<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 14:31:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meslek Fabrikası nöbeti 8'inci gününde devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-nobeti-8inci-gununde-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-nobeti-8inci-gununde-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası binası önündeki nöbet eylemi 8'inci gününe girdi. CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, 'İzmir'de siyaset yapan rakip partilerimizde de olsa arkadaşlarımıza bir çağrı yapıyorum. Bizim arkadaşlarımıza da çağrı yapıyorum. Maalesef siyaset kurumunu hep birlikte yıpratıyoruz. Aslında kamu yararı tartışması yapmamız gerekirken burada başka tartışmalar yapıyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası binası önündeki nöbet eylemi 8'inci gününe girdi. CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, 'İzmir'de siyaset yapan rakip partilerimizde de olsa arkadaşlarımıza bir çağrı yapıyorum. Bizim arkadaşlarımıza da çağrı yapıyorum. Maalesef siyaset kurumunu hep birlikte yıpratıyoruz. Aslında kamu yararı tartışması yapmamız gerekirken burada başka tartışmalar yapıyoruz' dedi.</p> <p>İzmir'de Meslek Fabrikası binasına yönelik mülkiyet tartışmaları sürerken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay öncülüğünde başlatılan nöbet eylemi 8'inci gününde de devam ediyor. Nöbeti bu kez CHP Çiğli ve Aliağa İlçe Başkanlıkları devralırken, CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da alanda yer aldı. Fabrika çevresine asılan pankartlarla tepkiler dile getirildi. Fabrika önünde bulunan yeşil alanın dört bir yanına da 'Satılmış fabrika kaldı mı?', 'Meslek Fabrikası direniyor', 'Atamın mirasına sahip çıkıyorum' yazıları asıldı.  </p> <p>CHP İzmir Milletvekili Polat, burada yaptığı açıklamada, 'Burası Türkiye'de toplumun belleğinde ağır travmalara yol açmış bir binaydı. Yani biz burayı Manisalı gençler davasından biliriz. Eski DGM binası. Öncelikle buranın halk yararına tadilatını yapıp, restorasyonunu yapıp böyle güzel bir bina çıkartıp ve bu derece anlamlı bir işe sunan Aziz Kocaoğlu'na sonsuz teşekkür etmek gerekiyor' dedi.</p> <p><strong>'Gasbetmek vesaire, bunlar çok kabul edilebilecek bir davranış değil'</strong></p> <p>Polat, Meslek Fabrikası'nın kamu binası olduğunu belirterek, şöyle konuştu:  </p> <p>'Belediyeler de kamu kuruluşları. Kamuda belli şeyleri kimin yapacağına, kimin yöneteceğine, kimin ne şekilde işleteceğine kamu, yani halk karar veriyor. Burada seçimlerle karar veriyor. Biz bir seçim yaptık. 2024 yılında yerel seçim yaptık ve buradaki insanlar yüzde 50'nin üzerinde İzmirli, CHP'li belediye başkanına kamuyu yönetmesi, kamu adına hizmet görmesi ve bu binaları da o anlayışa göre dizayn etmesiyle ilgili yetki verdi. Yolun yarısında bu yetkiyi bir şekilde elden almak, gasbetmek vesaire bunlar çok kabul edilebilecek bir davranış değil. Halk burayı CHP'li belediyenin yönetmesini ve hangi kamu hizmetine onların vermesi gerektiğine karar vermişken bir tapu oyunuyla bu işin buraya gelmesi aslında kabul edilebilir bir şey değil. Bunun üzerinden İzmir siyasetinin dizayn edilmeye çalışılması da kabul edebileceğimiz bir şey değil. Sonuç itibariyle İzmir siyaseti her zaman nezaketi içinde barındıran bir siyasetken bugün baktığımızda İzmir siyasetinin de maalesef bu tartışmalar sırasında seviyesinin aşağıya çekildiğini görüyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ben İzmir'de siyaset yapan rakip partilerimizde de olsa arkadaşlarımıza bir çağrı yapıyorum. Bizim arkadaşlarımıza da çağrı yapıyorum. Maalesef siyaset kurumunu hep birlikte yıpratıyoruz. Aslında kamu yararı tartışması yapmamız gerekirken burada başka tartışmalar yapıyoruz. Ben eminim ki Sayın Cumhurbaşkanı üzerinden dönen birtakım sözler var. Sayın Cumhurbaşkanı'nın burayı çok fazla istediği bu binayı istediği söyleniyor. Bunun doğru olmadığına inanıyorum. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı'nın İzmir'de bir DGM binası dışında çok daha önemli işleri olduğunu düşünüyorum. İşsizlik var bu memlekette. Bu memlekette yoksulluk var, emeklinin çilesi var. Ve kapımıza kadar dayanmış bir İsrail-Amerikan belası varken bir Meslek Fabrikası üzerinden bu kentin siyasetinin konsolide etmesi ne Sayın Cumhurbaşkanı'nı sevenlere fayda sağlar ne de bir başkasına fayda sağlar. Dolayısıyla bu işi çok uzatmadan İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu kamunun bir belediyesidir. Kamuda kalacak şekilde tekrardan gözden geçirilip hakkı haklıya teslim etmek gerektiğine inanıyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/meslek-fabrikasi-nobeti-8inci-gununde-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:29:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/meslek-fabrikasi-nobeti-8inci-gununde-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="17968"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 20. gün... Tutuklu Necati Özkan: 'Bu iddianame bir fiyasko']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-20-gun-tutuklu-necati-ozkan-bu-iddianame-bir-fiyasko</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-20-gun-tutuklu-necati-ozkan-bu-iddianame-bir-fiyasko" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 20. günü, İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan'ın savunmasıyla devam etti. Özkan, 'Sayın iddia makamı; ama bu iddianame bir fiyasko. Neden böyle? Çünkü bir iddianamenin sistematiği olması lazım, delile dayanması, akla ve hakikate yatkın, anlaşılabilir olması lazım. Bu dava, siyasi saiklerle şekillenmeye devam ederse, ki her gün kartopu gibi büyüyen yeni operasyonlarla devam ediyor, sonuçları ağır olur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 20. günü, İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan'ın savunmasıyla devam etti. Özkan, 'Sayın iddia makamı; ama bu iddianame bir fiyasko. Neden böyle? Çünkü bir iddianamenin sistematiği olması lazım, delile dayanması, akla ve hakikate yatkın, anlaşılabilir olması lazım. Bu dava, siyasi saiklerle şekillenmeye devam ederse, ki her gün kartopu gibi büyüyen yeni operasyonlarla devam ediyor, sonuçları ağır olur' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 20. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor. Duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan, geçen hafta perşembe günü başladığı savunmasını tamamladı. </p> <p>Özkan, Eylem 4'teki 'rüşvete aracılık etme' konusunun tutukluluğuyla ilgisinin bulunmadığını, bu suçla ilgili kendisine kollukta, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ya da nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinde tek bir soru sorulmadığını belirtti.</p> <p>Bu konuda ısrarla, dilekçe üstüne dilekçe verdiğini ifade eden Özkan, şöyle konuştu:</p> <p>'7,5 ay bekledik. O süre içerisinde tek bir soru sorulmadı. Baktılar ki dilekçelerimin sonu yok; önce ortağım, aile dostum, eşimin yatılı öğretmen okulundan arkadaşı Ayşe Hitchins'i gözaltına aldılar. Kim Ayşe Hitchins? Ayşe Hitchins benim 40 yıldır aile dostum; çocuklarımız beraber büyüdü. Kanada'da yaşayan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, ama aynı zamanda Kanada vatandaşı; Kanadalı bir beyefendiyle evli ve müthiş bir Türkiye sevdalısı, müthiş bir Türkçe sevdalısı. Hep bize şunu anlatır: '3 ay geçince duvarlara tırmanıyorum, Türkçe konuşacak kimse bulamıyorum' diye. Ve yıllardır özlemi, tekrar Türkiye'de yaşayabilmek. O yüzden bundan yıllar önce ev almak için İstanbul'a geldi, bizden yardım istedi. Ama her ikisi de ücretli çalışan iki kişi, ev alabilecek bütçelerinin olmadığını görünce benim şirketime yatırım yapmak istediler. Biz de kabul ettik; bir şirketimizin yüzde 15 hissesini aldılar. O günden beri benim ortağım; yani 25 yıldır aynı zamanda ortağım. Ve ben bunu dilekçemde ısrarla yazdım; her iki dilekçemde de yazdım: 'Ayşe Hitchins benim ortağımdır, şöyle şöyle oldu:' diye. Bakın, dört tane gayrimenkulden bahsediyoruz. Eylem 4 kapsamında o dört gayrimenkulün üçünün bugünkü malikleri gözaltına alınmadı. Benim ortağım, benim kardeşim Ayşe Hitchins gözaltına alındı. Dahası, yani kızcağızı, 65 yaşında bir kadın olan kızcağızı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ağlattılar ve sonuçta da bu davanın sanıklarından biri hâline getirildi. Tek nedeni benim yakınlığım. Hani burada nasıl bazı sanıkların bütün aile fertleri alındıysa, Ekrem Bey dâhil olmak üzere, Ayşe Hitchins'e yapılan muamele de o muameledir.'</p> <p><strong>'Benim favori bir gazetem var: Yeni Şafak gazetesi. Her seferinde gelecekten haberler veriyor'</strong></p> <p>Necati Özkan, tutuklandıktan 4-5 hafta sonra soruşturmaya, Kameroğlu İnşaat'ın ortağı ve yöneticisi, Kameroğlu Kuyumculuk'un sahibi, aynı zamanda çeşitli başka projelerin yöneticisi, AVM işletmecisi Adem Kameroğlu'nun dahil edildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kameroğlu'nun ilk beyanlarında kendisi aleyhine verdiği tek bir ifade, tek bir suçlama bile bulunmadığını aktaran Özkan, şöyle devam etti:</p> <p>'Ama sonra iş değişiyor, birileri bu arkadaşın kulağını çekiyor. Ondan sonra Adem Kameroğlu bir yalan makinesine dönüşüyor, bir iftira makinesine dönüşüyor. Etkin pişmanlık ifadesi veriyor, şöyle başlıyor: 'İşin ciddiyetini anladım.' Ve bunu söylediğini ben nereden öğreniyorum? Benim favori bir gazetem var: Yeni Şafak gazetesi. Her seferinde gelecekten haberler veriyor. Haziran sonunda Yeni Şafak'ta ben bu ifadeyi okuyorum. Daha bunun dışında ne avukatlarımın haberi var ne de benim haberim var; gazeteden öğreniyorum. Sonra bu haberi okuyunca yeni bir isnatla karşı karşıya kaldığımı, hani 'getirin siz o adamı bana, ben ona bir suç bulurum', anlıyorum. Bunun üzerine hemen duruma ilişkin bir dilekçe hazırlıyorum. Avukatlarımı Silivri'ye davet ediyorum ve onlara ilk dilekçeyi veriyorum; hakikati kendilerine tek tek anlatıyorum. Adem Kameroğlu, makul bir tüccar gibi davranmadı ve benim iyi niyetimden yararlanarak beni aldattı. Dediğim gibi, ortaya çıkan güvensizlik nedeniyle nakit ödediğim rakamın banka makbuzuna dönüşmesini istedim; hikâyenin tamamı budur. Çünkü bir uzlaşmazlık durumunda Adem Kameroğlu'nun her şeyi reddedebileceğini gördüm. İnsanlara güveniyorsunuz ama bir müddet sonra öyle olmadıklarını anlıyorsunuz. İlk kez ben ondan bir şey alıyorum, daha önce o benden hizmet alıyordu. Ben o hizmeti teslim ediyordum; televizyon kampanyasıysa televizyonda, gazeteyse gazetede yayınlandığını görüyordu. Ondan sonra faturasını kesiyordum ve aylar sonra tahsilatını yapıyordum. Dolayısıyla orada bir güvensizlik problemi yoktu; ama ne zaman ki ben ondan bir şey aldım, bu sefer güvensizlik problemi ortaya çıktı.</p> <p><strong>'Makul bir ticaret insanı olarak her şeyi usulüne uygun yaptım'</strong></p> <p>Ben, sorumlu bir vatandaş ve makul bir ticaret insanı olarak her şeyi usulüne uygun yaptım, Başkanım. Bütün sürecin belgelerini orada göreceksiniz. Aradan bu kadar zaman geçtikten sonra bu belgeleri bulmak kolay değil ama bulduk. Elinizdeki belgelerden iki tanesine özellikle dikkat etmenizi istiyorum, Sayın Başkanım: Birincisi, ön ödemeli satış belgesidir; ödemenin yapıldığının kanıtıdır. İkincisi ise sözleşmedir. Her bir sözleşme 19 sayfalıktır. Sözleşmenin 2. sayfasında net olarak yazan yerleri sizin için işaretledim, Başkanım; orada 'tamamı peşin ödeme' diye yazar. Bu sözleşme kapsamında her bir sözleşmeyi tek tek hazırladık; yapı ruhsatından mimari projeye, mahal listesinden teknik şartnameye, müzakere ve inceleme tutanağına kadar bütün evrakları her bir bağımsız bölüm için zamanında tamamladık. Nakit ödeme belgesi dâhil olmak üzere tamamının belgeleri, tarihleri, imzaları ve kaşeleri orada mevcuttur.'</p> <p><strong>'Adem Kameroğlu'nun verdiği her ifadede başka bir yalan söylemek zorunda kaldı'</strong></p> <p>Adem Kameroğlu'nun verdiği her ifadede başka bir yalan söylemek zorunda kaldığını söyleyen Özkan, ifadelerindeki çelişkileri aktardı.</p> <p>Etkin pişmanlık ifadesinde Adem Kameroğlu'nun, 'Bu dairelerin devri için şirket hesabımıza toplamda 2.000.000 lira para olarak yatırıldı. Bu para daha sonra tarafımızdan Necati Özkan'a iade edilmiştir' dediğini ifade eden Özkan, şunları kaydetti:</p> <p>'Dilekçeleri verdim ve dilekçelerde bütün süreci anlattım; ödemenin ne olduğunu, nasıl olduğunu açıkladım. Onun üzerine aradan zaman geçince bu sefer ifadesini değiştiriyor: 'Ya yanlış hatırlamışım, eski zaman, olabilir böyle şeyler; Aydın Şahin isimli arkadaşım gitti, Necati Özkan'a iade bedellerini yatırdı.' Söylediğim gibi; hakikatler aylar sonra, 5 ay sonra ortaya çıktı. Keza etkin pişmanlık ifadesinde bir başka iddiası da şu, 'İnşaatım da bitmek üzereydi ve başvuru aşamasıydı, o yüzden daireyi verdim.' Oysa iskân başvurusu 2023'te yapılmış, Başkanım. İskânlar iki ayrı tarihte alınmıştır; biri 4 Mayıs, diğeri 8 Mayıs. Biraz önce gösterdiğim yazının en altında bunlar var. Nedeni şudur: Proje iki büyük parseldir; iskân başvurularını parsel parsel ayrı yaparsınız. Burası iki ayrı parsel olduğu için iki ayrı tarihte iskânları verilmiş ve Mayıs 2023'te alınmıştır. Bahsettiği konu ise 2017 başı, Başkanım; arada 6 yıl var.</p> <p>Keza Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesinde bir şey daha söylüyor, 'Necati Özkan ile bahse konu 4 adet dairenin satımına ilişkin taşınmaz satış vaadi imzaladık.' Doğru. Bunu dedikten sonra diyor ki: 'Necati Özkan'ın ifadesinin ekinde sunmuş olduğu belge (ifade değil, dilekçe aslında) gerçek değildir.' Tabii ki değil; ama bunu söylerken şunu demeye çalışıyor, yani 'Bu evraklar sahtedir' demeye getiriyor. Şöyle devam ediyor, Başkanım: 'Şu anda Necati Özkan'ın sunmuş olduğu ve sanki 2017 yılında ödeme yapılmış gibi gösteren, kaşesi basılarak üzerine atılmış olan imza tarafıma ait olmadığı gibi, tamamen bambaşka ve gerçeğe aykırı şekilde imzalanmış olan belgelerdir.' Şunu da ilave ediyor: 'Necati Özkan tarafından sunulmuş olan ve bana gösterilen belgelerin bir kısmı gerçeği yansıtmamaktadır; imzalar bana ait değildir. Şirketimde hiçbir zaman bir başkasına imza yetkisi veya genel satış vekâletnamesi dahi vermediğim için, şirketim adına başka bir yetkilinin imza atması dahi söz konusu değildir.'</p> <p><strong>'Sanki hapishanede suçumu temizlemek, üzerimdeki atılı suçtan kurtulmak için evrak üretmişim'</strong></p> <p>Size verdiğim evraklarda işaretlediğim imzalar var; biraz sonra sayın avukatlarım da onunla ilgili detayları anlatacak. Yani adam bana bir de evrakta sahtecilik isnadında bulunmaya çalışıyor. Ben sanki oturmuşum hapishanede suçumu temizlemek, üzerimdeki atılı suçtan kurtulmak için evrak üretmişim, dosya üretmişim: 20 Nisan 2017 tarihinde imzalanan evrakların tamamı dosyanızda. Oradaki imzalar Adem Kameroğlu'nun imzası değil, genel müdürün imzasıdır. O genel müdür de bu davada sanıktır; ona da soracaksınız zaten: Veysel Erçelik. Ya insan hangi korkuyla bu kadar kısa sürede ortaya çıkacak bir yalana sığınmak zorunda kalır, Başkanım? Bu nasıl bir korku? Yani başkasına iftira at, kendini sıyır: O sırada biz de tutukluyuz tabii. Böyle bir şey olur mu?'</p> <p><strong>'Eylem 13'ün içeriğinde hiçbir yerde ben yokum'</strong></p> <p>Necati Özkan, eylem 13 kapsamında, 'kişisel verileri başkasına verme, ele geçirme ve yayma' iddiasıyla da suçlandığını belirterek, 'Benim şirketimin bulunduğu Akmerkez kamerasından alınan görüntüler, kişisel verinin daniskasıdır ve bu görüntüleri troller paylaştı. Peki, ben hangi kişisel verileri ele geçirmişim ve yaymışım? Dosyaya bakıyorsunuz; Eylem 13'te, Sayın iddia makamının ve Başsavcılığın yorumu olarak bir başında varım, bir de sonunda varım. Eylem 13'ün içeriğinde hiçbir yerde ben yokum; ama bu eylemden dolayı, üstelik 'resmen vasfı haiz örgüt üyesi' olarak artırılmış şekilde cezalandırılmam talep ediliyor. Ben verileri neyle ve nasıl almışım? 'İstanbul Senin' adlı aplikasyonla: Bu uygulama Kasım 2021'de lanse ediliyor. Örgüt üyeliği isnadında ve Eylem 4'te olduğu gibi, bu isnatla ilgili olarak da soruşturmanın hiçbir aşamasında bugüne kadar bana tek bir soru sorulmadı. 'Sen şöyle bir yanlış işin içine girmişsin; burada tanımadığın 27 kişiyle bir araya gelmişsiniz, milletin verilerini toplamışsınız, yetmemiş, bir de yabancı istihbarat servislerine satmışsınız,' demediler. Ben bundan dolayı tutuklu değilim; yani Eylem 4'ten veya Eylem 13'ten tutuklu değilim, Sayın Heyet. Örgüt üyeliğinden ve rüşvet verme suçundan tutukluyum' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'İnsan, bir iddianame hazırlanırken bu kadar temelsiz ve bu kadar çürük nasıl davranabilir'</strong></p> <p>İddia makamının, '... Örgüt içindeki tüm koordinasyonun şüpheliler Necati Özkan ve Melih Geçek tarafından yapıldığı İstanbul Senin uygulaması ile kişisel verilerin işlenip örgütsel amaçlar doğrultusunda toplumu manipüle etmeye çalıştıkları ve elde ettikleri verileri yurt dışına sızdırdıkları anlaşılmıştır' dediğini aktaran Necati Özkan, 'Bu şöyle bir cümle, sanki bize 2 x 2= mor diyor; hani 2 x 2 = 5 dese, 4 değil, 5 deriz belki. 3 dese, Hayır, 3 değil, 4 deriz. Ama burada hem 2 x 2 var diyor, hem yeşil diyor, hem kırmızı diyor. Dolayısıyla hem değerlendirme cümlesi hem de hüküm hakikatten o kadar uzaktır ki neyini açıklayacağımızı şaşırıyoruz. Aynı cümle içerisinde birbirini hiç tanımayan, hayatta bir araya gelmemiş, hiçbir yolla iletişimleri olmayan insanları mesnetsiz bir şekilde birleştiriyor. İnsan, bir iddianame hazırlanırken bu kadar temelsiz ve bu kadar çürük nasıl davranabilir, şaşıyorum. Ankara'da okudum, hukuk 1. sınıf öğrencilerine verseniz böyle yazmazlar. Bu nasıl yazıldı? Bunu acaba bir konuk mu yazdı da sonra savcılık dosyaya ekledi? Gerçekten anlayamıyorum' ifadelerini kullandı. </p> <p>Özkan ayrıca, Hüseyin Gün'le baz eşleşmelerine ilişkin de savunma yaptı. Çalıştığı dönemde seçim koordinasyon merkeziyle Hüseyin Gün'ün evinin çok yakın olduğuna işaret eden Özkan, 'Şirketim Akmerkez'de, evim hemen yanında Sarı Konaklar'da, Seçim Koordinasyon Merkezi ise Sanayi'nin girişinde, Levent'te. Beyefendinin evi de tam bu bölgenin ortasında! Ya ben bu beyefendiyle 300 defa değil, daha fazla HTS eşleşmesi verdiysem az vermişimdir; çünkü 24 saatim benim burada geçiyor' dedi.  </p> <p><strong>'Askeri ve siyasî casusluk iddiası, Cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük iftiradır'</strong></p> <p>Necati Özkan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 24 Ekim 2025 günü ortaya bomba gibi bir askerî ve siyasî casusluk iddiası attığını belirterek, 'Bu, Cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük iftiradır bu. Üst üste basın açıklamaları yaptılar; bir değil, iki değil: Ve o basın açıklamaları, yine hukuk tarihimizde görülmeyecek kadar uzun; çünkü kendileri de biliyorlar ki içi boş. Dolayısıyla milleti ikna edebilmek için aynen şunları söylüyorlar, 'Ekrem İmamoğlu suç örgütünün asıl amacının maddi menfaat elde ederek örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak olduğunu; örgüt yöneticilerinden şüpheli Hüseyin Gün'ün, şüpheli Necati Özkan ile örgütün bu amaçları doğrultusunda 2019 yerel seçim kampanyasında iş birliği yaptığı ve özellikle seçmenlere ait gizli bilgilerin sızdırılması suretiyle eylemde bulundukları:' Yetmedi; seçmen profili çıkardıkları, strateji belirledikleri ve bu bilgileri yabancı istihbarat servisleriyle paylaştıkları iddia ediliyor. Cümle bu, açıklama bu! Yahu Sayın Başkan, Sayın Heyet; hakikaten bu kadar olabilir mi? Bu devletin yetkili makamları nasıl bu kadar sorumsuz, bu kadar dayanaksız iddialarda bulunabilirler?' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>Necati Özkan'dan 'İbrahim Kalın' örneği...</strong></p> <p>Özkan, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın, önemli bir entelektüel olduğunu, geçtiğimiz aylarda bir kitap yayımladığını da belirterek, şunları söyledi:</p> <p>'Ben Türkiye'deki ve yurt dışındaki siyasilerin ve devlet görevlilerinin yazdığı kitapların büyük bölümünü aldırıp okurum; meraklıyım çünkü. Kitabın adı 'Gök Kubbenin Altında.' Burada hakikatle ve hakikatin tutarlılığıyla ilgili mükemmel bir örnek veriyor, aynen şöyle diyor: 'Diyelim ki akşam evinizdesiniz, telefonunuz çalıyor. Bakıyorsunuz; sevdiğiniz bir arkadaşınız arıyor. Açıyorsunuz; arkadaşınız nefes nefese, neşeyle size sesleniyor. Diyor ki: 'Şu anda Madagaskar Adası'ndayım, araba kullanıyorum. Arabanın arka koltuğunda bir fil, bir zürafa ve bir balina oturuyor. Kendi aralarında Türkçe konuşuyorlar ama benim Türk olduğumu bilmiyorlar. Çok matrak şeyler anlatıyorlar. Yarım saatte İstanbul'da oluruz, çayı koy, sana geliyoruz.' Sayın Kalın diyor ki: 'Buradaki ilk cümle hariç bütün ifadenin yalan, yanlış, saçma, uydurma ve hilafıhakikat olduğunu bilmem için Madagaskar Adası'na gitmem gerekmez; gidip orada olayı gözümle görmem gerekmez. Bu denilenin açık seçik bir gerçek dışılık olduğunu benim deneyimlerim zaten bana söyler.' İşte bu iddianameyi okuyan herkes de şunu söyleyecektir: 'Bu iddiaların yalan, yanlış, saçma ve hilafıhakikat olduğunu bilmem için orayı gözümle görmem gerekmez; bu denli açık seçik bir gerçek dışılık olduğunu deneyimlerim zaten bana söyler.''</p> <p>Üniversitede okurken, Anayasa Hukuku dersini Profesör Doktor Ergun Özbudun'dan aldığını söyleyen Necati Özkan, şunları kaydetti:</p> <p>'Çok değerli bir akademisyendi. 12 Eylül sonrasıydı, 1983 seçimleri yapılmış, sivil hayata dönülmüş ama askeri vesayet bütün gücüyle ortada duruyordu. Özbudun Hoca, kafamıza çakmak için sık sık tahtaya şu sözü yazardı, 'İçinden adaleti çıkarırsan devlet, büyük bir çeteden başka nedir ki?' Bunu bize çok söylerdi. Tabii o dönemin özel koşulları nedeniyle hocanın bunu söylediğini düşünmüştüm. Sonradan bir müvekkilim oldu; bir Türkmen. Saddam'ın zulmünden kaçmış, sınırdaki dağları Kürt aşiretleriyle geçmiş bir müvekkilim. Bu adam, ofisteki kadınların elini bile sıkmayacak kadar dindar bir vatandaşımızdı; ama çok donanımlı, çok entelektüeldi. Kendisiyle çok iyi dost olduk. Sonradan bana BAAS rejimi altında yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlattı. Dedi ki: 'Seni hedef seçtiklerinde sadece seni almazlar; bütün aileni, bütün sülaleni alıp meydanda sallandırırlar. Biz böyle büyüdük, böyle bir hayat yaşadık.' Ben de dedim ki: 'Yahu olur mu böyle bir şey? Evrensellik nerede? Suçların şahsiliği nerede?' 'Ya ne diyorsun hocam sen?' dedi; 'Burası BAAS rejimi, ondan bahsediyorum.' Sayın Başkanım, burası Türkiye; burası ne Saddam'ın ne de BAAS rejiminin ülkesi... Bizim devletimizin kurumları da kuralları da değerleri de bin küsur yıldır devam eden kadim bir gelenektir. Kadim devlette bunlar olmaz, BAAS rejiminde yaparsın, çünkü o emperyalistlerin tayiniyle kurulmuş 'dandik' bir devlettir. Orada yapılabilir ama burada olmaz, olmamalı. O yüzden lütfen kusura bakmayın, Sayın iddia makamı; ama bu iddianame bir fiyasko. Neden böyle? Çünkü bir iddianamenin sistematiği olması lazım; delile dayanması, akla ve hakikate yatkın, anlaşılabilir olması lazım. Bu dava, siyasi saiklerle şekillenmeye devam ederse, ki her gün kartopu gibi büyüyen yeni operasyonlarla devam ediyor, sonuçları ağır olur. Adalet Bakanlığı'nın performansı, yapılan operasyon sayısıyla ölçülmez. İyi yönetilen bir devlette hapishaneler bu kadar tıklım tıklım olmaz. Bizimle aynı nüfusa sahip Almanya'da toplam 60.000 tutuklu ve hükümlü varken, bizde bu sayı 500.000'e yaklaşıyor. Tahliyeler, özel veya kısmi aflar çıkarmazsak milyonları içeri tıkacağız. Böyle ülke olur mu? Böyle bir ülkede dirlik, düzenlik olur mu? Eğer bu gidişata 'dur' denilmezse, bu ülkede yaşayan herkesin adalete ve geleceğe dair umutlarına darbe vurulur.'</p> <p><strong>'Hüseyin Gün ve Adem Kameroğlu hakkında iftiracılıktan cezai hükümler uygulansın' </strong></p> <p>'Yalan yere aleyhimde iftiralar atan Hüseyin Gün ve Adem Kameroğlu hakkında iftiracılıktan ceza hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum' diyen Özkan, tahliyesine ve beraatine karar verilmesini istedi. Özkan, 'Sayın heyetimizin tarihin doğru tarafında yer almasını; bu topraklarda 'üstünlerin hukukunun' değil, 'hukukun üstünlüğünün' geçerli olduğunu tüm millete ve dünyaya göstermesini diliyorum. İstiyoruz ki biz de Almanlar gibi 'Silivri'de (Berlin'de) hâkimler var' diyebilelim. İstiyorum ki böylesi bir karara imza atabilesiniz. İstiyorum ki Türkiye'nin bu en önemli devlet krizini sonlandırabilesiniz. İstiyorum ki demokrasimizi ve millî birliğimizi tamir edecek bir karara imza atabilesiniz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>Ekrem İmamoğlu: 'Bakın etrafımızda güzel şeyler oluyor, Türkiye'de de olacak'</strong></p> <p>Duruşma, Özkan'ın çapraz sorgusunun tamamlanmasının ardından araya girdi. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verirken, İnan Güney ile ilgili iddianamenin birleştirilmesi konusuna değinerek, 'Savunma sırası değişmeyecek. Duruşmada hazır edilmeleri için gerekli yazıyı yazacağız' dedi. Ardından Özkan'ın avukatlarının savunması alınacak.</p> <p>Bu arada, duruşmaya verilen aranın ardından seyircilere seslenen İmamoğlu, 'Hepinize minnet duyuyorum. Yaşasın demokrasi, yaşasın adalet, yaşasın cumhuriyet. Bakın etrafımızda güzel şeyler oluyor, Türkiye'de de olacak' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-20-gun-tutuklu-necati-ozkan-bu-iddianame-bir-fiyasko</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:27:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-20-gun-tutuklu-necati-ozkan-bu-iddianame-bir-fiyasko.jpg" type="image/jpeg" length="89204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Birleşik Krallık'ın yeni İstanbul Başkonsolosu David Reed göreve başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/birlesik-krallikin-yeni-istanbul-baskonsolosu-david-reed-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/birlesik-krallikin-yeni-istanbul-baskonsolosu-david-reed-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosluğu, David Reed'in İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa ile Orta Asya Ticaret Müsteşarı olarak göreve başladığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(</strong><strong>ANKARA</strong><strong>) -</strong> Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosluğu, David Reed'in İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa ile Orta Asya Ticaret Müsteşarı olarak göreve başladığını duyurdu.</p> <p>Başkonsolosluktan yapılan açıklamaya göre, David Reed MBE (Britanya İmparatorluk Nişanı Üyesi), söz konusu görevlere atanarak 13 Nisan itibarıyla görevine başladı. Bu göreve gelmeden önce Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı'nda (FCDO) Yaptırımlar Direktörü olarak görev yapan Reed, önemli jeopolitik gelişmelerin yaşandığı bir dönemde Birleşik Krallık'ın yaptırımlar politikasına liderlik etti.</p> <p>Yirmi yılı aşkın kamu hizmeti deneyimine sahip olan Reed, 2003 yılında katıldığı FCDO bünyesinde Lefkoşa, Paris ve Varşova'da çeşitli üst düzey görevlerde bulundu. Varşova'da Misyon Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Reed, 2018-2022 yılları arasında Kanada'da Müsteşar olarak görev alarak Birleşik Krallık-Kanada ticaret ve yatırım ilişkilerinin güçlendirilmesine katkı sağladı. Reed, ekonomik güvenlik ve temiz büyüme gibi alanlarda da çalışmalar yürüttü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Diplomatik kariyeri öncesinde Londra'nın tarihi merkezi ve finans bölgesi olarak bilinen City of London'da ticaret hukuku alanında avukat olarak çalışan Reed, yeni göreviyle Kenan Poleo'nun yerini aldı.</p> <p>Reed göreve başlamasının ardından yaptığı açıklamada 'Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa ve Orta Asya Ticaret Müsteşarı görevlerini üstlenmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Türkiye'deki ve bölge genelindeki ekiplerimizle ve hükümet birimlerindeki meslektaşlarımızla birlikte çalışarak ortaklıkları güçlendirmeyi, yatırımı teşvik etmeyi ve Birleşik Krallık şirketlerinin bu pazarlarda başarılı olmasına destek olmayı hedefliyorum' dedi. Reed, bu görevin 'istihdam yaratmak ve geçim kaynaklarını iyileştirmekle ilgili' olduğunu belirterek, 'bu fırsata sahip olmaktan gurur duyduğunu' ifade etti.</p> <p>Eylül 2021'den bu yana görevde bulunan Kenan Poleo ise yaptığı açıklamada, 'Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa ve Orta Asya Ticaret Müsteşarı olarak görev yapmış olmak benim için büyük bir ayrıcalıktı. Bölge genelinde benzersiz bir ekiple birlikte çalışarak ticari bağları güçlendirmekten ve Birleşik Krallık şirketlerini uluslararası alanda desteklemekten gurur duydum' ifadelerini kullandı. Poleo, Reed'in liderliği ve deneyiminin 'son derece değerli olacağını' belirterek görevi devretmekten memnuniyet duyduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/birlesik-krallikin-yeni-istanbul-baskonsolosu-david-reed-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/birlesik-krallikin-yeni-istanbul-baskonsolosu-david-reed-goreve-basladi.png" type="image/jpeg" length="65908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emek Partisi'nden KESK'e ziyaret]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/emek-partisinden-keske-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/emek-partisinden-keske-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ve beraberindeki parti heyeti, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nu (KESK) ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ve beraberindeki parti heyeti, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nu (KESK) ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan ve EMEP MDK üyesi Şükran Doğan, KESK Genel Merkezinde KESK Eş Genel Başkanları Ahmet Karagöz ve Ayfer Koçak ile KESK Mali Sekreteri Erdal Karakuş, KESK Eğitim, Örgütlenme ve Basın Yayın Sekreteri Sema Pınar, KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher Koyun, KESK Hukuk, TİS ve Uluslararası İlişkiler Sekreteri Bahadır Berdicioğlu'nu ziyaret etti.</p> <p>Ziyarette yaklaşan 1 Mayıs, 7 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi, yoksulluk, demokratikleşme ve iktidarın siyasi baskılarının yanı sıra İran'a yönelik saldırılar konuşuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/emek-partisinden-keske-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:23:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/emek-partisinden-keske-ziyaret.jpeg" type="image/jpeg" length="95018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Parti Sözcüsü Kavuncu: 'Sandığı koyun, vatandaş kararını versin']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iyi-parti-sozcusu-kavuncu-sandigi-koyun-vatandas-kararini-versin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iyi-parti-sozcusu-kavuncu-sandigi-koyun-vatandas-kararini-versin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, İstanbul İl Başkanlığı'nda yaptığı basın açıklamasında, Türkiye'nin erken seçime gitmesi gerektiğini belirterek, 'Sandık, milletimizin önüne getirilmeli ve milletimiz kararını vermeli' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, Türkiye'nin erken seçime gitmesi gerektiğini belirterek, 'Sandık milletimizin önüne getirilmeli ve milletimiz kararını vermeli' dedi.</p> <p>Kavuncu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin günlerdir ara seçim tartışmasıyla meşgul olduğunu söyledi.</p> <p>Türkiye'nin çok acil bir seçime ihtiyacı olduğunu ve bu seçimin de doğrudan bir erken seçim olması gerektiğini düşündüklerini bildiren Kavuncu, 'Böyle bir erken seçim süreci olursa parti olarak bunun destekçisi olacağımızı daha önce de beyan ettik. Sandık, milletimizin önüne getirilmeli ve milletimiz kararını vermeli' diye konuştu. </p> <p>Türkiye'de artık bir yönetim zafiyeti ve krizinin söz konusu olduğunu ifade eden Kavuncu, şöyle devam etti:</p> <p>'İmralı'da terör örgütü elebaşıyla ortak sürdürülen süreç milletimizin içine asla sinmemiştir. Bu konuyla alakalı bugün bir açıklama yapıldı. Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın baş müzakereci olması konusunda DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili DEM Parti temsilcisi Sayın Pervin Buldan'ın böyle bir açıklaması oldu. Tabii açıklamanın içeriğinde başka konular da var. Bunlardan bir tanesi, ısrarla Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan'a toplumun beklentisi olan bazı isimlerin yargı süreçlerinin ve serbest bırakılmalarıyla alakalı taleplerini ilettiğini ama ne evet ne de hayır cevabı alamadığını söylüyor, Sayın Pervin Buldan.</p> <p><strong>'Bu, yargının tarafsızlığını kaybettiğinin göstergesi'</strong></p> <p>Bu, aslında yargının siyaset için nasıl kullanıldığının, yargının tarafsızlığını nasıl kaybettiğinin de bir göstergesi. Zira eğer hukuk olan bir ülkedeysek, hukukun üstünlüğünün olduğu bir ülkedeysek yargıyla alakalı konular neden bu iki isme soruluyor?</p> <p>Anayasa Mahkemesi kararları nettir. Bu konuda Cumhurbaşkanı'nın ya da yürütmenin başı olan AK Parti Genel Başkanı'nın ya da MHP Genel Başkanı'nın ne söylemesini bekliyorsunuz ki? Kafa, bakın, aynı kafa. Bu soruyu soranın da hukuk ve hukuk anlayışı ile ilgili ciddi sıkıntıları, ciddi problemleri var. Zihniyet olarak da anlaşılabilir değil. Hukukla alakalı konuda bir yasa, bir kanun varsa bunun muhatabı Adalet Bakanlığı, hakimler ve savcılardır. Bunun muhatabı Cumhurbaşkanı, yürütmenin başı ya da iktidarın ortağı olan bir siyasi partinin genel başkanı değildir. Kimler, kimlerden medet umuyor? Türkiye kamuoyu, bunu görsün. Burası krallıkla yönetilen bir ülke değil. Hukukla ilgili bir konu bir kişinin iki dudağının arasına sıkıştırılamaz.'</p> <p><strong>'Terör örgütü elebaşının baş müzakereci olması kabul edilemez'</strong></p> <p>'Bir terör örgütünün elebaşının baş müzakereci olarak konumlandırılmasını talep etmenin Türk milletine yapılabilecek en büyük hakaret olduğunu' söyleyen Kavuncu, 'Bu kabul edilemez ve bunu şiddetle reddediyoruz. Böyle bir sorunun da gündemde olmasının bile kabul edilebilir olmadığını düşünüyoruz. Zira bu süreç de milletimizin içine sinmeyen bir süreçtir' dedi.</p> <p>Emekliyi açlığa ve sefalete mahkum eden ağır ekonomik krizin bitirilemediğini belirten Kavuncu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Bu şartlar altında bütün bu sıkıntılar, ekonomik sıkıntılar yaşanırken iktidara yakın birileri sürekli zenginleştirilmektedir. Faiz lobilerinin, Londra'nın, Washington'ın ekonomik baskılarına karşı koyulamamaktadır. Sağlık sistemini geliştirdiklerini iddia edenler, bugün çıksınlar sokağa... Biz geçtiğimiz hafta sonu Pendik'teydik. Emeklilerimiz, bir emekli maaşı ve akabinde en çok şikayet ettikleri konu da sağlık sistemi. '2 hafta, 3 hafta sonrasına randevu alabildiklerini' söylüyorlar. Biz, bunu Sağlık Bakanlığı'na sormuştuk. 'Her şey yolunda' denmişti. Ama hafta sonu sahada yapmış olduğumuz çalışmalarda, maalesef bu konuda hiçbir gelişmenin olmadığını bizzat müşahede ettik...</p> <p>İmralı'daki terör örgütü elebaşını muhatap alırken, eli silahlı teröristlere zeytin dalı uzatırken millete sormadınız. 2023 seçimlerinden önce biz, kampanya sürecinde, Cumhur İttifakı'nın böyle bir taahhüdünü duymadık. Yani 'İmralı'daki terör örgütü elebaşını biz muhatap alacağız, eli silahlı teröristlere de zeytin dalı uzatacağız' diye vatandaştan oy almadınız. Milletten, 'Ekonomiyi faiz lobilerine peşkeş çekeceğiz' diye de oy almadınız. 'Emekliyi sefalete mahkum edeceğiz' diye de oy almadınız. Milletten 'Sizi sefalete, emekliyi sefalete mahkum edeceğiz' diye de oy almadınız. İşte bu sebeple 'Millet iradesi sakatlanmış, hatta ortadan kalkmıştır' diyoruz.</p> <p><strong>'Sandıktan kaçıyorsunuz, milletten kaçmayın'</strong></p> <p>Vekil saraylarından, aritmetik hesaplardan ya da TBMM'deki olası bir siyasi krizden daha çok milletimizin artık bir seçime ihtiyacının olduğu ortadadır. Bunun çözümü de farklı senaryoları tartışmaktan değil, bir seçimden geçer... Buradan iktidara sesleniyorum; çıkın, dolaşın pazarları, fiyatlara bakın. Maalesef biz bunu söylüyoruz ama çıksalar da bundan anlayacaklarını ben hiç düşünmüyorum. Vatandaşın halini hiçbir şekilde önemsemiyorlar. 20 bin lira alan bir emeklinin elleri boş bir halde pazarda oradan oraya dolaşmasını anlamaları da bu kafayla mümkün değil.</p> <p>Torba kanunlarla birilerinin ceplerini, kendi çıkarlarını düşünürken vatandaş pazar torbasını dolduramıyor. Yani torba kanun adeta artık çorba kanun teklifine dönmüş durumda. Beceremediğiniz, yarım yamalak yaptığınız o torba kanunlardan daha çok vatandaşın pazar torbası inanın çok daha mühim, çok daha önemli. Buradan iktidara sesleniyorum; sizler siyasetçisiniz, milletin oylarını aldınız, burada bahsettiğim o Pendik pazarına beraber gidelim. Sandıktan kaçıyorsunuz ama ne olur milletten kaçmayın. Beraber gidelim, beraber yüzleşelim, birlikte teraziye çıkalım. Vatandaş yaşadığı sıkıntıları anlatsın arkadaş. Sandıktan kaçıyorsunuz, milletten kaçmayın. Bu kaçışın kimseye faydası yok çünkü problemi çözmek zorundasınız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Emekli ağlıyor'</strong></p> <p>Emekli ağlıyor. Bakın ağlıyor derken yakınıyor anlamında değil. Fiziki olarak ağlıyor. Konuşurken gözyaşlarını tutamıyor. Onun için çok açık, net, samimi bir çağrıda bulunuyorum. İstanbul milletvekillerine çağrıda bulunuyorum. İstanbul 1. Bölge milletvekillerine AK Parti'nin İstanbul 1. Bölge milletvekillerine çağrıda bulunuyorum. Gelin Pendik Halk Pazarı'na birlikte gidelim önümüzdeki hafta. </p> <p>Ya da 2. Bölge milletvekilleri Beşiktaş'a birlikte çıkalım çarşıya. Beraber duyalım esnafı. Hani belki şöyle bir algı yaratıyorsunuz. Diyorsunuz ya muhalefet çıkıyor, olmayan bir şeyi varmış gibi gösteriyor. Yüzleşmek için beraber gidelim diyor. Yüreğiniz yetiyorsa kendiniz tek başınıza gidin. Duyun bunları. </p> <p>Eğer yaptığımız siyasetin millete bir faydası yoksa, o siyasetin hiçbir anlamı yoktur. Çıkacaksınız sokağa, pazara, vatandaşa, esnafa soracaksınız nedir derdin diye. O zaman anlayacaksınız. Olmayan suni hiçbir konuyu gündeme getirmiyoruz. Muhalefet olarak birinci önceliğimiz vatandaşımızın derdidir. Biz, vatandaşımızın derdini yüzünüze vurmaya devam edeceğiz.</p> <p>Tekrar sesleniyorum. Yüreğiniz yetiyorsa tabii gelin her hafta sonu birlikte gidelim; çarşıya, pazara ve vatandaşın terazisine hep beraber çıkalım. Ben bunu yapabileceğinizi hiç zannetmiyorum. Çünkü artık milleti umursamadığınız ortada. Vatandaş can derdinde, hayatta kalma mücadelesinde ama siz hiç oralı değilsiniz.</p> <p>Emekli perişan durumda, esnaf ekonomik baskılardan da yılmış durumda. Ama siz 'Görmedim, duymadım, bilmiyorum' havasındasınız. Siz böyle yaptığınız sürece de şundan emin olun. Bugün ya da yarın o sandık önümüze gelecek. Vatandaş da size diyecek ki biz sizi görmedik, biz sizi duymadık, biz sizi artık bilmiyoruz ve tanımıyoruz. Bunu duyacaksınız.</p> <p><strong>'Merkez Bankası 1 trilyon liranın üzerinde zarar açıkladı'</strong></p> <p>Ne zaman o sandığı getirirseniz o zaman bu cümleleri bizzat vatandaşın ağzından duyacaksınız. Bakın bütün bu yaşadığımız sıkıntıların, bütün bu problemlerin, ekonominin bu duruma gelmesinin ana sebeplerinin yaptığı, bu konuyu bu hale getirirken yaptıkları en büyük hata Merkez Bankası bağımsızlığını ortadan kaldırmak oldu.</p> <p>İşte geçtiğimiz sene 2025 yılı Merkez Bankası bilançosu açıklandı. Milyarlarca lira zarar ortaya çıktı. 1 trilyon liranın üzerinde rekor bir zarar açıkladı Merkez Bankası. Bütün bunlar yaşanırken İstanbul'un finans merkezi olmasından bahsediliyor. Hatta bu konu gündeme geldiğinde de Dubai ile İstanbul kıyaslanıyor.</p> <p>Azıcık ekonomiden anlayan, 'Türkiye'ye yatırımcı gelsin, Türkiye finans merkezi olsun, İstanbul finans merkezi olsun' diyenin ilk anlaması gereken şey yatırımcının, finansmanın güvenin, hukukun, hukukun üstünlüğünün olduğu yere gideceği. Kıyaslama yapıyorsunuz. Uluslararası endekslere çok itibar etmiyorsunuz ama ben size gene de bir rakam vereyim. Uluslararası hukuk endeksinde Dubai hukukun üstünlüğünde 37. sıradayken Türkiye hukukun üstünlüğünde 118. sırada. Siz İstanbul'u finans merkezi haline getirmek istiyorsunuz. Gurur duyarız, mutlu oluruz, memnun oluruz ama bunu yaparken de rasyonel olmak lazım.</p> <p>Gerçekten İstanbul'u finans merkezi haline getirmek için ihtiyaç duyulan en büyük konunun hukukun üstünlüğü ve güvenilirlik, öngörülebilirlik olduğunun anlaşılması lazım. Çünkü yatırımcı 3 yıl, 5 yıl, 7 yıl sonrasını bilmek, görmek ister. Hazinede para yok. Vatandaşta para yok. Peki, bu para nerede? Paranın nerede olduğunu anlamak için nereye bakacağız? Faiz lobilerine bakacağız. Dış güçlerinin ve iktidar yandaşlarının cebine bakın paranın nerede olduğunu görmek istiyorsanız. Milletin parası bunların cebinde. Şimdi seçime yakın bir seçim ekonomisi süreci başlayacak gene. Herkes bol keseden para dağıtılacak.</p> <p>Üstelik bunlar bizim, yani hepimizin bütçesi üzerinden yapılacak ve iktidar partisine propaganda için kaynak aktarılacak olan paradan bahsediyoruz. Bunun olmaması gerektiğini defalarca vurguladık. Fakat gene aynı adımlar atılacak. Sonra ne olacak? Seçim bitti. Hadi enkazı hep birlikte topluyoruz.</p> <p>'Vatandaşım dişini sıksın, vatandaşım şükretsin, vatandaşım biat etsin, vatandaşım daha fazlasını istemesin, vatandaşım sussun, fazla da konuşmasın'... İşte siz vatandaş değil, kendinize kul köle yaratmaya çalışıyorsunuz. Vatandaşlık anlayışını da değiştirip yerine teba getirmek istiyorsunuz.</p> <p>Esnafa ağır vergi yükleri, Maliyecilerin baskısı ama iktidara yakın devlere de birtakım vergi kolaylıkları, yapılandırmalar, sürekli koruma ve kollama. İşte tam bir otoriterlik düzenidir. Bir sonraki adımın da ne olduğunu hepiniz tahmin edebiliyorsunuz.</p> <p>Bir sonraki adım demişken de birileri çıkıp bize bir takım modeller sunuyor. Mesela Rusya gibi bunlarla ittifak yapmayı, bir sonraki seçimde koalisyonun şartı hâline getiriyorlar.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iyi-parti-sozcusu-kavuncu-sandigi-koyun-vatandas-kararini-versin</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:07:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/iyi-parti-sozcusu-kavuncu-sandigi-koyun-vatandas-kararini-versin.jpg" type="image/jpeg" length="17029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden iş güvenliğine sanatsal dokunuş: 'Gözümden Güvenli Çalışma' fotoğraf yarışması başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-is-guvenligine-sanatsal-dokunus-gozumden-guvenli-calisma-fotograf-yarismasi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-is-guvenligine-sanatsal-dokunus-gozumden-guvenli-calisma-fotograf-yarismasi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), iş sağlığı ve güvenliği bilincini sanatla buluşturmak amacıyla 'Gözümden Güvenli Çalışma' fotoğraf yarışmasını başlattı. Ulusal çapta düzenlenen yarışmaya başvurular, 2 Mayıs 2026'ya kadar devam edecek.  ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), iş sağlığı ve güvenliği bilincini sanatla buluşturmak amacıyla 'Gözümden Güvenli Çalışma' fotoğraf yarışmasını başlattı. Ulusal çapta düzenlenen yarışmaya başvurular, 2 Mayıs 2026'ya kadar devam edecek.  </p> <p>ABB Sağlık İşleri Daire Başkanlığı öncülüğünde İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri (İSGFED), Risk Yönetimi Derneği, İSG Haber (Kariyer Enstitüsü) ve MEDİTEK ARGE AŞ iş birliğiyle hayata geçirilen 'Gözümden Güvenli Çalışma' fotoğraf yarışması için başvurular başladı.</p> <p>28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü ile 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında düzenlenen yarışma ile iş sağlığı ve güvenliğinin bir yaşam kültürü olduğu mesajının sanat amacıyla topluma kazandırılması amaçlanıyor.</p> <p><strong>Güvenl</strong><strong>i </strong><strong>çal</strong><strong>ı</strong><strong>şma kültürüne sanatla fark</strong><strong>ı</strong><strong>ndal</strong><strong>ı</strong><strong>k </strong></p> <p>Yarışma, çalışma hayatındaki güvenli anları fotoğraf kareleriyle görünür kılarak toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyor. Katılımcılar, iş güvenliğini yansıtan en anlamlı karelerle hem sanatsal üretimlerini sergileyecek hem de güvenli bir geleceğe katkı sunacak.</p> <p>İş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekilen yarışmada, 'bir kare ile bir hayat' anlayışı ön plana çıkarılıyor.  </p> <p><strong>Başvurular, 2 </strong><strong>M</strong><strong>ay</strong><strong>ı</strong><strong>s'a kadar devam edecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bugün itibarıyla başlayan başvurular, 2 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek. Seçici kurul, 3 Mayıs 2026'da toplanacak, sonuçlar ise 5 Mayıs 2026'da açıklanacak. Yarışmaya katılmak isteyenler başvurularını, 'https://yarisma.meditek.tr/' adresi üzerinden gerçekleştirebilecek.   </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-is-guvenligine-sanatsal-dokunus-gozumden-guvenli-calisma-fotograf-yarismasi-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:06:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ankara-buyuksehir-belediyesinden-is-guvenligine-sanatsal-dokunus-gozumden-guvenli-calisma-fotograf-yarismasi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="75751"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeynel Emre: 'AİHM'in İmamoğlu davası hakkındaki soruları, davanın siyasi olduğu tezini doğruluyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/zeynel-emre-aihmin-imamoglu-davasi-hakkindaki-sorulari-davanin-siyasi-oldugu-tezini-dogruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/zeynel-emre-aihmin-imamoglu-davasi-hakkindaki-sorulari-davanin-siyasi-oldugu-tezini-dogruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Zeynel Emre, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun başvurusu sonrasında AİHM'in sorduğu sorulara ilişkin, 'Burada beşinci ve altıncı sormuş olduğu soruya baktığınız zaman, bir defa politik amaçlı tutuklama iddiası ve davanın siyasi niteliğini irdelediğini görüyorsunuz. Sayın İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı süreci, seçme-seçilme hakkına yönelik müdahale konusunda da bir sorgulama yaptığını görüyoruz. Esasında başından beri bizim ortaya koyduğumuz tezin doğruluğu bir yönüyle de burada ortaya çıkmış oluyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>CHP Sözcüsü Zeynel Emre, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun başvurusu sonrasında AİHM'in sorduğu sorulara ilişkin, 'Burada beşinci ve altıncı sormuş olduğu soruya baktığınız zaman, bir defa politik amaçlı tutuklama iddiası ve davanın siyasi niteliğini irdelediğini görüyorsunuz. Sayın İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı süreci, seçme-seçilme hakkına yönelik müdahale konusunda da bir sorgulama yaptığını görüyoruz. Esasında başından beri bizim ortaya koyduğumuz tezin doğruluğu bir yönüyle de burada ortaya çıkmış oluyor' dedi.</p> <p>CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, CHP Genel Başkanlık İstanbul Çalışma Ofisi'nde basın toplantısı düzenledi. Emre, şunları kaydetti:</p> <p>'Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol da tıpkı diğer seçilmişler, partimizin diğer yetkilileri gibi büyük bir kumpasa uğrayarak tutuklandı. Ülkemiz karanlık bir süreçten geçmektedir. Bildiğimiz ceza hukukunun temel ilkeleri anlamında geçerliliği olmayan, soyut iddialara dayalı, somut delillerin bulunmadığı dosyalarla karşı karşıyayız. Kimse bu yaşanan süreci normal bir yargılama gibi değerlendirmemizi beklemesin. Bu tüm vatandaşlarımız da görüyor ki eline geçirdikleri yargıyla birlikte biz ona AK Parti'nin yargı kolları diyoruz, bütün gücüyle CHP'nin kurumsal kimliğini ortadan kaldırmak, seçilmişlerin iradesini, halkın umudunu kırmak maksadıyla yapılan seri operasyonlardır. Türkiye'de kooperatif davasından gidin, bakın; tutuklu dahi bulamazsınız. Böylesine önemli pozisyonda bulunan kimseleri siyaseten saf dışı bırakmak için yapılan operasyonlar karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. CHP ölümü göze alanların partisidir. CHP savaş meydanlarında kurulmuştur. CHP Kuvayı Milliye ruhudur. Lideri Mustafa Kemal Atatürk 41 kez suikastla karşılaşmasına rağmen inandığı yoldan dönmemiştir. Biz de inandığımız yoldan yürümeye kararlılıkla devam edeceğiz.</p> <div class='content-inner with-subheader' dir='auto'> <strong>'AİHM'in İmamoğlu davası hakkındaki soruları ortaya koyduğumuz tezi doğruluyor'</strong></div> <p>Biz davaların siyasi olduğunu söylüyoruz. Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) Sayın İmamoğlu'nun başvurusu sonrasında AİHM'in bir değerlendirmesi oldu. Öncelikli inceleme kararı aldı. Sormuş olduğu altı sorunun dördü, benzer durumlarda sormuş olduğu matbu sorulardır. Burada beşinci ve altıncı sormuş olduğu soruya baktığınız zaman, bir defa politik amaçlı tutuklama iddiası ve davanın siyasi niteliğini irdelediğini görüyorsunuz. Ve yine Sayın İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı süreci, seçme-seçilme hakkına yönelik müdahale konusunda sorgulama yaptığını görüyoruz. Esasında başından beri ortaya koyduğumuz tezin doğruluğu bir yönüyle ortaya çıkmış oluyor. Bu sorulara cevap verdikten sonra bir ihlal kararı vermesi muhtemeldir. Görünen odur. Türkiye, uzunca bir süredir AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının bağlayıcılığına rğmen tanınmamasından kaynaklı ciddi maddi ve manevi zararlara uğramaktadır. Biz buradan iyi bir karar, hakkaniyetli bir karar çıkmasını ve bu kararın Anayasa 90'da yazdığı şekliyle bizim açımızdan bağlayıcı olduğunun altını çizelim. Ve bunu da takip ettiğimizi belirtelim.</p> <p><strong>'</strong><strong>O</strong><strong> kadar çok şey satıldı ki sıra otoyollara, ormanlara, milli parklara </strong><strong>geldi'</strong></p> <p>CHP olarak büyük saldırılar altındayız. Buna karşın vatandaşımızın gerçek gündemini söylemekten geri durmayacağız. Vatandaşımız yoksullukla boğuşuyor. Vatandaşımız çocuklarının geleceğini, eğitimini düşünüyor. Bir yandan ülkesinin madenlerinin, ormanlarının, ta Cumhuriyet döneminden kalma mallarının nasıl peşkeş çekildiğini görüyor. O kadar çok şey satıldı ki sıra otoyollara, ormanlara , milli parklara geldi. Buraları satmak istiyorlar. Geçtiğimiz gün, Sayın Erdoğan'ın bir açıklaması var, evlere şenlik. Diyor ki 'Bizim gündemimizde seçim yok. Türkiye'yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü bir şekilde konumlandırmak için yoğun çaba sarf ediyoruz.' Bu açıklamadan şunu anlayamıyoruz. Bizim ülkemize fabrika mı yapılacak, yatırım mı yapılacak? Katma değeri yüksek ürünler mi üretilecek bu ülkede? Bu ülkedeki işsizliğin son bulması için çeşitli hamlelerde mi bulunulacak? Üretim ekonomisine mi geçeceğiz?</p> <p><strong>'</strong><strong>Erdoğan'ın </strong><strong>elini </strong><strong>sıktığı CEO, Katil Netanyahu'nun ve onun destekçilerinin yanında yer almıştır</strong><strong>'</strong></p> <p>Sayın Erdoğan'ın bu sözleriyle birlikte ülkeyi uluslararası sermayeye peşkeş çekmenin itirafının olduğunu görüyoruz. Çünkü aynı hafta kiminle fotoğraf vermiş? BlackRock'un CEO'su ile. Dünyanın en büyük fonlarından biri. Bu şirket dünyayı sömüren şirketlerin başında geliyor. 'Bu şirketin en önemli özelliklerinden biri ne' derseniz İsrail'e verdiği destektir. Tayyip Erdoğan'ın elini sıktığı bu CEO, mazlum Filistin halkının yanında değil; Katil Netanyahu'nun ve onun destekçilerinin yanında yer almıştır. İliç'te maden faciasının yaşandığı Kanada merkezli şirketin en büyük hissedarı BlackRock.</p> <p><strong>'S</strong><strong>on bir haftada Yalova'nın yaklaşık iki kat daha fazla bir orman arazisi</strong><strong> </strong><strong>madencilik faaliyeti</strong><strong>ne açıldı'</strong></p> <p>Gümüşhane'nin toplam yüzölçümünün yüzde 93'üne madencilik ruhsatı verilmiş. Kütahya yüzde 92. Giresun yüzde 85. Uşak yüzde 80. Çanakkale ve Balıkesir yüzde 79. Muğla ormanlarının yüzde 65'i, Ordu'da koruma alanlarının yüzde 91'i, Erzincan ve Tunceli'deki meraların yüzde 66'sı ve ormanların yüzde 52'si için madencilik ruhsatı verildiği tespit ediliyor. Sadece son bir haftada Yalova'nın yaklaşık iki kat daha fazla bir alanının orman arazisinin madencilik faaliyeti için açıldığını görüyorsunuz. Bu normal midir? Hangi ülkede bu düzeyde bir yağma gerçekleşmektedir?</p> <p>Muğla Akbelen'de linyit kömürü için doğayı niye katlediyorsunuz? Siz kendi ülkenize niye böyle düşmanlık yapıyorsunuz? Ormanları yok ediyorsunuz, orada bunun mücadelesini veren Esra Işık'ı tutukluyorsunuz. Başar Aksu'yu tutukluyorsunuz. Almanya'yı linyit kömüründen çıktığı için övgüyle bahsediyorsunuz. Aynısını siz doğayı katledecek bir şekilde yapıyorsunuz.</p> <p><strong>'Ç</strong><strong>eyrek asır</strong><strong>dır </strong><strong>süren bu talan düzenini elbette sizlerle birlikte sonlandıracağız</strong><strong>'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Biz çeyrek asırdır süren bu talan düzenini elbette sizlerle birlikte sonlandıracağız. Genel Başkanımız mitinglerde, grup toplantısında ifade ediyor. Belki bu yolda acı çekeceğiz, üzüntü duyacağız. Belki daha fazla kumpaslarla karşı karşıya kalacağız. Ama hiçbir otoriter dönemin karanlık düzeni bir ömür boyu gitmeyeceği dünya tarihi bize göstermiştir. Ülkemiz ise ta Cumhuriyet öncesine dayanan parlamento geleneğine sahip bir ülkedir. Dolayısıyla biz bir aydınlanma dönemi geçirmişiz, devrimler geçirmişiz. Bu saatten sonra bu ülke, bir tek adam düzeniyle yönetilemez.</p> <p><strong>'</strong><strong>Bizim Cumhurbaşkanı'nın yaptığı açıklamayla İspanya Başbakanı'nın yapmış olduğu açıklamaya </strong><strong>arasındaki farka </strong><strong>bakın</strong><strong>'</strong></p> <p>Bölgemiz ateş çemberi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik haksız bir saldırısı oldu. Bundan kaynaklı enerji fiyatlarında ciddi artışlar oldu. Şimdi orada bir müzakere süreci var. Bu müzakere sürecinin önce ülkemizde yapılacağı söylenmişti. Ülkemizin dünyadaki itibarı için önemlidir. Ama görüyorsunuz, görüşmeler önce Umman'da yapıldı. Sonra Pakistan'ın öncülüğünde yapıldı. Burada biz yokuz. Türkiye olarak bizim burada daha öncü bir rol oynamamız lazımdı. Ancak tabii ülkemizin dış politikası, uzun yıllardır ciddi şekilde savruluyor. Atanan büyükelçiler hariciye geleneğinin dışında, AK Parti'nin kendi yandaşlarına kadro ayarlamak amacıyla kullandığı, yüksek maaşlar aldığı kıymetli makamlar olarak görülüyor. Bir geçici ateşkes oluştu. Bu ateşkesten sonra, hakikaten ibretlik, bugün Türkiye, İran komşu. Tarihsel olarak ortak geçmişimiz var, yaşanmışlıklar var. Bizim ülkemizin Cumhurbaşkanı'nın yaptığı açıklamayla İspanya Başbakanı'nın yapmış olduğu açıklamaya bakın. Aradaki farka, aradaki duyguya baktığınız zaman hakikaten bizdeki içler acısı. Sayın Erdoğan, ne Trump'a tek kelime ediyor ne Netanyhu'ya ne Amerika'ya ne İsrail'e. Ortadan ortadan açıklamalar yaptığını görüyoruz.'</p> <p><strong>'S</strong><strong>iz böyle fotoğraf verirseniz, sizi kim ciddiye alır dünyada</strong><strong>'</strong></p> <p>Konuşmasına Tahran Büyükelçisi ve Dışişleri Bakan Yardımcısı'nın fotoğraflarını göstererek devam eden Emre, şunları söyledi:  </p> <p>'Niye biz dış politikada ciddiye alınmıyoruz? Geçtiğimiz günlerde Tahran Büyükelçisi, Urumiye Başkonsolosluğu'nu ziyaret ediyor. Bir ülkedeki, bizi dışarıda temsil eden büyükelçi gittiği ülkede Türkiye Cumhuriyeti devletidir. O muameleyi görür. Kot pantolon, deri ceket giymiş. Böylesine bir dünya konjonktüründe vermiş olduğu fotoğrafa bakın. Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Yakışıyor mu bu? Monşer diye aşağılıyordunuz önceki dönemdeki büyükelçileri. Dışişleri Bakan Yardımcısı, ateş çemberindeyiz onun hali de bu. Böyle televizyona katılıyor. Yani siz böyle fotoğraf verirseniz, sizi kim ciddiye alır dünyada? Hiçbir ciddiyetiniz kalmaz. Ama zararı 85 milyon görüyoruz. Orta Doğu'daki 13 büyükelçinin 11'i evlere şenlik; eş, dost, akraba...</p> <p><strong>'</strong><strong>Askeri sağlık sistemini, </strong><strong>CHP </strong><strong>iktidarında muhakkak yeniden kuracağız</strong><strong>'</strong></p> <p>Bu ülkeye çok zarar verdi AK Parti iktidarı. AK Parti ülkeye FETÖ belasını bela etti. Darbe girişimi yaşadık, ciddi zararlar yaşadık. Geçmiş kumpaslarda birlikte bu ülkenin aydınlarına, akademisyenlerine, askerlerine büyük kumpaslar kuruldu. Darbe girişiminden sonra da ülkenin güzide kurumlarından biri olan GATA, FETÖ bahanesiyle kapatıldı. Halbuki devletin kurumlarının içinde yanlış unsurlar varsa bunları ayıklarsınız. Ama askeriyedeki sağlık sistemi olmazsa olmazdır. Çünkü savaşta asıl olan ateş altında yaşatabilmektir. Altın saatler değil, altın dakikalar söz konusudur. O nedenle muharebe sırasında askeri sağlık sistemi, savunma sisteminin görünmeyen zırhlıdır. NATO içinde bu kadar yüksek hareket kabiliyetine sahip ve bir askeri sağlık sistemi olmayan tek ülke pozisyonundayız. Bu kabul edilebilir değildir. Çünkü oradaki sağlık personeli askeri eğitim almıştır. Askerdir, zor koşullarda dayanıklılığa, çalışmaya, mücadeleye, çatışmaya hepsine hazırdır. Ve bu tek bir unsurdan ibaret değildir. Bakın, savaş cerrahisi, travmatoloji, psikolojik dayanıklılık, taktik tıp konularında eğitim almış kimselerdir. Bu ülkemiz için ihtiyaçtır. Yani biz buradan CHP olarak söyleyelim: Askeri sağlık sistemini, CHP iktidarında muhakkak yeniden kuracağız. Bu alandaki açığı kapatacağız.</p> <p><strong>'</strong><strong>B</strong><strong>ir ülkenin beşte biri şüpheli olur mu</strong><strong>'</strong></p> <p>Reşit insanları düşünün, 55-60 milyon civarı. 16 milyon 73 bin kişinin adı soruşturma dosyasında geçmiş. Bazılarının birden fazla soruşturma dosyasında var. Bir ülkenin beşte biri şüpheli olur mu? Beşte biri şüpheli olan bir ülke ayakta kalabilir mi? Mal varlığına karşı işlenen suçlardan çok büyük artış var. Hırsızlıkta artış var. Mala zarar vermede, yağmada, uyuşturucuda artış var. Hürriyete karşı suçlarda, tehditte artış var. Hakaret suçlarında, yani vücut dokunulmazlığı ihlal suçu 1 milyon 39 bin 516 kişi.</p> <p><strong>'E</strong><strong>nkazdan kurtuluşun yolu sandıktır</strong><strong>'</strong></p> <p>Alacak-verecek icra dosyasına baktığımız zaman yeni açılanlarla birlikte 2025 yılında önceden devredilen toplam rakam 35 milyon 284 bin 34 dosya. Böyle bir rakam tespit edilmiş değil. Her alanda artış var. Siz diğer davalarla, bu icra iflasları birleştiğinizde 58 milyon yetişkin nüfusunun olduğu bir yerde, herkes mahkemelik, herkes icralık, herkesin soruşturma dosyalarında adı geçiyor, herkes yargılanıyor. Böyle bir ülkede açıktır ki çeyrek yüzyıl sonunda yönetememiş, iflas etmiş, ülkeyi batırmış, ciddi zarara uğratmış, gerek sosyal açıdan gerek ekonomik açıdan büyük tahribat vermiş bir iktidar var. Büyük bir enkaz var. Bu enkazdan nasıl kurtuluruz dediğimizde, bu enkazdan kurtuluşun yolu sandıktır. Ve bu sandığın en kısa sürede gelmesi için CHP olarak mücadele etmeye devam edeceğiz. Elbette günün sonunda sizlerle birlikte halkın iktidarını kuracağız ve Türkiye hak ettiği şekilde yönetilecektir.'</p> <p><strong>'</strong><strong>Orban'ın da orada hep kalmayacağı aşikardı</strong><strong>,</strong><strong> </strong><strong>d</strong><strong>ünyadaki diğer otoriter liderler de kalamayacaktır</strong><strong>'</strong></p> <p>Emre, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Emre, Macaristan seçimleriyle ilgili soruya şu yanıtı verdi:</p> <p>'Hiçbir otokrat, hiçbir baskıcı düzen uzun süreli dayanamaz. Geniş bir tarih içinde düşündüğümüzde, aslında bir virgül, bir nokta olarak gelip geçer. Ama o dönem içerisinde yaşattığı acılar olur, verdiği kayıplar olur, insanlara çektirdiği sıkıntılar olur. O nedenle Orban'ın da orada hep kalmayacağı aşikardı, dünyadaki diğer otoriter liderler de kalamayacaktır. Büyük farkla sonuçlandı. Her türlü baskıcı düzene, haksızlığa karşı büyük farkla halk sandıkta dersi verdi. Ben bunun dünya demokrasi için önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü dünyada karmaşık ve kaotik bir düzenin içerisindeyiz. Biz de içinde bulunduğumuz dönemde daha öncesinden muasır medeniyetler derdik, örnek ülkeler gösterirdik. Şimdi içinde bulunduğumuz coğrafyadan dünyaya da model olacak gerçek anlamda bir demokrasiyi, kuvvetler ayrılığını, medya özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü, özgür üniversiteleri ve huzurlu bir Türkiye'yi biz de inşa edeceğiz. Bizdeki düzen de elbette değişecek.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/zeynel-emre-aihmin-imamoglu-davasi-hakkindaki-sorulari-davanin-siyasi-oldugu-tezini-dogruluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:58:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/zeynel-emre-aihmin-imamoglu-davasi-hakkindaki-sorulari-davanin-siyasi-oldugu-tezini-dogruluyor.jpg" type="image/jpeg" length="56275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Macron: 'Hürmüz Boğazı için İngiltere ile birlikte çok uluslu misyona katkı sunacak ülkelerle konferans düzenleyeceğiz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/fransa-cumhurbaskani-macron-hurmuz-bogazi-icin-ingiltere-ile-birlikte-cok-uluslu-misyona-katki-sunacak-ulkelerle-konferans-duzenleyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/fransa-cumhurbaskani-macron-hurmuz-bogazi-icin-ingiltere-ile-birlikte-cok-uluslu-misyona-katki-sunacak-ulkelerle-konferans-duzenleyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ''Hürmüz Boğazı'na ilişkin önümüzdeki günlerde Birleşik Krallık ile birlikte, boğazda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmeyi amaçlayan barışçıl çok uluslu bir misyona katkı sunmaya hazır ülkelerle bir konferans düzenleyeceğiz'' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ''Hürmüz Boğazı'na ilişkin önümüzdeki günlerde Birleşik Krallık ile birlikte, boğazda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmeyi amaçlayan barışçıl çok uluslu bir misyona katkı sunmaya hazır ülkelerle bir konferans düzenleyeceğiz'' dedi. </p> <p>Macron, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İsrail'in İran'a saldırısının ardından bölgede ortaya çıkan krizin ancak güçlü ve sürdürülebilir bir anlaşmayla çözülebileceğini vurguladı. </p> <p>Fransa Cumhurbaşkanı Macron, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>''Orta Doğu'daki çatışmaya diplomatik yollarla hızlı bir şekilde güçlü ve kalıcı bir çözüm bulunması için hiçbir çabadan kaçınılmamalıdır. Böylesi bir çözüm, herkesin barış ve güvenlik içinde yaşayabilmesini sağlayacak sağlam bir çerçeve sunmalıdır.</p> <p>Bu doğrultuda, temel tüm meseleler kalıcı çözümlerle ele alınmalıdır. Buna İran'ın nükleer ve balistik faaliyetleri, bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemleri, Hürmüz Boğazı'nda serbest ve kesintisiz seyrüseferin mümkün olan en kısa sürede yeniden sağlanması ve Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne tam saygı çerçevesinde yeniden barış yoluna dönmesinin sağlanması dahildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Fransa, çatışmanın ilk gününden bu yana yaptığı gibi üzerine düşeni tam olarak yerine getirmeye hazırdır.</p> <p>Hürmüz Boğazı'na ilişkin olarak ise önümüzdeki günlerde Birleşik Krallık ile birlikte, boğazda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmeyi amaçlayan barışçıl çok uluslu bir misyona katkı sunmaya hazır ülkelerle bir konferans düzenleyeceğiz. Çatışmanın taraflarından ayrı, tamamen savunma amaçlı olan bu misyon, koşullar elverdiği anda konuşlandırılmak üzere planlanmaktadır.''</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/fransa-cumhurbaskani-macron-hurmuz-bogazi-icin-ingiltere-ile-birlikte-cok-uluslu-misyona-katki-sunacak-ulkelerle-konferans-duzenleyecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:50:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/fransa-cumhurbaskani-macron-hurmuz-bogazi-icin-ingiltere-ile-birlikte-cok-uluslu-misyona-katki-sunacak-ulkelerle-konferans-duzenleyecegiz.png" type="image/jpeg" length="11568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun Belediyesi ekiplerinden sahada eş zamanlı çalışma]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/giresun-belediyesi-ekiplerinden-sahada-es-zamanli-calisma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/giresun-belediyesi-ekiplerinden-sahada-es-zamanli-calisma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun Belediyesi'nin saha ekipleri, vatandaşların yaşam kalitesini artırmak ve kentin ihtiyaçlarına hızlı çözümler üretmek amacıyla birçok noktada eş zamanlı çalışma yürütüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(GİRESUN) </strong>- Giresun Belediyesi'nin saha ekipleri, vatandaşların yaşam kalitesini artırmak ve kentin ihtiyaçlarına hızlı çözümler üretmek amacıyla birçok noktada eş zamanlı çalışma yürütüyor.</p> <p>Giresun Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından Kale'de küp taş tamiratı, Gemilerçekeği Mahallesi'nde merdiven yapımı, Gedikkaya Mahallesi'nde cami çevresinde düzenlemesi, Aksu Mahallesi Caner Sokak ve 38 Nolu Sokak'ta kaldırım tamiratı; Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü tarafından ise Hacısiyam Mahallesi İnönü Caddesi'nde kanal tamiratı, Osmaniye Mahallesi Sinema Caddesi'nde içme suyu hat tamiratı çalışmaları yürütülüyor.</p> <p>Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri ise kent genelindeki yeşil alanlarda peyzaj ve düzenleme çalışmalarına devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Belediye yetkilileri, çalışmaların planlı bir şekilde devam ettiğini belirterek, vatandaşlardan gelen talep ve önerilerin de dikkate alındığını bildirdi. Yetkililer, kentin daha modern ve yaşanabilir bir hale gelmesi için saha ekiplerinin yoğun mesai harcadığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Giresun</category>
      <guid>https://www.haber500.com/giresun-belediyesi-ekiplerinden-sahada-es-zamanli-calisma</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:50:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/giresun-belediyesi-ekiplerinden-sahada-es-zamanli-calisma.jpeg" type="image/jpeg" length="76108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İHD Tunceli Şubesi: Gazeteciler hedef haline getiriliyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ihd-tunceli-subesi-gazeteciler-hedef-haline-getiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ihd-tunceli-subesi-gazeteciler-hedef-haline-getiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan Hakları Derneği (İHD) Tunceli Şubesi Eş Başkanı Özgür Ateş, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların arttığını belirterek, 'Kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu yerine getiren gazeteciler gözaltı, tutuklama, soruşturma ve yargı baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Haber takibi yapmak, gerçekleri yazmak ve kamuoyunu bilgilendirmek suç gibi gösterilmekte; gazeteciler hedef haline getirilmektedir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class='p1'><strong>Haber: Caner AKTAN</strong></p> <p class='p1'><strong>(TUNCELİ) -</strong> İnsan Hakları Derneği (İHD) Tunceli Şubesi Eş Başkanı Özgür Ateş, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların arttığını belirterek, 'Kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu yerine getiren gazeteciler gözaltı, tutuklama, soruşturma ve yargı baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Haber takibi yapmak, gerçekleri yazmak ve kamuoyunu bilgilendirmek suç gibi gösterilmekte; gazeteciler hedef haline getirilmektedir' dedi.</p> <p class='p1'>İnsan Hakları Derneği (İHD) Tunceli Şubesi üyeleri, basın özgürlüğü ve tutuklu gazetecilere ilişkin basın açıklaması düzenledi. Sanat Sokağı'nda yapılan açıklamayı Şube Eş Başkanı Özgür Ateş yaptı. </p> <p class='p1'>Özgür Ateş, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların her geçen gün arttığını, gazetecilik faaliyetlerinin sistematik biçimde kriminalize edilerek susturulmak istendiğini belirterek, 'Kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu yerine getiren gazeteciler gözaltı, tutuklama, soruşturma ve yargı baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Haber takibi yapmak, gerçekleri yazmak ve kamuoyunu bilgilendirmek suç gibi gösterilmekte, gazeteciler hedef haline getirilmektedir' dedi.</p> <p class='p2'><strong>'Yargı baskı aracına dönüştürülüyor'</strong></p> <p class='p1'>Son dönemde gazetecilere yönelik operasyonların arttığını vurgulayan Ateş, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p1'>'Gazetecilere yönelik operasyonlar, ev baskınları, dijital materyallere el koymalar, uzun gözaltı süreleri ve tutuklama uygulamaları sıradanlaştırılmıştır. Yargı mekanizması bir baskı aracına dönüştürülerek gazeteciler üzerinde sistematik bir sindirme politikası yürütülmektedir. Bu tablo yalnızca basın emekçilerini değil, toplumun haber alma hakkını ve demokratik yaşamı doğrudan tehdit etmektedir. Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılan PİRHA muhabiri tutuklu gazeteci Cihan Berk'in duruşması bir gazetecinin değil, toplumun haber alma hakkının yargılandığı bir sürece dönüşmüştür.'</p> <p class='p2'><strong>'Dezenformasyon yasası caydırıcı etki yaratıyor'</strong></p> <p class='p1'>'Dezenformasyon Yasası' olarak bilinen düzenlemenin gazeteciler üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Ateş, 'Özellikle 'yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasının muğlaklığı, gazetecilerin haber yapma pratikleri üzerinde caydırıcı bir etki yaratmaktadır. 20 Şubat'ta Alican Uludağ, 15 Mart 2026 tarihinde gazeteci Bilal Özcan'ın, 21 Mart 2026 tarihinde ise BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı'nın benzer suçlamalarla gözaltına alınıp tutuklanmaları, söz konusu düzenlemenin pratikte nasıl uygulandığını göstermesi açısından dikkat çekicidir. Son dönemde Müslüm Koyun, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Züleyha Müldür ev baskınlarıyla gözaltına alınmış veya tutuklanmıştır. Tüm bu baskılara rağmen gazeteciler, cezaevinden dahi haber üretmeye ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam etmektedir' ifadelerini kullandı.</p> <p class='p2'><strong>'Gazeteciler yargı yoluyla hedef alınıyor'</strong></p> <p class='p1'>Gazeteci Ertan Çıta'nın yargı sürecine de değinen Ateş, 'Dersim Belediyesi'ne kayyum atanmasının ardından gelişen protestolara katıldığı gerekçesiyle yargılanan gazeteci Ertan Çıta'nın durumu, ifade özgürlüğünün daraltıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Gazeteciler hakkında açılan soruşturmalar, haberleri ve paylaşımları gerekçe gösterilerek suçlanmaları basın özgürlüğüne yönelik sistematik bir müdahalenin sürdüğünü göstermektedir. Gazeteciliğin suç olarak gösterilmesi kabul edilemez. Gazetecilik suç değildir. Basın özgürlüğü, demokratik toplumların vazgeçilmez temelidir. Özgür basının olmadığı bir yerde halkın gerçeklere ulaşması mümkün değildir' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Tunceli</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ihd-tunceli-subesi-gazeteciler-hedef-haline-getiriliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:39:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ihd-tunceli-subesi-gazeteciler-hedef-haline-getiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="27769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TKP: 'NATO Zirvesine giden süreçte emperyalizmle mücadele partinin merkezi gündemlerinden biri olmaya devam edecek']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tkp-nato-zirvesine-giden-surecte-emperyalizmle-mucadele-partinin-merkezi-gundemlerinden-biri-olmaya-devam-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tkp-nato-zirvesine-giden-surecte-emperyalizmle-mucadele-partinin-merkezi-gundemlerinden-biri-olmaya-devam-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Komünist Partisi'nden yapılan açıklamada, dün toplanan Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite toplantısında temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesine giden süreçte emperyalizmle mücadelenin partinin merkezi gündemlerinden biri olmaya devam etmesinin değerlendirildiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Türkiye Komünist Partisi'nden yapılan açıklamada, dün toplanan Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite toplantısında temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesine giden süreçte emperyalizmle mücadelenin partinin merkezi gündemlerinden biri olmaya devam etmesinin değerlendirildiği bildirildi.</p> <p>Türkiye Komünist Partisi'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre dün gerçekleşen Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite toplantısında, dünya ve ülke siyasetindeki gelişmeler gündeme geldi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p> <p>'Toplumda son dönemde yeniden yükselen NATO karşıtlığı, TKP'nin geçtiğimiz hafta Ankara'da gerçekleştirdiği protestoların yansımalarıyla birlikte ele alındı. Temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesine giden süreçte emperyalizmle mücadelenin partinin merkezi gündemlerinden biri olmaya devam etmesi değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Küba ile dayanışma konusunda atılacak adımlar da toplantı gündemleri arasındaydı. TKP'nin 19 Nisan'da İstanbul'da gerçekleştireceği, Küba Komünist Partisi'nden yetkililerin de konuşmacı olarak yer alacağı Küba ile dayanışma etkinliğinin programı gözden geçirildi. Küba'daki belirli hastanelere medikal ekipman gönderilmesini kapsayan dayanışma organizasyonunun son hazırlıkları ve Jose Marti Küba Dostluk Derneği'nin başlatacağını ilan ettiği güneş panelleri kampanyasına katkı konulması için çalışmalar detaylandırıldı.</p> <p>Toplantıda 1 Mayıs programı ve hazırlıkları ayrıntılı bir biçimde ele alındı. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs'ın işçi sınıfının enerjisini ve umudu artıracak bir içerik ve biçimle örgütlenmesinin önemi ve yolları tartışıldı. TKP'nin 1 Mayıs programının hafta başında kamuoyu ile paylaşılması kararlaştırıldı.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tkp-nato-zirvesine-giden-surecte-emperyalizmle-mucadele-partinin-merkezi-gundemlerinden-biri-olmaya-devam-edecek</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:37:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/tkp-nato-zirvesine-giden-surecte-emperyalizmle-mucadele-partinin-merkezi-gundemlerinden-biri-olmaya-devam-edecek.jpeg" type="image/jpeg" length="21188"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi tamamlandı... Belediye Başkan Vekili Çiçek: 'Manavgat'ın geleceğini birlikte yazmaya başladık']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/manavgat-ortak-akil-ve-eylem-zirvesi-tamamlandi-belediye-baskan-vekili-cicek-manavgatin-gelecegini-birlikte-yazmaya-basladik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/manavgat-ortak-akil-ve-eylem-zirvesi-tamamlandi-belediye-baskan-vekili-cicek-manavgatin-gelecegini-birlikte-yazmaya-basladik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi'nde kentin geleceğine yön verecek vizyon, yol haritası ve proje önerileri sekiz alt başlıkta ele alındı. Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, zirvenin kapanış konuşmasında, 'Biz iki gün boyunca bu salonda sadece bir toplantıyı tamamlamadık; Manavgat'ın geleceğini birlikte yazmaya başladık' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANTALYA) </strong>- Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi'nde kentin geleceğine yön verecek vizyon, yol haritası ve proje önerileri sekiz alt başlıkta ele alındı. Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, zirvenin kapanış konuşmasında, 'Biz iki gün boyunca bu salonda sadece bir toplantıyı tamamlamadık; Manavgat'ın geleceğini birlikte yazmaya başladık' dedi.</p> <p>Manavgat Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi'nin ilk gününde sekiz farklı çalışma grubu tarafından geliştirilen projeler, ikinci gün tüm katılımcılara sunuldu. Toplam 133 proje önerisi doğrudan paylaşılırken, diğer gruplardan gelen katkılarla birlikte proje sayısı 160'ı aştı. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen zirvenin ikinci gününde, farklı kesimlerden paydaşlar Manavgat'ın geleceği için ortak akıl üretme sürecine aktif katkı sundu.</p> <p>Başkan Vekili Çiçek, zirvenin en önemli çıktısının somut bir gelecek perspektifi olduğunu vurgulayarak, 'Bu iki gün boyunca sadece konuşmadık. Manavgat'ın geleceğine yön verecek bir vizyon, bir yol haritası ve uygulanabilir bir proje zemini oluşturmak üzere güçlü bir adım attık' ifadelerini kullandı.</p> <p>Çalışma gruplarının yüksek motivasyonuna dikkati çeken Çiçek, katılımcıların gösterdiği özverinin Manavgat adına gurur verici olduğunu ifade etti.</p> <p><strong>'Birlikte hareket etme kültürünün ateşi yakılmıştır'</strong></p> <p>Zirvenin en önemli kazanımlarından birinin birlikte düşünme ve hareket etme iradesi olduğunu belirten Çiçek, 'Manavgat'ta birlikte düşünmenin ve birlikte hareket etme kültürünün ateşi yakılmıştır. Bu meşaleyi ileri taşıma sorumluluğu artık hepimizin omuzlarındadır' dedi.</p> <p>Çiçek katılımcılardan 'ortak akıl temsilcisi' olmalarını isteyerek sürecin ikinci aşaması olan halk entegrasyonu sürecine daha geniş katılım çağrısında bulundu.</p> <p><strong>'Bu </strong><strong>s</strong><strong>esi </strong><strong>b</strong><strong>üyütelim, </strong><strong>b</strong><strong>u </strong><strong>i</strong><strong>radeyi </strong><strong>y</strong><strong>ayalım'</strong></p> <p>Zirvede oluşan birlik ve dayanışma ruhunun tüm kente yayılması gerektiğini belirten Çiçek, 'Bu sesi büyütelim, bu iradeyi yayalım. Kırgınlıkları geride bırakalım, eksikleri birlikte tamamlayalım ve Manavgat'ı gerçek anlamda bir araya getirelim. Çünkü biz bir olduğumuzda aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>İkinci etap: Herkesin görüşlerinin alınacağı 'halk entegrasyonu'</strong></p> <p>Yoğun katılımla gerçekleşen zirve, Manavgat'ta katılımcı yönetim anlayışının güçlendiği ve ortak akıl yaklaşımının kurumsallaşma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Çalışmanın ilk etap çıktıları derlendiğinde tüm Manavgat gönüllülerinin görüşlerinin alınacağı <strong>'halk entegrasyonu'</strong> etabı süreci başlatılacak. Zirve sonunda ortaya çıkan vizyon belgesi ve proje havuzunun, gelecek dönemde Manavgat'ın gelişim rotasına yön vermesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Antalya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/manavgat-ortak-akil-ve-eylem-zirvesi-tamamlandi-belediye-baskan-vekili-cicek-manavgatin-gelecegini-birlikte-yazmaya-basladik</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:37:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/manavgat-ortak-akil-ve-eylem-zirvesi-tamamlandi-belediye-baskan-vekili-cicek-manavgatin-gelecegini-birlikte-yazmaya-basladik.jpg" type="image/jpeg" length="96120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden Gökçek'e tepki: 'Bu kararla indirimli tarifeden yararlanan 1 milyon 128 bin abonemiz suyu zamlı kullanacak']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-gokceke-tepki-bu-kararla-indirimli-tarifeden-yararlanan-1-milyon-128-bin-abonemiz-suyu-zamli-kullanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-gokceke-tepki-bu-kararla-indirimli-tarifeden-yararlanan-1-milyon-128-bin-abonemiz-suyu-zamli-kullanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden (ABB), AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in Ankara'da suya yapılan zammı iptal ettirdiğine yönelik ifadelerine ilişkin olarak yapılan açıklamada, Gökçek'in başvurusu üzerine verilen kararla sudan indirimli yararlanan 1 milyon 128 bin abonenin suyu zamlı olarak kullanacağına işaret edilerek, 'Bu kararın sorumluluğu da, faturası da ortadadır. Bu yapılan, Ankaralının değil; kendisi gibi villasında havuz dolduranların hakkını savunmaktır' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden (ABB), AK Parti Ankara Milletvekili <span class='hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline'><span class='whitespace-normal'>Osman Gökçek'in Ankara'da suya yapılan zammı iptal ettirdiğine yönelik ifadelerine ilişkin olarak yapılan açıklamada, Gökçek'in başvurusu üzerine verilen kararla sudan indirimli yararlanan 1 milyon 128 bin abonenin suyu zamlı olarak kullanacağına işaret edilerek, '</span></span>Bu kararın sorumluluğu da, faturası da ortadadır. Bu yapılan, Ankaralının değil; kendisi gibi villasında havuz dolduranların hakkını savunmaktır' denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ankara İdare Mahkemesi, konut ve iş yerlerine uygulanan su zammını iptal etti. AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in 'suya zammı iptal ettirdim' açıklamasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi:</p> <p>''Suya zammı iptal ettirdim' diyen AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in sözleri gerçeği yansıtmamaktadır. İşin aslı; dar gelirlinin kullandığı indirimli tarifeyi ortadan kaldırarak suyun daha pahalıya kullanılmasına neden olacaktır. Bu kararın uygulanmasıyla birlikte maalesef 1 milyon 128 bin abonemiz suyu daha yüksek tarifeden kullanmak zorunda kalacaktır.<br /> <br />Bugün indirimli tarifeden yararlanan aboneler suyun metreküpünü yaklaşık 46 liradan öderken, bu karar sonrası 51 liradan ödemeye başlayacaktır. Yani Ankara'daki abonelerin yüzde 66'sı bu karardan doğrudan etkilenecektir. Ve hiç istemesek de mahkeme kararı sonrası yüzde 10 zam faturaya yansıtılmış olacaktır. <br /> <br />Altını özellikle çizelim: Mahkeme bu kararı 'ASKİ suyu pahalı satıyor' diyerek vermemiştir. Karar tamamen usule ilişkindir. Yani mahkeme 'su fiyatı yüksektir' dememekte; bu düzenlemenin meclis kararıyla değil, ilgili mevzuatta öngörülen yöntemle yapılması gerektiğini belirtmektedir. Ancak sonuç değişmemektedir. Bu karar; suyu tasarruflu kullanan vatandaşı değil, villasının havuzunu doldururken suyu sınırsız bir kaynak gibi tüketenleri sevindirmiştir.</p> <p><strong>'Ankara'da su, geçmiş döneme göre hâlâ daha düşük bir seviyede sunulmaktadır'</strong><br /> <br />Gerçek tabloyu bir kez daha hatırlatalım: 2014-2017 yılları arasında babası Ankara'da suyun metreküp fiyatını 1,7-1,8 dolardan satıyordu. 2019-2022 döneminde bu rakam 1 doların altına düşürülmüştür. Bugün ise yaklaşık 1,02 dolar seviyesindedir. Yani tüm maliyet artışlarına rağmen Ankara'da su, geçmiş döneme göre hâlâ daha düşük bir seviyede sunulmaktadır. Üstelik kademeli tarifenin uygulandığı elektrik ve doğalgaz başta olmak üzere, malzeme ve işçilik maliyetlerinde son yıllarda çok ciddi artışlar yaşanmıştır. Suda kademeli tarife uygulaması ise vatandaşımızı korumak ve tasarrufu teşvik etmek amacıyla hayata geçirilmiştir.<br /> <br />Nitekim bu uygulama amacına ulaşmıştır: 0-15 metreküp su kullanan abonelerin oranı yüzde 85'tir ve bu kesim zamlı tarifeden etkilenmemektedir. 10 metreküp altında tüketim yapanların oranı yüzde  55'ten yüzde 66'ya yükselmiştir. Aylık 30 metreküp ve üzeri tüketim yapan yüzde 3'lük kesimin toplam tüketimdeki payı yüzde 20'den yüzde 11'e düşmüştür. </p> <p>Ve şimdi açık açık soruyoruz: 10 metreküpün altında su kullanan, yani korunması gereken vatandaşın indirimini iptal ettiren siz değil misiniz? Bugün çıkıp 'Ankaralının hakkını savunuyoruz' demekle gerçekler değişmez. Bu kararın sorumluluğu da, faturası da ortadadır. Bu yapılan, Ankaralının değil; kendisi gibi villasında havuz dolduranların hakkını savunmaktır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-gokceke-tepki-bu-kararla-indirimli-tarifeden-yararlanan-1-milyon-128-bin-abonemiz-suyu-zamli-kullanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:36:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ankara-buyuksehir-belediyesinden-gokceke-tepki-bu-kararla-indirimli-tarifeden-yararlanan-1-milyon-128-bin-abonemiz-suyu-zamli-kullanacak.jpeg" type="image/jpeg" length="97629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atatürk'ün Ayvalık'a gelişinin 92'nci yıl dönümü coşkuyla kutlandı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ataturkun-ayvalika-gelisinin-92nci-yil-donumu-coskuyla-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ataturkun-ayvalika-gelisinin-92nci-yil-donumu-coskuyla-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Ayvalık'a gelişinin 92'nci yıl dönümü ilçede bir dizi etkinlikle coşku içinde kutlandı. Ayvalık Karayolları 29. Şube Şefliği bahçesinden başlayan program, Cumhuriyet Meydanı'ndaki törenle devam etti. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BALIKESİR) </strong>- Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Ayvalık'a gelişinin 92'nci yıl dönümü ilçede bir dizi etkinlikle coşku içinde kutlandı. Ayvalık Karayolları 29. Şube Şefliği bahçesinden başlayan program, Cumhuriyet Meydanı'ndaki törenle devam etti. </p> <p>Atatürk'ün kente gelişinin 92'nci yıl dönümü, Ayvalık'ta etkinliklerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilen tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti. Çelenk takdimleri ve vatandaşların Atatürk anıtına çiçek sunumunun ardından Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, 92 yıl önce bugün kente gelip bu toprakları ziyaret eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün güzergahından yürüyerek halkın karşısına gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.  </p> <p>Atatürk'ün ilçeye geldiği güzergah üzerinden gerçekleştirilen yürüyüşe; Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman, Başkan Ergin ile eşi Canan Ergin, gaziler ve şehit aileleri, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle öğrenciler katıldı.  </p> <p>Ergin, Cumhuriyet Meydanı'nda günün anlam ve önemine ilişkin şunları söyledi:</p> <p>'Mustafa Kemal Atatürk'ün 13 Nisan 1934 tarihinde Ayvalık'a gelişi, kentimizin tarihine kazınmış anlam kazanan önemli günlerden biridir. Bugün, tarihimizin en gururlu sayfalarından birinin, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün güzel Ayvalık'ımıza ziyaretinin yıl dönümünü kutlamak için bir aradayız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>13 Nisan 1934'te bu topraklara attığı her adım, sadece bir ziyaret değil; bağımsızlık meşalesinin bu kıyılarda yeniden yanmaya başladığının önemli işaretlerinden biridir. O gün Ayvalık'ta yaşanan heyecanı, o anlara tanıklık eden büyüklerimizden dinleyerek büyüdük. 'Paşamız geliyor' diyerek bayraklarıyla yollara düşen Ayvalıklılar, bir milleti yeniden ayağa kaldıran lidere duydukları sevgi ve minneti en içten şekilde göstermişlerdir. Atatürk, Ayvalık'a geldiğinde sadece zeytin ağaçlarını ve maviyi görmedi; o, işgale karşı ilk kurşunu sıkarak milli mücadelenin fitilini ateşleyen bu kahraman kentin asil ruhunu gördü.</p> <p>Ayvalık, onun gözünde her zaman 'vatanın sarsılmaz bir kalesi' olmuştur. Onu Ayvalık'ta ağırlamış olmanın verdiği onur, omuzlarımıza büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Bizler de bugün yerel yönetim olarak; onun işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için doğamızı koruyarak, Kültürel mirasımıza sahip çıkarak Ve her bir ferdimizin refahı için yılmadan çalışarak bu sevdayı sürdürüyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum.</p> <p>'Hoş geldin Paşa'm' nidasıyla yankılanan sokaklarımızda, bugün de aynı heyecan ve aynı kararlılıkla yürüyoruz. Atatürk'ün ışığı, Ayvalık'ın mavisiyle sonsuza dek birleşmiştir. Hepimize kutlu olsun! Bu duygularla, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı, minnet ve özlemle anıyor; 'Paşam, Ayvalık'ımıza iyi ki geldiniz, hoş geldiniz' diyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ataturkun-ayvalika-gelisinin-92nci-yil-donumu-coskuyla-kutlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:32:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ataturkun-ayvalika-gelisinin-92nci-yil-donumu-coskuyla-kutlandi.jpeg" type="image/jpeg" length="99139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da mezarlıklara kamera zorunluluğu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/istanbulda-mezarliklara-kamera-zorunlulugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/istanbulda-mezarliklara-kamera-zorunlulugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliği, mezarlıklarda hırsızlık ve tahribatın önlenmesi için ilgili kurumlara yazı gönderdi. Yazıda, mezarlık giriş çıkışlarına, kör noktalara 7/24 çalışan yüksek çözünürlüklü kamera kurulmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) </strong>İstanbul Valiliği, mezarlıklarda hırsızlık ve tahribatın önlenmesi için ilgili kurumlara yazı gönderdi. Yazıda, mezarlık giriş çıkışlarına, kör noktalara 7/24 çalışan yüksek çözünürlüklü kamera kurulmasını istedi.</p> <p>İstanbul Valiliği, il genelindeki mezarlıklarda güvenliğin artırılması için talimat yazısı yayımladı. Valilik, hırsızlık, tahribat ve kabirlerin korunması vatandaşların da huzur içinde ziyaretlerini yapabilmesi için gönderdiği yazıda 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanun kapsamında mezarlıkların tespiti, kurulması ve işletmesinin belediyelerin sorumluluğunda olduğunu hatırlattı. 3998 Sayılı Mezarlıkların Korunması Hakkında Kanun'u hatırlatılarak mezarlıkların tahrip edilemeyeceği, kirletilemeyeceği ve amacı dışında kullanılamayacağı belirtildi.</p> <p>Valiliğin gönderdiği yazı şöyle:</p> <p>'İlimiz sınırları içerisinde bulunan mezarlıklarda; kabirlerin korunması, hırsızlık, tahribat ve diğer asayiş olaylarının önlenmesi, vatandaşlarımızın huzur içerisinde ziyaretlerini gerçekleştirmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasına gerek duyulmuştur.</p> <p>5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları başlığı altında bulunan 7. maddesinin (s) fıkrasında 'Mezarlık alanlarını tespit etmek, mezarlıklar tesis etmek, işletmek, işlettirmek, defin ile ilgili hizmetleri yürütmek' İlimizde Büyükşehir Belediyesinin görev alanındadır.</p> <p>3998 Sayılı Mezarlıkların Korunması Hakkında Kanunu'nun Korunma başlığı altında bulunan 2. maddesinde 'Mezarlıklar ve şehitlikler ile mezarlar bozulamaz, tahrip edilemez ve kirletilemez. Bu yerler imar mevzuatı ile veya başka herhangi bir şekilde park, bahçe, meydan, otopark, çocuk parkı, yeşil alan gibi sahalar olarak ayrılamaz ve asli gayesi dışında hiç bir amaç için kullanılamaz.' denilmektedir.</p> <p>Bu doğrultuda, İlimiz ve ilçelerimizde bulunan tüm ana mezarlık giriş ­çıkışları ile kör noktalara 7/24 esasına göre çalışan yüksek çözünürlüklü kamera kurulması, gece görüş özelliği olmayan veya arızalı olan kameraların 60 gün içerisinde faal hale getirilmesi, ­Kamera kayıtlarının 30 gün süreyle muhafaza edilmesi, aydınlatmaların yetersiz olduğu yerlerde gerekli düzenlemelerin yapılması kolluk kuvvetlerince gerekli devriye faaliyetlerinin titizlikle yerine getirilmesi...'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yazı İBB, 39 ilçe kaymakamlığı, belediyeler ve ilgili kurumlara gönderildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/istanbulda-mezarliklara-kamera-zorunlulugu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:32:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/istanbulda-mezarliklara-kamera-zorunlulugu.jpg" type="image/jpeg" length="68513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Brüksel'de düzenlenen 'Merdan Yanardağ ile Dayanışma Etkinliği'nde basın özgürlüğü ele alındı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/brukselde-duzenlenen-merdan-yanardag-ile-dayanisma-etkinliginde-basin-ozgurlugu-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/brukselde-duzenlenen-merdan-yanardag-ile-dayanisma-etkinliginde-basin-ozgurlugu-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brüksel'de faaliyet gösteren platFORUM oluşumu tarafından düzenlenen 'Merdan Yanardağ ile Dayanışma Etkinliği'nde, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğü konusu ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: İlhan Baba</strong><br /> <br /><strong> (BRÜKSEL) -</strong> Brüksel'de faaliyet gösteren platFORUM oluşumu tarafından düzenlenen 'Merdan Yanardağ ile Dayanışma Etkinliği'nde, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğü konusu ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Etkinlikte, 44 Avrupa ülkesinde yaklaşık 300 bin gazeteciyi temsil eden Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Genel Sekreteri Ricardo Gutiérrez'in gönderdiği mesaj okundu.</p> <p>Mesajda, Merdan Yanardağ hakkındaki suçlamaların düşürülmesi, TELE1'in yeniden yayın hayatına dönmesi ve Türkiye'de tutuklu bulunan tüm gazetecilerin serbest bırakılması talep edildi. EFJ ayrıca, Türkiye'ye gazetecilere yönelik baskılar nedeniyle yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.</p> <p>Etkinlik kapsamında 'Türkiye'de Basın Özgürlüğü' başlıklı panel ile karikatür sergisi düzenlendi. Panele, Yanardağ'ın eşi yazar Sevim Kahraman Yanardağ, gazeteci-yazar Doğan Özgüden ve mizah yazarı Erdinç Utku konuşmacı olarak katıldı. Oturumu gazeteci Mehmet Tanlı yönetti.</p> <p>Panelin açılış konuşmasını yapan Mehmet Tanlı, dünyada gazetecilere yönelik baskılara ilişkin veriler paylaşarak Türkiye'deki duruma dikkati çekti ve bağımsız medya kuruluşlarıyla dayanışmanın önemini vurguladı.</p> <p>Sevim Kahraman Yanardağ da eşinin Silivri Cezaevi'nden gönderdiği mektubu katılımcılara okudu. Mektupta dayanışma için teşekkür edilerek, 'Biz Türkiye'de umut krizini aştık ve cesareti çoğalttık' ifadeleri yer aldı.</p> <p>Mizah yazarı Erdinç Utku, konuşmasında basın özgürlüğü sorunlarını eleştirel ve mizahi bir dille değerlendirdi, Türkiye'de ifade özgürlüğündeki gerilemeye dikkati çekti.<br /><br /> Gazeteci Doğan Özgüden ise Türkiye'de basın özgürlüğünün tarihsel olarak baskı altında olduğunu vurguladı. </p> <p>Özgüden, Merdan Yanardağ başta olmak üzere tutuklu gazetecilerle dayanışma çağrısı yaptı. Konuşmasında Tan Baskını, 12 Mart ve 12 Eylül dönemleri gibi süreçlerde yaşanan sansür ve baskıları hatırlatan Özgüden, kendi sürgün ve yargılanma deneyimlerine de değindi.</p> <p>Türkiye'de öldürülen gazeteci sayısının 117'ye ulaştığını belirten Özgüden, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması ve gazeteci cinayetlerinin aydınlatılması çağrısında bulundu.<br /> <br /> Merdan Yanardağ'ın kitapları ile katılımcı yazar ve çizerlerin eserlerinin de dayanışma amacıyla satışa sunulduğu etkinlikte, karikatürist İsmail Doğan'ın 'Basın Özgürlüğü' temalı sergisi ziyaretçilerin ilgisine açıldı.</p> <p>Etkinlik müzisyenler Aytekin Kılıç ve Nizamettin Kılıç'ın barış ve dayanışma temalı türküleriyle sona erdi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dış, Dış haberler</category>
      <guid>https://www.haber500.com/brukselde-duzenlenen-merdan-yanardag-ile-dayanisma-etkinliginde-basin-ozgurlugu-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:21:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/brukselde-duzenlenen-merdan-yanardag-ile-dayanisma-etkinliginde-basin-ozgurlugu-ele-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="74592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bağımsız Türkiye Partisi, vefatının 6'ncı yılında kurucu lideri Haydar Baş'ı anıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bagimsiz-turkiye-partisi-vefatinin-6nci-yilinda-kurucu-lideri-haydar-basi-aniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bagimsiz-turkiye-partisi-vefatinin-6nci-yilinda-kurucu-lideri-haydar-basi-aniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[10-17 Nisan günlerini 'Prof. Dr. Haydar Baş'ı Anma Haftası' ilan eden Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 81 ilin tamamı ve yurt dışındaki birçok noktada anma etkinlikleri düzenliyor. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da katılımıyla gerçekleştirilecek büyük anma programı ise yarın İstanbul Grand Cevahir Kongre Merkezi'nde yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - 10-17 Nisan günlerini 'Prof. Dr. Haydar Baş'ı Anma Haftası' ilan eden Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 81 ilin tamamı ve yurt dışındaki birçok noktada anma etkinlikleri düzenliyor. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da katılımıyla gerçekleştirilecek büyük anma programı ise yarın İstanbul Grand Cevahir Kongre Merkezi'nde yapılacak.<br /> <br />Altı yıl önce 14 Nisan 2020'de vefat eden BTP Genel Başkanı Haydar Baş, partisi tarafından düzenlenen bir dizi etkinlikle anılıyor. BTP Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada, 10-17 Nisan arasının 'Prof. Dr. Haydar Baş'ı Anma Haftası' ilan edildiği belirtilerek, 'Bu kapsamda çok sayıda etkinlikle ebedi liderimizi anıyoruz' denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Anma etkinlikleri, Türkiye'nin 81 ilinin yanı sıra Almanya, KKTC, Azerbaycan ve Tataristan gibi ülkelerde de düzenleniyor. İstanbul, Trabzon, Ankara, Bursa, Gaziantep, İzmir başta olmak üzere çok sayıda ilde düzenlenen salon programlarında Baş'ın fikir ve görüşleriyle, Türkiye'nin yaşadığı sorunlara getirdiği çözüm ve projeleri bir kez daha dile getirildi. BTP teşkilatları, birçok ilde mevlit programları organize ederken, hemen her ilde şehir merkezlerinde Baş için lokma ve çiçek dağıtımı yapıldı.<br /> <br /><strong>Gençlik teşkilatından bilgi ve kompozisyon yarışması</strong><br /> <br />BTP Gençlik teşkilatı da Haydar Baş'ı anmak için bilgi ve kompozisyon yarışmaları düzenledi. Gençler arasında 'Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hayatı', Bağımsız Türkiye Partisi, Milli Ekonomi Modeli, Hoş geldin Atatürk, Tevhidin Merkezi Ehli Beyt başlıklarında bilgi yarışmaları yapıldı.<br /> <br />Anma programları kapsamında yarın İstanbul'da Genel Başkan Hüseyin Baş'ın da katılımıyla Grand Cevahir Kongre Merkezi'nde etkinlik düzenlenecek. Baş'ı anma programları, 17 Nisan Cuma gününe kadar devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bagimsiz-turkiye-partisi-vefatinin-6nci-yilinda-kurucu-lideri-haydar-basi-aniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:21:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bagimsiz-turkiye-partisi-vefatinin-6nci-yilinda-kurucu-lideri-haydar-basi-aniyor.jpg" type="image/jpeg" length="85890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zafer Partisi İlçe Başkanı Köksal, Mimar Kemal Ortaokulu önünde konuştu: 'Bu memleketin gençliği söz hakkı aldıkça, Türkiye yeniden ayağa kalkacak']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/zafer-partisi-ilce-baskani-koksal-mimar-kemal-ortaokulu-onunde-konustu-bu-memleketin-gencligi-soz-hakki-aldikca-turkiye-yeniden-ayaga-kalkacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/zafer-partisi-ilce-baskani-koksal-mimar-kemal-ortaokulu-onunde-konustu-bu-memleketin-gencligi-soz-hakki-aldikca-turkiye-yeniden-ayaga-kalkacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Köksal, taşınma tartışmalarıyla gündeme gelen Mimar Kemal Ortaokulu'nun önünde yaptığı açıklamada, 'Bütün akranlarıma sesleniyorum: Sayın Genel Başkanı'mız Ümit Özdağ liderliğinde; bu ülkenin geleceği için, kendi geleceğimiz için, omuz omuza yürüyelim. Çünkü biz inanıyoruz: Bu memleketin gençliği söz hakkı aldıkça, Türkiye yeniden ayağa kalkacaktır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Zafer Partisi Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Köksal, taşınma tartışmalarıyla gündeme gelen Mimar Kemal Ortaokulu'nun önünde yaptığı açıklamada, 'Bütün akranlarıma sesleniyorum: Sayın Genel Başkanı'mız Ümit Özdağ liderliğinde; bu ülkenin geleceği için, kendi geleceğimiz için, omuz omuza yürüyelim. Çünkü biz inanıyoruz: Bu memleketin gençliği söz hakkı aldıkça, Türkiye yeniden ayağa kalkacaktır' dedi.</p> <p>Zafer Partisi Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Köksal, taşınma tartışmalarıyla gündemde olan Çankaya Mimar Kemal Ortaokulu'nun önünde yaptığı açıklamada, şunları söyledi:</p> <p>'Bugün karşınızda 28 yaşında genç bir ilçe başkanı olarak konuşuyorum ama sadece bir ilçe başkanı olarak değil; bu memleketin yarınlarına umut bağlamış, vatan ve millet sevgisiyle söz almaktan çekinmeyen bir genç olarak konuşuyorum. Bize gençlik, mutluluk ve umut borcu olanlardan hesabını sormaktan çekinmeyen bir neslin ferdi olarak konuşuyorum. Milletimiz vergi yükü altında ezilirken; trafik cezalarıyla adeta nefes alamaz hale getirilirken; geçim derdi ve gelecek kaygısı içindeki biz gençlerin alın teriyle kazandığı paranın başkaları tarafından hoyratça harcandığını gören biri olarak konuşuyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Biz gençlerin, artık hukuka bile güvenmekte zorlandığını görüyorum'</strong></p> <p>Bugün Polis Haftası'nda; aslında en çok onların yanında güvende hissetmemiz gereken kahraman polis ağabey, abla ve kardeşlerimizin yanında bulunmaktan tedirgin hale gelen bir toplumun hüznünü taşıyarak konuşuyorum. Hakkını ararken hukuka sığınması gereken biz gençlerin, artık hukuka bile güvenmekte zorlandığını görerek konuşuyorum. Her gün arkadaşlarımızın, akranlarımızın umutsuzlukla ilaçlara sığınarak; yarınını kurmak yerine yarınından korktuğunu gören bir neslin içinden konuşuyorum. Bütün bunlara şahit olurken, geleceğimiz olan ormanların bile Akbelen'de tüm mücadeleye rağmen katledildiğine mecburi seyirci kalan biri olarak konuşuyorum. Sınıf arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin, yol arkadaşlarımızın; uyuşturucu rotası haline getirilen bu ülkede bağımlılıklara kurban edildiğini görerek konuşuyorum.</p> <p><strong>'Biz gençler; mutluluğu unutmuş bir nesiliz'</strong></p> <p>Bugün biz gençler; mutluluğu unutmuş bir nesiliz. Gülümsemeye hasret bırakılmış bir nesiliz. Gezmeyi, sosyalleşmeyi, eğlenmeyi; yani genç olmayı bile unutmak zorunda bırakılmış bir nesiliz. Ama şunu da biliyorum: Haftanın neredeyse her günü sokaklardayım. Akranlarımla konuşuyorum, esnafımızla konuşuyorum, büyüklerimizle konuşuyorum. Herkesin derdi aynı. Herkesin korkusu aynı. Herkesin kaygısı aynı ve biliyorum ki bu memleketin gençleri umutsuz değil; sadece sahipsiz bırakılmış durumda.</p> <p>Arkamızda bulunan Mimar Kemal Ortaokulu'nun 99 yıllık tarihinin hiçe sayılarak, öğrencilerin kullanımından çıkarılması bile bunun bir gostergesidir. İşte bu yüzden Zafer Partisi Çankaya İlçe Başkanı olarak buradan bütün akranlarıma sesleniyorum: Sayın Genel Başkanımız Ümit Özdağ liderliğinde; bu ülkenin geleceği için, kendi geleceğimiz için, omuz omuza yürüyelim. Çünkü biz inanıyoruz: Bu memleketin gençliği söz hakkı aldıkça, Türkiye yeniden ayağa kalkacaktır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/zafer-partisi-ilce-baskani-koksal-mimar-kemal-ortaokulu-onunde-konustu-bu-memleketin-gencligi-soz-hakki-aldikca-turkiye-yeniden-ayaga-kalkacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:20:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/zafer-partisi-ilce-baskani-koksal-mimar-kemal-ortaokulu-onunde-konustu-bu-memleketin-gencligi-soz-hakki-aldikca-turkiye-yeniden-ayaga-kalkacak.jpg" type="image/jpeg" length="96501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Partili Olgun: 'Yargıyı siyasetin sopası haline getiren uygulamalara ancak radikal icraatlarla son verilebilir']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/iyi-partili-olgun-yargiyi-siyasetin-sopasi-haline-getiren-uygulamalara-ancak-radikal-icraatlarla-son-verilebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/iyi-partili-olgun-yargiyi-siyasetin-sopasi-haline-getiren-uygulamalara-ancak-radikal-icraatlarla-son-verilebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, 'Macaristan'da 16 yıllık otokrasinin ardından seçimden zaferle çıkan, Péter Magyar'ın yargının üst kademesine 'çekilin' çağrısı yapması doğru bir hamledir. Yargıyı siyasetin sopası haline getiren uygulamalara ancak radikal icraatlarla son verilebilir. Ülkemizde de milletin iradesi tecelli ettiğinde icraata, üst düzey yargı mensuplarının ivedi olarak emekliye sevk edilmeleri ile başlanılmalıdır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, 'Macaristan'da 16 yıllık otokrasinin ardından seçimden zaferle çıkan, Péter Magyar'ın yargının üst kademesine 'çekilin' çağrısı yapması doğru bir hamledir. Yargıyı siyasetin sopası haline getiren uygulamalara ancak radikal icraatlarla son verilebilir. Ülkemizde de milletin iradesi tecelli ettiğinde icraata, üst düzey yargı mensuplarının ivedi olarak emekliye sevk edilmeleri ile başlanılmalıdır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='p1'><span class='s1'>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, sosyal medya hesabından, Macaristan'da 16 yıllık Viktor Orban iktidarını sandıkta yenen Peter Magyar'ın üst düzey yargı mensuplarına yönelik 'çekilin' çağrısını değerlendirdi. </span></p> <p class='p1'><span class='s1'>Olgun, şunları kaydetti:</span></p> <p class='p1'><span class='s1'>'Péter Magyar'ın yargının üst kademesine 'çekilin' çağrısı yapması doğru bir hamledir. Yargıyı siyasetin sopası haline getiren uygulamalara ancak radikal icraatlarla son verilebilir. Ülkemizde de milletin iradesi tecelli ettiğinde icraata üst düzey yargı mensuplarının ivedi olarak emekliye sevk edilmeleri ile başlanılmalıdır. Amacımız bağımsız, tarafsız ve yalnızca millete ve hukuka bağlı bir yargı düzeni kurmaktır.'</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/iyi-partili-olgun-yargiyi-siyasetin-sopasi-haline-getiren-uygulamalara-ancak-radikal-icraatlarla-son-verilebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:15:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/iyi-partili-olgun-yargiyi-siyasetin-sopasi-haline-getiren-uygulamalara-ancak-radikal-icraatlarla-son-verilebilir.jpeg" type="image/jpeg" length="29667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Anadolu'nun Sesi' Menteşe'de yankılanacak]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/anadolunun-sesi-mentesede-yankilanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/anadolunun-sesi-mentesede-yankilanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menteşe Belediyesi'nin Türk müziğinin ustalarına adadığı 'Anadolu'nun Sesi' konseri, 17 Nisan Cuma akşamı saat 20.00'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi'nde müzikseverlerle buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(MUĞLA) </strong>- Menteşe Belediyesi'nin Türk müziğinin ustalarına adadığı 'Anadolu'nun Sesi' konseri, 17 Nisan Cuma akşamı saat 20.00'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi'nde müzikseverlerle buluşacak.</p> <p>Şef Hamdi Demirtaş'ın yönetimindeki Menteşe Belediyesi Korosu'nun 'Anadolu'nun Sesi' konseri iki ayrı bölüm olarak sahnelenecek. İlk bölümde Anadolu'nun en güçlü halk ozanlarından Âşık Veysel, Neşet Ertaş ve Âşık Mahzuni Şerif'ten 14 eser seslendirilecek. İkinci bölümde ise Volkan Konak, Erkin Koray ve Edip Akbayram'ın şarkılarının yanı sıra Cem Karaca, Barış Manço, Müslüm Gürses ve Ferdi Tayfur gibi isimlerin şarkılarına yer verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Konser, 17 Nisan Cuma akşamı saat 20.00'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi'nde gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Muğla</category>
      <guid>https://www.haber500.com/anadolunun-sesi-mentesede-yankilanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:14:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/anadolunun-sesi-mentesede-yankilanacak.jpg" type="image/jpeg" length="80577"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
