Erkan Karaca
(ÇORUM) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 'ülkenin 86 milyonuna eşit, bütün siyasi parti belediye başkanlarına eşit davranılacak bir hukuk sisteminin inşa edilmesini temenni ettiklerini' bildirerek, 'Hakimlerin, savcıların 'Acaba iktidarın hoşuna gitmeyecek bir karar alabilir miyim' tedirginliğiyle hareket etmemelerini sağlamamız lazım. O rahatlığı sağladığımızda emin olun yargı çok daha kolay işleyecektir' dedi.
Arıkan, Çorum'da katıldığı iftar programında yaptığı konuşmada, İBB Davası'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
'Silivri Davası'nın bugün Türkiye'deki en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu' söyleyen Arıkan, duruşmanın ilk celsesine değinerek, şunları söyledi:
'Çok büyük beklenti vardı ama bir şey olmadı neticede. Bir polemik, bir karşılıklı söz düellosu şeklinde geçmiş oldu. Yargı 86 milyona eşit bir şekilde uygulanmalı. Aziz İhsan Aktaş bu davanın en önemli isimlerinden bir tanesi. Bir arkadaşımız Elazığ Belediyesi'nin Ali İhsan Aktaş ile yapmış olduğu ticari ilişki, ihale artık adına ne dersek, onunla alakalı savcılığa suç duyurusunda bulundu. Yani İstanbul'daki ilçe belediyelerine isnat edilen suçların aynısı Elazığ Belediyesi'nde de uygulanmış. Onunla alakalı bir dava dilekçesinde bulundu. 2 yıla yaklaştı bu dilekçe. 2 yıldır savcı ne dilekçeyi geri gönderiyor ne de işleme koyuyor, masasında bekliyor. Bizim itirazımız tam da buna. Bir belediyeye hukuki uygulama yapılıyorsa Türkiye'de bin 300 belediye var ve hepsine eşit bir şekilde uygulama yapılması lazım. İddianamede kısmi anlamda neler yazdığını okuduk ama o kadar da sayfayı okumak kolay bir şey değil. Ümidimiz, temennimiz bu ülkenin 86 milyonuna eşit, bütün siyasi parti belediye başkanlarına eşit davranacağı bir hukuk sisteminin inşa edilmesi.
Aydın Belediyesi'ni hep beraber gördük. Muhalefet partisindeyken birçok soruşturması vardı. Ani bir manevrayla belediye başkanı iktidara geçti. İktidara geçtikten sonra soruşturmaların bittiğini görüyoruz.
Haliyle hukukun üstünlüğü endeksinde 10 sıra daha aşağı iniyoruz. Bizim çözmemiz gereken şey adliye mekanizmasını doğru bir şekilde inşa edebilmek. Onun da yolu şu; hakimlere, savcılara şunu söyleyeceğiz. Siz karar verirken 3 tane kriteriniz olacak. Bir yasalar, iki masanızdaki dosyalar, üç vicdanınız. Bunun dörtle, beşle, iktidarın bir baskısıyla, 'Acaba iktidarın hoşuna gitmeyecek bir karar alabilir miyim' tedirginliğiyle hareket etmemelerini sağlamamız lazım. O rahatlığı sağladığımızda emin olun yargı çok daha kolay işleyecektir.'
'24 yıl sonra 'tarıma destek olacağız, üretime dayalı ekonomi modelini seçeceğiz' diyemezsiniz'
Arıkan, geçen günlerde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'la bir iftarda beraber olduklarını bildirdi. Yılmaz'ın konuşmasında, 'Bugünden sonra tarıma destek olacağız, üretime destek olacağız' dediğini söyleyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
'24 yıl sonra 'tarıma destek olacağız, üretime dayalı ekonomi modelini seçeceğiz' diyemezsiniz. 23 yılda özelleştirmeden elde ettiğiniz para 65 milyar dolar. 100 yıllık Türkiye'nin birikimini 65 milyar dolara sattınız. Sadece 2026 bütçesinin 63 milyar dolar faiz ödemesi var.
Siyasette iktidara gelecek partilerin bir taktiği vardır. 2002'de bir çay simit hesabı yaparak AK Parti iktidara gelmişti. 2007'de bir 367 krizi vardı. Cumhurbaşkanı seçimi üzerinden bir kriz meydana gelmişti. 2011'de, 2015'te ve 2018'te terör üzerinden hatırlarsınız 'Masanın altında PKK var, gelince Öcalan'ı çıkaracaklar, Demirtaş'ı çıkaracaklar' cümleleriyle seçimleri geçti. 2027 seçimlerinde iktidarın terör üzerinden bir polemik yapma şansı yok. Ekonomi üzerinden bir polemiğe giremezler, en zayıf karnı orası zaten. Yeni dönemde yeni düşmanlar üretebilmek için dindar-laik kavgası çıkarılmaya çalışılıyor. Dindar-laik kavgasının kazananı olmaz, kaybedeni vatandaş olur. 100 yıl boyunca biz bu kavgadan çok çektik. Tekrar oraya götürebilecek cümlelerden iktidarın da muhalefetin de kaçınması gerekiyor.
'Vatandaştan aldığın parayı tekrar vatandaşa dağıtırsan bu iş zaten halloluyor'
Emeklilere 18 bin 900 lira maaş teklif ettiklerinde kanun teklifi verdim. En düşük emekli maaşının asgari ücrete tekabül etmesi gerektiğini, diğer emekli maaşlarının da aynı oranda artması gerektiğini söyledim. Ama emeklilerin maaşına bin 62 lira zam yaptılar. O zammı açıkladıkları basın toplantısında AK Partililer dediler ki 'Emeklilere bütçeden 70 milyar kaynak ayırdık'. 70 milyar neye tekabül ediyor diye baktığımda ocak ayında bizim ödediğimiz faiz 455 milyar. 'En az 1 maaş emeklilerimize ikramiye verin' dedik. Döndüler 'Saadet Partisi'nin sırtında yumurta küfesi yok. Bol kepçe kaynak nerede?' dediler. Biz 5 bin lira yapmasını eleştiriyorduk. 5 bin lira da yapmadılar. Emeklilerimize acaba 1 maaş ikramiye verdiğimizde bütçeden ne kadar para çıkacak diye baktığımda karşıma çıkan tablo 370 milyar lira. 2026 yılında 349 milyar lira ceza hedefi konmuş. Ocak ayının sonunda baktım 802 milyar ceza kesmişiz. 1 yılda keseceğimiz ceza 349 milyar, 1 ayda kestiğimiz ceza 802 milyar. Hadi buyur emeklinin ikramiyesi çıktı oradan. Yani sadece vatandaştan aldığın parayı tekrar vatandaşa dağıtırsan bu iş zaten halloluyor.'




