Esra Nur Pervan
(TRABZON) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 'Topyekûn bölgemiz çok büyük risk altında. Bugün bu hadiseler karşısında gün siyasi ikbal, kısır çekişme ve ayrışma günü asla olmamalı. 'Nasıl bir siyasi rant kazanırız' kavgasına asla girmemeliyiz. Gün emperyalist planların Amerika ve İsrail tarafından pervasız bir şekilde sergilendiği bu dönemde Türkiye ekseni etrafında birleşmeyi temin etmek olmalı. İktidarıyla muhalefetiyle son derece temkinli bir dil kullanmalıyız. Bugüne kadar yaptıklarımızdan ayrı bir hamle yapıp Türkiye eksenini etrafında kenetlenmek zorundayız' dedi.
Arıkan partisinin Trabzon İl Binası'nda gazetecilerle bir araya geldi, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD ve İran arasında nükleer konulara ilişkin müzakere sürecinin geçen hafta Cenevre'de devam ettiğini anımsatan Arıkan, 'Gayet makul şartlarda anlaşma sağlandı, 'Bir hafta sonra tekrar bir araya geleceğiz' şeklinde sonuç bildirgesi yayınlandı. Ama o bir hafta beklenmeden Amerika'nın İran'a saldırdığına üzülerek şahitlik etmiş olduk' dedi.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD tarafından kaçırılmasının ardından 'Venezuela Devlet Başkanı'nın kaçırılması yakın bir zamanda Türkiye için sıkıntılı bir hal alacak' dediklerini belirten Arıkan, birçok kişinin bunun üzerine 'Türkiye'yle ne alakası var?' diye sorduğunu ifade etti. Sorunun cevabının iki gün önce alındığını söyleyen Arıkan, şöyle devam etti:
'Amerika bombalayınca İran ne yaptı? Hürmüz Boğazı'nı kapattı. Dünyaya petrol sevkiyatının önemli bir kısmının yapıldığı kanal bir anda kapandı. Venezuela'daki petrole muhtaç olundu. Maduro'nun kaçırılması, tutsak edilmesi, Venezuela'ya kukla bir liderin atanması, İran'a yapılacak saldırıların ön adımlarından bir tanesiydi. İkinci dikkat çekeceğim husus İran'ı bombalamadan sadece bir gün önce Afganistan'la Pakistan arasında yeni bir savaşın fitili ateşlendi. Hem Afganistan hem Pakistan münferit manada İran'a destek olacak iki ülke. Böyle bir hengamede İran'ın yanında yer almaması için bu iki ülkenin kendi içlerinde bir savaşın çıkartıldığına üzülerek şahitlik ettik.'
'Amerika'ya karşı tek vücut olmamız gerekiyor'
D8 ülkelerinin bir araya gelmesi ve Türkiye'deki Amerikan üslerinin kapatılması gerektiğini belirten Arıkan, birkaç gündür iç kamuoyundaki tartışmalara baktığında bazı açıklamaların kendisini dehşete düşürdüğünü söyledi. Türkiye'de, ABD'nin İran'a müdahalesinden medet umanlar bulunduğunu ifade eden Arıkan, şöyle konuştu:
'Ben o arkadaşlara soruyorum; Amerika bugüne kadar hangi coğrafyaya demokrasi götürmüş? Amerika bugüne kadar hangi coğrafyaya barış götürmüş, özgürlük götürmüş, insan hakları götürmüş? Amerika'yla yaptığımız ticaret şu ana kadar hangi coğrafyaya huzur getirmiş, barış getirmiş? Bunların hiçbirinin olmadığı bir yerde hala Amerika-İran çarpışmasında İran'ın Devlet Başkanının, manevi önderinin katledilmesine alkış tutan bir kitlenin olmasını hayretlerle takip ediyoruz.
Hep söyledik, yine söylüyoruz; Türkiye'de Amerika'nın üsleri var. Kürecik Radar İstasyonu var. İncirlik Askeri Üssü var. Bunun kapatılması lazım. Biz yıllardır söylüyoruz. Bunu söylerken kastımız şu değil; AK Parti'yi köşeye sıkıştırmak, iç politika malzemesi yapıp da siyaset kazanmak için değil; bölge ülkelerinin huzura kavuşabilmesi için, bölgede Amerika'nın rahat hareket etmemesi için bu üslerin kapatılması gerekiyor. Kürecik Radar İstasyonu İsrail'e istihbarat veriyor. Biz bunu söyleyince 'Efendim Kürecik Radar İstasyonu NATO'ya ait bir üs. İsrail NATO üyesi bir ülke değil, İsrail'e istihbarat vermez cümlesini' duyuyoruz. Ben de onlara diyorum ki 'Amerika NATO'nun üyesi. Amerika ve İsrail zaten ayrılmaz bir parça. Amerika'ya verdiğimiz istihbarat İsrail'e verdiğimiz bir istihbarattır'. Yine bugün İran bombalanıyorsa, Gazze bombalanıyorsa Kürecik'teki Radar İstasyonu'ndan servis veriliyor. Bu iki ülkeye orada istihbarat verildiğini tekraren söylüyoruz.
Bugün D8'i canlandırmamız lazım. Sekiz tane Müslüman ülkenin bir araya gelerek bir birlikteliği var. O ruhu tekrar kazandırıp, sahaya çıkıp İran'a bugün yapılan bombalamanın durdurulması için D8'in inisiyatif alması gerekiyor. Devamında Türkiye, Pakistan, Mısır, İran ve Suudi Arabistan'ın derhal saldırmazlık anlaşması yapması gerekiyor. İran can havliyle bölgedeki ülkelerinin Amerikan üslerine saldırılar yapıyor. Bölge ülkelerinin de haklı olarak kendi ülkesindeki bir üssün bombalanmasından dolayı İran'a tepki vererek büyük bir kumpasa, büyük bir tuzağa çekildiği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bir an önce bu ülkelerin saldırmazlık anlaşması yaparak Amerika'ya karşı tek vücut halinde olmamız gerekiyor.'
'İktidarıyla muhalefetiyle devlet aklını önceleyerek gelişmeleri ele almak zorundayız'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulunan Arıkan, iktidar ve muhalefet demeden herkesin bir masada toplanması gerektiğini ifade etti.
ABD'li akademisyen Michael Rubin'in '2036'da Ankara'yı Tahran gibi yapacağız' diyerek Türkiye'de yaşayan 86 milyon insanı dehşete düşürecek bir açıklama yaptığını söyleyen Arıkan, şöyle konuştu:
'Bununla alakalı iktidardan tek bir açıklama yapan oldu mu? Kimse konuşmuyor. Herkes tabiri yerindeyse kafasını kuma gömdü, sessizlik içerisinde neyin ne olacağını bekliyor. Biz Saadet Partisi olarak buradan Rubin'e diyoruz ki sizin gibi hayal kuranlar yüz yıl önce bu topraklara geldiler. O dedelerinizin gemileri Çanakkale'nin serin sularında şu an yatıyor. Kimse bu coğrafyayı binlerce kilometre öteden ayar vermeye kalkmamalı. 2036'da Ankara'yı bombalama tehdidini yapma cesaretini kendinde bulamamalı.'
Trabzon'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunmak istediğini bildiren Arıkan, şöyle devam etti:
'Coğrafyamız tarihin en kritik eşiklerinden birinden geçiyor. Çok önemli hadiseler yaşandı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra en kritik dönem içerisindeyiz. Komşumuz İran'a yönelik saldırılar, bölgemize yayılan ateş sadece İran'ı değil, topyekûn bölgemizi tehdit altına alıyor. Topyekûn bölgemiz çok büyük risk altında. Bugün bu hadiseler karşısında gün siyasi ikbal, kısır çekişme ve ayrışma günü asla olmamalı. 'Nasıl bir siyasi rant kazanırız' kavgasına asla girmemeliyiz. Gün emperyalist planların Amerika ve İsrail tarafından pervasız bir şekilde sergilendiği bu dönemde Türkiye ekseni etrafında birleşmeyi temin etmek olmalı. İktidarıyla muhalefetiyle son derece temkinli bir dil kullanmalıyız. Bugüne kadar yaptıklarımızdan ayrı bir hamle yapıp Türkiye eksenini etrafında kenetlenmek zorundayız. Ben Sayın Cumhurbaşkanımıza şunu ifade ediyorum; gelin AK Parti Genel Başkanlığı unvanınızı bir kenara bırakın, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak Ramazan-ı Şerif'in manevi iklimine uygun bir Türkiye sofrasını kurmasını biz Sayın Cumhurbaşkanı'ndan bekliyoruz. İktidarıyla muhalefetiyle bölgedeki gelişmeleri devlet aklıyla ele alalım. Altını çizerek söylüyorum. İktidarıyla muhalefetiyle devlet aklını önceleyerek gelişmeleri ele almak zorundayız.'