<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber 500</title>
    <link>https://www.haber500.com</link>
    <description>Haber 500 ile gündemi yakala! Son dakika haberler, güncel gelişmeler, ekonomi, spor ve daha fazlası www.haber500.com'da. Tıklayın, haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 19:47:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İHD: Ümit Erkol derhal tahliye edilmeli]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ihd-umit-erkol-derhal-tahliye-edilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ihd-umit-erkol-derhal-tahliye-edilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan Hakları Derneği'nden CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un tutuklanmasına ilişkin yapılan açıklamada, Erkol'un tahliye edilmesi talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>İnsan Hakları Derneği'nden CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un tutuklanmasına ilişkin yapılan açıklamada, Erkol'un tahliye edilmesi talep edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İnsan Hakları Derneği'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, 'Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un siyasi saiklerle tutuklanmasını kınıyor, derhal tahliye edilmesini talep ediyoruz. 1990'lı yıllarda derneğimizin yönetim kurullarında da görev yapan Ümit Erkol, yalnızca bir siyasetçi değil, aynı zamanda uzun yıllardır hak mücadelesi yürüten bir insan hakları savunucusudur. İnsan Hakları Derneği olarak Ümit Erkol'un yargılanma sürecini ve tutukluluğunu yakından takip ettiğimizi kamuoyuna bildiriyoruz' ifadesi kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ihd-umit-erkol-derhal-tahliye-edilmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:25:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ihd-umit-erkol-derhal-tahliye-edilmeli.jfif" type="image/jpeg" length="16631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin heyetinden Erbakan'a ziyaret]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/cin-heyetinden-erbakana-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/cin-heyetinden-erbakana-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ı ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ı ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yeniden Refah Partisi'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin ile Dış İlişkiler Bakanlığı Batı Asya ve Kuzey Afrika Müsteşarı Chao Weidong'un da yer aldığı heyet, Genel Başkan Fatih Erbakan'ı ziyaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/cin-heyetinden-erbakana-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:24:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/cin-heyetinden-erbakana-ziyaret.jfif" type="image/jpeg" length="10432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Barut, vergi denetimlerinin etkinliği konusunda Meclis Araştırması açılmasını talep etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ayhan-barut-vergi-denetimlerinin-etkinligi-konusunda-meclis-arastirmasi-acilmasini-talep-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ayhan-barut-vergi-denetimlerinin-etkinligi-konusunda-meclis-arastirmasi-acilmasini-talep-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, vergide adalet, eşitlik ve şeffaflığın sağlanması, kayıt dışılığın önlenmesi ve etkin denetim için Meclis Araştırması açılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, vergide adalet, eşitlik ve şeffaflığın sağlanması, kayıt dışılığın önlenmesi ve etkin denetim için Meclis Araştırması açılmasını istedi.</p> <p>CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, kamu hizmetlerinin finansmanında temel kaynağın vergi sistemi olduğunu belirterek, 'Adil, şeffaf ve etkin bir vergi sisteminin varlığı sosyal devlet ilkesinin gereğidir. Ancak Türkiye'de vergi denetimlerinin etkinliği ve adaleti konusunda uzun süredir çeşitli sorunlar yaşandığı açıktır. Vergi denetimlerinin belirli mükellef grupları üzerinde yoğunlaştığı, buna karşın kayıt dışı faaliyetlerin yeterince denetlenemediği yönündeki durumun ortadan kaldırılması gerekir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Barut, şunları kaydetti:</p> <p>'Kayıt dışı ekonomi, devletin vergi kaybına uğramasına neden olmakla birlikte, kayıtlı mükellefler açısından haksız rekabet ortamı yaratmaktadır. Özellikle küçük esnaf ve ücretli kesim üzerindeki vergi yükünün nispeten daha yüksek olduğu, buna karşılık büyük ölçekli işletmelerin ve belirli sektörlerin çeşitli yöntemlerle vergi yükünü azaltabildiği yönündeki algı, vergi adaletine olan güveni zedelemektedir. Bu durum, vergiye gönüllü uyumun azalmasına ve sistemin sürdürülebilirliğinin risk altına girmesine yol açmaktadır. Öte yandan dijitalleşme ve e-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte yeni kayıt dışı alanlar ortaya çıkmıştır. Sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden elde edilen gelirlerin yeterince beyan edilmemesi, elektronik ticaret faaliyetlerinin tam olarak izlenememesi ve uluslararası dijital şirketlerin vergilendirilmesine ilişkin sorunlar, vergi sisteminin karşı karşıya olduğu yeni zorluklar arasında yer almaktadır.</p> <p>Kayıt dışılıkla mücadele, adil ve etkin vergi sisteminin önemi ortada duruyor. Bu nedenlerle vergi denetimlerinin mevcut durumunun kapsamlı bir şekilde incelenmesi, denetim süreçlerinde adaletin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi, kayıt dışı ekonominin boyutlarının ve nedenlerinin ortaya konulması, dijitalleşmenin vergi sistemi üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi ve daha etkin, adil ve sürdürülebilir bir vergi sistemi için gerekli önlemlerin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede vergi adaletinin güçlendirilmesi ve kayıt dışı ekonomi ile etkin mücadele edilmesine yönelik politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması talebimize destek verilmesini istiyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ayhan-barut-vergi-denetimlerinin-etkinligi-konusunda-meclis-arastirmasi-acilmasini-talep-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:21:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ayhan-barut-vergi-denetimlerinin-etkinligi-konusunda-meclis-arastirmasi-acilmasini-talep-etti.jpeg" type="image/jpeg" length="64514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen'den 'Milli Eğitim Akademisi'ne tepki: Bu bir eğitim modeli değil, siyasal müdahaledir]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/egitim-senden-milli-egitim-akademisine-tepki-bu-bir-egitim-modeli-degil-siyasal-mudahaledir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/egitim-senden-milli-egitim-akademisine-tepki-bu-bir-egitim-modeli-degil-siyasal-mudahaledir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Malatya Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen 'Milli Eğitim Akademisi Hazırlık Eğitimi Programı'na ilişkin basın açıklaması yaparak tepki gösterdi. Açıklamada, programın bir eğitim modeli olmadığı, öğretmenlik mesleğinin tarihsel, kurumsal ve kamusal niteliğini hedef alan siyasal bir müdahale olduğu ifade edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞA</strong></p> <p><strong>(MALATYA)-</strong> Eğitim Sen Malatya Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen 'Milli Eğitim Akademisi Hazırlık Eğitimi Programı'na ilişkin basın açıklaması yaparak tepki gösterdi. Açıklamada, programın bir eğitim modeli olmadığı, öğretmenlik mesleğinin tarihsel, kurumsal ve kamusal niteliğini hedef alan siyasal bir müdahale olduğu ifade edildi.</p> <p>Turan Emeksiz Caddesi üst kavşağında, Fakir Baykurt'un 'Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir' sözlerinin yer aldığı pankart arkasında yapılan açıklamayı, şube kadın sekreteri Aysun Güngör okudu. Açıklama sırasında 'İktidarın kulu olmayacağız', 'Kamusal, bilimsel, laik eğitim', 'Güvenceli iş, güvenceli gelecek istiyoruz' sloganları atıldı.</p> <p><strong>'Öğretmenlik mesleğini hedef alan siyasal bir müdahale'</strong></p> <p>Açıklamada, öğretmenlik mesleğinin kamusal niteliğini hedef alan siyasal bir müdahale olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p> <p>'Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan ve 13 Nisan 2026 itibarıyla başlatılacak 'Milli Eğitim Akademisi Hazırlık Eğitimi Programı', öğretmen yetiştirme sistemine yönelik bir dönüşümün parçası olarak hayata geçirilmektedir. Ankara, İstanbul, Aksaray, Gaziantep, Erzurum, Sivas ve Kayseri'de kurulan eğitim ve uygulama merkezleri aracılığıyla başlatılan bu süreç, yalnızca yeni bir eğitim modeli değil, öğretmenlik mesleğinin tarihsel, kurumsal ve kamusal niteliğini hedef alan siyasal bir müdahaledir.'</p> <p><strong>'Üniversitelerin işlevi ortadan kaldırılıyor'</strong></p> <p>Hayata geçirilen uygulamayla üniversitelerin ve eğitim fakültelerinin toplumsal işlevinin fiilen ortadan kaldırıldığına vurgu yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:</p> <p>'Bu model, öğretmen yetiştirme sistemini güçlendirmemekte, aksine tasfiye etmektedir. Yıllarını eğitim fakültelerinde geçiren, pedagojik formasyon alan, uygulama ve staj süreçlerini tamamlayan yüz binlerce öğretmen adayı, bu sistemle birlikte yeniden 'yeterlilik' süzgecine tabi tutulmaktadır. Bu durum, yalnızca öğretmen adaylarının emeğini değersizleştirmekle kalmamakta; aynı zamanda üniversitelerin ve eğitim fakültelerinin toplumsal işlevini fiilen ortadan kaldırmaktadır. Diplomaların geçersizleştirilmesi anlamına gelen bu yaklaşım, bilimsel ve pedagojik birikimin inkârıdır.'</p> <p><strong>'Liyakat yerine sadakat esas alınmaktadır'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Güngör, akademinin işleyişindeki şeffaflık sorununa dikkat çekerek şöyle konuştu:</p> <p>'Milli Eğitim Akademisi'nin içeriği, müfredatı ve işleyişi kamuoyundan gizlenmektedir. Şeffaflıktan uzak bu yapı, bilimsel ölçütler yerine siyasal kriterlerin belirleyici olduğu bir mekanizmaya işaret etmektedir. Atama ve değerlendirme süreçlerinde liyakat yerine sadakatin esas alınacağına dair güçlü emareler, öğretmenlik mesleğini doğrudan siyasal iktidarın vesayeti altına sokmaktadır. Bu yalnızca bir meslek politikası değil, aynı zamanda eğitimin ideolojik olarak yeniden biçimlendirilmesi girişimidir.'</p> <p><strong>'Eşit, demokratik ve kamusal eğitim ilkesine saldırı'</strong></p> <p>Güngör, sistemin Türkiye'nin öğretmen yetiştirme birikimini tasfiyeye yönelik bir girişim olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:</p> <p>'Bu modelle, Türkiye'nin yüz yılı aşan tarihsel öğretmen yetiştirme birikimi tasfiye edilmektedir. Dünyada benzeri bulunmayan bu uygulama, pedagojik ihtiyaçlardan değil, siyasal ve ideolojik tercihlerden beslenmektedir. Eğitim fakültelerini işlevsizleştiren, öğretmenliği bir 'eleme süreci'ne indirgeyen bu yaklaşım, eşit, demokratik ve kamusal eğitim ilkesine açık bir saldırıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Malatya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/egitim-senden-milli-egitim-akademisine-tepki-bu-bir-egitim-modeli-degil-siyasal-mudahaledir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:17:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/egitim-senden-milli-egitim-akademisine-tepki-bu-bir-egitim-modeli-degil-siyasal-mudahaledir.jpg" type="image/jpeg" length="77696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sibel Suiçmez: Sekü'deki tüm maden faaliyetleri derhal durdurulsun]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/sibel-suicmez-sekudeki-tum-maden-faaliyetleri-derhal-durdurulsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/sibel-suicmez-sekudeki-tum-maden-faaliyetleri-derhal-durdurulsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Giresun İdare Mahkemesi'nin iptal ve yürütmeyi durdurma kararına rağmen Alagöz Maden'in Giresun'un Tirebolu ilçesi Sekü Köyünde sondaj çalışmalarını sürdürdüğünü ileri sürerek, 'CHP olarak, Sekü direnişçilerinin yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Hükümeti acilen göreve çağırıyoruz: Giresun Tirebolu Sekü'deki tüm maden faaliyetleri derhal durdurulsun; mahkeme kararları eksiksiz uygulansın. Karadeniz'deki tüm maden ihaleleri iptal edilsin; su havzaları, ormanlar ve yaylalar madenciliğe kapatılsın. Siyasi bağlantılı şirketlerin hukuksuz girişimlerine ilişkin bağımsız soruşturma başlatılsın; vahşi madencilik politikası kökten değiştirilsin' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(TBMM) - </strong>CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Giresun İdare Mahkemesi'nin iptal ve yürütmeyi durdurma kararına rağmen Alagöz Maden'in Giresun'un Tirebolu ilçesi Sekü Köyünde sondaj çalışmalarını sürdürdüğünü ileri sürerek, 'CHP olarak, Sekü direnişçilerinin yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Hükümeti acilen göreve çağırıyoruz: Giresun Tirebolu Sekü'deki tüm maden faaliyetleri derhal durdurulsun; mahkeme kararları eksiksiz uygulansın. Karadeniz'deki tüm maden ihaleleri iptal edilsin; su havzaları, ormanlar ve yaylalar madenciliğe kapatılsın. Siyasi bağlantılı şirketlerin hukuksuz girişimlerine ilişkin bağımsız soruşturma başlatılsın; vahşi madencilik politikası kökten değiştirilsin' ifadesini kullandı. </p> <p>CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, 'Karadeniz'in göz göre göre talan edilme çalışmaları tüm itirazlara rağmen devam etmektedir. Toprağın, suyun, ormanın ve yaşamın tüm zenginlikleri; iktidarın paravan şirketlerine peşkeş çekilmektedir. Maden sahalarının çalışmaları için ruhsatlandırılan vatan toprakları Ordu'nun yüzde 74'ü, Giresun'un yüzde 85'i, Trabzon'un yüzde 77'si, Artvin'in yüzde 71'i, Gümüşhane'nin yüzde 90'ından fazlasını, Rize'nin yüzde 82'sini kapsamaktadır. Orta ve Doğu Karadeniz'in neredeyse tamamı adeta gözden çıkartılmış bir coğrafya haline getirilmiştir. Bu talan çarkı yalnızca Karadeniz ile de sınırlı değildir' dedi.</p> <p>Suiçmez, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Kütahya'nın yüzde 92'si, Kaz Dağları çevresinin yüzde 79'u, İzmir'in yüzde 70'i ve Muğla'nın yüzde 59'u maden sahalarına ruhsatlandırılmıştır. Bu iktidar için toprağın, tarımın, havanın, suyun ve yaşamın ne önemi var? Şirketleri daha zengin yapalım ki kalkınalım diyorlar. Biz ise kalkınmanın toprakla, tarımla, hayvancılıkla, turizmle ve yaşamla olacağını söylüyoruz. Karadeniz'in kaderi sermayenin ellerine teslim edilmiş bulunmaktadır. Bugün Giresun halkı, Tirebolu'nun insanları, Sekü Köyü'nün köylüleri ayaktadır. Çünkü Giresun İdare Mahkemesi'nin iptal ve yürütmeyi durdurma kararına rağmen Alagöz Maden sondaj çalışmalarını sürdürmektedir.</p> <p>Jandarma eşliğinde gece operasyonları yapılmakta, köylülerin hareket özgürlüğü fiilen kısıtlanmaktadır. Bu sadece bir köyün, bir ilçenin meselesi değildir. Bu, Karadeniz'in tamamına yayılan bir sömürge madenciliği düzenidir. Adım adım ilerliyor; sessizce, köy köy, dağ dağ, yayla yayla yayılıyor. Eğer bugün durdurulmazsa, bir sabah uyandığımızda Karadeniz'in tüm şehirleri bu talanı görecektir. Bekleyecek zaman yoktur. O gün gelmeden, bugün harekete geçme zamanıdır. Toprağımıza, suyumuza, emeğimize ve yaşamımıza birlikte sahip çıkalım. Trabzon'un yaylaları, dereleri, ormanları, temiz havası ve alın teriyle var olan emeği ihale masalarında parça parça satışa çıkarılmaktadır. Bu süreç, sadece toprağın ve doğanın değil; Trabzon'un geçmişinin, geleceğinin, kültürünün ve kimliğinin de elden gitmesi anlamına gelmektedir.</p> <p>AKP iktidarı döneminde toplam 386 bin maden ruhsatı verilmiştir. Cumhuriyet'in ilk 79 yılında sadece bin 186 ruhsat verilmişken, son dönemde bu sayı 325 kat artmıştır. MAPEG'in son mega ihalesiyle 67 ilde 485 ruhsat sahası, toplam 548 bin hektar alan daha talana açılmıştır. Bu alanlar çoğunlukla siyasi bağlantılı şirketlere ve yabancı ortaklara verilmekte, çıkarılan madenler ham halde ihraç edilmekte, asıl kazanç birkaç holdingin cebine gitmekte, yıkımın faturası halka ve doğaya ödetilmektedir. Çevre yıkımı, suyun zehirlenmesi, köylerin boşaltılması, yaylanın yok edilmesi nasıl engellenecektir?</p> <p>Hükümetin 'rehabilitasyon' ve 'kalkınma' söylemleri gerçekleri örtmeye yetmemektedir. Bir avuç şirket zenginleşirken, Karadeniz'in yeşil örtüsü, biyoçeşitliliği ve tarım ekonomisi yok edilmektedir. Bu talan politikası derhal durdurulmalıdır. CHP olarak, Sekü direnişçilerinin, Ordu'nun, Trabzon'un, Artvin'in, Gümüşhane'nin, Rize'nin ve tüm Karadeniz'in yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Hükümeti acilen göreve çağırıyoruz: Giresun Tirebolu Sekü'deki tüm maden faaliyetleri derhal durdurulsun; mahkeme kararları eksiksiz uygulansın. Karadeniz'deki tüm maden ihaleleri iptal edilsin; su havzaları, ormanlar ve yaylalar madenciliğe kapatılsın.</p> <p>Siyasi bağlantılı şirketlerin hukuksuz girişimlerine ilişkin bağımsız soruşturma başlatılsın; vahşi madencilik politikası kökten değiştirilsin. Karadeniz'in tek bir karış toprağı satılık değildir. Sekü direniyor, Ordu direniyor, Trabzon direniyor: Direniş büyüyor, talan bitecektir. Hukuk üstün gelecek, doğa korunacak, rant değil halk kazanacaktır.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/sibel-suicmez-sekudeki-tum-maden-faaliyetleri-derhal-durdurulsun</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:05:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/sibel-suicmez-sekudeki-tum-maden-faaliyetleri-derhal-durdurulsun.jpg" type="image/jpeg" length="83017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Partili Özlem Çerçioğlu'nun başkan vekilleri CHP'den seçildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ak-partili-ozlem-cercioglunun-baskan-vekilleri-chpden-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ak-partili-ozlem-cercioglunun-baskan-vekilleri-chpden-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın Büyükşehir Belediyesi, Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Vekili Polat Bora Mersin idaresinde gerçekleştirildi. Meclis birinci ve ikinci başkan vekillerinin gizli oylamayla seçildiği oturumda AK Partili Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun yönetimindeki meclisin başkan vekilliği görevine CHP'li Salim Tümer Apaydın ve Yiğit Menderes seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN) -</strong> Aydın Büyükşehir Belediyesi, Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Vekili Polat Bora Mersin idaresinde gerçekleştirildi. Meclis birinci ve ikinci başkan vekillerinin gizli oylamayla seçildiği oturumda AK Partili Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun yönetimindeki meclisin başkan vekilliği görevine CHP'li Salim Tümer Apaydın'ı öve Yiğit Menderes seçildi.</p> <p>Aydın Büyükşehir Belediyesi, Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Vekili Polat Bora Mersin idaresinde gerçekleştirildi.</p> <p>Toplamda 38 gündem maddesinin ele alındığı toplantıda komisyon üyelikleri için seçim yapıldı. Oturum, 'gündem dışı konuşma' gerginliğiyle başladı.</p> <p>Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Gündem dışı söz talep etti. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Güler'in tutuklanmasına ilişkin kınamalarını dile getireceklerini ifade eden Yetişkin'in sözü Meclis Başkan Vekili Polat Bora Mersin tarafınsan kesildi.</p> <p>Mersin, 'Gündem dışı söz vermiyorum. Önergeleri alayım' dedi.</p> <p>Yetişkin, grup olarak önergelerini sunmasının ardından 'Kuşadası Belediye Başkanınız Ömer Günel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında haksız ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alınmıştır' diyerek söze başladı ancak Mersin, Yetişkin'in sözlerini tekrar 'Gündem dışı söz vermiyorum' diyerek kesti.</p> <p>AK Parti sıralarından Yetişkin'e cevap vermek istemesinin ardından iki grup arasında kısa süreli tartışma yaşandı.</p> <p><strong>Tetik: 'Daha şeffaf bir yönetim anlayışıyla hareket etmesi gerekiyor'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Oturumda ayrıca belediyenin 2025 yılı Faaliyet Raporu da görüşüldü. Rapor görüşmeleri sırasında Meclis'in idaresini CHP'li Yiğit Menderes aldı.</p> <p>Faaliyet raporu için CHP Grubu adına söz aşan Ertuğrul Tetik söz aldı. Şeffaflık eleştirisi yapan Tetik, şunları söyledi:</p> <p>'Ben iki senelik belediye başkanı olarak Nazilli Belediyesi'ne 4. düzey rapor hazırlıyorum. Yaptığınız bir harcamayı en ücra köşesine kadar anlatabiliyorsunuz. Ama bu raporda genel gelirler ve giderler diyor ama ne olduğu belli değil. Size tavsiyemdir hadi 4.düzey olmadı ama en azından 2.ya da 3. düzey rapor hazırlanmasında büyük yarar var. Herkesin bilgi edinmesi ve şeffaflık anlamında önemli. Mesela ihaleler... Kaçının açık olduğu ya da ne olduğu belli değil. Kiralık araçlar...faaliyet raporunda miktarına ya da nerede kullanıldığına ilişkin net bilgi yok. Daha açık ve şeffaf bir şekilde hazırlanırsa halkımız ve gören herkes adına daha yararlı olur. Belediyenin daha şeffaf daha hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla hareket etmesi gerekiyor.'</p> <p><strong>Komisyonlara üye sayısı tartışması</strong></p> <p>Oturumda ayrıca ihtisas komisyonları üye seçimleri de yapılırken komisyonların üye sayıları da CHP ve AK Parti grupları arasında gerginliğe neden oldu.</p> <p>CHP Grup Başkanvekili Yetişkin, her komisyonun 4+2+1 olmak üzere toplam 7 üyeden oluşmasını önerdi. AK Parti sıralarından önergeye itiraz geldi. Yetişkin, AK Parti ve MHP'nin seçimlere ittifak olarak girdiğini hatırlattı. Oylama teklif eden Yetişkin, itiraz noktasında AK Parti'nin yasal yollara başvurabileceğini söyledi. 'Oylamaya sunalım. Kanunsuzluk iddia eden varsa dava açar. Biz 7 kişiyi öneriyoruz ve oylamanızı istiyoruz' dedi.</p> <p><strong>Mersin: 'Dingonun ahırı değil burası'</strong></p> <p>Meclis Başkan Vekili Mersin, oylama tartışmaları devam ederken sesini yükselterek Yetişkin'e <br />'Dingonun ahırı değil burası. Söz verirsem konuş' dedi.</p> <p>Yetişkin ise 'Bağıramazsınız. Biz önergemizi tekrar ediyoruz. Oylamayı da bu şekilde yapacaksınız' diyerek Mersin'i uyardı.</p> <p>Yaşanan uzun süreli tartışmanın ardından komisyonların üye sayılarının belirlenmesi için oturuma kısa süreli ara verildi.</p> <p>Aranın ardından CHP Grubu, 7 kişilik komisyon üye sayısını 5 kişi CHP'den 2 kişi AK Partiden ve MHP ile bağımsız meclis üyelerinden birer kişi olmak üzere 9 kişi olarak düzenledi. İhtisas komisyonlarının 9 kişiden oluşması önergesi mecliste kabul edildi.</p> <p><strong>Çerçioğlu'nun CHP'li başkan vekilleri</strong></p> <p>Mecliste ihtisas komisyonları, encümen ve katip üyelerin seçiminin ardından Meclis birinci ve ikinci başkan vekilleri de gizli oylamayla seçildi.</p> <p>Birinci Başkan Vekilliğine Salim Tümer Apaydın'ı önerirken Meclis İkinci Başkan Vekilliğine ise Yiğit Menderes önerildi ve yapılan kapalı oylamada, Apaydın ve Menderes meclis başkan vekilliği görevlerine seçildiler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ak-partili-ozlem-cercioglunun-baskan-vekilleri-chpden-secildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:01:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ak-partili-ozlem-cercioglunun-baskan-vekilleri-chpden-secildi.jpg" type="image/jpeg" length="77470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli'den Netanyahu'ya tepki: Bu saldırgan üslubun gerisinde Türkiye'nin güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/bahceliden-netanyahuya-tepki-bu-saldirgan-uslubun-gerisinde-turkiyenin-guclenen-durusundan-duydugu-rahatsizlik-vardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/bahceliden-netanyahuya-tepki-bu-saldirgan-uslubun-gerisinde-turkiyenin-guclenen-durusundan-duydugu-rahatsizlik-vardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı ifadelere tepki göstererek, 'Türkiye'yi hedef alan bu saldırgan üslubun gerisinde; siyonist terör örgütü elebaşının Türkiye'nin artan diplomatik ağırlığından, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği hakikat sesinden ve Türkiye'nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır. Meselenin özü budur. Netanyahu'nun Cumhurbaşkanımıza dönük sözleri yok hükmündedir. Cumhurbaşkanımız'ın yanındayız.' açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı ifadelere tepki göstererek, 'Türkiye'yi hedef alan bu saldırgan üslubun gerisinde; siyonist terör örgütü elebaşının Türkiye'nin artan diplomatik ağırlığından, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği hakikat sesinden ve Türkiye'nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır. Meselenin özü budur. Netanyahu'nun Cumhurbaşkanımıza dönük sözleri yok hükmündedir. Cumhurbaşkanımız'ın yanındayız.' açıklamasını yaptı.</p> <p>Bahçeli, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'İsrail'in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan başbakanı Netanyahu'nun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür. Netanyahu'nun mesnetsizlik abidesi ifadelerini; dizginlerini yitirmiş bir suçluluk psikolojisinin, kan ve katliam üzerine kurduğu alçak siyasetinin ve köşeye sıkışmışlık korkusunun dışavurumu olarak değerlendirmeliyiz. Hakikatle bağı kopmuş, vicdan terazisi kırılmış, siyasi aklı esarete düşmüş bir zihnin ürünü olan bu çürük sözler; muhatabını değil, sahibinin içine düştüğü derin meşruiyet krizini gözler önüne sermektedir. Türkiye Cumhuriyeti, kirli ağızların iftiralarıyla sarsılacak, ucuz propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir. Bugün asıl konuşulması gereken, sözün değil, suçun sahibidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bölgesel ve küresel istikrarsızlık dalgasının her gün daha da sertleştiği; bölgemizdeki huzur ve güvenlik ikliminin siyonist hesaplarla dağıtılmak istendiği, emperyalizmin bu kanlı ve kirli oyuna çanak tuttuğu günümüzde; masum sivilleri hunharca katleden bir terör makinesinin Sayın Cumhurbaşkanımıza, ülkemize, devletimize söz söylemeye kalkışması, utanmazlığın ve küstahlığın ulaştığı yeni bir dip noktadır. Gazze'de çocukların üzerine yağan bombaların hesabını veremeyenler; Batı Şeria'yı gasp eden, Lübnan'ı işgal eden, Suriye'nin egemenliğini tehdit eden ve İran'da gayrimeşru yollarla rejim mühendisliğine soyunan, çevre ülkelerin iç dengelerini bozmayı alışkanlık haline getiren bu anlayış; bölgeyi ateş çemberine çeviren saldırgan politikalarıyla insanlık vicdanında mahkûm olmuştur ve şimdi dikkatleri başka yöne çekmek için gürültü çıkarmaktadır. Barışı çalan, güvenliği talan eden, insanlığın ortak değerlerini yağmalayan bu yaklaşım; sadece bir saldırganlık değil, aynı zamanda bir kleptokrasi ve ahlaki çöküştür.</p> <p><strong>'Hiç kimse Türkiye'yi hedef alarak kendi suçlarını perdeleyemez'</strong></p> <p>İsrail yönetimi, bölgesel barışı dinamitleyen, uluslararası hukuku ayaklar altına alan, istikrarsızlığı besleyen organize bir kriz odağına dönüşmüş durumdadır. Bu yapı, yalnızca Ortadoğu'nun değil bütün dünyanın huzurunu hedef almaktadır. Bütün bunların gölgesinde konuşan Netanyahu'nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür. Cumhur İttifakı'nın Türk milletinin dirliğini ve düzenini düstur edinen, hiçbir zorluk ve odak karşısında eğilmeyen, bükülmeyen, değişmeyen tavizsiz duruşu çerçevesinde altını çiziyorum: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başıdır. O'na yöneltilen hayasız ve hadsiz dil, doğrudan doğruya Türk devletinin hükümranlık haklarına, Türk milletinin itibarına ve milli iradenin bizzat kendisine yöneltilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti; tarihi, devlet aklı ve köklü medeniyet birikimiyle bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir. Hiç kimse Türkiye'yi hedef alarak kendi suçlarını perdeleyemez, kendi karanlığını başkalarının üzerine yıkamaz.</p> <p>Türkiye'yi hedef alan bu saldırgan üslubun gerisinde; siyonist terör örgütü elebaşının Türkiye'nin artan diplomatik ağırlığından, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği hakikat sesinden ve Türkiye'nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır. Meselenin özü budur. Netanyahu'nun Cumhurbaşkanımıza dönük sözleri yok hükmündedir. Cumhurbaşkanımız'ın yanındayız. Devletimizin kudretine ve hürriyet üzerine inşa edilmiş duruşuna yönelen her sinsi ve hain operasyonun, tahriklerin, iftira ve tehditlerin ise karşısındayız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/bahceliden-netanyahuya-tepki-bu-saldirgan-uslubun-gerisinde-turkiyenin-guclenen-durusundan-duydugu-rahatsizlik-vardir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:00:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/bahceliden-netanyahuya-tepki-bu-saldirgan-uslubun-gerisinde-turkiyenin-guclenen-durusundan-duydugu-rahatsizlik-vardir.jpeg" type="image/jpeg" length="78702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Yazgan, şehir içi toplu taşımayı ücretsiz veya indirimli kullanan her bir yolcu için ulaşım araçlarına destek ödemesi talep etti]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-yazgan-sehir-ici-toplu-tasimayi-ucretsiz-veya-indirimli-kullanan-her-bir-yolcu-icin-ulasim-araclarina-destek-odemesi-talep-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-yazgan-sehir-ici-toplu-tasimayi-ucretsiz-veya-indirimli-kullanan-her-bir-yolcu-icin-ulasim-araclarina-destek-odemesi-talep-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, şehir içi toplu taşımayı ücretsiz veya indirimli kullanan her bir yolcu için özel halk otobüslerine ve deniz ulaşım araçlarına destek ödemesi yapılması amacıyla TBMM Başkanlığı'na kanun teklifi sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, şehir içi toplu taşımayı ücretsiz veya indirimli kullanan her bir yolcu için özel halk otobüslerine ve deniz ulaşım araçlarına destek ödemesi yapılması amacıyla TBMM Başkanlığı'na kanun teklifi sundu.</p> <p>CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, TBMM Başkanlığı'na sunduğu kanun teklifinde, şehir içi toplu taşımayı ücretsiz veya indirimli kullanan her bir yolcu için destek ödemesi yapılmasını öngörüyor. Yazgan, 'Anayasamızın sosyal devlet ilkesi, toplumun dezavantajlı kesimlerinin sosyal yaşama katılımını desteklemeyi ve bu amaçla sunulan hizmetlerin sürdürülebilirliğini sağlamayı devlete bir görev olarak yüklemektedir. Bu kapsamda yaşlı, engelli, şehit yakını ve gazi vatandaşlarımızın şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli yararlanması, sosyal adaletin bir gereğidir. Ancak mevcut sistemde, bu hizmeti veren özel halk otobüsü işletmecilerine ve deniz ulaşım araçlarına 'gelir desteği' adı altında yapılan ödemeler, verilen hizmetin maliyetini karşılamaktan çok uzaktır' ifadesini kullandı. <br /><br />Yazgan, şöyle dedi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Esnaf, ücretsiz taşınan yolcu sayısı arttıkça ciddi bir finansal darboğaza sürüklenmektedir. Bu durum, hem esnafımızı mağdur etmekte hem de hizmet kalitesini düşürerek vatandaşlarımızı karşı karşıya getirmektedir. Bu kanun teklifi ile ücretsiz veya indirimli taşınan her bir yolcu için işletmecilere yapılan 'sembolik' ödemeler yerine, doğrudan bilet bedeli veya uygulanan indirim miktarı üzerinden ödeme yapılması amaçlanmaktadır. Böylece esnafın verdiği hizmetin tam karşılığını alması sağlanacaktır. Ödemelerin belediyeye bildirim yapıldıktan sonra en geç bir ay içinde gerçekleştirilmesi hüküm altına alınarak, esnafın nakit akışı korunacaktır. Taşımacı esnafının mağduriyeti giderilerek, engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın toplu taşıma araçlarında yaşadığı birtakım aksaklıkların ve 'istenmeyen yolcu' muamelesinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Sosyal hizmetin faturasını sadece taşımacı esnafına kesmek hakkaniyetle bağdaşmaz. Devlet, sunduğu hakkın maliyetini gerçek bedeli üzerinden üstlenmeli, esnafın sırtındaki bu ağır yükü kaldırmalıdır.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-yazgan-sehir-ici-toplu-tasimayi-ucretsiz-veya-indirimli-kullanan-her-bir-yolcu-icin-ulasim-araclarina-destek-odemesi-talep-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:47:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-yazgan-sehir-ici-toplu-tasimayi-ucretsiz-veya-indirimli-kullanan-her-bir-yolcu-icin-ulasim-araclarina-destek-odemesi-talep-etti.jpg" type="image/jpeg" length="65301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Nalbantoğlu: Tutuklu kimlik kartı dayatması onur kırıcı bir uygulamadır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chpli-nalbantoglu-tutuklu-kimlik-karti-dayatmasi-onur-kirici-bir-uygulamadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chpli-nalbantoglu-tutuklu-kimlik-karti-dayatmasi-onur-kirici-bir-uygulamadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, bazı cezaevlerinde 'Tutuklu Kimlik Kartı' taşıma zorunluluğu uygulamasının başladığını belirterek, bunun insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, bazı cezaevlerinde 'Tutuklu Kimlik Kartı' taşıma zorunluluğu uygulamasının başladığını belirterek, bunun insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu belirtti.</p> <p>CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, yaptığı açıklamada, 'CHP'li İnsan Hakları Komisyonu üyeleri olarak hem verdiğimiz önergelerle hem de yaptığımız konuşmalarla tutuklu ve hükümlülere yönelik hak ihlallerini defalarca dile getirmemize karşın, ne yazık ki artarak devam ettiğini görüyoruz. Bunun son örneği de 'Tutuklu Kimlik Kartı' uygulamasıdır. Geçmişte denenmiş olan ve kaldırılan bu uygulamanın ne hikmetse bugün tekrar tutuklu ve hükümlülere dayatılıyor olması, onları ölüme sürükleme anlayışından başka bir şey değildir. Başta İzmir Şakran olmak üzere bazı cezaevlerinde başlatılan siyasi suçlulara yönelik 'Tutuklu kimlik kartı' taşıma zorunluluğu uygulaması haksız, hukuksuz ve onur kırıcı bir dayatmadır. Nitekim buna karşı çıkanlara uygulanan hak ihlalleri de cezaevinden cezaevine değişmekte keyfi yaptırımlarla mağduriyetler yaşatılmaktadır. İnfaz kanununa da aykırı bu ihlaller nedeniyle bazı cezaevlerinde açlık grevleri başlamıştır. Bu grevler nedeniyle sağlık sorunları yaşayan ve bu sorunları kalıcı hale gelen tutukluların yaşamından hem cezaevleri yönetimleri hem de Adalet Bakanlığı sorumludur. Oysa sorunun çözümü son derece basittir. Cezaevlerindekilerin de insan olduğunu görmek ve soruna insani yöntemlerle yaklaşmak' ifadesini kullandı.</p> <p><strong>'Onur kırıcı bir davranış'</strong></p> <p>Nalbantoğlu, konuyu Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle TBMM gündemine de taşıdı. Nalbantoğlu, 'İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'nde hükümlü ve tutuklulara yönelik getirilmiş olan zorunlu 'tutuklu kimlik kartı' uygulaması (boyna asma veya sürekli taşıma dayatması) insan hakları açısından onur kırıcı bir davranış olup, uygulamaya karşı çıkan ve tepki gösteren mahkumlar ise infaz kanununa aykırı bir şekilde ciddi hak ihlalleriyle cezalandırılmaktadır. Avukatların söz konusu uygulama ve hak ihlalleriyle ilgili görüştüğü cezaevi yönetimi ve savcılık ise sorumluluğun bakanlığınızda olduğunu ifade etmektedir' dedi. </p> <p>Nalbantoğlu, şu soruları yöneltti:</p> <p>'Tutuklu kimlik kartı uygulamasının yasal dayanağı ve gerekçesi nedir? Söz konusu uygulamaya ne zaman geçilmiştir ve uygulamayla ilgili cezaevi yönetimlerine takdir hakkı tanınmış mıdır? Halen hangi cezaevlerinde uygulanmaktadır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Zorunlu tutuklu kimlik kartı uygulaması bütün tutuklu ve hükümlülere mi yöneliktir? Uygulamadan muaf tutulanlar var mıdır? Varsa hangi tip suçlar muaf tutulmuştur? Zorunlu tutuklu kimlik kartı uygulamasının hukukla, tutuklu ve hükümlü haklarıyla ve infaz kanunuyla bağdaşır yanı var mıdır?</p> <p>Onur kırıcı bir fişleme olduğu gerekçesiyle tutuklu kimlik kartı uygulamasına karşı çıkanların çıplak arama, tecrit, disiplin cezaları ve sosyal faaliyetlerin kısıtlanması gibi hak ihlallerine maruz kalmasının infaz kanununda yeri var mıdır?</p> <p>İzmir Şakran Cezaevinde, tutuklu kimlik kartı uygulamasını reddedenlere yönelik yaşanan hak ihlalleriyle ilgili bir inceleme ve araştırma başlatılacak mıdır?</p> <p>Zorunlu tutuklu kimlik kartı uygulaması nedeniyle açlık grevlerine başlayanların yaşamlarını kaybetmeleri halinde sorumlusu cezaevi yönetimi mi yoksa bakanlığınız mı olacaktır? İnsan haklarına da aykırı olan bu uygulamayla ilgili bakanlığınızca yeni bir değerlendirmeye gidilecek midir?'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chpli-nalbantoglu-tutuklu-kimlik-karti-dayatmasi-onur-kirici-bir-uygulamadir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:45:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chpli-nalbantoglu-tutuklu-kimlik-karti-dayatmasi-onur-kirici-bir-uygulamadir.jpeg" type="image/jpeg" length="69648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Didim'de bir köpeğin ölümüne neden olan 'elektrik akımı' kazası Büyükşehir Meclisinde gündeme geldi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/didimde-bir-kopegin-olumune-neden-olan-elektrik-akimi-kazasi-buyuksehir-meclisinde-gundeme-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/didimde-bir-kopegin-olumune-neden-olan-elektrik-akimi-kazasi-buyuksehir-meclisinde-gundeme-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz haftalarda Didim Altınkum'da bir aydınlatma direğinde meydana geldiği iddia edilen elektrik kaçağı nedeniyle bir köpeğin ölmesi, Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi'nde gündeme geldi. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay imzasıyla Meclis'e soru önergesi sunulurken konuya ilişkin konuşan Gençay, 'Gerekli önlemleri almadıkları, gerekli hizmetleri yapmadıkları için her insanın yaşayabileceği bir tehlike söz konusu. Bu konuyu bırakmayacağız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: ÖZGÜR ŞENGÜL</strong></p> <p><strong>(AYDIN) -</strong> Geçtiğimiz haftalarda Didim Altınkum'da bir aydınlatma direğinde meydana geldiği iddia edilen elektrik kaçağı nedeniyle bir köpeğin ölmesi, Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi'nde gündeme geldi. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay imzasıyla Meclis'e soru önergesi sunulurken konuya ilişkin konuşan Gençay, 'Gerekli önlemleri almadıkları, gerekli hizmetleri yapmadıkları için her insanın yaşayabileceği bir tehlike söz konusu. Bu konuyu bırakmayacağız' dedi.</p> <p>Geçtiğimiz haftalarda Didim Altınkum'da bir aydınlatma direğinde oluştuğu iddia edilen elektrik kaçağının bir köpeğin ölümüne neden olmasıyla sonuçlanan olay, bugün gerçekleştirilen Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi Toplantısında gündeme geldi.</p> <p>Konuya ilişkin Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay imzasıyla soru önergesi, Meclis'e sunuldu.</p> <p>Önergede, hattın yapım tarihi, bakım ve arıza kayıtları, denetim sıklığı, topraklama ölçümleri ve kaçak akım koruma sistemlerinin durumu gibi teknik konulara ilişkin Büyükşehir'e sorular yöneltildi. Önergede ayrıca; olay sonrası herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı ve sorumluların tespit edilip edilmediği de soruldu.</p> <p>Meclis sonrasında önergeye ilişkin konuşan Didim Belediye Başkanı Gençay, Büyükşehir'in alanda sorumluluğu alan hizmetleri yerine getirmemesini eleştirdi.</p> <p><strong>'Bu konuyu bırakmayacağız'</strong></p> <p>Konunun takipçisi olacaklarını kaydeden Gençay, şunları söyledi:</p> <p>'Aydın Büyükşehir Belediyesi'nin uhdesinde olan bir cadde üzerinde, kamuya açık bir yerde elektrik çarpması sonucu bir köpeğimiz hayatını kaybetti. Bu bir çocuk, insan veya başka canlılar da olabilirdi. Bununla ilgili bir soru önerdik. Önerilen sorulardan bir tanesi elektrik direkleriyle ilgili gerekli bakımların ne zaman yapıldığı, bu konuyla ilgili soruşturmanın yapıldığı, sorumluların bulunup bulunduğu ve yine kamuya açık alanlardaki bakım ve çalışmalar konusunda neler yapıldığıyla ilgiliydi. Soru önergemizi, Grup Başkanvekilimiz, Anıl Başkanımız okudu ama tamamını okutmadılar. Dinlemekten bile imtina ettiler orada. Bununla ilgili olarak yazılı yanıt vereceklerini söylediler. Bugüne kadar verdiğimiz soru önerilerinin yanıtlarını henüz alamadık. Bu konunun arkasındayız. Çünkü orada, kamuya açık bir yerde gerekli önlemleri almadıkları, gerekli hizmetleri yapmadıkları için her insanın yaşayabileceği bir tehlike söz konusu. O nedenle biz üzerimize düşen işlemleri yaparak bu konuyu bırakmayacağız.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Belediyeyi ve Didim halkını hep ötelediler'</strong></p> <p>Caddenin ilçe belediyesi sorumluluğuna geçmesi için harekete geçtiklerini ancak Büyükşehir tarafından engellendiklerini hatırlatan Gençay, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>Yalı Caddesi, Didim'in Altınkum'un gözü olan bir yeri. Çok yoğun insanın yaşadığı, popüleritesi çok yüksek bir yer. Burada iki yıldır büyükşehir tarafından gerekli bakım ve onarım, herhangi bir çalışma büyükşehir olduğundan beri iki yıldır yapılmadı. Bununla ilgili biz Didim halkı olarak çok muzdaribiz. Göreve geldiğimde Altınkum Yalı Caddesi'yle ilgili hizmet yapımı için sürekli görüşmeler yaptım 'Biz planladık, biz yapıyoruz' diyerek belediyeyi ve Didim halkını hep ötelediler.</p> <p><strong>'Büyükşehir Belediyesi yürütmeyi durdurmayı aldı'</strong></p> <p>Caddeler ve büyük parklarla ilgili kendi sorumluluğumuza geçsin diye önerge verdik. İstediğimiz caddelerden bir tanesi de Yalı Caddesi'ydi. Bütün bunları öngörüyoruz çünkü Didim'de. Didim'deki bu sıkıntıları biz görüyoruz ve yapabileceğimiz bir şey de yok. Çünkü yaptırmıyorlar. Biz girip müdahale etmeye kalktığımız zaman 'Bu sizin göreviniz değil' diyerek bizi engelliyorlar. Buraların yetkisinin bize kadarını istedik. Büyükşehir Meclisi'nden sorumluluğu üzerimize geçti. Ancak Büyükşehir Belediyesi bununla ilgili olarak yürütmeyi durdurmayı aldı. Bugün öğrendiğimize göre tamamen kendi uhdesine geçmiş. Biliyoruz ki yine bu hizmetler yapılmayacak. Ama biz bu işin peşini bırakmayacağız. Didim'de Yalı Caddesi'nin bir an önce hak ettiği hizmeti alınması gerekiyor. Çünkü insanlar yolda yürüyemiyorlar.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/didimde-bir-kopegin-olumune-neden-olan-elektrik-akimi-kazasi-buyuksehir-meclisinde-gundeme-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:38:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/didimde-bir-kopegin-olumune-neden-olan-elektrik-akimi-kazasi-buyuksehir-meclisinde-gundeme-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="25013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEVA'lı İdris Şahin: 35 milyonu aşan icra dosyası Türkiye'nin iflas tablosudur]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/devali-idris-sahin-35-milyonu-asan-icra-dosyasi-turkiyenin-iflas-tablosudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/devali-idris-sahin-35-milyonu-asan-icra-dosyasi-turkiyenin-iflas-tablosudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 2025 yılı adli istatistiklerine göre icra ve iflas dairelerindeki dosya sayısının 35 milyonu aştığını belirterek, 'Adalet Bakanlığı'nın verileri Türkiye'nin ekonomik iflasının adliye koridorlarındaki resmi tescilidir. İktidarın pembe tablosu vitrinde, milletin kara tablosu icra dairesinde' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 2025 yılı adli istatistiklerine göre icra ve iflas dairelerindeki dosya sayısının 35 milyonu aştığını belirterek, 'Adalet Bakanlığı'nın verileri Türkiye'nin ekonomik iflasının adliye koridorlarındaki resmi tescilidir. İktidarın pembe tablosu vitrinde, milletin kara tablosu icra dairesinde' dedi.</p> <p>Adalet Bakanlığı'nın 2025 yılına ilişkin adli istatistiklerini değerlendirerek, icra ve iflas dosyalarındaki artışın ekonomik krizin yargı sistemine yansıması olduğunu belirten Şahin, 'Adalet Bakanlığı'nın verileri Türkiye'nin ekonomik iflasının adliye koridorlarındaki resmi tescilidir. İcra dairelerindeki dosya sayısı 35 milyon 284 bini aşmış durumda. Bu tablo, neredeyse her iki kişiden birinin icralık olduğu anlamına geliyor. İktidarın pembe tabloları vitrinde olabilir ancak milletin kara tablosu icra dairelerinde bekliyor' ifadesini kullandı.</p> <p><strong>'Yanlış ekonomi politikalarının yükü adliye raflarını çökertiyor'</strong></p> <p>Şahin, icra dosyalarının sonuçlanma sürelerine dikkat çeken Şahin, 'Vatandaş borcunu çeviremiyor, esnaf alacağını tahsil edemiyor. İcra dairelerinde bir dosyanın görülme süresi 883 güne, devreden dosyaların temizlenme süresi ise 1012 güne çıkmış durumda. Yanlış ekonomi politikalarının yükü adliye raflarını çökertiyor. Sorun hukuki değil, cüzdanlardaki boşluktur' dedi.</p> <p><strong>'İcra dosyalarında kağıtlar değil, sönen hayatlar var'</strong></p> <p>İcra dosyalarındaki artışın uzun yıllara yayıldığını belirten Şahin, 2016 yılında 26 milyon olan dosya sayısının bugün 35 milyonu aşmasının tesadüf olmadığını kaydetti. Şahin, 'Bu dosyaların içinde sadece kağıtlar yok; ödenemeyen kiralar, kapanan dükkanlar, parçalanan aileler ve daralan sofralar var. Devletin görevi vatandaşını icra kapısında sıraya dizmek değil, onu ayakta tutacak bir düzen kurmaktır' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'Bu borç prangasıyla yaşanamaz'</strong></p> <p>Ekonomik istikrar olmadan hukuk sisteminin sağlıklı işlemesinin mümkün olmadığını vurgulayan Şahin, 'Türkiye bu borç prangasıyla yaşayamaz. Kriz artık ekonominin değil, adliyenin ana gündemi haline gelmiştir. Milletimizi icra dairelerinin insafına bırakan bu anlayış bir an önce son bulmalıdır' dedi.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/devali-idris-sahin-35-milyonu-asan-icra-dosyasi-turkiyenin-iflas-tablosudur</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:29:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/devali-idris-sahin-35-milyonu-asan-icra-dosyasi-turkiyenin-iflas-tablosudur.jpeg" type="image/jpeg" length="55145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Peşinde Aileleri Platformu'ndan Hasan Alpargün Apartmanı davası için Adalat Bakanlığı önünden çağrı: Olması gereken tek ceza olası kasttır]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/adalet-pesinde-aileleri-platformundan-hasan-alpargun-apartmani-davasi-icin-adalat-bakanligi-onunden-cagri-olmasi-gereken-tek-ceza-olasi-kasttir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/adalet-pesinde-aileleri-platformundan-hasan-alpargun-apartmani-davasi-icin-adalat-bakanligi-onunden-cagri-olmasi-gereken-tek-ceza-olasi-kasttir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adalet Bakanlığı önündeki basın açıklamasında, 6 Şubat depremlerinde Adana'da yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı davasının dinlenmesi öncesinde 'olası kast' kararının korunmasını talep etti. Polis, ilk müzakerede Platformun Adalet Bakanlığı önünde açıklama yapmasına izin vermedi, bunun üzerine aileler polis barikatının üzerine yürüdü. Yapılan ikinci müzakere sonucunda ailelerin Bakanlık önünde açıklama yapmasına izin verildi. Adalet Peşinde Aileleri Platformu'ndan Döne Kaya, 'Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tatbikatı Kahramanmaraş'ta yaptı. Biz binlerce insanın ölümünden bilmeden gerçekleştiğini kabul etmiyoruz. Olması gereken tek ceza olası kasttır' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA)</strong> - Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adalet Bakanlığı önündeki basın açıklamasında, 6 Şubat depremlerinde Adana'da yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı davasının dinlenmesi öncesinde 'olası kast' kararının korunmasını talep etti. Polis, ilk müzakerede Platformun Adalet Bakanlığı önünde açıklama yapmasına izin vermedi, bunun üzerine aileler polis barikatının üzerine yürüdü. Yapılan ikinci müzakere sonucunda ailelerin Bakanlık önünde açıklama yapmasına izin verildi. Adalet Peşinde Aileleri Platformu'ndan Döne Kaya, 'Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tatbikatı Kahramanmaraş'ta yaptı. Biz binlerce insanın ölümünden bilmeden gerçekleştiğini kabul etmiyoruz. Olması gereken tek ceza olası kasttır' dedi.</p> <p>Adalet Peşinde Aileleri, 6 Şubat depremlerinde Adana'da yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı'nın 20 Nisan'da istinafta duruşmalı olarak görülecek davası öncesinde, Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz ve DEM Partisi milletvekili Heval Bozdağ ve Özgül Saki de katıldı.</p> <p>Aileler, Adalet Bakanlığı önünde açıklama yapmak isterken polisler de Adalet Bakanlığı önünde yapılamayacağını belirtti. Aileler ile polisler arasında yapılan müzakere başarısız olunca Aileler, Bakanlık önüne yürümeye karar verdi. Polis barikatının üstüne yürüyen Ailelere kolluk güçleri sözlü tepki göstererek engel olmaya çalıştı ancak Ailelerin ısrarının sonucunda barikat aşılarak Adalet Bakanlığı önünde açıklama yapılmasında karar kılındı. </p> <p>Adalet Peşinde Aileleri Platformu'ndan Döne Kaya, yaklaşık 40 dakikadır Bakanlık önüne gelmeye çalıştıklarını belirterek 'Ancak 6 Şubat'ta olmayan polis bizlere barikat kurdu. 40 dakikadır bununla uğraşıyoruz' dedi.</p> <p><strong>'Bu üç yıllık süreçte bu yıkıma sebep olanlarbir yargılamaya tabi tutulmadı çünkü verilen 5 yıllık cezalar ceza değil, ödül'</strong></p> <p>Kaya'nın yaptığı açıklamada, adaletin üç yıldır gelmediğine dikkat çekilerek 'Bütün dosyalar birinçli taksirle yargılanıyor. Yani yatarı olmayan cezalar. Kendi resmi rakamlarına göre 53 bin insanın adaleti 13-14 yıllık cezalarla soruluyor onlara göre. Biz bunu kabul etmiyoruz. Sadece bir davamızda Adana Hasan Alpargün davasında sanıklar müebbet hapis cezası aldı tam iki kere ancak İstinaf onaylamıyor. 20 Nisan'da kendi mahkemesini kuracak. Bu kararın emsal olması için onaylanması gerekiyor. O yüzden bugün buradayız. Milyonlarca insanın yaşam hakkının elinden alındığı ve milyonlarca insanın onurunun zedelendiği 6 Şubat katliamının üzerinden 1162 gün geçti. Bu üç yıllık süreçte bu yıkıma sebep olanlar bizim açımızdan bir yargılamaya tabi tutulmadı çünkü verilen 5 yıllık cezalar ceza değil, ödül' ifadeleri kullanıldı.</p> <p>Malzemeden çalanların, tekniği hiçe sayarak insanları ölüme gönderenlerin bugün 'bilmeden öldürdüler' denilerek bilinçli taksirle yargılandığına işaret eden açıklamada, 'Sorumlusu AFAD, Çevre Şehircilik Bakanlığı da 2019 ve 2021 yıllarında hazırladıkları bölgeyi için İrap raporlarında bu depremin geleceğini biliyorlardı. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tatbikatı Kahramanmaraş'ta yaptı. Biz binlerce insanın ölümünden bilmeden gerçekleştiğini kabul etmiyoruz. Olması gereken tek ceza olası kasttır. Buna rağmen sorumlular ihale indirimden yararlanıyor ve bu mahkemenin takdiri denilip geçiliyor. Binlerce canın karşılığında verilen bu indirimler adalet duygusunu yerle bir ediyor. Bu nasıl kabul edilebilir? Buna nasıl adalet denilebilir? Bizler bu adaletsize alışmayacağız, unutmayacağız, susmayacağız. Çünkü biliyoruz ki adalet geciktikçe suç cesaret bulur' denildi.</p> <p><strong>Kahraman: Sayın Adalet Bakanım biz 6 Şubat'ın derdiyle geldik, adalet nerede?</strong></p> <p>Hatay Kırıkhan'dan gelen Zübeyde Kahraman, 6 Şubat'ta Kırıkhan'da Yağmur Apartmanı'nda ailesinden 13 kişiyi kaybettiğini belirterek 'Deprem dosyasında Yağmur Apartmanı'nın imarı üç katlıyken 5 kat yapılıyor. Performans analiz raporu yok. Zemin etüt raporu yok. Alüvyon zemin üzerinde zemin iyileştirilmesi yapılmadan binaya ağırlık verilmiş. İmara aykırı bir şekilde bu bina bir gecede yıkılıyor ve taksirle değil, biz olası kastla yargılanmasını istiyoruz. Çünkü bile bile öldür göz göre göre öldürüldüler. Ne olursa olsun diyenler öldürdü ama hala Yağmur Apartmanı dosyasında ve diğer dosyalarda hemen hemen bütün deprem dosyalarında tek bir tutuklu yok. Biz 3 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz' dedi.</p> <p>Üç yıldır depremin birinci gününden şu ana kadar hala seslerini kimsenin duymadığını söyleyen Kahraman 'Biz sizden bir şey istemedik. Biz sizden gül bahçesi istemedik ki. Biz sizden güllük gülüstanlık bir dünya istemedik. Biz sadece adalet istedik. O adalet gelecek ya gelecek ya da o halde adaleti bu ülkenin vicdanına kazıyacağız. Adalet Bakanı dedi ki, 'Bir derdiniz varsa kapıma gelin' dedi. Sayın Adalet Bakanım, biz geldik. 6 Şubat'ın derdiyle geldik. Kayıplarımızın hesabını sormaya geldik. Biz buradayız. Adalet nerede?' diye sordu.</p> <p><strong>Köksalan: Çocuklarımıza bu işi yapanlara bilinçli taksirle ceza verildi</strong></p> <p>Malatya'da yaşamını yitiren Ege Okant'ın annesi Sibel Köksalan da oğlunun o binaya yeni bina olduğu için gittiğini ancak binanın yıllarca boş kaldığı ve müteahhitinin binayı yanlış yaptığını depremden sonra öğrendiklerini belirterek 'Hatta öylesine ki bina sahiplerine temizlik görevlisi demiş ki: 'Merdiven çıkarken sallanıyor merdivenler.' Yedi katlı bir bina ve demiş ki: 'Sahibi asansör kullan o zaman.' Düşünebiliyor musunuz aymazlığı, bu kadar rahatlar... Mahkeme görüldü, ne oldu mahkemede? Çocuklarımıza bu işi yapanlara bilinçli taksirle ceza verildi. Hiçbiri hapiste değil. Müteahhit değil. Hiçbiri hapiste değil çünkü cezalarını almaları için İstinaf bekleniyor. Ortadalar geziyorlar. Duyduğuma göre yeni inşaata başlamışlar başkalarının adına... Malatya'dakilerin haberi olsun. Aileniz falan varsa polis arkadaşlar bunlar bina yapıyor. Sizin de ananız, babanız gidecek, çocuğunuz gidecek bir gün. Hepimizin gidecek. Çaresi yok. Haberiniz olsun. Biz 6 Şubat'ta yalnızdık. Gittik oraya. Ben yalnızdım. O binaya ben girdim. Kızım girdi, damadım girdi. Biz kızımızı Ege'yi kurtardık oradan. Kendimiz kurtardık. Bir tek kişi yoktu' diye tepki gösterdi.</p> <p><strong>İnegöllü: Üstatlarınız sizi beş yıldızlı otellerde toplayıp 'bilinçli taksirden ceza verin' diyor ama korkmayın</strong></p> <p>Hatay Ilgın Apartmanı'nda dört akrabasını yitiren avukat Duygu İnegöllü, 'Onlar çıkana kadar bütün cenazeleri tek tek incelemek zorunda kaldık. 40'tan fazla ölü insanı inceledim. Bedenleri paramparça olmuştu. Halamızın benini aradık hepsinde, tanınamayacak haldeydiler ve o gün burada gördüğünüz polislerin hiçbiri yoktu. Sonra eniştemizi çıkardık. O çıkınca anladık yakınlarımız bizim yakınlarımız çünkü onun bedeni sağlamdı. Bu sefer de ona üzüldük. Biz bu acıların içinden geliyoruz. Bu barikatları biz mi hak ediyoruz? Olası kast istiyoruz. Müteahhit daha fazla para kazanmak için üst katları dubleks yapmış, kaçak kat çıkmış. Bu olası kast değil de nedir?' diye sordu.</p> <p>Depremde binanın beş saniye ayakta kalabildiğine dikkat çeken İnegöllü, 'Sadece dört kişi kurtuldu. Yataklarından bile çıkamamışlar. Bu olası kast değil de nedir? Bütün dosyalarımız olası kast ama buradan hakimlere, savcılara sesleniyorum. Biliyorum üstatlarınız üstlerindeki kıyafetleri ilikliyorlar birilerinin karşısında. Biliyorum üstatlarınız sizi beş yıldızlı otellerde toplayıp 'bilinçli taksirden ceza verin' diyor ama korkmayın. Artık boyunu eğmeyin. Bizim yanımızda olun. Bizler zenginlerin kölesi olmaya gelmedik bu hayata. Adalet onların değil, bizim hakkımız. Başınıza bir şey gelirse bir orduyla savunacağız sizi. Artık korkmayın. Olası kastan verin cezalarınızı. Lütfen vicdanlarınıza sesleniyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>Tan: Öldürülen 53 bin insanın hakkını tüm Türk halkına duyurmanız gerekiyordu</strong></p> <p>Oğlunu Adıyaman'daki İsias Otel'de kaybeden Ali Ekber Tan, 'Halkın diliyle mi konuşsak? Herkes körleri sağırları mı oynuyor? Aslında herkes her şeyi biliyor. Herkes her şeyi anlıyor. Üç yıldır mücadele sürdürüyoruz. Şurada bir ATV mikrofonu görmüyorum. Bu halk onların halkı değil mi? Onların sorunu değil mi? Orada akşama kadar bir sürü edebiyat parçalıyorlar. Onu, bunu, adaleti falan konuşuyorlar ama gerçek pratikte burada yoksunuz. Siz ülkenin medyası değilsiniz. Siz belli bir azınlığın medyasısınız. Bunu böyle bilin, üç kağıtçısınız. Cebinizi dolduruyorsunuz. Öldürülen 53 bin insanın hakkını tüm Türk halkına duyurmanız gerekiyordu ama hiçbir zaman yoktunuz olmayacaksınız da zaten suçunuzu biliyorsunuz' diye konuştu.</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/adalet-pesinde-aileleri-platformundan-hasan-alpargun-apartmani-davasi-icin-adalat-bakanligi-onunden-cagri-olmasi-gereken-tek-ceza-olasi-kasttir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:25:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/adalet-pesinde-aileleri-platformundan-hasan-alpargun-apartmani-davasi-icin-adalat-bakanligi-onunden-cagri-olmasi-gereken-tek-ceza-olasi-kasttir.jpg" type="image/jpeg" length="75000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi'nde gerginlik... Efeler Belediye Başkanı Yetişkin: 'Aydın'ın en büyük ilçesinin belediye başkanına 'Konuşma' diye bağırılmasını kınıyorum']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/aydin-buyuksehir-belediye-meclisinde-gerginlik-efeler-belediye-baskani-yetiskin-aydinin-en-buyuk-ilcesinin-belediye-baskanina-konusma-diye-bagirilmasini-kiniyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/aydin-buyuksehir-belediye-meclisinde-gerginlik-efeler-belediye-baskani-yetiskin-aydinin-en-buyuk-ilcesinin-belediye-baskanina-konusma-diye-bagirilmasini-kiniyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili ve Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yaşanan gerginliğe ilişkin, 'Nezaketimi her zaman koruyacağım ancak Aydın'ın en büyük ilçesinin belediye başkanına 'Konuşma' diye bağırılmasını kınıyorum. Bu tavrı kamuoyunun takdirine bırakıyorum' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(AYDIN) -</strong> Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili ve Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yaşanan gerginliğe ilişkin, 'Nezaketimi her zaman koruyacağım ancak Aydın'ın en büyük ilçesinin belediye başkanına 'Konuşma' diye bağırılmasını kınıyorum. Bu tavrı kamuoyunun takdirine bırakıyorum' dedi.</p> <p>Yetişkin, Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi nisan ayı toplantısının ardından toplantıda yaşanan gerginlikten devam eden hukuki süreçlere kadar pek çok konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. </p> <p><strong>'Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi'nin hizmetlerine asla engel olmuyoruz; aksine önünü açıyoruz'</strong></p> <p>Yetişkin, 'Siyaseten farklı tavırlara girilmesi doğru değil. Biz Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi'nin hizmetlerine asla engel olmuyoruz; aksine önünü açıyoruz. Komisyonlardaki tartışmaları ve süreçleri hep birlikte izleyip göreceğiz' ifadelerini kullandı.</p> <p>Mecliste sivil polislerle ilgili bir önerge verdiği yönündeki iddialara da değinen Yetişkin, 'Bir yanlış anlaşılma olmuş. Sivil polislerin ulaşımdan zaten ücretsiz faydalandığını biliyoruz. Bizim önergemiz, bu yönde talebi olan 250 sivil memur arkadaşımız içindi. Onların sesini meclise taşıdık' diye konuştu. </p> <p><strong>'Hukuki mücadelemiz sürüyor'</strong></p> <p>Nevzat Biçer Konferans Salonu ile ilgili tebligatın ellerine ulaştığını belirten Yetişkin, hukuki yollara başvurduklarını ve süreci şeffafça paylaşacağını söyledi. Turistik Park ile ilgili alınan tedbir kararına ilişkin de konuşan Yetişkin, '27 yıllık hukukçuyum, böyle bir tedbir kararını ilk kez duyuyorum. Hukuki mücadelemiz sürüyor' dedi. </p> <p>Tutuklanan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'e destek için yaka rozetleri taktıklarını belirten Yetişkin, 'Meclis Başkan Vekili gündem dışı konuşmamam gerektiğini söylese de kınamamızı ilettik. Biz usul erkan bilen insanlarız; tepkimizin cılız olduğu sanılmasın, nezaketimizden taviz vermiyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yeni Dört Yol Kavşağı projesi üzerinden sorularını yineleyen Yetişkin, 'Eğer burayı Büyükşehir yapıyorsa kredi kullanıldı mı? Karayolları yapıyorsa neden kredi çekildi? Sorularımıza cevap alamadık... Bu durum, bizim kredi çekilmesine karşı sergilediğimiz tavrın ne kadar haklı olduğunu kanıtladı' dedi. </p> <p><strong>'Kamuoyunun takdirine bırakıyorum'</strong></p> <p>Meclis toplantısında üslup sorunu yaşandığını belirten Yetişkin, 'Nezaketimi her zaman koruyacağım. Ancak Aydın'ın en büyük ilçesinin belediye başkanına 'konuşma' diye bağırılmasını kınıyorum. Bu tavrı kamuoyunun takdirine bırakıyorum' ifadeleriyle sözlerini noktaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Aydın</category>
      <guid>https://www.haber500.com/aydin-buyuksehir-belediye-meclisinde-gerginlik-efeler-belediye-baskani-yetiskin-aydinin-en-buyuk-ilcesinin-belediye-baskanina-konusma-diye-bagirilmasini-kiniyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:24:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/aydin-buyuksehir-belediye-meclisinde-gerginlik-efeler-belediye-baskani-yetiskin-aydinin-en-buyuk-ilcesinin-belediye-baskanina-konusma-diye-bagirilmasini-kiniyorum.jpeg" type="image/jpeg" length="59827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu kabul edildi... Başkan Vekili Özdemir: 'Bu belediye, çalışmalarına hız kesmeden devam edecek' ]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/antalya-buyuksehir-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi-baskan-vekili-ozdemir-bu-belediye-calismalarina-hiz-kesmeden-devam-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/antalya-buyuksehir-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi-baskan-vekili-ozdemir-bu-belediye-calismalarina-hiz-kesmeden-devam-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 Yılı Faaliyet Raporu meclis toplantısında oy çokluğuyla kabul edildi. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Özdemir, 'Bu belediye, çalışmalarına hız kesmeden devam edecek' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANTALYA)</strong> - Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 Yılı Faaliyet Raporu meclis toplantısında oy çokluğuyla kabul edildi. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Özdemir, 'Bu belediye, çalışmalarına hız kesmeden devam edecek' dedi.</p> <p>Antalya Büyükşehir Belediyesi nisan ayı olağan meclis toplantısı, 250 gündem maddesini görüşmek üzere Özdemir başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda encümen seçimlerinin ardından ihtisas komisyonları üyelerinin seçimi yapıldı. </p> <p><strong>Faal</strong><strong>i</strong><strong>yet raporu oy çokluğuyla kabul ed</strong><strong>i</strong><strong>ld</strong><strong>i</strong></p> <p>2025 Yılı Faaliyet Raporu'nun görüşüldüğü sırada Özdemir, yerini Meclis 1. Başkan Vekili Bayram Ali Çeltik'e devrederek, meclis sıralarına oturdu. Görüşmelere geçilmeden önce Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 yılı hizmetlerinin anlatıldığı bir film izlendi.<strong> </strong></p> <p>2025 Yılı Faaliyet Raporu ile ilgili meclise bilgi veren CHP Grup Sözcüsü Sıdıka Gökyar Kızılca, '2025 yılı gider bütçesi 39 milyar TL, gelir bütçesi 33 milyar TL olarak tahmin edilmiş, 6 milyar TL borçlanma yoluyla bütçe denkliği sağlanmıştır. Gider bütçemizin yılsonu gerçekleşmesi 23 milyar 769 milyon TL ile yüzde 61, gelir bütçemizin yılsonu gerçekleşme oranı 16 milyar 166 milyon TL ile yüzde 88.38'dir. 2025 yılı içerisinde herhangi bir iç ve dış borçlanma yapılmamıştır' ifadelerini kullandı. </p> <p><strong>'2025 y</strong><strong>ı</strong><strong>l</strong><strong>ı</strong><strong> zor b</strong><strong>i</strong><strong>r y</strong><strong>ı</strong><strong>ld</strong><strong>ı'</strong></p> <p>Yapılan değerlendirmenin ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu oy çokluğuyla kabul edildi. Faaliyet raporunda emeği geçenlere teşekkür eden Özdemir, zor bir yıl olmasına rağmen 2025 yılında Antalya için çalışmaya devam ettiklerini söyledi. Faaliyet raporu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Özdemir, 'Malumunuz 2025 yılı bizim için çok zor bir yıldı. Temmuz ayında Sayın Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek'ten emanet aldığımız bu görevi büyük bir hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle, kararlılıkla sürdürdük. Bir yandan yoğun soruşturma ve denetimlerden geçerken, bir yandan da hizmetlerimize hiç ara vermeden, hiç hız kesmeden devam ettik. Evet, bazı yatırımlarımızı 2026 yılına da kaydırmış bulunuyoruz ama kolay bir yıl geçirmediğimizi bütün meclisin, kamuoyunun takdirine sunuyorum' dedi.</p> <p>Tüm yaşananlara rağmen mazeret üretmeden çalışmalara devam ettiklerini söyleyen Özdemir, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'15 Ocak 2026'da Resmi Gazete de yayınlanan Kamu Yatırım Programı'nda bu belediyenin 280 milyon euroluk finansmanı kamu yatırım programına alındı. Bunu Türkiye'de başarabilen bir belediye yok sanırım. 2025'in ikinci yarısında, bu şehrin altyapısına ve üstyapısına getireceğimiz hizmetler için çalıştık. 2025 yılında beklediğimiz bir 4'üncü Etap Raylı Sistem Projemiz vardı. Kamu Yatırım Programı'na alınmasını bekliyorduk. Aslında yatırımlarımızı biraz da bunu önceleyerek planlamıştık ama 2025 yılı Kamu Yatırım Programı'nda yoktu. 2026 yılında alındı. 271 milyon euro'luk bir yatırımla geçti. 4'üncü Etap Raylı Sistem Projesi'nin hazırlıklarına başladık. Sadece onun ilk yapılacak kısmında bile 5 adet köprülü kavşağımız var. 10'un üzerinde üst geçidimiz var.'</p> <p><strong>'Şu an önceliğimiz 4'üncü Etap Raylı Sistem'</strong></p> <p>Faaliyet Raporu'na yönelik yapıcı eleştiriler için teşekkür eden Özdemir, 'Bu belediye çalışmalarına hız kesmeden devam edecektir. Kamu Yatırım Programı'na aldırdığımız, finansmanımızla birlikte kredisini bulduğumuz bu rakamlarla projelerimize, hizmetlerimize devam edeceğiz. 200'e yakın otobüs alımı gerçekleştireceğiz. 56 tane tam donanımlı itfaiye aracı var. Sadece 1,3 milyarlık öz kaynakla bir araç yatırımından bahsediyoruz. Bunlar da yatırımdır. 5'in üzerinde kavşak projemizi bakanlığa gönderdik, onaylattık, projelerimizi hazırladık. Ama şu an önceliğimiz 4'üncü Etap Raylı Sistem. Kamu Yatırım Programına da alınmasıyla birlikte planlamamızı bu noktadan başlatacağız. Sürprizi de vermiş olayım Konyaaltı'ndan başlatacağız. Bu noktada çalışmalarımıza devam ediyoruz. Katkı koyan herkese teşekkür ediyoruz' diye konuştu. </p> <p><strong>Encümen ve kom</strong><strong>i</strong><strong>syon üyeler</strong><strong>i</strong><strong> seç</strong><strong>i</strong><strong>ld</strong><strong>i</strong></p> <p>Oylamanın ardından Büyükşehir Belediyesi Encümen Üyeliği'ne Mustafa Bilici (CHP), Utkan Hasan Eminoğlu (CHP), Mustafa Oruç (CHP), Ergüven Yılmaz (CHP) ve Hasan Akkoyun (CHP) seçildi.</p> <p>Komisyonlarda yer alan isimler ise şunlar oldu:</p> <p>Plan ve Bütçe Komisyonu: Osman Sert (CHP), Zafer Tan (CHP), Emrah Akbaba (CHP), Adnan Kabaağaç (CHP), Kemal Sancaktar (AKP)</p> <p>İmar ve Bayındırlık Komisyonu: Mithat Aras (CHP), Sıdıka Gökyar Kızılca (CHP), Hasan Can Kamburoğlu (CHP), Nazmi Gündüz (CHP), Hasan Cumhur Göncü (AKP)</p> <p>Çevre ve Sağlık Komisyonu: Gülen Ercan (CHP), Celal Koç (CHP), Özlem Tarakçı (CHP), Cennet Turhan (CHP), Murat Menzilcioğlu (AKP) </p> <p>Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu: Nilüfer Deveci (CHP), Metin Yaraşcı (CHP), Yücel Yücesan (CHP), Hür Diren Dağ (CHP), Osman Ülker (AKP)</p> <p>Ulaşım Komisyonu: Rıza Maden (CHP), Süleyman Tursun (CHP), Erdal Yayıcı (CHP), Celal Koç (CHP), Levent Konur (AKP)   </p> <p>Yerel Eşitlik Komisyonu: Nilüfer Deveci (CHP), Sıdıka Gökyar Kızılca (CHP), Gülen Ercan (CHP), Ayşe Zehra Akın (CHP), Tuğba Er (AKP)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bülten, Antalya</category>
      <guid>https://www.haber500.com/antalya-buyuksehir-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi-baskan-vekili-ozdemir-bu-belediye-calismalarina-hiz-kesmeden-devam-edecek</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:19:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/antalya-buyuksehir-belediyesi-2025-yili-faaliyet-raporu-kabul-edildi-baskan-vekili-ozdemir-bu-belediye-calismalarina-hiz-kesmeden-devam-edecek.jpg" type="image/jpeg" length="89828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi: 'Türkiye savunma sanayinde dışa bağımlılıktan çıkıp oyun kuran aktör haline geldi']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-turkiye-savunma-sanayinde-disa-bagimliliktan-cikip-oyun-kuran-aktor-haline-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-turkiye-savunma-sanayinde-disa-bagimliliktan-cikip-oyun-kuran-aktor-haline-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TUSAŞ üretimi Aksungur İHA, ATAK taarruz helikopteri ve T-70 genel maksat helikopterinin Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine katılma programında, 'savunma sanayinin bağımsızlığın teminatı olduğunu' belirterek, 'Türkiye artık savunma sanayinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TUSAŞ üretimi Aksungur İHA, ATAK taarruz helikopteri ve T-70 genel maksat helikopterinin Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine katılma programında, 'savunma sanayinin bağımsızlığın teminatı olduğunu' belirterek, 'Türkiye artık savunma sanayinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir' dedi.</p> <p>Çiftçi, TUSAŞ tarafından üretilen Aksungur İHA, ATAK taarruz helikopteri, T-70 genel maksat helikopterinin Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine katılma programında konuştu.</p> <p>Milletin bağımsızlık yürüyüşüne ve gökyüzünde var olma iradesine şahitlik etmekten büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Çiftçi, 'TUSAŞ bir tesisin çok ötesinde, Türkiye'nin 'kendi gök kubbesinde bağımsız olma' iradesinin somutlaşmış halidir' dedi.</p> <p><strong>'Türkiye'nin savunma sanayisinde artık dışa bağımlı olmamasında TUSAŞ'ın rolü büyüktür'</strong></p> <p>Çiftçi, şöyle devam etti:</p> <p>'Bugün burada, yalnızca bir teslim töreni gerçekleştirmiyor; aynı zamanda Türkiye'nin gökyüzündeki bağımsızlık iradesini, milli teknoloji hamlesini ve güvenlik vizyonuna olan bağlılığımızı ortaya koyuyoruz. Var olmak isteyen millet, güçlü olmak zorundadır. Adalete dayanmayan güç zalimdir, güce dayanmayan adalet zayıftır. Bugün İslam coğrafyasına kader tayin edenler, teknik ve maddi güçlerini kullanmaktadırlar. Gazze'de on binlerce kardeşimizi katlettiler. Şimdi de on bini aşkın Filistinli kardeşimizi, çocuklarımızı, kadınlarımızı idamla katletmeye çalışıyorlar. Bu nedenle düştüğümüz yerden ayağa kalkmak zorundayız. Şair Erdem Beyazıt'ın da dediği gibi, 'Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü...' İnsanlığa umut olacak o müjde, sizin çabanızda ve sizin gayretlerinizdedir. Bu sebeple savunma sanayi, sadece bir sektör değildir. Savunma sanayi bağımsızlığın teminatıdır, egemenliğin sigortasıdır, geleceğin garantisidir.</p> <p>Yakın coğrafyamızda süregelen savaşlar, krizler, istikrarsızlıklar: Küresel ölçekte artan güç rekabeti hakimdir. Bu gelişmeler, açık bir hakikati haykırmaktadır: Güçlü değilseniz, söz hakkınız yoktur; başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olursunuz. Muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan güçlü irade, kararlılık ve vizyon sayesinde Türkiye artık savunma sanayinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir. Bir zamanlar en temel ihtiyaçlar için dahi dışa bağımlı olan Türkiye kendi İHA'sını, SİHA'sını üreten, kendi helikopterini, uçağını geliştiren, milli muharip uçağıyla gökyüzünde söz sahibi olmaya hazırlanan bir ülke konumuna gelmiştir. Bu başarıda TUSAŞ'ın rolü büyüktür.</p> <p><strong>'Milletimizin özgüveninin göstergesidir'</strong></p> <p>Bu noktaya erişmek kolay olmadığı gibi bu başarı, yılların emeğinin, sabrının, fedakârlığının ve inancının bir sonucudur. Şakir Zümreler, Vecihi Hürkuşlar, Nuri Killigiller, Özdemir Bayraktarlar: Ve daha niceleri bu yolun öncüleridir. Merhum Necmettin Erbakan hocamızın, 'Ağır sanayi hamlesi' vizyonu, bugün güçlü bir sanayiye dönüşmüştür. İsimsiz kahramanlarımız, mühendislerimiz ve bilim insanlarımız, yokluk içinde büyük bir inançla çalışarak bu temelleri atmıştır. Bugün onların hayalleri TUSAŞ'ın üretim bantlarında yaşamaktadır. Bizim medeniyetimizde bağımsızlık; onur, izzet ve varoluş meselesidir. Bu anlayış göklerde de hakim olma iradesini beraberinde getirir. Sizler, bu iradenin temsilcilerisiniz. Gökyüzünde özgürlüğün ve umudun mimarlarısınız.</p> <p>Merhum Yahya Kemal'in ifade ettiği gibi, 'Yıldızlar ülkesinde açıldıkça yükseğe, başlar hayal edindiği alem görünmeğe:' Sizler, o hayali gerçeğe dönüştüren nesilsiniz. Polis Havacılık birimimiz, 1981'den bu yana gök vatanın sessiz koruyucusu olmuştur. Zor zamanlarda görev alarak, riskten kaçınmayarak; afetlerde, yangınlarda ve kriz anlarında milletimizin yanında olmuştur. Bugün 249 bin saati aşan uçuş tecrübesiyle, güvenliği ve devletin şefkatini temsil etmektedir. Bugün teslim aldığımız Atak helikopteri, T-70 helikopteri ve Aksungur İHA milletimizin özgüveninin göstergesidir. İHA envanterimizin tamamen yerli olması, Gökbey helikopterinin katılımıyla yerlilik oranını artıracak, Türkiye'nin bu alandaki gücünü ortaya koyacaktır.</p> <p><strong>'Türkiye, savunma sanayine yön veren bir ülkedir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye, savunma sanayine yön veren bir ülkedir. Türk Polis Teşkilatı, taarruz helikopteri kullanan ve ileri İHA kabiliyetine sahip ilk polis teşkilatı olmuştur. Bu, Türkiye'nin güvenlik vizyonunun geldiği noktayı göstermektedir. TUSAŞ'ın ortaya koyduğu emek; mühendis aklı, teknisyen emeği ve devlet iradesinin birleşimidir. Bu birliktelik, istiklal ve istikbal anlayışını ortaya çıkarmıştır. Her bir proje ve üretim bugünün ihtiyacını karşılamanın ötersinde, geleceğin Türkiyesi'ni inşa etmek anlamına gelmektedir. Bu amaçla üretilen her eser, mazlum milletlerin kaderine de doğrudan etki etmektedir.</p> <p>Bizler çok iyi biliyoruz ki gökyüzüne hakim olmayan, yeryüzünde söz sahibi olamaz. Bu düsturla, gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz. İnsan kaynağımıza yaptığımız yatırımlarla yüksek teknolojiyi kullanacak ve daha ileriye taşıyacak kadroları da yetiştiriyoruz. Çünkü güçlü Türkiye sadece üreten değil, ürettiğini en iyi şekilde kullanan Türkiye'dir. Türkiye Yüzyılı, büyük bir medeniyet yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, kalkınmanın ötesinde yeniden dirilişin ifadesidir. Türkiye artık sadece kendi güvenliğini sağlayan bir ülke değil, bölgesel barışa katkı sunan ve küresel adaletin savunucusu olan bir ülkedir. Mazlumların umudu olan bir Türkiye için güçlü olmak zorundayız. Çünkü güçlü Türkiye demek, daha adil bir dünya demektir.</p> <p>Bugün burada attığımız adımlar, sadece bugünün değil, yarının Türkiyesi'ni inşa etmektedir. Büyük ve güçlü Türkiye için Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde aşkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle emeği geçen herkese, vidasını sıkan elden yazılımını yazan akla varıncaya kadar savunma sanayimizin tüm kahramanlarına gönülden teşekkür ediyorum. Bu yolda şehit verdiğimiz TUSAŞ personellerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar dilerim.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/icisleri-bakani-ciftci-turkiye-savunma-sanayinde-disa-bagimliliktan-cikip-oyun-kuran-aktor-haline-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:12:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/icisleri-bakani-ciftci-turkiye-savunma-sanayinde-disa-bagimliliktan-cikip-oyun-kuran-aktor-haline-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="96289"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LGS kapsamındaki merkezi sınavın başvuru süresi uzatıldı]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/lgs-kapsamindaki-merkezi-sinavin-basvuru-suresi-uzatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/lgs-kapsamindaki-merkezi-sinavin-basvuru-suresi-uzatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı'nca 13 Haziran'da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınavın başvuru süresi, 15 Nisan Çarşamba gününe kadar uzatıldı. ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(ANKARA) - </strong>Milli Eğitim Bakanlığı'nca 13 Haziran'da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınavın başvuru süresi, 15 Nisan Çarşamba gününe kadar uzatıldı. </p> <p>LGS kapsamında gerçekleştirilecek 'Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınav'a yönelik başvurular, 23 Mart-10 Nisan 2026 tarihleri arasında alınmıştı. 10 Nisan Cuma günü saat 23.59 itibarıyla sona eren öğrenci başvurularının, okul müdürlükleri tarafından onaylanması sürecinin ise bugün saat 23.59'a kadar devam edeceği duyurulmuştu. </p> <p>Çeşitli nedenlerle başvuru yapamayan öğrencilerin mağduriyet yaşamaması adına başvuru süresinin uzatılmasına karar verildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bu doğrultuda öğrenci başvuru süresi 15 Nisan Çarşamba günü saat 23.59'a kadar, okul müdürlükleri tarafından yapılacak başvuru onayları ise 16 Nisan Perşembe günü saat 23.59'a kadar uzatıldı. </p> <p>Katılımın isteğe bağlı olduğu merkezi sınav için başvurular, 15 Nisan saat 23.59'a kadar 'e-Okul' üzerinden yapılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/lgs-kapsamindaki-merkezi-sinavin-basvuru-suresi-uzatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:11:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/lgs-kapsamindaki-merkezi-sinavin-basvuru-suresi-uzatildi.jpg" type="image/jpeg" length="77651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 20. gün...Necati Özkan'ın avukatı Akalın: 'Toplumda hiç kimseye 'bu dava siyasi değildir' diyemezsiniz. İnandıramayız']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-20-gunnecati-ozkanin-avukati-akalin-toplumda-hic-kimseye-bu-dava-siyasi-degildir-diyemezsiniz-inandiramayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ibb-davasinda-20-gunnecati-ozkanin-avukati-akalin-toplumda-hic-kimseye-bu-dava-siyasi-degildir-diyemezsiniz-inandiramayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nda, İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, 'İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nce, 18 Mart saat 20.00 sularında diplomayı iptal edip, hemen ardından 102 kişilik gözaltı listesine Ekrem İmamoğlu'nu dahil ederseniz, siz toplumda hiç kimseye 'bu dava siyasi değildir' diyemezsiniz. İnandıramayız, bunu anlatamayız. Rektörlük ile Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordine olduğu bir durumu hiç kimseye inandıramayız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN</strong></p> <p><strong>(İSTANBUL)</strong> - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nda, İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, 'İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nce, 18 Mart saat 20.00 sularında diplomayı iptal edip, hemen ardından 102 kişilik gözaltı listesine Ekrem İmamoğlu'nu dahil ederseniz, siz toplumda hiç kimseye 'bu dava siyasi değildir' diyemezsiniz. İnandıramayız, bunu anlatamayız. Rektörlük ile Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordine olduğu bir durumu hiç kimseye inandıramayız' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 20. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.</p> <p>Duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan'ın savunmasının ardından, avukatlarının savunması alındı.</p> <p>Avukat Kazım Yiğit Akalın, emniyetteki ifadelerde 'Meşe' ve 'İlke' olarak gizli tanık ifadelerinin sorulduğunu, iddianamede ise 'Meşe'nin beyanlarının yazılmadığını gördüklerini söyledi. 'Meşe'nin 13. eylem bakımından verdiği ifadelerin, iddianamede, 'İlke' olarak yer aldığını söyleyen Akalın, şunları kaydetti:</p> <p>'Meşe ayrı bir hikâye anlatıyor, İlke ayrı bir hikâye anlatıyor. İkisi farklı şeyler anlatıyor ama ikisine de aynı şey farklı isimlerle soruldu. 18 Kasım 2024'te İlke ifade veriyor, 20 Kasım 2024'te 'Ben gizli tanıklıktan çekiliyorum' diyor. Meşe de 17 Mart 2025'te ifade veriyor; bize 19 Mart sürecinde Meşe olarak soruluyor bu 13. Eylem. Görüyor musunuz? Bu da evrakta sahtecilik. Ne olmuş biliyor musunuz? Ben tahminimi söylüyorum ama size de soracağım. 18 Kasım'da 'İlke' ifade vermiş, sonra 20 Kasım'da çekilmiş. Bilmiyoruz neden; 'İlke' kim, bilmiyoruz. 17 Mart'ta, 19 Mart'tan iki gün önce bir ifade daha gelmiş. Demişler ki, '13. Eylem kısmı kıymetli, basında da satıyor bu hikâye. Bunu Meşe yazalım; İlke'nin anlattıklarını Meşe anlatıyormuş gibi yazalım. İleride Meşe'ye de söyletiriz zaten, benzer bir şeyi imzalatırız, geçmiş tarihli.' Sayın Başkan, daha büyük bir sahtecilik var mı? 'Şu olsa, bu olsa, copy-paste hatası olsa' tartışalım; o değil. Farklı ifadeler; İlke'nin ifadesi Meşe'ye yapıştırılmış. Sonra ne oldu? Oyunlar değişti; İlke ikna edildi ama bu sefer Meşe çıktı. Meşe'nin 13. Eylem dışında anlattıkları var; eklerde var. Allah razı olsun, onu koymuşlar, en azından oradan görüyoruz. Ama Meşe yok ortada. Neden yok, Sayın Başkan? Size soruyorum: Meşe ile İlke'nin aynı anda bulunması istenmişti. Bulunamaz ki: Çünkü tensip zaptında çağrılmadı. Meşe'yi neden çağırmadığınızı ben bilmiyorum; savunma bilmiyor. Bakın şunu demiyorum: Meşe'nin kimliği nedir, tartışmıyoruz. Hiç umurumuzda değil. Sayın savcılık biliyor, iddia makamı biliyor, siz biliyorsunuz ama biz bilmiyoruz. Meşe neden yok. Ya da o aradaki 'oyuncu değişikliği' neden oldu, onu da bilmiyoruz. Bununla ilgili bir açıklama beklememiz de makuldür diye düşünüyorum.'</p> <p><strong>HTS eşleşme tartışması... </strong></p> <p>İddianamedeki HTS baz eşleşmelerine ilişkin iddiaları eleştiren Akalın, 'Ben şu anda dışarıdaki baz istasyonundan sinyal alıyorum, telefonum oradan sinyal veriyor. Şu anda HTS'mi aldığınız zaman 'Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu :' diye isim verdikleri, ID numaralı baz istasyonu oluyor. Ben şu anda baz istasyonuna 50 metre yakınım, bunu tespit edebilecek dünyada bir teknoloji yok. Benim şu anda baz istasyonuna kaç metre mesafede olduğumu dünyada hiçbir şekilde kimse tespit edemez. Bunu adli bilişimcilerin hocalarıyla, herkesle konuştum. Diyorlar ki, hatta dalga geçiyorlar, 'Bunun tespiti mümkün olsa Amerika uydu işini bırakır, BTK ile anlaşır, sadece bu şekilde operasyon yapar. Siz ne saçmalıyorsunuz?' diyorlar. 'Sıfır metre baz' diye bir şey yok. Gerçekten mi? Açın, hepimiz Google'lasak zaten öğreniyoruz. Bu da hikaye' diye konuştu.</p> <p>Avukat Yiğit Akalın, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere, devletin birbirinden bağımsız, hayatta birbiriyle iletişim kurması beklenmeyen, bu konuda iki farklı kurumu bulunduğunu belirterek, 'İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nce, 18 Mart saat 20.00 sularında diplomayı iptal edip, hemen ardından 102 kişilik gözaltı listesine Ekrem İmamoğlu'nu dahil ederseniz, siz toplumda hiç kimseye 'bu dava siyasi değildir' diyemezsiniz. İnandıramayız, Sayın Başkan. Bunu anlatamayız. Rektörlük ile Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordine olduğu bir durumu hiç kimseye inandıramayız' dedi.</p> <p>Duruşmaya bir saat ara verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ibb-davasinda-20-gunnecati-ozkanin-avukati-akalin-toplumda-hic-kimseye-bu-dava-siyasi-degildir-diyemezsiniz-inandiramayiz</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:09:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ibb-davasinda-20-gunnecati-ozkanin-avukati-akalin-toplumda-hic-kimseye-bu-dava-siyasi-degildir-diyemezsiniz-inandiramayiz.jpg" type="image/jpeg" length="35833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP - Anahtar Parti görüşmesi... Yavuz Ağıralioğlu: 'Türk milletinin geleceği ile, çocuklarımızın hayalleriyle ittifak yapılacak']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/chp-anahtar-parti-gorusmesi-yavuz-agiralioglu-turk-milletinin-gelecegi-ile-cocuklarimizin-hayalleriyle-ittifak-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/chp-anahtar-parti-gorusmesi-yavuz-agiralioglu-turk-milletinin-gelecegi-ile-cocuklarimizin-hayalleriyle-ittifak-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partiler arası ittifak tartışmalarına ilişkin olarak, 'Türk milleti ile ittifak yapılacak. Türk milletinin geleceği ile ittifak yapılacak. İlkeyle, ölçüyle ittifak yapılacak. Adaletle ittifak yapılacak. Merhametle, terbiye ile ciddiyetle ittifak yapılacak. Üretim ile ittifak yapılacak. Alın teriyle ittifak yapılacak. Bu memlekette çocuklarımızın hayalleriyle ittifak yapılacak. İttifakın siyasi koordinatları budur. Kimde varsa onunla ittifak yapılacak. Kimde yoksa da o milletin, memleketin yükü sayılacak. Partiden daha fazla bir şey söylüyoruz' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL)</strong> - Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partiler arası ittifak tartışmalarına ilişkin olarak, 'Türk milleti ile ittifak yapılacak. Türk milletinin geleceği ile ittifak yapılacak. İlkeyle, ölçüyle ittifak yapılacak. Adaletle ittifak yapılacak. Merhametle, terbiye ile ciddiyetle ittifak yapılacak. Üretim ile ittifak yapılacak. Alın teriyle ittifak yapılacak. Bu memlekette çocuklarımızın hayalleriyle ittifak yapılacak. İttifakın siyasi koordinatları budur. Kimde varsa onunla ittifak yapılacak. Kimde yoksa da o milletin, memleketin yükü sayılacak. Partiden daha fazla bir şey söylüyoruz' ifadesini kullandı.</p> <p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle çıktığı siyasi parti turu kapsamında DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi, Zafer Partisi ve Sol Parti'nin ardından, bugün Anahtar Parti İstanbul İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek Genel Başkanı ile Yavuz Ağıralioğlu görüştü.</p> <p>Ziyarette Özel'e CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Evrim Rızvanoğlu ile CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'ten oluşan CHP heyeti eşlik etti. Ağıralioğlu, Özel ve beraberindeki heyeti kapıda karşıladı. Saat 15.00 itibarıyla başlayan görüşme, 50 dakika sürdü. İki lider görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi.</p> <p>Ağıralioğlu, ana muhalefetin süreçle ilgili teklifleri olduğunu belirterek, 'O tekliflerle alakalı istişarelerde bulunduk. Sayın Genel Başkan, önümüzdeki dönem hem demokrasinin hem sandığın, hem millet iradesinin, hem memleketin karşı karşı olduğu sorunların çözümü için memleketin yönetiminde olan boşlukların, yönetiminde olan bozulmanın, yönetimde olan savrulmanın yaşam kalitemizi bozduğuna, Türk milletini behemahal daha yüksek standartlı bir yaşamı yine kendi iradesiyle oluşturabilmesinin seçime bağlı olduğuna dair bir hassasiyet ısrar ediyorlar. Biz de öyle düşünüyoruz' ifadelerini kullandı.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='41.16' data-segment-label='00:41' data-rt-id='bJ9B03' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Memleketin kötü yönetildiğini düşündüklerini söyleyen Ağıralioğlu, 'Memleketin bundan çok daha güçlü olabileceği büyük potansiyeline yürüyen plan yapabilen, hedef koyabilen, hedefe ulaşan ulaşabilecek bir yeni yönetim mahareti ile buluşmasının seçmenin iradesine bağlı olarak değişim iradesinin yönetilmesi gerektiğini biz de düşünüyoruz. Erken seçim, ara seçim diye konuşulan her şeyin aslında merkezinde memleketin büyük potansiyelinin bu yaşadıklarımızdan çok daha fazlasını memlekete yaşatabilme imkanının doğru kullanılamadığına dair bir düşüncemiz var. Biz muhalefet partileriyiz. Muhalefette olanlar için itiraz bundan daha iyisi mümkündür kuruluyor. Bizim iktidara itirazımız Türkiye gibi büyük bir ülkenin maruz kaldığı sorunların kaderi olmadığı, bu sorunları yaşamaya mecbur edildiğimiz denetim savrulmasının yerine daha ne yaptığını bilen, ülkenin büyük potansiyeline yürüyebilen bir siyasetin ülkeye ayağı kaldıracağına dair olan inancımızdır' diye konuştu.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='98.24' data-segment-label='01:38' data-rt-id='bJ9B06' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Ağıralioğlu, bölgedeki savaşın, dünyanın içine girdiği büyük savrulmanın ve ABD'nin dünyayı huzursuz eden 'istediğimi yaparım' hevesinin bedelinin Türk ekonomisine ne olduğunu da istişare ettiklerine dikkati çekerek 'Onlar üzerinden önümüzdeki dönem neler yapılacağı ile ilgili Sayın Genel Başkan'ın kıymetli heyetinin bir çalışması var. O çalışmayı aldık. Biz de benzer bir perspektifle önümüzdeki dönem tekliflerimiz, çözümlerimiz bir şuur hattında memleket için daha iyisinin mümkün olduğunu konuşacağız' dedi.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='125.2' data-segment-label='02:05' data-rt-id='bJ9B07' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'İktidar bizim rekabette muhatap bile olmamamız gereken bir savrulmanın içinde'</strong></p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='125.2' data-segment-label='02:05' data-rt-id='bJ9B07' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ağıralioğlu, şunları kaydetti:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='125.2' data-segment-label='02:05' data-rt-id='bJ9B07' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Ne kurulacaksa masaya değil önce milletin kalbine kurulması lazım. Milletin kalbinde şu anda yük neyse o yükün kaldırılması lazım. Anahtar Parti geçmiş muhasebelerini çok doğru yaptı. Sayın Genel Başkan'ın koordinatladığı şeyi çok kıymetli buluyorum. Şu memleketimiz büyük bir yükün altında. Sadece Türkiye'de siyasi iktidarı kastederek söylemiyorum. Bölge yükü var. Dünyanın şu ara hukuk tanımazlığın elinde içine düştüğü bir güvenlik yükü var. Bir veri güvenliği, siber güvenlik ve buna bağlı olarak yapay zekanın hayatımızda neyi değiştireceğine bağlı bir belirsizlik var. Ekonomimiz çok kırılgan. 236 milyar dolar bu yıl vadeli borcumuz var. Rezervlerimiz belli, swap'larla alabileceğimiz belli. Onunla ilgili yükümüz var.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='125.2' data-segment-label='02:05' data-rt-id='bJ9B07' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Rekabeti geçtik. Rekabet edilemez sınırda görüyoruz artık iktidarı. İktidar rekabette muhatap bile olmamamız gereken bir savrulmanın içinde. Her şeyi yapma kudreti olan bir iktidarın bize elimize verdiği bu karneyi nasıl değerlendireceğiz? Biz iktidara artık söz söyleme eşiklerini geçtik. Biz milletimize hep şöyle sesleneceğiz. Biz sizi ve sizin daha iyi yaşamanız için neyi koruyacağımızı bilenleriz. Neyi koruyacağımızı biliyoruz. Bunları korumak için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. O yüzden bu siyasi rekabette, parti rekabeti, parti galibiyeti, partilere karşı galip olmak falan gibi bir gündemden çok daha mühim sorunları var.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='125.2' data-segment-label='02:05' data-rt-id='bJ9B07' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Türkiye daha güçlü olsun diye yaptıklarının hesabını verme mesuliyeti ile ittifak yapılacak'</strong></p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='288.32' data-segment-label='04:48' data-rt-id='bJ9B0j' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Türk milleti ile ittifak yapılacak. Türk milletinin geleceği ile ittifak yapılacak. İlkeyle, ölçüyle ittifak yapılacak. Adaletle ittifak yapılacak. İttifak koordinatlarını açıklıyorum. Merhametle, terbiye ile ciddiyetle ittifak yapılacak. Üretim ile ittifak yapılacak. Alın teriyle ittifak yapılacak. Bu memlekette çocuklarımızın hayalleriyle ittifak yapılacak. Biz yarınlarımız adına planla, programla, stratejiyle ittifak yapılacak. Türkiye daha güçlü olsun diye yaptıklarının hesabını verme mesuliyeti ile ittifak yapılacak. İttifakın siyasi koordinatları budur. Kimde varsa onunla ittifak yapılacak. Kimde yoksa da o milletin, memleketin yükü sayılacak. O yüzden çok açık, çok net, çok ne yapacağını bilen bir hassasiyetin memleketin yönetimine nezaret etmesi gerekiyor. Partiden daha fazla bir şey söylüyoruz.</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='396.7' data-segment-label='06:36' data-rt-id='bJ9B0n' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Amerika gibi büyük bir devletin bir keyfiliğin elinde ne kadar savrulduğunu, bir ülke bir keyfilikle savrulunca dünyanın ne kadar huzursuz olduğunu gördük. Devletleri ne kadar büyük olurlarsa olsunlar kurumsal kapasitelerinden koparan şey 'her istediğimi yaparım' şehvetidir. Bize güçlü liderlerden çok güçlü kurumsal yapılar lazımdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü kurumsal yapısıyla ayağa kalkmalıdır. Devlet gürül gürül kurumsal yapılarıyla milletin hizmetinde olmalıdır. Bir adam gelince olup bir adam gidince berbat olduğumuz bu mekanizmadan, sistemden kurtulunmalıdır.'</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='453.34' data-segment-label='07:33' data-rt-id='bJ9B0p' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'><strong>'Sayın Cumhurbaşkanı, AK Parti'nin Genel Başkanı olabilirsiniz ama biz sizi AK Parti'nin Genel Başkanı olarak görmek istemeyiz'</strong></p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='481.86' data-segment-label='08:01' data-rt-id='bJ9B0q' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>Belediyelere yapılan operasyonlara ilişkin de değerlendirmede bulunan Ağıralioğlu, şunları kaydetti:</p> <p class='vLAZ4d' data-type='Segment' data-start='481.86' data-segment-label='08:01' data-rt-id='bJ9B0q' data-rt-kind='1' data-rt-type='Paragraph'>'Bir yargı sürecinin devamında oluşan boşlukları sandıkta kazanamadığınız belediyeleri belediye meclislerindeki çoğunluğunuz marifetiyle kazanmaya kalkmak millet iradesine saygısızlıktır. Varlığınızı millet iradesine borçluysanız, varlığınızı oraya yaslayarak konuşuyorsanız millet iradesine hürmetsizlik edemezsiniz. Partili cumhurbaşkanından daha fazla bir noktada duruyor ve mesuliyet taşıyorsanız kendinize size oy vermeyenlerin de emaneti olan makamlardan millet iradesini korumak zorunda olduğunuzu devamlı hatırlatmamıza razı olmalısınız. Sayın Cumhurbaşkanı, AK Parti'nin Genel Başkanı olabilirsiniz ama biz sizi bu mevzuda AK Parti'nin Genel Başkanı olarak görmek istemeyiz. Biz cumhurbaşkanlığı makamında sizi memleketi cepheleştirirken değil, birleştirirken görmek isteriz. 'Millet kime oy vermişse belediyeyi onlara teslim edin' demeniz millet iradesine saygının gereğidir. Bu hassasiyet bizim size söylediklerimizdir. Bunu biz yapıyorsak kendimize yakıştıramayız. CHP yapsa size şimdi söylediğimiz gibi aynı şeyi biz CHP'ye de söylerdik. Dolayısıyla ilkesel olarak aynı yerde durmak lazım. Bugün millet iradesini tanımamazlığınızın sizin itibarınıza, siyasi mücadelenize yakışmaz. Sonra da hesabını millete vereceğiniz bir leke olduğunu unutmamanızı tavsiye ederiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haber500.com/chp-anahtar-parti-gorusmesi-yavuz-agiralioglu-turk-milletinin-gelecegi-ile-cocuklarimizin-hayalleriyle-ittifak-yapilacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:53:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/chp-anahtar-parti-gorusmesi-yavuz-agiralioglu-turk-milletinin-gelecegi-ile-cocuklarimizin-hayalleriyle-ittifak-yapilacak.jpg" type="image/jpeg" length="45786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası: Reddihakim talebi reddedildi]]></title>
      <link>https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-reddihakim-talebi-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-reddihakim-talebi-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin yeniden görülen 76 sanıklı davada sanık Ayhan Bora Kaplan'ın avukatının reddihakim talebi reddedildi. Davaya yarın saat 09.30'da devam edilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber: Esra TOKAT</strong></p> <p><strong>(ANKARA) -</strong> Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin yeniden görülen 76 sanıklı davada sanık Ayhan Bora Kaplan'ın avukatının reddihakim talebi reddedildi. Davaya yarın saat 09.30'da devam edilecek.</p> <p>Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik 17'si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan'ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik'in bulunduğu dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosyaya ilişkin davanın görülmesine devam ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi Kampüsü'nde görülen duruşmada, ara karar sonrası sanıklardan Ufuk Gültekin'in avukatı Sultan Penez'in savunmasına geçildi.</p> <p>Penez savunmasında, 'Türkiye'deki en büyük suç örgütüne operasyonu yapan insanlar tutuklandı ve isimlerinin yan yana gelmesi bile olanaksız  insanlar birlikte aynı dosyada yargılanıyor. Bu itibar suikastı değil midir? Görev geri alınır ama ya itibar?' dedi.</p> <p>Ayhan Bora Kaplan, bu sözlere tepki göstererek, 'Biz suç örgütü değiliz, daha kesinleşmedi. Doğru konuşsun' dedi. Mahkeme Başkanı, savunmayı bölmemesi konusunda Kaplan'ı uyardı.</p> <p><strong>'Sattığı kişinin yanına oturan kişiden medet umuyoruz'</strong></p> <p>Penez savunmasında, 'Biz en başından beri adalet dileniyoruz. Yol yürüdüklerini satmış, fırsat bulduğunda yurt dışına kaçmış ve ardından bir video paylaşmış, ardından tutuklanıp yurt dışına gelince yeniden saf değiştirmiş ve duruşmada 'abi' diyerek sattığı kişinin yanına oturan kişiden medet umuyoruz ne yazık ki' savunmasını yaptı.</p> <p>Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı Umut Köroğlu ise sanıkların sorulara yanıt vermediği gerekçesiyle kendi sorularının zapta geçirilmemesinin, adli yargılama hakkının engellenmesi anlamına geldiğini ifade etti. Köroğlu, 'Bu karardan vazgeçilmesini talep ediyoruz. Aksi takdirde tekrar bizim için bir reddi hakim talebinde bulunmamız anlamına gelmektedir' dedi.</p> <p>Mahkeme Heyeti, reddi hakim talebinin reddini kararlaştırarak, davayı saat 09.30'a erteledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-reddihakim-talebi-reddedildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:52:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-reddihakim-talebi-reddedildi.jpeg" type="image/jpeg" length="60631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'ndan İBB Davası ön raporu: 'Sanıklar neyle suçlandığını bilmiyor, tutukluluk incelemesi 3 güne sıkıştırıldı']]></title>
      <link>https://www.haber500.com/istanbul-barosundan-ibb-davasi-on-raporu-saniklar-neyle-suclandigini-bilmiyor-tutukluluk-incelemesi-3-gune-sikistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber500.com/istanbul-barosundan-ibb-davasi-on-raporu-saniklar-neyle-suclandigini-bilmiyor-tutukluluk-incelemesi-3-gune-sikistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı davaya ilişkin hazırlanan 'Dava Gözlem 2'nci Ön Raporu'nda, 'iddiaların somutlaştırılmamış olması nedeniyle sanıkların neye karşı savunma yapacaklarını bilemedikleri, özellikle dijital delillere erişimde yaşadıkları sorunlar ve tutukluluk incelemelerinin üç güne sıkıştırılması gibi durumların adil yargılanma hakkını önemli ölçüde zedelediği' tespiti yapıldı.  ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>(İSTANBUL) - </strong>İstanbul Barosu tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı davaya ilişkin hazırlanan 'Dava Gözlem 2'nci Ön Raporu'nda, 'iddiaların somutlaştırılmamış olması nedeniyle sanıkların neye karşı savunma yapacaklarını bilemedikleri, özellikle dijital delillere erişimde yaşadıkları sorunlar ve tutukluluk incelemelerinin üç güne sıkıştırılması gibi durumların adil yargılanma hakkını önemli ölçüde zedelediği' tespiti yapıldı.  </p> <p>İstanbul Barosu tarafından, İBB Davası'na ilişkin hazırlanan Dava Gözlem 2'nci Ön Raporu tamamlandı. </p> <p>Raporda, 'sanıkların delillere erişememe, haklarındaki iddiaların somutlaştırılmamış olması, iddia konusu suçla tutuklamaya esas olan suç arasındaki hukuki tasvirlerin farklılığı nedeniyle neye karşı savunma yapacaklarını bilemediklerinin' önemli birer sorun olarak tespit edildiği aktarıldı.</p> <p><strong>'Kişinin kendisi veya yakınları aleyhine beyanda bulunmaya zorlanamaması hakkı bakımından önemli bir sorun'</strong></p> <p>'İddianamenin uzunluğu, Cumhuriyet Savcısının tutukluluğun devamına ilişkin olarak bireyselleştirilmiş değerlendirme yapmaması ve böylece sanıklar ile müdafiilerin savunma üretmekte zorlanmaları, tutuklu sanıkların dijital delillere halen erişemiyor olmaları gibi durumların adil yargılanma hakkını önemli ölçüde zedelediği' vurgulanan raporda, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Kimi sanık ve müdafilerin, soruşturma aşamasında psikolojik baskı altında ifade alındığına dair savunmaları, kişilerin hastaneye götürüleceği söylenerek cezaevinden çıkarılıp savcının huzuruna götürüldüğüne dair iddialar, etkin pişmanlıktan yararlanmak için ifade veren kişilerin birtakım avukatlar tarafından ziyaret edilerek bulundukları zor durum nedeniyle ve cezaevinden çıkma taahhüdüyle ifade vermeye zorlandıklarını beyan etmesi, itirafçı olmadıkları takdirde aile üyelerinin de tutuklanacağı şeklinde tehdit edildiklerini iddia etmeleri gibi hususlar adil yargılanma hakkının en önemli güvencelerinden olan kişinin kendisi veya yakınları aleyhine beyanda bulunmaya veya delil göstermeye zorlanamaması hakkı bakımından önemli bir sorun olarak tespit edilmiştir. Şu ana kadar dinlenilen kişiler arasında, soruşturma aşamasında verdikleri suçlayıcı beyanlarını mahkeme huzurunda geri alan kişilerin, kendilerine uygulandığını belirttiği muamele ve yöntemler bakımından da benzerlikler olduğu görülmüştür.'</p> <p><strong>'Fiili uygulama açıkça aykırı'</strong></p> <p>Mahkemenin duruşma salonuna, 'turkuaz kart' olarak bilinen basın kartına sahip gazetecileri alma eğiliminde olduğu aktarılan raporda, 'Önemli basın yayın kuruluşlarında dahi basın emekçilerinin, basın sigortası ile sigortalanmadıkları için bu kartı alamadıkları bilinmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, STK'ların, akademik araştırmacıların, blog yazarlarının ve sosyal medya kullanıcıların da gazeteci olarak kabul edilebileceğini açıkça belirtmiştir. Açıklanan nedenlerle duruşma salonuna girişin sınırlandırılması AİHM'in gazeteciliğe ilişkin içtihadına aykırılık oluşturmaktadır' değerlendirmesi yapıldı. </p> <p>Duruşmada görüntü almak ve sanıklara arada soru sormak gibi yasakların sürdüğü, böylece gazetecilerin mesleki faaliyetlerini sürdürmelerinin önemli ölçüde sınırlandığının anlaşıldığı belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:</p> <p>'Yaşananları gözlemlemek açısından ise duruşma salonuna alınan gazetecilerin salonun en uzak köşesine yerleştirildikleri, projeksiyona yansımayan sanıkları yalnızca arkalarından görebildikleri, avukatları göremedikleri, mahkeme heyetinin yüzünü göremedikleri, priz dahi olmadığı için bilgisayarlarını gün boyu süren duruşmalarda kullanmakta zorlandıkları anlaşılmıştır. Bu kapsamda gazeteciler mahkemeye dilekçe sunmak istemiş, ancak dilekçeleri ve mahkeme heyeti ile görüşme talepleri yanıtsız kalmıştır. Ardından yine gazeteciler destek istemek için İstanbul Barosu'na dilekçe ile başvurmuştur. 2 Nisan günü gazetecilerin avukatların olduğu bölüme kabul edildikleri, mahkeme heyetine birkaç metre de olsa yaklaşabildikleri tespit edilmiştir. Salonda heyet ile izleyiciler arasındaki mesafenin yaklaşık 100 metre uzunluğa sahip olduğu düşünüldüğünde bu değişiklik duruşmanın basın tarafından takip edilmesinde önemli bir fark yaratmamıştır.'</p> <p><strong>'Tutukluluk incelemesi üç güne sıkıştırıldı'</strong></p> <p>Raporda, her ay yapılması gereken tutukluluk incelemesinin üç güne sıkıştırıldığı, bu nedenle tutukluluğa ilişkin avukatlara her sanık için 15'er dakika süre verileceğinin belirtildiği aktarılan raporda, 'Sanıklara söz verilmediği ve buna ilişkin itirazların, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hariç olmak üzere kabul görmediği, 90 kişinin beyanını üç günde almak yönündeki çaba nedeniyle duruşmaların yaklaşık 12 saat sürdüğü, yalnızca iki yahut üç kez ara verildiği, bu nedenle sanıkların yorulduğu, acıktığı, temel ihtiyaçlarını gidermekte zorlandığı, savunmalarını hazırlayabilme ve gerçekleştirebilme bakımından güçlük yaşadığı tespit edilmiştir' denildi.</p> <p><strong>'Sanıkların, duruşma salonunun ortasında yoğun jandarma personeli arasında konumlandırılması...' </strong></p> <p>Sanıkların, duruşma salonunun ortasında yoğun jandarma personeli arasında konumlandırıldığının da gözlemlendiği aktarılan raporda,  müdafilerin müvekkillerini dahi göremedikleri, aralarında iletişim kuramadıkları, yalnızca aralarda duruşma salonu boşaltılırken jandarmaların var olduğu ortamda birbirlerine seslenerek savunmalarını hazırlamaya çalıştıklarının tespit edildiği bildirildi.</p> <p>Raporda, 'Duruşma salonundaki mevcut güvenlik kameralarına ek olarak, avukatların arkasında yer alan duvara avukatların notlarını, bilgisayar ekranını görecek şekilde yeni siyah renkli güvenlik kameralarının eklendiğini gözlemleyen sanık müdafiileri bu uygulamaya yönelik itirazlarını mahkemeye sunmuşlardır. Bu tip uygulamalar adil yargılanma hakkının en önemli güvencelerinden olan savunma hakkını zedeleyecek niteliktedir' tespitine de yer verildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Ankara</category>
      <guid>https://www.haber500.com/istanbul-barosundan-ibb-davasi-on-raporu-saniklar-neyle-suclandigini-bilmiyor-tutukluluk-incelemesi-3-gune-sikistirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:46:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber500com.teimg.com/crop/1280x720/haber500-com/uploads/2026/04/agency/anka/istanbul-barosundan-ibb-davasi-on-raporu-saniklar-neyle-suclandigini-bilmiyor-tutukluluk-incelemesi-3-gune-sikistirildi.jpg" type="image/jpeg" length="26998"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
