<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 27 Apr 2026 19:18:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 27. gün: İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu: Bu dava siyasal bir davadır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-27-gun-istanbul-barosu-baskani-kaboglu-bu-dava-siyasal-bir-davadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-27-gun-istanbul-barosu-baskani-kaboglu-bu-dava-siyasal-bir-davadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası'nda Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın yargılanmasına dair konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, 'Bu dava aslında siyasal bir davadır. Tabii siyasal davadır diyoruz ama sıradan bir siyasal dava değil. 'Acaba demokratik siyaseti sonlandırmak amacıyla yürütülen bir dava mıdır' biçiminde her seferinde ben bu soruyu soruyorum ve bugünkü duruşmada da buna tanıklık etmiş bulunuyorum' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) -</strong> İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası'nda Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın yargılanmasına dair konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, 'Bu dava aslında siyasal bir davadır. Tabii siyasal davadır diyoruz ama sıradan bir siyasal dava değil. 'Acaba demokratik siyaseti sonlandırmak amacıyla yürütülen bir dava mıdır' biçiminde her seferinde ben bu soruyu soruyorum ve bugünkü duruşmada da buna tanıklık etmiş bulunuyorum' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 27. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</p> <p>Duruşmada, İmamoğlu'nun tutuklu yargılanan avukatı Mehmet Pehlivan, geçen hafta çarşamba günü başladığı savunmasını tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, Pehlivan'ın yargılanması hakkında şunları söyledi:</p> <p>'Tabii bu dava aslında siyasal bir davadır. Tabii siyasal davadır diyoruz ama sıradan bir siyasal dava değil. 'Acaba demokratik siyaseti sonlandırmak amacıyla yürütülen bir dava mıdır' biçiminde her seferinde ben bu soruyu soruyorum ve bugünkü duruşmada da buna tanıklık etmiş bulunuyorum. Bu sorunun yanıtının ne yazık ki olumlu olduğunu ve bu nedenle bu davayı hukuk zeminine çekmek için çok çaba göstermemiz gerektiğini sürekli vurgulamaya çalışıyorum.</p> <p>Aslında Mehmet Pehlivan da olarak, avukatlık mesleğini yani savunma mesleğini yaptığı sırada kendisi hakkında soruşturma açılması ve kendisinden tutuklanması bu davanın vahametini göstermektedir. Çünkü gerçekten savcılık bu davada yargılanan Ekrem İmamoğlu ve heyetinin suçlu olduğu konusunda güçlü kanıtlara sahipse, birincisi o zaman bunları tutuksuz yargılaması gerekirdi, ikincisi onları savunan avukatı tutuklamaması gerekirdi. Bu bakımdan bugün de bir kez daha görüldü ki bu dava siyasal bir davadır.</p> <p><strong>'Cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlanan bir belediye başkanının eşit ve özgür yarışma olanağına son verme amacı güdüyor'</strong></p> <p>Cumhurbaşkanı da dağdaki çoban da. Hukuk devletinde, hukuk önünde herkes eşittir, yargılanabilir. İmamoğlu da yargılanabilir fakat o yargılama tutuksuz olur, görevi devam eder öyle yargılanır. Fakat onun için çok istisnai önlemler alınmıştır, hukuk dışı önlemler alınmıştır. Bunlarla da yetinmeksizin avukatı da yargılanmaya başlanmış önce soruşturmaya tabi tutulmuş, tutuklanmış ve şimdi yargılanıyor. İşte bu aslında yalnızca Avukatlık Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu, Anayasa ve Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ihlali anlamına gelmiyor: Biz davanın siyasal nitelik taşıdığını ve öyle bir siyasal nitelik ki aslında bir tür cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlanan bir belediye başkanının özgürlüğünden alıkonulmak suretiyle demokratik, eşit ve özgür yarışma kuralına, yarışma olanağına son verme amacını güttüğü her duruşmada gözlenebiliyor.</p> <p>Son olarak belirtmem gerekir ki, her ay rutin olarak tutukluluğa itiraz duruşması yapılır. Bu kez 'yapmayacağım' demiş heyet. Biz de buna karşı çıktık. 'hayır tutukluluğa itiraz ve bunun anayasal çerçevede görüşülmesi adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Bunu yapın. Yapmazsanız şaibe artar. Yaparsanız adil yargılanma konusunda gösterdiğiniz özen ortaya çıkar' dedik. İşte bu önerimi 27 Nisan günü yapmış oluyorum, 30 Nisan günü umuyorum ve diliyorum ki itiraz duruşmasını yapar ve tutukluluğa son verilme nedenlerini beyan edecek olan sanıklar ve avukatlarına söz verir.'</p> <p><strong>Adem Soytekin'in savunmasının öne çekilmesi: Yargı heyetinin tarafsızlığına gölge düşürür</strong></p> <p>İtirafçı Adem Soytekin'in savunma sırasının öne çekilmesi hakkında da konuşan Kabaoğlu 'Bu bile, bu sıralamanın tanığın talebi ile öne çekilmesi ama buna karşılık sözüm ona tırnak içinde 'terör örgütü liderinin' en sona bırakılması ve onun talebinin reddedilmesi ama itirafçının talebinin karşılanması, itirafçı olmak bir tür ahlaksız olmak demektir, yargı heyetinin tarafsızlığına, adil yargılanma gereklerine gölge düşürür. Umuyorum ve diliyorum ki heyet bu kararından vazgeçecektir.'</p> <p> </p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-27-gun-istanbul-barosu-baskani-kaboglu-bu-dava-siyasal-bir-davadir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 19:13:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-27-gun-istanbul-barosu-baskani-kaboglu-bu-dava-siyasal-bir-davadir.jpg" type="image/jpeg" length="58927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP Genel Başkanı Baş: Yarın saat 18.00'de Yıldızlar Holding'in kapısına dayanacağız ve bütün Ankara halkını oraya davet ediyorum]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tip-genel-baskani-bas-yarin-saat-1800de-yildizlar-holdingin-kapisina-dayanacagiz-ve-butun-ankara-halkini-oraya-davet-ediyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tip-genel-baskani-bas-yarin-saat-1800de-yildizlar-holdingin-kapisina-dayanacagiz-ve-butun-ankara-halkini-oraya-davet-ediyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerine destek olmak için açlık grevine başlayan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, 'Yarın saat 18.00'de holdingin kapısına dayanacağız ve bütün Ankara halkını oraya davet ediyorum. Yarın saat 18.00'de işten çıktığınız andan itibaren gelebilen Tüm Ankaralılar, Yıldızlar Holding'in kapısına gelsin, o hırsızlardan hep beraber hesap soralım. 'Bu işçinin parasını ne yapıyorsun sen?' diye sormamız lazım' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Batuhan DÜKEL - Kamera: Gubetelli YALÇIN</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Doruk Madencilik işçilerine destek olmak için açlık grevine başlayan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, 'Yarın saat 18.00'de holdingin kapısına dayanacağız ve bütün Ankara halkını oraya davet ediyorum. Yarın saat 18.00'de işten çıktığınız andan itibaren gelebilen Tüm Ankaralılar, Yıldızlar Holding'in kapısına gelsin, o hırsızlardan hep beraber hesap soralım. 'Bu işçinin parasını ne yapıyorsun sen?' diye sormamız lazım' dedi.</p> <p>Doruk Madencilik işçilerinin Ankara'da devam eden açlık grevine katılan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, bugün Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isteyen işçilere yapılan biber gazlı müdahalenin, Başaran Aksu ve Gökay Başcan'ın gözaltına alınmasının ardından ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>Polis ablukasının ve biber gazı müdahalesinin madencilerin direnişlerinin önüne geçmemesi gerektiğini belirten Baş, önemli olan şeyin işçilerin haklarını alabilmek olduğunu dile getirdi. İşçilerin hak ettiklerini talep ettikleri için mücadele ettiğinin altını çizen Baş, bu direniş karşısında yapılması gerekenin Çalışma Bakanı ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı'nın, işçiler yola çıktığını ilk duydukları andan itibaren işçilerin hakkını koruması olduğunu söyledi. İşçilerin açlık grevinin 'kritik' eşiğe ulaştığına dikkati çeken Baş, işçilerin 10 gündür şekerli su ve tuzlu suyla beslendiğini aktardı. Bütün işçilerin öncelikli probleminin eve dönmek olduğunu sözlerine ekleyen Baş, şöyle devam etti:</p> <p><strong>'Pek çok polis müdahale ederken tereddüt ediyor'</strong></p> <p>'Böyle bir tablonun karşısında nedir bu polis barikatı? Neyi engellemeye, örtmeye çalışıyorsunuz? Akıl alır şey değil. Günlerdir buradayız. Arkadaşlar 15 gündür burada, 5-6 gündür bu parkta kalıyorlar, Ankara'da yaşayan herhangi bir vatandaşın en küçük bir şikayeti yok. Bu işçi arkadaşları şikayet etmeyi bırakın, destekliyorlar. Dolayısıyla bu arkadaşların düzensizlik yarattığı, huzuru bozduğu bir tablo söz konusu değil. Buradaki polislerle de konuşabilseniz size anlatırlar. Örnek bir disiplinle davranıyorlar buradaki arkadaşlarımız.</p> <p><strong>'Para babalarının çıkarını savunanlar; işçilere, emekçilere, yoksullara düşmanlık yapıyor'</strong></p> <p>Bugün de yürüyüş kararlılığı çok önemliydi. Desteğe gelen binlerce vatandaş var, madenci arkadaşlar, onların temsilcileri, halkın desteğine teşekkür ettikten sonra yürüyüşü madenciler yapacaktı. Bu gerçeğin üstünü örtecek bir şeye izin vermek istemediğimiz için sadece onlara destek olmak ve dayanışma göstermek için onlarla kol kola, omuz omuza durmaya çalışıyoruz. Pek çok polis müdahale ederken tereddüt ediyor. Bunu görüyoruz. Belli ki polis teşkilatının içinde de, Türkiye'de pek çok yerde olduğu gibi farklı örgütlenmeler var ve doğrudan o patronun çıkarlarını savunan, onların daha fazla kar elde etmesi için ne gerekiyorsa yapmakla görevli insanlar var. Ben üzülerek söylüyorum, bütün yurttaşlarımız bilsin. Bu, bakanlıkların içerisine girmiş unsurlarda da, emniyet teşkilatının içine girmiş unsurlarda da var. Her yerde, para babalarının çıkarını savunanlar; işçilere, emekçilere, yoksullara düşmanlık yapıyorlar ve bizi hakir görüyorlar. 'Ben istediğim gibi bunu ezerim' diyor ama işçi arkadaşlar yüreklerini birleştirip kol kola geldiklerinde bir dev gibi oluyorlar. O zaman elleri ayakları dolanıyor, ne yapacaklarını şaşırıyorlar.</p> <p><strong>'Biz burada her an yurttaşların desteğini hissediyoruz'</strong></p> <p>Ben 4 gündür 24 saat arkadaşlarla yatıyorum, kalkıyorum. Günde belki 4-5 kere toplantı yapıyorlar kendi aralarında. Bütün arkadaşlar tek tek bütün süreçleri değerlendiriyorlar, kararları hep beraber alıp uyguluyorlar. Karar, madencinin iradesi neyse odur. Arkadaşlarımız bir an önce eve dönüp, kaygılı bekleyen ailelerinin kaygılarının bitmesini istiyor. Bunun için yapılacak tek bir şey var, hak ettikleri maaşların, tazminatların ödenmesi. Bunun bir an önce hayata geçmesi lazım ama bugün yine polis saldırısı, sendika başkanımız, örgütlenme uzmanımız gözaltına alındı. Ondan sonra bakanlık heyetimizle görüşmeyi kabul etti. Arkadaşlar bakanlıkla görüşmedeler. Buradan bize destek veren bütün basın emekçilerine, Ankara halkına yürekten teşekkür ediyorum. Biz burada her an yurttaşların desteğini hissediyoruz, onlar sayesinde bu direniş devam ediyor. Biz şunu gördük: Demek ki bizim muhatabımız bakanlıklar değil, onlar bu işi çözme iradesini gerçekleştiremiyorlar. Yarın saat 18.00'de holdingin kapısına dayanacağız ve bütün Ankara halkını oraya davet ediyorum. Yarın saat 18.00'de işten çıktığınız andan itibaren gelebilen Tüm Ankaralılar, Yıldızlar Holding'in kapısına gelsin, o hırsızlardan hep beraber hesap soralım. 'Bu işçinin parasını ne yapıyorsun sen?' diye sormamız lazım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Maden işçileri kazandığında tüm Türkiye kazanmış olacak'</strong></p> <p>Arkadaşlarımız maalesef gözaltında, onların bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Onların gelişini bekliyoruz. Arkadaşlarımız geldiğinde onlarla yeniden bir değerlendirme yapacağız, nasıl devam edeceğimize karar vereceğiz. Halkımızın bizden desteğini esirgememesini talep ediyorum. Biz burada madenci arkadaşlarımızın rızkı için mücadele ediyoruz ama aynı zamanda Türkiye'nin haysiyet mücadelesi bu. Türkiye, keyfine göre bir patronun işçiyi ezdiği, yoksaydığı bir ülke mi olacak, Türkiye sadece zenginlerin konuştuğu bir ülke mi olacak yoksa bu ülkenin yoksulları da hakkını alabilecek mi? Böylesi bir yol ayrımındayız. Maden işçileri kazandığında tüm Türkiye kazanmış olacak. Arsız patronlara da hak ettiği bir cevap vermemiz gerekiyor.'</p> <p><strong>'İşçilerin oylarını alıyorsunuz, onların oylarıyla belli mevkilere geliyorsunuz ama işçileri yoksayıyorsunuz'</strong></p> <p>Baş, bakanlık görüşmesinde sendika avukatları ve işçi temsilcilerinden oluşan bir heyetin yer aldığını belirterek, 'Meseleyi diyalogla çözmek konusunda herhangi bir problemimiz yok, yeter ki diyalogla çözülebilsin. Biz bu ülkenin bakanının buradaki işçileri yoksaymasını kabul etmiyoruz. İşçi beni vatandaş, insan yerine koy diyor. Bu kavga, bunun kavgası. Herkesin şu soruyu sormasını istiyorum: Bu Yıldızlar Holding denilen şirketin patronu, bakandan randevu istese 2 saat içinde o randevuyu alabilir mi alamaz mı? İşçiler 14 gündür randevu alamıyor, akıl dışı bir şey. Herhangi bir zengin, patron, istediği bakanla görüşebiliyor memlekette. Bu işçilerle neden görüşmüyorsun kardeşim? İşçilerin oylarını alıyorsunuz, onların oylarıyla belli mevkilere geliyorsunuz ama işçileri yoksayıyorsunuz, sadece patronlara hizmet ediyorsunuz. Bu kabul edilebilir bir şey değil' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tip-genel-baskani-bas-yarin-saat-1800de-yildizlar-holdingin-kapisina-dayanacagiz-ve-butun-ankara-halkini-oraya-davet-ediyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 18:31:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tip-genel-baskani-bas-yarin-saat-1800de-yildizlar-holdingin-kapisina-dayanacagiz-ve-butun-ankara-halkini-oraya-davet-ediyorum.jpg" type="image/jpeg" length="79141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Buğra Kavuncu: 'İşçinin haklarını ödemeyenlere hiçbir şey yapmayıp hak arayan işçiyi tutuklamak tipik bir AK Parti refleksidir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bugra-kavuncu-iscinin-haklarini-odemeyenlere-hicbir-sey-yapmayip-hak-arayan-isciyi-tutuklamak-tipik-bir-ak-parti-refleksidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bugra-kavuncu-iscinin-haklarini-odemeyenlere-hicbir-sey-yapmayip-hak-arayan-isciyi-tutuklamak-tipik-bir-ak-parti-refleksidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Kurtuluş Parkı'nda hak arayan maden işçilerine yönelik müdahaleye ve gözaltılara tepki göstererek, 'TMSF'yle satılmış bir kurumdan bahsediyoruz. Aylardır maaşını alamayan ve demokratik haklarını kullanan, anayasal haklarını kullanan işçilerimize, ki 1 Mayıs Cuma günü işçi bayramını kutlayacağız, bu hafta bu millete, bu ülkeye bunu yaşatanlara yazıklar olsun. Gözaltına almak nedir, tutuklamak nedir? Devletin verdiği banka kredileriyle gidip o şirketleri alıp içini boşaltanlar kendi konfor koltuklarında otururken; aylardır evine rızkını, emeğini, hakkını ödemeyenlere hiçbir şey yapmayıp orada hakkını arayan işçiyi tutuklamak tipik bir AK Parti refleksidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Kurtuluş Parkı'nda hak arayan maden işçilerine yönelik müdahaleye ve gözaltılara tepki göstererek, 'TMSF'yle satılmış bir kurumdan bahsediyoruz. Aylardır maaşını alamayan ve demokratik haklarını kullanan, anayasal haklarını kullanan işçilerimize, ki 1 Mayıs Cuma günü işçi bayramını kutlayacağız, bu hafta bu millete, bu ülkeye bunu yaşatanlara yazıklar olsun. Gözaltına almak nedir, tutuklamak nedir? Devletin verdiği banka kredileriyle gidip o şirketleri alıp içini boşaltanlar kendi konfor koltuklarında otururken; aylardır evine rızkını, emeğini, hakkını ödemeyenlere hiçbir şey yapmayıp orada hakkını arayan işçiyi tutuklamak tipik bir AK Parti refleksidir' dedi.</p> <p>İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı'nın ardından partisinin genel merkez binasında basın toplantısı düzenleyerek, gündemdeki konulara ilişkin değerledirmelerde bulundu.</p> <p><strong>'Bu küçücük yavrumuzun cenazesine neden gitmediniz'</strong></p> <p>Kahramanmaraş'ta okul saldırısında hayatını kaybeden öğrencilerden Yusuf Tarık Gül'ün cenaze törenine hiçbir bakanın katılmadığını hatırlatan Kavuncu, 'Babası KHK'lı, telefonunda ByLock var diye gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. 4 ay sonra ise ByLock yokmuş diye tahliye ediliyor. 2021'de yine aynı mevzulardan dolayı bir kez daha tutuklanıyor ve hapse atılıyor. Yusuf, hayatının önemli bir kısmını babasız geçiriyor. Şimdi buradan soruyorum; bu nasıl bir vicdansızlıktır? Bu nasıl bir insanlıktır? Bu küçücük yavrumuzun cenazesine neden gitmediniz? Bir gerekçesi varsa bunu açıklayın. Ki biz bu durumu sizin vicdansızlığınıza bile inanın çok bulduk. Tutuklu belediye başkanlarının eşlerini, babalarını, çocuklarını suçun şahsiliği ilkesini bir tarafa bırakarak mağdur eden de yine aynı vicdansızlık. Bu kafanın bir taraftan da terör örgütü mensuplarına yönelik bir çalışması var. Bu kadar masuma bu kadar merhametsiz davrananların, masum insanları katletmiş bir terör örgütü için aftan bahsediyor olması, siyasi bir manevradan ve çıkardan ibarettir. Dolayısıyla iktidarın yürütmüş olduğu bu süreçten de hayırlı bir sonuç çıkmayacağı ortadadır. Zira niyet çok net önümüzde durmaktadır' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Gülistan Doku hadisesi AK Parti'nin 25 yıllık iktidarının özeti'</strong></p> <p>Gülistan Doku cinayetine değinen Kavuncu, 'Bu öyle bir rezalet ki bir şehirde polis memurundan doktoruna, bilişimcisinden valisine kadar bir devlet kademesinin korkunç bir suçun ortağı olduğunu görüyoruz. 'Olabilir mi' diyoruz ama maalesef böyle bir resim ortaya çıkıyor. 86 milyon insan; devlete emanet, devleti temsil eden insanlara emanet. Bu nasıl bir rezalettir? Gülistan Doku hadisesi AK Parti'nin 25 yıllık iktidarının özeti. Bunları görünce insanın aklına şu geliyor. Kim bilir halının altına süpürmüş daha nice olaylar ve bunun gibi belki de birçok bilinmezler var' diye konuştu.</p> <p><strong>'Siz 2022-2024 tarihlerinde sokakta tezgahtarlık yapan birisi değildiniz'</strong></p> <p>Adalet Bakanı Akın Gürlek'in soruşturmayla ilgili 'Sonuna kadar gideceğim' dediğini aktaran Kavuncu, şunları kaydetti:</p> <p>'Siz 2022-2024 tarihlerinde sokakta tezgahtarlık yapan birisi değildiniz. Siz o tarihlerde Adalet Bakan Yardımcısıydınız, hatırlatırız. Eğer bu davayı o zaman ele alamadıysanız, size kim ele aldırmadı onu konuşalım. O gün böyle bir göreviniz vardı ve bu cinayet AK Parti iktidarında gerçekleşti. O dönem bu valinin bağlı olduğu bir İçişleri Bakanı vardı. O dönem bu konuyu inceleyen Adalet Bakanlığı yetkilileri vardı. Koskoca bir baraj boşaltıldı. Ve bir şehirde her şeyin ters gittiğini herkes görüyor ama hiç kimse de herhangi bir konuyu dile getiremiyordu. Yani kirli ve dokunulmaz bir şebekenin varlığından herkes emindi. Çocuğunun katillerini bulmak için bir ailenin ne kadar uğraşması gerektiğine hep beraber şahit olduk. Çocuğunun yasını tutmak yerine katilleri bulmak için kendini hırpalayan insanları gördük. Bir tarafta da torpilli çocuklar babalarından, dayılarından, amcalarından dolayı ayrılan çocukların olduğu bir cenah var. Türkiye maalesef torpilin ve nepotizmin ülkesi olmuştur. Sadece iş bulma, işe girme konusunda değil; hukuk karşısında da ayrıcalıklı bir kesim vardır. Kanun ve yasalar herkese eşit uygulanmamaktadır. Bazı aile bireyleri bu örnekte de gördüğümüz gibi ayrılmaktadır. Türkiye'de ayrıcalıklı bir zümre oluşturulmuştur. Hanedanlıklar oluşmuştur. Millet adeta teba haline getirilmektedir Faili meçhul başka dosyalardan da bahsettik. Buradan iktidara sesleniyorum. Bunların tamamı sizin döneminizde oldu. Sizden önceki dönemde olmuş gibi konuşmanız akıllara ziyan. Bunların bu şekilde üstünü kapatacağınızı düşünmeyin.' </p> <p><strong>Ayaş Kaymakamı'nın tepki toplayan açıklaması</strong></p> <p>Ayaş'ta 23 Nisan kutlamalarına belediye basın sorumlusunun alınmadığı iddialarını hatırlatarak, Ayaş Kaymakamı'nın tepki toplayan açıklamasına değinen Kavuncu, 'Bu, devlet adamına yakışan bir açıklama mı? Açıklamayı böyle stand-up gösterisinden, bir tiyatro oyunundan alınmış bir parça gibi dinliyoruz değil mi? Burada devlet ciddiyeti yok. Bir kaymakama yakışmayacak bir dil var. İnanılır ve anlaşılır gibi değil. Biz buradan bütün idarecilerimizi, devlet adamlarımızı, makamlarını hatırlamaya ve ciddiyete davet ediyoruz' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'İşçiler onlarca ay maaşını alamamış durumda'</strong></p> <p>Doruk Madencilik işçilerinin Kurtuluş Parkı'ndaki eylemine değinen Kavuncu, 'Holdingin çok kıymetli yöneticilerine buradan bir sorum var. Mesela bir yerden yemek sipariş etseler ve bu yemek siparişi geç gelse ne yaparlar? Eminim ki ortalığı birbirine katarlar. 'Ben sana para verdim ve ücretin karşılığını, hakkımı zamanında istiyorum' derler. 'Yemek 1 saatte mi gelir' diye ortalığın altını üstüne getirecek holding sahipleri işçinin hakkını vermiyor. İşçinin hakkını vermediği gibi kelime oyunu yapıyorlar. 'Ödemediğiniz üç aylık bir zaman diliminde maaş var' diyorlar. İşçiler onlarca ay maaşını alamamış durumda. İşinize geldiğinde dinimize sarılıyorsunuz ya hani nerede kaldı 'işçinin alın teri kurumadan hakkını veriniz' hadisi? Hiç mi feyz almıyorsunuz bundan' diyerek tepki gösterdi. </p> <p><strong>'İktidar milletvekilleri de yanlışlarını anlatmaya başladı'</strong></p> <p>AK Parti milletvekillerinin de bazı durumlardan rahatsız olduğunu aktaran Kavuncu, 'AK Parti Elazığ Milletvekili çıktı ve Cumhurbaşkanı'nın imzaladığı devlet hastanelerinin veya sağlık tesislerinin arazilerinin bulunduğu yerlerin özelleştirilmesiyle ilgili karara açıktan meydan okudu. 'Yanlış yapıyorsunuz' dedi. Çünkü artık mızrak çuvala sığmıyor. Artık sadece biz konuşmuyoruz. Artık iktidarın kendi milletvekilleri de yaptıkları açıklamalarla kendi iktidarlarının yanlışlarını anlatmaya başladılar. AK Parti Elazığ Milletvekilinin nasıl feveran ettiğini hep beraber gördük' dedi. </p> <p><strong>'Sefaletten dünyada üçüncüyüz'</strong></p> <p>Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavuncu, '2021'de atılmış adımlar bakın bugün bizi ne noktaya getirdi? Sefalet endeksi yapıldı ki sefalet endeksi yapılırken üç kriter göz önünde bulunduruldu: Enflasyon, işsizlik ve faiz. 178 ülke arasında tahmin edin kaçıncıyız? Sefaletten üçüncüyüz. Venezuela'dan ve Sudan'dan sonra sefalet endeksinde en kötü durumda olan üçüncü ülkeyiz. Bizden sonra da iki ülke var. Biri, Amerika ve İsrail tarafından saldırıya uğrayan İran. Devamında Arjantin. Savaştaki Ukrayna, savaştaki Rusya bile bizden çok daha iyi durumda' diye konuştu.</p> <p><strong>'Bakan Şimşek'i günah keçisi ilan ettiler'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İktidara yakın gazetelerin son dönemde Bakan Şimşek'i hedef aldığına işaret eden Kavuncu, 'Mehmet Şimşek'i linç ediyorlar. 'Ekonomik programı çalışmıyor' diyorlar. O gün mahvettikleri ekonomiye bir günah keçisi bulup onun sırtına yüklemek için bir adım attılar. Mehmet Şimşek de bile bile bunu kabul etti. Çünkü yapısal reformlar olmadan bu ekonominin toparlanmayacağının herkes farkında. Yapısal reformlar yapamayacağını bile bile bu göreve evet dedi ve bugün de linçlenme aşamasına gelindi' dedi.</p> <p><strong>'Çıkan sosyal medya kanununun sorunları çözeceğini düşünmüyoruz'</strong></p> <p>Sosyal medya düzenlemesine tepki gösteren Kavuncu, 'Düzenleme, 'çocukların güvenliği' adı altında, büyük bir fişleme ve veri güvenliği kriziyle karşı karşıya kalacağımızı kesin olarak önümüze getirdi. Buradan şu soruyu sormak istiyorum, AK Parti iktidarı hangi işini düzgün yapmış da bu kadar hayati bir konuyu düzgünce yapabilecek? Bu iktidar  e-devlet verilerimizi kaptırdı. Hepimizin verileri e-devletten sızdırıldı ve pazarlandı. Dolayısıyla çocuklarımızın korunmasına evet, dijital güvenliğin sağlanmasına evet, sosyal medya provokasyonlarıyla ve dezenformasyonla mücadeleye de evet; ancak sansüre, baskıya, hukukun iktidarın istediği şekilde işletilmesi girişimlerine de sonuna kadar hayır. Bu sebeple bu düzenleme hakkında İYİ Parti olarak endişelerimizi en yüksek tonda dile getirdik. Çıkan kanunun da sorunları çözeceğini düşünmüyoruz' dedi. </p> <p><strong>'Bu topraklarda bir kan akıyorsa bunun baş sorumlusu emperyalizmdir'</strong></p> <p>ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın tepki çeken açıklamalarına da değinen Kavuncu, şunları kaydetti:</p> <p>'Barrack'ın bir sömürge valisi gibi davrandığını söylemiştik. Kendisi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump gibi bir gayrimenkul yatırımcısı. Devlet mekanizmalarını da şirket gibi yöneten bir anlayışın temsilcisi. AK Parti iktidarıyla da çok uyumlu bir isim. Aslında bu açıdan AK Parti'nin Amerika Büyükelçisi'nden, Amerika Büyükelçisi'nin de AK Parti iktidarından son derece memnun olduğunu görüyoruz. Barrack bunu da açık açık söylüyor. 'Orta Doğu'da işe yarayan tek şey güçlü liderlik rejimidir. Demokrasi ya da insan hakları söylemleri başarısız oldu' dedi. Bunlar başarısız oldu ama bak cevabını ben vereyim: Çünkü Gazze'de, Filistin'de, Irak'ta, Lübnan'da, Suriye'de ve nihayetinde İran'da bu coğrafyayı kana buladınız. Venezuela'da bir devlet başkanını haydut gibi yatağından kaçırdınız. Koca Küba halkını elektriksiz bıraktınız. Sonra da gelip bilmiş bir müstemleke valisi gibi afra tafra yapıyorsunuz.</p> <p>Eğer bu topraklarda bir kan akıyorsa bunun baş sorumlusu emperyalizmdir ve Amerika da bu konuda son derece tecrübelidir. 'Emperyalizm deyince, emperyalizmin en iyi kullandığı taşeron örgütler, terör örgütleridir. PKK da bunlardan birisidir. Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu başlatılan bu sürecin son derece tehlikeli olduğunu ve burada anlatılanların bir tiyatro olduğunu hep söyledi. Bizim anlattıklarımızı, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı Sayın İbrahim Kalın'ın hükümete brifing verdiği ve bu brifingte de PKK'nın aslında mağaraların yüzde 30'unu boşalttığını ve silahların büyük bir kısmını da elinde tuttuğuna dair şüphelilerinden ve endişelerinden bahsettiği iddia ediliyor. Emperyalizm deyince PKK, PKK deyince de başlatılan bu süreç aklıma geliyor. Böyle de ciddi bir iddia var.'</p> <p>Genel Başkan Dervişoğlu'nun 1 Mayıs'ta TÜRK-İŞ'in Edirne'de düzenleyeceği mitinge katılacağını da açıklayan Kavuncu, 13-14 Haziran tarihlerinde ise hukuk çalıştayı düzenleyeceklerini ekledi.</p> <p><strong>'İşçinin haklarını ödemeyenlere hiçbir şey yapmayıp hak arayan işçiyi tutuklamak tipik bir AK Parti refleksidir'</strong></p> <p>Ankara'da Kurtuluş Parkı'nda haklarını arıyan maden işçilerine yönelik gözaltılara tepki gösteren Kavuncu, şöyle konuştu:</p> <p>'TMSF'yle satılmış bir kurumdan bahsediyoruz. Aylardır maaşını alamayan ve demokratik haklarını kullanan, anayasal haklarını kullanan işçilerimize, ki 1 Mayıs Cuma günü işçi bayramını kutlayacağız, bu hafta bu millete, bu ülkeye bunu yaşatanlara yazıklar olsun. Gözaltına almak nedir? Tutuklamak nedir? Devletin verdiği banka kredileriyle gidip o şirketleri alıp içini boşaltanlar kendi konfor koltuklarında otururken aylardır evine rızkını, emeğini, hakkını ödemeyenlere hiçbir şey yapmayıp orada hakkını arayan işçiyi tutuklamak tipik bir AK Parti refleksidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bugra-kavuncu-iscinin-haklarini-odemeyenlere-hicbir-sey-yapmayip-hak-arayan-isciyi-tutuklamak-tipik-bir-ak-parti-refleksidir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 18:23:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bugra-kavuncu-iscinin-haklarini-odemeyenlere-hicbir-sey-yapmayip-hak-arayan-isciyi-tutuklamak-tipik-bir-ak-parti-refleksidir.jpg" type="image/jpeg" length="66495"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi Savaş Yücel'in üçüncü kitabı 'Pençe Kuzey Irak' tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/gazi-savas-yucelin-ucuncu-kitabi-pence-kuzey-irak-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/gazi-savas-yucelin-ucuncu-kitabi-pence-kuzey-irak-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazi Savaş Yücel'in Kuzey Irak, Suriye ve Güneydoğu'da görev yapan askerlerin yaşantılarını, operasyon anılarını ve gazilik hikayelerini anlattığı üçüncü kitabı 'Pençe Kuzey Irak' Gazeteciler Cemiyeti'nde tanıtıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Gazi Savaş Yücel'in Kuzey Irak, Suriye ve Güneydoğu'da görev yapan askerlerin yaşantılarını, operasyon anılarını ve gazilik hikayelerini anlattığı üçüncü kitabı 'Pençe Kuzey Irak' Gazeteciler Cemiyeti'nde tanıtıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kitabın tanıtımında konuşan Savaş Yücel, 30 Temmuz 1996'da Siirt'in Eruh ilçesinde yürütülen iç güvenlik operasyonu sırasında mayına basması sonucu yaralandığını ve ayağını kaybettiğini belirtti. Yücel, daha önce 'Biz Kınalı Bacaklar' ve 'Kan Çiçekleri' adlı kitapları kaleme aldığını hatırlatarak, üçüncü kitabında askerlerin sahadaki zorluklarını ve gazilerin hikayelerini anlattığını söyledi.</p> <p><strong>'Gazilerimizi ve şehitlerimizi unutturmak istemiyoruz'</strong></p> <p>'Pençe Kuzey Irak' adlı kitabında Kuzey Irak ve Suriye'de yapılan operasyonlardan, harekatlardan ve Güneydoğu'dan derlenen anıların yer aldığını ifade eden Yücel, 'Oradaki askerimizin, personelimizin çektiği zorluklar, yaşantıları, arkadaşlıkları, dostlukları ve gazi oluş hikayeleri yer alıyor. Gazilerimizi ve şehitlerimizi unutturmak istemediğimiz için bu kitapla yola devam ettik' dedi.</p> <p>Yücel, ülkede vatanın bekası için her koşulda görev yapmaya hazır insanların bulunduğunu belirterek, 'Bu ülkede gaziler ve şehitler var. Vatanın bekası için her zaman, her koşulda hizmet edecek insanlar olduğunu ve bunların unutulmaması gerektiğini anlatmak için buradayız' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>Nazmi Bilgin: 'Gaziler bizim göz bebeğimizdir'</strong></p> <p>Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin de Savaş Yücel ile 25 yılı aşan bir dostlukları olduğunu belirterek, kitabın Kuzey Irak harekatı sırasındaki anıları ve gazilerin kahramanlık hikayelerini içerdiğini söyledi. Gazilerin toplum için çok özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Bilgin, 'Gazilerimiz bizim göz bebeklerimiz. Gazilik, bir insanın şehitlikten sonra ulaşabileceği en büyük mertebe ve bir kahramanlık timsalidir. Onlara çok şey borçluyuz' diye konuştu.</p> <p><strong>'Gaziler arasındaki farklılıklar kaldırılmalı'</strong></p> <p>Bilgin, gazilerin bu ülke için uzuvlarını, sağlıklarını ve hayatlarının önemli bir kısmını feda ettiklerini belirterek, toplumun ve devletin gazilere sahip çıkması gerektiğini söyledi.</p> <p>Gaziler arasındaki farklılıkların kaldırılmasının en büyük dileklerinden biri olduğunu dile getiren Bilgin, 'Onlar her şeyi hak ediyor. Onlar hiçbir zaman yalnız değil. Devletin çeşitli kurumları ve vakıflar onların sorunlarıyla hemhal oluyor, dertlerini paylaşıyorlar. Bu kurumlardan bir tanesi de Gazeteciler Cemiyeti'dir' dedi.</p> <p>Gazeteciler Cemiyeti'nin 25 yıldır gazilere kapılarını açtığını, gazilerin kendisine 'Nazmi Baba' dediğini aktaran Bilgin, 'Bu benim için göğsümde taşıdığım en güzel rozettir' ifadelerini kullandı.</p> <p>Bilgin, kitabı önceden okuma fırsatı bulduğunu belirterek, 'İçinde bazen gülümseyeceğiniz, bazen de gözyaşlarınızın boğazınıza düğümlendiği çok güzel anılar var' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/gazi-savas-yucelin-ucuncu-kitabi-pence-kuzey-irak-tanitildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 18:21:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/gazi-savas-yucelin-ucuncu-kitabi-pence-kuzey-irak-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" length="71242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Doğan Aydal'dan, 'Bulutlarımız çalınıyor' iddialarına yanıt: 'Bilimsel gerçekler yerine komplo söylemleri ülkeye fayda sağlamaz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/prof-dr-dogan-aydaldan-bulutlarimiz-caliniyor-iddialarina-yanit-bilimsel-gercekler-yerine-komplo-soylemleri-ulkeye-fayda-saglamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/prof-dr-dogan-aydaldan-bulutlarimiz-caliniyor-iddialarina-yanit-bilimsel-gercekler-yerine-komplo-soylemleri-ulkeye-fayda-saglamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili Doğan Aydal, 'ABD ve İsrail savaşla meşgul olduğu için Türkiye'nin bulutlarını çalamıyor, bu nedenle yağmurlar arttı' iddiasıyla ilgili, 'Çok geniş alanlardaki bulutları seyahat ettirerek başka ülkenin tepesine yağmur yağdırmak henüz ispatlanmış bir konu değildir. Bu bakımdan bilimsel gerçekleri görmeyip farklı ülkelere sahip olmadıkları güçleri atfetmek ülke için hayırlı bir söylem olmayacaktır' açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili Doğan Aydal, 'ABD ve İsrail savaşla meşgul olduğu için Türkiye'nin bulutlarını çalamıyor, bu nedenle yağmurlar arttı' iddiasıyla ilgili, 'Çok geniş alanlardaki bulutları seyahat ettirerek başka ülkenin tepesine yağmur yağdırmak henüz ispatlanmış bir konu değildir. Bu bakımdan bilimsel gerçekleri görmeyip farklı ülkelere sahip olmadıkları güçleri atfetmek ülke için hayırlı bir söylem olmayacaktır' açıklamasını yaptı.</p> <p>Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili Doğan Aydal, 'ABD ve İsrail savaşla meşgul olduğu için Türkiye'nin bulutlarını çalamıyor, bu nedenle yağmurlar arttı' iddiasıyla ilgili yazılı açıklamasında, bu tür söylentilerin toplumda gereksiz endişelere yol açabileceğini belirtti.</p> <p>Söz konusu iddiaların bilimsel olarak kanıtlanmadığını, kamuoyunun bilimsel gerçekler yerine komplo niteliğindeki söylemlerle yönlendirilmesinin doğru olmadığını aktaran Aydal, 'Söylentiye göre ABD ve İsrail savaşta olduğundan bizim bulutları çalmayla uğraşamamakta ve bu sebeple yağmurlarımız artmaktadır. Bu ispatlanmış bir konu değildir. Yarın savaş bittiğinde ABD ve İsrail bulutlarımızı yeniden çalmaya mı başlayacaklardır? Bu fikri yaymanın halk arasında çeşitli endişelere de yol açtığı ve açacağı da şüphesizdir' ifadelerini kullandı.</p> <p>Prof. Doğan Aydal, mevcut teknolojinin, 'bulutları çalmak' ya da geniş coğrafyalarda taşımak değil, var olan bulutlardaki yağış sürecini kolaylaştırmak üzerine kurulu olduğunu belirterek, şöyle devam etti:</p> <p>'Bulutlara gümüş iyodür püskürterek su oluşumu hızlandırılıp yağmur yağdırılabilmektedir. Bu teknoloji yetmişli yıllardan beri başta ABD olmak üzere birçok ülke tarafından uygulanmıştır. ABD, bu teknolojiyi özellikle Vietnam savaşı sırasında muson yağmurlarının şiddetini artırmak, toprak yolları balçık yapmak, ulaşımı zorlaştırmak için kullanmıştır. Çin, olimpiyatlar döneminde Pekin'e yağmur yağmasın diye Pekin'e 30 km mesafedeki bütün bulutları aşılayarak bulunduğu bölgelerde yağmuru yağdırmıştır. Aynı teknik SSCB döneminde Ekim kutlamaları sırasında Moskova'ya yağmur yağmasın diye bulutlar Moskova'ya ulaşmadan aşılama ile yağdırılmıştır. Bu teknik karlı bir bölgede kar yağmazsa bölgedeki oteller özel şirketlere para ödeyerek otellerinin çevresindeki bulutlara gümüş iyodür ektirip kar yağışını sağlamaktadırlar. Ancak çok geniş alanlardaki bulutları seyahat ettirerek başka ülkenin tepesine yağmur yağdırmak henüz ispatlanmış bir konu değildir. Bilimsel gerçekleri görmeyip farklı ülkelere sahip olmadıkları güçleri atfetmek ülke için hayırlı bir söylem olmayacaktır.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Prof. Dr. Doğan Aydal, bilimsel gerçeklerin göz ardı edilmemesini isteyerek, farklı ülkelere sahip olmadıkları güçleri atfetmenin doğru olmadığını, bu tür söylemlerin kamuoyunda gereksiz korku ve endişe oluşturabileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/prof-dr-dogan-aydaldan-bulutlarimiz-caliniyor-iddialarina-yanit-bilimsel-gercekler-yerine-komplo-soylemleri-ulkeye-fayda-saglamaz</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 18:15:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/prof-dr-dogan-aydaldan-bulutlarimiz-caliniyor-iddialarina-yanit-bilimsel-gercekler-yerine-komplo-soylemleri-ulkeye-fayda-saglamaz.jpeg" type="image/jpeg" length="68978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Belediyeler Birliği Araç Teslim Töreni... Vahap Seçer: 'Belediye başkanlığı partiler üstü bir görevdir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/turkiye-belediyeler-birligi-arac-teslim-toreni-vahap-secer-belediye-baskanligi-partiler-ustu-bir-gorevdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/turkiye-belediyeler-birligi-arac-teslim-toreni-vahap-secer-belediye-baskanligi-partiler-ustu-bir-gorevdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, 'Türkiye'de maalesef son yıllardaki gelişmeler, özellikle siyasi bazı hesaplaşmaların belediyeler üzerinden yürütülmesi belediye başkanlarını son derece zor duruma sokmuştur. Belediye başkanlığı partiler üstü bir görevdir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, 'Türkiye'de maalesef son yıllardaki gelişmeler, özellikle siyasi bazı hesaplaşmaların belediyeler üzerinden yürütülmesi belediye başkanlarını son derece zor duruma sokmuştur. Belediye başkanlığı partiler üstü bir görevdir' dedi.</p> <p>TBB tarafından düzenlenen Araç Teslim Töreni, TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in katılımıyla Çankaya Belediyesi Yerleşkesi'nde yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Belediye başkanlarının katılımıyla düzenlenen törende ilk olarak saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.</p> <p>Daha sonra konuşan TBB Başkan Vekili Vahap Seçer, hayırlı bir iş için bir araya geldiklerini belirterek, ekonomik zorluklara rağmen belediye başkanlarının vatandaşlara hizmet için yoğun çaba gösterdiğini söyledi. Birliğin 1405 belediyeye hizmet süreçlerinde destek ve katkı sunmaya devam ettiğini ifade eden Seçer, Türkiye'nin farklı bölgelerinden ve tüm siyasi partilerden belediyelerin katılımıyla 94 belediyeye 95 araç ve iş makinesi dağıtacaklarını anlattı. Seçer, geçen ay da 90 aracın teslim edildiğini hatırlattı ve gelecek aylarda da devam edecek programla iki yılda toplam 714 hizmet aracının belediyelere tahsis edilmiş olacağını söyledi.</p> <p><strong>Seçer'den 'finans disiplini ve liyakatli kadrolar' vurgusu</strong></p> <p>Seçer, belediye başkanlarının iki temel dayanağının finans disiplini ve liyakatli kadrolar olduğunu belirterek, 'Para ve liyakatli kadrolar: O zaman önümüzde hiçbir şey duramaz. Çok daha efektif işler yaparız. Vatandaşlarımızın memnuniyetini daha üst seviyelere çıkarırız. Türkiye Belediyeler Birliği sadece üyelerine iş makinası ve araç desteği yapmıyor; proje desteği, proje çalışmalarına nakdi destekler, farklı projeler, eğitim çalışmaları, çalıştaylar, paneller, yurt dışında çalışanlarımızın ve personelimizin bilgisini, becerisini geliştirmeleri için yapılan gezi programları ve inceleme gezileri gibi birçok alanda belediyelerimize katkı sunuyoruz' dedi.</p> <p>Seçer, geçen hafta düzenlenen belediyecilik forumuna yerel yönetimlerden 700'ün üzerinde başvuru yapıldığını ve forumda 200'den fazla özgün proje ile uygulamanın paylaşıldığını belirterek, bunun yeni iş birliklerine zemin hazırladığını ifade etti. Yönetici Geliştirme Programı'na da büyük önem verdiklerini vurgulayan Seçer, belediye başkanlarına personeli bu eğitimlere teşvik etme çağrısında bulunarak program kapsamında şimdiye kadar 352 yöneticinin eğitim aldığını ve sayının giderek arttığını söyledi.</p> <p>TBB ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ortak hizmet modeline değinen Seçer, projenin Ekrem İmamoğlu döneminde başlatıldığını ve hayata geçirildiğini bildirdi. Pilot bölge olarak Batı Karadeniz'de 91 belediyenin bilgilendirildiğini, 45'inden geri dönüş alındığını ve 22 belediyeyle uygulamaya geçildiğini anlatan Seçer, Safranbolu'da çalışmaların başladığını söyledi. Proje kapsamında araç ve iş makinelerinin Türkiye Belediyeler Birliği, akaryakıt ve teknik desteğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlandığını, malzeme desteğinin ise ilgili belediyelerce karşılandığını ifade eden Seçer, üçlü iş birliğiyle önemli projelerin ortaya çıktığını vurguladı.</p> <p><strong>'Siyasi bazı hesaplaşmalar...'</strong></p> <p>Vahap Seçer, TBB tarafından 2024 seçimleri sonrası Ekrem İmamoğlu'nun başkanlığıyla yeni bir dönemin başladığını, İmamoğlu ve ardından Zeydan Karalar'ın tutuklanmasının ardından tüzük gereği başkan vekilliğine seçilerek görevini sürdürdüğünü hatırlattı. Seçer, TBB'de adaletli bir yönetim anlayışı benimsediklerini, belediyelere sağlanan araç ve destekleri sosyoekonomik ve bölgesel kriterlere göre belirlediklerini ve bu sistemi kurumsal bir yapıyla sürdürdüklerini ifade etti ve şöyle konuştu:</p> <p>'Türkiye'de maalesef, bunu üzülerek ifade ediyorum, son yıllardaki gelişmeler, özellikle siyasi bazı hesaplaşmaların belediyeler üzerinden yürütülmesi belediye başkanlarını son derece zor duruma sokmuştur. Bizim seçimlerde beldemizde hemşehrilerimize gittiğimiz zaman oy isteme saikimiz, hemşehrilerimize en güzel hizmeti yapma saiki. Bu sebeple onların karşısına gidiyoruz, onlar da aynı sebeple sandığa gidiyor. Belki de mensubu olmadığımız bir seçmenin oyunu alabiliyoruz. Belediye başkanlığı partiler üstü bir görevdir. Mutlaka her belediye başkanının partisi, dünya görüşü, ideolojisi onun onurudur, şerefidir. Onlara saygı duyarız. Ama hizmette adaletli olmak, hemşehrilerimizin partisine, bölgesel farklılıklarına, etnik yapısına, inanç grubuna bakmadan onlara hizmet etmek bizim esas amacımız olmalı. Ve bunu yapıyoruz, beldelerimizde her birimiz yapıyoruz. İşte bu düsturla TBB'de siz değerli belediye başkanlarımıza hizmet ederken hiçbir fark gözetmeksizin, 'her biri bizim belediye başkanımız' düşüncesiyle destek olmaya, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edeceğiz.'</p> <p><strong>Türkiye Belediyeler Birliği'nin Genel Kurulu 2 Mayıs'ta</strong></p> <p>Vahap Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Kurulu'nun 2 Mayıs Cumartesi Ankara'da saat 11.00'de yapılacağını ve başkan, encümen, başkan vekilleri ile komisyonların seçileceğini açıkladı. </p> <p>Seçer'in konuşmasının ardından kürsüye çıkan 94 belediye başkanına temsili anahtarlar verildi ve hatıra fotoğrafı çekildi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/turkiye-belediyeler-birligi-arac-teslim-toreni-vahap-secer-belediye-baskanligi-partiler-ustu-bir-gorevdir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 18:08:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/turkiye-belediyeler-birligi-arac-teslim-toreni-vahap-secer-belediye-baskanligi-partiler-ustu-bir-gorevdir.jpg" type="image/jpeg" length="35934"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, TEK Çocuk Yuvamız Süleymanpaşa Gündüz Bakımevi'nin temelini attı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tekirdag-buyuksehir-belediyesi-tek-cocuk-yuvamiz-suleymanpasa-gunduz-bakimevinin-temelini-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tekirdag-buyuksehir-belediyesi-tek-cocuk-yuvamiz-suleymanpasa-gunduz-bakimevinin-temelini-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından çocukların güvenli ve nitelikli bir ortamda gelişimini desteklemek ve kadınların sosyal hayata katılımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen TEK Çocuk Yuvamız Süleymanpaşa Gündüz Bakımevi'nin temeli atıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, bir kentin gücünün çocuklara sunduğu imkanlarla ölçüldüğüne vurgu yaparak, ''TEK Çocuk Yuvamız' tam da bu ihtiyaca cevap verecek; çocuklarımıza umut, ailelerimize güven olacak' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TEKİRDAĞ)</strong> - Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından çocukların güvenli ve nitelikli bir ortamda gelişimini desteklemek ve kadınların sosyal hayata katılımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen TEK Çocuk Yuvamız Süleymanpaşa Gündüz Bakımevi'nin temeli atıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, bir kentin gücünün çocuklara sunduğu imkanlarla ölçüldüğüne vurgu yaparak, ''TEK Çocuk Yuvamız' tam da bu ihtiyaca cevap verecek; çocuklarımıza umut, ailelerimize güven olacak' dedi.</p> <p>Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından '11 İlçeye 11 Gündüz Bakımevi' projesi kapsamında Süleymanpaşa'da hayata geçirilen gündüz bakımevinin temeli bugün düzenlenen törenle atıldı. Atatürk Mahallesi'ndeki temel atma törenine Yüceer'in yanı sıra ilçe belediye başkanları, kurum ve kuruluşların amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p> <p><strong>'En önemli yatırım çocuklarımıza yaptığımız yatırımdır'</strong></p> <p>Törende konuşan Yüceer, çocukların geleceği ve güvenliğinin tüm projelerin önünde geldiğini belirterek, 'Şehrimize kazandırılan, sorunları çözen ve ihtiyaçları karşılayan her proje bizim için çok kıymetli. Ancak söz konusu çocuklarımız olduğunda, onların geleceği ve güvenliği olduğunda bu bizim için her şeyin önüne geçiyor. En önemli yatırımımız, çocuklarımıza yaptığımız yatırımdır. Onların eğitimi, güvenliği ve geleceği bizim önceliğimizdir' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'Bir şehri büyük yapan çocuklara sunulan imkanlardır'</strong></p> <p>Bir kentin büyüklüğünün çocuklara sunduğu imkanlarla ölçüldüğünü belirten Yüceer, 'Bu projeyle, başta çocuklarımız olmak üzere özellikle ekonomik zorluk yaşayan ailelerimize destek olmayı hedefledik. Göreve geldiğimiz gün de gündüz bakımevi projemizi 11 ilçemizde hayata geçirme sözü verdik. Bizler de biliyoruz ki; bir kentin gerçek büyüklüğü, çocuklarına sunduğu imkanlarla ölçülür' diye konuştu.</p> <p>Güçlü bir şehrin ailelerin yükünü hafifleten ve kadınları destekleyen bir yapıya sahip olması gerektiğinin altını çizen Yüceer, 'Bir şehir; çocuklarına güvenli bir hayat sunuyorsa büyüktür. Ailelerin yükünü hafifletiyorsa güçlüdür. Kadınların hayatını kolaylaştırıyor, onları sosyal ve ekonomik hayatta destekliyorsa çağdaştır. Biz de bu anlayışla çalışıyoruz' dedi.</p> <p>Hayata geçirilen bakımevi projesinin çocuklara umut, ailelere güven olacağını belirten Yüceer sözlerini, şöyle noktaladı:</p> <p>'Bugün temelini attığımız 'TEK Çocuk Yuvamız Süleymanpaşa' tam da bu ihtiyaçlara cevap verecek. Bu merkez, çocuklarımıza umut, ailelerimize güven olacak. Çocuklarımız burada sosyalleşecek, kendilerini keşfedecek, yeteneklerini geliştirecekler. Her ilçemizde bakımevlerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz. Projede emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, bürokratlarımıza ve yüklenici firmaya teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Büyükşehir Belediyesi Etüt ve Projeler Dairesi Başkanı İsmail Gülsen de temel atma töreninde yaptığı konuşmada TEK Çocuk Yuvamız Süleymanpaşa Gündüz Bakımevi'nin teknik detaylarını paylaştı. Gülsen, toplam bin 567 metrekarelik yapı alanına sahip kreşte 2 atölye, 4 etkinlik alanı, 4 uyku odası, cimnastik salonu, yemekhane, revir ile rehberlik, müdür ve öğretmen odalarının yer alacağını belirtti.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Tekirdağ</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tekirdag-buyuksehir-belediyesi-tek-cocuk-yuvamiz-suleymanpasa-gunduz-bakimevinin-temelini-atti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 18:06:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tekirdag-buyuksehir-belediyesi-tek-cocuk-yuvamiz-suleymanpasa-gunduz-bakimevinin-temelini-atti.jpg" type="image/jpeg" length="69449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Artvin merkezli 4 ilde organize suç operasyonu... Yakalanan 35 kişiden 28'i tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/artvin-merkezli-4-ilde-organize-suc-operasyonu-yakalanan-35-kisiden-28i-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/artvin-merkezli-4-ilde-organize-suc-operasyonu-yakalanan-35-kisiden-28i-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin merkezli 4 ilde düzenlenen organize suç örgütüne yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda, 34 şüpheli yakalandı, 75 milyon değerinde 2 adet taşınmaz, 5 adet taşınır ve 333 adet banka hesabına tedbir kararı uygulandı. Şüphelilerden 28'i tutuklandı, 7'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Artvin merkezli 4 ilde düzenlenen organize suç örgütüne yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda, 34 şüpheli yakalandı, 75 milyon değerinde 2 adet taşınmaz, 5 adet taşınır ve 333 adet banka hesabına tedbir kararı uygulandı. Şüphelilerden 28'i tutuklandı, 7'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p> <p>Konuya ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından şu açıklama yapıldı:</p> <p>'Artvin merkezli 4 ilde Organize Suç Örgütüne yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 35 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden; 28'i tutuklandı. 7'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Artvin İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; İnternet siteleri üzerinden vatandaşlarımızı dolandırarak haksız kazanç sağladıkları, Kendilerini avukat olarak tanıtıp telefonla aradıkları vatandaşlarımızdan para talep ettikleri ve ödeme yapmayan vatandaşlarımızı tehdit ettikleri tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Şüphelilere ait 75 milyon lira değerinde; 2 adet taşınmaz, 5 adet taşınır ve 333 adet banka hesabına tedbir kararı uygulandı. Halkımızın huzur ve güvenliği için güvenlik güçlerimizle birlikte 7/24 suç ve suçlularla mücadelemizi sürdürüyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlıklarımızı, Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/artvin-merkezli-4-ilde-organize-suc-operasyonu-yakalanan-35-kisiden-28i-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:59:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/artvin-merkezli-4-ilde-organize-suc-operasyonu-yakalanan-35-kisiden-28i-tutuklandi.jpg" type="image/jpeg" length="79745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremde 115 kişiye mezar olan Penta Park Sitesi davasında sanığın tahliyesine mağdurlardan tepki]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/depremde-115-kisiye-mezar-olan-penta-park-sitesi-davasinda-sanigin-tahliyesine-magdurlardan-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/depremde-115-kisiye-mezar-olan-penta-park-sitesi-davasinda-sanigin-tahliyesine-magdurlardan-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan Penta Park Sitesi'nde anneannesini kaybeden müşteki avukatı Ahmet Said İlhan, son duruşmada tutuklu sanık Özcan Çakmak'ın tahliye edilmesini eleştirerek, 'Yüzlerce insanımızın vefatına sebep olan her bir kişi, hak ettiği cezayı alana kadar sürecin sıkı bir takipçisi olmaya devam edeceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan Penta Park Sitesi'nde anneannesini kaybeden müşteki avukatı Ahmet Said İlhan, son duruşmada tutuklu sanık Özcan Çakmak'ın tahliye edilmesini eleştirerek, 'Yüzlerce insanımızın vefatına sebep olan her bir kişi, hak ettiği cezayı alana kadar sürecin sıkı bir takipçisi olmaya devam edeceğiz' dedi.</p> <p>Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde bulunan Penta Park Sitesi'nin 1 ve 3. bloklarının 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 115 kişi hayatını kaybetti.</p> <p>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yapım sürecinde yer alan Özcan Çakmak, Mesut Başkır ve Metin Başkır hakkında, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.</p> <p>Öte yandan, binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesi'nde görev yapan 13 kişi ile yıkılan blokların altında bulunan iş yerlerinde tadilat yapan 7 kişi hakkında da aynı suçtan dava açıldı, ardından üç dosya birleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde geçen günlerde görülen duruşmada, tutuklu sanık Mesut Başkır'ın tutukluluğunun devamına, tutuklu sanık Özcan Çakmak'ın ise tahliyesine karar verildi.</p> <p><strong>'Tahliye kararını kabul etmiyoruz'</strong></p> <p>Penta Park Sitesi'nin yıkılmasıyla anneannesini kaybeden Ahmet Said İlhan, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Meydana gelen yıkımla ilgili şimdiye kadar birden fazla bilirkişi raporu alınmıştı. Fakat bunlar arasında yer alan bazı farklılıkların giderilmesi ve en önemlisi kişi bazlı kusur tespiti yapılması için dosya, yeni bir bilirkişi raporu hazırlanmak üzere İstanbul'da oluşturulacak bir heyete gönderilmişti. Hazırlanacak bu yeni rapor aylarca gelmemesine rağmen, ne hikmetse son duruşmanın yapıldığı günün sabahı saat 08.00'de dosyaya girdi. Rapor dosyaya girdikten sonra ise bu işin hikmetini anlamış olduk. Zira hazırlanan bu son rapor, bilimsellikten uzak, kendi içerisinde dahi çelişen, dosyadaki mevcut delillerden, bilgilerden ve beyanlardan habersiz bir şekilde ısmarlama olarak hazırlanmış bir rapordur.<br /> <br />Hazırlanan raporda tek bir amaç güdülmüştür: Binanın hem yapı sahibi; yani müteahhitliğini yapan, hem bina sonrası dairelerin satışını bizzat yapan, üstelik bu satışı yaparken 'şimdiye kadar edindiğim tüm tecrübemi bu binaya aktardım' ve 'bu bina 11 şiddetinde depreme bile dayanır' şeklinde hem kendisinin hem de sahibi olduğu Penta Park Sitesi'nin reklamını yapan Özcan Çakmak isimli şahsı bu işin içinden çıkarmak. Bugün Kahramanmaraş ilindeki herhangi bir vatandaşa 'Penta Park Sitesi'ni kimler yaptı' diye sorsanız, alacağınız cevapların içinde mutlaka 'Özcan Çakmak' ismi olacaktır. Hal böyleyken, tüm bu gerçekliğe ve dosya içerisindeki mevcut delillere rağmen Özcan Çakmak'ı kusursuz kılma amacıyla hazırlanan bu sipariş bilirkişi raporunda Özcan Çakmak'ın herkesçe bilinen, hazırlanan iddianamede dahi yapı sahibi olduğu şeklinde yer alan bilgiler ve beyanlar göz ardı edilerek yalnızca statik proje müellifiymiş gibi bir değerlendirme yapılmıştır. Bu duruma da çeşitli kılıflar bulunarak Özcan Çakmak, hazırlanan son raporda kusursuz olarak atfedilmiş ve nitekim yapılan son celsede tahliye edilmiştir. Biz hem bu dosyanın avukatları olarak hem de mağdurları olarak ne bu siparişle getirilen bilirkişi raporunu ne de 100'ün üzerinde insanımızın ölümüne sebebiyet veren kişilerin başında gelenlerden Özcan Çakmak isimli şahsın tahliyesini kabul ediyoruz.</p> <p>Tahliye kararı tamamen rapora dayalı verilmiştir. Söz konusu rapor ise Özcan Çakmak'ın bu binanın müteahhidi olduğu, yani binanın projesinden yapımına her türlü aşamasında bulunduğu ve binadan kaynaklı meydana gelen hasarlardan sorumlu tutulması gerektiği hususunu tamamen göz ardı etmiştir. Bu hukuka ve hakkaniyete tamamen aykırı raporun duruşma sabahı dosyaya girmesiyle, raporu inceleyip itiraz hakkımızı dahi kullanamadan, 100'ü aşkın vatandaşımın ölümüne doğrudan sebebiyet veren yapının müteahhidi ve sahibi Özcan Çakmak'ın tahliyesi ise bizlerden önce kamu vicdanını da derinden sarsmıştır. Bizim bu durumu kabullenmemiz mümkün değildir. Penta Park Sitesi'ndeki blokların yıkılmasına ve yüzlerce insanımızın vefatına sebep olan her bir kişi, hak ettiği cezayı alana kadar sürecin sıkı bir takipçisi olmaya devam edeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Kahramanmaraş</category>
      <guid>https://www.haber500.com/depremde-115-kisiye-mezar-olan-penta-park-sitesi-davasinda-sanigin-tahliyesine-magdurlardan-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:58:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/depremde-115-kisiye-mezar-olan-penta-park-sitesi-davasinda-sanigin-tahliyesine-magdurlardan-tepki.jpeg" type="image/jpeg" length="46847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kütahya Belediyesi, yeni araç destekleriyle hizmet kapasitesini güçlendiriyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kutahya-belediyesi-yeni-arac-destekleriyle-hizmet-kapasitesini-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kutahya-belediyesi-yeni-arac-destekleriyle-hizmet-kapasitesini-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya Belediyesi, hizmet kapasitesini güçlendirecek önemli bir araç desteğini daha envanterine kattı. Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Türkiye Belediyeler Birliği tarafından hibe edilen aracın özellikle yol yapım, bakım onarım ve çeşitli saha çalışmalarında ekiplere hız ve etkinlik kazandıracağını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(KÜTAHYA)</strong> - Kütahya Belediyesi, hizmet kapasitesini güçlendirecek önemli bir araç desteğini daha envanterine kattı. Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Türkiye Belediyeler Birliği tarafından hibe edilen aracın özellikle yol yapım, bakım onarım ve çeşitli saha çalışmalarında ekiplere hız ve etkinlik kazandıracağını belirtti.</p> <p>Ankara'da Türkiye Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Araç Teslim Töreni'ne katılan Başkan Kahveci, belediyeye hibe edilen bir adet Beko loderi teslim aldı. Kahveci, şehrin altyapı, üstyapı ve saha çalışmalarında aktif olarak kullanılacak yeni iş makinesiyle birlikte, hizmet gücünün daha da artacağını dile getirdi.</p> <p>Kahveci, belediyecilik hizmetlerinde kaliteyi artırmaya yönelik yatırımların önemine dikkati çekerek, her yeni yatırımın vatandaşlara daha hızlı ve verimli hizmet olarak yansıdığını ifade etti.</p> <p>Araç teslim sürecine katkı sunan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve TBB Başkan Vekili Vahap Seçer başta olmak üzere TBB yönetimine teşekkür eden Kahveci, desteğin Kütahya için hayırlı olması temennisinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Kütahya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kutahya-belediyesi-yeni-arac-destekleriyle-hizmet-kapasitesini-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:54:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/kutahya-belediyesi-yeni-arac-destekleriyle-hizmet-kapasitesini-guclendiriyor.png" type="image/jpeg" length="53992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümit Özlale, Doruk Madencilik'te yaşanan hak kayıpları için TBMM Başkanlığı'na araştırma önergesi sundu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/umit-ozlale-doruk-madencilikte-yasanan-hak-kayiplari-icin-tbmm-baskanligina-arastirma-onergesi-sundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/umit-ozlale-doruk-madencilikte-yasanan-hak-kayiplari-icin-tbmm-baskanligina-arastirma-onergesi-sundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Politika Kurulu Başkanı Ümit Özlale, Doruk Madencilik işçilerinin yaşadığı hak kayıplarına ilişkin olarak TBMM'de Araştırma Komisyonu kurulmasını önerdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP'nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Politika Kurulu Başkanı Ümit Özlale, Doruk Madencilik işçilerinin yaşadığı hak kayıplarına ilişkin olarak TBMM'de Araştırma Komisyonu kurulmasını önerdi.</p> <p>CHP'nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Politika Kurulu Başkanı Ümit Özlale, Doruk Madencilik işçilerinin uzun süredir ödenmeyen ücret ve tazminat alacakları, ücretsiz izne zorlanmaları ve sendikal baskılar nedeniyle yaşadığı hak ihlallerinin araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı'na araştırma önergesi sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Önergenin gerekçesinde, Eskişehir'den Ankara'ya yürüyerek haklarını arayan ve açlık grevine kadar varan bir direniş sürdüren işçilerin mücadelesine işaret edilerek, işçilerin alacaklarının yalnızca bir kısmına yönelik açıklamaların sorunu çözmediği, buna rağmen direnişin polis müdahaleleri ve gözaltılarla karşılaştığı kaydedildi.</p> <p>Özlale, Doruk Madencilik'te yaşananların sadece bir işyeri sorunu olmadığını belirterek, özel sektör madenciliğinde yaygınlaşan güvencesiz çalışma, ücretlerin ödenmemesi ve sendikal örgütlenmenin engellenmesi gibi yapısal sorunlara değindi.</p> <p>Önergede, işçilerin aylarca ücret alamadığı, ücretsiz izne zorlandığı, işten çıkarılanların kıdem ve ihbar tazminatlarına erişemediği ve dava kazanmalarına rağmen alacaklarını tahsil edemedikleri ifade edildi.</p> <p>Madencilik sektöründe özellikle özelleştirme, rödovans sistemi ve şirket devirleri sonrası oluşan yeni yapının, işçi haklarını korumakta yetersiz kaldığına dikkat çekilen önergede, kamu denetim mekanizmalarının etkinliğinin de sorgulanması gerektiği vurgulandı.</p> <p>Özlale, önergesiyle Doruk Madencilik işçilerinin yaşadığı hak ihlallerinin tüm yönleriyle araştırılmasını, sorumluların tespit edilmesini ve benzer mağduriyetlerin önlenmesine yönelik yasal ve idari düzenlemelerin belirlenmesini talep etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/umit-ozlale-doruk-madencilikte-yasanan-hak-kayiplari-icin-tbmm-baskanligina-arastirma-onergesi-sundu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:54:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/umit-ozlale-doruk-madencilikte-yasanan-hak-kayiplari-icin-tbmm-baskanligina-arastirma-onergesi-sundu.jpg" type="image/jpeg" length="10985"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Katar'da temaslarda bulundu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-katarda-temaslarda-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-katarda-temaslarda-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, resmî ziyaret kapsamında bulunduğu Katar'ın başkenti Doha'da çeşitli temaslarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section class='text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&:has([data-writing-block])>*]:pointer-events-auto [content-visibility:auto] supports-[content-visibility:auto]:[contain-intrinsic-size:auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]' dir='auto' data-turn-id='request-WEB:bcebba6c-f800-48db-b77d-dda0d4ed3e1c-0' data-testid='conversation-turn-2' data-scroll-anchor='false' data-turn='assistant'> <div class='text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)'> <div class='[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn'> <div class='flex max-w-full flex-col gap-4 grow'> <div class='min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&]:mt-1' dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='1f713352-ba25-4bfb-bb2e-2d732a007739' data-turn-start-message='true' data-message-model-slug='gpt-5-3'> <div class='flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden'> <div class='markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word light markdown-new-styling'> <p data-start='67' data-end='218'><strong>(ANKARA) -</strong> Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Katar'ın başkenti Doha'da çeşitli temaslarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='220' data-end='395'>Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre Bayraktaroğlu, Türkiye'nin Doha Büyükelçisi Dr. M. Mustafa Göksu ile askeri ataşeliği ziyaret etti. Açıklamada, 'Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, resmî ziyaretlerde bulunmak üzere gittiği Doha/Katar'da, Doha Büyükelçimiz Sayın Dr. M.Mustafa Göksu'yu ve Askeri Ataşeliğimizi ziyaret etti. Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığını (KTBMK), ziyaret ederek incelemelerde bulundu ve personele hitap etti' ifadelerine yer verildi.</p> </div> </div> </div> </div> </div> </div> </section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-katarda-temaslarda-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:51:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-katarda-temaslarda-bulundu.png" type="image/jpeg" length="37671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 27. gün... Avukat Tora Pekin'den Mahkeme Heyeti'ne Adem Soytekin sorusu: 'Soytekin'i tahliye edeceksiniz de sorgusunun alınması yönündeki eksikliği mi tamamlıyorsunuz?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-27-gun-avukat-tora-pekinden-mahkeme-heyetine-adem-soytekin-sorusu-soytekini-tahliye-edeceksiniz-de-sorgusunun-alinmasi-yonundeki-eksikligi-mi-tamamliyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-27-gun-avukat-tora-pekinden-mahkeme-heyetine-adem-soytekin-sorusu-soytekini-tahliye-edeceksiniz-de-sorgusunun-alinmasi-yonundeki-eksikligi-mi-tamamliyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası'nın 27. gününde, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin savunma yaptı. İtirafçı Adem Soytekin'in savunma sırasının öne alınmasına tepki gösteren Pekin, 'Bu salonda bir talebin ciddiye alınması için mutlaka itirafçı mı olmak gerekiyor? Acaba Adem Soytekin'i tahliye edeceksiniz de sorgusunun alınması yönündeki eksikliği mi tamamlıyorsunuz?' diye sordu. Avukat Pekin, 'Bu toplu tutuklamaların derhal sona erdirilmesi gerekiyor. Bunun Türkiye'ye sağladığı hiçbir yarar yok' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası'nın 27. gününde, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin savunma yaptı. İtirafçı Adem Soytekin'in savunma sırasının öne alınmasına tepki gösteren Pekin, 'Bu salonda bir talebin ciddiye alınması için mutlaka itirafçı mı olmak gerekiyor? Acaba Adem Soytekin'i tahliye edeceksiniz de sorgusunun alınması yönündeki eksikliği mi tamamlıyorsunuz?' diye sordu. Avukat Pekin, 'Bu toplu tutuklamaların derhal sona erdirilmesi gerekiyor. Bunun Türkiye'ye sağladığı hiçbir yarar yok' dedi. </p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 27. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</p> <p>Duruşmada, İmamoğlu'nun tutuklu yargılanan avukatı Mehmet Pehlivan'ın savunmasının ardından avukatı Tora Pekin söz aldı. Pekin, itirafçı Adem Soytekin'in savunma sırasının öne çekilmesi kararına itirazlarını sunarak, şunları söyledi:</p> <p>'Duruşmanın ilk günü bize kendi hazırladığınız bir sorgu listesi gösterdiniz. Bize sorarsanız, bu liste bizim yönümüzden dayatıldı. İtiraz ettik, bunun neden yanlış olduğunu dile getirdik; ancak itirazımız kabul edilmedi. 'Tamam' dedik. Bunun üzerine burada yargılanan tüm sanıklar ve müdafileri, sizin belirlediğiniz listeye göre sorguya hazırlandı ve hazırlanmaya da devam ediyor. Şimdi ise kendi koyduğunuz kurala uymayacağınızı söylüyor, sırayı değiştiriyorsunuz. Hatırlayalım, 'Kendi koyduğun kurala uy.' Kemal Gözler hocamızın deyişiyle bu, hukukun ve ahlakın ilk kuralıdır. Bu kuralı kolayca göz ardı etmemelisiniz, bu kurala uymalısınız, bu düzene devam etmelisiniz. Ancak ara kararınızla öncelikle bunu ihlal ediyorsunuz. Yapmayınız. Burada defalarca dile getirildiği üzere, iddianame tümüyle itirafçı beyanları üzerine kuruludur. İtirafçıların, bizce yasak usulle alınmış beyanlarını çıkarın, geriye iddianame adına hiçbir şey kalmıyor. Şimdi heyetiniz, itirafçı temelli iddianameye bir ek yapıyor; itirafçı temelli bir yargılama usulüne yöneliyor. Daha açık söyleyeyim: Bu salonda bir talebin ciddiye alınması için mutlaka itirafçı mı olmak gerekiyor? Bizim izlenimimiz bu yönde. Savunma makamı bu izlenimi edinmiştir. Dahası, bu kararı tam da Mehmet Pehlivan'ın, Soytekin'in beyanlarını çürüten sorgusunun ardından aldınız. Açıkçası objektif olarak bakıldığında, burada dayandığınız gerekçenin ötesinde bir arayış seziyoruz. Bir şey bildiğimiz yok; ancak böyle hissediyoruz.</p> <p><strong>'Acaba Adem Soytekin'i tahliye edeceksiniz de sorgusunun alınması yönündeki eksikliği mi tamamlıyorsunuz?'</strong></p> <p>Bu kararı alarak, geçen çarşamba Mehmet'in sorgusu sürerken Soytekin'in burada hepimizin duyduğu şekilde laf atmasını da ödüllendirmiş, ona bir değer vermiş oluyorsunuz. Bunun farkında olup olmadığınızı bilmiyorum. Belki size ses geçmedi ama bize görünen budur. Şimdi hakikaten, az önce de dile getirildiği gibi, objektif olarak önümüzde duran bir başka şüphe daha var: Acaba Adem Soytekin'i tahliye edeceksiniz de sorgusunun alınması yönündeki eksikliği mi tamamlıyorsunuz? Bunlar bizim haklı sorularımız ve haklı endişelerimizdir. Eğer öyleyse, Adem Soytekin başka birisinin yerini almış olacak; sorgusunu verip bir an önce tahliye olmak isteyen bir sanığın önüne geçmiş olacaktır. Bu da ayrıca bir haksızlıktır. Sayın Ekrem İmamoğlu da çok güzel ifade etti: Dosyadaki hazırlıklar, günlük ve haftalık programlar bu sıralamaya göre yapılmıştır. Belki bu hafta planlarında Adem Soytekin'e soru sormayı düşünen meslektaşlarımızın Silivri'ye gelme planı yoktu. Şimdi aldığınız bu sürpriz kararla onların da önüne geçmiş oldunuz. Netice olarak, bu kadar kapsamlı bir dosyada, öyle ya da böyle iddianamede yer alan her beyana ayrıntılı olarak çalışmamız gerektiği açıktır. Tıpkı sizin gibi Sayın Başkan, tıpkı Sayın Savcı gibi. Müdafi olarak bizim en temel görevimiz budur. Bugün bize yaptığınız sürpriz, çok açık ki bu çalışmayı imkansız kıldığı için adil yargılanma hakkına da açıkça aykırıdır.</p> <p><strong>'Siyasal iktidarın istekleri doğrultusunda böyle bir soruşturma kurgulanmış ve bu dava açılmıştır'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Siyasal iktidarın istekleri doğrultusunda böyle bir soruşturma kurgulanmış ve bu dava açılmıştır. 19 Mart; siyasi bir darbenin, iktidarın muhalefete olduğu kadar demokrasiye de darbesinin adıdır. Hukuk dışıdır, gayrimeşrudur. Meslektaşımız Mehmet Pehlivan'ın dosyada sanık yapılması da bu çerçevededir. Aynı şekilde hukuk dışıdır, gayrimeşrudur. Hukuki bir delil ve dayanak olmaksızın tutsak edilmiş ve suçlanmıştır. Bu hukuksuz suçlama, Pehlivan özelinde ayrıca avukatlığın suç olarak görülmesinin sonucudur. Mehmet Pehlivan'la ilgili söyleyeceğimiz her şey, sadece onun değil, aynı zamanda avukatlık mesleğinin savunulmasına yönelik olacaktır. Bu temeller bağlamında iddianameye karşı diyeceklerimizi sunacağız. Ancak buna geçmeden önce, buraya kadar olup bitenin kısa bir özetini sunmamız gerekiyor. Bu özet önemli; çünkü itirafçı beyanlarına dair bazı sanıklara sorduğunuz 'Ne husumetiniz var ki bunları söylemiş?' sorusunun cevabını burada bulabiliriz.</p> <p><strong>'İddianameyi imzalayan 7 savcı da ödüllendirilmiştir. Onlarla birlikte başsavcı da ödüllendirilmiş, Adalet Bakanı yapılmıştır'</strong></p> <p>İddianameyi imzalayan 7 savcı da ödüllendirilmiştir. Onlarla birlikte başsavcı da ödüllendirilmiş, Adalet Bakanı yapılmıştır. Bizce bu son atama, dosyanın siyasi olduğunun en önemli kanıtı niteliğindedir. Normatif bir yasak olmaması, yani bir dosyada görev yapan bir başsavcının bu şekilde Adalet Bakanı yapılmasına karşı açık bir yasak bulunmaması, bu 'kör gözüm parmağına' yapılan atamayı eleştirmemize engel olmasa gerekir. Bu, dosyanın hukuki değil siyasi olduğunu gösteren somut bir olgudur. Siyasi suçlama ve siyasi soruşturma bağlamında, savcılık makamının dosyada kısıtlama kararı aldırıp ardından sistematik olarak soruşturmanın gizliliğini ihlal etmesini ve iktidar medyası eliyle tüm şüphelileri peşinen suçlu ilan etmesini ayrıca vurgulamak gerekir. Şüpheliler ve müdafileri hiçbir belgeye ulaşamazken, iktidar medyasına dosyadan akan bilgi ve belgeler çoğu kez çarpıtılarak kamuoyu oluşturmak için kullanılmıştır.</p> <p>Savcılık, yasaya ve hukuka uygun bir soruşturma yürütmek yerine, görevlendirildiği meseleyi bir halkla ilişkiler faaliyeti olarak görmüş ve buna göre hareket etmiştir. Halkın ikna olmamasıyla bu faaliyetin başarılı olmadığını görüyoruz ancak bunun denendiğini gördük ve hala da görmeye devam ediyoruz. Kamuoyu imalatına yönelik bu savcılık faaliyetinin bizzat gözünüzün önünde yaşanması ise bizim için bir şans çünkü çok uzun konuşmamızı gereksiz kılıyor.</p> <p><strong>'Sizinle Bakırköy arasında kalması gereken tutanağı ve notu biri aldı, tanıdık bir gazeteciye gönderdi'</strong></p> <p>31 Mart'ta Sayın İmamoğlu'na yazılmış bir avukat notu size teslim edildi Sayın Başkan. Sayın İmamoğlu talep ettiği halde notu kendisine vermediniz, bunun mümkün olabileceğini düşünüyorum. Bir tutanak tuttunuz, notu ve tutanağı Bakırköy Başsavcılığı'na gönderdiniz. Sayın Başkan, sizin notu göndermenizle, notun fotoğrafının ve tuttuğunuz tutanağın bir iktidar medyası mensubu tarafından yayımlanması arasında kaç saat geçti? Biz, bunu sizin göndermediğinize eminiz ancak biri gönderdi. Sizinle Bakırköy arasında kalması gereken tutanağı ve notu biri aldı, tanıdık bir gazeteciye gönderdi. Tıpkı bu soruşturma açıldığından beri, soruşturma savcılarının sorumluluğundaki bilgi ve belgelerin aynı tanıdık gazetecilere gönderilmesi gibi. Bunların size olağan gelmediğini aksine bize geldiği gibi size de çirkin, yakışıksız ve ahlaksızca geldiğini umuyoruz. Yanlış anlaşılmasın, notun yayımlanmasıyla ilgili ayrıca bir derdimiz yok. Böylece notun bir avukat-müvekkil yazışması olduğu konusunda hiçbir kuşku kalmadı. Bu açıdan yayımlanması iyi de oldu.</p> <p><strong>Pekin'den duruşma salonunda ek kamera tepkisi: 'Bu kameralardan dolayı başımıza bir iş gelecek mi, onu da göreceğiz'</strong></p> <p>Ancak asıl olarak, burada, bu salonda, soruşturmanın başından beri, 19 Mart'tan bu yana neyle uğraştığımızı somut biçimde göstermesi bakımından çok iyi oldu. Soruşturma savcılığının yanlış adetlerini kim sürdürdüyse teşekkür ediyoruz. Bu hukuk dışı adetler umarız bizi olduğu kadar heyetinizi de rahatsız ediyordur. Şu geçirdiğimiz birkaç haftaya bakınca, Bakırköy Başsavcılığı'nın hemen bugün bir açıklama daha yapmasını ve bu söylediklerimizle ilgili bir yalanlamada bulunmasını bekleyebiliriz. Bugüne kadar dokuz basın açıklaması yaptılar. Bu salonda 27'nci günümüz; neredeyse üç oturuma bir açıklama düşüyor. Belki bunun için de bir açıklama yaparlar. Bu açıklamalardan biri, bir meslektaşımızın not olayından sonra yeni kameralar takılmasına ilişkin beyanları üzerine oldu. Bakırköy Başsavcılığı, 'Biz onları takmayı çok önceden planlamıştık' dedi. Görünürde Bakırköy Başsavcılığı meslektaşımızı yalanlıyor; ancak aslında doğruluyor.</p> <p>9 Mart'ta bu salonda bu davanın duruşmalarının başlayacağı aylar öncesinden belliydi. Ancak nedense duruşmalar başlamadan kameralar takılmadı, iki oturum arasında takıldı. İtiraz edilince de 'Biz bunu çok önceden planlamıştık' dediler. Herhalde bu yaklaşımla, bu içi boş sözlerle pek çok şeyi kaygısızca başınızdan savabilirsiniz. Bakırköy Başsavcılığı'nın yapmaya çalıştığı şey budur. Bu kameralardan dolayı başımıza bir iş gelecek mi, onu da göreceğiz. Ancak bilgisayar ve telefon ekranlarımızın görüldüğü ve bunun bizi rahatsız ettiği çok açıktır. Ayrıca şu da açık, buradan görüntü alınsa, bu görüntüler yayımlansa, biraz önce anlattığım yöntemlerle mevcut düzen içerisinde biz kimi kime şikayet edeceğiz? Bu örneklerle size bir örüntüyü göstermeye çalışıyorum, soruşturma savcılığı, bu hapishane, adliye, birleşik tek kelime olarak düşünebilirsiniz, buranın bağlı olduğu Bakırköy Başsavcılığı ve şimdi de duruşma savcısı:</p> <p>Bizce hiç yaşanmaması gereken bir şey yaşandı ve malumunuz Sayın duruşma savcısı, Mehmet Pehlivan'la ortak müvekkilimiz Sayın Ekrem İmamoğlu'na, 'Haddinizi bildiririz' dedi. Kuşkusuz biz de bunu, müvekkilimiz gibi, bir tehdit olarak algıladık. Ancak ezberden konuşmamak için Yargıtay kararlarına baktık. Yargıtay da bu sözü tehdit olarak algılıyor; bu konuda pek çok kararı var. Ancak Adalet Bakanlığı'na sorarsanız durum bambaşka. Gerçi açıklama, 'Adalet Bakanlığı kaynakları' ifadesiyle sunuldu ama sonrasında yalanlanmadı. Bakanlık diyor ki: 'Duruşma savcısı tarafından ilgili sanığa yönelik bugün gerekli uyarı yapılmıştır.' Bize göre tehdit, Yargıtay'a göre tehdit; Adalet Bakanlığı'na göre ise gerekli uyarı. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bu salonda ya da salonun dışında, kimsenin kimseye haddini bildirmek gibi bir hak ve yetkisi yoktur.</p> <p><strong>'Savcılığın burada yargılananlara karşı ne husumeti var?'</strong></p> <p>Bu açıklamayla birlikte başladığımız yere son derece acıklı bir şekilde dönmüş olduk. Bu darbe niteliğindeki soruşturmayı Başsavcı olarak başlatan kişiyi, aradaki savcıları, hazırlanan iddianameyi, başsavcıların yaptıklarını ve yapmadıklarını kısaca örneklemeye çalıştım. Döndük dolaştık; duruşma esnasında açık bir tehditle karşılaştık ve o tehdit, o başsavcının bu kez bakan yapıldığı Adalet Bakanlığı tarafından 'gerekli uyarı' olarak nitelendirildi. Gerçekten kimi kime şikayet edeceğiz? Bu dosyada sanıklar bakımından bir hukuk güvenliğinden söz etmek mümkün mü?</p> <p>Başa dönüyorum, sanıklara 'Ne husumeti var?' diye soruyorsunuz ya; bu sorunun muhatabı müvekkiller olamaz. Bu sorunun muhatabı, bir bütün olarak bu dosyanın sahibi olan savcılık makamıdır. 'Ne husumetiniz var?' diye onlara sormanız gerekir. Yanıt beklemenize de gerek yok. Yaşadıklarımıza bakıp bu soruyu bir kez zihninizde sorduğunuzda, bu davanın gerçek doğası üzerine sağlıklı ve sağlam bir yaklaşım geliştirmeye başlayabilirsiniz. 'Ne husumetiniz var?' Çok önemli bir soru. İster içinizden ister dışınızdan mutlaka sormalısınız; ama doğru muhataba. Savcılığın burada yargılananlara karşı ne husumeti var? </p> <p>Uzun süren tutuklamaların yasaya ve hukuka aykırı olduğunu burada yargılanan herkes ve müdafileri tekrar tekrar anlatacaktır. Ancak bunun bir boyutu daha var; ona da değinerek bitirmek istiyorum. Amerika Birleşik Devletleri gibi ayrımcı ve hapishanelerden para kazanan, İsrail gibi ırkçı ülkeler hapishanelerden medet umuyor; hapishanelere ihtiyaç duyuyor ve tutuklamadan yana tavır alıyorlar. Cezayı da hapis olarak vermeyi tercih ediyorlar. Buna karşılık, uygar olduğunu varsaydığımız ülkeler hem ceza biçimi hem de tedbir olarak kapatmaya, hapsetmeye alternatifler arıyor. İnsanları kapatmak, toplumdan izole etmek artık insancıl bulunmuyor. Belki de 10 yıl sonra bu hapis meselesinden tamamen kurtulacağız. Bu anlamda, uygar olduğunu varsaydığımız ülkeler bakımından geçerli olan yaklaşım şudur, eğer kişi toplum için bir şiddet riski ya da şiddet tehlikesi oluşturmuyorsa, tutuklama tedbirine ya da hapis cezasına başvurulmaması gerektiği düşünülüyor.</p> <p>Türkiye özelinde baktığımızda ise kuşkusuz biz, uygar olduğunu varsaydığımız ülkelerden ziyade ilk saydığım ülkelere daha yakın bir tutum içerisindeyiz. Yazan, söyleyen, iki satır tweet atan yurttaştan gazeteciye, akademisyene kadar kim varsa tutuklanıyor. Elbette heyetiniz bundan sorumlu tutulamaz, biz sizi bu dosyadan tanıyoruz. Ancak heyetiniz bu dosya bakımından sorumlu tutulabilir, hatta tutulmalıdır. Burada bir toplu tutuklama var ve bu toplu tutuklama, asla üzerinde uzlaşabileceğimiz ya da anlaşabileceğimiz bir husus değildir. Dosya üzerinden baktığınızda sıfır tahliye ile buraya geldik. Ne zaman ki yukarıdan da olsa yargılanan arkadaşlarla göz göze geldiniz, tahliyeler başladı. Bir perspektif değişikliği sizi insancıl ve hukuka uygun kararlar vermeye itti.</p> <p><strong>'O gözlerdeki beklentiyi görseniz, belki bu toplu tutuklamadan tamamen kurtulacağız'</strong></p> <p>Belki bir adım ötesi mümkün olur. Keşke şu teknik kıyafetlerden sıyrılıp, görünmez olabilseniz, biraz daha buraya, salonun sonuna doğru gelip insanların gözlerine baksanız. O gözlerdeki beklentiyi görseniz, belki bu toplu tutuklamadan tamamen kurtulacağız. Bilemiyorum; bu anlamda sizden böyle bir inisiyatif bekliyoruz. Netice itibarıyla bu toplu tutuklamaların derhal sona erdirilmesi gerekiyor. Bunun Türkiye'ye sağladığı hiçbir yarar yok. Bugün herkes dışarı çıksa, şu bahar aylarında açması gereken bir çiçek varsa, o çiçek vaktinden önce açmaz, vaktinden önce de solmaz. Durum bu kadar net. Ancak mevcut durumun çok büyük zararı var. Toplumsal barışa ve Türkiye'deki adalet duygusuna inanılmaz derecede zarar veriyor. Tüm bu hususların gözden geçirilmesini ve bu durumun düzeltilmesini talep ediyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-27-gun-avukat-tora-pekinden-mahkeme-heyetine-adem-soytekin-sorusu-soytekini-tahliye-edeceksiniz-de-sorgusunun-alinmasi-yonundeki-eksikligi-mi-tamamliyorsunuz</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:49:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-27-gun-avukat-tora-pekinden-mahkeme-heyetine-adem-soytekin-sorusu-soytekini-tahliye-edeceksiniz-de-sorgusunun-alinmasi-yonundeki-eksikligi-mi-tamamliyorsunuz.jpeg" type="image/jpeg" length="41741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbelen Ormanı savunucusu Esra Işık'ın tutukluluğuna devam kararı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/akbelen-ormani-savunucusu-esra-isikin-tutukluluguna-devam-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/akbelen-ormani-savunucusu-esra-isikin-tutukluluguna-devam-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına yönelik protestolara ilişkin hakkında 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan dava açılan Esra Işık'ın yargılanmasına başlandı. Mahkeme, Işık'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esma TURAN</strong></p> <p><strong>(MUĞLA) - </strong>Muğla'nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına yönelik protestolara ilişkin hakkında 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan dava açılan Esra Işık'ın yargılanmasına başlandı. Mahkeme, Işık'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.</p> <p>İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık'ın kızı Esra Işık, 30 Mart gecesi gözaltına alınmasının ardından 31 Mart'ta 'görevi yaptırmamak için direnme' suçlamasıyla tutuklanmıştı.</p> <p>Muğla Cezaevi'nden İzmir 2 No'lu T Tipi Kapalı Cezaevi'ne (Şakran) sevk edilen Işık, Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde saat 10.00'da başlayan duruşmada savunmasını yaptı.</p> <p>Işık savunmasında, suç kastı olmadığını ifade ederek, 'Araç keşif heyeti olduğunu bilmiyordum, şirket için gelen yetkililer olduğunu düşündüm' dedi.  </p> <p>Hakim, cumhuriyet savcısının da görüşü doğrultusunda Işık'ın tutukluluğunun devamına karar verdi ve davayı 1 Haziran'a erteledi.</p> <p>Öte yandan duruşma sırasında İkizköy sakinleri ve doğa savunucuları Akbelen'de 'Adalet Nöbeti' başlatarak süreci takip etti. Köylüler, duruşma sonucunu bölgede bekledi.</p> <p>Duruşmayı Işık'ın annesi Nejla Işık'ın yanı sıra CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Muğla Baro Başkanı Levent Akgün, CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl ve Emek Partisi (EMEP) Muğla İl Başkanı Döndü Taka Çınar, bazı siyasi parti ve STK temsilcileri de takip etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/akbelen-ormani-savunucusu-esra-isikin-tutukluluguna-devam-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:47:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/akbelen-ormani-savunucusu-esra-isikin-tutukluluguna-devam-karari.png" type="image/jpeg" length="75756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden Yıldırım'da konforlu ulaşım hamlesi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bursa-buyuksehir-belediyesinden-yildirimda-konforlu-ulasim-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bursa-buyuksehir-belediyesinden-yildirimda-konforlu-ulasim-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kentin 17 ilçesinde altyapı ve üstyapı yatırımlarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, Yıldırım ilçesi Baruthane Mahallesi'nde yer alan 1. Yüksel Sokak'ta asfalt kaplama çalışması gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BURSA)</strong> - Kentin 17 ilçesinde altyapı ve üstyapı yatırımlarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, Yıldırım ilçesi Baruthane Mahallesi'nde yer alan 1. Yüksel Sokak'ta asfalt kaplama çalışması gerçekleştirdi.</p> <p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından Yıldırım ilçesi Baruthane Mahallesi sınırları içerisinde yer alan 1. Yüksel Sokak'ta, bin tonluk kazı ve dolgu işlemi tamamlandı. 400 metrelik yolda yürütülen çalışmaların devamında ise 700 ton asfalt kaplama imalatı gerçekleştirilecek.</p> <p>Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte bölgede ulaşımın daha konforlu ve güvenli hale getirilmesi amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bursa-buyuksehir-belediyesinden-yildirimda-konforlu-ulasim-hamlesi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:47:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bursa-buyuksehir-belediyesinden-yildirimda-konforlu-ulasim-hamlesi.jpg" type="image/jpeg" length="26642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Konseyi'nden Marmaris Belediyesi'ne 'Avrupa Diploması' ödülü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/avrupa-konseyinden-marmaris-belediyesine-avrupa-diplomasi-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/avrupa-konseyinden-marmaris-belediyesine-avrupa-diplomasi-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmaris Belediyesi, Avrupa Konseyi tarafından verilen 'Avrupa Diploması' ödülüne layık görüldü. Avrupa genelinde yalnızca 12 belediyeye verilen ödül, kentin sürdürülebilirlik vizyonu ve uluslararası iş birliklerindeki başarısını tescilledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA)</strong> - Marmaris Belediyesi, Avrupa Konseyi tarafından verilen 'Avrupa Diploması' ödülüne layık görüldü. Avrupa genelinde yalnızca 12 belediyeye verilen ödül, kentin sürdürülebilirlik vizyonu ve uluslararası iş birliklerindeki başarısını tescilledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Uluslararası ölçekte yürütülen değerlendirme sürecinde, Marmaris'in hayata geçirdiği çalışmalar belirli kriterler doğrultusunda incelenerek, 'Avrupa Diploması' ödülünün verilmesine karar verildi.</p> <p>Avrupa genelinde bu yıl yalnızca 12 belediyeye takdim edilen ödül; kentin sürdürülebilirlik vizyonu, uluslararası iş birlikleri ve ortak Avrupa değerlerine bağlılığının güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Bu anlamlı başarının ödül töreni haziran ayında Strazburg'da Avrupa Konseyi'nde gerçekleştirilecek.</p> <p>Doğasını koruyan, dayanıklılığını güçlendiren ve geleceğini sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiren Marmaris, uluslararası alandaki konumunu her geçen gün daha da güçlendiğini belirten Belediye Başkanı Acar Ünlü, alınan ödülün belediyenin uluslararası platformlardaki çalışmalarının bir sonucu olduğunu belirterek, 'Bu ödül, Avrupa Konseyi ile yürüttüğümüz uzun soluklu değerlendirme sürecinin önemli bir aşamasıdır. Nihai hedefimiz 'Avrupa Ödülü'dür. Sürecin bundan sonraki aşamaları da Avrupa Konseyi kriterleri doğrultusunda devam edecektir' ifadelerini kullandı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/avrupa-konseyinden-marmaris-belediyesine-avrupa-diplomasi-odulu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:47:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/avrupa-konseyinden-marmaris-belediyesine-avrupa-diplomasi-odulu.png" type="image/jpeg" length="18742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversite öğrencileri: İlayda Zorlu'nun ölümündeki tüm sorumlular yargılanmalı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/universite-ogrencileri-ilayda-zorlunun-olumundeki-tum-sorumlular-yargilanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/universite-ogrencileri-ilayda-zorlunun-olumundeki-tum-sorumlular-yargilanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversite öğrencileri, Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümüyle ilgili Kadıköy'de açıklamalar yaptı. Öğrenciler, 'İlayda Zorlu'yu ölüme iten polis babası, ailesini arayıp şikayet eden polis ve talimatı verenler yargılanmıyorken iki arkadaşımız tutuklu yargılanıyor. Dün İlayda için sokaklara çıkan üniversitelileri tutuklayanlar, bugün Ankara'da hakları için direnen madencileri ablukada tutuyor, gözaltına alıyor... İlayda Zorlu'nun ölümündeki tüm sorumlular yargılanmalıdır. İşkence, aile aramaları ve ajanlaştırma politikaları son bulmalıdır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber/Kamera: Hakan KAYA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> Üniversite öğrencileri, Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümüyle ilgili Kadıköy'de açıklamalar yaptı. Öğrenciler, 'İlayda Zorlu'yu ölüme iten polis babası, ailesini arayıp şikayet eden polis ve talimatı verenler yargılanmıyorken iki arkadaşımız tutuklu yargılanıyor. Dün İlayda için sokaklara çıkan üniversitelileri tutuklayanlar, bugün Ankara'da hakları için direnen madencileri ablukada tutuyor, gözaltına alıyor... İlayda Zorlu'nun ölümündeki tüm sorumlular yargılanmalıdır. İşkence, aile aramaları ve ajanlaştırma politikaları son bulmalıdır' dedi.</p> <p>Üniversite öğrencileri Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümünün 'intihar' olarak yansıtılmasına tepki gösteriyor. Geçen hafta İlayda Zorlu'nun ölümünün aydınlatılması için eylemler yapan öğrenciler bugün Marmara Üniversitesi ve Kadıköy Süreyya Operası önünde açıklama yaptı. </p> <p><strong>'İlayda'nın katledilmesi de bu siyasal iklimden bağımsız değildir'</strong></p> <p>'İlayda Zorlu, 8 Mart'ta katledilen kadınların hesabını sorduğu için polisin hukuksuz aile aramalarıyla hedef gösterilmiş; ardından maruz bırakıldığı aile baskısı ve şiddet sonucunda yaşamını yitirmiştir. İlayda'nın ölümü münferit bir olay değildir. Bu ölüm, kadınları itaate zorlayan, gençliği baskıyla susturmaya çalışan düzenin sonucudur' ifadeleriyle başlayan açıklamada şu görüşlere yer verildi:</p> <p>'Geçtiğimiz yıl ilan edilen ve on yıla uzatılan 'Aile Yılı' politikalarıyla kadınlar üzerindeki baskı daha da artırılmış, gençlerin yaşamına müdahale olağanlaştırılmıştır. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkanlar, 6284 sayılı kanunu uygulamayanlar, kadın cinayetlerinin, LGBTİQ+lara karşı işlenen nefret suçlarının faillerini cesaretlendirenler bu tablonun baş sorumlularıdır. Gülistan Doku'dan nice kadına uzanan cezasızlık zinciri hâlâ sürmektedir. İlayda'nın katledilmesi de bu siyasal iklimden bağımsız değildir. Sokakta mücadele ettiği için polis tarafından ailesine hedef gösterilmiş, hukuksuz aile aramalarıyla baskı altına alınmış, aile içi şiddetin içine itilmiştir. Gençliği sindirmek için kullanılan bu yöntem yeni değildir. Yıllardır öğrencilere, devrimcilere, hak arayanlara aile baskısı, ajanlaştırma, tehdit ve gözdağı dayatılmaktadır. Devlet bir yandan yoksulluğu, sömürüyü ve geleceksizliği büyütürken diğer yandan buna itiraz edenleri baskıyla susturmaya çalışmaktadır'</p> <p><strong>'İlayda Zorlu'yu ölüme iten polis babası, ailesini arayıp şikayet eden polis ve talimatı verenler yargılanmıyorken iki arkadaşımız tutuklu yargılanıyor'</strong></p> <p>Açıklamada, geçen hafta yapılan eylemlerde gözaltına alınanlarla ilgili bilgi de verildi ve 'İlayda için Kadıköy'de yaptığımız eylemde bunun bir örneğini daha yaşadık. 79 kişi işkenceyle gözaltına alındı. Avukatlarımızın emniyete girişi engellendi. Saatlerce arkadaşlarımızdan haber alamadık. Gözaltında yaşanan işkenceler tutanaklara geçirilmedi. Arkadaşlarımız bir gece mevcutlu bırakıldı. Ardından 20 kişi adli kontrolle serbest bırakılırken, Medeniyet Üniversitesi öğrencisi Eren ve Marmara Üniversitesi öğrencisi Ekin tutuklandı. İlayda Zorlu'yu ölüme iten polis babası, ailesini arayıp şikayet eden polis ve talimatı verenler yargılanmıyorken iki arkadaşımız tutuklu yargılanıyor. Dün İlayda için sokaklara çıkan üniversitelileri tutuklayanlar, bugün Ankara'da hakları için direnen madencileri ablukada tutuyor, gözaltına alıyor' denildi.</p> <p>Üniversite öğrencilerinin açıklaması şöyle sona erdi:</p> <p><strong>'Eren ve Ekin derhal serbest bırakılmalıdır'</strong></p> <p>'İşçilerin emeğini gasbeden patronlara sessiz kalanlar, hakkını isteyen madencileri ölüme terk etmektedir. Aynı düzen; kadınların yaşamını korumamakta, gençlerin geleceğini çalmakta, işçilerin sesini bastırmaktadır. Patronlara, çetelere, kadın düşmanlarına ve halk düşmanlarına gösterilen hoşgörü; mücadele edenlere baskı olarak dönmektedir. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Eren ve Ekin derhal serbest bırakılmalıdır. İlayda Zorlu'nun ölümündeki tüm sorumlular yargılanmalıdır. İşkence, aile aramaları ve ajanlaştırma politikaları son bulmalıdır. Bu tutuklamalar bizi yıldıramayacak'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/universite-ogrencileri-ilayda-zorlunun-olumundeki-tum-sorumlular-yargilanmali</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:46:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/universite-ogrencileri-ilayda-zorlunun-olumundeki-tum-sorumlular-yargilanmali.jpg" type="image/jpeg" length="28432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan OECD Beceriler Zirvesi'nde konuştu: 'Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmak']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-oecd-beceriler-zirvesinde-konustu-hedefimiz-gelecek-3-yilda-3-milyon-gencimizi-istihdama-kazandirmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-oecd-beceriler-zirvesinde-konustu-hedefimiz-gelecek-3-yilda-3-milyon-gencimizi-istihdama-kazandirmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OECD Beceriler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, genç istihdamını artırmaya yönelik yeni programlarla gelecek üç yıl içinde 3 milyon gencin iş gücüne kazandırılmasının hedeflendiğini belirtti. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OECD Beceriler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, genç istihdamını artırmaya yönelik yeni programlarla gelecek üç yıl içinde 3 milyon gencin iş gücüne kazandırılmasının hedeflendiğini belirtti. </p> <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen zirvede yaptığı konuşmada, gençlerin eğitimi ve istihdamı için kapsamlı politikalar yürütüldüğünü belirtti. Teknolojik dönüşümün iş gücü üzerindeki etkilerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p> <p>''Kaçınılmaz olarak iş gücü talebi azalırken, yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekiliyor. Bunu ülkemiz dahil tüm ekonomiler farklı düzeylerde tecrübe etmektedir.</p> <p>Bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşması, yeni imkanlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Bakınız, şurası son derece dikkat çekicidir: Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050'ye kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına 'karanlık fabrika' denilen, tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yapay zekanın talimat verdiği, robotların uyguladığı, dolayısıyla üretim süreçlerinin hemen hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor. Endüstri 4.0 süreci bir taraftan daha ucuz, daha hızlı ve hatasız üretim imkanı sunarken, diğer taraftan da ciddi sıkıntılara yol açıyor. Sadece karanlık fabrika gerçeğine bakmak bile, iş gücü açısından sanayi devrimine benzer bir değişim dalgasıyla karşı karşıya olduğumuzu görmek için fazlasıyla yeterlidir.</p> <p><strong>'Tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor'</strong></p> <p>Beceriler Zirvesi'nde ele alınacak üç konu başlığının, başta iş çevrelerimiz olmak üzere hepimize farklı ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Şüphesiz eğitim, her alanda olduğu gibi bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi, sahibi için yüktür. Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak, dönüştürmek ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği, araçları, uygulayıcısı ve alıcısıyla eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor.</p> <p>Burada şu çarpıcı gerçeğe dikkatlerinizi çekmek istiyorum: OECD'nin yaptığı değerlendirmelere göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen açığı ortaya çıkmakta, eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.</p> <p><strong>'60 yaş üstü kişilerin sayısı artıyor'</strong></p> <p>Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine günümüzde öğrenme, hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor. Nazarı dikkate alınması gereken bir diğer husus şudur: 2030'da dünya nüfusunun beşte birinin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050'de ise bu oranın dörtte bire ulaşacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha uzun süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, 'her koyun kendi bacağından asılır' sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor.</p> <p>Hamdolsun, ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın diri olması, yardımlaşma ve dayanışma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır.</p> <p><strong>'Yetişkinlerin becerilerini güncellemesi kritik önemdedir'</strong></p> <p>Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesesini çeşitli projelerle güçlendirirken, diğer taraftan da dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemi ile kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz.</p> <p>Üzerine titrediğimiz hususlardan biri de yetişkinlerin eğitimidir. Yetişkinlerin becerilerini güncellemesi, yeni alanlarda yetkinlik kazanması ve değişime uyum sağlayabilmesi hepimiz için kritik önemdedir.</p> <p>Esnek eğitim modelleri, kariyer rehberliği mekanizmaları ve işverenlerle kurulan etkin ortaklıklar iş gücü piyasalarında belirleyici olacaktır. Daha açık bir ifadeyle hayat boyu öğrenme sadece bireylerin kariyerlerini değil, ülkelerin rekabet gücünü de belirleyecektir. Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyaç olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur.''</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cumhurbaskani-erdogan-oecd-beceriler-zirvesinde-konustu-hedefimiz-gelecek-3-yilda-3-milyon-gencimizi-istihdama-kazandirmak</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:40:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cumhurbaskani-erdogan-oecd-beceriler-zirvesinde-konustu-hedefimiz-gelecek-3-yilda-3-milyon-gencimizi-istihdama-kazandirmak.jpg" type="image/jpeg" length="57305"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Karaca'dan gazeteci Uludağ'a ziyaret: 'Alican'ın Silivri'de ne işi var?']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-karacadan-gazeteci-uludaga-ziyaret-alicanin-silivride-ne-isi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-karacadan-gazeteci-uludaga-ziyaret-alicanin-silivride-ne-isi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Silivri'de tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ'ı ziyaret etti. Karaca, Uludağ hakkındaki davanın Ankara'da görüleceğini belirterek, 'Silivri'de ne işi var?' diye sordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Silivri'de tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ'ı ziyaret etti. Karaca, Uludağ hakkındaki davanın Ankara'da görüleceğini belirterek, 'Silivri'de ne işi var?' diye sordu.</p> <p>Karaca, Silivri'deki Marmara Cezaevinde tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ'ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Karaca, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Alican Uludağ burada sürgün. İşlediği iddia edilen suçun işlendiği iddia edildiği yer Ankara. Alican'ın ikameti Ankara. Alican'ın duruşması Ankara'da görülecek. Peki Alican Uludağ'ın Silivri'de ne işi var? Biz biliyoruz ki Alican'ı tutuklayanlar, tutuklanması talimatını verenler Alican'ın onların yüzüne karşı söyleyeceklerinden çekiniyor. Alican'ın yüzünü görmeye cesaret dahi edemiyorlar ama Alican gidecek, Alican orada onların yüzüne karşı tek tek hakkındaki iddia edilen suçlamalara cevap verecek ve Alican özgürlüğüne kavuşacak. Tekrar soruyorum. Alican'ın Silivri'de ne işi var? Alican Silivri'de sürgün...'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-karacadan-gazeteci-uludaga-ziyaret-alicanin-silivride-ne-isi-var</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:40:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-karacadan-gazeteci-uludaga-ziyaret-alicanin-silivride-ne-isi-var.jpg" type="image/jpeg" length="48252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tepebaşı Belediye Başkanı Ataç'tan beş ildeki yangınlarda 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmemesine tepki: 'Kamu vicdanını derinden yaralamıştır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tepebasi-belediye-baskani-atactan-bes-ildeki-yanginlarda-36-kamu-gorevlisi-hakkinda-sorusturma-izni-verilmemesine-tepki-kamu-vicdanini-derinden-yaralamistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tepebasi-belediye-baskani-atactan-bes-ildeki-yanginlarda-36-kamu-gorevlisi-hakkinda-sorusturma-izni-verilmemesine-tepki-kamu-vicdanini-derinden-yaralamistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 'Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, Eskişehir'in de aralarında bulunduğu farklı illerde meydana gelen yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesi, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Bizim talebimiz adalettir. Adalet gecikebilir ama bu topraklarda vicdan asla susmaz. Seyitgazi'de yitirdiğimiz 10 canı unutmayacağız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR)</strong> - Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 'Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, Eskişehir'in de aralarında bulunduğu farklı illerde meydana gelen yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesi, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Bizim talebimiz adalettir. Adalet gecikebilir ama bu topraklarda vicdan asla susmaz. Seyitgazi'de yitirdiğimiz 10 canı unutmayacağız' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Başkan Ataç, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, 2025 yılında Eskişehir'in de aralarında bulunduğu beş ilde çıkan yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesine tepki gösterdi. Ataç, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, Eskişehir'in de aralarında bulunduğu farklı illerde meydana gelen yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesi, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Bu karar, evlatlarını kaybeden ailelerin acısını hafifletmemiş; aksine adalet beklentisini daha da büyütmüştür.</p> <p>Seyitgazi'de yaşanan orman yangınında beş orman işçimizi ve beş AKUT gönüllümüzü kaybetmenin acısını hala yüreğimizde taşıyoruz. O gün yalnızca 10 insanımızı değil; evlatları, babaları, kardeşleri, yol arkadaşlarını, bu ülkenin fedakar emekçilerini toprağa verdik.</p> <p>Yangının ardından acılı ailelerin, kamuoyunun ve hepimizin beklediği şey çok açıktı: Gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, varsa ihmalin belirlenmesi ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi. Çünkü insan hayatı söz konusu olduğunda hiçbir gerekçe, hiçbir makam, hiçbir bürokratik karar vicdanların önüne geçemez.</p> <p>Bizim talebimiz adalettir. Bizim talebimiz kimseyi peşinen suçlu ilan etmek değil, gerçeğin bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılmasıdır. Çünkü adalet duygusu yara aldığında, toplumun devlete ve kamu yönetimine duyduğu güven de yara alır.</p> <p>Seyitgazi'de yitirdiğimiz 10 canı unutmayacağız. Onların hatırasına sahip çıkmak, yalnızca anmakla değil; bu acıların bir daha yaşanmaması için sorumluluk bilinciyle hareket etmekle mümkündür.</p> <p>Acılı ailelerimizin yanında olmaya, kamu vicdanının sesi olmaya ve bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Adalet gecikebilir ama bu topraklarda vicdan asla susmaz.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tepebasi-belediye-baskani-atactan-bes-ildeki-yanginlarda-36-kamu-gorevlisi-hakkinda-sorusturma-izni-verilmemesine-tepki-kamu-vicdanini-derinden-yaralamistir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:37:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tepebasi-belediye-baskani-atactan-bes-ildeki-yanginlarda-36-kamu-gorevlisi-hakkinda-sorusturma-izni-verilmemesine-tepki-kamu-vicdanini-derinden-yaralamistir.jpg" type="image/jpeg" length="62285"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
