<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 13:42:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası... Murat Kapki savunma yaptı: 'Ağzını açan İmamoğlu'ndan sonra benim adımı andı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasi-murat-kapki-savunma-yapti-agzini-acan-imamoglundan-sonra-benim-adimi-andi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasi-murat-kapki-savunma-yapti-agzini-acan-imamoglundan-sonra-benim-adimi-andi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nda savunma yapan iş insanı Murat Kapki, 'Televizyonlarda beni önce Sayın Ekrem İmamoğlu'nun kasası olarak ilan ettiler. Ağzını açan Ekrem İmamoğlu'ndan sonra benim adımı andı. Ek ifade vermeye gittikten sonra bir anda televizyonlar benimle ilgili artık haber yapmamaya başladılar ama 2 Mart'ta buraya dilekçe verdikten sonra kaldıkları yerden devam etmeye başladılar' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: ÇAĞATAN AKYOL</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - İBB Davası'nda savunma yapan iş insanı Murat Kapki, 'Televizyonlarda beni önce Sayın Ekrem İmamoğlu'nun kasası olarak ilan ettiler. Ağzını açan Ekrem İmamoğlu'ndan sonra benim adımı andı. Ek ifade vermeye gittikten sonra bir anda televizyonlar benimle ilgili artık haber yapmamaya başladılar ama 2 Mart'ta buraya dilekçe verdikten sonra kaldıkları yerden devam etmeye başladılar' dedi.</p> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 77'si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 38'inci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 Nolu Duruşma Salonu'nda görülmeye devam ediyor.</p> <p>İmamoğlu'nun da katıldığı duruşmada Kültür AŞ çalışanı Gökhan Köseoğlu'nun avukatının savunmasının ardından iş insanı Murat Kapki'nin savunmasına geçildi. Hakkında tamamen yalan ve uydurma haberler yapılarak olumsuz algı yaratıldığını dile getiren Kapki, şunları söyledi:</p> <p>'Hemen hemen 15 aydır tutukluyum. Bu 15 ay içinde beni olduğumdan bambaşka biri gibi tanıttılar. Kriminal bir adam gibi lanse etmeye çalıştılar. Ben her şeyden önce üç çocuklu bir aile babasıyım. Biri 3,5 yaşında, biri 8,5 yaşında iki küçük çocuğumun büyümesine tanıklık edemiyorum. Büyük kızım 28 yaşında ve hayatını kuracağı yaşlarda yanında olamıyorum. Ben hayatının merkezine ailesini koymuş bir insanım. İşten çıkınca oyalanmadan eve giden, ailesiyle vakit geçirmeyi çok seven bir insanım. Ben ailemin, evimin temel geçim kaynağıyım. Yalnızca çekirdek ailemin de değil; annemin, babamın, kardeşlerimin de geçim kaynağıyım ama 15 aydır ben özgürlüğümden; ailem benden, çocuklarım ise babalarından ayrı kaldı. Bu süreç çok zor geçiyor. İnsan bir suç işler, cezasını çeker; o zaman 'Yaptım, karşılığını alıyorum' dersiniz ama işlemediği suçlardan, uydurma iddialardan dolayı hapiste olmak insanın canını çok acıtıyor.</p> <p><strong>'TV'LERDE ANLATILAN ADAM DEĞİLİM'</strong></p> <p>Ben gerçekten televizyonlarda anlatılan adam değilim. Televizyonlarda muhabirler, gazeteler beni önce Sayın Ekrem İmamoğlu'nun kasası olarak ilan ettiler. Ağzını açan Ekrem İmamoğlu'ndan sonra benim adımı andı. Sonra rüşvetçi iş adamı oldum. Sonra baktılar rüşvet yok, İBB'den ihale alıp milyoner olmuş bir adam olarak lanse edildim. O bitti, naylon faturacı oldum. O bitti, daha geçenlerde duydum bunu, tarihi eser kaçakçısı olmuşum. Sonra lüks arabalarım, koleksiyoner olmam, sonra bir ara hepsi birden sustu. Ben ifade vermeye gittim, ek ifade vermeye gittikten sonra bir anda televizyonlar benimle ilgili artık haber yapmamaya başladılar ama 2 Mart'ta buraya dilekçe verdikten sonra kaldıkları yerden devam etmeye başladılar.</p> <p><strong>'23 YILDIR REKLAM SEKTÖRÜNDEYİM'</strong></p> <p>Ben inanıyorum ki siz elinizdeki dosyaya bakarak ve bizim gözümüzün içine bakarak karar vereceksiniz. Ben o inançla bugüne kadar hakkımda söylenenleri bir kenara bırakıyor, kendimi doğrudan doğruya savunabilmenin huzuruyla ve adalete olan inancımla savunmama başlıyorum. Hemen hemen 23 yıldır reklam sektöründeyim. Özellikle açık hava reklamcılığı alanında bu piyasada tanınan bir iş insanıyım. Bu işe başladığım ilk yıllarda bu işin gerçekten çok yoğun emek isteyen bir iş olduğunu fark ettim. Ben bu sektöre gökten inmedim, bir talimatla da girmedim. Bu işe en dipten, kazıya kazıya, emeklerimle geldim. Birçok reklam şirketim oldu. O şirketlerle birçok reklam ünitesi ve reklam alanı işlettim. Ekrem İmamoğlu'nun şirketi diye lanse edilen şirketin ilk kuruluş aşamasını anlatayım. Yaşım artık 52 olduğu için yeni bir şirket kurup kurumsal bir yapıya geçmek istemiştim. BVA'yı bunun için kurdum. Şirkete bir genel müdür koyup işleri ona bırakarak pazarlama, satış, hukuk ve ihale departmanı gibi birimler kurup yoğun beden emeğinden ziyade yönetici tarafımla kalmak, aileme daha çok zaman ayırmak istiyordum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İŞ İNSANI SİYASET YAPMAZ'</strong></p> <p>İddianamede bu şirketi Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla kurduğum söyleniyor. Bunun gerçekle hiçbir alakası yok. Benim o tarihlerden önce de ortak olduğum, yönetici olduğum ve danışmanlık yaptığım şirketler bulunmaktaydı. Bu şirketler sektörde daha bilinen şirketlerdi. Bunlarla yola devam edebilirdim ama ben az önce anlattığım gibi kurumsallaşma yönünde karar vermek istedim. BVA'dan önce de belediyeyle iş yapıyordum. Bütün belediyelerle iş yapıyordum. Belediye ihalesine girmek için yeni bir şirket açmama gerek yoktu. Ben kendi ismimin değil, şirket isminin ve markamız olan Advertcity'nin ön planda olduğu bir yapı kurmak istedim. Ben 23 yıldır açık hava reklamcılığı yapıyorum. Bu sektörün en bilinen iş insanlarından biriyim. Ben iş insanıyım. İş insanının partisi olmaz. Her parti ile çalışırım. Ben burada siyaset yapmak için söylemiyorum bunu. İş insanı siyaset yapmaz; CHP ile de çalışır, AK Parti ile de çalışır, MHP ile de çalışır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasi-murat-kapki-savunma-yapti-agzini-acan-imamoglundan-sonra-benim-adimi-andi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:37:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/ibb-davasi-murat-kapki-savunma-yapti-agzini-acan-imamoglundan-sonra-benim-adimi-andi.jpeg" type="image/jpeg" length="64522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadıköy Belediyesi'nin üniversite hazırlık kursları için başvurular başladı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/kadikoy-belediyesinin-universite-hazirlik-kurslari-icin-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/kadikoy-belediyesinin-universite-hazirlik-kurslari-icin-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadıköy Belediyesi'nin ücretsiz üniversite hazırlık kurslarında kayıt dönemi başladı. Mezunlar ile 12. sınıf öğrencilerine yönelik programa başvurular, 25 Eylül'e kadar yapılabilecek. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) -</strong> Kadıköy Belediyesi'nin ücretsiz üniversite hazırlık kurslarında kayıt dönemi başladı. Mezunlar ile 12. sınıf öğrencilerine yönelik programa başvurular, 25 Eylül'e kadar yapılabilecek. </p> <p>Kadıköy Belediyesi, 19 Mayıs Gençlik ve Çocuk Eğitim Merkezi bünyesinde yürüttüğü ücretsiz üniversite hazırlık kurslarıyla gençlere eğitim desteği sunmaya devam ediyor. Akademik desteğe ihtiyaç duyan öğrencileri üniversite sınavına hazırlamak amacıyla 2017-2018 eğitim öğretim yılından bu yana sürdürülen program kapsamında Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testi'ne (AYT) hazırlık eğitimleri veriliyor.</p> <p>2023-2024 eğitim öğretim yılından itibaren 12. sınıf öğrencilerinin de dahil edildiği programın yeni dönem kayıtları, 25 Eylül'e kadar belediyenin internet sitesi üzerinden yapılabilecek.</p> <p><strong>YAKLAŞIK 550 ÖĞRENCİ KURSLARDAN YARARLANDI </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>19 Mayıs Gençlik ve Çocuk Eğitim Merkezi Sorumlusu Hasan Demir, merkezde alanında uzman öğretmenlerin görev yaptığını belirterek, üniversite hazırlık kurslarının yaklaşık 100 öğrenci kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Her yıl kayıt yaptıran öğrencilerin büyük bölümünün TYT ve AYT sınavlarına katıldığını ifade eden Demir, 'Bugüne kadar yaklaşık 550 öğrenci bu kurslardan yararlandı, öğrencilerin 300'e yakını üniversiteye yerleşti. Kadıköy'de yaşayan, öğrenim gören ya da ailesi ilçede yaşayan 24 yaş ve altındaki gençler üniversite hazırlık kursuna başvurabiliyor. Kursumuzda profesyonel eğitim kurumlarında uygulanan dershane modeli esas alınıyor. TYT ve AYT kapsamındaki akademik derslerin yanı sıra haftalık ve aylık deneme sınavları, birebir etüt çalışmaları ve rehberlik hizmetleri de veriliyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/kadikoy-belediyesinin-universite-hazirlik-kurslari-icin-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:35:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/kadikoy-belediyesinin-universite-hazirlik-kurslari-icin-basvurular-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="30561"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ünlüce, 'Eskişehir Sempozyumu'na katıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluce-eskisehir-sempozyumuna-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluce-eskisehir-sempozyumuna-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, üniversiteler ve odaların iş birliğiyle düzenlenen 'Eskişehir Sempozyumu' Vehbi Koç Kongre Merkezi'nde kapılarını açtı. Sempozyumda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 'Plaka kodumuz olan 26 sebebiyle 2026 yılı bizim için ayrı bir heyecan taşıyor, bu sempozyum geleceğe olan inancımızı pekiştiriyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR)</strong> - Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, üniversiteler ve odaların iş birliğiyle düzenlenen 'Eskişehir Sempozyumu' Vehbi Koç Kongre Merkezi'nde kapılarını açtı. Sempozyumda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 'Plaka kodumuz olan 26 sebebiyle 2026 yılı bizim için ayrı bir heyecan taşıyor, bu sempozyum geleceğe olan inancımızı pekiştiriyor' dedi.</p> <p>Kültürü, tarihi ve çok katmanlı yapısıyla Anadolu'nun özgün şehirlerinden Eskişehir, özel bir akademik buluşmaya ev sahipliği yapıyor. 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Eskişehir Sempozyumu, Eskişehir Ticaret Odası Vehbi Koç Kongre Merkezi'nde başladı.</p> <p>Eskişehir Valiliği, EBB, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Eskişehir Ticaret Odası (ETO), Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Eskişehir Ticaret Borsası (ETB), Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (EESOB) ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanlığı iş birliği ile düzenlenen etkinlik, şehrin tarihsel derinliğini ve kentsel gelişimini bilimsel bir platformda tartışmaya açıyor.</p> <p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan sempozyumun açılış programı, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Orkestrası'nın müzik dinletisiyle devam etti. Açılış törenine Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Başkan Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, ETO Başkanı Metin Güler, ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, EOSB Başkanı Nadir Küpeli, EESOB Başkanı Ekrem Birsen, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ve çok sayıda akademisyen, araştırmacı ile davetli katıldı.</p> <p>Açılışta konuşan Ünlüce, Eskişehir'in tek bir sektöre bağımlı kalmadan sergilediği dengeli kalkınma modeline dikkati çekti. Ünlüce, şöyle konuştu:</p> <p><strong>'2026 YILI BİZİM İÇİN AYRI BİR HEYECAN TAŞIYOR'</strong></p> <p>'Eskişehir, tek bir yönüyle ele alınamayacak kadar zengin ve çok boyutlu bir karaktere sahiptir. Bir taraftan dinamik bir gençlik şehri olarak öne çıkarken, diğer taraftan nüfusunun dörtte birini oluşturan emeklileriyle dingin bir sığınaktır. Kültür ve sanatın merkezi olmasının yanı sıra; köklü sanayisi, tarihsel ahilik ve esnaf kültürü ile güçlü bir ticaret şehridir. Son yıllarda hızla gelişen turizm potansiyelinin yanında, bereketli ovalarında yükselen tarım ve hayvancılığıyla da dikkat çekmektedir. Eskişehir'in en büyük şansı, tek bir sektöre bağımlı kalmadan tüm alanlarda dengeli bir kalkınma modeli sergilemesidir. Plaka kodumuz olan 26 sebebiyle, 2026 yılı bizler için ayrı bir heyecan taşımaktadır. Bu anlamlı yılda düzenlenen sempozyum, Eskişehir'in köklü geçmişine bir saygı duruşu niteliğindedir ve geleceğine olan inancımızı pekiştirmektedir. Bu vesileyle sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen başta Valiliğimize, kıymetli üniversitelerimize, rektörlerimize ve değerli oda başkanlarımıza gönülden teşekkür ederim.'</p> <p><strong>ARKEOLOJİDEN RAYLI SİSTEMLERE 42 FARKLI TEMA</strong></p> <p>Disiplinlerarası yaklaşımların teşvik edildiği dört günlük sempozyum boyunca Eskişehir; arkeoloji, lojistik, deprem, tarım, gastronomi, havacılık, raylı sistemler, çevre ve madencilik gibi 42 farklı ana tema altında uzman isimler tarafından incelenecek. Akademik bildirilerin yanı sıra toplumsal etkileşime de büyük katkı sunması beklenen etkinlik, Eskişehir'in geleceğine ışık tutacak bir yol haritası niteliği taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluce-eskisehir-sempozyumuna-katildi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:31:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluce-eskisehir-sempozyumuna-katildi.jpeg" type="image/jpeg" length="86291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tüm Emekliler Derneği Zonguldak Şube Sekreteri Küçükvar: 'Emekli aylıkları yeniden düzenlenmeli']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tum-emekliler-dernegi-zonguldak-sube-sekreteri-kucukvar-emekli-ayliklari-yeniden-duzenlenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tum-emekliler-dernegi-zonguldak-sube-sekreteri-kucukvar-emekli-ayliklari-yeniden-duzenlenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm Emekliler Derneği Zonguldak Şube Sekreteri Adnan Küçükvar, emeklilerin artan hayat pahalılığı ve düşük maaşlar nedeniyle 'fakr-u zaruret' düzeyinde geçim sıkıntısı çektiğini söyledi. Küçükvar, Türkiye'deki emeklilerin açlık sınırının altında gelirle yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çekerek, emekli maaşlarının yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ZONGULDAK)</strong> - Tüm Emekliler Derneği Zonguldak Şube Sekreteri Adnan Küçükvar, Türkiye'deki emeklilerin açlık sınırının altında gelirle yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, emekli aylıklarının yeniden düzenlenmesini istedi.</p> <p>Adnan Küçükvar, yaptığı açıklamada, artan hayat pahalılığı ve düşük gelirler nedeniyle milyonlarca emeklinin yoksulluk içinde yaşadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mevcut ekonomik koşullar altında emeklilerin yaşamlarını sürdürmekte güçlük çektiğini dile getiren Küçükvar, 'Nisan 2026 itibarıyla 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 34 bin 587 lira, net asgari ücreti ise 28 bin 75 lira seviyesindedir. Buna karşın yaklaşık 8 milyon emeklimiz, bu rakamların altında gelir elde etmekte ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi güçlük çekmektedir' dedi.</p> <p>TÜİK verilerine değinen Küçükvar, Zonguldak'ın ekonomik daralmanın en fazla hissedildiği illerden biri olduğuna ve hızla fakirleştiğine dikkat çekti. Zonguldak'ta 65 yaş üstü ve yalnız yaşayan emeklilerin ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu bildiren Küçükvar, emeklilerin kira, fatura ve gıda harcamaları arasında tercih yapmak zorunda kaldığını vurguladı.</p> <p>Gelinen noktada emeklilerin 'insanca yaşam' koşullarından uzak olduğunu vurgulayan Küçükvar, temel yaşam giderleri, kira, fatura, sağlık harcamalarının emeklileri derinden etkilediğini kaydetti. Maaşların yetmediğini ifade eden Küçükvar şunları söyledi: </p> <p>'Emeklilerimizin büyük bir bölümü ay sonunu getirebilmek için ciddi fedakarlıklar yapmak zorunda kalıyor. Mutfağındaki tenceresini kısıyor, sağlık giderlerini erteliyor, sosyal yaşamdan tamamen kopuyor. Oysa emeklilik, insanın yıllarca verdiği emeğin karşılığını huzur içinde yaşayacağı bir dönem olmalıdır. Emeklilik, birçok vatandaşımız için geçim mücadelesine dönüşmüş durumda. Bizim talebimiz lüks ya da ayrıcalık değildir. İstediğimiz tek şey, yıllarca çalışarak hak ettiğimiz yaşam standartlarının korunmasıdır. Emeklilere, enflasyon karşısında hızla eriyen maaş artışları değil; gerçek hayat koşullarını dikkate alan, insanca yaşamaya olanak sağlayan bir ücret politikası gerekmektedir. Emekli maaşları, yalnızca resmi enflasyon rakamlarına göre değil, vatandaşın pazarda, markette, faturada karşılaştığı gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.</p> <p><strong>'SADAKA DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ'</strong></p> <p>Aileleriyle birlikte düşünüldüğünde milyonlarca insanı ilgilendiren bu ekonomik sorunların görmezden gelinmesi, yalnızca bireysel mağduriyetlere yol açmaz; aynı zamanda toplumsal huzuru ve güven duygusunu da zedeler. Emeklilerin haklı ekonomik beklentilerine yönelik somut ve kalıcı adımlar atılmaması, bunun sosyal ve siyasal yansımalarının da kaçınılmaz olmasına neden olabilir. Biz emekliler sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş insanlar olarak, insanca yaşayabileceğimiz, geleceğe kaygıyla değil, umutla bakabileceğimiz bir emeklilik düzeni talep ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurt, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tum-emekliler-dernegi-zonguldak-sube-sekreteri-kucukvar-emekli-ayliklari-yeniden-duzenlenmeli</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:29:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/tum-emekliler-dernegi-zonguldak-sube-sekreteri-kucukvar-emekli-ayliklari-yeniden-duzenlenmeli.jpg" type="image/jpeg" length="81495"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş Davası'nda, esas hakkındaki mütalaa açıklandı, Aktaş'ın 35 eylemden cezalandırılması istendi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-davasinda-esas-hakkindaki-mutalaa-aciklandi-aktasin-35-eylemden-cezalandirilmasi-istendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-davasinda-esas-hakkindaki-mutalaa-aciklandi-aktasin-35-eylemden-cezalandirilmasi-istendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş Davası'nda, esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, 'suç örgütü lideri' olduğu iddia edilen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş hakkında 13 ayrı eylem yönünden beraat, 35 farklı eylem bakımından ceza verilmesini istedi. Mütalaada, Rıza Akpolat hakkında 'suç örgütü üyeliği' suçundan beraat talep edildi, Akpolat'ın, 'ihaleye fesat karıştırma', 'rüşvet', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'sahtecilik' suçlarından cezalandırılması talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Aziz İhsan Aktaş Davası'nda, esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, 'suç örgütü lideri' olduğu iddia edilen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş hakkında 13 ayrı eylem yönünden beraat, 35 farklı eylem bakımından ceza verilmesini istedi. Mütalaada, Rıza Akpolat hakkında 'suç örgütü üyeliği' suçundan beraat talep edildi, Akpolat'ın, 'ihaleye fesat karıştırma', 'rüşvet', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'sahtecilik' suçlarından cezalandırılması talep edildi.</p> <p>Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, görevinden uzaklaştırılan belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 11'i tutuklu 200 sanığın İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada, Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. </p> <p>Savcı, Beşiktaş Belediye Başkanlığı dönemindeki ihaleler nedeniyle tutuklu sanık Rıza Akpolat hakkında çok sayıda 'ihaleye fesat karıştırma', 'özel belgede sahtecilik', 'resmi belgede sahtecilik', 'nitelikli dolandırıcılık', 'rüşvet' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlarından ceza talep etti. Ancak Akpolat'ın iki eylem yönünden 'örgüt üyeliği' suçundan cezalandırılmasına yönelik yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraati istendi. Savcı ayrıca Akpolat'ın tutukluluk halinin devamını talep etti.</p> <p>Mütalaada, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Özcan Zenger hakkında 'rüşvet alma' suçundan TCK 252/2 kapsamında ceza istendi. Özcan Zenger'in tutukluluğunun devamı talep edilirken, Zeydan Karalar yönünden tutukluluk ya da adli kontrol değerlendirmesine yer verilmedi.</p> <p><strong>AHMET ÖZER HAKKINDA, 'İHMAL SURETİYLE GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA' SUÇUNDAN CEZA İSTENDİ </strong></p> <p>Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında, 'ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma' suçundan TCK 257/2 kapsamında ceza talep edildi.</p> <p>Mütalaada, Oya Tekin ve Celal Tekin hakkında, 'rüşvet alma' suçundan ceza istendi. Savcı, iki sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti.</p> <p>Kadir Aydar hakkında 'rüşvet alma' suçundan ceza talep edilirken, tutukluluk durumuna ilişkin ayrıca değerlendirme yapılmadı.</p> <p><strong>ÇAYKARA'NIN İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA SUÇUNDAN BERAATİ İSTENDİ </strong></p> <p>Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında, 'rüşvet alma, rüşvet verme ve rüşvete aracılık etme' suçundan ceza istendi. Çaykara'nın 'ihaleye fesat karıştırma' suçu yönünden ise delil yetersizliği gerekçesiyle beraati talep edildi. Savcı, Çaykara'nın tutukluluğunun devamını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Erhan Daka hakkında da 'rüşvet alma' suçundan ceza talep edilirken, tutukluluğunun devamı istendi.</p> <p>Ali Rıza Yılmaz hakkında, 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'özel belgede sahtecilik' suçlarından ceza talep edildi. Ancak Yılmaz'ın 'örgüte yardım' suçundan cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraati istendi. Savcı, Yılmaz'ın tahliyesini talep etti.</p> <p>Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabil Artan hakkında ise 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçundan ceza talep edildi. Kazım Gökhan Yankılıç ile Rabil Artan hakkında ayrıca 'resmi belgede sahtecilik' suçundan da ceza istendi. Savcı, üç sanığın da tahliyesini talep etti.</p> <p><strong>AZİZ İHSAN AKTAŞ'A 35 FARKLI EYLEM YÖNÜNDEN CEZA İSTENDİ </strong></p> <p>Savcı, 'suç örgütü lideri' olduğu iddia edilen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş hakkında, bazı rüşvet eylemleri yönünden 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verilmesini istedi. Mütalaada ayrıca örgüt bünyesinde olduğu belirtilen 16 şirket ile bazı mal varlıklarının müsaderesi talep edildi. Esasa ilişkin mütalaada, Aktaş hakkında 13 ayrı eylem yönünden beraat, 35 farklı eylem bakımından ise cezalandırılma istendi.</p> <p>Savcı ayrıca, Oya Tekin hakkında 'rüşvet alma' suçundan hapis cezası talep etti.</p> <p>Mütalaada Ahmet Özer hakkında ise iki ayrı eylem kapsamında 'ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma' suçundan cezalandırma istendi.</p> <p>Savcı, Zeydan Karalar, Utku Caner Çaykara ve Kadir Aydar hakkında da 'rüşvet alma' suçundan hapis cezası talep etti.  </p> <p>Mahkeme Başkanı, bir sonraki celsenin 15 Haziran 2026 tarihinde başlamasının planlandığını bildirdi. Sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının tamamlanmasının ardından Mahkeme heyetinin kararını açıklaması bekleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aziz-ihsan-aktas-davasinda-esas-hakkindaki-mutalaa-aciklandi-aktasin-35-eylemden-cezalandirilmasi-istendi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:29:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/aziz-ihsan-aktas-davasinda-esas-hakkindaki-mutalaa-aciklandi-aktasin-35-eylemden-cezalandirilmasi-istendi.png" type="image/jpeg" length="43513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP CAO Sağlık Politika Kurulu: 'Sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir haktır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-cao-saglik-politika-kurulu-saglik-bir-ayricalik-degil-temel-bir-haktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-cao-saglik-politika-kurulu-saglik-bir-ayricalik-degil-temel-bir-haktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP CAO Sağlık Politika Kurulu tarafından 14 Mayıs Eczacılık Günü'ne ilişkin yapılan açıklamada, 'Sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Türkiye'de hiçbir yurttaş, erişemediği bir ilaç nedeniyle yaşam hakkını ve sağlık hakkını kaybetmemelidir. Halk sağlığı için fedakarca görev yapan, ilaca erişim mücadelesinde vatandaşlarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayan tüm eczacılarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü'nü kutluyoruz' denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP CAO Sağlık Politika Kurulu tarafından 14 Mayıs Eczacılık Günü'ne ilişkin yapılan açıklamada, 'Sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Türkiye'de hiçbir yurttaş, erişemediği bir ilaç nedeniyle yaşam hakkını ve sağlık hakkını kaybetmemelidir. Halk sağlığı için fedakarca görev yapan, ilaca erişim mücadelesinde vatandaşlarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayan tüm eczacılarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü'nü kutluyoruz' denildi.</p> <p>CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Sağlık Politika Kurulu, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. İktidarın sağlık politikalarının eleştirildiği açıklamada, şunlar kaydedildi:</p> <p>'Eczacılık mesleği yalnızca ilacın sunumuna indirgenebilecek bir meslek değildir. Eczacılar; toplum sağlığının korunmasında, ilaç güvenliğinin sağlanmasında ve sağlık hizmetlerine erişimde kritik sorumluluk üstlenen kamusal sağlık profesyonelleridir. Ancak bugün eczacılık mesleği, tarihinin en ağır yapısal sorunları ile ciddi bir darboğazla karşı karşıyadır. Bugün dünyada ilaç politikaları yeni bir kırılma döneminden geçmektedir. Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, tedarik zinciri sorunları, ham maddeye erişimde yaşanan sıkıntılar ve jeopolitik gerilimler; ilacın artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik başlığı haline geldiğini açık biçimde göstermektedir. Türkiye ise bu sürece kırılgan bir sağlık ve ilaç politikası yapısıyla yakalanmıştır. </p> <p><strong>'HASTALAR TEDAVİ SÜREÇLERİNDE CİDDİ MAĞDURİYETLER YAŞIYOR'</strong></p> <p>Son yıllarda yeni nesil tedavilere ve ilaçlara erişim giderek zorlaşmakta, ilaç yoklukları yaygınlaşmakta, hastalar tedavi süreçlerinde ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Bugün birçok hasta, reçetesindeki ilacı bulabilmek için eczane eczane dolaşmak zorunda kalırken; eczacılarımız hastalarının tedavilerinin yarım kalmaması adına büyük bir sorumluluk ve özveriyle mücadele vermektedir. Dünyada biyoteknoloji, yapay zeka destekli ilaç geliştirme süreçleri ve kişiselleştirilmiş tedaviler sağlık alanında yeni bir dönemi başlatmıştır. Dünyada kanser tedavilerinden nadir hastalıklara kadar birçok alanda çığır açan yeni nesil tedaviler hızla sağlık sistemlerine dahil edilmektedir. Bazı yeni nesil kanser tedavileri saatler süren uygulamaları dakikalara indirirken, Türkiye'de hastalar hâlâ temel ilaçlara erişim sorunu yaşamaktadır. Avrupa ülkelerinde yenilikçi ilaçlara erişim oranı yüzde 40'ların üzerindeyken, Türkiye'de bu oranın yüzde 3 seviyelerine kadar gerilemiş olması kabul edilemez bir tablodur.</p> <p><strong>'YERLİ İLAÇ ÜRETİMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ STRATEJİK ÖNEMDEDİR'</strong></p> <p>Bilimsel ilerlemenin bu kadar hızlandığı bir çağda, vatandaşlarımızın çağdaş tedavilere erişememesi ciddi bir sağlık eşitsizliği yaratmaktadır. İlaca erişim yalnızca ekonomik bir mesele değildir. İlaç politikaları yalnızca maliyet hesabıyla yürütülemez. İlaca erişim yaşam hakkının, sağlık hakkının ve sosyal devlet ilkelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle yerli ilaç üretiminin güçlendirilmesi, biyoteknoloji ve ilaç Ar-Ge yatırımlarının artırılması, klinik araştırma altyapısının geliştirilmesi, genç eczacıların üretim, araştırma, sağlık teknolojileri ve kamu alanlarında daha etkin rol almasının sağlanması Türkiye açısından stratejik önemdedir. Türkiye'nin güçlü bir sağlık sistemi kurabilmesi için yalnızca hastane yatırımlarına değil; nitelikli sağlık insan gücüne, ilaç üretim kapasitesine ve bilimsel altyapıya yatırım yapması gerekmektedir. Özellikle genç eczacıların yaşadığı istihdam sorunu artık ne bireysel ne de mesleki bir mesele olmaktan çıkmış; ülkenin sağlık politikalarını ilgilendiren kamusal bir mesele haline gelmiştir. Her yıl binlerce genç eczacı mezun olurken; kamuda, ilaç sanayisinde, klinik eczacılıkta, araştırma alanlarında ve sağlık teknolojileri alanında yeterli istihdam olanakları oluşturulamamaktadır. Genç eczacıların yalnızca serbest eczacılık alanına yönelmek zorunda bırakılması sürdürülebilir değildir.</p> <p><strong>'TÜRKİYE'NİN DAHA GÜÇLÜ BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK SİSTEMİNE İHTİYACI VAR'</strong></p> <p>Bugün genç eczacılarımız, yıllarca emek vererek aldıkları eğitimin ardından gelecek kaygısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Genç eczacılar bu ülkenin yetişmiş insan kaynağıdır. Bu nitelikli insan gücünün yeterince değerlendirilememesi, Türkiye'nin sağlık sistemi açısından ciddi bir kayıptır. Türkiye, yetişmiş sağlık insan gücünü yalnızca mevcut sistemin yükünü taşıyan değil; bilim, üretim ve sağlık teknolojileri alanında ülkeyi ileri taşıyan bir güç olarak değerlendirmek zorundadır. Öte yandan toplumdaki sağlık okuryazarlığı düzeyinin yetersizliği; yanlış ilaç kullanımını, kronik hastalık yükünü, önlenebilir sağlık sorunlarını ve gereksiz sağlık harcamalarını artırmaktadır. Yanlış ilaç kullanımı, bilinçsiz takviye ürün tüketimi ve sağlık bilgisi kirliliği toplum sağlığını tehdit eden önemli sorunlar haline gelmiştir. Türkiye'nin koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine ihtiyacı vardır. Eczacılar; toplumun sağlık sistemiyle en sık temas kurduğu sağlık profesyonellerinden biri olarak, ilaç kullanım güvenliğinden kronik hastalık takibine, koruyucu sağlık uygulamalarından sağlık farkındalığının geliştirilmesine kadar geniş bir alanda önemli katkılar sunabilecek konumdadır. Özellikle yaşlanan nüfusun ve kronik hastalık yükünün arttığı günümüzde; eczacının sağlık sistemi içerisindeki rolünün güçlendirilmesi hem toplum sağlığı hem sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından önemli bir gereklilik haline gelmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'TÜM ECZACILARIMIZIN 14 MAYIS BİLİMSEL ECZACILAR GÜNÜ'NÜ KUTLUYORUZ'</strong></p> <p>Bugün sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, eczacılar açısından da ciddi bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Hiçbir sağlık çalışanı görevini yaparken kendisini güvende hissetmediği bir ortamda hizmet sunmak zorunda bırakılmamalıdır. Eczacıların ve tüm sağlık çalışanlarının can güvenliğini sağlayacak etkili hukuki ve idari mekanizmaların oluşturulması artık ertelenemez bir zorunluluktur. CHP CAO Sağlık Politikaları Kurulu olarak; sağlıkta güvenlik ağının en önemli unsurlarından biri olan toplum eczanelerinin sürdürülebilirliğini, vatandaşlarımızın güvenli ilaca erişim hakkını, lamu ve hastane eczacılarının çalışma koşullarının iyileştirilmesini, genç eczacıların geleceğini, toplum sağlığını önceleyen sağlık politikalarını, sağlık hizmetlerinde kamusal sorumluluk anlayışını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü; sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Türkiye'de hiçbir yurttaş, erişemediği bir ilaç nedeniyle yaşam hakkını ve sağlık hakkını kaybetmemelidir. Halk sağlığı için fedakarca görev yapan, ilaca erişim mücadelesinde vatandaşlarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayan tüm eczacılarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü'nü kutluyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-cao-saglik-politika-kurulu-saglik-bir-ayricalik-degil-temel-bir-haktir</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:28:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chp-cao-saglik-politika-kurulu-saglik-bir-ayricalik-degil-temel-bir-haktir.jpeg" type="image/jpeg" length="30756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rahmi Koç, Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/rahmi-koc-musavat-dervisoglunu-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rahmi-koc-musavat-dervisoglunu-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Rahmi Koç ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ile bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Rahmi Koç ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ile bir araya geldi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Rahmi Koç ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ile bir araya geldi. İYİ Parti Genel Merkezi'ndeki görüşmede İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel ile İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Ekonomi Politikaları Başkanı Burak Dalgın da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/rahmi-koc-musavat-dervisoglunu-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:25:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/rahmi-koc-musavat-dervisoglunu-ziyaret-etti.JPG" type="image/jpeg" length="53728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ünlüce'den kırsal kalkınmaya destek vurgusu]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluceden-kirsal-kalkinmaya-destek-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluceden-kirsal-kalkinmaya-destek-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, üretimin ve üreticinin her zaman yanında olduklarını belirterek, kırsal kalkınmayı destekleyen projelerin artarak süreceğini söyledi. Ünlüce, 'Toprağa alın terini döken, emeğiyle üretimi büyüten tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR)</strong> - Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, üretimin ve üreticinin her zaman yanında olduklarını belirterek, kırsal kalkınmayı destekleyen projelerin artarak süreceğini söyledi. Ünlüce, 'Toprağa alın terini döken, emeğiyle üretimi büyüten tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun' dedi.</p> <p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla göreve geldiği günden bu yana gerçekleştirilen desteklere ilişkin konuşan Ünlüce, üreticilere yönelik çok sayıda proje hayata geçirildiğini söyledi.</p> <p><strong>HASAT DESTEĞİ PROJESİ </strong></p> <p>Hasat Desteği Projesi kapsamında bin 555 çiftçiye destek sağlanırken, toplam 35 bin 335 dekar alan destek kapsamına alındı. Bu destekle üreticilerin hasat dönemindeki mali yüklerinin hafifletilmesi amaçlandı.</p> <p><strong>KÜÇÜKBAŞ ÜRETİCİ YEM VE BALYA </strong></p> <p>Küçükbaş üretici yem ve balya desteği kapsamında ise 2024-2025 döneminde 261 çiftçiye toplam 60 ton arpa, buğday ve yulaf karışımı yemlik tahıl ile 5 bin adet balya dağıtıldı. Desteklerle küçükbaş hayvancılığın güçlendirilmesi hedeflendi.</p> <p><strong>MOBİL TOPRAK ANALİZİ ÇALIŞMALARI </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Mobil Toprak Analizi çalışmalarıyla 2024 yılından bu yana 45 bin dekar alanda bin 708 toprak analizi gerçekleştirildi. 670 üreticiye ulaşılan çalışma sayesinde doğru gübreleme planlaması yapılarak hem verim artışı hem de toprak sağlığının korunması amaçlandı.</p> <p><strong>ZEYTİN FİDANI DESTEĞİ</strong></p> <p>Sakarya Vadisi'nde yürütülen çalışmalar kapsamında Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde 384 çiftçiye toplam 26 bin 500 zeytin fidanı dağıtıldı. Böylece bölgedeki zeytinciliğin geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması hedeflendi.</p> <p><strong>DUT FİDANI DESTEĞİ </strong></p> <p>Koza Birlik iş birliğiyle yürütülen Dut Fidanı Desteği kapsamında ise dut çeliğinden yetiştirilen 2 bin 900 adet dut fidanı üreticilere ulaştırıldı. Çalışmayla ipek böcekçiliğinin yeniden canlandırılması amaçlanırken, 54 üretici ve 3 kuruma destek sağlandı.</p> <p><strong>SIVI GÜBRE DESTEĞİ </strong></p> <p>Mihalıççık ilçesinde dondan zarar gören kiraz üreticilerine yönelik gerçekleştirilen sıvı gübre desteği kapsamında 112 çiftçiye toplam 3 bin 780 litre sıvı gübre dağıtıldı. Ünlüce, doğal afetlerden etkilenen üreticilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.</p> <p><strong>EĞİTİM FAALİYETLERİ SÜRÜYOR</strong></p> <p>Belediye ile Ziraat Mühendisleri Odası iş birliğinde düzenlenen eğitim faaliyetleri kapsamında ise ilçelerde gerçekleştirilen 9 farklı eğitim programına 309 çiftçi katıldı.</p> <p><strong>KÜÇÜKBAŞ HAYVAN </strong></p> <p>Hayvancılık alanındaki desteklerin de sürdüğünü ifade eden Ünlüce, Sarıcakaya'da 30, Mihalgazi'nde ise 28 üreticiye toplam 290 küçükbaş hayvan desteği verildiğini açıkladı. Destek kapsamında bugüne kadar yaklaşık 350 kuzu doğumu gerçekleşti.</p> <p><strong>MİNERAL BLOK VE SAĞIM SOLÜSYONU </strong></p> <p>Çifteler, Seyitgazi, Alpu, Sivrihisar, Han, Mahmudiye ve İnönü ilçelerinde toplam 430 üreticiye 9 bin 816 paket mineral blok desteği sağlandı. Ayrıca Sivrihisar'da büyükbaş hayvancılıkla uğraşan 24 üreticiye toplam 240 litre sağım sonrası solüsyon desteği verildi.</p> <p><strong>FONDAN ARI YEMİ VE YORGAN-YASTIK ÜRETİMİ</strong></p> <p>Arıcılığı desteklemek amacıyla Eskişehir genelinde 329 arı yetiştiricisine toplam 6 bin 683 kilogram fondan arı yemi dağıtıldı. Öte yandan Seyitgazi ve Alpu ilçelerinde kırkım sonrası toplanan yünler değerlendirilerek ihtiyaç sahibi aileler için 140 tek kişilik yorgan ve 100 yastık üretildi.</p> <p>Çiftçilerin gününü kutlayan Ünlüce, 'Toprağa alın terini döken, emeğiyle üretimi büyüten tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun. Bereketli topraklarımızı emekleriyle geleceğe taşıyan üreticilerimiz, ülkemizin en büyük gücüdür. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çiftçilerimizin ve üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Tarım ve hayvancılığı destekleyen projelerimizle Eskişehir'de üretimi büyütmeyi sürdüreceğiz. Üreten eller var oldukça umut, bereket ve dayanışma büyüyecek. Tüm çiftçilerimize bol kazançlı, bereketli ve sağlıklı bir üretim yılı diliyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluceden-kirsal-kalkinmaya-destek-vurgusu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:25:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-unluceden-kirsal-kalkinmaya-destek-vurgusu.jpeg" type="image/jpeg" length="96696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP, Milli Parklar Kanunu'nu AYM'ye taşıdı: 'Bu yasayla milli parklar lokantaya dönüştürülüyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-milli-parklar-kanununu-aymye-tasidi-bu-yasayla-milli-parklar-lokantaya-donusturuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-milli-parklar-kanununu-aymye-tasidi-bu-yasayla-milli-parklar-lokantaya-donusturuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP, milli parkları imara açan Milli Parklar Kanunu ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de yapılan bazı değişiliklerin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 'Bu yasayla milli parklar adeta bir lokantaya dönüştürülüyor. Bu yasa, bir milli park restoranı, bir milli park oteli hâline dönüştürüyor bu alanları' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP, milli parkları imara açan Milli Parklar Kanunu ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de yapılan bazı değişiliklerin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 'Bu yasayla milli parklar adeta bir lokantaya dönüştürülüyor. Bu yasa, bir milli park restoranı, bir milli park oteli hâline dönüştürüyor bu alanları' dedi.</p> <p>CHP, milli parkları imara açan Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un bazı maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu. Başvuru, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İstanbul Milletvekili Doğan Demir ve Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever tarafından yapıldı.</p> <p>Başvurunun ardından açıklama yapan Günaydın, milli parkların bilimsel, kültürel ve estetik değerler açısından nadir bulunan, devletçe koruma altına alınan alanlar olduğunu, bu alanların korunmaya devam edilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de yutak alanların 'vahşice tüketildiğini' söyleyen Günaydın, 'Çayırlar, meralar, milli parklar; buralar tüketildikçe, buralar betonlaştıkça, buralar amaç dışı kullanıldıkça iklim değişimi, mevsim anomalileri, yağışların daha az alınması peş peşe geliyor' dedi.</p> <p><strong>'MİLLİ PARK İÇERİSİNDE PETROL DE ARAYABİLİRSİN'</strong></p> <p>Milli Parklar Kanunu'na dair bilgi veren Günaydın, 'Milli parkları adeta sıradan alanlar gibi her türlü tesisin yapımına açık hâle getiriyor. Milli parkın içerisinde petrol de arayabilirsin, doğal gaz da arayabilirsin, elektrik iletim hattı da geçirebilirsin, lokanta da restoran açabilirsin, turistik tesisler yapabilirsin. O hâlde milli parkın nerede korunması gereken özelliği kaldı? Burada öyle ileriye gidiyorlar ki örneğin milli parkta herhangi bir şekilde yasaya aykırı olarak yapılmış bir bina varsa ve bu bina teslim edilmişse, tespit edilmişse Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Tarım Bakanlığı burayı hukuk kararına ihtiyaç olmadan tespit edebiliyor, boşalttırabiliyor sonra yıkıyor mu sanıyorsunuz? Eski hâline döndürüyor mu sanıyorsunuz? Hayır. Kendisi kullanabiliyor' ifadelerini kullandı.</p> <p>CHP'nin milli parkların ziyarete açılmasına karşı olmadığını söyleyen Günaydın, bunun parkların korunması şartına bağlı olduğunu belirtti. CHP'nin yapıcı muhalefetine rağmen yasanın AK Parti tarafından korunarak kabul edildiğini hatırlatan Günaydın, 'Bu yasayla milli parklar adeta bir lokantaya dönüştürülüyor. Bu yasa, bir milli park restoranı, bir milli park oteli hâline dönüştürüyor bu alanları. Bunun kabul edilebilmesi mümkün değildir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>GÜNAYDIN'DAN AYM'YE ÇAĞRI</strong></p> <p>Türkiye'nin doğasının bozulmadan nesiller arasında adalet ilkesi uyarınca aktarılması için çalıştıklarını vurgulayan Günaydın, 'Biz Anayasa Mahkemesi'ni de 12 yıldır vermediği yürütmeyi durdurma kararını vererek milli parklara tecavüzü öncelikle önlemesini, ardından da zamanında bir iptal kararı vererek milli parkları korumaya katkı sunmasını bekliyoruz ve göreve davet ediyoruz' ifadelerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-milli-parklar-kanununu-aymye-tasidi-bu-yasayla-milli-parklar-lokantaya-donusturuluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:24:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chp-milli-parklar-kanununu-aymye-tasidi-bu-yasayla-milli-parklar-lokantaya-donusturuluyor.jpg" type="image/jpeg" length="92901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCMB Başkanı Karahan: 'Yüksek enflasyon ortamında tasarruflar düşüyor']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/tcmb-baskani-karahan-yuksek-enflasyon-ortaminda-tasarruflar-dusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/tcmb-baskani-karahan-yuksek-enflasyon-ortaminda-tasarruflar-dusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCMB Başkanı Fatih Karahan, yüksek enflasyonun, gelir dağılımını bozduğunu, kaynakların dağılımını engellediğini ve birikimlerin yastık altında kaldığını söyledi. Karahan, 'Enflasyon ortamında tasarruflar düşüyor çünkü tasarruf saiki azalıyor, tüketim iştahı artıyor. Bu durum kronik cari açığa ve risk primi kanalından borçlanma maliyetlerimizin artmasına sebep oluyor. Dolayısıyla önceliğimiz enflasyonu tek haneye düşürmek' dedi. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> <strong>-</strong> TCMB Başkanı Fatih Karahan, yüksek enflasyonun, gelir dağılımını bozduğunu, kaynakların dağılımını engellediğini ve birikimlerin yastık altında kaldığını söyledi. Karahan, 'Enflasyon ortamında tasarruflar düşüyor çünkü tasarruf saiki azalıyor, tüketim iştahı artıyor. Bu durum kronik cari açığa ve risk primi kanalından borçlanma maliyetlerimizin artmasına sebep oluyor. Dolayısıyla önceliğimiz enflasyonu tek haneye düşürmek' dedi. </p> <p> </p> <p>Tükiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen 'Enflasyon Raporu 2026-II' bilgilendirme toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p> <p>Enflasyon beklentilerindeki bozulmaya ve iletişim stratejisine yönelik soruları yanıtlayan Karahan, hanehalkı beklentilerinde 2,8 puanlık bir bozulma yaşandığını ifade etti. Reel sektörde bu artışın 0,8, piyasa katılımcılarında ise 1,2 puan düzeyinde kaldığını belirten Karahan, hanehalkı tarafındaki duruma ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p> <p>'Bu gerçekleşmeler geçmiş deneyimlerle uyumlu. Özellikle hanehalkı tarafında bu beklentiler daha çok gıda ve kira gibi çok yakından hissedilen kalemlerdeki enflasyon üzerinden şekilleniyor. Son dönemde özellikle gıda fiyatlarında çok yüksek artışlar gördük. İlk dört ayda taze meyve ve sebze fiyatları yüzde 57'lik bir artış gösterdi. Bunun hissedilen enflasyon üzerine etkisi ve dolayısıyla da hanehalkı beklentilerine yansıması oluyor. Dolayısıyla bu doğrultuda da hanehalkı beklentilerinin en çok bozulan kesim olması makuldür.'</p> <p><strong>'SAVAŞIN SÜRMESİ DURUMUNDA DAHA BÜYÜK REVİZYONLAR OLASI'</strong></p> <p>Orta vadeli enflasyon görünümünde iki ana faktörün öne çıktığını vurgulayan Karahan, gerçekleşmelerin beklentileri aşmasının bir risk unsuru olduğunu söyledi. Küresel büyüme üzerindeki aşağı yönlü risklerin ve iç talepteki gevşemenin önemine dikkati çeken Karahan, şöyle konuştu:</p> <p>'Bizim için orta vadeli enflasyon görünümü oldukça önemli. Burada da her zaman iki faktörün aslında öne çıktığını vurguluyoruz. Bunlardan bir tanesi, enflasyon gerçekleşmeleri beklentilerin üzerinde olduğunda enflasyon beklentileri bozuluyor ve bu, orta vadeli görünümü bozma potansiyeli taşıyan bir risk unsuru. </p> <p>Son dönem yaşanan gelişmelerin ekonomik aktivite üzerinden orta vadeli enflasyon görünümüne etkisi. Burada küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü riskler var. Zaten büyüme tahminleri revize edilmiş durumda ama savaşın daha uzun sürmesi durumunda daha büyük revizyonların da olası olduğunu değerlendiriyoruz. Ayrıca iç talebimizde de sıkılaşan finansal koşullara binaen gevşemenin devam ettiğini ve edeceğini değerlendiriyoruz. Bu görünüm doğrultusunda orta vadedeki enflasyon görünümünün ne yönde şekilleneceği henüz çok net değil. Bir taraftan beklentiler bozulurken bu durum yukarı yönlü etki yapacakken, aktivitede, iç ve dış talepteki olası zayıflama ise aşağı yönlü çekebilir.'</p> <p><strong>'KİRA ENFLASYONUNDA ATALET KIRILMAYA BAŞLADI'</strong></p> <p>Beklentilerin hedeflere yakınsamaması üzerine ek adımların sorulması üzerine Karahan, para politikası metinlerinde beklentilerin 'ikincil etkiler' başlığıyla her fırsatta vurgulandığını kaydetti. Karahan, özellikle kira enflasyonuna ilişkin iyimser bir tablo çizerek, 'Kira enflasyonu aslında düşüyor, hatta en hızlı düşen kalemlerden bir tanesi; dolayısıyla ataletin net bir şekilde kırılmaya başladığını görüyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'EŞELMOBİL SİSTEMİ SINIRLIYOR'</strong></p> <p>Savaşın ve artan petrol fiyatlarının ikincil etkilerine değinen Karahan, enerji ve ham madde ithalatı kanalıyla gelen baskıları eşelmobil sisteminin sınırladığını açıkladı. Karahan, 'Petrol fiyatının 85 dolar olduğu bir senaryoda, bir önceki varsayımlarımıza göre yaşanan şok, 12 ayda enflasyonu 4,4 puan yükseltecekken eşelmobil sistemi sayesinde bu etki yüzde 1,3 puana kadar sınırlanabiliyor' bilgisini paylaştı. Ancak risklerin sadece petrolle sınırlı olmadığını kaydeden Karahan, doğal gaz, alüminyum ve gübre gibi kalemlerde de arz yönlü sorunların bulunduğunu söyledi.</p> <p><strong>'MEVCUT DURUŞ İSABETLİ, TÜM SEÇENEKLER MASADA'</strong></p> <p>Likidite sıkılaşması ve faiz koridoru uygulamasına dair soruları yanıtlayan Karahan, asimetrik koridor uygulamasının esneklik sağladığını ve mevcut riskli ortamda isabetli olduğunu savundu. 1 Mart itibarıyla repo ihalelerine ara verilerek fonlama faizinin yüzde 40'a çekildiğini hatırlatan Karahan, 'Bu belirsizlik biraz daha azalana kadar mevcut duruşun isabetli olduğunu düşünüyoruz. Bundan sonraki kararlarımız için tüm seçenekler masada, o dönemki enflasyon görünümüne, veri ve haber akışına göre karar vereceğiz' dedi. </p> <p><strong>'HEDEF REVİZYONU ZORUNLU BİR GÜNCELLEMEYDİ'</strong></p> <p>Enflasyon hedefinin yüzde 24'e revize edilmesinin 'güvercin' bir algı yaratıp yaratmayacağı sorusuna Karahan, bunun olağanüstü şartlardan kaynaklanan zorunlu bir güncelleme olduğu yanıtını verdi. Karahan, 'Hedefleri 24'e çekmiş olduk ama tahminimizi de 26'da tutuyoruz, yukarı yönlü risklerin çok daha belirgin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla para politikası duruşumuzda bir değişiklik olmayacak' diye konuştu.</p> <p><strong>'YÜKSEK ENFLASYON ORTAMINDA BİRİKİMLER YASTIK ALTINDA KALIYOR'</strong></p> <p>Merkez Bankasının 2025 yılında açıkladığı 1 trilyon lirayı aşan zarar ve bilançoya ilişkin soru üzerine Karahan, dezenflasyonun maliyetinden ziyade enflasyonun çok daha yüksek bir maliyeti olduğunu bildirdi. Karahan, şu değerlendirmeyi yaptı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Yüksek enflasyon, gelir dağılımını bozuyor, kaynakların verimli dağılmasını engelliyor ve potansiyel büyümeyi aşağı çekiyor. Yüksek enflasyon ortamında birikimlerin yastık altında kaldığını görüyoruz. Ekonomideki kaynakların verimli şekilde dağılmasına engel oluyor ve bu vesileyle ekonomimizin potansiyel büyümesini aşağı yönde etkiliyor. </p> <p>Yüksek dolarizasyon, finansal sistemin gücünü Merkez Bankası'nın rezervlerini zayıflatan, ülkemizi dış şoklara karşı daha kırılgan yapan bir görünüme sokuyor. Yüksek enflasyon ortamında tasarruflar düşüyor çünkü tasarruf saiki azalıyor, tüketim iştahı artıyor. Düşen tasarruflar kronik cari açığa, o da risk primi kanalından borçlanma maliyetlerimizin artmasına sebep oluyor.</p> <p>Dolayısıyla temel önceliğimiz enflasyonu tek haneye, ardından yüzde 5 hedefimize düşürmektir. Yüzde 75'te sınırladık ve o günden bugüne ciddi mesafe katettik. Bu sürede ataletin yüksek olması, çeşitli iç ve dış şoklara maruz kalmamız neticesinde istediğimiz mesafeyi de tam olarak alamadık. Şimdi yapmamız gereken mücadele kararlılığımızı artırarak devam etmektir.' </p> <p><strong>'KKM ÖDEMELERİ VE REZERV BİRİKTİRME SONUCU 1 TRİLYON 65 MİLYAR LİRA ZARAR AÇIKLADIK'</strong></p> <p>Toplantıda söz alan TCMB Başkan Yardımcısı Hatice Karahan, jeopolitik risklere rağmen TL'ye güvenin sürdüğünü belirterek, TL mevduat payının mayıs başı itibarıyla yüzde 59,5 seviyesine yükseldiğini ifade etti. Merkez Bankası'nın 2025 yılındaki 1 trilyon 65 milyar liralık zararına ilişkin de konuşan Fatma Karahan, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'KKM ödemeleri ve döviz kazandırıcı işlemler için bir kur farkı giderimiz oluşuyor. KKM ödemeleri ve rezerv biriktirme stratejimiz sonucunda piyasada oluşan likidite fazlasını sterilize etmek için yaptığımız işlemler, faiz giderlerimizde artışa neden oldu ve 2025 yılında 1 trilyon 65 milyar liralık bir zarar açıkladık. Önemli olan Merkez Bankasının kar veya zarar etmesi değil, fiyat istikrarına yönelik politikaların etkili bir şekilde uygulanmasıdır.'</p> <p><strong>''KARŞIDAN ESEN RÜZGARLAR' ENFLASYON BEKLENTİLERİNİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE BOZDU'</strong></p> <p>İç siyasi gelişmelerin, ilave ücret taleplerinin ve 'seçim ekonomisi' uygulamalarının risk setlerine dahil edilip edilmediğine yönelik bir soruyu yanıtlayan Karahan, para politikasını oluştururken enflasyon görünümüne odaklandıklarını vurguladı. Karahan, 'Enflasyon görünümünü oluştururken de enflasyon verilerini, beklentileri ve talep koşullarını çok genel bir çerçevede; zengin bir veri setini bir araya getirerek değerlendiriyoruz. Dolayısıyla enflasyon üzerinde risk oluşturabilecek tüm gelişmeleri politika yapımımızda kullanıyoruz' dedi. </p> <p>Enflasyonun hedeflerden saptığı gerçeği üzerine bir değerlendirme yapan Karahan, sıkılaştırıcı önlemlerin enflasyon dinamiklerini gecikmeli etkilediğini belirtti. Karahan, 'Süreç uzadığı için de bu dönemde 'karşıdan esen rüzgârlar' dönem dönem enflasyon beklentilerini önemli ölçüde bozdu. Beklentilerdeki bozulmanın yanı sıra, kira gibi ataleti yüksek kalemlerde düşüşün sınırlı olması ve oldukça geriden gelmesi de bir diğer unsur. Özetlemek gerekirse; sadece dış şokları değil, enflasyon dinamiğini etkileyen bütün gelişmeleri göz önünde bulunduruyor ve modellemelerimizde değerlendiriyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong>'HAFTALIK REPO İHALELERİ İÇİN TÜM SEÇENEKLER MASADA'</strong></p> <p>Haftalık repo ihalelerinin yeniden başlama şartlarına değinen Karahan, risk ortamında 'üst bant' kullanımını daha sık tercih ettiklerini belirtti. Karahan, politika faizi ile fonlama faizi arasındaki ayrışmanın uzun sürmesinin iletişim ve uygulama açısından doğru olmadığını kaydederek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p> <p>'Mevcut durumda iki temel belirsizlik var: Savaşın gidişatı-şiddeti ve bunların yol açacağı beklenti bozulması ile iç-dış talepteki zayıflama dengesi... Bu belirsizlikler azalana kadar mevcut duruşun isabetli olduğunu değerlendirdik ve son toplantıda değişiklik yapmadık. Ancak tekrar vurgulamak isterim' bundan sonraki kararlarımızda tüm seçenekler masadadır.'</p> <p><strong>'BANT İLETİŞİMİNE ARA VERDİK'</strong></p> <p>Karahan, operasyonel çerçevede yapılan değişiklikler ve faizde yeni bir düzenleme hakkındaki soruya karşılık, asimetrik bandın mevcut konjonktürde devam etmesini daha sağlıklı bulduklarını bildirdi. Bu toplantıda hedef revizyonu, tahmin revizyonu ve bant iletişimine ara verilmesi olmak üzere üç temel değişiklik yaptıklarını belirten Karahan, şöyle konuştu:</p> <p>'Şokların doğasının, sıklığının ve büyüklüğünün değiştiği bir ortamda, geçmiş dönem oynaklığına göre oluşturulan bantların belirsizliği karşılayamadığını değerlendirdik. Bu nedenle bant iletişimine ara verdik; bunu Avrupa ve İngiltere Merkez Bankaları da dönem dönem yapıyor. Senaryo analizi yerine betimsel risk tasvirini seçtik. Çünkü temel risk sadece enerji fiyatları değil; gübre arzı ve tedarik zinciri gibi birçok belirsizlik var. Senaryo koşulları gerçekleşse bile enflasyonu nokta olarak tahmin etmek zordur; bu yüzden kısa vadeli risklerin yukarı yönlü olduğunu betimsel olarak vurgulamayı daha doğru bulduk.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/tcmb-baskani-karahan-yuksek-enflasyon-ortaminda-tasarruflar-dusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:24:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/tcmb-baskani-karahan-yuksek-enflasyon-ortaminda-tasarruflar-dusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="99905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Akay: Yüzde 24'e çıkarılan enflasyon hedefi, vatandaşın yaşadığı gerçeğin resmi kabulünden başka bir şey değil]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-akay-yuzde-24e-cikarilan-enflasyon-hedefi-vatandasin-yasadigi-gercegin-resmi-kabulunden-baska-bir-sey-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-akay-yuzde-24e-cikarilan-enflasyon-hedefi-vatandasin-yasadigi-gercegin-resmi-kabulunden-baska-bir-sey-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) enflasyon tahmin revizyonuna ilişkin, 'Bugün yüzde 24'e çıkarılan hedef, aslında vatandaşın aylardır yaşadığı gerçeğin resmi kabulünden başka bir şey değildir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) enflasyon tahmin revizyonuna ilişkin, 'Bugün yüzde 24'e çıkarılan hedef, aslında vatandaşın aylardır yaşadığı gerçeğin resmi kabulünden başka bir şey değildir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) enflasyon tahmin revizyonuna ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.</p> <p>Akay, 'Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 16'dan yüzde 24'e yükseltmesi, uygulanan ekonomi programının hedeflerinden ciddi şekilde koptuğunu ortaya koymuştur. Üstelik bu revizyon, yılın ilk yarısı dolmadan yapılan ikinci yukarı yönlü düzeltmedir. Bu sadece bir 'tahmin güncellemesi' değildir. Bu durum; para politikasının beklenti yönetiminde başarısız olduğunu, fiyatlama davranışlarının bozulduğunu ve enflasyon ataletiyle mücadelenin sonuç vermediğini göstermektedir' ifadesini kullandı.</p> <p>Merkez Bankası'nın temel görevinin yalnızca faiz politikası belirlemek olmadığını vurgulayan Akay, 'Çünkü bir ekonomide Merkez Bankası'nın temel görevi sadece faiz belirlemek değil, enflasyon beklentilerini çıpalamaktır. Bugün gelinen noktada ise bırakın beklentilerin çıpalanmasını, bizzat Merkez Bankası kendi hedeflerine güvenemez hale gelmiştir' dedi.</p> <p><strong>'DEZENFLASYON PROGRAMI GÜVEN ÜRETMEK YERİNE GÜVEN KAYBI ÜRETİYOR'</strong></p> <p>Faiz artırımlarına rağmen gıda enflasyonunun kontrol altına alınamadığını belirten Akay, 'Hizmet enflasyonunun katılaşmış durumda, kur geçişkenliği devam ediyor, üretici maliyetleri tüketiciye yansımayı sürdürüyor. Daha da önemlisi, sürekli revize edilen hedefler piyasanın fiyatlama davranışını bozuyor. Çünkü üretici de esnaf da yatırımcı da artık açıklanan hedeflere değil, gerçekleşecek yüksek enflasyona göre pozisyon alıyor. Sonuç olarak ekonomi yönetiminin 'dezenflasyon programı' güven üretmek yerine güven kaybı üretiyor. Bugün yüzde 24'e çıkarılan hedef, aslında vatandaşın aylardır yaşadığı gerçeğin resmi kabulünden başka bir şey değildir.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-akay-yuzde-24e-cikarilan-enflasyon-hedefi-vatandasin-yasadigi-gercegin-resmi-kabulunden-baska-bir-sey-degil</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:19:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chpli-akay-yuzde-24e-cikarilan-enflasyon-hedefi-vatandasin-yasadigi-gercegin-resmi-kabulunden-baska-bir-sey-degil.png" type="image/jpeg" length="34605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağıralioğlu: 'Devlet Bey ile Tayyip Bey bir araya geldikten sonra, Türk toplumunun kimin kiminle bir araya geleceğine dair şaşırma hakkı kalmamıştır']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/agiralioglu-devlet-bey-ile-tayyip-bey-bir-araya-geldikten-sonra-turk-toplumunun-kimin-kiminle-bir-araya-gelecegine-dair-sasirma-hakki-kalmamistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/agiralioglu-devlet-bey-ile-tayyip-bey-bir-araya-geldikten-sonra-turk-toplumunun-kimin-kiminle-bir-araya-gelecegine-dair-sasirma-hakki-kalmamistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, siyasi partiler arasındaki transferleri eleştirerek 'Bunun zirvesi aslında MHP ile başlamıştır. Devlet Bey ile Tayyip Bey bir araya geldikten sonra, Türk toplumunun artık kimin kiminle bir araya geleceğine dair şaşırma hakkı kalmamıştır' dedi. Ağıralioğlu, ayrıca varlık barışı düzenlemesini bir erken seçim emaresi olarak gördüğünü belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) -</strong> Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, siyasi partiler arasındaki transferleri eleştirerek 'Bunun zirvesi aslında MHP ile başlamıştır. Devlet Bey ile Tayyip Bey bir araya geldikten sonra, Türk toplumunun artık kimin kiminle bir araya geleceğine dair şaşırma hakkı kalmamıştır' dedi. Ağıralioğlu, ayrıca varlık barışı düzenlemesini bir erken seçim emaresi olarak gördüğünü belirtti.</p> <p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:</p> <p><strong>'SİYASET KURUMU İLKESİZLİKLE KARŞI KARŞIYA KALDI'</strong></p> <p>'Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal üzerinden bir tartışma alevlendi ve yine memleket gündemine oturdu. Türk siyaseti uzunca zamandır bu tür geçişlere sahne oluyor; bu yeni bir şey değil. Eskiden de parti değişiklikleri, transfer ithamları ve bunların altındaki siyasete güvensizlik gündemdeydi. Ama artık doz arttı. Siyaset kurumu, seçmenlerin tercihlerine rağmen, o tercihlerin tam tersine hareket eden bir ilkesizlikle karşı karşıya kaldı. Bu durum seçmenin sandığa küsmesine sebep oluyor. Bir şeylerin düzeltilmesi lazım. Kendisi mevzu olunca ilkeden bahsedenlerin, kendi avantajı söz konusu olunca her şeyi görmezden geldiği berbat bir iklim bu. Bu süreç Burcu Köksal ile başlamadı elbette. CHP'ye ağzına alınmayacak laflar söyleyip sonra CHP'ye geçenlerin; AK Parti'ye galiz laflar edip sonra AK Parti saflarına katılanların; 'mücadele edeceğiz' diye seçilip mücadele etmeye söz verdiklerinin tarafına geçenlerin örneklerini çok gördük. Eskiden söylediklerine kendini bağlı hissetmeyenlerin ya da 'Benimle olursanız sizi korurum, rakip olursanız canınızı okurum' diyen yönetim şehvetinin örnekleri üst üste binmeye başladı. Tayyip Bey'i eskiden çok duyduk; bir milletvekili partisinden geçerken kızar, 'milletvekilliğini de bırakacaksın, öyle seçildin' derdi. Eğer böyle diyorsanız, bugün yaşanan geçişlerde de aynı hassasiyeti taşıyacaksınız. Kürsülerde haktan, hakikatten, şahsiyetten bahsedenlerin önümüze koyduğu tablo budur.</p> <p><strong>'DEVLET BEYLE TAYYİP BEY BİR ARAYA GELDİKTEN SONRA TOPLUMUN ŞAŞIRMA HAKKI KALMADI'</strong></p> <p>CHP'liler şimdi kızıyor ama CHP de vaktinde kendisine galiz laflar edenlerin geçişine konu olmuş bir partidir. Tayyip Bey'in siyasi pratiği şudur: Kendisine kem söz etmiş adamların gelip kendisini övmesinden lezzet alır. 'Eskiden hakaret ettiler ama şimdi nadim oldular' diyerek buradan bir iç onay çıkarır. Bunun zirvesi aslında MHP ile başlamıştır. Devlet Bey ile Tayyip Bey bir araya geldikten sonra, Türk toplumunun artık kimin kiminle bir araya geleceğine dair şaşırma hakkı kalmamıştır. Çünkü bu dünyada beraber siyaset yapması hiç mümkün olmayan iki isim varsa o da onlardı. Onlar birleştikten sonra artık ilke-ölçü hattında birilerine bir şey hatırlatmanın anlamı da kalmadı.</p> <p><strong>'SİYASET KURUMUNA OLAN GÜVENİ KORUMAK ZORUNDASINIZ'</strong></p> <p>Bu durum milletin iradesinin çalınmasıdır. Siz seçmenin iradesini çalamazsınız kardeşim! Seçmen hangi partiyi seçiyorsa hassasiyeti, sistemi, kanunu, milletin iradesini koruyacak şekilde muhafaza edeceksiniz. Diyelim ki partisiyle problem yaşadı. Bağımsız kalmasını sağlayacak bir kanuni düzenleme yapmalısınız. Bunu şunun için yapmak zorundasınız. Siyaset kurumuna güveni korumak zorundasınız. Siyasetçiye güveni korumak zorundasınız. İlkeye, ölçüye itibar alanını takip etmek zorundasınız ki öngörülebilir bir memleketiniz olsun. Bugün öyle diyorlar ama yarın ne yapacakları belli olmaz; ülkesine çevirirsiniz memleketinizi. Biz senin gibi ne konuşan adamlar gördük falan diye siyasette iddialı, efendim hedefli, idealizmini muhafaza eden herkesi töhmet altında bırakırsınız.</p> <p><strong>'ROZETİ TAKINCA MEMLEKETİN SORUNLARI ÇÖZÜLMÜŞ MÜ OLACAK'</strong></p> <p>Bizi töhmet altında bırakmaya çalıştığınız bu berbat iklimde bizim bir parmak izimiz yoktur. Bu ilkesizlikleri yapanlar bizim için bile bir giyotine sebep oluyor; 'Senin yapmayacağını nereden bilelim?' diyorlar. Biz bunu yapmamak üzerine bir siyasi koordinat tahkim ettik. Haysiyet hattımızı buraya çiviledik. 35 senedir bu hatta bir milim oynamadım. Herkesin sözünü tekzip ettiği bu iklimde, ben milletten ve devletten yana tarafımı hiç değiştirmedim. Siyasetçilere düşen görev şudur: İlla partinizden ayrılacaksanız, ağır laflar ettiğiniz partilere geçmeyin! Seçmeninize hürmet edin. İnsanların sandığa gitmeme sebebiniz sizin bu fırsatçılığınızdır. 'Hepsi aynı' duygusunun önüne geçecek tek şey öngörülebilir siyasettir. İngiltere'de bir ara uygulanan 'recall' (geri çağırma) metodunu galiba konuşmak zorunda kalacağız. 'Sizi seçtik ama duruşunuzu, tercihinizi beğenmedik; sizi geri çağırıyoruz' deme imkânını seçmene vermek zorundayız. Tehditle, şantajla, 'Benim partime geçersen korunursun' imasıyla siyaset yapılmaz. Aydın Belediye Başkanı size geçince korunuyorsa; CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burcu Köksal'a 'Eşinden ayrıl, bizden ayrılma' diyorsa, siz insanlara ne yapıyorsunuz tam olarak? Bütün belediyeleri kendi partinize geçirip grup toplantılarında rozet takınca memleketin sorunları çözülmüş mü olacak? Hayır. Muhalefetten iktidara gitmek nimete, güce ve tehdit kapasitesine gitmektir. Hükümetin görevi toplanma merkezi olmak değil, 'Sorunları çözüyoruz' dedirtebilmektir.</p> <p><strong>'BU SEL, YAŞADIĞIMIZ YÖNETİM KAOSUNUN ÖDEDİĞİMİZ SON BEDELİDİR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Samsun Havza'da bir sel felaketi yaşandı. Bugün karşımızdaki tablo, bildiğimiz klasik bir yönetim zafiyetiyle tekrarlayan sorunlarımızın aynısıdır. Yine aynı sözleri söyleyen siyasetçi retoriğiyle karşı karşıyayız; 'Bunu da göğüsledik, yapacağız, edeceğiz. Dere yataklarındaki yapılaşmanın önüne denetimle geçeceğiz. Mühendise, bilime önem vereceğiz. Çarpık yapılaşmayı bir an önce engelleyeceğiz' falan filan: Her başımıza gelen felaketten sonra aynı nakaratlar. Hacıosman Deresi aslında sadece kendi yatağını buldu. Kendi yatağının üstünde yapılan her türlü tedbirsiz, plansız ve program dışı çarpıklığı aldı götürdü. Geçmiş olsun dileklerimizle beraber hatırlatmaktan bıkmayacağımız gerçek şudur; Samsun Havza'daki bu sel, yaşadığımız yönetim kaosunun ödediğimiz son bedelidir!</p> <p><strong>'EVLATLARINIZ, ÜLKENİZ AYAKLARINIZIN ALTINDAN YİTİP GİDİYOR'</strong></p> <p>Milli irade vurgusu yapmayı çok seviyoruz ama 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nda gençliğin hali pürmelali ortadadır. Siyaset kurumunun 19 Mayıs'ta sadece bayraktan, Samsun'dan, vapurdan, bağımsızlıktan bahsetmekten çok daha öte ve önemli sorumlulukları vardır. Çocuklarımız işsiz, çocuklarımız mesleksiz... Bugün rakamlarla ifade edilen 'ev genci' gerçeğimiz var. Devletin iradesini ve geleceğini emanet ettiği bu gençlik, bir asrı devirmiş Türkiye Cumhuriyeti'nde bugün kâbuslar içinde memleketi terk etmek istiyor. Z kuşağı, ev genci, mesleksizler, iş aramaktan vazgeçenler, uyuşturucu pençesine düşenler... Kategorilere ayırıp bir sürü istatistik konuşuyorsunuz. 19 Mayıs'ı kutlarken bu gençlik tablosu sizin utancınız olsun. Çocuklarımızın bizden beklentileri, o güzel nutukları atacak herkesin utancı olsun. 24 senedir memleket yönetiyorsunuz; verdiğiniz hiçbir rakam ne dindarlığınızın, ne milliyetçiliğinizin, ne de cumhuriyetçiliğinizin övüncü olamaz. Cumhurbaşkanımız dâhil herkese sesleniyorum: Hamaset nutuklarında boğulurken hatırlayın; evlatlarınız, ülkeniz ayaklarınızın altından yitip gidiyor. Çocuklarınızın hayali yok, işi yok, eğitimi yok, değerleri yok, memlekete bağlılıkları kalmamış... Ellerine bayrak verip kutlama yapın da göreyim sizi! Bayramı gençlere hediye etmekle övünenlere bunun muhasebesini de yaptıracağız, göreceksiniz.</p> <p><strong>'BÖYLE BİR MEMLEKETİN HESABINI SİZE SANDIKTA SORACAĞIZ'</strong></p> <p>Bize kısır parti tartışmaları değil, hayal kurulabilir bir vatan inşa edecek yönetim mahareti lazımdır. Anahtar Parti, bu dar tartışmaların içinde boğulmadan; memleketin ufkuna ümit, plan ve irade olarak kurulmuş bir hareket olarak adım adım iktidara yürüyor. Size ilkeyi, ölçüyü ve memleket mücadelesinde durulması gereken yerleri hatırlatmaya devam edeceğiz. Türk toplumu akademisyenler güçlüyse güçlüdür. Basın güçlüyse güçlüdür. Üniversite güçlüyse güçlüdür. Gençler güçlüyse güçlüdür. Esnaf güçlüyse güçlüdür. Öyle siz siyasetçiler olarak güçlüsünüz ama toplumun tamamı düştü. Böyle bir memleketin hesabını size sandıkta soracağımız günlere hazırlanıyoruz.'</p> <p><strong>'MEMLEKETTE BARIŞ YAPILMASI LAZIM AMA 'VARLIK BARIŞI' DEĞİL'</strong></p> <p>Varlık barışı düzenlemesine ilişkin soruyu 'Seçim popülizmini çağrıştırıyor' diyerek yanıtlayan Ağıralioğlu, şunları söyledi:</p> <p>'Memlekette barış yapılması lazım. Varlık barışı değil. Bu baştan beri söylediğim ilkelerle yapılması gereken şey barış. Ne barışı? Akıl barışı. Hukuk barışı, özgürlük barışı, demokrasi barışı, efendim iyi yönetim barışı. Memleketin siyasetin, milletle barış yapması gereken pek çok konusu var. Devlet böyle davranmaya başladı mı bir seçim ekonomisi hazırlıyor demektir. Bir seçim hazırlığı gibi gördüğümüz bu adımların hepsini tek tek takip edeceğiz. İstanbul'da Finans Merkezi'ne yönelik bir hareket, Dubai'den o Körfez ülkelerinde sıkışan sermayenin Türkiye'ye gelmesini hedefleyen birtakım hamleler falan da var. Vadesi gelmiş borçlarımıza rağmen elimizdeki döviz miktarı belli. Bir devalüasyon kur baskısı altındayız. Enflasyonla mücadele programı tutmadığı için büyük bir sıkıntı var.</p> <p><strong>'TÜRKİYE ŞU ANDA KÖTÜ YÖNETİMİN FİNALİNE GİRİYOR'</strong></p> <p>Türkiye şu anda kötü yönetimin finaline giriyor. Bunu seçimle atlatabileceklerini düşündükleri, avantajlı bir anda seçime gideceklerini zannediyoruz. Seçim popülizminin emareleri yavaş yavaş gelmeye başladı. Emeklisine bayramda ikramiye veremeyen, asgari ücretlisini çalıştıran, konkordato hakkında bu kadar firmaya yetişemeyen, iş adamlarını duyamayan, her gün iş adamlarının 'Acaba bana da bir şey bulaşır mı' diye korkup çekindiği, dış ve dışarıya sermaye çıkışının bu düzeyde olduğu memlekette hükümet seçime gitmekle intihar eder aslında. Ama bunu avantajla dönüştürmek için pek çok mevzu konuşuluyor. CHP'ye kayyum meselesi de dahil. Hükümet ilk defa bu düzeyde bir seçim kampanyası yapacak gördüğüm. 'Ben yapamıyorum demeyecek, muhalefet yapamıyor diyecek. Bu muhalefet sizin hayallerinize kavuşacak muhalefet olamaz' demeye hazırlanıyor. Bir tarih öngörüm yok ama işte zaten bir buçuk yıl kaldı. Tayyip Bey tekrar aday olmak isterse daha erken olacak.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/agiralioglu-devlet-bey-ile-tayyip-bey-bir-araya-geldikten-sonra-turk-toplumunun-kimin-kiminle-bir-araya-gelecegine-dair-sasirma-hakki-kalmamistir</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:17:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/agiralioglu-devlet-bey-ile-tayyip-bey-bir-araya-geldikten-sonra-turk-toplumunun-kimin-kiminle-bir-araya-gelecegine-dair-sasirma-hakki-kalmamistir.jpg" type="image/jpeg" length="20061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir'in genç yaratıcıları, büyük finale hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/eskisehirin-genc-yaraticilari-buyuk-finale-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/eskisehirin-genc-yaraticilari-buyuk-finale-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin 2026 Eskişehir yılı vizyonu doğrultusunda, X Design Factory ve Eskişehir Halk Okulu iş birliğiyle hayata geçirilen '26ALTI26 Genç Yaratıcılar Programı'nda büyük finale doğru geri sayım başladı. Gençlerin yenilikçi, yaratıcı ve sürdürülebilir çözümler üretmesini amaçlayan 10 haftalık yoğun programın 7'nci haftası da başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ESKİŞEHİR) -</strong> Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin 2026 Eskişehir yılı vizyonu doğrultusunda, X Design Factory ve Eskişehir Halk Okulu iş birliğiyle hayata geçirilen '26ALTI26 Genç Yaratıcılar Programı'nda büyük finale doğru geri sayım başladı. Gençlerin yenilikçi, yaratıcı ve sürdürülebilir çözümler üretmesini amaçlayan 10 haftalık yoğun programın 7'nci haftası da başarıyla tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Eskişehir'de yaratıcı gençlik ekosisteminin güçlenmesine öncülük eden programa katılan 26 genç yaratıcı, Sanat Sokağı'nda düzenlenen atölyelerde fikirlerini gerçeğe dönüştürmeye devam ediyor. Program boyunca katılımcılar yenilikçi düşünme, yapay zekâ ile üretim, proje geliştirme, girişimcilik, proje yönetimi ve fon bulma gibi birçok alanda uzman isimlerden eğitim alma fırsatı buldu.</p> <p>Programın 7'nci haftasında gerçekleştirilen 'AI Çağında Marka Hikayesinin Baştan Yazımı' başlıklı atölye ise gençlerden yoğun ilgi gördü. Eğitmen Özlem Yalım'ın katılımıyla düzenlenen etkinlikte, yapay zekâ çağında markaların dönüşen iletişim dili, hikâye anlatıcılığı ve yaratıcı içerik üretimi üzerine önemli paylaşımlar yapıldı. Katılımcılar, dijital çağın yeni dinamiklerini keşfederken aynı zamanda kendi projelerine yönelik yenilikçi bakış açıları geliştirdi.</p> <p><strong>FİKİRLERİN SÜRDÜRÜLEBİLİR GİRİŞİMLERE DÖNÜŞTÜRME SÜREÇLERİ KONUŞULACAK</strong></p> <p>Programın 16 Mayıs'ta gerçekleştirilecek 8'inci haftasında ise gençler, Aynur Güneş Kahraman ile 'Girişimcilik' eğitimi kapsamında bir araya gelecek. Eğitimde genç yaratıcıların fikirlerini sürdürülebilir girişimlere dönüştürme süreçleri ele alınacak.</p> <p>Büyük heyecanın yaşanacağı final sürecinde, gençler geliştirdikleri projeleri 7 Haziran Pazar günü alanında uzman isimlerden oluşan jüri heyeti karşısında sunacak. Değerlendirmelerin ardından seçilen projeler, 11 Haziran Perşembe günü Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu'nda gerçekleştirilecek 'Büyük Lansman Töreni' ile kamuoyuna tanıtılacak.</p> <p>Şehrin sorunlarına yenilikçi çözümler sunmayı hedefleyen projeler; 'Eskişehir'in En Yaratıcı Çözümü', 'En İyi Uygulanabilir Fikir' ve 'En İyi Sosyal Etki' olmak üzere üç ayrı kategoride değerlendirilecek.</p> <p>Halk Okulu'nun ana sponsorluğunda, her kategoride 20 bin TL olmak üzere toplam 60 bin TL ödülün sahiplerini bulacağı program, gençlerin fikirlerini görünür kılarken, Eskişehir'in yaratıcı geleceğine de ışık tutacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/eskisehirin-genc-yaraticilari-buyuk-finale-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:15:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/eskisehirin-genc-yaraticilari-buyuk-finale-hazirlaniyor.jpeg" type="image/jpeg" length="39240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adıyaman'da 'Kırmızı Kot' uygulamasıyla planlı gelecek inşa ediliyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/adiyamanda-kirmizi-kot-uygulamasiyla-planli-gelecek-insa-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/adiyamanda-kirmizi-kot-uygulamasiyla-planli-gelecek-insa-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman Belediyesi, kentin gelecekteki yerleşim alanlarını daha güvenli ve düzenli hale getirmek amacıyla önemli bir adımı hayata geçirdi. Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, bugüne kadar ihmal edilen 'Kırmızı Kot' uygulamasının; üniversite, akademik odalar ve STK'ların iş birliğiyle resmen başlatıldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ADIYAMAN) -</strong> Adıyaman Belediyesi, kentin gelecekteki yerleşim alanlarını daha güvenli ve düzenli hale getirmek amacıyla önemli bir adımı hayata geçirdi. Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, bugüne kadar ihmal edilen 'Kırmızı Kot' uygulamasının; üniversite, akademik odalar ve STK'ların iş birliğiyle resmen başlatıldığını duyurdu.</p> <p>Adıyaman Belediyesi, gelişme bölgelerinde altyapı ve yapılaşma süreçleri başlamadan önce yol profillerini ve arazi eğimlerini belirlemeyi hedefleyen 'Kırmızı Kot' uygulamasını, ilk olarak Petrol Mahallesi'nden başlattı. Çalışma kapsamında 4 bin 500 hektar alanda yol yükseklikleri, yağmur suyu akış yönleri ve altyapı sistemleri teknik esaslar doğrultusunda birbirine uyumlu hale getirilecek.</p> <p><strong>'DEPREME DİRENÇLİ KENT VİZYONUMUZUN TEMELİ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çalışmanın teknik detaylarına ilişkin açıklamalarda bulunan Tutdere, kenti her yönüyle planlı bir şehir haline getirmekte kararlı olduklarını vurguladı. Tutdere, 'Üniversitemiz, Harita Mühendisleri Odamız ve STK'larımızın iş birliğiyle bugüne kadar ihmal edilmiş olan kırmızı kot uygulamasını hayata geçirdik. Adıyaman Belediyesi olarak şehrimizi depreme dirençli, güvenli ve planlı bir kent kılma yolunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni imar alanlarımızda kullanacağımız bu uygulamanın Adıyaman'ımıza hayırlı olmasını diliyorum' dedi.</p> <p><strong>AFET RİSKLERİNE KARŞI TEKNİK ÖNLEM</strong></p> <p>Kırmızı kot uygulaması, yalnızca estetik bir düzenleme değil, aynı zamanda bir afet yönetimi aracı olarak öne çıkıyor. Uygulama ile şunlar hedefleniyor:</p> <p>-Sel Riski Azalacak: Yağmur suyu drenaj sistemleri topoğrafyaya uygun planlanarak taşkın riskleri minimize edilecek.<br />-Kot Farkı Sorunları Çözülecek: Yapılaşma sonrası ortaya çıkan yol ve bina uyumsuzlukları ile altyapı eğim hatalarının önüne geçilecek.<br />-Ulaşım Güvenliği Sağlanacak: Acil durum ulaşım ağlarının sürekliliği, teknik olarak belirlenmiş yol profilleriyle desteklenecek.</p> <p><strong>BİLİMSEL VE KATILIMCI PLANLAMA</strong></p> <p>Adıyaman'da ilk kez bu kapsamda hayata geçirilen çalışma, kentin yeniden yapılanma sürecinde bilimsel verileri merkeze alıyor. Özellikle deprem sonrası kalıcı konut alanları ve yeni yerleşim bölgelerinde teknik altyapının önceden oluşturulması, sürdürülebilir kentleşme açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.</p> <p>Adıyaman Belediyesi, bu bütüncül planlama anlayışıyla şehrin hem estetik kimliğini güçlendirmeyi hem de vatandaşlara daha güvenli bir yaşam alanı sunmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Adıyaman</category>
      <guid>https://www.haber500.com/adiyamanda-kirmizi-kot-uygulamasiyla-planli-gelecek-insa-ediliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:09:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/adiyamanda-kirmizi-kot-uygulamasiyla-planli-gelecek-insa-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="96431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeğenlerine cinsel istismarda bulunmaktan en az 42 yıl hapsi istenen dayının yargılandığı dava ertelendi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/yegenlerine-cinsel-istismarda-bulunmaktan-en-az-42-yil-hapsi-istenen-dayinin-yargilandigi-dava-ertelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/yegenlerine-cinsel-istismarda-bulunmaktan-en-az-42-yil-hapsi-istenen-dayinin-yargilandigi-dava-ertelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'ya ziyarete geldiği sırada 5 ve 8 yaşlarındaki yeğenlerine cinsel istismarda bulunmakla suçlanan sanığın yargılandığı dava eksik hususların giderilmesi için 24 Eylül'e ertelendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Ankara'ya ziyarete geldiği sırada 5 ve 8 yaşlarındaki yeğenlerine cinsel istismarda bulunmakla suçlanan sanığın yargılandığı dava eksik hususların giderilmesi için 24 Eylül'e ertelendi.</p> <p>Sanık Resul Özdemir'in çocuklardan birine yönelik eylemleri nedeniyle 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan en az 15, diğerine yönelik eylemleri nedeniyle de en az 27 yıl hapsi istendiği davanın ikinci duruşması Ankara Batı 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya sanık Resul Özdemir, SEGBİ üzerinden katıldı. Mağdur çocukların babaannesi ve dedesi de duruşma salonunda hazır bulundu.</p> <p>Mahkeme, bir önceki duruşmanın SEGBİS kayıtlarının henüz çözümlenmediğini ifade ederek eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 24 Eylül'e erteledi.</p> <p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p> <p>Ankara'da, 8 yaşındaki çocuğu Y.Ö.H.Ç.'nin sünnet sonrası tedavisi sırasında yaşadıklarını ''Dayım bize böyle yaptı' diyerek anlatması sonrası cinsel istismarı öğrendiğini söyleyen baba Fikri Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2024 yılında şikayette bulunmuştu. Dayısıyla Elazığ'da aynı evde yaşayan 5 yaşındaki kızının devlet korumasına alınmasını isteyen baba Çelik, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na giderek, Bakanlık önünde basın açıklaması yapmış ve dilekçe vermişti. Elazığ Çocuk Mahkemesi de 'koruyucu ve destekleyici tedbir olarak acil koruma altına alınması' kararını vererek kız çocuğunu koruma altına almıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/yegenlerine-cinsel-istismarda-bulunmaktan-en-az-42-yil-hapsi-istenen-dayinin-yargilandigi-dava-ertelendi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:05:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/yegenlerine-cinsel-istismarda-bulunmaktan-en-az-42-yil-hapsi-istenen-dayinin-yargilandigi-dava-ertelendi.jpeg" type="image/jpeg" length="77971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan, TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'na katılacak]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-tdt-disisleri-bakanlari-konseyi-toplantisina-katilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-tdt-disisleri-bakanlari-konseyi-toplantisina-katilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Türkistan'da düzenlenecek TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'na katılacak. Toplantıda başta İran ve Gazze olmak üzere güncel küresel ve bölgesel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Türkistan'da düzenlenecek TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'na katılacak. Toplantıda başta İran ve Gazze olmak üzere güncel küresel ve bölgesel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulacak. </p> <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kazakistan'ın Türkistan şehrinde yarın yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a eşlik edecek. Dışişleri Bakanlığı yetkilisinden edinilen bilgiye göre, Fidan aynı gün Zirve öncesinde düzenlenecek TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'na katılacak.  </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yetkili, TDT'nin 7 Ekim 2025 tarihinde Gebele'de düzenlenen 12. Zirvesi'nde Devlet Başkanları tarafından kabul edilen Bildiri'de, Türkiye'nin girişimiyle, TDT Dışişleri Bakanlarının daha sık bir araya gelmeleri hususunun kayıt altına alındığını anımsattı.</p> <p>Türkiye, ev sahibi Kazakistan ve Dönem Başkanı Azerbaycan'ın yanı sıra Kırgızistan ve Özbekistan Dışişleri Bakanları'nın ve TDT Genel Sekreteri'nin katılmasının beklendiği toplantıda, Teşkilat bünyesindeki iş birliği alanlarına dair istişarelerde bulunulması ve başta İran ve Gazze olmak üzere, güncel küresel ve bölgesel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulacak. Toplantının sonunda 'TDT Sekretaryasının Kurumsal ve Dijital Kapasitesinin Güçlendirilmesine Dair Dışişleri Bakanları Konseyi Kararı'nın imzalanması öngörülüyor. </p> <p><strong>HÜRMÜZ'DE SEYRÜSEFER SERBESTİSİ İLKESİNE RİAYET EDİLMESİ GEREKTİĞİ VURGULANACAK</strong></p> <p>Bakan Fidan toplantıda yapacağı konuşmada, Türk Devletleri arasındaki siyasi diyalog, ticaret, enerji arzı güvenliği, bağlantısallık, kültür ve eğitim ile dijital dönüşüm alanlarındaki iş birliğinin derinleşerek devam etmesinden duyulan memnuniyeti dile getirecek.</p> <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı doğrultusunda, Kıbrıs Türklerinin ve KKTC'nin uluslararası toplumda hak ettikleri konumu elde etmeleri için, Türk dünyası olarak hep beraber çalışılmasının önemine işaret edecek olan Fidan, İran'da yaşanan gelişmelerin küresel güvenlik ve ekonomiye olumsuz etkilerinin herkes tarafından hissedildiğini vurgulayacak. Bu olayların Türk Dünyası için alternatif bağlantısallık seçeneklerinin önemini bir kez daha gösterdiğini belirtecek olan Fidan, Hürmüz Boğazı'nın jeopolitik hedeflerle araçsallaştırılmamasının ve seyrüsefer serbestisi ilkesine riayet edilmesinin elzem olduğunu kaydedecek. Fidan, Pakistan ve diğer bölgesel ortaklarla birlikte ihtilafın kalıcı biçimde sona ermesi için diplomatik girişimleri desteklemeye devam edilmesinin önemli olduğunu ifade edecek. </p> <p>Fidan, Türkiye'nin Gazze'ye insani yardımların kesintisiz biçimde ulaştırılması için çabalarını sürdürdüğünü ve uluslararası toplumla eşgüdüm içinde Gazze'nin yeniden inşası için üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeyi sürdüreceğini vurgulayacak. Fidan'ın toplantı kapsamında TDT üyesi ülkelerden mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler yapması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/disisleri-bakani-fidan-tdt-disisleri-bakanlari-konseyi-toplantisina-katilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:00:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/disisleri-bakani-fidan-tdt-disisleri-bakanlari-konseyi-toplantisina-katilacak.png" type="image/jpeg" length="86133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Ömer Fethi Gürer: 'Toprak Mahsulleri Ofisi buğdayın alım fiyatını bir an önce açıklamalı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-omer-fethi-gurer-toprak-mahsulleri-ofisi-bugdayin-alim-fiyatini-bir-an-once-aciklamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-omer-fethi-gurer-toprak-mahsulleri-ofisi-bugdayin-alim-fiyatini-bir-an-once-aciklamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 'Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını girdi maliyetleri artı makul bir karla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlak suretle TMO eliyle alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı yüksek girdi maliyetlerinden dolayı çiftçi zarar ediyor ve bir ertesi yıl buğdaydan arpadan uzaklaşıyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 'Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını, girdi maliyetleri artı makul bir karla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlak suretle TMO eliyle alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı yüksek girdi maliyetlerinden dolayı çiftçi zarar ediyor ve bir ertesi yıl buğdaydan arpadan uzaklaşıyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,  buğday ve arpa üretimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak Toprak Mahsulleri Ofisi'ne çağrı yaptı. Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunması gerektiğini belirterek, bu yıl açıklanacak alım fiyatının çiftçiyi yeniden üretime yönlendirecek seviyede olması gerektiğini söyledi. Gürer şöyle konuştu:</p> <p>'Ülkemizde 2026 yılında yağışlar yeterli olunca buğday ve arpada verim artışı, rekolte yükselmesi bekleniyor. 2002 yılında ülkemizde 19 milyon 500 bin ton buğday yetişmişti. 2025 yılında ise 17 milyon 900 bin ton buğday yetişti. Önemli ölçüde buğdayda rekolte kaybı geçtiğimiz yıl ani hava değişimleriyle yaşandı. Bu yıl ise şu anda buğday artık bazı bölgelerde hasat noktasına geldi. Kısa süre içinde Çukurova'da hasat başlayacak. Alım fiyatı ise hali hazırda açıklanmadı. Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını girdi maliyetleri artı makul bir karla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlak suretle TMO eliyle alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı yüksek girdi maliyetlerinden dolayı çiftçi zarar ediyor ve bir ertesi yıl buğdaydan arpadan uzaklaşıyor.</p> <p><strong>'DEĞERİNDE ÜRÜNÜN ALINMASI SAĞLANMALI'</strong></p> <p>22 milyon ton civarında bir buğday ülkemize yeterli oluyor. Ama dahili işleme rejimi kapsamında yurt dışından 6 ila 10 milyon ton yıllık buğday alınıyor, un ve makarna yapılarak yurt dışına gönderiliyor. O buğdayı da ülkemiz çiftçisi üretsin. 2002 ile 2024 yılları arasında 2 milyon 800 bin hektara yakın toprağımız, tarım arazimiz devre dışı kaldı. Buralarda üretim yapılsaydı buğdayı kendimiz üretip yurt dışına satabilirdik. Alım fiyatıyla ilgili sulu tarımda fiyat 20 lira civarında, girdi maliyetleriyle oluşuyor. Kuru tarımda ise bu rakam 21 liranın üzerine çıkıyor. Bunun için de 24 liranın üzerinde bir alım fiyatı çiftçimizi bu yıl için ektiği üründen para kazanmasına vesile olur. İthalatçı değil kendi çiftçimizin, üreticimizi desteklemenin yolu üretilen ürünü değerine almaktan geçiyor. Bugün bir kilo buğdaydan 800 gram un alınıyor. 800 gramdan sekiz simit elde ediliyor. Simit fiyatına baktığınızda onun da unu, tuzu, kirası, işçiliği var ama bu buğday, arpa, bir yıl emekle üretiliyor. Onun için değerinde ürünün alınması sağlanmalı, çiftçi refahı gerçekleştirilirse en azından buğdayda yüzde 97 civarında kendi kendine yeter olan ülkemiz kendi kendine yeter noktaya gelir, Rusya'nın, Ukrayna'nın buğdayına muhtaç olmayız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-omer-fethi-gurer-toprak-mahsulleri-ofisi-bugdayin-alim-fiyatini-bir-an-once-aciklamali</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 12:59:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chpli-omer-fethi-gurer-toprak-mahsulleri-ofisi-bugdayin-alim-fiyatini-bir-an-once-aciklamali.jpg" type="image/jpeg" length="11611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hem hemşire hem tiyatrocu: İzmirlilere çifte hizmet]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/hem-hemsire-hem-tiyatrocu-izmirlilere-cifte-hizmet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/hem-hemsire-hem-tiyatrocu-izmirlilere-cifte-hizmet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde eğitmen hemşire olarak görev yapan Manolya Ercan, hem mesleki bilgisini yurttaşlara aktarıyor hem de ileri yaşlı bireylere yönelik faaliyet gösteren 3. Yaş Üniversitesi'nde tiyatro eğitmenliği yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) - </strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde eğitmen hemşire olarak görev yapan Manolya Ercan, hem mesleki bilgisini yurttaşlara aktarıyor hem de ileri yaşlı bireylere yönelik faaliyet gösteren 3. Yaş Üniversitesi'nde tiyatro eğitmenliği yapıyor.</p> <p>Tüm dünyada her yıl 12-18 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Hemşireler Haftası'nda, dikkat çeken hikâyeler de öne çıkıyor. 10 yılı aşkın süre çeşitli hastanelerde hemşirelik yapan Manolya Ercan, kariyerini İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı çatısı altında yürütüyor. Belediyede eğitmen hemşire olarak görev yapan Ercan, mesleki bilgisini yurttaşlara aktarırken, çeşitli etkinliklerde kan şekeri ölçümü ve tansiyon ölçümleri de yapıyor. Aynı zamanda tiyatro ile ilgilenen Ercan, sanatçı kimliği ile de ileri yaşlı bireylerin yer aldığı 3. Yaş Üniversitesi'nde tiyatro eğitmenliğini üstleniyor. Alzeimer hastalığına karşı sanatın iyileştirici gücünü kullanan Ercan, hem sağlıkçı hem de sanatçı yönüyle İzmirlilerin 'iyilik hali' için var gücüyle çalışıyor.</p> <p><strong>'HEMŞİRELİK, KUTSAL BİR MESLEK'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Hemşirelik mesleğini seçtiği için çok mutlu olduğunu belirten Manolya Ercan, 'Hemşireliğin, insan hayatına dokunan çok kutsal bir meslek olduğunu düşünüyorum. Öyle günler oluyor ki 565 gram doğan bir bebeği yaşatabiliyorsunuz. İnsanların yaşamını devam ettirmek bizim için çok kutsal. 12 yıl ameliyathanelerde ve yoğun bakım görev aldıktan çalıştıktan sonra eğitmen hemşire olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışmaya başladım. Sağlık alanındaki bilgilerimi insanlara aktarmaya çalışıyorum. Bir yandan da insanların kan şekerlerini ve tansiyonlarını ölçüyorum' dedi.</p> <p><strong>ALZAYMIRA KARŞI TİYATRO İLE SAVAŞ</strong></p> <p>Hemşirelik mesleğinin yanı sıra kendisini ayakta tutan en önemli unsurlardan birinin de tiyatro oyunculuğu olduğunu ifade eden Ercan, 'Yıllarca tiyatro oyunlarında sahne aldım. Hastanede 24 saat nöbet tutup ardından sahneye çıkıyordum ama çok keyif alıyordum. Tiyatronun sanatsal yönü, bana da hastalarıma da faydalı oldu. Psikolojik olarak bana katkı sağlarken, hastalarla da daha iyi iletişim kurmamı sağladı. Şu anda ileri yaşlı bireyler için İzmir Büyükşehir Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi'nde tiyatro eğitimleri veriyorum. Drama eğitimlerinde alzeimer hastalığını önleyici çalışmalar yürütüyorum. Özellikle zihinsel olarak aktif kalmalarını sağlayan çalışmalar yapmaya özen gösteriyorum' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/hem-hemsire-hem-tiyatrocu-izmirlilere-cifte-hizmet</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 12:58:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/hem-hemsire-hem-tiyatrocu-izmirlilere-cifte-hizmet.jpg" type="image/jpeg" length="90438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edremit Belediye Başkanı Ertaş, halk buluşmalarında vatandaşları dinliyor]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/edremit-belediye-baskani-ertas-halk-bulusmalarinda-vatandaslari-dinliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/edremit-belediye-baskani-ertas-halk-bulusmalarinda-vatandaslari-dinliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, halk buluşmalarının üçüncü durağında Şükrü Tunar Kültür Merkezi ve Tuzcumurat Mahallesi Gümrük Meydanı'nda vatandaşlarla bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(BALIKESİR)</strong> - Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, halk buluşmalarının üçüncü durağında Şükrü Tunar Kültür Merkezi ve Tuzcumurat Mahallesi Gümrük Meydanı'nda vatandaşlarla bir araya geldi.<br /> <br />Edremit Belediyesi'nde Başkan Ertaş'ın göreve gelmesinin ardından geçen yıl başlatılan halk buluşmaları, bu yıl da farklı mahallelerde devam ediyor. Katılımcı belediyecilik anlayışıyla gerçekleştirilen toplantılarda vatandaşların talep, öneri ve sorunları doğrudan dinleniyor.<br /> <br />Bu yılki halk buluşmaları kapsamında Şükrü Tunar Kültür Merkezi'nde; Atatürk, Bostancı, Camivasat, Cennetayağı, Çıkrıkçı, Cumhuriyet, Gazicelal, Gaziilyas, Hamidiye, İbrahimce ve Soğanyemez mahalle sakinleriyle bir araya gelen Ertaş, yapılan çalışmalar ve planlanan projelere ilişkin bilgi verdi.<br /> <br />Tuzcumurat Mahallesi Gümrük Meydanı'nda gerçekleştirilen ikinci buluşmada ise Kapıcıbaşı, Dereli, Hekimzade, Hacıtuğrul, Hacıarslanlar, Çamcı, Darsofa, Turhanbey, Tuzcumurat, Yaylaönü ve Yaşyer mahalleleri sakinleriyle buluşuldu. Toplantılarda vatandaşların soru, görüş ve önerileri dinlenirken mahallelerin ihtiyaçlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunuldu.<br /> <br />Ertaş mahallelerde sorunları yerinde tespit edip, çözüm üretmeye devam ettiklerini belirterek, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Edremit'imizin her mahallesinde sorunları yerinde tespit ederek çözümleri hızla hayata geçirmek için hemşehrilerimizle halk buluşmalarımıza devam ediyoruz. Bugün çözüm odaklı çalışmak ve birbirimizi dinlemek üzere Atatürk, Bostancı, Camivasat, Cennetayağı, Çıkrıkçı, Cumhuriyet, Gazicelal, Gaziilyas, Hamidiye, İbrahimce, Soğanyemez, Kapıcıbaşı, Dereli, Hacıtuğrul, Hekimzade, Hacıarslanlar, Çamcı, Darsofa, Turhanbey, Tuzcumurat, Yaylaönü ve Yaşyer mahalle sakinlerimizle iki ayrı noktada gerçekleştirdiğimiz halk buluşmalarında çalışmalarımızı anlattık, dertleştik, görüşlerimizi paylaştık. Komşularımızın ihtiyaçlarını ve önerilerini konuştuk, dayanışmamızı güçlendirdik. Bizleri kucaklayan hemşehrilerimiz ile muhtarlarımıza ilgileri ve destekleri için teşekkür ediyorum. Edremit'imizi hep birlikte güzel yarınlara taşıyacağız. Çünkü bu kentte söz de karar da hemşehrilerimizin.'<br /> <br />Halk buluşmalarına Ertaş'ın yanı sıra CHP Edremit İlçe Başkanı Emin Yalçıntaş, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.haber500.com/edremit-belediye-baskani-ertas-halk-bulusmalarinda-vatandaslari-dinliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 12:57:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/edremit-belediye-baskani-ertas-halk-bulusmalarinda-vatandaslari-dinliyor.jpg" type="image/jpeg" length="99932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Sarıbal: 'Çiftçinin alın terini borca, ithalata ve şirketlere teslim eden iktidarı göndereceğiz']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-saribal-ciftcinin-alin-terini-borca-ithalata-ve-sirketlere-teslim-eden-iktidari-gonderecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-saribal-ciftcinin-alin-terini-borca-ithalata-ve-sirketlere-teslim-eden-iktidari-gonderecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, AK Parti iktidarının tarımı planlayan, üreticiyi destekleyen kamucu anlayışı tasfiye ettiğini belirterek, 'Çiftçinin alın terini borca, ithalata ve şirketlere teslim eden iktidarı göndereceğiz. Bu ülkenin çiftçisi yeniden toprağıyla, üretimle buluşacak, emeğinin karşılığını alacak' dedi.  ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, AK Parti iktidarının tarımı planlayan, üreticiyi destekleyen kamucu anlayışı tasfiye ettiğini belirterek, 'Çiftçinin alın terini borca, ithalata ve şirketlere teslim eden iktidarı göndereceğiz. Bu ülkenin çiftçisi yeniden toprağıyla, üretimle buluşacak, emeğinin karşılığını alacak' dedi.  </p> <p>CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaparak, AK Parti iktidarının tarım politikalarını eleştirdi.</p> <p>2000'li yılların başında 2,8 milyon olan kayıtlı çiftçi sayısının bugün 2,3 milyona düştüğünü kaydeden Sarıbal, SGK'ya kayıtlı çiftçi sayısının ise son 17 yılda 1 milyondan 616 bine gerilediğini ifade etti. Kırsalın hızla yaşlandığını belirten Sarıbal, çiftçilerin yaş ortalamasının 60'a yaklaştığını söyledi. Tarımın istihdam ve milli gelir içindeki payının da dramatik biçimde gerilediğine dikkati çeken Sarıbal, '2002'de toplam istihdamın yaklaşık yüzde 35'i tarımdaydı. Bugün bu oran yüzde 14'e kadar düştü. Tarımın milli gelir içindeki payı ise yüzde 10'ların üzerinden yüzde 5,2 seviyesine geriledi' ifadelerini kullandı. Türkiye'de çiftçilerin kişi başına düşen milli gelirin ancak üçte biri kadar gelir elde edebildiğini belirten Sarıbal, kişi başına tarımsal katma değerin Almanya'nın yaklaşık 8,5 kat, Fransa'nın ise 5 kat gerisinde kaldığını söyledi.</p> <p><strong>'YASANIN ÖNGÖRDÜĞÜ DESTEĞİN YALNIZCA BEŞTE BİRİ ÇİFTÇİYE VERİLDİ'</strong></p> <p>2006 yılında yürürlüğe giren Tarım Kanunu'nun, tarımsal desteklerin milli gelirin en az yüzde 1'i düzeyinde verilmesini zorunlu kıldığını belirten Sarıbal, iktidarın bu hükmü yıllardır uygulamadığını söyledi. Çiftçiye verilen desteklerin çoğu zaman yüzde 0,5'in altında kaldığını, son yıllarda ise yüzde 0,2 seviyelerine kadar gerilediğini belirten Sarıbal, 'Yasanın öngördüğü desteğin yalnızca beşte biri çiftçiye verildi dedi. Sarıbal, 2007-2026 döneminde Tarım Kanunu'nun uygulanmaması nedeniyle devletin çiftçiye olan borcunun cari fiyatlarla yaklaşık 2 trilyon liraya ulaştığını ifade etti.</p> <p>Yetersiz destekler nedeniyle üreticinin bankalara bağımlı hale getirildiğini belirten Sarıbal, çiftçilerin banka borcunun 2026 Mart itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 40 artarak 1 trilyon 350 milyar liraya yükseldiğini söyledi. 'Son 20 yılda tarımsal destekler 54 kat artarken çiftçilerin banka borçlarının 256 kat artması, desteklenenin üretici değil finans sistemi olduğunu açıkça göstermektedir' diyen Sarıbal, mevcut politikaların kırsalı çöküşe sürüklediğini kaydetti.</p> <p><strong>'2025 YILI ÇOK YÖNLÜ YIKIMA DÖNÜŞTÜ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ürettiğinin karşılığını alamayan çiftçilerin hızla üretimden çekildiğini ifade eden Sarıbal, 2002 yılında 266 milyon dekar olan ekili-dikili tarım alanlarının 2025 itibarıyla 240 milyon dekara gerilediğine, yaklaşık 26 milyon dekarlık tarım alanının kaybedildiğine dikkati çekti. Sarıbal, 'Üreticiyi korumayan, planlamadan uzak, ithalata bağımlı bu anlayış sürdükçe hem çiftçi yoksullaşacak hem de toplum sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimde daha büyük krizlerle karşı karşıya kalacaktır' dedi.</p> <p>Hububat, bakliyat ve yağlı tohum üretiminin artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını belirten Sarıbal, bunun ithalatı destekleyen tarım politikalarının sonucu olduğunu söyledi. 2025 yılının Türkiye tarımı açısından 'çok yönlü bir yıkım yılına' dönüştüğünü ifade eden Sarıbal, kuraklık ve zirai don olaylarının zaten kırılgan hale getirilen bitkisel üretimi ağır biçimde sarstığını belirtti. Tarımsal hasılanın son 25 yılın en sert daralmalarından birini yaşayarak yüzde 8,8 küçüldüğünü kaydeden Sarıbal, birçok üründe rekolte kayıplarının yüzde 60'lara ulaştığını vurguladı.</p> <p><strong>'ÇİFTÇİ HER ÜRETİMDE DÖNEMİNDE DAHA DA YOKSULLAŞTI'</strong></p> <p>TÜİK'in 2026 Mart verilerine göre genel enflasyonun yüzde 30,87, gıda enflasyonunun ise yüzde 32,36 olarak açıklandığını hatırlatan Sarıbal, çiftçinin yaşadığı gerçek enflasyonun çok daha yüksek olduğunu söyledi. Son bir yılda gübre fiyatlarının yüzde 57 ile yüzde 104 arasında arttığını, mazot fiyatlarındaki yükselişin ise yüzde 57,6'ya ulaştığını belirten Sarıbal, elektrik, sulama, yem ve zirai ilaç maliyetlerindeki artışlarla birlikte üretimin sürdürülemez hale geldiğini ifade etti. 'Temel tarımsal girdilerin enflasyonun iki katına varan oranlarda zamlanması, çiftçinin her üretim döneminde daha da yoksullaştığını açıkça göstermektedir' diyen Sarıbal, üreticinin üretimden çekilmesiyle birlikte Türkiye'nin gıda güvencesinin de ciddi biçimde zayıfladığını kaydetti.</p> <p><strong>'KAMU POLİTİKALARI HAYATA GEÇİRİLMEDEN GIDA KRİZİNDEN ÇIKMAK MÜMKÜN DEĞİL'</strong></p> <p>Tarımda üretimin ve çiftçinin milli gelirden aldığı payın artırılması gerektiğini belirten Sarıbal, tarımsal desteklerin Tarım Kanunu'nda öngörüldüğü gibi milli gelirin en az yüzde 1'i düzeyine çıkarılması çağrısında bulundu. Çiftçi BAĞ-KUR primlerinin düşürülmesi, emeklilik için gerekli prim gün sayısının 7 bin 200'e indirilmesi ve SGK prim ödeme gün sayısının 15 güne düşürülmesi gerektiğini ifade eden Sarıbal, başta don ve kuraklık olmak üzere tüm doğal afetlerde üreticinin gerçek zararının eksiksiz karşılanması gerektiğini söyledi. Sarıbal, 'Üreticiyi koruyan kamucu politikalar hayata geçirilmeden Türkiye'nin tarım ve gıda krizinden çıkması mümkün değildir. Çiftçinin alın terini borca, ithalata ve şirketlere teslim eden iktidarı göndereceğiz. Bu ülkenin çiftçisi yeniden toprağıyla, üretimle buluşacak, emeğinin karşılığını alacak' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-saribal-ciftcinin-alin-terini-borca-ithalata-ve-sirketlere-teslim-eden-iktidari-gonderecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 12:55:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/05/agency/anka/chpli-saribal-ciftcinin-alin-terini-borca-ithalata-ve-sirketlere-teslim-eden-iktidari-gonderecegiz.png" type="image/jpeg" length="79025"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
