<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2026 00:18:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin eylemi sürüyor... Madenci eşi Şeyma Coşkun: Kimseden sadaka beklemiyoruz, hakkımız olan parayı almaya geldik]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eylemi-suruyor-madenci-esi-seyma-coskun-kimseden-sadaka-beklemiyoruz-hakkimiz-olan-parayi-almaya-geldik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eylemi-suruyor-madenci-esi-seyma-coskun-kimseden-sadaka-beklemiyoruz-hakkimiz-olan-parayi-almaya-geldik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları eylem polis ablukasında sürüyor. Abluka nedeniyle madenci olan eşini göremeyen Şeyma Coşkun, gözyaşlarını tutamayarak, 'Eşlerimizi görmeye geldik. Kaç gündür onları göremiyoruz. Biz hakkımızı aramaya geldik buraya. Kimseden sadaka beklemiyoruz; hakkımız olan parayı almaya geldik' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Batuhan Dükel / Kamera: Gurbetelli Yalçın</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(ANKARA)-</strong> Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları eylem polis ablukasında sürüyor. Abluka nedeniyle madenci olan eşini göremeyen Şeyma Coşkun, gözyaşlarını tutamayarak, 'Eşlerimizi görmeye geldik. Kaç gündür onları göremiyoruz. Biz hakkımızı aramaya geldik buraya. Kimseden sadaka beklemiyoruz; hakkımız olan parayı almaya geldik' dedi. </p> <p>Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları yürüyüşün 9. gününde Ankara'ya ulaştı.</p> <p>Ümitköy'de sabahlayan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isterken polis ekiplerinin müdahalesiyle karşılaşan işçilere müdahale sırasında, Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ile bazı işçiler gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler daha sonra serbest bırakıldı. Bu sırada yürümelerine izin verilen bir grup işçi, yürüyerek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne ulaştı. Madencilen, bakanlık önünde üstlerini çıkararak, açlık grevine başladıklarını açıkladı.</p> <p>Maden İşçileri eylemlerini sürdürürken kolluk kuvvetleri tarafından ablukaya alındı. Madencilerin etrafı araçlarla kapatıldı. Polis, abluka altında grev yapan maden işçilerinin yanına 21.00'dan sonra basın mensuplarının girişine engel oldu. </p> <p>Polis ablukası nedeniyle madenci eşleri ile görüşemeyen Şeyma Coşkun ve Nuray Yavuz ablukaya tepki gösterdi. </p> <p>Ev kirasını ödeyemediğini belirten Şeymaz Yavuz, gözyaşlarını tutamayarak, 'Eşlerimizin yanındayız. Her zaman da yanında olacağız. İşten çıkıp şu an eşlerimizi görmeye geldik. Kaç gündür onları göremiyoruz. Biz hakkımızı aramaya geldik buraya. Kimseden sadaka beklemiyoruz; hakkımız olan parayı almaya geldik' dedi. </p> <p><strong>'Madenciler haklarını arıyorlar'</strong></p> <p>Nuray Yavuz ise madencilerin yürüyüşüne polisin müdahalesi esnasında yaşanan arbedeye tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Madenciler ittirildi, tekme dağıtıldı. Videolar var, kayıtlar var. Eşi hamile olan var. Bu videoları görüp de rahatsız olanlar var. Bunları yapmaya kimsenin hakkı yok. Madenciler haklarını arıyorlar. Bu zulmü onları yaptıkları bu hakaretleri darbeleri bunu reva gösterenlere yapmaları lazım. Onlar bir suç işlemedi. Haklarını arıyorlar. Aylardır çalışıyorlar. Bizim hayırlı cumamız var. Maşallah holdingin hayırlı cumaları bitmiyor. 'Cuma günü yatıracağız' diye diye rezil kepaze ettiler herkesi.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eylemi-suruyor-madenci-esi-seyma-coskun-kimseden-sadaka-beklemiyoruz-hakkimiz-olan-parayi-almaya-geldik</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/doruk-madencilik-iscilerinin-eylemi-suruyor-madenci-esi-seyma-coskun-kimseden-sadaka-beklemiyoruz-hakkimiz-olan-parayi-almaya-geldik.jpg" type="image/jpeg" length="61713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemleri sürüyor... Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Çakır: Buradan alın terimizi almadan gitmeyeceğiz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscilerinin-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-onundeki-eylemleri-suruyor-bagimsiz-maden-is-genel-baskani-cakir-buradan-alin-terimizi-almadan-gitmeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscilerinin-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-onundeki-eylemleri-suruyor-bagimsiz-maden-is-genel-baskani-cakir-buradan-alin-terimizi-almadan-gitmeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları eylem polis ablukasında sürüyor. Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, 'Bu işçinin hakkını gasp edenlere yazıklar olsun; biz öleceğiz ama buradan alın terimizi almadan gitmeyeceğiz' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Batuhan Dükel / Kamera: Gurbetelli Yalçın </strong></p> <p><strong>(ANKARA)-</strong> Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları eylem polis ablukasında sürüyor. Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, 'Bu işçinin hakkını gasp edenlere yazıklar olsun; biz öleceğiz ama buradan alın terimizi almadan gitmeyeceğiz' dedi. </p> <p>Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları yürüyüşün 9. gününde Ankara'ya ulaştı.</p> <p>Ümitköy'de sabahlayan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isterken polis ekiplerinin müdahalesiyle karşılaşan işçilere müdahale sırasında, Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ile bazı işçiler gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler daha sonra serbest bırakıldı. Bu sırada yürümelerine izin verilen bir grup işçi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne ulaştı. Madencilen, bakanlık önünde üstlerini çıkararak, açlık grevine başladıklarını açıkladı.</p> <p>Maden işçileri eylemlerini sürdürürken kolluk kuvvetleri tarafından ablukaya alındı. Madencilerin etrafı araçlarla kapatıldı. Polis, abluka altında grev yapan maden işçilerinin yanına 21.00'dan sonra basın mensuplarının girişine engel oldu. </p> <p>Açlık grevi sürerken Bağımsız Maden-İş Sendikası örgütlenme uzmanı Başaran Aksu açıklama yaparak şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'SSS Yıldızlar Holding Doruk Madencilik işçilerinin drenişinde 9. günündeyiz. Bu sabah saat 08.00 itibariyle de madençi arkadaşlarımızın tamamına yakını açlık grevinde. Şu anda bir polis kuşatması altındayız. Etrafımız polis araçlarıyla çevrili. Yaşamsal malzemelerin tarafımıza verilmesi engelleniyor. Battaniye gibi, soğuktan korunmak gibi üzerine uzanmak istediğimiz gereçleri vermiyorlar. Madenciler açlık grevinin gerektirdiği sıhhi koşullara da sahip değiller. Çünkü gün içerisinde Saat 9 ile 19 arasında yarı çıplak oturuyorlardı. Dolayısıyla üşüyor bedenleri. Rahatsızlığı olan arkadaşlar da var. Tuz gibi, şeker gibi temel ihtiyaçları su dışında temin edemiyoruz. Bu konuda hem kamuoyundan hem işçi sınıfı dostlarından dayanışma bekliyoruz. Hekimlerin yanımıza gelmesi de engelleniyor. Beypazarı'ndan buraya doğru gelen madencilerin aileleriyle bizim topluca görüşme olanağımız yok. Polis kuşatmasının dışında ancak görüşebiliyorlar.</p> <p><strong>'Anayasaya aykırı bir davranış biçimi görüyoruz'</strong></p> <p>Bağımsız Maden İş bundan 8 gün önce Ermenek'te yine bir maden mücadelesinde açtığı davada Anayasa Mahkemesi şöyle bir karar verdi: Genel idare, işçilerin sendikal hak eylemlerini yasaklayamaz, sınırlayamaz. Belli ki burada AYM kararlarının üzerine çıkan bir İçişleri Bakanlığı ve valilik pratiği görüyoruz. Anayasaya aykırı bir davranış biçimi ve en temel insan hakkına ve onuruna aykırı bir tutum görüyoruz. Bu gördüğümüz şeyi de Türkiye'deki bütün işçi, emekçi kesimlerin görmesini istiyoruz.</p> <p><strong>'Yalnız değiliz bu coğrafyada'</strong></p> <p>Kimseden bir şey beklemiyoruz, gelmese de şeker tuz. Biz sonuçta bu inadımızı, ısrarımızı sonuna kadar sürdüreceğiz. Madenci arkadaşlar da bu kararlılıkta çünkü yıllara yayılan bir sistematik gaspın mağduru olmuş insanlar, aileleri, eşleri buraya gelip feryat figan bir şekilde kendi taleplerini dile getiriyorlar polis kordonunun dışında. Beypazarı'ndan buraya otobüste yola çıkan halk var. Biz çıkın desek daha çoğu da çıkar gelir. Yalnız değiliz bu coğrafyada. Burada büyük Zonguldak'ın çocukları da var, Karabük'ün, Bartın'ın çocukları da var.</p> <p><strong>'Holdingin korunması amaçlanıyor'</strong></p> <p>Bu kuşatmada Ankara halkının bizimle olan irtibatının kesilmesi, dolayısıyla bir holdingin korunması amaçlanıyor. Bugüne kadar da holding korunduğu için zaten buraya gelmek zorunda kaldık.</p> <p><strong>'Alparslan Bayraktar muhtemelen çok meşgul yeni maden sahası ruhsatları dağıtmakla uğraşıyorlardır'</strong></p> <p>Enerji Bakanlığı'nın önündeyiz. Alparslan Bayraktar muhtemelen çok meşgul. Enerji Bakan Yardımcıları muhtemelen çok meşguller. Yeni maden sahası ruhsatları dağıtmakla uğraşıyorlardır. Maden patronlarını mutlu etmekle uğraşıyorlardır. Madenciler onların umurunda değil zannediyoruz. Çünkü hiçbir hükümet yetkilisi, hiçbir bakanlık yetkilisi yanımıza gelmedi. Biz buradan çıktığımızda Enerji Bakanlığı ile bir görüşme yapabilseydik Çalışma Bakanlığı'na yürüyecektik. Orada da işçilerin yıllardır uğradığı kıdem, ihbar, özlük hakları gaspı ve de keyfi, hukuksuz, dayanaksız ücretsiz izin politikasına silsile halinde Çalışma Bakanları izin vermiş, hukuk dışı bir şey. Yine Enerji Bakanları silsile halinde Taner Yıldız'dan Fatih Dönmez'e, Hilmi Güler'e, şimdiki bakana gelinceye kadarki süreç Yıldızlar Holding patronuna 3 binin üzerinde maden ruhsatı verilmiş. Biz böyle bir pratiğe rastlamadık. Patron Sabahattin Yıldız Bey de kendisini hem iktidar hem iktidar ortağıyla güçlü ilişkileri olduğu intibasını yaymayı özel bir pratik olarak sürdürmüş bugüne kadar. İşçi arkadaşlarımızın da karşılaştığı şey bu burada.</p> <p><strong>'Bedenleri soğukta ama yürekleri ve zihinleri bu mücadeleyi kazanmaya odaklı'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Buradan kamuoyuna şunu söylemek istiyoruz: Gayet hazırlıklıyız, işçiler gayet hazırlıklı geldiler. Çünkü başka bir çıkışları yok, başka bir çareleri yok. Herkese borçlular. Esnafa, ev sahibine borçlular. Çocuklarına karşı mahcuplar. Bu tablonun değişmesi için, mücadele dışında bir yol kalmadığı için buraya gelmek durumunda kaldılar. Şimdi bedenleri açlıkta, şimdi bedenleri soğukta ama yürekleri ve zihinleri bu mücadeleyi kazanmaya odaklı.'</p> <p><strong>'Çocuğumun rızkı için yürüdüm'</strong></p> <p>Madencilerin yürüyüşüne polis müdahalesi sonucu gözaltına alınan Özkan Yüksel de serbest bırakıldıktan sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki açlık grevini katılarak şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Biz madenciyiz. Bizim derdimiz haklarımızı almak. Alın terimizi çoluğumuzun çocuğumuzun rızkını almak. Biz bu muameleyi hak etmiyoruz. Biz ne yapacağımızı şaşırdık. Çoluğumuzun, çocuğumuzun yüzüne bakamaz hale geldik. Bizler alın terimizi istiyoruz. 14 Senelik madenciyim ben. Maraş'a da gittim, Malatya'ya da gittim. Biz bir şey istemiyoruz. Hükümetimizden istediğimiz bizim bütün alacaklarımızı vermesi. TMSF'den devredilen bir şirket, ondan sonra bize gelmiş TMSF'den devredilirken bütün haklarımızı da verdiler. Sıfırlamadılar bizim tazminatlarımızı. Tazminatlarımız kaldı. O yüzden 14 yıllık tazminatım var, 5 aylık maaşım var, 6-7 Yıllık sendika alacaklarım var. TMSF ödemedi bunu. Biz bunları istiyoruz. Haklarımızı istiyoruz. Yeter bıktık. Ben gözaltından geliyorum arkadaşlar. 34 Tane arkadaşımız gözaltına alındı. Biz ne yaptık? Sesimizi duysunlar artık. Yeter. Biz 9 gündür yollardayız. Ben 190 kilometreyi tek tek adım adım yürüdüm. Çoluğumun çocuğumun rızkı için yürüdüm. Bana para verseler ben yürümem. Ben çoluğumun çocuğumun rızkı için yürüyorum. Yazık bize. Açız. Benim kredi kartlarım patladı. 300 Bin liralık borca düştüm, evime haciz geldi. Sesimizi duysunlar artık, yeter. Hep madenci böyle ezilecek mi?'</p> <p><strong>'İşçinin hakkını gasp edenlere yazıklar olsun'</strong></p> <p>Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır da şunları kaydetti:</p> <p>'Biz işçiyiz, alın terimizi istedik. Başka bir şey istemedik. Bu 190 kilometrelik yolu hep beraber yürüdük. Bu yürüyüşü hiç kimse yapmaz. Bir tane siyasi partinin vekili yapmaz. Her bakanın harcı değildir. Her işçinin harcı değildir. Bunu madenci yapar.  Türkiye'de 190 km yol yürüyen hiç kimse yoktur. Ama bu madenciler karış karış, adım adım yol yürüdüler. Niçin yürüdüler? Başkalarının rızkına mı çöktüler? Yok. Bu işçiler başkalarından sadaka mı istiyorlar? Yok. Hiç kimseden bir şey istemiyorlar. Sadece alın terini istiyorlar. Bu kavga büyük kavga. Bu kavga ekmek kavgası, can kavgası. Benim çocuğumun elindeki benim vereceğim hakkı alıyorsunuz. Bu insanlar beş aydan beri maaş almıyorlar. Ben söylüyorum şuradaki polis kardeşlerime: 3 ay maaş almasanız emniyette durur musunuz? Bizim karşımıza dikilir misiniz? Polis kardeşlerime söylüyorum, jandarmalara söylüyorum. Bakanlara söylüyorum. Bizi yönetenlere söylüyorum. Milletvekillerine, belediye başkanlarına. Bizi hepsi yönetiyor. Hepsi de bunların sırtından para kazanıyorlar. Bunlardan çok para kazanıyorlar. Ama bunlara sahip çıkmıyorlar. Oy istemeye geldiğinizde hepiniz 'şunu yapacağız, bunu yapacağız' diyorsunuz. Hiçbiriniz işçiler mağdur edildiğinde yanında durmuyorsunuz. Kimin yanında duruyorsunuz? Güçlünün, parası çok olanın yanında. O parasını koymuş, işçiler de canını koymuş ortaya. Can mı önemli, para mı önemli? Demek ki para önemli bu ülkede. İşçiler önemli değil, alın teri önemli değil. Çalmak önemli bu ülkede. Çırpmak önemli bu ülkede. Yalan söylemek önemli bu ülkede. Yazık. Bu ülkeyi yönetenlere yazıklar olsun. Bu işçinin hakkını gasp edenlere yazıklar olsun. Biz öleceğiz ama buradan alın terimizi almadan gitmeyeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/doruk-madencilik-iscilerinin-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-onundeki-eylemleri-suruyor-bagimsiz-maden-is-genel-baskani-cakir-buradan-alin-terimizi-almadan-gitmeyecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 00:10:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/doruk-madencilik-iscilerinin-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-onundeki-eylemleri-suruyor-bagimsiz-maden-is-genel-baskani-cakir-buradan-alin-terimizi-almadan-gitmeyecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="19218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'nin Ataşehir mitinginde yurttaşlardan iktidara tepki: Külliyen yalan, külliyen uydurma, külliyen ülkeye çökme]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpnin-atasehir-mitinginde-yurttaslardan-iktidara-tepki-kulliyen-yalan-kulliyen-uydurma-kulliyen-ulkeye-cokme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpnin-atasehir-mitinginde-yurttaslardan-iktidara-tepki-kulliyen-yalan-kulliyen-uydurma-kulliyen-ulkeye-cokme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin Ataşehir'de düzenlediği mitinge katılan yurttaşlar, Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Bir yurttaş operasyonlara ilişkin, 'Külliyen yalan, külliyen uydurma, külliyen ülkeye çökme olarak görüyorum. Başka hiçbir açıklaması yok.' dedi. Bir diğer yurttaş, 'Kendisinin dürüstlüğüne inanıyoruz. Kendisi çok çalışkan ve dürüst bir belediye başkanı. İnanıyoruz ki kısa zamanda görevinin başına dönecek.' diye konuştu.  ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP'nin Ataşehir'de düzenlediği mitinge katılan yurttaşlar, Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Bir yurttaş operasyonlara ilişkin, 'Külliyen yalan, külliyen uydurma, külliyen ülkeye çökme olarak görüyorum. Başka hiçbir açıklaması yok.' dedi. Bir diğer yurttaş, 'Kendisinin dürüstlüğüne inanıyoruz. Kendisi çok çalışkan ve dürüst bir belediye başkanı. İnanıyoruz ki kısa zamanda görevinin başına dönecek.' diye konuştu.</p> <p>CHP, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasına tepki göstermek için ilçede miting düzenledi. Mitinge katılan yurttaşlar, operasyonlara ilişkin görüşlerini ANKA Haber Ajansına aktardı.</p> <p>Operasyonların siyasi olduğunu söyleyen bir yurttaş, 'Bu operasyonun siyasi olduğunu düşünüyorum. Onursal Başkanımız 2 yıllık bir başkanımız. Çok değerli projeleri var. Halk olarak takip ediyoruz. Kendisinin dürüstlüğüne inanıyoruz. Kendisi çok çalışkan ve dürüst bir belediye başkanı. İnanıyoruz ki kısa zamanda görevinin başına dönecek.' diye konuştu.</p> <p><strong>'Operasyonlar gençlerin umudunu kırıyor'</strong></p> <p>Bir diğer yurttaş, 'Operasyonlar tamamen bizim gibi gençlerin umudunu kıran, bizleri iyice uzaklaştıran, bir sürece doğru gidiyor. Ve bizler gençler olarak artık o kadar çaresiz ki benden daha genç kardeşlerim var. Konuşuyorum. O kadar umutsuzlar ki biz bu umudu ancak İmamoğlu ile kuracağız. İnşallah İmamoğlu gelecek ve bizleri o umudu tekrar taşıyacak.' dedi.</p> <p><strong>'AK Parti belediyelerine neden operasyon yok? </strong></p> <p>AK Partili belediyelere operasyon yapılmadığını belirten bir yurttaş, 'Bu siyasi kumpastır. Yani AK Parti belediyelerinde yolsuzluk yok mu? Neden onlara operasyon yok? Yani kumpas olarak düşünüyoruz.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Suçsuz insanları tuttukluyorlar'</strong></p> <p>Bir yurttaş, 'Yanlış bence yanlış bir şey bu operasyonlar. Suçsuz insanları tuttukluyorlar. Yazık günah değil mi? Herkesin çoluğu var çocuğu var. Üzgünüz.' değerlendirmesinde bulunurken, bir diğer yurttaş, 'Başkanlarımızı çok seviyoruz. Onların suçsuz olduğuna inanıyoruz. Özgürlük diyoruz. Yeter!' dedi.</p> <p><strong>'Yani en sona herhalde CHP'ye kilit vurmayı düşünüyorlar'</strong></p> <p>Bir yurttaş, 'Haksızlık tamamen haksızlık. Ne bir delil var ne bir şey var ya. Taksit taksit... Yani en sona herhalde CHP'ye kilit vurmayı düşünüyorlar. Olmaz bu. Milletin bu Ataşehirlerin iradesine ipotek koymak için. Yüzde 57 ile seçilmiş bir insan. Yazık değil mi ya? Ne oldu bizim verdiğimiz oylar?' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Önce Melih Gökçek'i yargılasınlar'</strong></p> <p>Belediyenin hizmetlerinden çok memnun olduklarını söyleyen bir yurttaş, şöyle konuştu:</p> <p>'Ataşehir'de oturuyorum. 12 senedir buradayım. İlk defa bu kadar güzel bir başkanımız vardı. Yani daha önceki başkanları da biliyorum ama Onursal gerçekten iyi çalışıyordu. Herhangi bir şey yaptığına inanmıyorum ben. Hiç kimse Ataşehir inanmıyor zaten. Eğer hani böyle bir şeye başlayacaklarsa Ankara'da Melih Gökçek önce önce onu yargılasınlar sonra. Hiçbiri inandırıcı değil yaptıklarını ama başaramayacaklar. Ne yaparlarsa yapsınlar. İnşallah hepsi çıkarlar dışarıya. Bu bir bedel ödemedir. Hepsi bedelini ödüyor fazlasıyla ama sonunda rahata erecekler inşallah.'</p> <p>Bir başka yurttaş, 'Külliyen yalan, külliyen uydurma, külliyen ülkeye çökme olarak görüyorum. Başka hiçbir açıklaması yok. Bunu kendileri de yapamazlar. Yapamıyorlar zaten. Tek anladığım ve bildiğim gördüğüm budur.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Adalet için buradayız'</strong></p> <p>Bir diğer yurttaş, 'Adalete uygun olmadığını, haksız ve hukuksuz olduğunu düşünüyorum. Tek taraflı olduğunu düşünüyorum. Hak ve hukuk için buradayız. Adalet için buradayız.' şeklinde görüş belirtti.</p> <p><strong>'Bir an önce hak yerini bulsun istiyoruz'</strong></p> <p>Bir yurttaş, 'Ya gerçekten biz Ataşehirli olarak çok üzgünüz. Bir an önce hak yerini bulsun istiyoruz. Oğlum ve eşimle birlikte geldik mitinge. Umarım hak yolunu bulur. Ona çok teşekkürlerimi iletiyorum. Gerçekten çok güzel bir belediyecilik yapıyordu. Bize de çok destekleri oluyor Ataşehir Belediyesi olarak. Umarım hak yolunu bulur diyorum.' şeklinde konuştu.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpnin-atasehir-mitinginde-yurttaslardan-iktidara-tepki-kulliyen-yalan-kulliyen-uydurma-kulliyen-ulkeye-cokme</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 23:45:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpnin-atasehir-mitinginde-yurttaslardan-iktidara-tepki-kulliyen-yalan-kulliyen-uydurma-kulliyen-ulkeye-cokme.jpg" type="image/jpeg" length="26741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ: Türk halkı saray ekonomisinin dayattığı mecburiyet ile makarnaya mahkum kaldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/umit-ozdag-turk-halki-saray-ekonomisinin-dayattigi-mecburiyet-ile-makarnaya-mahkum-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/umit-ozdag-turk-halki-saray-ekonomisinin-dayattigi-mecburiyet-ile-makarnaya-mahkum-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, kişi başına yıllık makarna tüketiminin yüzde 80 arttığına dikkati çekerek, 'Türk halkı bir tercih olarak değil, Saray ekonomisinin dayattığı bir mecburiyet ile makarnaya mahkum kaldı. AKP'nin Türk Milleti'ne layık gördüğü Türkiye Yüzyılı değil, Makarna Yüzyılı' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, kişi başına yıllık makarna tüketiminin yüzde 80 arttığına dikkati çekerek, 'Türk halkı bir tercih olarak değil, Saray ekonomisinin dayattığı bir mecburiyet ile makarnaya mahkum kaldı. AKP'nin Türk Milleti'ne layık gördüğü Türkiye Yüzyılı değil, Makarna Yüzyılı' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Kişi başına yıllık makarna tüketimi yüzde 80 artarak 8,5 kiloya çıktı. Fiyatların tek yılda ikiye katlandığı bir tabloda; 'Büyük Türkiye' vaadi elbette gerçekçi değil. Türk halkı bir tercih olarak değil, Saray ekonomisinin dayattığı bir mecburiyet ile makarnaya mahkum kaldı. AKP'nin Türk Milleti'ne layık gördüğü Türkiye Yüzyılı değil, Makarna Yüzyılı' ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/umit-ozdag-turk-halki-saray-ekonomisinin-dayattigi-mecburiyet-ile-makarnaya-mahkum-kaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 23:09:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/umit-ozdag-turk-halki-saray-ekonomisinin-dayattigi-mecburiyet-ile-makarnaya-mahkum-kaldi.jpg" type="image/jpeg" length="69982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Orgeneral Bayraktaroğlu, Arnavutluk Cumhurbaşkanı tarafından kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/orgeneral-bayraktaroglu-arnavutluk-cumhurbaskani-tarafindan-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/orgeneral-bayraktaroglu-arnavutluk-cumhurbaskani-tarafindan-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bajram Begaj tarafından kabul edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bajram Begaj tarafından kabul edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre resmi ziyaretlerde bulunmak üzere Arnavutluk'a giden Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Arnavutluk, Cumhurbaşkanı Bajram Begaj tarafından kabul edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/orgeneral-bayraktaroglu-arnavutluk-cumhurbaskani-tarafindan-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 23:08:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/orgeneral-bayraktaroglu-arnavutluk-cumhurbaskani-tarafindan-kabul-edildi.jfif" type="image/jpeg" length="75622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Murat Emir'den Doruk Madencilik işçilerine destek: Bir kere de işçiden yana olun]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-murat-emirden-doruk-madencilik-iscilerine-destek-bir-kere-de-isciden-yana-olun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-murat-emirden-doruk-madencilik-iscilerine-destek-bir-kere-de-isciden-yana-olun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eyleminde destek veren CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, '110 işçimiz 9 gündür yürüyor, Ankara'ya sesini duyurmaya çalışıyor. İşçilerimiz çok basit ve en temel hakları olan maaşlarını, alın terlerinin karşılığını ve birikmiş tazminatlarını istiyorlar. Bir kere de patronlardan yana değil, işçiden yana olsunlar. Bir kere de sermayeden yana değil, emekten yana olsunlar. Haktan yana olsunlar' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Batuhan Dükel / Kamera: Gurbetelli Yalçın</strong></p> <p><strong>(ANKARA)</strong> - Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eyleminde destek veren CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, '110 işçimiz 9 gündür yürüyor, Ankara'ya sesini duyurmaya çalışıyor. İşçilerimiz çok basit ve en temel hakları olan maaşlarını, alın terlerinin karşılığını ve birikmiş tazminatlarını istiyorlar. Bir kere de patronlardan yana değil, işçiden yana olsunlar. Bir kere de sermayeden yana değil, emekten yana olsunlar. Haktan yana olsunlar' dedi.</p> <p>CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemine destek verdi. İşçilerin aylardır ödenmeyen maaşlarını, alın terlerinin karşılığını ve birikmiş tazminatlarını istediğini belirten Emir, bunun en temel hak olduğunu dile getirdi. Emir, ANKA Haber Ajansına yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p> <p>'Bu akşam Yıldızlar Holding'e bağlı Eskişehir'deki madende çalışan 110 işçimizle beraberiz. 110 işçimiz 9 gündür yürüyor, Ankara'ya sesini duyurmaya çalışıyor. Şu anda Ankara'da sesini duyması gereken Enerji Bakanlığı'nın önündeler. İşçilerimiz çok basit ve en temel hakları olan, analarının ak sütü kadar helal olan maaşlarını, yatmayan maaşlarını, alın terlerinin karşılığını ve birikmiş tazminatlarını istiyorlar. Bundan daha doğal bir hak olamaz. Başka bir şey istemiyorlar. Diyorlar ki: 'Biz aylarca maaş alamıyoruz.' Diyorlar ki: 'Tazminatlarımızı alamıyoruz.' Peki niye alamıyorlar? Çünkü bu holding, diğer madenlerde de olduğu gibi burada da TMSF'den almış olmasına rağmen borçlarını ödemiyor. Kar yazıyor, para kazanıyor, madenleri işletiyor ya da işletmeyip bekletiyor, işçileri ücretsiz izne ayırıyor ama sonuçta işçileri sömürüyor. Peki buna müdahale etmesi gereken, buna göz yummaması gereken kim? Buradakiler ve TMSF. Çünkü bu şirket TMSF'ye devredildi.</p> <p>Özelleştirilirken bu işçi kardeşlerimize denildi ki: 'Merak etmeyin, bütün haklarınızı alacaksınız.' Şimdi bu işçilerin bu kadar doğal, en temel haklarını talep ettikleri bir Türkiye'de Enerji Bakanlığı önüne gelmelerinden niye rahatsız olunur? Niye engellenir? İşçi kardeşlerimizin yerlerde sürüklendiğine tanık olduk. Niye yaparsınız bunu? Yapmanız gereken bu işçilere kulak vermek. Aç kalmış, ailesine ekmek götüremeyen, maaşını alamayan, alın teri dökmüş ama karşılığını alamamış işçiye kulak vermektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Buradan yöneticilere sesleniyorum: Bir defa bakanlık bu sesi duysun. Çünkü bu maden, bakanlığın ruhsatlandırdığı ve denetiminde olan bir maden. TMSF bu sesi duysun. Çünkü özelleştirdi. Özelleştirirken bu işçilere 'haklarınızı alacaksınız' dedi. O zaman duyacaklar.</p> <p><strong>'Bu koşullarda işçilerin burada olması Türkiye için bir ayıptır'</strong></p> <p>Buradan Ankara Emniyeti'ne de sesleniyorum: İşçilerimizin elinde silah yok, sadece baretleri var. Ve diyorlar ki: 'Sesimiz duyulana kadar aç kalacağız, açlık grevine giriyoruz.' O halde bu kardeşlerimize en çok ihtiyaç duydukları şekerli suyun, hasta olanlara ilaçların, özel durumlarına uygun beslenme imkanlarının ulaştırılması gerekir. Battaniyelerine bile ulaşamıyorlar. Ankara'da hava birazdan daha da soğuyacak, koşullar zorlaşacak. Bu koşullarda işçilerin burada olması Türkiye için bir ayıptır. Gelmişlerse misafirimizdirler. Biz burada onları ağırlamalıyız. Sakın ola ki bir polis müdahalesi düşünülmesin.</p> <p>İkinci olarak, bu kardeşlerimiz seslerini duyurmak için geldiler. Onların sesini duyuracak araç basındır, medyadır. Oraya bir barikat kurmuşlar, gazetecileri geçirmiyorlar. Neden? Neden korkuyorsunuz? Bu işçiler bir suç işlemiyor. Burada bir suç işlenmiyor. Sadece 'Maaşımızı alamıyoruz, tazminatımızı alamıyoruz' diyorlar. '6 arkadaşımız sendikal faaliyetlere katıldığı için işten atıldı, işe iade edilsin' diyorlar. Bunun duyurulmasında kamu düzenini bozacak ne var? Dolayısıyla herkes Türkiye'nin, kırık dökük bile olsa bir demokrasi olduğunu hatırlasın. Bu işçilere anlayış gösterilsin. Yasalar uygulansın. Bu kardeşlerimizi burada ağırlayalım ve bir an önce seslerine kulak verelim, sorunlarını çözelim. Bir kere de patronlardan yana değil, işçiden yana olsunlar. Bir kere de sermayeden yana değil, emekten yana olsunlar. Haktan yana olsunlar.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-murat-emirden-doruk-madencilik-iscilerine-destek-bir-kere-de-isciden-yana-olun</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 23:07:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-murat-emirden-doruk-madencilik-iscilerine-destek-bir-kere-de-isciden-yana-olun.jpg" type="image/jpeg" length="40375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim-İş'ten madencilere destek: Bu baskılar emek mücadelesini durduramaz]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/egitim-isten-madencilere-destek-bu-baskilar-emek-mucadelesini-durduramaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/egitim-isten-madencilere-destek-bu-baskilar-emek-mucadelesini-durduramaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim-İş'ten yapılan açıklamada, Bağımsız Maden-İş üyesi madencilere uygulanan polis şiddeti ve gözaltıların kabul edilemeyeceği belirtilerek, 'Hak arayan işçiye copla, tekmeyle, kelepçeyle karşılık vermek kabul edilemez. Bu baskılar emek mücadelesini durduramaz' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Eğitim-İş'ten yapılan açıklamada, Bağımsız Maden-İş üyesi madencilere uygulanan polis şiddeti ve gözaltıların kabul edilemeyeceği belirtilerek, 'Hak arayan işçiye copla, tekmeyle, kelepçeyle karşılık vermek kabul edilemez. Bu baskılar emek mücadelesini durduramaz' ifadesini kullandı.</p> <p>Eğitim-İş'ten yapılan açıklamada, 'Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik işçileri, gasp edilen hakları için günlerdir yürüdü; Ankara'ya vardıklarında ise muhatap alınmak yerine tekmelerle, polis şiddetiyle ve göz altılarla karşılaştı. Bu tablo ne hukuka ne vicdana ne de bu ülkenin emek tarihine yakışmaktadır' denildi.</p> <p>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>''Ölmek var, dönmek yok' diyen madenciler, bir slogan değil; yerin altında her gün ölümle burun buruna çalışmanın gerçeğini haykırmaktadır. Alın terinin karşılığını istemek suç değildir. Yürümek suç değildir. Sendikalı olmak, hak aramak, dayanışmak suç değildir. Madencilere uygulanan şiddeti ve sendika temsilcilerine yönelik gözaltıları kabul etmiyoruz. Hak arayan işçiye copla, tekmeyle, kelepçeyle karşılık vermek kabul edilemez. Bu baskılar emek mücadelesini durduramaz. Gözaltına alınan tüm madenciler ve sendika temsilcileri derhal serbest bırakılsın. Polis şiddeti son bulsun. Doruk Madencilik işçilerinin talepleri derhal ve eksiksiz şekilde karşılansın. Biz, emeğiyle yaşayanların, yerin altında canı pahasına çalışan madencilerin yanındayız. Dayanışmayla ve kararlılıkla.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/egitim-isten-madencilere-destek-bu-baskilar-emek-mucadelesini-durduramaz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/egitim-isten-madencilere-destek-bu-baskilar-emek-mucadelesini-durduramaz.jpg" type="image/jpeg" length="52449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBB Başkanı Sağkan'dan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı ziyaret... Sağkan: Meslek Fabrikası'nın vakıf adına tescili, Anayasal güvence altında olan mülkiyet hakkının ihlalidir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbb-baskani-sagkandan-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugayi-ziyaret-sagkan-meslek-fabrikasinin-vakif-adina-tescili-anayasal-guvence-altinda-olan-mulkiyet-hakkinin-ihlalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbb-baskani-sagkandan-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugayi-ziyaret-sagkan-meslek-fabrikasinin-vakif-adina-tescili-anayasal-guvence-altinda-olan-mulkiyet-hakkinin-ihlalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile görüşmesinin ardından Meslek Fabrikası'nın yargı kararı aranmaksızın bir vakıf adına tescilini, 'Anayasal güvence altında olan mülkiyet hakkının ihlalidir' sözleri ile değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile görüşmesinin ardından Meslek Fabrikası'nın yargı kararı aranmaksızın bir vakıf adına tescilini, 'Anayasal güvence altında olan mülkiyet hakkının ihlalidir' sözleri ile değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye Barolar Birliği'nden yapılan açıklamaya göre, Sağkan, Başkan Yardımcısı Ercan Demir ile birlikte, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı ziyaretinde, Meslek Fabrikası'na ilişkin hukuki süreç hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmede İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkanvekili Yağmur Yurdakul Özkan da yer aldı.</p> <p>Sağkan, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede Meslek Fabrikası'na ilişkin süreci, '1940'tan bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne kayıtlı tarihi taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğünün talebiyle, yargı kararı aranmaksızın bir vakıf adına tescili, Anayasal güvence altında olan mülkiyet hakkının ihlalidir' dedi.</p> <p>Sağkan, 'Tescil işlemine ilişkin olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin açtığı davaların sonucu beklenmeksizin tahliye işlemine başlanması, idarenin tüm eylem ve işlemlerinde bireysel veya özel çıkarlar yerine toplumun genel refahını, ortak huzurunu ve faydasını esas alması gerektiğini ifade eden kamu yararını gözetmesi ilkesi ile de bağdaşmamaktadır' ifadesini kullandı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbb-baskani-sagkandan-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugayi-ziyaret-sagkan-meslek-fabrikasinin-vakif-adina-tescili-anayasal-guvence-altinda-olan-mulkiyet-hakkinin-ihlalidir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:55:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tbb-baskani-sagkandan-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugayi-ziyaret-sagkan-meslek-fabrikasinin-vakif-adina-tescili-anayasal-guvence-altinda-olan-mulkiyet-hakkinin-ihlalidir.jpeg" type="image/jpeg" length="97548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dervişoğlu, AKPM temaslarını değerlendirdi: 'Demokrasi cephesinde bir tıkanma olduğu açıktır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dervisoglu-akpm-temaslarini-degerlendirdi-demokrasi-cephesinde-bir-tikanma-oldugu-aciktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dervisoglu-akpm-temaslarini-degerlendirdi-demokrasi-cephesinde-bir-tikanma-oldugu-aciktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ndeki temaslarına ilişkin olarak, 'İnsan hakları alanında olduğu gibi, demokrasi cephesinde bir tıkanma olduğu açıktır. Bir tarafta halktan kopuk bürokratik siyaset, diğer tarafta halk adına konuşarak kurumları yıpratan otoriter siyaset vardır. Oysa gerçek demokrasi hem kurumları koruyan hem milleti temsil eden bir denge rejimidir. Bugün ne yazık ki bu denge bozulmuştur. Türkiye dahil Avrupa demokrasilerinin temel sorunlarından birisi de budur' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Hakan KAYA</strong></p> <p><strong>(STRAZBURG) - </strong>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ndeki temaslarına ilişkin olarak, 'İnsan hakları alanında olduğu gibi, demokrasi cephesinde bir tıkanma olduğu açıktır. Bir tarafta halktan kopuk bürokratik siyaset, diğer tarafta halk adına konuşarak kurumları yıpratan otoriter siyaset vardır. Oysa gerçek demokrasi hem kurumları koruyan hem milleti temsil eden bir denge rejimidir. Bugün ne yazık ki bu denge bozulmuştur. Türkiye dahil Avrupa demokrasilerinin temel sorunlarından birisi de budur' ifadesini kullandı.</p> <p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Fransa'nın Strazburg kentinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ndeki temaslarının ardından yaptığı açıklamada, Almanya ve Fransa'da faydalı temaslarda bulunduklarını belirterek, şunları kaydetti:</p> <p>'Avrupa Konseyi, Soğuk Savaş'ın ilk yıllarında kurulmuştur ve kuruluşunun kökeninde, insan hakları hukuku ile değerlerini yaygınlaştırmak ve kurumsallaştırmak vardır. Türkiye'nin dahil olduğu, 77 yıllık bu yapının tarihsel geçmişi çok önemlidir. Ülkemizdeki yargı süreçlerinden adını sıkça duyduğumuz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de bu mekanizmanın en hayati parçasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bugün şüphesiz uygarlık birçok açıdan ilerlemiştir. Ancak insan haklarında alınan mesafe, yeni sorunları görmezden gelmemize yol açmamalıdır. Bazıları buna bir geriye gidiş olarak da işaret etmektedir. Bugün hem Avrupa'da hem Türkiye'de toplumsal yapıların çözülmesi, kültürel yozlaşma ve bireylerin yalnızlaşması ciddi bir mesele haline gelmiştir. Güvenlik arzı ve talebinin yeni biçimleri, özgürlükleri kısıtlamaktadır. Bireyler, mensubu oldukları milletlere, milletler ise insanlık ailesine yabancılaştırılmaktadır. İnsanlar, dar kimlik alanlarına itilmekte; kimlik siyaseti de toplumu, ortak bir bütün olmaktan çıkarıp karşılıklı yargıların ve suskunlukların hâkim olduğu bir yapıya dönüştürmektedir.</p> <p>Sosyal medya şirketlerinin sorumluluğu, ifade hürriyetinin siber zorbalığa ve linç kültürüne dönüşmesi, özgür medya kavramının propaganda ve manipülasyon için istismar edilmesi, ayrıca mülkiyet hakkının bir servet transferi aracına çevrilmesi artık açıkça tartışılmalıdır. Bizim insan hakları krizinden anladığımız ve çözüm bekleyen başlıca meseleler bunlardır. Boyutları çok daha derinlemesine konuşulmayı hak etmekle birlikte, Kahramanmaraş'ta yaşadığımız elim hadise de bu süreçlerin bir yansımasıdır.</p> <p>İnsan hakları alanında olduğu gibi, demokrasi cephesinde bir tıkanma olduğu açıktır. Bir tarafta halktan kopuk bürokratik siyaset, diğer tarafta halk adına konuşarak kurumları yıpratan otoriter siyaset vardır. Oysa gerçek demokrasi hem kurumları koruyan hem de milleti temsil eden bir denge rejimidir. Bugün ne yazık ki bu denge bozulmuş; kurumlar ile temsil, birbirini tamamlayan değil, birbirini dışlayan alanlara dönüşmüştür. <br />Türkiye dahil Avrupa demokrasilerinin temel sorunlarından birisi de budur. Uluslararası ilişkiler alanında son yıllarda ortaya çıkan belirsizlik ve tekinsizlik hali, yaşananların genele yansımasıdır. Kurallar işlememekte, birlik veya ittifak yapıları aksamaktadır. Bugün tüm dünyada müdahaleler ve savaşlar tehlikeli düzeyde yoğunlaşmıştır.</p> <p><strong>'Gazze ve Filistin tüm insanlığın ortak yarasıdır'</strong></p> <p>Rusya'dan Kafkasya'ya; İran'dan Venezuela'ya, Asya Pasifik Bölgesinden, kutuplara kadar çatışma ve gerilimler endişe ve korku kaynağıdır. Gazze, Filistin ise ayrı bir başlıktır ve artık tüm insanlığın ortak yarasıdır. Bu tarif, sadece acı ve keder verdiği için değildir. O yara tedavi edilmedikçe ve ona sebep olan anlayış sona erdirilmedikçe tüm uygarlık zehirlenmeye devam edeceği içindir.</p> <p>Bugün insan hakları ve demokrasi ilkeleri dahi sorgulanır hatta kötülenir hale geldiyse, bu durum, o değerlerin tabiri caizse kayda geçirildiği coğrafyalardaki malum aktörlerce umarsızca istismar edilmeleri sebebiyledir. Büyük kötülüklere araç ve kılıf yapıldığı içindir.<br /><br />Biz tüm bu ortak sorunlarımızın panzehri olarak partizanlık yerine demokrasiyi, kimlik siyaseti yerine yurttaş eşitliğini, güvenlik devleti yerine hukuk devletini savunuyoruz. Çünkü meşveret, meclis, istişare, tarihsel ve kültürel birer parçamızdır. Cumhuriyet devletini kurmamız da, kendimize layık gördüğümüz birlik ve düzen anlayışındandır. Eşitlik, özgürlük, adalet, kardeşlik, hukuk devleti ve insan hakları idealleri, Türk milletinin asırlardır başat aktör olarak katkıda bulunduğu zihinsel ve vicdani etkileşimlerin ortak çıktılarıdır.</p> <p><strong>'İYİ Parti üzerine düşeni yapmaktan geri durmayacaktır'</strong></p> <p>Kısaca, biz hem kendimiz için iyi olanı, hem de insanlık için iyi olanı istedik ve istemeye devam ediyoruz. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' derken de, 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' derken de, aynı kitabın sayfalarından sesleniyoruz. İçeride yahut dışarıda, hiç kimsenin gücü bu engin mürekkeple yazılmış satırların bir harfini dahi silmeye yetmez ayrıca da yetmeyecektir. Ne Türk milleti ne de insanlık eriştiği noktanın gerisine düşmez, düşmeyecektir. Yarın yahut yarından da yakın yeni bir düzen tesis edilecekse de bu ancak daha ileri gitmek, refahı, huzuru, barışı; istikrarı, güveni ve  demokrasiyi, kısaca, her bireyin hakkını teslim etmek adına olacaktır. Türkiye üzerine düşeni yapacaktır. İYİ Parti bu yolda üzerine düşeni yapmaktan geri durmayacaktır.'</p> <p><strong>'Biz iktidarda olsak büyükelçi bir dakika bile Türkiye'de kalamaz'</strong></p> <p>Dervişoğlu, gazetecilerin ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya Demokrasi Forumu'ndaki açıklamalarını anımsatması ve Strazburg'daki temaslarında hangi konuların sorulduğunun ifade edilmesi üzerine, şunları kaydetti:</p> <p>'Demokrasi, hukuk, adalet üzerine genellikle konuştuk. Bahsettiğiniz konuyla ilgili bir yerde yapmış olduğumuz görüşmede, ABD Büyükelçisi'nin ifadeleri de değerlendirmeye tabi tutuldu. Bu konuyla alakalı benim yorumum açık ve nettir. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nden bakıldığında, AB'den bakıldığında, AİHM kararlarıyla ilgili uygulamalar penceresinden bakıldığında Türkiye'de aranan şeyin demokrasi, hukuk ve adalet olduğu gerçeğiyle konuşuyoruz. Bir büyük ülkenin, kendisini süper güç olarak ilan etmiş bir ülkenin Türkiye Büyükelçisi, demokrasiyi hakim kılmak isteyen bir ülkeye karşı, 'Buraya layık rejim monarşidir' gibi yol göstermelerde bulunuyorsa, bu onun ve ülkesinin niyetinin alenileştirilmesi sonucunu da beraberinde getirir. Türkiye çıkmış olduğu demokrasi yolculuğunu sürdürecektir. Demokrasi yolculuğunu sürdüren, demokrasiyi, hukuku ve adaleti temin ve tesis çabası sergileyen bir ülkeye monarşi öneren aklın, Türkiye'den tasvip edilmesi icap eder. Dün Stuttgart'ta söyledim, bugün Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde de aynı cümlelerle ifade ederim ki, biz iktidarda olsak bunu söyleyen büyükelçi istenmeyen adam ilan edilir ve bir dakika bile Türkiye'de kalamaz.</p> <p>Umut hakkı konuşuldu, Terörsüz Türkiye diye isimlendirilen ve her yerde eleştirildiğim, bir terör örgütü liderinin yol göstericiliğinde düzenlenen sürecin ortaya çıkardığı sonuçların parlamentodaki yansımalarının ne olabileceğini konuştuk. Orada da Türkiye'de neleri söylediysem AKPM'de ve oranın yetkililerine de aynı şeyi söyledim. Ben Ankara'da ayrı, Avrupa başkentlerinde ayrı konuşan biri değilim. Ben doğrularımı dünyanın her yerinde her şartta dile getirmek sorumluluğuyla hareket etmek mecburiyetindeyim. Çünkü ben iyiler ve cesurlar hareketinin genel başkanıyım. AKPM Başkanı da benim söylediklerimi baktığım pencereden değerlendirecektir diye umut ediyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dervisoglu-akpm-temaslarini-degerlendirdi-demokrasi-cephesinde-bir-tikanma-oldugu-aciktir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:40:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/dervisoglu-akpm-temaslarini-degerlendirdi-demokrasi-cephesinde-bir-tikanma-oldugu-aciktir.jpg" type="image/jpeg" length="34132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlayda Zorlu protestosunda gözaltına alınan 2 genç tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ilayda-zorlu-protestosunda-gozaltina-alinan-2-genc-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ilayda-zorlu-protestosunda-gozaltina-alinan-2-genc-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümünün intihar olmadığını savunan ve dün akşam saatlerinde Kadıköy'de açıklama yapmak isterken polisin sert müdahalesiyle gözaltına alınan gençlerden ikisi hakkında tutuklama kararı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>(<strong>İSTANBUL</strong>) Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümünün intihar olmadığını savunan ve dün akşam saatlerinde Kadıköy'de açıklama yapmak isterken polisin sert müdahalesiyle gözaltına alınan gençlerden ikisi hakkında tutuklama kararı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>18 yaşındaki Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümünün intihar  olmadığını savunan ve dün akşam saatlerinde Kadıköy Süreyya Operası önünde açıklama yapmak isterken polisin sert müdahalesiyle gözaltına alınan 79 gençten 57'si emniyetten serbest bırakıldı. İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edilen 22 gençten 7'si savcılık işlemlerinin ardından tutuklama, 15'i ise adli kontrol istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Adliye önünde açıklama yapan gençler, 'Eyleme katılan pek çok arkadaşımız şiddete maruz kaldı. Bir arkadaşımız polis kalkanıyla başına darbe aldı' dedi.</p> <p><strong>2 tutuklama</strong> </p> <p>Sulh Ceza Hakimliği, 7 kişiden ikisi hakkında tutuklama, 5 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ilayda-zorlu-protestosunda-gozaltina-alinan-2-genc-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:22:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ilayda-zorlu-protestosunda-gozaltina-alinan-2-genc-tutuklandi.jpeg" type="image/jpeg" length="61111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'nin 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingi Ataşehir'de... Özgür Özel: 'Emekliye, asgari ücretliye ara zam; demokrasiye ara seçim istiyoruz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-atasehirde-ozgur-ozel-emekliye-asgari-ucretliye-ara-zam-demokrasiye-ara-secim-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-atasehirde-ozgur-ozel-emekliye-asgari-ucretliye-ara-zam-demokrasiye-ara-secim-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Türkiye bir fetret döneminin içindedir. Bir ara dönemdedir. Bu ülke ne zaman sıkışsa çareyi bulmuştur. Her sıkıştığında sandık bir nefes olmuştur. Erdoğan iki yıl daha bekleyerek Türkiye'yi iki yıl daha borçlandırabilir. İki yıl daha enflasyonu azdırabilir, işsizliği artırabilir. Bunun için bir an önce seçim sandığını getirmesi bütün zorlukların çözümüdür. Cesareti varsa kaçmasın, son sözü millet söylesin. Biz onu ara seçim sandığına, sadece üç yıl önce tamamında birinci olduğu yedi seçim bölgesinde karşımıza çıkmaya, millete sormaya, milletin sesini duymaya davet ediyoruz. Bunun için emekliye, asgari ücretliye ara zam; demokrasiye ara seçim istiyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Türkiye bir fetret döneminin içindedir. Bir ara dönemdedir. Bu ülke ne zaman sıkışsa çareyi bulmuştur. Her sıkıştığında sandık bir nefes olmuştur. Erdoğan iki yıl daha bekleyerek Türkiye'yi iki yıl daha borçlandırabilir. İki yıl daha enflasyonu azdırabilir, işsizliği artırabilir. Bunun için bir an önce seçim sandığını getirmesi bütün zorlukların çözümüdür. Cesareti varsa kaçmasın, son sözü millet söylesin. Biz onu ara seçim sandığına, sadece üç yıl önce tamamında birinci olduğu yedi seçim bölgesinde karşımıza çıkmaya, millete sormaya, milletin sesini duymaya davet ediyoruz. Bunun için emekliye, asgari ücretliye ara zam; demokrasiye ara seçim istiyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasını protesto etmek için ilçede 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingi düzenledi. CHP lideri Özel, mitingde yaptığı konuşmada, şunları söyledi:</p> <p>'Her gün millete sesleniyorum. Hatırlayın, nasıl Onursal için daha üç gece önce '7 milyon dolarlık rüşvetin kanıtı çıktı' deyip bugün Onursal'a 'Öyle bir şey yok, sana soracak sorumuz yok ama madem ki belediyenin başısın, bu örgütün de başısın. Bir örgüt var, onun başısın. Sen kurmuşsun, sen yatacaksın' diye icat çıkaranlar: Milletimiz unutmasın. Bir yıl önce bunlar Ekrem İmamoğlu'na '560 milyar dolar' diyorlardı. 560 kuruş bulamadılar. O yüzden bugün televizyonlarda söylenip de Onursal'a sorulamayanlar da bir yıl önce her arkadaşımıza atılıp ispatlanmayan iddianameye bile konulamayanlar da aynı şeylerdir. Bunların hepsi birilerinin önünü kesme, seçimde yenemeyeceklerini yargı eliyle katletme girişimidir.</p> <p>Daha bugün Silivri'de Beşiktaş davasında 10 kişi birden attığı iftiradan vazgeçti. 'Yalan söyledim' dedi. 'Zorla söyledim' dedi. Bugün oradaki hakim bile 'Bunu nasıl yaparsın, bu ifadenle belki birileri tutuklandı' diye kafa tuttu. Görünen o ki o iftiracının çekilmesinden, söylediklerinden o da rahatsız oldu. Yaşanan sürecin tamamı siyasidir. Tamamı kumpastır. Yaşanan sürecin tamamı; Erdoğan'ı iktidarda tutmak, rakiplerini elemek, CHP'nin iktidar yolculuğunu durdurmak içindir. Ama kimse şunu unutmasın: Buradaki yolculuk şahısların değildir. Burada Ekrem'i Cumhurbaşkanı yapmak, bir başkasını bakan yapmak, sonra orayı burayı yandaşlarla donatmak niyetinde olan bir parti değil; 100 yıl önce olduğu gibi bugün de işgali sonlandırmak, zulmü bitirmek, yoksulluğu bitirmek, ülkeyi ayağa kaldırmak isteyen Cumhuriyet Halk Partisi vardır.</p> <p><strong>'Ataşehir'in muhteşem klibini Onursal Adıgüzel'in çıktığı akşam aynı meydanda bir daha çekeceğiz'</strong></p> <p>Bugün buradan, güya geçmişte CHP'li olup sonra parayla satın alınıp yandaş kanallardan her fırsatta arkadaşlarımıza haysiyet cellatlığı, her fırsatta her yalanı yaymaya uğraşanlar; bugün de başka bir iftirayla yalanla, güya benimle sizinle Onursal'ın arasına nifak sokacaklar. Geçenlerde İspanya'ya gittik. Pedro Sanchez'le birlikte dünyanın bütün demokratlarını mücadeleye davet için. O gün vardık, Zülfü Livaneli'nin değerli eşi ameliyat olmuştu. Zor bir ameliyat geçirmişti. Kendisine otele dahi yerleşmeden geçmiş olsun ziyareti için gittik. Yazmışlar 'Yemeğe gittiler bilmem ne.' Geçmiş olsun ziyaretine gittik. Onursal'ın gözaltına alındığını öğrenmekten 14 saat önce. Diyorlar ki 'Efendim Onursal gözaltındaydı, bunlar yemeğe gittiler. Birlikte fotoğraf çektirdiler.' Aha da buradan söylüyorum. Onursal'la aramıza, bizim birbirimizin mücadelesine sahip çıkışımıza yan gözle bakmak, o eksik akılla kılçık atmak, bu hadsizliklerin hiçbirini unutmayacağım. Bu sefer de asla affetmeyeceğim.</p> <p><strong>'Katil Netanyahu'ya 'kahramanım' diyen Trump'ı al başına çal Erdoğan'</strong></p> <p>Hafta sonu herkes sevdikleriyle beraberdi. Ben dostum Pedro Sanchez'le Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva'yla, Alman Sosyal Demokratların Başkanı Lars Klingbeil'le, dünyadaki bütün ilerici güçlerin liderleriyle birlikte İspanya'daydım. Erdoğan da dostu Trump'ın, dostunun dostu senin dostundur, dostu Netanyahu'nun: Tabii Netanyahu ile kayıkçı kavgası yapacak, Trump en yakını olacak, her desteği ondan alacak. Trump Netanyahu'ya 'savaş kahramanım' diyor, 'savaş kahramanım.' O savaşta 71 bin Filistinli bebek öldü, kadın öldü, çocuk öldü. Katil Netanyahu'ya 'kahramanım' diyen Trump'ı al başına çal Erdoğan, al başına çal. Filistinli 71 bin çocuğun, bebeğin, kadının katili İsrailli Netanyahu'ya 'savaş kahramanı' diyen Trump, Erdoğan'a hayırlı olsun. Hayrını görsün, tepe tepe kullansın. İkisinin de miadı doluyor. Herkes tarafını bilecek. Kimse enseyi karartmasın. Kıbrıs seçimleri oldu, dedik ki 'Kıbrıs, Kıbrıslılarındır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kendi kararını verir.' 'Hayır, olmaz' dediler. 'Taraf olacağız' dediler, taraf tuttular. Kıbrıslıya istikamet çizmeye kalktılar, yüzde 65'le cevaplarını aldılar. Brezilya'da rakibini hapse atan Bolsonaro nasıl yenildiyse Ekrem Başkan'ı hapse atanlar da öyle yenilecek. Yetmez. 'Dostum Orban, canım Orban, aman Orban:' Macaristan'ın diktatörüne, hukuk tanımazına, OHAL ilan edip meclisi yok sayanına 'kardeşim' diyen Erdoğan: Ne oldu Orban? Yüzde 65 aşağı. Aynı olacak sonunuz, aynı olacak. Ara seçim talebini, erken seçim talebini, emekliye ara zammı konuştuk. Ama durmadılar, yılmadılar, geldiler CHP'nin evladına saldırdılar. İşte o zaman madem senin hesabın oradaysa, meydan da buradadır. Hodri meydan.</p> <p><strong>'Trump'tan meşruiyet bekleyenler, o çok güvendikleri Trump'ın ne hale geldiğini görecekler'</strong></p> <p>Bu yıl bitmeden Trump da seçime girecek. Şu anki anketlerde yüzde 30'a geriledi. Bin beter olacak ve Trump'tan meşruiyet bekleyenler, o çok güvendikleri Trump'ın ne hale geldiğini görecekler. Bugün bütün dünyada saflar netleşmektedir. Bir tarafta otokratlar, bir tarafta demokratlar durmaktadır. Otokratlar yavaş yavaş ve teker teker yıkılmakta, demokratlar kazanmaktadır. Buradan müjdeleriz ki Türkiye'nin aslan sosyal demokratları kazanacak. Muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, liberal demokratları, sosyalist demokratları, Türkiye'nin bütün demokratları kol kola girecek, omuz omuza verecek ve başımızdaki otokrat artık gidecek. Biz kazanacağız, millet kazanacak. Biliyorsunuz ki bu Trump'ın bir takımı var. 'Trump Team' diyorlar. İçinde türlü türlü manyak var. Bunlardan biri Harold Ham. Ona sordular, 'Türkiye'de olanlara ne diyorsun?' diye. Diyor ki hadsiz 'Üçüncü dünya ülkeleri böyledir. Rakibini hapse tıkarsın, ondan kurtulursun, yoluna bakarsın. Erdoğan da öyle yaptı. Rakibini içeri tıktı, önüne bakıyor.' Bu Trump'ın sol kolu.</p> <p>Trump'ın sağ kolu başımıza bela oldu. Türkiye'ye büyükelçi diye yolladılar; Tom Barrack'ı. Her konuştuğu bir saçmalık, her konuştuğu bir hadsizlik. En son hafta sonu Antalya'da Demokrasi Forumu'nda Atatürk'ün 'Dünyanın en güzel şehri' dediği Antalya'da oturmuş, bacak bacak üstüne atmış, küstah küstah konuşuyor. Diyor ki 'Buralarda:' 'Buralar' dediği Orta Doğu, Türkiye'yi de içine koyuyor. 'Buralarda demokrasi işlemiyor. Buralarda meşrutiyet yönetimi lazım. Yumuşak monarşiler lazım. Biz 'demokrasi' dedik, olmadı. Buralara güçlü liderler, tek adamlar lazım' diyor. Gelmiş Amerika'nın Türkiye'deki temsilcisi, monarşiden, tek adamdan; Türkiye'yi Meclis'e, Cumhuriyet'e taşımış Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün memleketinde monarşiden bahsediyor. Tom Barrack'a şunu söylüyorum. İster Amerika'nın büyükelçisi ol, ne olursan ol. Ben hangi koltukta oturduğumu, biz kimin partisinde ve kimin ülkesinde olduğumuzu biliyoruz. Her seferinde yaptık, yine yapacağız. Senin gibi bütün emperyalistlerin alnını karşılayacağız.</p> <p><strong>'Benim arkamda bu kahraman millet var'</strong></p> <p>Buna bir kelime söylemedikleri için o bir büyüğünü söylüyor. Her dediğine sustukları için bir tane daha söylüyor. Güya bunların verdiği meşruiyetle iktidarda kalacak, Amerika'nın desteğiyle bizi yenecek, arkadaşları hapiste tutacak, iktidarını sürdürecek. Buradan açıkça Erdoğan'a da Tom Barrack'a da Trump'a da Amerika'nın bugünkü yönetimine de meydan okuyoruz. Hepinizi birlikte yeneceğiz. Yedi cihan bir araya geldi, bu milleti yenemedi. Bir kez daha Trump'sa Trump, Barrack'sa Barrack, kim gelirse gelsin hepsini birden tarihe gömeceğiz. Erdoğan, sana soruyorum. Senin arkanda kim var? Trump mı var, Tom Barrack mı var? Bak, benim arkamda kim var? Benim arkamda bu kahraman millet var. Bu vakitten sonra deli Trump'ın küstah elçisi, Türkiye'de istenmeyen kişidir. Gitsin memleketine. Defolsun, gitsin memleketine. Efendim bize diyorlar ki 'Aman ha Amerika Büyükelçisi'ne çok laf etmeyin. Trump'a çok laf etmeyin. Onlar karşımızda olursa kazanamazsınız.' Vallahi onlar karşıdayken, seccadeyi serip altıncı filoya namaz kılanları da gördük. Kusura bakmayın biz onları denize dökenleriz. Bundan sonra Amerika'ya, Trump'a güvenen ve dünyanın diğer diktatörlerine özenenler bir şeyi bilsinler ki alayınızı birden yenmek için sadece bir tek şeye ihtiyaç vardır. Seçimin gelmesine, bu milletin elinden sizi hiçbiri kurtaramaz.</p> <p><strong>'Bir an önce seçim sandığını getirmesi bütün zorlukların çözümüdür' </strong></p> <p>Türkiye bir fetret döneminin içindedir. Bir ara dönemdedir. Bu ülke ne zaman sıkışsa çareyi bulmuştur. Her sıkıştığında sandık bir nefes olmuştur. Erdoğan iki yıl daha bekleyerek Türkiye'yi iki yıl daha borçlandırabilir. İki yıl daha enflasyonu azdırabilir, işsizliği artırabilir. Bunun için bir an önce seçim sandığını getirmesi bütün zorlukların çözümüdür. Bu sandıktan kaçtığı için anayasa zoruyla bir sandığı kurması için ara seçim talebimizi dile getirdik. Sağ olsunlar, 12 muhalefet partisinden eksiksiz, firesiz destek aldık. Şimdi o ara seçim için, buradaki alkış bana değil Türkiye'deki birleşik muhalefetedir. Bunun için içinde olduğumuz, üstünde durduğumuz İstanbul birinci bölgede de Afyon'da da Kastamonu'da da Adıyaman'da da Kırıkkale'de de ve Kocaeli'nde de bir an önce erken seçim, ara seçim sandığını istiyoruz. Bakın yedi bölgenin yedisinde de son seçimde AK Parti birinciyken, bugün birinci bölgede tam 12 puan gerimizdedir. Tam 12 puan. Cesareti varsa kaçmasın, son sözü millet söylesin. Biz onu ara seçim sandığına, sadece 3 yıl önce tamamında birinci olduğu yedi seçim bölgesinde karşımıza çıkmaya, millete sormaya, milletin sesini duymaya davet ediyoruz. Bunun için emekliye, asgari ücretliye ara zam; demokrasiye ara seçim istiyoruz.'</p> <p><strong>(SON)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-atasehirde-ozgur-ozel-emekliye-asgari-ucretliye-ara-zam-demokrasiye-ara-secim-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:12:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-atasehirde-ozgur-ozel-emekliye-asgari-ucretliye-ara-zam-demokrasiye-ara-secim-istiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="17792"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, 23 Nisan kutlamaları kapsamında Meclis bahçesinde açılan şenlik alanında çocuklarla bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tbmm-baskani-kurtulmus-23-nisan-kutlamalari-kapsaminda-meclis-bahcesinde-acilan-senlik-alaninda-cocuklarla-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tbmm-baskani-kurtulmus-23-nisan-kutlamalari-kapsaminda-meclis-bahcesinde-acilan-senlik-alaninda-cocuklarla-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve TBMM'nin açılışının 106. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Meclis yerleşkesinde düzenlenen 'Meclis Bahçesi Çocuk Bahçesi' etkinlik alanını ziyaret etti. Uzay ve havacılık temalarıyla ilgili stantların da açıldığı şenlikte çocuklarla bir araya gelen Kurtulmuş, tüm çocukları TBMM'ye davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) -</strong> TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve TBMM'nin açılışının 106. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Meclis yerleşkesinde düzenlenen 'Meclis Bahçesi Çocuk Bahçesi' etkinlik alanını ziyaret etti. Uzay ve havacılık temalarıyla ilgili stantların da açıldığı şenlikte çocuklarla bir araya gelen Kurtulmuş, tüm çocukları TBMM'ye davet etti.</p> <p>TBMM'nin açılışının 106. yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında TBMM'de 'Meclis Bahçesi Çocuk Bahçesi' konulu etkinlik alanı oluşturuldu. Uzay ve havacılık temalarıyla açılan stantların da olduğu alandaki çadırları tek tek gezen Kurtulmuş çocukların çalışmaları hakkında bilgi aldı, sohbet etti.</p> <p>Stantlarda çocuklara sunulan eğlenceli çalışmaları izleyen Kurtulmuş, emeği geçenleri tebrik ederek, başarılar diledi. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün havalimanı simülatörü ile ARFF havalimanı kurtarma ve yangınla mücadele aracını da inceleyen Kurtulmuş, çalışanları kutladı. </p> <p>Şenlikte, Milli Eğitim Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın yanı sıra Ankara Üniversitesi Çocuk Bilim Merkezi, TUSAŞ, TÜRKSAT, TÜBİTAK, Türkiye Uzay Ajansı, Gökmen Uzay ve Havacılık Merkezi, ASELSAN, Devlet Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu gibi çok sayıda kurum ve kuruluş farklı temalarla stant açtı.</p> <p>Öte yandan, Meclis bahçesinde kurulan Kırgızistan'a ait çadır da ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kırgızistan'ın kültürel değerlerinin tanıtıldığı bu çadırı da ziyaret ederek, Kırgızistan'ın Ankara Büyükelçiliği Elçi-Müsteşarı Aibek Akaev'den bilgi aldı.</p> <p>Numan Kurtulmuş ayrıca, Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile de bir araya geldi.</p> <p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından da yaptığı paylaşımda da 'Uzay ve havacılık temalarının da yer aldığı 'Meclis Bahçesi Çocuk Bahçesi Etkinlikleri' için tüm çocuklarımızı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bekliyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tbmm-baskani-kurtulmus-23-nisan-kutlamalari-kapsaminda-meclis-bahcesinde-acilan-senlik-alaninda-cocuklarla-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:05:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tbmm-baskani-kurtulmus-23-nisan-kutlamalari-kapsaminda-meclis-bahcesinde-acilan-senlik-alaninda-cocuklarla-bir-araya-geldi.jpeg" type="image/jpeg" length="24197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da Uluslararası Kariyer Fuarı 24 Nisan 2026'da gerçekleşecek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/almanyada-uluslararasi-kariyer-fuari-24-nisan-2026da-gerceklesecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/almanyada-uluslararasi-kariyer-fuari-24-nisan-2026da-gerceklesecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın düzenlediği Uluslararası Kariyer Fuarı, 24 Nisan 2026'da çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek. 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz erişilebilecek fuarda yaklaşık 60 uluslararası kuruluş yer alacak. Katılımcılar, kurum temsilcileriyle doğrudan görüşerek kariyer fırsatları hakkında bilgi alabilecek. Etkinlikte ayrıca deneyim paylaşım panelleri de düzenlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br /><strong>Haber: İlhan Baba</strong><br /> <br /><strong> (BERLİN)- </strong>Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın düzenlediği Uluslararası Kariyer Fuarı, 24 Nisan 2026'da çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek. 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz erişilebilecek fuarda yaklaşık 60 uluslararası kuruluş yer alacak. Katılımcılar, kurum temsilcileriyle doğrudan görüşerek kariyer fırsatları hakkında bilgi alabilecek. Etkinlikte ayrıca deneyim paylaşım panelleri de düzenlenecek.<br /><br />Almanya Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Kariyer Fuarı, 24 Nisan 2026 tarihinde yeniden katılımcılarla buluşacak. Tamamen çevrim içi olarak gerçekleştirilecek etkinlik, 10.00 ile 18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.<br /> <br /> Fuarda yaklaşık 60 uluslararası kuruluş yer alacak. Katılımcılar, farklı kurumların temsilcileriyle doğrudan iletişim kurarak kariyer olanakları hakkında bilgi alabilecek, kariyer yolları üzerine sohbet edebilecek ve uluslararası örgütlerde çalışma süreçlerine dair sorularına yanıt bulabilecek.<br /> <br /> Etkinlik kapsamında ayrıca çeşitli panel oturumları düzenlenecek. Bu oturumlarda uluslararası kuruluşlarda görev yapan Alman çalışanlar, kendi deneyimlerini paylaşarak katılımcılara kariyer planlaması konusunda önerilerde bulunacak.<br /> Fuarın amacı, uluslararası organizasyonlarda kariyer yapmak isteyenlere rehberlik etmek ve güncel iş olanakları hakkında bilgi sağlamak olarak açıklandı.Katılım için kayıt yaptırmak isteyenler, <a href='https://meetyoo.live/register/1/Karrieremesse-2026' rel="nofollow">https://meetyoo.live/register/1/Karrieremesse-2026</a> adresi üzerinden ücretsiz olarak başvuru yapabilecek.<br /> <br /> Ayrıca uluslararası kurumlar ve Avrupa kuruluşlarında yıl boyunca açık pozisyonlara erişim sağlanabileceği, güncel iş ilanlarının ise ilgili kurumların resmi internet siteleri ve Impactpool platformu üzerinden takip edilebileceği belirtildi. Platforma <a href='https://internationale-stellen.impactpool.org/' rel="nofollow">https://internationale-stellen.impactpool.org/</a> adresinden ücretsiz üye olunabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/almanyada-uluslararasi-kariyer-fuari-24-nisan-2026da-gerceklesecek</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:57:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/almanyada-uluslararasi-kariyer-fuari-24-nisan-2026da-gerceklesecek.jpg" type="image/jpeg" length="40420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu, ABD Ticaret Odası temsilcileriyle sağlık gündemini görüştü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bakan-memisoglu-abd-ticaret-odasi-temsilcileriyle-saglik-gundemini-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bakan-memisoglu-abd-ticaret-odasi-temsilcileriyle-saglik-gundemini-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Bakanlıkta ABD Ticaret Odası ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek koruyucu sağlık hizmetleri başta olmak üzere sağlık teknolojileri ve yerli inovasyon konularını ele aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Bakanlıkta ABD Ticaret Odası ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek koruyucu sağlık hizmetleri başta olmak üzere sağlık teknolojileri ve yerli inovasyon konularını ele aldı.</p> <p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Bakanlıkta ABD Ticaret Odası ve sektörün önde gelen temsilcileriyle toplantı gerçekleştirdiğini sosyal medya hesabından duyurdu. </p> <p>Memişoğlu, görüşmede koruyucu sağlık hizmetleri gündemi çerçevesinde erken teşhis teknolojileri, ilaç ve tıbbi cihaz alanında yerli inovasyon, yapay zeka tabanlı öngörü modelleri ile dijital sağlık ekosistemi gibi başlıkların masaya yatırıldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Toplantıda sağlık alanındaki teknolojik gelişmelerin insan odaklı biçimde değerlendirilmesi ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesi konuları da ele alındı.</p> <p>Bakan Memişoğlu, geleceğin sağlık vizyonunun, teknolojinin insan odaklı kullanımı ve güçlü iş birlikleriyle inşa edileceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bakan-memisoglu-abd-ticaret-odasi-temsilcileriyle-saglik-gundemini-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:54:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bakan-memisoglu-abd-ticaret-odasi-temsilcileriyle-saglik-gundemini-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="84530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'nin 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingi Ataşehir'de... Özgür Özel'den Adalet Bakanı Gürlek'e: 'Beş gazeteciye aynı anda Onursal hakkında yalan ifadeler yolladınız, kayıtları elimizde']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-atasehirde-ozgur-ozelden-adalet-bakani-gurleke-bes-gazeteciye-ayni-anda-onursal-hakkinda-yalan-ifadeler-yolladiniz-kayitlari-elimizde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-atasehirde-ozgur-ozelden-adalet-bakani-gurleke-bes-gazeteciye-ayni-anda-onursal-hakkinda-yalan-ifadeler-yolladiniz-kayitlari-elimizde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenerek, 'Bir kez daha hatırlatıyoruz: Adalet Bakanlığı bir partinin yargı kolları başkanlığı değildir. Siz Onursal Adıgüzel'in gözaltına alındığını takip eden gece canlı yayınlardaki beş gazeteciye aynı anda Onursal hakkında yalan ifadeler yolladınız, kayıtları elimizde. O gazeteciler o yalan bilgiyi, 'Onursal Adıgüzel'in yedi milyon dolarlık rüşveti kanıtlandı' denen bilgiyi TGRT'de, A Haber'de, orada burada aynı anda nasıl konuştular? Bu bilgi Adalet Bakanlığı'ndan nasıl servis edildi? Bunun da bir gün iddianamesi olacak. Ertesi gün iktidara yakın gazeteler hepsi aynı manşetle nasıl çıktı? Bir gün bunun da iddianamesi olacak' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenerek, 'Bir kez daha hatırlatıyoruz: Adalet Bakanlığı bir partinin yargı kolları başkanlığı değildir. Siz Onursal Adıgüzel'in gözaltına alındığını takip eden gece canlı yayınlardaki beş gazeteciye aynı anda Onursal hakkında yalan ifadeler yolladınız, kayıtları elimizde. O gazeteciler o yalan bilgiyi, 'Onursal Adıgüzel'in yedi milyon dolarlık rüşveti kanıtlandı' denen bilgiyi TGRT'de, A Haber'de, orada burada aynı anda nasıl konuştular? Bu bilgi Adalet Bakanlığı'ndan nasıl servis edildi? Bunun da bir gün iddianamesi olacak. Ertesi gün iktidara yakın gazeteler hepsi aynı manşetle nasıl çıktı? Bir gün bunun da iddianamesi olacak' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 105'incisi, gözaltına alınan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'e destek olmak için Ataşehir Belediyesi önünde yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mitingde yaptığı konuşmada, şunları söyledi:</p> <p>'Biri karşımıza çıkmış. 'Siz bilmezsiniz, ben bilirim' diyor. 'İstanbul'da Ekrem olmaz, kayyum olacak' diyor. 'Vaktiyle Ataşehir'i kendimize ayırdık. Hesap kitap yaptık ama olmadı. Ataşehir Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçti. Adı gibi Atanın ardından gidenleri seçti. Şimdi de elimizden kaçtı' diyor. 'Siz bilemezsiniz' diyor. Bir arkadaşa, bir kardeşe, bir yoldaşa, bir komşuya sahip çıkmak önemli ama daha önemlisi 'Sözü ben söylerim, kararı ben veririm. Benim sözümün üstüne söz olmaz. Ben milletim, halkın iradesiyim' demek ve darbeye geçit vermemek önemli. Bu millet ezelden beri zalime diz çökmedi. Bu millet en karanlık zamanlarda hep bir çıkış yolu buldu. Bu millet ezelden beri hep şöyle söyledi: 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.' Aha da bunu tek başına söyleyebilecek tek meydan, aha da bu meydan: 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım. Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım'. 'Korkuturum, sustururum, sindiririm' diyen, bak bu meydana; sen birazcık daha kudur.</p> <p><strong>'Onursal Adıgüzel Cumhuriyet Halk Partisi'nin öz evladıdır'</strong></p> <p>Onursal Adıgüzel Cumhuriyet Halk Partisi'nin öz evladıdır. Baba ocağına doğmuş, 18 yaşından önce partide büyümüş, gençlik kollarına kaydolmuş, o gün bugün Ataşehir'de siyaset yapmış partimizin bir neferidir. Gencecik yaşında 2015 yılında ön seçime girmiş, gençlerin desteğiyle, sizlerin desteğiyle ön seçimde milletvekili adayı olmuş, üç dönem Meclis'te birlikte çalıştığımız, genel başkan yardımcılığı yapmış, partinin her noktasında katkı sağlamış, mücadele etmiş, belediye başkan adayı olduğunda ilçede büyük bir heyecan, sonrasında beğeni uyandırmış, Ataşehir'de bütün imkânsızlıklara rağmen hem belediyecilikte önemli işler yapan topluma önderlik eden, sokaktan ayrılmayan, yanınızdan ayrılmayan bir belediye başkanı olarak gönlünüze taht kurmuş bir kardeşimiz. İki yıldır Ataşehir'de gece gündüz çalışıyor. Ve şimdi 19 Mart darbecilerinin Anadolu yakasındaki yeni hedefi Onursal Adıgüzel.</p> <p>Emniyet Müdürlüğü'nde sorulan sorular, verilen cevaplar avukatları tarafından alındı. Buradan ilan ediyorum: Onursal Adıgüzel'e ne bir baz kaydı, ki olsa ne yazar, İstanbul'da herkesin her yerde baz verdiğini ispatladı avukatlar ama ne bir baz kaydı, ne teknik takip, ne dinleme, ne 'Onursal Adıgüzel şunu yaptı, şunu aldı, şunu sattı' diye bir söz. Hiçbir şey yok. Öyle olunca soru soramayacak durumdalar Onursal'a. Diyorlar ki, 'bir suç örgütü var. Başında Onursal Adıgüzel var. O yüzden onunla bir bağlantı, bir ilinti, bir isnat, bir şüphe bulamayacağım. Onun için bu işi örgüt diye tanımlayacağım ve Onursal'ı ne varsa ne yoksa her şeyden sorumlu tutacağım.' İşte bu durum suçüstü hâlidir. Bu durum, kendisinde hiçbir suç olmayan, işi gücü çalışmak olan, kendisine savcının iddia edecek kibrit çöpü kadar bir şey bulamadığı birisini, sırf 19 Mart darbesi devam etsin diye, sırf Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yolculuğu dursun diye, sırf Cumhuriyet Halk Partisi'ne iktidar yolunda çelme çakılsın diye yapılan bir kumpasın Ataşehir kısmıyla karşı karşıyayız. Buradan büyük özgüvenle, partinin genel başkanı, Onursal'ın ağabeyi ve yol arkadaşı olarak söylüyorum ki Onursal Adıgüzel masumdur. Bu iftiranın hesabı eninde sonunda sorulacaktır.</p> <p><strong>'23 yıllık iktidarın sonunda bu yolu açıp da giderse, birileri bu yoldan kim geçer, geriye kim kalır, hesap edemezsiniz'</strong></p> <p>Böyle bir kumpasla onu kızından, eşinden, annesinden, babasından ve ailesinden, çok sevdiği Ataşehir'den koparmaya çalışanlara, yarın buna niyet edeceklere söylüyorum: Aklınızı başınıza alın. Yarın keser döner, sap döner. Yarın seçim olur, iktidar değişir. Bu açtığınız yolda bir savcı bulan, bir meczup iftiracı bulan, elinde kanıtı olmayan ama açtığınız yoldan yürümeye kalkan biri çıktığında, geriye dönük dışarıda ne bir AK Partili belediye başkanı kalır, ne bir AK Partili belediye meclis üyesi kalır, ne bir AK Partili siyasetçi kalır. Herkes nasıl bir yol açtığını, sırf seçim kazanamayacağı için nelere tenezzül edildiğini görsün.</p> <p>AK Parti'de kaldıysa makul insanlara sesleniyorum. Olanı biteni görüyorsunuz. Silivri'deki yalanı dolanı artık kimse örtemiyor. Onursal'a bir tek suçlama yok ama 'örgüt üyesi, örgüt kurdun sen' deyip belediyenin şemasından örgüt şeması çıkarıyorlar. Yarın bunu Konya'ya yaparlar, yarın bunu Kayseri'ye yaparlar, yarın bunu geçmişe dönük yaparlar. Buradan bir kez daha ifade ediyorum ki yapılan iş yanlıştır. Yapılan iş haksızlıktır. Kötü örnektir ve çok kötü bir yolu açmaktır. 23 yıllık iktidarın sonunda bu yolu açıp da giderse, birileri bu yoldan kim geçer, geriye kim kalır, hesap edemezsiniz. Onun için aklınızı başınıza toplayın. Kul hakkına girmeyin. Arkadaşlarımıza haksızlığın arkasında değil, karşısında durun. Bu meydandan kötülük çıkmaz.</p> <p>Duygu Adıgüzel, sizin evladınız, onun evladı Algı. Dokuz yıl önce bir pazartesi akşamı doğdu. Salı günü grup toplantısı vardı. Ben grup toplantısını açarken aramızdaki örgütleri saydım, saydım, saydım. Bir de dedim, dün gece aramıza Algı Adıgüzel katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi daha da güçlendi, güzelleşti dedim. O Algı'yı babasından ayırmaya çalışıyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Cumhuriyet Halk Partisi kusuru, hatası, yanlışı olanların partisi değil. Öyle olduğunda hızla yolları ayırırız. Hayrül beşer, insan şaşar ama bunu taşımayız. Ama bunu böyle bilip de Cumhuriyet Halk Partililere iftirayla, hakaretle onları geride bırakmaya, onları yalnız bıraktırmaya, onları sanki bir suçu işlemediği hâlde işlemiş gibi göstermeye çalışanlara karşı da bir tek Cumhuriyet Halk Partili'yi geride bırakmadık, bırakmıyoruz, bırakmayacağız. Onursal Adıgüzel'i örgüt kurmakla suçluyorlar ama başka hiçbir şey bulup sormuyorlar. Onursal Adıgüzel çocuk yaştan beri partiyi örgütleyen, sevgiyi örgütleyen, hizmeti örgütleyen, mücadeleyi örgütleyen bir arkadaşımızdır. Buradan Erdoğan'a söylüyorum: Onursal hangi örgütü kurduysa o örgüte beni de yazın, bizi de yazın.</p> <p><strong>'Onursal Adıgüzel'in evine gidildiğinde hiçbir şey bulunmadı'</strong></p> <p>Göreve geldiklerinde, geldiği gün şafak operasyonları bitti, olmayacak diyenlere sesleniyorum. İçişleri Bakanı'na sesleniyorum: Onursal Adıgüzel'in evine gece 1'de gidildi. Onursal Adıgüzel'in evi gece 1'de arandı. CMK 118 diyor ki konutta ve iş yerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Bugün Onursal Adıgüzel'in evine gidildiğinde hiçbir şey bulunmadı. Ama o gün yapılan işlem tamamen hukuka aykırıdır, tamamen hukukun ayaklar altına alınmasıdır.</p> <p>İçişleri Bakanı'na sesleniyorum: Diyorsunuz ki; '591 AK Partili'ye, 321 Cumhuriyet Halk Partili belediyeye soruşturma izni verdik, taraf tutmuyoruz.' Buradan soruyorum: Peki 591 AK Partili'den hangisinin evine gece 1'de, sabah 6'da gittiniz? Hangi AK Partili'yi polisle, jandarmayla evden aldınız? Hangi AK Partili'yi nezarete koydunuz? Hangisini savcıya çıkarıp hakkında tutuklama kararı verdiniz? İddia Cumhuriyet Halk Partililerin iki katı kadar, iddiaların ciddiyeti CHP'ye söylenenlerin iki katı kadar ama yapılan işlem yüzde 1'i bile değil.</p> <p>Bizim arkadaşlarımıza işlemediği suçtan, gizli tanıkla ya da iftiracıyla bir şey söyleyip tek bir kanıt bulamayanlar, İBB'nin AK Parti döneminden 52 iddiayı 'verin biz inceleyeceğiz' deyip delillerin üstüne oturanlardır. Ankara Büyükşehir'deki 90'dan fazla Melih Gökçek dosyasını alıp karartanlardır.</p> <p><strong>'Bu alçaklığın fitil fitil burnunuzdan getireceğim, söz veriyorum'</strong></p> <p>Bu memlekette Ankara'yı parsel parsel sattığını partisini kuranlar, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare kurulu üyeleri söylerken, AK Parti'nin aksaçlılar divanında oturanlar söylerken, Melih Gökçek belediyenin makam arabasını zimmetine geçiren, belediyenin konutunu vermemek için yıllarca direnen, hiçbir kuruşun hesabını vermeyenler orada dururken tertemiz, bir soru, bir şüphe bile söyleyemedikleri gencecik arkadaşlarımıza bunları yapanlara bir kez daha hatırlatıyoruz: Adalet Bakanlığı bir partinin yargı kolları başkanlığı değildir.</p> <p>Siz Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasını takip eden gece, beş gazeteciye, canlı yayınlardaki beş gazeteciye aynı anda Onursal hakkında yalan ifadeler yolladınız, kayıtları elimizde. Eninde sonunda o gazeteciler o yalan bilgiyi, 'Onursal Adıgüzel'in 7 milyon dolarlık rüşveti kanıtlandı' denen bilgiyi TGRT'de, A Haber'de, orada burada aynı anda nasıl konuştular? Bu bilgi Adalet Bakanlığı'ndan nasıl servis edildi? Bunun da bir gün iddianamesi olacak. Ertesi gün iktidara yakın gazeteler hepsi aynı manşetle nasıl çıktı? Bir gün bunun da iddianamesi olacak. Haysiyet cellatlarına, vicdansızlara, iftiraları eş zamanlı yazdıranlara meydan okuyorum. Gün gelecek bunu teker teker hesabını verecek. Bu alçaklığın fitil fitil burnunuzdan getireceğim, söz veriyorum.</p> <p>Ve buradan bir kez daha söylüyorum: Bu kadar haksızlığın, bu kadar edepsizliğin bir sınırı olur. Eğer eline gelen, Adalet Bakanlığı'ndan gelen WhatsApp'ı doğruymuş gibi televizyondan anlatanlara, gazetelere basanlara; ama bugün sorguda bir kelimesi bile doğru çıkmayanlara sesleniyorum: Bu iftiranın, bu kumpasın parçası olmayın. Birazcık vicdanınız olsun diye sesleniyorum.</p> <p><strong>'Eninde sonunda hak yerini bulacak. Halk da, Allah da sizden hesap soracak'</strong></p> <p>Burada Onursal Adıgüzel'in annesi burada. Onursal Adıgüzel'in babası burada. Efendim, babasına camide 'Senin oğlanda şöyle böyle' diyenlere üzülüyormuş beyefendi. Şimdi söylüyorum: Ekrem Başkan'ın babasına bütün yaz boyunca 'Senin oğlun hırsız, bahçende kasa arayacağız' deyip huzur vermeyenler, kuyulara balık adam indirenler, kendi yaptıkları işi bizde de olacak sanıp köstebek gibi delik delik para arayanlara; Onursal Adıgüzel gibi tertemiz bir çocuğun annesine, babasına bunları yaşatanlara söylüyorum: Bizi yıldıramazsınız, bizi ezemezsiniz.</p> <p>Karıncanın kardeşi var, o da bütün cumhuriyetçilerdir, bütün demokratlardır, bütün Ataşehir'dir. Yargı kollarına sesleniyorum. İstanbul'da haysiyet cellatlığı, adalet katilliği yapıp da sürü halinde Adalet Bakanlığı'na göçen, oraya çöken akbabalara sesleniyorum: Eninde sonunda hak yerini bulacak. Halk da, Allah da sizden hesap soracak.'</p> <p><strong>(SÜRECEK)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-atasehirde-ozgur-ozelden-adalet-bakani-gurleke-bes-gazeteciye-ayni-anda-onursal-hakkinda-yalan-ifadeler-yolladiniz-kayitlari-elimizde</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:38:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpnin-millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-atasehirde-ozgur-ozelden-adalet-bakani-gurleke-bes-gazeteciye-ayni-anda-onursal-hakkinda-yalan-ifadeler-yolladiniz-kayitlari-elimizde.jpg" type="image/jpeg" length="19202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Yeni Zelanda Genel Valisi Kiro, 20-26 Nisan'da Türkiye'yi ziyaret edecek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iletisim-baskani-duran-yeni-zelanda-genel-valisi-kiro-20-26-nisanda-turkiyeyi-ziyaret-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iletisim-baskani-duran-yeni-zelanda-genel-valisi-kiro-20-26-nisanda-turkiyeyi-ziyaret-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Yeni Zelanda Genel Valisi Dame Cindy Kiro'nun Çanakkale Kara Muharebelerinin 111. yıl dönümü ve ANZAK Günü Anma Törenleri kapsamında 20-26 Nisan 2026 tarihlerinde Türkiye'yi ziyaret edeceğini açıkladı. Duran, Kiro'nun yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin planlandığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Yeni Zelanda Genel Valisi Dame Cindy Kiro'nun Çanakkale Kara Muharebelerinin 111. yıl dönümü ve ANZAK Günü Anma Törenleri kapsamında 20-26 Nisan 2026 tarihlerinde Türkiye'yi ziyaret edeceğini açıkladı. Duran, Kiro'nun yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin planlandığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Yeni Zelanda Genel Valisi Dame Cindy Kiro'nun anma programları dolayısıyla Türkiye'ye geldiğini belirtti. Duran, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Yeni Zelanda Genel Valisi Dame Cindy Kiro, Çanakkale Kara Muharebelerinin 111. Yıl Dönümü ve ANZAK Günü Anma Törenleri münasebetiyle 20-26 Nisan 2026 tarihlerinde ülkemizi ziyaret etmektedir. Konuk Valinin ziyareti çerçevesinde 21 Nisan 2026 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmeleri planlanmaktadır. Görüşmede, Türkiye ve Yeni Zelanda arasında tarihî dostluğa dayanan ilişkilerin daha da geliştirilmesine yönelik adımlar ele alınacaktır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iletisim-baskani-duran-yeni-zelanda-genel-valisi-kiro-20-26-nisanda-turkiyeyi-ziyaret-edecek</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:28:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/iletisim-baskani-duran-yeni-zelanda-genel-valisi-kiro-20-26-nisanda-turkiyeyi-ziyaret-edecek.jpeg" type="image/jpeg" length="93821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muhammed Furkan Özbek, Avrupa şampiyonu oldu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/muhammed-furkan-ozbek-avrupa-sampiyonu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/muhammed-furkan-ozbek-avrupa-sampiyonu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gürcistan'ın başkenti Batum'da devam eden Avrupa Halter Şampiyonası'nın ikinci gününde Türk halterciler, iki altın, bir gümüş, üç bronz madalya kazandı. 65 kilogram kategorisinde Türkiye'yi temsil eden Muhammed Furkan Özbek, silkmede 180 kilogram kaldırarak Avrupa rekoru kırarken, iki altın ve bir gümüş madalya kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Gürcistan'ın başkenti Batum'da devam eden Avrupa Halter Şampiyonası'nın ikinci gününde Türk halterciler, iki altın, bir gümüş, üç bronz madalya kazandı. 65 kilogram kategorisinde Türkiye'yi temsil eden Muhammed Furkan Özbek, silkmede 180 kilogram kaldırarak Avrupa rekoru kırarken, iki altın ve bir gümüş madalya kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Gürcistan'ın başkenti Batum'da devam eden Avrupa Halter Şampiyonası'nın ikinci gününde erkekler 60 ve 65 kilogram kategorilerinde madalyalar sahiplerini buldu. 60 kilogram kategorisinde Yiğit Erdoğan, koparmada 121, silkmede 148 kilogram kaldırarak her iki kategoride de Avrupa 4'üncüsü oldu. Erdoğan, toplamda 269 kilogram kaldırarak bronz madalyanın sahibi oldu. Erdoğan'ın 269 kilogramlık derecesi Avrupa gençler rekoru olarak kayıtlara geçti. Aynı kategoride Türkiye'yi temsil eden Burak Aykun ise koparmada 119 kilogram kaldırarak Avrupa 7'incisi, silkmede 147 kilogram kaldırarak Avrupa 5'incisi, toplamda ise 266 kilogram ile Avrupa 5'incisi oldu.</p> <p>65 kilogram kategorisinde yarışan Muhammed Furkan Özbek, koparmada 143 kilogram kaldırarak Avrupa 2'ncisi olurken, silkmede 180 kilogram ile Avrupa rekoru kırarak Avrupa 1'incisi, toplamda ise 323 kilogram ile yine Avrupa 1'incisi olmayı başardı. Aynı kategoride yarışan Ferdi Hardal ise koparmada 135 kilogram ile bronz madalyanın sahibi oldu. Hardal, silkmede 158 kilogram ile Avrupa 4'üncüsü, toplamda ise 293 kilogram ile Avrupa üçüncüsü oldu.</p> <p>Şampiyonanın ikinci gününde milli halterciler iki altın, bir gümüş ve üç bronz madalya kazandı. Şampiyonanın ilk gününde kadınlar 48 kilogram kategorisinde Gamze Altun bir gümüş madalya, kadınlar 53 kilogram kategorisinde ise Cansel Özkan üç bronz madalyanın sahibi olmuştu.</p> <p>Batum'da devam eden Şampiyona'nın ikinci gününde Türkiye, iki altın, iki gümüş ve altı bronz madalya ile madalya sıralamasında Bulgaristan, Ukrayna ve İtalya'nın ardından dördüncü sırada bulunuyor.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/muhammed-furkan-ozbek-avrupa-sampiyonu-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:27:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/muhammed-furkan-ozbek-avrupa-sampiyonu-oldu.png" type="image/jpeg" length="73552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Onursal Adıgüzel'den Ataşehir mitingine mesaj: Bu operasyonun hedefi 31 Mart'ta sandıkta verilen karardır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/onursal-adiguzelden-atasehir-mitingine-mesaj-bu-operasyonun-hedefi-31-martta-sandikta-verilen-karardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/onursal-adiguzelden-atasehir-mitingine-mesaj-bu-operasyonun-hedefi-31-martta-sandikta-verilen-karardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gözaltına alınan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, CHP'nin Ataşehir mitingine gönderdiği mesajında, 'Bu operasyonun hedefi Onursal Adıgüzel değildir, çalışma arkadaşlarımız değildir. Hedef, 31 Mart'ta sandıkta verdiğiniz karardır. Hedef, sizin iradenizdir.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Gözaltına alınan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, CHP'nin Ataşehir mitingine gönderdiği mesajında, 'Bu operasyonun hedefi Onursal Adıgüzel değildir, çalışma arkadaşlarımız değildir. Hedef, 31 Mart'ta sandıkta verdiğiniz karardır. Hedef, sizin iradenizdir.' dedi.</p> <p>CHP, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasını protesto etmek için ilçede miting düzenledi. Adıgüzel, mitinge gönderdiği mesajında şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Merhaba Ataşehir, merhaba kıymetli komşularım, merhaba sevgili yol arkadaşlarım. 3 gündür burada bulunarak 31 Mart 2024'te bizlere emanet ettiğiniz belediyemize binler olup sahip çıkıyorsunuz. Ben 3 gündür sizinle değilim. Çünkü, Cuma gecesi evimden aldılar beni. Gece yarısı. Eşimin yanından. Biliyor musunuz ne hissettim? Hisettiğim ne öfke değil. Bir senedir şafak operasyonlarıyla hayatımıza yerleştirmek istedikleri ama bize hiç uğramayan korku da değil. Sade ve sadece utançtır. O da, bize bunu yaşatanlar adına hissettiğim utanç! Sevgili Ataşehirliler, ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz ki; Bu operasyonun hedefi Onursal Adıgüzel değildir, çalışma arkadaşlarımız değildir. Hedef, 31 Mart'ta sandıkta verdiğiniz karardır. Hedef, sizin iradenizdir. Hedef, birlikte bu ilçede yürüttüğümüz dürüst siyaset anlayışı ile sizlerle kurduğum bağdır. Cuma Halkın teveccühü ve iradesi ile teslim aldığımız bu kutsal göreve devam ettiğimiz iki yıl boyunca, kamucu belediyecilik anlayışı ile yaptığımız hizmetleri sizlere anlatıyordum ben. Ama merak etmeyin yine anlatacağım, yine anlatacağım!</p> <p><strong>'Ataşehir için yine çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz'</strong></p> <p>Biz Şeffaf olduk. Hesap verdik. Her ihaleyi açık yaptık. Her kuruşun hesabını verdik. Kimseyi ayırmadık. Ataşehir'in her mahallesine, her sokağına eşit hizmet götürdük. 'Bu kentin kaynakları, bu kentin insanlarına aittir' dedik. Ve bunu sadece söylemedik, hayata da geçirdik. Beni gece yarısı evimden alabilirler, bir demir parmaklık arkasında bekletebilirler. Ama bu şehrin vicdanını teslim alamazlar. Ataşehir halkının iradesini asla tutsak edemezler. Asla! Başım dik. Alnım ak. Vicdanım rahat! Kıymetli komşularım, yol arkadaşlarım. Yıllardır memleket mücadelesinin içindeyim. Bu mücadeleye 18 yaşında bu ilçede başladım. Üç dönem bu milletin milletvekilliği görevini yürüttüm. Partimde görevler aldım, son 10 yıldır kızımın büyümesini göremeden milletimin yanında oldum. Her adımda, aldığım her görevde ve kademede tek bir şeyi öğrendim: Bu millet hakkını sonunda mutlaka alır. Her zaman almıştır. Bu sefer de alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Hayatım boyunca kimsenin hakkını yemedim. Kızımın boğazından bir gün bile haram lokma geçirmedim. Bunu Ataşehir bilir. Bizi tanıyan bilir. Bu kentin tek kuruşuna dahi göz dikenler bizim kapımızdan geçemedi, masamıza oturamadı. Bunu Ataşehir bilir, bizi tanıyan herkes bilir. Devlet memuru bir ailenin evladı olarak doğdum, yetiştim. Devletine hizmet eden bir Onursal Adıgüzel olarak yaşadım, yine devlet memuru olan eşimle birlikte evladımı böyle büyüttüm. Bu benim onur madalyamdır, hakikatimdir, haysiyetimdir. Sevgili dostlarım, bizleri yıldıramazlar. Çünkü karşılarında siz varsınız. Bu memlekette demokrasinin peşinden giden milyonlar ve sandık iradesi var. Ne yaşarsak yaşayalım aramızdaki bağı kimse koparamaz. Hepimizi alsalar ne olur? Bu şehrin sesi susmaz. Bu milletin gönlündeki adalet terazisi şaşmaz. Ben iyiyim. Başım dik, yüreğim sizinle. Biz size emanetiz. Çok yakında, kaldığımız yerden, Ataşehir için yine çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/onursal-adiguzelden-atasehir-mitingine-mesaj-bu-operasyonun-hedefi-31-martta-sandikta-verilen-karardir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:23:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/onursal-adiguzelden-atasehir-mitingine-mesaj-bu-operasyonun-hedefi-31-martta-sandikta-verilen-karardir.jpg" type="image/jpeg" length="44217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-okullarimizin-guvenligi-meselesi-onceliklerimizin-en-basindadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-okullarimizin-guvenligi-meselesi-onceliklerimizin-en-basindadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı, yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul-kolluk iş birliğinin artırılması ve yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza gerekli talimatları verdim.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı, yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul-kolluk iş birliğinin artırılması ve yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza gerekli talimatları verdim.' dedi.</p> <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan okul saldırılarına ilişkin şunları söyledi:</p> <p>'Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böyle gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi toplumda infial uyandırmayı; endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz ve kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle, isteyerek ya da bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir.</p> <p>Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan, 'olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar' diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana, hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor. Fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk olarak Ramazan etkinliklerini iptal etmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra, infiale kapılmadan, sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah'a hamd olsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum.</p> <p><strong>'Siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi hedefliyoruz'</strong></p> <p>Aziz milletim, kıymetli basın mensupları; şurası bir hakikat ki şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal iş birliğine uzanan geniş bir yelpazede bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak, tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi gibi pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek, tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunmaktadır. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız: Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken, evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla kurduğu ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman, maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha azdır.</p> <p>Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini ifsat ettiği, sosyal medya platformlarının adeta bir kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücü de eklendiğinde karşımıza son derece karmaşık bir tablo çıkıyor. Şunun bilinmesini isterim: Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı, yapay zekâdan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul-kolluk iş birliğinin artırılması ve yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza gerekli talimatları verdim.</p> <p><strong>'Birey, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Aziz milletim, kıymetli basın mensupları; burada özellikle aileye dikkat çekmek istiyorum. Aile, kişinin ilkokuludur. Eğitim ailede başlar. Sosyalleşme ailede başlar. Adabımuaşeret kuralları ailede öğrenilir. Birey, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile, kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısıdır. Ahlakın, şefkatin, merhametin öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır 'güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum' dememizin sebebi budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul-aile rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, her zaman etkin şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için 2 yıl önce başlattığımız veli randevu sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu ve değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz.</p> <p><strong>'S</strong><strong>o</strong><strong>n yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı'</strong></p> <p>Aziz kardeşlerim, şiddetin tırmanmasında bir diğer etken, çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi, gençlerimizin gerçeklikle bağını zedelemektedir. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi ve saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi, çocuklarımız için taklit riskini büyütmektedir. Bakınız, biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten, iyiliksever ve hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil, her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkâr davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız, ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı.</p> <p>Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz, en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça, birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. 'Özgürlük' kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi ve toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesinde özgürlük varsa, diğerinde sorumluluk vardır. Mesele, bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz. Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız.</p> <p><strong>'Reyting kaygısı, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz'</strong></p> <p>Değerli arkadaşlar, burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum: Reyting kaygısı, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlar yerine; aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti ve şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz, yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız, bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla, özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız.</p> <p>Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade, yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken, bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz. Şu bir gerçek ki dijital dünyada bir içerik, birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabiliyor. Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanılması gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama, kimlik temelli denetim ve VPN ile aşma girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden, 15 yaş altı çocukların sosyal ağı kullanımını sınırlayan düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğun doldurulacağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz.</p> <p><strong>'Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız'</strong></p> <p>Bir diğer konu ateşli silahlar meselesidir. Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine, özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var: Onları vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış ve güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, gözleri ışıl ışıl umutla parlayan çocuklarımız için bu sorunu büyümeden çözüme kavuşturacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah'tan sabır ve başsağlığı diliyorum.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-okullarimizin-guvenligi-meselesi-onceliklerimizin-en-basindadir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:20:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cumhurbaskani-erdogan-okullarimizin-guvenligi-meselesi-onceliklerimizin-en-basindadir.jpg" type="image/jpeg" length="39179"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['İBB Davası'nda 24. gün sona erdi... Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu: '26 yılımı verdiğim kamu görevim ve görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-24-gun-sona-erdi-bogazici-imar-muduru-elcin-karaoglu-26-yilimi-verdigim-kamu-gorevim-ve-gorev-aldigim-belediye-teskilatlari-midir-suc-orgutu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-24-gun-sona-erdi-bogazici-imar-muduru-elcin-karaoglu-26-yilimi-verdigim-kamu-gorevim-ve-gorev-aldigim-belediye-teskilatlari-midir-suc-orgutu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 24. günü, savunmalarla devam etti. Bugün savunma yapan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, 'Ben hiçbir zaman bir örgüte üye olmadım ve kimseden talimat almadım; talimatı sadece yasadan ve mevzuattan aldım. Burada 'örgüt' denilen yapılanmanın ne olduğunu da anlamış değilim. 26 yılımı verdiğim kamu görevim ve görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? İBB bünyesindeki yüzlerce müdür, yönetici ve on binlerce personel midir bu örgüt? Örgüt üyeliği iddiası tamamıyla uydurmadır. İddianamedeki kurgu dışında; maddi gerçeğe dayanan hiçbir delil, tespit veya illiyet bağı söz konusu değildir. Ben Karadenizliyim; 'örgüt' kelimesi bile tüylerimi diken diken etmeye yeter. Bu lafzın adımla yan yana gelmesi benim için zuldür. Bir kamu kurumu bürokrasisi ve hiyerarşisi içerisinde yürütülen işler ile ast-üst ilişkileri, bir örgüt ilişkisi olarak ortaya konamaz. Örgüt faaliyeti olarak kabul edilemez' dedi. Duruşma, yarın devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 24. günü, savunmalarla devam etti. Bugün savunma yapan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, 'Ben hiçbir zaman bir örgüte üye olmadım ve kimseden talimat almadım; talimatı sadece yasadan ve mevzuattan aldım. Burada 'örgüt' denilen yapılanmanın ne olduğunu da anlamış değilim. 26 yılımı verdiğim kamu görevim ve görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? İBB bünyesindeki yüzlerce müdür, yönetici ve on binlerce personel midir bu örgüt? Örgüt üyeliği iddiası tamamıyla uydurmadır. İddianamedeki kurgu dışında; maddi gerçeğe dayanan hiçbir delil, tespit veya illiyet bağı söz konusu değildir. Ben Karadenizliyim; 'örgüt' kelimesi bile tüylerimi diken diken etmeye yeter. Bu lafzın adımla yan yana gelmesi benim için zuldür. Bir kamu kurumu bürokrasisi ve hiyerarşisi içerisinde yürütülen işler ile ast-üst ilişkileri, bir örgüt ilişkisi olarak ortaya konamaz. Örgüt faaliyeti olarak kabul edilemez' dedi. Duruşma, yarın devam edecek.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 24. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam etti.</p> <p>Beyoğlu Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92'si tutuklu 414'e çıktı.</p> <p>Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu isimler katıldı.</p> <p><strong>'Hakkımdaki suçlamanın ne olduğunu tam olarak anlayamadım, eyleme konu edilen yerlere ait imar işlem dosyalarının da CD'de yer almadığını gördüm'</strong></p> <p>Geçen hafta savunmasını tamamlayan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz'ün çapraz sorgusu ve avukat savunmalarının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun savunması dinlendi. Karaoğlu, savunmasında şunları söyledi:</p> <p>'Peşinen söyleyeyim; hakkımdaki suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bana isnat edilen suçların hiçbirini işlemedim, yasa dışı hiçbir işin içinde bulunmadım. Hayata bakışım gereği, bir kamu görevlisi olarak adımla asla yan yana gelmemesi gereken, son derece ağır ve tahkir edici suçlamalarla karşı karşıyayım. Bu nedenle bugün burada, hem şahsiyetimi ve onurumu hem de mesleki namusumu savunmak için bulunuyorum.</p> <p>Öncelikle şunu belirtmek isterim: Hakkımdaki iddianame bana bir CD içinde teslim edildi. İddianamenin ekleri de aynı CD'nin içindeydi. Cezaevinin kısıtlı koşullarında, sadece bilgisayar odasında ve sınırlı günlerde bu dosyayı inceleyebildim. Fiziki bir dosya elimde olmadığı için inceleme yapmak benim açımdan oldukça zor oldu. Üstelik şunu da fark ettim: Hakkımdaki suçlamanın ne olduğunu tam olarak anlayamadığım gibi, eyleme konu edilen yerlere ait imar işlem dosyalarının da CD'de yer almadığını gördüm. Bu nedenle hem ben hem de avukatlarım mahkemenizden bu dosyaların getirilmesini talep ettik. Ancak anladığım kadarıyla bu belgeler henüz dosyaya kazandırılmadı. Savunmama başlamadan önce bu eksikliği özellikle ifade etmek istedim.</p> <p>Ben yaklaşık 50 yıl önce Rize'nin Ardeşen ilçesinde doğdum. Küçük yaşlardan sonra ailemle birlikte İstanbul'a taşındık. Lise eğitimimi Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nde tamamladım. Ardından İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldum. Mezuniyetimden sonra kısa bir süre özel sektörde çalıştım.</p> <p>1999 yılında, kamuya merkezi sınav sistemiyle personel alımı gündeme geldi. O dönemki adıyla Devlet Memurluğu Sınavı'na (DMS) girdim. Eğitim hayatım boyunca devletin imkanlarından faydalanmış bir kişi olarak, devlete hizmet etmeyi bir sorumluluk olarak gördüğüm için bu sınava katıldım. Sınavı kazandım ve 2000 yılında Esenler Belediyesi'nde göreve başladım.</p> <p>Esenler Belediyesi'nde yaklaşık 6 yıl görev yaptım. Ancak 2006 yılına doğru, tamamen yasal ve doğru bir işlem yapmama rağmen bir haksızlıkla karşılaştım. Yaptığım bir işlem nedeniyle görevimden alındım ve APK Müdürlüğü'ne gönderildim. Açıkçası o birimin ne iş yaptığını da bilmiyordum; yeni bir memurdum. Başta önemli bir birim olduğunu düşündüm. Ancak oraya gittiğimde 10-12 metrekarelik bir odada sadece bir müdürle karşılaştım. Ortada ne dosya vardı ne de yapılan bir iş.</p> <p>Müdürle bir süre sonra konuştuğumuzda bana şunu söyledi: 'Ben 5 yıl önce Fen İşleri Müdürüydüm. Benden yapılmaması gereken bir iş istediler, ben yapmadım. Bu yüzden 5 yıldır burada tek başıma oturuyorum. Şimdi sen de geldin. Burada iş yapılmaz, bizden de bir iş yapmamız beklenmez.'</p> <p>Bunu duyunca çok şaşırdım ve üzüldüm. Ertesi gün belediye başkanıyla görüşmek istedim ama görüştürülmedim. Teknik Başkan Yardımcısı'yla görüşmek istedim, yine engellendim. Bunun üzerine kapıyı çalıp doğrudan içeri girdim ve kendisine şunu sordum: 'Beni neden APK Müdürlüğü'ne gönderdiniz? Orada hiçbir iş yok. Benim suçum ne? Eğer bir suçum varsa soruşturma açarsınız, ben de hesabını veririm. Veremeyeceğim bir hesabım yok.'</p> <p>Kararlı olduğumu görünce bana şu cevabı verdi: 'Sen bir işlem yapmışsın. O işlemin muhatabı olan kişi partiden önemli biri. Başkan da bu nedenle böyle takdir etti.'</p> <p>Ben de kendisine şunu söyledim: 'Yaptığım işlem doğru ve yasal bir işlemdi. Yasaya aykırı mı davranmalıydım?' Aldığım cevap yine aynıydı: 'Başkan böyle takdir etti.'</p> <p>Bunun üzerine oradan çıktım ve kendi kendime şunu söyledim: 'Esenler sayfası benim için kapanmıştır.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Özellikle böylesine asılsız suçlamalar ve iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğü sürecinde, ihmalim ya da suistimalim olduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır'</strong></p> <p>Ben siyasetçi değilim; kamu görevlisiyim. Yani 26 yıl alnımın akıyla görev yapmış bir kamu görevlisiyim. Bu süreçte, memuriyetin doğası gereği çok sayıda inceleme yaşadık. Bunların büyük bir kısmı mutat ve rutin süreçlerdir; araştırma, ön inceleme, Sayıştay incelemeleri, soruşturma ve kovuşturmalar: Tüm bunlar başımızdan geçti. Ancak çok şükür, alnımıza leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Özellikle idari ve teknik anlamda uzun süre yöneticilik yapmış bir kamu görevlisi olarak, böyle bir durumla karşılaşmadım.</p> <p>Özellikle böylesine asılsız suçlamalar ve iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğü sürecinde, ihmalim ya da suistimalim olduğuna dair — bırakın daha ağır suçları — herhangi bir tespit de bulunmamaktadır, Sayın Başkan. Görevimi yerine getirirken birçok baskıyla karşı karşıya kaldım.</p> <p><strong>Mahkeme Başkanı:</strong> 'Baskı' derken neyi kastediyorsunuz?</p> <p><strong>Elçin Karaoğlu:</strong> Tehdit edildim. Yedi yaşındaki kızımla tehdit edildim. Aklıma geldikçe: (duygulanır) Suç duyurusunda bulundum. Kimseye boyun eğmedim. Cesaretle ve yüz akıyla görevime devam ettim, Sayın Başkanım. Anlattım; İmar Müdürlüğü kadromu bile dava açarak alabilmiş birisiyim. On iki yıl önce de müdürdüm, tutuklandığım gün de müdürdüm. Tıpkı Büyükşehir Belediyesi'nde görev yapan yüzün üzerinde — iştiraklerle birlikte belki iki yüz, üç yüzü aşan — müdürden sadece biriydim.</p> <p>Hani bir yere ruhsat vermek, bir yere yapı kullanma izni düzenlemek ya da bir yapıyla ilgili işlem tesis etmek veya müdahale etmek; bunlar sadece bizim uhdemizde olan, tek başımıza aldığımız kararla yürüyebilen işler değildir.</p> <p>Nedir mesela? Buradaki paydaş kurumlar kimlerdir?</p> <p>Alanının tamamının doğal sit alanı olması sebebiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonları bizim alanımızda yetkili ve sorumludur. Yine alanda çok sayıda eski eser ve tescilli kültür varlığı bulunması sebebiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı 3 ve 6 No'lu Koruma Kurulları, 2863 sayılı yasa kapsamında yetkili ve sorumludur.</p> <p>Yine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü; bazı noktalarda bizi by-pass ederek ruhsat veren, yapı kullanma izni düzenleyen, yıkım ve tespit yapan birimlerdir. Yani geçmişte alanda yapılan işlemler bakımından yetkilidirler. Dolayısıyla İl Müdürlüğü de aynı şekilde yetkilidir.</p> <p><strong>'Boğaziçi İmar Müdürü olarak herhangi bir hukuka aykırı anlaşmanın ya da taahhüdün içinde bulunmam teknik ve hukuki olarak mümkün değildir'</strong></p> <p>Valilik ve kaymakamlıklar da benzer şekilde, özellikle yıkım ve tahliye süreçleri, güvenlik tedbirlerinin alınması ve şikâyetlerin değerlendirilmesi hususunda yetkili ve sorumlu kurumlardır. İlçe belediyeleri de belirli alanlarda yetkilidir. İmar Kanunu'nun 39. maddesine istinaden metruk yapılarla ilgili 'mail-i inhidam' süreçlerini kendi mevzuatları çerçevesinde yürütürler. İş yeri ruhsatları ve diğer bazı işlemler de onların yetkisindedir.</p> <p>Dolayısıyla alan böyle bir alandır, Sayın Başkanım. Bu kurumlar, tabi oldukları yasa ve mevzuat çerçevesinde resen tespit, denetim, fiilî müdahale ve suç duyuruları da dahil olmak üzere birçok konuda yetkili ve sorumludurlar. Yürütülen işlemlerin önemli bir kısmı da bu kurumlarla koordineli şekilde ve çoğu zaman onların görüş ve onaylarıyla gerçekleştirilebilir.</p> <p>Özetle tekrar ifade etmek isterim ki; Boğaziçi İmar Müdürlüğü, bu alanda tek başına, diğer yetkili kurum ve kuruluşlardan bağımsız ve habersiz bir şekilde işlem tesis edemez. İddianamede kurgulananın aksine, hem çok sayıda kurumun yetkili olması hem de müdürlüğün kendi iç işleyişi nedeniyle, Boğaziçi İmar Müdürü olarak herhangi bir hukuka aykırı anlaşmanın ya da taahhüdün içinde bulunmam teknik ve hukuki olarak mümkün değildir; böyle bir yetki ve gücüm yoktur.</p> <p><strong>'26 yılımı verdiğim kamu görevim ve görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü?'</strong></p> <p>Hukuki savunmamı avukatlarım yapacaktır ancak örgüt üyeliği iddiasına dair birkaç hususa değinmek istiyorum. Sayın Başkan, ben hiçbir zaman bir örgüte üye olmadım ve kimseden talimat almadım; talimatı sadece yasadan ve mevzuattan aldım. Burada 'örgüt' denilen yapılanmanın ne olduğunu da anlamış değilim. 26 yılımı verdiğim kamu görevim ve görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? İBB bünyesindeki yüzlerce müdür, yönetici ve on binlerce personel midir bu örgüt? Örgüt üyeliği iddiası tamamıyla uydurmadır. İddianamedeki kurgu dışında; maddi gerçeğe dayanan hiçbir delil, tespit veya illiyet bağı söz konusu değildir. Ben Karadenizliyim; 'örgüt' kelimesi bile tüylerimi diken diken etmeye yeter. Bu lafzın adımla yan yana gelmesi benim için zuldür. Bir kamu kurumu bürokrasisi ve hiyerarşisi içerisinde yürütülen işler ile ast-üst ilişkileri, bir örgüt ilişkisi olarak ortaya konamaz. Örgüt faaliyeti olarak kabul edilemez.</p> <p><strong>'Aileme atfedilen bu tarz ifadelerin iddianamede yer alması açıkçası canımı çok yakmıştır'</strong></p> <p>Gözaltına alındıktan sonra ifade vermeye gittiğimizde, ifademizin sonlarına doğru Savcı Bey, 'Elçin Bey, bir dolandırıcılık hadisesi olmuş' dedi. 'Nedir savcım? Benim hiçbir bilgim yok' dedim. Hatta avukatım da oradaydı, birbirimize baktık; o da bilmiyordu. 'Bilmiyorum' dedim. Savcı Bey, 'Annenin ismi ne?' diye sordu. 'Annemin ismi Fatma Melahat' dedim. Öyle deyince şaşırdı ve 'Leyla Karaoğlu kim?' dedi. 'Leyla Karaoğlu babamın 2. eşidir' dedim. Onun bir dolandırıcılık şikayeti olduğunu söyledi. Tabii çok üzüldüm, meseleyi orada öğrendim. 'Sayın Başkanım, benim bu konuda bilgim yok' dedim. 'Ama size şu kadarını söyleyeyim: Babam da 2. eşi de varlıklı insanlardır. Çok sayıda gayrimenkulleri ve kira gelirleri vardır. Dolayısıyla bahsi geçen parsel miktarlarının çok ötesinde varlığa sahip insanlardır. Bunun dışında herhangi bir bilgim yoktur' diye ekledim.</p> <p>Şimdi Sayın Başkanım; savcılık, 2013 yılından beri kendi mal varlığımla ilgili herhangi bir usulsüzlük bulamamış mıdır ki bu konuya iddianamede yer vermiştir? İsmime gölge düşürecek şekilde 'Değerlendirilmektedir' ifadesiyle bu konuya değinilmiştir. Peki, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde, 9.9.2025 tarihinde iddianame yazıldı. Bu iddianame gizlilikle yürütüldü ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da bundan bilgisi vardı. Bu kapsamda 12 kişi şüpheli olarak tutuklanıp mahkemeye sevk edildi. İBB iddianamesi ise bu olaydan 2 ay sonra çıktı ama yine de bu ifadelere yer verdi. Sayın Başkan, aileme atfedilen bu tarz ifadelerin iddianamede yer alması açıkçası canımı çok yakmıştır. Babamı anlattım; dünyaya nasıl baktığını bildiğim için eminim bu durum onu da kahretmiştir. Bunu bilgilerinize sunmak istiyorum'</p> <p> </p> <p>Duruşma yarın devam edecek.</p> <p><strong>İnan Güney ile toplam 3 tutuklu isim, mahkeme huzurunda konuşacak</strong></p> <p>Ayrıca Mahkeme Başkanı, 30 Nisan'daki tutukluluk incelemesinin dosya üzerinden yapılacağını belirtti. Ancak, birleşen dosyalardan dolayı Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile toplam 3 tutuklu isim ilk kez konuşacağı için tutukluluk değerlendirmeleri mahkeme huzurunda yapılacak.</p> <p> </p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-24-gun-sona-erdi-bogazici-imar-muduru-elcin-karaoglu-26-yilimi-verdigim-kamu-gorevim-ve-gorev-aldigim-belediye-teskilatlari-midir-suc-orgutu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:14:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-24-gun-sona-erdi-bogazici-imar-muduru-elcin-karaoglu-26-yilimi-verdigim-kamu-gorevim-ve-gorev-aldigim-belediye-teskilatlari-midir-suc-orgutu.jpg" type="image/jpeg" length="39164"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
