geçildi.</p> <p>Söz alan Ekrem İmamoğlu, 'Murat Ongun kardeşime özellikle dün ve bugün yapmış olduğu çok tarihi beyan için teşekkür ederim. Savunma demeyeceğim. Savunma ötesi bir süreci izah ettiği, herkesi aydınlattığı için kendisine teşekkür ederim' dedi.</p> <p>Murat Ongun'la yaklaşık 12 yıldır birlikte çalıştıklarını belirten İmamoğlu, 'Annem, 'Allah iyi insanlarla seni buluştursun' der. Murat Ongun benim kardeşimdir. Çok kıymetli bir mesaimiz olmuştur. 12 yıllık başarımızın içindeki önemli arkadaşlarımdan biridir. Hem razılığımı hem teşekkürümü hem de kardeşlik duygusuyla bunu burada ifade etmek isterim' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'4 AYDIR TEK BİR DELİL EKRANA YANSIMADI'</strong></p> <p>Duruşma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, 'Üzülerek ifade ediyorum, 4 ayı bitirmek üzereyiz. Büyük bir emekle 4 aylık süreci yönetiyorsunuz siz ve heyetiniz. Ne yazık ki henüz ekrana bir tek delil yansımadı. Tek bir delil üzerinden iddia makamının sorusunu da duymadan 4 ayı bitirmek üzereyiz. Bu gerçekten yargılama açısından çok acı bir durum' dedi.</p> <p>Dosyanın yalnızca beyanlar üzerinden ilerlediğini savunan İmamoğlu, 'Şu anda iddia makamından sorulan soruların tamamı bu beyan üzerinde. Tamamı. Savunacak bir şeyleri yok. Ortaya iddiayı koyun, karşınızdaki insanın savunacak hiçbir şeyi yok' diye konuştu.</p> <p><strong>'MUHİTTİN BÖCEK TAKSİTLE 4. KEZ İFADE VERDİ'</strong></p> <p>İmamoğlu, son dönemde farklı soruşturmalarda da benzer yöntemlerin kullanıldığını öne sürerek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'i örnek gösterdi. İmamoğlu şunları söyledi:</p> <p>'En son çok hasta bir adam, oğluyla, geliniyle tehdit edilen bir adam; bir belediye başkanımız, Muhittin Böcek: İtirafçı olmadan 1-1,5 ay önce 'günü geldiğinde itirafçı olacak' diye Adalet Bakanı tarafından anons edilen Muhittin Böcek, benim hakkımda taksitle 4. defa verdiği ifadede yalan konuşmak zorunda kaldı. Vallahi faydası olacaksa büyük bir yalan söylesin de bir an önce çıksın Muhittin Böcek. Bildiğim kadarıyla 20 tane hap alıyor.'</p> <p><strong>AKIN GÜRLEK TARTIŞMASI</strong></p> <p>İmamoğlu'nun, dosyanın oluşum sürecine ilişkin değerlendirmeleri sırasında Akın Gürlek'in adını anması üzerine mahkeme başkanıyla gerginlik yaşandı.</p> <p>İmamoğlu, 'Meselenin Adalet Bakanı ile ilgisi yok ama Akın Gürlek ile var. Çünkü bu davanın başından beri bu işin yürümesinin müsebbibi o' dedi.</p> <p>Akın Gürlek'in dosyanın şekillenmesinde rolu bulunduğunu ifade eden İmamoğlu, 'Dolayısıyla Adalet Bakanı ile ilgisi var. Murat Ongun'un da burada olmasıyla ilgisi var. Bu meselenin içerisinde hepsinin ilgisi var' diye konuştu.</p> <p>Mahkeme başkanının araya girmesi üzerine salonda tansiyon yükseldi.</p> <p>Hakimin, 'Bu şekilde devam etmeyin' uyarısı üzerine İmamoğlu, 'Müsaade edin, sorumu bitirirsem inanın böyle karşılıklı diyalog daha az olur' dedi.</p> <p>Hakimin müdahalesinin ardından İmamoğlu bu kez doğrudan heyete dönerek, 'Niye geriliyorsunuz Akın Bey meselesi gelince? Ya bırakın, gerilmeyin:' ifadelerini kullandı.</p> <p>Mahkeme başkanı ise buna, 'Akın Bey meselesi gelince niye gerileyim ben? Ben burada şu an normal bir yargılama yapmaya çalışıyorum' sözleriyle karşılık verdi.</p> <p><strong>'BACANAĞINIZ BENİM OĞLUMLA OKUL ARKADAŞI MI?'</strong></p> <p>Tartışmanın ardından İmamoğlu, Murat Ongun'a 'Bacanağınız benim oğlumla okul arkadaşı mı?' sorusunu yöneltti.</p> <p>Ongun, 'Hayır, değil' dedi ve yaşlarının da farklı olduğunu belirtti. </p> <p>İmamoğlu, bu soruyu neden sorduğuna ilişkin, 'Benim laboratuvardan çıkmayan oğlumun hesabına bloke koyuyorsunuz. 10 yılla yargılanıyor bu adam, dedesinden ve annesinden para aldı diye. Niye? Bu iddia makamının yalanları, iftiraları, uydurmaları yüzünden. Onun için Akın Gürlek yüzünden. Adalet Bakanı Akın Gürlek yüzünden.'</p> <p><strong>'HAYATIMIZIN HİÇBİR EVRESİNDE İHALE KONUŞMADIK'</strong></p> <p>İmamoğlu, daha sonra Murat Ongun'a, 'Bugüne kadar bizim görevimizin dışındaki bir alana dair, burada bahsedilen örgüt yapısı çerçevesinde, 'Şu adama 1 milyarlık ihale verin, bu kişiye 500 milyonluk ihale verin' gibi bir muhabbetimiz, düzenimiz oldu mu?' sorusunu yöneltti. </p> <p>Murat Ongun ise, 'Benim vazife alanım medya ilişkileriydi. Biz daha çok medya ve siyaset üzerine değerlendirmeler yapardık. Ben sizinle hayatımın hiçbir evresinde bir ihale konuşmadım. Sizin de bana hiçbir evrede 'Şuna bunu yapın, şunu verin' dediğinizi duymadım. Pek çok toplantınıza iştirak ettim, özeller dahil. Yukarıda Allah var, kimseye böyle bir yönlendirme yaptığınızı duymadım' dedi.</p> <p><strong>'KİMSEYİ İHALE ZENGİNİ YAPMADIK'</strong></p> <p>İmamoğlu, sorusunu şu sözlerle tamamladı:</p> <p>'Yani size ne aile ferdim ne yakınım ne akrabam ne benim oğlumun okul arkadaşı ne kızımın öğretmeni ne okul arkadaşım üzerinden bir yönlendirme yapmadık. Kimseyi bu şekilde ihale zengini yapmadık. Böyle bir talimatımız olmadı.'</p> <p>Murat Ongun da kısa ve net şekilde, 'Olmadı' dedi.</p> <p><strong>'İYİ Kİ İDDİANAMEYİ OKUMAMIŞIM'</strong></p> <p>Soru bölümünün sonunda İmamoğlu, iddianameye yönelik eleştirilerini yineleyerek, 'Ben bu hukuk cinayeti olan iddianame ya da benim tarifimle iftiranamenin hiçbir satırını okumamaktan duyduğum memnuniyeti bir kez daha huzurunuzda dile getireyim Sayın Başkan. Siz okuyorsunuzdur muhtemelen, işiniz zor. İyi ki okumamışım. Allah korusun. Bu memleketi Allah korusun bu hukuk cinayetinden' ifadeleriyle tamamladı.</p> <p>Duruşmada Murat Ongun'un avukatı savunma yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-60inci-gun-ekrem-imamoglu-allah-bu-memleketi-bu-hukuk-cinayetinden-korusun</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:24:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/ibb-davasinda-60inci-gun-ekrem-imamoglu-allah-bu-memleketi-bu-hukuk-cinayetinden-korusun.jfif" type="image/jpeg" length="99003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM'de araştırma komisyonunda sunum yapan avukatın tepki çeken sözlerinin tutanaktan çıkarılması kararlaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmmde-arastirma-komisyonunda-sunum-yapan-avukatin-tepki-ceken-sozlerinin-tutanaktan-cikarilmasi-kararlastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmmde-arastirma-komisyonunda-sunum-yapan-avukatin-tepki-ceken-sozlerinin-tutanaktan-cikarilmasi-kararlastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta Okullarda Meydana Gelen Olaylar ile Çocukların Dijital Ortamlarda Karşılaştıkları Riskleri Araştırma Komisyonu'nda sunum yapan Hukuki Araştırmalar Derneği Konya Şube Başkan Yardımcısı Avukat Fatih Ruşen'in 'Biz kibar ve nazik bir nesil yetiştirmekten artık uzaklaşmalıyız. Orta Doğu'da ateş çemberinin ortasında çocuklarımıza kendisini savunmayı öğretmemiz gerekiyor' şeklindeki sözleri komisyonda milletvekillerinin tepkilerine yol açtı. CHP'li Tanal'ın 'Kibar ve nazik çocuklar yetiştirmeyelim cümlesi bizim kuruluş ruhumuzla çelişiyor' diyerek bu ifadelerin tutanaklardan çıkarılmasını talep etmesi üzerine, Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, tartışmalı ifadelerin tutanaklardan çıkarılması talimatı verdi. Avukat Ruşen ise 'Değerli umumdan özür dilemek istiyorum, ben kendimi doğru ifade edemedim' diyerek özür diledi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-path-to-node='0'><strong>Haber: Ogün Akkaya</strong></p> <p data-path-to-node='1'><strong>(TBMM) - </strong>TBMM'de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta Okullarda Meydana Gelen Olaylar ile Çocukların Dijital Ortamlarda Karşılaştıkları Riskleri Araştırma Komisyonu'nda sunum yapan Hukuki Araştırmalar Derneği Konya Şube Başkan Yardımcısı Avukat Fatih Ruşen'in 'Biz kibar ve nazik bir nesil yetiştirmekten artık uzaklaşmalıyız. Orta Doğu'da ateş çemberinin ortasında çocuklarımıza kendisini savunmayı öğretmemiz gerekiyor' şeklindeki sözleri komisyonda milletvekillerinin tepkilerine yol açtı. CHP'li Tanal'ın 'Kibar ve nazik çocuklar yetiştirmeyelim cümlesi bizim kuruluş ruhumuzla çelişiyor' diyerek bu ifadelerin tutanaklardan çıkarılmasını talep etmesi üzerine, Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, tartışmalı ifadelerin tutanaklardan çıkarılması talimatı verdi. Avukat Ruşen ise 'Değerli umumdan özür dilemek istiyorum, ben kendimi doğru ifade edemedim' diyerek özür diledi. </p> <p data-path-to-node='1'>Komisyonun dünkü toplantısında Sosyoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nilay Kaya, Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Akademi Direktörü Hakan Çetin, İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık ve Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Konya Şube Başkan Yardımcısı Avukat Fatih Ruşen birer sunum yaptı. </p> <p data-path-to-node='1'><strong>'EKRAN BAĞIMLISI, ACIKINCA BURGER SÖYLEMEKTEN BAŞKA MEZİYETİ OLMAYAN NESİLLER...'</strong></p> <p data-path-to-node='5'>Toplantıda söz alan HUDER Konya Şube Başkan Yardımcısı Avukat Fatih Ruşen, 'sivil savunma ruhunun önemine' dikkati çekmek istediğini dile getirerek, 'Biz kibar ve nazik bir nesil yetiştirmekten artık uzaklaşmalıyız' dedi. 'Geçmişte Balkanlar'ın, sivil savunma ruhunu unutmuş, nahif insanları sebebiyle kaybedildiğini' savunan Ruşen, 'Orta Doğu'da ateş çemberinin ortasında çocuklarımıza kendisini savunmayı öğretmemiz gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-path-to-node='5'>Milletvekillerinin tepki göstererek araya girmeleri üzerine Ruşen, 'Kendini koruyabilen çocuklar yetiştirmeyi öneriyorum. Yoksa, güvenlikli sitelerde, ekran bağımlısı, acıkınca Yemeksepeti'nden burger söylemekten başka meziyeti olmayan, konfor alanından çıkmayan bir nesil gelecekte bizi ciddi olarak tehdit edecektir. Biz çocuklarımızın selameti için bu memlekette bilinçli, geçmişinden gelen değerleri koruyan ve geleceğe taşıyan çocuklar yetiştirmeliyiz' diye konuştu.</p> <p><strong>MİLLETVEKİLLERİNDEN PEŞ PEŞE TEPKİ: 'SAVAŞAN ÇOCUKLAR MI YETİŞTİRECEKSİNİZ?'</strong></p> <p data-path-to-node='7'>Ruşen'in sözleri, komisyondaki farklı partilerden milletvekillerinin sert tepkisiyle karşılaştı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, 'Bunun yeri burası değil, Allah aşkına yeter. Ne yapacaksınız yani savaşan çocuklar mı yetiştireceksiniz?' dedi.</p> <p data-path-to-node='7'>DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın da 'Daha fazla silah mı alalım?' sorusuyla tepkisini dile getirirken, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal 'Şiddetle Mücadele Komisyonunda 'Kibar ve nazik çocuklar yetiştirmeyelim' cümlesi bizim kuruluş ruhumuzla çelişiyor' diyerek bu ifadelerin tutanaklardan çıkarılmasını talep etti.</p> <p data-path-to-node='9'>Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, milletvekillerinin eleştirilerine hak vererek, 'Biz hem kibar hem nazik hem de saygılı, sevgili, başarılı, yetenekli çocuklar yetiştirmek zorundayız' dedi. Beyazıt, kurulan cümlenin komisyonun ruhuna aykırı olduğunu belirterek, Mahmut Tanal'ın talebini kabul etti ve tartışmalı sözlerin tutanaklardan çıkarılması talimatını verdi.</p> <p data-path-to-node='9'><strong>'ÇOK MAHCUBİYET DUYDUM, KUSURA BAKMAYIN'</strong></p> <p data-path-to-node='10'>Yaşanan gerginliğin ardından, toplantının soru-cevap bölümünde tekrar söz alan Avukat Fatih Ruşen, kendini doğru ifade edemediğini ve metni hızlı okuduğu için maksadını aştığını dile getirdi. Ruşen, 'Yazdığımı okumadan biraz hızlı geçtim yani nezaketimizin ve samimiyetimizin suistimal edilmemesi... Bunu ifade etmek isterim. Milletvekilimiz de buna işaret etti. Kul olmak eksik olmaktır, hata yapmaktır. Ben özellikle Sayın Başkan'ımdan özür dilerim, onu mahcup ettiğim için de çok mahcubiyet duydum, kusura bakmayınız lütfen' diyerek Komisyon Başkanı Beyazıt'tan ve komisyon üyelerinden özür diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmmde-arastirma-komisyonunda-sunum-yapan-avukatin-tepki-ceken-sozlerinin-tutanaktan-cikarilmasi-kararlastirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:23:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/tbmmde-arastirma-komisyonunda-sunum-yapan-avukatin-tepki-ceken-sozlerinin-tutanaktan-cikarilmasi-kararlastirildi.png" type="image/jpeg" length="30863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[No to NATO Türkiye İnisiyatifi, 4 Temmuz günü İstanbul'da Uluslararası Anti-Emperyalist Barış Zirvesi düzenleyecek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/no-to-nato-turkiye-inisiyatifi-4-temmuz-gunu-istanbulda-uluslararasi-anti-emperyalist-baris-zirvesi-duzenleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/no-to-nato-turkiye-inisiyatifi-4-temmuz-gunu-istanbulda-uluslararasi-anti-emperyalist-baris-zirvesi-duzenleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TİP'in davetiyle kurulan No to NATO İnisiyatifi 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne karşı 4 Temmuz günü İstanbul'da Uluslararası Anti-Emperyalist Barış Zirvesi düzenleyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) -</strong> TİP'in davetiyle kurulan No to NATO İnisiyatifi 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne karşı 4 Temmuz günü İstanbul'da Uluslararası Anti-Emperyalist Barış Zirvesi düzenleyecek.</p> <p>Türkiye İşçi Partisi'nin (TİP) davetiyle kurulan No to NATO Türkiye İnisiyatifi, Uluslararası Anti-Emperyalist Barış Zirvesi düzenleme kararı aldı.<br />No to NATO Türkiye İnisiyatifi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne karşı NATO'nun kuruluş yıl dönümü olan 4 Nisan tarihinde bir webinar düzenlemişti.</p> <p>Çeşitli ülkelerden sol, sosyalist ve devrimci örgütlerin temsilcileri ile toplumsal hareketlerden aktivistler ve akademisyenlerin yer aldığı webinarda, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne karşı bir 'Uluslararası Anti-Emperyalist Barış Zirvesi' düzenlenmesi kararı alınmıştı.</p> <p>Zirveye ilişkin yapılan açıklamada, 'Barış Zirvesinde emperyalizme ve militarizme karşı mücadele olanakları, NATO'nun uluslararası politikadaki rolü ile Filistin, İran ve Batı Asya'daki gelişmeler ele alınacak' ifadeleri kullanıldı.</p> <p>3 panel ve bir forumun yer alacağı Barış Zirvesi'nin ilk paneli, 'Emperyalizmin değişen yeni yönelimleri, militarizm ve NATO'nun rolü' başlığı altında ele alınacak. İkinci panelde 'Batı Asya'da emperyalist saldırganlık, İran, Filistin ve Türkiye'de NATO'nun rolü' tartışılacak, üçüncü panel ise 'NATO'ya ve emperyalizme karşı barış hareketini büyütmenin yolları' başlığıyla düzenlenecek. Zirve, 'NATO Karşısında Barış Hareketi'nin Gündemi: Uluslararası Mücadele Yolları ve Olanakları' başlıklı forumla tamamlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>ÇOK SAYIDA ÜLKEDEN TEMSİLCİLER YER ALACAK</strong></p> <p>Zirveye Avrupa başta olmak üzere çok sayıda ülkeden siyasetçiler, akademisyenler, barış aktivistleri ve çeşitli uluslararası örgütlerin temsilcileri katılacak. Konuşmacılar arasında Belçika Barış Hareketi Vrede'den Ludo De Brabander ve David Dessers, Uluslararası Komünist Birlik'ten Anna Milli ve Elizabeth Johnson, Balkan Solidarity Network'ten Ana Milosavljević, Dördüncü Enternasyonal Yürütme Bürosu üyesi Gippò Mukendi Ngandu, İsveç Komünist Partisi'nden Pia Jacobsen, İtalya'dan Fronte Popolare temsilcisi Alessio Arena, DiEM25 Barış Kolektifi Koordinatörü Gabriel Ceballos da yer alacak. Zirve kapsamında ayrıca Avrupa Filistin Toplulukları Birliği, Rosa Internationalist Socialist Feminists, Brezilya'dan PSOL ve No to War - No to NATO Network temsilcilerinin de zirvede konuşma yapması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/no-to-nato-turkiye-inisiyatifi-4-temmuz-gunu-istanbulda-uluslararasi-anti-emperyalist-baris-zirvesi-duzenleyecek</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 17:20:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/07/agency/anka/no-to-nato-turkiye-inisiyatifi-4-temmuz-gunu-istanbulda-uluslararasi-anti-emperyalist-baris-zirvesi-duzenleyecek.PNG" type="image/jpeg" length="42407"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
