<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 16 May 2026 22:18:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da 'Barış İçin Adım At' yürüyüşü: Tülay Hatimoğulları: 'Süreçte bazı tıkanmaların yaşandığını bütün Türkiye halkı fark etmiş durumda']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/diyarbakirda-baris-icin-adim-at-yuruyusu-tulay-hatimogullari-surecte-bazi-tikanmalarin-yasandigini-butun-turkiye-halki-fark-etmis-durumda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/diyarbakirda-baris-icin-adim-at-yuruyusu-tulay-hatimogullari-surecte-bazi-tikanmalarin-yasandigini-butun-turkiye-halki-fark-etmis-durumda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisince Diyarbakır'da düzenlenen 'Barış İçin Adım At' yürüyüşünün ardından yaptığı konuşmada, çözüm sürecinde bir tıkanmanın yaşandığını ifade ederek, 'Özellikle son birkaç haftadır basında da çok işlendiği gibi süreçte bazı tıkanmaların yaşandığını hepimiz bütün Türkiye halkı fark etmiş durumda. Biz DEM Parti olarak bu süreçte adım atılmasının ne kadar tarihi bir öneme sahip olduğunun farkındayız' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Ahmet ÜN - Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN<br /> <br /> (DİYARBAKIR) -</strong> DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisince Diyarbakır'da düzenlenen 'Barış İçin Adım At' yürüyüşünün ardından yaptığı konuşmada, çözüm sürecinde bir tıkanmanın yaşandığını ifade ederek, 'Özellikle son birkaç haftadır basında da çok işlendiği gibi süreçte bazı tıkanmaların yaşandığını hepimiz bütün Türkiye halkı fark etmiş durumda. Biz DEM Parti olarak bu süreçte adım atılmasının ne kadar tarihi bir öneme sahip olduğunun farkındayız' dedi. </p> <p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Genel Merkezi'nce bir çok ilinde düzenlenen 'Barış İçin Adım At' yürüyüşü Diyarbakır'da DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın katımıyla gerçekleştirildi. Eski E Tipi Cezaevi önünde toplanan kalabalık Ofis semtine düzenledikleri yürüyüşte çözüm sürecinde adım atılması çağrısında bulundu.</p> <p>Türkiye'nin dört bir yanında DEM Partililer, dostları, barış sevdalılarının bir arada 'Barış İçin Adım At' yürüşüyünde olduklarını söyleyen Hatimoğulları, 'Türkiye'de barışa davet çıkaranlar, 'Barış İçin Adım At' davetini çıkaranlara binlerce kez selam olsun. Şu an yürüyüşte olan herkese binlerce kez selam olsun. Direnişiniz mübarek olsun. Talebiniz kutlu olsun' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'ÖCALAN, BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM ÇAĞRISIYLA BARIŞA ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATTI'</strong></p> <p>Konuşmasının büyük bir bölümünü çözüm sürecine ilişkin değerlendirmeye ayıran Hatimoğulları, '27 Şubat 2025'te Sayın Abdullah Öcalan, barış ve demokratik toplum çağrısıyla barışa çok önemli bir adım attı. Kendisinin bu çağrısı üzerine örgütü PKK önemli adımlar attı. Barış için adım attılar. Kongrelerini topladılar. Fesih kararı aldılar. Türkiye'de silahsız bir mücadele yani silahları bırakıp demokratik siyasete katılım kararı aldılar. Bu adımlar önemli adımlardı. Kürt sorunu bu ülkenin 100 yıllık sorunu. 100 yıldır bu coğrafyada Türk halkı yok sayıldı. İnkar edildi. Dilleri tanınmadı. Varlıkları tanınmadı. Ama Kürt halkı son 50 senelik mücadelesinde, kimlik mücadelesinde, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde 'Bizler de varız' dedi. Sadece Türkiye'de değil, dört parça Kürdistan coğrafyasında, Suriye'de, Irak'ta, İran'da ve Türkiye'de, yani dört ülkede en güçlü şekilde örgütlenerek bütün dünyaya var olduklarını gösterdiler, ispatladılar' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'BU SÜRECİ HİÇ KİMSE TIKAYACAK BİR ROL ÜSTLENMEMELİ'</strong></p> <p>Çözüm sürecinde bir tıkınmanın yaşandığında dikkat çeken Hatimoğulları, şöyle devam etti:</p> <p>'Sayın Öcalan'ın bu çağrısı Türkiye için tarihi bir anlam ifade ediyor. Ama özellikle son birkaç haftadır basında da çok işlendiği gibi süreçte bazı tıkanmaların yaşandığını hepimiz bütün Türkiye halkı fark etmiş durumda. Biz DEM Parti olarak bu süreçte adım atılmasının ne kadar tarihi bir öneme sahip olduğunun farkındayız. Türkiye'nin geçmiş dönemdeki barış deneylerinden çok daha ileride bir deneyimi, çok daha ileride bir süreci yaşama ihtimalimiz çok yüksek. Biz buradan bütün taraflara şunu ifade etmek istiyoruz. Bu süreci hiç kimse heba etmemeli. Bu süreci hiç kimse tıkayacak bir rol üstlenmemeli. Bakın sürecin tıkandığına dair tartışmalar devam ederken biz çok iyi biliyoruz ki savaşı isteyenler çatışmayı isteyenler, bu sorun devam etsin de biz de nemalanmaya devam edelim diyen hem savaş lobileri, hem siyasi çevreler olduğunun gayet farkındayız. Ve onların ekmeğine asla yağ sürülmesini istemiyoruz.'</p> <p><strong>'SÜRECİN TIKANMASINA SEBEBİYET VEREN BÜTÜN OLGULARI TEK TEK ORTADAN KALDIRMALIYIZ'</strong></p> <p>DEM Parti olarak sürecin tıkanıklığının giderilmesi için her türlü müzakereyi, görüşmeyi, diyaloğu sürdürdüklerini söyleyen Hatimoğulları, 'Elimizden geldiğince emek veriyoruz. Burada özellikle bu yürüyüşte barış için bir adım at derken özellikle beklenen adımların altını çizmek istiyoruz. Barış için bir atılabilir, atılmalı. Bunun için de özellikle sürecin tıkanmasına sebebiyet veren bütün olguları tek tek ortadan kaldırmalıyız' diye konuştu.</p> <p>'Sayın Öcalan'ın da ifade ettiği gibi Kürt sorununu tırnak içinde bir terör parantezine alarak Kürt sorunu çözülemez' diyen Hatimoğulları, şöyle devam etti:</p> <p>'Onurlu bir barış sağlanamaz. Kalıcı bir barış bağlanamaz. Ve bizler olmazları değil, olurları konuşmak istiyoruz. Bunun için diyoruz ki, barış için adım atmak açısından ilk hamle olarak şu kabul edilmeli ki, bu süreç yasal ve hukuki bir zemine kavuşturulmalıdır. Bu sürecin mutlaka ve mutlaka hukukla ve yasayla buluşması lazım. Çok somut olarak şunun altını çizmeliyiz ki beklenen çerçeve yasak acil bir biçimde çıkmalı. Parlamento tatile girmeden bize kalırsa hemen şimdi asla ara vermeden çalışmalara derhal bu çerçeve yasak çıkarılmalı. Kapsamlı bir çerçeve yasa çıkarılmalı. Sembolik olarak değil içeriği güçlendirilmiş, gerçekten ihtiyaca cevap veren bir yasanın, çerçeve yasanın çıkması acildir, elzemdir. Baş aktör ve baş müzakereci olan Sayın Abdullah Öcalan'ın statüsünün tanımlanması, özgür çalışabileceği, özgür yaşayabileceği koşulların oluşturulması yine acildir, elzemdir.'</p> <p><strong>'MEDENİYETLERİN BEŞİĞİNDE HALA BARIŞA ÇOK GÜÇLÜ BİR İMZA ATABİLİRİZ'</strong></p> <p>Kayyum yönetiminin ortadan kaldırılması ve seçilmişlerin görevlerine iade edilmesi çağrısında bulunan Hatimoğulları, 'Barışı sağlamak için bu konuda da bir adım atılmalı. AİHM kararları hayata geçirilmeli. Bunun için bir adım atılmalı. Burada daha uzunca sıralamak istemediğim çok şey var. Zamanımızı uzatmamak adına atılacak adımların elbette ki şimdi belki hepsini burada sayamıyoruz. Ama özellikle altını çizdiğimiz noktalar bu konuda atılacak adımların hukuk kanun sürecini ortadan kaldıracağına hepimiz yürekten inanıyoruz. Bu coğrafya, Anadolu ve Mezopotamya coğrafyası halkların bir arada eşit bir şekilde yaşamaya son derece uygun bir coğrafya. Burası Türk halkının, Kürk halkının, Arapların, Farsların, Ermenilerin ez cümle burada sayamadığım çok sayıda farklı halkların ve inançların yaşam merkezidir. Burası medeniyetlerin beşiğidir. Bizler medeniyetlerin beşiğinde hala barışa çok güçlü bir imza atabilir, barış için çok güçlü adımlar atabiliriz. Bu süreç böyle bir süreç olmalı. Bu süreç böyle ilerletilmeli.'</p> <p><strong>'BARIŞIN TÜRKİYE İÇİN NE KADAR TARİHLİ BİR ÖNEME SAHİP OLDUĞUNU HEP BİRLİKTE HATIRLAMALIYIZ'</strong></p> <p>Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Hatimoğulları, 'Sayın Bahçeli'nin özellikle dikkat bugün Orta Doğu coğrafyası adeta kaynayan kazan. Her yer savaş alanı. Her yerde ateşler yanıyor, füzeler patlatılıyor'  Böylesi bir zamanda Doğu Akdeniz'in de karıştığı, Kıbrıs meselesinin de ortaya çıktığı bir dönemde bu uluslararası gelişmeleri, bu bölgesel gelişmeleri gören bir yerden, barışın Türkiye için ne kadar elzem, ne kadar tarihli bir öneme sahip olduğunu hep birlikte hatırlamalıyız. Adımı bunun için atmamız gerektiğinin de altını çizmek isteriz. Evet, Türkiye'nin demokrasiye ihtiyacı var. Türkiye'nin barışa ihtiyacı var. Amed'in barışa ihtiyacı var. İstanbul'un, Ankara'nın, İzmir'in barışa ihtiyacı var. Ve bu ülkede yaşanan ekonomik krizle mücadele etmek için barışmalıyız. İşçi, emekçi, kardeşlerimizin boğazından kesilen noktalarının savaşa, çatışmaya özel harp politikalarına ayrılan ekonominin, bütçenin barışla çok daha çok daha güçlü bir biçim emekçiye döneceğini biliyoruz. İşçi emekçi kardeşlerimiz, gençler barış istiyor. Doğa ve sanatları savunucuları barış istiyor. Biz buradan hep birlikte bir kez daha halkı alacağız' şeklinde konuştu.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/diyarbakirda-baris-icin-adim-at-yuruyusu-tulay-hatimogullari-surecte-bazi-tikanmalarin-yasandigini-butun-turkiye-halki-fark-etmis-durumda</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 21:53:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/diyarbakirda-baris-icin-adim-at-yuruyusu-tulay-hatimogullari-surecte-bazi-tikanmalarin-yasandigini-butun-turkiye-halki-fark-etmis-durumda.jpg" type="image/jpeg" length="69913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tuncer Bakırhan, Ankara'da 'Barış Yürüyüşü'ne katıldı: 'Barış durağan bir siyaseti kabul etmez']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tuncer-bakirhan-ankarada-baris-yuruyusune-katildi-baris-duragan-bir-siyaseti-kabul-etmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tuncer-bakirhan-ankarada-baris-yuruyusune-katildi-baris-duragan-bir-siyaseti-kabul-etmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin düzenlediği 'Barış İçin Adım At' yürüyüşüne katıldı. Bakırhan, 'Barış durağan bir siyaseti kabul etmez. Barış, bu süreci sürece yaymayı kabul etmez. Barış için bir an önce bu konuda ne yapılması gerekiyorsa gereklerini yerine getirmek gerekir. Boş polemikler yerine, boş tartışmalar yerine, 'önce sen, önce ben' tartışmaları yerine eş güdümlü olarak kim üzerine ne düşüyorsa bir an önce Türkiye halklarının huzurunda adım atmalı ve gereğini yerine getirmelidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER: OGÜN AKKAYA KAMERA: CEMAL BERK AYTEKİN</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin düzenlediği 'Barış İçin Adım At' yürüyüşüne katıldı. Bakırhan, 'Barış durağan bir siyaseti kabul etmez. Barış, bu süreci sürece yaymayı kabul etmez. Barış için bir an önce bu konuda ne yapılması gerekiyorsa gereklerini yerine getirmek gerekir. Boş polemikler yerine, boş tartışmalar yerine, 'önce sen, önce ben' tartışmaları yerine eş güdümlü olarak kim üzerine ne düşüyorsa bir an önce Türkiye halklarının huzurunda adım atmalı ve gereğini yerine getirmelidir' dedi.</p> <p>DEM Parti, birçok il ve ilçede eş zamanlı olarak 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin somut adımların atılması talebiyle 'Barış İçin Adım At' sloganıyla yürüyüşler düzenledi. Ankara'daki yürüyüşe DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da katıldı. Yürüyüş, Yüksel Caddesi'nden başladı.</p> <p>TBMM'nin yanında bulunan Meclis Parkı'nda son bulması beklenen yürüyüş polis engeline takıldı. DEM Parti heyeti önce Meclis Parkı'nın yakınında bulunan Madenci Anıtı'nın önünde yürüyüşün son bulması için müzakere yürüttü ancak bu talep de karşılık bulmadı. Saat 18.30'da başlaması planlanan yürüyüş, yürütülen müzakereler sonrasında 1 saat sonra başladı. Yürüyüş, Madenci Anıtı önü talebinin de karşılık bulmaması üzerine Sakarya Caddesi'nde yapılan basın açıklamasıyla son buldu.</p> <p>Yürüyüş esnasında 'Savaşa hayır, barış hemen şimdi', 'Sırrı'ya sözümüz barış olacak', 'Siyasi tutsaklar onurumuzdur' ve 'Kadınlar barışta ısrar ediyor' sloganları atıldı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın da bulunduğu kortej önünde Türkçe ve Kürtçe 'Barış için adım at' ve 'Gavek ji bo aştiye' yazılı pankarla yürüdü. </p> <p><strong>'BİZİ YÜRÜTMEYEN BU ANLAYIŞ BARIŞA HİZMET ETMİYOR'</strong></p> <div class='qMYqUG_convSearchResultHighlightRoot'> <div class='' data-turn-id-container='request-WEB:bd809bff-d6fe-4774-b591-5e3c6a57f5bb-0' data-is-intersecting='true'> <div class='relative w-full overflow-visible'> <section class='text-token-text-primary w-full focus:outline-none has-data-writing-block:pointer-events-none [&:has([data-writing-block])>*]:pointer-events-auto R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]' dir='auto' data-turn-id='request-WEB:bd809bff-d6fe-4774-b591-5e3c6a57f5bb-0' data-turn-id-container='request-WEB:bd809bff-d6fe-4774-b591-5e3c6a57f5bb-0' data-testid='conversation-turn-2' data-scroll-anchor='false' data-turn='assistant'> <div class='text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)'> <div class='[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn'> <div class='flex max-w-full flex-col gap-4 grow'> <div class='min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&]:mt-1' dir='auto' tabindex='0' data-message-author-role='assistant' data-message-id='8d5a83fa-e8ec-48a3-94c7-21659aba33fe' data-message-model-slug='gpt-5-5' data-turn-start-message='true'> <div class='flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden'> <div class='markdown prose dark:prose-invert wrap-break-word w-full light markdown-new-styling'> <p data-start='0' data-end='159'>'Bugün çok önemli bir şey için yürüyoruz. Barış için yürüyoruz. Bugün Şırnak'tan Ankara'ya, Kars'tan İstanbul'a kadar Türkiye'nin dört bir yanında 'Barış için adım At' yürüyüşleriyle her yerde aslında aynı şeyleri haykırıyoruz' diyen Bakırhan, şöyle konuştu:</p> <p data-start='0' data-end='159'>'Türkiye tarihi bir dönemeçtedir. Son 50 yılını meşgul eden çatışma ve şiddet ortamının devre dışı kalacağı, sorunlarımızı diyalogla, müzakereyle çözeceğimiz bir süreci yaşıyoruz. Tek taraflı çok ciddi adımlar da atıldı. Sayın Öcalan'ın çağrısıyla birlikte çok önemli tarihi günler yaşıyor Türkiye. Şimdi 1,5 yıldır devam eden ama henüz tek taraflı adımları aşamayan bu süreçte burada halklarımızla birlikte, kadınlarla, gençlerle, öğrencilerle, Türkiye'nin demokratik kitle örgütleriyle, siyasi partilerle birlikte artık iktidara, devlete, yürütmeye 'adım at' diyoruz. Ne için adım at? Haksız, hukuksuz yere içeride olan siyasi tutsaklar için adım atıyoruz. Halkın iradesiyle seçmiş olduğu kayyumlar yerine atamış olduğun memurlarını geri çek, halkın iradesi görevine dönsün diye adım atıyoruz. Çevre katliamını durdur diye adım atıyoruz. Kadın katliamları bitsin diye adım atıyoruz. Demokrasi olsun diye adım atıyoruz. Evet, barış cesaret ister. Evet, barış kararlılık ister. Barış bir disiplin ister. Bir tarafta görüşmeler sürerken bir tarafta da iki adım bizi yürütmeyen bu anlayış barışa hizmet etmiyor'</p> <p data-start='0' data-end='159'><strong>'BARIŞ DURAĞAN BİR SİYASETİ KABUL ETMEZ'</strong></p> <p data-start='0' data-end='159'>Barışın polis kalkanlarıyla, dipçiklerle, coplarla engellenemeyeceğini söyleyen Bakırhan, Türkiye'nin bugünleri demokrasiyle, müzakereyle başarıya ulaştırmak zorunda olduğunu söyledi. Bakırhan, 'Bu toprakların her karışına acı düştü. Bu toprakların her karışına kan düştü. Neredeyse 86 milyon canımız kan ve acı biriktirdi. İşte bir daha kan olmasın, bir daha acı olmasın. Bu topraklar kan ve acı yerine barış biriktirsin, demokrasi biriktirsin diye yollardayız. Yürüyoruz. Umarım Türkiye'nin dört bir tarafında yürüyen halklarımızın sesini artık Ankara'da bulunduğumuz Meclis de duyar. Barış durağan bir siyaseti kabul etmez. Barış, bu süreci sürece yaymayı kabul etmez. Barış için bir an önce bu konuda ne yapılması gerekiyorsa gereklerini yerine getirmek gerekir. Barış istiyor muyuz? Evet, biz istiyoruz. Aylardır, yıllardır bugün buradaki kadınlarla, gençlerle, halklarla, öğrencilerle, emekçilerle, Alevilerle birlikte Türkiye'nin her karışında gitmediğimiz kapı, gitmediğimiz yer bırakmadık. Neden? Çünkü barışa inanıyoruz. Çünkü barış, Türkiye'de yeni bir beyaz sayfa açmanın adıdır. Emekçilerin sömürülmediği, asgari ücretlilerin alın teriyle geçinebildikleri bir Türkiye'dir. Öğrencilerin yoksulluktan dolayı kayıtlarını dondurmadıkları onurlu bir yaşam içindir barış. Barış, çevrenin katledilmediği; Kürt'ün diliyle, kimliğiyle eşitçe bu topraklarda yaşayan diğer halklar ve inançlarla demokratik bir zeminde yaşamasının adıdır' diye konuştu.</p> <p data-start='1456' data-end='1711'><strong>'DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ NEDEN HALA İÇERİDE?'</strong></p> <p data-start='1456' data-end='1711'>'Barış kutsaldır. Barış onurlu bir iştir. Böylesine kutsal ve onurlu bir iş aynı zamanda bir disiplin ister, bir cesaret ister, bir samimiyet ister' diyen Bakırhan, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='1456' data-end='1711'>'Meclis raporunu hazırladı. Meclis'in hazırladığı rapordaki başlıkların artık hayata geçmesi gerekiyor. Ne diyordu bu raporda? AİHM ve AYM kararları uygulansın diyordu. O zaman soruyoruz: Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Nazmi Gür, Leyla Güven hala neden içeridedir? Neden siyasi tutsaklar Meclis raporunun belirttiği gibi şimdi kendi ailesiyle birlikte, yoldaşlarıyla birlikte siyaset yapmıyor. Evet, kayyumlara değinmişti rapor. Bir buçuk yıl geçti. Kürtlerin, Türkiye emekçilerinin iradesini gasbedenler sessiz ve çatışmasız bir şekilde kayyumlar tarafından yönetiliyor. İşte bir samimiyet varsa önce AİHM, AYM kararları, daha sonra kayyumlar geri çektirilmelidir. Eğer gerçekten bir samimiyet varsa karşılıklı polemiklere girmeden barış neyi gerektiriyorsa onun adımını atmak gerekiyor. Sayın Öcalan'ın özgür iletişim, yaşam ve çalışma koşulları düzenlensin dedi. Kim neyi bekliyor? Henüz anlamış değiliz.</p> <p data-start='1456' data-end='1711'><strong>'BARIŞ 86 MİLYON İNSANIN HAKKIDIR'</strong></p> <p data-start='4006' data-end='4223'>Yine partimize dönük baskılar dursun dedik. Siz de gördünüz. 10 adım yürüyemiyoruz. Ya kardeşim, Ankaralı esnaf bizim canımız, ciğerimiz. Ankara'da bu sokaklarda gördüğünüz insanların tamamı emekçiler ve yoksullardır. Barış niye olsun biliyor musunuz? Esnaf dükkan kapatmasın diye olsun. Bugüne kadar savaşa ve çatışmaya ayrılan 3 trilyon dolar öğrenciye, emekliye, asgari ücrete, esnafa ayrılsın diye barış diyoruz. Barış sadece Kürtlerin meselesi değil, 86 milyonun meselesidir. Türkiye'de barış olursa düşüncelerimizi rahatlıkla ifade edebiliriz. Rahatlıkla toplanabiliriz. Gösteri yapabiliriz. Seçtiğimiz yöneticiler bizi yönetebilir. Bugün cezaevlerinde bulunan siyasetçiler tutuklanamaz. Onun için barış Sinop'tan Ankara'ya kadar herkesi ilgilendiriyor. 86 milyon insanın hakkıdır. Ana sütü gibi de helaldir. Barış hepimizin olduğu için birlikte omuz omuza mücadele etmeliyiz. Bir an önce yürütmenin, Meclis'in bu konuda adım atmasını sağlamalıyız. Ülke yeterince kan ağladı. Ülke yeterince ekonomisini, enerjisini bu meseleye harcadı. Şimdi ülkenin kalkınması için kardeşçe, bir arada, çatışmasız, ölümsüz yaşaması gerekiyor.</p> <p data-start='4006' data-end='4223'><strong>'BİZ UMUTLUYUZ'</strong></p> <p data-start='4006' data-end='4223'>DEM Parti bunun için var. DEM Parti bunun için sokaklarda. DEM Parti bunun için yürüyor. Ve sesimizi inşallah bugün Ankara'da bu meydanı dolduran devrimcilerle, sosyalistlerle, emekçilerle, kadınlarla, gençlerle birlikte daha da yükselteceğiz. Emin olun bizler bu alanları binlerle, on binlerle doldurabilirsek cezaevlerinde tek bir siyasi tutsak kalmaz. Tek bir belediyede kayyum kalmaz. Tek bir doğamız, çevremiz katledilmez. Tek bir insanımız düşüncelerini ifade ettiği için cezaevlerine konulmaz. Onun için hep birlikte bugünden sonra daha güçlü bir şekilde alanları doldurarak 1,5 yıldır sessizliğini koruyan, barış süreci için gerekli olan adımları atmayan bu yürütmenin, bu iktidarın adım atmasını sağlayabiliriz. Biz umutluyuz ve tekrar ediyorum: Boş polemikler yerine, boş tartışmalar yerine, 'önce sen, önce ben' tartışmaları yerine eş güdümlü olarak kim üzerine ne düşüyorsa bir an önce Türkiye halklarının huzurunda adım atmalı ve gereğini yerine getirmelidir.'</p> </div> </div> </div> </div> </div> </div> </section> </div> </div> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tuncer-bakirhan-ankarada-baris-yuruyusune-katildi-baris-duragan-bir-siyaseti-kabul-etmez</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 20:55:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/tuncer-bakirhan-ankarada-baris-yuruyusune-katildi-baris-duragan-bir-siyaseti-kabul-etmez.jpg" type="image/jpeg" length="75274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti'den İzmir'de yağmur altında barış çağrısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dem-partiden-izmirde-yagmur-altinda-baris-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dem-partiden-izmirde-yagmur-altinda-baris-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti'nin 'Barış İçin Adım At' temasıyla 81 ilde düzenlediği eş zamanlı basın açıklamaları kapsamında İzmir'de partililer Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya gelerek Gündoğdu Meydanı'na yürüdü ve demokratikleşme çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> DEM Parti'nin 'Barış İçin Adım At' temasıyla 81 ilde düzenlediği eş zamanlı basın açıklamaları kapsamında İzmir'de partililer Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya gelerek Gündoğdu Meydanı'na yürüdü ve demokratikleşme çağrısında bulundu.</p> <p>DEM Parti'nin 'Barış İçin Adım At' temasıyla 81 ilde düzenlediği eş zamanlı basın açıklamaları kapsamında İzmir İl Örgütü Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya gelerek Gündoğdu Meydanı'na yürüdü. Burada yağmur altında basın açıklamasını DEM Parti İzmir İl Eş Başkanı Fulya Erdoğan okudu.</p> <p>Erdoğan, İzmir'den yükselen sesin yalnızca bir kente ait olmadığını belirterek, şunları söyledi:</p> <p>'Bugün burada Ege'nin kadim kıyılarından, özgürlüğün, direnişin, emeğin ve birlikte yaşam iradesinin kentlerinden biri olan İzmir'den sesleniyoruz. Bu meydanda yükselen ses yalnızca bir kentin sesi değildir. Bu ses; yıllardır savaşın yükünü taşıyan halkların, adalet arayan gençlerin, eşitlik isteyen kadınların, geçim mücadelesi veren emekçilerin ve geleceğini savunan milyonların sesidir. Çünkü biliyoruz ki barış yalnızca silahların susması değildir. Barış, halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabilmesidir. Barış; adaletin, özgürlüğün ve demokratik toplumun adıdır. Barış; gençlerin geleceğine umuduna bakabilmesi, kadınların yaşam hakkının güvence altına alınması, emekçilerin insanca yaşayabilmesi demektir. Bugün Türkiye'nin dört bir yanında milyonlar aynı gerçeği haykırmaktadır. Bu ülkenin artık çatışmaya, inkâra, hukuksuzluğa ve kutuplaşmaya değil; demokrasiye, eşitliğe ve toplumsal barışa ihtiyacı vardır.'</p> <p>Abdullah Öcalan'ın yaptığı çağrıya da değinen Erdoğan, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı 'Barış ve Demokratik Toplum' çağrısının üzerinden tam 15 ay geçti. Bu çağrı yalnızca Kürt halkında değil; Türkiye'de demokrasi, özgürlük ve ortak yaşam umudunu taşıyan tüm kesimlerde güçlü bir karşılık yarattı. Çünkü bu çağrı, yüzyılı aşan süredir çözümsüz bırakılan Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümü, halkın eşit yaşamını ve Türkiye demokrasisini esas alan tarihsel bir çağrıdır.'</p> <p>Aradan geçen sürede somut adımlar atılmadığını belirten Erdoğan, açıklamada şu ifadelere yer verdi:</p> <p>'Ancak aradan geçen 15 aylık süreçte toplumun beklentilerine cevap olacak somut demokratik adımlar hâlâ atılmış değildir. Meclis bünyesinde oluşan komisyon çeşitli toplumsal kesimlerle görüşmüş, raporlar hazırlanmıştır. Fakat raporların ötesine geçen gerçek bir demokratikleşme iradesi ortaya konulmamıştır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dem-partiden-izmirde-yagmur-altinda-baris-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 20:33:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/dem-partiden-izmirde-yagmur-altinda-baris-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="15682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Davutoğlu: 'İktidar milletvekilleri sokağa çıkamayacak haldeler']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ahmet-davutoglu-iktidar-milletvekilleri-sokaga-cikamayacak-haldeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ahmet-davutoglu-iktidar-milletvekilleri-sokaga-cikamayacak-haldeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, mevcut bakanların yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve MHP lideri Devlet Bahçeli'ye kendilerini beğendirmeye çalıştığını, milletvekillerinin ise seçmen nezdinde bir karşılığı olmadığını belirterek 'Milletvekillerine bugün acıyorum. Milletvekilleri sokağa çıkamayacak haldeler. Özellikle iktidar milletvekilleri. Ellerinde hiçbir güç yok' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, mevcut bakanların yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve MHP lideri Devlet Bahçeli'ye kendilerini beğendirmeye çalıştığını, milletvekillerinin ise seçmen nezdinde bir karşılığı olmadığını belirterek 'Milletvekillerine bugün acıyorum. Milletvekilleri sokağa çıkamayacak haldeler. Özellikle iktidar milletvekilleri. Ellerinde hiçbir güç yok' dedi.</p> <p>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 'Değişen Dünyada Türkiye'nin Yeni Rolü' konferansında konuştu. İnsanı Değerler Derneği ve Demokraside Birlik Vakfı'nın ortak düzenlediği konferansta güncel siyasi konulardan uluslararası gelişmelere ilişkin konularda değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin değiştirilmesi gerektiğini ancak geçmiş parlamenter sisteme dönülmesi gerektiğini söyledi.</p> <p><strong>BAKANLARI VE VEKİLLERİ ELEŞTİRDİ</strong></p> <p>Mevcut bakanların yurttaşlarla ilişkisini eleştirerek, 'Herhangi bir bakanın halkı memnun etmek gibi bir gayesi var mı' diye soran Davutoğlu, kendi bakanlık döneminde halkı memnun etmek için birçok il ve ilçede halkla doğrudan diyalog kurduğunu anlattı. Mevcut sistemde bakanların buna ihtiyaç duymadığını söyleyen Davutoğlu, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Herhangi bir bakanın böyle bir çabası olur mu? Olmaz. Çünkü şimdi iki tane seçmeni var, Sayın Erdoğan onu göreve getirir, Sayın Bahçeli desteklediği sürece görevde kalır. Eskiden yurttaş şöyle düşünürdü, 'Orada bir bakanımız varsa gider işimizi görürüz', şimdi öyle bir bağ kalmadı. Milletvekillerine bugün acıyorum. Milletvekilleri sokağa çıkamayacak haldeler. Özellikle iktidar milletvekilleri. Ama ellerinde hiçbir güç yok. Eskiden olduğu gibi 'Ben bakana baskı yapayım bakanda işimizi yapsın' anlayışı da yok. Bakan onun telefonuna çıkmasa da Sayın Erdoğan'ın tüm gezilerine katılsa bakanlık daha garanti. Siyasetin dokusu, doğası bozuldu. Bu muhalefet için de ana muhalefet için de böyle.  'Ben milletvekili olayım ondan sonra partimi değiştireyim, bir sonraki döneme hazırlanayım' anlayışı var. 37 milletvekili, 76 belediye başkanı niye parti değiştirir? Çünkü bütün kaynakların bir elde olduğu ve onun da siyasi geleceğini belirlediği bir yapı. Ve ekonomik tahribat. Hiçbir denetimin olmadığı ve ekonominin bir rant dağıtma aracına getirildiği bir ülkeden bahsediyoruz.'</p> <p><strong>'CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ MİADINI DOLDURMUŞTUR'</strong></p> <p>İktidara gelmeleri durumunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni kaldıracaklarını söyleyen Davutoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi miadını doldurmuştur. 10 yılda bu sistemle geldiğimiz yer ortada. Eski sistemin de ceremesini ben çektim. Eski sistem de çarpık bir parlamenter sistemdi. Yetki, sorumluluk ve denetim mekanizmalarının işletildiği, öngörülebilir bir düzenin sağlandığı bir yeni parlamenter sistemi Türkiye'nin inşa etmesi lazım' dedi. </p> <p>Konferans, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ahmet-davutoglu-iktidar-milletvekilleri-sokaga-cikamayacak-haldeler</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 20:31:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ahmet-davutoglu-iktidar-milletvekilleri-sokaga-cikamayacak-haldeler.jpg" type="image/jpeg" length="77906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tülay Hatimoğulları: 'Korkularımızı aşarak tabularımızı yıkarak barış elini birbirimize uzatacağız']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tulay-hatimogullari-korkularimizi-asarak-tabularimizi-yikarak-baris-elini-birbirimize-uzatacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tulay-hatimogullari-korkularimizi-asarak-tabularimizi-yikarak-baris-elini-birbirimize-uzatacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Diyarbakır'daki 'Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu'nda yaptığı konuşmada, 'Bir kere korkularımızdan kurtulmalıyız. Çünkü barışıyoruz. Korkarak barış eli uzatılmaz. Korkularımızı aşarak tabularımızı yıkarak barış elini birbirimize uzatacağız. Barışa inanmalıyız. Barış için de adım atmalıyız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Ahmet ÜN - Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN</strong></p> <p><strong>(DİYARBAKIR) -</strong> DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Diyarbakır'daki 'Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu'nda yaptığı konuşmada, 'Bir kere korkularımızdan kurtulmalıyız. Çünkü barışıyoruz. Korkarak barış eli uzatılmaz. Korkularımızı aşarak tabularımızı yıkarak barış elini birbirimize uzatacağız. Barışa inanmalıyız. Barış için de adım atmalıyız' dedi.</p> <p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nce düzenlenen 'Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu'na katıldı.</p> <p>12 Mayıs'ta başlayan ve bugün sona eren Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu programı kapsamında merkez Sur ilçesindeki Cemil Paşa Konağı'nda gerçekleştirilen programda konuşan Hatimoğulları, gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.</p> <p>Farklılıkların bir arada yaşayabileceğini anlatan Hatimoğulları, 'Bizler pekala farklılıklarımızla bir arada yaşamayı başarabiliriz. Nitekim dışarıdan müdahale olmazsa nitekim resmi ideoloji müdahale etmediğinde nitekim devlet ve kurumları müdahale etmediğinde halklar arasında bir sorun yok. Halklar birbiriyle farklı dinlere inançlara rağmen farklı renklere rağmen aynı mahallede bir arada yaşamayı başarabilmiştir. Bizler şu vurguyu özellikle altını çizmek isteriz her fırsatta. Farklılıklarda gücünün ötekine yetenin baskı rejimiyle ötekine diz çöktürmeye çalışmanın bu topraklarda hakikaten acısını çok çektik ama bu dikişin tutmaması için elimizden gelen her türlü çabayı sarf etmeliyiz. Toplum çok sesli bir koro gibi bir ahenk içinde pekala yaşayabilir. Bize karışılmadığında bunu da başarıyoruz' diye konuştu.</p> <p><strong>'BU FORUM SADECE OLDU BİTTİ VE UNUTULDU OLMAYACAK'</strong></p> <p>Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu'nda 5 gün süreyle ortak yaşam kültürü, barış, demokrasi için toplumsal barışın bu topraklarda tesis edilmesi, kalıcılaşması için çok sayıda aydın, yazar, sanatçı farklı fikirleri tartıştığını söyleyen Hatimoğulları, şöyle devam etti:</p> <p>'Biraz önce de biz bir paneldeydik ve gerçekten son derece güzel bir panel oldu. Çünkü ufuk açıcı. Çünkü farklı bir cepheden barışa bakmak. Çünkü bir sanatçının, bir oyuncunun gözünden bir müzisyenin gözünden barışa bakmak ve onun dilini onun kelimeleriyle, onun notalarıyla ifade etmek nasıl olur? Bu forumda bunun çalışması yürütüldü. Bu anlamıyla da bu forum son derece anlamlı ve yine eş başkanımız da ifade etmişti. Bu forumun çıktılarının takipçisi olmalıyız. Evet olacağız gücümüz yettiğince. Bu forum sadece oldu bitti ve unutuldu olmayacak. Burada her fikrin, her düşüncenin, her önerinin hayat bulabilmesi için de bunun çalışmasını elimizden geldiğince yapmaya çalışacağız.</p> <p><strong>'EMPERYALİST SİSTEM YENİ BİR DÜZENİ TESİS EDERKEN BEDELİNİ HALKLAR ÖDÜYOR'</strong></p> <p>Orta Doğu'nun ateşinin sürekli harlandığını dile getiren Hatimoğulları, 'Emperyalist güçler tarafından harlanıyor. Dünya yeni bir sistemi tesis ederken bugünlerde kapitalist sistem, emperyalist sistem yeni bir düzeni tesis ederken ya da kendi düzeninin tıkanıklıklarını aşmaya çalışıp bir yeniden yapılanma dönemine girmişken yine bunun bedelini halklar ödüyor. Yine katledilen bizler, kadınlar bakın Ezidi kadınların nasıl kaçırıldığını çokça gündem yaptık değil mi? Çok konuştuk. Şimdi de Suriye'de Alevi kadınlar kaçırılıyor. En son kaçırılan bir üniversite öğrencisi, tıp öğrencisi bir Alevi kadın din değiştirmesi için baskı yapılıyor ve biz 21. yüzyıldayız. 21. yüzyılda savaşlarda kadınlar adeta bir köle gibi pazarlarda satılıyor, internet sitelerinde satılıyor, Ankara'nın göbeğinde buna tanıklık ettik' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM ÇAĞRISI TARİHİ BİR FIRSATTIR'</strong></p> <p>Konuşmasında, çözüm sürecine de değinen Hatimoğulları, şunları kaydetti:</p> <p>'Ankara'dan Amed'e, Amed'den Ankara'ya karşılıklı kurulacak barış köprüsünün Orta Doğu'ya da uzanacağına yürekten inanıyoruz. Ona hizmet edeceğine yürekten inanıyoruz. Özellikle ülkenin barışı ve bölgenin barışı acil ihtiyaç duyduğumuz bütün insanlığın acil ihtiyacı olan bir barış söz konusu, barışı tesis etmemiz gerekiyor değerli arkadaşlar. Sizler de biliyorsunuz şimdi Türkiye'de 1,5 seneyi aşkındır devam eden barış ve demokratik toplum çağrısıyla birlikte şekillenen bir süreç var. Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi için atılmış kimi adımlar var. Ama bu adımların tıkandığı noktaları da çokça duyuyorsunuz. Özellikle son birkaç haftadır. Barış ve demokratik toplum çağrısı tarihi bir fırsattır. Türkiye tarihi bir fırsatın dönemecindedir. bu dönemeçte bir tabela var. Barış, demokrasi ve hukuk. Bu tabelanın okları bunları gösteriyor. Ve mutlaka bunları bu okların hedefe ulaşması için bu dönemeci doğru yerde dönmek, doğru adımları doğru zamanda atmak son derece hayati. Barışın sigortası hukuk, güvencesi de demokrasidir değerli arkadaşlar.'</p> <p><strong>'KORKARAK BARIŞ ELİ UZATILMAZ'</strong></p> <p>'Adım atmak bir cesaret işidir. Bir yürek işidir. Bir inanç işidir. Bir bilinç işidir aynı zamanda' diyen Hatimoğulları, 'Tabuları yıkmak gerekiyor. Eskiyi tekrar eden bir sistemle hayalini kurduğumuz barışı tesis etmemiz gerçekten çok zor. Bir kere korkularımızdan kurtulmalıyız. Çünkü barışıyoruz. Korkarak barış eli uzatılmaz. Korkularımızı aşarak tabularımızı yıkarak barış elini birbirimize uzatacağız. Barışa inanmalıyız. Barış için de adım atmalıyız. Biz bu cesareti barış için adım atma cesaretini en çok kadınlarda görüyoruz. Bugün barış annelerinin çektiği bütün acılara rağmen ben asker annesinin acısını da yüreğimde hissediyorum diyen barış anneleri barış için çalışmalarından bir an bile geri durmadılar. İşte barış umudu o yüzden büyüyor bizim yüreğimizde' diye konuştu.</p> <p> <strong>'BARIŞ ANNELERİNİN O VERDİKLERİ BEYAZ TÜLBENT BARIŞ İÇİN ATILAN ADIMIN ÇOK ÖNEMLİ BİR SEMBOLÜ OLDU'</strong></p> <p>Bu kadar acılı insanlar barış için mücadele ettiğini ve barış mutlaka bu coğrafyada tesis edileceğine vurgu yapan Hatioğulları, şunları kaydetti:</p> <p>'Bugün Barış Anneleri'nin beyaz tülbentleriyle Ankara'da siyasi parti liderlerinin ziyaretleri son derece anlamlıydı. Barış Anneleri'nin o verdikleri beyaz tülbent barış için atılan adımın çok önemli bir sembolü oldu gerçekten. Biz kadınlar barış mücadelesini sadece silahlar sussun diye vermiyoruz. Biz kadınlar ataerkilliğe karşı, ırkçılığa, milliyetçiliğe karşı, okullarda, evlerde, sokakta, iş yerinde yaşadığımız şiddete karşı ve toplumun bütün hücrelerine yer etmiş olan militarizme karşı dur demek için mücadele ediyoruz. Bunun politikasını geliştirmek geliştiriyoruz. Daha da büyütmeli ve derinleştirmeli ve hep birlikte bunun mücadelesini biz kadınlar olarak gerçekten en güçlü şekilde veriyoruz. Bunu galiba daha fazla büyütmeye de ihtiyacımız var.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'ESKİ SAYFALARI SÜREKLİ BİRBİRİMİZİN ÖNÜNE KOYMAKLA BARIŞ SAĞLANMAZ'</strong></p> <p>Barış, yepyeni bir sayfayı açmak olduğunu söyleyen Hatimoğulları, 'Eski sayfaları karıştırmak, eski sayfaları sürekli birbirimizin önüne koymakla barış sağlanmaz. Bizler tabii ki acılarımızı, bizler kayıplarımızı unutmayacağız. Onların mezar taşları olacak. Onlar hafızamızda kalacaklar. Ama bizler bu tarihi yüzleşme ve hafızayı yüzleşme ile yoğurmak zorundayız. Elbette bunları sürekli ısıtıp ısıtıp önümüze getirmek değil amaç. Ama hakiki bir tarihsel yüzleşme, gerçeklerle hakikatle yüzleşme gerçekleşmediği sürece kalıcı bir barışı da inşa etmemiz neredeyse imkansız. Barış demokratik siyaset stratejisiyle ilerlemeli. Böyle ilerlerse anlamlı olur. Barıştan, en önemli kasıt sadece Kürt sorununun çözümü değil bir yandan Türkiye'nin demokratikleşmesinin önündeki en temel engellerden biri olan Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümüdür' dedi.</p> <p><strong>'TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK İÇİN SIKILI YUMRUKLARI AÇMALIYIZ'</strong></p> <p>'Barış kimsenin yenmesi ya da yenilmesi demek değildir' diyen Hatimoğulları, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p> <p>'Barış zaten savaşan ve çatışanların bir anlaşma yaparak barışı tesis etmesi ve barışması ve bunun elbette toplumsal yansımalarının sağlanmasıdır. Buradan izinizle kısacık bir çağrı yapmak istiyorum. Bu çağrıyı bütün toplumsal ve siyasal dinamiklere yapmak istiyorum. Herkes kendi yankı odasından çıkabilir elbette. Çıkmalıyız. Toplumsal barış için demokrasi ve özgürlük için sıkılı yumrukları açmalıyız. Diyalog zemininde buluşabilmeliyiz. Bunu pekala yapabiliriz. Bu coğrafyadaki kültürel derinlik, zenginlik ve birbirimize olan sevgimizle biz bunu pekala başarabiliriz. Anadolu ve Mezopotamya toprakları bir arada yaşayabildiğimiz zengin bir coğrafya. Medeniyetlerin beşiği, kültürlerin membası. Kürtler bu coğrafyanın kadim halkı. Diliyle, sanatıyla, kültürüyle, kültürel zenginliğiyle bu toprakların verilerine kök salmış. Zalimlerin budadığı bir dal Kürt halkını ortadan kaldırmadı. Deneyimle sabittir ki, budanan her dal bin dalla yeniden yeşerdi ve yeniden toprağa bir kez daha kök saldı. Ve bir kardelen çiçeği gibi inatla var olmaya ve açmaya devam etti ve bugüne kadar geldi. Şimdi barışı bu kadar güçlü konuşabiliyorsak, Kürt sorununun çözümünü ve Kürt dilinin haklarını, Kürt kültürünün haklarını bu kadar rahat konuşabiliyorsak ve talebimizi bu kadar tok bir sesle ifade ediyorsak burada Kürt halkının bu coğrafyada gösterdiği direncin sonucu oldu bütün bunlar. Gün barışı ve umudu büyütmenin günüdür. '</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tulay-hatimogullari-korkularimizi-asarak-tabularimizi-yikarak-baris-elini-birbirimize-uzatacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 20:25:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/tulay-hatimogullari-korkularimizi-asarak-tabularimizi-yikarak-baris-elini-birbirimize-uzatacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="99484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nakba'nın 78. yılında İstanbul'da Filistin yürüyüşü]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/nakbanin-78-yilinda-istanbulda-filistin-yuruyusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/nakbanin-78-yilinda-istanbulda-filistin-yuruyusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Eylem Komitesi'nin çağrısıyla Nakba'nın 78. yılı dolayısıyla İstanbul Sirkeci'den Eminönü'ne yürüyüş düzenlendi. Büyük Sirkeci Büyük Postane önünde toplanan grup, Eminönü Meydan'da basın açıklaması yaptı. Açıklamada işçilere, sendikalara ve üniversitelere dayanışma ve boykot çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Belçim KILIÇKIRAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)- </strong>Filistin Eylem Komitesi'nin çağrısıyla Nakba'nın 78. yılı dolayısıyla İstanbul Sirkeci'den Eminönü'ne yürüyüş düzenlendi. Büyük Sirkeci Büyük Postane önünde toplanan grup, Eminönü Meydan'da basın açıklaması yaptı. Açıklamada işçilere, sendikalara ve üniversitelere dayanışma ve boykot çağrısı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Filistin Eylem Komitesi'nin çağrısıyla Nakba'nın 78. yılı dolayısıyla İstanbul Sirkeci'den Eminönü'ne yürüyüş düzenlendi. Büyük Postane önünde toplanan grup, yürüyüş boyunca 'Sumud filosu onurumuzdur', 'Umut, direniş, isyan, Filistin'e bin belam', 'Nakba bitecek Filistin halkı geri dönecek' sloganları atıldı.</p> <p>'Nakba soykırımla sürüyor, Filistin halkı direniyor' başlığı altında yapılan basın açıklamasında, şunlar kaydedildi:</p> <p><strong>'BÜYÜK FELAKET OLARAK ANILAN NAKBA'NIN ÜZERİNDEN 78 YIL GEÇTİ'</strong></p> <p>'Filistin halkının kolektif hafızasında bir kırılma noktası olan ve Büyük Felaket olarak anılan Nakba'nın üzerinden 78 yıl geçti. 1948 yılında Siyonist yerleşimcilerin silahlı çeteleri, işgal ettikleri toprakların sahibi olan Filistinlileri sürgüne zorlayıp gayrimeşru bir devlet kurabilme hedefiyle birçok katliama girişti. Emperyalistlerden alınan icazet ve aleni destekle başlatılan bu saldırı silsilesinde 800 bini aşkın Filistinli toprağından koparıldı, en az 15 bin Filistinli katledildi, 400'den fazla Filistin köyü haritadan silindi. Nakba'nın ardından işgal devletinin ilanıyla birlikte Filistin halkının topraklarına ve evlerine el konuldu, siyonist yerleşimciler sürgüne zorlanan Filistinli nüfusun yaşam alanlarına yerleştirildi, köylerin, kasabaların, şehirlerin isimleri değiştirildi ve işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinli Arap nüfus, hakları ellerinden alınarak ırk-ayrımcı apartheid rejimine tabi kılındı.</p> <p><strong>'GAZZE'YE GEÇİŞİ SINIRLANIYOR VE SOYKIRIM SALDIRILARI DEVAM EDİYOR'</strong></p> <p>Bugün bu meydanda andığımız Nakba, 1948'de başlayıp biten bir tarihsel kesitten ibaret değil. Siyonist işgal rejimi her sabah Gazze'de, Batı Şeria'da, Kudüs'te soykırım, etnik temizlik, abluka ve işgal saldırılarıyla Filistin halkını sürgüne zorluyor ve Nakba devam ediyor. 7 Ekim 2023'te bir direniş hamlesi olarak gerçekleştirilen Aksa Tufanı'nın ardından işgal rejiminin Gazze'yi hedef alan soykırım saldırılarında binlerce Filistinli katledildi, binlercesi yaralandı ve yaşam alanları yok edildi. İşgale karşı direnişin kazanımla sonuçlanması ve küresel intifada sesinin tüm dünyayı sarmasıyla birlikte ateşkes ilan edilse de işgal rejimi saldırılarını sürdürüyor. Ateşkes defalarca ihlal edildi, işgalciler sınırların ötesine geçip askeri inşaatlarını sürdürüyor, temel ihtiyaç malzemelerinin Gazze'ye geçişi sınırlanıyor ve soykırım saldırıları devam ediyor.</p> <p><strong>'SİYONİST SALDIRGANLIK TÜM BÖLGEYİ SAVAŞA SÜRÜKLÜYOR'</strong></p> <p>Siyonist işgal rejiminin kesintisiz saldırılarına karşı Filistin halkı yüz yılı aşkın süredir direnişini ve geri dönüş başta olmak üzere tüm tarihsel haklarına kavuşmak için özgürlük mücadelesini sürdürüyor. Mülksüzleştirme, sistematik işgal, tehcir ve katliamla inşa edilen yerleşimci sömürgeci apartheid rejimi, bugün sadece Filistin'i değil; Lübnan'ı, Yemen'i, Suriye'yi ve İran'ı hedef alıyor. ABD başta olmak üzere emperyalist suç ortaklarının desteğiyle beslenen siyonist saldırganlık tüm bölgeyi savaşa sürüklüyor.</p> <p><strong>'SOYKIRIM ATEŞKESLE BİTMEMİŞTİR'</strong></p> <p>Soykırımcı apartheid rejimi, işgal hapishanelerinde tutulan Filistinli esirler için yakın zamanda ilan ettiği insanlık dışı 'idam yasası' ile hiçbir hukuki kaideyi tanımadığını bir kez daha tescilledi. Netanyahu başta olmak üzere soykırım suçluları dokunulmazlık zırhıyla dolaşırken tüm dünya halkları uluslararası hukukun iflasına tekrar tanıklık etti. Hiçbir somut yaptırım uygulanmayan koşullarda işgal rejimi her geçen gün suçlarına bir yenisini ekledi. Gazze'deki ablukayı kırmak için yola çıkan Sumud Filosu gönüllülerini uluslararası sularda rehin alacak kadar ileri giden bu haydutluk, bütün cesareti hesap sorulmamasından almaktadır. Siyonist saldırganlığın kağıt üzerindeki kınama mesajlarıyla durdurulamayacağı açıktır. Soykırım ateşkesle bitmemiştir ve Trump'ın planıyla kurulan 'barış meclisi' Filistin halkına yerleşimci sömürgeciliğin devamını dayatmaktadır. Barış; direnişi silahsızlandırmaya çalışanların diplomasisiyle değil, emperyalizmin bölgedeki ileri karakolunu kuşatanların mücadelesiyle tesis edilecektir.</p> <p><strong>'BOGOTA BİLDİRİSİ'Nİ HAYATA GEÇİRMEMİŞ VE YAPTIRIM UYGULANMAMIŞTIR'</strong></p> <p>Türkiye'de siyasal iktidar, soykırım süreci boyunca kürsülerde işlevsiz hamaseti sürdürürken imzacısı olduğu Bogota Bildirisi'ni hayata geçirmemiş ve yaptırım uygulamamıştır. Siyonist işgal rejimini 1949'da ilk tanıyan bölge ülkelerinden biri olmanın tarihsel utancıyla yüzleşilmemiştir. İsrail'i bir 'devlet' olarak tanımaya devam etmek, Nakba'yı, etnik temizlik ve mülksüzleştirme saldırılarını meşru görmektir. Hükümet bu tanıma kararını geri alıp tam ambargo uygulamadıkça, petrol sevkiyatını kesip vanaları kapatmadıkça, stratejik hammadde akışı sürdükçe, işgal ordusunun çeliği ve mühimmatı bu limanlardan gönderildikçe, SAHA EXPO ve IDEF gibi savunma sanayii fuarlarında soykırımı besleyen silah şirketleri ağırlandıkça, askeri istihbarat protokolleri feshedilmedikçe ve tüm ilişkiler kesilmedikçe kürsülerdeki sahte öfke nöbetlerinin ve dökülen timsah gözyaşlarının hiçbir hükmü yoktur.</p> <p><strong>'SİYONİZME GÜVENLİK KALKANI OLAN TÜM EMPERYALİST ÜSLER KAPATILMALIDIR'</strong></p> <p>Soykırımcı İsrail'e tam ambargo uygulanmalı, tanıma kararı geri alınmalı, her türlü siyasi, ticari, askeri ve akademik ilişki derhal kesilmelidir. Limanlar soykırımı besleyen gemilere kapatılmalı, Bakü-Ceyhan hattından soykırımcılara giden petrol akışı durdurulmalıdır. Kürecik ve İncirlik başta olmak üzere, Siyonizme güvenlik kalkanı olan tüm emperyalist üsler kapatılmalıdır. Bu ülkenin işçilerine, liman emekçilerine, sendikalarına, meslek örgütlerine, üniversitelerine, gençliğine ve tüm emekçi halkına çağrımızdır: Soykırımı besleyen hiçbir gemiye, hiçbir şirkete, hiçbir askerî anlaşmaya, hiçbir akademik iş birliğine geçit vermeyelim. Filistin halkıyla dayanışmayı meydanlardan işyerlerine, kampüslere ve limanlara taşıyalım.</p> <p><strong>'NEHİRDEN DENİZE ÖZGÜR FİLİSTİN'</strong></p> <p>Filistin Eylem Komitesi olarak, Nakba'nın 78. yılını anmak için toplandığımız bu meydanda bir kez daha küresel intifadanın sesini yükselteceğimizi, ablukaya, işgale ve soykırıma direnen Filistin halkının onurlu mücadelesine omuz vereceğimizi ilan ediyoruz. 1948'de gasp edilen her bir karış toprak özgürleşene, sökülen zeytin ağaçları yeniden yeşerene, sürgünde anahtarına tutunan son Filistinli evine geri dönene ve 'nehirden denize' özgür bir Filistin kurulana kadar bu kavgayı büyüteceğiz. Siyonizm yenilecek, direnen Filistin kazanacak. Nehirden denize özgür Filistin.'<strong> </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/nakbanin-78-yilinda-istanbulda-filistin-yuruyusu</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 19:56:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/nakbanin-78-yilinda-istanbulda-filistin-yuruyusu.jpg" type="image/jpeg" length="95670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti'den Yüksekova'da yürüyüş: Sorumluluk alın, barış için adım atın]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/dem-partiden-yuksekovada-yuruyus-sorumluluk-alin-baris-icin-adim-atin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/dem-partiden-yuksekovada-yuruyus-sorumluluk-alin-baris-icin-adim-atin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti'nin 81 ilde 'Barış İçin Adım At' temasıyla düzenlediği yürüyüş ve basın açıklaması, Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde de yapıldı. Açıklamada, hükümete sürece ilişkin somut adımlar atma çağrısında bulunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-start='378' data-end='782'><strong>Haber: Viyan ORHAN</strong></p> <p data-start='378' data-end='782'><strong>(HAKKARİ) - </strong>DEM Parti'nin 81 ilde 'Barış İçin Adım At' temasıyla düzenlediği yürüyüş ve basın açıklaması, Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde de yapıldı. Açıklamada, hükümete sürece ilişkin somut adımlar atma çağrısında bulunuldu.</p> <p data-start='378' data-end='782'>DEM Parti'nin 'Barış İçin Adım At' temasıyla 81 ilde düzenlediği etkinlik Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde de yapıldı. Yüksekova DEM Parti İlçe Başkanlığı binası önünde toplanan partililer, sloganlar eşliğinde Zagros İş Merkezi önüne kadar yürüdü. Yürüyüşe DEM Parti Hakkâri il ve ilçe teşkilatlarının yanı sıra Yüksekova Belediye Eş Başkanları, DEM Parti Hakkâri Milletvekili Onur Düşünmez, eski Milletvekili Said Dede, DBP il yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı. </p> <p data-start='827' data-end='1110'>Zagros İş Merkezi önünde yapılan basın açıklamasını okuyan DEM Parti Yüksekova İlçe Eş Başkanı Şeyda Bellier, şunları söyledi:</p> <p data-start='827' data-end='1110'>'Abdullah Öcalan'ın, '27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nın üzerinden tam 15 ay geçti. Öcalan'ın çağrısının ertesi günü hareket ateşkes ilan etti ve iki ay sonra da 12. Kongresi'ni toplayarak kendini feshetti. Akabinde 30 kişilik Barış ve Demokratik Toplum Grubu, silah yakma eylemini gerçekleştirerek 40 yılı aşkındır sürdürdüğü silahlı mücadeleyi sonlandırmaya dönük bir irade ortaya koydu. Bu süreçte ise yalnızca bir siyasi partinin dahil olmadığı, ortak bir akıl ve iradeyle bir Meclis Komisyonu kuruldu. Ancak bu 15 aylık süreçte, bu komisyon raporu dışında somut bir adım atılmamış, atılmış değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='827' data-end='1110'><strong>'BARIŞ, ALDIĞIMIZ NEFES KADAR TEMEL BİR İHTİYAÇTIR'</strong></p> <p data-start='827' data-end='1110'>Hasta ve siyasi tutsaklar hâlâ cezaevinde. Özgürlük yasalarına ilişkin net bir söylem dahi kurulmamaktadır. Kayyum rejimi hâlâ yürürlüktedir. Baş müzakereci Abdullah Öcalan'ın statüsü ise henüz yasal bir çerçeveye kavuşturulmuş değildir. Siyasi iktidar, süreci bekletmeye ve geciktirmeye dönük bir pratik sergilemektedir. Antidemokratik ve hukuksuz tüm uygulamalara 'dur' demek için bugün adım atıyoruz. Ancak bir 100 yıl daha kaybetmemek için, siyasi iktidarın ve demokratik toplum sürecinin gerektirdiği somut ve pratik adımlar atması, Türkiye'nin bugünü ve geleceği için hayati önem taşımaktadır. Siyasi iktidara sesleniyoruz: Meydanlara, sokaklara ve caddelere taşan bu barış iradesine kulak verin. Sorumluluk alın, barış için adım atın. Çünkü barış, şimdi aldığımız nefes kadar temel bir ihtiyaçtır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Hakkari</category>
      <guid>https://www.haber500.com/dem-partiden-yuksekovada-yuruyus-sorumluluk-alin-baris-icin-adim-atin</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:40:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/dem-partiden-yuksekovada-yuruyus-sorumluluk-alin-baris-icin-adim-atin.jpg" type="image/jpeg" length="89752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Açıkel Yozgat'ta: Üreten satamamaktan, vatandaş alamamaktan şikayetçi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-acikel-yozgatta-ureten-satamamaktan-vatandas-alamamaktan-sikayetci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-acikel-yozgatta-ureten-satamamaktan-vatandas-alamamaktan-sikayetci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, partisinin saha çalışmaları kapsamında Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesinde halk pazarını gezdi. Pazarcı esnafı ve yurtaşlarla sohbet eden Açıkel, Yozgat'ın göç verdiğini, esnafın, yurttaşın ve çiftçinin ekonomiden dert yandığını  belirterek, kentte verimli tarlaların boş kaldığını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Seyfi ÇELİKKAYA</strong></p> <p style='text-align: left;'><strong>(YOZGAT) -</strong> CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, partisinin saha çalışmaları kapsamında Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesinde halk pazarını gezdi. Pazarcı esnafı ve yurtaşlarla sohbet eden Açıkel, Yozgat'ın göç verdiğini, esnafın, yurttaşın ve çiftçinin ekonomiden dert yandığını  belirterek, kentte verimli tarlaların boş kaldığını ifade etti.</p> <p style='text-align: left;'>CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, parti çalışmaları kapsamında Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesindeki sebze ve meyve pazarını ziyaret ederek esnaf ve vatandaşlarla görüştü. </p> <p style='text-align: left;'>Mersin, Kayseri, Antalya, Ankara halinden kilosunu 80 liraya aldıkları domatesi 100 liraya satmaya çalıştıklarını belirten Boğazlıyan pazarı esnafı, akşam saatlerinde ellerinde kalan ürünü çöpe atmamak için fiyatını aldıkları fiyatın da altına indirmek zorunda kaldıklarını belirtti.</p> <p style='text-align: left;'>Açıkel, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada hayat pahalılığına ve yoksullaşmaya dikkat çekti. Esnafın zor günler geçirdiğini ve satış yapamadığını aktaran Açıkel, maliyetlerin ve giderlerin yüksekliğine vurgu yaptı. Akaryakıt fiyatlarının yüksekliği ile yurttaşların alım gücündeki düşüşü de değerlendiren Açıkel, meyve almanın lüks hâle geldiğini belirtti. Esnafın işi bırakma noktasına geldiğini söyleyen Açıkel, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='text-align: left;'>'Benzeri bir şikâyeti pazarcı esnafımızdan da duyduk. 'Param olsa ben de faize yatıracağım, bu işi yapmayacağım' diyor. Hafız 80 yaşında bir ağabeyimizle, amcamızla karşı karşıya kaldık. 80 yaşında emekli, eşi Alzheimer hastası, 12 bin lira kira veriyor, 8 bin lira, 9 bin lira elinde kalıyor. Elindeki poşeti gösterdi. 600-700 liralık poşet masrafıyla nasıl yaşayacağını gözleri dola dola anlattı bize. Emeklilerimizin, esnafın durumu içler acısı. Üreten, ürettiğini satamamaktan, vatandaş alamamaktan şikayetçi. Pazarcı esnafı ise kar edememekten, zararına bu işi yapmaktan şikayetçi. Evde sadece faturaları ödeyecek kadar bir iş dönüşünden şikayetçi. Gördüğünüz gibi pazarda bir kalabalık da yok. Temel ihtiyaçlar dışında satılan bir şey yok. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin propagandası maalesef burada çalışmıyor. Milletvekilleri, belediye başkanları pazara milletin içine çıkamıyorlar. 'Gelsinler onlara söyleyeceğimiz sözler var' diye vatandaşımız şikayetlerini dile getiriyor. ' </p> <p style='text-align: left;'><strong>'DESTEK VERİLMEDİĞİ İÇİN ÇİFTÇİMİZ TARIMDAN UZAKLAŞIYOR'</strong></p> <p style='text-align: left;'>CHP Boğazlıyan İlçe Başkanı Mert Ertekin'i ziyaret edip, ilçe örgütünde partililerle de bir araya gelen Açıkel, AK Parti hükümetinin çiftçiye gerekli desteği vermediğine vurgu yaparak, şunları söyledi:</p> <p style='text-align: left;'>'Burada buğday, mercimek, nohut, pancar başta olmak üzere hayvancılık çok yüksek potansiyele ve geçmişten çok büyük bir üretime sahip. Fakat maalesef ihmal edilen köylülük ve çiftçilik bir taraftan sanayisizleşen Yozgat, 6 milletvekili çıkarırken 3 milletvekili çıkarır bir duruma düşmüş. Şehir sürekli göç veriyor, köyler boşalıyor, atölyeler boşalıyor, tarlalar boşalıyor, ekilmiyor. Destek verilmediği için çiftçimiz fakirleştiriyor ve tarımdan uzaklaşıyor. Bunun sonucunda, esnafın alım gücü olmayan vatandaştan mütevellit siftah yapamaması, gününü zararla geçirmesine anlamına geliyor.</p> <p style='text-align: left;'><strong>'YOZGAT'TA ESNAF AZ MÜŞTERİ FAKAT YÜKSEK KİRAYLA, VERGİLERLE BOĞUŞUYOR'</strong></p> <p style='text-align: left;'>Ciddi yüksek kira maliyeti var. Yozgat'ta esnaf az müşteri fakat yüksek kirayla, vergilerle boğuşuyor. Bütün bunlar Yozgat'ın cazibe merkezi olmaktan çıkarıp göç veren ve nüfusu yaşlanan, tarlaları boş kalan ürettiği ürünü para etmeyen bir kente dönüşmesine sebep oluyor. İç Anadolu'nun Çukurova'sı gibi. Burada hem bahçecilik hem hayvancılık hem tarım konusunda büyük potansiyel var. Fakat bunlar sanayiye dönüşmediği için gençlerimiz iş bulamıyor. Yem ithal, fabrika ithal, çoban ithal, tohum ithal, para ithal, bu Türk milletine reva görülecek bir düzen değil. Bu kara düzeni anlatacağız. Çözüm önerilerimizi de geliştireceğiz. Cumhurbaşkanlığı adaylık ofisimiz de çalışıyor. Seçim sathına girerken daha yüksek propaganda ve motivasyonla aranızda olacağız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Yozgat</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-acikel-yozgatta-ureten-satamamaktan-vatandas-alamamaktan-sikayetci</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:34:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chpli-acikel-yozgatta-ureten-satamamaktan-vatandas-alamamaktan-sikayetci.jpg" type="image/jpeg" length="45378"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları Van turizmini etkiledi: 'Otellerin doluluk oranı düştü']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/abd-ve-israilin-irana-saldirilari-van-turizmini-etkiledi-otellerin-doluluk-orani-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/abd-ve-israilin-irana-saldirilari-van-turizmini-etkiledi-otellerin-doluluk-orani-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van'da otel işletmecileri, savaşlar nedeniyle kent turizminin geçen yıla göre yüzde 50-60 oranında gerilediğini, otellerin doluluk oranının yüzde 20'lere düştüğünü, sektörün ve esnafın ciddi kayıp yaşadığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-start='1195' data-end='1463'><strong>Haber: İshak KARA</strong></p> <p data-start='1195' data-end='1463'><strong>(VAN) - </strong>Van'da otel işletmecileri, savaşlar nedeniyle kent turizminin geçen yıla göre yüzde 50-60 oranında gerilediğini, otellerin doluluk oranının yüzde 20'lere düştüğünü, sektörün ve esnafın ciddi kayıp yaşadığını belirtti.</p> <p data-start='1195' data-end='1463'>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı savaş 39 gün sonra sona erdi. Türkiye'nin İran sınırında yer alan Van, savaştan en çok etkilenen kentler arasında yer aldı. İranlı turistlerin sıklıkla ziyaret ettiği kent savaşla birlikte turist kaybetti. Van'da otel işletmecisi Ebru Yeşilağaç, kentte turizmin geçen yıla göre yüzde 50-60 düştüğünü söyledi. ABD ve israil'in İran'ı vurmasının doğrudan Van'ı etkilediğini, bunun turizm ve esnaf üzerinde ciddi ekonomik kayıplara yol açtığını belirtti. Yeşilağaç, İran sınırına yakınlık nedeniyle İran'la birlikte gelişen turizmin de bu durumdan olumsuz etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi:</p> <p data-start='1195' data-end='1463'>'İran'daki savaş ve ekonomik krizler bizleri de ister istemez etkiledi. Savaşla birlikte kapanan çok işletme var, devreden işletme sayısı da oldukça fazla. Otel sayımız geçmişte artmıştı ancak şu an oteller çalışmaz durumda. Devreden çok sayıda işletme var; bunu biliyoruz, görüyoruz ve üzülüyoruz. İran dışında kente maalesef çok fazla yabancı turist gelmiyor. Çünkü tek sınır kapımız İran. Farklı turizm alanlarımız olsaydı çok daha olumlu etkiler olurdu, bu kadar etkilenmezdik. Yerli turistler geliyor ancak savaş burada olmamasına rağmen birçok grubumuz iptal edildi. Sınıra yakın olmamız nedeniyle insanlar Van'a gelmek istemiyor, korkuyorlar. Turist çekme konusunda yeterli tanıtım yapılmadığını düşünüyorum. Van'ın turizm destinasyonu çok daha gelişmiş olabilir. Van'a gelmek için 101 sebep varken maalesef yeterince turist çekemiyoruz. Tanıtılmıyoruz; insanlar bizi bilmiyor, bilmedikleri için de gelmiyorlar.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p data-start='1195' data-end='1463'><strong>'OTELLER SÜRECİN EKONOMİK ETKİLERİ NEDENİYLE KAPANDI'</strong></p> <p data-start='1195' data-end='1463'>Van Otelciler ve Turizmciler Derneği Başkanı Çetin Demirhan'da savaşın Van'ı etkilediğini kaydetti. Otellerde doluluk oranının yüzde 20 seviyesinde kaldığını ifade eden Demirhan, insanların savaş nedeniyle bölgeye gelmeye tereddüt ettiğini ve para harcamaya çekindiğini aktardı. Son 20 yılın 'en kötü sezonunu' yaşadıklarını vurgulayan Demirhan şöyle konuştu: </p> <p data-start='1195' data-end='1463'>'Geçen yıl da çok iyi değildik ama bu yıl geçen yıla göre yüzde 50'ye varan bir düşüş var. O dönem yüzde 40'lar seviyesindeyken şimdi yüzde 20'lere geriledi. Kapanan işletmelerimiz var. Bazı otelci arkadaşlarımız sürecin ekonomik etkileri nedeniyle işletmesini kapattı. Ayrıca Van'da kayıtsız ve ruhsatsız oteller de vardı; bunlardan 10-15'i kapatıldı, bir kısmı mühürlendi, bazıları ise kaçak şekilde faaliyetini sürdürüyor. Van'da 17 bin yatak kapasitesi var ancak bunun çeyreğini bile dolduracak bir yoğunluk yok. Bir ile turist gelmesi için tanıtım şarttır. Ancak Van, fuarlarda genellikle geri planda kalıyor. Bölgeye gelen turistlerin çoğu Karadeniz'e, Trabzon'a yöneliyor. Van'dan turist akışı sağlanamıyor. Komşu ülkelerde de tanıtım yapılması gerekiyor. Özellikle Ermenistan ve Irak gibi bölgelerde Van'ın daha iyi tanıtılması şart. Çünkü insanlar burayı bilmiyor. Oysa Van'ın çok sayıda tarihi ve turistik değeri var. Tüm esnaf zor durumda. Yetkililerin bir araya gelerek bu süreçte ne yapılabileceğini, nasıl bir destek paketi oluşturulacağını değerlendirmesi gerekiyor. Türkiye'de bu süreçten en çok etkilenen illerden biri Van oldu.'</p> <p data-start='1195' data-end='1463'><strong>'VAN'DA 100 ACENTEDEN 30'A YAKINI KAPANDI'</strong></p> <p data-start='4788' data-end='4943' data-is-last-node='' data-is-only-node=''>TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe, Van turizminin savaştan olumsuz etkilendiğini belirterek, otel doluluk oranlarının yüzde 20-25'e kadar düştüğünü ifade etti. İran ve Irak'tan turist akışının iki yıldır düzenli olmadığını vurgulayan Özgökçe, Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'dan gelen ziyaretçilerin de 'risk algısı' nedeniyle bölgeyi tercih etmediğini söyledi. İç turizmde uçak seferlerinin yetersizliği ve tanıtım eksikliği sorunlarının sürdüğünü ifade eden Özgökçe, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:</p> <p data-start='4788' data-end='4943' data-is-last-node='' data-is-only-node=''>'Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile bu konuları görüşüyoruz ancak Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'da yeterli tanıtım yapılamıyor. Van'da yaklaşık 100 acente vardı, şu an 70'i aktif, 30'a yakını ise kapandı. Esnafın durumu çok kötü. Giyimciden lokantacıya kadar herkes zor durumda. Her gün 'Ne olacak bu durum?' sorusunu alıyoruz. Biz de bu talepleri yetkililere iletiyoruz. İran ve Irak'taki çatışmalar da bölgeyi etkiliyor. Bu şartlarda turist gelmiyor. Uçak sefer sayıları yetersiz ve bilet fiyatları çok yüksek. İstanbul-Diyarbakır hattında 5-6 bin liraya bilet bulunabilirken, Van hattında 18-20 bin liraya kadar çıkıyor. Bu da turizm gruplarını olumsuz etkiliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış da maliyetleri yükseltti. Mazot 60 liradan 70-80 lira bandına çıktı. Bir otobüsün İstanbul'a gidiş-dönüşü yaklaşık 1100 litre yakıt tüketiyor. Bu nedenle maliyetler ciddi şekilde arttı. 5 kişilik bir ailenin İstanbul-Van gidiş dönüş maliyeti 30 bin lirayı aşıyor. Bu da turizmi doğrudan etkiliyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Van</category>
      <guid>https://www.haber500.com/abd-ve-israilin-irana-saldirilari-van-turizmini-etkiledi-otellerin-doluluk-orani-dustu</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:27:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/abd-ve-israilin-irana-saldirilari-van-turizmini-etkiledi-otellerin-doluluk-orani-dustu.jpg" type="image/jpeg" length="88881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İHD İskenderun Şubesi: 'Kalıcı barış için hukuki adımlar atılmalı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ihd-iskenderun-subesi-kalici-baris-icin-hukuki-adimlar-atilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ihd-iskenderun-subesi-kalici-baris-icin-hukuki-adimlar-atilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İHD İskenderun Şubesi Eş Başkanı Yusuf Berkyürek, çatışmasızlık sürecinin kalıcı barışa dönüşebilmesi için hukuki reformların, demokratikleşme adımlarının ve siyasi tutuklulara yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Burcu ÖZKAYA GÜNAYDIN</strong></p> <p><strong>(HATAY) -</strong> İHD İskenderun Şubesi Eş Başkanı Yusuf Berkyürek, çatışmasızlık sürecinin kalıcı barışa dönüşebilmesi için hukuki reformların, demokratikleşme adımlarının ve siyasi tutuklulara yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.</p> <p>İHD İskenderun Şubesi, 'Demokrasi için barışa ses ver' etkinliği kapsamında basın açıklaması yaptı. İHD İskenderun Şubesi'nde yapılan açıklamaya İHD Yönetim Kurulu ve Üyeleri, siyasi parti temsilcileri katıldı. İHD İskenderun Şubesi Eş Başkanı Yusuf Berkyürek, Türkiye'nin Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümü konusunda bir yandan tüm kesimlerde umut yaratan diğer yandan ise belirsizliklerle örtülü tarihi bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Berkyürek, 1 Ekim 2024'ten sonra yaşanılanları anımsattı. Müzakere süreçlerinin kalıcı bir barışla sonuçlanması için hukuksal reformların ve hukuki güvencelerin olması gerektiğini aktaran Berkyürek, 2013-2015 yılları arasındaki sürecin başarısızlıkla sonuçlanmasındaki sebeplerden birinin hukuki ve idari reformların hayata geçirilmemesi olduğunu aktardı.</p> <p>Hükümetin Kürt meselesinin çözümünü, temel hak ve özgürlükler bakış açısıyla ele alması gerektiğinin altını çizen Berkyürek, şunları söyledi: </p> <p>'Yasa metni açık, yoruma kapalı ve öngörülebilir olmalı, infaz ve dönüş süreçlerinde idari ve hukuki keyfiliği önleyecek kesinlikler ve güvenceler içermelidir. Bu yasanın uygulamasını izlemek üzere tüm siyasi partilerin katılımıyla bir izleme ve denetleme komisyonu oluşturulmalıdır. Komisyon hazırladığı raporları Meclis'e sunmalıdır. Komisyon sivil toplum örgütlerinin katılımına açık, somut ve süreklilik arz eden bir çalışma yöntemi belirlemelidir. İfade olarak kalıcı barışın ve demokratik bir düzenin inşası için bütün siyasi tutukluları özgürlüklerine kavuşturacak bir yasal düzenlemenin yapılmasını talep ediyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Demokratik bir toplum düzeninin, geçmişle yüzleşme hakikat ve onarım süreçlerinin işletilmesi ile mümkün olacağını vurgulayan Berkyürek, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından Meclis'e sunulan nihai raporun 7. bölümünde belirtilen tüm demokratikleşme adımlarının hayata geçirilmesini ve AİHM ile Anayasa Mahkemesi kararlarının gereği yerine getirilmesini talep etti. Kayyum atanan belediyelerin seçilmiş başkanlarının görevlerine iade edilmesi gerektiğini ve hasta tutukluların serbest bırakılmasının önemli olduğunu belirten Berkyürek, idare ve gözlem kurullarının kaldırılmasını gerektiğini söyledi. </p> <p>Berkyürek, belediye başkanları, siyasi aktörler ve gazeteciler, sivil toplum örgütü temsilcilerine yönelik 'yargı sopası'ndan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayarak açıklamasını şöyle tamamladı:</p> <p>'Tutuksuz yargılama ve bütün yargısal süreçlerde esas alınmalıdır. KHK ile işten atılan memur ve işçiler görevlerine iade edilmelidir. Terörle Mücadele Kanunu kaldırılmalı. Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuatın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda öngörülebilirlik ve kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir. Çatışmasızlık ve silahsızlanma ile elde edilen bu tarihi fırsatın kalıcı barışa dönüşmesi için siyasi ve hukuki adımların en kısa süre içinde hayata geçirilmesini talebimizi yeniliyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Hatay</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ihd-iskenderun-subesi-kalici-baris-icin-hukuki-adimlar-atilmali</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:19:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ihd-iskenderun-subesi-kalici-baris-icin-hukuki-adimlar-atilmali.jpg" type="image/jpeg" length="52013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hüseyin Can Güner: 'O güzel geceyi yine önümüzdeki ilk genel seçimde de yaşayacağız']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/huseyin-can-guner-o-guzel-geceyi-yine-onumuzdeki-ilk-genel-secimde-de-yasayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/huseyin-can-guner-o-guzel-geceyi-yine-onumuzdeki-ilk-genel-secimde-de-yasayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Kent Lokantası açılış töreninde 'Elbette ki burada eserlerin üzerine yenileri eklenecek. Elbette ki burada da insanların yüzü ne olursa olsun gülecek ve hepimiz hep birlikte tıpkı 31 Mart 2024'te olduğu gibi iki yıl önce yaşadığımız o güzel akşamdaki gibi yine birlikte güzel haberleri kutlayacağımız, güzel günlere yürüyeceğimiz, ülkemiz için, gençlerimiz için, kadınlar için, çocuklar için, emekliler için daha aydınlık gelecekler için de o güzel geceyi yine önümüzdeki ilk genel seçimde de yaşayacağız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Kent Lokantası açılış töreninde 'Elbette ki burada eserlerin üzerine yenileri eklenecek. Elbette ki burada da insanların yüzü ne olursa olsun gülecek ve hepimiz hep birlikte tıpkı 31 Mart 2024'te olduğu gibi iki yıl önce yaşadığımız o güzel akşamdaki gibi yine birlikte güzel haberleri kutlayacağımız, güzel günlere yürüyeceğimiz, ülkemiz için, gençlerimiz için, kadınlar için, çocuklar için, emekliler için daha aydınlık gelecekler için de o güzel geceyi yine önümüzdeki ilk genel seçimde de yaşayacağız' dedi.</p> <p>Çankaya Belediyesi tarafından Başkan Hüseyin Can Güner'in göreve geldiğinden bu yana üçüncü kent lokantası Mimar Sinan Mahallesi'nde açıldı. Açılış törenine Hüseyin Can Güner, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Ankara Millletvekilleri Aliye Timisi Ersever ve Adnan Beker, CHP Ankara İl Başkan Vekili Yüksel Işık, ilçe başkanları, Çankaya bürokratları ile birçok vatandaş da katıldı.</p> <p>Güner burada yaptığı konuşmada yoğun ilgiye teşekkür ederek göreve geldiğinden bu yana iki yıllık sürede yapılan projelerden bahsetti. Güner şöyle devam etti:</p> <p>'Tüm bunları yaparken sizlerden aldığımız güçle, sizlerin verdiği destekle, sizlerin bize olan gülümsemesiyle, sizlerin sırtımızı sıvazlamasıyla biz bugün hizmetleri gerçekleştiriyoruz. Elbette tüm bunları yaparken kaynağından kesilen bugüne kadar hiç olmadığı kadar uzun süredir Çankaya'da belediyemizin gelirlerinin kaynağından doğrudan İller Bankası'ndan kesildiği bir dönemi yaşıyoruz. Elbette bunu yaparken bu başarılı hizmetlerin yanı sıra 'Aman başarısız olsunlar tökezlesinler de biz de konuşalım' diyenlere rağmen bunu gerçekleştiriyoruz. Ama bizim güvendiğimiz, inandığımız tek güç var: O da milletimiz, o da halkımız, o da Çankayalılar. Siz de iyi ki bizim yanımızdasınız. Biz de sizden aldığımız güçte her şeye rağmen hizmetlerimizi gerçekleştiriyoruz.</p> <p><strong>'O GÜZEL GECEYİ ÖNÜMÜZDEKİ İLK GENEL SEÇİMDE DE YAŞAYACAĞIZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Burası Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilçesi. Burası Cumhuriyetin başkentinin Ankara'nın kalbi Çankaya. Elbette ki burada hizmet durmayacak. Elbette ki burada eserlerin üzerine yenileri eklenecek. Elbette ki burada da insanların yüzü ne olursa olsun gülecek ve hepimiz hep birlikte tıpkı 31 Mart 2024'de olduğu gibi iki yıl önce yaşadığımız o güzel akşamdaki gibi yine birlikte güzel haberleri kutlayacağımız, güzel günlere yürüyeceğimiz, ülkemiz için, gençlerimiz için, kadınlar için, çocuklar için, emekliler için daha aydınlık gelecekler için de o güzel geceyi yine önümüzdeki ilk genel seçimde de yaşayacağız. Bunu da yine sizlerle birlikte başaracağız. Bu yolda elbette bugün aramızda olamayanlar, bu yolda elbette bu başarıdan dolayı cezalandırılanlar da var. Onların birisi de il başkanımız. Kendisi bundan önceki açılışlarımızın tamamında bizlerle birlikte oldu sağ olsun. Ama bugün CHP Ankara İl Başkanı olmanın bir bedeli olarak o da yine bizlerden uzakta İzmir'de tutuklu bulunuyor. Hem il başkanımız, hem tutuklu belediye başkanlarımız, tutuklu bürokratlarımız, partili yöneticilerimizi de buradan hepinizin huzurunda bir kez daha sevgiyle selamlıyoruz. Aydınlık günlerde onlarla birlikte olacağız. Gönüllülerimiz bir bu güzel birlikteliğimizde daim olsun.'</p> <p><strong>ULAŞ KARASU: 'KADINLARIN ÇALIŞMASINI İSTEMİYORLAR'</strong></p> <p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu da belediye başkanlarının tutuklanmasına tepki göstererek şöyle konuştu:</p> <p>'Bunların nedeni 31 Mart seçimlerinde CHP'nin birinci parti olması, anketlerde birinci parti olması, ilk genel seçimlerde 24 yıllık AKP iktidarını gönderecek olması. Peki biz bunu ne ile başardık? Bugün en son aldığım rakamlar 177'ydi. Büyük ihtimalle sayı artmıştır. Burası 178. 178 tane kent lokantası var CHP'li belediyelerde, öğrenci yurtları var. Niçin yapıyorlar bu hizmetleri? Eğer emekli 20 bin liraya açlığa, sefalete mahkum edilmeseydi vatandaşlarımız restoranlarda rahat rahat yemek yiyebilseydi bu kent lokantalarına ihtiyaç olmayacaktı. AKP'nin yarattığı yoksulluğun çözümüdür kent lokantaları. AKP'nin 24 yılın sonunda emekliyi, asgari ücretliyi, açlığa, yoksulluğa mahkum etmesinin eseridir kent lokantaları. Kent lokantaları olmasa ne olur? Emeklimiz neredeyse üç tabak yemek restoranlarda yiyemeyecek durumda. Kreşler açıyoruz. Tüm vatandaşlarımızın çocukları kreşlerden eğitim alabilsinler diye, dar gelirli vatandaşlarımızın çocukları da kreşlere gidebilsinler diye, dar gelirli vatandaşlarımız, kadınlarımız da sosyal yaşantıya katılabilsinler diye ama onlar kadınların çalışmasını istemiyorlar.</p> <p><strong>'ERDOĞAN HİÇ KUSURA BAKMA'</strong></p> <p>Dün gördünüz işte Kayseri Kızılay Şube Başkanının paylaşımlarını. Utanmıyorlar da. Laik Cumhuriyet'in sayesinde, Mustafa Kemal Atatürk'ün sayesinde geldiler o koltuklarda oturuyorlar. Utanmadan şeriat istiyorlar. O kreşler kadınlarımız çalışsın diye açılıyor. O kreşler kadınlarımız sosyal yaşantının içinde olsun diye açılıyor ve açılmaya devam edecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu 150 bin çocuğa süt götürüyor. Bu sütler çocuklara niçin gidiyor? Artık beş milyona yakın çocuğumuz düzenli beslenemiyor. Aileler çocukların beslenme çantalarına kuru ekmek koymak zorunda kalıyorlar. Trump'a 'Kardeşim, dostum' diyeceğinize Trump'ı her platformda öveceğinize keşke Amerika'yı et tüketiminde örnek alsaydınız. Bugün bu ülkede etin fiyatı 20 eurolara çıkmış durumda. İnsanlar et yiyemiyor, çocuklar proteinle beslenemiyor. O yüzden CHP'li belediyeler sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini sergiliyorlar. Bunun tabii ki bu ülkede iktidar gideceğini anlayınca bir cezası olacak. Bunun cezası nedir? Belediye başkanlarımızı yargı koridorlarında, cezaevlerinde terbiye etmeye çalışıyorlar, geri adım attırmaya çalışıyorlar. Hiç kusura bakmayın. Beş kilometre ötede sarayda oturan zat da hiç kusura bakmasın. Recep Tayyip Erdoğan hiç kusura bakma. Bizim belediye başkanlarımız çalışmaya, bizim belediye başkanlarımız üretmeye, bizim belediye başkanlarımız seni rahatsız etmeye, bizim belediye başkan CHP'yi ilk genel seçimde iktidar yapmaya devam edecekler.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/huseyin-can-guner-o-guzel-geceyi-yine-onumuzdeki-ilk-genel-secimde-de-yasayacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:10:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/huseyin-can-guner-o-guzel-geceyi-yine-onumuzdeki-ilk-genel-secimde-de-yasayacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="76063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ulaş Karasu: 'Hendek'teki ölümler tesadüf eseri değildir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ulas-karasu-hendekteki-olumler-tesaduf-eseri-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ulas-karasu-hendekteki-olumler-tesaduf-eseri-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Sakarya'nın Hendek İlçesindeki son 10 gün içinde yaşanan iş cinayetlerine ilişkin 'Hendek'teki bu ölümler tesadüf eseri değildir. 2020 yılındaki Havai Fişek Fabrikası katliamında yaşananlar hafızalardaki yerini korurken alınmayan önlemlerin, yapılmayan denetimlerin ve emekçinin canını maliyet kalemi olarak gören bir anlayışın eseridir. AKP iktidarı döneminde işçi sağlığı ve iş güvenliği alanı tamamen keyfiyete sürüklenmiştir. Öyle olmasa; yalnızca yılın ilk dört ayında 622 emekçi yaşamdan koparılmaz, iktidarları boyunca yaklaşık 36 bin işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmezdi' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Sakarya'nın Hendek İlçesindeki son 10 gün içinde yaşanan iş cinayetlerine ilişkin 'Hendek'teki bu ölümler tesadüf eseri değildir. 2020 yılındaki Havai Fişek Fabrikası katliamında yaşananlar hafızalardaki yerini korurken alınmayan önlemlerin, yapılmayan denetimlerin ve emekçinin canını maliyet kalemi olarak gören bir anlayışın eseridir. AKP iktidarı döneminde işçi sağlığı ve iş güvenliği alanı tamamen keyfiyete sürüklenmiştir. Öyle olmasa; yalnızca yılın ilk dört ayında 622 emekçi yaşamdan koparılmaz, iktidarları boyunca yaklaşık 36 bin işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmezdi' dedi.</p> <p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Sakarya'nın Hendek İlçesindeki son 10 gün içinde yaşanan iş cinayetlerine ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Karasu, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası henüz çok yeni geride kalmış ve Soma katliamı anılırken; Sakarya Hendek İkinci Organize Sanayi Bölgesi'nde yalnızca son 10 gün içerisinde yaşanan üç ayrı faciada, üç emekçimizin yaşamını yitirmesi, Türkiye'de çalışma hayatının nasıl bir denetimsizlik ve güvencesizlik düzenine teslim edildiğini bir kez daha ortaya koymuştur. İlk olay 8 Mayıs günü yaşanmıştır. Kayış üretimi yapan bir fabrikada patlama meydana gelmiş, patlamada ağır yaralanan 26 yaşındaki Tayfun Atış hayatını kaybetmiş, sekiz işçi yaralanmıştır. Ardından, bir alüminyum fabrikasında üzerine ağır rulo parça düşen 52 yaşındaki Hüseyin Bodur hayatını kaybetmiştir. Yine Sakarya İkinci OSB'de çelik yapı üretimi yapılan fabrikada vinç halatının kopması sonucu 41 yaşındaki Muhammet Duman, çelik konstrüksiyonların altında kalarak yaşamını yitirmiştir.</p> <p><strong>'AKP İKTİDARINDA İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ ALANI TAMAMEN KEYFİYETE SÜRÜKLENMİŞTİR'</strong></p> <p>Hendek'teki bu ölümler tesadüf eseri değildir. 2020 yılındaki Havai Fişek Fabrikası katliamında yaşananlar hafızalardaki yerini korurken alınmayan önlemlerin, yapılmayan denetimlerin ve emekçinin canını maliyet kalemi olarak gören bir anlayışın eseridir. AKP iktidarı döneminde işçi sağlığı ve iş güvenliği alanı tamamen keyfiyete sürüklenmiştir. Öyle olmasa; yalnızca yılın ilk dört ayında 622 emekçi yaşamdan koparılmaz, iktidarları boyunca yaklaşık 36 bin işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmezdi. Her facianın ardından yayımlanan sıradan taziye mesajları ve göstermelik açıklamalar; Türkiye'nin ucuz, güvencesiz ve denetimsiz emek rejimi gerçeğini değiştirmemektedir. AKP İktidarında çalışma hayatı; üretimin ve emeğin merkezine insan yaşamını koyan bir anlayıştan tamamen kopmuştur. İş güvenliği maliyet olarak görülüyor, denetim mekanizmaları etkisiz bırakılıyor ve emekçiler adeta kendi kaderlerine terk ediliyor. Oysa bir ülkenin gerçek kalkınması; insan hayatını koruyan, emeği güvence altına alan ve kamusal sorumluluğu esas alan bir anlayışla mümkündür. Hendek'te yaşananlar da çalışma hayatında büyüyen bu çürümenin, kuralsızlığın ve denetimsizliğin ağır sonuçlarından biridir. Soruyoruz: Hendek'te neler yaşanmaktadır? Aynı bölgede kısa süre içerisinde yaşanan bu ölümlerin sorumluları kimlerdir? Denetimler yapılmış mıdır? İş güvenliği önlemleri neden uygulanmamıştır veya uygulandıysa neler yapılmıştır? Emeklilik yaşında olması gerekirken, çalışmak zorunda kalan bir işçinin, en temel istifleme kurallarının bile uygulanmadığı bir fabrikada can vermesi neyin sonucu, kimin eseridir?</p> <p><strong>KARASU'DAN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI'NA ÇAĞRI</strong></p> <p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı derhal göreve çağırıyoruz. Aslolan; emekçiler yaşamını yitirdikten sonra açıklama yapmak değil, iş cinayetleri gerçekleşmeden gerekli önlemleri almak, etkin denetim mekanizmalarını işletmek ve yaşam hakkını korumaktır. Emekçinin canı, kimsenin canından ucuz değildir. İhmaller öldürür, önlemler ise yaşatır. İnsan hayatını hiçe sayan bu kara düzeni değiştirene, çalışma hayatında insan onuru ve yaşam hakkı esas alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Hayatını kaybeden emekçilerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve çalışma arkadaşlarına sabır diliyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ulas-karasu-hendekteki-olumler-tesaduf-eseri-degildir</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:06:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ulas-karasu-hendekteki-olumler-tesaduf-eseri-degildir.jpeg" type="image/jpeg" length="83793"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ: 19 Mayıs'ta Samsun'da gençlik politikamızı açıklayacağız]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/umit-ozdag-19-mayista-samsunda-genclik-politikamizi-aciklayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/umit-ozdag-19-mayista-samsunda-genclik-politikamizi-aciklayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Bozdağ, 19 Mayıs'ta Samsun'da gençlik politikalarını açıklayacaklarını bildirdi. Genç işsizliğine dikkat çeken Özdağ, iktidarlarında uyuşturucu ve sanal kumarla mücadelede etkili yasalar çıkaracaklarını, gençlerin sporla daha fazla iç içe olacağı projeleri hayata geçireceklerini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zehra DEĞİRMENCİ / Sibel KAHRAMAN</strong></p> <p><strong>(BURSA) - </strong>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 19 Mayıs'ta Samsun'da gençlik politikalarını açıklayacaklarını bildirdi. Genç işsizliğine dikkat çeken Özdağ, iktidarlarında uyuşturucu ve sanal kumarla mücadelede etkili yasalar çıkaracaklarını, gençlerin sporla daha fazla iç içe olacağı projeleri hayata geçireceklerini vurguladı.</p> <p>Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, bir dizi programa katılmak ve İl Başkanlığı binasının açılışını gerçekleştirmek için Bursa'ya geldi. İl Başkanlığı açılış programında konuşan Özdağ, konuşmasının önemli bir bölümünü gençlik politikalarına ve bağımlılıkla mücadeleye ayırdı.<span class='Apple-converted-space'> </span></p> <p>Ümit Özdağ, Zafer Partisi'nin yükselişinin sürdüğünü ve bu ivmenin seçimlere kadar istikrarlı çalışmalarla artacağını söyledi. Özdağ, anketlere göre parti seçmeninin önemli bölümünü gençlerin oluşturduğunu belirterek bunun Türk gençliğinin bilinçli siyasal tercih yaptığını gösterdiğini ifade etti. Henüz Zafer Partisi'ni seçmeyen gençlere de seslenen Özdağ, siyasi tercihlerin parti programları, kadrolar ve Türkiye'nin ihtiyaçları dikkate alınarak yapılması gerektiğini vurguladı.</p> <p><strong>'DÖRT MİLYONA YAKIN GENCİMİZ NE İŞTE ÇALIŞIYOR NE DE EĞİTİM GÖRÜYOR'</strong></p> <p>Özdağ gençlere ulaşmak için parti çalışmalarının süreceğini ifade ederek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'19 Mayıs'ta Samsun'da, genel merkez ve gençlik kolları kadrolarımızla birlikte Zafer Partisi'nin Gençlik Politikaları Pprogramını açıklayacağız. Sonraki dönemde de bu programı Türkiye'yi gezerken gençlerle buluştuğumuz her ortamda gündeme taşıyacağız. Yaşanan ekonomik krizden etkilenen kesimlerin başında emekliler, dul ve yetimler, asgari ücretliler ve hiç şüphesiz Türk gençliği geliyor. Dört milyona yakın gencimiz ne işte çalışıyor ne de eğitim görüyor. Bu çok büyük bir sayı. Hayattan adeta izole edilmiş durumdalar. Gelirleri yok, işleri yok, eğitim süreçlerinin içinde değiller. Bu, gençlerimize yapılmış büyük bir haksızlıktır. Bu gençlerimizin en kısa zamanda para kazanabilecekleri, hayatlarına idame ettirebilecekleri çalışma süreçlerine alınması için gerekli program düzenlemelerini yapma kararlılığı içerisindeyiz. Bu görüşümüzü genç yurttaşlarımızla paylaşacağız.'</p> <p>Ümit Özdağ, gençleri tehdit eden uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığının yaygınlaştığını, milyonlarca gencin bu risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Devletin bu alanda yeterince etkili mücadele etmediğini savunan Özdağ, narkotik polisinin güçlendirileceğini, yasaların sertleştirileceğini ve suç şebekelerinin terör örgütü gibi değerlendirileceğini belirtti. Uyuşturucu ve sanal kumar baronlarının mal varlıklarına el konularak mücadelenin finansmanında kullanılacağını ifade etti.</p> <p><strong>'ZAFER PARTİSİ'NE KARŞI BÜYÜK BİR KARARTMA OPERASYONU YÜRÜTÜLÜYOR'</strong></p> <p>Özdağ, gençlerin uyuşturucu ve kumardan uzaklaştırılması için her mahallede muhtarlıklara bağlı spor kulüplerinin oluşturulacağını aktardı. Muhtarların görev süresi boyunca kulübün başında olacağını bildiren Özdağ, atanamayan öğretmenlerden antrenör atamaları yapılacağını söyleyerek şöyle konuştu:</p> <p>'Mahallelerde yeşil alanlarla birlikte futbol, voleybol, basketbol sahaları ve aletli spor sahalarını hızlı, etkili ve ekonomik şekilde hayata geçireceğiz. Böylece gençlerin kıraathaneler yerine spor tesislerine yönelmesini sağlayacağız. Gençlikte sporu kitleselleştireceğiz. Gençler sağlığına, kaliteli eğitime ve insanca yaşayabileceği iş imkanlarına kavuşacak. Gençlerin çalışmak istemediği, tembel olduğu söyleniyor. Bu büyük bir iftiradır. Bu söylem, kaçak ve sigortasız çalıştırılan yabancılara alan yaratmak için Türk gençliğine atılmış bir iftiradır. Gençlerimize insanca yaşayabilecekleri maaş verilirse onlar da çalışır ve babalarından, dedelerinden aldıkları bu aziz ülkeyi geleceğe taşımaya devam ederler.</p> <p>Gençlikle ilgili projelerimizi ve diğer çalışmalarımızı seçim gününe kadar her seviyede Zafer Partilinin sahada etkili şekilde anlatması gerekiyor. Her biriniz, partimizin politikalarını seçmene en etkili biçimde anlatmak için mücadele edin. Çünkü bizim arkamızda büyük televizyon kanalları yok. Sosyal medyada Zafer Partisi'ne karşı büyük bir karartma operasyonu yürütülüyor. Benim sosyal medya hesaplarım bile gölgeleme yöntemiyle takipçilerime gösterilmiyor. Bu nedenle adım adım, vatandaşlara birebir ulaşarak görüşlerimizi anlatmak zorundayız. Türk milletinin zaferine doğru yürümeye kararlılıkla devam edeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/umit-ozdag-19-mayista-samsunda-genclik-politikamizi-aciklayacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:05:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/umit-ozdag-19-mayista-samsunda-genclik-politikamizi-aciklayacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="30653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş Belediyesi'nden 'İlk Adım' anması]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/besiktas-belediyesinden-ilk-adim-anmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/besiktas-belediyesinden-ilk-adim-anmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde bağımsızlık mücadelesinin simgesi olan 'İlk Adım'ın 107'inci yılı dolayısıyla anma etkinliği düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)-</strong> Beşiktaş Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde bağımsızlık mücadelesinin simgesi olan 'İlk Adım'ın 107'inci yılı dolayısıyla anma etkinliği düzenledi.</p> <p>Beşiktaş Belediyesi, 'İlk Adım'ın 107'inci yılı dolayısıyla tören düzenledi. Belediyesi Başkan Vekili Rasim Şişman, belediye meclis üyeleri, CHP Beşiktaş İlçe Başkanı Mehmet Arslan ve çok sayıda vatandaşla birlikte Akaretler'deki Mustafa Kemal Müzesi önüne çelenk bıraktı. Çelenk bırakma töreninden sonra Başkan Vekili Rasim Şişman, beraberindeki heyet ve vatandaşlarla Karaköy Rıhtımı'ndaki İlk Adım Anıtı önüne yürüyerek burada CHP Şişli İlçe Başkanı Canercan Kartal, Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Sefer Karamehmetoğlu'yla bir araya geldi.</p> <p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından kürsüye çıkan CHP Şişli İlçe Başkanı Canercan Kartal, barış içinde demokratik bir Türkiye'de yaşamak için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Kartal, 'Bu vesileyle Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve bu toprakları vatan yapan tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve mihnetle anıyorum' dedi. </p> <p><strong>'BAĞIMSIZLIK YOLUNUN DOĞRUDAN HALKIN İRADESİNDEN GEÇTİĞİNİ GÖRMÜŞTÜ'</strong></p> <p>Belediyesi Başkan Vekili Rasim Şişman ise 'Bundan 107 yıl önce, 16 Mayıs 1919'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Şişli'deki evinden Samsun'a giden Bandırma Vapuru'na binmek için yola çıktı. Akaretler 'de Zübeyde Anne'nin duasını aldı ve buraya, Karaköy Rıhtımına geldi. O evde günlerce en yakın silah arkadaşlarıyla bir ülkeyi, bir halkı ve çocuklarını yeni bir geleceğe ve umuda taşımak için düşündü, planlar yaptı, hedefleri ortaya koydu' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>O dönem Anadolu'da halkın yüzde 70'inin salgın hastalıklara yakalandığına, yüzde 95'inin okuma yazma bilmediğine işaret eden Başkan Vekili Rasim Şişman da şunları söyledi:</p> <p>'Fabrika, yol, okul, öğretmen, hastane, doktor yani temel kaynaklar yok denecek kadar azdı. Her yönden dışa bağımlı, işgal altındaki bir ülke için 'tam bağımsızlık' fikri neredeyse bir ütopyaydı. Kendi cümleleriyle Mustafa Kemal bu durumu şöyle anlatmıştır: Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmişti. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içindeydiler... Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüştü. Otuz sekiz yaşındaki genç Mustafa Kemal, yine de bağımsızlık yolunun doğrudan halkın iradesinden geçtiğini görmüştü. O nedenle İstanbul'dan Samsun'a, oradan Erzurum ve Sivas'a, yani Anadolu'ya gitti. Çünkü antiemperyalist mücadeleyi Anadolu'nun en ücra köylerindeki o haklı öfkeyle birleştirmek istiyordu.'</p> <p><strong>'YAŞASIN CUMHURİYET VE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!'</strong></p> <p>Şair Nâzım Hikmet'in, Milli Mücadele kahramanlarının kararlılığını Kuvayı Milliye Destanı'nda dile getirdiğini hatırlatan Şişman, ünlü şairden dizeler okuyarak, sözlerini şöyle tamamladı:</p> <p>'Dövüştüler, öldüler, kahraman oldular, toprak oldular ama teslim olmadılar. Çünkü onlar, geleceği gözlerinden tanıyanlardandı. Nâzım Hikmet'in dizelerinde yer verdiği gelecek sözcüğü Cumhuriyet'le tamamlandı. Bugün bizlere düşen görev; Şişli'den başlayan o stratejik aklı, bilimin ve aydınlanmanın ışığında tüm Türkiye'ye taşımaya devam etmektir. Onların bağımsızlık için attığı o ilk adımı tamamlamak bizim görevimizdir. Geçen yıllarda sizlere buradan seslenen Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat, Beyoğlu Belediye Bakanımız İnan Güney ve Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan, bugün halkın iradesinin yok sayılmasıyla Silivri Zindanındalar. İşte tam bu nedenle bağımsızlık, halkın egemenliği ve demokratik Türkiye mücadelesi bugün hâlâ sürüyor. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız şimdiden kutlu olsun. Bugün buradan, bağımsızlık için ilk adımı atan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum. Yaşasın Cumhuriyet ve tam bağımsız Türkiye.'</p> <p><strong>'RIZA AKPOLAT, İNAN GÜNEY VE RESUL EMRAH ŞAHAN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ VERİYOR'</strong></p> <p>Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Sefer Karamehmetoğlu ise konuşmasında 2024 yılında İlk Adım etkinliklerini Rıza Akpolat, İnan Güney ve Resul Emrah Şahan'ın başlatıp yola çıktıklarını hatırlattı. Karamehmetoğlu, '2025 yılında sadece İnan Başkanımız vardı ve bu yola devam etti. 2026 yılına geldiğimizde üçü yine bir arada ve özgürlük mücadelesi veriyorlar. Ama Silivri zindanlarında tutsak olarak. Buradan onların başlattığı bu güzel başlangıç için Silivri'ye bir alkış gönderelim' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/besiktas-belediyesinden-ilk-adim-anmasi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:03:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/besiktas-belediyesinden-ilk-adim-anmasi.jpg" type="image/jpeg" length="98877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP 81 ilde sahada... CHP'li Adıgüzel: 'Siyaset para kazanma, gelir elde etme mesleği olmamalı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-81-ilde-sahada-chpli-adiguzel-siyaset-para-kazanma-gelir-elde-etme-meslegi-olmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-81-ilde-sahada-chpli-adiguzel-siyaset-para-kazanma-gelir-elde-etme-meslegi-olmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, partisinin saha çalışmaları kapsamında bulunduğu Tokat'ta, siyasetin bir zenginleşme aracı olmadığını vurgulayarak, siyasi ahlak yasasının çıkarılmasının AK Parti tarafından engellendiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Savaş KALKAN</strong></p> <p><strong>(TOKAT) -</strong> CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, partisinin saha çalışmaları kapsamında bulunduğu Tokat'ta, siyasetin bir zenginleşme aracı olmadığını vurgulayarak, siyasi ahlak yasasının çıkarılmasının AK Parti tarafından engellendiğini söyledi. </p> <p>CHP'nin 81 il ve ilçelerde yürüttüğü saha çalışmaları kapsamında Tokat'a gelen CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel; CHP İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan ve CHP Belediye Meclis Üyesi Leyla Doğan ile sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve üretici birliklerini ziyaret ederek sorunları dinledi. Ziyaretlerde iktidarın maden politikaları, belediyecilik anlayışı ve sendikalara yaklaşımı eleştirilirken, Adıgüzel siyasette etik vurgusu yaptı.</p> <p>Tokat Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Fehmi Çankaya'yı ziyaret eden Adıgüzel, maden faaliyetlerinin doğayı geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip ettiğini vurguladı. </p> <p>Adıgüzel, KESK Tokat Temsilciliği'nde de emek örgütlerinin siyasetin ana paydaşı olduğunu belirtti. Siyasi ahlak yasasını önemine işaret eden Adıgüzel, şunları söyledi: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Yıllardır siyasi etik yasası çıksın diye çabalıyoruz. Bunu çıkarmayan, engelleyen kim? İşte AK Parti. Bu işten kazanç sağlayan taraf. Siyaset para kazanma, gelir elde etme mesleği olmamalı. Ben siyasete girdiğimde üç arabam ve iki evim vardı. Bugün bir arabam ve bir evim var. Siyasetten hiçbir şey kazanmadım. Ben halka, hak için hizmet etmek üzere çalışıyorum. Cebimi doldurmaya çalışmıyorum. Bunu da AKP'lilere tavsiye ederim.'</p> <p>Tarım ve hayvancılık birliklerinin temsilcileriyle de bir araya gelen Adıgüzel, ulusal düzeydeki dört büyük üretici birliğinin genel başkanının Tokat'ta bulunmasının kent için büyük bir şans olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Tokat</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-81-ilde-sahada-chpli-adiguzel-siyaset-para-kazanma-gelir-elde-etme-meslegi-olmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:02:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chp-81-ilde-sahada-chpli-adiguzel-siyaset-para-kazanma-gelir-elde-etme-meslegi-olmamali.jpg" type="image/jpeg" length="18966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihi Kentler Birliği üyeleri seçimin ardından Anıtkabir'i ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tarihi-kentler-birligi-uyeleri-secimin-ardindan-anitkabiri-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tarihi-kentler-birligi-uyeleri-secimin-ardindan-anitkabiri-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihi Kentler Birliği Meclisi toplantısının ardından, Tarihi Kentler Birliği Meclis üyeleri, Tarihi Kentler Birliği Başkanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Anıtkabir'i ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Tarihi Kentler Birliği Meclisi toplantısının ardından, Tarihi Kentler Birliği Meclis üyeleri, Tarihi Kentler Birliği Başkanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Anıtkabir'i ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Tarihi Kentler Birliği'nin (TKB) çalışmalarının ve yeni dönem yol haritasının ele alındığı Birlik Meclisi Olağan Toplantısı'nın ikinci günü, başkanlık seçiminin yapılmasının ardından sona erdi. TKB Başkanlığı'na yeniden seçilen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, seçimin ardından beraberindeki heyetle Anıtkabir'i ziyaret etti. </p> <p>Ziyaret toplu fotoğraf çekimi ve Anıtkabir Özel Defteri'nin imzalanmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tarihi-kentler-birligi-uyeleri-secimin-ardindan-anitkabiri-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 17:49:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/tarihi-kentler-birligi-uyeleri-secimin-ardindan-anitkabiri-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="16600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingi yarın Balıkesir'de: Asu Kaya: Toplum için adalet sesi yükselecek]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-yarin-balikesirde-asu-kaya-toplum-icin-adalet-sesi-yukselecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-yarin-balikesirde-asu-kaya-toplum-icin-adalet-sesi-yukselecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin Türkiye genelinde sürdürdüğü 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 109'uncusu yarın Balıkesir'de yapılacak. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, 'Daha önce doldurulamamış bir meydanı dolduracağız. Orası dolacak ve toplumun tüm kesimleri için adalet sesi yükselecek' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Tenzile AŞÇI - Kamera: Özgür ŞENGÜL</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(BALIKESİR) -</strong> CHP'nin Türkiye genelinde sürdürdüğü 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 109'uncusu yarın Balıkesir'de yapılacak. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, 'Daha önce doldurulamamış bir meydanı dolduracağız. Orası dolacak ve toplumun tüm kesimleri için adalet sesi yükselecek' dedi.</p> <p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye genelinde sürdürdüğü 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 109.'su yarın Balıkesir'de yapılacak.</p> <p>Karesi ilçesi Kuvayı Milliye Meydanı'nda gerçekleştirilecek miting öncesinde CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, ANKA Haber Ajansı'na konuştu.</p> <p><strong>'KADINLARIN SESİNİ DUYURACAK'</strong></p> <p>İktidarın kadınlara yönelik ötekileştiren politikalarına tepki gösteren Kaya, mitingde toplumun tüm kesimlerinin sesinin duyurulacağını kaydetti ve şunları söyledi:</p> <p>'Türkiye tarihinin hiçbir döneminde kadınlar bu kadar baskıya maruz kalmamışlardı, yaşam mücadelesi vermemişlerdi, özgürlük, eşitlik ve hak mücadelesi vermemişti. Son yıllarda hemen her gün bir kadın canice katlediliyor. Neden bu katliamların ardı arkası kesilmiyor. Çünkü bu iktidarın eril dili, faili serbestleştiren politikalardan vazgeçmiyor. Milyonlarca kadının üzerine bir karanlık çökmüş durumda. Yarın Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel Balıkesir'de saat 16.00'da 81 ile, 86 milyona seslenecek. Orada hem emeklinin hem gencin hem de yaşam, onur, haysiyet mücadelesi veren tüm kadınların sesini duyuracak. Yarın hep birlikte Kuvayı Milliye Meydanı'nda olacağız. Tüm kadınları oraya sesimizi çoğaltmaya davet ediyorum. Daha önce doldurulamamış bir meydanı dolduracağız. Orası dolacak ve toplumun tüm kesimleri için adalet sesi yükselecek.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-yarin-balikesirde-asu-kaya-toplum-icin-adalet-sesi-yukselecek</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 17:47:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/millet-iradesine-sahip-cikiyor-mitingi-yarin-balikesirde-asu-kaya-toplum-icin-adalet-sesi-yukselecek.jpg" type="image/jpeg" length="98212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Orhan Kemal Karikatürleri Sergisi, Osmangazi'de sanatseverler ile buluştu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/orhan-kemal-karikaturleri-sergisi-osmangazide-sanatseverler-ile-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/orhan-kemal-karikaturleri-sergisi-osmangazide-sanatseverler-ile-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmangazi Belediyesi tarafından 'Orhan Kemal Yılı' etkinlikleri kapsamında düzenlenen, 35 ülkeden karikatür sanatçılarının hazırladığı 50 özel eserden oluşan 'Uluslararası Orhan Kemal Karikatürleri Sergisi' ziyarete açıldı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BURSA)-</strong> Osmangazi Belediyesi tarafından 'Orhan Kemal Yılı' etkinlikleri kapsamında düzenlenen, 35 ülkeden karikatür sanatçılarının hazırladığı 50 özel eserden oluşan 'Uluslararası Orhan Kemal Karikatürleri Sergisi' ziyarete açıldı. </p> <p>Karikatürist Mustafa Yıldız tarafından dünyanın farklı ülkelerindeki karikatür sanatçılarına Orhan Kemal temalı eserler hazırlamaları için çağrı yapıldı. Yapılan çağrıya 35 ülkeden 137 çizer katılarak yaklaşık 200 eser üretti. Bu eserler arasından seçilen 50 Orhan Kemal karikatürü, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen 'Uluslararası Orhan Kemal Karikatürleri Sergisi' kapsamında sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Osmangazi'de sanatseverlerle buluşan eserler, 16-31 Mayıs günleri arasında Panorama 1326 Fetih Müzesi'nde ziyaret edilebilecek.</p> <p><strong>SERGİYE DAVET</strong></p> <p>Bu yılın Osmangazi Belediyesi tarafından 'Orhan Kemal Yılı' olarak ilan edildiğini ifade eden Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, 'Böyle uluslararası bir sergiye ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Orhan Kemal bize sıradan insanın ağır trajedisini sergiliyor. Karikatür ise bize bir başka gözle hicvi sergiliyor. Aslında karikatürdeki komik, aynı zamanda ağır bir trajedidir. Bu nedenle Orhan Kemal'in öyküleriyle karikatürler bir anlamda aynı yolda buluşuyor. Değerli karikatür sanatçıları, Orhan Kemal'e dışarıdan bir gözle bakarak başka Orhan Kemal yüzleri sunmuş. Herkesi bu sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum' diye konuştu.</p> <p><strong>'200 ESERDEN 50 TANESİNİ SERGİLEDİK'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yaptığı çağrıya 137 karikatüristin katılarak yaklaşık 200 eser ürettiğini belirten karikatürist Mustafa Yıldız ise 'Orhan Kemal'i anlatan bir sergi açmak istedik. Sergimizin uluslararası olmasına karar verdik ve bu doğrultuda bir duyuru yaptık. Yapılan çağrıya 35 ülkeden 137 çizer katılarak yaklaşık 200 eser üretti. Biz de bu eserlerden 50 tanesini seçerek Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen 'Uluslararası Orhan Kemal Karikatürleri Sergisi'nde sanatseverlerin beğenisine sunduk. Bu sergi ilk kez Osmangazi'de düzenleniyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, karikatürist Mustafa Yıldız ve sanatseverler birlikte sergiyi gezdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Bursa</category>
      <guid>https://www.haber500.com/orhan-kemal-karikaturleri-sergisi-osmangazide-sanatseverler-ile-bulustu</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 17:47:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/orhan-kemal-karikaturleri-sergisi-osmangazide-sanatseverler-ile-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="78121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de emekli astsubaylardan özlük hakları çağrısı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/izmirde-emekli-astsubaylardan-ozluk-haklari-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/izmirde-emekli-astsubaylardan-ozluk-haklari-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de TEMAD tarafından Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen programda emekli astsubaylar özlük hakları, maaş düzenlemeleri ve verilen sözlerin tutulması talebiyle bir araya geldi. TEMAD yöneticileri, emekli astsubayların ekonomik sorunlar ve statü kaybı yaşadığını belirterek, 'Astsubayların özlük hakları artık ötelenmemelidir' çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir'de TEMAD tarafından Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen programda emekli astsubaylar özlük hakları, maaş düzenlemeleri ve verilen sözlerin tutulması talebiyle bir araya geldi. TEMAD yöneticileri, emekli astsubayların ekonomik sorunlar ve statü kaybı yaşadığını belirterek, 'Astsubayların özlük hakları artık ötelenmemelidir' çağrısı yaptı.</p> <p>İzmir'de emekli astsubaylar, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) öncülüğünde özlük hakları, maaş düzenlemeleri ve verilen sözlerin tutulması talepleriyle bir araya geldi. Cumhuriyet Meydanı'nda yoğun katılımla gerçekleşen programa, TEMAD Genel Başkanı Cahit Koca, CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Savunma Politika Kurulu Başkanı Atilla Kezek, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, TEMAD şube başkanları ile siyasi parti temsilcileri katıldı.</p> <p>Atatürk anıtına çelenk sunumu ve halk oyunları gösterileri ile başlayan programda konuşan TEMAD Genel Başkanı Cahit Koca, astsubayların yıllardır hak mücadelesi verdiğini belirterek, '1951 Astsubay Yasası'yla beraber bu camianın hakları yenmiştir. Bu camia hak arama içerisine girmiştir. Üç çeyrek asrı geçti. 1970, 1975 astsubay yürüyüşleri, haklı direnişleriyle beraber de bakın sadece bir tazminat demiyorum ama o günün şartlarında çalışma koşullarını hiçbir zaman göz ardı etmedik. Zorluklara katlandık. Bizim için uçakların uçurulması, tankların yürütülmesi, gemilerin yüzdürülmesi esastı. Hiçbir meslektaşımız mesai mefhumunu gözetmeden gece gündüz demeden çalıştı. Ama bunun bir karşılığını göremedik. Tabii gönül istiyordu. Şunu istiyoruz tabii ki: Ben kıtaya gittiğimde bir kıdemli başçavuş abimiz kıdemli binbaşı ve yarbay eşiti maaş alırken bugün bu maaş üsteğmen ayarına düşürüldü. Meslektaşlarım, inanın açlık sınırında maaş alır hâle geldi' dedi.</p> <p><strong>VERİLEN SÖZLER TUTULSUN ÇAĞRISI</strong></p> <p>Programda emekli astsubayların verilen sözlerin yerine getirilmesini beklediğini ifade eden Koca, şunları kaydetti:</p> <p>'Biz devlet adamlığını, verilen sözlerin tutulması olarak biliyoruz ve o sözlerin de tutulmasını istiyoruz. Kim bize söz verdiyse o sözleri yerine getirmek durumunda. Söz namustur. Bizler, belirli yaş grubunun üstündeki emekli astsubaylar ve kıymetli eşlerimizle beraber çocuklarımızla beraber daha ne kadar meydanlarda haykıracağız? Birilerinin bizi mutlak surette duyacak. Ama kara gün kararıp kalmaz. Elbette bu günler de geçecek. Bizleri duyan, bizleri anlayan o yapının içindeki insanlar mutlak surette bu astsubay camiasının haklarını da vereceklerdir. Ama haklarımızı alabilmek adına birlikteliğimize, beraberliğimize zeval verecek hiçbir şeye fırsat vermeyelim. Biz birlik olursak başarırız. Başarıyı da hep beraber yakalarız. Başarı mutlak surette hepimizin olacak. Buna inanıyoruz biz. Biz bu ülkede yok sayılmak istemiyoruz. Astsubaylar unutulursa ölür. Benim meslektaşlarım bu ülkenin dağına, taşına, ovasına, her yerine tırnaklarıyla çabalarıyla uçaklarda, gemilerde, tanklarda, sınır boylarında yıllarca hizmet verdi. Biz ötelenmek istemiyoruz artık. Bundan sonra da birileri bizim sesimizi ya duyacak ya da duyacak. Başka seçeneği yok. Bu haykırışı en üst noktadan bağıracağız.'</p> <p><strong>CHP'Lİ BAĞCIOĞLU'NDAN DESTEK MESAJI</strong></p> <p>Programda konuşan CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu da partisinin emekli astsubayların taleplerinin takipçisi olduğunu belirtti. Bağcıoğlu, 'Cumhuriyet Halk Partisi'nin birçok milletvekilinin ve parti yönetiminin kalbi sizinle. Şu ana kadar gösterdiğimiz destek ve iktidar olduğumuzda yapmayı taahhüt ettiğimiz hususlar hepinizin belleğindedir. En başta bunu sadece kürsülerden söylenmiş söz olarak değil, partinin programına da dahil ettik. Bütün sorunlarınız takip ediliyor. Bütün sorunlarınızın farkındayız. Biz de sizden biriyiz. Atilla Kezek ve ben silah arkadaşınızız. Kurullarımızda sizden, konuya hâkim arkadaşlar da var. Parti programında taahhütlerimiz var. Hükümet programında taahhütlerimiz olacak. Şu ana kadar Türkiye sathında 29 panel yaptık. Bunun yankı odasında kalmaması için herkese, askerlikle alakası olmayanlara bile bu sorunları anlattık, kamuoyu oluşturmak için. Bunu da yapmaya devam edeceğiz' diye konuştu.</p> <p><strong>ONUR MÜCADELESİ VURGUSU</strong></p> <p>Programda konuşan TEMAD Gaziemir Şube Başkanı Ayhan Aksoy ise emekli astsubayların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda statü mücadelesi verdiğini söyledi. Aksoy, 'Bizler; bu milletin huzuru için gecesini gündüzüne katan, ailesinden, evladından, sağlığından, gençliğinden vazgeçen; terörle mücadelede en ön safta görev yapan, savaşta, afette, depremde, selde, yangında devletin emrinde olan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin omurgasını oluşturan astsubaylarız. Bugün burada yalnızca ekonomik taleplerimizi sıralamak için toplanmadık. Bugün burada, yıllardır görmezden gelinen bir meslek grubunun sistematik biçimde örselenen itibarının, yok sayılan emeğinin, ertelenen haklarının ve giderek aşındırılan statüsünün haykırışı için bulunuyoruz. Çünkü artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Astsubaylık sıradan bir meslek değildir. Astsubaylık disiplindir, fedakârlıktır, liyakattir, devlet terbiyesidir, vatan nöbetidir. Astsubay, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sadece teknik personeli değildir. Astsubay; ordunun hafızasıdır, sahadaki aklıdır, disiplinin taşıyıcısıdır. Ancak ne acıdır ki Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bel kemiği olan astsubaylar, görev yıllarında olduğu gibi emekliliklerinde de hak ettikleri değeri görememektedirler' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>EKONOMİK SORUNLAR ANLATILDI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Konuşmasında emekli astsubayların yaşadığı ekonomik sorunlara dikkati çeken Aksoy, 'Bugün on binlerce emekli astsubay, açlık sınırının hemen üstünde, yoksulluk sınırının ise çok altında yaşam mücadelesi vermektedir. Ömrünü devlete adamış astsubaylar kira hesabı yapmakta, pazar filesini küçültmekte, ilaç masrafını düşünmektedir. Bu tablo sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz. Bu tablo devlet-millet vicdanıyla bağdaşmaz. Bu tablo, yıllarca canını ortaya koymuş astsubaylara reva görülemez. Bizler yıllarca sınır ötesinde konteynerlerde, çadırlarda, üs bölgelerinde yaşadık. Ailemizden ayrı görev yaptık. Dördüncü, beşinci şark görevlerine gittik. Çocuklarımız hiçbir okulu aynı yerde bitiremedi. Terörle mücadelede en ön safta görev aldık. Bu örnekleri yüzlerce çoğaltabiliriz. Pek çoğumuz evinin taşınmasını eşine yaptırdı. Çocuklarını okula yazdırmayı eşine bıraktı. Çocuklarının doğumunu göremedi. Bu örnekleri yüzlerce çoğaltmak mümkündür. Bugün ise kendi emrinde çalışan personelden daha düşük emekli maaşı alan, görevdeki statüsü emeklilikte yok sayılan, hak ettiği tazminatı alamayan, ek göstergede mağdur edilen, yıllardır verilen sözlerin tutulmamasından yorulmuş bir camiaya dönüştürüldük. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Bu mücadele yalnızca ekonomik bir mücadele değildir. Statü mücadelesidir. Devletine sadakatle hizmet etmiş insanların onur mücadelesidir' dedi. </p> <p><strong>''HAKKINIZ ÖDENMEZ' DEDİLER HAKKIMIZI ÖDEMEDİLER'</strong></p> <p>Astsubaylara yönelik yıllardır çeşitli vaatlerde bulunulduğunu söyleyen Aksoy, şunları kaydetti:</p> <p>'Yıllardır astsubaylara ilişkin sayısız söz verildi. 'Görev tazminatı, intibak, özlük hakları, çalışma yapıyoruz, biraz bekleyin, kanun teklifi hazır, torba yasaya girdi, giriyor, girecek' dediler. Dediler, dediler; fakat kendi dediklerini yine kendileri vermediler. Sadece söz verdiler. 'Hakkınız ödenmez' dediler. Gerçekten de bu söyledikleri sözü tuttular; hakkımızı ödemediler. Her seçim döneminde hatırlanan, her kriz döneminde fedakârlığına ihtiyaç duyulan bir camia olduk. 'Fedakârlık yapın, şu seçimi atlatalım' dediler. Ama iş hak teslimine gelince sürekli ertelenen bir camia olduk. Açık açık konuşuyoruz: Emekli astsubayların sabrı istismar edilmemelidir. Bugün burada devletimize değil, adaletsizliğe itiraz ediyoruz. Bugün burada milletimize değil, hak gaspına karşı ses yükseltiyoruz. Çünkü bizler devlet düşmanı değiliz. Ömrünü ay yıldızlı bayrağa adamış astsubaylarız. Ama bilinmelidir ki devletine sadakat göstermiş astsubaylara yıllarca adaletsizlik yapılması, kurumsal aidiyeti zedelemektedir. Buradan siyasi iradeye, ilgili bakanlıklara ve karar vericilere açık çağrımızdır: Astsubayların özlük hakları artık ötelenmemelidir. Verilen sözler tutulmalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/izmirde-emekli-astsubaylardan-ozluk-haklari-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 17:47:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/izmirde-emekli-astsubaylardan-ozluk-haklari-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="34044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP 81 ilde sahada... CHP'li İncesu: 'Edirne'den Ardahan'a mutlu esnaf bulamadık']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-81-ilde-sahada-chpli-incesu-edirneden-ardahana-mutlu-esnaf-bulamadik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-81-ilde-sahada-chpli-incesu-edirneden-ardahana-mutlu-esnaf-bulamadik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu, partisinin başlattığı saha çalışmaları kapsamında Ankara Bahçelievler esnafıyla buluştu. Esnafın durumunun 'içler acısı' olduğunu belirten İncesu, yaptıkları saha çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu, partisinin başlattığı saha çalışmaları kapsamında Ankara Bahçelievler esnafıyla buluştu. Esnafın durumunun 'içler acısı' olduğunu belirten İncesu, yaptıkları saha çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla sokaklarda olduklarını ve dünyanın en uzun seçim kampanyasına başladıklarını aktaran İncesu şunları söyledi:</p> <p>'Genel Başkanımız Özgür Özel'in talimatıyla 4 Mayıs'ta sokaklara çıktık. Dünya tarihinin en uzun sürecek olan seçim kampanyasını başlattık. Edirne'den Ardahan'a bütün partimiz, hep birlikte sahadayız. Esnafımızı dolaşıyoruz, vatandaşımızı dolaşıyoruz. Maalesef, üzülerek söylüyoruz ki esnafımızın hali içler acısı. Kan ağlıyorlar. 'İş yapamıyoruz' diyorlar. Ankara'nın en canlı yeri, en eski mahallelerinden Bahçelievler'de 3. Cadde'de 7. Cadde'de 30 yıllık 35 yıllık esnaflar 'Esnaflık tarihimizin en kötü günlerini geçiriyoruz' diyorlar. Bunun için şu net artık: Ülkede bir metal yorgunluğu var, bir yıpranmışlık var ve bunun değişmesi şart. Onun için en erken sürede seçim talebini bir kez daha yineliyoruz.'</p> <p><strong>'SUYA ZAM YAPARKEN UTANARAK YAPIYORUZ'</strong></p> <p>Maliyetlerin çok yükselmesiyle beraber fiyatlara da zam yapmaları gerektiğini aktaran esnaf, 'Burada mutlu olan hiçbir esnaf bulamazsınız. Vergiler çok fazla. Benim aldığım şeyin ham maddesi zaten çok pahalı. Her gün aldığım ham maddeye zam geliyor. Üstelik ben bunların vergisini fazla fazla ödüyorum. Gerek online platformlar gerekse sattığımız şeylerden. Esnaf zam yapınca 'Esnaf kazanıyor, bu kadar fiyata satıyorsunuz' deniyor. Hiç alakası yok. Yani ne kadarı bizim cebimize giriyor? Bazen bazı ürünlerin birçoğu girmiyor bile. Artık suya zam yaparken bile utanarak yapıyoruz' ifadesini kullandı.</p> <p>İncesu ise, 'Edirne'den Ardahan'a arıyoruz ama biz de mutlu esnaf bulamadık' dedi.</p> <p>İşlerinin günden güne daha da kötüye gittiğini söyleyen başka bir esnaf, '2026'ya girdiğimizden beri daha berbat. Bakın sağa sola. Kapatanlar, devredenler' dedi. Esnaf, İncesu'nun sorduğu 'Erken seçim olsun mu?' sorusunu ise 'Hemen yarın olsun' diyerek yanıtladı.</p> <p><strong>'YÜZDE 1'LE MAL ALIYORUZ YÜZDE 10'LA FİŞ KESİYORUZ'</strong></p> <p>Vergi düzenlemelerinin esnafın ana sıkıntılarından biri olduğunu aktaran esnaf şunları söyledi:</p> <p>'İdare ediyoruz ama yükümüz ağır. Kiralar, vergiler hep çok yüksek. Elektrik çok pahalı. Yani yüzde 1'le mal alıyoruz, yüzde 10'la fiş kesiyoruz. Nasıl olacak? Alım gücünde düşüş var. Biz de zam yapmazsak o zaman kapatmamız gerekecek. Ben 10 küsur yıldır buradayım. Yani 10 liraya de sattığımız gün oldu. Şimdi 290 liraya satıyoruz, ortada para yok. 10 liradan 300 liraya çıktı ama para kazanmıyoruz.'</p> <p><strong>'EKMEK ALAMAYAN VARKEN BENİM BİR ŞEYLER ALMAM NE KADAR DOĞRU?'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yaşanan ekonomik kriz ve artan gelir eşitsizliği hakkında konuşan emekli yurttaş şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Çok şükür durumum iyi ama düşünüyorum bir şey alırken. Ülkede ekmek alamayan varken benim fazladan üstüme bir şeyler almam ne kadar doğru diye. Bunu da düşünmemiz lazım. Sadece 'Benim karnım doyuyor, ben rahat yaşıyorum' değil hayat. Televizyonda görüyorum. İnsanlar 'Ekmek alamıyorum' diyor. Çocuklar beslenme çantası boş gidiyor.'</p> <p>İncesu emekli yurttaşın söylediklerine, 'Onu da söyledik aslında. 'İlkokul çağındaki çocukların beslenmesini devlet versin' dedik. O da kabul görmedi' diyerek yanıtladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-81-ilde-sahada-chpli-incesu-edirneden-ardahana-mutlu-esnaf-bulamadik</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 17:43:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chp-81-ilde-sahada-chpli-incesu-edirneden-ardahana-mutlu-esnaf-bulamadik.jpg" type="image/jpeg" length="97635"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
